[]

longread denen müessese

ingilizce içerik üreten kardeşlerimizde böyle bir şey var. özellikle abd sularında gördüm.
son karşılaştığım www.nytimes.com
kitap yapsan kimse yadırgamayacak içerikleri internetten yayınlıyorlar. genel olarak burada göreceğiniz gibi interaktif, tasarımı güzel sayfalardan.
okuyanı, tarşını da bol gördüğüm kadarıyla kendi has bir kitlesi var. konular daha çok amerika kıtası, abd, biraz biraz da avrupa odaklı şeyler olmasına rağmen oldukça ilginç, ilgi çekici, kendini okutan şeyler oluyor.
bunun muadili diyebileceğimiz türkçe içerikler var mı ya da geçmişti bir yerlerde oldu mu?
bu tarz içerik üretilse okur musunuz? ya da türkçe çevirisi falan yapılsa?

 
diğer longread'leri bilmiyorum ama new york times dünyanın "muhtemelen" en iyi gazetesi ve küresel çapta gazetecilik adına en iyi işlerden birini yapıyor. gördüğün işin kaliteli olması da nyt ile ilgili. özetle nyt kaliteli bir gazete ve parayı da iyi gazetecilikle kazanıyor. gazete abonelikle çalışıyor. muhtemelen 5-10 makaleden sonrasını okuyamazsın bir ay boyunca.

türkçede national geographic çevirileri var. geçmişte yayınlanmış çeviri dergiler vardır muhakkak. ama türkiyede pek tutmuyor. sanırım pek para kazandıran bir iş değil. çevirmen de yorulur yani, maddi açıdan tatmin etmez kimseyi. bir de türkiyedeki siyasi ortamdan dolayı üretilen içerikler de ya ocuların ya da bucuların bakış açısında oluyor. olmadı patron beğenilmiyor okuyucu tarafından. olmadı basan beğenilmiyor. yazanlar ideolojik saplantılarını bırakıp nesnel bir şey ortaya koyamıyorlar. koysalar alıcısı olmuyor (ne isaya ne musaya yaranabildi hesabı) herkesi yakalamak ve mutlu etmek pek mümkün olmuyor. baktın iş tuttu, o zaman tanınırlığın getirdiği gazla herkese hitap etmek için kaliteyi düşürüyorlar. ya da iş tutunca veya siyasi baskılara uğrayınca patron işi satıp parasına veya kafasının rahatına bakıyor. böyle böyle türkiyeye özgü şeyler. zaten dediğim gibi bu tür emek isteyen içeriğin okuyucusu, tüketicisi az. herkes hızlıca okuyup geçmek istiyor (galiba ben de buna biraz dahilim).

neyse aklıma geldi, zeytinburnu belediyesi kültür işlerine bayağı yatırım yapıyor. çıkardıkları bir süreli yayın vardı. her sayı belli bir tema üzerineydi. ona bir göz atabilirsin belki.
  • türkay şoran  (17.08.19 19:08:03 ~ 19:13:35) 
ManifolPress'te bu tarz yazılar oluyor. Tasarımı falan dediğin gibi olan gelmedi.


  • kaset  (17.08.19 19:24:55) 
Mobilde düzeltemedim

Olmanifold.press

Vs gibi bir türkçe yer daha var, hatırlarsam atacağım.
  • kaset  (17.08.19 19:28:00) 
bu yazılar nyt, guardian, vice, latimes gibi büyük medya kuruluşlarında çok çıkıyor ama aeon, curbed gibi daha ufak medya kuruluşlarında da az değil. buzzfeed bile artık bayağı güzel ciddi dosyalar hazırlıyor. ya da işte medium gibi longreads yerlerde de bağımsız takılan kişiler yazıyor.
yani şimdi türkiye ve türkçe ile bütün batı dünyasının ve evrensel dilini karşılaştırmak istemiyorum ama bizden böyle bir şeyler okuduğumu hatırlayamıyorum.
peki bu tarz içerikleri ancak biraz daha global, okuduğumuzda bizde de az çok bir karşılığı olacak içerikleri 15 dk yı geçmeyecek video essay tarzında üretsek nasıl olur dersiniz izleyeni takip edeni çıkar mı?
  • denek hayatım  (18.08.19 18:30:04) 
Video için bence çıkar ama önce biraz daha pazar araştırması yapmak lazım, şöyle ki DW Türkçe ve BBC türkçe yapıyor, ne kadar izleniyor ona bakmalı. Asıl sorun bi de kültürsüzlüğümüz ve eleştirel düşünce eksikliğimiz. Tık alırsınız ama insanlar politik kutba ayrılıp saçma sapan yorum yapacak, objektif haber yapsanız dahi bir yere çekilecek.

Biraz bu yönüyle araştırmak lazım.
  • kaset  (19.08.19 04:06:49) 
AJ güzel bir örnek


  • kaset  (19.08.19 04:07:09) 
aslında izlenme ya da abone derdim yok. doğrudan aber yapmayı ya da çok politik şeylerle de ilgilenmiyorum. daha çok böyle nasıl denir ortamlarda anlatmalık ilginç hikayeler. ancak bunları tek başıma yapsam çok sıkıcı olur. illüstrasyon, anisyonla yapsam çok fazla emek demek ama bunları da sadece ben okuyup izleyip kimseyle konuşamayınca da moralim bozuluyor. bir yancı bulup yanıma onunla beraber konuşsak diye düşündüm ama kimse yanaşmadı. şu hikaye mesela bence oldukça ilginç:
www.theguardian.com
ya da şu
gizmodo.com
  • denek hayatım  (19.08.19 23:15:00 ~ 23:15:54) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.