Giriş
(9)

Otostop

yurtsuz john
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
0
yurtsuz john
(06.03.26)
öğrenciyken çok çekerdim. üniversite bölgesinde içinde çevresinde çeken olursa her seferinde alıyorum. hatta bazen otostopçu almak için yolu uzattığım oluyor.

edit: 3 kere de blablacar yaptım. şoför olarak.
+2
jelly bear
(06.03.26)
sadece üniversite bölgesi +1. onun haricinde hiç almadım. sadece bir de kendi memleketimdeki köyde aldım ama köy ahalisi yani.
0
awlmi
(06.03.26)
Uzun zaman önce İzmir'de yaşarken Manisa'ya gidip gelmem gerekirse otostopçu alıyordum, geneli ekonomi yapmaya çalışan öğrencilerdi. Sonrasında olası bir kazada başıma gelebilecekleri öğrenince ve günümüz şartlarında kimseye güven olmayacağı için otostopçu almıyorum.

Otostop çekmiyorum, umarım gerek de kalmaz.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Bir kere yaptik sanirim, benim yapacagimdan degil de arkadas yapmisti. Kisa mesafe gittik. Adam silahi oldugu icin korkmasi gerekmedigini yanindaki arkadasina soylemisti. Otostopcu eskiden aliyordum, tek olsam ayni ulke icerisinde belki gene alirim.
0
mbond
(06.03.26)
eskiden 20-30 kere almışımdır ama artık kimseye güven olmaz diyip alamıyorum.

bir kaç kere de zaruretten ötürü ben otostop çektim.
0
co2s2
(06.03.26)
bobrekler fazlalik bu vucutta evet.
0
warrior princess
(06.03.26)
Yapmamda aracıma almamda
-2
basond
(06.03.26)
Uzun yolda blablacar ile bayağı bi kişiyi götürdüm getirdim ama birkaç senedir güvenlik ve milletle uğraşmamak için kimseyi almamaya başladım.

Zaten sonrasında da bir terörist bu şekilde arabasına bindiği birini katlettiğinden daha da hayatta kimseyi almam.
0
chicha_v2
(06.03.26)
üniversite yıllarında neredeyse türkiyenin tamamını dolaşacak kadar otostop çektim. artık benden geçti.

Vaktinde otostop çekerken arabasına bindiğim insanlara da dediğim gibi tipi gözünüzü tutmayan kimseyi arabanıza almayın. bu ben olsam dahi almayın. bu fikrim halen geçerli.

kendi adıma şuan arabama otostopçu alırken genelde yine tipine bakıyorum ve ayrıca çantasına bakıyorum, 50lt çanta ve kamp yüklü birisini görürsem genelde alıyorum ama yine de tip önemli.
0
belkider
(07.03.26)
(14)

Türk edebiyati olmazsa olmazlariniz

Purple life
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
+1
Purple life
(04.03.26)
ferit edgü - hakkari’de bir mevsim. yeri çok ayrıdır.
+2
lüzumsuz adam
(04.03.26)
Daha iyileri elbette vardır ama Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları bence vizyonsuzluğun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu çok iyi anlatıyor.

Harcanan potansiyel, ebeveyn ve evlat çatışmasının yarattığı sorunlar, kendi kafesini kuran aileler, o ailelerden kaçmak isteyen çocukların doğurduğu problemler, fakirliğin ve iş bilmezliğin romantize edilmemiş gerçek hali. Bence herkes bir kere okumalı.
+3
akhenaten
(04.03.26)
Sait Faik'in Semaver, Lüzumsuz Adam, Alemdağ'da Var Bir Yılan kitapları.
Orhan Kemal +1
Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur
Kemal Tahir Devlet Ana
Tarık Buğra Osmancık
Yakup Kadri Yaban
Halide Edip'in kurmacalarından çok Türk'ün Ateşle İmtihanı ve Mor Salkımlı Ev
Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar üçlemesi, Fikrimin İnce Gülü
Füruzan Parasız Yatılı
Ferit Edgü'nün kısa hikâyeleri
Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar
Son dönemde belki Murat Gülsoy, Ayfer Tunç'un ilk romanları. Ali Teoman olabilir. Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı
+4
black holes in the sky
(04.03.26)
Orhan Pamuk, Kemal Tahir ve son zamanlarda okumaya başladığım Reşad Ekrem Koçu benim için iyi ki Türkçe biliyorum dedirten başlıca üç yazardır.
0
sekizdokuzon
(04.03.26)
Peyami safa nın yalnızız ve bir tereddüdün romanı,
Köy romancılığı için, Fakir Baykurt
Barıç Bıçakçı kitapları,
Hasan Ali Toptaş kitapları bence çok güzel ama maalesef boykot, karakteri kötü, ama yazdıkları maalesef çok başarılı, maalesef, maalesef,
Oğuz atay +1 diyorum hem tehlikeli oyunlar hem korkuyu beklerken
Adalet ağaoğlu + 1
ayfer tunc da +1 ama bazen de sevmiyorum biraz kararsız bırakıyor,
hüseyin rahmi gürpınar okunmalı,
Ercan Kesal, çok severim ne yazsa okunur,
Suat Derviş, çağına göre bence iyi yazmış,
İsmail güzelsoyu da severim,
Vedat türkali
+1
a perfect lie
(04.03.26)
Yaşar Kemal denmemiş bir kere bile abov

Edit: Herkesin zevki kendine tabii ama ben Tanpınar'ı 1 numaraya koyarım. Yaşar Kemal 2, İhsan Oktay Anar da 3 bence
+3
vedatchilipeppers
(04.03.26)
Bilge Karasu.
+1
tiredofwaiting
(04.03.26)
İhsan Oktay Anar
+2
anatomik
(04.03.26)
yukarıdakilere ilave olarak Yusuf Atılgan. Aylak Adam ve Anayurt Oteli.
0
awlmi
(04.03.26)
Benim için yerli edebiyattaki en önemli eser Aşk-ı Memnu’dur. Kitaplığımda farklı basımlarda üç Aşk-ı Memnu’m var, kıymetlilerim.

Bunun dışında ilk aklıma gelen olmazsa olmazlarım;
*Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür - Hüseyin Rahmi Gürpınar
*Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali
*İnce Memed - Yaşar Kemal
*Yenişehir’de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal
*Seher - Selahattin Demirtaş
*Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan
0
mutekebbir
(04.03.26)
Puslu kıtalar atlası - İhsan Oktay Anar
+1
ekimoloji
(04.03.26)
Sabahattin Ali :
İçimizdeki Şeytan
Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna

Ahmet Hamdi Tanpınar:
Huzur
Mahur Beste
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Peyami Safa:
Yalnızız
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Orhan Pamuk:
Benim Adım Kırmızı
Kara Kitap
Cevdet Bey ve Oğulları
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Roman: Tanpınar, Yaşar Kemal, Oğuz Atay
Öykü: Mustafa Kutlu
+1
but that was just a dream
(05.03.26)
Vüsat bener, latife tekin, oğuz Atay, feyyaz kayacan kesinlikle okunmalı
0
adivar
(05.03.26)
(11)

Espresso makinesi tavsiyesi

housedaki topal doktor
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
0
housedaki topal doktor
(01.03.26)
Bende philips 2200 var. Süt köpürtmesi manuel. Ben memnunum, 5-6 yıldır kullanıyorum. Kahveyi sütlü tüketen biri değilim, ayda yılda bir misafir gelince anca.

Daha üst modellerde süt köpürtme otomatik onlara da bakabilirsiniz.
+2
kojonotsuki
(01.03.26)
philips 2200'den 3 tane var bizde. babamda da bende de dükkanda da aynı modeli aldık. halam da almayı düşünüyordu aldı mı bilmiyorum :D manual köpürtücü daha iyi bence, sütü köpürtmek otomatik köpürtücünün haznesini temizlemektetn daha zor değil. bunda sütü ne kadar koyacağını ne kadar ısıtacağını ne kadar köpürteceğini kendin ayarlayabiliyorsun. köpürtme işin bitince kahveyi çekerken çubuğu çıkarıp durulamak için de yeterli zamanın oluyor ekstra bi vakit kaybın yok.

en ucuz modeli manual köpürtücülüler, ama bu model otomatik köpürtenlerden pahalı da olsa ekstrasını verir bunu alırdım.
+1
konetsu
(02.03.26)
bende de 2200 var. çok rahat tek tuşla kahve imkanı, fakat şimdiki aklım olsa Baristina alırdım. 2200'ün kahveyi içerde döndürmesi temizlenme ihtiyacın ortaya çıkarıyor. aman küf mü içiyorum yok bu kahvede garip bir tat mı var? gibi soruları soruyorum kendime bazen.
bu yeni çıkan ürün gayet yeterli geldi bana ama araştırmadım.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
@ruhlardan esinlenen karga nasıl yani küf mü içiyorum?

kahve artığı biriktiğinde bazen küflenebiliyor. ama onun mekanizmaya ve yeni kahve demlenmesine etkisi yok. makinenin düzenli olarak kahve yağı vs. temizliğinin yapılmasını mı diyorsunuz?

bir öğreneyim istedim, kuruntu yaptım :D
0
kojonotsuki
(02.03.26)
evet, sonuç olarak makinenin bir temizleme döngüsü var. kahveyi içerde evirip çevirip verdiği için haliyle içerisi pisleniyor. ayrıca bu içerdeki kahve değirmenine biz ulaşamıyoruz acaba o ne durumda? eğer bu temizlik döngülerini (genel bakım kireç ve yağ bakımı vs vs.) kaçırmam derseniz harika alet.

bu önerdiğimde de içerden sadece basınçlı su çıkıyor. siz kahveyi makineye öğüttürüp makinenin ağzına koyuyorsunuz klasik işlem. tabi onun da öğütücüsü ne durumda temizlenebilir mi bilmiyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
ben uzun zamandır sage bambino bakıyorum daha alamadım araştırıyorum :D bir de gaggia bunlar sanırım üst düzey espresso makineleri amacımız pek yer kaplamasın latte americano falan zaten içmiyoruz
0
croswell
(02.03.26)
sage ses450 bambino kullanıyoruz memnunuz. enplus'ta yıl sonu indirimlerinden aşırı ucuza almıştık şuanki fiyatı gereksiz yüksekmiş, yurtdışından da getirilebilir.
0
awlmi
(02.03.26)
@croswell gaggia philips saeco aynı gruptan ve tam otomatik modellerin içindeki demleme üniteleri aynı.

örnek 130k'lık gaggia academia www.youtube.com
10k'lık philips 2200 www.youtube.com

philipsteki üniteyi söküp gaggiaya takabilirsin :D demledikleri kahvenin tadında da bi fark olacağını sanmıyorum asıl işi yapan ünite ortak olduğundan.
0
konetsu
(02.03.26)
Ben 4 yıldır Philips 3300 kullanıyorum.
Halam birkaç ay önce led ekranlı olanı aldı tek farkı daha fazla kahve çeşidi sunması.
Ben makinemden çok çok memnunum, onlar da memnunlar.

İç haznesini de temizleme imkanı olduğu için temizliğinden şüphem yok.
Ekonomik durumlardan dolayı kahve markamda düşme olduğu için bir tık kahve zevkim düştü gibi ama dışarıda içtiğim kahvelerin çoğundan çok daha lezzetli kahve içiyorum.
Süt haznesinin temizliği de basit kullandığın an temizlersen hiçbir sorun çıkmıyor.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Siemens'in bir modeli var. Kendi süt haznesi yok, hortumu var, onu daldırdığınız yerden çekiyor.
Süt konusundan kendi kabını temizlemek zorunda olmadığım için seviyorum bu sistemi.
Hortumu ve köpürtme sistemini temizlemek için basit bir programı var.
Kendi haznesi olanlardansa bu tip olanları tavsiye ederim.
0
burfak
(02.03.26)
Shark aldi gecen arkadas, memnundu baya. Piyasaya yeni girdikleri icin fiyatlari rekabetciydi en son, inceleyebilirsiniz.
0
brkylmz
(02.03.26)
(8)

Nakliyatçılara Bahşiş

bradshaw
Veriyor musunuz?Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
Veriyor musunuz?

Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
0
bradshaw
(24.02.26)
ben bi kere suriyelilere vermiştim, belliydi adamı 3 kuruşa çalıştırdığı birer sigara parası atmıştım.
0
kveldulv
(24.02.26)
Yemek soyledigimiz icin vermedik firma sahibi bizi boyle yonlendirmisti
0
eja
(24.02.26)
veriyorum. uzun zamandır taşınmadım ama kaç kişi geldiğine göre değişir. min 200'er, az kişiyse ve memnun kaldıysam 300/400'er veririm.

bir kere de bulaşık makinemi düşüp kırdıkları için vermemiştim. taşıyan çocuk da türkmendi, çok da suçu yoktu ve çok üzüldü. evde eski bir gitar vardı, baktım taşırken onunla ilgileniyor. gitarı ona hediye ettim. bulaşık makinesi de çok yeni değildi zaten değiştirecektim. onu da onlara verdim hurdacıya satsınlar diye.
+1
awlmi
(24.02.26)
hayır, ne kahvaltı, ne yemek, ne. bahşiş hiç birşey vermem. herkes işini yapıyor. baktım insanlar güzellikten anlamıyorlar uzun süredir kafam rahat emin ol daha iyi taşırlar.

sadece gittiğim yerde 15 yaş altında birisi varsa ona veririm. o da işi öğrensin meslek sahibi olsun diye, 18 yaşını geçmiş adam da artık bedava çalışmasın gitsin adam gibi yerde çalışsın parasını alsın.

bu bahşiş olayına alıştırmayın abi insanları, sonra her şeye vermek zorunda kalırsınız. herkes kendi maaşını versin elemanına bize ne

örnek şuan tüm işin gücünü bırakmışsın. gelmişsin duyuru açıyorsun neden tanımadığın adamları nasıl memnun ederim. bize ne ya, ben parasını vermişmiyim. hizmeti alacakmıyım. bitti gerisi.
+4
sivri sinek
(24.02.26)
neden vereyim? zaten taşınmak için para veriyorum. yapılması için para verdiğim bir iş için neden extra para vereyim? ama emekçi karşılığını almıyor gibi bahaneler benimle alakalı değil. hangi birimiz hak ettiğinin karşılığını alıyor bu ülke sınırları içinde.
+3
scudman1
(24.02.26)
Hep verdim. Yazık, günah.
0
gabe h coud
(24.02.26)
Isini ekstra ozenli yapana veriyorum. Standart yapana vermiyorum.
0
aguen
(24.02.26)
Market ve lokanta kuryeleri dışında bahşiş veriyorum. Zaten komisyon alınıyor müşteriden online siparişlerde.
Nakliyeci, arabanın camını silen pompacı, kazıkçı olmayan kuaför... Bunlara veririm.

Ramazan davulcusuna da asla bahşiş vermem. Ama şunu görüp yarıldığım için bu sene bir istisna yapabilirim.
hizliresim.com
0
auroraaurora
(25.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(10)

kedisi astim hastasi olanlar

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz? evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz?
evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
pelet kum kullanın. kardeşim biokat's pelet kedi kumu kullanıyor astımlı kedisi için ama başka alternatifler de var. kediye yakın yerlerde deodorant, parfüm vs sıkmayın, yoğun temizlik maddesi kullanılacağı günler önlem alın.
+2
awlmi
(23.02.26)
suzininde kedisi astım şuan baya iyi kendi deneyimini şurda yazmış
www.suzionline.com
+1
eja
(23.02.26)
her gün elektrik süpürgesi aciliyor evde, halilari seneler önce kaldirdik, seneler önce buharli temizleyiciye gectik, toz alma ve yer silme isleri kimyasal kullanmadan hallediliyor, camasir yumusaticisini eco-friendly aliyoruz, deodorant hic kullanmiyoruz, oda kokusu keza öyle, parfüm sikacaksak banyoda sikiyoruz ki her gün degil ve sikar sikmaz evden cikiyoruz. anlayamiyorum nasil siklasti bu ataklari. gecen hafta 6 defa atak gecirdi.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
burdaki öneriler üzerine ben proline ekstra aldım toz neredeyse sıfır. çok geçmiş olsun.
+2
Sadece soruyorum
(23.02.26)
stress? yeni kedi veya değişiklik mi yaptınız, stresste tetikliyor, hepa filtreli süpürge kullanın sonuçta yeri süpürüyorsun ama tozu dışarı veriyor süpürgenin filtresi kirliyse veya hepa değilse süpürmekte fena yapar çocuğu
ben evdeki süpürgenin filtresini 6 ayda bir yeniliyorum her süpürmeden sonrada yıkıyorum

proline extra öve öve stok bulamıyorum artık +1
+1
eja
(23.02.26)
eja, dyson animal kullaniyoruz zaten. yok ya, hicbir sey degismedi. sadece yaslaniyor. maalesef :(
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kedi kumu olarak www.amazon.de

Bunun dışında nasıl bir iklimde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama hava nemlendirme cihazları bayağı işe yarıyor.
+1
truf
(23.02.26)
Mutlaka hava temizleyici alın. Çok fark ediyor.
+1
mesuta
(23.02.26)
@mesuta, marka tavsiyeniz olur mu?

@truf, cok nemli bir bölgedeyiz zaten, nem büyük bir sorun. ben acikcasi nemin de tetikledigini düsünüyorum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
hastanede winx kullanılıyor ama sharp çıkmış sanırım yeni filtresi yıkanabilen ve 5 sene giden, winx filtresi değiştirme gerekiyordu
0
eja
(24.02.26)
(2)

İstanbul’da kira fiyatları

tulumba
Selamlar, dert yanmaya ve kira fiyatlarının sadece bana mı pahalı geldiğini anlamak için buradayııım.Resmen evimizin çevresi hep kentsel dönüşüme gidiyor. Bizim evler zaten girdi o yola. Ev arama telaşı zamanın azalması ile daha da arttı. 3+1 bir evin kirası anadolu yakasında, merkezi olmayan bir ye
Selamlar, dert yanmaya ve kira fiyatlarının sadece bana mı pahalı geldiğini anlamak için buradayııım.

Resmen evimizin çevresi hep kentsel dönüşüme gidiyor. Bizim evler zaten girdi o yola. Ev arama telaşı zamanın azalması ile daha da arttı.

3+1 bir evin kirası anadolu yakasında, merkezi olmayan bir yer için 45bin tl çok değil mi? Ev çook güzel, asla lafım yok o yönden. Ama 47500 ile ilanı açıp en son 45bin nedir? Metroya 20 dk yürüne mesafesinde, toplu taşımaya 10-15 dk.
Bu arada genel olarak gördüğüm 3+1 oturulabilecek eli yüzü düzgün evler 40üstü. Niye böyle oldu bu kiralar beeeeyleee?
Bir de 2+1 olması gereken evi 3+1 yapmışlar. Aidat konusuna hiç girmiyorum. Her yere havuzlu site yapmanın maaaanası nedir?


Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
tulumba
(22.02.26)
bunu yanlış anlamayın lütfen 3+1 ev için çok da kötü bir kira rakamı gibi gelmedi bana. tabi konum önemli. fakat biraz merkezi muhitlerde yani Kadıköy Ataşehir çevresinde bu artık neredeyse 1+1 kira fiyatı. istanbul her zaman kira konusunda pahalıydı ve eskiden ucuz olan muhitlere toplu taşıma geldikçe orada da fiyatlar arttı. şuradan hesaplayın, evin takribi satış fiyatını 180'e yani 15 yıla bölün, eğer kira bedeli o civardaysa makuldur. bence istanbul'da satış bedellerine göre kira fiyatları biraz geriden bile geliyor özellikle bahsettiğim bölgelerde.
+1
awlmi
(22.02.26)
2021'den beri olan bir durum, boş ev kiraları 2000 liralardan 5000'lere çıktı. enflasyon %100 olduğu için 5 bir sene sonra 10 oldu, 10, 20 oldu sonra 30 ve 40.

bunun en büyük sebebi 3 yıl üst üste uygulanan %25 kira artış oranı. ben şimdi 25'e oturuyorum ama alt katım 35'e oturuyor, yeni gelen başka biri 30'a oturuyor. tam kaos
0
hoot
(23.02.26)
(6)

Dövizin Geleceği Hakkında

messor
Önümüzdeki beş senelik dönemde dövizin özellikle de Euro'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz ? Önümde 60 ay vade ile TL veya Euro borçlanmak gibi iki seçenek var. Dövizin baskılanması devam eder mi veya enflasyon düşerse TL döviz karşısında güç kazanır mı ? Duyurunun finanstan anlayan ahalisi görüşler
Önümüzdeki beş senelik dönemde dövizin özellikle de Euro'nun geleceğini nasıl görüyorsunuz ? Önümde 60 ay vade ile TL veya Euro borçlanmak gibi iki seçenek var. Dövizin baskılanması devam eder mi veya enflasyon düşerse TL döviz karşısında güç kazanır mı ? Duyurunun finanstan anlayan ahalisi görüşlerinizi okumak isterim.
0
messor
(20.02.26)
Twitter'da iris cibre'nin bu konuda teknik güzel yorumları var. Buraya birkaç cümleyle açıklanamayacak kadar farklı parametre ve hükümetin para politikasına bağlı bir durum.
+1
Bruce
(20.02.26)
2 sene daha böyle zayıf seyreder (TL güçlü kalır) ancak seçimden sonra tekrar bir zıplama riski her zaman var.
0
507
(20.02.26)
şuan türkiyede döviz krizi yaşanması için hiçbir sebep yok. kış bitti, döviz stoğu gırtlak dolu.

ancak döviz artmazsa bu sene nerdeyse tüm ihracatçılar batmış oalcak. ve türk sanayisi yerlebir olcak. geri dönüş üde yok gibi bu işin. tüm ihracat ağırlıklı iş yapanlar 2 sene sabretmye çalıştı ama 2026 yılında kimse sabretmeyecek.
-1
tchuck
(20.02.26)
5 senelik euro borçlanmazdım.
0
awlmi
(20.02.26)
En yetkili ağızdan şu sözler duyulduktan sonra hala dövizle borçlanmayı düşünmek hiç akıllıca bir davranış olmaz

diye düşünüyorum.

x.com
0
Mirket
(21.02.26)
Şu ortamda yarın meçhul, siz 5 seneden bahsediyorsunuz. ABD, yarın İran'a saldırsa, bir anda her şey tepetaklak olabilir. Başta petrolün fırlaması, göç vs...

Finansın temel kuralıdır, kazandığınız para hariç, borçlanılmaz. TL kazanıyorsan TL, euro kazanıyorsan euro, altın kazanıyorsan altın borçlanabilirsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(21.02.26)
(13)

Kullanılan otomobilin dışarıdaki imajı hk.

administ
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim ama canımı sıktı. Kim görse sen hala bu arabayı değiştirmedin mi falan diyor. Ben de takıntı haline geldi bir yere gittiğinde biraz uzağa park ediyorum. Şimdi arabayı değiştirsem biliyorum ki yine bir kulp bulacaklar ama bu insanların neden bunu takıntı haline getirdiklerini anlamadım.
+5
administ
(19.02.26)
Micra miydi
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Citroen c3
0
🌸administ
(19.02.26)
mutevazi olmak OK. herkes gidip havali bir araca binmek zorunda degil.
ama mutevaziligin ucunu kacirirsan kotu.
arabayi, gelirini ve toplum icindeki pozisyonunu bilmeden yorum yapmak zor.
-2
cooperr
(19.02.26)
sizinle tamamen aynı düşüncedeyim. güvenli bir araba olması yeterli. küçümsemelerden etkilenmezdim çünkü benim için bir anlamı veya karşılığı yok. siz memnunsanız takmanıza gerek yok bence.
+2
eileengray
(19.02.26)
bir arkadaşımın çok eski, dökülen, sanayiden çıkmayan bir arabası vardı. yaşadığı şehirde herkes çok tehlikeli araba kullandığından ve arabasını hiç güvenli bulmadığımdan, sürekli değiştirmesi yönünde uyarıda bulunuyordum (aramızda darılma gücenme olmaz, çok yakınız). bir gün iş arkadaşlarıyla birlikte bir yere gideceklermiş; bu arabası sebebiyle basıp gidemediğinden geç kalmış, arkadaşı da laf sokmuş. benim senelerce ısrar ettiğim şeyi, bu laf üzerine yarım günde çözmüş; aynı gün peşin para sıfır suv almış. bunun üzerine de ben laf soktum gerçi :)

sözün özü, güvenlik zaafiyeti falan oluşturmuyorsa, elalemin ne dediği bence hiç önemli değil. arabayla falan statü kasan, gitsin az ötede kassın; şahsen hiç sallamam. milletin malını diline dolayan en hafif tabirle işsizdir. ancak sizin canınız sıkıldığı gibi, bir de uzağa park ediyormuşsunuz. dolayısıyla bu durum hayatınızı zorlaştırmaya başlamış gibi görünüyor. öyleyse değiştirin gitsin derim.
+4
lil siztah
(19.02.26)
kimin ne dediği umrumda bile olmaz. hatta öyle küçümseyici yaklaşanlarla ben de dalga geçerim. bizim düldül ayağımı yerden kesiyor. işimi görüyor de geç. otomobil üzerinden size presitij yükleyene de küçük görene de he de geç.
+1
exlibris
(19.02.26)
sadece sehir ici kullanimda kucuk olmasi iyi,
ama uzun yolculuklarda c segment rahat oluyor,

kullanim ihtiyaclarinizi dikkate alin,
boş verin kimin ne dedigini,


cebinde para olmayip,
eşyalar ile kendini tatmin eden
tedaviye muhtaç oluyor.
0
designer
(19.02.26)
maalesef ülkemizde böyle bir gerçek var ve bence de tabii ki çok yanlış. ancak istisna da olabilir misal eğer araç işinize/gelirinize etki edecekse göz önünde bulundurulabilir. yani patronsanız, küçük bir işletme vs yani kendi işinizi yapıyorsanız karşı tarafa mesaj verme niteliği taşıyor, alacağınız hizmet veya karşı tarafın vereceği özeni/ilgiyi artırıyor. yalnızca ülkemizde de değil var böyle bir olay. he ama basic düzende manasız bir olay, memnunsanız memnunsunuzdur. yani size hizmet etmeyecekse kafanıza takmayın.
+1
awlmi
(19.02.26)
İnsanlar canları eleştirmek istediğinde her şeyi eleştirirler, suçlamak isteyince her konuda suçlarlar, dedikodu öyle her şeyde öyle. Bence sen kendine bak ben niye bunları ciddiye alıyorum de. Çünkü asıl sorun senin etki altında kalman, istedikleri kadar konuşsunlar önemli olan onların istediğinin değil senin istediğinin olması ve senin isteğinin de onlara göre değil, hiçbir etki altında kalmadan senin hayatının ihtiyaçlarına göre şekillenmesi. Bilseler ki senin fikirlerini değiştirebiliyorlar, herkes seni ne hale getirir bi düşünsene, diyelim ki çok zengin oldun, herkes sana nasıl üşüşür, bi hayal et. Bence değer vermemeyi veya verdiğin değeri azaltmayı öğrenmek seni en iyi şekilde yaşatır.
+2
yaren
(19.02.26)
Ben de benzer durumdayım. İnsanlar uğraşmayı bırakacak diye araba almak çok mantıksız. İhtiyaçlarınızı karşılıyor, gerekli güvenlik paketleri halen çalışır haldeyse bence gerek yok.

Ben uzun yol yorgunluğu olmasa ve bagajı yetse İstanbul’da B sınıfı araca hastayım. Her yere giriyorum. Park etmesi kolay. Muazzam bir avantaj.

Takma yani kafana.
+1
jackyr
(19.02.26)
ahaha benim araç da biraz küçük görülüyor. ama gülüp geçiyorum çünkü tanıdıktan aldım o aracı değiştirince, ben de ilk gördüğümde niye bu arabayı kullanıyor ki diye garipsemiştim. yıllarca yurt dışında yaşadı orada iyi araçlara da bindi, daha iyi araçlara alışıktı burada da bütçesi daha iyisine yeterdi, ki hybrid corolla aldı şimdi.

garipsesem de bişey demedim, ilk izlenimim biraz olumsuzdu ama hafiften araç hakkında konuşunca hep övgüyle bahsetti. işini gören uygun fiyatlı sorunsuz masrafsız bi araç olduğundan memnundu. ablasının ısrarıyla değiştirdi biraz :) çocuklar da var diye yeni model daha güvenli bir araç olsun diyip ikna etti, bu 2010 model.

araba boşa çıktığında benim hiç araba alma niyetim bile yokken bunu ben alsam ya dedim :D ilk izlenimim negatif olan bu araç şimdi 5 aydır bende, alıştıkça ben de ısındım. ve kendisine de hak vermeye başladım, yetiyor işte gündelik şehir içi kullanıma. arabaya çok para bağlamaya değecek bi kullanımım yok, bunun 10 katına bi araba alsam yapacağım aynı ulaşımı yine yapıyorum. kendi fiyat aralığı için en iyi araçlardan biri.

(bkz: geely mk) benimki dış görünüşten değil de markadan dolayı, çoğu kişi bilmediğinden ve sadece bu aracın varlığını bilenlerin gözünde de ucuz araba olduğundan biraz küçümsenme durumu var. burada bile ufak bikaç sorunuyla ilgili duyuru açıp sorduğumda sat geç o arabayı uğraşma diyenler oldu :D ki sıkıntıları kullanıma engel ciddi şeyler değil, ben takılıyorum. o problemle 5 yıl kullandı eski sahibi, sensör arızası var muhtemelen elektrik tesisatından ve teorik araştırmaya göre sadece şase kablolarını güçlendirmek çözebilir gibi görünüyor.

5 aydır sadece 1 gün kullanmadım aracı, bi problem çıkarmadı, şimdilik beklentimi karşılıyor benim.
bi boşta yattığından aküyü değiştirmem gerekti, 1 ay akü değişene kadar marş problemi yaşadım takviyeyla çalıştırdım ama araçtan kaynaklı arıza değil, onun dışında filtre yağ antifriz değişimi gibi periyodik işleri yapıldı. gerisi keyfi harcamalar oldu, yeni android auto teyp vs.
0
konetsu
(19.02.26)
araba ülkemizde bir statü aracı. hatta telefon da bir statü aracı.
iş arkadasının bunu demesi saçma, çünkü onu ilgilendiren bir durum değil.
eğer ticaretle uğraşıyorsan araban iyi olmalı, çünkü karşı tarafa kazancının iyi oldugunu, onda parasının kalmayacağını göstermeni sağlıyor.
eğer iş yerinde çalısan bir beyaz yaka isen terfi almanı bile sağlayabilir. çünkü patron eski arabalı birisinin şirketi kötü temsil edeceğini düşünür.
garip ama gerçek bunlar.
ama eğer yukarıdakilerle alakan yoksa arabayı değiştirmene gerek yok.
+2
abelardo
(20.02.26)
evet böyle bişey var maalesef.

2012 pejo 508 kullanıyorum. her şeyinden çok memnunum, sürekli ya senin arabayı mı değiştirsek yok bilmem ne.

aynı konfor için en az 1,5 2 milyon harcamam lazım. ben o parayı 1 senede 2 katına çıkarıyorum. harcayacağım para havaya giden para.

bomboş işler...
+1
gurur
(21.02.26)
(33)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Mevcutta çocuğu olanlar artık bu işin geri dönüşü olmadığı için “ay çocuk muhteşem bir şey” türünden yanıt verecektir.
Durumun ele alındığı başlık da var, bu topraklarda çocuk yaptığıma pişmanım demek mangal gibi yürek ister.
(bkz: çocuk doğuran hiçbir kadının pişman olmaması)
Herkes neden pişman olsun? “Kimsenin” pişman olmadığını, müthiş bir şey olduğunu söylemesinden bahsediyorum.
Sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı gibi bir şey bu. Çocuk yapınca otomatik olarak artık müthiş bir şey olduğu, kesinlikle pişman olunmadığının söyleneceğine dair gizli bir anlaşma yapılıyor bilmiyor musun? (git: Swh)

Bu arada aramızda bazı tipler at binmeden önce at olmak gerekir fikrini benimsemiş belli ki. Bunlara en fazla “aynen” deyip geçmek gerek.

Bu kafayla İlişki terapistlerinin, çocuk gelişimcilerin, pediatristlerin 10 tane falan çocuğu olmalı; mesela erkek jinekologların da öncelikle vajinası olmalı ki ilgili konular hakkında yorum yapabilsinler. Cehalete bakın, bu bir dramdır.
:D
-8
dawsonscreek
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-7
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(4)

Suv seçelim

solenkol
Selamlar, bu yıl yaza kadar aracımı değiştiriyim diyorum, 10 yasına geldi aracım. Gözüme çarpanlar tiggo 7( son kasasını baya beğendim ), cupra terramar( baya dolu tipi de guzel), tiguan ( oturaklı, tipi de güzel) . Aracı haftasonu ve tatillerde kullanıyoruz. Haftaici işe gitmiyorum araçla. Kullanan
Selamlar, bu yıl yaza kadar aracımı değiştiriyim diyorum, 10 yasına geldi aracım. Gözüme çarpanlar tiggo 7( son kasasını baya beğendim ), cupra terramar( baya dolu tipi de guzel), tiguan ( oturaklı, tipi de güzel) . Aracı haftasonu ve tatillerde kullanıyoruz. Haftaici işe gitmiyorum araçla. Kullananlar , cevresinde bu araçları kullananların yorumlarını merak ediyorum.
0
solenkol
(17.02.26)
tiggoların yakıtından çok şikayet duyuyorum.
+1
antihero
(17.02.26)
Chery'ler iç donanım ve güvenlik olarak tatmin edici. Etrafımdaki kullananlar yakıt tüketimi dışında genel olarak memnunlar.
0
hakmut
(17.02.26)
tiguan'da dönem dönem güzel indirimler oldu. bu opsiyonlar arasında fırsat fiyat yakalarsam tiguan derdim.
0
awlmi
(17.02.26)
(bkz: byd seal u dm-i)

muazzam bir f/p aracı. tiggo miggo aman diyeyim. şehir içi bedava dolaşmak varken neden tiggoyla 14-15 yakasın?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
(23)

tamirci arabayı tamir etti ve para aldı. almaması mı gerekirdi acaba

orgyadakull
özel bir araçla sanayi sitesine gittim. bu aracın garantisi yok yeni bitti ama yetkili servis çok uzak.. genel bakımları da gelmedi daha 100 km gitmek istemedim. neyse sanayi sitesine gittim çünkü durunca devir 1000 devirden aşağı iniyordu.500 devire oradan bazen daha aşağıya motor titriyor stop etm
özel bir araçla sanayi sitesine gittim. bu aracın garantisi yok yeni bitti ama yetkili servis çok uzak.. genel bakımları da gelmedi daha 100 km gitmek istemedim. neyse sanayi sitesine gittim çünkü durunca devir 1000 devirden aşağı iniyordu.500 devire oradan bazen daha aşağıya motor titriyor stop etme noktasına geliyordu. her durduğumda vitesi N ye alıp gaza basıyorum. konu acildi servise gidecek durum yoktu. neyse gittim bir ustaya. biz bu arabadan anlamayız dedi. ama dur bir dakika bu aracın aynısından olan tamirci var ona bir danışalım o belki yapan bir usta biliyordur dedi.beni o kişiye gönderdi.gönderdiği kişi tamirci dediğim lastik takıp rot balans yapan bir yer.neyse yok kardeşim buralarda bundan anlayan izmire gitmelisin dedi.tamam sağolun dedim . dur bir dakika en azından rolenteni yükselteyim ama sibop ayarları kaçıktır ondan da yapabilir dedi. illa ki git yani servise sen servise gidebilecek kadar rolenteyi yükselteyim dedi.servise gitmeye doğru arabaya binmiş beni yoldan çevirdi .inanı ki basit bir işlemmiş. devir 500 de iken bir anahtar çevirerek 1000 devire e çıkardı. artık araba titremiyor. yine de pazartesi servise gideceğim tabi ki..neyse 20 saniye sürdü bu. sormak gerekir ya hani nezaketen borcum nedir dedim 500 versen yeter dedi..ya şimdi ben bu adamdan fiş fatura istesem rot balans ayarı diye mi kesecekti. nakit vardı verdim.oto tamircisi yazmıyor kapıda.ben bundan anlamam sadece bende de vardı biliyorum biraz diye lafa başladı.beni yoldan çeviren oydu. tamirci olsa bir fiyat alırdım ama rot balansçı idi. kendimi iyilik yapılan bir misafir gibi gördüğümden fiyat sormadım.becerebileceği garanti değildi.öyle de dedi zaten. işimiz bu değil ama 100 km gidemezsin her durmada stop etme riski var diyen de oydu. ne iyi insan dedim içimden şirket araçlarının rot balansını ona yönlendirmek için karar almıştım içimden.ama vazgeçtim tabi. 30 araçtan bahsediyoruz. neyse para alması yasal mıydı benden ? ben mi haksızım ?
-16
orgyadakull
(15.02.26)
Yasal miydi nasıl bir soru?
Hizmet aldın mı almadın mi?
Aldın.
Borcum ne diye sordun, itirazsız 500 kagadi verdin.
İllegal olan ne?
+1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
Yasal durumunu bilemedim ama zaten kayıtsız bir şekilde alma niyetiyle 500 deyivermiş. Ben açık açık talep edilmeden veya usta tarafından belirtilmeden para istenmesine karşıyım ama bizde biraz iletişim sıkıntısı var böyle durumlar oluyor maalesef. Fiş isteseniz, ık mık ederdi, sizden çekinirse 500 TL'lik rastgele bir fiş keserdi ama çekinmediyse üstüne KDV de koyabilirdi. Neyse özetle şahsi kanaatim bu işlem için para istenmemeliydi yönünde. Bir hizmet talebi yok vs.
+1
mbond
(15.02.26)
her şeyi okumadınız galiba .iyilik yapılmak için durduruldum.tamiirci değildi anlamam ama başka çare yok araba titriyor bir şeyler yapalım da yolda kalma kardeşim dedi. tekrar ediyorum sokaktaki adamdı. vergi levhası oto tamircisi değil rot balansçı..kapıda tamirci yazsa fiyat sorardım falan. gerçi hepsi yukarıda yazılı yeniden neden yazdıysam..
-11
🌸orgyadakull
(15.02.26)
Yoldan geçen adama neden iş yaptirdin ağa o zaman? Her yoldan gecene, seni cevirene arabayı birakiyor musun? Ne iyiliği bu devirde
+3
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bence alması normal, sonuçta seni zor durumdan kurtardı.
Lastiğin indi benzinliğe çektin, sen lastığı değiştirmeyi denedin yapamadın veya yapmak istemedin pompacı yapamadığını anladı lastiği senin yerine değiştirdi para vermeyecek misin?
araç gidemiyor demişsin adam çekici ile uğraşma diye iyi niyet göstermiş ama bunun karşılığını istemesi tuhaf değil.
0
kuzey li
(15.02.26)
sokaktaki adamdan kastım tamirci olmayan, usta sormaya gittiğim bir rot balansçı. o kadar da sokakta değil oraları bilen bir esnaf. tamir faurası kesemeyecek vergi ödemeyecek. bence bana göre o sadece bana yardımcı olmak isteyen biri.ne de olsa aynı arabadan var diye biraz anlıyor.ben de yaşlı bir amcayı bana el etmeden arabaya aldım evine bıraktım hava çok yağıyordu şemsiyesi yoktu. o benden hizmet aldı taksi parası mı istemeliydim. bu beni korsan taksi yapardı.ha keza hava alanında bavulunu bagaja koyamayan kadına da yardım ettim. o da benden hizmet aldı hamal parası almalıydım. böyle bir ömür geçmez beyler. biri bir şey talep etmeden siz yapıyorsanız para alamazsınız. aksi taktirde trafikte zorla cam silip sonra bana para ver bana para ver diyen kişilerden farkınız kalmaz.
-13
🌸orgyadakull
(15.02.26)
tamirci olmaması hasebiyle sokaktaki adam. 3 kere yazdım yukarıda .buralarda tamirci var mı diye sormaya gittiğim rot balansçı esnaf. aynı arabadan onda da var. araba bırakmadım 20 saniyede ben de oradayken rölenteyi artırdı kendi teklifi ve ısrarı ile.yukarıda bolca yazılı
-5
🌸orgyadakull
(15.02.26)
arabayi güzel görmüş almış işte aynı işlem için 2000 model civarı bir araba ile gitseydin almazdı. alacaksa bile at bir şeyler derdi 100-200 e fit olurdu. bunun zaten parası vardır moduna girmiş.

ama sorun almaması mı gerekirdi tamamen keyfine bağlı sonuçta sizin bilmediğiniz bir işi yapmış adam neci olduğundan bağımsız bu bilginin karşılığı canı isterse alır istemezse almaz.

edit: sanayinin yazılı olmayan kuralları vardır bunlardan biri de şoför ve arabaya göre fiyat vermek.
0
belkider
(15.02.26)
adam sizi yoldan zorla çevirmemiş, siz sonuçta birinin referansıyla gitmişsiniz. tamir kısa sürmüş olabilir ama sorunu doğru teşhis etmek ve çözüm üretmek de emeğin bir parçası. belki 500tl yerine miktarı size bırakabilirdi ama ücret alması çok sorunlu gelmedi bana.
+1
eileengray
(15.02.26)
belkider kardeşim sağolasın.ben zaten kim haklı diye sormuştum herkes yüklenmiş bana durum nedir diye bitiyor yazım. sadece bir soru bu ve cevap vermişsniz teşekkür ederim. burası öyle bir yer ki yazılarım eksilenmiş hep. sadece bir soru idi adamı da suçlamadım olaynedir diye sordum ama burada herkes fırça çekmeye programlanmış baksana ..vay be demek öyle. mustang shelby araba bu arada
-4
🌸orgyadakull
(15.02.26)
en ufak motor arızası min. 100 bin tutar.

adam ne yaptı etti bilemem öyle kolay bir şey midir değil midir onu da bilemem ama sizi kurtardıysa şayet aldığı bedavanın bedavası.

size koymuş biraz bu para. lan kendim de yapardım veya dükkanı var yok neyse niye verdim gibi ama şayet sorun çözüldüyse yatın kalkın şükredin.

ayrıca bilmediğiniz tanımadığınız insana da aracınızı elletmeyin.

neden eksilenmiş demişsiniz, tarzınız itici. kimse sizin fikrinizi onaylamak zorunda değil burada.

bi garip tartışma içine girmişsiniz, ilginç.
0
gurur
(15.02.26)
olay para değil yazılar okumuyor herhalde. boşa yazıyorum mesleği dışı iş bu. adam tamirci değil. ben bir ayarlama yapayım aman kaza bela yapmayın yolda diye gitmöek üzere olan beni çağıran bir tamirci olmayan o arabadan anlayan tamirci olmayan biri. herkes her istediğini yapamaz. vergi levhasında ne yazıyorsa onu yapar. kalanı ya yapamaz ya parasız yapabilir. kanunları açın oluyun işte. yoksa yapabilir mi ? her ieteyen her işi yapabilir mi ? zaten soru bu idi.yetkisiz de olsa. bundan para kazanabilir mi
-7
🌸orgyadakull
(15.02.26)
hahaha ne demek hocam tam tahmin ettiğim gibi olmuş, shelby görünce dayanamamış sanayi esnafı. standart bir araba ile gitseydiniz muhtemelen almazdı. *swh
0
belkider
(15.02.26)
insanlar burada okuyup zaman harcayıp cevap veriyor, sen kendi düşünceni kanıtlamaya çalışıyorsun resmen okurken bunaldım. yetkisizse niye arabana dokunduruyorsun? madem dokunduruyorsun borcum ne kadar diye sorduktan sonra para isteyen adama niye yükseliyorsun? adam da 5000 tl istememiş yani işini çözdüm diyip bi yemek parası almış sen teklif edince ne var bunda esnaf adam. olay para değilse tek bir sorun kalıyor geriye, o da senin yetkin görmediğin bir adama, arabanın motoruna müdahale ettirmen. başka da bir olay yok. oyna devam.
+9
awlmi
(15.02.26)
20 saniye surmesi yapilanin 500tl etmeyecegi anlamina gelmiyor, zira o 20 saniyenin arkasinda belki 20 senelik deneyim var.

adam senin arkadasin tanidigin degil, dukkan acmis kira veriyor. bedavaya yapmak zorunda degil, sen de dogrusunu yaparak borcumuz var mi demissin.

arac kus serisi olsa beki 100tl derdi, shelby ile gittigin icin ona gore fiyat soylemis.

herif rolantini ayarladi mi? ayarladi..
isini gordu mu? gordu
oynat devam..
+7
cooperr
(15.02.26)
500 çok olmuşda istemesi normal adam esnaf, geçmiş tecrübesini kullanmış seni zor durumdan kurtarmış hani işçilik değilde bahşiş gibi isteyebilirdi.

O an bana denk gelsen para istemezdim ben esnaf olmadığımdan İşlemin basit olması ve kendi alanı olmaması sebebi ile bahşiş ayarında bir mebla istemeliydi diye düşünüyorum.

Motor ustasına gitsen abi 1 saat sonra gel deyip 5000 kitlerdi.
0
basond
(15.02.26)
Ne uzamış konu

Alsa da normal almasa da normal.
Sen diyorsun ki, usta değil iyilik yaptı sandım. Adam da esnaf, lastikçi olabilir ama araba ile ilgili dükkan açmış ve bilgisini satmış.
baştan konuşulmadıgi için ortada bir şey. Borcum nedir diye sormuşsun söylemiş.
0
kisa
(15.02.26)
adam seni kazıklamış. rölanti ayarlamak bi tornavidalık iş. her arabada yeri farklıdır ama en kötü geminiye falan sorsan yapardın. ben en fazla 100 tl ateşlerdim. para istememiş sen sormuşsun zaten. istemesi haksızlık değil. herkes herkes bedavaya yardım etmek zorunda da değil.
-2
jelly bear
(15.02.26)
bu biraz unuttuğunuz çantayı, düşürdüğünüz cüzdanı bulup getirene para verilmesine benziyor. mesleki kazanç değil, bahşiş olarak değerlendirin.
0
tnz
(15.02.26)
Birileri durumu tam kavrayamamış ama sanki o 20 saniyede kalp ameliyatı yapılmış gibi 20 saniyede 500 TL ödemeyi normal karşılayan da var.
20yıllık o tecrübe 20 saniyelik bir işten sonra müşteri kazıklamak için öğrenilmez .
Konu fazla uzamış ama gerçek şu ki daha yol üstündeyken tam kazıkçı bir
kimseye denk gelmişsin .
Ben de 3-5 gün önce 500 TL kaportanın alt taraflarındaki problem için ödeme yaptım ve yapılması sizinkinden daha fazla sürdü. Usta istese 300tl de alabilirdi ve hiç zarar etmezdi ama tanıdık biri diye pazarlık falan yapmadım.

Yolu saniyeye düşen sadece " ustaya " değil ayrıca namuslu olarak tanınan birine baksın .
Namus dediğimiz de gelenek olduğu üzere sadece kadınlara has bir husus değildir.

O şahsa tekrar gelirsek el emeği alabilir ama insaflı tarafından olmamış tabi.
-5
diyecevaplandı
(15.02.26)
@diyecevaplandı, ben 500 kagat çok normal demedim mesela ve konu o da değil arkadaş nasıl benden para alır hani hayır işleyecek sevaplariyla cennete gidecekti tribinde.
Ayrıca yine arkadaş sormuş borcum ne diye, 500e de itiraz etmemiş. Ben olsam yok ağa o kadar veremem baştan da konuşmadık 200 var o da nakit değil der geçerdim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
@artıküyeolmakistiyorum
anlıyorum sizi.
Benzer meseleyi her birimiz bir şekilde yaşasakta herkesin o anki durumlar ve muhatap olduğumuz kişiye göre meseledeki anlam değişkenlik gösterebiliyor .
El emeği evet ustanın hakkıdır.
Ama alınacak her ücretin sınırı nedir ? Haddi nereye kadardır? bu da artık tarifenin dışında muhatap olduğumuzun vicdanıyla ilgili bir husus.
0
diyecevaplandı
(15.02.26)
Adam seni çekici masrafından kurtarmış. Ona göre bir hizmet almışsın.
Çekici maliyeti ile 500TL'yi kıyaslaman lazım.
Rölantiyi kendin yükseltemediğin bir durumda demek ki adam bir para almayı haketmişm
500 az çok biraz tartışılır. Bence çekici maliyeti ile karşılaştırmak lazım.
0
burfak
(16.02.26)
(3)

Schengen İçin Bankada Gösterilecek Para

Aydan Dustum
Maaştan arta kalanlar ile genelde fon alıyorum. Vadeliye atayım bir kısmını da diyorum.Evvelki vize randevularımda euro hesabı gösterirdim hep. Para öyle pul oldu ki artık boşta bırakmıyorum hiç. Başvuruda içi boş düzenli maaş yatan maaş hesabı, fon ve vadeli göstersem nasıl olur?Randevu yakalamakla
Maaştan arta kalanlar ile genelde fon alıyorum. Vadeliye atayım bir kısmını da diyorum.

Evvelki vize randevularımda euro hesabı gösterirdim hep. Para öyle pul oldu ki artık boşta bırakmıyorum hiç. Başvuruda içi boş düzenli maaş yatan maaş hesabı, fon ve vadeli göstersem nasıl olur?

Randevu yakalamakla uğraşıyorum hazırda randevum yok maksadım önden planlamak.
0
Aydan Dustum
(10.02.26)
olur. bankadan varlık özeti de isteyin, dökümün en önüne koyun bu sayfayı. bankada toplam varlık değeri sayfası gibi
0
awlmi
(10.02.26)
olur niye olmasin vadeli nakit/likit zaten. istersen dokumanlarin ilk sayfasina basit bir tablo yap su hesapta su kadar varlik var toplam da su gibisinden.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben bes ve altın hesabı bile gösteriyorum. Red yediğim olmadı. Amerika, ingiltere, schengen hepsi var. En son schengen 2 yıl verdi.
0
mutantking
(10.02.26)
(18)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+5
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-5
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+4
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+6
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
(16)

Kediniz kaç yasında ve kaç kilo?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,

Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?
Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?
Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg.
7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı.
5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.

Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.

dişi: 4.8 kilo
erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
0
peki madem
(04.02.26)
3 yaşında erkek tekir, 6,5 kilo.

6 aylık civarı sokakta bulduğumuzda 3 kiloymuş. 9 aylıkken 4,8 kiloymuş.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
4 yaş dişi calico 4 kg
0
my fault
(04.02.26)
Biri Tekir biri Van kırması iki kedim var.

Tekir olan 11 yaşında ve yaklaşık 5 kilo.

Van kırması ise 9 yaşında ve 4 kilo civarında.
0
Dr_Stat
(04.02.26)
12 yaşında tombul kızımız 5.5 kg.
0
awlmi
(04.02.26)
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.

2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.

www.pitho.net
0
boyalı kuş
(04.02.26)
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin.
bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun
iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz)
su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz.
Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun
sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.

Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
(12)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
17’de karar kıldım. Bu da burada dursun:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(7)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
+1
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
(6)

Ziraat Bankası Kullanılabilir Bakiyeyi nasıl kapatırım?

lodlest23
Arkadaşlar merhaba,Ziraat Telefon uygulamasına girdiğimde banka hesabımda 100.000 liralık bir kullanılabilir bakiye olduğunu görüyorum. Ziraat Bankasını aradığımda müşteri temsilcisine bağlanamıyorum, bana ne yapmak istediğinizi söyler misiniz diyorlar, ancak bunu söylediğimde sistem kredi kartı tut
Arkadaşlar merhaba,

Ziraat Telefon uygulamasına girdiğimde banka hesabımda 100.000 liralık bir kullanılabilir bakiye olduğunu görüyorum. Ziraat Bankasını aradığımda müşteri temsilcisine bağlanamıyorum, bana ne yapmak istediğinizi söyler misiniz diyorlar, ancak bunu söylediğimde sistem kredi kartı tutarını anlayıp, beni yanlış yönlendiriyor.
0
lodlest23
(20.01.26)
esnek hesap limiti sanki. esnek hesap limitimi kapatmak istiyorum diyin.
0
awlmi
(20.01.26)
Ziraat bankasındaki adı Kerdili mevduat hesabı.
Kredili mevduat hesabımın kapatılmasını istiyorum diyeceksiniz.
0
Mirket
(20.01.26)
ben bunu şubeye gitmeden kapatamamıştım. yazılı dilekçe vermiştim. lanet banka.
0
jelly bear
(20.01.26)
hocam ben müşteri temsilcisine bağlandım ama şubeye gitmem gerekiyormuş, şubedeki kişi bana Whatsapp üzerinden ulaşabilir ve kapattırabilirsiniz demişti ama benim yazdıklarıma cevap vermedi, şubeye gittiğimde baya kızacağım.
0
🌸lodlest23
(20.01.26)
Bu bankaya özel değil de anladığım kadarıyla tüm bankalarda her müşteriye bu hesabın tanımlı olması için, bankaların özel bir gayreti ve personeline de baskısı var. Öyle tahmin ediyorum. Kapatabilmek için şubeye gitmek mantıklı.
0
Mirket
(20.01.26)
diğer bankalarda online kapanıyor. ziraat illa şubeye çağırıyor. mantıklı değil.
0
jelly bear
(20.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(4)

BES'ten nasıl çıkılır

bloodymoon
İki tane BES'im varmış. Biri şu an çalıştığım işin, diğeri de 5-6 yıl önce öğrenciyken part time çalışıtığım firmanın benim için otomatik açtığı Agesa'nın BES'i. Agesa'da cüzi bir meblağa birikmiş fon yatırımlarının getirisiyle. Onu çekmek istiyorum ama bu konulardan hiç anlamıyorum. Direkt iptal ed
İki tane BES'im varmış. Biri şu an çalıştığım işin, diğeri de 5-6 yıl önce öğrenciyken part time çalışıtığım firmanın benim için otomatik açtığı Agesa'nın BES'i. Agesa'da cüzi bir meblağa birikmiş fon yatırımlarının getirisiyle. Onu çekmek istiyorum ama bu konulardan hiç anlamıyorum. Direkt iptal edince kesinti vs olur mu? Devlet katkısı gider muhtemelen ama sıkıntı değil. Kapatmak istiyorum o BES'le ilişkimi aynı zamanda. Bilgim sıfır, basitçe anlatırsanız bu konuda tecrübeli abilerim ablalarım çoook sevinirim. Tenkyu!
0
bloodymoon
(18.01.26)
Kurumu arayın, çıkmak istediğinizi belirtin. Mail adresinize bir form yollayacaklar. Onu doldurup, atmanız yeterli. Maaşınızdan kesilip bes'e aktarılan tutarı iade alırsınız.
0
cay koy geliyorum
(18.01.26)
5-6 yıl olduysa belki biraz daha bekletmenizde fayda olabilir kesintisi daha az olur. tabi miktar cüziyse önemli olmaz. kesinti kısmını sorarsınız, beklesem ne değişecek diye.

www.agesa.com.tr
0
awlmi
(18.01.26)
Sitesinden ayrılma talebi oluşturman gerekiyor. Devlet katkısı sınırı 5 yıl. Ona hak kazanmış olabilirsin.
-3
arbre
(18.01.26)
awlmi'ye katılıyorum. Hatta o fonu çekip başka BES'e yatır. Kendi kararlarınla. 5 sene sonra oldukça güzel bir para geçer eline.
+1
huladancer
(19.01.26)
(1)

bayiler tüm araçlarını sahibinden vs. gibi sitelere koyar mı?

alpduez
yoksa direkt bayiye gitsem daha fazla araç bulabilir miyim? (bayilerden kastım abc, alj veya mais gibi sıfır araç satan, aynı zamanda bu markaların ikinci ellerini de satan bayiler. ikinci el için soruyorum)
yoksa direkt bayiye gitsem daha fazla araç bulabilir miyim? (bayilerden kastım abc, alj veya mais gibi sıfır araç satan, aynı zamanda bu markaların ikinci ellerini de satan bayiler. ikinci el için soruyorum)
0
alpduez
(15.01.26)
ben bir önceki aracımı borusan'a takasa verdim, hiç borusan next'e listelemeden değerlendirdiler. çünkü sirkülasyon oluyor ve arabanın takasa verileceğini de bildiklerinden önceliği orada daha önce araç bakmış müşterilere verip uğraşmadan satıyorlar. o sebeple mutlaka gidin derim.
+1
awlmi
(15.01.26)
(6)

Toyota Auris/Corolla vs Skoda Scala

internet explorer
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de v
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de var.

Aynı bütçeyle 6-7 yaş daha genç bir skoda scala almak mı yoksa daha güvenli liman olan toyota mı? Siz olsanız hangi aracı tercih ederdiniz? Nedenleriyle birlikte fikrinizi paylaşabilir misiniz?

Dip not
Annem araba kullanmaya başlasın diye otomatik araç alıyoruz. Kendisi henüz acemi. Belki tercih faktörü olabilir diye belirtiyorum.
0
internet explorer
(15.01.26)
şahsen hep model yılı ve teknolojisi yeni olanı tercih ederim.
0
awlmi
(15.01.26)
anne araba kullanmaya başlayacaksa toyota daha ucuz parça ve sorunsuzluk olarak daha mantıklı. scala daha konforlu ama parça ve şanzıman konusunda daha sıkıntılı. araba kullanmaya başlıyacak birisi varsa b segment daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bende Auris vardı araba o kadar konforsuz ki sürücü dahil herkesin midesi bulanıyordu, başka bir arabada bu hissiyatı yaşamadım. Scalaya binmedigim için yorum yapamiycam
0
mirty
(15.01.26)
Toyota Corolla devamlılığı olan bir model ve parçaları uygun fiyatlı. Yıllarca sorunsuz kullanılır. Kesinlikle Corolla ve benzinli.

Benim annemin 2010 model Corolla'sı vardı daha yeni sattı. O kadar zaman geçmesine rağmen alıcısı da hep var.
0
elektr10
(16.01.26)
hocam aslında bütçeyi belirtmişsiniz ama şu anda corolla'da 2026 modellerde 1.650.000 kampanyalı fiyat. Yani biraz daha zorlama şansınız olursa sıfır corolla alma ihtimaliniz de olabilir.
0
anten
(16.01.26)
Abimde Skoda Scala var birkac yildir. 2021 model dizel sanirim. Bir sikayetini duymadim henuz. DSG olayinda kuru kavramali olanlar sikintiliymis, islak olanlar iyiymis, sorunlar cozulmus vs gibi seyler soyleniyordu. O tur detaylar incelenip konfor mu problemsizlik mi arasinda secim yapilabilir. Tabii 3-5 yasindaki Corolla da odun gibi degildir diye tahmin ediyorum.
VW grubunda gordugum kadariyla ozellikle benzinlilerde belli bir noktadan sonra yag yakma sorunlari bas gosteriyor ama 200 bin km civarlarinda falan. Tabii bu kullanicinin bakimlari duzgun yapmamasindan da kaynaklaniyor olabilir. Zaten belki o kadar uzun soluklu dusunmuyorsunuzdur.
0
mbond
(16.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(4)

Araç önerisi C-hr vs Renegade

alpergoker
Arkadaşlar bütçe 1,5m. kriterler otomatik vites, yerden azcık yüksek olsun. buranın yolları çok bozuk. mümkünse en az sorun çıkaran araç olsun. km 50-60 bini geçmesin. şehir için kısa mesafe sürülecek yakıt avantajı çok öncelikli değil. ama sorun çıkarmaması önemli hanım kullanacak, duruma çok hakim
Arkadaşlar bütçe 1,5m. kriterler otomatik vites, yerden azcık yüksek olsun. buranın yolları çok bozuk. mümkünse en az sorun çıkaran araç olsun. km 50-60 bini geçmesin. şehir için kısa mesafe sürülecek yakıt avantajı çok öncelikli değil. ama sorun çıkarmaması önemli hanım kullanacak, duruma çok hakim değil.

Bu durumda karşıma çıkan araçlar arasından 3 silindir motorları da eledikten sonra 2 araç arasında kaldım.
Toyota CHR 2018 vs Jeep Renegade 2023
Biri crossover biri Suv. Elma ile armut karşılaştırıyor olabilirim.

Bu araç grubunu bilen, hakim olan varsa fikir verirse çok memnun olurum.
0
alpergoker
(01.01.26)
iki araç arasında kaldıysanız model yılı sebebi ile Renegade derim, 5 yaş ciddi bir fark. tabii renegade ikinci eli çok kuvvetli değil. 3 silindirli isteseniz 1.0 TSI bsuvlara bakın derdim bu banda. satması da kolay oluyor.
0
awlmi
(01.01.26)
Renegade ciddi sorunları olan bir araç. Toyota chr daha mantıklı seçenek gibi duruyor.
+1
kraldan cok kralci
(02.01.26)
chr görünüm olarak yerden yüksek sadece. fakat sorunsuz denilebilir.

renegade elektronik olarak problemli arabalardan.

4x4 vitara veya sx4 bulmaya çalışın bence.
0
rain when i die
(02.01.26)
jeep'in alinacak tek modeli var o da wrangler/rubicon.
bunun disinda jeep alinmaz, bela olur.

"mümkünse en az sorun çıkaran araç olsun" deniliyorsa zaten honda versusunda jeep'in sansi matematiksel olarak sifir bile degil, tanimsiz.
0
cooperr
(02.01.26)
(11)

2026 yatırımları

Çuvaldızı
Dostlar,Elimizde 3 milyon nakit var.Kresi kullanıp, borçlanıp 4.5 milyona 1+1 alabilirim.Getirisi kira olarak aylık 22 bin falan.Para elimde durdukça eriyor.Fakat ev almak mantıklı gelmiyor, suriyeliler basıp gitmeye başladı, istanbul'a göç azaldı, zaten işsizlik var ve daha önemlisi doğum hızı düşü
Dostlar,

Elimizde 3 milyon nakit var.
Kresi kullanıp, borçlanıp 4.5 milyona 1+1 alabilirim.

Getirisi kira olarak aylık 22 bin falan.

Para elimde durdukça eriyor.

Fakat ev almak mantıklı gelmiyor, suriyeliler basıp gitmeye başladı, istanbul'a göç azaldı, zaten işsizlik var ve daha önemlisi doğum hızı düşüyor.

Tavsiye edebileceğiniz bir yatırım var mı ?

Arsa daha mantıklı geliyor.

Mutlu yıllar.
+1
Çuvaldızı
(01.01.26)
3 milyonun aylık faizi ortalama 80-100 bin civarı desek aylık 22 bin için kredi ödeyip üstüne kiracı ve geriteceği potansiyel dertlerle uğraşmak mantıklı değil. bunun da bir yatırım tavsiyesi olmadığının altını çizmek isterim.
-2
in vino veritas
(01.01.26)
Evin kira getirisi 22 bin lira ama en nihayetinde bir evin oluyor ve fiyatı düşmüyor aksine enflasyona rağmen artıyor, bununla birlikte 3 milyonun aylık faizi 80-100 bin lira ama 1 sene sonra 3 milyonun reel enflasyonun etkisiyle 2 milyon oluyor, faize para yatırmak boktan ekonomiye sahip ülkelerde para kazanmak için değil paranın değerini korumak için kullanılan bir araçtır ama çok boktan ekonomilerde açıklanan enflasyonla reel enflasyon farklı olduğu için paranın değerini de koruyamaz bilakis değer kaybedersin, faizden para kazandığını düşünmek "biliyorsunuz ben ekonomistim" seviyesinde bir ekonomi bilgisi gerektirir.

Cevabımı küçük bir örnekle pekiştireyim de bu faiz olayı Türkiye'de nasıl çalışıyor daha net anlaşılsın. Senin 3 milyonun var, ben sana diyorum ki paranı bana ver bende dursun ben de sana her ay 2000 lira vereyim ama paranı bana verdiğin için benim ona yer sağlama koruma giderleri tozunu alma masraflarım olacak o nedenle ben senin 3 milyonundan her ay 5000 lira alacağım diyorum, sen de "ooo her ay 2000 lira demek güzel para" deyip kabul ediyorsun, Türkiye'nin ekonomisinde faiz olayı böyle işliyor.
+3
kizil karga
(01.01.26)
Ne kirası yav. O parayı betona gömen yatırımın y'sinden anlamıyordur. Bir de kredi demişsin. Koy faize gitsin. Faizle de altın al. Win win.
-10
arbre
(01.01.26)
Doğum oranı düşmesi ve tersine göç ile konut ihtiyacının azalacağı argümanını ortaya koyduktan sonra arsa yatırımının nasıl gelir getirebileceğini düşünüyorsunuz? Çelişkili değil mi? Onu anlamadım ben. Açıklar mısınız?
+1
Mirket
(01.01.26)
Ev eskiyor, arsa hiç olmazsa kullanılana kadar masrafsız ve eve göre daha çok değerleniyor ama en az 10-15 sene beklemek gerek.
0
🌸Çuvaldızı
(01.01.26)
oturacağınız konut alma şansınız varsa onu yapın. 1+1 ev için ise kira anlamında değil, konum anlamında bakın. konumun değerlenecek potansiyeli varsa girilir tabii. ev almış olmak için almayın yani, iyice gezin.

diğer tarafta 2026 için tahvil tarafı sanki daha iyi getiri verecek faize göre. ev almazsanız bir sepet yapın. kıymetli maden, tahvil (borçlanma araçları fonu da olur). biraz belki borsa olabilir, ucuz kaldı toparlayacak gibi biraz ama siyasi risk her zaman var. örneğin Thy hissesi bence baya ucuz kaldı, yatırım tavsiyesi değil.
+1
awlmi
(01.01.26)
Benim arkadaş emlakçı. Uzunca dönem yapilabilecek tek mantıklı işin 1+1 almak olduğunu söylerdi ki aldırdigi bazi kişiler çok mutlu oldu yatırımdan.
Ama son zamanlarda söylediği satislar durmusken kiralamalar da durmuş durumda, özellikle izmir'de. Yani bugün kiralık ev sahibi olan herkes ekonomik durumun iyi olduğu, herkesin kirasını odeyebildigi zamanlari düşünüyor.
Yalnız onunla Eylül'de bunu konuştuğum zaman 2.5-3 için 20 kira diyordu. Sizinki buna oranla çok düşük oluyor ve bence çok mantıklı olmuyor ki bir de kredi masrafı var.
Bence 15 yıl altında geri dönüş bulabilirseniz belki olabilir.
Bu arada emlak bir yatirimdir, faiz yatırım değildir. Faiz enflasyon karşısında bile zor korur hatta korumaz. Emlak misal ben beğenmem çünkü uğraşmak lazım (yok evde bir sıkıntı var, yok kiracı ödedi mi odeyecek mi issiz mi kaldi, yıllık kira beyani, apartmanda olacak demirbaş masraflarina katilma boyama vs gibi) ama bu bir yatırım biçimi olduğunu değiştirmez. Dünyanın hiçbir yerinde faize yatırmak gibi bir öneri verilmez(eger paraya kısa sürede ihtiyaç yoksa) Türkiye'de şu an yüksek faiz olduğu için böyle. Onda da zaten gerçek hayatta olan enflasyonu karşılamıyor.

Bu arada hisse vs yerine ben illa borsaya girilecekse fon öneririm ve benim sevdiğim basit fonlardan biri hsbc bist 30 fonu hbu. Içinde olanlara buradan bakabilirsiniz;
www.hsbcportfoy.com.tr

Ben misal annemin parasinin bir kısmını mac'te tutarken o kısmı komple buna geçtim. Geri kalanı da döviz, altın, ppf, yabancı yatırım fonlari diye sepet halde.
+1
logisticsmanager
(02.01.26)
Uzun vadede arsa evden daha mantıklı bir yatırım aracı bana göre, ama acil nakite ihtiyaç yoksa onun dışında ev arsadan sonra geliyor bana göre.
0
olaylar olaylar
(02.01.26)
bence emlak ve altin hicbir zaman kotu yatirimlar olmadi, olmayacak.
benim icin iyi bir mulk parasini 10 senede cikartir.
4.5 milyon verdigin ev yatirimi 17 senede oduyor 22bin lira kira baz alirsak, o yuzden bence cok mantikli degil. 37-38bin kira alacagin bir yer bulman lazim, o da turkiye sartlarinda buyuk ihtimal zor.
dukkan bakilabilir, getirisi tahminim daha cok olur.
0
cooperr
(02.01.26)
Bahsi gecen kira ve aylik taksit orani cok iyi gelmedi bana. Bir de ev asla deger kaybetmez algisi yanlis. Istanbul'da tam tarihleri hatirlamasam da atiyorum 2015 yilinda 100 bin euroya ev alan adam 2019 yilinda o veya bu sebepten satmak istedi ve ancak 50 bin euroya satabildi. Pendik taraflarindan bahsediyorum, 0,69 faiz olayinin hemen oncesinde fiyatlar boyleydi. TL olarak baksan dusmemisti belki ama gercek degeri bariz dusmustu. Ayni sey altin icin de gecerli, 80'lerde bir ara ons 2000 dolarlara yaklasmis, sonra 2004 yilina kadar pek de yukselmemis. Asil cosmalar ondan sonra, gene zaman zaman dususler oldu. Su an da zirvede ama tabii bilemeyiz, belki de zirve daha yukarlardadir.

Neyse yari saka yari ciddi Bill Gates de tarla falan aliyor diyorlar. O da dusunulebilir. Icinde su kaynagi olan bir tarla ne guzel olurdu ama muhtemelen gidip isleyemeyeceksiniz. Bir de dunyada kitlik vs olursa, memleketiniz olmayan bir koyden alinan tarlaya cokerler gibi geliyor, yani devlet otoritesi sarsilirsa falan.
+1
mbond
(02.01.26)
Gayrimenkul vergi şartları değişti. Hesabınızı buna göre yapın.
0
anten
(02.01.26)
(8)

b suv önerisi

sir gawain
otomatik vites b suv ya da kompakt suv arayışındayım. şehir içi kullanıma uygun, park etmesi kolay olsun. 400 l bagaj yeter, fazlasında gözüm yok. ebat olarak t-cross hoşuma gidiyor kısa olduğu için ama dsg istemiyorum. fazla elektronik donanıma da ihtiyaç duymuyorum. birinci kriterim motor ve şanzı
otomatik vites b suv ya da kompakt suv arayışındayım. şehir içi kullanıma uygun, park etmesi kolay olsun. 400 l bagaj yeter, fazlasında gözüm yok. ebat olarak t-cross hoşuma gidiyor kısa olduğu için ama dsg istemiyorum. fazla elektronik donanıma da ihtiyaç duymuyorum. birinci kriterim motor ve şanzıman sorunsuzluğu. neler önerirsiniz?

not: ‘japon al’ gibi genelgeçer önerilerden ziyade spesifik marka modele ihtiyacım var.
0
sir gawain
(01.01.26)
Honda hr-v hibrit tavsiye edebilirim. Dış tasarimi da guzel.
0
brkylmz
(01.01.26)
b suv modellerinde liderler genelde dsg kullananlar. ben b suv alacak olsam trocu ilk sıraya koyarım sonra kamiq bakarım. 2008 1.2 puretchler sıkıntılı. diğer kore grubu çok aşağıda.
c suv dersen corolla cross.
0
mikahakkinen
(01.01.26)
Toyota yaris cross hybrid,

Honda hr-v

peugeot 2008 (1.2 puretech sıkıntısı 2023 öncesi modellerde olan bir konu, yanılmıyorsam motorlar revize oldu)

hyundai bayon
0
anten
(01.01.26)
benzer ihtiyaçlar için fiyat performans taigo aldık pedere. istanbul'da yaşamıyor. son yılların dsg'leri eskisi kadar problemli değil ve bence t-cross'tan daha iyi hissettiriyor. ama illa dsg olmasın derseniz bu banda yakın fiyatta ford puma, toyota yaris crross veya c-hr olabilir ama arka koltuklar biraz sıkıntı. hr-v de güzel ama fiyat olarak makul olmuyor bu banda kıyasla.

2008'lerde evet 2023 yılında daha sağlam bir kayışa geçildi fakat halen bir miktar riskli ve titizlik gerektiriyor. tamamen zincirli kayış için 1.2 hybrid motorlu versiyon gerekiyor ki sanırım o son 3008'de var, 2008'de yok diye aklımda kalmış.
0
awlmi
(01.01.26)
Jeep renegade. Motoru fiat ın multijet motoru, sorunsuz bi motordur.

Ama ikinci eli zayıf kalır, bunu da alırken avantaja çevirirsin. Düşük km li uygun fiyata bulabilirsin.
0
antihero
(02.01.26)
şu an yaşadığım yerde pırtlak gibi toyota yaris cross satılıyor her yerde sıfır km araba olarak.
garantisi uzun ve yine sorunsuz diye vitara ve sx4 alanlar da çok son 10 yıldır.
0
rain when i die
(02.01.26)
Honda HRV +1
0
merhum
(02.01.26)
Toyota c-hr hibrit. Şehir içi yakıt sarfiyatı da muhteşem.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.01.26)
(8)

toprak mulkiyeti neden var? olmasa ne olur?

antikadimag
uzun suredir ekonomik sistemler uzerinde dusunuyorum. serbest piyasada insanlarin bir sey uretmesi ve bu urettiklerine deger bicmesi ve bunlarin satilip alinmasi, bunlara sahip olunmasi cok makul. eyvallah. ancak kimsenin uretmedigi bir sey olan topragin yani arazinin parsellenerek alinip satilmasi
uzun suredir ekonomik sistemler uzerinde dusunuyorum. serbest piyasada insanlarin bir sey uretmesi ve bu urettiklerine deger bicmesi ve bunlarin satilip alinmasi, bunlara sahip olunmasi cok makul. eyvallah.

ancak kimsenin uretmedigi bir sey olan topragin yani arazinin parsellenerek alinip satilmasi mantiga uymuyor. bunu kimse uretmedigi icin birinin mulkiyetinde olmasi su an gordugumuz sosyal adaletsizligin en buyuk nedenlerinden biri gibi geliyor.

cunku piyasadaki her sey bir sekilde deger kaybederek tekrar yikima ugruyor. evler, arabalar eskiyor ve yikiliyor. aldigimiz alet edevat entropiye yenik dusuyor. ancak topraga sahip oldugunuz zaman bu hicbir sekilde deger kaybina ugramadan yuzyillarca geliyor.

topragin devlet mulkiyetinde olmasi ne gibi problemler dogurur? hadi madeni bile birinin gidip cikarmasi gerekiyor. bir deger yaratimi var. ama toprak sahipliginin tek dayanagi zamaninda birisinin buralar benim diyip bunu kilic zoruyla mesrulastirabilmis olmasi.

sadece insanoglu tarafindan yaratilan seylerin mulkiyet kapsamina girmesi gerektigi gibi bir dusuncem var. topragin mulkiyet kapsamina girmedigi bir duzende ne gibi problemler olabilir?

(bu sistemde yine evlere sahip olunabilir, ama evin altindaki arazi devletin olacak. eve sahip olunabilir cunku sonucta birisi kaynak harcayarak o evi insa etmek zorunda.)
0
antikadimag
(26.12.25)
Ama yürüttüğün mantık kişi ve kurumları kapsıyor da niye devletleri kapsamıyor. Madem öyle, Devletler de toprağa sahip olamasın, bu vatan benim diyemesin. Sonuçta zamanında kılıçla alınmış olması kabul edilemez ya.
0
Mirket
(26.12.25)
toprağı pasif bir kaynak olarak konumlandırmazsak ve aslında değerini (use value) üzerine işlenen emekten aldığını düşünürsek mülkiyet (ve ifraz gibi araçları) bir bakıma değer arttıran bir teşvik mekanizması oluyor. ben açıkçası toprağın da “üretilen” bir meta olduğunu düşünüyorum; en azından kavramsal olarak. bu yüzden özelleşmesi ya da ifraz yoluyla metalaşması bu ekonomik sistem içinde normal geliyor bana. aktör sayısı arttıkça rekabet ve takas değeri de artıyor. özellikle de sınırlı olduğu için.

bu arada özel mülkiyet osmanlı’ya aslında çok geç gelen bir sistem. internette güzel makaleler var (hatta bir tanesi bu yüzden sınıf bilincinin gelişmediğini söylüyor). bir de seveceğinizi düşündüğüm bu ara okuduğum bir kitap var: alyssa battistoni, free gifts: capitalism and the politics of nature. kapitalizmin doğaya bir kaynak olarak paha biçip biçmediğini tartışıyor.
+2
eileengray
(26.12.25)
Ben de son zamanlarda çok bakıyorum ekonomik fikirlere. Misal toprak vergisi getirmenin ev vergisinden daha iyi olacağını savunanlar var aynı sizin dediğiniz gibi çünkü toprak kullanılmadığı sürece bir işlevi olmuyor. Ve misal Fransa'da endüstriyellesme için devletin topraklari hazırlaması vs çalışması var (ama zor is yani).
Merak edip baktım cin'de misal toprak sahibi olunmuyormus. Bu sebepten heralde devlet istediğini yapabiliyor yani. Sadece üst kullanım hakkı aliniyormus, bu sebepten heralde insanlar çocuklarına aktara aktara gelecek nesilleri zengin ederken toprak sahibi olmayanlarin fakir olması olayı olusmuyordur.
0
logisticsmanager
(26.12.25)
@mirket; dogru, diyemesin. onlari da kapsiyor. nihayetinde butun insanlari ortak paydada bulusturan federatif bir dunya devletini dusunerek yazmistim. burada kastettigim herhangi bir devlet degil, "the devlet".

@eileengray; kitap tavsiyesi icin tesekkurler. toprak elbette uzerine islenen emekten katma deger aliyor. ancak base olarak da korkunc bir degerinin oldugunu kabul etmek gerek. yani hic uretilmeyen bir degeri de var ve benim meselem bu degerin unjustified bir guc asimetrisi yaratmasiyla. toprak uzerinde yapilacak islemler sonucu deger kazanir ve bu degerin karsiligi ozel tesebbuslere verilir. drenaj, arazi tesviyesi gibi seyler yine yapilabilir ve karsiliginda para kazanilabilir (cunku katma deger var) ancak devlet kontrolunde. ayni devletin yol, kopru yaptirmasi gibi.

nihayetinde toprak uzerindeki tasarrufun x kisisinde olmasini justify edemiyorum. paylasilmis bir mulkiyet geregi devletin tasarrufunda olabilir topragin nasil kullanilacagi. yani devlet der ki, su araziye iskan verecegim. bunun icin arazi isleri, bina insaati gibi gerekler var ve bunlari yapan sirketlere odeme yapacagim.

mevcut sistemde tesvik yarattigina katiliyorum. ancak bunun ne kadar hayati oldugunu kestiremiyorum. bir tarafa bu tesvigi, diger tarafa yarattigi guc asimetrisini koydugum zaman bence problem tarafi agir basiyor. sonucta toprak ifrazi tesvigi olmasa da, serbest piyasanin tesvikleri hala gecerli. bu ekstra tesvigi torpuleyerek karsiliginda muazzam bir guc asimetrisini kirmis oluruz gibi geliyor.

@logistics; bu konuyu baska bir tanjanta goturecek ama onlarda da guc simetrisi toprak mulkiyeti degil parti uyeligi ekseninde oluyor, hatta cok daha kisitli bir kesimde guc toplandigi icin daha buyuk problemler yaratiyor. kapitalizm en azindan bu gucu daha genis bir sinifa yayiyor ve sistem isledigi surece sinif gecislerine acik kapi birakiyor. sanirim benim derdim ayni chomsky'nin dedigi gibi politik veya ekonomik butun guc asimetrilerinin justify edilmesi gerektigi yonunde. bu yapilmadigi noktada somuru olusuyor.
0
🌸antikadimag
(26.12.25)
toprak mülkiyeti devletteyse monarşi, hiç kimsedeyse anarşi olur. evrensel bir devlet de "imperial"dir, o da olmasın zaten. kötü bir hayal. :(
0
klassno
(26.12.25)
bütün araziler devletin olsa iyice zıvanadan çıkıp en güzel konumları kendi projelerine yandaşlarına paslarlar sanki. bu da önemli bir eşitsizlik riski. insanların ailesinden kalan toprakları kendi insiyatifi ile değerlendirmesi serbest piyasa ekonomisi içinde daha sağlıklı geliyor bana. isteyen eker, isteyen satar, isteyen ev diker, isteyen boş tutar vs.

güç asimetrisi tarafında da bana bu konu biraz sanki toplumu en altta eşitlemeye çalışmaya zorlamak gibi geliyor. egzajere ederek söylersem toplumu fakirlikte eşitlemek gibi. bazı insanlar da dedelerinden kalan araziyi doğru değerlendirip zenginleşebilir. sadece şanslı oldukları için belki evet ama bunda problem görmüyorum ben. bu serbest piyasanın da işleyişine katkı sunar. çünkü gelir bireylere akar, birey bir şekilde istihdama döndürecek şekilde değerlendirir. az veya çok.

not: köydeki fındık bahçesinden başka bir arazi kalmıyor aileden :)
0
awlmi
(26.12.25)
devletin [D]evlet olması da bir güç asimetrisi yaratmaz mı? bunun sonu leviathan olur. devletin bu kadar otorite ve güç sahibi olması her zaman halkın iyiliğini ve çıkarını garantilemiyor.
devonandexeterinstitution.org

belki gerçekten de @awlmi'nin de bahsettiği gibi "miras" kavramı üzerinden düşünmek gerekir. yine osmanlı örneği vereceğim ama mülkiyet kavramı yokken askeri zumre mensuplarının mirasının büyük bir bölümü devlete dönüyordu. bir bakıma devletin bu üst sınıfı dengeleme mekanizması olarak okunabilir. gerçi bunu da bypass etme yolu bulundu. bu üst sınıfın mirasının bir alt soya aktarılabilmesi için vakıflar kuruldu. böylece miras bu şahısların (ve çocuklarının) vakıflarına geçiyordu ve devlete dönmüyordu. vakıflar böyle böyle önemli bir aktör haline geldi. sırf philanthropic değil yani.
0
eileengray
(26.12.25)
@eileengray; evet maalesef hatta daha kotu bir asimetri yaratiyor. sosyalist devletlerin islememe sebebi de bu bence. parti/devlet o kadar gucleniyor ki, geri kalanlar uzerinde korkunc bir tahakkum kuruyor. kapitalizmde sinif esitsizliginden ve elitlerden sikayet ediyoruz ama bunlar en azindan daha dispersed bir sinif, konsantre degil. partide hepi topu ayni toplanti odasina sigacak 10-20 kiside korkunc bir guc toplaniyor. bkz akp. erdogan, stalin, hitler, putin ekiplerinin kurdugu sistemler.

bu noktada guc asimetrisini kirmada kapitalist ve demokratik sistemler monarsiye, sosyalizme gore net daha iyi. ancak hala ideal degiller ve bircok problem var. bir sonraki asama ne olmaliyi dusunuyorum cunku bu sistem de islemiyor. sistemde ilerleme var, kole gibi calistirilmiyoruz, topraga bagli degiliz. ama hala finansal bir can pazari yasiyoruz. yarinlarimizdan endise duyuyoruz. bilirsin amerika'da yuzbinlerce dolar kazanan insanlar bile can havliyle yasiyor. cunku akarken kesesini doldurup yarin huzura kavusacagi, zamanini satmak zorunda olmayacagi bir noktaya ulasmaya calisiyor.

halbuki insan akliyla ve ahlakiyla bundan cok daha guzel ve duzenli bir sistem kurabilir. ancak ozgurluk sosuyla bize gucu gucu yetene sistemi dayatiliyor. bu guc artik kilicla degil, banka hesaplariyla, tapu senetleriyle olusturuldugu icin ortacaga gore daha civiliz, daha az kan goruyoruz. ama hala en onemli sermaye olan insan aklini ve yaraticiligini carcur ediyoruz gibime geliyor. neyse.
+1
🌸antikadimag
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(2)

Acil otomobil alacak birine yardım

msb
Çok geniş bir bütçesi yok, yıl sonu kampanyalarından faydalanmak istiyor.0 faiz kredili falan bi kampanya var mı bildiğiniz?
Çok geniş bir bütçesi yok, yıl sonu kampanyalarından faydalanmak istiyor.

0 faiz kredili falan bi kampanya var mı bildiğiniz?
0
msb
(25.12.25)
www.arabam.com

Burada yazıyor çoğu.
Bir de 0 faiz kredili falan ayda 100 bin lira ödeyebilecekse 500-600 bin liralık var. Öyle ayda 30 bin liralık kredi falan yok yani.
0
logisticsmanager
(25.12.25)
togg hariç iyi bir kredi kampanyası yok.
0
awlmi
(26.12.25)
(6)

Kedi için çeşme tavsiyesi

rvnmakaay
Kedim için otomatik çeşmelerden arıyorum fakat evim çok küçük olduğu için gerçekten hiç ses çıkarmaması önceliğim. Paslanmaz çelik olması da hijyen açısından önemli. Belki otomatik mama kabıyla bundle şeklinde de alabilirim uygunsa. Marka-model tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
Kedim için otomatik çeşmelerden arıyorum fakat evim çok küçük olduğu için gerçekten hiç ses çıkarmaması önceliğim. Paslanmaz çelik olması da hijyen açısından önemli. Belki otomatik mama kabıyla bundle şeklinde de alabilirim uygunsa. Marka-model tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
0
rvnmakaay
(24.12.25)
Sese hassassanız hepsi ses çıkarır.
+2
gobekliraki
(24.12.25)
bizimki hoşlanmadı. alacaksanız çok pahalı da olmasın kenara gidebiliyor. bizim aldığımız da ses konusunda pek iyi değildi.
+2
awlmi
(24.12.25)
Ben d ebir ara çok bakmıştım mesela şunun gibi (www.amazon.de süper sessiz olduğu iddia edilenlerden bi tane alcaktım ama max 1 sene içinde pert olduğu yazıldığı için yorumlarda vazgeçtim. Başka benzer ürünlerde de hep 1 sene max dayanıyor yazmışlar. Denemek istersen diye örnek bırakayım dedim.
+1
truf
(24.12.25)
@truf +1

Sese çok hassas olduğum için bayağı para verip çelik ve ultra sessizlerden aldım o bile az da olsa ses çıkarıyor. Ayrıca her 3-4 haftada bir filtresini değiştirmen lazım o da bayağı masraf. Üstüne üstlük iki kere aldım ikisi de 1 seneyi dolduramadı motoru çöp oldu. Motorunu alayım desen o da sıfır parası neredeyse o yüzden hiç gerek yok bence masraf etme.
+1
koskoca kirpi
(25.12.25)
Ben bir ay önce Aryuper diye bir markanın çelik olanını aldım, sensörü var kedi yanına gelince çalışıyor, sesi rahatsız edici değil, başka odadan duyulmuyor hiç. bizim kedi musluktan su içmek için çıldırıyordu, kireçli su içmesin bari diye aldık. şimdilik alet fena değil ama uzun ömürlü olacağını sanmıyorum, 2 yıl dayansa yeterli bence.
0
creepy
(25.12.25)
Bu tür malzemeleri kullanamayan birçok kişi bana-derneğimize bağışlıyor. Biz de kalpleri kırılmasın diye alıyoruz çoğu zaman. İşe yarayanı yok. Her gün o su zaten değiştirilmeli. Bir de kediniz musluğa bir kez alıştıysa bir daha bu tür malzemeler çözüm olmuyor.
0
one minute
(09.01.26)
(7)

Kol saatinde bu kadar gecikme normal mi?

koskoca kirpi
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman öl
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman ölçümüyle güvenilir performans sunar." yazıyor. Bu çok fazla değil mi, fiyatı 18k olan bir saatin günde yarım dakika geri kalması normal mi? Yoksa bu kanunen başımız ağrımasın zaruri açıklaması mı anlamadım.

hizliresim.com
0
koskoca kirpi
(23.12.25)
yuh fazlaymış gerçekten. isviçre mekanik saatler cosc sertifikalı satılır ve onlarda +6/-4 saniye normal kabul edilir. anladığım bir model değil bu ama gerçekten çok fark var.
0
awlmi
(23.12.25)
18 bin lira mekanik otomatik saatler icin yuksek bir fiyat degil. Ilave olarak Casio da mekanik saatleriyle unlu bir marka degil hatta ilk mekanik saatleri. Quartz/pilli saatler accuracy acisindan cok cok cok daha iyi ve ucuzlar.

Ornegin seiko presage’nin benzer fiyattaki bir modeli de ayni accuracy’i sunuyor. Garip bir sey yok.
-1
ghilleinthemist
(23.12.25)
Saatlerin sistemine göre normal midir değil midir, bu konuda bilgim yok. Sadece şunu hayal ediyorum;

Pazartesi sabah 8’de işine gidip saatini ayarlıyorsun… bir sonraki Salı sabahı işe yine 8’de gidiyorsun ve diyorlar ki sana “5 dakika geç kaldın. Bir daha olmasın!”

Bir gün 35 geri diğer gün 45 ileri yapıyorsa belki uzun zaman idare ediyordur ama bu kadar kısa sürede saatini tekrar ayarlamak zorunda kalacaksan bu kabul edilebilir bir şey gibi gelmiyor bana.

Acaba taklit mi satıyorlar?

Edit: bir derdimiz yok, zamanı gösteren ürünün taahhüdünü yorumluyoruz. Senin derdini bilmiyorum. Umarım dermanını bulursun.
+1
lazor
(23.12.25)
Taklitle falan alakasi yok. Casio’nun verdigi accuracy degeri bu. Icinde pil olmayan tamamen mekanik bir cihazin en giris seviyesi versiyonlari icin beklentiniz cok yuksek. Mekanik saatler daha iyi zaman tutmak icin alinan seyler degil. Dert oysa cok daha ucuz quartz saatlerle bu derdi cozebilirsiniz.
-2
ghilleinthemist
(23.12.25)
Sapması çok fazla. Bu saati almazdım. İlla Casio alınacaksa solar yani güneş enerjili saatler en iyisi.
+1
michael harddd
(23.12.25)
tolerans degerlerini yazmislar. muhtemelen o kadar oynamaz. ama 35 sn mekanik saat icin cok.

genelde 3-5 sn oynar. benim omega 2sn sapiyor gunde. ama rolex alip 15 sn gorenler de var. mekanik saat alinacaksa daha duzgun bir sey alinmali.
-1
antikadimag
(23.12.25)
Giriş seviyesi bir mekanik saat için gayet normal. Hatta genel olarak mekanik saat için normal zira mekanik saat sapar.

COSC ve benzeri diğer sertifikaların ölçüm süreçleri laboratuvarda yapılır, hiçbir sertifikasyon günlük kullanım senaryosu dahilinde yapılmaz. Giriş seviye bir ETA/Sellita makine alsanız da buna benzer sapmalarla karşılaşmanız olası. Pek çok Rolex COSC limitleri içinde çalışır, hatta bizzat kullandığım ve çevremde gözlemlediğim Rolex'ler genelde +2 ve -2 saniye aralığında çalışıyor ama arada günde +-15 saniye sapan da olur ve bu durum saatin ayıplı olduğu anlamına gelmiyor İsviçre saatçiliği dikkate alındığında. Kaldı ki saatin dakikliği saatin ömrü boyunca sunabildiği bir şey de değil. Zamanla sapma artıyor genelde. Rolex'de çok daha uzun zaman sonra artar ama yıllar önce kullandığım Tissot daha kısa zaman sonra daha fazla sapmaya başlamıştı.

Özetle dakiklik ve sapmama takıntısı varsa pilli alın geçin, hiç uğraşmayın. Bunu 20 senedir aralıksız mekanik saat kullanan birinin tavsiyesi olarak değerlendirebilirsiniz.
0
10551037
(24.12.25)
(8)

Arkadaşıma iş/meslek/kariyer önerisi

candide
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lis
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.

Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lisans mı yapsam, yeni bir bölüm mü okusam diye soruyor aylardır. Ne diyeceğimi bilemiyorum, onun için hangisi en iyisi olur sizin de fikirlerinizi almak istedim.

Bu arada kpss'ye de girdi ve yüksek bir puan aldı. Ancak bölümünden alım yapmıyor devlet, anca düz memurluklar oluyor. Kendisi de düz memurluk istemiyor çünkü bir gelecek göremiyor ki haklı bence. 10 sene sonra bir şey olsa, istifa etsem nerede iş bulacağım bulursam da asgari teklif ederler diyor. Haklı çünkü vasıfsız ofis işleri yapacak memurlukta.

Yüksek yapsa hangi alanda yapsa iyi olur bilmiyorum. Yeni bölüm de çok vaktini çalar gibime geliyor. Yani özetle benim de fikrim yok ama memurluğa başlayıp bir yandan da dil, lisans, yüksek vs. yapabilir diye düşünüyorum en iyi seçenek olarak. Sizce bu kişi için en iyi seçenek nedir?
0
candide
(23.12.25)
En temel bilgi eksik: lisans mezuniyeti.
+2
merhum
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun. bahsettiği çekinceleri saçma. 29 yaşında bir de.
+1
elorelia
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
düz memur olsun, yüksek lisans asla diyorum.
0
liberal
(23.12.25)
şu an kpss den düz memur olacak puanı alsam mesleğimi anında bırakırdım :) çünkü çok fazla mezunu olan bir bölümden mezunsan özel sektörde hiçbir zaman devletin düz memuru kadar bile maaş alamazsın (dilin olması vs hariç).
benimle aynı bölümden mezun bi arkadaşım bu sene kpssden atandı düz memur olarak. gayet memnun. izin alması vs çok kolay, sorumluluğu çok az.
0
Sadece soruyorum
(23.12.25)
Memurlukta bişey olsa istifa etsem naparım gibi bir durum yok. Yaş 30’a dayanmış basit bi memurluk işine girer gündüz takılır akşam da dertsiz tasasız keyfine bakar. Memurlukta gelecek göremiyor demesini anlamadım. 20 yaşında olsa anlarım da bu yaşta onları düşünmek için pek doğru değil. Yüksek lisans yaparsa bire bir aynı başlığı 32 yaşında da açmış olur başka bir şey değişmez.
+1
avatar is back
(23.12.25)
Kendini dert etmeyeni siz niye dert ediyorsunuz? Memur olabilme şansı var ve yapmıyorsa bunu seçmeme lüksü var demektir.
İş tecrübesi olmayan 30 yaşında birine özel sektörde kapılar açılacak mı sanıyor ki devlet imkanlarını beğenmiyor Yüksek lisans yüzde 95 hiç bir işe yaramaz..
Yeni ön lisans ya da 3 yıla düşmesi planlanan lisans diyelim çok talep olduğu düşünülen sağlık bölümlerinden çıkanlar bile boşta...
Yeni dil öğrenmek kolay mı ne seviyeye ne kadar sürede gelecek de onun üzerinden para kazanacak hayal bile değil bunlar zevzeklik...

Koca bulsun otursun.
+2
anon1m
(23.12.25)
lisans bölümünü bilmeden bir şey söylemek zor. dili varsa dış ticaret, lojistik, gümrük vs gibi bir alanda eğitim alarak özel sektörde iş kovalayabilir. sektörde biraz açık var.

ingilizce de yoksa acı gerçeklerle yüzleşmeli. iyi bir bölüm değilse, akademisyenlik kasamıyorsan memuriyet iyi bir seçenek.
0
awlmi
(23.12.25)
(5)

ne arac alsak?

Zima Blue
merhaba, otomatik bir arac alacagim. esimin ilk aktif suruculugu olacak o nedenle, ne olur ne olmaz diyerek sifir araba bakmiyorum. normal sartlarda clio 5.5 alpine paket bakiyordum 1.35 civarina 23-24 model ama hem 1.0 motor korkutuyor hem de yakit. soyle 1.5 - 1.6 ya ciksam sorun yasama ihtimalimi
merhaba, otomatik bir arac alacagim. esimin ilk aktif suruculugu olacak o nedenle, ne olur ne olmaz diyerek sifir araba bakmiyorum. normal sartlarda clio 5.5 alpine paket bakiyordum 1.35 civarina 23-24 model ama hem 1.0 motor korkutuyor hem de yakit. soyle 1.5 - 1.6 ya ciksam sorun yasama ihtimalimin dusuk oldugu, sanayidekilerle kanka yapmayacak bir arac oneriniz var midir?

tesekkurler.
0
Zima Blue
(16.12.25)
(bkz: Honda Jazz)
(bkz: Hyundai i20)
(bkz: Toyota Yaris)
(bkz: Kia Rio)
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(16.12.25)
sedan oluyorsa city alın arkanıza yaslanın derim. hem sorunsuz, hem piyasası var, hem yakıt ve araç performansı iyi, hem bagajı çok geniş, hem de arka diz mesafesi baya var içi çok geniş. 1.0 bakmayın derim. sedan olmuyorsa yaris, i20, corolla hb.
0
cisimcik golgi
(16.12.25)
sıfır düşünmüyorum demişsiniz ama inanın sıfır almak şuan daha mantıklı. Polo’da indirim var şuan. Ya da 1.670 civarına taigo alın geçin. Küçük bir farkla büyük boy almış olursunuz.
-1
awlmi
(16.12.25)
clio 1.0 tce motor var. 65bine girdim. servis bakımlı. herhangi bir sorun yaşamadım. ben de çok tereddütlüydüm 1.0 motora ama seçenek kalmadı. nerdeyse her firma buna yöneliyor. sizin için önerim yaris. hyundayi grubundan i20. clionun avantajı parçaları diğer firmalara göre daha ucuz.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
suzuki swift. 1 milyon civarına 2020 model temizi alınabilir. sıfır istiyorsanız da 1.6-1.7 milyon şu anda hibrit modeli.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
(2)

Vize başvurusu için bordronun ingilizce çevirisi yapılmalı mı?

michael harddd
3 aylık bordro ve iş veren mektubu gibi belgeleri Türkçe yüklesek sorun olur mu?
3 aylık bordro ve iş veren mektubu gibi belgeleri Türkçe yüklesek sorun olur mu?
0
michael harddd
(15.12.25)
türkçe ok. bugün verdim.
0
awlmi
(15.12.25)
VFS için bordro türkçe, dilekçe/mektup ingilizce.
0
elorelia
(16.12.25)
(3)

Açlık kan şekerinin hep sınırda çıkması? Kolesterol de yüksek?

Cesario
Son 2 yıldaki bütün testlerde sınırda çıkmış. En son kasımda yaptırdım. 85 normal çıktı ama Hba1c yani 3 aylık şeker ortalaması da 5.7 çıktı o da sınırda. Kolesterolde de artış var. Ldl 140'lara dayandı. Yaşım 32, kilom hep aynı. 170boy/67 kilo. Genetik mi çevresel kaynaklı mı bilmiyorum. (stres, uy
Son 2 yıldaki bütün testlerde sınırda çıkmış. En son kasımda yaptırdım. 85 normal çıktı ama Hba1c yani 3 aylık şeker ortalaması da 5.7 çıktı o da sınırda. Kolesterolde de artış var. Ldl 140'lara dayandı.

Yaşım 32, kilom hep aynı. 170boy/67 kilo. Genetik mi çevresel kaynaklı mı bilmiyorum. (stres, uykusuzluk, hareketsizlik vs)

Alkol, sigara kullanmıyorum.

Gelecekte şeker ya da kalp hastası olmak istemiyorum. Çok katı olmasa da nispeten dikkat eden birisiyim. Ona rağmen sınırlarda çıkması soru işareti bıraktı bende.

Çarşamba doktora randevu aldım. Şeker ve kolesterol için hangi tahliller istenir risk altında olup olmadığımı anlamak için?

İlk başta diyet, yasaklı yemek programı verilip takibi yapılıp düşmezse mi ilaç tedavisi başlanır?
0
Cesario
(15.12.25)
Hipokondriyak teşhisi de koyabilir gibi geldi bana.

Yine de beslenme alışkanlığınızı gözden geçirmenizi ve spora başlamanızı tavsiye ederim. Bir de film önereyim.

Geçmiş olsun.

www.youtube.com
0
Mirket
(15.12.25)
egzersiz gerekli. spora başlayın, mümkünse hem ağırlık hem kardiyo. en kötü ihtimalle haftada 4 gün min 1 saat tempolu yürüyüş yapın.
+1
awlmi
(15.12.25)
Hipertansiyon, ailede erken yaşta kalp rahatsızlığı gibi ek risk faktörünüz yoksa bu değerler endişe edilecek değerler değil. ldl için akdeniz tipi diyet yapabilirsiniz.
Son tahlilin üzerinden sadece bir ay geçmiş, yeni bir tetkik için erken. İlla yaptıracaksanız da doktorunuz şeker ve kolesterol için hangi tahlilleri isteyeceğini biliyor, merak etmeyin.
0
unalub
(16.12.25)
(16)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(4)

Düsseldorf varış/kalkışlı seyahat için alternatif rota önerebilecek olan?

en bi orijinal
Merhaba duyurunun gezginleri;Biz 3-4 sene önce Düseldorf’a uçup araba kiralayıp oradan Brugge-Gent-Amsterdam-Zaanese Schans-Volendam-Giethoorn-Düseldorf rotasını izleyerek 4 gece 5 gün geçirmiştik ama Düsseldorf'u sadece giderken havalimanından araba alıp ayrılmak ve dönüşte bir gece konaklamak için
Merhaba duyurunun gezginleri;

Biz 3-4 sene önce Düseldorf’a uçup araba kiralayıp oradan Brugge-Gent-Amsterdam-Zaanese Schans-Volendam-Giethoorn-Düseldorf rotasını izleyerek 4 gece 5 gün geçirmiştik ama Düsseldorf'u sadece giderken havalimanından araba alıp ayrılmak ve dönüşte bir gece konaklamak için tercih ettik ve şehirde hiç zaman geçirmedik.

Şimdi yine Düseldorf gidiş dönüşlü 5 gecemiz var. Aynı rota yerine bir veya iki gün Düseldorf ve alternatif olarak yine Hollanda'da farklı bir yerler mi gezsek ya da tamamen farklı bir rota belirleyip Düsseldorf yakınlarında başka merkezlere mi baksak diyoruz.

Hollanda olursa Rotterdam düşündük. Bu rotaya yakın yerlerde önerebileceğiniz alternatif şehir veya kasabalar olur mu?

Veya tamamen farklı bir öneri var ise duymaktan çok mutlu olurum.
0
en bi orijinal
(10.12.25)
Hollanda olursa bence Maastricht gezin derim. Oradana Aachen sonrasında Monschau ve Köln yapıp Düsseldorf üzerinden dönersiniz. Alışveriş meraklısı varsa Maastricht'e uğrarken Roermond Outlet'e uğranıp alışverişte yapılabilir.
0
biergarten
(10.12.25)
Çok teşekkürler, Roermond zaten rotamızda. Uçağımız sabah iniyor, arabayı alıp ilk gün alışveriş işini bitirmeyi planlıyoruz.
0
🌸en bi orijinal
(10.12.25)
Maastricht, Brugge, belki Lille(veya Calais), Luxembourg, Köln olabilir gibi göründü bana.
Gerçi 5 gece için çok uzun bir rota oldu, ben de o kadar iyi bilmiyorum ama birkaç farklı kültür görmüş olursunuz. Köln ve Lille’i çıkarırsanız olabilir.
0
michael_knight
(11.12.25)
güneye doğru inerim derseniz. köln, heidelberg, strazburg, colmar ve hatta basel'e kadar bir rota yapabilirsiniz. basel-düsseldorf 5-6 saat sürer. zurih'e de geçilebilir. güzel yerler buralar da görmediyseniz. christmas zamanı gidiyorsanız colmar zaten efsane.
0
awlmi
(11.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(13)

Almanya seyahati için sağlık sigortası?

Buddrick
Kamu personeliyim. Yeşil pasaportum var. Ocak'ta 10 günlüğüne Almanya'ya gideceğim. Bunun için sağlık/seyahat sigortası yaptırmam gerekiyor mu? Nasıl yapılıyor?
Kamu personeliyim. Yeşil pasaportum var. Ocak'ta 10 günlüğüne Almanya'ya gideceğim. Bunun için sağlık/seyahat sigortası yaptırmam gerekiyor mu? Nasıl yapılıyor?
0
Buddrick
(09.12.25)
sağlık sigortası yaptırmanız gerekmiyor. yurt dışı çıkış harcını ödemeniz yeterli.
0
wilhelmwasmuss
(09.12.25)
Nasıl yapılacağını biliyor musunuz peki?
0
🌸Buddrick
(09.12.25)
Seyahat sağlık sigortası normal sigorta. Acenteden, bankaların site veya uygulamalarından yaptırabilirsiniz. Yurtdışı çıkış harcı da hem online (edevletten vardı yönlendirme) hem de havaalanında makinalardan alınabiliyor.
0
klassno
(09.12.25)
normal herhangi bir sigorta şirketinden, sigorta poliçesi alır gibi. yurt dışı sağlık seyahat sigorta poliçesi.
0
wilhelmwasmuss
(09.12.25)
Bankanızın mobil uygulamasında seyahat sağlık sigortası diye aratın. İş mobilde var, ziraatte var.

Mutlaka yaptırın. Ucuz bir şey ve, insanları milyonlarca lira masraftan kurtardığına iki kez şahit olmuşluğum var.
+1
Mirket
(09.12.25)
Sigorta zorunlu değil. Her bankada var. Çıkıcağınız tarihleri göre yapılıyor. Hepiyi sigortada kampanya oluyor, ben en son oradan yaptırdım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
bu zamana kadar hepiyi sigorta, allianz ve generaliden aldım. hiç kullanmadım ama yanınızda bulunması bence gayet mantıklı bir durum.
0
kornisch
(09.12.25)
Gerekmiyor ama cüzi bir fiyatı olduğundan, olası aksi bir duruma karşı yaptırmanızı öneririm.
0
lil siztah
(09.12.25)
Şart değil ancak kendin için olması seni korur Bir kaza hastalık vs olursa büyük masrafödemeni engelleyebilir. Bütük meblalar değil
Nasıl yaptırayım dersen herhangi bir acenteden seyahat sigortası yaptırmak istiyorum dersen bilgilerini alıp sana belgeleri hemen verirler
0
basond
(10.12.25)
at11 alabiliyor musunuz bilmiyorum ama bi bakın isterseniz, sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanırsınız acil bir durumda
0
mezzosprite
(10.12.25)
1 ay önce yeşil pasaportla almanya'ya giden eşimin babasına sınırda sigorta sordular ve yoktu. odaya çektiler, gecenin 2sinde biz buradan sigorta yaptırdık güç bela. o sebeple mutlaka yaptırın, banka uygulamanızdan iki dakkada halledersiniz.
0
awlmi
(10.12.25)
Normalde vize başvurusunda sigorta soruluyor. Sizin vizenin olmadığından sınırda sorulabilir. Zorunlu da olabilir, teyit etmekte fayda var.
Bu arada yaptırmak her türlü tavsiye edilir. Uçaktan inerken ayağınız burkulsa kat kat fazlasını ödemek zorunda kalırsınız.
0
burfak
(10.12.25)
Sağlık sigortasını kendiniz için yaptırın.

Allah korusun dünyanın bin türlü hali var, çok pahalı bir şey de değil.

Artık banka uygulamalarından bile yapılıyor.

Hangi bankayla çalışıyorsanız, o bankanın uygulamasından seyahat sağlık sigortasını seçin.

Almanya olduğu için AB ülkeleri'ni işaretleyin.

Sigorta kapsamının seyahatinizden bir gün önce başlaması lazım, döndükten bir gün sonra da bitmesi lazım.
+2
anten
(10.12.25)
(10)

Araba gurmeleri toplanın , yardımınıza ihtiyacım var.

drako
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir. Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.

Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir.

Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
0
drako
(09.12.25)
Evli misiniz, çocuk var mı? Şehirde mi yaşıyorsunuz, taşrada mı? Yılda ortalama kaç km. yol yapıyorsunuz? Düz vites biliyor musunuz, yoksa sadece otomatik mi? Kullanım amacınız günlük şehir içi mi, daha çok uzun yol mu? Bütçe ve araç tipini yazmışsınız ama bu tip soruların yanıtları aslında daha belirleyici olur.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
@zaman ilac degil insanlar unutkan çok haklı. Bütçe söyleyip ardından sadece "Nissan micra vs. istemiyorum" diyen birine arabadan anlayan kimse yardımcı olamaz.

"Nissan micra vs. istemiyorum" bile hiçbir şey anlatmıyor. HB mi istenmiyor yoksa B segmenti mi istenmiyor o bile belli değil.
+2
10551037
(09.12.25)
daha fazla bilgiye ihtiyaç var +1.

önerim: megane sedan.
0
awlmi
(09.12.25)
Sukse istiyosan c200 eski model al.
0
die fetten jahre sind vorbei
(09.12.25)
arabalar hakkinda bisey bilmeyen insanlar japon almali.
honda./toyota, paran neye yetiyorsa artik..
0
cooperr
(09.12.25)
Kusura bakmayın haklısınız diğer detayları da belirteyim.

Araç şehir içinde kullanılacak günlük yapacağı yol 20 km civari. Düz vites istemiyoruz otomatik olacak araç da.

Evliyim , çocuk şuanlık yok ama ilerisi için düşünüyoruz.

Daha önceki aracımız 105 binde aldık 120 binde araç trafik kazası nedeniyle pert oldu. Kullandığımız araç egea 1.6 dizel multijet comforttu. 4 senede ortalama 15 bin km yol yapmisiz. Simdi biraz daha fazla olur ama herhalde 10 bini geçmez yıllık.
0
🌸drako
(09.12.25)
(bkz: Kia Stonic)
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
Tercihin su ise naçizane tavsiyem temiz bir Duster veya Suzuki Vitara bulman dört çeker olursa tabi daha iyi olur tadından yenmez.
0
krank milli
(09.12.25)
Asfalt yolda kullanmak için Duster ve Vitara bence mantıklı seçenekler değil. Sizin ihtiyacınız binek araba. İster bir HB, SW ya da sedan, ister bunların yükseltilmiş versiyonları olan bir crossover.

Model yılı belirtmediğiniz için mümkün olduğunca yeni ikinci el araba almak istediğinizi varsayıyorum. Bu bütçeyle alabileceğiniz yeni ikinci el arabalar yine Egea ve B segmenti HB'ler olacaktır. 1 milyon civarına Mazda 3 bulmanız mümkün, ancak nereden baksanız 7-8 yıllık arabalar ve Mazda Türkiye'den çekildiği için ileride ne yaparım diye düşünebilirsiniz ancak bu paraya iyi arabalardır.
0
10551037
(10.12.25)
Baktıklarımdan opel crosland, kia stonic vs. alabiliyorum.

Yine zorlarsam c3 aircross - c4 de olabiliyor.

Bunlar arasından neyi seçerdiniz?
0
🌸drako
(10.12.25)
(28)

Lise kütüphanesi için kitap desteği yapar mısınız?

kobuzchu kiz
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğre
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)

Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğretmeni bir liste oluşturdu. Direkt oradan alıp öğretmenimize ulaşmasını sağlayabilirsiniz. (Satın alınan kitaplar listeden düşüyor, özellikle kontrol ettim, böylece aynı kitabı birden fazla kişi almamış oluyor.) Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen.

4 Şubat 2026 editi: Bu postu paylaşmamın üzerinden iki ay geçti. Artık wishlist linkini kaldırıyorum, hâlâ destek olmak isteyen olursa doğrudan @üğpoıuy'la iletişim kurabilir.
+6
kobuzchu kiz
(04.12.25)
var mı benden başka yollayan :D (gaza gelen olur mu acaba?)
+4
kisa
(04.12.25)
kisa +1
+3
lazpalle
(04.12.25)
Ben listeden özellikle en sevdiğim kitapları seçtim yolladım valla. Listede olmayan bir kitabı da göndermek istiyordum, öğretmenimiz eklerse bir tur daha alışveriş yapacağım. :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Yolladım ben de.
+4
kumandanim
(04.12.25)
en uygunlardan bi sepet yaptım ben :D iyi düşünmüşsünüz.
+4
elorelia
(04.12.25)
destek oldum ben de.
+5
koela
(04.12.25)
Affınıza sığınarak sorayım.
Buradaki konu nedir?
Yurdumun fakir yörelerinde bir ilkokul için olsa anlayacağım,
Evinin kütüphanesini bağışlayıcılar hedefleniyor olsa yine anlayacağım.
Tekirdağ, Lise ve Amazon kelimeleriyle bağış konusunu bir araya getirmeye çalıştım.
Başaramadım.
Neyi kaçırıyorum ben.

Ben görev yaptığım lisede şöyle bir şeye heveslendim, (bana) desteğinize ihtiyacım var şeklinde bir açıklama olsa, ona da tamam diyeceğim de.
+4
Mirket
(04.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Amazon'dan alıp göndereceksen bu liste dışından gönderemiyorsun diye biliyordum (o yüzden göndermek istediğim bir kitabı listeye eklesinler diye bekliyordum) fakat şimdi tekrar baktım, listeden herhangi bir kitabı sepete ekledikten sonra başka kitap eklersen beraber gönderebiliyorsun. Listeden bir şey eklemezsen hediye olarak gönderemiyorsun, @üğpoıuy'dan adres alıp adresi girerek göndermen gerekiyor.

Diğer soruların cevabı bende yok. :)
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@Mirket
(git: 1616433) şu duyuru üzerine ben @üğpoıuy'a ulaşıp bilgi istedim, kitapları göndereceğimiz okulun kütüphanesinin çok zayıf olduğunu ve kütüphaneye kitap eklemeye çalıştıklarını söyledi. Kendi kitaplığımdan kitaplar seçip göndermeyi düşündüm fakat kargo çok pahalı, kitap gibi ağır nesnelerin kargosu daha da pahalı oluyor, o yüzden evden göndermek yerine internetten satın alıp göndermeyi daha mantıklı ve ekonomik buldum.

Sonra da, duyuruda belirttiğim gibi, Amazon'da istek listesi yapmak ve oradan alıp göndermek çok pratik geldiği için böyle bir şey yapabilirler mi diye sordum, yaptılar. İlk duyuru çok az görüntülendiği ve artık bir de istek kitap listesi eklendiği için yeni duyuru açtım. Mevzu bundan ibaret.

Arzu ederseniz evinizin kütüphanesinden de gönderebilirsiniz elbette. Ya da mantıklı bulmadıysanız hiçbir şey yapmazsınız. Ve maalesef ülkemizin her yerinde fakir okullar, boş kütüphaneler var. (İzmir'in göbeğinde okulun hademesi olmadığı için çocuklarının sınıfını nöbetleşe temizleyen veliler tanıyorum, "fakir yöre" olmasına gerek yok.)
+4
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
iyi niyetli kolektif eylemler çok hoşuma gidiyor.
bir kaç kitap aldım listede yer alan, 1 tane de listede bu da olmalıydı dediğim bir kitabı yolladım. umarım daha önce alınmış olduğu için listede görünmüyor değildir.

çok güzel bir seçki yapılmış, kimisi okuduğum çoğu ise okumak için heves ettiğim kitaplar.

mirket'in sorgusu yerinde bence. ama okullarda kitaba bütçe ayıramayan çok öğrencinin olması ve bazen bir kitap okumanın bile insanlara fayda sağladığı düşünülünce; alınan bazı kitapların hiç okunmayacağı ihtimalini de göze alarak okul kütüphanesi oluşturmayı çok yerinde buluyorum. teşekkürler.
+7
biseysorcaktim
(04.12.25)
Şu kitaplar olur mu diye mesaj attım @üğpoıuy'a, mesaj okundu ama geri dönüş yapmadı.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(04.12.25)
@biseysoracaktim'in yazdığı ilk cümlenin etkisiyle çorbada tuzum olsun isterim. Adres paylaşılırsa Amazon'dan ama liste dışı katkıda bulunmak isterim.
+4
Mirket
(04.12.25)
@mirket listeden mesela en ucuz kitabı sepete atıp sonra üstüne başka kitaplar ekleyince göndermek mümkün oluyor, alternatif çözüm olarak ekleyeyim buraya.

@i'm gonna start a revolution from my bed yapacaktır, o sırada zamanı yoktur ya da o da öğretmene sorup cevap bekliyordur belki :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@kobuzchu kiz, Konuya senin yaklaşımına ve yaptıklarına ancak saygı duyulur. Maksadımı aşıp seni eleştirmiş gibi oldumsa, üzdümse bağışla.
+2
Mirket
(04.12.25)
@Mirket yok yok, olur mu öyle şey, hiç sorun yok, ben de neyin ne olduğunu daha net açıklamış oldum işte :)
+1
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Şu duyuru ve altındak, konuşmalar ülke kalitesini 0,01 yükseltmiyosa ben de bi' şey bilmiyorum.
+3
kumandanim
(04.12.25)
Çok pratikmiş Amazon üzerinden göndermek. Organize edenlerin eline sağlık.
+3
auroraaurora
(04.12.25)
Lise ve kitap denilince, hemen aklıma elimdeki hiç kullanılmamış üniversite sınavına hazırlık soru bankaları geldi. Ancak baktım ki mesele bu değilmiş.
Duyuru daha açık yapılamaz mıydı acaba?
Elimizdekilerden de gönderebilir miyiz mesela?
Yoksa deprem zamanında olduğu gibi, illaki sıfır giysi ve yatak, battaniye isteyen kuruluşlara yapılan bağışlar gibi mi olacak?
Amazon'dan ve belli serilere ait kitaplar (!)
-3
pro9it9is9
(04.12.25)
@pro9it9is9
"Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen."
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Bir de şöyle bir şey var.

www.ptt.gov.tr
+1
Mirket
(04.12.25)
ben de gönderdim, aracı olduğunuz için teşekkür ederim.
+3
awlmi
(05.12.25)
Guncelleme: kitaplarin bi kismi bugun ulasmis cok tesekkurler <3 fotografli guncelleme de gelecek
+2
üğpoıuy
(05.12.25)
satın alındı listesini de görebileceğimiz bir yer var mı?
satın alınanlar listede görünmediği için bazı alımlar mükerrer oluyor ister istemez.
+3
biseysorcaktim
(06.12.25)
@üğpoıuy aslında Google drive'da falan bir spreadsheet oluşturup paylaşsan çok güzel olur gerçekten, alınan kitapları güncellersin geldikçe.
+1
🌸kobuzchu kiz
(06.12.25)
Fotografli tesekkurlu guncelleme: hizliresim.com simdiye dek ulasan kitaplar icin katki veren herkese tesekkurler

@bisey, alinanlar listeden ciktigi icin mukerrer alım amazonda olmuyor. ama @kopuscuyla konustuk bireysel gonderimde boyle bir durum ortaya cikabiliceni hatirlatti. O yuzden onerdigi listeyi hazirlicaz
+1
üğpoıuy
(08.12.25)
Paylaşım için teşekkürler, gönderdim ben de.
+2
daddy
(08.12.25)
Kardeşlerimize feda olsun :)
Vesile ve destek olanlara helal olsun !
Çok fazla aynı kitaplardan olmaması adına seçtiklerimi paylaşıyorum.

Kuzgun
Bozkır – Bir Yolculuk Hikayesi
Pal Sokağı Çocukları
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Morgue Sokağı Cinayetleri
Köpek Kalbi
+1
erty_ksk
(09.12.25)
Arkadaslar cok özür ama listeyi hazirlamaya vakit bulamiyorum kesinlikle, bazi ozel durumlardan oturu :( yeni gonderim yapacak birileri olursa buradaki kitap ismi paylasimlarina goz atmanizi rica etsem affiniza siginarak

Bi de zaten okul cok kalabalik. Bir kitabin birden cok olmasi pek kaynak israfi da olmayacaktir bi yandan
+1
üğpoıuy
(16.12.25)
(8)

bu ufak yatırım işine ne diyorsunuz?

avatar is back
arkadaşım müdür olarak çalıştığı (3-4 katlı spor, dans vs eğitim salonu) yerdeki %50 sahipliği olan kişi %10'unu cash'e çevirmek istiyor e-ticaret için biraz nakit akışına ihtiyacı varmış, arkadaşıma teklif etmiş. piyasada hızlı gitmez ama 800-900'e gider ama sana 500'e bırakayım zaten müdürsün işi
arkadaşım müdür olarak çalıştığı (3-4 katlı spor, dans vs eğitim salonu) yerdeki %50 sahipliği olan kişi %10'unu cash'e çevirmek istiyor e-ticaret için biraz nakit akışına ihtiyacı varmış, arkadaşıma teklif etmiş. piyasada hızlı gitmez ama 800-900'e gider ama sana 500'e bırakayım zaten müdürsün işi iyi biliyorsun falan. ben de gittim açtık pc'yi falan hesap kitaba baktık, %10 için aylık 35 ile 42k arası net getirisi olmuş son aylarda hep.

arkadaş da diyor ki borç vs var bugün benden 250 çıkar, 250 kredi çekerim bir süre gelen parayı ödemeye gönderirim ama çok mantıklı. ben de "işi sen biliyorsun bayadır da çalışıyorsun hesapları direkt yapan da sensin her şeye okeysin adam da sana devretsin sorun vs olmadan yapıştır geç" diyorum da o da çok garantici memur kafalı olduğu için kararsız biraz. siz ne diyorsunuz bu işe?

bu devir mevir işlerinde neye dikkat etmek gerek ne önerirsiniz? mesela ramazanda 20k %10 pay bile anca gelir diye tahmin ediyoruz. diğer taraftan ise diyorum ki 35-40k kira getirisi için bile insanlar 5-7 milyon eve bağlarken sen de al geç, 1 sene parayı ceplersin sonra sahibindene sağa sola ilan verirsin 1 milyona satarsın diyorum ama ben de ticaretten marketten sigara almak harici bir bilgiye sahip değilim. önerilerinize ve görüşlerinize açığım.
0
avatar is back
(03.12.25)
@die fetten, ben değil arkadaş zaten :) nedeni ne söyleminin?
0
🌸avatar is back
(03.12.25)
%50 nin %10 unu mu?
Bu %10 luk dilim mi getiriyor ayda 35-40 bin.
AYDA 35-40 bin NET getiri mi, BRÜT değil yani?
Bunun fiyatı mı 500 bin TL?
Diğer ortakların devirde öncelik hakkı var, onlar niye atlamamış bu altın yumurtlayan tavuğa?
Yakınlarda çok büyük bir yatırım gerekliliği, kentsel dönüşüm, ruhsat iptali vs husus olmadığından emin miyiz?
Ortaklardan birinin ya da satanın konkordato ilanı veya iflas ihtimali var mı?

gibi sorular geldi aklıma
+2
Mirket
(03.12.25)
@mirket, %50'nin %10'u değil, 5 ortak var, 1 tanesi %50 3 tanesi %10 1 tanesi %10 hisseye sahip, adam kendi payını %40'a çekecek. ayda 35-40 net evet. mesela son ay 1,5 ciro 1,1 gider 420k net kalan olmuş ordan hesapla 42k olmuş. he %10 vergisi var 42k'da ama onu geçtim. yatırım gerekliliği, kentsel dönüşüm vs yok. iş riskli biraz işte. mesela ramazanda işler baya düşecek bir ay, üye gelmezse gelir yok gibi gibi. son 12 aylık tüm tabloları inceledik aşağı yukarı böyle olmuş. sadece geçen sene ramazanda işler durgunken 2 hoca part time girmiş ciro'dan bişey kalmamış gibi ama istisnai şeyler. çok da altın yumurtlayan tavuk değil yani riski var
0
🌸avatar is back
(03.12.25)
Bir buçuk yılda amorti ediyor kendini. Nesi riskli. Ortakların öncelik hakkından feragat ettiklerine dair belge alınırsa, ortaklık belgesinde yamuk bir durum yoksa, son iki yazdığımla ilgili de bir sorun yoksa balıklama dalarım ben.
Ama gözünüzden kaçan bir durum da var bence.
0
Mirket
(03.12.25)
bence mantıklı girilebilir.
0
duyuruuser
(04.12.25)
finansal olarak mantıklı görünüyor. fakat sonradan satmak için değil, düzenli akarı olacağı için yapmak lazım. çünkü muhtemelen kendisi de öyle dediğiniz 1 milyon gibi rakamlara filan satamayacak. ordan gelecek aylık gelirle birşeyler yapacağını öngörerek bu işe girsin.

bir de diğer ortaklar vs konuları ve şirketin gidişatı ile ilgili olan tarafı çok ciddi değerlendirin. sadece son ay kalan paraya göre bir işlem yapmak eksik olur. son 6 ay ne yapmış, forecast nedir iyi değerlendirin.
0
awlmi
(04.12.25)
420net şirkete kalmış.

%25 kurumlar vergisi ödeyecekler. %10 nedir anlamadım.

yani 105bin ödeyecekler. kalacak 325bin. bunu ortağın cebine koymak için %15 de gelir vergisi ödenecek. kalacak 276bin. %10'u 27bin. hesap böyle olması gerekir.
+1
co2s2
(04.12.25)
co2s2+1, fakat 27bini aldiktan daha sonra son %15 vergiyi arttirarak tamamlaman gerekiyor. Gelirine gore dilimin %35 olsa, 32,5binden kalan yaklasik 20bin olur. Icerideki kisi ya da mevcut ortaklar icin mantikli olabilir. Disaridakine satmak daha zordur cunkuhem is bilgisi az, hem de isletmenin kurumsal riskini almak zorunda kalir. Bilinmeyen borclar, yukumlulukler, anlasmalar olabilir. 500bin onerisi getiriye gore piyasa icin normal, siz de karsi teklif goturebilirsiniz. Daha sonra ev gibi hizli satilmaz, alici bulmak zor olur.
0
osssy
(06.12.25)
(14)

Evli arkadaşlara soru

nundu
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı? Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya ev
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı?

Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya evlenir evlenmez ya da evliliklerinin ilk yıllarında benzer durum yaşadılar meslekten dolayı. Ama arkadaş grubum dışında özellikle yaşı büyük kişiler bu durumu tahayyül edemiyorlar ve niye şimdi evlendiniz o zaman diye hayrete düşüyorlar. İnsanların ne dediğini önemsemiyorum da toplumda bu olay çok nadir de benim arkadaş çevrem mi istisna onu merak ettim.
0
nundu
(03.12.25)
Kendi evliliğimde aynı evde yaşamaya başladık ama ablam evlendikten 1,5 sene sonra aynı evde şartları gereği yaşamaya başladılar.
0
mirty
(03.12.25)
öncelikle umarım bir yastıkta kocarsınız, mutlu bir eviniz aileniz olur.

sorunuza gelince, çok büyük çoğunlukla evlenince, hatta evlenmeden önce birlikte yaşamaya başlıyor karı kocalar. ama eş durumunda tayin talebi sebebiyle bir kaç ay birlikte yaşayamayan bir dolu insan var. hatta sırf bu yüzden resmi nikahı önceden yapanlar da var. özellikle memurlar arasında çok yaygın. kafanıza takmayın. siz kendi dalganıza bakın.
+4
co2s2
(03.12.25)
evlenmeden önce başladık. evlilik kararını aldığımızda 3 yıldır beraber yaşıyorduk.
0
awlmi
(03.12.25)
evlenmeden 10 sene önce falan beraber yaşamaya başladık :d

bir arkadaşım eşinin zorunlu görevinden dolayı 1 sene sonra falan ancak taşınabildi. ;

bence normal bir şey bu arada, siz anlatınca hiç garipsemedim. ha "evlendik ama karşı taraf evimize taşınmıyor ailesiyle yaşıyor, şunu bahane ediyor gelmiyor bla bla" tarzı bir şey olsaydı çok garip gelirdi.
+1
nolmus yani
(03.12.25)
Gayet normal. Çünkü sizin bir de tayin süreçleriniz olacak ve bu süreçlerde evli olmanız işinizi kolaylaştıracak. Ayrıca kim ne derse desin toplum baskısı hala var. Küçük bir şehirde falan doktorluk yapacaksanız mesela, birbirinizin yanına gidip gelmek kalmak çok daha rahat olur evliyken.
Biz ayrı ülkelerdeydik vize bekledik.
0
megalomaniac
(03.12.25)
evlenmeden once birlikte yasamaya basladik. 4 yil kadar falan beraber yasadik. eger evlendikten sonra birlikte yasamayan varsa yadirgamam, beni ilgilendirmez. fakat bence birlikte yasama ve evlilik birbirinden ayrilmali. ciftler oncelikle birlikte yasayarak birbirlerini tanimali, evlilige isinmali. ana baba veya bekarlik donemi evinden cikip direkt evlenmek sorunlara neden olabilir. cunku birlikte yasadiginda her seyi goruyorsunuz, cift olarak zorluklarla basa cikmayi ogreniyorsunuz vs.
0
Sour
(03.12.25)
Biz evlenmeden önce dört sene beraber yaşadık.

Ama şartlar uymasaydi evlenip ayrı takılıp sonra aynı eve de geçebilirdik. Bence normal. Ayrıca kimseyi ilgilendirmez. Öğretmenler de bildiğim kadarı ile böyle yapıyor. O kadar nadir olduğunu sanmıyorum. Millet boş boş konusmayi seviyor sadece. On kere de benzer şeyi duymuş olsa. Aaaaa oyle olur mu olmaz der. He bile demekle ugrasilmaz.
0
a perfect lie
(03.12.25)
Anadolu’da bir ilçede öğretim görevlisi olarak çalışıyordum; iki myo yan yanaydık, yani yaklaşık 50 civarı hoca vardı. Bunlardan 30’u evliyse, 25’i eşiyle ayrı şehirlerde yaşıyordu; iş durumları sebebiyle. Eşi yanında olan tuhafımıza gidiyordu :) Ayrıca çoğu sizin gibi bir bir noktada birleşebilecek durumda değildi. Mesela birinin kadrosu Antalya’da, diğerinin Rize’de ve nakil imkanları yok.

Şunu da ekliyim: gözlemlediğim kadarıyla genelde kadınların bulunduğu yerde ev kuruluyor, görüşme base’i orası oluyor, erkekler apartta veya ev arkadaşıyla falan kalıyordu.
0
lil siztah
(03.12.25)
Dediğim gibi insanların ne dediğini kafaya taktığımdan sormadım ya, he he diyip geçiyorum onlara. Eş durumu yapabilmek için bile evli olmak gerekiyor zaten mantıken ve dediğim gibi kendi arkadaş grubum hep bunları yaşadı. Atıyorum önümüzdeki mart nisan gibi evlensek de olurdu ama zaten evlenmeye karar vermişiz yani boşuna beklemek saçma geldi ve arkadaşların da dediği gibi birbirimizin yanına gidip gelmek evliyken daha kolay :d
-1
🌸nundu
(03.12.25)
evliliğin kesin tanımları yok ki böyle. kültürel kabullere göre yorum yapıyorlar. koşullara göre 2 yıl sonra da birlikte yaşamaya başlayabilirsiniz. sizin evliliğiniz, sizin kararınız. bir ömür mutluluklar <3
0
deartheodosia
(03.12.25)
memur kesimi genelde bu şekilde evlilik hayatına başlıyor. o yüzden kafana takacak bir durum yok. mutluluklar dilerim.
0
gercekdunya
(03.12.25)
biz evlendiğimiz gün birlikte yaşamaya başladık. genelde tayin gibi zorunlu sebeplerle memur çiftlerde çok olur bu durum ve herkes bunu bilir normal karşılar aslında. mart nisan gibi evlensek de olurdu demişsiniz sizinki zorunluluk değil de keyfi gibi göründüğü için mi garipsendi acaba. nakil tayin gibi zorunlu bir durum yoksa henüz beraber yaşanamayacak bir durum içindeyken nasıl olsa evleneceğiz diye erken nikah yapmak bana göre de mantıklı ve gerekli değil mesela. size göre nasıl uygunsa öyledir
0
dfn4
(03.12.25)
Evlenmeden önce birlikte yaşıyorduk biz de. Ama sizin yaptığınız çok olağan. Biçok yerde de olur. Eskiden de olurdu böyle şeyler adam evlenip ertesi gün askere giderdi, göreve giderdi filan. Sizin yaşı büyükler böyle bi işgüzarlık yapmaya karar vermiş. Aile büyükleri zaten hep o öyle olmaz demek için bişey bulur. Siz bildiğinizden devam edin. Mutluluklar.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
6 senedir evliyiz, evlerimiz hala ayrı. iş nedeniyle bizim de.
0
mezzosprite
(03.12.25)
(6)

Sıfır ya da ayarında araba almak

strawberry first
Annemin 2004 model bmw 3.18i model aracı var. 160.000 km'de, otomatik, benzinli. Kazasız. Biz Aracın ikinci sahibiyiz. Araca kasko yaptırıyoruz ama epey pahalıya geliyor. Araç büyük olunca park problemi de yaşamaya başladık artık. Bunu satıp yerine sıfır ya da bir kaç yıllık, otomobil almak istiyoru
Annemin 2004 model bmw 3.18i model aracı var. 160.000 km'de, otomatik, benzinli. Kazasız. Biz Aracın ikinci sahibiyiz. Araca kasko yaptırıyoruz ama epey pahalıya geliyor. Araç büyük olunca park problemi de yaşamaya başladık artık. Bunu satıp yerine sıfır ya da bir kaç yıllık, otomobil almak istiyoruz. Ama güvenli ve bu bütçe dahilinde ne alabiliriz bilmiyoruz? Var mı önerileriniz?
Bu araç kaça satılır?
Yeni araç da otomatik olmalı.

Teşekkürler.
0
strawberry first
(02.12.25)
bmw öyle veya böyle premium bi araç. konfor çok azalmaması için bence alman araçları olabilir, golf alternatif olabilir gibi.

bakım maliyeti (kazada parça maliyeti, yıllık bakım vs.) kasko düşük maliyetli olsun derseniz egea cross olabilir.

sorunsuz olsun derseniz toyota corolla hatchback mantıklı bence. diğer japon otoları da alternatif olabilir.

internetteki açık kaynakların önemli bir kısmını taradığım bir ai ürünü yapmıştım tam da araç alım satımı ve tavsiyesi için :)

sizin sorunuzu yapıştırıp tavsiye istedim. henüz finetune almadığı için kirli veri ile şu şekilde yanıt verdi.

gelen yanıt şu:

"Bu kaynaklar, Türkiye'deki ikinci el otomobil piyasasını merkezine alan ve aylara yayılan sohbetlerin kayıtlarından oluşmaktadır. Tartışmalar, yüksek fiyatlar, piyasa durgunluğu, enflasyonun araç değerleri üzerindeki etkisi ve kredi kampanyalarının sektöre yansımaları gibi güncel ekonomik dinamiklere odaklanmaktadır. Konuşmacılar, Fiat Egea'dan premium BMW ve Audi modellerine kadar geniş bir yelpazede araçları incelerken, özellikle motor güvenilirliği, şanzıman türleri ve LPG dönüşümlerinin potansiyel sorunlarını değerlendirmektedir. Alıcılara yönelik tavsiyelerde, özellikle ekspertiz süreçleri, hasarlı araçların onarım potansiyeli ve çevrimiçi kapora dolandırıcılığına karşı dikkatli olunması vurgulanmaktadır. Bakımı düzenli yapılan Japon otomobilleri sorunsuzluk açısından öne çıkarılırken, Alman araçlarının donanım ve prestij avantajları karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.

Annemin 2004 model bmw 3.18i model aracı var. 160.000 km'de, otomatik, benzinli. Kazasız. Biz Aracın ikinci sahibiyiz. Araca kasko yaptırıyoruz ama epey pahalıya geliyor. Araç büyük olunca park problemi de yaşamaya başladık artık. Bunu satıp yerine sıfır ya da bir kaç yıllık, otomobil almak istiyoruz. Ama güvenli ve bu bütçe dahilinde ne alabiliriz bilmiyoruz? Var mı önerileriniz?
Bu araç kaça satılır?
Yeni araç da otomatik olmalı.

Sorunuzdaki detayları dikkate alarak, hem mevcut BMW 3.18i model aracınızın olası satış fiyatını hem de park sorununu çözecek, güvenli, otomatik ve bütçenize uygun yeni araç önerilerini kaynaklarımdaki bilgilere dayanarak aşağıda sunuyorum.
Mevcut Aracın Tahmini Satış Fiyatı
Annenizin 2004 model BMW 3.18i (E46 kasa), 160.000 km'de, otomatik, benzinli ve kazasız bir araca sahip olduğu belirtilmiştir. Kaynaklarda bu model ve özelliklerde (düşük kilometre, kazasız, otomatik) doğrudan bir satış fiyatı olmamasına rağmen, genel olarak eski nesil BMW'ler hakkında değerlendirmeler bulunmaktadır.
• Daha eski ve yüksek kilometreye sahip bazı BMW modelleri için fiyat aralıkları kaynaklarda geçmektedir. Örneğin, 2003 model bir E46 320d (dizel) modelinin temiz bir örneği 470.000 TL civarında bir son fiyatla belirtilmiştir.
• Genellikle 2000'li yıllara ait eski kasaların (E39, E46, E90 gibi) bakımı ve onarımı maliyetli olabileceği, bu durumun alıcıları çekingenliğe itebileceği belirtilmiştir. BMW'lerin iyi bakıldığı takdirde sağlam kaldığı, ancak iyi bakılmazsa sanayiden çıkılamayacağı ifade edilmiştir.
• Aracınızın 160.000 km gibi nispeten düşük bir kilometrede ve kazasız olması, piyasada temiz örnek arayan alıcılar için bir avantaj sağlayabilir. Bu aracın piyasa koşullarına göre ve ilan detaylarına (bakım geçmişi, lastik durumu vb.) bağlı olarak bir değer bulması beklenir.
Yeni Otomatik Araç Önerileri
Mevcut aracınızın büyük olması nedeniyle park problemi yaşadığınızı, kasko maliyetlerinin yüksek geldiğini ve bu nedenle daha küçük, güvenli, otomatik ve sıfır veya birkaç yıllık (düşük kilometre) bir otomobile geçmek istediğinizi göz önüne alarak, kaynaklarda geçen ve bu kriterlere uygun olabilecek modeller aşağıdadır:
C Segmenti Hatchback ve Sedanlar (Güvenli ve Pratik Seçenekler)
Bu segmentteki araçlar, park kolaylığı, güvenlik ve düşük işletme maliyetleri açısından idealdir ve genellikle 1 milyon TL üzeri bir bütçede değerlendirilebilecek güncel modellere sahiptir:
1. Toyota Corolla (Hibrit veya Benzinli Otomatik):
◦ Sürekli olarak sorunsuz, güvenli ve mantıklı bir tercih olarak öne çıkar.
◦ Özellikle Hibrit Toyota Corolla modelleri tavsiye edilir. Şehir içi yoğun kullanımda hibrit daha avantajlıdır.
◦ 1 milyon TL civarında otomatik Sedan arayanlar için akla gelen ilk seçenek Corolla'dır.
◦ 2021 model, 55.000 km'de, 1.5 Vision Corolla'nın sıfırında kampanya olduğu dönemde 1.750.000 TL'ye satıldığı belirtilmiştir.
2. Volkswagen Golf / Skoda Octavia:
◦ Golf piyasanın "geçer akçesi" (güvenilir) olarak nitelendirilir. Golf 7 (2016-2017) 1.4 TSI 150 beygir motoruyla iyi bir seçenek olabilir.
◦ Skoda Octavia (aynı temele sahip ve Golf'ten daha geniş) de önerilebilir.
◦ Golf'ün tam otomatik Tork Konvertörlü benzinli versiyonları (özellikle daha eski yıllarda) sorunsuzluğu ile dikkat çeker.
◦ Skoda Superb ise 780.000 TL bandında temiz, uzun yolda sorunsuz otomatik 4 kişilik aile aracı olarak tavsiye edilmiştir (daha büyük olsa da).
3. Hyundai i30 / Kia Cee'd:
◦ Hyundai i30 (1.6 dizel otomatik) 1 milyon TL bandında düşük kilometre ve görünüşü güzel, SUV olmayan bir seçenek olarak güçlü bir şekilde önerilmiştir.
◦ Bu araçların tam otomatik (tork konvertörlü) şanzımanları olduğu için sorunsuzluk açısından da tercih sebebidir.
4. Renault Megane:
◦ Renault Megane (özellikle 1.5 dizel otomatik EDC veya 1.3 TCe) düşük kilometre, güvenli ve satışı kolay bir alternatif olabilir. 1.3 TCe Megan, performansı nedeniyle tavsiye edilmiştir.
B Segmenti Hatchback ve Küçük Crossover'lar (Park Kolaylığı İçin)
Eğer park kolaylığı en önemli öncelik ise, B segmenti otomatik araçlar daha uygun olacaktır:
• Opel Corsa (D/E/F) / Nissan Micra / Seat Ibiza / VW Polo: Bu küçük Hatchback'ler 700.000 - 850.000 TL bandında bulunabilir.
◦ Opel Corsa D/E 1.4 tam otomatik versiyonları, sorunsuzluğu ve kolay yürütülmeleri nedeniyle önerilir.
◦ Hyundai i20 (1.4 otomatik) 650.000 TL bandında bulunabilen, sorunsuz, kemik gibi ve tüpe uyumlu bir araçtır, ancak 4 ileri tam otomatik şanzıman nedeniyle biraz bağırıp yavaş kalabilir.
Premium Alternatifler (Bütçenin Yüksek Olması Durumunda)
Eğer BMW'nizin satışından elde edeceğiniz gelir ve ek bütçenizle 1.7 milyon TL ve üzerine çıkılabilirse, BMW 3 Serisi'nin (G20) daha küçük ve güncel versiyonlarına veya rakiplerine bakılabilir:
• BMW 3 Serisi (G20): BMW'nin son dönemde ürettiği en güzel ve en sağlam jenerasyonlardan biri olarak tavsiye edilir. 2 milyon TL civarında daha yüksek kilometreye sahip (70-80 bin km) 2019 model G20'ler bulunabilir.
• Audi A3 Sedan (Yeni Kasa): 1.5 TSI 150 beygir motorlu A3 Sedan, sürüş keyfi yüksek ve mantıklı bir premium alternatif olarak sıkça önerilmiştir.
• Mercedes C180 (W205 Kasa): 1.5 milyon TL bandında 100.000 km civarı, benzinli C180'ler (1.6 motor 156 beygir) sorunsuz ve kaliteli bir sürüş deneyimi sunar.
Önemli Not: Eski BMW'den Geçiş
Eski BMW'nizin kasko ve park sorunlarını yaşadığınız için, yeni araçta özellikle uzun ömürlülük, düşük kilometre, tam otomatik şanzıman ve yaygın servis ağı olan modellere yönelmeniz önerilir.
• BMW F serisi (3.18i/3.20i) veya 1 Serisi (1.16i/1.18i) gibi daha yeni BMW'ler düşünülebilir, ancak özellikle 3 silindirli (1.5 motor) BMW'ler konusunda çok sıkıntılı motorlar ve BMW karakterine aykırı (önden çekiş, 3 silindir) olduğu yönünde güçlü eleştiriler mevcuttur. Kaynaklar, bu motorlarda turbo sorunları olabildiğini belirtir ve 4 silindirli olanları tercih etmeyi önerir.
• Güvenli Liman olarak nitelendirilen Toyota, Honda veya Hyundai/Kia'nın tam otomatik ve dizel/atmosferik benzinli motorları (örneğin i30 veya Corolla) bakım maliyeti ve sorunsuzluk açısından daha az risklidir.
Özetle: Daha küçük, güvenli ve otomatik bir araca geçiş arayışınızda, bütçeniz yeterliyse Toyota Corolla Hybrid ya da VW Golf/Skoda Octavia gibi C segmenti, düşük kilometre ve güncel modellere odaklanmak, hem park sorununuza çözüm getirecek hem de kasko maliyetleri ile uğraşma derdinizi azaltacaktır.

--------------------------------------------------------------------------------
Maliyet Analojisi: Eski, büyük ve premium bir arabadan (BMW 3.18i) daha küçük, daha yeni ve pratik bir araca geçiş yapmak, eski bir şato'nun yüksek bakım ve ısıtma masraflarından kurtulup, yerine merkezi bir konumda, modern, az masraflı ve kullanımı kolay bir daireye geçmeye benzer. Yeni araç (örneğin Corolla veya Golf) size lüks hissiyatı vermese bile, günlük hayatta huzur ve öngörülebilir maliyetler sunar."
-14
gurur
(02.12.25)
eğer bütçe olacaksa hiç ikinci elle uğraşmayın şu ara. yılsonu indirimleri var. ikinci elde 1-2 yaşındaki arabalara, arabanın sıfırının liste fiyatına bakıp fiyat yazıyorlar, bayiide pazarlıklı sıfır fiyatı resmen daha ucuz oluyor ya da 50-100 bin fark oluyor.

hangi araba olur derseniz 1.5 altında bir sıfır araba yok gibi şuan. bu seviyede standart markaların b segmentleri bulunur. 1.7 bandına vw-skoda bsuvları var. 2'nin üstüne çıkarsanız da bir çok opsiyon bulabilirsiniz keyfinize göre. elektrikli isterseniz de iyi opsiyonlar var. bütçeyi belirtin ona göre önerelim.
0
awlmi
(03.12.25)
ama 20 senelik de olsa almandan japona ya da koreye gecmek zor olur.
3 serisi buyuk geliyorsa tahminen oneri golf olur ama butce lazim. butce ne bilmeden yorum yapmak zor.

not: bu yorum AI kullanilmadan yapilmistir.
0
cooperr
(03.12.25)
Epeyce detaylı bir cevap olmuş. Teşekkür ederim.
Bütçemiz bu aracın satış fiyatı kadar. Ekstra bir ödeme yapma şansımız yok... Arabalardan hiç anlamadığımız için her öneri bizim için çok kıymetli.
0
🌸strawberry first
(03.12.25)
aracin degeri tahminen 700bin civari, dolayisiyla zaten sifir arac alma sansiniz yok.
2013-2014+ audi a1 diyorum.
0
cooperr
(03.12.25)
sahibinden'de 2005 model olarak oto360 değerlemesi yaptım 594.050 - 678.200 TL gibi bir ortalama rakam çıkardı. 700 desek bile maalesef bu bütçeyle sıfır ya da ayarında araç imkansız.

bakacağınız arabalar 2012-2015model arası b segmenti otomatik araçlar olur. anne olduğundan micra veya corsa olabilir. km 100-150 bin arası olur yine.
0
awlmi
(03.12.25)
(4)

emlak ofisi için elektrikli araç

MtKrt
emlak ofisi için elektrikli araç araştırıyoruz. hem müşteri hem de ara sıra müşteriler için eşya taşımada kolaylık sağlayacak, geniş bagajı olan bir araç bakıyoruz.tesla furyasını kaçırdık gibi. ama 2.el uzun menzilli toggları araştırıyoruz, 1.8M TL'ye bulunuyor, bu fiyat aralıklarında ne önerirsini
emlak ofisi için elektrikli araç araştırıyoruz. hem müşteri hem de ara sıra müşteriler için eşya taşımada kolaylık sağlayacak, geniş bagajı olan bir araç bakıyoruz.

tesla furyasını kaçırdık gibi. ama 2.el uzun menzilli toggları araştırıyoruz, 1.8M TL'ye bulunuyor, bu fiyat aralıklarında ne önerirsiniz?

belki faydası olur, daha önce kullandığımız araçlar:
geçen ay 2018 ford tourneo courier aracımızı sattık. dıştan küçük, içten büyük, her işimizi gören bir araçtı ama manuel olması çok yoruyordu. ayrıca mazot gideri de elektrikli araçlar yaygınlaşınca fazla gelmeye başladı.

şuan jeep renegade kullanıyoruz ama sadece müşteri taşımada faydalı. içi ve bagajı çok küçük.
0
MtKrt
(02.12.25)
togg kampanyası var.

1 milyon sıfır faiz taksitli.

o en iyi alternatif şu an.
0
gurur
(02.12.25)
2000000-2500000 arası Peugeot e5008’ler var, düşünürseniz. Bayağı geniş bagajı var.
0
yadigar
(02.12.25)
çok iyi bildiğim bir pazar değil ama şu durumda 1 milyon sıfır faiz kampanyası varken togg derim ben de, zaten togg bakıyormuşsunuz. t10f sedan araba da iyi duruyor. 1.8 milyon peşin verip ikinci el togg almaktansa, 2.170.000tl'ye sıfır t10f sedan alın, 1milyonu 12'ye sıfır faizle böldüğünüzde daha ucuza gelmiş olur.
0
awlmi
(03.12.25)
stellantis elektriklilerden uzak durun.

hyundai / kia elektriklilerini başarılı buluyorum. bütçenize uygun düşünülebilir.

elektronik ve yazılım arttıkça kore öne çıkıyor.
0
rain when i die
(03.12.25)
(19)

İstanbul Dünyanın en güzel şehri sözüme inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Bu masala inanan var mı gerçekten.Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
Bu masala inanan var mı gerçekten.
Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
-6
tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
Istanbul bir turist icin muhtesem bi sehir ama onun disinda yasamak icin cok guzel diyemeyiz evet. Her seyden once bir kere cok kalabalik, korkunc bir trafigi var, bir yerden bir yere gitmek zulum. Belli basli yerler disinda da cok kotu sehirlesme ve ayni zamanda dediginiz gibi yesil alan sikintisi var.

Tum bunlarin yani sira surekli yasayan, aktif, kultur sanat etkinlikleri olan, bogaza sahip, keyifli bir deniz ulasimi olan, tarihi ve kozmopolitligiyle de muhtesem bir sehir.

Bu tarz isler subjektiftir aslinda, cok da fanatik gibi savunmaya gerek yok, bireysel olarak ben de yasamak icin cok uygun bir sehir olarak gormuyor ve size katiliyorum.
+1
bosver nicki
(30.11.25)
Aslında cidden çok güzel bir şehirdir fakat hem toplum halk olarak hem devlet-hükümet olarak senelerdir güzelim şehrin içinden geçtik, geçiyoruz. Sadece Akp özelinde değil, öncesinde de içinden geçilmişti. Akp geldi onlar da içinden geçti, biz halk olarak da içine ettik.

İstanbul'un Roma'dan aşağı kalır yanı yok. Hatta iddia ediyorum, fazlası bile var; Boğaz Köprüsü.

Yabancılar çok seviyor İstanbul'u. Avrupa ülkelerine gittiğimde lokal turlara katılıyorum, İstanbul'dan geldim dediğimde akılları çıkıyor. Güzelim şehrin içine ettik hep birlikte.
+1
put it in your appropriate place
(30.11.25)
Bunu diyen hayatında başka bir yer görmemiştir. Ancak nufusu 5 milyondan az bir istanbul için güzel derdim. Bunun için de 1920 lerde falan olmamız lazım. Full stres, trafik, kişisel alan yok gibi
0
michael harddd
(30.11.25)
dünyanın en güzel şehri mi bilmiyorum ama senin kötülediğin kadar da değil. baya iyi bir şehir, dünyanın en eğlenceli ve güzel şehirlerinden birisi. böyle oldugu için kalabalık zaten. güzel olup kalabalık olmayan yok ki. new york, londra kalabalık değil mi? ayrıca kalabalık olmayan yerler de var. hafta içi gündüz gezmek baya keyifli. yürüyüş yapacak yer çok var. on tane sayarım şimdi. avrupa yakasında maçka parkı, bebek sahili, istiklal caddesi, gülhane parkı, yenikapı, florya ve yeşilköy sahil şeridi, anadolu yakasında üsküdar sahil, caddebostan sahil, fenerbahçe parkı, bağdat caddesi, maltepe sahil şeridi, ve daha pek çok yer var. şehir içi olarak kadıköy moda taksim beşiktaş nişantaşı. kültürel etkinlik olarak yine zorlu, vadistanbul, pek çok spor salonu konser ve etkinlik alanları ile dolu bir şehir. bu şehri beğenmiyorsan güngörenden dışarı çıkmamış olman lazım
0
abelardo
(30.11.25)
Senin için dünyanın en güzel şehri neresi?
O şehrin bulunduğu ülkenin reddit sub'ına gidip burası dünyanın en güzel şehri bence, katılıyor musunuz diye yerel dilde sor; sen İstanbul için ne kadar negatif düşünüyorsan onlar da o kadar negatif konuşacak.

Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.
E demek ki onlar senin için önemli değil bunlar önemli, demek ki İstanbul "sana göre" dünyanın en güzel şehri değil.
Aynı şekilde, başkaları için öyle.

Dünyadaki insanların İstanbul'u neden bu kadar beğendiğini anlayamayacak olmak bana biraz kıt fikirlilik geliyor üzgünüm, o yüzden böyle Bilale anlatır gibi yazdım. Yoksa bu sorunun olması gereken cevabı: sana göre değil ama bazılarına göre öyle.
-1
Bruce
(30.11.25)
"gelirin yıllık 200 bin dolardan fazlaysa evet mis gibi şehir. ayda 80-100k tl kazanıp abi istanbul yeaa diyenler özellikle beyaz yaka tayfa bence biraz salak
0
f02561
(30.11.25)
istanbu'da doğdum büyüdüm ve onlarca ülke, yüzlerce şehir gezdim. istanbul'u ilk 10'a bile sokmam. ne yaşanılabilirlik olarak, ne ekonomik olarak, ne sağlık açısından vs. vs.

ama istanbul'u 5-10 gün geçirmiş çok yabancıyla tanıştım. avrupa'lısı, amerika'lısı. çoğundaki izlenim çok başka. yani en sevdiği şehir mi dersin, bi daha gitmek için plan yapanlar mı dersin, heyecanlı heyecanlı fotoğraflarını gösteren mi dersin. batılı bir turist açısından hem bu kadar oryantal ve orta doğu yanı olup hem de bu kadar batıya adapte, modern ve güvenle gezebildikleri çok az yer var.

keza iddia ediyorum, oligarkından arap emirlerine, abd'li milyonerlerden uzak doğunun kilit isimlerine pek çok kişi şu an istanbul'da ve onların gözünden de çok başka bir şehir. çünkü parayla deneyimin bu kadar değişebildiği fazla şehir yok. bu apayrı bi konu.
0
gitdaddy
(30.11.25)
soylenenlere bir sey eklemek istiyorum. istanbul kozmopolit bir sehir degil. istanbul'da yasayanlarin ne kadari yabanci? resmi rakamlara gore bir milyon civari. yani neredeyse %5 civari. birincisi bu cok dusuk bir oran. ikincisi bu %5'in zaten cok buyuk bir bolumu ulkesinden kacmis ama avrupa'ya gidememis siginmacilar ve gocmenler. kucumsemek icin soylemiyorum. fakat kozmopolit sehir boyle olmaz. yani guzel, eglenceli vs. oldugu icin kalabalik diyorsunuz ama yabanci yok denecek kadar az (yani tercih edilen bir sehir degil). ayrica ic gocun nedeni de istanbul'un guzel, eglenceli vs. olmasi degil maddi kaynakli. bunu zaten istanbul'daki carpik kentlesmeden gorebilirsiniz.

ikinci deginmek istedigim konu da dunyanin en guzel sehri diyenlerin kimler oldugu. yani bunu soyleyenlerin cogu turk, yabanci birinden istanbul'un dunyanin en guzel sehri diye bir sey duymadim. evet, guzel sehir cok duydum ama turistik olarak gittiginde cogu yer guzel zaten, nihayetinde sinirli bir sureyle gidiyorsun, turistik yerleri geziyorsun, planin programin oluyor, butcen oluyor vs. elbette bu kaos, carpiklik, tuhaflik yabancilara da otantik, enteresan geliyor.

ucuncusu mesela hangi ranking'te istanbul birinci cikmis bilen var mi? ben bilmiyorum. ayrica soyle bir durum var. bazen en cok ziyaret edilen sehir cikabiliyor. ama bu rankinglerde transfer yolcularinin seyahatleri de eklenebiliyor. soyle ki turk hava yollari'nin bir servisi var, biliyor muydunuz bilmiyorum ama transfer yolcusuysaniz ve ucaklariniz arasinda belirli bir saat farki varsa ucretsiz sehir turuna katilabilirsiniz. ustelik yemek, muze girisleri vs. dahil ucretsiz. bilmiyordunuz degil mi? asagida kaynak verdim. iste bunlar da genelde ziyarete dahil ediliyor. tabii ziyaret etmek en guzel sehir oldugunu dusundukleri icin olmayabilir veya ziyaret sonrasi bu dusuncede olmayabilirler.

kisacasi bu goruse katilmiyorum, ama zevkler ve renkler tartisilmaz tabii.

kaynak: www.turkishairlines.com
0
Sour
(30.11.25)
@bruce

“Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.”

Ne alakası var abi. Senin yapılaşman rezaletse, insana verilen değer yerlerdeyse, yapılaşma, ulaşım ve bireysellik vs kimsenin umrunda değil herkes olabildiğince vurdumduymaz ise tarihi alandan yok, geçmişten gelen mirastan filan da kurtaramazsın bu işi. Hoş o da kalmadı da. Yapılan restorasyonlara bak be bi. Her alanda şehrin içine edilmis. Gayet de örnekleri var. Sen becerememissin ve rezil etmissin. Roma, Londra, Viyana, Paris bu şehirlerde hem tarih var hem yaşam var. İnsanca yaşam.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
istanbul büyük ihtimalle dünyanın en güzel şehri. baya da yer gezdim, karşılaştırılabilecek bir yer bulamadım.
-1
tchuck
(30.11.25)
bu tamamen bakış açısı, beklenti ve maddiyatla alakalı bir ikilem. çok trafik var, çok kalabalık vs gibi söylemleri dünyanın sayılı metropollerinden biri için söylemenin bir manası yok, zira bütün metropoller böyle. metropolleşmeye çalışan yeni kurulan şehirler de böyle, Dubai vs.. İstanbul'u diğer metropollerle kıyasladığında çok önemli artıları var, bu yadsınamaz bir gerçek. yemeğinden sporuna, denizinden-boğazından kültürel aktivitelerine, tarihinden tut havasına (temizlik demiyorum sıcaklık diyorum), dünyanın her yerine uçuş bulabildiğin harika bir lokasyon ve hava yolu imkanından, uluslararası bir çok işin hubı olmasına bir çok anlamda kıyas götürmez avantajları var. maddi açıdan iyi bir durumda olmayıp, iyi bir semtte yaşamıyorsan, işinle evin arasında mesafe çoksa bunlar her metropolde olduğu gibi problemdir. ama istanbul'da villa hayatı yaşayan da binlerce insan var. Ya da Fenerbahçe'de ev, Kalamış marina'da tekne, caddede ofisi olan bir insanın hayatına kötü diyebilir misin? Böyle bir imkan kaç metropolde var? Çok iyi restoranlar, iyi bir gece hayatı, durmak bilmeyen servis ve hizmet sektörü, bürokrasiyi hızlı hallettirebildiğin bir sosyal hayat.. İstanbul'da ortalamanın üstünde geliri olan insanlar gerçekten çok iyi bir hayat yaşıyor.

ayırca yürüyecek yer yok demek biraz haksızlık olur. evet şehrin eski bölgesi bir miktar dar doğal olarak ve tabii ki Mecidiyeköy Esenyurt vs gerçekleri de var ama iki yakasında da hala mis gibi kilometrelerce sahil var, boğaz da keza öyle, ayrıca ormanları var, tarihi yarımadada yürümenin verdiği keyif var. biraz tek taraflı bir yorum olmuş.

Ayrıca İstanbul'a gelip de beğenmeyen, etkilenmeyen birini görmedim bu güne kadar ki yıllardır uluslararası ticaret alanındayım yüzlerce misafirim oldu. Kendim de 40 ülke gezdim, yüzlerce şehir. Dünyanın en iyi şehri sorusu zor bir soru, bir çok katman var, bunu bilemem. Ama İstanbul kesinlikle bu soruya aday bir şehirdir.
+2
awlmi
(30.11.25)
Yurtdışındayım, bence İstanbul çok güzel.
-2
Kahvedesu
(30.11.25)
O efsane soz: Vatandasi olmasak guzel ulke aslinda. Fonda: www.youtube.com

Bunu diyen yabanciysa kisaca nedenleri:
- Resepsiyonist, garson, hizmet sektoru bir iki hello ceker, guler yuz gosterir hemen tav olurlar. Hizmet sektorunde ustumuze yoktur. Taksicimiz turist musteri icin adam bicaklar gozunu kirpmadan. Bir cok ulke hizmet sektorunde berbat, guler yuz hak getire. Iyy yabanci geldi, bunla mi ugrasicaz, dilimizi konussun, dilimizi niye ogrenmemis diye turist adama multeci, vergimizle gecinen siginmaci muamelesi cekip irkcilik bile yaparlar.
- Yemeklerimiz, mutfagimiz cok buyuk arti. Londra'da Turk restoranlarinda calisan tanidiklarim var. En sevmedikleri Turk musteriydi. Turk musteri cunku o yemegin nasil olmasi gerektigini, kivamini, tadini biliyor. Yabancinin onune ne koysak yiyor, herseyi begeniyor mallar diye dalga geciyorlardi. Cogu ulkenin damak zevki yok, patates kizartmasini, sosisi bile yemek saniyorlar.
- Ulkedeki cinsel aclik nedeniyle yabanci kadin turistler kendini burada Bella Hadid zannediyor. Rahatsiz olan da vardir ama begenilmek, ilgi gormek dunyanin en guzel seyi hele bir de kendi ulkenizde ortalama veyahut ortalama alti bir tipseniz hoslarina gidiyor. Ayni durum erkekler icin de gecerli. En ortalama sarisin batiliyi koy, Kivanc muemelesi gorur yani. Maalesef fizik, guzellik, kendine bakma gibi durumlarda ulke ortalamamiz cok dusuk.
- Haklarinini asla odeyemeyecegimiz sokaktaki kedi, kopek dostlarimizin yaptigi pr. Yabanci zaten sokakta basibos bir kedinin, kpegin oldugunu gorunce mavi ekran veriyor. Sen bunun onune yatip, sev diye kucagina oturursan eriyorlar.
- Bogaz, Tarihi yarimada'nin guzelligi.
- Sehrin canli civil civil hareketli olmasi. Atiyorum bugun pazar, Avrupa'da yaprak kimildamaz. Bizde hafta ici hafta sonu, gecmis erkenmis farketmez sehir yasiyor dersin yani.
- Saglik turizmi, estetik turizminde de ucuyoruz zaten.
- Turk dizileri. Belki de en onemlisi sona kaldi. Ulkeye turisti ceken en buyuk etmen kanimca.
0
freedonia
(30.11.25)
İstanbulun bazı bölgeleri çok güzel doğru turistik gezersen güzel diyebilirsin ama bütüne bakarsan güzel diyemem.
0
basond
(30.11.25)
Turistik olarak istanbul dünyanın en güzel 10 şehri arasında. bunu birçok seyahat dergisi de sık sık listelerde söylüyor.

Ama en güzeli mi? Tartışılır.

Yaşamak içinse yaşam endeksi sıralamalarında epey gerilerde.

Evet turist olarak gelip bir süre kalıp gidenler tabii ki bayılır. Hindistan'a gidenler de bayılıyor ay ne otantik diye. Ama bir de yaşayana sor.

Batılılar istanbul'u otantik ve değişik bulduğu için seviyor. Müslüman ağırlıklı nüfusa sahip şehirler içinde en güvenilir gezebildikleri yer çünkü. Bir de batıda alıştıkları konfor da var. Yani alıştıkları birçok şeyi istanbul'da bulabiliyorlar. Tarihi mirası kuvvetli vs... Bir de ucuz. Batılı turisti cezbedecek her şey var.

Ama bu dediğim 90'lar 2010'larda daha belirgindi. Şimdi biraz daha farklı turist profili de değişti. Biraz hala bir popüleritesi var ama eskisi kadar değil. Biz biraz geçmişin mirasını yiyoruz.

Yani dubai ile istanbul'un yıllık turist sayıları neredeyse kafa kafaya. Dubai dediğin 15 senelik bir şehir. Buradan biraz ders çıkarmak lazım.

Bir defa istanbul sanıldığı kadar kozmopolit değil artık. Zaten öyle bir nüfus çeşitliliği yok. Yani New York'a bakıyorsun, yedi milletten adam bir arada. Bir yanda Çin lokantası, karşısında dönerci, yanında hamburgerci... Otobüse biniyorsun şoför senegalli, taksiye biniyorsun şoför hintli, restorana gidiyorsun garson italyan, şef fransız... Bu çeşitlilik kültürel zenginliktir.

Eskiden global şirketlerin doğu avrupa ya da orta doğu merkez ofisleri buradaydı. Şimdi doğu avrupa merkezleri varşova'ya kayıyor, orta doğu merkezleri dubai'ye.

Kültür sanat arenası da rekabet ettiği şehirler gibi öyle çok parlak değil. Dünya çapında meşhur sahneler yok, hiç olmadı. Galeri ve müze koleksiyonları sınırlı. Yani dünyanın en güzel şehri diyorsak turistik manada, new york'taki müzeleri düşünün, londra'yı, Paris'i bir de istanbul'dakilerin koleksiyonlarını düşünün.

Gastronomi, mutfağımızla çok övünüyoruz ama... Biz kendimizi övüyoruz. Evet güzel mekanlarımız var, güzel bir kültürümüz var. Ama daha birkaç sene öncesine kadar michelin yıldızlı restoran bile yoktu İstanbul'da.

Bilmemkaç kilometre sahilden bahsediyoruz şehirde, ama barcelona'ya bakıyorsun, şehir boydan boya plaj neredeyse. İstanbul'da denize adım atabileceğin yer sınırlı. doğru düzgün deniz ulaşımı bile yok.

Elde sadece bir boğaz manzarası kalıyor.

Yani bütün olası rakiplerle kıyaslayınca... Güzel şehir ama en güzeli mi?
+1
anten
(30.11.25)
Yedi göbek İstanbul Tarabyalıyım ve İstanbul dünyanın en güzel şehri diyen birine tek önerim google mapsden Genoa’da herhangi bir yerin sokak görüntüsüne bakmasıdır..
0
suicides underground
(01.12.25)
istanbul gerçekten taşı toprağı altın eşsiz bir şehir. belediyelere kızıp kenti boklamaya gerek yok. arada metrobüsten cık gozlerini baska yerde aç belki güzelliklerini fark edersin.
-1
koela
(01.12.25)
Gezmesi güzel, yaşaması kötü. Yine de Beşiktaş-Kadıköy vapuruna binince insan iyi ki burada yaşıyorum diyor. Sonra Marmaray'a balık istifi binince severim bu aşkın ızdırabını diyor. Dünyanın en güzel şehri değil bence İstanbul ama nevi şahsına münhasır bir şehir. Benzeri yoktur dünyada bence.
0
peki madem
(01.12.25)
inanıyorum. Acarkent'te yaşıyore.
-1
gabe h coud
(01.12.25)
(5)

Hangi saat-2

kizil karga
Daha önce şu iki saat arasında kararsız kalmıştım:Tissot Gentleman: https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeATissot Prx: https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.htmlBen Tissot Gentleman almaya karar vermiştim a
Daha önce şu iki saat arasında kararsız kalmıştım:

Tissot Gentleman: www.tissotwatches.com

Tissot Prx: www.tissotwatches.com

Ben Tissot Gentleman almaya karar vermiştim ama sonra bütçeyi biraz daha yükseltip şunu almaya karar verdim gibi ama çok da emin değilim: Longines Conquest www.konyalisaat.com.tr

Maksimum bütçem bu, buna tamam olayım mı yoksa yoksa yav siktir et Gentleman iyidir yapıştır gitsin mi dersiniz?
0
kizil karga
(25.11.25)
Longines conquest tasarım olarak ruhsuz geldi bana

Casio nun otomatik saatine benziyor
www.konyalisaat.com.tr
+1
grimavi
(25.11.25)
Longines ile Tissot kıyaslanacaksa tabii ki Longines. Hem marka olarak daha oturaklı durur ve uzun yıllar her kademede takabilirsiniz. Saat dünyasına merak salanlar genelde Tissot'u bir zaman sonra ıskarta eder. Benim de ilk saatim Longines ve hala severek takarım. Bir de fotoğraftan seçiyorsanız mutlaka gidin görün kolunuzda. birisi marka olarak consumer seviye, diğeri lükse giriş.

ilave: konyalının fotoğraf kalitesi baya bi leş. kıyaslama yapacakları şöyle alalım :). www.longines.com
+1
awlmi
(25.11.25)
Tissot Gentleman + Longines Conquest (belki Tissotu bir tik daha fazla begendim)
Prx etkileyici gelmedi.

ama koluna takip bakman lazim.
+1
compumaster
(26.11.25)
Longines Conquest 122gram Tissot 164 gram bu da bence onemli.
+1
compumaster
(26.11.25)
İlk link.
+1
gobekliraki
(26.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.