[]

Iban ile ne yapabilir?

Kavgali oldugum kisi (arkadasim degil), bana kotuluk yapmak istese iban'im ile bir yere varabilir mi? İsmimi soyismimi, telefon numarami zaten biliyor, ek olarak da hangi subede hesabim oldugunu ogrenir :) bunun disinda, bana kotulugu dokunabilecek bir seye erisebilir mi gizli yollardan (iban'im sayesinde)?




 
iban veya hesap numarasından hiçbir zarar gelmez.

illa zarar verecekse telefon numaralarını bir yerlere vererek canını sıkabilir hepsi bu.
  • la traviata  (20.09.21 00:46:59) 
Iban numaranı bilerek verebileceği en büyük zarar hesabına para atıp açıklamasına küfür yazmak olur


  • mg3929  (20.09.21 00:55:15) 
Bir şey yapamaz +1


  • Boyka  (20.09.21 02:24:34) 
1 kuruş gönderip istediği küfürü edebilir.
100 liraya 1000 küfür. Başka da bir şey olmaz.

  • neymis  (20.09.21 02:51:47) 
senin adına letgo da hesap açıp hayali bir ürünle birini dolandırarak senin iban ına para göndertebilir.


  • makarnavodka  (20.09.21 03:25:51) 
İban'ını vererek insanlardan para isteyebilir, kandırdıkları kişiler olursa senden şikayetçi olurlar.


  • Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte  (20.09.21 09:40:18) 
Hiç bir şey olmaz, yukarıda yazıldığı gibi abartılı senaryolar olsa bile gelen parayı geri iade edersiniz. Gönderene de onu tanımadığınızı ve bu parayla ilginizin olmadığını, bir yanlışlık olduğunu yazarsınız açıklamaya.


  • John Bloor  (20.09.21 10:47:14) 
Zaten bana para yollayip aciklamaya kufur yazsa da mahkemeye verebilirim sanirim?


  • ahm1  (20.09.21 16:53:19) 
[]

beynim uyuşuyor, sebebi bulunamıyor

biraz uzun olacak ama durumumu açıklamak için yazmam lazım. okuyun lütfen. yardıma ihtiyacım var.

bu yaklaşık 2 senedir var. sık olmuyordu ama giderek arttı.

ilk olarak 2 sene önce depresyondayken, bir öğlen, uykum olmamasına rağmen kendimi uyumak için zorlarken beynimde (sol taraftaydı sanırım) bir şey tık etti.

o sıralar tam da 5 aydır çizik olarak kullandığım gözlüğümü değiştirmiştim. gözlüğümün sol camında diagonal olarak hafif bir çizik vardı. yeni gözlüğe alışamadım. birkaç ay boyunca birkaç gözlük değiştirdim, sonrasında da bir gözlükte durdum ama artık durumu normalleştirdiğimden mi değiştirmeyi kestim, yoksa alıştım mı gözlüğe, ben de bilmiyorum. gözlükçüye bunu anlattığımda "çizikli kullanmaktan bir şey olmaz, birkaç güne alışman lazım yeni gözlüğe" demişti.

yine o sıralar, doktorum, bir tane hafif antidepresana ek olarak ağır bir ilaç vermişti. bir içtiğimde ertesi gün akşam ayılabiliyordum ancak. gerçi onu 2 gün kullanıp bırakmıştım, bu olay da bıraktıktan 2-3 gün sonra olmuştu.

bu tık etme olayından sonra bana az uyku yetmemeye başladı. günde 10-11 saatten, hatta bazen 12 saatten az uyku bana yetmez oldu. kendimi 9 saatlik uykuya alıştırayım diyorum mesela, 2-3. gün kalktığımda o kadar halsiz oluyorum ki, bacaklarımda o kadar güçsüzlük oluyor ki kendimi direkt yatağa atıyorum. bu benim hayat kalitemi de etkiliyor bayağı.

gözlerimdeki sıkıntı da artarak devam ediyor. geçen sene mesela bir gün, çok bilgisayara bakıp sonra akşam dışarı çıkmıştım. sanırım mekanların ışıkları beni etkiledi ve -özellikle- başımı çevirdikçe sırtımdan bacaklarıma doğru bir elektrik çarpması gibi bir şey olmuştu, birkaç kere oldu. çok korkmuştum düşüp bayılacağım diye. başımı fazla oynatmadan döndüm eve. göz doktoruna bunu söyledim, "başını oynatırken oluyorsa boyun fıtığı olabilir" dedi. hafif boyun fıtığım vardı, gittim fizik doktoruna ama 1-2 senelik mr'a bakıp sinirlere baskı yapmıyor dedi, yeni mr da istemedi. geçen gün bu sefer evdeyken gözüm biraz ağrımasına rağmen dinlendirmeyip bakmaya devam ettim, bu sefer de banyoya giderken bacaklarım aşırı güçsüzleşti. şu an nedense telefona bakmak pek etkilemiyor ama bilgisayara azcık bakınca bile etkiliyor. dün muhtemelen bilgisayara baktım diye midem bulandı, kendimi kötü hissettim. tabii bunlara ek olarak beynimin sol tarafı da uyuşuyor.

gözlerim kendisini telefona bakmaya mı adapte etti anlamıyorum. çok önceden mesela tatile gidince ilk gün gözlerim ağrırdı, sonrasında geçerdi. halbuki bilgisayar kullanmayı bırakınca, doğaya karışınca gözlerimin rahatlaması lazım ama önce bir ağrı oluşuyordu başımda. şimdi ise bilgisayara bakıp dışarı çıktığımda gözlerim ağrımış şekilde eve dönüyorum (bu her seferinde olmuyor).

nörolojiye gittim, beyin mr'ı çekildim, orada da her şey temiz çıktı. bir daha göz doktoruna gittim, "tık etme, beyin uyuşması. bunlar gözden kaynaklanmaz. nörolojiye git (gittim, temiz çıktı dedim). psikiyatristine git." dedi, göz tansiyonum da yokmuş.

ne yapacağımı şaşırdım. bu kadar şikayetim varken. bir de bu şikayetlerimin gözle ilgili olduğunu birebir tecrübe ediyorken hiçbir doktor bir şey bulamıyor, "böyle bir şey olmasına hiç rastlamadık, öyle şeyler olmaz" diyorlar.

ne yapacağım ben? tecrübesi olan, yol gösterecek olan yok mudur? şu anki tek planım başka göz doktoruna, nörolojiye ve hatta belki fizik doktoruna tekrar gitmek.

keşke bir yazlığa falan gidip 1 ay elektronik ekranlardan uzak kalma şansım olsaydı. belki 1 ay sonra ne kadar iyi duruma gelecektim ve dolayısıyla durumumu tahlil etme şansım olacaktı ama o şansım da yok maalesef. ya ekrana bakacağım ya kitap okuyacağım. birkaç saat de dışarı çıkıyorum o kadar. günlerce ekrana bakmayı (ve kitap okumayı) bırakma gibi bir şansım da yok.

 
Kan değerleriniz kontrol edildi mi? Sodyum eksikliği babamı neredeyse komatoz hale getirmişti.


  • inheritance  (09.09.21 18:38:50) 
kan değerlerime daha birkaç ay önce bakıldı. sodyuma da bakmıştır herhalde, bilmiyorum. b12 ve folik asit biraz düşüktü (ama yine de alt sınırın üstündeydi), ben çok halsizim deyince de b12 iğnesi verdi (folik asit için de hap) ama iğneler bir işe yaramadı maalesef.

ek olarak, birkaç haftadır da göğsümde hafif bir ağrı var ama bütün bunlarla ilişkili mi yoksa gece vantilatörü açıp yatıyordum (yani 2 saate kuruyordum), ondan mı, bilmiyorum.
  • ahm1  (09.09.21 18:41:05) 
ananem anzehimer'di, hep doktorlar doktorlar doktorlar, hiç bir ilerleme yok.

derken annem beyin kimyası ile ilgili bir test yazmasını söyledi doktora.(annem de doktor), doktor bu testi yazdı yaptırdılar falan, beyinde kritik öneme sahip bi kaç şeyin ciddi derece eksik olduğu çıktı ve bunlar tamamlanınca, ananemin anzehimeri çok ciddi şekilde geriledi, normale çok yaklaştı ve 7 sene kadar böyle gitti, ondan sonra iyice ağırlaşıp anzehimerden hayatını kaybetti ama kan testi falan beyin kimyası söz konusuysa çok yüzeysel kalıyor.
  • killerbee  (09.09.21 18:49:04) 
beynin uyusmasi nedir? beyinde his icin bir reseptor yok yani beynini hissedemezsin zaten. bazi beyin ameliyatlari uyanik yapiliyor beyin kesilip bicilse bile beyninde bir sey hissetmezsin yani. yoksa kafanin bir tarafi mu uyusuyor? (yani kafa derisi)

uykuya dalmaya calisirken "tik" etme veya ani siddetli siddetsiz olmayan bir ses duyma normal bir olay, bir cok kisiye ara ara olur. komik de bir ismi var: en.wikipedia.org yani bu olaya cok bir onem yuklememeni oneririm. beyinde tık edecek bir sey yok zaten.

psikiyatrik bir durum olabilecegi konusuldu mu hic?
  • robokot  (09.09.21 19:43:00) 
@robokot: yani işte beynim diyorum ama kafa derim uyuşuyor herhalde. kafamın sol üst kısmı. hani çok bakınca göz çevresi ve baş ağrır ya, acaba o ağrının yeri ve cinsi mi (ağrıdan uyuşmaya geçiş) kaydı?

tık etmenin normal bir şey olduğunu bilmiyordum, şaşırdım. çok anlam yüklemiştim gerçekten bu olaya. ama o tık'tan sonra uyku yetmemeye başladı bana, tesadüf mü yani?

psikolojik olabileceği konuşuldu, yukarıda da yazmıştım. psikiyatristine git dedi (bunu daha yeni dediği için gidemedim henüz). ama yani ekrana baktıkça vücudum halsizleşiyorsa, başım ağrıyor veya uyuşuyorsa bu ne kadar psikolojik olabilir ki? daha çok ekrana baktıkça kendimi kötü hissediyorum. normalde de var ama ekrana bakınca tetikleniyor gibi.

mesela o bahsettiğim elektrik çarpması mı desem, vücudumda şimşek çakması mı desem, her neyse, o gün ışıklı ortama çıktım diye oldu gibi geliyor bana ve başımı çevirdikçe daha çok oluyordu. başımı dümdüz tutarak eve dönmüştüm.

geçen de oturduk boğaz kenarına. yine gözlerim yorgundu herhalde, boğazın karşı tarafına bakamadım, gözlerim kamaştı. halbuki uzağa bakınca gözlerimin dinlenmesi lazım ama ben tam tersi hiç bakamadım.
  • ahm1  (09.09.21 19:50:52 ~ 19:55:18) 
karıncalanma, uyuşma bende de vardı. fıtık başlangıcı ve boyun düzleşmesi dışında bir şey çıkmadı. 6 ay sadece whatsapp çalıştırabilen bir akılsız telefon kullandım ve yüzdüm. hepsi geçti. senin de böyle bir şeye ihtiyacın var. kafanı eğerek ekrana bakma ve o şekilde kitap okuma. yüzebiliyorsan yüz.


  • adivar  (09.09.21 20:53:17) 
Eeg çekildi mi?
Benzer bir sürecim oldu aynı birimler arasında bana mekik dokutan ve sonuç da alamadığım. Gittiğim 4. nörolog olan kişi bir de eeg çekelim dedi, sonra oradan yürüdü gitti tedavi.

  • encokbenisevinnolur  (10.09.21 03:07:53) 
[]

Neden 330 ml'lik icecek satilmiyor?

Niyeyse uzun suredir icecekler (ozellikle gazli icecekler dikkatimi cekti) sadece 250 ml'lik kutularda satiliyor. Eskiden 330'luk satilirdi. Ne oldu, 330'lugu niye kaldirdilar? Anket yaptilar, insanlar fazla mi geliyor 330'luk dedi?




 
söylenmeyeni söylemeyeceğim ama birim fiyatına bakınca 250lik lerden daha fazla kâr ediyorlardır, bunun nakliye depolama maliyetini de ekleyince oradan da avantaj


  • freebird5406_2  (07.09.21 20:42:03) 
Tek 330 satıp doyurmaktansa 250 satıp bununla yetinmeyenlere bir tane daha 250 satmak mantıklı gelmiştir. Ben olsam ben de öyle yapardım. Zaten bağımlılar alırlar.


  • zoghurt  (07.09.21 20:44:26) 
Zamlardan dolayı.bisküvilerde gramaj düşürme işlemleri benzeri.


  • intihar etsem de kendime gelsem  (07.09.21 20:52:50) 
Gazli degil ama su var. Bimde kayin ismiyle musemma bir su 0.33 per siselerde. Cenesuyunun da vardi sanirim ama artik olmayabilir.


  • fempusay  (07.09.21 20:58:46) 
(bkz: shrinkflation)


  • robokot  (07.09.21 21:16:07) 
330luk kutular hala var ama az bulunuyor.


  • fever  (07.09.21 21:28:21) 
@intihar etsem de kendime gelsem +1
@robokot +1

  • nawar  (07.09.21 21:28:41) 
hemen her üründe gramaj eksiltme uygulandığını ve buna rağmen zamlandığını uzun zamandır gözlemliyoruz ülkece. sebebini burada değil sandıkta sormak gerekiyor bana kalırsa...


  • rca  (08.09.21 01:14:46) 
[]

silinemeyen trojan

defender ile tarattım bilgisayarı, trojan bulundu ama silinemedi dedi. microsoft safety scanner'ı yükleyin dedi. yükledim, en son 20 tane falan bulaşan tehdit var gözüküyordu ama kaç virüsün girdiğini yazmadı, direkt silme işlemine geçti. işlemden sonra da ekteki gibi "partially removed" sonucu çıktı. bu şekilde bu trojan'ın bana bir zararı dokunur mu? tamamen silmek için ne yapmam lazım?




 
güvenli modda açıp bu taramayı tekrar yapmanız gerek.
güvenli modda açmak için başlat>çalıştır>msconfig>enter>boot>boot mode>safe mode>network>ok deyip kapatın ve yeniden başlattığınızda güvenli modda açılacak. işiniz bitince bu seçeneği geri alırsınız.

  • sttc  (31.08.21 14:21:49) 
bunu yaptım. yine "partially removed" dedi :(


  • ahm1  (31.08.21 21:27:52) 
[]

sitemi kim facebook'ta paylaşmış?

yeni açtığım siteme en çok ulaşılma yeri olarak "m.facebook.com / referral" yazıyor. şaşırdım, facebook'a sitemle ilgili bir şey yazmamıştım. acaba hangi güzel insan, hangi sayfada sitemin linkini paylaşmış, bunu bulmam mümkün mü?




 
site adresini googleda yazıp sonuna facebook yazıp aramayı dene. linke ulaşabilirsin belki.

baska çözüm aklıma gelmiyor
  • MiraTaurus  (19.08.21 15:10:55) 
onu denedim ama bulamadım o şekilde.


  • ahm1  (19.08.21 15:12:54) 
şöyle bir şekilde aratmayı deneyebilirsiniz

"site ismi" inurl:facebook.com

tırnaklar dahil. tırnaklar önemli. ancak muhtemelen sonuç çıkmaz çünkü ya kişisel zaman tünelinde ya da gruplar içinde paylaşmıştır, dolayısıyla dışardan görülemez.
  • akhenaten  (19.08.21 18:19:34 ~ 18:21:11) 
[]

Macka kucukciftlik park'a konsere gitmek

Konsere hem gitmek istiyorum, hem de gitmek istemiyorum (korona dolayisiyla). Dolayisiyla bulunan ara cozum de sacma oluyor ama soruyorum: biletle girdim diyelim konser alanina, peki orada insanlardan uzakta (oyle tiklim tiklim olacak bir konser degil) durabilecegim bir yer olur mu? Ve hatta oturabilirsem (bacagimdaki bir sikintidan oturu 2 saat ayakta durabilecegimi sanmiyorum, o zamana kadar da gecmez muhtemelen) ayrica super olur. Yani konser alani parkin icinde diye bank olmaz sonucta ama hic mi oturacak bir yer yoktur iceride, arka taraflarda? :/ Yoksa gidemeyecegim maalesef :/




 
Var var. Genis bayağı orası. Hatta senin gibi takılanlar da az olmaz genelde. Arkadan yere kurulup izleyen, masadan izleyen vs.


  • Zeth  (16.08.21 04:17:09) 
Ooo super o zaman.


  • ahm1  (16.08.21 11:54:12) 
Decathlondan portatif tabure alabilirsiniz, konserlerde cok is goruyor.


  • brkylmz  (16.08.21 22:35:58) 
[]

aşıdan aylar sonra ağrısı olan?

aşı olduktan 1-2 ay sonra, zaman zaman aşı kaynaklı olabileceğini düşündüğünüz ağrıları hissedeniniz var mı? (zor bir cümle oldu)




 
evet son birkaç gündür "acaba olur mu yaa - yok yaa değildir" arasında gidip geldim, kimseye de söylemedim.

ilk doz sol kolumdan oldu, 3 gün şiddetli bir kol ağrısı yaşadım, sonra bir anda geçti.

ikinci doz sağ kolumdan oldu, ilk gün turp gibiydim. 2. ve 3. gün kolum o kadar ağrıdı ki ancak o kadar ağrıyabilir, ağladım sinirimden kolumu kullanamadım.

ki ben ağrıya acıya dayanıklıyımdır. dişçi, diş çekimi, ameliyat hiçbirinden korkmam.

ağrı 4. gün resmen bir anda geçti.

o zamandan beri ara ara sağ kolumda aynı yerde bir anda bir ağrı oluyor, tıpkı aşı ağrısı gibi. baya kötü ağrıyor sonra bir şey yapmadan geçiyor, unutuyorum, birkaç gün sonra tekrarlıyor.

ben de acaba zorladım farkında mi değilim diyorum ama bilemedim.
  • la lykia  (15.08.21 22:03:33) 
Ben 2 dozu da oldum ve ara ara cok ciddi bas agrisi oluyor sanki tansiyonum cikmis gibi. 2.doz ustunden 2 haftadan fazla gecti ve 2 dozda da tum yan etkileri yasadim. Yetmemis gibi dedigim gibi ara ara gelen asiri bi bas agrisi oluyor. Birkac saat sonra geciyor.

edit: biontech spor
  • e mice  (15.08.21 23:42:44 ~ 23:43:10) 
Evet, kol ağrısı harici farklı ağrılar, bitkinlik vs gibi çeşitli süregiden bir süreç var. Aşıdan mı diye düşünmeye başladım. Çevremde de duyduğum var. Bağışıklık sistemiyle ilgili olabileceğine hükmediyorum.


  • epitaf  (16.08.21 00:48:20) 
Aşı sonrası ortaya çıktığı için ister istemez ona bağladığım diz ağrılarım var.


  • silverleaf  (16.08.21 09:43:30) 
[]

Yangınları dünya haritasında görmek?

Nasil pandemiyi dunya haritasinda daire vb. gorseller seklinde takip ediyorsak yanginlari da ayni sekilde takip etmek istiyorum. Var midir boyle derli toplu bir site?




 
  • robokot  (04.08.21 01:34:47) 
Bu ne ya, afrika kitasi tamamen yaniyor mu?

İtalya'dan bahsediliyor ama ukrayna'dan hic bahsedilmiyor, ukrayna kipkirmizi gozukuyor. Kucuk kucuk yanginlar mi ki acaba? Haritaya bakinca ulkemizdeki durum makul gibi gorunuyor, niye boyle gozukuyor? :)
  • ahm1  (04.08.21 02:35:10) 
bu nasa'nin uydudan aldigi verilerden gordugu yanginlar. bir yerde ates yaniyorsa bu uydulardaki ozel enstrumanlar goruyor ozetle. zoom yaparsan nokta atisi ates noktalarini gorursun. bir de default olarak son 24 saat toplu gosteriyordu sanirim. cok uzaktan bakinca kirmizi noktalar buyuk oldugu icin ful yaniyor gozukuyor. evet kucuk kucuk yanginlar. bizdeki yanginlar cok alisilageldik degil ama sartlara gore normal.


  • robokot  (04.08.21 03:43:32 ~ 03:44:52) 
zoom.earth

Kullanım olarak nasanin sitesinden daha pratik ve anlaşılır.

Nasadaki haritaya bakınca tüm dünyada yüzlerce yangın olduğu görülüyor, bu doğru. Ancak yaklastirinca o yangınlarin ekranda bir kaç piksek kapladığıni görüyoruz, Marmaris ve diğer yangınlarla kiyaslayinca o yangınlarin büyük çoğunluğu çok ufak, devede kulak.
  • biseysorcaktim  (04.08.21 07:44:16) 
yangın değil yüksek sıcaklık noktalarını gösteriyor o harita. mesela çalışan fabrikaları falan da kırmızı gösteriyor.


  • alperz  (04.08.21 07:45:51) 
Nasa sitesindeki yangınlar doğru maalesef. Sibirya sürekli yanıyor ve rusya'nın yapabileceği bir şey yok. Sıcak fırtınalardan oluyormuş, insanları kurtariyorlar sadece.

Aynı şekilde Amazonlar da yanıyor:/ bu daha durdurulabilir ama Brezilyanın Tayyip'i sagolsun yanmaya devam ediyor.
  • aguen  (04.08.21 07:57:32) 
nasanın online yangın haritası

firms.modaps.eosdis.nasa.gov
  • killerbee  (04.08.21 08:54:46) 
@alperz: Nasil ya? "Fire" yaziyor sayfa basliginda. Fabrikayi yangin olarak mi algiliyor?


  • ahm1  (04.08.21 17:21:56) 
@birseysorcaktim: siteyi bulamadim.


  • ahm1  (04.08.21 17:23:09) 
zoom.earth:15,+3/layers=fires,radar:off

zoom.earth
  • biseysorcaktim  (04.08.21 18:49:53) 
[]

Ne olabilir? (iyilesmeyen yaralar)

Gecen sene de olmustu, simdi de oluyor. Olan sey su: 3 ay kadar once evdeyken sinirden bir yerlere tekmeler attim, bir ayagimin bilegindeki yuvarlak kemigin hemen alti hafif bir yara oldu.

Sanirim normal bir insanda birkac haftada geciyordur oyle bir yara. Cunku sacma, hafif bir yara ama haftalar gecti, aylar gecti, yara iyilesmedi. Su anda tam olarak 3 ay 1 hafta gecmesine ragmen, hala hafif bir cizgi var bilegimde. Hala eski haline donmedi bilek, disaridan bakinca orada bir cizgi oldugu belli oluyor. Boyle kucuk bir yara bile 4-5 ayda iyilesecek sanirim.

Bunun sebebi ne olabilir? Seker hastaliginda oluyormus ama daha yeni sekerimi olcturdum, normal cikti. 6 ay once de normaldi. Hipoglisemim var bir tek, ilac da kullanmiyorum onun icin ama doktor "seker hastaliginda yaralar gec iyilesir" dedi (doktora bu yaramdan bahsetmeyi unuttum, baska bir sorumun cevabinda bunu soyledi), hipoglisemi icin bir sey demedi.

Bunlarin disinda b12 vitaminim normal. Folik asit biraz dusuk dedi, onun ilacini kullaniyorum. Bir de d vitaminim hep dusuk cikiyor.

Seker hastaligim da olmadigina gore neyden kaynaklaniyor olabilir ki bu durum? 2 senedir boyle ama 5 sene once de boyle miydi bilmiyorum.

Bir de su var, tahlil icin yedigim yemekte karbonhidrat tuketmememe ragmen tokluk sekerim yine cok dusuk cikinca doktor "metabolizmal bir sey olabilir, endokrinolojiye git" dedi, bir de ona gidicem bakalim.

 
tl;dr, özür dilerim. sadece şunu demeye geldim, ayaklardaki yaralar zaten çok uzun sürelerde iyileşiyor. kan akışı yavaş çünkü. bence fazla takılmayın, yarayı bepanthene, hametan, pişik kremi gibi ürünlerle ovarak iyileşmeyi desteklemeye çalışın. sevgiler!


  • e haliyle  (09.07.21 22:06:29) 
Ek yapayim o zaman: gecen seneki uzun sure iyilesmeyen yara, bacagimin bayagi bir ust kismindaydi.


  • ahm1  (09.07.21 22:14:59) 
bacak da zor iyileşiyor, hocam. evvel mayıs’ta kaza yaptım, izi hala belli oluyor. ilaveten, hareketsiz yaşıyorsunuzdur belki, ya da yeterli beslenmiyorsunuzdur? endokrinoloğa görünün, tabii... sadece bu arada içinizi ferah tutmanız daha iyi olabilir.


  • e haliyle  (09.07.21 22:33:56) 
Yara mı yoksa izden mi bahsediyorsunuz?

Düşmüştüm kolum çizilmişti 2 yıl oldu izi duruyor hala tamamen geçmedi. İz o kadar çabuk geçmez.
  • playing star again  (09.07.21 22:54:13) 
@playing star again: Dogru evet, izden bahsediyorum aslinda.

Yara iyilesti, iz kuculdu kuculdu ama hala belirgin bir derecede var iz. Bu izler de hizli geciyor diye aklimda kalmis, nasil olabilir yillarca gecmeyen iz? Bu işte baska bir iş olmasin?
  • ahm1  (09.07.21 23:19:52) 
yaş alıyoruz. :3 biz yaş aldıkça yenilenme hızımız düşüyor.


  • e haliyle  (09.07.21 23:39:13) 
[]

herkes elektrikli arabaya geçince petrole ne olacak?

2030'dan itibaren satılan her iki arabanın bir tanesinin elektrikli, 2040'tan itibaren ise tüm satılan arabaların elektrikli olacağı tahmin ediliyormuş.

tabii ki eldeki benzinle çalışan araçların hurdaya çıkması da zaman alacak ama bu tahmine göre 2040'ta benzinle çalışan araçların sayısı bir hayli düşecek demektir.

1) o zaman eldeki petroller ne olacak? petrol rezervleri bulunanlar artık onları çıkartmayacak mı? petrolü bulunan ülkeler, petrol için farklı kullanım alanları mı bulur?

2) ek olarak, bu araçların çıkış noktası "petrol bir gün bitecek, elektrikli araç yapalım" idi değil mi? peki bu kadar elektrik ihtiyacı nasıl karşılanacak? herkes bitcoin'e laf ediyor ama bu araçlar muhtemelen çok daha fazla elektrik tüketecek. bu da gezegenimiz için olumsuz bir durum oluşturmayacak mı?

 
Petrolün sadece otomobil için kullanıldığını düşünmüyorsunuzdur herhalde. Petrol kavgası petrol olduğu sürece bitmez


  • olaylar olaylar  (04.06.21 21:22:22) 
1- Petrol, yalnızca yakıt için kullanılmıyor. Aynı zamanda ilaç, solventler, gübre, pestisit ve plastik gibi birçok kimyasal ürünler için ham madde.

tabi ki talep azalacak ancak petrole bağımlılık her zaman olacaktır.

2- fosil yakıtlar yandığında kirli hava ortaya çıkarıyor. elektrikte böyle bir sorun yok. ayrıca doğal enerji denen yöntem var. rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, çevreyi kirletmeden arabanıza yakıt sağlama oluşacak.
  • trajikomix  (04.06.21 21:22:35) 
biliyoruz da, bence kullanımın büyük çoğunluğu otomobiller içindir. yüzde kaçı acaba? böyle bir istatistik olsa vardır. bence %60-70 vardır.


  • ahm1  (04.06.21 21:23:32 ~ 21:23:49) 
Oran bilmiyorum da petrolu esas yiyenler buyuk araclar. Gemi,ucak vs...
Hele ucaklarin tuketimi hayvani boyutlarda, cozumu de yok.

Bir de elektrik icin butun dunya komur kullaniyor, ilerde de bu degismeyecek. Elektrik uretimini petrole cevirirler.
  • divit  (04.06.21 21:28:08) 
Bu sektörün icinde olan biri olarak sunu soyleyebilirim ki altyapı olarak da ciddi bir yatırım var ama evet; su an bütün dunya elektrikli arabaya donse yarin elektrik kalmaz. Toyota ceo'sunun açıklamalari var bu konuda.

Ama 20 sene falan uzun bir zaman. Su son iki senede olan gelişmeleri bile gördükçe olmaz demem hayatta.
Yesil enerji daha artarsa ya da nukleer enerji ki en temizi galiba nükleer enerji: petrol kadar kirletemez.
  • logisticsmanager  (04.06.21 21:28:40) 
www.eia.gov

Asıl kullanım alanı neredeyse herşeyin üretimi için bir şekilde kullanılması. Bunun içinde ulaşım dışında yakıt olarak kullanılması ve poliüretan ve benzeri hammade olarak kullanılıp, değerlendirilmesi var.
  • heritage  (04.06.21 21:47:24) 
Sorunuza şöyle cevap vereyim, elinizi cebinize sokun ve elinize geçen ilk eşyaya bakın, çıkan her neyse onun içinde, üretiminin herhangi bir aşamasında mutlaka bir petrol yan ürünü var.

Petrol dediğiniz şey çok zengin bir madde, rafinerilerde petrol bir çok işlemden geçirilerek sayısız yan ürün çıkartılıyor, marketten aldığınız poşet bile petrolden üretiliyor.
  • solo  (04.06.21 22:26:24) 
[]

yemek siparişi vermeden duramamak

kafayı yiyeceğim artık ya. sipariş vermeden duramıyorum. her gün bir yemek siparişi veriyorum. 1-2 gün vermezsem öbür günü mutlaka sipariş veriyorum.

eskiden de sipariş vermeyi çok severdim ama asıl olarak geçen yaz getiryemek'te %50 indirimler başladıktan sonra patladı. sabah kalkıyorum, eğer sağlıklı bir kahvaltı yapmak istiyorsam tek alternatifim var: iki dilim ekmek kızartması, peynir, yumurta, çay, 1-2 de hurma belki. "offf" diyorum, sıkıldım her gün bunu yemekten. cazip de gözükmüyor artık. sonra gidiyorum sipariş veriyorum. siparişimin içinde illa ki sağlıksız şeyler olmasına gerek yok ama çoğunlukla kahvaltılık bir şey + tatlı siparişi veriyorum. kendimi bu şekilde ödüllendiriyorum sanırım.

"yarın başlayacağım artık sağlıklı beslenmeye, hem sipariş de vermem artık." diye diye seneler geçti.

hem keseye zarar, hem göbeğe zarar ama bir türlü durduramıyorum kendimi, ne yapmam lazım? :((

çok kilolu biri değilim. aslında şu ana kadar hep zayıf geldim ama göbek yavaş yavaş çıkıyor artık. sağlıklı beslenmeye de sipariş vermemeye de yıllardır başlayamadığım için inancım da kalmadı artık kendime :((

 
Hahah biz günde iki kere veriyoruz neden bu durum üzüyor seni? Sorun yemek sipariş etmen değil çöp yemekler sipariş etmen. Ev yemekçilerinden veya diyet menü satan yerlerden söyle? Balık söyle? Suşi sipariş et?
Biraz Pandemi ve sosyalleşemek etkisi, hepimizde var zaten dert edip büyütme bence, sokakta olsak zaten bi yerlerde yiyecektin.

Alışveriş yapıp sevdiğin yemeklerin tarif videolarıyla işe başlayabilirsin, yemek pişirmek vaktin varsa çok keyifli. Evdeki yemekler her şekilde dışarıdakilerden daha sağlıklı olacak. En azından zeytinyağı farkı var, dışarıda en iyi ihtimalle ayçiçek yağı kullanılır o da enn iyi ihtimal.

Kesin çözüm için de spor diyorum tabiiki. Spor rutininde insanın iştahı da düzenleniyor.
  • rewlack  (10.04.21 13:52:06) 
evde yemek yapmaya sarman lazım hocam. verdiğin yemek siparişleri %90 kalitesiz şeyler yemene sebep oluyor. atıyorum dışarıdan hamburger söylemek yerine özene bezene kendi hamburgerini, pizzanı yaparsan farkını anlarsın. bi kere evde pizza yaptık bir daha asla pizza söylemedim dışarıdan öyle diyeyim.


  • roket adam  (10.04.21 13:55:06) 
@rewlack: göbeğe de zarar, keseye de zarar. her gün sipariş verince ayda 1000 liraya yakın para gidiyor :)

sipariş vermemek için ayrı ikna etmeye çalışıyorum kendimi, tatlı siparişi vermemek için ayrı :)
  • ahm1  (10.04.21 13:55:07 ~ 13:55:49) 
bu tamamen alışkanlık meselesi. sen bunu bırakamayacağım diye korkuyorsun ama birkaç gün sipariş vermeden geçirmen, sabretmen lazım sadece. bence maks 3-4 güne alışırsın. aynısı yeniden başlamak için de geçerli ama. bir haftadır dışarıdan yemiyorum diyip bir kerelik sipariş verirsen ertesi gün de kendini durdurman çok zorlaşır.

iradene hakim ol ve yemek söyleme, başka yolu yok. yemek söylediğin o parayla neler alırsın onu düşün. tabiki evde yemek yap ve yemek çok sıkıcı gelirse gözüne diye, evde yiyecek sağlıklı ve güzel şeyler de bulundur. benim için bu kuruyemiş. kuruyemişçiye gidip dükkanı satın alıyorum. gözümü çok doyuruyor karışık bir sürü çerezimsi şey, hatta lokum, pişmaniye, patlamış mısır.. hem aşırı sağlıksız gibi gelmiyor suçluluk duygusu hissetmiyorum, hem de çok doyurucu ve lezzetliler. dışarıdan yemek söylesem o kadar keyif almam.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (10.04.21 13:56:13) 
geçen ay sipariş vermekten kredi kartı limitim bitti. üstelik özellikle canımın çektiği bir şey olmadığı hâlde saçma sapan tatlı krep, patates kızartması, donut falan gibi zararlı şeyler söylüyorum ben de. kendime "yapma" dediğim hâlde yapıyorum.

1 yıldır ofise gitmiyorum, evden nadiren çıkıyorum, bunun sıkıntısından olduğunu düşünüyorum. dişimi sıkıp yapmamaya çalışacağım ben de.
  • bir garip melek  (10.04.21 15:25:23) 
Sürekli dışarıdan yemeğe başladıktan sonra artık o yemekler güzel gelmemeye başladı. Hiç değeri kalmadı ya. O hamburgerler arada yenince güzel. Bir antrikot alıp evde iki çevirince en ala yemek oluyor. Hem de 5 dakikada. Hiçbir şey sizi durduramıyorsa spora başlayın. Spor yapınca yağlı yemekleri yerken insan kendine ihanet etmiş gibi hissediyor.


  • anarsika  (10.04.21 17:27:28) 
[]

Uzaylı hikayelerine ne diyorsunuz?

Hic inanmadim uzaylilarin varligina ama israrla var diyenler cikiyor. Tabi bir ara turkiye'de de sacma sapan insanlar cikip "bana kanserin ilacini verdiler", "bana bilmem ne yaptilar" diyen sacma insanlardan bahsetmiyorum. Daha akli basinda bilinen(?) insanlar da uzaylilar var diyor. Hatta "nasa, insanligi hazirliyor, birkac seneye aciklanacak diyen var"

Son haber şu: www.ntv.com.tr

Hadi gareth bale yanlis gormus olabilir ama haber şoyle devam ediyor:

Bir dönem Boca Juniors forması giyen Guillermo Marino da, futbolculuğu döneminde bir idmana uzaylılar kaçırdığı için geç kaldığını iddia etmişti.
Marino, bu konuda o dönemki takım arkadaşı Gustavo Lorenzetti'yi de ikna etti.

"'Guillermo, uzaylılar tarafından kaçırıldığı için bir idmana geç geldiğini söyledi. Guille, iki gün sonra gelip bunu söyledi. O akıllı bir adamdır, herkes onu bilir' dedi.

Detaylı bir hikaye anlatan takım arkadaşı sayesinde Lorenzetti de uzaylıların varlığına inanıyor.

Lorenzetti, takım arkadaşının hikayesini, 'Uzaylılar tarafından kaçırıldıktan sonra, onun ruhunu çıkarıp analiz ettiklerini anlattı' sözleriyle özetledi."

:)

Yani komik geliyor bana ama bir yandan da niye yalan soyluyorlar, dogru olabilir mi acaba diye de dusunuyorum.

Uzayda bir canli formu olabilir, trilyonlarca gezegen var sonucta ama kim bilir nasil bir sey. Nasil bir şans ki yillardir dusunulen, hayali kurulan, tipki filmlerdeki gibi bizden cok daha akilli, teknolojileri acayip gelismis varlijlar olarak gelip bizi buluyorlar? Bu kisim cok sacma geliyor. Evrende bir yerde bir yasam formu vucut buluyor olabilir ama belki de mikroskobik olcekte. Hadi diyelim bizim gibi bilincleri var ama bizden cok cok geri de olabilirler. Belki konusamiyorlar bile. Tabi o konusamayan canlilari bulmak ve boyle bir iddia atmak su an zor oldugu icin, "evime geldiler, beni aldilar gittik" diye sacma sapan seyler uyduruyor insanlar.

Yani bence de evrende bir yerde bir canli turu olabilir (aslinda olmayabilir de, belki gercekten de piyango bize vurdu) ama illa ki bizden super zeki, teknolojileri super gelismis olmak zorunda degil. Hadi oyle olsa bile milyarca isik yilini kat etmek icin yeterli zamanlari ve kaynaklari olmalari zor bence. Yani yesil uzaylilar atlayacak uzay gemilerine, isleri gucleri yok, milyarlarca isik yili boyunca dolasacaklar, sonra dunyaya denk gelecekler, on yillardir da inceleyecekler falan. Cok sacma bence. Ruhunu bile cikarmislar, yuh.

 
12-13 yaşına kadar büyük bir hevesle inanıyordum. Bence uzaylılar kesin var, ama hikayeler yalan gibi geliyor :)


  • hayirsiz  (09.04.21 17:39:49 ~ 17:41:16) 
twitter.com

"Uzayda neden başka zeki canlıya rastlamadık" konulu aklı başında teoriler var. Fermi paradoksuyla başlayabilirsiniz okumaya.
  • kobuzchu kiz  (09.04.21 17:53:19) 
Ne nasa'nın ne de ufolar hakkında geniş gözlem yapabilecek devlet organlarının elinde şu ana kadar gördüğümüz 3 5 pixellik kayıtların dışında bir şeyler olduğuna, halktan bişeyler saklandığına zerre kadar inanmıyorum. Bütün bu hikayeler külliyen palavra geliyor bana. Kitleleri harekete geçirebilecek böyle bir bilgi bugüne kadar politika malzemesi olmadıysa eğer o şey yoktur, hiç var olmamıştır.


  • IncredibleMau  (09.04.21 18:31:24) 
Ruh diye bir şey mi var da analiz etmişler. Bu tür açıklamalar halüsinasyon kaynaklı olabilir. Halüsinojenlerin kullanımı, bazı akıl hastalıkları bu düşüncelere neden olabilir. Bunun akıllı olmakla hiç ilgisi yok. Uzaylıların varlığına da uzaylı hikâyelerine de inanmıyorum.


  • dissendium  (09.04.21 19:09:47) 
bana da inanilir gelmiyor ama olursa sasirmam.
outbreak diye film vardi, baktim 1995 yapimiymis. bu filmin senaryosu bi sekilde kapali kapilar ardinda duyulan analizlerden yola cikilarak yazilmis gibi. 2 sene oncesine kadar sorsak oyle virus mu olur derdik.
jack nicholson'in da abd baskani oldugu uzayli filmi var valla olur mu olur sjsjsjs
  • Kittie  (09.04.21 20:02:24) 
ufolar da dahil komplo teorilerini takip etmek eglencelidir ama kendini kaptirmadigin surece. kaptiranlar cocuksu bir kafa yapisina sahip oluyor.

bence bu iddialarin bir gercekligi yok. ufo yapacak kadar daha gelismis teknolojiye sahip baska yasam formlari gercekten varsa eger buyuk ihtimalle dunyaya gelme ihtiyaci bile diye duymuyorlardir.

soyle dusun; senin pahali bir araban var. atiyorum bugatti la voiture noire. rastgele hapcisi, balicisi eksik olmayan tekinsiz bir mahalleye gece vakti gidip orada takilir misin? o mahalleye o saatte gitmenin sana ya da cevrene kazandiracagi bir sey var midir? adamlar yercekimini cozmus, sonsuz enerjiyi cozmus. o makinayi alip bizim gibi cinganlarin yanina mi gelecek.
  • rm  (09.04.21 20:54:49 ~ 20:55:50) 
@rm: ama bizim yapmaya calistigimiz tam da bu :) teknolojimiz o kadar ilerlemedi tabii ama merak ediyoruz ve imkanlar elverdigi muddetce evreni tanimaya calisiyoruz.


  • ahm1  (09.04.21 21:04:06) 
Taşlamayacaksanız yazayım :P

2008 mayısı , İzmir gerence açıklarında uluslararası su yolunun sınırında bir meramız var deniz ve hava yatıksa sadece oraya gideriz baltabaş (oldukça iri karagöz balığı) avı için.

Deniz çarşaf , gökyüzünde en ufak bir bulut parçası, sis, pus yok teknede 2 kişiyiz cem ve ben. Ben başta sırtım cem'e dönük o da kıçta, saat 02:00 sularında cem abi duyuyor musun diyor (benim kulaklar ağır işitir) bense suyun içinde parlayan 3 sarı 4 mavi ve 5 yeşil ışığın usul usul dönmesine kitlenmiş şekilde bakıyorum. Sonra vınlamaya benzeyen sanki mıknatısla birbirine tutunan dönen parçaların çıkardığı vııııınnnn vııııııııınnn vıııııınnn sesini duyuyorum giderek artan şekilde.

Hemen arkamı dönüp cem'e denizi işaret edecekken onu ağzı açık şekilde gökyüzüne bakarken buluyorum kafamı kaldırmamla denizin içinde sandığım zımbırtının tepemizde olduğunu görüyorum. Vatos balığı şeklinde (kuyruk yok) bir yapı tahmini olarak 200-250 metrekare kaplıyordur, tabanda tam ortada yuvarlak beyaz bir ışık yuvarlağın etrafında yüzük şeklinde sarı 3 ışık, hemen sonra 4 mavi ışıklı yüzük, sonra 5 yeşil ışıklı yüzük hepsi farklı zamanlama ile dönüyor sanırım o vınlama seside o dönüşlerden kaynaklı.

Yapıyı görebiliyoruz silüet halinde ama görüyoruz işte cam gibi havada sanki şeffaf gibi ama değil hatları net , biraz önce gördüğümüz yıldızları göremiyoruz ama böyle net bildiğimiz demirden yapı gibi bir görüş kesintiside yok. 10 saniye civarında gözlemledik sonra yavaş yavaş Türkiye tarafına doğru süzülmeye başladı dağların üzerine doğru gidince kaptan topkuladımı , ışınladımı ne halt ettiyse bir anda görüntüde ses takibide kayboldu.

Kendimize geldiğimizde saatlerce konuştuk olay hakkında , kaldı ki cem bu konularda tam bir mal deyneğidir , en ufak fikri ,merakı yoktur. Bende aksine uzaylı vardır , neden olmasın lan diyenlerden ve merak edenlerdendim. Dim diyorum zira bizim gibi maldanadolara görünen teknoloji insan yapımıdır dedim ve ogün bugündür inanmıyorum artık. Elbette varlar ama burada olduklarına inancım yok, birde çekilen görüntülere inanmıyorum zira takoz gibide olsa telefon vardı yanımızda ama inanın soğukkanlı bir şekilde durup bir şey çekmeye çalışmak aklınızın ucundan bile geçmiyor :)
  • synax  (09.04.21 22:44:45 ~ 22:45:35) 
@synax: gordunuz sey sizce ufo muydu? ben anlamadim :) "gordugumuz kesinlikle ufo'ydu" demenizi beklerken ters kose yaptiniz :)


  • ahm1  (10.04.21 02:15:27) 
@ahm1 ; Tanımlanamayan uçan bir cisim mi diye soruyorsanız evet derim kesinlikle. Mesela ben deniz yüzeyinde ışıkların yansımasını görüyorken şekline dair en ufak bir şey görmedim kafamı kaldırıp bakıncaya kadar. Kafamı kaldırmasam kesinlikle denizin içinden derdim. Yani en ufak bir yansıması yoktu deniz üzerinde sadece ışıklar.

En net hafızamda yer eden bir kaç şeyden biri buydu , diğeri ise bakınca görebiliyordum en azından şeklinin ne olduğunu ama girinti çıkıntısını , ne bileyim metal aksamını aha şurası kapak diyebileceğim net bir parça veya bütün adı veremedik.

Vınlama sesi ; 2 daire şeklinde plakanın birbirine temas etmeden sanki mıknatıs gibi hareket eden uzuuuuuunnnnn uzuuuuun ama şiddetli değil bir vınlama sesiydi.Kelimeye dökemiyorum ama daha net tarifi mr cihazının içinde duyduğumuz o vınlama sesi gibiydi.

Yuvarlak , elips, kare, değildi kuruğu olmayan vatosu andırıyordu.

Bu yüzden ters köşe yazmıştım yazının sonunda, biz iki dangalağa görünen bir şey dünya dışı değildire bağlamaya çalışmıştık ama yıllar sonra psikolog arkadaşımla sohbeti açıldığında anlatıp sormuştum ; iki kişi aynı anda uyuyup aynı rüyayı görüp aynı şekilde bu kadar keskin ve net hatılayabilirmiyiz diye: inkar mekanizması olarak kabullenmemeyi geliştirdiğimizi söylemişti.

Daha sonraları belki yüzlerce kez balığa çıktık, aynı ve farklı lokasyonlarda bir daha hiç denk gelmedik.
  • synax  (10.04.21 13:35:17 ~ 13:37:11) 
@synax: bilmiyorum ya. bir şey olmuş, yanlış görüp duyup yanlış yorumlamışsınız herhalde ne bileyim.

- yani evrende canlı bulunma ihtimali düşük bir ihtimal (ama trilyonlarca gezegen olduğu için illa ki bir yerde bir canlı yaşamı olmalı deniliyor ki olabilir tabii, akla yatkın ama kim bilir o canlı formu nasıl bir şey. illa ki bizim hayal ettiğimiz gibi olmayabilirler).
- bizim gibi gelişkin bir canlı bulunma ihtimali daha düşük bir ihtimal.
- hayal ettiğimiz, iddia edilen şeyler için ise o canlıların bizden çok çok üstün bir teknolojilerinin olması gerekiyor. hem de acayip üstün bir teknolojileri olması gerekiyor ki milyarlarca ışık yılı boyunca dolaşsınlar.
- üstüne, böyle bir teknolojileri olsa bile bence yine de trilyonlarca gezegenden oluşan, milyarlarca ışık yılı büyüklüğündeki evrende gelip bizi bulmaları yine zor, yine düşük bir ihtimal.

bu kadar düşük bir ihtimalin bir araya gelmesi haliyle bana çok düşük ihtimal olarak gözüküyor :)
  • ahm1  (10.04.21 13:48:36 ~ 14:18:57) 
direkt olarak uzaylı hikâyeleri, ufo diye tabir ettiğimiz şeyler ya da "bir cisim gördüm" olaylarıyla ilgili olmasa da, temel olarak koskoca evrende yalnız olduğumuzu düşünmek biraz narsistik bir kafa yapısı gibi geliyor bana.

evet, ufoya, astrolojiye, dine falan inanmamak cool ve bugüne kadarki hikâyeler "bilim kafası"na uymuyor ama sonuçta bizler de aslında bu dünyada yaşayan, evrilmiş memelilerden fazlası değiliz.

kendi sistemimizde, üç beş gezegen ötede belki yoktur ama evrenin başka bir yerinde, belki bilmediğimiz başka bir gezegende insan formunda, hayal ettiğimiz gibi olmasa da "canlı" olan bir şeyler muhakkak vardır bence.
bunların "uzaylı" olarak bizi ziyarete gelip gelmedikleri başka bir konu tabii.
ama eğer insan olmasa da, insanımsı veya bir tür zeki canlılar da bir yerlerde varsa, bir şekilde irtibat kurma isteğine sahip olurlar diye düşünüyorum.
çünkü bu etrafını keşfetme ve merakla ilgili bir duygu.
belki de başka birileri başka bir yerlerde bizle değil, bizim mars'la uğraştığımız gibi kendi çevrelerindeki başka gezegenlerle uğraşıyorlar.

biz buna şahit olduk mu bilmiyorum ama bize benzer herhangi bir canlı türünün öyle ya da böyle etrafa yayılma isteğiyle irtibat kurma çabasında olduğunu düşünüyorum.
etraflarında biz olabiliriz, olmayabiliriz, o ayrı konu.

edit:

eğer bizden çok daha üstün canlılar ya da yaşam formları varsa, bizden bir şekilde haberdar olup bizi pek takmıyor da olabilirler.
bu da bir ihtimal.
  • blatta hiberna  (10.04.21 14:11:22 ~ 14:32:41) 
@ahm1; Yazdıklarımın içinde ıskaladığınız temel noktada bu , bende uzaylı demiyorum ki tanımlayamadığım bir cisim diyorum. Doktor arkadaşla konuşmam fikrimi değiştirmedi, ben hala ısrarla milyonlarca ışık yılı öteden bu gezegene gelebilecek yeterlilikte teknolojinin bizim gibi iki dangalağa kısmende olsa görünüyor olmasını kabul etmiyorum edemiyorum. Adı üzerinde tanımlanamayan uçan cisim, tanımlayabildiklerimden olsa aha kuş,aha süpermen derim zaten :)


  • synax  (10.04.21 14:24:36) 
@synax: adı üstünde ama artık o kelimenin de anlamı değişti bence. ufo gördüm demek "uzaylılar geldi" demekle hemen hemen eşit bir şey :)


  • ahm1  (10.04.21 14:51:25) 
twitter.com , sorunuza cevabı ABD Savunma Bakanlığı Pentagon vermiş :) Benim yazmış olduğum mesajların üstüne çok manidar olmuş :)


  • synax  (10.04.21 22:43:55) 
[]

abajura kaç watt ampul alınır?

yahu eski abajuru attık, içindeki ampule de bakmadık kaç watt diye. şimdi deneme yanılma da yapmak istemiyorum. kaç watt ampul almalı ki ne az ne de çok gelsin?




 
ikea ürünlerinin üstünde max 60-70 watt yazıyor diye hatırlıyorum.


  • qxgviper  (08.04.21 17:22:57) 
Led ampulde 5-6 watt arası, kutuların üzerinde zaten eski ampullerde kaça denk geldiği, kaç lümen ışık verdiği yazıyor


  • freebird5406_2  (08.04.21 17:26:33) 
bendekinde max 60watt yazıyor, 9w led ampül ile kullanıyorum.


  • mrtkp1234  (08.04.21 17:30:14) 
oda ne boyutta, kaç aydınlatma var, abajuru kaplayan materyal ışığı ne kadar engelliyor, ne kadar aydınlık seviyorsunuz? sonuca göre 200 ila 800 arası bir lümen uygun olur.


  • holy biblo  (08.04.21 19:16:50) 
[]

Sizce su raf nasil olur?

www.ikea.com.tr

Salona kisa 3 tane veya uzun 2 tane raf dusunuyoruz. Bu uzun oldugu icin 2 tane dusunuyoruz. Raflara full kitap konulacak. Ama bir nokta aklima cok takiliyor: rafin kalinligi 5 cm. Benim odamda tekli bir raf var, baktim, o 2 cm. 5 santime bakiyorum bakiyorum, gercekten cok kalin. Neden bu kadar kalin yapmislar anlamadim.

Nasil olur sizce bu raf? 5 cm kalinliginda olmasi kotu mu gozukur acaba, yoksa uzun falan diye (genisligi 110 cm) kurtarir mi?

 
Kötü durma riski var. Mermer gibi bir şey.


  • dissendium  (08.04.21 01:45:08) 
Lack raflar sunta, içi kağıt dolu. 2 cm yapmaları mümkün değil bu yöntemle. Bence kötü görünmez genel olarak ama Lack serisi daha çok Öğrenci evine giden bir seri. Biraz daha bütçeniz varsa daha sağlam bir şey tercih edebilirsiniz.


  • gmzo  (08.04.21 07:48:19 ~ 08:02:32) 
gmzo+1

ayrıca ikea'nın bu rafları ufacık darbelerde hemen soyuluyor bilginiz olsun.
  • azzlack  (08.04.21 08:00:56) 
benim ofisimde var, güzel görünüyor. kalınlığı o kadar abartı değil bence. dizaynına ve üzerine ne koyacağınıza bağlı.
beni üzerine full kitap konacak olması düşündürdü. iki tane uzun ve kalın dübelle duvara monte ediliyor. o kadar ağırlığı taşımayabilir, raf taşır, dübel de taşır da duvar taşır mı acaba?

  • halanne  (08.04.21 09:01:50) 
hemen aşağı yamuluyor fazla ağırlık koyunca falan.


  • denizmaniaherif  (08.04.21 09:05:03) 
Bunun şekli güzel ama o kadar kitabı taşımayabilir duvar da çok sağlam değilse. Alttan destekli olan raflardan almanızı tavsiye ederim.


  • roket adam  (08.04.21 11:07:30) 
ikea linkini açamadım ama lack'ın gizli montajlı altta L şeklinde destek aparatı olmayan modellerinden bahsediyorsunuz.

neden bu kadar kalın? 1- malzeme çok dandik. ince yaparsa mukavemeti olmaz. 2 - montaj aparatının kalınlığı zaten 2 cm falan. daha ince yapsalar, montaj aparatı rafın içine girmez.

bizde var aynısından. kesinlikle uzak durun. bir süre sonra eğilme - düşme ihtimali çok yüksek. biz altına ekstra destek yaptırdık.
  • co2s2  (08.04.21 11:53:18) 
[]

dvd sürücüsüz bilgisayara format atmak

sürücülüye defalarca attım da sürücüsüze nasıl atılıyor bilen var mı?

not: orijinal windows lisansım var.

edit: ekteki yerden yapmak tam anlamıyla format yerine geçiyor mu?

 
usb ile.www.youtube.com


  • papuayenigine02561  (30.03.21 22:28:36) 
soruya ek yaptım, resim ekledim yukarıya.


  • ahm1  (30.03.21 22:40:26) 
evet hocam format yerine gecer


  • nibba  (30.03.21 22:53:18) 
[]

Meme arıyorum

İsmi meme sanirim.

Bir ara birkac tane gormustum, hosuma da gitmisti. Bu tarz bir suru seye bakasim var.

Ornegin soyle bir sey: internet olmadigi zamanlarda yasamis unlu kisilerden biri bir facebook postu atiyor, salliyorum tesla bir sey diyor, edison onu begeniyor, altina da yorum yaziyor vs.

Cesitli sekillerde aradim ama bulamadim. Nasil aramak lazimdir ki?

İngilizceydi tabii.

 
  • buff  (27.03.21 00:42:42) 
  • kljgslsdkjsd  (27.03.21 00:43:12) 
Ne diye aratmam lazim ama?

Facebook post karl marx diye aratinca bir sey cikmiyor mesela.
  • ahm1  (27.03.21 00:51:15) 
what if historical figures had facebook

vs tarzı
  • aguen  (27.03.21 00:53:13) 
valla hem meme demişsin hem de ünlü, tarihsel kişiler vs.

www.reddit.com

çoğu post için tarih bilginizin "eh işte" olması lazım, yoksa keyif almayabilirsiniz.
  • tey tey  (27.03.21 13:44:26) 
[]

Yarın aciller kalabalık olur mu?

Babam kolunun ustune dustu, oynatamiyor, oynatinca cok agriyor. Yarin agri artarsa gitmeyi dusunuyoruz. İstanbul.




 
Gecmis olsun. Simdi gitseniz? Hem daha sakin olmaz mı gece. Ya kırık falansa. Niye ağrıyla beklesin ki. Hastaneler de riskli ama :/


  • i-pek  (20.03.21 23:27:42) 
geçmiş olsun, sizin gibi birisi daha sormuştu ve covid nedeniyle acillerin eskisi gibi yoğun olmadığını burada okumuştum. koluna gelince, yarın gidin, acilde röntgen çekerler ve durumu size anlatırlar. cerrahi müdahale gerektiren bir durumsa sizin yarın gidip de ne olduğunu öğrenmeniz daha doğru olur. pazartesi giderseniz, ameliyat olacaksa taa cumayı bulabilir falan. mesela gittiğiniz hastane servis dolu diyecek başka yere gönderecek, başka yer diğerine falan. benzer bir durum başımıza geldi ve ne kadar erken giderseniz o kadar iyi.


  • malheiros  (20.03.21 23:29:11) 
Cerrahi mudahale gerekli degildir diye dusunuyoruz ama simdi gitmeye de gerek yok, dururken agrimiyor. Dururken agrisaydi o zaman daha cok endiselenecektik. Tesekkurler.


  • ahm1  (20.03.21 23:32:54) 
Türkiye'de acillerin boş olması nadir bir olay. Boğazı ağrıyan acile gidiyor. Durumunuz acilse şimdi gidin.


  • dissendium  (20.03.21 23:34:53) 
Bence hemen gidin, hem boş olur hem de erken müdahale avantajınız olur. Yaş aldıkça kemk kalitesi düşüyor.


  • rastinon  (20.03.21 23:37:45) 
kırık olsa duramazsın tamamen uydurma bir şey. bence hemen gidin daha kötüleşmeden zaten yarından daha tenhadır şu saatte.


  • regina phalange  (20.03.21 23:40:22) 
Az önce, 2 hafta önceden verilen mr çekimi randevusuna götürdüm babamı. Acilden giriş yaptık. Bomboştu. Bence bu tip durumlarda acile gitmek için en uygun zaman gece.


  • scudman1  (20.03.21 23:40:59) 
birkaç sene evvel sık sık acile gitmem gerekiyordu. gecenin belli bir saatine kadar insanlar her bahaneyle geliyor fakat 12-1 gibi ve sonrasında neredeyse hiç kimse olmuyor. sanırım ufak tefek bahaneler için gelmek yerine uyuyor insanlar. bence de bu gece gidin kısacası.


  • duma duma dum  (20.03.21 23:58:58) 
Dururken ağrımaması kırık vs. olmadığı anlamına gelmeyebilir. Yakın zamanda yaşadığımız tecrübeye göre, doktor muayenesi sonrası film çekildi ve kırık çıkınca doktor bile şaşırdı. Mümkünse yarını beklemeyin.


  • tingen  (21.03.21 00:40:00) 
Gitmedik, bugun kendisini daha iyi hissediyor. Ters bir durum olmazsa gitmicez muhtemelen.


  • ahm1  (21.03.21 16:00:38) 
[]

Sesi bölme programı var mı?

Bilgisayari tv'ye baglayip uzat secenegini seciyoruz. Bilgisayarin basindaki kisi chrome'da veya oyunda takiliyor. Diger kisi de tv'deki ekrandan chrome araciligiyla bir seyler izlemek istiyor. Bilgisayardakine ses kulakliktan gelse, digerine de tv'den gelse? Bunu bir program araciligiyla yapabiliyor muyuz?




 
Aşağıdaki gibi bir usb ses kartı alarak bilgisayara tanıttıktan sonra diğer linkteki ayarlardan hangi programın hangi karta ses çıkışı vereceğini seçebilirsiniz.

amzn.to

www.howtogeek.com

Not:
@hedep'in de dediği gibi hdmi çıkışını zaten sanal bir kart olarak görüyor olabilir. 2. linkteki ayarlara bakın öncelikle.
  • faithless  (25.02.21 21:45:48 ~ 21:49:34) 
normalde bu iş için iki ses kartı lazım derdim ama hdmi ikinci digital output gördüğü için ses kartsız yapma olasılığı da var gibi sanki.

loopback tarzı bir sanal ses kartı programı ile yapma olasılığınız var hdmi output ikinci bir dijital output olduğundan dolayı fizksel.

iki farklı tarayıcı kullanarak chrome output hdmi opera output built in sound card diyerek.

teorik bir yanıt ama denemedim.
  • hedep  (25.02.21 21:46:27 ~ 21:47:04) 
@hedep: evet, tek tarayıcı ile olmayacağını düşünmüştüm ben de.

bence dediğinin olması lazım, yani bu çağda bu zor olmamalı, muhtemelen olur bu dediğin. WRC oyununu yükledim, bir tek o oyunda gördüm "ses şuradan çıksın" seçeneği var. orada mesela hoparlörü seçiyorum. sonra masaüstüne geliyorum sağ alttan tv'yi seçiyorum. olay halloluyordu o oyunu oynarken.
  • ahm1  (25.02.21 22:06:50) 
[]

vestel venus E3 batarya nereden bulabilirim?

gittigidiyor gibi yerlerde bir sürü satan yerler var ama insan güvenemiyor, çoğu çakma üründür.

acaba en güvenilir yer neresidir, orijinal almak istiyorum.


 
Olabiliyor. İntetnette onlarca insan vestel venus icin orijinal batarya mi stoklamis yani?

Ben birkac sene once piranha marka telefonun cakmasini bile gordum. Adamlar 1 megapiksel kamera koymuslar telefona.
  • ahm1  (23.02.21 21:52:14) 
[]

okyanus ortasında yaşamak nasıl bir şeydir?

mesela fiji, amerikan samoası, hawaii, yeni zelanda... buralarda (hele de yeni zelanda dışındakiler gibi, hem okyanusun ortasında olup hem de küçük bir kara parçasında) yaşamak acaba nasıl bir histir?

hawaii dışındakiler okyanusun tam ortasında değil evet ama onlar da ada ve en yakın büyük kara parçaları binlerce km uzaklarında. bir süredir bu olay çok ilgimi çekiyor. yani okyanusun ortasında yaşama psikolojisi, avrupa'dan, amerika'dan, afrika'dan, bütün kıtalardan çok uzakta yaşamanın hissi acaba nasıl bir histir?

haritadaki 1 numara: fiji, 2: hawaii

 
olağanüstüdür bence de. tüm ömür çekilmez ama kesinlikle birkaç ay ya da bir yıl falan deneyimlemek isterdim.


  • papuayenigine02561  (29.01.21 20:46:34) 
çok farklı olamaz.

global dünya.

avrupa ve amerikadan fiziksel olarak uzak olmak hiçbir şeyi değiştirmiyor.

bu ülkelerin kurumsal ve ekonomik dünyalarını yaşıyoruz dünyanın her yerinde.
  • AlsterWasser  (29.01.21 20:48:07 ~ 20:52:06) 
hocam gecen adini ilk kez duydugum bir ada var. tum ana karalara en uzak noktadaki yermis

ve uzerinde 250-300 kisi yasiyormus. cok izole ama bir sure sonra korkutucu bir sey, en yakin kara parcasina bir haftada falan gidiyorsun, o da gemiyle falan.

tristan da cunha


www.google.com!3m1!1e3!4m5!3m4!1s0x25a3b1a1af6dc9b:0x69ee2d95dc98aedb!8m2!3d-37.1052489!4d-12.2776838

buranin disinda senin de bahsettigin yerler ilk etapta fantastik gelse de biraz sikici yerler sanirim. ama yeni zelanda farkli uzak da olsa kocaman ulke en azindan saglik egitim vs gibi hizmetleri sinirsiz olarak alabilirsin
  • exlibris  (29.01.21 21:07:15 ~ 21:08:04) 
@exlibris: 300 kişinin yaşadığı yere de gidilmez ya. hem dediğim gibi uzak olmalı, hem de biraz gelişmiş olmalı. min 100 bin kişinin yaşadığı bir yer. fiji var işte. 880 bin kişi yazıyor. hawaii biraz fazla gelişmiş gibi, 1,5 milyon kişi yaşıyormuş. ama oranın da lost avantajı var :)

dediğin yer konum itibariyle çok iyiymiş ama gidip de köye yerleşmek istemem yani :) (yani yaşamak derken, hepsi hayal tabii de)
  • ahm1  (29.01.21 21:16:13 ~ 21:21:28) 
istanbulda adalarda yaşamanın bile başka ruh hali ve düzeni var. Keza bozcaada gökçeada da öyle, ilginç bir ada hissi mahrumiyet bölgesi hissi yaşanıyor


  • freebird5406_2  (29.01.21 21:34:03) 
Ankara'nın göbeğine tam 100 km mesafede bir köyde yaşayıp hayatında hiç kasabaya inmemiş bir kadın görmüştüm,
Köyünden ilk defa askere gitmek için çıkan çok kişi gördüm sonra.
Köyünün okyanus ortasında ya da 3 kıta ortasında olmasının kendisi için bir anlam ifade etmeyecek dünya kadar insan yaşıyor memlekette.
  • Mirket  (29.01.21 23:24:18) 
Mahrumiyet hissi arti 1


  • baldur2  (29.01.21 23:48:49) 
bence hiç birşey yapamayacaksın zaten en yakın kara 1000 km burada da yapılacaklar belli hissi ile huzur içerisinde yaşanır.


  • duyurukullanıcısı  (29.01.21 23:50:26) 
"Ada, hem bağımsızlığın, yani müstakil oluşun sembolüdür, hem de dört bir yanından sınırlı oluşun."


  • denizince  (30.01.21 00:24:14) 
[]

"barely"nin anlamı

ya şu "barely" kelimesini yıllardır görüyorum ama bir tam olarak oturtamadım. sözlük anlamında "ancak, zar zor, hemen hemen" yazıyor ama mesela "It’s barely imaginable" cümlesi nasıl çevirilir? "zar zor hayal edilebilir" şeklinde mi, türkçe'de biraz garip geliyor bu cümle bana (bu cümleye translate "Hayal bile edilemez" diyor)?

"barely legal" vardı mesela :) "hemen hemen yasal" demek mi?


 
Aynen öyle hemen hemen, sınırda, kıl payı anlamları var.


  • vanhad  (27.01.21 15:43:07) 
neredeyse hic anlamina geliyor.
almost never gibi dusun

  • baldur2  (27.01.21 15:45:48) 
çeviri yapmayacaksanız türkçe düşünmeyin zaten, ingilizce olarak oturtmaya çalışın. bir dildeki ifade başka dilde tuhaf gelebilir kulağa.

"barely imaginable" için söylediğiniz doğru evet, "hayal etmesi zor", "düşünmesi bile güç" gibi bir anlamı var. tabii bağlama da bağlı bu biraz. yani olumlu anlamda mı söylenmiş, olumsuz anlamda mı kullanılmış vs. türkçeye çevirisi veya türkçedeki karşılığı da buna göre değişebilir.

"barely legal" hemen hemen değil de "ucundan yasal" demek. mesela "uff kıza bak" dersin, kız 18 yaşına 20 gün önce girmiştir. bu şahıs işte "barely legal" oluyor mesela. bu örneği verdim çünkü bu ifadeyi hep cinsel içerikli bağlamda görüyorum ben jdfdkd. burada barely legal "daha yeni legal olmuş" anlamında.

yani genel olarak vanhad'ın dediği gibi kıl payı, sınır, hemen hemen anlamları var; bir şey "barely" ise gerçekleşmiştir ama ucu ucuna. barely legal mesela legaldir ama çok minik bir farkla legaldir. barely imaginable akla hayale gelmeyecek bir şey değildir ama tahayyül etmesi zordur. sen hakemsin diyelim, faul verdin, faul yapan oyuncu sana "i barely touched him!" demişse eğer rakibine dokunmuştur ama faul olacak kadar sert dokunmadığını söylemeye çalışıyordur. gibi gibi.
  • der meister  (27.01.21 16:02:53) 
hemen hemen degil. sinirin ustunde ama ancak, kil payi ustunde. yani barely imaginable dersen imagine edebilirsin ama anca demektir, barely legal'sa legaldir.


  • acan99670  (27.01.21 16:45:08) 
sabah bu kelimeyle bir kez daha karşılaşıp sözlüğe bakmıştım şimdi burada gördüm.. hep görüp unuttuğum bir kelime. benim de kafama yatmıyor.


  • tabudeviren  (27.01.21 17:20:33) 
Zar zor, ucu ucuna demek.


  • i ve been mistreated  (27.01.21 17:23:37) 
Cümle çevirisinde translate yanlış sonuç verebiliyor, aynı cümleyi sadece "barely imaginable" olarak yazınca "zar zor hayal edilebilir" diye çeviriyor bu kez.


  • mikro patlama  (27.01.21 20:47:13) 
zar zor demeye geldimdi ben de. bence en guzel karsiligi bu.


  • yoggi  (27.01.21 21:16:49) 
[]

başka bankadaki hesabıma fast yapmak

mesai saatleri dışında başka bankadaki hesabıma fast yapmayı denedim ama beceremedim ya, "para göndermek istediğin hesap, şu anki hesabın" hatası veriyor.

bunu deneyen/yapan var mı?


 
şöyle yapabilirsin.

bi ibanına telefonunu, diğer ibanına tcni ya da e-mailini tanımlarsan olabilir.

göndermek istediğin ibana kolay adres tanımlanmış olması gerek.
  • jelly bear  (20.01.21 14:04:16) 
bu olay bu kadar çetrefilli olmaması lazım ama ya. bence zamanla geliştirirler bunu. bu da ihtiyaç çünkü, insanlar kendi hesapları arasında da para gönderiyor.


  • ahm1  (20.01.21 14:06:43) 
[]

sinovac aşısı etki oranları

"Brezilya'da denemeleri yürüten Butantan Enstitüsü aşının etki oranının; orta ve ağır vakalarda yüzde 100, tedavi gerektiren hafif vakalarda ise yüzde 78 olduğunu açıkladı. Ancak, aşıdan sonra hastalığı çok hafif ve ayakta geçirenler de eklendiğinde aşının genel etkinlik oranı yüzde 50,8'e düşüyor."

orta ve ağır vakalarda yüzde 100 diyor. yani bu aşıyı olduğumuzda %100 ihtimalle hastalığı ağır geçirmeyeceğiz, en kötü ihtimalle hafif bir şekilde mi geçireceğiz?

e bu çok iyi bir şey değil mi? tabii ki biraz daha araştırma yapılması lazım, yaşlılar hakkında ne kadar araştırma var onu da bilmiyorum ama anne-babamız en kötü ihtimalle hastalığı hafif geçirecekse en sonda %50 yazmasının çok bir anlamı yok? aşı sonrası gezmeye tozmaya başlayabiliriz demek değil mi bu? (2. aşıdan sonra tabii)

 
gezme tozma kısmını bilemiyorum, ama oraya kadarki her şey gayet doğru. covid'den taburcu olduktan sonra uzun dönemli sıkıntılar çekenleri de hesaba katarsak bu aşı bu oranlarla bile çok iyi.


  • xiduyuru  (18.01.21 22:31:41) 
Aşı sağlıklı insana yapılmıyor mu? Ağır vakaya aşı yapınca nasıl iyileştiriyor? Ben anlamadım...


  • malheiros  (18.01.21 22:36:51) 
@malheiros: iyileşme diye bir şey yok. sağlıklı insana yapıyorlar, sonra o insanın hastalığı orta veya ağır olarak geçirmeme ihtimali yüzde 100 çıkmış.


  • ahm1  (18.01.21 22:42:32) 
net sayıları hatırlamamakla birlikte ağır vakalara karşı bahsettiğiniz %100 oranını ben de okudum fakat bu orana ulaşmak için kullanılan denek sayısı çok düşük. sanıyorum 7 kişi diye geçiyordu basında.

yani denek sayısı arttıkça bu oranın düşmesi çok olası.

konuyla ilgili nevşin mengü’nün son günlerde paylaştığı bir podcast var trend topic serisi altında, onu dinleyebilirsiniz.
  • ben de  (18.01.21 23:42:51) 
Hocam normal gribe dönecek bizim gibiller için bizim aşımızın iyi yönü yan etkisi daha az görülüyor gibi şimdilik çünkü diğer aşı kadar güçlü cevap oluşurmuyor bizim aşımız virüsün kendi parçalarının (antijenlerinin) parça parça aşıya konulması ile aşılıyor.Yani sanki vücudumuz ölü bir askerden düşmanı öğreniyor.
Alman şirketin aşısı ise mrna teknolojisi ile virüsün genomu bir hücreye enjekte ediliyor yani bir şekilde Vücudumuzda eğer virüs bir hücreye bulaşırsa ona nasıl saldırırsın onu öğretiyor virüsün tamamen kendisini öğreniyor yani sanki düşman askerini silahsızlandırmış ama sana o askerin kendisi üzerinden düşmanı tanıtıyor.
Düşmanı daha iyi tanıyorsun ama düşmanın kendisi daha çok olduğundan yanıt güçlü olduğu gibi yan etkisi de fazla .bir de şöyle bir durum var vücuda direkt enfeksiyon hücreye girdiğinde nasıl oluru öğettiği için coronakı birine yapılırsa antikorlar vücutta virüslü hücrelere saldırıp çok güçlğ yanıt verebilir deniyor.bunları hepsi teori 1 yıl sonra göreceğiz tam etkileri.ama görünene göre bizde ölümcüllük azalacak avrupada direkt bulaş olmayacak
  • birdposing  (18.01.21 23:48:14) 
Bu arada yanlislikla "anne-babamız en kötü ihtimalle hastalığı ağır geçirecekse" yazmisim, "en kotu ihtimalle hafif gecirecekse" olacakti o, duzelttim.


  • ahm1  (18.01.21 23:51:25) 
istenilen kitle bağışıklığını bu aşı sayesinde kazanılacak. bizimkiler biontech ve diğer aşıları kaçırınca zaman kazanmak adına (lojistik ve saklama koşullarını hazırlamak için) bu aşıyı yapma kararı aldı. bu sene sinovacla idare edip seneye büyük ihtimalle diğer aşılar isteyenlere yapılacak.

sadece beni düşündüren antikordan kaçan mutasyona tepki verebilecek miyiz...
  • false pretension  (19.01.21 00:25:43 ~ 00:26:01) 
[]

Şuna ceza veriliyor mu?

Arkadasla bir konu hakkinda konusuyorduk, ben de "salakliktan oturu ceza verilmesine karsiyim" dedim ama bir sey kafama takildi.

Diyelim arkadasla şakalaşıyoruz, kamera kayitlari da var. Cok net belli ki herhangi bir art niyet yok, gulerek, siritarak birbirimizle itisip kakisiyoruz, bogusuyoruz vs. Diyelim sonra ben hizli bir sekilde arkadasi itiyorum ve basini yere carpiyor ve ölüyor. Mahkemede arkadaslarimiz da "onlarin arasinda herhangi bir husumet yoktu, yani şaka yapiyorum ayagina öldürdügünü dusunmuyoruz. Uzun yillardir cok iyi arkadastilar" diyorlar.

Butun bunlara ragmen hapis cezasi yer mi bu kisi?

 
Ceza hukukunda 'taksir' kavramını arastirmani öneririm.


  • elorelia  (14.01.21 18:27:27) 
Evet, onu cok duyuyoruz da simdi bir ornek icin hukuk bolumu mezunu olamam diye dusunup bu basligi actim.

Belki bilen varsa yanitlar.
  • ahm1  (14.01.21 18:31:47) 
yargılanıp taksirle adam öldürmekten ceza alınır.


  • efruz  (14.01.21 18:41:06) 
Taksirle adam öldürme +1


  • himmet dayi  (14.01.21 20:43:54) 
Yer tabi ki, taksir var bilinçli taksir var taksirin çeşitleri çok.

Belki art niyet yok gibi görünüyor olabilir. Belki de böyle görünsün istenmiştir. Bunları bilemeyiz. Veya o ana kadar iyi arkadaşlardı, itişme sırasında adamın eli gözüne çarptı, canı yandığı için anlık refleksle öldürmüş olabilir.

Edit: Hatta bak şu epey ayrıntılı, hem hukuk mezunu olmana bile gerek yok;
barandogan.av.tr
  • infernalcadre  (15.01.21 00:32:27 ~ 00:33:38) 
bildiğim kadarıyla iki tane taksir var zaten.

1) taksirle kişiyi öldürmek: tırla köşeyi dönerken yanlışlıkla kör noktada bulunan yaşlı teyzeyi öldürmek.

2) bilinçli taksirle kişiyi öldürmek: arkadaşının kafasına kutu kola koyup silahla kutuyu vurmaya çalışırken arkadaşını öldürmek.

senin anlattığın örnek bence ikincisi.

edit: evet, hapis cezası alır.
  • makarnavodka  (15.01.21 01:10:57 ~ 01:13:32) 
Şoyle de bir sey var ama. Belki baska konu bu ama mesela kirmizida gecen bir yayayi ezersen (tabii ki kasten olmamak sartiyla) veya otobanin ortasina karsi kaldirima gecmeye calisan yayayi kazayla ezersen sen ceza almiyorsun diye biyorum. Tabii orada karsi taraf hatali, benim basliktaki ornegimde oyle bir sey yok.


  • ahm1  (15.01.21 01:31:11) 
Ama bu sacma degil mi ya? Tamamen kader kurbani oluyorsun. Boyleyse hepimiz bir gun sanssizlik eseri hapse girebiliriz.

Bakin su duruma dikkat cekiyorum: kisilerin aralarindaki mesajlara bakacaklar bir sorun yok. Taniklara soracaklar, butun taniklar aralari cok iyiydi hatta 2 gun once gorustuk, sarmas dolaslardi diyecekler. Kamera kayitlarina da bakacaklar, kimsenin yuz ifadesinde en ufak bir kotu niyet yok, sakalastiklari cok acik belli.

Butun bunlara ragmen nasil ceza verilebilir ki?
  • ahm1  (15.01.21 01:34:12) 
Bilinçli taksirle adam öldürme .

Burada ölüme sebep olan kişi sonucu istemese de önceden öngörebileceği için bilinçli taksirle adam öldürmeden ceza alır .
  • Bostan  (15.01.21 07:44:31) 
[]

Uber olayı

"Uygulamamız sarı taksilerle İstanbullular’a hizmet vermeye devam edecek."

şeklinde mail geldi. Eski siyah büyük araçlara izin vermedi mi devlet? :(


 
ayrıca taksiden ne farkı var şimdi bunun?


  • isveperver  (13.01.21 20:30:27) 
"şirkete bağlı taksi" gibi bir şey olacak herhalde.
siyah büyük araçlara izin verilmedi sanırım ama kesin ve resmi bir bilgim de yok.

  • blatta hiberna  (13.01.21 20:52:51) 
Daha önce de vito tarzı araçların yanı sıra sarı taksilerde de kullanılıyordu. Yalnızca sarı taksilerde kullanılınca bitaksi'den bir farkı olmayacak yani.


  • kakam gelmis olamaz mi  (13.01.21 21:34:47) 
Garip yani. Madem öyle reddedilseydi başvuruları.

"Hadi o zaman tekrar işe başlayın bari ama bizimkileri çok kızdırmayın, sarı taksi kullanın." olmuş.
  • ahm1  (13.01.21 21:35:55) 
taksiden farkı bitaksinin taksiden farkıyla aynı.uber bu alanda tektir.

uber mavi sanırım taksiyle gidiyordum zamanında. benim şoför bir yayaya küfür etti. ben o esnada bir şey yapmadım riske atmadım kendimi :D ubere şikayet ettim ve gerekeni yaptı. bitaksi veya sarı taksi federasyon dernek bu konuda napardı bilmiyorum mesela

siyah araçlar olsaydı keşke :( hiç kullanmadım
  • ShadowOfMoon  (14.01.21 09:50:45) 
[]

hes kodu eşleşmesini yapamıyorum (istanbul kart)

hes kodunu aldım, şu adresten eşleme yapmaya çalışıyorum: kisisellestirme.istanbulkart.istanbul

bilgileri dolduruyorum, onayla diyorum, "3 saniye içinde onaylanacak" diye bir yazı çıkıyor. geri sayıyor, 3 saniye doluyor, sayfa yenileniyor, sonra tekrar boş form gözüküyor ekranda. "form gitmiştir", "onaylanmıştır", "size iletilecektir" vs. gibi bir şey demiyor.

4-5 gün önce de denemiştim. yine aynısı oldu, sonra herhangi bir haber de gelmedi onaylandı vs. diye. muhtemelen eşleme olmadı.

ne yapacağız ya, sistem niye çalışmıyor?

 
Islemi yaptik 3 saniye icinde sayfa yenilenecek diyor. Merak etme bir sey olmaz :)


  • pietro  (11.01.21 17:53:53) 
[]

sırf goodreads'te puanı yüksek diye aldığınız

ve memnun olduğunuz kitap var mı?

açıkçası goodreads'te dolaşmaktan keyif alıyorum. karşıma alakalı olduğum konularla ilgili yüksek puanlı kitaplar gelince de onları alasım geliyor. bir kitap mesela 4,15, başka kitap mesela 420 kişi puanlamış ama puanı çok yüksek: 4,30. alasım geldi kitabı.

her ne kadar, örneğin lenin'in kitabının puanlanması bana garip gelse de mesela kitap lenin'in bile olsa, puanı 3,70 ise biraz önyargım oluşuyor kitap hakkında.

neyse işte böyle özetle. siz ne düşünüyorsunuz bu konular hakkında ve baştaki sorum hakkında?

 
Puanı yüksek diye aldım mı hatırlamıyorum ama tavsiyeler arasından çok almıştım.
Bir de goodreads ile ilgili unutulmaması gereken en önemli şey, kullanıcıların ağırlıklı olarak gençlerden oluştuğu. O yüzden young adult şeyler elbette diğer eski vs. kitapları dövebiliyor puanlarıyla.

  • whoosie  (06.01.21 16:37:58) 
olmadı.
goodreads'i sadece okuduğum kitapları listelemek için kullandım şimdiye kadar.
kitap seçmek için kullanmayı, hele puanına göre karar vermeyi hiç düşünmedim.
bir kitabı sevip sevmeyeceğimi kestirebilirim. iyi anlamda sürprizle karşılaşmayı da çok severim.

imdb puanını bir yönetmenin filmlerini elerken kullandığım çok olur ama.
çok sağlıklı olmadığını biliyorum ama şimdi baba 80 yıl yaşayıp 45 tane film çekmiş, ne yapabilirsin başka? bir yerden elemek lazım.

demek istediğim olabilir yani. yapanı yadırgamam.
  • filteria  (06.01.21 16:41:47) 
Goodreads in bana yaptigi recommendlerden bile kitap almisligim var. Ama burada puandan daha ziyade kitap hakkinda yazilanlarla yargiya variyorum. Yani puani yuksek, hmm bakayim o zaman deyip kitabi inceliyorum. Arkadaslarimin okuduklari kitaplari da mutlaka inceliyorum bilmedigim bir kitap ise


  • ala09  (06.01.21 16:43:32) 
Yok.
Goodreads'te takip ettiğim ve okuma zevkini bildiğim insanların değerlendirmeleri daha mühim. Ama okuyacağım kitabı oradaki puana bakıp seçmiyorum.

Fakat beni ekleyen insanlarla kitaplarımızı karşılaştırıyorum, benim hiç beğenmediğim kitaplara yüksek puan vermişlerse kabul etmiyorum :)
  • kobuzchu kiz  (06.01.21 16:44:43) 
benzer bir şeyler yapıyorum sanırım ben de, tam olarak aynı olmasa da. birkaç kitap arasında kalmışsam bakıyorum puanlarına mesela, ama sadece puanlara değil yorumlara da bakıyorum, çok yerenlerle çok övenleri karşılaştırıyorum kendimce.

ya da bir alandan tam ne okuyacağımı bilmiyorsam o alanla ilgili listelere bakıyorum bazen, yüksek puanlılardan seçmişliğim var. mesela büyülü gerçeklik arayışındaydım biraz, the invention of morel'e denk geldim puanı 4 üstü olan, e hadi bunu okuyayım dedim ve okuyup beğendim epeyce mesela. yani spesifik bir alanda arıyorsam ve alanı pek bilmiyorsam puana güvenerek hareket etmişliğim oldu.

düşük puan çok önyargı oluşturmuyor bende, zira puanı 4 altında olsa da benim okuyup çok beğendiğim kitaplar oluyor.
  • nimberjack  (06.01.21 17:45:17) 
filteria +1
Sadece okuma istatistiğimi tutmak için kullanıyorum. Genelde kitapların puanından okuduktan sonra goodreads'a eklerken haberdar oluyorum.

Genelde kitap seçiminde şöyle yapıyorum: aşina olduğum, sevdiğim yazarların yeni kitabı çıkmışsa alıyorum zaten.
Hiç okumadığım bir yazarsa konu ilgimi çok çekmişse yine alır okurum veya bazen sırf kitabın ismini çok beğendiğim için bile merak edip almışlığım vardır.
  • bir fincan kahve ile film izlemek  (06.01.21 19:05:43) 
Komunist manifesto nasil 3,59 ama ya, bunda bir yanlislik olmasi lazim :)

Şoyle de ilginc bir sey var. Das Kapital 3,86 olarak puanlanmis ama Capital vol 1, yine yakin sayida insan tarafindan oylanmasina ragmen 4,23 olarak puanlanmis.
  • ahm1  (07.01.21 00:10:03) 
[]

şunlar kim? (futbol sorusu)

ayaktakilerden: soldan üçüncü (ferguson mu ki bu ya?) ve sağdan ikinci (bununla ilgili hiç tahminim yok. sadece muhtemelen ingiliz diyebiliyorum).
alttakilerden: soldan ikinci (he bu puşkaş mı acaba? şimdi uyandım).



 
Soldan üçüncü Ferguson. Şu görsele gönderme var:
i.insider.com

premier ligde uzatmalar fergy time diye bilinir ferguson sayesinde.
  • himmet dayi  (05.01.21 23:54:33) 
wenger diyerek bahsi açıyorum


  • hunharca ben  (05.01.21 23:57:38) 
alttaki soldan ikinci bence de puskas. üst sağdan ikinciye ise ian rush diyesim geldi bıyıklarından dolayı ama bilemedim.


  • ravenclaw  (06.01.21 00:17:32) 
şapkalı lev yashin


  • nothing in my way  (06.01.21 00:26:27) 
O ferguson evet. Resmedildigi kiyafetin aynisini buldum: encrypted-tbn0.gstatic.com

@ravenclaw: Biyiklar Ian Rush'in biyiklarina benzemiyor acikcasi.
  • ahm1  (06.01.21 00:28:13) 
@nothing in my way: evet onu herkrs biliyor. Sormadik o yuzden.


  • ahm1  (06.01.21 00:29:13) 
Ayaktaki bıyıklıda kriket üniforması var sanki. Hem futbol hem kriket oynamış eski birisi olabilir.


  • bruce mclaren  (06.01.21 01:34:45) 
@bruce mclaren: evet, alttan uzun bir şey giymiş. bacağı gözükmüyor.


  • ahm1  (06.01.21 10:29:14) 
alttakiler dediğin gibi mağara adamı-puskas-maradona-ronaldo-messi


  • aziz dostum jack  (06.01.21 10:53:36) 
Cevabı direkt olarak kaynagindan yani yazarindan buldum;
mobile.twitter.com

Kısacası random bir victorian zamani futbolcu diyor. Belli bir kisi degil, herkes rahatlayabilir :)
  • logisticsmanager  (06.01.21 10:58:05) 
Pele -Cruyff - Ferguson - G. Best - Del Bosque - Lev Yashin



Magara adamı -Puskas - Maradona - C. Ronaldo - Messi

bence böyle, del bosque den emin değilim. en iyi tahminim o.
  • paranoyak kedi  (06.01.21 11:01:47 ~ 11:02:19) 
@paranoyak kedi; degil del bosque. Random bir victorian dönemi futbolcusu demis kitabın yazari Twitter'da.
Bu arada george best degil Beckenbauer.

  • logisticsmanager  (06.01.21 12:01:07) 
hocam tweeti sonrada ngördüm ama bana tip olarak del bosqueyi anımsatmıştı, besttense backenbauer daha mantıklı evet ama sac stilinden öyle düşündüm.

2 yaklaşık sonuc.
  • paranoyak kedi  (06.01.21 12:03:43) 
[]

hesap makinesiyle yüzde hesaplama

yahu eskiden 20x5 yapar, sonra da bölüye (yüzde işareti miydi yoksa?) basardık ve 20'nin yüzde 5'ini öğrenmiş olurduk. şimdi niye olmuyor? özellikle dijital hesap makinelerinde hiç olmuyor.

evet biliyorum alternatif olarak 20x0,05 yazabiliriz ama üstteki yazdığım daha rahat ve kestirmeydi.


 
20% yaparsan 20'nin yüzde birini verir. Yüzde kaçını bulmak istiyorsan çıkan sonucu çarparsın. 20'nin yüzde 5'i için 20%x5 yapman lazım.


  • Tochinoshin  (02.01.21 23:52:31) 
dijitalde olmadı (bilgisayardaki hesap makinesinde).

20% yapıyorum sıfır diyor.
  • ahm1  (03.01.21 00:00:14 ~ 00:00:27) 
20x5% =

şimdi hesap makinesiyle baktım böyle yapıyorum ben. Eşittir demem gerekiyor.
  • rodriguez2  (03.01.21 00:00:57) 
20x5 yap sonra yüze böl.

o yüzde işareti her uygulamada aybi calismiyor gibi... hic kullanmaya gerek yok.

AxB=C C÷100=A'nın %B'si
  • batlegolas  (03.01.21 04:07:12) 
muhasebe mesleğine başladığımdan beri, yani 20 yıldır onlarca hesap makinesi kullandım. daha bir tane bile farklı çalışanını görmedim. yüzde fonksiyonu da en çok kullandığım fonksiyondur.

20x5% yaparsanız 20'nin %5'ini bulursunuz. bunun istisnası yok, olamaz. var diyorsanız, kullandığınız şey hesap makinesi değil, kendini hesap makinesi sanan oyuncak falandır.

5 ile çarpıp 100'e bölmek veya 0,05 ile çarpmak aynı sonucu vermekle birlikte, hadi çıkan sonucu da üstüne ekle derseniz ekleyemez, veya içinden düşemezsiniz.

yani 150 liradan %8,36 indirim yapınca kaç lira kalır bunu hesaplayamazsınız. 2-3 ayrı işlem yapmanız, ya da ayrıca kağıt kalem kullanmanız lazım. oysa % kullanarak 150 x 8,36 % - = dersiniz, hop diye sonucu alırsınız. + = derseniz de 150 liranın üstüne %8,36'sını eklersiniz.
  • kibritsuyu  (03.01.21 06:11:12 ~ 06:40:12) 
[]

Thera-band hakkında sorular

Birkaç sene önce doktorun tavsiyesiyle thera-band almıştım ama o şimdi koptu (dandikmiş de sanırım, neyse). Kırmızı (yani aslında pembeye daha çok benziyor) renk, Marika marka ve üzerinde "Light" yazıyor. Ama internette baktığımda kırmızı rengin karşısında "Orta sertlik" yazıyor hep.

Şimdi ben ne yapsam? "Kırmızıysa kırmızıdır, Light yazmasını falan boşver, kırmızı bir tane sipariş et." mi desem kendi kendime? Yani bu üretenler küçük yazıyı yanlış basmışlardır belki? Asıl önemli olan bandın rengi gibi. O yüzden belki renginin sertlik derecesi doğrudur dedim.

Bir de bu bantı internetten alacağım ama nereden alsam? Güvenilir, bilindik bir yerden alsam iyi olur.

 
thera-band orjinal markanın ismi. sizdeki orjinal olmadığı için thera-band renkleriyle karşılaştırmanız doğru olmayabilir. sizdeki markanın renklerini karşılaştırmak için internet sitesi vb. referansınız yoksa üzerinde yazanı dikkate alın.

kullandığım gri thera-band 7 yıl sonra kopmuştu.
  • qaram  (01.01.21 23:08:52) 
İnternette simdi arattigimda marika marka pembelerin ustunde light yaziyor ama grinin ustunde light yazan da buldum: www.google.com

Neyse o zaman light ise light'tir diyelim ama peki hangi rengini alacagim theraband'in? En light olan tan rengini mi: www.google.com
  • ahm1  (01.01.21 23:30:35) 
işlev kaybınız yoksa ve alışkanlığınıza güveniyorsanız sarıya geçin sorun yaratacak dirençler değil.


  • qaram  (01.01.21 23:37:24) 
Sirt ve omuz agrilarimi gecirmek icin calisacagim. O yuzden korkuyorum sert yaparsam agrilarim daha da artar diye ama sari da en hafif 2. bantmis aslinda, bilemedim.


  • ahm1  (02.01.21 00:22:32) 
[]

Maclarin gollerini nereden izleyebiliriz (avrupa maclari)?

Flashscore.com'da bir mactagol olduktan 3-5 dk sonra golun goruntusunu koyuyorlardi senelerdir. Ne olduysa birkac haftadir bunu kaldirdilar.

Bayagi iyiydi, Turklerin veya merak ettigim adamlarin attigi gollere bakiyordum.

Bunun gibi hizmet veren bir site var mi?

 
Ben ingiliz ipsi kullanip youtube'dan izliyorum. Her ligin resmi yayincisinin youtube kanali var: Bt sport, Seri A, Sky Sports Football, Bundesliga, Laliga, Ligue 1 Uber Eats.Yani ingiliz adam aciyor youtubeunu ozetini izliyor mis gibi her ligin. Yayinci kurulus dediginin youtube kanali olur, bizim Beinin youtube kanali bile yok, adam bizden goruntu sakliyor:) Yonetiminde kim varsa aldigi para haram olsun bu arada.


  • neverletyougodown  (24.12.20 01:02:39 ~ 01:03:48) 
O da guzelmis ama flashscore baskaydi. Mesela bugun burak yilmaz gol atti. Macin bitmesini, ozetin yapilip yuklenmesini beklemeden, ozet icinde golu aramaya gerek kalmadan golden birkac dk sonra flashscore'a giriyordum, burak'in golune tikliyordum. 30-40 saniyelik bir video oluyordu, onu izliyordum, cikiyordum. Mis gibiydi ama senelerdir olan seye simdi mi dava vs acildi da kaldirdilar anlamadim.

Benim kullandigim ucretsiz vpn'de ingiltere yok da almanya ip'si var sanirim.
  • ahm1  (24.12.20 01:05:46) 
@ahm1 gene dedigim youtube kanallarina bakin yine de, almanyada da acik olabilir cogu. Istediginiz gibi mac bitmeden parca parca kisimlar olmuyor. Macin bitmesi lazim. Sky Sports Football mac biter bitmez hizla koyuyor ozeti bazilari daha yavas falan. Benim isimi goruyor youtube'da duzen icinde en azindan. Zaten sadece Turkleri takip ediyorum diger turlu ciddi zaman ayirmak gerekiyor


  • neverletyougodown  (24.12.20 01:15:55 ~ 01:17:18) 
r/soccer.


  • bruce mclaren  (24.12.20 06:20:24) 
[]

Telefon icin masa oyunu onerisi

Satranc uygulamasi lichess'i indirdim. Gayet guzel, kaliteli, hosuma gitti.

Peki bu tip baska ne oyunlar onerirsiniz? Online oynamalik tabii.

Turkiye'de cok bilinmeyen oyunlar da onerirseniz cok sevinirim.

 
seversen hearthstone. ya da soccer stars


  • six packsiz  (23.12.20 01:36:42) 
Catan, carcassone


  • freebird5406_2  (23.12.20 01:48:16) 
Masa oyunu değil ama Brain it on


  • kaset  (23.12.20 02:26:08) 
risk


  • €xpolerer  (23.12.20 12:49:17) 
Star Realms


  • cleric  (23.12.20 13:01:04) 
[]

şu kalemin refill'i var mı? (scrikss)

şu kalemden aldım: www.idefix.com

içindeki mürekkepte "scrikss medium" yazıyor. internette aratıyorum ama "scrikss D1", "scrikss 701" gibi şeyler çıkıyor. ben anlamadım ki bu kalemin refill'i var mı, varsa da hangisi.

bir bilen cevaplayabilir mi?

şu çıkıyor mesela: www.sarfmarket.com.tr

benimki medium ama kısa değil galiba. bir de benimkinin ucu uzun ve daha ince. yani ayrı gibi gözüküyor, hepsi tek parça gibi gözükmüyor. şöyle yani: www.sarfmarket.com.tr

 
hocam aldım dediğiniz kalem uçlu kalem. doğru link verdiğinize emin misiniz?


  • shadowfollower  (21.12.20 21:18:19) 
@shadowfollower +1 , paylaştığınız kalem; "0,7 uçlu basmalı kalem"


  • cursor  (21.12.20 21:22:10) 
aşağıdaki linkteki kalem ise g2 refill olarak geçiyor.

www.scrikss.com.tr
  • shadowfollower  (21.12.20 21:23:21) 
Linki duzelttim. Yanlislikla ayni modelin versatilini koymusum.

Aldigim bu: www.idefix.com
  • ahm1  (21.12.20 21:34:45) 
aşağıdaki mavi veya siyah işinizi görür.

urun.n11.com
urun.n11.com
  • shadowfollower  (21.12.20 22:08:18) 
@shadowfollower: tesekkurler.

Blister ne peki? Tip olarak benimkine cok benziyor ama niye bir yerde G2 bilmem ne yazarken baska yerde Blister yaziyor anlamadim. Bu blister'ler de benimkine uyar mi yani simdi?
  • ahm1  (21.12.20 22:12:31) 
[]

şaka mı bu (covid'in mutasyona uğraması)!

www.bbc.com

ingiltere'den sonra güney afrika'da da mutasyona uğramış covid. ikisi birbirinden bağımsız yani.

ne yapacağız biz ya? ne güzel aşı geliyor diyorduk, şimdi ömür boyu covid ile mi uğraşacağız, bütün anne babalarımızı kaybedene kadar sürekli korona olup iyileşecek miyiz nedir bu olay?

5-6 aydır hiçbir korona haberlerine bakmıyordum, strese üzüntüye girmiyordum. bu yeni mutasyonlarla beraber yine başa döneceğiz galiba haber takip etmede.

 
Maalesef, keşke şaka olsa ama tüm gün okuduğum kadarıyla 2021'de çok daha sıkıntılı zamanlar bizi bekliyor. Umarım yanılırız fakat gidişat iyi değil.

Kaldı ki aşının da mutasyona uğramış virüs karşısında etkili olup olmayacağı belli değil.
  • bir fincan kahve ile film izlemek  (20.12.20 23:44:47 ~ 23:45:20) 
hiç anlamam ama ilk duyduğumda bi darlandım tüm akşam, çok canım sıkıldı. özellikle kapanmanın etkisini çok kötü tatmış biri olarak bir sene daha böyle gidecek olması elimi ayağımı titretti valla.

ama okuduklarım söylenenlerden anladığım kadarıyla, daha önce de çok kez mutasyon geçirmiş virüs ve zannettiğimiz kadar ciddi bir durum yok, bu sefer neden bu kadar olay oldu bilmiyorum belki paniktir.

not : almanya sağlık bakanlığı normal aşıların, mutasyona uğramış virüslerde de etkili olduğunu paylaştı bu akşam. kaynak = twitter.com
  • avatar is back  (20.12.20 23:50:04) 
şimdilik sakin kalmakta fayda var.

bu biraz daha ciddi görünüyor ama daha önce çok sık yapıldı bu tarz "covid mutasyona uğramış" haberleri.

virüs zaten mutasyona uğrar, normal şartlarda bunda problem yok. daha tehlikeli hale gelmesi veya aşının etki etmeyeceği bir hale gelmesi sorun olur. bunun olup olmadığı da bilinmiyor henüz. hatta aşıyı etkilemeyeceği düşünülüyor. yalnız burada şöyle bir sorun var: virüs bulaşmaya devam ettiği sürece mutasyona uğrayacak. bu yüzden halkın %60-70'i aşılanmışken bile eğer virüs bulaşıyorsa her şeyin tekrar başa dönmesi ihtimali söz konusu çünkü mevcut aşıları etkisiz hale getiren bir mutasyon herkesin yine risk altında olması demek.

ben son şansım, bir daha yapamam, en yakın arkadaşım da burda diye bir cesaret borç harç toplayıp letonya'ya erasmus'a gelmiştim. geldiğimde burada vaka yoktu neredeyse.

artık kafayı yemek üzereyim. okul falan zaten çöp oldu gitti, akademik açıdan hiçbir beklentim yoktu. sadece "umarım ocak sonuna kadar açlıktan ölmem ve uçak bileti parası bulabilirim, uçuşum iptal olmadan sağ salim türkiye'ye dönebilirim" diyorum artık. vallahi yıldım. bu pandemide hiçbir yakınını kaybetmemiş, işinden vs. olmamış birisi olarak belki şımarıklık ediyorum ama ben gerçekten psikolojik olarak dayanamıyorum artık. zaten asosyal, salak bir heriftim şimdi her şeyin zorla kapanmış olması bana çok koyuyor. eskiden hiç değilse okula gidicem diye evden çıkıyordum, iyi kötü 1-2 insanla sohbet ediyorduk, şimdi her şey bitti manyak oldum açık havaya çıkınca vücudum tepki vermeye başladı yeter ya.
  • der meister  (20.12.20 23:55:04) 
hep mutasyona uğruyor. bulaşıcılık artarken öldürücülük düşüyor. ben değil virologlar diyor bunu. aşıya şimdilik bir etkisi olmadığı söyleniyor(aşı işe yarıyor yani). hemen karaları bağlamamak lazım. önümüzdeki ocak ayında yine bir mutasyon haberi duyarız çünkü ayda en az 2 kere mutasyon geçiren bir virusten bahsediyoruz. haberi yapılan bir önceki mutasyon da (d614g) bulaşıcılığı arttıran cinstendi.


  • false pretension  (20.12.20 23:55:20 ~ 23:56:02) 
Birileri böyle istiyor. Yıllar önce kurgulanmış ve aslında savaştan başka bir şey değil bu.
Kilit adamlardan ve bu işin sözcülüğünü yapanlardan biri bu habere bakın :
www.bbc.com
Tohum konusuna da el attığı haberler vardı bir ara.

Her halde bu daha normal günlerimiz. Sıradaki felaketler virüsten salgından çok daha başka şeyler de olabilir.
  • Erva  (20.12.20 23:59:35) 
Ilk mutasyonu değil, 2 dakika google yazsaniz goreceksiniz zaten aylardir cikan haberleri.

Sakin kalmakta ve komplo teoristlerine kulak asmamakta fayda var. Birak eğlensinler, Avrupa'daki komplocu baska diyor müslüman ülkedeki farkli diyor, hepsi birbirinden komik.
  • logisticsmanager  (21.12.20 00:06:41) 
şu adamın söylediklerini bi okuyun güzel bir flood paylaşmış konu hakkında. çok teknik gelebilir ama gayet anlaşılabilir bir şekilde anlatıyor.

twitter.com
  • false pretension  (21.12.20 00:08:37) 
@logisticsmanager,

ilk mutasyon değil elbette ama ben daha önce herhangi bir mutasyon için uluslararası uçuşların durdurulduğunu ve bir ülkenin tecrit edildiğini hatırlamıyorum... bi' danimarka'daki için olmuştu, onda da vizonları itlaf ettiler zaten.

mutasyonun neye yol açabileceği konusunda bir şey söyleyemem standart bir vatandaş olarak ama işin apar topar tüm sınırların kapatılmasına kadar gitmesi bana ürkütücü geliyor. herhangi bir mutasyon olsaydı bunu yapmazlardı. umarım "hmmm neymiş bu" diye bakmak için kapatmışlardır da "he bi şey olmaz bundan tamam" deyip geri açarlar.
  • der meister  (21.12.20 00:25:51) 
@der meister; buradan isin uzmani kisilerin aciklamalarina bakabilirsin;
www.sciencemediacentre.org

Kısacası biz normal insanlarin pek anlayacagi seyler degil bunlar ama su an brexit vs ab olarak sinirlarin kapatilmasi falan bana birazcik da siyasi olabilir gibi geliyor.

Neyse, açıkçası ülkelerin ilk günkü gibi "amaaan" demek yerine daha proaktif olması öğrendiklerini gosteriyor. Bir sey cikip çıkmayacağı belirsiz ama yandik bittik demek icin daha zaman oldugunu düşünüyorum.
  • logisticsmanager  (21.12.20 00:57:24) 
[]

Kendi kendine C vitamini almak

Gerci sanirim bircok insan kafasina gore C vitamini aliyor ama ben yine de sorumu sorayim: evdeki ilac kutusunu karistirirken iki sise C vitamini buldum. SKT'si yaklasiyor. Ben bunlari kafama gore alip hepsini bitirsem bir sey olur mu? Gunde 1 tane mi alayim?




 
günde 1 iyi.
suyla alınan vitaminler vücutta tutulmuyor zaten, zararı yoka ama fazlası faydasız, çişle atılıyor.
gece değil gündüz almaya çalışın ki böbrekler falan yorulmasın.
  • jimjim  (20.12.20 02:51:36) 
internetten prospektüsüne bak, fazlasının zararı olmaz idrarla atılır ama içinde başka kimyasallar varsa fazla doz dokunabilir.


  • killerbee  (20.12.20 03:19:08) 
Youtube sinan canan vitaminler ise yarıyor mu? Kısa cevap, bi halta yaramıyorlar.


  • luluki  (20.12.20 08:06:57) 
İçeriği sağlamsa günde 200 mg'a kadar kullanarak kutuları bitirmenizin sakıncası yok. Diyetinizde taze sebze/meyve fazla değilse "ek" faydası dahi olur.


  • qaram  (20.12.20 11:11:04) 
Kaç mg? Siz kaç kilosunuz?


  • fever  (20.12.20 13:30:33) 
@fever: 600/200 mg yaziyor kutuda. Ne demekse.

Kilom 68
  • ahm1  (20.12.20 18:56:49) 
[]

bir kablolu kulaklığın 80 lira olması

3-4 sene önce (tabii bu, fiyatların katlanması için türkiye'de çok uzun bir süre ama) gidip bir kitapçıdan sony marka kablolu kulaklık almıştım. yani öyle indirimli fiyattan internetten falan da almamıştım. 20-23 lira arası bir şeydi diye hatırlıyorum.

şu anda baktığımda aynı (sanırım, en düşük fiyatlı sony kulaklığı bu) kulaklığın indirimsiz fiyatı 79 lira: www.idefix.com

4 sene önceki dolar kuruna bakıyorum: 3,50. yani dolar 4 senede 2,2 katına çıkmış ama bu kulaklığın fiyatı 4 katına çıkmış.

nasıl oluyor? ekstra vergi mi geldi bu ürünlere?

şu kulaklığı alırken bile düşünüyoruz işe bak ya. neyse, çok moral bozucu şeyler yazmayalım lütfen. zaten hepimiz ne durumda olduğumuzu biliyoruz.

yeni yıl zammı da gelmemiş olabilir bu arada, bilemiyorum yeni yılda zam gelecek mi bu ürüne, geldi mi. belki de 100 lira olacak bu kulaklık.

 
amazon.com'da 9-10 $ civarında fiyatı, yani şu anki ₺ fiyatı uçuk değil gibi.
bu arada yıllar içerisindeki fiyat grafiği de şurada var:
pricespy.co.nz
web sitesinin nereleri referans aldığına dikkat etmedim tam olarak, ama her yıl 7$ civarını görecek kadar bir düşüş olmuş fiyatlarda, belki de siz alırken o fiyata denk geldiniz.
  • gkhncnzdgn  (15.12.20 15:47:14) 
Son zamanlarda kulaklık/mikrofon ve webcam fiyatları uzaktan eğitim yüzünden fırladı sanırım. Talep patladı çok kısa bir sürede.

Aynı şeyi ben de düşünüyordum, 3-5 yıl önce gayet kaliteli Philips marka bir headseti 25 liraya almıştım ya. Geçen bir sorun oldu yenisine bakayım dedim 5 dakika sonra kendimi eski Philips'e sıkı sıkı sarılırken buldum. Allah belasını versin böyle işin
  • panzerkampfwagen iv  (15.12.20 15:48:33 ~ 15:49:38) 
@panzerkampfwagen iv: ben de kulaklığı kaybettim. "neyse ya alırız bir tane kulaklık, 20-30 lira bir şeydir." dedim. şu fiyatı görünce "nasıl kaybettim ben onu" diyorum şimdi :)


  • ahm1  (15.12.20 16:54:29) 
Kesinlikle böyle bir durum var. 20-30 tl ye Sony veya philips marka pek iyi olmasa da idare eden kulaklık alabiliyorduk. Ama şimdi bu markaların en ucuz modelleri dahi 80-100 tl civarı.


  • playing star again  (15.12.20 17:39:01) 
vergi değil ki sadece. o kulaklığın buraya getirilip sana ulaşmasına kadar geçen her aşamadaki maliyet artışı ve bu ülkede hayatımızı sürdürebilmemizin her geçen gün domino etkisiyle artan bedeli. her şey dahil o kulaklığın fiyatının dörde katlanışına.


  • not dark yet  (15.12.20 20:06:20 ~ 20:17:12) 
maliyetler de arttı. elektrik su kira maaş vb. e hepsi fiyata yansıyor tabi bunların


  • argent dawn  (15.12.20 21:09:13) 
@kobuzchu kiz: sizinki daha feciymis ya.


  • ahm1  (15.12.20 23:41:53) 
Kur+Vergi+maliyet artisi+home office vs sebebiyle talep patlamasi.

Biz ofise almak istedik resmen yetişmedi kulaklik.
  • logisticsmanager  (16.12.20 00:58:14) 
[]

Muhabbet kuşu, altın kolyeye zarar verebilir mi?

Şoyle ki muhabbet kusumuz, annemin altin kolye ve kupesiyle oynamayi cok seviyor. Biz de biraz korkuyoruz acaba kemire kemire kirar mi veya buker mi veya baska bir zarar verebilir mi diye. Altini kirabilir mi acaba ya?




 
Evet zinciri bükebilir veya kopartabilir. Üzerinde taş varsa dökülebilir.


  • EasyTiger  (14.12.20 22:51:14) 
Kırabilir.


  • playing star again  (14.12.20 22:56:03) 
Eyvah. İyi bari simdiye kadar bir sey olmadi.

Kovalamaya da gonlum elvermiyor ama mecburen kovalayacagiz.
  • ahm1  (14.12.20 23:01:21) 
bir çok kuş çeşidi, parlak, altın, gümüş gibi şeyleri taşır, saklar. oynar.


  • ankarakecisi  (14.12.20 23:31:20) 
İncik boncuk kemirmeyi çok severler pullu yapıştırmalı tişörtlerimi şapkalarımı mahvetmişliği var dikkat etmek lazım


  • eatpraylaw  (14.12.20 23:57:04) 
[]

Spor ayakkabıyı hayata döndürmek

Yaklaşık 3 senelik, Adidas marka spor ayakkabım var. 3 sene önce satın aldım ama 2 sene giymişimdir. Arada hep havalandırdım veya kullanmadım vs.

Şimdi bu arkadaş aslında giyilebilir durumda. Sadece birkaç süngeri koptu çıktı, bunun da giyim konforuna pek bir etkisi yok ama işte gelin görün ki çok kokuyor bu ayakkabı. Ne yaptıysam olmadı. 1-2 ay balkonda havalandırdım. İçine karbonat döküp havalandırdım. Yetmedi, çamaşır ipine astım iyice hava gelsin diye (bizim balkon yarı kapalı da) ama bana mısın demedi, koku gitmedi. Biraz azaldı, sonra hemen eski kokusu geldi.

Dediğim gibi, ayakkabı giyilebilir durumda. 1 sene daha giyerim ama sırf kokusu yüzünden çöpe gitsin istemiyorum güzelim ayakkabı. Ne diyorsunuz, hayata döner mi bu arkadaş? Nasıl döner? :/

 
elden yıkama veya soğuk suda çamaşır makinesine atmayı deneyebilirsiniz.


  • emininsel  (14.12.20 13:07:33) 
silmekle olmaz yıkanması lazım, süngerleri iyice çıkabilir tabii ama her türlü yıkayıp kalorifer üzerinde 1-2 gün beklemesi lazım kuruması için.


  • anarsika  (14.12.20 13:08:51) 
Bence son olarak makinenin elde yıkama programında yıkayıp. Kalorifer peteği yanında kurutun. Koku hala geçmemiş ise maalesef ki çöp ayakkabi:(


  • secretname  (14.12.20 13:11:13) 
Hızlı kurutma da önemli makinenin yıkama işlemi bittikten sonra ekstra sıkma işlemine atıp kurutmayi bir nebze kısaltmis olursunuz.


  • secretname  (14.12.20 13:14:29) 
(bkz: lostra)


  • veritaslibertas  (14.12.20 13:15:22) 
Şimdi hatırladım. Ayakkabıya küvetin içinde uzunca bir süre su tutmuştum yazın. Sonra balkonda kurutmuştum ama kokusu gitmemişti. Hatta sanki içindeki koku dışına da geçmiş gibiydi :) Ama sabun sürmemiştim.


  • ahm1  (14.12.20 13:35:18 ~ 13:35:29) 
Bir gün baya bir yağmura yakalanmıştım afedersin donuma kadar ıslanmıştım ve ayakkabımın içi su dolmuştu ve çoook iğrenç kokuyordu. giyilmeyecek durumdaydı ayakkabım üstelik 1 senelik bile değildi.

baya araştırmıştım ne yapabilirim diye. İşe yarayan reçeteyi yazayım size de.

Tea Tree Oil (Çay Ağacı Yağı) bir kaç damla ayakkabının içine damlatın. Elinizi korkak alıştırmayın baya ayakkabının içine damıtın (15-20 damla ayakkabı başına makuldur).

Sonra ayakkabınızı bir torbaya koyun ve torbayla sarın. Bunu buzluğa atın ve 24 saat beklesin orada.

Çözülmesi için ayakkabıyı ertesi gün çıkarın. Kokudan eser kalmayacak göreceksiniz. Bende işe yaramıştı en azından. Umarım sizde de yarar.
  • elektr10  (14.12.20 15:37:33) 
Eczaneden borik asit alın. İçine dökün, torbaya koyup ağzını bağlayın 2 gün bekletin.


  • komando kani var bende  (14.12.20 15:58:29) 
[]

masaüstü kalemlik bulamıyorum

idefix, dr gibi bilindik sitelerde masaüstü kalemlik bulamıyorum. kalemlik diye aratınca küçükken okula giderken kullandığımız kalem kutuları çıkıyor karşıma ya da sadece bir tane, en basit bir kalemlik çıkıyor şöyle: www.dr.com.tr

nereden alıyoruz masaüstü kalemlikleri?


 
bu tarz bir şey mi bakıyorsunuz? (git: www.hepsiburada.com


  • korhaydut  (10.12.20 21:47:38) 
o çok teferruatlıymış. sadece kalem koymalık bir şey arıyorum.

yani aslında attığım linkteki gibi bir şey arıyorum ama tasarımın biraz daha güzel olması lazım.
  • ahm1  (10.12.20 21:49:09) 
Ofis kalemlik diye aratınca böyle şeyler çıktı:

urun.n11.com
  • epistemic_regress  (10.12.20 22:00:24) 
Bu da teklisi:

urun.n11.com
  • epistemic_regress  (10.12.20 22:01:30) 
kırtasiyeden, metromarketten vs. bulabilirsiniz.


  • naksidil  (10.12.20 22:39:02) 
sevmediginiz ya da hediye gelmis suslu coffee mug'lari kalemlik olarak kullanabilirsiniz. ya da sirf bu amacla mug alabilirsiniz. banyolara konulan dis fircaliklari da kalemlik olabiliyor. illa kalemlik diye aramazsaniz secenekleriniz cogalir.


  • kurbanlik koyun  (10.12.20 22:53:28) 
Seramik masa üstü kalemlik diye aratıp görsellere bakınca daha güzel kalemlikler çıkıyor.


  • pro9it9is9  (10.12.20 22:58:37) 
ikeanınki güzel

www.ikea.com.tr
  • xrated  (10.12.20 23:11:08 ~ 23:11:51) 
Kurbanlık koyun+1. Ben bildiğiniz saksı kullanıyorum. Küçüklerden iki tane metal. Hem görünüşü güzel hem işlevselliği yerinde.
www.google.com
Ekleme: Sizin gibi basit ama şık arıyordum. En yakın bu paylaştığım gibi bulabildim.
  • mor bembombom  (11.12.20 12:00:21 ~ 12:24:15) 
[]

kurtlar vadisi nasıl bitiyor?

sadece 12-13 yaşlarında 2-3 sezon izlemiş biri olarak bir yerden aklıma geldi ve bu polat'ın mafyayı bitirip bitirmediği aklıma takıldı. mafyaya girerkenki amacı buydu çünkü ama köprünün altından yüzlerce bölüm aktı tabii.

nasıl bitiyor kısaca?


 
Polat mafyayı çökertiyor. Sonra polat'ın devlet için çalıştığı ortaya çıkıyor. mahkemeye çıkıyorlar. Ben ne yaptıysam vatan için yaptım falan derken salıyorlar bunları. Sonra mafya bitince ne kaldı? iş adamları kaldı. İş adamlarının arasına girip onları da eh işte bitiriyorlar gibi olurken, işin içine devletin yozlaşmış adamları giriyor. Devletten kovulmuş, devleti ele geçirmek isteyen adamlar falan. En meşhuru iskender büyük <3 bu iskender büyük ölüyor, bir başka yine devlet içinde devlet adamları geliyor. bunlar bir bir ölüyorlar. 4-5 tane var böyle gelen.

ennn sonra işin içine üzerimize oyun oynayan yabancı devletler giriyor. polat ve yeniden canlandırdığı kamu güvenli teşkilatı örgütüyle bunlara dur diyor. Ama uzun sürüyor bu muhabbetler. öyle hemen bitmiyorlar. O sıra ihtiyarlar denilen gizli bir türk oluşumu var. Polat'a görev falan veriyorlardı. O oluşumun liderine ak sakallı diyorlar. Polat, ilerleyen bölümlerde ak sakallı oluyor. Yani oluşumun başına geçiyor. Ama saklanıyor bir süre, çoğu kişi bilmiyor bunu. Akif denilen bir başkası da kgb'nin başına geçiyor.

işte amerikalılarla çatışma cart curt derken. Gizemli bir asa varmış. illuminati için önemli bir asa. O asayı bulmak için, illuminati gölge isimli bir paralı asker liderini tutuyorlar. Adamın amacı asayı bulup, illuminatiye girmek. Asa da kgb'nin üssünde saklanıyor. Gölge ve ekibi kgb üssünü basıp, herkesi öldürüyor. bir polat ve kazma cahit kalıyorlar. kazma cahit ve polat bir süre uğraştıktan sonra gölge ve diğer üst düzey illuminaticileri öldürüyor, sonra kgb üyelerinin gömüldüğü mezarlığa gidip dua okuyorlar. böyle bitiyor.
  • eazy  (10.12.20 20:29:48 ~ 20:31:28) 
@eazy devamı olan "pusu"yu da anlatmış, ama KV mahkeme sahneleri ile bitiyor. Vaktin yoksa mahkeme sahneleri izle youtubedan.


  • John Bloor  (11.12.20 10:14:51) 
[]

Tosla'da iade edilen parayı çekmek

Bir kampanya kapsaminda 25 lira iade geldi. Kampanya sayfasina şoyle yaziyor: "Ödül yüklemeleri harcanmadığı takdirde Ocak ayının ikinci haftası geri alınacak."

Hesap 30 lira oldu. Merak ettim cekilebiliyor mu diye ve 30 lirayi cektim. İs bankasi hesabima cekecegim icin henuz yatmadi hesabima ama bir uyari da vermedi, muhtemelen yarin yatar. Peki benim bunu yapmam yasak mi?

Şoyle şeyler de yaziyor cunku kampanyalarin detaylarinda: "kampanyayı manipüle edecek şekilde hareket eden ve/veya hile yaptığı tespit edilen kullanıcıların kampanya kullanımına ilişkin haklarını iptal etme veya indirimi geri alma, yeniden yüklememe ve her türlü hakkını saklı tutar."

Yani benim yaptigim olayin coktan farkindadirlar. Ocak ayinda cekilmesin diye parayi hesabima cekip oradan harcarim veya hesabama cekerim, sonra hemen tosla'ya aktaririm, o durumda da ocak ayinda cekmezler sanirim.

Konuyla ilgili tecrubesi olan var mi?

 
Cekebilirsin. Para senin paran.


  • brkylmz  (09.12.20 07:40:35) 
ibana at bişey olmaz. puan değil nakit iade sonuçta. ben çok kez çektim.


  • xrated  (09.12.20 08:00:04) 
E o zaman niye oduller kullanilmazsa geri alinir demisler? Ne kurtarirsak kâr mi diyorlar?

Bence yakinda bununla ilgili bir sey yaparlar ama.
  • ahm1  (09.12.20 11:10:50) 
[]

100 lira altı tükenmez kalem önerisi

Şöyle şık bir kalemim olsun istiyorum, bazı şeyleri not almak için kullanacağım. Ama çok fazla para da veremem. Max 100 lira bütçe ayırdım. Mesela şu kalem güzel gibi ama denemeden de bu riske girebilir miyim bilmiyorum: www.kirtasiyedunyasi.com

Ek soru olarak da şık bir not defteri önerebilen olursa (max 60 liralık) süper olur.


 
bu kalem sümen takımı kalemi :))

www.kalemhediye.com

mcdn01.gittigidiyor.net
  • killerbee  (07.12.20 23:25:29 ~ 23:27:48) 
Scrikss çok bilinen bir marka, güvenip alabilirsin bence.

Defter deyince de Moleskine bakabilirsin.
www.trendyol.com

Ya da benim hayatta en en en sevdiğim defter olan Faber Castell'in şu serisine bakabilirsin (kırmızısı favorim).
www.idefix.com
Bunların daha ufak not defteri şeklinde olanları da var.

Ekleme: offf şunlar da çok güzelmiş ama çok pahalı
www.markakalem.com
  • buff  (07.12.20 23:26:20 ~ 23:41:39) 
bunların çok şık olup kırmızı, mavi ve uçlu olanı var. üç tanesi aynı kalemde. çevirmeli. ondan al


  • alt4y  (07.12.20 23:30:59) 
arkadaşın dediği multi fonksiyonlu kalemler bunlar

www.markakalem.com

kutulu ve kutusuz satılıyor, kutulu olanla hediye için sanırım.
  • killerbee  (07.12.20 23:33:57 ~ 23:34:17) 
@killerber: sumen takimi kalemi benim kullanim seklime uymaz mi diyorsunuz? Cok anlamam bu islerden.


  • ahm1  (07.12.20 23:34:35) 
Multifonksiyona gerek yok. Sadece siyah olsa yeter.

Yahu bu not defterleri niye bu kadar pahali ya?
  • ahm1  (07.12.20 23:36:05) 
bu kalemlerin kapakları genelde sıkı olmaz, çekince çat diye gelsin diye.

görüp baksan neyse de, cebindeyken çantadayken kapağı çıkıp batırmasın ortalığı.

bir de alakasız bir yerde kullansan, kimin masasından yürüttü acaba falan diyebilirler :)
  • killerbee  (07.12.20 23:47:58) 
@killerbee: aaa o zaman olmazmis ya. Tesekkurler bu bilgi icin :)


  • ahm1  (07.12.20 23:50:52) 
bak bunlar var ikili

www.avansas.com

içleri ne renktir bilmiyorum ama muhtemelen yedek iç satılır istediğin renk aynı markanın diğer ürünlerinde var.

www.n11.com
  • killerbee  (07.12.20 23:51:00) 
[]

Miras payları nasıl belirleniyor? (Maradona'nın mirası)

Haberde şöyle yazıyor: "... yargıcın kimin ne pay alacağına karar vermesi gerekiyor. Miras konusunda uzman Arjantinli hukukçular BBC'ye bunun aylar sürebileceğini söylüyorlar.

Tabi bu süreçte paylar açıklandığında mirasçıların birbiriyle anlaşmazlıklara düşmesi de olası."

8 çocuğu olduğu düşünülüyor. Neden mirası 8 çocuk arasında (veya son olarak kaç çocuğu olduğu belirlenirse) eşit olarak paylaştırılmıyor? Neye göre birine az, diğerine çok verecekler?

 
arjantin medeni kanununa bakmak lazım.


  • elitoangelito  (07.12.20 20:06:54) 
Borcu varsa, öncelikle borçlulara ödeme yapılması gerekebilir. Bundan hangi borçluya hangi sırayla ödeme yapılacağına karar vermek gerekebilir. Borçlar fazlaysa varlığından bile fazla olabilir.


  • burfak  (08.12.20 10:53:20) 
[]

Pastoral gocebelik tam olarak nedir?

Tanimlarina baktim, actim makaleler okudum, yok yine anlayamadim. Hicbir yerde tam bir aciklama yok.

Muhtemelen normal gocebelikle cok kucuk bir fark var arasinda ama nedir bu? "Pastoral gocebelik"in tanimini yapar misiniz?

Mesela "at pastoralizmi" diye kavramlar da var. Bunlari da aciklar misiniz?

 
Hiçbir bilgim ve kulak aşinalığım dahî yok, sadece kelimelerin çağrışımından yola çıkarak tahmin yürütüyorum:

Pastoral göçebelik, canlı bir organiznanın canlılığını en kolay ve en iyi şekilde sürdürebileceği coğrafyalara gerektiğinde göçmesi demek. Yani mesela benim bedenim eserekli yere ihtiyaç duyuyor, ben gidiyorum dağın başında yaşıyorum. Senin bedenin nemli hava istiyor gidiyorsun deniz göl civarında yaşıyorsun. Olduğun yerden ayrılmanı gerektiren bir durum olursa yine en kaliteli sağlık sağlayacak yerlere göçüyorsun, ulan burda da yaşanır napim deyip bünyenin kaldırmadığı yere göçmüyorsun. Doğal yöneliş yani. Öyle anlıyorum.
  • 1bir1bir1  (04.12.20 09:00:40) 
googlede arattığımda ilk sırada bunlar çıktı.

GÖÇEBE AVCI-TOPLAYICILAR
PASTORAL NOMADİZM (GÖÇEBE ÇOBANLIK/GÖÇEBE HAYVANCILIK)
TİCARİ, ALIŞ-VERİŞÇİ VE DİĞER GÖÇEBELER

Pastoralizm: Çobanlık. Pastor (Lat. Çoban)
Nomadizm: Göçebelik. Nomados (Yun. Otlaklarda yaşayanlar)

kaynak: acikders.ankara.edu.tr

ayrıca: www.gidahatti.com
  • emininsel  (04.12.20 10:18:30) 
Pastoral gocebelik deyince Masaailer gelsin akliniza. Hayvancilik yaparlar ve hayvanlara saglayacaklari suyun, otun durumuna gore belli bolgeler arasinda gocerler. Kullanim sekli hep buna benzer topluluklar icin gordum pastoral gocebelik olayinda.


  • SevdaliBulut  (04.12.20 11:23:19) 
Yörüklere çok uyuyor bu kavram .onları araştırın


  • Erva  (04.12.20 16:59:25) 
[]

"çamaşır suyu kullanmayınız"

bir sürü tekstil ürününde bunu görmeye başladım. mesela bulaşık kurutma örtüsünde bile bu yazıyor.

çamaşır suyunun ne gibi bir zararı var? bir de, çamaşır suyunun kullanım alanı ne kaldı?


 
Beyazlar dışında çamaşır suyu kullanılan kumaş var mı zaten?


  • fezagezgini  (01.12.20 20:59:34) 
çamaşır suyu giysideki rengin atmasına sebep olur, beyaz leke olur giysi o yüzden kullanmamak lazım.


  • neira  (01.12.20 21:00:29) 
Beyazlarda da, mesela yastik kilifinda (yani yastigin ic kilifi var ya, onu diyorum) yorgan kilifinda da camasir suyu kullanmayiniz diyor.


  • ahm1  (01.12.20 21:12:33 ~ 21:13:47) 
Kumaşın dayanıklılığını azaltıyor ve çabuk yipranmasina sevep oluyor.


  • biseysorcaktim  (01.12.20 21:18:19) 
adı çamaşır suyu olsa da çamaşırlara zarar veriyor. kullanım alanı sadece zemin ve diğer yüzeylerin temizliği olabilir ancak bunlar ve başka kullanım alanları da durulama sırasında çamaşır suyundan yeterince arındırılamadığı için zararlı.
ağır kimyasal sonuçta. üstüne bir de solunum yolları için zararı var.

elbette pandemi süreci olağan dışı olduğu için ihmal edilebilir.
  • jimjim  (01.12.20 21:23:55) 
Camasir suyu kumasi yipratir. Bir sure sonra yirtilmaya sebep olur.


  • nax  (02.12.20 17:51:16) 
[]

ne düşünüyorsunuz?

soru: gece yatarken ve boş anlarınızda ne düşünüyorsunuz?

ben mesela gece başımı yastığa koyduğumda çoğunlukla -biraz saçma gelecek ama :)- geçmişte yaptığım esprileri ve nasıl gülündüğünü düşünüyorum ve de ileriye dönük espri tasarlıyorum.

gün içinde mesela yolda yürürken de yaptığım ve yapacağım esprileri düşünüyorum. mesela kendim bir durum senaryosu yaratıyorum ve "şurada şunu desem süper espri olur" diye düşünüyorum ama tabii işin diğer kısmı var bir de. genelde gece yatarken değil ama yolda yürürken veya evde boş olduğumda falan yıllar önceki kötü olaylar bile aklıma geliyor ve küfredip duruyorum.

açıkçası bu iki türlü düşünmeyi de bırakmak istiyorum. çünkü esprileri düşünüp mutlu olmak bir yere kadar. bir saatten sonra sürekli aynı esprileri düşünüyorsun. yeri geliyor 5 sene öncesine gidiyorsun ve bu oldukça saçmalamaya başlıyor.

e diğer türlü, olumsuz şeyleri düşünmek de başlı başına zarar zaten. moralim bozuluyor, sinir küpü oluyorum vs. vs.

ek soru: bu düşünme şeklini ne yapacağız ya? nasıl bir değişiklik lazım?

 
Seks düşünüyorum. Eski seksler yapamadıklarım tekrar yapmak istediklerim ulan keşke yapabilseydim dediklerim.
Dünyanın çeşitli yerlerinde o anki zevkime göre kurduğum kralliklari yönetiyorum.
Broker olma hayali kuruyorum.
Yine seks düşünüyorum.
Kamyon tanker gibi araçlar kullandığımı hayal ediyorum.
Land cruiser kullandığımı hayal ediyorum.
seks düşünüyorum.
Öyle yani.
  • allah yazdiysa bozsun  (01.12.20 00:17:13) 
Genelde konu konuyu açıyor. Yarın yapacaklarımla ilgili düşünüyorum bir şeyler, gerçi yastığa uyumak için kafamı koyduktan sonra hemen uykuya dalabilen biriyim. Dolayısıyla süre kısa oluyor. Ama şu aralar fark ettim ki kendi irademin dışında bir şeyler aklıma geliyor ya da bazı imgeler oluşuyor. Buna bir ara kafa yormayı düşünüyorum, irade dışı zihinde bir şeylerin oluşması mevzusuna.

Sizin mevzu da değişik cidden. İnsanın yapacağı espirileri kurgulaması bence toplumda onaylanma arzusundan kaynaklı. Bunun sizdeki derecesi ne kadar sağlıklı bilemedim:/
  • Amaranta ursula  (01.12.20 00:19:46) 
Evet, espri dusunmenin pek saglikli olmadigini hissediyordum zaten :/


  • ahm1  (01.12.20 00:52:36) 
özellikle geceleri, gündemimde biri ya da bir şey, bir olay varsa onu düşünürüm.
söylenenleri, söylediklerimi düşünürüm, bastırdığım ya da gizlediğim duyguları hissederim.

işle ilgili yoğunluğum varsa ya da yapmam gereken şeyler biriktiyse onları organize ederim.

zihnimin boşta ve serbest olduğu dönemlerde genelde hayal kuruyorum.
  • blatta hiberna  (01.12.20 01:02:26) 
Vallahi şunu yapıyorum çok net. Çok buyük sayıyı bir başka büyük sayiýa bölme. Bölme işleminde rakamların yerini falan hatırlamaya çalışırken uyuyorum.


  • velvetmorning  (01.12.20 10:58:23) 
Düşünmemek için sesli kitap, podcast, youtube videosu falan açıp öyle uyuyorum. Genelde evde hep bu şekilde gürültü vardır, duştayken bile açıyorum bir şey.


  • peki madem  (01.12.20 13:26:18) 
Ben düşünmüyorum hiçbir şey. Sadece uykuyu ve simsiyah boşluğu düşünüyorum. Bazen yatak ne kadar rahat ya ne güzel uyuyacağım şimdi diye düşünerek uyuyorum.


  • jazzabel  (01.12.20 14:14:33) 
cok gec saatlerde yatiyorum ve erken kalkiyorum; bir sey dusunecek ya da planlayacak halim olmadan uyumus oluyorum genelde... ama yazilarlardan bazilari hosuma gitti, deneyecegim :D


  • sweetoffice  (01.12.20 14:31:50) 
Cocuklugumdan beri kafamda cevirdigim 20+ senaryo var. Yazsam her biri 10+ sezon dizi olur.

Vakit vakti duygu durumuma ve yasadigim olaylara bagli olarak birine odaklanip kafamda tekrar oynatiyor ve eklemeler yapiyorum. Bu senaryolardan bazilarina uzun suredir donmedim, oyle kenarda duruyorlar. Bir ara yaziya dokmeyi denedim, dusunme hizim yazma hizimdan daha fazla oldugu icin yapamadim.

Masaustu RPG oyun yoneticisi olmami da bu senaryo yazimina borcluyum sanirim.
  • cleric  (02.12.20 14:41:13) 
[]

Yemeği ödül olarak görmek

Ezelden beridir zayif bir insanim ama pandemiyle birlikte biraz kilo aldim.

Aslinda şu durum uzun zamandir devam ediyor ama son zamanlarda hepten kafama dank etti: canım sıkkın oldugu zamanlarda yemek (daha cok tatli) soyleyip şoyle bir keyif yapayim diye dusunuyorum. Zil calinca mutlu oluyorum.

Uzun zamandir bu donguyu kirmaya ugrasiyorum ama bir turlu olmuyor. Bu donguyu sadece yuzmeye giderken kirabildim. 3 ay tatli yememistim, canim da istemiyordu, cunku kas yapiyordum. Su an spor yapabilmem mumkun degil. Daha fazla kilo almak da istemiyorum. Ama nasil birakacagim tatli ve hamur isini? Oyle basitce "yeme" demekle de olmuyor.

Ayrica yemek siparisi verme hastaligim da var. Saglikli beslenirken bu sefer de saglikli yemeklerin siparisini veriyordum, butceme bayagi katkisi(!) oluyordu.

Nasil olacak nasil bu kotu aliskanliklarimi yenmek?? :(( 2 senedir "yarın bırakıyorum" diyorum ama olmuyor :(

 
Ege fitness izleyin. Tasarruf ve sporcu/savaşçı mentalitesini sindirmiş bir arkadaş. Bir iki video itici gelebilir ama kanaatimce dürüst bir kimse. Sayesinde 14 kilo verip hayatımda görmediğim damarlarımı gördüm pandemi döneminde. Şiddetle tavsiye ederim


  • hsktr  (25.11.20 20:25:38) 
Ödül olarak görünce bağımlılık oluşuyor. Sağlıklı alternatifler bulup yerine koymak lazım. Ben hepsini bıraktım ama kendi kendime bırakamıyordum diyetisyen yardımıyla oldu biraz. Canım tatlı çekiyor bana tatlı ver diyordum, hurma arasına fıstık ezmesi, tatlı smoothieler veriyordu. Bir süre sonra zaten insan aramıyor ve uzun süre sonra yediğinde içindeki yapay tadı alıyorsunuz.

Canınız bir şey çektiğinde başına fit, diyet, keto yazınca zaten şekersiz hamursuz alternatif tarifler çıkıyor. Yaptıkça bırakırsınız ama yemek yapma alışkanlığından başlayın bence.
  • jazzabel  (25.11.20 20:35:35) 
@jrr tolkien: "Yemegin odul olarak gorulmesi oldukca normal bir durum bence."

ama işte sürekli kendini tatlıyla ödüllendirirsen de obez bir insan olursun. ödüllendirme olayı evrimsel olarak normal ama günümüz şartlarında hiç sağlıklı değil.

ben garip bir şekilde cheat day olayına bile ihtiyaç duymamıştım 3-4 ay boyunca. sadece bir kere bir tane küçük bir tatlı yemiştim çok ısrar üzerine. o dönem ödüllendirilme olayını kaslarım sayesinde hallediyordum.

ama işte birkaç senedir hiçbir spor yapamıyorum, çok kötü oldu.
  • ahm1  (25.11.20 20:39:00 ~ 20:39:14) 
Cok güzel sağlıklı tatlı tarifleri var aslında , ben o şekilde kırdım tatlı yeme alışkanlığımı. Şu an diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenmeye çalışıyorum ve ihtiyacım olan tatlıyı da bir şekilde tüketiyorum. Eğer yaparım diyorsanız size alternatif bir kaç tarif yazabilirim özelden.


  • carmenta  (25.11.20 20:46:07) 
[]

Damağımdaki şu şey ne olabilir? (Capsli)

Aksam bir sey yoktu, gece uyku arasinda orada bir sey hissetmeye basladim. Simdi de orada bir sey oldugunu goruyorum. Yatmadan once kuruyemis yemistim ama sonrasinda dislerimi fircaladigim icin yemek kalintisi oldugunu sanmiyorum.

O tarafin ust tarafindaki bir disim kirik. Ama henuz problem cikarmiyor diye disciye gitmiyorum. Acaba oradan bir parca mi koptu da oraya yapisti? Ama nasil yapisir ki oraya? Sanki derinin icine gecmis yani o sey he neyse.

Elimle biraz ugrastim ama cikaramadim (sanki degdim ama drgdigim sey o mu ondan da emin degilim). Bir de o taraf cok iceride oldugu icin parmak sokunca oguresim geliyor, o yuzden fazla kurcalayamiyorum.

Cerrahi bir operasyon gerekiyor belki de. Disci cikarsa bile orasi kanayabilir. Kanamayi durdurmak icin oraya bir sey yapabilirler mi?

Şu gunlerde de disciye gitmek istemiyorum. Evde yasli annem var. Ama ne olabilir o merak ettim.

 
ağız kokusu var mı?
bademcik taşı gibi geldi. tam anlayamadım, bademciklerin üzerinde mi damakta mı?

  • kisa  (24.11.20 14:59:02) 
tonsilit? sıkınca çıkıyor diye biliyorum ama yanlış bilgi vermiyeyim.


  • anarsika  (24.11.20 14:59:21) 
  • la traviata  (24.11.20 15:09:59 ~ 15:11:09) 
bademcik taşı mı? tonsilit mi? ilk defa duyuyorum bunları. nasıl sıkmam gerekiyor ki?

@kisa: bilmiyorum ki işte fotodaki yerde. orası bademcik mi, damak mı oluyor, bilmiyorum. ağız kokusu biraz var.

işaretlediğim yer benim solum ama öyle diyeyim.

@la traviata: sağ ol. deneyeceğim.
  • ahm1  (24.11.20 15:11:01 ~ 15:13:02) 
youtube a tonsil stone remove yaz bir sürü video çıkıyor, genelde kulak temizleme çubuğu ile alıyolar veya dokununca varsa çıkıyor. tabi insanı öğürten bir reflekse sahip oraları, zor bişey değil videolardan bak ama sen yine de dikkatli ol, olur ya kulak temizleme çubuğuyla dürteyim derken nefes boruna kaşar, yutarsın falan.


  • killerbee  (24.11.20 15:16:05) 
arkadaşlar, çok denedim ama çıkaramadım. kulak pamuğuyla ulaşıyorum oraya, değdiriyorum, bastırıyorum ama çıkmıyor. daha rahat ulaşabilmek için iki kulak pamuğunu birleştirip denedim, yine olmadı. diğer tarafta da bir tane varmış, şimdi gördüm. çok sinir bozucu.

kbb doktoruna gitsem çıkartır mı acaba? kbb doktoruna yürüyerek gidebilirim en azından. dişçiye gitmek istemiyorum.
  • ahm1  (24.11.20 17:14:18 ~ 17:14:45) 
Bademcik iltihabı gibi sanki. Birkaç gün içinde yutkunmada zorluğa ve bademcik şişliğiyle beraber ağrıya sebep olabilir. Büyümesine engel olmak için eczaneden iltihap spreyi alın. Ve ağzınızı temiz tutun. Sprey çok önemli. Direk iltiahpın olduğu yere sık. Sirke ile de gargara iyi gelir. Bir de ağız kuru kalmasın sık sık su iç. Geçmiş olsun.
Başka birşey de olabilir tabi söylediklerim bademcik iltihabı için geçerliydi. İki üç güne geçmezse kbbye görünün

  • hepbiarayisicinde  (24.11.20 21:51:07) 
bademcik taşı. kulak çubuğu ile olmaz. buna özel çubukler oluyor veya kürdan ile vs kurcalayın. o doku çok hassas olduğu için kanatma riskiniz de var. veya doktora gidin.


  • sttc  (25.11.20 01:32:47 ~ 01:33:07) 
KBB ye gidin


  • kisa  (25.11.20 08:16:22) 
[]

İç eldiven ne demek?

İc eldiven diyor: www.decathlon.com.tr

Kisin, kar yagarken vs giyilmez mi? 3-8 derece demis gerci ama.


 
Pek ona hizmet edecek bir urun degil. Daha cok serin havalarda kosarken yada bisiklet surerken kullanilabilir. Bende de var bir tane ve bu dusundugunuz gibi sicak tutmaz. Hatta biraz sert bir havaysa taktiginiz gibi cikarirsiniz. 0 derece ve altindan son ediyorum.

öncelikle burada bana bildiirm gelmiyor. kendinize yanıt yazdığınızda da sayı 2 olunca "yanıt almış" diye düşünülüyor ve yeni yanıt gelmeyebiliyor. şans eseri gördüm ve okudum. klasik kış eldiveni daha sıcak tutar. bu daha çok doktor eldiveninin yırtılmayanından hallice. tam olarak soğuğa yönelik değil. size şöyle anlatabilirim: şu an parktaki salıncağın demirini tutmak isteseniz buz gibidir. bu onu biraz daha serin havalarda tutabilin diye bir eldiven gibi. ama çok sert havada 5 dk bile durmaz elde. deneyimle sabit bunun bir tık kalitelisiyle denedim. segment kış eldiveni olarak geçmediği sürece size beklediğiniz performansı sağlamaz.
  • baldan kaymak  (24.11.20 00:46:37 ~ 01:13:04) 
Bende mesela koton'dan aldigim, bildigimiz klasik kış eldiveni var. Bendeki daha mi sicak tutar?


  • ahm1  (24.11.20 01:05:34) 
Rüzgarı ve yağmuru geçirir, kazak giymek gibi düşünün, genelde bir montun, ceketin içine giyersiniz ısıtsın diye. Normal bir örgü eldivenden daha sıcak tutar. Şehir ortamında kullanabilirsiniz.


  • mikro patlama  (24.11.20 01:50:09 ~ 01:52:22) 
Normal eldiven gibi sıkı olmuyor bunlar yanlız, bir süre sonra elinin üstünde gevşek gevşek kalıyor. Adı üstünde iç eldiven.


  • malheiros  (24.11.20 11:26:36) 
[]

Kripto-yahudi?

Kripto-fetocuyu duymustuk ama tam olarak ne demek diye okumamistim hic. Kripto-yahudi de ayni anlama mi geliyor?

"Kimligini gizleyen" olarak mi kullaniliyor?


 
Portekizliler 1400 lü yıllarda Afrika da sömürge durumdaydılar. Sömüren tacirlerin bir kısmı da Yahudiydi ve köle ticareti yapıyorlardı. fakat kimlikleriyle/etnisiteleri/dinsel kimlikleriyle değil Portekizli olarak anıldılar.
şimdilerde onların heykelleri yıkılıyor filan.

  • ankarakecisi  (22.11.20 20:36:24) 
Kimlik o derece gizli olur ki bazen müslüman isimleri de kullanırlar.
Türkiye'de sebetaycılar bunlara denk düşer.

  • Erva  (22.11.20 21:47:52) 
1234567  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.