Giriş
(8)

Ağustos ortası arabasız şekilde Datça'ya gitsek

neden beni sevmedin
işkence mi olur?aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor.
işkence mi olur?
aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.
düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.
belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor. güzergahlara bakınca bilindik bölgelere ulaşım mevcut. ancak göründüğü gibi olmama ihtimaline karşı burdan da bilgi almak istedik.

ancak tam ağustos ortası, muhtemelen epey kalabalık olacaktır. acaba plajlara girmekte vs sorun yaşar mıyız bilemedim. yoksa her plaja girmek için adam başı 3-4 bin tl para mı vermek gerekecek? bilindik koylara mesela havlumuzu atıp girebiliyor muyuz vs gibi sorular kafamızda.

makul olacak diye airbnb den ev tutup, denize girebilmek için dünya para vermemiz mi gerekir?
tatil diye gidip rezillik çekmeyelim.

tşkler.
0
neden beni sevmedin
(12.06.26)
datça'da çok fazla koy var. Minibüsle de gidilen noktalar var. Palamutbükü en güzel yerlerden biri airbnb veya pansiyon çok rahat edersiniz. Eski datça, knidos ve datça'yı gezmek yeterli pek paralı beach olayı yok plajlar büyük. Palamutbükü'nde otellerin derme çatma yerleri var ama dışarıdan da oturuyorsun yediğini içtiğini ödüyorsun.
0
croswell
(12.06.26)
parayı sadece şezlonga yemeğe falan veriyorsun. onlar da zorunlu değil tabii. bazı yerlerde istesen de şezlong yok akvaryum koyu, kurubük gibi..
araba bence şart ama minibüsle o yollar sıcakta çekilir mi bilemedim. toplu ulaşıma bakmak lazım.
0
jelly bear
(12.06.26)
sizin yerinizde olsam ikiye bölerdim. 2-3 gün merkez 2-3 gün palamutbükü. palamutbükünden çevre koylara, knidosa daha rahat gidersiniz, kaldığınız yer zaten şezlong şemsiye verir. akşamları da iyidir palamutbükünün. yani ilk başta datça merkez ve çevresini gezip sonra yarımadanın diğer tarafını gezersiniz.
0
awlmi
(12.06.26)
Araba kiralamak en iyisi olur, en ucuz araç neyse onu kiralayın derim bütçe yoksa. 40 derece sıcakta minibüs beklersin, gelmez. İşkence olur.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
çocuk olmadıktan sonra her türlü idare edilir, keyfi de çıkarılır.
0
lazpalle
(12.06.26)
datça merkezde halk plajı var ücretler pahaşı değil. merkezden ev kiralarsanız ulaşım kolay olur, ancak merkeze uzak sitelerde zor olur. koylarda da öyle abes ücretler yok yediğini ödersin. ben araçsız gitmem egede yazın sıcakta dolmuş eziyet oluyor.
+1
mikahakkinen
(24 saat)
klimasi düzgün çalisan uygun fiyatli,temiz bir apart bul,
küçük bir araç kirala,
sicak bir yana nem yüksek,
(datcaya gitmedim,mugla geneli icin konusuyorum)
+1
designer
(15 saat)
Bilindik koylara ( Kargı, Palamutbükü, Mesudiye, Periliköşk ve Knidos) minibüs ile ulaşım mevcut.
Çeşme ya da Bodrumdaki gibi giriş kapısı olan beachler yok buralarda. Koylarda boş alanlar mevcut istersen havlunu atıp girebilirsin.
Mininüs kalkış saatinden biraz önce durakta olmak yer bulmanı kolaylaştırır.
Beach club, restaurant olan yerler şezlong parası alıyor ya da minimum harcama limiti koyuyolar, değişiyor. Buralarda oturmak şart değil.
Bakir koylara gitmek isterseniz araba şart, onun dışında toplu taşıma ile idare edilebilir.
0
onyx
(6 saat)
(3)

bu bmw 3 mü 4 mü?

exlibris
https://youtu.be/NQDy05tIF6A?t=1960 32:45 de
youtu.be 32:45 de
0
exlibris
(11.06.26)
Camlar çıtasız sanırım 4tür.
0
awlmi
(12.06.26)
4 GC
0
10551037
(21 saat)
bu teyze duz 3 kasaya binmez, daha satafatli gosterisli bir arac olmasi lazim.
o yuzden 4 GC +1
0
cooperr
(18 saat)
(15)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
Ya tüm ortamlarında bu tür organizasyonları yapan o ve yapılmayınca rahatsız olmuş ya da lidere yaranmaya çalışıyor. Genel kural: İşyerinde, hele işyerindekiler hakkında dertleşilmez, astla hiç dertleşilmez. Zararın neresinden dönseniz kârdır.
0
cosmicstring
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Vallahi büyük konuşmayayım da iş yerinde yöneticiye ya da bir başkasına böyle osuruktan veya herhangi başka bir nedenle hediye almak benim nazarımda karaktersizliktir. Ha en az 5 yıldır iş dışında da iyi görüştüğüm iş arkadaşımdır ona hediye alırım ama onu da ofiste organize etmem bireysel alır geçerim. onun dışında şuna hediye alıyoruz afrikada kuyu kazıyoruz şunu yalıyoruz bunu emiyoruz gibi herhangi bir organziasyona da borcum var kusura bakmayın ben katılmayacağım derim. böyle yöneticiye jest gibi hareketler yapan tipten her bayağılığı beklerim mecburiyet dışında muhatap da olmam.


Herifin notu bende zaten sıfır ama senin yöneticiyle arandaki gıcık konusunu yöneticisiyle arasındaki diyaloğa yansıtıp yansıtmamak konusu apayrı. Sen adamın babasının oğlu değilsin. Senin için yöneticiye tavır alması beklentisine girmen de ayrı bir sineklerin tanrısı hikayesi.
-2
Batuhanolabilir
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(20 saat)
(8)

Hayatta kalma temalı filmler

egerbiryolcu
Düşüş 127 saat gibiGerilimli ve atmosfer olarak sakin, kalabalik kadrosu olmayan, hayatta kalma temali film öneriniz var mı?
Düşüş
127 saat gibi

Gerilimli ve atmosfer olarak sakin, kalabalik kadrosu olmayan, hayatta kalma temali film öneriniz var mı?
0
egerbiryolcu
(10.06.26)
Mirket
(10.06.26)
nothing in my way
(10.06.26)
hakmut
(10.06.26)
aklıma direk all is lost geldi. denizciliğe merak varsa biraz daha sarar.

www.imdb.com
0
awlmi
(10.06.26)
Society of the snow

www.imdb.com
0
truf
(10.06.26)
Cast Away

The Road
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
Last Breath, 2019
Pressure 2015
0
unabomber
(11.06.26)
The Platform
0
auroraaurora
(11.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(15)

Paris'i abartılmış bulmak ve önyargılar. (ve Louvre Müzesi)

put it in your appropriate place
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.B
İmkanlarım sayesinde iyi gezdiğimi düşünüyorum ve böyle giderse baya da gezmiş olacağım.

Neyse o kadar geziye rağmen henüz Paris'e gitmedim. Anlamsızca Paris'e ön yargım var. Öyle merak da etmiyorum açıkçası. Yine de hazır imkanım varken belki Eylül ayında gidebilirim. Gideyim de aradan çıksın diye.

Birde millet Louvre Müzesine ölüyor bitiyor. Benim hiç ilgimi çekmiyor. Bir arkadaşım diyor Paris'e git ve illa Louvre müzesine de ziyaret et. Dedim ilgimi çekmiyor ya, gitmem. Adam öfkelendi lan. Ne demek gitmem. Hayır ilgimi çekmiyor, meraklısı değilim kral. asdhjksahdk

Yani Mona Lisa, iyi güzel hoş. Tamam başyapıt ama gideceğim şimdi Mona Lisa ve diğer resimlere bakacağım, diyeceğim oo güzel yapmış. Öyle devam edeceğim. Hiçbir şey anlamadan bakmış olacağım.

Kendimi geliştirmiş biriyim ama resim konusunda düz adamım. Karikatür karakteri (bkz: Düz Adam Sami)'den farkım yok resimde. Dolasıyla Louvre Müzesi ve diğer sanat müzelerine gitmek pek anlamlı olmuyor benim için.

Bir arkadaşım gitmişti birkaç sene önce. Çok pis diyordu. Hafif hayal kırıklığına uğramıştı.

Çevrenizde var mı Paris'e gitmeyip ön yargılı olan veya gidip ne biçim şehir lan burası diyen?
0
put it in your appropriate place
(07.06.26)
paris sanat sepet sevmiyorsan seveceğin bi şehir değil.
binaları sokakları güzel. bazı metroları ve sokakları pis cidden.
ama avrupada çoğu yer böyle ki zaten. müze, bina, saray, güzel sokaklar falan.
e bunları sevmiyosan parisi de sevmezsin.
disneyland güzel ilgin varsa.
ben gittim ama müzeler ilgimi çekmiyor. aklımda müzelerle ilgili ne kaldı dersen sıfır. resim-heykel-tarihe pek ilgim yok.
müzik-tiyatro severim daha çok.
ama ortam, güzel binalar, sokaklar parklar vs görmek istiyosan gidebilirsin. ha bi de eyfel.
0
jelly bear
(07.06.26)
ben. paris ve fransa asla ilgimi cekmiyor.

cok fazla zengin turist ülkesi ve sehri. fransiz mutfagi da bok gibi bence. sacma sapan seyler. baget dümdüz ekmek nedir allasen...

fransizca duymayi da görmeyi de sevmiyorum. fransiz sinemasi da cogu zaman cok sapikca geliyor. fransiz ressamlar da benim tarzim degil.

fransa'da strasburg'da gittim hic begenmedim. cannes bildigin konyaalti sahili gibi bir sey var. nedir bu tatava yani..
louvre ve bir tane daha büyük müze var orada. koleksiyon olarak iyidirler diye düsünüyorum.

baya biased büyük ihtimalle ama fransa sevmiyorum. atatürk'e de kemal diyip duruyorlar. bi düstur cekin siz önce dlfkjg
-1
Purple life
(07.06.26)
Görev gibi seyahat etmek benim aklımın almadığı bir şey. Aradan çıksın nedir, marketten yoğurt alır gibi. Hitap etmiyorsa gitme, yapma.
+5
sekizdokuzon
(07.06.26)
@sekizdokuzon, doğru diyorsunuz. Merak ettiğim başka şehirler var. Bir tanesine direkt uçuş yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(07.06.26)
Paris eyidir hojtur ama benena.

Paris turist olarak güzel eyvallah ama sana katılıyorum aman aman bir albenisi bende de yok.

Kendini kasmadan gideyim notre dame göreyim louvre göreyim şanzelizede bi turlayıp geleyim dersen tamam.

Ama anlam yüklenecek vizyon katacak rüya yaşatacak vs saçmalıkları barındıran bir yer değil.
Heryer çöp pislik+1
-1
basond
(07.06.26)
ben de özellikle avrupayı epey bir gezdim. Fransa'nın güneyine filan da gittim ama hiç Paris merakım yok. bir de hep nasılsa bir gün iş güç vs bi sebepten yolum düşer diye hiç öncelik vermedim, yaş 40 oldu yolum da düşmedi yani:) Eyfel falan hiç ilgimi çekmiyor. Louvre yine de görmek isterim tabi ama maksat müzeyse adres Londra olmalı.
0
awlmi
(07.06.26)
Bunun sendromu var: tr.wikipedia.org

Ben 10 küsur yıl önce gitmiştim.(10 yıl önceye göre şimdi sokaklar daha pis ve tehlikelidir tahminen.) Görülmesi gereken bir yer derim ama ilk 5 şehrime girmeyebilir. Mesela ben Edinburgh'tan çok daha fazla etkilendim. Londra'yı da daha üste yazarım.

Louvre güzel ama ben Orsay müzesini daha çok sevmiştim, daha bildiğim sevdiğim resimlerin orijinallerini görmüştüm mesela.

gitmek istemiyorsan gitme yav. İlla tik atıcam diyorsan da birkaç gün git oradan ya yukarı Belçika Hollandaya geç, ya da Cannes Nice vs. güneyde takılıp İtalyaya geç fıstık gibi İtalyayı dolaşırsın.
+1
nhk ni youkosu
(07.06.26)
Ben paris'e iki kere gittim. Fransa'da yaşayan biri olarak hiçbir güç beni orada yasatamaz amma lakin turist olarak (Fransızca konuşan biri olarak) ben severim. Tabi yemeğini yemeği, kültürel şeyleri falan. Kişi bunlardan hoşlanmıyorsa olmayabilir (bu arada louvre gitmedim.)
Biraz ne istendiğine bağlı. Bence görülmesi gereken bir yer ama Fransa'da görülmesi gereken çok yer var.
Açıkçasi kutsal kitapta yazıyor gibi tatil yeri yapmamak lazım:) nereyi istiyorsaniz oraya gidin. misal millet barcelona çok seviyor ama beni de hiç etkilememis yerlerden biriydi. Kişiye bağlı yani. Zorla tatil yapmaya gerek yok.
Bu arada Türkiye'de tabiki Fransa/Paris önyargısı var.
Biraz gidip eksi'de new york, londra, los angeles vs her yeri okuyun. Bir sürü sevmeyen çıkacak. Yani her yeri sevmeyen kişi var. Fransa'ya karşı ekstra olabilir bilmiyorum (misal Fransa Irak savaşına katılmadığı ve onaylamadığı için Amerikalılar ekstra sevmezlerdi bir dönem). Dediğim gibi redditte okursanız çok seven de var, o yüzden fikrinizi bence kendiniz verin, kimin ne dediğine çok bakmayın.
+2
logisticsmanager
(08.06.26)
dunyanin en onemli sehirlerinden, hatta xiv louis zamanindan napoleon'a kadar dunyanin en onemli sehri olmus bir yerden bahsediyoruz. dolayisiyla ben herkesin bir kere gitmesi gerektigini dusunuyorum. tayland degil ki bu istemiyorsan gitme diyelim.

istanbul, roma, paris, londra, amsterdam, new york, tokyo, petersburg, pekin. bu sehirlere herkes gitmeli.

louvre'da sadece tablo yok. 10 bin yillik heykel falan da var orada. cok zengin bir koleksiyon. paris'i ben de cok sevmemistim. cografi olarak bir esprisi yok. tekrar gitmek icin bir istek yok icimde. ama onemli bir yer ve gitmeden rahat edemezdim.
+1
antikadimag
(08.06.26)
Zevkler,renkler...
Hoşuna gitmiyorsa,aramıyorsan boşver.
+1
denizciman
(08.06.26)
pariste 1 sene kadar yaşadım. yaşamak için zor bir şehir. müze ve şehir yapısı olarak güzel. evet abartılıyor olabilir ama dünyada paris gibi bozulmamış kaç şehir var? 2. dünya savaşında bile zarar verilmemiş bir şehir. başkent anlamında bakarsan dünyanın en tarihi ve en sanatsal şehri olabilir. ayrıca 1 haftada falan gezemezsin tamamanı bitirmek çok zor. turistik yerleri 1 hafta olabilir ancak detaylı gezmek zaman alır.
ayrıca arkadaşlar parisi boklayana kadar ne gördünüz allahını severseniz ya.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Ben de geçen yıl ön yargılı gittim. Fakat gayet güzel bir şehir. Mutlu ayrıldım.
0
adivar
(08.06.26)
Istanbulda yasamiyorum ama istanbul paristen güzeldir. Bogaz var bi kere.
-1
Purple life
(08.06.26)
Pesin not: Fransa'da yasiyorum. Bu yasadiginiz sadece Paris icin degil hemen hemen pek cok Avrupa sehiri icin gecerli. Yani bir sehri turist gozusyle geziyorsaniz o sehrin size sunduklarini tam olarak anlayamiyorsunuz. Yani asil Paris Louvre, Luksemburg Parki, Notre Dame, Eiffel falan degil. Bu Istanbul'a gelip Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi'ni gezmek gibi bir sey. Istanbul biraz Yeni Raki reklamlarindaki gibi aslinda. Gezdiginiz sehirlerden zevk almak istiyorsaniz o ruhu yakalamaniz lazim, bu da aslinda zor, anlatilabilir bir sey degil ama oradan birilerini taniyor olmak kolaylastiriyor (belki de bunsuz mumkun degil). Bundan 3, 4 sene once bir karikatur gormustum, bir ulkeye/sehre tasinmis olmak demek x muzesi, y katedrali neyse yaninizda olmasina ragmen nasil olsa bir ara giderim diye hic ugramamis olmak demektir diyordu (bu minvalde bir seydi). Cunku o turist kafasindan cikinca gercek hayata karisiyorsunuz ve bir sehrin size gercekten (iyi, kotu) sunabileceklerini deneyimlemeye basliyorsunuz. Eger turist olarak bunu kirmak istiyorsaniz size tavsiyem farkli bir yere gitmeniz. Avrupa'da belki Reykjavik olabilir, hem de kisin. Bosverin, kardan hicbir yeri gezemeyin. Iste o zaman gercek Izlanda ruhunu yasamis olursunuz. Bati'da belki New York City olabilir. Kuba olabilir. Asya'nin cok buyuk bir kismidir zaten. Imkan varsa Cin'e veya Japonya'ya gidin. Bu arada sunun da etkisi var: Biz zaten yari Avrupaliyiz. Istanbul mesela diger Avrupa sehirlerinden cok da farkli degil. Dolayisiyla bildigimiz, gordugumuz seyler. Ben Avrupa'da yasadigim icin is harici Avrupa'da seyahat etmiyorum. Zaten her sehir birbirine benziyor. Hatta bunun da bir karikaturu var: Every European City diye: keenbeanstudio.myshopify.com

Objektif degerlendirmelere bakarsak yazan herkese katiliyorum. Mimari acidan korunmus, bakimli, fakat bazi yerler pis ve tekinsiz. Acikcasi tehlikeli bir sehir olarak goruyorum. Bazi bolgeler komple bizim eski Esenler Otogar'i gibi, tipler falan. Istanbul gibi kaotik buluyorum. Guzel restoranlar var fakat bu da eger cok zengin degilseniz ciddi bir ayirt edici ozellik degil.
+4
Sour
(08.06.26)
Paris benim de hiç ilgimi çekmiyor. İş seyahatinde aktarma yapmıştım birkaç saat geçirdim. Bir daha gidesim gelmedi. Tüm Fransa'ya karşı bir önyargım var aslında. Dünyada görülecek o kadar çok yer var ki bir tanesi eksik kalabilir bence.
0
peki madem
(08.06.26)
(11)

Hangi hayatı seçerdiniz?

stefano
3 seçeneğiniz var diyelim. -Marmaris, Bodrum gibi bir yerde yaşayıp remote çalışmak-Istanbul'da yaşamak, ofise gidip gelmek-Almanya, ofisten çalışmakHepsinde yaşam standartı aynı olarak varsayın. Hangisini seçerdiniz?
3 seçeneğiniz var diyelim.

-Marmaris, Bodrum gibi bir yerde yaşayıp remote çalışmak
-Istanbul'da yaşamak, ofise gidip gelmek
-Almanya, ofisten çalışmak

Hepsinde yaşam standartı aynı olarak varsayın. Hangisini seçerdiniz?
-1
stefano
(07.06.26)
İstanbul'da yaşamak ofise gidip gelmek. Yazları yurt içi tatil yıllık izinlerde yurtdışı tatili yaparım ama sürekli kalacağım yer İstanbul olmalı diye bu secenegi tercih ederdim.
-3
egerbiryolcu
(07.06.26)
Istanbul'da yaşamak, ofise gidip gelmek.
-3
put it in your appropriate place
(07.06.26)
Ne kadar saçma gelse de İstanbul.
Yazlık yerler kış olunca çok yaşanır olmuyor. Yazın da cehennem sıcakları cabası
Yurtdışı tamamen kumar, kültür farkı değil. Yaşanmaz
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Almanya'da maaşlı çalışmak sanıldığı kadar kolay değil, daha insani şartlarda daha az mesai yaparsın ama ortalama bir hayat standardının üstüne çıkması zor.

Yazlık mekan on numara olur ama amaç para kazanmaksa İstanbul gerisi yalan.
+1
kimlanbu
(07.06.26)
Cocuk varsa Almanya.
Almanya sosyal bir devlet Single cocuksuz olmak herkesin yükünü omuzlaman da demek. Calisma saatleri az. Cocukla zaman gecirmek icin cok ideal.

Cocuk yoksa bodrum.

Istanbul‘da napicaksin herkes oradan kacmays calisiyor. Gezmek icin harika, büyüleyici bir sehir. Yasamak cehennem gibi. Trafik falan cekilmez hic.
-1
Purple life
(07.06.26)
1-Marmaris, bodrum: yurt dışında yaşama isteğim olmadığı için.
2-almanya: eğer yurt dışında yaşamaya okseniz
0
mor oje
(07.06.26)
hepsinin yaşam standardı aynıysa Almanya'da ne işim var. açık ara en sıkıntılısı bu opsiyon bence kıyasa bile girmez. diğer ikisi arasında ise 40 yaşa kadar istanbul, sonrasında bodrum.
0
awlmi
(07.06.26)
Marmaris, Bodrum... guzel hava, kisin trafik yogunlugu olmamasi, sessiz sakin kulaga super gelsede ben Almanya'yi secerdim.

Istanbul'u zaten yorucu ve stresli oldugu icin eliyorum.

Turkiye'nin gundemi benim icin cok hareketli. Takip etmesi cok yorucu. Ister istemez takip ediyoruz ama yurt disindan guvenli bir sekilde, olan bitenden etkilenmeden takip etmek benim icin daha saglikli. TR'de anlik alinan bir karar, aniden cikarilan bir vergi, degisen bir yonetmelik bir anda butun planlarinizi altust edebilir... Ne yazik ki boyle bu. Bak somutlastirayim:

Bir sabah kalkiyorsun haberlerde 3 senedir ogrenci oldugun, akademisyen oldugun universitenin kapatildigini goruyorsun... 2 gun sonra yeniden aciliyor.

Bir gecede alinan bir kararla otv arttiriliyor. Dun almayi planladigin arabanin fiyati bugun 300.000 tl artmis.

Telefon, alkol, sigara zamlari.

Aksam 28 lira olan doviz kuru sabah 32 oluyor. Tum maliyetler bir gecede degisiyor.

Airbnb'den biraz para kazaniyorsun. Bir kararla yasaklaniyor. Sonra baska bir ise yoneliyorsun Airbnb tekrar aciliyor.

Kredi karti ile bir sey alacaksin pat diye taksit sayisi, limiti her sey degisiyor.

Lise giris sitemi kac kez degisti hatirlamiyorum.

bakanliklar birlestiriliyor sonra tekrar ayriliyor.

Yurt disina is yapiyorsun, paypaldan odeme alacaksin. Bir uyaniyorsun paypal yasaklanmis. Sonra sirket Tr'den cekiliyor.

Uber yapayim biraz para kazanayim ek gelir olur diyorsun. Uber yasaklaniyor...

Yanlis anlamayin. Turkiye'yi kotulemek icin yazmiyorum. Bu karar almalar cok hizli, cok ani oluyor. Ben Turkiye'de yasamadigim halde, takip etmekte bile zorlaniyorum.

Bu yuzden ben boyle bir yol ayriminda olsam kesinlikle Almanya'yi tercih ederim. Siz farkli dusunebilirsiniz...
0
thetruenorthstrongandfree2
(07.06.26)
Sanırım işe gitmeyi seven tek benim. Evden çalışmak, uzun süre yazlıkta bulunmak hiç bana göre şeyler değil.

Şu an günlük commute sürem 4 saat, 6 araç. 5 yıl oldu, zaman zaman çok zorladığı oluyor ama gayet memnunum. Özellikle tatil zamanları evde duramıyorum, evde çok bir şey yapamıyorum.

Bir şeyi değiştirme şansım olsaydı o kalabalığı azaltmak olurdu. Her yolculukta oturarak gitsem başka bir şey istemem. Ne araba ne servis…

Bu sebeple kesinlikle Almanya, özellikle güzel bir iş yeriyse fazlasıyla tamım. Mesela kuzey ülkelerinde her yere bisikletle gidiliyor, ulaşım çok rahat. Bisiklet kitleme derdi bile yok neredeyse, arka tekerin dönüşünü engelleyen kilidi kapıyorsun ve bitti. Arabaya mecbur değilsin parkla uğraşmıyorsun, zamanının büyük kısmını arabaya vermek durumunda değilsin.
-2
substituent
(07.06.26)
uzaktan çalışacağımız yeri seçebiliyorsak uzaktan çalışma.
0
late viper
(07.06.26)
almanya
0
mikahakkinen
(08.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(4)

Mutlak Butlan olayı sonrası ne olacak? ne olur?

mikahakkinen
kimse yazmamış. bundan sonraki hukuki süreçte özel grubu itiraz etse de 1 senede anca anayasa mahkemesi karar verir deniyor. butlan temmuz veya ağustos bekleniyordu. neden erkek bu kararı aldılar? amaçları chpnin birbirine düşmesi mi 2026 dar erken seçim mi düşünüyorlar. Ekonomi kötü bu kararı alama
kimse yazmamış. bundan sonraki hukuki süreçte özel grubu itiraz etse de 1 senede anca anayasa mahkemesi karar verir deniyor. butlan temmuz veya ağustos bekleniyordu. neden erkek bu kararı aldılar? amaçları chpnin birbirine düşmesi mi 2026 dar erken seçim mi düşünüyorlar.

Ekonomi kötü bu kararı alamazlar dendi ama gene yapamaz denileni yaptılar.

Ne olur?
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Ana muhalefet partisi olmadan seçim dizayn ediliyor. KK satın alınmış durumda. Koltuğa oturunca partiyi kurultaya götüreceğim demedi. En son 80 askeri darbesinde bir muhalefet lideri görevden alınmıştı. Dinden kitaptan bahsedenler hukuku aparat olarak kullanıp milyonlarca insanı buruk bir vaziyette bayrama sokuyorlar. Sonuç: Tek adam rejimi devam eder. Tükiye Cumhuriyeti büyük yaralar almaya devam eder.
+5
HellKeePer
(22.05.26)
KK temyize giderse süreç uzayacak bu süreçte Özgür Özel kabinesinin iki yolu var. CHP'de kalıp beklemek ya da Emek partisine geçmek.
Bu süreçte de AKP muhtemelen baskın seçim uygulayacak. CHP %8 civarı oy alacak Emek partisi %15-18 bandında haliyle akp karşı bloğu zayıflatmış olacak.
+1
croswell
(22.05.26)
çok üzülerek; muhalefetin pek fazla seçeneği yok. yeni parti mümkün ama çözüm olmayacak. bu kadar dağılmışlık ve darbe içerisinde, ayrıca çevremizde savaşlar varken baskın seçim olursa iktidar geçen seçimden dahi daha yüksek bir oyla devam eder. bütün muhalefetin arkasına hizalanabileceği bir aday da şuan yok. mansur başkanın da geçmiş dönemdeki algısı zayıfladı. iktidar kürt oylarını da bir şekilde tarafına çekiyor. umarım bilmediğimiz bir çözüm yolu bulunur ama sanmıyorum. bir dönem daha akp iktidarı kesin gibi. nüfusumuz tam anlamıyla yenilendiğinde yani bir 10 sene sonra işler ancak değişir.
+1
awlmi
(22.05.26)
Alevi dedeleri belediye reisi yapılma karşılığında AKP ile anlaştı. Satın alındılar.

Edit: Gadıköy alevileri basmış eksiyi .d rahatsız olmişler .d.d
-5
michael harddd
(22.05.26)
(29)

Ciddi Bir İlişki Sorusu

askingforafriend
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz.
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.

2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz. En ufak aktivitelerde bile müthiş keyif alıyoruz. Seks hayatımız harika. Birbirimiz olmadan yaşayamayacağımızın farkındayız ve ciddi gelecek planları yapıyoruz.

Fakat 1 ay önce kızla ilgili bazı şeyler öğrendim. Özetle; kız daha önce tinder kullanan, sayısı 10'un altında olmak üzere farklı erkekle birlikte olmuş, anal seks, korunmasız seks yapacak, çeşitli seksi iç çamaşırları alacak, spotify'ında seks playlisti olacak, çekmecesinde kondom bulunduracak kadar ileri gitmiş birisiymiş. Bana seks sırasında "daha önce iyi seksim olmuştu ama seninle bir başka" diyebilecek kadar da eski "iyi sekslerini" hatırlayan, bunlardan dolayı kötü hissetmesi gerekmediğini düşünen, kendince "ilişkiler yaşamış" birisi. (kesinlikle kötülemiyorum, bu onun kültürü, ama sadece bana ters.) Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim.

Tabii ki kızı yargılamıyorum ve ayıplamıyorum. Bu saydıklarım sadece bana uygun değil. Böyle birini eşim olarak düşünemem, gelecek planı yapmam. (eğer başta bilsem hiç bu seviyeye gelmezdim kızla) Bu öğrendiklerim istemsizse gözümün önüne geliyor ve bunları düşündüğümde kızdan tiksiniyorum.

Tinder detayını öğrenmeden önce benzer konular canımı sıktığından kızdan 2 kez ayrıldım fakat aradan 1 hafta geçtikten sonra gidip barıştım ve tekrar devam ettik, çünkü onsuz yapamadım.

Şimdi mevcut durum şöyle: kıza aşırı bağlıyım ve onsuz yapamaz haldeyim, bu yukardaki düşünceleri bir şekilde düşünmediğimde süperiz, bunlar olmasa şu anda nikahı basardım hatta. Ama artık uykularımda bile aklıma gelmeye başladı bu düşünceler ve inanılmaz midem bulanır oldu kızdan. ama hala seviyorum. ve mesela başkasıyla görsem kafayı yerim.

Bu akşam kıza bu düşünceleri (çok dikkatli ve onu suçlamadığımı, yargılamadığımı belirterek) açıklayıp onu çok sevdiğimi, fakat gelecek planı yapamayacağımı söyleyeceğim. ilerde pişman olmaktan çok korkuyorum. yaş da artık 30 olacak ve böyle tutkulu bir ilişki bulamayacağımdan (veya ilerde bulacağım kızların benzer/daha kötü geçmişi olacağından) korkuyorum. ama bu kızla da gitmeyeceğini düşünüyorum çünkü bu düşünceler hep kafamda olacak.

Varsa yorumlarınızı alırım. Özellikle benzer bir şey yaşamış birisi var mıdır acaba?
-29
askingforafriend
(21.05.26)
Herkesin bir geçmişi var bunlar çocukça düşünceler. Öğrendiğin için rahatsız oluyorsun, bundan sonraki partnerinin de bir geçmişi olacak. Cinsellik kirli birşey değil.
+1
grimavi
(21.05.26)
Yorumum su

Düzgün iliskiler öyle aman aman tutkularla baslamiyor. Ayril baris olmuyor.

Genel olarak seni stabil bulmadim. Kizi bilemiycem. Kafasi karisik sen toparlsyici olab o görünüyor. Iliskiler böyle ikna gazla yürümez.
-2
Purple life
(21.05.26)
Hocam sevgililerinin olmuş olması rahatsız etmezdi, beni rahatsız eden tinder gibi ortamlarda sevişmek için erkekler aramış ve sevgililik temeli olmadan ilişkiler yaşamış olması. belki haklısın, 3-5 yıl sonra ben de bu kafaya varacağım ama açıkçası şu an böyle bakamıyorum..
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
bir kadın olarak, kızın geçmişindeki bu olayların onun için sadece basit anılar olarak kalmış olduğuna; sizin yüklediğiniz anlamların binde birini yüklemediğine eminim ama ispatlayamam.
bana kalırsa bu uyumu yakalamışken çok yazık edersiniz. ancak yargılarınız bu ölçüdeyse, her ikiniz için de çok doğru bir karar vermişsiniz; bunun için tebrik ediyor, her ikiniz için de olabildiğince acısız sonlanmasını temenni ediyorum.
+5
lil siztah
(21.05.26)
karakter kendi karakterin. sana maalesef kimse yardımcı olamaz. zaten günümüz dünyasında özellikle avrupalı bir kadın için (ki artık türkiye de pek farklı değil) bunların çok normal olduğunu bilen birisisin. çok büyük olasılıkla karşına önümüzdeki dönemde çıkan kişilerde bu duyguları arayacaksın, toksik geceler geçireceksin, geri döneceksin tekrar ayrılacaksın, onlarda da kafaya taktığın bu benzer durumlar olacak, en iyi ihtimalle sadece sen bilmeyeceksin. ayrıca kadın zaten seninle de cinsellik yaşıyor yani bu duruma bu kadar da kafa takman biraz abes. yaşı zaten küçük, ilişki aramaması, eğlencesine takılması da oralarda gayet normal. seninle olduktan sonra işi ciddiye bindirebiliyor olması ve sadık kalması işin kıymeti.
0
awlmi
(21.05.26)
evet farkındayım onun için anlamlı şeyler değil, dürüstçe zaten bir şeyi saklamadan söyleyebiliyor bunları ve geçmişindeki kişilere veya olaylara bir anlam yüklemediğini ben de düşünüyorum. sadece bu durum artık beni uykumdan uyandıracak kadar rahatsız eder bir boyuta geldi. dediğiniz gibi benim için anlamı çok farklı. yaş ilerledikçe acaba bu düşüncelerim değişir mi ve pişman olur muyum diye de korkmuyor değilim...
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
@awlmi teşekkür ederim yorum için çok haklısın. ikimiz arasındaki şey, ikimizin de ilk kez yaşadığı ve çılgın bir şey olarak adlandırdığımız, kendiliğinden gelecek hayalleri kurduran bir ilişki. fakat onun geçmişindeki ilişkiler farklı. diğer kadınların da benzer olduğu konusuna da katılıyorum ama umudum ilişkilerini aşk üzerine kurmuş, sırf seks için tinder vb gibi ortamlara girmemiş birisini bulabilmek. hatta daha az tutku olsun bu dediğim şartlar olsun ok diyorum neredeyse.
0
🌸askingforafriend
(21.05.26)
Hissiyatiniz modern/cagdas vs bakis acisina uymasa da gayet dogal, erkek tabiatina ait dogal hisler. Durumun farkindasiniz zaten, bu dusunceler uzun vadede bir yere gitmeyecektir. Kimsenin gecmisini %100 bilemeyeceginiz gercegini hatirlatarak, bu konularda takintiliysaniz biraz daha star isigi az olan birine yonelmeniz lazim uzun vadede.
-2
mbond
(21.05.26)
Ayrıl tabi ki.
Olmaz o iş
+2
Cezcez
(21.05.26)
Evlenme, sıkılana kadar devam, sonra ayrıl, bu süreçte soğumaya çalış
-21
arbre
(21.05.26)
kalbinle beynin catisma halinde. hakem sensin.
+1
baldur2
(21.05.26)
bu tamamen kişisel bir tercih ama yapamayacağına eminsen ne kıza ne de kendine eziyet etme. ayrıl ya da ayrılma her durumda mutsuz olacaksın ne şekilde mutsuz olacağını seçmek senin elinde.
0
orpheus
(21.05.26)
Ayrıl abi, düzgünce izah et, ağlayarak ayrılacaksınız muhtemelen. Ama hissiyatım o ki bu " geçmiş " olayı senin kafanı hep meşgul edecek, o yüzden ayrılman lazım, bize söylemesi kolay tabi, yapacak olan, acı çekecek olan sensin.
0
kumandanim
(21.05.26)
Yapamayacağınızdan eminseniz neden devam ediyorsunuz? Onsuz yapamam diyorsanız neden geçmiş konusunda diretiyorsunuz?

Kendimi ayrılığa hazır hissetmiyorum vs. gibi şeyler diyebilirsiniz. Ama bunlardan fayda geldiği görülmüş şey değil, acıyı erteliyorsunuz.

Hayat sizin hayatınız, ama bence şunu göz önünde bulundurmanız gerek; karakter paket halinde geliyor. Siz anlaştığınız bir kişiyi bulmuşsunuz, eğer bu paketin içinde diğer özelliklerle beraber cinselliği tabu olarak görmemek varsa uyuşacağınız diğer insanlarda da bu özellik olacaktır. Komple bir yaşam tarzına dahil bu tip şeyler. Hele ki 20'li yaşlarının ortasından sonra cinsel anlamda bir geçmişi olmamış insanların tek özelliği bu olmasa gerek değil mi? Bu tercihi yapmalarına sebep hayatlarında başka birçok şey daha olmalı, paket halinde gelecekler yine, onlarla anlaşabilecek misiniz? Tutkulu aşkı geçtim.

Eğer aradıklarınız ve beklentileriniz uyuşmuyorsa bu sizden kaynaklı, çözebileceğiniz bir problemdir. Skalanın ya bir tarafına ya diğer tarafına adapte olmak sizin faydanıza.
+1
akhenaten
(21.05.26)
sana uymadığı çok açık. pişman olacaksın bu da. sevmiyorsun bu arada. seksin yan etkileri bunlar.
0
gabe h coud
(21.05.26)
her tanıştığı ve birlikte olduğu erkeğe sen hayatımdaki ikinci erkeğimsin diyen bir kız arkadaşım vardı . bu kız en azından dürüstçe söylemiş anlatmış .
bence geçmişi ile yargılama , ruh eşini bulmuşsun bırakma pişman olursun.
temiz düzgün sandığın biri ile tanışsan da geçmişini iyi saklarsa bilemezsin bu detayı da düşün derim.
+1
devilone
(21.05.26)
konunun sevgi temelli olmayan cinsellik ve dating app'ler olduğunu "zannediyorsun" bence. büyük ihtimalle konu alma verme dengesinde. sen kadının sana ateşli ve dolu dolu bir cinsellik sunmasına çok değer vermişsin, muhtemelen bu sebeple hayatında çok önemli bir yere koymuşsun bu kadını. onun ateşli , iştahlı ve maharetli oluşunu (kendi deneyim eksikliğinden ötürü) nadir ve kıymetli bir tutum olarak kodlamışsın. ancak bunu tinder'dan tanıştığı bir adama sırf eğlencesine sunabilmesi senin yaptığın kodlamaya tezat oluşturuyor.

sıkı ve ateşli bir cinsellikten fazlasını ara bu ilişkide. bulamıyorsan zaten bu ilişki kendi kendini bitirecek.
+5
loch ness
(21.05.26)
hocam güzel giden şeyi bozmanın ne lüzumu var.

kız canı çekmiş sevişmiş n'apsın yani. anal, seksi iç çamaşır, çekmecede kondom bunlar dünyanın en normal şeyleri ya. belli ki eski ilişkileri dandik geçmiş ki seni böyle yürekten seviyor, erkeksi buluyor. tinderdan bulduğu adamdan en fazla ne olabilir ya bi doggy bi misyoner sonra evlere dağılmaca ne var büyütecek. düşünmemek lazım bu kadar. meselenin güzel tarafı geçmişini sana samimiyetle anlatmış olması. içten pazarlıklı, sinsi bir kız değil belli ki. duyuruda bile kimleri gördük kimleri; sözde ''sadık'' ama 'sevgilimi seviyorum fakat başka erkeklerin de tadına bakmak istiyorum' diyen, aklı yaşayamadığı günlerde kalanları...

partner sayısı isterse 2 katı olsun avrupalılar daha etik sahibi, düzgün kadınlar. evlen gitsin. mutluluklar dilerim.
+3
yurtsuz john
(21.05.26)
Bu Orta Doğulu kafasıyla gidip niye Avrupalı kızlarla oluyorsun köyden ananın bulduğu kızla evlen gitsin.
Neyse ayrılın da kız Alman erkeğiyle olsun mis gibi.
+3
kullaniciadimvar
(21.05.26)
gecen gecmisinde escort ile gorusen erkek duyurusunda erkegin itin gotune sokulmasinda consensus vardi, simdi ise gecmisi benzer olan kadin seksuel ozgurlukten, liberallikten falan ovgulerle goklere cikarilmis. bu nasil bir ikiyuzluluk aq?
-1
baldur2
(21.05.26)
@baldur2

Farkı şu birinde karşılıklı istek ve rıza ile yaşanan ilişkiler diğerinde parayla satın alınmış rıza ile yaşanan ilişkiler.
+7
grimavi
(21.05.26)
zinan edenlerle zina edenler evlensin zaten
-6
mantık
(21.05.26)
sen türk erkeğisin, o alman kızı. senin bunları hissetmen normalken onun bunda bi sorun görmemesi de normal.

bence evlilik olmadan gittiği yere kadar gitsin, onun da evlilik diye yandığını sanmıyorum. bakarsın sen kabullenirsin onlar için normal olduğunu.
+1
antihero
(21.05.26)
kızla ciddi düşünmeyeceksen söyleme devam et keyfini çıkar. zaten bu hayatı yaşamış bir kızla uzun soluklu bir evlilik vb söz konusu olamaz.bu tür seks odaklı kadınların her zaman gözü dışarıda olur. 1000 tane gözlemden geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum. hırpalama kendini keyfine bak.
-6
administ
(21.05.26)
İçine kurt düşmüş. Evlenirsen bu kurt seni yer bitirir. Fazla uzatmadan adaya veda et
0
Zulm
(21.05.26)
seks hayatinizin harika olmasini saglayan o kizin gecmiste yasadigi iliskiler zaten. sen de bu konuyu bu kadar problem ettigine gore gecmisinde boyle baska bir iliskin olmamis. bu nedenle once ne kadar kiza asik oldugunu, ne kadar muhtemelen ilk defa yasadigin bu ozgur seks hayatinin sarhosluguna kapildigini anlaman gerekiyor.

o kiz da genelde bedensel iliskiler yasamis biri olarak seni tutkulu ve duygusal bir erkek olarak goruyor muhtemelen. yani ikiniz de birbirinize yeni seyler vaat ediyorsunuz. boyle cok kasmaya, uykulardan uyanmaya falan gerek yok. yoksa sen bu kizi bogarsin bu kafayla.
+4
antikadimag
(22.05.26)
Tecrübesiz bi kızın sana böyle şeyler yaşatacağını düşünmen tuhaf.
Kız senin ahlak değer yargılarına uymayacak bu da değişecek bir kafa değil bence yol yakınken kıza dürüst davran.
+1
rayde
(22.05.26)
türk kızı olsa ikincimdin derdi daha mı mutlu olurdun ? =) ilki kazaydı.. pişmanım.

çok takılma bence geçmişe. hayatını yaşa, gelecek planı yapacak yaşta değilsin - 35 e yaklaşmadan evlenme bence ki farklı ülkedesin, hayatının keyfini çıkar bokunu çıkarmadan.
0
kveldulv
(22.05.26)
"Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim."

Bu cümle ve getirdiği "acaba" ile ömür boyu yaşayabilecek misin? Evet diyorsan devam, diyemiyorsan içini kemirecek sürekli.
0
matematisyen
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(4)

Yurtdisi tur firmasi hangisini tercih ediyorsunuz?

warrior princess
Balkan turu dusunuyorum.
Balkan turu dusunuyorum.
0
warrior princess
(21.05.26)
bukla ve fest en iyileri
+1
croswell
(21.05.26)
geçtiğimiz dönemde aile büyüklerini gönderirken baktık. aslında bütün tur şirketleri aynı tarihlerde aynı organizasyona bilet kesiyor. eğer tarihe ve gideceğiniz tura karar verdiyseniz birkaç yerden bakın zaten aynı organizasyona alıyor olacaksınız çok büyük ihtimalle. o sebeple kurumsal olan ve en uygun fiyatı/ödeme planını verenle devam edebilirsiniz.
+1
awlmi
(21.05.26)
fest +1. karsiniza baska iyi turlardan gazella da cikar ama fest daha iyi bence. ancak avrupa kitasina turla gitmezdim. bir tek fest’te gun boyu fazla fazla tarih/kultur anlattiklari icin belki balkanlar ilginc olabilir. tek uyaracagim nokta su: fest alisveris icin -bilerek- cok az zaman veriyor. kendiniz ogleden sonra zaman yaratmaniz gerekiyor. gazella ise az bilgi bol alisveris mantigiyla planliyor.
0
eileengray
(21.05.26)
Şu arkadaşlar iyi iş çıkarıyor gibi duruyor:

stmtur.com
0
but that was just a dream
(21.05.26)
(5)

Kulak çınlaması?

denizciman
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gib
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.
Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gibi konuştu ama ne bileyim. Başına gelen var mı
0
denizciman
(21.05.26)
1 hafta aralıksız çınladı kulağım. öyle yavaş yavaş azalarak değil birdenbire pat diye bitti. o an yaşadığım duyguyu tarif edemem. disko gibi bir yerde 6-7 saat dev kolonun dibinde kalmıştım.
0
ground
(21.05.26)
İşim gereği olabilecek en gürültülü yerlerde çalışıyorum, 3m Peltor Optime3 kulaklık kullanıyorum, kesinlikle daha aşağısını önermem.

Geçici bir durum, endişeye gerek yok ama tıkaçları önermem, hem yeterli değil hem de sağlıklı değil
+1
kimlanbu
(21.05.26)
yüksek ses sebebiyle maruz kalınan genelde geçici oluyor.
benim ayarsız bir konserde başıma geldi (bkz: testament jj konserinde işitme kaybına uğrayanlar); ama benimki toplamda 2-3 saat maruziyet sebebiyle ve çınlamadan çok işitme kaybı şeklindeydi. 4-5 gün içinde yavaşça düzeldi ama ne korktuğumu ben bilirim..
kulak işi şakaya gelmez. hele ki uzun saatler maruz kalıyorsanız, tıkaç+kafa üstü kulaklık şart. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(21.05.26)
doktor değilim, doktorunuz daha doğrusunu biliyordur tabii ki. sadece bilgi olarak söyliyim benzer bir şikayeti olan arkadaşıma doktoru kortizollu bir ilaç vermişti. 2 güne geçmişti.
+1
awlmi
(21.05.26)
Önlem olarak ben de kulaküstü kapatan kulaklıklardan istedim.inşallah ayarlayacaklar, ya kendim alacağım. Tedavi olarak yapay zeka da kortizondan bahsetmişti,ama KBB bunları yazdı,bilemiyorum. İnşallah geçer şu bayram tatilinde.en sessiz yerlerde kötü oluyor valla aynı sesi duymak.
0
🌸denizciman
(21.05.26)
(10)

Arkadaslarla para yatirim konusulmali mi

Purple life
Sizce?Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
Sizce?

Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.
Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
-1
Purple life
(18.05.26)
ne olursa olsun paylaşmayın. en beklemediğiniz şekilde aranıza girebilir para mevzuları.
+1
shadowfollower
(18.05.26)
Arkadaşlarla yatırım stratejisi konuşulmalı. Birbirimizi egitmeliyiz birçok konuda olduğu gibi.
Genel olarak kimseyle ne kadar paran olduğu çok konuşulmamalı.
+3
logisticsmanager
(18.05.26)
Para ve yatırım işleri konuşulmalı, miktardan bahsedilmemeli.
Borç istemeye teşvik gibi oluyor. Paraya sıkışıldığında ilk akla gelen kişi oluyorsunuz. Sonrası sıkıntılı oluyor ki hiç gerek yok.
Bir de olanın olmayana hava atması görüntüsü verebilmesinin yanında olmayanda varsa bir kıskançlık damarı, tam o noktayı uyarmak, tahrik etmek gibi de sonuçlar doğuruyor.
Gerek yok bence.
+1
Mirket
(18.05.26)
tutar konuşulmamalı +1
+1
awlmi
(18.05.26)
çok yakın arkadaşsa ve ekonomik olarak aynı standartlardaysanız olabilir. Ancak bir süre sonra tek muhabbetin para konularına döndüğü ince bir eşik var oradan kaçınmak lazım. O noktadan sonra adamla artık paradan başka birşey konuşmuyorsun.
0
nuevo
(18.05.26)
Konuşulmamalı.
Çevremizdeki insanlarla uzun zamandır
iç içe olduğumuzdan bazılarının bu gibi hususlarda menfaatimize olduğunu bildikleri hususta adeta içten yanmalı motor gibi kendilerini tükettiklerini ve zamanı geldiğinde aleyhimize hareket edebilecekleri gerçeğini bilmemiz lazım.

Bunu o an belli etmeyebilirler ama zamanla kendi davranışlarına yansır.

- Onun nasibinde , kaderinde kazanmak varmış beni ilgilendirmez... demezler.

Bunun fakir olmakla da çok ilgisi yok. Kalbi bir şeydir.
Zamanında fabrika, şirket yönetimi ortamlarında bulunan biri benzeri şeyler söylemişti :
- Şirket patronlarının buluştuğu ortamlarda bile bu içten içe sezilir.
Onunki (şirket) büyük , benimki küçük.. düşünceleri kafalarında gezinir durur.

Ne de olsa aynı mekanda bir arada bulunmaları konusunda tek etken maddi varlıklardır. Sevgi, empati , misafirperverlikleri değil .

Böyle insanları tanımanın bir yolu,
sürekli zengin, makam sahibi insanların yakınında olma istekleriyle öne çıkarlar.
Ne kadar yakınlıkları varsa o kadar adam satma ihtimalinin fazlalığı söz konusu.

Aslında en zor durumlardan biri de çalışan eşlerin birbirlerinin maaş farklarını dert etmesidir.
Evet , maalesef dile getirilmesi de kimilerinde bu zaaf vardır.
Bu maddiyatla sınırlı zihniyet için " bir aileyiz" kavramı çok anlam ifade etmiyor.
...
Bir de misafirliklerde kadınlar arasında o çok geçen eşlerinin kazancı, imkanları hakkındaki konuşmalar.
Akşam vakti diğer evlerde sorun olur .
Dedik ya üstte içten yanmalı motor, yakıyor işte...
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
bilmesinler bence de, yüzde oranlı yüzeysel belirtilebilir belki
0
gadlemler
(18.05.26)
No.
Buradan yaz ama hisse tavsiyesi. Sen yetkili bir abiye benziyorsun
0
benaslindayohum
(19.05.26)
“Malın iyisi, sahibinin gizlisidir.”
“Sırrını açma dostuna, dostunun dostu vardır o da söyler dostuna.”
Yüzyıllar önce hep cevaplanmış bu tür sorular.
+3
dawsonscreek
(19.05.26)
bu bir tabu degil ama neden konusuldugunu anlamis degilim. amac hava atmak mi? tavsiye vermek mi? yoksa bos muhabbet, dedikodu mu?
0
Sour
(19.05.26)
(2)

IST Havalimanı Toplantı

erty_ksk
Bir taraf izmirden istanbula uçacak, iç hatlardan gelecek, diğer taraf istanbuldan londraya uçacak haliyle dış hatlar gidişe yakın olmak isteyecekler. bu kapsamda bu iki tarafı en uygun nerede buluşturabiliriz? toplantı odalarına baktım ancak yerlerini göremedim. nerede konuşlanmış bunlar bilen var
Bir taraf izmirden istanbula uçacak, iç hatlardan gelecek, diğer taraf istanbuldan londraya uçacak haliyle dış hatlar gidişe yakın olmak isteyecekler.
bu kapsamda bu iki tarafı en uygun nerede buluşturabiliriz?
toplantı odalarına baktım ancak yerlerini göremedim. nerede konuşlanmış bunlar bilen var mı?
ya da sessiz sakin bir restoran ya da kafede buluşabilir miyiz?
ne önerirsiniz.
0
erty_ksk
(18.05.26)
mecburen terminal içinde buluşturacaksınız. istanbul airport websiteisnde yeme içme kısmına girin ve restoranları listelerken kara tarafını seçin. ortak alanınız burası. burda uygun iki üç yer var gibi görünüyor, komyuniti iyi sanki. ist havalimanında iç hat dış hat farklı bina değil, gidiş terminal içindeki her yer uygun olur. izmir'den gelenler, gidiş katına çıkmalı sadece.
0
awlmi
(18.05.26)
toplantı odası otelde vardır.
+1
co2s2
(18.05.26)
(5)

Anadolu Yakası Kasap

twelfth
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
0
twelfth
(18.05.26)
daha spesifik bir bölge var mı? anadolu yakası kocaaaa bir bölge.

soğanlık'ta ünlüer tertemiz bir kasaptır.
aydınevler'de gümrükçüoğlu vardır, tertemiz bir kasaptır.
0
co2s2
(18.05.26)
küçük kemirgen, şifa olsun yediği :))

soğanlık ünlüer +1

bir de pahalıdır, lükstür ama istanbul butcher iyidir.
theistanbulbutcher.com
0
galahad reloaded
(18.05.26)
macrocenter
0
gadlemler
(18.05.26)
lokasyon olarak soğanlık Aktan Et iyidir. ünlüer gibi gereksiz isim pahalılığı da yoktur. sahibi mehmet ali bey çok kalender bir esnaftır.
0
since1907
(18.05.26)
Kasabımız Göztepe Solmaz Kasap. Eski yerinin tam karşısına taşındı kentsel dönüşümden dolayı. 50 yıllık dükkandır. Çalışanlar bile yıllardır aynı.
0
awlmi
(18.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(4)

Dis ticaret egitimi

herzan
sektore yeni girmek istiyorum, TDVSEM nasil? egitim alip cv'ye koysam. bu iyi degilse baska bir kurum onerir misiniz?https://www.tdvsem.com/egitim/dis-ticaret-uzmanligi-egitim-programi-48-saat-zoom/347
sektore yeni girmek istiyorum, TDVSEM nasil? egitim alip cv'ye koysam. bu iyi degilse baska bir kurum onerir misiniz?

www.tdvsem.com
0
herzan
(08.05.26)
kurumu bilmiyorum ama bu alanda tecrübeliyim. dış ticaretin nesiyle ilgilenmek istiyorsunuz? yani lojistik mi, operasyon mu, gümrük vs mi yoksa dış ticaret mi yapmak istiyorsunuz? bu eğitim çok yüzeysel ancak size genel bir fikir verir. ondan sonra yönlenmek istediğiniz alanla ilgili extra bir odaklanmak gerekir. operasyon tarafında geçerli olanlar benim bildiğim CDCS gibi CITF gibi uluslarası olanlar oluyor. bir de şunu söyliyim bir üniversitenin verdiği sertifika programı bulursanız sanki cv'de biraz daha güzel görünür. şunu gördüm mesela fiyat olarak da daha uygun. sem.istanbul.edu.tr
0
awlmi
(08.05.26)
planım firmalara eğitilecek eleman olarak girip sipariş süreci yönetmek, müşteriyle irtibatta olmak, fatura düzenlemek. bu sektörle tek ortak yanım yabancı dil mezunu olmam. hiç deneyimim yok. örneğin şu gibi ilanlar: www.kariyer.net
0
🌸herzan
(08.05.26)
anladım. bu yönde bir ilan için ön bilgi olur ve sizin için tabii ki güzel ve faydalı olur. tek diyeceğim vakıf yerine bir üniversiteden böyle bir eğitim almanızın daha faydalı/destekleyici olacağını düşünüyorum, sanki bir adım öne çıkarır. bence alan seçiminiz de iyi bir yol, ciddi sayıda iş imkanları olan bir alan ihracat operasyon. bu alan için en kritik başlıklar incoterms, gümrük mevzuatı, nakliye/lojistik, navlun ve ödeme (akreditif, teminat vs) konuları. bu alanlara dikkatle eğilmeniz iş görüşmesinde sizi öne çıkarır ve bir de daha kurumsal yapılara iter. genelde de zaten hep farklı alanlarda lisans eğitimi almış arkadaşlar oluyor yani çok da geride sayılmazsınız başlangıç olarak. soru olursa mesajlayabilirsiniz.
0
awlmi
(08.05.26)
çok teşekkürler
0
🌸herzan
(08.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(4)

Mersin'de hava

metal69
Nasıl şu an? Denize girilebiliyor mu veya 15-16-17 Mayısta orada olacağım, o vakitlerde girilebilir mi?
Nasıl şu an?

Denize girilebiliyor mu veya 15-16-17 Mayısta orada olacağım, o vakitlerde girilebilir mi?
0
metal69
(05.05.26)
Görüştüğüm bir çıtır var şansına az önce facetime kapattık hava soğuk ve yağmurlu kombi açmış ne denizi.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Deniz suyu sıcaklığı bugün 18 derece gözüküyor Mersin'de. On güne biraz daha ısınır, şansınıza çok rüzgârlı falan olmazsa girilir gibi.
0
kobuzchu kiz
(05.05.26)
geçen hafta ordaydım hava baya serindi. 10 güne deniz suyunu ısıtacak bir hava olacağını da sanmam.
0
awlmi
(05.05.26)
3 hafta önce Gazipaşa'da, geçen hafta Anamur'da denize giriliyordu. 4 gündür yağmur ve fırtına vardı bugün öğleden sonra kesildi. Sanırım hafta sonuna artacak. Girersiniz bence denize.
0
strawberry first
(05.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(5)

Kendi adıma aldığım otele eşim girebilir mi?

dizicolleague
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
0
dizicolleague
(29.04.26)
tek kişi, çift kişi ayrı fiyat olabiliyor. resepsiyondakiler extra ufak bir ücret talep edebilirler. başka bir problem yok.
+2
awlmi
(29.04.26)
Normalde sorun olmaz, bazı otellerde ufak bir fark alırlar. Çok cins, ilginç bir otel değilse sorun yok yani.
Kahvaltı, yemek veya her şey dahil bir tesis için geçerli değil bu elbette.

Bu arada eşinizin kimlik fotokopisini alıp emniyetin sistemine ekleyeceğini de ekleyeyim.
0
michael_knight
(29.04.26)
kayıt yaptırdığınız resepsiyon ile eşinin giriş yapacağı resepsiyondaki kişi aynı olmasın.
+2
HellKeePer
(29.04.26)
Rezervasyon ayrı bir şey konaklama ayrı bir şey. Ben de başkası adını arayıp rezervasyon yaptırdığım çok oldu. Sonuçta odada kalacak olanın kimlik bilgileri lazım, rezervasyon yaptıranın değil.
Sıkıntı yok yani
+1
etna
(29.04.26)
alırsınız. belki minik bir ücret farkı çıkar (kahvaltı için mesela)
+2
co2s2
(29.04.26)
(6)

ABD'de Macaristan'da Neden Orban'ı Destekliyor?

pangea
kıymetli duyuru sakinleri,yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs. imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa
kıymetli duyuru sakinleri,

yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs.

imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa şubesi gibi çalışıyor. bir nevi truva atı yani rusya'nın.

bu açıdan bakınca abd'nin orban'a desteklemesi tuhaf görünüyor; öte yandan maga politikacılarla ile orban ideolojik olarak uyuşuyor da, diğer farklılıklar görmezden mi geliniyor ideoloji aşkına?

kafam bir miktar karıştı ve sizlere de danışayım dedim.
+2
pangea
(08.04.26)
haklisiniz, fakat otokratik ve diktator liderler kendileri gibi olanlari severler cunku kontrol etmesi kolaydir. herhalde ideolojiler bir sekilde uyusuyorsa her konuda bir sekilde anlasiriz gibi dusunuyorlar. cunku karsi tarafta "sol egilimli" demokratlar var. bunlarin da isi gucu yesil enerji, ekoloji falan diyerek petrol piyasasini bozmak, sermayeyi zora sokmak, lgbt, cinsiyet esitligi falan diyerek sosyal duzeni degistirmek.
+3
Sour
(08.04.26)
ideolojinin yanı sıra aksiyonlar da var, özellikle ukrayna'ya karşı tutumla ilgili olarak avrupa'da en çekimser duran lider orban. 90 milyar avroluk mu neydi bir paketi de reddetmişti. göçmen mevzusuna, lgbt olayına vs bakışı da avrupa'da en sert lider olduğundan yan yana durmaları çok doğal. özetle ideolojik yakınlık, ab içinde çatlak ses olması ve rusya ile farklı ilişkileri onu daha da kullanışlı yapıyor.
+1
awlmi
(08.04.26)
zelensky sarlataninin yalini kesip zirlatan kim varsa dogru yapiyordur.
arkadaki isim trump olur, supertramp olur farketmez. komsuda umarim orban kazanir.
yeter artik verdigimiz para bunlara.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
Mesele otokratiklik diktatörlük değil , onların ulus devleti savunuyor olmalarında yatıyor .
Türkiyemiz de buna dahildir.

Kürecilere göre " ulus devletler" kendi planları için önlerindeki engellerden biridir .
İnsanlarda ulus veya millet bilinci " aidiyet " demek olduğundan küreselciler göçmenliği de teşvik ederler .
Göç başladığında insanlar için önemli olan artık ev bark değil , hayatta kalmaktır. Göç ettikleri yerlerde bir kaç nesil sonra atalarının geldiği yer kendileri için de çok önemli olmayacaktır.
Aslen tabi olduğu yeri unutan , önemsemeyen veya bilmeyen insanlar küreselciler için çok kullanışlı ve istenen şekle konulabilecek bir malzemedir.
Üzerlerinde her çeşit deney bile yapılabilir.
Sosyal medyası olan çeşitli teknolojik şirketlerin bile ( göçmenler temel alınarak) dijital vatandaşlık çalışmaları da var .

Sözün kısası ABD'de Biden zamanında göç teşvik ediliyordu. Trump geldi engel oldu.
Zamanında sorosun da planlarını bitiren Rusya ile bu bakımdan benzer yönleri var şimdiki ABD hükümetinin.

Üstte otokratik monarşi diktatör diyen kişi Rusya'nın sınırında bir devlet başkanı olsa durumu daha iyi anlayacak.
Gerçekte rusya gibi bir gücü kimse karşısına kolay kolay almak istemez.

Tarihten, uluslararası ilişkilerden haberi olmayan zelenisky gibi biri ise küreselciler için kullanışlıydı ve natoya girme gibi bahanelerle Rusya'yı karşısına aldı. Oysa Rusya uyarmıştı.
Sonuç :
ukrayna darmadağın...
erkek nüfusunda büyük azalma, askerlikten kaçışlar vs..
Zelenisky'e en yakın kişilerin ise yolsuzluk yapmaları ayrı bir konu .
-2
diyecevaplandı
(08.04.26)
neden reisi destekliyor. abd artık otoriter liderleri destekliyor sebebi de açık. otoriter lider memleketine ne derse kabul ettiriyor. abd için ülkede ajanlık faaliyeti yürütmeden işleri çözmek daha masrafsız.
+1
mikahakkinen
(08.04.26)
orbanın rakibi de orbanın partisinden çıkma zaten. iç politika ve dış politikada radikal bir değişiklik beklenmiyor. sadece ab içinde orban kadar aykırı bir tutumu olmayacak o kadar
0
Hallegadola
(08.04.26)
(3)

Bu işlemler yapılmış Corsa 2014 alınır mı?

juan pablo pino
Araç lastiğin üzerinden geçmiş ve serviste bu işlemler yapılmış? Motor bloğuna zarar gelmiş midir sizce?`https://www.imagevisit.com/image/moGWJYhttps://www.imagevisit.com/image/moGhBo
Araç lastiğin üzerinden geçmiş ve serviste bu işlemler yapılmış? Motor bloğuna zarar gelmiş midir sizce?`

www.imagevisit.com
www.imagevisit.com
0
juan pablo pino
(06.04.26)
Blok işlemi gözükmüyor. Tampon, sis farı da mühim değil ama radyatör ve klima benim kafamı kurcalardı. Klimanın çalıştığından emin olun. Radyatör için araç fan açsın ibre ortada duracak mı kontol edin. Yere su damlatmaması lazım. Aracı alacaksanız bu değişen parçaları eskpertize gösterin onlar da kontrol etsin.

ek: radyatör değiştiği için mebcuren klima gazı başmış olabilirler.
0
HellKeePer
(06.04.26)
motor değil ama ne olur ne olmaz airbagleri kontrol ettirin. bu tarz darbelerde airbag açabiliyor.
0
awlmi
(06.04.26)
tampon bile yerinde dururken motora bisey olmaz.
airbagleri ve kemerleri kontrol ettir +1
0
cooperr
(06.04.26)
(12)

İstanbul Bafra pidesi

kumandanim
pideyi çok severim, Bafra pidesini de hiç yemedim, İstanbul' da güzel hakkını vererek Bafra pidesi yapan yer arıyorum.
pideyi çok severim, Bafra pidesini de hiç yemedim, İstanbul' da güzel hakkını vererek Bafra pidesi yapan yer arıyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
duyurukullanıcısı
(30.03.26)
hocam teşekkürler ama Görele pidede Bafra pidesi yok bildiğim kadarıyla.
0
🌸kumandanim
(30.03.26)
eve yakın olduğu için coşkun kuru'dan söylüyoruz. 10 üzerinden 7 gibi diyebilirim. samsunluyum, istanbul'da o aradığım ve alışkın olduğum 10/10 bafra pidesini bulamadım ve aramaktan da vazgeçtim.bu arkadaşlar en azından nefsi köreltiyor.
+2
awlmi
(30.03.26)
maps.app.goo.gl
Haçapuri'de varsa pideleri çok güzeldir.
+1
kobuzchu kiz
(30.03.26)
share.google

çok çok iyiler
0
eurhka
(30.03.26)
kızıltoprak'taki de beğenilen bir yer. ben de yerim arada, güzel ama gidip bafra'da gerçek bir bafra pidesi yemediğim için karşılaştırma yapamayacağım.

maps.app.goo.gl
+2
tepedeki psychedelic adam
(30.03.26)
@ kobuzchu kiz ; Haçapuri' de yok diye biliyorum, yoksa normal pideleri güzel.
0
🌸kumandanim
(30.03.26)
üsküdar yaşar bafra pidecisi.
+2
matilda
(30.03.26)
Ada Yöresel Pide, Şerifali'de, ben başarılı buluyorum bafra pidesinde.
0
aceburne
(30.03.26)
bafra pide salonu - bakırköy. benim tercihim meşhur olmayan fakat meşhur olanı da iyidir.
0
mutlu yillar sana
(30.03.26)
üsküdar yaşar bafra pidecisi demeye geldim . üsküdar muhasipzade şehir tiyatrosu sahnesinin yanında .
genelde tiyatro programı yapıyor erken gidip pide yiyoruz , tavsiye ederim .
0
devilone
(31.03.26)
maps.app.goo.gl

tavsiye ederim, istanbulda baska yerde yemedim ama bafrada yedigimden farki yok diyebilirim.

Not: hanim tarafi bafrali, onlarinda favori mekani
0
Uncle Sam
(31.03.26)
(4)

Internet ve tv ne kullaniyorsunuz

funl
Istanbul Bakirkoy lokasyonunda kablonet ilk yil 600 2. Yil 700 tl paket onerince taahhütu yenilemeden once size sormak istedim. Hangi internet paketi onerirsiniz ?
Istanbul Bakirkoy lokasyonunda kablonet ilk yil 600 2. Yil 700 tl paket onerince taahhütu yenilemeden once size sormak istedim. Hangi internet paketi onerirsiniz ?
0
funl
(29.03.26)
Konum/altyapıya göre değişir. Tek ve mutlak bir cevabı yok bunun. Önerilen paket ne?
0
orient blue
(29.03.26)
kablonet fiber devam. yıllardır çok memnunum.
0
awlmi
(29.03.26)
türknet 1000 mbps. tv yok. bir yıl olacak neredeyse 700 tl ödüyoruz yeni kullanıcılar için ne kadardır bilmem.
0
black holes in the sky
(29.03.26)
superonline 1000mbps. 720 tl
0
unalub
(30.03.26)
(1)

göz kapağı kuruluğu uçuk sonrası normal mi?

leeloodallas
bayram döneminde göz kapağımda grip dönemindeki ateş nedeniyle uçuk sorunu yaşadım. doktor önerisiyle Moxai, Zovirax ve Virgan üçlüsünü kullandım. uçuk geçti ancak göz kapağımdaki derinin görünümü kuru bir cilt görünümü gibi hafif hassas ve buruşuk kaldı. ilaçların kurutması sebebiyle olabilir mi? l
bayram döneminde göz kapağımda grip dönemindeki ateş nedeniyle uçuk sorunu yaşadım. doktor önerisiyle Moxai, Zovirax ve Virgan üçlüsünü kullandım. uçuk geçti ancak göz kapağımdaki derinin görünümü kuru bir cilt görünümü gibi hafif hassas ve buruşuk kaldı. ilaçların kurutması sebebiyle olabilir mi? lütfen öyle olsun...
0
leeloodallas
(27.03.26)
uçuk ilaçları bölgeyi biraz hırpalıyor. tedavi sonrası nemlendirici veya madecassol gibi bir krem toparlanmayı hızlandırır (doktor değilim)
0
awlmi
(28.03.26)
(11)

Skoda Fabia almak mantıklı mı?

matlii
Merhaba, 1.1 milyon civarı parayla otomatik Skoda Fabia almak mantıklı mı? 2018 model 1.0 Greentec Style için soruyorum özellikle."O paraya o alınmaz, bunu al" şeklindeki önerilerinize de açığım. Teşekkürler şimdiden.
Merhaba, 1.1 milyon civarı parayla otomatik Skoda Fabia almak mantıklı mı? 2018 model 1.0 Greentec Style için soruyorum özellikle.

"O paraya o alınmaz, bunu al" şeklindeki önerilerinize de açığım. Teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(25.03.26)
o fiyatlara, temiz golf ya da polo alabilirsin. ama temizse km'si azsa alabilirsin.
-2
koela
(25.03.26)
2018 o para etmez bence.
0
jelly bear
(25.03.26)
Sadece Dsg şanzımandan dolayı bile alınmaz.
0
mimikikili
(25.03.26)
Dsg problemleri belli bir yıldan sonra düzelmemiş mi hocam?
0
🌸matlii
(25.03.26)
Almayı düşündüren ilan da şuydu, daha ayrıntılı bilgi verebilir: borusannext.com
0
🌸matlii
(25.03.26)
2020 fabia var bende. Bir arabadan beklentin yüksek değilse alınır bence.
0
messina123
(25.03.26)
1.5'a c5 aircross sattım birkaç ay önce 2020 model, efsane araçtı. şimdi fiyatı artsa 1.6 olsun, tavsiye ederim
0
monicapp
(26.03.26)
Kasko değeri 911 bin. Yani kusursuz olsa ederi bunun altında olmalı. Hasarı da var, 800 bile pahalı bence. O da dsg problemsiz olanlardan ise. Ben almazdım açıkçası.
0
orient blue
(26.03.26)
fabia vw grubunda fiyatına göre en dolu araç oluyor. ancak satması zor. o fiyata riske girilecekse fabia olmamalı.
0
mikahakkinen
(26.03.26)
15 gün kadar önce bir arkadaşımıza 2024 model 14.000 km'de evolution paket clio aldık, 1270 bin tl'ye kazasız temiz bir araçtı. hem km hem model yılı itibariyle böyle birşey daha mantıklı bu araca göre. ikinci eli de daha kuvvetli.
0
awlmi
(26.03.26)
Arac pahali, piyasasi da cok dusuk. Cok zor satarsiniz. Km si 65 bin. Ilk sahibinin nasil kullandigini bilmiyoruz. 100 binde sanziman elinizde kalabilir. Ikinci el alicaksaniz, riske girmeyin 1 tane japon alin.
0
narod
(26.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(9)

ilamsız icra kağıdı göndermişler itiraz etmeli miyim?

messina123
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler. araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avu
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler.

araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avukat ne koparırsak kardır demiş gibi geliyor. istedikleri para 20 bin lira
0
messina123
(24.03.26)
ya firmalar var.
kaza yaptığın adamın bile haberi yok.
kendileri böyle dava açıp para kazanmanın peşinde.
+2
OgutucuRecep
(24.03.26)
itiraz et tabii ki.
0
gabe h coud
(24.03.26)
Maalesef işsiz avukatların yeni iş kapısı oldu trafik kazaları, firmanın haberi bile olmayabilir yine de itiraz edin derim ben ama konunun uzmanı değilim
+2
mirty
(24.03.26)
mutlaka itiraz edin. bizim başımıza geldiğinde öncelikle ikametimizin olmadığı yerden icra gönderdikleri için yetkisizlik ile ilgili itiraz ettik. sonra gidip ikametimizin olduğu yerden tekrar başvurmuşlar, reddolmuş. bir daha sesleri çıkmadı.
+1
awlmi
(24.03.26)
itiraz etmezsen kabul etmiş sayılırsın itiraz edersen direkt süreç son bulur.
0
jelly bear
(24.03.26)
hemen itiraz etmeniz gerekiyor 7 günü geçirirseniz kabul etmiş gibi oluyorsunuz diye bir şey var hukukçular daha iyi bilir ama. sonra dava vs. uğraşıyorsunuz. itiraz etmenin size ekstra bir yükü yok dilekçe yazıp icra daiersine veriyorsunuz diye biliyorum. hukukçular daha iyi aydınlatır. aslında bu işlamsız icra olayı dolandırma aracına dönüştü. diyelim ki yurtdışındasınız falan bi şekilde o 7 günü kaçırdınız al başına bela. bir de muhtara teslim ediyorlar ve muhtara teslime dilen şey hukuken size tebliğ edilmiş oluyor. devletin buna bir çare bulması lazım.
0
iwillsee
(24.03.26)
kaza tarihinden itibaren 2 yıl evet. itiraz edin. zaten bu rrakamlar biraz şişirme olabiliyor. ancak itirazın iptali davası açıp kazanırlarsa duruma göre değişmekle beraber, davada kabul edilen miktar kadar karşı vekalet ücreti de çıkar. öncesinde arabuluculuk şartı vardı kaldırıldı bu arada.
0
ground
(24.03.26)
şöyle bir bilgi daha vereyim. normalde kazanç kaybını imm ödüyormuş. ancak benim o dönemki kasko şirketim aveon batmış. eğer onlara başvurduysalar 2 yıllık zamanaşımı süresi artıyormuş. benim itirazıma karşı dava açabilme hakları oluyormuş. karşı davayı da kaybedersem 20 binlik icra 50-60 binlere çıkabilirmiş.

ayrıca avukat arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla istanbulun en büyük hukuk bürolarından biriymiş bana dava açan avukat. bunlara toplu şekilde bu kiralama şirketinden dosyalar geliyormuş.
0
🌸messina123
(24.03.26)
Peşin not: Eksi vereceğinize engelleyin.

Bir avukatla görüşün diyeceğim ama buradaki bazı aklıevveller o zaman duyuru diye bir şey olmasın, kimse soru sormasın kimse uzmanı olduğu konu haricinde görüş belirtmesin diye carlıyorlar. Neyse ki bildiğim aklıevvelleri engelledim, bu mesajıma tepki gösterecek olanlar da beni engellerlerse sevinirim, birbirimize tahammül etmek zorunluluğumuz ortadan kalkar.

Cevabım aynı. Bir avukatla görüşün. Arada yapılan bazı işlemlerle zamanaşımı durmuş ya da kesilmiş olabilir. Zamanaşımını durduran ya da kesen bir işlemin varlığına karşın "Zamanaşımı 2 yıl, itiraz et sorun yok." diyen aklıevveller olur da davayı kaybederseniz cebinizden zaten çıkacak anapara haricindeki faiz, dava avukatlık ücreti ve olası bir icra inkar tazminatını ödeyeceklerse, itiraz edin elbette. Yok, itiraz et diyen aklıevveller bu sorumluluğu almıyorlarsa elinizdeki belgeleri toparlayıp icra dosya numarasıyla birlikte bir avukata danışmanızda büyük yarar var.
0
10551037
(24.03.26)
(3)

Büyük gelen ayakkabı

kumandanim
Normalde 43 giyiyorum ama internetten aldığım ayakkabı büyük geldi biraz.https://www.hepsiburada.com/ayakkabi-kucultme-pedi-deri-yuksek-topuklu-stiletto-ayakkabi-kaydirmaz-tabanligi-p-HBCV000079MQHW?magaza=YeferStoreŞundan aldım, ayakkabının ön tarafına koyuluyormuş, bir işe yaramadı. Kullandığınız
Normalde 43 giyiyorum ama internetten aldığım ayakkabı büyük geldi biraz.

www.hepsiburada.com

Şundan aldım, ayakkabının ön tarafına koyuluyormuş, bir işe yaramadı. Kullandığınız ve memnun kaldığınız başka bi' şey var mı acaba?
0
kumandanim
(23.03.26)
Ayakkabının türü nedir bilmiyorum o nedenle bu uyar mı emin değilim ama birkaç ayakkabımın topuk kısmına bunlardan yapıştırdım ve faydasını gördüm:

www.trendyol.com
0
peki madem
(23.03.26)
link yok ama ayakkabıcılarda olan ayakkabı içi tabanlıklar da yarım numara küçültüyor, ben öyle yapıyorum hem extra rahat oluyor.
0
awlmi
(23.03.26)
@awlmi +1

tek duzgun yontem bu. tabanlikla kucultun. digerleri yama yontemler.
0
antikadimag
(23.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(3)

Çocuk için araba oyunu

basond
6 yaşındaki oğlum için günde 30 dakika kadar vakit geçireceği oyun arıyorum.Bilgisayar eski güncel kasacak oyun değil eskilerden istiyorum.Yarış modundan ziyade gezinti modununda olmasını istiyorum.Direksiyon ile oynanabilir olmasını istiyorum.Aklımıza böyle gelen bir oyun var mı?İlk aklıma nfs unde
6 yaşındaki oğlum için günde 30 dakika kadar vakit geçireceği oyun arıyorum.

Bilgisayar eski güncel kasacak oyun değil eskilerden istiyorum.
Yarış modundan ziyade gezinti modununda olmasını istiyorum.
Direksiyon ile oynanabilir olmasını istiyorum.

Aklımıza böyle gelen bir oyun var mı?
İlk aklıma nfs underground geldi ama onda gezinti modu yoktu ve windowsun son sürümü ile çalışır mı bilemiyorum
0
basond
(19.03.26)
Test drive unlimited 2
0
grimavi
(19.03.26)
midtown madness'ın en son sürümü olabilir. 3'te kalmıştı sanırım.
0
awlmi
(19.03.26)
Steam'de "Motor Town: Behind The Wheel" adında bir oyun var.
Satın almanıza da gerek yok üstelik demosunu indirebilirsiniz, satın aldığınız zaman oyunun seviye kilidi açılıyor sadece onun dışında herhangi bir kısıtlama olmadan oynayabilir oğlunuz. Türkçe dil desteği de bulunmakta.
0
b30wu7f
(20.03.26)
(4)

Hastalıktan miyavlamayan kedi

egerbiryolcu
7-10 yaş arası bahçede besledigimiz bir kedi var. Bir süredir hırıltılı nefes alıyordu yani bariz duyuluyor hırıltı ve tıslama sesi gibi. Birkac gündür de miyavlamadigini fark ettim. Normalde çok yaramaz sürekli miyavlayan bir kediydi. Ama hırıltı durumunu ilk fark ettiğim zamanlar miyavliyiordu da.
7-10 yaş arası bahçede besledigimiz bir kedi var. Bir süredir hırıltılı nefes alıyordu yani bariz duyuluyor hırıltı ve tıslama sesi gibi. Birkac gündür de miyavlamadigini fark ettim. Normalde çok yaramaz sürekli miyavlayan bir kediydi. Ama hırıltı durumunu ilk fark ettiğim zamanlar miyavliyiordu da. Bunun dışında yemek yemesi normal ama bir halsiz durgun duruyor. Beni dışarda görünce yere yatıp göbek açma sevdirme hareketleri devam.

Veterinere götürebilme imkanım yok kısa süre içinde. İnternetten sipariş verebileceğim deneyebilecegim bir ürün var mı? Ne yapılabilir?
0
egerbiryolcu
(14.03.26)
Sorunun ne olduğunu bilmeden internetten ne alıp deneyeceksiniz ki? Hırıltılı nefes akciğer/solunum yolları sıkıntısı olabilir, onu da kendi başınıza tedavi edemezsiniz. Veterinere gitmesi lazım, sizden başka birinin götürme imkânı var mıdır belki?
+1
kobuzchu kiz
(14.03.26)
@kobuzchu kız
Maalesef benden başka ilgilenecek kimse yok. Veteriner 50 dk mesafede. Şu an ilgilenemememin sebebi de evde bir hastamız var ameliyat olacak ve onun da sürekli hastane işlemleri oluyor.

Olası nedenlere karşi uygulanabilecek bir şey var mıdır diye merak ettim.
0
🌸egerbiryolcu
(14.03.26)
videosunu çekip tanıdık bir veteriner varsa iletin. babamın köyde beslediği böyle bir kedi vardı, yakalanması imkansızdı. veteriner bir antibiyotik söyledi, yemeğine kattık. 3-5 güne düzeldi.
+3
awlmi
(14.03.26)
ben kedimi sokaktan ilk eve getirdiğimde hırıltılı ve zor nefes alıyordu. çokça da hapşırıyordu. üst solunum yolu enfeksiyonuymuş. 1 hafta her gün 1'er saat seruma götürdüm. ayrıca iğneler de vuruldu. tamamen iyileşti.
0
batlegolas
(14.03.26)
(9)

Otostop

yurtsuz john
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
0
yurtsuz john
(06.03.26)
öğrenciyken çok çekerdim. üniversite bölgesinde içinde çevresinde çeken olursa her seferinde alıyorum. hatta bazen otostopçu almak için yolu uzattığım oluyor.

edit: 3 kere de blablacar yaptım. şoför olarak.
+2
jelly bear
(06.03.26)
sadece üniversite bölgesi +1. onun haricinde hiç almadım. sadece bir de kendi memleketimdeki köyde aldım ama köy ahalisi yani.
0
awlmi
(06.03.26)
Uzun zaman önce İzmir'de yaşarken Manisa'ya gidip gelmem gerekirse otostopçu alıyordum, geneli ekonomi yapmaya çalışan öğrencilerdi. Sonrasında olası bir kazada başıma gelebilecekleri öğrenince ve günümüz şartlarında kimseye güven olmayacağı için otostopçu almıyorum.

Otostop çekmiyorum, umarım gerek de kalmaz.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Bir kere yaptik sanirim, benim yapacagimdan degil de arkadas yapmisti. Kisa mesafe gittik. Adam silahi oldugu icin korkmasi gerekmedigini yanindaki arkadasina soylemisti. Otostopcu eskiden aliyordum, tek olsam ayni ulke icerisinde belki gene alirim.
0
mbond
(06.03.26)
eskiden 20-30 kere almışımdır ama artık kimseye güven olmaz diyip alamıyorum.

bir kaç kere de zaruretten ötürü ben otostop çektim.
0
co2s2
(06.03.26)
bobrekler fazlalik bu vucutta evet.
0
warrior princess
(06.03.26)
Yapmamda aracıma almamda
-2
basond
(06.03.26)
Uzun yolda blablacar ile bayağı bi kişiyi götürdüm getirdim ama birkaç senedir güvenlik ve milletle uğraşmamak için kimseyi almamaya başladım.

Zaten sonrasında da bir terörist bu şekilde arabasına bindiği birini katlettiğinden daha da hayatta kimseyi almam.
0
chicha_v2
(06.03.26)
üniversite yıllarında neredeyse türkiyenin tamamını dolaşacak kadar otostop çektim. artık benden geçti.

Vaktinde otostop çekerken arabasına bindiğim insanlara da dediğim gibi tipi gözünüzü tutmayan kimseyi arabanıza almayın. bu ben olsam dahi almayın. bu fikrim halen geçerli.

kendi adıma şuan arabama otostopçu alırken genelde yine tipine bakıyorum ve ayrıca çantasına bakıyorum, 50lt çanta ve kamp yüklü birisini görürsem genelde alıyorum ama yine de tip önemli.
0
belkider
(07.03.26)
(14)

Türk edebiyati olmazsa olmazlariniz

Purple life
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
0
Purple life
(04.03.26)
ferit edgü - hakkari’de bir mevsim. yeri çok ayrıdır.
+2
lüzumsuz adam
(04.03.26)
Daha iyileri elbette vardır ama Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları bence vizyonsuzluğun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu çok iyi anlatıyor.

Harcanan potansiyel, ebeveyn ve evlat çatışmasının yarattığı sorunlar, kendi kafesini kuran aileler, o ailelerden kaçmak isteyen çocukların doğurduğu problemler, fakirliğin ve iş bilmezliğin romantize edilmemiş gerçek hali. Bence herkes bir kere okumalı.
+3
akhenaten
(04.03.26)
Sait Faik'in Semaver, Lüzumsuz Adam, Alemdağ'da Var Bir Yılan kitapları.
Orhan Kemal +1
Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur
Kemal Tahir Devlet Ana
Tarık Buğra Osmancık
Yakup Kadri Yaban
Halide Edip'in kurmacalarından çok Türk'ün Ateşle İmtihanı ve Mor Salkımlı Ev
Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar üçlemesi, Fikrimin İnce Gülü
Füruzan Parasız Yatılı
Ferit Edgü'nün kısa hikâyeleri
Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar
Son dönemde belki Murat Gülsoy, Ayfer Tunç'un ilk romanları. Ali Teoman olabilir. Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı
+4
black holes in the sky
(04.03.26)
Orhan Pamuk, Kemal Tahir ve son zamanlarda okumaya başladığım Reşad Ekrem Koçu benim için iyi ki Türkçe biliyorum dedirten başlıca üç yazardır.
-1
sekizdokuzon
(04.03.26)
Peyami safa nın yalnızız ve bir tereddüdün romanı,
Köy romancılığı için, Fakir Baykurt
Barıç Bıçakçı kitapları,
Hasan Ali Toptaş kitapları bence çok güzel ama maalesef boykot, karakteri kötü, ama yazdıkları maalesef çok başarılı, maalesef, maalesef,
Oğuz atay +1 diyorum hem tehlikeli oyunlar hem korkuyu beklerken
Adalet ağaoğlu + 1
ayfer tunc da +1 ama bazen de sevmiyorum biraz kararsız bırakıyor,
hüseyin rahmi gürpınar okunmalı,
Ercan Kesal, çok severim ne yazsa okunur,
Suat Derviş, çağına göre bence iyi yazmış,
İsmail güzelsoyu da severim,
Vedat türkali
+1
a perfect lie
(04.03.26)
Yaşar Kemal denmemiş bir kere bile abov

Edit: Herkesin zevki kendine tabii ama ben Tanpınar'ı 1 numaraya koyarım. Yaşar Kemal 2, İhsan Oktay Anar da 3 bence
+3
vedatchilipeppers
(04.03.26)
Bilge Karasu.
+1
tiredofwaiting
(04.03.26)
İhsan Oktay Anar
+2
anatomik
(04.03.26)
yukarıdakilere ilave olarak Yusuf Atılgan. Aylak Adam ve Anayurt Oteli.
0
awlmi
(04.03.26)
Benim için yerli edebiyattaki en önemli eser Aşk-ı Memnu’dur. Kitaplığımda farklı basımlarda üç Aşk-ı Memnu’m var, kıymetlilerim.

Bunun dışında ilk aklıma gelen olmazsa olmazlarım;
*Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür - Hüseyin Rahmi Gürpınar
*Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali
*İnce Memed - Yaşar Kemal
*Yenişehir’de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal
*Seher - Selahattin Demirtaş
*Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan
0
mutekebbir
(04.03.26)
Puslu kıtalar atlası - İhsan Oktay Anar
+1
ekimoloji
(04.03.26)
Sabahattin Ali :
İçimizdeki Şeytan
Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna

Ahmet Hamdi Tanpınar:
Huzur
Mahur Beste
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Peyami Safa:
Yalnızız
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Orhan Pamuk:
Benim Adım Kırmızı
Kara Kitap
Cevdet Bey ve Oğulları
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Roman: Tanpınar, Yaşar Kemal, Oğuz Atay
Öykü: Mustafa Kutlu
+1
but that was just a dream
(05.03.26)
Vüsat bener, latife tekin, oğuz Atay, feyyaz kayacan kesinlikle okunmalı
0
adivar
(05.03.26)
(11)

Espresso makinesi tavsiyesi

housedaki topal doktor
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
0
housedaki topal doktor
(01.03.26)
Bende philips 2200 var. Süt köpürtmesi manuel. Ben memnunum, 5-6 yıldır kullanıyorum. Kahveyi sütlü tüketen biri değilim, ayda yılda bir misafir gelince anca.

Daha üst modellerde süt köpürtme otomatik onlara da bakabilirsiniz.
+2
kojonotsuki
(01.03.26)
philips 2200'den 3 tane var bizde. babamda da bende de dükkanda da aynı modeli aldık. halam da almayı düşünüyordu aldı mı bilmiyorum :D manual köpürtücü daha iyi bence, sütü köpürtmek otomatik köpürtücünün haznesini temizlemektetn daha zor değil. bunda sütü ne kadar koyacağını ne kadar ısıtacağını ne kadar köpürteceğini kendin ayarlayabiliyorsun. köpürtme işin bitince kahveyi çekerken çubuğu çıkarıp durulamak için de yeterli zamanın oluyor ekstra bi vakit kaybın yok.

en ucuz modeli manual köpürtücülüler, ama bu model otomatik köpürtenlerden pahalı da olsa ekstrasını verir bunu alırdım.
+1
konetsu
(02.03.26)
bende de 2200 var. çok rahat tek tuşla kahve imkanı, fakat şimdiki aklım olsa Baristina alırdım. 2200'ün kahveyi içerde döndürmesi temizlenme ihtiyacın ortaya çıkarıyor. aman küf mü içiyorum yok bu kahvede garip bir tat mı var? gibi soruları soruyorum kendime bazen.
bu yeni çıkan ürün gayet yeterli geldi bana ama araştırmadım.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
@ruhlardan esinlenen karga nasıl yani küf mü içiyorum?

kahve artığı biriktiğinde bazen küflenebiliyor. ama onun mekanizmaya ve yeni kahve demlenmesine etkisi yok. makinenin düzenli olarak kahve yağı vs. temizliğinin yapılmasını mı diyorsunuz?

bir öğreneyim istedim, kuruntu yaptım :D
0
kojonotsuki
(02.03.26)
evet, sonuç olarak makinenin bir temizleme döngüsü var. kahveyi içerde evirip çevirip verdiği için haliyle içerisi pisleniyor. ayrıca bu içerdeki kahve değirmenine biz ulaşamıyoruz acaba o ne durumda? eğer bu temizlik döngülerini (genel bakım kireç ve yağ bakımı vs vs.) kaçırmam derseniz harika alet.

bu önerdiğimde de içerden sadece basınçlı su çıkıyor. siz kahveyi makineye öğüttürüp makinenin ağzına koyuyorsunuz klasik işlem. tabi onun da öğütücüsü ne durumda temizlenebilir mi bilmiyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
ben uzun zamandır sage bambino bakıyorum daha alamadım araştırıyorum :D bir de gaggia bunlar sanırım üst düzey espresso makineleri amacımız pek yer kaplamasın latte americano falan zaten içmiyoruz
0
croswell
(02.03.26)
sage ses450 bambino kullanıyoruz memnunuz. enplus'ta yıl sonu indirimlerinden aşırı ucuza almıştık şuanki fiyatı gereksiz yüksekmiş, yurtdışından da getirilebilir.
0
awlmi
(02.03.26)
@croswell gaggia philips saeco aynı gruptan ve tam otomatik modellerin içindeki demleme üniteleri aynı.

örnek 130k'lık gaggia academia www.youtube.com
10k'lık philips 2200 www.youtube.com

philipsteki üniteyi söküp gaggiaya takabilirsin :D demledikleri kahvenin tadında da bi fark olacağını sanmıyorum asıl işi yapan ünite ortak olduğundan.
0
konetsu
(02.03.26)
Ben 4 yıldır Philips 3300 kullanıyorum.
Halam birkaç ay önce led ekranlı olanı aldı tek farkı daha fazla kahve çeşidi sunması.
Ben makinemden çok çok memnunum, onlar da memnunlar.

İç haznesini de temizleme imkanı olduğu için temizliğinden şüphem yok.
Ekonomik durumlardan dolayı kahve markamda düşme olduğu için bir tık kahve zevkim düştü gibi ama dışarıda içtiğim kahvelerin çoğundan çok daha lezzetli kahve içiyorum.
Süt haznesinin temizliği de basit kullandığın an temizlersen hiçbir sorun çıkmıyor.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Siemens'in bir modeli var. Kendi süt haznesi yok, hortumu var, onu daldırdığınız yerden çekiyor.
Süt konusundan kendi kabını temizlemek zorunda olmadığım için seviyorum bu sistemi.
Hortumu ve köpürtme sistemini temizlemek için basit bir programı var.
Kendi haznesi olanlardansa bu tip olanları tavsiye ederim.
0
burfak
(02.03.26)
Shark aldi gecen arkadas, memnundu baya. Piyasaya yeni girdikleri icin fiyatlari rekabetciydi en son, inceleyebilirsiniz.
0
brkylmz
(02.03.26)
(7)

Nakliyatçılara Bahşiş

bradshaw
Veriyor musunuz?Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
Veriyor musunuz?

Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
0
bradshaw
(24.02.26)
ben bi kere suriyelilere vermiştim, belliydi adamı 3 kuruşa çalıştırdığı birer sigara parası atmıştım.
0
kveldulv
(24.02.26)
Yemek soyledigimiz icin vermedik firma sahibi bizi boyle yonlendirmisti
0
eja
(24.02.26)
veriyorum. uzun zamandır taşınmadım ama kaç kişi geldiğine göre değişir. min 200'er, az kişiyse ve memnun kaldıysam 300/400'er veririm.

bir kere de bulaşık makinemi düşüp kırdıkları için vermemiştim. taşıyan çocuk da türkmendi, çok da suçu yoktu ve çok üzüldü. evde eski bir gitar vardı, baktım taşırken onunla ilgileniyor. gitarı ona hediye ettim. bulaşık makinesi de çok yeni değildi zaten değiştirecektim. onu da onlara verdim hurdacıya satsınlar diye.
+1
awlmi
(24.02.26)
neden vereyim? zaten taşınmak için para veriyorum. yapılması için para verdiğim bir iş için neden extra para vereyim? ama emekçi karşılığını almıyor gibi bahaneler benimle alakalı değil. hangi birimiz hak ettiğinin karşılığını alıyor bu ülke sınırları içinde.
+3
scudman1
(24.02.26)
Hep verdim. Yazık, günah.
0
gabe h coud
(24.02.26)
Isini ekstra ozenli yapana veriyorum. Standart yapana vermiyorum.
0
aguen
(24.02.26)
Market ve lokanta kuryeleri dışında bahşiş veriyorum. Zaten komisyon alınıyor müşteriden online siparişlerde.
Nakliyeci, arabanın camını silen pompacı, kazıkçı olmayan kuaför... Bunlara veririm.

Ramazan davulcusuna da asla bahşiş vermem. Ama şunu görüp yarıldığım için bu sene bir istisna yapabilirim.
hizliresim.com
0
auroraaurora
(25.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(10)

kedisi astim hastasi olanlar

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz? evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz?
evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
pelet kum kullanın. kardeşim biokat's pelet kedi kumu kullanıyor astımlı kedisi için ama başka alternatifler de var. kediye yakın yerlerde deodorant, parfüm vs sıkmayın, yoğun temizlik maddesi kullanılacağı günler önlem alın.
+2
awlmi
(23.02.26)
suzininde kedisi astım şuan baya iyi kendi deneyimini şurda yazmış
www.suzionline.com
+1
eja
(23.02.26)
her gün elektrik süpürgesi aciliyor evde, halilari seneler önce kaldirdik, seneler önce buharli temizleyiciye gectik, toz alma ve yer silme isleri kimyasal kullanmadan hallediliyor, camasir yumusaticisini eco-friendly aliyoruz, deodorant hic kullanmiyoruz, oda kokusu keza öyle, parfüm sikacaksak banyoda sikiyoruz ki her gün degil ve sikar sikmaz evden cikiyoruz. anlayamiyorum nasil siklasti bu ataklari. gecen hafta 6 defa atak gecirdi.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
burdaki öneriler üzerine ben proline ekstra aldım toz neredeyse sıfır. çok geçmiş olsun.
+2
Sadece soruyorum
(23.02.26)
stress? yeni kedi veya değişiklik mi yaptınız, stresste tetikliyor, hepa filtreli süpürge kullanın sonuçta yeri süpürüyorsun ama tozu dışarı veriyor süpürgenin filtresi kirliyse veya hepa değilse süpürmekte fena yapar çocuğu
ben evdeki süpürgenin filtresini 6 ayda bir yeniliyorum her süpürmeden sonrada yıkıyorum

proline extra öve öve stok bulamıyorum artık +1
+1
eja
(23.02.26)
eja, dyson animal kullaniyoruz zaten. yok ya, hicbir sey degismedi. sadece yaslaniyor. maalesef :(
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kedi kumu olarak www.amazon.de

Bunun dışında nasıl bir iklimde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama hava nemlendirme cihazları bayağı işe yarıyor.
+1
truf
(23.02.26)
Mutlaka hava temizleyici alın. Çok fark ediyor.
+2
mesuta
(23.02.26)
@mesuta, marka tavsiyeniz olur mu?

@truf, cok nemli bir bölgedeyiz zaten, nem büyük bir sorun. ben acikcasi nemin de tetikledigini düsünüyorum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
hastanede winx kullanılıyor ama sharp çıkmış sanırım yeni filtresi yıkanabilen ve 5 sene giden, winx filtresi değiştirme gerekiyordu
0
eja
(24.02.26)
(2)

İstanbul’da kira fiyatları

tulumba
Selamlar, dert yanmaya ve kira fiyatlarının sadece bana mı pahalı geldiğini anlamak için buradayııım.Resmen evimizin çevresi hep kentsel dönüşüme gidiyor. Bizim evler zaten girdi o yola. Ev arama telaşı zamanın azalması ile daha da arttı. 3+1 bir evin kirası anadolu yakasında, merkezi olmayan bir ye
Selamlar, dert yanmaya ve kira fiyatlarının sadece bana mı pahalı geldiğini anlamak için buradayııım.

Resmen evimizin çevresi hep kentsel dönüşüme gidiyor. Bizim evler zaten girdi o yola. Ev arama telaşı zamanın azalması ile daha da arttı.

3+1 bir evin kirası anadolu yakasında, merkezi olmayan bir yer için 45bin tl çok değil mi? Ev çook güzel, asla lafım yok o yönden. Ama 47500 ile ilanı açıp en son 45bin nedir? Metroya 20 dk yürüne mesafesinde, toplu taşımaya 10-15 dk.
Bu arada genel olarak gördüğüm 3+1 oturulabilecek eli yüzü düzgün evler 40üstü. Niye böyle oldu bu kiralar beeeeyleee?
Bir de 2+1 olması gereken evi 3+1 yapmışlar. Aidat konusuna hiç girmiyorum. Her yere havuzlu site yapmanın maaaanası nedir?


Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
tulumba
(22.02.26)
bunu yanlış anlamayın lütfen 3+1 ev için çok da kötü bir kira rakamı gibi gelmedi bana. tabi konum önemli. fakat biraz merkezi muhitlerde yani Kadıköy Ataşehir çevresinde bu artık neredeyse 1+1 kira fiyatı. istanbul her zaman kira konusunda pahalıydı ve eskiden ucuz olan muhitlere toplu taşıma geldikçe orada da fiyatlar arttı. şuradan hesaplayın, evin takribi satış fiyatını 180'e yani 15 yıla bölün, eğer kira bedeli o civardaysa makuldur. bence istanbul'da satış bedellerine göre kira fiyatları biraz geriden bile geliyor özellikle bahsettiğim bölgelerde.
+1
awlmi
(22.02.26)
2021'den beri olan bir durum, boş ev kiraları 2000 liralardan 5000'lere çıktı. enflasyon %100 olduğu için 5 bir sene sonra 10 oldu, 10, 20 oldu sonra 30 ve 40.

bunun en büyük sebebi 3 yıl üst üste uygulanan %25 kira artış oranı. ben şimdi 25'e oturuyorum ama alt katım 35'e oturuyor, yeni gelen başka biri 30'a oturuyor. tam kaos
0
hoot
(23.02.26)
(6)

Dövizin Geleceği Hakkında

messor
Önümüzdeki beş senelik dönemde dövizin özellikle de Euro'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz ? Önümde 60 ay vade ile TL veya Euro borçlanmak gibi iki seçenek var. Dövizin baskılanması devam eder mi veya enflasyon düşerse TL döviz karşısında güç kazanır mı ? Duyurunun finanstan anlayan ahalisi görüşler
Önümüzdeki beş senelik dönemde dövizin özellikle de Euro'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz ? Önümde 60 ay vade ile TL veya Euro borçlanmak gibi iki seçenek var. Dövizin baskılanması devam eder mi veya enflasyon düşerse TL döviz karşısında güç kazanır mı ? Duyurunun finanstan anlayan ahalisi görüşlerinizi okumak isterim.
0
messor
(20.02.26)
Twitter'da iris cibre'nin bu konuda teknik güzel yorumları var. Buraya birkaç cümleyle açıklanamayacak kadar farklı parametre ve hükümetin para politikasına bağlı bir durum.
+1
Bruce
(20.02.26)
2 sene daha böyle zayıf seyreder (TL güçlü kalır) ancak seçimden sonra tekrar bir zıplama riski her zaman var.
0
507
(20.02.26)
şuan türkiyede döviz krizi yaşanması için hiçbir sebep yok. kış bitti, döviz stoğu gırtlak dolu.

ancak döviz artmazsa bu sene nerdeyse tüm ihracatçılar batmış oalcak. ve türk sanayisi yerlebir olcak. geri dönüş üde yok gibi bu işin. tüm ihracat ağırlıklı iş yapanlar 2 sene sabretmye çalıştı ama 2026 yılında kimse sabretmeyecek.
-1
tchuck
(20.02.26)
5 senelik euro borçlanmazdım.
0
awlmi
(20.02.26)
En yetkili ağızdan şu sözler duyulduktan sonra hala dövizle borçlanmayı düşünmek hiç akıllıca bir davranış olmaz

diye düşünüyorum.

x.com
0
Mirket
(21.02.26)
Şu ortamda yarın meçhul, siz 5 seneden bahsediyorsunuz. ABD, yarın İran'a saldırsa, bir anda her şey tepetaklak olabilir. Başta petrolün fırlaması, göç vs...

Finansın temel kuralıdır, kazandığınız para hariç, borçlanılmaz. TL kazanıyorsan TL, euro kazanıyorsan euro, altın kazanıyorsan altın borçlanabilirsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(21.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(4)

Suv seçelim

solenkol
Selamlar, bu yıl yaza kadar aracımı değiştiriyim diyorum, 10 yasına geldi aracım. Gözüme çarpanlar tiggo 7( son kasasını baya beğendim ), cupra terramar( baya dolu tipi de guzel), tiguan ( oturaklı, tipi de güzel) . Aracı haftasonu ve tatillerde kullanıyoruz. Haftaici işe gitmiyorum araçla. Kullanan
Selamlar, bu yıl yaza kadar aracımı değiştiriyim diyorum, 10 yasına geldi aracım. Gözüme çarpanlar tiggo 7( son kasasını baya beğendim ), cupra terramar( baya dolu tipi de guzel), tiguan ( oturaklı, tipi de güzel) . Aracı haftasonu ve tatillerde kullanıyoruz. Haftaici işe gitmiyorum araçla. Kullananlar , cevresinde bu araçları kullananların yorumlarını merak ediyorum.
0
solenkol
(17.02.26)
tiggoların yakıtından çok şikayet duyuyorum.
+1
antihero
(17.02.26)
Chery'ler iç donanım ve güvenlik olarak tatmin edici. Etrafımdaki kullananlar yakıt tüketimi dışında genel olarak memnunlar.
0
hakmut
(17.02.26)
tiguan'da dönem dönem güzel indirimler oldu. bu opsiyonlar arasında fırsat fiyat yakalarsam tiguan derdim.
0
awlmi
(17.02.26)
(bkz: byd seal u dm-i)

muazzam bir f/p aracı. tiggo miggo aman diyeyim. şehir içi bedava dolaşmak varken neden tiggoyla 14-15 yakasın?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(16)

Kediniz kaç yasında ve kaç kilo?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,

Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?
Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?
Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg.
7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı.
5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.

Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.

dişi: 4.8 kilo
erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
0
peki madem
(04.02.26)
3 yaşında erkek tekir, 6,5 kilo.

6 aylık civarı sokakta bulduğumuzda 3 kiloymuş. 9 aylıkken 4,8 kiloymuş.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
4 yaş dişi calico 4 kg
0
my fault
(04.02.26)
Biri Tekir biri Van kırması iki kedim var.

Tekir olan 11 yaşında ve yaklaşık 5 kilo.

Van kırması ise 9 yaşında ve 4 kilo civarında.
0
Dr_Stat
(04.02.26)
12 yaşında tombul kızımız 5.5 kg.
0
awlmi
(04.02.26)
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.

2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.

www.pitho.net
0
boyalı kuş
(04.02.26)
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin.
bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun
iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz)
su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz.
Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun
sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.

Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
(12)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
17’de karar kıldım. Bu da burada dursun:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(7)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
+1
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.