Giriş
(9)

"Kadın hastalıkları" diye ayrı bir birimin varlık gerekçesi ne?

osuran imam
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
0
osuran imam
(25.06.25)
İsimlendirme hatalı bence.
“Kadın üreme organları sistemi ve hastalıkları” gibi bir isim daha doğru olurdu herhalde.

Üroloji de genelde erkek hastalara hizmet veriyor. Böbrek taşı işlerine bakıyor sanırım kadınlarda sadece.

Şimdi bilen biri gelip aydınlatır, onlar gelene kadar birkaç cümle kurayım dedim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Abi Üroloji var %90 erkeklere bakıyor, kadın hastalıkları diye bir bölüm de yok aslında onun ismi Jinekoloji, varlık sebebi de erkeklerde olmayan sadece kadınlarda olan sistemler için ayrı bir uzmanlık alanı işte neden garip geldi ki sana, diş de öyle mesela onlar da bir adım ileri götürüp ayrı bir bölüm olmuş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Üroloji var.
Kadin idrar yollarina bile bakmiyor cogu uzmanlastigim alan bu degil diye
0
sonsuz
(25.06.25)
Çünkü kadinlar surekli kanayip, ölmeyen tek canlıdır dermisim. Demedim dikkat ederseniz. Yoksa kadın düşmanı ilan edersiniz.
0
Shepard
(25.06.25)
Cunku kadin bedeni ve dogurganligi uzerinde hakimiyet ve kontrol kurmak iktidarlarin ana meselesi olmustur, tip bilimi de buna gore olusmustur. Foucault ve Elizabeth Grosz okuyalim.
0
deckard
(25.06.25)
Arz talep meselesi. Kadınlar, kadın oluslarini hastalık olarak deneyimlemek istiyorlar, tip camiasi da oturup düşünmüş böyle bir birim açalım demişler.

Bir diğer tarafı tarihsel, viktoryen dönemden başlayan hem insan bedenini, spesifik olarak kadın bedenini tibbilestirmeye yönelik bir eğilim var. Tıbbi faaliyetlerin bir nesnesi haline getirmek, gibi düşünebiliriz.

@deckard'ın söylediği de bunun bir diğer boyutu.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Rahmimizde yumurtalığımızda sorun olunca bir doktorun bize bakması gerekiyor da o yüzden böyle bir bölüm var. Erkekler için de aynısı ürolojide var.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
Abi isim olarak bu kadar kafaya taktın heralde ama gynecology bu yani. Erkeklere üroloji bakıyor kadınlara gynecology.
Bence bu kadar acayip kafa yorulacak bir şey yok ortalıkta. Bir erkek olarak ne doğum, ne adet, ne doğum sonrası ne menopoz dönemi yaşıyoruz. Sence de bu kadar kompleks yapıya sahip bir cinsiyette uzmanlaşmak mantıklı değil mi?
Misal babam ürolojide yattı, hastaların yüzde 99u erkekti. Buraya kadın doktor olmayacağına göre erkek ve kadın üreme organlarına vs ayrı alanlar bakıyor.
0
logisticsmanager
(25.06.25)
Gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara bakıyor. Rahim, yumurtalıklar, döl yolu sadece kadında var olduğu için. Sadece kadınlar doğurabildiği için. Bu yapıların her birinin ayrı ayrı devasa hastalıkları var, iyi ya da kötü huylu. Üreme bozuklukları var ayrıca. Hiç de garip değil. Kadınlar şişme yaratıklar olsaydı, o zaman garip diyebilirdik.
"sadece erkeklere özgü hastalıklar" da var tabi. Prostat, testis, penis hastalıkları diye gidiyor.
Birileri sahiplenmiş işte. Garibanlar akıl edememişler erkek hastalıkları anabilim dalı kurmayı.
0
pro9it9is9
(26.06.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(23)

Yaptığım Taze Börülce Yemeğinin Çok Ama Çok Kötü Olması Sorunsalı

rock n roll
Selam herkese Taze börülceyi 3-4 parçaya bölüp kaynar suda haşladım. 3 tane pembe domates rendeledim kaynatıp börülceleri domatesle pişirdim. Tuz ve biber koydum. Görüntüden bile kötü olduğu anlaşılıyordu yine de tadına baktım yok yani kötü. Siz yeseniz nezaketen bile güzel olmuş demezsiniz :))Bunu
Selam herkese

Taze börülceyi 3-4 parçaya bölüp kaynar suda haşladım. 3 tane pembe domates rendeledim kaynatıp börülceleri domatesle pişirdim. Tuz ve biber koydum.

Görüntüden bile kötü olduğu anlaşılıyordu yine de tadına baktım yok yani kötü. Siz yeseniz nezaketen bile güzel olmuş demezsiniz :))

Bunu nasıl güzelleştirebilirim? İlave edeceğim şeyler hayvansal olmasın lütfen. Açlıktan çikolata yiyorum :))
0
rock n roll
(29.05.25)
Yağ ve soğan?
0
pro9it9is9
(29.05.25)
bahçelerde börülce oynar gelin görümce türküsü geldi aklıma :)

madem hayvansal takviye yok, bu durumda tek eksik soğan görünüyor. güzel olursa beni de çağır.
0
yurtsuz john
(29.05.25)
Hocam çiğden, haşlamadan zeytinyağlı taze fasulye gibi pişirecektin niye öyle yaptın
0
grimavi
(29.05.25)
@ grimavi

Yağ ihtiyacımı artık sadece avokado, zeytinin kendisi, kuruyemiş gibi besinlerden sağlamaya karar verdim o yüzden yağ koymadım, haşlayarak yaptım.
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
niye haşladın ki
0
yenibirgüzelnick
(29.05.25)
Kötü olması için her şeyi yapmışsın çünkü. Zeytinyağlı şeklinde kavurup pişirmen lazımdı. Zeytinyağı zararlı bişi değil ki bu arada?
0
mor oje
(29.05.25)
@teyze

O dediğin deniz börülcesi, çok severim ama benim bugün yaptığım taze fasulyeye benziyor. Taze fasulye daha yassı oluyor, börülce daha bombeli.
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Zeytinyağı ve soğan olmadan muhtemelen tatsız olacaktır, ayrıca zeytinyağı kararında kullanıldığında oldukça faydalı. Kavurarak yapmak gerekiyor yemeği.

Sanırım ek olarak domatesiniz de tatsız, yoksa en azından domates tat verirdi.
0
fraise
(29.05.25)
@ teyze

Yumurta olmaz.
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Börülceleri ayıklayıp 3-4 parçaya bölelim. Kenarında varsa kılçıkları temizleyelim, yıkayıp süzelim.
Soğanı rendeleyip zeytin yağında kavuralım.
Biraz rengi dönünce rendelediğimiz domates, tuz, şeker ve 2 diş sarımsağı ekleyelim. Düdüklü tencerede yarım saat civarı pişirelim.
Normal tencerede de yapabilirsiniz ancak börülcenin pişmesi biraz uzun sürüyor.
Ilık ya da soğuk servis yapabilirsiniz.
0
adivar
(29.05.25)
dendiği gibi muhtemelen haşlamanın da olumsuz etkisi olmuş olabilir, haşlanarak yapılan bir yemek değil. biber vs. gibi şeyleri doluşturmanıza da gerek yok, hatta olmaması lazım diyebiliriz. zeytinyağı, tuz, domates yeterli. kısık ateşte ve çok az su koyarak tencerede yapılırsa çok güzel olur. ama börülcenin bombeli olduğunu söylemenizden dolayı sizin aslında börülce yemediğiniz fikrine ulaştım. hele ege bölgesinde değilseniz muhtemelen yediğiniz şey taze fasulyenin bir çeşidi. istanbul'da börülce diye satılan şeylerin hemen hemen hepsi dediğiniz gibi bombeli, yani taze fasulyenin bir çeşidi. börülce ince olur, tanesinin ortası siyah olur (zaten o yüzden ingilizcesi black eyed pea). bir de taneli börülce vardır, o bombeli olur diyebiliriz belki ama onun da yemeği olmaz zaten, taneleri büyük olur. o hiç olmaz zaten ege'nin dışında.

özetle üzgünüm ama börülce yemediniz zaten muhtemelen ama börülceyi de bu şekilde yapsanız kötü olurdu. börülcenin kırmızı çizgim olduğu anlaşılmıştır sanırım ahsh.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.05.25)
Bu arada tepedeki saykedelik adamın dediği gibi

Bombeli sizin aldığınız bakla olabilir mi acaba ?
0
grimavi
(29.05.25)
Zeytinyağı, soğan, haşlamamanın gerektiği yazılmış.
Bir de satın alırken beyaz börülce almak gerekiyor.
Yeşil börülceler pek lezzetsiz
0
squidward
(29.05.25)
Aslında, kuru börülceyi biliyorum haşlayarak salatalara koyuyorum ama tazesini bilmiyordum. Taze fasulyeye benziyor ince, uzun ve yuvarlak hatlı, bombeli gibi. Taze fasulye ince, uzun ve yassı oluyor.

Bulunduğu sebze kasasında, şeker fasulye yazıyordu. Kasadan geçerken börülce diye geçti hatta kasiyer baktı börülce dedi. Yani bu ya şeker fasulye ya börülce.

Konu iyiden iyiye esrarengiz bir hal almaya başladı :))
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Börülceyi haşlarsan turşu yapman lazım. Börülce çiğden pişer. Sen nerelisin? Egeli değilsen yaptığın normal, egeliysen kimseye deme bunu.
0
mikahakkinen
(29.05.25)
Ben olsam tatlı bir şey koyardım.

Nar, portakal, ananas gibi
0
gabe h coud
(29.05.25)
Şarap da eklersen, mis gibi olur.
0
gabe h coud
(29.05.25)
@mikahakkinen

Egeli değilim :)

@gabe h coud

Sen de trollemelere doyamadın. Ne işi var börülcenin içinde meyvenin, şarabın? Börülceden çok iyi anlarım :))
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Sen ne anlarsın beee :))
0
gabe h coud
(30.05.25)
Direkt haşladığınızda sarımsaklı yoğurtla veya (madem yağ kullanmayacaksınız) limon+sarımsak+tuz sosu ile tüketmenizi öneririm.
Ama önceliğiniz soğanlı domatesli fadülye gibi yemeğini pişirmek olsun. Anlattığınız tarif fena :/
0
strawberry first
(30.05.25)
Börülceyi domatessiz yaparız biz o nedenle domates nasıl olur bilemedim ama soğansız zeytinyağsız olmaz diyenlere katılıyorum. 1-2 yemek kaşık zeytinyağını kendinize çok görmeyin neden yaşıyoruz yoksa. Hayvansal olduğu için sarımsaklı yoğurt +1 bin ayıbı örter de diyemiyorum tıkandım valla.
0
peki madem
(30.05.25)
Sarımsaklı yulaf yoğurdu eklemeyi düşünüyorum üzerine. Yulaf yoğurdunu üzerine boca edersem gideri olur herhalde yemeğin :))
0
🌸rock n roll
(30.05.25)
Hocam bir yerden sonra yemeği kurtarmaya çalışmak yemeğin kendisinden hem emek hem maliyet olarak daha fazla oluyor

Bu seferlik böyle oldu deyip vazgeç artık

Çöpe yemek atmayı sevmem, bu düzenli hale gelmez benim evimde ama yılda 1 istisna olabilir
0
grimavi
(30.05.25)
(11)

bebeği düşmeden korumak için ne yapılabilir?

administ
7.5 aylık emekliyor ve kalkmaya çalışıyor. Yani nasıl oluyor anlamıyorum kaşla göz arasında oraya buraya tutunup kalkıyo sonra da düşüyor. Bugün kafasını vurdu. Zeminde bu bebeğin kafasını vurmasını engellemek için ne yapalım. Halı da sert. Var mı sizlerin kullandığı ürünler
7.5 aylık emekliyor ve kalkmaya çalışıyor. Yani nasıl oluyor anlamıyorum kaşla göz arasında oraya buraya tutunup kalkıyo sonra da düşüyor. Bugün kafasını vurdu. Zeminde bu bebeğin kafasını vurmasını engellemek için ne yapalım. Halı da sert. Var mı sizlerin kullandığı ürünler
0
administ
(29.05.25)
biz küçükken bebek yürüteç (örümcek) diye bir şey vardı 90'larda. sonra ortadan kalktı bir anda bayağı işlevsel aletti. bütün 90 neslinin o zımbırtıyla bebeklik fotoğrafı vardır. piyasada ise hala değerlendirilebilir
0
ssekk
(29.05.25)
benim bebeğim de 9 aylık, 7.ayından beri ayağa kalkıyor sayısız kez kafasını vurdu. umarım salak olmaz bu kadar düşmeye ya. ben de korkuyorum :D

şaka bir yana ben evde şu kafa korumalık giydiriyorum hiç hoşuna gitmiyor ama bir nebze koruyor.
www.trendyol.com
0
yenibirgüzelnick
(29.05.25)
yürüteçi hiçbir doktor önermiyor artık. aksine zararlıymış. yürüme arkadaşı daha doğru bi tercih olabilir ama onu da alsanız yine peşinden dolanacaksınız.

onun dışında evdeki keskin köşeler için önlem alıp halılı alan miktarını artırabilirsiniz.

bunlar dışında mucize bi çözüm yok. bebek bu. düşe kalka büyüyecek.
0
elorelia
(29.05.25)
oyun matı denilen cok yumusak halılar var cocuk için. unigo marka en ünlüsü sanırım.
yataktan düşmesin diye korkuluk var. amzn.eu
sivri köşelere plastik koruyucular oluyor.
0
unalub
(29.05.25)
Bizim sıpa 2 yaşında oldu, ama biz düşmesini hiç sorun etmedik. Düşe kalka öğrenecek diye. Yinede bebek oyun matlari barz onlardan kullanıp etrafta köşeli şeyleri kaldırırsanız yeterli olur. Zaten genelde popo üstü oturarak düşüyorlar. Poposunu yumuşak tutun
0
etna
(29.05.25)
düşe kalka öğrenecek + 1

çok korursanız daha kötü olur.
0
parka
(29.05.25)
düşe kalka öğrenecek + 1
sivri yerler için köşe koruyucu alın.
0
duyuruuser
(29.05.25)
Temu'da şöyle bir şeyler var. Tavsiye ederim.
Köşe koruyucu diye aratın.

img.kwcdn.com

Bebek erkek mi? kafasını çarpıyor deyince. Bizim oralardan erkek bebekler kafa üstü kızdar popo üstü düşer derler.
0
Mirket
(29.05.25)
Düştüğünde sessiz kalın, sadece gidip kaldırın, kucaklayın. Ay vb bağırarak tepki vermeyin. O da düşmeyi normalleştirir böylece. Yoksa her düştüğünde ağlama krizleri yaşarsınız.
Çocuk düşe kalka büyür +1
0
strawberry first
(30.05.25)
bebeklerin sırtına pelus bir şey takiyorlar sırt çantası gibi. düşünce onun ustune duruyor. sirt ustu düşünce tabi, yine de ne kurtarılsa kardir
0
oscar
(30.05.25)
o sırt cantası vari peluştan aldık biz hiç kullanamadık hiç olmadı.

Yastıkları timingli arkasına fırlatmak gibi bir skill geliştirdim ben. Çocuk düşerken tutturup kafasını kurtarıyordum. Şaka bir yana düşe kalka net. Zaten bu kendi kendine düşme süreci baya uzun. şu an misal ben masalara çıkmamasını öğretme fazındayım. Bitmiyor.
0
wallcan
(30.05.25)
(5)

bu kalori hesabında bir yanlışlık var mı?

inheritance
günde 2000 kalori civarı almaya çalışıyorum. bugün neredeyse öküz gibi yedim ama 2000 kalori olmadı bile. bu hesapta bir yanlışlık var mı?öğle:ramazan pidesi 50 gr 115 cal30 gr yulaf + 10 gr chia 160 cal10 gr fıstık ezmesi 75 cal225 gr haşlanmış yumurta (4 adet) 350 cal40 gr yeşil zeytin 60 vcalakşa
günde 2000 kalori civarı almaya çalışıyorum. bugün neredeyse öküz gibi yedim ama 2000 kalori olmadı bile. bu hesapta bir yanlışlık var mı?

öğle:
ramazan pidesi 50 gr 115 cal
30 gr yulaf + 10 gr chia 160 cal
10 gr fıstık ezmesi 75 cal
225 gr haşlanmış yumurta (4 adet) 350 cal
40 gr yeşil zeytin 60 vcal

akşam:
300 gr bulgur pilavı 400 cal
300 gr hindi göğüs haşlanmış 400 cal
40 gr ramazan pidesi 90 cal
20 gr fıstık ezmesi 140 cal

yazmadığım diğer ıvır zıvırlarla (salatalık vs.) beraber 1900 kalori anca yapıyor fatsecret hesaplamasına göre. akşamki pideyle fıstık ezmesini sırf kalori dolsun diye yedim. yoksa 1600 kalori yapıyordu. süt ürünü yok çünkü laktoz duyarlığından şüphelendiğim için kendimi test ediyorum.
0
inheritance
(30.04.25)
Yanlışlık yoktur hocam 2000 kaloriyi abur cubura ya da aşırı yağlı ürünlere bulaşılmadığın sürece doldurman kolay değil zaten, kerteriz olarak fıstık ezmesini al o doğruysa hepsi doğrudur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.25)
Öküz gibi yediğim dediğiniz bu mu hocam? Sayılara bakılırsa doğru gözüküyor. Bulgur pilavını öyle ölçmeyin ama bence. Çiğ bulgurdan ölçmek daha doğru olur. Bulgurunuz ne kadar Kuru, ne kadar su çekiyor bilemeyiz.
0
glamdr1ng
(01.05.25)
öküz gibi yemek bu değil :)
0
yenibirgüzelnick
(01.05.25)
bana göre öyle :) çiğden ölçmek en doğrusu tabi de, o zaman da her gün ayrı ayrı pişirmek gerekiyor. ben tek seferde 5-6 porsiyon pişirip yiyeceğim zaman ısıtıyorum.
0
🌸inheritance
(01.05.25)
Bu kadar hesap yapıyorsanız bulguru pişirmeden önce tartın, tencerenin darasını not edin, piştikten sonra yine tartın. Porsiyona bölünce minik bir içler dışlar çarpımıyla kaç gr kuru bulgura denk geldiğini hesaplarsınız:)
0
kobuzchu kiz
(01.05.25)
(13)

Pembe Elbise

rock n roll
Pembe konseptli bir doğum gününe gideceğim. Bana, beğendiğiniz pembe elbise modelleri gönderebilir misiniz?Elbise çok mini ya da çok uzun olmasın ve abartılı dekolte olmasın. Komple pembe olmasa da olur, pembe detaylar da olabilir.
Pembe konseptli bir doğum gününe gideceğim. Bana, beğendiğiniz pembe elbise modelleri gönderebilir misiniz?

Elbise çok mini ya da çok uzun olmasın ve abartılı dekolte olmasın. Komple pembe olmasa da olur, pembe detaylar da olabilir.
0
rock n roll
(30.04.25)
Şunun pembesi.

img.kwcdn.com

Ya da şunun

img.kwcdn.com
0
Mirket
(30.04.25)
kullanicadi
(30.04.25)
gabe h coud
(30.04.25)
gabe h coud
(30.04.25)
gabe h coud
(30.04.25)
GAbe, sence doğum günü konseptine biri verir mi 15 bin, 25 bin?
0
Kahvedesu
(30.04.25)
İyi ki belirtmişim çok uzun olmasın diye, yoksa çok uzun elbise önerisi gelecekti :))
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
@gabe h coud

O kadar yüksek fiyatlı bir şeye gerek yok gerçekten. Daha mütevazi önerilerin olursa yolla.
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
Belki elbiseler pahalı değil siz fakirsiniz :))))
0
parka
(01.05.25)
@parka

Evet olabilir dediğin gibi fakir olabilirim ama beni daha çok ilgilendiren bulunacağın mekan ve o doğum gününe birlikte katılacağın insanlara uyum sağlamak.
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
ne kadar zevksiz insanlar var şu dünyada ya. erkolar fikir belirtmesin bence asdfg.

@teyze +1 güzelmiş
0
yenibirgüzelnick
(01.05.25)
@teyze

Aslında öneri veren herkese çok teşekkür ederim. Benim için zaman ayırdınız hepiniz. Çok önem verdiğim bir organizasyon bu, o yüzden ekstra özen gösteriyorum. Hepinize tekrar tekrar teşekkürler.
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
yadigar
(01.05.25)
(10)

Araba sorusu

yuvarlanantencereninkapagi
1.6- 1.7 milyona alınacak en mantıklı sıfır araba hangisi? İç donanımı iyi olsun istiyorum. Suv tercih etmem ama hoşuma giderse düşünürüm. Aile kullanmayacak
1.6- 1.7 milyona alınacak en mantıklı sıfır araba hangisi? İç donanımı iyi olsun istiyorum. Suv tercih etmem ama hoşuma giderse düşünürüm. Aile kullanmayacak
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.04.25)
golf alacak para cikmiyorsa clio.
0
antikadimag
(16.04.25)
Yaris. Sağlam, kafan rahat eder.
0
luluki
(16.04.25)
1.763.900 TL

Opel Astra
0
liberal
(16.04.25)
alemin en yakşıklısı pejo 308
0
mikahakkinen
(16.04.25)
Ford Puma. Bayiye gidin
0
HellKeePer
(16.04.25)
c4x
0
yenibirgüzelnick
(16.04.25)
seçenek olsun diye yazıyorum, megane e-tech

220 beygir, 0-100 7 saniye falan.

ama komple elektrikli tabi. uzun yol can sıkabilir. genellikle şehir içi kullanılacak ise yakıta pek paranız gitmez.
0
ananiyimioguz
(16.04.25)
Golf ama 2 milyonu gecti artik, polo alirim ben
0
narod
(16.04.25)
1.6- 1.7 milyona clio veya polo alma. 2020 ve üzeri az km herhangi bir araba.
0
paintov
(16.04.25)
Skoda fabia, biraz daha yüksek bütçeyle octavia da olur.
0
iwasbornonamountainside
(16.04.25)
(21)

Nasıl uyuyorsunuz?

kizil karga
Gözünüzü kapatıp sabah mı açıyorsunuz yoksa ara ara uyanıklıkla uyku arasında hafiften bir uyanıyor musunuz, nasıl?
Gözünüzü kapatıp sabah mı açıyorsunuz yoksa ara ara uyanıklıkla uyku arasında hafiften bir uyanıyor musunuz, nasıl?
0
kizil karga
(15.04.25)
Ara ara uyanıp uyku salaklığıyla sağa sola dönerek uyuyorum hayatımın hiçbir döneminde gözümü gece kapatıp sabah açtığımı hatırlamıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.04.25)
Ara ara uyanirim. Deliksiz uyudugumu hic hatirlamiyorum.
0
matilda
(15.04.25)
Akilli saate gore,.cok.hafif.uyuyorum, ara ara da uyaniyorum. Bana sorarsan osura.osura sabahi ediyorum.
0
deckard
(15.04.25)
Gece yatiyorum ve sabah kalkiyorum.
Ama apple watcha göre aralarda uyaniyorum
0
sonsuz
(15.04.25)
Saçma sapan rüyalar görüp uyanıyorum sonra geri uyuyorum. Aralıksız uyku uyumam çoook nadir
0
nundu
(15.04.25)
Eskiden gece külçe gibi yatar sabaha kadar da hiç uyanmazdım en azından hatırlamazdım.

Şimdi delik deşik bölük pörçük uyuyorum:/
0
kullanicadi
(15.04.25)
Gözü kapatıyorum.
Sabah açıyorum. Işık varmış koltukta uyumusum falan zerre umrumda değil.

Hanımsa akşam yatmadan bilmemneli supplement alıyor.
Odasında ışık olmamalı.
Uyurken kulakliktan dalga neyse onlari dinliyor.
Uyurken kesinlikle ses olmamali yoksa uyanıyor.
Gece iyi uyumussa max iki kere uyanmış demektir.
0
logisticsmanager
(15.04.25)
Kapatıp açıyorum. Bazen aynı pozisyonda uyumaktan kulağım kolum falan uyuşmuş oluyor.
0
Kediyi üzdün
(15.04.25)
Keyfim yerindeyse bi koyuyorum kafayı müthiş, sabah açıyorum. Acayip rüyalar görüyorum.
Aksi takdirde defalarca uynıyorum.
0
put it in your appropriate place
(15.04.25)
uyanma durumu pek olmuyor artık ama hemen her gece çok gerçekçi/yoğun rüya görüyorum. o kısım mental olarak yorduğu gibi uyku kalitesini de etkiliyor. gece boyunca her detayını hatırlayacak şekilde çatışmaya filan giriyorum mesela, sabah maymun gibi kalkıyorum. dinlenmiş olmam lazım, ben tam tersi GECELERİN YARGICI gibi uykuda her türlü itlik serserilik yapıp sabah yorgun uyanıyorum.
0
mark greg sputnik
(15.04.25)
Saatle takip ettiğim için çok detaylı veriye erişebiliyorum.

Deliksiz uyudum diyen adam bile her gece birden fazla uyku döngüsüne giriyor. Hafif uyku, derin uyku, rem ve uyanık olarak özetlersek hafta sonu dana gibi uyudum dediğimde bile 5 uyku döngüsünden geçmişim, gece 4 te yatıp 12'de uyanmışım. Bu süreçte sadece 2dk uyanık kalmışım. Uykunun büyük bölümünü hafif uyku kaplıyor.

İş yüzünden sık seyehat ediyorum, uyku düzenim bu yüzden yoğun dönemlerde pert ama evimdeysem uyku sorunu çekmiyorum. Uçak, otobüs, araba, gemi, bot, düğün demeden uyuyabilen birisi olarak şanslıyım sanırım :)
0
kimlanbu
(15.04.25)
Haydut kedi bıraksa uyuyacağız da bırakmıyo ki
0
turuncu tonlarda
(15.04.25)
Çok dönüyorum. Özellikle uyanmam gereken saat yaklaştıkça, son 1 veya 1.5 saat içinde epeyce dönüyorum ve döndükçe uyanıyorum.
0
muhayyer divan
(15.04.25)
Bölünmeden uyuduğum tek bi gecem olmadı. Çocukken de geç uyurmuşum zaten. Büyüdükçe geç uyumanın yanına bi de bölüntülü uyumak eklendi. Gece birkaç defa sürekli uyanırım. En kötü 1 defa tuvalete kalkarım. Doktor stres diyor ama kimse düzgün bir çözüm önermiyor :) Gözlerini yattığı gibi kapatıp bölünmeden taa sabah açanları hep kıskandım :)
0
truf
(15.04.25)
6-7 gibi etin suyunu sıkmaya uyanırım genelde, sonra bir daha uyurum. Haricinde deliksiz.
0
Bruce
(16.04.25)
Normalde yatar sabah uyanırım, bugünlerde dertten yasadan 4-5 gibi uyanıp bir süre uyanık kaliyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.04.25)
deliksiz uyurum ve sabah erken kalkarim.
0
antikadimag
(16.04.25)
eskiden de sürekli uyanırdım ama bebekten sonra 2 saatte bir uyanmaya başladım. ki bebeğim artık büyüdü 8 aylık ama yine de fix 2 saat deliksiz uyku :)
0
yenibirgüzelnick
(16.04.25)
çok uyanırım gece.
yorgun ve uyanırım.

kalkana kadar bir-iki saat kaybediyorum her sabah.

miband ile uyku takibimi yapıyorum bazen
yaşıtlarına göre şunlardan iyi uyudun diyor, yüzde elliden iyi uyuduysam mutlu oluyorum.
0
biseysorcaktim
(16.04.25)
akşam kafamı yastığa koyar uyur sabah kalkarım.
0
sizofren06
(16.04.25)
güney doğuda yaptığım rezalet askerlikten sonra.uyku düzenim yok devamlı uyanıp uyuyorum.
0
jamswety
(16.04.25)
(9)

Ultrasondan cinsiyet tahmini hakkında

su eve bi peynir alamadin diyen fare
13+4 haftalığız. Bugün doktora gittiğimizde kız gibi duruyor ama 3 hafta sonra daha belirgin olur dedi. Klinikte su fotoğrafı çekmiştim;https://eksiup.com/p/39675223zubmÇok istiyorum bir kız çocuğum olmasını, ama önceliğimiz sağlıklı olması tabiki.Tecrübeli ablalar, Ne diyorsunuz sizce kız çocuğu mu
13+4 haftalığız. Bugün doktora gittiğimizde kız gibi duruyor ama 3 hafta sonra daha belirgin olur dedi. Klinikte su fotoğrafı çekmiştim;

eksiup.com

Çok istiyorum bir kız çocuğum olmasını, ama önceliğimiz sağlıklı olması tabiki.

Tecrübeli ablalar, Ne diyorsunuz sizce kız çocuğu mudur, anlaşılıyor mu bu fotoğraftan ?Eve gelince defaaten baktım, Sanki ayakların ve göbeciğin birleştiği kısımda ufaktan bir seyler görüyorum gibi ama bilemedim. Ödem mi acaba o, yoksa başka bir şey mi :)
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(07.04.25)
Annemin komşusuna kız deyip sonrada erkek dediler. Ama detay hatırlamıyorum.
0
1917
(07.04.25)
bizim cinsiyet öğrenme muayenemize daha 1 ay arken çat diye söyledi herif ben burda pipi görüyorum ama gelecek ay daha net anlaşılır diye. o zamanlar cinsiyet öğrenme partisi, balona renkli kağıt doldurup patlatma, sürpriz falan yok tabi, görür görmez söyleyiverdi, cinsiyet öğrenme haftamızdan erken olmasına rağmen.

yani "erkek gibi duruyor" denilen erkek çıkıyor, çünkü o haftada çok belirgin olmasa bile görünüyor :)

"kız gibi duruyor" denen sonradan değişebilir.

sağlıkla kucağınıza alın.

"pipi görüyorum, erkek gibi duruyor, gelecek ay daha net anlaşılır" demesinin üstüne gelecek aylarda tekrar hiçbir şey söylemedi. çocuk 6-7 aylık oldu, benim aklıma geldi. dedim hocam aylar önce pipi gibi görünüyor dedin, tekrar bir şey demedin, artık odasını falan yapıcaz kesin erkek mi diye, probu zaart diye yukarı kaydırdı, ekranda gösterdi affedersiniz evet dedi al sana pipi, kesinlikle erkek. hatta ekran görüntüsünü alıp yanına pipi diye yazdı verdi elime. komik adamdı.
0
kibritsuyu
(08.04.25)
Çok güzel bir oglunuz olacak. İnşallah saglıklı kucagınıza almak nasip olur.
0
limonlu eksi
(08.04.25)
Son zamanlarda prenatal tarama/fetal dna testi istemeyen doktora denk gelmemiştim çok şaşırdım. İlk gebeliğimde çok yaygın değildi ama ikincide nipt yaptırdım ve 11 haftalıkken oğlum olacağını biliyordum %100. Onun dışında böyle kesinlik veren bir test sonucu ortada yoksa 16 haftadan önce söylememesi taraftarıyım iyice net olsun her şey diyorum:) bunun dışında kibritsuyu+1 diyorum erkek dedilerse çok değişeceğini sanmam ama kız gibi duruyor çok güvenilir değil, pipi daha sonradan görünebiliyor

Sağlıkla kucağınıza alın <3
0
kullanicadi
(08.04.25)
cinsiyet ne olursa olsun doğunca aşık olacaksınız zaten o yüzden kız istiyordum deyip moral bozmayın.
yüzde yüz erkek görüyorum. nub teorisi deniyor alt kısmı çıkıntılı yani erkek.

benim de oğlan bebeğim var, dünyanın en güzel şeyi. eskiden ben de kızım olsun diyordum ama erkek bebek güzelliği diye bir şey var bunu yaşadıktan sonra ikincisi de erko olsun istiyorum. o kadar müthiş bir şey, sağlıkla doğsun.
0
yenibirgüzelnick
(08.04.25)
Merak ettim, fetal dna siz mi yaptırmadınız tercihen, dr mu önermedi?
0
turuncu tonlarda
(08.04.25)
@turuncu tonlarda Dr da önermedi, biz de yaptirmadik açıkçası. Sirnagin küçük bir ilçesinde yaşıyoruz.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(09.04.25)
Erkekse de moralinizi bozmayın biz de kız bekliyorduk erkek olunca alışır mıyız filan tereddüt ediyordum.
Bir doğdu aşık olduk ikinciyi de erkek istiyorum hatta üç de olur :D
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
www.haberturk.com

suna bak, 10-15 kisi uzerinde denedik hepsi tutuyor, kendi cocugum dahil.
0
cooperr
(11.04.26)
(10)

Yengeye hediye

yurtsuz john
2 senede bir ziyaretine gittiğim arkadaşımın eşine (kadın) ne hediye götürebilirim?Çocuğu için oyuncak falan zor değil ama kadın için baklava, lokum falan olmuyor. Bana yardım edin. Cahil biriyim ben.
2 senede bir ziyaretine gittiğim arkadaşımın eşine (kadın) ne hediye götürebilirim?

Çocuğu için oyuncak falan zor değil ama kadın için baklava, lokum falan olmuyor. Bana yardım edin. Cahil biriyim ben.
0
yurtsuz john
(01.04.25)
Ayakkabı? Kadınlar sever
0
etna
(01.04.25)
arkadaşın eşine hediye alınmaz, hele 2 yılda bir görülen gidilen. ev hediyesi alınabilir. varsa evlerine, güzel bir tablo da siz alın
0
avatar is back
(01.04.25)
Saksıda canlı çiçek?
0
kobuzchu kiz
(01.04.25)
Avatar +1 eve hediye alınır
0
yenibirgüzelnick
(01.04.25)
avatar +1
0
cooperr
(01.04.25)
sunum tabagi alinabilir. katiteli, sik bir sey.
baklava da cok güzel fikir. el acmasi yapan güzel bir yer varsa bildigin cok sahane olur :)
0
sonsuz
(01.04.25)
pasabahce gibi guzel bir yerden cerceve al.
0
Coma
(01.04.25)
Güzel bi' eşarp olur, kullanıyorsa yelpaze olur, kitap seviyorsa kitap olur, kitap ayracı olur
0
kumandanim
(02.04.25)
2 yılda bir görülen arkadaşın eşine hediye alınmaz +1
cicek, tatli falan alin giderken. cocuga da hediye, yeter.
0
65 derece
(02.04.25)
@ 65

yok arkadas illa adamin karisina hediye almak istiyor gibi...
artik hayirlisi :)
0
cooperr
(02.04.25)
(6)

Evlilikte seks sıklığı?

bobinhoo
Ortalamanın neresinde kalıyoruz diye merak ediyorum, utanan sıkılan özelden de yazabilir isterse. Evlilik süresi ve yaşlar da belirtilirse daha sağlıklı olur sanki. İlk taşı ben atayım, 3+ yıl evlilik, yaşlar 32k-34e, ayda 3-4.
Ortalamanın neresinde kalıyoruz diye merak ediyorum, utanan sıkılan özelden de yazabilir isterse. Evlilik süresi ve yaşlar da belirtilirse daha sağlıklı olur sanki.

İlk taşı ben atayım, 3+ yıl evlilik, yaşlar 32k-34e, ayda 3-4.
0
bobinhoo
(03.03.25)
3+yıl, 32K-35e, çocuk olana kadar ayda 20, çocuk sonrası ayda 1-2
0
administ
(03.03.25)
@administ evet gerçi çocuk varlığı büyük etken, orayı atlamışım.
0
🌸bobinhoo
(03.03.25)
Konudan bağımsız olarak ayda 5'in altında yapan arkadaşlara soruyorum; mastürbasyon yapıyor musunuz?
0
HellKeePer
(03.03.25)
8+ 33-33 ayda 2
0
tahirkemalbozoglu
(03.03.25)
6+, 38-38,1 cocuk, ayda 5 civarı. Çocuk öncesini yazmayım :')
0
mirty
(03.03.25)
3+ yaşlar 30 üstü.
ayda 3-4 olursa süper diyoruz, küçük bebeğimiz var :D

bebik öncesi haftada 3-4
0
yenibirgüzelnick
(04.03.25)
(17)

Evlenmeyi Düşündüğünüz Kişinin Çocuk Yapamadığını Öğrenseniz?

onkiloversemtamamım
Ne düşünürsünüz?Evlenmeyi planladığım kişi ile 1 senedir birlikteyiz. Dün bana çocuk yapmaya elverişli olmadığını söyledi. Çocuk yapmak ise benim en büyük hayallerimden birisiydi, ve bunu başındam beri biliyordu. İlişkimiz konusunda bir miktar zamana ihtiyacım olduğunu söyledim ve böyle söylediğim i
Ne düşünürsünüz?

Evlenmeyi planladığım kişi ile 1 senedir birlikteyiz. Dün bana çocuk yapmaya elverişli olmadığını söyledi. Çocuk yapmak ise benim en büyük hayallerimden birisiydi, ve bunu başındam beri biliyordu. İlişkimiz konusunda bir miktar zamana ihtiyacım olduğunu söyledim ve böyle söylediğim için, eğer gerçekten seviyor olsaydın böyle bir durumda düşünmez, yanımda olurdun diyerek bana çok sinirlendi. Öğrendiğim durum benim için de şok edici oldu, ne yapacağımı bilemedim.

Böyle bir durumla karşılaşan oldu mu, veya siz ne yapardınız?
0
onkiloversemtamamım
(02.02.25)
elveris derken saglik durumu mu?
eger öyleyse ve bunu basindan beri biliyorsa karsi taraf manipülatif, korkunc biri demektir.
bastan söylemesi gerekiyordu. söylemek icin senin ona baglanmani beklemis.

sagliksal degil de secim olarak bunu istiyorsa sonradan fikri degismis olabilir.
ya da senin cocuk sevdan onu korkutuyor olabilir. yani belki cocugu olamiyor karsi tarafin?? ona ragmen de benimle devam eder mi diye olta atiyor olabilir.
cocuk istemeyeceksem de benimle olur mu diye de olta atiyor olabilir.
0
sonsuz
(02.02.25)
@sonsuz cevap için teşekkürler, durum sağlıksal ve önceden biliyormuş.
0
🌸onkiloversemtamamım
(02.02.25)
Çocuk istemediğim için çok sevinirdim.

Sizin durumunuzda, 1 sene içinde çocuk muhabbeti geçti mi? Yani siz çocuk yaparız dediniz o da tabii ki dedi mi mesela? Bu konu konuşulmadıysa bence manipülatif bir durum yok çünkü 1 sene zaten ideal bir zaman için ilişkide çocuk vs konuşmak için. Yeni başlamış her ilişkide bunu belirtmek gereksiz diye düşünüyorum.

Ayrıca çocuk yapmak istiyor ama biyolojik engel varsa onun da çözümü bulunur yani. Tüp bebek, taşıyıcı annelik vs bin türlü yol var. Çocuk sahibi olmak istemiyorsa ayrılabilirsiniz de şimdilik ikinizin de verdiği tepki abartı bence
0
nundu
(02.02.25)
Bu niyetle bir araya gelindiyse önceden söylememiş olması sıkıntılı.

Düşünme kararına bile sinirlenip tepki göstermesi manipülasyon gibi geldi.

Böyle bir insanla evlenmek gerçekten ister misiniz? Bunun kararını ancak siz verebilirsiniz.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(02.02.25)
çocuk istiyorsan ayrılman gerekir evlatlığa okey değilsen. düşünülecek bir şey yok. bunu sana başında söylememesi de hata çocuk istediğini biliyorsa.
0
jelly bear
(02.02.25)
hayatını birlikte geçireceğin kişiyi bulmak çok zor, bulduysan çok önemli bir karar. Bu kişi gerçekten çok sevdiğin biri miydi yoksa yaş geldi evlenelim çocuk yapalım mı diyordun onu bi sorgulaman lazım.

çocuk en büyük hayalinse bu da çok önemli.

çocuğu gerçekten seveceğin ömrünü geçireceğin birinden yapabilecek misin bulabilecek misin belirsiz.

en kötü durumda şöyle böyle anlaştığın biriyle birlikte olup çocuk yapıp ayrılsan buna okey misin, çocuk bu kadar mı önemli sen karar vereceksin.
0
nhk ni youkosu
(02.02.25)
Uzun sure beklemis, daha erken konusmaliydi.
0
mor oje
(02.02.25)
Hiç kimse böylesi bir konuyu hemencecik söyleyemez. 1 sene normal.
0
cakmayazar
(02.02.25)
Öyle bir şey öğrensem kendim de çocuk istemediğim için aşşırı mutlu olurdum ama böyle şeylerin 100% garantisi olmadığı için tedbiri elden bırakamazdım.

Böyle bir konuda aynı fikirde olmadığım biriyle de devam edemezdim. Karşımdaki kişinin çocuk istediğini bile bile ilişkiye devam edemezdim.

Her şey en baştan konuşulmalı.
0
cilacı ökkeş usta
(02.02.25)
Sey mi dostum +1
0
die fetten jahre sind vorbei
(03.02.25)
Çocuk senin en büyük hayalin ve bu insan kendi durumunu gizliyorsa burada çok ciddi bir ayıp var. Yok seni kaybetmek istemiyordum vs. basma kalıp sözler söyledi muhtemelen. Ben yalana, kandırmaya gelemeyen bir insanım aşırı çirkinleşirdim kesinlikle.
0
cilekli pasta
(03.02.25)
Tanışma/tanistirilma hadi biz evlenmek için tanışıyoruz şeklinde olduysa bunu sonradan söylemiş olması evet sıkıntı. Ama biraz onun adına da düşünelim arada ortak tanıdık vs olsa bile tanışır tanışmaz da pat diye söylenecek şey değil yani ben hayal edemiyorum "merhaba ya biz bugün tanıştık da benim çocuğum olamıyor ona göre" denilebildigini.

Ha ama şu da var, 1 yıl olmuş, mesela 6. ayda da soylenebilirdi bu. Ben şöyle düşündüm, dur kendimi duygusal olarak kendime bağladım, söylerim bir de üzerine trip atar suçlarim (sanki sizmissiniz gibi bunun müsebbibi) böyle devam ederim.

Sözün özü, bir bağ hissediyorsunuzdur ancak sizle hiç tanışmadan önce başına gelen bir şeyin sorumlusu siz değilsiniz, ve de bunun için fedakarlık yapmak zorunda da değilsiniz. Konu sadece evlilik çocuk da değil, kendisiyle ilgili olan bir şeyle ilgili sizi suçlayan biriyle ne ilişkisi kurulabilir hiç bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(03.02.25)
Hayatta her sey o kadar da karisik degil.Sen cocuk sahibi olmayi cok istiyorsun o ise bilmesine ragmen seninle bu kadar onemli bir bilgiyi paylasmamis.Direk ayrilacaksin.Cok karmasik analizlere gerek yok
0
turkuaz
(03.02.25)
Çok ciddi kötü kalpli bir insan karşındaki. Senin çocuk istediğini bile bile 1 sene oyalamış. Olacak şey değil yani sakın devam etme bu kişiyle sinsi ve manipülatif.

Benim de sağlık açısından sıkıntım vardı ve doktorlar olmama ihtimali yüksek diyordu. Her flörtüme çaktırmadan bahsediyordum öyle bir konuda bahsini geçiriyordum.
Eşimle de tanıştıktan 2 hafta sonra filan söylemiştim. Sorun etmedi devam ettik ve benim çocuğum oldu zaten sonrasında.
0
yenibirgüzelnick
(03.02.25)
İlişkinin hemen başında bunu söylemesini beklemezdim ben. Sonuçta daha yeni başlamış ilişki, belki takılalım kafasında taraflardan biri, ciddi bir şey düşünmüyor olabilecekken birinin çocuk yapma konusunda bir şey söylemesi absürd olurdu. Ancak gel gelelim bunu söyledikten sonraki tavra. Aşırı bencil davranmış. Böyle bir şey varsa ve çocuk yapmak isteyen partner bu yüzden ayrılmak bile istese karara saygı duyulmalı. İlişkide partnerlerden biri çocuk istiyorsa bu hayali onun elinden alınması bencilliktir. Tabii 1 yıl sonra bunu söylemesi de normal değili. Baktınız ilişki ciddiye gidiyor ve iki taraf da ciddi düşünüyor o zaman mutlaka söylenmeliydi ve karşı tarafın da kararına saygı duyulmalıydı.

"Gerçekten seviyor olsan yanımda olurdun" demek de aşırı saçma. Oldu, o zaman seviyoruz diye bütün hayatımızı sana göre dizayn edip senin doğrularını yaşayalım. Biz insan değiliz...

Özetle hem söylemekte geç kalmış hem de sinirlenmesi gereken kişi senken seni bastırabilmek adına saçma sapan bir argüman sunmuş.
0
himmet dayi
(03.02.25)
hemen soylememesi normal degil mi ya? kim karsilastigi anda karsisindaki kisiyle nasil bir sey yasayacagini hemen bilebilir. ama evet bu konular bir noktada konusuldu ve buna ragmen saklanildi ise, ciddi soru isareti.
ayrica, zamana ihtiyaciniz oldugunu soyledikten sonraki tavri enteresan, yetiskin iliskileri ne yazik ki boyle bir sey degil. bu demek degil ki ilk zorlukta yollari ayiralim ama zaman istemek, sizin icin boyle onemli bir olayi duydugunuzda bir oturup dusunmeyi secmek, sok olmak ve ihtiyaclarinizi gozden gecirmek cok normal. tepkisi de ciddi soru isareti. boyle bir durumla karsilasmadim ama tekrar etraflica konusup ne yapmak istedigime karar verirdim sanirim.
0
kassiopeia
(03.02.25)
sizin durumunuzda net ayrılırdım. ben erkek arkadaşımla böyle şeyleri tanıştığımızın ikinci haftası konuştum, birbirimizden hoşlandığımız belliydi, "benim kendi geleceğimle ilgili fikirlerim şunlar şunlar eğer ortak yönde değilsek hiç ilişkiye başlamaya gerek yok" dedim. onun da fikirleri uyuşuyordu devam ettik. koskoca 1 yıl, sizin çocuk yapma konusundaki fikirlerinizi bile bile söylemiyorsa bu kötü niyetli bir şey. şimdi ilişki ilerlemiş, kendisinden ayrılmayacağınıza kendince emin olmuş sizi cebe atmış bu saatten sonra söylüyor. bir de üzerine manipüle etmeye çalışıyor. gerçekten seviyor olsaydı o size alan açardı rahat kafayla düşünüp kendinizi iyi hissedeceğiniz kararı alabilmeniz için.

siz başka birinin sağlık sorunu sebebiyle çocuk sahibi olmak gibi bir şeyden feragat etmek zorunda değilsiniz. hadi olsa da olur olmasa da olur diyen biri olsanız neyse. ben olsam manipülasyonu sebebiyle soğurdum ve ayrılırdım.
0
Mossy
(03.02.25)
(24)

Sizce en iyi bisküvi nedir?

silverleaf
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
0
silverleaf
(20.01.25)
www.godiva.com.tr


Budur. Çünkü inanılmaz lezzetli
0
ırene adler
(20.01.25)
sizde neler çıktı merak ettim

Seçenek çok açıkçası. Çok standardı bu işin hoşbeş.

Şu içi çikolata dolgulu biskolatalar da çok güzel. Haylayf gibi boş düz bisküvü soruyorsak da petibör
0
baldan kaymak
(20.01.25)
Çikolatalı, kaymaklı vesaireli olanlar hariç, sade bisküvi soruyorsanız, Ülker Pötibör derim ben.
0
Mirket
(20.01.25)
Mulina bianco.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
Herkesin ağız tadı farklı ben mesela içi dolgulu bisküvi sevmem

Sevenler için hanımellerin tarçın ve zencefillisini önerebilirim
encrypted-tbn0.gstatic.com

Hem çayla hem sıcak şarapla iyi gidiyor :)
0
grimavi
(20.01.25)
eti kakaolu bisküvi. inanılmaz iyi bence. ülker'inki mesela keyif vermiyor ama eti'ninki harika.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Walker’s
St. Michel
Asolo Dolce
Lotus
Leibniz Minis
0
gabe h coud
(20.01.25)
Klasik Çizi
Nero
Klasik Burçak

"En iyi" gibi bir iddiada bulunamam ama bu üçü karşıma çıkınca çok mutlu olurum.

Pötibörde de çifte kavrulmuş favorimdir.
0
mutekebbir
(20.01.25)
gofredo
0
neira
(20.01.25)
Eti kakaolu, tadı değişmediyse eti finger, nero.
0
asteriks
(20.01.25)
eti ne(g)ro
0
sonsuz
(20.01.25)
tabii ki cicibebe
0
co2s2
(20.01.25)
nussknacker kırmızı almancı çikolatası. işte vizyon işte feraset.
0
biravekahve
(20.01.25)
@baldan kaymak Ya bizim kişisel tercihler çok farklı, kardeşim ısrarla kırmızı İkram diyor, o mu bu mu yaptığımız bütün bisküvilerde İkram'a tutundu. Ben Le Petit Ecolier gibi bir bisküvi vardı Fransa'da, onun kakaolu kapmalı olanı diyorum. :)
0
🌸silverleaf
(20.01.25)
Bu aralar kakaolu eti kurabi benim için.
0
peki madem
(20.01.25)
Çizinin dolgulu olanları bence.
0
yenibirgüzelnick
(20.01.25)
bakın abartmıyorum. bazen marketten çaya bandırmalık bisküvi alırım ama bunu yeni keşfettim. galaksimizdeki en lezzetli en iyi bisküvi olabilir.
eti sultani sütlü çikolata kaplı bisküvi.
www.etietieti.com
0
exlibris
(21.01.25)
@co2o2

Eti cicibebelerin artık çok şekerli bir tadı var insanın ağzını yakıyor şekerden
0
grimavi
(21.01.25)
On sene kadar önce ikram çok iyi bisküviydi. Hele kırmızı paketteki açık ara fark atardı diğerlerine. Her gün severek yerdim. Artık öyle değil. On değil, yirmi yıldır belki çok kötü.

İyisi hangisi bilmiyorum. Takipteyim. Ama kesinlikle ikram değil, Ülker değil.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
Tam çaya banmalık fındıklı hanımeller diyorum
0
respect
(21.01.25)
wasa'nın tüm krakerleri güzel. tercihim wasa mild cheese.
0
orpheus
(21.01.25)
2 saattir konuşuyoruz bi' Biskrem demedik.
0
kumandanim
(21.01.25)
Turkiye'de Eti Yulafli bence. Ama o da bozdu tabii. Arada bir yiyesim geliyor. 3'lu pakette her paketin tadi ayni olmayabiliyor bi de. Yillar once biskuviler daha iyiydi.

Yurtdisinda da yine daha iyiler var tabii. Proteinli sekersiz glutensiz vs. Guzel seyler yiyorum bazen. Markalarini unuttum.
0
ermanen
(21.01.25)
şekerli -> eti sultani (kuru üzümlü olan)
tuzlu -> taç kraker
0
inheritance
(21.01.25)
(12)

iş hk

baldan kaymak
1) günün kaç saati dolu geçiyor?2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.ben başlayayım:1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi iş
1) günün kaç saati dolu geçiyor?
2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?
3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.

ben başlayayım:
1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.
2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.
3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi işin ortasındayken "onu bırak bunu önceliklendirelim" diye daha büyük bir iş geliyor. Haliyle takvimler atlıyor.

Açıkçası zamanla yığıldı birşeyler gibi geliyor. Konuştum da ama birşey değişmedi. Şu saat oldu mesaiye kalınca iş mi değiştirsem diye düşünmeye başladım. Yaşıtım bir arkadaşım da "ben youtube yayınına giriyorum, gelirsin sende" diyince "ne yapıyorum lan ben" dedim kendime. Dolayısıyla ortalamayı merak ettim. Biraz iç döker gibi oldu. Cevaplar için teşekkürler.
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Yeni işimde 12. günüm, normali bu değildir umarım.
1- 7-8 saat
2- 12 günde bir kere akşam kaldım.
3- Stres sıfır.
0
gabe h coud
(14.01.25)
son saate enerji kalmıyor geri kalanı dolu (toplam net çalışma süresi 7,5 saat)
ya seve seve ya da işsizlik
0
bir soru sorcam
(14.01.25)
Sektöre çok bağlı sanırım ben daha temel bilimler alanındayım, yakın bir arkadaşım finans alanında ikimizin programı komple zıt. Onun programı sizinki gibi. Benim doluluğum projelerin gidişatına göre değişiyor. Bazen tam gün dolu bazen neredeyse hiçbir şey yok, bu döngü her ay yaşanıyor. Mesaim yok, stres seviyesi de ne az ne fazla.
0
akhenaten
(14.01.25)
Öğle arası, tuvalet, iki dk kalkıp çay kahve alma dışında tamamen dolu geçiyor.
Mesai saatinde çıksam bile haftada en az 1-2 gün PC ile eve gelip aksam çalışıyorum yoksa yetişmiyor. Fazla mesai ücreti yok üstelik:(
Stres düzeyi 7/10.
0
Amaranta ursula
(14.01.25)
şu anda çalışmıyorum ama çalıştığım son dönemlerdeki ortalamamı ve yorumlarımı aktarayım.

1- 4 saat kadar. yönetici olduğum için geri kalanı da ofis içi toplantı ve konuşmalarla geçiyordu.
2- neredeyse her gün istediğim saatte çıkabiliyordum ama eve gittiğimde de iş bir yandan devam ediyordu. ayda 1-2 kere de kalmalı iş seyahati oluyordu. yılda 2-3 kere de gece gece evden fırlayıp ofise gitmeli krizler oluyordu.
3- sektör gereği, stresi sıfırlamak mümkün değildi. hatta biraz stres olmazsa, rehavet sizi geriye götürüyordu. yine sektör gereği, iş kazaları ve iş yerindeki işle alakasız kazalar sıfırlanabilir değildi. 4 yılda 2 kişi beyin kanaması geçirdi (kesinlikle iş yeri kaynaklı değil) bunlardan birisi vefat etti. bu ve benzeri durumlar inanılmaz stres yaratıyor.
0
co2s2
(14.01.25)
1) 3-4
2) Her gün (sahada çalışıyorum)
3) Üç ayda iki hafta.
0
soft
(15.01.25)
Bazen 3-4 bazen 8. Bazen saatlerce toplanti oluyor normal is yapamıyorum bile.

Bilmem. Mesai saatim yok pek. Gün içinde işim varsa 1 saat gidip yapabilirim falan, önemsiz yani.

Sürekli ama yani böyle hani beni etkileyen bir stres değil. Yani calismaktan çok mutluyum, tedarik zincirini çok seviyorum ama kesinlikle herkese göre değil. Misal bundan önceki işimde gece zor uyurdum stresten. Ondan mutluyum yani.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
abd'de big five denilen tech sirketlerinden birindeyim.

1) 10 gibi gidip 3 gibi cikiyorum. arada 1 saatlik ogle arasi oluyor. ben proje yoneticisi olarak calisiyorum ama bircok yazilimci gunde 2-3 saat calisiyor.
2) her gun.
3) ben burada yeni basladigim icin su an cok yuksek degil ama gecen vp'lerin de oldugu toplantida 100'den fazla kisiye sunum yaptim. o stresliydi.
0
antikadimag
(15.01.25)
bazı haftalar ekstrem zorlu geçse de genelde şöyle;

1-günde 3 4 saat doluluk.
2-mesaiye 2 senedir en fazla 15 gün kalmışımdır hepsinde de kendi isteğimle kaldım.
3-stres yok sayılır.
0
yenibirgüzelnick
(15.01.25)
1- günde 1 saat
2- istediğim saatte çıkabilirim
3- stres sıfır gibi
benden önceki yönetici ablamız iyi çalıştığı için işler tıkırında
0
rahmi pinkfloydoglu
(15.01.25)
1) Ortalama 2-3 saat (maalesef)
2) Neredeyse her zaman, hatta normalden bir tik erken cikiyorum bazen.
3) Gorece yuksek ama isin coklugundan degil, azligindan, vicdan muhasebesi, faydali olamama hissi vs stres yaratiyor.
0
mbond
(15.01.25)
patrona son 2 saat çalışmayorum, gözüm başım ağrıyor maaşımdan kes erken çıkayım desem kovulur muyum
0
bir soru sorcam
(25.01.25)
(5)

gaz sancısı

günaha davet
karnınız gaz birikiminden acımaya başladığında, balon gibi olduğunuzda uygulayıp verim aldığınız size özel bir yöntem var mı?
karnınız gaz birikiminden acımaya başladığında, balon gibi olduğunuzda uygulayıp verim aldığınız size özel bir yöntem var mı?
0
günaha davet
(09.01.25)
Kök sebebini bulman lazım. Gluten mi, asitli içecekler mi, şekerli gıdalar mı gaz yapıyor? Teşhis ettikten sonra o gıdaları hattından çıkaracaksın. Diğer türlü hayat konforun alt üst olur ilaç bağımlısı olursun.

Simflat isimli ilaç gazı sönümlemeye yardımcı olur.
0
HellKeePer
(09.01.25)
ülser kaynaklı bir sorun bendeki, yani midede sıkıntı var. mucize bir çözüm arıyorum, kısa vadeli.
0
🌸günaha davet
(09.01.25)
aynı problem vardı, kusmaya çalışır gibi boğazımı parmaklıyordum. sonra garrk diye midemdeki gazı çıkartıyordum öğürerek hafif de kusarak. anında rahatlıyordum.

bir keresinde benzer yöntemler işe yaramadı, ne yaptıysam geçmedi. 2 ayrı hastaneye gittim. ikincisinde nöbetçi genel cerraha denk geldim. safra kesesine baktı ultrasonla kendisi aramızdan ayrılmış, çamurlaşmış. hemen acil bir ameliyatla safra kesemi aldılar, aradan birkaç yıl geçti hiçbir şekilde gaz sancısı çekmedim bir daha. şimdi arada ekşime falan oluyor ya da hafif yanma, bir renniduo falan anında çözüyor onu da. ohbe dedim rahatladım.
0
emfuzi
(09.01.25)
4 aylık oğlum gaz sancısı çekince bacaklarına bisiklet hareketi yaptırıyorum hemen geçiyor :D yetişkinlerde işe yarar mı bilemedim.
0
yenibirgüzelnick
(10.01.25)
Gaviscon, Rennie vb. işe yaramıyor mu?
0
auroraaurora
(10.01.25)
(21)

Kaçıncı birliktelikten sonra çocuk oldu?

tahirkemalbozoglu
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
0
tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Nokta atisi yapabilmek için yumurtlama zamanlarini seçmelisin.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Daha önce cocuk olmadiysa bunu bilemezsin. Belki hic olmayacak?

Bildigim 2 tane ilk denemede.
Bir arkadas 1 yilda falan ama onun polikistik overi vardi.
Deneyip deneyip olmayanlar ama söylemek istemeyenler de vardir kesin.
0
sonsuz
(06.01.25)
@sanem, kac yasindasin ayiptir sormasi?
0
sonsuz
(06.01.25)
Biz 33 uz. Geç kaldığımız söyleniyor ve yavaş yavaş korku duymaya başladık, ilk denemerdeyiz.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Abi 33 yaş geç diyen kimse biraz okusun, araştırsın Allah aşkına ya. Geç değil abi 33 falan. Google yaparsan zamanlaması, sperm kalitesini artırmak için yapılması gerekenler falan bulursun.

Yaptığınız stres bile etkiler. Fransa'da etrafımda bir sürü çocuğu 35+ yapanlar var, kimse de "35 geç kalmış" demiyor. Türkiye'nin baskısı biraz o. Kulak asmayın, 33 güzel yaş.

Baktınız her şeyi yaptiniz, olmuyor. O zaman bir sperm kalitesi vs baktırirsin.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
2-3 ay tavsan modu on olarak calismak gerekebiliyor.
bir de erkekler bir ise yaramiyor derler :)
33 gec falan degil..
0
cooperr
(06.01.25)
Ben 23’te evlenmiştim, 29’da tüp bebek ile oldu.
0
deartheodosia
(06.01.25)
Geç veya erken derdine düşmeyin. Tıbben '6 ay korunmasız ilişkiye rağmen' gebelik olmuyorsa kısırlık düşünülmeye başlanır.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(06.01.25)
bir kadının hamile kalma günü ayda 4 gündür.

boşalma sonrasında kadın bir süre yatar konumda kalsın. kalkmasın. bu çok klasik bir yöntemdir.

ovülasyonu takip eden uygulamaları kullanmıyorsanız tavsiye.

ek olarak sperm sayı ve kalitesi artırıcı ile kadının folik asit oranının yükseltilmesi için bitkisel yardımcılar araştırabilirsiniz.

Allah'ın adını veriyorum, yok bilimsel yok tıbbi vs gelmeyin. ilaçlar zaten bitkileri temele alarak üretiliyordu ve şu an sadece semptom tedavisinde kullanılıyor.
farma lobisi bir gerçek.
neyse.

para varsa bol bol istiridye, mavi yengeç, mavi midye vs yiyebileceğiniz bir boracay tatili tavsiye ediyorum.


ek:
sevişme amacınız yavrulama olmasın. o biraz hedef şaşırtır. amaç o olsa da bunu hedef yapmayın yani.
0
mathilda.may
(06.01.25)
olayı akışına bırakmazsanız inadına olmaz.
normal korunmasız o meseleyi "gerçekten" hiç düşünmeden devam etmeniz lazım.
insan psikolojisi biyolojiyi çok etkiliyor.

tabi şu var; yumurtlama dönemleri daha aktif olmaya bakın, genellikle adetin 10-14. günleri.
mesela adete yakınken yaptıklarınız bir işe yaramaz.
0
nuisance2
(06.01.25)
Tek attik ;)

Modern tıbba laf edenleri ömür boyu modern tıp hizmetinden mahrum bırakma sisteminin de gelmesi lazim
0
abuzer
(06.01.25)
@ Abuzer, sen her alanda müstesnasin hustad.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
yaş konusunda erken veya geç diye bir şey yok arkadaşlar. Her bünye farklı. Kimi için 25 geç, kimi için 45 erkendir. Panik yapmayın.

Döllenme olasılığını arttırmak için teknik takip ve araçlar var, onları önermişler. Bunları deneyebilirsiniz.

Bunun dışında isterseniz sperm sayımı, sperm kalitesi incelemesi, yumurta kalitesi incelemesi gibi tıbbi araştırmalar da yaptırabilir, doktorlardan tavsiye alabilirsiniz.

Bir arkadaşımın yaptığı model de şu, bir yıl boyunca kadın hemen hemen her ay yumurtlama döneminde, yumurtasını aldırıp, dondurdu. Erkek de toplamda 5-10 kere falan sperm verdi ve dondurdu. Sonra laboratuvarda bunların her birinin kalitesini incelediler. En kaliteli yumurtayı ve en kaliteli spermi seçip, onları tüp bebek yöntemiyle rahme yerleştirdiler. Sonuçta da güzel ve sağlıklı bir çocukları oldu. Ama tabi zenginlerdi toplamda 15.000 dolar falan harcamışlardı sırf bu işe.

Hatta bence döllenme öncesinde doktora gidip, biyolojik durumlarınızı incelettirmek daha da faydalı olabilir. Alkol, sigara kalıntısı, kanserli hücre olasılığı, kalıtsal hastalıklar, bulaşıcı hastalıklar... gibi bir çok olasılığa karşı ortada çocuk yokken hazırlık yapmak veya önlem almak belki de çocuğunuzun hayatını kurtarır.
0
sinematematikci
(07.01.25)
çevremdeki çoğu kişi ben dahil 2-3 ay zamanları takip ederek çocuk sahibi oldu.

Zamanında sevgilimiz hamile kalacak diye kafayı yiyorduk, meğer zor olan şey hamile kalmasıymış.
0
kimlanbu
(07.01.25)
ilk denemede de olabilir, 1 yıl sonra da olabilir. erken yaşlarda bir yıldan önce araştırmaya bile gerek görmüyor sanırım doktorlar. çünkü sebepsiz de olabiliyor. ama 33 yaş için o kadar beklenmez. ben olsam 6 ay sonra doktorun kapısını çalmıştım. 33 geç bi yaş değil ama erken de değil.
0
elorelia
(07.01.25)
bu o kadar nasip işi ki yani matematiği filan yok bence. boşuna kendinizi strese sokmayın olacağı varsa olur zaten.

32 yaşındayım, tek yumurtalığım yok, diğerinde de kist vardı. gittiğim her doktor çocuğun olmaz böyle tüp bebek şart diyordu. amh düşüktü. hormonlar kötüydü. yumurtlama günü haricinde bir günde, doğum kontrol hapına rağmen bebişim oldu.
bebeğimin gelesi vardı geldi, allah isteyen herkese versin inşallah.

o yüzden bir şeyleri eksik mi yapıyoruz stresine giren herkese bunu diyorum tamamen salın yani olacağı varsa böyle de oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
33 yaş artık "gecikmeye başladın" yaşı bence. işi sıkı tutmakta fayda var. 3 denemede çocuk olmadıysa sıkıntı var demektir. en yakın laboratuvara sperm testine gidersin. değerlerine göre hareket edersin.

eksisozluk.com

direkt bu yazımı oku hatta.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.01.25)
ya ek yapmak istiyorum, bizde başka durumlarda sıkıntı vardı; doktor takibinde elverişli günleri söylerdim, bugün annemde konuşkan değildin diyerek cezalandırırdı falan. yani olmuyor gibi bir durum yoktu.
0
deartheodosia
(07.01.25)
periyod takibi yapmadan 6 ay falan oldu, daha fazla hatta.
0
kondansator
(07.01.25)
Biz akışına bıraktık 4 ay içinde oldu yaşlar 35 idi.

Ablamlar yillarca denedi, 9 kez tüp bebek denediler, alternatif tedavilere gittiler neredeyse denemedikleri şey kalmadı sonra İngiltere'ye taşındılar 2 ay içinde oldu, yaşı 40 bu arada. Kafa rahatlığı çok önemli.
0
mirty
(07.01.25)
1

sigara içenlerin işi zor.
0
jamswety
(07.01.25)
(28)

Sevgiliden şöyle bir mesajla ayrılmak

potasyum bebek
Mesajı yorumlayalım, üzerine konuşalım.Kişi derdini gayet net ifade etmiş mi, yoksa "Ne saçmalıyor bu?"luk bir mesaj mı?Gerçekten ben değil, bir arkadaşım. :d"Karanlık cisimler ışığı absorbe ettikleri için, ışıma yapmadıkları için siyah ya da karanlık olarak adlandırılıyor. Gökkuşağına ulaşabilmek i
Mesajı yorumlayalım, üzerine konuşalım.

Kişi derdini gayet net ifade etmiş mi, yoksa "Ne saçmalıyor bu?"luk bir mesaj mı?

Gerçekten ben değil, bir arkadaşım. :d

"Karanlık cisimler ışığı absorbe ettikleri için, ışıma yapmadıkları için siyah ya da karanlık olarak adlandırılıyor. Gökkuşağına ulaşabilmek için bir ışığın kendi yoğunlunda bir cisimle kırılması ve renk portföyüne ayrılması gerekiyor. Demem o ki ilerleme mevcut oldukça karanlıklar aydınlığa çıkıyor ya da belki aydınlıklar sönebiliyor. Bu yüzden ilerlemem lazım. Hoşça kal."
0
potasyum bebek
(06.01.25)
ghostlasa daha iyiymis. millet ne yasiyor ya.

ghostlanmayi aratan bir mesaj.
0
sonsuz
(06.01.25)
Allahım yarabbim gördüğüm en kötü ayrılık mesajı. Ben ki kendini ifade eden, duygusal mesajlara önem veren biriyim... Daha saçma bir mesaj görmedim. Yani “arkadaşının” böyle minicik kendine saygısı varsa, şöyle bir mesaj atmayı düşündüğü için kendinden utansın. Yani mesaj o kadar kötü ki, ne kadar kötü olduğunu yeterince ifade edebildiğimden şüpheliyim.
0
irene
(06.01.25)
of bu da ne kafa açıyor ya neyse ki ayrıldık da bitti güle güle trt 2 gibi kadın
0
Hallegadola
(06.01.25)
Eğer bir kişi bunu yazıp senden ayrıldı ise, şükretmelisin.
0
sorularimicinfeykhesap
(06.01.25)
Arkadaşım dün gece bu mesajı alan taraf. Şükür namazı kılacakmış. :)
0
🌸potasyum bebek
(06.01.25)
yazmış tamam ama sor bi niye yazmış :) ilk yazdığı ile devamı tutarlı değil. karanlık cisimler ışığı absorbe etmiyorlar, bunun ilerlemekle ne alakası var.

ilerleme mevcut oldukça nedir, "mevcut" kelimesi anlatım bozukluğu. ilerledikçe karanlıklar aydınlığa çıkıyor, tüm yazıdaki en saçma ifade bu. sonra da bu yüzden ilerlemem lazım demiş, ışığı absorbe mi ediyorsun ilerleyince? olmamış. 1 verdim.
0
gabe h coud
(06.01.25)
Bu mesajı yazan kadın mı erkek mi?
0
irene
(06.01.25)
ben lgbt bireyim mi demek istemiş acaba inceden :)
0
denizmaniaherif
(06.01.25)
Mesajı yazan, erkek. Mühendis olduğu için sayısalcı kafası herhalde, Türkçeden de bihaber olarak yorumladım.
0
🌸potasyum bebek
(06.01.25)
Offf okurken yüzüm buruştu, benim buna cevabım "ne anlatıyon birader tamam hadi ayrıl ulan 2 kelimelik şeyi dandanakan destanı olarak yazmışsın " olurdu.

Ne insanlar var vallaha. Arkadaşın çok şanslı.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
yargıdan kaçarım ancak bu manyakça olmuş.

kopyalayıp taslaklara kaydedeyim. geri dönmesinden ürktüğüm ekslerime yazarım asejrkejre
0
mathilda.may
(06.01.25)
Şahıs bu mesajı yazacak kafaya anlık ulaşmış olamaz.

Arkadaşın böyle bir elemanda bir şeyler bulup 'ayrılık' lafı edilecek kıvama kadar ilerleyebildiyse bence sen arkadaşınla arkadaşlığını bir sorgula.

Düşünsene. Bu mesajı yazan biri hakkında 'Ama çok normal biri gibi görünüyordu.' diyen birine kim inanır? terkedilene kadar da durumun farkında olmayan birine kim itibar eder?
0
Mirket
(06.01.25)
Ay çok güldüm Allah affetsin. Arkadaşın bir çocuk sevindirsin bundan kurtulduğu için. Eğer 16 yaşında filan değilse bu kişi (ki o yaştaki bile yapmaz bunu da neyse) karşısındakinin aklıyla dalga geçiyor demektir ya da salaktır. Ikisinden biri.
0
old possum
(06.01.25)
Umarım bundan sonra hayatına girenler de aynı bu kafayla ilerlerler desin uzatmasın mal mk
0
ananiyimioguz
(06.01.25)
Ne diyo ya bu.
0
grimavi
(06.01.25)
Ben okurken çok utandım valla ne yalan söyleyeyim :D Birisi benden böyle ayrılsa kolay atlatırdım, o açıdan olumlu.
0
akhenaten
(06.01.25)
Şu mesajı okuduktan sonra insan sadece karşı taraf için üzülür. Ayrılık falan umrunda olmaz sdfgsdf

Ghostlasa bu kadar konuşulmazdı ama. Şu "şey" bizim arkadaş grubundan birine atılsa sağlam dalga geçilir yüzyılın geyiği olurdu
0
kullanicadi
(06.01.25)
komik :) yani rezil ayrılık mesajları içinde utanılacak ya da kaçılacak, şükredilecek bir durum görmedim ben, çocuksu kalmış. alay ediyor da olabilir.
0
deartheodosia
(06.01.25)
cevap olarak ya bi git çay koy derim, hatta görüldü atarım.
0
kimlanbu
(06.01.25)
Türkçesi kötü ama bence temel fizik bilgisinde de sıkıntı var.

"Ulan ne mesaj yazdım be" diye düşünüyodur şimdi o daha da komik ahdhsh
0
nundu
(06.01.25)
Bence bu duyuruyu silmeyin, arada birileri "birini kırmadan ondan nasıl ayrılırım" falan diye sorunca bunu yollarız.
0
akhenaten
(06.01.25)
sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. şeklinde bitecek sandım. Ayrılık mesajı çıktı.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Baya kötü ya. Karşı taraf kolay atlatır +1
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.01.25)
yazın bence.

karşı taraf kolay atlatır +1
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
Ayrılınan kişi yatsın kalksın dua etsin bence
0
mirty
(07.01.25)
"Işığımı söndürüyordun" demek istemiş, ama düzgün anlatamamış. Şükür namazı iyi fikir.
0
SiyamkedisiZorro
(07.01.25)
Konu erkek gömmece olunca elinde tuzlukla gelmiş bazıları. Adam kendince meramını anlatmaya çalışmış. Ha saçma mı bence de saçma. Ama ülkedeki kezbanların ayrılık triplerini bilmesek elitliklerine belki inanırız.
0
sir william jones
(08.01.25)
Hayatımda gördüğüm en bilim gibi başlayıp öyle devam etmeyen cümle. Sonu da hoşça kal... alakaya çay demleyelim.

Çok kötü çok.
0
loch ness
(09.01.25)
(13)

sizce siz zor biri misiniz kolay mi

robert bosch
sbedit: ve neden?
sb

edit: ve neden?
0
robert bosch
(13.11.24)
zor. insanlardan beklentim yüksek.
0
gabe h coud
(13.11.24)
Karışık diyelim. Cevap vermesi basit bir soru değil

Sevdiğime kolay, sevmediğime zor
Damarıma basılana kadar kolay, tepem atarsa zor
Çıkarıma uyuyorsa kolay, uymuyorsa zor
Kişisine göre kolay ya da zor

Duruma, kişiye, olaya göre her şey değişir
0
kullanicadi
(13.11.24)
Bana göre zor birisi değilim, sadece sınırlarıma saygı gösterilmesi gerek, birden fazla kez ihlal olursa karşı tarafın içinden geçebiliyorum.
0
kimlanbu
(13.11.24)
Ikisi de. Bu, kisiye, duruma, ortama, niyete gore degisir. Tek bir sey soylemek cok zor hepimiz icin. Kimine zor, kimi ortama da kolayizdir.
0
mor oje
(13.11.24)
Genel geçer iletişim kurallarını yerine getirdiği zaman herkese karşı kolay hatta epeyce de kolaylaştırıcı bir insanım. Ama samimiyetsizlik, yalancılık, saygısızlık, menfaatperestlik, omurgasızlık... Bunlara gelemem, bana dokunduğu anda aynıyla iade ederim ve bu çok can yakıcı olur, ayna tutarım çünkü. Bana dokunmadığı halde gördüm ise de, bu olumsuzluklardan dolayı da insanları kendime bir yerden sonra yaklaştırmam zaten.

Ama hassasiyetlerim çoktur, dikkatim ve titizliğim çoktur, benden beklendiğini düşündüğüm erdemleri dikkatle ve titizlikle yerine getirir ve aynısını beklerim, bir nezaketle konuşmayı olsun beklerim. Bir erkek her ne olursa olsun hiçbir kadını aşağılayarak konuşmamalı mesela, saygısızlık etmemeli. Bir kafede kasa görevlisi, kirli halde verdiği çatal bıçağın değiştirilmesini isteyen müşteriye eliyle kışkış işareti yapmamalı mesela, yapamamalı. Orada onu rezil edebilirim, diklenirse o müesseseyi birbirine katabilirim. İster miyim, istemem, mutlu olur muyum, olmam ama bunları yaparım, çünkü benden görmediği hakareti görmüş gibi davranamaz. Az önce rezil ettim mesela.

Zor muyum? 42 yaşındayım, bugünün gençlerine göre çok zorum. Kendi çağdaşlarıma göre zorum, büyükler arasında da zorum, epey yaşlıların kalemiyim. Böyle 80-90 civarının. O dönemin terbiyesiyle yetiştim çünkü. Kimse benden gevşememi bekleyemez, suyuma gitmedikçe.
0
muhayyer divan
(13.11.24)
Kolayım. Uyumlu ve anlayışlı biriyim.
0
Amaranta ursula
(13.11.24)
kolay biriyim girişte.

tanıdıkça zorlaştırırım don biçmek için. don büyükse bb, don ufaksa standart konuşurum. büyük don egosuyla uğraşamam.

hayat beni boktan biri yapmasa bari.
0
baldan kaymak
(13.11.24)
basta sevimli ve enerjik gorundugu icin kolay sonrasinda bencil ve dik basliligim ortaya cikiyor bu da zor
0
ala09
(13.11.24)
Easyim
0
abuzer
(14.11.24)
Toplumun %5'i ile anlaşabilen insanlar için anlaşılır ve pek zor değil, ama genelle iyi anlaşan, sorunu derdi olmayanlar için oldukça zor biri sayılırım.
0
thracia
(14.11.24)
Cidden hiçbir fikrim yok. Kolay mıyım, zor muyum, kimine kolay kimine zor muyum, hiç bilmiyorum. Yeterli geribildirim verilmedi bana bu konuda.
0
sekizdokuzon
(14.11.24)
Çok içine kapanık birisiyim, yalnız yaşayıp kendime yettikçe de arttı. O nedenle zor birisiyim diye düşünüyorum. Hayatımdaki bir avuç insana bile yeterli ilgiyi gösteremiyorum. Ya da belki göstermiyorum da benim doğamda yok deyip sıyrılıyorum.
0
peki madem
(14.11.24)
Kendimi çok kolay birisi zannediyorum ama bazen eşim öyle bir konuşuyor ki diyorum ben de zor kadınım ha.
0
yenibirgüzelnick
(14.11.24)
(16)

32 yasinda bir insanin simdiye kadar hic curuk disinin olmamasi

bohr atom modeli
az rastlanan bir sey mi? biri cok sasirinca merak ettim.
az rastlanan bir sey mi? biri cok sasirinca merak ettim.
0
bohr atom modeli
(30.10.24)
İyi bir genetik miras ve bilinçli bir aile elinde yetişmenin verdiği avantaj sayesinde iyi bakımla olabilir bir şey.

Şaşıracak kadar az değil ama çok da değildir diye düşünüyorum.
0
Mirket
(30.10.24)
Son 10 yılda 2 kişi gördüm buna benzer, biri 41 yaş ilk dolgusunu yaptırmış, diğeri de 32 sıfır dolgu.

Ama ben çok insan görüyorum yani ayda 2000 insan görüyorum öyle düşün.
0
buluty
(30.10.24)
ben normal bir sey saniyordum, biri bana nasil curugun olmaz deyince tepkisini abartili bulmustum simdi tum yasitlarima sordum hepsi var dedi. aydinlandim.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
o kisi benim, ispartali degil istanbulluyum.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
45 yasindayim, hic curugum ya da dolgum yok. Az rastlanan bir sey evet, bir dis hekimi tanidigim ogrenince cok sasirmisti.
0
sertac akin
(30.10.24)
babana tesekkür et.
0
robert bosch
(30.10.24)
az once sordum kendisi 30lu yaslarda tek disini cektirmis, amcasi 80 yasinda ve agzindaki dislerin tamami kendininmis, dedemin de orta yaslara kadar hic curugu olmamis.

genetik demek ki.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
@bohr
Çok mu iyi bakıyorsun? Mutlaka farklı bir şey olması lazım hocam ya. Yani yemek yeyip hemen dişini mi fırçalıyorsun?
0
benaslindayohum
(30.10.24)
Sadece iyi dış bakımı yetmiyor. Çocukken çok hasta olup fazla antibiyotik kullanmissaniz bir şekilde dişlere olumsuz etkisi oluyor.
0
makbur
(30.10.24)
ilkokuldan beri gunde iki kez aksatmadan fircaliyorum. 3-5 gunde bir de dis ipi ama duzenli degil. yemekten hemen sonra fircalamiyorum yatarken ancak.

bunun bana olaganustu bi sey oldugunu soyleyen kisi benden daha iyi bakiyordur dislerine ama onun da iki curugu mu ne varmis.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
baya az rastlanan bisey, saglam gen habercisidir.
karim 40i devirdi hala curugu yok.
anneannesi 90 yasinda hala geziyor.
0
cooperr
(30.10.24)
Az rastlanır. Askerde çürüğü olmayan tek kişi bendim. 40 yaşındayım hala yok.
0
gabe h coud
(30.10.24)
Bende de çürük yok hiç. Hatta diş taşı bile yok. Diş hekimim çok şaşırmıştı çünkü benim dişim çapraşık. "Çapraşık dişlerde, diş taşı olur sizde yok" dedi.

Ben çok iyi bakıyorum dişlerime. Fırçalama, diş ipi, dil temizliği, ağız suyu.
0
rock n roll
(30.10.24)
Benim dişçime göre bu tamamen genetik bakmakla en fazla çürümeyi geciktirirsin ya da dişi kısmen kurtarırsın. ciddi diş bakımı yapmadığı halde hiç çürüğü olmayan bir arkadaşım var
0
kestane gürgen palamut
(30.10.24)
32 yaş sıfır dolgu sıfır çürük benim de.
Çevremde az çok herkeste dolgu köprü filan var bence azınlıktayız
0
yenibirgüzelnick
(31.10.24)
Dişleri sağlam olan kişilerin belki de en genel ortak özelliği gece uyurken nefes alma esnasında ağızlarının kapalı olmasıdır, burundan rahat nefes alamayıp ağzı açmak diş sağlığını ciddi etkiliyor
0
apocalipy
(31.10.24)
(12)

Duyurudaki tek çocuklar, kardeşi olmayanlar

kullanicadi
Hayatınızda bi eksiklik hissediyor musunuz? Zaman zaman bu konuda anneme babama kızdığım bile oluyor, kardeşi olanlara çok imreniyorum.Sizin düşüncenizi merak ettim :/
Hayatınızda bi eksiklik hissediyor musunuz? Zaman zaman bu konuda anneme babama kızdığım bile oluyor, kardeşi olanlara çok imreniyorum.

Sizin düşüncenizi merak ettim :/
0
kullanicadi
(12.10.24)
Çocukken bir arkadaşım vardı tek çocuktu, kardeşi olanları deli gibi kıskanırdı ve kötü davranırdı. Birlikte büyüdük, bir gün "sen beni rüyanda görme" dedi, kesti iletişimi, hiçbir sorun yoktu.

Bir tek çocukla sevgili olmuştum, gayet memnundu hayatından, hiçbir problemi yoktu.

Bu hem insanın doğuştan gelen yapısına hem de ailenin yapısına göre değişiyor bence. Hatta içinde büyünen toplumun kültürüne göre değişiyor bile olabilir.

3 kardeşin en büyüğüyüm, kardeşsiz olsaydım çok daha sağlıklı bir insan olurdum diye düşünüyorum. Hayatıma bir artıları yok gibi geliyor.
0
muhayyer divan
(12.10.24)
Sadece sen ve kardeslerin kucukken iyi. Sonrasi hep aci tecrübe. Tek oldugun için sanslisin.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.10.24)
Tek çocuk olmaktan memnunum, çocukken kardeşe özenirdim (ilkokulu bitirene kadar) büyüdükçe aramamaya başladım, okuldan çıkınca bazen annemin iş yerine giderdim, odadaki diğer kadınlar bana kardeş ister misin diye sorup bunun üzerine, yanına bir tane daha yapın, yalnız büyümesin diye annemi darlardı, bu manipülasyonları yemeyip iyi ki yapmamış canım annem :)

Tek çocuk olduğumu öğrenenler şaşırır, hiç öyle durmuyorsun şımarık değilsin derler, şöyle bir avantajı da var, tek başıma hiç sıkılmam, kendimi oyalayacayak bir şey bulurum, kendimi eylemeyi bilirim, bir şey yaparken yanıma illa insan aramam
0
grimavi
(12.10.24)
Eksiklik hissetmiyorum çünkü tersini bilmiyorum. Çocukken de hiç kardeş aramazdım. "Bir kardeşin olsun istemez misin ama?" diye üsteleyen münasebetsiz teyzelere de "Hayır istemem" derdim. Çok iyi geçinen kardeşlerin iletişimini/ilişkisini görünce hoşuma gidiyor ama kardeşim olsa nasıl olurdu diye hayal etmedim hiç. Bir de kardeşleriyle hiç anlaşamayan, görüşmeyen, kavgalı olanları görüyorum. Sizin eksikliğini hissettiğiniz ideal kardeşlik ilişkisi her zaman olmuyor.

Şu var, babamın daha ileri yaşlarında, kendine bakamaz duruma geldiğinde tüm sorumluluğun bana ait olması gözümü korkutuyor. Ama mesela anneannem hayattayken bakımının %90'ını beş çocuğundan biri üstlenmişti. Babaannemin dört çocuğundan ikisinin kimseye hayrı yok. Bunları görerek büyüdükten sonra kardeşim olup bana fazladan stres kaynağı olacağına kendi işimi kendim görürüm diyorum.
0
kobuzchu kiz
(12.10.24)
Hiçbir eksiklik hissetmiyorum hayatımdan da gayet memnunum. Küçükken de istemezdim hatta annem bi kere hamile kalmıştı baya üzüldüm sonra düşük yaptı sevinmedim ama üzülmedim de, bir şey hissetmedim. Sadece bazen düşününce Allah gecinden versin anne ve babamı kaybedersem bu acıyı tek başıma yaşayacak olmak beni üzüyor ne hissettiğimi bilecek tek bir kişi bile olmayacak ama hayat böyle bir şey değil mi zaten çoğu şeyi yalnız yaşıyoruz diyorum. Öyle işte güzel bence tek çocukluk bütün imkanlar sana, ilgi sana, sevgi sana neden kötü olsun ki. Arkadaşlarımın kardeşlerine bakıyorum o kadar da matah bir şey değil gibi, çoğu o kadar da iyi anlaşmıyor güzel ilişkisi olan çok az var.
0
ekaterina
(12.10.24)
Komik bi anektod: Geçen gün bi köylü geldi, tanıştık kaç kardeşin var dedi tekim deyince şaşırdı, kardeşsiz zor olur ya keşke olsaymış falan dedi. Amcanın depremde evi yıkılmış fakat evin olduğu arsanın tapusu hisseli tapuymuş, çevre ve şehircilik de diyor ki diğer hissedarlardan muvafakatname getirmeniz lazım, kardeşleriyle konuşmaya gittik biz vermek istemiyoruz dediler, ordan çıkıp arabaya binince omzumu dürttü arkadan, İyi ki kardeşin yokmuş Eka hanım en doğrusunu yapmışlar dedi hahahah. Kardeş biraz böyledir, ne mal kavgaları görüyorum bir bilsen.
0
ekaterina
(12.10.24)
Büyürken hep kardeş istedim. Tek çocuk olmak çok can sıkıcıydı. Arkadaş grubumda bile tek çocuk olan kişi sayısı az, o yüzden hep yalnız kaldım. Ama büyüdüğümde fark ettim ki bazen kardeşler de başa bela. Gene aynı arkadaş grubuma bakıyorum da kardeşi olanların yarısı falan problem yaşıyor. O yüzden büyüdükçe anlıyor insan problem çıkaracak -1 insanın şansını:)
0
wild honey suckle
(12.10.24)
Tek çocuğum ama çok kuzenim var, hepsi de aynı sehirde yaşadı hep beraber büyüdük. Haliyle kardeş eksikligini acayip yasadim denemez.
Yüzde 85 yasamadim, yüzde 15 kardeş olsaydi olurdu.
0
logisticsmanager
(12.10.24)
yoo hissetmiyorum. benim kardeşim olmaması Allahın bir lütfu. olsaydı annem babam birbirimize düşürmek için uğraşırdı. çocukluktan beri saçma sapan uzak akrabayla, komşu çocuğuyla falan kıyaslarlardı. kardeşimle kardeş ilişkisi kurmama izin vermeyeceklerdi biliyorum. böyle rahatım.
0
titanyum22
(12.10.24)
Küçükken de bütün arkadaşlarım kardeşleri abileri ablalarıyla ölümüne kavga içindeydiler büyüdüm bir iyi bir kötüler, benden büyük kardeşlerin hep miras kavgasında para kavgasına girdiğini gördüm Bence tek olmak daha iyi ama şöyle de bir gerçek var ki tek başına annenin babanın yaşlılığı ile ilgilenmek çok zor o aşamada bir kardeş olsaydı diyorum
0
eja
(12.10.24)
Anne baba hasta olduğunda vefat ettiğinde en az sizin kadar üzülecek ve derdinizi paylaşacak birinin olması çok iyi bence. Tek çocuklar için böyle bir şey yok maalesef bu tarz ailevi olayları tek başlarına sırtlamak zorunda kalıyorlar.
0
yenibirgüzelnick
(12.10.24)
bir akrabamızın kardeşi farklı şehirde kaza geçirmiş.
kaza geçiren kişi eşinden ayrılmış, çocugu ydışında.
hastanede yarı bilinci açık.
2 haftadır yanında olan ona bakan tek biri var; kardeşi.
(anne baba v.s. coktan ölmüşler)
0
nuisance2
(13.10.24)
(26)

Burcunuz nedir hangi burc olmak isterdiniz neden?

Zetnikov
Yengecim yukselenim terazi full terazi olmak isterdim cunku bu yengec ev hanimi burcu gibi bisey ya darlaniyorum bir erkek olarakSurekli insanlari besleme ihtiyaci, surekli bir duygusallikla mantik arasi gidip gelme yordu. Sevgi veren anaç model takildim 30 yasima kadar
Yengecim yukselenim terazi full terazi olmak isterdim cunku bu yengec ev hanimi burcu gibi bisey ya darlaniyorum bir erkek olarak

Surekli insanlari besleme ihtiyaci, surekli bir duygusallikla mantik arasi gidip gelme yordu. Sevgi veren anaç model takildim 30 yasima kadar
0
Zetnikov
(12.10.24)
Balık


Hayatıma ne katkısı olduğunu bilmediğimden farklı bir burç olmam hakkında bilgim yok.
0
put it in your appropriate place
(12.10.24)
Aslan.

Çok memnunum.
0
yenibirgüzelnick
(12.10.24)
Kovayım. Ama yıllarca oğlak olarak biliyorduk. Burçların ilk ve son günlerinde doğanlar, doğdukları günde hesaplama yaptırmalılar hangi burca girdiklerini görmek için. Ben de oğlaktan mutlu değilken dinçer güner sayesinde kova olduğumu öğrendim ve aşırı mutluyum.
Yaşasın kova burcum, başka burç istemezdim ashdjld.

Ha manitam balık, koç, terazi olsun istemem mesela. Kendim de bu burçları olmayı hiç istemezdim, kimse laf etmesin şimdi herkesin görüşü kendine.
0
mor oje
(12.10.24)
Balığım. Balık deyince ortamlarda awww diye eziklenmek dışında memnunum.
0
Amaranta ursula
(12.10.24)
koc. fazla sıkılganlık ve yüzeysellik zor oluyor bazen. biraz daha sakin bir burc olabilirdi boga gibi
0
ala09
(12.10.24)
"Bizden rahatı gevşektir." -Yay
0
grimavi
(12.10.24)
Terazi, yükselen akrep. Zariflikle sertlik, adalet ve kin vs bu kadar birbirine zıt ve dengede bişey olamaz. Yorucu ve Güzel.
0
mslny
(12.10.24)
gezegenlerin burçlara, elementlere, evlere dengeli bir şekilde dağılmasını ve birbirleri ile uyumlu açılar yapmalarını isterdim.

edit: bir de gezegenlerin çoğunun yöneticileri veya yükselmekte oldukları burçlarda olmasını :)
0
candide
(12.10.24)
Vay be, burada da burca inananlar var. Biri de tarih verin karakterinizin değişeceği tarihi vereyim demiş. Hani mantık nerede?
0
Shepard
(12.10.24)
@shepard

Hocam herseyde mantik aramakta cok mantikli degil bence salin gitsin

Surda cekirdek yerken iki lafin belini kiriyoruz ayol bende cok inanmiyorum ama falsizda kalmiyorum xD
0
🌸Zetnikov
(12.10.24)
@Zetkinov özür dilerim yav, biz de yapıyoruz muhabbetini ve dedikodu da yapıyoruz. Ama gezegen yöneticileri diye bir şey okudum ve önceki mesajımdaki yazdığım, kusacaktım. Sorry.
0
Shepard
(12.10.24)
Balık burcuyum yükselenim de yengeç. Hayat duygusallar için çok zor en azından biraz toprak etkisi iyi olurdu ayağım yere basardı
0
kullanicadi
(12.10.24)
Akrep yükselen Başak.
İnanmıyorum ama muhabbet içinde geçerse ayak uydururum.
Diğer burçları pek bilmiyorum.
0
gabe h coud
(12.10.24)
Boğa burcu, yükselen yay. Hiç inandığım bir mevzu değil ama mitolojik bağlantıları sebebiyle sallayıp tutturabiliyorum bi şeyleri :d

Boğa burcunu seviyorum da dediğim gibi inanıp tam bennn diyen biri değilim sadece muhabbeti keyifli bence yani. Koç burcuna gıcıklığım var o da boğanın ilk günü olduğum için doğum tarihimi duyanlar koç musun diyor o yüzden yani yoksa bana ne ahdhsh
0
nundu
(12.10.24)
Alçalan yükselen baştan aşağı yayım, çok da memnunum. Burçlara pek inanmam ama ekşide yazılanlara bakınca aa bu benim lann diyorum.
0
Bruce
(12.10.24)
"Kim" olduğumuzun cevabı güneş burçlarımızda değil, yükselen ay ve güneya ay düğümü burçlarımızda. Güneş sadece mevcut kişiliğimizin bütüncül olarak bulmamız ve olgunlaştırmamız gereken hali.

Diyelim ki yükseleni balık ay'ı boğa ve g.a.d. oğlak olan birisiniz güneşiniz aslan. Güneşiniz diyor ki "hayalperestlik ve dağınıklıktan iradeye ve gerçekçiliğe, uyuşukluktan harekete ve aşırı ciddiyetten eğlenceye doğru yönel dengeni bul, kimliğini bu şekilde düzenle". Çünkü aslan burcu hareketlidir, iradelidir, gerçekçidir, eğlencelidir.
0
muhayyer divan
(12.10.24)
Güneş balik yükselen oğlak. Haritam balik dominansinda. Kova olmak isterdim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.10.24)
düşünüyorumda yengeclerden yemek yapan ascı vs cok cıkıyor dıye bu boga burclarıda fena yemek yıyor nasıl bı cıft cıkar ortaya acaba uzun surelı ılıskı garantılı hahah
0
🌸Zetnikov
(12.10.24)
akrep burcuyum, yükeselenim balık. kendimden memnunum.
0
dedim ben sana
(12.10.24)
bu burç takıntılarına uyuzum.
8 milyar insan, 12 burç var.
yaklaşık 800 yüz milyon kişi aynı burçta ve bunların tüm özellikleri aynı mı sence?
senin doğduğun anda uzaydaki / uzaktaki bazı gezegenlerin konumunun seni etkilediğine inanamazsın bence.
0
ankarakecisi
(12.10.24)
@ankarakecisi

12 burç yok işte. Bi kere 10 tane gezegen var, 5'i kişisel (karakterimizi gösteren) gezegen, 2'si dış gezegen (dış etkilerle alakamızı gösteren gezegenler), 3'ü jenerasyon gezegenleri (nesilleri etkileyen gezegenler). Böyle tarif ediliyor ama ben dış ve jenerasyon gezegenleri diye bir şey kabul etmiyorum, asteroidlere kadar çok ciddi etkiler alıyoruz neden jenerasyon gezegenlerini hafife alalım ki.

Ayrıca 12 burç var, bu 12 burcu sadece güneşimiz dolaşmıyor, her gezegen ve her asteroid dolaşıyor.

Ayrıca evler var, bazı hesaplamalarla bulunan ayrımlar. 12 ev var.

Ayrıca yükselen burç gibi, MC noktası gibi, şans noktası gibi, ay düğümleri gibi yine hesaplamalarla bulunan göstergeler var, her biri ciddi ciddi bilgi veriyor. Bunların hepsi 12 buç için geçerli.

Bunlara majör ve minör açıları eklemek gerekiyor ki astroloji asıl açılar üzerinden ilerler, burçlar ve gezegenler üzerinden değil. Yukarıda saydığım her şeyin birbirine yaptığı veya yapmadığı açıların her birinin bir belirtisi var insan hayatında veya psikolojisinde.

Bu kadar değişkene rağmen astroloji yne de hiçbir zaman her soruya cevap alınacak bir yasalar bütünü değildir, yalnızca ihtimaller evreni ve istatistik bilgiler bulutudur. İlkin Sümerlerin bu alana merak saldıklarını ve bilgi biriktirmeye başladıklarını düşünürsek 5000 yıllık tarih içinde birikmiş bilgilerin kullanılarak tahminlerde bulunulması veya kişilik okuma meselesi bu. Başka bir şey değil.

Buna fal veya kehanet muamelesi yapmak her kişinin kendi elinde olan bir tercih, bence yanlış bir şey ama isteyen istediğini yapar. Ben kişilikler hakkında bilgi edinmek amacıyla bakıyorum.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
@muhayyer divan, bu kadar da gerçeklerden kopuk olunuyor muymuş? Güneş ve ay burçlarımız...
0
Shepard
(13.10.24)
Güneş hayatımız boyunca yaşayarak bulmamız gereken kimlik, ama gölge yönleriyle değil en dengeli ve en olgun haliyle. Mesela ben güneş aslanım, yükselen balık ve ay boğa etkisi altındayım, Balık'ın kendinden vazgeçmiş feragatçiliğini istemez aslan, az ego yap der. Boğa'nın iradesizliğe varan uyuşuk gevşek halini istemez, hadi tempo hareket hareket der. Güney ay düğümü Oğlak mesela, Oğlak'ın her şeyi aşırı ciddiye alan ve kontrolcülükle beraber yönetmeye çalışıp verim elde etme sorumluluğuna balıklama dalan halini istemez Aslan, bırak yaaa bırak sensiz de bu hayat akacak bu devren dönecek az eğlenmene bak gevşe rahatla biraz aşk yaşa sev sevil seviş der.

Evet Balık burcunda gerçeklerden kopacak kadar hayalperestlik ve hatta kafa dağınıklığı olur ki ben fena halde yaşıyorum.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
ikizler, yükselen de ikizler. cok memnunum.
0
deckard
(13.10.24)
burcum akrep. dünyaya bir daha gelsem yine akrep olmak isterdim. burcumu cok severim.
zorlayici, toksik yönleri de olan bir burc ama.

bütün akrepler alinmis olsaydi kova olabilirdim. cok zeki bir burc.

ikizler burcundan uzak dururum.
0
robert bosch
(13.10.24)
kovayım. fena değilim ya takılıyorum. kova olmasaydım terazi, yay, aslan olabilirdim.
ikizler, akrep ve balık. bu üç burç olmak istemezdim ama. özellikle akrep.. sevgili akrepler alınmasın ama tanıdığım akreplerin çoğu beni yoruyor. düşünce tarzları ve hırsları çok yorucu.
akrep dışında yanında tetikte hissettiğim kimse yok diyebilirim ama karşımdaki akrepse yoruluyorum.
0
mrvln
(13.10.24)
(3)

Sıfıra yakın bilgi ile web sitesi ve mobil uygulama

nano mercy
Mümkün mü? AI gelişti vs deniyor ya. Kendi başıma web sitesi yapabileceğim başarılı bir platform var mı? Amaç şu sekilde1. X ve Y sitesinden bazı verileri çekecek ve bunu harmanlayacak. X ve Y sitesindeki veriler çok sık güncellenmiyor doğası gereği. 2. Bu verilere göre a varsa budur, y varsa şudur
Mümkün mü? AI gelişti vs deniyor ya. Kendi başıma web sitesi yapabileceğim başarılı bir platform var mı?

Amaç şu sekilde

1. X ve Y sitesinden bazı verileri çekecek ve bunu harmanlayacak.
X ve Y sitesindeki veriler çok sık güncellenmiyor doğası gereği.

2. Bu verilere göre a varsa budur, y varsa şudur gibi sonuç üretmesi gerekir.

3. Bu sitedeki verileri baz alan mobil uygulama
0
nano mercy
(07.10.24)
wordpress üzerinden basit bir elemantor teması ile siteyi oluşturabilirsin.

yalnız verileri alacak ve dediğiniz şekilde harmanlayacak bölüm için kod yazmanız gerekiyor. wordpress eklentileri de var ama ihtiyacınızı karşılar mı bilmiyorum. ama kodu yapay zekaya yazdırabilirsiniz.
0
bravoteam
(08.10.24)
Mobil uygulamayı öyle sıfırdan yazamazsın ama uygulama içinde web sitesini gösterirsen sanki uygulamaymış gibi olur :D
0
yenibirgüzelnick
(08.10.24)
gerçekten düzgün promptlar vererek, bi kaç gün uğraşarak yapailirsiniz.
ancak o promptları (yönergeleri) verecek kadar teknik bilginizin olması gerekiyor. yani soru sormak bile bir birikime ihtiyaç duyuyor.

ayrıca size sıfırdan bir uygulama vermeyecek, kod blokları verecek. onları doğru şekilde birleştirmeniz gerekiyor.

0'a yakın bilginizin ne derece olduğunu bilmiyorum ama vaktiniz varsa deneyin. en olmadı iyi kötü bir şeyler öğrenmiş olursunuz.

böyle şeyler yapan insanlar vardı AI ilk popüler olduğunda. eminim youtube'da videoları vardır. promptları nasıl yazmışlar, ne şekilde isteklerde bulunmuşlar onları incelerseniz faydası olur.

hem web sitesi hem mobil uygulama mı yapacaksınız? sadece gösterim içinse çok basit bi uygulama içinde webview kullanarak sitenizi verebilirsiniz. hatta pwa siteler doğrudan uygulama gibi davranıyor o bile olur.

ama netleştirilmesi gereken şeyler var.

mesela x sitesine erişti, oradan datayı aldı anında senin sitende mi gösterdi. yani sen kendi sitene bağlanınca siten de hedef siteye bağlanıp getirdi mi? yoksa fi tarihte siteleri gezdin, dataları aldın kaydettin ve onları mı gösteriyorsun.

bu ikisi bambaşka iki işlem.

ilki daha kolay. en azından bi veritabanı sistemine ihtyiaç duymazsınız.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
(15)

Hiç rüşvet verdiniz mi?

ferenc
Ben imza yetkisi olanların muhakkak el altından götürdüklerini düşünüyorum. Hiç rüşvet verdiğiniz oldu mu?
Ben imza yetkisi olanların muhakkak el altından götürdüklerini düşünüyorum. Hiç rüşvet verdiğiniz oldu mu?
0
ferenc
(29.09.24)
Annem babam ev yaptırırken belediyeden yapıyı kontrole gelenler açık açık rüşvet istiyordu, veriyorsun. bazen canları sıkılıyor, biz acıktık bile dedikleri oluyor yav köftecide bi tabak köfteye kadar düşmezsin, ben utanırdım bunu istemeye

Ben inşaatımı her şeye kanuna uygun yaptım kimseye rüşvet vermem desen bile o imzaları alamazsın illa birşeyler veriyorsun
0
grimavi
(29.09.24)
rüsvet vermek de almak da suctur.
0
robert bosch
(29.09.24)
Babam kalp ameliyatı olacağı zaman ameliyatı yapacak olan doktor açıktan para istemişti, ameliyat da baya riskli bir operasyondu, biz de vermiştik, o zamanlar bıçak parası denilen bir olay vardı hala var mı bilmiyorum, rüşvet sayılırsa böyle bir şey olmuştu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.09.24)
Ya rüşvet değil de bir kez sıfır araba almak için bayii sahibine ekstra para teklif ettim. Kabul etmedi ahdkshs. Rüşvet sayılır mı bilmiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(29.09.24)
Düşünüyorum da hiç olmadı.
0
diyecevaplandı
(29.09.24)
Rüşvet etik olara...Şaka şaka elli kere vermişimdir.
0
yurtsuz john
(29.09.24)
hastaneye yatılı işimiz düştüğünde annem hep hemşirelere rüşvet veya hediye verir. daha bir kere reddedene rastlamadım o yüzden hemşireleri sevmem pek. ben yapamam beceremem istesem de
0
titanyum22
(29.09.24)
Bir kere. Soyle ki; is tamamen yasal olarak yapilmasina ve tum hukuki ve hatta etik normlara uygun olmasina ragmen resmi imza yetkisi olan kisi imza icin para istiyormus. Ve sikayet edebileceginiz tek merci de kendisi :/ (yani seve seve vereceksin ya da işin ilerlemiyor).

Hayatta beceremem, yuzum kizarir, elim titrer bu tarz islerde. "Sen git, vermesen de o bir sekilde alir senden zaten" demislerdi. Harbiden de disari yolcularken bi kilifina uydurup almisti. O kadar utanmistim ki o an onun adina.

Onursuzluk cok kotu bir sey, bu onursuzlugu normallestirip alismak daha da kotu.

Umarim islah olmustur.
0
brkylmz
(29.09.24)
hiç vermedim.
vermem gerekmedi.

inşallah hiç bir öyle bir şeyle de sınanmam.
derler ya, kimse sınanmadığı suçun masumu değildir diye. bazı durumlarda sadece hakettiğin şeyi almak için araya adam sokmak ya da rüşvet vermek gerekibilir (öyle duydum)

bu da ayrı bi ahlaki tartışma; söz gelimi devşet hastanesindeki x doktoru ameliyatımı yapacak ama iş yokuşu sürüyor ya da adliyeye işim düştü ve ilgili memur dosyamı diğerlerinin altına koydu, para vermezsen dosyam hep kenarda kalacak. bu durumda ne yapmalı
0
biseysorcaktim
(29.09.24)
Yıl 2024 yani günümüz babam rahatsızlandı ameliyat olması gerekti 100 bin tl elden aldı doktor rüşvet sayılıyorsa.

İşiniz doktorlara düşmesin valla, ötv muafiyetinden yararlanmak istedik bu süreçte , devlet kanun çıkarmış 118 sayfa özür cetveli yayınlamış sağlık kurulundaki hocalar bariz raporu olan mr da gözüken hastalıkları bile engel oranına yazmıyor ve rapora itiraz edersen başka ildeki bir hastaneye gitmen gerekiyor. Hastalar zerre umurlarında değil sırf egolarıyla hareket ediyorlar, ne bilgilendirme var ne bir şey var, hatta muayene etmeye dahi gelmeyip yüzde sıfır yazıp geçenler vardı.

Tedavi işleri zor zar yürüyor onda da refakatçi takip edecek bazı şeyleri yoksa doktor üstüne düşmüyor.

İç döküş oldu biraz.
0
kararsızataletfilozofu
(29.09.24)
Turkiyede verdigimi hatirlamiyorum ama Balkanlarda araba kullanan ve sinir gecen her birey gibi polis'e rusvet vermek zorunda kaldigim oldu
0
turkuaz
(29.09.24)
devlet ile birebir işin varsa illa bir yerde bir prim ödüyorsun yok ben vermem diyorsan danışmanlık alıyorsun onlar veriyor
0
duyurukullanıcısı
(29.09.24)
para olarak değil ama yedirme içirme tarzında memur gönlü hoş tutma organizasyonu çok yaptım ya da danışmanı olduğum firmada üretilen ürünlerden memura takdim edilmesi durumlarına vesile oldum. kimi memur açık açık ister, kimisi olta atar, yalan yok çay bile içmeyeni de var ancak yiyiciler çok. hatta "geçinmek zor, sen de almalısın" diyen bile oldu.

şahsi olarak hiç rüşvet verdim mi hatırlamıyorum.
0
late viper
(30.09.24)
turkiye'de kendi isinin patronuysan ve devlet memuru ile birebir iliski icinde isen, hakkin olan birseyi bile rusvet vermeden yaptiramazsin.

ozellikle insaat sektorunde inanilmaz rusvet doner..
0
cooperr
(30.09.24)
kendim vermedim ama aracılık ettim diyebilirim. ihale ile kıytırık bir ilçe belediyesine iş yapıyordu eski çalıştığım firma. belediye başkanının kızının gözlüğünü tamir ettirmemiz için bize yollaması, kalem müdürünün özel işi için ankara'ya geldiğinden otel ayarlamak, uçakla geleceklerse transferlerini yaptırmak, ricaları üzerine belediye görevlilerine araç kiralamak, yemeğe götürmek vs vs bir sürü saçma sapan şey.

bir kere de annem devlet hastanesinde ameliyat olmuştu, hasta bakıcılara filan para vermiştim. rüşvet değil bahşiş :))))))))
0
elorelia
(30.09.24)
(15)

Böcek yediniz mi ya da yer misiniz?

kullanicadi
Spoiler alert! Böcük yiyen bir abla var Hassaslar izlemesinKeşfetime düştü gece gece. Tayland'da böcek kızartılan bir tezgahın önünden geçmiştik kokusu bile içimi kaldırmıştı kendime gelememiştim. Başka bir yerde de akrepli lolipoplar görmüştüm. Büyük konuşmaktan imtina ediyorum ama ben yiyemem gibi
Spoiler alert! Böcük yiyen bir abla var Hassaslar izlemesin



Keşfetime düştü gece gece. Tayland'da böcek kızartılan bir tezgahın önünden geçmiştik kokusu bile içimi kaldırmıştı kendime gelememiştim. Başka bir yerde de akrepli lolipoplar görmüştüm. Büyük konuşmaktan imtina ediyorum ama ben yiyemem gibi geliyor yaaa:(

1) merak ettim hiç böyle yurtdışında denk gelip de yiyebilen bir babayiğit var mı duyuruda diye:)
2) insan nüfusunun çok hızlı arttığı ve mevcut kaynakların bu nüfusun yiyecek talebini karşılayamayacağı konusunda haberler çıkıyor sık sık.böcekler için geleceğin besin kaynağı deniliyor. Öyle bir şey sizce de söz konusu mu?

Bu konulardaki düşüncelerinizi merak ettim gece gece evet:)
0
kullanicadi
(27.09.24)
Çocukken karınca yerdim.
Afrika’da sinekten burger yapıyorlar. İnsan adaptasyon konusunda uzman bir yaratık. Ben de o ortamda olsaydım yerdim ama bonfile imkanı varken böcek yemek tadı ve kokusu da iç açıcı değilse, kafaya yatmıyor.
0
gabe h coud
(27.09.24)
yengeç yedim mesela abla akrep yiyor onu da yerim gibi. o tarz şeylerde sıkıntı yok ama çekirge, hamam böceği gibi çok rahatsız edici böcekleri yiyemem. farklı bir forma sokulursa belki olur da direkt kendileri gibi görünürken olmaz. olur derken tabi bir yerlerde satılıyor ve insanlar da yiyorsa tabi ki. genel olarak dünyanın bir yerinde böyle bir yemek varsa demek ki tadı birilerine iyi geliyor şeklinde düşünüyorum o yüzden denemelere açığım.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
San Diego da tanıştığım bir kız ben şok içinde akrepli lolipoooop vaaaar diyince o şaşkınlığımı garipsemişti. Ben de bunları yiyemem ama Meksikalı arkadaşlar çekirge getiriyor onun tadı tuzlu cips gibi sadece onu yiyorum demişti.

Fırınlayıp un haline getiriyolarmış bir de, ben de ancak o formunda yersem yerim gibi. Tabi dediğin gibi çok yaygınlaşıp herkesin yiyor olması lazım Bi kıtlık falan olması lazım
0
🌸kullanicadi
(27.09.24)
Ben vejeteryan olduğumdan şu an tüketmem

Şimdilik gıdaya nispeten kolayca ulaşabiliyorum, diğer yandan yapay et ve susuz tarım teknolojileri de ilerliyor, bundan 20 sene sonra gıdaya ulaşım çok zorlaşır "tek seçeneğimiz" böcekler kalırsa iğrenmem çekinmem yerim

Başkaları yiyebiliyorsa demek ki o kadar kötü değildir alışılır +1
0
grimavi
(27.09.24)
Avrupa'nın göbeğinde çekirgeli muesli bar yedim. Normal muesliden farki yoktu.
O ülkeleri ziyaret etsem videodaki her şeyi yerim.
0
ismo
(27.09.24)
Yemedim ama denemek için dahi olsa yemek istiyorum. Usulünce yapılan, bir kültüre ait olup geçmişi olan bütün yemekleri denemek gbi bir isteğim var. Büyük ihtimal ya sevmem ya da tadını o zihinsel gerginliğe değmeyecek kadar sıradan bulurum heralde. Düşününce ne tadı olacak ki böceğin gibi geliyor.
0
akhenaten
(27.09.24)
deniz böceklerini ayıla bayıla yiyoruz. aynısının kara olanına bu ön yargı neden anlamış değilim.
tabular yıkılmaya başladığında gömerim :)
not:askerliği komando olarak yaptım.
0
adivar
(27.09.24)
yemedim, yiyeceğimi de sanmıyorum. formu değişmiş un haline getirilmiş falan filan olsa bile muhteviyatını biliyorsam ne formda olursa olsun yemem.

ikinci soruya gelirsek de artık kanser hücresinden yapay et yapılıyor. insanda bulunan tümörden üretilse bile -ki hepsi öyle değil- benim açımdan sorun yok onu yiyebilirim. yapay et söz konusuyken böcekleri geleceğin besin kaynağı olarak göremiyorum.
0
Improbable
(27.09.24)
1. Yemedim, yemem.

2. İnsan nüfusu artıyor ise dünyayı yapay kimyasallarla zehirlemeyi bıraksınlar, böcek yemeyi gerekli görmezler o zaman. Ayrıca kimsenin ne yiyeceğini yönetmeye kimsenin hakkı yoktur.
0
muhayyer divan
(27.09.24)
Bir şey yenilebilir ya da başkaları yiyebiliyor ya da yiyor diye biz de yemek zorunda değiliz, Amazon'u yürüyerek geçen tek insan olan ve Amazon ormanlarında yaşayan başka insanların görmediği 15 ayaklı 23 kafalı bazı canlıları yiyerek hayatta kalan Ed Stafford'a da işkembe çorbası denettiklerinde "hayatımda yediğim en iğrenç şey" demişti, demek ki başkasının ayılıp bayıla yediği geçmişinde içinde bok olan bir ürün dünyanın en midesiz insanına iğrenç gelebiliyor, hayat böyle bir şey işte. Ben yemezdim, oranın yerel halkı yiyorsa bir önyargım olmazdı ama yanımda biri denemek isteyip kırkayak kızartması yese "kırkayak kızartması yiyen birinden her şey beklenir" deyip kendisiyle olan ilişkimi gözden geçirirdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
1) Ben yemedim, yemem, yiyene de mani olmam.
2) Olabilir ama ben görecek kadar yaşar mıyım onu bilemedim.
0
peki madem
(27.09.24)
Asla yemem, kıtlık varsa şerefimle ölmeyi dilerim :/
0
yenibirgüzelnick
(27.09.24)
Ben deniz böceği de yiyemiyorum. Ama deniz böceklerinin kıvamıyla (ve kokusuyla) sorunum var.

Çıtır çıtır kızarmış böceği, böcek olduğu gerçeğini atlatabilirsem denerim ve yerim bence. Eşim yedi, hangisini sevmişti, hangisini beğenmemişti hatırlamıyorum ama bazılarını baya severek yediğini hatırlıyorum.
0
kobuzchu kiz
(27.09.24)
merhaba. aç insan onurunu bile yer. anadoluda çin ve rusya kadar kıtlık yaşamadık ama tarihte asya uzun kıtlıklar yaşadı kültürel olarak koyuna, danaya, domuza ulasamadıklarından ne buldularsa yediler. ağaç dalları da yediler, içindeki kurtçuk/larva daha besleyiciydi onunla devam ettiler. rusya bile kedi köpek, onlarıngeç kendi evlatlarını yedi. aç insan her şeyi yer, yakın zamanda bizim çat diye yaşamamız çok zor ama gerçekleşti diyelim kıtlık çıktı, 2 nesilde yeni jenerasyon hemen uyum sağlar hic yadırgamaz. açlık/susuzluk insana her şeyi yaptırır. insan kendi çocuğunu da yer, bitince kendi uzvunu da yer.

izleyince böcek yiyen insalar şaşırtıcı geliyor ama bizim kültürümüzde de masaya kafatası geliyor. gözüyle, diliyle kafatası servis edilen bir ülke için ya bunlar nasıl böcek yiyebiliyor demek garip.

sonuç olarak ben en veganım diyen insan bile ulaşabileceği gıda yoksa hayatta kalmak için ne gerekiyorsa onu yapar, ilk ulasabilecegini tüketir.

dünyada ölüm oruçları da vardı, yamyamlık da.
0
libertine
(27.09.24)
Askerde yedim :d istemeden gitti protein niyetine :d
0
baldan kaymak
(14.01.25)
(2)

Kalp krizi riski ile kardiyolojiye gitmek

oldz
Kalp krizi riski ile muayeneye gidildiğinde hangi tetkiklerde bulunuluyor?
Kalp krizi riski ile muayeneye gidildiğinde hangi tetkiklerde bulunuluyor?
0
oldz
(15.08.24)
Kandan troponin değerine bakılıyor 1 saat arayla 2 veya 3 kez. +1
0
yenibirgüzelnick
(15.08.24)
ekg
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(15.08.24)
(6)

Kedinizin favori sarkisi ne?

lapaz
Hangi sarkida gobek atiyor sapsal?
Hangi sarkida gobek atiyor sapsal?
0
lapaz
(14.08.24)
kedimin en sevdigi sarki sessizlik.
ortam ne kadar sessizse o kadar hosuna gidiyor. simdiye kadar bir sarkiya tepki verdigini hic görmedim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
dere geliyor dere :D
0
Coma
(14.08.24)
Mama kutusu açılış sesi ^^
0
chicha_v2
(14.08.24)
çorbasını içtikten sonra önlüğünü çıkartıp kenara katlayıp koyduktan sonra birrr çok sıkıldım ikiii yerim çok dar şarkısında göbüş atıyor.
0
eja
(14.08.24)
www.youtube.com

bu.
benim favorim de bu.
0
yenibirgüzelnick
(14.08.24)
Kedimle senelerdir Tarkan'ın Şımarık'ında dans etmeyi severiz. Alıyorum kucağıma oynayıp oynatıyorum. Öylece durup tatlı tatlı tadını çıkarıyor, genelde kaçmaya da çalışmıyor.

Bu yaz bu şarkıya Katy Perry'nin Lifetimes'ını da ekledik...
0
silverleaf
(14.08.24)
(8)

Anti depresan kullanmaktan çok korkuyorum

whatdreamsnevercome
son dönem berbat bir süreçten geçyorum. dün psikiyatriste, bugün psikologa gittim. psikiyatr karaciğer sonuçlarıma göre prozac yerine cipralex verdi, yarın kullanmaya başlayacağım.bi 6-7 aydır depresyonda olduğumu söyledi, yıllardan gelen de öfke nöbetlerim var. öfke nöbetlerimi tedavi etmek için gi
son dönem berbat bir süreçten geçyorum. dün psikiyatriste, bugün psikologa gittim.

psikiyatr karaciğer sonuçlarıma göre prozac yerine cipralex verdi, yarın kullanmaya başlayacağım.
bi 6-7 aydır depresyonda olduğumu söyledi, yıllardan gelen de öfke nöbetlerim var. öfke nöbetlerimi tedavi etmek için gittim aslında, bugün psikologa da onun için gittim (psikolog aşırı iyi geldi. hiç böyle düşünmemiştim)


ama çok çekiniyorum kullanmaktan. yan etkilerini kaldırmam falan çok zor olabilir gibi geliyor.
uyku hali yaptığı söyleniyor, böyle bir şey istemiyorum aslında. o yüzden kalbim güm güm atıyor şuan, yarın içtiğimde uyku hali çökecek, kayıtsızlık başlayacak diye. yaşadığımı hissedemicekmişim gibi hissediyorum.

yanlış mı düşünüyorum? ilk etapta sadecec psikoterapi denesem çok mu hata olur? haftada 2 gün psikologa gidiyor olacağım bir süre.

ilacın beni benden alma ihtimali beni aşırı korkutuyor.
0
whatdreamsnevercome
(13.08.24)
bir de bir defa başladım mı bir daha asla kurtulamamaktan çok korkuyorum. asıl en korktuğum kısmı bu ve yaşayacağım duygusuzluk sanırım. cahil gibi de davranmak istemiyorum ama gerçekten çok tedirgin oluyorum.

ilacı yarın bir gün bıraktığımda eskisinden de kötü olmaktan vs. inanılmaz korkuyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(13.08.24)
Sırf bu yüzden alkole daha da bağlanıyorum. Hiç değilse canım isterse, keyfime göre.
Bağımlılık yapan hiçbir şeyi kabul edemem.
0
pavlis
(13.08.24)
Benim de benzer korkularım vardı fakat hiçbiri gerçekleşmedi. Kulağımızda yer edinenlerin neredeyse tamamının dedikodu ve ön yargı olduğunu anladım.

Aynı anda üç farklı hapla başladık bende. Sürekli uyku hiç olmadı, kayıtsızlık veya duygusuzluk zaten yok. İki günde bir bir şeylere hala ağlıyorum. :P İlk birkaç gün baş dönmesi vardı ama o da hemen geçti. Kendi isteğimle 1 yıl sonunda bıraktığım bir hap da oldu, bırakırken de bıraktıktan sonraki süreçte de hiç zorlanmadım ve ciddi bir çöküş yaşamadım.

Hayat kalitenin, hem kendinle hem başkalarıyla geçirdiğin sürenin niteliğinin ne kadar yükseldiğini ve duygularının sadece olumlu anlamda düzenlendiğini görünce keşke daha önce başlasaydım diyeceksin. Benim çalışma düzenimi bile inanılmaz etkiledi, ufak tefek ve gereksiz ama beni yıpratan saçmalıklara önem vermemem gerektiğini fark ettim.

Tavsiye alacaksan sözlükte hapların kendi başlıkları altında yazılanlara bak, onlardan çıkarım yap. Hiç kullanmış olanların eleştiri veya yorumları sadece boş lakırdı ve açıkçası büyük bir kısmının doğruluk payı bile yok.
0
moonie
(13.08.24)
teşekkürler yorumlar için iyi geldi okumak cidden.
0
🌸whatdreamsnevercome
(13.08.24)
Sadece berbat bir süreçten geçtiğini düşünüyorsan antidepresanlarla hiç tanışmamak daha iyi diye düşünüyorum. Uzun süre kullanırsın ve bir de bırakma süreci var. Bundan sonra bir de antidepresan olmadan yaşama süreci var. Belki bu süreçte yeni bir ilaca başlayacaksın. İlaçsız denemeyi düşünebildiğine göre bence diğer alternatifleri denemelisin.
0
hebanon
(13.08.24)
Antidepresan zannettiğin gibi bir şey değil. Hatta işe yaramadı hiç etkisi yokmuş deyip çeşit çeşit değiştirmen bile gerekebilir.
0
yenibirgüzelnick
(14.08.24)
Bazen vücudunuzun gerçekten de biraz serotonine ihtiyacı vardır. Organik insanlarız, robot değiliz. Biraz olsun içinde bulunduğunuz derin suyun üzerine çıkıp nefes alabilme ihtimaliniz varsa kendinize niye bu eziyeti yapıyorsunuz onu anlamadım. Gerçekten de bazen sr değeriniz düşebilir ve bunu biraz olsun desteklemeniz gerekir. Adı antidepresan diye öcüye çıkmış ilaçları bazen belki de geçici bir d vitamini takviyesi gibi düşünmek gerekebilir. düşük dozajlarda yan etkileri çok değil. Vücudu çok alıştırmadan, doktor kontrolünde bırakabilirsiniz de... Kimse sizi zincirlerle bağlamıyor ki ilaca, 3 ay-6 ay kullanıp faydasını görmüş ve bırakmış çok tanıdığım var...
0
silverleaf
(14.08.24)
(25)

Yerde 200 lira bulsanız naparsınız ?

grimavi
Akşam marketten çıktım 50 metre yürüdüm 200 lira buldum markete döndüm parayı bırakayım markete gelen ya da marketten çıkan biri düşürdüyse belki tekrar dönüp sorar, kimse sormazsa uygun birine verirsiniz dedim parayı kabul edemeyiz dediler
Akşam marketten çıktım 50 metre yürüdüm 200 lira buldum markete döndüm parayı bırakayım markete gelen ya da marketten çıkan biri düşürdüyse belki tekrar dönüp sorar, kimse sormazsa uygun birine verirsiniz dedim parayı kabul edemeyiz dediler
0
grimavi
(29.07.24)
İyi etmişler. Belki marketten çıkan birinden düşmemişti, belki tamamen alakasız bir yerden gelmişti.

Almasaydın iyiydi.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Hiç dokunmam.
0
yenibirgüzelnick
(29.07.24)
Muhtemelen almam, biri görürse diye çekinirim.
Alırsam da döner markete kedi maması alır mahallenin kedilerine ziyafet çekerim.
0
pianeta
(29.07.24)
Aç olanı doyururum.
0
numlock
(29.07.24)
Dokunmam.
Anca cüzdan falansa bakarım içinde bilgi var mı diye o kadar.
0
mutekebbir
(29.07.24)
kaybeden yürüdüğü güzergahı kontrol etmek için geri dönüp arayabilir diye düşünerek almam. isterse 200 dolar olsun.
0
tabudeviren
(29.07.24)
almam da aramak maksadıyla geri dönecek kişi için görünür bir yere koyarım
0
Hallegadola
(29.07.24)
Dokunmam
0
gabe h coud
(29.07.24)
cuzdan bulursam icinde cok daha fazlasi da olsa dokunmam sahibine ulasmaya calisirim, en kotu karakola birakirim.

basibos para bulursam cebime atar devam ederim..
0
cooperr
(29.07.24)
20 liradan az para bulursam hemen cebime atarım.
50 lira ve fazlası para bulursam alırım, ihtiyacı olduğu belli olan (dilenci olmayan) birine veririm.
0
michael_knight
(29.07.24)
Markette sorardım sahibi yoksa cebe atardım. Salaklığın lüzümü yok
0
respect
(29.07.24)
herkes dokunmam demiş kgjhgjhkgh direkt alırım ne alaka
0
veritaslibertas
(29.07.24)
alırım ve kendime bir şey ısmarlarım.
0
elorelia
(29.07.24)
Asla dokunmam.
0
rock n roll
(29.07.24)
Eskiden olsa ihtiyacı olduğunu düşündüğüm birine verirdim. Şimdiki aklımla oralı bile olmam. Üzerime vazife olmayan işleri dert etmemeye karar verdim. Cebime mi atayım, birine mi vereyim, sahibine mi arayayım? Bana ne "amk"!
0
auroraaurora
(29.07.24)
geçenlerde marketin önünde gördüm, markete gidip verdim arayan olursa diye. kabul edemeyiz dediler onlar da. bende bir gün bekleyin alan olmaz ise kedi maması alıp dağıtın dedim o zaman kabul ettiler.
0
delidir yakalayin
(29.07.24)
Geçen sene 50 lira mı 100 lira mı ne bulmuştum attım cebe öğrenci kardeşime o tutarı havale yaptım anında.

Bulduğum yerde ne insan vardı ne dükkan. Biri düşürmüş işte bi şekilde.
0
chicha_v2
(29.07.24)
alir cebe atar yoluma devam ederim. ne yapacagima sonra karar veririm.
0
bay b
(29.07.24)
ben almıyorum gördüğümde.
0
enteg
(29.07.24)
ben yerde görünce alıyorum çantamın ayrı bir yerine koyup yaşlı bir dilenci görünce ona veriyorum.
ben almasam başkası alacak diye düşünüyorum bari ihtiyacı olan biri sevinsin.
geçende 100 lira bulmuştum alıp çöplerden kağıt toplayan yaşlı bir amcaya zorla verdim almak istemedi birkaç defa ısrar edince sevindi aldı.
0
devilone
(29.07.24)
ben losev kutusu varsa ona atiyorum ya da mehmetcik vakfina falan.
0
spherical
(29.07.24)
Mahallede kağıt toplayıcılığı yaparak geçinen adama verdim
0
🌸grimavi
(29.07.24)
alır cebe atarım. ancak çok merkezi bir yerde çanta dolusu para bulursan düşünürüm, belki onu polise veririm. yoksa atar cebe devam ederim.
0
my fault
(29.07.24)
200 lirayda cebe atarım. Yüklü bir meblağ ise ellemem. Bkz. No country for old men
0
mirty
(29.07.24)
alırım.

kedilere, köepklere yaş mama alırım o parayla ama.
0
janderzel zartanyan
(29.07.24)
(4)

Uzun ilişlide tartışma/kavga ve ödünleşme

crinix
Uzun ilişkideki çiftlerde aşağıdaki örüntüler nasıl?Ne sıklıkla kavga ediyorsunuz? Tartışmayı/kavgayı çıkaran taraf çoğunlukla aynı taraf mı oluyor? Nasıl barışıyorsunuz, kim ödün veriyor?Yıllar geçse de bu örüntü aynı kalıyor mu?
Uzun ilişkideki çiftlerde aşağıdaki örüntüler nasıl?

Ne sıklıkla kavga ediyorsunuz? Tartışmayı/kavgayı çıkaran taraf çoğunlukla aynı taraf mı oluyor? Nasıl barışıyorsunuz, kim ödün veriyor?

Yıllar geçse de bu örüntü aynı kalıyor mu?
0
crinix
(12.07.24)
Kavga sıklığı iki üç ayda bir. Genelde kavgayı ben çıkarıyorum. Kocamın bir hareketine sözüne sinirlenirim. O barışmaya gelir, ben de uzatmam barışırım. Kimse ödün vermez kendisinden.

Tersi bir senaryo henüz olmadı. Çünkü eşimi kıracak üzecek istemeyeceği bir şey zaten yapmıyorum karakter olarak da kendimi zorlamama gerek bile kalmıyor zaten uysalım.
0
yenibirgüzelnick
(12.07.24)
10 yıllık ilişki 7 yıllık evli.
Hanima sordum aklimiza bile gelmedi örnek. O yüzden etmiyoruz diyebiliriz.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
5. Yıl - Genelde yoğun çalışılan dönemlerde birlikte bir şey yapacak vakit bulamamak sebepli tartışıyoruz senede bir iki. O benden daha yoğun çalışıyor. Ben çıkarıyorum tartışmayı. Ama biriyle daha az çalış diye tartıştığınızda "yok illa çalışağım" diye ısrar etme şansı düşük tabi :D genelde o da fark ediyor çok izole kaldığını, tatlıya bağlanıyor.

İlişkinin başlarında, ilk senede diyelim; "acaba hisler karşılıklı değil mi" tedirginliğiyle oluşan ilgi beklentileri yüzünden tartışma çıkardı ilişki ilerlemeye devam ederken. Bunlar bir iki ayda bir olurdu. Taviz vermek gerekmiyordu sadece diğer tarafın olayı idrak edip yeşil ışık yakması gerekiyordu. İki taraf da çıkarıyordu bu tartışmaları.

Ama öyle ilişkinin temelleri üzerine bir tartışmamız olmadı hiç. Ne bileyim ipler koptu kopacak bir duruma gelinmedi.
0
akhenaten
(12.07.24)
Ru mu izledin sen? :)

örüntü basta nasil baslarsa öyle gidiyor benim gözlemim.
0
robert bosch
(13.07.24)
(25)

Son Zamanlarda Katıla Katıla Neye Güldünüz?

rock n roll
Birisi bayramda iskeleden kalabalık sebebiyle çıkamayıp Adalar'a gitmek zorunda kalmış. Röportajda" şu an ben mecburen Adalar'a gonderiliyorum" diyor. Aslında tam Gibi dizisi konseptli :))Sizin?
Birisi bayramda iskeleden kalabalık sebebiyle çıkamayıp Adalar'a gitmek zorunda kalmış. Röportajda" şu an ben mecburen Adalar'a gonderiliyorum" diyor. Aslında tam Gibi dizisi konseptli :))

Sizin?
0
rock n roll
(07.07.24)
Az önce :)
x.com
0
spacevan
(07.07.24)
Bugün arkadaşlarla ormanda yürürken. Yol boyu güldük.
0
gabe h coud
(07.07.24)
@gabe h coud; neye güldünüz? Sorum bu çünkü :)
0
🌸rock n roll
(07.07.24)
Dünya Güzellerim Tatilde'de şınav çeken adamın sırtına Bülent Ersoy oturdu. Gözümün önünden gitmiyor.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Bir de Banu Alkan'q otelde temizlik görevi verdiler, bin lira verip enerji temizleyici taş aldı. Bülent Ersoy otelin müdürü, Banu Alkan'ın dolu dizgin zorbaladi. Kadın saatlerce ağladı. "Taşı napayım, kova almadın mi, kovaa?" diye bağırıyordu.

Bir de inanılmaz +18 kuaför muhabbeti ceviriyorlar. Banu Alkan "Ben iki tane lady school bitirdim, çok iyi balık yaparım." dedi, Safiye Soyman "Kalkan balığı mı?" diyor.

Uzun zamandır bu kadar kafa boşaltan bir şey izlememiştim.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Bir çok şeye güldük ama bir tanesi mesela: Arkadaşım eşi ve çocuğuyla bir başka arkadaş grubuyla tatile gitmiş. O arkadaş grubunda da çocuklar varmış. Biri sahilde denizin başlangıcında “anne bokum var” demiş ve saniyesinde şortundan iki parça düşmüş. Bir adım atmış bir kaç parça daha. Bütün gün o boklar denizde dalgayla gidip gidip gelmiş.

Sonra konuşan herkes bir şekilde konuyu boka getirdi, boklu bir hikaye anlattı. Hepimiz biraz story topper’ız, o yüzden. Böyle herkes bok bok bok anlatırken, bir kız arkadaş daha daldı ve benim de şöyle bir anım var dedi. Tamam Ezgi dedim, seninki son boklu hikaye olsun, başka boktan bahsedecek varsa haftaya yine yürüyüş yapacağız, ona saklarsınız, dedim.

Gül gül öldük.
0
gabe h coud
(08.07.24)
@gabe h coud; diğer güldüklerinizden bahset istersen bu hikayeden mimik oynamadı ya :))
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
Gecen baska sehirde oturan bir akrabam geldi, evden berbere diye cikti 2-3 saat sonra dondu. Sabah erkenden acilisa ilk musteri olurum, isimi hemen hallederim diye gitmisti:) Bu gittiginde daha dukkan acilmamis, kapida kendi gibi 2 kisi daha dukkanin acilisini bekliyormus. Bekleyenlerden biri 50-55 yaslarinda adammis, bizimki kafaya bu 55-60 yaslarindaki o adamdan sonrayim diye kodluyor. Gomuluyor, gazeteye telefona. O sirada baska musteriler de geliyor haliyle. Berber seni alayim abi falan diyormus bizimkine arada. Bizimki: "yok yok benden once gelen vardi, sen onlari al once, hak gecmesin falan diyormus, oturuyormus haybeye. O 50-55 yasindaki adam tras olsun sonra ben varim diye kodlamis ya kafaya:) Neyse telefondan, gazeteden kaldirip kafayi etrafi suzmeye basliyor bizimki, megerse o 50-55 yaslarindaki musteri sandigi adam berber ciragiymis, ayak isleri, temizlik, cay kahve hazirliyormus, getir gotur yapiyormus dukkanda:) Bizimki haybeye oturuyor, sirasini veriyor elaleme berberde yani:)
0
tantamount_to_equivalent
(08.07.24)
Boktan bir muhabbetti ama güldük ne yalan söyleyeyim.

Ezgi’nin de kuzeninin küçük bir çocuğu var. Hiç laf dinlemiyor, ne dersen tersini yapıyor. Midpoint’e gitmişler. Kakanı klozete yap demiş annesi. Çocuk bütün tuvaleti, duvarları, karoları, her yeri bok yapmış :)
0
gabe h coud
(08.07.24)
@gabe h coud; neyse artık bir dahaki arkadaş buluşmanızda belki daha komik konular olur :(
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
Fransız bir komedyen var;
David castello-lopes.

Suisse? diye bir serisi var, Çok güldürüyor beni.
0
logisticsmanager
(08.07.24)
Anlatıp @gabe gibi olmaktan çoq korkuorm ama kendi esprime güldüm...
0
abuzer
(08.07.24)
www.reddit.com
biraz eski ama arada denk geliyor, aynı coşkuyla gülüyorum
0
engelbert humperdinck
(08.07.24)
Bim'dr yaşlı bir amca denk geldi. Okuması yokmuş karpuzun fiyatını sordu. 11 dedim çokmuş dedi, devam ettik. Kasada arkamızda denk geldi. 5 litrelik Domestos almış, koydu banta, kutuyu inceliyordu. Bizim alışveriş bitince sordu kasiyere bu domates suyu mu diye :)
Kasiyer de yok amca domestos bu dedi. Neey dedi amca. Çamaşır suyu amca diyince hee dedi. Aldı mı sonra bilmiyorum. Komikti adam.
0
hasmetizm 2046
(08.07.24)
@hasmetizm :((((((( sende hiç mi vijdan yok :((((( buna nasıl güldün agliom şuan
0
abuzer
(08.07.24)
@abuzer; duyurumu silmeyeceğim. @gabe belki bize gerçekten komik şeyler anlatır, insanlara şans vermek lazım. Bir daha arkadaşlarıyla buluştuğunda daha komik şeyler çıkacak ben inanıyorum :))
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
Bir arkadaşım 2 hafta önce Bodrum'a tatile gitmişti.
Gitmişken de yıllardır görmediği üvey teyzesini görmek için aramış, teyzesi de ben otele gelirim demiş. Kapıya çıkıp beklemeye başlamış, beklerken de bir yandan teyzesiyle telefonda. Yolda telefonla konuşan başka bir kadın otele doğru gelince teyzesi sanıp sarılıyor öpüyor hoşgeldin vs sonra teyzesi olmadığı anlaşılıyor ama eşi de hiç durup dinlemeden o da sarılıp öpüyor kadını.
Bizim arkadaş o gün beyaz gömlek ve siyah şort etek giyiyormuş kadın da bunu otel çalışanı sandığı için karşılama yapıyorlar sanmış afsgsjgsj.
Asıl teyze ise otelin arka kapısındaymış.

Bu kıyafetten ötürü otelde çalışan sanılıp kendisinden çay istendiği için gülmem ikiye katlandı.
0
Kediyi üzdün
(08.07.24)
Şu sıralar en çok güldüğümüz şey Ege şiveli teyze taklidi yapmam :/
Kocam bayılıyor bu şive taklidime ve her seferinde kahkahalarla gülüyor. O gülünce ben de gülüyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.07.24)
mizore
(08.07.24)
Uzun zamandır bırakın katıla katıla gülmeyi normal bir şekilde dahi gülmediğimi farkettim. Soruyu görmesem iyiydi görünce moralim bozuldu:)
0
bhhs
(08.07.24)
@bhhs; ben de aslında gülemiyorum. Eskiden daha çok gülerdim. Ama artık biraz kendimi gülmeye zorluyorum. Çünkü gülmek zorunda hissediyorum hasta olmamak için. Moral bozucu çok şey var, umutsuzluk var çok fazla. Öyle işte...
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
Instagram, Twitter gibi yerlerde komplo teorisi paylaşımları altına gelen efsane yorumlara gülüyorum en çok
0
yazdonumu
(09.07.24)
0
Mirket
(09.07.24)
benim boklu hikayeme mimik oynatmayan varsa sorun belki de mimiklerdedir.

botoksu azaltalım.
0
gabe h coud
(09.07.24)
Ben hiç botoks yaptırmadım, yaptırmayı da düşünmüyorum. Kendimle barışığım ve en önemlisi de vegan olduğum için yaptırmıyorum. Benim küs olduğum tek kişi nickini vermek istemediğim o şahıstır. Bir ara zahmet olmazsa beni eklediği mallar listesinden çıkarırsa belki onun bu adımının karşılığını verebilirim.
0
🌸rock n roll
(09.07.24)
(17)

30lu yaşların 20lerden daha zor geçmesi. Böyle olan var mı?

pembediken
20 lerde sorumluluk daha az olabilir yinede sanki 30 larin daha rahat olması gerekmez mi? Sanki üzerimde sık sık karabulutlar dolanıyor. Şansım her konuda kapalı/düşük. Bekar/ çocuksuz birey olarak olarak hem de. Yeni birşeylere başlamakta tereddüt ediyorum. Sizin 30 lu yaşlar nasıl geçiyor/geçti?
20 lerde sorumluluk daha az olabilir yinede sanki 30 larin daha rahat olması gerekmez mi? Sanki üzerimde sık sık karabulutlar dolanıyor. Şansım her konuda kapalı/düşük. Bekar/ çocuksuz birey olarak olarak hem de. Yeni birşeylere başlamakta tereddüt ediyorum. Sizin 30 lu yaşlar nasıl geçiyor/geçti?
0
pembediken
(25.06.24)
20 ler lesti, 30 lar efsane.

Azicik ekleme yapmak istedim, sorumluluk olarak 30 yasindayken daha fazla sorumlulugum var ama 20 li yaslar o sorumluluk sahibi olma durumunu elde etmekle gectigi icin hep bi mucadele, hep bi zorluktu benim icin. O yuzden 30 lar cok guzel.
0
Feriyaanim
(25.06.24)
Ben daha bir şey anlamadim sürekli bir mücadele hali.

40 olunca da muhtemelen böyle olur, değişim umudum yok.
0
pavlis
(25.06.24)
Yirmilerdeki sorumlulukları zorlanmadan yerine getirip otuzlardakilerde takılmış olabilirsiniz. Evlenmek,. çocuk yapmak gibi şeyler mesela, laf arasında söylemişsiniz. Ya da kariyerin oturması, yükselme. Bunları yapmak zorunda hissedip yapmamanin ya da yapamamanin huzursuzluğu olabilir. Kırklara doğru geçiyor o trip de.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
Bir sonraki sınavın konularını vereyim:p 35-36 dan sonra muazzam bir anlam arayışı başlıyor. İnsanın görüşü dışarıdan içeriye yöneliyor. Biraz ergenlikte yaşanan kafa karışıklığına benziyor ama hayatınız boyunca yaşadığınız her şeyi kafanızda bir yere oturtup bir çerçeveye oturtmaya çalışıyorsunuz. Hiçbir şey bilmiyorum şoku yaşanıyor, her şeyi yeniden öğreniyor gibi hissediyorsunuz. Bu krizi atlatmak için de bol bol araştırmak,. öğrenmek, dinlemek, sakin kalmak, daha fazla kapsayıcı olmak falan gerekiyor. Diğerlerinden daha doyurucu bir mücadele ama, daha keyifli.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
20 lerin gözünü seveyim içerden bildiriyorum gelmeyin 30 lara
0
spacevan
(26.06.24)
Hayatın en güzel dönemi 30-40 arası bence.

Aileden zenginseniz o ayrı tabii.
0
pispinti
(26.06.24)
30lar bazı açılardan 20lere kıyasla daha iyi olmakla beraber bazı açılardan çok daha kötü geçiyor bende şu ana kadar.
Hayata dair beklentiler netleştikçe, kaygılar da aynı şekilde netleşiyor. Yaşın ilerlemesinden ötürü de hedeflere daha yoğun odaklanma, haliyle kaygıların streslerin de zihnimdeki yerini büyütüyor. Böyle boktan olaylar.
0
cay koy geliyorum
(26.06.24)
30lar çok daha iyi.

Ayrıca bekar olmak zaten ekstra yük o sebeple evli olmamak da etkiliyor olabilir. Evli insanlar hem sorumlulukları paylaşıyor hem birbirine destek oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(26.06.24)
30lar daha güzel bence

ben 40ların da güzel olacağını düşünüyorum.

20ler iş güç okul eş bulma denklemi etrafında dönüyor. 30una geldiğinde bunları hallettiysen çok daha rahat geçiyor
0
Hallegadola
(26.06.24)
30'larda kariyerde ilerleme baskısını çok hissediyorum. Aileden tamamen koptuğum ve kendi evime çıktığım için sorumluluklarım ağırlaştı. Tek başıma evi ayakta tutma hissiyatı yaşıyorum. 20'lerde daha gözü pek biriydim sanırım. İnsanın kaybedecek şeyi arttıkça hayatı bir anlamda zorlaşıyor.
0
silverleaf
(26.06.24)
Geleceğe dair umutlarım gitgide azalıyor, herhangi bir şey için çabalamak istemiyorum çünkü anlamsız geliyor. Ama bu 30lar ile mi yoksa ülkenin gidişatı ile mi alakalı bilemiyorum.
0
peki madem
(26.06.24)
40'ıma beş ay var. 20'lerim köle gibi geçti. İnanılmaz çalıştım ama fiziksel olarak dayanıklıydım. Kariyerimde yükseldikçe stres de eklendi. Son işimde hem 20'lerimdekinden fazla çalıştım, hem de dayanılmaz bir stres ve sorumluluk vardı. Uykusuzluk, insomnia baş gösterdi. Son 9 aydır yeni bir işteyim ve harika bir iş, daha iyisi olamaz. Fiziksel olarak en güçlü, en hızlı olduğum yaştayım.
0
gabe h coud
(26.06.24)
@peki ülkenin gidişatı özellikle ekonomik durumlar çoğumuzu olumsuz etkiledi. Insanın amacı olmayınca anlamsız geliyor.
0
🌸pembediken
(26.06.24)
20ler zordu ya, çok fazla duygu karşaması vardı.
zorluklar, ümitsizlik vardı ama ümit de vardı.

30lara gelince daha sıradan, daha tekdüze olmaya başladım. zorluklar bazı konularda azaldı, ama ümit de azaldı.
okuduğum kitap sayısı yılda bire düştü son zamanlarda, bu gidişle iki yıld bir olacak.
dinlediğim müzikler değişti, güldüğüm espriler değişti. artık "osuruklu komedilere gülen adam" oldum.
artık edebiyat, felsefe gibi şeylere ilgim azaldı. daha para ve kariyer odaklı oldum.

yeni bir şeylere başlamak rahatsız ediyor. "dur bakalım pantolonları hiç kaldırmayalım, böyle gidelim" diye iç geçiriyorum her yeni konuda, çoğu kez haksız da çıkmıyorum. herkes yakaladığını...

küfürlü ya da kaba konuşur oldum, ama bakıyorum olan bitene, az bile diyorum.

velhasıl, tüm bunlarda ülkedeki değişimlerin etkili olduğunu düşünüyorum.
hatta şimdiki 20li yaştakiler ile bizim 20li yaşlarımız kıyaslansa, biz onlardan iyi durumdayızdır bence.

demek ki sorun tümden bizde ya da yaşta değil, değişsen düzende.

30ların zor olmasındaki bir diğer şey de, insanlar evleniyor, düzen kuruyor, kimisi yurtdışına gidiyor, çocukları oluyor. bekar biri için bunlar korkutucu olabiliyor ya da farkında olmadan bile özlem oluşturabiliyor. 20lerde böyle şeyler hayatımızın başat gündemi değildi.
0
biseysorcaktim
(26.06.24)
Daha zor/kolay geçmesi yaş grubuyla değil hayat şartlarınla alakalı. Maddi durumun makul seviyedeyse, eşin dostun iyiyse, sağlığın yerindeyse, sosyal bir hayatın varsa iki yaş grubu da birbirinden güzel geçer.

30 yaş grubu evliliklerin daha fazla olduğu grup. Başarılı-uyumlu bir evlilik yaparsan 2+2 = 5 oluyor. Evliliğin sıkıntılıysa, boşanma vb. süreçlere giriyorsan 2+2 = -1 bile olabilir. Ben böyle tanımlıyorum.
0
Lethe
(26.06.24)
20'li yaşları ciddiye almıyorum. Hayat konusunda çok tecrübesiz olduğun yaşlar. 30'lu yaşlar hiçbir şey için geç olmayan yaşlar bana göre. Yapmak istediğin, hayal ettiğin şeyleri dene. 40'lı yaşlar zirve. Birkaç gün önce 40 oldum. 30'lu yaşlarımın ortaları ve sonlarına doğru inanılmaz bir şekilde iyi hissettim kendimi. Hayata bakış olsun, düşünceler, aldığım kararlar olsun, fiziksel görünüm olsun. Bundan sonra da şahane olarak devam edeceğimi biliyorum.
0
rock n roll
(26.06.24)
20'lerimde kendi içimde verdiğim mücadelenin 30'larımda zevkini yaşıyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.06.24)
(18)

38 yaşında doktoraya başlamak ?

kuul
selam,önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli. an
selam,

önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli.

ancak bir yanım kalk gidelim derken öbür yanım bok yeme otur diyor. yaşım 38 oldu. son 6-7 senede enerjimi saçma sapan şekillerde harcayıp bitirdikten sonra artık okul okumaktan kusma derecesine geldim. her gün yol çilesi ayrı, iş yoğunluğu ayrı olarak beni sömürüyor.

diğer yandan eğer bu başvuruyu yapmaktan vazgeçersem altın tepside önüme gelen fırsatı sırf motivasyonum yetersiz diye geri çevirmiş olacağım için kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor.

sizce ne yapılır ?

bu tecrübeyi yaşamış/yaşayan arkadaşlar görüp bir şeyler karalasa ne güzel olurdu...
NOT: tikler gecikse bile gelecektir.
0
kuul
(21.06.24)
benim babam da 38de başlayıp 44te bitirdi, 3 çocuklu haliyle hem de. normalde farklı bir mesleği vardı, akademisyen oldu. bu sene de profesör oldu.
tabi ki zor olmuştur ama isteyen insan için neden zor olsun.
0
yenibirgüzelnick
(21.06.24)
Türkiye veya amerikan sisteminde hocayla çalışmak diye birşey yok. 2 sene ders alıp sonra 2 sene tez sürecin olacak. Ne üzerine çalışacağınız henüz belli değil, resmi olarak senin danışmanın olmayacak. Öncelikle bunu bil.

Bir diğer konu da doktoranın senin için anlamı ne olacak bunu sorgula derim. En az 3-4 yayın yapmadan boş cv ile bitirilen doktora tamamen zaman kaybı olur. Ders aşaması olan doktoralarda yayın yapmak zordur veya imkansızdır. Kullanıldığını hissediyorsan bırak.

Hocayla çalışma olayı iki şekilde olur: birincisinde hocanın ayak işlerini yaparsın ama seni hiçbir projeye dahil etmez, yayın yaptırmaz. Diğer türlüsünde seni yetiştirmek için çaba gösterir. Bu ayrımı bil derim.
0
ferenc
(21.06.24)
Neden doktora yapmak istediğin kısmı eksik ya da yeterince ifade edilmemiş. Cevapta önemli olan o olacaktı bence.
0
prole
(21.06.24)
prole +1. Bir de sartlarina bagli. Aileden zenginsen ve para kazanma baskisi yoksa istersen 50 yasina kadar doktora yap, postdoc yap vs. Ote yandan ne kadar "altin tepside sunulan firsat" olup olmadigi da su an nasil bir meslegin ve kariyerin olduguna gore de degisir.
0
hot potato
(21.06.24)
Yapın tabi, neden moralinizi bozuyorsunuz?

Tek önemli husus vaktiniz var mı? Çünkü doktorayı bitirmek siz öylesine de yapacak olsanız ciddi bir iş, doktora tezi hiç neden olmasa bile kendi başına çok vakit alan bir süreç. Ayrıca 4 sene belki daha uzun süre hayatınızda olacak ve her zaman bu ilk hevesi taşımayacaksınız. Biraz yıpratıcılık payı olacak elbette.

Neticede profesyonel anlamda verdiğiniz emeğin karşılığını alamayacaksınız. Doktora akademik düzeyde işe yarayan bir şey. Özel sektörde doktoranız var diye hayatınızda büyük bir fark olmayacak. Emin değilim ama memuriyette belki birkaç şeyi etkiliyordur, zaten memursanız bunları biliyorsunuzdur. Ancak kendinize güveniniz artar, alanınızda gelişirsiniz. Hoşunuza gidecek bir şey yapmış olursunuz. Neden olmasın vaktiniz varsa?

Baktınız olmuyor, bitirmezsiniz. Ne yapacaklar bitirmediniz diye puh tüh diyecek hali yok kimsenin. Biterse de ne ala.
0
akhenaten
(21.06.24)
@yenibirgüzelnick, @ferenc teşekkür ederim.

@prole, evet doğru en önemli nokta sonuçta. şöyle açayım: ben şu an kamuda herhangi bir lise mezunun bile rahatça yapabileceği, eğitimim veya yeteneklerimle alakası olmayan bir işteyim. zaten kamunun kahir ekseriyeti böyle desek yalancı çıkmayız. peki neden oradayım ? orası uzun hikaye hiç bahsini açmayayım. işte bu kısır döngüyü kendimce kırmak için ilk olarak şahsi çabalarımla, sonrasında yüksek lisans yaparak VERİ BİLİMİ-GÖRÜNTÜ İŞLEME alanında bir noktaya kadar geldim. işte şimdi bunun doktora fırsatı önümde. eğer bitirirsem hem çalışmak istediğim alan, hem alanın gelişimi baş döndürücü ve bunun bir parçası olma ihtimali, hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali vb sebeplerden başlamak istiyorum. çünkü şu an bulunduğum konumda kalmam geçmişime, eğitimime ve birikimime -bence- ihanet gibi bir şey. ama işte diğer yanda da ucunun nereye gideceği ve benden neleri ne kadar zaman boyunca götüreceği belli olmayan bir süreç var. elbette mantık devam etmemi söylüyor ama fiziksel ve mental olarak bunu gerçekten kaldırabilir miyim ? mevzu sadece alanı sevmek ve orada çalışmak istemek mi, yoksa başka teşvik edicilere ihtiyaç var mı bunu kestirmeye çalışıyorum. misal araştırma görevlisi olarak başlama şansım olsa bu soruyu hiç sormazdım bile. ancak hem çalışıp hem bunu yürütmek söz konusu olunca benzer yollardan geçen/geçmiş insanların fikrini de mümkün olduğunca bilmek isterim.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Yaş 38, hala okumak.. ve ömür bitiyor.
Üniversite okumayı çok bir şeymiş gibi gösterdiler yıllardır ve ortalık üni mezunu kaynıyor.
Meslek lisesi mezunlarının geliri de daha yüksek.
Diploma almak, kariyer, ünvanlar bu kadar uzun zamana yayılmamalı.

Yıllar yılı kesinlikle yanlış uygulanan şu var ki ilkokuldan üniversiteye bu kadar uzun bir zaman aralığı sadece okumaktan ibaret olmamalı. Bu zaman aralığı, insanın en önemli zamanlardır ve yeteneklerinin de ortaya çıkacağı bir dönem olmalıdır. Çocukluktan itibaren bir çoğumuz gerçekten yeteneklerimizi bilmeden, tanımadan büyüdük veya büyütüldük.

Gelen fırsatı geri çevirmeniz çevrenizdekilerin bu konuda neler yaptıklarıyla o konuma verdikleri değer ile ilgili. İleride kendinizi suçlayacaksanız sürece devam edin. ama dediğim gibi bir ömrün sonuna da bu kadar yakın olmamalı bu eğitim dedikleri .
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Okumaktan kusma derecesine gelmiş, aşırı yorulmuş bir insan olarak bence okumamalısın, çünkü bir an gelip emeklerini ve verdiğin vakti ve hatta harcadığın parayı yok sayacak bir hamle yapman mümkün, hatta buna mecbur kalman bile mümkün.

37 yaşındaydım, okuldan mezun olalı 14, memuriyete başlayalı 11 yıl olmuştu, sadece aklıma esti diye yüksek lisansa başvurdum, yeni mezunlar varken beni birinci seçtiler vs. Sonuç, bazı sebepleri kaldıramadığım ve ders çalışma kaslarımı yeniden çalıştıramadığım için devamsızlık marifetiyle okulu bıraktım. Çok da sağlam bir akademisyen kafamın olduğunu söyleyip duran hocalarım beni kaybetmekle epey üzüldüler ama ben kaldıramadım. Sebeplerim çok ağır sebepler değil ama ben yapabilecek halde değildim. Bunu bile bile girdiğim okuldan devamsızlıkla atıldım.

Senin de bu şekilde bir tepkiyle doktora hayatını kendin yıkma ihtimalin var, ki bahsettiğin yorgunluk da bunu gösteriyor bence.

Bu kadar yorulmayacak olsan, bu kadar tükenmemiş olsan derim ki yap doktoranı, hayatına anlam gelir. Ama şu halde öyle diyemiyorum.
0
muhayyer divan
(21.06.24)
yap yap
0
duyurukullanıcısı
(21.06.24)
disiplinli çalışabilen, işleri ertelemeyen, araştırma yapmaktan heyecan duyan biriyseniz doktora size çok şey katabilir. mesleğiniz, işiniz, yaşamınız, kaderiniz değişebilir. güzel olur yani. ama düzenli çalışmazsanız duyacağınız kaygı ve vicdan azabı yaşamınızı kötü etkileyebilir. Ne yaşadıklarınızdan zevk alırsınız ne de doktorada ilerlersiniz. Bence başlayın, kendinizi tamamen adamaya da gerek yok, sadece disiplinli bir şekilde çalışarak yapın.
0
santimantal
(21.06.24)
Doktoradan beklentin çok yanlış. Doktoranın amacı araştırmacı olmaktır. Sadece yayın yapmaktır. Yapamıyorsan veya yapmak istemiyorsan doktora yapmak doğru değil.

Doktorada bilgi edinme yok, bilgi üretme var.

Diyelim ki doktorayı tamamladın ama araştırma olanağın yok. Bu durumda kendini gol atamayan futbolcu gibi düşüneceksin. Hasta tedavi edemeyen doktor gibi veya. İşlevsizsin ve bu nedenle silinip gideceksin.
0
ferenc
(21.06.24)
+ akademiden kovalanmayacaksa zaten bence doktoraya baslama yasi 40 civari olmali o yuzden bence yas problemin yok.

+ hakkiyla yapilan bir doktorayi zaten 5 seneden once bitirmek cok zor, senin part time yapacagini dusunursek tahminim 6-7 sene surecektir. Okul okumaktan kusma noktasinda olan birisinin bu sureci atlatmasi zor.

+ hocayla calismak yok denmis ama ben supervisor olmadan doktora yapan gormedim, hocayla calismadan nasil yuksek yapiliyor anlamis degilim.

+ eger tezini savunmadan once 2-3 tane tier 1 yayin yap(a)mamissan bence senin doktora yok hukmundedir, vakit kaybidir. Bunu da eklemek lazim.

+ maddi katmadeger kaygin sifira yakin olmali, ne kadar cok okul o kadar cok para devri kapanali cok oldu ama bunu ozellikle ortadogu insani hala anlamiyor. Yani kendini tatmin icin gireceksen gir, baska bir kazancin olmayacakmis gibi dusunmen lazim.
0
cooperr
(21.06.24)
kesinlikle arkana bakmadan dön ve kaç bu fikirden.tr de doktora yapmak saçmalıktan başka birşey değil.
0
ashleybon
(21.06.24)
@ferenc,

Öncelikle cevabınız için teşekkürler. Bir noktayı açayım müsaadenizle: Başvuru öncesi şartlardan biri danışman hocadan alınacak kabul mektubuydu (bu belki zaten hep böyledir bilemiyorum) onun için de tezimi yazdığım, hatta makalesini de yayınlamak üzere olduğum alanla alakalı olarak bir hocayla irtibata geçtim. O da yüksek lisans tezimdeki alanın devamı sayılabilecek sahada doktora çalışması yapabileceğimizi söyledi. Ona istinaden de davet mektubu yolladı zaten.

Ne derece önemli bilmiyorum ama danışman olmak için bana tamam diyen hoca benden yaşça küçük. Ancak co-advisor olarak daha tecrübeli bir hoca da sürecin içinde olacak. Yani en azından sözlü kabul aşamasında konuşulan bu diyeyim.

Projede ayak işçisi olma konusu için zaten fazla yaşlı olduğumu ve bu duruma katlanmayacağımı söyleyebilirim. Sonuçta olmazsa olmaz değil. Gerekirse basar giderim diye kendimce hülyalardayım. Ama pratikte de bunun karşılığı böyle olur mu, bunu zaman gösterecek.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Valla yap yapma diyemem, cok zor konular ama tez yazmak gercekten cok yipratici bir surec, geri donup baktigimda full time ozel sektor calisirken nasil bir guc gelmis de yapmisim diyorum. Bunu soylemek isterim. Ote yandan icine girince yapiliyor, bir sekilde bitiyor. Bir suru insan gibi yapabilirsiniz yani. Son olarak, anladigim kadariyla isiniz rahat, baslayim hic olmayacak gibiyse birakmak da bir secenek, birakmak illa kotu bir sey olmak zorunda degil, denemeden sizin icin dogru sey olup olmadigini da bilemezsiniz.
0
kassiopeia
(22.06.24)
Son sözümü başta yazayım: Ana amacınız şirketlerde iyi bir iş bulmak değilse ve başladığını bitirmeden de rahat edenlerdenseniz başlayın, devam edip etmeyeceğinize yolda karar verirsiniz.

Standartları yüksek, sağlam bir hocayla çalışacaksanız doktora tezi zorlu bir süreç. İyi bir okuldaysanız ders ve yeterlilik aşamaları da zor geçecek. Paraya dönüşecek bilgi peşindeyseniz birçok derse "ben bunun için burada değilim" diye bakmaya başlayacaksınız. Yani akademik kariyer dışında bir düşünceyle yapacaksanız gereksiz zorlanabilirsiniz.

Olur da doktorayı bitirirseniz birçok şirket için "overqualified" olacağınızı da unutmayın. Yani "bu insan bu işin doktoru, bizim şirket, maaş bunu yakın zamanda tatmin etmemeye başlar, kaçar, hiç bulaşmayalım" deme ihtimalleri çok çok yüksek. Bunu, "hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali" sözünüze cevaben yazdım.

İnsan görmediği şeyi gözünde büyütebilir. Bir de "kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor" yazmışsınız. Gereksiz zorlanırsanız, hocalardan kazık yerseniz (ki şimdi size çalışma sözü veren hocanın sonrasında cayma ihtimali çok düşük değil), akademik kaypaklıklar midenizi bulandırırsa "aman başladım, dişimi sıkıp bitirivereyim" demeden kaçabilecekseniz başlayıp bir görün, sonra aklınız geldikçe üzülmeyin derim.
0
cosmicstring
(22.06.24)
turkiye'nin en iyi universiteleri bile ilk 500'de degil ki. bu bir sey ifade etmiyor bence. turkiye'deki tirt okullarda bununla zaman kaybetmezdim. akademi ortami zaten les.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
@cosmicstring,

oldukça vurucu ve direkt bam teline basan bir mesaj olmuş hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸kuul
(22.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(18)

Birlikte çalıştığınız insanlar

sevilen progressive türkücü
İş arkadaşlarınız ya da birlikte çalıştığınız insanlar zeki mi? Bazen bir şey konuşurken saçmalıyorlar. Bazen de anlatılanı anlamıyorlar. Hepsi öyle değil tabii zekiler de var. Normal düzeyde olabilir tabii ki ama bazen anlam veremiyorum.Sizin çalışma arkadaşlarınız da böyleler mi?
İş arkadaşlarınız ya da birlikte çalıştığınız insanlar zeki mi? Bazen bir şey konuşurken saçmalıyorlar. Bazen de anlatılanı anlamıyorlar. Hepsi öyle değil tabii zekiler de var. Normal düzeyde olabilir tabii ki ama bazen anlam veremiyorum.
Sizin çalışma arkadaşlarınız da böyleler mi?
0
sevilen progressive türkücü
(11.06.24)
Cogunun zeka seviyesi dusuk. Bi seyi elli kere anlatmak zorunda kaliyorum. Bi de bu dediklerim yillardir ordalar, yetkin gorunumluler. Salaga anlatir gibi skypetan yaziyorum cumle cumle, net sekilde, ilkokul cocugu okusa anlar ama bunlar guya konu uzmani olmalarina ragmen gene anlamiyorlar. Bi de en sinir oldugum sey seni salak yerine koymaya calisiyo bizimkiler. Anlamadikca bileniyorlar sana karsi.
0
Kittie
(11.06.24)
Çoğunluğunda zeka seviyesi düşük. Şirketin yarısının ortalama ve ortalamanın biraz altında. Birkaç tanesi çok zeki. Biraz da ortalamanın biraz üstü var. Kalanı epey düşük.
0
nawar
(11.06.24)
benim altımda müdürler var. şu anda beraber çalıştığım müdürlerin hepsi, benim kadar olmasa da :P, çok zeki. bu müdürlerin altındaki ekipler karışık. zeki de var, boş insan da var. onun dışında, mesela aktüeryal danışman ile çalışıyorum, denetçi ile çalışıyorum, it uzmanlarıyla çalışıyorum, stratejistlerle çalışıyorum. bunlar zeki olmazsa buralara gelemez.
0
gabe h coud
(11.06.24)
Zekilerdir herhalde yani bunun kararını verebilecek bir uzmanlığım yok. İnsanlar bazen saçmalayabilir ya da anlatılanları anlayamayabilir bu zekasının düşük olduğunu göstermez. Bunun bir çok sebebi olabilir. Hatta belki zeka konusunda herkesi şaşırtabilir durumda da olabilirler
0
rock n roll
(11.06.24)
@rock n roll sadece ben demiyorum. Başka çalışanlar da benimle aynı şeyi düşünüyor.
0
🌸sevilen progressive türkücü
(11.06.24)
Pek değil. Mühendislerde sosyal zeka çok düşük mesela. Galiba benim de sosyal zekam düşük.
0
yenibirgüzelnick
(11.06.24)
Ben hiç kimseye gerizekalı demem mesela. Bunun 1 - 2 belirteci yok çünkü. Anlatılanları anlamıyor dedin ya belki ileri derecede depresyon ve anksiyete bozukluğu olabilir kişide? Belki dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu var? Gerizekalı olduğu düşünülen insanlar, belki kaba bir tabir olacak ama herkesi donunda sallayabiliyorlar. Yine de sen ve başka çalışanlar bu ihtimalleri gozardı etmeyin bence :)
0
rock n roll
(11.06.24)
Mevcut işimde muhatap olup algılama sıkıntısı çektiğini düşündüğüm birkaç kişi oldu sadece. Sebebin zeka seviyesi olduğunu düşünmüyorum. Üç aşağı beş yukarı hepimiz statü, eğitim, gelir düzeyi vb. etkenlerden bağımsız olarak aynı zeka seviyesindeyiz. İş yapma biçimleri ile ilgili bir değişiklik istediniz diyelim ki; bazı insanlar hemen pasif direnişe geçiyorlar. Siz de derdinizi anlatamadığınızı, karşınızdakinin "aptal" olduğunu düşünüyorsunuz. Başka bir konuda konuştuğunuzda veya yazıştığınızda haksız olduğunuz ortaya çıkabiliyor.
0
auroraaurora
(11.06.24)
ben devlet memuruyum, devlette özellikle düşük zekalıları alıyorlar bence. yani işinin ehli değil de bu bir şey olamaz torpille memur yapalım demişler. bir sürü böyle insan var, farklı bir şey konuştuğumda yabancı muamelesi görüyorum. ha ben zeki miyim? değilim ama salakta değilim. artık uğraşmıyorum anlatmaya susup geçiyorum.
0
mikahakkinen
(11.06.24)
ay vallahi bazen anlamamazlığa getiriyorum karşımdaki sevgilisini 7/24 anlatmasın diye, böyle bişey olabilir mi?

iş ile ilgili konularda nasıl anlama kabiliyetleri?
0
eja
(11.06.24)
Zekayı fark etmek zor değil ama eleştirmek de hoş değil. Beni üzen şey heves ve merak duygularının olmayışı. Materyalist merakları saymazsak zombie reality show gibi ortam.
0
hasmetizm 2046
(11.06.24)
zekiler. zekadan sogudum diyebilirim. zekilik buysa ben aptal olmak istiyorum.

eski is arkadaslarim cok rahat, hirssiz insanlardi. onlarla calismak daha iyi. su ankiler hem cok zeki, cok caliskan, hirs küpü ve dedikoducular.
eski sirkette de dedikodu olurdu ama hep goygoy icin. bunlarin tek derdi kim ne lisansi almis, ne terfi almis falan.
0
robert bosch
(11.06.24)
Benim çalıştığım insanlarda fark ettiğim zeka düşüklüğü değildi hiçbir zaman. Sanki farkında olmadığım bir şeylerin peşindeler ve ben olayı hiç idrak edemiyormusum gibi hissederdim. Hep alttan alta başka senaryolar döner işyerlerinde. Ben bunları anlamadığım için bulunduğum yerlerdeki zekasız bendim belki de.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Bir de zekasını en çok vurgulayanlar en savunmasız olanlar oluyor. Bizim bir müdür vardı mesela, adamın yaşama amacı çevresindekilere ne kadar zeki, farklı, ayrı bir insan olduğunu göstermek. İngilizce'de "overdo" diye bir kelime var ya, çok seviyorum ben o kelimeyi. Evet kesinlikle zekiydi,. kesinlikle çok yetenekliyd. Oranın en kıdemli çalışanıydı. Bizler gelip geciciydik,.o kaliciydi orada, kendini kanıtlamıştı. Ama artık kendini mi ikna edemiyordu zeki olduğuna, bilmiyorum, sürekli dilinde2, tavrında bu. Karşısında azıcık saçmalasan, lafı cevirsen ya da ne dediğini anlamasan afedersiniz b*ka bakar gibi bakardı yüzünüze. Adamla konuşmak istemezdiniz.

Başka bir arkadaş vardı aynı işyerinde. İnanılmaz kurnaz bir tip. Sürekli bu adamın huyuna gider,.pohpohlar, manipüle ederdi. Kız bir ara bildiğin çalışmıyordu. Ara sıra evden çalışma opsiyonu oluyordu bizde. Kız sürekli evden çalışıyorum diyor ama çalışmıyor. Bizim müdürü görüyorduk, kulaklarından ateş çıkararak "Nerede bu kız ya, yeter ya! Yapmamış falanca işi, bugün son demiştik ya!" diye kızı arıyordu, kedi gibi kapatıyordu telefonu.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Hepsi çok zekiler, bir kısmı da hem zeki hem de çalışkan. İnsan insanın kurdudur derler ya sürünün içindeki alfalar benim iş arkadaşlarım.
0
gnosis
(11.06.24)
uluslararasi bir sirkette calisiyorum. turkiye ofisinde calisanlarin en zeki olmayani bile ortalama turk zekasinin cok ustunde. ha buralarda daha zeki olanlar vizyonerlikleriyle parliyor. ya ust yonetimde oluyor yada baska yerlere zipliyor. dusunuyorum da kamu, belediye, havalimani vs.. gibi yerlerde vasifsiz, torpilli, vizyonsuz bir suru insan var. herkes zeki olmak zorunda degil; ama bunlarda hem zeka yok hem kendi, cevre ve ulkeye fayda saglayacak hicbir yeti yok. piril piril universite mezunu gencler heba olurken bir suru vasifsiz kurumlari doldurmus.
0
buenosdias
(11.06.24)
hepsi çok bilgili, görgülü, kültürlü insanlar ama zeki değiller.
0
nic cage
(11.06.24)
Zekası yüksek olanlar, etraflarındaki insanların zekasının düşük olduğunu düşünür,
zakası düşük olanlar da, etraflarındaki insanların zekasının düşük olduğunu düşünür. Aman dikkat.
0
burfak
(11.06.24)
(21)

erkekler olarak kollardaki kılları almalı mıyız?

duyurukullanıcısı
çok olur az olur fark etmezhangisi daha estetik ?normal, doğal kıllı kol ?traş edilmiş, tertemiz cillop gibi deri gözüken kol ?
çok olur az olur fark etmez

hangisi daha estetik ?

normal, doğal kıllı kol ?
traş edilmiş, tertemiz cillop gibi deri gözüken kol ?
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Kendini nasıl iyi hissediyorsan onu yap. Kılları almak ya da almamak evrensel bir kural değil.
0
rock n roll
(09.06.24)
Rock n roll+1
Canın nasıl isterse onu yap.
Türkiye'de göğüs kılları vs dert. Fransa'da aksine erkeksi bulunuyor (hanımın arkadaşı keşke benim kocamda da olaydi diyormus misal). Yani başka insanlari mutlu etmeye calisarak olmaz sürekli. Hayatımda bir kadinin ya da erkegin yapmasını isteyeceğim son şey (ha misal örümcek gibiyse kişi o zaman olabilir).
0
logisticsmanager
(09.06.24)
İsteyen istediğini yapsın o ayrı da efemine bir hareket olduğunu düşünürüm.
0
Mirket
(09.06.24)
kollarını cillop gibi yapan bir erkek vurdurur da
0
abelardo
(09.06.24)
Bu soruyu kadın duyuru kullanıcıları cevaplasa daha iyi tabi ama benlik bi iş değil. cillop gibi sıfatını traşlı kol için kullanıyorsan bence kes gitsin. Cillop gibi olursun
0
kel aynak kusu
(09.06.24)
Erkek kıl almamalı kasık ve koltukaltı hariç
0
Cezcez
(09.06.24)
Kollar dahil makine ile alıyorum.

Ama zaten kıllı değilim.
0
gabe h coud
(09.06.24)
tabi ki imkan varsa aldırmalı.

eskidendi o yok erkek dediğin kıllı olacak muhabbeti.

soğuktan korunurum, yazın da güneş yakmaz dersen bişi diyemem.

ama terleyince koku yapmaya katkıda bulunan, sağa sola dökülüp duran bir yapıyı da elden geliyorsa lazerle aldırmak en iyisi.
0
joooper
(09.06.24)
Bir kadın olarak, kol kıllarını aldıran erkeklerden bunu fark ettiğim anda buz gibi soğuyorum. Öyle 'erkek dediğin kıllı olur' gibi saçma düsturlara da sahip değilim esasında fakat kol ve bacak kılı aldırmanın şahsen feminen olduğunu düşünüyorum. Zaten erkek birey dağ ayısından hallice değilse kol kılı neden terleyince koku yapsın veya sağa sola dökülsün?
0
moonie
(09.06.24)
görüldüğü üzere çok bıçak sırtı bir konu :/
0
🌸duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Valla kıl var kıl var. Derini kapatacak kadar yoğunsa bence aldırmak değil de seyreltme işlemi yapılabilir. Komple kılsız kol da ne bileyim. Sevgilimin kollarının benim kollarımdan daha kılsız olmasını istemezdim:D
0
Amaranta ursula
(09.06.24)
bence alma. cok acayip fazla kil yoksa alinmis kolu bir kadin olarak begenmiyorum ki normalde kildan nefret ederim.

1-zaten kilsiz kol, mesela seyrek ve acik renkli kil ama koyu tenden dolayi kamufle olmus gibi yani
2-killi kol
3- alinmis kol

kilsiz kadin kolu da kötü bence. deniz anasi gibi olmak hos degil
0
robert bosch
(09.06.24)
Dökülüyorsa ve çoksa alınabilir tras yerine tüy dökücü krem kullanılabilir. Bazı sporcular kılsız ve feminen görünmüyor. Kadın gözüyle tertemiz olabilir diyorum.
0
pembediken
(09.06.24)
bunu sorduguna o sekilde geribildirim almis olman buyuk ihtimal. kollar sikintiliysa al gitsin bence.
0
hot potato
(09.06.24)
Köse olup da kılsız olan veya sarışınlıktan az kıllı olanlar hiç itici gelmezken kıllı olduğu halde kılını alan erkeği aşırı itici ve feminen görüyorum maalesef.
0
yenibirgüzelnick
(09.06.24)
yenibirgüzelnick+1
0
Kahvedesu
(09.06.24)
yazın daha çok problem kışın gömlek kamufle ediyor
0
bir soru sorcam
(09.06.24)
ALMAMALIYIZ.
0
doharkoman
(09.06.24)
kıl var, kıl var.

mesela benim kol ve bacaklarım normal kıllı olmasına rağmen sırtımda, omzumda, üst kolumun arka tarafında fazlasıyla kıl mevcut. hem çok kötü gözüküyor, hem de çok rahatsız ediyor, terletiyor. o yüzden ben omuz, sırt ve üst kolumdaki kılları makine ile alıyorum. göğsümü de dereceli tarak kullanarak kısaltıyorum. ama dirsek altı ve bacaklarımı almıyorum.

kaldı ki ciddi ölçüde yüzüyorum. yani vücudu cillop gibi yapsam yüzerken çok daha rahat edeceğim ama o kadarı bana da biraz ılık geliyor. ben sadece çıkmaması gereken yerden çıkan, olmaması gereken kılları alıyorum. hem konforum için, hem estetik açıdan.

lakin recep ivedik gibi kollar gözükmeyecek derecede kapkara kılla kaplıysanız orangutan gibi gezmektense bir miktar alınabilir.
0
kibritsuyu
(09.06.24)
Kıl erkekte çekici bir şey, kadın gözü ile alınmamalı diyorum.

Kılsızlık=feminen
0
ruhen hastayim ben
(10.06.24)
gabe h coud
(13.06.24)
(7)

Okulunu okumadan meslek sahibi olan var mı çevrenizde?

sekizdokuzon
Selamlar;İçinde bulunduğumuz çağda bir işi öğrenmek, yetkinlik kazanmak için elbette okuluna gitmeye gerek yok. Kişi eğer yeterince çalışkan, odaklı, sistemli ise en doğru kaynağa ulaşıp ihtiyacı kadarını öğrenip kendini istediği meslek dalında yetiştirebiliyor. Teoride olmayacak şey değil, çoğumuz
Selamlar;

İçinde bulunduğumuz çağda bir işi öğrenmek, yetkinlik kazanmak için elbette okuluna gitmeye gerek yok. Kişi eğer yeterince çalışkan, odaklı, sistemli ise en doğru kaynağa ulaşıp ihtiyacı kadarını öğrenip kendini istediği meslek dalında yetiştirebiliyor. Teoride olmayacak şey değil, çoğumuz gibi başkalarının işlerinde üç kuruş paraya çalışan, sarfettiği emeğe her gün kahreden, yaptığı işten tatmin olmayan ve potansiyelinin harcandığını düşünen yığınlar için muazzam bir umut kapısı.

Peki gelelim pratiğe, gerçekte olup bitene. Çevrenizde yaş, ekonomik ya da medeni durumuna aldırış etmeden hedefini sağlam yerleştirip o hedefe peyderpey yaklaşan ve sonunda istediği işi yapmaya muktedir olan kimse var mıdır? Bu insanlara baktığınızda sizde uyandırdığı en belirgin his nedir? Yapılamayacak şey midir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.05.24)
Türkiye'nin çoğu alaylı zaten. Berber, kasap, marangoz, sıhhi tesisatçı, terzi vesaire. Elbette zanaat öğrenmek için okuluna gitmeye gerek yok fakat geleneksel yöntem eskiden bu alanlarda eğitim kurumu olmadığı için mecburiyetten gelen ilkel bir eğitim modelidir. Emek vereni takdir ederim fakat Türkiye'de bu işler çoğunlukla geleneksel olduğu için kalite standardı ve iş ahlakı sorunlu. Son sorunuzu anlamadım.
0
doharkoman
(30.05.24)
Lise mezunuyum, liseden sonra çalışmaya başladım, maddi durumlardan dolayı okula gidemedim ve şimdi kendi işimi yapıyorum.
(bkz: mekancılık)
0
pianeta
(30.05.24)
Basın sektörünün yüzde 70'i alaylıdır.
0
duster
(30.05.24)
30 yaşında meslek değiştiren kocam var. 1 sene hazırlandı (başka işte çalışırken akşamları vakit ayırdı yani)
Mezun olduğu okul ve yaptığı meslekten çok farklı bir alanda iş buldu. Çok disiplinli olduğu için 2.senesinde yönetici yaptılar. Şu an o mesleğin okulundan mezun olanlardan daha iyi konumda.
0
yenibirgüzelnick
(30.05.24)
dünya devlerinden bir teknoloji şirketinde senior devsecops engineer pozisyonundayım. tamamen alaylıyım.
ben yurtdışındayım, buralarda oluyor böyle şeyler.

türkiye'de, eğitimini almadığı bir mesleği icra eden bir insan tanıyorum. umarım vakti olunca diplomasını da edinir de adını yazar yaptığı müthiş işlerin altına.
0
latchet
(30.05.24)
@duster +1, alayliyim.
0
klassno
(30.05.24)
okulunu okumadım ama 20+ yıldır mühendislik ve yazılım projelerinde çalışıyorum. 2003-2012 arası kendi şirketim vardı ve imalat yapıyordum. son 12 yıldır şirketlere danışmanlık ve kendi mühendislik ekiplerini kurmaları konusunda yardımcı oluyorum. danışmanlık verdiğimn şirketler arasında bilindik dev kurumsallar var.

özetle işini biliyorsan sonuca ulaşabiliyorsan ve güvenilirsen tercih edilirsin. ama amaç kurumsala kapağı atıp memuriyet ise diploma şart.
0
orpheus
(30.05.24)
(22)

Her gün arabayla işe 20 km git gel yapılır mı?

dedeminhirkasi
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için norma
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için normal mi az ki çok mu siz ne dersiniz
0
dedeminhirkasi
(19.05.24)
Uzun süreli bir işse fırsat olduğu anda işe yakın bir yere taşınmak daha iyi seçenek gibi görünüyor
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Rota müsaitse elektrikli bisiklet için güzel bi uzaklık.
Ama trafiğe kalmıyosanız bence 25 km total bi şey değil
0
zimbirik
(19.05.24)
km'de ne kadar yakıt tükettiğine bak, sonra aldığın yol parasına bak. her halükarda konforundan dolayı araba tercih edilir, totalde %20-30 kendi cebinden çıksa bile.
0
numlock
(19.05.24)
Bir gün arabayla git bir gün toplu taşımayla.
0
sevilen progressive türkücü
(19.05.24)
hibritte yapilabilir. tek otobusle gidebilecegin konuma kadar arabayla gidip, park edip devam edebilirsin
0
foster
(19.05.24)
20 km hiç bir şey değil. ben olsam araba devam ederdim.

edit: he bu dediğim trafik yoksa tabi. diğer türlü toplu taşıma her türlü.
0
biergarten
(19.05.24)
üç vasıta çok yorucu olur. bu vasıtalarda hep ayakta mı gidiyorsunuz?
bi de birinden inip birine binmek de olmayacak. hep bekle bekle..

öte yandan sabah ve akşam trafiğini araçta yaşamak var. kaza riski falan var.

ama yine de trafik yoksa her türlü araba derim. masrafı çok olsa bile.

benim iş 18 km. araba var ama servis olduğu için servisle gidiyorum. hiç o trafiği çekemem. (istanbul anadolu yakası)
0
tabudeviren
(19.05.24)
arabaya sırf yakıt masrafı olarak bakmamak lazım. bunun lastik yıpranması var, bakımı var, sigortası-kaskosu var. bunlar hep maliyet.

istanbul için ya işe yakın eve taşınacaksın yada evine yakın iş bulacaksın.
0
my fault
(19.05.24)
Abi napıyorsunuz 10 git, 10 gelsen bahsediyor. Yok lastik yıpranması falan. Çıldırdınız mı.
0
numlock
(19.05.24)
Makul bir çözüm istiyorsunuz sanırım yanlış anlamadıysam bu durumdaevinizi iş yerinize yakın bir noktaya taşıyabilirsiniz ya da motosiklet, bisiklet, elektrikli scooter gibi alternatif ekonomik araçlara yönelebilirsiniz.
0
doharkoman
(19.05.24)
20 git 20 gel yapıyorum, toplu taşıma kullanıyorum. Hem şoförlük hem trafikte beklemek manasız geliyor, mis gibi toplu taşıma
0
kondansator
(19.05.24)
10 km çok kısa değil mi ya. Büyük şehirler algımızı mı bozdu acaba. 10 km benim markete gitme mesafem :D
0
yenibirgüzelnick
(19.05.24)
20 git 20 gel 40km gittim 2 sene. Trafik olmayan bir rota ise kendi aracımı tercih ederim. Trafik yoracaksa varsa servis yoksa toplu taşıma.
0
cilekli pasta
(19.05.24)
20 hatta 25 km gidiş dönüş İstanbul için son derece normal hatta az bile diyecektim ki araç seninmiş. Onun yakıtını, yıpranmasını falan yetiştiremezsin tabii ki. Mesafe diyorsan normal. Hatta 3 vasıta çekeceğine arabayla git gel derim ama "yetiştirememeye" başladım dediğin anda akan sular durur.
0
nawar
(19.05.24)
Bu kadar mesafe tek vasıtayla toplu taşıma olsa bile arabayla gidilir. Tabii aşırı trafikli bir güzergah değilse.
0
mbond
(19.05.24)
20 km ne ki tabiki yapılır. üstelik 3 vasıta değiştirme alternatifi varsa kesin yapılır
0
paintov
(19.05.24)
20 km az bile. arabasız ben gitmezdim asla. şu an bir araba ortalama kmde 3 tl yakıyor. ayda 1750 tl çok değil. işe de arabayla gitmiceksen arabanın anlamı yok. ben git gel 60 bile yapardım şahsen. bu konfordan kısılmaz. 3 vasıta diyosun bi de işkence resmen. eline geçen ekstra 1000 tlye değer mi? ki toplu taşıma da ucuz değil artık. daha az kalıyodur eline.
0
jelly bear
(20.05.24)
10km yol degil+1 bence arabayla gidilesi en iyi mesafe bu. 3 vasita dusunulemez
0
ala09
(20.05.24)
10 km mesafeye bu kadar taşıt değiştirmek durumunda olmak talihsizlik olmuş. 3 ayrı vasıta ile işe gitmek demek; 3 defa vasıta beklemek demek ve bunlara yürümek demek. Sırf yarım saate yakın bu şekilde kaybedersin. Dönüşte de bir yarım saat kaybedersin sana etti 1 saat.

Örneğin haftada 1 kez belki Cuma günleri işe toplu taşıma ile gidebilirsin. Ayda 1 haftalık benzin parandan tasarruf etmiş olursun.
0
Lethe
(20.05.24)
ben her gün 36 git, 36 gel, 72 km yapıyorum. toplam 3 saat. hatta bazı günler trafik çok olunca, 36 km yerine 65 km olan bir yoldan gidiyorum.

10 km gidip gelmek için 90 liralık benzin harcarsınız. toplu taşıma ne kadar tutuyor?
0
co2s2
(20.05.24)
10 km için 3 vasıta değiştirmek çok kötü
0
jülsezar
(20.05.24)
bence arabayla devam et.
0
sizofren06
(20.05.24)
(10)

Kariyer değişikligi

sanguine
Esasında sıfırdan yazılım öğrenmek olarak açacaktm ama aynı şey yüz kere sorulduğu için bu şekilde yazdım.Geçen ay Avrupa'ya gitmiştim gezmeye, kendimi bildim bileli orada yaşamak istiyorum ama gerek ailevi problemler gerek maddi gerek manevi sıkıntılar bu işe girismeme engel oldu. Bir kenara bırakt
Esasında sıfırdan yazılım öğrenmek olarak açacaktm ama aynı şey yüz kere sorulduğu için bu şekilde yazdım.

Geçen ay Avrupa'ya gitmiştim gezmeye, kendimi bildim bileli orada yaşamak istiyorum ama gerek ailevi problemler gerek maddi gerek manevi sıkıntılar bu işe girismeme engel oldu. Bir kenara bıraktım, şu anki isimden memnunum, hatta mesleğimden (avukatlık yapıyorum) nefret ediyor olmama rağmen işim dolayısıyla sevmeye bile başladım, çalışma kosullarim iyi, maaşım da idare eder. Tekim, kira vermiyorum, kosullarim da kötü değil yani. Ama Türkiye'de olmaktan tarif edemeyecegim kadar mutsuzum, bunu yurtdışında daha iyi anladım. Burada içimden hiçbir şey yapmak gelmezken orada dışarıda dolaşırken, insanlarla sohbet ederken dahi ruhum inanılmaz besleniyor. Bariz iyi hissediyorum burada değilken. Bunu daha detaylandirmayacagim konu gitmek isteme sebeplerim değil.

Kuzey Avrupa'da bir bilisim şirketinde çalışan yakın bir arkadaşım var yazılım mühendisi. Onunla buluştuk, ona danıştım, ben geç kaldığımi (30 yaşındayim) düşünüyorum dedim o da hayır değil dedi. Benim bir bilgisayar mühendisi kadar onun çalıştığı alana hakim olmam tabi mümkün değil ama belli bir veya birkaç alan, konu üzerine yoğunlaşsam olabilir mi diye sordum. Özetle çalıştığı ülkede
Data scientist mesleğinin fazlaca talep edildiğini, bunun dışında bir kodlama dili öğrenebilecegimi, bunun çok zor olmadığını, spesifik olarak Java yi onerebilecegini söyledi. iş arkadaşlarının çoğunun diplomasi alakasız alanlardaymis. Sonra da bir takım kaynaklar gönderdi ossu computer science eğitimi gibi. İngilizcem ileri seviyede, konuşurken de yazarken de herhangi bir sıkıntı yaşamıyorum. İkinci bir yabanci dilim yok.

Ben sıkı bir şekilde 1-2 yılımı buna vakfetmek istiyorum açıkçası. Ama 32-33 yaşından sonra hiç çalışmadığım alanda, sadece teorik bilgiyle, giriş seviyesi de olsa yurtdışında iş bulabilir ve yerleşebilir miyim çok şüpheliyim açıkçası. Ama arkadaşım bu konuda da beni cesaretlendirdi, sandığım kadar imkansız olmadığı vb. Türkiye'de bir daha iş aramak istemiyorum özellikle de avukatlık dışında bir alanda. Aynı surecleri tekrar yaşamak vb kabus gibi geliyor.

Bu arada Almanya'da çalışan bir arkadaşım da son dönemde yasanin degistigini skilled migrant olarak gelebilmek için iş tecrubesinin arandığını söyledi. Ayrıca kendi alanı dışında başka bir alanda iş aramak için vize başvurusunda bulunmanın da riskli olduğunu, kolay kabul edilmeyecegini söyledi.

Açıkçası kendi alanimda (hukuk) master kovalamak zulüm geliyor, özellikle okul ortamından sıkıldım, yoksa bir şeyler öğrenmeye kapalı değilim. Master işini düşünmüyorum o nedenle.

Ben hemen iş garantili, oturduğum yerden refaha ereceğim bir şey aramıyorum. Öyle yüksek standartlı bir yaşam hayalim de yok. İsteğim Avrupa'da yaşamak, öyle ya da böyle, tabi ki sürünmek de istemiyorum en azından ilk zamanlar dışında. Kendi başıma bu arkadasin önerdiği yoldan kendimi gelistirdikten sonra, ki buna dediğim gibi en az 1 yıl ayırmayı düşünüyorum, başlangıç seviyesinde iş bulabilir miyim Avrupa'da. Gerçekçi yaklaşımları duymak istiyorum bu konuda. Beni Türkiye'ye bağlayan herhangi bir şey yok, evli değilim, yükümlü olduğum birisi yok, bu hedefin makul olduğuna inanırsam odaklanabilirim. Bir miktar para da biriktirdim 1-2 yil çalışmadan kendimi idare edecek kadar, çalışmaya devam ettiğim için önümdeki süreçte de biriktirmeye devam edeceğim. Sanırım olumsuz da sonuclansa denemek istiyorum, en azından olmadı derim. Öğrendiklerim de yanıma kâr kalır ama insan korkuyor işte, hayalkırıklığı da bir süre sonra daha kötü etkiliyor. Ama tabi oluru olmayan bir mesele ise de boşa kürek çekmenin manası yok, bu yöndeki fikirleri de duymak isterim. Ara ara bu konuyla ilgili duyuru açıyorum, sanırım kendimi bir adım atmak için hazır hissettigim zaman şu an. Teşekkür ederim şimdiden görüş bildirecek olanlara.
0
sanguine
(19.05.24)
Yazılım şu saaten sonra çok doğru bir kariyer değil. AI günden güne gelişiyor. 1 yılda çok şey değişti.

Çalışma izni konusunu iyi bir araştır derim. Türkler bu konuyu anlayamıyor. Ülkenin spesifik göç politikası yoksa çalışma izni apayrı bir sorundur.
0
ferenc
(19.05.24)
30+ yeni gocmenler icin bence su maddeler cok onemli:

1 - gidecegin ulkenin dilini en kotu ortalama bir seviyede bileceksin, belki makale yazamazsin ama gunluk kominikasyon problemin olmayacak. "Yaw adamlar zaten ingilizce biliyor" bence yeterli degil.

2- meslegine ustune ufak tefek eklemeler yaparak, master falan gibi 1-2 sene icinde devam edebileceksin.

Bunlardan birisi bile yoksa benim icin NO-GO. Tatile gider gelirim, kalmayi aklimin ucundan bile gecirmem.
0
cooperr
(19.05.24)
Cooperr a hiç katılmıyorum dil konusunda.
Dil asla gerekli değil eğer okul yaşında çocuğun yoksa. Çocuğun varsa da “gerekli” değil, “olsa iyi olur”

Ben kuzey avrupadayım, seni relocation yapmaları için deneyimli olman lazım. Junior birinin relocation ile geldiğini hiç görmedim. Olsa olsa hali hazırda zaten ülke sınırlarındadır o alanda bir yüksek lisans yapmak için, o kişiyi junior olarak değerlendirebilirler.

Senin durumunda bence deneyimsiz junior olarak avrupada sana iş verip, senin relocaion evraklarınla uğraşacak şirket çok azdır. Önce türkiyede biraz deneyim kazanman, mülakatlarda anlatacak konular biriktirmen lazım, sonra mid level olarak başvurursun.

Onu geçtim, junior bir yazılımcı olup avrupada 30 yaşında bir insan olarak rahat şartlarda yaşaman çok olası değil. Hele türkiyede kendi evin, deneyimli olduğun işten gelen düzenli bir gelirin falan varsa avrupada juniordan başlayıp bu rahatlığa varman en az 3 5 sene sürer, çünkü junior gitmeyi düşünüyorsun.

Burada deneyimli mühendisler rahat yaşıyo tamam. Ama junior seviyelerini türkiyede daha iyi atlatırsın bence.
Göç konularını kendin araştırmana gerek yok. Zaten sen kendi şirketinle gitmiyorsun. Seni işe alacak şirket zaten senin gerekli evraklarını toplayıp başvuruyu senin adına yapacak. Bu konu senin tüm detaylarına hakim olman gereken bir konu değil ilk aşamada.

Ama ai konusu bence de her şeyi çok değiştiriyor. Değiştirecek. Yüksek maliyetlerden dolayı çok hızlı bir değişim olmasa da bir 10 seneye bilgisayar başında çalışan her türlü meslekte istihdam azalacak. Yazılımcılar da buna en önden dahil.
0
zimbirik
(19.05.24)
Arkadaşın saçmalamış
0
Cezcez
(19.05.24)
Üsttekilere katılıyorum. Ai artık junior ihtiyacını neredeyse bitirdi. Ben senior olarak bile başka iş yaparım bi 10 yıla diye düşünüyorum. Aklı olan kariyerini yazılım üstüne kurmaz bu saatten sonra.
0
yenibirgüzelnick
(19.05.24)
Ai ve hintliler gibi 2 rakibin varken intihiar. Ustteki yazar gibi ben de bi 10 yilimin kaldigini dusunuyorum, bu yuzden frugal yasiyorum
0
lapaz
(19.05.24)
Neler önerirsiniz peki
0
🌸sanguine
(19.05.24)
avrupa'ya gidip gezip eğlenirken konuşmak falan zaten açar adamı hocam. bunun tr-eu ile alakası çok yok. 2 yıl aralıksız eu yap, 3 günlüğüne istanbula gel 3-5 samimi arkadaşınla görüş güzel mekanlarda yemek tatlı yap, "türkiye cennet cennet" diye gezersin ortalıkta.

yazılım öğrenilir de, teknoloji adaptasyonu seviyeniz ne durumda? hukukçusunuz ok, mesela daha önce bu alanda bi veri işleyeyim dediniz mi? data sc tarafı önerildiği için soruyorum. yani bu işler öyle ki bugün 3-4 yıllık tecrübeli adam bile yıllarca ünide öğrendiklerini yaptıklarını, hatta işe ilk girişte kullandığı teknolojileri bugün hiç kullanmıyor bile. sürekli yenilik, değişim sürekli aksiyon var
0
avatar is back
(30.05.24)
gencler bu gittigin ulkenin dilini konusamam mevzusunu ben yasadim, kimseye tavsiye etmem. seni maymun kategorisine bile sokmazlar, uyarayim. kac tane diploman olursa olsun cahilin cahili muamelesi gorursun.

toplum icinde bir konuma gelmek istiyorsan oranin dilini konusman lazim, yoksa alt kademe lerde bir yerlerde camurun icinde debelenir durursun.

ha bir de sunu soyliyim, bunun tersini de gordum, yonetici pozisyonunda turkiye'ye gelip tek kelime turkce bilmeyen ingiliz/amerikali tipler var. Ama adamlarin olayi farkli, heriflere zaten tanri gozuyle bakiliyor, onlar icin biz marabayiz. Bizim malesef durumumuz ayni degil o yuzden karsilastirma yapmak gereksiz.
0
cooperr
(30.05.24)
Hocam arkadaşın bi noktayı atlamış: 1-2 yıl hayvan gibi çalışsan bile olmayabilir. Bi şekilde okulunu bitirip yazılımcı olamayan bir sürü insan da var.

Yapay zeka konusunda ortadayım. Yani yeni başlayanların işini bi açıdan kolaylaştırıyor, çok iyi bir eğitmen. Video izlemekten falan daha iyi. Öte yandan bi junior dev'in yaptığı işi yapabiliyor cidden. Yani ben mesela AI kullanarak, yanımda 2-3 junior olmasından daha hızlı iş yapabiliyorum. Hatta bazen AI'ı junior'a tercih ettiğim oluyor yani.

Fakat, 10 yıl sonra dahi bir senior developer'ın yaptığı işi yapabileceğini sanmıyorum, çünkü LLM'ler mantık yürütme için icat edilmiş araçlar değiller, onu yapamıyorlar. Hani basit işlerde okey, ama kompleks işlerde şu an da sınıfta kalıyorlar, ileride de başarılı olacaklarını sanmıyorum, çünkü tasarlanma amaçları o değil, "öyle" çalışmıyorlar. Başka biri başka bişey icat eder, onu bilemem.

+ Yazılım piyasası şu aralar çok kötü. 2 seneye düzelir mi bilmem, ama böyle giderse piyasaya sıfırdan girmek çok zor, 2 sene öncesi gibi değil artık. Düzeleceğini kişisel olarak sanmıyorum, yavaştan "quality over quantity" muhabbeti yerleşiyor gibi geliyor bana, ama bunu kesin olarak bilmek zor zaten.

Özetle: %100 imkansız olmayabilir. Ama bu riski almaya değer mi? Bence değmez. Zaten mesleğin var, çalıştığın işin var, kötü de değiller. Oradan yürü yürüyebiliyorsan.
0
plutongezegendegilmi
(30.05.24)
(2)

Airfryerda köfte

buff
Birkaç kez denedim, aşırı kuruttu köfteleri. Öneriniz, püf noktanız var mı güzel köfte yapımı için?
Birkaç kez denedim, aşırı kuruttu köfteleri. Öneriniz, püf noktanız var mı güzel köfte yapımı için?
0
buff
(18.05.24)
6 adet kasap köfteyi, 11 dakika 200 derecede pişiriyorum. Sulu sulu oluyor. Zemine yerleştiriyorum, çift kat değil.
0
numlock
(18.05.24)
10 dkdan fazla tutma. Derecesi her markaya göre değişir ben 190 derece koyuyorum çok güzel pişiyor.
0
yenibirgüzelnick
(19.05.24)
(14)

Türkiye'de yaşanılacak en ideal yer

havadakarada
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
0
havadakarada
(18.05.24)
vize de çok güzel, balıkesir de.
0
numlock
(18.05.24)
Yazlarin bunaltici olmamasi, hayat pahaliliginin buyuk sehirler gibi uzmemesi, multecinin az olmasi, sosyal kulturel etkinliklerin tatmin edici olmasi, en onemlisi de insanlarin genel olarak cok gergin ve disarida gece vs de cok tedirginlik duyulmayacak bir yer olmasi benim icin onemliler. Bu nedenle eskisehir’deyim ve cok memnunum, burada olmasam sanirim yurtdisinda olurum. Herkese gore de olmayabilir tabi, ornegin deniz yok, kis aylari soguk malum, istanbul’a 2-2.30 saat mesafede hizli trenle, bir de kulturel etkinlikler acisindan istanbul’la kiyaslanmaz tabi. Ama huzur var bence.
0
gibicibicis
(18.05.24)
Mahalle baskısının hiç olmadığı, herkesin gönlünce yaşadığı, önceliğin hoşgörü ve insana saygı olduğu bir yer olmalı.

Onun için de (aldığı göç ile dengeleri bozulmaya başlamış ise de) Karşıyaka diyorum.
0
Mirket
(18.05.24)
balıkesir çanakkale tarafları en güzeli bence. izmir antalya falan hiç çekmiyor beni nedense.
0
nothing in my way
(18.05.24)
Mirket +1
Bostanli, karşıyaka taraflarini izmir'de hep kiskanirdim. Bir kere tepe değil, yuruyebiliyorsun her yere. Gene her şey var ve deniz dibi (yuzemesen de). Göç kısmını bilmiyorum ama izmir'de heralde oralarda yasamak isterdim. Gene insan profili de daha iyiydi genele oranla. Bir de bütün sevgililer o yakada yaşardı:(
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Şu an paran varsa hala Antalya'dan ötesi yalan. Doğal güzellikler dibinde, güzel bir muhitte yaşarsan mis gibi olur.
0
kimlanbu
(18.05.24)
tabiki antalya. hem büyük şehrin imkanları hem kasaba havası. trafik kalabalık derdin yok. tek sorun son bikaç senedir ev fiyatları uçtu ama o da normale dönüyor gibi. ev sorununu çözersen kesinlikle antalya derim.
0
entropik
(18.05.24)
Yazları 40 derecede kavrulmayı seviyorsan Antalya olabilir evet.
0
Mcfly
(18.05.24)
Benim için Ankara
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.05.24)
Mesleğim gereği birden fazla şehirde çalıştım. Memleketim İç Anadolu da o yüzden bu çevrede yaşamak güzel benim için. Ailem arkadaşlarım memleketimde ama hep orda olmak istemiyorum, uzak da olmak istemiyorum. İnsanları biraz yobaz ama Kayseri de hayat ucuz sayılır. Kiralar yüksek değil hem de büyükşehir imkanı fazla. Eskişehir evet güzel 4 sene yaşadım ama trafik resmen çile. Kiralarda yükseldi.Bide bende gürültüye karşı hassasiyet var. Üniversite öğrencilerinin olduğu yerlerde olursanız geçmiş ola. Karadeniz de Samsun u sevdim yaşamak isterdim. Çok soğuk olmasa Erzurum da da yaşanabilir imkanları iyi, konumu rize Artvin'e yakın ama kışları çok soğuk. Sıcak yerlerde asla yaşamak istemiyorum. Ege ve Akdeniz sahili sevmiyorum yazın çok kötü. Karadenizde yazın nemli ama ege ve Akdeniz gibi değil. Trakya ya hiç gitmedim bilmiyorum. Ama imkanım olsa büyükşehire yakın küçük bir şehirde yaşamak işim ve ekonomim için çok iyi olacak. Bolu mesela konumu iyi. Aksaray fena değil. Ankara da 2 sene yaşadım ama trafik çilesi ve mesai başlangıç bitişi heryerin tıka basa dolması gerçekten kötü.
0
Topalordek
(18.05.24)
Ben uşak seviyorum. Uşaklı değilim ama konum, hava, şehir yapısı olarak sevdim. Hem Ege hem ucuz gibi.

Benim memleketim Ege’nin başka bir şehri. Ama o kadar sevmem.
0
yenibirgüzelnick
(18.05.24)
Ankara, semt: Ayrancı
0
mirty
(19.05.24)
Didim, Bodrum
0
gabe h coud
(19.05.24)
Ben Kirklarelinde Igneadaya yakin dag koylerinde yasamak isterdim.Demirkoy vb.
0
turkuaz
(21.05.24)
(5)

regl mevzuları

nerthus_
Bir aydır adet kanaması devam ediyor. 15. gün yoğun kanama sebebiylegece uykudan uyandım.Son birkaç gündür bayağı yoğun geçiyor. Kan değerlerim düşmüştür diye oroferon kullanıyorum. zaten doktor demişti adet dönemlerinde kullan diye. birkaç ay önce adet düzensizliği sebebiyle doktora gitmiştim bi şe
Bir aydır adet kanaması devam ediyor. 15. gün yoğun kanama sebebiyle
gece uykudan uyandım.

Son birkaç gündür bayağı yoğun geçiyor. Kan değerlerim düşmüştür diye oroferon kullanıyorum. zaten doktor demişti adet dönemlerinde kullan diye.

birkaç ay önce adet düzensizliği sebebiyle doktora gitmiştim bi şey bulamadı biraz gözlemleyelim dedi.

şimdi oroferonu sabah kullanıyorum sadece, bu akşam da kullansam mı diye düşünüyorum. doktora bugün ulaşamadım.

yarın acile gitsem mi? ya da çarşamba göz doktoru randevum var. o gün jinekolojiye gidip sorsam mı ne yapmalı diye. adet kesecek ilaç vs. verirler mi, cuma sınavım var çünkü
0
nerthus_
(13.05.24)
1 ay regl olmak hiç normal değil.
En son 1 ay regl gördüğümde 17cmlik kist olduğunu öğrenip acil ameliyata alınmıştım. Tabi benimki uç bir örnek ama hormonal bozukluk olabilir.

Hemen yarın gidin.
0
yenibirgüzelnick
(13.05.24)
poliklinik muayene randevusu alıp git, beklediğin hata. 1 ay çok uzun eğer doğum sonrası vs değilse.
0
elorelia
(14.05.24)
kan ve demir değerlerin düşmüş olmalı ,miyom olabilir ultrasonda ne varsa görür doktor en hızlı şekilde gitmelisin derim .
0
devilone
(14.05.24)
kadın hastalıkları ve doğum uzmanına görünün. ama bir önceki doktora gitmeyin, farklı biri görsün. 1 ay hiç normal değil. hormonal bozukluk olabilir, rahim duvarı kalınlaşması veya rahim içi miyom olabilir.
0
mellifica
(14.05.24)
1 aydir bekliyorsaniz acillik degildir, mesgul etmeyin. Poliklinik randevusu alin baska bir doktordan. Gecmis olsun
0
kuehles blondes
(14.05.24)
(10)

Kuru mama yiyemeyen kediye çözüm

muhayyer divan
SelamBir kedim var bize geldiğinden beridir kuru mama yiyemiyor, ağzında iki geveleyip yutuyor, ısıramıyor hayvan. Göbeği kocaman oldu, kilo aldı vs vs. Bugğne kadar ne yaptıysam yediremedim. Kuru mamayı et suyuyla ıslattım yemedi, tavuk suyuyla ıslattım yemedi, tavuk ciğeri pişirdiğim suyla ıslattı
Selam

Bir kedim var bize geldiğinden beridir kuru mama yiyemiyor, ağzında iki geveleyip yutuyor, ısıramıyor hayvan. Göbeği kocaman oldu, kilo aldı vs vs.

Bugğne kadar ne yaptıysam yediremedim. Kuru mamayı et suyuyla ıslattım yemedi, tavuk suyuyla ıslattım yemedi, tavuk ciğeri pişirdiğim suyla ıslattım eh işte. Mamaları da kuzulu ve somonlu, karışık veriyorum.

Kuru mamayı nasıl bir sıvıyla ıslatsam ki mama yumuşadığında benim bebe hapur hupur yese? Bildiğiniz bir sıvı veya bir çözüm var mı?
0
muhayyer divan
(02.05.24)
hocam aç kalınca mecbur yiyecek hayvan :)
bu olay şu gibi size brokoli önden veriyorlar siz yemeyince döner getiriyorlar. bi gün döner vermeyin bakalım :)
0
sizofren06
(02.05.24)
Öyle değil işte, mamayı ağzına alıp geveliyor, sadece 2 kez ağzında çevirip yutuyor. Hep böyle yapıyor. Çiğnemek yok. Bağırsaklardan endişe ediyorum çok yumuşak kuru mamalar var ama ona da benim maddiyat müsait değil.
0
🌸muhayyer divan
(02.05.24)
Muhtemelen dişinde iltihap var kıyamam o yüzden acıyor diye ısırmıyordur. Veterinere götürün lütfen :(
0
yenibirgüzelnick
(02.05.24)
@yenibirgüzelnick

Götürdük, tedavilerini oldu hiçbir sorun kalmadı. Yaş mamaya alışmışlğı da var tedavi sürecinde.
0
🌸muhayyer divan
(02.05.24)
Kediler aslında mamayı genelde kırmadan yiyorlar ama biz bizim gibi iyice ezip yediklerini düşünüyoruz.
Mama yerken çıkan kıtırtı sesi de mamayı dişleriyle ezince değil, damaklarıyla ezince çıkıyor. Bazı kediler daha çok eziyor mamayı ama bazıları şöyle bi bastırıp yutuyor direkt. Ama kediler genel olarak zaten mamaları bütün olarak, maksimum 2 parçaya bölüp yutuyor.

Yaş mama seviyorsa biraz yaş mamayla karıştırıp vermeyi deneyebilirsiniz. Gerekirse blenderda yaş mama ve kuru mamayı hafif çekip öyle de verebilirsiniz. Denemişsinizdir muhtemelen ama mama markasını değiştirin bence. Bizimki de küçükken iş yerinde baktığımız bir kediydi, doğru düzgün kuru mama yemezdi habire yaş mamayla beslendi. Sonra biz eve aldık kendisini, kuru mama yemeye başladı. Bir ara hastalandı iştahı kesildi, mecbur yine yaş mama verdik sık sık. Sonra tekrar kuru mama yemedi. Meğerse kuru mamanın tadını sevmiyormuş şerefsiz, farklı bir kuru mama verince yaladı yuttu.
0
pianeta
(02.05.24)
www.instagram.com

zikrettin hesabinda bakim tuyolari highlightinda bir corba tarifi var. girince hemen gorursunuz. veya diger evde mama tariflerinden deneyebilirsiniz blend edilmis seylerden baslayip zamanla icine kuru mamalar katsrsjnz. bir de mamanin kendisini sevdiginden emin olun
0
ala09
(02.05.24)
hocam kücük kuru mamalar var ondan alın
0
sizofren06
(02.05.24)
benimki %10 unu anca kırıyor, bizim gibi çiğnemiyorlar ama full kırmadan yutmakta sindirememesine ve sindiremediklerini kusmasına sebep oluyor, sizde var mı böyle bir durum?
marka değiştirdiniz mi? kimi mama göreceli olarak daha yumuşak diyorlar, kilo almasını öğün olarak belirtilenin üzerine çıkmanızdandır birde hareketsizce kilo alması normal birde yaş mamaya alıştı diyorsunuz ben yavru iken kuru mamaya geçişte 4 gün aç kaldı yemedi velet kuru mamayı tabi veteriner asla acıyıp yaş mamayı ortaya çıkartma dedi. bilemiyorum iyi mi etti kötümü etti şu an kedilere kuru mamanın cips gibi olup sağlıksız olduğu raporları geziyor ortalıkta, bizimki kuruya alıştı yaş mama yemiyor :/

aç kalınca yiyecek +1, dişinde sorun olabilir +1 şımarık bi kedi +1
0
eja
(02.05.24)
yiyemiyordan kastınız çiğnemiyor/kırmıyor ise kedilerin geneli öyle.
kırk yılda bir kusuyor mesela büyük kedim bütün mama görüyorum kusmukta, yani o kadar kırmıyor. salak yutuyor direkt :) dişlerde bir sıkıntı yoksa yapacak bir şey yok, öyleler.
benimkilerin kakaları çok güzel, hiç bağırsak problemi yaşamadık şükürler olsun. büyük kedim 7 yaşında bu arada. kaka iyiyse sıkıntı yok.

kilo alması da mamayı kırıp kırmamasından bağımsız bence. belki miktar fazladır ya da mama çok yağlıdır.
0
ofelia
(02.05.24)
mamayı sevmiyor olabilir mi?

benim kediler sürekli miyavlar isyanlar vs. bir de aşırı kg aldı ikisi de. mamayı değiştirdim. ikisi de manken gibi oldular ve ek bir talepte bulunmuyorlar eskisi gibi. haftada bir şımartıyorum.
0
janderzel zartanyan
(02.05.24)
(2)

Kardiyoloji doktoru tavsiyesi -Ankara

dedeminhirkasi
Annem bypass ameliyatı olduktan sonra kalp damar cerrahı kardiyoloji hocasına yönlendirdi. İlk muayenemizi kontrolümüzu ilaclarimizi ayarladı. 6 ay sonra gelin dendi. Gün aldık gittik hoca kendisi bakacak denmesine rağmen hocanın asistanı vardı. Neyse 3 ay sonra gelin dendi yine bizim esas hoca baka
Annem bypass ameliyatı olduktan sonra kalp damar cerrahı kardiyoloji hocasına yönlendirdi. İlk muayenemizi kontrolümüzu ilaclarimizi ayarladı. 6 ay sonra gelin dendi. Gün aldık gittik hoca kendisi bakacak denmesine rağmen hocanın asistanı vardı. Neyse 3 ay sonra gelin dendi yine bizim esas hoca bakacak dendi yine asistanı vardı. Ee madem kendisi bakmıyor bu hocaya gitmenin manası yok.
Hal böyle olunca ankara da kendisi ilgilenip takip edecek bir kardiyolog arıyoruz.
Özel olacak artık anladığımız kadarıyla çünkü normal devlet hastanesinde prof hoca gelip bakmıyor maalesef. Bu şekilde önerebileceğiniz bir hoca varsa çok sevinirim.
0
dedeminhirkasi
(02.05.24)
Medicanada Murat Can hoca iyi diye duyduğum için ona gitmiştim memnun kaldım bilgili biri gibiydi. Çok da ilgilendi.
0
yenibirgüzelnick
(02.05.24)
sercan okutucu genç bir prof ama kendisini de çok ünlü bir prof yetiştirmiş
0
iwillsee
(02.05.24)
(9)

Bir plaza çalışanının bir günü nasıl geçiyor?

nundu
Şimdi bu sorunun benzerini bir iki yıl önce yine sormuştum ama yeterli detay vermediğim için yanlış anlaşılıp biraz tepki almıştım. O yüzden elimden geldiğince açıklayıp soracağım;Ben, ailem, akrabalarım, arkadaş çevrem ve hatta yakın arkadaşlarımın ailelerini kapsayan geniş küme çevremde herkes ya
Şimdi bu sorunun benzerini bir iki yıl önce yine sormuştum ama yeterli detay vermediğim için yanlış anlaşılıp biraz tepki almıştım. O yüzden elimden geldiğince açıklayıp soracağım;

Ben, ailem, akrabalarım, arkadaş çevrem ve hatta yakın arkadaşlarımın ailelerini kapsayan geniş küme çevremde herkes ya memur ya da söylendiği zaman ne yaptığı az çok kafada canlanan işlerde çalışıyor. Ben doktorum, arkadaş çevremin zaten %90'ı doktor, doktor olmayanlardan bi iki avukat, birkaç tane mühendis var ama mühendisler de akademide şu an; annem hemşire babam öğretmen, arkadaşlarımın aileleri yine doktor, öğretmen, asker vs diye gidiyor.

Kısacası hayatımda hiç satın almacı, pazarlamacı, ne bileyim satış müdürü tarzı görevlerde çalışan beyaz yakalı kimseyle tanışmadım. Bu ve bu tarz diğer titre'a sahip insanların işte bir günü nasıl geçer diyince aklıma

Excel
Mail
Toplantı

üçlüsü dışında bir şey gelmiyor ama mesela excel'de ne yapıyorlar ya da gün boyu kiminle ne mailleşiyorlar konusunda da bilgim yok.

Bunları küçümsemek için kesinlikle söylemiyorum yanlış anlamayın, gerçekten saf bir merakla soruyorum. Misalen, bir satın almacının ortalama bir günü nasıl geçiyor? Yarın bir gün bu tarz pozisyonda çalışan biriyle tanışırsam saf saf sorular sormamak için buraya yazıyorum.

Cevaplar için şimdiden teşekkürler
0
nundu
(30.04.24)
Misal ben tedarik zincirindeyim (satin alma yaptım önceden, simdi yoneticiyim);
- satin almacilarin portfolyosuna bakip garip bir şey var mi diye göz gezdiriyorum.
- siparis gecikmesi sebebiyle ay sonunda fatura edilemeyecek siparis var mi ona bakıyorum (ki hep var), varsa satın almaci ile konuşuyorum.
- ay basiysa geçen ayın on time to request/promise, stock fill rate, non stock on time to request/promise, tedarikçi on time to request gibi kpilari hesaplayip corporate sistemine giriyorum.
- musteriler tarafindan escalate (Türkçesi yok bunun :/ edilmis seylere bakiyorum.
- ay sonunda ayın stock, intransit, days on hand gibi stok verilerini corporate sistemine giriyorum. Ay başında o ayin tahmini verilerini veriyorum.

Satin almaciyken yaptiklarim;
- sabah mrp tarafından yaratılan siparişleri tedarikcilere yollamak (edi denilen sistem varsa direkt sap üstünden yoksa pdf)
- onaylanmamis po'lara bakip tedarikcilerden yola cikarma günü onayini istemek
- gec onaylananlarda erkene almaya calismak, mrp'nin istemediklerini ertelemeye calismak.
- sistemde takılı kalan tedarikçi faturalarina bakmak
- idoc denilen sap sistemindeki mesajlarin sikintilarina bakmak
- tedarikçi ile aylık talep tahmini performansi ve tedarikçi performansi görüşmesi yapmak
- tedarikciyr 24 aylık talep tahmini yollamak
- gün içinde tedarikçilerden, musterilerden gelen maillera cevap vermek.
- hazir olan mallarin yola çıkması. Misal benim organizasyonun aylık x anda 70 konteyneri var. Haftada 4 kamyon, ufak tefek de hava kargo.

Toplanti deme ya çok var lanet olasilar. Misal bugünkü toplantilarimi yaziyorum;
Yeni çıkacak ürün grubu için cin'deki fabrika ile üretim kapasitesi, malzeme yeterliliği vs görüşüyoruz çünkü proje kötü geçti fabrika yetisemiyor siparislere.

Sonra başka bir ürün grubunun müdürü ile konusup benchmarking yapacağım.

Sonra emea bölgesinde aylık konteyner ihtiyacı tahmini toplantisi

Bir satin almaci ile 1to1

Amerika'daki ic tedarikci ile onlarin asya'daki tedarikcilerinden drop ship nasıl yapariz konusmasi

Bir adet lanet olasi musterinin escalation toplantisi
0
logisticsmanager
(30.04.24)
plaza çalışanı değilim ama ucundan sayılabilirim belki. sizi anlayabiliyorum :) benim arkadaş çevremde de mühendis ve doktor çok var, onlar da aynı şeyi merak ediyor :)

bir doktor, mühendis, marangoz gibi meslek sahibi olmayan çalışanlar hem yaptıkları iş açısından hem de hiyerarşik açıdan çok çeşitli malum. yani bunun satın almacısı olduğu gibi satın alma müdürü de var. o yüzden yaptıkları iş elbette aynı değil ama çok genel hatlarıyla birkaç şey karalayayım.

satın almacı dediğiniz için onun üstünden gideyim. adı üstünde zaten; işletmenin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarını yapar basitçe. bunu yaparken gün boyu tedarikçilerle görüşür/konuşur/yazışır, alternatifler arar, fiyat alır, bu verileri saklar, karşılaştırır, yetkisi dahilinde karar verir ya da amirine danışır ve nihayetinde satın alımı gerçekleştirir.

her işletmenin günlük bir rutini vardır. örneğin her gün üretim birimiyle görüşüp ihtiyaç kontrolü yapılabilir ya da önceden her bir malzeme için alım takvimi oluşturulmuştur, o takip edilir, aksaklıklara müdahale edilir, vesaire.

excel, mail ve toplantı demişsiniz ya, aslında doğru bir özet olmuş. yukarıda saydıklarım ve benzeri ve işler temelde kayıt altına alma (excel vb.), haber verme/alma (mail) ve istişare (toplantı) ile yürütülüyor. yani böyle bir çalışanın günü ağırlıklı olarak monitör karşısında veri girip o verileri analiz ederek, sürekli telefonla ya da mail ile haberleşerek geçiyor.

örnekler çok çeşitli ama bence hangi işkolunu merak ediyorsanız önce kafanızda o işin tanımını canlandırın, sonra nasıl yapılabileceğini az çok çıkarırsınız. oradan hareketle de o kişinin günü nasıl geçiyor tahmin edebilirsiniz.
0
orient blue
(30.04.24)
Ofise gittiğim dönemlerde ve pandemi öncesi şu şekilde, alan yazılım:

Ekibin %90'ı sigara içiyor. Yemek öncesi sigara, yemek sonrası sigara, toplantı sonrası sigara. Saatlik sigara molası 10-15 dk civarı. Yemek 1 saat yaklaşık. Yani 8 saatlik mesainin 5 saatinde çalışılıyor. Burda da günlük 1 saat minimum toplantı var kaçamadığın. Dün mesela 3 saat toplantıydı benim.

Mail çok kullanılmıyor, slack gibi araçlar yaygınlaşmaya başladı şirket içi işlerde. Bizde şu şekilde:

Kodlama/Tasarım
Toplantı
Sigara -içmiyorum ama ekip içince sen de içmiş sayılıyorsun :D
0
sarahkerrigan
(30.04.24)
Bir tanıdığım raporlamada çalışıyor

Şirketlerin söz konusu dönemlerde ve yıl içinde yaptığı bütün datayı okunur hale getirip bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu gibi şeyleri üretiyorlar. Bunların da belli detaylı ulusal ve uluslararası standartları var tabi, ayrıca vergilendirme ve muhasebeyle alakalı belli bir takım ek faktörler oluyor. Aynı zamanda bu süreçte irili ufaklı birçok problem ortaya çıkıyor. Örneğin günümüzde enflasyon düzeltmeleri gibi sorunları oluyor, gibi.

Ama ne iş yapıldığıyla ilgili bir konuda "beyaz yaka" çok geniş bir çerçeve olmuş. Bu yüzden çeşitli alanlardaki insanlar ne diyebileceğini şaşırıp soğuk yanıtlar vermiş olabilir. Sonuçta farmakoloji uzmanları, halk sağlığı uzmanları ve genel cerrahlar temelde doktor olsalar da çok farklı çalışma hayatlarına sahipler değil mi? Birisi size bir doktor ne iş yapıyor diye sorsa buna genel kullanılan anlamda doktoru tanımlamanın ötesinde, sağlık sektöründe çalışan bir eleman olarak mesleğin her yönünü kapsayıcı bir cevap vermeye çalıştığınızda çok yüzeysel kalır. Sizin sorunuzdan anladığım kadarıyla, sizin merakınızı giderecek cevaplar aslında baya detay istiyor. Bu yüzden beyaz yaka diye genellediğinizde çok tatmin edici yanıtlar almanız zor olsa gerek. Önceki soruda öyle bir problem yaşamanızın sebebi bu olsa gerek.
0
akhenaten
(30.04.24)
meseleye plaza çalışanı olarak değil de, büyük şirket çalışanı olarak bakmak lazım. (büyük derken ciro olarak değil, organizasyon olarak) çünkü excel-mail-toplantı şeklinde özetlediğimiz şey, kişilerin/departmanların yaptığı işlerin üstlere ve şirketin geri kalanına raporlanması amacıyla oluyo çoğunlukla. yani şöyle ki, normalde bir kişi 100 birim iş yapabilecekken, 2 kişi toplamda 190 birim iş yapıyor çünkü zamanlarının belli bir bölümünü de, birbirlerinin ne iş yaptığını konuşmakla harcıyorlar.
0
co2s2
(30.04.24)
@edmond honda

İlk sorduğumda küçümsüyormuşum gibi anlaşılmıştı, "Siz de excel mail dışında bir şey yapmıyorsunuz" demişim gibi tepkiler gelmişti. Ben de öyle bir anlaşılmaya neden olmamak için belirteyim dedim ama yine böyle anlaşılmaktan kurtulamadım gördüğüm üzere :)

Diğer bölümler tıp fakültesine uzak konumlandığı için pek diger bölümlerle sosyalleşme imkanı olmuyor. Ayrıca bence asıl sizin doktorlara karşı önyargınız var ama gereksiz sert bir üslupla yazmışsınız o yüzden konuyu uzatmak istemiyorum.

"Öğrenmek isteyen öğrenirdi" öğrenmek istiyorum işte buraya sordum, bu sitenin amaçlarından biri de insanların merak ettiklerini öğrenebileceği bir platform olması değil mi?
0
🌸nundu
(30.04.24)
10 senelik beyaz yaka bilgisayar mühendisiyim.
sabah gidip masama otururum çay kahve yan masadakilerle sohbet filan. sonra ufaktan işlere başlarım. işlerim zaten jirada task olarak bellidir. sırayla çözerim. yapabildiğim kadarını yaparım, acilse zorlarım acil değilse yaya yaya yaparım. öğlen çevrede arkadaşlarla yemek yemeye gideriz. o da ayrı bir sosyallik oluyor her gün yeni yer seçiyorsun filan. sonra kahve alırız bir kahveciden, ofise döneriz.
benim işim yazılım yani genel olarak. iş analisti bana ne iş verirse o işi yaparım. ama genelde ne kadar sürede, ne tempoda çalışacağıma kendim karar veriyorum. 3 gün evden 2 gün ofisten çalışıyorum.

merakını da anlıyorum, abim de doktor/cerrah o da hep ofiste napıyorsunuz ki yani bilgisayar başında tüm gün napılır diye sorup durur.
0
yenibirgüzelnick
(30.04.24)
E-ticaret alanında çalışan, ekip yöneten bir beyaz yakalı olarak ortalama bir günümü yazayım. Haftanın 1 günü sadece ofise gidiyorum. Evde olduğum günlerden örnek vericem.

-Sabah mesaiden 10 dk önce kalkıyorum, teams'te ekibe ve ekip gruplarına bir göz atıyorum.
-Ardından mailleri kontrol ediyorum.
-Günün toplantılarına göz atıp varsa hazırlık, onları yapıyorum.
-Ekipten beklediğim konular varsa, deadline gelmişse onları yokluyorum.
-Kendi iş planımda yapacaklarım var mıydı takvime bakıp onları ilerletiyorum.
-Saat 9-10 itibariyle toplantılar başlıyor onlara giriyorum.
-Toplantılar sonrası/esnası ordan burdan bir şey geldiyse o konulara bakıyorum. Gerekliyse devreye gidiyorum, değilse eskale ediyorum ekibe.
-Aylık ve haftalık sunum datalarını değiştiriyorum bu aralar. Formatta oynamalar yapıyorum.
-Bizim işte operasyon da çok olduğu için operasyonel konulara bakıyorum, satıcıların aksiyonlarını takip ediyorum.
-Kullandığımız tool'u ve ortaktaki dokümanları bol bol inceliyorum.
-It geliştirme yapmış olabiliyor veya ongoing bir proje olabiliyor aynı esnada, UAT testleri yapıyoruz development ortamında.
-Kendi yöneticim veya yönettiğim ekiple kısa catch up'lar yapıyorum uzaktan çalıştığımız için anca öyle bir araya gelebiliyoruz.
0
mor oje
(30.04.24)
Yazılım danışmanlığı yapıyorum.

Mevcutta yaptığım işte uluslararası bir şirketin merkezinin ve tüm ülkelerdeki şubelerinin kullandığı bir yazılım sistemleri bütününün içerisinde çalışıyorum.

Bu tüm sistemler bütünü bir ürün ama arkadasında birçok teknoloji ve ekip var. 2,5 ayda 1 herkes bir araya gelip 3 gün boyunca sonraki 10 haftada neler yapılacak, neler öncelikli, kimin yapacağı şey kiminkinin ön şartı şu bu gibi şeyler konuşuluyor ve her ekip kendi 2,5 ayını elindeki kaynaklar (insanlar, onların bu ekip için çalışacakları zaman vs) gözetilirek planlar. Ayrıca son 10 haftalık dönemde neler yapıldı, ne eksikti, ne iyiydi, ne sorunlar vardı vs konuşulur.

Sonra da bu 10 haftayı 2 haftalara bölerek, her 2 haftanın başında o 2 hafta ayrıntılı planlanır. Ne yapılacak, kim kimden ne bekliyor. Kim test edecek. Testin kapsamı ne olacak. vs vs.

Buraya kadarki işlerin olduğu ekibe proje ekibi deniyor. Bir de destek ekibi var. Orada da 3 iş yapılıyor:

1-Artık belirli bi şablona bağladığımız, çok uzun uzun tartışmadan mevcut yapıya eklemleyerek devreye alabileceğimiz projeler oluyor. Mesela X ülkesindeki şube de bu ürüne dahil olmak istiyor. Onlarla ön toplantılar organize edip ürünü, onlardan ne beklediğimizi, projenin nasıl olacağını vs anlatıyoruz. Sonra onlara doldurmaları gereken şablonları veriyoruz. Onlar doldurunca bi toplantı daha yapıp üzerinden geçiyoruz. Anlamadıkları veya onların ülkesine özel farklı yönetilen şeyler vs varsa onları konuşuyoruz. Onlarla ilgili kararları veriyoruz. Her şey netleştiğinde çalışmaya başlıyoruz. Çalışma bitince testçiler test ediyor. Hatalar düzeltilince test sonuçları ürünü kullanacak ilgili kişilere sunuluyor ve ok devreye alalım denirse devreye alma planlanıyor ve yapılıyor.

2-Üründe çeşitli hatalar, bazı ek talepler, ufak projecikler, bazı bilgilerin güncellenmesi vs gibi rutin destek işleri oluyor. Kimisi doğrudan kullanıcıdan geliyor kimisine biz kendimiz karar veriyoruz.

3-Ürünün amacına göre yapılması gereken bazı şeyler var. Mesela bizim üründe müşteriler tırların ve otobüslerin üzerinde bulunan çeşitli donanım ve yazılımlarla farklı hizmetler alıyorlar. Bu hizmetlerin aboneliği, faturalanması şu bu yapılmalı. Müşteri app'ten kendi abone oluyor. Faturalama vs'yi merkezden tüm ülkeler için biz yapıyoruz. Bu süreçte çıkan hatalar olabiliyor. Ay başlarında ay sonlarında yapılması gereken işler oluyor. Yapılan işlerin takibi, sistemler arası senkronizasyon, mutabakat vs için de bir şeyler yapılması gerekiyor. O tip şeyleri yapıyoruz.

Böyle uzun uzun anlattım ki temelde ne yaptığımız biraz kafanızda canlansın.

Sıradan bir günde ne yapıyorum:
-proje sorumluluklarımdan planlanmış bir işim varsa onu yapıyorum. Gerekirse ilgili takım arkadaşlarımla veya diğer takımlardan insanlarla iletişime geçiyorum.

-destekte yaptığımız projelerle ilgili bir işim varsa onları yapıyorum. Bazen 2 veya 3 kişi beraber çalışabiliyoruz.

-Acil hata varsa onlarla ilgileniyorum. Çözmek için bir sürü değişik ekiple görüşmem gerekebiliyor.

-Rutin işler varsa onlar önceden planlanmış oluyor. Mesela tüm ülkelerin ön ödemeli aboneliklerin faturalanması, fatura pdflerinin ilgili sistemlere yüklenmesi ve müşterilere gönderilmesi, e-fatura süreci olan ülkelerde devlet portaline e-faturaların yüklenmesi, faturaların ve ertelenmiş gelir kayıtlarının muhasebeleştirilmesi, holding merkezi ile şubeler arası masraf kayıtlarının muhasebeleştirilmesi gibi şeyleri cuma günleri yapıyoruz. Cuma sabahı önce faturalanacak her şeyi kontrol ediyorum. Hata, eksik gedik var mı diye bakıyorum sonra gerekli işleri yapıyorum.

Tüm bu işleri yönetmek için ara ara ekip içi toplantılar yapıyoruz. Mesela X projeler grubu için 2 günde bi 15-20 dk, Y projeler grubu için haftada 1 holdingdeki bir ekibin de dahil olduğu bir toplantı, genel rutin destek işleri için her gün 15 dk napıyoruz ne ediyoruz problem birinden bi ihtiyaç var mı toplantıları vs vs.

Toplantılar dışında aramızdaki iletişim için mail, teams kullanıyoruz.

Yaptığımız işleri dokümante etmek için sharepoint, confluence vs gibi şeyleri kullanıp güncelliyoruz.

İş takibi, planlar, kimde ne iş var vs vs için Microsoft Azure DevOps'u kullanıyoruz.

Tabi bir de yaptığımız iş gereği şirket içi veya ürünler teknolojilerle ilgili okuma araştırma yapmamız gerekiyor.

Excel'i de bi şeyi analiz ederken filan kullanıyoruz. Ya da mesela ülkelere şablon verirken excel olarak veriyoruz filan filan.
0
perferil
(30.04.24)
(8)

Evinize temizliğe gelen yardımcıya ne kadar ödüyorsunuz?

ofelia
benim şimdi sıtkım sıyrıldı temizlik işinden, iyi kötü kendim yapıyordum ama ben beceremiyorum da onlar gibi.hiç düzenli gelenim de yok kırk yılda bir her seferinde farklı birini buluyordum. ee o da saçma, başında duruyorsun, beğenmiyorsun, anlaşana kadar vakit geçiyor falan.şimdi kafaya koydum, düz
benim şimdi sıtkım sıyrıldı temizlik işinden, iyi kötü kendim yapıyordum ama ben beceremiyorum da onlar gibi.

hiç düzenli gelenim de yok kırk yılda bir her seferinde farklı birini buluyordum. ee o da saçma, başında duruyorsun, beğenmiyorsun, anlaşana kadar vakit geçiyor falan.

şimdi kafaya koydum, düzenli biri gelecek. haftada 1 ya da 2 hafta 1 gibi
çarşamba başlıyoruz. iş gününde gelecek, sabah karşılayıp işe gideceğim akşam eve gidip uğurlayacağım. evde de durmak istemiyorum temizlik yapılırken.

size fiyat sormak istedim. ev 3+1, 3 tane hayvan var (2 kedi 1 köpek)
1200 lira vereceğim. siz ne kadar eve ne kadar veriyorsunuz?
şehir izmir bu arada. şehir de söylerseniz sevinirim.

hafta 1 ve 2 haftada 1 seçeneklerinde hangisi daha mantıklı geliyor?
0
ofelia
(29.04.24)
2 haftada 1 3+1 ev için 950 veriyorum. 15 yıldır aynı kişi geliyor, yeni başladığı evlere bu fiyatı verdiğini sanmıyorum ama. İstanbul.
0
10032007
(29.04.24)
İstanbul Şişli, 3+1 , ayda bir geliyor, 1000 tl
0
hakmut
(29.04.24)
haftada bir geliyor. 3+1 eve 1200 lira. istanbul

2 kedi 1 köpek olsaydı 1500 lira verirdim herhalde.
0
gabe h coud
(29.04.24)
3+1 istanbul 1000 haftada 1
0
rentts
(29.04.24)
Fiyat iyi ama sabah gelip akşama kadar duran hiç görmedim. Hep 9-10 gibi gelip 4-5te dönüyorlar. Çünkü o kadar saat fiziksel çalışma kadın fenalaşır zaten. Siz yokken bitirip işlerini çıksın bence. Yazık.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.24)
İzmir, 3+1, iki kedi, iki haftada bir, 1000₺. İki senedir geliyor ablamız, yeni olsak fiyat daha fazla olurdu herhalde.
0
kobuzchu kiz
(29.04.24)
2 haftada 1 alıyorum, evim 3+1 fazla işi yok ama köpek var. Bir de kadının evine uzak diye 1100 veriyorum.
0
wild honey suckle
(30.04.24)
2 haftada bir, 3+1 ve iki kedili ev için 1200'en 1500'e çıkardık geçen hafta. uzun zamandır geldigi için gerekirse dolap içlerini temizliyor, gerekirse perdeleri yıkıyor, kendisine göre bir düzeni var ancak tüm bunlar fiyata dahil oluyor. Sabah 9 gibi gelip öğleden sonra 3 gibi bitirmiş oluyor genelde. bir de öğlen yemeği söylüyorum dışarıdan. istanbul -kadıkoy.
0
patlamis misir
(30.04.24)
(3)

Akşamları salata yemek ne güzel şeymiş...

msb
Yaş kemale erdi (40) ondan mıdır bilinmez durduk yere akşamları salata yemeliyim dürtüsü oluştu bende :)2 gündür hayatımda ilk defa akşamları bol yeşillikli salata ve içine somon/et vb gibi protein kaynakları ekleyip yiyorum. Güzel bir zeytinyağı/limon/kekik/sarımsak sosu da hazırlayıp döküyorum üze
Yaş kemale erdi (40) ondan mıdır bilinmez durduk yere akşamları salata yemeliyim dürtüsü oluştu bende :)

2 gündür hayatımda ilk defa akşamları bol yeşillikli salata ve içine somon/et vb gibi protein kaynakları ekleyip yiyorum. Güzel bir zeytinyağı/limon/kekik/sarımsak sosu da hazırlayıp döküyorum üzerine.

Yani daha önce nadiren de olsa yemeklerin yanında yiyordum tabii ama ilk defa bunu ana öğün haline getirdim.

Böyle kuş gibi hafif, ertesi gün de çok zinde oluyorum sanki.

Ben mi abartıyorum acaba? Akşamları salata yiyip hayatı değişenler var mı?

EK: Bu tarz güzel salata tarifleriniz varsa alabilirim, çok acemiyim bu konuda.
0
msb
(08.04.24)
favorim semizotu +
domates, sogan, nar eksili limonlu sos.
salatalik, tursu.
yogurt.
etc.
0
Ley
(08.04.24)
Şimdi her şeyin kişiye etkisi farklı. Misal karbonhidrat yiyince kötü olan var, ben yemezsem kötü oluyorum.
Akşam belli saatten sonra yenilen yemeğin salata olması tabiki az kalori, az carb sebebiyle genel olarak kişiye kilo vs kenara atsak bile daha iyi gelebilir. Ben akşamları vs diye bakmıyorum.

Son zamanlarda okumaya başladığım dan john her yemekte 7-8 farkli sebze yiyor. Ben de biraz onu takip ediyorum o konuda, buna ek olarak da yemek sonrası limonlu sıcak su içiyorum (bilimsel hiçbir kanıtı yok ama beni psikolojik olarak iyi hissettiriyor ve mide olarak da). Yani bazen plasebo etkisi bile yeterli olabiliyor.

Kısacası iyi hissediyorsaniz neden abartmis olasınız:)
0
logisticsmanager
(08.04.24)
1 senedir böyle yapıyorum ben de. Çok daha hafif oluyor. Enerjik oluyorum.
0
yenibirgüzelnick
(09.04.24)
(6)

sizce ne yapayım?

baldan kaymak
selam budapeşteliler,valide hanıma birkaç adet beyaz eşya aldım. ben ödedim mevzuyu kapadım.ancak valide hanım ısrar etti, kıramadım. hep yapıyorsun bu kez ödeyeceğim dedi ve tüm tutarı ödedi.içim rahat değil yine de ben kazanıyorum alırım yine. sizce ne yapayım?1) vermiş, aldın. bitti unut.2) bir k
selam budapeşteliler,

valide hanıma birkaç adet beyaz eşya aldım. ben ödedim mevzuyu kapadım.

ancak valide hanım ısrar etti, kıramadım. hep yapıyorsun bu kez ödeyeceğim dedi ve tüm tutarı ödedi.

içim rahat değil yine de ben kazanıyorum alırım yine. sizce ne yapayım?
1) vermiş, aldın. bitti unut.
2) bir katakulliye getirip geri ver. (böyle olduğunu anlarsa hiç almıyorsun diyerek iyice içerleyecek bir süredir yapıp almıyordum çünkü artık bende defans yapamadığımdan buralara geldik)

sonraki seferler için ne yapmalıyım? siz anne-baba yaklaşımında nasıl davranmaktasınız?
0
baldan kaymak
(08.04.24)
Eger annenin durumu bunu karsilayacak kadar iyi degilse yani zorlanarak odediyse bir sekilde parca parca da olsa geri ver.
Ama sana odeme yaparken zorlanmadiysa ve almamakta israrliysa belki baska sekilde verebilirsin; ornegin ceyrek altin filan alip al dursun kenarda diyebilirsin veya bozdurunca cok degeri dusmeyecek taki maki alabilirsin.
0
mor oje
(08.04.24)
Yine bir ihtiyacı olursa sen alırsın, ya da hediye alabilirsin.
0
rock n roll
(08.04.24)
1.
Ben bu durumlarda aliyorum cunku israr ediyor e tamam diyorum. Onlar da rahatsiz oluyor cunku. Bazilarinin annesi versin versin der bizimkiler boyle iste kiyamiyorlar paramiza.
Bi seye ihtiyacin olursa soyle ama diye israr ediyorum o da tamam diyor boyle takiliyoruz
0
Kittie
(08.04.24)
Beraber tatile gidin veya biriyle beraber onu gönderin, böyle jestler yapın, zamana yayın illa hemen karsilik vermek zorunda değilsiniz.
0
sanguine
(08.04.24)
bilezik al, lazim olursa alirim de. win win.
0
Ley
(08.04.24)
Benim annem babam da benden para almaz. Her memlekete gidişte olay olur bu mevzu. Babam kızının baba evinde markette bile bir kuruş harcamasına razı değil. Damadına da harcatmıyor.

Ben anneme arada bir güzel hediye alarak vicdanımı rahatlatmaya çalışıyorum. Altın filan.
0
yenibirgüzelnick
(09.04.24)
(9)

Kategori bulamadım biraz duygu karmaşası

bana da mi lolo
Merhaba. 2015 yılıydı sanırım bir arkadaşımın annesinin şirketine internet sitesi yaptım. Yaşım küçüktü ve ergendim, biraz girişimcilik hevesiyle güzel bir site yaptım. O zamanlar arkadaşıma da annesine de ismimi misal veriyorum Berk olarak tanıtmıştım. Site tuttu, kadın dokuz yıldır siteden inanılm
Merhaba. 2015 yılıydı sanırım bir arkadaşımın annesinin şirketine internet sitesi yaptım. Yaşım küçüktü ve ergendim, biraz girişimcilik hevesiyle güzel bir site yaptım. O zamanlar arkadaşıma da annesine de ismimi misal veriyorum Berk olarak tanıtmıştım. Site tuttu, kadın dokuz yıldır siteden inanılmaz ekmek yedi. Bu süre boyunca bana da çok paralar gönderdi ama hiç yüzyüze gelmedik. Yakın şehirlerdeydik ama ben üniversiteyi bitirdim, iş sahibi oldum, evlendim. Velhasıl şimdi o kadının olduğu şehre bu yaz yerleşeceğim. Kendisinin bir erkek çocuğu yok ve dokuz sene içinde o da yaş aldı takdir edersiniz. Durumumdan haberdar olmuş ve gel işi sen devral diyor. Ama yıllardır bana Berk diye sesleniyor. :/ Velhasıl iş resmiyete dönerse, yaz tatilinde kendisiyle çalışmayı düşünüyorum ama gerçek adımın misal veriyorum Abdulkerim olduğunu kadına nasıl itiraf edeceğim…

Arkadaşım dediğim kızıyla iletişimim kalmadı, kendisi gerçek adımı biliyordu ama söylediğim isimle de hitap ediyorlardı. Velhasıl annesi de ilk ne duyduysa öyle gitti. Dokuz yıldır bir şey demedim. Böyle saçma bir çıkmazdayım…
0
bana da mi lolo
(07.04.24)
Gençken arkadaşlar arasında bana böyle sesleniyorlardı ama gerçek adım şu deseniz olmuyor mu? Şaşırmayın diye söylüyorum falan diye eklersin. Kadının kızıyla hala iletişimi vardır herhalde. Şüphelenirse arayıp ona da sorar.
0
gnosis
(07.04.24)
Boşu boşuna dert etmişsiniz. "Ya o zamanlar çocuktum kendime Berk dedirtiyordum aslında adım Muhittin" diyip geçiverin ne olacak.
0
pispinti
(07.04.24)
Arkadaşlar öyle sesleniyor ama gerçek adım abdulkerim
0
abuzer
(07.04.24)
İşte sorun kadınla dokuz senedir telefon üzerinde görüşüyoruz hep o isimle sesleniyor. Madem farklıydı ismin dokuz senedir sana ödeme yapıyorum insan düzeltmez mi demez mi?
0
🌸bana da mi lolo
(07.04.24)
Dokuz senedir ödemeyi elden mi yapıyordu? kısmını anlamadım ben.
0
Mirket
(07.04.24)
Dert etmeye değmez.
Berk diyen de oluyor ama asıl adım apo diyeceksin. Garip bir durum yok. Dedesinin adını Mahmut bilirken öldüğünde Osman olduğunu öğrenen arkadaşım vardı avsnsbsj
0
yenibirgüzelnick
(07.04.24)
Size parayı nasıl gönderiyordu yani mesela bir hesaba gönderiyordu ve o hesap sizin isminizle kayıtlı mı?

Benim kardeşimin bir arkadaşının asıl ismini söylemeyip başka bir isim söylüyorlar. Ben de öğrenince değişik geldi ama saçma bulmadık.
0
sevilen progressive türkücü
(07.04.24)
nüfus kaydındakinden farklı isim kullanan kişi sayısı tahmin ettiğinden fazla. hele çok demode bir ismin varsa hiç çekinme. "benim ismim nüfusta ... ama ben hep berk'i kullandım" dediğinde herkes anlayışla karşılar. hatta niye değiştirmedin diye bile sorabilir, isim değiştirmek çok kolay çünkü eskisine göre.
0
hrskrs
(07.04.24)
Eski iş yerimde de vardı. Biz ismini Ayşe biliyorduk, kimlikte ayşeydi. Ama tüm akrabaları Fatma diyordu. Olabiliyor böyle bir şey. Çok sorun edilecek bir şey değil. Arkadaşınız da biliyormuş madem. Ondan teyit edebilir. Ödemeyi nasıl aldığınızı ben de anlamadım ama.
0
elorelia
(08.04.24)
(15)

Yemek kartınıza ne kadar yatıyor?

ananiyimioguz
İl ve tutar şeklinde yazar mısınız?İstanbul - 5000
İl ve tutar şeklinde yazar mısınız?


İstanbul - 5000
0
ananiyimioguz
(01.04.24)
remote -250 günlük. nakit ödeniyor.
0
jelly bear
(01.04.24)
Yani aylık 5500 mü
0
🌸ananiyimioguz
(01.04.24)
aylık değil günlük hesaplanır, o ayda kaç iş günü varsa onun üzerinden.

genelde 22 gün vardır.
0
benaslinda
(01.04.24)
Tamam işte 22 gün olarak düşünüp söyleyin da. 5500 yapıyor işte yormayın insanları yoruldum vallahi yoruldum. Bize her ay aynı yatıyor, aylık hesaplanıyor.

Diyorsanız ki öyle doğru sonuç çıkmaz, günlük çalışanlar da var, tamam hadi günlük yazalım.

İstanbul - 230
0
🌸ananiyimioguz
(01.04.24)
istanbul-40 tl (evet yazıyla kırk lira)
0
akiskan
(01.04.24)
istanbul - 275 günlük
0
pide
(01.04.24)
istanbul, 6000
0
gabe h coud
(01.04.24)
İstanbul - günlük 225 x remote çalışılan gün sayısı
0
arenas
(01.04.24)
ankara - 6500
0
summerjam0306
(01.04.24)
Aylık 5500 yatıyor, remote.
0
mirty
(01.04.24)
Günlük 220 diye biliyorum. İstanbul.
0
put it in your appropriate place
(01.04.24)
Günlük 215 ama sadece home office çalışılan günler
0
meraklitursucu
(01.04.24)
Ankara - 250 - remote
0
yenibirgüzelnick
(02.04.24)
Ankara - 8800
0
plutongezegendegilmi
(02.04.24)
istanbul aylık 4500
0
nesenbilneben
(02.04.24)
(10)

Hastanenin tekrar para istemesi? Kim haklı?

dejame
Dün eşim bir kaza geçirdi, ayak bileği çok kötü burkuldu. En yakın hastaneye yetiştirdik, işimiz bitti ve çıktık. Doktor rapor yazmadı, eşim de yarın belki taksiyle giderim diyerek rapor istemedi. Ek ders parasına ihtiyacı var, rapor alırsa bu para kesilecek, ne kadar ısrar etsem de ikna edemedim.Bu
Dün eşim bir kaza geçirdi, ayak bileği çok kötü burkuldu. En yakın hastaneye yetiştirdik, işimiz bitti ve çıktık. Doktor rapor yazmadı, eşim de yarın belki taksiyle giderim diyerek rapor istemedi. Ek ders parasına ihtiyacı var, rapor alırsa bu para kesilecek, ne kadar ısrar etsem de ikna edemedim.

Bu sabah durumu çok kötüydü. Rapor almak için aynı hastaneye gittik, durumu belirttik. Daha gece oradaydık fakat acil doktoru bir şey yapamayacağını, tekrar para ödeyerek ortopedi servisine başvurmamız gerektiğini, doktorun ancak gerek görürse rapor verebileceğini söyledi.

Biz de mecburen tekrar taksi çağırdık, daha uzaktaki sağlık ocağına gittik ve rapor aldık artık.

Peki tüm özel hastanelerde durum böyle midir, yoksa tamamen haksız bir şey mi yapmış oldular?
0
dejame
(26.03.24)
yani mantıklı gibi hocam. dün gece rapor istemeyip işleminizi sonlandırmışsınız. bugün sizi bir doktorun görüp rapor yazabilmesi için sistemden muayene girişi yapmaları gerekiyor. e muayene de ücretli.

yapabilirler miydi? isteseler belki ama yapmadılar diye de suçlayamayız sanırım. ticarethane orası malum.
0
brkylmz
(26.03.24)
12 saat içinde tekrar acile giderseniz giriş açılmaz. Önceki kayıt üzerinden istediği işlemi yapabilir.para ödenmez. Ağrılarım arttı şişti vs dediğinizde önceki işleme ek ilaç, rapor veya acil bir durum için icabçı doktor ile iletişime geçebilir.

Fakat acil doktoru rapor yazabilme yetkisinde mi onu bilemem veya böyle bir topa girmek istememiş olabilir.
0
janavarorion
(26.03.24)
Aciller için bir şey diyemem fakat normalde polikliniklerde 3 gün içerisinde başvuru yaptığınız her şey kontrol muayenesi olarak geçmek zorunda. Yani tekrar tekrar para verilmemeli. Bununla ilgili il/ilçe sağlık müdürlüğüne ilgili hastaneyi şikayet edebilirsiniz.

Sizle pek ilgili değil fakat özel hastanelerde herhangi bir ücret öderken mutlaka ama mutlaka “detaylı fatura” isteyin. Yok kâğıt bitti, yok muhasebeci izinli, yok yan yattı çamura battı tarzında hareket ederler detaylı fatura isteyince. Size detaylı faturayı verince ödediğiniz ücretle fatura toplam tutarımı karşılaştırıp soluğu il/ilçe sağlık müdürlüğünde alın ve şikayet edin. Kurumsal olsun olmasın ülkemizde özel hastaneler tutturabildiğine ekstra ücret eklemeye çalışır. Oysa bakanlığın ve sgk’nın belirlediği kurallar doğrultusunda “sut fiyatları” üzerinden ücret almak ZORUNDALAR.
0
ulukayin
(26.03.24)
Bana da söyledikleri mantıklı geldi. Sonuçta özel muayene olup parasını vermemişsiniz. Acilden girip işlem yapılmış.

Dolayısıyla acil doktoru değil bu sefer normal alandaki doktor tekrar bakacak. Tekrar kayıt istemeleri bana göre normal.
0
drako
(26.03.24)
Yanlış yok görünüyor. Dünkü tıbbi kayıt sonlandırılmış, dosyanız kapanmış. Acil serviste dosya uzun uzun açık kalmaz zaten. Yeni başvuru yapmanız gerek
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.03.24)
Kontrol kaydı açılabilir. Neden kontrol kaydı istemediniz?
Ağrım geçmedi gidemedim işe bu ağrı normal mi diye kontrole geldim.
Gece acile gelip gündüz poliklinikte uzman doktora çok muayene oldum ben. İcapçı doktor diyorlar o doktor kim ise o gün acilin hastalarına o bakıyor. Rapor için değil tabii de şikayetim devam ediyor sonuçta. O gün işe gidemediysem rapor da alırım bu normal ki.

Hatta oğlanı götürdüm geçenlerde. Geçen hafta yine gelmişsiniz diye kontrol kaydı açtı kendileri para almadılar.
0
cilekli pasta
(26.03.24)
kontrol diye kayıt açabilirdiniz, yanlış hatırlamıyorsam o da ücretli ama daha düşük ücret
0
efruz
(26.03.24)
her dr farklıdır. dün geceki drun hastasının işini şu andaki dr yapmaz.
0
mikahakkinen
(26.03.24)
Kontrol kaydı açsın diyen arkadaşlar yanılıyor çünkü siz normal muayene olmamışsınız. Poliklinik muayenesinin kontrolü olur acilin olmaz. Acilden bir kez giriş yapıp dosyayı neticelendirdiyse tekrar işlem yapamazsın.
Hastane haklı çünkü sıfırdan muayene açacak.
0
yenibirgüzelnick
(26.03.24)
@yenibirgüzelnick 12 saat içinde tekrar acile giderseniz ücret alınmadan tekrar muayene olabilir, reçete yazdırabilirsiniz
0
janavarorion
(26.03.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.