Giriş
(5)

Temu app alışveriş yapan var mı?

kaptan maydanoz
Güvenilir mi? Ekstra vergi bilmem ne ödüyor muyuz?
Güvenilir mi?
Ekstra vergi bilmem ne ödüyor muyuz?
0
kaptan maydanoz
(11.06.24)
Türkiye'den mi sipariş vereceksiniz?

Biz yurtdisindayiz, ilk ödemeyi Klara ile yapmıştık (Türkiye'de var mı bu, emin değilim). Yani ödeme yapmıyorsunuz siteye direkt, sipariş geldikten sonra ödemeyi yapıyorsunuz.

Ama güvenilirlikte bir sorun yok, biz 20'den fazla toplu sipariş vermisizdir. Gelen ürün sayısı 200'u bulmuştur. Çorap da sipariş verdim, takı standı da. Fiyatına göre kalitesi değişmekle beraber gayet iş görür şeyler geldi hep. Giysi vs sipariş vermedik. Cam kavanozlar kırılmadan geldi, banyo perdesi çok kaliteliydi mesela.

Bizim bulunduğumuz ülkede ekstra vergi alınmıyor, 10 günde de geliyor en geç. Ama Türkiye'deki durumu bilemiyorum, Ali express gibi gümrükte vergi çıkarabilirler.
0
fraise
(11.06.24)
çevremde alan var. şu an app de gördüğüm min.480 tl limiti var ve evet ek vergi koyuyor üstüne zaten satın alırken. alacaksanız sanal kartla alın siz yine de ne olur ne olmaz

edit: türkiyeden sipariş bu
0
chanandler bong
(11.06.24)
ek vergi var. aldim bi şeyler hepsijetle sikintisiz geldi
0
ala09
(11.06.24)
Güvenilir evet. Ödeme kısmında vergiyi hesaplayıp söylüyor. O kadar ucuz ki vergisine bakmıyorsun bile Fakat uyarmadan edemeyeceğim insan aldıkça alıyor. Bizdeki fiyatların ne kadar kazık olduğunu zaten biliyoruz ama gördükçe alıyorsun. Ohaaaa diyerek alıyorsun. 3 tane 5 tane aynı şeyden alıyorsun .Bir de indirim kuponun varsa yandın. Uyarmış olayım.
0
Godless
(11.06.24)
evet güvenilir. sözlükteki başlığına uzun bir entry girip anlatmıştım güzelliklerini.

ben yurtdışında bir yıldır kullanıyorum. henüz hiçbir sorunla karşılaşmadım. ama çok kalite beklememek lazım. bir milyoncudan alınacak ıvır zıvır şeyler alın. elektronik vs.lere girmeyin, elinizde patlayabilir.
0
sir gawain
(12.06.24)
(11)

Yazın yapması ekstra zorlaşan şeyler

sekizdokuzon
Malum aktivite dışında:) bence spor yapmak aşırı zorlaşıyor.
Malum aktivite dışında:) bence spor yapmak aşırı zorlaşıyor.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Spor+1
Temizlik yapmak çok zor, mesela şuan cama kafa atasım geliyor. Bir de çalışırken iş yerinde zor oluyor.
0
rock n roll
(11.06.24)
Uyumak :(

Sıcağı bir yandan, sivri sineği diğer yandan. Bu sabah 5'te uyandım ve geri uyuyamadım mesela. Normalde 8'de çalan alarma uyanamıyorum kışın :d

Onun dışında duhhh bi cevap olacak ama sokakta yürümek, gezmek, kültür turizmi yapmak gibi şeyler yani açıklamaya bile gerek yok zaten.

Benim için pek geçerli değil ama insanlar yemek yemeyi de yazın daha zor buluyorlar.
0
nundu
(11.06.24)
Ben kitap okurken çok zorlanıyorum, bünye iyice ağırlaşıyor konsantre olamıyorum.
0
Lethe
(11.06.24)
klima/vantilator yoksa neredeyse her sey. havanin sicak ve terletici oldugunu farzediyoruz. sicaklayip terlemekten zevk alan da vardir ama :)

yani suyla yapilan aktiviteler disinda belki: dus almak, denize girmek vs.

ama kisin da ayni seyler zor olabilir ve hatta daha fazlasi. belki daha soguk/karli yerlerde. iki ucu boklu degnek. sonbahar ve ilkbahar daha anlayisli olabilir. bulundugun yere de bagli.
0
ermanen
(11.06.24)
Yemek yapmak zor geliyor.
0
reactionic
(11.06.24)
Bir iş için toplu ulaşımla Alsancak'a gidip gelmek de aşırı zor oldu. Bugün deneyimledim. Hiç tavsiye etmem. Kıbrıs Şehitleri'ni yürümek hiç bu kadar zor olmamıştı.
0
Mirket
(11.06.24)
malum aktivite bence gayet iyi yaz icin:) bocek cok yoruyor beni alerjim de var tiksintim de isiriliyorum da. market alisverisi zor brncr poset tasimak, yanan arabaya binmek ve tabii ki sigara sicakta icilmez icilmemeli(eski icici)
0
ala09
(11.06.24)
Bence flört bile keyif vermiyor bu sıcakta, kaldı ki malum aktivite :) @ala09
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
yaşamanın kendisi.
ama en önemlisi araba, araba, araba.
0
sparkle kiddle
(11.06.24)
Diğer cevaplara ek olarak benim için örgü örmek. Şu an bir hediye bitirmeye çalışıyorum böyle bütün kucağımı kaplıyor. Piştim :(
0
peki madem
(11.06.24)
@peki madem: örgünün vücuduna değen yerlerine varsa pamuklu nevresim şer, yakar o naylon ipler. Off! Allah sabır versin.
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
(11)

Kendinizi ne zaman sevmeye başladınız?

sekizdokuzon
Kimseye yaranmaya çalışmadığımda, kimseyi memnun etmeye uğraşmadığımda, başıma gelen hiçbir şey için önce başkalarını suçlamadığımda, beni yargılayan herkesin en az benim kadar hayati noksanları olduğunu fark ettiğimde ve bana yapılan kötülüğe benzer şiddette cevap vermediğimde, tek başıma güçlenere
Kimseye yaranmaya çalışmadığımda, kimseyi memnun etmeye uğraşmadığımda, başıma gelen hiçbir şey için önce başkalarını suçlamadığımda, beni yargılayan herkesin en az benim kadar hayati noksanları olduğunu fark ettiğimde ve bana yapılan kötülüğe benzer şiddette cevap vermediğimde, tek başıma güçlenerek hayatıma devam edecek gücüm, iradem olduğunu fark ettiğimde ben kendimi sevmeye başladım. Başkalarının sevgisini kazanmak için soytarılık yapmaktan vazgeçtiğimde kısaca. Sizde bu süreç nasıl gelişti?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(10.06.24)
Ben hep çok sevdim kendimi. Özellikle son birkaç yıldır daha fazla seviyorum. Düşüncelerim, aldığım kararlar, duruşum, fiziğim, özgüvenim şahane. Belki kibir gibi narsizm gibi görülebilir ama değil, çünkü son birkaç yıl içinde zirveye çıktım gerçekten.
0
rock n roll
(10.06.24)
Valla ben de kendimi bildim bileli kendimi sevip değer veriyorum. Bu sadece duygusal ve ruhsal boyutta kalmıyor. Bana zarar veren ilişki biçimlerinden kurtulmaktan tutun iyilik halime (fiziksel, ruhsal, duygusal) iyi gelecek şeyleri yapmaya kadar gidiyor.
0
Amaranta ursula
(10.06.24)
hatirlatalim youtu.be
0
ala09
(10.06.24)
Kendimizi sevdiğimizi nasıl anlıycaz?
0
Kahvedesu
(10.06.24)
Bilmem ki. Kendimi hiçbir zaman tam anlamıyla sevemedim. Yani bazen seviyor gibi oluyorum sonra yine nefret ediyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(10.06.24)
@orta buyuklukte +1

Hatta genel olarak sevmeme veya nefret ettiğim zamanlar çok daha fazla diyebilirim.
0
m e b
(10.06.24)
Büyük filozof RuPaul Charles'ın dediği gibi, if you can't love yourself, how in the hell you gonna love somebody else?

Çeşitli sanal mecralarda efendim kendinle en yakın arkadaşınla konuşur gibi konuş, kendini başkalarını değerlendirdiğinden daha sert değerlendirme gibi öğütler okuyup "allaalla?" diyordum, meğer kendini sevmeyen insanlara söylüyorlarmış. Kendini sevmemeyi, kendine kötü/sert/tahammülsüz olmayı aklım almıyor. Normalim bu, en derin depresyondayken bile kendimle aram iyiydi. Kendimi sevmeyeceğim de kimi seveceğim?
0
kobuzchu kiz
(10.06.24)
şimdi geçenlerde bir olaylar oldu bir hanımdan çok hoşlandım neyse sohbetimin olmadığı ancak ortak noktalarda gördüğüm bakıştığım vs. gel zaman git zaman reddedildim üstüne de engellendim. neyse arkadaş dedi ki: "ya üzülüyorum kalbin kırıldı" yok önemli değil diyip geçtim. içimden, "kırıla kırıla kırılacak bir kalbim olmadığını gördüm hissettim. burada amacım hayat dersi vermek ya da deneyimlerimi aktarmak değil elbette. şu var kendini sevmekten öte kendinize değer verin ama hak ettiğinizden fazlasını değil.
0
100binZar
(11.06.24)
narsist değilim ama :)

ben de hep sevdim. sevmediğim yanlarım tabii ki var ama kendi halimde çok mutlu bir insanım, kendi kendime keyifle vakit geçirebilirim. hayatım çok zorlu geçti belki de bu beni çok dayanıklı ve umutlu yaptı.
0
gabe h coud
(11.06.24)
4-5 yaşında anneme @kobuzchu kız'ın alıntısına benzer cümleler kurduğumu hatırlıyorum :d hep bu mantalite ile büyüdüm. Kendini sevmeme olayı bana da ilginç geliyor. Yani kendime çok kızarım, kendime küfrederim, gece durduk yere 10 sene önceki saçma bir anı gelir ve kendi kendime uyuz olurum ama sonuçta ben benim yani kendimi sevmeyip ne yapıcam? Kendimi sevmek için bir ön koşul ya da sebep de aramadım hiç. Sizin saydığınız kötü özelliklere sahip biri de kendini sevmeli. Dünyanın en kötü insanı da olsan kendini sevmen lazım ki daha iyi biri olabilesin. Sevmediğin bir şeyi daha iyi yapmak için uğraşmazsın sonuçta.
0
nundu
(11.06.24)
ben hep kendimi çok sevdim.

tam tersinin nasıl olduğunu anlayamıyorum
0
Hallegadola
(12.06.24)
(18)

kedili ev kokusu

turuncu tonlarda
arkadaşlar. ben hayatımda hiç kedili eve gitmedim. herhangi bir hayvan da bakmadım o yüzden kokusu nasıl oluyor bilmiyorum. 3 gündür bir arkadaşın kedisi bizde misafir. kristal kum kullanıyorlarmış. kedinin çişi topaklanmıyor kristaller sarı oluyor çişini yaptığı yerleri. kakasını hemen atıyorum yap
arkadaşlar. ben hayatımda hiç kedili eve gitmedim. herhangi bir hayvan da bakmadım o yüzden kokusu nasıl oluyor bilmiyorum.

3 gündür bir arkadaşın kedisi bizde misafir. kristal kum kullanıyorlarmış. kedinin çişi topaklanmıyor kristaller sarı oluyor çişini yaptığı yerleri. kakasını hemen atıyorum yaptığında ama çiş orda kalıyor ve inanılmaz kötü kokuyor. Bu koku kristal kumun kötü olmasından dolayı mı? kumunu değiştirsem çözebilir miyim sorunu?

camları evdeyken hep açık tutuyoruz ama biz kedi bakmadığımız için camlarımızda sineklik tel yok. emanet olduğu için atlayıp kaçmasından da çok korkuyoruz o yüzden evden çıkacağımızda camları kapatıyoruz. mesela dün akşam 6 saat kapalı kaldı. eve geldiğimizde inanılmaz ağır bir koku tüm eve yayılmıştı. bizde 1 hafta filan daha kalacak. bu sorunu nasıl çözerim?
0
turuncu tonlarda
(10.06.24)
kristal kumlar artık yasaklandı bile. onlar kokuyu hapsetmek konusunda hem iyi değil hem de kedilerin sağlığına da zararlı. düzgün topaklanan, kokuyu hapseden iyi bir kum alırsanız koku olmaz.
0
matilda
(10.06.24)
ilk başta active clean alın ve 1 kaşık dediğine bakmayın kutunun 1/4 ünü kuma serpin
kum olarakta aktif karbonlu alın koku için, ben proline extra kullanıyorum topaklanması çok iyi ama koku yaptığı olduğu için active cleanle kullanıyorum
maddiyat problem değilse kum olarak ever clean alın ama yinede active clean kesinlikle alın.
hangi mamayı kullanıyorsunuz? yaş mama çok yersede kotu koku oluşabiliyor.
normalde bizim ev kokmuyor ya kim gelse soruyorum
www.kolaymama.com
0
eja
(10.06.24)
kumuna karbonat döküyolar bildiğim kadarı ile kokuyu hapsetmesi için.
0
elorelia
(10.06.24)
O kadar koku normal değil. Arkadaşa nezaketen danıştıktan sonra kum değiştirin bence de. Proline iyidir +1.
www.amazon.com.tr şunu kullanıyoruz, memnunuz. Gerçi arka balkonda duruyor bizim kedilerin tuvaleti.
0
kobuzchu kiz
(10.06.24)
kedili birey olarak düşününce bile burnumun direği kırıldı. o kumlar iğrenç kokar. çam peleti sıfır koku çok rahat ve daha sağlıklı ama arkadaşın bilmiyor muhtemelen veya önemsemedi burnu alışmıştır.
0
kaptan maydanoz
(10.06.24)
@eja

3 gündür bizde ve hiç yaş mama vermedik. yaş mamayı sadece hafta sonları az veriyolarmış.
kuru mama veriyoruz ama markasını vs bilmiyorum geçici olarak geldiği için normal bi poşete az koyup getirmişlerdi. Ama maması da aşırı kötü kokuyor 3 poşete koydum koku yayılmasın diye. bugün yeni kum alayım o zaman ama siparişi bekleme şansım yok pet shop muydu neydi öyle bi yerden alırım. tavsiye için çok teşekkür ederim.

gerçekten kokudan ölmek üzereyim. ama kendisi çok sevimli çok tatlı. bazen delirip üstümüze saldırıya geçiyo ama bazen de gelip şapşal şapşal sevdiriyo kendini.
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
Mama kabında çok fazla mama mı bırakıyorsunuz? Yazın bu sıcakta o koku yapabilir, hatta bozulabilir. Siz farkında olmadan kedi bozuk mama yiyebilir ve bu da tuvalet kokusunu arttırabilir.
0
silverleaf
(10.06.24)
kristal kum icin yukarida bilgi verilmis ona ilaveten bir yere isemis olabilir mi?
0
ala09
(10.06.24)
kalitesiz mamalar ağır kokar ama normalde kedi mamasıda kokan bişey ciddili, mamanın kokmaması için cam kavanoza koyun kapağıda sıkıca kapatın.

pet shoptan ever clean kesin vardır markasız bişey alma, petshopcular keriz silkelemeyi çok sever aman diyeyim, pro line iyidir gardenlı marka iyi değil.

ben kediyi 4-5 gün bıraktımda kum kabı okadar kokmuyordu, yeni kum koymadan önce kumun plastik kısmınıda iyice süngerle yıkayın. active clean petlebi veya markamama sitesinden sipariş verirseniz ertesi gün geliyor

kediye üzüldüm şu an ya kediler kokuyu hiç sevmezler ailesi biraz daha kaliteli şeylerle mi baksa keşke söyleyebilseniz.
0
eja
(10.06.24)
@silverleaf

bu dediğiniz de aklıma geldi. hava çok sıcak ve mama sonuçta dışarda bekliyor. bozulmuyor mu diye düşündüm. kedinin sahibi çok uzun saatler evde olmadığı için kabına çok koyup gidiyor. ama ben öyle yapmadım az az koyuyorum bitirdikçe. ama bana gelen mama eski mama o yüzden ne zaman aldıklarını ne zamandır beklediğini, bozulup bozulmadığını bilmiyorum. sadece kötü kokuyor. olmazsa bugün küçük paket yeni mama da alayım belki de dediğiniz gibi o mamada da sorun vardır.
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
@ala09

işediğini sanmıyorum çok akıllı bir bebiş hep kendi tuvaletine gidiyor. ama garantisi yok tabi işediyse de anlamamış olabilirim :(
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
Kedili ev kokar. Kedi sahipleri aksini iddia etse de kokar ama bahsettiğiniz kadar kokuyorsa kum, yem ya da kedi sağlığında sorun vardır. Kum ve işeme konusu söylenmiş. İşeme ya da koku bırakma konusuna tekrar bakın derim. Bir de yaş mama olmak zorunda değil ama maması dışında bir şeyle besleniyor olabilir mi evde? Bunlar da değilse kedi size gelirken de hasta olabilir. Belki sahibi bir şekilde alışmıştır ama...
0
nawar
(10.06.24)
mamanın markasını değiştirmeyin kedi ishal olur. mama geçişleri yöntemi var ilk gün %75 eski mama kalanı yeni mama, 2. gün aynı şekilde, 3. gün %50 %0 eski yeni mama, eskiyi azaltarak geçmelisiniz.

düzgün temizlenen / düzgün kumu olan kedi evi kokmaz arkadaşlar beni deli etmeyin adasdsa teşekkürler.
0
eja
(10.06.24)
Aktif karbonlu vancat kullanıyorum ve her sabah temizliyorum koku problemi yok evde. Dışarıdan gelince de almıyorum ama tabi ben alışmış olabilirim.
0
peki madem
(10.06.24)
Herkes yazmış kristal "kum" rezil bişey. Topaklanan bentonit kedi kumu her gün temizlemek kaydı ile topaklanma tozlanma kalitesine göre az yahut hiç kokulu oluyor.
0
hedep
(10.06.24)
Sadece bir hafta daha kalacak kedinin mamasını falan değiştirmeye kalkmayın. Mama değişimi eja'nın dediği gibi teknik bir konu.

Kum kabına kum derinliği 7-8cm olacak kadar bol kum koymak lazım. Her gün de temizliğini yapınca asla koku yapmaz.

Kedi olan evde pencereleri açık bırakıyor olmanız beni endişelendirdi. Özellikle cam kenarına kuş geliyorsa kedi o pencereden aşağı düşebilir. Aman dikkat edin.
0
pispinti
(10.06.24)
Koku tuvalet kaynaklı ise tuvalet için kullandığınız malzemeyi sürekli değiştirip koku sıkarsanız koku sorunu olmaz. Sanırım arkadaşınızın kedisinin bir sağlık problemi var.
0
doharkoman
(10.06.24)
@pispinti

kumun çok kötü bir kum olduğunu ilk geldiği gün anladım ama onun düzenini bozarsam adapte olmakta zorlanır diye ellemedim. mamasını filan da kafama göre değiştirmem tabi ki zaten buraya da o yüzden yazdım. etrafımda kedisi olan herkesle konuşuyorum, soruyorum sırf ona zarar vermemek için. camlar açıkken de zaten hep yanımda, gözümün önünden 1 saniye ayırmıyorum. zaten o da biz nerdeysek o odada yanımızda oynadığı için sorun olmuyor.

@doharkoman düzgün bir kum denemesi yapıcam eğer koku sorunu geçmezse muhtemelen dediğiniz gibi hasta olabilir. vete de götüreceğim zaten, teşekkür ederim.
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
(6)

EV ALMAK şimdi x 1 sene sonra

biravekahve
Bir varsayım üzerinden hesaplama yapalım. Diyelim ki yatırımlık ama ileride de oturabileceğiniz küçük bir ev almak istiyorsunuz.500 bin tl paranız var 1 milyon tl de kredi çekeceksiniz.ŞİMDİ: faiz: 3.05 geri ödeme: 3.781.875,60 TL1 sene sonra: faiz:1.99(varsayım) geri ödeme: 2.635.73
Bir varsayım üzerinden hesaplama yapalım. Diyelim ki yatırımlık ama ileride de oturabileceğiniz küçük bir ev almak istiyorsunuz.
500 bin tl paranız var 1 milyon tl de kredi çekeceksiniz.

ŞİMDİ: faiz: 3.05 geri ödeme: 3.781.875,60 TL
1 sene sonra: faiz:1.99(varsayım) geri ödeme: 2.635.735,62 TL

değişen miktar 1 milyondan fazla. yani aslında sorumuz şu 1.5 milyonluk evin değeri 1 yılda 1 milyon artar mı? Konut Fiyat Endeksine göre (mart ayı verisi) değişim oranı %50. yani bu orana bakarak bu kadar artmaması lazım. Fakat diğer bir yandan da, faizlerin yüksek olmasıyla beraber ev üretimi azalacak, alıcılar almayacak. Fakat ilk indirim geldiğinde de bir yığılma olacak bu da fiyatlara etki edebilir. Bu durumda siz olsaydınız şimdi mi alırdınız, yoksa bir süre daha faiz indirimini mi beklerdiniz? Teşekkürler.
0
biravekahve
(09.06.24)
Eğer kendiniz oturacaksanız ev alınır ama yatırımlık alınmaz, ev fiyatları ege kasabasından kayserinin kasabasına kadar her yerde şişmiş durumda, daha da yükseleceğini düşünmüyorum

ikincisi kredi faizleri de çok yüksek

Ytd
0
grimavi
(09.06.24)
ekonomik planlamada sizle aynı durumdayım. şuan beklemeyi tercih ettim. beklerken de nakit kısmını artırıyorum. kredi çekeceğim miktar 500k.lar altına düştüğünde alım gerçekleştirmeyi planlıyorum.
0
trajikomix
(09.06.24)
1.5 milyonluk ev 2.5 degil 3.5 falan olur ama yatirimlik ev almazdim ben de. 10 milyonluk daireye 25k kira oduyoruz, sacmalik. ytd
0
ala09
(09.06.24)
bir sene sonra veya bu süre içerisinde herhangi bir anda kredilerin düşmeye başlayacağı algısı oluştuğu anda 1.5 milyon dediğin ev 2.5 olur. 1.99 olduğunda bile değil, artık merkez bankamız faiz indirim sürecine girmiştir dediğimiz aşamada evler artmaya başlayacak. konut kredileri için 1.99 ve aşağısına geldiğimizde daha da fazla artmış olacaktır şu an baktığınız 1.5'luk ev. burası ahlaksızlar ülkesi olmuş maalesef.

oturmak için alıyorsanız bundan daha iyi bir zaman yok. ev-araba fiyat skalasına bakarsanız evlerin balonunun söndüğünü görebilirsiniz. bir de ilave olarak herkesin alınmaz demesi bile zaten çok büyük bir al sinyalidir her zaman.
0
bussuru1
(09.06.24)
Oturacaksanız alın.
Yatırımsa yine alın. Hata yapsanız bile %5-%10 gibi bir hata olur, bir felaket olmaz.

Şu anda faiz 3,05 olduğu için o ev 1,5 milyon. Faiz 1,99'a düşse yarın, ekonomide başka hiçbir şey değişmese sadece konut kredisi faizi 1,99'a düşse o ev 2,5 milyon olacak.

O yüzden siz şimdi eviniz alın. Faiz'ler 1,99'a düşerse yapılandırma yaparsınız.
0
michael_knight
(10.06.24)
Gayrimenkul satın alacaksanız ve kredi alabiliyorsanız hiç beklemeyin muhtemelen bu fiyatları bir daha bulamayacaksınız. Bu piyasada garimenkul toplama zamanı. En fazla 3-5 Yılda evin rayiç değeri katlayarak artacak (bunu yazın bir kenara zamanı gelince hak vereceksiniz). Şu an gayrimenkul piyasası faizlerden dolayı son 20 yılın en kötü döneminde bir daha bu fırsat ne zaman gelir veya gelir mi bilinmez. Kasım ayı gibi faiz indirimi bekleniyor faizlerin inmesi gayrimenkul fiyatlarını yükseltir. Gayrimenkul fiyatları düşecek diyenler her zaman oldu fakat gayrimenkul fiyatları uzun vadede hiçbir zaman geriye gitmedi. Ne darbe dönemleri, ne ekonomik krizler ne birinci ikinci dünya savaşları gayrimenkul her zaman değerlendi. Malum Türkiye'de ağzı olan konuşuyor beklerseniz daha çok beklersiniz bu fırsatı kaçırmayın.
0
doharkoman
(10.06.24)
(5)

Amazon.com.tr taksit

prole
900 liralık bir elektronik ürün için taksit yapmaya çalışıyorum ama hiç taksit seçeneği çıkmıyor. 3 farklı kart ile denedim, aynı sonuç. Taksit mi kalktı ne oldu, bilginiz var mı?
900 liralık bir elektronik ürün için taksit yapmaya çalışıyorum ama hiç taksit seçeneği çıkmıyor. 3 farklı kart ile denedim, aynı sonuç. Taksit mi kalktı ne oldu, bilginiz var mı?
0
prole
(09.06.24)
taksit için alt tutar uyguluyorlar diye hatırlıyorum
0
Euxinos
(09.06.24)
o üründe yasal olarak taksit yapılamıyor olabilir veya yabancı ülkeden gelen bir ürün alıyorsunuzdur. geçen gün tıraş makinesi aldım 500 lira, vade farkı ile taksit yaptı.
0
malheiros
(09.06.24)
saglik ve egitim disinda karttan taksit yapilmiyor yasaklandi yani martta mi nisanda mi ne. amazonun ozel bi durumu yoksa sebebi bundandir
0
ala09
(09.06.24)
Taksit duruyor, 3 gün önce 3 taksitle 3 ürün aldım. Ne üçmüş. Seçenekler arasında yoksa ya o üründe taksit seçeneği yoktur ya da sizin kartınız anlaşmalı değildir.
0
nawar
(09.06.24)
amazon 1000 tl altına taksit yapmıyor sanırım. aynı üründen 2 tane alıyor gibi yapıp bakabilisiniz taksit durumuna. bu durumda taksit çıkıyorsa bu üründe taksit sorunu yok demektir, gerekirse 100 tl'lik bir şey ekleyip taksit yaparsınız.
0
shadowfollower
(09.06.24)
(2)

Cengiz Kurtoğlu’nun hangi parçası?

lynyrd skynyrd
Merhaba. Videodaki parçanın adı nedir?https://twitter.com/incisozluk/status/1799178038447366237?s=46Teşekkürler.
Merhaba. Videodaki parçanın adı nedir?

twitter.com

Teşekkürler.
0
lynyrd skynyrd
(08.06.24)
Unutulan
0
brkylmz
(08.06.24)
ala09
(08.06.24)
(23)

Türk yemekleri berbat ve de sagliksiz degil mi ?

Yourcousinmarvinberry
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.Lokantalardaki sulu yemekle
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.
Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).

Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.

Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Çok sağlıklı değil fakat berbat değil. Geleneksel şekilde yapılırsa daha sağlıklı hale getirilebilir.
0
doharkoman
(08.06.24)
Berbat kesinlikle değil.
Aynı şekilde sağlıklı da değil, bunda hem fikir olabiliriz.

Bu arada birçok mutfak da sağlıklı değil. Fransız, italyan mutfakları da öyle Çok sağlıklı değil.

Benim türk mutfağında gördüğüm bir sıkıntı şu; hayat pahalılığı ve bazı ürünlerin kısıtlı olması sebebiyle karbonhidrat dayatilmis. Misal annem geldiğinde yemek yapiyor, kiyma siparişi veriyor adam başı azıcık. Diyorum bu ne? E alismislar Türkiye'de az kıyma ile yapmaya pilavla makarna ile doymaya.

Malesef Türkiye'deki sağlık sorunlarının sebeplerinden biri mutfak bence. Ama tadlari Çok güzel.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Turkiye'de sebze kulturu tabii ki sifir degil. Sen iki tane birbirine cok benzeyen mutfak (antep ve hatay, komsu sehirler zaten) secip bunlarda sebze kullanimi az demek ki Turkiye'de sebze yenmiyor demissin.

"Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret."
gene yanlis genelleme var burada. turk mutfagi kalitesiz lokantalarda gordugun yemeklerden ibaret degil ki.

bu analiz metoduyla fransiz, italyan, hatta cin mutfagi falan da gayet sagliksiz bulunabilir.
0
hot potato
(08.06.24)
hayır değil. bolca sebze yemekleri var. zannetmiyorum ki başka ülkelerde bizdeki gibi ıspanak, beyaz lahana, kara lahana, yaprak, taze fasulye, barbunya, patlıcan, bezelye, mercimek, enginar, börülce, kuru fasulye, vb çeşit çeşit yemekler yapılsın.
iranlı birisi demişti, türkiyede bir sebzeden çeşit çeşit yemekler yapılıyor. bizde örneğin patlıcandan bir çeşit yemek yapılır, sizde çeşit çeşit patlıcan yemeği var.
0
abelardo
(08.06.24)
Kesinlikle hayır.

@logisticsmanager ve @hot potato +1 Hatta üstüne Meksika, ABD, Almanya, İspanya, Macaristan, Avusturya da eklerim.

Yani en basit hali ile düşününce kuru fasulye pilav ikilisi pizza, lazanya, calzone, arancini, panzerotto, spagetti ve diğer 75 makarna çeşidinden daha sağlıklı mesela. Aynı lezzette değil bu iki yemek dersen de yakın lezzetteki vereceğin herhangi iki yemek birbiri ile aynı derecede sağlıklı zaten. Genelde lezzetli dediklerimizi, lezzetli yapan şeyler aşağı yukarı aynı çünkü.

Deniz ve sebze kültürü sıfır değil. Sadece deniz ürünleri ile yapılanlar çok standart. Orası doğru. Akdeniz'de Yunanistan dışında öyle geniş deniz ürünü yelpazesi yok. Deniz ürününde geniş mutfağı olanların mutlaka ya bir yerde okyanusa kıyısı var ya da okyanusa yakınlar. Sebze kültürü de hayvan besiciliğinin topluma oranla kısıtlı olduğu yerlerde gelişen bir şey zaten. Türkiye'nin coğrafyası da çoğunlukla hayvancılığa uygun. Haliyle et daha zengin olacak tabii ki.
0
nawar
(08.06.24)
sebze kültürü gayet iyi.
0
ferenc
(08.06.24)
değil.

dünya üzerinde "yemek kültürü" sağlıksız olan belki de ülke abd'dir. o da çok geç kurulmasından kaynaklı.

sebze, et, tereyağı, zeytinyağı, baharat vs. olan yemek sağlıksız olmaz.

bence sizin "sağlık" algınız bozulmuş.

sağlıklı dediğiniz şey sebzedir, meyvedir, ettir, yağdır. bunlar düzgün kullanıldığı sürece yararlıdır.

yağ için margarin, sebze için şeker basılmış domates salçası kullanılırsa tabii ki kötü olur ama olması gerektiği gibi olan çoğu "geleneksel" tarif sağlıklıdır. en azından zararlı değildir.

kebabı zararlı bulup "yağsız" ama 300 ton şeker basılmış yoğurtları sağlıklı bulan biriyseniz kendi aklınızı gözden geçirin derim.
0
mark greg sputnik
(08.06.24)
bana da baharatli ve agir geliyor kesinlikle mola verilmesi gereken tarifler. duzenli olarak annemde yemek yedigimde midem ters duz oluyo. bir de asil sorun kahvalti bence sadece aksam yemegi agir olsa neyse diyecegin sabah kahvaltisi agir aksam yemegi agir is yerinde oglen yemegi. bazen yalandan sofra kalabalik gozuksun diye herkesin bildigi seyler yapiyorum carpiliyorum yemekten sonra. bir de yogurtlu mezeler of of hem yemek yiyosun yanina da yogurt direkt bayil. ulkede zaten gida denetimi, organiklik vs de olmayinca saglikli diye salatalik yiyosun saman cikiyo iyy turkiyede yemekler=kotu ama bunu sadece geleneksellerden soylemiyorum genel itibariyle sadelikten cok uzak geldigimiz noktada kaliteden de uzak. gunde 3 doz gavisconla dostluk baslasin
0
ala09
(08.06.24)
Açıkçası bunu pejoratif bir şekilde ifade etmeyi gereksiz buluyorum. Her toplum içinde bulunduğu şartlara göre şekilleniyor. Bu sağlıklı beslenme hikayesi çok çok yeni dahil oldu gündemimize. Hem Türkiye farklı bölgelerde farklı iklimler ve farklı haklarla kaynaşma dolayısıyla çeşit çeşit yemek bulunuyor.
0
anon1m
(08.06.24)
Hamur dediğin şey undur, buğday kaynaklıdır, eski buğdaylarla şimdikiler bir değil, 14 kromozomlu buğday bugün genetiği değiştirile değiştirile 49 kromozomlu olduğu söyleniyor. Ayrıca gluten problemi de genetiğin değiştirilmesi meselesi. Yani bugünkü Türk mutfağının temellerini bugünkü genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tarım ilaçları içine işlemiş buğdaylar oluşturmuyor. Bu bir.

İkincisi, şeker için de aynı şeyler geçerli, bir yığın kimyasal ve mekanik işlemlerden geçiriliyor bu malzemeler, eski şeker ile bugünkü şeker de bir değil. Eski toprak dahi bugünkü toprak değil.

Üç, deniz kültürü sıfır demişsin, Karadeniz yemekleri hakkında Karadenizlileri çeşitsizlikle suçlamak neyin nesi anlamıyorum. Bizim ülkemizde deniz ürünü olarak %98 oranında balığın tercih edilmesi kötü bir şey değil, bu senin bakış açın sadece. Ayrıca denizlerin kirlilik oranı ve av yasağı gibi konular yine eskiden bugünkü gibi değildi, yine Türk mutfağını sağlıksızlıkla suçlayamazsın. Berbatlıkla hiç suçlayamazsın.

Ayrıca kanserojen yiyecek dediğin mesela margarindir, yanmış sıvı yağdır, yani malzemelerin kötü kullanılmasıdır, kullanmazsın olur biter.

Bütün derdin sağlık ve lezzetse senin elinde yani, doğaya %100 saygılı davranıp doğru düzgün yemek yaparsan sağlıklı beslenirsin. Bu. Sorun senin sorunun yani, Türk mutfağının değil.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
yörükler dağdan yeni indi. tabii ki balıkla işleri yok. istanbul rumu değil ki iri yağlı balık olsun sofrasında. karadenizde bile anca hamsi

sebze var. hangi sebze ve ot varsa o yörede, sofrada da var.

şeker yeni icad edildi. rafine şeker.
şeker yokken pekmez, meyve özütü(ekşide burun kıvrılan tübitak projesi) vs kullanıyordu

saydıkların fast food. sofra yemeği değil.
0
lambırcek
(08.06.24)
Berbat diyemeyiz, sağık konusu da değişiyor. Türk mutfağı baya zengin bir mutfak, her türlü yemek var. Sizin biraz isyan edesiniz varmış, buradan çıkmış.
0
akhenaten
(08.06.24)
hiç mi ege'ye, akdeniz'e gitmedin çocuğum?

türk mutfağına berbat diyebilmek nasıl bir kompleksin neticesidir şaşkınım.

türk mutfağı gibi zengin kaç tane mutfak kaldı dünyada?
0
adivar
(08.06.24)
Genellemeler akıllı adamın işi değildir. Bin tane yemeği içeren mutfak için toptan sağlıksız nasıl denebilir. sağlıklı yemekten kasıt buharda Brokoli vb yemeklerse ülkemiz Akdeniz ve Ege mutfağı çoğunlukla sağlıklıdır. Börülce salatalar patlıcan çığırtma vb çok fazla sağlıklı yemekler yine Karadeniz ege iç Anadolu da da böyle sebze ağırlıklı tencere yemekleri de sağlıklıdır.
0
psmstc
(08.06.24)
Berbat mı?!!?? yok artık daha neler. Kurban olurum türk mutfağına ya. Çok merak ettim burası berbatsa neresi iyi sizce? Onu da yazsaydınız keşke.
0
Kediyi üzdün
(08.06.24)
Soru bahane, kebap şahane.

Bence bu kadar cevap gelince amaca ulasildi sanirim.
0
ermanen
(08.06.24)
değil.
0
gurur
(08.06.24)
aslında dünyanın en iyi lokal mutfaklarına sahibiz. hiç bir ülkede bu kadar fazla lokal mutfak yok. fakat pazarlayamıyoruz. fransızlar, italyanlar çok daha iyi olduklarını yüzyıldır iddia ediyorlar, filmlerini yapıyorlar, kitaplarını yazıyorlar, turizmini pazarlıyorlar. fakat bence öyle değil durum.
akdeniz mutfağının hası, ege, hatay, antep, karadeniz, hatta Çorum, Kastamonu bile Fransız mutfanından iyidir. :-)
0
ankarakecisi
(08.06.24)
30 yıldır londrada yaşayan amcam ve eşi antep e yanımıza geldi

2 sinin de mide bozuldu 2 günde.

bu nedir ya basıyorlar yağı salçayı biberi baharatı veya şerbeti, sonra güzel diyorlar afedersin bokuma karıştırsam o da güzel olur zaten diye dolanıyordu kalan günlerde hiç bişey yiyemedi sdfksgs

bu arada londrada restoranı var yani yemekten anlamıyor değil.

bana kalırsa türk mutfağının çoğu ağır ve sağlıksız evet bu konuya katılıyorum.

ama lezzetsiz diyemeyiz. bence gayet lezzetli. biz bazı yemek veya tatlıları yerken orgazm oluyoruz burada. varsın ağır olsun.

öte yandan genelleme yanlış, ege mutfağı diyetisyenlerin de önerdiği gayet sağlıklı ve hafif bir mutfak, onu niye hiçe sayıyorsunuz
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Ulkenin 3 tarafi denizlerle cevrili deniz urunu yiyemiyoruz bu konuda haklisin
0
Zetnikov
(08.06.24)
@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
@logisticsmanager bana sakin ol diyeni ....
Halk bilim okudum. belgesel yönetmeniyim ve abartmayayım ama bu memleketi kasaba kasaba + 40 ülke gezdim desem yeridir. Lise yıllarında dayımın lokantasında her aşamada çalıştım. şimdi emekliyim ve gastronomi 2. sınıf öğrencisiyim. 2 kelam edecek kadar konuya hakimim.

@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.


@logisticsmanager
0
ankarakecisi
(06.07.24)
Türk mutfağındaki lezzetler sağlıklı ve kaliteli malzemeler ile yapılabilecek yemekler fakat özellikle gıda sektörünün kalitesizliği işletmelerin düşük maliyet yüksek kâr amacı sağlıksız yapmalarına sebep oluyor, birçok yemeği evimizde sağlıklı ve lezzetli yapabiliyoruz, bol yağ bol salça bol tuz yerine daha dengeli koyup lezzet elde edilebiliyor, tabi hamur ağırlıklı yiyecekleri doğrudan sağlıksız görebiliriz.

Yöresel mutfaklar hakkında fikrim kısıtlı olsa da antep yöresel yemekleri daha çok sebze ağırlıklıydı aslında ki bir çoğunu beğenmemiştim.
0
atom karincanin torunu
(07.07.24)
(12)

karşılıklı sevme mevzusu hk

baldan kaymak
çok sevilen ve sevildiğimiz kişi zarar vermemek için uzaktan sevicem ama seni çok seviyorum diye uzak duruyorsa ona mesaj atar mıydınız?not: ben daha inatçıyım, ölsem yazmam
çok sevilen ve sevildiğimiz kişi zarar vermemek için uzaktan sevicem ama seni çok seviyorum diye uzak duruyorsa ona mesaj atar mıydınız?

not: ben daha inatçıyım, ölsem yazmam
0
baldan kaymak
(08.06.24)
Zarar vermemek derken ne demek istiyor? Mesaj atmazdım.
0
rock n roll
(08.06.24)
gerçekten sevse uzaktan sevicem diyerek uzak duramazdı bence.
0
dilili
(08.06.24)
"Horse Lie" derdim. Üstüne sizin "ıssız adam triplerinize..." derdim.

Not: Kadın-Erkek fark etmiyor Issız Adam'daki "Adam"a takılmamak lazım
0
nawar
(08.06.24)
dilili +1
0
pispinti
(08.06.24)
at yalani+1
0
ala09
(08.06.24)
Olmaz olmaz çok saçma olmamalı
0
lüzumsuz adam
(08.06.24)
atmam tabi. hatta cevap olarak 'hadi ordan tırrrrrek' der önüme bakarım.
0
antihero
(08.06.24)
Bence kendi haline bırakın. Eğer ilgilenmezseniz "ee peki ya şimdi?" diyerek absürt bir şey yaptığını anlayıp geri gelecektir. Ama bu saçmalığın üstüne siz geri kabul ederseniz yazık olur.

Siz yazarsanız bu arabesk ruh hali iyice her yanını kaplar. Kendi kendine triplere girer.

Çok yazık valla, acil şifalar.

tabi bunu karşılıklı sevgi olduğunu söylediğiniz kısmı gerçek kabul ederek yazdım. bana sorarsanız işler çok da düşündüğünüz gibi olmayabilir, bi de o açıdan bakın. "üzmeden nasıl ayrılırım" sorusuna böyle bir cevap üretmeyi denemiş. ancak konuyu o kadar yumuşatmış ki saçmalamış.
0
akhenaten
(08.06.24)
önüne bak dostum.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
ona dokununca alev mi alıyorsun ne tür bir zarar vermek anlamadım. ateş ve suyun hikayesi geldi aklıma.


yol ver.
0
Hallegadola
(10.06.24)
sevgi böyle bi şey değil. önünüze bakınız+1
0
nic cage
(10.06.24)
gözden uzak gönülden uzak. sevmen ya da sevilmen zarar verecekse zaten uzaktanda olmaması gerekir. hiç vakit kaybetme yenisi
0
100binZar
(11.06.24)
(3)

Göztepe civarı baklava/şöbiyet siparişi

marowak
Kadıköy'de arkadaşlara baklava sözüm var. Fiyatı çok abartılı olmadan iyisi nereden alınır? Veya paraya kıyıp nereden alsam vay be x'ten almış derler?
Kadıköy'de arkadaşlara baklava sözüm var. Fiyatı çok abartılı olmadan iyisi nereden alınır? Veya paraya kıyıp nereden alsam vay be x'ten almış derler?
0
marowak
(07.06.24)
tarihi safranbolunun sutlu tatlilar ve mezelerini denedim cok iyi ve uygun fiyatli. o yuzden baklavada da uzmez saniyorum
0
ala09
(07.06.24)
Diyar burma’dan ince şöbiyet üstüne tanımıyorum istanbul’da. İnternetten yada en yakın maltepe yada dudullu’da şubesi var sanırım.
0
vampir akrep
(07.06.24)
emiroglu
0
oscar
(08.06.24)
(17)

En beğendiğiniz özelliğiniz nedir?

sekizdokuzon
Biraz da pozitif basalım. "Şöyle biri olmasam başıma çok daha büyük belalar açardım." Dediğiniz ne var? Benimki herkesi eninde sonunda affediyor olmam. Affedip hayatıma tekrar almak değil ya da davranışını onaylamak değil. Sadece affetmek. Öç almamak, intikam planları yapmamak. Bazen bu tarafım yüzü
Biraz da pozitif basalım. "Şöyle biri olmasam başıma çok daha büyük belalar açardım." Dediğiniz ne var? Benimki herkesi eninde sonunda affediyor olmam. Affedip hayatıma tekrar almak değil ya da davranışını onaylamak değil. Sadece affetmek. Öç almamak, intikam planları yapmamak. Bazen bu tarafım yüzünden suistimale de uğruyorum ama kar-zarar analizi yaptığımda böyle olmasam ara sıra suistimale uğramaktan daha fazlası gelirdi sonucuna ulaşıyorum.

İki gün önce öldürmek istediğimi bugün affediyorum. Öyle olmasa belki de gerçekten zarar vermek için plan, program yapacağım. Bayağı soft power bence, aşırı mantıklı. Her şeyimiz de noksan, hasarlı değil. Maşallah bize.

Sizde neler var? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(07.06.24)
İki tane söyleyebilirim:

1. Genel olarak şikayetçi bir insan olmamak. Tek başına yaşamanın getirdiği disiplin oldu son birkaç senede. Etrafta şikayet edecek kimse olmayınca insan şikayet etmemeyi ve dirençli olmayı öğreniyor. Çekilmesi zorunlu olan bir şey varsa şikayet edip etrafımdakilerin enerjisini düşürmem, yapar geçerim.

2. Üşengeç olmamak. Fiziksel olarak son birkaç senedir şöyle bir düstur geliştirdim: Ne kadar hareket edebilirsem kârdır. Bu sebeple ilk gençliğimdeki o üşengeç halimden eser kalmadı. Ev işlerinde bile böyle oldum. Evde bir şey yapılacaksa kalkıp direkt yapmaya başladım. Bu kaslar çalışmak için diyorum, hareket etsinler biraz. Yürümem gerekirse seve seve yürürüm, kedişi oynatmak gerekirse hiç üşenmem aksine farklı hareketler yapıp farklı kaslarımı çalıştıracağım için sevinirim. :)
0
silverleaf
(07.06.24)
Sağduyulu bir insanım bu şekilde birçok olayı savuşturdum. Birde çok iyi sır tutarım, niyeyse en çok takdir edilen özelliğim bu.
0
mirty
(07.06.24)
Kısa sürede sorunlara çözüm bulabiliyorum. Mesela hiç müdahil olmadığım bir konuda bir çalışma yapılmış, tam ortasından girdiğimde kimsenin görmediği bir açıdan sorunu çözebiliyorum, kaynağını bulabiliyorum.
Kötü alışkanlığım yok, sporcuyum ve çok sakin biriyim.
0
gabe h coud
(07.06.24)
Aşırı iradeliyim. Çok çalışkanım ve enerjim çok yüksek. İnandığım bir şey uğruna hiç yorulmadan, dinlenmeden, yemek yemeden, su içmeden çalışabilirim. Çok güçlüyüm hem fiziken hem ruhen. Mücadeleci ve savaşçıyım. Çok merhametli ve yardımseverim. İnsanları çok iyi motive ederim. Güler yüzlüyüm. Empati düzeyim çok yüksek. Bu bazen rahatsız edici olabiliyor. İnsanlar beni çok eğlenceli ve tatlı buluyorlar. Bir kaç kişi söyledi bunu. Samimi biri olduğumu düşünüyorum. Sevdiğim çok özelliğim varmış, aklıma gelirse eklerim :)
0
rock n roll
(07.06.24)
Koç burcu musun? @rock n roll
0
🌸sekizdokuzon
(07.06.24)
Sakinliğimi koruyabilme, kolay kolay sinirlenmeme
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
@sekizdokuzon ikizler burcuyum
0
rock n roll
(07.06.24)
@rock n roll: doğum haritanda ateş de var ama belli ki (burç tahmini tutmadığında kadınlar).
0
🌸sekizdokuzon
(07.06.24)
Genel anlamda sakin bir insanım, özellikle iş hayatında çok işime yarıyor. Hırslıyım diyemem ama çok planlıyımdır ve hedefime ulaşırım, sabırsız değilim, 24 senedir içinde bulunduğum sektörde genelde insanlardan 1 adım önde düşünür ve hareket ederim.
Özel hayatımda da genelde sakin ve sabırlıyımdır. En son dakikaya kadar olumlu ve yapıcı hareket ederim.
Hayatla genel olarak espri yaparak başa çıkıyorum, çoğu konuda geniş bi' espri yelpazem var diyebilirim. Koşarken kaşım patlamış, hanım panik haldeyken makara yapıyorum mesela, daha da delleniyor napiyosun diye :):):)
0
kumandanim
(07.06.24)
dürüst bir insan oldum. her zaman. dürüstlüğümü seviyorum. bir de okumayı, öğrenmeyi seviyorum. bunlar sanırım.
0
deartheodosia
(07.06.24)
enerjik, güler yüzlü, neşe dolu ve dışadönük bir insanım. ruhen kötü olduğum zamanların üstesinden çabuk geliyorum.

bir de br insanı kendime çok çabuk bağlayabilirim arkadaş olarak. kendime sempati uyandırabilirim.

kötü özelliklerim daha fazladır ama
0
Hallegadola
(07.06.24)
- Genel olarak şikayetçi bir insan olmamak +1. İyimser biriyimdir. Art niyetli ve kötü niyetim yok.
- Başladığım bir sürecin sonuna kadar gidiyorum, kendi sınırlarımı zorlayıp, ötesine geçmeye çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.06.24)
İlkelerimden taviz vermemeyi, insan ilişkilerinde ısrarcı olmamayı, öz-saygımı düşürecek davranışlarda bulunmamayı seviyorum kendimde.
0
blue rebel motorcycle club
(07.06.24)
Kimseye nefret beslemiyorum. Exlerimi ozluyorum falan oyle..
0
lapaz
(07.06.24)
blue rebel+++++
0
ala09
(08.06.24)
Çevremdekileri yargılamamam
0
lüzumsuz adam
(08.06.24)
sevdıklerıme sadatla baglanırım, adalet bilincim yüksektir. çalışkanım, sorumluluk sahibiyim, merhametliyim.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
(7)

Mercedes G serisi

nundu
Bu arabalar niye zenginler arasında bi anda bu kadar popüler oldu? Tabii kişisel zevk ama çok keskin hatlara sahip yani askeri kamyon ya da Afrika safari aracından hallice görünümü olan bir araç gibi geliyor bana ama son bir iki senedir dikkatimi çekiyor özellikle, sosyal medya fenomenlerinden, koca
Bu arabalar niye zenginler arasında bi anda bu kadar popüler oldu? Tabii kişisel zevk ama çok keskin hatlara sahip yani askeri kamyon ya da Afrika safari aracından hallice görünümü olan bir araç gibi geliyor bana ama son bir iki senedir dikkatimi çekiyor özellikle, sosyal medya fenomenlerinden, kocası belediyeden ihale kapan akpli kadınlara, futbolculardan, yeni dönem dizi oyuncularına hepsi bu arabadan sürüyor gibi. Yani öyle magazin takip ettiğimden değil ama sosyal medyada önüme düşenlerden algıda seçicilik yapıyorum artık.

Ben arabalardan hiç anlayan biri değilim. Mercedes a serisiymiş e serisiymiş bilmem yani böyle seriler var mı onu bile bilmiyorum :D sadece bu g serisini öğrendim sokakta görünce model verip yereyim diye ahshsh

Ben mi bi şey kaçırıyorum? Çok mu güzel bu araçlar? Ya da tamamen yüksek, konforlu, güvenli vs diye mi tercih ediliyor? Ama yani klasik jeep, range rover falan da öyle de onlar daha estetik yani bu baya cemse kamyonu gibi duruyor :/
0
nundu
(05.06.24)
G serisi nispeten pahalı ve bizde pahalı neyse o onların gözdesi oluyor.

Bir ara da range rover furyası vardı, kara para aklayanından ihale alanına, komisyoncusundan kaçakçılık yapanına kadar.
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Ben de yeni arabalara kafa çevirip bakmaya başladım çok fikrim yok.
Fakat nasıl ki bir telefonun kırmızı modeli 90bin değil de 150 bin lira deseler o parayı verebildiğini göstermek için alacak pek çok insan var.

Aynı şekilde deli pahalı olduğu için tercih edilmesi çok muhtemel, arabadan anlayan arkadaşlar da trafikte görünce primitiv eğlenceli tepkiler veriyorlar zira :D
0
hedep
(05.06.24)
kult arac, zamanin otesinde tasarim. 80lerde cocukken de hastasiyim, 40 yasini devirdim hala hastasiyim, param olsa alirim. retro tasarimlar one cikinca bu aracda statu sembolu oldu, yurtdisinda da boyle.

tabii butun bunlar araclardan anlamayan birisi icin buyuk ihtimal bisey ifade etmez.
0
cooperr
(05.06.24)
Zenginlik gösterisi. Çok zengin kişiler biraz daha az zenginlerle aralarındaki farkı böyle şeylerle gösteriyorlar. Maybach de aynı mantık.
0
pispinti
(06.06.24)
Tam sonradan görme arabası
0
my fault
(06.06.24)
gelmis gecmis en iyi sonradan gorme arabasi. rangein modasi gecti
0
ala09
(06.06.24)
dönemsel bir şey bu. rangeler zamanında popülerdi şimdi g kasa. para aklama işi bunu alanların çoğu şirketinin üzerine alıp vergiden kaçırıyor.
0
mikahakkinen
(06.06.24)
(10)

kedimi kaybettim

aferin cok iyi dusunmussun
dun gece ucte kaldigi klinikte kedimi kaybettim. iki gecedir basinda bekliyordum. daha fazla dayanamadi. onu kaybettim. can cekisirken gordum. kollarimda kusarak debelenerek birakti gitti beni. hep hastaydi. gecen yaz fip olmustu, tedavisini yaptik, aylarca her sabah ayni saatte gs ilacini yaptim. g
dun gece ucte kaldigi klinikte kedimi kaybettim. iki gecedir basinda bekliyordum. daha fazla dayanamadi. onu kaybettim. can cekisirken gordum. kollarimda kusarak debelenerek birakti gitti beni. hep hastaydi. gecen yaz fip olmustu, tedavisini yaptik, aylarca her sabah ayni saatte gs ilacini yaptim. gozum gibi baktim. cok zayifti, bi bobregi yoktu, kronik sinuzit, safrasinda camur, beyinde sivi birikmesi vardi, yasamaz dediler olmedi, inadina kilo aldi, guzellesti, kucuk cucem en sonunda 3 kilo bile olmustu. smokindi, kucucuk patileri, kucucuk bi surati vardi, her gece yanimda uyur, her firsatta kucagima cikardi. iki senedir benim nesem olmustu, goz bebegimdi. cok canim aciyor. aglamadan duramiyorum. bugun gomduk onu, yine defalarca optum onu. buz gibiydi, o haliyle bile olsa benim guzel kizimdi, sarildim, elimden aldilar, ustune toprak attilar. bi kis gunu mahallenin piclerinin elinden almistim eziyet ederlerken, yolda boynuma sarilmisti, butun gece tesekkur eder gibi yanimdan ayrilmamisti. o zamandan beri benim canimin iciydi. butun ev, hepimiz perisan olduk, ama en cok ben oldum. yoklugu burnumun diregini sizlatiyor, gozlerim hep onu ariyor. bi defa daha eski haliyle, saglikli haliyle gelse yanima diye neler vermezdim. ne yapacagimi bilemiyorum. evde baska kedilerim de var, onlari da canimdan cok seviyorum ama benim guzelim baskaydi. bu uzuntu nasil gecer?
0
aferin cok iyi dusunmussun
(05.06.24)
Başın sağolsun. Çok üzüldüm ama kurtuldu olarak gör. Belli ki çok sıkıntı çekiyormuş. Belki başka bir kedinin daha annesi/ babası olursun. Başka bir kediye yuva olursun. Ayrıca çok şanslıymış karşısına sen çıkmışsın.
0
rock n roll
(05.06.24)
Başın sağolsun. Çok üzücü. Ben de yıllar önce köpeğimi kaybettiğimde buraya yazmıştım ağlayarak. Acıyı paylaşmanın faydası oluyor ve buna gönüllü insan evladı da fazlaca var. Sonrası zamana kalıyor. Zaman geçtikçe acı yerini güzel anılara bırakıyor. Şimdi iki kedim var benim de. Biri 6 diğeri 5 yaşında. Bazen kendimi onların öleceğini düşünürken buluyorum. Düşünmesi bile acı tabi. Ama insanoğlu işte ölümün farkında olmak da bizim lanetimiz belki de.
0
Godless
(05.06.24)
Başın sağolsun. Çok güzel bir hayatı olmuş, önemli olan da bu. İyi ki daha fazla acı çekmemiş.
0
sekizdokuzon
(05.06.24)
Benim de kuşlarım var ömürleri kısa 5 8 yıl yaşıyorlar. 3 yaşında ben de bağlandım. En kötü yanı ölmeleri
0
the sound and the fury
(05.06.24)
başın sağolsun ben de üç yıl önce kedimi kaybettim çok çok zor bir şey. sen ona çok iyi bakmışsın onun şansı olmuşsun iyi ki yollarınız kesişmiş. zaman geçtikçe bu acı yerini buruk duygulara bırakıyor unutmak mümkün olmuyor ama bi nebze olsun başka bir şeylere tutundukça içi soğuyor insanın ve güzel anılarla hatırlıyorsun sadece. sabırlar diliyorum.
0
theseachange
(05.06.24)
cok üzuldum, mahvetti bunu okumak basiniz sag olsun. bir de smokin diye belirtmissiniz:( bir ay once kizimi kaybettim 4 kedimden ilk goz agrim. ondan sonraki boslugu doldurmadi hicbi sey. bu caresiz gercekle bas etmenin benim acimdan iki secenek oldu; yas surecini yasamak, ölumle yasamak. hayatimin ciddi esiklerinden biri oldugunu hissediyorum biraz yas ve ölum ile alakali iceriklere bakin. sizin ona olan sevginizi gordu ve yasadi ne mutlu ki sizin gibi biriyle yolu kesisti nihayetinde her canli gibi o da veda etti. acisiz yasasin hepsi, guzel uyusun kucuk meleklerimiz
0
ala09
(05.06.24)
Başınız sağ olsun. Geçmez, geçmiyor. Ona ev olduğunuzu, onun yanınızda mutlu olduğunu, ihtiyaçlarına elinizden gelenin en iyisiyle koştuğunuzu ve karşılıksız sevmeyi bildiğinizi / öğrendiğizi kendime her an hatırlatın. Hepsi bu. İyi ki sizinle karşılaşmış ve umarım iki yıl önce kaybettiğim Piyon ile koştura koştura oynuyordur şu an.
0
charbiel
(06.06.24)
Başınız sağ olsun, çok çok üzüldüm. Yavrucuğum...
0
silverleaf
(06.06.24)
yazan herkese tesekkur ederim, her gun daha iyi olacaksin diyorlar, kalbimde bi tas var sanki, kalkmak bilmiyor. yaz sonunda dovmesini yaptirmaya karar verdim, henuz fotograflarina bakamiyorum, dilerim gececek. bi yerde mutlu oldugunu bilmek iyi gelecekti, keske boyle bi inancim olsaydi ama o da yok. tek tesellim onu cok sevmis, mutlu etmis olmak.
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.06.24)
zamanla geçecek bekleyeceksin.
0
100binZar
(11.06.24)
(1)

temu.com'dan alışveriş yapan var mı?

elorelia
farklı satıcılardan ıvır zıvır şeyler ekledim, 490 tl tuttu. ödeme aşamasında 150 tl vergi çıkıyor. bunun haricinde bir şey ödüyor muyum? kargo vs de çıkmadı ancak ilk alışveriş olduğu için olabilir, emin değilim. dediğim gibi 5-6 kalem ıvır zıvır ancak farklı satıcılar.
farklı satıcılardan ıvır zıvır şeyler ekledim, 490 tl tuttu. ödeme aşamasında 150 tl vergi çıkıyor.

bunun haricinde bir şey ödüyor muyum? kargo vs de çıkmadı ancak ilk alışveriş olduğu için olabilir, emin değilim.

dediğim gibi 5-6 kalem ıvır zıvır ancak farklı satıcılar.
0
elorelia
(05.06.24)
ahahah ayni seyi yaptim 500₺lik bi alisveris+150
odeme de bu kadar oldu henuz teslim almadim
0
ala09
(05.06.24)
(9)

İstanbul'da yaşam maliyeti

stronzo
istanbul'da merkezi bir ilçede (şişli gibi) 1+1 veya 2+1 (en fazla 20 yıllık bir binada) ev tutmak isteyen biri ev kirası, faturalar, yeme-içme, ulaşım, sosyalleşme vb. gibi masrafları da dahil ettiğimizde geçinebilmek için aylık ne kadar maaş almalı? birikim yapma gibi bir amaç yok. kişi inanılmaz
istanbul'da merkezi bir ilçede (şişli gibi) 1+1 veya 2+1 (en fazla 20 yıllık bir binada) ev tutmak isteyen biri ev kirası, faturalar, yeme-içme, ulaşım, sosyalleşme vb. gibi masrafları da dahil ettiğimizde geçinebilmek için aylık ne kadar maaş almalı? birikim yapma gibi bir amaç yok. kişi inanılmaz sosyal ve masraflı da değil.

not: lütfen aylık en az 150 bin tl kazanan alfa, ceo ekşi sözlük yazarları cevap vermesin.
0
stronzo
(04.06.24)
50k
0
jülsezar
(04.06.24)
3 cesit standardla cvp vereyim.

aclik sinirinda yasayarak: 35k
fakirlik sinirinda yasayarak: 50k
ortadirek sinirinda yasayarak: 70k

ortalama kira 17 diye baz aldim.
0
buenosdias
(04.06.24)
yani ev kirasına bağlı. 20k ya ev bulabileceğini sanmam, bulursun da bodrum filan olur diye düşünüyorum. tek kişi olacaksan ortalama fatura yüksek gelmez internet dahil 1000-1500 filan. kendin de ayda 15k harcasan en az 35 filan oluyor.
0
turuncu tonlarda
(04.06.24)
Min 60-70.
0
ruhen hastayim ben
(04.06.24)
Oturulabilecek bir ev 30k
Faturalar 1.5k
Mutfak masrafı değişken ama 15k
Hafta sonu sosyalleşme,iki üç bira içsen 5k.

Bence ucu ucuna günü kurtarmak bile 50k'dan aşağı olmaz, bunun beklenmeyen masrafı var daha...

50k alan birisi de 30k kira veremez ya da beklentiyi düşürüp kötü ve eski bir evde yaşamak zorunda kalır.
0
kimlanbu
(04.06.24)
ayrica eve esya alir misin almaz misin diger ev giderin olur mu ona gore bir butce de gerekiyor he hazir paran vardir birikim yapmayacaksan sadece yasama ve gunluk gider miiiiiinimum 55-60 sosyallesmediginden biraz kolaylasir. merkezi yerde oturmasan da durum ayni bu arada. 30 degil de 20ye ev bulabilirsin mesela cok ciddi bi fark yok bekar evi olarak aradigin seyde
0
ala09
(04.06.24)
25 civarı kira, 7 sabit gider, 15 mutfak-yemek, 10 eşya-kıyafet-elektronik taksitleri, 5-6 şehirdışı git-gel, arkadaşların düğünü, sağlık harcamaları gibi bilinmeyen masraflar. Bu haliyle tek kişi 60-65 arası düşük-orta sınıf arası yaşanır.
0
xephyr
(04.06.24)
Ev kurma maliyeti haric 30'a bu sene tek kisi kucuk ve vasat bir evde minimum masraf yasayabilir bence. Uzeri sosyallesme, evi iyilestirme, birikim ve diger insani harcamalara gider. Maas konusunda fikrim yok.
0
osssy
(04.06.24)
buenosdias'a katılıyorum
0
doharkoman
(05.06.24)
(3)

Yurt disinda rahatsizlanip ozel seyahat saglik sigortasi kullanan var mi?

Sour
Almanya seyahatimde hicbir sey yokken aniden rahatsizlandim ve acil servisle hastaneye kaldirildim. 1000 kusur euro acil servis (ambulans ucreti) ve 1500 kusur euro da tedavi ve hastanede iki gun konaklama ucreti oldu. Hastane tedaviyi ozel sigortaya fatura etti, fakat acil servis benim adima kesmis
Almanya seyahatimde hicbir sey yokken aniden rahatsizlandim ve acil servisle hastaneye kaldirildim. 1000 kusur euro acil servis (ambulans ucreti) ve 1500 kusur euro da tedavi ve hastanede iki gun konaklama ucreti oldu. Hastane tedaviyi ozel sigortaya fatura etti, fakat acil servis benim adima kesmis. Onu sigortaya gonderecegim. Bu gibi olaylar yasayip sigortadan odeme alan vs. var mi? Hastane daha once sigortayla konustuklarini, her seyin tamamlandigini belirtmisti. Ama aradan aylar gecmesine ragmen odemenin yapilmadigini belirten bir email attilar bana. Tecrubeli duyurucular beni aydinlatirlarsa sevinirim.
0
Sour
(04.06.24)
Annem için faydalandık. Faturayı aldık. Bir de o tedaviyi İngilizce yazdılar. Ak sigorta olması lazım.
0
Kahvedesu
(04.06.24)
Bana da siz odeyeceksiniz biz sigortaya yatiracagiz dedi ama birkac kisiyle gorusturup odeme yapmadim kendileri sigortayla hallettiler. Axa mi allianz mi oyle bi seydi
0
ala09
(04.06.24)
@ala09 benimki de axa. ozelden yazayim.
0
🌸Sour
(04.06.24)
(6)

Tek erkek için ortamli tatil

les yeux blanches
Selam dostlarEn az 1 aylık, tek erkek gidilebilecek hangi yaz tatil bölgesini önerirsiniz?Karı kız ortamı bol olmalı ama öyle kokoş tipler olmayacak bodrum tarzı, daha çok sıradışı, hippi vs tarzı mekanlar olmalı.Bir kız arkadaşım Olympos tam senin aradığın her özellikle bungalov bölgesi öyle dedi.S
Selam dostlar

En az 1 aylık, tek erkek gidilebilecek hangi yaz tatil bölgesini önerirsiniz?
Karı kız ortamı bol olmalı ama öyle kokoş tipler olmayacak bodrum tarzı, daha çok sıradışı, hippi vs tarzı mekanlar olmalı.
Bir kız arkadaşım Olympos tam senin aradığın her özellikle bungalov bölgesi öyle dedi.
Sizin fikirleriniz tecrübeleriniz nedir?
0
les yeux blanches
(03.06.24)
Kaş veya Kabak yazıyorum sana dostum.
0
chicha_v2
(03.06.24)
Kalkan, Söğüt, Bodrum
0
gabe h coud
(03.06.24)
kizli ortam ile hippiligi tam sey yapamadim hippi ortamda kizli ortam denmez gibi. olimpos hippi evet 2 gun takil sonra kas'taki sole'n blu'yu yaziyorum ben de
0
ala09
(03.06.24)
Kelebekler vadisine uğra :)
0
Murat1407
(04.06.24)
akyaka, olimpos, kaş.
0
Kediyi üzdün
(04.06.24)
Olimpos, kadirde kal hatta
0
entropik
(04.06.24)
(6)

Hani kalıcıydı bu parfüm?

büyük engizisyoncu
Dior Homme EDT aldım geçenlerde çok beğenerek. Sephora'dan aldım bu arada orjinal.Intense daha yoğun biliyorum ama EDT hoşuma gitti.Her yerde bu parfümün çok kalıcı olduğu falan söylenmiş, hatta fragrantica'da bile kalıcılık puanı yüksek.E ben sıkınca niye kalıcı olmuyor bu parfüm? Burun körleşmesi
Dior Homme EDT aldım geçenlerde çok beğenerek. Sephora'dan aldım bu arada orjinal.
Intense daha yoğun biliyorum ama EDT hoşuma gitti.
Her yerde bu parfümün çok kalıcı olduğu falan söylenmiş, hatta fragrantica'da bile kalıcılık puanı yüksek.

E ben sıkınca niye kalıcı olmuyor bu parfüm? Burun körleşmesi falan da yaşamadığıma eminim çünkü ara ara yanımdaki arkadaşlara sorup test ediyorum (bahsettiğim arkadaşlar da burun körleşmesi yaşayacak kadar sürekli yanımda değil).
Sabah çıkarken 5 fıs falan sıkıyorum.
4-5 saat sonra 3-4 fıs daha sıkıyorum. Yetmiyor 2-3 saat sonra bir tur daha sıkıyorum.
Ama internette bahsedilen "3-4 saat sonra bile kol mesafesine rahatlıkla yayılıyor" durumunu kesinlikle yaşamıyorum.

E hani kalıcıydı bu parfüm? Genelde kıyafete sıkıyorum (omuz yaka civarına), birer fıs da kulak arkasına sıkıyorum.

Sabah çıkarken 5 fıs yerine 10 fıs mı sıkayım? Bu sefer de sinek ilacı gibi gezerim ortalıkta muhtemelen.
0
büyük engizisyoncu
(03.06.24)
Malesef her parfüm her kişide aynı olmaz. Bu sebepten parfümü almadan sıkıp bakmak daha ideal.

Dior homme sahibiyim ve sizin beklediginiz kadar değil yani.

Misal dior homme edp de benim tenimde hiç işe yaramadi ama dior parfum hayvan gibi kaliciydi. Çok değişiyor.
0
logisticsmanager
(03.06.24)
Orjinalliğinden ve yorumların edp versiyonu için yazılmadığından eminseniz cevabı kendiniz vermişsiniz aslında. Parfüm kıyafete sıkılmaz teninizdeki sıcak noktalara sıkmanız gerekir. Teee orta çağdan beri bunun adabı boyun, bilek ve dirsek içlerine ~30cm mesafeden sıkmak.

Parfümün tene teması kokunun kendisini de doğrudan etkiliyor. Zaten parfümü seçerken de teninizde denemeniz şart. Kumaşa parfüm sıkmayın.
0
akhenaten
(03.06.24)
Valla parfüm konusunda bilgisine güvendiğim kişiler hep kıyafete sıkılması gerektiğini çünkü tene sıkılınca ter kokusu vs ile karışıp kötü bir hal alacağını söylüyorlar hep. İlla tene sıkılacaksa da dediğiniz gibi kulak arkası, ense, kol içi gibi yerlere sıkılması gerektiğini söylüyorlar.
Ama zaten dediğim gibi 2 fıs kıyafete (omuzlar ve yakaya doğru) sıkıyorsam, birer fıs da mutlaka kulak arkalarına sıkıyorum zaten. Yine de yorumlardaki o kalıcılığı yakalayamadım bir türlü.
Ayrıca EDT versiyonu için yapılıyor bu yorumlar eminim.
0
🌸büyük engizisyoncu
(03.06.24)
kalici diyenler parfum banyosu yapiyormus, bana sirtini donup "sirtima da sik" denilince ogrendim. 5 fis yetmiyor vazelin mazelin hak getire
0
ala09
(03.06.24)
Üşenmedim sırf bu yüzden girip parfümün fragrantica yorumlarına baktım. Orda da insanlar ortalama 4-5 fısın 3-4 saat sonra bile kol mesafesinde alınabildiğini yazmışlar.
0
🌸büyük engizisyoncu
(03.06.24)
2009 yılında D&G the One parfüm almıştım havaalanından, bir sıkıyordum, 2 gün sonra bile herkes ne güzel kokuyor diyordu, geçen ay yine yurtdışından aldım, 2 saat sonra kokmuyor(çok azalıyor).
yani demem o ki firmalar eski parfümlerin kalitesini düşürüyor bence.

ps. her zaman EDP alıyorum.
0
ravenudon
(04.06.24)
(6)

%40 üzeri alkollü kokusuz içki

tabudeviren
türkiye'de temin edilebilenlerden neler var?işyerinde içeceğim arada sırada :)
türkiye'de temin edilebilenlerden neler var?
işyerinde içeceğim arada sırada :)
0
tabudeviren
(03.06.24)
Yoktur. En kokusuzu votkadır. onu bile odaya giren alır kokusunu.
0
Mirket
(03.06.24)
vodka en kokusuz. bn cini karistirarak tuketiyorum alkolsuz ortamlarda
0
ala09
(03.06.24)
kendi işinse ve arasa sırada içeceksen viski al geç
yok çalışansan ve gizli gizli içerim diyorsan mutlaka anlaşılır, ondan sonra da kovulmasan bile dedikodu yüzünden geri dönüşü olmaz, iyi düşün.
belki soğuk filtre kahve içine şekerli likörler (yeni satılmaya başlanan shanky's iyi bir alternatif) karıştırırsan kokusu olmaz, ama alkol %30'lar civarında olur, kahveyle karıştırınca yarı yarıya düşer...
0
malheiros
(03.06.24)
hocam etil alkolün her türlü kokusu olur, bunu bastıramazsınız. ancak odanıza alacağınız etil alkollü bir el dezenfektanı ile kokuya bahane bulabilirsiniz :)
0
shadowfollower
(03.06.24)
powerade şişesinin yarısını boşalt ona koy. anlaşılma şansı çok düşük. ağzı kapalı olacağı için koku min. olur belki hiç olmaz bile.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.24)
Icerken kokmasa bile birisi illa nefesten falan alir kokuyu. Gizli icmeni gerektirecek bir offisse hic bulasma derim. Edible veya microdosing gibi alternatiflere bakabilirsin olmadi.
0
mirafiori
(03.06.24)
(5)

siyah cay onerisi

toua tokuchi
lezzetli bir cay ariyorum. yalniz turk cayini genelde sevmiyorum pek ve yaprak seklinde ariyorum. oneride bulunursaniz cok sevinirim.
lezzetli bir cay ariyorum. yalniz turk cayini genelde sevmiyorum pek ve yaprak seklinde ariyorum. oneride bulunursaniz cok sevinirim.
0
toua tokuchi
(02.06.24)
Nerede olduğunuzu bilmiyorum ama bulabiliyorsanız Dilmah ve T2 güzel
0
salihdt
(02.06.24)
Adana'da Cay Vadisi diye kucuk bir dukkan var. Eleman degisik ulkelerden farkli caylar getiriyor. Sanirim facebook ve instagram sayfalari var. Musterinin tercihleri ile ilgileniyor ve onerilerde bulunuyor. Ulasip soyle soyle bir cay istiyorum diye tarif ederseniz yardimci olacaktir. Kargo ile gonderecektir
(git: www.facebook.com)
0
The_Lollok
(02.06.24)
Ahmad Tea
0
arenas
(02.06.24)
mahmoud tea, mevlana ceylon
0
ala09
(02.06.24)
ankara'da eskişehir yolunda (tarım bakanlığı önünde) çaykur fabrika satış mağazası var. marketlere verilmeyen yüzlerce çeşit çay mevcut. ankara'daysanız bir uğrayın.
0
kibritsuyu
(02.06.24)
(11)

Futbolcular neden hemen evleniyor?

basubadelmevt
Futbolcuların çoğuna bakıyorum, özellikle Türkler tabi, hepsi genç yaşta evleniyor.Para var, bir sürü kadında vardır çevrelerinde. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?Belki de çok boş zamanları olmuyordur. Antrenmanlarla,maclarla dolu bir hayatta, düzenli hayat akısı önemli diye mi bu kararı alıyorlar aca
Futbolcuların çoğuna bakıyorum, özellikle Türkler tabi, hepsi genç yaşta evleniyor.

Para var, bir sürü kadında vardır çevrelerinde. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?


Belki de çok boş zamanları olmuyordur. Antrenmanlarla,maclarla dolu bir hayatta, düzenli hayat akısı önemli diye mi bu kararı alıyorlar acaba?
0
basubadelmevt
(01.06.24)
Aşık oluyorlardır belki. Bir de çok kadın hiç kadındır. Çok erkek de hiç erkektir.
0
rock n roll
(01.06.24)
Sporculuğun ön şartı aşırı düzenli hayattır. Yattığın saat belli, kalktığın saat belli, yediğin yemek belli olmak zorunda.
Öyle çevremde bissürü kadın var diyenin sporculuğu iki senede biter.
0
Mirket
(01.06.24)
Sporcuların çoğu cahil, vizyonsuz tipler.
0
gabe h coud
(01.06.24)
itibar olabilir genelde niye evlendigi degil niye evlenmedigi soruluyor cunku
0
ala09
(01.06.24)
Futbolcuların evlenmeye yönelik taliplisi çok olur doğal olarak.
0
mbond
(02.06.24)
Mirket +1. Adamlar asker hayatı yaşıyor. Evlenmek düzenli ve disiplinli hayatın bir koşulu. Üniversite yok, beyaz yaka hayatı yok. Dolayısıyla flört edecek hiçbir koşul yok.
0
prole
(02.06.24)
evlenmeleri çok kolay. para fazlasıyla var, talip fazlasıyla var. evlenmek için gerekli 2 şey de fazlasıyla var yani. bir de bekar hayatı yerine aile kurup daha düzenli yaşamak isteyebiliyorlar sporcu adamlar oldukları için hepsinin olmasa da bazılarının direkt böyle bir hedefi oluyor. son olarak şu da var genelde eğitim seviyesi düşük insanlar da genç evlenir futbolcular da öyle zaten.
0
semaforo de medianoche
(02.06.24)
ortalama bir süre içinde evleniyorlar. tr'de ortalama evlilik yaşı 26 falan ama insanlar 22-23'e kadar okul ile oyalanıyor, 1-2 senede iş güç bulma askerlik şu bu derken 25-26 olup direkt evleniyorlar. yani hayatı düzene giren evleniyor, tüm dünyada bu böyle.

ee topçularda 16-17 yaşında bir düzene başlıyor, 20 olduklarında ciddi maaşlar almaya başlıyorlar 300-500k€ olsa da.
0
avatar is back
(02.06.24)
klüp baskısı şunu evlendirelim de sabahları yollardan toplamayalım diye gazlıyorlar 25 yaşındaki elemanı
0
duyurukullanıcısı
(02.06.24)
Gece hayatı olan futbolcular genelde istikrarsız oluyor
Bkz: Sergen Yalçın, Batuhan Karadeniz bu ikisi erken evlenseydi dünya yıldızı olurlardı
0
olaylar olaylar
(02.06.24)
erken yasta iyi paralar kazaniyorlar. yani senin benim gibi 30a kadar kariyerimi oturtayim falan diye düsünmüyorlar.
kendi aileri de genelde sosyoekonomik olarak kötü. para kaygisi olmadan erken yasta cocuk yapilmis falan e kendilerinde para da var niye beklesinler?

sadece evlenme degil erken yasta cocuklari da oluyor. sergio oliverira falan haric ki onun karisi da avukat mesela tv ünlüsü falan degil.
0
robert bosch
(02.06.24)
(20)

Bu elbise nasıl?

secretcode
sevgilimin arkadaşının düğününe gitmek için giyeceği kıyafeti çok kısa bulduğumu giymesini istemediğimi söyledim. o da o zaman sen al onu giyeyim dedi. altın renkte (golden) ayakkabının üstüne bir kıyafet almam gerekiyordu.bunu aldım: https://www.beymen.com/tr/p_beymen-collection-siyah-tek-omuzlu-is
sevgilimin arkadaşının düğününe gitmek için giyeceği kıyafeti çok kısa bulduğumu giymesini istemediğimi söyledim. o da o zaman sen al onu giyeyim dedi.

altın renkte (golden) ayakkabının üstüne bir kıyafet almam gerekiyordu.

bunu aldım: www.beymen.com

sizce nasıl?

hanımlar yardım edin çok mu kötü? iyi mi? bilemedim
0
secretcode
(30.05.24)
Sevgiliniz 45 yasinda degilse bence yanlis secim. Ayrica acik diye begenmediginiz yerine bu kadar kapali bir seyi secmeniz de manidar olmus. :)
0
mor oje
(30.05.24)
Aşırı pullu bilemiyorum bana modern ve sofistike gelmedi. Demode ve verdiği mesaj da ne bileyim 80 ler falan gibi. Bi de altına golden ayakkabı giydirirseniz iyice felaket olur. Kapalı da olsa çok daha sade ama güzel seçenekler illa ki vardır.
0
iwillsee
(30.05.24)
Üzgünüm ama çok kötü.
0
orangesandsea
(30.05.24)
Yarın gel film galasına katıl elbisesi.
0
prole
(30.05.24)
hem tavir hem elbise cok kotu. mangoda bin kat guzeli vardir
0
ala09
(30.05.24)
Çok çok kötü. 55 yaşında oğlumun mezuniyet kokteyline gitmiyorsam gitmem:)
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.05.24)
safiye soyman olarak sahneye çıkacak sanırım
0
elorelia
(30.05.24)
Bi de buna 10 bin lira mı verdin! Sevgilin seni terk eder anında, bu ne la? Ahahahaha. Sen erkeksin, kadın zevkinden anlamıyor olabilirsin eyvallah da Beymen gibi bir şirket bunu nasıl üretir de satar hayret doğrusu.
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(30.05.24)
Çoook kötüden bi tık daha kötü
0
Mirket
(30.05.24)
Birisi bana yardımcı olabilir mi? İstediğim şey siyah düğünde giyilecek dekoltesiz, sırt dekoltesi de istemiyorum dizlerinin altında hi seviyede uzunluğu olacak
0
🌸secretcode
(30.05.24)
Elbise seçiminiz, tavrınız ve üslubunuz kadar berbat değil. Bu elbiseyi alın, torununun nişanına da giyer ileride.
0
duygusalatasi
(30.05.24)
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" demişsiniz, madem giyimine karışıyorsunuz en azından sevgilinizle birlikte seçmeniz daha doğru olmaz mı?
0
fotrsapka
(30.05.24)
baya kötü.

sana ne kizin kiyafetinden
0
robert bosch
(30.05.24)
cdn.dsmcdn.com

şunu alabilirsiniz eğer yakası çok açık demezseniz
0
elorelia
(30.05.24)
elorelia +1

yakasını da çengelli iğne ile halledersiniz.
0
pispinti
(30.05.24)
elorelia +1 , pispinti+1

yalnız ayak bilekleri görünüyor onda da. Terzide ufak bir işlemle ayak bileğini de kapatacak şekilde ek yaptırabilirsiniz.
0
patlamis misir
(30.05.24)
off arkadaşlar altına siyah opak çorak giyebilir.

modadan anlamayanlar hemen kendini belli ediyor.
0
elorelia
(30.05.24)
Elorei nin dedigi de rahibe seysi gibi ya. Neyse ne aliyosaniz alin da 10k vermeyin yazik gunah
0
lapaz
(30.05.24)
5k + cicek +ciklat falan alin
0
lapaz
(30.05.24)
elbise kotu de sonucta iliskinizin dinamikleri bu sekildeyse kotu mu iyi mi kafa yormana gerek yok.
0
hot potato
(30.05.24)
(15)

ebeveynlere soru; yeni bebek gercekten hayatın sonu mu?

caliptyca
Doguma 2 ay kaldi ama kiminle denk gelsem "son iyi gunlerin", "bikac yil sabredeceksin" vs. modunda. Buna eşim de dahil (benden onceki evliliginde bebegin-o zaman 1 yasindayken- velayetini alip 5 yildir o baktigi icin..). Sonradan tatli tatli yumusatiyor gulunce dunyan degisecek ehe ehe diye ama onu
Doguma 2 ay kaldi ama kiminle denk gelsem "son iyi gunlerin", "bikac yil sabredeceksin" vs. modunda. Buna eşim de dahil (benden onceki evliliginde bebegin-o zaman 1 yasindayken- velayetini alip 5 yildir o baktigi icin..). Sonradan tatli tatli yumusatiyor gulunce dunyan degisecek ehe ehe diye ama onun da bi tarafi bezgin tabii..

Sonuc olarak su an 3 kisilik bi aileyiz yakinda 4 olacaz ama niye herkes dunyamiz bitecek gibi davraniyor ya da oyleyse neden cocuk yapiyorlar anlamiyorum. Gercektwn boyle mi ya?
0
caliptyca
(29.05.24)
7-24 ilgilenmen gereke, uyanık kısmının yarısında ağlayan bir varlık. bi yere bırakıp gidemezsin vs.
uykusuz geceler. hazırlıklı ol. bebeğim yok da durum böyle hep
0
jelly bear
(29.05.24)
bebek dünyanın tadı be. olsa da sevsek benimki büyüdü. tadını çıkarın. huzurlu olun, ağladığında kendinize yaklaştırın varlığınızı hissettirin, asla kızmayın bebeğinize, sizden çok daha zor bir iş yapacak ilk senelerinde.

bi dakika, "3 kişilik aileyiz" ile bebek sorusu örtüşmedi
0
screamshot
(29.05.24)
hayatın sonu değil ama büyük bir pranga olduğu kesin. evlenerek bir bacağımızı prangalıyoruz, çocuk yaparak da 2. ayak prangalanmış oluyor.

"göğsüne yatırdın mı her şeyi unutuyorsun." klişecileri hariç güzel yorum yapan yok ama herkes de çocuk yapıyor:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.05.24)
Bebeğim yok, bebekli arkadaşlarım var.
Bizimle takılmak istiyorlar, gittiğimiz yerlere de geliyorlar çünkü biz hep çayır, çimen, sahil falan çocuk dostu yerlere gidiyoruz.
Geliyorlar ama biz onlardan pek verim alamıyoruz. En az biri tüm ilgisini çocuğa veriyor. İkinci kişide yarı bizde yarı da çocuğuyla takılıyor. Buluşmamızın en az yüzde 40 ında ikisi de full time çocukla ilgileniyor.
Bizim yanımızda oldukları için mutlular, arada muhabbete de katılıyorlar, bizim açımızdan da sıkıntı yok. Ama onlar gerçekten çok kısa bir zamanlarını bizle geçirebiliyorlar totalde.

Eğer sizin de arkadaşlarınız, günlük hayatınız çocuk dostu ise o zaman yalandan da olsa hayatınıza devam edebilirsiniz.

Ama evde değil cafede buluşan bir arkadaş grubunuz varsa, boş zamanlarınızda çocuğun ağlamasından gerilmeyeceğiniz, çocuğu eğleyebileceğiniz bi yerlere gidiyorsanız o zaman kısmen, hayatınıza devam edebilirsiniz.
0
zimbirik
(29.05.24)
Evet bildiğiniz hayatın sonu, ama başka bir hayatın başlangıcı.
Mesela evlilik de hayatın sonu. Ama isteyerek yapıyoruz, devam ettirmek için aşırı uğraşıyoruz vs.

Siz hayatı nasıl görürseniz hayat o şekildedir.
Bu "yandın, bittin" diyenler her zaman her konuda var. Ebeveynlik çok yaygın bir durum olduğu için tavsiye veren daha çok oluyor.
0
michael_knight
(29.05.24)
Ust katimda yeni bebek var o kadar cok agliyor ki her saat basi saadece 15 dk kdr suaiyor ben bittim aileyi dusunemiorm
0
eja
(29.05.24)
yok ya bence planlı ve istenen bi bebekse öyle olmaz. bazı bebekler kolik oluyor çok ağlıyor bazıları da inanılmaz uysal oluyor. biraz şans işi. mesela kuzenimin 9 aylık bebeği var. hasta olmadıkça uykuları düzenli, gceleri çok uyanmıyor ve gündüz de oyuncaklarla oynuyor pek ağlamıyor. ama sen gezip tozayım kafasındayken çcouk yaptıysan tabi ki işkence olur. mesela youtubede doğum hikayesi videoları izle çook güzel çok duygusal şeyler var. bebek isteyen bekleyen planlayarak yapan merak eden birine işkence olamaz bence bu.
0
turuncu tonlarda
(29.05.24)
buyuk bi degisimin zorlugu yanisira sorumluluk yuku ve bence en onemlisi uykusuzluk yipratici olabilir ama esinizin tecrubesi rahatlatici geldi bana. cunku cocuk derdinden sonra esler arasi dertler de oluyor Vay nasil anne 724 cocuguyla ilgilenir beni ilgisiz birakir diye aglio erklerimiz
0
ala09
(29.05.24)
Böyle bir durumu duyuruda okumak gerçekten üzücü.

Yaklaşık son 20 senelik süreçte yükselen bireyselleşme, kişinin bir aile kursa bile artık çocuğa daha bakamayacağını, kendi zamanının ve imkanlarının kısıtlanacağını kişiye yavaş yavaş fısıldamakta.

"Annelik" veya babalık bir çok kimsenin aradığı şeyken başkaları için de zamanla istenmeyen bir durum olarak görülür oldu.

Çocuk, yuvanın korur aileyi bir arada tutar.
Bir süre evet, çocuğun da kendine göre gereksinimleri anne babanın biraz daha özveriyle bebeğe bakmaları gerekecek, uykular bölünecek belki ama doğan çocuk, başkaları yaptığı için ben de yapayım diye doğurulmamalı.
Çocuk güzel bir niyet, faydalı amaç için yetiştirilmeli.

Bazen duyarız çevredeki bazı yaşı büyüklerden:
- 4 çocuk büyüttüm, üniversite okudular, iş sahibi oldular , gelirleri iyi vs..

Kusura bakmasınlar da,o büyüttükleri çocukların ağzından küfür eksik değilse, eli altında çalışanın hakkına giriyorsa, çevresindekiler komşuları rahatsızlığından bıktıysa, hiç o çocukları yapmasaydınız teyze (veya amca)

Siz çevrenizin ne dediğine bakmayın. Çocuğa kardeşte lazım ayrıca.
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
Eşim ikinci çocuğu istediğinde belli bölgemi kökünden kesmek mantıklı geldi öyle söyleyeyim.

Çok zor, maddi manevi yıpratıcı, özellikle manevi olarak yıpratıcı.

Ev, iş, hastane üçgenine hapsoluyorsunuz, yolculuklar ızdırap, sosyal hayat sıfıra yakınsıyor, özellikle annenin ruh hali perişan halde, uykusuzluk, hayattan bezmişlik, geçmek bilmeyen göz altı morlukları, yüzdeki devamlı bitkin ifade.

Yakınlarda yardım edecek akraba yoksa tam bir çılgınlık. Özellikle ilk aylar baba çalışacak, eşi evde duracak, olası bir problemde tek başına, gözünüz devamlı arkanızda.

Yeni çocuğu olmuş arkadaşlarımızı görünce eşimin de hevesi geçti, sebebi bulunamayan ağlama, evde parmak ucunda yürümek, hapşırığın bile içinde patlaması, bez değiştir, kusmuk temizle, günde 48489229848483 kere nefes alıyor mu diye kontrol et, evdeki her tehlike oluşturabilecek eşyayı bertaraf et.

Anlatırken içim daraldı. İkinci çocuğu yapanlara saygı duyar şapka çıkarırım, bende o cesaret yok. Oğluma ölürüm ama çok zor, ilki deli cesareti ile yapılır, biz ne kadar yazsak da bir kulağından girer diğer kulağından çıkar.
0
kimlanbu
(29.05.24)
Merhaba, bebeğinizi sağlıkla kucaklayın. Tecrübe ve gözlemlerimi yazmadan önce; eşinizle bebekli hayat konusunda söylediklerinin sizdeki karşılığını konuşun.

Araları 6,5 yaş olan iki çocuğum var. Onlar doğmadan önce de, doğduktan sonra da "hayatın bitti" mafyası vardı :) Bebeğiniz doğduktan sonra tutturacağınız düzenden her bahsedişinizde, aynı düşünceleri tekrarlayacak olmaları muhtemel:"Emzirmeyi sonlandırınca hayat bitecek. Ek gıdaya başlayınca hayat bitecek. Asıl yürümeye başlasın, hayat o zaman bitecek. 2, 3, 4 yaş sendromları başlasın, hayat asıl o zaman bitecek. Okula başlasın, hayat hakikaten bitecek. Ergenliğe girsin, hayat öz hakiki bitecek." Hayat, bitmiyor bunları tecrübe edince. Bununla birlikte; kendi deneyimlerini bu şekilde anlatanlar da bitmiyor.:)

Bebeğiniz doğduktan sonra bir adaptasyon süreciniz olacak. Uyku, emzirme, bebeğinizle bağ kurma, sosyal hayata dönme, yapmaktan zevk aldıklarınızı 2 çocukla tecrübe etme, kardeşlerin birbirine alışması... Önünüzde koskoca bir hayat olacak. Eşinizin dediği gibi; sizinle ilk göz teması ve gülümsemesi. Hayata bir canlı getiriyorsunuz ve hayatta kalmayı öğretiyorsunuz. Çok çılgın anılarınız birikecek. Koşulsuz sevgiyi tadacaksınız.
2 çocuğumla toplantılara, mesleki eğitimlere, STÖ desteklemeye, hobilerime, kamp tatillerine, arkadaşlarımla görüşmeye devam ettim. Uzun yıllar, tek başıma ebeveynlik yapıyor gibiydim, sonra gerçekte tek başıma ebeveynlik yaptım. Dünyaya, yaşamayı öğreteceğiniz bir canlı getiriyor olmanın bilinciyle hayatınıza devam edebilirsiniz. Kolik, bebek reflüsü, DEHB tanısı bunları da tecrübe ettim. Hayat kalitesi diyenlerin, hangi bilinçle bebek yaptıklarına bakın. Erken çocukluk döneminde kurduğunuz bağ, kişiliği gelişirken çok önemli olacak. Sevgiler.
0
from where i ride
(30.05.24)
modern zamanın depresyon sebebi çocuk sahibi olmak. dünyaya tehlikelerden koruyamıyacağımız bir varlığı getirip endişeleniyoruz. çocuk dünyanın en güzel şeyi deyip evde çocuğa her türlü yanlış hareketi yapan bir çok ebeveyn var.
kimse kendini kandırmasın çocuk sahibi olup bakmak dünyanın en zor şeyi. dünyanın yüzde 99u doğuruyor zaten mucizevi bir şeymiş gibi anlatılmasını halen anlamadım. bir çocuğum var çok seviyorum ama hayatım çocuk olduktan sonra tamamen değişti. çünkü hayatımın karar vericisi çocuk oldu.
0
mikahakkinen
(30.05.24)
Ben de bebek bekliyorum, son 2.5 ayım:)

Ve hiç etkilenmiyorum böyle söyleyenlerden. Bir çoğunun çocuğu yok zaten. Olup da şikayet edenler de olgun insanlar değil. İnsan çocuk yapmadan önce ne kadar fedakarlık yapabileceğini hesaplamalı.

Ben evlenirken de “evlenince erkekler değişiyor, sevgililik gibi olmaz, rutin hayat işte evlilik mutsuzluk” vs mafyası vardı acayip etkilenmiştim. 3 sene oldu sevgililik de neymiş be evlilik cennet diyorum 3 senedir her günüm mutlu. Şimdi de öyle olacağını tahmin ediyorum. Bu sebeple insanların kişisel deneyimlerini umursamıyorum.

Edit: şu aklıma geldi, bir arkadaşım bebekten aşırı şikayet ediyordu öyle zor böyle berbat filan. Dedi ki en son sabah 8 olmadan kalkıyorum düşünebiliyor musun 7 saat bile etmiyor uykum:( ahslshaks. O sırada işe gitmek için zaten 6.30 da uyanık olan ben aydınlanma yaşamıştım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.05.24)
söyleyenler doğru söylemiş aslında. kimse bunun kolay olduğunu iddia etmesin. çok zor evet. kedi sahiplenince bile hayat bi tık zorlaşıyor, sorumluluklar artıyor. yeni ayakkabı bile alsanız ayağınıza vurur, bi süre dert çekersiniz. yani bu tip sorularda şunu anlamıyorum, bebekten hayatınızı değiştirmemesini mi bekliyorsunuz? yemesi, uykusu, bezi herrrr şeyi size bağlı bi canlıdan bahsediyoruz. ve o canlı bir sürü aşamadan geçip yetişkin olacak. kim buna 'ay abartmışlar, alt tarafı bi bebek' diyebilir? tabi ki hayatınızın bundan önceki evresi bitti ve tabi ki bundan sonrası çok zor olacak.

ben 1,5 sene gece kesintisiz 2 saat uyumadım. abartı değil tam 1,5 sene.

şu an konuşmasını iyice ilerletmiş 2 yaşında bi kız annesiyim. muhabbet edebiliyorum az çok kendisi ile. ve o kadar mutluyum ki. bugün mesela neredeyse ilk defa sabah ben işe hazırlanırken uyanınca ağlamadı ve odasından neslihan neslihan diye seslendi bana. gittiğimde oturmuş, gülümsüyordu. sarıldım, öptüm. yani bu mutluluğu tarif et deseler edemem. zor mu zor? ama verdiği mutluluk, işte o başka hiçbi duygu ile kıyaslanamaz. hayatınızda şu ana kadar en mutlu olduğunuz anı düşünün. benim bu sabah yaşadığım mutluluğun yanından geçemez.
0
elorelia
(30.05.24)
birisi demisti gecen bi duyuruda;

cocukla da zor, cocuksuz da zor. ama cocukla daha guzel.

kolay bir sey degil elbet ama cocuga kesinlikle karsi olma durumu yoksa, cocukla cok daha guzel.

yapiya gore de degisiyor tabi, takintili stresli anne-baba olunca da daha zor. cocuk bu, belli temel seyleri sagladiktan sonra gerisini kendisi hallediyor. gunde bin kere nefes aldigini kontrol etmeye gerek yok mesela, nefes almasini engelleyecek nesne ve durumlardan kacindiginiz surece nefes almaya devam edecek icgudusel olarak. cicek gibi biraz, yemegini suyunu verip temizligini yaptiktan sonra buyumesini bekleyecek/izleyeceksiniz.
0
icim urperiyor
(30.05.24)
(18)

İlahi adalet

kirmizipilotkalem
Soru başlıkta aslında ilahi adalet var mı? Somut bir şekilde kötülük yapan kişiye etkisi olur mu? Örnek vereceğiniz bir olay yaşadınız mı?
Soru başlıkta aslında ilahi adalet var mı?
Somut bir şekilde kötülük yapan kişiye etkisi olur mu?

Örnek vereceğiniz bir olay yaşadınız mı?
0
kirmizipilotkalem
(28.05.24)
Yok. Olmaz. Yaşamadım.
0
prole
(28.05.24)
ilahi adalet mi dersin, karma mı dersin, hayatın adaleti mi dersin ama kesinlikle var.

yaşadığım da oldu, yaşattığım da. zamanında daha yaşım gençken öyle bir olay yaşadım ki, o günden beri bilerek ne hakkım olmayana göz koydum, ne kötülük yaptım ne de birinin günahına girdim.
inanır mısın o güne kadar tepetaklak olan hayatım bir anda berrak, temiz ve aşırı iyi gitti.
0
numlock
(28.05.24)
keşke olsa ama yok
0
jülsezar
(28.05.24)
Kesinlikle yok.
0
Mirket
(28.05.24)
bazen denk gelir, ilahi adalet var sanırsın. bunlar hep algıda seçicilik. nazar felan gibi.
0
entropik
(28.05.24)
Keşke olsaydı ama yok.
Kötülere hiçbir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(28.05.24)
Var. Her şeyin zamanı var.
0
doharkoman
(28.05.24)
Ne tuhaf mahluklarız, önümüzde binlerce örnek olmasına rağmen hala nelerden medet umuyoruz.
İlahi adalet yok. Karma yok. Bu gibi hayali inançların sonu da yok.
0
pavlis
(28.05.24)
Dün otobüse binerken kadının birini önüme geçti, sesimi çıkarmadım. İkimiz de oturmadık ama ben öyle bir yere konumlanmışım ki tam hizamdaki yolcu indi ve ben oturdum. Kaynak yapan abla ayakta kaldı. Ben ikna oldum, bence ilahi adalet var.
0
sekizdokuzon
(28.05.24)
Yok. Her konuda olduğu gibi arada bir denk geliyor ya da gelmediği için insanlar geleceğini umuyor. Kendini tatmin ediyor insanlar da.
0
nawar
(28.05.24)
Kesinlikle var.
Her ilahi adalet, anında gözümüzün önünde olsaydı kimse başına buyruk kendince bir inanış seçmezdi yasak fiil yapmazdı.

Kötülere bir şey olmaz denmesinin asıl sebebi ise
ona , kötü yolundan dönmesi için mühlet tanınmasıdır.

Bir kimsenin hayatta yaptığı bütün kötülüklerinin ardından ölüp gitmesi ve bunların yanına kâr kaldığını düşünmek, (dinin yanı sıra) akıl alacak bir şey değildir.
Duyduğumuz sesler var duyamadığımız sesler var.
Gördüğümüz ışık var göremediğimiz ışınlar var.
Rüyada bile korkuyla aniden uyanıyorken, ölüm sonrası hayat neden olmasın?
Mizanda, dünyadakinin aksine ağır gelen taraf yukarı kalkar.
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
@diyecevaplandı

dinin yanı sıra nasıl var ilahi adalet inanmayanlar için o zaman ?
0
jülsezar
(29.05.24)
yok tabii ki. kim nerede gormus

kissasa kissasin dahi adil oldugunu dusunmuyorum sonucta biri baslatiyor daha buyuk cezalanmali. adalet anlayisiyla alakali da olabilir. simsek cakinca tanrinin kizdigini dusunmek gibi siradan olaylari ISTE BU BI CEZA diyebiliyorlar
ps: gec gelen adalet adalet degildir
0
ala09
(29.05.24)
buna kesin cevap vermek icin evrenin isleyini cozmus olmak, tanrinin varligini kanitlamak gerek. bunlar mumkun olmadigi icin ustte kesin yok kesin var diye yazilan hersey kisisel tecrubeden ve tarafli dindar yorumlamadan ibarettir. benim dusundugum ise ilahi adalet seklinde degil de enerji seklinde gerceklesiyor. yaptiginiz eylemler cok masum olsa bile eger karsidaki insanin duygu dunyasinda, enerjisinde, bilincaltinda vs.. buyuk etkiler yaratiyorsa bi sekilde o size geri donuyor bence. atiyorum gidip arkadasin esyasini calarsaniz ve haberi olmazsa sikinti yok. ama sizin yaptiginizi ogrenirse ve yikilirsa bu sizden cikar. bu fikrimi destekleyecek bir suru teori olmasina ragmen (rezonans kanunu, kuantum, sicim teorisi, law of attraction vs..) yine de ustteki arkadaslar gibi kesin konusmuyorum. benim fikrim.
0
buenosdias
(29.05.24)
@buenosdias

evet ilahi adalet deyince dini anlaşılıyor ama ben dinden bağımsız olarak kast etmiştim olmadığına inandığımı. karma da diyebiliriz. enerji şeklinde gerçekleştiğine de pek inanmıyorum.

ayrıca ala09 +1 geçe gelen adalet adalet değildir

ilahi adaletin ya da karmanın olmadığına inancımı tamamen piyanist filminden öğrendiğimiz wilm hosenfeld'in (nazi subayı olup yahudilere yardım eden ancak sovyet kamplarında ölen kişidir) hikayesini öğrendiğimde yitirmiştim.

elbette olmadığına dair çok örnek var da beni bu etkilemişti filmi ilk izlediğimde

eksiseyler.com
0
jülsezar
(29.05.24)
ilahi adalet diye bir şey yok. insanların kendini rahatlama söylemi bence bu. kaç tane manyak art niyetli cezasını çekti ki?
0
mikahakkinen
(29.05.24)
@jülsezar
inancımıza göre, inanmayan birinin hakkına giren bir müslümanın karşısına ahirette de bu yaptığı haksızlık çıkacak.
Müslümanın da yanına kâr kalmaz bu.
Kaynaklarda müslüman olmayanların hakkına riayet hususu daha vurgulu olarak belirtilir.
İnanmayan kişinin kalbi bile kırılmaz, bu sebeple yüzüne karşı "kâfir" bile denmez.
İnandırılmak için zorlanmaz da.
Şimdi böyle bir adalet varken inanmayan kişi daha neyi inkar edebilir ki ?

Nefes alıyoruz hayat boyu, yediklerimiz içtiklerimiz..,
hayatta çeşitli imkanlarımız oluyor
seviniyoruz vs. ama bunların hepsinin bir karşılığı, hesabı olmadığını düşünerek, bir de üstüne yapılan/yaptığımız haksızlıkları da hesaba katarsak, dünyadan öylece göçüp gitmek, mezarda da huzur için de kalmak gerçekten bu kadar kolay olabilir mi?
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
Bu soruya herkes inancı dahilinde cevap verir. müslümanlara ve deistlere göre vardır. Ateistlere göre yoktur. Çevremdeki kötülere birşey olmadı hiç. hayatları güzel gidiyor.
0
komando kani var bende
(29.05.24)
(11)

Antep çok güzel bir şehir değil mi?

coca cola
Merhabalar, 2 günlük gezimde gayet nezih, kibar insanlar gördüm. Yobaz olmadıkları çok belli, şehir de ayrıca çok güzel. Sizce Diyarbakır’dan sonra Antep mantıklı mı? Çok pahalı diyorlar. Sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
Merhabalar, 2 günlük gezimde gayet nezih, kibar insanlar gördüm. Yobaz olmadıkları çok belli, şehir de ayrıca çok güzel. Sizce Diyarbakır’dan sonra Antep mantıklı mı? Çok pahalı diyorlar. Sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
0
coca cola
(28.05.24)
Evet her anlamda pahalı. Gezinizde gezdiğiniz yerler de önemli ama genelde pek nezih değildir. Ha yerlisi kibardır olmasa da olmaya çalışır yabancıya karşı ancak artan mülteci popülasyonu yaşanabilir olmaktan çıkardı artık.
0
Euxinos
(28.05.24)
Neredeyse 2 yıldır burada yaşıyorum gayet yobazlar katılmıyorum.

Şehitkamil tarafları daha modern zaten chp aldı eheh

Aşırı pahalı kiralar ve evler istanbulla yarışıyor.

Lüks, şatafat, gösteriş çok fazla.

Göçmen çok fazla.

Şehir olarak beklentimin üstünde. Parklar bahçeler yaşam alanları geniş ve ulaşılabilir yerlerdeler.

Yemek ve tatlı seven biri olarak cennet diyebilirim. Bunlar artı yönleri.

@ wild honey suckle, dediği gibi eski antep, yani tam merkez tarafları gecekondu merkezi. halep kırsalı benzetmesi iyiymiş :D 3dk bakınca kafana roketatar gelecekmiş gibi bir atmosferi var.

Ama şehitkamil ve üniversitenin bazı bölgeleri lükslük ve pahalılıkta etiler nişantaşı ile yarışıyor.

Dışarıda bilindiklerde yemek ye, çok lezzetli. Evlere ziyarete git, yine aynı tat, yine çok lezzetli. Yani insanının eli lezzetli. İkram ve misafirperverlik yüksek evet.

Pazarlık çok yapılıyor. Hep yüksek fiyat söyleniyor, pazarlıkla indirmen lazım.
0
ananiyimioguz
(28.05.24)
İnsanları iyi ve misafirperver de şehirleşme bok gibi. bazı bölgeler halep kırsalındasın hissi veriyor.
0
wild honey suckle
(28.05.24)
Diyarbakır'ı açık ara Antep'e tercih ederim. Gerçi AKP'liysen ve orta üstü gelirin varsa rahat edersin. İktidarın pilot şehirlerinden.
0
prole
(28.05.24)
dbakir>antep koyas kabul etmezzz ancak bir akpli icin katlanilabilir olabilir. suriye ve akpli nufusu yuksek oldugu icin parklar cok dengeleyemeyebilir diyarbakir en azindan insani politik<3
0
ala09
(28.05.24)
Diyarbakır daha güzel ve düzenli. Antep çok pahalı. Tercih etmezdim
0
Topalordek
(28.05.24)
antep'i ziyaretlerimde isiklarda ful onceligi olan tramvay asiri etkilemisti beni. icinde 150 insan olan tren uc bes tane arabanin arkasinda tikali bir sekilde beklemiyor. cok avrupai gelmisti, umarim degmismemistir o sistem.

insanlari nezih ve kibar degildi bence. herhangi bir akp sehri iste. parklar turkiye sartlarinda iyi ama onun disinda tipik avmler disinda pek bir numarasi yok. havaalani var. sik bir sekilde seyahat edebilecek kadar kazaniyorsan dusunulebilir.
0
hot potato
(28.05.24)
Antep turistik ve gastronomi konumları arasında ışınlanarak gezilirse güzel, aksi halde epey kötü ve pahalı bir yer bence. Yolları çok kötü, şehirleşme kötü. IŞİD genel merkezi gibi. Sözde büyük şehir ama ondan düzenli küçük şehirler sayarım. Turizm bakanlığının ya da belediyenin işi sanırım. Onların o tek tip levha fetişi kötü onun dışında Diyarbakır'ın birçok yeri 2015'ten sonra yeniden yapıldığı için haliyle şehircilik olarak Antep'ten daha güzeldi.
0
nawar
(28.05.24)
Diyarbakır> Antep +1
Aşırı pahalı+1 Çok daha ucuz ve güzel yemekleri Diyarbakır ve Urfa da kolaylıkla yiyebilirsiniz.
Gastronomi şehri diye PR'ı yapıldığı için esnaf kazıklıyor ha bire. Porsiyonlar küçük. Lezzet desen eh işte yani. Yesemek ve Mutfak sanatları'na misafir götürdüm aç kalktık:D Kuş kadar menüler ama aşırı pahalı.
Şehirleşme konusunda da Diyarbakır önde.
Yobazlık konusu için de 2 gün karar vermek için çok erken.
Yerlisinde bir kokoşluk, lükse düşkünlük gözlemledim. Yerlileri çok çok erken evleniyo bu şehirde nedense. 20-25 sonrası bekar olana şaşıyorlar.

Antep'e dair en çok sevdiğim şey çok fazla parklarının olması
0
Amaranta ursula
(28.05.24)
Gaziantep çok güzel bir şehir gerek yemekleri gerek tarihi, mimarisi ve çeşitliliği ile bölgenin incisi Türkiye'nin gelişmiş sanayi şehirlerinden biri aynı zamanda tarım ve turizm şehir ekonomisinde önemli yer tutuyor. Görmeye değer bir şehir Zeugma'yı da ihmal etmeyin. Gezi tavsiyesinin particiliğe çekilmesi üzücü. Yobazlıktan bahsedenler aynaya bakmalı.
0
doharkoman
(28.05.24)
Ne kadar çok Diyarbakır’ı seven varmış. Ben otobüsleri kullandım Antepi gezerken ve Diyarbakır’da minibüslere otobüslere binerken gerçekten bağıran çağıran kaba insanlar çok. Antep belediyesinde böylesine denk gelmedim. Bakışlarıyla rahatsız eden bağıran on çocuğuyla binen yoktu. Evet pahalı ve düzensiz fakat gelişim açısından sadece apartmanlara bakmaksak ulaşım, şehrin imkanları daha fazla gibi geldi. Ve sanki oradaki suriyeliler bile kibar. Bana hatta yardımcı oldular.
0
🌸coca cola
(29.05.24)
(27)

gideyim mi gitmeyeyim mi?

diyojenimtırak
soru bu kadar ya detaya gerek yok. içinizden geleni yazın lütfen
soru bu kadar ya detaya gerek yok. içinizden geleni yazın lütfen
0
diyojenimtırak
(27.05.24)
boşver napıcan gidip, iyi böyle gerek yok şimdi hiç.
0
numlock
(27.05.24)
Gitmezsen "gitseydim nasil olurdu" dersin.
Git begenmezsen dönersin.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
Detay vermek istemediğin için, içinden ne geliyorsa onu yap diyorum.
0
rock n roll
(27.05.24)
Git bence...Zaten bu ikilemde kaldıysan sende gitmek istiyorsun ve birazda kendine destek arıyorsun bence...Yoksa bu soruyu sormaz kalırdın...
0
alpicann
(27.05.24)
Gidersen adam değilsin! İnsanda biraz gurur olur.

Detay yok. Ortam gerelim. :P
0
nawar
(27.05.24)
Gitme........
0
ala09
(27.05.24)
Kafana sık git (Ahmet Kaya)
Çek git (Yurtseven kardeşler)
Kim vurduya git (deyim)
Seviyorsan git konuş bence (anonim)
Gölge yapmadan git (neodiyojen)
0
diyecevaplandı
(27.05.24)
Yiyorsa git
Yemiyorsa gitme
0
Zetnikov
(27.05.24)
Oha ço kgüzel soru konsepti çok sevdim yaparım arada bunu.

Gitme. Otur evde kafa dinle.
0
pianeta
(27.05.24)
Gittiğin yer, gideceğin kişinin evine yakınsa gitme

Ortada bir yerdeyse git
0
lafacukur
(27.05.24)
cooperr
(27.05.24)
Uzaksa gitme, yakınsa git.
0
buzbebek
(27.05.24)
Git, içinde kalmasın.
0
kobuzchu kiz
(27.05.24)
N'olur gitme
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.05.24)
çok gidesin olsa bu soruya gerek olmazdı, gitme.
0
penceredengorunenmorbina
(27.05.24)
Gitme, evde de durma, bambaşka bir şey yap.
0
Phoebe
(27.05.24)
Gitme
0
mor oje
(28.05.24)
yazı tura at. yazı gelirse git, tura gelirse gitme.
0
inheritance
(28.05.24)
hiç gerek yok.
0
kumandanim
(28.05.24)
Gitme diyorum ben.
0
norek
(28.05.24)
Gitme
0
tuborg yesili
(28.05.24)
Gidecek olsaydın bu saate kadar çoktan gitmiştin.
0
iwasbornonamountainside
(28.05.24)
gitmek zorunda mısın?
0
baldan kaymak
(28.05.24)
Gittiğinde ayrılmış mı olacaksın kavuşmuş mu olacaksın? Ben bu git i anlamadım.

Yorum yazanlar hangi duruma göre git diyorlar belirtmek lazım sanki.

Mesela istenmediğin yerden gitmek/ayrılmak ile uzaktaki sevgiliye gitmek/kavuşmak arasında fark var.

Eğer bir yere varma/kavuşma anlamında bahsediyorsan git. Çünkü sorduğuna göre seni meşgul ediyor, etmese soru oluşmazdı zaten bir eylemde bulunmazdın. @ penceredengorunenmorbina ile tam tersi düşünmüşüm ilginc sdfgh

Ama gitmek derken bir yerden ayrılma, terk edip gitmek, kaçmak anlamında soruyorsan, rahatsızlık veriyorsan git, vermiyorsan gitme mücadele et.
0
ananiyimioguz
(28.05.24)
git
0
Murat1407
(29.05.24)
Mesafeye bağlı
0
Tutkun
(29.05.24)
gittim. acayip de iyi oldu gittiğim. karar alırken milleti dinlemeyin
0
🌸diyojenimtırak
(07.06.24)
(2)

yarın nevizade nasıl olur?

a darkness coming
her yer dolu olur bir yerde pizlenmek zor olur diye düşünüyorum. ama izleyebilirsem bir yerde maçı izlemek sonrasında olursa kutlamasına/üzüntüsüne ortak olmak istiyorum. ne önerirsiniz?erkek, 30, gs
her yer dolu olur bir yerde pizlenmek zor olur diye düşünüyorum. ama izleyebilirsem bir yerde maçı izlemek sonrasında olursa kutlamasına/üzüntüsüne ortak olmak istiyorum. ne önerirsiniz?

erkek, 30, gs
0
a darkness coming
(25.05.24)
Gecen hafta adim atamadik millet oglen gidip oturmus mekanlara. ayakta disarda izledik maci
0
ala09
(25.05.24)
sağlam kalabalık olur. fiyatlar da fahiş.
0
baldan kaymak
(26.05.24)
(14)

Uc gunde 3 kere borc isteyen kuzen

kassiopeia
Kuzenim, ikinci dereceden, senelerdir gorusmuyoruz ve konusmuyoruz (rahat 6-7sene olmustur, belki daha fazla), arada ailesiyle gorusuyorum da kendisiyle degil, ablalarindan daha buyugum, babasina ve annesine ciddi gonul borcum vardi. Uc -dort gun once instagramdan yazdi, para istedi, gonderdim, erte
Kuzenim, ikinci dereceden, senelerdir gorusmuyoruz ve konusmuyoruz (rahat 6-7sene olmustur, belki daha fazla), arada ailesiyle gorusuyorum da kendisiyle degil, ablalarindan daha buyugum, babasina ve annesine ciddi gonul borcum vardi. Uc -dort gun once instagramdan yazdi, para istedi, gonderdim, ertesi gun bankaya borcu oldugu icin oraya verdigini soyledi, tekrar ayni tutari istedi tekrar gonderdim, ertesi gun tekrar yine ayni tutari istedi, gonderdim. Dun tekrar ayni tutari istedi, kafamdaki limite ulastigi icin gondermedim, daha da gondermeyecegim. Paranin gelmeyecegini bilerek, gonul rahatligi ile verdim, burada bi yanlis anlasilma olmasin, durumun absurtlugunu filan sormuyorum. Ailesine soylememi istedi, soylemeyecegim.

Sormak istedigim, isteme hali - asiri derecede yazmak, tam o anda gondermemi istemesi (su anda hemen gonderir misin, lutfen simdi, gibisinden), boyle sacma bir panik hali, hep ayni tutari istemesi filan, ucunde de ayni sekilde olunca acaba iddia batagina mi girdi dedim, ya da boyle online baska isler. Bu kadar yaygin mi turkiye'de gencler arasinda, yasi 23-24 filan sanirim.
0
kassiopeia
(25.05.24)
tabii ki. iddia, kumar, madde her sey olabilir yaninda birileri varsa onlar da gazliyor olabilir
0
ala09
(25.05.24)
Hocam telefonla falan konuştun mu, instagram'ı hacklenmiş, paralar da dolandırıcılara gitmiş olmasın?
0
plutongezegendegilmi
(25.05.24)
@pluton cok tesekkurler hocam, oyle bir durum yok, iban'nina attim, zaten hesap adi filan kendi adi soyadi, konustum
0
🌸kassiopeia
(25.05.24)
İstediği tutar nedir?
0
numlock
(25.05.24)
online girdiği için böyle

düşünün sizin gibi kaç kişiye yazdı belki de
0
duyurukullanıcısı
(25.05.24)
bir benzeri bizde de var, online bahis, kumar işine bulaşmış.

ilk önce abimden para istemiş birkaç kere göndermiş, baktım sonu gelecek gibi değil göndermedim dedi. Daha sonra benim numaramı bulmuş benden de istedi bende gönderdim bir miktar (3bintl), sonra sürekli yazmaya başladı acil para lazım, kulun köpeğin olayım, şu gün ödeme gelecek verecem, v.s bin bir türlü yalan.

En son annesini kafalamış ona aratıyormuş milleti, iş kurucam, ticaret yapıcam para lazım diye, sonradan duyduk ki tüm akrabalardan yurtiçi-yurtdışı benzer şekilde para istemiş, hiçbirini geri ödememiş tabi ki, arkadaş çevresinden ne kadar borç para aldı, bankalara falan ne kadar para borcu var bilen yok.
0
sealth
(25.05.24)
ben olsam ikinciyi yollamazdım. anne babasına gönül borcun varsa geri ödemeyeceğini bilsem bile bir kereliğine verirdim. ama ikincisi, hem de ertesi günü istemesi ya yüzsüz ve iyi niyetini suistimal eden birisi oldugunu ya da başına bir iş açtığını gösterir. kumar, uyuşturucu, şantaj ve tehditle para isteyen bir sevgili, dolandırıcılık ihtimali vs.
0
benarrivo
(25.05.24)
Her hangi bir bağımlılık varsa ailenin ileri gelenleri onu güzelce bu bağımlılıktan kurtarmak için kendisiyle uygun şekilde görüşsünler.
En sonunda intihar bile olabilir.
0
diyecevaplandı
(25.05.24)
yanıtları okumadan direkt kumar olduğunu düşündüm, yazmışlar da zaten. ben 2.sinde göndermezdim, ailesine de bilgi verirdim.
0
deartheodosia
(25.05.24)
uzak kuzenlerinden bile istediğine ve 3 kez art arda sıkıştırdığına göre de durum ciddi.
0
deartheodosia
(25.05.24)
Aileye gönül borcu aileye haber vermeyi gerektirir.
0
Mirket
(25.05.24)
@mirket bunu okuyunca bi dusundum hocam, tesekkur ederim. Yani bilemiyorum yuzsuzlugunden mi istiyor, epey cahil bi cocuk bakti gonderiyorum yuzsuzluge de vurmus olabilir, gayet olasi, ama nedense icime bi oyle dustu, bahis filan gibi yoksa dedigim gibi senelerdir cocugun ne yaptigindan haberim yok, simdi ailesine haber verip (boyle bi durum yoksa) olay cikarmak da istemedim.
0
🌸kassiopeia
(25.05.24)
6-7 senedir görüşmediğim kişiye zank diye borç isteyince göndermem. Hatta önce hacklenmiş olduğunu düşünürüm. Ailesine bir vefa borcum varsa ve o sebeple gönderdiysem de ikincisini ailesi ile konuşmadan göndermem. Kumar olasılığı yüksek. Alternatif olarak böyle 5-10 kişiyi yoklayıp yolunu buluyor da olabilir. İletişim kesildiği için de ailesine gitmeyeceğini düşünüyordur.
0
nawar
(25.05.24)
her seferinde aynı miktarı istemesi akla sweet bonanza tarzı bir yerde yediği ihtimalini getiriyor.
0
beatbox yapan metalci
(25.05.24)
(15)

Köpeği varmış demek ki

michael_knight
Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?
Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?
0
michael_knight
(24.05.24)
Sorumluluk sahibi derim. Ayrıca köpek birçok sosyal aktiviteyi direkt veya dolaylı yoldan engeldir, yani kendi kadar hayatındakileri de düşünüyor derim.
0
numlock
(24.05.24)
Bahçedeki bir köpek sorun değil.

Genellemek istemem ama köpek sahibi orta yaşlarda, bekar, maddi durumu iyi olan birinden arkadaşım da olsa biraz uzak dururdum.

Dış dünyaya ve diğer insanlara bakış açılarında olumsuzluk hissediyorum.
0
diyecevaplandı
(24.05.24)
bahçeli bir evde köpek besliyorsa olumlu.

apartman dairesinde besliyorsa olumsuz.
0
benarrivo
(24.05.24)
Sorumluluk sahibi +1
0
grimavi
(24.05.24)
Ya öncekinden daha olumlu düşünmeme sebep olur ya daha olumsuz. Evde nasıl yaşadıklarını görmem lazım.

Hayvan bulunan evin temizliğine dikkat edilmezse kokuyor. Eğer o ev kokmuyorsa harika, demek ki baya disiplinli, temiz biri. Cidden zor çünkü bunu başarmak.
0
akhenaten
(24.05.24)
Petshop ya da köpek üretenlerden para verip almışsa olumsuz düşünürüm. Barınaktan ya da sokaktan sahiplendiyse olumlu düşünürüm. Bir de güzel ilgileniyor mu, bakıyor mu o da düşüncemi etkiler.
0
rock n roll
(24.05.24)
rock n roll+1 kedi kopek cok severim ama oyuncak niyetine alanlardan fenalik geldi
0
ala09
(24.05.24)
Köpekler çok yakın bir geçmişte kurtlardan evrilmisler, ataları kurt. Kurtlar çok benzer özelliklere sahipler aslında.

Bir Kurt günde en az 10 km yürüyen bir canlı. Km'lerce alanı kendisine bölge olarak edinir. Geniş alanlarda sık haraket hayvanın en temel doğası.

Büyük bahçelerde, Bağda tarlada vs doğasına uygun besleyenlere lafım yok ama sırf kendi yalnızlık duygusunu tatmin etmek için hayvanı çok afedersin sik kadar bir apartman dairesine hapsedenlere ben uyuz oluyorum.

Müthiş canlılar, mucizevi bir karsiliksiz sevgileri var ve bu ozellikleri bunu bilen insanlar tarafından somuruluyor.
0
makbur
(24.05.24)
Nötr. Herhangi bir aksesuarı varmış gibi düşünürüm.
0
doharkoman
(24.05.24)
Köpeğin cinsi, diğer bilgilerden daha önemli.
0
nawar
(24.05.24)
Valla ben bir şey düşünmezdim taa ki tüm binanın 1+1 dairelerden oluştuğu apartmanda 2 köpek besleyen komşu mu görene kadar. Hayvanlar için çok üzülmüştüm. Bir çeşit bencillik geliyor. Köpekler kapıdan çıkar çıkmaz farklı bir hayvana dönüşüyor.
0
Amaranta ursula
(24.05.24)
Sahiplenmiş mi yoksa para verip mi almış bu konudaki tek kriterim budur. Köpek sahiplenmis biri olarak para verip cins köpek peşinde koşan insanlarla arama mesafe koyarım.
0
mirty
(25.05.24)
apartman dairesinde besleyen ex gf geldi aklına.

ben ona göre çok daha alt seviyedeyim ama cringe geliyor bana. davul değilseniz, denginiz düğünde figür olmak değil. eksi yi veriyorum orada ben. mantığım böyle çalışıyoe
0
baldan kaymak
(25.05.24)
çelik gibi bir iradesi olduğunu düşünüyorum. köpek bakmak güçlü irade ve disiplin gerektiriyor, saygı duyuyorum.
0
zararsızamip
(25.05.24)
@diyecevaplandı +1

bir de köpeğine oğlum/kızım diyorsa kaçarım.
0
WithWorth
(25.05.24)
(2)

Kalamış Atatürk Parkı FB maçı etkinliği

havadakarada
IBB etkinliği olarak maç buradan izlenecekmis akşam 7'de. Bu parkı hatırlamıyorum ve burada etkinlikler nasıl oluyor bilmiyorum. Belediye sandalye koyuyor mu veya kendimiz mi götürüyoruz, oturma yeri vs var mı yoksa ayakta mı duruyorlar? Bilen biri aydınlatırsa akşam belki tek başıma oraya giderim t
IBB etkinliği olarak maç buradan izlenecekmis akşam 7'de. Bu parkı hatırlamıyorum ve burada etkinlikler nasıl oluyor bilmiyorum. Belediye sandalye koyuyor mu veya kendimiz mi götürüyoruz, oturma yeri vs var mı yoksa ayakta mı duruyorlar? Bilen biri aydınlatırsa akşam belki tek başıma oraya giderim takılacak kimseyi bulamadım herkes konserlere gidiyormuş. Nasıl işse bugün bir sürü konser var İstanbul'da.
0
havadakarada
(24.05.24)
sabah parktan geçerken ekran kuruldugunu ve piknik masaları kondugunu gördüm. ne kadar kalabalık olur bilemiyorum. piknik masaları dolu olursa sanırım piknik örtünüzü ya da kamp sandalyenizi alıp gidebilirsiniz.
0
patlamis misir
(24.05.24)
belediye sandalye koyuyor ama yetersiz kalir anca erken no idip yer kapmak gerekir. kendi sandalyenizi goturmenizi tavsiye ederim
0
ala09
(24.05.24)
(10)

evli fantezisi diye bir şey mi var :)

OgutucuRecep
bi tane hatundan duydum. evlilerle görüşmek istiyormuş. neden diyorum evli olsan bilirdin diyor :)ulan bu hpv virüsü var da karısını aldatana mı bulaştırmak istiyor gibi bir şey geldi aklıma.ya da adam ne diyecek oo benim karıma göre sen daha böylesin şöylesin falan mı?
bi tane hatundan duydum. evlilerle görüşmek istiyormuş. neden diyorum evli olsan bilirdin diyor :)

ulan bu hpv virüsü var da karısını aldatana mı bulaştırmak istiyor gibi bir şey geldi aklıma.

ya da adam ne diyecek oo benim karıma göre sen daha böylesin şöylesin falan mı?
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
adam bir kadın tarafından beğenildi diye daha bir çekici görüyorlar sanırım, bir kız söylemişti. bir de evli barklı adam, bana bela olamaz, ben istediğimde görüşürüm tribinde olabilir
0
kondansator
(24.05.24)
toplumda çok yaygın ruh sağlığı bozukluğu var insanlar problemlerinden dolayı diğer insanların mutluluğunu istemiyorlar
0
iwillsee
(24.05.24)
evet böyle bir şey var. karısı varken beni seçti tatmini. sonra şantaj falan, aşk üçgenleri. benzer şekilde erkeklerde de evli kadınlara karşı var, başka erkeğe üstün gelme, tatmin hissi vs.
0
deartheodosia
(24.05.24)
Dirty talking'de yeni seviyelere çıkılabilir. Ayrıca evli 2 kişi olursa ikisi de karşı tarafı zora sokamaz, görece güvenli bölge.
0
kimlanbu
(24.05.24)
Küfür hiç sevmem ama buraya olur gibi geldi: www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(24.05.24)
beklentisiz+1 evli erkeklerin sekssizlikten enerjisi cok birikiyor bu da olabilir
0
ala09
(24.05.24)
salça olmaz
paralı olur
naz kapris yapmaz
0
deepex
(24.05.24)
Reddit in seggs forumlarını biraz okumak insanın ufkunu açıyor, ne fantaziler ne kaygılar ne kadar insan hikayesi ve çeşitliliği var görüyorsun

Bu forumların moderasyonu sıkı, trollere izin verilmiyor, 19 yaşında ilk deneyimini yaşayacak gencin de, 30 yaşında yeni bir şeyler deneyecek kişinin de evliliğinde cinselliği azalmış çiftlerin derdine ve bir sürü cinsel sağlık üreme sağlığı sorularına da çok yapıcı öneriler veriyor kullanıcılar

r/s#x
r/s#xpositive
r/s#xover30
r/s#xover40
r/s#xover60 ( gördüğünüz gibi cinselliği 60tan sonra da hayatında deneyimleyen sorular soran önerilerde bulunan insanlar var)
r/deadbedrooms (burası cinselliği bitmiş evlilerin soruları odaklı)

Bu alanlar partner arama yerleri değil, moderasyon böyle duyurulara izin vermiyor banlıyor, buralar bilgi paylaşımı alanları

# işareti yerine e harfi koyacaksınız tabi :) duyuruya bir zararı olmasın diye öyle yazdım, benzer forumları da siz bulursunuz biraz dolaşınca
0
grimavi
(24.05.24)
psikolojik sorun bence.

erkek kişiyim. bunu yapacak biri varsa benden öte tarafta oynasın. maalesef varlar.
0
baldan kaymak
(25.05.24)
Türkiye'de bence herşeyin fantazisi var. Seks komple tabu. Damacanayla bile ilişkiye giren var.
0
ferenc
(25.05.24)
(3)

Veteriner arkadaşlara gözü enfeksiyonlu yavru kedi sorusu

Aşk Adamı
bahce kapımın onunde tek basına bir yavru kedi buldum bir gozu sanıyorum enfeksiyonlu ya da kabuklu tek gozu goruyor dıye dusunuyorum. Gozune teramancy goz merhemi sürdüm. Yakınımdaki veteriner kapalı tatildeymiş belediyede gelip almadı.Hapşırıyor gozunde enfeksiyon var onun haricinde yürüyor laktoz
bahce kapımın onunde tek basına bir yavru kedi buldum bir gozu sanıyorum enfeksiyonlu ya da kabuklu tek gozu goruyor dıye dusunuyorum. Gozune teramancy goz merhemi sürdüm. Yakınımdaki veteriner kapalı tatildeymiş belediyede gelip almadı.Hapşırıyor gozunde enfeksiyon var onun haricinde yürüyor laktozsuz süt ve su karışıyla besleniyor. 1.5 gündür benimle nasıl bir yol izlemeli veterinere goturecegım ama yapmam gereken baska birşey var mı bu 12 saatlik süreçte diye merak ettim fotosunu ekleyecegım
0
Aşk Adamı
(24.05.24)
Vigamox tarzı damla damlatamk lazım. Ama veterinere götüreceksiniz zaten bir şey yapmanıza gerek yok. Geçmiş olsun. Düzenli ilaç kullanımı ile bir haftaya düzelir.
0
prole
(24.05.24)
nerenin belediyesi bilmiyorum da siz alip gotururseniz ilgilenir. gelmeleri icin olumcul vaka fln olmasi gerekiyo
0
ala09
(24.05.24)
bağışıklık için immunex şurup verebilirsiniz ama ağırlığına göre ayarlamak lazım.
0
red g
(24.05.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(9)

doğum günü alarmı

firemanjonny
merhaba ben kereste, karımın anneler günü ve evlilik yıldönümünü unutmuş bulunmaktayım, iki gün sonra da doğum günü, kendisi benim aksime sürprizlerden hoşlanır büyük beklentisi yoktur ama özel bir şey hoşuna gider, bana hususi doğum günü olduğunu belirterek düşün taşın bişeyler yap dedi, şimdi bu k
merhaba ben kereste, karımın anneler günü ve evlilik yıldönümünü unutmuş bulunmaktayım, iki gün sonra da doğum günü, kendisi benim aksime sürprizlerden hoşlanır büyük beklentisi yoktur ama özel bir şey hoşuna gider, bana hususi doğum günü olduğunu belirterek düşün taşın bişeyler yap dedi, şimdi bu konuda da hiçbir fikrim yok neredeyse ihtiyacı olan bluetooth kulaklık var onu alıcam ama ek olarak birşeyler daha yapılmalı zannedersem, 5 yaşındaki oğlanı da katarak belki, fikir verseniz ne güzel olur, teşekkürler.
0
firemanjonny
(23.05.24)
Oğlanı katma işte hocam, karına özel olsun bir kere de sadece tamamen karının gönlünü düşün

Bunlar öyle büyük şeyler olmak zorunda değil, örneğin eve bi çiçek yaptır öyle git, dışarı çıkmayacaksanız eve bir pasta götür, etraftan eve yemek siparişi verebileceğin yerler var mı onu araştır, dışarı çıkmaya ya da yemek hazırlamaya fırsatın yoksa öyle bir güzellik yap hediyeni de verirsin

Bunları çok özel gizli yapmana da gerek yok önden haberi olsun, araştırmanı yaptıktan sonra ona akşam şuradan eve yemek söyleyelim diye düşündüm sen de uğraşma bir de evde kutlama yaparız diye bilgilendir

Ha dışarı çıkma seçeneğiniz varsa o başka
0
grimavi
(23.05.24)
hediye+yemek+çiçek
0
deartheodosia
(23.05.24)
kesinlikle çiçek alın, sevdiği çiçeği biliyorsanız daha da iyi
yine sevdiği bir restorana rez yaptırıp gidebilirsiniz. onu düşündüğünüzü belli eden şeyler olur bu.
0
noxie
(23.05.24)
Çocuğu katmayin +1.

Birlikte dışarıya çıkma imkanınız varsa (çocuğu birakacak bir yer varsa yani), güzel bir yerde rezervasyon yaptırıp yemek yiyebilirsiniz. Hafta sonuna denk geliyor doğum günü; masaj vs gibi şeylerden hoslaniyorsa çift masajı/ spa gibi bir yere gidebilirsiniz.


Eğer çocuğu bırakma/ dışarıya çıkma imkanınız yoksa eve güzel bir restorandan sipariş+ güzel bir pasta bence güzel olur.

Bu arada kadın olarak ben de çiçekten hoşlanmam ama eşiniz seviyorsa çiçek ekleyin tabii ki.
0
fraise
(23.05.24)
Ev ortamı için:
Tek mumlu bir doğum günü pastası,
7-8 tane mum,
Çiçek,
kırmızı şarap,
adam başı ikişer kalem pirzola,
migrostan ya da mezeciden 2-3 çeşit az meze,
ve tabii bir güzel hediye
abartı olsun dersen 2 üç tane de balon alıp
akşam çal kapıyı.

Bu arada ne yaparsan yap, yaptığın her şey bir sonraki sene bir tık daha fazlasını yapmanı gerektirecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
İleriki yıllar için sorun yaşamamanız adına özel günleri size hatırlatacak bir telefon uygulaması kullanmanızı tavsiye ederim. Hayatımızda akıllı telefonlar varken "ben özel günleri asla aklımda tutamam" pek geçerli bir mazeret değil bana göre.
0
pispinti
(23.05.24)
Diğer iki unutmayı da unutturacak bir günlük bir haftasonu kaçamağı + hediye iş görür gibi. Birbirinizle olacağınız (umarım oğlanı bir günlük idare edecek yakın çevre vardır) bir günlük bir otel konaklaması ve o şehirde bir yemek hoş olabilir.
Hazır beklentisi düşükken böyle bir şey çok etkileyici olabilir.
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
manzarali guzel bir restoranda yemek
0
turkuaz
(23.05.24)
kesin iyi mekanda yemek+1 sakin evde fln kalmayin rezervasyonu da yapin ^.^ olden 1772 gibi bisi ist icin ya da ortakoyde bi italyan rest acildi ya. bakinca havali olsun. airpods da guzel gayet
0
ala09
(23.05.24)
(14)

Görücü usulü evlilik sizce çağdışı mı?

ulukayin
Eskiden daha toyken çok saçma ve çağdışı gelirdi. İki tane uzun ama başarısız ilişkiden sonra gayet mantıklı gelmeye başlıyor bu durum. Her iki ilişkimde de en başından evlilik odaklı yürümüşken yolun ortasında ve sonunda fikirsel anlamda aldatıldığımı gördüm. Evlilik bu kadar korkunç değil bana gör
Eskiden daha toyken çok saçma ve çağdışı gelirdi. İki tane uzun ama başarısız ilişkiden sonra gayet mantıklı gelmeye başlıyor bu durum. Her iki ilişkimde de en başından evlilik odaklı yürümüşken yolun ortasında ve sonunda fikirsel anlamda aldatıldığımı gördüm. Evlilik bu kadar korkunç değil bana göre. Hatta sevdiğin, değer verdiğin insanla bir ömür geçirme fikri bana nirvanaymış gibi geliyor bu hayata dair. Hâl böyle olunca dedim ki kendime madem sonuç odaklı bir şey istiyorsun, madem sürüncemede kalmış ilişkilerden nefret ediyorsun neden görücü usulü düşünmüyorsun?

Erkek tarafı benim bu arada.
0
ulukayin
(22.05.24)
Görücü usulü evlenmek çağ dışı, görücü usulü tanışmak şu devir için en mantıklı şey bence.
Sosyal medya sayesinde herkes istediği dünyayı yaratabiliyoeir, kim gerçek kim değil anlayamıyor insan. Bence arada ortak akrabalar/arkadaşlar gerekiyor artık. Sonra da tanışma süreci başlar.
0
numlock
(22.05.24)
Görücü usulü tanışsanız ne değişecek ki? Yani evlilik temelli ilişkiye başlamak nasıl oluyor ki? Evlilik temelli başlamadığınız ilişki olsa ve bu süreçte birbirinize gerçekten ısınıp evlenmek isteseniz "ama evlenemeyiz, evlilik temelli başlamadık ki biz" mi diyeceksiniz?

Ya da ailenizin uygun gördüğü biriyle tanıştınız diyelim, ikiniz de evliliğe fitsiniz. Böyle olunca sevgi de yanında otomatik mi geliyor?

Benim görücü usulü evlilik yapanlarda gördüğüm genel bir tavır var. Eşlerinden anneleri gibi bahsediyorlar. Evliliği baya kurumsal bir şey olarak görüyorlar genelde. Hatta çoğu evlendikleri kişiye çok bir bağ hissetmiyor, gözleri dışarda oluyor. Elbette herkes böyle değildir.

Eşinizi bulmak ve ilişkinizi düzene sokmak için çaba ve zaman harcayıp kötü ve güzel zamanlar geçirerek bir şeyler kurup öyle evlenme kararı almak yerine başkalarının, işin en zor kısmını sizin için halletmesini bekleyince bunun bir etkisi oluyordur diye düşünüyorum ya. Bu manzara bana şeyi hatırlatıyor,

Aileler ufak çocuklarını tanıştırır ya birbirleriyle "hadi arkadaş olun bakim" diye. Ondan nitelik olarak çok bir farkı yok sanırım.

İnsan kendi yuvasını kurabilecek yeterliliğe sahip olmalı. Bence doğrusu bu. Bu kadar karamsar olmayın.

Tabi burada gerçekten "görücü usulünden" bahsediyorum. Yoksa aileler tanışmada sadece aracı olup sizi bıraktılarsa (ki kaç aile var böyle?) birlikte bir şeyler kurmak için bir alanınız olduysa bunun ortak arkadaş yoluyla tanışmaktan çok bir farkı yok. Görücü usulü böyle bir şey değil.
0
akhenaten
(22.05.24)
çağdışı olsun olmasın, ne fark eder? bu sevgili olaylarından ağzı yanan insanların sarıldığı bir can simidi gibi bi şey. ailelerin/arkadaşların önerdiğinin tanışılan insandan daha uyumlu olacağı beklentisini çok anlamsız buluyorum.
0
deartheodosia
(22.05.24)
annenin, teyzenin "şu kızla konuş bak" diye darladığı görücülükse evet fazla geleneksel ce moderniteden uzak ama birileri aracılığıyla tanışmak diyorsan etrafımdaki çoğu bekar kişi bunu istiyor. e ilişkilerdeki belirsizlik ve beklentiler zorlayınca bu yöntem mantıklı

fekat evliliğe dair görüşünüz biraz gerçeklerden kopuk geldigini söylemeliyim. hayat arkadaşla ömür mömür dediğiniz şey ev arkadaşlığı. hatta içinde çok kez "fikirsel aldatmalar" yaşanabilir biraz daha evli arklardan fikir alabilirsiniz
0
ala09
(22.05.24)
Görücü usülü aslında yanlış biliniyor. Görücü usülünde, evleneceğiniz kişiye sizden başkaları karar veriyor. Bir geliyorsunuz, hiç tanımadığınız biri için: "işte bu senin karın olacak, hafta sonu düğününüz var" diyorlar.

Sizin bahsettiğiniz "şu kişi ile iyi anlaşırsınız", "şu kişiyle bir görüşün" tarzı anlaşmalı, görüşme usülü ilişkilerde hiç bir sorun yok. Görüşürsünüz, beğenirseniz devam edersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.05.24)
kartal +1. demek istediğim tam buydu.
0
numlock
(22.05.24)
benim bir omur gecirecegim partnerimi baskalarinin secmesi cagdisiligin otesinde mantiksiz.

benim partnerimde aradigim fiziksel ve fikirsel ozellikleri en yakin akrabayi gectim anne/babanin bile bilmesine imkan yok zira hepimiz bambaska insanlariz.
0
cooperr
(22.05.24)
Yaşadıklarınıza "başarısız ilişki" olarak değil; tecrübe olarak yaklaşırsanız, bir ilişkide yaşadıklarınızı önce sizin nasıl karşıladığınızı öğrenme fırsatınız olur. Daha sonra karşı cinsin hayat stratejilerine maruz kaldığınızda sizin geliştireceğiniz stratejilerin onlardaki tepkilerini öğrenirsiniz.Ailenizin görüşünü önemsemenizi anladığımı düşünüyorum. Bununla birlikte; hayatı, ilişkileri, ihtiyaçları karşılama isteği artık onların zamanındaki gibi değil. Yani, güncel değil. Onların vasıtasıyla tanışmak olabilir. Ancak "evlilik" niyetiyle baştan yaklaşmak, mantıklı olmaz diye düşünüyorum. Aynı şekilde; karşı tarafın da ilişki deneyimi azsa, "akıl almalar" ve yönlendirmelerle süren, ilişkilerden biri yaşanmış olunuyor.
0
from where i ride
(22.05.24)
Çoğu evlilik araştırmaları akademik yayınlar iyi evliliğin kendi benzer sınıfımızla, ekonomimizle, değerlerimizle örtüşen insanlarla olduğunu söylüyor

Yani öngörüsüne inandığın aileden birinin ya da bir arkadaşının, şöyle bir tanıdığım var, kafanız karakteriniz uyuşuyor gibi, bir de tanışıp siz vakit geçirip görün demesi aslında çok iyi bir filtreleme yapabiliyor

Bu tanışma önerme görücü usülü sayılmaz ya da modern görücü usülü diye bir isim takabiliriz :)
0
grimavi
(22.05.24)
bence de kafanizda kavram kargasasi olusmus. kartal +1. duyuru bana su karikaturu hatirlatti: 64.media.tumblr.com

gorucu usulu konseptinin icinde hic tanimadigin biriyle evlenip hop diye ayni eve tasinmak cinsellik yasamaya baslamak falan var. iki tarafin da secim sansi yok, gorucu usulunu radikal bir sey yapan da bu. diger turlu zaten secim ve tanima sansin olsa o normal dating olur, gorusecegin kisiyi ha uygulamadan bulmussun ha halanin karsi komsusu bulmus arada bir fark yok.

gorucu usulune geri donersek, bu devirde hangi kadin hic tanimadigi bir erkekle evlenmeyi kabul eder, onu bir canlandir kafanda.
0
hot potato
(22.05.24)
Cevap veren herkese teşekkür ederim. Fakat benim çevremde ve benim bildiğim görücü usulü evlilik hadi haftaya evleniyorsunuz değil. Bak işte şunun kızı varmış, şöyle şeylerle uğraşıyormuş (iş, hobi vs) görüştürelim mi sizi şeklinde bir görücü şeklindeydi aslında sormak istediğim soru.
Ayrıca bu devirde hadi şununla evleniyorsun, şu gün istemeye gidiyoruz diye bir şey kaldı mı ya? :)
0
🌸ulukayin
(22.05.24)
Şurada çoook güzel bir görücü usulü evlilik hikayesi var.
Kulaklığınızı takın, gözlerinizi kapatın bir 45 dakikanızı ayırın.
Seveceksiniz.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.05.24)
Sizin tarif ettiğiniz "görücü usulü evlilik" değil.
Sizin tarif ettiğiniz "referanslı tanıştırılma."

Herkes kendine göre bir eş bulmak ister. Belki de ön yargıdır ama ben bu şekilde biriyle tanışmayı kabul eden bir kadınla mutlu bir evlilik kurabileceğime inanmıyorum. Bu gereksiz bir ön yargı olabilir çünkü annesi-teyzesi değil de kankası-arkadaşı tavsiye etse benim kafamda herhangi bir sorun yok.

Etrafın ne düşündüğünü çok da umursamayın, denemek istiyorsanız girin o işe.
0
michael_knight
(22.05.24)
Görücü usulü ile evlenmek çağ dışı. Birilerinin "iyi anlaşırsınız bence" diyerek tanıştırması, sonucunda evlenseniz bile görücü usulü evlenme sayılmaz. Haliyle çağ dışı da değil.
0
nawar
(22.05.24)
(10)

polis çevirince ne yapıyorsunuz?

eja
sabahın 5 inde kamp kuruyorlar geçtiğim yola, senelerdir bu şekilde pusu noktaları, yolun sonunda ambar olduğundan kamyon geçişi oluyor.bu sabah ilk defa çevrildim direk ehliyeti verdim.arabayı park konumuna almadım ayağım frende bekledim diğer taraftan dolanıp içeri bakan diğer polis galiba durdurm
sabahın 5 inde kamp kuruyorlar geçtiğim yola, senelerdir bu şekilde pusu noktaları, yolun sonunda ambar olduğundan kamyon geçişi oluyor.

bu sabah ilk defa çevrildim direk ehliyeti verdim.
arabayı park konumuna almadım ayağım frende bekledim diğer taraftan dolanıp içeri bakan diğer polis galiba durdurmadığım için kapıyı açmaya çalıştı, kilitleri açtım kapının iç tarafındaki tutacak kısmında elini gezdirdi toz var mı bakar gibi(wtf?), baktım arama falan yapmaya niyetliler servisime 5 dk kalmış kaçırmama dedim valla servisi kaçırıcam diğeri plakamada bakınca saldılar.

zaten sabahın 5i uykum var saçım başımı toplamamışım üzerimde beyaz gömlek ceket var nasıl bir profil çizebilirimki aramaya niyetlendiler? arabayı kapatmak falan mı lazım siz ne yapıyorsunuz çevrildiğinizde?
0
eja
(21.05.24)
yanında türban taşı. polisi görünce bağla başına. kesinlikle durdurmazlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.05.24)
karanlıksa orta ışığı yakıyorum. polis memurundan bakışlarımı kaçırmıyorum. güler yüzle konuşuyorum. bu zamana kadar hiç bir sorun yaşamadım. tipinde şüphelenecek bir şey yoksa belki ihbar yapılmıştır.

ailemde bir emniyet müdürü bir de terör şubede polis var. denk gelirse bunu da araya sıkıştırıyorum. adamlar orada saatlerce dikiliyor, türlü türlü insanla karşılaşıyor, kolay bir iş değil. çok saygılı davranırım.
0
gabe h coud
(21.05.24)
Düşün ki "kuryesin" ve dikkat çekmemek için gece çıktın, sabaha karşı da varmak üzeresin. Sadece iyi giyimlisin diye neden sana bir ayrıcalık tanısınlar ?
0
kimlanbu
(21.05.24)
genelde senin arabanın modeli ve rengine benzer bir araba için ihbar varsa çevirirler. arabayı durdurursan tabii ki daha güvenilir bir izlenim bırakırsın ama çok da şart değil.
0
hrskrs
(21.05.24)
Ayak frende yan camı açıp göz teması tebessüm iyi dilekte bulunurum hep günaydın kolay gelsin falan. sonra ehliyeti uzat
ehliyetle plakayı yazınca zaten tabletine orada herşey görünüyor. hiç problem yaşamadım
0
Tina
(21.05.24)
kenara çek kontağı kapat camı aç ve bekle. günaydın-iyi akşamlar de. asayişse kimlik isteyecek , trafikse ehliyet ruhsat.
acelem var dersen kıllığına daha da uzun tutarlar herkesin bir görevi var sonuçta.
0
deepex
(21.05.24)
arabayı arama hakları yok belli bir ihbar yoksa. ihbarla da plakan ya da araban eşleşmesi lazım ki anca.
benim arabamın kapısını hiçbir zaman polis açmadı. kimlik verdim kontrol ettiler geçtim hep böyle oldu şu ana kadar.

bi keresinde de alkol var mı dedi yok dedim geç dedi direkt gittim ben de.
0
jelly bear
(21.05.24)
Kapıyı açmaya çalışması enteresan olmuş. Arama yapacak olsalardı araçtan inmenizi isterlerdi. Ayak frende beklemeniz doğal.
0
pispinti
(21.05.24)
polisin cevirmesi icin belli bir profil cizmeye gerek yoktur, normal bir şeydir
0
ala09
(21.05.24)
vitesi p ye al, el frenini çek.
0
inheritance
(22.05.24)
(5)

sevgilisi olan bakışır mı?

alkinoos
ahali kalabalık bir kamu kurumunda çalışıyorum. bazen denk geliyor ya da çalışanlar da anlatıyor, erkekleri söylememe gerek yok, evli ya da nişanlı kadınların biri ile bakıştıklarına kesiştiklerine şahit oluyorum, sadece bakışmak ama flört vb bir durum yok.kimseyi yargılamıyorum herkesin kendi hayat
ahali kalabalık bir kamu kurumunda çalışıyorum. bazen denk geliyor ya da çalışanlar da anlatıyor, erkekleri söylememe gerek yok, evli ya da nişanlı kadınların biri ile bakıştıklarına kesiştiklerine şahit oluyorum, sadece bakışmak ama flört vb bir durum yok.

kimseyi yargılamıyorum herkesin kendi hayatı, ilişkilerden anlamam, hayatında ciddi biri olanlarda bu durum oluyor mu? ciddi biri varken başkasından etkilenmek oluyor mu? diğer bir sorum bu durum normal
0
alkinoos
(20.05.24)
Normal değil, oluyor
0
olaylar olaylar
(21.05.24)
Herkes tahtaya baksın, arka sıra sessiz ol!!!

Spor salonları da böyle herkes birbirine bakıyor, korkuyorum bazen orgy çıkacak diye.
0
hasmetizm 2046
(21.05.24)
Şaka bir yana sen de herkesi izleyip takip ediyor olduğunun farkında mısın? Diğerlerinin bakışından farkı nedir? Düşüncelerin mi?
0
hasmetizm 2046
(21.05.24)
sorunun bakis acisi belirtilen gercekten daha ürkütücü. bakar bakar ne var bunda?
0
ala09
(21.05.24)
Ay bakışmamın niyetini nereden biliyorsunuz? Ben de gayri ihtiyari bakarım bazen insanlara, kadın erkek fark etmeksizin. Ki iş yerindeki erkek iş arkdaşlarımızla da oturup sohbet ederiz çay kahve içeriz, bunda ne var? Her bakma flört mü oluyor?
0
playing star again
(21.05.24)
(8)

Nespresso kahve hacmi sorusu

nundu
Şimdi bendeki makinede sütlü kahve çeşitlerini saymazsak temelde üç seçenek var ristretto, espresso ve lungo olarak. Hacim olarak en azı ristretto, en çok olanı lungo. Aldığım kapsüllerde de tavsiye edilen hazırlanış olarak belirtiliyor hangisi olduğu.Ben öyle bi shot espresso atıp gideyim olayını s
Şimdi bendeki makinede sütlü kahve çeşitlerini saymazsak temelde üç seçenek var ristretto, espresso ve lungo olarak. Hacim olarak en azı ristretto, en çok olanı lungo. Aldığım kapsüllerde de tavsiye edilen hazırlanış olarak belirtiliyor hangisi olduğu.

Ben öyle bi shot espresso atıp gideyim olayını sevmediğim için fincanımı doldursun istiyorum. Bununla ilgili iki sorum var;

1) Tavsiye edilen hazırlanışı lungo olan kahveyi aldım makineye taktım çalıştırdım, fincanın yaklaşık yarısı doluyor bir lungo ile. Sonra kapsül makinedeyken tekrar lungo tuşuna basıp sıcak su ekletiyorum. Bu makine ömrü açısından zararlı mı?

2) Tavsiye edilen hazırlanışı espresso olan kahveyle aynısını yaptım, fincanın çeyreği kadarı doluyor. Üst üste iki defa lungoya basıp su eklemem gerekiyor. Şimdi derdimi sevebilirsiniz ama insanoğlu işte daha kolayın da daha kolayını arıyor :) espresso+lungo+lungo yerine, espresso tavsiye edilen kapsülle lungoya bassam sıkıntı olur mu? Kahvenin tadında çok büyük değişim ya da makineye bir zarar yine?

Cevaplar için teşekkürler
0
nundu
(20.05.24)
zararı olmaz farklı bir şey koymuyorsunuz sonuçta aynı kapsülden su geçiyor


2- cihazın su ayarını değiştirmek sorun olmayacaksa ( başka kullanan kişiler vs) öyle yapın ? daha çok su versin.

zaten bildiğiniz üzere espresso az hacimli oluyor su ekleyince americano oluyor yani direkt sıcak su da eklenebilir kapsülsüz (neden olmasın :D)

tadı da size kalmış hocam deneyip bakacaksınız damak zevki. elbette hafifler tadı. belki daha sert tatlar da daha başarılı olabilir
0
jülsezar
(20.05.24)
1) makine ömrü açısından zararı olmaz.

2) sonuçta siz 2 kere lungoya basarak ne espresso ne lungo yaptığınız için hangi kapsülü kullandığınızın ya da hangi tuşa bastığınızın da bir önemi yok bence :) kolaylık açısından 2 kere lungo en iyi ideali gibi duruyor. americano yapıyorsunuz aslında :)

ek de bir bilgi vereyim, eğer tam olarak belli miktarda kahve yapmak istediğiniz zamanlarda lungo tuşuna basılı tutarak istediğiniz kadar su geçirebilirsiniz kapsülden. tuştan elinizi çektiğinizde duruyor. 2x lungo bazı fincanlarda çok veya az gelirse kullanışlı olabilir :)
0
king lizard
(20.05.24)
Evet sadece americano yapmak istiyorum ya niye bu kadar kastıysam anlatmak için ahahah

Evde kettle var da bi yandan kahve hazırlayıp kettledan su ısıtmayla uğraşmak da istemedim yani farkındaysanız hayatımı minimum çabayla geçiriyorum ahaha ama teşekkür ederim cevaplar için :D
0
🌸nundu
(20.05.24)
kapsülü at bi daha bas direkt makineden sıcak su gelsin hocam . kettle ile uğraşmadan :D
0
jülsezar
(20.05.24)
Kapsül takılı değilken basmayı hiç denemedim sanırım. Kastettiğiniz o di mi? Kapsül takılı değilken su gelmesinde bir sıkıntı olmuyor di mi?
0
🌸nundu
(20.05.24)
evet evet onu kast ettim. yok hocam niye zarar olsun hiç zannetmiyorum. kahveden geçeceğine direkt geliyor. hatta ilk açıldığında da boş geçirdim ben temizlemek için ve ara ara temizlensin diye yine kapsülsüz su akıtıyorum.
0
jülsezar
(20.05.24)
Aa doğru ilk alınca boş sıcak su geçiriliyodu. Teşekkürler hocam :)
0
🌸nundu
(20.05.24)
yaklasik 15 yildir bu yaptıklarını yapıyorum ama hiç americano tadı gelmiyor bana ya bu kapsüllerle olmuyor bence:> lungo esp derim olcumsuz. cevap için=bişi olmaz
0
ala09
(21.05.24)
(2)

Kadıköy-saw metrosu gece seferi

regina phalange
Gece 3-4 gibi seferler oluyor yazıyor internette ama doğru mudur? Uçuş pazar sabah 6da olacak.
Gece 3-4 gibi seferler oluyor yazıyor internette ama doğru mudur? Uçuş pazar sabah 6da olacak.
0
regina phalange
(20.05.24)
benim bildigim sadece cuma cts geceleri. pazar kesin yok eminim
0
ala09
(20.05.24)
cuma ve ctesi geceleri sabaha kadar sefer var. gece 12'den sonra yarım saatte bir tren geliyor. pazar sabah 6'daki uçuş için metroyu kullanabilirsiniz yani.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.05.24)
(22)

Her gün arabayla işe 20 km git gel yapılır mı?

dedeminhirkasi
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için norma
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için normal mi az ki çok mu siz ne dersiniz
0
dedeminhirkasi
(19.05.24)
Uzun süreli bir işse fırsat olduğu anda işe yakın bir yere taşınmak daha iyi seçenek gibi görünüyor
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Rota müsaitse elektrikli bisiklet için güzel bi uzaklık.
Ama trafiğe kalmıyosanız bence 25 km total bi şey değil
0
zimbirik
(19.05.24)
km'de ne kadar yakıt tükettiğine bak, sonra aldığın yol parasına bak. her halükarda konforundan dolayı araba tercih edilir, totalde %20-30 kendi cebinden çıksa bile.
0
numlock
(19.05.24)
Bir gün arabayla git bir gün toplu taşımayla.
0
sevilen progressive türkücü
(19.05.24)
hibritte yapilabilir. tek otobusle gidebilecegin konuma kadar arabayla gidip, park edip devam edebilirsin
0
foster
(19.05.24)
20 km hiç bir şey değil. ben olsam araba devam ederdim.

edit: he bu dediğim trafik yoksa tabi. diğer türlü toplu taşıma her türlü.
0
biergarten
(19.05.24)
üç vasıta çok yorucu olur. bu vasıtalarda hep ayakta mı gidiyorsunuz?
bi de birinden inip birine binmek de olmayacak. hep bekle bekle..

öte yandan sabah ve akşam trafiğini araçta yaşamak var. kaza riski falan var.

ama yine de trafik yoksa her türlü araba derim. masrafı çok olsa bile.

benim iş 18 km. araba var ama servis olduğu için servisle gidiyorum. hiç o trafiği çekemem. (istanbul anadolu yakası)
0
tabudeviren
(19.05.24)
arabaya sırf yakıt masrafı olarak bakmamak lazım. bunun lastik yıpranması var, bakımı var, sigortası-kaskosu var. bunlar hep maliyet.

istanbul için ya işe yakın eve taşınacaksın yada evine yakın iş bulacaksın.
0
my fault
(19.05.24)
Abi napıyorsunuz 10 git, 10 gelsen bahsediyor. Yok lastik yıpranması falan. Çıldırdınız mı.
0
numlock
(19.05.24)
Makul bir çözüm istiyorsunuz sanırım yanlış anlamadıysam bu durumdaevinizi iş yerinize yakın bir noktaya taşıyabilirsiniz ya da motosiklet, bisiklet, elektrikli scooter gibi alternatif ekonomik araçlara yönelebilirsiniz.
0
doharkoman
(19.05.24)
20 git 20 gel yapıyorum, toplu taşıma kullanıyorum. Hem şoförlük hem trafikte beklemek manasız geliyor, mis gibi toplu taşıma
0
kondansator
(19.05.24)
10 km çok kısa değil mi ya. Büyük şehirler algımızı mı bozdu acaba. 10 km benim markete gitme mesafem :D
0
yenibirgüzelnick
(19.05.24)
20 git 20 gel 40km gittim 2 sene. Trafik olmayan bir rota ise kendi aracımı tercih ederim. Trafik yoracaksa varsa servis yoksa toplu taşıma.
0
cilekli pasta
(19.05.24)
20 hatta 25 km gidiş dönüş İstanbul için son derece normal hatta az bile diyecektim ki araç seninmiş. Onun yakıtını, yıpranmasını falan yetiştiremezsin tabii ki. Mesafe diyorsan normal. Hatta 3 vasıta çekeceğine arabayla git gel derim ama "yetiştirememeye" başladım dediğin anda akan sular durur.
0
nawar
(19.05.24)
Bu kadar mesafe tek vasıtayla toplu taşıma olsa bile arabayla gidilir. Tabii aşırı trafikli bir güzergah değilse.
0
mbond
(19.05.24)
20 km ne ki tabiki yapılır. üstelik 3 vasıta değiştirme alternatifi varsa kesin yapılır
0
paintov
(19.05.24)
20 km az bile. arabasız ben gitmezdim asla. şu an bir araba ortalama kmde 3 tl yakıyor. ayda 1750 tl çok değil. işe de arabayla gitmiceksen arabanın anlamı yok. ben git gel 60 bile yapardım şahsen. bu konfordan kısılmaz. 3 vasıta diyosun bi de işkence resmen. eline geçen ekstra 1000 tlye değer mi? ki toplu taşıma da ucuz değil artık. daha az kalıyodur eline.
0
jelly bear
(20.05.24)
10km yol degil+1 bence arabayla gidilesi en iyi mesafe bu. 3 vasita dusunulemez
0
ala09
(20.05.24)
10 km mesafeye bu kadar taşıt değiştirmek durumunda olmak talihsizlik olmuş. 3 ayrı vasıta ile işe gitmek demek; 3 defa vasıta beklemek demek ve bunlara yürümek demek. Sırf yarım saate yakın bu şekilde kaybedersin. Dönüşte de bir yarım saat kaybedersin sana etti 1 saat.

Örneğin haftada 1 kez belki Cuma günleri işe toplu taşıma ile gidebilirsin. Ayda 1 haftalık benzin parandan tasarruf etmiş olursun.
0
Lethe
(20.05.24)
ben her gün 36 git, 36 gel, 72 km yapıyorum. toplam 3 saat. hatta bazı günler trafik çok olunca, 36 km yerine 65 km olan bir yoldan gidiyorum.

10 km gidip gelmek için 90 liralık benzin harcarsınız. toplu taşıma ne kadar tutuyor?
0
co2s2
(20.05.24)
10 km için 3 vasıta değiştirmek çok kötü
0
jülsezar
(20.05.24)
bence arabayla devam et.
0
sizofren06
(20.05.24)
(5)

Arapça kelimelerin sonundaki harekelerin ne olacağına dair kaynak?

santimantal
Osmanlıca bir metni Latin harflerine çeviriyorum.Bölüm başlıkları Arapça. Onları da Latinize ediyorum.Çok az Arapça biliyorum ama Latinize etmesi o kadar zor değil.En çok son harekelerin nasıl okunacağında zorluk çekiyorum.Bu konuya iyi bir kaynaktan çalışabilirim. Öneriniz var mı?Pratikte okunmayan
Osmanlıca bir metni Latin harflerine çeviriyorum.
Bölüm başlıkları Arapça. Onları da Latinize ediyorum.
Çok az Arapça biliyorum ama Latinize etmesi o kadar zor değil.
En çok son harekelerin nasıl okunacağında zorluk çekiyorum.
Bu konuya iyi bir kaynaktan çalışabilirim. Öneriniz var mı?

Pratikte okunmayan harekeleri de yazmak üzere, örneğin aşağıdaki metni nasıl Latinize etmeliyim:
فصل علاج وجع الاسنان والاضراس

a. Faslun 'ilacun veca'u'l-esnâni ve'l-adrâsi?
b. Faslu 'ilâci veca'il-esnâni ve'l-adrâsi?

Bilen, nedenleriyle açıklarsa sevinirim.
0
santimantal
(19.05.24)
Hareke meselesi Arapça bilmek ile alakalı, pratik olarak öğrenilebilecek bir şey değil pek.
B şıkkı doğru bu arada. Niçin olduğunu anlatmak biraz uzun :) isim ve sıfat tamlamasına aşina olmak bu konularda işinize yarar.
Bir de genelde "faslın fî ..." şeklinde olur.
0
tingen
(19.05.24)
Hareke öğrenmek için herhangi bir Arapça eğitim kitabından öğrebilirsiniz ya da arama motoruna / youtube a yazın öğrenin çok kolay.
0
doharkoman
(19.05.24)
irab derslerine bakabilirsiniz
0
ala09
(19.05.24)
"faslun fî..." olacaktı tabi, klavye düzeltmiş.
0
tingen
(20.05.24)
@ala09 +1

tamamen irab ilmiyle alakalı. az da olsa arapça biliyorsanız birkaç irab dersi izleyerek kafanızda oturtabilirsiniz.
0
mustafakesekci
(20.05.24)
(22)

İç dökme duyurusu: İngiltere'den Türkiye'ye döneyim mi?

slymene
Selamlar, aklım çok karışık, şartları, olanakları önüme koyuyorum ama bir karar veremiyorum. Biliyorum bu sorular çok özel sorular ama biraz da içimi dökmek istediğim için buraya soruyorum.Evliyim, erkeğim, yaşlar ikimizin de 31, 7 aydır skilled worker visa ile İngiltere'deyim, maaşım 2800 pound. Eş
Selamlar, aklım çok karışık, şartları, olanakları önüme koyuyorum ama bir karar veremiyorum. Biliyorum bu sorular çok özel sorular ama biraz da içimi dökmek istediğim için buraya soruyorum.

Evliyim, erkeğim, yaşlar ikimizin de 31, 7 aydır skilled worker visa ile İngiltere'deyim, maaşım 2800 pound. Eşimi yanıma alma hakkım var, İngiltere'de 6 seneyi doldurursam vatandaşlık hakkım oluyor, 5 senelik vizem var zaten. Hanım Türkiye'de henüz, tam da onu da buraya alma kararını verme aşamasındayız işte, onun maaşı 50000 TL, memur, garanti iş, rahat iş. Ben gelmeden hemen önce Türkiye'den ev aldık, aylık 15000 ev kredimiz var ama o zorlamıyor artık.

Artık uzun süredir ayrı olduğumuz için hasret de binmeye başladı, özellikle eşim duygusal anlamda bana çok bağlı, her gün hasret konuşmaları yapılıyor telefonda, gözyaşları dökülüyor falan.

Bana gelirsek ben her yere adapte olabilen bir tipim, buraya da oldum, ben her yerde mutlu olurum, oluyorum. Türkiye'deki sorunların farkındayım, bazı şeylerden dolayı bedeller de ödedim ama Türkiye'de de gayet mutlu mesut yaşarım, burada da yaşıyorum. Türk insanıyla problemim yok, nerede yaşıyorsam bir şekilde adapte olurum. İngilizi de Türkü de seviyorum, kötü insan her yerde var.

Benim buradaki işim gelişmeme çok müsait, çalışma saatlerim çok iyi, haftada 4 gün çalışıyorum. Zor bir iş ama uzun vadede maaşımı ikiye bile katlayabileceğim potansiyel var. Eşim gelirse başlarda 3-5 ay bir adaptasyon sürecinin sonunda 2500 pound civarı maaşla o da işe başlayabilecek durumda. Yani ikimiz de burada olursak nispeten güzel maaşlarla rahat rahat geçiniriz.

Ben Türkiye'ye dönersem muhtemelen hem haftada 6 gün, hem de daha uzun saatler çalışacağım, maaşım aşağı yukarı 40000 TL civarı bir şeyler olur. Uzun vadede Türkiye'de de kendi işimi kurma potansiyeli var, tabii bunun için 1.5-2 milyon sermaya lazım, o da bende yok.

İşin özü, şu anda düşündüğüm tek konu eşim, o nasıl yapar, adapte olur mu, Türkiye'deki rahatlığı bırakmalı mı? İngiltere'de ilk 1-2 sene çok zorlanacak biliyorum, İngilizcesi de çok iyi değil.

Kısa vadede çocuk da istiyoruz, Türkiye'de kalırsak aile boyutuyla da çok fazla destek bulabileceğiz her anlamda, ailelerimizle de aralarımız çok iyi, gayet güzel ilişkilerimiz var.

Anlaşılan, ne Türkiye ile ne de İngiltere ile sorunum yok, hayatta geldiğim nokta itibarıyla hiçbir yer beni çok heyecanlandırmıyor zaten, hayatı rutine oturtup mutlu mesut yaşamak istiyorum, yeni yerler göreyim, yeni maceralar edineyim gibi dertlerim yok, önceden vardı, yoruldum artık, dinlenmek istiyorum.

En başta neden İngiltere'ye geldin diyecek olursanız, bir heves geldim işte, Türkiye'de 6 gün, günde 12 saat yaptığım işten memnun değildim ve çok yoruluyordum. Buraya her şey harika olacak hayaliyle gelmedim tabii de, hatta gayet güzel de adapte oldum, benim İngilizcem gelmeden önce de çok iyiydi, fakat adaptasyonun ne kadar zor olduğunu bizzat gördüm, şimdi eşimin bunu yaşamasını isteyip istemediğimden emin değilim.

Eşim ne diyor diye sorarsanız, onun da fikirleri belirsiz, genel anlamda o da çok fazla zorluk istemediği bir noktada, Türkiye'de nispeten mutlu, o gelirse benim için, birlikte olmak için gelir, bir süre sonra adapte de olur. Nihayetinde ben hangi yöne meyilli olursam o da beni takip eder, karar vermek biraz bana kalıyor gibi nihayetinde.

Biraz düzensiz yazmış olabilirim kusura bakmayın. Görüş, öneri, ne söylemek isterseniz dinlemek isterim.
Teşekkürler.

Edit: Birkaç detay daha vermek isterim. İkimiz de veteriner hekimiz, ben burada klinisyenlik yapıyorum, eşimin klinik tecrübesi olmadığı için burada food hygiene, meat hygiene inspector gibi işler yapacak official veterinarian olarak. Mezbahalarda, havaalanları gibi yerlerde çalışabilir. Ben buradaki hayatı da düzene sokuyorum, ufaktan para biriktiriyorum. Orta karar bir araba bile aldım burada.
0
slymene
(18.05.24)
Ben yerinizde olsaydım eğer eşimin 2 yıllık ücretsiz izin alarak yanıma gelmesini saglardim. Bu süre zarfı içerisinde duruma göre ingilteredeki düzenimi kurar yavaş yavaş da Türkiye den elimi çekerdim. Benim yönüm ingilterede kalmak şeklinde olurdu.
0
dedeminhirkasi
(18.05.24)
Şimdi sizin Türkiye'de süper bir kariyeriniz olsa denilebilirdi ki dönün sonuçta Türkiye ile derdiniz yok ki çok önemli nokta. Ben misal Türkiye'de yapamıyorum, o yüzden dönmem ve umarim dönmek zorunda kalmam.

Sizin durumdaki sorun dönüş şartları. Türkiye'de 40 bin lira ve çalışma şartları acayip kötü. Bu sizi özellikle bati Avrupa'nın çalışma şartları sonrasi acayip kötü etkiler (bugün berberle konusuyorduk nasıl oluyor berberde tatil falan diye, 5 hafta bizde ama ben biraz fazla alıyorum 5 hafta yetmiyor dedi. Dedim bunu Türk'ün yanında söyleme). Eğer Türkiye'de daha iyi maaş ve insancil çalışma şartları olacaksak sonuçta bu hayatta önemli olan esimiz, cocugumuz.

Bu arada dedeminhirkasi dediği gibi olabiliyorsa kesin deneyin. Riskiniz cok az sonuçta. Eşiniz de bakar nasılmis ne değilmiş diye.

Bu sorunun cevabı basit değil. Çünkü sizin Türkiye çalışma hayatiniz kötü, esinizin iyi. Esinizin oraya geldiğinde yapacağı belirsiz vs.
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Selamlar, eşim nispeten yeni memur olduğu için ücretsiz izin hakkı yok henüz, olsaydı onu düşünüyorduk biz de.
0
🌸slymene
(18.05.24)
aynı yaştayız ve ben eşimle birlikte ingilteredeyim. o yüzden durumunuzu biraz da olsa anlayarak veriyorum cevabı. biz döneceğiz ancak sizin durumunuz özelinde bana göre eşinizin ingiltereye gelmesi daha doğru olacaktır.

türkiyede olup buraya gelmek veya bir avrupa ülkesine gitmek isteyen arkadaşlarıma hep bu işin tek bir doğrusunun olmadığını ve türkiyede neyi bırakıp geleceklerinin çok önemli olduğunu söylerdim hep. yani evet mesele hiçbir zaman sadece maddi değil, ingilterenin bizim ülkemizden daha üstün olduğu maddiyat dışı diğer yanlarını yaşayarak görmüşsünüzdür. çocuk olunca hele eğitim, gelecek, güvenlik açısından müthiş baskın ingiltere türkiyeye göre. adaptasyonun zor olduğunu kabul ediyorum. ama birlikte olduğunuz yerde zamanla bu sorunun halledileceğini düşünüyorum. siz önceden gelip bi hayat kurduğunuz için comfort zone'dan hiç ayrılmamış gibi hissedecek eşiniz eminim ancak tabi şu anda gözünüzde büyük haklı olarak.

diğer taraftan şu da bi gerçek ki, ülkede çok fazla problem var ama türkiyede de çok güzel şartlarda yaşamayı başaran insan da var. ancak arkadaşların da dediği gibi sizin dönüş şartlarınız pek iyi değil. ingilteredeki çalışma şartlarınızı düşününce pişman olma ihtimaliniz daha yüksek geldi bana.
0
bussuru1
(18.05.24)
eşin Türkiye'de iyi durumdaysa ve kaybedeceği şeyler olduğunu düşünüyorsa sıkıntı.

Biz de eşimle İngiltere'deyiz ben çalışıyorum o master yapıyor, pek sevemedi ve mesela iklimin onu çok etkilediğini burada öğrendik. İngilizleri de aklında nasıl hayal ediyordu bilmiyorum ama çok vasat pasaklı tipler olduklarını söylüyor ki biraz da haklı. İşler doğru düzgün yürümüyor emlakçı bile binbir türlü hata yaptı ben fark edip uyardım. Sağlık sistemi yine özellikle Türkiye'de özel sigortaya alışmış birini zorluyor ve korkutuyor(eşim). Yani kimi insan alışmakta zorlanıyor.

Ben 2014-2015'te İngilteredeydim, sevmiştim, şimdi yine mutlu gibiyim ama eş durumundan dönmek zorunda kalırsak naparız bilmiyorum. Bu arada eşimin İngilizcesi baya iyidir, o farklı kültürel şeylerden zorluk yaşıyor, dil bilmeyen eşiniz daha da zorlanabilir veya tam tersi bir şeyleri anlamadığı için belki hiç gözüne batmaz her şey pespembe de gelebilir emin değilim. Ücretsiz izin hakkı olmaması kötü.

Buraya geldiğimde Ankara Anlaşmasının arka kapısını bulup gelen tiplerle tanıştım. Türkiye'de pek iş yapamayan burada olmak 'zorunda olan' kişiler bi şekilde yaşayıp gidiyor, ama Türkiye'ye dönse de fena hayatı olmayacak kişiler bi dönmeyi düşünüyor. Mesela bizim Türkiye'de arabamız var hala satmadık, İngiltere'de henüz yok. Bu bile hanıma batabiliyor bazı rahatlıkları burada elde etmek -doğal olarak- vakit alacak. Türkiye'den gerçekten kafa olarak kopmuş mu o önemli (ben koptum, eşim kopmadı). Gerçi sen de kopmamışsın iki tarafı da severim yaşarım diyorsun. Bazı şeyler de gelince anlaşılıyor. Eşim ülkesini bu kadar sevdiğini buraya gelene kadar bilmiyordu :D

ek olarak, çocuk vs. planı varsa buraya adapte olup iyi konuma gelip çocuk yapmak bilmemkaç yıl alır. Sağlık sisteminde Türkiye'deki kadar ilgi olmaması, doktoru sık görememek, ebe ile doğurmak vs. bile kadınları acayip etkileyebilir. Hele acil bi durumda doktora ulaşılamazsa anında döneriz herhalde. Geçenlerde apandisiti patlayıp son anda müdahale edilen bi Türk'ü dinledik orada eşim böyle bişey olsa anında TR'ye dönerim dedi:)
0
nhk ni youkosu
(18.05.24)
Dön hocam dön,İngiltere alışması kolay bir ülke değil
0
Yılmaz920
(18.05.24)
"Eşim gelirse başlarda 3-5 ay bir adaptasyon sürecinin sonunda 2500 pound civarı maaşla o da işe başlayabilecek durumda." "İngiltere'de ilk 1-2 sene çok zorlanacak biliyorum, İngilizcesi de çok iyi değil."

Hocam yanlis anlama. Bu biraz iyimser bir hesap gibi geldi. Ingilizcesi iyi olmayan biri 2500 pound alamaz.Alir da yani ustaligi, zanaati olmasi lazim. %20 vergi, 5% pension'dan sonra elde bir sey kalmiyor. Fabrika, uretimde gece isi, mesailerle falan uzun saatler calisarak ancak. AB'den cikiliyor diye dogu avrupa can havliyle toplu goc yapti, Ukraynalilara da coktuler ucuz is gucu diye fabrika, depo isi bile kolay degil artik. Esinizi mavi yakaliliga alistirabilecek misiniz o onemli, Turkiye'de memurluk yapan biri iicn 2-3 kat zor. Esiniz bu zamanda is bulduguna sukretsin. Resesyonda zaten ulke.
0
freedonia
(18.05.24)
Mevcut isinden ucretsiz izin alabiliyor ise Ingiltere denemesi yapmak mantikli olur.
Ayrica ingiltere ucakla cok da uzak degil Tr ye. Sanki trene binip 3 gun uzaklara gurbetlere gidiyormus gibi tribe girmeye gerek yok bence :) Belli bir maasla ikiniz de calismaya basladiktan sonra senede 1-2 gidip gelinir.
Biz de gecen sene amerikaya tasindik. Ucak pahali ve 12 saat Tr ye, ayrica havalimani 3 saat mesafede. Pek de sevemedik ama bizim gibi kafa dengi 1-2 aile bulduk onlarla takiliyoruz keyfimiz yerinde, bir derdimiz yok. Biz de ayni yaslardayiz.
Hazir vize varken Ingiltere denemesi tavsiye ediyorum. En kotu ihtimalle sonra donersiniz. Sanki bi karar verdim bidaha donemem gibi bir dusunceye girmeye gerek yok.
0
The_Lollok
(18.05.24)
Hocam o zaman özür dileyerek söylüyorum ben olsam vakit kaybetmeden çocuk yaparım ki zaten öyle bir düşünceniz var. 9 ay içinde de eşiniz gelir siz gidersiniz. Çocuk doğunca da ücretsiz izinle eşiniz gelir. 2 sene yanınızda durur. Ben böyle yapardım.
0
dedeminhirkasi
(18.05.24)
Cevaplar için teşekkür ederim, hepsini dikkatle okuyorum.
Bakıyoruz işte, oturup karar vermeye çalışacağız.
Ücretsiz izin durumumuz yok eşim yeni memur olduğu için, e istifa edip dönerse de memuriyete dönme şansı yok. Eğer memurluk yapmayacaksa ona Türkiye'de güzel maaşlı, rahat bir iş yok maalesef. O yüzden kararımız kesin olacak. Ya o istifa edecek temelli İngiltere'ye yerleşeceğiz, ya da ben döneceğim.

Mesleği gereği o da skilled worker olacak eğer gelirse, nispeten kolay bir iş yapacak, 2500 pound maaş da başlangıç maaşı, 3-5 aylık adaptasyondan sonra rahat alabiliyor.
0
🌸slymene
(19.05.24)
Hocam ozel degilse ne is yapiyorsunuz? Ayrıca ustteki arkadas gibi cocuk +1
Ayrıca turkiyeye dönmek dışındaki tum secenekler +10
Turkiyeye donmeyi gerektiren buyuk bir sebep yok
0
optimistbakunin
(19.05.24)
@optimistbakunin
ikimiz de veteriner hekimiz hocam.
0
🌸slymene
(19.05.24)
Abi veterinersen bence avrupa iyi. Bak hatta ben kendi köpekten soyleyeyim; esinle beraber veterinary psychology alanina girip veterinary behaviorist falan olursanız çok güzel iş ve güzel de para var anglosakson ülkelerde (benim bildiğim batı Avrupa'ya oranla İngiltere'de veteriner daha pahali. Amerika zaten kafalari yemis halde millet sira bekliyor bu tarz şeylere).

Bu meslek ile bence sirtiniz yere gelmez ki çalışma saatlerinizin neden bu kadar fark ettigini de şimdi anladim. Evet Türkiye'de bu tarz meslekler malesef çok kötü genelde.

Bence batı Avrupa'da veterinerlik güzel olay.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
mesleği yazmışsınız, gerçekten onun da 2500 net alacağını falan biliyorsanız gelsin. Bak şöyle diyim, Reddit'te falan bak (ki ben içeriden biliyorum) 5-6 ay iş arıyorsun ve yıllık 27000 pound brütlük iş bulmak bile aşırı zor.(ortalama 33 bin deniyor ama Londra ile ortalama o) Sen skilled worker olarak en az 38700 gbp'den bahsediyorsun ve ikiniz de bunu alırsanız İngilizlerin çoğundan daha iyi yaşarsınız. İleride özel kendi işinizi de yaparsınız.

bir not: dependant olarak gelirse istediği işi yapar, skilled worker visa alırsa şirkete ve mesleğe bağlı olur. "Aynı vize tipinde" 5 yıl kalırsan ILR'a başvurabiliyorsun. 3 yıl sonra skilled'den dependanta geçerse vs. o süre sıfırlanıyor haberiniz olsun. Fakat iki taraflı garanti için(işten çıkarılma gibi durumlar açısından) ikiniz de skilled olabilseniz süper tabii. Ama atıyorum sen çalışırken eşine veteriner kliniği açıp özel iş yapsın gibi şeylere girişirseniz ve sen indefinite aldığında onun yanına geçersen falan işler daha parlak olabilir sanki.
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
Ingiltere'de kal. Asiri evham yapan birini okudum bu entry'de. Ortada hicbir sorun yok, sen "ya sorun cikarsa" stresi yapiyorsun.
0
hot potato
(19.05.24)
Ben cevap vermeyeceğim de size kendinize cevap verdireceğim

Neden oradasınız?

- "Türkiye'de 6 gün, günde 12 saat yaptığım işten memnun değildim ve çok yoruluyordum. Buraya her şey harika olacak hayaliyle gelmedim tabii de, hatta gayet güzel de adapte oldum"

Neden kalmayı düşünebilirsiniz

- "Eşimi yanıma alma hakkım var, İngiltere'de 6 seneyi doldurursam vatandaşlık hakkım oluyor, 5 senelik vizem var zaten."

- "Benim buradaki işim gelişmeme çok müsait, çalışma saatlerim çok iyi, haftada 4 gün çalışıyorum. Zor bir iş ama uzun vadede maaşımı ikiye bile katlayabileceğim potansiyel var."

- "Eşim gelirse başlarda 3-5 ay bir adaptasyon sürecinin sonunda 2500 pound civarı maaşla o da işe başlayabilecek durumda."

Neden dönmeyi düşünebilirsiniz?

- "Türkiye'de kalırsak aile boyutuyla da çok fazla destek bulabileceğiz her anlamda, ailelerimizle de aralarımız çok iyi, gayet güzel ilişkilerimiz var."

- "İngilizcem gelmeden önce de çok iyiydi, fakat adaptasyonun ne kadar zor olduğunu bizzat gördüm, şimdi eşimin bunu yaşamasını isteyip istemediğimden emin değilim."

- "Eşim Türkiye'de nispeten mutlu, o gelirse benim için, birlikte olmak için gelir"

---

Sonuç: Kalmak için çok somut gerekçeleriniz var, dönmek için öne sürdüklerinizin tamamı ya varsayıma ya da eşinizin kendi konfor alanı konusundaki sizin endişelerinize ya da aile desteği gibi çok da somut olmayan duygusal sebeplere bağlanıyor.

Aslında anladığım kadarıyla eşiniz zaten oraya gelmek istiyor olsa diğer sebeplere hiç kafa yormayıp kalacaksınız. Haliyle tek sorun eşinizle ilgili. Ancak siz eşiniz için hep kendi korku ve endişelerinizi anlatmışsınız. Çok fazla onun payı yok bu akışta, buna rağmen en büyük belirsizlik de onun payına düşen kısım. Ben ne yaparsam o uyar da demişsiniz ama siz tersten gidiyorsunuz sanırım yöntem olarak.

Bence yaşadığınız bu kafa karışıklığını çözebilecek tek kişi eşiniz. Kendinizi boşuna sıkıntıya sokuyorsunuz. Anladığım kadarıyla (eşinizle ilgili belirsizlikler olmasaydı) siz kalmaya daha yakınsınız, eğer durum buysa eşinizle bu eğiliminizi örtülemeden konuşun. O da kendi açısından değerlendirsin.
0
akhenaten
(19.05.24)
"uzun vadede maaşımı ikiye bile katlayabileceğim potansiyel var." - burda uzun vadeden kasit max 2 sene ise, esin de gelip hemen 2500 net ile ise baslayacaksa bence denenebilir. senin maasi da net 2800 olarak farzediyorum.

ama uzun vadeden kasit 5+ sene ise ve garanti degilse, sadece potansiyel ise, salla diyorum, degmez.
0
cooperr
(19.05.24)
siz adapte surecinde yalnizdiniz ama esinizin yaninda siz olacaksiniz zannettiginiz kadar zorlanmaz. burda aklima takilan cocuk ve dogum sureci oldu kadinin annesi gelebilecek durumdaysa, calismayan biriyse vs onu da halledersiniz git gel yaparlar zaten bu uzak plan
0
ala09
(19.05.24)
Dönme.
0
AlsterWasser
(19.05.24)
eline bir firsat gecmis. döneceksen de vatandaslik almadan dönme derim.
0
robert bosch
(19.05.24)
Haftada 4 gun calisiyosun hala donmek kafanda. Eger olum sonrasi hayata inaniyosan eyvallah ama 1 hayatin varsa az calisma fazla eglenmek 1.hedefin olmali.

Donunce esin ve sen toplam 100k ile tc de hic bi sey yapamazsiniz. 65 inize kadar calismaya devam dersiniz.
0
lapaz
(19.05.24)
sonucta orada da ortalama maasli bir insansin
burada kendi isini kurma sansin varmis. orada bu cok daha zor olur diye dusunuyorum

1-5,2 milyon bulunmayacak para degil

2 clio parasi gibi dusunebiliriz
0
foster
(19.05.24)
(11)

Hayatınızda kazandığınız en kolay para neydi?

sekizdokuzon
Merhabalar. Sene başından beri online eğitim veren bir şirketle çalışıyorum. Bir ay öncesine kadar YouTube kanallarında online dersler veriyordum, sonrasında video edit işlerinde yardımcı olmaya başladım. Branşımla alakalı çekilen videoları alt başlıklarına göre ayırıyorum ve dört videonun editi içi
Merhabalar. Sene başından beri online eğitim veren bir şirketle çalışıyorum. Bir ay öncesine kadar YouTube kanallarında online dersler veriyordum, sonrasında video edit işlerinde yardımcı olmaya başladım. Branşımla alakalı çekilen videoları alt başlıklarına göre ayırıyorum ve dört videonun editi için yaklaşık 1000 TL alıyorum. Bana göre, benim sektörümde bayağı kolay para klasmanında bir uğraş bu. Vicdanım sizlamiyor ama kendimi çok zorlamadan, erken kalkmadan, hoşlanmadığım insanlarla iletişim kurmaya çalışmadan hayatımı idame ettirecek kadar kazanıyorum ve bu beni inanılmaz hafifletiyor.

Siz en son ne zaman, hangi işi yaparken böyle hissettiniz? Ne kadar sürdü?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(18.05.24)
Ekim ortasında şirkete girip ciddi bir miktar yıllık performans primi aldım.
0
gabe h coud
(18.05.24)
zamanında çalıştığım bir şirkette 1-2 saat uğraşarak yaptığım ciddiye almadığım bir iş kategorisini, aynı sektörde freelancer çalışan bir arkadaşım benden müşterisi için istemişti, faturasını kendi adıma keserim parayı sana atarım demişti öyle anlaştık. yine 1-2 saat uğraştım ve o zamanın parasıyla maaşımın yarısından fazlasını almıştım.
0
nahtoderfahrung
(18.05.24)
2021'de epey büyük bir şirketin kurum içi eğitim videolarının metinlerini düzeltip 1-2 saatimi alan her metin paketi için 2000 lira alıyordum. Çok az işe çok iyi paraydı, işi yapan esas arkadaşın şirketle arası bozulunca benim de bozulmuş sayıldı :)
0
kobuzchu kiz
(18.05.24)
Kepçenin çalışmasını izlemek için para aldım. Tek işim buydu, oturup kepçenin kazı yapmasını izledim. Bence bu oyunu ben kazandım :D
0
akhenaten
(18.05.24)
15 senelik çıkamadığım izin paralarını s. s. vermeleri. su gibi geldi.
0
evimin paspasi
(18.05.24)
ortaokuldaydım. ben bu liseye giriş sınavına 2008'de girdim. o yüzden o aralık olmalı.

çok zengin bir arkadaşım vardı. kız ingilizce dönem ödevi tarzı bir şey için benden yardım istemişti, para da veririm demişti. uğraşmak istemediğim için uçuk bir meblağ sallamıştım, çok normal bir miktarmış gibi "tamam" demişti. yaptığım iş bir saat bile sürmemiştir. ingilizceyle arası iyi olmayan bir ortaokul öğrencisi için sıkıcı bir ödevden fazlası değildi. ben ingilizceyi hem seviyordum hem de iyiydi yani, çat çat üzerinde bile durmadan bitirdim.

yanlış hatırlamıyorsam 100 lira vermişti. şimdi baktım 2008'de asgari ücret 608 liraymış ki bu dediğim olayın 2007'de gerçekleşmiş olması daha muhtemel, sınav senesinde kimse öyle ödevle filan uğraşmıyordu çünkü. onu da geçtim yaşım 13 filan.
0
mark greg sputnik
(18.05.24)
1- bir roman çevirimi kitap basıldıktan birkaç sene sonra başka bir yayınevi almak istemişti. böylece bir çeviriyi iki yayınevine satmıştım. ikincinin parası havadan gelmişti.
2- spotify'da popüler olan bir listeme ücretle şarkı kabülü yapıyordum. bir dönem usd üzerinden güzel para kazandım. hala az çok geliyor bir şeyler.
3- pena'da entry'mi video yaparken ekşi sözlük para vermişti :)
0
sir gawain
(18.05.24)
banka promosyonu bence asiri havadan gelen bir para. online seminer izleyince full ek ders yatmasi da hakkindan fazla bi gelir. ama en cok bitcoinden kazanmisimdir o tatli donemde
0
ala09
(18.05.24)
Pandemide bir açıkhava avmsinden aylığı 3 bin TL'ye stand tuttum. 500 TL sini peşin verdim. 4 bin TL'lik de ürün koydum. Açıkhava avmsi olduğu için pandemide ve ardından çok iş yaptı. 350 bin TL ye yüzde 30 hisse vererek yatırımcı aldım. Bir sene sonra bir sene boyunca kazandığı 700-800 bin TL haricinde 1 milyon TL vererek hissesini geri verdim. Şimdi 4.5 sene sonunda 5 milyon TL'ye tamamını satıyorum. Stand zamanla mini dükkana donustu ama yılda 20 milyon ziyaretçinin geldiği bir yerin girisinde olmanın ve pandemide risk alıp tutmanın karşılığını misliyle aldım. 4.5 yıl boyunca kazanıp harcadigim paralardan hiç bahsetmiyorum. Kolay değildi çok yorucuydu ama aşırı karlı bir iş firsatiydi.
0
alimcgraw
(19.05.24)
Altcoinlerin birinden bir gecede araba parası aldım, tamamen şansına oldu.
0
mirty
(19.05.24)
Toplamda bir ya da iki saatimi alan, bazı metinleri birkaç kritere göre değerlendirme işi vardı, yaptığım işler arasında belki de en kolayı ve saat bazında en çok kazandıranıydı. Toplam iş için 3500 tl civarı almıştım iki yıl önce. Bir daha da gelmedi öyle bir iş:((
0
playing star again
(19.05.24)
(7)

Erkek terlik

sanguine
Şehir merkezinde gündüz gezerken giymelik terlik almak istiyorum. Böyle güzel bir şey olsun, gündüz her türlü aktiviteyi yaparken (müze gezme, yemek yeme, date vb) siritmayacak bir şey. Bütçem 1.000 ama yukarı çıkabilirim begenirsem
Şehir merkezinde gündüz gezerken giymelik terlik almak istiyorum. Böyle güzel bir şey olsun, gündüz her türlü aktiviteyi yaparken (müze gezme, yemek yeme, date vb) siritmayacak bir şey. Bütçem 1.000 ama yukarı çıkabilirim begenirsem
0
sanguine
(17.05.24)
O zaman bence terlik değil de sandalet düşün.
0
numlock
(17.05.24)
Şu nasi mesela Fırsat: Tommy Hilfiger Sporty Hilfiger Beach Sandal TerlikErkek amzn.eu
0
🌸sanguine
(17.05.24)
Parmak arası terliğe oldum olası soğum ama konu o değil. Gün içinde rahat etmezsin bence her türlü aktiviteyi yaparken.
0
numlock
(17.05.24)
ananiyimioguz
(17.05.24)
Keen Uneek - Erkek Sandalet
Ancak müthiş pahallanmış. geçen yaz başında 1800 TL idi. Bir kaç ay önce 2400 TL civarında idi. Bir kampanya filan beklenebilir.

www.hepsiburada.com
0
faithless
(17.05.24)
birken, crocs sirf insanlar kaniksadi diye tercih edilebilir ama rahatligin adresi icin www.google.com
0
ala09
(18.05.24)
keen çok şıkmış gerçekten
0
🌸sanguine
(18.05.24)
(3)

Adalar da gezilecek yerler var mi hala

damladamla
Bu cumartesi gitmeyi planlıyoruz ama çok mu kalabalık olur?Rahatça oturacağımız kahvaltı falan yapabileceğimiz sakin nezih alkolsüz yerler var mi?
Bu cumartesi gitmeyi planlıyoruz ama çok mu kalabalık olur?
Rahatça oturacağımız kahvaltı falan yapabileceğimiz sakin nezih alkolsüz yerler var mi?
0
damladamla
(16.05.24)
kınalı ya da heybeli..büyük adanın yanından bile geçmeyin.
0
deepex
(16.05.24)
adalarda bütün güzel mekanlar alkollü. kahvaltı için büyğkadada bahçe vardı bir tane ama açılmamıştır diğer nezih olmayan seçenek de burgaz ergun pastanesi
0
ala09
(16.05.24)
Cumartesi günü sakin bir yer bulmanız mümkün değil. İmkan var ise hafta içi ayarlamaya çalışın.
0
sorularimicinfeykhesap
(16.05.24)
(13)

isviçre'deki arkadaşım paket lahmacun istedi

duyurukullanıcısı
bana lahmacun yollar mısın diye mesaj atmış ciddi ciddi.daha önce türk kahvesi vs vs göndermiştim ama lahmacun falan yemek nasıl olur bilemedim.iyice sarıp sarmalayıp ertesi gün kargosu ile göndersem olur mu?
bana lahmacun yollar mısın diye mesaj atmış ciddi ciddi.

daha önce türk kahvesi vs vs göndermiştim ama lahmacun falan yemek nasıl olur bilemedim.

iyice sarıp sarmalayıp ertesi gün kargosu ile göndersem olur mu?
0
duyurukullanıcısı
(16.05.24)
önce iyi bir yerden lahmacunlar alınır. ikiye katlayıp oda sıcaklığında kurumaya bırakılır. Fırında da olabilir.
iyice kuruduktan sonra iyice sarıp sarmalayıp ardından havalı poşete sarılarak yollanır.
0
deepex
(16.05.24)
kurubuzla göndermen lazım bayatlar
0
bir soru sorcam
(16.05.24)
Hayvansal gıdayı İsviçre'ye öyle gonderemezsiniz ki? Gümrükten geçmez. Dondurmaları bile atıyorlar.

Ayrica hemen her donercide lahmacun da var. İsviçre'dekileri begenmiyorsa Almanya'ya geçsin arabayla iki-uc saatte, ne yiyecekse yesin. Lahmacun istenir mi ya?
0
fraise
(16.05.24)
Ona bu videoyu gönder: www.youtube.com
0
orangesandsea
(16.05.24)
et, süt, köklü herhangi bir bitki falan sokamazsin. les gibi kokar bir de o lahmacun. dalga geciyor herhalde.
0
robert bosch
(16.05.24)
Lahmacun gönderilmez, kokar bozulur. Ya kendi yapacak ya da arkadaşların dediği gibi Berlin'e bir yere gidecek.
0
muhayyer divan
(16.05.24)
İsviçre gibi bir ülkeye öyle kafanıza göre gıda gönderemezsiniz. Gümrükte çöpe gider bu arada yurtdışında yaşayan insanımızda salça lahmacun börek sevgilisi kabardı. Bir lahmacunu kendisi orda da yapabilir. Alt tarafı ekmek hamurunun üstüne kıyma domates ve biberle hazırladıgı harcı bir şişeyle bile düz hale getirdiği hamurunun üzerine sürüp fırına airfryere koyacak. Siz yaptıgı eziyete degmez. Bence lahmacun tarifi gönderin
0
limonlu eksi
(16.05.24)
arkadaşı 10 kavanoz domates sosu isteyen duyurucuda sen miydin?
bu gurbetçleri anlamak mümkün değil beleşe diye mi yapıyorlar yeminle arkasındaki sebebi anlamıyorum gayette isviçrede neredeyse her şehrinde iyi bir türk restoranı var ya.
böyle sığ arkadaşlıkta ne bileyim.
0
eja
(16.05.24)
İsviçre Türklerin yoğun yaşadığı bi yer gitsin yesin. İlla antep lahmacunu istiyosa da kalkıp burda yesin bir zahmet. Burdan oraya giden lahmacundan hayır mı gelir zaten.

Ayrıca internette de sırf yurtdışında yaşayıp lahmacun özleyenler için bir dünya tarif var avrupadaki marketlerde bulunabilecek ürünlerle. Onlara baksın.
0
nundu
(16.05.24)
bizde fırına pide harcı götürüp pide yaptırdığımız gibi acaba kıyma, soğan, domates falan pide içi yapıp pizzacıya götürse, hamuru ince açıp üstüne bunu yayarak pizza yaptırsa. buradan gıda kargolamaktan daha mantıklı hareket.
0
kibritsuyu
(16.05.24)
arkadasiniza bir tarif:

markette hazir pizzateigler oluyor. ondan aliyor hemen bir tane, sonra evde robotta malzemeleri cekip pizzateig ustune yayip pisiriyor. 20 dkda lahmacun hazir.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(16.05.24)
En iyisi arkadaşınıza sormak bence.
0
michael_knight
(16.05.24)
zeytin bile sokamazsın isvicreye
0
ala09
(16.05.24)
(3)

kapsül kahve makinesi kullananlar

jülsezar
kapsül kahve makinesi kullanan değerli arkadaşlaren hesaplısı trendyolda satılan jacobs kapsülleri midir ? nespresso uyumlukapsülün tanesi 8 küsüre geliyorteşekkürler
kapsül kahve makinesi kullanan değerli arkadaşlar

en hesaplısı trendyolda satılan jacobs kapsülleri midir ? nespresso uyumlu

kapsülün tanesi 8 küsüre geliyor

teşekkürler
0
jülsezar
(14.05.24)
Üçüncü nesil Kahvecilerden mode on coffee var. Amazon'da cazip bir tanışma paketi kampanyası yapmış. Kapsülün tanesi 6 küsur liraya geliyor. Benim gördüğüm en uygunu bu şimdilik. Üstelik tamamen alüminyum, yani makineyi de zorlamayacak cinsten
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.05.24)
evet jacobs migrosta da satiliyor
0
ala09
(14.05.24)
Migros sık sık kahve grubunda %30- %40 civarı indirim yapıyor ve Nespresso tarafından üretilen Starbucks marka kapsül satıyor. Makineyi en yormayan ve kaliteli kahve bunu alıyorum, 8-9 lira civarına geliyor indirimde. Jacops kapsül kullanırken makinenin sesi değişiyor baya.
0
tss
(14.05.24)
(3)

yaz ayı için küçük çocuklara hangi kumaş

vss
türünde kıyafet almak mantıklı? şort, atlet, üst olarak. 3 ve 5 yaşında iki ufak çocuk için soruyorum. hiç anlamam maalesef.
türünde kıyafet almak mantıklı? şort, atlet, üst olarak. 3 ve 5 yaşında iki ufak çocuk için soruyorum. hiç anlamam maalesef.
0
vss
(08.05.24)
Keten ve müslin kumaş bence.
0
Amaranta ursula
(08.05.24)
muslin, pamuk
0
ala09
(08.05.24)
Keten, müslin.
0
from where i ride
(09.05.24)
(8)

Kahve önerisi - Düşük asidite, düşük kavrulma derecesi

silverleaf
Sevgili duyuru ahalisi, piyasada bir türlü bulamadığım, düşük ekşilik, düşük kavrulma dereceli kahve önerilerinizi bekliyorum. Blonde roast diye tabir edilen, yanmamış, içinde ekşilik olmayan, ama içimi keyifli, yumuşak... Hayalimdeki kahveye bir türlü ulaşamıyorum.
Sevgili duyuru ahalisi, piyasada bir türlü bulamadığım, düşük ekşilik, düşük kavrulma dereceli kahve önerilerinizi bekliyorum. Blonde roast diye tabir edilen, yanmamış, içinde ekşilik olmayan, ama içimi keyifli, yumuşak... Hayalimdeki kahveye bir türlü ulaşamıyorum.
0
silverleaf
(08.05.24)
kapsulde nespresso cosi en hafif ve iyilerden
0
ala09
(08.05.24)
@ala09 Belirtmeyi unutmuşum, filtre kahve olarak (french press, v60, filtre kahve makinesi) olarak arıyorum. Cevabınız için çok teşekkür ederim.
0
🌸silverleaf
(08.05.24)
bana arkadaşım jamaikadan getirmişti, böyle bir şey yok yok yok. nasıl yumuşak, nasıl aromalı. ismini öğrenirsem yazarım, elbet bi şekilde sipariş verilebilir diye düşünüyorum.
0
numlock
(08.05.24)
@numlock Süper olur, çok teşekkür ederim.
0
🌸silverleaf
(08.05.24)
bu8 kadar ayrıntılı anlamıyorum ama ben air roasting oldukları için bu seriyi tercih ediyorum, kavrulma derecesini de belirleyerek sipariş ediyorsunuz bir kaç çeşidi var, altındaki kullanıcı yorumları da faydalı olabilir.
kahhve.com
0
red g
(08.05.24)
hocam genel olarak kahve ne kadar ''açık'' kavrulursa asiditesi o kadar yüksek olur. demleme reçetesi ile bunu tolere edebilirsiniz bir nebze. ekşilik dediğimiz de doğru şekilde demlenmeme sonucu ortaya çıkar. buna kalın öğütüm, düşük sıcaklık, ajitasyonun yeterince yapılmaması sebep olabilir. kahve yeterince çözünmemiştir. hangi ekipmanı kullanıyorsunuz, değirmeniniz var mı vb rutininizi dm atabilirseniz size uygun bir kaç tavsiye vermeye çalışırım bir amatör olarak :)
0
sen de git sen de unut
(08.05.24)
Nasıl demediğine göre bakman lazım, dandik bir filtre kahve makinesine, 2 hafta önce öğütülmüş şekilde koyduğun, bahsettiğin kriterlere uygun bir kahve bulsan bile tatmin etmez.

İşin bu kadar profiline iniyorsan şunu söylemek lazım, nitelikli kahvelerde birebir çekirdek tavsiyesi yapılmaz çünkü dönemsel gelir ve biterler. Senin bakman gereken nitelikli kavurucuların sitelerine girip bahsettiğin profile uygun kahvelere bakmak. Hepsiburada'da satılan moliendo vs aradığını vermez. Sapiens petra vs'nin sürekli piyasada olan blend ya da seri üretim kahveleri de nitelikli değil.

Coffee department, montag, kafeinkültür, null, boxx gibi adreslere bak kısacası.
0
Bruce
(08.05.24)
Yüksek asitli/ekşi kahve hiç sevmeyen biri olarak söylüyorum. Single originleri boşverip filtre kahve harmanlarına yönelin.

www.kahve.com
www.kahve.com
www.kahve.com şunlar gibi.
0
kobuzchu kiz
(08.05.24)
(3)

Asya'ya uygun bilete denk gelen/yöntem bilen

Nature Works
Merhaba,Ağustos(esnek) gibi Güneydoğu Asya'ya gitmeyi düşünüyorum. Muhtemelen Tayland olur ama çok da önemli değil. Her hangi bir yere giderim keyif almazsam başka yere geçerim. Uygun bilet veya güncel kampanyaya denk gelen var mıdır? Skyscanner'dan baktım gidiş dönüş 30bin civarı, dolara vurunca ço
Merhaba,

Ağustos(esnek) gibi Güneydoğu Asya'ya gitmeyi düşünüyorum. Muhtemelen Tayland olur ama çok da önemli değil. Her hangi bir yere giderim keyif almazsam başka yere geçerim. Uygun bilet veya güncel kampanyaya denk gelen var mıdır? Skyscanner'dan baktım gidiş dönüş 30bin civarı, dolara vurunca çok pahalı gelmedi ama sektörden epeydir uzağım fiyatlara hakim değilim. Fırsatları takip ettiğiniz sayfa, grup önerisi varsa onu da alabilirim.

Teşekkürler
0
Nature Works
(06.05.24)
taylandda muson mevsimi oluyor o tarih fyi, bilet çok ucuz 30k git gel
0
ala09
(06.05.24)
saudia büyük kampanya yapmıştı 8k'ya tonla yere vardı kore more git gel 16k idi ama tarih ve detay bakmadım ilgimi çekmediğinden mütevellit
0
avatar is back
(07.05.24)
ucuzaucak diye bi site var ordan ben de kovalıyorum. daha denk getiremedim ama ağustos için
0
paintov
(07.05.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.