Giriş
(5)

İstanbul'da güzel tostçu nerede

gadlemler
Öneriniz neresi olur salça süren tostçu var mı bildiğiniz? Lükten ziyade salaş yer arayışındayız
Öneriniz neresi olur salça süren tostçu var mı bildiğiniz? Lükten ziyade salaş yer arayışındayız
0
gadlemler
(12.07.26)
istanbul'da nerede?
0
Jazz
(12.07.26)
sanayiye git maslak
0
ala09
(12.07.26)
ısırgan ın (yeldeğirmeni söğütlüçeşme arasında kalıyor) sanayi tostunu öneririm
0
lüzumsuz adam
(12.07.26)
Tostcu dede
0
ırene adler
(12.07.26)
kapalıçarşıda tostçu kamil
ben de henüz denemedim ama yorumlar çok iyi ilk fırsatta gideceğim .
0
devilone
(13.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-3
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(9)

isvicre bayraklı sapka, forma, atki, bayrak vb

ala09
ürününüz varsa istanbul içi ödünç alabilir miyiz? veya satın almak olabilir maç izlerken kullanmak istiyoruz
ürününüz varsa istanbul içi ödünç alabilir miyiz? veya satın almak olabilir maç izlerken kullanmak istiyoruz
0
ala09
(10.07.26)
Bayrağı satılıyor. Tüm ülkelerin. Google'a sorsana. Çok pahalı olduğunu sanmıyorum.
0
Mirket
(10.07.26)
işviçreyi kim destekliyor bu yüzyılda? fifa bile tüm kuralarda bu ülkeyi koruyor. kimliksiz bir takım. bayrağında haç var bizim buralarda gitmez o.
-3
mikahakkinen
(10.07.26)
@mirket abi bana bugun yarin teslimat lazim. gurbetciler vardir illa diye dusundum

@mika sen cuceyi tut kral arjantinin dini ideolojisi cok ii spr dvm
-4
🌸ala09
(10.07.26)
dıj güçler detected. ulan o kadar iyiydide mısır 10dk da neden 3 gol yedi. var mıydı ofsayt.
-1
mikahakkinen
(10.07.26)
senin arap dusmanligin beni ilgilendirmez. karsinda anne tarafi isvicre, baba tarafi turk, kocasi kurt, uzmanligi orta dogu olan biri var so sınırlar beni dogustan enterese etmiyor. denklesince cakisalim. iptal edilen golu de hakli gorebilirsin. arjantinin aldigi penalti pozisyonunun aynisi misira yapildiginda yonetmen cut yapip hemen oyuna devam ettirebilir sen de bunu normal sanabilirsin madem sistem öyle pesinden atilan golu iptal ettirmeyebilir sen de bunu adil gorebilirsin. sana bir sey aciklamam imkansiz gorunuyo. bu yarista kirmizi karti kaldirtiyo trump bu gayet acikca yasaniyo ama biz dij gucler oluyoruz.tmm.
-5
🌸ala09
(10.07.26)
ne diyorsunuz anlamıyorum. bu top yuvarlak iyiysen oynarsın. adam belki de tarihin en iyisi ne trumpa bakar ne putine ne alakası var. çok gereksiz bir savunma. arap düşmanı değilim amma bayılmamda.
0
mikahakkinen
(10.07.26)
iste bunu anlatmaya calistim izledigin her mac adil yonetilmis herhalde. trump kk iptal ettirdi diyorum top bu iyi oynayan kazanir diyosun ne diyim
0
🌸ala09
(10.07.26)
fifa üyelerine para verip seçilen infantino var fifanın başında, bizim federasyonun başındada hallederiz tipli mafya var. hangibirine takılalım? futbolun namusunu isviçremi kurtaracak. uefa zamanında dünyanın en büyük yasal mafyası ve merkezide nyon. bu 8 takımdan futbolun namusunu kurtarabilecek tek takım var o da 0 devşirme ile oynayan arjantin. norveçte bile devşirme var.
yani fransa kupayı alsa lobi kazanacak, arjantin kazanınca lobi kazanacak, ingiltere kazanınca da lobi kazancakta; isviçre kazanırsa ter temiz olacak?
0
mikahakkinen
(10.07.26)
0 devşirme mi ? Arjantin'in kendisi ülke olarak devşirme :D Azıcık tarih öğrenin kardeşim ya.
0
Mcfly
(12.07.26)
(4)

The odyssey hangi sinemada (İstanbul)

put it in your appropriate place
Nerede izleyim? Anadolu Avrupa fark etmez
Nerede izleyim? Anadolu Avrupa fark etmez
0
put it in your appropriate place
(10.07.26)
Atlas Sineması, tercihen L21 ya da L24
0
mutekebbir
(10.07.26)
film imax için çekilmiş olduğu için imax'te izlemek daha iyi olur.

akasya, Hill Town, marmara park, marmara forum, İstinye park
0
co2s2
(10.07.26)
saatleri garip biraz imgyukle.com
0
ala09
(10.07.26)
Laser imax öncelik olmalı bence. O da Marmara forum’da
Hilltown’daki falan eski nesil imax
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.07.26)
(7)

Ay sonu Belgrad a gideceğim. Şunu mutlaka yap dediğiz var mi?

sonhakan
4 gün kalacağim
4 gün kalacağim
-1
sonhakan
(08.07.26)
Belgrad'a git.
-3
ırene adler
(08.07.26)
Yapı
Sırbistan Parlamento Binası

Kilise
Temple of Saint Sava
Aziz Mihail Katedrali
Ruzica kilesi (Kalemegdan Park'da)

Semt - Meydan
Republic Square
Knez Mihailova Street → İstilal Caddesi
Skadarlija


Müze
Nikola Tesla Müzesi
Museum of Yugoslavia - House of Flowers
Belgrade City Museum
Kalemegdan Park → Kocaman bir alan.

Resturant - Pub
Skadarlija semtinde herhangi gibi bir restoran.
Botuique — Cumhuriyet meydanında

İçki İçiyorsan
Riddle Bar — Kokteyl Mekanı. Menü yok. Barmene anlatıyorsun yapıyor.
Rakia dedikleri brendi içkileri var. Shot bardakta veriyorlar.


Birde yürüyüş turları oluyor. Bir tanesinin düzenlediği turların çoğuna takıldım. İstiyorsan linkini atarım.
+2
put it in your appropriate place
(08.07.26)
novi sad a git hatta etkinlik var mi bak konser falan. 4 gun belgradda napilir ya
+1
ala09
(09.07.26)
Bar olarak:
Yama bar
Riddle bar
Monkey bar

Cafe olarak:
D59b
Bloom
Living room

Restaurant:
Savcic dorcol

Gece kulubu;
Hype
Kptm
Karmacoma

Bu ucune muhakkak git;
Silosi art centre
Tesla museum
Aziz sava kilisesi
+2
baldur2
(09.07.26)
4 gün kalma :)
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Eğlence anlayışına uyar mı bilmiyorum ama benim orada yaşadığım en garip deneyim Lafayette idi.
Bambaşka bir kafa gerçekten.
0
mutekebbir
(09.07.26)
4 gün çok ya. çok sevememiştim ben belgrad ı
0
chanandler bong
(09.07.26)
(36)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
kolumda 2 tane var. bir tanesi siyah, bir tanesi kırmızı. kırmızı olanı bayağı beğenip soruyorlar. bir tane daha yaptırmayı planlıyorum. bu arada dövmelerim sadece arkadan görünüyor, önden dövmesiz görünüyorum. yine bu konseptten devam ederim herhalde. yapmayacağım bir şey varsa o da yazı. kriterlerim bunlar.

edit: herkes dövmesinin zamansız olmamasından korkmuş. ben olaya farklı bakıyorum: yaptırdığım her dövme benim o zamanki kendimden bir hatıra. kendinizle barışıksanız —ve 20+ iseniz— 10 yıl sonra bugünkü kişiliğinizi görüyor olmak güzel aslında.
+1
eileengray
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-5
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
0
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(11)

yüksek çekimli başlayan ilişkiler

kestane gürgen palamut
bir hafta önce arkadaş aracılığı ile tanıştık, ilk günden beri çok sık görüşüyoruz, her görüşmemiz saatlerce sürüyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.bu cinsel çekim mi aşk mı, heyecan mı arkadaşlar? yüksekten çakılmamak için ne yapmalıyım? erkeklere güvenebilir miyim? ben kadın tarafıyım. ikimiz
bir hafta önce arkadaş aracılığı ile tanıştık, ilk günden beri çok sık görüşüyoruz, her görüşmemiz saatlerce sürüyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.
bu cinsel çekim mi aşk mı, heyecan mı arkadaşlar? yüksekten çakılmamak için ne yapmalıyım? erkeklere güvenebilir miyim?

ben kadın tarafıyım. ikimiz de işinde gücünde yoğun insanlarız.
0
kestane gürgen palamut
(08.07.26)
çok hızlı başlayan şeylerin, düşüşü de çok hızlı olabiliyor. ancak illa kötü olacak diye birşey de yok. böyle durumlarda alternatif senaryo evlilik zaten...kendin ol, süreci izle, bekle ve gör. onun dışında şu an yorum yapmak için erken.
-1
monicapp
(08.07.26)
aynı şeyi istediğinizden emin olana kadar kendini çok kaptırmamaya dikkat et. aynı şeyleri istemediğinizi öğrendiğin anda da kaç. yoksa welcome to situationship.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
Saatler geçtiyse artık taktik maktik olmaz. Akışına bırak derim. Heyecan azalmasın. Araya mesafe zaman girmesin.
Kaldır bariyerleri.
0
Lh12
(08.07.26)
Cinsel çekim. Erkek sevişince artık uzaklaşacaktır.
+1
benaslindayohum
(08.07.26)
Her şeyi kötüye yormamak lazım, insanın başına iyi şeyler de geliyor hayatta. Hafif antenleri açık tut yeter. En kötü tecrübe olur, yaşadığın heyecanın tadını çıkar.
+3
sekizdokuzon
(08.07.26)
hizli baslayan seyler hizlica bitiyor bence. senin tarafinda da böyle gerceklesebilir.

büyütüyorsun büyütüyorsun mükemmellestiriyorsun sonra kücük bir sorunda hayal kirikligina ugradim diyip tamamen soguyorsun.

her iliski insan kosullar farkli tabi. sizin ikinizin arasindakini bize anlattigin 3-5 cümle ile kendi yasadiklarimizdan secerek yorumluyoruz.
-1
Purple life
(08.07.26)
6 ay sonra belli olur.
youtu.be
0
megalomaniac
(08.07.26)
ne 6 ayi ya. art cat+1 niyetin ne neden tanistiniz? iliskiden beklentine gore hemen harekete gec yoksa yok
0
ala09
(09.07.26)
Lutfen bu tip seyleri sonunu dusunmeden merak etmeden, dusunmeden yasayin.
0
duster
(09.07.26)
Net bilemeyiz. Trene atla, gittiği yere kadar.
+2
gabe h coud
(09.07.26)
merkür yengeçte retro iken gerçekleşen bir tanışma!!

tanışma anının saat ve dakikasını biliyorsanız fikrim olabilir ama dikkatli olun. ağırdan alın. bu tip şeylerde trene atlanmaz. erkeğin beklentisi budur. cidden dibe batırabilir.
+1
janderzel zartanyan
(09.07.26)
(8)

Sosyallikten eskisi kadar zevk almıyor muyuz?

mahmuttt
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi? Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi?


Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
0
mahmuttt
(08.07.26)
ben ve çevremdeki yakın bir arkadaşımla dönem dönem aynı konuşmayı yapıyoruz. evdeki özgürlük alanı, yalnız kalma, eşle çocukla vakit geçirmek daha keyifli geliyor.

bunun baz nedenini biz aslında iş yaşam yüküyle bağdaştırıyoruz. çünkü işteki vakit kayıp zaman gibi görülüp, sosyal yaşama ayırılan zaman da kayıp zamanının kazandırdığı parayı harcamak gibi olunca büyük bir ikilemde kalıyor insan.

yaklaşık iki aydır işsizim ve son iki ayda belki de iki senede görüşmediğim arkadaşlarımla görüşüp buluştum. ben kesinlikle iş yaşam dengesi diyorum.
+1
kablelvuku
(08.07.26)
iş yüzünden. zaman da enerji de yok. sabah 7.30'da iş için kalıyorum eve eve geldiğimde de en erken 19.30 oluyor. evde pineklemeye bile enerjim kalmıyor bazen sızıyorum.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
normalde sosyalleşmek, gidip birileriyle bir şeyler konuşmak, bir şeyler paylaşmak değil mi en temelinde? ama instagram - WhatsApp vs derken, arkadaşlarınızdan bol bol haber alıyorsunuz artık. konuşacak bir şey kalmıyor. konuşacak bir şey olmayınca, sosyalleşmeye gerek kalmıyor.
0
co2s2
(08.07.26)
benimkini mevcut ekonomik durum azalttı. bir kahve içelim diyorsun 200-300 lira, bir bira içelim diyorsun 300-400 lira. yemek ekledin mi ucu yok.
artık sadece belturda buluşalım diyenlerle sosyalleşiyorum.
0
my fault
(08.07.26)
ekonomik durumdan dolayı zevk almıyorum ben de.
işsizim.
geleceğimi ve 2 ay sonra nerede olacağımı bilmiyorum.
bilsem inan köpekler gibi eğlenip, her akşam dışarı çıkardım.
0
rain when i die
(08.07.26)
yer, zaman ve butcenin onemsiz oldugu, dengim ve benzer beklentilerdeki insanlarla sosyallesmekten cok zevk aliyorum enerji depolayip desarj oldugumu hissederek ayriliyorum. ama bazen gorev gibi gidip dunya kadar hesaplar odeyip, bittikten sonra of bi durup scrollayayim hissi oluyo. onlar olmasa hayat daha yasanir bi yer olurmus
0
ala09
(09.07.26)
hafta sonları evde oturup premiere lig maçlarını izlemek çok daha keyifli.
0
edgenabby
(09.07.26)
Bende tam tersi. Bunun sebebi Lise ve üniversite yıllarımın asosyal geçmesidir. Çalışmaya başlamamla birlikte seneler içerisinde sosyalliğim artı. Pandemi sonrası etkinlikler, cafeler, pub, gezilerim çok oldu.
0
put it in your appropriate place
(09.07.26)
(21)

sorum kadinlara

korkut
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerle
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?

not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerleri ise evli ve cocuklu olduklari icin eskisi kadar gorusemiyorlar. bu nedenle oldukca yalniz ve icine kapanik bir hayati var. sinema, tiyatro, piknik gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor. red flag midir?
0
korkut
(16.06.26)
Degildir.
+3
baldur2
(16.06.26)
etkinliklere tek başına giden insandan korkarım ben. 45 yaşında bir tanıdığım var eline erkek eli değmemiş ve ruh hastası bi insan. elbette bu senin bahsettiğin kişi için geçerli demek değil, tanımadan bir şey diyemeyiz. referansı yok ama öyle düşün yani bu yaşa kadar kiminle çıkmış kimden hoşlanmış nasıl ayrılıklar yaşamış ruhsal vb durumlarında bilgin yok. e nikah mı basacaksın ki hemen red flag atma 2 gün bak gör :D
-9
neira
(16.06.26)
Bence tek başına red flag değildir. Eğer hoşlandıysam görüşür kendim tanıyıp karar verirdim.
0
elorelia
(16.06.26)
“sinemaya, tiyatroya, piknige gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor”

Herkesin onlarca ilişkisi / arkadaşı olacak diye bir kaide yok, insan yalnız kalmayı sevebilir ama bu seviye benim anlaşabileceğim türden değil.
+1
cilekli pasta
(16.06.26)
yağğni.. bu kadar veriyle, normal olabilir diyorum. herkes ilişkiden ilişkiye koşacak diye bir kaide yok. bir kaç yıl ilişki sürdürmüş olması, ilişkisel manada bence yeter bir gösterge. sosyal tarafını değerlendirmek sizin bakışınıza kalmış. bi başkası bunu sorun görebilir ama bana sorarsanız, ideal erkeğin tanımı derim :)
+5
lil siztah
(16.06.26)
bastan belirteyim kadin degilim; ama benzer surecten geciyorum.

ilgim olmadigi icin kadinlarla hicbir iliskim olmadi. simdi arayisa girdim. ama korkularim var elbette. cok absurd davranir miyim, farkli bir dunya vs.. ama arayista olurken sunu farkettim applerde kadinlarin surekli vurguladigi seylerin hicbiri bende yok. bu redflag seyler genelde iliski kasari erkeklerin yaptigi seyler. bence sans verin. update almadigi icin yontulacak taraflari elbet olacak ama duzgun, mazbut biriyse eglenceli bir flort sureciniz olur.
0
dokunmakalbime
(16.06.26)
Yalnız takılmayı sevmesi ve uzun süreli ilişkileri olmaması red flag değildir bence de.
Biraz zaman geçirip gözlem yapın belki her iki konu için de temel problemler vardır bilemeyiz ama sadece tercih de olabilir.
0
mutekebbir
(16.06.26)
Değildir.
0
umutt
(16.06.26)
Sinema, tiyatro damsiz girilmeyen yerler mi hacı? Bir erkegin evlenince kaybedecegi en buyuk özgürlüğü sinema tiyatro bar pub gibi yerlere tek basina gidememesi. Red flaglik durum yok, hatta enişteye için ısındı.
+2
duster
(16.06.26)
Çok ilişkim olmadı diyince neden kadınlardan uzak durduğunu düşündünüz ki? İlişkiye götürmediği pek çok birlikteliği olmuş pek çok kadınla görüşmüş olabilir. Az arkadaş da red flag değil kafası kaldırmıyor olabilir. Ama siz bakacaksınız geçimsiz biri mi uyumsuz biri mi onlar red flag olur
0
denizkenarısandalye
(16.06.26)
@denizkenarısandalye sadece bir tane iliskisi olmus, 34 yasinda ilk iliskisini yasamis
0
🌸korkut
(16.06.26)
Karakteri oturmuş biriyse bence red flag değil ama ilişki deneyimi olmadığı için içinde yapamadığı şeyler kaldıysa red flage bi tık yakın :D

Yoksa kafasına uymayan insanlar içinden seçim yapmak zorunda kaldıysa hiç olmasın daha iyi demiş olabilir, gayet mantıklı. Öbür türlü ilişki yük oluyor.
0
truf
(16.06.26)
benim de uzun tek ilişkim oldu, 36 yaşındyım, aralarda kısa kısa cok olmustur....red flag değilim bence, etrafımda beni gerçekten tanıyan single kızlar evleneyim desem hepsi kabul eder.

bence bakmanız gereken perspektif bu değil
-4
monicapp
(16.06.26)
Ben olsam etkilenirdim. Eşim de böyle bir tip, beni çekmişti.
0
gadlemler
(16.06.26)
tek başına bu bilgiyle bir karar veremem.

çok mu seçici? çok mu tutucu? o ilişkisi ne zaman bitmiş? kızı tamamen unutmuş mu? bu yaşa kadar anca bir sevgilisi olduysa zor mu bağlanıyor? zor seven bir tipse o kızı unutamamış olabilir mi? neden ayrılmışlar acaba? neden arkadaşlarıyla görüşmüyor? asosyal mi? çok mu çekingen ve sessiz birisi? sevgilisi olmadıysa bile flörtleri olmuş mu? ilişkiden beklentisi ne? ne istediğini bilen biri mi?

etkinliklere gidiyor en azından, evde oturmasından iyidir. insan zaten kendi kendine de bir şey yapabiliyor olmalı.

başka sevgilisinin olmamasının sebebi kötü bir şey değilse, önemli değil aslında.
+1
art cat chocolate
(16.06.26)
Yani hakikaten ideal evlenmelik erkek gibi duruyor. Arkadasi bile yokmus, tam evinin adami olur.
+1
baldur2
(16.06.26)
Hani geçmişin önemi yoktu, karıştırmayındı,geçmişle yargılamayındı...
"Adam tek başına pikniğe,kafeye,tiyatroya gitmiş sevgilisi yokken.bundan olmaz..."
Hakkaten bazen çok şeyapıyorsunuz hanımlar,hakikaten.
Aklı başında,düzgün hanımları tenzih ederim.saygılar.
+1
denizciman
(16.06.26)
boy, kilo ve bank account. cok bi sey sorgulamiyoruz
-4
ala09
(17.06.26)
kadınlara sormuşsunuz da bu direkt benim :))
kendimden yola çıkayım;
hayatına pek birisini alma taraftarı değildir bunu zor gerçekleştirebilirsiniz.
korkuları yüzünden bağlanma problemi olabilir.
kendini bir aile kurmak için yeterli görmüyordur. vs vs
yani redflag diyemem ben ama zor bir karakterdir muhtemelen.
+2
high hopes of the sozluk
(17.06.26)
tek başına bir red flag degil. biraz yaşayarak gorursun. genel tavrı ve hayat görüşü de bu yonde olabilir. Boyle insanlar var tanidigim. Her sosyal olan insan çok mu iyi sanki. Yavas yavaş taniyacagini düşünüyorum. Zaten seni rahatsız edecek bir durum var ise , kendini belli edecektir.
0
acelaacedebela
(17.06.26)
kriter değil. diyelim ki yalnızlığının sebebi aradığını bulamamış olması değil de sevilmemiş olması. sen seversin belki?

ben de diyorum flörte ilişki geçmişimi anlattığımda kızması gerekirken neden keyifleniyor. değişik canlılar bu kadınlar djsjsjs

edit: çok pardon sorum kadınlara demişsin, şimdi farkettim.
0
benimkibu
(18.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(4)

En cok hangi yorenin halk oyunlari

üğpoıuy
Gosterilerine denk geliyorsunuz? Tvde, sosyal medyada, kutlamalarda vs
Gosterilerine denk geliyorsunuz? Tvde, sosyal medyada, kutlamalarda vs
0
üğpoıuy
(11.06.26)
Hiçbirine aklımda kalacak kadar maruz kalmadığımı fark ettim şu an. Ama bir ara her kanalda kolbastı cümbüşü vardı. O neydi öyle yav?!
0
himmet dayi
(11.06.26)
zeybek, ankara havasi kaşik mi ne adi, roman havasi
0
ala09
(11.06.26)
Balıkesir çiftetellisi, harmandalı, zeybek
0
yap desem yapmazsin he
(11.06.26)
Zeybek + Balıkesir çiftetellisi + roman havası + ankara havaları
0
gadlemler
(11.06.26)
(5)

Şal önerisi

rapisa
Tesettür için bone kullanmadan saçtan kaymayacak ve terletmeyen, fazla kırışma yapmayan şal önerisi olan var mı. Mümkünse doğal sağlıklı kumaşlardan
Tesettür için bone kullanmadan saçtan kaymayacak ve terletmeyen, fazla kırışma yapmayan şal önerisi olan var mı. Mümkünse doğal sağlıklı kumaşlardan
0
rapisa
(28.05.26)
penye şal
0
ala09
(28.05.26)
Penye şalla yapışık olduğu için barışamıyorum. Fresh scarf'ın pamuklu şallarından memnunum. Siyah, toprak, gri tonlarını yaz kış kullanıyorum.
+1
mslny
(29.05.26)
Penye kullandım daha iyi bir seçenek arıyorum . Viskon ve bambu kullandınız mı onlarda kayma yapıyor mu ve yazın rahat mı.birde fresh scarf ın viskon şalını kullandıysanız bonesiz iç gösterir mi. Teşekkür ederim cevabınız için
+1
🌸rapisa
(29.05.26)
Ben hafif kırışık model şalını kullanıyorum, ütü de istemiyor. çift kat yapıyorum ama bonesiz rahat edemiyorum. Yazın ona rağmen rahat kullanıyorum, sürekli de yıkarım, iyi dayanıyorlar bana😊 rica ederim.
+1
mslny
(29.05.26)
Teşekkür ederim. Desenli arıyorum. Sanırım sizin söylediğiniz desensiz modeller
0
🌸rapisa
(29.05.26)
(18)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
müthiş sol ayağım. halı sahalarda ender görülen, az koşan ama teknik solak benim.
+1
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(6)

Sevgili ile Minsk'e gidilir mi?

bunikkullanimdabaskabitanesectim
merhaba.kız arkadaşımla ikimiz de sovyet dönemi mimarilerine hayranız. bir süredir minks'e gitme niyetimiz vardı. ancak biraz araştırınca emin olamadım. uzun süredir diktatörlükle yönetiliyor malum. pasaport kontrolünde epey sorguluyorlarmış vs gibi yorumlar da görünce biraz çekindim. turistik gele
merhaba.
kız arkadaşımla ikimiz de sovyet dönemi mimarilerine hayranız. bir süredir minks'e gitme niyetimiz vardı. ancak biraz araştırınca emin olamadım. uzun süredir diktatörlükle yönetiliyor malum. pasaport kontrolünde epey sorguluyorlarmış vs gibi yorumlar da görünce biraz çekindim.
turistik gelen çiftlere karşı acaba nasıl bir tavır oluyordur havalimanı kontrol aşamasında?

boşver misnki şuraya git dediğiniz öneriler de alabilirim. Rusya'ya gitmeye çekinip Belarus'a gidelim demiştik ama burası daha da sıkıntılı gibi görünüyor. Rusya'ya mı gitsek?

iyi bayramlar.
0
bunikkullanimdabaskabitanesectim
(27.05.26)
belarus'a çok gittim. hiçbir problem yaşamazsınız. baya gelişmemiş durumdalar ve her şey çok ucuz. kozmetik hem kaliteli hem uygun mesela aklınızda olsun.

ben gitmişken baranoviç ve brest'e de gitmiştim. brest keyifli bir şehirdi. türkiye'yi seviyorlar. o konuda önyargı da yok.
0
summerjam0306
(27.05.26)
minsk'e sakallı esmer türk erkeği halimle gittim hiçbir sorun yaşamadım. avrupa'nın çoğu yerinden çok daha güvenlidir.
0
der meister
(27.05.26)
Kız arkadaşım Azeri Belarus vatandaşı ama orada maaşlar düşük diyor şu an ailesiyle Rusya’da yaşıyor
0
genki
(27.05.26)
3. dünya savasi bitene kadar gitmezdim.
-1
Purple life
(27.05.26)
Belarus'a gidilmez, savaşın dolaylı olarak aktif tarafı olan ülkede her türlü sürpriz yaşanabilir. Neden Rusya Belarus ikilisine takıldınız ki? Gürcistan var, Ermenistan var, Polonya var Sırbistan var...
+1
mikro patlama
(28.05.26)
kredi kartı kullanılmıyo, vpn şart falan rusya çekilmez turist olarak
0
ala09
(29.05.26)
(4)

istanbul'da sakin bir mekan önerisi verir misiniz?

art cat chocolate
selamlar.önümüzdeki günlerde, arkadaşımla bilgisayarlarımızdan yapacağımız projelerimiz var. yaparken videolar da izleyeceğiz.internet kullanabileceğimiz sakin bir mekan arayışındayız.sakin bir starbucks şubesi iş görür ya da onun gibi mekanlar.anadolu veya avrupa yakası fark etmez.şimdiden teşekkür
selamlar.

önümüzdeki günlerde, arkadaşımla bilgisayarlarımızdan yapacağımız projelerimiz var. yaparken videolar da izleyeceğiz.

internet kullanabileceğimiz sakin bir mekan arayışındayız.

sakin bir starbucks şubesi iş görür ya da onun gibi mekanlar.

anadolu veya avrupa yakası fark etmez.

şimdiden teşekkürler.
0
art cat chocolate
(26.05.26)
Beşiktaş'ta La Cafferia çok sessiz sakin bir yerdi üst katı da çalışma ortamı gibi gözüküyordu. Ben sadece bir defa gittim ama yorumlarda da sessiz bir ortam olduğunu yazmışlar.
0
egerbiryolcu
(26.05.26)
Kazasker penguen i hep sakin görüyorum.
+1
kisa
(26.05.26)
www.instagram.com
Bir arkadaşım Yeldeğirmeni'ndeki bu mekânı öneriyordu.
0
kobuzchu kiz
(26.05.26)
eslabin odalari var bir ya da birkac kisilik(boykotlulugunu bilmiyorum) maltepe ve sariyer subesinde var)
bravo coffee buyukada oda bolumu var ustte
kaffee schütz calisma katlari var acik ofis gibi ama kutuphane tarzi yer icin goztepe, besiktastakinde oda seklinde alani var orada birlikte calisilabilinir

yer bulma en garantili olan buyukada
0
ala09
(27.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(2)

23-30 Mayıs arası Antalya/Lara hava düzelir mi?

elorelia
Otel tatili satın almıştık ama tüm hafta yağmurlu gösteriyor. Aşırı soğuk su sevmiyoruz, dört yaş çocuk da var. İptal için de yarın son gün. Fiyatı da yüksek. Yani gözden çıkaralım, en kötü dinlenir döneriz filan da diyemiyoruz.İptal mi etsek bilemedik. Yağmurlu mevsimde rezil mi olur tatil?
Otel tatili satın almıştık ama tüm hafta yağmurlu gösteriyor. Aşırı soğuk su sevmiyoruz, dört yaş çocuk da var. İptal için de yarın son gün.

Fiyatı da yüksek. Yani gözden çıkaralım, en kötü dinlenir döneriz filan da diyemiyoruz.

İptal mi etsek bilemedik. Yağmurlu mevsimde rezil mi olur tatil?
0
elorelia
(17.05.26)
su çok soğuk olmayabilir ama yağmur sebebiyle rüzgarlı olabilir. çocuğu koruyacağız falan derken keyif alamayabilirsiniz. bence iptal edin gitsin.
0
lil siztah
(17.05.26)
iptal+
0
ala09
(17.05.26)
(11)

Terazi burcu erkeğine ne diyorsunuz?

sekizdokuzon
Geçen ay aslanı sormuştum, bu ayki şanslı erkegimiz terazi. Aslandan olmaz demiştiniz, hakikaten olmadı. Teraziye ne diyorsunuz? Aşırı tatlı değiller mi? :pHer ay başka birinden hoslanacak genişlikte olduğum için benim burcumu tahmin edersiniz (balık).
Geçen ay aslanı sormuştum, bu ayki şanslı erkegimiz terazi. Aslandan olmaz demiştiniz, hakikaten olmadı. Teraziye ne diyorsunuz? Aşırı tatlı değiller mi? :p

Her ay başka birinden hoslanacak genişlikte olduğum için benim burcumu tahmin edersiniz (balık).
-1
sekizdokuzon
(15.05.26)
Düşündüğün gibi "aşırı tatlı" olmayabilir.
0
rock n roll
(15.05.26)
Bir balik olarak su burclariyla iyi anlasirsiniz diye dusunuyorum:)
0
acelaacedebela
(15.05.26)
Kefelerine göre değişir, bazı teraziler narsist oluyorlar. Hiç gerek yok. Ama yükselen terazi veya ay terazi olsa pamuk gibi olurlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
ben severim ama narsist oldukları doğru
0
mezzosprite
(15.05.26)
Sana olmaz
0
benaslindayohum
(16.05.26)
bir yengec erkegi degil.
+1
banach
(16.05.26)
Adam gibi adam.
+1
onyx
(16.05.26)
ben asiri anlasirim ama saglam bi iliski falan istersen hic tatmin etmez sana yaptigi butun sirinlikleri herkese yaptigini bil. kimseye hayir demez. her an fiziksel bi ozelligine estetik tavsiyesi, giyim kusamina herhangi bi yorum gelebilir surpriz olmasin^.^ her ne kadar evden alip eve birakan, cicek olmasa da arabada surprizler hazirlayan vs model olsa da alttan alta femlik vardir
0
ala09
(16.05.26)
ay aslan, yükselen ikizler olan bir terazi burcu erkeğiyim. terazi stelyumum var. yorumları merakla bekliyorum.
+1
rain when i die
(16.05.26)
3 örneği var önümde (aile, arkadaş) önermiyorum evlilik insanı olduklarını da düşünmüyorum
0
kestane gürgen palamut
(18.05.26)
Sen çok üzülürsün her ay birine tutulmaya
0
thesomberlain
(18.05.26)
(4)

adana ve gaziantep illerinde yemek - tatlı vs öneriler

kendicoplugundeotenhoroz
herkese merhaba. gezi olarak önce bir gün adana sonrasında 3-4 gün antepte olacağım. bu sebeple bu illerde kesinlikle gidilmesi gereken kebap- yemek - kahvaltı -tatlı - kahve vs gibi (saçma sapan viral yerler olmasın lütfen) mekan ve o mekanda illa yenilmesi gereken yemek tercih önerileri bekliyorum
herkese merhaba. gezi olarak önce bir gün adana sonrasında 3-4 gün antepte olacağım. bu sebeple bu illerde kesinlikle gidilmesi gereken kebap- yemek - kahvaltı -tatlı - kahve vs gibi (saçma sapan viral yerler olmasın lütfen) mekan ve o mekanda illa yenilmesi gereken yemek tercih önerileri bekliyorum. şimdiden yorum yapacak herkese teşekkürler.
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
yakın zamanda antep'te şöyle bir tur yaptım;

beyran ve kebaplar kelebek 10/10
lahmacun çıtır 10/10
baklava koçak 100/10
katmerci zekeriya usta 9/10
alkol hışvahan 1500/10
kahve kaleoğlu mağarası 9/10
kahve tahmis 7/10
baklava imam çağdaş 10/10
yemek imam çağdaş 9/10
+2
messina123
(06.05.26)
hışvahanın ambiyans çok çok keyifli. çok övülmese de lavash cigeri cok seviyorum ben kiremitte lavash.
adana 5ocak kebapcı, house of kamer de hışvahan gibi çok keyifli
0
ala09
(06.05.26)
katmer için orkide pastanesi kesinlikle, zekeriya usta çok overrated geliyor bana.
baklava & şöbiyet: koçak derdim ben.
0
mor oje
(06.05.26)
Baklava çelebioğulları diyor yerli Antepliler, biz Koçak yedik güzeldi
Beyran: sakıp usta / metanet
0
kestane gürgen palamut
(06.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(4)

Kartal'da nerede kalınır?

suicmeyenadam
selamlar. kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.duyurunun insanıbol istanbu
selamlar.

kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.

duyurunun insanıbol istanbul gurmelerine sesleniyorum, nerelere bakayım dostlar? mahalle, semt, site ismi ya da şuralardan uzak dur çizerler kestaneyi gibilerinden anahtar bilgilere ihtiyacım var.

duyuruyu yenileye yenileye bekliyicem kıymetli cevaplarınızı. hanemize şimdiden hayırlı olsun.
0
suicmeyenadam
(03.05.26)
kartaldan uzak dur:d yurume messfesi yerlere bakabilir hicbiri olumcul degil cok muhtesem de degil. ben o bolgenin rezidanslarini sevmiyorum resmen iklimi bozan bi yapilasma. kartalin cevizlisisini bi turlayabilir. çinar caddesibolgenin cazibe merkezidir kucuk sehirden gelenler sever çarşı gibi bi yer. benim cevizlidedikkat edecegim en onemli sey evin camiye uzakligi olur cunku ezan sesi ust duzey. diger dikkat edilecek sey hastanenin cok da dibinde olmamak orada da ambulans ses ve isiklari evin konforunu kacirtabilir. kartal ici otobus verimsizdir minibus kullanirsa kullanir arabasiz oldugu icin atalar diyemedim ama genel olara kartalin iyi ilceleri kordonboyu>petrolis>atalar>cevizli>esentepe derdim yine benim icin bulundugu sokak bile fark eder. petroliste yasayan biri cevizlide kultur soku yasayabilir. kisi kadin olsaydi cevizliyi listeye eklemezdim ama kentsel donusumler biraz ortalamaya getirdi. yazarken dusundukce su sonuca vardim mesafeyi goze alirsa(15dk) atalarda esenkent, esentepe minibusunun gectigi lokasyonu tercih ederdim
ek olarak soganlik yakacik bolgelerine cok uzagim degerlendirme disidir.
0
ala09
(03.05.26)
Uplife Park.
Kartal metroya yürüme mesafesinde, e5 üstünde. Güzel site.
3 yıl yaşadım. Yakın arkadaşım, kız 7-8 yıl tek başına yaşadı.
Öncelikle buraya bi gidip bakın.

Kartal, hastane-adliye-soğanlık durakları çevresinde benzer özelliklerde çok site var.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.05.26)
minibüs hatları üzerindeki evlere bakın.
mesela doğu caddesinde bu bütçede ev bulunabilir. hastaneye minibüsle 10 dk mesafede.
0
plastic_angel
(03.05.26)
uplife park (ve etrafı)
0
co2s2
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(5)

Buluşma için

arbre
1. Yemek + yürüyüş2. Kafe + yürüyüş3. Yemek + kafe + yürüyüşHangileri mantıklı ve alternatif ne olabilir?
1. Yemek + yürüyüş
2. Kafe + yürüyüş
3. Yemek + kafe + yürüyüş

Hangileri mantıklı ve alternatif ne olabilir?
-17
arbre
(27.04.26)
2
+4
baldur2
(27.04.26)
Yemek ve onun evine veya toplu taşıma durağına kadar yürüyüş
0
etna
(27.04.26)
ne yuruyusu yaw
-3
ala09
(28.04.26)
ala09, konuşulacak bir şeyler olur
-5
🌸arbre
(28.04.26)
Yemek saati olup olmadığı ve tarafların aç olup olmadığına göre opsiyon belirlenir bence. Biz eşimle ilk buluşmamızda bizim yaşadığımız yerdeki ünlü parka gidip dolaşmıştık biraz oturmuştuk bankta, sonra kafeye gidip kahve içmiştik hatta hristiyan bir ekip gelip bize incil vermişti :)
0
Sadece soruyorum
(28.04.26)
(6)

yurtdisi gezilerinde esim

baldur2
hangi esimi kullaniyorsunuz? ya da yerel sim kart mi aliyorsunuz?
hangi esimi kullaniyorsunuz? ya da yerel sim kart mi aliyorsunuz?
0
baldur2
(27.04.26)
Ubigi
0
kaiserr76
(27.04.26)
Mobimatter
+3
Take it away honey
(27.04.26)
bne sim
0
jelly bear
(27.04.26)
Holafly
0
ghilleinthemist
(27.04.26)
bne bence en iyisi.
0
summerjam0306
(27.04.26)
esim io
sorun yasamadim
+1
ala09
(28.04.26)
(9)

eşimin benden habersiz yengeme aldığım sigaradan içmesi

hakyememyemekyerim
merhaba özet geçeceğim yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı
merhaba özet geçeceğim
yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı görünce cebinde şaşırdım ve nerden aldın diye sordum abinlere aldığın paketten bi tane aldım dedi onları televizyon ünitesine saklamıştım.

ben de dedim ki onu yengeme almıştım dedim, o da parasını ödediler mi? ki dedi ben de hayır ama ödeyecekler ben onlar için aldım dedim, parasını ödemedilerse hala onlara ait değildir demektir 9 tane verirsin bi şey olmaz dedi ve ben gerçekten şu an çok mahçup oldum etrafımız bakkal dolu, sigara içmesine mi kızayım habersiz almasına mı mahçup etmesine mi bilemiyorum kavga falan etmedik ama hayal kırıklığına uğradım.

edit karton sigara*
-10
hakyememyemekyerim
(19.04.26)
Normalde düpedüz aptallık olması ihtimali çok ağır basardı ama eşin olduğu için bu olasılığı eliyoruz tabii.

O yüzden diyorum ki; iktidarını perçinlemek, patronun kim olduğunu göstermek istemiş sana. Biraz da yengeye abiye gıcık olmuş. Yahut sana gıcık olmuş. Uğraşmışsın etmişsin, dünya masraf etmişsin ama yine de memnun edememişsin.

Zannediyorum ki 10 ayrı sigara dalı değil 10 ayrı kapalı sigara paketi içeren bir karton aldın. Kartondan bir pakedi alıp “birini açıp tadına baktım” demek öyle çok da abuk gelmiyor bana, vereceğin kişi abin olduğu için. Tabii özel durumunuzu bilemem. Eğer bu seni rezil edecek bir şeyse bile kararını Kendin vereceksin;

- saçma bir iktidar mücadelesinden çekilip kavgaya karışmadan sıyrılacaksın.
- kafasına göre saçma sapan hareketlerle seni rezil etmesinin hesabını sorup kavga edeceksin.

Almışsın bir kere. Kavganın dövüşün yararı yok. Salla geç. Para da alma ama onlardan.

Gerçekten yazarken tiksindim şu hareketlerden. Parasını verdiler miymiş. Allah yardımcın olsun.
0
lazor
(19.04.26)
Adamin yaptigina da anlam veremedim, sizin neden mahcup olacaginizi da anlamadim.
+1
ghilleinthemist
(19.04.26)
Yengeye mahcup olacak bir şey yok. Eşim bize aldığımı sanıp içinden almış diyeceksiniz hepsi bu. Asıl sorun diğer kişilere mahcubiyetten ziyade eşler arası saygı gibi geldi.
+6
ekimoloji
(19.04.26)
Eşinin yaptığı saçma da bu kadar abartılacak bir şey yok. Yengenden %10 az alırsın ücretini alacaksan. Almayacaksan da zaten kırılacak ya da mahçup olunacak bir konu yok ortada.
-4
himmet dayi
(19.04.26)
Bilinçli yapıldığı için orada ciddi kavga çıkarırdım. kıskanmış ve yapmış. Yengeye kendisinin yanında paketin birini onun aldığını söyler o kadar ücretini alırdım.
0
mslny
(19.04.26)
muthis saygisizlik. mevzu niye paraya donusuyo ya da kucultuluyo. eni sonu sen birine almissin kendisi hem ayip etmis hem uste cikmis patronluk tasliyo+1 sen de ses cikaramamissin herhalde
0
ala09
(19.04.26)
Konunun sizin de belirttiğiniz gibi iki yönü var. Tekrar sigaraya başladığı için kızmak konusu, aranızda nasıl anlaştıysanız ona göre halledilir; bilemiyorum. Sakladığınız dolabı tesadüfi açtığında sigarayı görüp, canı çekmiş gibi duruyor. Bana kalırsa, madem bu eşinizde yeniden içmeyi tetikleyebilecek bir şey, bir daha kimseye sigara alma sözü vermeyin ve evde de hiçbir şekilde bulundurmayın.
Diğer yandan başkasına alınan bir ürünün paketini bozup, üstüne de “n’olucak?” çekmesi düpedüz saygısızlık ve gevşeklik afedersiniz. Ben sevmem böyle şeyleri ve haddini bildiririm. Ancak normalde saygılı biriyse, konu sigara olunca ve üstüne yeniden başlamayı da içerince, sizden daha fazla laf yememek için üste çıkma yoluna gitmiş olabilir. Yani bağımlılık konusu karışık olduğundan, bu olay özelinde tolere edilebilir gibi duruyor. Bir daha ortam yaratmamaya çalışın derim.
Yenge tarafında çözüm olarak ise, 9’lu parası alırsınız, hallolur.
0
lil siztah
(19.04.26)
canı çekmiştir ama sigara içilmesin
0
mantık
(19.04.26)
En hafif tabirle cig bir hareket, parasindan bagimsiz baskasina alinmis bir hediye, zaruri bir durum olsa anlarim fakat keyfi de yapilmis bir hareket gibi duruyor. Ben olsam sizden bir daha bir sey istemem, kocanizla beraber sizi kastediyorum tabii, yoksa sahsi olarak sizin daha hassas oldugunuz asikar.
0
bosver nicki
(19.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(17)

Eski türk dizilerinden hangisini izleyeyim

gadlemler
Aliye yeni bitti.Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
Aliye yeni bitti.
Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.
Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
0
gadlemler
(03.04.26)
Ufak tefek cinayetler, birkaç bölüme kadar çok sürükleyiciydi diye hatırlıyorum.
Suskunlar, sürükleyici ama çok aglatabilir
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
Asmalı Konak,
Böyle mi olacaktık?
0
michael_knight
(03.04.26)
Bir demet tiyatro
Bizimkiler
Avrupa Yakası
Kanıt
0
Mirket
(03.04.26)
Üvey Baba izle kendine gel
0
yurtsuz john
(03.04.26)
ağır gelmezse, yeditepe istanbul +1
şaşıfelek çıkmazı
süper baba
0
lil siztah
(03.04.26)
Bir demet tiyatro +1
Sıdıka
Dadı
+1
kullanicadi
(03.04.26)
Kurtlar vadisi
0
olaylar olaylar
(03.04.26)
ikinci bahar. bu aralar youtube'da önüme düşüyo sürekli. ben de izlemeyi planlıyorum.
0
spirit crusher
(04.04.26)
Ekmek Teknesi

Muhafazakar bir dizi ama geniş aile'deki dil lezzetini biraz daha farklı bir anlamda almak için bile izlenir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(04.04.26)
late viper
(04.04.26)
Baba evi. Dibine kadar eski Türkiye :(
0
ekimoloji
(04.04.26)
aski memnudan sonra muhtesem yuzyil akar ama 2x
-1
ala09
(04.04.26)
yedi numara
yeditepe istanbul
sasifelek cikmazi dizilerine KOCCCAMAAAN +1000

toplumun milliyetci muhafazakar dönüsümünün ekranlardaki propoganda araclarindan, tutuculugun övülüp kadinin micromanage edilmesinin iyi bir seymis gibi yansitildigi ekmek teknesi gibi dandik dizilerdense, dul basina kadeh kadeh raki deviren aysel'i izlemeyi tercih ederim.
benim icin eski türkiye sasifelek cikmazi'dir. mahalle baskisina, tarikatcilige öykünmeyi pompalayan diziler degildir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Kimse "Karanlıkta Koşanlar" dememiş. Efsane bir kadro
+ Uğur Yücel
+ Haluk Bilginer
+ Köksal Engür
+ Devin Özgür Çınar
+ Yiğit Özşener

Senarist : Ahmet Ümit & Uğur Yücel
Yönetmen : Uğur Yücel.
+1
rakicandir
(04.04.26)
gülbeyaz olabilir
istediğin eski türkiye yılları olmasa bile çemberimde gül oya kesinlikle.
asmalı konak +1
0
elorelia
(04.04.26)
Çemberimde gül oya. Çağan ırmakın en iyi dizisi.
0
ground
(04.04.26)
Kaygısızlar.
0
runaway
(04.04.26)
(19)

Sağlık sorusu, annem için ne yapmalıyım

sessizce aglayan sanat
Merhaba3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var. Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve
Merhaba

3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var.

Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve akciğerleri çok sıkıntılı olduğu için yürümekte çok zorlanıyor, yani hastaneye götürsem sağa sola koşturamam ve tekerlekli sandalyeye de sığmaz. İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor. Geçen hafta evde sağlık birimini aradım, anlattım bunları, biz üst kurula iletiyoruz onlar karar veriyor dediler, sonra da bizi arayıp gelemeyiz dediler.

Ben şimdi anneme ne yapayım bilemiyorum. Çok sancısı var yaklaşık 3 saattir çekiyor, sıcak su torbası yaptık karnabahar kaynattık karnını olduk. Geçmedi. Ne yapabilirim?
0
sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
geçmiş olsun, ambulans çağırmaktan başka çareniz yok. en yakın acile ambulans ile gitmeniz gerek. hastanelerde sadece tekerlekli sandalye hizmeti yok sedye de veriliyor ama tek başınıza halledemezsiniz yanınıza biri lazım.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
Teşekkür ederim ama ambulanslar "müdahale edemeyeceğimiz hastaya gitmiyoruz" diyorlar, hasta taşımacılık yapmıyorlarmış.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyoruz demek yerine annem fenalaştı falan diye 112'den ambulans isterseniz gelirler bence.
+2
emfuzi
(31.03.26)
evde sağlık biriminin işleyişi çok farklı. sizin annenizi hastaneye götürmeniz gerekiyor. tutun bir taksi götürün çok zor değil.
0
galahad reloaded
(31.03.26)
Belediyelerin hasta nakil hizmetleri var, bir gun onceden randevu almak gerekebilir. Arayip talep edebilirsiniz. Babami oyle goturuyorlar.

Sizin durumunuz acillik de olabilir bu arada. Ambulans +1
0
eileengray
(31.03.26)
Galahad reloaded

Araba var, götürmesine götürürüm, problem o değil ki. Annem hareketi çok kısıtlı, hareket ederken çok acı çeken biri zaten, bir de bu sancı çıkınca iyice yamuldu. Hastanede sağa sola gidiverecek geliverecek halde değil.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
beklemeyin, ambulansı arayın. öyleydi böyleydi diye anlatmanıza gerek yok kadının ciddi sancıları var belli ki. daha iyi bir yol yok.
0
suyin
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyorum diye çağırmayacaksınız, annem fenalaştı, çok sancısı var diye çağıracaksınız. müdahale edilebilip edilemeyeceğini siz bilemezsiniz, o paramediklerin işi. zaten geldiklerinde müdahale gerektiğini söyleyip götüreceklerdir.

idrarı da hastanede sonda takıp alırlar.
0
kibritsuyu
(31.03.26)
bir an önce bir şekilde acile götürmeniz gerekiyor. gerekirse konu komşudan yardım alın. durumu ciddi annenizin.

siz 'İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor' ya da 'tekerlekli sandalyeye sığmaz' gibi çıkarımlar yapmayın. gerekirse sonda takar alırlar, gerekirse sedyeye alırlar.
+1
galahad reloaded
(31.03.26)
Ambulansı çağırıp sanki kontrole gidecekmisiz de kilodan dolayı goturemiyoruz gibi değil ki gerçekten de acil durum olduğunu belirterek 112 yi arayın. Siddetli sancı ve kokudan durmundan endişe ettiğinizi belirtin. İdrar da gelmiyormuş daha müdahale etmeleri için ne gerekiyor. Aksatmayin bence.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
ne yapın edin acile götürün, ciddi bir sorun olabilir.
112 yi de annem fenalaştı diye çağırın. gelir bakarlar hatta "siz gelmeden önce kendinde değildi" falan dersiniz. idrar çıkışı olmadığını söylersiniz. yinede ambulansa taşımanız zor olacaktır. yanınızda yardım edecek birileri olsun. ama hastane dönüşü kendiniz getirmek zorunda kalacaksınız.

sağlık bakanlığının evde sağlığı yerine belediyelerin evde sağlık hizmetlerine başvurun. özellikle istanbuldaysanız ibb sağlık çok iyi işliyor. kilolu olduğunu ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğunu anlatıp kayıt oluşturun. onlar eve bir hekim yönlendirip durumunu değerlendirip sisteme kaydediyorlar. böylece hem eve gelip kontrol ve ilaçlarını yazıyorlar hemde hastane randevusu olduğunda ambulans sağlıyorlar. ilerisi için değerlendirin.
birçok büyükşehir ve ilçe belediyesinde benzer hizmetler var.
tabi bu hizmetler acil durumlar için değil rutin kontroller için.
+1
my fault
(31.03.26)
zorla yurut hastaneye varinca yuruyemiyor diye destek iste ya sandalye ya sedyeye alirlar sorun ciddi olabilir belki yaptiginiz mudahaleler zarar vermis olabilir agri sebebi belirsiz cunku apandisit kum dokme vs olabilir
0
ala09
(31.03.26)
Şikayetleri aynıysa acile götürün. Acillerde genç hekimler deneyimsiz olabiliyor, ilgili bir bölümden randevu alın, doğru dürüst muayene olsun. Tekerlekli sandalyeye sığmaz demişsiniz, obez hastalar için büyük boy bulunduruyor olabilirler, sorun.

Zayıf ya da kilolu, kendi beden ağırlığını kontrol edemeyecek kadar hasta insanları taşımak zordur. Gelecekte de lazım olabilir diyerek maddi durumunuza uygun bir tekerlekli sandalye almayı düşünün bence.

ty.gl
+1
?
(31.03.26)
Ala09 apandisit değil ama safra kesesi taşı bile çıkabilir. Hiç ilaç vermedik böbreği yormamak için. Sadece daha önce de yaptığımız kırkkilit otu kaynatıp içirdik, tuhaf bir şekilde idrar söküyor, sakinleştiğini gördüm. O da ben de uykusuzuz, az önce gördüm biraz sakinleşmiş. Uyusun ben de uyuyayım ama götürücez muhakkak.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
idrar yolu tıkanıklığı veya böbrek taşı büyük ihtimal. acil müdahale gerekebilir muhtemelen.ne yapıp edip götürecen anneyi.
+1
jamswety
(31.03.26)
haydaaa gitmediniz mi hala? haber almaya girdim hala buradasınız neyi bekliyorsunuz????
0
suyin
(31.03.26)
kilikkilik otuyla geçmez böyle şeyler. annenize yazık. belediyeyle nakil hakkında konuşabildiniz mi?
+2
eileengray
(31.03.26)
Gittiniz mi?
0
yenibirgüzelnick
(31.03.26)
Gittik. Kesinlikle gelmedi ambulans. Kardeşim arkadaşının arabasını aldı öyle gittik. Kardeşimin sözünü daha iyi dinliyor annem, epey uğraştık ama şimdi serum yiyor. Çok uzun bekleyeceksiniz dediler acilde. O kadar beklemedik, bir uğur var gibi. Teşekkür ederim herkese.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(01.04.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-2
arbre
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+4
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-2
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
İnsanlar ne yaşıyor bilmeden etmeden yargılamak bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Kadının belli ki yolunda gitmeyen evliliği varmış ve boşanmış zaten. Bunun üzerinden kötü diye etiketleyip kuzeninizle de öyle olacağını varsaymak yanlış. Bırakın kendi hatasını da doğrusunu da kendi kararlarıyla yapsın. Siz birden fazla kez zaten konuşmuşsunuz dahasına gerek yok.
0
Kediyi üzdün
(23.03.26)
açıkçası bu şekilde başlayıp mutlu devam etmiş, stabil, kaliteli ilişkiler gördüm. konu insan ilişkileri olduğunda dinamikler çok çeşitli. dışarıdan bakanın bilmesi, görmesi, değerlendirmesi pek mümkün değil. onu geçtim isabetli değil. ha bir tanıdığım böyle bir ilişkiye yelken açsa uyarır mıydım? kesinlikle evet. sağlıksız hatta tehlikeli olma ihtimali çok yüksek çünkü. ama özellikle de eşimin yakını olan yetişkin bir adam için bu kadar dil dökmezdim, "onaylamıyorum kardeşim" deyip geçerdim. beni ilgilendirmez. çünkü yarın bir gün bu ilişki sağlam temeller üzerine oturtulur, o zaman sizin dedikodunuzu yaparlar "bu bizi istemedi, kıskandı" filan diye. bu işler böyledir. ben görüşüme başvurulursa fikir belirtir, sevip saydığım biriyse kısmen müdahale olur ama gerisine karışmam.

sorulara cevab,

1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz?

koşullar önemli. temelde aldatmak korkunç bir şey olsa da ne zaman, hangi şartlarda gerçekleştiği göz ardı edilmemeli. "güvenirim" diyemiyorum ama aldatmış bir insanı komple arsız, namussuz, şerefsiz, itovlit diye tümüyle silmek de bana çok sağlıklı gelmiyor. kendi adıma söyleyebileceğim tek şey şu: eşini aldatan çocuklu bir kadınla ASLA birlikte olmazdım. karşı tarafın medeniyetine güvenmiyorsam direkt kaçarım. güveniyorsam da en kısa sürede net sınırların çizilmesini, tüm tarafların mutabakata varmasını, adamın durumu bilmesini isterim. insanlara travma yaşatmanın da sokak ortasında gte mermi yiyip bk yoluna gitmenin de gereği yok.

2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız?

"yolun yol değil" derim, durumun yanlışlığını izah ederim, kenara çekilirim. çocuklu ve evli kadınla ilişki yaşayacak yaşa gelmiş adama odasını toplamayan çocuk muamelesi yapacak değilim. siz sanırım "bu kişiye karşı hisleriniz nasıl değişir" minvalinde soruyorsunuz daha çok. ben açıkçası soğurum. dediğim gibi böyle bir ilişkinin çok sağlıklı zeminlere oturması, bu yeni çiftin 15 sene sonra da bir arada mutlu olması ihtimali sıfır değil. olabiliyor. ama şu gün, şu başlangıcı onaylamadığımı belirtirim. bunu da KENDİSİ İÇİN yaptığımı özellikle belirtirim. mesele şahsi ahlak anlayışım değil.
-1
der meister
(23.03.26)
(5)

Midye dola

euteamo
herşeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,Paris'te yaşayan arkadaşımı ziyarete gideceğim, ne istersin burdan diye sordum, midye dolma demiş ama o burdan götürülmü emin olamadım. bi de paris'te yok mudur bu yaa?Götürülürse nasıl? götürülmezse paris'te şurda güzel yapılıyor diye önerilere açığım. şim
herşeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,

Paris'te yaşayan arkadaşımı ziyarete gideceğim, ne istersin burdan diye sordum, midye dolma demiş ama o burdan götürülmü emin olamadım. bi de paris'te yok mudur bu yaa?

Götürülürse nasıl? götürülmezse paris'te şurda güzel yapılıyor diye önerilere açığım.
şimdiden teşekkürler
0
euteamo
(12.03.26)
ama bozulmaz mı yaa
0
🌸euteamo
(12.03.26)
götürülmez, risk almayın. bozulursa kötü zehirler. zaten moules-frites'in yanına yaklaşamaz, sırf baharat tadı alınıyor bizim dolmadan. güzel bir restoranda koca bir tencere soslu midye yiyin en güzeli.
+1
eileengray
(12.03.26)
eğer kabuklu çiğ midye bulabilirseniz kendiniz yapabilirsiniz. gayet kolay. yutupda tarifi var. hem güzel bir aktivite olmuş olur.
0
yurtsuz john
(12.03.26)
almazlar+bozulur ben paket alip eve gelince bile bi kokuyo hissi geliyo. zaten hijyenik bir sey degil. plan iptal
0
ala09
(12.03.26)
boşuna dememişler iyilikten maraz doğar diye. şimdi siz getiremediğiniz için kesin suçlu siz olursunuz

sen bir incelik edip bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sormuşsun, afedersin ama şuursuz arkadaşın en absürd şeyi istemiş. ben olsam "dalga mı geçiyosun olm? zehirlenmek mi istiyorsun?" diye sorardım.
0
elektr10
(13.03.26)
(8)

flörtlerinizin yaşları

eileengray
size ilgi gösteren, sizden hoşlanan veya flört ettiğiniz, ilişki yaşadığınız kişilerin yaşları sizden büyük müydü küçük mü? bu bir kişisel genelleme anketidir.
size ilgi gösteren, sizden hoşlanan veya flört ettiğiniz, ilişki yaşadığınız kişilerin yaşları sizden büyük müydü küçük mü? bu bir kişisel genelleme anketidir.
📊 karşı tarafın yaşı genelde...

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.03.26)
İki eski sevgilimin yaş farkı 9. Biri diğerine ablam demişti espri olarak. Kopmuştum.

İlginç şekilde yaşıtım hiç olmadı. Ya büyük ya küçük. +/-5 diyeyim ortalama.
-9
arbre
(03.03.26)
en az 13 yaş küçük olmalı.
-7
plastic_angel
(03.03.26)
En yüksek fark +7 yaştı, en düşük -4
0
Bruce
(04.03.26)
bir kere benden 4 yaş büyük, kalan tamamı benden küçük. en büyük fark 10 yaş.
0
gabe h coud
(04.03.26)
evlenmeden önce -10....+20 gibi baya seçici bir skalam vardı sdfasdfasdf
0
kimlanbu
(04.03.26)
+4
-9
0
ala09
(04.03.26)
+5
-8
0
euteamo
(04.03.26)
+11 büyük
-9 küçük

Maximum aralıklar böyleydi.
0
rakicandir
(07.03.26)
(7)

önce beğenmeyip sonradan sevdiğiniz müzikler?

Lubb
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz. Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz.

Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.

var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
0
Lubb
(01.03.26)
Tool

Yeni bir sayfa açtı müzik hayatıma yıllar evvel
+2
thesomberlain
(01.03.26)
Hande Yener - Yoksa Mani :)
0
mbond
(01.03.26)
Türk Halk müziği, musikisi
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
Yıldız Tilbe, Ebru Gündeş şarkıları
-4
arbre
(02.03.26)
trap
0
ala09
(02.03.26)
kpop, lisedeyken sevmezdim ama tam olarak şans da vermemiştim, sınıfta çok seven biri vardı biraz ona inat olarak karşıydım saçma şekilde :D dinledikçe sevdim şuan dinlediğim müziğin 70-80%'i kpop. kpop dinlemeden geçirdiğim yıllarıma acıyorum :)
-1
konetsu
(02.03.26)
Hande Yener - Alt Dudak

Semicenk - Mesafe
Semicenk' in 1-2 parçası daha
0
kumandanim
(02.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(15)

Yerli muz mu ithal muz mu?

michael_knight
Hangisini tercih ediyorsunuz?Neden?
Hangisini tercih ediyorsunuz?
Neden?
📊 Muz tercihiniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

-2
michael_knight
(27.02.26)
Yerlinin tadı çok daha lezzetli aroması daha yüksek ve tatlı geliyor bana.
İthal muz görsel olarak çok diri ve taze görünse de aroması çok düz ve yapay geliyor.
Meyveler içinde en az sevdiklerimden biridir görüşüme güvenmiyorum, bu yüzden oylama sonuçlarını merak ediyorum.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli muz. çünkü küçük boyutlu oluyor. ayrıca biraz daha ucuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
her şeye anket :)) bir sonraki anket; yeşil elma mı kırmızı elma mı?

ithal muz, çünkü para var, huzur var. eskiden zenginlik itemı olan muz, ithal muz. şaka bir yana, yerli muz ithal gibi büyük, rengi ve tadı benzer olsun asla ithal almam.
-8
gabe h coud
(27.02.26)
İthal.

Yerli muzun tadı hiç yok. Güzel olanlar yurtdisina çıkıyor, Antalya ve çevresinde güzeline denk gelmiyorsaniz sıradan marketten yerli muzdan güzel bir lezzet beklememek lazım.
+3
kisa
(27.02.26)
İthal tabii ki. Yerli muza verilen paraya yazık yani, sıfır tat.
+1
sadakatsiz
(27.02.26)
maaşın ilk üç günü ithal sonra yerli
+3
yurtsuz john
(27.02.26)
Bence ikisi değil, salatalık.
İnanmayan fiyatlarını karşılaştırsın.
:)
0
Mirket
(27.02.26)
Hangisinin fiyati düşükse onu
+1
narod
(27.02.26)
Yerlinin tadı hicbirinde yok
0
mirty
(27.02.26)
Bizim ulkemize gelen ithal muzlar çöp. Dünyanın neresinde yerseniz yiyin yabancı muzlar iyidir. Bonita vs gerçekten patatesten hallice. O yüzden yerli muzub tadı iyi geliyor. Bir Pakistan'da İran'da satılan muz burada olsa aydınlanma yasarsiniz
0
topkapiaksaray
(27.02.26)
ithal muz
0
koela
(27.02.26)
Arkadaşlar karar verin lütfen. Bazılarınız yerli muzun bazılarınız da ithal muzun tadının olmadığını söylüyor.
Lütfen ama.
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Ben de çok şaşkınım.
İthal muzu sadece kardeşim seviyor zannediyordum. Onun yerli sevmeme sebebi de görsel olarak beğenmemesi aslında tadıyla bir derdi yok.

Şöyle söyleyeyim muz kabuklarını suda bekletip çiçeklere veririz biz, onda bile fark ediyor yerli muz kabukları çiçeklere ithalden çok daha iyi geliyor.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli fazla yumuşak ve fazla tatlı geliyor. çok az mayhoş ama yine de tatlı ve sert olanını yani çikitayı seviyorum
0
neira
(27.02.26)
yerlinin kotusu saman, iyisi cok iyi. ithal daha standart o saman cikma riskini alamiyorum
+2
ala09
(28.02.26)
(32)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri gördük. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(14)

Kişisel gelişim kitapları okur musunuz?

pembediken
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
0
pembediken
(16.02.26)
Okuyorum (özellikle kendimi eksik hissettiğim konularda), mantıklı bulursam da yapmaya çalışıyorum. Ama tabii herşeyi alp okumuyorum, sadece Şeyma gibi haha İyi psikolog ve psikiyatristler tarafından yazılmış çok iyi kitaplar var, neden bunlardan faydalanmayalım ki.
Saçma bulan insan kendini geliştirmeye kapalı bulan insandır.
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
Okurum severim ama herkesi affedin veya iletişimde karşı taraf damariniza bassa dahi sürekli olumlu bir dil tutumunun dayatilmasi ile ilgili önerileri uygulamam.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Deli gibi kitap okuyan, 'ne bulursam okurum.' diyen biri olarak asla okumadığım ve okumayacağım tek tür budur.
Haddinden fazla anlamsız geliyor bana.
Bu tarz kitap okurken gördüğüm kişiyi de ciddiye alamamak gibi de bir zaafım var.
0
Mirket
(16.02.26)
Engin geçtan kişisel gelişim sayılıyorsa okuyorum.
Okunulan bir kitap özfarkındalığı geliştiriyorsa istediği türde olabilir, okurum.
+5
Bruce
(16.02.26)
Ben de aynı soruyu soracaktım, psikolojiye dair kitaplar kişisel gelişimden sayiliyorsa ben de çok severim.

Yayınevlerinin bu serilerini de iyi takip ederim. Daha okuduğumuzu anladık mi seviyesindeki kendi karakterinden haberi olmayan kişilerin fikrini de umursamam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
yok bi kaç kere denedim çok zorlama geldi hoşuma gitmedi
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
okumam.
0
eileengray
(17.02.26)
her kitap zaten kisisel gelisim kitabidir. bu nedenle kisisel gelisim kitaplari en gereksiz tur bence. hic okuyamadim.
0
antikadimag
(17.02.26)
ben o hatayi bi kere yaptim(okuyamadim tabii) insta reelslarinda daha cok bilgi bulabilirsiniz
0
ala09
(17.02.26)
kişiliğim oturana kadar bu türde sadece dale carnegie okudum. kişisel gelişim kitaplarının mucididir. 1888 de doğmuş adam düşünün. çok bunalıma girdiğimde sadece okumak bile beni sakinleştirir motive ederdi. şimdiki kitaplar bu adamın kitaplarının derlemesidir. kişisel gelişim kitapları sadece okumakla olmaz uyugulamaya da geçmek lazım. 100 sayfa okurdum bazen 1 cümlesi yeterdi.
0
ground
(17.02.26)
bir süre psikolojiye, özellikle evrimsel psikolojiye merak salmıştım. insanların neyi neden yaptığını bir şablona oturtmaya başladıktan sonra evcil (yada vahşi) bir hayvan gibi görmeye başlamıştım.

- müdüre yalaklanıyor: hmm, demek ki terfi alacağını düşünerek bu eylemin sonundaki ödül ondaki dopamin salınımını artırıyor.
- kıza yürüyor: soyunu sürdürme isteği baskın geliyor gibi.

biraz daha derine inince, içinde yetiştiği ortamın davranış kalıplarına yansımasını falan düşünmeye başladım. eskiden öfkelendiğim hareketleri bir laboratuvardaymış gibi gözlemlemeye başladım, kızmıyorum artık. eski kızdıklarımı da bu şablonlara oturtunca "affetmek" olarak bahsettiğin şey kendiliğinden gelmeye başlıyor.
0
birdirbir
(17.02.26)
"Kişisel gelişim" adı verilen kavramın içten gelen çaba ve dışarıdan gelen uyaranların doğal bir süreç hâlinde toplamı olduğuna inanıyorum. Bu amaçla zorlama yapılan aktivitelerin kişisel gelişim denen şeye katkısı olduğunu düşünmüyorum. Ergenken boş vaktimde okuduğum bir iki örneği saymazsak okumadım ve okumam da. Seni kişisel olarak geliştireceğim amacıyla yazılan bir kitabı ciddiye alamam.
0
nundu
(17.02.26)
tur olarak kisisel gelisim kitabi okurum. seyma subasi da kisisel gelisim yaziyor, dogan cuceloglu da, engin genctan da... dolayisiyla burada kalite onemli. bir kitap sirf kisisel gelisim kitabi turunde diye kotu olacak degil. ben size tonla kotu olan felsefe, edebiyat veya (bilimsel) arastirma kitabi sunarim.
+1
Sour
(17.02.26)
Üniversite hocalarının yazdığı damıtılmış piyasa kitaplarını okurum.
0
black holes in the sky
(17.02.26)
(4)

Yeni sevgiliniz eski sevgilinize benziyor mu?

Purple life
1. Tip ve 2. huy, zeka gibi görüntü ötesinde özellikler ile ilgili ayri yorum yaparsaniz sevinirim
1. Tip ve 2. huy, zeka gibi görüntü ötesinde özellikler ile ilgili ayri yorum yaparsaniz sevinirim
-9
Purple life
(12.02.26)
Benzemiyordu.
-5
arbre
(12.02.26)
Tipi benzemez ama zekası, espri anlayışı, vicdanlı ve şefkatli olması benzer.
0
gabe h coud
(12.02.26)
Tip olarak , tahsil olarak, kariyer olarak , aile yapısı olarak, libidosundan yeme içme zevkine kadar taban tabana zıt insanlardı. biri diğerinin antisiydi öyle söyleyeyim.
0
loch ness
(13.02.26)
taban tabana zit+ hepsi farkli
0
ala09
(13.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(29)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Erkenci kuş dizisinde tanımıştım, aaa hoş adam diyip geçmiştim. Yurtdışında kendisine ölüp bitilmesine ve hatta genelgeçer olarak yakışıklı bulunmasına şaşırmıyorum. 1,88 boyunda, yapılı ve eli yüzü düzgün bir adam sonuçta. Bana apayrı nedenlerden itici geliyor, söylemleri hoş değil biraz da "poser" sanki. Ama yakışıklı değil diyemem hakkını verelim adamın
0
kullanicadi
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Aaaaa bak jason momoa gerçekten çok yakışıklı🙈 ama yakışıklılığı iri yarı ve maskülen olmasının yanında çok eğlenceli ve komplekssiz olmasından geliyor. Bence çok kafa dengi ve cool biri kendisi. Sıfır toksik maskülenlik. Kendini kanıtlama çabası sıfır, yeri geliyor pespembe takımları çekip geziyor. Böyle özgüvenli olan birisi her şeyi yakıştırır kendisine
0
kullanicadi
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(11)

swatch x omega

eileengray
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.Omega:https://www.swatch.com/en-us/bioceramic-moonswatch-collection/bioc
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.

Omega:
www.swatch.com

Blancpain:
www.swatch.com
0
eileengray
(08.02.26)
asiri hosuma gitti ama linkte genel sayfa cikiyor hangi urun sectiginiz anlasilmiyo
0
ala09
(08.02.26)
@ala09
renk seçemedim ki.. bu yüzden koleksiyonun tümünü koymak istedim. mission to mercury olabilir. kısaca görevimiz hangi gezegene bilmiyorum :) blancpain’de de yeşil abyss olan belki.
0
🌸eileengray
(08.02.26)
Çık giziilll
0
üğpoıuy
(08.02.26)
Ben de omega serisi var oldukca guzel duruyor. Saat seven birisi iste murlaka isteyecektir. Saat meraklilari genelde koleksiyonuna bir tane ekliyor.
0
oscar
(08.02.26)
saatten anlayan biri icin iyi bir hediye olmayabilir. gercekten horolojiyle ilgilenen birisiyse tavsiye etmem hediye alinmasini.

cok girip cikiyorum saat subredditlerine. bu seri cok tartismali. seveni de var, ki ben de omega sevdamdan ciddi ciddi almayi dusundum bi ara, yalan yok. ancak sonucta bir para kaybi olduguna karar verdim. zaten omega speedmaster kullaniyorum.

kasa bioceramic dense de sonucta plastik bir saat. cami da ayni sekilde plastik. kullanicilar cok cizildigini soyluyor. yani icinde ucuz quartz mekanizma, disi marketing terimleriyle suslense de sonucta plastik. bu fiyat kesinlikle asiri ucuk. tamamen omega, blancpain isimlerini kullandiklari icin bu paralari istiyorlar. (omega, swatch, blancpain hepsi swatch grubuna ait markalar) daha ucuz olsa dusunulebilirdi ama bu haliyle onermem.
+1
antikadimag
(08.02.26)
hosuma gitmedi benim, bana hediye olarak gelse aa niyeti iyi tesekkurler ama sadece o kadar olarak bakardim begenmezdim.

antika+1
0
gule gule
(08.02.26)
Yakından orijinal bi tasarımın Çin malı çakması gibi duruyor bu seri ne yazık ki. Ben tercih etmezdim.
0
lil siztah
(08.02.26)
mekanik olan blancpain alınabilir, ama quartz moonwatch bence alınmaz. hoş moonwatch'in dizaynı daha güzel ama değmez.
0
malheiros
(08.02.26)
Olmaz ya.
0
gabe h coud
(08.02.26)
bence bir mağazada yakından incelemeden almayın. plastik malzeme ile çocuk saati kalitesinde bir saate sırf üzerinde omega yazıyor diye 10küsür bin lira vermeyin
+1
mutantking
(09.02.26)
saatle hiç alakasızsa moonswatch da olur ama biraz meraklıysa mekanik olmasından dolayı blackpain olanını alırdım. Koyu yeşil rengi çok güzelmiş.
+1
burfak
(09.02.26)
(5)

Vfs global randevusuz vize başvurusu - İstanbul

bcdhms
merhaba,Çekya için aylardır randevu saati bulmaya çalışıyordum, bir acenteye de para verdim ama şubat ayı içine yer bulamadılar. (17 mart için bilet almıştım)evraklarımı hazırladım, sabah çok erken saatte gidip sıraya girsem, gelmeyen birisinin yerine girmeyi denesem şansım olur mu?nette okuduğuma g
merhaba,

Çekya için aylardır randevu saati bulmaya çalışıyordum, bir acenteye de para verdim ama şubat ayı içine yer bulamadılar. (17 mart için bilet almıştım)

evraklarımı hazırladım, sabah çok erken saatte gidip sıraya girsem, gelmeyen birisinin yerine girmeyi denesem şansım olur mu?

nette okuduğuma göre walk-in hizmeti turistik vizeler için kaldırılmış, yine de boşluk olması durumunda içeri alırlar mı? yakın zamanda böyle bir şey deneyen oldu mu?

veya vfs'ye gittiğinizde bu şekilde evraklarını teslim edebilenler gördünüz mü?

en ufak bilgi çok makbule geçecek :(

teşekkürler,
0
bcdhms
(07.02.26)
Abi bu iş böyle olabilecek bir şey olsaydı zaten bu kadar insan randevudan şikayet etmezdi, herkes sabah kapıya sıra olurdu.
Güvenlik içeri almaz.
+2
logisticsmanager
(08.02.26)
idata için söylüyorum değil dışardan birini almayı, kendi randevunuza bile 10 dakika öncesine kadar giriş izni vermiyolar. girişte de size yolladıkları pnr kodunun son 3 hanesini istiyorlar.
+1
yüzyıllık yalnızlık
(08.02.26)
vfs yi sali pazari gibi dusunun. randevulu hali bile rezalet
+1
ala09
(08.02.26)
Gideceğiniz ülkede oturumu bulunan birinden resmi davetiye alırsanız ancak o zaman walk-in ile vize başvurusu yapabilirsiniz. Turistik vize başvurularında uygulanan bir yöntem değil walk-in.

Bu konuda yapabileceğiniz pek bir şey yok eğer resmi 'Alie Arkadaş Ziyareti' davetiyesi alamıyorsanız. Ama önerim Instagram'da ucuz uçak bileti diye bir hesabın kanalına katılmanız. Onlar VFS ya da diğer aracı kurumların randevu sistemi açıldığında paylaşım yapıyorlar. Hemen girip randevu oluşturabilirsiniz. Ama bırakın Mart 17'deki bileti, Nisan ayına kadar randevu var mıdır o bile meçhul.
0
himmet dayi
(08.02.26)
yunanistan daha hızlı veriyor diye biliyorum. çekya yerine yunanistan'a bakma şansınız yok mu? başvurunuzda niyet mektubu yazıp hem mart ayındaki çekya planınızı söyleyin hem de yazın yunanistana tekrar girerek tatil yapmak istediğinizi belirtin, en azından belki 3 ay falan çıkar (15 gün, 1 ay gibi de verebiliyolar çünkü). para ödediğiniz kurum belki yunanistanı da takip ediyordur. tatilinizden önce çıkarsa bi hafta sonu hemen gir çık yaparsınız yunanistan'a, yapabiliyosanız.
0
nathanieltroy
(08.02.26)
(11)

Eril enerjinin adeta vücuda geldiği şarkılar

sekizdokuzon
Biri bu olabilir; https://open.spotify.com/track/2ZKPRXhx0DwAz4WwvArcI8?si=PhnB8p_6QtCsuEhrnOuItgBaşka ne olabilir?Teşekkürler.
Biri bu olabilir; open.spotify.com

Başka ne olabilir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(07.02.26)
Haggard'ın Eppur Si Muove albümü komple olabilir.
+1
kizil karga
(07.02.26)
Başım belada.
0
antihero
(07.02.26)
godsmack - crying like a bitch

@baldur2 yazınca aklıma geldi

pantera - domination
disturbed - ten thousand fists
+1
cay koy geliyorum
(07.02.26)
pantera - walk
+2
baldur2
(07.02.26)
love and trust
(07.02.26)
bacısını s....
şu obez ablanın söylediği
+1
plastic_angel
(07.02.26)
Günahımız kadar sevmiyoruz ama kesinlikle big dick energy
-4
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
hayirdir vesilesi
0
ala09
(07.02.26)
open.spotify.com

Bi de bu var,, sözleri de enfes
0
love and trust
(07.02.26)
www.youtube.com

dunya kupasinda amerikali arkadaslara dinletmek icin sabirsizlaniyorum. muzik olarak da cok basarili.
+1
antikadimag
(07.02.26)
diabolus79
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(20)

kızlara bir soru

art cat chocolate
kızlar selam.makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?gözlük kullanıyor musunuz numaralı?saçınızı hep yapıyor musunuz?ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan bulu
kızlar selam.

makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?
gözlük kullanıyor musunuz numaralı?
saçınızı hep yapıyor musunuz?

ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan buluşmalarda da makyaj yapmam. ayrıca gözlük takıyorum hep, lens de takmayı sevmiyorum. sadece kırk yılda bir süslenesim gelirse öyle makyaj yaparım ve lens takarım. saçımı neredeyse hiç yapmam, çok yorucu.
0
art cat chocolate
(06.02.26)
Hiç yapmıyorum. Pandemi öncesi yapıyordum genel olarak ama pandemide rahatlığa çok alıştım. Geçenlerde bu böyle olmayacak deyip malzeme aldım ama halen daha kutularını bile açmadım. Halbuki yeni yıl planlarımdan birisi işe her gün makyajlı gelmekti:(
0
umutt
(06.02.26)
ise giderken pek yapmiyorum da genelde ufak da olsa yapmaya calisiyorum disari cikarken. sacimi da fonlerim lens de takarim. bu islere bu kadar usenmeyecek kadar enerji tasarrufu yapmakta fayda var
0
ala09
(06.02.26)
Selam.

Makyaj neredeyse hiç yapmam günlük kullandığım bir iki rutin var o kadar. Özel bir etkinlik varsa ancak, onda bile çok hafiftir belli bile olmaz, sevmiyorum.

Gözlük kullanmıyorum ama gözlük takmayı çok istediğim için her yıl gözüme baktırırım ihtiyaç halinde lens değil gözlük kullanırım.

Saçımı hep yaparım ama hep yapmaktan kastım büyük şeyler değil, derli toplu olsun isterim, ya düzleştiririm ya tepede toplar kahkülleri düzeltirim, ya örerim.
0
mutekebbir
(06.02.26)
işinde yukselmek istiyorsan, böyle bir kapı açıksa prezentabl olmak lazım, makyajına kıyafetine saçına dikkat etmek lazım, kurumsal firmada bu must gibi birşey

düz bi şirkettesindir abi abla söylemleri ile çalışırsın yapmayabilirsin ortam kaldırır.
-5
eja
(06.02.26)
abi-abla yok. zaten abi abla diyecek kimse yok, tüm ekip genç. hanım-bey de yok, patrona dahi. kurumsal denemez bir şirketteyim ama küçük bir yer gibi de değil. yükselmek için görünüşe değil işe bakılıyor.

benim rahatlığımın kaynağı yıllarca reklam ajanslarında çalışmış olmak. :d bazen ajansta uyduğumuz için pijama panduf takıldığımız bile oluyordu. ajanslarda da yükselmek için görünüşe bakmıyorlar.
0
🌸art cat chocolate
(06.02.26)
işe giderken günlük makyaj yapıyorum. elim alıştığı için hızlı yaparım. ama cilt makyajı yapmam sadece güneş kremi sürerim. fondoten kullanmam.

hafta sonu daha renkli makyajlar yaparım. saç konusuna gelince burada kurum kuaförümüz var çok ucuza yapıyor fönü. haftada bir fön çektiriyorum. iki gün kullanıyorum. onun haricinde saçlarımı yıkadıktan sonra örerim. sabahleyin açarım. saç diplerini düzleştiririm sadece.
0
Hallegadola
(06.02.26)
işe gittiğimde mutlaka saç makyaj yaparım. seviyorum hazırlanmayı. normal zamanda her dışarı çıkıp markete yakın bi yere giderken ısrarla makyaj saç yapma alışkanlığım yok. ama bi rimel sürerim. yüzümde kızarıklık vs varsa kapatırım.
evde gözlük, dışarıda lens kullanıyorum. dışarıda gözlük takmaktan hoşlanmıyorum.
0
chanandler bong
(06.02.26)
tabi iyi görünmek bir artı ama ben aşırı üşeniyorum. eskiden beri hiçbir zaman makyajı takıyı falan seven biri olmadım. günlük makyaj yapmıyorum, sadece nemlendirici krem+tonik. saçımı ayda 1-2 kere düzleştiriyorum işe giderken. onun dışında hep yarım toplarım.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
Makyaj yapmiyorum. Gözlük takiyorum.

Yükselmek icin asil cok fazla güzel olmaman, cok seksi olmaman lazim.Bu konuda arastirmalar var. Yüksek pozisyonlu insanlar genelde erkek ve güzel kadinlarla yakin calismaktan adim cikar diye cekiniyorlar. Is cikisi bas basa yemege gitmiyorlar, alinan isi hadi kutlayalim bisiler icelim demiyorlar ve haliyle yakinlik da cok kuramayip calismayi tercih etmiyorlar. Bu tabii abd‘de ama ben hakli buldum.

Ben makyaj yapmiyorum cünkü makyaj yapmamak icin cildime cok iyi bakiyorum. Bir de makyaj yapmak bana cok artificial geliyor.
-3
Purple life
(06.02.26)
Yapıyorum. Makyaj yapmayı süslenmeyi severim, saçımla çok uğraşmıyorum dalgalı zaten köpük sürüyorum genelde ve açık bırakıyorum. Aynada kendimi güzel görmek hoşuma gidiyor. Hiçbir şey yapmasam bi ruj sürerim, renk geliyor insanın yüzüne.
0
ekimoloji
(06.02.26)
patronu süslü giyinip ayartıp yüksel demiyorum, prezentabl olmaktan bahsediyorum ki yazmışımda, iş ilanlarında bahsedilir ya hani? iş yerinde banyodan çıktığım gibi gitmek bana yanlış geliyor benim öğrendiğim kurum kültüründe bu yok. kurumsal/yarı kurumsal yer görüp deneyimlerseniz insanlar bakımlı hafif makyajını yapar temiz kıyafetlerle gelir, mesela eskiden spor ayakkabı giyilmezdi artık bir şekilde yakıştırır olduk buda prezentabl olmanın içine girer oldu..
+1
eja
(06.02.26)
Ağır makyaj değil ama günlük ve hafif makyajım vardır her gün; 5 dakikamı alır. İşe giderken de yapıyorum.

Saçlarım dalgalı/ kıvırcık arası; köpükle 5 dakikada şekilleniyor. Ayda birkaç kez fönlediğim, maşa yaptığım da olur. Toplarsam da şekilli bir şekilde toplarım.

Gözlüğüm de var ama genelde lens kullanıyorum. Gözlüğü evde kullanıyorum.

Her gün 15 dakikamı ayırıp saçımı başımı düzeltmek, hafif makyaj yapmak bana iyi hissettiriyor. O yüzden atlamam. Aynı şekilde cilt bakım rutinimi de hiç es geçmem.
0
fraise
(06.02.26)
her gün yapmıyorum makyaj. bazen yüzüm çok kızarık oluyor o zamanlarda yapıyorum. ya da o gün işten sonra bi yerlere gitme, bi arkadaşımla buluşma planım varsa o da far falan yok. fondöten/bb krem, allık, rimel, ruj.
lens kullanıyorum yüzüm küçük ve yuvarlak olduğu için hiçbir gözlüğü kendime yakıştıramıyorum. sadece evde tv izlerken taktığım bi gözlük var. 13 senedir lens kullanıyorum dışarda gözlük toplasan 10 kere takmamışımdır.
saçımı kışın düzleştiriyorum. yazın topluyorum. saç yapmayı hiç bilmiyorum sadece topluyorum örebilmeyi falan çok isterdim ama o konularda yeteneğim yok hiç.
0
matilda
(06.02.26)
Canım o gün süslü hissetmek istiyorsa yapıyorum. Evden çalışa çalışa doğal halime çok alıştım ve güzel bulmaya başladım kendimi, o yüzden gerek duymuyorum. Eskiden kendimi çirkin bulurdum ve makyaj yapmak zorunda hissederdim. (Biliyorum, yanlış bir düşünceydi, atlattım.) Gözlük de kullanıyorum. Saçımı falan da aynı şekilde o gün süslenmek istiyorsam yapıyorum.

Ama bunlar dışında cildimin ve saçımın "süssüz" hallerinin düzgün görünmesi için çok bakım yapıyorum. Aksatmam, cildime sabah akşam bakım yaparım ama abartı bir rutinle değil. Saçlarımla da her gün ilgilenirim.
0
nolmus yani
(06.02.26)
Gözlüğüm var. Göz makyajını çok seviyorum ama hiçbir şey sürmesem bilr şıp şıp yaşlar süzülüyor.

Üğpoyı ya da abuzer, insanları zorbalamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Neden eksi verelim kıza? Ondan sonra gelip küfrediyorlar diye ağlıyorsun.
-1
Kahvedesu
(06.02.26)
Makyaj yapmıyorum. Hiç yapmadığım için alışık değilim. Kardeşim evlendi o zaman yapmam gerekti palyaço gibi hissetim kendimi.

Gözlük takıyorum zira gözüm bozuk ve lens rahatsız ediyor.

Saçım kısa ve düz o konuda şanslıyım çok uğraştırmıyor.
0
peki madem
(06.02.26)
Hoaydaaa zorba kelimesini yeni ogrendik galiba, cumle icinde kullanmaya calisiyoruz :)

Sen de kadinsin ya, senin lehine bisi soyluyorum aslinda ama israr etmiyim neyse. Bazi insanlar hak ediyor iste
+8
üğpoıuy
(06.02.26)
@üğpo, sana sesli harf yüklemesi gelmeden önce ben "zorba" kelimesini cümle içinde kullanıyordum. Endişelenme!
-9
Kahvedesu
(06.02.26)
Kısa cevap yapmıyorum. Özel günlerde ya da gerçekten bir şeye ya da kendim için özenirsem yapıyorum.
Ne kadar temiz içerikli olarak pazarlansalar da yüzüme tüm gözeneklerimi kapatacak/tıkayacak kimyasalları sürmek sonra onları çıkarmak için uğraşmak zaman harcamak bana pek uymuyor. Bir de makyaj yapmayıncaki görüntüne sen de çevren de yabancılaşıyorsun bir noktada. O da uzun vadede iyi sonuçlanmıyor sanki. Saçımın özenli olmasına dikkat ediyor, yüzümü yıkıyor, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu yetiyor bana şimdilik.

Ha ruju günde 3-5 defa sürüyorum:/
+2
Amaranta ursula
(06.02.26)
Ten makyaji yapmiyorum. Usendigimden degil, sevmiyorum. Gereksiz buluyorum aslinda. Kaslarimin rengi cok silik oldugundan kas maskarasi kullaniyorum. Kahverengi rimel ve ruj. Sadece bu uclu var bende. Bu da 5 dakikami bile almiyor. Biraz makyaj yapayim bugun dersem de ekstra allik surerim sadece. Sacla ugrasamiyorum o yuzden hep at kuyrugu veya topuzdur. Ama topuzla is yeri hic olmuyor ben direkt banka mudiresine donuyorum topuzla jdjd
0
Kittie
(06.02.26)
(9)

Turkiyede kadinlar ve erkekler maasinin yuzde kacini harciyor?

lapaz
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
0
lapaz
(06.02.26)
Ben yüzde 50, erkeğim. Kadınların birikim yaptığını görmedim. Yüzde 100 ve eksiye düşme.
-6
arbre
(06.02.26)
29 erkek,

son 2 senedir %90-150 arası. önümüzdeki ay artıya geçecem bu ay sondu.
0
messina123
(06.02.26)
Yüzde kaçını mı harcıyor? Maaşından artırabilen varsa diye belirtmeliydin bence.
+1
muhayyer divan
(06.02.26)
40 yaş nasıl son nesil sdakh. 41 erkek, normal bir ayda %20-30. Tatillerin masrafını da koyarsan %30-40.

son nesil olarak tanıdıklarımdan bahsedeyim. sıfıra sıfır yaşıyorlar.
0
gabe h coud
(06.02.26)
yüzde 0. hepsi bana kalıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
nasıl bi ortalama bulmayı umuyorsunuz ki bu soru ile. çok değişken şartlar var.
istanbul mu konya mı
kira mı kendi evi mi
aile yanı mı şehir dışı mı
asgari ücret mi 50.000 ve üzeri mi
evli bekar mı
çocuk var mı yok mu

soru çok saçma.
+2
elorelia
(06.02.26)
%100+eksi bakiye+kredi karti
+1
ala09
(06.02.26)
gecen sene istanbuldan tasindim, tasinmadan once hic biriktiremiyordum.

su an maasimin yuzde otuzunu biriktirebiliyorum ama sosyal hayatim neredeyse yok. dogru duzgun kiyafet, kometik vs alisverisi yapmiyorum, fuzuli buldugum hicbir harcamaya girmiyorum. yaptigim buyuk masraflari 4-5 takside boluyorum, biri bitmeden yeni masrafa girmiyorum.

cok fazla disari cikmiyorum, haftada 1 defa belki disardan yiyip iciyorum, sigara kullanmiyorum ama alkol tuketiyorum onun masrafi var. platform abonelikleri, kitap, dergi, el isi vs gibi hobisel isler, kedilerimin masraflari ve kucuk seyahatler derken bile durdugum yerde bir suru para harciyor oluyorum malesef.

yani biraz harcamalarimi arttirirsam bu sefer dogru duzgun para birikmiyor. biriken parayla da bi bk yapilmiyor ya gerci, ama param birikmezse kendimi guvende hissedemedigim icin vazgecemiyorum biriktirmekten.

yas 32.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
bebek sonrası nefes alma ve yurtdışı planları sayesinde %100 e yakın gidiyoruz
0
kondansator
(07.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.