[]

pubg sorusu (bu nasıl olabilir?)

www.hizliresim.com

bir tane daha 01 takımından oyuncu var. hepsi bu 09'un etrafında dolaşıyor, hatta yanında sürünüyorlar dakikalarca ama hiçbiri görmüyor. tamam, görünmesi çok zor ama bu kadarı da çok fazla. hile mi var burada?

geçen gün biriyle birebir kaldım, sonra o kişi alandan dolayı öldü. maç kaydına girip bakayım dedim ne yapmış, tam birebir kalınca oyundan banlanmış ama onun hilesi nişan hilesiydi, her attığını vuruyordu. gizlenme hilesi diye bir şey var mıdır?

 
İzlemediysen zSuat'ın eski videolarına bakabilirsin. Görmeyen görmüyor :)


  • reactionic  (28.01.23 00:41:18) 
[]

Bu ne demek (vo lte)?

www.hizliresim.com

Ne demek bu? Bugun ilk defa gordum. Kotu bir sey mi? :)


 
  • teritori  (24.01.23 17:33:50) 
Hmm yani upgrade geldi telefonuma gibi bir sey oldu?


  • ahm1  (24.01.23 18:45:34) 
nasıl ilk defa gördün ya, en az 3-4 yıldır var.

kısaca 4.5g şebekesi üstünden konuşma yapmayı sağlayan bir teknoloji.

3-4 yıllık şeyin güncellemesi yeni gelmiş olamaz. ilk çıktığı zamanlarda operatörler adım adım desteklemeye başladı da 3-4 yılda artık hepsi destekler hale geldi zaten.

ya telefon değiştirip 4.5g olmayan telefondan olan telefona geçtin, ya uyumlu sim kart, paket falan aldın, ya telefonda bunu kapatan bir ayar vardı, onu aktive ettin, ya da bunca zamandır vardı yeni fark ettin.
  • kibritsuyu  (24.01.23 19:08:55) 
@kibritsuyu: valla ben hicbir sey yapmadim, hicbir ayarla oynamadim, telefonu da degistirmedim. Bu simge bugun geldi telefona. Acaba onceden de vardi da simgeyi mi yeni koydular? İlla ki herkese bu simgeyi koyuyorlar mi?


  • ahm1  (24.01.23 19:38:25) 
önceden telefon destekliyorsa bu ayarı açmak gerekiyordu, belki uyumlu olanlarda otomatik açılsın diye bir ayar göndermiştir operatör.


  • selam  (25.01.23 11:27:57) 
[]

Ayraç satın almak

8-10 tane ayrac almam lazim ama fiziki dukkanlara gidip baktigimda cok sacma seyler goruyorum, cocuklar icin yapilmis gibi simli ayraclar var, duzgun bir sey bulamiyorum.

Kimse ayrac uretimiyle ugrasmiyor mu artik anlamadim?

Amazon'da falan da bulamadim. Nereden bulabilirim duzgun ayrac? Guzel olmasini da gectim artik.

Not: Klasik ayrac olmasi lazim. Ayraci tutup oyle ciziyorum satirlari.

 
Kendin yap?

Mesela güzel takvim kağıtları veya resimler bul, pvc kaplattır, delgi ile delip kurdele bağla bitti gitti.
  • muhayyer divan  (24.01.23 02:00:28) 
Kurdeleye gerek yok ama pvc kaplama guzel olmaz sanki.


  • ahm1  (24.01.23 02:02:11) 
Sen bilirsin, bence istesen şahane fikirler bulabilirsin.

Ben ayraçla uğraşmıyorum mesela. Kitaplarıma ince kurdele yapıştırıyorum veya mesela bir tel toka, bir fiş, bir ataç yetiyor.
  • muhayyer divan  (24.01.23 02:04:04) 
Aynı konudan muzdariptim; eşim Hollanda'dan çok güzel bir ayraç getirmişti, başka bir arkadaşım da Fransa'dan. Öyle olunca e-bay vs gibi yurtdışı sitelerinde bakındım, derya deniz çok güzel şeyler var. Fiyatları da 1-2 Euro arasında değişiyordu.

Aynı şekilde Kadıköy, Beşiktaş gibi yerlerde küçük dükkanlarda el yapımı şeylere denk geliyorum.
  • fraise  (24.01.23 02:06:25) 
Ben sizin yaptığınızı yapmak istediğimde direkt cetvel kullanıyorum ayraç olarak. Ufak 10 cm'lik bir plastik bir cetvelim var, ya o duruyor kitap arasında ya da bir ilaç firmasının eşantiyon olarak verdiği plastik+kağıt karışımı bir cetvel var o duruyor. Plastik olan daha ağır olduğu için ve yüzeyi pürüzsüz olduğu için kitabı taşırsam düşebiliyor arasından ama diğeri düşmüyor kolay kolay.

Dediğim eşantiyon şöyle bişi:
www.boyutpromosyon.com
  • playing star again  (24.01.23 02:30:51) 
orijinal şeyler satan dükkanlara gitmelisiniz. ya da büyük kitapçılara. ben de severim ayraç ve bu şekilde buluyorum. eski kavalcı gibi, ya da istiklal'deki pasajların içindeki yerler gibi... kendin yapma fikrine ise uzağım. gerçekten el yeteneğindeki varsa yapabilirsin belki, ama benim yok. bunun yanı sıra, yine benzer dükkanlarda çok orijinal resimler, kartpostallar da bulabilirsin. sahaflardan eski fotoğraf bulabilirsin, belki ayraç olarak kullanmak istersin.


  • lovemyself  (24.01.23 02:37:31) 
[]

seçime kadar bütün dövizleri bozduracak mısınız?

seçimi mevcut hükümet kazansa bile faizlerin artacağını söyleyenler var. 19 lira olan dolar birden 10 liraya inmesin? hoş, bu kadar inmesine gerek yok, 14-15 liraya da inse büyük sıkıntı.




 
uzun vadede her türlü düşecek ama seçim sonrası bir kaos durumu olur gibi bence.


  • romario  (21.01.23 22:49:40) 
Terazinin iki kefesi değil ki bu faiz tarafı yükselince döviz tarafı düşsün.

Google'a 'Dış borç stoğu' yazın da bir inceleyin. Bu sene Rusya'nın ertelediği doğalgaz borçları ne zaman, neyle ödenecek bir düşünün.

Ayrıca ihracatçıyı öldürüp ithalatı patlatmak yeni hükümete ne kazandırır, onu da düşünün.
  • Mirket  (21.01.23 23:04:27) 
faiz ile döviz arasında herhangi bir bağ kalmadı. kalmış olsaydı zaten şuan 30-35 olurdu.
geçen seneden bu yana para arzı 2 katına çıkmış durumda, ve tam gaz para basmaya devam ediyoruz seçim için.

doların düşeceği yer 25-26 olur anca.
  • tchuck  (21.01.23 23:08:15) 
Yarın kıyamet kopacağını bilsem, elimdeki dövizi satmam.


  • allah yazdiysa bozsun  (21.01.23 23:19:43) 
Dolar ile faiz arasinda bir bag kalmadi, ne demek? Yarin faiz yuzde 9'dan 35'e cikarsa doviz dusmeyecek mi? Dusecek tabii ki.


  • ahm1  (21.01.23 23:33:49) 
tchuck+1
biraz matematik bilip gündem takip etmek yeterli.

para basıyoruz yarınlar yokmuşçasına.
seçimin sonucu bu denklemi değiştirmeyecek. seçimden sonra seçilene göre kısa ve uzun vadelerde farklılıklar olabilir ancak bu durum bizim dış borç açığımızı, çok kaba tabirle battığımız gerçeğini değiştirmiyor.
  • jimjim  (21.01.23 23:47:50) 
kur korumalı hesaplar 31 Aralık 2023e kadar açılabilecek.

bu şekilde pozisyon almak mantıklı değil mi, bir şey mi kaçırıyorum?
  • bir sonraki yazara geciniz  (21.01.23 23:53:36) 
dolar nereye düşsün? neden düşsün? nasıl düşsün?

para basılıyor. hadi bi şekilde TL aşırı değer kazandı. parayı piyasadan topladın. ne olduysa %100 enflasyonu 0'a düşürdük.

Dolar 10 liraya düşünce yurt dışından ne alabiliyorsa alacak herkes. bireysel & üretici. ham made, ara mamül ne var ne yok stoklayacak.

üretici yurt dışına mal satamayacak, çünkü pahalı.

yani burdaki dolarlar dışarı gitti, dışarıdan dolar gelmedi. sonuç itibariyle piyasada dolar kalmadı. az olan şeyin değeri artacak ve hoop tekrar 20-25-30.

çok basit, çok yüzeysel, çok parametreyi de ignore eden bir açıklama ama doların aşağıya düşeceği bir yer yok özetle.
  • wct3 org  (21.01.23 23:55:45) 
Dolar 10’a düşmedi.

1 kasımda 9,5 olan kur 21 aralıkta 12’ye düştü (!) bu tekrar olur beklentisi gördüğüm en büyük hata insanlar arasında. Aylardır baskılanıyor kur zaten 18,7 civarında, dxy değeri düşmesine rağmen dolar hala aynı duruyor baskı olmasa zaten bugün 17,5’lere gerilerdi.

Ha seçim arefesi 30 olursa gelirsin tekrar tartışırız 20-22’ye düşer mi diye o ayrı. Hatta seçimden sonra bile 18’de kalırsa yaşadık
  • avatar is back  (22.01.23 00:37:22) 
doların 15 liraya inmesi neden sıkıntı onu anlamadım? alım gücümüz artar işte istediğimiz şey bu değil mi zaten?
ben tekrardan doları 2 kat fırlatacak bir kur şoku yaşayacağımıza inanmıyorum yakın zamanda, keza doların 14’e düşmesi de zor. böyle bu civarlarda devam edecek gibi görünüyor.
seçim zaten fazlasıyla fiyatlanıyor diye düşünüyorum bence seçim sonucunda da major bir değişiklik olmayacak. bize çizilen fotoğrafta bir 4 yıl daha rte var diye tahmin ediyorum bir chpli olarak.
  • roket adam  (22.01.23 00:57:43) 
Seçimden bagimsiz parami dolarda tutmam zaten. Dolarda duran para eriyor. Enflosysn yuksek ve dolarda duran para enflasyonun altında kalıyor.

Buzdolabı alip ambalajıyla kenara koysan o bile dolardan fazla kar getirir su an.
  • stavro  (22.01.23 01:41:20) 
Valla ben lazım oldu bozdurdum. Şimdi sacma geldiginden daha dogrusu volatilite azaldigindan geri de alamıyorum. Kur korumalı mevduat varken düşürmek değil bu şekilde götürmek isterler gibi geliyor. Seçim manevrasi olarak 14e düşürmek değilde 25 e 30a firlamasini onlemeleri yeterli bu sefer. Seçim sonrası da aynı sistemin devam eder bence. Sabit bir hızla yön hep yukarı ama bu eskisi gibi karlı bir şey değil. Makas var diğer opsiyonlar var. Al satın cazibesi kalmadı. Eskiden öyemin ediyorum öğlen arası bir kac kez al sat yapardım bir saat içinde o haftanın pazar alışverişini o günkü yemeği falan bedavaya getirirdim. Şimdi yaprak kimildamiyor. Makas fazla. Su var bu var. Eskiden seçime yakın tüm paramı hazır bekletirdim. Al sat yapmak için. Ev araba da aşırı uçtu. Alınmaz. Altın tarihi zirvede. Alınmiyor da satilmiyor da. Euro da dolara gore yeni yukseldi. O da alinmaz. Secime kadar günlük faiz takilip firsat kovalayacaz. Arada firsat mirsat cikmiyor aq deyip bir miktarıyla aylık faiz takılıp riske girecez.


  • baba553  (22.01.23 04:38:45) 
@roket doların 15 liraya inmesi neden sıkıntı onu anlamadım? demişsin. asgari ücretin 100 dolardan fazla artması demek bu. her şey dolara endeksli sonuçta... işten çıkarmalar artar işsizlik artar kaçak çalıştırılan artar vs. bu 8500tl asgari ücret mevcut kura göre belirlendi ve yine de yüksek kalıyor türkiye şartlarında, tl'nin kısa vadede daha da düşeceği varsayılarak belirlendi muhtemelen. ki dolar arttıkça(aslında tl düştükçe demeli) fiyatlar artsa da dolar düşünce o fiyatlara indirim yapmıyorlar bizde. son tüketici için bi artısı olmaz ama işverene maliyet dolar bazında artar sadece. asgari ücret altında çalışanları arttırır ancak.

ha tabi doların 15tl olması imkansız bu yüzden sadece teorik konuşuyoruz.
  • konetsu  (22.01.23 12:55:19) 
Doların mevcut ekonomide 18'den 15'e düşmesi 15.000 tl maaşa çalışan birinin maaşının dolar bazında %24 artması demek durduğu yerde.

Tl bazında aldığımız =50-%60 maaş artışları gibi bir artış değil, dolar olarak %24.

Abd'de aynı pozisyonda terfi almayan çalışanların hangisinin geliri %24 artış yapıyor o şekilde düşünmek gerekir.

Dolar 15'e düşerse yapabilen maaşı düşürür yapamayan işçi çıkartır.
  • materyalist imam  (22.01.23 16:15:40) 
[]

Pizzayi 3-4 gunde tuketmek?

1 orta boy, 1 buyuk boy, kalin hamurlu pizza soylemeyi dusunuyorum. Bunlari yarim yarim 4 aksam yemeyi dusunuyorum. Nasil olur sizce? Sağ kalir mi pizza 3-4 gun sonraya? Buzdolabi posetine koyup buzluga mi atsam, yoksa alt kisma mi koysam daha iyi?




 
Ben de genelde pizza söylediğim zaman fazlaca söylerim. 3 güne kadar gideri oluyor, ben yiyorum yani. Buzluğa gerek yok.


  • msb  (19.01.23 19:34:45) 
[]

Ups yetki belgesi doldurma

(mobilde foto ekleme kismi kalkmis mi anlamadim, ekleyemiyorum o yuzden)

"Ticari tanim
1
2
3
4
5"

Yazan kisma, 1'in karsisina "zati esya - kitap" mi yazmam gerekiyor?

 
[]

Türkiye'nin tarımı üretimi neden çöktü?

Sogan, patates bile yetistir(e)mememiz, serbest ticaret anlasmalari yuzunden mi?




 
ithalatı yapan yandaş olunca böyle oluyor.


  • gabe h coud  (18.01.23 16:54:59) 
para etmiyor. değmiyor. bazı ürünler için alıcı yok.
kaç ton limon çöpe gitti bu yüzden

  • jelly bear  (18.01.23 17:12:23) 
Çökmekten kastınız nedir mesela? Üretilen ürünlerin pahalı olması mı? Yoksa ürün üretilmemesi mi? (aslında yetiştirmememiz de demişsiniz)

Tarım konusunda en büyük hatamız, bu işi profesyonel firmaların değil de köylünün yapmaya çalışmasıdır. Bu nedenle de hem verim düşük hem de maliyet yükselmektedir.

Sanıldığının aksine coğrafyamız aman aman tarıma elverişli bir coğrafya değildir, yanlış hatırlamıyorsam verimli topraklarımız ülke yüzölçümüne oranla %23 gibi bişeydi.

Nüfus 30-40 milyonken çok sorun değildi bu, ama nüfus oldu 100 milyon, tarım alanları da genişlemedi.

Mesela hızlıca bi baktım şimdi;

2012 yılında Buğday olarak 7.529.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 6.922.000 hektar
2012 yılında Arpa olarak 2.749.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 3.097.000 hektar
2012 yılında Ayçiçeği olarak 605.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 729.000 hektar
2012 yılında Patates olarak 174.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 148.000 hektar
2012 yılında Soğan olarak 73.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 68.000 hektar
2012 yılında Çay olarak 76.000 hektar ekilmiş, 2020 yılında 83.000 hektar

Uzatmaya gerek yok, aşağı yukarı toplam ekilen pek değişmemiş ama yer değiştirenler olmuş.

Ülkede tarıma elverişli olup da boş kalan tarla yoktur, çünkü sahibi ekmese de mutlaka birileri kiralar (icar) ve eker.

Verim konusunda gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz, o su götürmez bir gerçek. Ama en büyük nedenlerden biri bilgisiz köylü maalesef.

Ülkemizde tarıma elverişli topraklardan elde edilen ürünler tüketimimize yetmediği için mecburen ithalat da yapılıyor.

İthalatın bir sebebi de yeterli ürün değil de fiyat oluyor, mazot gübre işçilik maliyetlerinden dolayı yerli üretim ürün pahalıya mal olunca, dışardan ithal ucuza ürün de bulunursa iç piyasada sıkıntıya giriyor. Üretici mağdur olabiliyor, ama bunda üreticinin suçu yok, yönetimin plansızlığı maalesef.

Ama şu da var, örtü altında çok kaliteli ürünler yetiştiren üreticiler de var. Fakat iç piyasaya vermiyolar, çünkü ihracatda çok iyi para kazandırıyor bu ürünler.

Aslında memlekette yetişen en güzel domatesi meyveyi vs dışarıya satıyor, dışarıya satılmayacak kadar kalitesizleri biz yiyoruz :)
  • John Bloor  (18.01.23 17:16:46) 
çiftçi kazanamadığı için. yaptığı işe değmiyor da denilebilir. ailesi çiftçilikle uğrayan arkadaş böyle demişti.


  • romario  (18.01.23 17:22:08) 
İşte, ciftcinin zarar etmesinin nedeni sanirim ki serbest ticaret anlasmalariyla butun dunya tarimini buyuk sirketlere birakma amaci: www.ciftcisen.org


  • ahm1  (18.01.23 17:30:26) 
Çiftçilerinin çocukları tarımla uğraşmak istemiyor. Bu da sebeplerinden bir tanesi. Geçen yaz köydeydim hp orta yaş vardı köyde. Köyün gençleri yok.


  • komando kani var bende  (18.01.23 17:36:18) 
Çoğu şeye katılmak ile beraber şunu da söylemek istiyorum; Türkiye'de bir yerli/milli bilinci oluşturulmadigini, bunun üzerine çalışılmadigini ve denildiği gibi bunun profesyonel yönetilmedigini düşünüyorum.

Ben Fransa'da misal Fransız ürünü hatta fransizi geçtim yerel bulunduğum bölgede yetiştirilen ürünü almaya çalışıyorum. Marketlerde her meyve sebzenin hangi ülkeden geldiği yazıyor. Bulunduğun bolgedense yerel olduğu özellikle belirtiliyor. Aynısı peynir, süt, bal, yumurta, et vs her şeyde var. Bu noktada insani parasi yetiyorsa oluşturulan bilinç ile bunları almaya yöneltiyor. Misal bir dönem Fransa'da yağmur vs sebebiyle sıkıntı vardı ve Carrefour fiyatları artirmadan sadece yerel üretici ürünlerini sattığını belirtiyordu destek olarak.

Ben birkaç kere bu yerel ureticilerden de aldım. Adamlar profesyonel. Organikse organik sertifikası var, yerelse yerel olduğunu kanitlayan sertifikaları var. Düşün yani ekmekte bile Fransız unu kullanıldığını özellikle belirtiyorlar.

Ben Türkiye'de bu bilinci görmüyorum. Ki yerel denilen ürünlerin menseine bakiyorsun Asya'dan ithal çıkıyor falan...

John bloor dediği gibi; bu işler sırf köylüye birakilacak kadar basit değil.
Buna ek olarak giderlerin artması, karin azalmasi sebebiyle çoğu kişinin bag, bahce satıp sehirlerde ev/bina alması gibi olaylar da var.

Yoksa Türkiye'de çok kaliteli ürünler var ama bunu halkın alacak gücü pek kalmadı zaten ve düzgün destek/planlama/marketing de yok gibi.

Misal burada da pazar gibi yerler var ama çoğu üretici, aracı değil. Adam 30 km ötede ceviz üretip satıyor, peynir yapıp satıyor. Bir de bu var gibi; büyük sehirlerin yakınında üreticinin halka ulaşması sorunu var. Kooperatiflerin de çok iyi yonetilmedigini düşünüyorum.
  • logisticsmanager  (18.01.23 17:38:50) 
Bu arada denildiği gibi Türkiye'de köy hayatı ile şehir hayati farklı. Yani ben Fransa'da çok ufak yerleri gezdim, burada yasanmaz/buranin insaniyle ugrasilmaz gibi görüşüm olmadı. Bari var, kafesi var, restoranı var vs. Yani Türkiye'deki gibi çok değişen bir hayat yok (her köy böyle değil ama çoğu böyle)


  • logisticsmanager  (18.01.23 17:40:53) 
"Köylü değil de şirket yapsın" argümanı hatalı, küçük ölçekli tarım hemen her zaman hem daha verimli, hem de çevreye daha az zararlı (hatta faydalı). Herkesin evinin bahçesinde 3-5 tavuk, bi kaç ağaç meyve, az buçuk sebze falan olsa en verimlisi ve faydalısı o olurdu. Ama apartmanlarda yaşıyoruz genelde.

TR'de "çiftçi eğitimi" ve tohum verimlileştirme çabaları fena değil. Ben sevmiyorum ama yerli modifiye tohumlar verimli yani baya. Bişey dikmek istiyorsun ama bilmiyorsun, gelip anlatıyorlar, bahçenin analizini yapıyorlar bedavaya, tohum fide falan veriyorlar vs. O işler kötü değil. Maddi destekler çok iyi değil ama.

Benim bahçe vardı, sattım geçen sene. Yani yine "para kazandırıyor" ama artık iyice değmeyecek hale geldi. Geçen sene kilosunu 6 liraya sattığım şeye 10 lira teklif ettiler, gübre, işçi, yakıt, elektrik vs. masrafı uçtu gitti, bi anlamı yok yani. 20 liraya satsam da insanlar alamıyor.

Bahçeyi satıp ev alıp kiraya versem üretim yapmadığım halde daha çok kazanıyorum yani, öyle saçma bi durum.

Bi de en büyük sıkıntı aracılar. Çoğu üründe önce ürünü veriyorsun, adam gidiyo satıyo parasını alıyo, sonra gelip sana 6 ay sonra 1 sene sonra ödeme yapıyor. E arada budaması var, sürmesi var vs. bi sürü iş, cebinden ödüyorsun. Eskiden enflasyon yoktu ama şimdi var, parayı alana kadar zaten değerinin yarısını kaybediyor, ki senin o parayla bir sene sonrayı da finanse etmen gerekiyor.

Adamın da tek yaptığı nakliye aslında. Yani ben direkt marketle anlaşıp satabilirim de, ama yasak. Üretici olarak şehirler arası nakliye yapamıyorum. Üreticinin direkt son kullanıcıya (çiftçi pazarı gibi) ya da en azından marketlere satış yapmasının önündeki engeller kaldırılsa sorunların çoğu düzelir diye düşünüyorum.

Bu bahsettiğin ithalat olayı da sıkıntı. Bende kivi bahçesi vardı işte, bi sene bakıyoruz fiyatlar baya yüksek, geçen seneden depolarda falan bişey kalmamış, üretim düşmüş şu bu oo iyi derken devlet çat diye İran'dan ithalata izin verdi, yarı fiyatına sattık mecburen. Devletin çiftçiyi "mutlu etme" gibi bi derdi yok, aracıları kazanacaksa acımıyor. İran kivisi de bizdekinden kötü, ama bizim millet ucuz olduktan sonra başka bişeye bakmıyor.

Yaş muhabbeti yapılmış, ben 30 yaşındayım. Çiftçilik yapayım dedim ama yapılacak halde değil işte. Bi de şu çağda illa ki köyde yaşaman gerekmiyor, hemen her şeyi (sulama, gübreleme vs) otomatize edebiliyorsun zaten, telefondan yapıyorsun. Dedemin 1 ayda yaptığı işi 2 günde yapabiliyorum. Haftasonu gidip hallediyordum her şeyi.
  • plutongezegendegilmi  (18.01.23 19:01:33 ~ 19:10:24) 
Çünkü atılan taş, ürkütülen kuşa değmez hale geldi.


  • halitkin  (19.01.23 00:10:44) 
Yönetim öyle istedi. Yönetimi yönetenler öyle istedi.


  • muhayyer divan  (19.01.23 02:22:18) 
bu çorak, ot bitmez coğrafyaya kim bereketli su zengini ne eksen yetişir falan dedi önce onu bulmak lazım. ama bu olayın tek bir sebebi yok. sebepleri çok ve çok çetrefilli. mesela senin çiftçinle ab ya da kuzey amerika çiftçisi bir değil. seninki halen orta çağ köylüsü tadında. ama uyum sağlamak istediğin ab mevzuatını alıp buraya koyunca olmuyor. küreselleşme de ayrı dert. baştakiler hadi neyse de üretici dediğin adamın da çok farkı yok zihniyet olarak. bi ton şey var ya gecenin bu saatinde can sıkmaya değmez. ya bak aklıma geldi. kooperatif olayının en iyi uygulandığı yer abd olabilir. sorsan bizim köylüye kooperatif halen komünist işi. ya da ne bileyim ulusal süt konseyi denen bir şey var neden var ne üretici biliyor ne firmalar. geçen yıllarda devlet inek veriyordu kadınlara. para yok ama işte şu kadar yıl kesmeyeceksin, satmayacaksın yavrulara şöyle bakacaksın vs şartları var. bizim kadınların herhalde %80 falan almadı. neden deyince de kim uğraşacak diyorlar. lul. yani beleş inek lan. ben gittim annemin adına teyzemin adına aldım bağladım akrabının yere. bakım parası falan anlaştım. hayvanlar çifter çifter yavruladı şansıma. allah için akraba da iyi baktı. belki biraz tokatlamıştır da bilmiyorum ama çok dert değil. sonra köye gittiğinde sen ne akıllıymışsın oluyor. lan olm yani ben aracıyla aldım sizin kendi damınız var bildiğiniz iş siz de yapardınız ama yok anca müge anlıya malzeme üretsinler. kuzenim var o da benim gibi. icar kovalıyor. en f/p ürünü kovalıyor. komşu tarladaki dayı buğdayı daha tarlada üç kuruşa satıp pavyonda kumarda eziyor üç günde. benim kuzen depoda tutuyor. en iyi fiyatı bekliyor. sorsan ama benim kuzen köyün kötüsü.


  • Whily  (19.01.23 02:37:22 ~ 02:45:43) 
muhayyer divan+1

daha dun eski yillara ait bir belgede amerika buyukelciligi'nin kanunlarda yerli ureticilerin tohumlarinin(cok daha verimli tohumlar) satilmasinin -kendi sirketlerinin satisini artirmak icin- yasaklanmasini istedigini okudum devlet buyuklerinden.
  • gule gule  (19.01.23 02:51:13) 
[]

Doctor Who, Don't Blink bolumunun nesi guzel?

Imbd'deki puani 9.8, herkes bayiliyor vs. ama ben hic etkilenmedim. Siradan bir zamanda yolculuk bolumu degil mi, neden bu kadar seviliyor ki? İlk defa zaman yolculugunu konu alan film/dizi desem, o da degil, onlarca kez yapilmis bundan once.

Benim kacirdigim bir sey mi var?


 
doctor who ilk sezonları izleyeli yıllar oldu ama nedense ben de çok etkilendiğimi hatırlıyorum ve bu bölümün ismini unutmuyorum hala. senaryonun kurgusu dizinin standardına göre ortalamanın üstüydü. wibbly wobbly timey wimey stuff :D


  • theseachange  (17.01.23 22:27:39) 
belki de beklenti ile izlemekle alakalıdır. ben aşırı beğenmiştim ve etkilenip gerilmiştim.

bir sürü Doctor Who bölümü izlemiş olsam da izlediklerimin çoğunu unutsam da o bölümü hiç de unutamadım.

sıradan bir zaman yolculuğu bölümü olduğunu da düşünmüyorum.
  • denizgonen  (17.01.23 22:33:51) 
@denizgonen: "sıradan bir zaman yolculuğu bölümü olduğunu da düşünmüyorum."

nesi farklıydı? ben de onu soruyorum.
  • ahm1  (17.01.23 23:01:37) 
kurgusuyla, hikayesiyle, sonunda her şeyin yerli yerine oturmasıyla ve gerçekten korkutucu yaratıklarıyla sevilmeyi hakediyor bence ya... benim için de en iyisi değil ama ilk izlediğimde hissettiğim merakı ve gerginliği hatırlıyorum.
genelde yeni izleyicileri çekmek için öneriliyor... doktoru bu bolumde cok cok az görüyoruz ama hikaye o kadar iyi yazılmış ki zamanın döngüselliğini çok net aktarabiliyor bizlere. ve tek başına izlenebilir bir dw bölümü. anafikri alıyorsun ama genel hikayeyi bilmiyorsun/bilmene gerek olmuyor.
yine de the weeping angels'ın eşsiz yaratıklar/düşmanlar/kötü adamlar oluşuna yoracağım bölümün sevilmiş olmasını.
  • anna sun  (17.01.23 23:04:14 ~ 18.01.23 01:31:32) 
Bence de güzel bölümdü. En sevdiklerimden biri. Başlı başına film bile olabilirmiş.


  • ruhen hastayim ben  (18.01.23 00:27:56) 
[]

Pizza nasil isitilir (mikrodalga yoksa)?

1 gun beklemis tam orta boy pizza.

Koca firini yakmak ne kadara mal olur acaba? Tavada mi isitsam?


 
Dışarda beklediyse yeme bence hocam, mideni rahatsız eder. Buzdolabında beklediyse at fırına 5 dkda ısınır. Tavaya koyup üstüne bi kapak da örtebilirsin.


  • vedatchilipeppers  (14.01.23 21:02:13) 
Buzdolabi posetine koyup buzdolabina atmistim.


  • ahm1  (14.01.23 21:06:36) 
Soguk gom gitsin, soguk pizza normal pizzadan daha guzel bence. Hele bir de yaninda da kola varsa. Yok soguk yiyemem dersen de at firina birkac dakika.


  • j r r tolkien hayrani  (14.01.23 21:07:22 ~ 21:07:33) 
biliyorum cevap değil ama

soğuk göm +1

kuru oluyor soğukken, ketçap + mayonez ile de ıslatıyorum oh oh
  • aman üstüme geliyorlar  (14.01.23 21:12:21) 
önce sadece teflon tavayı ocakta orta-yüksek ateşte ısıt 1-2 dk
ardından pizzaları koy
boşlukta kalan kısma bir tatlı kaşığı kadar suyu damlat, su cozurdayıp buharlaşsın ve hemen tavanın kapağını ört
ocağın altını kısık konuma getir
buhar ile çok güzel pişiyor 4-5 dk civarı

bu buharlı pişirme yöntemini dünden kalmış poğaça simit börek pide gibi şeylerde de kullanabilirsin

burada da videosu var
youtu.be
youtube.com
  • freebird5406_2  (14.01.23 21:30:58 ~ 15.01.23 06:18:20) 
Freebird +1

Evde airfry olmasına rağmen ben böyle ısıtıyorum en iyisi o.
  • Mcfly  (14.01.23 21:43:58) 
mikrodalgada guzel olmaz zaten. ben de boyle durumlarda tavada isitiyorum.


  • supergirl  (14.01.23 23:14:16) 
freebird5406_2 +1

bu her yerde en cok onerilen yontem
  • fakyoras  (15.01.23 00:36:30) 
Ben tost makinesinde isitiyordum :) çok da güzel oluyor, kısık ateşte kapat makineye


  • fakat  (15.01.23 12:28:06) 
buharlı pişirme yöntemi süpermiş. çok teşekkürler ;) kıvamı ilk günkü tazeliğindeki gibiydi ama tadında bir farklılık vardı, anlayamadım. tuzu az gibi geldi. belki de ağzımın tadı değişmiştir yemeden önce.

"herkes biliyormuş, bir ben bilmiyormuşum" diyecektim ama aylar önce yine bir pizza başlığı açmıştım, o zaman böyle bir öneride bulunmamıştı kimse.
  • ahm1  (16.01.23 04:06:40) 
[]

hakaret davası açmak toplam ne kadara mâl olur?

"şu kişi bana şu tarihte şurada hakaret etti. şahitler şunlar: x, y, z" diyeceğim.




 
Bedava.


  • adwokat  (13.01.23 00:37:35) 
bedava +1

avukat arkadasin varsa en azindan dilekceyi o yazarsa daha guzel olur. yani senin anlatmanla hakimin dokumanda okuyacagi cok farkli olabilir. soyle ozet geceyim biri malima konmustu dava edecektim avukat arkadasim ben yazayim dedi icine tehdit, alikoyma, guveni kotuye kullanma vs adini hatirlamadigim bir suru suc yazdi adam hepsinden de ceza aldi. ustte cevap veren arkadas da avukat umarim ne dio lan bu it demez :D
  • nibba  (13.01.23 00:51:59) 
hakaret sebebiyle tazminat mı yoksa ceza davası mı?

ceza ise işini tek başına halledebileceksen bedava.

tazminat ise harç ve masraf yatırman gerekir. ama tabi kendin yapabileceksen. bu işlerde iş baştan hallolur. yapamayacaksanız veya sağlam olsun isterseniz avukatla görüşün
  • paintov  (13.01.23 01:11:14) 
adliyede müracaat savcılık bölümüne gidip numara alıp dlekçe veriyorsun. orda zaten savcı kendine göre düzenliyor dilekçeyi ve yeniden yazdırıyor

ekran çıktıları varsa hem cd hem çıktı alarak gitmek iyi olur

dilekçe formatı var internette. o tarz bir formatla yapılabilir.

uyaptan da sanırım online dava açılıyor
  • ShadowOfMoon  (13.01.23 09:22:10) 
[]

İett neden ucret almadi?

Uygulamadan da kontrol ettim simdi. 15:59'da otobuse binmisim, 9.90 tl gitmis. 17:56'da binmisim, sifir tl gitmis. Ayni otobus/hat degil. Arada baska bir seye de binmedim. Yeni uygulama mi bu, 2 saat icinde binersen ikincisi ucrersiz gibi?




 
metroya marmaraya falan giden bazı aktarma hatları ücretsiz oluyor onlardan birine binmiş olabilirsiniz. normal aktarma ücretsiz değil indirimli çünkü.


  • kanatlı kontun müşfik öpücüğü  (09.01.23 23:56:13) 
Yoo aktarma hatti falan degildi.


  • ahm1  (10.01.23 00:12:42) 
[]

Patlar mı (masaüstü ışığı)?

Birkac senedir kullanmadigim, sarjli masaustu isigim var (ek'te). Gecen gun sarja taktim, bir sure sonra pat diye bir ses ve ardindan cok hafif yanik kokusu geldi. Sonra baktim isiklari yaniyor, sikinti yok. Birkac saat daha sarj edip cikardim. Simdi de baktim isiklari yaniyor ama kullandigim esnada aniden patlayip alev alir mi acaba? Alev almasa bile patlayip yuzume gozume zarar verebilir mi?

Lafin kisasi, kullansam mi? O şey, neyin sesi ve kokusuydu? Nasil hala calisabiliyor?


 
İçinde lityum pil varsa riskli olabilir, mümkünse pili gözle kontrol edin, şişme gibi anormal bir görünüm varsa imha edin (pil geri dönüşümüne uygun şekilde tabii).


  • orient blue  (26.12.22 19:46:40) 
[]

şu lafa "ampirik" kelimesinin kattığı anlam nedir?

nedir?

"Bilgi ağacının meyvesini tatmış olan bir çağın kaderi, ( ... ) hayat ve evren konusundaki genel görüşlerin asla artan ampirik bilginin ürünü olamayacağını ve bizi en büyük heyecanla harekete geçiren en yüksek ideallerin, ancak, bizimkiler bizce ne kadar kutsalsa başkaları için o kadar kutsal olan başka ideallerle mücadele içinde biçimleneceğini kabul etmek zorunda kalmasıdır."
- Max Weber

 
Gozleme dayali demek. Yani artan nesnel bilgi haznemizin bazi buyuk konulardaki genel fikirlerimizi sekillendirmekten aciz kalacagindam bahsediyor. Gozleme dayali bilgilere dayanmayan baska ideallerin bakisimizi sekillendireceginden bahsediyor. Bu kapsamda bence yetersiz buldugu bilginin gozleme dayali bilgi oldugunun altini cizmesi mantikli olmus.


  • twelfth  (20.12.22 22:55:13) 
[]

sesli kitap dinleyen?

başka konularda değil ama bu konularda çok "muhafazakarım"dır aslında :) şimdiye kadar çok karşıyken şimdi bir dinleyeyim dedim. fena değil ama sanki çok şey kaçıyor dinlerken.

ben şimdilik gözlerimi dinlendirirken dinlemeyi düşünüyorum açıkçası. sonra da o dinlediğim kısımlara kitaptan hızlı hızlı göz gezdirmeyi.

iş yaparken (ev süpürmek gibi kafa gerektirmeyen bir iş bile olsa) pek olmuyor gibi. çünkü ister istemez kafa oraya buraya dağılıyor, başka bir şey düşünüyorum şahsen.

siz nasıl ilerliyorsunuz? bu şekilde dinleyip verim alan var mı? bir de hepsini dinlediğim kitabı "okudum" diye içim rahat işaretleyebilir miyim? yani dinleyerek bitirdiğim bir kitabı içim rahat şekilde "okudum" sayamayacağım gibi geliyor, buna diyecek bir şeyiniz var mıdır?

 
bence okumanın yerini tutmuyor. hikaye roman falan okuyorsan sesli dinlemende sıkıntı yok ama bir şeyler öğreneceğim bir kitapsa kesinlikle kendimi tam olarak veremiyorum. çerezlik ıvır zıvır hikayeleri dinlerim ama çok sorun değil


  • roket adam  (19.12.22 00:15:32) 
Bazı sesli kitapları, hatta radyo tiyatrosu, podcast bölümü vs. 10 15 kez dinlemişliğim vardır. Bazıları da akar gider, ikinciye dönmem.


  • baba553  (19.12.22 04:10:20) 
okumaya deger bulmadigim kitaplari dinliyordum ama bir sure sonra onu da biraktim. zira full konsantrasyon dinlemeyince kopup gidiyor lan bu adam ne anlatiyordu moduna giriyor insan. bence ay sey degil ama cok kotu de degil. kisiye gore de degisir bence ne aldigin kitap dinlemekten. ama bir dunya klasigini dinleyip evet suc ve cezayi okumustum demezdim heralde.


  • bay b  (19.12.22 14:33:05) 
Son zamanlarda okuduğum kitapların %90'unu sesli kitap şeklinde okumuşumdur. Ben sizin tam tersinizim. Elimde kitap ile okumaya oturduğumda dikkatim dağılıyor çünkü tek bir şeye odaklanamıyorum. Ama elimde bir şey ile uğraşırken dinlediğimde daha rahat konsantre oluyorum.


  • peki madem  (19.12.22 14:39:52) 
Ben son zamanlarda hiç kitap okuyamıyordum, 2 yıl kadar önce sesli kitap dinlemeyi denemiştim ama devam ettirememiştim, bu yaz tekrar başladım, şimdi sürekli dinlediğim bir kitap var ama sadece hareket halindeyken, özellikle yürüyüş sırasında ve sadece kulaklıkla dinleyebiliyorum, yoksa konsantre olamıyorum ve mümkünse e kitabı da olan kitapları tercih ediyorum, çünkü bazen gözümle de görmek istiyorum yazılanları, ya da dinlediklerimin üstünden geçme ihtiyacı hissediyorum.

Zaman zaman dinleme sırasında aklımın başka yerlere kaydığını hissediyorum (aynısı aslında okurken de olur bazen), öyle olmadığı sürece 'okudum' şeklinde kabul edilebilir bence. Açıkçası ben de biraz tutucu idim bu konuda ama şu an farklı düşünüyorum, okumaya kalksam bin yıl okuyamacağım kitapları dinleyerek hayatıma katıyorum.

Benim sesli kitapla ilgili tek çekincem seslendiren kişinin yönlendirmesine maruz kalmak, neticede tıpkı çevirmenin süzgecinden geçtiği gibi, seslendirenin de süzgecinden geçmiş oluyor, kendim okusam farklı algılayacağım metinleri başkasının algısıyla aklıma sokmuş oluyorum ama nasıl ki her dili bilip her kitabı orijinal dilinde okumuyorsam, kitapları hiç okumamaktansa dinlemeyi tercih ederek bu durumu kabulleniyorum ve zamanla seslendiren kişileri tanıyıp beğendiklerimi seçiyorum.
  •   (19.12.22 15:44:35) 
storytel'de Mert Fırat'tan Kürk Mantolu Madonna'yı, ücretsiz trtdinle uygulamasından da ismini hatırlamadığım birinden bir delinin hatıra defterini dinledim.

Mert Fırat vıcık vıcık anlatmış, Mert Fıratlı Madonna olmuş, diğerinde de tam tersi hiç duygu yoktu, bir trt spikerinin hatıra defteri olmuş.

Bunun ortasını bence Okan Bayulgen tutturabilir.
  • onemoremile  (19.12.22 16:42:28) 
[]

1,5 ay geçmiş un?

kullanılır mı? STT değil de TETT olarak yazıyor. TETT demek, "bu tarihten sonra yersen zehirlemez ama tadı kötü olabilir" demek mi?




 
zehirlemez kuru madde ama içinde kelebek kurt yapmış mı ona bak temizse kullanabilirsin


  • freebird5406_2  (09.12.22 01:12:32) 
Peki ne kadar daha kullanilir bu un? Ne zaman cope atayim?


  • ahm1  (09.12.22 01:16:01) 
nemlenip küflenmezse böceklenmezse 1 yıl 2 yıl


  • freebird5406_2  (09.12.22 02:10:15) 
[]

Kitap okumak ya da okuyamamak

Canim cektikce kitap siparis ediyorum ama ayni hizda okuyamiyorum. Bir kitabi okurken canim baska bir kitabi cekiyor, onu birakip yeni kitaba basliyorum. Bu zincirleme devam ediyor. Arada birkac kitabi bitirmis oluyorum, en az bir o kadarini da yarim birakmis oluyorum. Bunlarin sadece bazilarini geri donup tamamlayabiliyorum. Halbuki sevdigim de kitaplar.

Dedigim gibi, özellikle yarida birakma olayi cok oluyor bende. Nasil bir cozum bulunabilir buna? Yani sanki bir kitaba hevesle basliyorum ve yarisina gelince kitap guzel de olsa yeni bir heves ariyor gibi oluyorum ve elimdekini birakiyorum.


 
Bana alisveris yapma sorunu var gibi geldi. Yeni aldigim kitaplari bitirmeden baska kitap almayacagim diye bir kural koyabilirsin veya senelik 10-20 kitap neyse kota elindeki tum envanter bitene kadar.


  • hot potato  (07.12.22 03:17:10) 
her kitabi okumak zorunda degilsiniz ki?

sahsen 10 kitap alirsam 3'unu bitirmeden birakirim. zaman degerli. illa basladik diye bitirecegiz diye bir sey yok. begenmediysem sirf satin aldim diye okuyacak degilim.
  • antikadimag  (07.12.22 06:35:07) 
Eğer edebiyat dışı okuyorsan önce hızlıca başlıkları sayfaları gözden geçir daha sonra oku. Edebiyat türünde ise zorlamana gerek yok. Belki özet yazma alışkanlığı kazanırsan bitirmek için kendini teşvik edebilirsin.


  • nedendir bilinmez  (07.12.22 10:22:55) 
[]

oturma simidini yapıştırabilir miyiz? (capsli)

neyle yapıştırmak lazım bu oturma simidini?




 
silikon denenebilir gibi geldi sonra da terzide dışına kumaş diktirilip iyice sağlamlaştırılır.


  • jelly bear  (05.12.22 18:24:08 ~ 18:24:35) 
Sıcak silikon işe yarar diye düşünüyorum ama emin olamadım.


  • Mirket  (05.12.22 18:26:17) 
tam seçemiyorum ama sünger tarzı birşeyse bally (veya türevi) olur.


  • semyasa  (06.12.22 02:20:05) 
@semyasa: visko oturma simidi almistik. Sunger tarzi bir sey.


  • ahm1  (06.12.22 02:31:39) 
Sünger gibiyse su bazlı (inşaat yapıştırıcısı) bir şeyler yapıştırmanızı tavsiye ederim.
Solvent bazlı yapıştırıcılar (bally veya kontakt yapıştırıcısı) bu tip malzemeleri çözüp eritebiliyor.
Veya soğuk silikon olabilir.
  • burfak  (06.12.22 07:59:05 ~ 07:59:27) 
Döşemeciler sünger yapıştırmak için sıvılaştırılmış baly gibi bir şey kullanıyorlar. Bally denenebilir, eriteceğini sanmam.

Bu simidin bir kılıfı yok mu? Kılıfın içinde bu yırtık sorun olmaz eğer sıkı bir kılıfsa.
  • John Bloor  (06.12.22 10:16:48) 
@John Bloor: pek sıkı değil maalesef kılıf da. birkaç senelik olduğu için onun da fermuarı bozuk.

peki normal japon yapıştırıcısının hiç mi şansı yok?

sıfırı da 250 lira, düzeltebiliyorsak düzelteyim.
  • ahm1  (06.12.22 19:54:23 ~ 19:54:52) 
Japon gibi keskin yapıştırıcılar eritir hocam, duman çıkarır hem de o derece :)

Yakınlarda bir döşeme atölyesi varsa, al eline gir içeri rica et. Tabancalarında sürekli yapıştırıcı olur genelde, hemen bi "pısstt" yaparlar alır eline çıkarsın.
  • John Bloor  (07.12.22 12:08:47 ~ 12:09:40) 
[]

Kredi karti borcu ve dolar

Son 2 aydir sadece kredi karti borcunun asgarisini oduyorum, kalan borcun karsiligini dolar olarak tutuyorum dolar, faiz oranindan daha cok yukselir diye. Ancak 2 aydir dolar yerinde sayiyor. Aylik 300 liralik faizi bosa oduyorum :(

Ne yapsam acaba, bundan sonra borcun tamamini mi odesem?


 
öde


  • jamswety  (26.11.22 17:05:11) 
aylık 300 liralık faiz neden?
o kadar da dolar almayın o zaman.
yani yaptığınız şey uzun vadede mantıksız değil ama balans kurmak gerek.
  • jimjim  (26.11.22 17:14:26) 
@jimjim: kredi kartinin odemedigim tutarinin faizi iste. Bunun karsiligi olarak tuttugum dolar, 500 lira artmis olsa boyle bir sey yazmayacaktim.


  • ahm1  (26.11.22 17:29:55) 
Hükümet doları tutmaya yemin etmiş. Ayrıca faiz indirme döngüsü de bitti.


  • sanguine  (26.11.22 17:42:24) 
[]

Pc'deki gece modu, gozu daha az mi yoruyor?

Windows 10'da gece modu denen sey var ya, telefonda da sari isik olarak ayarladigimiz sey.

Mavi isik, uykuyu engelledigi icin sari isiga geciyoruz ama benim derdim biraz farkli: gozlerimi cok yoruyorum, doktor da "ekran koruyucu camlardan alabilirsin" dedi care olarak (bunlar işe yariyor mu onu da bilmiyorum ama), benim de aklima "surekli sari isikta kullansam yarari olur mu acaba?" sorusu geldi. Siz ne diyorsunuz bu işe?


 
Uzun süredir mavi ışık korumalı gözlük kullanıyorum, gayet memnunum.


  • dark-tower  (24.11.22 19:48:40) 
öncelikle o moddan da öncesinde popüler olan flux adlı uygulamadan da nefret ettim :D monitörde dahili olarak da var mavi ışık azaltma modları asla kullanmıyorum bu tarz şeyleri. renk doğruluğu önemli benim için. ki takıntı da değil sadece, öyle her şey sarı/turuncu huelarına yönelince gözüm daha çok yoruluyor odaklanamıyorum. sarı ampullü ortama girsem boğuluyorum resmen başıma ağrı giriyor... kişiden kişiye değişebilir yani ben asla olması gerekenden daha sıcak sarımsı/turuncumsu aydınlatmayı sevmiyorum. bütün günü de pc başında geçen biriyim gözümü yormuyor. 27" ekran max parlaklıkta yani 1000nit'e ulaşabilen hdr ekranlardan değil tabi 350nit onlarda da sustained brightness kaç nit oluyor değişken sonuçta. olsa onu da max veya maxa yakın kullanırdım.


  • konetsu  (24.11.22 20:04:25 ~ 20:05:38) 
flux ile başlamıştım, şimdi mac'in kendisinde o özellik var ondan kullanıyorum. akşam, gece falan o sarıdan normal beyaza geçince inanılmaz acıyor gözlerim. ben faydalı olduğunu düşünüyorum.


  • roket adam  (24.11.22 20:28:11) 
sarıdan beyaza geçip gözümü acıtmasın diye gündüz de gece ışığı açık kullanıyorum

kesinlikle işe yarıyor, olayı bu zaten, mavi ışığı kısmak, @dark ın dediği gözlüklerden alacaksan full uv korumalısından al
  • comp  (24.11.22 20:36:27) 
beyaz ışık (mavi tonu yüksek ışık) doğal değil ve önce gözü sonra beyni yakıyor. Her yerde her daim sarı ışık kullanıyorum. sap sarı. şahane bir şey. gözlüğün faydası ortam aydınlatmasından da sizi koruması.


  • sparkle kiddle  (24.11.22 21:42:34) 
[]

şu sözün tam hâlini arıyorum

evrim konusu konuşulurken örnek olarak: "bir köpeğin eve gelip anahtarla kapıyı açmadığı için zeki olmadığını düşünüyorsanız siz geri zekalısınız ('siz zeki değilsiniz' de olabilir burası)" demiş birisi.

ingilizcesiyle de arama yapmaya çalıştım ama bulamadım. buldurabilecek olan var mıdır?

edit: yani lafın da meali "her canlı kendi koşullarına uyum sağlamak üzere evrilmiştir" gibi bir şey.

 
Meale uymuyor ama çağrıştırdı yazmak istedim. Einstein'a atfedilen bir söz (muhtemelen ona ait değil): "Everybody is a genius. But if you judge a fish by its ability to climb a tree, it will live its whole life believing that it is stupid."


  • cinsi kisi  (04.11.22 15:55:20) 
[]

başımın tık etmesi ve sonrasında uyuşması ile uyku problemi (ciddi)

uzun yazınca cevaplayan olmadı. bu yüzden mümkün olduğu kadar kısa yazacağım.

yaklaşık 2 sene önce bir gün uyumaya çalışırken başımın sol kısmında bir şey tık etti ciddi şekilde. gitarın teli atmış gibi oldu. sonrasında 9-10 saat uyku bile az gelmeye başladı, bu kadar uyuyunca bile kendimi çok güçsüz hisseder oldum. ayrıca az uyuyunca çenemin sol tarafı uyuşuyor. ayrıca çok bilgisayara bakıp akşam dışarı çıkınca, etraftaki yapay ışıklar gözümü etkiliyor ve 2-3 kere şimşek çakması gibi bir şey oldu omurga boyunca, ciddi bir şeydi.

tam da o tık etmenin yaşandığı dönem şöyleydi:

1) 5 aydır "sol" camını çizik kullandığım gözlüğün camlarını değiştirdim. ancak yeni gözlükle dünyaya bir farklı bakar olmuştum, alışamadım uzun süre. birkaç kere camları değiştirdim.

2) yeni bir psikiyatrik ilaç kullanmaya başlamıştım, doktor hafif bir antidepresan demişti ama bana ağır gelmişti, çok uyku yapıyordu. ama sanırım bu tık olayı bu ilacı 3 gün içip bıraktıktan 1-2 gün sonra gerçekleşti.

bir yandan "acaba psikiyatrik ilaçların 100 binde 1 olan ihtimallerinden biri bana mı vurdu?" diyorum ama görüldüğü üzere 3 olay da sol tarafta kesişiyor. gözle olma ihtimali daha yüksek gibi. çok fazla ekrana bakıyorum, dışarı bakınca daha beter kendimi kötü hissediyorum, bilgisayara bakınca gözler rahatlıyor, yıllar içinde adapte mi oldular nedir. bu arada eeg çektirdim, bir şey çıkmadı. birkaç kere göz doktoruna gittim, "çizik kullanmaktan bir şey olmaz" dediler.

 
seyler.eksisozluk.com

böyle bir şey vardı bilmiyorum faydası olur mu
  • diyarbakir karpuzu  (01.11.22 22:44:57) 
benim durumum 2 senedir böyle.


  • ahm1  (01.11.22 22:57:15) 
[]

omuz ağrıtan mouse kullanımı için nasıl bir çözüm?

masa, sandalyemden yüksek olduğum için kolumu, dirseğimi dayadığım yerden sonra yukarıya kaldırmam gerekiyor, bu da omuz ağrısı yapıyor. mouse'u bazen dizime alınca rahatlıyorum ama bu da geçici bir çözüm tabii.

şu çözüm olur mu sizce: www.amazon.com.tr

yoksa, klavye ile mouse'u masanın altına koyacak bir çözüm mü bulmam lazım?

 
Saçma bi çözüm bence


  • birmilyonunvarmi  (27.10.22 21:15:30) 
el ve parmak atelleri var.
bir de touchpad kullanmak daha iyi bir çözüm olabilir.

  • jimjim  (27.10.22 21:49:17) 
Bütçe sıkıntısı yoksa kol ayarlı sandalye alsanız daha iyi olur.

Masanın boyutu, dik oturduğunuzda dirseğinizin yüksekliğinde olmalı. Yukarıda kalıyorsa zaten masada sıkıntı var onu da değiştirebilirsiniz. Çünkü o aparatı taksanız da yine kolunuz aynı seviyede kalkacak. tek fark destek olmuş olması.

Belki işe yarayabilir.. ama yaradığını anlamak için sandalyenin kol dayama yerine bir minder falan koyun deneyin. Ya da yanınıza idareten masa yüksekliğinde bir şey çekin kolunuzu onun üstüne koyun. Eğer rahat ederseniz o aparattan alın. Yok edemezseniz sorun masanın yüksekliği veya sandalyenin alçaklığı demektir.
  • ananiyimioguz  (27.10.22 22:34:52) 
[]

Göz sorunu, uyku sorunu ve başımın uyuşması

Sorunum gercekten ciddi. Yardim ederseniz cok sevinirim. Biraz uzun olacak ama yardimci olmak isteyenler lutfen sonuna kadar okusun.

Yaklasik 2,5 sene once sol gozluk camim diyagonal bir sekilde, kalin ama belli belirsiz bir sekilde cizildi. Tam da yeni degistirmistim camlari, bu yuzden 4-5 ay boyunca bu sekilde gozlugu kullandiktan sonra doktora gidip gozlugumu degistirdim ve o andan sonra dunyaya bir garip bakar oldum (o zaman da baslik acmistim "beynim uyusuyor" diye). Tekrar tekrar doktora gittim, 2 defa daha camlari degistirdim, bir doktor "yanlis olculmus" deyip numarayi degistirdi, o zaman biraz rahatladim ama sorunlarim hala devam ediyor. Tam bu ilk gozluk degistirdigim, bir garip baktigim donemde bir gun uyumaya calisirken başım resmen "tık" etti, bir sey atti gibi geldi orada. Tam da sol gozume yakin bir yerde, basimin sol tarafinda atti o tık. O gunden sonra uyku ihtiyacim cok artti. 10 saat uyku bana az geliyor, cok halsiz oluyorum. Bilgisayara cok bakinca gozlerim ama ozellikle de sol gozum agriyor ve basimin sol tarafi uyusuyor. Bu son 2 senelik surecte 4-5 kez goz doktoruna gittim, gozumde bir sorun olmadigini soylediler ama ben bu sikintilari neden yasiyor olabilirim? Ozellikle de başımın "tık etmesi", sol gozumun agrimasinin, uyku ihtiyacimin artmasinin sebebi gozlerim olabilir mi? Sol gozluk camini cizili sekilde aylarca kullandigim icin bu bende kalici bir hastalik birakir mi? Nasil kurtulacagim bu garip durumdan?

Cocukluktan beri gozleri cok yordum. Simdi ara ara disari bakip dinlendireyim diyorum ama goz sanki bilgisayara bakmaya adapte olmus ve eskiden bilgisayara bakarken agrirken simdi disari bakinca agri oluyor. Hele de birkac kez, gunduz uzaklara bakip gozumu dinlendirmek istedim ama gozlerim agridi, bakamadim (yani cogunlukla bakip dinlendirebiliyorum ama ilginc bir sekilde bakamadigim da oldu. Bu arada gunduz uzaklara bakmam iyi geliyor ama aksam bakmak hic fayda etmiyor. Sanirim yapay isiklar rahatsiz ediyor gozlerimk). Gecmis senelerde de tatile gittigimde ilk gun basim agrirdi, demek ki hep bilgisayara bakmaya alismis goz ve dogal hayata adapte olma suresiydi o bir gun. Ama en son bu tık etme olayi (sadece bir kere oldu ama kotu oldu bence) degistirdi gibi hissediyorum. Simdi gozlerimi dinlendiriyorum mesela arada ama goz hem "dogaya", hem bilgisayara bakmaya alisamadi mi nedir, gozlerim kanlaniyor, goz torbalarim kizariyor (bunu ilk defa yasadim, yasayani da duymamistim).

10 saat uyku az geliyor, kendimi az uykuya alistirayim deyince de birkac gun sonra tum vucut olarak gucsuz kalkiyorum, ayakta duramayip yatmak zorunda kaliyorum. Ozellikle aksam disari cikinca mekanlarin isiklarindan etkileniyor gozlerim ve bu 2 senede birkac kere simsek cakmasi gibi omurumdan bacagima uzanan bir sey hissettim. Bu uyku olayi bana cok gozle ilgiliymis gibi geliyor.

Basim uyusuyor diye eeg cektirdim, tam cekilemedi dedi gorevli ama raporda temiz cikti yaziyor sonuclar. Goz yasi damlalarinin da pek bir faydasi olmuyor.

Okul bitti. Okul sirasinda idare ediyordum uyku olayini ama simdi işe baslicam. 8-9 saatlik uyku bana yetmeyecek, işten cikmak zorunda kalicam diyr cok korkuyorum :(

 
[]

Telefonum ve Mi TV (capsli)

Xiamo Mi Stick TV denen seyden almistik. Bir ara ben de telefonumla baglanmistim ama telefonuma herhangi bir uygulama yukledigimi hatirlamiyorum. Simdi ise arkadasim salonda normal tv'ye takili Mi TV'yi izlerken (telefonla degil, onun ozel kumandasiyla kontrol ediyoruz) benim telefonumda ekteki sekil cikiyor surekli. Niye boyle oluyor? Nasil kapatabilirim? Bluetooth falan da acik degil.




 
Aynı ağa bağlı olduğun için çıkıyor. Senin durumda ortak ağ kablosuz bağlantı. Bağlantıyı kesersen gider.


  • himmet dayi  (19.10.22 17:44:03) 
Kablosuz baglantiyi da kesemeyecegime gore...

Baska bir cozumu yok mu peki?
  • ahm1  (19.10.22 17:45:55) 
İlgili uygulamanın bildirimlerini kapatmayı denediniz mi?(paylaşım uygulaması sanırım. Siz yüklemeseniz de telefonda default gelen paylaşım özelliği vardır. Onun bildirimlerini kapatmayı deneyebilşrsiniz)


  • yazdonumu  (19.10.22 18:10:33) 
@yazdonumu: uygulamalara baktim, dediginiz sey google play hizmetleri uygulamasi olabilir gibi geldi. Orada "tum 'cihazlar' bildirimleri", "erisilebilecek cihazlar" vs. seyler vardi. Hepsini kapadim, bakalim. Hepsini kapayinca da baska bir sikinti olusturmaz umarim ama.


  • ahm1  (19.10.22 18:15:29) 
cihaz ayarları > chromecast buil+in >> en üsteki ayar


  • Sir Anthony Hopkins  (19.10.22 18:23:27) 
@sir anthony: direkt oyle bir sey degil ama sunu buldum: ayarlar - yayin secenekleri - yayin cihaariniz icin medya kontrolleri

Kapadim bunu.
  • ahm1  (19.10.22 18:26:56) 
[]

"Petersburg" adlı kitabı okuyanlara sorum var

Andrei bely'nin kitabi everest yayinlarinda 765 sayfa: www.kitapyurdu.com

Bir baska yayinevinde ise rusca ve turkcesi toplam 780 sayfa: www.kitapyurdu.com

Yabanci versiyonlarina da baktim, orada da 750-800 sayfa ile 350-400 sayfalik versiyonlari esit sayida gibi.

350 sayfalik olanlar kisaltilmis versiyonlari mi (boyle bir uyari da yok halbuki)? Yoksa onlar tam versiyon ama 750 sayfalik olanlarda yazarin bu romana koymadigi ama yayinevlerinin ekledigi ekstra bolumler mi var?

 
[]

nakit avans ile döviz alan var mı?

ve bu yüzden başınıza bir iş geldi mi?

malum, her nakit avans çekeceğimiz zaman "devam ederseniz döviz vs. almayacağınıza dair taahhüt vermiş olursunuz" uyarısı çıkıyor aylardır.


 
O uyarı torbacının müptezele "çok içme, bi' sakatlık olacak" demesi gibi tamamen formalite icabı, bankaların devlete "ben uyardım, gerisi beni ilgilendirmez" diyebilmeleri için yapılıyor. Parayı ATM'den çekip dövizi elden alsanız kim bilecek? Bunun takibi nasıl yapılacak?


  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (09.10.22 02:22:22) 
orası öyle tabii ki ama ben bu işlemleri internet şubesinden yapanlar için soruyorum.

nakit avans çektim mesela. bir tane bir uygulamaya attım o parayı, 1-2 güne tekrar aynı bankaya çekmeyi düşünüyorum ve sonrasında dolar alacağım. bir sıkıntı olur mu acaba?
  • ahm1  (09.10.22 02:24:58) 
Denemediğim için bilmiyorum ama sizin kastettiğinizi farklı bankada yapmayı düşünürdüm. Mesela para A bankasından B bankasına EFT ile gönderilir, B bankasında da istenilen yatırım ürünü alınabilir.


  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (09.10.22 02:37:58) 
bu dediklerimizi de takip etmeleri çok kolay aslında. isteseler, peşine düşseler 2 dakikada her şeyi görürler. ama işte soru şu: peşine düşüyorlar mı acaba?


  • ahm1  (09.10.22 03:17:01) 
Henüz böyle bir vaka veya haber duymadım, demek ki henüz bir yaptırım olmadı.


  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (09.10.22 03:22:03) 
tipik bir akp yasasi iste. gerizekalica, uygulanamaz, akla ve mantiga aykiri.


  • baldur2  (09.10.22 04:16:22) 
Kredi çekerken de söylüyorlar, henüz başıma bir şey gelmedi


  • housedaki topal doktor  (09.10.22 10:44:04) 
pratikte uygulanması imkansıza yakın bir uyarı. parayı bir başka isme gönderip oradan tekrar eft aldığınızda kimse kağıt üzerinde bu sizin paranız diyemez. borcunuzu ödediniz yeniden borç aldınız gibi saçma bir savunma bile parayı artık kredi olmaktan çıkarır. kimse arkadaşınızın borcu ödenir ödenmez yeniden borç vermeyeceğini öne süremez. o artık arkadaşınızdan aldığınız borç. kara para aklama 101 gibi oldu ama bilgilendirme amaçlı yazdım yani.


  • elestirman  (09.10.22 11:55:02 ~ 11:55:43) 
git en kötü döviz burosundan al.


  • nuisance  (09.10.22 13:14:11) 
10 gün önce kredi kartından 200.000 tl nakit kredi çektim.
şubedende nakit olarak aldım tüm parayı.
kimse bana döviz çekemezsin falan demedi.
hemen yarısını dolar yarısını altın yaptım döviz bürosunda.
deseydide içimden küfreder, dışımdan "almam abla" der geçerdim.
  • aslindasorunumpsikolojik  (09.10.22 19:55:50 ~ 19:56:36) 
[]

istanbul'da bira içip kitap okunacak yerler

var mıdır?




 
mekan olsa daha iyi olur.

ortalama fiyatları olan bir mekan.
  • ahm1  (31.08.22 20:28:18) 
zaman olarak ne zaman gideceksiniz bilmiyorum ama gün içerisinde sakin olan bir mekan önerebilirim. Fiyatlar yukarıda ama kendi biralarını yapıyorlar. Gayrettepe de Bosphorus Brewing Co.. tavsiye ederim. Sessiz sakin kitap okursunuz gün içerisinde.


  • hlt1985  (31.08.22 20:44:26) 
@hlt1985: her türlü zaman aralığı için "içip okumalık" yer önerilerine açığım. uzun vadeli kullanacağım. belli aralıklarla gidebileceğim yerler öğrenmek istiyorum.


  • ahm1  (31.08.22 20:47:42) 
@ahm1 o zaman bu liste kenarda dursun:)
medium.com

  • hlt1985  (31.08.22 21:37:30) 
kadıköy idea ve boden


  • ahmet oturum cerezi  (31.08.22 22:15:23) 
Dopamine


  • yari cahil  (01.09.22 00:08:46) 
[]

fiziki altını bankaya yatırmak

bir ara bununla ilgili düzenleme gelmişti. bunu deneyimleyen kimse var mı aramızda?

birkaç cumhuriyet altınını yatırmak istiyorum. nereden nasıl yatırabilirim (iş bankası hesabım var)? internet bankacılığı aracılığıyla bozdurup liraya çevirebiliyorum sanırım isteyince?


 
Altın eksperi ilgili şehrin bir şubesine geliyor, o yüzden belli dönemlerde kabul oluyor.
Kuveyt türk'te eksper inceleyip hesaba geçirdi. Ancak hesaba geçirirken (sanırım %3'lük) bir kesintiyle hesaba geçiyor. İlk 3-5 gün alım satım yapamıyorsun. Yani bankanıza bu detaymarı sorun, kuyumcuda bozdurup tlyi yatırmak daha cazip olabilir.

  • abbabaabbaababbabaababbaabbabaab  (23.08.22 09:27:27) 
Bir de alım satım makasını açtılar geçen aralıktan beri, al-sat cazibesi azaldı. Kuyumcu makası ile bankalarınkini karşılaştırın. Bana göre şu an bankanın tek cazibesi alım satım kolaylığı. Kuyumcuya gitmek zor, hele bir de tanıdık yoksa, altını bozarken zorluk çıkaranı oluyor çokça.


  • abbabaabbaababbabaababbaabbabaab  (23.08.22 09:32:58) 
O yüzde 3 lük şey kesinti değil. Hesaba 24 ayar altın olarak yatırılıyor fakat sen 22 ayar altın satıyorsun. O yüzden kesinti gibi duruyor


  • giovanne  (23.08.22 09:55:24) 
KADSİS sistemini araştırın. Komisyon, kesinti vs yok. Anlaşmalı kuyumcularda kolayca halledebiliyorsunuz, banka hesabınıza aynı gram olarak geçiyorlar.


  • huzurlarinizda huzursuzluk  (23.08.22 10:26:15) 
İmkanınız varsa, bankada TL haricinde bir şey tutmayın. Sonrasında çekmek istediğiniz zaman altın veya döviz cinsinden alamayabilirsiniz.

NOT: yatırım tavsiyesi değildir.

.
  • kartallar yuksek ucar  (23.08.22 10:41:26) 
kiralık kasaya koyun.
3 gün sonra banka hesaplarındaki tüm dolar ve döviz hesapları tl'ye çevrilmiştir diye yönetmelik çıksa aval aval bakarsınız.

  • aslindasorunumpsikolojik  (23.08.22 10:58:10) 
Daha dün yatırdık. Ekstra hesap açma işiyle uğraşmamak için kadsis yerine halihazırda hesabımız olan bankanın altın gününe gittik.(sitelerinde hangi gün hangi şube yazıyor) devlet bankasında hesabınız varsa kadsis de güzel gibi.

22 ayar altını 0.907 ile çarpıp 24’e çeviriyor. Normalde 22/24=0.916 hani azıcık aşağıdan çeviriyor ama kuyumcu da farklı yapmaz sanırım.

Sonra altın olarak alınamıyor (yani kimi banka 1kg külçe olarak veririm falan diyor) devlete bankaya güvenip güvenmemek ayrı mesele.
  • nhk ni youkosu  (23.08.22 12:24:26) 
niye kuzuları kurda emanet ediyorsunuz, dursun evinizde. bankada duran altın gerçek altın değildir.


  • nuisance  (23.08.22 12:28:51) 
[]

Rugan ayakkabı

Takim elbisemin altina şu ayakkabiyi giyiyorum, sizce nasil: statics.altinyildizclassics.com

Kotu diyenler, begendikleri bir ayakkabinin gorselini atabilirse memnun olurum.


 
parlak ayakkabı.. nebleyim çok riskli ya.


  • sparkle kiddle  (22.08.22 22:25:26) 
niye riskli ki anlamadım? rugan ayakkabı böyle olmaz mı ya? tek sorunu parlak olması mı?


  • ahm1  (22.08.22 23:52:23 ~ 23:52:44) 
[]

Pantolon sorusu

Şuradaki mankenler pantolonun altina spor ayakkabi giymis hep: www.koton.com

Ama sanirim oradaki bir suru pantolonun altina rugan ayakkabi da giyilebilir degil mi? Mesela sunun altina: www.koton.com (gerci bunda spor yokmus zaten)

2. ornek de su olsun: www.koton.com

 
Boomer cevabı olacak ama bence rugan sadece takım elbise ve smokinle giyilse iyi olur.
Tabii ki benim eski kafalı olmam kimseyi bağlamaz. :)

  • mhm  (16.08.22 02:16:32) 
Şoyle ki, ben de sokakta ruganla dolasicam demiyorum. Bir nikaha gidicem, takim elbise almiyorum da alta bu pantolon, uste gomlek, ayaga da rugan giyicem. Toplama takim elbise yapicam yani :) olmaz mi boyle? :)


  • ahm1  (16.08.22 02:20:33) 
Ben olsam o kombini rugan yerine smart-causal denilen hibrit rahat bir ayakkabıyla tamamlardım model arkadaşlara benzer.

Ama keyif de sizin keyfiniz tabii ki.
Bence kimsenin yargılarına çok kafa takmaya gerek yok.

Bir kez ultra kurumsal bi toplantı çıkışında pantolonum yırtıldı ve en yakınımda sadece askeri malzemeci olduğundan sadece kamuflaj pantolon bulabildim.
Lacivert ceketimin altına kamuflaj pantolonumu ve altına da rugan ayakkabılarımı giymiştim. :))

Sonuçta siz münasip gördükten sonra her şey mümkün. :))
  • mhm  (16.08.22 02:27:00) 
rugan ayakkabı olmaz ama aynı zamanda bilek gözükmesi de hoş değil. moda diye giymek zorunda değiliz. keko rapçi gibi duruyor. lacivert pantolonun altındaki ayakkabı da çok saçma.


  • gabe h coud  (16.08.22 10:00:52) 
Bilek detayi gozumden kacmis, bilek gozukmeyeninden alicam tabii. Birkac yerde boyle giyindim aslinda (rugan-kumas pantolon-gomlek), olmaz mi diyorsunuz? :)


  • ahm1  (16.08.22 19:56:11) 
rugan asiri abiye bir ayakkabi, sen onun ustune gundelik/rahat giyinecegim diyorsun sikinti burada. ya hem alt hem ust sade olsun, ya da ikisi de soylendigi gibi formal (takim/rugan)


  • hot potato  (16.08.22 21:02:26) 
@hot potato: yahu ben gündelik giyineceğim demedim ki. alta kumaş pantolon, üste gömlek giyeceğim. yani takım elbiseden tek eksiği ceket olacak.


  • ahm1  (16.08.22 21:44:24) 
[]

Rehberden kişi silememek (android)

Rehberden bir kisiyi siliyorum (sim karttan, maile kayitliysa oradan da vs.) ama sonra telefonumu ne zaman yeniden baslatirsam baslatayim, kisiler senkronize edilirken bu sildigim kisiler geri yukleniyor. Bunun onune nasil gecerim? Resmen kimseden kopamaz oldum :)




 
Web üzerinden Google contacs'dan silmeyi dene


  • etna  (09.08.22 07:21:57) 
[]

Rehberden kişi silememek (android)

Rehberden silmek istedigim kisiler var ama defalarca silmeme ragmen kisa bir sureligine gitseler de bir sure sonra rehbere geri dönüyorlar. Bir turlu kurtulamadim bu insanlardan. Siliyorum, sonra cop kutusundan da siliyorum ama bir sure sonra geri geliyorlar nedense.

Nasil halledilir bu mesele, bir bilen var midir?


 
Google kişilerden de silmeyi denesen? (Web üzerinden)


  • etna  (15.07.22 16:26:39) 
etna +1. kişileri eşitlemeyi kapatmak da bir seçenek.


  • g7mor  (15.07.22 16:42:35) 
şimdi baktım da google kişilerde yok zaten bu insanlar, oradan başarıyla silinmiş ama telefonuma girdiğimde (varsayılan olarak mailde kayıtlı insanlar gözüküyor) "tüm hesaplardaki kişilere" tıkladığımda görüyorum bu insanları. nereye kayıtlı olduklarını da anlamadım. varlıklarını da whatsapp'ta görünce anlıyorum. siliyorum, geliyorlar sürekli.


  • ahm1  (15.07.22 21:12:51) 
[]

pubg mikrofon problemi ve kaspersky

kaspersky'yi yükledikten sonra pubg'de mikrofonu kullanamaz oldum (mikrofon kulaklıkta tabii). zoom'da vs. kullanabiliyorum ama pubg'de kullanamıyorum nedense.

bu ayarı nereden nasıl bulup da mikrofonu açabilirim? gerçi bir ara oyuna girerken kaspersky mikrofon uyarısı verdi, "izin ver" dedim ama yine de çalışmıyor mikrofon. kaspersky'yi yüklemeden önce çalışıyordu.

önerileriniz var mıdır durumla ilgili? kaspersky'nin neresinde bununla ilgili bir ayar bulabilirim?

 
[]

fotoğrafı yazıya çeviren program (pc için)

aslında gmail hesabımın fotoğraflarına girince fotoğrafta "resimdeki metni kopyala" seçeneği çıkıyordu ama bugün nedense aynı fotoğraflarda çıkmadı. bir daha da metin kopyala seçeneğini çıkartamadım.

1) bunu ek programsız, gmail fotoğraflarda nasıl yapabilirim?
2) 1 olmuyorsa, hangi program lazım bunun için?

 
[]

podcast dinlerken ne yapılır?

bazen evde, bilgisayar başında oturup podcast dinliyorum ama dinlerken başka şeyler de yapmak istiyorum. fm gibi oyunlar sarmıyor artık. ne yapsam? boş boş sıkılıyorum.




 
Temizlik, yemek, yürüyüş, ulaşım, masa başı sanatsal aktiviteler,


  • füt  (14.04.22 01:25:02) 
euro truck simulator 2'nin üzerine tanımam. bu tip oyunları seviyorsan, maddi durumun da müsaitse zaten direkt direksiyon seti almanı tavsiye ederim. normalde yeni bir şarkıyı dinlemeye dahi tahammül edemeyecek kadar uyuzumdur, ets2'de yola vurunca kendimi bir günde 100 yeni şarkı, 500 yeni podcast filan yiyorum.


  • der meister  (14.04.22 01:30:54) 
Postcast zaten genelde bir şeyler yaparken dinlenen bir şey. Hobilerinle ugraşırken işteyken veya temizlik yaparken dinliyorum. Podcast tek başına yapılan bir şey degil de genelde başka bir işi yaparken tamamlayıcı bir şeydir


  • limonlu eksi  (14.04.22 07:19:41) 
Spor veya yapmayi sevmediginiz ev isleri (bulasik, veya camasir katlama vs)


  • sopiro  (14.04.22 07:58:05) 
yuruyus genelde. gunde 12 bin adim yururum ortalama. temizlik +1 ama podcast dinlerken degil temizlik yaparken podcast. sadece temizlik yaparken dinledigim bir kanal var motive eden.


  • hot potato  (14.04.22 08:23:16) 
Podcast genellikle günlük telaşın içindeyken dinlenilen bir şey olsa da kişiden kişiye değişen şartlar ve ortamlarda da dinlenebilir. Mesela yemek yapmak, temizlik yapmak, bulaşık yıkamak gibi zamanlarda. Ben daha çok işe gidip gelirken, yürüyüş yaparken dinliyorum mesela. Aynı odayı paylaştığım iş arkadaşım da en kritik tabloları vs oluştururken dinliyor mesela.


  • skzr  (14.04.22 17:56:42) 
[]

Ulus bilinci hakkında sorular

Ulus, milliyetcilik bilinci daha yeni ortaya ciktigi hep soyleniyor. Milliyetcilik akimini, ulus devletlerin ortaya cikisini hepimiz biliyoruz. Peki bundan once ulus bilinci hic mi yoktu? Mesela türkler, diger türkleri biraz da olsa kendilerinden gormuyorlar miydi, kendilerine daha yakin gormuyorlar miydi? Mesela timur'un "türk milletinin tek lideri" olma iddiasi yok muydu, yalan mi acaba bu bilgi?

Her sey bir yana, sonucta bir dil birligi var ortada. Sirf bu yuzden dunyanin neresinde olursa olsun ayni dili konusan insanlar birbirleriyle daha cok vakit gecirmez mi, daha cok bag kurmaz mi?

Makro olcekte milliyetcilik algisi daha yeni olusmus olabilir ama gecmiste az da olsa milletlerin kendi iclerinde bir bag yok muydu?

 
insan toplulukları şimdiki gibi birbiriyle bu kadar iletişim ve hareketlilik için değil ki

Sıradan köylü isen sabah kalkıp çalışıyor akşama yatıyorsun

Yöneten ve askeri sınıf sefere çıkıp dönüyor da bundan haberin bile olmuyor
  • freebird5406_2  (21.03.22 02:21:20) 
Tabi ki bir bağ bir grup aidiyeti vardı yoksa hiçbir devlet ayakta kalamazdı. Ama şu anki dönemden hemen bir önceki dönemde bu bağ daha çok din birliği ve kendini imparatorluğa ait hissetme ile sağlanıyordu. Mesela osmanlı zamanında türk olmak pek de bir şey ifade etmiyordu bir bakıma "unpopular" idi (hatta o dönemlerde kullanılan ve göçebe yörükleri kast eden bir laf var: etrak-ı biidrak yani idrak yoksunu türk), yönetici kesim daha çok devşirme kökenli idi hanedan tehlikeye girmesin diye. Diğer yandan müslüman olmak çok önemli idi, mahkemeler dini mahkeme idi, halifelik kurumu çok prestijli görülüyordu, devşirmeler ve cariyeler hemen müslüman yapılıyordu.


  • playing star again  (21.03.22 02:32:53 ~ 02:34:19) 
Vardi tabi, orhun yazitlari bile tek basina bunu kanitlar zaten.

Ama son 2-3 yuzyilda cikan milliyetclilik ayri bir olay.
Adam somurge ulkesinden gelmis zenci, ama fransizim diyor.
Gercekte fransiz degil ama artik fransiz ulusuna katilmis birisi.
Para almadan cikari olmadan savasiyor ulkenin hakkini savunuyor.

Normalde boyle bir sey yok.
Ya zorla ya parayla ulkene katarsin ya da bir cikari vardir sana gelmistir. Suni bir bag ile baglanma fikri yeni sayiliyor.
  • divit  (21.03.22 10:08:08) 
[]

pubg'de şunu nasıl yapıyorlar?

ölüm kamerasına bir baktım, kırmızıyla işaretlemiş beni, ben hareket edince o kırmızı da hareket ediyor. bu bir hile olamaz herhalde. parayla mı satılıyor bu özellik?

çok saçma olmuş. artık saklanamayacak mıyız, bu nedir ya.


 
bence hiledir bu ya, ilk defa görüyorum


  • Fusha  (17.03.22 20:47:48) 
yeni gelen güncelleme bu, yeni bir dürbünle işaretleyip takip edebiliyorsun kısa bir süre


  • ted  (17.03.22 21:35:38) 
@ted: herkese mi acik bu, yoksa parayla satilan bir sey mi?


  • ahm1  (17.03.22 22:19:42) 
normal moda geldi, paralı bir şey değil. normal lootlarken bulduğun bir dürbünü kullanarak görüyorsun


  • ted  (17.03.22 22:37:20) 
Tracking sistemi koymuşlar o zaman. Tat kaçırıcı bir olay.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (18.03.22 00:44:40) 
Cok sacma olmus gercekten.


  • ahm1  (18.03.22 01:10:14) 
[]

nasıl oluyor da sol devrimler amacından sapıyor (ve ek konular)?

(aman şimdi sağ-sol tartışmasına girilmesin)

kendileri için bir şey istemeyen (en azından büyük çoğunluğu), sadece insanlığın yararı için yıllarca mücadele eden ama sonra diktatörleşen, kendi milletini katleden, aç bırakan insana nasıl dönüşüyor bu kişiler? pol pot'u, kuzey koreliyi, stalin'i, tito'yu vs. nasıl açıklayacağız? acaba bazılarının amacı zenginden alıp fakire vermek değil de sadece zengin düşmanlığı mıydı? zenginlerin ayrıcalıklarına kendileri sahip olmak istedikleri için mi iktidara gelip her şeye el koydular?

bunların kısa ve tek bir cevabı olamaz tabii ki ama yine de tartışmak yararlı olur.

tabii ki bazı konular da göründüğü kadar kolay olmayabilir. biz evimizde otururken her şeyin güzel olduğu bir dünyanın elde edilmesinin çok zor olmayabileceğini düşünüyoruz ama o konuma gelince (başarılı bir devrimin başı olunca ya da belki de herhangi bir şeyin başkanı bile olsak) devrimin sürdürülebilmesi uğruna bazı zor kararlar alınmak zorunda kalınıyor olabilir. burada da atıp tutmuş oldum ama o konuma gelmeden empati yapmak da zor maalesef.

şöyle de sorabiliriz: insanların iyiliği için o kadar mücadeleye katlanıyorsun ama devrim başarılı olup başa geldiğin zaman tirana dönüşüyorsun. bu nasıl mümkün oluyor? yoksa o kadar mücadeleye katlandığın için mi daha kolay tiran olabiliyorsun?

 
Komünizmi solculuk olarak görmek çok basit bir bakışaçısı olabilir, bununla birlikte komünizm fikir olarak güzel ama pratikte er geç diktatörlüğü de beraberinde getirir, normal yani.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (09.03.22 17:31:29) 
dönüp dolaşıp konu yine insan tabiatına geliyor. her şey insan doğasından kaynaklı.


  • candide  (09.03.22 18:13:19) 
Güç zehirlenmesi.


  • copywriter  (09.03.22 18:35:44) 
copywriter+1
zaten bu toplum icin yapilan dev fedakarlik falan degil. bi gorusu kabul ettirme cabasidir ve bunda insanlara ihtiyacin var ve kullanmasini biliyosan adin tarihe solcu diye gecebilir

  • ala09  (09.03.22 19:13:25) 
ahlakla alakalıdır?
saydıkların çapulcu sağdan soldan toplama ideologlar askerler
bunlara, insanlara merhamet etmeleri gerektiğini tembihleyen bir soydan ve gelenekten gelmemişlerdir
yani meselenin direkt marksizm leninizmle alakası yoktur, her ne kadar bu prensipleri halka dayatmak despotluk diktalık olsa da
  • comp  (09.03.22 19:41:56 ~ 19:45:28) 
ne kadar iyi niyetle baslarsan basla, istedigin sistem insanin dogasina uygun degil. guzel, idealize bir fikir ancak insanlarin kafasi oyle calismiyor. cok israr edersen isler bir sure sonra yoldan cikmaya basliyor bu sebeple. isler yoldan cikinca tek secenegin siddete basvurmak ve insanlari dogasina aykiri sekilde siddet tehdidiyle yasatmak. alternatifi inanclarini sorgulamak cunku - o da cok zor. sistem calismayinca tabii aclik oluyor cunku o kafandaki utopyada oldugu gibi herkesin armoni icinde calisip uretim yaptigi bir ortam olusamiyor. aclik olunca isyan cikiyor. isyan olunca isyancilari öldürüyorsun. bu daha cok sefalete sebep oluyor, kisir dongu. hic kimse basaramadigini, insan dogasi ve insanin istekleri ile ilgili varsayimlarinin bastan asagi yanlis oldugu gercegiyle yuzlesmek istemiyor, yenilgiyi kabul etmiyor.


  • robokot  (10.03.22 06:16:06) 
Çok güzel bi video var konuyla alakalı:

www.youtube.com
  • plutongezegendegilmi  (10.03.22 08:34:41) 
@robokot: insanın doğasına aykırı olmasına katılmıyorum. adam smith ortaya böyle bir laf attı diye kimse altını doldurmadan bunu kullanıyor. bu doğamıza aykırı da kapitalizmde milyarlarca insanın tuvaletinin olmaması, yemek yapacak araç gereçlerinin olmaması mı doğaya uygun?

www.gazeteduvar.com.tr

www.diken.com.tr

www.unicef.org

ben tamamen herkesin tam olarak eşit seviyede olması gerektiğini savunmuyorum, bu ütopya olur, tektiplilik olur, bizler karınca değiliz, buna gerek de yok ama şu an eşitsizlik seviyesi 100 üzerinden 100 ise 5-10'a düşürülmesi gerekir. bunda da doğamıza aykırı bir şey yok.

önemli olan şey sosyal açıdan özgürlük ama ekonomik eşitlik.
  • ahm1  (10.03.22 14:26:43 ~ 14:33:10) 
Cumhuriyet tarihindeki ihtilallerle ilgili belgeselleri izlediğimde şunu farkettim: olayın özü genelde ideoloji, idealler, halkın menfaati vs. 'den ziyade elinde (askeri) güç olanın mevki makam peşinde koşması. Güç mücadelesi yani.


  • trixi  (10.03.22 15:53:43) 
@ahm1, hayatimda adam smith okumadim, bu cok basit bir gozlem. gelir esitsizliginin cozumu ile bahsettigin "sol" devrimler arasinda uzuun kilometreler var.

bahsettigin sol devrimlerin idealindeki toplum modeli nasil insanin dogasina aykiriysa, bahsettigin gelir esitsizligi modeli de maddenin dogasina aykiri. neden mi?

cunku insanlarin sahip olabilecekleri seylerin objektif degeri arasinda 100 kattan fazla fark var. bagcilarda kot alti 1+1 bir daire dusun. bir de manhattan da bir residence dusun. bunlarin ikisi de yer yuzunde bulunan ve bir insanin sahip olabilecegi evler. aralarindaki objektif fark 100 kattan fazla. o yuzden bagcilarda oturan insanlar da manhattanda oturan insanlar da olacak, ve aralarindaki varlik farki bu kadar olacak. basit bir ornek veriyorum.

ben 80 milyonluk ulkede herkesin hayatina gunde 1 saat katacak (onlari 1 saatlik isten kurtaracak) bir icadi kisisel risk alarak yaparsam, insanliga sagladigim bu kollektif kolayligin meyvesini sagladigim seyin DEGERI ORANINDA isterim. bu riski o getiri sebebiyle aldim cunku. ve bu da beni ortalama bir insana kiyasla cok cok cok daha zengin yapar. bu dogal bir sey.

ha sol devrim yaparsin, benim bu faydanin karsiligini mal olarak almami engellersin silah zoruyla. eger oyle bir ortam yaratirsan ben de bu icadi yapmakla ugrasmam zaten. insanlar bu icatlari yapmaya ugrasmadikca ulken vatandaslara insanliga sagladiklari degerin karsiliginda getiri almasina izin veren ulkelere kiyasla geri kalir. geri kaldigi icin de burnu boktan cikmaz. gunun birinde savas cikar, o ulke yenilir. tarihte kalir. bahsettigin "esitligi" zorla saglamaya calismis ulkelerde olan budur.

insanlarin cogunlugu varlikla motive oluyor + olmayanlarin bile insanliga yararli seyler gelistirebilmesi icin kaynaklara (kapitale) ihtiyaclari var. bunu devletin eline birakmak demek insanlik icin faydali olabilecek seylerin kesfinin siraya alinmasi demek (cunku devletin kaynaklari sınırlıdır) ve "utopya" degilse orasi kaynaklari yolsuzlarin somurmesi ve insanliga faydali hic bir sey uretememeleri, geri kalmalari demektir. ozel yatirim, risk alma gibi seylerin serbest olmasi bu darbogazi cozer, herkes kendi riskini alir, kendi kapitalini toplar, bir seyler icad etmeye calisir. kaybederse kendi batar ama kazanirsa urettigi seyin degerinin karsiligini alabilir. bunu alabilecegi icin yapar. bunu serbest kilan ulkeler dunyanin en kuvvetli ulkeleri olmustur, bu stratejik de bir avantaj yani. devlet dairesi gibi yonetilen ulkeler ise gucsuz kalmaya mecburdur, bugune kadar da hep boyle olmus.
  • robokot  (11.03.22 06:25:35) 
[]

Şu kadin kim (lc waikiki reklami)?

Yoksa isimsiz, unlu olmayan biri mi acaba?

Son lc waikiki reklami.


 
O ülkedeki cast ajanslarından bulunmuş biridir.

Lcw yabancı mankenlerle vs çok çalışıyor.

Eskiden genel merkezlerinde çalışıyordum, çekim için gelen mankenler çok güzel oluyordu :(
  • materyalist imam  (07.02.22 00:12:55) 
reklam yayın tarihini tahmini olarak biliyorsan oradan itibaren lcw etiketleyen hesaplara bak. mankenler falan genelde çalıştığıları markaları çekimlerde, yayınlanınca vs tekrar paylaşır etiketler vs.
bu arada harbiden uğruna kurşun atılıp yenilecek mankenlerle çalışıyor tr markaları hele iyi kötü ülke dışında da iş yapıyorlarsa.

  • Efoody  (07.02.22 01:41:45) 
@efoody: youtube'a 2 gun once koymuslar reklami.

Lcw etiketleyen hesaplar derken? Instagram'da mi?
  • ahm1  (07.02.22 02:08:29) 
[]

Endokrinolojiye sabahtan mi gitmek lazim?

Dahiliye doktorum endokrinolojiye git dedi, "tokluk sekerin niye bu kadar dusuk, hormonal olup olmadigina bakilmasi lazim" dedi. Doktor baska seylere de bakmak isteyebilir. Peki, ogleden sonraya da randevu alsam olur mu? Yoksa ac mi gitmem lazim doktora?




 
sabahın 8ine randevu alırsan hemen aç karına bakılır yoksa ertesi gün tekrar gitmen gerekir. 3 gün içinde kan verme hakkın oluyor.


  • neira  (03.02.22 15:54:31) 
ac gittikten sonra ogleden sonra da olur.


  • suyin  (03.02.22 16:02:25) 
Aslinda, "acaba onun isteyecegi tahliller icin illa ac olmak mi gerekir?" demek istemistim. Malum, bazi tahliller icin ac karnina olmak gerekmiyor.


  • ahm1  (03.02.22 16:22:01) 
İlla aç olmak gerekiyor. Kahve bile içmeden.

Bir de tokluk şekeri diyorsa aç karnına kan aldıktan sonra, "git karnını doyur, yemekten tam 2 saat sonra gel yine kan alacağız" diyebilirler. Endokrin uzmanı sadece tokluk şekeri bakmayacağı için siz aç gidin.
  • kobuzchu kiz  (03.02.22 16:28:41) 
Aç olmak lazım, kesin bilgi. Herhangi bir ilaç da alınmış olmaması gerekir.
Açlık kan şekeri adı üstünde aç bakılır.
Tokluk da istenecekse ne kadar erken gitseniz iyidir, çünkü 2saat sonra 4saat sonra şeklinde bakılan tahliller var. Doktor bu şekilde isterse uzunca bir süre hastanede aralıklarla kan vermeniz gerekecek.
Bazı hastanelerde içmeniz için şekerli içecek veriliyor ya da bişeyler yemeniz gerekiyor falan. Yani doktorun isteyeceği tahlile göre değişir, belki istemez ama yine de her ihtimale karşın aç ve erken gitmenizi tavsiye ederim.
  • epitaf  (03.02.22 20:27:26) 
[]

periferik yayma testinin sonucu e-nabız'da gözüküyor mu?

bize gözüküyor, oradan kontrol edin dediler ama 1 ay geçti hala sonuç gözükmüyor. ona göre doktora gideceğiz ama e-nabız'a da güvenemiyorum, biraz değişik bir test olduğu için gözükmüyordur belki?

bir de, eğer gözüküyorsa kodu ne acaba? ne olarak gözüküyor?


 
Raporlar kısmına baktınız mı? Periferik yayma diğer kan testleri gibi normal değerlere göre verilen bir sonuç değil, görülen ve orada olan hücreler raporlandığı için metin şeklinde bir sonucu vardır muhtemelen.


  • curukturpkokusu  (01.02.22 21:56:26) 
Baktim simdi, orada da gozukmuyor.


  • ahm1  (01.02.22 22:25:49) 
[]

Mideyi dinlendirmek?

Sabah sacma sapan seyler yedim, midemi iyi hissetmiyorum. Bu aksam acikmama ragmen bir sey yemesem, mideyi dinlendirsem mantikli bir hareket olur mu?




 
Bi faydası ya da zararı olmaz aç kaldığınla kalmış olursun.


  • Zaman Tamircisi  (29.01.22 20:10:09) 
hafif şeyler mi yiyeyim o zaman? ne yiyeyim mesela?


  • ahm1  (29.01.22 20:13:58) 
Yani olabilir, ben olsam hazmı zor yağlı yemeklerden yemezdim sadece.


  • Zaman Tamircisi  (29.01.22 20:17:29) 
bana kalırsa hiçbir yemeğin en iyi toparlanma yöntemi


  • damba  (29.01.22 20:42:24) 
Yememek daha iyi bence bu durumda, bu water fasting isleri cok faydalı, bol bol su için geçin akşamı.


  • turk kizi  (29.01.22 21:23:38) 
yoğurt ye sadece


  • jamswety  (29.01.22 23:52:42) 
[]

sarhoş olduğunuzun ertesi günü kendinizi çok depresif hissediyor musunuz?

sarhoş olduğunuz veya çok içtiğiniz akşamın ertesi gününe çok depresif kalkıyorum ve günüm öyle geçiyor. sanki önceki gün utanılası bir şeyler yapmışım ama hatırlayamıyorum gibi geliyor ya da ne bileyim, sebep bulamadan da depresif, hatta çok depresif oluyorum.

size de oluyor mu böyle şeyler? pek genç değilim. içmeye de yeni başlamadım ama genellikle zaten biraz depresif bir insanım.


 
Sarhos olduysam ve iyi ictiysem sonraki gun zaten saglam bir basagrisi ile basliyorum gune. O yuzden daha cok 'o son birayi icmeyecektim' tarzi kisa bir pismanlik disinda pek bisey olmuyor. Gunun geri kalani da ayilmaya calismakla geciyor.


  • j r r tolkien hayrani  (23.01.22 20:41:58) 
bende baş ağrısı hiç olmuyor açıkçası. su içmeye dikkat ediyorum çünkü. ne kadar içkili olsam da unuttuğum pek olmuyor. bu yüzden, baş ağrısı olmuyor ama bunun dışında birçok şey oluyor.


  • ahm1  (23.01.22 20:53:25) 
evet ve adına da hangxiety deniyor. alkolün yanında bol bol su için. ertesi gün de bol bol su için, yürüyüş yapın oksijen alın, muz ve çikolata da iyi geliyor :)


  • ladyinblack  (23.01.22 21:02:24) 
Ruhsal olarak değil de daha ziyade fizyolojik olarak kotu durumda oluyorum. O durumdayken haliyle moral de cok iyi olmuyor.


  • stavro  (23.01.22 21:33:03) 
Alkon depresandır zaten, cevaplar arasında göremediğim için belirtmek istedim.


  • dreamnesiac  (24.01.22 00:39:13) 
Evet bana da çok oluyor bu ve sırf bu yüzden içmeyi neredeyse bıraktım. 20'lerimde olmuyordu ama 30'larıma geçince alkol aldığımın ertesi günü kesinlikle düşüşte oluyorum. Çok can sıkıcı bi durum.


  • roket adam  (24.01.22 16:12:17) 
Temelde ne varsa onu tetikliyor olabilir mi? Mesela ben de genel olarak anksiyete bozukluğu belirtileri gösteren biriyim ve alkollü günün ertesi günü bendeki en büyük etkisi daha çok anksiyete, panik, yapmak zorunda olduğum bir şeyi unutmuşum hissi filan oluyor.


  • amelie poulain  (24.01.22 16:43:21) 
[]

Acun, hull city'nin hisselerinin hepsini mi almis?

Yuzde 100'unu mu almis, cogunluk hisselerini mi almis? Ne kadar almis, hic bilgi yok.

24 milyon euro verdi diye yaziyor. Bu da az geldi bana.


 
Hull City eski sahibinin inadı yüzünden ucuza gitti. Yok ismini değiştirecem yok bilmem ne yapacam diye diye inat etti ayar etti kendine yapamadı para aktaracam kulübe dedi federasyon engel oldu milletle arası bozuldu takım kötü gitti taraftar maça gitmedi öyle öyle kaosa sürüklendi takım adam da baş edemeyince 100 küsur milyon paund'dan satışa çıkardı ama alan çıkmadı sanırım 20 milyon paund'a Acun'a sattı. Tamamını aldı bu arada.


  • Zaman Tamircisi  (20.01.22 00:35:57 ~ 00:45:33) 
[]

nakit avans ile yatırım yaparsak ne oluyor?

cezası nedir bunun? gerçekten bir cezası var mı? (ülkemizde durum malum olduğu için gerçekten cezası var mı diye sormam gerekiyor)




 
yok yahu ne cezası? Kredi verirlerken de soruyorlar ne yapacaksın diye. parayı dolara falan gömme diye soruyorlar ama alıp dolara gömünce cezası falan yok. Hukuki değil zaten bu. En fazla engel olmaya çalışır. Ama bir şekilde alırsan ceza meza kesemez.

Not: hukukçu değilim. banka hesabımın esnek hesabındaki tüm parayı başka bankaya gönderip dolar aldım. herhangi bir şey olmadı.
  • himmet dayi  (17.01.22 23:19:20) 
sen yine de aynı bankadan alma bence


  • michael_knight  (17.01.22 23:28:21) 
Nakit avans almaya calisirken uyari cikiyor (ilk mesaja ss ekledim). Taahhut vs dedigine gore cezai yaptirimi da olabilir sanki?


  • ahm1  (17.01.22 23:53:56) 
nakit avansı atmden çekip başka bankaya yatırarak istediğini yaparsın kimse de bir şey yapamaz. yine de bir gün çekip, sonrasında 10 lira da olsa farklı miktarda parayı yatırım yapacağın bankaya ertesi gün yatırmakta fayda var. çünkü mutlaka çeşitli algoritmalar vardır, "aynı miktarda parayı başka bankaya aynı gün yatırırsa şu listeye al incele" gibi.


  • biseysorucam  (18.01.22 00:42:00 ~ 01:03:15) 
Bankaların mudiler hakkında ortak bilgi havuzu vardır. Asgari ücretli ama kredi sicili temiz birine dahi binlerce liralık kredi teklifleri ya da kartları bu sebeple geliyor diye biliyorum. Mesele para olunca banka gibi kurumların esasta gizliği kabul edilen kişisel verilere erişilmesi çokta önemsenmiyor olmalı.

Kısacası birinden alarak başka bir diğerine yatırmanız çok bir şey değiştirmiyor. hesaplar takipte.
Kripto paralar hakkında da ayrıca hazırlıksız devletler önemli bazı kararlar da alacaktır.
  • Erva  (18.01.22 07:34:36) 
Bu uyarıya göre kredi borcu olan hiç kimsenin döviz, hisse senedi vs. alamıyor olması gerekiyor.
Nakit avans ile normal kredinin (ev kredisi, otomobil kredisi, ihtiyaç kredisi vs.) bir farkı var mı hukuki olarak?

Hesabında para yokken kredi kartı kullanmak da buna dahil. kredi kartı borcu olan adam döviz aldığından, kredi kullanarak almış olmuyor mu?
  • burfak  (18.01.22 08:46:01) 
Hiçbir şey olmaz. İçin rahat olsun.


  • sckxyss  (18.01.22 15:18:06) 
@burfak: nakit avans ile kredinin bir farkı yoktur muhtemelen. ikisi de borç işte.

dediğiniz durumlar, yani gerçek ihtiyaç hali anlaşılır bence. çünkü bankadan kredi çekip direkt hisse senedi, coin vs. alanlar var. bu ikisini isterlerse takip edip ayırt etmeleri çok kolay.

ama bunun bir cezası varsa bir yerde yazıyor olması gerekir. geçen haftalarda bankalara çok komik miktarlarda ceza kesildi diye haber okumuştum sadece.
  • ahm1  (18.01.22 18:05:09 ~ 18:17:28) 
bi şey olacağından değil.
dolar yirmiye yardırırken millet anından krediyle, nakit avansla anlık para alıp onunla dolar euro alıyordu. onlar için göz korkutma.
aldığım nakit avansı ister pavyonda yerim toptan tokai çakmak alıp stoklarım kimseyi alakadar etmez. ama işte görüldüğü üzere yeterince korkutmuşlar.
  • wop  (19.01.22 03:29:26) 
[]

"the arcades project" kitabının türkçesi?

the arcades project (1088 sayfa): www.goodreads.com

goodreads'te bu kitabın türkçesine tıkladığımda "pasajlar" kitabı çıkıyor ama bu 296 sayfa: www.goodreads.com

geri kalan 800 sayfa nerede? onlar da okunmaya değer değil mi? 1088 sayfalık kitap ile 296 sayfalık kitabı aynı sayarak oylamış kullanıcılar. 296 sayfalık kitabın puanı 4,45 değil belki de?

 
kitap ya da çevirisi hakkında bilgim yok merak edip araştırdım.

kitap 1927 ile 1940 arasında yazılmış ve bitmemiş bir projeymiş. yazar savaş zamanı almanya'dan kaçarken bir arkadaşına notları verip parise kaçmış ve uzun yıllar bulunanamamış notlar. kitap ve yazar'ın görünen ilk baskısı 1982 görünüyor. türkçe çevirisi olarak ilettiğiniz kitap 1992 ilk basımlı 2014 basım görünüyor ancak wikipedia'da görünen derlenmiş ve toplanmış ilk baskı 1999 yılında Harvard University Press tarafından yapılmış. muhtemelen eski bilinen metinlerin üzerine çeviri yapılmış olan eser türkiye'de dolaşımdayken orijinal dilde olan daha sonra büyütülüp genişletileni olarak yer alıyor.

eserin 1999 yılında bile metinlerin dizilimi ve sıralaması üzerine tartışmalar varmış. teknik olarak türkçe çevirideki eser o güne göre eksiksiz ve tam çeviri olabilir ancak günümüzde bakınca hem eksik hem de hatalı bir dizilimdeki bir eserdir muhtemelen
  • avatar is back  (15.01.22 19:57:51 ~ 20:00:02) 
[]

arayan numaranın kime ait olduğunu bulma

yahu eskiden kolayca yapmıştım bunu, şimdi yapamıyorum. whatsapp fotoğrafı yok, o yüzden kime kayıtlı diye bakmam lazım. internette de o kadar aradım ama bulamadım. nasıl yapacağım?

bir de ben türk telekom kullanıyorum diye sadece telekom hattı kullananlar arasında mı sorgulama yapabiliyorum? vodafone'a mesaj atmaya çalıştım çünkü ve gitmedi mesaj. kişi türk telekom kullanmıyorsa öğrenemiyorum yani kimmiş? saçma.


 
Eğer hattı "rehbere kayıtlı" ise 118'li servislerden sorgulayabilirsin, kayıtlı değilse ne isimden telefon ne de telefondan isim öğrenemezsin.

Bir ihtimal bir ara meşhur bazı app'ler vardı, insanların rehberindeki bilgiyi alıyor ve o numaranın başkaları tarafından nasıl kayıt edildiğini gösteriyordu.
  • John Bloor  (14.01.22 15:48:52) 
maks yapabileceğin 10 TL göndermek eğer telefonunu banka hesabıyla eşleştirdiyse
açıklamaya da fotokopi ücreti yazarsın, numaralar karışmış dersin arayıp sorarsa
dekont ya da sana bankadan gelen sms'de onun ismi gözükür
tabi o da senin ismini görecek
  • bir soru sorcam  (14.01.22 16:12:00 ~ 16:12:45) 
@john bloor: arama yapmadan, mesaj atip ogrenebilecegim bir servis yok mu?


  • ahm1  (14.01.22 16:40:21) 
yer gök kvkk diye inlerken böyle bir hizmeti kimse vermez. karşı tarafın izni yoksa bu bir suç.

ancak karşı taraf 118 tarzı rehberlere kayıt için izin vermişse mümkün.
  • kibritsuyu  (14.01.22 16:58:59) 
www.truecaller.com

bu siteye kayıt olun mail ile , başkasının rehberinde kayıtlı ise çıkıyor. john bloor'un dediği yöntem.
  • ceketimi alip cikcam  (14.01.22 17:14:30) 
[]

kanser hastası olup da covid'i atlatan tanıdığınız var mı?

kanser hastamız var ve ben pandeminin başından beri aşılı olmasına rağmen atlatıp atlatamayacağını, ihtimalini merak ediyorum ama yaşlılara yönelik çok istatistik varken hiçbir yerde kanser hastalarına yönelik özel bir istatistik göremedim tabii. en fazla kronik hastalar için bir istatistik vardır ama onda da astım vs. işin içine dahil edildiği için benim ihtiyacımı karşılamaz.




 
Var, kemo görürken covid olup 1 haftada çok ağırlaşmadan geçiren çevremde. 50 üzeri yaş.


  • hedep  (12.01.22 17:32:58) 
bir akrabamiz var. 70 yasinda. iki doz sino asiliydi. yaklasik 7-8 ay once yakalandi ve evde atlatti. hafif gecirdi.


  • exlibris  (12.01.22 17:33:40) 
geçen sene 80 yaşında akciğer kanserli bir hastamız covid oldu. evin diğer üyeleri biraz ağır geçirmesine rağmen herhangi bir sorun yaşamadan hafif atlattı.


  • lesmiserables  (12.01.22 17:35:48 ~ 17:36:06) 
bugün radyasyon onkolojisinde bir bayan ile karşılaştım.

kemoterapi olacakken covide yakalanmış durumu da ağırlaşmış, atatürk havalimanındaki hastaneye nakil etmişler 11 gün orada kalmış, oradan çıkmadan önce de kemoterapisini orada yapmışlar.
  • killerbee  (12.01.22 18:21:50 ~ 18:22:15) 
çok teşekkürler herkese.

yakalanırsa kurtulamama ihtimalini yüksek görüyordum. içime bir nebze su serpildi.
  • ahm1  (12.01.22 20:03:03) 
var.


  • false pretension  (12.01.22 20:17:03) 
Evet 2 kişi. İkisi de çok hafif geçirdi iyiler


  • photo85  (12.01.22 23:57:58) 
[]

kozmovital'den alışveriş yapan var mı?

amazon'dan eeose sakal serumu bakıyorum, satıcı kozmovital: www.amazon.com.tr

eeose'nin kendi sitesinde 193 lira olan şey burada 107 lira. bu satıcıya güvenebilir miyim acaba, daha önce bu satıcıdan bir şey alan var mı? malum, her şeyin sahtesi yapılabiliyor maalesef :(

aradaki fark da az buz bir şey değil. içim rahat etsin diye 86 lira fazla vermek istemiyorum ama şu an 107 liralık ürüne de güvenemiyorum :/

kendi siteleri de şu: www.kozmovital.com

 
son kullanma tarihi yakın olabilir, satıcıya sorun isterseniz.


  • whoosie  (12.01.22 13:23:11) 
fiyatı güncellemeyi unutmuş olabilirler birden fazla platformda satış yapıyorsalar.
İçinize sinmezse amazon iadeler konusunda oldukça iyi aklınızda bulunsun

  • kullanıcıadımbuolsun  (12.01.22 13:25:17) 
Ben yapmadım ama en son Korayspor bir ayakkabıyı farklı platformlarda bambaşka fiyatlara satıyordu, Hepsiburada, Çiçeksepeti, n11 ve Trendyol, birkaç gün en ucuz Çiçeksepetinde'ydi, tam alacakken orayı da güncellediler ve diğer sitelerle aynı fiyata geldi.

Bu dediğiniz yer Trendyol'da da satış yapıyormuş, puanı yüksek, yorumlarına bakın, diğer sitelere de bakın ama bana kalırsa kaçırmadan alın, gelen ürün hiç güven telkin etmiyorsa iade edersiniz. www.trendyol.com
  • hair freak  (12.01.22 13:40:47) 
Şoyle bir sey varmis ya, cok iyi: www.eeose.net

Siparisi verdim hemen. Bunda da bir kandirmaca yapamazlar herhalde.

Simdi aklima geldi, eeose'ye de sordum, bu site sizin siteniz mi diye. Bakalim ne cevap verecekler.
  • ahm1  (12.01.22 14:16:10 ~ 14:20:19) 
[]

şifreleri değiştirmeli miyiz? (whatsapp ve facebook)

şifreleri değiştirin demişler ama neden olduğunu anlamadım: www.gazeteduvar.com.tr

değiştirelim mi? bir de, whatsapp şifresi nereden değişiyor ki, ben hiç şifre girdiğimi hatırlamıyorum.


 
whatsapp'a sifreyle girilmiyor.

bugun mu dun mu ne esime de geldi google'dan bildirim, ifsa olmus sifrelerinizi degistirin diye. herhalde ondan dolayi haber yaptilar. have i been pwned diye bir site vardi ordan bakabilirsin ifsa olan sifrelere veya apple telefonundaki kayitli sifrelerin ifsa olup olmadigini soyluyor.

en iyisi iki faktorlu koruma, telefona sms gelmesi vs.
  • fakyoras  (10.01.22 21:12:12 ~ 21:12:26) 
12345678  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.