Giriş
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(4)

Britanya ülkelerinde polis silah taşımıyor mu?

kizil karga
Birkaç Britanya yapımı polisiye dizi izledim, yerel polis silah taşımıyor sanırım, hatta son izlediğim bi İskoç dizisiydi, adam polise sopayla girişti dövüp kaçtı, yani orada bu işler böyle şüphelinin/suçlunun insafına mı kalıyor teslim olup olmama aşamasında işler nasıl yürüyor tam olarak, elektro
Birkaç Britanya yapımı polisiye dizi izledim, yerel polis silah taşımıyor sanırım, hatta son izlediğim bi İskoç dizisiydi, adam polise sopayla girişti dövüp kaçtı, yani orada bu işler böyle şüphelinin/suçlunun insafına mı kalıyor teslim olup olmama aşamasında işler nasıl yürüyor tam olarak, elektro şok cihazı falan da yok düz insan gibi polislik yapıyorlar.
0
kizil karga
(09.02.26)
line of duty dizisinde operasyon oldu mu silah alıyordu. tam bilmemekle beraber silahlı birimler ayrı.
+1
mikahakkinen
(09.02.26)
@mikahakkinen'in dediğine teyit olarak:

www.met.police.uk
0
peki madem
(09.02.26)
Elton john gibi bir çok cinayetin bıçakla işlendiği sebebinin silah taşıma ruhsatının çok çok zor verildiği hatta polislerde bile olmadığını okumuştum.
0
ground
(09.02.26)
Britanya ülkeleri deyince Kanada'yı Avusturalya'yı Britanya ülkesi zannedecek kadar cahil olup aynı zamanda "Kanada'da yaşadığını belli etmezse ölecek" hastalığına kapılıp kendini engelletecek bi dallama illa ki baş veriyor sivilce gibi.
0
🌸kizil karga
(09.02.26)
(5)

Bu kişi Yunanistan vatandaşlığı alabilir mi?

kizil karga
Elimizde ilginç bir vaka var. Yaşlı bir teyzemiz var kendisi henüz bebekken ailesi mübadele ile Yunanistan'a gidiyor ama kendisini bi aileye evlatlık veriyorlar Türkiye'de kalıyor ama ortada resmi bir kayıt yok, teyzemiz zaman zaman Yunanistan'a da gidiyor oradaki akrabalarını eşini dostunu görmeye,
Elimizde ilginç bir vaka var. Yaşlı bir teyzemiz var kendisi henüz bebekken ailesi mübadele ile Yunanistan'a gidiyor ama kendisini bi aileye evlatlık veriyorlar Türkiye'de kalıyor ama ortada resmi bir kayıt yok, teyzemiz zaman zaman Yunanistan'a da gidiyor oradaki akrabalarını eşini dostunu görmeye, iletişimleri devam ediyor, teyzemiz hala hayatta bu arada, bu teyzemizin ve kendi soyundan gelenlerin vatandaşlık alma gibi bir durumu olabiliyor mu merak ettik, dediğim gibi ortada resmi bir kayıt yok.
0
kizil karga
(08.02.26)
Mübadeleye kökü dayananlar zinhar alamiyor.
0
duster
(08.02.26)
mübadele ile gelenler geldikleri ülke ile ilgili tüm haklarını kaybetmiş oluyor. lozan anlaşması ile karara bağlanmış bir durum.
0
delidir yakalayin
(08.02.26)
Soruyu dikkatli okuyun millet. Kadın, Yunanistan'dan Türkiye'ye gelmiyor. Türkiye'den Yunanistan'a gönderiliyor ailesi. Ama kadın Türkiye'de kalıyor çünkü evlatlık verilmiş bir Türk aileye.
+4
alice in potatoland
(09.02.26)
ailesi yunanistan’a gittikten sonra orada kardeşi falan olduysa dna testiyle birinci dereceden bağ kanıtlarsa olabilir?
0
eileengray
(09.02.26)
Tabii orada doğan kardeşleri var buradan götürülen başka kardeşleri de var, bir tek kendisi bırakılmış burada.
0
🌸kizil karga
(09.02.26)
(3)

Crocs terlik numarası

kizil karga
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
0
kizil karga
(29.01.26)
benim ayağım 40; spor ayakkabıda 40.5 giyiyorum. crocs'un 39-40 olanı tam oluyor bana. yani tam numara diyebiliriz.
0
lil siztah
(29.01.26)
36 giyiyorum normalde spor ayakkabılarda 36-37 aldım. ama 2. parmağım baş parmağımdan uzun olduğu için rahatsız ediyor bir süre sonra :D açıkçası çok aşırı rahat bi terlik olduğunu düşünmüyorum.
0
elorelia
(30.01.26)
hatırlatma; güneşe koyma. 41 numara terliğim 37 oldu hanım kullanıyor şimdi.
+1
ground
(30.01.26)
(4)

Sinners

kizil karga
Nasıl bir film ben izlemedim henüz, 137 Oscar adaylığını hak eden bir film mi acaba?
Nasıl bir film ben izlemedim henüz, 137 Oscar adaylığını hak eden bir film mi acaba?
0
kizil karga
(23.01.26)
Bir filmin ne kadar oscar adaylığı aldığı rakipleri ile ilgili biraz. O yüzden bu film muhteşem bir film demek olmuyor illa. Güçlü rakibi yoksa sosyopolitik konularda da öne çıkarılabiliyor. (bu durumda filmin konusu önemli)

Bu tartışmalar haricinde, bence çok iyi bir film, ben çok beğendim. Lotr'den daha fazla adaylık aldı diye daha iyi film olmuyor tabii ki.

Zaten maks 2 tane alır, hiç alamazsa da şaşırmam.
+1
Bruce
(23.01.26)
elbette degil. cerezlik guzel bir film.

1) oscar odulleri film adina hicbir sey soylemiyor bana. cahil amerikalilarin populist yaklasimlari. f1 gibi bir film en iyi film adaylari arasinda :) cannes'da odul alan filmlere bayiliyorum mesela. oscar, golden globes falan bunlar paparazzilik isler. yahu daha 2-3 sene once sunucuyu tokatladilar sahnede boyle bir pespayelik.

2) film politically and racially charged. yine amerikalilar cok sever boyle sisirmeleri. yani bu sene izledigim bugonia, eddington, sentimental value gibi filmler peak sinema. sinners, weapons falan bunlar cerezlik sinifta.
0
antikadimag
(23.01.26)
Filmin konusuna ve hangi genre olduğuna bakmadan izledim ve film birden çok ilginç bir yöne evrildi :D bence izlenebilir. o bölgenin tarihi ve kültürü ilgimi çektiği için sürükleyiciydi. first nationlar daha fazla olmalıydı diye düşünüyordum ki konu bayağı farklıymış :) ben de mubiciyim, festival filmcisiyim o ayrı.
+1
eileengray
(23.01.26)
izlediğim en kötü filmlerden biri. nasıl o kadar adaylık aldı aklım almıyor.
+1
hold the door
(24.01.26)
(3)

Kıbrıs Rumları

kizil karga
Etnik olarak Yunan mı yoksa kültürel olarak Yunanlı olmayı benimsemiş bir topluluk mu? Yani bugünkü Rumların ataları atıyorum 2000 sene önceki bi Yunan klanından kopup gelmiş ve burada bir medeniyet geliştirmiş insanlar mı yoksa bu insanlar bir şekilde bir yerlerden gelen insanlardı da Roma imparato
Etnik olarak Yunan mı yoksa kültürel olarak Yunanlı olmayı benimsemiş bir topluluk mu? Yani bugünkü Rumların ataları atıyorum 2000 sene önceki bi Yunan klanından kopup gelmiş ve burada bir medeniyet geliştirmiş insanlar mı yoksa bu insanlar bir şekilde bir yerlerden gelen insanlardı da Roma imparatorluğu döneminde Yunan medeniyetinden etkilenerek (Roma imparatorluğunun kendisi gibi) Yunanlaşan bir halk mı, nedir bununların olayı tam olarak?
0
kizil karga
(22.01.26)
kıbrıs rumları etnik olarak ortadoğu halklarıyla karışmış biraz. yunanistanda yaşayan yunanlara göre daha esmer oluyorlar. kültürel olarak yunanlara yakınlar tabi ama kıbrıslıyız diyorlar. ingilizcesi cypriot.

bizim atinalı yunan müşteri kıbrıslıların konuştuğu yunancayı zor anlıyorum demişti.
0
yurtsuz john
(22.01.26)
gecmiş zaman
enosisçi yunanlar,
türkleri ve rumlari temizlemek istemişti.

yani yunan degiller demek ki.
0
designer
(22.01.26)
bildiğin düz yunandır. yunanistan dışında yaşayan yunanlara rum denir. ayrıca ada insanları kültürel olarak anakara insanlarından çok farklılaşırlar zamanla. bizim kıbrıs türkleri gibi. karışım daha azdıri süzme yunandır, hatta daha yunandır. yunixdir :))
0
ground
(23.01.26)
(3)

Avatar filmleri

kizil karga
Neden bu kadar çok seviliyor, milyarlarca dolar hasılat elde edecek ne çekiciliği gizemi var da bu kadar izleyici çekiyor, yani ne bileyim Yüzüklerin Efendisi gibi bi komüniteye hitap eden özel bir durumu mu var ne oluyor da bu kadar ilgi çekiyor, yoksa çocuk filmi gibi görülüp bu kitle sayesinde mi
Neden bu kadar çok seviliyor, milyarlarca dolar hasılat elde edecek ne çekiciliği gizemi var da bu kadar izleyici çekiyor, yani ne bileyim Yüzüklerin Efendisi gibi bi komüniteye hitap eden özel bir durumu mu var ne oluyor da bu kadar ilgi çekiyor, yoksa çocuk filmi gibi görülüp bu kitle sayesinde mi bu kadar hasılata ulaşıyor neler oluyor?
-1
kizil karga
(21.01.26)
Kendi adıma konuşayım. Orman, deniz içimi açıyor. Konusu güzel. Mücadele güzel.
-3
arbre
(21.01.26)
Avatar'ın 2009'daki ilk filmi teknik açıdan başyapıttı. Film daha çıkmadan aylar önce Na'vi dilinin nasıl sıfırdan inşa edildiği, filmdeki ışık yansımalarının renderlanmasının nasıl yıllarca mükemmel hale getirildiği ve animasyon karakterlerin nasıl en ufak mimikleri dahi yansıtabildiği vs. üzerine haberler arka arkaya çıkıyordu.

Bunlar da abartı değildi, ekrandaki kalite ciddi anlamda fark ediliyordu.

Haliyle filmin satan kısmı hiçbir zaman konusu olmadı. O dönem film sektörünün formula 1'i etkisiyle ilgi gördü.

Bugünse sinema yarı ölü bir sektör. Yıllardır geniş çapta heyecan uyandıran yapımların sayısı çok azaldı. İnsanlar sinema açısından heyecanlanabileceği, dolu salonda film izleyebileceği bir an yakaladığında bunu kaçırmıyor. Avatar da eski bilinirliğinin etkisiyle bu boşluğu dolduruyor.

Film harika olmasa da kötü de değil, haliyle insanların bunu bir anı malzemesi haline getirmek amacıyla zaman zaman abartması da normal bence.
+1
akhenaten
(21.01.26)
avatar'ın içerik olarak flash tv'de yayınlanan imdb 5.5 puanlı kötü aksiyon filmlerinden farkı yok. seri bomboş bir senaryo üzerine atlamalı zıplamalı aksiyon sahnelerinden ibaret. bu kadar çok öne çıkmasının da birkaç sebebi var. öncelikle insanlar sinemadan zaten bunu bekliyor. gideyim çatışan insanlar göreyim iyiler kazansın evime döneyim. bir başka sebebi de yönetmen james cameron'ın daha önce denenmemiş çekim tekniklerini denemesi. 2. filmdeki bayık su altı sahneleri deepx 3d adı verilen özel bir sistemle çekildi mesela. bir başka sebep de reklama ciddi bütçe ayırmaları. manyak gibi zaman harcıyor üzerine ve izlenmesi için her şeyi yapıyorlar. adamın avatar öncesi son filmi titanic düşün.
0
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
(8)

Günümüzden 12 bin yıl sonra

kizil karga
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü ya
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü yapmışlar (o dönemde köprü ihtiyacı kalır mı bilmiyorum uçan arabaları falan geçtim ışınlanmayı bulmuşlardır diye düşünüyorum) aslında düşündüğümüz kadar geri bir toplum değillermiş bir uçtan bir uca köprü benzeri (ilkel) bir yapı yapmayı akıl etmişler" derler mi ya da ne bileyim futbol stadyumu kalıntıları bulduklarında "eğlenmek için binlerce insanın bir araya geldiği böyle yapıları varmış, demek ki sosyal bir toplumlarmış" şeklinde hakkımızda atıp tutarlar mı yoksa biz yazıyı bulup olayları kayıt altına aldığımız için hakkımızda zaten bilgi sahibi olurlar mı, gerçi 12 bin yıldan bahsediyoruz o güne bir kayıt kalır mı allah bilir.
0
kizil karga
(08.01.26)
yazı bulunduğu için zorluk çekeceklerini sanmıyorum.
+2
duyuruuser
(08.01.26)
12 bin sene sonra insanoğlu cyborg haline gelir. arkeoloji gibi şeyleri kimse umursamaz. zaten bugünkü birçok bilim dalı çoktan ortadan kalkmış olur.
+2
yurtsuz john
(08.01.26)
Tarih o kadar doğrusal ilerleyen bir süreç değil. Özellikle de insanlık tarihi. O yüzden şu an buna dair yorum yapmak çok zor. Bugünü anlamak için dijital arkeoloji kullanıp, mevcut sunucu sistemlerini, disketleri, cd'leri okuyabilseler çoğu şeyi anlarlar zaten. Koca boğazı kazmaya da çok gerek olmayabilir yani.
0
evrim halkasi
(08.01.26)
Hem evet, hem hayır.

Zaman ilerledikçe, geleceğe veri aktarma yeteneklerimizde artış olduğu gibi, arkamızda kalıntı bırakmama yeteneklerimiz de artıyor.

12 bin yıl öncesinden kalan bu alanları toprak altından bulmamızın sebebi yerleşimlerin kullanılabilirliği çeşitli sebeplerle tükendikten sonra buraların terk edilmesi veya bile isteye örtülerek üstüne yeni bir yapılaşma gerçekleşmesi. Anlayabileceğiniz üzere bir yeri inşa etmek için gereken materyalin lojistiğini sağlamak çok büyük bir iş gücü ve zaman istiyordu. Aynı iş gücü ve zamanı yıkılan yapıları temellerine kadar sökmek için harcamıyorlardı, çünkü neden böyle yapasınız? Bugün bir yer miadını doldurduğunda dümdüz edip devam ediyoruz. Geriye incelenecek çok bir şey kalmıyor.

Zaten gerek de yok. Yine anlayacağınız üzere ev ve alet yapabilenlerin bize ulaştırabildiği veriler, ilk insanlarınkinden daha fazla. İlk şehirleri kuranların ulaştırabildikleri ise basit ev ve alet yapımcılarından daha fazla. Yazıyı kullananların ulaştırabildikleri bunlardan daha da fazla. Kompleks kayıtlar tutup bunları sistemli depolayanlarınki sadece yazıyı bilenlerin ulaştırabildiğinden daha fazla. Kompleks kayıt sistemleri oluşturup, üstüne bir de kurumsal bir devlet sistemi oluşturan medeniyetkerin ulaştırabildikleri onlardan da fazla.

Sadece bize yakın tarihte yaşadıkları için değil, daha sistemli oldukları için de Romalılarla ilgili bildiklerimiz Göbeklitepedekilerden daha fazla.

Günümüzde birçok şeyi bozulmadan nesillerce aktarabilecek yeterliliklere sahibiz.

O yüzden bu açıdan hayır, gelecekte bizi muhtemelen toprak altından değil, veritabanlarından öğrenmeye çalışacaklardır. Ancak insanlık tarihi çok uzun, haliyle bilgiler ister istemez sıkışıyor. Bugün atıyorum Osmanlı Dönemindeki ağırlık ölçüsü birimleri gibi görece mantığı olan tekdüze bir konuyu bile ele almaya kalksanız deştikçe içinden çıkamayacağınız bir derinlikle karşılaşacaksınız. Bu ölçüler zamana, yöreye ve gündelik alışkanlıklara göre değişebiliyor. Bu açıdan evet yine de oldukça kafa yormaları gerekecek.
0
akhenaten
(08.01.26)
birkaç yüzyıl içinde insanlığın çok büyük krizler yaşayacağı kesin. o krizden çıkarken elde ne kalırsa o. biz şu an geçmişi uğraşıp araştırıyoruz çünkü çok sınırlı bilgi var. geçmiş 12.000 senedeki tüm tarihi bilgileri, yazıları vs. toplasan 3-5 tb veri eder. insanlık şu an belki günde binlerce tb veri üretiyor. bunlar bir datacenterin mekanik veya ssd disklerinde duruyor ama vadesi geçtiği anda en fazla 15-20 senede silinip gidecekler. yani bizler ve ürettiğimiz bilgiler, bilgi fazlalığı içinde kaybolup gidecek.
0
orpheus
(08.01.26)
12 bin yılı bilmem ama kleopatra (meşhur olan) döneminde antik mısır arkeologlarının çalıştırıldığını öğrenmiştim. bundan 2bin yıl önce, ondan 2bin yıl öncesini araştıran arkeologlar. 12bin yıl sonraya umarım biraz bilgi bırakabiliriz.
0
klassno
(08.01.26)
Şuan bizim bilim olarak gördüğümüz aslında çok ilkel bir fenomen. Çok daha ilerisi var. Yani gelecekte bugünkü gibi bilim yapılmaz, gelecekte bilim yaşanır. Muhtemelen diğer gezegenlere gidebilen yeni insan tipi ortaya çıkabilir allahualem, şuan senin benim gibi ademoğlu’ndan farklı bir insantipi (teoman durali’ya rahmetle..)
0
love and trust
(08.01.26)
arkadakiadam
(08.01.26)
(7)

Abd'de öldürülen kadın.

kizil karga
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Beni
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Benim gördüğüm, bazı görevliler (sanırım göçmen bürosu ajanları bunların da polisler gibi direnene ateş etme yetkisi var mı bilmiyorum) bir kadını aracından indirmeye çalışıyor ve kadın da bu olaya direnip aracıyla kaçmak istiyor, sanırım aracı üstüne sürdüğü düşünen bi görevli de ateş edip öldürüyor, normalde de bunlar yapılmıyor muydu zaten? Başta da dediğim gibi sadece anlamak/öğrenmek için soruyorum yoksa kahrolsun Amerika!!1!
0
kizil karga
(08.01.26)
bunlar polis değil aslında başka bir birim. göçmenlik polisi mi denir, gümrük polisi mi öyle bir şey.
geçen yıllarda sayıları ve yetkileri azken trump'la beraber yetki ve sayı artışı yapılıyor ve çok agresif şekilde özellikle göçmenlerin olduğu mahallelere gidip insanlara yaka paça gözaltına alıp sınır dışı ediyorlar.

bu yüzden onlara karşı özellikle sol görüşlü insanlarda ayrı bir nefret oluşuyor.

bu kişi de polisler mahalleye girmesin diye yolu kapatmak istemiş.
polisler de bunu arabadan indirmeye mi çalışıyor zorla kapıyı mı açıyorlar her neyse, kadın da basıp gaza uzaklaşıyor.
olay zaten bir iki saniye içinde oluyor.
kadının polisi ezmek gibi bir niyeti yok. polislerin de bir uyarısı falan yok.
anında infaz ediliyor.

diğer olaylarda en azından bu süreç daha yavaş oluyordu.

bir de; normalde de tepkiler oluyor zaten.
bu olayda da göçmen polisi nefreti + trump'ın delilikleri + bu polislerin göçmenleri yaka paça toplaması + hali hazırda zaten bu olaylara karşı eylem yapmak için halkın toplanması + george floyd'un öldürüldüğü yer olması gibi bir sürü etken birleşince daha çok etkisi oldu.

üstelik, eğer ki biri araba ile üzerime geliyorsa arabanın önünde durup onu öldürmektense kenara kaçmayı tercih eder normal bir insan. sen onu öldürsen ne? ayağı pedala takılı kalsa yine ezecek seni.

bu polisin hemen öldürme davranışı kendini korumaktan ziyade, en ufak kavgada "iyi o zaman ayrılalım" diyen çiftin davranışına benziyor. o kadar kolay mı bir cana kıymak.
+4
biseysorcaktim
(08.01.26)
bir şey daha;
kadın beyaz ve göçmen değil. eğer göçmen olsaydı, bu denli tepki olmazdı belki de.
0
biseysorcaktim
(08.01.26)
Amerika'da polisin direneni ya da kaçanı vurma yetkisi yok. Başkasının ya da polisin hayatına kast etme ihtimali olanı vurma yetkisi var. Önünde polisler varken aracı ileri sürersen, polis bana doğru sürecek sandım deyip seni vurabilir. Buradaki sıkıntı, kamera açılarına göre, kadının kaçıyorken vurulması.
0
parka
(08.01.26)
@konuşma, videoda arabaya yönelen adam açıkça “get out of the f*cking car” diyor bir kaç kez; hatta kapıyı da açmaya çalışıyor. Kadın buna rağmen gazlıyor. Kesinlikle vurmasına gerekçe değil ama olan bu.
0
lil siztah
(08.01.26)
polis değil, trump’ın adamları “ice” öldürenler.
+1
deartheodosia
(08.01.26)
abd'de polisler eyalete bagli calisir. ancak federal yapiya bagli law enforcement da mevcut fbi, coast guard, secret service gibi. bu noktada ice da aslinda bir polis ve trump'in olusturdugu bir yapi degil. 11 eylul sonrasi cbp'ye (gumruk ve sinir guvenligi) bagli olusturulmus.

yani bunlar da aslinda polis ve silah kullanma yetkisi var. sonucta adamlara devlet tarafindan silah veriliyor ekipman olarak. ama kacmaya calisan bir insani vurma yetkisi yok kimsede. bunun gupegunduz bir amerikan vatandasini oldurme noktasina varmasi ciddi bir olay.

fox news'e girip baktim herkes kadini suclu bulmus. cok ilginc zamanlardan geciyoruz gercekten.
+1
antikadimag
(08.01.26)
bu arada soruna cevap olarak ice yeni bir kurum. 20 yillik tarihi var ve hep kenarda kosedeydi. simdi trump bunlari alip tarihin en cok fund edilen guvenlik kurumu yapti. dolayisiyla halk tanimiyor ve mesruiyetlerini sorguluyor.

ama kanunen bir fbi gorevlisinin yetkisi neyse bunun da odur. kadini vuran adama hicbir sey olmaz. arabayi uzerime surdu hayatimdan endise ettim der kurtulur. baskan da arkasinda zaten.
0
antikadimag
(08.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(4)

Şu hareketin zorluk derecesi nedir? (hanging windshield wipers)

kizil karga
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması ş
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması şüpheli geldi. youtube.com
0
kizil karga
(02.01.26)
boyuna göre normal veya skinny kilodaysan yapılır, sıfırdan yapamazsın bunu ama koşulları sağlıyorsan bi süre sonra alıştıra alıştıra yaparsın, bara tutunmak da hareketin parçası onu da başarman lazım
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Senin için evimdeki barfiks demirinde denedim şimdi.

Karın kası, core bölgesi, el kavrama kuvveti ve sırt kasının idmanlı olması gerekiyor. Kuşkusuz zor bir hareket. 10 küsur senedir bu işin içindeyim beni bile zorladı.
+2
yurtsuz john
(02.01.26)
Bazı insanlar bazı kasların gücü konusunda genetik şanslı olabiliyor. Böyle istisnai bir durum yoksa en az iki yıllık yoğun bir emeğin sonucudur. Cimnastik çalışmış olmalı.
0
Mirket
(02.01.26)
İyi ki gaza gelip denememişim.
0
🌸kizil karga
(02.01.26)
(2)

Bu şarkı Türkçe bi şarkıya çok mu benziyor? (Rusça şarkı içerir.)

kizil karga
Belki de bana öyle geliyor bilemiyorum ama çok benziyor gibi, sadece hangi şarkı olduğunu çıkaramıyorum. https://youtu.be/jq0pIc9qqO8?si=TBqK4NK5my1_4wYZ
Belki de bana öyle geliyor bilemiyorum ama çok benziyor gibi, sadece hangi şarkı olduğunu çıkaramıyorum.

youtu.be
0
kizil karga
(02.01.26)
33-39 uncu saniyeleri ben de bir şarkıya çok benzettim. Dilimin ucunda dedirten. Hatta eminim aynı. Bulursam yazarım. Benim de aklıma takıldı.
0
egerbiryolcu
(02.01.26)
Puslu soğuk hava
Dökülen yapraklar
En sevdiğim mevsimdi
Sarı sonbahaar

İntrodaki ritimi Candan erçetin şarkısına benzettim
0
love and trust
(02.01.26)
(5)

Erden Timur

kizil karga
Neden içeri alındı suçu ne tam olarak, teröre finansman sağlıyormuş sanırım bunun açıklaması nedir acaba?
Neden içeri alındı suçu ne tam olarak, teröre finansman sağlıyormuş sanırım bunun açıklaması nedir acaba?
0
kizil karga
(30.12.25)
Siyah sipali aklama iddiası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.12.25)
mal varlıgına cokmek için ya da aldıgı ihalelere.
+1
koela
(30.12.25)
Suçlu suçsuz konusunu bir kenara bırakırsak ortalık coştu bahis vs diye ama dosyası bahisten ayrıldı ve kara para aklama diye ayrı dosyaya gitti ve bu dosyanın da (internetten okuduğum) yönetildiği şubenin adı o. Yoksa terör ile alakası yok.
m.haberturk.com
"Erden Timur hakkındaki soruşturma Spor Suçları Soruşturma Bürosu'ndan Terörizmin Finansman ve Aklama Bürosu'na gönderildi.

Timur'un verdiği ifadeler sonrası tüm dosya incelendiğinde savcılık dosyanın bahis soruşturmasından ayrılmasına karar verdi.

Buradaki işlemlerden sonra da şüpheli tutuklanması talebiyle Sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Erden Timur “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan tutuklamaya sevk edildi."

Ha şunu unutmamak lazım; ülkede sürekli birileri içeri giriyor sonra salınıyorlar. Ne olup ne bitecegini kimse bilemez.
0
logisticsmanager
(30.12.25)
Koyu gs ve erden timur u severdim

Kendisi hukukçu; ne diye elden o denli borç alır kripto falan aktarırsın?

Galatasaray bir kenara, alakası yok zaten malbahçelilerin uydurması bağdaşıklık; terör söz konusu ise babamın oğlu gelse tanımam.

edit - kızıl kuş: savcılık, Galatasaray başkanına ve timur'a sorsun bu sorunuzu muhatabı ben değilim ki, hukuki anlamda da hukukçu görüşü gerekir.
-1
baldan kaymak
(30.12.25)
Baldan kaymak erden timur bir ara 30 milyon euro vermişti başkana, bu para nereden geldi de kulübe verdi sence, sattığı dairelerin parası mıydı onlar?
-1
🌸kizil karga
(30.12.25)
(9)

Taharet mısluğu Avrupa'da neden başaramadı?

kizil karga
Bunu şu nedenle soruyorum: Taharet musluğu pratik bir hijyen aracı, biliyorsunuz Avrupa'da binlerce milyonlarca Türk var ve bunların evinde de illa ki bu mekanizmaya sahip tuvaletler vardır, bunu gören, görmese bile böyle bir aracın varlığından haberi olan Avrupalılar neden sosyokültürel bir etkileş
Bunu şu nedenle soruyorum: Taharet musluğu pratik bir hijyen aracı, biliyorsunuz Avrupa'da binlerce milyonlarca Türk var ve bunların evinde de illa ki bu mekanizmaya sahip tuvaletler vardır, bunu gören, görmese bile böyle bir aracın varlığından haberi olan Avrupalılar neden sosyokültürel bir etkileşimle taharet musluğuna geçiş yapmadı, mevcut araçlara göre neyi başaramadı da onların yerine geçemedi o dominasyonı kıramadı, Avrupalılar nasıl görüyor taharet musluğunu? Tamam kadınlar için bazı riskleri var ama tek neden bu değildir diye tahmin ediyorum, neden olabilir?
0
kizil karga
(17.12.25)
insanın sürekli g.t deliğini yıkaması bir yerden sonra anal kompexe giriyor bence. sürekli göt yıkamak sorunlu bir hareket. avrupalılarda kıçını elleyip elleyip herkesin eleni sıkmak istemiyor heralde.
-26
mikahakkinen
(17.12.25)
Islak mendil denen bir şey var.
-21
arbre
(17.12.25)
çünkü doğu adeti.
ve avrupa dünyanın en faşist coğrafyası. (zaten faşizmin başkenti ve aslında avrupa dışında faşizmin olduğu bir coğrafta bile yok)

doğudan gelen adet ne olursa olsun asla almazlar, almamakta direnirler. o yüzden asla kullanmayacaklar. mesela taharet musluğu amerikada çılgınlar gibi yayılıyor, çünkü faşist değiller.

bidet vs. avrupanın %90'ında mevcut değil. ingilterede hiç yok, almanyada hiç yok. ama ona rağmen asla taharet musluğu kullanmazlar. çünkü bu doğu adetini asla benimsemek istemezler.

dünyanın en mantıklı icatlarından biri olmasına rağmen.
+4
tchuck
(17.12.25)
Tersten bakarsak daha net anlaşılır. Bizdeki klozete sabitlenmiş klasik taharet musluğu aslında oldukça ilkel bir yöntem. Doğu Asya da bunun spiral hortumlu, duş başlıklı modeli kullanılıyor. Biz bu doğu adetini asla benimsemek istemedik. Açık ara çok daha kullanışlı olmasına rağmen. Biz de doğuyu yok saydığımız için kendi ilkel musluk tipimize sadık kaldık.
-1
mikro patlama
(17.12.25)
Avrupanın ve insanının aslında ne bok olduğunu bu konudaki tercihlerinden anlayabilirsin. Islak mendili savunan da bideti çok avrupai ve modern bulan aşağı yukarı aynı kafa. Avrupaya ait olmadığı için kullanmamak için salak salak argümanlar üretiyorlar. Özellikle bidet tam bir saçmalık. Esas amacı fahişeler için ön cephe temizliği için üretilmiş bidete çok afedersin klozetten kalkıp götlerinde bokla domala domala bidete geçip temizlenmeye çalışıyorlar. Bu konudaki en steril yöntem taharet musluğu.
0
onepointzero
(18.12.25)
Toplumlarin kulturel yapilariyla alakali. Tahareti hadi biz doguluyuz diye almadilar ama her italyan evinde olan bidet’yi de almadilar. İskandinavya’da yasamis bir arkadasim tuvaletlerini dusa girmeden onceye ayarliyorlar demisti ama dogru mudur bilemem. Bence en kullanislisi su an amerika’da yayginlasan el dusu, tekrar banyo yaptiracak olsam ciddi ciddi arastiririm.
0
lallala
(18.12.25)
Avrupa'da eve usta cagirmak falan cok buyuk lukstur. Bina yaslari da cok yuksektir. Yenilik falan akillarindan dahi gecirmezler zengin degillerse.
0
freedonia
(18.12.25)
insanin hijyenle iliskisi kulturel. ayni yemek gibi. adam public tuvalete giriyor, boklu kaldirimlarda yuruyor (abd'de yaygin) ve sonra ayakkabilarini cikarmadan laps diye eve giriyor. sictiktan sonra kicini yikamiyor ve bu onu rahatsiz etmiyor.

batida oturmamis bu. cok da basit bir mevzu. hic bilemedin bir kokteyl parasina amazon'dan $20'a bidet alip takarsin ama yapmiyor.
0
antikadimag
(18.12.25)
Yıllar önce tv'de vitra gibi bir şirketin ceo'su konuşuyordu bu soru sorulduğunda, Avrupa yönetmelikleri nedeniyle taharet musluğu olan klozetleri ihraç edemiyoruz demişti. kanalizasyon sistemi ile içme suyu şebekesinin aynı yerde olmasına izin verilmiyormuş, bir kaçak veya tıkanma durumunda şehir suyuna kanalizasyon karışma ihtimali olduğu için demişti.
0
creepy
(21.12.25)
(4)

Wifi'den Twitter'a bağlanamamak

kizil karga
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
0
kizil karga
(04.12.25)
Is yerindeyseniz bloklanmis olabilir. Bizim ofisin wifi'den facebook, instagram falan giriliyor ama mesela tiktok'a girilmiyor.
+1
mbond
(04.12.25)
Yok evin wifi'si, düne kadar bi sıkıntı yoktu bugün başladı. Resetledim modemi tekrar kurdum ama bi şey değişmedi.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
güvenli internet ayarı açılmış olabilir mi internet sağlayıcınızda?
+1
inheritance
(04.12.25)
Olabilir abi hiç aklıma gelmedi o kontrol ederim.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
(5)

Hangi saat-2

kizil karga
Daha önce şu iki saat arasında kararsız kalmıştım:Tissot Gentleman: https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeATissot Prx: https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.htmlBen Tissot Gentleman almaya karar vermiştim a
Daha önce şu iki saat arasında kararsız kalmıştım:

Tissot Gentleman: www.tissotwatches.com

Tissot Prx: www.tissotwatches.com

Ben Tissot Gentleman almaya karar vermiştim ama sonra bütçeyi biraz daha yükseltip şunu almaya karar verdim gibi ama çok da emin değilim: Longines Conquest www.konyalisaat.com.tr

Maksimum bütçem bu, buna tamam olayım mı yoksa yoksa yav siktir et Gentleman iyidir yapıştır gitsin mi dersiniz?
0
kizil karga
(25.11.25)
Longines conquest tasarım olarak ruhsuz geldi bana

Casio nun otomatik saatine benziyor
www.konyalisaat.com.tr
+1
grimavi
(25.11.25)
Longines ile Tissot kıyaslanacaksa tabii ki Longines. Hem marka olarak daha oturaklı durur ve uzun yıllar her kademede takabilirsiniz. Saat dünyasına merak salanlar genelde Tissot'u bir zaman sonra ıskarta eder. Benim de ilk saatim Longines ve hala severek takarım. Bir de fotoğraftan seçiyorsanız mutlaka gidin görün kolunuzda. birisi marka olarak consumer seviye, diğeri lükse giriş.

ilave: konyalının fotoğraf kalitesi baya bi leş. kıyaslama yapacakları şöyle alalım :). www.longines.com
+1
awlmi
(25.11.25)
Tissot Gentleman + Longines Conquest (belki Tissotu bir tik daha fazla begendim)
Prx etkileyici gelmedi.

ama koluna takip bakman lazim.
+1
compumaster
(26.11.25)
Longines Conquest 122gram Tissot 164 gram bu da bence onemli.
+1
compumaster
(26.11.25)
İlk link.
+1
gobekliraki
(26.11.25)
(6)

ABD-Jüri sistemi

kizil karga
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nere
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nereye kadar meşru müdafaadır nereden sonra bu kapsamı yitirir bilirler mi, bilmiyorlarsa verdikleri kararlar sağlıklı oluyor mu, nasıl oluyor bu olay? Mesela bir olay meşru müdafaa kabul edilip sanık suçsuz bulunsa yargıç "lan olm bunun neresi meşru müdafaa aq kafanız mı güzel" deyip karara müdahale edebiliyor mu, edebiliyorsa jüriye ne gerek var direkt yargıç karar versin işte; edemiyorsa yasanın tüm inceliklerine hakim olmadan verilen kararlar sağlıklı olabiliyor mu?

Ya bu jüri sistemi anglo-sakson bir gelenek sanırım, İngilizler acaba magna carta ile gelen bir alışkanlıkla halkın da bu mahkeme işlerine dahil edilmesini mi sağladı ne oldu acaba buradan mı çıktı bu jüri olayı ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(23.11.25)
öncelikle, küçük ve teknik detaylı mahkemelerde jüri yok. yani ne bileyim şirket birleşmesidir, tapu kadastrodur, evrakta sahteciliktir vs. zaten bilirkişi ve o alanda uzman bir hakim gerektirebilir, jüri olmaz.

jüri daha ziyade ağır suçlarda, birisinin yıllarca hapiste olacağı veya idam edileceği mahkemelerde görülür. cezanın ne olacağına karar vermezler, ordaki teknik karar yine mahkemede olur ama birisi masum mu suçlu mu diye karar verirler.

avrupa-türkiye coğrafyasındaki zihniyette aslında hukuk, sağı solu çok net, hemen bütün detaylarıyla yazılmış ve haliyle hukuktan anlamayan birisinin üstüne fikri olmasına gerek olmayacak gibi dizayn edilmiş.

abd'deki mutlak halk egemenliği konseptini anlamak için, ilk dönemlerine kadar inmek lazım ama kabaca burda 2 konu var:

1) devlet tam olarak güvenilir bir kurum değildir. yönetim tiranlaşabilir. halk egemenliğinin hiçbir zaman riske edilmemesi gerekir. (bireysel silahlanma da bu yüzden) haliyle sen adalet bakanlığının ya da kimse sorumlusu, spesifik bir mahkemeye, spesifik bir hakim atayıp atamayacağını bilemezsin. farklı görüşteki bir hakimin görev yerini değiştirmeyeceğini garanti edemezsin. bu yüzden orda karar mercii halk olmalı.

2) her şeyin karşılığı yazılı olamaz. kamu vicdanı da önemlidir ve neticede devleti, halk kurar. devlet, birisinin hayatını alacaksa halk için alır. ve bu da bizi -> birisinin hayatıyla ilgili kararı da halk verir'e getirir.
+11
gitdaddy
(23.11.25)
(bkz: kamu vicdani)
+1
antikadimag
(24.11.25)
antikadimag +1. anglo saxon hukuk sistemlerine özgü bir düzen bu. sadece ceza davalarında ve suçlunun suçu inkar ettiği gibi durumlarda kullanılıyor. bu sistemde verilen ceza veya beraat kararları toplumda adalet sistemini tartışmaya açmıyor. halk karar vermiş gibi bir durum oluşuyor. en üçuk örneği o. j. simpson davasıdır. adam kesin denecek delillerle cezalandırılması gerekirken beraat etti.
+1
ground
(24.11.25)
Abi peki bu saçma bi salaklık değil mi ya, yani halk mutlu olsun diye halkın (jürinin) suçsuz kabul ettiği O. j. simpson gibi kesin suçlu birini serbest bırakınca "abi kararı halk verdi suçluysa da günahı onların boynuna" şeklinde bi yasal düzenleme olması gerçekten mantıklı mı yav kimse karşı çıkmıyor mu bu sisteme acaba bilmediğimden soruyorum.
0
🌸kizil karga
(24.11.25)
mutlak doğru çalışan bir hukuk mekanizması maalesef yok. abd'de juri ile ilgili tartışmalar dönüyordur kesin. bahsettiğiniz o.j simpson davasında juri havuzu siyahi amerikalıların ağırlıkta olduğu bir dava. bir de o dönem amerikan polisinin siyahilere yaptığı ırkçılık maksimum düzeyde. o karar dönemin ruhundan bağımsız okunamaz.

juriden bazen saçma kararlar çıksa bile devletin gücünün sınırlanması amerika gibi ülkelerde daha önemli.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(24.11.25)
amerika'da yasadigim surecte gordugum kadariyla ekstra birkac bilgi vermek gerekirse:

vatandaslar random olarak mail aliyor ve davet ediliyorlar. tabi davet dense de bu zorunlu bir hizmet aslinda. buna jury summon deniyor. ancak her cagilan juriye giremiyor. sana birkac soru sorup davaya yonelik taraf olup olmadigini, juri olup olamayacagini anlamaya calisiyorlar. bircok amerikan hayatinin bir doneminde summon edilir ama gercekten jury olan cok azdir.

o gunler icin isinden izin aliyorsun. sana gundelik ihtiyaclarin icin bir para veriliyor. cok uzun surecek davalara gitmek istemiyor amerikalilar para kaybedecekleri icin.

sonuc olarak juri suclu veya sucsuz durumuna karar veriyor. hakimin buradaki etki alani cok kisitli, sadece cezayi belirleme noktasinda. kamunun yargi sureclerine katilmasi, sureclerin nasil isledigini bilmesi ve soz sahibi olmasi bence cok guzel bir sey.
+1
antikadimag
(24.11.25)

Macfit üyelik yenileme

kizil karga
Nasıl oluyor? Şu yüzden soruyorum normalde Macfit üyelik bitince sen üyeliğini sonlandırmazsan üyelik statüsünü aylık olarak değiştiriyor, ben aylığa düşmeden yine yıllık üyelik yapmak istiyorum, uygulama üzerinden bunu yapabiliyor muyuz, uygulama "kardeş üyeliğin bitiyor yenilemek ister misin" diy
Nasıl oluyor? Şu yüzden soruyorum normalde Macfit üyelik bitince sen üyeliğini sonlandırmazsan üyelik statüsünü aylık olarak değiştiriyor, ben aylığa düşmeden yine yıllık üyelik yapmak istiyorum, uygulama üzerinden bunu yapabiliyor muyuz, uygulama "kardeş üyeliğin bitiyor yenilemek ister misin" diye bi bildirim falan gönderip üyeliği yenileme seçeneği veriyor mu yoksa direkt aylığa mı düşüyor nasıl oluyor?
0
kizil karga
(22.11.25)
(14)

Hangi saat?

kizil karga
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeAhttps://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.html
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?

www.tissotwatches.com


www.tissotwatches.com
0
kizil karga
(21.11.25)
Yani biri 35 mm çapında biri 40 mm çapında, tarz olarak benzer olsa da bilek yapına göre seçmek gerek
0
grimavi
(21.11.25)
Abi yanlış linki koymuşum düzelttim, ikisi de 40 mm
0
🌸kizil karga
(21.11.25)
ben ilkini beğendim
+1
kisa
(21.11.25)
40 mm ise gentlemen ama alternatif öneri istersen citizen c7 modeli, beşgen tarih penceresi falan retro hoşuma gidiyor
+1
grimavi
(21.11.25)
ilki açık ara
+1
ground
(21.11.25)
bence ikisi de değil. ama bu tarz seviyorsanız ilki
+3
sweetoffice
(21.11.25)
bence de ilki. prx bir tık sanki piyasa işi oldu gibi bir algım var. bir de prx daha hafiftir, ben o kadar hafif saat de sevmiyorum.
+1
awlmi
(21.11.25)
tabiki gentelman
+1
bobinhoo
(21.11.25)
kesınlıkle gentleman.
+1
deepness
(21.11.25)
2. benim de hedeflerimden birisi çok şık.
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
1 cok cok iyi
+1
koela
(21.11.25)
Bilekte farklı duruyor bu saatler ama bence gentleman
+1
edaddy
(21.11.25)
PRX yani ikinci.
+1
ucurulmamak umidiyle
(21.11.25)
Ben de ikisi de değil diyeceğim..
0
eileengray
(22.11.25)
(3)

Yediklerime ne oluyor? (Tuvalet sorusu)

kizil karga
Normalde böyle soruları Kaleci Saçlı abime soruyordum ama burada olmadığı için sizleri rahatsız edeceğim mecbur kusura bakmayın. Geçen yaz buradan aldığım tavsiyelerle 5-6 ay bulk yaptım güzel de kilo aldım, 3 haftadır da definasyon sürecindeyim, Chatgpt ile kalori-makro hesabı yaptım süreç güzel gi
Normalde böyle soruları Kaleci Saçlı abime soruyordum ama burada olmadığı için sizleri rahatsız edeceğim mecbur kusura bakmayın.

Geçen yaz buradan aldığım tavsiyelerle 5-6 ay bulk yaptım güzel de kilo aldım, 3 haftadır da definasyon sürecindeyim, Chatgpt ile kalori-makro hesabı yaptım süreç güzel gidiyor ama dikkatimi çekti ben artık 3-4 günde bir tuvalete çıkıyorum, normalde (bulk döneminde) günde 2 defa çıkıyordum, tamam yüksek kalori alıyordum ama şimdi de az kalori almıyorum kesin kalori açığındayım ama yinede 2000 kalori alıyorum (bulk döneminde 3500 kalori alıyordum) bunları da et ve patates pirinç karabuğday gibi kaynaklardan alıyorum, e peki bu benim yediklerim ne oluyor son zerresine kadar enerji olarak mı kullanılıyor ben neden tuvalet yapmıyorum? Yani yanlış anlama olmasın var da yapamıyor değilim yok yani hissetmiyorum, bir yandan da bu bir sağlık sorunu mu diye endişe ettim biraz, tamam düşük kaloride tuvalet ihtiyacı azalıyor ama bu kadar mı azalıyor, normal mi bu?

*Önemli mi bilmiyorum ama haftada 5-6 gün de antrenmanım var.
-2
kizil karga
(19.11.25)
%100 cevap veremeyeceğim ama düşük lif yüksek protein kabızlık ve sindirim problemlerine sebep olur. yoğun sporcularda kabızlık yaygın görülür, antreman sıklığınız da yüksek. olay kalori ile ilgili değil de besin dağılımınızda olabilir mi? bir besinden alınabilecek max kalori ve sindirilebilecek miktar kalori ihtiyacı ile böyle değişmez. su tüketiminiz ve bir de brokoli vs gibi lifli sebze tüketiminizi artırıp takip edin derim. bir de probiyotik takviyesi olabilir.
+4
awlmi
(19.11.25)
Bitki tüketimimde sorun yok aslında ama onları kalori hesabına eklemediğim için söylemedim, normalde protein aldığım her öğünde yeşilliklerden yemeye özellikle dikkat ediyorum ama common of demons'un söylediği bir şey ufkumu açtı dışkının 3/4'ü sıvı deyince, bu dönemde idrar miktarım inanılmaz arttı acaba bu da bağlantılı bir konu mu bilemedim.
-1
🌸kizil karga
(19.11.25)
Sıkıntı yaratıyorsa ki uzun vadede yaratabilir. Şöyle bir suplament yapmışlar o iş için.

www.amazon.com.tr
+1
Mirket
(19.11.25)
(2)

Messi neden hala futbol oynuyor?

kizil karga
Başta söyleyeyim ben bir Messi hayranıyım ama merak ettiğim şu: Ronaldo tamam biyonik gibi robot gibi bir sporcu tüm ömrünü de kendisini geliştirmeye daha iyiye götürme üzerine kurmuş ve bunun karşılığı olarak da 40 yaşında hala futbol oynuyor ve daha da devam edecek gibi, yani Arap liginde oynuyor
Başta söyleyeyim ben bir Messi hayranıyım ama merak ettiğim şu: Ronaldo tamam biyonik gibi robot gibi bir sporcu tüm ömrünü de kendisini geliştirmeye daha iyiye götürme üzerine kurmuş ve bunun karşılığı olarak da 40 yaşında hala futbol oynuyor ve daha da devam edecek gibi, yani Arap liginde oynuyor ama ulusal olarak milli takımda da oynuyor fakat bunları yapmayan Messi de hala futbol oynuyor, yani ben Messi'nin Ronaldo gibi hedeflerinin olduğunu da zannetmiyorum ama 38 yaşında hala oynuyor, fizik gücü kondisyonu ve mentali Ronaldo gibi mi bimiyorum ama hala oynuyor, hatta sanırım Barca'ya tekrar dönme ihtimali de var ama bu seviyede hala nasıl oynayabiliyor Messi ve neden oynuyor, Ronaldo oynadığı için mi devam ediyor sizce yoksa oynayabildiği için mi oynuyor?
+1
kizil karga
(15.11.25)
futbolu bırakırsa yaşlandığını kabul etmiş olur.
futbol olmazsa ilgi odağı olmaz.
yapacağı başka bir iş yok. uğraş, hedef, heyecan.

elon musk dünyanın en zengin insanıyken neden halen çalışıyorsa aynı sebepten. hem ilgi güzel, hem para güzel hem de birnevi yaşlanmayı geciktiriyosun.
0
jelly bear
(15.11.25)
sadece sahada hiç bir şey yapmadan durması bile stadyumu dolduruyor. ayrıca inter miaminin ortaklarından ve takımın değerini artırıyor. olay tamamen ronaldonun devam etmesi değil halen hatrı sayılır şekilde futbol oynayabilmesi. ayrıca ronaldodan 2 yaş daha küçük. barçaya dönmez zaten barçanın bunu karşılayabilecek ekonomisi yok. ancak sponsorla olur.
0
mikahakkinen
(15.11.25)
(1)

Nba Avrupa vs. Euroleague

kizil karga
Nba Avrupa kurulursa/kurulduğunda sportif itibar olarak Euroleague'i geride bırakır mı, yani bi zamanlar Euroleague'in yaptığını Nba Avrupa da Euroleague'e yapabilir mi ve Euroleague'in sabit katılımcıları Nba Avrupa'ya geçiş yapar mı, nasıl olur sizce?
Nba Avrupa kurulursa/kurulduğunda sportif itibar olarak Euroleague'i geride bırakır mı, yani bi zamanlar Euroleague'in yaptığını Nba Avrupa da Euroleague'e yapabilir mi ve Euroleague'in sabit katılımcıları Nba Avrupa'ya geçiş yapar mı, nasıl olur sizce?
0
kizil karga
(13.11.25)
Kurulduğunda pek ilginin olacağını sanmıyorum. Genelde nokta atışı şehirleri seçmek istiyorlar. Mesela Manchester, Paris, Roma. Burda en önemli etken tabii ki para. İlerleyen süreçte Nbaden ayrılan yıldızları da buraya getirirlerse belki ilgi artar. Barcelona ve Real Madrid geçeceğini açıkladı. Paris geçmek istemiyor deniyor. Milano da katılacağını belirtti. Nba Europela Eurolig anlaşmak için biraz debelenecek ama ortada iyi para olursa 5 sene içinde geçişler olabilir. Euroligin ana destekçisi şu an İsrail sponsorları. Önce bekleyip görecekler.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(8)

Bahisçi futbolcular

kizil karga
Ceza alırlar mı sizce nasıl bir yol izlenir, özellikle "geçmişte oynadık ama sonradan oynamadık" diyenler.
Ceza alırlar mı sizce nasıl bir yol izlenir, özellikle "geçmişte oynadık ama sonradan oynamadık" diyenler.
0
kizil karga
(11.11.25)
geçmişte oynadık sonradan oynamadık kısmı kanıtlanamıyor mu ya? bence öyleyse sorun olmamalı. cidden şimdi gençken oynamıştır sonra futbolcu olmuştur ve o süreçte hiç dokunmamıştır, okay bana kalırsa. hangi takım olursa olsun yani. fanatikliğe gerek yok bu durumda
+1
chanandler bong
(11.11.25)
Oynadığını tespit edenler hangi aralıkta oynandığını da tespit ederler bana kalırsa.
0
🌸kizil karga
(11.11.25)
yasal bahis sitelerinde oynamış oldukları tüm bahislerin kayıtları mevcut oluyor. ek olarak, örnek veriyorum site yalnızca son 5 yılın kayıtlarını tutuyor tarzı bir uygulamaya gitmişse, onu bilemeyeceğim.

ama bu süreç bence sadece yasal bahis siteleriyle dönecek iş değil. yasadışı bahis siteleriyle ilişkileri varsa nasıl ortaya çıkarılır, o konu hakkında bilgisi olan varsa yeşillendirsin.
0
fetis ya ali
(11.11.25)
İllegallerin tespiti zor sanki ya, yani ilk etapta legal bahis yapanların banka kayıtları incelenip nereye çıkış yaptıkları incelenerek yurtdışı bağlantılı bi bahis var mı yok mu bakılabilir ama kendi hesabından para çıkışı yapmayanlar da olabilir bir sürü teferruat.
0
🌸kizil karga
(11.11.25)
talimatname de yanlisim yoksa oynamanin cezasi var ve sarta bagli degil. 5 yil icin statute of limitations(turkcesine bakamadim affedin) var o yuzden son 5 yila bakiliyor, bahis sitesi verisi cok eskiye de dayansa ceza verilemiyor. Ozetle Lisansli futbolcu olduklari tarihte oynamislarsa hak mahrumiyeti cezasi alabilirler, o donem lisansli degillerse almazlar. Bir de musabaka sonucunu etkilemek varsa o bambaska bir cezaya gider zaten pfdkdan ote savcilik devreye girer.

Su an TFF herhangi gercek bir kritere bagli olmadan tamamen TC kimlik nosu uzerinden uyelik var mi bahis yapilmis mi ona bakiyor. Bunu su an adam gibi arastirmadan niye acikliyorlar belli degil, muhtemelen bastakilerin yonetsel zekalari, aciklamadan tum detaylarini ogrenmeleri gerektigine yetmiyor. Ama iste baskasi adina uyelik acilabildigi vs. de ortaya cikti. Yani bahis yapti denilenlerin neye bahis yaptigi bile net degil su an. Karman corman bir sey.
0
wallcan
(11.11.25)
newcastle tonali 6 ay ceza almıştı. oynamadıklarını kanıtlarlarsa ceza almazlar. ceza alsalarda çok uzun süreli olmaz. bu sadece türkiyede değil dünyada bir sorun. bahis artık her ligi ve her sporu kirletti.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
dava inanılamz sulandırıldı.

illegal bahis ile yolunu bulan milyon tane futbolcu ve hakem var. hiçbiri resmi sitelerden oynamıyor. hepsi kaçak sitelerden oynuyor, daha doğrusu maçı fixlemesi karşılığında o sitelerden para alıyor.

isim vermeyim ama; selçuk doğumlu bir hakemimiz. ölümcül fakirlikten; kuşadası marinada 40-50 milyonluk evler, anasına babasna apartmanlar almaya başladı.

öyle misli.com'dan nesine.com'dan pra transferlerine değil, bu adamların akzandığı para ile tüm sülalelerinin mal varlığı arşatırılarak ortaya çıkr bu işler.

dava sulandırıldı. üstü kapatıalcak.
+1
tchuck
(11.11.25)
tonali'nin durumu farklıydı kendi takımının maçına takımım kazanır diye bahisleri olduğu söylenmişti. bir de yanlış hatırlamıyorsam oynadığı yer de illegal yerlerdi. 10 ay ceza aldı. cezasını bitirdi bir süredir de tekrar oynuyor. türkiye'deki talimatnamede sosyal medyada gördüğüme göre en alt sınır 3 ay üst sınır 1 yılmış. alakasız liglere oynayan ve oynama tarihi eskide kalmış olan topçular alt sınırdan ceza alır bence. burada ilginç olan eren elmalı'nın konusu. soruşturmada 5 yıl geriye gidilebiliyor ve onun son bahsi 4 yıl 10 ay önceymiş. 2 ay sonra yapılsa soruşturma cezası yok ama şu an ne olacak buna rağmen o da mı 3 ay alır farklı bir hakkı olur mu görücez.
0
semaforo de medianoche
(12.11.25)
(10)

Bazı mesleklere çok mu anlam yükleniyor?

kizil karga
Mesela son zamanlarda yine Nuri Bilge Ceylan'ın kamera arkası görüntülerinde Bennu Yıldırımlar'ın 2 saat kafasını açtığı kayıt yayınlandı, yani baktığında en nihayetinde film çekiyorsun dünyayı kurtarmıyorsun ama Cem Yılmaz'ın kendi değerini sen belirlersin kafasıyla anlattığı tuvaletçi hikayesi gib
Mesela son zamanlarda yine Nuri Bilge Ceylan'ın kamera arkası görüntülerinde Bennu Yıldırımlar'ın 2 saat kafasını açtığı kayıt yayınlandı, yani baktığında en nihayetinde film çekiyorsun dünyayı kurtarmıyorsun ama Cem Yılmaz'ın kendi değerini sen belirlersin kafasıyla anlattığı tuvaletçi hikayesi gibi bu tip insanlar kendilerini ve yaptıkları işi "çok önemli bir şey yapıyoruz" seviyesine çekip gereğinden fazla bir anlam yüklenmesine mi neden oluyorlar, bana göre Nuri Bilge Ceylan'ın işleriyle gece 2'de Atv'de yayınlanan 3 kafalı köpekbalığı filmlerinin yönetmeni arasında çok fark yok ama baktığın zaman yaptıkları işi kanser ilacını bulmuşlar gibi pazarlıyorlar, böyle bir şey gerçekten var mı bana mı öyle geliyor?
-4
kizil karga
(08.11.25)
bunlar pazarlama değil doğal süreçler, nbc'nin o görüntüsü sanırım 8saatlik bir kamera arkasından bir kesit. diğer tüm filmlerinde de benzer kamera arkası görüntüler var. kış uykusunda mesela Nejat İşler'e sahne veriyor. yine kış uykusunda haluk bilginer'e demet akbağ'a neyi nasıl yapması gerektiğini söylüyor. adamın normali bu yani.

nbc iyidir. filmleri ile kendi sinemasını oluşturmuştur. bu bir yönetmen için yeterlidir.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.25)
Bence NBC ödül odaklı film çekiyor ve biraz kasıntı bir tavrı var. Tamam, Bennu Yıldırımlar ile sohbet ettin, güzel. Ama neden bunu kameraya alıyorsun? Kameraya aldıysan neden paylaşıyorsun? Türk sinemasına ciddi katkıları var, orası ayrı, ama bu yaptığı yine de nahoş duruyor.
-1
cemallamec
(08.11.25)
Tıpkı sorduğun gibi; sana öyle geliyor.
+1
Bruce
(08.11.25)
Kibirli bir adam ama işini de iyi yapıyor gibi bir durumu var.
0
sekizdokuzon
(08.11.25)
Köpekbalığı yönetmeni de işini iyi yapıyor, aralarındaki tek fark Nuri Bilge Ceylan gibi yaptıkları işleri ölüme çare bulmuşlar gibi vakur bir tavırla pazarlamıyorlar, yoksa bozkırın ortasında uzaklara bakmalı 3 saat film çekince 2 başlı köpekbalığı filmini çeken yönetmenden daha kaliteli iş yapmış olmuyorsun bence, köpekbalığı filmi çeken adam sadece film çektiğinin farkında yaptığı işe ekstra bir anlam yüklemiyor.
-3
🌸kizil karga
(08.11.25)
Köpekbalığı filmi ile Ceylanın filmlerini kıyas etmek yanlış bence ya. İkisinin ortaya çıkış amacı tam olarak aynı değil. Birinin başarısı daha çok eğlence sektörünün konusu, diğerinin başarısı sanat dalı olarak sinemanın konusu.

Köpekbalığı filmini kafa boşaltmak için, vakit geçirmek için, aksiyon arayışıyla izlersiniz. N.b.c. filmini kafa patlatmak, kamera açısını tartışmak, yanında puro falan içip varsa ilgisi olan çevrenizle kritiğini yapmak hayatı sorgulamak, kasvetlenmek için falan izlersiniz. Bu ikinci senaryoyu bir köpekbalığı filmi için yaptığınızı düşünebiliyor musunuz?

Haliyle bu iki farklı kitleye yönelik film çıkaran iki yönetmenin yaklaşımı, önemsedikleri ve karakterleri aynı bu iki kitle kadar farklı olacak zaten. Bunlardan biri diğeri gibi film yapamaz. Her şey olması gerektiği gibi.
0
akhenaten
(08.11.25)
nbc filmi çekersen full kamera arkasını da bir kameraman çekiyor 3ayda çekiliyorsa film 3aylık kamera arkası görüntü var zaten adamda. oyuncular vs de bilmiyor değil sanki gizli kamera koymuş gibi yorumlamayın.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.25)
Sanırım anlatmak istediğinizi anladım ama nbc örneği biraz yanlış olmuş.

İnstagram'da bir yoğurtçu dükkanı var. Tepsiden kürekle yoğurt alıp kutuya koyuyor. Yok yoğurt doldurmak bir sanat işidir, biz çocukluktan ustamızdan öğrendik, küreği bilekten çevirmel ustalık ister. Lan altı üstü tepsiden kürekle alıp kutuya koyuyorsun. Yanlış koysan ne olacak, en fazla ne olabilir yani?

Gerçekten yetenek ve tecrübenin fark yarattığı işlerde öyle olduğunu düşünmüyorum. Bence yönetmenlik böyle bir iş, böbürlenmeyi hak ediyor.
0
kibritsuyu
(08.11.25)
0
🌸kizil karga
(08.11.25)
meslege degil de insanlara cok fazla anlam yukleniyor. bilge hoca da bunlardan biri. fazlasiyla hirsli ve ozenti oldugu icin bu halde oldugunu dusunuyorum.

meslek icin sanatcinin oykusu - mazhar alanson harika anlatir mevzuyu.
0
klassno
(08.11.25)
(15)

Vücudunuzdan memnun musunuz

kizil karga
Aynaya bakınca ulan iyiyiz he diyor musunuz yoksa saldınız mı?
Aynaya bakınca ulan iyiyiz he diyor musunuz yoksa saldınız mı?
-2
kizil karga
(05.11.25)
Fena değilim bence. :)
Bel çevremde biraz yağlanma var. Onu da eritsem iyi olur, ama kafama pek takmıyorum.
20'lerimin sonuna kadar çok zayıftım. Birkaç kilo veya bölgesel yağlanma için üzmüyorum kendimi.
0
auroraaurora
(05.11.25)
hayır. biraz daha uzun ve kalıplı olmak isterdim.
173 boy, 64-65 kg.
0
m e b
(05.11.25)
six packleri görmeye ramak kala bir saldım kendimi iki ayda 9 kilo aldım. aynaya hiç bakasım gelmiyor.
0
lazpalle
(05.11.25)
Hiç memnun değilim 18 kilo aldım...aynalara küstüm özensiz giyiniyorum. Nihayetinde 15 gün önce diyetisyene gitmeye ve yürüyüş yapmaya başladım. Hedef 35 kilo vermek.
0
cccbehzatccc
(05.11.25)
Ben de antep e gelince 15 kilo aldım ama boydan kurtarıyorum. ama uzun boy boyun düzleşmesi yaptı, bir de kaşlarımı beğenmiyorum. onun dışında iyi ya adam olana çok bile
0
ananiyimioguz
(05.11.25)
spor yapan biriyim ama iş güç kaynaklı son 7-8 aydır spor sıklığım ancak mevcudu korumaya yetiyor. fitness ancak haftada 2 belki 3. tatiller, seyahatler sebepli sporsuz geçen haftalarım da oluyor. yine de fena değilim, 3-4 kiloluk bir diyetle çok daha iyi olurum. bir de alkolu tamamen çıkarabilsem ama ne iş ne arkadaşlar müsaade ediyor.
39E 1.80m, 89-90kg.
0
awlmi
(05.11.25)
Geçen marketten dönüyordum hem sırt çantam doluydu hem de 10 kiloluk su taşıyordum kucağımda. Elimden fiş düştü hop diye çöküp onu alıp kalktım elimdekileri yere bırakma ihtiyacı hissetmeden. Çok büyük bir ağırlık değil ama beni gururlandırdı dedim aferin lan bacaklar iyi iş gördünüz.
0
peki madem
(05.11.25)
değilim. skinny fat im. skolyoz ve kifozum var. yüzme dışında spor yapmaya korkuyorum daha kötü olur diye. ona rağmen fıtık çıktı bir de onunla uğraşıyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Hamileyken 25 kilo aldım, vermeye çalışıyorum :(
0
sadakatsiz
(05.11.25)
Selulit ve yüzdeki sivilce izlerinden memnun değilim..onun dışında vücudumu seviyorum.
0
egerbiryolcu
(05.11.25)
degilim. hayatim boyunca da olmadim. sisman oldugum da oldu, simdi skinny fat'im. ama salmadim da. salinca daha kotu oluyor. kifoz da var zaten :(
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Atletik ve kasliyim, yag oranim cok dusuk. Uzun kolluyken, kisin falan siradan, random biriyim aslinda ama yazin plajda kizlar hasta oluyor bana:) Ustsuz ve sortla dolasmam lazim benim. Spora giden arkadaslar tutturmus, hepsi kilo alip semirip, buyume pesinde onemli olan vucudun estetik ve atletik olmasi bence.

Ama iste sacim dokuluyor, tepe acildi.
0
speedy
(05.11.25)
göbek bölgesi hariç iyi. ama yaş 40'a geldi bu saatten sonra meydanı gençlere bırakalım artık.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
senelerdir six packlerim var. saçlarım da çok gür. dişlerimde sıfır çürük, dolgu vs. bembeyazlar genetik olarak. 5 km'yi 18 dk'da koşabiliyorum. yaş 41.
-1
gabe h coud
(05.11.25)
Nope.
0
cemallamec
(06.11.25)
(5)

Gümrük sorusu

kizil karga
Bir süredir gümrüklerle ilgili yayınlanan reality programları izliyorum, aklıma bir şey takıldı. Mesela yolcu uçakla İngiltere'den geliyor yanında 2 bavul elektronik sigara var, bununla Türkiye'ye giriş yapmaya çalışıyor ama bu yolcu İngiltere'den çıkarken nasıl fark edilemiyor, yani tamam dünyanın
Bir süredir gümrüklerle ilgili yayınlanan reality programları izliyorum, aklıma bir şey takıldı. Mesela yolcu uçakla İngiltere'den geliyor yanında 2 bavul elektronik sigara var, bununla Türkiye'ye giriş yapmaya çalışıyor ama bu yolcu İngiltere'den çıkarken nasıl fark edilemiyor, yani tamam dünyanın dört bir yanına yolcu gidiyor gelen kısmında yakalanması daha kolay ama kendi ülkesinden çıkarken de kimse ya bi dur birader bu neymiş demiyor mu xray cihazından falan geçerken, tabii ülkelere göre yasaklı ürünler farklılık gösterebilir ama bunun gibi başka örnekler de var, nasıl oluyor bu gittiği yerde yakalansın amunike mi diyorlar?
0
kizil karga
(04.11.25)
ülkeden çıkarılan mal zaten her türlü yasal süreçten geçerek iç pazarda satışa sunulmuştur. o yönde bir denetim yapılmasına gerek yok. çünkü bundan elde edeceği bir gelir yok.
+2
tnz
(04.11.25)
ulkeden cikarken check-in bagajini x-ray'den gecirme uygulamasi hemen hemen hic bir avrupa ulkesinde yok. havaalanina giriste kontrol yok, girip bavulu verip ondan sonra ucaga giderken kontrolden geciliyor.
0
vudin
(04.11.25)
Check-in bagajinda kontrol olmali. Yani gumrukle ilgili konulara, ayni urunden cok fazla tasinmasina falan bakmiyorlardir da, sonucta bina girisinde kontrol yok. Check-in bagaji kontrol edilmiyorsa tehlikeli malzemeler de konabilir.
0
mbond
(04.11.25)
Evet gittiği yerde yakalansın diyorlar. Çünkü ülkeden ülkeye kurallar değişiyor. Çıkarken baksalar, hangi ülkeye gideceğine göre tek tek kontrol edilmesi gerekecek.
0
nickini vermek istemeyen uye
(04.11.25)
Misal ben Türkiye'ye sigara sokmaya calissam cantada kimse umursamaz. Ama 4 şişe alkol dersen riski var.
Tam tersi Fransa'da 6 şişe alkol koysam kimse umursamaz ama 3 karton sigara koysam riski var.
Bu sebepten çıkarken kimse umursamaz. Tek umursayacaklari para vs olur onun için de köpekler var (para, uyuşturucu).
0
logisticsmanager
(04.11.25)
(2)

Sırtın genişlememesi ama kalınlaşması

kizil karga
Böyle bir şey mümkün mü, yani ben sırtın genişlemesine yönelik değil kalınlaşmasına yönelik antrenman yapmak istiyorum bunu için nasıl çalışmalı?
Böyle bir şey mümkün mü, yani ben sırtın genişlemesine yönelik değil kalınlaşmasına yönelik antrenman yapmak istiyorum bunu için nasıl çalışmalı?
0
kizil karga
(02.10.25)
Böyle bir şey nispeten mümkün nispeten değil. Sırtı geniş gösteren kas grubu latismus dorsi kaslarıdır, bazı hareketler burayı izole eder tam aktif çalıştırır bazı hareketlerde de yardımcı kas grubu olarak çalışır. Omuz genişliğinden biraz daha açık lat pulldown, dirseğin gövdeye yaklaştığı row'lar ve cable pullover gibi hareketler genel olarak lat kaslarını izole olarak çalıştırır bu da latismus dorsi'yi aktif eder, bu sırt genişliğinden sorumlu bir çalışma şeklidir, eğer genişlikten çok kalınlık odaklı çalışmak istiyorsan geniş tutuş row'ların tümü alt-üst trapezleri rhomboid kaslarını ve arka deltoid'leri çalıştırır bu da genişlikten çok kalınlık odaklıdır, lat pulldown yapacağın zaman barı tam genişlikte tutarsan yine lat'lar devreden çıkar üst sırt çalışır, close grip aparatlarıyla yaparsan lat'lar çalışır ama yardımcı kas olarak çalışır lat'larden çok rhomboid kas grubu çalışır, lat'ların da dış kısmı değil iç kısmı çalışır genişliğe çok etki etmez, lat'lari tamamen devreden çıkarmaya çalışmak pratikte bir zaman sonra atrofiye neden olacağı için bu tip hibrid hareketler daha verimli olur, gerçi sırt çalışırken bir bölgeyi tamamen devreden çıkarmak için çok ileri seviye olmak lazım, izole hareketleri yapmasan bile yardımcı kas grubu olarak illa ki çalışacaktır, kaldı ki bir sırt antrenmanında yeri geliyor hamstring kasın da çalışıyor, yani sırt çalışırken sırttaki bir kas grubunu çalışmamaya çalışmak çok mümkün değil ama spesifik olarak izole hareketler seçmemek bir noktaya kadar istediğini verir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.25)
kaleci net açıklamış. orta sırt için şu derleme fena değil

fitbod.me
0
awlmi
(02.10.25)
(2)

Alien serisi hakkında bazı sorular

kizil karga
Spoiler içerir.Dün de sormuştum ama başka eklemeler yapacağım için silmiştim tekrar soracağım.1: İlk Alien filmindeki yumurtalar o gezegene nasıl geliyor?2: İnsanları Mühendis ırkı yarattıysa Mühendislerin taptığı büyük heykeller kimlere ait?3: Prometheus, Covenant ve Alien filmindeki gezegenler ayn
Spoiler içerir.

Dün de sormuştum ama başka eklemeler yapacağım için silmiştim tekrar soracağım.

1: İlk Alien filmindeki yumurtalar o gezegene nasıl geliyor?
2: İnsanları Mühendis ırkı yarattıysa Mühendislerin taptığı büyük heykeller kimlere ait?
3: Prometheus, Covenant ve Alien filmindeki gezegenler aynı gezegenler mi?
4: İlk Yaratık nasıl üretiliyor?
5: Prometheus filmindeki uyuyan Mühendis'in olayı nedir neden herkes ölü de o uyuyor?
0
kizil karga
(17.09.25)
Alien dünyasına yabancı biri olarak tam bu soruları chat gpt ye sordum çok güzel muhabbet dönüyor orayı da dene
0
grimavi
(17.09.25)
Serinin tamamını izleyeli uzun zaman oldu birkaç yerini yanlış hatırlıyor olabilirim ama hatırladığım kadarıyla cevap vereyim.

1: O tam belli değil seriye üçüncü bir film çekilirse nasıl gittiğini öğreniriz ama Ridley Scott ilk Alien filmindeki yumurtaların Covenant'da David'in ürettiği yumurtaların ardılı olduğunu söylemişti, kronolojik olarak iki filmin arasında 18 yıllık bir zaman var, o aralıkta David bir şeyler yapıp Ripley'in indiği gezegene yumurtaları getirmiş olabilir.

2: Kendilerine ait, kendilerinden üstün bir ırk ya da bir güç olmayacağını düşündükleri için muhtemelen o nedenle kendi büstlerini yapmışlar.

3: Prometheus'da gittikleri gezegen LV-223 gezegeninde geçiyor, burası Mühendislerin biyolojik silah ürettiği gezegen; Covenant Palanet 4 gezegeninde geçiyor, burası Mühendislerin gezegeni; Alien LV-426 gezegeninde geçiyor, burası Ripley'in indiği gezegen.

4: Covenant filminde Dr. Shaw'ın cesetini göstermişti karnı göğsü patlak şekilde, muhtemelen David kusursuz ilk Xenomorph'u Shaw'ı kuluçkalayarak yarattı.

5: Mühendisler İnsan ırkını Siyah Sıvı ile yok etmek için Dünya'ya gelecekleri sırada bir şekilde bunların saldırısına uğrayıp ölüyorlar, uyuyan o lavuk da Dünya'ya gidecek olan ekipten, yolculuk öncesi uyku kapsülüne girmiş, sanırım onun sayesinde de saldırıdan kurtuluyor, Prometheus ekibi gelip uyandırınca göreve kaldığı yerden devam edip Dünya'ya gitmeye çalışırken Prometheus kaptanı tarafından indiriliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.09.25)
(1)

Testosteron kullanmak

kizil karga
Yapacağımdan değil ama sadece testosteron kullanmak kas gelişimini nasıl etkiler?
Yapacağımdan değil ama sadece testosteron kullanmak kas gelişimini nasıl etkiler?
0
kizil karga
(03.09.25)
"Only Testo" diye bir kavram var ama tek başına testosteron kas gelişimi için çok güçlü destek değildir ama endokrin sistemini kapatıp PCT yapmana neden olabilir, yani hem bi gelişim görmeyeceksin hem de sistemin kendi doğal testosteron üretimini engelleyeceksin, mantıklı değil; sistemi bozmaya karar veren biri bunu olabilecek en yüksek kazançla gerçekleştirmeli ki buna değsin, her sentetik testosteronun kendi özel çalışma sistemi var protein sentezini yükseltir recovery süreni kısaltır uzun esterli olan vücudunda daha fazla kalıp daha fazla çalışır kısa esterli olanlar az kalır kazancı da ona göre daha az olur ama yan etkisi de ona göre gelişir vs sadece testosteron kullanmak biraz libidonu yükseltir yolu 200-300 metre kısaltır ama gerçekten bir anlamı yok, sadece testosteronu 55-60 yaşına gelip cinsel bozukluk yaşayan insanlar TRT tedavisinde kullanıyor. Ayrıca Türkiye'de eczaneden alamıyorsan torbacılardan orijinal ilaç bulmak neredeyse imkansız sana içine ayçiçek yağı basılmış tüpü verip gönderirler onu da totona vurduğunda kocaman bi ödemin olur günlerce gitmez, gerçekten değmeyecek bir rezillik. Bunlarla birlikte taştaşların içine çekileceğini falan söylemiyorum bile, 200 gram kas için çok gereksiz düşünceler, normal çalışınca da sadece testosteronla alacağın verimi alırsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.09.25)
(10)

Start/stop sistemi

kizil karga
Bu sistem hakkında ne düşünüyorsunuz bunu hangi şartlarda kullanmalı hangi şartlarda kullanmamalı ya da şartlar ne olurda olsun kullanılmalı mı ya da kullanılmamalı, artısı eksisi nedir bu sistemin mühendisler bunu koymuş birader kullan geç mi diyorsunuz yoksa sorgulayalım mı?
Bu sistem hakkında ne düşünüyorsunuz bunu hangi şartlarda kullanmalı hangi şartlarda kullanmamalı ya da şartlar ne olurda olsun kullanılmalı mı ya da kullanılmamalı, artısı eksisi nedir bu sistemin mühendisler bunu koymuş birader kullan geç mi diyorsunuz yoksa sorgulayalım mı?
0
kizil karga
(03.09.25)
Ben sorgulayanlardanim, start/stop teknolojisinin cok cok gerisinde arabalar kullaniyorum. Sirket aracinda falan denk gelmisti daha once, hemen kapatiyordum acikcasi. Kendi aracim olsa belki cok uzun beklemeler olan trafikli durumlarda kullanirdim. Onun disinda mesela 10 saniyede az daha ileri gidilen trafikte kullanmazdim.

Herhangi bir temele dayandirmaksizin zarari olduguna inananlardanim.
0
mbond
(03.09.25)
hiç kullanılmamalı. arabaya biner binmez kapatıyorum direkt. mühendisler co2 emisyonunu düşük göstermek için koyuyor.

2 dk trafik ışığında beklemiceksen kullanmak mantıksız.
0
jelly bear
(03.09.25)
son 3 aracımda da vardı. ben kullanmıyorum. belki büyük şehirde yoğun trafikte olsa kullanırdım. ben aracın kendini kapatıp yeniden çalışmasının hem aküye hem de ateşleme sistemine yük bindireceğini düşünüyorum. ayrıca her kalkış sürecinde gereksiz benzin tüketimi olarak düşündüğüm için kullanmıyorum.

not bu konu hakkında teknik bilgim yok subjektif yorumum.
0
mikahakkinen
(03.09.25)
Artıları da var eksileri de var. Sadece emisyonu düşük göstermek için eklenmiş bir özellik değil. %10'a varan yakıt tasarrufu da sağlıyor. Eksisi de tabii ki marş motoru ve akünün ömründen yemesi.

Yakıt tasarrufu umrumda değil, ekipmanın ömrünü kısaltmasın dersen direkt kapatabilirsin. Kapatmanın bir zararı olmaz. Hatta motor ideal sıcaklığa ulaşmadan aracın sürekli stop edip tekrar çalışması aşınmayı da artırır. Sürekli dur kalk olan trafikte açık olması iyi bir şey değil.
0
himmet dayi
(03.09.25)
sözlükte de tartışılmış. ben gereksiz bulanlardanım. araca biner binmez kapatıyorum. bazen unutuyorum devreye girince yine kapatıyorum. eğer uzun süre bekleyeceğim bir kırmızı ışık olacaksa o zaman aktif edip kullanabilirim. ama istanbul gibi bir memlekette tın tın akan sürekli dur kalk yapılan bir trafikte çok sinir bozucu oluyor. her hangi bir cihazı bu kadar sık açıp kapatmak illa ki zarar verir sisteme bence.
0
exlibris
(03.09.25)
@himmet dayı
sanırım yeni arabalarda motor ideal ısıya ulaşmadan bu nane devreye girmiyor. en azından benim aracımda öyle. ilk çalıştırma anında 10-15 dk sonra devreye giriyor. daha öncesinde aktif olmuyor.
0
exlibris
(03.09.25)
90 sn lık trafik ışıkları dışında gereksiz
zaten yazın klima açık oluyor istesen de devereye alamazsın
0
mantık
(03.09.25)
Arabada var ama çok nadir kullanıyorum. Özellikle istanbul gibi çok trafikli, dur-kalk durumlarda motora zararı var BENCE. 20 sn'de bir dur kalk yapınca hiçbir avantajı olmadığı gibi sürekli motor çalışıyor-duruyor vs. Aşırı gereksiz. E yazın sıcakta zaten devrede olmuyor. Bir tek daha trafiksiz yerlerde veya uzun yolda açık bırakıyorum o da bazen.
Çok gerekli bir özellik değil, illa olsun demiyorum araba bakarken ama olursa da ok yani, durur bi kenarda.
0
mor oje
(03.09.25)
Emisyon muhabbetinden koyulan bir şey. Ciddi bir etkisi yok emisyona diye de biliyorum. Regülasyonlar nedeniyle koyuluyordu.

Yoksa kullanım açısından eksisi artısından fazladır.

Kontaktan sonra ilk işim kapatmak. Eskiden sallamıyordum artık kapatıyorum.

Dsglerde dikkat etmek gerekir bence.
0
AlsterWasser
(03.09.25)
kırmızı ışık dışında kullanmıyorum. bazen araba tam durmadan motoru kapatıyor gıcık oluyorum. benim araba motorun ısınmasını beklemiyor sanırım. otoparktan çıkıyorum, kapatmayı unutursam 50 metre gitmeden otoparktan çıkmak için duruyorum motoru kapatıyor.
0
inheritance
(03.09.25)
(5)

Beşiktaş bu duruma nasıl geldi?

kizil karga
Bu duruma derken ne demek istediğimi anladınız sanırım tamam Galatasaray'dan başka şampiyon olan takım yok zaten ama Beşiktaş'ta ne oldu da ekim kasım ayında şampiyonluk umudunu kaybeden bi takım haline geldi, yani parası yok futbolcu alamıyor desen koca Beşiktaş'ın nasıl parası olmaz Türkiye'de şam
Bu duruma derken ne demek istediğimi anladınız sanırım tamam Galatasaray'dan başka şampiyon olan takım yok zaten ama Beşiktaş'ta ne oldu da ekim kasım ayında şampiyonluk umudunu kaybeden bi takım haline geldi, yani parası yok futbolcu alamıyor desen koca Beşiktaş'ın nasıl parası olmaz Türkiye'de şampiyonluğa koşacak bi takımı illa kurarsın, durmadan hoca değiştirip duruyorlar sorun hocada mı neden böyle oluyor temel sorun nedir?
0
kizil karga
(01.09.25)
Yönetime gelenler Beşiktaş’ı yemeye gelmiş toparlamak yıllar sürer, onun için geçici çözümler aranıyor bi başarı ya da istikrar gelse toparlar gibi
0
olaylar olaylar
(01.09.25)
Rezil bir divan kurulu bu divan kurulunun ses çıkarmadığı kapasitesiz başkan ve ekipleri. Rakipler çok güçlendi, marka değeri oluşturdular. Beşiktaş artık bir samsunspor'dan farksız ki samsun bile daha iyi yönetiliyor.
0
croswell
(01.09.25)
2-3 sezondur yapılan transferler çok kötü. Transfer komitesinin başına Sinan Engin gibi bir ismin gelmesi gerekiyor.
0
HellKeePer
(01.09.25)
Transferler çok kötü +1

Yapılan transferlerin çoğu ya tutarsa tarzında. Teknik direktör de bulamıyor düzgün. Tek çare sergen olarak görülüyor. Sergen dediğin tembel herifin teki. Zora gelemez. 4 yıl önceki şampiyonluk güzeldi ama sonraki sene gördük ne olduğunu. Şampiyonlar ligi'nde sıfır çekti. Maalesef takım bir türlü eski kimyayı tutturamadı.
0
nothing in my way
(01.09.25)
saçma sapan bir sarmala girdi takım, herkes birbirini aşağıya çekiyor. üstüne sergen'i getirmek sıvamak oldu.
0
adivar
(01.09.25)
(6)

Galatasaray-Ederson işi neden olmadı?

kizil karga
Galatasaray'ın bi kaleciye daha çok ihtiyacı var üstelik Sane transferinden beri bu iş konuşuluyordu neden olmadı Galatasaray vaz mı geçmişti bu transferden o nedenle mi olmadı?
Galatasaray'ın bi kaleciye daha çok ihtiyacı var üstelik Sane transferinden beri bu iş konuşuluyordu neden olmadı Galatasaray vaz mı geçmişti bu transferden o nedenle mi olmadı?
0
kizil karga
(01.09.25)
yukarıdan telefon gelmiş galatasaraya siz artık frene basın diye. dursun özbek yönetimi de sindirildi işte. yalandan son gün 25 milyona uğurcan çekip trabzona para aktarma peşindeler. buna da çok yoğun taraftar tepkisi var. özbek'in istifasını görebiliriz yakında
0
messina123
(01.09.25)
fenerbahçe hem bonservis hem oyuncuya yıllık ücret bakımından daha fazla verdi. anlamadığım bir şekilde gs tok alıcı rolünü oynadı ama kulüp de dik durarak en iyi teklifi verene oyuncuyu sattı.
0
elektr10
(01.09.25)
Bence transfer dönemi tam bitmeden ne neden oldu ne nasıl oldu çok sormamak lazım. Galatasaray'da transfer bitmiyor bir türlü hep son saniye oluyor. Bence caylarimizi içip bekleyelim.
0
logisticsmanager
(01.09.25)
Kuluplerimiz Avrupada transfer penceresinin kapanmasini bekliyor.Bu pencere kapandiktan sonra Avrupada baska opsiyon olmadigini gorup son tekliflerini oyle veriyorlar.Avrupa transfer penceresi kapanmadan kim ne ceviriyor tahmin etmek kolay degil
0
turkuaz
(01.09.25)
Abi bunlarda ben de tamamım Osimhen'de de benzer bir süreç olmuştu ama Ederson'u alabilecek durumdayken onu almayıp kimi alacaksın ki, benzer kalibrede bi Donnarumma var PSG'den aforoz edildi ama o da City'e gidiyor sanırım, zaten gitmese Ederson'u bırakmazlardı, yani transfer tahtası Avrupa'da kapandığında açıkta kalacak hangi kaleciyi alacaksın ki var mı bi tahmininiz?
0
🌸kizil karga
(01.09.25)
telefon kerem için geldi ederson konusunda değil.

ederson yaşlı diye point dursun istemedi. lammensi istiyordu dursun, lammens de ben ingiltereye gidicem dedi

gs yönetimi ederson'da fiyat kırmaya çalıştılar. ülkücü başkan da para çok, bastırdı parayı aldı olay bu.
0
Hallegadola
(01.09.25)
(3)

Ayakkabı numaram bu mu?

kizil karga
Asics'in bi ayakkabısını alacağım, normalde ben 43 numara giyiyorum ama Asics'in verdiği ayak ölçüsüne göre ayakkabı numarası tablosuna baktığımda kendi ayak ölçüme göre 42 numara almam gerekiyor, doğru olan bu mu sizce 42 numara mı almam gerekiyor?
Asics'in bi ayakkabısını alacağım, normalde ben 43 numara giyiyorum ama Asics'in verdiği ayak ölçüsüne göre ayakkabı numarası tablosuna baktığımda kendi ayak ölçüme göre 42 numara almam gerekiyor, doğru olan bu mu sizce 42 numara mı almam gerekiyor?
0
kizil karga
(31.08.25)
cm olarak ölçüp alın en doğrusu bu şekilde olan.
0
my fault
(31.08.25)
Ben gidip mağazada deneyip tam numaramı buluyorum, sonra gidip internetten sipariş ediyorum.

Vaktiniz varsa önce bi mağazada deneyin derim.
0
anaphylacticshock
(31.08.25)
evde ya da decathlondaki zımbırtılarda bir kere ayak boyunu cm olarak ölçüyorsun sonra bir daha bu dertlerle uğraşmıyorsun. çok az şaşar. ve iki ayağı da ölç mutlaka biri daha uzun olabilir. o durumda uzun ayağın ölçünüsü dikkate almakta fayda var.
0
bay b
(01.09.25)
(1)

Ağırlık çalışırken bir bölgeyi

kizil karga
Ne kadar çalışmak gerekiyor kaç set yapmalı siz nasıl yapıyorsunuz?
Ne kadar çalışmak gerekiyor kaç set yapmalı siz nasıl yapıyorsunuz?
0
kizil karga
(29.08.25)
Set manyağı olmadan çalışmak gerekiyor, son birkaç senelik araştırmalar bir kas grubu başına haftalık 10-20 set arası çalışmanın iyi olduğunu, onu da en az 48 saatlik dinlenme aralığıyla ikiye bölerek yapmak gerektiğini söylüyor, ben uzun zamandır bir bölge için 4 hareket seçip ikişer set yapıyorum, toplamda 16 set yapıyor, egom izin verse bazı hareketleri tek set yapıp toplam 10-12 sete tamamlardım ama 2 sete bile zor indim tek set yapmak çok zor.

Birkaç ekleme yapayım: Bence şu an toplam 10-15 set arası iyi ama bu biraz da iyileşme kapasitesiyle alakalı, mesela 20 set yapıyorsundur ama ağırlıkların artıyordur o zaman 20 set de iyi olabilir ama ağırlıkların çıkmıyordur "bitkinlik" hissini daha yoğun yaşıyorsundur o zaman bu hacim sana yaramıyor diyebiliriz, bu biraz kişisel bi mesela ama 18-20 set üstü çöp tabii doğal çalışanların için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.25)
(3)

Banka neden böyle yapıyor?

kizil karga
Benim kredi kartının ekstresi normalde ayın 28'inde kesiliyor ama ayın 28'i perşembeye geliyorsa banka ekstreyi 29'una iteliyor ama ödemesini pazartesi gününe kadar almıyor, yani manuel olarak yine ödeyebilirim ama o zaman da beklemede kalıyor yine pazartesi gününe kadar, banka neden böyle bir şey y
Benim kredi kartının ekstresi normalde ayın 28'inde kesiliyor ama ayın 28'i perşembeye geliyorsa banka ekstreyi 29'una iteliyor ama ödemesini pazartesi gününe kadar almıyor, yani manuel olarak yine ödeyebilirim ama o zaman da beklemede kalıyor yine pazartesi gününe kadar, banka neden böyle bir şey yapıyor olabilir, bakınca bi çıkarı var gibi de gözükmüyor ama bankanın çıkarı olmadan bir şeyler yapması da çok mantıklı gelmiyor.
0
kizil karga
(29.08.25)
akbank mı bu banka? akbank öyle yapıyor. 20sinde kesilen kartın ödeme günü hafta sonuna gelirse 30'una onu 1'ine çekip kesim tarihini de 22'sine alıyor.
0
bay b
(29.08.25)
İlla ki teknik bi bıdısı vardır ama kötü niyetli fesat bi sinsi olsaydım bankanın ödeme tarihini haftasonuna çekip olası haftasonu harcamalarını bi sonraki ekstreye değil mevcut ekstreye sokmak için böyle yapıyor derdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.25)
Yanlış hatırlamıyorsam banka hesap kesim tarihi + 10 gün olarak son ödeme tarihi belirliyor, ancak son ödeme tarihi tatil gününe denk gelirse hesap kesim tarihini son ödeme tarihi tatil sonrası ilk iş günü olacak şekilde öteliyor.
0
salihdt
(29.08.25)
(9)

Arnavutum, Kosovalıyım, Boşnağım söylemi

kizil karga
Bu ne kadar doğru? Mesela geçen gün Masterchef'i izlerken yarışmacılardan birine nerelisin diye sordular ben Arnavutum diyor, yav sen nasıl Arnavutsun birader benim bildiğim Osmanlı döneminde bunlar Konya'dan Karaman'dan falan o bölgelere gönderilmiş Türkler, sonra tekrar Türkiye'ye gelmişler, bu in
Bu ne kadar doğru? Mesela geçen gün Masterchef'i izlerken yarışmacılardan birine nerelisin diye sordular ben Arnavutum diyor, yav sen nasıl Arnavutsun birader benim bildiğim Osmanlı döneminde bunlar Konya'dan Karaman'dan falan o bölgelere gönderilmiş Türkler, sonra tekrar Türkiye'ye gelmişler, bu insanlar kendilerini Türk gibi görmeyip gerçekten Arnavut ya da diğer Balkan ülkelerinden gibi mi görüyorlar acaba, yani Balkanlardan da dün gelmemişler 200 sene olmuş geleli adapte olamamışlar mı Türkiye'ye yoksa bu özelliği bir ayrıcalık gibi mi hissediyorlar acaba, aramızda böyle geçmişi olanlar varsa daha net cevaplarlar ama genel olarak da ne düşündüğünüzü merak ediyorum, bu biraz ailesi Hakkari'den İzmir'e gelen bi ailenin yıllar sonra tekrar Hakkari'ye döndüğünde çocukların "ben İzmirliyim" demesi gibi geliyor bana.
0
kizil karga
(27.08.25)
Hic bir irkin safkanligi falan soz konusu degil tabii ama Arnavutum diyorsa gayet Arnavut olabilir. Turkiye'ye geri gelenler sadece Turkler degildi, Arnavut, Bosnak, Pomak(bunlar sanirim etnik olarak bulgar oluyor) geldi. Bunlar bilinen seyler, uzerinde pek tereddut olan bir konu degil. Tabii ki karisimlar kacinilmaz, bugunun karamanlilari genelde esmer, ama karamandan gittigi soylenen bati trakya turklerinde sarisinlik, renkli gozluluk daha yaygin. Illa ki Pomaklarla, sonradan musluman olan yunanlarla vs evlilik yapilmistir. Bu sekilde gen havuzu biraz degismis ama sima olarak turk olduklari belli oluyor. Bunun yaninda bazi toplumlar baska toplumlar icinde eriyip gidebiliyor, bu Arnavutum diyenler de eriyebilirdi ama erimemisler biliyorlar gecmislerini.

Avrupa'ya yamanma istegi herkesde var o ayri konu. Bir karikaturde cok harika sekilde islenmisti. :) 4.bp.blogspot.com
0
mbond
(27.08.25)
Bir karamanlı olarak başıma sıkça gelen birşey mevzu bahis bölgelerden Türkiyeye gelip aa biz hemşeriyiz biz de karamanlıyız konuşmaları. Ancak yukarıdaki yorumda belirtildiği gibi bizim çoğunluğumuz esmer anadolu çocuğu, sarışın da var evet ama o kadar değil, ancak bu tanıştıklarımız bildiğin sarışın, öyle esmer falan değil.

Böyle tanışma anlarında hep bir gariplik hissetmişimdir, nasıl oluyor da oluyor diye.
0
va
(27.08.25)
Bu boyle bi sey degil ya. Benim sulale ve akrabalarim gocmen(arnavut ve bosnak karisik). Bizimkiler de boyle diyor ama bunun kullanimi daha cok kendi etnik kokeni, kulturel anlamda nereden geldigini belirtmek icin soyleniyor. Yani ben kürdüm, lazim diyen birisi de turk neticede. Etnik aidiyeti temsil eden bi sey. Yoksa herkes turk.

Ayrica hepsinin kendine has gunumuzde hala devamini sagladiklari bazi orf/adetleri de bulunuyor. Mevzu turklukse tum tanidiklarim ulus millet anlayisinda ataturk milliyetcigilini benimsemis ve fazlasiyla savunan insanlar.
0
sey mi dostum
(27.08.25)
Benim de baba tarafım Arnavut, Yugoslavya göçmeni. Dedemle babaannem evde Arnavutça konuşurmuş, para mevzusu olunca da çocuklar anlamasın diye Sırpça konuşurlarmış. Dedemin ailesi kesin Arnavut çünkü Kosova'ya da Arnavutluk taraflarından göçmüşler, ama halamlar babaannemin ailesinin oralara yerleştirilen Türklerden olduğunu düşündüklerini söylerler, giyimlerinden öyle bir çıkarım yapmışlar. Biz meraktan DNA testi de yapmıştık zamanında hala akrabanızı bulduk diye gelen mesajların büyük çoğunluğu Arnavutça isme sahip. Yani onlar da asimile olmuş Türk olabilirler tabi ki de nereye kadar götürebiliriz bunu. Biz kuzenler olarak Arnavut olduğumuzu bilerek büyüdük (ki kuzenlerimin yarısı iki taraftan da Arnavut zaten), açıkçası bunu kendini farklı gösterme çabası olduğunu düşünmüyorum. İnsanlar topraklarını bırakıp gelmek zorunda kalmışlar, soyadlarını değiştirmişler, doğum günleri bile farklı kaydedilmiş. İzin verin de kültürlerine sahip çıksınlar.
0
peki madem
(27.08.25)
reyiz arnavutlar bambaşka bir millet naptın. balkanlarda herkesten önce kendilerinin olduğuna inanırlar ki kısmen doğrudur, aşırı milliyetçilerdir, geleneksellerdir, dillerinin avrupadaki en eski dil olduğunu söylerler

kosovalılar da arnavuttur ama sunni müslüman arnavuttur, arnavutluktakiler karışıktır katoliği de var ortodoksu da bektaşisi de
0
Hallegadola
(27.08.25)
Hallegadola ben bambaşka bir soru sordum aslında.
0
🌸kizil karga
(27.08.25)
Yanlış anlamayın amacım tartışmak değil ama istiyorsa 1000 sene yaşasın orada adam asimile olmamış orada Türk olarak yaşamış ismini kimliğini korumuş bi Arnavut ya da Boşnak olmamış Türklüğüne bağlı kalmış, orada yaşarken bile Türk gibi yaşamış ben Türküm demiş ama onun soyu buraya gelince adam ben Arnavutum diyor, bu komik. Ha mesela oradaki Arnavutlarla ya da Bosnalılarla karışıp Türk kimliğini yitirmiş de birçok insan vardır buradan giden onu anlarım bu da bir tercih o adamın soyu ben Arnavutum der ki zaten Arnavut olmuştur ama bu öyle bir şey değil ki bu insanlar orada yaşarken Türk olarak yaşamış ve Türk kimliğini korurken buraya gelenlerin ben Arnavutum demesi saçma gibi.
0
🌸kizil karga
(27.08.25)
5 sene önce mülteci olarak buraya gelen bir Suriyelinin torununa bundan 100 yıl sonra sorulduğunda ben türküm demesini saçma bulmayacağın için bunu diyenleri de saçma bulmamalısın. Seninki haset, mantıksal bir bakış açısıyla herhangi bir ilgisi yok.
0
Bruce
(28.08.25)
Aynen kanka senin "seninki haset" çıkarımın acayip mantıksal bi bakış açısı :)
0
🌸kizil karga
(28.08.25)
(7)

Et beni aparatı

kizil karga
Nasıl bi zararı olur alıp kullansak en kötü ihtimalle?https://cleartag.store/products/cleartag%E2%84%A2
Nasıl bi zararı olur alıp kullansak en kötü ihtimalle?

cleartag.store
0
kizil karga
(24.08.25)
Yani zararini bilmiyorum ama aliexpress'te 2$a satilan ürünü 27-28 dolara almak bana koyardi.

www.alibaba.com

Amazon uk fiyati bile 9 pound. Yorumlar biraz ortaya karışık;
www.amazon.co.uk
0
logisticsmanager
(24.08.25)
herhangi bir doktor muayenesi olmadan herhangi bir et benine müdehale etmenizi önermem. Boynumdaki bir et beni için önce dermatolojiye gittim ışıklı mintatür teleskop gibi bir aletle (adını bilmiyorum doktorlar kızmasın :D) kötü huylu bir şey olup olmadığını kontol ettikten sonra soğutma işlemi uyguladı. bazı et benleri sıkıntılı şeyler olabiliyor.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(24.08.25)
doktora git+1

ben nerede, altında damar mı var vs. bilemezsin. ayrıca böyle durumlarda standart prosedür olarak patoloji alınan beni kontrol eder.
0
orpheus
(24.08.25)
En kötü ihtimalle, aslında patolojik olarak kötü huylu bir et benidir. Gözden kaçacağı içi. Erken kanser teşhisi konulamaz acılar içinde ölürsün. Tabi bu en kötü ihtimallerden biri
0
kisa
(24.08.25)
kisa +1
0
pislick0
(24.08.25)
kisa + 1111
0
oscar
(25.08.25)
Arkadaşlar beyaz renkli et benlerinin kanserleşme özelliğinin olmadığı uzun yıllardır bilinen bir şey o konuda korkunuz olmasın.
0
🌸kizil karga
(25.08.25)
(1)

Kalf kaslarının gelişmemesi

kizil karga
6 aydan fazla olmuştur sanırım aksatmadan PPL çalışması yapıyorum ama kalflarda hiçbir gelişme yok, nasıl büyüteceğiz bu kalfları?
6 aydan fazla olmuştur sanırım aksatmadan PPL çalışması yapıyorum ama kalflarda hiçbir gelişme yok, nasıl büyüteceğiz bu kalfları?
0
kizil karga
(16.08.25)
Öncelikle şunu söyleyeyim: Kalf kaslarının gelişimi büyük oranda genetik yatkınlık istiyor, yani yıllarca kalf çalışıp (görüntü olarak) çok zayıf kalf kasları olan da var hiç çalışmayıp çok belirgin kalf kasları olan da var, biraz şans işi yani.

Onun dışında, kalf kasları Gastrocnemius ve Soleus olmak üzere iki kastan oluşur; Gastrocnemius daha belirgin olan ortası kesik iki parçalı ve göt benzeri bir kastır, parmak ucuyla yükseldiğimizde belirgin olan, yani kalf kası dediğimizde ilk aklımıza gelen kas budur, bu kası çalıştırmak için dizlerin bükülü olmadığı hareketler yapmak gerekiyor zira dizler büküldüğünde bu kas devreden çıkıyor ve Soleus kası devreye giriyor, Soleus kası da Gastrocnemius kasının sağından ve solundan Aşil tendonuna kadar uzanan ikinci kastır, dizleri kırarak yapılan çalışmalarda da bu kaslar devreye giriyor.

Bu durumda dizleri kırmadan yapılan Calf Raise çalışmalarında Gastrocnemius kasını, dizlerini kırarak yaptığın çalışmalarda da Soleus kasını çalıştırırsın, bunları rutine bu şekilde eklersen, genetiğine de bağlı olarak, bi gelişim elde edebilirsin, edemezsen de eğer üzülecek bir şey yok dediğim gibi genetik yatkınlığa meyilli bir kas grubu burası denedim denedim denedim olmadı dersin ama 6 ay kısa bir süre biraz da hacmi yükseltip dene.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.08.25)
(7)

En iyi göğüs hareketi

kizil karga
Size göre hangisi, göğüs gelişimi için bir tane seçme hakkınız olsa hangisini seçerdiniz?
Size göre hangisi, göğüs gelişimi için bir tane seçme hakkınız olsa hangisini seçerdiniz?
0
kizil karga
(12.08.25)
Göğüs kaslarını aktive eden 2 tamel omuz fleksiyonu var biri omuz abdüksiyonu diğeri de omuz addüksiyonu; omuz abdüksiyonunda kollarını 180 derece açıyla sağa sola açarsın, omuz addüksiyonunda da kollarını tekrar gövdene yaklaştırıp 45-90 derece açıyla yukarıya kaldırırsın. Biz bir kası çalıştırırken hareket aralığı (ROM) en geniş olan ve kası uzun ve kısa boyda en verimli çalıştıran hareket neyse onu tercih ederiz, yukarıdaki veriler ışığında benim için bu hareket Pec. Deck. Fly çünkü abdüksiyon halindeyken kas boyunu en iyi uzatan ve göğüs kasının tamamını izole eden hareket Pec. Deck. Fly, ayrıca yine ROM'u geniş olan Dumbbell Fly'a göre de yüksek ağırlıklarda daha güvenli. Cable Fly varyasyonları da stabil olmadığından ve çok fazla gereksiz yardımcı kas gruplarını devreye soktuğundan kazançtan çok fazla çalıyor, o nedenle onu da eliyorum. Omuz addüksiyonuyla gerçekleşen Bench Press varyasyonları da, bana göre, ROM aralığının kısıtlı olması nedeniyle o kadar verimli hareketler değil, o nedenle bana bir tane göğüs hareketi seçeceksin ve sonsuza kadar onu kullanacaksın deseler verimliliği nedeniyle Pec. Deck. Fly'ı seçerdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.08.25)
Motorboat
0
gabe h coud
(12.08.25)
yukarda yazılanlara katılmakla beraber bench press hareketleri. sırasıyla

dumbell bench press > incline bench press > barbell bench press > smith machine bench press
0
false pretension
(12.08.25)
Odanin kösesinde iki duvardan güc alirken ayakta şınav çekme.
0
designer
(12.08.25)
Ekipman yoksa şınav
0
HellKeePer
(12.08.25)
sinav. otur gunasiri cekebildigin kadar sinav cek. gittikce zorlayan cesitleri var.
0
antikadimag
(13.08.25)
farklı açılarda press ve dips.
0
bay b
(13.08.25)
(10)

Ağırlık antrenmanlarınız

kizil karga
Ne kadar sürüyor, ne kadar salonda kalıyorsunuz?
Ne kadar sürüyor, ne kadar salonda kalıyorsunuz?
0
kizil karga
(06.08.25)
Tüm vücut çalışıyorsam tam bir saat sürüyor.
0
yurtsuz john
(06.08.25)
Ortalama 2 saat, Push ve Legs seansları biraz daha uzayabiliyor ama benim çalışma hacmim düşük sayılır bir bölge için 3 ya da 4 hareket onların bazılarını da 2 set yapıyorum fakat yoğunluğum maksimuma yakın setlerin tamamı tükeniş/tükeniş çevresinde, haliyle rest'ler 3-4 dakika sürüyor, bacak günleri daha da uzayabiliyor, o nedenle süre de uzuyor. Orta seviye yoğunlukta çalışsam çok daha kısa sürede bitirirdim ama böylesini daha çok seviyorum.


Ben erken saatlerde antrenman yaptığım için salon genelde boş oluyor o nedenle makineleri kitlemiyorum ama geç bi saatte salona gitsem bu şekilde çalışmamın imkanı olmazdı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.25)
genelde her gittiğimde iki bölge çalışırım, ısınma dahil 1 saat gibi sürer. ortalama 8-10 hareket.
0
awlmi
(06.08.25)
1.5 saat civarında sürüyor. Bölge bölge çalışıyorum.
0
onyx
(06.08.25)
4 gün gittiğimde ortalama 50 dakika.
Şu siralar iki gün yaptığım için 1.5 saat. Bu tabi spora başladığım anla bittiği an. Total salonda kaldığım süre değil.
0
logisticsmanager
(06.08.25)
1.5 saat
0
gabe h coud
(07.08.25)
Max 70-80 dakika. Bu süreleri asarsam overtraining oluyorum.

10-15 sene önce ben de 2 saat civarı çalışırdım ve hep uyku problemlerim olurdu. Sonra anladım ki (biraz geç anladım :)) overtraining sendromu yaşıyormusum.

Uyku problemi yaşıyorsanız buna dikkat edin derim.

İyi forumlar :)
0
makbur
(07.08.25)
tam 1 saat, evde isinip salona geciyorum direkt harekete basliyorum isinma setleriyle.
tam 1 dedim ama kimisi 50 kimisi 65 olabiliyor.
0
bay b
(07.08.25)
dümenden çalışıyorum. gün gün bölge bölge gidiyorum. milletle sohbete dalmazsam 1 saat kadar sürüyor.
0
dre mithatoğlu
(07.08.25)
Evde çalışan birisi olarak (makine yok, squat rack+halter+ayarlanabilir 2 dumbbell+muhtelif ağırlıklarda kettlebelller ile) ısınma +antrenman+soğuma hareketler arası ortalama 3-4 dakika boşlukla toplamda 60-70 dakika.
0
candanag
(07.08.25)
(12)

En sevdiğiniz Batman

kizil karga
Hangi aktörün canlandırdığı Batman?
Hangi aktörün canlandırdığı Batman?
0
kizil karga
(03.08.25)
En sevdiğim Batman filmin karanlık atmosferi ve çizgi romanlardaki Batman'e hem karakter hem de tip olarak daha çok benzediği için Ben Affleck'in Batman'i, hatta Ben Affleck'in çekilmeyen bir Batman filmi var o çekilmiş olsaydı muhtemelen en süper Batman filmi de o olurdu. En sevmediğin Batman de kostümündeki meme ucu detayı nedeniyle George Clooney'nin Batman'i.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.08.25)
sadece oyuncu olarak bakarsak michael keaton. filmlerle değerlendirirsek christian bale.
0
sir gawain
(03.08.25)
Christian Bale
0
mirty
(03.08.25)
Lego Batman Will Arnett en sevdiğim. Bir de garip saplantılı emo kid dedektif Robert Pattinson'u eğlenceli bulmuştum.
0
peki madem
(03.08.25)
Açık ara Christian Bale. Ben Affleck de en kötüsü, odun gibi. Hem fiziken hem oyunculuk anlamında.
0
orient blue
(03.08.25)
hepsini izlemedim ama michael keaton hariç hepsi gözümde batman'imsi. ilk izlediğim batman filmi olduğundandır büyük ihtimalle.
0
gule gule
(03.08.25)
Bale kesinlikle iyi değil. Role giremedi, karakterle bütünleşemedi. M.keaton versiyonunu merak edip izlemiştim, adam gerçekten iyi oyuncu.
0
asli_1986
(03.08.25)
nolan faktörüyle bale.
0
jelly bear
(03.08.25)
Tam olarak @sir gawain +1
0
yadigar
(03.08.25)
Christian Bale +1
0
koela
(03.08.25)
adam west tabii ki de.

batfleckten cok umutluydum, harcadilar guzelim potansiyeli
0
aguen
(03.08.25)
ben affleck
0
edaddy
(04.08.25)
(2)

Şu hareketi yaparken

kizil karga
Neden makineye ped koymuşlar yüksek ağırlık makineye zarar vermesin diye mi başka bir özelliği mi var?https://www.instagram.com/stories/gokalaf/3690388548141345190?utm_source=ig_story_item_share&igsh=cndkY2VieXVsdnN6
Neden makineye ped koymuşlar yüksek ağırlık makineye zarar vermesin diye mi başka bir özelliği mi var?
www.instagram.com
0
kizil karga
(02.08.25)
Hayır brocum makineye değil omuzlara zarar vermemek için koymuş, bu aletin ROM aralığı güzel ama harekete başlarken çok geriden başlatıyor haliyle omuzlara ekstra yük biniyor, bu ağırlık miktarı da başlangıçta sıkıntı yaratabiliyor, pedleri bu şekilde koyarak hareketi biraz daha önde başlatıyor sadece ama hareketin devamında momentum da devreye girdiği için omuzları çok fazla etkilemiyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.08.25)
bu alet lifeFitness'in en kötü aletlerinden birisi, buna özenip Matrix de böyle garip makine çıkardı, heralde bunları kullananların 50 kiloluk insanlar olduğunu varsayarak üretiyorlar, üstteki arkadaşın anlattığı gibi makine nötr pozisyondayken, olması gerekenden daha geride, hareketi başlatmak için omza yük biniyor destek olmayınca
0
nahtoderfahrung
(02.08.25)
(3)

Az ağırlık çok tekrar çok ağırlık az tekrar

kizil karga
Bunların hangisi kas büyütmek için daha uygun?
Bunların hangisi kas büyütmek için daha uygun?
0
kizil karga
(30.07.25)
Açık konuşmak gerekirse yüksek tekrarın kardiyodan bir farkı yok, en fazla olsa olsa endurans çalışması olur ama kas gelişimine etkisi sıfır. Yani sıfır deyince "lan nasıl sıfır" denilebilir ama sıfır ama sıfır olmama şansı da var, o da bazı şartlara bağlı. Bu şartlar nedir? Bizim bilimsel olarak kas gelişimini tektiklediği bilinen ispatlanmış bazı verilerimiz var: Mekanik gerilim ve tükenişe giden çalışma seti, yani bir kasın büyümesi için bu ikisinin olması lazım; mekanik gerilim, kaslarının maruz kaldığı ağırlık miktarıdır, kaslara bu ağırlık yükünü uyguladığında eğer kasların bu yüke alışıksa kasların gelişmek için uydu hücrelerini aktive etmez, uydu hücrelerin aktive olmazsa kasların yeni kas lifleri üretmez, haliyle kaslarında bir gelişim beklenemez, bu aslında çok teknik bir konu ama ben yüzeysel geçiyorum, tabii bu noktada kaldırdığın yükün tek başına bir anlamı olmaz o yükü kaldıramayacağın bir noktaya kadar kaldırman lazım, bu da fail setidir, yani seçtiğin ağırlığı artık hareket ettiremeyeceğin bir noktaya kadar kullanman lazım, burası fail noktasıdır, kas gelişimi bu noktada başlar zira o ağırlık yükünü artık hareket ettiremediğin ama hareket ettirmek zorunda olduğun sinyali beynine ulaştığında beyin testosteron growth igf-1 vs gibi bazı hormonlar salgılayıp uydu hücreelrini aktive eder, recovery sürecinde de kas gelişimi gerçekleşir ama burada önemli olan bir nokta var: Kaldıramayacağın noktada gücün mü bitti de fail oldun yoksa merkezi sinir sistemin mi yoruldu da fail oldun? Araştırmalar aslında 20/25 tekrara kadar gidilen fail setlerinde de kas geliştirilebileceğini söylüyor ama 25 defa kaldırdığın ağırlıkta aslında yoruldun mu yoksa kasların üretebildiği güç mü bitti de kasların adaptasyon yaratma sürecine girdi bunu çok deneyimli bir sporcu değilsen anlaman çok zor, o nedenle nispeten yüksek ağırlık ve az tekrar daha net çalışan bir sistem, tabii bu noktada az tekrarın tanımı da önemli: Benim çalışma setlerimde 6-7 tekrar, 8. tekrar da progressive overload noktası ama bu demek değil ki 10 tekrarlı bir çalışma ve 11. tekrarda progressive overload olmaz, özellikle küçük kas gruplarında öyle de olur, 12 tekrar da olur ama ondan sonrası artık sıkıntılı bir bölge; 15 ve üzeri artık kardiyo noktası sayılır, hem bi faydası yok hem de zaman kaybı, o nedenle oralara çıkmak, kas gelişimi için, faydasız, yani faydasız demeyeyim ama yuklarıdaki şartları sağlama şansı çok düşük.

Neden? Özet geçiyorum: Çünkü yukarıda saydım; bir kasın gelişimi için o kasın uyguladığın ağırlık yoğunluğuna adaptasyon geliştirmemiş olması lazım, sen bir ağırlığı 20 defa indirip kaldırabiliyorsan kasların o ağırlık yüküne adaptasyon olmuş demektir, adaptasyon olduysa da o kas için uydu hücresi geliştirmesine gerek kalmaz, o zaman da kas gelişimi olmaz; 25. tekrarda eğer ağırlığı kaldıramayacak noktaya geldiysen de o zaman kas gücün mü bitti yoksa sinir ssitemin yorgunluk mu biriktirdi anlayamazsın, ikisi farklı tepkiler, anlayamadığın için de tükenişe mi gittin yoruldun mu mu bilemezsin, tükenişe gitmeyip sadece yorulduysan kas gelişimi olmaz. Böyleyken böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.07.25)
bay b
(31.07.25)
Bay b'nin gönderdiği grafikle ilgili bir açıklama yapmak isterim bilmeyen insanlar için kafa karıştırıcı olabiliyor çünkü.

1-3 ve 3-7 tekrar arası Güç-Kuvvet 8 tekrarla hipertrofi başlar gibi ayrımlar bizim aklımıza geldiği şekilde bir ayrım değil, çünkü böyle düşününce 4 tekrarla kas inşa edilemez gibi bir düşünce ortaya çıkıyor ama böyle bir şey yok tabii, 1 tekrarla da kas inşa edebilirsiniz fakat burada 1-7 tekrar arası çalışmalar yüksek yoğunluklu, yani ağırlığık seçimlerinizin maksimumun %85 ile %100'ü arasında olduğu ve doğrudan sinir sistemini etkileyen, haliyle çok fazla yorgunluk birikmesine neden olan ve recovery'si uzun, çalışma sıklığı düşük çalışmalardır. bu çalışma rutini 3 günden fazla olmaz, her çalışma gününün arası 24/48 saat arası olur ve özel bir rutindir, bunu herkes yapmayacağı ya da yapamayacağı için böyle bir ayrıma gidilir ama bu demek değildir ki bu aralıklarda kas inşa edemezsiniz, siz 8-10 tekrarlı 100 kiloyla squat yaptığınız bir çalışma setinde kas inşa ederken 250 kilo indirip kaldırdığınız 3 tekrarlı bir squat rutininde kas inşa edilemeyeceğini düşünemezsiniz, kasların büyümesi mekanik gerilim ve tükeniş çevresinde gerçekleşir, yani kasların maruz kaldığı ağırlık yükü ve tükeniş, bu 3 tekrarda gerçekleştiyse 3 tekrarda da kaslarınız büyür ama dediğim gibi burada önemli olan detay bu tekrar aralıklarında kullanılan ağırlık yükün maksimum seviyededir ve bunu güç/kuvvet sporcuları kullanır, herkes için uygun değildir, o nedenle böyle bir ayrım vardır, daha "güvenilir" alanda çalışmak isteyen toplumun geneli için nispeten düşük ağırlıklarla (maksimumun %65/75 seviyesinde) 8-10 tekrar aralığında çalışarak da kas inşa edebilir, bu da çalışan genel bir sistemdir, o nedenle böyle bir ayrım vardır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.07.25)
(12)

Ağırlık çalışırken en çok

kizil karga
Nereyi çalışmayı seviyorsunuz, motivasyonunuzu hangisi yükseltiyor?
Nereyi çalışmayı seviyorsunuz, motivasyonunuzu hangisi yükseltiyor?
0
kizil karga
(29.07.25)
Ben spor salonuna hiç yüksek motivasyonla gittiğimi hatırlamıyorum ama çalışmayı daha çok sevdiğim çekiş/sırt antrenmanları.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.07.25)
dürüst olmak gerekirse hicbir yeri. motivasyonumu sadece hedefledigim vücuda ulasinca yapacagim kombin hayalleri yükseltiyor.

kulakligi takiyorum. podcast dinliyorum. bitmesini bekliyorum.
0
sonsuz
(29.07.25)
dönemsel değişiyor. bench ve overhead press sevdiğimden genelde oralar fav. ama bazen de niyeyse onları değil sırt merkezli hareketleri canım daha çok çekiyor.

sadece biceps ve karın sevemiyorum.
0
patronaj1
(29.07.25)
Sırt ve bacak resmen testesteron bastığımı hissediyorum
0
apocalipy
(29.07.25)
bölge olarak çok net bir tercihim yok ama bench press ve deadlift ayrı bölgeler de olsa en sevdiğim iki hareket.
0
awlmi
(29.07.25)
Daha rahat çalışabildiğim için bacak çalışmayı seviyorum. Sonra kalça, sırt geliyor. Aşırı güçsüz bölgeler olan kol ve karın çalışmaktan hiç hoşlanmıyorum.
0
sekizdokuzon
(29.07.25)
Bacak, sirt
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.07.25)
bacak çok zevkli. en büyük kaslara yukleniyorum.

ayni zamanda sırt ve biceps çalışmayı da seviyorum.
0
tabudeviren
(30.07.25)
bulgarian split squat ve decline pushup en sevdigim hareketler. gune 100 tane decline push up ile baslayinca gerisi iyi gidiyor.
0
antikadimag
(30.07.25)
valla ben de bolge olarak hicbirini sevmiyorum, sadece kuvvetli oldugum hareketlerde agirlik arttirmak motive ediyor beni onlar da squat ve deadlift. presslerim onlara gore kotu mesela ve onlara uyuz oluyorum.
0
bay b
(30.07.25)
birden fazla kas grubunun çalıştığı egzersizleri seviyorum. favorim snatch.
0
lüzumsuz adam
(30.07.25)
ağırlık çalışırken bunu keyif alarak yapmıyorum ama bir tercihim olsa göğüs hareketleri daha kolay geliyor.
0
biravekahve
(30.07.25)
(10)

Hababam Sınıfı serisi klasik olur mu

kizil karga
Eskisinden bahsetmiyorum tabii ki Şafak Sezer Mehmet Ali Erbil Memet Ali Alabora'nın yer aldığı seriden bahsediyorum, bi 30 sene sonra falan ilki gibi klasik olur mu sizce bence olur gibi çünkü.
Eskisinden bahsetmiyorum tabii ki Şafak Sezer Mehmet Ali Erbil Memet Ali Alabora'nın yer aldığı seriden bahsediyorum, bi 30 sene sonra falan ilki gibi klasik olur mu sizce bence olur gibi çünkü.
0
kizil karga
(28.07.25)
İnşallah olmaz
0
sekizdokuzon
(28.07.25)
Öyle. Bir. İhtimal. Yok.
0
yadigar
(28.07.25)
olur inş.
0
patronaj1
(28.07.25)
70'lerde cekilmis ilk seriler 90'larda klasik olmustu bile tv'de ayila bayila izliyorduk.

sonraki seri cekileli 20 yil oldu ama o seviyede degil. o yillardan cem yilmaz filmleri klasiklesti bence. bir de pardon, hacivat-karagoz falan.
0
antikadimag
(28.07.25)
Eski hababamı görsem çok daha saran başka bir şey yoksa takılır izlerim. Yeni hababamı görsem izleyecek bir şeyim yoksa bile izlemem.
Benim görüşüm klasik olamayacağı yönünde.
0
mutekebbir
(28.07.25)
Ne eski bölümlerinin ve ne de yenilerinin zerre kadar sanat barındırmadığı ve klasik olmakla ilgilerinin olmadığını düşünüyorum.

Herkes çocukluk çağında seyrettiği şeyrettiği şeylere özel bir bağ kuruyor o ayrı.

Bir kuşağın da western görünce ekrana kilitlenir olması ekşi sözlüğe de konu olmuştur ama bu kuşağın o aşırı ilgisi westernleri klasik yapmaz.

Soba içine girip kopya veren liseli sahnesi falan hakkaten mi çok komik ki klasik olsun.
0
Mirket
(28.07.25)
Tamam senin klasik film kriterlerini Mubi belirliyor olabilir ama her film de klasik olmak için Ingmar Bergman tarafından çekilmek zorunda olmamalı bence.
0
🌸kizil karga
(28.07.25)
Sen B film, kült film klasmanında Dünyayı Kurtaran Adam gibi tekrar tekrar izlenip döneminin sinema anlayışına referans verir mi falan diye sorup anlamak istiyorsun ama yok. Şafak Sezer, Mehmet Ali Erbil bir müddet daha şeker ezebilsin diye çekilen filmler bunlar.
0
sekizdokuzon
(28.07.25)
Yine benzer motivasyonlarla çekilmiş fakat kült olmaya aday tek film Kolpaçino serisinin ilk filmi.
0
sekizdokuzon
(28.07.25)
Bi cacık olmaz.
0
sanal hayvan
(29.07.25)
(9)

Zorunlu kimlik taşımak

kizil karga
Bu çağda artık varlığımızı ispat etmek için kimlik taşımak saçma değil mi? Yani hepimizin zaten bi numarası var polis yaya olarak ya da trafikte çevirdiğinde onu sorup kontrol yapıyor, yani kimliği taşımadan da bizim biiz olduğunuzun teyidi yapılabiliyor ama buna rağmen kimlik taşımanın zorunlu tutu
Bu çağda artık varlığımızı ispat etmek için kimlik taşımak saçma değil mi? Yani hepimizin zaten bi numarası var polis yaya olarak ya da trafikte çevirdiğinde onu sorup kontrol yapıyor, yani kimliği taşımadan da bizim biiz olduğunuzun teyidi yapılabiliyor ama buna rağmen kimlik taşımanın zorunlu tutulması bana tuhaf geliyor, ha isteyen yine taşısın ama zorunluluk olarak ne gerek var böyle şeylere? Ha şüpheli bir durum olursa kimlik varsa da yoksa da zaten gözaltı yapılıyor, güvenlik gerekçesi de bir neden değil gibi.
0
kizil karga
(28.07.25)
polis tc kimlik numarani sorup kontrol yapiyorsa mevzuata aykiri islem yapiyor demektir.

sence herkesin agzindan cikan numaraya inanip mi kontrol etmeli yoksa devletin basmis oldugu ve imzaladigi belgeye gore mi kontrol etmeli?

Parmak izi, yuz tanima gibi bir teknolojisi komple emniyete entegre olsa katiliyorum. Ancak oneriniz tc kimlik numarasindan baksinlar o yuzden bana biraz garip geldi acikcasi.
0
nuevo
(28.07.25)
kimlik taşımak zorunlu değil. kimliğini ispat edemeyenin gözaltına alınma ihtimali var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.07.25)
Saçma da saçmalık sadece kimlik taşıma zorunluluğunda değil.

Buna benzer birçok kural "ya biri devleti kandırmaya çalışırsa, dolandiricilik yaparsa..." diye var asıl. Nuevo'nun dediği gibi başka birinin numarasını versen yürür geçersin.
0
encokbenisevinnolur
(28.07.25)
Abi başka birinin numarasını nasıl veriyorsunuz gbt yapıldığında verdiğiniz numarayla kayıtlı numara eşleştiğinde fotoğraf cinsiyet falan çıkmıyor mu?
0
🌸kizil karga
(28.07.25)
baskasinin kimlik numarasini verecek adam yaninda sahte kimlikle de gezer. kizil karga'nin dedigi gibi adam zaten kontrol yaptiginda elindeki cihazda senin fotografini goruyor neyin kimligi?
0
bay b
(28.07.25)
Sana benzeyen birisinin tc sini ogrenip soylemek ile sana benzeyen birisinin tc kimligini calip gostermek arasinda fark yok mu?

Esasinda bu isin cozumu parmak izi okutma ama daha yok ne yazik ki
0
nuevo
(28.07.25)
Yakında yüz tanımlamalı internete giriş zorunluluğu olursa ki (Avrupa'da düşünülüyor) bu bile çok hafif kalır yanında.
Kimlik sorulmasını istemeyen, sınırda kendisine pasaport sorulmasına da karşı çıksın o halde.
0
diyecevaplandı
(28.07.25)
Pasaportta gittiği ülkelerin damgasıyla şov yapan manyakları üzebilir ama o da mümkün bence.
0
🌸kizil karga
(28.07.25)
kimlik tasima zorunlulugu yok. kimlik ispat etme zorunlulugu var.

sorun su ki, bunu ben biliyorum ama karsimdaki polisin hicbir sey olamayip polis yapilmis biri olmasi da mumkun. bunla ugrasmak istemedigim icin tasiyorum.
0
aguen
(28.07.25)
(9)

Diyette yağ mı karbonhidrat mı

kizil karga
Kısıtlanmalı?
Kısıtlanmalı?
0
kizil karga
(27.07.25)
Karbonhidrat. Yağ olarak da sağlıklı yağ tüketmeli ayarında.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Yağları kısıtlayacaksın, diyette kilo başına 0,7/8 gram yağ tüm ihtiyaçları karşılıyor fazlasının bir mantığı yok, ayrıca kalori açığı verirken 1 gramı 9 kalori olan yağı kısıtlamak gramı 4 kalori olan karbonhidratı kısıtlamaktan daha mantıklı, bir de kimseden duyamayacağın bir sır vereyim vücut yağlarının sadece %2'si karbonhidrat kaynaklı 98'i yağ kaynaklı o nedenle diyette alacağın protein ve yağ miktarı bellidir toplam kaloriden bunları çıkardıktan sonra kalan açığı karbonhidratla kapatırsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.25)
@Kaleci

Ben hep obez bir insandım, yıllaaaar önce yaşadığım bir şey var ve benzerini zaman zaman yaşarım yine.

Canım aşırı derecede köfte çekmişti, 1 kilo normal yağlı kıyma alıp köfte yapıp 3 gün günde 3 öğün köfte yedim, bu herhalde 12-13 yıl önce oluyor (30 yaş civarı). Köftenin yanında her öğünde 1 dilimi kepekli ekmekten başka bir şey yemedim, gözüm o derece dönmüş.

3 gün sonra bir tuhaflık hissettim ve tartıya çıktım, 3 kilo vermişim.

Biraz yağlı bir et (pöç gibi, gerdan gibi) alıp yersem yine aynı şey oluyor. Burada protein yedik tamam ama aldığım yağ çok yüksek ihtimalle belirttiğin dozun çok üstündeydi. O halde nasıl kilo verdim??

Bence sağlıklı yağın kilo vermeye etkisi büyük, sadece kontrolsüz yenmemesi gerekiyor.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
yag almadan yag yakamazsin derler.
0
sonsuz
(27.07.25)
Söylediğim yanlış anlaşılmış olabilir; kalori açığında kaldığın sürece yağdan zengin beslenmeyle karbonhidrattan zengin beslenmek süreç sonunda aynı yola çıkar, yani (kalori açığında olduğumuz sürece) yüksek protein yüksek yağ yüksek karb. hepsi aynı/benzer sonucu verir ama şöyle düşünelim: Ben 2000 kalori alacağım ve bunu hesaplarken kalori değeri yüksek ürünü mü kısıtlarım yoksa düşük olanı mı? Ben yüksek olanı kısıtlarım zira kalorisi düşük gıdadan daha fazla yiyebilirim ama yağı yüksek bir gıdayı fazla tüketemem çünkü kalorisi çok yüksek ve tüketme kotamı çabuk dolduracaktır, ayrıca yağı yüksek ürünleri hesaplaması ve kalori açığında kalması da biraz zor olabiliyor, en azından riskli diyelim, ayrıca şu da var: Dünyanın (100 gram cinsinden) en yüksek kalorili gıdası yer fıstığı ezmesidir ve 100 gramı 600 kaloridir, 100 gram pirinç ise 130 kalori, yağ-karbonhidrat karşılaştırmalarında kalori miktarları genelde bu şekilde oluyor.

Senin durumunda şöyle bir şey var, bu yanılgı genel olarak herkeste var: Karbonhidrat tüketmeyince tartı ağırlı değişiyor kilo vermiş gibi oluyorsun ama bunun nedeni karbonhidratı az aldığın ya da almadığın için kas glikojenlerindeki suyu atmandan kaynaklanıyor, şöyle ki; karbonhidratlar enerji döngüsünde kullanılmak için kaslarda depo edilirken 1 gram başına 3 gram su depo eder, karbonhidrattan atp üretmek için bu zorunlu bir prosedür, yüksek karbonhidrat tüketildiğinde kaslarda su depo edildiği için kilo alındı zannedilir ama aslında yağ kaynaklı kilo alınmamıştır, aynı şekilde karbonhidrat kısıtlandığında kaslarda enerjiye dönüştürülecek karb. azaldığı için fazla suya gerek kalmaz ve sistem bu suyu terle idrarla vs atar, bu da tartı ağırlığını düşürür ama nasıl ki yüksek karb. alındığında oluşan ağırlık yağ ağırlığı değilse düşen ağırlık da yağ kaynaklı değildir, kaldı ki yağ depolamak da yağ kaybetmekmek de +-7500 kalori sonucunda olur, bu değerler yakalanmadığı sürece yağ almak da kaybetmek de gerçekleşmez, birkaç günlük değişimler tamamen geçici değişkenlerdir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.25)
kilo vermek icin ikisini de kis. ama karbonhidrati ozellikle kis. hatta birak. bunlari da sporla destekle ki vucut metabolizmasi cok dusmesin.

yag yemege lezzet katan sey. o nedenle tavuk aldigimda gogus degil, thigh aliyorum. ama azicik yagda bile cok kalori var.

protein yiyeceksin, et, yumurta, baklagil. benim formulum bu kendimde denedigim ve sonuc aldigim.
0
antikadimag
(27.07.25)
yağ tabii ki. karbonhidrat diyenlere sadece basit karbonhidrat konusunda katılabilirim.


not: ketojenik diyet için konuşmuyorum ama. onda vücut farklı çalışıyor. ketojenik diyeti zaten önermem eksisi çok.
0
elite crew
(27.07.25)
Sen vücudundaki yagi yakacaksin dolayisiyla sana extra yag gerekli degil.

Bu yüzden yaga dönüsen sekeri TAMAMEN, karbonhidrati da baska besinlerden alacak sekilde kesmelisin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
karbonhidrat.
bir hafta birisini tamamen kes, bir hafta diğerini o zaman kendin anlarsın.
0
bay b
(28.07.25)
(5)

Icardi olayı

kizil karga
Icardi'nin küçük enişte olayına ne diyorsunuz var mı böyle bir şey yoksa Almanya'nın oyunları mı bunlar?
Icardi'nin küçük enişte olayına ne diyorsunuz var mı böyle bir şey yoksa Almanya'nın oyunları mı bunlar?
0
kizil karga
(24.07.25)
adam zaten sürekli özel hayatıyla gündeme gelen sıkıntılı bir tip türkiye dışında çok seveni yok normaldir.
0
biravekahve
(24.07.25)
Eski karisinin oyunu. Adam bu durumdan da hiç rahatsız değil. Dalgasını bile geçiyor.
0
koela
(24.07.25)
Linki olan var mi?
0
sonsuz
(24.07.25)
Var. Ama abartı bişi yok. Beklentilere göre küçük
0
Cezcez
(24.07.25)
Videoyu gördüm.
Wandanin isi bu
0
sonsuz
(24.07.25)
(5)

Şarjlı diş fırçası

kizil karga
Kullanmalı mıyız? Ben manuel fırçayla mutluyum ama benim mutlu olmam bunun daha iyi/doğru olduğu anlamına gelmez tabii, ne diyorsunuz?
Kullanmalı mıyız? Ben manuel fırçayla mutluyum ama benim mutlu olmam bunun daha iyi/doğru olduğu anlamına gelmez tabii, ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(19.07.25)
ben 1 senedir düzenli kullanıyorum.
+ diş macunlarının beyazlatıcı, leke çıkarıcı özellikleri elektrikli fırça yoksa zor. benim dişlerimde bariz beyazlattı ve özellikle dişlerimin arkalarında oluşmuş lekeleri çıkarttı.
+ sabah/gece 2 dakika fırçalama ve genel olarak günlük düzenli ve düzgün fırçalamaya neden oluyor. buna kıyasla daha önce yalapşap yapıyordum, özellikle de saat tutmadıkça 2 dakika ne kadar sürüyor anlamak zor.
- alışana kadar diş etlerinizde ağrı veya hassasiyet problemleriniz olabilir.
0
malheiros
(19.07.25)
ben 10 yıldır şarjlı diş fırçası kullanıyorum çok memnunum.
en güzel yanı sizi en az 2dk fırçalamaya teşvik ediyor.
ama kullanırken doğru kullanmak lazım. fazla baskı yapmadan doğru açıda diş etlerine temas ettirerek.
ilk kullanımda biraz değişik gelebilir. diş eti hassasiyeti yapabilir ama alıştıktan sonra rahat edersiniz.
ayrıca ilk zamanlarda sensitive başlığını öneririm alıştıktan sonra farklı başlıklar denersiniz.
ayrıca orta seviye bir makine yeterli olacaktır. son çıkanları çok gereksiz modlarla doldurup pazarlamaya çalışıyorlar. kalem pillilerden de uzak durun.
0
my fault
(19.07.25)
diş etlerine zarar veriyor ve tartarı diş aralarında gezdiriyor. sağlıklı bir ürün değil. bir dönem ben de kullandım, daha sonra doktorum normal fırçaya geçmemi önerdi. onu da hatır hutur zorlamadan, diş etlerine fırçayı yatay koyup dişlere doğru çekerek yapacaksın.
0
neira
(19.07.25)
Bunun cevabını, Kontrole gittiğinde doktorunun ağız hijyenin konusundaki yorumunda bulursun aslında. Sorun yoksa her ne yapıyorsan aynısını yapmaya devam et.

Neden böyle söylüyorum; çünkü her doktorun doğru fırçalama konusundaki yorumu farklı. Benimki dahil kimisi şarjlı kullan derken kimi “yok şarjlı kötü diş etlerimin altını kirletiyor” falan diyor. Muhtemelen bunun belli bir doğrusu yok, herkes kendi fikrini söylüyor. O yüzden süreci sormak yerine sonucu göstermek daha işe yarar geliyor bana.

Benim 10 yıldır kullandığım bir Braun şarjlı fırçam var. Zaman dolunca titremek dışında hiçbir ekstra özelliği yok. Gayet memnun kullanıyorum. Geçmeyi düşünüyorsan tavsiye ederim evet ama böyle mutluysan ve sorun da yoksa niçin geçesin?
0
lazor
(19.07.25)
Ben ailemin yanina gidince jarjli fircami goturmuyorum. 1 hafta 10 gun ayri kalinca, eve sadece jarjli dis fircam icin donmek istiyorum
0
narod
(19.07.25)
(8)

Roma futbol kulübü

kizil karga
Aslında kuruluş tarihi yerel ve uluslararası başarılar bakımından Napoli, Lazio ayarında bir takım ama biz sanki Milan Juventus ya da Inter gibi görüyoruz Roma takımını, bu her yerde mi böyle her yerde böyleyse neden böyle olabilir yani baktığın zaman 3 şampiyonlukları var ki sonuncusu 2000 sezonund
Aslında kuruluş tarihi yerel ve uluslararası başarılar bakımından Napoli, Lazio ayarında bir takım ama biz sanki Milan Juventus ya da Inter gibi görüyoruz Roma takımını, bu her yerde mi böyle her yerde böyleyse neden böyle olabilir yani baktığın zaman 3 şampiyonlukları var ki sonuncusu 2000 sezonunda, diğer ikisi de 41 ve 82 yılında, Avrupa'da tek başarısı 2021 yılı Konferans Kupası, yani çok başarılı bir takım değilken neden bu kadar popüler bir takım oldu?
0
kizil karga
(08.07.25)
tarihini cok bilmiyorum; ama iyi futbolcularin yolu dustugu icin olabilir.

totti,batistuta, cafu, baggio, dybala, dzeko
0
buenosdias
(08.07.25)
Italyan takimlarinin hepsi belirli bir yas grubunda populerdir. Zaten italya liginin yada donem futbolunun olayi da buydu her takimin superstari vardi vs.

Yani napoli ayari canim diyorsun da maradona vardi, lazio diyorsun veron u cresposu efsane lazio kadrosu efsane parma kadrosu diye kadrolar var. hagi brescia , batistuta roma , signori bologna vs.vs. yani bunlardan oturu. Neden basarili degiller cunku milanda vanbasteninden maldinisine hayvani kadro var, onu da gecemiyor. Ama herkes iyi topcu simdiki gibi mekanik degil.

Basarinin populer yapmasi new age bir durum.
0
wallcan
(08.07.25)
roma'yi kimse milan, juventus, inter ayarinda gormuyor ki, senin yanlisin var.
0
baldur2
(08.07.25)
baldur'a katılıyorum, roma'nın milan-juventus-inter üçlüsü gibi görüldüğünü pek zannetmiyorum.

öte yandan futbol kulüplerine dair algımız bence çocuk/ergen yaşta yerleşiyor, 2000'lerin başı da italya'daki en dandik takımın bile gerçekten çok iyi olduğu zamanlardı. o yüzden bugün özellikle 30'lu yaşlarındaki insanların roma'ya ayrı bir hürmet göstermesi şaşırtıcı değil.

bak mesela ben 94'lüyüm, bana charlton ve bolton bile çok büyük takımmış gibi gelir. çünkü ben çocukken premier lig'de oynuyorlardı. gerçekte bir takım 30 sene alt liglerde sürünüp senin futbola ilgi duyduğun beş senede birinci ligde oynamış, sonra yine düşmüş olabilir ama senin ve akranlarının gözünde "çocukluğumuzun güçlü, nostaljik takımı" oluverir.

bu örnekler çoğaltılabilir. bak mesela deportivo da taraftarıyla, kulüp kültürüyle şahane bir takımdır aslında ama kısa süreli başarı dışında ispanya'nın büyükleri arasına pek girememiştir. bi nevi her maç stadı doldurabilen bir sivasspor düşün, onun gibi. ama şimdi yaşı 25-45 arası olan bir futbolsevere "deportivo takım mı ağğğbi?" dersen dayak yersin muhtemelen.

roma da biraz öyle... 2000'lerin başında terör estiren italyanların "yedi kız kardeş"inden biri.

onun da ötesinde italya gibi bir ülkenin başkentinin takımı. üçüncü lige düşseler bile bi karizmaları olur. ha ama gerçekten milan-inter-juve seviyesinde görüldükleri düşüncene katılmıyorum, bu daha ziyade senin kişisel görüşün ya da yorumun.

futbol değişiyor. ben ergenliğimde juve'den nefret ederdim serie a'yı bitirdiler diye, üst üste dokuz sene mi ne şampiyon olmuşlardı. şimdi bakıyorum 12-13 yaşında çocuklar oyun oynayacağı zaman "juventus ne amk" diyorlar. keza ingiltere'de city-united büyüklük algısının yeni nesilde değişmesi... örnekler uzar gider.
0
der meister
(08.07.25)
@buenosdias bahsettiğin roberto baggio ise onun yolu hiç roma'dan geçmedi hocam.
0
deepest
(08.07.25)
italya'da durum şu;

1. seviye: juventus-inter-milan
2. seviye: napoli-roma
3. seviye: lazio-fiorentina
0
messina123
(08.07.25)
roma hiç bir zaman o ayarda değildi. ben de görmedim. gayette roma lazio napoli klasmanında görülüyor. çünkü milan inter milan juve genelde daha elit kesimin yönettiği takımlar. roma lazio napoli daha halk takımı. inter aristokrat takımı, juve sahipleri zaten agnelli ailesi. yani bana kalırsa 90lar parması da iyi ama şu an ortada yok.
0
mikahakkinen
(09.07.25)
@mikahakkinen in yazdıklarını yazmaya geldim. oyuncu çıkarma konusunda parma da çok iyiydi lig şampiyonluğu yok ama bir sürü Avrupa kupası var.ayrica çocukken sokakta takımım Milan oyuncu inzaghi seçerdim. Fenerbahçemizi yendikten sonra bıraktım. Ayrıca trulli <3
0
onheil
(09.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.