Giriş
(11)

Böyle Bir Müdürle Çalışır Mıydınız?

depresif çocuk
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.

Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim de işten çok anlamadığı için bana teslim ederdi. Liderlik pozisyonu boşalınca haliyle ilk akla gelen isim ben oldum. Ben de yapabileceğimi düşünüyorum açıkçası.

Tabi hemen gidip müdürüme bu pozisyona talip olduğumu söyledim. O da bana ilk düşündüğü kişinin ben olmadığımı, şirket içi ilan açıp diğer adayları görmek istediğini söyledi. Bu süre zarfında da kendisi vekaleten bakacak. Neden beni düşünmediğini sorduğumda ise kendince gerekçeleri oldu. Hisleri size net aktaramayacağım için, özetle şunu söyleyebilirim ki ben yapabileceğime ve hakettiğime gönülden inanıyorum ama o biraz benim yapımı sevmiyor.

Tabi aradan 2 hafta geçti. Bu süreç zarfında gözüne kestirdiği 1-2 tane, tamamen farklı ekiplerde çalışan alakasız adamı odasına çağırıp motivasyon yoklaması yaptı. Liderlik teklif etti. Gelin görün ki bu 2 aday da farklı birimlerde, kendi yetkinliklerine daha yatkın pozisyonlar açılınca lider oldular bu süreçte. Her şey çok hızlı gerçekleşti ve şu an elinde bu pozisyon için benden başka uygun bir aday bence yok. Mecburen ilana çıkacak ve gelen adayları inceleyecek. Ama ikinci hatta üçüncü öncelik olarak gördüğü kişiler başvuracaktır. O gelen kişinin işi öğrenmesi, ekiple uyumu, ekibe kendini kabul ettirmesi vs. biraz zor işler.

Şimdi, şunu yapmasını bekliyorum. İlanı açacak ve benim de başvurmamı isteyecek. Veya tekrar bana gelip liderlik teklif edecek (gurur yapmaz ise şayet).

Siz olsanız böyle bir durumda, gelen teklifi kabul eder miydiniz?
+1
depresif çocuk
(04.09.26)
Ben müdüre tavır almadan gelen teklifi kabul ederim, en nihayetinde senin dediğine gelmiş olacak.
+3
kumandanim
(04.09.26)
zaten istediğiniz bir pozisyona öyle veya böyle teklif geldiğinde terfi olmak önemlidir tabii ki edilir, iş hayatında gurur yapmanın manası yok. ayrıca yöneticiniz iyidir kötüdür, ya da siz iyisinizdir değilsinizdir bunu bilemeyiz ama böyle durumlarda çalışanın da bir kendini sorgulaması lazım. varsa giderilebilecek eksikleriniz veya toparlanacak durumlar bunlar üzerine çalışın ve yöneticinizin geri bildirimine karşılık yapıcı bir aksiyon aldığınızı hem sözlü hem davranışsal olarak gösterin. insan bazen kendine toz konduramayabiliyor, hepimiz yaşadık böyle durumlar.
+3
awlmi
(04.09.26)
ben sirkette kalmayi dusunuyorsam kesin kabul ederdim, cunku gurura gerek yok isi zaten yapiyormussunuz. yeni gelen lider de size soracak muhtemelen.

mesele daha cok mudurun sizin yapinizi sevmemesi, o da onun sorunu. neticede isler aksamiyorsa sevmesine gerek yok universite kafeteryasinda degiliz.

ayrica ileride yoneticinizin ya da sizin baska ise yahut sirket ici baska pozisyona gecis yapmayacaginizin garantisi yok, sorun kendi kendini de cozebilir :)
+3
adrianapole
(04.09.26)
kabul ederim +1

bir de "kendince gerekceleri oldu" kismiyla ilgili nacizane tavsiyem, bu gerekceleri mumkun oldugunca duygularinizdan arindirip degerlendirmeye calisin. hakli oldugunu dusundugunuz noktalar varsa bunlari fark etmek cok isinize yarayabilir.
0
sanxis
(04.09.26)
ben müdür olsam şöyle düşünürüm;
sen iş bitiren değerli bir elemansın sen lider olunca senin yerine kim bakacak.
+1
duyuruuser
(04.09.26)
müdürünüzün size şahsi bir husumeti yoksa, sunduğu kendince gerekçeler doğru gerekçelerdir ve sizi liderliğe terfi ettirmemek için haklı gerekçeleri vardır. müdürünüzün bu olumsuz görüşlerini, siz tabii ki kendinize konduramayacaksınız, "ne alakası var" diyeceksiniz ama benim görüşüm müdür boş yere böyle bir şey söylemiyordur. terfi etseniz de, etmeseniz de müdürünüzün söylediklerinin doğru olduğunu kabul edin. bunları illa düzeltmeniz gerekmiyor. bazıları düzelecek şeyler olmayabilir. yapınızı sevmiyormuş ya, insanın yapısı değişmiyor.

bu arada teknik anlamda ne kadar bilgili tecrübeli olursanız olun, liderlik bambaşka bir şey. teknik bilginiz bir ekibi kontrol edip, onları yönetebileceğiniz, bildiklerinizi onlara aktarabileceğiniz anlamına gelmiyor.

kendi alanında türkiye'nin açık ara en tepesinde olan bir kişiyle çalıştım yıllarca, hala da çalışıyorum. normalde bu kişinin kendi şirketini kurması, deliler gibi para kazanması gerekiyor ancak şirket işletmekten kesinlikle anlamıyor, bir kaç kere şirket kurmuş, kurdu. hepsini batırdı. teknik bilgi ile liderlik, yönetim vs bunlar farklı şeyler.
0
co2s2
(04.09.26)
Bence başka birisini lider yapacak
+1
Hallegadola
(04.09.26)
Senin konuşmandan ve potansiyel diğer adaylarla da görüşmesinden sonra daha da ilan açıyorsa seni muhtemelen yapmayacaktır panpa. Üzgünüm. Bu saatten sonra ilanı açıyorsa da formaliteden açtığını sana söyleyip görevin senin olduğunu söylemesi lazım. Sana böyle bir şeyi söylemediğini varsayarsak seni o göreve düşünmüyor demektir.
+2
ezkaza
(04.09.26)
Orada o Müdür için çalışmıyorsun ki.
İlerde 'Engellemek için çok uğraştı ama hakkımı söke söke aldım' diyebileceğin şekilde gelişsin olaylar.
Gayretin o yönde olsun.
Aksi durum için bir atasözümüz var. Tavşan dağa küsmüş falan diye.
0
Mirket
(04.09.26)
Size açık açık "sen de biraz şeysin" diyen müdür, bu laf üstüne görevi size verirse onun yöneticilik vasıflarından şüphe ederim. Sizin o işe uygun eleman olup olmadığınızı çoktan biliyor olması gerekirdi (iyi yöneticiyse uygun olmadığınızı biliyordur, bu konuşmayı o sebeple yapmıştır).
0
cosmicstring
(05.09.26)
müdür bu yorumu kafasına göre yapmamış olabilir, ekibinizde gerçekten sizin altınızda çalışmayacak müdürün de vazgeçmek istemediği birkaç kişi de olabilir. çok yönlü düşünmek lazım. hepimizin gönlünde aslan yatıyor ama hepimiz kapitalizmin harcanabilir insanlarıyız.

sorunun cevabı, tabi kabul edin.
0
enteg
(05.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(2)

ev interneti bağlatma

sezercik yavrum benim
selamlar. mekan kadıköy / osmanağa. nereye gitsem en düşük 100 mb fiber var diyorlar, 900 liradan başlıyor o da. 50 mb de olur ama aynı fiyat diyorlar. ben istiyorum ki 30 mb olsun ama 600 lira olsun mesela. oyun falan oynamıyorum yeter bana. kandırılıyormuş hissi oldu mağazaya sorunca. kesin daha u
selamlar. mekan kadıköy / osmanağa.

nereye gitsem en düşük 100 mb fiber var diyorlar, 900 liradan başlıyor o da. 50 mb de olur ama aynı fiyat diyorlar.

ben istiyorum ki 30 mb olsun ama 600 lira olsun mesela. oyun falan oynamıyorum yeter bana.

kandırılıyormuş hissi oldu mağazaya sorunca. kesin daha uygun bi yol vardır ve ekşiciler bunu da bilir.
0
sezercik yavrum benim
(02.09.26)
kablonet tarifelerine baktınız mı?

www.turksatkablo.com.tr

linkteki 4'ü bir arada veya fibernet isimli kampanyalar uyar gibi size.
0
awlmi
(02.09.26)
e-sim.

son zamanlarda operatörler kilolarca baytımızı anında yiyorlar. buna superbox da eklendi, sadece telefon değil.
0
janderzel zartanyan
(02.09.26)
(3)

Araç satacağım

meraklitursucu
Noterde işlemim var ama güvenli ödemeyi daha önce kullanmadım. Masraf vs yazıyor halkbankta. Ne kadar masraf alıyorlar şuna dikkat et diyeceğiniz ne var?
Noterde işlemim var ama güvenli ödemeyi daha önce kullanmadım. Masraf vs yazıyor halkbankta. Ne kadar masraf alıyorlar şuna dikkat et diyeceğiniz ne var?
0
meraklitursucu
(01.09.26)
250 tl gibi bir ücreti var. sistem gayet güvenli. satan siz olduğunuz için sisteme gerekli bilgileri siz giriyorsunuz. alıcı kişinin yani parayı gönderecek kişinin telefon vs bilgilerini doğru girdiğinizden emin olun. onlar da sigortayı yapmayı unutmasınlar. noter'e gittiğinizde zaten sistem üzerinde sizin girdiğiniz tutar görünecek ve bunu noter size söyleyecek. ok ise satışı yaptığı anda yani imzalar atıldıktan sonra para size, araç karşıya geçecek. yanlış girseniz de sorun yok iptal tekrar girebiliyorsunuz.
0
awlmi
(01.09.26)
Karşı tarafin sigorta yapmasını beklemeli miyiz peki
0
🌸meraklitursucu
(01.09.26)
alıcı trafik sigortası yaptırmadan satışı veremez noter, mutlaka yapılması gerekiyor.
0
awlmi
(01.09.26)
(5)

1 Milyon Lira Birikmişle Ne Kadarlık Ev Alınır?

depresif çocuk
1 milyon tl birikmişi olan, aylık maaşı da 200.000 tl olan birisi bütün ev alım sürecindeki masrafları da göz önünde bulundurursak, en fazla ne kadarlık bir ev alabilir? Hangi aralıktaki evlere bakması lazım?
1 milyon tl birikmişi olan, aylık maaşı da 200.000 tl olan birisi bütün ev alım sürecindeki masrafları da göz önünde bulundurursak, en fazla ne kadarlık bir ev alabilir? Hangi aralıktaki evlere bakması lazım?
0
depresif çocuk
(31.08.26)
Hangi banka, O bankayla çalışıyor musunuz, kredi notunuz kaç, ilk eviniz mi, o banka ilk evim kredisi veriyor mu, ev sıfır mı, ikinci el mi, evin enerji sınıfı kaç?
Aklıma gelen sorular bunlar.
Ve daha birçok sorunun cevabı lazım, bu banka kredi sitelerini incelemeni, bir bankayı gözüne kestirip müşteri temsilcisiyle birebir görüşmeni tavsiye ederim. Bu aralar vermiyoruz diyeni de, çıkaracağı masraf karşısında komik kalacak kredi miktarı teklif edeni de olabilir.
+1
Mirket
(31.08.26)
pesinati bastiktan sonra, aylik taksidinin net gelirinin 1/3'unu gecmemesi lazim.
ona gore bir ayar cekeceksin.

baska hesaplamalar da var ama cogu turkiye sartlarinda islemiyor surekli para deger kaybettigi icin.
0
cooperr
(31.08.26)
bence içinde oturduğunuz senaryoda 100K kredi ödeyebilirsiniz. bu da şuan için en iyi oran olan 2.88 faizle 10 yıl max vade için 3.500.000TL kredi tutarına denk gelir. tabi banka sizi kredi verilebilir bulması lazım. 3.5 milyon kredi için evin değerinin exper tarafından 3.900.000 tl değerlenebilir olduğu A-B enerji sınıfı ve ilk evin olması gerekir. ev alırken %4 tapu harcı + emlakçı komisyonu olur, bu da kabaca 250K gibi ilave masraf yapar.

özetle 3.5 mil krediden alırsınız. 250 de masrafı olur. 1 milyon cebinizde varmış. 4.250.000 tl'ye bir ev alabilirsiniz. emlakçısız ve tapu harçsız bulabilirseni 4.5'a çıkarsınız. aylık da 100K geri ödersiniz. ileride faizler düştüğünde yapılandırır, aylık taksiti düşürürsünüz.
+1
awlmi
(01.09.26)
bu seninle ilgili olan bir şey aslında. aylık ne kadarla yaşayabilirsin hali hazırda aylık ne kadar kira veriyorsun onları netleştirmen gerek.

kağıt üzerinde yeni bir ev ise 5 ile 7 milyonluk bir evi alabilirsin. bankalar kredinin aylık kazancının 3/1'inden fazla olmasına çok da takılmıyor benim belgelenebilir hane kazancım 130.000 lira iken hemen hemen her banka aylık 90.000 lira civarı ödemesi olan kredileri gayet de kabul etti, ben ne yaptım ne ettim 3.5 milyon krediyi aylık 120.000 liradan 60 ay olarak çıkarttırdım. şu an belgelenebilir hane gelirim zaten 150.000 lira değil. fakat kredi puanım inanılmaz yüksekti, yaklaşık 15 yıldır da düzenli kredili mevduatlar kullandım hiç birinde de ödemelerimi vesaire aksatmadım.

ancak şeyi söylemem gerek. benim ev 6.5 milyon idi. 6.5 milyon ev için 100.000 lira emlakçı parası ödedim. döner sermayedir tapu harcıdır 360.000 liraya yakın bir vergi ödedim. ıvırı zıvırı derken 500.000 lira daha bir masrafım oldu. eve niyetlendiğinde en az 500.000 lira daha kafanda kenara koy.
0
denizgonen
(01.09.26)
fuzulev ile 4milyonluk alinir. biz iki kez araba aldik guzel sistem
0
aloneinthedark
(02.09.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+5
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(2)

İlk kez kara yoluyla Yunanistan'a gitmece

robin one persie
Haftaya pazar sabaha karşı İpsala da olmayı planlıyorum. Almancılar nedeniyle çok kuyruğa yakalanır mıyım? Gümrüğe giriş çıkışta dikkat etmem gereken birşey var mı? Bir de sıra nedeniyle sanırım araçlar tır parkında bekliyormuş neden?
Haftaya pazar sabaha karşı İpsala da olmayı planlıyorum. Almancılar nedeniyle çok kuyruğa yakalanır mıyım? Gümrüğe giriş çıkışta dikkat etmem gereken birşey var mı? Bir de sıra nedeniyle sanırım araçlar tır parkında bekliyormuş neden?
0
robin one persie
(30.08.26)
instagramdaki sınır kapısı yoğunluk sayfalarına bakıp rotayı ona göre pazarkule/ipsala olarak karar verebilirsiniz. bir tanesinin app'i de vardı.
evraklarınız tamsa dikkat edilecek pek bir şey yok. sıraya girip geçiyosunuz.
+1
awlmi
(30.08.26)
sabah 5-6 civarında geçişlerde sıra olmaz okullar da açıldı gurbetçiler de bu hafta döndü zaten. Gurbetçiler eskiden kapıkuleyi kullanıyordu şimdi balkanlardaki polislerden bıktıkları için yunanistan gümeniçe yapıp oradan gemiyle venedik yapıyorlar. O yüzden bu yol şişti.
instagramda ipsala sinir kapisi hesabı etkili oluyor ben geçen dönümüşümde 9 saat yazıyor diye sıraya girmedim dedeağaç'ta konaklayıp sabah tekrar yola koyuldum sıra bitmişti.
gişelerde kredi kartı geçiyor
0
croswell
(31.08.26)
(16)

Sorum erkeklere: bugüne kadar aldığınız en güzel/iyi hediye neydi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirsen
Merhaba arkadaşlar,

Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirseniz çok güzel olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar, hürmetler.
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
2+1 ev. gürültüden ve kalabalıktan şikayetçiyim ama 10 senedir kira ödememek şu an sahip olduğum şeylere sahip olmamı sağladı.
-3
denizgonen
(24.08.26)
eşim bana yelken eğitimi hediye etmişti, başlamak isteyip öteliyordum. tatillerimizi kendi kiraladığımız teknelerde geçiriyoruz 5 senedir.
+3
awlmi
(24.08.26)
valla çok iyi hediyeler almadım. tek hatırladığım eşimin bana aldığı puma bvb forması.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
öyle bir hediye yok. biz erkolar sizin gibi hediye için günlerce düşünüp aldığımızda gözyaşlarına boğulacak duygu yoğunluğuna sahip değiliz. şık bir kalem, cüzdan al geç.
-4
buenosdias
(24.08.26)
@buenosdias,
Sorumu anlamadınız galiba. Ben de oyle duygulu hisli bir hediye sormuyorum. Gerçekten işinize yarar kullanışlı uzun ömürlü bir hediye aldınız mı diye soruyorum.
0
🌸Amaranta ursula
(24.08.26)
İlla işe yarar bir şey mi olması gerek?

Bana bir Lego alınmıştı mcqueen’in. Onla uğraşmak zaman geçirmek gayet keyifliydi benim için. Özellikle lego uygulamasını keşfetmek deneyimlek bambaşkaydı resmen.
0
substituent
(24.08.26)
kazak, gömlek.
+1
duyuruuser
(24.08.26)
Geçen sene eşim bütün yıllardır çekildiğimiz telefon fotolarından albüm yapmıştı. O güzeldi.
Çok sevmem/kullanmam olarak dersek de leatherman alındı bir kere noelde, vallaha hayat kurtarıcı bir olay.
Bir kere de alet çantası ve şarjlı matkap/tornavida. Gene efsane hediyeler isime yaramasi olarak.
+1
logisticsmanager
(24.08.26)
koşu için kıyafet alınca çok hoşuma gider.
termos almıştı. yıllardır kullanırım.
www.trendyol.com

yıllarca kullanabileceğim ve boşa gitmeyecek bir hediye erkekler için en iyisidir. bizim olayımız ya beni düşünmüş, kendi elleriyle yapmış ne güzel değil, pratik, fiyat performans ve işe yarar hediyedir. benim için kendi elinle aylarca emek verip yapacağın ama hiç kullanmayacağım bir atkıdan ziyade parasını verip alacağın ama her gün kullanabileceğim bir hediye çok daha değerli. çünkü biz erkeğiz. :)
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Ben erkek değilim ama yemek yapmayı seviyorsa babama hediye olarak döküm tava aldım severek kullanıyor. Markası Black Bear Dökümcübaba.
+1
peki madem
(24.08.26)
Almadım galiba.

Anahtarlık boy uçuşa engel olmayan isviçre çakısı hediye edildi. (Bıçaksız. Makas, soda açacağı, kürdan, cımbız ve yıldız tornavidadan ibaret) En çok makbule geçeni o.
0
yadigar
(24.08.26)
Çok hediye aldım, bir süre düşündüm ama sonuç:
404 Not Found

Cidden bizim için en güzel hediye huzur, sorun çıkarmama, şefkat, iyi bir masaj, güleryüz, nezaket, iyi bir seks hayatı falan sanırım. öyle aklında kalan bir hediye olacağını düşünmüyorum normal bir erkeğin.

Yine de soruyu bu yönüyle değil de, hediye önerileri olarak cevaplayabilirim.

- min 100Watt güç verebilen taşınabilir powerbank
- min 100Watt güç verebilen ve üzerinde birden fazla typeC - typeA usb çıkışları olan şarj adaptörü
Tercihen aohi marka.
- powerbank e takılabilen usb fan veya led ışık.
- gürültü önleme özellikli bluetooth kulaklık. tercihen sony.
- ceyo erkek ev terliği
- kaliteli bir sırt çantası (kullanıyorsa) samsonite vs.
- güncel bir oyun konsolu veya oyun (playstation 5, xbox series x)
- vr gözlük (bir süre sonra sıkılınıp kenara atılabilir dikkat. ama yine de yaşanması gereken bir deneyim) örn: meta quest 3
- kullanıyorsa kaliteli bir mouse veya klavye. tercihen logitech mx series veya razer
- sevdiği veya merak ettiği bir şehir için tatil planı
- kapsamlı tornavida seti (öyle şeylerle uğraşıyorsa)
- uzun atlet, boxer
- outdoor ürünler olabilir. termos, ayakkabı, yağmurluk, eldiven, çadır sandalye, masa vs...
- fotoğraf çekmeyi seviyorsa makine veya lens
- ofis / oyuncu koltuğu
- direksiyon seti
- drone
- monitör
- mutfakla uğraşıyorsa mutfak aletleri, bıçak takımı, tost makinesi, blender, tava seti vs.
- isviçre çakısı
- kitap okuyorsa kindle paperwhite
- araç kamerası
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
Hayatım boyunca pek hediye almamış birisi olarak, dümdüz siyah swatch saat idi
0
kondansator
(25.08.26)
esim cips yemeyi sever. ama ayni zamanda duyusal hassasiyeteri var, ellerinin pek yaglanmasini sevmez, herhangi bir yuzey es kaza yaglanirsa kosa kosa temizlik yapar filan. uyduruk plastik bir tutacak almistim elleri yaglanmadan doya doya cips yesin diye, aylarca tesekkur etti. bu bayaa uyduruk bisey, cips tutacagi diye aratirsaniz cikiyor, isaret ve orta parmagin arasina oturan plastik bisey. fare kullanimini da engellemiyor.

yine ayni esim kendi bilgisayari, sirket bilgisayari ve tableti arasina gunde 2352352 kez gecis yapiyor usenmeden. hepsi ayni masada, ama duruma gore monitor kablosu sokup takar, klavyeyi aktarir filan. bu gecisleri kolaylastirmasi icin klavye + mouse seti almistim logitech'ten, 3 cihazda birden calisabilecek bisey. diger ekrana gectiginde bi tusa basmasi yetiyordu klavye ve fareyi de gecirmesi icin. onun icin de bana 2 sene filan tesekkur etti.

bi de elektrikli bisiklet aldim ikimize de. oncesinde normal bisikeltlerimiz vardi ama daglik bir yere tasininca biraz amelelik olmaya basladi. onlar pek ucuz degildi ama hala her ciktigimizda "bisikletlerimiz cok guzel, iyi ki almisiz" diyor.

aa bi de senede bir tava degistirmekten gina gelince celik tencere tava seti aldim. tencereler ok de tavalara alismasi biraz surdu, ama simdi oha tavalarimiz ne kadar da guzel diyip duruyor, ahaha :D

bunlarin hepsi epey kisisel ornekler. sik seyahat eden birisi icin iyi bir ucak yastigi, powerbank, kulaklik vs gibi seyler ise yarar olabilir. okumayi sevenler icin kindle turu seyler, ya a sevdikleri bir derginin yillik uyeligi guzel olabilir. 5 metrelik sarj kablosu epey ise yarayabilir, ya da kablosuz sarj standi. kahve sevene kaliteli ogutucu, ya da iyi bir yerden birkac aylik kahve uyeligi olabilir. iyi alet edevata (matkap, tornavida, lazer vs) ben bile cok mutlu olurum, omurluk seyler.
0
taurina
(26.08.26)
Tişört alınması çok hoşuma gider, beden için de çok problem olmaz. Giyebildiğim kadar da uzun süre keyifle giyerim. Saat de aynı şekilde, uydu mu uymadı mı problem olmaz, illa bi şeye uyar. Mutfak için tava, bardak, kupa, kap kacak da benzer şekilde. Uçlu kalem de benzer şekilde. Karşıdaki kişinin bir şey alacağını hissedersem doğrudan şunu al derim, pilot shaker mesela. Evde boş yatacak hediye asla istemem. Buzdolabına magnet olacaksa bile bi tekelin, kuruyemişçinin olsa daha makbul gelir.
0
bumbum
(26.08.26)
Ahşaptan dandik bir masa üstü takvim almıştı hanım, ayları günleri sürekli değiştiriyorsunuz.

velapati.com

bu değil de benzer işte, ömür boyu kullanmalık olması aşırı güzel bi' özellik bence, ben böyle ucuz ama inanılmaz işlevsel şeylere bitiyorum :)

benim hayatta para verip almayacağım koşu ayakkabısı aldı bi' kere de, o da çok güzeldi.
0
kumandanim
(26.08.26)
(3)

Tüp bebek

sucvecezve
İstanbul'da infertilite tanısı üstüne çalışan işinin ehli doktor tavsiyesi istiyoruz. önceki duyurumu linke koyuyorum, maalesef bu doktorlar bize uymadı. Ayrıica rica ediyorum, sırf tanıdık diye önermeyin. Tanıdığınızı çok sevebilirsiniz ama bizim aradığımız sahiden iyi bir doktor. Yani soruyu bu sü
İstanbul'da infertilite tanısı üstüne çalışan işinin ehli doktor tavsiyesi istiyoruz. önceki duyurumu linke koyuyorum, maalesef bu doktorlar bize uymadı. Ayrıica rica ediyorum, sırf tanıdık diye önermeyin. Tanıdığınızı çok sevebilirsiniz ama bizim aradığımız sahiden iyi bir doktor. Yani soruyu bu süreçten geçmiş kişilere yöneltiyorum. Biz şu doktora gittik ve çok memnun kaldık dediklerinizi buyrun yazın.
isteyenler özelden de yazabilirsiniz.
www.eksiduyuru.com
0
sucvecezve
(21.08.26)
mesaj attım.
-3
televole0
(21.08.26)
canan karatayi da takip edin,
hayırlı hekimlerimizden
geçmiş olsun.

m.youtube.com
-3
designer
(22.08.26)
Acıbadem Ataşehir - Prof. Dr. Cem Demirel.
+1
awlmi
(22.08.26)
(5)

İyi saç ekim kliniği nasıl bulunur ya?

avatar is back
Bu işin en babalarına bakıyorum bi araba para isteyene bakıyorum bazı sonuçlar baya kötü. İyi yerlere bakıyorum video izliyorum adam ekim öncesi yarım saat ön çizginin önemini anlatıyor “aha benlik bura” diyorum sonuç kısmı bi geliyor adamın alnı çim adam gibi. Kötü yerlerin de ekimi berbat ama baze
Bu işin en babalarına bakıyorum bi araba para isteyene bakıyorum bazı sonuçlar baya kötü. İyi yerlere bakıyorum video izliyorum adam ekim öncesi yarım saat ön çizginin önemini anlatıyor “aha benlik bura” diyorum sonuç kısmı bi geliyor adamın alnı çim adam gibi. Kötü yerlerin de ekimi berbat ama bazen çok iyi sonuçlar da çıkıyor. Tamam donör monör mavalı okuduk okey de ben iyisini nasıl bulacam gönül rahatlığıyla gidip yaptıracam bu zımbırtıyı? Tamamen şans işi gibi geliyor şu an bana. Bu yüzden 2 senedir erteledim
-1
avatar is back
(16.08.26)
Cinik ve Doku Klinik en iyilerden. Bir arkadaşım Cinik'te yaptırdı seneler önce ve hala çok iyi. Doku'nun başındaki adam ismini kullanıyor sadece kendisi operasyonlara vs girmiyor bu arada. Sadece çizgini ve kaç greft olmalı onu söylüyor.

İkisi de pahalı ama sonuçları çok iyi klinikler bence. Şahsi fikrim Cinik daha önde diğerine göre.
0
elektr10
(16.08.26)
ankara ise hair cente. center değil cente evet
0
summerjam0306
(16.08.26)
Bazı iyi doktorların kötü ekimleri de oluyor. Kötü hekimlerin de iyi ekimleri olabilir. Mühim olan saçın yönü ve açısı aslında.

Dikkat etmen gereken en önemli nokta saç çizgin. Eğer 18 yaşındaki gibi saç çizgisi çizersen veya o çizgiye göre ekim yapılırsa kötü durma ihtimali epeyce yüksek. Saç çzigin bombeli ve yaşına uygun olsun yani yanlar biraz açık kalsın.

Fotoğraflar çok yanıltıcı olur, düşük ışıkta çeker sen orayı seyrek değil de sık olarak görürsün. Mutlaka gün ışığında canlı olarak gör birkaç ekim.
0
Caletti
(16.08.26)
tamamen şans işi dediğin gibi. ben de bu çim adam muhabbeti yüzünden erteledim ektirmeyi hatta son anda vazgeçmiştim.

bir klinikte çok iyi ekimler yapılmış olması sana da çok iyi ekim yapılacağı anlamına gelmiyor maalesef. iş bir noktada şansa kalıyor.
-6
televole0
(17.08.26)
serkan aygın'da oldum (en üstteki cevapta bahsedilen doku klinik), ben memnun kaldım, çim adam görüntüsüne alaka yok, saç çizgisi doğal gayet saç ektirdiğimi genelde anlamıyorlar.
0
awlmi
(17.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(13)

Kas kaybı olmadan yağ yakmak kilo vermek?

genki
Böyle bir şey mümkün müdür.Düzenli yürüyüş ile kilo verilir mi.Kas ve su kaybı olmadan.
Böyle bir şey mümkün müdür.
Düzenli yürüyüş ile kilo verilir mi.
Kas ve su kaybı olmadan.
0
genki
(12.08.26)
kas kaybını minimize edebilirsiniz. bunun için kalori açığını çok yüksek bırakmamalısınız. ağırlık antermanları ile destekleyerek protein alımına dikkat etmelisiniz. bu şekilde kalori açığı mümkün mertebe yağdan kullanılarak kapatılır. ciddi kalori açığı verirseniz naparasanız yapın kas kaybedersiniz.
0
awlmi
(12.08.26)
Gereken proteini alırsan verirsin. Ben 1 kg yağ verdim ama 100 gram kas kaybettim. Diyetisyen çok iyi diyor. Ama zor iş.
-7
arbre
(12.08.26)
Düzenli yürüyüşle kas kaybı olmaz ama yağ kaybı da olmaz.
-5
kizil karga
(12.08.26)
Mümkündür.
Günlük almanız gereken kalori miktarını tespit edin.
Onun 500 kalori altını planlayın.
Ona göre günlük alacağınız makro besin değerlerini tespit edip bu hesaba göre beslenin.
Haftada 3 gün ağırlık antrenmanına gidin.
Çok iyi uygularsanız hiç kas kaybetmeden ayda 2-4 kilo yağ yakarsınız. Fazla kiloluysanız bu miktar daha da yüksek olur.

Bu planın her aşamasında chatgptden ya da buradan detay ve yardım alabilirsiniz.
+2
Mirket
(12.08.26)
günlük 30 dk yürüyüş ve kontrollü diyetle 10 kg verdim. kas kaybımı da takip ettim. kas kaybının başladığı süreçte diyetisyenle yeme düzenimi değiştirdim. gayette 30 dk yürüyüş ve diyetle kg verilir. hatta kendim inat edip daha da kg vermiştim.
+3
mikahakkinen
(12.08.26)
Duyurunun herhangi bir yerinde diyetle ilgili bir soru var mı varsa eğer cevabımı ona göre düzenleyeceğim ben görmedim çünkü, yoksa ben düzenli yürüyüşle kilo verilir mi sorusuna cevap verdim?
-2
kizil karga
(12.08.26)
Morbid obez değilsen, 30 dakika yürüyüş ile harcayacağın kalori 5 tane ülker pötibör bisküvi yemekten vazgeçerek almayacağın kalori kadardır. Faydası o kadardır yani.
Ayrıca yürüdükçe bünyen yürüyüşe alıştıkça bu yürüyüş kolaylaşacak, dolayısıyla daha az kalori yakacaksın.
Ama masa başı işte çalışıyorsan yürümek iyidir. Moral olur, motivasyon olur. Güzel olur.
0
Mirket
(12.08.26)
@karga hayırdır? Diyetsizde verdim. Seni rahatsız eden nedir?
0
mikahakkinen
(12.08.26)
40 dk 4km yürüyüş yaklaşık 400 kalori ediyor, eğer şu anki beslenmeniz ile zaten kilo almıyorsanız yani dengede iseniz, teknik olarak ayda 12 bin kalori açık ile yaklaşık 1.5kg verirsiniz, bu süreçte beslenmenizi protein ağırlıklı yaparsanız da kas kaybı minimum olacaktır. Hatta eğimli bir yolda veya arazi de yürürseniz ormanda Şirinleri görür kas bile kazanabilirsiniz.
+1
creepy
(13.08.26)
Dün 20 dakika 45 saniye sürede, saatte 6,5 km hızla yürümüşüm. Hızın bir tık yukarısı yürümek değil koşmak olur. Saatin kaydettiği toplam kilokalori: 124, aktif kilokalori : 87.
İsteyene ekran resmini gönderebilirim.
Bir önceki cevabımı yazarken aktif kilokalori konusunu atlamışım. Pötibör sayısını 3 olarak düzeltin.
0
Mirket
(13.08.26)
40 dakikalık 4 km ile yürüyüşle 400 kalori harcadığınızı düşünüyorsanız muhtemelen ölçüm yapan saatiniz falan bozuktur 150 kaloriyi falan ancak harcarsınız, bir de insanlar salonlarda ağırlık indirip kaldırarak bile düzgün kas alamazken eğimli yürüyüşle kas alınabileceğini düşünmek gereksiz bi iyi niyetlilik gibi sanki.
-3
kizil karga
(13.08.26)
düzenli yürüyüş biraz metabolizmanızı hızlandırır. başka bir şey yapmaz. gençken veriliyor böyle de sonralarda nanay.

kas korumak için direnç antremanı yapmalısınız.

günlük aldığınız protein oranını da arttırmalısınız. diyetinize bir öğün protein tozu süt - yoğurt ekleyebilirsiniz.
0
kveldulv
(13.08.26)
Strava benim yaş ve kiloma göre 4 - 5km arası 50 - 55m irtifalı yürüyüşlerim için genelde 360 - 440 kalori gösteriyor ekstra nabız ölçümü ile. Sanırım bazal kalori kaybını da ekliyor ilgili sürede. Doğrusu nedir tam bilemiyorum nette karışık veriler var, şu makalede Vo2 cihazları ile açık alanda ölçüm yapılmış pubmed.ncbi.nlm.nih.gov yanlış hesaplamıyorsam benim 95 kg'lık ağırlığım için 6.0 km/s (Hızlı Yürüyüş) için 1 saatte ~480 - 520 kcal yakıldığını gösteriyor. Bu da strava verilerini doğruluyor gibi. Gerisini uzmanlar araştırsın. Şahsen ben ilk 2 ayda 7 kg verdim ve kalori açığı vermenin yanında yürüyüşün etkisinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Eğim kısmına gelirsek evimin arkasında dağlık arazide arada bir 1 saatte 300 - 400m civarı irtifa alıyorum, bacak kaslarımda gelişme mevcut ve tabi ki bunu bir vücut geliştirmeci ile kıyaslamıyorum.
0
creepy
(17.08.26)
(1)

Macaristan için yakın zamanda vize almış olanlar?

bir fincan kahve ile film izlemek
Nedir durum? zorluk çıkarıyorlar mı?2018’de gitmiştim Budapeşte’ye ve çok sevmiştim. Kasım ya da Ocak için ucuz bilet bulabiliyorum . Tekrardan gitsem mi acaba diye düşündüm ama vize olayları ne durumdadır hiç bilmiyorum
Nedir durum? zorluk çıkarıyorlar mı?
2018’de gitmiştim Budapeşte’ye ve çok sevmiştim. Kasım ya da Ocak için ucuz bilet bulabiliyorum . Tekrardan gitsem mi acaba diye düşündüm ama vize olayları ne durumdadır hiç bilmiyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(05.08.26)
eşim geçen sene aldı 3 yıl verdiler.
0
awlmi
(06.08.26)
(5)

veteriner arayışı

kulustur
Selam, hasta bir kedi buldum, enfeksiyon geçirmiş velli, sonrasında aşırı kilo vermiş, kemikleri çıkmış.Daha evvelde bulduğum kedileri veterinere götürdüm. Gerekli gereksiz testler, iğneler vs. yapabiliyorlar, karşılaştıklarım hep ticari idi.Ümraniye, kadıköy, beşiktaş, üsküdar civarında tavsiye ede
Selam, hasta bir kedi buldum, enfeksiyon geçirmiş velli, sonrasında aşırı kilo vermiş, kemikleri çıkmış.

Daha evvelde bulduğum kedileri veterinere götürdüm. Gerekli gereksiz testler, iğneler vs. yapabiliyorlar, karşılaştıklarım hep ticari idi.

Ümraniye, kadıköy, beşiktaş, üsküdar civarında tavsiye edebileceğiniz, paragöz olmayan, en azından sokak hayvanlarını gönüllü muayene edecek, ilacı şuyu buyu parasını veririz sorun değil, hayvan sever vet arıyorum.

Teşekkürler.
0
kulustur
(02.08.26)
Yonca veteriner kliniği kesinlikle. Hiç gereksiz test aşı va yapılmadı, ekstra istedikleri de hep nokta atışı oldu. Çok tedbirli çok insancıl ve işlerinde iyiler. share.google

Doktorun instası bu da: www.instagram.com
0
mor oje
(02.08.26)
Koşuyolu gizlibahçe veteriner kliniği barış bey'i öneririm. gereksiz hiçbir işlem yapmaz. önden arayıp bir görüşün sokak hayvanlarına indirimi de olur. yorumlarına da bakın.

share.google
0
awlmi
(02.08.26)
belediyelerin veteriner birimleri ücretsiz ilgileniyor . çalıştığım yerden biri sokakta kedi bulmuştu belediyeyi aradı randevu oluşturdu kediyi götürdü bıraktı tedavisini yaptılar kısırlaştırdılar yine randevu ile geri aldı.
0
devilone
(03.08.26)
üsküdar belediyesinin vet. hizmeti var. oraya götürebilirsiniz
www.uskudar.bel.tr
0
exlibris
(03.08.26)
Gayrettepe Şekerçi veteriner
0
kumandanim
(04.08.26)
(5)

Şeftali içerikli başarılı yiyecekler - İstanbul

Nature Works
Merhaba,İçerisinde şeftali olan ve beğendiğiniz yiyecek önerisi sunmak ister misiniz? Örn. Şeftalili Budapeşt, Etiler Quattro gibi.Teşekkürler
Merhaba,

İçerisinde şeftali olan ve beğendiğiniz yiyecek önerisi sunmak ister misiniz? Örn. Şeftalili Budapeşt, Etiler Quattro gibi.

Teşekkürler
0
Nature Works
(30.07.26)
cafe di dolce’nin (istinye park ve yalıkavak marina) şeftalili pastası en sevdiğim pasta olabilir. sadece yaz aylarında oluyor.
+1
eileengray
(30.07.26)
Baylan - peşmelba
Bunu seviyorum soğuk ve ferah iyi gidiyor.

Beyaz fırın'da şeftalili milföy pasta vardı. Çok bana hitap etmiyor, milföy bana yağlı ve ağır geliyor ama seveni vardır belki diye yazayım dedim. Gerçi hala var mıdır bilmiyorum dönemsel bir üründü. Aklıma sadece bu ikisi geldi şimdilik, başka bişiler hatırlarsam güncellerim
0
kullanicadi
(30.07.26)
beyaz fırın şeftalili milföyü inanılmaz, dönemsel yapıyorlar. o yoksa limonlusu.
0
benaslinda
(30.07.26)
dondurmalardan: lu gelato şeftali sorbe ve paseo şeftali-zeytinyağı
0
awlmi
(30.07.26)
icinde kesin seftali yoktur ama seftalili haribo rakipsiz.
0
aguen
(30.07.26)
(3)

İstanbul'da rinoplasti için önerebileceğiniz bir doktor var mı?

sekizdokuzon
Yaş 39, cinsiyet kadın. Bir de aşağı yukarı bir fiyat aralığı verebilir misiniz?Teşekkürler.
Yaş 39, cinsiyet kadın. Bir de aşağı yukarı bir fiyat aralığı verebilir misiniz?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(24.07.26)
Mehmet Erdil. 2022 kasım civarı 75 bin gibi bir ücreti vardı.
0
fildirfildir
(25.07.26)
ersin şengül, bir arkadaşımın eşi, gördüğüm kadarı ile iyi bir doktor ve çok pahalı olmaması lazım. kişisel tecrübem yoktur.
0
awlmi
(25.07.26)
nefes almak icin yapilan burun ameliyati icin,
üç kisi devlette,
bir kisi özelde oldu,
aradan yillar gecince
çokta farketmedi diyende var,
bu kadar agri cekecegimi bilsem olmazdim diyende var.
maliyeti bilmiyorum.
0
designer
(25.07.26)
(2)

Erkek parfümü

ekimoloji
Fresh, yanındakini baymayan tıraş kolonyası gibi de kokmayan bir erkek parfümü önerir misiniz? İki tane alacağım için bütçe dostu olması tercih edilir.
Fresh, yanındakini baymayan tıraş kolonyası gibi de kokmayan bir erkek parfümü önerir misiniz? İki tane alacağım için bütçe dostu olması tercih edilir.
+2
ekimoloji
(07.07.26)
lr jungle man, ismi şu an değişmiş sanırım ama mükemmel ben çok seviyorum

edit: yenisi sanırım “ LR Mood Infusion Into Jungle” ama benim önceki bitmediği için daha yenisini almadım. İkisi aynı mı tam emin değilim yani.

Bütçe dostu derken ortalama ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben çok kullandığım için bunun fiyatı çok geliyor bana mesela. Zara’da buna benzer parfüm almıştım 150ml 1000tlye, günlük onu kullanıyorum, özel günlerde ise bu lr’ı.
+1
substituent
(07.07.26)
bu kriterlerde lacoste essential derim. havalimanı fiyatı 29 eur oluyor.
0
awlmi
(07.07.26)
(3)

Dairemi satiliga koyacagim, piyasasini, degerini nasil ogrenebilirim?

tantamount_to_equivalent
Sahibinden'e girip semt, metrekare, bina yasi, oda sayisi falan girip cikan sonuclara gore benim dairemin piyasasi asagi yukari su kadarmis mi diyoruz yani? Emlakciya falan vermeden bizzat kendim satacagim, fikir almak icin emlakci cagirsam bana musallat olur diye korkuyorum.
Sahibinden'e girip semt, metrekare, bina yasi, oda sayisi falan girip cikan sonuclara gore benim dairemin piyasasi asagi yukari su kadarmis mi diyoruz yani? Emlakciya falan vermeden bizzat kendim satacagim, fikir almak icin emlakci cagirsam bana musallat olur diye korkuyorum.
0
tantamount_to_equivalent
(03.07.26)
tam olarak öyle. çıkan fiyatın bi %5 üstünü yaz gitsin evine güveniyosan.
0
asap raki
(03.07.26)
evet ben de evimin değerini sahibinden'e bakarak belirledim
+1
benimkibu
(03.07.26)
endeksa'dan yardım alabilirsiniz. bi ara ilk üyeliklerde bedava değerleme yapıyordu. biraz incelemenizi öneririm.
0
awlmi
(04.07.26)
(3)

doların seyri

janderzel zartanyan
arkadaşlar,dolarla birkaç kitap alacağım. düşme ihtimali var diye okudum googledan. bu konuyu takip eden varsa bilgi verebilir mi? düşme ihtimali var mı?
arkadaşlar,

dolarla birkaç kitap alacağım. düşme ihtimali var diye okudum googledan. bu konuyu takip eden varsa bilgi verebilir mi?

düşme ihtimali var mı?
0
janderzel zartanyan
(01.07.26)
direk rakamsal olarak düşmeden soruyorsan düşme ihtimali yok. artar ama az artar.
dolardaki sıkıntı: dolar enflasyondan az artıyor son 3 yıldır. Dolayısıyla ihracat yapan şirketler zor durumda kalıyor.
0
nuevo
(01.07.26)
doların, bir kaç kitap alırken hissedilecek bir fark yaratacak kadar düşeceğini zannetmiyorum.
+2
co2s2
(01.07.26)
dolar diğer para birimleri karşısında biraz değerlendi. yani eur vs. gibi paralara karşı değerlendi, değer kaybederse bu para birimleri karşısında olur. ama bizim merkez bankamız her gün aynı oranda dolar'a karşı değer kaybeden bir politika izlediği için lira karşısında düşme imkanı ihtimali yok.
0
awlmi
(01.07.26)
(6)

anneye telefon

eja
samsung, büyük ekran, sadece batak veya okey oynanıyor.tek derdim büyük olsun, en az bi 5 sene götürsün samsung a serisi mi bakmak lazım bilemedim.bütçe 30k falan belki? çok mu 30k anne talefonuna a07 telefonlar 10k falan çok mü düşükler bilemedim.
samsung, büyük ekran, sadece batak veya okey oynanıyor.
tek derdim büyük olsun, en az bi 5 sene götürsün samsung a serisi mi bakmak lazım bilemedim.
bütçe 30k falan belki? çok mu 30k anne talefonuna a07 telefonlar 10k falan çok mü düşükler bilemedim.
0
eja
(29.06.26)
Annem samsungtan redmi'ye geçti.
Redmi 15C
7inch ekran var.
Piş gücü iyi
Android. Menüleri alışkın olduğu gibi.
Fiyat 11.500aldım.
Çok memnun
0
strawberry first
(29.06.26)
Teşekkürler ama bizimki Samsung harici beğenmez maalesef marka düşkünlüğümüz var ;/
0
🌸eja
(29.06.26)
Samsung a56 alırsan 5-6 yıl rahat kullanır bu işler için fiyatı da 20-22 bin
+1
grimavi
(29.06.26)
Anneme 32 bine Amazon'dan S25 FE aldım. 3 ay kadar oluyor. Kamerası çok iyi. Hızı fena değil. Tavsiye ederim.

A56 da muhtemelen işini görür.
Aralarında 10k fiyat farkı var. Hiç az değil.

Ben kamerası iyi diye bu telefonu tercih ettim.
+1
anaphylacticshock
(29.06.26)
Aynı şekilde burdan sorarak aldım Galaxy A36, memnun şekilde kullanıyor.

Edit: baktım şimdi A56 ile arasında pek bir fiyat farkı kalmamış gibi, o da olur tabi.
0
awlmi
(30.06.26)
illa samsung olsun demezseniz oppo, realme, vivo, tecno gibi markalara da bakabilirsiniz. çok güzel f/p ürünü telefonları var. realme 12 lite kullanıyorum, cidden çok iyi telefon.
0
nothing in my way
(30.06.26)
(6)

Kira miktarı

herkul poyraz
Kiralarda senelik zammın maksimum TÜFE oranında yapılabileceği kanunla sabit. Peki kira sözleşmesinde (ev sahibinin imzası yer alıyor) zam için "tüfe ile üfe nin yıllık ortalaması" yazıyorsa, sözleşmede yazılan mı geçerlidir tüfe mi? ben sözleşmede yazana göre yapsam sorun teşkil eder mi?
Kiralarda senelik zammın maksimum TÜFE oranında yapılabileceği kanunla sabit. Peki kira sözleşmesinde (ev sahibinin imzası yer alıyor) zam için "tüfe ile üfe nin yıllık ortalaması" yazıyorsa, sözleşmede yazılan mı geçerlidir tüfe mi? ben sözleşmede yazana göre yapsam sorun teşkil eder mi?
-1
herkul poyraz
(29.06.26)
zam yapacağınız ayın tüfe oranına bakarak yapabilirsiniz. mesela Haziran Ayı Kira Artış Oranı %32,24 görünüyor google yapınca.

temmuz ayı için henüz belirlenmedi ama aşağı yukarı bu civarda olur muhtemelen. ben bu şekilde yapıyorum.
-1
ruhlardan esinlenen karga
(29.06.26)
TÜFE yasal tavan sınırdır aslında. anlaşmada bu oranın altında bir orana denk gelen artış maddesi varsa onu yapabiliyorsunuz, üstünde bir anlaşma yapamıyorsunuz diye biliyorum. yani tüfe+üfenin ortalaması tüfe'nin altındaysa yapabilirsiniz. hukukçu değilim.
0
awlmi
(29.06.26)
tüfe geçerlidir yasal olarak.
-1
kveldulv
(29.06.26)
bu tarz durumlarda kanun ne diyorsa odur. Karşı tarafın önceden rızasını almak hiçbir şey değiştirmez. Hükmen geçersizdir çünkü kanuna karşı bir madde yapamazsınız. aşağısı olur ama belirlenen miktarı aşamaz.

Bunun diğer örneği ise, ek mesai ücretlerinin serbest zaman olarak kullandırılması. İşe girerken istediğiniz kadar imza atın; işverene ben ek mesai ücretimi istiyorum derseniz vermek zorunda. Kanuna karşı madde geçersiz oluyor yani her türlü. Eğer ek mesai ücretleriniz verilmediyse, işten çıkarken bir avukata iyice danışın.

Ek bilgi vereyim; Eğer işverenin haksızlık yaptığından şüpheleniyor/duyum aldıysanız, somut delil olmadan şikayetçi olabiliyorsunuz, işveren böyle bir şey olmadığını kanıtlamak zorunda. Hatta bundan sonra size karşı bir tavır takınırsa bunu da şikayet edebiliyorsunuz, bunu da kanıtlamak zorunda kalıyor. Ayrımcılık yapması 4 ek maaşa kadar tazminat hakkı doğuruyor.
0
substituent
(29.06.26)
İlk olarak TÜFE değil, TÜFE'nin son 12 aylık ortalamasıdır referans oran. Ancak bu oran yasal üst sınırı belirler. Sözleşme esastır. TÜFE'nin 12 aylık ortalamasını geçmeyecek şekilde özel madde belirlenebilir.
0
himmet dayi
(29.06.26)
Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim.
0
🌸herkul poyraz
(29.06.26)
(5)

Dambıl ile sakatlık

denizciman
Özet: 6 kg dambıl ile tendon kopartmalı bir sakatlanma olabilir mi,ağrı, morluk ,kanama,şişme,kopma sesi HİÇBİŞEY yok ama.Birkaç aydır işsizim, biraz kilo alıp güçten düşmüşüm. Evdeki 6 kg dambıllarla biraz çalışayım dedim,daldım direkt,ısınma falan yok. Hareket isimlerini bilemiyorum ama 30 tekrar
Özet: 6 kg dambıl ile tendon kopartmalı bir sakatlanma olabilir mi,ağrı, morluk ,kanama,şişme,kopma sesi HİÇBİŞEY yok ama.

Birkaç aydır işsizim, biraz kilo alıp güçten düşmüşüm. Evdeki 6 kg dambıllarla biraz çalışayım dedim,daldım direkt,ısınma falan yok. Hareket isimlerini bilemiyorum ama 30 tekrar bileğim içe dönük olarak, 20 falan dambılı dik tutarak, 20 falan da omuz hizasından itibaren kafamın üstüne doğru kaldırarak yaptım. Ardından Başa döndüm ama gücüm baya tükendi,hatta dambıl dik olarak tutup kaldırayım dedim bırakmadan önce,sol taraf kaldıramadı. 2 3 gün sonra sol pazımın omza bağlanan kısmında bi tuhaflık farkettim,sanki tam şişmiyor ve içeri doğru dönmüş gibi.o zamana kadar düz tutmaya çalışıyordum 2 kolumu da,hatta sol kolumu yere dik olacak şekilde salıp 1 saat kadar tuttum o gün ,olayı farketmeden önce. Tabi önce acile sonra 2 farklı ortopediye gittim, Omuz üst bağlantısı kopmuş olabilir dendi,mr istendi(3 ay sonraya gün çıķtı) . Bu durum kopma gibi ileri bir durum mudur acaba?yoksa geçici de ben mi abarttım biraz?
0
denizciman
(26.06.26)
yırtık olabilir kol/omuz içinde ani bir yanma yaşadıysan.
omuz yırtığı çok zor bişey ilk sene bana sıkıntı çıkartmadı ama ağır taşıma ile ilerleyip dayanılmaz hale geldi, sonu kesin ameliyat kurtulmak için.(uyutmayan bir ağrısı oluyor ilerde)
mr da anlaşılır gerçekten ne olduğu doktor olabilir dediyse genelde çıkıyor dedikleri fiziksel muayene ettiyse, önlem için çok zorlama kolunu fizik tedavi videolarına bak yırtık veya kopma için onları yap omzuna ve sürekli günde en az 2 kere yapmak lazım
+2
eja
(26.06.26)
Ani yanma da yok,açıkçası spor sonrası ağrı/hamlık hariç bişey olmadı. Hatta doktora elle muayeneyi de ben dedim gelmişken yapın diye yoksa o da yoktu.
Gömleğimi çıkarıp kolumu kasıp gösterdim sadece.ama bilemiyorum, ağır kaldıranlarda görünüyor çat diye kopuyor videosu var youtube da,bende öyle ani olmadı, sonradan bakınca pazım öyle içeri doğru dönük gibi ve tam şişmiyor gibi geldi bana.
0
🌸denizciman
(26.06.26)
ben 4 kg ile omuz sakatladım evde. 6-7 ayda anca geçti.
+1
xu
(26.06.26)
genel bir bilgi olarak ağırlık çalışırken en kolay sakatlıklar omuzda oluşur. 6kg ham birisi için omuz hareketlerinde az bir kilo değil. yani kopmuş mudur bilemem tabii ki ama iyileştikten sonra da zorlamayın bilmeden.
+1
awlmi
(26.06.26)
Özellikle ısınma yapmadan birdaha yapmam zaten,ders oldu. Temennim odur ki zedelenme şeklinde olsun durumum,açıkçası masa başı işlerde çalışmıyorum ve ciddi kötü bir durumdaysam hakkaten ayvayı yedim yani. İlginiz ve tecrübe paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
0
🌸denizciman
(26.06.26)
(4)

Erkek için evde kendi kendine saç boyamak mümkün mü?

runaway
orijinal rengi tutturmak ve boyama işi evde nasıl yapılır en kolay?
orijinal rengi tutturmak ve boyama işi evde nasıl yapılır en kolay?
0
runaway
(23.06.26)
kadınlar bile o kadar uzun saçla yapıyorken, erkekler de yapabilir.

bu arkadaşlar boyamış:

www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
art cat chocolate
(23.06.26)
boyanabilir ama bu konulara ilginiz varsa ve eliniz yatkınsa. diğer türlü insan içine çıkamayacak hale de gelebilirsiniz. bu sebeple ilk seferinde mümkünse iyi bir yerde yaptırıp, güzelce gözlemlemekte fayda var.
+1
lil siztah
(23.06.26)
awlmi
(24.06.26)
Suratınızı, ensenizi, kulaklarınızı, boyanın akabileceği yerleri vazelin ile kaplayın temizlemesi daha kolay oluyor.
+1
peki madem
(24.06.26)
(7)

Bağdat Caddesi'nde flörtle yemelik içmelik mekan

jonas
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
0
jonas
(16.06.26)
hocam öyle genel sorular soruyorsunuz ki, yanıt dolacak sorularınız yanıtlanmıyor.

zevkleriniz nedir? bütçeniz nedir?
birer kokteyl içseniz 400 tl' ye de yer var, 1500 tl' ye de.
biriniz vegandır, kebapçı önermeyelim.
+3
galahad reloaded
(16.06.26)
Strada - maps.app.goo.gl

Rezervasyonsuz gitmeyin.
0
himmet dayi
(16.06.26)
klasik ranchero iyidir.

haftasonu cuma akşamları kalabalık oluyor.

bence deneyimine göre fiyatı iyi hala.
0
kveldulv
(16.06.26)
neni brasserie
0
awlmi
(16.06.26)
suadiye

gou society
pigalle suadiye
townhouse

caddebostan

il sud giardino (bahçesinin en güzel zamanları)
catch

fenerbahçe

kendime istanbul
0
anlamlihatalar
(16.06.26)
ali ocakbaşı

ororo sushi.
0
kveldulv
(16.06.26)
bistro 33
0
co2s2
(16.06.26)
(10)

Aşırı kroca bir soru: Elektronik müzik sevenler müptezel midir?

sekizdokuzon
Yeni yeni dinlemeye başladım. Bende böyle bir önyargı vardı açıkçası ama bayağı hoşuma da gitti. Yarın bir gün bir elektronik müzik festivaline, konserine gitsem kafası bir milyon insanlarla mi karşılaşırım?Elektronik müzik dinleyenler soruyu kişisel almasın. Önyargılarıyla yaşayan ortalama bir insa
Yeni yeni dinlemeye başladım. Bende böyle bir önyargı vardı açıkçası ama bayağı hoşuma da gitti. Yarın bir gün bir elektronik müzik festivaline, konserine gitsem kafası bir milyon insanlarla mi karşılaşırım?

Elektronik müzik dinleyenler soruyu kişisel almasın. Önyargılarıyla yaşayan ortalama bir insanım, sorun bende.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(13.06.26)
Normal kafayla dinlenecek müzik değil ya.
Bir iki kere deneyimledim, öyle direkt "müptezel" diye yaftalamazdım ama bi seviyeye gelmek lazım, içki yetmiyor.
-1
mutekebbir
(13.06.26)
güzel soru. normal kafayla dinlenecek tarafı yok +1
ben de heavy metal dinliyorum diye ateist/satanist vs olduğumu düşünenler var ama inançlı bir müslümanım çok şükür :) christian metal diye de bir tür var mesela..
kısacası, -bu da dahil- bütün genellemeler yanlıştır diyelim; anlaşalım.
0
lil siztah
(13.06.26)
Çalışırken ya da dışarıda atmosfer yaratması açısından ayık kafayla da dinleniyor ya. Benim gibi arkada fon olsun diyen bir sürü insan vardır eminim. Stres seviyem azalıyor, kendi dusunceleime değil müziğe odaklanıyorum. Müzik kulağını da geliştiriyor bence. Bir bu tarafı var bir de yarınlar yokmuş gibi her haltı alıp kendinden geçen bir kitle var bu müziğin takipçisi olan sanırım.
-1
🌸sekizdokuzon
(13.06.26)
Her kafanın çalışma şekli farklı.
Ben de senin kullandığın durumlarda mesela klasik müzik dinlerim o bana çok iyi gelir çalışırken, bir işle uğraşırken vs. normalde takıp kulağıma klasik müzik dinlemem ama :)
Elektronik müzik açsam koparım yaptığım işten, konsantre olamam baş ağrısından ölürüm :)
Ama sana o iyi geliyor demek.
0
mutekebbir
(13.06.26)
elektronik müziğin de epey bir çeşidi var. mesela ben trance techno dubstep gibi türleri hiç çekemiyorum. mekanda çalsın kaçarım yani. ama nu disco, deep house, chill out tarzı müzikleri yoğunlukla dinliyorum. tekno partiye gidersen biraz hapçılık var gibi geliyor bana da, çünkü normal kafa ya da alkolle kaldırılacak gibi bir şey değil gibi (yanlış bir genelleme tabii ki :) ama güzel yumuşak ve pozitif vibe veren bir dj'in setinde eğlenilir, ruh doyar.
+1
awlmi
(13.06.26)
Elektronik müzik konseri ya da partisine giden insanlarin %99u uyusturucu kullaniyor. Rave diye bir dey var.
0
Purple life
(13.06.26)
Buna dair bir arastirma yuzde 85 mi 90 mi ne mesela kullaniyordu ya da en az 1 kere kullanmisligi vardi
0
baldur2
(13.06.26)
elektronik müzik çok geniş bir genre.
tekno partileri ve bazı trance etkinlikler için dediğin doğru olabilir.
ama house, deep house, future house, french house, melodik trance, elektroclash, electropop dinleyen birisi niçin müptezel olsun.
en çok dinlediğim tür edm. eski trance klasiklerini, eski french house şarkılarını, yeni house türlerini dinliyorum. tekno da dinliyorum ama bazen kafam kaldırmıyor.
bence çok saçma genelleme. her metal dinleyen satanist değil. her arabesk dinleyen jiletçi değil. her elektronik dinleyen müptezel değil.
+1
abelardo
(14.06.26)
bence de aşırı cahil bir soru/ön yargı. bu mantıkta pop dinleyenler, arabesk dinleyenler, rap dinleyenler melek galiba.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
çoğunlukla uyuşturucu etkisi altında dinleyenler ama hiçbir şey almayanlar da var. siz hiçbir şey etkisi altında olmadan zevk alıyorsanız alıyorsunuzdur, ne güzel. konserde de bir şey olacak hali yok, insanlar sırf high diye size bir şey yapacak değiller. herkes kendi halinde takılıyor.
0
dasnichtsinmir
(14.06.26)
(6)

İki üst pozisyon için terfi teklifi sizce bu koşullarımda kabul etmeli miyim?

mahmuttt
Kendi alanımda düz bir çalışanken, yine kendi alanımda iki üst pozisyonu teklif ettiler. Üstlerim herkes de beni işaret etmiş yapar demiş sağolsun.Fakat sıkıntı şu ki; Ne para, ne pozisyon arzum tabiatım gereği gerçekten sıfırdır.İşimi ilk yılımdan beri gerçekten idealist olduğum için, birşeyler dah
Kendi alanımda düz bir çalışanken, yine kendi alanımda iki üst pozisyonu teklif ettiler.

Üstlerim herkes de beni işaret etmiş yapar demiş sağolsun.

Fakat sıkıntı şu ki;

Ne para, ne pozisyon arzum tabiatım gereği gerçekten sıfırdır.

İşimi ilk yılımdan beri gerçekten idealist olduğum için, birşeyler daha iyi olabilir umuduyla heyecanla ve geliştirme isteği ile yapıyorum.

Paraya acil bir ihtiyacım da yok şuan için. Huzur, sakinlik, anlam, sağlık, keyif bunlar daha önemli benim adıma.

Asıl sorun: sağlık sorunlarım var.
3-4 aydır Ciddi kronik ağrılarım oluyor ve 1-2 sene sürebilecek bir iyileşme ilaç kullanımı ve dikkat etme sürecindeyim.

Evde aileme çocuğuma şuanki basit düz çalışan pozisyonumda bile yeterince zaman ayıramadığımı düşünüyorum. Bir de bu işle tatil boş zamanım net şekilde azalacak. Sorumluluğum artacak.

Yapım gürültü, ışık aşırı uyaranlara, fazla iletişime karşı çok çok hassas.

Gerçi teklif edilen iş de bir miktar tepede saha için program geliştirme genel yapıyı yönlendirme üzerine gibi. -Ama kuşkusuz astlarla üstlerle düzenli iletişim de gerektirecek. İdari veya denetimci bir tarafı da olacaktır.

Ve ben tüm bu tabiatım yapım sağlık sorunlarımla beraber asosyal mesafeli yapısı olan ortalıklarda çok görünmeden işini arkada sessizce en iyi şekilde yapmaya çalışan ve seven de biriyim.

Son olarak ben son zamanlarda ilerde üniversitede araştırma görevlisi- öğretim üyesi olarak kariyer yapma arzusu olan biriydim.

Eminim yerimde olan çoğu kişi kabul ederdi. Ama mesleki ilgi ve değerlerim sağlık sorunlarım aileme zaman ayırma isteğim, sakinlik dinginliği isteyen yapım.

Sizce bu durumlarımda bu teklifi kabul etmeli miyim?
0
mahmuttt
(13.06.26)
Tüm detaylar "işi kabul etme" diye bağırıyor.
Bence en doğru cevabı eşin verecektir.
+2
etna
(13.06.26)
para ve pozisyon arzunuz yoksa maceraya da hiç gerek yok. Hatta bu arzularınız olsa dahi kabul etmemek için makul sebepleriniz var.
+2
egerbiryolcu
(13.06.26)
altınızda iş yaptıracağınız eleman varsa olabilir
ya da en baştan bu pozisyonu kabul etmek için şunlara ihtiyacım var şu sağlık kısıtlarım var şeklinde yazılı bir doküman hazırlayıp gayri resmi paylaşabilirsiniz
+1
mantık
(13.06.26)
böyle bir durumda, kabul etmemek de başa bela olacaktır. "ben bu pozisyonu kabul etseydim, şunu yapardım bunu yapardım" diye düşüneceksiniz, sinir olacaksınız ve hatta o pozisyona gelen kişiye de söyleyeceksiniz, hatta bu kişi size ters bir şey söylediğinde iyice sinir olacaksınız.
0
co2s2
(13.06.26)
bence konu biraz maddiyatla ilgili. rahatsanız bilemem ama paraya ihtiyacınız varsa ve ileride de olacaksa biraz yükü alıp denemeniz lazım. bu gibi fırsatlar kolay kolay gelmiyor, yolda çözersiniz dengelersiniz bir şekilde. düzen kurulduktan sonra yürür. çocuğunuz varmış, biraz zor olsa da daha iyi imkanları yaratmak gerek.
0
awlmi
(13.06.26)
Bence kabul edin. Bir sene kendinizi deneyin. Hem tecrübe kazanırsınız hem de cv'nize çok katkısı olur.
Bir sene sonunda halen istemiyorsanız bırakırsınız.
0
anaphylacticshock
(15.06.26)
(8)

Ağustos ortası arabasız şekilde Datça'ya gitsek

neden beni sevmedin
işkence mi olur?aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor.
işkence mi olur?
aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.
düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.
belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor. güzergahlara bakınca bilindik bölgelere ulaşım mevcut. ancak göründüğü gibi olmama ihtimaline karşı burdan da bilgi almak istedik.

ancak tam ağustos ortası, muhtemelen epey kalabalık olacaktır. acaba plajlara girmekte vs sorun yaşar mıyız bilemedim. yoksa her plaja girmek için adam başı 3-4 bin tl para mı vermek gerekecek? bilindik koylara mesela havlumuzu atıp girebiliyor muyuz vs gibi sorular kafamızda.

makul olacak diye airbnb den ev tutup, denize girebilmek için dünya para vermemiz mi gerekir?
tatil diye gidip rezillik çekmeyelim.

tşkler.
0
neden beni sevmedin
(12.06.26)
datça'da çok fazla koy var. Minibüsle de gidilen noktalar var. Palamutbükü en güzel yerlerden biri airbnb veya pansiyon çok rahat edersiniz. Eski datça, knidos ve datça'yı gezmek yeterli pek paralı beach olayı yok plajlar büyük. Palamutbükü'nde otellerin derme çatma yerleri var ama dışarıdan da oturuyorsun yediğini içtiğini ödüyorsun.
0
croswell
(12.06.26)
parayı sadece şezlonga yemeğe falan veriyorsun. onlar da zorunlu değil tabii. bazı yerlerde istesen de şezlong yok akvaryum koyu, kurubük gibi..
araba bence şart ama minibüsle o yollar sıcakta çekilir mi bilemedim. toplu ulaşıma bakmak lazım.
0
jelly bear
(12.06.26)
sizin yerinizde olsam ikiye bölerdim. 2-3 gün merkez 2-3 gün palamutbükü. palamutbükünden çevre koylara, knidosa daha rahat gidersiniz, kaldığınız yer zaten şezlong şemsiye verir. akşamları da iyidir palamutbükünün. yani ilk başta datça merkez ve çevresini gezip sonra yarımadanın diğer tarafını gezersiniz.
0
awlmi
(12.06.26)
Araba kiralamak en iyisi olur, en ucuz araç neyse onu kiralayın derim bütçe yoksa. 40 derece sıcakta minibüs beklersin, gelmez. İşkence olur.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
çocuk olmadıktan sonra her türlü idare edilir, keyfi de çıkarılır.
0
lazpalle
(12.06.26)
datça merkezde halk plajı var ücretler pahaşı değil. merkezden ev kiralarsanız ulaşım kolay olur, ancak merkeze uzak sitelerde zor olur. koylarda da öyle abes ücretler yok yediğini ödersin. ben araçsız gitmem egede yazın sıcakta dolmuş eziyet oluyor.
+1
mikahakkinen
(12.06.26)
klimasi düzgün çalisan uygun fiyatli,temiz bir apart bul,
küçük bir araç kirala,
sicak bir yana nem yüksek,
(datcaya gitmedim,mugla geneli icin konusuyorum)
+1
designer
(12.06.26)
Bilindik koylara ( Kargı, Palamutbükü, Mesudiye, Periliköşk ve Knidos) minibüs ile ulaşım mevcut.
Çeşme ya da Bodrumdaki gibi giriş kapısı olan beachler yok buralarda. Koylarda boş alanlar mevcut istersen havlunu atıp girebilirsin.
Mininüs kalkış saatinden biraz önce durakta olmak yer bulmanı kolaylaştırır.
Beach club, restaurant olan yerler şezlong parası alıyor ya da minimum harcama limiti koyuyolar, değişiyor. Buralarda oturmak şart değil.
Bakir koylara gitmek isterseniz araba şart, onun dışında toplu taşıma ile idare edilebilir.
0
onyx
(13.06.26)
(13)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(12.06.26)
(8)

Hayatta kalma temalı filmler

egerbiryolcu
Düşüş 127 saat gibiGerilimli ve atmosfer olarak sakin, kalabalik kadrosu olmayan, hayatta kalma temali film öneriniz var mı?
Düşüş
127 saat gibi

Gerilimli ve atmosfer olarak sakin, kalabalik kadrosu olmayan, hayatta kalma temali film öneriniz var mı?
0
egerbiryolcu
(10.06.26)
Mirket
(10.06.26)
nothing in my way
(10.06.26)
hakmut
(10.06.26)
aklıma direk all is lost geldi. denizciliğe merak varsa biraz daha sarar.

www.imdb.com
0
awlmi
(10.06.26)
Society of the snow

www.imdb.com
0
truf
(10.06.26)
Cast Away

The Road
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
Last Breath, 2019
Pressure 2015
0
unabomber
(11.06.26)
The Platform
0
auroraaurora
(11.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(15)

Paris'i abartılmış bulmak ve önyargılar. (ve Louvre Müzesi)

put it in your appropriate place
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.B
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.

Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.

Birde millet Louvre Müzesine ölüyor bitiyor. Benim hiç ilgimi çekmiyor. Bir arkadaşım diyor Paris'e git ve illa Louvre müzesine de ziyaret et. Dedim ilgimi çekmiyor ya, gitmem. Adam öfkelendi lan. Ne demek gitmem. Hayır ilgimi çekmiyor, meraklısı değilim kral. asdhjksahdk

Yani Mona Lisa, iyi güzel hoş. Tamam başyapıt ama gideceğim şimdi Mona Lisa ve diğer resimlere bakacağım, diyeceğim oo güzel yapmış. Öyle devam edeceğim. Hiçbir şey anlamadan bakmış olacağım.

Kendimi geliştirmiş biriyim ama resim konusunda düz adamım. Karikatür karakteri (bkz: Düz Adam Sami)'den farkım yok resimde. Dolasıyla Louvre Müzesi ve diğer sanat müzelerine gitmek pek anlamlı olmuyor benim için.

Bir arkadaşım gitmişti birkaç sene önce. Çok pis diyordu. Hafif hayal kırıklığına uğramıştı.

Çevrenizde var mı Paris'e gitmeyip ön yargılı olan veya gidip ne biçim şehir lan burası diyen?
0
put it in your appropriate place
(07.06.26)
paris sanat sepet sevmiyorsan seveceğin bi şehir değil.
binaları sokakları güzel. bazı metroları ve sokakları pis cidden.
ama avrupada çoğu yer böyle ki zaten. müze, bina, saray, güzel sokaklar falan.
e bunları sevmiyosan parisi de sevmezsin.
disneyland güzel ilgin varsa.
ben gittim ama müzeler ilgimi çekmiyor. aklımda müzelerle ilgili ne kaldı dersen sıfır. resim-heykel-tarihe pek ilgim yok.
müzik-tiyatro severim daha çok.
ama ortam, güzel binalar, sokaklar parklar vs görmek istiyosan gidebilirsin. ha bi de eyfel.
0
jelly bear
(07.06.26)
ben. paris ve fransa asla ilgimi cekmiyor.

cok fazla zengin turist ülkesi ve sehri. fransiz mutfagi da bok gibi bence. sacma sapan seyler. baget dümdüz ekmek nedir allasen...

fransizca duymayi da görmeyi de sevmiyorum. fransiz sinemasi da cogu zaman cok sapikca geliyor. fransiz ressamlar da benim tarzim degil.

fransa'da strasburg'da gittim hic begenmedim. cannes bildigin konyaalti sahili gibi bir sey var. nedir bu tatava yani..
louvre ve bir tane daha büyük müze var orada. koleksiyon olarak iyidirler diye düsünüyorum.

baya biased büyük ihtimalle ama fransa sevmiyorum. atatürk'e de kemal diyip duruyorlar. bi düstur cekin siz önce dlfkjg
-2
Purple life
(07.06.26)
Görev gibi seyahat etmek benim aklımın almadığı bir şey. Aradan çıksın nedir, marketten yoğurt alır gibi. Hitap etmiyorsa gitme, yapma.
+5
sekizdokuzon
(07.06.26)
@sekizdokuzon, doğru diyorsunuz. Merak ettiğim başka şehirler var. Bir tanesine direkt uçuş yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(07.06.26)
Paris eyidir hojtur ama benena.

Paris turist olarak güzel eyvallah ama sana katılıyorum aman aman bir albenisi bende de yok.

Kendini kasmadan gideyim notre dame göreyim louvre göreyim şanzelizede bi turlayıp geleyim dersen tamam.

Ama anlam yüklenecek vizyon katacak rüya yaşatacak vs saçmalıkları barındıran bir yer değil.
Heryer çöp pislik+1
-1
basond
(07.06.26)
ben de özellikle avrupayı epey bir gezdim. Fransa'nın güneyine filan da gittim ama hiç Paris merakım yok. bir de hep nasılsa bir gün iş güç vs bi sebepten yolum düşer diye hiç öncelik vermedim, yaş 40 oldu yolum da düşmedi yani:) Eyfel falan hiç ilgimi çekmiyor. Louvre yine de görmek isterim tabi ama maksat müzeyse adres Londra olmalı.
0
awlmi
(07.06.26)
Bunun sendromu var: tr.wikipedia.org

Ben 10 küsur yıl önce gitmiştim.(10 yıl önceye göre şimdi sokaklar daha pis ve tehlikelidir tahminen.) Görülmesi gereken bir yer derim ama ilk 5 şehrime girmeyebilir. Mesela ben Edinburgh'tan çok daha fazla etkilendim. Londra'yı da daha üste yazarım.

Louvre güzel ama ben Orsay müzesini daha çok sevmiştim, daha bildiğim sevdiğim resimlerin orijinallerini görmüştüm mesela.

gitmek istemiyorsan gitme yav. İlla tik atıcam diyorsan da birkaç gün git oradan ya yukarı Belçika Hollandaya geç, ya da Cannes Nice vs. güneyde takılıp İtalyaya geç fıstık gibi İtalyayı dolaşırsın.
+1
nhk ni youkosu
(07.06.26)
Ben paris'e iki kere gittim. Fransa'da yaşayan biri olarak hiçbir güç beni orada yasatamaz amma lakin turist olarak (Fransızca konuşan biri olarak) ben severim. Tabi yemeğini yemeği, kültürel şeyleri falan. Kişi bunlardan hoşlanmıyorsa olmayabilir (bu arada louvre gitmedim.)
Biraz ne istendiğine bağlı. Bence görülmesi gereken bir yer ama Fransa'da görülmesi gereken çok yer var.
Açıkçasi kutsal kitapta yazıyor gibi tatil yeri yapmamak lazım:) nereyi istiyorsaniz oraya gidin. misal millet barcelona çok seviyor ama beni de hiç etkilememis yerlerden biriydi. Kişiye bağlı yani. Zorla tatil yapmaya gerek yok.
Bu arada Türkiye'de tabiki Fransa/Paris önyargısı var.
Biraz gidip eksi'de new york, londra, los angeles vs her yeri okuyun. Bir sürü sevmeyen çıkacak. Yani her yeri sevmeyen kişi var. Fransa'ya karşı ekstra olabilir bilmiyorum (misal Fransa Irak savaşına katılmadığı ve onaylamadığı için Amerikalılar ekstra sevmezlerdi bir dönem). Dediğim gibi redditte okursanız çok seven de var, o yüzden fikrinizi bence kendiniz verin, kimin ne dediğine çok bakmayın.
+2
logisticsmanager
(08.06.26)
dunyanin en onemli sehirlerinden, hatta xiv louis zamanindan napoleon'a kadar dunyanin en onemli sehri olmus bir yerden bahsediyoruz. dolayisiyla ben herkesin bir kere gitmesi gerektigini dusunuyorum. tayland degil ki bu istemiyorsan gitme diyelim.

istanbul, roma, paris, londra, amsterdam, new york, tokyo, petersburg, pekin. bu sehirlere herkes gitmeli.

louvre'da sadece tablo yok. 10 bin yillik heykel falan da var orada. cok zengin bir koleksiyon. paris'i ben de cok sevmemistim. cografi olarak bir esprisi yok. tekrar gitmek icin bir istek yok icimde. ama onemli bir yer ve gitmeden rahat edemezdim.
+1
antikadimag
(08.06.26)
Zevkler,renkler...
Hoşuna gitmiyorsa,aramıyorsan boşver.
+1
denizciman
(08.06.26)
pariste 1 sene kadar yaşadım. yaşamak için zor bir şehir. müze ve şehir yapısı olarak güzel. evet abartılıyor olabilir ama dünyada paris gibi bozulmamış kaç şehir var? 2. dünya savaşında bile zarar verilmemiş bir şehir. başkent anlamında bakarsan dünyanın en tarihi ve en sanatsal şehri olabilir. ayrıca 1 haftada falan gezemezsin tamamanı bitirmek çok zor. turistik yerleri 1 hafta olabilir ancak detaylı gezmek zaman alır.
ayrıca arkadaşlar parisi boklayana kadar ne gördünüz allahını severseniz ya.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Ben de geçen yıl ön yargılı gittim. Fakat gayet güzel bir şehir. Mutlu ayrıldım.
0
adivar
(08.06.26)
Istanbulda yasamiyorum ama istanbul paristen güzeldir. Bogaz var bi kere.
-1
Purple life
(08.06.26)
Pesin not: Fransa'da yasiyorum. Bu yasadiginiz sadece Paris icin degil hemen hemen pek cok Avrupa sehiri icin gecerli. Yani bir sehri turist gozusyle geziyorsaniz o sehrin size sunduklarini tam olarak anlayamiyorsunuz. Yani asil Paris Louvre, Luksemburg Parki, Notre Dame, Eiffel falan degil. Bu Istanbul'a gelip Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi'ni gezmek gibi bir sey. Istanbul biraz Yeni Raki reklamlarindaki gibi aslinda. Gezdiginiz sehirlerden zevk almak istiyorsaniz o ruhu yakalamaniz lazim, bu da aslinda zor, anlatilabilir bir sey degil ama oradan birilerini taniyor olmak kolaylastiriyor (belki de bunsuz mumkun degil). Bundan 3, 4 sene once bir karikatur gormustum, bir ulkeye/sehre tasinmis olmak demek x muzesi, y katedrali neyse yaninizda olmasina ragmen nasil olsa bir ara giderim diye hic ugramamis olmak demektir diyordu (bu minvalde bir seydi). Cunku o turist kafasindan cikinca gercek hayata karisiyorsunuz ve bir sehrin size gercekten (iyi, kotu) sunabileceklerini deneyimlemeye basliyorsunuz. Eger turist olarak bunu kirmak istiyorsaniz size tavsiyem farkli bir yere gitmeniz. Avrupa'da belki Reykjavik olabilir, hem de kisin. Bosverin, kardan hicbir yeri gezemeyin. Iste o zaman gercek Izlanda ruhunu yasamis olursunuz. Bati'da belki New York City olabilir. Kuba olabilir. Asya'nin cok buyuk bir kismidir zaten. Imkan varsa Cin'e veya Japonya'ya gidin. Bu arada sunun da etkisi var: Biz zaten yari Avrupaliyiz. Istanbul mesela diger Avrupa sehirlerinden cok da farkli degil. Dolayisiyla bildigimiz, gordugumuz seyler. Ben Avrupa'da yasadigim icin is harici Avrupa'da seyahat etmiyorum. Zaten her sehir birbirine benziyor. Hatta bunun da bir karikaturu var: Every European City diye: keenbeanstudio.myshopify.com

Objektif degerlendirmelere bakarsak yazan herkese katiliyorum. Mimari acidan korunmus, bakimli, fakat bazi yerler pis ve tekinsiz. Acikcasi tehlikeli bir sehir olarak goruyorum. Bazi bolgeler komple bizim eski Esenler Otogar'i gibi, tipler falan. Istanbul gibi kaotik buluyorum. Guzel restoranlar var fakat bu da eger cok zengin degilseniz ciddi bir ayirt edici ozellik degil.
+4
Sour
(08.06.26)
Paris benim de hiç ilgimi çekmiyor. İş seyahatinde aktarma yapmıştım birkaç saat geçirdim. Bir daha gidesim gelmedi. Tüm Fransa'ya karşı bir önyargım var aslında. Dünyada görülecek o kadar çok yer var ki bir tanesi eksik kalabilir bence.
0
peki madem
(08.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(4)

Mutlak Butlan olayı sonrası ne olacak? ne olur?

mikahakkinen
kimse yazmamış. bundan sonraki hukuki süreçte özel grubu itiraz etse de 1 senede anca anayasa mahkemesi karar verir deniyor. butlan temmuz veya ağustos bekleniyordu. neden erkek bu kararı aldılar? amaçları chpnin birbirine düşmesi mi 2026 dar erken seçim mi düşünüyorlar. Ekonomi kötü bu kararı alama
kimse yazmamış. bundan sonraki hukuki süreçte özel grubu itiraz etse de 1 senede anca anayasa mahkemesi karar verir deniyor. butlan temmuz veya ağustos bekleniyordu. neden erkek bu kararı aldılar? amaçları chpnin birbirine düşmesi mi 2026 dar erken seçim mi düşünüyorlar.

Ekonomi kötü bu kararı alamazlar dendi ama gene yapamaz denileni yaptılar.

Ne olur?
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Ana muhalefet partisi olmadan seçim dizayn ediliyor. KK satın alınmış durumda. Koltuğa oturunca partiyi kurultaya götüreceğim demedi. En son 80 askeri darbesinde bir muhalefet lideri görevden alınmıştı. Dinden kitaptan bahsedenler hukuku aparat olarak kullanıp milyonlarca insanı buruk bir vaziyette bayrama sokuyorlar. Sonuç: Tek adam rejimi devam eder. Tükiye Cumhuriyeti büyük yaralar almaya devam eder.
+5
HellKeePer
(22.05.26)
KK temyize giderse süreç uzayacak bu süreçte Özgür Özel kabinesinin iki yolu var. CHP'de kalıp beklemek ya da Emek partisine geçmek.
Bu süreçte de AKP muhtemelen baskın seçim uygulayacak. CHP %8 civarı oy alacak Emek partisi %15-18 bandında haliyle akp karşı bloğu zayıflatmış olacak.
+1
croswell
(22.05.26)
çok üzülerek; muhalefetin pek fazla seçeneği yok. yeni parti mümkün ama çözüm olmayacak. bu kadar dağılmışlık ve darbe içerisinde, ayrıca çevremizde savaşlar varken baskın seçim olursa iktidar geçen seçimden dahi daha yüksek bir oyla devam eder. bütün muhalefetin arkasına hizalanabileceği bir aday da şuan yok. mansur başkanın da geçmiş dönemdeki algısı zayıfladı. iktidar kürt oylarını da bir şekilde tarafına çekiyor. umarım bilmediğimiz bir çözüm yolu bulunur ama sanmıyorum. bir dönem daha akp iktidarı kesin gibi. nüfusumuz tam anlamıyla yenilendiğinde yani bir 10 sene sonra işler ancak değişir.
+1
awlmi
(22.05.26)
Alevi dedeleri belediye reisi yapılma karşılığında AKP ile anlaştı. Satın alındılar.

Edit: Gadıköy alevileri basmış eksiyi .d rahatsız olmişler .d.d
-5
michael harddd
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(3)

Yurtdisi tur firmasi hangisini tercih ediyorsunuz?

warrior princess
Balkan turu dusunuyorum.
Balkan turu dusunuyorum.
0
warrior princess
(21.05.26)
bukla ve fest en iyileri
+1
croswell
(21.05.26)
geçtiğimiz dönemde aile büyüklerini gönderirken baktık. aslında bütün tur şirketleri aynı tarihlerde aynı organizasyona bilet kesiyor. eğer tarihe ve gideceğiniz tura karar verdiyseniz birkaç yerden bakın zaten aynı organizasyona alıyor olacaksınız çok büyük ihtimalle. o sebeple kurumsal olan ve en uygun fiyatı/ödeme planını verenle devam edebilirsiniz.
+1
awlmi
(21.05.26)
Şu arkadaşlar iyi iş çıkarıyor gibi duruyor:

stmtur.com
0
but that was just a dream
(21.05.26)
(5)

Kulak çınlaması?

denizciman
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gib
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.
Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gibi konuştu ama ne bileyim. Başına gelen var mı
0
denizciman
(21.05.26)
1 hafta aralıksız çınladı kulağım. öyle yavaş yavaş azalarak değil birdenbire pat diye bitti. o an yaşadığım duyguyu tarif edemem. disko gibi bir yerde 6-7 saat dev kolonun dibinde kalmıştım.
0
ground
(21.05.26)
İşim gereği olabilecek en gürültülü yerlerde çalışıyorum, 3m Peltor Optime3 kulaklık kullanıyorum, kesinlikle daha aşağısını önermem.

Geçici bir durum, endişeye gerek yok ama tıkaçları önermem, hem yeterli değil hem de sağlıklı değil
+1
kimlanbu
(21.05.26)
yüksek ses sebebiyle maruz kalınan genelde geçici oluyor.
benim ayarsız bir konserde başıma geldi (bkz: testament jj konserinde işitme kaybına uğrayanlar); ama benimki toplamda 2-3 saat maruziyet sebebiyle ve çınlamadan çok işitme kaybı şeklindeydi. 4-5 gün içinde yavaşça düzeldi ama ne korktuğumu ben bilirim..
kulak işi şakaya gelmez. hele ki uzun saatler maruz kalıyorsanız, tıkaç+kafa üstü kulaklık şart. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(21.05.26)
doktor değilim, doktorunuz daha doğrusunu biliyordur tabii ki. sadece bilgi olarak söyliyim benzer bir şikayeti olan arkadaşıma doktoru kortizollu bir ilaç vermişti. 2 güne geçmişti.
+1
awlmi
(21.05.26)
Önlem olarak ben de kulaküstü kapatan kulaklıklardan istedim.inşallah ayarlayacaklar, ya kendim alacağım. Tedavi olarak yapay zeka da kortizondan bahsetmişti,ama KBB bunları yazdı,bilemiyorum. İnşallah geçer şu bayram tatilinde.en sessiz yerlerde kötü oluyor valla aynı sesi duymak.
0
🌸denizciman
(21.05.26)
(10)

Arkadaslarla para yatirim konusulmali mi

Purple life
Sizce?Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
Sizce?

Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.
Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
-1
Purple life
(18.05.26)
ne olursa olsun paylaşmayın. en beklemediğiniz şekilde aranıza girebilir para mevzuları.
+1
shadowfollower
(18.05.26)
Arkadaşlarla yatırım stratejisi konuşulmalı. Birbirimizi egitmeliyiz birçok konuda olduğu gibi.
Genel olarak kimseyle ne kadar paran olduğu çok konuşulmamalı.
+3
logisticsmanager
(18.05.26)
Para ve yatırım işleri konuşulmalı, miktardan bahsedilmemeli.
Borç istemeye teşvik gibi oluyor. Paraya sıkışıldığında ilk akla gelen kişi oluyorsunuz. Sonrası sıkıntılı oluyor ki hiç gerek yok.
Bir de olanın olmayana hava atması görüntüsü verebilmesinin yanında olmayanda varsa bir kıskançlık damarı, tam o noktayı uyarmak, tahrik etmek gibi de sonuçlar doğuruyor.
Gerek yok bence.
+1
Mirket
(18.05.26)
tutar konuşulmamalı +1
+1
awlmi
(18.05.26)
çok yakın arkadaşsa ve ekonomik olarak aynı standartlardaysanız olabilir. Ancak bir süre sonra tek muhabbetin para konularına döndüğü ince bir eşik var oradan kaçınmak lazım. O noktadan sonra adamla artık paradan başka birşey konuşmuyorsun.
0
nuevo
(18.05.26)
Konuşulmamalı.
Çevremizdeki insanlarla uzun zamandır
iç içe olduğumuzdan bazılarının bu gibi hususlarda menfaatimize olduğunu bildikleri hususta adeta içten yanmalı motor gibi kendilerini tükettiklerini ve zamanı geldiğinde aleyhimize hareket edebilecekleri gerçeğini bilmemiz lazım.

Bunu o an belli etmeyebilirler ama zamanla kendi davranışlarına yansır.

- Onun nasibinde , kaderinde kazanmak varmış beni ilgilendirmez... demezler.

Bunun fakir olmakla da çok ilgisi yok. Kalbi bir şeydir.
Zamanında fabrika, şirket yönetimi ortamlarında bulunan biri benzeri şeyler söylemişti :
- Şirket patronlarının buluştuğu ortamlarda bile bu içten içe sezilir.
Onunki (şirket) büyük , benimki küçük.. düşünceleri kafalarında gezinir durur.

Ne de olsa aynı mekanda bir arada bulunmaları konusunda tek etken maddi varlıklardır. Sevgi, empati , misafirperverlikleri değil .

Böyle insanları tanımanın bir yolu,
sürekli zengin, makam sahibi insanların yakınında olma istekleriyle öne çıkarlar.
Ne kadar yakınlıkları varsa o kadar adam satma ihtimalinin fazlalığı söz konusu.

Aslında en zor durumlardan biri de çalışan eşlerin birbirlerinin maaş farklarını dert etmesidir.
Evet , maalesef dile getirilmesi de kimilerinde bu zaaf vardır.
Bu maddiyatla sınırlı zihniyet için " bir aileyiz" kavramı çok anlam ifade etmiyor.
...
Bir de misafirliklerde kadınlar arasında o çok geçen eşlerinin kazancı, imkanları hakkındaki konuşmalar.
Akşam vakti diğer evlerde sorun olur .
Dedik ya üstte içten yanmalı motor, yakıyor işte...
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
bilmesinler bence de, yüzde oranlı yüzeysel belirtilebilir belki
0
gadlemler
(18.05.26)
No.
Buradan yaz ama hisse tavsiyesi. Sen yetkili bir abiye benziyorsun
0
benaslindayohum
(19.05.26)
“Malın iyisi, sahibinin gizlisidir.”
“Sırrını açma dostuna, dostunun dostu vardır o da söyler dostuna.”
Yüzyıllar önce hep cevaplanmış bu tür sorular.
+3
dawsonscreek
(19.05.26)
bu bir tabu degil ama neden konusuldugunu anlamis degilim. amac hava atmak mi? tavsiye vermek mi? yoksa bos muhabbet, dedikodu mu?
0
Sour
(19.05.26)
(2)

IST Havalimanı Toplantı

erty_ksk
Bir taraf izmirden istanbula uçacak, iç hatlardan gelecek, diğer taraf istanbuldan londraya uçacak haliyle dış hatlar gidişe yakın olmak isteyecekler. bu kapsamda bu iki tarafı en uygun nerede buluşturabiliriz? toplantı odalarına baktım ancak yerlerini göremedim. nerede konuşlanmış bunlar bilen var
Bir taraf izmirden istanbula uçacak, iç hatlardan gelecek, diğer taraf istanbuldan londraya uçacak haliyle dış hatlar gidişe yakın olmak isteyecekler.
bu kapsamda bu iki tarafı en uygun nerede buluşturabiliriz?
toplantı odalarına baktım ancak yerlerini göremedim. nerede konuşlanmış bunlar bilen var mı?
ya da sessiz sakin bir restoran ya da kafede buluşabilir miyiz?
ne önerirsiniz.
0
erty_ksk
(18.05.26)
mecburen terminal içinde buluşturacaksınız. istanbul airport websiteisnde yeme içme kısmına girin ve restoranları listelerken kara tarafını seçin. ortak alanınız burası. burda uygun iki üç yer var gibi görünüyor, komyuniti iyi sanki. ist havalimanında iç hat dış hat farklı bina değil, gidiş terminal içindeki her yer uygun olur. izmir'den gelenler, gidiş katına çıkmalı sadece.
0
awlmi
(18.05.26)
toplantı odası otelde vardır.
+1
co2s2
(18.05.26)
(5)

Anadolu Yakası Kasap

twelfth
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
0
twelfth
(18.05.26)
daha spesifik bir bölge var mı? anadolu yakası kocaaaa bir bölge.

soğanlık'ta ünlüer tertemiz bir kasaptır.
aydınevler'de gümrükçüoğlu vardır, tertemiz bir kasaptır.
0
co2s2
(18.05.26)
küçük kemirgen, şifa olsun yediği :))

soğanlık ünlüer +1

bir de pahalıdır, lükstür ama istanbul butcher iyidir.
theistanbulbutcher.com
0
galahad reloaded
(18.05.26)
macrocenter
0
gadlemler
(18.05.26)
lokasyon olarak soğanlık Aktan Et iyidir. ünlüer gibi gereksiz isim pahalılığı da yoktur. sahibi mehmet ali bey çok kalender bir esnaftır.
0
since1907
(18.05.26)
Kasabımız Göztepe Solmaz Kasap. Eski yerinin tam karşısına taşındı kentsel dönüşümden dolayı. 50 yıllık dükkandır. Çalışanlar bile yıllardır aynı.
0
awlmi
(18.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(4)

Dis ticaret egitimi

herzan
sektore yeni girmek istiyorum, TDVSEM nasil? egitim alip cv'ye koysam. bu iyi degilse baska bir kurum onerir misiniz?https://www.tdvsem.com/egitim/dis-ticaret-uzmanligi-egitim-programi-48-saat-zoom/347
sektore yeni girmek istiyorum, TDVSEM nasil? egitim alip cv'ye koysam. bu iyi degilse baska bir kurum onerir misiniz?

www.tdvsem.com
0
herzan
(08.05.26)
kurumu bilmiyorum ama bu alanda tecrübeliyim. dış ticaretin nesiyle ilgilenmek istiyorsunuz? yani lojistik mi, operasyon mu, gümrük vs mi yoksa dış ticaret mi yapmak istiyorsunuz? bu eğitim çok yüzeysel ancak size genel bir fikir verir. ondan sonra yönlenmek istediğiniz alanla ilgili extra bir odaklanmak gerekir. operasyon tarafında geçerli olanlar benim bildiğim CDCS gibi CITF gibi uluslarası olanlar oluyor. bir de şunu söyliyim bir üniversitenin verdiği sertifika programı bulursanız sanki cv'de biraz daha güzel görünür. şunu gördüm mesela fiyat olarak da daha uygun. sem.istanbul.edu.tr
0
awlmi
(08.05.26)
planım firmalara eğitilecek eleman olarak girip sipariş süreci yönetmek, müşteriyle irtibatta olmak, fatura düzenlemek. bu sektörle tek ortak yanım yabancı dil mezunu olmam. hiç deneyimim yok. örneğin şu gibi ilanlar: www.kariyer.net
0
🌸herzan
(08.05.26)
anladım. bu yönde bir ilan için ön bilgi olur ve sizin için tabii ki güzel ve faydalı olur. tek diyeceğim vakıf yerine bir üniversiteden böyle bir eğitim almanızın daha faydalı/destekleyici olacağını düşünüyorum, sanki bir adım öne çıkarır. bence alan seçiminiz de iyi bir yol, ciddi sayıda iş imkanları olan bir alan ihracat operasyon. bu alan için en kritik başlıklar incoterms, gümrük mevzuatı, nakliye/lojistik, navlun ve ödeme (akreditif, teminat vs) konuları. bu alanlara dikkatle eğilmeniz iş görüşmesinde sizi öne çıkarır ve bir de daha kurumsal yapılara iter. genelde de zaten hep farklı alanlarda lisans eğitimi almış arkadaşlar oluyor yani çok da geride sayılmazsınız başlangıç olarak. soru olursa mesajlayabilirsiniz.
0
awlmi
(08.05.26)
çok teşekkürler
0
🌸herzan
(08.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(4)

Mersin'de hava

metal69
Nasıl şu an? Denize girilebiliyor mu veya 15-16-17 Mayısta orada olacağım, o vakitlerde girilebilir mi?
Nasıl şu an?

Denize girilebiliyor mu veya 15-16-17 Mayısta orada olacağım, o vakitlerde girilebilir mi?
0
metal69
(05.05.26)
Görüştüğüm bir çıtır var şansına az önce facetime kapattık hava soğuk ve yağmurlu kombi açmış ne denizi.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Deniz suyu sıcaklığı bugün 18 derece gözüküyor Mersin'de. On güne biraz daha ısınır, şansınıza çok rüzgârlı falan olmazsa girilir gibi.
0
kobuzchu kiz
(05.05.26)
geçen hafta ordaydım hava baya serindi. 10 güne deniz suyunu ısıtacak bir hava olacağını da sanmam.
0
awlmi
(05.05.26)
3 hafta önce Gazipaşa'da, geçen hafta Anamur'da denize giriliyordu. 4 gündür yağmur ve fırtına vardı bugün öğleden sonra kesildi. Sanırım hafta sonuna artacak. Girersiniz bence denize.
0
strawberry first
(05.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(5)

Kendi adıma aldığım otele eşim girebilir mi?

dizicolleague
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
0
dizicolleague
(29.04.26)
tek kişi, çift kişi ayrı fiyat olabiliyor. resepsiyondakiler extra ufak bir ücret talep edebilirler. başka bir problem yok.
+2
awlmi
(29.04.26)
Normalde sorun olmaz, bazı otellerde ufak bir fark alırlar. Çok cins, ilginç bir otel değilse sorun yok yani.
Kahvaltı, yemek veya her şey dahil bir tesis için geçerli değil bu elbette.

Bu arada eşinizin kimlik fotokopisini alıp emniyetin sistemine ekleyeceğini de ekleyeyim.
0
michael_knight
(29.04.26)
kayıt yaptırdığınız resepsiyon ile eşinin giriş yapacağı resepsiyondaki kişi aynı olmasın.
+2
HellKeePer
(29.04.26)
Rezervasyon ayrı bir şey konaklama ayrı bir şey. Ben de başkası adını arayıp rezervasyon yaptırdığım çok oldu. Sonuçta odada kalacak olanın kimlik bilgileri lazım, rezervasyon yaptıranın değil.
Sıkıntı yok yani
+1
etna
(29.04.26)
alırsınız. belki minik bir ücret farkı çıkar (kahvaltı için mesela)
+2
co2s2
(29.04.26)
(6)

ABD'de Macaristan'da Neden Orban'ı Destekliyor?

pangea
kıymetli duyuru sakinleri,yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs. imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa
kıymetli duyuru sakinleri,

yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs.

imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa şubesi gibi çalışıyor. bir nevi truva atı yani rusya'nın.

bu açıdan bakınca abd'nin orban'a desteklemesi tuhaf görünüyor; öte yandan maga politikacılarla ile orban ideolojik olarak uyuşuyor da, diğer farklılıklar görmezden mi geliniyor ideoloji aşkına?

kafam bir miktar karıştı ve sizlere de danışayım dedim.
+2
pangea
(08.04.26)
haklisiniz, fakat otokratik ve diktator liderler kendileri gibi olanlari severler cunku kontrol etmesi kolaydir. herhalde ideolojiler bir sekilde uyusuyorsa her konuda bir sekilde anlasiriz gibi dusunuyorlar. cunku karsi tarafta "sol egilimli" demokratlar var. bunlarin da isi gucu yesil enerji, ekoloji falan diyerek petrol piyasasini bozmak, sermayeyi zora sokmak, lgbt, cinsiyet esitligi falan diyerek sosyal duzeni degistirmek.
+3
Sour
(08.04.26)
ideolojinin yanı sıra aksiyonlar da var, özellikle ukrayna'ya karşı tutumla ilgili olarak avrupa'da en çekimser duran lider orban. 90 milyar avroluk mu neydi bir paketi de reddetmişti. göçmen mevzusuna, lgbt olayına vs bakışı da avrupa'da en sert lider olduğundan yan yana durmaları çok doğal. özetle ideolojik yakınlık, ab içinde çatlak ses olması ve rusya ile farklı ilişkileri onu daha da kullanışlı yapıyor.
+1
awlmi
(08.04.26)
zelensky sarlataninin yalini kesip zirlatan kim varsa dogru yapiyordur.
arkadaki isim trump olur, supertramp olur farketmez. komsuda umarim orban kazanir.
yeter artik verdigimiz para bunlara.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
Mesele otokratiklik diktatörlük değil , onların ulus devleti savunuyor olmalarında yatıyor .
Türkiyemiz de buna dahildir.

Kürecilere göre " ulus devletler" kendi planları için önlerindeki engellerden biridir .
İnsanlarda ulus veya millet bilinci " aidiyet " demek olduğundan küreselciler göçmenliği de teşvik ederler .
Göç başladığında insanlar için önemli olan artık ev bark değil , hayatta kalmaktır. Göç ettikleri yerlerde bir kaç nesil sonra atalarının geldiği yer kendileri için de çok önemli olmayacaktır.
Aslen tabi olduğu yeri unutan , önemsemeyen veya bilmeyen insanlar küreselciler için çok kullanışlı ve istenen şekle konulabilecek bir malzemedir.
Üzerlerinde her çeşit deney bile yapılabilir.
Sosyal medyası olan çeşitli teknolojik şirketlerin bile ( göçmenler temel alınarak) dijital vatandaşlık çalışmaları da var .

Sözün kısası ABD'de Biden zamanında göç teşvik ediliyordu. Trump geldi engel oldu.
Zamanında sorosun da planlarını bitiren Rusya ile bu bakımdan benzer yönleri var şimdiki ABD hükümetinin.

Üstte otokratik monarşi diktatör diyen kişi Rusya'nın sınırında bir devlet başkanı olsa durumu daha iyi anlayacak.
Gerçekte rusya gibi bir gücü kimse karşısına kolay kolay almak istemez.

Tarihten, uluslararası ilişkilerden haberi olmayan zelenisky gibi biri ise küreselciler için kullanışlıydı ve natoya girme gibi bahanelerle Rusya'yı karşısına aldı. Oysa Rusya uyarmıştı.
Sonuç :
ukrayna darmadağın...
erkek nüfusunda büyük azalma, askerlikten kaçışlar vs..
Zelenisky'e en yakın kişilerin ise yolsuzluk yapmaları ayrı bir konu .
-2
diyecevaplandı
(08.04.26)
neden reisi destekliyor. abd artık otoriter liderleri destekliyor sebebi de açık. otoriter lider memleketine ne derse kabul ettiriyor. abd için ülkede ajanlık faaliyeti yürütmeden işleri çözmek daha masrafsız.
+1
mikahakkinen
(08.04.26)
orbanın rakibi de orbanın partisinden çıkma zaten. iç politika ve dış politikada radikal bir değişiklik beklenmiyor. sadece ab içinde orban kadar aykırı bir tutumu olmayacak o kadar
0
Hallegadola
(08.04.26)
(3)

Bu işlemler yapılmış Corsa 2014 alınır mı?

juan pablo pino
Araç lastiğin üzerinden geçmiş ve serviste bu işlemler yapılmış? Motor bloğuna zarar gelmiş midir sizce?`https://www.imagevisit.com/image/moGWJYhttps://www.imagevisit.com/image/moGhBo
Araç lastiğin üzerinden geçmiş ve serviste bu işlemler yapılmış? Motor bloğuna zarar gelmiş midir sizce?`

www.imagevisit.com
www.imagevisit.com
0
juan pablo pino
(06.04.26)
Blok işlemi gözükmüyor. Tampon, sis farı da mühim değil ama radyatör ve klima benim kafamı kurcalardı. Klimanın çalıştığından emin olun. Radyatör için araç fan açsın ibre ortada duracak mı kontol edin. Yere su damlatmaması lazım. Aracı alacaksanız bu değişen parçaları eskpertize gösterin onlar da kontrol etsin.

ek: radyatör değiştiği için mebcuren klima gazı başmış olabilirler.
0
HellKeePer
(06.04.26)
motor değil ama ne olur ne olmaz airbagleri kontrol ettirin. bu tarz darbelerde airbag açabiliyor.
0
awlmi
(06.04.26)
tampon bile yerinde dururken motora bisey olmaz.
airbagleri ve kemerleri kontrol ettir +1
0
cooperr
(06.04.26)
(12)

İstanbul Bafra pidesi

kumandanim
pideyi çok severim, Bafra pidesini de hiç yemedim, İstanbul' da güzel hakkını vererek Bafra pidesi yapan yer arıyorum.
pideyi çok severim, Bafra pidesini de hiç yemedim, İstanbul' da güzel hakkını vererek Bafra pidesi yapan yer arıyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
duyurukullanıcısı
(30.03.26)
hocam teşekkürler ama Görele pidede Bafra pidesi yok bildiğim kadarıyla.
0
🌸kumandanim
(30.03.26)
eve yakın olduğu için coşkun kuru'dan söylüyoruz. 10 üzerinden 7 gibi diyebilirim. samsunluyum, istanbul'da o aradığım ve alışkın olduğum 10/10 bafra pidesini bulamadım ve aramaktan da vazgeçtim.bu arkadaşlar en azından nefsi köreltiyor.
+2
awlmi
(30.03.26)
maps.app.goo.gl
Haçapuri'de varsa pideleri çok güzeldir.
+1
kobuzchu kiz
(30.03.26)
share.google

çok çok iyiler
0
eurhka
(30.03.26)
kızıltoprak'taki de beğenilen bir yer. ben de yerim arada, güzel ama gidip bafra'da gerçek bir bafra pidesi yemediğim için karşılaştırma yapamayacağım.

maps.app.goo.gl
+2
tepedeki psychedelic adam
(30.03.26)
@ kobuzchu kiz ; Haçapuri' de yok diye biliyorum, yoksa normal pideleri güzel.
0
🌸kumandanim
(30.03.26)
üsküdar yaşar bafra pidecisi.
+2
matilda
(30.03.26)
Ada Yöresel Pide, Şerifali'de, ben başarılı buluyorum bafra pidesinde.
0
aceburne
(30.03.26)
bafra pide salonu - bakırköy. benim tercihim meşhur olmayan fakat meşhur olanı da iyidir.
0
mutlu yillar sana
(30.03.26)
üsküdar yaşar bafra pidecisi demeye geldim . üsküdar muhasipzade şehir tiyatrosu sahnesinin yanında .
genelde tiyatro programı yapıyor erken gidip pide yiyoruz , tavsiye ederim .
0
devilone
(31.03.26)
maps.app.goo.gl

tavsiye ederim, istanbulda baska yerde yemedim ama bafrada yedigimden farki yok diyebilirim.

Not: hanim tarafi bafrali, onlarinda favori mekani
0
Uncle Sam
(31.03.26)
(1)

göz kapağı kuruluğu uçuk sonrası normal mi?

leeloodallas
bayram döneminde göz kapağımda grip dönemindeki ateş nedeniyle uçuk sorunu yaşadım. doktor önerisiyle Moxai, Zovirax ve Virgan üçlüsünü kullandım. uçuk geçti ancak göz kapağımdaki derinin görünümü kuru bir cilt görünümü gibi hafif hassas ve buruşuk kaldı. ilaçların kurutması sebebiyle olabilir mi? l
bayram döneminde göz kapağımda grip dönemindeki ateş nedeniyle uçuk sorunu yaşadım. doktor önerisiyle Moxai, Zovirax ve Virgan üçlüsünü kullandım. uçuk geçti ancak göz kapağımdaki derinin görünümü kuru bir cilt görünümü gibi hafif hassas ve buruşuk kaldı. ilaçların kurutması sebebiyle olabilir mi? lütfen öyle olsun...
0
leeloodallas
(27.03.26)
uçuk ilaçları bölgeyi biraz hırpalıyor. tedavi sonrası nemlendirici veya madecassol gibi bir krem toparlanmayı hızlandırır (doktor değilim)
0
awlmi
(28.03.26)
(11)

Skoda Fabia almak mantıklı mı?

matlii
Merhaba, 1.1 milyon civarı parayla otomatik Skoda Fabia almak mantıklı mı? 2018 model 1.0 Greentec Style için soruyorum özellikle."O paraya o alınmaz, bunu al" şeklindeki önerilerinize de açığım. Teşekkürler şimdiden.
Merhaba, 1.1 milyon civarı parayla otomatik Skoda Fabia almak mantıklı mı? 2018 model 1.0 Greentec Style için soruyorum özellikle.

"O paraya o alınmaz, bunu al" şeklindeki önerilerinize de açığım. Teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(25.03.26)
o fiyatlara, temiz golf ya da polo alabilirsin. ama temizse km'si azsa alabilirsin.
-2
koela
(25.03.26)
2018 o para etmez bence.
0
jelly bear
(25.03.26)
Sadece Dsg şanzımandan dolayı bile alınmaz.
0
mimikikili
(25.03.26)
Dsg problemleri belli bir yıldan sonra düzelmemiş mi hocam?
0
🌸matlii
(25.03.26)
Almayı düşündüren ilan da şuydu, daha ayrıntılı bilgi verebilir: borusannext.com
0
🌸matlii
(25.03.26)
2020 fabia var bende. Bir arabadan beklentin yüksek değilse alınır bence.
0
messina123
(25.03.26)
1.5'a c5 aircross sattım birkaç ay önce 2020 model, efsane araçtı. şimdi fiyatı artsa 1.6 olsun, tavsiye ederim
0
monicapp
(26.03.26)
Kasko değeri 911 bin. Yani kusursuz olsa ederi bunun altında olmalı. Hasarı da var, 800 bile pahalı bence. O da dsg problemsiz olanlardan ise. Ben almazdım açıkçası.
0
orient blue
(26.03.26)
fabia vw grubunda fiyatına göre en dolu araç oluyor. ancak satması zor. o fiyata riske girilecekse fabia olmamalı.
0
mikahakkinen
(26.03.26)
15 gün kadar önce bir arkadaşımıza 2024 model 14.000 km'de evolution paket clio aldık, 1270 bin tl'ye kazasız temiz bir araçtı. hem km hem model yılı itibariyle böyle birşey daha mantıklı bu araca göre. ikinci eli de daha kuvvetli.
0
awlmi
(26.03.26)
Arac pahali, piyasasi da cok dusuk. Cok zor satarsiniz. Km si 65 bin. Ilk sahibinin nasil kullandigini bilmiyoruz. 100 binde sanziman elinizde kalabilir. Ikinci el alicaksaniz, riske girmeyin 1 tane japon alin.
0
narod
(26.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.