Giriş
(10)

yüksek çekimli başlayan ilişkiler

kestane gürgen palamut
bir hafta önce arkadaş aracılığı ile tanıştık, ilk günden beri çok sık görüşüyoruz, her görüşmemiz saatlerce sürüyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.bu cinsel çekim mi aşk mı, heyecan mı arkadaşlar? yüksekten çakılmamak için ne yapmalıyım? erkeklere güvenebilir miyim? ben kadın tarafıyım. ikimiz
bir hafta önce arkadaş aracılığı ile tanıştık, ilk günden beri çok sık görüşüyoruz, her görüşmemiz saatlerce sürüyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.
bu cinsel çekim mi aşk mı, heyecan mı arkadaşlar? yüksekten çakılmamak için ne yapmalıyım? erkeklere güvenebilir miyim?

ben kadın tarafıyım. ikimiz de işinde gücünde yoğun insanlarız.
0
kestane gürgen palamut
(08.07.26)
çok hızlı başlayan şeylerin, düşüşü de çok hızlı olabiliyor. ancak illa kötü olacak diye birşey de yok. böyle durumlarda alternatif senaryo evlilik zaten...kendin ol, süreci izle, bekle ve gör. onun dışında şu an yorum yapmak için erken.
-1
monicapp
(08.07.26)
aynı şeyi istediğinizden emin olana kadar kendini çok kaptırmamaya dikkat et. aynı şeyleri istemediğinizi öğrendiğin anda da kaç. yoksa welcome to situationship.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
Saatler geçtiyse artık taktik maktik olmaz. Akışına bırak derim. Heyecan azalmasın. Araya mesafe zaman girmesin.
Kaldır bariyerleri.
0
Lh12
(08.07.26)
Cinsel çekim. Erkek sevişince artık uzaklaşacaktır.
+1
benaslindayohum
(08.07.26)
Her şeyi kötüye yormamak lazım, insanın başına iyi şeyler de geliyor hayatta. Hafif antenleri açık tut yeter. En kötü tecrübe olur, yaşadığın heyecanın tadını çıkar.
+3
sekizdokuzon
(24 saat)
hizli baslayan seyler hizlica bitiyor bence. senin tarafinda da böyle gerceklesebilir.

büyütüyorsun büyütüyorsun mükemmellestiriyorsun sonra kücük bir sorunda hayal kirikligina ugradim diyip tamamen soguyorsun.

her iliski insan kosullar farkli tabi. sizin ikinizin arasindakini bize anlattigin 3-5 cümle ile kendi yasadiklarimizdan secerek yorumluyoruz.
0
Purple life
(20 saat)
6 ay sonra belli olur.
youtu.be
0
megalomaniac
(19 saat)
ne 6 ayi ya. art cat+1 niyetin ne neden tanistiniz? iliskiden beklentine gore hemen harekete gec yoksa yok
0
ala09
(17 saat)
Lutfen bu tip seyleri sonunu dusunmeden merak etmeden, dusunmeden yasayin.
+1
duster
(10 saat)
Net bilemeyiz. Trene atla, gittiği yere kadar.
+2
gabe h coud
(10 saat)
(6)

Sevgilinizle nerede, nasıl tanıştınız

arbre
Herkesin sevgilisi var ben dışında :D Anlatın dinleyeyim
Herkesin sevgilisi var ben dışında :D Anlatın dinleyeyim
-5
arbre
(08.07.26)
Ekşi duyuruda tanıştık.

Garip bir soru sormuştu ben de cevap vermiştim. Aylar sonra aklıma geldi, ne yaptığını sordum. Aylar sonra da görüştük diye gidiyor.

Biraz daha kahrolasın diye bu cevabı yazdım. (şaka)
+4
a perfect lie
(08.07.26)
karayiplerde 500 nüfuslu bir adada plajda tanıştık. zaten çok fazla insan yoktu tanışılacak. ilk görüşte aşk gibi. o gün birşeyler aldığını düşünüyorum, biraz fazla çılgındı.
+1
monicapp
(08.07.26)
eski iş yerimizde.

ben işe yeni başlamıştım. birkaç arkadaş işten beraber çıkmıştık, bazılarını tanımıyordum. onu da tanımıyordum. metro metrobüs yapacağız. herkes kendi durağında indi. biz ikimiz kaldık. baktık gittikçe gidiyoruz. aynı durakta indik. bu sırada tabii sohbet ilerliyor. aynı mahalleye ve aynı sokağa gittik ikimiz de şaşkınız. o sola döndü ben sağa döndüm. komşu çıktık. :d böylece muhabbetimiz arttı. ofiste de işlerimiz gereği beraber çalışınca daha da muhabbetimiz arttı. önce sevgililik olarak başlamasa da benim hemen aşık olmam sonucu bir noktada sevgililik durumuna geldik :d
0
art cat chocolate
(08.07.26)
Doğa yürüyüş grubu.
İki kız gelmiş. Biri hoşuma gitti. Uzaktan 2 saat takip ettim. Sonra arkalarından sohbetlerini dinleyip bilgi topladım.
Yemek arasına bıçak isteme bahanesiyle yanaştım. İlgisizce. Aldım bıçağı sağol deyip defolup gittim.
3 dakika sonra tesekkür edip dönerken. A pardon bişey sorucam ayağı yaptım.
O dinlediklerimden bişeyler uydurup bak ben senin işine yararım algısı oluşturdum. Hedefteki kızın ilgisini çekmeyi başardım.
Sonra çekip gittim.
1 saat sonra yine bişeyi bahane edip yanaştım. Kız ya bişey soracaktım aslında size dedi.
İçimden hah işte tamam dedim. Sonra işler tıkır tıkır yürüdü.
Formül: yeterli zaman, uygun mekan, bahane bulup sohbet ortamı kuracak bilgi, hatunun belli konuda sana ihtiyaç duyması ve efendilik.
Elbette para ve iş te olacak. Ki bunlar zaten sende vardır.
Konu neydi: yurtdışında eğitim ve çalışma izni. Hiç bilgim yoktu. 20 dakika boyunca telefondan okuyup sonra kıza sattım.
-3
Lh12
(08.07.26)
1) inci sözlük, 2011 sonu / 2012 başı
2) ortak zevkler - arkadaş çevresi - ekşi sözlük karışımı, 2015
3) ekşi sözlük zirvesi, 2018
0
rain when i die
(23 saat)
Müşterisiydim, tavladım, evlendik, çok mutluyuz.
0
gadlemler
(1 saat)
(2)

Altın yorumcusu

Rondak
Güzel anlaşılır ve mantıklı yorum yapan bir analist var mı? Youtube da her kafada bir ses çıkıyor.
Güzel anlaşılır ve mantıklı yorum yapan bir analist var mı?

Youtube da her kafada bir ses çıkıyor.
0
Rondak
(07.07.26)
Yok. Artık bitcoin işine döndü. Kumar gibi. Savaş çıkar yükselir. Savaş çıkar düşer...
Kimse bilemiyor.
0
Lh12
(08.07.26)
Cihat e çiçek
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(18 saat)
(6)

Neler yapıyorsunuz

arbre
Özellikle sevgilisi olmayanlar :D İş ve spor dışında neler yapıyorsunuz?
Özellikle sevgilisi olmayanlar :D İş ve spor dışında neler yapıyorsunuz?
-14
arbre
(04.07.26)
dostum burada soruların trt türkçesiyle sorulması gerektiğini bilmiyor musun? na böyle cevapsız kalır eksilenirsin işte.
-14
birdirbir
(04.07.26)
Türkiye gibi memlekette ne yapılabilir ki? Hem cinslerle toplanılır dere kenarı karpuz kesme, halı saha ya da kız kıza fiskos. Akraba ziyaretleri... böyle zevksiz giden maçta 0/0 a razı olan takımlar gibi süreyi ( ömrü) bitirmeye razı olursun.

Senin çare yurtdışı kanka. Buralar kurudu. Kafayı dışarı uzat.
0
Lh12
(05.07.26)
Pek düzenli kitap okuyamasakta sayfalarına göz gezdiriyoruz .

Birisi : Türkiye gibi bir memlekette ne yapılabilir ki? diye yazmış .
Ona :
- dışarıya gidip dikiş tutturamayıp geri gelenlere sorsana... demek lazım .
Kafayı dışarı uzattılar da ne oldu ?
Sanki her giden de Avrupa'ya, ABD 'ye gidiyor. Gerçekler çokta öyle değil .
Paranın bol olduğu Körfez ülkelerine gidenler var. Hem de İngiltere'den
oralara göç edenler dahi var .
Fakir fukara değil zenginler de göç ediyor. .
-1
diyecevaplandı
(05.07.26)
Kardeş senin çok sevdiğin sümeyyeler bilaller önce yeşil pasaport çıkartıp avrupa da gezmedik yer bırakmadılar.

Şimdilerde ise beğendikleri yerde oturma izni ayarlayıp basıp gidiyorlar.

Sen de burda masal anlatıp ancak kendini uyut.
+5
Lh12
(05.07.26)
Seni meraklı şirin senii..
Geleceğini merakına yenik düşeceğini biliyordum .
Bu yazılanlara siyasetin , siyasi kişiliklerin veya onlara yakınların ne ilgisi var? Taraftarlık yapan mı var senin gibi ?

Doktara bir hastalığın için gittiğinde bile operatör uzman muhalif doktor mu arıyorsun ? Nedir :)

Benim bu hususta uyuduğum falan yok .
Ama euro, dolar ile uyuyanlar olabilir Avrupa'da işler bozulduğunda geri dönüşler daha da artacak.
Geri dönenleri bırak, hiç görmedin mi dışarıya gidip YouTube kanalı ile Türkiye'ye seslenenleri ?
Biliyoruz ki orada hala" yalnızlar "

Bu arada mesajın devamını da oku.
içinde uhte kalmasın.
Oysa demiştim sağa sola başka taraf çekmeden soru sorulsun .
Nefsine yenik düştün .
Sorun değil yine bekleriz ..
0
diyecevaplandı
(05.07.26)
Ha şöyle.. kafayı kuma göm olsun bitsin .
Herşeyi görmek, cevap yazmak zorunda değilsin ki .
Kafan kumdayken nasıl yaparsın bilmiyorum ama varsa dolaptan bir maden suyu da çıkar kendine . Serinle.
0
diyecevaplandı
(05.07.26)
(8)

Yarın Ankara da olacağım

kisa
Bir düğün için yarın sayistay Gölbaşı tesislerinde olacağım.Ankara da görebileceğim tek kişi de evden çıkamaz halde.Gitmişken şunu yap bunu yap diyeceğiniz bir şey var mı yoksa sadece İstanbuldan git gel mi yapayım? Fikir almaya geldim
Bir düğün için yarın sayistay Gölbaşı tesislerinde olacağım.
Ankara da görebileceğim tek kişi de evden çıkamaz halde.
Gitmişken şunu yap bunu yap diyeceğiniz bir şey var mı yoksa sadece İstanbuldan git gel mi yapayım? Fikir almaya geldim
0
kisa
(03.07.26)
Her yer kapalı. Açık yollarda trafik berbat. Hava sıcak. Bi de ankara nın sahi neresini gezeceksin? Düğüne git gel o bile başarı bu rezillikte.
-1
Lh12
(03.07.26)
her yer kapalı falan değil, 6 temmuzdan sonra başlayacak o işler.
0
jelly bear
(03.07.26)
Ben olsam kale’ye çıkarım. Kale çevresini, hanları, rahmi koç müzesini gezer, bi de dursun usta’da (öğlen 13’ten önceyse) döner yerim.
Kale olmazsa Mutlu lokantasında veya düveroğlu’nda döner yer tunalı’da bir bira içerim.
+3
mor oje
(03.07.26)
Aracınız var ise kale çevresi arkadaşın dediği gibi güzel. Onun dışında ben ankara'nın içinden değil de çevresinden daha çok keyif alıyorum. Nallıhan, Kızılcahamam, Beypazarı vs. doğal güzellik ve kuş çeşitliliği bakımından şahane. Haricinde sadece Anıtkabir derdim.
+1
herseysoyledigimgibioldu
(03.07.26)
Döner saatine yetişemem muhtemelen. Mutlu lokantası ve kale çevresi mantıklı gibi geldi.
herkese teşekkür ederim
0
🌸kisa
(03.07.26)
kaleye gitceksen ulusta develide yiyebilirsin döneri. baya iyidir

müzelere ilgin varsa anadolu medeniyetleri müzesine de uğra gitmediysen
0
jelly bear
(03.07.26)
Anadolu medeniyetleri müzesi +1

sırf bu sebepten ankaraya gidilip 2 gece konaklanır ve doya doya gezilir.
0
benimkibu
(03.07.26)
Kale için arabaya hiç gerek yok, dolmuşlar gayet yeterli.
Bu arada kelime müzesi var o da çok güzel.
Döner için dursun ustanın az ilerisinde meydan döner var o da bayağı iyi.
0
mor oje
(04.07.26)
(10)

Hayatta ailevi olarak eksik hissettiklerim, sizce eksiklik mi?

mikahakkinen
2 erkek kardeşiz. Kardeşim kendinden 7 yaş büyük bir bayanla evlendi, çocuk istemiyorlar. Bu sebepten çocuğum kuzensiz yaşayacak. Eşimin 1 erkek kardeşi var, o da otistik oradanda kızıma kuzen yok. Benim ve eşimin kız kardeşi yok çocuğumun teyzesi halası eksik kalıyor. Kuzen cart curt hepsi bizden b
2 erkek kardeşiz. Kardeşim kendinden 7 yaş büyük bir bayanla evlendi, çocuk istemiyorlar. Bu sebepten çocuğum kuzensiz yaşayacak. Eşimin 1 erkek kardeşi var, o da otistik oradanda kızıma kuzen yok. Benim ve eşimin kız kardeşi yok çocuğumun teyzesi halası eksik kalıyor. Kuzen cart curt hepsi bizden büyük, çocukları yaşıt değil veya görüşmüyoruz. Anane babaanne dedeler yaşlı çocuk bakım ve desteğine katılmadılar. Çok yakın arkadaşlarımızla sık görüşemiyoruz(farklı şehirlerdeyiz). Asosyal olarak yaşıyoruz.
Bizim gibi olan var mı? Yoksa biz harbiden numunemiyiz?
0
mikahakkinen
(01.07.26)
Başka insanlar bizim hayatımızdaki eksikleri tamamlamak için var olmuyorlar. Bence bakış açınız pek doğru değil.
+11
auroraaurora
(01.07.26)
Verilmiş sadakaniz varmış. Akraba kuzen muzen boş şeyler. Bir de etrafımda aklı başında olan kimse çocuk yapmıyor (bir iki kaza haberi aldık o başka)
+1
Sattva
(01.07.26)
Akraba dediğimiz sey zaten akbabadan hallice bir şey, sosyalliği akrabadan beklemeden yeni insanlarla tanışabileceğiniz etkinliklere yönelin, çocuğu p4c gibi etkinliklere götürebilirsiniz mesela
+4
apocalipy
(01.07.26)
Bizde hepsinden bolca var. Bişey değişmiyor. Çocuk kuzeniyle tablette oynuyor. Zorla sokağa atıyorum. 1 saat sonra yine evdeler.
Akrabanın artık anlamı yok. Bence eskiden de yoktu. Gariban edebiyatı. Yeşilçam filmleri etkisi. Neşeli günler filmi ne kadar gerçek mesela?
Ama asosyallik kötü. Eş dost bulun çocuklar öyle büyüsün. O kısım önemli.
Onun için de gönüllülük projeleri falan lazım. Tema vakfı, trekking grupları, gezi turları, müzik dans kursları falan.
Ailecek katılın.
Bi de soruda bayan yazmışsın. Senin kalitene yakışmadı o bayan lafı.
+3
Lh12
(01.07.26)
ben ve esim ikimiz de tek cocuguz.
cocugum olursa ona kardes kesinlikle isterim. yoksa yalnizlik level 99

en yakin olan kisi babamin sonraki evliliginden esinin eski evliliginden cocuklari... ama onlarla da ben görüsmüyorum :D
0
Purple life
(01.07.26)
Akraba sevgisi = gariban edebiyatı @Lh12 çok haklısın

@ mikahakkinen alinmaca gucenmece yok, lütfen kızınıza iyi bir dil bilgisi ve yazım kuralları egitimi saglayin…
+1
Sattva
(01.07.26)
türkiye'deki akraba dinamiklerinin bazı getirileri olsa da bence götürüleri daha fazla.
evet, sosyal bağlarınız oluyor ama genelde pamuk ipliğine bağlı oluyor o sosyal bağlar.
akrabalık ilişkileri genelde kim daha zengin diye hava atma yarışına veya kim daha zor durumda diye mağduriyet yarışına giriyor. borç isteme, ödememe, yalanlar, yalan hikayeler vs.
benim zor günümde akrabam derdime koştu, bana maddi manevi destek oldu diyen biri varsa bence şanslı azınlıktadır.
benim 3'er teyzem ve amcam, 10 tane kuzenim var. hastalıkta, zor günümde hiçbiri yok. ben de görüşmüyorum artık.
özet ile; bence eksiklik değil. çocuğunuzun eğitim hayatı boyunca bir sosyal çevresi olacak zaten.
+6
la lykia
(01.07.26)
@auroraaurora sadece düşünce öyle bir beklentim yok.
@Sattva telefondan acele bir şekilde yazdım. Ama haklısınız.
+1
🌸mikahakkinen
(01.07.26)
Cocuk kolay sosyallesiyor zaten. Ona engel olmayin yeterli gelir saniyorum.
+3
osssy
(01.07.26)
biz de böyleyiz, neredeyse aynı durum. kızkardeşim var ama çocuğumun bir kuzeni olmayacak. yakın arkadaşlar da hep şehir dışında. bizim nesilde kuzen bolluğu vardı ama iki taraftan da uzaktaydık, görüştüğümüzde de birbirlerinden ölesiye şikayet ederlerdi. kuzen ise derdiniz, bence hiç gerek yok biz pırıl pırıl büyüdük. kurda ensen niye kalın diye sormuşlar kendi işimi kendim görürüm demiş.
+1
engelbert humperdinck
(01.07.26)
(2)

ufak bi dolandırılma hikayesi

sezercik yavrum benim
selamlar. bir bilet satıcısına para yolladık ama biletler gelmedi. az sonra polise gidip şikayetçi olacağız. elimizde bir kimlik ön yüzü ve bu isimle uyuşan iban var. whatsapp mesajları var. dekontta da konserin tarihi falan detaylıca yazıyor. ilk amaç parayı geri almak değil de banka hesabına bloke
selamlar. bir bilet satıcısına para yolladık ama biletler gelmedi.

az sonra polise gidip şikayetçi olacağız. elimizde bir kimlik ön yüzü ve bu isimle uyuşan iban var. whatsapp mesajları var. dekontta da konserin tarihi falan detaylıca yazıyor.

ilk amaç parayı geri almak değil de banka hesabına bloke koydurup başkalarının mağdur olmasını engellemek.

süreç hakkında tecrübesi olan var mı? mesela bu kişi gerçekten kimlikteki kişiyse ne olur, değilse ne olur?

bir de herhangi bi öneriniz var mı, bir daha tanımadığınız kişilerden bilet almayın demek dışında :) 2 hafta önce de almıştık, riski bilerek çok büyük işlere kalkışmıyoruz, buna da toplam 3600 tl yolladık, para çok öncelik değil şu an.

şimdiden teşekkürler.
+1
sezercik yavrum benim
(27.06.26)
Mutlaka şikayetçi ol. Resmi başvuru yap. Hesap terör ya da kumar bağlantılı olabilir. Elinde şikayet belgesi kağıdı falan olsun. 5 yıl sonra soruşturma açılırsa elinde ispat niteliğinde bişey olmalı.
0
Lh12
(27.06.26)
Kiralık hesaptır, hesap sahibibceza alır ama esas dolandırıcı elini kolunu sallaya sallaya gezer.
0
kimlanbu
(27.06.26)
(3)

Sahibinden daire satmak

speedy
Sahibi benim, daha dogrusu ailem. Alici da 30-40 yillik mahalleden komsumuzun bir yakin akrabasi. Fiyati falan da anlastik desek. Sadece isi resmiyete dokmesi kaldi yani. Bir de dolandirilmamak tabi. Emlakci, avukat, danisman karistirmadan satabilir miyiz, zor bir sey mi? Tecrubesi olan arkadaslar r
Sahibi benim, daha dogrusu ailem. Alici da 30-40 yillik mahalleden komsumuzun bir yakin akrabasi. Fiyati falan da anlastik desek. Sadece isi resmiyete dokmesi kaldi yani. Bir de dolandirilmamak tabi. Emlakci, avukat, danisman karistirmadan satabilir miyiz, zor bir sey mi? Tecrubesi olan arkadaslar resmi asamalari ve dikkat edilmesi gerekenleri yazabilir mi lutfen?
0
speedy
(25.06.26)
Tapudan rayiç bedeli öğrenin. O fiyatın altında satılmaz
Çok ciddi denetim var. 4/5 ay sonra cezalar geliyor
Emlak 5 yıl önce alınmadıysa gelir vergisi var
Denetim ve ceza yüksek. Dikkat edin
0
Lh12
(25.06.26)
Prosedürü tam bilmiyorum ama para tam eksiksiz ve nakit olarak ödensin /havale edilsin.
Son anda :
- param çıkışmadı, şu güne kalsın
- xx.000 tlsi de senet/çek olsun...
- kalan şu kadarını da başkası gönderecek..
-Trump İran'ı bombaladıktan sonra evi alacağım ..vs. gibi karın ağrısı hiç bir söze bakmayın . Boş verin .
Ev için başka bir müşterinin cevabını da beklediğinizi söyleyin.

Diğer resmi hususlar için bilgili biri cevap verecektir .
0
diyecevaplandı
(25.06.26)
çok kolay. alıcı yahut satıcı e-devlet'inden webtapu'ya girip başvuru yapıyor. (bir göz atın: webtapu.tkgm.gov.tr)

-alıcının ve satıcının ve -varsa- vekillerinin kimlik bilgileri ve telefon numaraları gerekiyor.

-alıcıya yahut satıcıya birisi vekalet edecekse webtapu'ya başvurmadan daha önce noterden gayrimenkul alış/satış vekaletnamesi çıkarılması gerekiyor.

-taşınmazın vergi borcunun olmaması, emlak vergisinin de 2026 yılının tamamının (kasımda ödenecek taksiti dahil) ödenmiş olması gerekiyor.

-tapuda şerh, kısıt vs. varsa iki tarafın da bilgilenmiş olması gerekiyor.

-belediye'den rayiç bedeli bilgisi olan kağıt almanız gerekiyor. eğer "vermeyiz, yok öyle şey" derlerse, bir kağıt parçasına miktarı tl olarak yazmalarını ve kaşe basmalarını isteyin, onun fotoğrafını çekin. sisteme her türlü belediye rayiç belgesi yüklemeniz lazım çünkü. kaça satacağınızı da webtapu'dan başvururken girmeniz gerekiyor. rayiç bedelinden düşük olamaz. aynı yahut yüksek olabilir.

-webtapu'da başvurunun nasıl yapılacağını gösteren videolar var, çok kolay.

-başvurunuzu yaptıktan sonra tapu harcını bankaya yatırmanız gerekiyor. bankada yardımcı olurlar. aynı şekilde, internet şubesinden de yapabilirsiniz. her ne kadar alıcı-satıcı yarı yarıya dense de, teamül olan, tamamını alıcının ödemesi. her yerde tamamını alıcı ödüyor.

-cebinize randevu tarihi ve saatini içeren sms gelecek. o saatte hem alıcı hem de satıcı (ya da varsa vekillerinin) tapu müdürlüğünde olması gerekiyor. yanınızda nüfus cüzdanınızın olması yeterli. tedbiren iki adet vesikalık fotoğraf götürmek isteyebilirsiniz. galiba artık istemiyorlar. emin değilim. dairede size imza attıracaklar.

-imza atmadan paranın ödenmiş olması lazım. takasbank'ın bu tarz satışlar için hizmeti var 200-250tl gibi çok cüz'i bir komisyonla. (www.taputakas.com.tr) eğer iki taraf birbirine güvenmek istemezse (doğal olarak) bu hizmetten yararlanabilirsiniz. parayı karşı taraf yatırıyor. satış işlemi gerçekleşince sizin hesaba yatıyor.

süreç basit. azıcık okuduğunu anlayan, becerikli insan için kesinlikle aracı, komisyoncu gerekmiyor.

ekleme:
belirtmeyi unutmuşum. gayrimenkul eğer hisseliyse ve tamamı satılacaksa her hisse sahibinin bizzat kendisinin yahut vekilinin, kimliği yanında bir şekile tapu dairesinde olmaları gerekiyor. aynı şekilde, alıcılar birden fazlaysa, hepsinin veya vekillerinin orada olması gerekiyor. yine başvuru sırasında hissedar bilgileri ona göre girilecek.
+2
yadigar
(26.06.26)
(22)

Neden böyle oldu?

artıküyeolmakistiyorum
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor. First date?Date?Red flag?Ghost?Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?Derd
TDK görevlisi ya da yaşlı değilim ama son zamanlarda artık Türkçe karşılığı olan kelime veya durumlar hakkında İngilizce bahsedilmesi kanımın çekilmesine sebep oluyor.
First date?
Date?
Red flag?
Ghost?
Bunlar ne ve neden var? Türkçe karşılıklarını tabi ki biliyorum ama neden ingilizce kullanılıyor?
Derdimi sevebilirsiniz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Havalı duruyo.
Tırıvırı işler romantik meseleler olmadığı için millet bari havalı görünsün diyor.
Ciddi ilişkisi olanlar zaten böyle laflar kullanmaz.
0
Lh12
(25.06.26)
Ben bunu yapanları görünce onların yerine utanıyorum. Buna da cringe diyorlar mesela. Daha da utanç verici oluyor
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Bazıları ozenticilik, yozlaşma, sosyal medya kullanımı vs ile açiklanabilir. Bazıları da sanki o anlamı tam taşiyan kelimenin sadece İngilizcesi mevcutmus gibi geliyor kulağa.

Mesela ghostlamak yerine ne kullanılabilir dersek, ortadan kaybolmak, umut vermek, gibi kalıp kalıp tamlamalar ortaya çıkıyor. Ama ghostlamak deyince kastedilen şey daha net gibi.

Date e çıkmak bazı ortamlarda dalga amaçlı kullanılıyor. Ay date e cikicam gibi. Bulusmam var demek aynı etkiyi yaratmıyor.

Cringe gerçekten çok gereksiz. Uzun bir süre anlama geldiğini bilmiyordum.
0
egerbiryolcu
(25.06.26)
Deyte çıkmak ile buluşmak/görüşmek arasında nasıl bir fark oluyor?
Halime ile deyte çıkacağım
Halime ile buluşacağım
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
diger entry'lere katiliyorum fakat isin baska bir boyutu daha var. biz cesitli sosyal durumlarin farkinda olan, bunlari tanimlayan bir toplum degiliz. hemen ornek vereyim. ghost'lamak. bundan 20 sene geriye gidin, sms kullanirken de icq kullanirken de bu durum (yani birinin sizinle konusmak istememesi ve ortadan kaybolmasi) yasaniyordu. fakat dilde olmayan sey dusuncede de olmuyor. iste bati dunyasi bu durumu tanimliyor ve bir kelimeyle acikliyor. akademik degil, dogal, kulturel bir sekilde. turkceleri anlam ifade etmiyor. hayaletlendim, hayaletledim falan mi diyecegiz? bu kelimeler siz anlam atfettiginiz surece varlar. kirmizi bayrak turkcede baska bir baglamda da kullanilmiyor. fakat "red flag" bati kulturunde tehlike ve yarisi durdurmak anlamina geliyor. dolayisiyla onlar red flag dediginde iliski baglaminda anlasilir oluyor. fakat bizde kirmizi bayrak deseniz kimse bir sey anlamaz. dolayisiyla sorun ingilizcelerinin kullanilmamasi degil, ayni anlami tasiyan turkce alternatiflerinin olmamasi. bakin ceviri anlaminda karsilik demiyorum, kulturel bir alternatif diyorum.

edit: verdiginiz ornek date'e cikmak. aradaki fark date'e cikmak dediginizde romantik bir iliskiye atifta bulunuyorsunuz. is arkadasimla date'e ciktim dediginizde is arkadasinizla romantik bir iliski amaciyla gorustunuz anlami cikiyor. mesela yillar sonra babamla, annemle date'e ciktim (gorustum, bulustum) demezsiniz. askerlik arkadasimla date'e ciktim falan. dolayisiyla mehmet'le gorustum ve mehmet'le date'e ciktim arasinda fark vardir. dumduz ceviri yaparsaniz ikisi de aynidir ama anlamlar farklidir.

edit2: su videoya bir bakin, cok sevdigim bir ornektir. yani turkce ozel durumlar icin kelime uretmiyor, tam tersi her sey daha da basitlesiyor, sadelesiyor, bu iyi bir sey degil, cunku anlamlar yitiyor. www.youtube.com burada da bir ornek var aslinda. bu video degil, short (ve turkce karsiligi yok). cunku short dedigimde aslinda cok kisa bir video turu olan videoyu kastediyorum, fakat turkcede hepsi video. dolayisiyla ben video dedigimde siz onun short oldugunu anlayamiyorsunuz. tipki videodaki ornekte oldugu gibi. uzuntu dedigimde ne uzuntusu oldugunu anlayamiyorsunuz.
+4
Sour
(25.06.26)
Ghostlamak dediğin ortadan kaybolmak
Red flag da kırmızı çizgi işte. Bunda anlaşılmayacak ne var?
-6
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Biriyle bulusmak icin cabalayip ardindan bunla ilgili derdini anlatmaya calismiyor. Izledigi dizide/filmde/kisa videoda deyte cikmislar ve ona havali gozukmus. Kendi hayatinda deyte cikan olmaya calisiyor. Akli yetmedigi icin de detaya girip bulusmayi anlatamiyor. Halbuki hayatta biraz derinlesebilse, birinden randevu almayi, bulusmaya ozenmeyi, sohbet etmeyi insan gibi denese; belki bulusmada umduklarini, bulduklarini daha iyi anlatabilirdi. Sadece iliskilerde degil, diger alanlarda da dil boyle. Bir taraf yasayarak kulturu yaratiyor, bir taraf kulturu yuzeysel benimsiyor.
-1
osssy
(25.06.26)
Müthiş aşağılayıcı hissettirmiyor mu aga @ osssy?
Buluşmak, görüşmek, bir kahve içmeye yemek yemeye çıkmak varken yani bunları böyle baskalari da yapıyor bak bende yapıyorum diye sosluyorlar.
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@sour ağa askerlik arkadaşın Mehmet’le buluşunca kimse onun romantikligini düşünmez ya zaten?
Halime ile buluşunca da dersin ya hani hayırdır diye?
Sanki başka dili konuşuyoruz gibi örnekle anlaşmaya çalışıyoruz
-2
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum o ornegi bulusma = date dediginiz icin vermistim. buradaki sorunun su oldugunu anlamiyorsunuz: bizim date icin kullanilabilecek bir kelimemiz yok su an. buna en yakin sey belki bizim eskiden kullandigimiz "cikmak" olabilir. kisacasi amerikalilar icin date ile meet ayni sey degil, fakat bizde ayni oldugundan anlam tek kelimeyle aktarilamiyor. allah'tan cevirmen falan degilsiniz, yoksa her seyi mota mota cevirerek cok garip bir shakespeare cevirisi yapardiniz gibime geliyor.
+7
Sour
(25.06.26)
Deyte çıkıyorum deyince yemeğe, kahveye çıkıyorumdan fark ne.
Eskiden söylenen çıkmak bambaşka bir şey
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum date'e cikmak, yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil. date, daha cok bulusmanin ozel bir durumu. dolayisiyla bulusma derseniz de anlam aktarilmis olmaz. ucuncu kez yazdigima inanamiyorum.
+8
Sour
(25.06.26)
Arkadaşım Deyte nereye çıkıyorsun uzaya mı çıkıyorsun da Türkçede karşılığı olmuyor? Kahve içeceğiz dediğin zaman karşı taraf başka bir şey mi anlayacak?
-4
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
@artıküyeolmakistiyorum yemek veya kahve aktivitesi olmak zorunda degil demek bunlar disinda bir aktivite olabilir demek: www.youtube.com
+1
Sour
(25.06.26)
Hayir, ben asagilayici hissetmiyorum. Kullanan yerine utaniyorum.
Ayrica date'in Turkce'si yok derken dedelerimizin de ninelerimizle randevulastigini biliyoruz degil mi?
-3
osssy
(25.06.26)
Yok ağa illa deyt olacakmış yoksa olmuyormuş
-5
🌸artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Hemen her dilde olan bir şey bu. Dil değişkendir yabancı kelimeler, argo jargon var. Bununla birlikte bazı ifadelerin diğer dillerde tam karşılığı yok. Date konusu sour un anlattığı gibi.
+5
pembediken
(25.06.26)
@osssy randevu da fransizca zaten. baskalari adina utanmaktan kolay. ben insanin kendisi icin utanma duygusu var mi ona bakarim. :) benimle benzer seyler soylediginizin farkinda misiniz: www.eksiduyuru.com
+5
Sour
(25.06.26)
Elbette Fransizca kokenli. Benzer bir surecten bahsediyoruz ancak date'i karsilayan halihazirda cok sayida kelime oldugu noktasina nedense katilmiyorsunuz. Date ile meet farkli evet ve bunlari Turkce de ifade edebilmeniz lazim. Ayrica, kirmizi bayrak bahsettiginiz nedenle kotu bir ceviri olurdu dogru, daha iyisi olmali. Ancak bunu red flag ifadesini anlayan herkes zaten rahatlikla anlayabilir. Dolayisiyla, karsilayan Turkce ifade olmadigi icin kullanildigi argumaniniz dogru degil, o ifadeleri secip veya bulup siz kullanmiyorsunuz.
-1
osssy
(26.06.26)
İnsanlığın başından beri olan bir problem. Sizin rahatsız olmanız da doğal, bunların kullanılması da doğal.

Türkçe'de bunları karşılayan sözcükler elbette var. Ancak bu yeni sözcükler gittikçe kalıplaşıyor.

Date'e çıkmak daha en baştan "romantik kaygılarla buluşma" anlamı taşıyor. Bir etkinlik bu. Bir dönem randevu da kullanılmış, şimdi date. Elbette buluşmak da diyebilirsiniz ama alışverişe çıkıyorum demek yerine markete gidiyorum ya da üstüme başıma bir şey almaya gidiyorum da diyebilirsiniz.

Neticede dile giren tüm sözcükler illa ki birilerini uyuz ederek girdi. Ezelden beri böyle bu. Sonsuza kadar da böyle olacak. Oluyor yani bunlar. Bu açıdan bakarsanız çok da rahatsız etmez. Önüne geçilebilir bir şey değil bu.
+2
akhenaten
(26.06.26)
Oktay Sinanoğluculuk kimseyi bir yere taşımaz. Dil; yozlaşmasın, bozulmasın diye pamuklara sarıp saklanacak bir kristal küre değil. Canlı organizma. Ayrıca daha önce başka duyurularda da yazdım, her kelimenin bir primer anlamı vardır bi de sekonder hissettirdiği ruh vardır. Bağlam içinde, kullanan kişinin sosyokültürel durumuna göre vs vs buluşmak ve date apayrı sekonder anlamlara da gelebilir ve o cümlede doğrusu date olur. Cringe'i, ghostlamayı, red flag'i Türkçe kelimelerle bir şekilde ikame edebilirsin belki ama aynı ruhu geçiremezsin. Amaç iletişim kurmak ve beynindeki hem düşünce hem duyguyu karşındakine aktarmaksa o an cümlede cringe kullanman gerekirse cringe kullanırsın.

Bi çocukla buluştum
Bi çocukla date'e çıktım

Bu iki cümle arasındaki duygu/ruh farkını anlamıyor değilsiniz sadece en başta dediğim gibi Oktay Sinanoğluculuk oynamak herkesin kolayına gelen bir hamaset gösterisi
0
nundu
(26.06.26)
Yok, ben anlamiyorum ikisi arasindaki anlam ya da "ruh" farkini. Bana hissettirdigini soruyorsan ikincisinin ikinci cumlesini dinlemememe sebep olacak onemsizlik hissettiriyor.
-2
osssy
(26.06.26)
(3)

Sevgili işleri

arbre
Gerçek hayatta iş güç derken çok yavaş işliyor. Direkt date odaklı uygulama var mı?
Gerçek hayatta iş güç derken çok yavaş işliyor. Direkt date odaklı uygulama var mı?
-19
arbre
(25.06.26)
Acelen ne?
+1
kullaniciadimvar
(25.06.26)
kullaniciadimvar, 1,5 yıldır sevgilim yok ve tatillerim boş geçiyor :) Flörtlerden bıktım. Ciddi, düzenli ilişki istiyorum.
-5
🌸arbre
(25.06.26)
Avrupa ve abd de var. Biz de? Tabii ki yok. Denk gelenler ya escort olur ya da dolandırıcı.

Bi amaç için uğrasan vakıf çevre derneği trekking grupları falan var. Oralardan bişeyler çıkar.

Bişeyle uğrasırken çaktırmadan ilerlenir. Öteki türlü yok kahveymiş yok date e çıkmakmış... kofti işler.
Bi yerlere üye ol başkan.
+3
Lh12
(25.06.26)
(7)

Ölümcül hastalar ölüm fikrine nasıl alışıp kabulleniyor

genki
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
0
genki
(25.06.26)
Ölümsüz müsün ki böyle düşünüyorsun? Birazdan kamyon altında kalıp gidebilirsin neye şaşırdın bu kadar?
-7
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Zamanla her şeye alışılıyor. Bu da geçer lafı bu toprakların anayasası.
0
Lh12
(25.06.26)
hepimizin bilinçaltında bir gün öleceğimiz kabulü var. öbür türlü kafayı yersin. öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insan.

artıküyeolmakistiyorum +1
0
jülsezar
(25.06.26)
Alışma ya da kabullenme olmuyor. Üzülerek ama gerçekten çok üzülerek günleri geçiriyorsun.
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
b planı nedir? ölümcül hastalığı öğrenen insan bir şekilde kabullenmekten başka ne yapabilir?
0
unabomber
(25.06.26)
bunun psikolojik bir analizi vardı 6 aşaması oluyormuş.
inkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme, anlam arayışı.
0
orpheus
(25.06.26)
o psikolojide olmadan anlasilmasi çok zor olur sanırım. Bence hep bir ümitleri vardır içlerinde diye düşünüyorum. Ama benim basıma gelse sanki, ben kendimden çok, benim arkamdan bana üzülecek olanlar icin onlar adina üzülürdüm sanki.
0
acelaacedebela
(26.06.26)
(6)

Televizyonda izleyecek kanal bulamamak

tadartatmaztadantatar
Eskiden her kanalda farklı farklı aksiyon filmleri olurdu. Kendini izlettiriyordu. Şimdi her yere Türk dizileri ve programları koymuşlar. Görür görmez sıkılıyorum. Renk paleti bile aynı bu dizilerin. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Eskiden her kanalda farklı farklı aksiyon filmleri olurdu. Kendini izlettiriyordu. Şimdi her yere Türk dizileri ve programları koymuşlar. Görür görmez sıkılıyorum. Renk paleti bile aynı bu dizilerin. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
0
tadartatmaztadantatar
(25.06.26)
15 yıldır evde televizyon yayını yok. Bilgisayardan aç istediğin şeyi TVye yansıt?
0
robokot
(25.06.26)
Yelevizyon radyo hatta dijital platformlar bile bitti. Mubi tarzı yerler ise son kozlarını oynuyor.
Kimse artık uzun süre bişey izlemiyor. Hem doydu hem de aptallaştığı için konsantre olamıyor.
Ben de artık ayda 1/2 filmle kendimi sınırladım.
0
Lh12
(25.06.26)
YouTube, Netflix, Amazon, HDfilmcehennemi dışında bir şey izlemiyoruz.
0
rhan
(25.06.26)
5 10 senedir insanlar youtube izliyor.
0
mikahakkinen
(25.06.26)
Ömrümün sonuna kadar tv izleyeceğim ve izliyorum.
Yalnız artık güncelde izlenecek hiçbir şey yok kalmadı. Canlı yayin talk show yok eskiden sabaha kadar televizyon makinası izlerdik.
Şimdi eski dizileri açıyorum genellikle o yüzden tv2, a2, show max müdavimiyim. Hiçbir şey yoksa NTV açık oluyor. Haberciliği müthiş diye değil alışkanlık.
Trt belgesel, dmax, TCL de iş görüyor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Yerli kanallarda dişi yakarış programları ve kezbanla kamilin maceraları dizilerinden başka bir şey kalmadı. çanak anteni hotbird veya astra uydularına çevirip avrupa kanallarını izleyebilirsin.
0
yurtsuz john
(25.06.26)
(4)

İlişki sorularım

arbre
Bir süredir sorduğum eski platonikle en son durum şu. Bu kız beni çok tiksindirdi. Düşman gibi olduk. Ben ona tavır yaptım, o bana tavır yaptı. Bu şekilde ofiste ikimiz de göze battık. Bu durum hoşuma gitmedi. Sonra küçük konuşma adımları atınca karşılık verdim. Şu an bana yaptıklarını iş nedeniyle
Bir süredir sorduğum eski platonikle en son durum şu. Bu kız beni çok tiksindirdi. Düşman gibi olduk. Ben ona tavır yaptım, o bana tavır yaptı. Bu şekilde ofiste ikimiz de göze battık. Bu durum hoşuma gitmedi. Sonra küçük konuşma adımları atınca karşılık verdim. Şu an bana yaptıklarını iş nedeniyle yok sayıp konuşmak zorunda kaldığım için kendimi kötü hissediyorum. Yani bir maske takmam gerekiyor. Bu şekilde iki farklı yüz göstermem ofis için mantıklı mı, yoksa ne olacaksa olsun deyip gerekmedikçe konuşmamaya devam mı?

İkinci sorum da şu. Bir süredir spor salonunda tanışıklığımızın olduğu eğitmen bir kız var. En son kafa selamıyla selamlaşma seviyesindeyim. Bu aşamada Instagram mı istenir, tanışma soruları mı sorulur?

Thanks.
-26
arbre
(22.06.26)
1) platonikle politik devam et. İşler ilişkiler zamanla yoluna girer. Eski kötü günler unutulur. Ama hiçbir zaman aşk olmaz. Onu unut. Olsa da hayır gelmez.

2) spor salonunda çalışan kızdan da adamdan da bi nane olmaz. Emlakçı, taksici, fotografçı, salon çalışanı...
Hep boş beleş tipler.

3) acı bi klişeyle bitirelim. Kadın peşinde koşulmaz. Kadınlar para peşinde koşturulur.
-1
Lh12
(22.06.26)
"şu an bana yaptıklarını iş nedeniyle yok sayıp konuşmak zorunda kaldığım için kendimi kötü hissediyorum"
aynı iş yerinden ya da birbiriyle ilişkili departmanlardan insanlarla gönül ilişkisi kurmanın olumsuz yanını yaşıyorsunuz. sizin önceliğiniz işiniz. işinizin gerektirdiği şekilde kişisel husumetlere takılmadan iletişiminizi devam ettirmek zorundasınız.

işi gereği güleryüz gösteren sizinle ilgilenen insanlara işyerlerinde -yani müşteriye sert davranamayacakları, kesin dil kullanamayacakları ortamda- olmalarından istifade ederek sarkılmasını şahsen ayıplıyorum. bence hiçbir şey yapılmamalı.
0
tnz
(22.06.26)
tnz, sarkma yok tabii ki o nereden çıktı, müşteri ve arkadaşlık farkını anlayabiliyorum
-5
🌸arbre
(23.06.26)
bir süredir gittiğiniz spor salonundaki eğitmenlerle (düzenli gidiyorsanız) en fazla ikinci-üçüncü ayda kafa selamı verme aşamasına gelinir zaten. tanışma sorusu sormak, sosyal medyadan ekleşmek istediğinize ve konu başlığı "ilişki soruları" olduğuna göre bir şekilde iş yerinde işini yapan insana karşı farklı bir niyetiniz olduğu sonucunu çıkardım.
kelimeye takıldıysanız sarkma yerine, yürüme, yavşama vs. başka kelime de düşünebilirsiniz. ama dediğim gibi müşteri memnuniyetini fırsat bilip çalışana yürümek bana etik gelmiyor.
+4
tnz
(23.06.26)
(6)

Ağırlık artışı konusu

arbre
Hip abduction makinesinde en son kiloya ulaştım. 60 kg. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Başka makine varsa onlara mı bakacağım, bara ağırlık takıp deadlift gibi hareketler mi çalışacağım?
Hip abduction makinesinde en son kiloya ulaştım. 60 kg. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Başka makine varsa onlara mı bakacağım, bara ağırlık takıp deadlift gibi hareketler mi çalışacağım?
-11
arbre
(19.06.26)
Yurtsuz john gibi çıplak fotolarını yayınlayabilirsin. Yok aman sakın yapma.
+5
Lh12
(19.06.26)
Izlemen gereken yol internette olan milyonlarlarca antrenman programindan haftalık gün, günlük dakika/saat ve salonda bulunan ekipmana göre uygun olanını yapıp geçmek.
Hayatımda hip abductionda sona ulaştım, deadlift mi sonraki level diye bir soruyu hiç beklememistim. Ikisi biraz kel alaka yani, biri makinede kontrollu biri compound.
Bak redditi aç, fitness wikiye gir oradan program seç. Zaten program takip ediyor olsan bu soruların hiç olmayacak.
0
logisticsmanager
(19.06.26)
logisticsmanager, ben kendi programımı oluşturdum, okuyunca biraz mantıksız geliyor, şunu demek istiyorum, hip abduction glute geliştirmek için yapıyordum, sonuçta deadlift de glute çalıştıran bir hareket, bu yolla mı devam edebilirim
-5
🌸arbre
(19.06.26)
Lh12, korkmayın güvendesiniz
-6
🌸arbre
(19.06.26)
Makine üzerindeki ağırlıkların üzerine de ağırlık takabilirsiniz.

Örnek
youtube.com
0
tadartatmaztadantatar
(19.06.26)
tadartatmaztadantatar, oha bu çok iyiymiş zekice
-6
🌸arbre
(19.06.26)
(14)

Dizi önerin?

mikahakkinen
yeni bitirdiklerim. bosch, gomorrah, line of duty, The Beast in Me,Slow Horses,Dept. Q,fargo gibi kült polisiyeleri izledim. (the wire,The Killing vb.)bu kalitede dizi önerileriniz varsa alırım.
yeni bitirdiklerim. bosch, gomorrah, line of duty, The Beast in Me,Slow Horses,Dept. Q,fargo gibi kült polisiyeleri izledim. (the wire,The Killing vb.)

bu kalitede dizi önerileriniz varsa alırım.
0
mikahakkinen
(16.06.26)
izlemediyseniz person of interest.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(16.06.26)
the day of the jackal
mobland

slow horsestan önce bunları izlemiştim çok iyiydi
+1
jelly bear
(16.06.26)
Behzat. 10 yış geçti hâlâ taş gibi dizi
+2
Lh12
(16.06.26)
24, the shield
+1
nothing in my way
(16.06.26)
mare of easttown
+1
eileengray
(16.06.26)
oz
+2
koela
(16.06.26)
band of brothers
+1
mirafiori
(16.06.26)
Occupert (polisiye içeriği de olan siyasi dizi)
El jardin de bronce
The night manager (yine tam polisiye değil)
Broadchurch
Shetland (bu yoklukta çerezlik)
+2
?
(16.06.26)
O dizileri izlemedim ama
Succession

En iyi dizi
0
Purple life
(16.06.26)
Death note
0
denizciman
(16.06.26)
Bron/Broen
0
peki madem
(16.06.26)
Mindhunter
True Detective
The Serpent
+1
auroraaurora
(16.06.26)
Cardinal
Bron broen
Broadchurch
The chestnut man
The missing
The sinner
Night of
Happy valley
Untamed


Hiçbirini begenmeme ihtimalin yok
0
a summer day
(16.06.26)
mobland
band of brothers,
broen
Mindhunter
True Detective
The Serpent
Untamed bunları izledim. Teşekkür ederim.
0
🌸mikahakkinen
(17.06.26)
(1)

Sadece arabalar hk konustumuz tlg grubu açalim mi

üğpoıuy
Ne dediniz
Ne dediniz
📊 Hı?

Bu anket sona erdi. 23 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(14.06.26)
Er gazinosu kıvamında bi yer olur. Erkekler ve daha kötüsü erkeksi kadınlar gelir sadece. Bi erkek olarak bile gayet itici bi ortam.
+9
Lh12
(14.06.26)
(6)

Jeep compass kullanan var mi

üğpoıuy
2026 hibrit aslinda special olarak Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
2026 hibrit aslinda special olarak

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
0
üğpoıuy
(13.06.26)
Standart stellantis ortak platform aracı. Gereksiz pahalı. Tasarruf açısından tam elektrikliler varken bence anlamsız.
-1
orient blue
(13.06.26)
Tam elektrik bi secenek diil
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
Arkadasımda vardı. Piyasının altında verip sattı kurtuldu.
Pahalı, parçası pahalı, ustalar bulaşmak istemiyor.
Araba denen zıkkım zaten % 90 şehir içi kullanılıyor. Parkı kullanımı kolay, tüketimi düşük pratik bir B sınıf hatchback aradı buldu. Ne aldığını hatırlamıyorum. Hiç eski arabasını özlemiyor.
0
Lh12
(13.06.26)
@lh, b sınıfı mi aldı xd encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
jeep olarak bir tek wrangler/rubicon alinir.
gerisi buyuk oranda cop, basina bela olur. ben olsam bulasmam.
+1
cooperr
(13.06.26)
Türkiye’de Jeep giydirilmiş Fiat

Limited bi versiyonu var, kamyonet.

Clio’yu kopyalamak çok zor sanki kısmını geçtim; stellantis pişmanlıktır.
0
baldan kaymak
(14.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
0
elorelia
(10.06.26)
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(11)

Kendinizle ilgili neyi öğrenmek isterdiniz?

darthvader
Bir soru hakkınız var ve evren, sistem, tanrı vs. ne derseniz deyin sorunuzu yanıtlayacak , kendinize dair en çok neyi sorup öğrenmek isterdiniz?
Bir soru hakkınız var ve evren, sistem, tanrı vs. ne derseniz deyin sorunuzu yanıtlayacak , kendinize dair en çok neyi sorup öğrenmek isterdiniz?
0
darthvader
(05.06.26)
ne zaman ve neden böyle olduğumu öğrenmeyi isterdim. her şeyin farkında olarak yaşamak zor geliyor.
+2
Rondak
(05.06.26)
Potansiyelim neydi? Ne yapabilirdim? Yüzde kaç performansla çalışıyorum? Nerede vakit kaybettim? Nerde kayış koptu? İnsanların benden beklentisi neydi? Bundan sonrası için en faydalı ne yapabilirim?
+7
Lh12
(05.06.26)
Mesela ölüm günüme kadar yaşayacağım en büyük mutluluklarim hangi konularda olacak. Kesinlikle detay öğrenmek istemezdim. Sadece tüm anabasliklari isterdim.
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
her şeyin başlangıcı. bunu merak ediyorum. o derin sessizlik ve sonrasındaki hesapsız kaosun başlangıcı.
0
birdirbir
(06.06.26)
Küçükken yaşayıp farkında olmadığım/unuttuğum travmalarımı öğrenmek isterdim.
0
ekimoloji
(06.06.26)
Tanrı ile evrenin başlangıcı arasında kaldım ama sanırım tanrı evrenden daha büyük bir bilinmezlik. Ben de bunu bilmeyi isterdim. Evreni tanrı mı yarattı yoksa evren bir anomali sonucu mu oluştu örneğin.
0
tabii lan manyak mısın
(06.06.26)
ben de bilmiyorsam nasıl bilecekler bilmiyorum ama neye yeteneğim var benim diye sormak isterdim. bu yaşta (38) ne ne sevdiğimi biliyorum ne de hangi işi iyi yapardım, onu...
0
suyin
(06.06.26)
Hayatımdaki yol ayrımlarını
0
put it in your appropriate place
(06.06.26)
late viper
(06.06.26)
Neden yıllarca bekletti...bunu bilmek isterdim
0
gadlemler
(06.06.26)
Ideal beslenme bicimi, takviyeler vs KoenzimQ10 bana faydali olur mu vs tüm sebze meyve ve takviye ile uyumum. Maksimim fiziksel ve zihinsel enerji icin beslenme duzenim nasil olmali?
0
sadegazoz
(07.06.26)
(9)

Kimsenin bir şey okumaması hakkında

xephyr
Selamlar,Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile. Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip
Selamlar,

Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.

Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile.

Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip chatgpt'ye atıp özetlettirip öyle okuyor şirketteki developer.

Ulen kimse bir şeyi okumazsa, kendi bir şey yazmazsa bu işler nasıl yürüyecek ?

Hiçkimsenin bir şeyi okumadığı yerde ben derdimi nasıl anlatıcam? Nasıl kendimi duyuracağım?

Millet anca reels kaydırma telaşesinde. Oraya da adam akıllı bilgi koysan, kimse dinlemiyor. Anca ampır ampır şeyler izlesinler.

Bu dönemin metası ne ? Napıcaz ya?

Teşekkürler.
+6
xephyr
(05.06.26)
Sorunuza bir cevap değil ama benzer isyanlarda oluyorum zaman zaman. Mesela bir şeyler üretmek istiyorum (bir kitap, bir YouTube kanalı anlamlı animasyonlar vs) sonra bu konuyu düşününce tüm motivasyonum gidiyor. Kendi kendimi mi eglendireceğim diyorum. Her şey hızlı tüketiliyor, okuma hatta dizi-film izlemede bile dikkat süremiz kalmadı. Kendime de kızıyorum tabii. Boş vaktinde kafa dagitmak için hemen YouTubedan boş şeyler izliyorum. Saçma da olsa saçma olmasa bile bu kadar çok fazla icerige maruz kalmanın sonu nereye varacak gerçekten? Yapay zeka da aynı şekilde çok faydası olsa da çok da tembellestirdi bizi. Yani gerçekten insanlıgi aptallastirmak için müthiş bir kombinasyon oluşturdular. Reels+yapay zeka.

Sizin site konusunda çözüm yaratilamaz mi acaba, mesela ne bileyim öyle bir şey olsun ki gerçekten okumak zorunda kalsinlar. Örnek veriyorum müşterinin ilgilendiği konuyu yazıları okuyup anca öyle bir sonraki bilgiye ulaşabilecekleri tıklatmalar yapma gibi. Saçma bir örnek verdim de kastettigim şey yani bir şekilde okumaya mecbur kalmaları sağlanamaz mi?
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Medeni insanlara yönelik bi hizmet vermen gerekiyor. Mesela bendeniz aydınlatmaya meraklı biriyim. Salon mutfak ve yatak odası ışıklandırması üzerine alışvrriş yaparken detaylıca okuyorum. Okuduklarım bilimsel referanslı şeyler.
Millet reklam okumak izlemek istemiyor.
1 kaliteli müşteriyi hedeflemek.
2 reklam olmayan dolu içerik
3 merak uyandırıp ürüne yönlendirme

Ama illa ki 1. Madde.
0
Lh12
(05.06.26)
Sorunuzun cevabı biraz sorunun içinde zaten ama zannediyorum ana sebebi insan tabiatının kendini doğal haline bırakırsa her zaman kolaya kaçacak olması. Reels falan bizi iyice mahvetti zaten de tabiat aynıydı hep.
0
mbond
(05.06.26)
ne yazdin okunmuyor dkfjgf

insanlar okumuyor. cünkü senin özelinde söylemiyorum ama netlikten ziyade süslü süslü kelimeler kullaniyorlar. sadece chatgpt yi okuyup anlayabiliyorum.
gecen o kadar sacma bir email yazmis ki chatgptye ne diye sordum 2-3 kelimeyle anlatti.
-1
Purple life
(05.06.26)
İnsanlar artık her türlü bilgiye en kompakt halinde ve en hızlı şekilde ulaşmaya meyilli hale geldi çünkü muazzam bir bilgi akışı var. Kendi işimden örnek vereyim; 15 senedir matematik öğretmenliği yapıyorum, bunun ilk 12 senesi klasik sınıfa gir ders anlat, online olarak öğrencileri topla anlat şeklinde geçti. Şu anda yazdığım soruları Instagram'da paylaşıyorum. Kimsenin sınıfta anlatılanı anlayamayacagini demeyeyim de process edemeyeceğini biliyorum. O tip bir bilgi akışı dağınık gelecek insanlara. Her soru için ayrı ayrı trickler, nerede ne yapılır, hangi sırada yapılır bunları 3 saniyelik odağı dağıtmayacak görsellerle kısa sürede vermem gerekiyor.
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
Bir şirkette üretilen dokümanların çok büyük bir kısmı okunmaz, bu AI'dan önce de böyleydi. Doküman genelde "Bunun X dokümanı var mı" sorusuna "Evet" cevabı vermek için yazılır.

Zaten doküman çok kötü bir iletişim yöntemidir; etkileşime olanak sağlamaz, anlaşılabilirliği yazarının o konuyu yazılı olarak ifade edebilme kapasitesiyle, içeriği de o kişinin bilgisiyle en baştan sınırlıdır... O yüzden de doküman iletişim gereken süreçlerde mümkünse en son araç olarak kullanılmalıdır.
+4
salihdt
(06.06.26)
dönemin metası kısa videolar. ama iş hayatına uyarlamak biraz zor.

50 milyonluk ev satan emlakçılardan galericilere, uzmanlardan bilmemeye kadar, herkesin hızla tüketmeye alıştığı içerik kısa videolar.

yazmayın, video ile anlatın.
0
babilfish
(06.06.26)
Musterime whatsapptan 2 kere iskonto oranını yazmışım, hâlâ daha arar sorar benim iskontom kaçtı diye.
Dün bunu düşündüm, insanlar (biz de dahil) her şeyin kolayına kaçıyoruz.
+1
etna
(06.06.26)
okuyan insanlarla karşılaşmak için dua edilebilir
-1
mantık
(06.06.26)
(6)

İlber ortaylı ne ölçüde objektif

WithWorth
Osmanlı ile ilgili bazı yazılarını okudum. Kendisini tarihçi kimliği ile tanımıyorum. Türk olduğu için osmanlıyı abartma, övme gibi davranışlardan %100 kaçınması mümkün mü ? Yazdıklarını beğendim. Ama övmüyordur ve sadece gerçeği söylüyordur, değil mi ? Bu konuda nasıl bilinir ?
Osmanlı ile ilgili bazı yazılarını okudum. Kendisini tarihçi kimliği ile tanımıyorum. Türk olduğu için osmanlıyı abartma, övme gibi davranışlardan %100 kaçınması mümkün mü ? Yazdıklarını beğendim. Ama övmüyordur ve sadece gerçeği söylüyordur, değil mi ? Bu konuda nasıl bilinir ?
0
WithWorth
(04.06.26)
Devletçi biri. Her doğruyu her yerde söylemeyen biri. Öncelik devlettir kafasında. Örneğün Ermeni soykırımı konusunda detaya girmez.
Eleştirmek için söylemiyorum. Doğrusu da bu bence. Fransızlar ya da norveçliler ne kadar ttarafsız kendi tarihleri konusunda?
Bu adamda tarih konusunda devletini koruyan biriydi?
Aradığınız tarzda tarafsız tarihçi pek bulunmaz.
+2
Lh12
(04.06.26)
designer
(04.06.26)
tarih yazımı hiçbir zaman objektif olmamıştır. tamamen objektif olmak için içinden narrative kısmını çıkarmak lazım; o da tarihlerden oluşan kronolojik bir listeden farksız olur. birincil kaynağın seçilmesi, sıralanması, okunması, içinden parçalar eklenmesi hep yazar seçimleridir.

Bu konuda çok güzel bir makale var Hayden White’tan:
spot.colorado.edu
+1
eileengray
(04.06.26)
Çok kitabını okudum zamanında. Hemen hemen her programını izledim.
Olabildiği kadar tarafsız yazar ama politik doğruculuk bence yapmaz.
Çünkü çok politik biri idi .. nerede ne konuşmasını bilir. Ama en fazla söylemesi gereken herşeyi söylememiştir derim. Yanlış yazdı veya tarihi carpıttı diyemem ama tüm gerçeği de söylemiştir demem
0
hacirotti
(05.06.26)
Etliye sütlüye karışmazdı. Mesela dersim konusundaki programda tek kelime etmemiştir.
0
rodeocu
(05.06.26)
Hiç objektif değil. Bildiği şey işine gelmiyorsa ölü taklidi yapıyor.
0
matematisyen
(05.06.26)
(8)

Türkiye'de nudist plaj var mı?

runaway
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
ya da sadece üstsüz güneşlenenlerin olduğu?
-2
runaway
(04.06.26)
Yoktur
0
baldur2
(04.06.26)
o plaja el bombası atarlar. orta doğu burası oğlum
+4
HellKeePer
(04.06.26)
ben bodrum yahşi sahilinde bol bol üstsüz güneşlenenleri görüyordum 4-5 yıl önce.
0
ground
(04.06.26)
O dediğin yunanistan da bile tek tük var artık. Telefon ve asosyal medyadan sonra bitme noktasına geldi. Kadınlar kendini güvende hissetmiyor.
Almanya italya da bu tür yerleri 70 lik dedeler teyzeler kullanoyor çoğunlukla.
Oraları görsen hemen kaçarsın.
+3
Lh12
(04.06.26)
yok artık daha memeler.
+2
shadowfollower
(04.06.26)
yunanda gitmiştim %80i amca teyzeydi. tek tük gençler vardı.

yurt dışında genel olarak üstsüz güneşlenme çok yaygın bu arada. nüdist plaj harici altını çıkaran görmedim ama.
türkiye'de olmaz o dediğin. anca birkaç üstsüz güneşlenen olur belli plajlarda. çoğu da turist olur.
0
jelly bear
(04.06.26)
pre-akp ekosisteminde kesin vardi diyebilirim ama ispatlayamam.

bodrum'da 90'larda ustsuz guneslenen turk sayisi az degildi, turistlerin ise hic havlu falan kullanmadan mayo degistirdiklerine cok sahit olduk. kimsenin de umrunda olmazdi.

su anda yoktur herhalde..
0
cooperr
(04.06.26)
90larda didim ve kemer'de turistler hep üstsüz olurdu. topless kelimesi medyada kullanılırdı. zamanla kayboldu bu güzel alışkanlık:)
0
renegade
(04.06.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(16)

yazılımcılar napıyorsunuz?

yenibirgüzelnick
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı? ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı?
ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
📊 öldük mü?

Bu anket sona erdi. 43 oy kullanıldı.

0
yenibirgüzelnick
(02.06.26)
Yapay zekanın yeteneklerini de birileri geliştirmesi gerekecek. Rekabet artıyor ama ölüm görmüyorum ben.
+1
cilekli pasta
(02.06.26)
15 sene çok iyimser bi tahmin. 3 seneyi görür mü yazılımcı? Esas soru şu: yıllardır aynı muhabbet. İnsanlar işlerini kaybedecek ama yeni işler çıkacak.
Eee hani o yeni işler? 100 kişi işini kaybetti. Yeni iş 10 kişiyle devam ediyor.
+1
Lh12
(02.06.26)
15 seneye kadar yapay zeka konuşmaya yürümeye falan başlar. Max 5 seneye yazılımcılık diye bir meslek kalmaz
+1
runaway
(02.06.26)
biraz developer kafasından çıkmak lazım, yapay zeka ileride daha kompleks kodları da yazabilir, bu yüzden gelecekte avantajlı olacak kişiler en iyi kodu yazan değil, tüm araçları kullanarak bir iş problemini uçtan uca çözebilen kişiler olacak. bu yüzden gidip birazda işin müşteri ilişkileri tarafını da öğrenin. önceden developerlar product owner, product manager olmak istemiyorlardı.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sanayi Devrimi'nden beri insalığın anlamadığı bir şey var. 3 kişinin yaptığı işi 1 kişi yapacak duruma gelirsek o 2 kişi işsiz kalmaz arkadaşlar. 1 birim yerine 3 birim iş yapılır. Aynı sektörde, aynı arz üretilmez her zaman tabii ama "eyvah yandık, işsiz kalacağız" diye bir durum olmaz.

Teknolojik ilerleme ve verimlilik artışı uzun vadede toplam üretimi artırır, yeni sektörler ve yeni işler yaratır. Sanayi Devrimi'nden beri genel eğilim bu yönde oldu.

Elbette bazı sektörlerde daralma, kitlesel olmayan işsizsizlik gibi şeyler yaşanacaktır. Yeni sektörlerin gelmesi de zaman alabilir ama kitlesel bir işsizlik olmaz.

Tarımda bir zamanlar nüfusun %70-80'i çalışıyordu, bugün gelişmiş ülkelerde %1-5'i çalışıyor. Bu insanlar tamamen işsiz kalmadı; sanayiye, hizmet sektörüne, teknoloji sektörüne geçti.

Ek not: Bu değişime ayak uydurmak asıl mesela. Yani yapay zeka basit kodlamayı yapıyor ise sadece basit kodlama bilerek hayatta kalmaya çalışmamalı insan. Yapay zeka elbette bazı sektörlerin bitmesine yol açacak. Bu sektörün çalışanları da bu değişime ayak uydurmaz, yani kendini geliştirip yapay zeka ile yapılan işlere adapte etmezse işsiz kalması kaçınılmaz olur.

Özetle oturup beklemek yerine yapay zeka ile başlayan bu değişime nasıl ayak uydururum diye yaklaşmak lazım.
0
himmet dayi
(02.06.26)
Gömülü sistemler üzerine donanım/yazılım geliştirirken kademeli olarak otomasyon tarafına geçtim, yaklaşık 2 seneden fazladır full otomasyondayım, verdiğim en iyi karardı diyebilirim. Henüz sahaya çıkıp iş yapacak robot ve yapay zeka yok, ben ömrümü doldurana kadar da olmaz, sonraki nesil düşünsün.

Yapay zeka logaritmik hızla ilerliyor, şu an claude kullanmayan programcı yok, amele gibi satır satır kod yazan kalmadı, stackoverflow'da sorular eskisi gibi cevaplanmıyor, hatta site trafiği dibi gördü. daha da gelişirse önce junior'lar sonra da senior'ların etiket değeri iyice dibe inecek. Bir proje için gereken iş gücü hızla düşüyor, alternatiflere bakma zamanı geldi de geçiyor bence.

Maksimum bir nesil daha programlamadan ekmek yer, ondan sonrası muamma.

Artık birden fazla yeteneğin gerekli olduğu zamanlardayız.
+1
kimlanbu
(02.06.26)
yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunmek cok enteresan geliyor.

gelecekte ai sayesinde 1 yazilimci -> 20x yazilimci diyelim.

neden bugun dunyada 1000 is varken, yazilimci 20x is yapabildiginde hala 1000 is olacagini dusunuyorsunuz ki?

daha hala yangin ciktiginda gercek insanlar mudahale ediyor, hala araclari insanlar kullaniyor, hala devletin ve burokrasinin yarisindan cogu dijitallesmedi, hala kagit para kullaniyoruz, hala endustride insan isci kullaniliyor.

gercekten butun bunlari otomatize etmeden (yani her seyi) yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunduren ne?

en son belki yillaaar sonra, butun isleri otomotize edebildikten sonra bitebilir. omrumuz yeter mi sanmiyorum.
-3
gitdaddy
(02.06.26)
AI ile birlikte junior yazılımcılara ya da teknik olarak çok güçlü olsa bile business tarafını bilmeyen iletişimi zayıf profillere ihtiyaç kalmayacağını değil artık çoktan kalmadığını düşünüyorum. Analist ya da testçi diye tamamen ayrı bir rolün de bugünkü haliyle devam etmesi de mümkün değil. Teknik tarafı anlayan, business ihtiyaçlarını okuyabilen, iletişim kurabilen ve gerektiğinde hem analist hem yazılımcı gibi hareket edebilen kişiler yürütecek bu işleri. Ama bence yazılıma gelene kadar beyaz yakanın büyük kısmının işi aslında dokümantasyon, planlama, takip etme ve diğer tekrar eden şeylerden ibaret. Yazılım tarafı kısa zaman içerisinde tamamen değişecek ama ondan önce birçok ofis işine aslında çoktan ihtiyaç kalmadı.
+3
chaos moleculaire
(02.06.26)
@duyulmasi gerektigi kadar +1
0
co2s2
(02.06.26)
geçen gün okduğum bir veriye göre şuanda api'ler üzerinden llm'lerin %80'inini yazılım geliştiriciler kullanıyor. yani parayı yakan adamlar yazılımcılar. daha doğrusu kod geliştirici dediğimiz adamlar.

yazılımcılar biterse, claude'yi kim kullanacak? firmalar alıp tam otomasyona mı geçecek ? elbette hayır.

ben belirli seviyede bu işin devam edeceğine inanıyorum. en azından mevcut düzen benim gibi 30ların rotasında olan adamları emekli eder. robotlar, biraz böyle farkındalığı yüksek, şimdiki gibi ajanlar ile değil de gerçekten akıl yürütebilen algoritmalar geliştikçe kod geliştirme işi de azalacaktır. ama bizi kurtarır her türlü.
+1
xephyr
(02.06.26)
Yazılım bitmiştir. Bunu sizin 10x developer diyeceğiniz, alanımda trdeki allah tier sayılı insandan biri olarak söylüyorum.

Durumu görünce hızlıca pivot yapıp kariyer değişikliğine gittim. İşyerinde yıllardır beni ai ekibine almaya çalışıyorlardı istemiyordum ai olmaz ama r&dye geçerim dedim kabul ettiler.


Yeni tekliflere de asla dönüş yapmıyorum. En safe yerde durmak lazım bir süre



Edit: mesela juniorlar zaten yetişmiyor bu uzun vadede büyük problem ama onun dışında, spesifik roller yerine generalist eleman arıyor büyük şirketler. Yok ben javacıyım yok ben react biliyorum falan bunlar yok oldu. Sağlam bir mimari bilgisi, network bilgisi güvenlik bilgisi vs temel seviyede bunların hepsini bilen insanlar ai ile çok hızlanıyorlar onlara talep var
+2
aguen
(02.06.26)
Sektörde insan iş gücü son 1 yılda aşırı azaldı ve bu hızla giderse mevcut yazılımcıların %90'ı bence başka sektörlere kaymaya başlayacak. Evet Ai bir araç ve bu araçla daha çok iş üretilebiliyor ama bu işi de daha az kişi yapacak. Yüksek kalite iş yapan ve tecrübeli yazılımcılar ve sistem mühendisleri hayatta kalır ama 100 kişilik ekipler 10 kişiye düşecek ve maaşlar komik duruma düşecek, düşüyor.

Planlama, tasarım, muhasebe, pasif pazarlama gibi işlere yazılımcıların kayması ile asıl en büyük vurgunu beyaz yakalar yiyecek bence. Mevcut yazılımcılar bu tarz işleri yazılım araçları kullanarak çok daha verimli şekilde yapacak. Şu an bu dönüşüm başlamadı, ilk yazılımcıların etkilenmesi en etkin şekilde ilk onların kullanmasından kaynaklı, bir nevi kendi kendilerini bitirdiler. Birçok beyaz yaka ve patronu halen işlerini yapay zekanın yapabileceğinin farkında değil. Yazılımcılar da şu an piyasayı koklayıp bekleme dönemine girdiler.

Gerçek sanatçılar dışında teknik iş yapan grafiker, mühendis, prodüksiyoncu vs ne varsa yavaş yavaş elenecek. Belli işlerin yürümesi için sadece ai operatörlerine ihtiyaç kalacak. Şu an Türkiye'de bile Egea parasına robot satın alınabiliyor. Bu robotların ve mekaniğin yine Ai yardımı ile gelişmesi ile bence otomasyon sektörü de etkilenecek ama bunun için yine epey süre var.

Maalesef önümüzde sanayi devriminden çok daha öte etkileri olacak karanlık bir çağ var. Aktif iş gücünün %90'ı 5-10 yıl içinde işsiz kalabilir. Ne yazık ki insanlığın geldiği yer de buna hazır değil ve güçlü devletlerin işgalciliğe başlaması, gelişmemiş ülkelerin petrol kaynaklarına, nadir elementlerine sulanması da boşa değil. Ülkelerin doyurması gereken kalabalıklar gün geçtikçe artacak ve bunun için doğal kaynaklara ihtiyaç var.
umarım yanılıyorumdur.
+1
creepy
(02.06.26)
Bu tarz anketlerde yazilimci degilim, sonuclari goster secenegi olmali. Zira konu fazlasiyla populer, dolayisiyla merak uyandiriyor.
-1
Sour
(02.06.26)
Yaklaşık 20 yıldır yazılım dünyasının içindeyim. Bu süreçte çok şey gördüm, çok şey yaşadım; ancak AI kadar ekosistemin temellerini sarsan, hatta birçok noktada olumlu/olumsuz şekilde yeniden şekillendiren bir yenilik görmedim. Modeller son 8-9 ayda yetkinlik açısından ciddi bir sıçrama gerçekleştirdi. Claude 4.5 yayınlandığında, yaklaşık dört yıl önce bir şirkette beş kişi iki ay boyunca çalışarak tamamladığımız kapsamlı bir projeyi dört saat içinde daha iyi bir mimariyle yeniden geliştirebildim. İster inanın ister inanmayın, ortaya çıkan sonucu gördüğümde ben de şaşırmıştım. Hatta sektörde tanınan birçok yazılımcının bir yıl önce söylediği "AI kod yazamaz" sözünü kendilerine yedirip, bugün bloglarında tam aksi yönde yazılar yazdırmışlığı bile var. Ancak "sektör bitti" düşüncesine kesinlikle katılmıyorum. Modeller ne kadar gelişirse gelişsin, hâlâ süreçleri kurgulayacak, mimariyi tasarlayacak, doğru pipeline'ları oluşturacak ve non-deterministic çıktıları azaltacak ya da yönetilebilir seviyeye indirecek insanlara ihtiyaç olacak. Kısacası, "kod yazma" devri büyük ölçüde sona eriyor; artık mühendislik konuşulacak. Bunun da ne kadar süre daha geçerli olacağı ise AGI denen mitin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bağlı. Şahsi görüşüm, bunun mevcut Transformer mimarisiyle mümkün olmadığı yönünde. Bana göre ya kuantum hesaplama gibi bambaşka bir paradigma devreye girecek ya da bugün henüz öngöremediğimiz, tamamen yeni ve sentetik bir yaklaşım AGI'yi mümkün kılacak.

Optimist cevaplar için:
AI ile birlikte gelen otomasyon çağı, arz-talep dengesini ciddi şekilde etkiliyor. Sonuçta iş miktarı üretime, üretim de talebe bağlıdır. İnsanlık bir anda 10 katı çoğalamayacağına göre, bir kişinin üretkenliğinin 1x seviyesinden 10x seviyesine yükselmesi teorik olarak 9 kişinin ekonomik dengedeki talebini azaltıyor. Dengesizliğin ortaya çıktığı nokta tam olarak burası.

Geçiş evresinde olduğumuz bu yeni çağ, öncekilere pek benzemiyor. AI elbette yeni iş alanları ve uzmanlıklar yaratacaktır, bu su götürmez; ancak ortadan kaldırdığı veya dönüştürdüğü işlerin tamamını telafi edecek ölçekte yeni istihdam üretip üretemeyeceği çok çok ciddi bir soru işareti. Yazılımcılar endişeli çünkü yaklaşan değişimi herkesten önce onlar gördü/görüyor. Bir yandan iş akışlarına entegre ederek yeni döneme uyum sağlamaya çalışıyor, diğer yandan da bunun uzun vadede kendi rollerini nasıl değiştireceğini sorguluyorlar çünkü modelleri kullanmak paradoks yaratıyor.
+4
nyist_
(02.06.26)
@sour sonuçları görebiliyorsunuz üstüne tıklayıp
+1
🌸yenibirgüzelnick
(02.06.26)
@yenibirgüzelnick aa bilmiyordum, tamam, tesekkurler.
0
Sour
(03.06.26)
(4)

Tatil sorusu

arbre
Temmuz başında tatile gitmek istiyorum. Geçen yıl Antalya, Kemer'e gitmiştim. 4 yıldızlı denize sıfır ultra her şey dâhil oteldi. Çok beğenmiştim. Bu yıl Muğla, Fethiye düşündüm ama hiç bana göre değil. Yine de denemeye değer mi? Ben denize sıfır denizi güzel otel seviyorum. Alanya çok kalitesiz gel
Temmuz başında tatile gitmek istiyorum. Geçen yıl Antalya, Kemer'e gitmiştim. 4 yıldızlı denize sıfır ultra her şey dâhil oteldi. Çok beğenmiştim. Bu yıl Muğla, Fethiye düşündüm ama hiç bana göre değil. Yine de denemeye değer mi? Ben denize sıfır denizi güzel otel seviyorum. Alanya çok kalitesiz geliyor. Kaş uzak. Tek seçenek Belek kalıyor. Ben aynı konseptten devam mı edeyim ya da Ölüdeniz, Göcek ya da takılmak için Alanya mı deneyeyim? Teşekkür ederim.
-11
arbre
(31.05.26)
tek misin? çift mi gideceksin?
fethiye anlatılmaz yaşanır. gitmediysen git.
alanya'da da apart yapıp geceleri akmak güzel olur.
4 yıldızlı her şey dahil, her şey dahil değildir.
0
addison
(01.06.26)
Tek gideceğim
-6
🌸arbre
(01.06.26)
Kayaköy Sanat Kampı (Fethiye, Muğla): Workshoplar, ortak yemekler ve kamp aktiviteleri sayesinde tek başınıza gitseniz bile hızla yeni dostluklar kurabileceğiniz bir konsept sunar.
0
Lh12
(01.06.26)
bayram tatilinde fethiye'de jiva beach'te kaldık. tavsiye üzerine gitmiştik zaten ama beklentimin de üzerinde çıktı otel. tavsiye ederim.
0
matematisyen
(01.06.26)
(3)

Ağır roman filmini begenir misiniz

üğpoıuy
?
?
📊 ?

Bu anket sona erdi. 33 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(30.05.26)
Dönemi için güzeldi. Zamana yenildi diyelim. Tarihi değeri var.
+2
Lh12
(30.05.26)
Baya iyi film.
Su an bile öyle bir film cekilemiyor.
True romance gibi. Cok güzel bence.
-1
Purple life
(30.05.26)
güzeldir. kitabını da tavsiye ederim. anlatım dili değişik, zevkli.
0
nothing in my way
(30.05.26)
(5)

Symbol vs Corsa

arbre
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.Corsa
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.

Corsa iç ve dış tasarım olarak daha iyi. Beni daha çok mutlu eder. Ama KM yüksek bulabiliyorum. 160 190 bin KM arası. Bunu alırsam da 200 bine gelince (2 3 yıl sonra) satma stresi olacak. Bir de kronik güneş yanığı problemi var. Siyah renk boya soluyor, soyuluyor.

Bunları düşününce hangisi mantıklı?

Tasarım, konfor vs düşük KM
-11
arbre
(29.05.26)
İki aracı da tavsiye etmem. Daha çok para koyup japon ya da hyundai derim. Bir de o düşük km lere inanma lütfen. Çok basit o işler. Km yi unut. Başka şeylere yönel..

youtube.com
0
Lh12
(30.05.26)
pejo 207 cam tavan bak
-1
mantık
(30.05.26)
symbol al geç.

bütün filocular yanılıyor olamaz... 1000 tane araba alan adamlar senden de benden de iyi biliyorlar.
0
babilfish
(02.06.26)
babilfish, benim de gönlüm ondan yana ama Corsa kadar iyi değil tasarımı
-4
🌸arbre
(02.06.26)
@arbre: şimdi eğri oturup doğru konuşalım. zaten ikisi de iyi arabalar değil. idare eder, iş görmelik arabalar.

bu sınıf arabalarda tasarım, konfor falan olmuyor. bari dayanıklı ve ekonomik olsun.
0
babilfish
(05.06.26)
(14)

Favori Nazal Öncel şarkınız?

sekizdokuzon
Benim şu an Gitme Kal Bu Şehirde. Sizinki hangisi?Teşekkürler.
Benim şu an Gitme Kal Bu Şehirde. Sizinki hangisi?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(26.05.26)
bırak seveyim rahat edeyim
+1
summerjam0306
(26.05.26)
Sokak Kızı nı çok severim

Not : Erkeğim yürümeyin
+1
kimlanbu
(27.05.26)
leylim yar
+1
banach
(27.05.26)
+1
late viper
(27.05.26)
Gidelim buralardan.
+1
mutekebbir
(27.05.26)
geceler kara tren
0
anon1m
(27.05.26)
Boncuk
+1
Lh12
(27.05.26)
beni hatırla www.youtube.com
ayşegül aldinç versiyonunu da çok seviyorum ama nazan öncel'in söylediğinin düzenlemesi şahane olmuş.

yalnızlar treni www.youtube.com
sibel can versiyonu da güzel.
+1
exlibris
(27.05.26)
leylim yar+1
+1
trixi
(27.05.26)
Bazı Şeyler,
Seni Bugün Görmem Lazım
0
substituent
(27.05.26)
A Bu Hayat
0
arenas
(27.05.26)
Leylim yar: Alttan alttan gelen davul sesi, aşık olunca yaşanan kalp atması misali, şarkı boyunca hiç durmadan atıyor kalbiniz.
0
mahsus mahal
(27.05.26)
Dillere düşeceğiz idi hep:
(bkz: #4866794)
+1
yadigar
(27.05.26)
Dillere duscez +100
0
cooperr
(27.05.26)
(4)

YouTube'da izleyip gerçekten eğlendiğiniz son içerik neydi?

sekizdokuzon
Türkçe olarak sınırlarsak. Teşekkürler
Türkçe olarak sınırlarsak. Teşekkürler
0
sekizdokuzon
(26.05.26)
gömercin kuslari.
-1
Purple life
(26.05.26)
Şu an Kazıklı Maria’nın Uzaylılar Kayseri’de kitap incelemesini dinliyorum keyifli geçiyor.
0
mutekebbir
(27.05.26)
Lh12
(27.05.26)
Tutkum Boğuşmak
Foton Gitti
0
mor oje
(27.05.26)
(5)

Göbek açan kedi

64654942
Üç dört hafta önce sokakta beslerken tanışıp evime kaçırdığım bir kedim var. İlk evde kedi besleme tecrübem. 7-8 aylık bir dişi. Siyahı sadece kafasında az miktarda olan beyaz bir tekir. Çok sakin, mırlaması bile çok az. Tanıştığımız günden beri kendisini sevdiren, sürtünen, kucağa çıkan bir çocuk.
Üç dört hafta önce sokakta beslerken tanışıp evime kaçırdığım bir kedim var. İlk evde kedi besleme tecrübem. 7-8 aylık bir dişi. Siyahı sadece kafasında az miktarda olan beyaz bir tekir. Çok sakin, mırlaması bile çok az.

Tanıştığımız günden beri kendisini sevdiren, sürtünen, kucağa çıkan bir çocuk. Ve o günden beri de iki dakika kafasını sevdirdikten sonra bana hemen göbek açar hatta ben fark etmezsem beni dürter veya elimi acıtmadan ısırarak göbeğine götürür.

Buraya kadar iyi de o andan sonra elimi göbeğine her götürdüğümde beni patiliyor. Daha göbeğine gelmeden elim havadayken uçan pati atıyor. O sırada sırtına götürüyorum elimi, bazen rahatsız olmasa da genelde o zaman da patiliyor. Kesik oluşturmuyor bu arada yani hafif bir pati atma ama göbeğini sevmek için ısrar etsem acıtır, zaten patiledikten sonra hemen ısırmaya yelteniyor ve ben elimi çekiyorum. Sonrasında elimi yakalamaya çalışıyor.

Hani oyun sanıyor, o yüzden elimi kaçırmayayım desem gerçekten acıtacak elimi. E göbeğini sevmemden rahatsız oluyor desem göbeği açık beni bekliyor ve dediğim gibi elimi oraya götürmeye çalışıyor falan. Sorun ne? Ya da bir sorun var mı bilmiyorum. Ne dersiniz?
0
64654942
(25.05.26)
kedinin göbeğini açması güven göstergesidir ancak her kedi için "gösterdi diye elletecek" diye bişey yok :) zira dış dünyada göbeğinden alacağı bir yara iç organlarına zarar verebileceğinden, en çok korumaya çaba gösterdiği yeri burasıdır aslında.
benim değil sevdirmek, yanından bile geçirtmeyen kedim de göbeğini açar; sıkıyorsa elimi uzatmaya cüret göstereyim :/
+3
lil siztah
(25.05.26)
Kedi evcil hayvan değildir. İnsanı bırak kedi arkadası bile çiftleşme dışında olmaz. Vahşidir tek yaşar. İnsanla aynı evde yaşar hatta aynı yatakta yatar. Ama bağ kurmaz. O beni besleyen insan diye niteler sahibini.

Göbek açar ama yavru değilse elletmez.
-14
Lh12
(25.05.26)
Oyun istiyor. 500 gram falandır o ama amacı sizi avlamak.
Ben benimkini eğittim. Elimde herhangi bir şey yokken oyun oynamayacağımızı biliyor ve ısırmıyor. Kıyafetle ya da elimde elimi koruyacak herhangi bir şey varsa elimi avlamaya başlıyor.
Kardeşi olmayan yalnız kedilerde oluyor sanırım. Kardeşi olsa sizinle hiç girmez bu tür şeylere.
Daha yavru olduğu için siz ona göre hareket edin. Bir oyuncak seçip avcılık isteğini oraya da yönlendirebilirsiniz, benim gibi elinizde havluyla sizi avlamasını da öğretebilirsiniz hiç ellemeseniz de olur. Dişi kediler göbeğini sevdirmiyorlar sanırım. Erkekler bayılıyor ama.
0
asue
(26.05.26)
Annesi göster ama elletme demiştir ahdhdhajjsjs.

Ön patilere doğru karın bölgesine dokunmaya başlarsanız ve nabzına göre yavaş yavaş hassaslaştığı bölgeye kadar inip ileri gitmezseniz zamanla alışır. Daha güven bağı için çok erken bence.
0
kimlanbu
(26.05.26)
burada açar ama elletmez, yavru değilse elletmez, dişiler elletmez diyenler olmuş da bizimki gayet sevdiriyor :D i.imgur.com

hatta yukarı göğüse doğru çıkarsan aşağı itekliyor karnını sevelim diye. her gün istisnasız karın sevdirme rutini var. beni çok sık görmüyor annemlere arada bir uğruyorum ama bana da sevdiriyor. yetişkin olarak sokaktan aldım, yavruluğunu bizimle geçirmedi. aldığımız ilk gece bile aynı yatakta uyumuş. ben bakamam diye anneme götürdüm, çip tasma vs. yoktu çevrede de arayan soran olmadı. 1 ay kadar dışarıda kalmış komşuların dediğine göre. kendisi peşime takılıp eve gelmişti ilk karşılaşmamızda.
0
konetsu
(03.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.