Giriş
(5)

Uzun süreli ilişkilerde yakınlık, şehvet, ilgi neden zamanla azalıyor?

psmstc
Aşk cicim ayları sonrası 5+ yıl süren evlilik veya sevgililiklerds karşılıklı ilgi, güzel sözler genel gözlemim itibariyle yavaş yavaş azalıyor. Flört dönemi ilk aylar canım cicim zamanları içinden aşk duygusuyla yapılırken sonra iki sıradan veya daha samimi iki arkadaş gibi olunuveriyor. Şehvet duy
Aşk cicim ayları sonrası 5+ yıl süren evlilik veya sevgililiklerds karşılıklı ilgi, güzel sözler genel gözlemim itibariyle yavaş yavaş azalıyor. Flört dönemi ilk aylar canım cicim zamanları içinden aşk duygusuyla yapılırken sonra iki sıradan veya daha samimi iki arkadaş gibi olunuveriyor.
Şehvet duygusu belki çok daha azalıyor. İlgisizleşme baş gösteriyor. Karşılıklı kişisel durumlara duyarsızlaşma baş gösterebiliyor.

Bunun bilimsel bir karşılığı var mı?

Tek eşli ve uzun süreli bir hayat istiyorsa çiftler bu monotonlaşma, rutinleşme, karşılıklı ilgisizleşme veya yabancılaşma adına ne derseniz bu durumlar emek verilerek mi aşar? Bu konuda video kitap sözlük başlığı var mı bildiğiniz? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(27.09.24)
anlasildigi takdirde tek esli olmak zorunda degil hickimse. eger sizi rahatsiz eden buysa.

ya evlilik bir kere aski öldüren bir sey. soru isaretlerini ortadan kaldiriyor. artik o yazmayinca merak etmiyorsun, aksam eve gelince heyecanlanmiyorsun falan. 5+ yillik iliskinde bastaki yasadigin duygulari hissedemezsin. ayni his devam ediyor diyen yalan söyler.

emek verilerek asilabiliyor. senin ne hosuna gider, onun ne hosuna gider vs konusup uygulamaya gecmek lazim. sizin durumunuzda cocuk da var. ilgi tabii ki cocugun üstünde artik.

kitabi bilmiyorum ama cift terapisi fayda saglar.
0
robert bosch
(27.09.24)
robert tek eslilik yorumu+1

ben bunun cozumunu ayrilmakta buldum:( ayril baris iliskimde dinamik kaliyordum iki ark gibi sagliklimsi gorunende libido agir dususe geciyor ve kendiliginden duzelmek yerine aliskanliga donusuyor
0
ala09
(27.09.24)
kıyafetlerini yere atan ve sorumluluklarından kaçan bir adama karşı şehvet hissedebilmek imkansız bir şey. yetişkin olman lazım önce.
0
titanyum22
(27.09.24)
Doğal bir sürecin niçin bir çözümü olsun ki?

Öncelikle bu karşılaştırmayı yaparken "ölü" ilişkilerden bahsetmiyorum. İki kişinin birbiriyle hiç alakasının kalmadığı ve taraflar bitirmemiş olsa dahi bitmiş denebilecek bir ilişki zorunlu bir durum değil, her ilişki ölmez.

Benim bahsettiğim ve sizin de sorduğunuzu sandığım şey olgunlaşmış bir ilişki.

İlişki ilerledikçe "ilk heyecan" denen şeyin ortadan kalktığı bir gerçek. Burada sizin ne aradığınız önemli.

Uzun süreli ilişkinizde biriyle yeni tanıştığınızdaki heyecanı ve o yenilenmişlik hissini bulamazsınız evet ancak yeni tanıştığınız birinde de uzun süreli ilişkinizdeki yakınlığı, açıklığı ve çok yakından tanıdığınız o kişiyle kurduğunuz ortaklık hissini bulamazsınız.

Yeni başladığınız ilişkide yanınızda biri olsa da aslında yalnızsınızdır. İşin heyecan kısmını oluşturan şey biraz bu aslında. Olgunlaşmış bir ilişkideyse eğer her şey yolundaysa net olarak yalnız olmadığınızı hissedersiniz. Haliyle "heyecan" da düşük olur, çünkü riskler çok daha az. Hele ki bizimki gibi bireyselliğin düşük olduğu ve özellikle de evliliklerde çiftlerin göbek bağı birlikte kesilmiş gibi davrandığı kültürlerde risk çok daha az, haliyle heyecan da.

İkisi cidden çok farklı şeyler ve bunların biri varken diğeri olamaz. Paradoksal bir şey olur sanırım bu. Bir taraftan da garip olan insanların yeni başladıkları ilişkilerde, olgunlaşmış ilişkilerdeki o rahatlık ve güven hissini araması. Cidden kafa yorulsa işin içinden çıkılmaz.

Ancak bu demek değil ki uzun süreli ilişkide sevgilinizle / eşinizle kardeş gibi olursunuz ya da hiçbir şeyi gerçekten içinizden gelerek yapmazsınız. Bu yanlış bir durum, böyle olmamalı. Bu oluyorsa sorun var demek ki.

İnsanlar sanırım henüz daha yolun başındayken biten ilişkileri yüzünden ilişkinin bu ilk evrelerindeki heyecanı ve duygu fırtınasını arayışının temeline yerleştirip hiç istemeden kaybettiği o şeyi tekrar edinmeye çalışıyor. Ama ilişki bundan ibaret değil. Bunun ötesi var ve bu düzeltilecek bir sorun değil, doğal bir süreç.

Her şeyin bir yaşı var tabi, insanların 21-25 hatta çok daha küçük yaşlarda evlenip hayatlarını birbirine bağladıktan sonra yaşamlarının geri kalan süresine ve evlendikleri kişiye bakıp kan deli akarken "e peki ya şimdi?" diye düşünmesi de bir o kadar doğaldır heralde. Uzun süreli ilişki zihnen hazır olunması ve istenmesi gereken bir şey sanırım. Bunu hazır hissettiğinizde yaşamalı ve ne getireceğini bilmelisiniz. O zaman "daha az heyecanlı" bu hayat tam istediğiniz şey de olabilir.
0
akhenaten
(27.09.24)
Sadece evlilikte değil, uzun süreli ilişkilerin neredeyse hepsinde zamanla çiğnedikçe tadı kaçan sakız havası olur.

O yüzden evli değilseniz bir süre dargın/barışık gezer sonunda ayrılırsınız. Evliyseniz farklı dinamikler işin içine girer, daha fazla sabır, daha fazla uyum gösterme çabası... İlişki bu şekilde ayakta kalabilir.
0
kimlanbu
(27.09.24)
(16)

tomris

kondansator
tomris ismini nasıl buluyorsunuz? çok sempatik geliyor ancak hiç tomris isimli birisi ile tanışmadım. tomris uyarı okuduğumdan beri sempatik gelmiştir. ancak bebişe tomris ismini koymalı mıyız bilemedik. ikimizin de cok hosuna gidiyor. sizce nasıl isim
tomris ismini nasıl buluyorsunuz? çok sempatik geliyor ancak hiç tomris isimli birisi ile tanışmadım. tomris uyarı okuduğumdan beri sempatik gelmiştir. ancak bebişe tomris ismini koymalı mıyız bilemedik. ikimizin de cok hosuna gidiyor. sizce nasıl isim
0
kondansator
(25.09.24)
Masumlar Apartmani’nda 9-10 yasindaki kizin adi Tomris’ti. Yani cocuk direkt 50 yasinda dogmus hissi yaratiyor bende. Cocugun ustunde nostaljinin, gecmisin, edebiyatin agirligi var gibi hissettiriyor.

Tamam Gudiksu gibi abidik isim demiyorum ama biraz da doneme uyumlu isim secmek lazim diye dusunuyorum. Eski isim artik bu.
0
mor oje
(25.09.24)
Sizin hoşunuza gittiyse koyun derim, anlamı da güzel herhangi bir sakınca yok.
0
kullanicadi
(25.09.24)
Annemin kuzeni vardı Tomris teyze, bence hoş isim.
0
kobuzchu kiz
(25.09.24)
nefret gibi değil de hiç sevemediğim isimlerden. yani duyunca "isim mi kalmamış" hissi veriyor.
ve fakat, siz ne isim koyarsanız koyun bahtı açık olsun, adıyla büyüsün.
0
kisa
(25.09.24)
tomris hatun. harika isim. asla eskimeyecek isim çok güzel.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.09.24)
bence söylemesi zor bir isim ama sizin içinize sinmiş belli ki. önemli olan da o. yolu bahtı açık olsun. sağlıkla gelsin.
0
brakgn
(25.09.24)
teyze ismi, tom bombadili çağrıştırıyor artık.
zeynep modernliği yok tomriste
0
eja
(25.09.24)
İnsan için güzel bir isim gibi gelmiyor bana tam bir kedi ismi bence. Ayrıca, tombi tomruk tomtom gibi birçok lakabın takılmasına neden olabilecek de bir sese sahip.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.09.24)
bilgili zeki bir insan izlenimi bırakan bir isim.
0
mikahakkinen
(25.09.24)
zeynep in nesi modern yau. tomris guzel isim hazir esinizle ayni fikirdeyken konulsun
0
ala09
(25.09.24)
zeynep, ali gibi isimler gayet klasikleşmiş ve modern isimler.

tomris bana da teyze ismi çağrıştırıyor, 70ler ve tozlu bir isim gibi. ama dünyanın en güzel ismini bile bulsanız çıkıp birileri eleştirecek ve beğenmeyecek zaten. sağlıkla gelsin bebişiniz
0
deartheodosia
(25.09.24)
aslında çok melodik ve güzel bir isim ancak sonuna bey/hanım ekleyip denemek, mail adresini karşı tarafa verirken ingilizce/türkçe vb. zorluk yaşayıp yaşamayacağını düşünmek bile kriter sanki artık günümüzde.

bebişe sevgiler.
0
Phoebe
(25.09.24)
Bence de çok tatlı bir duyumu var. Soyadıyla uyum da önemli ama.

Koyun gitsin derim.
0
kukuleta
(25.09.24)
Tomris Uyar sebebiyle bende pozitif izlenimler bırakıyor.
0
substituent
(25.09.24)
Tomris isminde arkadaşımız var gayet de severiz kendisini güzel isim +1
0
basond
(25.09.24)
çok seviyorum. ben de hiç bu isimde birini tanımadım, açıkçası kızım olursa da verir miyim bilmiyorum ama bence çok tatlı. ikiniz de seviyorsanız bence verin gitsin, ne çıkar?
0
mark greg sputnik
(25.09.24)
(28)

Deniz Göktaş vs Baturay Özdemir vs Özgür Turhan

Bruce
Farklı mizah tarzları, farklı karakterler...Kime daha çok gülüyorsunuz, neden?Bence bu üçü mevcut Türk stand up sektörünün baş aktörleri. Sizce bunlardan daha iyi dediğiniz birileri var mı?
Farklı mizah tarzları, farklı karakterler...
Kime daha çok gülüyorsunuz, neden?
Bence bu üçü mevcut Türk stand up sektörünün baş aktörleri. Sizce bunlardan daha iyi dediğiniz birileri var mı?
0
Bruce
(24.09.24)
Hayatımda canlı gittiğim tek standup Deniz Göktaş'ın şovu. Selam Selam'ı YouTube'da izledikten sonra yeni gösterisine gitmiştim. Gerçekten muazzamdı. Baturay ve Özgür Turhan'ın full gösterilerini izlemedim. Kesitlerden Özgür Turhan daha komik geliyor. Bi de kamusal mizahı da izlerdim eskiden.
0
nundu
(24.09.24)
Deniz Göktaş'ı canlı izledim ve inanılmaz beğendim. Ama Özgür Turhan komik olmak için doğmuş gibi. Ayrı bir seviye.
0
duguit
(24.09.24)
Stand Up olarak üçü de tırt geliyor ama Özgür Turhan'ın Kamusal Mizah'ına gülüyorum ara ara açıp tekrar izliyorum eski işlerini, Stand Up olarak da son zamanlardaki favorim Özkan Çelik.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, özkan çelik espri başına kahkaha olarak birim mizahta diğerlerini döver. ama stand up'ı bir anlatı olarak gördüğüm için aynı kefeye koyamıyorum. Beton etkisi esprisi mesela, 150 kez izleyip gülmüşümdür. Gülerken çok haklı amk diyip tatmin oluyorum. Ama aynı tempo, peş peşe aynı tarz şakalar, bağlam neredeyse hiç yok; o yüzden listeye eklemedim.
0
🌸Bruce
(24.09.24)
üçünü de canlı izledim.

özgür>deniz>baturay

ben salih tıraş ve nevzat can ünsal'a da baya güldüm. baturay'dan çok. özgür'den daha iyisini görmedim. normalde komik olmayan şeyleri özgür söyleyince bile gülünüyor.
0
jelly bear
(24.09.24)
Abi ben onun tarzını klasik ABD tipi komedi kulüp stand up'çılarına benzetiyorum, bizde mesela belli bir olay örgüsü içinde birbirine bağlantılı geçişlerin olduğu stand up yapılıyor ama bu eleman komedi kulüp stand up'çılarının yaptığı gibi birbiriyle bağlantısı olmayan şakalar yapıyor, ben sanki öyle olunca daha çok gülüyorum çok daha keskin ofansif şakaları var dümdüz gidiyor, ima edeyim de anlasınlar gibi bir derdi yok, bir de 50-60 tane :) psikolojik hastalığı var sanırım istese de hikaye anlatır gibi anlatamıyor kağıttan okuya okuya şaka yapıyor :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.09.24)
Ali congun şu sıralar bence en iyisi
0
olaylar olaylar
(24.09.24)
Bu üçüne komik diyecek kadar düşmedim henüz. Kim bunlar ya? Zorlama espriler yapan tipler hepsi
0
Cezcez
(24.09.24)
@Cezcez, kime komik dediğini söyle de mizahtan ne seviyede anlamadığın hakkında fikir sahibi olalım.
0
🌸Bruce
(24.09.24)
Cem Yılmaz a yaklaşabilecek birisi olmadı. Kötüye komik deyip kendimi kandırmam senin gibi.
0
Cezcez
(24.09.24)
🌸Bruce
(24.09.24)
3 u de iyidir. Denizin iq su en yuksek ama o bariz
0
lapaz
(25.09.24)
özgürün evli milf eşiyle videolarını çok severdim ama stand up için big no ikinci yarıda çıktım sahne hakimiyetlerini beğenmediğim için deniz zaten çocuk uyutuyordu o yüzden geç çıktı. ali congun eğlendirdi, hakimiyeti iyi bence ama daha gitmeye gerek yok. baturay gitmedim ama başarılı bence. deniz favori ama nataly aukar olayı çok başka yerlere taşımış onun sonrasında stand up için biraz düşünmem lazım 1.5 saat soluksuz tam bir sahne insanı aşiri iyi. türk belirtmişsin fakat türkiyede sahne aldığı için ekledim ya da hala etkisindeyim diyedir tıstıs

kaan sekbanla ayşe balıbeyin "gömercin kuşları" severek takipteyim
0
ala09
(25.09.24)
bence en zayıfı özgür. Baturay ve Deniz’in tarzı da birbirinden çok farklı. İkisini de iyi buluyorum, keyifle izlerim.
0
awlmi
(25.09.24)
@ala09, 3 gün üst üste sold out yaptı kadın, hakkın var.
0
🌸Bruce
(25.09.24)
Ali Congun'un youtubedaki gösterisine bakayım demiştim ama tam bir ekşici p*ç edasıyla yarısında çıktım ya hiç sarmadı. Köylü kurnazı bir havası var yani bilmiyorum beğenmedim hiç.
0
nundu
(25.09.24)
@nundu, hitap ettiği kitleyi doğru tespit.
0
🌸Bruce
(25.09.24)
Üçünün de Youtube'ta yayınladıkları gösterilerini izledim, en çok Baturay Özdemir'i beğendim, özellikle de ilk gösterisi neşeliydi. Deniz Göktaş da iyiydi; tarzı daha farklı, izlemeye alışık olduğum yabancı standupçılara göre çok daha sakin ama eğlenceliydi. Özgür Turhan'ı da normalde sevmeme rağmen standup gösterisini çok kopuk ve yer yer zorlama buldum.
0
salihdt
(25.09.24)
cem yılmaz yaşadığı sürece stand up işinde parlayabilecek adam yoktur. elit komedyen olmak zor.
0
mikahakkinen
(25.09.24)
deniz göktaş'ın tespitleri ve sakin anlatım tarzı hoşuma gidiyor, canlı izlediğimde de baya gülmüştüm.

özgür turhan doğal komik, adam hiçbir şey anlatmasın sadece gülsün sahnede, ben de gülerim sanırım. tepkileri çok komik.

baturay aralarında canlı izlemediğim tek kişi, youtubedaki standup videolarını eğlenceli buluyorum ama diğer ikisi kadar sarmadı beni.

yani burun farkıyla özgür'ü deniz'in önüne koyarım, baturay üçüncü olur.
0
sabenburak
(25.09.24)
deniz ve özgür'ü canlı da izledim. bence deniz>özgür>baturay
0
brakgn
(25.09.24)
Valla sıralayamadım hepsini seviyorum.

Deniz in zeka sağlam gerçekten, daha başlarda böyleyse ileride daha iyi olabilir. Gerçi insanın üretkenliği her dönem aynı olmuyor ama hayırlısı bakalım. Bir de uzun süre maruz kalınca bayabiliyor.

Özgür Turhan'ı kamusal mizahtan beri takip ediyorum. Kısa videolarını daha başarılı buluyorum. stand-up olarak eğer kendisini seviyorsanız gayet eğlenceli, bazı tespitleri de güzel ancak dışarıdan biri pek sevmeyebilir aşırı tepkileri, hareketleri ve çok güldüğü için.

Baturay ı ben tepkiler, mimikler ve anlatış olarak daha başarılı buluyorum. Bence tepede cem yılmaz var ise ona en yakın baturay olabilir diyebilirim başıma bir şey gelmeyecekse.

O yüzden stand-up için zoraki bir sıralama yapacaksam;

Baturay > Deniz > Özgür derim.

Ama samimiyet, yakınlık hissetmek olarak

Özgür > Deniz > Baturay benim için.
0
ananiyimioguz
(25.09.24)
bu üçlü benim için deniz göktaş>özgür turhan>baturay özdemir. ama farklı tarzları olduğu için de çok da karşılaştırılabilir gelmiyor, benim mizah anlayışımla ne kadar örtüştüklerinin sırası gibi bu.

ali congun'un sürekli kendi şakalarına gülmesini aşırı itici buluyorum. ya bi dur arkadaş, bi sal bizi de biz gülelim gerekirse.

özkan çelik'in 9 dakikalık bir youtube videosunu izledim, birim süre başı amk konusunda abartmış, benim için şakalarını gölgeliyor fazla fazla.

cem yılmaz'ı sevenler için de dün bir cem yılmaz yavrusuna denk geldim: zülfikar sönmez. cem yılmaz'ı zaten çoktan zamanın gerisinde kalmış ve onunla da bağlantılı olarak bugün aşırı cringe buluyorum (2000'lerin başında bayılırdım), bu adam da onun iyi denebilir kötü denebilir ama sonuçta bir taklidi.
0
harfitarif
(25.09.24)
cem yilmaz efsane komik. onu kimse tartisamaz. ama simdi bu adamlarin yaptigi mizah turu ile cem yilmaz'inkiler biraz farkli. bu adamlar biraz daha batimsi, netflix tarzi mizah anlayislari var. o yuzden iki ayri kulvari kiyaslamak hakkaniyetli olmasa bile ben gulmeme bakarim aga diyorsaniz cem yilmaz hepsini tokatlar.
0
baldur2
(25.09.24)
Cem yılmazcılar son gösterisini izledi mi? Üzülerek izledim bittiğini, yaşlandığımı hissettim izlerken. Bir tat bir dokunun cd'lerini saklayan biri olarak söylüyorum, devri bitti adamın, sonraki trene bindik artık.
0
🌸Bruce
(25.09.24)
Cem Yılmaz, Fundamentals'tan sonra düşüşe geçti bence. Yani önceki stand up gösterileri Fundamentalstan kötü demiyorum ama Fundamentals'ta hâlâ işin zirvesindeydi. Elite diamond o seviyeyi yakalayamadı. Ha ama bence de Cem Yılmaz Türkiye'de bu işin üstadıdır. Kendi döneminde ona yakın kimse yoktu. Ata Demirer, Yılmaz Erdoğan ve hele hele Tolga Çevik gibi isimler asla o seviyeye yaklaşamadılar. Tolga Çevik bu isimlerle kıyaslanmayı bile hak etmiyor bence hatta.

Cem Yılmaz'ın sinema/dizi sektöründeki işleri de çok iyi. Bence o alanda devam etmesi çok daha hayırlı kendisi için. Hâlâ çok sevdiğim biri yani ama stand up performansı olarak yeni nesil komedyenler daha etkileyici. Gerçi adam da 3 saat gösteri yaparak gelmiş buralara, şimdikiler 1 saati aşınca oo uzun bir gösterisi var diyoruz
0
nundu
(25.09.24)
deniz göktaş çok iyi
baturay özdemir güldürüyor, biraz eyyamcı
özgür turhan hiç komik değil, bir sıfat kullanırdım ama neyse :)
0
abelardo
(25.09.24)
kadıköy bebesi veya ekşici değilsen Baturay en iyisi. Ben şahsen youtubedan bedavaya izlemenin verdiği keyifle baya baya güldüm. özgürün internete son yüklediği video eh işteydi. karısı ile yaptığı esprileri çok uzattı, hep aynı renkte şakalar. para verip bir dünya yol gidip o gösteriyi canlı izleseydim üzülürdüm. deniz bana hiç hitap etmiyor, bıyıklı gay sevmem.
0
plastic_angel
(25.09.24)
(17)

yaptiginiz seyahatleri kaydediyor musunuz?

robert bosch
bir tanidigim gezilerini not ediyor. her gün ne yapmis, nereleri gezmis vs.vietnem'da aldigi montun bile parasini yazmis. sok oldum.siz nasil not aliyorsunuz?ben mayis'ta hollandaya gitmistim. hangi sehirleri gezdigimi hatirlayamiyorum su an. böyle bir sey yapsam mi dedim
bir tanidigim gezilerini not ediyor. her gün ne yapmis, nereleri gezmis vs.
vietnem'da aldigi montun bile parasini yazmis. sok oldum.

siz nasil not aliyorsunuz?
ben mayis'ta hollandaya gitmistim. hangi sehirleri gezdigimi hatirlayamiyorum su an. böyle bir sey yapsam mi dedim
0
robert bosch
(24.09.24)
Not almadım hiç.
0
rock n roll
(24.09.24)
Web sitemde bir de telefonda (Places been uygulamasi) sehirleri kaydediyorum sadece. Detay metay yok ama
0
brkylmz
(24.09.24)
Valla ben de böyle not almadım hiç. Ha gezi günlüğü olur, gittiğin ve seni etkileyen bir yerde içinden bir iki satır yazmak geliyorsa defterini çıkarır yazarsın da montun parasını yazmak gereksiz geldi. Yıllar sonra açıp vaay be X yılında şu kadar paraya mont aldım bunu yaptım demek istiyor sanki.
0
Amaranta ursula
(24.09.24)
Ne amaçla kaydediyoruz?
Gidilen yerleri maps kaydediyor konumsuz dolaşmadığım için. Yedim içtimi de maps puan/yorum olarak görebiliyorum.
Fazlasını kaydetmeye lüzum duymuyorum, hatırlatsın istediğim yer olunca hediyelik ya da oraya ait bir şey alıyorum, onu görünce aklıma geliyor.
0
Bruce
(24.09.24)
Google maps de işaretliyorum veya zaman çizelgem açık, oraya kaydediyor her tarihi ve saati. Not olarak değil de gezdiğim mekanlara yorum yazabiliyorum.

Bir de google fotoğraflarda buluta yedekleniyor çektiğim her şey. ne yemişim nereye gitmişim ne satın almışım aşağı yukarı fotoğrafı oluyor zaten.
0
ananiyimioguz
(24.09.24)
Bir zamanlar çarşaf gibi kocaman, Türkiye karayolları haritaları satılırdı. Onlardan bir tane edinip geçtiğim her yolu, sarı fosforlu kalemle çiziyordum. Çizmediğim yol pek kalmayıp harita sapsarı olunca attım haritayı.
0
Mirket
(24.09.24)
Google maps'te "been there done that" listem var.
Yemek yazısı yazacaksam (ara sıra bir grup için yazıyorum) detaylı nerede ne yedim günlüğü tutuyorum.
0
kobuzchu kiz
(24.09.24)
yurt dışına gittiğimde hemen hemen her müze/konser/otobüs/tren vs. bileti, fiş, peçete vb. bira/içecek kağıt ve kapakları vb. fiziksel çok yer kaplamayan şeyleri tutarım. her seyahatim için bunları sakladığım farklı poşet vb. var basitçe. yurt içinde de özellikle etkinlik biletlerini filan saklarım. not almak, fiyat yazmak gibi şeyler yapmıyorum.
0
tepedeki psychedelic adam
(24.09.24)
2017'den beri yapiyorum. gunluk gibi bir defterim var her seyahat ettigimde yanima aliyorum ve gittigim sehrin en ikonik yerlerinde manzaraya bakarken sehirle alakali dusuncelerimi yaziyorum. neler yiyip ictigimi falan. dikkatimi cekmisse otel adi, restoran adi, bazi seylerin fiyati falan da oluyor icinde.
0
bohr atom modeli
(24.09.24)
gezilerimi ne zaman yaptığımı bile unuturum bahardı, kıştı diye kalıyor. fotoğraf dışında bilgi yok gittiğim şehirlerin ismini unutup haritadan baktığım bile olmuştu

cahilliği seçersinin canlı kanıtı
0
ala09
(25.09.24)
Oguz tam olarak benim diyeceklerimi demiş.ama google efendi klasik yarı yolda adamı sattı yine eskiden aylık rapor atıyordu bende breh breh ne dolanmışım diyordum.şimdi kendi cihazında sakla bana ne dedi.yıl sonunda 20 uşke 100 şehire gitmişsin bu sene diye mail geldiğinde bakması keyifli oluyordu.

Bununla beraber apple resimler harita üzerinde resmi nerede çektiğini gösteriyor.en çok o işime yarıyor,diğer türlü galeriden resim bulmak benim için çok zor.çok seyahat,çok resim var.

Başka özel bir girişimim yok,
0
duptıs
(25.09.24)
Instagrama attığım story ve postlar harici pek bir şey kaydettiğim yok, hatta artık eskisi kadar aktif de değilim bazen aklıma gelmiyor foto çekmek. Hepsi zihnimde bu da yeterli.
0
kullanicadi
(25.09.24)
Ben yazmıyorum.
Doksanlı yılların sonunda banka müdürü olan komşumuz, gittiği yerlerden not olan bunları dosya halinde arşivleyen
bir arkadaşından bahsetmişti.

Kişisel olarak şu zamanda bazıları için önemsiz görülse de o yerlerle ilgili araştırma yapan veya bu hususlarda kitap yazma düşüncesinde olanlar için kaynak niteliği taşır böyle notlar.
0
diyecevaplandı
(25.09.24)
gittiğim yerleri swarm uygulamasından check-in yapıyorum. harita üzerinden check in yaptığım lokasyonları görebiliyorum, bu sayede başka birine önermem gerektiğinde açıp hızlıca bulabiliyorum.
0
a7x
(25.09.24)
İki sebebi olabilir.

1. Başkalarıyla bu tecrübeleri paylaşmak. Bir yere gideceğim zaman youtube'da araştırıyorum. Her türlü bilgi çok işe yarıyor. Nereler gezilir, ne yenir, fiyatları nedir?

2. Kendi tekrar gitmek istiyordur oralara, onun için not ediyordur.

Gezinin keyfini çıkarıyorsa, sorun yok.

.
0
kartallar yuksek ucar
(25.09.24)
Çektiğimiz fotoları şehir şehir arşivliyoruz bunun dışında not falan almıyoruz ama mesela gördüğümüz tur rotaları vs elimizin altında olsun diye fotoladığımızdan onlarda otomatikman arşivlenmiş oluyor
0
basond
(25.09.24)
ben google mapste şehir olarak kaydediyorum, şehir içinde gittiğim özel bir yer varsa onu da kaydediyorum veya puanlıyorum. onun dışında detay tutmuyorum
0
abelardo
(25.09.24)
(3)

Koşu taytı öneriniz var mı?

@stubborn inferno
Selam arkadaşlar,Bundan seneleeeer evvel decathlondan kalenji marka bir tayt almıştım. O tayt o kadar uzun süre dayandı ki inanamadım. Bir daha onun gibisini de bulamadım zaten. Farklı modelleri yine var decathlonda ve aynı marka ama emin olamıyorum.Düzenli olarak yürüyüş ve koşu yapmaya başladım. V
Selam arkadaşlar,

Bundan seneleeeer evvel decathlondan kalenji marka bir tayt almıştım. O tayt o kadar uzun süre dayandı ki inanamadım. Bir daha onun gibisini de bulamadım zaten. Farklı modelleri yine var decathlonda ve aynı marka ama emin olamıyorum.

Düzenli olarak yürüyüş ve koşu yapmaya başladım. Var mı öneriniz, dayanıklı konforlu ve özellikle bacak arası dikişleri bir iki ayda atacak kadar dandik olmayan?
0
@stubborn inferno
(24.09.24)
decathlon hala iyi gayet, fiyat/performans.
0
taurina
(24.09.24)
decathlondan aldığım ürünleri yıllarca giyiniyorum. kalitesi çok iyi ve fiyatı da bu kaliteye göre gayet iyi.
0
asap raki
(24.09.24)
jerf. kalıplarının büyük olduğunu düşünüyorum not olarak
0
ala09
(25.09.24)
(15)

Terapi seansini degistirememek ve yüksek lisans ders çakışması

encokbenisevinnolur
İki hafta sonra şöyle bir sorunum olacak.Yüksek lisansa başlıyorum ve bir dersim muhtemelen kısmen terapi seansimla cakisacak.Ders Salı 9.30-12.00 aralığında ve terapi seansim 12.00de. Okulla terapi ofisi arasında 1 saatlik toplu taşıma mesafesi var.Şimdi durumu şöyle bir düşününce sorun haline geti
İki hafta sonra şöyle bir sorunum olacak.

Yüksek lisansa başlıyorum ve bir dersim muhtemelen kısmen terapi seansimla cakisacak.

Ders Salı 9.30-12.00 aralığında ve terapi seansim 12.00de. Okulla terapi ofisi arasında 1 saatlik toplu taşıma mesafesi var.

Şimdi durumu şöyle bir düşününce sorun haline getiren şunlar:
1- Daha önce de gereklilik oluşan durumlar oldu terapistim kesinlikle seans saati değiştirmiyor. YL diye istisna yapacağını pek düşünmüyorum.
2- Mülakatta saatlerimi ayarlarım problem olmaz dedim, daha baştan hocaları da darlamak istemiyorum.
3- Çakışan dersin hocasına terapiye gittiğimi söylemek istemiyorum.

Aklima gelen olası çözümler:
1- Lisansta dersler programda yazdığı kadar uzun sürmüyordu, bir ihtimal erken biter yetişirim diye düşünüyorum, öyle mi oluyor yoksa okula göre değişir mi ne dersiniz? Programda 45 dakika ders 15 dakika mola gözüküyor da biz blok yapardık erken bitsin diye. Böyle olursa sorun kalmıyor.
2- Hocaya düzenli randevu gerektiren başka bir durumum olduğunu mu uydursam? Yalan olduğu için de ayıp geliyor ama bu son çare gibi.
3- önerileriniz?
0
encokbenisevinnolur
(23.09.24)
para verip hizmet aldığınız bir yerin zaruri bir gereklilikten dolayı çözüm bulmasını beklemek en doğal hakkınız. o tarafa biraz bastırmanız daha mantıklı. hocalarla bu muhabbete girmezdim.
0
awlmi
(23.09.24)
O nasıl terapiymiş yahu öyle. Bir kere gün saat belirledin diye ölene kadar öyle mi kalacakmış jxjsjsj

Artık mevcut saat uymuyor, başka saat belirleyelim deyince terapiyi bırakın mı diyor
0
jülsezar
(23.09.24)
Yüksek lisans saatleri, mevsimler, hava durumu, bir yılın 365 günden oluşması gibi kişinin kendi elinde olmayan konular hakkında, kendimizi ruhsal açıdan daha iyi hissetmek ve anlamak için gittiğimiz, üzerine para verdiğimiz ve profesyonel olarak hizmet aldığımız terapist esneklik gösteremiyorsa o terapistten aldığımız hizmeti birakmamiz gerekebilir.
0
sanguine
(23.09.24)
@jül, öyle demiyor da boşluğum olmadığı için yapabileceğim bir şey yok falan diyor, öyle demiş olması gibi oluyor aslında.

Şimdi bunu bırak başkasına başla olsa her şeyi baştan anlatmak gerekecek, o yuzden de böyle çözüm üretmeye çalışıyorum.
0
🌸encokbenisevinnolur
(23.09.24)
3 senedir düzenli terapi alan biriyim, etrafımda da terapi alan çok insan var, psikoloji hakkında okur yazar çizerim araştırırım ama böyle bir terapist ilk kez duyuyorum.

Öncelikle hocalarınıza yalan söylemenize gerek yok, özelinizi açmanıza hiç gerek yok. İkinci olarak, terapistiniz saat ve gün değişikliğini nasıl bir yaklaşımla reddediyor? "Başka hiçbir boşluğum yok, seni de anlıyorum ama sadece bu gün ve bu saatte yapabiliriz" gibi mi açıklıyor kendisini, yoksa "Değişiklik yapamam, istersen buna uy, istemezsen başkasına git" gibi mi? Soruyorum çünkü gerçekten büyük bir saçmalık var ortada. İlk durum gibiyse, biraz anlaşılır olmakla birlikte, aktif bir danışan için uygun bir zaman dilimi yaratamayacak kadar meşgul olduğunu sanmıyorum hiçbir psikoloğun. En kötü senaryoda, zaman konusunda sizden daha esnek olan bir danışanıyla konuşup onun saatinde ve gününde sizi alır, değiş tokuş eder. İkinci durumsa zaten başka bir terapist aramaya başlayın.
0
@stubborn inferno
(23.09.24)
Ayrıca "Şimdi kim baştan anlatacak?" tutumu yüzünden yanlış bir terapiste saplanıp kalmak terapinin asıl amacını yok eder, boşuna kürek çekersiniz.

Bir psikoloğun sizi tanıma süreci yeni bir arkadaşın ya da yeni bir flörtün sizi tanıma süreci gibi işlemiyor, bu kişiler bu işin uzmanı ve objektif, faydacı, işlevsel olmak durumundalar. Elbette sizi tanımaya çalışacakları birkaç seans geçireceksiniz ama baştan sona hayat hikayenizi anlatmanıza gerek yok destek görmek için.

Yaklaşık iki senedir görüştüğüm saygıdeğer psikoloğuma ilk seansımızda "En baştan başlamak çok zor geliyor şu an" dediğimde bana "Sondan başla o zaman, bir de böyle deneyelim" demişti mesela. Ve şu an onun sayesinde mutlu ve stabil bir hayatım var. Yeniliklere kapalı olmayın, demem o ki.
0
@stubborn inferno
(23.09.24)
@stubborn: "Başka hiçbir boşluğum yok, seni de anlıyorum ama sadece bu gün ve bu saatte yapabiliriz" diyor.

Başlangıçta da boşluktan bağımsız olarak cok elzem bir durum olmadigi surece gün saat degistirmemeyi tercih ettigini belirtmisti. Gerekçesi de, aynı gün ve saatte olmasının kendine odaklanmakla ilgili faydalı olduğunu falan söylemişti diye hatırlıyorum.
0
🌸encokbenisevinnolur
(23.09.24)
@stubborn: bu 8 yıldır 4. terapistim, ilk defa bundan hayatıma dair makul bir verim aldım, bırakmak istemediğim kendisi değil bu emek aslında, diğerleri kelimenin tam anlamıyla coptu ve aldigim sey terapi degilmis diye dusundum oyle diyeyim.
Ama dediğiniz de doğru yani olmazsa yuksek lisansı bırakacak değilim ve gelme o zaman tavrı olursa zaten gidecek bir şey yok demektir. Ben çözüm bulmaya çalışıyorum.
0
🌸encokbenisevinnolur
(23.09.24)
Kendine odaklanma derken sizin kendinize odaklanmanız mı onun kendisine odaklanması mı?
0
@stubborn inferno
(23.09.24)
Benim o gün o saate odaklanmam anlamında, onu belirtmişti.
0
🌸encokbenisevinnolur
(23.09.24)
Bıraksın allah aşkına, hayatınız zaten yoğun bir tempoda geçiyor, biyolojik saat mi bu haftanın aynı günü aynı saati olduğunda odağınız artacak?

Bir terapi sürecinde verim alıyorsanız eğer, terapist kadar, hatta terapistten ziyade sizin emeğiniz ve yatırımınız var. Siz iyi olmak istediğiniz için, hazır olduğunuz için ve açık olduğunuz için verim alıyorsunuz. Emin olun bu çizgide ilerleyip bir de iyi ve makul bir psikolog bulursanız bu süreçten de iyi bir terapi süreci olur sizin için.

Elbette son tahlilde sizin kararınız, ama şahsen ben yaşasaydım bu durumu, arkama bakmadan giderdim. Sonuçta ben bir hizmet alıyorum, karşılığında maddi manevi bir yatırım yapıyorum. Profesyonel olan tarafın benim değişen hayat koşullarıma uyumlanması gerek. Bu kadar temel ve basit bir şeyi yap(a)mıyorsa, güle güle.
0
@stubborn inferno
(23.09.24)
dostum sen terapiste degil, terapist sana uyacak. valla uyuz oldum birak o terapisti.

sakin derslerini ihmal etme. bu terapist de seni bagimsiz, kendine deger veren biri yapacagina kendine bagimli yapmis.
0
robert bosch
(23.09.24)
"Insani dertlere gark eden terapist"

:)
0
brkylmz
(24.09.24)
@brkylmz +1

vermeyin şu dolandırıcılara para mara ya. psikolojinin p sinden haberi var mı acaba
0
ala09
(24.09.24)
Haftalık seanslarla terapi yapan bir terapistin düzenli danışanları varsa programda gerçekten boşluk olmayabiliyor.

Siz mecbur olduğunuzu, dersin saatinin değişmeyeceğini söyleyin belki birkaç ay programda boşluk olana kadar iptal edilenlerin yerinde haftalık değişen saatlerle devam edersiniz.

Dolandırıcılık değil bu. Sonuçta tek hastası siz değilsiniz. Ama konuşun, ne yapacağınızı bilmediğinizi söyleyin birlikte yol arayın.
0
master of ceremonies
(25.09.24)
(8)

Saç ekimi motivasyonu

HellKeePer
Seyrek yerlerim var ama kel değilim. Şimdi saç ekimi yaptıranlara bakıyorum şok dökülmeydi derken en az 5-6 ay kafa görüntüsü çok kötü gözüküyor. Tıp gelişti, ekim yaptırmak istiyorum ancak bu 5-6 aylık süreç gözümde çok büyüyor. Bekar er kişi olduğum için yarım sene asosyal kalacak olmak canımı sık
Seyrek yerlerim var ama kel değilim. Şimdi saç ekimi yaptıranlara bakıyorum şok dökülmeydi derken en az 5-6 ay kafa görüntüsü çok kötü gözüküyor. Tıp gelişti, ekim yaptırmak istiyorum ancak bu 5-6 aylık süreç gözümde çok büyüyor. Bekar er kişi olduğum için yarım sene asosyal kalacak olmak canımı sıkıyor. Saç ekimi motivasyonunu nasıl sağlayabilirim?
0
HellKeePer
(23.09.24)
öncesi sonrası fotoğrafları incelemenin faydası olur
0
jülsezar
(23.09.24)
Sayılı gün çabuk geçer.
0
parka
(23.09.24)
kel kalinca saglayabilirsin
0
joelskellington
(23.09.24)
yarım sene gibi bir durum yok. eşim ektirdi geçen ay ve şu an kafası normal. zamanla gürleşecek.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.09.24)
Ben ekim yaptırdım 90 günde kafa %90 toparlanmıştı.

Şöyle düşün, saç dökülmesi ileride daha fazla artacak ve yıllarca o saçsızlıkla gezmen gerekecek. Önündeki uzun yıllar mı, 3-4 ay çok da istemediğin saçla gezmek mi. Çok kötü görünmüyor endişe etme. Ekim sonrası eski saçın civarında bir saçla dolaşırsın. Bunu sonbahar gibi halledersen 2025 yazına bomba gibi girersin öyle düşün motive ol. :)
0
Lethe
(23.09.24)
en fazla 10 gun garip gorunur. sonra normal
0
foster
(23.09.24)
acil yaptır. böyle şeyler kışın yapılır
0
ala09
(23.09.24)
yaptırma. onun yerine Finasteride, minoksidil ve biberiye yağıyla rutin oluştur. kel kalmadan saçların gürleşsin. oetadoğu erkeğine saç ekimi pek başarılı olmuyor. saç ekimi merkezinde çalışıyorum. gelmeyin fakir türkolar ve kürdolar. işin şakası bir yana ciddiyim, gerçekten başarı oranı düşük sizde.

edit: redditte tresless subını tavsiye ederim. adamlar mucizeler yaratıyorlar.
0
titanyum22
(23.09.24)
(7)

Devlet hastanesinden randevu almak için torpil, rüşvet vs mi lazım? :)

Cesario
Cerrahpaşa hep dolu, mhrs sistemine giriyorum randevu için uygun tarih bulunamadı diyor.Otomatik olarak Sarıyer Şişli Etfal'e veriyor bana 2-3 saat uzaklıkta.Bakırköy Lepra, haseki vs hak getire.Bu hastanelerden randevu almak için torpil, rüşvet falan mı kovalamak lazım?Bonus Soru: En son gittiğimde
Cerrahpaşa hep dolu, mhrs sistemine giriyorum randevu için uygun tarih bulunamadı diyor.

Otomatik olarak Sarıyer Şişli Etfal'e veriyor bana 2-3 saat uzaklıkta.

Bakırköy Lepra, haseki vs hak getire.

Bu hastanelerden randevu almak için torpil, rüşvet falan mı kovalamak lazım?

Bonus Soru: En son gittiğimde suratına bakmıyorlardı insanın, hala aynı mı?

Cilt doktoruna gitmem lazım, İstanbul için öneriniz var mı?

O değil de tıpta hani çağ ağlamıştık, bay kemal döneminde kuyruk vardı, batırmıştı sgk'yı. Şimdi daha kötü değil mi, parasız olan nasıl randevu bulup muayene oluyor?
0
Cesario
(20.09.24)
tam saat 16.00da deneyin. eskiden o satte yeni randevular açılıyordu. hala öyledir heralde.
0
elorelia
(20.09.24)
Saat gece 12'den sonra da sanırım gün içinde iptal edilen randevular için boş alan oluşuyor.
0
akhenaten
(20.09.24)
cildiyeye kosuyolu validebag'a gittim ozeldekiyle ayni ilaci verdi. 10 saniye falan surdu muayene
0
ala09
(20.09.24)
Mhrs saat 10da 15 gün sonrası için yeni randevu açıyor. Gün içinde özellikle saat 20den sonrası sisteme bakmak lazım randevusunu iptal edenler olabiliyor.
Cildiye bulunması zor bir bölüm.
Cerrahpaşanın kendi randevu sistemi var aynı şekilde tam saatinde saat 20de hızlı davranmak lazım.
Ayrıca doktorların çalışma günlerine bakmak lazım mhrs açılıp doktor yoksa muhtemelen o gün doktor poliklinik yapmıyor demektir. Bu programda hastanelerin sitesinde mevcut.

Torpilden çok o hastanede tanıdık sağlık çalışanı, hasta bakıcı, temizlikçi falan varsa ancak onlar aradan hasta sokabiliyor.
0
my fault
(20.09.24)
Suriyeli olman lazim
0
Zetnikov
(20.09.24)
hocam yazilmis zaten, tam 14 ya da 15 gun sonrasina her gun sabah 10:00'da randevu aciliyor. eskiden ogleden sonra 16:00 idi ama degismis, o zaman bulabiliyorsun.

bir de alarm olustur eger yoksa, bildirim geliyor su hastane su servis bos randevu var diye, onun disinda baska yolu yok.
0
bay b
(20.09.24)
Rüşvet değil de içeride tanıdık olursa işe yarıyor. Bizim hastanede çalışan tanıdık istediğimiz randevuyu ayarlıyordu. MR, Röntgen vb işlemler içinde sıra beklemiyorduk. Ayrıca doktorlara tahlil sonucu yorumlatıyordu.
0
ferenc
(20.09.24)
(26)

terk edilmek ve aldatılmak

gloomy
aldatılmak ve terk edilmek birbirine hayli benzer şeyler gibi geliyor bana. ikisinin de sebep olduğu yıkım, uyandırdığı duygular, beklenmedik ve ani oluşları, yarattığı mağduriyet... bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali...spesifik örnek de olsun: biri hayatının
aldatılmak ve terk edilmek birbirine hayli benzer şeyler gibi geliyor bana. ikisinin de sebep olduğu yıkım, uyandırdığı duygular, beklenmedik ve ani oluşları, yarattığı mağduriyet... bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali...

spesifik örnek de olsun: biri hayatının çok zor bir döneminden geçerken, partnerine çok ihtiyacı varken yüzüstü bırakılıp, terk edildiğinde aldatılmışlıktan pek farkı yok gibi geliyor bana. ikisi de ihanet.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
gloomy
(20.09.24)
Katılmıyorum.
Terk edilen insanlar genelde toparlaniyor ama aldatilan insan resmen yaralaniyor, travma gibi oluyor. Sonraki iliskilerindeki güveni de etkileniyor vs.
0
logisticsmanager
(20.09.24)
Katılıyorum. İhanet sadece üçüncü şahsın bedenen veya ruhen veya hem bedenen hem ruhen varlığı demek değildir. İhanet güveni boşa çıkarmaktır, verilen sözleri tutmamak, verilen güvenceleri yıkmaktır. Güven ortamını huzur atmosferini paramparça etmektir.
0
muhayyer divan
(20.09.24)
Katiliyorum. Gittikten sonra neden gittiginin benim icin önemi yok. Ikisi de ihanet degil de ikisi gidis.
0
robert bosch
(20.09.24)
spesifik örnek biraz daha yaralayıcı normal terk edilmeye göre ama katılmıyorum aynı şey değil.
0
jülsezar
(20.09.24)
katilmiyorum. zor donem muhabbeti çok yorucu, gereksiz, drama queenliktir. istenmeyen iliski derhal bitmeli. yok sinava girecektim oncesinde ayrildi falan bos muhabbet

aldatilmak cok ayri bir dunya
0
ala09
(20.09.24)
Yani sizinle mutlu olmayan bir yetişkin, ayrılıp kendi hayatına bakmak yerine sırf siz istiyorsunuz diye, size destek olmakla (veya sizin yüklediğiniz sorumlulukla) yükümlü, yoksa aldatmış oluyor? Yani ilişkide mutsuz biçimde kalsa, göstermelik olarak destek olsa aldatmış olmayacak mıydı?

Bu bana bir tanıtığımı hatırlattı. Ayrıldıktan sonra başkasıyla flörtleşen *eski* sevgilisini, kendisini aldatmış ilan eden bir çocuktu. Ona göre ayrılıktan sonra da *eski* sevgilisi onunla ilgilenmeliydi, neden ayrıldıktan sonra onu bir kere bile aramadığını soracak kadar da ayrılık kavramını anlayamamış bir çocuktu. Yazık.
0
bu ne bilimsizlik
(20.09.24)
Aldattıktan sonra hala seninleyse bir şekilde hazmediyorsun da terk edilmek korkunç birşey. sanki o insan ölmüş gibi oluyor bir daha göremiyorsun.
0
ashleybon
(20.09.24)
Benzesen tarafları olduğuna katiliyorum. Terkedilmek, o artık yok demek bir bakıma. Aldatılmak aynı zamanda bir çeşit degersizlestirme aşağılama içeriyor, aldatilanin güvenine dair. Aynı zamanda terkedilme doğrudan bir tahrip etme amacı içermedigi için (bu amaçla yapılamaz demiyorum da, işte usturupluca ben senden ayrılıyorum diyip terkedeni düşünerek söylüyorum bunu), onarılması elzem olarak kalan şey, onun yokluğu.
Aldatilmada, ancak aldatanin onarabilecegi türden bir şey var gibi. Bu açıdan farklı.
0
encokbenisevinnolur
(20.09.24)
Kesinlikle katılmıyorum. Aldatmak ahlaksızlık. Kimseyi aldatmadım. Affedilir bir yanı yok. Terk etmek başka. 1 kere aldatılmak yerine 20 kere terk edilmeyi tercih ederim.
0
nawar
(20.09.24)
katılıyorum. ikisi temelde aynı şey.

hatta örnek vereyim. birisi sizi aldatmasa, ama bir başkası için terketse, bu çok farklı mı olacak? hayır ikisi de aynı şey.

hatta artırıyorum. bu durumu anlatmasa ve bilmesen bile böyle bir ihtimal oldugunu hep düşüneceksin. e bunun aldatılmaktan pek farkı yok gibi.
0
abelardo
(20.09.24)
Terk edince sebebini nereden bileceksiniz ki?
0
Kahvedesu
(20.09.24)
Bizim halkımızın en büyük sorunu her şeyi arabeskleştirmek, acı içinde debelenmekten zevk almak. Küçük Emrah'la büyüyünce böyle oluyor demek ki.

Terk etmenin tam olarak neresi aldatmakla bir? Sırf sen üzülme diye istemediği bir ilişkiyi mi devam ettirseydi? Kendinizi ne önemsiyorsunuz, karşınızdakini ne kadar değersiz görüyorsunuz ya. Yarım kalmışlık hissini ahlaksızlıkla bir tutup kimseyi suçlayamazsın. @bu ne bilimsizlik +1
0
potasyum bebek
(20.09.24)
@potasyum bebek, emrahla ne alakasi var ya?

bir insan cözümü iliski icinde aramayip kafasinda ayriligi kurguluyorsa bu hainlik gibi bisi evet. bu saatten sonra ha bana ayrilik konusmasi yapmadan biriyle birlikte olmus ha benden ayrilip senelerce evinde yalniz oturmus, bana ne.

o kisi kendi kendine gitmeye karar verdikten ve bana en son ben ayriliyorum yhaa diye geldikten sonra beni artik hicbir sey ilgilendirmez.

bence @gloomy'nin kastettigi de biraz böyle bir sey. karsi tarafa sans vermemek. sevgiyi kafanda bitirmek. ayriligi iliskideyken yasayip en son zahmet edip söylemek :)
o uzaklasma döneminde de ha bos zamaninda gidip baskasiyla görüsmüs ha yanimda oturup ic sesiyle ayriligi düsünüp durmus. no difference.
0
robert bosch
(20.09.24)
Katılmıyorum ve bazı cevaplar ilginç geldi çünkü bu bakışla kimse sevgilisinden ayrılmamalı, ancak iki taraf da medenice ilişkinin bitmesine karar verip el sıkışarak ters yönlere gider ise doğru. Hayatın olağan akışına uygun değil bu bence.
0
peki madem
(20.09.24)
Yani ayağınız takılıp başınızı betona çarpıp öldünüz diyelim.

Başka senaryoda da birisi sizi bıçaklayıp öldürdü.

Sonuçta ortaya çıkan yıkım aynı. Ancak sonuçları aynı oldu diye bu sebepleri eş yapmaz.

Her iki olay da üzücü ve kıyaslamaya gerek yok, ancak birini diğerinden ayırabiliyor olmanız lazım.

Sizden ayrılmayı düşünen biri size karşı sizin ona beslediğiniz hisleri beslemiyordur.

Bu durumda ilişkiye devam ettiği sürece hem kendi geleceğinden, hem sizin geleceğinizden çalmış olur. Zaman durmuyor biliyorsunuz değil mi?

Terk edilmek üzücü, kuşkusuz. Peki sizi terk edecek aşamaya gelmiş birinin ne yapması olağan?

Yani siz sizi sevmediği halde sırf sizin duygularınızı düşündüğü için birinin kendi hayatından komple vazgeçip ömrübillah sizi mutlu etmeye uğraşmasını mı bekliyorsunuz? Bu nasıl mümkün olabilir? Cidden soruyorum. Nasıl olacak ki yani?
0
akhenaten
(20.09.24)
bunların terk edilen/aldatılan kişide bıraktığı yaralar ve affedememe hali

Senin bakış açına göre, hissettiğin duyguların suçlusu karşı taraf, o yüzden iki eylemde de karşı taraf suçlu çünkü kendimi kötü hissediyorum. Onların da kendi hayatı var ve yaptıklarını bir ihtiyaçlarını karşılamak için yapıyor. Suçlu arıyorsan bulursun zaten. Karşılaştırma yapmak istersen kedinin evden kaçması da benzer etiketler yarayacaktır. Hayatta başımıza bir sürü kötü olay gelecektir, kabullenmeyi öğrenmek olmalı asıl hedef. Niyesini araştırmak geçmişte tutmaktan başka şeye yaramıyor, yas süresini uzatır sadece. Suck it up and move on. Kabullen ve devam et.
0
hasmetizm 2046
(20.09.24)
@robert bosch

''bir insan cözümü iliski icinde aramayip kafasinda ayriligi kurguluyorsa'' bu neden hainlik olsun? İnsanların çözüm arayıp ilişkiyi devam ettirme gibi bir zorunluluğu, ahlaki yükümlülüğü mü var? Karşı taraf ayrılmak istemiyorsa, ikimiz de ayrılmak gibi ortak bir karara varamadıysak ama ben onunla devam etmek istemiyor ve haliyle ayrılmak istiyorsam sırf ''hainlik'' yapmamak için o istemediğim ilişkiye devam mı etmeliyim?

Ciddi mi cevap veriyorsunuz, anlamıyorum arkadaşlar çünkü o kadar mantıksız ve duygusal ki bakış açınız. İşleri bu kadar arabeskleştirmeye, acı devşirmeye gerek yok. Romantik komedi filminde yaşıyorsak neden olmasın ama gerçek hayat böyle fazla hassas beklentiler için son derece sert. @peki madem ve @akhenaten çok güzel açıklamış.
0
potasyum bebek
(20.09.24)
benden onceki son 4 cevaba asiri katiliyorum, bana da cevaplar cok enteresan geldi ya da yaslar cok genc.
terk edilmek acisindan; arkadaslar kafaniz mi guzel? birisi sizinle olmak istemiyor, bir sekilde sevgisi bitmis, ya da farkli yerlere evrilmis yasamlariniz, yani nereden baksaniz 20-30 hatta daha fazla yildan bahsediyoruz, siz kendinizi bu kadar mi degersiz goruyorsunuz, kendi yasaminiz bu kadar mi onemsiz sizin icin sizi sevmeyen ya da artik baska yollara gittiginiz asikar olan biriyle illa yasamimizin bir noktasinda bir soz verdik diye birlikte kalmayi sececeksiniz. yani baskasinin yasamini cope atmasini birakiyorum, kendi yasaminizi niye cope atiyorsunuz?
her iliskide onarilacak ya da onarilmayacak yaralar vardir, bazen bunlara karsimizdaki tek basina karar verir ve ayrilir, yapacak bir sey yok. aci mi? aci ama arabesklestirmek herhangi bir seyi iyilestirmez.
son olarak bi tik daha mantikla bakmak istiyorum, iki insanin 20li yaslarda tanisip taaa 70 yasinin sonuna kadar, hic degismeden, hisleri hic degismeden, hayatlarini derinden sarsacak olaylar yasamadan sabit kalmalari ne kadar mumkun? herkes biz fark etsek de etmesek de surekli bir devinim ve degisim icindediler, zaman zaman yollarimiz ayni yonde evrilmedigimiz icin ayrilabilir.
ayrica aldatilmanin travmasi bambaska bir sey, yalan soylenmesi, guvenin sarsilmasi farkli bir travma. dolayisiyla yazara burada da katilmiyorum.
0
kassiopeia
(20.09.24)
kassiopeia +1

Ayrica evet terk edilmenin acısıyla aldatılmanın acısı aynı değildir.
Aldatılmak daha kötüdür.
Terk etmek cogu zaman onurlu da bir davranıştır.
İstisnalar olabilir... yine de aldatilmakla eş değer değildir.
0
ananiyimioguz
(20.09.24)
kendine ve karşıdaki kişiye saygıdan, mutsuz olduğu hâlde ilişkide bulunmanın mantıksızlığından dem vuran arkadaşlara cevaben:

burada sorgulanan mevzu ayrılmak değil, terk edilmek. ayrılmak karşılıklı ve anlaşmalı da olabilir. ama terk edilmek farklı ve "ben mutlu değilim" ile haklı gösterilecek kadar basit değil. acun'un yarışmasında jürilik yapan bir yönetmen adam vardı. karısı kanser olunca onu boşamıştı. kurduğu cümle "ben artık mutlu değilim." olmuştur herhalde, ve kendisine ve karısına saygısı da büyüktür, değil mi?
0
🌸gloomy
(20.09.24)
neredeyse her ilişkimde terk edildim. bazılarında aldatılmış olabilirim ama bilgim yok açıkçası, ben hep terk edildim diye biliyorum.

üstelik kendi mental sağlığı problemli biri olduğumu söyleyebilirim, yani kolay kolay yol alamam vs. ama görüşünüze katılmıyorum.

terk edilmek ve aldatılmak bence ÇOK FARKLI şeyler. terk edilmek milyon tane sebeple gerçekleşebilecek, aslında doğal sayılabilecek bir durum. bazen olmaz yani. insanca veda etmek, "olmuyor" demek kendi içinde bence tutarlı ve makul.

aldatılmak ihanetin bambaşka bir boyutu. aldatıldığımı duysam, bilsem muhtemelen çok daha fazla üzülür ve yıpranırdım.
0
mark greg sputnik
(20.09.24)
Aldatılmak: temelde yalan söylenmesi ve ego sarsıcı etkisi var. Ve o ana kadar yasananlarin da doğruluğunu sorgulatir


Terk edilmek: temelde fazla dürüst olunması <3 ego yine sarsılır ama aldatilirkenki kadar değil... Ve yaşananlar hatıra kalır


Yüz üstü bırakma olayı saşmalik zaten ama spesifik örnek verdiğin için yazayım; Biri beni artık sevmiyorsa, yanımda durması en başta beni rahatsız eder zaten. İstersem yatalak olayım kanser olayım, sürüne sürüne tuaylete giderim ama o adamdan gelecek yardımı istemem.
0
abuzer
(21.09.24)
@gloomy

Ayrılmak ve terk edilmek aynı şey aslında, neden böyle dediniz ki? Evet insanlar karşılıklı anlaşarak da ayrılabilir ancak bu her zaman böyle olmaz.

Benim bir arkadaşım vardı böyle bir şey yaşayan. Çok sorunlu biriyle birlikteydi, bi hata yapıp ilişkiye başladığı biri ciddi anlamda problemli çıkınca uzun bir süre paçayı kurtarmak için bir çıkar yol aradı. Ayrılmaya çalıştığında bu kişi de "hayır ben ayrılmıyorum, tek başına ayrılamazsın" gibi şeyler söylüyordu. Haliyle iş adli bir sürece evrildi.

Yetişkin bir insanın ayrılık kavramını kabullenebilmesi gerekir bence, bunu çok dramatize etmemek gerekiyor, çünkü böyle şeylerin sonu genelde hiç iyi bir yere çıkmıyor. Bazen romantik, tehlikesiz, masum görünen hisler uygun ortamlarda en tehlikeli ve kontrol etmesi zor hislere evrilebiliyor, çok gri bir çizgi bu.
0
akhenaten
(21.09.24)
2 sevgilim oldu. ilkinde aldatıldım. ikincisinde terk edildim.

kesinlikle aynı değil.

ilk ilişkim 2.5 yıllıktı. ciddi ilerliyorduk sözde. ailelerle tanışacaktık. hatta o benimkiyle tanıştı. beraber yaşamaya başlıcaktık falan... meğer 6. ayımızdan beri ara ara aldatıyormuş beni.

özgüvenim eksilere düştü. insanlara güvenim de öyle. her şey yalanmış meğer dedim. şok geçirdim. inanmak istemedim. travma oldu. hala kimseye güvenemiyorum. aşırı derecede yetersiz ve değersiz hissettim. aptal olduğumu düşündüm. aşırı büyük bir hayalkırıklığıydı. saygısızlıktı. 1 yılda zor atlattım.

..

terk edilmemde de çok üzüldüm ve değersiz hissettim ama 3-4 ayda atlattım.
0
art cat chocolate
(21.09.24)
@art, 2,5 yıl boyunca asla bir şey sezmedin mi
0
abuzer
(22.09.24)
sezmedim. ilk ilişkimdi. 19 yaşımdayken başlamıştı. sonuncusunda sezdim işte. sonra olaylar gelişti.
0
art cat chocolate
(26.09.24)
(22)

erkekler duyarsiz mi

robert bosch
almanya'da bir sey fark ettim. tanidigim cogu erkek mesela "organik" yazili ürünlerin yalan olduguna ve fiyat artisina degmeyecegini düsünüyorlar. tuvalet kagitlari, kagit havlularin geri dönüstürülmüs olanlari daha pahali. erkekler yine bunu umursamayip normallerinden aliyorlar. kadinlarsa kiyafetl
almanya'da bir sey fark ettim. tanidigim cogu erkek mesela "organik" yazili ürünlerin yalan olduguna ve fiyat artisina degmeyecegini düsünüyorlar.

tuvalet kagitlari, kagit havlularin geri dönüstürülmüs olanlari daha pahali. erkekler yine bunu umursamayip normallerinden aliyorlar.

kadinlarsa kiyafetlerin bile organik pamugunu, fair tradeini falan ariyorlar. araba degil de bisiklete biniyorlar diye birbirlerine cevrecilik üzerinden hava yapiyorlar, et yememek, kahvecide inek sütü yerine yulah sütü koydurmak daha cool falan filan...
hep birlikte cafede oturuyoruz mesela. kadinlar yulah sütlü olsun, soya sütlü olsun diyorlar. erkekler birbirlerine bakip benimki normal sütlü olsun diye gülüyorlar... wtf

niye böyle sizce?
0
robert bosch
(19.09.24)
Almanya'yı bilmiyorum ama Türkiye'de "organik" etiketiyle satılan ürünlerin büyük bir kısmı dandik sertifikalar sayesinde organik olduğunu iddia edip kitleme yapan ürünler, yani organikliği bozan x ilacını değil de y ilacını kullanınca organik oluyor, halbuki o da kimyasal, %100 organik bir ürünü piyasaya veremezsin, verirsen talep edeceğin parayı kimse veremez ürünlerin elinde patlar batarsın. O nedenle organiklik aramak bana saçma geliyor ama bunun erkek olmamla ilgisinin olduğunu çok düşünmüyorum ben.

Onun dışında verdiğin tüm örneklerin nedeni erkeklerin "Düz" olmasından kaynaklanıyor olabilir, süt kullanan bir erkek çok nadir olarak yulaf sütü ister çünkü düzlük güzeldir kolaydır konforludur gereksiz egzotikliğe girmeyi engeller.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.09.24)
Çünkü erkekler akilci ve mantikci.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.09.24)
bu türkiye'de de, birçok yerde de böyle. kıdınlır dıhı kılıy itkiliniyir falan değil, bu konuyla ilgili dümdüz kısırdöngü var. bu gibi "duyarlı" veya mevcut normun dışındaki hareketler/yenilikler feminen görüldüğü için erkekler mazallah pipileri düşmesin diye tepkiyle yaklaşıyorlar, "saçma buluyorlar" falan filan.

sermaye/piyasa/devlet olduğu gibi erkek kontrolünde, hem ekolojiye ilişkin hem başka bir sürü normu erkekler belirliyor. erkek adamın et yemesi de, erkek adamın gürültülü motoru olan ve cayır cayır yakıt tüketen araç kullanması da, erkek adamın kadınları kandırıyorlar instagram pinterest falan demesi de hep aynı hikaye. "cinsiyetçi küfür etmesene, cinsiyetçi şaka yapmasana dalyarak" diyince "ne alakası var ya, sanki ciddi söylüyoruz" diyen de aynı adam, gelsin sana havuç gibi "fiminist" desin sonra.



--
ps. yulaf sütü kadar yavan çok az şey var şu hayatta ya.
0
harfitarif
(20.09.24)
Erkekler olarak konuda haklıyız. Marketing taktiklerine çok kaptırmayın kendinizi. Dilencisinden milyon dolarlık şirketine kadar temelde hep aynı şekilde, duygulara oynamak var.

Tıpkı petrol ile çalışan araçlaro yeterince sattıktan sonra doymaya başlayacağı işaretini veren piyasaya elektrikli araç gibi çevreci(!) alternatif ürünler sunmak gibi çakallıklar var. Aynısı güneş enerjisi panelleri, badem sütü, glutensiz ve bazı geri dönüşüm muhabbetlerindeki gibi. Starbucks'taki kağıt pipet komedisi de aynı şekilde.

Doğayı koruyorum ayağına sağlığınıza zarar da vermeyin, enayi yerine de konmayın. Örneğin tavukta ve hindide Banvit ve Lezita'nın iyi tarım; yumurta ve ette Migros'un da organik ürünlerini alırım. İmalatını görüp onaylamadığım markanın sertifikasına inanmıyorum. Parayla pardon bağışla helal sertifikası verenler bile var. @Kaleci +1

(bkz: yeşil kapitalizm)
0
nawar
(20.09.24)
Erkekler duyarsız değiller, daha çok alışkın olmadıkları şeye rağbet etmiyorlar bence. Merak edip bilgi edindikleri konularda gereğini yapıyorlar çünkü. Nasıl ki bir etin kokuşmuş olanını almazlar, bir kıyafetin yırtık olanını almazlar, bilgi sahibi oldukları takdirde ve önem de veriyorlarsa bahsettiğin konularda da kendilerine uygun hassasiyetleri gösterecek ve ona göre alışveriş edeceklerdir.

Ama herkesten vegan vejetaryen vs olmasını beklemek yanlış, buna göre değerlendirmek çok daha yanlış.
0
muhayyer divan
(20.09.24)
Az içerim, istediğimden içerim ya da hiç içmem daha iyi. Bilmem ne bilmem ne sütü içmek istemiyorum ki ben.

Sektörün içinden bilgi vereyim, organik ürünler bildiğimiz anlamda organik değil. İsteyen ürününe organik diyebiliyor.
0
gabe h coud
(20.09.24)
bu erkeklerin duyarsizligindan ziyade kadinlarin safligini gosteriyor.

free range yumurta da mesela tavuklar dagda bayirda gezmiyor, sadece 2 metrekare daha fazla alanlari var ashdahsdauhda
0
baldur2
(20.09.24)
kadınların her gördüğüne özellikle inandığını gösterir, özellikle sosyal medyadan çok etkileniyorlar.
zaten marketingin %80i kadınlar üzerine yapıylıyor.
0
nuisance2
(20.09.24)
hic aklima gelmemisti ama yorumlari okuyunca dogru oldugunu goruyorum. 2 m2 yi kadin onemserken erkek fark goremiyor. zaten siddet egilimleri de daha yuksek oldugu icin gelismeleri zaman alabilir. veganlik da kadinlarda daha cok gibi gozukuyor

kendi cevrendeki duyarsizliktan eglenenler secmece gibi geldi. hicbi sey demeyedebilirdi
0
ala09
(20.09.24)
Geçenlerde siyasi görüş ile ilgili Almanya'da yapılan bir araştırma gördüm. Erkeklerin yıllar içinde, özellikle son nesile doğru, daha çok muhafazakarlaştığını ve sağ görüşe kaydıklarını, kadınların ise daha özgürlükçü ve sol görüşe kaydığını söylüyordu. Bu söylediklerinizle tam uyuşuyor. Sadece Almanya'da da değil kadınlar genelde çevreye, diğer canlılara, diğer insanlara karşı daha duyarlı. Erkekler yukarıda da görüldüğü gibi kendilerini daha üst bir konuma alıp bu çabaların gereksiz olduğunu ve kadınların kandırıldığını düşünüyor.
0
playing star again
(20.09.24)
marketingden daha çok etkileniyorlar +1
nawar+1


diğer sütler vegan olduğu için mi duyarlı oluyorlar, vegan olmayan herkesi duyarsız kategorisine mi dahil ediyoruz ?

ben biraz da kendini kandırma olduğuna inanıyorum bu kadar "duyarın"


bir de geri dönüştürülmüş ürünler kullanma bisiklete binme gibi şeylerin çevreye etkisi büyük şirketlerin yaptığı zararın yanında tartışmaya açık bile değil

elbette 1>0 ama bu ömürde kafa yormaya değer mi hele türkiyede takdir sizin
0
jülsezar
(20.09.24)
@ala09

2 m2'yi onemsememe sebebimiz 2 kati fiyat farkina degmemesi.

hem niye butun duyar tuketicilerden bekleniyor, ureticiler de duyar kassin ve hepsini "free range" uretsin o zaman.

sen konuyu anlamamissin belli ki. konu duyar ayagina, kaziklanmak ve firmalarin bunu kullanmasi.
0
baldur2
(20.09.24)
pakatlenmiş ürün gıda ya da bilmem ne organik değildir zaten
0
koela
(20.09.24)
playing star again +1

yeşil kapitalizm, greenwashing ve benzeri meselelere katılmakla ve herkesin vegan olmasıyla ilgili bir beklentim ya da çabam olmamakla birlikte, bence "ya hayvan sömürmeden de mis gibi yaşarız aslında ha" deyince ortalama bir erkeğin ve kadının tepkisinin farklı olması bence bir şeyler anlatıyor. ilk sorudaki mesele de tam olarak o.

"sen mi kurtaracaksın dünyayı" da buram buram erkek kokan bir argüman, "erkekler akılcı, mantıklı ve haklı olduğu için böyle" de aynı şekilde. e bu kadar katı olarak doğru olduğuna inanılan argümanların sorgulanmasını bekleyemeyeceğimiz gibi, benzer şekilde diğer statüko değişikliklerine itiraz gelmesini de bekleyemeyiz bir bakıma.

ayrıca pazarlamadan bahsederken neden erkeklere pazarlanan güçlü/büyük/zengin gösterir diye pazarlanan şeylerden bahsedip erkekler kolay kanıyor, bir motor patırtısına akılları gidiyor denmiyor da kadınlar kolay kandırılır oluyor?

"duyarlılık" kendiliğinden üstün bir şey olmayabilir ama ezenlerin ezilenlere yapıştırdığı bir "ponçiklik" etiketi olduğu için var bu tartışma bir yandan da.
0
harfitarif
(20.09.24)
duyarsızlık değil bu mantıklı davranmak.

havada aynı anda 2500 tane yolcu uçağı gezerken benim binmediğim 1.4 motorlu arabamın egzozunun çevreye vereceği zararı umursamıyorum mesela.

ya da geri dönüştürülmüş diye adam niye daha pahalı satıyor, hammaddeye para vereceğine çöpten toplamış, yine de bana pahalı satıyor, niye onu alayım? cüzdanıma bakar ucuzunu alırım.

fosur fosur sigara içip domatesim organik olsun diyenleri hele hiç ciddiye almıyorum.

2015 yılında yazlığa tadilat yaptırdım. aynı dönem tadilat yaptıranların hepsi sıcak su için çatıya güneş enerjisi koydu, bedava temiz enerji diye. ben elektrikli termosifon koydum.

termosifon 500 lira, güneş enerjisi kurulumu 5000 lira idi. yazın maksimum 2 ay kullanıyoruz, gelen elektrik faturası aylık 200 lira (her şey dahil). yaz günü sıcak su kullanılmıyor bile ama hadi o elektriği sırf termosifon harcıyor desek bile 22,5 ay, yani güneş enerjisi neredeyse 10 yılda ancak amorti ediyor.

ayrıca her yaz başında gittiğinde mutlaka ya çekvalfi bozuluyor, ya şamandırası kaçırıyor, ya kollektörü kırılıyor, illa gider gitmez sıcak su kullanabilmek için usta çağırıp tamir ettirmen gerekiyor, senede neredeyse 200-300 lira (bugünün fiyatıyla 1000-2000 olmuştur) tamirata vermen gerekiyor. ne o? temiz enerji bedava sıcak su kullandık.

şimdi ben elektrikli termosifon seçtim diye duyarsız mı oldum?
0
kibritsuyu
(20.09.24)
erkeklerin de kandığı şeyler vardır muhakkak ama duyuruda organiklik ve veganlıktan bahsedilmiş yanlış yorumlamadıysam. salt kandırılmak da değil bu.

dünyanın kirlenmesi, kaynakların tükenmesi, sanayi devrimi ve teknolojinin gelişmesi ile artan ivmeli bir tüketim toplumu olmamız ile gelmedi mi , aynı şekilde tedavilerin ilaçların aşıların çıkması ile. dünya doğal haliyle bu kadar nüfusu beslemeye yetmez. o zaman dünyanın geleceği için bazı insanları tedavi etmememiz gerekir.

Medeniyetlerin tarihi 10-12 bin yıla kadar gidiyor , 150 yıl öncesine kadar herkes organik besleniyordu.

Ben kendimi rahat hissediyorum açıklaması dışında, ufak tefek şeyler ile organik doğal çevreci olduğunu söyleyen insanlara katılamıyorum. evet damlaya damlaya göl olur ancak kısa ömrümüzde onlara enerji ve para harcamak beni yoruyor.

Telefon bilgisayar herhangi üretilmiş bir teknolojik ürün üretimi esnasında çevreye o kadar çok zarar veriyor ki. hele bataryaları. otobüse dahi binmeyin bisiklete binin ama bisiklet üretilirken de çevreye zarar veriyor fabrikalar.

o kadar da değil bisiklete binelim dediğimizde o sınırı kim çizecek ?
0
jülsezar
(20.09.24)
+1 bu erkeklerin duyarsizligindan ziyade kadinlarin safligini gosteriyor.

organik ürünlerin çoğu kandırmaca. diğerleri de hem marketing icatları.
yulaf sütü ne ayrıca? erkeklerin kalori ihtiyacını karşılamaz ki
0
abelardo
(20.09.24)
önemsemiyorlar. kadınlar gerçekten çoğu konuda çok daha duyarlı ve bu her reklamdan etkileniyoruz anlamına gelmiyor. ben temiz içerikli ürünler yemek ve yedirmek istiyorum, bu yuzden yumurtayı alırken bile detaylı bakıyorum seçeneklere. üzerinde "organik" yazması hemen sepete atmam için sebep değil; lakin gerçekten organik olanları aradığım da doğru misal. "organik" yazanlar bi noktaya kadar organik olabilir (belli standartları karşılıyordur yani) ama genelde gerçekten iyi araştırmak ve bulmak gerekiyor kafamızdaki gerçek organik tanımına girebilmesi için ürünlerin. özellikle organik denen yumurtalar genelde "1" ile başlıyor ama esas organik tanımı "0" olanları içeriyor gibi gibi...
0
anna sun
(20.09.24)
Modern dunya insani gittikce gerizekalilastigi icin bunlar oluyo hocam. Flynn effect tersine dondu. Keske benim de tokatlicagim fabrikalarim olaydi. Somururdum halki
0
lapaz
(20.09.24)
Sonra somurdugum parayi hookerslarla harcardim
0
lapaz
(20.09.24)
erkekler analitiktir. sebep-sonuç ilişkisi üzerine düşünür aklına yatmazsa inanmaz. kadınlar daha duygusal heyecan verici - iyiymiş gibi görünen şeylere analiz etmeden inanma eğiliminde.
0
orpheus
(20.09.24)
Düşünceli olmak, hassas olmak, duyarlı olmak daha çok kadınsı davranışlar olarak görülüyor. Bir erkek bu özelliklere sahipse en başta hemcinsleri tarafından dışlanıyor. Hatta bazı erkekler hep der ya " biz erkekler mantikliyız, siz kadınlar duygusalsiniz" diye. Mesela erkeklerin mantıklı olduklarını iddia etmeleri ve bu yüzden hep en doğru kararları verdiklerini iddia ettikleri komediden hallice bir durumları var.

Veganlarla kendi çaplarında dalga geçmeye çalışırlar özellikle vegan olan hemcinsleriyse daha da rahatsız ederler. Bir de erkeklerin çevreye olan duyarsizliklari, hayvanları sömürmeleri falan cinsiyet ile bağlantılı çok yönleri var. Bu konuda yazılmış makaleler mevcut inceleyebilirler.

Son olarak yanlış anlama, duyurulara verdiğin cevapları beğeniyorum, aklı başında biri olduğunu düşünüyorum ama " çevrecilik üzerinden hava yapıyorlar, et yememek, inek sütü yerine yulaf sütü koydurmak daha cool" lafına kızdım :) Çünkü veganlik bir moda, bir trend değil, cool görünmek için seçilmiş bir şey de değil bir etik meselesi. Vegan beslenmek daha fit görünmek için değil etik sebeplerle seçilen bir şey. Bir vegan olarak en büyük hayalim vegan bir dünya.
0
rock n roll
(21.09.24)
(11)

Evinin yakınında okul olanlara soru

kobuzchu kiz
Evimize 125 metre mesafede bir ilkokul var, taşındığımız zaman kapalıydı, yıkıp yeniden inşa ettiler, bu yıl öğrenci almaya başladığını okulların açıldığı gün anladık. Okul giriş çıkış saatleri dahil hiçbir vakitte rahatsız edecek seviyede çocuk gürültüsü bağırtısı duymuyoruz, zaten okulun bahçesi b
Evimize 125 metre mesafede bir ilkokul var, taşındığımız zaman kapalıydı, yıkıp yeniden inşa ettiler, bu yıl öğrenci almaya başladığını okulların açıldığı gün anladık. Okul giriş çıkış saatleri dahil hiçbir vakitte rahatsız edecek seviyede çocuk gürültüsü bağırtısı duymuyoruz, zaten okulun bahçesi bize göre çukurda kalıyor ve diğer tarafa bakıyor sanırım. Ama rutin olarak teneffüs/ders zili sesi geliyor, zil de değil, çocuk korosu gibi, bir şarkının 20-30 saniyelik kısmı gibi bir ses. Ve ben evden çalışıyorum ve bu sese çok kuruldum, duydukça dikkatim dağılıyor.

Soru: Bu ses seviyesi normal mi? Çevrenizdeki okulların zil sesini evden duyuyor musunuz? Gidip okula "allaseniz şunun sesini kısın, yoksa sömestr bitmeden ben deliricem" desek işe yarar mı?
0
kobuzchu kiz
(19.09.24)
Benzer bir mesafede istanbul'da aynı durumdayım.

Her pazartesi sabahın köründe megafondan "EVLADIMMM" diye bir sesle uyanıyorum :)
0
makbur
(19.09.24)
okul bahçesi ile bizim ev arasında bir sokak var sadece ve evet evdeyken okul zilini duyuyorum. evden çalışıyor olsam benim de rahatsız ederdi muhtemelen. sadece okul arazisi içinde duyulacak kadar değil de çevreye yayılacak kadar sesli zil çalmalarını ben de manasız buluyorum ama yapılabilecek bir şey olduğunu sanmıyorum.
0
elorelia
(19.09.24)
Ben alıştım, yan sokağımda okul var. Bi süre sonra duymamaya başladım tenefüs zilini. Yalnız bi ara anasınıfı için garip garip şarkılar çalmaya başladılar öğle arasında, ona biraz kıl olmuştum ama yapmıyolar artık onu da.
0
nolmus yani
(19.09.24)
anadolunun büyükşehir olmayan bir şehrinde küçük bir yerdeyim. benim de aşağı yukarı o mesafede okul var, özel günlerde yaptıkları törenler dışında ses gelmiyor. ve ben dağ başındayım, burada doğru dürüst trafik falan yok. sizin okullar acayip. ama bende de durup durup camdan bağıran karılar var. gürültüsüz yaşayamıyoruz
0
titanyum22
(19.09.24)
Evet duyuyorum ama bu bana kötü gelmiyor seviyorum zil sesini.
0
kaptan maydanoz
(19.09.24)
aynı durumdayız bizimkisi imamhatip ile yakın her gün "selam imam hatipli selam senin ruhuna" şeklinde bir müzikle yatıp kalkıp günü geçiriyoruz.
0
basond
(19.09.24)
şahsen benim ev alma kriterlerimin başında camiye ve okula yakın olmmama geliyor.
en başta hata yapmışsınız.
belki zabıtaya veya çevre şehircilik bakanlığına şikayet edip ses ölçümü yapılması istenilebilir.
0
my fault
(19.09.24)
Evimin yanında ilkokuldan liseye kadar 6 okul var. Hepsi de yürüyerek maks 3-4 dakikalık mesafededir. Zil sesi gelmiyor. Hiç duymadım. Sizinkisi normalin üzerinde bir seviyede muhtemelen ve idare farkında olmayabilir. Gidip görüşmenizde fayda var.
0
ruhen hastayim ben
(19.09.24)
evimin dibinde ülkenin ileri gelen bir eğitim kurumumun ilkokul orta ve lise kampüsü var bir duvar ayırıyor aramızı. Her türlü ses mevcut ama benim gayet hoşuma gidiyor okul yıllarım geliyor aklıma. ne güzel günlerdi deyip polyanna ya bağlıyorum deneyin.
0
jamswety
(19.09.24)
Oğlumun okulu 2 sokak ötemizde, yanındaki binada olmak istemem, sesi o kadar açmışlar ki kulak tırmalıyor.

Bahsettiğiniz gibi randon bir şarkının 10sn lik kısmı çalıyor.
0
kimlanbu
(19.09.24)
cimere yazin onu mudur gorur insiyatif alirsa sesi sadece okul icine verebilir veya desibeli dusurmesini isteyebilirsiniz
0
ala09
(19.09.24)
(3)

sex and the city

robert bosch
izlemedim. herkes izle diyor. carrie samantha charlotte esprilerine öküzün trene baktigi gibi bakiyorum. su an baslasam keyif alir miyim? yoksa cakmalarina büyük ihtimalle coktan maruz kaldigim icin iyi hissetmez miyim izlesem?
izlemedim. herkes izle diyor. carrie samantha charlotte esprilerine öküzün trene baktigi gibi bakiyorum.

su an baslasam keyif alir miyim? yoksa cakmalarina büyük ihtimalle coktan maruz kaldigim icin iyi hissetmez miyim izlesem?
0
robert bosch
(18.09.24)
keyif alirsin
0
ala09
(18.09.24)
Izle bence de. Çerezlik güzel.
0
Amaranta ursula
(18.09.24)
şu an izlenecek en güzel şey, dizi yok piyasada.
0
bisorumvardı
(19.09.24)
(13)

allaha emanet yasayan insanlar

buenosdias
cevremde o kadar cok var ki bunlardan acaba genel bir problem mi yoksa gercekten insanlarin cogu boyle mi? orn: asgari ucret alip sacma luks harcamalari olan.kredi, borc, kartla hayatini donduren. her aksam alkol alan. idda, kumar, oyun bilimum bagimliliklari olan.calismayip anne, babasina yuk olan.
cevremde o kadar cok var ki bunlardan acaba genel bir problem mi yoksa gercekten insanlarin cogu boyle mi?

orn:
asgari ucret alip sacma luks harcamalari olan.
kredi, borc, kartla hayatini donduren.
her aksam alkol alan.
idda, kumar, oyun bilimum bagimliliklari olan.
calismayip anne, babasina yuk olan.

sizin de cevrenizde var mi boyle tipler?
0
buenosdias
(18.09.24)
Şu an yok da, geçen burada kız arkadaşından bahsediyordu. Kendisine enayi denince postunu kaldırmış.
0
Kahvedesu
(18.09.24)
var ve ev, araba sahibi oldular. hayat felsefeleri borçlanarak mal sahibi olmak ve düşünmeden harcama yapmak. inanılmaz bir cesaret. ben çok özeniyorum.
0
violetsky
(18.09.24)
valla ben bazen doğrusu bu mu acaba diye düşünüyorum. biz borçlanmadık da ne oldu, bir şey sahibi olamadık:)
0
nothing in my way
(18.09.24)
yakin cevremdeki herkes basarili ve parali.
babam haric öyle mal birini tanimadim. o salak da zaten anasina babasina degil anneme yük oluyordu baska para yediren birini buldu da düstü yakamizdan.

benim cevremde öyle biri olamaz o yüzden. bagisikligim var, tahammülüm yok. cay bile icemem öyle loser tiplerle.

bunun altinda yatan sebep sorumsuzluk sanirim.
0
robert bosch
(18.09.24)
Yok valla çevrem hep zengin :P ama artık kredi, borç ve kartla hayatını döndüren kalmamıştır. Artık nakit çekim 25.000 TL ile sınırlı, taksitli nakit avans en fazla 3 taksit yapılabiliyor, alışverişte taksit yapan neredeyse kalmadı, kredi faiz oranları %4-7 arası ve istesen de kredi çıkmıyor. Taşıt ve konut kredilerinde de sınır var. İstesen de milyonluk kredi çekemiyorsun.
0
gabe h coud
(18.09.24)
Öyle biri yok çevremde.
0
Amaranta ursula
(18.09.24)
onlarin sizin bilmediginiz evleri, tarlalari vardir.
0
antikadimag
(18.09.24)
var. benim kuzen tek maaş. oğlunun sünnet düğününde 250 bin tl harcamıştır bir günde. tarlaları falan yok.. saç yaptırmaya 6000 harcamış sadece. şaşırdık duyunca
0
ferenc
(18.09.24)
Çevremde hiç yok. Yillar önce babam kredi karti batagina girmişti (2000 civarı). Onun dışında etrafımda hiç böyle denk gelmedim.
0
logisticsmanager
(18.09.24)
çok var. burda arkadaslar hıc yok yazmıslar yanlıs anlasılmak ıstemem ama sanırım guzel yerlerde yasıyorlar.

ben mesela varosumsu taraflarda yasıyorum egıtım sevıyesı falanda dusuk ve burada 10 kısıden 8'yi senın yazdıgın gibi hocam. mesela ailesini alıp bı cay bahcesıne gıdıp 2 tane cay almaz. ama 24/7 kahvehanede okey doner faln oyle ıste.
0
Zetnikov
(18.09.24)
1/3/4/5 hepsinden bolca var.
2 zaten benim.
0
cooperr
(18.09.24)
ben bu. nolmuskine
0
ala09
(18.09.24)
2 numarayım

diğerleri yok

nolmuşkine :d
0
baldan kaymak
(19.09.24)
(8)

Ucuz olanından Bir araba istiyorum

ya ben lan neyse
hiç arabam olmadı. yaş 37ehidrolik direksiyon hariç klima dahi aramıyorum.servisi kolay, işletmesi ucuz olsun, çok arıza vermeden yürüsün bana yeter. belki ölene kadar kullanırım. araba ülkede ultra lüks.tavsiyelere açığım teşekkürler.
hiç arabam olmadı. yaş 37e

hidrolik direksiyon hariç klima dahi aramıyorum.

servisi kolay, işletmesi ucuz olsun, çok arıza vermeden yürüsün bana yeter. belki ölene kadar kullanırım.

araba ülkede ultra lüks.

tavsiyelere açığım teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(17.09.24)
Bu tur sorulara verilen cevap genelde Honda Civic ve Toyota Corolla oluyor. Hic bir ozellik aranmadigi icin 20 yas ve ustu olanlara bakilabilir. Tabii maddiyat uygunsa daha iyisi de neden olmasin.

Honda Civic ozelinde ben Euro Civic denen hatchback versiyonunu kullandim. 2002 model, otomatikti, sanzimani iyi, sanziman yagi bakimi yapilmali tabii her 40-60 bin km civari. Ancak bu modeller Ingiltere uretimi oldugundan bazi kaporta parcalarinin falan bulunmasi zor deniyordu. Ben cok da sikinti yasamadim acikcasi.

Macera aranacaksa Mazda 626 veya 323 de olabilir. Bunlar iyi arabalar tabii ama Turkiye'de on yargili bakiliyor. Alacaksaniz ucuz olmali yani biraz.

Donanimsizliga vurgu yaptiniz diye son bir ornek belirteyim, suzuki alto ve benzeri a segmenti 2000 oncesi japon arabalari da olabilir. Muthis donanimsiz, devir saati bile olmayabiliyor.
0
mbond
(17.09.24)
Arona
0
gabe h coud
(17.09.24)
toyota corolla 2008 model bakabilirsin
0
ala09
(18.09.24)
efsane kasa corolla
0
NowWeAreFree
(18.09.24)
efsane kasa toyota corolla bence sorunuzun cevabı. eğer maddiyatta problem yoksa 2000 model üstü bakılabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.09.24)
hocam seni üzmeyecek, canını sıkmayacak, sanayiye uğratmayacak ve uzun ömürlü binebileceğin araçlar japon yapımı araçlardır.

dilersen halihazırda sattığım araca bakabilirsin, km düşük, sorunsuz, sıkıntısız, yakıtı düşük.

www.sahibinden.com
0
life is not fair
(18.09.24)
“servisi kolay, işletmesi ucuz olsun, çok arıza vermeden yürüsün bana yeter.”

kriterlerin buysa herhangi bir japon arabası al. tr’de en çok toyota rağbet gördüğü için toyota birinci önceliğin olsun. b sınıfı arıyorsan yaris, c sınıfı arıyorsan corolla.
0
sir gawain
(18.09.24)
Düşündüğünüz bütçe nedir hocam ona göre yardımcı olalım, km düşük 2010 öncesi corolla veya honda City düşünülebilir bakımı yapıldığı sürece yolda bırakmazlar.
0
apocalipy
(18.09.24)
(4)

kedi su şelalesi filtresi

gloomy
Kedimin su şelalesi var.Sürekli filtre satın almak pahalı geldiği için bir süre bulaşık süngerlerini kesip kesip tek kullanımlık filtre yaptım, tozu tüyü kılı toplasın diye ama bir riski var mıdır bilemedim.Siz nasıl kullanıyorsunuz? Kedinizin su şelalesi için sürekli filtre satın alıyor musunuz? Ne
Kedimin su şelalesi var.
Sürekli filtre satın almak pahalı geldiği için bir süre bulaşık süngerlerini kesip kesip tek kullanımlık filtre yaptım, tozu tüyü kılı toplasın diye ama bir riski var mıdır bilemedim.

Siz nasıl kullanıyorsunuz? Kedinizin su şelalesi için sürekli filtre satın alıyor musunuz? Ne sıklıkla değiştiriyorsunuz?
0
gloomy
(17.09.24)
Bulaşık süngerinde poliüretan denilen kanser yapan bir malzeme var. İnsan ssglıgına zararlı maddeler sınıfında. Ayrıca içine polyester de koyuyorlar. O da gıda ve içecekle temas etmemesi gereken plastiklerden.

Sizin yerinizde olsam akvaryumcularda satılan akvaryum filtre süngerleri var. Onlardan alıp kullanırdım. Onların içerigi daha temiz
0
limonlu eksi
(17.09.24)
filtresiz kullanip suyu iki gunde bi tazeliyorum:/
filtreyi cocuklar surekli kirip dokerken bi yere firlatmislar en son takmadim oyle devam ediyoruz
0
ala09
(17.09.24)
Filtresiz kullanıp 3 günde bir tazeleyenlerdenim.

Bulaşık süngeri yerine akvaryumcularda çok geniş delikli bir filtre süngeri satılıyor onlardan alıp oraya göre kesip her defasında değiştirmeyi deneyebilirsiniz. Bulaşık süngerinin aksine dökülme yapmayan bir yapısı var.
Yazarken farkettim limonlu eksi aynı şeyi önermiş.

tabii memeli tüketimine uygun mudur onu da bilmiyorum ona da bi bakmak lazım.

Ayrıca direkt akvaryum pompası gibi 220 volta bağlanan modellerde kaçak olabiliyor kontrol kalemi ile bi kontrol etsin bu tarz şeyler kullananlar. Basbaya suya dokununca güzel güzel yanıyordu kontrol kalemi. Ben sırf bu yüzden adaptörlü bir modele geçtim.
0
hedep
(17.09.24)
Filtrenin biraz pazarlama isi oldugunu dusunuyorum, suyun ici en fazla toz tuy filan oluyor surekli her gun yalayip yuttuklari sey yani. Yillardir filtresiz kullaniyorum, ara ara suyunu degistirip komple temizliyorum.
0
gibicibicis
(17.09.24)
(25)

Sevgilimden gizli bi iş çevireyim mi?

diyojenimtırak
kız arkadaşım satmam için fotoğraf makinesini bana verdi. hafıza kartı boş fakat öncesinde neler çekmiş vs deli gibi merak etmeye başladım. ilişkinin başında(7aylığız) kendisini fazla merak ettiğim ve araştırdığım(derin sıtolk) ayar olmuştu. karttan silinen fotoğrafları geri getirirsem neyle karşıla
kız arkadaşım satmam için fotoğraf makinesini bana verdi. hafıza kartı boş fakat öncesinde neler çekmiş vs deli gibi merak etmeye başladım. ilişkinin başında(7aylığız) kendisini fazla merak ettiğim ve araştırdığım(derin sıtolk) ayar olmuştu. karttan silinen fotoğrafları geri getirirsem neyle karşılaşırım, ona söyler miyim, söylemeli miyim, merakımı gidermesem de olur mu kararsız kaldım.

önerilerinizi alırım.

kadınlardan ise eğer böyle bi şey başlarına gelseydi tepkilerini alırım
0
diyojenimtırak
(16.09.24)
Yapmayın. Özel hayatın ihlali bu. Lamı cimi olan, oturup tartışmamız gereken bir şey değil. Y a p m a y ı n.
0
@stubborn inferno
(16.09.24)
Etik degil belki ama Bak bence, sorarak edinemeyecegin bir çok deneyimi kısa surede edinerek. Kiz arkadasini daha iyi tanirsin.
0
egokalp
(16.09.24)
Yapma. Şüphe zehirli bir his. Aldatildigini dusunuyorsan şayet zaten karşına çıkar.
Sevgilim böyle bir şey yapsa kendimi çok rahatsız güveni zedelenmiş hissederdim.
0
Amaranta ursula
(16.09.24)
Yap ]:->
0
anon1m
(16.09.24)
baksan da bişey çıkmaz bununla manzara kedi çocuk bişeyler çekmiştir, heyecan verecek bişey varsa o zaten telefonla çekilmiştir.

Burada olayı tersine çevirip bir şey diyeceğim, hafıza kartını satma veya illa satacaksan düzgün bir yazılımla tam wipe yap. Üstüne 3-5 kere veri yazıp silsin. Çünkü senin yapmayı planladığın şeyi alan kişi de yapabilir.
0
nhk ni youkosu
(16.09.24)
"kadınlardan ise eğer böyle bi şey başlarına gelseydi tepkilerini alırım"

Valla çok hoşumuza gider bu hareket gibi cevaplar mı bekliyorsun
0
grimavi
(16.09.24)
Ben bişey çıkmayacağını düşünmüyorum, profesyonel makinesi olan illa bir seks kasedi çekmiştir. Bak belki kıyas yaparsın.
0
Bruce
(16.09.24)
kadından cevap vereyim. yerinde olsam ben bakardım valla ne yalan söyleyeyim. o yüzden bakma diyemiyorum.
0
titanyum22
(16.09.24)
Bak
0
nuisance2
(17.09.24)
Yapma çok ayıp. Sana güvenip vermiş ne gerek var?

Ayrıca prof makineden seni tatmim edecek bir malzeme çıkması çok düşük ihtimal. Aynı manzaranın 100 farklı açı ve enstantane ile çekilmiş versiyonlarını bulup geri getirdiğine pişman olursun.
0
playing star again
(17.09.24)
Ben dayanamaz bakardım ne yalan söyleyeyim.
0
kimlanbu
(17.09.24)
Bakıp bir şey bulamazsan ne olur?
Bakıp bir şey bulursan ne olur?
0
kisa
(17.09.24)
Kadın erkek farketmez, bu güveni kötüye kullanmak. Bana yapıldığını öğrensem o insanı silerim, arkanı döndüğünde neler karıştıracağını bilemezsin sonuçta.
0
sibertenik
(17.09.24)
yapmaaa
0
jelly bear
(17.09.24)
stalk bu degil ya, asiri fazla caba var isin icinde. merak veya kiskanclik degil boyle baska bir sey var bu hareketin altinda kontrolculuk veya güvensizlik gibi.
7. ayda boyleysen sonrasinda kendine de iliskine de zarar verirsin muhtemelen. krndi sınırını aşma derim

ulan ben manitamin mailine baktim diye utancimdan mahvolmustum
0
ala09
(17.09.24)
valla telefonu sifresiz unutmus acip bakayim mi'dan cok daha agir cunku isin icinde ugras var. planlayarak adam oldurmek gibi yani anlik bir sinirle degil.

bu fikir senin aklina geldi ve sen burada ahlaksizligi yayarak sorumluluktan kurtulmaya calisiyorsun.

ben sadece aldatildigima dair ciddi bir suphem varsa yapardim bunu. onun disinda kiz arkadasimin guvenini kotuye kullanmis olurum. zaten fotograf makinesi ile en en fazla kendi ciplak veya mustehcen fotosunu cekmistir. buyuk ihtimalle bir sey cikmayacak ve sen vicdan azabi kazanacaksin.
0
antikadimag
(17.09.24)
Kadınlar olarak böyle gizli işler bizi errkeğimize daha çok bağlar. Öğrenirsek de kendisine, bizi hep izleyen birinin olduğu ve hizada tutacağının mesajını verdiği için teşekkür ederiz.
0
bu ne bilimsizlik
(17.09.24)
Nasıl cevaplar almayı beklediniz bu soru ile cidden çok merak ettim
0
jülsezar
(17.09.24)
Bildiğim kadarıyla kameralardaki SD karttan silinen şeyler geri getirilemiyor.

Ayrıca self nude veya ev pornosu çekmiş olsa dahi bunu telefonuyla yapardı. Kamerasını sana verdiğine göre demek ki onunla bişi yapmamış.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.09.24)
Bacılarım erkekler bizim profesyonel fotoğraf makinesi ile çektiğimiz s.k fotolarını falan her şeyi öğrendi yandık. Bundan sonra gün yüzü yok bize.

Hocam özgüven için ders mers al bir şey yap. Hayatı kendine zindan etme.
0
ruhen hastayim ben
(17.09.24)
bu soru sadece bana korkunç gelmiş olamaz değil mi? bu nasıl bir sapkınlık?
0
rallied
(17.09.24)
Bence yapma cunku etik konusunun yaninda gorduklerin bosu bosuna seni rahatsiz da edebilir.Kafani bulandirma hic
0
turkuaz
(17.09.24)
yap gitsin, içinde kalmasın. belki sonradan öğrenip çok uzulecegin bir şeyi öğrenmiş olursun.
0
tabudeviren
(17.09.24)
üzülen sen olursun ve ilişkiniz zarar görür. yapma.
yaptın diyelim ki, sakın söyleme.

velev ki yaptın ve eski sevgilisi ile olan fotoğraflarını buldun. x kafede, y yerinde tatilde, z kişilerle birlikte falan normal fotoğraflar olsun bunlar, özel değil yani. yine de o kişiyi merak edecek, eski defterleri kurcalayacak x kafeye gidince ya da z kişileri görünce farkında olarak ya da olmayarak laf edeceksin.
0
biseysorcaktim
(17.09.24)
Bakma. Sevgiline bu şekilde silinen fotoğrafların bir kısmının geri yüklenebileceğini söyle. Tamamen silmesi için yapması gereken bir şey varsa yapsın.
0
nawar
(17.09.24)
(4)

Evde yalniz kalan köpeğin sürekli havlamasi

summerof69
Karso binanin carisinda, Muhtemelen evde 3-4 gundur yalniz kalan bir kopek surekli havliyor. Hayvanlarin evde bu kadar sure yalniz birakilmasi suc mudur? İnternette bu yonde bir haber ya da kanun bulamadim.ne yapabilir, kime sikayet edebilirim?Teşekkürler
Karso binanin carisinda, Muhtemelen evde 3-4 gundur yalniz kalan bir kopek surekli havliyor. Hayvanlarin evde bu kadar sure yalniz birakilmasi suc mudur? İnternette bu yonde bir haber ya da kanun bulamadim.

ne yapabilir, kime sikayet edebilirim?


Teşekkürler
0
summerof69
(16.09.24)
ulkemizde hayvan hakkı mı diyosun? öyle bi şikayet duysalar gelip köpeği zehirlerler(uyuturlar). hayvan sahiplenen bi insan bile köpeği eve hapsedebiliyor

binanın ziline basın, sorun, evde yalnız mı gerçekten? ben öyle komşuyu harekete geçirmiştim belki işe yarar
0
ala09
(16.09.24)
Muhtemelen diye bir şey yok. Seperation anxiety diye bir şey var, 5 dakika bile yalniz kalamazlar. Çiş, kaka yaparlar, etrafi dağıtırlar, öldürüyor gibi bagirirlar.

Edebileceğiniz tek sikayet ses olur. Hayvana eziyet olup olmadığını bilmiyorsunuz.
0
logisticsmanager
(16.09.24)
Geçmiş olsun. Hayvan mesken içinde olduğu için ekipler hiçbir şey yapmadan geri dönüyorlar. Hayvan yüksek ses çıkarsa bile bir yaptırımı yok. Sahibi beşeri ilişkileri düzgün biri olsaydı çoktan komşularını düşünür, hayvanı sustururdu. Mahkeme yoluna gidebilirsiniz ve büyük ihtimalle kazanırsınız. Mahkemeyi düşünürseniz detayları özelden yazabilirim.
0
HellKeePer
(16.09.24)
Psikolojik veya uykusuzluk gibi nedenlerle rahatsız olduğunuza dair resmi bir hastane raporu alırsanız karşı tarafı yüklü miktarda tazminata mahkum edebiliyorsunuz.
0
HellKeePer
(16.09.24)
(2)

temel piyano eğitimi

rahmi pinkfloydoglu
halk eğitimin temel piyano eğitimi var 32 yaşında bir birey olarak katılsam birşeyler öğrenebilir miyim? ve kendim de evde çalışmak için nasıl ve seviyede bir piyano almam gerekir?not: sadece kendimi eğlendirmek, sosyallik için gitmeyi düşünüyorum, bir iki parça çalabilsem yeter.
halk eğitimin temel piyano eğitimi var 32 yaşında bir birey olarak katılsam birşeyler öğrenebilir miyim? ve kendim de evde çalışmak için nasıl ve seviyede bir piyano almam gerekir?


not: sadece kendimi eğlendirmek, sosyallik için gitmeyi düşünüyorum, bir iki parça çalabilsem yeter.
0
rahmi pinkfloydoglu
(16.09.24)
birebir dersse evet faydali olabilir belki, degilse teori veriyorsa o da iyi

dijital casio en dusuk modelden baslayabilirsin
0
ala09
(16.09.24)
Evet öğrenirsiniz. Ben katıldım ve bayağı bir ilerledim. Dersler 8-10 kişilik oluyor. İlk 1-2 ders teorik oluyor, nota eğitimi, piyano tablosu kullanımı, piyanonun temel mantığı. Sonra uygulamaya geçiliyor. El alıştırmaları vs. Kursun orta ve sonlarına doğru klasik besteler. Size orada öğretebileceği tek şey parmak kullanımı aslında. Geri kalan her şeyi siz ödev şeklinde çalışarak ilerletiyorsunuz. Bu yüzde 15-30dk size yeterli geliyor. Siz başka yerde piyano veya klavyeye sahip değilseniz ve günde 2-3 saat çalışmazsanız kurs size hiçbir şey katmaz.

Ben sizin yerinizde olsam düzgün bir klavyeden aşağısına bakmam, özellikle 88 tuşlu (7 oktav) olanlardan.
0
Unde bach canim
(16.09.24)
(6)

türk tv dizilerinde mantıcılık

biseysorcaktim
geçen dikkatimi çekmişti, ne yapsak bi dükkan açsak diyen ev kadınları mantıcı işine giriyordu.çiçek taksi'deki kadınlar mantıcı dükkanı açmışlardıyedi numara ailesi internet kafe açamayınca mantıcıya döndürmüşlerdi. zeliha ve diğer kadınlar sayesinde üretiliyordu mantı.çiçek takside olduğuna göre e
geçen dikkatimi çekmişti, ne yapsak bi dükkan açsak diyen ev kadınları mantıcı işine giriyordu.

çiçek taksi'deki kadınlar mantıcı dükkanı açmışlardı
yedi numara ailesi internet kafe açamayınca mantıcıya döndürmüşlerdi. zeliha ve diğer kadınlar sayesinde üretiliyordu mantı.
çiçek takside olduğuna göre eminim akasya durağında'da vardır bi bölüm de olsa.
6 mantı diye bi dizi bile varmış

buna benzer başka diziler de hatırlıyorum ama şimdi aklıma gelmedi.

25 yılda çekilmiş yüzlerce diziden bi kaç tane örnek vererek hatalı bi genelleme yaptığımı farkettim ancak sanki başka daha örnekler var böyle. var mı?

eğer öyleyse, neden mantıcı açıyorlar? kolay bir şey mi açmak? herkesin tükettiği bir şey mi?

ben bu yaşıma dek, bu sene bi kaç kez dışında dışarıda hiç mantı yememiş/sipariş vermemiştim.
0
biseysorcaktim
(16.09.24)
Mantı, yufka açıp ev kadınlarına, bekar evlerine toplu satış yapmak işleyen bir fikir. Kiloluk, pişmemiş halde satılıyor. Koy buzluğa dursun, yarım saate hazır.
0
Bruce
(16.09.24)
Güzel mantı bulunca birbirimize haber veriyoruz biz ya, "bilmemne marketteki mantı çok güzel, 2 kilo koydum buzluğa, sen de al" falan diyoruz.
Mantı açıp satan komşumuz vardı, annem dahil herkes kadına kilolarca sipariş veriyordu hem temiz yapıyor hem iyi malzeme kullanıyor diye.
Mantı mühim :)
0
kobuzchu kiz
(16.09.24)
Manti biraz daha minik el mahareti isteyen bir yemek cesidi. Hazir manti satan yerlerde hep kadin personel görmen bu yüzden.

Koca koca lavaslara sicak köfte bastiran dayilarin adana erkegi olmasi gibi.
0
Yourcousinmarvinberry
(16.09.24)
nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum ancak anadoluda hiç bir şey yapamazsan mantıcı açarsın. bir yetenek gerektirmez çünkü.
0
mikahakkinen
(16.09.24)
genis aile'de kuddusi de acmisti ama onlar kayseriliydi :)
0
bay b
(16.09.24)
evet acmasi kolay ne dukkan dekoru var ne sermaye gerektiriyo ne de ozel firin
0
ala09
(16.09.24)
(4)

9.5 yaşındaki kedinin yanına yeni yavru kedi?

awlmi
Dişi bir kedimiz var, canımız 9.5 yaşında, neredeyse hiç sokak görmemiş, daha süt kedisiyken annesini kaybetmiş ve daha 1 aylıkken sahiplendiğimiz bir prenses. kendisinin artık tansiyon/kalp problemi var ve her gün küçük bir doz tensinor alıyor. bunun haricinde şuan başka bir sorunu olmayan bir kedi
Dişi bir kedimiz var, canımız 9.5 yaşında, neredeyse hiç sokak görmemiş, daha süt kedisiyken annesini kaybetmiş ve daha 1 aylıkken sahiplendiğimiz bir prenses. kendisinin artık tansiyon/kalp problemi var ve her gün küçük bir doz tensinor alıyor. bunun haricinde şuan başka bir sorunu olmayan bir kedi fakat bir dönem yaklaşık 15-20 günlük tedavi gördüğü bir dönem olmuştu. hiç başka bir kedi ile iletişimi olmadı. üstümüze arkadaşlarımızın kedisinin kokusu sindiğinde dahi pek bi tepkisel. evine ortamına çok alışkın.

dün yeni otobanda evimize gelirken gece saat 2 bucukta benzin istasyonunda mola verdik. moladayken iki koca köpek bir yavru kediyi kovaladı ve kedi bizim aracımızın altına sığındı. 2 aylık kadar erkek bir ponçik, istasyona nası geldiği belli değil. muhtemelen bir tırın dorsesinden indi çünkü yerleşim olan bir yer değil. kuyruğunda 3-4 gün önce olduğu belli olan kocaman bir yara vardı ve kuyruğu kopmak üzereydi. benzin istasyonundaki arkadaşların da yardımı ile kediyi aldık ve gece veterinere getirirdik. kuyruğu yara yerinden zaten hemen kesildi, yarası temizlendi, antibiyotik yapıldı. her yeri kene pire vs. baya pire dökmüş dünden bugüne. yarın anestezi ile kuyruğu tamamen alınacak. 1 hafta kadar veterinerde kalacak. şimdi biz bu dostumuzu tedavi ettiriyoruz. tir tir titriyor hala ama yemeğini suyunu yiyor, veterinerler genel bir sağlık problemi görmedi. hayati bir riski de yok. peki iyileşince ne yapıcaz?

sahiplendirmeye çalışırız tabi ama o kadar güzel ki eşşoğlu eşşek, o kadar saçma sapan bi şekilde denk gelip bize sığındı ki başkasına da bırakmak istemiyoruz. zaten hep 2. kediyi isterdik ama cesaret edemedik, mevcut kedimizin veterineri de gerek yok yormayın zaten sağlık problemi var demişti bir sene kadar önce. bu yeni sıpayı aşılatacağız her şeyine baktırmaya çalışacağız ama corona/fip vs durumları, bizim kedimizin yaşlı olması ve strese girdiğine bağışıklık problemi yaşamasından korkuyoruz. deneyelim mi, ne önerirsiniz, ne yapmalı?
0
awlmi
(15.09.24)
ben mecburen 2. kediyi aldim ama 1 yil oldu hala ilk kedi çok huzursuz bu yuzden egzama oldu vucudunda kasintili yaralar vs. digeri saga sola isiyor stresinden. surekli ayri odalarda tutuyorum her kedi ikinciyi kaldirmiyor belki bebek cagda olsaydi olabilirdi. o yuzden denemeyin diyorum
0
ala09
(15.09.24)
mutlaka deneyin ama zorlamayin, bu surede ufakligin asilarini vs tamamlarsiniz, duruma gore de yuva ararsiniz. her kedinin huyu bir olmuyor, senior olmasina ragmen yeni gelen kediyi cok kolay kabullenen kediler var, hatta daha mutlu ve hareketli olanini bile gordum. :)
0
aferin cok iyi dusunmussun
(15.09.24)
Deneyin tabii. Ev kedisi için 9.5 yaş çok yaşlı değil. Zaten öbürü yavru. Rahat domine edecek, ilk aşamayı atlatırsa iyi ki gelmiş dersiniz.
0
sibertenik
(16.09.24)
deneyin +1
denemekten başka yol yok gibi. ilk başta kavga dövüş kedilerin 1-2 hafta sonra koyun koyuna yattığına şahit oldum. sizin kedi büyük olduğu için karşılıklı kavga da olmayacaktır.
0
surprise
(16.09.24)
(3)

E.UZLASMA diye gelen sms

les yeux blanches
Az önce adım soyadım dahil gelen sms'de "Sn. Xxxx xxxx uzlasma ve arabuluculuk dosyaniz tahkim merkezimize iletilmistir. Magduriyet yasamamak icin arayiniz 02169900626 B353"Yeni bir dolandırıcılık şekli mi?İnternette arttığımda birçok kişiye aynı şekilde mesaj gitmiş.Sizin bilginiz var mı?
Az önce adım soyadım dahil gelen sms'de "Sn. Xxxx xxxx uzlasma ve arabuluculuk dosyaniz tahkim merkezimize iletilmistir. Magduriyet yasamamak icin arayiniz 02169900626 B353"

Yeni bir dolandırıcılık şekli mi?
İnternette arttığımda birçok kişiye aynı şekilde mesaj gitmiş.

Sizin bilginiz var mı?
0
les yeux blanches
(14.09.24)
Herhangi bir dosyanız yoksa dolandırıcılık evet
0
respect
(14.09.24)
Hayır yok zaten şikayetvar sitesine baktım şu son 2 günde herkese mesaj gitmiş aynı sekilde.
0
🌸les yeux blanches
(14.09.24)
dolandirici yes
0
ala09
(14.09.24)
(7)

Kedi bakımı hakkında yardım?

strawberry first
Merhaba,Yılların kedicisiyim. 7 yaşında kedimi yastık yerine kullanarak başladığım serüveni 30 yaşında yaşadığım astım atağı ile sonlanmak zorunda kaldı. 2010dan beri kedi ile temasım yoktu. Olursa astım hırıltıları başlıyordu çünkü. Ta ki oğlum annemin yazlık evine sokaktaki kediyi getirene kadar.
Merhaba,
Yılların kedicisiyim. 7 yaşında kedimi yastık yerine kullanarak başladığım serüveni 30 yaşında yaşadığım astım atağı ile sonlanmak zorunda kaldı. 2010dan beri kedi ile temasım yoktu. Olursa astım hırıltıları başlıyordu çünkü. Ta ki oğlum annemin yazlık evine sokaktaki kediyi getirene kadar. Şimdi o kediyi sahiplenmek istiyorum. Arada eve kaldığı zamanda rahatsız olmadığımı farkettim. Ancak yine de başlarken alerji ihtimalini minimuma düşürmek istiyorum.

Geçen 15 yılda teknoloji ilerledi. Mama, kum, kum kutusu vb konusunda önerilerini bekliyorum. Maddi olarak çok rahat değilim, çok açıklamam.
Tek bildiğim kristal kum ve kokulu kumlar bana aşırı okunuyordu. Evde de kumun değişimi ile ben ilgileneceğim.

Öneriler için teşekkürler.
0
strawberry first
(14.09.24)
Merhaba. Öncelikle tam bir gönül insanı olduğunuz için size teşekkür ederim. Yılların kedicisiyim, bence kedisiz devam et hayatına. Erkek kediler alerjiyi daha fazla tetikliyor. Alerjen düşüren mamalar var ama pahalı. Kısırlaştırma da alerjen düşürüyor. Tozu daha az kumlar var. Tüm bu şeylerle alerjeni minimuma düşersen bile hayat konforun ve sağlığın kötü etkilenecek. Bence kedilere sadece astımı ve alerjisi olmayanlar bakmalı çünkü yaşadığım birkaç durumda kedi sahibi alerjikler kedileri sahiplendirmek ya da sokağa atmak zorunda kaldı. Benzer bir şeyi vetomuz da söyler hep: alerji varsa bulaşma bence. Sonra kediye yazık olur diye endişe ediyorum sadece.
0
prole
(14.09.24)
hocam bende de astım var, kedi tetikliyor ama kedimi bırakamıyorum. ilaç kullanıyorum. yattığınız odaya kediyi sokmayın, evi sürekli temizleyin, bir nebze faydası oluyor ama kesin çözüm yok.
0
NowWeAreFree
(14.09.24)
7 yasindaki kedini biraktiysan bence de artik sahiplenmemelisin. teknolojiyla alakasi yok
0
ala09
(14.09.24)
Sürekli ilaç kullanmaktan başka çaresi yok. Bende 15 yıl sonra alerji çıktı. Yazın camlar açık olduğu için midir nedir, birkaç aydır daha iyiyim. Sönümlenme dönemleri de olabiliyormuş sanırım. Kedilerim 11 yaşında. Allah uzun ömür versin. Onlardan sonra tekrar sahiplenir miyim, bilmiyorum. Sürekli ilaç kullanmaya razı değilseniz size de tavsiye etmem.
0
auroraaurora
(14.09.24)
kedi alerjisi için kediye yumurta sarısı yedirmenizi tavsiye ediyorum. kedi üzerinden çözülüyor artık bu durum.

kum için de, apartmanda yaşamıyor olsanız kolaydı. evde yarı zamanlı yaşadıklarında bu sorun olmuyor çünkü.

bebekken belki pelete alıştırırsanız kolay olabilir çünkü benim yaşlı kedim alışamamıştı. ilk çıktığında denemiştik ve topaklanmıyordu da. son halini bilmiyorum.
0
janderzel zartanyan
(14.09.24)
eve iyi bir hepa filtreli robot süpürge(2 günde 1 süpürmek bile ok ve yattığınız odaya hava temizleyici alın. kediye alerim max seviyede deri testi ile öğrendim, alerik astımımda düzenli ilaçlı inhaler kullanma seviyesinde. yerler doğru temizlenir ve ek olarak hava temizleyici alıp evide iyi havalandrırsanız aleri çok düşüyor. aleri bazen ilaç kullanmadan bile sıfırlanabiliyor bazen atak yapıyor ama doktorum 1 sene içinde kediye bağışıklık geliştirirsin dedi evdeki mayt olayları ve kedinin evin maytına alışması gibi şeyler sölemişti.

kedi kumuna pro line EXTRA olanı kullanıyorum en tozsuz kum bu, çam peleti falanda deneyebilirsiniz hem tozsuz hem doğal ben daha o topa giremedim. koku yapmasın diye active karbon kullanıyorum www.kolaymama.com

ben kullanmadım ama özel mamalar var kedinin insana az aleri yapmasını sağlayan sadece veteriner tavsiyesi ile alınan ve sadece vetlerde satılan bunu da deneyebilirsiniz.

sholk marka kediler için özel yüzey temizleyici kullanıyorum çamaşır sulu olanıda var benim bile alerime iyi geldi, normal deteranlar rahatsız ederdi bu markayı bulup alın hem iyi temizliyor hem astımlılara iyi geliyor artık evde sadece bunu kullanıyorum.

birde haddime değil ama aleri çıktı diye sonra kediyi gönderme ihtimali olursa kedi sahiplendirmeleri çok zor oluyor eve alışan kedi sokakta 1 hafta bile dayanamıyor, o canı kurtardığınız için teşekkürler
0
eja
(14.09.24)
Eğer olmaz da yapamazsanız ve kediyi verebileceğiniz güvenilir bir tanıdığınız yoksa o kediyi sahiplenmeyin. 1 yıldır evden atılmış bir kediyle yaşıyorum ve hayvan hala bir sürü şeyden korkuyor.
Sokaktaki hayvan bırakın sokakta kalsın. Artık hayvan sahiplendirmek çok zor. Hayvan bakımı maddi manevi zorlaştığı için hele de yavru olmayan bir hayvanın şansı çok düşük. Oğlunuz yetişkin bir birey olduğunda isterse sahiplenir.
Hayvanlar çocuklar istiyor diye eve alınacak bir şey değil. Yapmayın. Anneniz yazlığın bahçesinde arada yemek falan versin yaşasın gitsin hayvan.
0
mrvln
(15.09.24)
(12)

Ücretsiz olsa 5 seanslık psikoterapi desteği alır mıydınız?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Iş yerimin seans başı Max 2300tl olmak üzere 5 seansa kadar psikoterapi desteği var. Uzaması durumunda nedenine ve uzayacak seans sayısına dair yazılı açıklama istiyorlar ki karşılayıp karşılamayacaklarına ya da ne kadarini karşılayacaklarına karar verebilmeleri için. Şimdi ben öz
Merhaba arkadaşlar,

Iş yerimin seans başı Max 2300tl olmak üzere 5 seansa kadar psikoterapi desteği var. Uzaması durumunda nedenine ve uzayacak seans sayısına dair yazılı açıklama istiyorlar ki karşılayıp karşılamayacaklarına ya da ne kadarini karşılayacaklarına karar verebilmeleri için.

Şimdi ben özel olarak hiç psikoterapi desteği almadım. Şu an acil bir durumum da yok kendimi tartabildiğim kadarıyla. Ama zaman zaman benim de ruhsal dalgalanmalarim her insan gibi oluyor. Pms döneminde bilhassa. Bu durumda gerek olmadığını düşündüm ama arkadaşlarim herkesin terapiye ihtiyacı olduğunu ve böyle bir imkan varken mutlaka kullanmam gerektiğini söylüyorlar.

Şimdi benim cekincelerim de şunlar: bu 5 seans neye derman olacak? İlk seanslar zaten birbirimizi tanımakla geçecek. Ek seansa gerek duyacak mi terapist? Duysa bile nereye kadar devam edeceğim? Bu durumda hiç bulaşmamak mi iyi olur sizce?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.

Edit: bu arada terapiye kendi cebimden para harcama gibi bir düşüncem yok şu an için.
0
Amaranta ursula
(08.09.24)
İlk seans tanışmaya yeter

Terapist değilim ama herkesin terapi ihtiyacı var bence
0
jülsezar
(08.09.24)
Ben giderdim. 5 seansta bir şeyin çözülmesine gerek yok. "İhtiyacım var mı, yok mu?" konusunda yardımcı olabilir. Ülkemizde psikolojik destek alması gereken kişi sayısı çok yüksek ama insanlar "benim bir şeyim yok" deyip yollarına devam ediyor. Zaten bu "bir şeyim yok" bakışı ya da "toplum ne der?" ön yargısı ile (sana söylemiyorum ama) tüm ülke pimi çekilmiş bomba gibi geziyor. Bazılarının kollarından tutulup psikoterapiste bırakılması lazım mesela ama ne onlar kabulleniyor ne de çevresi yönlendiriyor.

Tabii herkes gitmeli ve herkesin ihtiyacı var demek değil bu. İşin maddi kısmındaki destek güzel bir teşvik olmuş. "Uzaması durumunda nedenine ve uzayacak seans sayısına dair yazılı açıklama istiyorlar" uzarsa cebimden veririm de şu olaya girmem. KVKK ihlali olduğunu göremiyor olamazlar bence.
0
nawar
(08.09.24)
@nawar,
Şöyle yazmışlar:
"If a staff member requests additional session, they must provide a written explanation of the reason and the number of sessions required. The PSS focal point will consult with the CD for each request and may partially or fully approve it."

Yanlış yorumlamadiysam anladığım gibi. Ama pas focal point'e de sormamda fayda var.
0
🌸Amaranta ursula
(08.09.24)
bi an düşünmez koşa koşa giderdim. ama zamana göre değişir tabii 1-2 sene önce sorsan hayır derdim herhalde.
0
floydian
(08.09.24)
hayir
0
ala09
(08.09.24)
PMS döneminde yaşanan dalgalanmalar evet insanı çok yorar ama psikoterapi gerektiren bir şey değildir, böyle bir hak tanınıyorsa cidden yardıma ihtiyaç duyduğun bir konuda al, PMS için değil.

Bu 5 seans bedava psikoterapi olayı bence çalışanları tanımak için yapılmıştır. Kim neye yatkın onu bilmek istiyorlardır.

Şu durumda bence ya hiç bulaşma, ya da bulaşacaksan mesela uyku düzenini kuramamak, aşırı fazla veya aşırı az yemek gibi çok belirgin, çok nokta atışı bir şeyi çalış, bir tek şey olsun, belki o bile bitmez 5 seansta. Bu arada üstlerin duruma yaklaşımını da gözlemle derim.
0
muhayyer divan
(08.09.24)
Eğer içeriğin başlığı bile isyeri ile paylasilacaksa gitmeyin.

Onun dışında cekincelerinizde haklısınız. Bir ihtimal, şayet üstte belirttiğim şey olmayacaksa, belki belli başlı danışmak istediğiniz konularda bilgilendirme, görüş isteyebilirsiniz.
0
encokbenisevinnolur
(08.09.24)
incel mehmeti tutmam ama aynı şeyi düşündüm. ya anlattıklarını iş yerinde sana şantaj için kullanırlarsa? boşver kalsın
0
titanyum22
(08.09.24)
Arkadaşlar siz dedikten sonra ToR'i tekrar okudum ama bu sürece yoneticimin dahil olabileceğini hiç sanmıyorum. Belki fazla iyimser olacak ama anlatacaklarimin bana karşı kullanılacağını da düşünmedim hiç. Ödeme ve faturaya dair şöyle bahsetmisler:

Geri ödeme için terapistten / klinikten seans sayısı, tarih ve toplam fiyatı (KDV dahil) içeren bir faturayı teslim etmeniz gerekmektedir. Ayrıca, faturanın size değil KURUMA hitaben ve aşağıdaki ayrıntıları içerecek şekilde olması gerekir: “KURUM ADRESI” •

İşlem: - Faturayı (her seans için ayrı ayrı veya tüm seanslar için birlikte) doldurulmuş bir ödeme talep formu (eke bakın) ile birlikte teslim edebilirsiniz. - Her iki belgeyi de e-posta yoluyla PSS odak noktasına (Uyum Müdürüne) teslim edebilirsiniz. Belgeleri inceleyecek ve transferi finanse etmek için ödeme talebini iletecektir. Kimlerin danışmanlık hizmeti aldığına ilişkin her türlü bilgi gizli tutulur. - Bu, KURUM'da bu sürece dahil olacak insan sayısını en aza indirmemizi sağlayacaktır.
0
🌸Amaranta ursula
(08.09.24)
eğer hiçbir sorunun yoksa ne konuşacaksın? zaman kaybı.

ben 1.5 yıldır terapi alıyorum. her hafta konuşacak bir olayım, duygum oluyor. geçen bir hafta yoktu ilginç bir şekilde ve seansta aşırı sıkıldım, bitse de gitsem dedim.

ama anlatacak bir şeyin varsa, içini dökesin varsa mükemmel işe yarıyor.
0
art cat chocolate
(08.09.24)
terapide sana alan açılmasının ne demek olduğunu deneyimlersin, alan açıldığında nasıl bir ''sen ortaya çıkıyor'' bunu deneyimlersin, bu muazzam bir şey.

belli konularda farkındalık olur, o farkındalıkla ne yapacağına da sen karar verrisin.
0
damba
(08.09.24)
"uzaması durumunda" hahaha kusura bakmayın buna güldüm yani ticari zeka işte bu. adamlar bilmeyene böyle geçiriyor demek ki
psikoterapi yıllara uzayan bi süreç. öyle çocukluğundaki travmayı 2 3 seansta değil 1 2 senede ancak ortaya çıkartıyorsun ve sonra da devam ediyorsun 10 senesi var bi başladın mı. parası olmayanın yapacağı iş değil.
0
neira
(09.09.24)
(16)

Optik gözlük çerçevesi ve camı nasıl seçiyorsunuz?

anaphylacticshock
Merhaba, Yaklaşık 30 yıldır gözlük kullanıyorum. Gözlerim orta derece miyop astigmat. Bu zamana kadar almam gereken ya da azıcık ilgimi çeken her şeyi didik didik araştırıp aldım. Ama gözlük çerçevelerimi ve camlarını şimdiye kadar hiç araştırmadığımı yeni farkettim. Optikçi hangi tür cam önerirse,
Merhaba,

Yaklaşık 30 yıldır gözlük kullanıyorum. Gözlerim orta derece miyop astigmat.

Bu zamana kadar almam gereken ya da azıcık ilgimi çeken her şeyi didik didik araştırıp aldım.

Ama gözlük çerçevelerimi ve camlarını şimdiye kadar hiç araştırmadığımı yeni farkettim.

Optikçi hangi tür cam önerirse, önüme ne çıkarırsa onu aldığımı anladım.

Şimdi yeni bir gözlük almam lazım. Bu sefer bu konuda biraz araştırma yapmak istiyorum.

Siz gözlüklerinizi nasıl seçiyorsunuz?

Cam türleri konusunda bir bilginiz var mı?

Ne tür gözlük camı tercih ediyorsunuz ve niye? (Organik, normal, inceltilmiş, colormatik vs)

Gözlük camı ve çerçevelerinde hangi markaları tercih ediyorsunuz?


NOT: Ben uzun zamandır göz gruptan aldığım rayban kemik çerçeveyi kullanıyordum ama maalesef çerçevem kırıldı.

Şimdi 3 tane yeni gözlük yaptıracağım. Biri kendime ve ikisi de anneme. Bu 3 gözlük için toplamda 15.000 bütçe ayırdım. Orta ve üzeri kalitede olsunlar istiyorum. Sizce bu bütçe az mı çok mu?

Bir de rica etsem Ankara'da kaliteli, güvenilir optikçi önerebilir misiniz?
0
anaphylacticshock
(08.09.24)
zeiss in en iyi cami+yuzune yakisan en hafif gozluk. atasunun cerceveleri daha uyguna geliyo ayni markalar optikcilerde daha pahali olabiliyor ama atasunda zeiss yok

ben ince gozluk cok sevmedigim icin tom ford a takildim en son
0
ala09
(08.09.24)
Camlarda yerli markalarda var, ithaller de. Her gözlükçü anlaşmalı olduğu bir iki yerli, bir iki de ithal cam markası ile çalışıyor. İçeri girer girmez çalıştığı markaların ne kadar iyi olduğunu anlatmaya başlıyorlar.

İthal camın en iyisi Zeis. Ön taraftan ışığa tutup bakınca Z amblemi görünüyor. Görüş kalitesi diğer markalarla kıyas kabul etmez. Tabi kendi içinde de birkaç farklı modeli var. Ve pahalı.

İnceltilmiş cam büyük numaralarda elzem. 7x24 suratında ekstra ağırlık taşımak istemiyorsan şart.

Kolormatik cam bana hep malum bir kitleyi çağrıştırmaktadır. O yüzden tercih etmem. Şurada değinilmiş.

eksisozluk.com
0
Mirket
(08.09.24)
bende hipermetrop ve astigmat var. yıllardır hep zor çerçeve seçtiğimden en dandik minik şeyi alıp geçiyordum. bu sene ilk defa büyük bir çerçeve beğendim ve görüşümün daha bi iyileştiğini fark ettim. meğerse hipermetropta camın büyüklüğü görüşünü etkiliyormuş. bir de ne kadar inceltirsen o kadar kalitesizleşiyor görüş.
0
neira
(08.09.24)
Zeiss da kullandım yerli de Hoya da. Bence Zeiss parasına değecek kalitede değil. Yerli de çok kalitesiz. Hoya kullanın.
0
Mcfly
(08.09.24)
Bende 25 yıldır gözlük kullanıyorum. Eskiden mahalledeki gözlükçüden yaptırırdım en son 3 yıl önce atasundan yaptırdım. O zaman %50mi %70mi indirim vardı. Seiko cam yaptırmıştım. Bu süre zarfında memnun kaldım.
Daha önceleri hawk ve hoya camlar kullanmıştım. Onlarda zamanla hep kaplama soyulmaları olmuştu. Seikoda bu olmadı. Hoya markasıda tercih edilebilir nispeten kaliteli camlar üretir.
Gözlükteyse cam numara yüksek olduğu için çerçeveli ve nispeten kalın çerçeveli gözlükler tercih etmem gerekiyor. Ray-Ban, Emporio Armani kullandım. Çoğunlukla mağazada hangi modeller varsa onlara göre tercih ediyordum.

Numaranın yüksekliğine göre camda inceltme yaptırmak önemli. Fakat inceltme katsayısı arttıkça fiyatta bir o kadar artıyor.

Benimde sanırım numaran ilerledi ama cam fiyatlarından korktuğum için değiştirmeye cesaret edemiyorum.
0
my fault
(08.09.24)
oncelikle asla asetat (plastik) gozluklere binlerce lira para vermem. titanyum modeller oluyor cok hafif metal gibi degil. hatta bulabildigim en iyi marka (bkz: rejkjavik eyes) ama avrupa'da bulunuyor turkiye'den almak zor. amerika'ya bile zor getiriliyor.

cam konusuna gelince cam teknolojisi cok basit bir teknoloji 17. yy'da insanlar evlerinde optik cam isliyorlardi. en fazla kaplama teknolojileri farklidir ama onda da cok onemli degil. zaten butun camlar ciziliyor.

hoya zeiss'ten ucuz bir farki da yok. camda hoya iyidir.

cerceveye gelince dedigim gibi biraz pahali nis modeller var. ama titanyum odakli calisan rejkjavik, masunaga, ic berlin gibi markalar bu isin citasini temsil ediyor. daha uyguna da titanyum bulabileceginizi dusunuyorum.
0
antikadimag
(08.09.24)
cam markaları umrumda değil. zengin değilim ben. ucuzuna bakıyorum. çünkü 12 yaşımdan beri kullanıyorum ve sürekli de numaram artıyor.

çerçeveyi yüzüme yakışan bir tane seçiyorum, onda biraz paraya kıyabiliyorum. ama öyle 10 20 bin değil tabii ki.

neyse işte. yine numaram artmış. 4.50 miyop.

geçen sadece cam almaya gittim çünkü çerçevem sağlam daha.

başladı 23 binden. çüşşş dedim içimden. neymiş yabancı kaliteli cam markasıymış. numaram da çok yüksekmiş inceltmesi pahalı olurmuş.

başka bir yere gittim. o da 23 binden başladı daha ucuz seçeneklere göre sıraladı.

hazır camlar varmış onlar en ucuzuymuş ama o kadar da düşmeyeyim dedim. 7500 tl'ye cam aldım. bombeli ve düz seçenekleri varmış. düz olan daha kaliteli ve iyi gösteriyormuş. ondan aldım. benim için özel üretildi, odak ayarlandı, çerçeveme göre kesim yapıldı falan. gayet de inceltmişler. mis gibi görüyorum işte.

mavi ışık korumalı almadım çünkü o renkleri sarartıyormuş.

bir de buğu önleyici vırt zırt özellikleri oluyor bu camların ama sormadım. cidden daha fazla para veremezdim. göreyim yeter.
0
art cat chocolate
(08.09.24)
Pazarlığın en pis döndüğü iş kolu sanırım bu.

İlk anda söyledikleri fiyatın tam yarısına ikna oluyorlar.

En azından İzmir'de benim tecrübem böyle.
0
Mirket
(08.09.24)
Hoya'nın birinci kalite olanını alın ama. Miyopta Hoya çok iyi.
0
istanbul gecesi
(09.09.24)
valla hocam herkes uçmuş burada hoya, zeiss, seiko falan diye evet iyidir onlar ama fiyatları yüksek. orta - orta üstü diyebileceğim bir cam markası var optovision. ben memnunum. tavsiye ederim bir araştırın.

çerçeve olayında tavsiye edebileceğim tek marka var o da persol. evladiyelik çerçeve üretir. el yapımıdır, gerçekten italyandır. şöyle diyeyim zeiss + titanyum çerçeveye 25 bin tl'den kapı açtılar. persol + optovision 'a 8 bin tl verdim.
0
delidir yakalayin
(09.09.24)
Arkadaşlar yazdığınız fiyatları okuyunca beynim uçtu.

Ben 3 optik gözlük için 15.000 bütçe ayırdım. Ama belli ki az gelecek.

Bu zamana kadar hep rayban çerçeve kullandım. Rayban çerçeveler hiç böyle uçuk rakamlar değildi ki aslında o da üst segment bir marka.

Cam markasına ise açıkçası hiç dikkat etmedim.

Bahsettiğiniz rakamlar inanılmaz yüksek.

Evet kaliteli olsun istiyorum ama bu rakamlar çok uçuk.

Yakın zamanda rayban çerçeve almış birileri var mı? Kemik çerçeve fiyatları nasıl?

Hoya marka camı yazdım bir kenara. Camlarını hoya yaptırmaya çalıṣ̌acağım.
0
🌸anaphylacticshock
(09.09.24)
@delidir; persol de artik bir luxottica markasi.

@mirket: hakli. kar marji en yuksek sektor olabilir. ne soylerlerse yarisina inebilirsiniz. ki o bile cok pahali sirf ray-ban diye plastik gozluge ve cama binlerce lira veriyorsunuz. aslinda maliyeti cok cok dusuk bir sey gozluk.
0
antikadimag
(09.09.24)
Yüksek derece miyopum 20 yıldır gözlük kullanıyorum. İyi ve teknolojiyi takip eden bir optik bulmak önemli. Bazı kaliteli cam markaları var, camları onlardan alıyorum. Çerçeve olarak da hoşuma giden ve konforlu olanı tercih ediyorum. Bütçeyi çerçeveden çok cama kanalize etmek önemli
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.09.24)
Mobil olduğum için editleyemedim. Optik gözlük atasun'dan falan alınmaz. Odaklama sistemleri çok kötü ve ilkel. En azından orta ve yüksek numaralar için böyle.

Cam olarak novax önerebilirim yıllardır kullanıyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.09.24)
20 senedir gozluk kullaniyorum. incltilmis, organik, ve mavi isik filtreli aliyorum.

zeiss ile orta kalite cam arasinda cok asiri bir fark yok bence ama mevzu goz ve hergun kullanman gereken bir protez oldugu icin mumkun oldugu kadar iyi kalite cam almak lazim bence.

2 sene once bir goz hastanesinin altindaki gozlukcuden persol cerceve + zeiss cam icin 18bin tl fiyat almistim, oeeh cekmistim.

3 sete 15 bin butce ayirdiysan camlarin kaliteli olma olasiligi bence yok.
cerceveler zaten cok pahali degil, fiyat camda ucuyor.
0
cooperr
(11.09.24)
Öncelikle en iyi cam olarak zeiss önerenlerin yanıldığını söylemek için geldim. Gözlükte en iyi cam markası Rodenstock'dur.

Cam ve çerçeve seçimi noktasında bütçeniz belirleyicidir.Buna göre araştırma yapmanızı öneririm.
0
xuma
(11.09.24)
(13)

Aileden gelen birlikte tatile gidelim teklifi

dedeminhirkasi
Evliyim, zar zor yılda 3 hafta izin alırsak alabiliriyoruz eşimle. Hal böyle olunca da başbaşa gitmek istiyoruz bir yerlere. Hem benim ailem yani abim, hem de eşimin abisi ne zaman bir tatil ayarlasak biz de gelelim, birlikte gidelim yok villa kiralayalım daha zevkli olur vs. İkisi de çocuklu aile.
Evliyim, zar zor yılda 3 hafta izin alırsak alabiliriyoruz eşimle. Hal böyle olunca da başbaşa gitmek istiyoruz bir yerlere. Hem benim ailem yani abim, hem de eşimin abisi ne zaman bir tatil ayarlasak biz de gelelim, birlikte gidelim yok villa kiralayalım daha zevkli olur vs. İkisi de çocuklu aile. Bizde çok çocuk seven bir çift değiliz tamam yeğenimiz tabiki seviyoruz ama ne bilim ya tatilde de başbaşa takılmak istemiyoruz. Bu sene de teklifler geldi yine ektik. Şimdi darılmışlar napalim yahu biz... Hatta alınmasınlar gucenmesinler diye kendi abimlerle bir kere de gittik ha fena olmadı gayet de güzel oldu ama ekseriyetle kendi başımıza gitmek suç mu? Bu istek çocuklu aileler de mi oluyor acaba? Vicdan yapmamı gerektirir bir neden var mı? Annem arıyor tatildeyken abin çok üzülmüş niye birlikte gitmediniz diye bok ediyor günümü. Siz ne dersiniz objektif olarak?
0
dedeminhirkasi
(07.09.24)
Dünyanın en aptalca alınganlığı olabilir bu, bazen çift olarak tatile gitmek bile zorlayıcı olurken ekstra bir aileyle tatile gitmek ölüm gibi bir şey olabilir. Ayrıca siz evlenip kendi ailenizi kurduğunuzda sizin aileniz eşiniz olur çoluğunuz çocuğunuz olur, tatil beklentilerinizde bi çerçeve etrafında şekillenir ama anne baba abi kardeş vs bu çerçeveye girmeye çalıştığında tatil beklentileri genişler herkes kendi istediği şekilde bir tatil olsun beklentisi içine girer, bunların olmaması için herkes "kendi ailesi" ile ne yapmak istiyorsa onu yapacağı şekilde planını yapmalı, tamam hepimiz ailemizi seviyoruz ama çekirdek aile bir şey yapmak istediğinde bu "ya hadi biz aileyiz hep birlikte yapalım" şeklinde sabote etmeye çalışmak, karşıt fikir oluştuğunda da buna alınmak gerçekten çok gereksiz bir stres, belli bir yaşa ve olgunluğa erişmiş kişilerin hala böyle şeylere takılıyor olması çok saçma.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.09.24)
annenin aramış olması olayı özetliyor. Beraber gittiğinizde abini arayıp 'kardeşin üzülmüş beraber gittiğinize' diyor mu?
Uzun lafın kısası alemin enayisi sizseniz onlarla beraber gidersiniz. Tavrınızı net koyun ortaya.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.09.24)
Anneyle babayla aileyle abiyle araya mesafe koyun hatta onlar koymuş bile, hayatınızda bundan sonra kafanız rahat etsin
0
grimavi
(07.09.24)
neden ailenizle tatil yapmak istemiyorsunuz? aileyle tatil gayet eglenceli birbirine yakinlastiran bir sey. yegenlerinizle de yakinlasma saglar hep.

tabii bunlar aileden uzakta oturuyorsaniz gecerli. zaten aralarda görüsüyorsaniz bas basa tatil istemek normal bence.
0
robert bosch
(07.09.24)
çocuklu ailelerle bir yere gitmek ailelere çocuğu başkalarına iteleyebilme imkani sağlar. kendileri daha az ilgilenmiş olur.

yılda kısıtlı bir dönemde eşinizle yaşayacağınız özel bir zaman aralığını neden başkalarını ortak edesiniz? kendi anılarınızı, deneyimlerinizi inşa etmek varken bu anilariniza başkaları da dahil olacak ve çocuklu aile yüzünden yeteri kadar serbest hareket edemeyeceksiniz. çocuksuz aile olsa da durum böyle.

suç değil.
vicdan yapacak bir durum yok.
kimsenin alınmasına gucenmesine gerek yok.

küçükken aile ile tatile gitmek güzel ama kendin de bir aile olunca başka bir ailenin eklemlenmesi iğrenç.
0
tabudeviren
(07.09.24)
Ay kesinlikle vicdan yapılacak bir sey yok. Ayda yılda bir izin alinacak tatile gidilecek onda da başkalarını yaninda istememek cok normal. Hele ki sizde cocuk yok ve onlarda varsa. Çocuklu çiftler böyle tatilleri daha cok seviyor ama sürekli onlarin cocuklari herkesin odak noktasi oluyor ben sevmiyorum. Yakinda ben de bebekli olacağım hayatta cocuksuz birilerini çağırmam onlar teklif etmedikçe. çünkü sacmalik yani millet kafa dinleyecek belki. Darilan kişinin yaptığı cok sacma geldi bana. Annenin bunu söyleyip canini sıkması da çok gereksiz bi davranis.
0
sanguine mcqaer
(07.09.24)
Dunyanin en sacma alinganligi +1
Cocuklu aileler yuksek ihtimal cocuklarini baskalarina kitlemek istiyor +1

Sizin ayri bir aileniz var - esiniz ve siz -, sinir koyun. Cok sacma ya.
0
kassiopeia
(07.09.24)
Böyle durumlarda net tavrınızı koymadıkça devamlı aynı şeyleri yaşarsınız.
0
my fault
(07.09.24)
ne yapistilar evli cifte ya. annenin tel acma tatildeyken de. dunyanin en sacma alinganligi+1
0
ala09
(07.09.24)
Hayır Diyebilme Sanatı
Yazar: Müthiş Psikoloji
0
carisch
(07.09.24)
Yumuşak yüzlüsünüz herhalde. Ben de kardeşim de asabiyiz. Ailemize baştan rest çekebilen insanlarız eşlerimiz de öyle. Onlardan çekiniyorlar sanırım, annem böyle bir şey deseydi özellikle tatil yaparken asıl dramayı ben yapardım. Yılda bir hafta zar zor izin alıp tatile gidiyorum valla tatilde böyle aksiyonlarda ağzımı bozarım
0
Hallegadola
(08.09.24)
Bana yakinlarim bu teklifi yapmisti

Bende cevap olarak

Biz esimle tatile gidecegiz dedigimde trip atmislardi

Bende onlara sunu soylemistim

Evde ciplak geziyoruz ve surekli olarak sevisiyoruz

Sonuc bi daha teklif etmediler
0
Zetnikov
(08.09.24)
ben sizi haklı buldum. üstteki arkadaslar yazmış sebeplerini. hepsine katılıyorum.
aile ilişkilerinde haklı olmak için duygusal tepkiler vermek şart.
küsmek, alınmak, bağırmak, ağlamak. bunları ne kadar çok yaparsanız o kadar haklı görünür ve sevilirsiniz.
abin duygusal tepki verince annen hemen ona hak vermiş.
evli ve çocuklu çiftler eşleri ve çocuklarından sıkıldıkları için başkasına kitleme derdinde oluyorlar böyle tatillerde.
0
benarrivo
(08.09.24)
(9)

düğünde hangi takıyı takayım

baldan kaymak
eski iş yerinden işteyken yakın arkadaşımdı.işten ayrıldıktan sonra son 2 senede 1 kez görüştük. evini taşırken yardım ettim o kadar. 2 kez de başka ekip arkadaşları için yemekte. özel hayatta görüşmüyoruz ama whatsapp ve tipik yakın konuşmalar. ayda 1 kez araşmaz konuşmayız.sizce uygun takı nedir?d
eski iş yerinden işteyken yakın arkadaşımdı.

işten ayrıldıktan sonra son 2 senede 1 kez görüştük. evini taşırken yardım ettim o kadar. 2 kez de başka ekip arkadaşları için yemekte. özel hayatta görüşmüyoruz ama whatsapp ve tipik yakın konuşmalar. ayda 1 kez araşmaz konuşmayız.

sizce uygun takı nedir?

dolar, eur, altın (gr / çeyrek / yarım)
0
baldan kaymak
(07.09.24)
Gram
0
jülsezar
(07.09.24)
ben olsam gitmem dügüne.
0
robert bosch
(07.09.24)
Arkadaslik seviyesine bakilirsa bence de birsey takmaya gerek yok gibi gorunuyor. Dugune katilacaksaniz tabii max gram diyorum, 200 TL onemsiz hale geldi, 20 euro falan da olabilir gidecekseniz.
0
mbond
(07.09.24)
50 euro gayet ideal bence.
0
havadakarada
(07.09.24)
gram takardım ben. o da evleniyor, ev kuruyor destek amacıyla.
0
deartheodosia
(07.09.24)
çok net gram.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.09.24)
Gram takardim eski gunlerin hatrina
0
sanguine mcqaer
(07.09.24)
bulursan yarim gram
0
ala09
(07.09.24)
Yarım gram.
0
Cesario
(07.09.24)
(11)

Yazlık alacak olsaniz

benarrivo
Silivri'de tripleks müstakil villa mi alirsiniz yoksa Marmaris'te 3+1 daire mi? İkamet İstanbul, boş zamanlarda gidilecek
Silivri'de tripleks müstakil villa mi alirsiniz yoksa Marmaris'te 3+1 daire mi? İkamet İstanbul, boş zamanlarda gidilecek
0
benarrivo
(06.09.24)
Boş zamanım olsa "marmaris'e kadar kim gidecek?" derdim
0
prole
(06.09.24)
dairede yaşamanın nesinden keyif alıyorsunuz?

bahçeli bir villa. bermuda çimi ekiyorsun. kolay kolay kurumuyor. her dem yeşil. meyve ağaçları ekiyorsun. sonra karnın acıkınca çıkıp yiyorsun. erikler olmuş mudur diye merak ediyorsun, atlayıp gidiyorsun. madem para var. bahçıvan tutuyorsun.
boş zaman mı yok? kendi odanı kapatıp airbnb yapıyorsun.

bu devirde toprak önemli. bina değil. üzerinde bina olan toprak almanızı tavsiye derim ama tabi yaşam tarzınıza göre daire de isteyebilirsiniz.
0
janderzel zartanyan
(06.09.24)
Prole +1 Bos zamanlarda silivriye giderim.

Marmaris daha canli vs diye dusunuyorsun muhtelemen ama tatil yoreleri keko kayniyor. Burada zengin, okul okumus kekolardan bahsediyorum daha cok. Bi plaja gitsen igrenirsin.

Silivrideki evde bahceye atarim sezlongumu falan takilirim. Arada plaja gider donerim gene evime.
0
Kittie
(06.09.24)
Düzenli olarak işinize gidip geliyorsanız boş zamanlarınızda yazlığa gidecekseniz Marmaris 700-750km, uçakla da olsa gidip gelmek çok yorabilir. Ama Silivri öyle değil, cuma günü işten çıkınca hafta sonunu orada geçirebilirsiniz, her hafta sonu gitseniz yine de çok yormaz. Hem kendinize ait bir binanız olacak, belki biraz bahçesi olur, bahçe işleri yaparsınız, yalın ayak dolaşırsınız.

Diğer taraftan bir deprem meselesi var, Silivri deprem bölgesinde, villayı iyi kontrol ettirin. Geçenlerde bir haber okumuştum Çekmece'deydi galiba tam yerini bilmiyorum ama İstanbul'da bir yerdi, adamlar çok pahalı villalar yapıp satmışlar ama villaların temeli yokmuş, direkt toprak üzerine inşa etmişler.
0
lamborcini
(06.09.24)
Yazlık dediğin denize girilecek yerde olur, Silivri'de denize mi girilir?
0
Bruce
(06.09.24)
İş yeri Avrupa yakasındaysa Silivride de yaşayabilirsin. 50-60 km normal iş için.

Denize girilecekse Marmaris. Silivride denize girilmez. Hem Marmaris gibi yere tatile gitsen 100 binlik oluyorsun artık ve her sene katlanarak artıyor bu.

Marmaristen yazlık alırsan bir daha yaz tatili için para vermezsin öyle düşün.
0
Cesario
(06.09.24)
silivriyi yazlik degil ikinci ev gibi dusunurdum sık sık kaçmalık bir yere ihtiyaç varsa. marmarisi de pek sevmiyorum ama muğla'dır neticede. yazın gidip 1 ay 2 ay kalabileceksen makul

marmaris diyorum.:)
0
ala09
(06.09.24)
Didim'den müstakil villa alırdım sdfjg

Soruya cevap: arada sürekli kaçıp kafa dinlenebilecekse silivri ama sadece yaz ve deniz için kullanılacaksa marmaris
0
ananiyimioguz
(06.09.24)
sık sık gidilmeyip uzun kalinmayacaksa yakinda bir yerde bir daire. mustakilin bakimi sorunlu olabilir cunku. agaclara, bahceye bakmak lazim. izolasyona iyi bakmak lazim. yazlik yerlerde kanalizasyon problem olabiliyor ona dikkat etmek lazim. eger site icerisindeyse bir nebze daha rahat ama degilse sikinti bence.
arada kactiginiz yerin sorunlariyla ugrasmayin 2 gun icin.

arada kacmak icin marmaris cok uzak bence.
0
65 derece
(06.09.24)
İkamet istanbul'sa ve boş zamanlar sıksa, Marmaris çok yorucu olur.

Marmaris yerine, milas - bodrum havalimanına 10-15 dakika mesafede yazlık siteler var. Kafana esti mi uçakla 1 saatte burdasin.
0
makbur
(06.09.24)
O kadar param olsa istanbula yakin cok guzel yerler var daha uygun marmaristen.

Uygun binyer ve bir de mesela eve havuz yaptirirsin kimseyle isinde olmaz kebap

Marmaris uzak kaliyor ama artisi yatirim olur degerlenir

Silivriyi tam bilmiyorum yorum yapamicam
0
Zetnikov
(06.09.24)
(31)

Eşim annelik yapamaz mı?

amusan
Eşime evlenmeden önce çocuk istemediğimi net şekilde söylemiştim ve bu konuda anlaşmıştık. Evlilikten iki ay sonra eşim bir sağlık sıkıntısından kaynaklı ileride anne olma şansını kaybedebilir durumu ortaya çıktı ve çocuk istiyor. İletişim sorunlarımız var anlaşamıyoruz ama esas çocuk istememem yüzü
Eşime evlenmeden önce çocuk istemediğimi net şekilde söylemiştim ve bu konuda anlaşmıştık. Evlilikten iki ay sonra eşim bir sağlık sıkıntısından kaynaklı ileride anne olma şansını kaybedebilir durumu ortaya çıktı ve çocuk istiyor. İletişim sorunlarımız var anlaşamıyoruz ama esas çocuk istememem yüzünden ayrıyız.

Boşanmamamız için evlilikteki tartışma konularımızı çözmemiz sonrasında benim çocuk istemem gerekiyor. İçimde hiçbir zaman çocuk sahibi olma hevesi olmamışken o oluşmalı. Bir yandan kafamda eşimin anne olmasıyla ilgili soru işaretleri var.

Düzenli tertipli bir insan değil. İş yapmayı seven bir insan değilim diyor. Her zorlukta desteğe ihtiyacı oluyor, kendi çabalamak yerine ailesinden yardım istiyor, psikolojik olarak çöküyor ve panik oluyor. Sürekli birinin onu kaldırması toparlaması gerekiyor. Ben o teselliyi veremiyorum onu sakinleştiremiyorum o üzülünce allak bullak oluyorum ve bu da benim çözemediğim bir sorun.
Bize bebek doğduktan sonraki süreçte uzun süre destek verebilecek bir ebeveynimiz yok, yardımcı olacak birini tutacak maddi gücümüz yok ve evimiz de bebek geldiği durumda çok küçük kalacak taşınmamız gerekecek.
Üzerine boşanma konusu ortaya çıktığında ailem çocuk sahibi olmamı istemelerine rağmen o annelik yapamaz çok zorlanır dedi bu da kafamda soru işareti oluşturuyor.

Bu kadar kafama takılan şey olması çocuk olduğu durumda da boşanma ihtimalimizin yüksek olduğunu düşündürüyor. O zaman o kadar uyarıya ve sinyale rağmen emin olmadan o yola çıktığıma pişman olacağım. Çocuğun da annesi babası ayrı olduğu bir hayatı olacak.

Sizce çok mu olumsuz düşünüyorum ve haksızlık mı ediyorum?
0
amusan
(05.09.24)
Olması gerektiği gibi gerçekçi düşünüyorsun

Zaten çocuk istemiyorsun, eşini de hem karakter hem psikoloji yönünden tanıyorsun, ekonomi yönünden yardımcı gibi şeyleri karşılayamayacağınızı görüyorsun

Çocuk meselesi evlilikteki en temel konulardan biri, isteyeni de istemeyeni de suçlayamayız ama bu evliliğin bitmesi daha hayırlı üçünüz için de
0
grimavi
(05.09.24)
büyük ihtimalle çocuk olsada olmasa da boşanırsınız.
0
ravenudon
(05.09.24)
Uzun vadede bu sorunlar maalesef sürecektir ayrıca eşinizin sağlık sorunları ileride çocuk sahibi olmasına engel olacaksa ve su anda buna sahip olacakken sizden kaynaklı bunu sağlayamazsa sonraki süreçte size hayatı daha da katlanılmaz hale getirebilir, bu noktada sizin çocuk istemediğinizi yeniden ileri sürerek anlaşmalı boşanmayı teklif edebilirsiniz böylelikle hem siz hem de eşiniz herhangi bir kısıtlama altında yaşamak zorunda kalmaz
0
apocalipy
(05.09.24)
Esinin daha baslamamis anneligiyle ilgili ortada fol yok yumurta yokken sacma sapan konusmana gerek yok.
Senin istememen yeterli baska bahaneye gerek yok.
Karisinin hakkinda ailesinin ileri geri konusmasina izin veren bir erkek baba olmamali asil.

Yarin bir gün bebek bezi nasil degistiriliyor anne yhaaa diyip sonra kadina yüklenirsin.
0
robert bosch
(05.09.24)
Vakit kaybetmeden boşan hocam çocuk falan düşünme bile. Çocuğa yazık olur.
0
pavlis
(05.09.24)
Senin çocuk istememen boşanmanız için yeterli. +1 Ayrıca daha ortada hamilelik bile yokken karının anneliği hakkında ailenin bu şekilde ileri geri konuşması ve senin bunu normal karşılaman, sonraki zamanlarda kadının başına gelecekleri belli ediyor zaten. İkiniz için, hatta nedense ailen için de sizin boşanmanız en doğrusu.
0
moonie
(05.09.24)
şöyle düşün, çocuk varken mi boşanmak çocuksuz boşanmak mı? iki türlü de boşanacaksınız gibi duruyor. çocuk olduğunda iletişimini hiçbir türlü koparamayacaksın ve sorunlar da katlanarak artacak (hamileyken ayrılmış biri olarak yorumladım).
0
deartheodosia
(05.09.24)
@Robert @monnie
Ailem benim de çocuk olduğunda ona yeterli desteği veremeyeceğimi de söylüyorlar. Çok soğukkanlı bir insan olmadığımı ben de biliyorum ve dedikleri şeyler hep ihtimaller. Amaç eşimi eleştirip beni övmek değil ileride yaşanabilecek şeyler. Konu boşanmaya gelene kadar ailem hiçbir konudan haberdar değildi konuşmadı ama konu çocuk olunca çevreye neden çocuk istemiyorum bende ne sorun var sorgusuna girdim. Öyle olunca da yorumlar ortaya çıktı.
0
🌸amusan
(05.09.24)
@amusan, evine dön cocugum. kizin basini yakma daha fazla. sen evlenmemissin. ona da mi hazir degildin? :) ona nasil izin vermis her seyi en iyi bilen ailen?
0
robert bosch
(05.09.24)
siz çocuk sahibi olmak mı istemiyorsunuz, yoksa çocuğun eşinizden olmasını mı istemiyorsunuz bir karar verin?

bu kadar lafın üzerine, aslında eşinizi kafanızdaki "anne" tanımına uygun görmüyor ve bu sebeple ondan çocuğunuz olsun istemiyorsunuz gibi geldi. bunu ona dürüstçe söylememiş ve kolaya kaçarak yalan söylemişsiniz. eşiniz de belki samimi olmadığınızı anlamış, belki de zamanla çocuk fikrine alışabileceğinizi düşünmüş olmalı ki sizinle evlenmek istemiş.

bu haliyle samimi olmadan başladığınız evlilikte hatanızın farkına varmanız iyi olmuş.

yaşınızı bilmiyorum ama haddim olmayarak tavsiyem ailenizi iç ilişkilerinize dahil etmeyin. zira aile torun istedi diye çocuk yapılmayacağı gibi, yine aile torun istemedi diye de çocuk yapmaktan vazgeçilmemeli.
0
tnz
(05.09.24)
Çocuk rızkıyla gelir derler. Evliliğinizin bir meyvesinin olması çok iyidir. Hayatınıza bir anlam katar. Yoksa ilerleyen yaşlarda hiç bir amaç olmadan ölümü beklersiniz. Ayrıca bir bakmışsınız o bebek evliliğinize renk katmış. Hiç belli olmaz. Peşin hükümlü olmayın. Bebeğe de bakarsınız alışırsınız merak etmeyin.
0
messor
(05.09.24)
Her şekilde ikinizden karı koca da olmaz, anne baba da olmaz. Zaten herkes bunları olacak diye bir şey yok. Boşanmak sizin için en hayırlısı bence.
0
inawen
(05.09.24)
yukardakiler+1

benim anlamadigim siz cocuk yapmayip bosansaniz bu kadinin ya hemen gebelik ya da hic gibi durumu varsa ne ara hamile kalacak? acilen ayrilin
0
ala09
(05.09.24)
Sizin çocuk istememeniz boşanmanız için yeterli +1
Ve çocuk olsa da boşanacaksınız gibi duruyor +1

"Eşim istiyor" diye, "rızkıyla gelir" diye, "yapalım da alışırız nasıl olsa" diye çocuk yapılmaz bence. Toksik aileler, sağlıksız ilişkiler, çocuğun okul parasını kazanıcam derken evde çocuğuyla vakit geçiremeyen babalar (ve o babaların ihmal edilmiş çocukları) böyle böyle ortaya çıkıyor.
0
kobuzchu kiz
(05.09.24)
@tnz
Çocuk sahibi olmak istemiyorum ve flört döneminde eşime anne olma hayalin varsa mani olmak istemem diyerek söyledim. O da tamam sen istemiyorsan yapmayız demişti.
Son durumda ben hala çocuk istemiyorum üzerine ek soru işaretleri var. Eşime ve danıştuğım terapiste göre evliliğimizin iyi gittiği durumda çocuk isteyebilirmişim.

İleride de çocuk istememe durumumda onun vaktini çalmış olmamak için hadi çift olarak toparlamaya çalışalım demeden önce kendi fikrimi netleştirmeye çalışıyorum.

Ailemi dahil etmek istemezdim. Sorunlu bir durum olduğunu biliyorum. Bir anda biz çocuk yapmayı kabul etmezsem boşanacakmışız deyince onların yorum yapmasına da engel olamadım. Keşke daha karar size ait şeklinde bir yorumda bulursalardı ama çocuk yaparsanız pişman olursunuz gibi bir yorum ilişkiye onları çok müdahil etti.
0
🌸amusan
(05.09.24)
rızkıyla gelir... rızkı belki bok gibi bir hayattır. rızkıyla gelir lafına hiç güvenmeyin.
çocuk olsa da olmasa da boşanma ihtimaliniz çok yüksek. bu arada titanic kemancısı' nın söylediği de gözden kaçmamalı.
0
kisa
(05.09.24)
Önceki duyuruda da yazmıştım kadını bir sal Allah aşkına. Senin yüzünden çocuksuz kalacak.

Karısının anneliğine laf ettiren kocadan da olmaz zaten.
Ayrıca tembel veya psikolojik olarak zayıf diye niye anne olamasın ya. Ben de anne olmadan önce çok tembel ve hiç iş sevmez biriydim, salondaki bardaği mutfağa götürmeye üşenirdim. şimdi tüm gece uyumuyorum bir kez bile şikayet etmedim.
0
kaptan maydanoz
(05.09.24)
Çocuk sahibi olmak, yav bi yapalım bakalım becerebiliyor muyuz, kervan yolda düzülür denecek bir şey değil. Bundan 30 sene öncesinin ekonomik koşullarında çocuk büyütmek o kadar da mesele olmayabilirdi ama mevcut koşullarda bu kararı verirken çok iyi düşünmek gerekiyor.

Öyle bir doğursun hele belki de süfer anne olacak ne belli denecek durum yok. oyun mu bu, olmazsa ne yapacaksın? çocuk rızkıyla gelir falan, böyle aptalca beylik laflara güvenip çocuk yapılmaz.

Kaldı ki çocuk istemiyorsunuz ve bu konuda el sıkışmışsınız. Bundan sonraki süreçte çocuk yapmazsanız bunun için tüm evliliğiniz boyunca suçlanacaksınız. Bir şekilde çocuk yaparsanız da sizin zaten çocuk istemediğiniz karşılaştığınız her zorlukta önünüze konacak.

Dünyada sadece tek kadın eşiniz tek erkek de siz değilsiniz. Eşiniz çocuk istiyor ve siz istemiyorsanız, bundan da eminseniz bir çocuğun hayatını mahvetmeden boşanıp mutlu olabileceğiniz evlilikler yapın. Hem siz hem eşiniz daha mutlu seçimler yapabilirsiniz. Eğer isteklerinize ve ilkelerinize aykırı davranırsınız, hem siz, hem eşiniz hem de doğacak çocuk bu durumun getirdiği sorunlarla hayatınız boyunca uğraşacaksınız.
0
thracia
(05.09.24)
@titanic kemancısı
Doktordan kendim duydum 9-10 ay içinde çocuk yapmazsa yapabilmesi için ameliyat olması gerekecek. Ameliyat korkusu olduğu için o ihtimal iptal. Konunun gerçekliği hakkında şüphem yok. Kitle yıllarca çok az büyürken bir anda hızlı şekilde büyüyünce bu tablo ortaya çıkmış. Bunu öngörememiş.
0
🌸amusan
(05.09.24)
Ya ne yardan ne serden durumu seninki.
Çocuk mu istemiyorsun? Yoksa bu kadınla bir çocuk yapmak/aile kurmak istemiyorsun bunu konuşalım önce.

Fol yok yumurta yokken (kötü anne olacağına dair ispatlı bir kanıt) eşinle ilgili böyle endişelere kapışmışsın ama senin kök ailenle kendi özel hayatını bu şekilde konuşman kanıtlı bir kötü davranış.

Siz kendi tercihinizi daha önce dile getirmiş olduğunuz için haklısınız. Eşiniz de başta okey dediyse şu an doktordan duyduğu şey neden onu etikiledi? Bu neden onun/sizin gündeminiz şu an?

Ha eğer vazgeçtiyse de anlaşılmayacak bi durum değil, ayrılırsınız.
0
rewlack
(05.09.24)
sadece sizi dinleyerek eşiniz hakkında doğru yanlış evet hayır diyemeyiz ancak anlattıklarınız ışığında durumunuz çözülecek gibi değil her türlü ayrılık yolu görünüyor maalesef
0
basond
(05.09.24)
çocuk rıskıyla gelir -1 o eskidendi şimdi kendimize zor bakıyorken çocuk üstüne tüy dikmek olur.

- çocuk istemiyorsunuz

- hem siz hem aileniz kızı ezikleyip duruyorsunuz. bu da varsa bile potansiyelini çıkarmada yetersiz kalıyor. kız iyice batağa batıyor mental olarak. üstüne bir de bu durumda çocuk yapmasın zaten.

- çocuk olsa tam anlamıyla destek olamayacağınızı düşünüyorsunuz. kaldı ki eşinize bile tam anlamıyla olamayacığını düşünüyorsunuz. bence burada asıl ezik ve güçsüz sizsiniz çünkü hem pısırık bir eş seçmişsiniz hem de onu küçük görüp duruyorsunuz. hem ona kol kanat geremiyorsunuz hem de çocuk olsa bakamam diyorsunuz. ben de başta böyle hatalar yaptım, dönülebilir, ayrılın. kendinizin güçlü yanlarına odaklanın, daha güçlü kadın tercihleri yapın. tabi fazla da yapmayın bu sefer de siz eziliyorsunuz :D orta yolu bulmak lazım.

- kadıncağız çocuk istiyorsa sizinle olması hata olur bırakın ayrılın medeni bir şekilde o da kendini değerli hissettirebilecek bir eş bulsun ve ondan çocuk yapsın mutlu mesut yaşasınlar
0
ananiyimioguz
(05.09.24)
Çocuk evliliği bir yere kadar kurtarır, sizin durumunuzda çocuk yapmayı geçtim, evli kalmak bile çok zor. Sakın, sakın, sakın...
0
kimlanbu
(05.09.24)
Anladığım, ikiniz de daha çocuksunuz. Olay bu gibi.
0
encokbenisevinnolur
(05.09.24)
Bence çocuk yapmayın zaten iletişim sorunlarınız varsa anlaşamıyorsanız çok yanlış bir karar olacak bu.
ailenizin size "o annelik yapamaz" demesi çok irrite edici. Bu yorumdan sonra asla objektif kalamıyor ve eşinize üzülüyorum sadece.
0
Kediyi üzdün
(05.09.24)
sen zaten çocuk istememe konusunda netsin ve eşinin de annelik yapamayacağını düşünüyorsun. iletişim sorunlarınız var ve anlaşamıyorsunuz. e bu durumda herkes yoluna baksın.
0
elorelia
(05.09.24)
antinatalist bir insanım ama boşanman gerektiğini ve eşinin anne olma hakkı olduğunu düşünüyorum. becerip beceremeteceği kendi sorunu. en son anne olacak insanlar bile anne olurken senin kalkıp da dağınık ve sorumsuz diye kadına anne olamaz demen çok saçma ve haksız. boşanman gerek.
0
titanyum22
(05.09.24)
Ben dahil hiç kimsenin bu kadar ciddi bir konuda sana akıl vermesine müsade etme. Eğer maddi ve manevi hazır değilseniz asla çocuk yapmayın. Onun mutlu bir çocukluk grçirme hakkını elinden almanız çok acımasızca. İyi bir evlat yetiştirmede ilk adım sizin eşinize ve onun size olan sevgi ve merhametiniz ile mümkün. Şu an bu ortam oluşmamış ise hiç bir şeyi acrleye getirmeyin. Annelik yapıp yapamayacağı çok öznel yorumlamalar. Kimse annelik kavramını yoruma açamaz. Yaşayan bilir. Bunu bir baba olarak söylüyorum. Siz babalık yapabilrcek misiniz? Evet ise bu konu neyi kapsıyor? Bence çocuktan öte sizin birbirinize olan eş ilişkinizi gözden geçirmeniz ve bunu iyileştirecek iseniz bu noktada adımlar atmanız gerekiyor.
0
bugisme
(05.09.24)
iki acayip nokta var:

1) "Eşime evlenmeden önce çocuk istemediğimi net şekilde söylemiştim ve bu konuda anlaşmıştık. Evlilikten iki ay sonra eşim bir sağlık sıkıntısından kaynaklı ileride anne olma şansını kaybedebilir durumu ortaya çıktı ve çocuk istiyor."

- zaten baştan çocuk yapmama üzerine anlaşmışsınız. sağlık sıkıntısı sebebiyle ileride çocuk yapamama ihtimali ortaya çıkınca eşin neden çocuk yapmak istiyor? zaten başta kabul ettiği durum "çocuk yapmama" durumu? eşin burada haksızlık etmiş sana.

"ileride çocuk yapamıyor muyum, e güzel, ben de zaten çocuk yapmak istemiyordum, eşimle bu konuda anlaşarak evlenmiştik" demesi gerekirdi.

2) "ailem çocuk sahibi olmamı istemelerine rağmen o annelik yapamaz çok zorlanır dedi."

sen de bir ailesin.
büyüdüğün ailenin böyle yorum yapması ve senin ve eşinin hayatını etkileyebilmesi. üzüldüm kadına. ama kadın haksız burada.

----

evlilik sözleşmesi sayılabilecek durumu eşin bozmuş. başta seninle çocuk yapmamak üzere evlenmişken seni çocuk yapmaya zorlaması olmaz. başkalarının etkisi altında kalmadan, başkalarının eşin hakkında yapacağı yorumlara aldırmadan, sen çocuk istiyor musun istemiyor musun? istemiyorsan ayrıl, bari zaman kaybetmesin.
0
tabudeviren
(05.09.24)
duyurunuzdaki "eşime evlenmeden önce çocuk istemediğimi net şekilde söylemiştim" kısmı nedense herkesçe kabul görmüş. ancak bunu söyleyip sonradan çocuk sahibi olup iyi ki çocuk sahibi olmuşum diyen insanlar var ve bunların sayısı azımsanmayacak düzeyde (belki bu oran benim ve çevremdekilerin yaşıyla da alakalı olabilir).

sizin eşinizle olan iletişiminiz nasıldı, bunu ne şekilde ifade ettiniz, eşiniz gerçekten bunu anlatmak istediğiniz şekilde anladı mı kısımları bence yoruma açık. belki eşinize sorsak "ileride çocuk isteyebileceğinin sinyallerini bana vermişti", "fikrini değiştireceği izlenimine kapıldım" diyebilir.

bu arada hala daha bir yandan çocuk istemiyorum derken diğer yandan ailem, terapistim ileride çocuk isteyebilirsin dedi, galiba isteyebilirim diyorsunuz. sizin bu arada kalmışlığınız sebebiyle eşiniz de söylediklerinizi farklı yorumlamış olabilir.

o yüzden "ben söylemiştim" diyerek konuyu çarpıtıyorsunuz gibi geliyor. soru basit. eşiniz sizin de katkınızla bir bebek dünyaya getirmek istiyor. geleceği boş verin ve hiç kimsenin etkisinde kalmadan söyleyin siz bugün ne istiyorsunuz? kolaya kaçmayın. terapistinize, ailenize, bir başkasına sormayın. bu sorunun cevabına göre de kararınızı verin.
0
tnz
(05.09.24)
Sen eşini sevsen ve gram değer verseydin eşini burada kötüler gibi konu açmazdın bu bir. Bir insan becerikli veya beceriksiz olabilir ama bu durum onu iyi veya kötü bir anne olacağını ifade etmez. Bak burayı iyi anla. Bu senin ne haddine ayrıca.

İki, ananı babanı da karıştırmışsın mevzuya bir de oldukça gereksiz ve karınızı yeren bir yorum yapmışlar. Onlara ne?
Boşanın bırakın o da rahatlasın bu narsistten kurtulduğu için sevinsin.

Bana şımarık bir çocuk gibi geldin üzgünüm
0
Hallegadola
(08.09.24)
(4)

tragus piercing'ini kendi kendimize çıkartmak

floydian
gerekli ekipmanı alsak yapabilir miyiz özel bir tecrübe gerektiriyor mu? nasıl bir alet gerekiyor?
gerekli ekipmanı alsak yapabilir miyiz özel bir tecrübe gerektiriyor mu? nasıl bir alet gerekiyor?
0
floydian
(04.09.24)
penseyle yapiyorlar yuvarlak toplari. onden çevrilen piercingleri pensesiz de takabilirsiniz veya halka
0
ala09
(04.09.24)
top olanları çevirerek kendin çıkarıp takabilirsin, diğer modellerde de herhangi bir ekipman gerektiğini düşünmüyorum.
0
moonie
(04.09.24)
toplar asla çevirerek çıkmıyor. o kadar ufak topu elle tutup çevirmek mümkün değil. ben yapamadım en azından.
0
🌸floydian
(04.09.24)
başta ben de zorlanıyordum ama topun mantığı şöyle, sadece topu çevireceksin. arkasını tutmadıkça, ki ben genelde orayı tırnağımla sıkıştırıyorum, topla birlikte arkası da dönüyor ve haliyle top çıkmıyor. sadece topu çevirdiğinden emin ol. yanında biri varsa o yapsın, daha kolay olur.
0
moonie
(04.09.24)
(6)

Yüz bakımı (özellikle siyah noktalar) için önerileriniz

sekizdokuzon
Selamlar;Fiyat/performans diye tabir ettiğimiz, her yerde bulunabilecek ve özellikle günlük cilt bakımında kullanabileceğim ürün önerilerinize açığım. Ciddi bir siyah nokta problemim var. Bunun dışında dişler için de rutinlerinizi alırım.Teşekkür ederim.
Selamlar;

Fiyat/performans diye tabir ettiğimiz, her yerde bulunabilecek ve özellikle günlük cilt bakımında kullanabileceğim ürün önerilerinize açığım. Ciddi bir siyah nokta problemim var. Bunun dışında dişler için de rutinlerinizi alırım.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(04.09.24)
dis rutinim her gece yatmadan once dis ipi, gunde iki defa dis fircalama (braun/oral-b elektrikli firca). yilda iki doktor kontrolu & dis temizligi.

elektrikli firca ozellikle ic kesimlerin ve arka dislerin temizligi icin cok kritik. dis ipi de dis etlerinin sagligi icin gerekli. (ip fircalamadan once kullanilir)

cok uzun suredir cilt bakimi isinin icindeyim ve acikcasi gercekten siyah noktalari yok eden bir cozume rastlamadim. bir de farkli farkli siyah nokta tipleri var, o yuzden bir sey demek guc. cok kotuyse kozmetik odakli bir dematologa gorunulebilir. asit falan (AHA/BHA falan diye kisaltmalari var) tavsiye eden olacaktir. o tarz urunleri kullanirsan cildini iyi nemlendirmeye calis ve gunesten koru (gunes kremi + gunese cikmamak)
0
hot potato
(04.09.24)
Siyah noktalar için; BHA içerikli yüz temizleme jeliyle sabah akşam cildi temizleme, haftada 2 defa da AHA-BHA serumla derin bakım. Gece ya da gündüz günlük kullanım için de Niacinamide serum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.09.24)
Cilt bakımıyla az da olsa ilgiliyim ve siyah noktalara f/p bir çare ben de bulamadım. Düzenli kil maskesi peeling etkisi ile yüzeydekileri pürüzleri alıyor ama bir süre sonra yeniden beliriyorlar.
0
playing star again
(04.09.24)
siyah nokta icin ultrasonik spatulayla temizlik. bazi bantlar da guzel olabiliyo haftada 1-2 temizlemek lazim
0
ala09
(04.09.24)
Bantlar mekanik bir işlem yapıp siyah noktalarla birlikte cilt bariyerini de aldığı için gözenekleri daha büyük hale getirip daha fazla siyah noktaya neden olabiliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.09.24)
Yağ bazlı temizleyiciler siyah noktalar için faydalı deniyor. Tabi düzenli yapmak lazım. Rossmann'in yağ bazlı temizleyicisini kullaniyorum cildi yumuşacık yapıyor. 5 dk falan masaj yaparak uygulamak lazım ama
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.09.24)
(12)

Doğulu, Karadenizli ve İçanadolulu

dakota
Bu bölge insanlarının hiç yaşamadığı yer elbette yoktur ama en az yaşadıkları yerler Türkiye’de nerelerdir ? Aynı zamanda dinsel erkinin az olduğu yer!
Bu bölge insanlarının hiç yaşamadığı yer elbette yoktur ama en az yaşadıkları yerler Türkiye’de nerelerdir ?
Aynı zamanda dinsel erkinin az olduğu yer!
0
dakota
(04.09.24)
egedir. özellikle güney ege bence.
0
jelly bear
(04.09.24)
Karadenizlilerin nüfusu, güneydogu anadolu bolgesinde cok cok az bence.
Doğulular her yerde. Ege ve Marmara’da çoğunluktalar.
İçanadolular da Doğu Karadeniz’de ve Edirne taraflarında azdır diye tahmin ediyorum.
0
kedidir o kedi
(04.09.24)
Çanakkale, Tekirdağ, Edirne ve Balıkesir. Tekirdağ'ın karadenize kıyısı var ama Karadenizli diye geçmiyorlar tabii.
0
nawar
(04.09.24)
ingiliz, alman, rus turistin, turizmin az oldugu ege ilceleri, mahalleleri, koyleri,
marmarayi eklemedim cunku is icin gelmis olabilirler.
akdenizi de hem tarimdan hem de mersin falan yakin olunca yerlemis olabilirler diye eledim.

guney ege'de bir ilcede bizim ev guzel bir mahallede olunca komsular ingiliz ama teyzemlerin komsulari hep dogulu :D
0
durgunfoton
(04.09.24)
sanayinin, is gucun olmadigi yerlerdir kutahya
gibi
0
ala09
(04.09.24)
İç Anadolu için Eskişehir.
0
alfired
(04.09.24)
@alfired dostum Eskişehir'de Ağrı, Muş ve Van'ın hemşeri dernekleri var ve sayıları azımsanmayacak kadar çok.

Doğulu, Karadenizli ve İç Anadolulu insanların yaşamadığı yer istiyorsan Edirne'ye bak derim.
0
jesues
(04.09.24)
Tekirdağ'ın sanayi ilçelerinde her üç kişiden biri karadenizli.
Tekirdağ merkez'de karadeniz mahallesi var :)

Edirne'nin kırsal ilçelerinde çoğunlukla yerel halk yaşadığı için pek yabancı yoktur.
aradığın yer edirne. dinsel etki olarak şöyle söyleyeyim düğün, eğlence vb tarzı sesli, gürültülü etkinlikler ezanla çakıştığında kimsenin aman sesini kısalım demeden aynen devam ettiği yegane yerlerden.
0
wilhelmwasmuss
(04.09.24)
Valla Ayvalık'ta hiç kürt görmemiştim, şaşırdım açıkçası. Diğer ırktan da görmedim gibi. Ama Muğla ve Antalya'ya git full kürt. Marmaris'te yerli olarak bir tane minibüs şöförüne rast gelmiştim.
0
nothing in my way
(04.09.24)
İç Ege.

Kütahya Afyon uşak üçlüsünde bunlar yok. Memleketimi sevme sebebim olur şahsen.
0
kaptan maydanoz
(04.09.24)
bence yoktur öyle bir yer. en fakir bölgeler olduğu için mutlaka o yok sandığınız yerlere de göç edenler olmuştur.

benim giresunlu dedelerim başka diyarlar için misal afyon için savaşıp şehit düşüyor, afyonlu kardeşim 'memleketimde giresunlu yok' diye seviniyor.
üzüldüm.
0
g7mor
(04.09.24)
bu konuda en bakir yerler kütahya afyondur ancak oralarda iç anadoluya yakın.
@jelly bear ege nufüsunun yarısı doğuludur. mesela izmir dışındaki tüm fırın pastane işleri karadenizlilerde truzim doğulularda iç anadolularda memur olarak yoğun bulunuyor.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
(3)

Kız arkadaşıma ne hediye almalı ?

blackhawk17
Selamlar soru başlıkta ahali.Kız arkadaşım Doğu'da öğretmen.Bir hediye almak istiyorum ama karar veremedim.Aklıma ilk termos geldi. Ama düzgün bir şey fiyatlı. Çok pahalı bir şey alıp onu zor duruma sokmak istemiyorum.Maddi değeri önemli değil bu arada hediyenin.Varsa fikirleriniz linkleri ile alabi
Selamlar soru başlıkta ahali.
Kız arkadaşım Doğu'da öğretmen.
Bir hediye almak istiyorum ama karar veremedim.
Aklıma ilk termos geldi. Ama düzgün bir şey fiyatlı.
Çok pahalı bir şey alıp onu zor duruma sokmak istemiyorum.
Maddi değeri önemli değil bu arada hediyenin.
Varsa fikirleriniz linkleri ile alabilirim.
Bu arada en sevdiği renk pembeymiş :)
0
blackhawk17
(02.09.24)
Tenha ya da sosyal imkanları vs kısıtlı bir yerdeyse, atlayın gidin hediyenizi elden verin.
0
encokbenisevinnolur
(02.09.24)
Termos cok guzel hediye ya. stanley al bi de ekstra cicek falan ayarla romantiksiz olmasin
0
ala09
(02.09.24)
(28)

sma olayı neden hâlâ var?

tabudeviren
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor. ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..
bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor.
ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.
bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
0
tabudeviren
(02.09.24)
Sma'nın uydurulmuş, yapay olarak var edilmiş bir hastalık olduğunu düşünüyorum, buna beni biraz da piyasadaki SMA isimli bebek mamalarının ismi itiyor.

Evlenecek olsam test yaptırmam. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var. Ben sevdiğim sevildiğim ve evlenmeye uygun birini bulmuşum, ama tehlikesi çıktı diye mi evlenmeyeceğim de ayrılacağım yani? O zaman ilişkilere kan testleriyle falan başlamak lazım, madem olması gereken bu...
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Bu ülke halkının cahilliğini hafife almamak gerek, hâlâ devam etmesinin en temel sebebi bundan kaynaklı önlem almaya gerek duymama ve bazen bilinçli olarak almama. Ayrıca bu konularda aşı karşıtlarının, doktorlardan ürken büyük oyuncuların, dünyayı yönetenlerin hepimizi sıvılarla kötü emellerine alet ettiğini iddia eden komplo teorilerine inananların fikirlerine itibar etmemek gerektiğine inanıyorum.
0
moonie
(02.09.24)
Test yaptıran ve sma taşıyıcısı olduğu halde "bir şey olmaz yeaaa, bizi mi bulacak" diye çocuk yapanların oranının test sonucunu ciddiye alanlara göre çok daha fazla olduğunu idda edebilirim ama kanıtlayamam.
0
kobuzchu kiz
(02.09.24)
"smalı olsa nolcak ki? ölür yenisini doğururuz"

geneli cahil olmak için can hıraş çırpınan aileler. yani yazdıkların doğru
0
ala09
(02.09.24)
Cahilliği hafife almamak gerek +1

Örneklerini okuyoruz. Biz s.kişelim de gerisi umrumuzda deği mantığı.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
Cahillik sebebiyle.
Bazen Instagram'da önüme saçma sapan yemek videoları düşüyor. Içine eti basıyor, yağı basıyor. Şifa diyor. Şimdi böyle düşünen binlerce vardır, bunlara sma anlatamazsin. Daha hala cinci hocaya giden insanlar var bu ülkede.

Eskiden üzülürdüm ama test artik yapılmaya basladigindan beri hala bunu umursamayan varsa çok da fifi. Bile bile lades demenin mantığı yok.
0
logisticsmanager
(02.09.24)
Yeterince vurgulanmamis, cahilliği vurgulamak isterim <3

"Al beni al, koca istiyom" diyen teyze gibi düşün... yeter ki birini bulam da birakmam youtu.be
0
abuzer
(02.09.24)
Şunu sormak da mümkün,

Devlet neden sma ilaçlarını ödemiyor? Buna benzer pek çok aşırı pahalı ilacı hem de hastalıktan dolayı yok yoksul kalan insanların ilacını ödemiyor?? Mesela??
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Kimse söylememiş ya da söylemeye cesaret edememiş sanırım, o nedenle ben söyleyeyim: Bu halkının cahilliğini hafife almamak gerek, bir testle öğrenilebilecek hastalık için test yaptırılmadığı gibi ilk çocuğu yapıp hastalıklı bi genetiği olduğunu anladığında bile ikinci üçüncü SMA'lı çocukları üretmekte beis görmeyen bir topluluktan bahsediyoruz, bile bile isteye isteye yapılan hareketler bunlar sanırım bağışlardan gelen parayı bir şekilde indiririz beklentisiyle yapılıyor bunların hiçbirine de üzülmüyorum, hatta bu bağış organizasyonlarının yanından geçerken "neden skine sahip olup 15. SMA'lı çocuğu yapmamak yerine burada gelenin geçenin kafasını skiyorsun" şeklinde yakalarından tutup sarsmak istiyorum ama bir yandan da cahil halk galeyana gelip beni linç ederler diye çekiniyorum.

Devlet rahatlıkla önlenebilecek bir hastalık için ödeme yaparsa bunlar hızla üremeye devam edip tedaviyi devlete yığabilir, test bedava test yaptırsınlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@Kaleci

Ben bir ilişkimde herifin sağlığından endişe edip kan testi yptırmasını istedim diye yeri göğü yıktı. Siz diyorsunuz ki birbirini seven ve evlenmeyi isteyen insanlar kanlarındaki bir değerden ötürü ayrılacak noktaya gelsinler ayrılsınlar önemli değil, yeter ki hasta bebek doğmasın.

Devletin sitesinde ne yazıyor? Önce erkeğin taşıyıcılığına bakılır, erkek taşıyıcıysa kadına bakılır. Kadın sağlıklıysa erkek taşıyıcıysa bebek sağlıklı olur, kadın da taşıyıcıysa taraflara tüp bebek tekniğiyle çocuk sahibi olmaları tavsiye edilir.

Bunu tercih edebilecek insan var edemeyecek insan var, ÇOCUK İSTEMEYEN insan var... Ne kadar kolay hakaret ediyorsunuz ya. Hepiniz cehaletin hakiki simgelerisiniz. Siz devletinizin bu hastalıklarla sadece parasız insanları birbirinden ayırarak mücadele etmesini normal karşılıyorsunuz, test yaptırmak bedava diyerek hem de. Yazıklar olsun size.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ben senin için konuşmuyorum ama ne söylediğini birkaç defa okudum, acaba ironi mi yapıyor yoksa ciddi mi ya da ben mi yanlış anlıyorum diye kendi kendime tartıştım ama işin içinden çıkamadım ne yazık ki ama yine de bu düşüncenle ilgili şunu söyleyebilirim: Birbirini seven insanlar hastalıklı bir çocuğun doğumunu engelleyecek basit bir testi birbirlerine olan sevgilerinin ya da ilişkilerinin bitmemesi uğruna yaptırmayıp hastalıklı bir çocuğun doğmasında beis görmüyorsa bence sokaktaki köpekler yerine bu zihniyetteki insanlar uyutulup üremelerinin önüne geçilmeli ve bu hastalaklı düşüncelerinin genetik yoluyla aktarılması engellenmeli.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@tabudeviren, şimdi gördün mü hala neden smalı bebekler var. Çünkü anneleri bile bunu umursamıyor fakat metrobüs bekleyen gariban halk kasetçalardan yardım çığlıklarını umursasın ve para göndersin istiyor.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
@Kaleci

İki taraf da taşıyıcı olduğu takdirde tüp bebek yaptırmaları tavsiye edilir. Bakanlığın sitesinde yazan bu. Kadın ve erkeğin bedeni için uygulanacak bir çözümü var mı? Yok. Tek çözüm tüp bebek. Peki bu çözüm ucuz mu pahalı mı? Sma ilaçlarından daha ucuz ama kadın bedeni için yine de çok fazla pahalı. Çünkü ilk seferinde tutturulamama meselesi var.

Sen sağlık SEKTÖRÜ diye bir ifade duymadın herhalde, ve buradakiler. İLAÇ SEKTÖRÜ falan bilmiyorsunuz demek ki. Bugün diyaliz skandallarını pek çok sağlıkçı bilir mesela. Özel hastanelerde ayrı araştırma hastaneleri ayrı devlet hastaneleri ayrı önüne gelene ameliyat yazan, hiçbir şey bilmiyorsa aklına estiği gibi ilaç yazan doktor sayısını herhalde resmî şekilde bulamayız. Daha bugün iş arkadaşımın eşinin üçüncü tiroid ameliyatı olduğunu, ameliyat esnasında doktorun "yanlışlıkla" ses tellerine gelen sinirleri yaktığını ve doktorun bunu kendiliğinden söyleyip günah çıkardığını dinledim. Bu ameliyat hiçbir gerekliliği yokken yapılmış bir ameliyat.

Siz anlamıyor musunuz sağlık alanında dehşet verici paralar döndüğünü?? Bunun mafyasının olduğunu bilmiyor musunuz? Devletin maddî imkanları olmayan hasta insanlara para ödemek zorunda olduğu halde ödemediğini, bütün o hasta bebeklerin ve yetişkinlerin sadece bu sebeple bol bol "telef" olduğunu bilmiyor musunuz? Bütün bunların sebebi sadece test yaptırmamak mı sizce? Test yaptırsaydı iki tarafında da taşıyıcı olduğunu öğrenselerdi ayrılacaklar mıydı, parasız oldukları için? Hm?? Aynı devlet temsilcilerinin yaptığı gibi, siz de parası olan yaşasın evlensin parası olmayan evlenmesin diyorsunuz öyle mi?? Gerçekten öyle mi?? Size inanamıyorum.

Özellikle sağlık konusunda sürekli şüpheci davranan sürekli komplo teorilerini de göz önüne alan insanların hepsi salak sizin gözünüzde, bir siz akıllısınız. Buyrun devam edin. Bir gün sizi de çarpar o mekanizma.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
geçen bir doktorla hemşire çift smalı çoçuğu için yardım dileniyordu. bunu cahillikle açıklayamazsınız. çok farklı bir durum var burada.
başka bir kadında çocuğum ölmesin diye ağlıyordu. çocuk 3cü çocuğu ve diğer iki çocuğuda smadan ölmüş.

devletin katı yaptırımları olmadan bu iş çözülmez. en başta test zorunlu olacak o olmazsa devlet hiç bir şekilde sağlık hizmeti vermeyecek. hatta daha radikali hastalıklı çocukları yaşatmayacak.
0
my fault
(02.09.24)
"
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense."

Yazdığın burada. Okumuyorum dedin mi dedin. Okumadan düz dünyacı ilan ettin mi ettin. Bitmiştir.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
@my fault

Halkına %100 dost, asla halkının aleyhinde iş yapmayan bir hükümet bulursan bu dediğini yapsın, evet. Ama şu ortamda kimse benim o testlere güvenmemi bekleyemez. Sonuçları kasıtlı olarak çarpıtıp çarpıtmayacaklarını bilmem, ben doktor değilim, alanın uzmanı da değilim. Bunları olmak zorunda da değilim. Bana hükümetlerin tamamı sağlık hizmeti vermek zorunda, beni kullanmak değil.

Siz bugün ekonomi konusunda asla güvenmediğiniz devletin sağlık konusunda çok güvenilir olduğuna tam bir inançla bağlısınız ya, ben daha size başka ayna tutamam.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
testi olan bir hastalığın testini yaptırmayan insan çok. cemaatçiler dinciler ultrasona girip cinsiyetini veya sağlığını halen öğrenmiyor bu ülkede. halen down sendromlu çocuklar doğuyor. bunların hepsinin testi var. ama adam gidip yaptırmıyor.

aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne. çocuklar rezil halde tek odada ve o odaya yeni bebek gelecek. bu ülkede o kadar cahil insan var ki akıl mantık ruh sağlığı bunu kaldırmaz.

bu ülkede çocuğunu önemseyen yüzde 10 yoktur. herkes çocuk yapıyor ama bakamıyor. romen(çingen) doğurup sokağa atıyor ya, bunları görmemezlikten gelmek toplumun tüm dengesini bozuyor.

örneğin şizofren anne doğum yapıyor. şizofreni genetik bir hastalık ve genetik aktarımı devam ediyor. hem şizofren anne çocuğa düzgün bakamayacak hem çocuğun şizofren olma riski var. artık biraz realist düşünme zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(03.09.24)
SMA ilacı dediğimiz ilaç görece yeni bir ilaç olduğu için (Nusinersen etken maddesine sahip Spinraza 2016'da SMA tedavisi için FDA onayı alan ilk ilaç olmuş) son zamanlarda bu kampanyalar arttı çünkü öncesinde böyle bir tedavi olmadığı için SMA hastası bebekler olsa da aileleri kampanya yapmıyordu ve biz de medyada ve sağda solda duymuyorduk.

Onun dışında evet test ücretsiz ve artık bazı belediyeler nikah öncesi testi zorunlu tutuyor. Bunun tüm belediyelere yaygınlaştırılması lazım. Devlet de gerekirse bu çiftlerin tüp bebek masraflarını karşılar yani hem ilaçtan daha hesaplı hem de ilaçla da SMA %100 iyileşen bir hastalık değil. Hasta çocuğu tedavi etmeye para harcamak yerine hasta çocuk doğmamasını sağlamak daha mantıklı hem çocuğun ve ailenin iyiliği hem de ekonomik anlamda.

@muhayyer divan'ın bu sitedeki her cevabında daha fazla şok oluyorum. Bu tip duyurulardaki cevapları yüzünden diğer duyurularda da ciddiye alamamaya başladım maalesef.
0
nundu
(03.09.24)
@nundu, maalesef mi xd isabet olmuş bnc
0
abuzer
(03.09.24)
Yanlış okumadıysam şöyle bir önerme verilmiş yorumlarda;

*Sma testi yaptırdığımda eğer anne baba taşıyıcıysa tek seçenek tüp bebek
*Tüp bebek pahalı olduğu için bunu yaptıramayacak insanlar olabilir
*Bu yüzden bile bile sma'lı çocuk yapalım, bunun da tedavisini devlet üstlensin.

Yani özetle benim tüp bebek yapmaya param yok o yüzden ölümcül hastalığa yakalanacağı kesin olan bir çocuk dünyaya getirip bunun da tüm masrafını vergi mükelleflerine yüklemek istiyorum.

Yani işin parasına puluna, devletin bunu karşılayıp karşılamamasına girmeden önce şunu sormak istiyorum;

Hangi insan sırf çocuk sahibi olabilmek, ya da sırf birlikte olduğu kişi çocuk olmazsa kendisinden ayrılır korkusuyla kendi çocuğunu göz göre ölümcül hastalık sahibi yapar. Buna kendinizi nasıl ikna edebiliyorsunuz, nasıl bir vicdanınız var ki biz sma'lı da olsa çocuğu yapalım, kervan yolda düzülür, devlet nasılsa tedavisini karşılar diyebiliyorsunuz. Nasıl bir vicdan ki eşini ikna edemedim o zaman çoçuğum ölse de olabilir en azından bir deneyeyim diyebiliyor.

Eğer evlendiğiniz insan böyle bir durumda sizden ayrılıyorsa, zaten sizinle sadece üremek için birlikte demektir. Bu durumda ha siz ha bir başkası. Yani sırf bunu kaybetmemek için çocuk feda etmek nasıl bir hastalıklı düşüncedir. Evlat edinmeyi gündeme bile almadan kendi çocuğum olsun diye zavallı bir bebeği göz göre göre korkunç bir sürecin içine atmak, inanılmaz bir bencillik, inanılmaz bir cahillik gerçekten.
0
thracia
(03.09.24)
Durumum yoktu tamamini okuyamadim ama sadece ana akim dusunceye yapilan destegin rahatsiz edici boyutta olmasi sebebiyle muhayyer divan +1 diyorum.
0
mbond
(03.09.24)
@thracia

Şahsen çocuk istemediğimi sağa sola bin kere yazdım, okumamış olabilirsin, buraya tekrar yazmış olayım.

Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. ocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur, buna hiçbir belediyenin ve hiçbir devletin hakkı yoktur ve olamaz. Bunu anlamakta bu kadar zorlanmanızo da ben anlamıyorum.

Kaldı ki doğacak çocuğun hastalanma ihtimali %25, yani hasta doğmama ihtimali %75. Daha küçük ihtimale tutunmayı kendinize hak görüyorsunuz ve her iki taraf da taşıyıcıysa evlenilmesin diye dayatmayı çok yerinde buluyorsunuz. Neden yüksek olan sağlıklı çocuk ihtimalini bu kadar uzak buluyorsunuz? Niye gözünüz bu kadar korkuyor küçük ihtimalden, devletin sunacağı sağlık imkanlarından mı korkuyorsunuz yoksa :) bunu bi düşünün bakalım, ben yukarıdan beri ne söylemişim...

Sanki hayatta bir tek test yaptırılarak bulunabilen hastalıklar var... Başka hiçbir hastalığa yakalanmıyor insanlar, doğuştan getirilen başka hiçbir hastalık yok, her şey kontrol altında... Hele hele. Çok güzel Allahçılık oynuyorsunuz.

@nundu, sen ciddiye almasan da olur hiçbir şey fark etmez benim için. Aynı şey @abuzer için de geçerli.

"aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne."

Sadece bu bile bir vatandaş olarak yaşadığınız ülkedeki değerinizin göstergesi. Siz değerli hissetseydiniz "onlar benim geçim kaynağım" diyecek kadar düşüldüğünde bunu kırmızı alarm olarak alıp alabildiğine yaygınlaştırmak üzere bir hareket başlatırdınız, zenginleri iş adamlarını harekete geçirirdiniz. Hiçbir şeye gücü yetmeyen anca ekmeğinden eksiltip paylaşırdı, üzerime düşeni yapayım, elimden geleni yapmadım demeyeyim diye.

Çocuk feda etmekmiş... Siz neler için neleri ve kimleri feda ediyorsunuz bir dönün kendinize bakın.
0
muhayyer divan
(03.09.24)
@muhayyer divan

Gerçekten size inanamıyorum. Ciddi ciddi ne var canım, çocuğum en fazla %25 ihtimalle ölümcül hastalığa yakalanacak. Bak ne güzel %75 yüksek ihtimal yakalanmayacak diyorsunuz. Çocuğun hayatıyla kumar oynamaya kendinizi ikna ettiğiniz yetmezmiş gibi bir de bize akıl öğretmeye kalkıyorsunuz. Ve bunu da "ne var canım, insanda bir hastalık olabiliyor, ne malum yarın ölmeyeceğimiz" gibi aptalca bir argümanla savunmaya çalışıyorsunuz.

Yani bu akla, bu vicdana laf anlatmaya çalışmak zaten yersiz.
0
thracia
(03.09.24)
zamaninda yazdik: eksisozluk.com

devletler bu ilacin parasini ödemezler cünkü devletin kaynaklari sonsuz degil ve devlet geri kalan her vatandasina saglik sistemini ulasilabilir kilmali. devletlerin yapmasi gereken sey belli, o da sma'yi gebelik testleri icine almaktir ve ben bu entry'i yazdiktan kisa bir süre sonra türkiye'de de sma gebelik öncesi taramalara dahil edildi. bu noktadan sonrasi kisilerin kendi aldiklari bir risk ve sayet test yaptirtmadan ya da test sonucunu önemsemeden cocuk yapiyorlarsa hasta cocuklarinin vergilerle iyi edilmesi diye bir sacmalik olamaz.

sma'ya uydurulmus hastalik demek özür dileyerekten diyorum ki akil durgunlugu. smali bebeklerden öncden haberiniz yoktu cünkü bilinen bir tedavisi yoktu. ancak son dönemlerde bu insanlari görmeye basladiniz cünkü ionsanlar yeni bulunan tedaviye ulasmak icin cirpiniyorlar.

su an hali hazirda entry'de bahsettigim gibi rett sendromu icin yürütülen bilimsel arastirmalara bagis yapmaya devam ediyorum. sma icin artik bagis yapmadigim icin onun yerine de sanfilippo sendromunu koydum. sanfilippo sendromunu burada cok büyük ihtimalle hic kimse duymamistir cünkü bilinen bir tedavisi olmadigi icin insanlar evlerinde cocuklarinin ölümünü bekliyorlar ama sizin duymamis olmaniz böyle bir hastalik oldugu gercegini degistirmiyor. yarin öbür gün rett sendromu ya da sanfilippo sendromu icin de bir tedavi bulundugunda, sayet bu tedavi ücreti ayni sma tedavisi gibi ulasmasi güc bir miktarda olursa sizler bu insanlari da görmeye baslayacaksiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
işin tıbbi boyutuna falan girmicem. bu ülkede dilenciliğin acilen yasaklanması gerekiyor. hiç anlam veremediğim bir şekilde insanlar dilencilere anormal para döküyor. bulunduğum küçük şehirde senelerdir utanmadan dilenen ve dilencilikle bayağı para kaldıran insanlar var, ekserisi yaşlılar. yürüdüğü halde topal taklidi yapanlar falan. bazen karşılarına oturup izliyorum, on dakika içinde yirmi kişi geliyor kağıt paralar bırakıyor bu insanlara. sma olayı da bunun bir türü. dilenciye para veren yüzbinlerce belki milyonlarca affedersiniz gerizekalı insanı durduramıyoruz çünkü. köpek olayı da aynı saçmalıktan çıkıyor.

edit: lösev gibi rüştünü ispat etmiş kurumlara yapılan bağışları asla kastetmiyorum belirtmek istedim
0
titanyum22
(03.09.24)
İnsanlar gerçekten umursamıyorlar ne yazık ki, onun için hala var. En azından umursayan bir kısım insan testler sayesinde bunun önüne geçebiliyor ama, böyle bir faydası var.

@muhayyer divan

"Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. çocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur," demişsiniz.

Daha çok; "Çocuk yapacaksanız böyle bir risk olduğunu bilin" demek olmuyor mu? Neden bu kadar agresif algılıyorsunuz ki bunu? Sonuçta çocuk yapamayacak diye kimsenin evliliğine engel olunmuyor değil mi? Çocuk yapmayı düşünmüyoruz demenin bir anlamı yok ki. Bugün istemez yarın ister. Herhangi bir bağlayıcılığı yok ki bunun.

Tüp bebek önerisiyle ilgili çok dertlenmişsiniz."Çocuk yapmak istiyorsa ve tüp bebeğe de parası yetmiyorsa ne yapsın bu insanlar?" gibi bir bakış açısından mı konuşuyorsunuz bunu tam anlamadım? "Ben ve evlenmeyi düşündüğüm insan" şeklinde vurgulamışsınız hep, o çocuk da evde süs eşyası olmayacak değil mi? O da kendi başına bir canlı. Sırf siz birini sevdiniz diye önlenebilir bir durumun konusu olmak zorunda kalacak olan üçüncü bir "kişi" yani. Ayrıca sanki tek sorun sma demişsiniz, tek sorun sma değil elbette ama sma tespit edilebilir bir sorun. Önünüze getirip koyuyorlar bak bu risk var diye. Sizce de bu bilinmez herhangi bir riskten farklı bir durum değil mi niteliksel açıdan?

Ayrıca birbirini sevip evlenen insanların arasındaki sevgiyle bu testin yapılmasının hiçbir alakası yok aslında. Evlenen kişiler çocuk yapmak durumunda değil, eğer testler risk olduğunu söylüyorsa çocuk yapmayabilirler. Eğer çiftlerden birisi, ben bu riski almak istemiyorum diye ayrılmak istiyorsa da bu testin kabahati değil, bunu söyleyen kişinin kendi seçimi.
0
akhenaten
(03.09.24)
Bir de bu cehaletin şöyle ikiyüzlüce bir yaklaşımı var;

Ben sma'nın uydurulmuş bir hastalık olduğuna inanıyorum, aşılarda çip var, big pharma vs.
Ama çocuk sma'lı olunca, hastalıktan yoğun bakımlık olunca, yandım anam, devlet tedaviyi karşılasın, nerde bu devlet nerde bu millet. E ne oldu, inanmadığını söylediğin hastalık başına gelince koşa koşa soluğu hastanede aldın? tedavisinin peşine düştün?

Bu aşılar big pharma işi ben kızamık aşısı yaptırmıyorum, su çiçeği aşısı otistik yapıyormuş, çocuk felci aşısıyla bizi kısır yapmak istiyorlar bla bla, ama çocuklar hasta olunca yetişin dostlar. Senin cahilliğinin ve bencilliğinin sorumluluğunu tüm toplum olarak biz çekelim istiyorsunuz, yok ya!
0
thracia
(03.09.24)
(13)

gunde kac saat uyuyorsunuz ortalama

antikadimag
ben sanirim 6, en fazla 7 saat. alarm kurmuyorum, kendiligimden her gun 6-7 gibi kalkiyorum.
ben sanirim 6, en fazla 7 saat. alarm kurmuyorum, kendiligimden her gun 6-7 gibi kalkiyorum.
0
antikadimag
(02.09.24)
7. Haftasonu daha uzun olsun diye zorluyorum ama en fazla 8-9 saat oluyor.
0
Amaranta ursula
(02.09.24)
Ortalama 6
Serberst 7-8
Alkol yorgunluğu 10-12
0
pavlis
(02.09.24)
Genelde 6-7, bazen 8
0
ananiyimioguz
(02.09.24)
5-6
Fazlasını istiyorum ama olmuyor.
0
Bruce
(02.09.24)
calisirken 3-4 calismazken 10-12 bandinda
0
ala09
(02.09.24)
9-10
0
titanyum22
(02.09.24)
Bir yıldan uzun süredir Insomnia var bende :) Çok zor süreçlerden geçerek uyumamı sağlayacak ilaçları deneme yanılma yoluyla bir kaç ay önce buldum. İlaç almazsam uyuyamıyorum. Sıfır. İlaçlarımı doğru şekilde, doğru zamanda alınca 7-8 saat uyuyorum.
0
gabe h coud
(02.09.24)
1-2 arası yatıp sabah 8'de zar zor uyanıyorum. 6-7 saat yani. Ama haftasonu da 8.30 oldu mu zıplıyorum yataktan. Yani haftaiçi yaşadığım o eziyet sadece yarım saat için mi yahu
0
nundu
(02.09.24)
6 saat kadar uyuyorum. Uykum çok hafiflediği için her çıtırtı, ses, gürültüde de uyanıyorum kesik kesik uyuyorum yani. Bazen uykuya geri dönmem zor oluyor dalamıyorum
0
kullanicadi
(02.09.24)
max 5, uyumaktan nefret ediyorum
0
mizore
(02.09.24)
Hafta içi 5-6 saat. Sağlıklı uyumuşsam yetiyor. Hafta sonu Allah ne verdiyse. Sabah erken kalkmam gerekmiyorsa 9 saat civarı; ama 18 saat uyumuşluğum bile var.
0
auroraaurora
(02.09.24)
8
0
lapaz
(02.09.24)
Bende de hipersomnia var. 10 saat uyumadım yarı sarhoş gibi dolaşıyorum.
0
komando kani var bende
(02.09.24)
(7)

Bugün Benim Doğum Günüm

infernalcadre
9. Geleneksel Ekşi Duyuru Doğum Günü Kutlama Törenine hepiniz hoşgeldiniz.Diğer senelerde olduğu gibi, bana hediye vermek isteyen sevgili arkadaşlarım aşağıdaki linklerden bağış yapabilirler veya sadece buradan iyi dileklerini iletebilirler. Teşekkürler. Sevgiler.LÖSEV: https://www.losev.org.tr/bagi
9. Geleneksel Ekşi Duyuru Doğum Günü Kutlama Törenine hepiniz hoşgeldiniz.
Diğer senelerde olduğu gibi, bana hediye vermek isteyen sevgili arkadaşlarım aşağıdaki linklerden bağış yapabilirler veya sadece buradan iyi dileklerini iletebilirler. Teşekkürler. Sevgiler.


LÖSEV: www.losev.org.tr
TEMA: www.tema.org.tr
TEGV: tegv.org
0
infernalcadre
(01.09.24)
Doğum günün kutlu olsun. Mutlu yıllar.
0
rock n roll
(01.09.24)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(01.09.24)
şerefine elimdeki kahveyi kaldırıyorum kardeşim. doğum günün kutlu olsun. başak erkekleri çok uyız olur diyorlar doğru mu :p
0
titanyum22
(01.09.24)
dgko<3
0
ala09
(01.09.24)
OoOooo Info kardessssss dgko
0
abuzer
(01.09.24)
Insan yaslandigina degil bos gecen yillara uzuluyor
0
halk
(02.09.24)
DGKO, Nice senelere
0
bartholomew87
(02.09.24)
(16)

2024 yazınız nasıldı ahali?

@stubborn inferno
Az önce netflixte bir şeyler izlerken internet bağlantım kesildi. Geri gelene dek bir süre tavana, sonra da telefonun saatine baktım. Tam o esnada 23.59, 00.00a döndü, ve tabi 31 ağustos da 1 Eylüle. Sonra kendi kendime"oha yaz bitti az önce" farkındalığı yaşadım. Çok bir şey değişmiyor tabi zamanı
Az önce netflixte bir şeyler izlerken internet bağlantım kesildi. Geri gelene dek bir süre tavana, sonra da telefonun saatine baktım. Tam o esnada 23.59, 00.00a döndü, ve tabi 31 ağustos da 1 Eylüle. Sonra kendi kendime"oha yaz bitti az önce" farkındalığı yaşadım. Çok bir şey değişmiyor tabi zamanı döngüsel parçalara bölen de insanoğlu olduğu için ama, yine de değişik hissettirdi.

Benim yazım yorgunluk, arkadaşlık, aşk, ayrılık ve film doluydu. Sizinki?
0
@stubborn inferno
(01.09.24)
Eylule kadar havuz aradim bulamadim
Eylul 1 de buldum gittim yuzdum sauna spor salonu vs yaptim ayni yerde baya mutlu oldum falan dedigim gibi eylul 1 olmus yaz bitmis anasini satayim zaman nasi gecmis anlamadim

Salak gibi 1 hafta arastirip birakmasaydim daha fazla arastirsaydim bulurdum hep takilirdim

Burdan 3 tane sonuc cikiyor

1-Emeksiz ekmek yok
2-Birseyi cok istiyorsan pesini birakmiyacaksin
3-mallik dizboyu
0
Zetnikov
(01.09.24)
yaralarimi sarma, yeni baslangiclar, affetmek, eglenmek, icmek, ickiyi birakmak, bol seks, mutluluk, gözyasi, basari, basarisizlik, dolu dolu bir yazdi kisaca :)
0
robert bosch
(01.09.24)
Anneannem vefat etti.
İşle ilgili çok sorun yaşadım.
Kız arkadaşım yok.

Özetle berbat
0
birmilyonunvarmi
(01.09.24)
@birmilyonunvarmi

Kaybın için üzüldüm
0
🌸@stubborn inferno
(01.09.24)
Yaz başlangıcında kanseri yendiğimin haberini aldım.. şimdilerde -neyseki- domuz gibi sağlıklıyım. Bu yaz yeni başlangıçlar yazıydı. Şükür ki öyle oldu
0
kel aynak kusu
(01.09.24)
Çok garipti benim için ya. Büyüdüğümü hissettiğim bir yazdı. Bittiği için üzgünüm ama daha güzelleri için zamanın akması da gerekiyor. 10/8 veririm bu yaza.
0
ruhen hastayim ben
(01.09.24)
Çok sıcaktı, eşim hamile, paramız az, evden çıkmadık pek.
0
prole
(01.09.24)
cote d'azur'da hayatımın en güzel deniz tatilini yaptım, güzeldi.
0
sir gawain
(01.09.24)
Mahekem-iş arasında mekik dokudum. Bu yaz çalışmakla geçti. Babama araba aldım çok mutlu oldu. Evde kedilerle vakit geçirdim, amerika vizesi aldım ama nereye gideceğime karar veremedim.
0
numlock
(01.09.24)
bıkana kadar deniz, hastane, konser, aşk, arkadaşlık, ayrılık. yaz dizisi gibiydi
0
ala09
(01.09.24)
Haziran güzeldi. Yurtdışı gezisi yaptım.
Temmuzun son 10 günü gergindi.
Ağustos ayı da biraz problemliydi
0
put it in your appropriate place
(01.09.24)
Uzun zamandır mevsimden bağımsız kötü geçiyor. Sadece uzun zamandır ilk defa beni mutlu eden şey, tam yaz mevsimi demeyelim de yaza yakın en yakın arkadaşım doğum yaptı ve ilk defa o zaman yüzüm güldü. Gerçekten beni mutlu eden şey bu oldu.
0
rock n roll
(01.09.24)
Çok fazla karpuz yiyemediğim bir yaz oldu ama yine de fena değildi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.09.24)
kış mevsimiyle aynıydı. değişen birşey olmadı. iş güç devam. evden çalışıyorum. deniz 10 metre dibimde olduğu halde denize girmedim, izlemekle yetindim. spora devam ettim. yeni insanlarla tanışmadım.
0
false pretension
(01.09.24)
merak ettiğim iki ülkeyi gezdim.
sporu hayatıma kattım, vücudum şekillendi.
bu ikisi haricinde kendime zerre katkım olmadı. bir proje sebebiyle özellikle yaz başta olmak üzere köpek gibi çalıştım.
0
violetsky
(01.09.24)
Eylul ayina kadar sikintiliydi hic bisi yapamadim cogunlukla benim malligimdi

Zamanin nasil grctigini anlayamiyorum bu aralar

Allahtan vucut gelistirme sporuyla tum stress ile mucadele ettim oda olmasa napardim bilmiyorum. Pozitif hormon salgilanmasi fln sayesinde duzeldim baya

Eylul 1 olunca bir otele gittim havuzlu saunali spor salonlu baya eglendim acisini cikardim

Eylul 10 da da marmarada bi adaya gittim bi kac gun sevgilimle

Son dakika golleri oldu ama cok iyi geldi

Ozetle boyle gecti
0
Zetnikov
(15.09.24)
(25)

Ben 38 kız 24

bonaparte
Arkadaşlar ben 38 yaşında Almanya’da yaşayan birisiyim. Görenler beni 28 falan sanıyor yani genç gösteriyorum. Türkiye’de katıldığım bir düğünde bir kız ile bayağı bir göz temasımız oldu ve karşı tarafın bayağı tanışma isteğinin olduğunu fark ettim. Bir tanıdık kızın 24 yaşında olduğunu söyledi halb
Arkadaşlar ben 38 yaşında Almanya’da yaşayan birisiyim. Görenler beni 28 falan sanıyor yani genç gösteriyorum. Türkiye’de katıldığım bir düğünde bir kız ile bayağı bir göz temasımız oldu ve karşı tarafın bayağı tanışma isteğinin olduğunu fark ettim. Bir tanıdık kızın 24 yaşında olduğunu söyledi halbuki kendisi de 28 gibi gösteriyordu. Tanıdık bir arkadaşı üzerinden tanışma imkanım oldu ama adım atmadım. Kafam karıştı ya bayağı elektrik aldık. Ailesi izin vermez travmaya dönme durumu olabilir. Kızla başka kontağım da olmadı.
0
bonaparte
(31.08.24)
genc kizlarla birlikte olmak isteyen amcalarin ortak özelligi de bu :) genc göstermek..
soru nedir?
0
robert bosch
(31.08.24)
Hocam almanyadasın neden türkiyede düğünde göz kontağı kurduğun insan? Yaş farkı çok. Mesafe çok. Gereksiz vakit kaybı gibi geldi bana.
0
ruhen hastayim ben
(31.08.24)
@robert yok be hocam hakikaten kimse yaşıma inanmıyor, genetik biraz.
0
🌸bonaparte
(31.08.24)
24 yaşındaki bir kızcağız ile kurduğun göz temasına anlam yükleme derim, beklentisiz bir şekilde sosyal medyadan ekle, duruma bak.
0
Bruce
(31.08.24)
Yaş bağlamında sıkıntı yapılacak bir durum yok. Bakarsın duruma.
0
mbond
(31.08.24)
Hocam fiziki olarak olduğundan genç gösterince sorun kalmıyor mu yav, arada jenerasyon farkının olduğu hayattan beklentilerin hayallerin farklı olduğu ilişkiler genelde çok sağlıklı olmuyor hiç o toplara girme, 38 yaşındayım deyince otuzlu yaşlar gibi oluyor ama 2 sene sonra 40 yaşında olacaksın bir de öyle düşün genç değilsin yani karşındakinin aksine.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.08.24)
simdiki aklim olsa 38-39 yaslarinda evlenmek icin hatun bakardim.
ve baktigim hatun havuzu 25-29 bandinda olurdu.
yardir..
0
cooperr
(01.09.24)
oo ihraç gelin alırım bir dal
www.kitapyurdu.com
0
titanyum22
(01.09.24)
Maksimum iki çocuk yaparsınız.
İkinizin de yaşlılıktan öleceği varsa kız dul kalacak.
Almanya-turkiye, kızın işi gücü ne almanyaya mi gelecek, dil oryantasyonu vs.
Türkiye ortalamasi 24 yas kafasındaysa ne hakkında konusabilirsiniz bilmiyorum.
Kızı büyütüp terkedilmeyi göze alıyor musun?
Aklıma gelen ihtimal ve sorular bunlar.
0
encokbenisevinnolur
(01.09.24)
(Bkz. 28 göstermek) 29 değil ama :D 38 yaşında birine bunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama sonuçta 28 gösteriyorsun: seviyorsan git konuş:D
0
prole
(01.09.24)
Kız seni golden visa olarak görmüş ondan bakmıştır. Sen istediğin kadar genç gösteriyorum de, geç o işleri.
24 yaşında olduğunu bildiğin halde bunu kafana takıp buraya danışman da bana göre sapıklık.
0
numlock
(01.09.24)
yaşın görünmek/göstermekle alakası ne? aranızda 14 yaş var ve kontak yok. unut coco
0
ala09
(01.09.24)
bişey dicem ben de 39 yaşındayım. bu yaşıma kadar daha 30luk kimseye "yaşını gösteriyorsun" diyenini duymadım. bana da "ay en fazla 25 gösteriyosun inanmiyoruum" diyen gençler oluyor ama yemiyorum çünkü gençler 30 ve 40lı yaşları 80 falan gibi görüyorlar, çok uzak geliyor onlara. yoksa biz genç gösterdiğimizden değil. hele erkeksen imkansız yani.
0
titanyum22
(01.09.24)
Gayet normal bence. Rakamlara takılma. Anormal olan kendi yaşındaki kadınla bir ilişki yaşamak olurdu. Evlilik falan düşünüyorsan zaten minimum 5 yaş fark gerekli.
0
ferenc
(01.09.24)
Güzellik ve yaştan daha önemli olan kızın ne işle meşgul olduğu. Almanya'ya senin yanına yerleşmek istiyor olabilir. Mesleği orada çalışmaya müsait mi? Çalışmayı seven biri mi? ve çalışmak istemezse ona bakabilecek misin?
0
HellKeePer
(01.09.24)
@cooperr +1
0
Mirket
(01.09.24)
bu yaş farkına sapıklık diyenler de moda oldu son zamanda. özellikle sosyal medyada. kız 24 yaşına gelmiş sanki 18'ine yeni basmış. 50'lik acun yapınca bir şey yok 38 yaşındaki filinta kardeşimiz yapınca ouuv.

ayrıca erkekler kendine iyi bakıyorsa 45 e kadar çökmüyor. kadınlar tam aksine 30-35 ten sonra hızlı şekilde patates oluyorlar. tabiki prime dönemindeki kadınlara bakacağız.

nesil farkı da boş muhabbet günceli takip eden biriyse ne alaka. yardır birader bakma şunlara.
0
xrated
(02.09.24)
gayet iyi,
kızın niyeti varsa her türlü olur.
0
nuisance2
(02.09.24)
Buradaki arkadaşları tenzih ederim fakat erkek şu yaşa kadar çökmüyor efsanesi tam bir keriz avuntusu ne yazık ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
Kaleci +1

Türk erkeklerinin bir türlü çökmediğini sanması... Hangi yaşta olursa olsun hepsi gencecik gösteriyor, hepsi fit, hepsi kadınlar tarafından kapış kapış gidiyor ve bu kadın yağmurunda tek kalemde patatesleri siliyor, hepsi üstün cinsel performansıyla nam salmış ve hepsinin hayatından yüzlerce kadın geçmiş. :d Ben de hepsine bol aynalı evler, mantık soslu düşünceler diliyorum.

Yaşıtları tarafından çekilmeyen, tercih edilmeyen erkeklerin çocukluktan yeni çıkmış kızlara yönelmesi ve bir de bunu aklamak için çırpınması gerçekten komik. Bunu yirmileri boyunca kendinden yaşça büyük erkeklerle birlikte olmuş bir kadın olarak söylüyorum.

Bir de bir eylemi Acun ya da benzer boktan herhangi bir ünlünün yapması bunu doğru yapmıyor, zaten onları da onaylayan veya haklı gören de yok. Daha geçerli avuntular bulmak lazım.
0
moonie
(02.09.24)
çok dogmatik düşünüyorsunuz arkadaşlar. süperiz uçup kaçıyoruz diye bir şey söylemedim. kendi yaşıtlarımla da birlikte olurum. 25 sonrası ile biriyle de birlikte olunabilir. çok absürt bir şey değil. yetişkin insanların ilişkilerine bile sapıklık denmeye başladı. herkes manastırına çekilsin o zaman. mutlu mesut yaşayalım.
0
xrated
(02.09.24)
Biraz abartmışsınız bence belki konuşunca soğuyacaksınız ya da kız sizden soğuyacak. Yani sanki tanıştığınız an deli divane aşık olacaksınız da evlenmeniz gerekecek de ailesi karşı duracak da travma olacak da iki dakikada Romeo ve Juliet'i yeniden yazmışsınız gibi geldi bana.

Bu arada genç göstermeniz genç olduğunuz anlamına gelmiyor yani 28 gösteriyor olabilirsiniz ama bu 38 yıldır yeryüzünde olduğunuz gerçeğini değiştirmiyor. Nasıl gösterdiğinizin bu konu ile ilgisi yok bence.
0
peki madem
(02.09.24)
Lise çağında çocuk yapsaydınız neredeyse kızınız yaşınızda olacaktı.

Bilmiyorum bana tuhaf geliyor. Hiç kendimden yaşça küçük kızlarla bir şey düşünemedim. Muhabbetlerini, hal ve tavırlarını bile çekemiyorum.

Kimi çok olgun oluyor evet bir dikkat çekmiyor değil fakat biraz uzun gözlem yaparsanız o da patlak veriyor.

Cinsellik olarak, yanımda gezdireyim olarak bakılınca genç kadın mantıklı olabilir.

Ama hayatı yaşamak, tartışmak, birbirine kol kanat gelme kısımlarında 10 yaştan altı zor olur gibi ya.

Ben 40 olsam 35-45 aralığında bakardım şahsen. Hadi zorladık 30 olsun.

Ama altı sıkıntı ya. Çok afedersiniz damızlık olarak veya ev işlerini yapsın evde bıcır bıcır dolansın diye görülüyorsa.. ki çok çirkin ama hadi belki. Yoksa çok mantıklı değil.

Kendimi daha güçlü hissederim kararları ben veririm diye iyi hissettirebilir ama neden yani neden kendinizle benzer olgunlukta biri seçmiyorsunuz, ilginç.

Küçük olan da sizi para ve güç olarak görecek. Sizi siz olduğunuz için seveceğini sanmıyorum.
0
ananiyimioguz
(02.09.24)
Dünya kadar aile tanıyorum. 20 li yaşlarda evlenmiş, Anında bir çocuk yapıp iki sokak ötede oturan Anneanneyi bakıcı edinmiş, anında karşılıklı götgöbek salmış, tek eplenceleri komşu gezmesi akşamları tv karşısında çekirdek çitlemek.

Yine dünya kadar aile tanıyorum. Ağrı dağından trekingden gelmiş, bilmemne koyuna dalmaya giden 50 li yaşlarda insanlar.

Soru soran kimdir, kızın yaşam tarzı, hayattan beklentisi nedir bilmeden anında Auuuvvv lar, yakıştıramamalar, hangi cinsiyetin hangi yaşta pörsüyeceğini hesaplamalar falan.

Akıldaki tek ve biricik şey düzüşme kısmı değilse 14 yaş farkı olan iki insanın kafalarının sarmayacağını nasıl iddia edebiliyorsunuz Anlamakta güçlük çekiyorum.
0
Mirket
(02.09.24)
öncelikli birbirinizi tanımaya çalışın kafalar uyuşuyorsa ne ala olmazsa ucunda ölüm yok.
0
bartholomew87
(02.09.24)
(11)

inditex grubu hediye çeki

dedim ben sana
1600liralık hediye çekim var. büyük beden bir kadın olduğum için üst baş alamıyorum. ayakkabılara baktım pek bana hitap etmedi. ne alayım sizce?
1600liralık hediye çekim var. büyük beden bir kadın olduğum için üst baş alamıyorum. ayakkabılara baktım pek bana hitap etmedi. ne alayım sizce?
0
dedim ben sana
(31.08.24)
Çanta? İç çamaşır, çorap?
0
Amaranta ursula
(31.08.24)
@amaranta çok çantam var ya. iç çamaşırı büyük beden olduğum için yoktur diye hiç bakmadım. çorap da aklıma gelmedi.
0
🌸dedim ben sana
(31.08.24)
Zara Home’da geçerliyse çok rahat harcarsın evine.
0
gabe h coud
(31.08.24)
Zara home da geçiyorsa orda harcayın
0
kullanicadi
(31.08.24)
@gabe, @cadi geçiyor. geçen mağazaya gittim orda da bişey bulamadım ya. beğenemedim bişey. sabunluk 800lira delirmişler.
0
🌸dedim ben sana
(31.08.24)
Cüzdan, takı, parfüm
0
kullanicadi
(31.08.24)
Satın internette geçerli ise. Burada satın işte.
0
enteg
(31.08.24)
@enteg bunu hiç düşünmedim. piyasası nasıl oluyor ki böyle şeylerin.
0
🌸dedim ben sana
(31.08.24)
Açık artırma yapabilirsin.
1000 lira ile başlayayım.
0
gabe h coud
(31.08.24)
topukluları çok güzel zaranın. kışlıklar gelince bere/şapka da alabilirsin
0
ala09
(01.09.24)
1.050
0
gabe h coud
(01.09.24)
(17)

Alınmış olsun diye alınan hediye

madurumdamadurum
Mrb.Bir yıllık bir ilişkim var ve dün doğum günümdüDün sana hediye almaya gideceğim dedi ve hediye alırken yakınlarıma sormuş ama Bir yıldır birlikte olduğun insanın neyden hoşlanacağını bilemez misin ayrı bir muamma. Bu konuya takılmamın sebebi bana her hediye almak istediğinde birini yanında götür
Mrb.

Bir yıllık bir ilişkim var ve dün doğum günümdü
Dün sana hediye almaya gideceğim dedi ve hediye alırken yakınlarıma sormuş ama Bir yıldır birlikte olduğun insanın neyden hoşlanacağını bilemez misin ayrı bir muamma. Bu konuya takılmamın sebebi bana her hediye almak istediğinde birini yanında götürüp ona beğendirip alıyor örn evlilik yüzüğünü annesine aldırmış zaten benim tarzım değil bunu da bilmesine rağmen ve beğenmediğimi görmesine rağmen ben pek bişey demedim güzel diyip geçtim içten içe biliyordur beğenmediğimi. İlk bana hediye aldığında abimle almış onu anlarım yeni tanışmışız vs. Risk almak istememek beni daha iyi tanıyan biriyle almak fikri konusunda sorun bulmadım ama bir yıl geçmiş ve almak için gidip saçma bir deodorant almış ihtiyacım olmamasına rağmen ben daha anlamlı şeyler beklerken ve bunlardan da bahsederken kimi zaman o yine manevi değeri olmayan gidip benim de alabileceğim birşey ile geldi, abarttım mı bilmiyorum ama sanki almasa daha iyiydi.
0
madurumdamadurum
(31.08.24)
Hediye özürlü biriylesin demek ki :)
Benim yaptigini yap link at, kuyumcuya birlikte gidin vs. Sonra beyninde bunu onun kendi kendine yaptigina inandir kendini
0
robert bosch
(31.08.24)
Evet ilişki tecrübesi yok bende ona veriyorum olmamasını, parayla ilgili bilmiyorum derdi olabilir ama olsa da biliyorum ki bişeyi beğendiyse pahalı olsa da onu alır o an.

Başkalarına sormasından bende şikayetçiyim nasıl uyarmalıyım sizce kırılmasını istemiyorum
0
🌸madurumdamadurum
(31.08.24)
Konu burda hediye değil bence bu kadar otonom olmayan biri başka konularda karar alırken de başkalarının onayını arar

Bu kocaman bir red flag ama sen bunu görmezden gelip kafanda rasyonalleştireceksin, neyse biz söyleyelim de
0
grimavi
(31.08.24)
Ayrıl derim. Hayat geçmez böyle biriyle.
0
gabe h coud
(31.08.24)
Robert+1

Ozel gunlerde "hediye almak zorunda olmak" geren bir şey. Direkt link gondermeseniz de oncesinde hoslandiginiz kolyedir, parfumdur, kiyafettir gosterin, gozune gozune sokun. Bu karsi tarafi inanilmaz rahatlatan bir sey.
0
brkylmz
(31.08.24)
1 sene icinde tanisip evlendiniz diye anliyorum?

Aceleye gelmis
0
floydian
(31.08.24)
Kişinin yüzeysel olduğunu düşündüren hareketler. Böyle insanların duygusal zekası da eksik oluyor ve haliyle her konuda aile bireylerine danışıyor. Böyle biriyle evlenmeniz şanssızlık olmuş.
0
duygusalatasi
(31.08.24)
Derdinizi seedeyim diye yazmak isterdim . Taktiginiz sey o kadar sacma ki. Daha gercek sorunlarla sinaninca boyle kücük seyleri takmamayi ogreniyorsunuz
0
turkuaz
(31.08.24)
@turkuaz +1
gercek sorun görmemissiniz allah da göstermesin ins.
0
robert bosch
(31.08.24)
Evlenmedik :)
0
🌸madurumdamadurum
(31.08.24)
Adama yazık
0
Cezcez
(31.08.24)
deodorant cok saçma geldi ya. yani ne alaka abi deodorant? google'a "kız arkadaşa hediye" diye yazınca bile çıkmıyor:'(

bu olay dışında nasıl biri? size değer verdiğini düşünüyor musunuz? aranızdaki bağda eksikliğini hissettiğiniz ya da şu şu konularda ben çok vericiyim, o da şu şu konularda çok verici diye sıralarsanız tatmin edici mi?
0
mizore
(31.08.24)
valla bacım yangına körükle gitmek istemem. ama bu gözler var ya bu gözler, ne sözde hediye almayı bilmeyen, ne sözde kadınlar hakkında hiçbir şey bilmeyen adamların kadınına geldiğinde birer Fransız beyefendisine dönüştüğünü gördü. o yüzden senin yerinde olsam bunu önemsememek olarak algılardım çünkü şahit oldum. mutlu etmek isteyen kadın, erkek, lgbt, furry her neyse, azıcık kafayı yorduğu vakit illa ki güzel bir hediye bulur. işte mesele kafasına o mesaiyi yaptırmaya değer görüp görmemesinde. şimdi birbirimizi yemeyelim, hepimizin elinde İnternet var. bu işler eskisi kadar zor değil.
0
titanyum22
(31.08.24)
deodrant çok ama çok ekstrem bi hediye olmuş hem de doğum günü oh god. altında yatan mesaj ne abi almasa daha iyi

hediyeleşmeyi bırakın acilen
0
ala09
(01.09.24)
Deodorant ne ya, valla çıngar çıkarırım. İnsan hediye özürlüsü olabilir, kabul ama bi çeyrek altın alsa daha evlaymış. Bence biraz tepki gösterin. Tontiş tontiş çözülmüyor bazı şeyler.
0
inawen
(02.09.24)
Daha büyüğü gelene kadar en büyüğü bu olan derdinizi şeedenlere bakmayın, herkesin derdi kendine.

Deodarantı hediye diye değil sevgiliye yeni tanıştığım arkadaşıma bile almam. @Grimavi çok güzel demiş. Konu hediye değil konu bir şeyleri akıl edebilme yetisi. Başka kusuru yoksa buna katlanılır ama :)
0
Kediyi üzdün
(03.09.24)
beni bu hediye olayı kadar geren bir şey yok.
0
EXXE01
(22.09.24)
(13)

Evlilik teklifi hangi aşamada edilir?

Cesario
Anlaşmazlığa düştük. :)Bana göre sürpriz bir anda edilip kadın kişisi kabul ettikten sonra aileler tanışır.Aksini söyleyen yani önce aileler tanışır falan sonra edilir diyen var.Nedir bu işin geleneği, siz nasıl yaptınız ya da gördünüz çevreden?
Anlaşmazlığa düştük. :)

Bana göre sürpriz bir anda edilip kadın kişisi kabul ettikten sonra aileler tanışır.

Aksini söyleyen yani önce aileler tanışır falan sonra edilir diyen var.

Nedir bu işin geleneği, siz nasıl yaptınız ya da gördünüz çevreden?
0
Cesario
(30.08.24)
Aileler sonra tanışır tabiki, öncesinde edilir bence.
0
tuborg yesili
(30.08.24)
Bizde aileler tekliften sonra, nisanda tanistilar (nisan ve kiz isteme birlikte oldu). Bu isin genel gecer bir kurali yok, her ciftin sartlarina ve anlayisina gore degisir.

Dugunde tanisan aileler var bildigim :)
0
sertac akin
(30.08.24)
Genelgeçer bir kural ya da gelenek yok ki denildiği gibi. Niye bir dikteye ihtiyaç duyuldu anlayamadım . Sevgiliyken de birbirimizin aileleriyle tanışabiliyoruz, aileler de birbiriyle tanışabiliyor çok normal olarak. Evlilik ve ailelerin birleşecek olmasını görüşme niyetiyle bir aile buluşması söz konusuysa bu da evlilik teklifinden sonra olur tabii ki.
0
duygusalatasi
(30.08.24)
Aileler sonra tanisir
0
abuzer
(30.08.24)
Türkiyede iki kişi değil iki aile birleşiyor gibi bir anlayış olduğu için önce icazet almak insanlara normal geliyor

Bence iki kişinin arasında olan şeyi aileler sonra öğrenmeli
0
grimavi
(30.08.24)
önce teklif sonra tanışma makbuldür bence de.
0
theseachange
(30.08.24)
bizde çok sürpriz olmadı. Biz tek tek karşı aileyle tanıştık (buradan niyet az çok belli oluyor yani), sonra ben teklif ettim. Sonra aileler tanıştı.
0
nhk ni youkosu
(30.08.24)
Evlenme teklifi olmadan evlenen insanlar var. Yüzügü birlikte secenler var.
Evlenmeye 3 gün kala evlilik teklifi alanlar var.
Herkesin keyfine göre yani :)
0
robert bosch
(30.08.24)
Partnerinin ağzını arayıp ya da en yakın arkadaşından sorup ya da ne bileyim bir filmdeki yorumlarını falan kovalayıp benimsediği tarzı öğrenmek mümkün. En doğrusu o olacak gibi.
0
muhayyer divan
(30.08.24)
ailelerden tanistiktan sonraki teklife evet deme ihtimalim yok:d dogum gunu gecen dg kutlamasi gibi gereksiz ve zevksiz. bana gore teklif gercekten tekliftir sonra aileler
0
ala09
(31.08.24)
Aileler tanissin girişimi ufaktan evlilik teklifine doğru demek oluyor diye biliyorum ben.
0
encokbenisevinnolur
(31.08.24)
Önce teklif, sonra aile tanışması.

Ama bunlar kanun değil, nasıl isterseniz öyle yapın. Her çiftin, her ailenin beklentileri farklı oluyor.

Tek dikkat çekmek istediğim nokta evlilik teklifi etmeyi planlayan kişinin planını, bütçesini hazırlamış olması. Yani birine evlilik teklif edip sonra da "evlilik için yeterli maddi birikimim yok, 2-3 yıl para biriktireceğim" demek çok yanlış geliyor bana. Mesela bugün teklif eden Nisan gibi evlilik yapabilecek şekilde planını yapmış olmalı bence. Bu da kanun değil elbette ama evlilik teklifinin basit bir çıkma teklifinden çok farklı olduğuna dikkat çekme istedim.
0
michael_knight
(31.08.24)
- Sürprizli veya beklenen şekilde teklifini edersin. Karşı taraf evet der.

- Niyeti bu şekilde resmiyete döktükten sonra hanımın annesi ile tanıştım. Sonra da isteme günü belirledik. İsteme günü aileler tanışmış oldu. Babası "gençler kararlarını vermişler, hayırlı olsun" dedi. Hızlıca nişan günü belirledik sonra da nikah aşamasına geçip süreci tamamladık.
0
Lethe
(31.08.24)
(7)

Hiçbir zaman cocuk sahibi olmak istemeyen biri

FreSh
Çocuk sahibi olmak isteyen biri ile yine de ilişkisini devam ettirmeli mi yoksa ilişki iyice derinleşmeden ayrılmalı mi?
Çocuk sahibi olmak isteyen biri ile yine de ilişkisini devam ettirmeli mi yoksa ilişki iyice derinleşmeden ayrılmalı mi?
0
FreSh
(30.08.24)
Bence bu bir süre sonra konuşulması gereken önemli konulardan

Sen niyetini açıkça ortaya koyarsın, hayatında böyle bir planın olmadığını söylersin, karşındaki de söyler, karar verirsiniz

Belki o da çocuk istemiyordur
0
grimavi
(30.08.24)
ayril coco
0
ala09
(30.08.24)
Aslında bu konuyu konuştuk o çok istiyor ben asla istemiyorum fikrimin değişme ihtimali de yok. Sonra bu konuyu kapattık neyse falan dedik. Geçen hafta da başka bir sebepten iletisimimiz azaldı. Ayrıldık gibi aslinda. Ama ben duzeltilmeyecek bişey olmadığını düşündüğüm için onunla konuşmak ilişkimizi düzeltmek için adım atmak istedim. Sonra da aklıma bu konu geldi. Zaten ileride de çocuk konusu yüzünden bitme ihtimali yüksek olan bir ilişki diye atacağım adımı sürekli erteledim. Onu çok seviyorum şu an çok üzgünüm ama çok saçma bir durumun içindeyiz. Sanırım düzeltmek için uğraşmayacagim. Kabullenmem gerek:(
0
🌸FreSh
(30.08.24)
Fikrinden eminsen ileride yine bitecek. vakit kaybedip daha çok acı çekmeyin ileride
0
abuzer
(30.08.24)
@FreSh

Düzeltmek için adım atmasan da, kendine, sevgine ve ona olan saygın açısından ilişkiyi bitirme hamlesini birinizin yapması ve sebebin bu olduğunu ifade etmesi gerekiyor.

Anladığım kadarıyla karşı taraf buna önem vermemiş, ne kadar akıntıya kapılarak ayrılırsak o kadar iyi düşüncesinde. Ama bu bir algı sadece, içindeki düşünce böyle olmayabilir.

Onu karşına alıp "yalnızca ebeveyn olma hakkına müdahale edemeyeceğim için, bu hakkını kendi ebeveyn olmama hakkımı kullanarak senden gasp etmemem gerektiğine inandığım için ayrılmamız gerektiğine kanaat getirdim. Şu anda yalnızca bu sebepten ötürü ayrılmak istiyorum. Fakat senin fikrini bilmiyorum, lütfen benimle açıkça konuş" demelisin.

Sen nasıl konuşacağını bilirsin gerçi, ben sadece düşüncelerini apaçık ortaya koymak adına bir örnek yazdım.

Umarım gönlünüze göre olsun...
0
muhayyer divan
(30.08.24)
Çocuk istemeyen biri bu konuda net ise, "acaba"sı yoksa ilişkiye başlamadan ya da başlar başlamaz karşı tarafa bunu söylemeli bana kalırsa. Tam tersi de geçerli... İlişki bir ay da sürebilir, iki taraf da çok aşık olup geleceğe taşıyabilir bilinmez ama bu konu önden bilinmeli bana kalırsa.

Ben çocuk hiçbir zaman istemedim, artık yaşım da geçti. Bunu da her zaman dile getiriyorum ki karşımdaki olmayacak hayallerle oyalanmasın, üzülmesin.
0
charbiel
(02.09.24)
ilk aydan sorarım ben bunu. böyle aşırı önemli bir konuda uyuşmuyorsak devam etmek iki tarafı da önünde sonunda üzer.
0
art cat chocolate
(02.09.24)
(33)

Neden Kediniz Var? Neden Kediniz Yok?

Lubb
tldr;neden bir kedi sahiplenmeliyim ya da siz neden sahiplendiniz, pişman mısınız ?ya daneden kedi sahiplenMEMEliyim ya da siz sahiplenmedinizi, pişman mısınız?--------Selamlar bir kedi sahiplenme durumu hasıl oldu. ihtiyaç sahibi bir kedi. satın alma veya o tarz durum değil zor durumda bir kedi var
tldr;

neden bir kedi sahiplenmeliyim ya da siz neden sahiplendiniz, pişman mısınız ?

ya da

neden kedi sahiplenMEMEliyim ya da siz sahiplenmedinizi, pişman mısınız?


--------
Selamlar bir kedi sahiplenme durumu hasıl oldu. ihtiyaç sahibi bir kedi. satın alma veya o tarz durum değil zor durumda bir kedi var (tekir değil cins) ve sanırım benim evim onun en iyi alternatifi. linç edecekler burdan sonra çıkabilir.

asıl konuya gelirsek ben her zaman bir kedi sahiplenmek o duyguyu tatmak istemiş biriyim. ama bir yandan da bu işin sorumluluğunun ağırlığının farkındayım ama karar aşamasında tecrübeye ihtiyacım var. o yüzden hevesle ya da düşünmeden karar vermek istemiyorum.

bu konudaki tüm görüş, soru ve önerileri aşağıdaki iki kutuptaki soruda birleştiriyor ve katkılarınızı bekliyorum;

neden bir kedi sahiplenmeliyim ya da siz neden sahiplendiniz, pişman mısınız ?

ya da

neden kedi sahiplenMEMEliyim ya da siz sahiplenmedinizi, pişman mısınız?
0
Lubb
(27.08.24)
Sahiplenmemelisin çünkü bakimi da muhafazasi da oldukça güç bir hayvan.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.08.24)
Bro kedi sahibi olunca beynin serotonin reseptörleri kediye duyarlı hale geliyor ve kediyle olunca otomatik olarak mutlu oluyorsun, bu stres çağında muhteşem bir olay, o nedenle kedi sahibi olmalısın ama evde bi canlı beslemek en az bir çocuk büyütmek kadar masraflı ve zor mamasıydı vet. masrafıydı kılıydı yünüydü çok pahalı, ayrıca kafana göre bi tatile gideyim 2 gün bir yere kaçayım diyemiyorsun çünkü kedi her yere götürülebilen bi varlık değil tek başına bırakırsan da dönünce dünyayı sana dar eder ayrıca vicdanın izin vermediği için tek de bırakamazsın çok güveneceğin biri yoksa emanet de bırakamazsın, tüm hayatın kediye endeksli olur, zor yani ama kediler her şeye değer bence ben hiç pişman olmadım keşke dünyadaki bütün kedilere ben bakabilsem ama kedi bakmak çok zor ona göre düşünün karar ver minimum 10 sene sende olacak çünkü ama 15 de olur 20 de olur belli olmaz, eğer sahiplenip de 6 ay sonra ben buna bakamıyorum deyip sahiplendirme ilanı açarsan seni bulup döveriz şimdiden söyleyeyim ona göre karar ver.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.08.24)
kedi sahiplendim (tekir, sokak kedisi). oğlum yıllardır kedi beslemek istiyordu. çocuk şımarıklığı değil, severim sıkılınca da atarım gibi bir durum olmadığını biliyordum ama sorumluluğunu almaya da korkuyordum. gittiğimiz yazlıkta her sene yavru kediler oluyor, oğlan da çok seviyor, her sene acaba birini alıp götürsek mi, yapabilir miyiz diyip diyip vazgeçiyoruz. hatta 2021 yılında çok yaklaşmıştık vazgeçtik.

geçen sene kedinin biri, çok küçük yavru da değil 6-7 aylık eve geldi ve bir daha gitmedi. içeri almıyorduk kapıda yatıyordu, destursuz eve girip çıkıyordu. hiç diğer kediler gibi değildi. hepimizin o kadar kanı kaynadı ki dedik bu bizimle geliyor, bütün sorumluluğunu alıyoruz. iyi ki de getirmişiz.

neden sahiplenmelisin? mükemmel bir duygu. şu hayvana nankör diyenin allah cezasını versin. gelip yanına büzüşüyor, gorr gorr motor açıyor, karnına masaj yapıyor, en sıkkın anında iki sürünüp sırnaşıp mutlu ediyor. hoplaya zıplaya oynuyor neşe veriyor. canın sıkılınca gidip mıncıklıyorsun o da karşılık veriyor. acayip güzel bir duygu.

niye sahiplenmemelisin? her gün kumundan bok kürekleyeceksin, en geç ayda bir bütün kum kabını çamaşır suyuyla yıkayıp dezenfekte edeceksin. sabah akşam mama verilecek, haftada bir tüy taranacak. evin her tarafı tüy olacak, ağzından tüyü çıkacak, hele bir de uzun tüylüyse bütün koltuklar tüy olacak (sokak kedisi olmasına rağmen çok tüy dökmüyor, başka kedilere göre nispeten az benimki, sık sık taramakla da alakalı biraz). tırmalamak kedi için bir ihtiyaç, kedinin tırnakları içten dışa doğru uzuyor, tırmalayarak dış kabuğu atması gerekiyor. o yüzden ne kadar tırmalama direği de alsan o gidip halıları koltukları perdeleri tırmalayacak, eşyaların anasını belleyecek (benimki 1-2 şşşt yapma dedim, yapmıyor şimdi, nereyi tırnaklıyor bilmiyorum direğini de kullanmıyor. ama halılar koltuklar perdeler sağlam 1 yıldır). hasta olunca veterinere götürülecek, kavga dövüş ilaç içirilecek, ciddi hastalıklar epey masraflı, üzüntüsü de cabası (bu umarım hiç başımıza gelmez). en önemlisi tatile gidemeyeceksin, bayramda 1 hafta güneye kaçayım diyebilmen için şu dediklerimi yapacak birini bulman şart olacak. gezme tozma tayin yurtdışı işlerin varsa bakıcısını bulmadan yapamayacaksın, başına bela olacak. 1 aylık kuru maması 1500 lira, aylık kum 150-200 lira. bunun yaş maması var, maltı var, veterineri var, aşısı var (yıllık karma ve kuduz aşısı 900'er lira, iç dış parazit 3-4 ayda bir 600 lira), ilacı var, malzemesi (kum kabı, mama kabı, su pınarı, taşıma kutusu, tırmalama direği, tarama aleti, oyuncağı) var, var oğlu var, göçertmez ama biraz masrafı da var. bütün bu sorumluluğu peşin peşin kabul edip üstleneceksin, sonradan "yapamıyorum bana göre değilmiş" demeyeceksin.

ama böyle dertlerin yoksa, uzun seyahatlerde bırakabileceğim, bakabilecek biri var diyorsan, bok temizler, tüy tarar, mamasını suyunu veririm, halıya kusunca silerim, aşılarını aksatmam, masrafı da koymaz diyorsan mis gibi hayvan.

bokunu benden başka kimsenin temizlemeyeceğinden, veterinere götürme, ilaç içirme işlerinin bana kalacağından emindim. ne eşim yapar, ne oğlum yapar. ama ikisi de çok seviyorlar. ben hem seviyorum, hem bakıyorum. kedi de en çok beni seviyor. dibimden ayrılmaz. gece gelir koynumda yatar. çok kıpırdanırsam gider ayak ucumda yatar. sabah gelip öperek uyandırır. inanılmaz bir his var ya anlatamam. iyi ki sahiplenmişiz.
0
kibritsuyu
(27.08.24)
Valla bir canlının sorumluluğunu almak, hayatımı ona göre ayarlamak, temizliğiyle, mamasıyla, sağlık kontrollleri ile uğraşmak ve bu masrafa girmek istemiyorum.
0
Amaranta ursula
(27.08.24)
Yan apartmandaki komşu kedisini sokağa bıraktı, ben de sokakta bir iki kez sevip mama verdim buna, o ara kış geldi biraz mecburen sahiplendim vicdan ağır bastı, kedi 3 yıldır bende, bazı açılardan zorlukları olsa da kedi sahiplenmek iyidir aslında, bir zaman sonra evlat gibi oluyor.
0
blue rebel motorcycle club
(27.08.24)
Eksiden kedi besleyen biri olarak.

Kafana göre dışarı çıkıp uzun seyahat edemiyorsun. Bir evlat gibi sorumluluk gerekli.

Her yer tüy. Her 2 güne pislik temizliyorsun. Eşyaların anasını aglatıyor. Her taraf tırnak izi. Ayrıca masrafı da çok. Maması veteriner masrafları benim senede 1 tatil masrafım kadar. Eger doktor tavsiyesi degilse önermem. Ama yalnız yaşayan ve yalnız yaşamaktan kafayı kırmak üzereyseniz kedi çok iyi bir seçenek.
0
limonlu eksi
(27.08.24)
Benim tek bir yorumum olacak o da kedi sayısıyla ilgili. Kediler yaşlandıkça şikayetleri artıyor. TR'deki ekonomiyi düşünerek ne kadar sayıda kedi bakabileceğinizi iyi düşünün. Örneğin fip için tedavi çok ama çok pahalı, kaliteli bir mama alacaksanız bunun fiyatını araştırın.
0
rakicandir
(27.08.24)
Sorumluluğu yüksek olduğu için hiç girmiyorum o topa. Arkadaşlarımın kedileri ile gideriyorum evcil hayvan sevgimi. Bir yere gittiklerinde bakıyorum. Çiçek sulamak bile sorumluluk ama sen yokken çiçek kendi başını belaya sokmuyor. Kedinin ne yapacağı belli değil. Bir de depresyona falan giriyor bazıları sahibi gidince. Yapamam ama yapana engel olmam.
0
nawar
(27.08.24)
kedileri dışarıda severim ama evde asla. kedi kakasiyla uğraşmak iğrenç bir şey.
0
tabudeviren
(27.08.24)
Amaranta +1
0
jülsezar
(28.08.24)
uzun uzun yazdım ama tl:dr dersen özetlemiş arkadaşlar. ay kakası çok iğrenç, vay çişi çok kötü kokuyor, amanın her yer tüy oldu, abari eşyalar tırmık oldu, bu neymiş böyle ben hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim dayanamıyorum diyeceksen hiç ama hiç kedi beslemeyi düşünme. kedi besleyecek olanlar bunları en baştan kabul etsin.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
@jülsezar +1
0
Mirket
(28.08.24)
yalnız arkadaşlar herkes neden sahiplenmemesi gerektiğini yazıyor. böle olunca kedi beslemek çok iğrençmiş gibi bir şey oldu. "doğru lan şunu sokağa atayım da kurtulayım, 15 sene daha bununla mı uğraşılır" diyeceğim nerdeyse (şaka tabi).

birkaçınız da neden beslenmesi gerektiğini, olumlu güzel taraflarını yazsanız da tercih yapabilse, elinde "bütün bunlara razıyım", iyi tarafı benim için ağır basıyor" diyebileceği argümanlar olabilse.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
kibrit+1

benim icin nefes almak kadar hayati bir mesele. kedisiz evde hayat bulmuyorum ama!!!!! su sokaga atilan hayvanlari gordukce kriz geciriyorum. artilarini saymakla bitiremem evlat sevgisi denen sey iste agirlikla manevi yonu guclendiriyor merhameti taniyorsun

eksiler: kum kullanirsan evin her yeri kum olur. benim bebeler pelet kullaniyor tuvaletini kolayca alabiliyorum her gun temizlemek gerekir. bazen tam yemege otururken veya misafir kapidan girince bi yerden koku gelir:) benim icin tuvaletini guzel yapan kedi gazini cikaran bebek gibi sevindirici bir haber o yuzden komedi trajedi karisik o koku.

en buyuk eksi sen evde olmayacaksan hayvan ne yapacak? kediden anlayan bi cevre ihtiyaci onemli ve konum olarak yakin birileri lazim. olmayacaksan evine birileri gidebilmeli eger degilse hayvani baska kedili eve götürmek bir dert, kedisiz evde durmasi ayri dert.

maddi durum da saglik hizmetleri icin buyuk ihtiyac. mamasindan veterinere ucuza kacilinca kar edinilen hicbi durum görülmedi oyuncak haricinde

en nemrut kedinin bile duygulari vardir bi o kadar psikolojileri hassastir. ben yoksam baskasi ilgilenir demeyin cunku mhntemelen o hep sizi arayacak. ben sikildim bunlar zaten icguduleri var sokakta yasar diyemezsin cunku o ev bebesidir(hem de cins:'( )

yillarca ev arkadasi(ex bf) ile kedimiz oldugu halde kendi evime baska bi kediyi ilk sahiplendigim zamanlara gittim. bebenin huzursuz oldugu bi anini normal bi seymis gibi videoya cekmisim:( ne kadar bildigimi zannetsem de cahilmisim. her kedinin huyu farkli iyi tanimak gerekir. sahiplenirseniz kediler hk bolca bilgi edinin(su an yapmaya calistiginiz gibi), kedili bi evde zaman gecirin mesela

arkadasimla eve cikarken butce oldugu halde esya almakta cok zorlandik cunku kedilere uygun seyler secmek gerekiyordu. duz kumas bi koltugu hic etmek icin kedinin herhangi bir engeli yok, ona kizamazsin da. deterjanindan yatak basligina kadar her seyi "pati dost" almak durumunda kaliyorsun. mesela deri yatak basligi(nE?!) yerine ahsap seciyorsun

evladini camdan dusmesiyle kaybetmis biri olarak, butun cami kapiyi korumali hale getiriyorsun. aksi halde acilan gedikten sen de atlamamak icin zor tutuyorsun

yurt disi hayalin varsa ve onu goturemeyeceksen uzak duruyorsun

onu cok seviyorsun
0
ala09
(28.08.24)
Olumsuz taraflarına (veteriner masrafı, tuvalet temizlemesi, tüy dökmesi, eşyalara zarar vermesi vb.) arkadaşlar değinmişler zaten.

Ben 7 yaşındaki kedimizi sahiplenmeden önce "Bu eve hayvan girerse ben giderim." diyen 67 yaşındaki annemin yorumunu bırakıyorum: "Hayatımın 60 yılını böyle bir sevgiden mahrum geçirdiğim için çok pişmanım."
0
dark red
(28.08.24)
kedim yok çünkü uğraşamam.
0
abelardo
(28.08.24)
Ailemin evinde yaşarken kardeşim istedi diye alındı. Kedileri çok severim ama kendi evimde yok, sebepleri klasik :

1) Kısırlaştırmazsan evin her yerine işer, evden kaçar, camdan atlar, agresifleşir, sesiyle huzur vermez.

2) Her yer tüy olur, halılar, tişörtler, paçaların, çorapların.

3) Açıkta yemek bırakamazsın

4) Kumu leş gibi kokar ve devamlı temizlemek zorundasın.

5) Rahat bir şekilde seyehat edemezsin.

6) Evdeki eşyaların içinden geçer, dünyanın parasını verdiğin mobilyalar ve kumaşları, kablolar, çiçekler...

Özetle sorumluluğu çok büyük, bunları bilmeden arkadaşının evinde görüp kucağında iki sevdin, hoşuna gitti diye kedi beslenmez.
0
kimlanbu
(28.08.24)
Sokakta bahcede evet
Evde asla.
Kediler evcil degil vahşi hayvanlar. Ev onlara göre değil
0
halk
(28.08.24)
İlk kedimi sahiplenmeden önce hayvansever olduğumu bilmiyordum, gerçekten.
Cevaplarda da gördüğünüz gibi bakış açısına göre değişiyor.
Benim hayatıma çok şey kattı olumlu anlamda.
0
kumandanim
(28.08.24)
yazmayı unutmuşum. yukarıda sayılan olumlu ve olumsuz yorumların yanında, kedi alerjisi kısmını da atlama. alerjin olmadığından emin ol.

benim kediye alerjim vardı. ne zaman bir kedi sevsem, ev kedisi bile olsa ağzım yüzüm yamulur, gözüm burnum akmaktan, silmekten, hapşırmaktan kıpkırmızı olurdu. hatta misafirliğe gittiğimiz bir evdeki kediyi sevdim diye o kadar yamuldum ki acile götürdüler, iğnelerle toparladım.

kedi sahiplenmemdeki en büyük endişem de buydu, ya alerjim tutarsa ne yaparım diye. geçen sene yazlıkta gelen kediyi ankara'ya götürme konusunda yükselmeye başlayınca her gün sokakta gezen bu kediyi alıp her gün ağzıma yüzüme sürdüm. elimi kolumu tırmalatıp kanattırdım. kendi kendime hard bir alerji testi uyguladım, bir sıkıntı olmadığına emin olduktan sonRa sahiplendim, ankara'ya getirdim. hala da yakalayıp yumulurum, bir sıkıntısı yok. alerjiden de kurtulduk galiba.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
uzun yıllar kedi baktım. tüm kedilerim öldükten sonra küçük ırk bir köpek sahiplendim.

köpekle kurulan bağ kediden daha farklı oluyor. köpek ile daha bir karşılıklı iletişim kurulabiliyor.

o yüzden artık kedi bakmak istemiyorum. köpeği eğitebiliyorum artık eve pislemiyor, koltuk tırmalamıyor, eşyaları parçalamıyor, durduk yere havlamıyor. Ama kediler ne kadar kimi akıllı olsa da başına buyruk davranıyorlar.
0
ananiyimioguz
(28.08.24)
@kibritsuyu

Bu alerji denen hastalık, bir gün birden kaybolabildiği gibi tam tersi olup, bir gün birden ortaya çıkabilen bir illet.

Alerji ilaçlarının da ciddi yan tesirleri vardır.

Bir gün ciddi bir kedi alerjisi başlarsa ne yaparsın?
0
Mirket
(28.08.24)
@mirket

dediğin gibi aniden çıkıp aniden kaybolan bir şey. 1991-2004 yılları arasında da kedimiz vardı evdei onu da sokaktan tutup getirmiş, aileme zorla sahiplendirmiştim. 13 sene birlikte yaşadık, alerji falan olmadı. kedimiz öldü, birkaç sene sonra alerjim başkadı, ne zaman kedi sevsem yamuldum. etrafımdakiler de şaşırdı yahu 13 sene kediyle yaşadın bir şey yoktu, bu nereden çıktı diye.

bunu sahiplenirken de endişem oydu, testini yapıp getirdim, 1 senedir sıkıntımız yok.

aniden çıkarsa ne yaparım? bilmiyorum, ilaçla falan kesmeye çalışırım herhalde yan etkilerini göze alıp.

o risk her zaman her şey için var. sırf alerji de değil. yani her an her şey olabilir. ama bazı riskleri göze almak da gerekiyor. yoksa hiçbir şey yapamazsın, kavanozda tek başına yaşamak zorunda kalırsın.

babam hastanelik olup yatağa düşeceğini öngöremedi, köpek aldı. farklı şehirde hastanelik olunca, ben de yanına gidince (benden başka kimsesi yok) köpek yabancı şehirde sokakta kaldı. komşu, babamın el bebek gül bebek baktığı hayvana bahçede en fazla bir sokak köpeği kadar baktı. kimsenin aklına bu senaryo gelmemişti, olan köpeğe oldu. eğitimi, gelişimi her şeyi aksadı.geri aldık getirdik ama tekrar toparlayamadık. babamla mı ilgileneyim, hastanede refakatçi mi kalayım, köpeği mi eğiteyim de evde yalnız kalabilsin, kendi işime gücüme aileme mi bakayım derken köpekle yapamayacağımızı anladık, sahiplendirmek zorunda kaldık.

şimdi benim de ailem alır başını giderse, ben kedimle yalnız kalırsam, sonra ben de hastanelik olursam bu kedi evde tek başına ne olacak, kim bakacak diye düşünürsem hayat bana zehir olur. tüm ihtimalleri düşünüp en kötü senaryoları yazarsak hayatta hiçbir şey yapmadan fanusta yaşamam gerekir.

o yüzden bazı şeyleri de düşünmeden risk almak gerekiyor. gerisi kader kısmet.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
2,5 ay önce bende de bahsettiğiniz gibi bir durum oldu. Bence artıları ve eksileri kişiden kişiye değişir. mesela titiz biriyseniz kedinin her yere tüy dökmesini, veya banyo tuvalet vs dahil kedinin meraklı olması sebebiyle evin heer yerini dolaşıp sonra da yemek masasının üstüne çıkmasını kaldıramayabilirsiniz.

biz çok temizlk hastası bir çift olmadığımız için kedinn bu hareketleri gözümüze batmıyor. masrafları da karşılamakta sorun yaşamıyoruz. senin sahipleneceğin kedi kaç yaşında ise masrafı ona göre değişir. bizimki 5 aylıktı, 2 doz karma aşı 1 doz lösemi, 1 doz kuduz yaptırdık (1 doz daha lösemi yapılacak) aşının tanesi 1200 TL istanbulda. ama başka bir şehirde oturuyorsan miktarı değişir. kayseride bir tanıdğım karmayı 500e yaptırmış. kuduz 300 tl bakanlık yapıyor.

2 ayda 1 iç-dış parazit ilacı yaptırman lazım 800 tl

kum masrafı kullandığın markaya göre değişiyor, 1 ayda 1,5 kutu (yaklaşık 15 lt) kum kullanıyoruz. 1 kutusu 150 tl olan kum da var 750 tl olan kum da var. senin tercihine kalmış.

mama ise kaliteden ödün verilmemesi gereken bir şey, 5-10 kg olarak alınca ucuza geliyor ama 1,5 kg ya da 2 kg alınca aylık masrafı 1000-1500 TL. (toplu alımda ucuzluk bir avantaj ama bayatlama ve kedinin ishal olma durumu dezavantaj)

1 tüp vitamın 620 tl (2-3 ay gider)
1 tüp malt 340 tl (2-3 ay gider)

daha ucuza da var ben iyisini almıştım. Yani bu iş öyle ucuz değil. kedin hasta olursa tahlil yaptırmak zorunda kalırsan 5-6 bin tl paran gidebilir.

bunları karşılayabilecek misin? onu değerlendir. BENCE KEDİ BAKMANIN KÖTÜ TARAFI: evden ayrılamamak. biz çok gezenti tipler değiliz o yüzden sorun olmadı henüz ama 1 hafta 10 gün tatile gidecek olsak sıkıntı olur. kediyi evde bıraksan bi dert, birine emanet etsen bi dert. hayvancağız yer değiştirdiğinde stres oluyo. yalnız kalsa ayrı stres oluyor. stres olunca da tuvalete çıkamıyor ya da ishal filan oluyor hasta oluyor çocukcağız.

yani sanırım şimdiki aklım olsa almazdım ama aldığım için de pişman değilim. kendime iş çıkarmış oldum durduk yere.

KOKU KONUSUNDA GÜNCELLEME: Evimiz çok küçük değil, boş bir odamız vardı kedi kumunu ve mamasını oraya koyduk koku sadece o odada var. bizim burnumuz alıştığı için bize hiç bir yer kokmuyor. geçen hafta annemle teyzem geldiğinde sordum; o odada koku olduğunu ama diğer odalarda olmadığını söylediler. odadaki koku da çok ağır değilmiş. sadece fark ediliyormuş hayvan kokusu olduğu.
0
turuncu tonlarda
(28.08.24)
Misafirlige gitmistim

1 evleri pis kokuyor

2 heryer kedi kılı ve cekyata bile oturamadik ustumuz basimiz kıl oldu

Bu hayvanlar cok tuy dokuyor koku yapiyor evi leştibgittigim kisilerin
0
Zetnikov
(28.08.24)
arkadaşlar cevaplar için teşekkür ederim. çevreme de sordum sizlere de sanki durum şu :

kedi bakanların çoğu pişman olduğunu söyleyemiyor ama bir daha bu işe girişmezdim diyerek dolaylı bir itiraf yapıyor. istemeyenler de direkt söylüyor.

olumlu yönde çok az geri bildirim aldım bu @kibritsuyu ve birkaç kişi demiş ama genelde sanırım herkes geri dönülemez bir yola girmiş durumunda kalmış gibi.

hiç mi iyi yanı yok diye bakınca iyi yanlarından işte tatlı seviyorsun falan derken ardından çilesini yapıştırıyor herkes.

çocuğa karar vermek gibi. rasyonel düşünme ile olmuyor demek bu işler. duygusal içten geliyor sonrasını düşünmeden. karşılıksız iyilik yapmak işte. yaparsan yaparsın. yapmazsan yapmazsın.
0
🌸Lubb
(28.08.24)
yalnız şunu tekrar belirteyim. ben bu bahsettiğim sıkıntıların hepsinin farkında ve bilincinde olarak, tamamını kabullenerek gönüllü olarak sahiplendim, ilk kedim değil. kediyi sahiplendikten sonra sıkıntılarının farkına varıp, sonra da vicdanım sokağa atmaya elvermeyip mecburiyetten katlanıyor, iyi taraflarıyla da züğürt tesellisi gibi avunuyor değilim.

kendi özgür irademle, bütün zorluğunun farkında olarak kabullenip sahiplendim, bundan da asla pişman değilim, gayet memnunum.

yani kendi adıma "kedi bakanların çoğu pişman olduğunu söyleyemiyor ama bir daha bu işe girişmezdim diyerek dolaylı bir itiraf yapıyor" cümlesine kesinlikle katılmıyorum.
0
kibritsuyu
(28.08.24)
Bu sorumluluğa giremem diyordum ama kedi resmen gelip benim evde yaşamaya başladı kendimi içinde buldum. Kedinin kendisi beni sahiplenmeseydi ben asla götümü kaldırıp da sahiplenmezdim sadece düşünürdüm herhalde. Şimdi yanımda yatmış mırlıyor o nedenle kararından pişman değil diye düşünüyorum. Bence de iyi oldu.
0
peki madem
(28.08.24)
"kedi bakanların çoğu pişman olduğunu söyleyemiyor ama bir daha bu işe girişmezdim diyerek dolaylı bir itiraf yapıyo"

Sonuna kadar katılmıyorum:)
0
kumandanim
(29.08.24)
Kedi bakanların çoğu pişmanım demiyor abi sen şu an zorluklarını anladığın için almamak için kendi kendini haklı çıkarmak adına herkesin pişman olduğunu ama söyleyemediği düşünmek istiyorsun ama öyle değil biz sana sadece kedi sahiplenmenin çok zor olduğunu bir anlık hevesle ya da sevgi patlamasıyla eve alınmaması gerektiğini bu işin çocuk büyütmekten daha zor olduğunu anlatmaya çalışıyoruz, pişman olanlar genelde bir anlık hevesle ve sevgi patlamasıyla alıp sonradan o zorluğu görüp kediyi başkasına kitlemeye çalışanlar oluyor, onlar da buraya yazmaz zaten. Kedi sahiplenmek kediyle yaşamak zaten mükemmel bir his bunu anlatmak saçma, önemli olan zorluklarını bilmek zorluklarını bilerek karar vermek, yoksa ben sana kediyle yaşamanın ne mükemmel olduğunu 15 paragraf yazarım ama kediyle yaşamanın zorluklarını ANLAMADAN kedi sahiplenirsen kedi seni sabahın beşinde boklu kumunu temizletmek için uyandırdığında bize küfredersin. Ayrıca senin kediden bi beklentin mi var abi sana ne anlatmamızı istiyorsun; sen eve gelmeden yemekleri yapar yemekten sonra da kahveni getirir su bitince su siparişi verir diyerek mi ikna edeceğiz seni içinde öyle bir sevgi varsa alır beslersin yoksa beslemezsin bu doğal bir içgüdü, kar/zarar performansına göre değerlendiremezsin, sen ikna olmaya çalışıyorsun ama ben sende öyle bir ışık göremedim kusura bakma, sen bu işlere girme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
Kedileri severim ama sahiplenmiyorum:
- Tüy sorunu
- Koku sorunu
- Tuvalet sorunu
- Eşya ve mobilyalara zarar verme sorunu
- Evde olmadığında, tatile çıkacağın zaman kimin bakacağı sorunu
- Sabahları erken saatte uyandırma sorunu
- İşin maddi boyutu
- Bir de çok alışma, başına birşey gelirse üzülme endişesi var.

Ayrıca duyduğum çeşitli konular var. Daha bu hafta birinden dinledim, kedisi musluğu açmış saatlerce su şarıl şarıl akıyor. Belki evi su basacak. Ötekinin kedisi zıplayıp kapıyı kulpundan açabiliyor, evin giriş kapısı açık kalıyor, kişi işinde veya dışarıda.

Bu nedenlerden hiç sahiplenmedim. Evim çok geniş/bahçeli olsaydı daha olumlu bakabilirdim.
0
Lethe
(29.08.24)
www.eksiduyuru.com

kedi sahiplenince düşen hayat kalitemden bahsetmiştim burada ve yol yordam istemiştim buradaki arkadaşlardan.

ben de bir yakınımın bakamadığı bir cins kediyi almak durumunda kalmıştım. ama şimdi 2 yıl geçmiş olacak neredeyse. gül gibi geçinip gidiyoruz. yalnız, sanırım ben uyum sağladım kediye, o bana değil slkfsf artık gürültülerini takmıyorum, yoksa benzer şeyleri hiç yapmıyor değil. az yapıyor ama devam ediyor gürültüleri.

hatta buraya yazmamışım ama eve kedi geldikten sonra 1 ay içerisinde 3 defa hasta olmuştum. doktor bile kedi alerjin var bakma hayvana dedi. onu bile atlattık.

benim gibi, eve kedi girince depresyona giren bir tip dahi yapıyorsa, herkes yapar bence.
0
akatreil
(29.08.24)
1. Herkes kum sorunu demiş ancak ben kedimin tuvaletini banyoya koydum, kendim banyoya işim düştüğünde ya da basitçe tuvalete gittiğimde toplamda 30 saniyede her gün kutusunu temizleyebiliyorum. Kum kabının dışında küçük, kum sıçratmayan bir kilim alıyorsunuz, o da tuvaletten çıktıktan sonra patilerinde kalan son kumları topluyor. Kumunda dert edecek ne var gerçekten anlamıyorum. Kum kaplarının kenarında köşesinde küçük poşet koymalık yerler oluyor, oradaki poşetlerden çekip kumunu 30 saniyede temizleyip çöpe atıyorum. Bitti gitti.

2. Tüy sorunu. Dönem dönem çok tüy döküyorlar ancak kedi sahiplenmeden önce Dyson aldım ve şu an iddia ediyorum ki herhangi bir kedi herhangi bir erkek kadar tüy ancak döküyor. Hatta evde erkek varsa kedi tüyü çok daha sevimli hale geliyor bile diyebilirim. Bunu eve ne zaman kardeşim, babam vs geldiği zaman anlıyorum. İnsan kılı, kedi tüyünden çok daha pis ve uğraşması tatsız bir şey.+ Kedi tüyü sorunu düzenli tarama ve bakım ile çok azalıyor.

3. Veteriner masrafları oluyor. Kediniz hasta olabilir, aşısı olur, tahlili olur vesaire. Maddi durumunuz el vermiyorsa kedi sahiplenmemelisiniz.

4. Kediyi evde bırakıp bir yerlere gitme konusu: Bu o kadar zor değil, hele düzenli çalışan insanlar için hiç değil. Ben ayda bir Ankara-İstanbul arası gidip geliyorum, 2 ayda bir de 3-4 günlük yurtdışı seyahatim oluyor. Ankara-İstanbul arası tren yolculuklarına kedim alıştı ve stressiz gidip gelebiliyoruz, yolda uyuyor. Yurtdışına giderken komşuma ya da bir arkadaşıma anahtarı bırakıyorum. Şu an 15 günlük uzak bir tatil yapmam için kedimi ailemin evine bırakmam gerekir (Ankara). Ama bunu, kedinin bana sağladığı psikolojik rahatlığa kesinlikle değer buluyorum.

5. Kediyi neden sahiplenmeliyiz? Çünkü, kedi insana evde bir arkadaş olduğu hissini çok iyi veriyor. Evde canlı kanlı, çoğunlukla sessiz, sizi mutlu etmek için hazır bekleyen muhteşem bir varlık var. Sizi yormuyor, kendi hayatı var ve size arkadaşlık ediyor. Bilhassa yalnız yaşayanlar için bir varlığı sevebilme kapasitesini kaybetmemeyi sağlıyor, şefkat ve merhamet hissi uyandırıyor. Bunlar çok değerli şeyler. İnsanlar bu tarz sevgi temelli duyguların ne kadar önemli olduğunu yok sayıyor, görmezden geliyor veya aşağılıyor. Ancak bir şeyleri sevince hayatta anlam ve keyif buluyorsunuz. İşte canım sıkılınca bazen kedimin fotoğraflarına bakıyorum. Kedimi bazen konuşturuyorum kendi kendime. Epey oyun oynuyorum. Beni canlı ve zinde tutuyor. Bir canlı için emek göstermenin ondan çok kendime iyi geldiğine inanıyorum. Sizi mutlu eden ve kedi her şeye değer diye düşündüren kısmı da bu oluyor. Emek veriyorsunuz ve o kendi çapında size karşılık veriyor. İnanılmaz bir bağ oluşuyor arada. Bunu maddi olarak açıklayamazsınız ancak çocuk sahibi olmak gibi, bir kere tattıktan sonra bir daha bırakamazsınız. Geri kalan ıvır zıvır temizlik derdi vs bana sadece tembel insan bahanesi gibi geliyor. Temiz insan hep temizdir. Evim kokmuyor, evim biraz tozlansa kedim hapşırmaya ve rahatsız olmaya başlıyor ve temizlik yapmamı bekliyor. Yatağımı toplamadığım zaman bile kızıyor -toplu haline alıştığı için düzgün olmasını bekliyor. Çocuk gibi, nasıl alıştırırsanız o şekilde bekliyor.

Son olarak, evdeki eşyalara zarar verme hikayesi... Hikaye diyorum çünkü evdeki eşyaları eskimesi için alıyoruz, eskisin ve yenisini alabilelim. Bir ömür boyunca aynı koltuğu kullanmak istemiyorum mesela. Aynı perdeyi de. İnsan her zaman farklılaşmak istiyor, sıkılıyor. Kedimin bunları eskitmesinden ziyan değil, keyif alıyorum. Eskisin ki yenisini alabileyim. Çünkü bu tarz eşyalar tek başına yaşayan bir insanın ömür billah eskitemeyeceği eşyalar. Eşyaya hizmet edeceğime, eşya benim ve kedimin keyfini yerine getirsin yeterli. 70 yaşında hala aynı perdeyi kullanmak isteyeceğinize emin misiniz? Hayır.
0
silverleaf
(29.08.24)
(10)

kizilcik serbeti doga fatih gibi iliski

robert bosch
kizilcik serbetindeki doga fatih iliskisine benzer iliski yasayip mutlu olan gördünüz mü? kendiniz böyle bir deneyim yasdiniz mi?diziyi bilmeyenler icin fatih asiri dindar bir aileden geliyor. ailesi daha baskin, müdahaleci tipler. doga seküler aileden geliyor, ailesi daha özgürlükcü, kadinlar daha
kizilcik serbetindeki doga fatih iliskisine benzer iliski yasayip mutlu olan gördünüz mü? kendiniz böyle bir deneyim yasdiniz mi?

diziyi bilmeyenler icin fatih asiri dindar bir aileden geliyor. ailesi daha baskin, müdahaleci tipler. doga seküler aileden geliyor, ailesi daha özgürlükcü, kadinlar daha güclü vs.
0
robert bosch
(25.08.24)
Etrafımda hiç bu ilişkiye benzer bir ilişki görmedim.

Kendim de böyle bir deneyim yaşamadım. Fatih gibi bir insanla bırak evlenmeyi arkadaş olmam. Benim ilişki yaşayacağım kişinin benim erkek versiyonum olması lazım. Hiç mütevazi olamayacağım.
0
rock n roll
(25.08.24)
Ben bu diziye şöyle başladım. En yakın arkadaşlarımdan birisi bir akşam mesaj attı ve dedi ki “X ile evlenseydin hayatının nasıl olacağının dizisini yapmışlar.”
Gerçekten de öyle.

Arkadaş da duyuruda, hanımı da buralarda sanırım. Mutsuz olsalar duyardık. Duyuru küçük yer malum, herkes her şeyi biliyor.
0
irene
(25.08.24)
dogalarin hayati kayar, fatih yoluna bakar
0
ala09
(25.08.24)
Çevremde yaşayan var. Doğaların hayatı kayıyor, Fatihler yeni Doğalar bulup yoluna bakıyor ve finalde ise Sümeyyelerle evleniyor. +1
0
moonie
(25.08.24)
Muhafazakar erkek & seküler kız ilişkisinden hayır geldiğini görmedim. Kadının kendini “yontması” bekleniyor. Olmayınca da uyumsuz damgası yiyor. Seküler kadınlar boşanmaktan korkmadığı için boşanmayla bitiyor. Bu konuyu kızılcık şerbo üzerinden sosyolojik olarak inceleyen çok güzel bi yutup yayını var, tavsiye ederim; scotopia / haram ayva

youtu.be
0
ya volna
(25.08.24)
benim universitede ki iliskim :D, fatih'in aile yapisi gibi sahte dinci insanlarda degillerdi daha gelenekci bir ailesi vardi diyim.

Bana surekli din ile ilgili seyleri dikte ediyordu ama tam din de degil mesela hapsurunca arapca biseyler diyordu. en son evlenince bayramlarda onun elini opmem gerektigini soyledigini hatirliyorum, sok olmustum. biz de annem bayramlarda el opmeye zorlar ama babam kimsenin elini opmemize izin vermez.
dusununce beni calistirmayacaksa falan operdim ama o da isi ne gelmiyordu :D.
0
Coma
(25.08.24)
kendi etrafımda görmedim. yürüyeceğine de asla inanmıyorum.

muhafazakar ailede büyümüş allahsız gomaniz bir erkeğim. ailemi çok severim. hayat görüşü olarak farklı olsak bile delikanlı, dürüst, düzgün, tutarlı insanlar olduğunu düşünüyorum. bizde mesela ben çocukken kız kardeşime nasıl ihtimam gösteriliyorsa, o nasıl "namuslu" yetiştirilmeye çalışılıyorsa aynı baskı benim üzerimde de vardı: "elinin kiri" durumu yoktu, bir haytalık, serserilik yapacak olsam döner tekmeyi kafama yerdim yani.

kızılcık şerbeti'ni anamın yanında yaşadığım, ayrıca odamın olmadığı dönemden biliyorum, gerçekten az izlememişimdir. türk halkının sinir uçlarıyla oynamaya yönelik sansasyonel bir yapım olduğuna inanıyorum. gerçekte böyle bir ilişki yürümez. imkanı yok. bak neo-nazi bir almanla sovyet aşığı bir rus evlenip mutlu olur ama doğa ve fatih gibi iki tane insan bir araya gelemez. ünlü düşünür rammstein'ın da dediği gibi feuer und wasser kommt nie zusammen. saçmalık.
0
mark greg sputnik
(25.08.24)
Daha fakir versiyonunu gördüm.
Mutlu değiller.

Bu tür zıt hayattaki kişilerin ilişkilerinde maddiyatın bir önemi yok, hayata bakış, kafa yapısı bambaşka olan ilişkiler bir noktada çatlar hem de o çatlak çok derin olur.
0
mutekebbir
(26.08.24)
Kişisel hayatımda çok dindar insanlara tahammülüm yok. Ayrımcılık bu diyebilirsiniz ama eminim onların da benim gibi insanlara tahammülü yoktur.
0
peki madem
(26.08.24)
Tam bu ayarda üç kişi biliyorum. Üçünde de erkek tarafı zengin. Üçümde de kızlar çok genç yaşta evlendiler.
İkisi boşandı. Biri üniversiteyi bırakmıştı yeniden başladı. Diğeri üniversiteyi bitirmişti, edepli! yaşaması karşılığında şu an aldığı maaşın çok çok fazlası nafakayla gayet güzel yaşıyor, çocukları karşı tarafa verip yeni bir evlilik yapacak.
En sonuncusunun durumu pek iyi değil. 18 olduğu için evlendi. Sadece annesi hediye olarak o dönem istanbulda bir yerde villa almıştı. Kız 25 olmadan 2 çocuk yaptı. En son yatakta boğazının sıkıldığını biliyoruz. Boşan dedik kıskanıyorsunuz dedi o zamandan beri iletişim kurmuyoruz. Ne durumda bilmiyoruz kimsenin iletişimi kalmadı.
Özet üçü de aynı insan değil. Arkadaşları, hayalleri, hayatları bambaşka. Üçü de parlayan türde insanlardı, yazık ettiler. Para açısından çok iyiler ona bir şey diyemem. Bir yıllık maaşımı bir ayakkabıya veriyorlar ama allahın bedavaya alın lan azcık yararlanın dediği güneşe bile kocaları ve kaynanaları ne kadar isterse o kadar yakınlar.
0
mrvln
(26.08.24)
(1)

kadıköy-cadde tarafı özel gün mekanı?

kel aynak kusu
sb. hangisini tercih edersiniz? yıldönümü için şık, absürt fiyatlandırması olmayan, lezzetli mekan öneriniz var mı?
sb. hangisini tercih edersiniz? yıldönümü için şık, absürt fiyatlandırması olmayan, lezzetli mekan öneriniz var mı?
0
kel aynak kusu
(24.08.24)
folks olabilir
0
ala09
(24.08.24)
(11)

Terapistinizle seanslar nasil geciyor?

Kittie
Gecen actigim sorudan sonra kendisini sorgular oldum.Bazen bos muhabbet yaptigimizi dusunuyorum.Surekli araya atasozleri serpistiriyor falan surekli ama. Ve konuyu mutlaka ikili iliskiye getiriyor. Ciddi bi sorun icin baslamistim ve o zaman da araya bekar olusumu sokup duruyordu. Ben konuma odaklanm
Gecen actigim sorudan sonra kendisini sorgular oldum.
Bazen bos muhabbet yaptigimizi dusunuyorum.
Surekli araya atasozleri serpistiriyor falan surekli ama. Ve konuyu mutlaka ikili iliskiye getiriyor. Ciddi bi sorun icin baslamistim ve o zaman da araya bekar olusumu sokup duruyordu. Ben konuma odaklanmak istiyorum diyordum.
Bu ciddi sorunumu da o mu cozdu, yoksa kullandigim ilac beni sakinlestirdi de mantkkli bi sonuca mi vardim bilemiyorum.
Hani biri sorsa o sorunu neyle cozdunuz diye hic cevabim yok.
Kendisine bile sordum bu nasil oldu dedim.
Laf kalabaligi gibi geldi cevap. Ustunde durmadim...

Su siralar da asil (ona gore asil) sorunuma odaklanmamiz gerektigini soyluyor. Bana diyor elin yuzun duzgun, cok akillisin, entelektuel seviyen yuksek vs seyler siralayip pekiii bunlara ragmen kittie niye bekar bu cok onemli bir sorun diyor.
Tercihli bi bekarlik seninki cunku diyor.
Hayatinda biri olmasi lazim diyor surekli.

Ya da boyle yasam kocu gibi davraniyor bazen. Isimle ilgili bi sorundan bahsediyorum. O isi birakip soyle bi ise mi girsen falan diyor ve 15 dakka sanki bir istihdam burosunda gibi hissediyorum kendimi.

Bir de bu terapi seanslari nasil bi sey genelde? Doktor /psikolog neyse artik, konusuyor ve siz dinliyor musunuz? Veya bir seans siz anlatiyorsunuz ve iki seans knu mu dinliyorsunuz.

Hep okuyorum, ufkum acildi falan diyor insanlar ben oyle bir farkindalik hissetmiyorum. Sadece ilac sayesinde sinirlerimi, duygularimi kontrol altinda tutuyorum ve fevri hareketlerden kacinip daha mantikli bakmaya calisiyorum olaylara.

Yani simdiye kadar somut bir sey fark etmemis olmam normal mi?
0
Kittie
(20.08.24)
Terapist diye uzak akrabaya falan mi gidiyorsun?
Neden bekarain nasil bir soru :))
Yeni terapist dene derim.
0
sonsuz
(20.08.24)
Normal. Reçeteyle satılan ilaçlar olmasa işlerinin %90’ını kaybederler maalesef.
0
gabe h coud
(20.08.24)
Bence iyi bir terapistin yok
0
benaslindayohum
(20.08.24)
Kagit ustunde cok iyi. Bir de iyi bi insan. Gerci iyi insan, kotu insan ayrimini yapamiyorsun diyor bana afsg o kismimi buyutmemiz lazimmis, cocuk gibi kaniyormusum.

Ama yani duzgun bir insan iste. Snob tiplerden nefret ederim ben. Oyle degil, ayaklari yere basan biri.
0
🌸Kittie
(20.08.24)
Bir ara kendi dayanma gücüme göre bayağı kötüydüm. Psikiyatra gidiyordum ilk seanstan ilaç vermişti ve her seans ilacın etkilerini konuşuyorduk. 6 ay gittim galiba o çağırmayı kesti ben de yavaştan ilacı bıraktım. Ailem çok kızmıştı öğrenince adam seni hizaya getirmişti diye. Aydınlanma felan olmadı doktorum doğru ilacı verdi bence.
0
cilekli pasta
(21.08.24)
Evlenince ve is değiştirince zaten istese de istemese de insanın hayatında bir şeyler değişiyor. Size bunun ötesinde bir şey demiyorsa da ne bileyim... söylenmiş zaten, yalnızlıktan şikayet ettiğinizde evlilik ya da "sen birini bul biraz flört edersiniz" demek, işyerinde bir şeyden şikayet edince ya da şikayet olmasa bile yaşanan problemleri anlatınca is değiştir o zaman demek arkadaş ya da akraba konu komşunun da yapabileceği bir şey.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.24)
Hem bir terapist hem bir danışan olarak cevap vereyim.

Bir terapist size sık sık tavsiyelerde bulunuyorsa, orada terapi yapılıp yapılmadığını bir sorgulamanızı öneririm. Sonuç olarak terapi, terapistin “eşliğinde” ama nihayetinde kendi kendine yürüdüğün bir yol. O işten ayrılman gerektiğini düşünse de, bunu kendin yapmalısın ki öğrenesin, yapacağın varsa da gerekli sokratik sorgulamayla zaten sen keşfedersin.

Eğer ben danışanlarıma tavsiye versem, kendi yolumu onlara dayatmış olurdum. Ama onlara bıraktığımda işi, doğru sorular sorduğumda onlar kendi yolunu kendi stillerinde bulur zaten.

Ve bunu yapmak bir terapist olarak ÇOK ÇOK ÇOK ZOR, çünkü terapide tavsiye vermek terapi yapmaktan çok daha kolay.

Kendi hayatımı danışana aktarmayayım diye, hem terapiye hem Süpervizyona gitmek zorundayım ve eğitim almak zorundayım ki kendimi bileyim, ona müdahale etmeyeyim.


Kendini bilmenin mali bi gideri var, maddi manevi emeği var. Neyse kısaca demek istediğim, terapistlerin kolay yoldan gitmesi bana hiç
Şaşırtıcı gelmiyor, ülkede denetim yok bir şey yok. Terapistinizin ne yaptığını sorgulamanız hakkınız.

Yerinizde olsam gidip çatır çatır, ben burada böyle hissettim derdim. Ama eğer bir ilişkide, karşı taraftan şüphelenip, gidip yüzleşmiyorsanız genel olarak bunu terapistinizle de yapmayıp bırakırsanız, işte orada o imtihanda kalırsınız bana kalırsa. Bi düşünün, bu ilişki türü diğer ilişkilerinize benziyor mu? Ha, orada bir şeyler denemek için harika bir ortamda olduğunuzu göreceksiniz.

Hoşça kalın :)
0
damba
(21.08.24)
dikkatini bir şeylere çekmeye çalışıyor belli ki. senin sorulara, soruların nasıl sorulduğuna falan takılmışsın ama ne demek istedi acaba, burada dikkat edilecek ne var acaba diye dikkatle düşünmedin sanırım üzerine. adam tavsiye vermemiş zaten, özlemine veya ihtiyacına veya kaçındığın bir şeye dikkatini çekmeyi denemiş. güvenmeyi seçip, net cevaplar iste ve duyacağın şeylere hazır ol derim. sen duymaya hazır olmadığın sürece adamın ısrarla ortaya koyduğu konuyu geçiştirmeye devam edeceksindir. terapinin amacı hayatını güzelleştirmek. senin fark etmediğin şeyleri dışarıdan bakan birisi kolayca görebilir sende. yalnızca sen hazır olduğunda sana direkt söyleyebilir çünkü çoğu farkındalık büyük bir utanç ile gelir yanında, bu yüzden duymaya hazır olmazsın, söyleneni hakaret olarak duyarsın, söyleneni boş muhabbet olarak duyarsın vb.
0
hasmetizm 2046
(21.08.24)
Bu aralar ben de bunu çok düşünüyorum ya.

Ben geçen sene eylülde başladım terapiye. Aşırı kötü olduğum bir dönemdi ve kötü olmama sebep olan olaylar çok tazeydi. Şubat ayına kadar falan terapiste çok isteyerek gidiyordum ve bana iyi geldiğini hissediyordum.

Son birkaç aydır bu bahsettiğim olaylar güncelliğini kaybetti ve aslında bambaşka bir sürü sorunum daha olmasına rağmen biraz “terapiye bu kadar gerek var mı ya” diye düşünmeye başladım. Özellikle son birkaç seanstır terapiste değil de arkadaşımla dedikodu yapmaya gidiyormuşum gibi hissediyorum. Doktorla kafalarımız çok uydu, konuşmayı seviyorum falan ama bazen “ee biraz da sen anlat ne var ne yok” falan diyesim geliyor neredeyse. O derece terapistten arkadaşa dönmüş gibi hissediyorum.

Bir de sürekli terapiye gittiğim için mi o olayları aştım yoksa zaman her şeyin etkisini azalttığı için bu zamana kadar zaten illa ki aşmış mı olacaktım ikilemindeyim.

Özetle ben de çok kararsızım bir süredir terapi konusunda. Eskiden ayda 3-4 gidiyordum. Şimdi ayda 1 ya da maksimum 2 kez gidiyorum.

Bu arada terapistinizle ilgili yazdıklarınızı kendime çok benzettim. Ben de çok iyi biri falan diye diye gidiyorum öyle aylardır :D Sizin seanslarda konunun sürekli bekar olmanıza gelişini garipsemiş herkes ama belki de başka bir şeylerle bunun ilgisini gördüğü için sizde farkındalık yaratmaya çalışıyor olabilir gibi geldi bana.
0
ms brownstone
(21.08.24)
bence içinde bu kadar şüphe varken verim alamazsın artık.

başka bir terapiste başlamak zor geliyor olabilir ama başka bir bakış açısı, ve hatta aştıklarının üzerinden tekrar geçmek, şimdiki aklınla geçmek çok güzel bir deneyim olabilir senin için.

zamı bahane ederek ayrılma vakti gelmiş bence.
0
rallied
(21.08.24)
dikkatini baska seye cekmeye calisiyor+1
bekarlik tercihi, uzerine sorgulanabilecek bir sey. bi kere topluma aykiri bu yuzden akranlarindan farkli kaliyosun, paylasim azaliyor, seni anlayan akran bulman zorlasiyor, uyumunu kaybediyorsun. insan sürü hayvani oldugu icin psikolojini zorluyor. sadece bekar olmak degil iliski kurmamak icin duvarlarin oldugunu dusunmus olabilir. altinda "sevilmeyi haketmiyorum" yatabilir mesela her sey cikabilir.

yalniz insanlarin hayata bakisi, konusmalari, cumleleri, takintilari o kadar bariz oluyor ki, resmiyette bir bekar oldugum halde, bekar shaming yapiyorum ister istemez "sal abi" dedirtecek kadar gerceklikten kopma, yoruculuk oluyor. bazilarinda gecmiste yasama, bazilarinda cocuksu tavirlarla sevimli olmaya calisma, farklilik kasma, ergenlik vs semptomlari da gösterirler(fobim). evlilik rezil bir seydir fakat insani ehlilestirir, uyumlar(?), askerlik gibi.

isi degistir derken de is degistirmeyi haddinden fazla gozunde buyutuyorsundur ve bunu basitlestirmeye calismis olabilir. bunu net yasayip is degistirince anlamistim hayati kendime zorlastirmisim

sonuc olarak degindigi seyler bos beles gelmedi bana. bu sayede terapistine ilk kez bu kadar hak vermis oldum
0
ala09
(21.08.24)
(5)

aşırı heyecanlı olmama durumu ve sosyal ilişkiler

duyurukullanıcısı
ben böyle aşırı duygularını gösteren biri değilim, ağzı açık şaşırmalar, gözleri belertmeler falan filan bende yok yani doğal olarak yok.çevremdeki insanlar ile herşeye inanılmaz yüksek tepkiler veriyorlar. geçen bir şarkıcının konserine gittik mesela popüler bir şarkısı var. içimizden biri diyor ki
ben böyle aşırı duygularını gösteren biri değilim, ağzı açık şaşırmalar, gözleri belertmeler falan filan bende yok yani doğal olarak yok.

çevremdeki insanlar ile herşeye inanılmaz yüksek tepkiler veriyorlar. geçen bir şarkıcının konserine gittik mesela popüler bir şarkısı var. içimizden biri diyor ki ben şu şarkıyı çalmasını bekliyorum, herkes böyle sanki şarkı orada yazılacakmış gibi bir tepki veriyor.

tamam insanlar özellikle kadınlar duygu değişimlerini seviyor çoğu duyguyu yaşamak istiyor ama böyle saçma sapan, çok basit şeylere inanılmaz yüksek tepkiler vermek sizede yapay gelmiyor mu?

sonra ben ortamda somurtan oluyorum. sırf jim carry gibi ağzımı sağa gözümü arşa değdirmemişim diye bir bira için.

bira lan işte, her gün içtiğin paketli gıda. ne kadar iyi olabilir konser birası?

ben mi abartıyorum yoksa insanların fazla yüksek tepki verme hakları var mı?
0
duyurukullanıcısı
(20.08.24)
Geliyor. Yapay. Saçma. Son derece lüzumsuz enerji kaybı bana göre. Dediğin gibi duygularını çok gösterebilen bir kadın değilim ben de. Hatta teyzem dahi çok şaşırıyor bu duruma şu aralar. Beni böyle bilmezdi.

Hak olarak bakarsan var tabi ama saçma yani. Bana hatta çok gergin geliyor o tarz insanlar. İç dünyalarında epey gergin olduklarını hissediyorum.
0
muhayyer divan
(20.08.24)
Benim yakın çevremde, kız arkadaşlarımda, hatta uzaktan tanıdıklarımda bile bahsettiğin profilde insan sayısı sıfır. Senin arkadaş çemberinle ilgili olabilir mi bu durum? Belki de neden etrafını hep benzer özellikte insanlar sarıyor veya bu durumun seninle bir ilgisi olabilir mi diye düşünmelisin. Bu arada soru bana Reddit'teki şu sub'ı hatırlattı biraz; www.reddit.com :)
0
moonie
(20.08.24)
Ben de sizin gibiydim, sonra eğlenmeye gidilen yerde salmayı ve ortamın ayarına denk davranmaya başladım. Böyle daha mutluyum :D

İnsanların saçmalamaya da hakkı var. Bu da bir tercih. Kimse gerçekten o derecede ayılıp bayıldığı için yapmıyor.

Hepten sapıtmamak da lazım tabi, ancak bazen salakça zevkler edinmek kötü bir şey değil. Bu şekilde yapan insanlar genel olarak daha mutlu ve pozitif kalabiliyorlar. Hayat yeterince ciddi zaten.

Siz mi somurtkansınız, arkadaşlarınız mı çok sapıtık ona siz karar vereceksiniz tabi ama "eğlenen benle eğlenmeyen ben arasındaki farklar ne" gibi bir soru sorarak işe başlayabilirsiniz. Eğer fark yoksa somurtkan olduğunuzu kabul edin siz de :D

İnsan konsere gittiyse şatosunda adabı muaşeret kuralları dahilinde eğlenen lodlar ve ladyler gibi de olmamalı bence.
0
akhenaten
(20.08.24)
bence bu kucuk şeylerden mutlu olabilmekle alakali. sizde olmadigi icin fazla elestirel yaklasiyorsunuz oyle bir ortamdaysaniz da oyle gibi davranman gerekir. umrunda degilse gitme. somurtmussun iste? dugune gidip de gelenekler cok sacma muhabbeti yapmak gibi bi sey bu. sakla kardesim edebiyatini, felsefeni, bi ara dinleriz
0
ala09
(20.08.24)
Ben de böyleyim.
Birden ufacık bir şeye aşırı yükselirim. Genelde böyle durumlarda kullandığım cümleler de hep dublajlı film replikleri gibi oluyor. Daha da yapay duruyor ama seviyorum ben böyle olmayı. O anı daha hararetli yaşamamı sağlıyor :)

En gıcık olduğum şey de ben bir şeye bu kadar yükselip büyük tepkiler verirken birinin bunun ne kadar sıradan olduğunu ve abarttığımı söylemesi.
0
mutekebbir
(20.08.24)
(9)

Diyarbakır vs Van

sabenburak
Hangisi daha güzel daha yaşanılır sizce? ve neden?
Hangisi daha güzel daha yaşanılır sizce? ve neden?
0
sabenburak
(19.08.24)
Net diyarbakir.
Bi kere diyarbakir cok modern, imkanlari (hayal kahvesi, bar, kafe, avm vs) bayagi genis olan bir sehir. Insanlar cok daha modern. Cevrede mardin vb sehirlerin yakin olmasi cok avantajli. Mutfagi iyi.

Van’da cok iranli var, surekli akin ediyorlar sehre, kafe-bar cok sikintili, genelde iranlilarin dolustugu 3. sinif barlar var, sehrin imkanlari cok kisitli, sosyallik ihtimali cok dusuk, yollar bozuk, aksam 19’dan sonra yurumek bile zor (kadin basimiza). Gelismesi gereken, bagnaz bir sehir.
0
mor oje
(19.08.24)
dyb
0
ala09
(19.08.24)
Yaşayan daha iyi bilir ama ikisine de gittim net diyarbakır. Caddeler sokaklar evler baya şaşırtıcı seviyede iyi. Ama van’da aileden varlıklı bi arkadaşın göl manzaralı evinde kalmıştım, imkan varsa öyle bişeye mükemmeldi. Şehir olarak van’ı aşırı sevmememiştim. Turist çok o da doğru
0
avatar is back
(19.08.24)
vanda yasamış diyarbakırı görmüş biri olarak diyarbakır diyorum. kışı vanda geçirirseniz bir daha asla kar görmek istemezsiniz emin olun.
0
dedim ben sana
(19.08.24)
diyarbakır kesinlikle.
0
ezkaza
(19.08.24)
Net Van. İnsanı Diyarbakır lıya göre çok daha iyiniyetli sıcakkanlı. Hdp li değilsen Diyarbakır hiç sana göre değil.
0
damladamla
(19.08.24)
@mor oje öyle bir sallamış ki veya at gözlüğü ile bakmış ki inanamadım. Diyarbakır neymiş öyle. Neresinde gece rahat dışarı çıkılıyormuş. Neyse ki biliyoruz. Siz yine de araştırın.
0
damladamla
(20.08.24)
@damladamla sallamis miyim? Valla ciktim, hatta gece tek basima da takildim gayet iyi biliyorum.
0
mor oje
(20.08.24)
Diyarbakır +1
Medeniyet havasını alırsın. Diğer illerden ve kırsaldan 90'larda merkeze (dyb) göçenler de şehir yaşamına entegre olmuş, kozmopolit bir şehir. Kozmopolitlik de ılımlılığı getiriyor. Kürtlük/kürtçüüak diye kafa ütülemek yoktur. Sokakta gezerken korku, endişe olmaz. İstanbul'dan daha tekindir.
Van daha o kadar medenileşemedi, kozmopolitleşemedi. İran'a komşu il olma dışında sir esprisi yok.
Her iki ilden re nerelere ve kaç doğruden uçuş var diye de bakın.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(20.08.24)
(23)

Doktorumun yaptigi zam

Kittie
Terapistim ucretini 3500den 5500e cikarmis.Butun konularim yarim kaldi.Bu paraya gidemem ki. Cok zorlar beni.Bir de 3500 yapmasindan bu yana 1 sene bile olmadi. 8 ay once yeni 3500 olmustu.Boyle terapiyi yarim birakanlariniz oldu mu.Ben simdi daha ucuza yeni birini bulsam, ona alis, konulara giris y
Terapistim ucretini 3500den 5500e cikarmis.
Butun konularim yarim kaldi.
Bu paraya gidemem ki. Cok zorlar beni.
Bir de 3500 yapmasindan bu yana 1 sene bile olmadi. 8 ay once yeni 3500 olmustu.
Boyle terapiyi yarim birakanlariniz oldu mu.
Ben simdi daha ucuza yeni birini bulsam, ona alis, konulara giris yap, off.
Doktora desem indirim yap maks 5k olsun der ki demez bile. Hic sormak istemiyorum.
Sizce fiyat cok fahis degil mi?
Siz napardiniz bu yazdiklarim isiginda? Zorlar miydiniz kendinizi veya b planiniz ne olurdu?
0
Kittie
(19.08.24)
Çok pahalı.
0
numlock
(19.08.24)
%50den fazla yapmis, cok pahali. Tutar konusunda anlasma icin teklifte bulundunuz mu? Durumu anlatsaniz belki bir orta yola gider veya baska birine yonlendirebilir belki sizi
0
mor oje
(19.08.24)
Size bu kadar yansıtmaması lazım. Benimki yenilerden 3 bin civarı isterken benden 1800 alıyor. Düzenli gelenlere zam yapıp, ilk kez gelenlere farklı fiyat veriyor ki doğrusu bu bence.
Ayrıca 5500 liralık yardımda bulunabilecek mi kendisi? Haftada bir gittiğim dönem oldu benim. Ayda 20 binden fazla paralık ne terapisi verecek. Balıklıdan suadiyenin gözde doktorlarına kadar tecrübeli biri olarak diyorum ki sallayın. İlla ki size yardımcı olabilecek başka birini bulursunuz. Ben buradan gıcık oldum kendisine. Ben olsam 5500 liralık hizmet aldığımı düşünmüyor der bırakırım.
0
mrvln
(19.08.24)
2800'dü benim, 4000 yaptı. benimle birlikte giden arkadaşım ödeyemeyecekti, ben artık gitmem dedi bana. ben de doktora durumu anlattım, benden çok ihtiyacı var dedim. ona özel eski fiyattan devam edecek bir süre daha. rica etmekten başka çözüm yok ve kabul edeceğini düşünüyorum, düzgün bir insansa. bir de benim tecrübemden faydalanarak, senin adına bir başkası rica ederse daha kolay olabilir belki?
0
gabe h coud
(19.08.24)
Bence de fahiş bir zam olmuş. Ben ayda iki defa görüşüyorum. Uzak olmayan bir gelecekte zam yapar diye tahmin ediyorum. 4.500 üzerini isterse elveda derim.
0
auroraaurora
(19.08.24)
Hocam terapistten bu kadar çekinmene gerek yok, 5500 liraya zaten gidemeyeceksin indirim iste açıkça indirim yapmazsa ekonomik sebeplerle devam edemeyeceğim ara verelim de, yani o da bilsin sebebini niyetini
0
grimavi
(19.08.24)
@grimavi haklı, hatta güzel bir politika da tavsiye etmiş oldu. Haber verme şeklinde ben gidiyorum ayağı çekmiş olursun o da bunu yeniden düşünür. Aylık bile olsa 5500 liradan olmak istemeyeceğini düşünüyorum.

Grimavi nasılsın tadlım. Ben gelinlik ve çeyiz alışverişini bitirdim, çok güzel yapmışlar iyi yedik. Eheh.
0
muhayyer divan
(19.08.24)
Doğan Cüceloğlu falan degilse tabii ki fahis fiyat. 3500 de fahis kimse kusura bakmasin. Resmen isi dolandiriciliga cevirmisler. Faturanizi veriyor mu? Neyse ben size su kadar soyleyeyim, 3500'den fazla veremiyorum maddi durumum el vermiyor deyin net bir sekilde, buyuk ihtimalle kabul edecek veya indirim teklif edecek.
0
mbond
(19.08.24)
Öncelikle seans ücretinizi oldukça fazla bulduğumu söylemek isterim. Diğer değineceğim konu ise terapistinizle seanslara başlamadan önce fiyat politikası hakkında görüştünüz mü, size gereken açıklamaları yaptı mı? Mevcut seans ücretinin ne zamana kadar geçerli olduğunu, hangi tarihte yüzde kaç zam yapacağını belirtmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Şayet bu konular konuşulmadı ve belirsiz bırakıldıysa terapistinizin (bence) bir ay sonrasında zam yapacağını ifade etmesi gerekirdi ki danışan dört seans sürecinde kendi bütçesini planlayabilsin, şayet bu fiyat kendisine uygun değilse sonlandırma seanslarına alan açılsın ve ilişkisi terapötik bir şekilde sonlandırılsın.

Devam eden seanslara uygulanan fiyat artışı ile yeni başlayan danışanlara uygulanan fiyatlandırma farklı oluyor genellikle. Terapistinizle bu konuyu konuşmanızda hiçbir sorun yok, pazarlıksa bunun adı pazarlık yapmak da süreç için gayet uygun. Mevcut durumunuzu açıkladığınızda terapistinizin size, sizin de terapistinize uyumlanabilmeniz de yine terapötik süreç için oldukça kıymetli.

Sonuç olarak terapi çerçevesinin iyi çizilmediğini izlenimine kapıldım. Kendinize ve bütçenize uygun başka terapist bulabileceğinize de ayrıca inanıyorum.
0
dediysem dedim
(19.08.24)
1 sene 2 aydir gidiyorum ve kacinci zam bu bir de. 1700le basladim, ikinci seansta 2250 oldu ve geldigimiz fiyat su an bu. Soyledim cok diye. Bekliyorum. Bu doktor beni asla cozemeyecegimi dusundugum yillardir beni mahveden bi seyden kurtardi o yuzden de baglandim. kendisine ama baktigimizda su an ciddi bi sorunum yok ve bu fiyat cok yuksek mevcut gereksinimlerim icin.
0
🌸Kittie
(19.08.24)
açık söylüyorum, asl gitmem. işinde çok çok iyi olur, bana çok iyi gelir o zaman farklı. ama 10+ terapist (klinik psikolog ve psikiyatr) denemiş biri olarak ben kimseden fayda görmediğim için bkz: ilk cümlem.
0
deartheodosia
(19.08.24)
Valla benimki de önce 1800’den 2200’e çıktı, sonra 2900 oldu, sonra 3500 oldu. 120 bin lira kira veriyoruz diyor sorunca da. O da haklı kendince ama ne bileyim ya, olan danışana oluyor biraz.
0
vedatchilipeppers
(19.08.24)
120 bin lira kira nedir ya. Yuh.

3500 bile çok ama 5500 aşırı. Ne sıklıkta gidiyorsun, sürecinin neresindesin bunlara bağlı bir rakam söylemiş olabilir.
0
muhayyer divan
(19.08.24)
siz direk verebileceğiz rakamı teklif edin(örnek 4bin tl)

asgari ücretlilerin zam almadığı, özel sektörün yine çoğunluğunun zam almadığı alsa da maksimim %25 aldığı dönemde kafadan %50 zam çok fazla.

kaldı ki terapi gibi bir süreç dahilinde işleyen bitişi belli olmayan bir programda mevcut danışana bu kadar zam yapmak ayıp.
0
nuisance2
(19.08.24)
Arkadaslar ozelden dr adi soranlar olmus, sormayin lutfen soylemek istemiyorum
0
🌸Kittie
(19.08.24)
Ara zam uygun olmamış. Sene sonuna kadar ya da baştan ne kadar süre planladıysanız eski ücretten ödemeyi teklif edersen kabul edecektir.
0
osssy
(19.08.24)
Uzak olmayan gelecekte benimki de zam yapar yazmıştım. Bugün yaptı. :) 3.500'den 4.200'e çekti. Mevcut danışanları için geçerliymiş bu fiyat.
0
auroraaurora
(19.08.24)
Kendisi o ayrima gitmiyor iste. Daha once de konusu gecmisti. Dogrusu bence de devam edenin bi farki olmali yeni kisiden.
0
🌸Kittie
(19.08.24)
terapist doktor degil dolandiricidir. 1 yilda gercekten elli kere zam yapmanin mantigi ne? yok bi bi cizelgesi
0
ala09
(19.08.24)
Ben psikolijik engelliyim engelli raporum da var. Toplam 12 senedir yardiriyorum hayatta.

Su yazini okuyunca elim ayagim bosaldi.

Kardesim 5500tl ye sen kendi sorunlarini kendin de cozersin.

Git o paraya bi kac gunlugune deniz kum gunes tatil yap. Avşa adasina gidiyordum ben apartlar var cok ucuz.

Yada git sokak hayvanlarina mama falan al sokak sokak dagit.

Sevgi pitircigi ol insanlara falan yardim et
Daha faydali olur ruhen duzelirsin

O para verilir mi? Kusura bakma karsindaki tanri falan olur anlarimda

Bu rakama neyini cozecek allahini seversen.

Yeminle sen bu parayi versen daha cok rahatsizlanir hasta olursun haksiz miyim.

Biraz sinirlerim hopladi kusura bakma.
0
Zetnikov
(19.08.24)
Terapi için mezarlıkları gezin.
(şaka değil)

Çok eskiden hastanelerde şifahanelerde hastalar tedavi olduktan sonra yol için paraları yoksa ceplerine para da konulur öyle gönderilirdi.
Bizde daha cepte biraz para varken gitmeye korkar olduk.

Senin doktor iki sene daha zaman yapmadan 3.500 tl ile devam etse tedavilere (eceli gelmediyse) ölmez ve o para da ona yeter.
0
diyecevaplandı
(19.08.24)
150 euro civarı yapıyor. ufak bir araştırdım avrupa'daki birçok ülkenin üst sınırı bu. türkiye'de oecd verilerine göre nüfusa oranla çok az doktor olduğu için maalesef ücretler çok yüksek. bu çok ciddi bir sıkıntı. insanlar sağlık hizmetine ulaşamıyor. kesinlikle çok fazla.
0
blackkmamba
(19.08.24)
5500 e suit oda kiralardim. Sonra hatun atardim icine , yasliysan cialis al ama
0
lapaz
(19.08.24)
(14)

Halley vs. Baklava vs. Kazandibi

Bruce
Bu saatte canınız tatlı çekiyor, eldekiler bunlar.Hangisini yersiniz?Çoğul cevap verecekler sıralama yaparsa sevinirim.
Bu saatte canınız tatlı çekiyor, eldekiler bunlar.
Hangisini yersiniz?
Çoğul cevap verecekler sıralama yaparsa sevinirim.
0
Bruce
(17.08.24)
Baklava- kazandibi- halley
0
rodeocu
(17.08.24)
Baklava > Halley (inşallah orman meyveli olanındandır).

(Kazandibini bilerek görmezden geldim.)
0
m e b
(17.08.24)
Baklava diğerlerini yemem
0
respect
(17.08.24)
Baklava gerisi yalan.
Not: 6 ay tatlı şey yemesem aramam.
0
pavlis
(17.08.24)
Baklavayı başa yazanlar sevmiyorlar galiba, en son ne yediysen ağzında onun tadı kalıyor hatırlatmak isterim.
0
🌸Bruce
(17.08.24)
Ben içlerinden bir tanesi yenecektir diye düşündüm. Çünkü üçü de çok alakasız ya :D
0
m e b
(17.08.24)
Kazandibi, diğerlerini yemem.
0
gabe h coud
(17.08.24)
@m e b, evde bunlar var şu anda.
0
🌸Bruce
(17.08.24)
Kazandibi
0
isiaha
(17.08.24)
kazandibi 1
baklava 2
halley bak isine
0
ala09
(17.08.24)
Hiçbirini canım çekmiyor öncelikle.

Baklava - Kazandibi - Halley

Baklavada o kadar kat inşa etmişler. Bizim neyimize sorguluyoruz bu mimari güzelliği? çay yanına da mis.

Kazandibi çünkü halley ikinci olamaz. Halley ne ya?! biskivü üstü çikolata. işlenmişliı seviyesi böyle bir bileşik yerine kazandini daha sindirilebilir.

kişisel görüşüm: şeker kötüdür, meyve dahil. bol su için ve egzersiz yapın.
0
baldan kaymak
(17.08.24)
Kazandibi en sevdiğim tatlı olduğu için saatten bağımsız cevap o
0
nundu
(17.08.24)
Kazandibi diyorum ben de. Gece gece yenen baklava mideye oturur uyutmaz diye düşündüm. Diğer seçenekler varken Halley gereksiz geldi gözüme onu da eledim.
0
peki madem
(17.08.24)
kalitelerine göre. sıradan bir baklavayı yemem, kazandibi güzelse onu yerim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.08.24)
(6)

Eli kurutmayan sabun tavsiyeleriniz var mıdır?

jonas
El temizliğini çok önemseyen biriyim, geçirdiğimiz pandemi süreciyle beraber bu durum bende biraz da takıntı haline dönüştü maalesef. Yani normalden daha fazla ellerimi yıkadığımın farkındayım. Hal böyleyken de ellerim kuruyor. Nemlendirici krem sürünce görüntü güzel oluyor ama ellerimi 2-3 kez yıka
El temizliğini çok önemseyen biriyim, geçirdiğimiz pandemi süreciyle beraber bu durum bende biraz da takıntı haline dönüştü maalesef. Yani normalden daha fazla ellerimi yıkadığımın farkındayım. Hal böyleyken de ellerim kuruyor. Nemlendirici krem sürünce görüntü güzel oluyor ama ellerimi 2-3 kez yıkadıktan sonra yine kuru bir görüntü oluşuyor.

Sanırım kullandığım sabunun da fazla kurutucu bir etkisi var. Elleri çok kurutmayan sabun türü önerileriniz var mıdır acaba? Bilenler bilgilendirebilirse çok memnun olurum.
0
jonas
(16.08.24)
kati sabunlar daha az kurutuyor. bazi sivi sabunlar da nemlendiricili oluyor onlar da kurutmuyor. benzer bir dertten muzdaribim ben kati sabun tercih ediyorum.
0
in vino veritas
(16.08.24)
Bir zeytinyağlı sıvı sabunları, bir de Dove'un sıvı sabunlarını beğeniyorum ben.
0
kobuzchu kiz
(16.08.24)
Katı sabunlar daha az kurutuyor evet. Bana doktor elimi katı sabunla yıkamam gerektiğini söylediği için yıllardır katı sabun kullanıyorum.
Olivos diye bir marka var. Sahibi babamın arkadaşı. Üretim tesisleri falan tertemiz. Ürünleri çok güzel. Bana hediye geldiği için satış yerlerini net bilmiyorum ama online satışları var. El için 3*100 gram olan setleri, vücut için parfümlü sabun serisini, misafir sabunu için de sıvı sabunu kullanıyorum. Sıvı sabununu ben de bir kaç kez kullandım. Normalde marketteki bilindik markaların sabunları ile 2 kez yıkasam yüzük parmağım egzama oluyor. Olivos’ta o olmadı. Hepsine kefilim, bir deneyin en azından.

Bir de günde en az bir kere mümkünse yatmadan önce bariyer destekleyici bir krem sürerseniz elinize (mümkünse gece) o da kuruluğu azaltacaktır.
0
irene
(16.08.24)
bence bu cok ok ty.gl

defne sabunu vs de kurutmuyor ama onlar cok dagilip bulasiyor sabunlukta kotu goruntu
0
ala09
(16.08.24)
dove katı sabunda şaşma
0
my fault
(16.08.24)
Alerji ve egzamam var elimide cok yikarim cok ilginc bi sekilde hobby elime dokunmuyor
0
eja
(16.08.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.