Giriş
(19)

26 yas kadin 37 yas erkek iliskisi

Purple life
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.olur mu sizce?
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?

bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.

olur mu sizce?
-5
Purple life
(08.06.26)
adam kadını taze bir ten olarak görüyordu..
+1
birdirbir
(08.06.26)
Gayet normal yaşlar.
-1
benaslindayohum
(09.06.26)
Babamla annem arasinda 11 yas var. Kendi kendilerine tanisip beraber olmuslar zamaninda. Demek ki oluyor.
+2
synesthesia
(09.06.26)
@synth, bu konu özelinde adamin baska bir cocugu da var. Konu sadece yaş degil bu durumda.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
cocuk meselesi artik kadinin bilecegi is ne diyelim. sayfalarca entry var sozlukte bununla ilgili zaten.
0
synesthesia
(09.06.26)
kadın buna nasıl okey oluyo ki? adam açısından şahane. kadın açısından olmaz, olmamalı. yazık olur
+2
jelly bear
(09.06.26)
Seks bile olmaz.
-4
Cezcez
(09.06.26)
16 yaşındaki çocuk erkekse ,olmaz. Ortalık fena karışır malesef
+2
denizciman
(09.06.26)
olmaz diyoruz gelip eksi atıyorlar olur diyoruz mal mal tepki veriyorlar. valla artık 3 yaş bile fazla.
-1
mikahakkinen
(09.06.26)
Çocuklar olmasa yaş farkında sıkıntı yok derdim ama hem yaş farkı hem çocuk detayı olmaz bence.
Çok ciddiye almasın, takılsın derim.
-1
mutekebbir
(09.06.26)
çocuktan dolayı olmaz
-1
yenibirgüzelnick
(09.06.26)
Ben denemiştim olmamıştı. Ne isteyip, ne beklediğine bağlı değişebilir. Olduran vardır.
0
Kediyi üzdün
(23 saat)
Bence zaten seks olur, temeli seks olur bu iliskinin. Ayrica cocuk da buyuk sayilir, uni muni vesilesiyle 2 seneye baska eve cikarsa cocuk da bir faktor sayilmaz bence.

Olabilirligi var.
+1
baldur2
(23 saat)
olur bişe olmaz.
+1
kveldulv
(23 saat)
Adam zenginse olur. Olmuşu var, hala devam ediyorlar.
0
duhan
(22 saat)
olmasa iyi olur.
0
lil siztah
(22 saat)
başka erkek mi bulamadın derdim. yaş farkından dolayı değil çocuklu olmasından dolayı.
0
false pretension
(21 saat)
oğlanın çocuk olmasa çok süper olurdu.
benim de hayalim açıkçası 10 yaş farkı.
+1
rain when i die
(19 saat)
Sormak bile saçmalık.

Adamın belli ki çok parası var. O yüzden olmak isterse olur.
0
lazor
(11 saat)
(18)

Temizliğe gelen kişinin yaptığı paylaşım

administ
Eve temizliğe gelen kadının fotoğraf çektiğini görmüş eşim. Telefonda facebook açıktı dedi. 2 saat kadar uğraştıktan sonra buldum hesabını kendisi yabancı. Bizim evdeki robot süpürge, dikey süpürgeler vs onları yan yana toplamış fotoğraflayıp paylaşmış. Filipince de işte bunları kullanacak el olmadı
Eve temizliğe gelen kadının fotoğraf çektiğini görmüş eşim. Telefonda facebook açıktı dedi. 2 saat kadar uğraştıktan sonra buldum hesabını kendisi yabancı. Bizim evdeki robot süpürge, dikey süpürgeler vs onları yan yana toplamış fotoğraflayıp paylaşmış. Filipince de işte bunları kullanacak el olmadıktan sonra bunlar neye fayda gibisinden bir şeyler yazıp paylaşmış. Oldukça sinirime gitti. Yani biz zaten seni ayda 1 ağır temizlik için çağırıyoruz sanki inşaat artığı temizliyor. Neyse şimdi ya ekra görünütüsü alıp bu yaptığının terbiyesizlik olduğunu söyleyeceğim ya da daha ileri gidip fb paylaşımının altına yorum yazacağım. Hangisi daha iyi olur ?
-11
administ
(08.06.26)
ikisini de yapma. bir başka temizlikçi bulunca böyle böyle de ve çıkart.
+10
gabe h coud
(08.06.26)
boşu boşuna muhattap olup sinirini bozmaya gerekr yok. terbiyesizlik etmiş. bir daha gelmeni istemiyorum yaptığın terbiyesizlikten haberdarım diye mesaj at utansın gitsin
0
neira
(08.06.26)
facebook'ta paylaşımının altına cevap olarak "kendi yoğunluğumuz yüzünden ellerimiz bunları kullanamıyordu. ancak bundan sonra senin de kullanmana gerek kalmadı." yazıp yerine yeni birini bulun.
+5
shadowfollower
(08.06.26)
hiçbiri iyi olmaz. yapmış bir densizlik işte, ne diye seviyeni indiriyorsun. en fazla çek karşına göster gönderiyi, hiçbir yorumda bulunmadan "bir daha evimden foto çekmeni istemiyorum" de. anlar o zaten, o ayıp yeter ona.
0
gobekliraki
(08.06.26)
geçmiş olsun, sosyal medyada like alma amaçlı densiz bir paylaşım işte..
ben olsam hesabı bulduğumdan falan bahsetmez; evimden foto çektiğini farkettiğimi, bunun türlü türlü kötü amaçlar için kullanılabileceği yönündeki endişemi, kendisine güvenimin kalmadığını vs söyleyerek çemkirirdim.
bu arada anlatımın gidişinden, süpürgeleri okutacak da, o ilanı buldunuz sandım :/
+1
lil siztah
(08.06.26)
muhtemelen ek is olarak icerik ureticiligi yapiyor yada memleketteki esine dostu icin paylasim yapiyor. dogru yapmis demiyorum ama senin verdigin tepkinin absurdlugu kadininkinden daha fazla. basit bir foto/paylasimdan boyle bir anksiyete gecirip, 2 saat postu aramak, terbiyesizlikten dem vurup, postun altina yazmandan bahsetmen, gelip buraya sorman anormal bir durum. get a life.
+12
buenosdias
(08.06.26)
Bence kötü bir sey yok.

Teknolojik bir aletin fotosunu koymus yani özel esya sayilmaz.
Yazdiginda da kötü bir sey yok bence. Ai isimizi alamayacak diyor.

Bos yere insanlarin ekmegiyle oynamayin. Duymazliktan görmezlikten gelmeniz en güzeli. Yaptigi isten memnun musunuz önemli olan o.

Bize gelen biri tezgahin sadece görünür kisimlarini silmis geri kalanini uclara atmis falan. Keske robotun fotosunu koysaydı ama tezgahi düzgün silseydi.
+5
Purple life
(08.06.26)
Güzelce uyar.
- Burada hoş karşılanmaz.. de.
kalp kırma .
0
diyecevaplandı
(08.06.26)
Yol ver gitsin. Polemiğe girmeye gerek yok.

Türkiye'ye gelip ne yapacağını sanıyordu ben onu merak ettim. Ona kamuda klimalı oda verip masabaşı iş verecekler sanıyordu sanırım. Göçmenlik ilüzyonu böyle bir şey
0
runaway
(08.06.26)
Hiçbir şey yapmayın. En basiti, eve "yanlışlıkla" zarar verir. İçiniz kaldırmıyorsa başkasını bulup "teşekkür ederiz, ihtiyacımız kalmadı" dersiniz.
+2
cosmicstring
(08.06.26)
lümpenle lümpen olma. yol ver gitsin.
+1
mikahakkinen
(08.06.26)
Siz hiç patronunuz ya da müdürünüz hakkında atıp tutmadınız mı?
Gülünüp geçilecek bir şey için iki saat araştırma mı yaptınız sahi?
0
Mirket
(08.06.26)
yani "bütün bu teknolojiye rağmen yine de bir temizlikçiye, insana ihtiyaç var" demek istemiş gibi geldi bana. size laf attığını düşündüüünüz bir anlam çıkarmaya gerek yok illa.
+5
oldtimer
(08.06.26)
Purple life +1
Kötü birsey yapmamış hergun hepimiz konu bulup paylaşıyoruz. Asıl sizin alinganlik göstermeniz sorun olur bence. Hatta tam tersi espiri yapılacak konu. Bence çok saapmayin
+3
aloneinthedark
(08.06.26)
Bundan alınmak o kadar orta sınıf bir hareket. Kişisel bilgileri, mahremiyeti açık edecek bir şey yok ortada. 3 tane dandik plastik eşyanın fotoğrafıyla noncontext tespit yapmış.
+8
grimavi
(08.06.26)
amaaan dert ettiğinize değmez.

rahatsız ettiyse başkasını bulun bunu da çağırmayın.

işini iyi yapıyorsa o kadar umrumda olmazdı ki. hatta paylaşımını gördüm şunu kaçırmışsın diye başka alet gösterip her gördüğümde dalga geçerdim.
+1
gurur
(08.06.26)
@grimavi+1

ayrica kadin yalan da soylememis hani :P
+1
synesthesia
(09.06.26)
ben olsam like atardim. kotu birsey yapmamis, buyutmeyin bence.
+1
banach
(09.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?
0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(7)

Kafanız iyiyken libidonuz yükseliyor mu? Ruh durumunuz nasıl oluyor?

gabe h coud
Daha kolay risk alıyor musunuz? Daha az düşünerek hareket ediyor musunuz?Böyle bir anınız, yaptıklarınız varsa alınır.
Daha kolay risk alıyor musunuz?
Daha az düşünerek hareket ediyor musunuz?

Böyle bir anınız, yaptıklarınız varsa alınır.
0
gabe h coud
(25.05.26)
Oto kontrolüm rakip alani kontrol ve karar seviyesinde
0
baldan kaymak
(25.05.26)
Daha kontrolcu oluyorum, risk almam gaza gelmem.
0
duster
(25.05.26)
Libidom yükselir ama kontrolü elden bırakmam. Daha dikkatli oluyorum hatta.
0
synesthesia
(25.05.26)
kafam iyiyken daha konuşkan, eğlenceli ve neşeliyim.
libido tamamen ortamına bağlı.
genel olarak hayatımda problemim çok.
o yüzden ekstra dertler almak istemiyorum başıma.
0
rain when i die
(25.05.26)
İnsan başka taraftan cesaret bulabilir ama bu alkol eşiğine de bağlı tabi.
0
gadlemler
(26.05.26)
Alkol libidoyu yükseltmez aksine düşürür
0
benaslindayohum
(26.05.26)
Libidom duser. Libido bence kognitif sureclerle pozitif iliskide. Mesela cinsel iliski sirasinda dikkatinizi veremiyorsaniz, baska seyler dusunuyorsaniz veya cok cabuk dikkatiniz dagiliyorsa isteginiz azaliyor, sertlesme sorunu yasiyorsunuz, surduremiyorsunuz. O yuzden alkolun neden libidoyu yukselttigi algisi var anlamiyorum. Aslinda anliyorum, alkol sizi sosyal acidan daha umursamaz, cesaretli kiliyor. Bunun da nedeni zaten bilissel surecleri uyusturmasi, bulaniklastirmasi. Bu da libidoyu (fizyolojik olarak) yukselttigi algisi yaratiyor. Fakat sosyal acidan bir probleminiz yoksa, neden alkola ihtiyac duyasiniz ki? Herhangi bir seyi deneyimlerken onu sonuna kadar hissetmek, orada olmak daha iyi degil mi? Fakat dedigim gibi kognitif surecler fazlasya bu bir sure sonra ne yapiyorum ben dusuncesi, algisi da yaratabilir, en ufak bir seyden dikkatiniz dagilabilir. Kisacasi, alkolsuz bir sekilde bu ikisini dengelemek lazim.
+1
Sour
(26.05.26)
(2)

İngilizcede "non-finite clause" olmanın kriterleri nedir? Her "infinitive", "participle" ve "gerund" clause oluşturur mu?

santimantal
Mesela "Singing is great!" cümlesinde "singing" bir non-finite clause mudur?Bir verbal'ın (fiilimsinin) yan cümle oluşturmasının kriterleri nelerdir? Verbal cümle içinde tek başına kullanılmışsa "clause" sayılır mı? Bu soruların cevabını bulabileceğim ve atıf yapabileceğim akademik kaynak gerekli?
Mesela "Singing is great!" cümlesinde "singing" bir non-finite clause mudur?
Bir verbal'ın (fiilimsinin) yan cümle oluşturmasının kriterleri nelerdir? Verbal cümle içinde tek başına kullanılmışsa "clause" sayılır mı? Bu soruların cevabını bulabileceğim ve atıf yapabileceğim akademik kaynak gerekli?
0
santimantal
(18.05.26)
**Non-finite clause (sonlu olmayan yan cümle)**, finiteness (çekim) taşımayan bir fiil biçimi içeren ve genellikle daha büyük bir tümcenin içine gömülü olarak işlev gören bir yapıdır. Tek başına bir önerme (proposition) ifade edemez; zaman ve kip bilgisini ana cümleden devşirir.

***

## Non-Finite Clause Olmanın Kriterleri

Akademik gramer literatürü — özellikle Huddleston & Pullum'un *The Cambridge Grammar of the English Language* (CGEL, 2002) ve Quirk et al.'ın *A Comprehensive Grammar of the English Language* (1985) — aşağıdaki kriterleri öne çıkarır:

| Kriter | Açıklama |
|---|---|
| **Tense (zaman) işaretlemesi yok** | Fiil, zaman (past/present) veya kişi/sayı için çekilmemiştir [cambridge](www.cambridge.org) |
| **Genellikle örtük özne** | Özne çoğunlukla söylenmez; anlamı bağlamdan ya da ana cümlenin öğesinden alınır [langeek](langeek.co) |
| **Bağımlı/gömülü yapı** | Bağımsız cümle olarak tek başına duramaz; ana (finite) bir cümle içinde yer alır [englishintake](englishintake.com) |
| **Non-finite fiil biçimi** | Sondaki fiil; *to*-infinitive, bare infinitive, gerund-participial (-ing) veya past participle (-ed/-en) biçimindedir [lel.ed.ac](www.lel.ed.ac.uk) |
| **Öneri (proposition) değil** | Doğru-yanlış değerlendirilebilecek bir önerme kurmaz; bir durumu zaman bağımsız şekilde sunar [lel.ed.ac](www.lel.ed.ac.uk) |

***

## CGEL'in Dört Non-Finite Clause Türü

Geoffrey Pullum'un ders notları (Edinburgh Üniversitesi) ve CGEL'e göre İngilizcede dört tür non-finite clause vardır [lel.ed.ac](www.lel.ed.ac.uk):

1. ***to*-infinitival** — *to write a novel* (plain form fiil)
2. **Bare infinitival** — *write a novel* (to'suz, plain form)
3. **Gerund-participial** — *writing a novel* (gerund-participle biçimi)
4. **Past-participial** — *written a novel* (past participle biçimi)

CGEL'in önemli bir katkısı şudur: Geleneksel gramerin "gerund" ve "present participle" olarak ayırdığı iki kategoriyi, aynı morfolojik biçimi (-ing) paylaştıkları için **gerund-participial** adı altında birleştirir [cobylubliner.wordpress](cobylubliner.wordpress.com).

***

## Her Verbal Bir Clause Oluşturur mu?

Bu sorunun cevabı teorik çerçeveye göre değişir ve akademik literatürde **tartışmalıdır**:

**Geleneksel yaklaşım (Quirk vd. 1985):** -ing ile biten yapı tümleç veya belirteç alırsa *clause* (yan cümle), yalnız kullanılırsa *phrase* veya saf isim (verbal noun) olarak değerlendirilir.

**Modern yaklaşım (CGEL 2002, Huddleston & Pullum):** Bir gerund-participial form — tek kelime bile olsa — bulunduğu sentaktik konumda (özne, nesne, preposisyon tümleç gibi) **bir clause'un başı (head)** konumundadır ve o pozisyonun tüm yüklemi (predicate) olarak değerlendirilebilir. Wikipedia'nın *Gerund* maddesi bu görüşü açıkça aktarır: "A gerund behaves as a verb within a clause ... the resulting clause as a whole (sometimes consisting of only one word, the gerund itself) functions as a noun within the larger sentence." [brainygerund.blogspot](brainygerund.blogspot.com)

Ancak bir gerund ya da infinitive'in **clause mı, phrase mı** sayıldığı tartışması hâlâ sürmektedir. Pek çok gramerci şu ayrımı yapar [lirias.kuleuven](lirias.kuleuven.be(final+version+Linguistics,+non-anonymous).pdf;jsessionid=4B18B71CD1B1083687E1EEC02CDB47A2?sequence=1):
- *Eating this cake* → gerund clause (nesneyle birlikte, clausal iç yapı taşır)
- *Eating* → tek başına; bazı analizlerde saf isim (deverbal noun), bazılarında minimal bir non-finite clause

***

## "Singing is great!" — Clause mi?

**"Singing is great!"** cümlesini parçalara ayıralım:

- **"is great"** → ana cümlenin finite fiili (tense + agreement içeriyor)
- **"Singing"** → özne konumunda, -ing biçimli verbal

**"Singing" burada gerçekten bir non-finite clause midir?**

Modern dilbilimsel yaklaşıma (CGEL) göre: **Evet, minimal düzeyde de olsa bir gerund-participial clause'tur.** "Singing" burada bir fiilden türemiş, tense taşımayan, öznesiz non-finite bir yapıdır ve cümlede özne işlevi görmektedir [brainygerund.blogspot](brainygerund.blogspot.com). Wikipedia'nın *Non-finite clause* maddesi de *Playing on computers is fun* örneğini **gerund-participial clause** olarak sınıflandırır; *Singing is great* bunun bire bir yapısal eşdeğeridir [en.wikipedia](en.wikipedia.org).

Ancak geleneksel gramere göre *singing* burada **saf bir verbal noun (deverbal noun)** da sayılabilir — çünkü tümleç ya da belirteç almamaktadır. Bu durumda "clause" değil, "word" (kelime) veya en fazla minimal bir "phrase" olarak analiz edilir [brainygerund.blogspot](brainygerund.blogspot.com).

**Özetle:** *Singing is great!* cümlesinde *singing*'in non-finite clause sayılıp sayılmayacağı, hangi teorik çerçeveye bağlı kalındığına göre değişir. CGEL/modern sentaks → evet; geleneksel pedagojik gramer → minimal ya da deverbal noun.

***

## Akademik Kaynaklar

Bu konuyu atıf yaparak araştırmak için aşağıdaki kaynaklar doğrudan faydalı olacaktır:

1. **Huddleston, R. & Pullum, G.K. (2002).** *The Cambridge Grammar of the English Language.* Cambridge University Press. — Non-finite clause tipolojisi ve gerund-participial terimi için birincil kaynak [cambridge](www.cambridge.org).

2. **Huddleston, R. & Pullum, G.K. (2005).** *A Student's Introduction to English Grammar.* Cambridge University Press. — CGEL'in daha erişilebilir ve ucuz versiyonu; Ch. 13 non-finite clauses [cambridge](www.cambridge.org).

3. **Quirk, R., Greenbaum, S., Leech, G. & Svartvik, J. (1985).** *A Comprehensive Grammar of the English Language.* Longman. — Geleneksel "clause vs. phrase" ayrımı için temel başvuru [jstor](www.jstor.org).

4. **Annual Reviews of Linguistics (2019).** *Nonfinite Verb Categories.* — Sonluluk (finiteness) kavramının dillerarası teorik analizi için peer-reviewed kaynak [annualreviews](www.annualreviews.org

5. **ScienceDirect (2003).** *"Towards the criteria of non-finite clause identification."* — Doğrudan sorunuzu ele alan, non-finite bileşenin tespitinde kriter arayışını konu alan akademik makale [sciencedirect](www.sciencedirect.com).

6. **Lirias/KU Leuven (2015).** *"English -ing clauses and their problems."* — Gerund ve present participle ayrımının neden tartışmalı olduğunu ele alan linguistik makale [lirias.kuleuven](lirias.kuleuven.be(final+version+Linguistics,+non-anonymous).pdf;jsessionid=4B18B71CD1B1083687E1EEC02CDB47A2?sequence=1).
-2
synesthesia
(18.05.26)
@synesthesia,
sanırım yapay zekâ'nın cevabı.
Böyle bir cevabı "gemini pro"dan alamıyorum. Daha basit ve referanssız cevaplar veriyor. Siz bu cevabı nereden, ne şekilde aldınız? Aynı şekilde yararlanabilmek için ne yapmalıyım?
+1
🌸santimantal
(19.05.26)
(35)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
Siz dediğiniz gibi yaz dizisi tadında olacak diye bakmışsınız ama karşı taraf aynı mantikta değil. Liseli değilsen, üniversite 1. Sınıf değilsen bunlar hayatın gerçekleri.
Sizin rahatsız olmanız olaya çok romantik baktığınız için olmuş.
Bu arada sıniri o an çizmeniz gerektiğine katılıyorum.
0
hacirotti
(17.05.26)
(12)

Vize almaya çalışan herkese soruyorum.

anaphylacticshock
Merhaba, Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim. Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diy
Merhaba,

Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim.

Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor.

Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diyor.

Vizeye başvururken kafanızda gelecekle ilgili, özellikle iş ve yaşam masrafları ile ilgili bir plan var mı merak ediyorum.

1) Başvurduğunuz ülkeye vize çıkarsa gidince ne iş yapmayı, nasıl geçinmeyi düşünüyorsunuz?

2) Başvuru yaparken gidince beni en az 6 ay idare eder diye güvendiğiniz bir birikim falan var mı?

3) Çalışma izni, oturma izni vs nasıl almayı düşünüyorsunuz?

4) Tam olarak amacınız ne? Neresi olursa olsun bir şekilde farklı bir ülkeye yerleşmek mi yoksa kafanızda daha net bir hedef ve plan var mı?

5) İşler planladığınız gibi gitmezse diye yedek bir planınız var mı?

6) Gideceğiniz ülkenin anadilini bilmiyorken resmi işlemleri, başvuruları nasıl halledeceksiniz?

Bu sorular vize almaya çalışan herkese. Cevaplayabilirseniz çok sevinirim.

Ben 8 ay içinde İngiltereye yerleşmeyi planlıyorum.
İlgim olan bir bölümde tezsiz yüksek lisansa başvurup gitmeyi düşünüyorum.
Ama asıl istediğim gidince orada çalışmak ve kalabilmek.
Devamlı gidince ne yaparım ne ederim, nasıl geçinirim, nasıl iş bulurum, okul ücretini nasıl öderim vs diye düşünüyorum.

Ben mi kafaya fazla takıyorum, biraz daha pervasız olup bodoslama harekete geçmek mi lazım bilmiyorum.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
ben ve çevremdeki herkes tatil-gezi amaçlı vize alıyor.
vize alıp kaçak olarak yerleşmeye çalışan görmedim tanımadım.

kafaya takmak gerek. kolay değil yurt dışına yerleşmek. iş bulup gitmek lazım.
kaçak gitmek isteyen oranı gerçekten az. çoğu tatil-iş amaçlı.
+4
jelly bear
(30.04.26)
Vize sorularını soran herkesin göçmek istediğini sanmıyorum. Seyahat için olabilir. İş için olabilir.
+5
peki madem
(30.04.26)
Schengen vizesi ile turistik amaçla bir ülkeyi ziyaret edersin. Bir ülkeye yerleşmek turist vizesi veya öğrenci vizesi ile olmuyor.

İlgin olan bölümde masterı yapıp çok yüksek ihtimalle dönersin Türkiye'ye. Zaman ve para sorun değilse denenebilir, 40 bin pound verip çıkmak koymayacaksa denersin

Herkes yapıyor ben de yapayım kafası hastalıklı bir kafa. Bir ev parası dökp Türkiye'ye geri dönmek şuan en yanlış iş ve Türklerin çoğu bunu yapıyor.
+3
runaway
(30.04.26)
ben de vize alınca sadece tatil amaçlı düşünüyorum . sana ingiltere için bir önerim var . yakın bir arkadaşım ingiltere'de yaşayan kız arkadaşı ile partner vizesine başvurdu ve orada yaşıyor. çalışma izni de var . kız arkadaşının evinde kalıyor .
ona sorarsan ; orada yaşanmaz diyor hava hep soğuk hep yağmurlu ve kapalı , sokaklar bomboş insan yok . orada yerleşik çok afgan ve ortadoğulu var kötü işlerde çalışıyorlar , ingiliz halkı da yabancılara 2. sınıf gibi davranıyor diyor yani rahatsızlık hissettiriyorlarmış . saat 16:00 da her yer kapanıyor sokaklar boş kalıyor herkes evinde ya da barlarda zaman geçiriyor diyor . ben hiç gitmedim bilmiyorum onun anlattıkları bunlar .
+2
devilone
(30.04.26)
burada acilan vize sorularinin %99'u turistik amacla alinan vize icin.
oturma izni, calisma izni gibi konularla ilgili nispeten az soru geliyor. bence iki vizeyi birbirine karistirmissiniz siz.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Daha önce 2 dönem Polonya'da erasmus yaptım.

Şimdi İngiltere'de bir PgDip programına başvurmayı düşünüyorum.

Öğrenci vizesi ile part time çalışma izni de veriyorlar.

Ama nerede iş bulurum, nasıl geçinirim, bölümü sever miyim vs diye düşünüyorum devamlı.
0
🌸anaphylacticshock
(30.04.26)
Yanlis soru. Is bulup giden zaten oradaki sirketin davetiyle gittigi icin boyle sorunlar yasanmiyor. Soylendigi gibi, bu soruyu soranlarin tamamina yakini turistik amacla ya da seminer konferans vs. amaciyla kisa donemli gitmek isteyen insanlar. Kendi kendinize vizeye basvurup orda yasamaya baslayamazsiniz.
+1
synesthesia
(30.04.26)
herhalde avrupa'da berlin, hamburg, köln, brüksel gibi türkonun, surinin, pakinin harman oldugu ve havanin bok gibi oldugu sehirlerden daha kötü bir yer varsa o da londra'dir :)
bari irlanda ya da iskocya düsünün de en azindan sadece havasi kötü dersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Kategorileri birbirine karıştırmışsın. O soruların neredeyse tamamı turistik amaçlı olan Schengen vizesiyle ilgili ve bu vizeyle Avrupya'ya gitsen dahi orada kalıp çalışamazsın. Kalıp çalışabileceğin (ve senin yıllar önce Erasmus için başvurduğun) vize tipi Schengen vizesi değil, D tipi ulusal vize. Ulusal vize başvurularında da red oranı çok çok düşük.

Yani öyle kafana göre "ben bir Avrupa'ya gideyim de iş bulur kalırım" diye düşünüp başvurduğun vize C tipi (yani Schengen) değil. D tipi vize.

İngiltere işine gelirsek, gidip yüksek lisans yapayıp sonra kalırım diyorsan yüksek lisans süresinde harcayacağın bütün para hesabında varsa (her ülkenin kendi tutar kriteri vardır, aylık 600 sterlindir atıyorum) o parayı gösterip ulusal vize alabilirsin. Zaten o para hesabında varsa da iş bulana kadar nasıl geçineceğin sorusu cevap bulmuş oluyor. O geçinecek para hesabında yoksa zaten vize alamazsın.

edit: Şöyle bir ekleme de yapayım. Turistik vizeyle gidip orada iş bulma durumunda da ulusal vize ya da oturum iznine orada başvuramazsın neredeyse hiçbir ülkede. Sadece Almanya geçen yıl böyle bir esneklik tanımıştı. Onun dışında diğer ülkelerde Schengen vizesiyle orada bulunuyor olsan bile uzun dönem vizeye ikamet ettiğin ülkeden başvurmak zorundasın.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Gitmeyi baya niyetlenmiştim. Personeli olduğum firma bir dönem yurtdışına açılacak diye söylendi, o ara baya nasıl gidebilirim diye biraz düşünmüştüm ama yurtdışına açılış öyle kaldı. Hoş açılşa bile düşününce gittiğimde ev iş ekseninde bir hayatım olurdu. En azından burada tek başıma gidiyorsam olsa bile iyi kötü etkinliklere gidiyorum iş çıkışı.

Turistlik vize alıyorum +1. Vize alıp alıp yurtdışına gitmek daha cazip.
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Sponsor bulma kaygısı 10 sene önceydi. Şimdi maaş kriterini sağlayan iş ve sponsor bulması gerekecek. Bunu yapacak kişi zaten master gibi yollara girmez.
-1
runaway
(30.04.26)
Ingiltere'de "Ogrenci olarak gideyim sonra is bulup yerlesirim" mantigini oldurecek bir suru yasa cikartiyorlar haberiniz olsun.
Son iki yildir yasanan gocmen kirizi/politik savas yuzunden tum partiler gocmenleri engelleme pesinde, ozellikle Turkiye, Afganistan, Iran, Pakistan gibi ulkelerden gelenlere buyuk sikinti yasatacaklar.

Diger yazilan, sokaklar bos, kimse yok, sosyal hayat yok vs gibi laflar ise klasik "Ben adapte olamadiysam demek her yer boyle" kafasi.
Yerlesebilirseniz, sosyal hayati siz kurarsiniz, baskasinin size kurmasini beklerseniz hayat yok tabii ki.
0
quaker
(01.05.26)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(8)

ABD borsasından hisse alıp sattım: Vergi borcum var mı?

santimantal
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQMaldım.29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?Vergi nasıl beyan edilir bilmiy
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM
7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQM
aldım.
29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.

Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)
Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?
Vergi nasıl beyan edilir bilmiyorum, kendim araştırıp yapabilir miyim? Yoksa uzman yardımı mı gerekli?
0
santimantal
(16.04.26)
synesthesia
(16.04.26)
abd piyasasında küçük karlar için işlem yapmamalı. en ufak karda bile vergi çıkıyor. otomatik olarak damga vergisi geliyor en başta. bir de dolar üzerinden değil tl üzerinden hesaplama yapılmalı. alım ve satım tarihlerindeki kurlar üzerinden.
midas üzerinden işlem yapıyorsanız o size dökümünü veriyor zaten.
nasıl ödeme yapılacağı için www.youtube.com
0
lazpalle
(16.04.26)
@lazpalle,
2026'da vergilendirme limiti 22.000 TL diyor.
Ben zaten bu kadar kâr etmemişim.
Yine de damga vergisi mi ödemeliyim?
Midas uygulamasında Destek Merkezi'ni açınca vergi borcuyla ilgili bir şey çıkmıyor.
0
🌸santimantal
(16.04.26)
22 bin lira olduğuna dair kaynak verebilir misin? o muhtemelen temettü geliri ile alakalıdır.

edit:
• Yurt dışı hisse senedi alım-satım kazançları tutarına bakılmaksızın beyan edilmelidir.
• Temettü ve dolar nema gelirlerin toplamı için beyan sınırı 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı itibariyle 22.000 TL'dir.

www.getmidas.com
+1
lazpalle
(16.04.26)
siz amerikan hisselerini amerika'da yerlesikken dahi satsaniz orda da en ufak karda vergi cikar. vergi cikmasinin bir onemi yok. sene sonunda total arti eksi hesabini yapip ona gore beyan ediyorsunuz zaten. midas kur ve enflasyon hesabini dahil edip kazanc raporu da sunuyor artik isleri cok kolaylastirdilar.

Ayrica 2026'da aldiginiz karlarin vergisini 2027'de vereceksiniz. Su an bir sey yapmaniza gerek yok.
0
synesthesia
(16.04.26)
2027'de hangi tarihe kadar beyan etmeliyim?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
Mart sonuna kadardi diye hatirliyorum. Iki taksit olarak odeyebiliyorsunuz ayrica.
-1
synesthesia
(16.04.26)
vergi beyanlari nisan ortasina kadar oluyor.
0
antikadimag
(16.04.26)
(10)

100 ton elmayı nereye nasıl satalım?

günaha davet
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
0
günaha davet
(15.04.26)
100 ton ürünü zincir markete satabilirsin sanırım en kolay oralarla bi görüşün bi şekilde.
+1
jelly bear
(15.04.26)
hiç anlamam bu işlerden. aklıma dimes, cappy falan geldi.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
Çiftçimiz 100 ton ürün üretiyor, ama alıcısı kim; kime, neden üretiyor bilmiyor. Fantastik gerçekten :)
+14
synesthesia
(16.04.26)
Daha önce bir tanıdığım Hatay’daki bahçelerinden 100+ ton nar sattı. Marketlere satmak o kadar kolay değil. Meyve suyu için alanlar da fiyatı öldürüyor. Çevredeki tüccarlarla konuşacaksınız, herkes birbirini tanıyor. Bir bahçeden alan diğer bahçeden de alıyor. Tanıdığım mesela çok iyi fiyattan Zaho’dan gelen tüccara verdi. Irak’a göndermiş oldu. Size tavsiyem dalından vermeniz, kendileri toplayıp kasalasınlar. Siz bu işi yapacaksanız yevmiyesiyle kasasıyla çok masraf çıkıyor. Ürünleri tutmak için soğuk hava deposu da gerekebiliyor. Dalda veya yerde kalan çürükleri de meyve suyu fabrikalarına satabilirsiniz (herkese not: hazır meyve suyu içmeyin :) )
+8
eileengray
(16.04.26)
halcilerle konuşun. onlar ya gelip toplarlar ya da anlaşırsınız kamyonlarla toplarsınız.
+1
ground
(16.04.26)
Facebook'ta meyve sebze, elma alım satım grupları var .

O elmalar dün ekilip hemen anında meyve vermedi . Çiftçi biliyor ama uğraşmak istemiyor ama işi havale ettikleri araştırıyor işte bunda da tuhaf bir şey yok.
+2
diyecevaplandı
(16.04.26)
Batı asya, Asya, kafkaslar , Afrika iş adamları derneklerine sorun talep var mı diye.
Normalde yetkililer yurt dışına pazar aramaya çıkarlar bizimkiler borç aramaya çıkıyor. Arap ülkeleri muhteşem bir pazar AB oraya tarım ürünleri satıyor.
+2
hebanon
(16.04.26)
soğuk hava deposuna kaldırıp sezon sonunda daha karlı satılabilir.
ihracat en güzeli.
+2
rhan
(16.04.26)
çiftçimiz 100 ton üretiyor, nereye satacağını da gayet iyi biliyor. fakat olay o değil arkadaşlar. sizce elma bahçesi olan bir kişi malını hale, toptancıya, markete satabileceğini, üretimden sonraki prosesin ne olduğunu bilmiyor mudur? elma dediğin hıyar gibi her sene yeniden ekilip tek mevsim meyve veren bir ürün değil ki adama ilk defa 100 ton ürün almış da ne yapacağını şaşırmış, bilmiyor muamelesi yapıyorsunuz.

evet halciye toptancıya veriyorsun ama adam kilosuna 5 lira veriyor. ama tezgahtaki elmaya bakıyorsun, 80 lira. çiftçi o kadar üretiyor, topluyor, riske giriyor, parayı halci kazanıyor.

adamcağız da demiş ki çocuklara, al bu elmayı, halciyle toptancıyla beni uğraştırma, toptan veya perakende fiyatına sat, sen de kazan, ben de kazanayım.
+4
kibritsuyu
(16.04.26)
hepinize teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(18.04.26)
(6)

Başkasının hesabıyla hisse alım satımı

synesthesia
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
-1
synesthesia
(15.04.26)
yaptiginiz tabiki yasal degil, baskasinin hesabindan islem yapabilmek icin spk tarafindan yetkilendirilmis yatirim uzmani olmaniz gerekir.
Yatirim yonlendirmesi veya tavsiyesi degildir.

turkiyede borsaya (turk borsasi) vergi uygulanmaz ancak belli mir miktari asan temettu getirisinde gelir vergisi beyannamesi doldurulmasi gerekir. hesap sahibinin bunu bilmesi gerekir, kayincomun parasiydi vs denmez dense bile gecerliligi yoktur, sikinti dogurur.

turkiyeden yabanci mesela Nasdaq vb yatirimi yapacaksaniz nerede olursaniz olun ilk kaynaktan vergi kesintisi yapilacaktir zaten

sorun yasarmisiniz kismi tamamiyle kisisel deneyim, bi sikinti olur yasarsiniz, olmaz yasamazsiniz.

Amerikadayim ve buradaki turkler aman turkiye gelirlerini beyan etme diye birbirine gaz veriyo, sorun yasiyorlar mi? ben gormedim ancak radara girerlerse cok incinirler onu biliyorum. ben 20 liralik kirik hisse hesabini bile Fbar ile beyan ediyorum. belki 1000 dolar fazla oduyorum ama kafam rahat.

neyse sorunuza gelirsek, muhtemelen esiniz dostunuz paraya cokmez ise, sizden habersiz islem yapmaz ise ( malum hesap onun adina ve tek yetkili) caniniz sikilmaz. ancak bir sekilde ( nasil neden ve ne zaman olur gaybi ancak allah bilir) radara girerseniz hafiften ortam gerilir, hava bozar yagmur yagar.

asla tavsiye degildir. olasilik tahminidir.
0
cairo
(15.04.26)
Bir sekilde nasil radara girecegim onu anlamadim. Parayi anneme gonderecegim. Islemlerden dogacak gelirlerin vergisini Turkiye'ye beyan edip vergiyi yine onun adina odeyecegim zaten. Para annemin hesabinda durmaya devam edecek. Benim yasadigim ulkenin bunu bilmesine imkan yok. Gelir Idaresi Baskanligi Turkiye'de finansal hesaplarda adiniza tutulan varliklarin miktarini yerlesik oldugunuz ulkeye raporluyor sadece. Kendi hesabimin yil sonu bakiyesinde bir artis gorunmedigi surece bulundugum ulke bana bir sey sormayacaktir diye dusunuyorum.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
tekrar ediyorum belli limit ustu temettu geliriniz (brut 660 bin tl idi en son) yoksa turkiye borsasi islemlerini gelir beyani olarak vermezsiniz. yani bu olumlu bir sey.

yazdiklariniza gore sikinti yasanacak bir durum gorunmuyor, dediginiz dogru para sizin hesabiniza girmedigi surece sorgulanacak bir sey olmaz,
0
cairo
(15.04.26)
Benim bi ara banka hisse alım-satım limitimi düşürmüştü, tekrar yükseltmek için şubeye gitmem gerekiyordu üşenip gitmemiştim 2 sene falan annemin hesabıyla alım satım yaptım başıma bi iş gelmedi.
0
kizil karga
(15.04.26)
Para sizin hesaptan onun hesaba, onun hesaptan sizin hesaba akacak. Dikkate değer bir meblağ ise intikal vergisi konusu irdelenecektir diye dünüyorum.

Murat Muratoğlu'nun videolarından birinde, Kızına araba alması için para gönderen Baba'nın parası hakkında bu tip bir işlem yapıldığına dair bir konu vardı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(15.04.26)
@Mirket aslinda evet asil bu tarz bir seyden endiseliyim acikcasi. 2 milyon lira civari parayla bu tarz transfeler yapinca harketlerin sebebini sorarlar gibime geliyor.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(7)

Kısa vadeli nakit dolar nerde tutulur?

synesthesia
100 bin dolar kadar bir para Türkiye'de kısa vadeli olarak nasıl tutulur? TR eurobondları tutan döviz serbest fonları var fakat TR'nin risk primi arttığı için bu ara düşüşte. Money Market Fund gibi bir ürün de yok sanırım döviz için. Risksiz nerde tutmalı parayı?
100 bin dolar kadar bir para Türkiye'de kısa vadeli olarak nasıl tutulur? TR eurobondları tutan döviz serbest fonları var fakat TR'nin risk primi arttığı için bu ara düşüşte. Money Market Fund gibi bir ürün de yok sanırım döviz için. Risksiz nerde tutmalı parayı?
0
synesthesia
(17.03.26)
yatırım amaçlı değilse bankadan kasa kiralayın onun içinde tutun. daha risksizi yok.

bankaya 100k doları götürdüğünüz an sizden kaynağını açıklamanız istenecek. eğer açıklayabilecek ve belgeleyebilecek durumdaysanız ( ev satışı, miras şu bu) 100k üzeri için banka sizi yönlendirir. ben olsam getirisi küçükte olsa gecelik yaparım.
0
galahad reloaded
(17.03.26)
yatirimlik degil. kisa sure sonra lazim ve para su an banka hesabinda zaten.

gecelik dediginiz ne? TL mi?
0
🌸synesthesia
(17.03.26)
Kısa vadeden kastınız ne kadar bir süre? Geçenlerde Odea banktan aradılar, yanlış hatırlamıyorsam % 3,5 mu ne faiz veriyolardı ( yıllık olması lazım ).
0
kumandanim
(17.03.26)
TL değil, dolar hesabınızı da çalıştırabilirler.

müşteri temsilcinize; '100 bin dolar bakiyem için gecelik nemalandırma veya gecelik repo imkanınız var mı?" diye sorun o sizi yönlendirir.
0
galahad reloaded
(17.03.26)
@galahad

arayip sordum. yapikredi'de oyle bir sey yokmus :/
0
🌸synesthesia
(17.03.26)
Bu işin çözümü nkolay da ona bakın
0
Teran
(19.03.26)
Midas hesapta tutulan dovize nemalandirma yapiyor aslinda ama boyle yuksek meblalari bu gibi yerlerde tutmak Turkiye'de bana guven vermiyor. Sirketlere keyfe keder cokme, beklenmedik anda lisans iptalleri vs. gibi seyler oldugu icin param icerde kalsin istemiyorum.
0
🌸synesthesia
(20.03.26)
(3)

Asya borsalarına yatırımı nereden yapıyorsunuz?

öylesinebiri
Sb
Sb
0
öylesinebiri
(11.03.26)
Direkt yatirimim yok. Etf emerging markets var.
Direkt hisse alimi asya‘dan oluyor mu emin degilim. Cin‘de zaten vatandaslar haric direkt hisse alamiyor. Adr diye bir sey alabiliyorsun.
+1
Purple life
(11.03.26)
Amundi etf emerging markets.
Yatırımın sadece yüzde 5-10u orada, daha fazlasına güvenim yok.
+1
logisticsmanager
(11.03.26)
Amerikan ETF'i olarak alinabilirler

etfdb.com
etfdb.com
+1
synesthesia
(11.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(15)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
35+. sıfır dolgu, sıfır kanal. 20lik dişlerim gömülü ve yataydı, onlar çekildi tabii. çocukken dişlerime florür sürülürdü, çok iyi hatırlıyorum. bütün bu florür muhabbetinden önce.
0
eileengray
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
(2)

Koltuklar neden çok pahalı

arbre
Dikkatimi çeken bir şey var. Koltuklar bence aşırı pahalı. 30 bine de var, 60 bine de var. Tahtadan, süngerden oluşan bir şey nasıl bu kadar pahalı olabiliyor? Aynı fiyata çamaşır makinesi alabiliyorsun. Düşünceniz nedir?
Dikkatimi çeken bir şey var. Koltuklar bence aşırı pahalı. 30 bine de var, 60 bine de var. Tahtadan, süngerden oluşan bir şey nasıl bu kadar pahalı olabiliyor? Aynı fiyata çamaşır makinesi alabiliyorsun. Düşünceniz nedir?
-3
arbre
(25.02.26)
El işçiliği yüksek, üretim hacmi düşük, yer kaplıyor ve transferi maliyetli. Çamaşır makinesi dediğiniz şeyi binlerce üretip robotlarla montajını yapabilirsiniz.
0
synesthesia
(26.02.26)
Üstelik kapladıklari kumaşlar dandik. Kasalar toplama süngerler ikinci el. Dolgu malzemesi y.k kürek pislik.

Gayet şık ve kaliteli ürünler yapıyoruz bu ara. Sıra koltuklara geldi yaza kadar sabredin. Haha, 20 bine sattığımız koltuğun oyuncağını 70 bine satıyorlar.

Haklısıniz
0
topkapiaksaray
(26.02.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(8)

erkek giyim

duyurukullanıcısı
30+ smart casual şeyler bulamıyorum. herşey siyah, gri falan. hepsi birbirinin aynısı. farklı şeyler bulabilmek için gittiğiniz bir yer var mı?
30+ smart casual şeyler bulamıyorum. herşey siyah, gri falan. hepsi birbirinin aynısı. farklı şeyler bulabilmek için gittiğiniz bir yer var mı?
0
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
gant, lacoste renkli
0
croswell
(14.01.26)
bu markalar ve standart avm firmaları hep benim bahsettiğim kategoride. sıradan, basit aynı şeyler satılıyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.26)
nasil bir sey ariyorsunuz, ornek gorsel verebilir misiniz?
0
synesthesia
(14.01.26)
avm firmalarında satılan her şey standart mı? gittiğiniz avmleri değiştirme zamanınız gelmiş.

en basitinden beymen club. rengarenk yeni sezonları olur genelde. farklı tarzda kıyafetler de olur her sezon.

ya da wwf market tarzı internet mağazalarına bakabilirsiniz. kanyonda da fiziki mağazaları var.
0
kojonotsuki
(14.01.26)
beymenclub, vakko vs de bu grubun içerisinde.

beymenclub bildiğin anaokulu üniforması satmaya çalışıyor. herşeye leylek falan koyuyorlar.

hergün zorlu, kanyon'dayım diyebilirim. ofis yan binada çünkü.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.26)
@synesthesia
eskilerin massimo dutti'si aslında aradığım şey.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.26)
dufy ve avva bu işte bir numaradır.
0
dirildimde geldim
(14.01.26)
giyimde tamamen italyan'a gecis yaptim. napoli'de bir gomlekciye istedigin kumastan, istedigin tarzda olculerine gore gomlek diktirmek beymen'den daha ucuz.

yine pantolon ve ayakkabi da italyadan.
-3
antikadimag
(15.01.26)
(12)

temmuzda norveç mi polonya mı?

dedim ben sana
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
0
dedim ben sana
(18.12.25)
İkisini de görmedim ben olsam Norveç'i seçerdim.
+1
Amaranta ursula
(18.12.25)
ikisine de gitmedim ama doğasever biri olarak norveçi seçerdim.
daha pahalı olur ama daha güzel olur. polonya çekici gelmiyor
0
jelly bear
(18.12.25)
Orta/doğu Avrupa gördüysen Polonya'dansa Norveç derim. 1 hafta tek ülke kültür turu için bence çok, Norveç'te keşfedilecek doğa kısmı daha zaman tüketici; dolu geçer.
0
Bruce
(18.12.25)
Litvanya Letonya Estonya diyorum. Baltıklar çok güzel ve kimse farkında değil:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
diğer avrupa şehirlerini gördüyseniz oslo çok tatmin edici bir yer değil. ben sanırım kopenhag’da zaman geçirip dfds gemileriyle oslo’ya geçerdim; gemi giderken oslo fiyortlarindan (bati fiyordu değil ama tatmin edici bir inlet) geçiyor. ben gerçekte ise bu turu yaptığım için ve tarihe merakımdan polonya’yı seçerdim.
0
eileengray
(18.12.25)
Bu ikili arasindan cevap Norvec de, bence Stockholm'e git + 1-2 daha Isvec sehri yap. Fjord'ler bati yakasinda bu arada, Oslo'ya yakin degil.
0
hot potato
(18.12.25)
Norvec'in sehirlerinde gormeye degecek pek bir sey yok. Oslo dediginiz yeri bir gunde gezersiniz. Doga seviyorsaniz ve fjord gormek istiyorsaniz Oslo'da bir gun gecirip sonra direkt Bergen tarafina gidin. Dogadan baska pek bir sey yok buralarda. (Oslo'da yasiyorum)

Gitmediyseniz Stockholm daha guzel.
0
synesthesia
(19.12.25)
ikisini de gördüm hatta birinde de yaşadım. tamamen ne istediğine bağlı. temmuz'da polonya çok soğuk olmaz hatta güzel bir hava olur ancak stockholm, oslo gibi yerler soğuk olmasa da özellikle akşamları bir hayli serin olur.

polonya daha çok tarih, eğlence, alışverişi kapsar ve ucuzdur. norveç, isveç daha çok gezi odaklıdır ve pahalıdır.
0
elektr10
(19.12.25)
Doğa gezisi isteniyorsa Norveç, şehir/kültür gezisi isteniyorsa Polonya diyorum. Krakow çok güzel +1
0
peki madem
(19.12.25)
cevaplar için herkese teşekkür ederim. kopenhag'a iki kez gittim. haziran ayında da 1hafta stockholm'deydim. şehir kültür ve tarih daha cazip geliyor. bu bağlamda polonya daha mantıklı olacak sanırım.
0
🌸dedim ben sana
(19.12.25)
polonya'nın güzel olduğu iki ay var. temmuz ve ağustos. mükemmel zamanlama olur.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Bu yaz Ağustos ayında Polonya'da 10 gün kaldım, bence gayet güzel ülke, 5 şehrini gezdim, değeri bilinmeyen güzel ülkelerden biri.
0
blue rebel motorcycle club
(19.12.25)
(9)

Kendime ozel VPN kurmak istiyorum

kartonpiyer
Merhaba,Rusya'da VPN servisleri habire engelleniyor. Tam aha bu calisti diyorum hatta parasini da oduyorum ama bir sure sonra ilgili kurum onu da blokluyor. Ben de artik kendime ozel bir VPN kurayim diye dusunmeye basladim.Chatgpt'ye sordum, o da VPS hizmeti olan bir sunucuda alan kirala, sonra da O
Merhaba,

Rusya'da VPN servisleri habire engelleniyor. Tam aha bu calisti diyorum hatta parasini da oduyorum ama bir sure sonra ilgili kurum onu da blokluyor. Ben de artik kendime ozel bir VPN kurayim diye dusunmeye basladim.
Chatgpt'ye sordum, o da VPS hizmeti olan bir sunucuda alan kirala, sonra da OpenVPN ya da WireGuard ile yap dedi ve adim adim tarif etti. islem biraz komplike gorunuyor ama kasarsam yaparim sanki.
Bunu hic yapan oldu mu? Bana akil verecek olan var mi?
0
kartonpiyer
(08.12.25)
Arakaali cok tesekkurler, ozelden de sorabilirim tabi ama baskalarina da belki yararli olur diye buradan yazmak istedim. Bu servisi anahtar teslim kurup veren birileri yok mu? Cok akillica bir is fikri degil mi? Varsa ben musteri olurum valla yoksa da vakit ayirip halletmem gerekecek.
+1
🌸kartonpiyer
(08.12.25)
Ben VPS uzerine VPN kuruyordum bir ara ama kullandigim cloud servisleri bu VPS'leri bir sebepten dolayi surekli kapatir olmuslardi. VPN uzerinden internete cikmak icin kullanmani istemiyor olabilirler belki bilmiyorum. Ama evet basitce yapilabilir bir sey. Internette pek cok kaynak mevcut.
+1
synesthesia
(08.12.25)
öğrenci iseniz edu mail ile digital ocean üzerinde 1 yıllık ücretsiz bir droplet alın, onun üzerine open vpn kurabilirsiniz.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(08.12.25)
vpn sunucuları var. onlara bak istersen. lightnode bunlardan biri sunucu açarken vpn seçeneğini seçersen yüklü gelir. sadece ayarları yapmak kalır.
+1
gercekdunya
(08.12.25)
Düz wireguard ve openvpn de engelli genelde rusyada. Amneiza vpn e bir göz at. Ek bir şifreleme katmanı varmış galiba. Ya da VLESS şifreleme yapan 3xui gibi bir şey kullanman lazım. VPS kiralayıp kurabilirsin bunlari.
0
hububrad
(08.12.25)
Sagolsun Arakaali'nin tavsiyeleri ve chatgpt'nin adim adim tarifiyle halloldu. Toplamda 5-6 dakikada hallettim. Calisti.
0
🌸kartonpiyer
(08.12.25)
"Outline" var, Digitalocean ile tek tık çalışıyor ben öyle kurup işimi görmüştüm bi ara. Tam dediğin gibi anahtar teslim. Fakat bunların sıkıntısı, yasaklı şeyleri aşabiliyorsun ama asla gizli değilsin. Çünkü bi vps alıp oraya kredi kartınla falan kaydoluyorsun :D Sıkıntılı bi iş yaparsan bilgini isterlerse hosting şirketi orada yani.(sonuçta onların ip'si üzerinden dünyaya açılıyorsun)
0
nhk ni youkosu
(08.12.25)
Turkiyeden bikac VPS sirketi denedim. Openvpn kurdum. Kurulumu basitti. ama daha sonra ogrendigime gore VPN kurulmasi yasakmis.

Amnezia tavsiye edilmis. Indirimden almistim. Farki ulkeden girip ucuza Youtube hesabi almayi denedim ama Google her turlu benim ulkemi goruyordu. Asamadim yani. VPN in faydasini goremedim. Ama kampanya yakalarsaniz epey ucuza bi senelik paket kapatabilirsiniz.
0
sttc
(08.12.25)
@sttc ben VPN'i gizlilik icin degil de bulundugum ulkedeki internet kisitlamalarini asmak icin kullaniyorum.

ileride lazim olacaklar icin son durumu yazayim:
Chatgpt'nin adim adim tarifi ile OpenVPN kurmustum, hem mobilde hem pc de sorunsuz calisiyordu ancak sonra onu da kapadilar. Bu sefer yine Chatgpt ile bu engeli OpenVPN'in server tarafi ayarlarini degistirerek asmayi denedik, her alternatifi tukketik yine olmadi.
Bu defa Open VPN'i komple kaldirdik ve Outline'i hem server hem user tarafina kurarak cozduk, basarili bicimde calisiyor.
0
🌸kartonpiyer
(23.01.26)
(5)

MacOS icin Notepad++ alternatifi

synesthesia
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;Aradigim string'in
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;

Aradigim string'in bulundugu tum satirlari isaretleyeyim. Isaretledikten sonra da, "copy/cut bookmarked lines", "remove bookmarked/non-bookmarked lines" gibi seyler yapabileyim istiyorum. Visual studio indirip bir suru eklenti kurdum ama hicbiri bunlari yapmiyor.

Yardimci olabilecek var mi? Tesekkurker
0
synesthesia
(03.12.25)
Notepad Next?

(git: github.com)
+2
truf
(03.12.25)
@truf

guzel. ama normalde ctrl+M ile acilan menuden Bookmark Line secip oyle isaretleniyordu satir. notepad next'te oyle bir sey goremedim. manuel isaretliyor yine. bunu diger editorlerle de yapabiliyorum.

i.ibb.co
0
🌸synesthesia
(03.12.25)
tahtakafa
(03.12.25)
macos'a notepad++ kuramama sebiniz nedir
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.12.25)
@tahtakafa sublime'da da yok.

@karim iceride
Notepad++ Windows için. Nasıl kuruyoruz Mac'e?
0
🌸synesthesia
(03.12.25)
(3)

Gravür nedir?

darkwizard
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
Arkadaşlar Gravür baskı değil mi? Antika ve Mezat sitelerinde 5000 10000'e satılan gravürler var bunlar bu kadar hatta bazen daha fazla para ediyor. Sadece 1 tane mi yoksa yüzlerce baskısı mi oluyor. 150-200 yıllık gravürler.
0
darkwizard
(21.10.25)
Bakır plakayı metal kalemle kazıyıp üzerine resim çiziyorsun. Sonra o plakayı komple boyayıp patates baskısı gibi kağıda basıyorsun. Çizdiğin resim de çiziklern derinliğine içindeki kenarındaki boya miktarına göre kağıda geçiyor. Teknnik olarak binlerce baskı üretebilirsin o plakadan.
+1
synesthesia
(21.10.25)
bazı gravürler ender bulunuyor. sebebi de ana kalıpta değişiklik yapılması. yeni bir plaka yapmaktansa aynı gravürü düzeltip veya değiştirip baskı yapılabildiği için orjinal gravürler çok az olabiliyormuş. bu bilgiyi eski istanbul depremlerinin nerelere hasar verdiğini ve yıkılan binaların mimarisi de bilindiği için depremin şiddetini tahmin ettkleri bir yöntemi anlatan videoda görmüştüm. orada aynı yeri depremden önce ve sonra gösteren ama aynı plakadan üretilmiş gravürler üzerinden anlatıyorlardı.
+1
ground
(21.10.25)
Gravürün değerini belirleyen birden fazla durum var. İşçiliği, basımı, kopyası bunlardan bazıları. Ek olarak her sanat ürününde olduğu gibi sanatçının değeri ve ona yüklenen anlam da etkili.

Yukarda bahsedilmiş, gravür plakaları basıla basıla eziliyor ve çizgiler netliğini kaybediyor. Baskı sayısı da bir "seri üretim" gibi çok aşırı fazla değil. Zaten dolaşım payları da düşük. Örneğin o satıştaki gravürün kaç kopyası günümüze ulaştı? Kimlerde var ne nasıl muamele görüyorlar?

Genel anlamda bir gravürün ilk baskıları en değerli olanları. Gravür sağlam kaldıkça yeni baskılar alınabilir. Gravür eskiyince tadilattan geçiyor veya kopyalanıyor bunlar artık farklı basım değil, farklı state içinde değerlendiriliyor, yeni seri sayılıyor ve değeri daha da düşüyor.

Bu açıdan neden 5.000, 10.000 anlamak için ünlü bir sanatçı mı, bu sanatçının ilk baskıları mı, işçiliği nasıl, neyi resmediyor, kompozisyonda entelektüel açıdan değerli farklı datalar var mı? Örneğin birçok gravür şehirlerin tarihi planını anlamak açısından da önem arz ediyor. Ya da örneğin sanat tarihi içinde konumu ne? Niş bir akımın ürünü mü, nedir? Bunlar hep ekstra değer.
+1
akhenaten
(21.10.25)
(3)

kahve ogutme makinesi

lemmiwinks
avrupada satilan, hem filtre icin hem turk kahvesi icin uygun kalinlikta kahve cekebilecek, burr tipinde olan bir makine onerebilir misiniz?cok dandik ve ucuz olmasin ama cok pahali da olmasin :) 5-8000 tl arasi olabilir mesela.
avrupada satilan, hem filtre icin hem turk kahvesi icin uygun kalinlikta kahve cekebilecek, burr tipinde olan bir makine onerebilir misiniz?

cok dandik ve ucuz olmasin ama cok pahali da olmasin :) 5-8000 tl arasi olabilir mesela.
0
lemmiwinks
(20.10.25)
şunlardan birini kullanıyorum ben. modelini hatırlamıyorum ama memnunum.

www.kingrinder.com
0
synesthesia
(20.10.25)
O paraya hem türk kahvesi kadar ince öğüten burr tipinde düzgün bişi bulman zor.
En yakın, klasikleşmiş baratza encore var 150 euro seviyelerinde ama onun türk kahvesi performansı üzer. Yeni çıkardılar esp modeli, iyi ince öğğtür ama o da 200 euro üstündeydi.

Elbet bi makine bulursun ama stabil öğütüm yapar mı emin değilim. Ben olsam Türk kahvesi seçeneğini eleyip encore alırdım, Türk kahvesi zaten koyu kavrum çekirdekten oluyor, taze çekip demlemekle online alıp demlemek arasında çok fark yok.

Edit: wilfa svart diye bir model gördüm, ona bir bak istersen.
0
Bruce
(20.10.25)
kahhve.com

şunda türk kahvesi öğütebiliyor yazıyor ama alıp denemedim. delonghi kg79 kullanıyorum filtre için.
0
inheritance
(21.10.25)
(3)

kopan laptop klavyesi tuşu sorununu nasıl çözüyorsunuz?

theconqueror
Şu içi kriko gibi olanlardan, bir dişi kırılmış, o yüzden tam oturmuyor. Ben bunu yerine nasıl monte ederim siz nasıl çözümler buluyorsunuz?Teşekkürler.
Şu içi kriko gibi olanlardan, bir dişi kırılmış, o yüzden tam oturmuyor.
Ben bunu yerine nasıl monte ederim siz nasıl çözümler buluyorsunuz?
Teşekkürler.
0
theconqueror
(20.10.25)
klavyeyi tümden değiştirerek
+1
synesthesia
(20.10.25)
YouTube çözüm videolarında benzer kelimelerle araştırın.
0
diyecevaplandı
(20.10.25)
Çok daha seyrek kullandığım aynı boyuttaki bir tuşla değiştirdim... Tek tuş aradım bulamadım; bütün klavye alıp sadece bir tuşu kullanmak da pahalı geldi.
+1
salihdt
(20.10.25)
(6)

Instagram istemek

arbre
Bir yerde düzenli olarak karşılaştığım ve beğendiğim bir kız var. Instagram/telefon nasıl isteyebilirim? Şu ilk adım konusunu çözsem gerisi benim için çok kolay. Bu adım bana çok zor geliyor. Ciddi ciddi nerede nasıl tanışıp sevgili oluyorsunuz? Sevgilimin olmamasından sıkıldım. Mantıklı fikirler is
Bir yerde düzenli olarak karşılaştığım ve beğendiğim bir kız var. Instagram/telefon nasıl isteyebilirim? Şu ilk adım konusunu çözsem gerisi benim için çok kolay. Bu adım bana çok zor geliyor. Ciddi ciddi nerede nasıl tanışıp sevgili oluyorsunuz? Sevgilimin olmamasından sıkıldım. Mantıklı fikirler istiyorum. Sağ olun.
-10
arbre
(20.10.25)
hocam sen her gün neden birine aşık oluyosun. hızına yetişmek çok güç.
+18
koela
(20.10.25)
insanlar yüzyüze görüşebilmek için iletişim bilgisi ister sen zaten yüzyüze olduğun biriyle flörtü online a taşımak istiyorsun

Flörtün, sohbetin gerçeği ve heyecanı yüzyüze olur, buradan devam etsene
+8
grimavi
(20.10.25)
Tanımadığın insanlara yaklaşıp instagram istemek Türkiye'de işe yaramaz. Anında sapık olarak etiketlenirsin. Düzenli olarak karşılaşıyorsan önce birkaç kez ayaküstü sohbet edecek ortamı yarat. Ondan sonra tepkisine göre instagram istersin. Nasıl bir ortamda karşılaştığını bilmediğimiz için ne konuşman gerektiğini biz söyleyemeyiz.
+7
synesthesia
(20.10.25)
önce bi yerde kahve içelim mi /yemek yiyelim mi diye sor, onun da niyeti varsa evet der, orda iletişim bilgisi alabilir miyim diyip alırsın. olacağı yoksa da bi gerekçe bulup reddecektir zaten.
+1
beatbox yapan metalci
(20.10.25)
@grimavi çok kafa adamsın ha. +1

@arbre Sen sürekli birilerine yürümeye çalışıyorsun ama sürekli olarak ilk adımda donuyorsun farkında mısın, burada ciddi stres olduğu zaman donar insan (3 tepkiden biri kaçma biri savaşma biri donma). Bence savaşma tepkisine evrilmen lazım, git insani iletişim kur. Evet durduk yere kendini tanıtmak ve onu tanımak istediğini söylemek büyük bir şey ama bu donma işini aşmazsan kuruyup gidersin Allah korusun arbre 😋
+2
muhayyer divan
(20.10.25)
algoritmalara guven @arbre. kzila yeterli siklikta ayni ortamda ayni duzende bulunursan, algortma tanrilari sana kizi onerecektir.
0
taurina
(21.10.25)
(6)

Güzel bir hayat yaşadım demek için kriterleriniz

arbre
Selam. Ben en az 100 restoranda yemek yemeyi bu kriterlerden biri olarak görüyorum. İtalyan olabilir, Meksika olabilir. Sizce mantıklı bir kriter mi? Başka neler olabilir genel ve özel olarak? Sağ olun.
Selam. Ben en az 100 restoranda yemek yemeyi bu kriterlerden biri olarak görüyorum. İtalyan olabilir, Meksika olabilir. Sizce mantıklı bir kriter mi? Başka neler olabilir genel ve özel olarak? Sağ olun.
-3
arbre
(16.10.25)
Kesinlikle hayır . Aksine
100 fakire yemek yedirmek daha faziletli bir harekettir. Başkalarının faydası için isnanın kendinden bir şeyler sarfetmesi en güzeli .
-1
diyecevaplandı
(16.10.25)
Bence böyle doğrudan sayısal düşünmek çok mantıklı değil. 100 restoran değil de, dünya mutfaklarını deneyimlemek gibi bir hedef daha anlamlı olabilir. Hatta bunu farklı ülkelerde yaşamak, yerel insanlarla sohbet etmek, bir yemeğin arkasındaki kültürü hissetmek gibi düşünebilirsin.

Benim için de güzel bir hayat yaşadım diyebilmek, mutlu eden ya da birini mutlu ettiğim anlarla ilgili veya deneyimlerimle ilgili. Bir akşam yemeğinde edilen samimi bir sohbet, rastgele bir gülümseme, ya da bir yolculukta hissettiğin o huzur… Belki de güzel hayat dediğimiz şey, tam olarak bu küçük ama dolu anların toplamı.
+3
ermanen
(16.10.25)
Üretken olup ortaya çıkardığım şeyler insanlara faydalı olduysa, yani bir şekilde kendimi gerçekleyebildiysem güzel bir hayat yaşadım derim. Bunu yapamadığım için oldukça mutsuzum.

İnsanlar sürekli deneyim yaşayıp tüketmekle kafayı bozmuş durumdalar. Daha çok gezmeliyim, daha çok yemeliyim, daha çok partilemeliyim, daha çok, daha çok, daha çok....
Mesela gezme dediğin şey bir yerden sonra sıkıcı oldu şahsen benim için. Öyle sekiz yüz ülke gören insanlardan değilim ama gidip 1 hafta sıkıştırılmış bir şekilde bir yerleri görmek çok manasız geliyor artık. Sayıyı artırmaya çalışacağıma gidip istediğim bir yerde uzun süre yaşamayı tercih ededim. Belli şeyleri deneyimledikten sonra hepsi aynı. Yemek de benzer şekilde.
+1
synesthesia
(16.10.25)
stressiz bir hayat yaşamış olmam lazım. maddi hiç sorunum olmamalı. kalp kırıklıklıkları ve tartışmalar çok çok çok çok az olmalı illaki olacaksa. sağlık sorunu olmamalı. sevgi, saygı, bol tatil, gezme, öğrenme, üretme, okuma, bol bol bol kedi dolu bir hayat olmalı.
+1
art cat chocolate
(16.10.25)
her anin her dakikanin tadini cikarmaya bakin, kendinize 100 yerde yemek olarak bir limit koyun ama atıyorum bugün de kendiniz icin bir seyler yapin, birakin yarini 5 dk sonra ne olacagini bilemiyoruz
+1
sweetoffice
(16.10.25)
kimse sizin arkanızdan kötü konuşamıyorsa, iyi bir hayat geçirmişsinizdir.
0
co2s2
(17.10.25)
(14)

Dating app mevzulari

bosver nicki
Buralardaki hanimefendiler eslestikten sonra neden konusmamayi tercih ediyorlar acaba? Hepsinin mi secenegi cok diye?Yani kimisi ile ilk mesajlasmayi bile yapamiyoruz, selam :), yaziyoruz oyle kaliyor. Veyahut bir kismi ile birtakim ilerlemeyen kabiz mubabbetler, bir yerden sonra da yazilmiyor. Cok
Buralardaki hanimefendiler eslestikten sonra neden konusmamayi tercih ediyorlar acaba? Hepsinin mi secenegi cok diye?
Yani kimisi ile ilk mesajlasmayi bile yapamiyoruz, selam :), yaziyoruz oyle kaliyor. Veyahut bir kismi ile birtakim ilerlemeyen kabiz mubabbetler, bir yerden sonra da yazilmiyor. Cok enteresan anlamlandiramiyorum.
0
bosver nicki
(12.10.25)
sözlükte bir başlık vardı "bir kadın için bütün kadınlardan vazgeçmek" diye..

o başlıktaki gibi, dating app içerisinde sana alternatif ve senden daha iyi yüzlerce insan var. neden senin için onlardan vazgeçsin?

tabi seçeneklerin bolluğu bu seçeneklerin nitelikli seçenekler olduğu ve nitelikli bir motivasyona sahip oldukları anlamına gelmiyor ama sonuçta elinin altında onca seçenek var.

aynı şekilde yüzlerce kadın sana like atsaydı, biriyle konuşup ilerlemeye çok hevesli olmazdın.

şu entryye bir göz at: eksisozluk.com
0
tabudeviren
(12.10.25)
Profilindeki ayrıntılara atıf yaparsan cevap alma oranın artar. Yani bir şekilde ona orada gördüğün onlarca kadın gibi değil de dikkatini çeken yalnızca oymuş gibi yaklaşman lazım. Erkeklere de böyle yaklaşmak gerekiyor.
0
sekizdokuzon
(12.10.25)
dating app kullanan bir kız arkadaşından rica et uygulamayı bir gezdirsin sana. erkek ve kadın tarafının uygulaması arayüz olarak aynı, içerikte bambaşka :)

bi kadın uygulamayı indirdikten 6 saat sonra aşağıdaki seni beğenenler kısmı 99+ oluyor direkt. kimi sağa kaydırsa match oluyor. şöyle bi oturup kafama yatanları sağa çevireyim diye 20-30 dakika ayırsa 50 tane match'i oluyor. arada kaynayıp gidiyorsun.
0
gitdaddy
(12.10.25)
@tabu @git
Yahu tamam bunu anlayabiliyorum ama 100'lerce begeni varken 100'lerce eslesme olup olmamasi yine onlarin elinde, yani neden konusabileceginden fazla insan ile eslesip iletisim kurmamayi tercih ediyorlar, bu cok aptalca degil mi? Her kaydirdigim match olsa benim de bir yerden sonra daha secici olur ve her gun kendime kota koyarim, eslestigim adamlarla biraz konusur, istedigimle devam eder digerleri ile matchi kaldiririm. Neyse ya be cok matematik olarak bakiyorum sanirim olaya.

@sekiz, yani tabii o sekilde de denendi ama her seferinde surekli profile atifta bulunmak zor, bir de bi girizgah yapalim degil mi, yani padisah soytarisi gibi surekli dikkat cekmeye calisiyormusum gibi hissediyorum diger turlu
0
🌸bosver nicki
(12.10.25)
tek tek eşleşip o kişi doğru düzgün konuşmayı biliyor mu beni etkilemeyi başaracak mı diye uğraşmaktansa hepsiyle eşleşip çarkıfelek oynamak daha mantıklı.
0
nahtoderfahrung
(12.10.25)
Türkiye'de yaşayan bir erkeksen ve aşırı yakışıklı değilsen bu app'ler sadece escort bulmanı sağlar
+2
ditu
(13.10.25)
Biri buluşma teklif etmiştir. o yüzden önceliği sen değilsindir. Türkiye'de kadınlar bir şey ısmarlatacak adam arıyorlar bu app'lerde. Canı seks isteyen zaten direkt gelir veya davet eder.
0
runaway
(13.10.25)
İnsanların artık sürekli yedeğinde birilerini tuttuğuna inanmaya başladım. Belki de sohbetin ilerlememesi yada hiç başlamamasının sebebi odur. Şu anda gözde bi aday var onla olmazsa b, c yada d planına geçmektir mesele
0
mermaidd
(13.10.25)
İşyerinde Junior'larla sosyal bir deney yaptık.

Güzel bir hatun bulup profil oluşturdular, mesai saatleri içinde eşleşme sayısı 1500'ü geçti, hesap "patlıcan" tarlasına döndü.

Ortalama üstü bir fizik ve yaratıcı girişler, muhabbeti canlı tutma becerisi ayırıcı etken. Ayrıca bir hatun profilinin karşılaştığı problemleri bildiğinizi belirten bir mesajla başlayıp muhabbeti başlatma şansı isteyen komik bir mesaj atarsanız geri dönüş oranı artıyor. İmza : "emekli" bir girişimci :)
0
kimlanbu
(13.10.25)
Erkek gözünden bakınca anlamsız geliyor eşleşip cevap vermemesi ama arkadaşlar haklı, kadınlar günde 100+ match yakalayabiliyorlar rahatlıkla. Dolayısıyla o match'lerin arasından sıyrılman lazım bir şekilde. İlk mesajın "selam :)" olduğu sürece işin zor maalesef. Daha ilk mesajdan ilgisini çeken bir şeyler yazman lazım ya da profilin aşırı sağlam olacak ki "selam :)"a cevap alabilesin.

Dating app'lerde kadın-erkek arasındaki talep dengesi inanılmaz bozuk halde. Normal hayatta senin peşinden koşması gereken kızlar bile sana köpek çekebilir burada. O yüzden son çare olarak değerlendirmek lazım bunları.

1) Sosyal ortamlar
2) Sosyal medya
3) Dating Apps

Sıralamada aşağıya gittikçe erkek olarak market değerin düşecektir.
0
bobinhoo
(13.10.25)
Dating app'ler erkeklerin sistematik olarak aşağılanmasına sebep olan, tamamen kadınların faydasına çalışan, hipergamiyi dibine kadar hissedeceğin uygulamalar. Ciddi anlamda ilgi çekici özelliklerin yoksa ortalama altı bir kadına dahi hitap etmen zor. Ayda yılda bir iki match gelir, onlar da konuşmaz. Ek olarak kadınların flört için sohbet başlatma ve bunu sürdürme yetenekleri rezalet. Çünkü çoğu hayatlarında ihtiyaç duymamış. Sen mesela sohbet başlatabilsin diye profilini dolduruyorsun, biolar yazıyorsun; sana geliyor "merhaba" deyip bırakıyor. "Ben uğraşamam, hadi beni eğlendir. Tipini çok beğenmedim ama işime gelirse belki cevap veriririm" demek bu. Karşında ne var peki? İki tane fotoğraf atıp kendisiyle ilgili bir kelime yazmayan, ona rağmen yüzlerce like'ı kenarda bekleyen bir kadın. Nihayetinde senlik bir durum yok çok kafaya takma. Bununla baş edebilmen imkansız.
+1
synesthesia
(13.10.25)
Kendisine saygisi olan erkek app kullanmamali.

Tamamen erkegi somurme, erkegin ozguvensiz hissetmesine yol acma uzerine kurulu bir platform.

Gunduz veya gece gercek hayatta tanisabilecegin kizlarla app'lerde eslesemiyorsun, hem de istersen premium vs uyelik al
0
baldur2
(13.10.25)
Selam yazip gerisini ondan bekledigin icin kaliyor zaten. sitki siyrildi artik kadinlarin bu low effort erkeklerden. selamdan daha etkili giris yapip hemen topu karsi tarafin gole cevirmesini beklemeyen adaylara yonleniyorlardir.
0
warrior princess
(13.10.25)
@warrior princess

İlk mesajı kadının attığı uygulamaları da görüyoruz. selam ve el sallama emojisinden başka bir şey yazmaktan acizler. low efforttan şikayet edecek durumda değil kadınlar.
0
synesthesia
(13.10.25)
(12)

Pilotluk gereksiz abartılmıyor mu sizce de?

messina123
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berbe
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berber>eczacı=manav=kasap>bankacı>araştırma görevlisi=muhtar>kasiyer>kadın kuaförü>diyetisyen gibi bir sıralama yaparım
0
messina123
(09.10.25)
Hosteslerde çaycı zaten. Özel sektörde çalışsalar asgari ücret olacaklar.

Ama asgari ücret verdiğin birini, müşterilere karşı gülümsetemezsin. Her zaman alttan alan kişinin sen olacağına ikna edemezsin.

Ona yüksek maaş teklif edersin, hele yolculara gülümsemesin bakalım, direkt işten atarlar.

Uçak dediğin milyonlarca dolarlık taşıt. İçinde yüzlerce insan var. Hata yapma ihtimalin düşük değil hiç olmamalı. Pilotu tam olarak işe kendisini verebilmesi için büyük bir motivasyon gerek. Oda maaş işte.

Kapitalizm bu. Hatta bir araştırma vardı, insanların maaşı arttıkça verimliliği de artıyordu, işleri daha çabuk bitiriyorlardı. Kişi aynı işi yapmasına, aynı pozisyonda olmasına rağmen.

Şunu da ekleyeyim; pilot hata yaparsa, yaptığı hatayı düzeltemez. Velev ki uçağı düşürdü, paramparça etti. Firma ne yapacak milyon dolarlık uçağın faturasını pilota mı kesecek? Kesse pilot ödeyebilir mi? Mahkemeyle pilotun hayatını mahvedersin, ama uçak paramparça olduğuyla kalır.

Diğer yandan otobüs şoförünün yaptığı kazanın bedelini ödemesi daha olabilir bir şey. Otobüs şoförünün hata yapması kabul edilebilir yani
0
substituent
(09.10.25)
Aslında insanları mesleklerine göre değil de o meslekteki yetkinliklerine göre değerlendirmek lazım.
Benim için en “kutsal” meslek öğretmenlik, birini eğitiyorsun bunun kıymeti o kadar büyük ki belki ancak doktorlukla falan yarışabilir.
Ama işinde kötü olan öğretmenler yok mu vardır işte bilemiyorsun.

Pilotluk da cool bir meslek, bir de “üniforma etkisi” diye bir gerçek var, havalılar, yoksa iş olarak bilemedim şimdi.
0
mutekebbir
(09.10.25)
Birinde sorun çıkarsa uyglulanacak yönergeler kitabı tuğla kalınlığında.

Diğerinde bir satır: Sağa çek Stop et.
0
Mirket
(09.10.25)
Öeh. En zor mesleklerden biri.
0
arbre
(09.10.25)
pilotlara önyargılıyım çünkü casanova edalarında çoğu. kesinlikle abartılıyorlar. maaşları yüksek olduğu için bi grup tapıyor ve “avlamaya” çalışıyor, durum bundan ibaret.
0
deartheodosia
(09.10.25)
Hayır abartılmıyor bence.

Pilotların sürekli girmek zorunda olduğu testler ve sağlık süreçleri var. Öncesinde aldıkları eğitim birkaç sene sürüyor ki başarısız olma ihtimalleri var. Koskoca uçağı kaldırmak ve indirmek kolay değil. İşin içine çeşitli risk faktörleri de var ayrıca.

Son birkaç senedir sıklıkla yurtdışına gidebilme fırsatım oldu. Bu süreçte fark ettim; Kabin memurların da işi zor. Pilot yolcuyla pek muhattap olmuyor iş gereği. Kabin memurları iş gereği sürekli yolcuyla muhattap olmak zorunda ve yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hem giderken hem dönerken.

Herkes siz biz gibi anlayışlı ve yapıcı insanlar değil ki. Saçma sapan bitmeyen istekleri olan, kural tanımayan, saçma sapan garip garip nedenlerden dolayı sorun problem çıkartan nice yolcu var. Sürekli muhattap oluyorsun bu tür cins insanlarla.
0
put it in your appropriate place
(09.10.25)
"Pay to play" bir iş haline geldi.
0
runaway
(09.10.25)
Ben pilotluğun değil de havayolu sektör kurallarının artık çok gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Yani sene 2025 oldu her sektör gelişti. Yani neden 3 saat önce havalimanında olmak zorundayız ya. Artık şartlar gelişti yani.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
evet haklısın abartılıyor. zannedildiği kadar zor bir iş de değil ayrıca. evet dikkat gerektiriyor ve hatayı affetmiyor. bin kere en zor şartlarda uçağa indirir, ölümden döndürürsün insanları, ama bir kaza her şeyi bitirir.

türkiye'de maaşlı çalışılabilecek en yüksek getirili işlerden biri. amerika'da millet 18 yaşında girince uçuş okuluna girip pilot alıyor.

savaş pilotu olsa neyse de yolcu uçağı pilotu olmak ve bunu sürdürmek çok zor bir iş değil.
0
tabudeviren
(10.10.25)
Bazı açılardan evet abartı kısımlar var ama buna sebep gene pilotlar kimisi pilot olunca dünya kendi çevresinde dönüyor sanıyor. Lakin kurallar katı eğitimler sürekli ve sıkı başarısız olma lüksün yok.

her iş zor ama insan olan yerde her türlü saçmalık oluyor maalesef.
0
basond
(10.10.25)
otobüs şöförü daha yorucu bir iş yapıyor, o açıdan daha zorlu. pilotlar bu anlamda yorulmuyor. otopilot denen bir şey var, sürekli direksiyon sallamıyorlar.

ANCAK

1- ben bugün bir otobüsün koltuğuna oturayım, iyi kötü kullanırım. konforlu bir yolculuk olmaz, ya da çok yavaş giderim, manevra zor yaparım ama otobüsü hareket ettirmek için teorik bilgiye sahibim. her gün bindiğim arabadan hallice bir araç. ama uçak öyle değil, kokpite girdiğimizde 1500 tane düğme var, mal gibi bakarız.

2- otobüste bir problem olsa, tehlikeli bir durum olsa, frene basıyorsun duruyor. motor patlasa, kendi kendine duruyor. acil durum prosedürleri yok gibi bir şey. "frene bas, dur, araçtan in." ya da dikkatsizlik yaptığında sonuçları çok büyük olmuyor. ama uçak öyle mi? en ufak bir hatada bir kaç yüz kişi ölebilir. "frene basarsın, durur" gibi bir durum yok. karmaşık sistemlerle, ani karar vermen gerekiyor. bu yüzden herkes pilot olamıyor, bu yüzden uçaklar ticari olarak kullanılana kadar 10 yıl testten geçiyor.
+1
co2s2
(10.10.25)
Abartıldığını düşünenlerdenim.

İnsanlar kullanmayı bilmedikleri kompleks bir cihaz gördüklerinde onu anlamlandıramayınca yapılan şeyin ekstrem zor bir iş olduğu algısına düşüyorlar. 2 sene boyunca eğitimini aldığın herhangi bir aracı geri zekalı değilsen ve motor becerilerin yerindeyse kullanabilirsin. Bir de şu "sürekli eğitim alıyorlar. sürekli sınava" giriyorlar diye savunan kitle var. İyi bir mühendisin kendini güncel tutabilmesi için kendini sürekli eğitmesi ve durmadan öğrenmesi gerekiyor. Sürekli teste giriyor olmak, sürekli öğrenmek bir kriter değil. Aldıkları ücretler tamamen arz talep dengesizliğinden dolayı yüksek. Ücretli çalıştığınız kapitalist sistemde kimse sizin yetkinlikleriniz ve aldığınız sorumluluklarla ilgilenmez. Daha fazla kişi pilotluğa ilgi duysun ve arz fazlası oluşsun, bak bakalım o aldıkları ücretler ne oluyor.

Bu işin benim için tek görünen zorluğu düzensiz çalışma saatleri. Gece uykumdan uyanıp saçma saatlerde işe gitmeyi istemem şahsen. Sürekli o hayatı sürdürmek çok yorucu.
0
synesthesia
(10.10.25)
(8)

hastanelere erkekler gidiyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hamilelik öncesi, hamilelik sırası, hamilelik sonrası, fakbadi değiştirme öncesi, std tedavisi sırası, menepoz dönemi, çocuk ve yaşlı refakati gibi sebeplerle bir sürü kadın hastaneye gidiyor. erkeklerse yalnızca emekli olduktan sonra gidebiliyor sanırım. cinsiyete bağlı hastane kullanımı oranı hakk
hamilelik öncesi, hamilelik sırası, hamilelik sonrası, fakbadi değiştirme öncesi, std tedavisi sırası, menepoz dönemi, çocuk ve yaşlı refakati gibi sebeplerle bir sürü kadın hastaneye gidiyor. erkeklerse yalnızca emekli olduktan sonra gidebiliyor sanırım. cinsiyete bağlı hastane kullanımı oranı hakkında bir istatistik var mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.09.25)
tıbbi istatistikçiler daha iyi bilir ama hastanelerde genelde cinsiyet değil yaş aralığındaki istatistiğe daha çok bakılıyor.
gpt;
TÜİK (Türkiye Sağlık Araştırması 2022) verisine göre hastanede yataklı/tedavi hizmeti alan nüfustaki dağılımda 2022 için bildirilen oranlar: erkeklerde %8,7, kadınlarda %10,7 (yani kadınların hastaneye yatma/tedavi alma oranı genel nüfusa göre biraz daha yüksek)
0
eja
(19.09.25)
gidiyor neden gitmesin erkekler hasta olmuyor mu? senede 2-3 defa giderim genelde.
0
jelly bear
(19.09.25)
Sülalemizin erkekleri sürüncek derecede hasta olduğunda gidiyor ancak...çevremde de sağlığını önemsiyen az adam tanıdım hepsine de öğütlerim.
0
gadlemler
(19.09.25)
baytara gidiyoruz
0
nahtoderfahrung
(19.09.25)
sağlık bakanlığı sitesinde yazar, bir sürü yapay zeka uygulaması var. buraya sayı mı vermemiz lazım? erkekler kadınlar kadar histerik olmadığı için gitmiyor, bu sebepten kadınlar erken teşhisle daha fazla yaşıyor.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
aga bisi sorcam. senin niye tum sorularin google'a, chatgptye sorayim tarzinda?

adeten cevap: gitmiyoz
0
dokunmakalbime
(19.09.25)
en son hastaneye sağlık kontrolü için gittim bir vize için gereklilikti.

ondan öncesinde 2 sene önce oturma izni yenilerken yine kontrol için gitmiştim.
0
rain when i die
(19.09.25)
ne kadar saçma bir soru :D

Son 1 sene içinde gittiklerim, sondan geriye doğru:

- kulak çınlaması
- floaterlar
- kolesterol takibi
- std testi
- abdominal ağrı
0
synesthesia
(19.09.25)
(7)

Diş ipi vs ağız duşu

messina123
Hangisi ve neden?Ben ağız duşu makinesi satın aldım huzura kavuştum. Diş ipi amelelikmiş
Hangisi ve neden?

Ben ağız duşu makinesi satın aldım huzura kavuştum. Diş ipi amelelikmiş
0
messina123
(13.09.25)
agiz dusu dis ipiyle rahat edemeyenler icin demistim discim.

agiz dusuna banyoda yer yok valla. her yer yolu. o yüzden dis ipi.
0
sonsuz
(13.09.25)
Ağız duşundan sonra da diş ipiyle artık çıkarabildiğim için diş ipi. Sağlık için amelelik olmaz.
0
Mcfly
(13.09.25)
İkisi birbirinin alternatifi değil. Ya o ya da o diye bir seçim olmaz.
Diş ipi kullanmak gerekliliktir. Ağız duşu artı fayda sağlar. Gerekli değildir.
0
Mirket
(13.09.25)
Ç şeklinde satılan dış iplerinden var kullanımı kolay tavsiye ederim
0
mirty
(13.09.25)
Ağız duşu alırsan diş ipini daha uzun aralıklarla kullanabilirsin.
0
gabe h coud
(13.09.25)
İkisi de. Ağız duşunun sonrasında diş ipi kullanıyorum (kürdan gibi olanlardan) yine de birşeyler çıkıyor.

Ağız duşunu her diş fırçalamadan önce, diş ipini gece en son fırçalamadan önce kullanıyorum.
0
inheritance
(13.09.25)
Her ikisini de kullanıyorum, ama birini seçecek olsam kesinlikle ağız duşu derim.

Ağız duşu tam temizlemiyor diyenler neye göre diyor bilmiyorum. O kadar basınçlı suyu diş aralarına tutunca hiçbir şey kalmıyor arada (Waterpik kullanıyorum). Diş ipiyle iki saat uğraşıp çıkaramayacağım kadar fazla yemek kalıntısı çıkartıyor. İpi şu an sadece çantada gün içinde kullanmak için taşıyorum.
0
synesthesia
(14.09.25)
(10)

Bi türlü kilo veremiyorum

olsun
40 yaşında 5 yaşında oğlu olan bir kadınım , dolgumdan önceki kiloma ve halime asla donemiyorum , bir türlü spor ve yeme düzenimi tutturamadım bi gaz başlıyorum max 15 gün sonra bu sürdürülebilir bir hale gelmiyor , o kadar mutsuzum ki bu halimden ne zaman kilo verip aynada gördüğüm kadınla mutlu ol
40 yaşında 5 yaşında oğlu olan bir kadınım , dolgumdan önceki kiloma ve halime asla donemiyorum , bir türlü spor ve yeme düzenimi tutturamadım bi gaz başlıyorum max 15 gün sonra bu sürdürülebilir bir hale gelmiyor , o kadar mutsuzum ki bu halimden ne zaman kilo verip aynada gördüğüm kadınla mutlu olabileceğim bilmiyorum :( önerisi ya da yasanmıslgı olan varsa yazarsa çok mutlu olurum
0
olsun
(12.09.25)
Tutturamadığınız yeme düzeni nedir? Kalori sayıyor musunuz?
0
Mirket
(12.09.25)
Muhtemelen kilo vermeye çalışan herkes gibi ilk aşamada kalori alımını çok düşük seviyelere çekip sonra "aman ya" deyip vazgeçiyorsun, çünkü çok düşük kalorilerle beslenmeye çalışmak sürdürülebilir bir rutin değil, o nedenle kilo verme sürecini uzun bir alana yayıp kalori alımını en üst seviyeden kalori açığını da en düşük seviyeden yapıp, misal 2200 kaloriyse 2000 kaloriyle başlayıp zaman geçtikçe, alınan sonuçlara göre kalori ayarı yapıp hayatına devam et, bunun için kalori hesaplayıcıları var onlarla ne alman gerektiğini öğrenebilirsin. İnsanlar yüksek kalorilerle yağ kaybı yaşayabileceklerine inanmadıkları için genelde 1000 kalori falan alıp sonra vazgeçiyorlar.

Bunların dışında insanlar günümüzde kendilerini sosyal medyada gördükleri insanlarla kıyaslayıp "neden böyle olamıyorum ben" diye üzülüyorlar ki bu çok sağlıksız bir davranış, sen de böylesindir demiyorum ama böyle çok insan var, sosyal medyada kullanılan ışıklar verilen pozlar vs insanların vücutlarını olduğundan çok daha farklı gösterebiliyor, kullanılan filtrelere programlara girmiyorum bile, o nedenle çok sağlıksız bir kilon yoksa böyle karamsar düşüncelere girmen de senin için iyi olmayabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.09.25)
Bu işin sihirli değneği yok. 15 günde kendinizi salıyorsanız hiçbir zaman kilo veremezsiniz. Zaman ve istikrar gerekiyor. Haftada birkaç gün antrenman ve beslenme alışkanlığının değiştirilmesi ile istedeğiniz fiziğe kavuşmanız aylar sürecek.
0
synesthesia
(12.09.25)
Bir tane chatGpt edinin. Bilgilerinizi yazın, benim kaç kalori almam lazım deyin hesaplasın. Tabağınızın fotoğrafını paylaşın, bu kaç kalori deyin hesaplasın. Bana uygun kaloride bir menü hazırla deyin hazırlasın. Motivasyonum kayboluyor deyin gaz versin. Bir de spor programı hazırla deyin hazırlasın.
Hala da yapamıyorsanız koyuverin.
0
Mirket
(12.09.25)
Vermek istediğin kilo kaç kilo? 3 veya 5 kilo dersen üzülürüm. Bu kadarcık kilo farkı sana kendini bu kadar kötü hissettirmemeli. Sorun kilodan başka şeyler olabilir diye düşünürüm.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Oncelikle yapmasi kolay aksiyonlara yonelin.
Bence uygulamasi en kolay ve etkili olanlar: Aksam belli bir saatte yemeyi kesmek, sabah kahvaltiyi pas gecmek,Aksamlari yuruyus yapmak(gunduz de olur), ekmek ve diger karbonhidrat yuklerini mumkun oldukca kesmek.Bunlari yapmak otomatik olarak kilo dusumunu baslatmasi lazim.
0
turkuaz
(12.09.25)
İnstagramımı sildim telefonumdan 1 aydır hiç girmedim evet kesinlikle oradaki insanlardan da çok etkileniyorum , başlıyorum 15 gün en fazla direk bırakıyorum bi stresli an oluyor ya da uykusuz oluyorum bir de meslek itibariyle saat mevhumu olmayan ve dünyanın her yerinde uyanan sirkadiyen ritme uygun yaşamadığım bir hayatım var . 10 kilo fazlam var bana göre ama sıkılaşırsam 5 kilo yağdan verirsem de gayet istediğim kıvama gelirim
0
🌸olsun
(12.09.25)
Sadece dış görünüşten ibaret değilsin. Senin bir de iç dünyan var, duyguların, düşüncelerin, yasanmışlıklarının sana kattıkları var, karakterin ve kişiliğin var.

40 yaşındasın ve bu yaşına kadar hiç kolay gelmedin. Belki farkında bile değilsin ama kimbilir kaç hayata dokundun. O aynada gördüğün mükemmel kadınla barış.
0
rock n roll
(12.09.25)
Her insanın damarı farklı. Demek ki gazla calismiyorsunuz, damarınızi bulmanız lazım bence.

Yaş vs birçok faktör var ama sağlık tarafını düşünün, bende işe yaramisti.
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
İlk aşamada rafine şeker ve unu (belki pirinci de) kesip 16-8 if (bkz: intermittent fasting) yapın. Bu 8 saati öğlen 12-akşam 8 yahut 13:00-21:00 arası yapabilirsiniz. Kahvaltıyı atlar, çay-kahve, bitki çayı vs. içersiniz öğlene kadar. Akşam 8-9 gibi kapanışı da sıcak içecek, çerez ve kuru meyve (hurma, kayısı, üzüm vs.) yaparsınız. 12/13 ile 20/21 arası şeker ve un hariç istediğiniz miktarda istediğiniz şeyle beslenin. 1 hafta 10 gün gibi bir müddet sonra, yarısını uykuya yedirdiğiniz uzun süreli açlık sayesinde, insülin direnciniz düşecek. Bu zaman zarfında ya kilo vereceksiniz ya da kilonuzu korumuş olacaksınız. Bir haftada zaten vücudunuz bu ritme adapte oluyor.

Günde 40 dk. kadar da ister ev içinde, ister dışarıda mola vermeden yürüyün. 20 dk. ile başlayıp, gün gün, aşama aşama bir saate kadar artırabilirsiniz de. O zaman baya baya kilo vereceksiniz.

Motive olduğunuz zamanlarda yemek yediğiniz 8 saatlik süreyi 6 saate düşürebilir, yahut bu süre zarfında daha kalorisiz/karbonhidratsız şeyler yiyebilir, normal zamanlarda yine 8 saat yapar, şeker ve un hariç dilediğinizi yersiniz. Arada 1 hafta - 10 günde bir, bir öğünde 1-2 porsiyon kaçamak yapın (un, şeker, tatlı vs.) sorun olmaz.

Yine motive zamanlarınızda haftada 1-2 spor ekleyebilirsiniz. İhtiyacınıza göre kardiyo, yüzme, pilates, fitness falan olabilir.

Adapte olması çok kolay ve sürdürülebilir bir düzen...

Yani hep yapmanız gereken uykudan birkaç saat evvel yemeyi bırakıp, uyku dahil 16 saat yemek yememek. Kalorisiz içecek içebiliyorsunuz.

Yemek yediğiniz sürede yediklerinize dikkat edip etmemek, spor yapıp yapmamak da motivasyonunuza kalmış.

Her yaşta sihir gibi işe yarıyor...
0
yadigar
(13.09.25)
(5)

İngiltere mi moğolistan+kore mi?

Mirabel
Tüm masraflar hemen hemen aynı. Tatil, gezi için soruyorum2 sene ingiltere vizesi alıp ingiltereye gitmek mi? Yoksa 1 hafta moğolistan, 1 hafta kore mi?İngiltereye de koreye de gittim moğolistana gitmedim. Hangisi?İngilterede çok arkadaş var diğer yerlerde hiç yok.
Tüm masraflar hemen hemen aynı. Tatil, gezi için soruyorum
2 sene ingiltere vizesi alıp ingiltereye gitmek mi?
Yoksa 1 hafta moğolistan, 1 hafta kore mi?

İngiltereye de koreye de gittim moğolistana gitmedim. Hangisi?
İngilterede çok arkadaş var diğer yerlerde hiç yok.
0
Mirabel
(05.09.25)
Mogolistan + kore

Ingiltere‘ye her yasta her kosulda gidersin.
0
sonsuz
(05.09.25)
Mogolistan

Ingiltere cok gereksiz bencd, gitmissiniz de ztn
0
kassiopeia
(05.09.25)
İngiltere'yi seçmek için bir neden göremiyorum
0
synesthesia
(06.09.25)
Moğolistan
0
mirty
(06.09.25)
kuzey kore ise tabi ki moğolistan + kore değilse ingiltere
0
joooper
(06.09.25)
(3)

chatgpt’nin hangi günde olduğumuzu bilmemesi

respect
normal mi?
normal mi?
0
respect
(05.09.25)
normal
0
synesthesia
(05.09.25)
bence degil, gunleri de karistiyor. 5 eylul cumartesi diyor mesela ne alaka/
0
bay b
(05.09.25)
bir sürü time zone olduğu için, hangi bölgede olduğunuzu söylemeniz gerekebilir belki öncesinde.

ben sorunca doğru cevap verdi.
0
brkylmz
(05.09.25)
(26)

Hayattan 10 üzerinden kaç keyif alıyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben bu ara 2. 2 puanı da bazen aynada kendimi beğendiğim bazen de çalışırken birkaç saniye keyif alabildiğim için veriyorum.Sizin oranları alalım.Teşekkürler.
Ben bu ara 2. 2 puanı da bazen aynada kendimi beğendiğim bazen de çalışırken birkaç saniye keyif alabildiğim için veriyorum.

Sizin oranları alalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.08.25)
benim 1 bu sıra, yazı sevmiyorum, sonbaharda belki artar ama genel olarak zor bir dönemdeyim
0
tuborg yesili
(11.08.25)
1 haftadır 3.
Bundan 3 hafta önce 10/10.
0
hain kostokk
(11.08.25)
9-10 arası.
0
gabe h coud
(11.08.25)
max 9 - min 4. ortalama 7 falan.
0
antikadimag
(11.08.25)
Üç buçuktan beş
0
Bruce
(11.08.25)
2-3 arası
0
hayalhayal
(11.08.25)
Tam su an 9,5 arka fonda britney spears caliyo ve likorlu soguk bi sey yaptim efsooo
Genel olarak 7 falan.
0
sey mi dostum
(11.08.25)
4-5 bandindayim uzundur.
0
cooperr
(11.08.25)
Son birkaç senedir 6 7 bandında değişiyor. Bu sene benim senem olacak ama 9-10 hedefliyorum
0
kullanicadi
(11.08.25)
Max 4-5. Genelde 0-3 arası. Başka insanlara bakınca bu kadar keyif alacak ne var pek anlamıyorum.
0
synesthesia
(11.08.25)
9.5tan 10
0
sonsuz
(11.08.25)
8-9 falan
0
koela
(11.08.25)
Geçenlerde 5 idi, bu aralar 6 ama hafiftan 6,5dan 7 olacak.
0
put it in your appropriate place
(11.08.25)
Arada bir random selfie çekiyorum bilgisayar başında çalışırken. Yüzüm iyice çökmüş, dudaklarım aşağı parantez, kabız olmuş altını doldurmuş gibi bir surat, falan filan işte. On üzerinden 3 falan. Ciddi bir amaçsızlık ve boşluk hissi var. Umarım kış gelince daha düşmez.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Yoğunluk, göçebelik, taşınma stresi ve belirsizlik dışında8-8.5/10.
0
Amaranta ursula
(11.08.25)
12-13 falan.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.25)
0
0
nyist_
(11.08.25)
11/10. Çok mükemmel. Her şey süper.
0
Shepard
(11.08.25)
3-4
0
duyuruuser
(12.08.25)
Benim hayatım mutlu ve huzurlu, puanlama yapsam 6-8 arası diyebilirim. 10 olmaması ve 6'a inip durması ise benim hedonist bir insan olmamam ve yaşamı, varoluşu sorgulamamdan kaynaklanıyor. Yoksa imkanlarım var ancak dünyevi şeyler bana geçici ve sıkıcı geliyor. Başkası yerimde olsa muhtemelen puan skalası daha yüksek olurdu diye düşünüyorum.
0
burka
(12.08.25)
7 iyidir.
0
designer
(12.08.25)
ciddi manada cok uzun suredir 0. dini inancim beni intihardan alikoyuyor. yoksa hayat cidden manasiz bir sey.
0
warrior princess
(12.08.25)
3
0
gobekliraki
(12.08.25)
Bugün çok keyifsiz -7 resmen.
0
thesomberlain
(12.08.25)
Bu senenin başından itibaren 1.
En kötü yılımı geçiriyor olabilirim.
0
mutekebbir
(12.08.25)
para kazanmak için çalışmanın anlamını yitirmesi ile üç bey aydır. sıfır.
0
stay with me
(12.08.25)
(8)

tüm olumsuz şartlara rağmen kur nasıl baskılanabiliyor ?

Rao
Selamlar, ülkeye yabancı yatarım gemiyor, hükümet ve tl ye olan güven yok, Mevduat stopajı oranı attırılıyor, cazibesi azalıyor. Buna rağmen ve hangi araç ve teknikler kullanarak , kuru baskılamaya devam edebiliyorlar. ? Detaylı bir şekilde tüm yönleriyle açıklayabilir misiniz ? Teşekkürler.
Selamlar,


ülkeye yabancı yatarım gemiyor,
hükümet ve tl ye olan güven yok,
Mevduat stopajı oranı attırılıyor, cazibesi azalıyor.

Buna rağmen ve hangi araç ve teknikler kullanarak , kuru baskılamaya devam edebiliyorlar. ?

Detaylı bir şekilde tüm yönleriyle açıklayabilir misiniz ?

Teşekkürler.
0
Rao
(29.07.25)
en güçlü enstürman: faiz. tl mevduatı hala diğer pek çok alternatife göre en çok garanti kazancı getiren yatırım.

bunun dışında bir çaba yok. yapılabilecek çok gizli kapaklı aksiyonları da yok bu arada. merkez bankası rezervinden dolar satabilir, imamoğlu olayları olduğu dönemde baskılamak için sattı. ama onun dışında bu olaylardan önce bayağı bir alım yapmıştı. rezervi yüksek.

türkiye'deki temel ekonomik sorun yıllar boyu kur kriziydi. o yüzden kafamızda yeni era'ya geçemedik. şu an kur krizi sorunumuz yok. hala enflasyon sorunumuz ve sıcak para akışı sorunumuz var. bunlar kurdan ziyade alım gücümüzü başka türlü etkileyen problemler.
0
gitdaddy
(29.07.25)
kur baskılanıyor ama döviz satarak değil. döviz satmak günlük ani çıkış ve dalgalanmalar için.
0
gabe h coud
(29.07.25)
paranın dışarı çıkması engellenerek.

bugün arabada, telefonda o kadar vergi olması, daha çok vergi geliri elde etmekle alakalı değil. bugün vergi oranları makul olsa devlet zaten bu ürünlerden dehşet vergi kazanacak.

vergi oranı arttıkça, vergi geliri azalır: tr.wikipedia.org

olay bu. ne telefon alabiliyorsun araba ne oyun konsolu ne bilgisayar... hatta bu durumu engellemek için esim sağlayıcılarını bile engellediler. yurt dışına çıkıyorsun harç alınıyor. yurt içine 2. telefonunuzu dahi sokamıyorsunuz. yurt dışı alış veriş kargo dahil 30 avro.

devlet hiçbir şekilde yurt dışı harcaması yapmanızı istemiyor. dehşet bir şekilde baskılanıyor şu an da.

iphone 16 pro max, neredeyse 100bin try? kim alır ki bunu?

ama makul vergili hali 48bin tl. fiyatı böyle olsa kim almaz dı ki?
0
substituent
(29.07.25)
İlk cevap veren arkadaş da güzel sıkmış. Baskı yoksa niye dünyada usd değer kaybederken bizde kazanıyor?

Diğer arkadaşların dediği gibi patlama yapmasına engel olacak önlemler alındı, Türkiye'de zaten yabacı Para kalmadı. Olan TL faizde tutuyor carry trade için ve ufak ufak salınıyor kur enflasyonu aşmayacak ve carry tradecileri üzmeyecek şekilde.
0
hububrad
(29.07.25)
Evet dolar baskılanmıyor. Şu grafik tam bir serbest kur rejimi grafiği, aynen.

i.ibb.co
0
synesthesia
(29.07.25)
edmond honda@ diğer üyelerden gerekli cevabı almıştır heralde.

15 yıldır kur baskılanmıyorsa arada yapılan develiasyonlar ne anlama geliyor diye sormak lazım.
Benim kişisel görüşüm ise aşağıdaki gibi,

yüksek faiz politikasıyla ülkeye carry trade ile döviz çek

dolarizasyonu psikolojik olarak kontrol altına almak için, aylık kur artışını her durumda mevduatın net getirisinin altında olmasını sağla.

tuik ile enflasyonu düşük göster, vatandaşın alım ve birikim gücünü çal. tasarrufu dolayısıyla altın vb. gibi araçlar ile döviz çıkışını baskıla.

yine tuik eliyle emekli maaşlarını enflasyona ezdir , ve maaşların bütçeye olan yükünü azalt.

tüm güvensizlik ve istikrarsız imaja rağmen, ekonomi bakanını diğer ülkelere dilenci olarak gönder.

korku ve sindirme potansiyel sosyal olayları baskıla, muhalif tüm gazetecileri içeriye tık.

şirketler zorlanıyor, batıyor., ekonomik faaliyetler yavaşlıyor, tüketim azalıyor, dolayısıyla vergi gelirleri azalıyorsa faiz oranlarını düşür.

faiz düşürdün , ama dolarizasyon artma eğilimi gösteriyorsa , yeni vergiler devşir , veya mevcut vergileri artır ( stopaj, trafik cezaları vb. ) ve elde edilen gelirlerle rezervleri güçlendir.

siyasi rakiplerini yıprat gerekiyorsa parçala ve yok et. bunu yaparkende dolarizasyonu dikkate al.
0
🌸Rao
(29.07.25)
Baskılanıyor. Ayrıca diğerlerinin de dediği gibi paranın yurtdışına çıkmasını engelleyen önlemler aldılar.
0
runaway
(29.07.25)
Bir sebebi de bence su olmali,

ülke içinde dolar veya euro ile is yapan kisiler azaldi çünkü döviz enflasyonun altinda seyrediyor o yüzden çogu insan bunu bir yatirim araci olarak görmüyor.
0
feastofthedamned
(29.07.25)
(4)

Bana et tarifi verir misiniz

yurtsuz john
Kavurma yapmaktan sıkıldım. Varsa orijinal bir tarifiniz alırım yoksa atıcam derin dondurucuya.
Kavurma yapmaktan sıkıldım. Varsa orijinal bir tarifiniz alırım yoksa atıcam derin dondurucuya.
0
yurtsuz john
(07.06.25)
beef bourguignon :)
0
synesthesia
(07.06.25)
@synesthesia

hocam kurban etiyle kırmızı şaraplı bourguignon olmaz şimdi :) o başka zaman.
0
🌸yurtsuz john
(07.06.25)
@teyze

hakkaten çok orijinalmiş...
0
🌸yurtsuz john
(07.06.25)
İnstagramda efendi kasap diye bir hesap var paylaşımlarında geriye doğru giderseniz güzel şeyler var
0
iwillsee
(07.06.25)
(12)

30'dan sonra saç uzatmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
İş dünyasında, ailede, ictimai hayatta nasıl karşılanır?
İş dünyasında, ailede, ictimai hayatta nasıl karşılanır?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.05.25)
İş dünyana, ailene, içtimai hayatına göre değişir.
Ben birkaç defa yaptım, olumsuz bir şey söyleyen olmadı.

Bir tane hayatın var, yapmak istiyorsan yap gitsin.
Ama kısa ile uzun arasındaki "orta" zamanlar sıkıntılı, onu bilerek yola gir. O dönemde düzgün şekil, model vermek zor oluyor.
0
michael_knight
(21.05.25)
ben yaptım. yüzüme karşı kötü birşey söyleyen olmadı. 2-3 sene uzattım, sonra bakması zor geldiği için kestim.

edit: babam 70lerde saç uzatmış, o dönemlerden uzun saçlı fotoğrafları var. köyde dedemle kızın oldu diye dalga geçmişler.
0
inheritance
(21.05.25)
yukarıdaki soruyla parelel bir durum mu?
0
ground
(21.05.25)
ben 20'li yaşlarda uzun saçlıydım.

25 olmadan kestirdim saçlarımı. sonra bi iki kez uzatmaya çalıştım da asla eskisi gibi olmadı. hem yakışmadı (ya da öyle hissettim) hem de eskisi kadar sağlıklı değildi zaten.

velhasıl uğraşılmıyor. uzunken yakışsa bile, saçları kısaltınca "aha daha güzelmiş böyle kısa" diyorsunuz. bir de en azından ben saçları uzatınca feminen görünüyorum. bu rahatsız ediyor aslında bi noktada. yüze düşen uzun saçı sağa sola atarken dikkat etmek lazım.

ama çevrede, etrafta olumsuz bir şey söyleyen eden olmadı. zaten 20lerde çok demişlerdi o yüzden 30'larda denmedi bir şey.

iş dünyasında da olumsuz karşılanmadım ben ama bizde sakal ve şort da serbest.

saçlar kulakları aşana kadar bir aşama var. justin bieber'in ilk ünlü olduğu zamanlar gibi geziyorsunuz. ona dikkat
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Kovid'den beri uzun saçlıyım.
Ailenin genç üyeleri olumlu, yaşlı üyeleri olumsuz karşıladı ama artık alıştılar. Ama bakımı zormuş, kadınlara respect :)
0
parka
(21.05.25)
Ben pandemide berberler kapanınca mecburen saçımı uzatmıştım sonra da hoşuma gitti kestirmedim ama bizim ailenin erkekleri geleneksel olarak saç uzattığını için herkes hoş karşılar, babam da uzun zaman uzun saçlıymış, işyeri de terlikle bile gidilse kimse bir şey demediği için saç da haliyle tepki çekmez ama uzun saç bakımı acayip zor bir şey, hele benimki gibi kıvırcığa yakın kalın telli bir şeyse her gün saçınla ilgili yeni bir maceraya girişmek zorunda kalıyorsun, bunlara hazırlık olman lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.05.25)
saç uzatma zaten ya 20'lerin başında ya da 40'ların başında edilen bir heves.

elalem ne der diye düşünen bir kafa yapın varsa ilk fırsatta makası vurursun. hiç bulaşma.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
Saç uzatmayla yaşın ne ilgisi var ki?
0
synesthesia
(21.05.25)
synesthesia +1

ben de alakayı anlamadım. saçın gürse yavaş yavaş uzatabilirsin.
0
koela
(21.05.25)
30 gibi zaten dökülecek bari uzatayım da hevesimi alayım diye uzattım.. öncesinde 15 yıl kendim makine ile 3numara keserdim. Etraftan olumsuz bir yorum almadım. Hatta bir nebze genç gösterdiği için olumlu tepki çokça oldu. Neredeyse dirseğime gelecek kadar uzadı. Şimdi omuzlara gelecek şekilde 6ayda bir kestiriyorum. Makine sektöründe çalışıyorum, +sı insanlar asla sizi unutmuyor, -si belki arkamdan tipe bak falan diye dalga geçiyorlardır. Umrumda mı? Değil.
0
yercekimini kendine ceken adam
(21.05.25)
40tan sonra uzattım. çok hoş karşılandı.
0
entropik
(21.05.25)
Tamamen "sende gördüm imrendim, onda gördüm iğrendim" durumu var bence.

Kendinize yakıştırıyorsanız yapın. 30 yaş üstü saç uzatıp çok karizmatik duran da var, evsizlere benzeyen de. Giysi gibi bir şey bu da, aynı giysi birine yakışır diğerinde kötü durabilir. Yaşla bir ilgisi yok bence.
0
akhenaten
(21.05.25)
(26)

80 Bin TL Maaşı Bırakıp İtalya Roma’da Garsonluk

tahirkemalbozoglu
80 bin liraya yakin maas aliyorumYari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işeEv ve araba var bana aitBen evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi U
80 bin liraya yakin maas aliyorum
Yari özel yarı devlet işi ama işten çıkartılma ihtimalim yok ben istemediğim sürece, memuriyet diyebiliriz yani şuandaki işe
Ev ve araba var bana ait
Ben evet dersem eger İtalya roma da calisma izni ayarlanacak restoranda getir götür garsonluk işi var. riske değer mi
Uzun süredir gitmek istiyorum açıkçası, insanların durumu, birbirine karşı sevgisizligi, yozlaşma, bozulma vs vs. Avrupa’da yaşayıp orada yaşlanmak istiyorum. yaş 35 yolun yarisi eder.
0
tahirkemalbozoglu
(19.05.25)
Italya için böyle bir şey yapmazdım. Alım gücü düşük. 80 bin TL maaş fena değil. Italya bana göre overrated bir ülke. Türkiye'de yakın diye bir sempati var abartı var. Yeni zelanda'ya gidemeyen yurdum insanının yurtdışı macerası.

Ev ve araba da varsa hiç değmez. Memuriyet tarzı yatış işindeysen cennettesin
0
runaway
(19.05.25)
roma'da garsonluk ne kadar getirecek? tr'de post-tax $2k is garantisiyle çok güzel bir deal. ben sanmıyorum italya'da bunun üstüne cikasiniz kolayca. bir de kira falan verilecek.

maceraperestseniz olur ama diğer turlu ben garsonluk yapmak icin garanti isimi bırakıp dilini bilmediğim ülkeye gitmeyi çok sacma buldum.
0
antikadimag
(19.05.25)
Attan inip eşeğe binmekse mesele yurt dışına yerleşmek makul değil
0
vedatchilipeppers
(19.05.25)
Havaalanında,
İtalya bir garson kazandı..

diye paylaşım yapamayacaksan boşver.
Aşırı rahatlığın battığını gösteren maceralara hiç girme .
0
diyecevaplandı
(19.05.25)
sen düzenini bozma beni yolla :)
0
anon1m
(19.05.25)
Türkiye mevcut haliyle leş olsa da benefitleri yok değil. Özellikle sağlık sistemi bu kadar suriyeliye falan rağmen halen işleyebiliyor.
0
runaway
(19.05.25)
Boş düşünceler. İşine devam plz.
0
Shepard
(19.05.25)
35ten sonra milletin ağız kokusunu çekemezsin. Düşün arap turist sana atar gider yapıyor.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
sacmalama ne garsonlugu. o kadar da degil.
ev ve araban seninmis daha ne istiyorsun. avrupa'da büyük sehirlerde ev alamazsin. vizesiz gezme hayallerine da kapilma derim o maaslarla.

20 yasinda yapsaydin cok güzel hayatin olurdu ama 35 gec.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hani avrupanin gelismis bir kosesine gidiyor olsan neyse de Italya hele Roma turkiyeden hallice. Pislik gibi muamele gordugunle, yedigin irkcilikla falan kalirsin.
0
hot potato
(19.05.25)
Mevcut kosullarin vs karsina sunulan kosullar yapinca bir mantığı yok. Hele italya'nin yani.

Aynı hayat kosullarini hayatta yakalayamazsin. Avrupa su kararı verecek kadar da güzel değil, o kadar da değil yani.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
Okuyunca "daha neler?" dedim ben. Bahsettiğiniz yer İtalya bir de.

Tamam, Türkiye'de de bir sürü sorun var ama Avrupa da cennet değil. Attan inip eşeğe binilmez şu koşullarda. Bir sene sonra üzülerek geri dönersiniz.
0
fraise
(19.05.25)
Yurtdışında garsonluk guzel is. Bos falan toplamiyorlar. Müşteri goturuyor. Calisma izni olayina inanmadim. Garsonluk icin tr den adam getiremezler. Muhendis olarak gitmeniz daha mumkun.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Attan inip eşşeğe binilmez
0
Rondak
(19.05.25)
oncelikle agir konuscam bastan kusura bakma ama inan senin iyiligin icin. kimseyi tanimiyacaksin, maasin dusecek, statun dusecek, pozisyonun dusecek, devlet memurlugun bitecek, hizmet edilen iken hizmet eden olacaksin vs.. bu sartlarda gitmek icin katiksiz bir gerizekali olmak lazim. ayrica sevgisizlik, yozlasma, bozulma da gecersiz sebepler. cunku orda garson parcasi bir gocmen olarak gorecegin muamele inan bana burda statu sahibi bir devlet memurlugundan cok daha beter olur.
0
buenosdias
(19.05.25)
Çok benzer koşulları bırakıp işsiz olarak yurt dışına gidiyorum, çünkü bey burada iş arıyorken oradan teklif aldı. Yaşlar 38-40. Çok mantıksız bir karar olduğunun farkındayım. Burada masrafımız yoktu, benim gayet oturmuş bir hayatım, gül gibi işim vardı. Şimdi iş bulana kadar tazminatımla geçinmeye gidiyorum ki bulacağım iş vardiyalı olabilir ve geçinmeme ucu ucuna yetecek kadar maaş verebilirler. Bey burada iş bulabilseydi kalmaya ikna ederdim. Yani bence mantıklı değil. Ancak çok sevdiğin biri için yapılabilecek bir fedakarlık. Tek başına sürünmeye hiç gidilmez.
0
cilacı ökkeş usta
(19.05.25)
buradaki konforu orada bulamazsın. orada 2. sınıf insan muamelesi göreceksin. rahat battı galiba, garsonluk dünyanın en zor mesleklerinden biridir. madem iyi para kazanıyorsun ev araba sorunun yok, sürekli yurt dışına tatillere giderek bu özlemini giderebilirsin. hem gezersin, hem eğlenirsin. yaşama fikri her şey güzelken bana saçma geldi.

düzenin yoksa işsiz avare olsaydın neyse de düzen bozmaya değmez.
0
koela
(19.05.25)
git abi. seni buraya bağlayan extra bişey yoksa git. biraz girişken biriysen zaten garsonluktan başka yerlere de atlarsın. ama avrupa için çok çok büyük beklentilere girme.
0
scudman1
(19.05.25)
Anca ilerde pasaportu kesin alacaksan bir ihtimal gidilir.
0
hububrad
(19.05.25)
Senin maaşını alan beyaz yakaların %80'i fıldır fıldır avrupada geziyor senin garsonluk için düşündüğün yerde para eziyor üstelik çoğunun evi de yok.

Avrupaya yerleşme niyetiniz varsa kendi mesleğinizle ilgili şeyler bakın.
0
Mcfly
(19.05.25)
İtalya ücretlerin yüksek olduğu bir ülke değil. Başka bir yer olsa düşünebilirsin belki diyeceğim ama 1800 euro maaş bırakılıp İtalya'da garsonluk yapılmaz. Zaten alacağın para en fazla o kadar olur orda.
0
synesthesia
(19.05.25)
Git, hiç durma. Çoğunluğa göre oldukça net bir durumda kafan "uzun zamandır gitmek istiyorum" kafasıysa seni gitmek paklar.
0
prole
(19.05.25)
Bu arada aklıma şey geldi. Kanada'ya göç programındaki kız. Aselsan'daki işini bırakıp Kanada'ya y.lisans yapmaya gitti. Garsonluk yapıyordu.

Bu arada bir işveren sizi Tr'den getiriyorsa, ilk çalışma izniniz ona bağlı oluyor. Yani Roma'ya garson olarak giderseniz, ilk yıl Roma'da garson olarak çalışabilirsiniz. Ne başka şehre ne de başka alana geçebilirsiniz.
0
Kahvedesu
(19.05.25)
Ben italyanların okumuşlarına bile katlanamıyorum, sen git 1-2 hafta çalış, italyanları tanı, dene. bir daha belki adımını bile atmak istemezsin.
0
spherical
(19.05.25)
1800 euro'nun türkiye'deki alım gücü muhtemelen roma'da yapacağın garsonluğun alım gücünden daha iyidir ki ev de benim diyorsun.
20'li yaşlar sonrası türkiye'de 1500 euro ve üstü kazanan birinin yurtdışında birebir aynı işi yapmayacaksa yurt dışına gitmesi çok saçma.
0
denizgonen
(19.05.25)
Avrupa göç konusunda iyi, ama kime iyi?

Türkiye'de mavi yakalıysan eğer asgari ücretin biraz üzerinde kazanırsın.
Ama bu mavi yakalılar avrupa'ya gittiklerinde sınıf atlıyorlar.

Aynı şey beyaz yakalı ya da memur için geçerli değil.
35 yaşına kadar burada yakaladığınız yaşam standartları Avrupa'da bulamazsınız.

Eviniz arabanız var. Türkiye'de bunlara sahipseniz ortalamanın çok üstünde bir yaşamınız olacak.

İtalya'da buradaki konforunuzu garsonluk geliriyle sağlayamazsınız.
Muhtemelen göçmen yoğunluklu bir mahallede, göçmen yoğunluklu ufak bir dairede yaşayacaksınız.

Eğer mavi yakalı az kazanan biri olsanız hemen gidin derdim.
Ama beyaz yaka olarak hele 35 yaşında çok zorlanmanız olası.

İtalya diğer avrupa ülkeleri kadar kozmopolit bir yer de değil.

Yani dil bariyeri de olacak.

Bir de garsonluk işinin garantisi var mı?

Mesela daha farklı bir avrupa ülkesini konuşsak, atıyorum İngiltere, Fransa, Hollanda gibi biraz daha kozmopolitleşmiş ülkeleri konuşsak birçok fırsat bulabilirsiniz. Ama italya için bu risk tartışılır.

İtalyan gençleri bile italya'da durmuyor. İmkan azlığı, ağır bürokrasi ötürü. İtalya AB içinde en çok göç veren ülkelerde ilk 5 içinde. Romanya, Polonya, Bulgaristan ve Yunanistan'la yarışıyor bu konuda.

Mevzu paraysa italya'dan başka seçeneklere bakın. Para kazanmak için gidilecek ülke değil. Sizin koşullarınızda yani.
0
anten
(19.05.25)
(13)

Nedir bu liberalizm? Neden son dönemde popüler?

mikahakkinen
Eskiden solcuyum, sağcıyım, sosyal demokratım, ülkücüyüm vb. diye kendini tanımlayanlar şimdi liberalim diyor. Yani liberalizm? Tamamen bireysel merkezli bir düşünce tarzı mıdır? Mesela ben sol görüşlüyüm aynı anda sol liberal olabilir miyim?
Eskiden solcuyum, sağcıyım, sosyal demokratım, ülkücüyüm vb. diye kendini tanımlayanlar şimdi liberalim diyor. Yani liberalizm? Tamamen bireysel merkezli bir düşünce tarzı mıdır? Mesela ben sol görüşlüyüm aynı anda sol liberal olabilir miyim?
0
mikahakkinen
(23.04.25)
designer
(23.04.25)
Liberalizm özgürlükcülük demek.

O tanimlari kesin x y z yerine daha cok bir yön gibi düsünmek lazim. Bir insan temel degerler harici körü körüne xim y yim diyorsa ya maldir ya da bi cikari vardir
0
sonsuz
(23.04.25)
ŞAHSEN liberalizmin son dönemde popüler olduğunu düşünmüyorum, tam aksine gençlik diğer tarafa kayıyor gibi.

liberalizm çok fazla kişi bazlı ve bireysel bir sistem. günümüzde milyarderleri çıkaran sistemin de ta kendisi liberalizm.

nesiller 30-40 sene boyunca sovyet düşmanlığıyla zehirlendiler ama artık yavaş yavaş "çok zengin birkaç adam"ın dünyaya iyi gelmeyeceğini fark ediyorlar.

kişisel olarak bana sorarsan benim gözümde liberalizm terörizmden farksızdır. liberalist sistemde "arz-talep dengesi hajum" diye insülini alamayıp ölen insanlar görürsün.

kumarhane zengini besim tibuk'un peşinden koşan ortaokulluların bu konuda herhangi bir bilgisi ya da fikri olduğunu zannetmiyorum.

liberalizm insanlık düşmanlığıdır, "özgür" kıldığı tek şey bir avuç sermayedardır.

dünyaya da bir faydası yoktur. liberalistler bilinçli ya da bilinçsiz teröristtir, fazlası değil.

60 sene eşek gibi çalışıp zengin olacağına inanan gerzekler bana katılmayabilir tabii, kendi tercihleridir. ama mevcut ekonomik sistemde liberalistler yamyam köpekten fazlası değildir. kimisi bilerek, kimisi bilmeyerek.
0
mark greg sputnik
(24.04.25)
Çoğunluk @sonsuz gibi düşünüp kendine liberalim diyor ama ne liberalizm öyle bir şey, ne de bir yön gösteriyor.

Bu gençlerin çoğu apolitik dediğimiz, temel hak ve özgürlükleri savunup "gerisi çok da şey diil abii ya hallolur" diye bakıyorlar olaya. Rahatlıktan apolitize hale gelmiş 1. dünya ülkesi gençleriyle benziyorlar tuhaf bir şekilde. o rahatlıklarını bozan gündemdeki mevzulara karşı belirli tepki geliştiriyorlar. Göçmen mevzusu patlayınca milliyetçi, muhafazakarlık mevzusu patlayınca laikçi, terör mevzusu patlayınca militarist oluyorlar.

Yoksa, @mark'ın dediği gibi ne liberal ekonomik politikadan haberleri var ne de destekliyorlar.
0
Bruce
(24.04.25)
Giriş için şu güzel bir kaynak

psi501.cankaya.edu.tr
0
synesthesia
(24.04.25)
yıllarca liboş diye dalga geçtiler bizle döndü dolaştı millet tekrar geldi dibimize.
sözlük olarak baktığımızda
bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçlayan politik bir ideolojidir.
buna da itiraz edilmese gerek.de herr şeyde olduğu gibi bunun da uzunca bir süre içini boşaltmaya çalıştılar.ama tekrar doluyor.
0
jamswety
(24.04.25)
@mark greg sputnik insanlara köpek falan diyebilir ama hiçbir istatistik onun söylediklerini desteklemiyor. sadece given kabul ettiği çoğu şeyin liberalizm sayesinde olduğunun bile farkında olmayan birisi.
0
ted
(24.04.25)
Şimdiki gençler daha fazla seküler milliyetçi olma yolunda, dünya da bu yöne kayıyor gibi.

Liberalizm Türkiye'de en çok 2010'a kadar iyiydi, sonrasında malesef düşüş yaşadı gibime geliyor.
0
liberal
(24.04.25)
Liberalizm kötüyse neden insanlar Çin’e değil Rusya’ya değil de Avrupa ya da ABD’ye kaçıyor? Liberalimzi terörizmle bağdaştıran arkadaş bu soruya da cevap verirse
0
olaylar olaylar
(24.04.25)
Aklima su tweet geldi, belki duyuru sorusuyla ilgili olabilir:

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
gibicibicis
(24.04.25)
Burada yazılanların neredeyse hepsi liberalizmle kapitalizmi karıştirmis
0
sonhakan
(24.04.25)
Tüm izm'ler gibi liberalizm de biraz tırttır. Devlet karışmayacakmış my ass.

Liberalizm mümkün olan dünyaların en iyisi olarak pazarlandı hep ama genellikle cüzdanların en şişiğinin işine yaradı ve yarıyor.

Liberalizm, “herkes aynı parkta özgürce top oynasın” diye başlar; devlet sahaya çizgi çekmez, kale direklerini söküp götürür başlangıçta. Sonuç? İlk düdükten beş dakika sonra sermaye devleri gerek hukuk yoluyla gerek lobicilik ve siyasi bağlantılarla o çizgileri KENDİ LEHİNE OLACAK biçimde devlete tekrar çizdirir, kale direklerini geri taktırır, millet de “waooww özgürlüğümüz var" diye kale yokken başlayan top oynama alanında birdenbire kaleye gol atma çabasıyla top oynamak zorunda kalır. Güya bireye sınırsız manevra alanı açtığını söylerken aslında oyunu donanımlının (sermayedar oluyor bu arkadaş) lehine şekilde geliştirir ve genişletir.

He bir de devletin karışmaması var. Ok abi devleti küçültüyorsun da küçültürken devasa bir paralel lobi devleti ürüyor bi yandan o nolcak? Görünmez el diye adlandırılan bir nane var kampanya bağışlarından regülasyon metinlerine kadar her yere uzanıyor.

Ezcümle, liberal özgürlük hikâyesi kulağa hoş gelen bir "kendin pişir kendin ye” pazarlamasıdır ama mutfağa ilk girenler fırını satın alınca geriye kalanlar (sen, ben, o) çiğ hamurla "özgürce" doyduğunu zannedip hayata devam ederler.
0
vedatchilipeppers
(24.04.25)
@vedat güzel demiş fakat bir şerh düşmek istiyorum
devletin zamanla piyasadaki en büyükten taraf olması, türkiye gibi serbest teşebbüsün ancak devlet eliyle varolduğu yerlerde daha çok var.
90larda işhtahımız arttı, dünyaya açılacak araba yapacaktık, gümrük tarifelerini uçurdular, koçlar tosunlar da araba yapacağım diye milleti kucağa aldı

bir de elbette mutlak eşitlik diye bir şey yok. güçlü olan gücü kendine bükecek
0
lambırcek
(24.04.25)
(10)

Alternatif insan hakları beyannamesi

sekizdokuzon
İnsanların şuna da hakkı vardır dediğimiz şeyleri yazalım.Benim aklıma ilk rezil olma hakkı geliyor. İnsanların rezil olma, cringe olma hakkı vardır. Ne yazabiliriz bu listeye başka?Teşekkürler.
İnsanların şuna da hakkı vardır dediğimiz şeyleri yazalım.

Benim aklıma ilk rezil olma hakkı geliyor. İnsanların rezil olma, cringe olma hakkı vardır.

Ne yazabiliriz bu listeye başka?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.04.25)
Güzelmiş soru.

İkircikli olma hakkı diyorum ben ilk sıraya. Fikir değiştirmek, çelişkiler yaşamak, kendi içinde tutarsız olmak insanın doğasında var.

Plansız yaşam hakkı da olmalı; herkesin bir ajandası olmak zorunda değil.
0
vedatchilipeppers
(22.04.25)
Tembellik hakkı sanırım ilk sırada yer alırdı.
0
olaylar olaylar
(22.04.25)
İnsanların sosyal hayata katkı sağlamama hakkı vardır.
0
🌸sekizdokuzon
(22.04.25)
- (düşük hızda da olsa) ücretsiz internet.,
konfor isteyen para verip hızlısını alacak.

- gürültüsüz ortam hakkı.

- ikamette su, elektrik. belirli bir miktarı bedava ondan sonrası ücretli
0
parka
(22.04.25)
Hata yapma ve hatasından dönme hakkı.

Sözlükte mesela ekran görüntüsü almakla uğraşan ruh hastası bir grup var. Saçma bir entry görünce olur da yazdığını siler diye ekran görüntüsü alıp onu paylaşıyor ve rezil etmeye çalışıyorlar. Neyin kini bu anlayamadım hiç.
0
synesthesia
(22.04.25)
Gürültüsüz ortam hakkına buradan 10 milyon oy.

Aslında kısaca @parka +10milyon
0
muhayyer divan
(22.04.25)
İnsanların beklentilerini karşılamama hakkı

Depresif dönemlerde rahat bırakılma hakkı
0
kullanicadi
(22.04.25)
İyilik yapıp karşılık bekleme hakkı

Her şeyi boş verme hakkı
0
respect
(22.04.25)
gürültüsüz ortama bir de sigara ve fabrika dumansız temiz havayı, çeşmeden akan içilebilir suyu ekliyorum ya
0
Mossy
(22.04.25)
Yapılan iyiliklere karşılık vermeme hakkı
0
abelardo
(22.04.25)
(11)

Başka yerlere götüren şarkılar

mutekebbir
"En hazin şarkı" sorusunu görünce aklıma geldi. Dinlediğinizde sizi alıp bambaşka yerlere götüren şarkılar hangileri ya da hangisi?İlla aynı zamana götürmesi de şart değil ama ne bileyim böyle duyunca çok etkilendiğiniz ve bulunduğunuz ortamdan koptuğunuz?Benim mesela;Mor ve Ötesi - CambazO giriş an
"En hazin şarkı" sorusunu görünce aklıma geldi.

Dinlediğinizde sizi alıp bambaşka yerlere götüren şarkılar hangileri ya da hangisi?
İlla aynı zamana götürmesi de şart değil ama ne bileyim böyle duyunca çok etkilendiğiniz ve bulunduğunuz ortamdan koptuğunuz?

Benim mesela;
Mor ve Ötesi - Cambaz
O giriş anını duyduğum an yaşadığım en iyi döneme gidiyorum kafa olarak.
Spesifik olarak bir an yok ama kendimi çok mutlu ve iyi hissettiğim muhtemelen o zamanlar bunun farkında bile olmadığım güzel bir dönemi yaşıyorum şarkı sonuna kadar. Ruhen orada oluyorum çok garip değil mi :D
0
mutekebbir
(21.04.25)
Bruce
(21.04.25)
deckard
(22.04.25)
youtu.be

Alıp götüren şarkılar ifadesi çok cringey değil mi bu arada ya :)
0
synesthesia
(22.04.25)
@synesthesia; kesinlikle öyle ama ilk aklıma geleni yazdım işte, olabildiğince az düşündüğüm bir dönemdeyim :D
0
🌸mutekebbir
(22.04.25)
Black sabbath - planet caravan

Bu şarkıdaki yükselme hissini seviyorum, yazın gece balkonda ya da dışarıda yıldızları izlerken dinlemek favorim
0
grimavi
(22.04.25)
kesinlikle bu;

www.youtube.com
0
ending credits
(22.04.25)
-ölürsem yazıktır sana kanmadan

-losing my religion
0
yurtsuz john
(22.04.25)
And I Love Her - Beatles

California Dreamin - The Mamas & the Papas
0
Kediyi üzdün
(22.04.25)
morcheeba - enjoy the ride
0
lüzumsuz adam
(22.04.25)
lüzumsuz adam yazınca aklıma geldi

morcheeba - Otherwise
0
Kediyi üzdün
(22.04.25)
www.youtube.com - 2003'te Eurovision zamanına gidiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam Eurovision için çıkan kasetin içinde bu şarkı da vardı. Everyway That I Can'in İngilizcesi, Türkçesi ve bu şarkı. Niye bu şarkı bilmiyorum. 4. kattaki evimizin balkonunda dinlerdim. Tam olarak oraya götürüyor beni. 13 yaşıma..

www.youtube.com - Bu şarkı da beni 99 yılına götürüyor. Depremin olduğu yıl çok çıkardı Kral Tv'de. Ruhsar dizisini çok severim o yıllar da çok heyecanla beklerdim. Daha 10 yaşındayım. Çok güzel yıllardı. Çok özlüyorum.
0
matilda
(22.04.25)
(34)

Türk insanının çalışanlarda güleryüz takıntısı

uşak tezgahlarının halı dokuyanları
Rastgele ekşiyi açınca market kasiyerlerinin asık suratlı olması entrysine denk geldim. Birisi 08-21 asgari ücretle çalıştıkları için olabilir yazmış. Bu doğru. Bir dönem, hayatımın dibe vurduğu çırpındığım zamanlar üç harflilerin birinde çalışmaya başlamıştım. O kadar çaresiz bir zamanımdı ki kovul
Rastgele ekşiyi açınca market kasiyerlerinin asık suratlı olması entrysine denk geldim. Birisi 08-21 asgari ücretle çalıştıkları için olabilir yazmış. Bu doğru.

Bir dönem, hayatımın dibe vurduğu çırpındığım zamanlar üç harflilerin birinde çalışmaya başlamıştım. O kadar çaresiz bir zamanımdı ki kovulmamak için 8-9 ay haftada en az 4 gün 08-22 çalıştım. +1 saat temizlik vs onu da sen yapıyorsun. Bende ömrümde ilk defa o zaman tanışmıştım bu gerizekalı istekle.

Neymiş efendim insanlara güleryüzlü olacakmışım yoksa bir daha gelmezlermiş. O an bir şimşek gibi çakmıştı bu düşünce: ulan benim anam dinim ağlamış eve sadece uyumak için gidiyorum ne güleryüzü? Ha buradan asık suratlı, gergin veya insanları tersliyor şekilde iş yaptığım da dusunulmesin. Normal herhangi bir insan gibi davranıyordum. Yalama yapmıyordum sadece.

Yine denk gelince çok sinirlendim. Ağa bu insanlar neden size guleryuzlu olmak zorunda? Ne alaka yani herhangi bir mağazadaki herhangi bir insan neden herkese aman efendim hoş geldiniz diyerek ortalığa gülücük saçmak zorunda? Herkes işini yapsın geçsin ne bu sacmalik. Güleryüz bekleyenlerde ya yaşını başını almış 3-5 evi olan kira geliri olanlar ya da orta yaşlı ve çok sinirli gergin olanlar. Adamın düşünce yapısı ben buradan alışveriş yapıyorum para kazandırıyorum adama bak güleryüzlü deyil .s.s

Tekrar o günlere gidince çok sinirlendim. Sizin de yoktur değil mi böyle manasız bir isteğiniz?
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(19.04.25)
Benim yok kardesim. Bu patronluk, insanlarin kendini yukaridan gorme istedi sadece Türkiye'de var.

Yurtdisinda garsonlar servis bile yapmiyor. Milllet iciyor, bitirince bara birakiyor. Kimse de ama o garson yapmali demiyor. Bana tuhaf geliyor gerci.
0
Kahvedesu
(19.04.25)
Şimdi düşündüm de gerçekten büyük küçük erkek bayan ayırmadan da herkes hoş geldiniz diyordum. Normal iki insan gibi davranıyordum. Hoş geldiniz dediğim için sonradan üstüme gelmeyi bırakmışlardı.
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(19.04.25)
Abi sen o işe girerken bu kadar saat çalışacağını, alacağın maaşı bilmiyor muydun? Bunlar kabul edip sonra somurtmak ayıp. İşine saygın yoksa çık başka işe. Millet senin somurtuk suratını görünce atıyorum kafede bir pazarımız var onda da bu somurtan arkadaşa denk geldik diye keyifleri kaçıyor. Negatiflik bulaşıcı.

Selam diyorsun, selam yok. Bir şey soruyorsun küfür ettik sanki. Gülümsemek ve işini yapmak zor olmamalı.
0
Shepard
(19.04.25)
Hocam yazdıklarımı okuduğuna emin misin?
Ayrıca o kadar saat çakışacağımı bilmiyordum yasal da değil zaten. Geç iki gün yap da gör zor mu değil mi.
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(19.04.25)
Ben bankaya, Belediyeye, Kaymakamlığa, çocuğun okul müdürüne, manava, markete, kasaba gidince, ya da herhangi bir müşteri temsilcisini arayınca, Aile hekimliğinde ve hastanede ya da kafede, mütebessim insanlar görmek isterim.
Bu benim hakkım.
Şahsın bilmem kaç saat çalışıp anasının ağlıyor olması, onunla patronu arasında bir sorun. Genel grev yapsınlar, beni de çağırsınlar hak arasınlar, destekleyeyim ama ötesi beni ilgilendirmez.
0
Mirket
(19.04.25)
Hangi memlekette yaşıyorsunuz bilemedim. Memleket zengin veletleriyle dolu. İki gün o şartlarda çalışmaya mecbur kalın da görün hakkınızı. Ulan sanki millet can atıyor o işte çalışmaya laflara bak hakkiymis
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(19.04.25)
Memleketle ilgisi yok, biz de üç harfli ve burgercilerde çalıştık. Ama senin gibi yüzsüzlük yapmadık. Bak çok basit, anlatayım.

İş varmış geldim, detayları dinledim anladım. Maaş kabul. Yarın başladım. Evet müşteriye güleryüz, tabii yaparım.

Ve şimdi gelip burada tersini savunuyorsun. Ailen veya patronunla olan şeylerden müşteriye ne? Senin hayatından bize ne? Müşteriyiz, güleryüz göstermeni istiyoruz.

Biz insanlar birbirimize muhtacız. Sen burada olmazsan, bu site boş. Müşteri yoksa sen de yoksun, o zaman da müşteri yok iş yok diye yazacaksın. O yüzden elindekinin kıymetini bil, işini beğenmiyorsan değiştir. Senin yüzünden milletin morali niye bozulsun?
0
Shepard
(19.04.25)
Ben bir kişisel bakım makyaj mağazasına girdiğimde peşime adam takılıyorsa, o çalışan sürekli göstere göstere peşimde gezmekte hiçbir sakınca görmüyorsa ben de o anki halime bağlı olarak peşime takılan insanı haşlayıp çıkıyorum oradan.

Bana hiçbir sebep yokken, sırf başkaları yaptı diye hırsız muamelesi edilecek ama güler yüzle peşimde dolaşarak yapılacak bu. Müsaade etmem kardeşim, kalp kırmayı tercih ederim.

Evet güler yüz bekliyorum ama kibrimden değil, o an endişeli olabiliyorum, güven arayışında olabiliyorum, mahrem bir durum ya da alışveriş olabiliyor... evet güler yüz bekliyorum ve dahası, hırsız muamelesi etmeyen insan gibi bir muamele bekliyorum.

Kusura bakmayın.
0
muhayyer divan
(19.04.25)
Olm güleryüz göstermiyorum diye kimseye ana avrat sovmedim. Herkese hoş geldiniz dedim. İşimi yaptım geçtim. Okumadan yorum yapıyorsunuz hala
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(19.04.25)
Hassas kirilgan prenses cunku herkes. Her seyi kisillestiriyorlar. Genel orta dogu kulturu bu aslinda her seyin kisisellestirilmesi.
0
floydian
(19.04.25)
turnusol olmus soru. gelismis ulkelerde satis danismani, kasiyerlik egitimi alinarak yapilan, haklari olan bir meslek iken ulkemizde somuru mantiginda yaptirildigi icin calisanin imkanlarinin zor oldugu asikardir. a101de 10-12 saat calisan kisiden bildigim kadariyla OTURMAK YASAK idi sunu duyar duymaz varislerim cikti
guleryuz bekleyen gitsin patronlardan beklesin o guleryuzu. gulmek icin sebebimiz yok
susmuyoruz, gulmuyoruz, itaat etmiyoruz #hepimizkasiyeriz
0
ala09
(19.04.25)
İşin bütün detaylarını biliyor ve maaşı kabul ediyorsun. Sonra ağlıyorsun. Tipik ortadoğulu kafası.

Selam tuvalet temizlerim o paraya. Temizlerken "ben tuvalet temizliyorum çok zor tamam mı, gülmem. Gel sen gül yaparken bu işi" demek çocukça.

Kendi seçimlerinin arkasında duramamak da ahlaklı bir davranış değil.
0
Shepard
(19.04.25)
Bazılarımızdan okuduğunu anlama problemi var o yüzden uzatmıyorum. Ok güldüm oldu mu
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(19.04.25)
@uşak tezgahları

İnsanlara gülümsemeden/tebessüm etmeden/sırıtmadan da olsa hoş geldiniz vs demek de güler yüz göstermektir. Kimse sürekli gülen surat olarak gezmek zorunda değil. Okuduğumu anlama sorunum da yok.

Diyorum ki, güleç olmak zorunda değildir diye müşteriyi eziklemek, müşteriye baskı yapmak, müşteriyi sıkboğaz etmek de olmaz. Örneğini de verdim, dükkana girip reyon dolaşırken peşime görevli takıp alenen beni hırsız yerine koymaları bildiğin haydutluktur. Kusura bakılmasın, peşime takılan görevli istediği kadar sırtarsın bana kötü davranılmaktadır hak etmediğim halde. Bunu söylüyorum.
0
muhayyer divan
(19.04.25)
İşin bütün detaylarını kabul edip bilerek işe başlıyorsun diye bir mantık olabilir mi? İşveren sanırım bunu diyen arkadaş. Orda çalışanlar mecburiyetten, olabilecek en düşük maaşla ve bazen dinlenmeye bile izinleri olmadan hayatlarını kazanmaya çalışan insanlar. Bunun bir tık altı sokağa çıkıp dilenmek ya da aç kalmak. İnsanlar keyiflerinden değil, cebime üç beş bir şey girsin yeter ki, ne iş olsa yaparım diye yapıyorlar bu tarz işleri. Açlık sınırında çalışan insanlara beğenmiyorsan ve bana gülmeyeceksen aç kalıp geber demek nasıl bir vahşilik?

Hayatımda hiç bu tarz bir işte çalışmadım ama bu arkadaşları gayet anlayabiliyorum. İşlerini yaptıkları sürece özel bir muamele beklemem asla. Bekleyene de hoş gözle bakmam şahsen.
0
synesthesia
(19.04.25)
@synesthesia, sözünde durmamayı normal görüyorsun o halde. İnsanları kandırmayı da.
Bütün her şeyi kabul edip aksini yapmak normal yani. Gerçekten ahlaklı biriysen, dürüstsen işe girerken söyle bunları. Abicim bu paraya böyle iş mi olur? Yaparım ama gülmem, hoşgeldin demem. Ama işe girdikten sonra verdiğin sözde durmuyorsan bu ahlaksızlık. Anlaştığınız maaşı alıyorsun gününde. Ondan sonra taksicilere laf edersiniz, ama burada koruduğun kasiyer kardeşinin şöför versiyonu o.
0
Shepard
(19.04.25)
Sözünde durmamak ne alaka ya? İyi misin hocam sen? Asgari ücret kapanına kısılıp kalmış, bir kuruş fazlasını alamayan insanların başka alternatifleri mi var da işi kabul etmeyip başka işler yapacaklar? Onu kabul etmeyip diğer işe girse aynı bokun laciverti yine. İnsanların her çaldığı kapıda önlerine açlık sınırında yaşayacakları bir sözleşme koyup sonra da e sen bunu bilerek kabul ediyorsun diyemezsin. Ne yapsın mesela kabul etmeyip alternatifi nedir? Ülke gerçeklerinden nasıl bu kadar kopuk olabiliyorsunuz anlamıyorum.
0
synesthesia
(20.04.25)
@synesthesia basitçe yazmıştım aslında. İşveren maaşını vereceğim sözü veriyor günüyle beraber. Sen ise işi anlaştığımız gibi yapacağım diyorsun. Sen bu maaşın asgari ücret kapanında olduğunu biliyordun işe girmeden önce. İş bulamıyorum diyerek işini eksik yapmak normal diyorsan, senin bileceğin iş.

Asgari ücret kapanına girme, git iş öğren bir şey yap. Elektrikçi ol, boyacı ol. İşkur var, bildiğin ustaların yanına sokuyor seni. Azıcık uğraş kurtul kapandan. Ama yok üniversite bitirdim ben hakediyorum daha çoklarını diyorsan, dün mü doğdun derler adama.
0
Shepard
(20.04.25)
İşini eksik falan yapmaktan bahsetmiyor arkadaş. Kimse kimseye güleryüzlü olmak zorunda değil. Gülmemek işini eksik yaptığını göstermez. Alakasız bir olay. Markettesin ve al gülüm ver gülüm yapacaksın alt tarafı. İşimi hallettiği sürece bana gülse ne gülmese ne. Asgari seviyede kişilerarası iletişim becerileri sergilemesi yeterli.

Çalışanların yüzde kırkı asgari ücretle çalışıyor bu ülkede. Kronikleşmiş bir gelir dağılımı problemi varken insanların yaşam koşullarını, ne sebeple o işleri yaptıklarını bilmeden git başka iş öğren demenin elle tutulur bir tarafı yok.

Daha fazla cevap yazmayacağım çünkü benim için olay net ve insanların bu acımazsızlığına katlanamıyorum.
0
synesthesia
(20.04.25)
'iş çok, gençler iş beğenmiyür' diyen dayılarla dolmuş başlık.

türkiye'de hizmet sektöründeki bu abartılı müşteri pohpohlama beklentisi, müşterinin kendisine servis veren kişinin sahibiymiş gibi rollenmesi vs. tam bir orta doğu karakteristiği. bu bakış açısı araplarda çok daha bariz görülür.

sorudan anladığım kadarıyla somurtmuyorsun, nötr bir yüz ifadesiyle işini yapıyorsun ama senden güleryüzlü olman bekleniyor. turizm sektöründe çalışanlar hariç kimse işini yaparken gülümsemek zorunda değil. evime çağırdığım ustadan, bindiğim otobüsün şoföründen güleryüzlü olmasını beklemiyorsam kasiyerden de bekleyemem. işini yapması benim için yeterli.

ben yurt dışında yaşıyorum. yaşadığım ülkede kasiyerler bırakın gülümseyip müşteriyi eğlemeyi, müşteriyle göz teması bile kurmuyorlar. formaliteden bir selamlaşma, banttan ürünleri geçir, ödemeyi al. bitti gitti. kasiyerden neden sahte bir güleryüz bekleyeyim, buna neden ihtiyaç duyayım, onu da anlamıyorum. bana zoraki gülümseyeceğine kendisi gibi davransın, daha iyi.
0
sir gawain
(20.04.25)
Türkiye gibi iş hayatının iğrenç olduğu, çalışma koşullarının listelerde sonuncu olduğu ülkelerde böyle bir beklentide olmak bence garip. Türkiye'de bim/sok çalışmak iğrenç bir durum, ben çalışanlara hep üzülürüm. Bir iki arkadaşım çalıştı, rezalet yerler.

Bu sebepten hiçbir beklentim yok Türkiye'de. Köle gibi çalıştırılan ülkede bunlari beklemek bence komik ama genel türk halkı komik olduğu için ülke bu halde zaten.
0
logisticsmanager
(20.04.25)
Aynı boku bugünlerde yaşıyorum

Neden mutsuz olduğum apaçık

Yakında istifayı tutuşturduğumda fitleşeceğiz
0
baldan kaymak
(20.04.25)
sevgili hocam,
esasında bu karakter meselesi. bu sadece mağazada, markette değil ki. insana sunulan hizmet sektörünün olduğu her yerde bu sorun var.
dikkat edersen eğer bizim insanımız gösterişi, şatafatı, ilgiyi alakayı sever.
mesela bir otel için yapılan yorumlara bak. “valizimizi taşımaya kimse gelmedi” bütün yorumlar bunun üzerine.
düğünlerde anneler babalar yengeler şunlar bunlar herkesin bir gösteriş merakı, alinan araba ile ben zenginim mesajı vs vs.

yani demek istediğim şu, bu ülke böyle :)
yağlama ballama olacak, haklısın ama maalesef bunu istiyor müşteri.
ben bir mağazaya girdiğimde görevli bana tebelleş olmazsa daha hoşuma gider. benim market görevlisiyle ne işim var kardeşim ? aldıklarımı ödeyip gideceğim, somurtuyor olması benim sorunum değil, bana da kişisel olarak somurtmuyor, üstüme alınacak bir durumda yok. kendi hayatı. bu kadar, konuya böyle bakarım. bazen migros’taki otomatlardan ödememi kendim yapıp gidiyorum. ama burda olmaz, mutlaka birisi ilgilenecek. bunun altında yatan neden de bence egitim seviyesinin yüksek olmaması.
0
dedeminhirkasi
(20.04.25)
Hizmet sektöründe müşteriyle doğrudan iletişim kuran çalışanlar güler yüzlü olmalı. Bana ne senin hayatındaki durumdan, o mesaiye geliyorsan o süre zarfında bunu müşteriye yansıtamazsın. Bunu öncelikle firmaların takip etmesi lazım. Gizli müşteri ile denetlenmeli. Doğrudan markanın imajını etkileyen bir durum.

Özellikle kasiyerler devamlı sorunlu. Bir sorunun varsa müdürünle halledeceksin müşteriye somurtmayacaksın.
Adama kolay gelsin, iyi çalışmalar diyorsun sanki anasına sövmüşsün gibi bakıyor.
0
my fault
(20.04.25)
Okuduğunuzu anlama probleminden bahsetmiştim. Ben ne yazmışım adam ne yaşıyor. He gülüm hepinize muamele çekecek bu insanlar
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(20.04.25)
Durun ben de okuduğumu anlamadım ve farklı bir bakış açısı getireceğim.

İnsanlar hizmet aldıkları yerde olumsuzluk görmek istemezler veya genel olarak hayatlarında olumsuzluk istemezler. İyiye ve güzele doğru bir eğilimi var sağlıklı insanların.

Sizin gördüğünüz entryde asık suratlı kasiyer ve bundan memnuniyetsiz müşteriler var. Sizin tecrübenizde davranışınız nötr ve sizden güleryüz talep eden kişi aslında patronunuz. Herhangi bir müşteri yakanızı tutup bana güleryüz göster ulan dememiş sanıyorum.

Siz, patronunuza kötü çalışma koşulları, yetersiz yan haklar vs. gibi nedenlerle isyan edemediğiniz için öfkenizi müşterilere yöneltiyorsunuz. Eminim insanca çalışma koşullarınız olsaydı ben böyleyim aga, coolum, işinize gelirse tutumu takınmaz, doğal olarak işinizi severek yapar ve bu da yüzünüze yansırdı. Ama durum böyle değil. Peki müşterilerin burada ne kabahati var, onlar sadece ihtiyaçlarını almaya gelen ve bu tecrübeyi yaşarken de asık surat görmek istemeyen insanlar. Çünkü hizmetin bedelini para karşılığı ödüyorlar. Sadece ürün parasını ödemiyorlar, öyle olsaydı tüm ürünler her yerde aynı ücrete satılırdı. Eminim daha güleryüzlü olunsa hoşlarına gider ama kimse de kasiyer nötrdü diye ortalığı ayağa kaldırmaz. Eminim siz de güleryüz gördüğünüz bir yere bir daha gitmekte sakınca görmezsiniz. Sizin patronunuz sizin müşterilerin hoşuna gitmenizi ve tekrar geri gelmelerini istiyor. Burada ekstra talebi yaratan veya bunda ısrar eden müşteri değil, patronunuz.

Pekiii, bunun işte patronuna kızıp evde karısını döven adamdan farkı ne?
0
tiredofwaiting
(20.04.25)
Yemek yedikten sonra ıslak mendil istiyor olsak bu da ıslak mendil takıntısı mi olacak acaba?

Güleryuzdeb kasıt muamele çekilmesini beklemek değil. Eminim kimse suratına bakıp bana muamele çeksin diye tezgah önünde durmuyordur.

Hoş geldin/geldiniz demek de yeterli olduğunu göstermez. Basit bir güler yüzden bahsediliyor. Gayet insani, beklentinin normal olduğu bir şey.
Hoş geldiniz i dişini sıkarak anasına küfreder gibi bakarak söylüyorsan o da Olmaz.
Kişiselleştirmeden, müşterinin, müşteriyi geç karşılıklı iki insan kavga etmiyorsa güler yüz bekler. Kasiyer de bekler müşteriden müşteri de bekler.
Enteresan bilgi olarak. Ekleyeyim, girdiğim bir çok. Markette alışverişte vs gayet de güler yüz görüyorum. Hepsinin sadece mecburiyetten yaptığını da düşünmüyorum.
0
kisa
(20.04.25)
@tiredofwaiting ufff +1. Tertemiz aciklamis, bu da mi gol değil?
0
Shepard
(20.04.25)
Atanamamis bircok genc kasiyer oluyor. İdeali ne, kendi nerede? İsini yaptiktan sonra kufretmiyorsa yuzu sizi ilgilendirmiyor "Efendiler"
0
Kahvedesu
(20.04.25)
@kisa, senin hic serviste calismadigin belli.

Soruya cevap: bencil egocentric ortalama insan takar böyle seylere
0
sonsuz
(20.04.25)
@sonsuz, hayır çalışmadım. Ama diyorum ya serviste çalışan bir çok insan güler yüz gösteriyor. Ki orada çalışmamış olmam guleryuz bekleme hakkımı elimden almaz.
Güler yüz için sektör ayrımı mi olmalı?
0
kisa
(20.04.25)
Güler yüz için sektör ayrımı olmasına gerek yok. İnsanlar işini yapıyor. Tabağı suratınıza fırlatmadığı sürece ki burada suratına da atıyorlar, neden gülsün?
0
Kahvedesu
(20.04.25)
Ne mezunusun, nasıl bir iş arıyorsun? Yardımcı olalım. Bir de şehir yazabilir misin?
0
sekizdokuzon
(20.04.25)
market kasiyerlerinin asık suratlı olması şeklinde, market kasiyerlerine özel bir başlık açılması bence insanların hemen her gün market kasiyeriyle karşılaşması.

basit düşünelim; hemen her gün en az 1 kez bi yere giriyorsun, para harcıyorsun ve diyaloga girdiğin kişi kasiyer. bir de genellikle eskinin mahalle bakkalı misali, o üç harfli marketlere giren kişiler hemen hemen aynı kişiler. bu gibi sebeplerle, insanlarda bir beklenti oluşuyor.

bir de yaşını başını almış, mahalle amcaları, teyzeleri ahmet amca hoşgeldin, naptı senin oğlan... ayşe teyze napıyon vs tarzı içerik olarak çok bir anlam ifade etmeyen ama kendilerini bir nevi özel veya değerli hissetmelerini sağlayan bu tarz iletişimi seviyorlar gözlemlediğim kadarıyla. yani güleryüzden kasıtın, kebapçı teşrifatçılarındaki gibi abartı törensel şeyler olduğunu düşünmüyorum.
0
wilhelmwasmuss
(20.04.25)
(3)

Mahalle GYM vs kurumsal GYM

msb
En son zincir gym'lere gidiyordum ama öncesinde uzun yıllar mahalle gym'lerine gitmişliğim var.Zincir gym'ler vücut geliştirme anlamında aşırı ruhsuz gelmişti bana. PT'lerin burnu havada, para verip pt alırsan yüzlerinde çiçek açıyor ama baktılar senden umut yok yüzüne bakmıyorlar vb.E şimdi yapay z
En son zincir gym'lere gidiyordum ama öncesinde uzun yıllar mahalle gym'lerine gitmişliğim var.

Zincir gym'ler vücut geliştirme anlamında aşırı ruhsuz gelmişti bana. PT'lerin burnu havada, para verip pt alırsan yüzlerinde çiçek açıyor ama baktılar senden umut yok yüzüne bakmıyorlar vb.

E şimdi yapay zeka vb pt'ye de pek gerek kalmadı sanki.

Mahalle arası salonlardaki samimiyeti özledim, oradaki motivasyon farklıydı.

Siz ne düşünürsünüz?

Kadıköy/Üsküdar bölgesi için tavsiye varsa alabilirim.
0
msb
(11.04.25)
Bro böyle şeylerin benim için hiçbir anlamı yok, spor salonu dediğin yer belirli bir ücret karşılığında belli bir süre için aletleri kiralayıp kullandığın bir araç sadece, olay salonda değil yani sende, senin motivasyon kaynağı bunlar olmamalı, daha doğrusu bunlar bir motivasyon kaynağı olmamalı, daha da doğrusu antrenman yapmak için bir motivasyon kaynağına ihtiyaç duyulmamalı. Bunlarla birlikte PT'ler de ekmeğinin peşinde, sana PT'lik veremeyeceğini anladığında tabii ki seninle iletişimi minimumda olacak sonuçta bunlar maaşlı çalışanlar değil o nedenle bu tavırları bana normal geliyor ama liftleri benim yarım kadar olmadığı için bugüne kadar bana yanaşan bi PT olmadı hiç. Ayrıca birkaç senelik spor geçmişi olan kimsenin bi PT'ye ihtiyacı yok yapay zekadan bağımsız olarak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.04.25)
En iyi spor salonu evine en yakın olandır.
0
yurtsuz john
(11.04.25)
Havalandırması iyi ve istediğim ekipmanlar olduğu sürece hiçbir fark yok arada. Samimiyet, ortam vs. bunlar bir motivasyon kaynağı değil.
0
synesthesia
(12.04.25)
(9)

Ekşi'de bazı yazarlarin kişisel mesaja geri dönüş yapmaması

lostinway91
Sizce bu durumdan alınmalı mıyım?Bazı yazarlara bir konuda yardım istemek ya da başka şeylerden ötürü kişisel mesaj atıyorum ama bir kaç gün sonra yazarlarin profillerine tıkladığımda ekşi'de yeni mesaj yazmış olduklarını görüyorum, bu da demek oluyor ki attığım kişisel mesajı görmüşler ama geri dön
Sizce bu durumdan alınmalı mıyım?

Bazı yazarlara bir konuda yardım istemek ya da başka şeylerden ötürü kişisel mesaj atıyorum ama bir kaç gün sonra yazarlarin profillerine tıkladığımda ekşi'de yeni mesaj yazmış olduklarını görüyorum, bu da demek oluyor ki attığım kişisel mesajı görmüşler ama geri dönmemişler. Bunun bir çok sebebi olabilir (onlarca saçma görülen bir şey yazmam vs.) ama bazıları ego tatmini yapıyor gibi geliyor bana.
0
lostinway91
(02.04.25)
Bazen duyarsız akademiklere mesaj atan öğrencilere göre şanslı olduğunu düşünüp boş vermen lazım.
0
diyecevaplandı
(03.04.25)
ben de çoğu zaman yazmıyorum. bazen görüş yazdığım mesajdan sonra uzunca bakmıyorum sonra bir giriyorum 4-5 mesaj gelmiş. bunlara da genelde bi yerlerde beklerken ederken baktığım için aman salla deyip geçiyorum eğer ciddi soru falan yoksa. bazen de sallıyorum bi araba için yorum yazmışım bir kaç sene önce şimdi yazmış oluyor başka bir araçla karşılaştırma soruyor cevaplıyorum tekrar başka sorular yazıyor falan sıkılıyorum. özellikle cevaptan tatmin olmayan "yav orası öyle ama bir de bu yönü var" gibi ikinci cevaplara hiç yanıt atasım kalmıyor.
0
avatar is back
(03.04.25)
Eskiden her mesaja uzun uzun cevap yazardım şimdi çoluk çocuğu karıştık iki dakika kafa dağıtıp çıkıcam hiç uğraşamam öyle mesajla filan. Görmezden geliyorum.
0
Gradient_tabanlı_mor
(03.04.25)
Yazdığım bir şey ile ilgili değilse yardım/destek mesajlarının hiçbirine cevap vermiyorum. Yani bir konudaki tecrübemle ilgili yazdığım entry'de destek isterse yazarım ama başka bir başlığa, konuya, imza toplamaya, maddi ihtiyaca, anket doldurmaya vs. destek ise cevap yazmam. Bunun dışında mesaj çok gri kalıyorsa profiline bakarım. Normalde uğraşmak istemediğim biriyse ya da mesajda üslup sorunu varsa ona da dönmem. Bir de küfür ve hakaretlere dönmüyorum. Onun dışında her mesaja dönerim.
0
nawar
(03.04.25)
Kısa cevap: zorunda mı?
0
synesthesia
(03.04.25)
İnsanlar soru soran random birisine zaman ayırmak istemeyebilirler, kişisel bir şey değil bu.
0
but that was just a dream
(03.04.25)
bana dün bir mesaj gelmiş, nasılsın napıyorsun diyor. hiç tanımadığım birisi. nasıl ve neden yanıt yazayım şimdi? insanlar boş boş mesaj atıyorlar ki aktif kullanmıyorum da hesabı, mesaj alımını kapatmayı düşünüyorum.
0
deartheodosia
(03.04.25)
ben de genellikle yazmıyorum. ego değil, içimden gelmiyor. yorgunum. birine laf anlatmak, diyaloğa girmek acayip zahmetli geliyor. kadın bile olsa... :D

ego için yazmayan da olabilir tabi.
0
tabudeviren
(03.04.25)
sağolun arkadaşlar cevaplarınız için demek ki fazla sallamamak lazım.
0
🌸lostinway91
(04.04.25)
(11)

Her carsamba boykotu hakkinda ne dusunuyorsunuz

lapaz
https://www.reddit.com/r/ODTU/s/fc4peDK6Ba
0
lapaz
(02.04.25)
Sabit gün olursa satıcılar planı ona göre yapar etkisi azalır bence
0
mirty
(02.04.25)
Tek gün etkili olmaz. 5 ay olsa esnaf tükenir. Ecevit dönemindeki gibi yazar kasa fırlatmaya başlarlar
0
runaway
(02.04.25)
boykotun devam etmesi gerekiyor. o açıdan faydalı buluyorum. 1-2 günlük eylemler ses getirir ama uzun vadede işe yaramaz.

böyle böyle bu halk komünizmi de öğrenecek zaten. islamcı, kemalist... fark etmez. kapitalistlerle mücadele parayla olur. insanlar kendi gücünü fark edecek. gereksiz harcamayı kesecek. birbirleriyle iletişim kuracaklar, birbirleriyle takasa gidecekler. diğer türlü A gider B gelir, düzen değişmez. o açıdan çok güzel buluyorum. umarım planlı, programlı şekilde devam edebilir hareket(ler).
0
mark greg sputnik
(02.04.25)
Yarardan çok zararı olacağını düşünüyorum.

Boykotun amacı nedir? Boykotla kime zarar verilmek ve kimler boykotçuların yanına çekilmek isteniyor?

Sadece, çarşamba günleri alışveriş yapmamak ve alışverişi diğer günlere mi yaymak amaç? Boykot edilecek işletmelerin/grupların/şirketlerin listesi belli mi yoksa tüm esnaf mı boykot edilecek?

Dümdüz, amaçsız, hedefsiz bir boykot, yarardan çok zarar verir. Bu durumda hangi esnaf boykotçulara destek verecek?

İnsan tüketime bağımlı bir canlı ve haftada bir gün alışveriş yapmayarak, alışverişi bir gün geri ya da ileri çekerek hiçbir şey kazanamayacağı gibi, aksine nakit akışını bozacağı küçük esnafın tepkisini çeker. Gerçekten bir boyut yapılacaksa, böyle hedefi amacı mantığı ve kazanılacak insanları olmayan aptalca bir boykot yapmak yerine, boykot edilecek grup belirlenmeli ve ona göre bir plan dahilinde hareket edilmeli.

Benim geziden bu yana neredeyse 13 senedir kesintisiz boykot ettiğim büyük sermayedarlar mevcut. Yapılacaksa böyle bir boykot yapılmalı. Ticari sağlığı büyük para akışına bağlı olan iş alanları var, bu alanlardaki büyük sermayeye bağlı işletmeler (gıda, market, eğlence vs) düzenli boykot edilirse hızla batar. Böyle bir boykot olacaksa desteklerim. Amaçsız, hedefi olmayan, yarardan çok zarar getirecek bir boykotu ise asla desteklemem.
0
10551037
(02.04.25)
gün, saat fark etmeden mümkün mertebe yandaş firmalardan çöp bile almamaya gayret edicem. boykot edilen markaların pek çoğundan zaten bişey almıyordum bundan sonra daha da dikkat edicem.
0
scudman1
(02.04.25)
Ben boykot işini sevdim güzel tasarruf oluyor, az para harcıyorum.
0
HellKeePer
(02.04.25)
Haftabaşı hiç beklenmedik gün verilmeli. Standarta binerse anlamsız olur.
0
mikahakkinen
(03.04.25)
1 gün hiçbir şey almama boykotunu saçma buldum. İsteseniz de istemeseniz de o günkü ihtiyacınızı önceden tamamlayıp zaten alışverişinizi yapmış olacaksınız. Boş ve hedefi olmayan bir boykot şekli. Onun yerine yandaşlardan alışverişin tamamen diğer gruplara kaydırlıdığı sürekli bir boykot hali daha mantıklı geliyor.
0
synesthesia
(03.04.25)
hergün yandaş boykotu ve gereksiz alışveriş etmeme boykotunda olacağım. ne kadar dayanırız buna bilmiyorum. gereksizin tanımı değişiyor çünkü.

haftada bir ya da iki haftada bir sokağa çıkma yasağı gibi, covid günleri gibi tam anlamıyla bir boykot olması gerektiğini düşünüyorum.

esnafın hazırlıklı olup olmaması bir şey değiştirmez. hazırlıklı olsun, pazarcı o gün az meyve alsın, fırın az ekmek çıkarsın.

derdimiz onlara zarar ettirmek değil. örgütlü bir toplum mücadelesi oluşturmak ve tabiri caizse patron kim göstermek.

ayrıcı bunun olumlu yanı da var, marketler daha dün bile indirip yaptılar.
demek ki ucuza da satılıyormuş halk bunu farketsin. ucuz yapmazsan almayız diyebilsin. bu arada, ucuz da olsa o günlerde almamak lazım.
0
biseysorcaktim
(03.04.25)
Chp kurnazlığı, muhalefet yapıyormuş gibi yapmak için ortaya atılmış, gereksiz bir iş.

chp'nin ortağı akp'de işe yarıyormuş gibi rol yapıyor. İktidar hak, hukuk, ekonomi, eğitim, askeriye vs. ülkenin anasını s.kmiş, chp'li belediye başkanını tutuklamış, beyefendiler olayı kabullenip, saçma sapan işler yapıyorlar.

Ülkede Muhalefet yok, iktidarın 6-7 partisi var.

.
0
kartallar yuksek ucar
(03.04.25)
(21)

200k İzmir, 6k Houston

camiroquayınız
iki maaşta yerel para birimi cinsinden ve net. Burda freelance ama orada maaşlı çalışma şekli. 2 yaşında çocuk için houston ağır basıyor. Sizce?
iki maaşta yerel para birimi cinsinden ve net. Burda freelance ama orada maaşlı çalışma şekli. 2 yaşında çocuk için houston ağır basıyor. Sizce?
0
camiroquayınız
(01.04.25)
Houston.
0
antihero
(01.04.25)
hangi vizeyle amerika'ya geliyorsun? kalici olmak gibi bir amacin var mi? izmir'de ev var mi? para kazanmak ne kadar onemli gibi ekstra bilgilere ihtiyacimiz var. ne yapmak istedigine bagli yani.
0
antikadimag
(01.04.25)
Nasıl gidileceğine göre değişir +1

Greenin vardır işten atılsan da kafan rahat olur. ABD'de kalıcı olma olmama stresi falan olmaz. O zaman 1dk bekleme git.

Diğer yol olan h1b vizesi çok sakat. Abd'nin köleliği kaldırdıktan sonra yerine getirdiği yasal kölelik sistemi. İşten atılırsan abd yi terk edersin. Ayrıca h1b yi almak çok da zordur. Sürdürmek de ayrı bir zorluktur.

Genel olarak akademik kariyer dışında abd'ye gitmek green yoksa pek anlamlı değil.
0
runaway
(01.04.25)
texas'a arada is icin gidip geliyorum.
coluk cocuk ile orada net 6k ile sikinti cekersin, yetmez.
0
cooperr
(01.04.25)
vize l1b direkt şirket içi transfer. seneye transfer edecekler buradan.

kalıcı olunabilir çocuğun eğitimi için.

burada tek maaş ama orada 2 maaşta olabilir.
0
🌸camiroquayınız
(01.04.25)
L1B vize ile gidip 2022-2024 arasi Amerika'nin ucuz bir eyaletinde yasadim ben net 6800 dolara. Tek kisi oldugum icin masrafim yoktu. Iyi bir rezidansta kalip son model araba taksidini oderken kenara 2000-3000 dolar arasi para atabildim. Houston daha pahalidir bu kadar kenara atilmaz.

Sonra sirket kuculmeye gitti ve isten cikarttilar. Tipis tipis geri donmek zorunda kaldim Turkiye'ye. Kimse sponsor olmuyor. O yuzden vize durumu onemli+1.

Su an bu secenegi sunsalar 200bin Izmir'i gozum kapali kabul ederim.

Kalici olunabilir derken altini doldurabileceginiz bir planiniz olsun. Geri donmek koymuyor ama tasinmak yorucu bir surec.
0
synesthesia
(01.04.25)
Kalıcı olma olasılığı yüksek değil çünkü non immigrant visa. Geri dönüşte mevcut koşulları bulabileceksen gidilir.

6k ile çocuğa iyi bir gelecek sunamazsın. Ciddi birikim yapamazsın. Sağlık giderleri abd de yüksek. Green olmadığı için ileride çocuk in state ücret ile okul okuyamayacak. Bunlara rağmen l1b olduğu için gidilir.

Bir de abd nin kalıcı olma olayı kaymaklı yönü evlilik yapmakta. Her kapıyı açıyor. Evli olsam durup düşünürdüm. Bunlardan mahrum olacaksın
0
runaway
(01.04.25)
Birkaç sene önce olsa Amerika derdim muhtemelen ama şu an izmir diyorum.

Edit: çocuk olmasa yine de gidin, şansınızı deneyin derdim ama çocukla ben o riski almazdım.
0
orient blue
(01.04.25)
ev eşyalarını burdaki evde bırakırız. O yüzden geri dönmek yorucu olmayabilir. Geri dönüldüğünde tecrübe daha da artmış olacağından şimdiki gelire göre daha rahat imkanlar bile olabilir.

Ordakilerle konuştuğumda Houston'da 2.5 3k civarı ev kredisi ve 1k kredi ile iyi 2 araba alabileceğimi söylediler. Çocuğun okulu da 1k civarıymış. bize geçinmek için aylık maks 2k ve yıllık 1 maaş prim kalıyor en kötü.
0
🌸camiroquayınız
(01.04.25)
Matematik zayıf mı abi? Dolar olarak birbirine yakın. Düzenimiz var kurulusundan diyip izmir'de takılman çok daha iyi olacaktır bence.
0
Shepard
(01.04.25)
Hocam donem ortasinda isten cikartildiniz diyelim. Cocuk bir anda okulu yarida birakip Turkiye'ye donecek ve tekrar baslamak icin bir dahaki donemi beklemek zorunda kalacak. Ev almayi planliyormussunuz. Isten cikartildiginizda o evin odemeleri ne olacak? Gelirken kiraya vermek isterseniz uzaktan o evle nasil ilgileneceksiniz? Onun yaninda sirketin iyi bir saglik sigortasi sagladigindan emin olun. Sigorta varsa saglik harcamalari dert degil. Relocation pakedi veriyorlar mi mesela, o da onemli. Ben giderken ucak bileti + 1 aylik kalacak yer + ekstradan 12 bin dolar odeme yapmislardi. Bekar oldugum icin (mobilitem yuksek) ve cebimden pek bir sey cikmayacagi icin gitmistim ben. Bu detaylar onemli.

Cocugunuz yok ve gidip cocuk yapacak olsaniz Amerikan vatandasligi almak icin gidin diyecegim ama o da yok. Esiniz ne is yapacak, is bulmasi kolay bir sektorde mi calisiyor? Cok fazla soru isareti var. Ben cocuklu bir aile olarak bu paraya Amerika'ya tasinmazdim.
0
synesthesia
(01.04.25)
Bence git tecrube olsun, dilini ilerlet, yeni seyler ogren vs vs. Ben olsam giderdim yani. En kotu ihtimalle geri donersin. Tabi biri Turkiye'de 5.25K/month digeri 6K ABD'de, maddi anlamda cok buyuk bir dusus olacak, tartismasiz. Kalici olamadiktan sonra da cocuk icin Houston'in (oyle iyi bir yer degil bu arada bu gelir skalasinda) neden iyi oldugunu pek anlamdim.
0
hot potato
(01.04.25)
30 yaşın altında olsam giderdim. şu an kolumu kıpırdatasım yok. houston olmasa yine bir düşünürdüm de houston? ı ıh. ama gitmek istiyorsun bence, yazdıkların açıkça gitmek istediğini gösteriyor: gidin. eşin de çalışır. çoçuk ingilizce öğrenir. olmazsa da geri dönersiniz, en kötü senaryoda ne olabilir ki?
0
deartheodosia
(01.04.25)
izmirdeki daha doğrusu trdeki döviz bazlı maaşlar fiktif. yani balon yani gecici.
ayrıca hesabı maddiyata göre değil gelecekte sen ve ailenin nerede olmasını istediğine göre yapmanı tavsiye ederim.

bence houston, diyelim geri dönmek zorunda kaldınız hiç bir şey olmasa ileride anlatacak bir deneyiminiz olur.
dede gençken ne yaptın? c: 30 yıl izmirde aynı sektörde çalıştım :)
0
nuisance2
(01.04.25)
para dışında, eşin ne diyor? Eşin yılda 1 veya 2 kez, 10 küsur saat uçarak TR'ye dönmeye okey mi? Her gün 8 saat fark sebebiyle ebeveyn ve arkadaşlarından uzak kalmak psikolojisine nasıl gelecek? Tam gitmeden anlaşılacak şeyler değil ama, benim eşim İngiltere'ye geldiğimizde iyi ki buraya geldik Kanada'ya gitseydik ilk ay geri dönerdim dedi :D (daha önce Kanada planımız vardı) Kadınlar daha duygusal bakıp daha sert etkileniyor gördüğüm kadarıyla. Hele çalışmayacaksa adapte olması daha da zor olabilir.

Ev-araba kredisi olarak her şey güllük gülistanlık olmayabilir. Kredi skorun oluşup iyi hale gelene kadar o kredileri alabilecek misin, çeşitli başka zorluklar var mı çok iyi araştırman lazım.
0
nhk ni youkosu
(02.04.25)
Buradaki evi olduğu gibi bırakabiliyorsanız, yani dönmeniz gerektiğinde burada hayata kaldığınız yerden devam edecekseniz, gidin abi.
0
biseysorcaktim
(02.04.25)
transferi l1a'den yapip yapamayacaklarini sor. sonra eb-1 ile hizli green card alabilirsin. gerci o maasa olmayabilir. muhtemelen brut 100 civari bir sey onermisler. isin guzel yani esin l2 ile calisabilir. gerci su anda is piyasasi kotu ama iyi kotu bir yerde calisip ekstra gelir saglayabilir.

6k net ile yasanir ama turkiye'deki kadar para biriktirilmez. en buyuk kalem ev kirasidir ama houston'da ucuza ev bulunur. araba zaten cocuk oyuncagi birikmis $10k ile idare eder bir araba alinir. houston zaten ucuz yer. havasi sicak ve nemlidir ama kozmopolittir. kulturel olarak cok yormaz yani abd'ye en kolay giris yapilabilecek sehirlerden.

abd'de ivir zivir gizli giderler cok oluyor. bir de cocuk pahali bir sey abd'de. sonuc olarak esinin calisacagini dusunursek maddi olarak bir sey degistirmez. calismazsa daha az kenara atabilirsin. l1 ile isten cikarilirsan alternatifin olmuyor o nedenle sirkete hemen green card basvurusu istedigini soyle. hatta bunu pazarlik konusu yap. green card almak 4 yil falan surecektir, disimi sikarim dersen. ama su anda abd is piyasasi cok stresli. herkes diken ustunde isten cikarmalar yuzunden.

bir de relocation konusu genelde pazarliga acik olur. evimi tasiyacagim diyip nakit bulk odeme alabilirsin. kolay gelsin.
0
antikadimag
(02.04.25)
izmir
0
basond
(02.04.25)
Numbeo'cu geldi. Bu siteye gore sizin Turkiye'deki 200k'nin Houston karsiligi 11k dolar civarinda, ufak tefek hatalar olabilir, hayatin nasil yasandigina gore de degisir tabii ama kabaca fikir verir.

www.numbeo.com

Ayrica nuisance2 +1 ama siz sanirim zaten Houston'daki sirkete freelance calisarak bu parayi aliyorsunuz. Turkiye'de bir sirketten maas aliyor olsaniz bir anda bu 6k dolar eden maas 3k-4k civarlarina dusmus olabilir.
0
mbond
(02.04.25)
valla texas republican state, 2 yasindaki cocugum olsa paradan ziyade egitim bakanliginin kaldirildigi ve okullarda silahli saldirilarin fazla yasandigi bir eyalete gitmek ister miyim diye dusunurdum herhalde. turkiye'de ozel dersle filan dogru duzgun bir egitim verilir yine de abd'de o zor. abd'de biriktiremeyeceginiz parayi turkiye'de biriktirip liseden sonra yurtdisina gondermek de bir secenek.
0
songforsomeone
(02.04.25)
detayları okumadım. bence git. tecrübe olur. dönmene engel bir durum yok ama kalırsan tekrar gitmek için düzenini bu kez daha zor değiştireceksin. dönersen üstüne abd kalifikasyonu eklemiş olacaksın. go
0
her giriste sifresini unutan adam
(02.04.25)
(3)

Duyuruya Görsel Nasıl Ekleniyor

one minute
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
one minute
(30.03.25)
eskiden ekleniyordu ama artık olmuyor sanırım
0
synesthesia
(30.03.25)
Herhangi bir görsel yükleme sitesine yükleyip link veriyorsun.
imgur
ibb.co
vs.
0
himmet dayi
(30.03.25)
gorsellerin icerigi ile basim agridigi icin kaldirdim, zaten resim host etmek bir ayri masraf ne yazik ki :(
0
compumaster
(31.03.25)
(15)

Farklı Ekonomik Seviyeler

the feel good
Ceteris paribus; erkeğin ekonomik durumunun ve geçmişinin kıza göre her anlamda üstün olduğu bir senaryoda ciddi bir ilişki ve mutlu bir evlilik mümkün olabilir mi?
Ceteris paribus; erkeğin ekonomik durumunun ve geçmişinin kıza göre her anlamda üstün olduğu bir senaryoda ciddi bir ilişki ve mutlu bir evlilik mümkün olabilir mi?
0
the feel good
(12.03.25)
kadinin daha iyi oldugu senaryoya göre daha mümkün. ama burda erkek milyoner kiz feriha mi? yoksa biri orta biri orta üst mü?

bence genel olarak herkes olabildigince dengiyle birlikte olmali.
0
sonsuz
(12.03.25)
olmaz. denklik önemli.
0
deartheodosia
(12.03.25)
tersi duruma göre 100 kat daha mümkün.
0
bobinhoo
(12.03.25)
iliskilerin yuzde 99'u boyle degil mi zaten?
0
baldur2
(12.03.25)
Böyle genel geçer yargılar bana komik geliyor herkesin hikayesi, kafası başka. Neden olmasın??
0
thesomberlain
(12.03.25)
Olmaz hayat pratikleri çok farklı
0
grimavi
(12.03.25)
Denklik önemli.
0
diyecevaplandı
(12.03.25)
Tersi kesinlikle mümkün değil. Bu haliyle mümkün.

Erkekler bunu kullanarak karşı tarafı eziklemez. Ama bu genellemeye uymayan bir erkek kişisi de pekala vardır.

Erkek normal olduğu halde kadın kişisi bu durumu kompleks sebebi yapar da her durumda arıza çıkarırsa bu da bir mutsuzluk kaynağı olabilir.
0
Mirket
(12.03.25)
Niye mümkün olmasın ya. Tek önemli şey eğitim ve kültür farkının fazla olmaması bence.

Ha ama tersi çalışmaz +1000
0
synesthesia
(12.03.25)
"geçmişinin üstünlüğü" ile kasıt ne tam olarak? eğitim mi? kültür mü? seyahatler mi? travmatik deneyimlerden ari olmak yahut bolca zorlukların üstesinden gelinmiş olması mı? madde kullanımı- bağımlılıklar- cinsel- duygusal temas sıklığı yada seyrekliği mi? özellikle bir şeyi kastediyorsun ama anlaşılmıyor gibi hissediyorum.
0
loch ness
(12.03.25)
Olabilir ama kadının da bir atılım yapma motivastonu olmalı. Gelişime açık olmalı. Yoksa hem yürümez hem de adamı aşağı çeker.
0
runaway
(12.03.25)
Olmaz.
0
gabe h coud
(12.03.25)
@loch ness başka herhangi bir durumu kastetmiyorum. mevcut ekonomik durum ve geçmişteki ekonomik durum anlamında daha iyi bir vaziyeti ifade etmeye çalıştım. kısa ve genel bir entry. diğer koşulların eşit düşünüldüğü bir koşulda değerlendirmeye alınmasını istemiştim. anlaşıldığını düşünüyorum.
0
🌸the feel good
(13.03.25)
bence cinsiyetten tamamen bağımsız olarak denklik önemli, her anlamda. buna ekonomik durumdan, yaşanmışlıklara, kültürel duruma kadar çok fazla şeyi dahil edebiliriz. dil bilmeyen biriyle zorlanıyorum ben mesela, bu komik geliyor ama değil, denedim de geçmişte önyargılı olduğumu düşünüp ama ıhıh. ya da hayatında hiç yurtdışına gitmemiş, başka kültürlerden insanlarla hiç zaman geçirmemiş gibi gibi.

grimavinin dediği gibi, gündelik hayat pratikleri çok farklı oluyor.
0
Phoebe
(13.03.25)
insanlar yeşilçam filmi sanıyor hayatı hala. olmaz. ama denemek istiyorsan hayat senin hayatın.
0
deartheodosia
(13.03.25)
(3)

Çok hisseli evin kirasını diğerlerine gönderirken

condom kurşunu
Bir evimiz var 4 tane hissedarı var. Kira birine gönderiliyor. Bu kişi kirayı diğkerine göndeirrken illa kira ödemesi seçeneğini mi seçmeli yoksa açıklmaya kira yazması yeterli olur mu
Bir evimiz var 4 tane hissedarı var. Kira birine gönderiliyor. Bu kişi kirayı diğkerine göndeirrken illa kira ödemesi seçeneğini mi seçmeli yoksa açıklmaya kira yazması yeterli olur mu
0
condom kurşunu
(07.03.25)
Öyle olmaz bence. Kiracı zaten kira ödemesi olarak seçip bir kişiye atıyor. Siz tekrar kira ödemesi diye seçip dağıtırsanız çift vergi ödersiniz diye düşünüyorum.
0
synesthesia
(07.03.25)
ortak hesap açsınlar kiracı bu hesaba yatırır. kira yattığında herkes payına düşeni çeker. 4 ününde ortak müşterisi olduğu bir banka mutlak vardır.
biz böyle yapıyorduk en kolay yolu bu.
sonra ilerde şu bütün kiraları topladı bana hakkımı vermedi diyen çıkar uğraş dur.
0
my fault
(07.03.25)
bizim de böyle bir dükkan vardı bir ara kiracı a101 idi hatta. tüm hissedarlara ne düşüyorsa onu gönderiyordu herkesin hesabına ayrı ayrı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.03.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.