Giriş
(3)

maaşı elden almanın ne zararı var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hem verene hem alana ne gibi kötü dönüşü olur?
hem verene hem alana ne gibi kötü dönüşü olur?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
işveren: vergi kaçırma, sgk primi ödememe. yakalanırsa örnek: vergi kaçakçılığı suçu
çalışan: uzun vadede emekliliği çöpe atmış olacak, kıdem tazminatı yok, işsizlik maaşı iptal, hukuki olarak zor durumda kalırsa kanıtı yok.
0
nahtoderfahrung
(08.02.26)
ulkenin genel problemi,
vergi kaçagi,
ve bunu düzenleyecek olan
yasamanın başı,
0
designer
(08.02.26)
eskiden ciddi anlamda kurumsal olanlar hariç özel sektörde neredeyse firmaların çoğu çift bordro uygulardı ve asgari ücret kısmını ayrı (elden veya bankadan), kalanı ayrı elden verirdi. Böylece üstteki arkadaşların bahsettiği dalavereleri çevirebilmiş olurdu. Daha sonra maaşların bankaya yatırılma zorunluluğu geldi peyderpey personel sayısına göre. yine de hala bunu uygulayanlar kalmıştı aralarda. son 2-3 yıldır asgari ücretteki mecburi ama beklenmedik artışlar nedeniyle bu uygulama yeniden ciddi şekilde hortladı.

tespiti halinde ciddi cezaları var işverene. çalışan açısından da düşük sgk primi, düşük işsizlik ödeneği ve düşük emekli maaşı açıkları oluşur.
+1
Phoebe
(10.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
(11)

Avukatlar ne iş yapıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
iki ttk, iki tbk, cmk ve hmk, iki üç tane de kanun öğrenince tastamam avukat olunmuyor mu? kararları hakimlerin verdiği bir ortamda niçin adliye adliye gezmek zorunda olmayan insanlara iki sayfa yazı yazması için para ödeniyor?
iki ttk, iki tbk, cmk ve hmk, iki üç tane de kanun öğrenince tastamam avukat olunmuyor mu? kararları hakimlerin verdiği bir ortamda niçin adliye adliye gezmek zorunda olmayan insanlara iki sayfa yazı yazması için para ödeniyor?
-17
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Avukatlık ile yapılan mesleki eleştirilere her zaman büyük bir ciddiyetle cevap veririm. Ancak bu sorunuz kadar cahilce bir soruya daha önce denk geldim mi emin olamıyorum. Bu kanunları öğrenince gerçekten avukat olunduğunu mu düşünüyorsunuz? Öyleyse çok yazık çünkü.
+5
gottacatchemall
(29.01.26)
ya ne olunuyor? aydınlatın, öğrenelim.
-3
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Ziraat bankasından yaşlımızın emekli parasını alamıyorduk. Yeğencağızım bir dilekçeyle ortalığı ayağa kaldırmıştı. Hakim veriyor kararı ama seni iyi anlatan biri de lazım o hakime de adalet sağlanabilsin. birçok kişi tıfıl derdini iyi anlatamıyor onun yerine ağzı laf yapan birine ihtiyaç var.

Etrafımda var birkaç tane benim sorularıma cevap vermeye yarıyorlar.
Ama iyi de kazanıyorlar ya. Şu kadar olmasa da:

eksisozluk.com

dün mesela bana ve burda bir arkadaşımıza takık bir kadın var. ben birine cevap verdim diyelim sorumun hemen altına geliyor beni iğneleyici şeyler yazıyordu. ben diyelim ki karnım ağrıyor demiş soru, ben de ona defne yaprağı bana iyi geldi dedim. geliyordu sorumun altına, böylesini ömür boyu tıptan men edeceksin. bilim düşmanı gibi şeyler yazıyordu.

türk kalp vakfı becel margarin öneriyor diye ben habire maragarin mi yeseydim yani. reklamlarda çıkardı o da bilimdi mesela. şimdi de margarinleri kötülüyorlar. o yüzden temkinli yaklaşıyorum ve başkalarını da düşünüyorum. bana iyi geldi ama seni bilmem diye de ekliyorum.
böyle yaşadığımı dile getiriyorum diye bu kadın kim de benim doktora gitme hakkımın men edilmesini dile getirebiliyor.

sadece bana değil kadın arkadaşlar var r. ve m'yle başlıyor nickleri. birine koca arıyor gibi şeyler yazmış.
sadece fikrini yazıyor diye dünya tatlısı kimseyi incitmemiş bir kullanıcıya koca arıyor diye alaycı yorumda bulunmaya ne hakı var. arar da yani. bekar olsam ben de arardım. koca aramayı aşağılayıcı bir eylem olarak sunuyor bu güzel insana aklı sıra. neyse o beni ilgilendirmez.

ama bana attığı bir mesajda benim gibi buraya çok sık girip soru soran bir arkadaşımız var ve ben de böyle yorum sorularını sevdiğim için hem de muhabbet olsun diye yanıt veririm sık sık bana:
"genç bilmem neyini eğle" yazmış. özel mesajla.
bunu da neden yazdı biliyor musun? erkek çocuğu ismi arıyordu. ben de toprak dedim. sen yazma isim genç bilmem neyini eğle yazmış.
ve yıllar sonra öğrendim ki, çocuk meğerse bununmuş. Ama Allah öyle büyük ki; o sırada bana en ufak öfke hissettirmedi. sadece güldüm çünkü o derece anlamsızdı ve lütfen rahatsız etmeyin diye karşılık verdim.
genç bilmem neyini eğle ne demek yahu? bu kadın öğretmenmiş birde.

ve sonra gel zaman git zaman farklı nickli biri kitap bağışı arıyor, hatta mirkete de yazdım, mirket ben kitap bağışı yapacağım ama bana dönmedi diye. sonra beni engellemiş tabi beni aşırı merak sardı kullanmadığım bir hesap var ordan yazdım niye engellediniz diye sonra biri dedi o sanırım o kişinin nicki diye.

ben tüm bunları topladım dün 45 yıllık noter var burda ona gösterdim. uu neler yazmış böyle çok seviyesiz ama bir şey çıkmaz çünkü bu ağız dalaşı dedi.

ama yine de genç bilmem neyini eğle diye attığı mesaj görüntüsünü belki bir gün hayat bizi buluşturur da kendisine hatırlatırım eğitimci hanımın.

Sadece bu değil, birde ben arkadaşlar sorumuza lütfen kırıcı cevap yazmayın dedim diye bana attığı bir mesaj var evlere şenlik. Eskort seni kocana saçlarından tutturacam gibi şeyler de yazmış.
Birde cümlelerin yüklemindeki ünlülerini daraltarak yazıyor. Yapıcam, edicem diye. Kocana güzel cevap yazıcam demiş bana mesela.
Belki reşit olmamıştır diye de tırstım biraz.
Çünkü emniyette arkadaşlar konuşurlarken duymuştum reşit olmayanlarla muhatap olduğunu bilmiyor birçok kişi diye.

epey kişi de bezmiş bundan. :)
-5
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
Türkiye adına konuşacak olursak artık o kadar çok yerde o kadar gereksiz üniversite var ki herşeyi çok kolay bir şekilde ve yetersiz şekilde olabiliyorsun. Avukatlar için değil her bölüm böyle şu an. 30-40 bin lira maaşla çalışan diş hekimleri var piyasada. Yani artık günümüz türkiyesinde neredeyse her şey kolay olunuyor.

Avukatlar ne iş yapıyora gelecek olursak en basitinden kiracınla problem yaşıyorsun bunlara ihtiyacın var. yani Avukatın ne iş yaptığını bilmeme ihtimalin yok. Küçümsemek amaçlı sormuşsun.
+2
nuevo
(29.01.26)
Davalar bir haksızlığa uğradığınızda 3 tane kanundan ilgili maddeleri göstererek bakın şu şu sebeplerle haksızlığa uğradım, lütfen buna bir dur deyin diyerek tamamlansa haklı olabilirdiniz. Ancak malum, böyle olmuyor. Bu başlangıcı.

Karşınızda bir de sizi her şekilde haksız göstermek için uğraşan, hatta belki de kendi çapında kendisi de haklı olan bir de karşı taraf var.

Sizin gösterdiğiniz gerekçeye karşıt argümanlar sunuyor. Sizi haksız çıkarmak için uğraşıyor.

Eminim hayatınızda kanunda yeri olmasına rağmen mesai ücreti almadan çalıştığınız, ihbar veya kıdem tazminatı alamadığınız veya haksızlığa uğradığınız illa ki olmuştur. Bunlar karşısında her seferinde hakkınızı alabildiniz mi? Sanmıyorum. Alabildiyseniz bir istisna olurdunuz.

İşte avukatlar bu işe yarıyor. 2-3 kanun bilmek ve o 2-3 kanuna dayalı yüzlerce davada yüzlerce senaryoya şahit olmak arasında bir fark olması sizce de normal değil mi? Deneyimden bahsediyorum evet. Çok da anlaşılmaz değil aslında. Tam da aynı sebeple "iyi avukat" ve "kötü avukat" ayrımı da oluşuyor.
+1
akhenaten
(29.01.26)
Savunma parası versin diye tuttuğum avukat, davaya girmiyor. Diyeceklerim bu kadar.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Şurada uzun uzun yazmıştım.
eksisozluk.com
+1
ground
(29.01.26)
@ground, tam da o nedenlerden ötürü avukat tuttum ama beyfendi her davada mazaret sunuyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Usul ve kanuni süreleri zamanaşımı sürelerini hak düşürürücü süreleri teknik kavramları, delillerini hangi aşamada sunacağını vs bilmeden avukata para mı verecez ya diyen vatandaşlar genelde davanın içine eder. Avukata geldiğinde de her şey için çok geç olmuştur artık.
-1
Sadece soruyorum
(29.01.26)
Hayır nick veremem dikkatli olmam lazım.

Bunların hepsini bana yazdı o nick. Hepsinin ekran görüntüsü var elimde.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
bu farkı anlamak için bir hukuk bürosunda bir süre vakit harcamak gerekir. yeni avukatlar ne yapacağım ne yapacağım diye etrafta gezerken, deneyimli avukat zaten "şöyle olacak böyle olacak" diye 3 adım sonrasını planlamış oluyor. hakimlerin nelere dikkat ettiğini, neleri kesinlikle yazmış olman gerektiğini bilmediğinde dava falan kazanamazsın.
+1
co2s2
(29.01.26)
(3)

pkk'nın arap aşiretlerini maaşa bağlaması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ne kadar doğru? güya abd pkk'ya para vermeyi bırakınca deyrizzor ve civarındaki maaşa bağladığı arapların maaşları kesilmiş, 400 dolar karşılığında (ki cia'in afgan işbirlikçilere ödediği miktarla aynıdır) pkk maşalığı yapmayı bırakmışlar vesaireymiş. sizce bu iddia doğruyu yansıtıyor mu ya da zaten
ne kadar doğru? güya abd pkk'ya para vermeyi bırakınca deyrizzor ve civarındaki maaşa bağladığı arapların maaşları kesilmiş, 400 dolar karşılığında (ki cia'in afgan işbirlikçilere ödediği miktarla aynıdır) pkk maşalığı yapmayı bırakmışlar vesaireymiş. sizce bu iddia doğruyu yansıtıyor mu ya da zaten bilinen bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Trump geçen günler de yaptığı açıklamada “işidi engellemeniz için ciddi miktarda destek olduk ve maddi yardım yaptık” demişti. ABD’nin ypg(PKK)ya desteğinin açık ve net kanıtı. O maddi yardımın bir kısmı bu iş için kullanılmış olabilir pek tabi. Muhakkak muhbirler vardır ve karşılığını allıyorlardır. Ama tahmin ya da akıl yürütmeden öte bir bilgim yok.
+1
biseysorcaktim
(27.01.26)
o aşiretlerin bırakma sebebi bu değil. 400 dolara da savaştıramazsın adamlar çok daha fazlasına hükmediyor zaten.
aynı aşiretler önce beşar esad'ı, sonra öso'yu, sonra ışid'i, sonra yine beşar esadı, sonra ypg'yi, şimdi htş'yi destekledi/destekliyor. güç kimdeyse onunla gezen 1500 yıl öncesinde yaşayan bedeviler. yarın rüzgar tersine döner tekrar esad'ı bile destekleyebilirler.
+1
patronaj1
(27.01.26)
devlet para verip tutuyorsa bu aşiretler koruculuk görevi yapıyorsa pek tabii pkk da yapar başka bir örgütte. Paran varsa git sen de yap. Antik mısırdan beri süregelen bir uygulama. Tabii aşiretler tek tek terk etti. Pkk gibi boş bir terör örgütünün zaten birlik sağlaması imkansızdı. Abd ve Türkiye işid için kullandı ve bitti
+1
croswell
(27.01.26)
(7)

excell'de ne yapılıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ürün listesi ve fiyat, miktar, kimlik bilgisi hazırlama, makro yazıp maaş, sigorta primi bulma gibi işlemlerde mi kullanılıyor? bir insan iş profesyonel hayatta niçin excell kullanır? en son ne zaman ben bunu excell'de yaparım dediğiniz oldu?
ürün listesi ve fiyat, miktar, kimlik bilgisi hazırlama, makro yazıp maaş, sigorta primi bulma gibi işlemlerde mi kullanılıyor? bir insan iş profesyonel hayatta niçin excell kullanır? en son ne zaman ben bunu excell'de yaparım dediğiniz oldu?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Excell degil Excel.

Profesyonel hayatta insanların Excel kullanmasının temel nedeni, büyük verileri (binlerce satırlık satış raporları veya bütçe tabloları gibi) saniyeler içinde analiz edip, formüllerle hatasız sonuçlar üretebilme ve bunları grafiklere dökebilme gücüdür.

Birçok şirketin tüm finans analizleri excelde döner.

Mesela ilginç bir detay olarak: bizimcaz.com'daki verinin (ana sayfadaki kategorilere bakın) tamamı bir Excel workbook'dan geliyor.
+3
compumaster
(27.01.26)
Excel muhtemelen yazılım dünyasının ürettiği en önemli ve en iyi ürün.
+2
chaos moleculaire
(27.01.26)
Bir çok alan var, mesela satış yapan bir firmasın. 2000 çeşit ürünle çalışıyorsun.
Bu ürünlerin satış verilerinin yanına stok verilerini getirip, yüzde kaçı satmış, ilk fiyatları neymiş, gerçekleşen fiyat ne olmuş, iskonto oranı ne vs verileri yanyana getirip değerlendirebilirsin. Kampanyaya gireceksin, hangi üründe girelim hangisinde girmeyelim, yada maliyet hesabı ve buna bağlı satış fiyatı belirleyeceksin yine excel işini görür. Şirketin gelir tablosunu çıkartacaksın, Net satış ne kadar, smm ne kadar, brüt ciro, faaliyet gideri, net kar vs hepsi excel.

bunlar hesap kitap, bunların dışında eticarette satış yapıyorsun diyelim. Ürünleri tek tek açmak yerine toplu şekilde import edeyim diyorsun, yine excel.
-1
PoscheN
(27.01.26)
excel ile formula 1 takımı yürüten bile vardı :D youtu.be
+1
konetsu
(27.01.26)
Ahahaha ömrü en uzun yazılım diyebilirim. Word bile tarih olmaya başladı. Makrolar formüller daha neler neler. Ofisimde 30 a yakın excel tablosu kullanılıyor. Kendim de tüm harcamaları, gelir gider tablosu, araçlara aylık yıllık ne kadar yakıt sigorta tamirat ceza gideri olduğu her şeyin hesabını tutuyorum. Tüm bunların dolar euro altın olarak hangi yıl ne kadar ettiği bile var. Köyden arsa aldım ev yaptırıyorum. Evin projesini bile excelde yaptım. Oda oda pencere pencere çizdim. Ne kadar parke gidecek ne kadar fayans tuğla sıva her şeyi ordan takip ediyorum. Ustalardan buraya gelmeden teklif alıyorum daha neler neler. Özellikle basit formüller çok kullanışlı ve öğrenmesi çok basit.
+1
ground
(27.01.26)
Excel'i erp gibi kullananları gördü bu gözler.
her işe yarıyor maşallah.
+1
rhan
(27.01.26)
excel, iş dünyasının isviçre çakısıdır.

excel'in en güçlü olduğu özelliği ise, durum çözümlemesi bölümü. elinde birden fazla bilinmeyen varsa ya da matematiksel olarak formülleştiremediğin bir işlem varsa, excel'e bir senaryo veriyorsun, o da sana gerekiyorsa milyonlarca işlem yaparak doğru (optimum) sonucu veriyor. mesela benim şöyle bir senaryom vardı:

bir ekipman satın alıp bir firmaya iş yapacağım. ekipman için günlük kira ödeyecekler ve bunun için de uzun süreli bir sözleşme imzalayacağız. sözleşme bedelinin de bir kısmını avans olarak ödeyecekler ki ben ekipmanı alayım. ama avans ekipman bedelini tam karşılamıyor. bir miktar da kredi alacağım. bu ekipmanın bir kaç farklı markası ve fiyatı var. bu fiyatlara göre de günlük kira değişecek. günlük kira değişince avans değişecek, avans değişince kredi miktarı değişecek. kredi miktarı değişince de bunu günlük kiraya yansıtmam gerekecek. günlük kira değişince de avans değişecek.... bu hesabı formülle hesaplaman mümkün değil.

işte bu noktada excel'in durum çözümlemesine (hedef ara) diyorsun ki, şunların şunların toplamı şöyle olacak, bunların bunların toplamı böyle olacak.. o da deneye deneye sana doğru sonucu buluyor.
+1
co2s2
(27.01.26)
(1)

solidworks ve fusion niçin var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
2 boyutlu blueprint yetmiyor mu, kağıda çizilemeyen ve ekranda simüle etmeyi gerektiren nasıl şeyler var?
2 boyutlu blueprint yetmiyor mu, kağıda çizilemeyen ve ekranda simüle etmeyi gerektiren nasıl şeyler var?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Sizin sektörü bilmiyorum ancak makine mühendisi olarak bunlar neden var sorusuna cevap vereyim.
Solidworks ve benzeri 3D yazılımlar elinizde olan ya da olmayan bir ürünü 3 boyutlu çizmeyi, farklı noktalarda iyileştirmeyi, test etmeyi, analizini (akış analizi, statik, dinamik, termal analizler vb.) yani kullanılacağı ortama uygunluğunu, bu çizilen parçaların montajlarının yapılmasını, geliştirilmesini ve üzerinde tartışarak iyileştirmesini, imalata yönelik ölçülü montaj ve parça çizimlerinin alınmasını, bu montajların yönetilmesini sağlayan yazılımlardır. Bununla birlikte ağırlıklarının hacimlerinin hesaplanmasını, buna göre lojistik hesaplar vb yapılmasını sağlarlar. Ürünleri ayrıca simüle etmeye, müşteriye sunum yapmaya vb. say say bitmez yani bunların işlevi. Bu yazılımlar olmadan imalat yapmanız neredeyse imkansız.

Araba yapmayı düşünün en basitinden nasıl yapacaksınız bu ve benzeri sistemler olmadan, ya da cep telefonu, ya da robot süpürge, hatta ne bileyim önünüzdeki bilgisayar, yani herşey işte. Bunların milyon tane parçası var, ekranda görmeden nasıl çıkacak bu ürünler.
+1
va
(27.01.26)
(3)

bu seçimlerde seçim ekonomisinden kim yararlanacak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
önceki 2 seçimde eyt'lilere ve memur işçisi tayfaya iltimas geçtiler. ondan önceki seçimlerde kaçak ev tayfaya kentsel dönüşüm yapıldı. ondan önce bedelli ve bekçi olayları vardı. bu seçimlerde piyango kışlasız bedellilere mi çıkacak yoksa yine eyt tayfa ve bedava otobüs kartı tayfaya sosyal yardım,
önceki 2 seçimde eyt'lilere ve memur işçisi tayfaya iltimas geçtiler. ondan önceki seçimlerde kaçak ev tayfaya kentsel dönüşüm yapıldı. ondan önce bedelli ve bekçi olayları vardı. bu seçimlerde piyango kışlasız bedellilere mi çıkacak yoksa yine eyt tayfa ve bedava otobüs kartı tayfaya sosyal yardım, doğum izni, doğum desteği gibi şeyler mi verilecek? sizce önümüzdeki seçimleri en büyük karla kapatması beklenen seçmen grubu hangisi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.01.26)
Guzel soru. Secimle ilgili degil ama bu donem mahkumlar cikti. Secim donemi icin oyumu kobi'lerden yana kullanmak istiyorum. Bunu sanayici degil esnaf olarak yapacaklardir. Arada kime akacagi belli tesvik paketleri de aciklanir. Plase ciftci. Bunda tesviklere ek imar olanagi da var.
+2
osssy
(26.01.26)
her zamanki gibi yine yandaşlar ve yandaş firmalar

Ve gümrüksüz alışverişin tamamen lav edilmesine bakarsak, özellikle yandaş esnaf ve ithalatçıya daha fazl destek atacaklar.

Ayrıca olası bir develiasyon öncesi insider bilgisi ile yine yandaşlara servet transferi yapılacak.
+3
Rao
(26.01.26)
bu seçim sürecinde memura ve emekliye zam yapacaklar. tabii ki subjektif yorum. ayrıca tarım ve esnaf kredilerini düşürüp, düşük faizli kredi sağlayarak seçimi kazanmayı düşünüyorlar.
+1
mikahakkinen
(27.01.26)
(1)

ab ülkeleri niçin rus tankerlerine el koyuyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu işlem savaş nedeni ve misliyle mukabeleye gebe değil mi?
bu işlem savaş nedeni ve misliyle mukabeleye gebe değil mi?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.01.26)
Rusya - Ukrayna savaşı başladıktan sonra AB yaptırımlar açıkladı. Ham petrol ticareti yasaklandı. Bir AB ülkesi Rusya'dan ham petrol alamaz, diğer ülkeler için de alacaklarsa tavan fiyat uygulaması yapıldı yani çok düşükten satmak zorunda.

bu durum karşısında da shadow fleet yani gölge filo, gizli filo ortaya çıkıyor. Rusya eski tankerler ile (sigortası yok, radarı kapalı, 20 yıldan fazla tankerler) ship to ship transferi yaparak bu yasağı delmeye çalışıyor. Genel olarak Kuzey Afrika açıklarında ve Kıbrıs'ın güneyinde petrol el değiştiriyor. Bunu engellemek için shadow fleet gemilerine AB ve ABD el koyabiliyor.
+3
croswell
(26.01.26)
(5)

kanserden sonra intihar ne kadar yaygın

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yalnız yaşayan, çocuksuz, emekli, kadın akraba kanser olduğunu öğreniyor. kemoterapi aldığı günün sabahı kusuyor, ölüyor. bu kişinin kanser ilacıyla ölmüş olma ihtimali nedir, intihar etmiş olma ihtimali nedir. teşekkürler.
yalnız yaşayan, çocuksuz, emekli, kadın akraba kanser olduğunu öğreniyor. kemoterapi aldığı günün sabahı kusuyor, ölüyor. bu kişinin kanser ilacıyla ölmüş olma ihtimali nedir, intihar etmiş olma ihtimali nedir. teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Benim de kanserden kayıplarım oldu. Evet son ana kadar mücadele ediyorlar ama kanserin son birkaç haftası çok acılı-ağrılı geçebiliyor.

Rahmetli babamı Akciğer kanserinden kaybettim. Kendisi emekli tabip yarbaydı. Kanser olduğunu öğrendiğinde bana beylik tabancasının kurşunlarının nerede sakli olduğunu soruyordu. Doktor olduğundan ve kanserin az çok nasıl ilerleyeceğini tahmin ettiğinden o acıyı çekmek istemiyordu belki de. Tabi öncesinde annemi kaybetmesinin de etkisi olabilir ama bence kanserle de ilintili idi.

Yani ben Allah korusun bugün kanser olduğumu öğrensem intiharı bir ihtimal olarak değerlendirirdim sanırım.
+1
trixi
(21.01.26)
Kanseri yenmiş teyzem bir kaç aydır pes etmiş durumda, biz de intihar etmesinden korkuyoruz. Yemiyor ilaç içmiyor doktor görmek istemiyor… onca tedavi, nakil, emek boşa gidecek korkuyoruz bunu yapmasından.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
kanseri atlatmis bir abim vardi, cok severdim.
intihar degil ama hep "olmem gerekiyordu, bir sekilde hala hayattayim, "bu gunlerin alayi zaten bonus" kafasinda yasiyordu.
covid'in tepe yaptigi donemde, disari cikmamasi lazim ama cikiyordu mesela. yaw kardesim gezinme etrafta diye defalarca uyardik dinlemedi, zaten "bonus" ya diye gezindi durdu.
en sonunda covid kapti, zaten bunye bitik, 2 gunde sizlere omur.
+1
cooperr
(21.01.26)
İlaç kaynaklı da olabilir. Rahmetli babam kemoterapi alınca bir on gün gayet iyi geçti sıfır yan etkiyle. ama aniden bütün kötü belirtiler birden ortaya çıktı ve sabahına kaybetmiştik. Belki ilk günden bünyesi kaldirmayanlar da vardır.
+1
egerbiryolcu
(21.01.26)
Akıllı ilaçların bazılarında ağır depresyon, psikolojik yan etkileri olabiliyor.

Prostat kanseri bir amca vardı komşu, sahane bir insandır. Tedavisi çok iyi gitti kanseri yendi ama ağır psikolojik hasar yaşadı, insanların kendisine tuzak kurduğunu falan sanip geceleri evden kaciyordu. Meğer ilacın böyle yan etkileri varmış.

Şu an çok iyi toparladi baya. Ancak o süreçte mutlaka gözlemlemek ve gerekirse psikolojik destek almak lazım.
+1
makbur
(21.01.26)
(6)

plastik enjeksiyon kalıpları pahalı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Evet pahalı, bir kalipci cevap yazana kadar ben bildigim kadar soyleyeyim. Neden pahali, blok halindeki çelik, bilgisayar programında ölculendirilmis halde yontularak kalip halini aliiyor, yontma işi gunlerce surebiliyor. Basilacak ürünün büyüklüğününe ya da bir defada kaç urun basilacagina göre kalip büyüklüğü degisiyor, agirlik muazzam artar. Normalde en ufak bir kalibi bir kişi yeden kaldiramaz. Ürün buyurse ya da ufak urun ama bir defada Çoklu basim yapacaksa yine kalip buyur ağırlık ciddi artar.
+2
covered
(21.01.26)
Ayrica basilacak ürünün hammaddesine göre yani plastik ya da bakalit olacaksa duruma gore icine rezistans koyma, sogutma suyu gezsin diye su kanallari açma, basılın urun yerinden ciksin diye itici yerleştirme falan bunlar hep blok halindeki çeliği ultra hassas yontarak yapılan şeyler
+2
covered
(21.01.26)
pahalı mı derken kriter nedir bilmiyorum. sıradan bir insana göre pahalı ama normal bir kalıba göre pahalı değiller. bastıracağın parçaya bağlı olarak çok gözlü bir kalıbı şu aralar 500-600bine yaptırabilirsin.
+1
gercekdunya
(21.01.26)
kabaca kalıba harcanacak çelik ve işçilik parası aslında yani el kadar basit oyuncak basmak ile kocaman araba tambonu basmak aynı şey değil. gene en düşük 10-12 bin usd arası gözden çıkarmalısın.
+1
orpheus
(21.01.26)
Ne üreteceğinize, ne kadar detaylı olduğuna, kaç gram olduğuna, tasarımına ve kullanılacak maça sayısına bağlı olarak değişiyor ama diğer arkadaşların da yazdığı gibi blok metalin cnc de işlenmesi ile üretildiği için pahalı oluyor genelde
+1
pislick0
(21.01.26)
malzeme maliyeti
işcilik
makine maliyeti
takim ,alet vs amortismani
isyerinin kirasi vb maliyetleri,
yapim süresi dahilinde fiyata yansır,
evet, pahalidir.
+1
designer
(21.01.26)
(3)

bu tweet ne kadar haklı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
https://x.com/MyLordBebo/status/2013561128203309168kaymalar 4 mevsim lastiklerinden dolayı mı meydana geliyor?
x.com
kaymalar 4 mevsim lastiklerinden dolayı mı meydana geliyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Linkte 4 mevsim lastik ile ilgili bir sey soylenmemis ki. Zaten 4 mevsim lastikten kar performansi beklememek lazim.
+3
osssy
(20.01.26)
4 mevsim bahsi geçmiyor. İnsanlar kış lastiği takmıyorlar diyor ve çok haklı.
+2
alice in potatoland
(20.01.26)
buzlanma varsa kar lastiği de bir yere kadar işe yarıyor. asıl olay zincir takmakta ama insanlar üşeniyor.
+2
false pretension
(21.01.26)
(6)

rusça öğrenememek

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
1 yıldan uzun süredir bir aşk-nefret ilişkimiz var, belki daha uzun süredir ilgileniyorum ama privyet, kak deladan öteye gidemedim. kaynaklarımda mı hata var, zor olduğu için mi yapamıyorum, yapanlar nasıl yaptılar?
1 yıldan uzun süredir bir aşk-nefret ilişkimiz var, belki daha uzun süredir ilgileniyorum ama privyet, kak deladan öteye gidemedim. kaynaklarımda mı hata var, zor olduğu için mi yapamıyorum, yapanlar nasıl yaptılar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Belli ki yönteminde ya da onu işleyişinde bir problem var.1 yılda en azından günlük kullanılan cümle ve kelimeler yer etmeli gibi bence. Yapay zekaya neyi nasıl ne kadar zaman ayırarak yaptığını da bildirip ona göre fikir vermesini isterdim ben olsam.hatta direk öğretmeye yardımcı olmasını da isteyebiliriz de , neyse.iyi günler
+1
denizciman
(20.01.26)
Benim bir arkadas Rusca'yi Duolingo'da bitirmis, ama ogrenemedim dedi. Sizinki de benzer bir durum olabilir. Daha formal, kalem defter tarzi bir calisma belki daha iyi olur mesela. Mevcutta neler yaptiginizi bilmiyorum tabii. Bir de oteye gidemedim derken konusma anlaminda mi? Konusamasanizda 2000-3000 kelime en azindan biliyor musunuz mesela?
+1
mbond
(20.01.26)
Git Rusya'ya 6 ayda tertemiz öğrenirsin
+1
topkapiaksaray
(20.01.26)
1 yıldır ilgilenip merhaba, nasılsının ötesine geçemediyseniz cidden bir sorun var. dile mi yatkınlığınız yok? ama yine de mümkün değil, 1 yıl uzun bir süre.

kaynakları bir daha gözden geçirin. biraz chatgpt tavsiyesi alın, bakalım ne diyecek?

dediğim gibi, 1 yıl cidden uzun bir süre.

bu arada, topkapiaksaray +1. adamlar zaten ingilizce bilmiyor. s*ke s*ke rusça konuşmaya zorluyorlar sizi. türkçe konuşan daha fazla kişi bulmuştum ingilizceye göre, öyle söyleyeyim size...
+1
kojonotsuki
(20.01.26)
rusyaya gerek yok bir yaz antalyada çalış öğrenirsin suka bilyat
+1
Hallegadola
(21.01.26)
Gunluk merhaba, naber vs gibi kaliplari evet hizlica ogrenirsiniz, 6 ayda Rusya'da kem kum derdinizi anlatabilecek seviyeye gelirsiniz ancak ben ders almadan ve Rusya'da yasayarak ancak 2 sene sonra iletisim kurabilecek seviyeye gelmistim.
Yani siz privet, kak dela dediginizde karsinizdaki horosho derse anlarsiniz ama karsinizdaki size "iyiyim ama cocugun okulunda bazi sorunlar var, bi de aksi gibi bugunku ucagimi kacirdim" derse anlamaz kalirsiniz.

Rusca istisnalardan olusur, kurallarla ogrenmek gerkcekten zordur. Dolayisiyla kulak dolgunlugu ve pratikle, kira parcalaya, komik duruma duse duse ogrenirsiniz. Kursa gitseniz, ders alsaniz, o durumda da ciddi bir istisna ezberi yapmaniz gerekir ki, yine bunlari kulak dolgunlugu ve cilgin gibi pratik olmadan oturtmaniz baya zor olur.

Ruslarin cogu bile Rusca'yi dogru konusmuyor, konusuyorsa bile yazarken cok hata yapiyor size oyle soyleyeyim. Bir diger tarafi da Rusca'da cumlelerde oge dizilimi bir nevi serbest takilmaya musait oldugu icin bu durum hem adamlara muthis bir edebiyat genisligi saglamis, bir yandan da yabancilar icin dili daha da zorlastirmis.

Bir dili ogrendim demek bence o dilde sozlu munakasaya girebilmek ya da o dilde saka yapabilmektir. Rusca'da bu asamaya gelebilmek cidden zaman istiyor. Ben neredeyse 20 sene oldu hala zaman zaman komik duruma dusuyorum (Ya da bana oyle geliyor) ya da sacma hatalar yapiyorum.
+2
kartonpiyer
(23.01.26)
(8)

mikrodalganın avantajları

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Dürüst olmak gerekirse hayır. Yaşam tarzıma, beslenme alışkanlıklarıma çok ters.
+1
gobekliraki
(17.01.26)
Dünden kalmış yemeği isıtmak için lazım olur sadece.
+1
hububrad
(17.01.26)
20 yılı aşkındır kullanıyorum. Çalışmadığı gün yok gibi. Bence büyük rahatlık… 2005 model Beko marka. Hemen her şeyi saniyeler içinde ısıtıyor. Derin dondurucudan çıkan gıdaları dakikalar içinde çözüyor. Genelde tabakta ısıtıldığı için yemeğin tamamı ısınmamış veya tencere/tava bulaşık çıkmamış, dibi tutmamış oluyor…
+3
dilemma of subscribtionability
(17.01.26)
Evet. Hem de bin kere evet.
Ama fırın kelimesi geçiyor diye fırın diye düşünmeyin.
Alacak olursanız da en ucuz Arçelik veya Beko gibi adını bildiğiniz markayı alın geçin. Dijital göstergeler, ilginç özelliklere hiç gerek yok.
+2
michael_knight
(17.01.26)
- @dilemma +1
- Çok hızlı kumpirimsi patates, koçan mısır, donuk edamame pişiriliyor.
- Buzlukta her zaman çorba bulunduruyorum, akşam 7'de üf hiç yemek yapasım yok dediğimizde çorba çabucak eritiliyor/ısıtılıyor.
- kupada tek kişilik kek pişiriliyor.
- mikrodalgada hamur işi, makarna, pilav vs ısıtırken tabağın bir kenarına yarım çay bardağı su (bardakla beraber) koyunca içeride buhar yapıyor, çok daha güzel ısıtıyor.
+1
kobuzchu kiz
(17.01.26)
anlasilan cogu duyurucu issiz/calismiyor. neyse, evet, iyi ki almisim. en oneli avantaji zaman.
+1
Sour
(17.01.26)
sene olmus 2026
mikrodalgasiz ev kalmamis olmasi lazim.
bir onceki gunden kalan makarnayi 55 saniyede isitiip yiyorsun ya daha ne olsun..
+1
cooperr
(17.01.26)
Biraz bilimsiz biri olduğum için eve almıyorum ama gerçekten büyük kolaylık sağlar. Ofiste kullanıyorum.
Evde az bir yemek ısıtıcam tava bul, yavaş yavaş ısınmasını bekle, başka birşeye daldıysa farkına varana kadar yapışsın falan büyük sıkıntı. Hatta mesela azıcık süt ısıtmak istiyorum, bunu mikrodalgada yapabilirim, cezvede istesem bile yapmam.
+1
mbond
(17.01.26)
(3)

kız kardeşe adli tıptan kargo gelmesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
nasıl yorumlanmalı? taciz, tecavüz vakası olarak mı yaklaşılmalı?
nasıl yorumlanmalı? taciz, tecavüz vakası olarak mı yaklaşılmalı?
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
ameliyat icin hastaneye dava acildi,
yada trafik kazasinda acilan davada
kisinin iş göremezlik raporunun dogrulanmasi gerek ,
en son mahkeme adli tipa sevk ediyor heral.
+1
designer
(14.01.26)
imza gercek mi degil mi diye de adli tip bakıyor. direk kötüye yormayın,
+2
oscar
(15.01.26)
bin tane ihtimal var. akıl sağlığı dahil tüm hastalıkları inceleyebiliyor. iş kazası nedeni ile meslekte iş gücü kaybından tut işlev kaybı vücutta kalıcı iz, tüm evrak ve imza incelemesine, sahtelik incelemesinden uyuşturucuların içerdiği maddeye kadar her şeyi inceliyorlar. evlatlık bağı dna testi bildiklerim bunlar.
+2
ground
(15.01.26)
(3)

esnafa kesilen yeterince nakit satmamışsın cezası

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
neyin nesidir bilgisi olan var mı? vatandaş herkes kart kullanıyor diye ceza ödüyoruz kabilinden yakınmada bulununca, geçtiğimiz günlerde de esnafın birine "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma"dan soruşturma başlatılınca merak ettim. hukuk devletindeyiz zannediyordum.
neyin nesidir bilgisi olan var mı? vatandaş herkes kart kullanıyor diye ceza ödüyoruz kabilinden yakınmada bulununca, geçtiğimiz günlerde de esnafın birine "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma"dan soruşturma başlatılınca merak ettim. hukuk devletindeyiz zannediyordum.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
ben türkiye'de değilim fakat bize gelen inspectorler genelde erken geldiyse dünün öğleden sonra geldiyse bugünün Z raporuna bakıyor. Ardından defterlere bakıyorlar, bu işi yapan denetmenler zaten bi mağazanın aşağı yukarı ne kadar ciro yapacağını bilir ve hatta onlarda bilir ki esnaf belli bir miktar fiş kesmez. Şimdi Türkiye'de durum çok farklı esnaf haklı çünkü gerçekten o hafta sinek avlamış, denetmen haklı çünkü defterlere baktığında belli bir satış görüyor bu hafta o satışın nerede olduğunu soruyor. Hiç bir esnaf kasasını 0 veya ona yakın bir tutarla kapatmak istemez. biraz gelişi güzel anlattım ama anlamışsındır umarım.
0
dirildimde geldim
(14.01.26)
Nakit satmamışsın diye değil, z raporundaki nakit tutarı ile realite birbirine uymadığı için kesiyorlar. Entegrasyon dalgasını yaptırın, yemezsiniz.
+2
cay koy geliyorum
(14.01.26)
@sivri sinek tabii ki.
Örneğin bir restorana gittiğinizi varsayın. Sipariş verdiğinizde kuvvetle muhtemel bu siparişler bir otomasyon sistemine, yani bir bilgisayar yazılımına işleniyor. Hesabı istediğinizde de bu otomasyon sistemi aracılığıyla yazıcıdan çıkmış bir adisyon geliyor önünüze. Siz de ödemenizi yapıp kalkıyorsunuz.
Sizin de bahsettiğiniz gibi yazar kasa pos cihazlarının çıkmasının ardından kredi kartı ile yapılan ödemelerin otomatik olarak fişi kesiliyor. Fakat siz nakit ödeyip kalkarsanız ve fiş talep etmezseniz, işletmenin bu ödemenin fişini kesip kesmeyeceği bir nevi kendi insiyatifinde oluyor. Kesmediğini varsayalım. Günün sonunda atıyorum 10.000 lira ciro olmuş olsun. 9000tl kredi kartıyla ödenmiş, 1000tl nakit ödenmiş. Fakat pos makinasından z raporu alıyoruz, 9000 tl kredi kartı 500tl nakit fişi kesilmiş. Sizin ödediğiniz 500 liranın fişini kesmemiş. Çok sıradan bir olay. Maliye perspektifinden bunun takibi de pratikte imkansız. Çünkü kimsenin sipariş sistemine erişimleri yok. Adam "bu kadar nakit ödeme oldu" dediğinde şüphe etseler dahi aksini ispat etmeleri mümkün değil.
Yakın geçmişte de yapılan maliye denetlemelerinde gelen memurlar işletmelerin sipariş sistemlerinden rapor isteyip, z raporları ile karşılaştırıyorlar. Bu örnekte de "1000tl nakit olması gerekirken, 500tl nakit fişi kesilmiş." diyor, nur topu gibi cezanızı teslim edip gidiyorlar.

Bu durumun önüne geçmek için artık "entegrasyon" adı verilen hikaye çıktı. Nisanda sanırım zorunlu hale geldi. Entegrasyon denen şey de aslında maliyenin her bir işletmenin sipariş sistemine, pos cihazına vs. her şeyine erişiminin olması demek. Artık gittiğiniz herhangi bir cafe,restoran,bar vs. ne olursa olsun siparişlerini girdikleri sistem ve kullandıkları pos cihazları gelir idaresi başkanlığı ile entegre oluyor. Bunun pratikte ne anlama geldiğini ve eski düzenden nasıl ayrıştığını yine aynı örnekle anlatayım

Siz aynı restorana gidip, aynı siparişi verdiniz. Fakat artık bu işletmenin de zorunlu olduğu, yaptırmamanın cezası olduğu için artık pos entegrasyonu var. Garson sizin siparişinizi sisteme girdiği anda, gelir idaresinin haberi var. Haliyle hesabınızı istediğinizde ve yine nakit ödediğinizde de işletmenin bu işlemin fişi kesmek dışında bir şansı yok. Çünkü bütün bilgi anlık olarak paylaşılıyor yeni düzenekte.

Entegrasyon da bahsettiğimiz tipteki işletmelere bu tarz yazılım ürünlerini satan firmalar aracılığıyla yapılıyor. Fakat bu da bedava değil tabii ki. Sadece "entegrasyon ücreti" adı altında 15-20bin tl isteniyor. Üstüne yeni pos cihazlarından almanız gerekiyor ki bunların da kabaca 20bin lira tanesi. Diyelim ki siz geçen sene pos cihazı aldınız. Daha tertemiz, yeni de olsa bu sisteme uygun olmadığı için kullanamıyorsunuz. Atıyorum 3 pos cihazı kullanan bir işletmeyseniz, 60bin lira vereceksiniz mecbur. Bir de üstüne kullandığınız her bir pos cihazı için senelik 7-8bin lira civarı bir para vereceksiniz.
3 pos kullanan ortalama bir dükkan için 80-100bin liralık bir maliyet yani özetle. Yapmazsanız da gelir ceza keseriz deniyor. Böyle bir düzenek.
+5
cay koy geliyorum
(14.01.26)
(5)

elbiselerinizin tüyünü nasıl alıyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
yapışkan rulolarla
+1
jelly bear
(13.01.26)
tüy toplayıcı rulolarla. haznelilerden değil ama. yapışkanlı ucuz olanlardan
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Rulo olmadığında koli bandı etkili çözüm .
+1
diyecevaplandı
(14.01.26)
tras bicagi..
+1
cooperr
(14.01.26)
yapışkanlı toz toplama rulosunu ikea dan alın derim. marketlerdekinin performansı çok iyi değil bence. ha ikea da mükemmel değil ama diğerlerinden iyidir.
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(4)

kırılmayan şemşiye henüz icad oldu mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dayanıksıza para vermek istemiyorum. evladiyelik bir taneyi nereden bulurum?
dayanıksıza para vermek istemiyorum. evladiyelik bir taneyi nereden bulurum?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
oldu. ben yaklaşık 7-8 sene önce tchibo'dan şemsiye almıştım (tchibo'nun da şemsiyecilikle bir alakası yok ama güzel, kaliteli görünüyor diye almıştım) ve o gün bugündür herhangi bir sıkıntı olmadan kullanıyorum. ben de bu kadar olacağını tahmin etmemiştim, birkaç senede bir yenisini alırım diye düşünüyordum.

şuna çok benziyor: www.tchibo.com.tr

tabii umarım içindeki donanımı daha kalitesiz yapmaya başlamamışlardır.
+1
ahm1
(12.01.26)
fare marka şemsiye al.
+1
tabudeviren
(12.01.26)
Şemsiyeler kendi içinde ikiye ayrılıyorlar

Az telli (8 tel), ucuz, hafif, dayanıksız.
Çok telli (yanılmıyorsam 34'e kadar çıkıyor tel sayısı), ağır, taşıması zor, dayanıklı.

buna göre tercihini yaparsan sorun çözülür.
+1
Mirket
(12.01.26)
tchibo'dan aldigim semsiyeyi 10 yildan fazla suredir kullaniyorum.
+1
kassiopeia
(12.01.26)
(2)

sürücüsüz otomobiller neden hala türkiye'ye uğramadı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
minibüs, dolmuş, taksi ve tır şoförleri ne zaman emekli olacaklar. toplu taşıma için geç kalınmadı mı?
minibüs, dolmuş, taksi ve tır şoförleri ne zaman emekli olacaklar. toplu taşıma için geç kalınmadı mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Daha sürücülü otomobil olayını çözemedik.

şaka bir yana, tamamen otonom araçlar henüz serbest trafikte takılabilecek seviyede değil. bu yüzden sadece pilot bölgelerde (yani üreticinin desteklediği bölgelerde) belirli ve normalden sık güncellenen harita bilgilerine sadık olarak, arka planda sürekli çalışan operatörler kontrolünde deneniyorlar. yani atıyorum şirket san francisco merkezli, orada sadece bir bölgede çalışıyor, ve operatörler var araç trafikte bir yerde kalırsa kafası karışırsa arıyorsun onlar gelip çıkarıyor veya daha yeni teknolojide arabaya uzaktan bağlanıp problemi çözüyorlar. bunlar hem teknolojiyi deneme, hem reklam, hem de yol verisi toplamak için yapılan operasyonlar. henüz kar etmiyorlar ve şu anda kar etme amaçları yok. ve bölgeye özel, haritada gidebilecekleri gidemeyecekleri belli limitleri var. bu aracı rastgele bir yere koy problemsiz sürsün gibi bir durum yok. Burada olması için ya burada da bu teknolojiyi üreten girişimlerin olması lazım ya da oralarda bu işi yapanların tam otonom sürüşü çözmesi, giderek yaygınlaştırması deneye deneye ve en sonunda buraya kadar yayılması lazım. yani özetle henüz dünyanın her yerinde limitsiz çalışacak kadar genel bir otonom araç teknolojisi geliştirilemedi.
+2
robokot
(12.01.26)
adam arabadan indi, elinde levye gitti, kapıyı açtı, sürücü yok kiminle kavga edecek. bizdeki kuralsızlık ve zekasızlık yüzünden ne yazık ki bizim gibi 3. dünya ülkelerine o teknoloji gelmesi en az 20 sene.

bir çok ülkede araba kullandım. tr sınırlarına girdiğim anda sinir harbi başlıyor resmen.
+2
gercekdunya
(12.01.26)
(16)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(6)

bu ilan nasıl?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
https://eksisozluk.com/entry/181045408 maaş düşük olduğu için eleştirilebilir mi? gece çalışılması açısından düşük bulunabilir mi? kalacak yer olmaması açısından eleştirilebilir mi?
eksisozluk.com
maaş düşük olduğu için eleştirilebilir mi? gece çalışılması açısından düşük bulunabilir mi? kalacak yer olmaması açısından eleştirilebilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
düşük ama çoğu insanın asgari ücret aldığı yerde de bilemedim.
+1
jelly bear
(10.01.26)
Oncelikle gece calismayi zorunluluk disinda kimseye tavsiye etmiyorum. Yemek, tuvalet, uyku aliskanliklariniz kokten degisiyor, calismadiginiz gunlerde bile zombi gibi oluyorsunuz, vucut surekli adapte olmaya calisiyor. Biz insanlar gunduz yasayip, gece uyumak uzere programlanmisiz.

Onun disinda kebap is bence. Fabrikalarda sesin, tozun, is kazasinin oldugu yerlerde kotu sartlarda calismaktan iyidir. Sehrin gobegi yani, kalacak yer saglamamasi normal. Sultanahmet oteli olmasi da iyi, musteri profili gunduz yaldir yaldir gezip gece uyuyan sorunsuz yerli, yabanci turistlerdir diye tahmin ediyorum. Uyuklayip, telefon, kitapla gecirilir tum gece. En azindan benim gordugum gece resepsiyonistleri bu sekilde. Ha bazi ahlaksizlar yalniz seyahat eden kadin turistlere asilip, gece kapilarini tiklatip iceri alir mi diye sansini da deniyormus:)
+1
freedonia
(10.01.26)
Asgariden 7k fazla veriyor. Gayet iyi o işe göre. Marketlerde 10 saat ayakta durup asgari alıyor millet
+1
runaway
(10.01.26)
çalişmak iyidir,
az yada çok,
vaktini boş geçirme,
daha güzel iş,
çalisirken daha rahat bulunur.
+1
designer
(10.01.26)
pardon da cevap verenler bu işi ne sanıyor da kebap olduğunu düşünüyor acaba? hayatlarında hiç resepsiyonist olarak çalışmışlar mı? istanbul gibi yerde bin türlü insanla uğraşmak, gece ipsiz sapsız tiplerle uğraşmak ne demek haberleri var mı acaba?

soruya gelecek olursak da maalesef bu sektörde maaşlar böyle. hatta normalin üzerinde bile diyebilirim. butik otel + gece nispeten diğer vardiyalara göre rahat olması sebebiyle bir de bekarsan iyi bence.
+1
lionel andres
(11.01.26)
Butik otelse odasi azdir. Check-in islemi de yapmaz pek o saatten sonra. Sabaha kadar netflix izleyip 35 bin tl alacak. Hele bir de back office varsa üçlü koltukta uyur bile. Tek isi a vardiyasi elemanı gelmeden raporlari basmak.
+1
duster
(11.01.26)
(11)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(2)

bel ölçümü nasıl alırım

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten pantolon sipariş edeceğim. mezuram var. nereme sarmalıyım. cm ile mi ölçmeliyim yoksa inçle mi?
internetten pantolon sipariş edeceğim. mezuram var. nereme sarmalıyım. cm ile mi ölçmeliyim yoksa inçle mi?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.01.26)
bosver nicki
(07.01.26)
Avrupa'daki gelecekse cm.
+1
gobekliraki
(07.01.26)
(2)

bu kıyafetin türü nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
fanila mıdır, tişört müdür? https://img.freepik.com/free-photo/young-adult-working-social-integration-workspace_23-2149341112.jpg
fanila mıdır, tişört müdür?
img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.01.26)
0 yaka t-shirt
+2
oscar
(06.01.26)
basic tshirt
+2
inheritance
(06.01.26)
(1)

maaşların elden alınması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
büyük şirketler onlarca işçinin maaşını elden verebilecek kadar nakiti sürekli olarak nasıl bulabiliyorlar?
büyük şirketler onlarca işçinin maaşını elden verebilecek kadar nakiti sürekli olarak nasıl bulabiliyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
büyük şirketler onlarca kişinin maaşını elden vermiyor. tam gösterip bankadan ödüyor.

zaten maaşın tamamını elden ödemek yasak.

asgariden gösterip kalanını elden veren şirketler de bir gün önce bankadan çekip getiriyordur.
+2
kibritsuyu
(03.01.26)
(1)

vr gözlüğün bilgisayar ekranı olarak kullanımı vs plazma

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bilgisayardaki işlerini yatarak, yuvarlanarak görmek isteyenler 55 üstü tv mi kullanmalı yoksa vr gözlük mü? gözlük teknolojisi için şimdilik biraz erken mi? tv'den memnun musunuz? göözlükten memnun musunuz?
bilgisayardaki işlerini yatarak, yuvarlanarak görmek isteyenler 55 üstü tv mi kullanmalı yoksa vr gözlük mü? gözlük teknolojisi için şimdilik biraz erken mi? tv'den memnun musunuz? göözlükten memnun musunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Şu an sadece Apple Vision ve Samsung xr bu is için uygun çözünürlüğü sahip. Quest ile falan yapiyorum diyen var ama bence çözünürlük yetersiz. Xreal one fena değilmiş ama onda da çözünürlük az. Xreal in yeni jenerasyonu çıkınca bu iş çözülmüş olacak bence. Bu ürünü kontrol etmeni öneririm büyük basliklar yerine.
+1
hububrad
(03.01.26)
(12)

istanbul'dan taşınsaydınız nereye giderdiniz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.01.26)
muğla
+2
jelly bear
(02.01.26)
Sinop, Çanakkale, Balıkesir
0
Amaranta ursula
(02.01.26)
antalya
+3
tahtakafa
(03.01.26)
Balıkesir
+1
ercu cozer
(03.01.26)
ankara
+1
hold the door
(03.01.26)
kar, kış ve soğuktan nefret eden bünyem için net şekilde antalya. yazın çok bunalırsam da toroslar burnumun dibinde.
+1
lazpalle
(03.01.26)
antalya ve muğla'da hamam böcekleri vardır.
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Antalya' ya geldik.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.01.26)
ankara, eskişehir, muğla merkez.
+1
mikahakkinen
(03.01.26)
çkale merkez.
+1
biravekahve
(03.01.26)
Kocaeli/Kartepe veya Bolu civarı.
+1
Lethe
(03.01.26)
Bursa
+1
stejerners
(03.01.26)
(2)

web reklamları ne kadar gelir getiriyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
niş bir site kurmayı düşünüyorum. getirisi hosting ve domaini karşılar mı bilmiyorum. kullanıcısının bilgisayar kurdu olması bekleniyor. neredeyse tamamı adblock kullanacak. facebook, google gibi yerlerin reklamını gösterirsem kaç para bırakır?
niş bir site kurmayı düşünüyorum. getirisi hosting ve domaini karşılar mı bilmiyorum. kullanıcısının bilgisayar kurdu olması bekleniyor. neredeyse tamamı adblock kullanacak. facebook, google gibi yerlerin reklamını gösterirsem kaç para bırakır?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.01.26)
2 sene önce niş bir site kurdum. 1000’den fazla blog var içinde. Geçen sene 500 lira kazandırdı :d

Para kazanmak için değil de hobi amaçlı yapılacak iş
+2
messina123
(01.01.26)
Ölü İnternet teorisini incelemenizi tavsiye ederim. Artık Ai'nin de arama motorlarının yerine geçmesi ile maalesef web içerikleri gün geçtikçe daha az tıklanır olacak. Geçmişte de alanında ilk 10'a girmeyen web siteleri Adsense ile çok komik tutarlar kazanıyordu, bir dönem bu işi yaptım günlük 100 bin tekil hite ulaşan bir site ve farklı iş kollarında onlarca siteyle ayda bir asgari ücret civarı anca kazanıyordum. Şu an buna iş olarak bakmak çok zor. Farklı yöntemlerle gelir imkanı (Özel reklam, bağışçı, üyelik, doğrudan satış vs) yoksa sadece adsense ile ayakta durması çok zor bir sitenin.
+1
creepy
(02.01.26)
(5)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
0
love and trust
(31.12.25)
(9)

airfryer'ın elektrikli fırından farkı nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Turbo fanlı mini fırının daha miniği.
Hacminin küçük olması, haznesinin tencere biçiminde olması, tezgah üstünde durup da her daim kullanıma hazır olması sebebiyle kullanışlı.

Tek yaşarken de sevgili ile yaşarken de başat bir mutfak aleti olarak kullandık kullanıyorum. Ben kadar etkin ve efektif kullanıp da reklamını yapanla karşılaşmadım. Aileler de genelde sevmiyorlar.
+1
biseysorcaktim
(30.12.25)
mini fırın ile çok benzer. (ama ben de airfryer aldım çünkü daha az yer kaplıyor) Büyük fırınlar bu kadar efektif ısınmıyor.(ama o da kullanılır. Fırında birçok şey bayağı lezzetli oluyor.)

Airfryer tamamen yeni bi kelime ile popüler olmuş bişey. Eskiden babaannemlerde falan mini fırın olurdu ve çok güzel kullanırlardı. Ama şimdi insanlara mini fırın al desen almazlar, airfryer al dersen alırlar ahah.
+1
nhk ni youkosu
(30.12.25)
Günümüz evlerinde ayrı ve kocaman bir mutfak yok, salonların bir köşesinde adı açık mutfak olan bir tezgahta dönüyor bütün iş, ve artık herkes çalışıyor, kimsenin yufka açacak, dolma saracak, uzun pişme süreleri bekleyecek, bulaşıkla uğraşacak vakti de hali de yok.

Dolayısıyla kullanılan aletler küçük, seri ve kolay temizlenir türden olmalı. Babaanne evindeki mini fırın airfryerin üç katı yer kaplar. Turbo fan özelliği olmadığından pişirme süresi de var bir üç kat. Dolayısıyla, kıyas kabul eder bir ürün değil.

İki yıldır falan sürekli kullanıyorum. Adı airfryer değil, elektrikli motorlu tencere fala olsa da kullanırdım.
+2
Mirket
(30.12.25)
aynı şeyin kompakt olanı, zaten dikkat ederseniz mesela sharkninja airfryer üzerinden turbo mini fırını tekrar icad etti. tam bir circlejerk oldu.
+1
malheiros
(30.12.25)
Yalnız yaşıyorsanız ve/veya tek porsiyon bir şey ısıtacak veya pişirecekseniz mantıklı. Olayı bu.

Bir anlamda kettle'ın fırın versiyonu.
0
akhenaten
(30.12.25)
airfryer aninda isiniyor ve yarim saatte 3 kisiye yetecek kadar patates kizartmasi yapabiliyor, bir kasik yag ile.
bunu yapabilen bir firin bildigim kadariyla yok.
+1
cooperr
(30.12.25)
hizli pisirmesi. esas olayi bu. Turkiye'de bulunuyorsa Ninja Speedi guzel bir model.
+1
warrior princess
(31.12.25)
sadece daha küçük başka hiç bir farkı yok.
küçük olduğu için çabuk ısınıyor.
+1
duyuruuser
(31.12.25)
benim açımdan hiçbir fark yok. evde fanlı bir fırınım var, bu yüzden airfryer edinmeyi düşünmedim. benim için farkı sadece boyutu. yapabileceklerimin hepsini fırın ile yapabiliyorum ama ya "fırını yakmışken" diyip 3-4 kişilik yemek çıkıyor, ya da tek kişilik bir şey pişireceksem o kadarcık şey için koca fırını ısıttığıma değmiyor, harcanan elektriğe acıyorum. tek kişilik durumlar için keşke airfryer olsa daha az enerjiyle daha çabuk pişirirdim diyorum.
+1
kibritsuyu
(31.12.25)
(2)

özel sektörde asker kaçağı işe alımı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"Yoklama kaçakları ve bakayalar ile barışta tatbikat ve ferdî seferberlik eğitimi bakayaları kamu hizmetine veya özel hizmete alınamazlar. Bunları kamu hizmetine veya özel hizmete alanlar hakkında askerlik şubelerince mahallin Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur."bu cümle, askerlik y
"Yoklama kaçakları ve bakayalar ile barışta tatbikat ve ferdî seferberlik eğitimi bakayaları kamu hizmetine veya özel hizmete alınamazlar. Bunları kamu hizmetine veya özel hizmete alanlar hakkında askerlik şubelerince mahallin Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur."

bu cümle, askerlik yapmamış türk erkeğini işe kabul edenler suçludur şeklinde mi yorumlanmalı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.12.25)
bizim şirketlerin tümüne askerlik şubelerinden kaçak ve bakayalar için "işten çıkarın ve çıkış belgelerini bize bildirin, aksi takdirde hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız" tarzında tebliğ geliyor. suç duyurusunda bulunulduğunu yada şirket yetkilileri hakkında bu konuda bir iddianame düzenlendiğini görmedim henüz.
+1
loch ness
(27.12.25)
hayır tabii ki. bu anlamı nasıl çıkardın anlamadım ancak askerlik zamanı gelmiş, tecil bozdurmuş yoklamasını yaptırmış ama mazeretsiz sevk tarihini geçirenler (bakaya) ya da askerlik zamanı gelmiş tecilini bozdurmuş ama şubeye gitmemiş zamanını geçirmiş kişileri (yoklama kaçakları) işe alamazsınız diyor.
0
air
(27.12.25)
(3)

artan yaşam pahalılığı nasıl gerçekleşti?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dolar bazında tarihin en yüksek asgari ücreti alınıyor. eskiden 400 dolara öyle ya da böyle hayatta kalan türk işçisi (ki hiçbiri asgari ücret almaz) nasıl oldu da 600 dolara kira bile ödeyemez hale geldi? olanlar dolardaki enflasyondan mı kaynaklı yoksa başka şeyler mi var?
dolar bazında tarihin en yüksek asgari ücreti alınıyor. eskiden 400 dolara öyle ya da böyle hayatta kalan türk işçisi (ki hiçbiri asgari ücret almaz) nasıl oldu da 600 dolara kira bile ödeyemez hale geldi? olanlar dolardaki enflasyondan mı kaynaklı yoksa başka şeyler mi var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
Atladığın nokta dolar da enflasyona uğruyor.

Arkadaş çok güzel anlatmış, oraya 2002 2025 yaz mesela;

2002'nin 100 doları şimdinin 180 doları :))
+1
makbur
(24.12.25)
Dolar enflasyonu zaten var.
Konut fiyatları özellikle de şehir merkezlerinde tüm dünyada da Türkiye'de de arttı.
Gıda enflasyonu Türkiye'den dünyanın pek çok yerinden daha yüksek. Tarım ve hayvancılık konusunda çok yanlış giden bir şeyler var.
Eskiden olmayan ve şimdi olan masraflarımız var. Cep telefonu, ev interneti, bilgisayar taksidi, Starbucks kahvesi, yemek siparişi.
Sigara ve alkol gibi ürünlerin vergilerinde de ciddi artış oldu eskiye göre.
Ailelerin eskiden daha kalabalık olması da geçimi kolaylaştırıyor olsa gerek.

Ama en önemlisi şu; eskiden çalışan insanların çoğu asgari ücretten çok daha fazla alırdı. En vasıfsız işçi bile bir süre çalıştıktan sonra asgari ücretten fazla kazanmaya başlardı. Hiçbir iş bilmeyenin ilk işe girme maaşıydı o.
0
michael_knight
(25.12.25)
dolar bazinda asgari ucretin yuksek kalmasinin sebebi dolarin baskilanmasi, ucretin alim gucu degil.
+2
cooperr
(25.12.25)
(2)

panelciler bitti mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
haşmetli devletimiz olaya el atıp discord'u kapatalıbelli gizli bilgilere ulaşanların sayısında azalma, ulaşmada zorluk gibi durumlar oldu mu? yeni sızıntılar oluyor mu?
haşmetli devletimiz olaya el atıp discord'u kapatalıbelli gizli bilgilere ulaşanların sayısında azalma, ulaşmada zorluk gibi durumlar oldu mu? yeni sızıntılar oluyor mu?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
discordu kapatması gibi bi durum yok ki... o engelleri takan mı var? teknolojiden anlama oranı sıfırın altındaki kesim erişemez o kadar, aşması basit bi erişim engeli. bu engeli aşamayacak kişiler değil o işleri yapanlar sonuçta :D

panel dediğin olay da sızdırılmış veritabanı, kendi elinde kopyası olan kişilerden bunları silmeleri mümkün değildir ha güncel değişen/eklenen verilere erişemiyor olabilirler belki ama ellerinde olan veri hala ellerindedir.
+1
konetsu
(24.12.25)
E-devlet'te kullandığınız bir hizmete yakın zamanda giriş için ekstra doğrulama gelmişse henüz bitmemiştir:)
+1
gnosis
(24.12.25)
(6)

türkiye'de her 3 kişiden 1'i sosyal yardım alıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
-sa bu 1 kişi kim? tam olarak nasıl bir yardım alıyorlar? kim veriyor bu yardımı? ben almıyorum. çevremde alan yok. aldığını bildiğim kimse yok. aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkürler.
-sa bu 1 kişi kim? tam olarak nasıl bir yardım alıyorlar? kim veriyor bu yardımı? ben almıyorum. çevremde alan yok. aldığını bildiğim kimse yok. aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkürler.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.12.25)
Kaynak???
+1
mikro patlama
(24.12.25)
gnosis
(24.12.25)
bunun içinde her şey var: 65 yaş aylığı, yeni doğan bebek yardımı falan filan. yani düzenli her ay para alanlar da var (engelliye bakan insanlar, engelli yardımı vs.), tek seferlik ne bileyim anadoluda kömür parası gibi yardımlar alanlar da var.

geneli çok cüzi paralar ama yılda rahat 20-30 milyonu buluyordur bence böyle böyle para alan.
+1
gitdaddy
(24.12.25)
çevrenizde de vardır siz bilmiyorsunuzdur.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.12.25)
doğulular alıyor bol bol. urfa ve van'da yaşadım ziraat atmlerinde upuzun sıra olurdu her ay başında.
+2
sabenburak
(24.12.25)
her kalemi ayrı ayrı sayıyorlarsa 1/3 çıkar tabi belki aynı haneye 3- 5i birden giriyordur.

dul yetim aylıkları, 65 yaş, engelli bakım
bunları çoğunun faturalarda filan da indirim hakkı var
evde bakım filan da sayılıyorsa --onu sağlık bakanlığı mı sosyal hizmetler mi organize diyor bilmiyorum, bunların hepsi sayılıyorsa iyice uçar

Doğuyu geçin, Ankarada çankaya değil de sincana etimesguta gidin, ha bire minibüsler dolaşıyor
kimi çorba dağıtıyor
kimi evlere koli bırakılıyor
çoğu esnafta "xxx kart" geçerlidir yazıyor kapılarda (bunları büyükşehir belediye mi veriyor, bakanlık mı veriyor bilemiyorum)
kasaba gidiyorsunuz 400 liralık aylık et hakkı varmış kartta onunla alışveriş yapmaya geliyor hanımlar
0
subcomponent
(24.12.25)
(3)

türk evlerinde topraklama

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ne kadar yaygındır? 20 yaşında bir evin muhakkak topraklaması vardır diyebilir miyiz? inşaat sırasında hile yapılabiliyor mu?
ne kadar yaygındır? 20 yaşında bir evin muhakkak topraklaması vardır diyebilir miyiz? inşaat sırasında hile yapılabiliyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.12.25)
20 yaşında evde topraklama olmaması çok daha olası olmasından.

Yenilerde bile toprak bağlantısını boş bırakıyor.

Hile hurda olmadan olur mu hiç.
-1
chicha_v2
(23.12.25)
Yuzde 99 vardir.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(23.12.25)
mutlaka vardır ama bina dışı toprak çubukları zamanla yaşlanan, korozyona uğrayan parçalar. aslında test edilerek yenilenmesi gerekiyor.
+1
orpheus
(23.12.25)
(3)

Rusya 15 temmuz'u nasıl haber verebildi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Askeri alet gereçleri mi takip ediyorlardı, konuşmaları mı biliyorlardı. Nasıl mümkün olabiliyor?
Askeri alet gereçleri mi takip ediyorlardı, konuşmaları mı biliyorlardı. Nasıl mümkün olabiliyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
tüm büyük ülkelerin ilişkide olduğu ve coğrafi olarak yakın olduğu ülkelerde casus ağı vardır. aklın almayacağı kadar normal görünen insanlar sleeper agent olabilir. aynı zamanda bu ülkeler dijital haberleşme, trojanlar ve uydu görüntüleri üzerinden askeri hareketlilik gibi konuları 7/24 takip eder. cia ve kgb için ata sporu gibi birşey.
+2
orpheus
(23.12.25)
15 temmuz çok karışık bir olay. 2016 Şubat ayında mesela -bizzat kendim okumuştum o zaman- emekli bir binbaşının "cemaatin tek şansı Ağustos'tan önce bir darbe" şeklinde anlattığı -agustos ayında yüksek askeri Şura olacak ve kadroları tasfiye edliecek şeklinde- bir koseyazisi vardı oda tv idi sanırım. Buna benzer 4-5 tane daha yazı vardı.

O yüzden Rusya değil aslında sağır Sultan'ın bile bildiği bir gerçekmiş yni :))
+2
makbur
(23.12.25)
www.odatv.com

Buldum bahsettigim yazıyı
+1
makbur
(23.12.25)
(2)

büyük kanallar telif yiyince ne oluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
küçük kanallar gibi kapatılıyor mu yoksa youtube onlara iltimas mı geçiyor?
küçük kanallar gibi kapatılıyor mu yoksa youtube onlara iltimas mı geçiyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Büyük kanallar telif yemiyor. Onlar daha içerik girişi aşamasında Copyright Match Tool ile öncesinde doğrulama yapıyor, teliflik bir sorun varsa daha yüklemeden müdahale ediyor.
+5
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
www.youtube.com
www.youtube.com

büyük kanallar da yiyor gayet.
+1
konetsu
(22.12.25)
(3)

sözlükteki reklamları

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
adsense mi, pixel mi yoksa başka bir şey mi?
adsense mi, pixel mi yoksa başka bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Google Ad Manager (AdSense)
Meta / Facebook Pixel
Exponential Interactive / VDX.TV
Criteo
ROQ.ad Inc
Index Exchange
Quantcast
Beeswax.IO
Sovrn Holdings
Adikteev
RTB House
Widespace AB
The Trade Desk

Tam şu anda mevcut çerez incelemesinde bu firmalar çıkıyor.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
Hayatimda girip bakmisligim yok ama p*nti reklamlarindan gina geldi. Uzaktan goren erotik site geziyorum sanar.

Sanirim o reklamlari yandex veriyor.
+3
brkylmz
(22.12.25)
ben de bu sebepten dolayı sormuştum.
+1
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
(2)

kedinin çekirdekli zeytin yemesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ölümüne sebep olur mu? endişelenmeli miyim?
ölümüne sebep olur mu? endişelenmeli miyim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.12.25)
Büyük köpek olsa neyse de kedinin bağırsakları çekirdekten küçüktür sıkıntı olma ihtimali var.
+1
logisticsmanager
(17.12.25)
yoğurt ve yaş mama yedirip kumunu kontrol edebilirsin , 25 yıldır kedi besleyen biri olarak zeytin çekirdeği beni korkutmaz . ip yemesi bağırsaklarda büyük sıkıntı yaratıyor ipten korkarım ben.
+2
devilone
(17.12.25)

düşen iha'nın fotosu yayınlandı mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da niçin sır gibi saklanıyor?
ya da niçin sır gibi saklanıyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
(2)

4k monitör kullananlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internette bazı şeyleri bulanık mı görüyorlar? özellikle korsan film izlerken ve alışveriş sitelerini gezerken bu durum fark ediliyor mu?
internette bazı şeyleri bulanık mı görüyorlar? özellikle korsan film izlerken ve alışveriş sitelerini gezerken bu durum fark ediliyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
4K 27" kullanıyorum. kaynak 480p değil ise sorun yok.
alışveriş sitesi neden bulanık olsun browser görüntüyü o çözünürlük için oluşturuyor.
sadece fontlar windowsun standart %100 boyutunda kalırsa ufak ve okuması zor olur %150 ideal.
+1
orpheus
(13.12.25)
hayır.

internet siteleri vs. zaten otomatik olarak senin çözünürlüğüne göre gösteriyor sana siteyi. 4k alışveriş yapıyorsun yani :)

korsan film dizi izlerkense önemli olan aslında dizi/film kaynağının çözünürlüğü/kalitesi, ekranının boyutu ve izleme mesafesi.

720p dizi izliyorsun diyelim, 27 inch 1080p ekran ve 27 inch 4k ekran arasında en azından bu 720p dizi özelinde pek bir fark olmuyor. ekran çözünürlüğünün artması ekstra bulanıklık oluşturmuyor en azından. aksine iyi bir upscale yazılımı kaynağı proses ediyorsa (nvidia shield, appletv vs.) 4k daha iyi bile olabilir.

kaynak bağımsız, aynı mesafeden izlerken mesela 27 inch 1080p kalitesi 54 inch 4k kalitesine eşittir.
32 inch 1080p ekran 27 inch 1080p ekrandan daha bulanık olur.
fakat 32 inch 4k ekran, 27 inch 1080p ekrandan daha net olur.
+1
king lizard
(13.12.25)
(1)

android'de discord app kullanmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
youtube'dan yollarını araştırdım, biraz shady buldum. siz nasıl başarıyorsunuz?
youtube'dan yollarını araştırdım, biraz shady buldum. siz nasıl başarıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
Cloudflare vpn uygulaması (1.1.1.1) ile lazım oldukça girip çıkıyorum çok rahat.
+1
chicha_v2
(13.12.25)
(2)

niçin webcam ve mikrofon almalıyım

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
düşünüyor, düşünüyor, mazeret bulamıyorum. siz neden kullanıyorsunuz? ne kullanıyorsunuz?
düşünüyor, düşünüyor, mazeret bulamıyorum. siz neden kullanıyorsunuz? ne kullanıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
yayıncı değilsen almamalısın zaten. laptopta kamera da mikrofon da var. mikrofon zaten nerdeyse her kulaklıkta var.
+2
jelly bear
(13.12.25)
Online sınava girerken webcam almıştım çünkü belli kalitede video istiyorlardı.
+1
peki madem
(13.12.25)
(6)

zerdeçal en çok neye yakışıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dünyanın en gereksiz baharatını renk vermek dışında bir yerde kullanamıyorum.
dünyanın en gereksiz baharatını renk vermek dışında bir yerde kullanamıyorum.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Mercimek çorbasına
+3
etna
(12.12.25)
karabiberle sona doğru konduğunda aslında oldukça etkili ve sağlıklı bir baharat. tadını alamamanıza şaşırdım, ben gayet alıyorum yemeklerde.
+3
eileengray
(12.12.25)
Mercimek +1 ben yemeğine koyuyorum güzel oluyor.
+1
peki madem
(12.12.25)
mercimek çorbası, pırasa, lahana yemeklerine kullanıyorum. ayrıca havuçlu zerdeçallı pirinç pilavı da pek güzel oluyor.

ben de tadını gayet alıyorum ya.
+1
Phoebe
(12.12.25)
Sade sossuz makarnaya az miktarı yakışıyor renk veriyor.
+1
ekimoloji
(12.12.25)
Karabiberle birlikte zerdeçallı pirinç pilavı
+1
pembediken
(13.12.25)
(7)

panko nerede bulunuyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.12.25)
trendyolmarketten bir aratın bence.
+1
michael_knight
(11.12.25)
geçen hakmar markette gördüm. kalitesi nasıldı bilmiyorum. migroslarda vardır kesin
www.migros.com.tr
+1
exlibris
(11.12.25)
Geçen bim'e aktüel geldi, happy center'larda sürekli oluyor
+1
tss
(11.12.25)
mopaş'ta da var.
+1
inheritance
(11.12.25)
file market'te de var.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
panko ekmek kırıntısı değil mi?

evdeki ekmekleri fırında kurutup, blenderdan geçirsen gidip almaktan daha zahmetsiz değil mi?
+1
duyuruuser
(11.12.25)
bence daha zahmetsiz değil. doğal kurutmak istersen günler sürüyor kuruması. fırında kurutayım desen bir avuç panko için ekmek yanmadan kurusun diye ızgarasını da açmayacaksın, uzun bir süre fırın çalışacak, elektrik yakacak, tepsinin içi kırıntı olacak, blender lazım, varsa bile onun da içi kırıntıyla sıvanacak. Fırın tepsisi, blender kabı, blender bıçağı bir sürü bulaşık çıkaracak, su harcattıracak. illa fırından alıp blender'a koyarken, blender kabından tabağa dökerken ortalığa dökülecek.

bence bazı şeyleri gidip almak daha mantıklı.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
(7)

herkes nereye gitti

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
instela kapandı, uludağ'da 3 kişi yazıyor, ekşi son demlerini yaşıyor, twitter eski twitter değil, quora'da bile insan yok. herkes whatsapp'a mı çekildi, herkes instagram'da mı takılıyor? nereye gitti bu millet?
instela kapandı, uludağ'da 3 kişi yazıyor, ekşi son demlerini yaşıyor, twitter eski twitter değil, quora'da bile insan yok. herkes whatsapp'a mı çekildi, herkes instagram'da mı takılıyor? nereye gitti bu millet?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.12.25)
Evlendi, çoluk çocuk.
+3
Kahvedesu
(03.12.25)
kahvedesu +1
biz z kuşağına bu kadar yazılı medya hitap etmiyor. instagram, tiktok takılıyor yeni nesil.
+2
black holes in the sky
(03.12.25)
yazdığın en ufak yazıdan koyduğun en basit bi resimden yok panel ile yok yapay zeka ile her boku üretebildikleri her bilgine erişebildikleri bir devirde milletin yavaş yavaş elini eteğini sosyal medyadan çekmesi normal geliyor bana
+4
nolmus yani
(04.12.25)
tuketim gittikce hizlaniyor. artik gorsel medya bile yeterince ilgi gormuyor ki geleneksel diyebilecegimiz platformlar (youtube, instagram vb.) bile gorsel medyanin hizli tuketilen versiyonlarini devreye aldilar (shorts, reels, story vb.). artik insanlar fotograf paylasmiyor, cok kisa suren ve bir sure sonra kaybolan (gercekten silinen veya gozden kaybolan) icerik uretiyorlar.
+4
Sour
(04.12.25)
reddit'te, kendi subreddit'lerine çekildi herkes.
+1
brkylmz
(04.12.25)
sanal hayvan
(04.12.25)
ekşi sözlük ve instela için konuşacağım ilk kurulduklarından beri yazarım . yıllar içinde yazmaktan çok okumaya geçtim. ilk yıllarda araştırıp , kitaplar okuyarak hatta ansiklopediler karıştırıp bilgi eklemeyi seviyordum. bu konuda zevkle zaman harcıyordum. sonra alaycı yorumlara maruz kaldım. çok fazla entrymi sildim . şimdilerde sol kolonda saçma sapan ve daha çok gündemle ilgili başlıkları görüp tıklamıyorum bile.
ekşi sözlük 1999-2009 yılları arasında benim gözümde tam bir dijital ansiklopedi gibiydi.

eski bir alışkanlık yine bilgisayarın başına oturunca bir sekmede açıyorum ve gün boyu arada açıp okuyorum.
0
devilone
(04.12.25)
(1)

pasaport alırken malum vakfa bağış yapma şartı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kaldırıldı mı, bu konuda hiç tartışma yapıldığını gördünüz mü, teşekkürler.
kaldırıldı mı, bu konuda hiç tartışma yapıldığını gördünüz mü, teşekkürler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
böyle bi bağış şartı hiç olmadı ki oldu mu? 2016da almıştım ilk o zamanda yoktu. şu anda da yok.
harç ve defter bedeli var sadece.
ehliyetle mi karıştırdınız acaba?
+3
jelly bear
(30.11.25)
(9)

-20 derece soğuk değildi diye hatırlıyorum

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
-20 derecede saatlerce kar küreyip eli cebinde laklak yapacak bi delikanlı çıkacağını ben pek sanmıyorum, ancak üç dört katmanlı giysilerle kalın eldivenlerle bereyle falan bi derece yapılabilecek bir şey.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Askerlik yaptığım yerde iki üç hafta hava böyle olurdu.
Telsizden anons geçerdi ''Mehmetçikleri dışarı çıkarmayın.'' diye , karları da beş on dakika dönüşümlü şekilde kürüyorduk.
+2
ketcapli dondurma
(29.11.25)
-2 belki olabilir hatırladığınız sıcaklık. -20 birazcık da rüzgarla öldürücü etkiye sahiptir.
+2
f02561
(29.11.25)
-20 hep soğuktur. kıyafetin düzgün değilse 0 altı hep dondurucu soğuktur.
+3
jelly bear
(29.11.25)
en son -20 derecede dışarda olduğumda sümüklerim donmuştu çıtır çıtır ediyordu burnumun içine batıyordu nefes alırken :D
+1
theseachange
(29.11.25)
-15 te bir saat filan dışarıda kaldım. İnanılmaz soğuktu. Sırt kaslarım kilitlendi. Bir ayda anca açıldı.
+1
rodeocu
(29.11.25)
-20nin normalimiz olduğu bir ülkeden bildiriyorum; düzgün ekipman giyince dışarıda gayet iyi vakit geçiriliyor. Ama öyle zaradan aldığın montla falan duramazsın. Şartlara uygun giyinince oluyor. Rüzgar olunca yüzümüz kızarıyor sadece. Ayrıca kar küremek hiç de güzel bir şey değil..

Bunun dışında -20 çok soğuk değil diyemeyiz yani mesela bazen ekipmanı arabada bırakmış oluyorum evden arabaya giden 3 dakikalık yolda titriyorum soğuktan.
Şu an hava -7 ve içlik + outdoor ile çıkmaya başladık.
+1
suicides underground
(29.11.25)
eksişehir'de -20 küsür gördüm diye hatırlıyorum.
çarşı merkezde bulunan termometre arızalı değilse gördüm bu değerleri. gerçi meteorolojinin sitesinden bakınca 2006 yılında -28'e yakın olmuş.

o sıcaklıkta iki mont giyiyordum, içlik giyiyordum ve yavaş nefes alıyordum.
hızlı nefes alınca ciğerlerim acıyordu. ama geceleyin saatlerce yürüdüğümüz oldu.

şimdilerde geceleyin 10-12 derece oluyor yaşadığım yer.
o zaman -20'lerde hissettiğime benzer bir nefes acısını burada da hissediyorum.
elbette -20 daha soğuktu ama hissettiğim sıcaklık arada 30 derece varmış gibi değil hiç.

sıcaklık tek başına bir parametre değil, nem de önemli bir etken.
ama hala sıcaklık ve nem dışında başka etkenlerin de olduğuna inanıyorum.
+1
biseysorcaktim
(30.11.25)
-20 tabii ki her zaman soğuk ama askerlik yaptığım yerde -25 civarlarında seyrederdi genelde, içlik, mont, bere geziliyordu, çok rahat değildi ama mesela İstanbul şartlarında -5 gibi falan hissediliyordu. Nem, rüzgar falan farkediyor. Bazen rüzgarlı -15 olurdu, çok daha kötü etkiliyordu.
+1
mbond
(30.11.25)
(2)

türkiye'de tahvil var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
insanlar türkiye'ye güvenip parasını veriyor, sonra da para kazanabiliyorlar mı yoksa herkes başka bir şekilde mi yolunu buluyor?
insanlar türkiye'ye güvenip parasını veriyor, sonra da para kazanabiliyorlar mı yoksa herkes başka bir şekilde mi yolunu buluyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.11.25)
tahvil var mi derken? tabii ki var.
hem tl cinsli (bono, tahvil, sukuk, degisken faizli ) hem de eurobond (dolar,euro), borclanma araclari mevcut.
Bir devlet borclanamasa varligini surduremez.

Enflasyonun dusme egilimi gosterecegi, yuksek faizli donemlerde uzun vadeli sabit faizli bir devlet tahvili diger urunlere gore tl cinsinden bile ciddi kazandirir. Yabanci zaten buna geldi gectigimiz donemde.

Sirket tahvilleri de mevcut tabii, yani trdeki sirketlerin tahvilleri.

Ancak burada amerikan 10 yillik gibi bir referans urun ariyorsaniz o seviyede bir turk urun yok, dunyada da benzeri yok.
+1
wallcan
(28.11.25)
türkiyede tabi ki tahvil var. devlet bu şekilde borçlanıyor zaten. yatırımcılar da tahvil satın alıyor ve faiz gelirinden para kazanıyor

sorunun devamındaki ikilemi anlayamadım. "tahvilden para kazanabiliyor mu yoksa başka şekilde yolunu buluyor mu" ne demek? tahvile yatırım yapıp kar veya zarar ediliyor. başka şekil derken ne kastediliyor anlamadım.

bence soruyu açmalısın. niçin bunu sordun mesela? nedir kafanı karıstıran şey?
+1
abelardo
(28.11.25)
(3)

memlekette niye her gün kaçak kazı yapılıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
define arıyorlar desen o kadar derinlerde definenin işi ne. orta yaş anadolu köylüsünün canı sıkılıp gerçek hayatta minecraft mı oynamaya çalışıyorlar? ayrıca insanlar kazı yapmış, devletten buna ne?
define arıyorlar desen o kadar derinlerde definenin işi ne. orta yaş anadolu köylüsünün canı sıkılıp gerçek hayatta minecraft mı oynamaya çalışıyorlar? ayrıca insanlar kazı yapmış, devletten buna ne?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Filmi çekilmiş, filmin ismi "Hakkı". Platform: Mubi
+1
adivar
(28.11.25)
tarihi eser kaçakçılığı başlıbaşına bir sektör bu ülkede ve dünyada. son derece organize, muhtarın, jandarmanın vb. dahi dahil olduğu, koca koca iş makinelerinin bile getirildiği kaçak kazılar yapılıyor ülkemizde. siz üç beş köylü yapıyor zannediyorsunuz ama olayların ne çapları ne de içerikleri düşündüğünüz kadar basit ve tek katmanlı değil.

tam da bu sebeple topluma dair her konuda olduğu gibi bu konuda da "yasal mevzuat ve düzenlemeler" olmak zorunda. bu düzenlemeler olmazsa kültürel miras kavramını yaşatamazsınız, gelecek nesillere de aktaramazsınız.

kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulu, anıtlar kurulu, kudeb vb. kurum ve kuruluşlar bu işlemleri yürütür.
+1
Phoebe
(28.11.25)
"devlet'e ne?" demek istediniz sanırım. devlet'e şu: kazılara konu olan kültür mirası, bırakın devleti, tüm dünya halklarının ortak mirası niteliğindedir. bunların kazılmasının ilk amacı, tüm insanlığın tarihinin anlaşılmasını sağlamak üzere, geçmişteki insanların yaşam biçiminin açığa çıkarılmasıdır. bunu sağlıklı bir biçimde başarabilmek için kazıların bilimsel bir şekilde yürütülmesi gerekir. kaçak kazıcı alana bodoslama dalıp, toprağı hallaç pamuğu gibi atarsa, katmanlaşma, toprak altındaki eserlerin bu katmanlarla bağlantısı gibi zincirler bozulur; eserlere kalk gidelim yaptığında da bilimsel veri sağlayacak unsurlar bağlamından koparılmış olur. bu bağlamda kazı alanlarını kriminal sahneler gibi düşünebilirsiniz.
dünya ülkeleri, sınırları dahilindeki toprak altı ve üstü mirasa yönelik karşılıklı sorumluluklarını kabul ettikleri tonla sözleşmeye tabiler (Türkiye de bunların hemen hepsine imzacı olmuş ve oluyor). bu kapsamda oluşturulan ortak fonlardan ya da bilim kurullarından ihtiyacı olan faydalanıyor ya da yanlış uygulama yapanlar bunlara erişimlerinin kesilmesi ile tehdit ediliyor vs.
define olayına hiç girmiyorum. kısaca bu şekil..
+4
lil siztah
(28.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.