[]

neden bu kadar uptove almış bu

www.reddit.com
gece gece neyi kaçırıyorum çözemedim niye çılgınlar gibi upvote basılmış buna?



 
Gerçekten işe yarar bir tavsiye, biraz aşırı upvote almış. Ana sayfaya düşünce daha fazla insan görüp faydalı bulduysa. Gerçekten kendimizi batırıyoruz bazen, en iyisi az konuşmak.


  • senolll  (23.02.20 05:37:59 ~ 05:38:59) 
"what the shit. 107k upvotes and top post of all time on LPT, all because I overslept"

adam da inanamamış o kadar yüksek puana.
  • Avoiding The Puddle  (23.02.20 06:23:20) 
Ben de up vote ettim. Sanırım herkes hayatinda en az bir kez bu durumu yasamistir. Basit ama etkili bir durum.


  • biseysorcaktim  (23.02.20 08:05:46) 
Bence görüşmeci tarafın yeniden randevu vermesi insanları etkiledi. Bunun olmasını beklemiyorsun öykü başlayınca. Sonra gerekçe bile sormadan tekrar görüşme ayarlamalari vs insanları etkiliyor. Ve sanırım herkes kendini elemanın yerine koyuyor ki ben Gicik oldum. Kendi kusuru, dürüst değil ve insanlara da dürüst olmamaslyı öneriyor.


  • fempusay  (23.02.20 12:58:19) 
@fempusay

adam kısaca her doğru her yerde söylenmez diyor. sorulmadan mazeretini anlatmana gerek yok diyor.

dürüstlükle her şeyi çat diye söylemenin bir alakası yok
  • beyaz power ranger  (23.02.20 18:46:36) 
@beyaz
Dürüstlük ne demek sanırım iyi biliyorum. Sorulmasa da kusurunu söyleyebilmek dürüstlükle alakalıdır.
Adam kurnazlik yapıyor ve bunu iyi bir şeymiş gibi methediyor. Karşı tarafın mazereti olmasaydı ne diycekti acaba?
  • fempusay  (23.02.20 19:40:01) 
[]

drakula ve veblen için hangi yayınevi/çevirmen

Aylak Sınıfın Teorisi Thorstein Veblen / 2 yayınevi var. Urzeni'den çıkmış çevirmeni Cumhur Atay.
Yayınevi hakkında hiçbir fikrim yok. Çevirmen ise 20-25 kitap çevirmiş. iletişim ve otonom falan da var bunların içinde.
Diğer yayınevi Heretik. Bunu da duymadım. İki kişi var çevirmen.
Hüsnü Bilir , Eren Kırmızıaltın. İkisinin de bütün çevirileri aynı yayınevi, toplamda 10 tane çevirileri var.

Hangisini seçelim?

Drakula da ise seçenek çok daha fazla.
Ayrıntı, Can, İtihaki, Yabancı, Alfa
İthaki ve Yabancı da çevirmen aynı. Niran Elçi. Çok fazla çevirisi var. Çoğu ithaki.
Can, Zeynep Bilge. Pek çevirisi yok sanırım.
Diğerlerine bakarken kayboldum.

Hangisini seçelim?

 
İkincisi için; can'dan şaşmayın.


  • osuran imam  (12.01.20 22:16:02) 
[]

bu cüreti nereden buluyorlar

toparlayamadım sinirimden ama idare edin.
çilingir arıyor abi senin evin önündeyim kapıda kalmışlar haberin var mı tanıyor musun açayım mı diyor.
dedim ne kapıda kalması lan ne alaka evdeyim ben. daha önce emlakçıda, inşaat firmalarında falan çalıştığım için az çok tanıyor çilingirler. kısa bir süre önce de kapıda kaldığım bu arkadaşı aramıştım oradan şey yapmış. tanımasak açacak kapıyı o da ayrı mallık neyse konuyla ilgisiz bilgi.
kapıyı açtım karşımda çilingir ve karşı daireye taşınmaya çalışan birileri.
hayırdır dedim abi ev kiralamışlar falan bir şey anlatmaya çalışıyor çilingir bir yandan diğerleri bir yandan.
neyse işte tiplerden biri diyor kapıyı çaldık açmadınız biz de eşya taşıyoruz sizin balkondan daha kolay olur diye şey yaptık diyor. komşulara da sormuşlar iyi biridir falan demişler benim için zaten kötü bir niyetleri yokmuş falan.
lan olm bu ne cüret ya sanki 40 yıllık arkadaşım, anam babam da benden haber alamamışlar eve girmeye çalışıyorlar gibi gayet normal anlatıyor bir de. tuttukları daire de cam balkon varmış da vinç şey olmuyormuş da. benim balkondan daha kolay olurmuş. zaten sabah kapıyı açsam hiç bunlar olmayacakmış.
lan olm ben kapıyı açmak zorunda mıyım, hadi açtım sana neden evime girmen için izin vereyim neyden bahsediyorsunuz aq diyorum adam ama şimdi biz komşu olucaz ya niye böyle yapıyorsunuz falan diyor.
tck da karşılığı var lan bunun pazar pazar kafayı yedim. adam ciddi ciddi yaptığı şeyin -hiç tanımadığı, alakası olmadığı birinin evine çilingir çağırıp girmeye çalışmak- normalliğini savunuyor.
bir de ben burada olsun başka apartmanlarda olsun hep böyle toplumun sorunlu diye kodladığı insanlarla oturdum. travestisi, suriyelisi, escortu şusu busu. hiçbiri böyle saçmalık yapmadı.
apartmandaki diğerleri de ayrı mal. kimse siz ne ayaksınız demiyor. eski komşular olsa bunları pencereden atmışlardı.
soru başlıkta. valla öfkeyle yazdım ama ne yazdım bilmiyorum.

 
lol kanka hangi semt??


  • dafuq  (27.10.19 15:38:11) 
çok geçmiş olsun, gerçekten hangi semt?


  • benaslinda  (27.10.19 15:44:23) 
alajahalsksj
Şu geldi aklima direkt:
m.youtube.com
Tam 10:00'da başlıyor senin olay
  • el conquerador  (27.10.19 15:44:45) 
Burada ben sinir oldum, kim bilir sana neler olmuştur. Keşke açsalarmış kapıyı. Çilingiri ve komşuyu dava ederdin.


  • angina pektoris  (27.10.19 15:46:29 ~ 15:46:46) 
bu cureti tamamen kendilerinden buluyorlar. Muhattap olma.


  • Sonsuzluk ve Bir Gün  (27.10.19 15:47:41) 
Ahahhaja bu ne lan :) Oha yani


  • oldumusimdi  (27.10.19 15:54:16) 
efsane duyurulardan biri olacak bu. lütfen silme.
yeni komşu görünümül yaratıklarla hayatta başarılar diliyorum sana.

  • sutlu nescafe  (27.10.19 16:10:51) 
Karşınıza birileri taşınıyor, eşyaları sizi evden geçirmek için kapınızı çalmışlar, siz açmayınca çilingir çağırıp kapınızı açmaya kalkışmışlar ve niye kızdığınızı bile anlamıyorlar? o.O

Kolay gelsin, evdeyken kapınızın demirini/zincirini kapalı tutun, evde yokken alt üst komple kilitleyin, alarm falan taktırın bir şey yapın bu ne be!
  • kobuzchu kiz  (27.10.19 17:11:58) 
Bence ev anahtarının bir kopyasını onlara verin. Arada bir kullanmak isteyebilirler. Böyle çilingir çağırmak filan çok masraflı olur onlar için.

sutlu nescafe +1
  • Barbaros59  (27.10.19 17:24:33) 
Yanlış anlamadım Di mi asjsjs
Karşı daireye yeni biri taşınıyor ve sizin balkondan taşımak daha kolay olur diye sizin evde olmadığınızı düşünüp çilingir çağırıyor. Tam dayaklık bak. Dövsen polis filan çağırsa bir de polis dövmeli bence bunları.

  • valarmurgulis  (27.10.19 17:28:48) 
Geçmiş olsun hocam, benzerlerini günlük hayatta çok yaşıyoruz ama bu baya abartı olmuş, direkt dava açın, buna okey derseniz daha neler yaparlar tahmin edemiyorum


  • 06017  (27.10.19 17:36:44) 
Sert konuşun.Bi daha muhatap olmasınlar sizle.Gerekirse şikayetçi olun.


  • soru icin geldim  (27.10.19 17:55:28) 
Geçmiş olsun, bu kadar abartı olmasa da buna benzer bir durum yaşamıştım. Üst komşu balkonda asılı olan halısını benim balkondan geçilebilen sundurmaya düşürmüş. Kapıyı çaldı, balkonundan geçip alayım diyor. Ben yarı çıplağım, evde tek değilim, balkona geçilecek oda hiç müsait değil. Ev müsait değil sonra gel dedim. Ya hemen girip alayım çıkarım geri diyor. Yok müsait değil ev dedikçe hala hemen alır çıkarım diyor. Yaklaşık bi 4-5 kez ısrar ettikten sonra kapıyı kapattım direkt. Bu arada bu, bu komşuyla ilk ve son iletişimimizdi. Bu samimiyeti nereden buldu anlamadım.
Sendeki durum bu yüzsüzlüğün çok daha ötesi tabi.

Bazı insanlar gerçekten diğer tüm insanları kendi hayatlarındaki figüranlar olarak görüyor, herkes onlar için var olmuş, ne isterlerse yapabilirler gibi geliyor sanırım. Narsisizmle bağlantılı bir hastalık olsa gerek.
  • diyanet takvimi  (27.10.19 18:00:12) 
Siz çok kızmışsınız ama kusura bakmayın ben çok eğlendim. Elalem deliye, siz akıllıya hasret durumu olmuş.
Hadi komşunuz manyak onu anladık ama bu arada çilingir kapıyı açarken ya bir kolluk görevlisi ya muhtar en olmadı apartman yöneticisi ile açmak zorunda

  • strawberry first  (27.10.19 19:39:26) 
bir yasima daha girdim. sinirlarim zorlandi su an.


  • brkylmz  (27.10.19 19:40:45) 
Ben de bir apartmanın giriş katında yaşıyorum. Dairemde apartmanın arkasına bakan bir bahçe var benim kullanımıma ait. Salondan kapı açılıyor bahçeye. Ama ben hiç kullanmıyorum, pek de güvenli değil gibi geliyor, o yüzden o kapının önünde kitaplık vs var açılmasın diye. Çıkmıyorum yani. Bir gün üst kattaki komşu gelip bir şeyler sordu, cevap verdim. Bahçenizdeki otlar da uzamış, temizlesenize, dedi. Yok temizlemiycem dedim. "E kullanılırdı ne güzel" dedi. Bütün gün işteyim zaten, geldiğimde de kullanacak durumda olmuyorum falan dedim. E biz kullanırdık, dedi. Nasıl olacak o ben yokken, dedim. Ya bir anahtar bırakırsınız işte, ne olacak yani dedi. Ben de tersleyince bayağı bozulmuştu, evimin anahtarını istedikleri zaman bahçemi kullansınlar diye kendilerine vermediğim için.
Sizinki süpermiş.

  • sopiro  (27.10.19 19:46:54) 
sorusuyla cevaplarıyla efsane olmaya aday bir duyuru.

Bunlarla işin iş valla. daha ilk günden hırboluğa başlamışlar hiç acıma canlarına oku derim. laftan anlamazlarsa bi gece yarısı kapılarını çal, komşu olcaz madem beş dakikalığına karını versene de adama bak bakayım napcak tövbe tövbe lskgllgşsşdl

Bu arada şu müthiş tespit cidden diyanet takviminin cevabı
"Bazı insanlar gerçekten diğer tüm insanları kendi hayatlarındaki figüranlar olarak görüyor, herkes onlar için var olmuş, ne isterlerse yapabilirler gibi geliyor sanırım." ayyyynen öyle.

Bu arada semt/ilçe neresi aşırı merak ettim.
  • windows95  (27.10.19 20:30:15 ~ 20:30:58) 
benzer şekilde olmasa da bende nerede ise her sabah bu şekilde her şeyi kendilerinde hak gören insanlara daha evimden dışarı çıktığım anda karşılaşıyorum, sinirden kendi kendimi ...., neyse insanlar bu hale nasıl gelebildi nasıl oldu bütün bunlar bir türlü bilmiyorum. allah sana kolaylık versin.


  • selam  (27.10.19 21:24:54) 
oha çok iyiymiş. şaka maka büyük terbiyesizlik diyecem de başka bi seviye bu


  • yuto  (27.10.19 21:30:24) 
anten ya da kablo bağlama nedeniyle izin alıp girenleri anlarım da bu başka bir şey..
değişik bir şey, acayip bir şey, yok böyle bir şey.
Hatta çilingir ağır hipnoz altında bunları söylemiş olabilir.
  • Erva  (27.10.19 22:25:37) 
Senaryosu yazılsa "absürd komediyi de iyice abartmışlar" denir.

Ama bence kızmadan önce bi düşünmekte fayda var, bunu düşünme sebepleri hırtoluk, cüret filan da olamayabilir.

Bu yapmak istediklerinin bir sıkıntı olmayacağını düşünecek kadar saf ve naif de olabilirler.

Hayır yani bundan nasıl korkmazlar, siz evde olmasanız ve bunu yapsalar, siz de sonradan "lan benim evde 11 tane bilezik, 34 tane yarım altın, 49 tane de çeyrek altın vardı. çalınmış hepsi" diyecek biri olsanız ne halt yiyecekler?
  • John Bloor  (28.10.19 11:01:29) 
oha+1

tabi zaman gecti ustunden ama keske o sirada hic uzatmadan polis cagirsaydiniz.
  • jimicik  (28.10.19 11:15:59) 
yer görükle/nilüfer.
bu olaydan sonra sınav için şehir dışına çıktım ama nasıl çıktım bilmiyorum.

  • denek hayatım  (29.10.19 19:35:59) 
hahahaha iyi güldüm ha.
evinin kapısını açık bulsalar girip diş fırçanı falan kullanabilir bu tipler.
sen uyurken eve girip ödünç don falan alabilirler.
:) :)
  • prizmatik  (29.10.19 20:23:41 ~ 20:25:51) 
bunun devamı gelecek hissediyorum. maceralarını ara ara yazsana buraya :-)
karşılaşınca napıyosunuz falan

  • windows95  (29.10.19 20:47:15) 
windows95 +1

bana da öyle geliyor ki bu insanların eylemleri artarak devam edecek. Bizi habersiz bırakma.
  • mayday  (30.10.19 00:00:44) 
[]

kitap almalık, iadede sorun çıkarmayan site

kargolar malum paketleri allaha emanet getiriyorlar. çok takıntılı biri değilim ama bazen kitap inanılmaz zarar görüyor gelene kadar.
iade için türlü türlü çakallıklar yapmayan, çamura yatmayan hangi siteleri önerebilirsiniz?
daha önce idefix/dr kullandım sorun çıkmadı ancak artık kullanmaya niyetim yok.


 
kitapyurdu


  • cemiyetinünlüsiması  (25.10.19 23:42:51) 
Eganba. Çok güzel balonlu naylona sarıp öyle kutuluyorlar kitapları, sapasağlam geliyor.


  • kobuzchu kiz  (26.10.19 00:47:07) 
Kidega çok güzel bir şekilde paketleyip gönderiyor


  • sdali  (26.10.19 22:29:31) 
[]

benzerlik sorusu

www.youtube.com
ilk 15 saniyelik kısım hangi şarkıya aşırı benzemekte?



 
  • mutantking  (03.10.19 18:16:49) 
youtu.be

ben de bunu diyecektim. sanirim genel olarak bi eski turk filmi muzigi havasi var.
  • in vino veritas  (03.10.19 18:33:59) 
"Sev Kardeşim" diyecektim ben de.


  • m e b  (03.10.19 18:43:54) 
cem karaca - resimdeki gözyaşları (töre) ve grup yorum - çav bella geldi bir yerlden de. ancak o girişi sanki birebir hatırlıyorum bir şarkıdan.


  • denek hayatım  (04.10.19 16:08:48) 
[]

sigaranın yerinin dolmaması

sigara içmeyi sevmiyorum. ama hayatımda çıkarınca da boşlukta hissediyorum. içenler bilir. çayın kahvenin yanında içmek, birini bir şeyi beklerken içmek falan. sinirlenince içmek, sevinince içmek.
kitap okuyayım dedim. olmuyor.
ders çalışayım dedim. olmuyor.
dizi izleyeyim dedim. olmuyor.
olmuyor yani kısaca.
işin fiziksel ihtiyacından çok bu yarattığı boşluk zorluyor.
ne yapabilirim bu konuda?

 
Bundan alıyorsun, canın sigara istediğinde ağzına atıyorsun.

www.takitaonline.com
  • Pertev nail  (13.09.19 17:01:18) 
www.youtube.com

Hocam bunu izle.
  • canbonomobenseno  (13.09.19 17:11:20) 
en azından azaltmak için tütüne dönebilirsin.
sarmaya üşenip içmiyor insan ancak çok canı istediğinde sarıp içiyor.
benim tüketimim muazzam düştü.

not: sakın sarma makinesi alma :)
  • teritori  (13.09.19 17:12:21) 
kendine meşgale bul. muhabbet et bir şey yap. ben zart diye bıraktım sigarayı bir ay önce. çayın kahvenin yanında çok aradım başlarda. şimdi sanki sigara içiyormuşum aslında gibi hissediyorum. arama olayı bitti.


  • alperz  (13.09.19 21:28:50) 
Kendine 6ay-1 sene arasi ver, ondan sonra o arayis hissi TAMAMEN ortadan kalkiyor ve aklina gelmiyor. Ciddiyim. Bana inanilmaz geliyordu omrumun sonuna kadar bazi seylerden asla keyif alamayacagim hep arayacagim saniyordum ama bir sure sonra o his tamamen ortadan kalkti.


  • stanley5m  (13.09.19 22:20:56) 
Bol su iç. O nefret koku ve tadı unutmaya çalış.


  • Topalordek  (14.09.19 01:53:06) 
sigara alırım diye dışarı çıkmıyorum iki gündür :(


  • denek hayatım  (14.09.19 17:50:09) 
[]

arkadaşlarım geri zekalı mı?

bayram sebebiyle vakit geçirmek zorunda kaldım bunlarla. bakarsanız hepsi okumuş etmiş, güzel işleri olan insanlar. ancak bu kısa sürede ben kimlerle arkadaşım mınakoim ya sorgulaması yaşattılar. iki örnek vereceğim ancak sadece iki taneyle bitmiyor ne yazık ki.

1 numaralı arkadaş imamoğlu'nun isbak'a yaptığı skandal atama olayında başkan öyle uygun görmüşse vardır bir bildiği, twitter sözlük tepkisine göre belediye mi yönetilir falan diye kafa açtı. sonra istifa edince bu yetkili ya işte vatandaşın sesine kulak verdi, katılımcı demokrasi, yanlış olunca nasıl müdahale edip düzelttirdik falan diye kafa açtı.

2 numaralı arkadaş ki kaldığı yerde kendi evi var ama yazın kiraya verip oradan gelen parayla otelde kalıyor. bu arkadaş ise kaz dağları siyanürlü altın madeni direnişi olsun beachler / kıyı kanunu olsun, yanan ormanlar olsun maşallahı vardı. görseniz herhalde biraz daha gaza gelse molotof atacak maden ocağına dersiniz. ancak bu dallamanın kaldığı otel 3 5 yıl önceye kadar ormanın içindeydi. yandı. neden yandığını orada yaşayan yaşamayan herkes biliyor. sonra orman olan yer oldu size lüks otel. bunu bilmiyor değil. e sikik senin kaldığın otel farklı mı bunlardan dedik. ama orasının manzarası güzel falan diyor.

lan kafayı yiyeceğim ya hadi desem cidden bu adamların memleketten haberi yok, cahil şu bu vallahi öyle bir şey olsa he yav aklısın der geçerim ama bakıyorsun bu adamlar, kadınlar okumuş, gezmiş görmüş falan tipler. lan ben neyse. bir de bitmiyorlar. biri bitiyor diğeri başlıyor. görüşmedik uzun süredir diye beraber vakit geçirmek istiyorlar falan ama bunlara katlanacağım diye sigaranın alkolün dibini gördüm. birinden kaçıyorum başkası yakalıyor.

şimdi bu arkadaşlar geri zekalı mı yoksa bunlara özel başka bir tanımlama mevcut mu?

 
iki yüzlü ?


  • fezagezgini  (20.08.19 22:09:00) 
arkadaşların türkiyeli sadece.


  • hasmetizm 2046  (20.08.19 22:09:31) 
geri zekali degiller.

insanlar farkli dusunur derler ama bu yanlis. insanlarin farkli dusundugu falan yok. insanlar dusunmez. dusunceler insana burunur.
  • Leonardo~Da~Vinci  (20.08.19 22:15:37) 
dar gelirlinin başa gelmesinden korktuğu zihniyet bu işte. her şeye muhalefettir, hiçbir haltı beğenmez ama kendine gelince laga luga yapar çünkü tuzu kurudur. zamanla bunu chpye monteleyen oldu, cehape zihniyeti dediler. he tabii başa getirdikleri de zamanla buna dönüştü o ayrı.


  • windows95  (20.08.19 22:30:00) 
Fikri olmadan zikri olanlardan arkadaşların.


  • mor.inek  (20.08.19 23:41:46) 
arkadaslarini bilmiyorum, ama ben ne dedigini hic anlamadim, neden sikayet ediyorsun? belki arkadaslarin da anlamamistir seni.


  • ebabil curnatasi  (21.08.19 05:58:24) 
Geri zekali degiller ama islerine öylesi geliyor.


  • chitosan  (21.08.19 13:42:56) 
[]

longread denen müessese

ingilizce içerik üreten kardeşlerimizde böyle bir şey var. özellikle abd sularında gördüm.
son karşılaştığım www.nytimes.com
kitap yapsan kimse yadırgamayacak içerikleri internetten yayınlıyorlar. genel olarak burada göreceğiniz gibi interaktif, tasarımı güzel sayfalardan.
okuyanı, tarşını da bol gördüğüm kadarıyla kendi has bir kitlesi var. konular daha çok amerika kıtası, abd, biraz biraz da avrupa odaklı şeyler olmasına rağmen oldukça ilginç, ilgi çekici, kendini okutan şeyler oluyor.
bunun muadili diyebileceğimiz türkçe içerikler var mı ya da geçmişti bir yerlerde oldu mu?
bu tarz içerik üretilse okur musunuz? ya da türkçe çevirisi falan yapılsa?

 
diğer longread'leri bilmiyorum ama new york times dünyanın "muhtemelen" en iyi gazetesi ve küresel çapta gazetecilik adına en iyi işlerden birini yapıyor. gördüğün işin kaliteli olması da nyt ile ilgili. özetle nyt kaliteli bir gazete ve parayı da iyi gazetecilikle kazanıyor. gazete abonelikle çalışıyor. muhtemelen 5-10 makaleden sonrasını okuyamazsın bir ay boyunca.

türkçede national geographic çevirileri var. geçmişte yayınlanmış çeviri dergiler vardır muhakkak. ama türkiyede pek tutmuyor. sanırım pek para kazandıran bir iş değil. çevirmen de yorulur yani, maddi açıdan tatmin etmez kimseyi. bir de türkiyedeki siyasi ortamdan dolayı üretilen içerikler de ya ocuların ya da bucuların bakış açısında oluyor. olmadı patron beğenilmiyor okuyucu tarafından. olmadı basan beğenilmiyor. yazanlar ideolojik saplantılarını bırakıp nesnel bir şey ortaya koyamıyorlar. koysalar alıcısı olmuyor (ne isaya ne musaya yaranabildi hesabı) herkesi yakalamak ve mutlu etmek pek mümkün olmuyor. baktın iş tuttu, o zaman tanınırlığın getirdiği gazla herkese hitap etmek için kaliteyi düşürüyorlar. ya da iş tutunca veya siyasi baskılara uğrayınca patron işi satıp parasına veya kafasının rahatına bakıyor. böyle böyle türkiyeye özgü şeyler. zaten dediğim gibi bu tür emek isteyen içeriğin okuyucusu, tüketicisi az. herkes hızlıca okuyup geçmek istiyor (galiba ben de buna biraz dahilim).

neyse aklıma geldi, zeytinburnu belediyesi kültür işlerine bayağı yatırım yapıyor. çıkardıkları bir süreli yayın vardı. her sayı belli bir tema üzerineydi. ona bir göz atabilirsin belki.
  • türkay şoran  (17.08.19 19:08:03 ~ 19:13:35) 
ManifolPress'te bu tarz yazılar oluyor. Tasarımı falan dediğin gibi olan gelmedi.


  • kaset  (17.08.19 19:24:55) 
Mobilde düzeltemedim

Olmanifold.press

Vs gibi bir türkçe yer daha var, hatırlarsam atacağım.
  • kaset  (17.08.19 19:28:00) 
bu yazılar nyt, guardian, vice, latimes gibi büyük medya kuruluşlarında çok çıkıyor ama aeon, curbed gibi daha ufak medya kuruluşlarında da az değil. buzzfeed bile artık bayağı güzel ciddi dosyalar hazırlıyor. ya da işte medium gibi longreads yerlerde de bağımsız takılan kişiler yazıyor.
yani şimdi türkiye ve türkçe ile bütün batı dünyasının ve evrensel dilini karşılaştırmak istemiyorum ama bizden böyle bir şeyler okuduğumu hatırlayamıyorum.
peki bu tarz içerikleri ancak biraz daha global, okuduğumuzda bizde de az çok bir karşılığı olacak içerikleri 15 dk yı geçmeyecek video essay tarzında üretsek nasıl olur dersiniz izleyeni takip edeni çıkar mı?
  • denek hayatım  (18.08.19 18:30:04) 
Video için bence çıkar ama önce biraz daha pazar araştırması yapmak lazım, şöyle ki DW Türkçe ve BBC türkçe yapıyor, ne kadar izleniyor ona bakmalı. Asıl sorun bi de kültürsüzlüğümüz ve eleştirel düşünce eksikliğimiz. Tık alırsınız ama insanlar politik kutba ayrılıp saçma sapan yorum yapacak, objektif haber yapsanız dahi bir yere çekilecek.

Biraz bu yönüyle araştırmak lazım.
  • kaset  (19.08.19 04:06:49) 
AJ güzel bir örnek


  • kaset  (19.08.19 04:07:09) 
aslında izlenme ya da abone derdim yok. doğrudan aber yapmayı ya da çok politik şeylerle de ilgilenmiyorum. daha çok böyle nasıl denir ortamlarda anlatmalık ilginç hikayeler. ancak bunları tek başıma yapsam çok sıkıcı olur. illüstrasyon, anisyonla yapsam çok fazla emek demek ama bunları da sadece ben okuyup izleyip kimseyle konuşamayınca da moralim bozuluyor. bir yancı bulup yanıma onunla beraber konuşsak diye düşündüm ama kimse yanaşmadı. şu hikaye mesela bence oldukça ilginç:
www.theguardian.com
ya da şu
gizmodo.com
  • denek hayatım  (19.08.19 23:15:00 ~ 23:15:54) 
[]

kitap kaplamak

kütüphanede dururken tozlanmışlar, güneşten etkilenmiş bazıları vs bu kitapları şeffaf japlama kağıdı ile kaplasam nasıl olur? saçma gibi geliyor ama sanki faydalı da olacak gibi.




 
birkaç ay önce ilçe kütüphanesinden aldığım eski bir kitabın ön ve arka kapağı şu nüfus kağıtlarını kapladıkları gibi pvc kaplıydı. bence bunu yapan yerler vardır.


  • windows95  (13.08.19 20:12:51) 
1940-50 yılları civarı MEB tarafından basılan klasik kitaplarımdan bazılarını kapladım ben de. tavsiye ederim


  • burya  (13.08.19 20:25:09) 
[]

mizah kitabı

bir umut sarıkaya olmasalar da son 3-5 senede çıkmışlardan ne önerirsiniz?
gülse birsel, zeki kayhan coşkun vb sevmiyorum.
fırat budacı okudum.


 
toprak ışık'ın kitapları hoşunuza gidebilir


  • bidakikanizialicam  (06.08.19 15:48:37) 
[]

Ben Nasıl Büyük Adam Olucam - 2

Soru gibi de değil gibi de, yer yer sıkıcı...
///\\\DİKKAT UZUN YAZI///\\\
///\\\DİKKAT UZUN YAZI///\\\
///\\\DİKKAT UZUN YAZI///\\\

www.eksiduyuru.com

Bunun üzerinden 9 ay kadar geçmiş. Ancak halen maddi anlamda olduğum yerdeysem de mental olarak daha ne kadar sürdürebilirim bu durumu bilmiyorum.

İnternet işlerinin önemli bir kısmını arkadaşıma geri teslim ettim. Ardından biraz da evde tek başına bilgisayar başında oturarak can vermektense it ain't much but it's honest work deyip gıda toptancısı diyebileceğimiz bir yerde işe girdim. İşte, arabayla dolaş sipariş al, iade al falan iş. Daha sigorta yok, maaş yok üçüncü haftada patron kayıplara karıştı. Karışmış daha doğrusu biz de işe gelince kapıdaki öfkeli kalabalıktan öğrendik durumu.

Bu maceradan kısa bir süre kobimsi bir akrabanın yanında iş buldum. 2 ay kadar dayanabildim. Akraba Zorlu, Sabancı falan değilse bir köşede ölmeyi beklemek akraba yanında çalışmaktan çok daha iyi bir tercih, bunu anladım.

Bunları yaparken tahmin edebileceğiniz üzere KPSS, İngilizce falan yalan oldu. Kpss zaten istemiyordum, halen de istemiyorum. Ancak sınava o kadar para veriyorsun, kitapları ayrı para, harcadığın vakti, emeği söylemeye gerek yok ama sonuca gelince ortada bir şey yok. Başka biri yapsa dolandırıcılık diyebileceğimiz bu eylem devlet yapınca farklı oluyor. Vallahi artık işini, kadrosunu geçtim enayi yerine konuluyor olmak derdim. Profesyonel işsizim, alıştım buna ama işte…

Düzensiz şekilde paketçilik, taksicilik maceraları devam etti. Bunlar daha çok yedek eleman gibi olduğum işler. O gün birisi yoksa onun yerine gidiyorum.

Doğru düzgün ilan çıkmıyor ya da ben malım bulamıyorum o çıkan ilanları. Ama nasıl oluyorsa –kamu/özel önemli değil – ilan yok, kadro yok. Gidip soruyorsun, soruşturuyorsun her kapıyı zorlamaya çalışıyorsun elinden geldiğince. Tamam şu an yok ama yakında olur mu diye bakıyorsun, yok. Çok değil üç beş gün sonra o olmayan ilana, kadroya birilerini almışlar.

Böyle böyle ömrümü harcamaya devam ederken bari yüksek lisans yapayım dedim. En azından öğrenci indirimlerinden faydalanırım hiçbir şey olmasa bile. Belki belki bir iki insan görürüm, bir şeyler öğrenirim, evin duvarlarına konuşmaktan farklı bir şey yaparım dedim. Zaten mevcut durumumdan daha ne kadar dibe gidebilirim diye düşünüyordum. Bu büyük şuursuzlukla başvurularımı yaptım. Olursa ne güzel olur lan dediğim her yerden red yedim. İlana çıkar diye umutlandığım bir iki yerde ilana çıkmadı. Derken kendimi muhtemelen bulunduğu şehirde bile pek kimsenin haberi olmayan bir üniversitede işletme yüksek lisansına kaydımı yaptırırken buldum. Başvururken ne düşündüm, kayıt yaptırırken ne düşündüm halen bilmiyorum ama şu an hukuk lisansının yanına bir de işletme yüksek lisansı kaydı eklendi.

Bu arada elbette ilan kovalamaya devam ediyordum. Memleketin en büyük 100 şirketinden birisinde bir ilanı gözüme kestirip başvurdum. Genel yetenek testleri var bunların online biliyorsunuzdur. Skor kendilerinin beklediğinden/ortalamadan fazla çıkmış. Bir de gelip orada girmemi istediler sınava. En azından yol parasını karşılamalarını istedim. Öyle bir uygulamaları yokmuş. Ya lan ben bu süreçte ÖSYM sınavlarının piçi olmuşum. Her gün yüzlerce sorunun sorulduğu, cevaplandığı Facebook gruplarını, sayfalarını yönetmişim sizin genel yetenek sınavınız nedir ki mk diyemedim. Borç harç gittim sınava girdim. Bu sefer online versiyonda da yüksek yaptım skoru ama sonuç itibariyle daha öteye gidemedim. Olan bana giren masraflar oldu.

Sınava geldim hazır şehirdeyim her ne kadar derslerine girmesem de en azından öğrencisiyim belki stajdır, part time iştir bir şey vardır diye fakülteye gittim. Oradan da bir sonuç alamadım, hatta tatsız bir iki diyalog yaşadım. O sinirle kaydımı sildirmeye kalktım. Doldurdum dilekçeyi şunu bunu işte neyse. Artık iyilik olarak mı düşündü nedir bilmiyorum memur dilekçeyi al bunu biraz düşün öyle gel diye geri verip yolladı.

Bu arada sağlık problemleri de çıktı. Bir ay kadardır backpacker misali şehir şehir dolaşıyorum. Olabilecek en boktan backpacking herhalde. Mülakata gitmiyorsam hastaneye gidiyorum. Bütün bunların maddi olarak beni iyice tüketmesine girmiyorum zaten.

Şu an ne iş arayacak, ne okuyacak, ne de başka bir şey yapmaya çalışacak gücüm kalmadı. Arasam, okusam ne olacak? Aradım, okudum da ne oldu? Bir kenarda bir mucize olsa da ölsem diye beklemek çok daha mantıklı geliyor.

Profesyonel destek al demeyin. İlk olarak param yok. Net, sonuç/çözüm odaklı olmayan bir süreç. Duvarlar o işi bedavaya yapıyor.

Bir yandan bakıyorum insanlar iş buluyor, iş, şehir, ülke değiştiriyor. Yetmiyor evleniyor. Ben halen öğrencilik ile bekar hayatının rezil bir formatını sürdürmeye çalışıyorum. Kıskanmak, millet ne hayatlar yaşıyor tarzı bir şey değil dediğim. Onlar benim yapmadığım atladığım yanlış yaptığım neyi doğru yaptı diye bakıyorum. Ancak cidden anlamıyorum, gücüm aklım yetmiyor çözmeye.

 
beni en çok çevrende 'baban büyükelçi değilse niye uluslararası ilişkiler yazdın' diyecek bir insan evladının olmaması üzdü.


  • KARA BOĞA  (11.07.19 23:13:11) 
hala hukuk okumaya devam ediyor musunuz? eğer ediyorsanız kaçıncı sınıftasınız? bence dişinizi sıkıp hukuku bitirin, diğer bahsettiklerinize göre iyi kötü her zaman iş bulabileceğiniz bir alan çünkü.


  • candide  (11.07.19 23:48:49) 
Çok çok uzun bir süre sizin gibiydim. IR mezunuyum ve aynı alanda yüksek lisans yapıyorum. Bir yandan akademisyen olmak için uğraşırken diğer taraftan öğrenciye uygun işlerde (Broşür dağıtımı, kurye, bar, cafe, pazarlama) çalıştım yıllarca. Şimdi yüksek lisans bitmek üzere yaklaşık 1 yıldır E-Ticaret sektöründe çalışıyorum. Tanıdığım bütün IR mezunları tamamen farklı alanlarda işlere girdiler (Asker, bankacı, vize ofisi vb.) veya akademiye girmek için uğraşıyorlar hala. IR'da ciddi bir birikme var akademiye girmesi ciddi anlamda çok çok yüksek puanlar ve tanıdığınız yoksa çok zor.

Bu konuda @candide katılıyorum. Hukuk bir şekilde bitirmeye bakın. Belki düşük maaşlı belki yüksek ama her zaman iş bulabileceğiniz bir alan gerçekten
  • Deathcomenearme  (12.07.19 07:55:37) 
Bu konularda tavsiye verebilecek son insan bile değilim gerçi, annen baban gibi bi kafaya sahibim. Önceki mesajını da okudum, onda da farkettiğim bir şey var. Çok düşünüyorsun, çok ihtimal araştırıyorsun. Galiba biraz da -yaşadıklarından dolayıdır- özgüven eksikliğin var bu yüzden hep en kötü ihtimalleri düşünüp baştan vazgeçiyor gibisin. Haksızsın demiyorum artık iş bulmak için ya çevre ya da 70 milyon içinde ilk 20 de falan olman lazım gerçekçi bakarsan. Ama hayat böyle ilerlemiyor. Gençsin, önündeki seçeneklerden birini seçip ötesini çok da düşünmeden gözünü kapatıp ona odaklanman gerek. Ailene bakma seçimini onaylamasalar da kabul ederler. Ayrıca maddi manevi destek de olurlar zamanla sendeki çabayı görünce. Bu desteği de gurur yapıp geri çevirme. İlerde çocuklarına aynısını yapacaksın. Naçizane görüşüm biraz cahil cesareti gerekli, hukuk, yüksek lisans, yurt dışı, internet birini seç ona odaklan, boş durarak vakit kaybedeceğine en kötü o şekilde vakit kaybedersin ama boş durduğunda ne yapacağım diye düşündüğünde kazanma şansın yok.


  • ozzzz  (12.07.19 09:48:45) 
[]

bütün işleriniz ters gittiğinde

ne yapıyorsunuz?
neye niyetlensem, bakın sadece niyetleniyorum, yalan oluyor.
iş, ilişkiler, para, sağlık komple ne varsa tepetaklak son sürat gidiyor.
umutsuz olmamaya çalışıyorum. en azından hayattayız bu da bir şey be abi diyorum bunu duyan hayat başka bir sürprizi hemen hazırlamış oluyor.
çok sıkıldım bu durumdan. o kadar çabalıyorum, olmuyor. olsun bir daha deneriz diyorum, deniyorum olmuyor, olmuyor, olmuyor.
iddaa kuponunuz falan varsa verin de tersi oynayım siz kazanın bari.

 
Genelde ters gider zaten. Düz gitse herkes başarılı olur. Denemeye devam ediyoruz. Sonraki kapaktan araba çıkar belki.

Never give up
  • (s)AINT  (10.07.19 23:07:08) 
Elbette üzülüyoruz sonra önümüze bakıp farklı yolları deniyoruz.


  • Amaranta ursula  (10.07.19 23:09:03) 
Bu ara tam ters gidiyor. Eve gelip tepkisiz duvara bakıp içki içiyorum.


  • datnet  (10.07.19 23:09:14) 
benim de uzun süredir her işim ters gidiyor. olsun hayat inişli çıkışlıdır zaten, gelecekte iyi şeyler de olur elbet dedikçe daha beter oluyor. umudumu kaybetmemeye çalışıyorum ama en sonunda psikaytriste gideceğim galiba. siz yine de elinizden geldiğince iyimser olun.


  • tabirimekruh  (10.07.19 23:09:42) 
Elimde olmayan nedenlerden kaynaklıysa napayım böyle bu diyorum, en az hasarla atlatmaya çalışıyorum. Para, ilişkiler, iş üçlüsü çoğunlukla bana bağlı nedenlerden yalpalayabiliyor, o zaman da bu kişiye hayatımda yer olmalı mı?/ Bu iş bana göre mi, mutlu muyum? gibi sorular soruyorum kendime, cevaplara göre aksiyon alıyorum. Ama bazen hiçbir şeyle uğraşası olmuyor insanın, geçecek bunların hepsi, sadece şu sıra iyi bir dönemin değil kafasıyla yaklaşıyorum


  • saveur  (10.07.19 23:29:39) 
Değiştirebileceğim şeyleri değiştirdikten sonra denemeye devam ediyorum.

Önemli olan nerede hata yaptığını bulmak.
  • hayirsiz  (11.07.19 00:18:15 ~ 00:19:11) 
[]

zaman içinde değişen müzik zevkleri

merak ediyorum x yıl önce burun kıvırdığınız, bunları kim dinliyor acaba dediğiniz şeyleri dinler oldunuz mu? ya da şimdi dönüp baktığınızda ben bunları neden dinliyordum acaba dedikleriniz var mı?
kendim için konuşmam gerekirse eski dinlediklerime bu neymiş lan böyle demiyorum ancak eskiden arabeske acayip mesafeliydim. küçük görmüyordum ama bu kadar acı, depreseif şeylere gerçekten gerek var mı diye düşünüyordum. 27 yaş itibariyle azer bülbül içermeyen her playlistin biraz eksik olduğu gerçeğiyle yüzleşiyor gibiyim. sizde durum ne?



 
12-18 yaşlarında deli gibi black metal dinlerdim. Hala sorarım kendime. Niye bu kadar üzücü,sinirli, manyak ve kafa s*kıci şeyler dinliyormusum diye.


  • westblack  (07.07.19 19:57:16) 
2-3 sene önce metal muzigi asla dinleyemeyecegimi düşünürdüm. Dinleyenleri garipserdim. Şimdi en sevdiğim tür. Sıradaki büyük lafim deep house için.
Edit favorim melodic death, epic, trash ve heavy metal filan.

  • Amaranta ursula  (07.07.19 19:58:36 ~ 20:01:03) 
17 - 18 yaşında metal dinlemeye başladım, uzun yıllar dinledim. e haliyle o zamanlar pop un her türlüsüne karşıydık. düşün metallica bile piyasa oldu diye dinlemezdik. neyse işte şimdi bir çok türle berabe pop da dinliyorum ama tabi öyle demet akalın, murat boz gibi saçmalıkları değil.

aabesk e her daim mesafeli oldum elimde değil. büyük laf etmek istemem ama bana öyle geliyor ki şu iki şeyi hayatım boyunca asla yapamayacakmışım gibi geliyor, biri zevkle oturup arka arkaya arabesk müzik dinlemek, diğeri de islamcı olmak.

ha ama arada müslüm gürses in falan şarkılarını açıyorum ama genel olarak araştırmacı ruhla dinliyorum. aynı zamanda flamenko dinleyicisiyim de, çok severim, böyle kimi parçalarda flamenko yapılarını, tınılarını, akor süreçlerini görmek çok hoşuma gidiyor.
  • issiz karga  (07.07.19 20:28:36) 
Valla axl rose un sesini ve kendisini hiç sevmiyordum ve hayatta dinlemem diyordum ancak şimdi dinliyorum.


  • j r r tolkien hayrani  (07.07.19 20:31:28 ~ 20:35:55) 
Yılların progressive rock dinleyeniyim, yeni dönem Türk Indie gruplarıyla saatlerce dalga geçerdim şimdi hepsini dinliyorum. Hatta chill out, house falan yardırdım gidiyorum.


  • landho  (07.07.19 22:18:31) 
12 pop (tarkan- yakalarsam muck)
15 ayna
17 manga, mor ve ötesi, vega
20 metallica, manowar, judas priest
25 yok

32
Ah bu türküler,
Türkülerimiz,
Ana südü gibi candan,
Ana südü gibi temiz.
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler, köy türküleri,
Dilimizin tuzu biberi,
Memleket ahvalini onlardan sor,
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i,
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni..
Ben türkülerden aldım haberi.
Ah bu türküler, köy türküleri,
Mis gibi insan kokar mis gibi toprak,
Hilesiz hurdasız, çırıl çıplak,
Dişisi dişi, erkeği erkek,
Kaşı kaş gözü göz yarası yara,
Bıçağı bıçak.
Ah bu türküler, köy türküleri,
Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi,
Kiminin reyhasından geçilmez,
Kimi zehir kimi zemberek gibi.
  • bonanza  (07.07.19 22:49:07 ~ 22:49:22) 
Kardes ben bu aralar vaporwave dinliyom, su an bile utaniyorum ciddi ciddi bunu dinliyorum diye. Bir kac yila kesin degisecek. Ama bu aralar is yaparken devamli zevkle dinliyorum.


  • beriberi  (07.07.19 23:04:25) 
[]

lan çok güzel bir hikaye değil mi bu

www.youtube.com




 
Gözlerim yaşardı yaaaa minnoşlar


  • elorelia  (27.06.19 20:31:41) 
Kedi diye açtım iyi mi :)


  • prizmatik  (27.06.19 22:51:50) 
böyle hikayeleri olan insanları nereden buluyorlar şaşırıyorum her defasında. tam yapmak istediğim iş valla


  • olaylar olaylar  (27.06.19 23:03:57) 
böyle hikayeler ne kadar uzun sürerse sürsün, çiftlerden biri vefat edince çok üzülüyorum. sanki yaşanmamış gibi geliyor. empati yaptığım için tesiri daha yüksek oluyor.


  • zam sampiyonu domates  (28.06.19 11:25:31) 
çook ama çook guzel hem de.


  • caliptyca  (28.06.19 11:32:56) 
[]

mülakat saati için

mail atılacak doğru insan enstitü sekreteri midir kimdir dersiniz?
aynı gün öğleden sonra iş görüşmem var. bunu belirtsem beni öğleden önce olacak şekilde bir sıraya çekerler mi dersiniz?



 
Çekmezler. Birinden birini seçmek zorundasın. Kimse sana göre program yapmaz.


  • hatun  (24.06.19 15:07:47) 
ben benzer bir durum için mail atmıştım, ilk sırada girdim. doğru kişi sekreter midir bilmiyorum ama ben direkt hocaya mail atmıştım.


  • Moks  (25.06.19 11:21:16) 
mülakata girecek hocaya veya bölüm başkanını telefondan arayıp durumunuz anlatın.


  • yemrem  (25.06.19 12:16:35) 
ilk sırada girdim çıktım.


  • denek hayatım  (26.06.19 23:08:27) 
[]

Amatör Telsizcilik Belgesi / Sınavı

amatör telsizcilik sınavına girmeyi düşünüyorum. ancak kaynaklara falan baktım biraz ezberle geç şeklinde. kitaplarda, videolarda neden böyle sorusunun cevabı yok pek.
ancak ben biraz bir şeyler öğrenerek, bilerek gireyim istiyorum bu sınava. ne önerirsiniz bu konuda?
yoksa hiç uğraşma ezberle geç işte mi dersiniz?


 
Amatör telsizcilik sınav sorularına göz atmıştım, çok kolay ve uygulama için yetersizlerdi. Yani ezberlenip girilebilir. Ama ben haberleşme konusunda bir şeyler öğreneyim diyorsan temel kitapları alabilirsin. Hem de elinde kaynak kitabı bulunmuş olur.

C .Balanis-Anten Teorisi, M. Pozar-Mikrodalga Mühendisliği, C. Bowick-RF Circuit Design vs.

Bu kitapların ingilizce pdf'lerini internette bulabililrsin. Mikrodalga mühendisliği ve anten teorisi kitaplarını türkçe baskı olarak satın alabilirsin.
  • vhdl  (13.05.19 14:19:20) 
yıllar önce ben de girecektim sınavına ama kmt ile işi halledebilirsin hatta adb bile eklersin bonus.


  • natallica  (13.05.19 14:33:12) 
[]

20 liraya tek kişilik, minimum bulaşıklı, zahmetsiz yemek

bu şartlar altında ne yapayım akşama?

patates, soğan, sarımsak, domates püresi, temel baharatlar mevcut.
fırın, ızgara, fırın poşeti, tencere, tava mevcut.


et/tabuk al, her şeyi poşete at yap sıktı biraz.
yakınlarda migros falan var ek malzemeleri oradan alabilirim.

 
Patatesi geniş ince halka seklinde, soğanı piyazlık dogra. Seviyorsan sarimsagi ufak ufak dograyip ekle. Domates pureni ve varsa biberi de dograyip ekle. 20 liraya kiyma ya da tavuk göğsü alip bu malzemeleri bir kapta varsa salça tuz pulbiber kekik toz nane ve reyhan ekleyip karistir. Tepsiye/ borcama ekle uzerine 1 caybardagi kadar su ekleyip fırına at. Afiyet olsun.


  • Amaranta ursula  (06.03.19 16:37:26) 
ton balıklı makarna


  • yemrem  (06.03.19 16:40:12) 
20 liralık güzel bir parça antrikot al, mühürle, dilimlere ayırıp tereyağında kızart.


  • blue rebel motorcycle club  (06.03.19 16:48:39) 
www.bbcgoodfoodme.com

Çok kolay hazırlanıyor ve sağlıklı. İlk denediğimden beri rutinim oldu.
  • duseyazar  (06.03.19 17:10:46 ~ 17:11:14) 
Bulgur yanına da sucuk yap. Ya da git sucuklu yumurta yap sadece.


  • j r r tolkien hayrani  (06.03.19 17:16:24) 
A101'den 500gr kusbasi alip kavur.


  • stavro  (06.03.19 17:24:47) 
2’li light ton balığı (migros) 10 TL
1 demet roka
1 demet nane
8-10 tane çeri domates
hepsini bir salata kasesine doğra
üzerine az zeytinyağı / nar ekşisi (limon)

1 dilim kızarmış ekmek

mis
  • otopsicocugu  (06.03.19 19:13:06) 
[]

geleceğin alkollü şarkıları

başlık biraz şey oldu, açıklayayım.
raka masası şarkıları, meyhane şarkıları vb isimlerle geçen şarkılar vardır bilirsiniz. bu şarkılar bununla markalaşmıştır bile diyebiliriz sanıyorum.
seni ben ellerin olsun diye mi sevdim, elbet bir gün buluşacağız, kahır mektubu, şimdi uzaklardasın, dönülmez akşamın ufkundayız, kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde
daha da uzar bu liste. ancak anlatabildim sanıyorum derdimi.
bu tarz bir listeye tercihen 90lar hatta 2000 sonrası dönemden hangi şarkıları yazardınız?
zaman sınırlamasını da kaldırabiliriz underrated eskilerden bir şarkı öneriniz varsa.

 
Feridun Düzağaç - Çok Aşık
ancak hangi versiyonu emin değilim.
Hüsnü Arkan - Senin Gibi
  • Wasking  (04.03.19 23:24:27) 
bora öztoprak- seviyorum - akdeniz akşamları
levent yüksel - medcezir - tuana
hakan kurşun - boğazın üstünde
yaşar kurt - zırt emin
  • killerbee  (04.03.19 23:40:19 ~ 23:40:56) 
Sigaramınn dumanınaa sarsamm saklasamm senii

Laalee devrii jojukklarıyızz bizzz

Geceleer, katraan karasıı geceeler
  • photo85  (05.03.19 00:41:09) 
Pek sevmesem de Sıla'nın albüm çikarirken primer amacı bu sanırim. Eskidikçe o mertebeye gelirler.

Haram Geceler olabilir dicem de bu sanirim eski bi şarki zaten. Sözlükten baktım orijinalini Nilüfer söylemiş ama ben Pilli Bebek versiyonuyla tanişmiştim kendisiyle. O yüzden izninle ekliyorum.
  • nundu  (05.03.19 01:33:23) 
Zakkum-Anason.


  • hepbiarayisicinde  (05.03.19 08:07:38) 
açtığım bir başlık baya popüler oldu. arar ara açar birini seçer dinlerim
eksisozluk.com

  • ground  (05.03.19 09:26:59) 
[]

hangi üçünü izleyeyim

s1.eksiup.com

buyrun ankete.


 
Jumanji’yi kesin izle


  • (s)AINT  (01.02.19 22:01:55) 
tt soldier spy, untergang, lives of others.


  • Bruce  (01.02.19 22:02:15) 
Jumanji
The fall

  • elorelia  (01.02.19 22:04:31) 
Sırayla git, ilk üçü izle.


  • j r r tolkien hayrani  (01.02.19 22:07:06) 
The lives of others (kesin izle)


  • landho  (01.02.19 22:08:50 ~ 22:19:57) 
the great beauty


  • lesmiserables  (01.02.19 22:17:02) 
jumanji ve the fall'u izle bi de ismini begendiklerinden birini izlw bence.


  • in vino veritas  (01.02.19 22:27:03) 
The Fall yazmayanı ciddiye alma. 2. ise Jumanji olsun. Sonuncusu ise Brick (değişik bir filmdir), The Lives of Others ya da Der Untergang.


  • shangrilla  (01.02.19 22:31:38) 
Jumanji ve der untergang en sevdiğim filmlerden.


  • damla sakızlı dondurma  (01.02.19 23:31:03) 
[]

hangi çeviri döver

www.kitapyurdu.com
vs
www.kitapyurdu.com

iki çevirmen hakkında da internette pek bir şey bulamadım. böyle durumlarda nasıl yapıyoruz?

 
sel 4 katı satmış. onu alırdım ben olsam.
şahsen sel benim en sevdiğim 2. yayınevidir tabii bi de o var.

ek: hüseyin salihoğlunun alman kültür tarihi diye eski kitabı var onu okumuştum bak şimdi aratınca hatırladım. bayağı kötüydü, amcanın Türkçeden pek haberi yok gibiydi.
  • windows95  (09.01.19 20:18:51 ~ 20:20:44) 
[]

müzik/albüm eleştirileri/incelemeleri

bu alanda kendimi nasıl geliştirebilirim?
kimlerdir bu işin pirleri?
biraz türkçe kaynaklara baktım. tanıtım bülteniyle körler sağarlar birbirini ağarlar tadında şeyler gördüm.
sen bulamamışsın bu işin piri bizim memlekette budur derseniz pek sevinirim.
ingilizce de kabulümdür.

bonus soru: enstrüman çalmamak, bir müzik eğitiminin olmaması vs. büyük bir gol kayıp mıdır bu alanda? deplasmanda ilk yarıyı 4-0 geride kapatmış sayılır mıyım?

 
ben şu isimleri okumaktan ve sosyal medyada takip etmekten keyif alıyorum;

mehmet tez @mehmettez
sinem vural @framebuaz
alper bahçekapılı
zulal kalkandelen (son zamanlarda kendini vegan elçiliğine adayıp müzik eleştirmenliğini unuttu)
  • violetsky  (21.12.18 20:44:30) 
ben stereo mecmuası com u takip etmeye çalışıyorum. size de tavsiye ederim. sitede asıl yoğunluk hifi üzerine ama çok güzel albüm incelemeleri var. hem de belki ufaktan hifi işine de girersiniz belki müzik seven biri için çok güzel birşey bence


  • genc irisi  (21.12.18 21:36:50) 
[]

10800 sayfa ve 24 gün

halledilir mi dersiniz? işim yok gücüm yok bu süreçte. evdeki günlük işleri saymazsak tamamen boşum.
ağırlıklı olarak hukuk derslerini içeren bu süreçten başarıyla çıkabilir miyim dersiniz?
5-6 saat uyku desek, 3-4 saat ev işleri, alışveriş vs. desek saatte 33 sayfa halletmem gerekiyor. olmaz sanki :(


 
yazıyor musun okuyor musun :D yazıyorsan mümkün değil.

okumak gerçekleşir bence.
  • isvicre rakisi  (26.11.18 18:51:49) 
Saatte maks 20 sayfa oluyor benim


  • pastörizesüt  (26.11.18 18:54:01) 
Halledilmez bence.


  • j r r tolkien hayrani  (26.11.18 18:58:08) 
önemli yerleri okuyarak beeelki.... ben 1 haftada 1000 zor yaptım. hepsini de okumadım ama.


  • binder dandet  (26.11.18 19:03:38) 
Özeti vardır onun. Slayt mı kitap mı?


  • Lim5  (26.11.18 19:23:02) 
Eğer saatte ortalama 45 sf. okuyabilirsin günlük 10 saatlik okuma ile içinden geçilir. Sonlara yaklaşıldıkça gaza gelinir ağzına sıçılır.


  • bir peynir kutusu kibrit  (26.11.18 19:35:01) 
Bitmez


  • Delay Fuze  (26.11.18 19:45:23) 
Üniversite hayatım bahsettiğin şekilde geçti. Çalışılacak sayfa/kalan gün oranı seninkiyle aynıydı hep, g*t korkusundan öyle bir başa çıkılıyor ki kendin de şaşırıyorsun :D Okunur, tekrar atılır, ikinci tekrar bile atılır. Not çıkarma işi zor küçük küçük notlar alırsın kenarlara. Gözler pörtleyecek ama yapacak bir şey yok, yaparsın!


  • fırt  (26.11.18 20:06:12) 
çıkarsın. rahat. sonuçta hepsini detaylı okumak zorunda değilsin. hallolur.


  • babilbaligi  (26.11.18 21:09:28) 
Şimdi mesele hukuksa saatte 10 sayfa okuyunca şükrettiren kitaplar oluyor. Dipnotları ve dipnotlardaki kararları atlarsanız... Yok yine zor göründü. Derste ne işlenmiş öğrenmiş ona göre kitapları okuyun; roman okur gibi dümdüz kitapları okumak zaten bir işe yaramayacaktır.


  • wish i could find a way to disappear  (27.11.18 00:30:31) 
halledemedim bu arada :(


  • denek hayatım  (11.01.19 20:13:30) 
sağda gördüm, “denenmişi var, olmuyor” demeye gelmiştim.

canın sağ olsun.
  • meyal  (11.01.19 20:15:40) 
canın sağolsun, senin suçun değil. 10800 sayfa 2 ay için bile çokmuş ya.


  • nothing in my way  (11.01.19 20:21:50) 
[]

İngilizce Dil Bilgisi Çalışmak ve Yazma, Konuşma Yeterliliği

İşin pasif yeterlilikleri kısmında çok sorun yaşamıyorum.
Şöyle örnek vereyim şunları
theconversation.com
longreads.com
okurken sıkıntı yaşamıyorum.
Ya da şu kanalları takip ederken
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

de elim ayağıma dolaşmıyor.

Ancak iş yazma ve konuşmaya geldiğinde patlıyorum. Yani bu yukaridakiler bir de sen anlat bize derseniz o işi yapamıyorum.
Eksiğimi de biliyorum. Dil bilgisi kısmında çok zayıfım.
Çalışmak istiyorum ama tam olarak nereden başlayacağımı bilmiyorum. Açıyorum kitapları, videoları muhabbet present simple tense ile başlıyor ve doğal olarak inanılmaz sıkılıyorum.
Biraz dayanıp ilerleyeyim diyorum 5 10 gün gidiyor sonra yılıp bırakıyorum.
Kursa gitsem gene aynı sıkıcılıkla karşılaşacağım. Gittim bir ara bunun için, oradan biliyorum. Özel ders deseniz benim için sürdürülebilir değil.
Bunun üstesinden nasıl gelirim? Ya da gelebilir miyim? Nasıl yapacağız bunu?

 
all you need is high motivation and this:

www.youtube.com
  • halanne  (23.11.18 23:18:21) 
  • hoot  (25.11.18 15:08:52) 
[]

takip etmelik türkçe youtube, twitch yayınları

ingilizce bol bol var ama türkçe içerik üreten kıyıda köşede kalmış kimi izleyelim?
500.000 ve daha fazla takipçiye sahip kanalları önermezseniz sevinirim.
çocuk, makyaj, magazin vb. kanallar hariç hemen hemen her şey kabulüm.


 
Rekabetçi oyun seviyorsan Counter Strike için berkriptepe'yi izliyorum bazen. Kendi ekibi var birlikte oynuyorlar, öyle espriler falan filan. Yorucu bir akşamın ardından yarım saat izlemek keyifli olabiliyor.


  • hitokiri kenshin  (17.11.18 20:12:41) 
Youtube - serkan karaismailoğlu. Sinirbilimci. Gerek uzmanlık alanı gerek hobileri hakkında videolar yüklüyor.


  • farabi  (17.11.18 20:25:26) 
Twitch- Youtube Eastergamers Tv
Çok iyi, efendi birisi. Sohbeti iyidir. Küfür, argo falan kullanmaz. Güncel oyunları oynuyor, bazen nostalji yapıyor.

  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (18.11.18 04:33:26) 
aldım bakalım hepsini takibe, teşekkürler.


  • denek hayatım  (18.11.18 23:27:10) 
[]

ileri düzey excel bilgisi, ileri düzey excel bilgisi

nedir bu ileri düzey excel bilgisi?
excel cahili değilim ama her ilanda bu kelime öbeği var.
swift gibi henüz 4 yaşında olan bir dilde 5-10 yıllık deneyim isteyen isteyen, jr. başlığıyla çıkan ilana 2-3 yıl deneyim yazan bu sevgi pıtırcığı insanlar ileri düzey excel bilgisi dediklerinde tam olarak neyi kastetmek istiyor olabilirler?
ilan verenler, böyle bir ilana başvurup işe başlayanlar nedir bu konudaki deneyimleriniz?

 
en azından vlookup, pivot table, vb. yapabilmeni bekliyor olabilirler.
(git: tengiz.net)
(git: www.bilgeadam.com)
(git: vidoport.com)
  • xaml  (31.10.18 22:10:46 ~ 22:11:11) 
Spesifik bir işse onunla ilgili fonksiyonlara hakim olmanızı beklerler. Mesela finans ya da istatistik gibi. Ama genel konuşmak gerekirse yukarıdaki cevabı doğru kabul edebilirsiniz. İleri düzey diyip. Makro yu vba yi kast. Etmezler. Bunu isteyen genelde özellikle. Belirtir


  • kisa  (31.10.18 22:12:55) 
TR'de genelde basit bir toplama, hücreleri boyayıp filtreleme "excel bilmek" olarak görülüyor. bir kaç formül iç içe kullanmayı bilenler genelde "ileri düzey" yazıyor.

Bana göre ileri düzey basit makrolar yazabilmek civarında.
  • celeron 300a  (31.10.18 23:09:32 ~ 23:14:59) 
Pivot table, vlookup ik departmanlari icin ileri duzey sayiliyor.

Gercekte ise oyle degil, ben egitimine gitmistim catir catir index match, goalseek kullanman gereken islere ileri duzey deniyor.

Makroyu excel egitimi disinda tutuyorlar.
  • acemi  (31.10.18 23:16:08) 
Vlookup, index match, sumifs temel önemliler. Onun dışında, bir şey yapman gerektiğinde excelin sınırlarını bilecek kadar biliyor olmak lazım. Bazen dandik bir len fonksiyonu kontrol amaçlı bir işte baya süre kazandırıyor. Mantığı kavramak lazım yani. Chandoo.org tavsiye ederim ben de öğrenme amacınız varsa.


  • mahmut29  (31.10.18 23:59:24) 
Grafik, yazilim, linkleme, fonksiyonlar... gecen hafta ilk kez hlookup kullanmam gerekti.
En onemlisi excel boyutunu sisirmeden yapabilmek. Dashboard yapabiliyorsan biraz bisey biliyorsun denilebilir.

  • tunaktunaktun  (01.11.18 04:38:22) 
Birçok ilanda dediğin gibi bazen saçma talepler olabiliyor. Ancak 2-3 yıllık tecrübe jr. için çok değil. jr. dedi diye yeni mezun almak zorunda değil. Senior olmak için 2-3 sene çok az. Bir işin 'tecrübelisi' en az 5 yıl deneyimli olmalı bence.

Swift konusunda bence yanlış anlamışsın. Swift bilen ve 5-10 yıllık deneyimi olan diye bir ilan görsem yadırgamam. Oradaki deneyim iş deneyimi, yazılım deneyimi çünkü. Swift sadece bir dil. Nasıl algoritma kuracağını bilen biri için dili öğrenmek sorun olmaz. Swift yeni diye deneyimsiz, algoritma kurmayı bilmeyen birini işe almak istememek anormal değil. Bu biraz şuna benziyor; ingilizce türkçe sözlüğü ezberleyip gramer bilmeden ingilizce konuşmaya çalışmak.

Excel için bence ileri düzey bilgisi makro yazabilmek olmalı. İşverenlerin beklentilerini bilmiyorum ama formüllerle yapamayacağın şeyleri makroyla 2 dakikada halledebiliyorsun. Bunu yapamaysan biri 'ben ileri düzey excel kullanıcısıyım' demesin. Bilmeyen ileri düzey ise, makroyu yalayıp yutmuş adama ne diyeceğiz?
  • himmet dayi  (01.11.18 07:35:12) 
İleri düzey excel bilgisi :

1) Bütün formüllere en azından aşina olmak
2) Tablo işleme, filtrelemeye hakim olmak (Pivot table, lookup, conditional formatting)
3) Verilerin grafiğini çıkarabilme
4) Excel'in sınırlarına ulaştığında makro ile devam edebilme. (Örneğin bir web sitesinden veri çekmek, bir siteye excel'deki verileri girebilmek)
5) Çok büyük dosyalarla çalışıyorsan ve performans gerekiyorsa power query, power bi gibi uygulamaları bilmek.
  • kimlanbu  (01.11.18 09:03:58) 
[]

Ben Nasıl Büyük Adam Olucam

///\\\DİKKAT UZUN YAZI///\\\

Çok yakında 27 olacağım ve mezun olduğumdan bu yana yani yaklaşık 2 yıldır işsizim. Uludağ uluslararası ilişkilerden 3.4 gibi bir ortalama ile mezun oldum. Öncesinde bıraktığım hukuk var, ona afla geri döndüm yani en azından bürokratik kısmını halletim ve kağıt üzerinde öğrenciyim. Ancak şu an İstanbul'a taşınacak ve öğrencilik yapacak durumum yok.

Mezuniyetimin öncesinde ve sonrasında pek de gelecek vaat etmeyen ve mutlu olmadığım işlerde çalıştım. Garsonluktan düz ameleliğe oradan dolmuş taksiciliğe uzanan geniş ama hiçbir anlamı olmayan iş geçmişi, hatta resmiyette yoklar bile. Hukuk kazanmışsın bırakmışsın işsizlik garantili bir bölüme geçmişsin, rahat mı battı da yaptın bu çılgınlığı diyecekler olacaktır. Ona sebep olan şeyi kısaca anlatayım. Bir kaza geçirdik yanımdaki arkadaşım ve sevgilim öldü ben de zaten çok alışamadığım şehri ve bölümü bırakmak durumunda kaldım.

Kaza öncesi, ölen arkadaşım ve başka bir arkadaşımla internet işleriyle uğraşıyorduk. Ufak tefek siteler, sosyal medya hesapları, sayfaları vs. Çılgın paralar kazanmıyorduk ya da üzerine kariyer inşa edebileceğimiz işler değildi bunlar ama işte bir üniversite öğrencisini döndürüyordu şöyle böyle. Kaza sonrası ben tamamen çekildim bunlardan.

Şehir ve bölüm değişikliği sonrası sadece derslere gidip geldim. Bir süre sonra hem maddi sıkıntıya düşmem hem de bir takım uzman ve yakın çevre tavsiyesiyle iş aramaya başladım. Önce okul bir şey ayarlar mı diye kovaladım, olmadı. Sonra iyi kötü bir gelecek vadedebilecek yerlere baktım ama pek bana uygun bir şey yoktu. Açıkçası bu benim ne aradığımı bilmemem ile mi alakalı yoksa denk geldiğim her ilanda benimle çok alakasız bölümleri aradıklarından mı bilmiyorum. Bir yeden başlamak lazım dedim ve garsonluktan saçma sapan bir maceraya başladım. Olası daha iyi part time iş, staj vs. fırsatlarını kovalıyordum bir yandan ama olmadı bir türlü. Bir süre sonra da sanırım umutsuzluğa yenik düşüp takip etmeyi bıraktım.

///\\\KİM OKUYACAK LAN BUNU DİYENLER BURADA BIRAKIP SON BÖLÜMLERE DOĞRU ATLAYABİLİR///\\\

Aslında aklımda hep akademik olmak vardı. Bu, bir zamanlar benim için ıslak ve renkli bir rüya gibiydi. Ancak zamanla bu hayalimden vazgeçtim büyük ölçüde. Yani evet halen bir akademik tatminsizlik, üniversiteden beklediğini bulamama durumu var ancak bir kariyer olarak akademisyenlik şu an için ülke şartlarını da düşününce çok hedefim değil. Mezuniyetim yaklaşırken bu vasıfsız işçilik olayı artık inanılmaz yıpratıcı bir duruma dönüşmüştü benim için. Belki iletişim yeteneklerim falan gelişir, iki insan tanırım vs diye itildiğim süreçten insan sevmeme duygumu pekiştirerek çıktım. Sonrasında da mezun oldum.

Akademik olma hayalim iyice ölmeden yüksek lisans yapayım dedim ama tek haneli netlerle öğrenci olan bölümlerin hocalarına beğendiremedim kendimi. Askere gideyim bari o zaman dedim, sağlık sorunu çıktı, gidemedim. Ben böyle boşlukta süzülürken herkes yolunu tutmaya başladı. Kimi önümüzdeki yaz kocası olacak hocasının üniversitesinde akademik kariyere atıldı. Bilgisayarı açsa kapatamayan kapatsa açamayanlar it işi buldu. İki gün önce Adwords duysa anama mı küfrediyon diye mevzu çıkaracaklar online marketing specialist oldu. Kiminin halasının komşusunun görümcesi tanıyordu birilerini öyle oldu, kiminin dayısı işe girdiği şirketin en büyük 3-5 müşterisinden biriydi öyle oldu.

Mezuniyet sonrası iş arama sürecinde ilanlarına bakıyorum ve kafamda hiçbir şey canlanmıyordu, halen de canlanmıyor. Yani nasıl oluyor da hem yeni mezun ya da giriş seviyesi diye bahsedilen işte 2-3 yıllık deneyim isteniyor kafamda oturmuyor. Ya da yazmışlar işte iyi derece İngilizce ve Office bilgisi. Bu benim kafamda hiçbir şeye denk gelmiyor. Nedir şimdi iyi derece Office bilgisi? Tatsuo Horiuchi olmamız mı lazım yoksa vlookup nedir bilsek, kullanabilsek yeterli mi bilmiyorum. İngilizce de aynı şekilde. Nedir iyi İngilizce, Baltimore mapushanesine düşsek sıkıntı yaşatmayacak seviye mi yoksa ne bileyim bir üniversitenin hazırlığını geçirtecek seviye mi nedir?

Hangi arkadaşımı arasam iş yok. Amah hp başka yerlerde olduğuna dair duyumları var. Bankacıyı arıyorum abi biz eleman çıkartıyoruz zaten ama sapcilar adam arıyor ve deli para kazanıyorlar ona bak sen diyor. Sapciyi arıyorum abi lanet olsun bulaşma bu işe, zaten düzgün ilan yok ama reklamcılar eleman arıyor çok çılgın para kazanıyorlar hem de diyor. Herkes eleman arıyor ama aslında kimse aramıyor. Böyle böyle oradan oraya sekiyorum.

Biraz köylü biraz memur bir aileden geliyorum. Onlara göre memleketteki birkaç büyük şirketten birinde kritik elemanlarından biri olmayacaksam zabıta falan olmam çok daha iyi çünkü sigortası falan var, maaşı sekmiyor falan öyle yani. İşsizliğin üstüne bir de başka bir ailevi olay eklendi ve kendimi daha önce birkaç yüz km yaklaşmaktan başka bir ilişkimin olmadığı bir Anadolu şehrinde kpss hazırlanmaya çalışırken buldum.

Saçma sapan bir haldeyken –kazadan önce ortağım olan- arkadaşım aradı. Askerlik ardından da evlilik işlerine gireceğini anlattı ve elindeki internet işleriyle ilgilenip ilgilenemeyeceğimi sordu. Süreç sonuna kadar işleri ayakta tutsam yeterdi, kazanç olursa da bana kalacaktı. Kabul ettim ben de zaten boşlukta süzülüyordum. Biraz internet işleri biraz kpss darken bir yıldan fazla bir süre geçti bu bilmediğim Anadolu şehrinde. Ben belki bakkala gitmeleri falan saymazsak 4-5 kere evden çıktım. Kafamda sürekli şimdi hava almaya bile çıksam olur da susarsam bakkaldan bir su alsam yok yere 1 lira zarardayım diye hesaplara girişiyordum. Masraf olur diye –biraz da kendime güvenmediğimden- yds, teofl vs bile bakmadım. Toefl olmuş 185$ nereye kasıyorum. Bu arada arkadaşın sitelerden, facebook işlerinden falan para geliyordu yalan söylemeyeyim ama yarını belli olmayan benim için her kuruş değerliydi.

Kpss sürecinde anladım ki ben kazanamayacağım sınava hazırlanmışım. Puan anlamında değil bu dediğim orada çok sıkıntım yok. Ancak görüyorsunuz ki sizin gibi milyonlar var ve “Bu kadroya kim başvuracak da referanslar yarışacak ya o kadar da değil.” diyorsun adamlar bakan, danışman referanslarıyla geliyor. Bu süreçten geçmiş arkadaşlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır sanıyorum.

Şu an halen arkadaşımın emanet ettiği işlerle ilgileniyorum, onlardan gelen parayla yaşamaya çalışıyorum. Ancak bu çok uzun sürmez. Yakında devrederim tekrar işleri kendisine. Birikmiş paramla, aile desteğiyle ne kadar sürer bu düzen bilmiyorum, bu enflasyon olmasa belki 8-9 ay daha götürürüm diyordum ama şimdi 6 ay götürmem bile mucize olur gibi.

Ailem de şu kurumun ilanı varmış, şu sınav varmış diye darlıyor. Elbette kötü niyetle yaptıkları düşünmüyorum bunu ama artık benim için inanılmaz yıpratıcı olmaya başladı. En son işte idari hakimlik sınavı dedikodusu çıktı. Arıyorlar kitapları aldın mı, ilan çıktı mı bulamadık vs diye. Her gün olmasa da 2-3 güne bir benzer muhabbetler. Ama anlatamıyorum sanırım onlara kendimi. Kazanamayacağım bir sınava hazırlanmanın maddi manevi yükünü. Olsun sen puanını al mülakatta elenirsen onların ayıbı olsun bu falan diyorlar. Onların ayıbı olsun da giren bana girecek. Korsanın korsanı kitapları da alsam yol parası, sınav parası darken en az 500 belki 600 lira gidecek. Halen optik form görmenin, test çözmenin, işsizliğin etkilerden bahsetmiyorum bile.

Rahat bırakın desem iki gün bırakacaklar üçüncü gün “e sen hâlâ iş bulamadın, bak özel sektör de ölü, hem sen n’apıcan özelde” muhabbetleri başlayacak, yüksek lisans kovalarken oldu bunlar zira.

///\\\KİM OKUYACAK LAN BUNU DİYENLER BURADAN DEVAM EDEBİLİR///\\\

Ancak ben mesleğimi yapabilmek için tek bir dile, coğrafyaya, devletle bağlı kalmak istemiyorum. Tam şu an “aha biri daha türkiye'den siktir olup gitmek geyiği yapacak” diye düşünüyorsunuz, farkındayım ancak öyle değil. Buradan kalıcı olarak siktir olup gitmek gibi bir gayem yok. Böyle bir iş yapmak istiyorum zira yıllarca çok kısıtlı bir komünite ile iletişim kurmak istemiyorum. Uluslararası bir karşılığı olsun yaptığım işin istiyorum. Diğer sebepse bir şekilde işimi kullanıp kısa süreli de olsa yurtdışına çıkabilirsem bunun döndüğümde halen bu memlekette bir çeşit kariyer boost etkisinin olması. Belki 15-20 yıl önceki gibi değil evet ancak halen gördüğüm kadarıyla kamu ya da özel bir şekilde yurtdışında iş yapmış insan daha kıymetli.

Emanet sitelerle ilgilenirken github, producthunt trendlerine bakmanın, terminal veya ide ekranlarını görmenin beni çok daha mutlu ettiğini fark ettim. Yaklaşık 16 yıldır bilgisayar-internet kullanıcısı olmama rağmen meraklı bir bilgisayar kullanıcısı olmanın çok ötesine geçemedim. Çok kısıtlı da olsa mysql, javascript, php, css, python biraz da algoritma ve network bilgim var. Ancak hepsi bu. Zaten hiçbir zaman linus torvalds bi’ dennis ritchie olmak gibi hayalim olmadı. Bu noktada bilişim ile daha yakın temas halinde olacak bir iş benim aradığım iş olabilir diye düşündüm. Muhtemelen bundan doğan bir algıda seçicilik ile de bir süredir hep böyle ilanlar görüyorum. Ancak aranan şeylere çok uzağım. En basitinden ne mühendislik çıkışlıyım ne matematik ne yönetim bilişim sistemleri. Tekrar sınava hazırlanıp bilgisayar mühendisliği ya da yönetim bilişim sistemleri programına yerleşmek ve oradan yüksek lisansa ilerlemek seçeneğini de düşündüm. Ancak bu sürecin yüksek lisans içermese bile benim için çok uzun ve sürdürülemez olduğuna kanaat getirdim. O zaman sadece yüksek lisans yapayım yönetim bilişim sistemleri gibi bir alanda dedim. Ancak programların geçmiş dönem Kabul listelerine baktığımda başvuru yapanların ve kabul alanların neredeyse tamamı mühendislik çıkışlı. Azınlıktaki mühendislik çıkışlı olmayanlar ise aynı üniversitenin farklı bölümlerinden mezun.

Acaba diyorum son paramla Userspots, UXServices, Barikat akademi kurslarına falan mı gitsem? Biliyorum bunlar birbiriyle alakasız işler ama durumum da ortada. Yoksa udemy falan mı kasıp ilerlemeye çalışsam? Öyle yapsam bile bunu nasıl sunacağım konusunda fikrim yok. Yoksa İngilizce sorunumu çözüp yurtdışında yarı burslu/burslu yüksek lisans mı kovalasam? Türkiye’de yüksek lisans yapmak istesem nasıl yapacağım bilmiyorum. Ne kendi mezun olduğum alanda ne üniversitede yapmak istemiyorum. Herkesin uluslararası ilişkiler uzmanı olduğu memlekette aynı insanlardan biraz daha can sıkıcı dersleri dinlemek mantıklı gelmiyor. Son çare gene kpss belasına bulaşacağım ancak bu süreçten nasıl çıkarım, çıkabilir miyim bilmiyorum.

Mini Manas Destanı’nı oluşturan dertlerimi okuduğunuz için teşekkürler.

 
Abi okudum. Yardımcı olabilmek isterdim ama öyle bir şansım yok açıkçası. Sadece uplamak ve allah yardımcın olsun demek için yazıyorum.


  • the real brad pitt  (10.10.18 21:39:55) 
Başın sağ olsun. Hukuku bitir bir şekilde.


  • dissendium  (10.10.18 21:46:01) 
Eğer ailenin geçimi sana bağlı değilse canını sıkacak bir durum yok. Olaya şöyle bak, 27 yaşında bekar bir gençsin. Yani kendinden başkasına karşı sorumluluğun yok öncelikle. Bu demektir ki hangi mecraya atılırsan atıl başarısız olmaktan korkmana gerek yok. Yaşın genç daha merak etme. Kpss'yi memurluğu falan yapmak istemiyorsan yapma. istersen yurtdışına git sıfırdan başlamak garsonluk yap, istersen burda İnternet işi kovala, yeter ki ne yapamadığını değil ne yapacağını düşün yastığa kafanı koyduğunda.


  • chavezding  (10.10.18 22:24:20) 
Ben de uluslararası ilişkiler okumak gibi bir mallık yaptım. Bölüm bir halta yaramıyor. Bankacı olacağım sanırım. Belki finans sektörüne geçebilirsiniz.


  • ovungec zeus  (10.10.18 22:41:02) 
Yazar ol. Metaforlar çok iyi, bir roman yazabilirsin belki tutar.


  • perfectum  (11.10.18 10:46:26) 
yazıyı okudum, öyle uzun falan da değil. çok uzun zaman önce ben de çok alakasız bir kariyer değişikliği yaptım. her şey bitti dediğim noktada küçük bir şehirde tutunduğum işimi acaip derecede sevdim, işimde bilgi anlamında da çok ilerledim. bütün olayın yarısı yapacağın işi çok sevmekte. yani iş gibi olmamalı senin için. işin diğer yarısı da doğru yerde doğru zamanda olmak. allah iyi insanlarla tanıştırsın diyorum. kolay gelsin


  • r evolution  (13.05.19 15:12:32) 
Hepsini okudum ve sana laflar hazırladım.

Yaşadığın zorluklarla elbette kıyaslanamaz ama ben de benzer bir süreçten geçiyorum. İyi bir üniversiteyi dereceyle bitirmeme rağmen sektör öldüğü için mezuniyetimden bu yana geçen 4 senede (yaş 27) garsonluktan, hostesliğe saçma sapan bir sürü iş yaptım. Ailem sürekli KPSS diye darlarken, ders çalışmaya bayılan bir inek olarak KPSS'yi duyunca bile artık neredeyse çarpıntım çıkacak.

1) KPSS'yi istemiyorsan salla. Ona çalışacağın vakitte bahsettiğin kurslar ve İngilizce eğitimi bence sana çok daha fazla şey katacaktır.
2) Hukuk bu, boru değil. O şansını elinden kaçırma ve mümkünse üniversitenin bulunduğu şehre gitmeye odaklan.
3) Bilgisayar bilgin ilerlememiş olabilir ama herkesten önce bu mevzulara ayıktığına göre diğerlerinden farklı olduğunu düşünüyorum. Madem evden çıkmıyorsun, ücretsiz kurslarla Ekim'e kadar bilgisayar bilgini pekiştirebilirsin. (Ücretsiz kurs için bilgeis.net'i de öneririm.
4) Ben de yüksek lisans yapıyorum ama 2 sene önceye dönsem girmezdim bu işe. Benim bölümüm için ilan açılmıyor, açılsa bile akademinin durumu da malum. Açıkçası şu an sadece yük olarak görüyorum. Yine de yurt içi ve yurt dışı eğitimler için ab-ilan.com'u düzenli takip etmeni öneririm.

Şu an arkadaşının sana pasladığı iş neyse bütün freelancer sitelerinde üyelik aç ve ilan ver, daha fazla insana ve işe ulaş.
Güzel bir temelin, bol vaktin ve iyi-kötü bir gelirin var umutsuzluğa kapılacak bir durum yok. Bu sene dişini sık ve kendini geliştirmeye bak.
  • jacque  (13.05.19 15:43:56) 
Başın sağolsun. Hukuk'u bitir. jacque'ı dinle.


  • komando kani var bende  (13.05.19 17:08:20) 
[]

kredi kartı borç ödememe sorusu

www.isbank.com.tr
"... bir takvim yılı içerisinde en fazla 3 defa, asgari ödeme tutarından az ödeme yapılan kredi kartları ile dönem borcunun tamamının ödenmesine kadar nakit çekim işlemleri geçici olarak gerçekleştirilemeyecek ve bu müşterilerin kredi kartı limitleri artırılamayacaktır."


şimdiye kadar en az asgarisini yatırdğımız bir kart için konuşacak olursak.
önümüzdeki 4 ay boyunca -2017 son 2 ay, 2018 ilk 2 ay- asgariden daha az ödediğim, sonrasında ise en az asgari tutar kadar ödersem bankayla bir problem yaşamayacağım anlamına mı geliyor bu? takibe düşme vs. gibi. faizler konu dışı.

 
2018 yilindayiz :) 2018in son 2 ayi 2019un ilk 2 ayi icin konusurdak sorun olmaz. Takvim yili demisler.

Ekim ekstresi
Kasim ekstresi
Aralik ekstresi
3 ekstre gelecek size, ekimi de odemeyecekseniz bilemedim
  • fakyoras  (01.10.18 14:16:49 ~ 14:17:41) 
zamanı bükmüşüm biraz, evet. onun haricinde kasım aralık ocak şubat ödeyememe durumunda sıkıntı yaşamıyorum anladğım kadarıyla, teşekkürler.


  • denek hayatım  (01.10.18 15:00:54) 
aynı linkte şu bilgi de var
"İlave olarak, yönetmelik değişikliği uyarınca, bir takvim yılı içinde 3 defa üst üste asgari tutarın ödenmemesi durumunda ise müşterinin söz konusu kartının ve varsa diğer kartlarının limit artışı ve nakit kullanıma kapatılmalarının yanı sıra alışveriş işlemlerine de kapatılmaktadır."

yani 3 defa üst üste asgari tutarı ödemezseniz alışverişe de kartınız kapatılacak. Dolayısıyla 3 kez üst üste ödememezlik yapmayınız. 2 ay asgari ödeyemediyseniz 3. ay ek hesap vs. kullanarak o dönemki borcun asgarisini ödemeniz gereklidir. Yoksa kartı borcunu bitirene kadar kullanamazsınız.

Eğer nakit sıkıntınız var ise, yakınlarınızın/güvendiklerinizin NAKİT yapacağı size yetecek tutardaki harcamaları kartınızdan geçip, sonra nakiti kartınıza yatırıp borcunuzu ödeyiniz.
  • gonulcelen87  (01.10.18 22:01:42) 
...bir takvim yılı içinde 3 defa üst üste...
bu yılın son iki ayı ve 2019'un ilk iki ayı yapacağım zaten ödememe işini.

  • denek hayatım  (02.10.18 19:00:05 ~ 19:18:53) 
[]

Ankara e-Sınav Merkezi

ankara dışından gelecek biri için yht mi otobüs mü daha avantajlı buraya ulaşmak için?
emanet sorun olmaz deniyor, gerçekliği/güncelliği nedir?



 
487 gidiyormuş buraya. ulustan geçtiğine göre ben yht diyorum.
emanet konusunda da şöyle denmiş;
eksisozluk.com
  • elorelia  (28.09.18 17:03:57) 
ikisi de olur.

• otobusle gelirse aşti'de havaş'a biner.
• trenle gelirse inip biraz yürüyüp belkoair'e biner.

ama otobusle gelirse daha rahat biner. havas ayni yerde.
  • tabudeviren  (28.09.18 17:07:32) 
emanet sorun değil. ösym'nin emanet kutuları var. ulaşım bilgisi verilmiş zaten. ama 487'ye güvenmeyin. havaş veya belkoair kullanın. gar veya aşti'ye indikten sonra buraya varmak 90 dakika civarında sürebilir ona göre geliş planlayın. imkan varsa havayolu ile de gelebilirsiniz. havalimanı, sınav merkezine belkoair ile 20 dakika sürüyor. tüm ulaşım seçenekleri sınav bitiminde tersi yönde de çalışıyor.


  • helenart  (28.09.18 17:20:48) 
havaş veya belko, havalimanından önce yolcu indiriyor mu?
hiç duymadım.

  • elorelia  (28.09.18 17:32:37) 
@elorelia sinav olduğu gün, sınav merkezine kadar yolcu taşıyan seferler bile var.

win win
  • helenart  (28.09.18 17:40:45) 
Valla ben belko ile havaalanına giderken adamın birini otonomi kavşağında indirdi. Demek ki güzergah üstünde inmek isteyeni indiriyor. Sınav merkezinde de indirir nolacak.

Otobüsle gelin, aşti'den belko'ya binin.
  • kibritsuyu  (28.09.18 22:27:55) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.