Giriş
(3)

amerikan ingilizcesi ve ingiliz ingilizcesi vurgu ve tonlamaları

other half
bunların arasında fark var mı? yani mesela bildiğim kadarıyla amerikan ingilizcesinde birleşik kelimelerin ilk hecesinde vurgu yapıyorlar. ingiliz olanında da aynı mı bu? iki aksanı da iyi bilenler cevaplayabilir mi?
bunların arasında fark var mı? yani mesela bildiğim kadarıyla amerikan ingilizcesinde birleşik kelimelerin ilk hecesinde vurgu yapıyorlar. ingiliz olanında da aynı mı bu? iki aksanı da iyi bilenler cevaplayabilir mi?
0
other half
(06.05.21)
evet, gramer ve kelime tercihi haricinde aksan, sive ve tonlamalarin kendilerinde bariz farklar var. bu tonlama farklari sadece abd vs uk arasinda degil, bu ulkelerin kendi iclerinde de cok var. boston'daki adam ile los angeles'daki adamin aksani cok farkli (hatta snl'de dalgasi bile gecildi)

diger yandan ozellikle hawaii'deki pacific islander diye tabir edilen yerli/melez, abd'nin southwest bogesindeki hispanik etnik gruplar gibi topluluklarin kullandigi ingilizceyi duyunca sasirirsin. kulaga sanki abd disinda dogup buyumus birinin pre-intermediate ingilizcesi gibi geliyor. bu insanlarin bir cogu burada dogup buyumesine ragmen agirlikli olarak kendi aralarinda takilip kendi dillerini konustugu icin (orn. spanglish) boyle ucube bir aksan/dil cikiyor..


pronunciationstudio.com:~:text=Intonation
www.youtube.com
www.youtube.com
0
rm
(06.05.21)
amerikan aksani ingiliz aksani diye bir sey yok, hangi amerikan aksanı hangi ingiliz aksani diye bir sey var.
0
spivak
(07.05.21)
Kelime vurgular ayni herhalde 90%, ama sesler ve soylenisler cok farkli. Tutor kelimesi mesela ingiliz sondaki r'yi okumaz, tu'yu çu gibi yapar. Amerikan ise tuudır der. Vurgu iki dilde de ilk hecededir. reduce derken ingiliz d'yi c yapar, amerikan d okur. Vitamin'e biri vaytamin der digeri vitimin, amazon biri Amerikan sondaki on'u aan diye okur falan boyle 1 milyon tane sey var. en.wikipedia.org
Ustteki arkadaslar gibi bolge aksanlarina takilmayin, bir yabancinin standard ingilizce, received pronounciation ogrenmesi gerekir. Liverpoollu something'e soin dedi, a lari u okuyor diye endiselenmene gerek yok. Ha Liverpool'a tasinirsin o zaman Liverpool aksani calisirsin.
0
neverletyougodown
(07.05.21)
(16)

devlet yönetmenin neden ideolojik olması

ilkot
öncelikle duyuruyu açmama neden olan başlık:(bkz: https://eksisozluk.com/mansur-yavasin-deniz-gezmis-tweeti-atmamasi--6506769?a=popular)devletler neden şirketler gibi yönetilemiyor? ben bilmiyorum bizim CEO hangi ideolojiyi seviyor hangisini sevmiyor ve umurumda da değil zaten. ortada yapılması gere
öncelikle duyuruyu açmama neden olan başlık:

(bkz: https://eksisozluk.com/mansur-yavasin-deniz-gezmis-tweeti-atmamasi--6506769?a=popular)

devletler neden şirketler gibi yönetilemiyor? ben bilmiyorum bizim CEO hangi ideolojiyi seviyor hangisini sevmiyor ve umurumda da değil zaten. ortada yapılması gereken bir iş var ve ceo/patron/müdür/yönetici bu işi yapıyor.
şirketlerin amacı para kazanmaksa devletlerin amacı da halkına hizmetse neden burda bir ideolojiye sahip olması zorunlu gibi davranılıyor? bildiğiniz denenmiş örnekler var mı?

ya mesela bir parti çıksa dese ki ya bizim sağ/sol işlerine kafamız basmıyor ama bir devleti yönetecek yeteneklerimiz var, yeminle oyum size.

ben çok sıkıldım yok o sağcıymış yok bu solcuymuş, bıyığını yukarı burmuş, başına kasket takmış. işe yarasa kabul edeceğim bu da bunun bir yan etkisi diye ama göremiyorum.

örnek özelinde yinelemek gerekirse mansur yavaş'ın deniz gezmiş hakkında tweet atmaması yüzünden bak gördün mü anmıyor benim cumhurbaşkanım olamaz denebiliyor. bu bana son derece saçma geliyor deniz gezmişin trajik ölümü bizim bugünümüzü neden etkiliyor? bu nasıl bir fayda sağlıyor?

herkesin sadece işini yaptığı bir düzen çok mu ütopik?
0
ilkot
(06.05.21)
çünkü yönetenlerin görevde kalmak, göreve ve imtiyazlarına devam edebilmek gibi amaçları bir anda öncelikleri oluveriyor.

halk da yönetici seçerken ideolojilerden sıyrılıp salt yöneticilik vasfına göre seçim yapabilecek kadar kalifiye değil.

böyle bir kısırdöngü.

hak ettiği şekilde yönetilir milletler, ne eksik ne de fazla.
0
baharat
(06.05.21)
Düşüncen en basitinden yanlış. Devlet dediğin kurum halka hizmet amacıyla var olan bir kurum değil aksine insanları yöneten, yaşamı şekillendiren bir güç. Bunun da ötesinde şirket ve devlet ayrımını çok iyi yapamamışsın bence ancak hadi dediğin gibi şirketin amacı para kazanmak ve devletin amacı da insanlara hizmet etmek olsun.

O zaman ilk soru, kim niye gidip başkalarına hizmet etmek için gönüllü olsun? Yani şirkette üst seviyedeki adam diğerlerinden fazla kazandığı için daha da çabalıyorken senin mantığınla halka hizmet etmek için var olan bir kurumda kim neden gidip en üst düzeyde hizmet etmeye çalışsın? Senin onlara karşılığında bişey vermen gerekir ki onlar da bu göreve seçilmek için canla başla çalışsın. Yoksa aklı başında hangi kişi gidip "size en çok ben hizmet edeceğim, size hizmet etmek benim en büyük önceliğim" şeklinde düşünür? Illa bişeyler alacaklar ki yalandan böyle sözler söylesinler.

Bu da işte yönetme gücü ve tabii ki ücret demek. Yani devlet halka hizmet etmek için yok. Yönetmek için var. Sen gidip bir tarafı yönetmek istiyorsan da onlardanmis gibi yaparsın ki kendine destekçi bulasın. Onlardanmis gibi yapmak için de onların istediklerini bişekilde yerine getirmeye çalışırsın.

Yani kısaca ideolojisiz bir devlet imkansız.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
kitlesel olarak öne çıkarılabilecek en kolay şey ideoloji. şu anda sokaktaki 100 kişiye sorsan, özellikle cahil kesim önce namazında niyazında olsun der, yönetim tecrübesi, becerisi çok önemli değil. Kılıçdaroğlu alevi diye oy vermeyecek inanılmaz büyük bir kitle var yani mesela. o yüzden bu söylediğin düzen biz profesyoneller için çok mantıklı evet ama toplumun %95'i için anlamsız.
0
roket adam
(06.05.21)
Bunu Türkiye'de yapmak isteyip de yapamayan Cem uzan ya da Liberal demokrat partiydi zannımca. Halkta pek karşılık bulmadı onlar da. Bence sorun yöneticilerde değil halkta. Siyasetçi bu halkın kimyasına göre şekillendiriyor kendini. Bkz İmamoğlu. CHP bu işi çözdü mesela biraz geç de olsa. Halk eğitim seviyesi yüksek dini değerlerle devleti ayıran bir yapıda olsa ona göre bir siyasetçi ancak karşılık bulurdu
0
olaylar olaylar
(06.05.21)
bence ideoloji tanımın yanlış. burada istediğin şey de bir ideoloji değil mi? liberal ekonominin ağır bastığı bir devlet de bir ideoloji. bir başkası da hayır devleti şirket gibi yönetmemeliyiz derse bu da bir ideolojidir.

sanırım ekonomik kararlar dışındaki şeyleri ideoloji tanımına sokuyorsun. ama devlet yönetmek ekonomiden fazlasıdır. her alanı içine alır. "herkes istediği gibi yaşasın, önemli olan ekonominin büyümesi" diyorsan bu da bir ideolojidir yukarıda dediğim gibi.

ancak miliyetçilik gibi kavramların genç nesilde bir karşılığı yok. o yüzden ideolojiler de değişiyor. 50 yıl öncesinin ideolojileri bugün pek de bir şey ifade etmiyor.
0
black mamba
(06.05.21)
@j r r tolkien hayrani
öncelikle cevabını okuyunca serbest çağrışım şu geldi aklıma:
www.youtube.com

anayasada yazan da bu şekilde;
V. Devletin temel amaç ve görevleri

Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

bunu özetlersek millete hizmet etmektir diyemez miyiz?

ilk soruya cevap olarak bir şirket ceo'su gibi daha fazla kazansın diyebilirim. söylediklerimden bedavaya çalışsın, bana hizmet etsin kendi taş kemirsin gibi bir anlam çıkmaması lazım. hizmetinin karşılığını alsın ama bunu bir ideolojiden bağımsız yapsın demeye çalıştım.

edit:link
0
🌸ilkot
(06.05.21)
Bir devletin ortaya çıkma sebepleri veya devlet kökeni teorileri diye araştırabilirsin.
Öncelikle bir devlet için temel ve onu oluşturan bir sebepler olur.
Tamamen firma/şirket gibi ekonomiye dayalı bir devlet temenni ederken bile asker ya da genel anlamıyla güvenlik güçlerinin o devlet konumu, rekabet halinde veya düşman olduğu diğer devletler bir devletin salt alış veriş amaçlı kurulamayacağını gösterir gibi.

Bir de devlet varken bile firmalarda çalışanlar her türlü haklarını istemek ve almak noktasında sorun yaşarken Tamamen x devlet (ltd.şti.)de bu çalışanların halini düşünmek başka bir sorun gibi geliyor.
Sendika/adliye/sosyal haklar konusu bile hayal bile hiç olmayacak varsayımlar gibi geliyor insana.
Öyle değil mi ?
Sonuçta herkes devlet şti. i(çin) var.
Çin'de zaten bu noktada komünizme dayanan ama kapitalizmin estiği bir yer. Sonuçta 1.5 milyar insan var. Herkes tamamen olmasa da bu haliyle potansiyel "işçi" konumunda.
Batıda ürünlerini satmanın yanı sıra bazı hakları koruma adına kampanyalara katılan veya diğer sosyal aktiviteleri olan ünlü markaların Çin'deki çalışanlarının halleri de ayrı konu
0
Erva
(06.05.21)
Çok yazılmış, okumadan göz attığım kadarıyla cevap vereceğim: belediye başkanlığı devlet yönetmek değildir. Sağcı ya da solcu olmadan "idare" edilebilir. Ama genel olarak her şey ideolojiktir. Burada sorgulanan Mansur Yavaş ya da bir başkasının sağcıları anarken solcuları anmaması ama oyu solculardan almasıdır.
0
prole
(06.05.21)
@ilkot
O programda da ne delirtmisler kadini :D

Simdi sana bir soru, esnaftan harac alan kisiler bunu hangi amacla yapiyor ve millete ne diye aktariyor? Amac belli ancak amaclarini aktarma bicimi su klise 'koruma' adi altinda vs olabilir. Esnaf gidip dese ki 'hayir arkadasim ben sana harac vermeyeegim' ne olur? Adamlar bu sefer sana birsekilde zarar verecek.

Devletlerin olayi da bu hemen hemen. Hicbir devlet ozellikle gunumuzde gidip 'ben seni yonetiyorum, senin ne yaptigina ne yapacagina ben karar veriyorum. Sen yine de gelip bana para vereceksin' demez. Klasik 'seni korumak, sana hizmet etmek icin' varim der. Bunun icin de senden para talep eder. Sen o parayi odemeye itiraz et bakalim ne oluyor? Ee yukaridaki ornektekinden farki ne?


Sirket ve devlet olayinda olay yine ayni noktaya geliyor. Sen gidip bu adama para versen bile yine de o isi cekici kilman gerekir. Yani bu adam gidip ozel sektorde ya da baska bir iste devlet yoneticiliginden aldigi paranin esdeger ucretini hatta daha da fazlasini alabilecekken neden yoneticiligi secsin? Buradan bakinca diger yerlerde calissa 'millete hizmet etmesine' gerek kalmayacak, ee adam enayi mi ki gidip hizmet etsin? Degil. Isin ucunda yonetme olayinin oldugunu biliyor ve o yonetme karsiligi resmi olarak aldigi ucret gorece az bile olsa dolayli olarak bunu deli gibi arttirma olasiligi var eger amaci paraysa. Para olmasa bile digerlerini yonetiyor adam, koskoca ulkeler bir avuc kisinin kararlari ile hareket ediyor. Adam da gidip yonetilmek yerine yonetmek istiyor.

Eee sen yonetiyorsan eger oyle ya da boyle birilerinin seni dinlemesi ve sana itaat etmesi gerekir. Baskalarinin seni secmesi icin de onlarin istedigini onlara verirsin. Bu yuzden de yonetme olayindan ideolojiyi cikaramazsin.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
geri kalmış toplumlarda siyaset ve sosyal yaşam içiçedir. buna bir de toplumunda birçok farklı yaşam tarzı ve etnik kökeni barındıran türkiye'yi düşündüğümüzde bu topraklarda ideolojisiz siyaset eşyanın tabiatına aykırı. bak norveç'te var mesela dediğine yakın bir yönetim şekli. orda sandığa gitme oranı %30 bile değil adamların tek derdi gelen gelsin de düzgünce yönetsin.
0
makarnavodka
(06.05.21)
devleti yöneten kişinin alması gereken kararlar var. kimisi çevreci kararlar alacaktır, kimisi çevre umurunda olmadan inşaatçı kararlar alacaktır. kimisi komşu ülkelerle savaşa girmek isteyecektir, kimisi barışçı olacaktır. kişiler ya da partiler seçimlere girerken yapılan kampanyalarda bütün bunları ayrıntılı anlatmaya çalışsalar da, yapılan seçim kampanyalarının reklam olduğunu, başa geçince yine kendi kafalarına göre iş yapacaklarını düşünebiliriz.

bu sebeple, genel olarak kendimizle aynı düşünce yapısına sahip insanları başa getirmek isteriz. (çok kabaca, aynı düşünce yapısı = aynı ideoloji)

deniz gezmiş örneği üzerinden gidersek, 60'ların sonundaki olaylarda deniz gezmiş'in tarafında olan birisini mi devletin başında görmek istersiniz? deniz gezmiş'e düşman birisini mi devletin başında görmek istersiniz?

bir tanıdığım anlattı. 60'ların ikinci yarısında istanbul üniversitesi'nde okuyor. o zamanlar 5 vakit namazında ve milliyetçi birisi. olaylar sırasında sağcıların yanında sloganlar atıyor, kavgalara giriyor. olaylar devam ettikçe, karşı tarafın (deniz gezmiş'in olduğu tarafın) sloganlarını dinliyor ve diyor ki "bu adamlar hem kendilerinin, hem benim, hem de herkesin iyiliğine olacak şeyler söylüyorlar. bizim taraf ise sadece "allah sizin belanızı versin, sizi öldüreceğiz" sığlığında şeyler söylüyorlar. ben neden bu taraftayım? neden karşı tarafta değilim?" bunun üzerine taraf değiştiriyor ve solcu oluyor. solcularla birlikte olaylara karışıyor, hatta bayrampaşa'da 6 ay tutuklu kalıyor. (deniz gezmiş'le birlikte) yani deniz geçmiş'i sadece olaylardan tanımıyor. aynı koğuşta uzun süre birlikte kaldıkları için gayet iyi tanıyor ve hala çok seviyor.

şimdi bu anlattığım adam, deniz gezmiş'i seven adamı, deniz gezmiş'i sevmeyen adamdan daha çok sever. devlet yönetimine deniz gezmiş'i seven adamın gelmesini ister çünkü alacağı kararların, kendi düşünce yapısına daha uygun olacağını düşünüyordur.
0
co2s2
(06.05.21)
@makarna
Siyaset dediğin direkt hayatın kendisidir. Her toplumda siyaset ve sosyal yaşamin iç içe olması normaldir. Geri kalmış toplumlarla falan alakası yok.

Onu da geçtim Norveçte katılımin %30 olduğuna dair kaynak var mı? çünkü benim baktığım resmi kaynakları neredeyse %80 olduğunu söylüyor. Bu da kaynak

www.ssb.no

Yaklaşık 3 milyon kişi oy kullanmış. Zaten seçmen sayısı 4 milyon falan sanırım.

Zaten ortada siyasi parti varsa ideoloji de vardır. Sen gidip bir partiye oy veriyorsan istersen katılım %10 olsun yine bir ideolojiye oy veriyorsun.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
@tolkien, içiçe derken aşırı derecede içiçe anlamında söylemek istemiştim. benim gözlemlediğim kadarıyla avrupa'da siyaset genel olarak türkiye'deki kadar takip edilmiyor, konuşulmuyor. norveç'teki katılım oranında sen haklı olabilirsin hocam ben norveçli bir arkadaşımın yalancısıyım. 3-4 yıl önce öyle söylemişti.
0
makarnavodka
(06.05.21)
@tolkien +1, devletin amacı hizmet etmek değil.

Ama zaten çok basit bir denklem var:

- CEO'nun amacı şirkete kâr ettirip shareholder'ları mutlu etmek.

- Siyasetçilerin amacı da kendini seçen/seçtirenlere hizmet edip onları mutlu etmek. Bunu yapmazsa seçilemez zaten.

Yani ideoloji teker teker ayrıntıya girmeden kime güzellik yapacağını kolayca söylemenin bir yolu. Çıkıp "ben muhafazakar demokratım" dediğimde epey büyükçe bir kitleye "ben size hizmet edeceğim" mesajı verebiliyorum otomatikman. Bu sayede oturup "asgari ücreti ortalama ücret yapıcam" ya da "çevre koruma kanunu her hafta değiştiricem ki kolayca bina dikebileceksiniz" dememe gerek kalmıyor.

Kaldı ki hizmet etmek sadece maddi şeyler üzerinden de olmuyor, kişilere kendini iyi hissettirebilmek de bir "hizmet" türü. İnsanların çoğu, Marx'ın zannettiğinin aksine, bu tarz şeylere eline geçen paradan daha çok önem verebiliyor.

"deniz gezmiş tiviti atmadı" anlamsız bir söylem değil o yüzden. O arkadaşın demek ki devletten sahiplenen erkek tutuşu bekliyor yoldan köprüden falan önce. Sen de mesela "sadece işini yapsın" diyerek bir özgürlük alanı bekliyor olabilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(06.05.21)
Sanma ki şirketlerin ideolojileri olmaz.
Mesela çalışanlarına daha çok özerklik tanıyan şirketler var, daha tepeden yönetilen şirketler var.

İş bankası ile red bull'un ceolarının yönetim modelleri benzer mi sence?

Yani fikir ayrılıklarının olması kaçınılmaz. Burada sorun farklı fikir ayrılıklarını kabul edebilmek. Türkiye'de sorun bu. Herkes bizim gibi düşünsün istiyoruz.
0
anten
(06.05.21)
otomatik piyano'yu okuyalim, vonnegut cevabini yillar önce vermis.

okuyamam daha cok para kazanmam lazim diyorsan, sirketler karlılık temelinde kurulmustur ve karlılıga hizmet eden verimliliği artirmaya calisir. insan ama hic de verimli bir canli degildir, rasyonel hic degildir, pipisinin kukusunun keyfine yaşamayi calismaya ve üretmeye tercih eder. bu sebepten

a- sirket gibi yönetirim, "ben bir bakima ülkemi pazarlamakla mükellefim" diyenlerin ülkeyi getirdigi yeri görüyorsun.
b- hadi muhtesem bir yönetim sistemi kurdun, verimli olmayan engellileri yaşlilari ve cocuklari ne yapacaksin, sirkete kar getirmiyor diye öldürecek misin?
c-daha uzun yazacaktim ama gerek yok. olmaz o iş.
0
spivak
(07.05.21)
(3)

yabancı ülkelerin sahaf veya güvenilir kitap sitesi

hamsiii
Bizdeki nadirkitap, idefix ..vb gibi siteleri bilen var mıdır?İngiltere, çin, japonya ve amerika için özellikle soruyorum.
Bizdeki nadirkitap, idefix ..vb gibi siteleri bilen var mıdır?

İngiltere, çin, japonya ve amerika için özellikle soruyorum.
0
hamsiii
(03.05.21)
tr'de bile bazen ebay'den ya da amazon'dan ikinci el kitap alıyorum, yurtdışında olsam hiç düşünmez yapıştırırdım.
0
aguen
(03.05.21)
abebooks, bütün dünyanın kitapcilari orada.
0
spivak
(03.05.21)
Abebooks +1
Bookdepository
0
kobuzchu kiz
(03.05.21)
(7)

Boğaziçi felsefe yüksek lisans

ajora
Bilgisayar mühendisliği mezunuyum, felsefi altyapım lisansta aldığım "Felsefeye Giriş" dersinden ibaret; hiç yok desek yeridir yani (analitik düşünce anlamında fena sayılmam; sadece Kant ya da Hegel'in ne dediği hakkında bilgim yok). Felsefe mezunu olmayanlar için yüksek lisans programının ilk senes
Bilgisayar mühendisliği mezunuyum, felsefi altyapım lisansta aldığım "Felsefeye Giriş" dersinden ibaret; hiç yok desek yeridir yani (analitik düşünce anlamında fena sayılmam; sadece Kant ya da Hegel'in ne dediği hakkında bilgim yok).

Felsefe mezunu olmayanlar için yüksek lisans programının ilk senesi lisans dersleri aldığınız bir hazırlık yılı oluyor. Buna güvenerek başvurmak istiyorum bölüme ama böyle bir hazırlık yılı mevcut olmasına rağmen felsefe mezunu olmayan adaylardan yine de elle tutulur bir altyapıya sahip olmaları bekleniyor mu, bilmiyorum. Mezun, hâlihazırda okuyan ya da yazılı/sözlü sınavlarına girmiş olan varsa eğer, bilgilendirebilirse çok iyi olur.
0
ajora
(02.05.21)
Mesela ODTU'de felsefe, tarih sosyoloji vs mezunlarini alip bilimsel hazirlik okutuyordu, ki bu bahsettigim ornekler ODTU (yani ayni fakulte) mezunuydu.

Basvurun tabi ama bilgisayar muhendisiligi mezunu olarak bir sansiniz oldugunu dusunmuyorum. Hele Bogazici ya da en azindan yakin seviyede bir okul mezunu degilseniz. Zira diger adaylar sizden daha guclu olacak.
0
hot potato
(02.05.21)
Ben 6 sene önce yaptım bunu. Sonra tek dersten lisansı uzattığım için devam edemedim ama süreci anlatayım.

odtü ve boğaziçinden hocalara mail attım. Dedim şöyle bir konu var, bunun üzerine çalışmak istiyorum, ne dersiniz diye. Okula falan davet ettiler, 3-4 saat oturup konuştuk.

Bilgisayar mühendisliğinden birinin gelmesini olumlu karşıladılar. Hatta o zaman bi kaç doktora öğrencisi de vardı aynı şekilde, duyulmamış bir şey değil.

Genel olarak neyi ne kadar biliyorum diye sorular sordular, çok zorlayıcı değildi. Ama bilimsel hazırlık muhtemelen yorucu olur, öyle işle falan birlikte gitmez. Çünkü 4 senelik eğitimi 1 seneye sıkıştırmaya çalışıyorlar, bir de alan dışından gelince ekstra çalışmak lazım. Ama ciddi bir çalışmayla olur gibi görünüyordu bana.
0
plutongezegendegilmi
(03.05.21)
cevre mühendisligi mezunu arkadasim su an felsefe alanında profesör olmak üzere. oluyor yani ama bogazici felsefede yl a başlamak icin bogazici felsefe lisans ögrencisinin bilgisine sahip olmak erekiyor. kant hegel kimmis bilmiyorum diyorsaniz o iş bozok üniversitesinde bile olmaz.
0
spivak
(03.05.21)
belki zaten biliyorsunuzdur ama boğaziçi ve odtü'de bilişsel bilim diye bir program var, bilgisayar mühendisliği ve felsefeyi bir araya getirebileceğiniz çalışmalar yapma fırsatınız olur diye düşünüyorum bu programa başvurursanız. bilişsel bilim yüksek lisansına alınmanız da felsefeye göre daha kolay olabilir.
0
vacigok
(03.05.21)
Teşekkürler cevaplarınız için.

Bilişsel bilim ilk denk geldiğimde heyecanlandırmıştı; biraz araştırdığımda çok da içine çekmedi. Oraya küçük bir ön hazırlıkla çok daha rahat girebilebileceğimi düşünüyorum ama önceliğim felsefe.

Boğaziçi felsefe lisans öğrencisi kadar bilgiye sahip olunması gerektiğini zannetmiyorum yüksek lisans için, öyle olsaydı bir sene hazırlık yılı okutmazlardı.

@plutongezegendgilmi felsefi altyapınız ne düzeydeydi peki? Çalışmak istediğiniz konu akademi için yüzeysel mi kalıyordu mesela?
0
🌸ajora
(03.05.21)
Ya benim çalışmak istediğim alan language of thought ve symbolic systems'tı. Biraz da CS altyapısına yönelik konular olduğu için işin matematik tarafında rahattım, felsefe tarafında da en azından konuyla ilgili önemli makaleleri okumuştum mesela. Ama Hegel konusunda ben de çok şey bildiğimi söyleyemem. Yani özellikle hocalarla konuştuktan sonra 1-2 yıl ciddi çalışmam gerektiğini farketmiştim.
0
plutongezegendegilmi
(03.05.21)
Anladım. Ben de benzer şekilde category theory'ye ilgi duyuyorum ama öğretim üyelerinin ilgilendiği alanlar arasında olmadığından pek bir şey çıkacağını düşünmedim oradan.
0
🌸ajora
(03.05.21)
(3)

En iyi fotoğraf sanatçıları ve platformları

jacque
Takip ettiğiniz veya tarzını beğendiğiniz dünyadan ve Türkiye'den en iyi fotoğraf sanatçıları kimlerdir?Bir de fotoğrafla yeni ilgilenmeye başlayan birinin takip etmesini önerebileceğiniz kanallar, hesaplar vs. var mıdır? İşin teknik değil de sanatsal boyutuna ve bakış açısını geliştirmeye yönelik o
Takip ettiğiniz veya tarzını beğendiğiniz dünyadan ve Türkiye'den en iyi fotoğraf sanatçıları kimlerdir?

Bir de fotoğrafla yeni ilgilenmeye başlayan birinin takip etmesini önerebileceğiniz kanallar, hesaplar vs. var mıdır? İşin teknik değil de sanatsal boyutuna ve bakış açısını geliştirmeye yönelik olursa süper olur.
0
jacque
(01.05.21)
serkan tekin, emin özmen, mustafa bilge satkın, ilker karaman, kemal bayraktaroğlu, sevil alkan, melike çetin,kağan baştimar, engin güneysu, haluk safi. bunlar sokak ve haber fotoğrafçılığı konusunda ülkenin kıymetli ama kıymeti pek bilinmeyen isimleri bana göre.
0
Jux
(01.05.21)
bir flickr hesabi acip, ilgi alanına göre gruplara üye olmanı öneririm.
0
spivak
(01.05.21)
Yusuf Sevinçli, Cansu Yıldıran, Kemal Cengizkan, Özcan Yüksek, Murat Germen, Ceren Saner
0
kaset
(01.05.21)
(7)

Mutsuzluk artık karakterim olmuş. Değişebilir miyim?

spartamed
Merhaba. Çok mutsuzum. Sizden başka da anlatacak kimsem olmadığı için buraya yazıyorum. Biraz hayatımdan bahsetmek isterim size. Ben 30 yaşındayım. Diyarbakırlıyım. 3 kardeşiz en küçük benim. Annem ev hanımı babam da emekli öğretmen. Ben 4-5 yaşlarındayken babamın tayini hasebiyle Van'a taşındık. İl
Merhaba. Çok mutsuzum. Sizden başka da anlatacak kimsem olmadığı için buraya yazıyorum. Biraz hayatımdan bahsetmek isterim size. Ben 30 yaşındayım. Diyarbakırlıyım. 3 kardeşiz en küçük benim. Annem ev hanımı babam da emekli öğretmen. Ben 4-5 yaşlarındayken babamın tayini hasebiyle Van'a taşındık. İlk ve ortaokulu orada bitirdim. Babam emekli olduktan sonra emekli ikramiyesiyle orada ortaklı bir dershane açtı. Saf ve iyi niyetli biri, ticareti başaramadı, ortaklarımız da bizi kazıkladılar ve çok para kaybederek yıllarca borç ödemek zorunda kalarak iflas edip oradan ayrıldık. Bunun yanında da dertlerim vardı, babam ve annem geç evlenmiş babam dede yaşında sayılır sürekli geceleri babam ölecek diye korkulara teslim oluyordum. Ben küçükken ateşli bir hastalık geçirdiğimden büyüme hormonum iyi salgılanmıyordu ve okulun en ufak tefeğiydim. Bu yüzden akran zorbalığına inanılmaz maruz kaldım. Çok canım yandı, daha çocukken dahi intihar etmeyi, ölmeyi çok istiyordum. İsmim de Kürtçe ve telaffuzu zor o yüzden de dalga geçiyorlardı, memur çocuklarının olduğu bir okuldaydım. Dolayısıyla kendimi hep toplumdan farklı hissediyordum. Okulda da başarısız bir öğrenciydim hatta yazım o kadar çirkindi ki öğretmenim tek tek öğrencilere defterimi göstererek beni yeriyordu. Okulda futbolda vs de başarısızdım yani hiçbir yerde tam değildim. Annemin de acılı bir hayatı var çok küçük yaşta babasını kaybetmiş erkek kardeşi yeni evliyken kanser olup ölmüş. Babamla da sevmeden evlenmiş. Bunlardan olsa gerek çocukken beni çok dövüyordu. Evde de çoklukla kavga ediyorlardı birbirileriyle. Ortaokul bittikten sonra biz geri Diyarbakır'a taşındık. Buraya gelirken de korkuyordum, kenar mahallede bir liseye gittim. Boyum halen kısaydı ve akran zorbalığı devam ediyordu. Ben de içime kapandıkça kapandım. Okula gidiyordum gelip 8 saat falan internete kafeye gidiyordum.(Diyarbakır'da saati 50 kuruştu çok ucuzdu) Hayatım böyleydi. Çirkin bir çocuktum ve insanlar bunu söylemekten de çekinmiyorlardı. Velhasıl böyle böyle büyüdüm, lisede hormon tedavisi aldım ve boyum uzadı. Ama çirkinliğim devam :) Üniversiteyi zor bela Çanakkale'de Çeko kazandım. Gitmeden önce korkuyordum, Diyarbakırlıydım ismim Kürtçeydi. Sürekli google'da "Kürt, ülkücü, çanakkale" keywordlerini arayıp çıkan haberleri okuyordum. Korka korka gittim, hiç alışamadım. Hayalimdeki üniversite de bu değildi. Sonra eve yalvar yakar edip ağlaya ağlaya bırakıp geldim hukuk kazanırım diye. Çalışmadım ve kazanamadım. Sonra Siyaset Bilimi okudum. Herhalde asosyal oluşumdan internette de olsa biraz arkadaş edinmeye ihtiyaç duyuyordum ve twitter açtım. Fenomen denilecek kadar takipçi elde ettim ama benim başarımdan değil, misal ortamımızda konuşulan başkasının yaptığı esprileri de yazıyordum yani takipçiler benim maharetim değildi. Twitter'dan biriyle tanıştım, çok aşık oldum. Ama birbirimize çok aykırıydık; o çok zengindi, iyi bir işi vardı ve inanılmaz güzeldi. Zaten benim tanıştırdığım biriyle de aldattı beni ve yıllarca da onun etkisinde kaldım. Okul biteli 4 yıl oldu. İşsizim, ilk başlarda iş seçiyordum şimdi bulamıyorum da. Asosyal saçma sapan biri olarak evde kalakalıyorum. Çok edilgen biriyim. 3 kişi arabaya bineceksek doğal olarak arka koltuk bana kalıyor, 5 kişi kahvedeysek okey oynanacaksa masa etrafı hep ben oluyorum, bi yere gidilecekse benim fikrim en son merak edilen. Bunlardan hariç aha önce duyuruların birinde bahsetmiştim, bir akrabamız da bizi dolandırdı ve evimizi ipotek ettirdi ona da canımı çok sıkıyorum. 

Bugün artık taşacak durumda olmamın sebebi de bir kuzenimle tartışmış olmam. Sürekli haklı olduğunu iddia ediyor. Basit bir konuda dahi insanı bastırıyor(Misal geçen enstrümanların hepsine saz deniyor dedim, mesela üflemeli sazlar diye, yine hayır öyle bir şey yok dedi. sonra dayanamayıp internetten açıp gösterdim halen hayır yazanlar saçmalıyor diye savundu. Böyle saçma sapan şeylerde bile bir galip geliş muhabbetine döndürüyor olayı) Üstelik iyi eğitimli biri de. Bugün yine mansplaining yaptığı için dayanadım ve artık görüşmeyelim deyip masadan ayrıldım. Sorunum her şeyi kafaya takmak. Hayat bana çok zor. Yoksulum, işsizim, asosyalim, çirkinim. 
0
spartamed
(29.04.21)
Kötü bir başlangıçla giden zor şartlar altında bir hayat.
Kolay bir çözüm elbette yok. Sadece artık çocuk değilsin. bir şekilde farkında olduğunu bu hayatla doğru şekilde savaşmaya devam ederek geçecek hayatın.
Bu süreç hep kötü olmak zorunda değil. Güzellikleri de karşına çıkacak ve aslında alışık olduğun bu kötü durum da.
Sadece pes etme diyebilirim.
Daha güzel daha doğru fikirler verecek birileri çıkacaktır.
Kendini ve etrafini analiz edebiliyorsun. Makul sonuçlara ulaşıyorsun. Altından kalkabilecegini düşünüyorum
0
kisa
(29.04.21)
www.erkekadam.org
0
hepbiarayisicinde
(29.04.21)
yalniz degilsin, cok benzer hikayeleri ben de yaşadim yillarca. cözümü biraz kendine dönmek, kendini iyi hissedecegin aktivitelere odaklanmak ve başkalarının onayini beklemeden yaşamayi ögrenmek. sakin erkekadam gibi saçmalıklara bulasma, yaşadıkların zaten daha cok erkek olmak isteyen, daha fazla erkek gibi görünmek isteyen erkeklerin saçtığı zehrin sonucu. sen de kendini bu rekabete sokarak harap etme, birak onlar kendi boku icinde debelensin. kendin icin yaşa, sen kendin icin yaşadikca, senin gibi insanlarla bir araya geleceksin. konusmak sohbet istersen hep buradayim.
0
spivak
(29.04.21)
Diğer duyurularını da okudum ve sana laflar hazırladım.

1) Öncelikle erkeğin çirkini olmaz derler, doğru. Kişiliğinle, kariyerinle vs. bu durumu kotarabilirsin. Zor bir şey değil yani zor olan diğerlerini sağlamak.

2) "Epey zamandır işsizim, kötü bir çocukluk geçirdim. Hep pesimist biriydim. Çirkindim, okulda da başarılı değildim, boyum kısaydı."

Ee? Geçmiş geçmiştir. Geçmişle yaşamayı ve kendine acımayı bırak. Bundan sonra ne yapabilirsin bunlara odaklan ve kendine bahaneler üretme.
Ayrıca sürekli çevresel etkenleri suçladığını fark ettim. Halbuki duyurunu okuduğumda istikrarsızlık ve dehşet bir negatiflik görüyorum. Sen kendine acıdığın ve hak etmediğini düşündüğün için bu enerjin karşı tarafa da geçiyor. Kurban psikolojisinden kurtulman lazım.

"Annemin de acılı bir hayatı var çok küçük yaşta babasını kaybetmiş erkek kardeşi yeni evliyken kanser olup ölmüş."
Bak mesela, bunun konumuzla alakası yok. Ama sen acılar içinde büyüdüğüne kendini o kadar inandırmışsın ki bu konuyu da kendine bağlamışsın. İnan ki Türkiye'de çocukken dayak yemeyen, maddi sorunlar çekmeyen, babası annesini aldatmayan yani kısaca mutlu bir çocukluk geçiren çok az insan vardır. Başına gelenlerin sana özel olmadığını, hayatın/Allah'ın/evrenin senle bir derdi olmadığını anlaman gerek.

3) Baban ölecek. Annen ölecek. Sen de öleceksin. Bundan kaçamazsın. Bunları düşünüp durmak hayatı sana zindan etmekten başka hiçbir işe yaramaz. Bununla ilgili TEK yapabileceğin babanla daha fazla daha güzel vakit geçirmek, böylece ayrılık vakti geldiğinde pişmanlık duymamak.

4) Kariyer.net iş aramak için berbat bi yer. LinkedIn'e yönelebilirsin. Mesleğin ne bilmiyorum ama bu alanda iş bulamıyorsan yine bölümünle ilgili yan alanlar araştırabilirsin.

5) Anksiyete için mutlaka profesyonel destek alman gerekir. Bence ilk olarak çözeceğin şey bu olsun. Ayrıca öz saygı ve kurban psikolojisi anahtar kelimelerini YouTube'da bi aratabilirsin. Bunlarla ilgili taktiklere vs. bakarsan faydalı olacağını düşünüyorum.

6) Uyku, hareket, yemek, su. Klişe ama bu dörtlüyü düzene sokarsan psikolojine ve hayata bakışına da çok büyük faydası olacaktır.

Uzman falan değilim ama yardımcı olabileceğim bir şey olursa özelden yazabilirsin.
0
jacque
(30.04.21)
önce iş bulman lazım, erkek adamın cebinde kendi kazandığı parası olmayınca her şey kötü görünüyor. para kazanmaya başlayınca bakışın yavaş yavaş düzelecek.
0
antihero
(30.04.21)
Hepinize teşekkür ederim.

@jacque hep çevresel etmenlerden değil elbet yaşadıklarım, kendim pişmanlıklar silsilesiyim. hep duygularımla hareket ediyor, erken sinirleniyor, alınıyor ve tahammülden uzaklaşıyorum. özsaygım yok. annemin konumuzla ilgisi yok demişsin onu sadece çok dayak yediğimden sebebinin bu olacağını söylemiştim. onun dışında haklısın. ama başaramıyorum, edilgenlikten, korkaklıktan, birey olamamaktan kurtulamıyorum. artık her şey çekilmez geliyor, dün tartıştığım kuzenim halen aklımdan çıkmıyor kendisinden nefret eder haldeyim ama bu istisna bir durum değil benim için o yüzden bozuk olan benim. evet geçmişteyim ama şimdi de olumlu devam eden hiçbir şey yok neredeyse. evimizdeki hayatın ritmi nuri bilge ceylan filmi gibi. 70 küsur yaşında babam 60'ını geçmiş annem ve tüm gününü çocukluğundan kalmış ranzada yahut bilgisayarının başında geçiren ben. Aciz biriyim, çocukken de böyleydim. 7'sinde neysen 70'inde de osun dedikleri acı gerçek sanırım. teşekkürler tekrar.
0
🌸spartamed
(30.04.21)
Ben de geldim buralara.. Spartamed bence yarın uyandıgında yaşanan her seyi bi kenara koyup yeni bir insan olarak devam etsen mis gibi olabilir. Kendine fazla yükleniyorsun. Yaşadıkların yaşanabilecek şeyler. Itirafların da herkesin normal hayatta yaptıgı ve kimseye söylemediği seyler. Sen açık yürekli güzel kalpli bir insansın. Kendinden çok başkalarının düşüncelerine deger veriyorsun, uyumlusun. Kibarsın. Kalp kırmadıgın için kırılıyorsun. İş konusuna gelince güzel arkadaşım seninle aynı yaştayım ve benzer durumdayız. Bizim nesil kayıp kuşak ne yazık ki iş bulabilmek için biraz çaba sarf etmeli. Önce kendini sonra da çevreni degistir. Yeni arkadaslar edin ve bi is bul en kötüsü bile hiç olmamasından iyi inan bana. Çok sarıldımmm
0
Corpsebridee
(17.05.21)
(3)

çeşme'yi iyi bilenler pırlanta plajı nasıldır?

la lykia
deniz genelde dalgalı mıdır?temiz midir?iğne atsan yere düşmez diyecek kadar çok kalabalık olur mu?araba koyacak yer var mıdır?ailem pırlanta plajına yakın bir ev bakıyor, serakent sitesindeymiş, nasıl bir yer bilen var mıdır acaba?çok teşekkür ederim.
deniz genelde dalgalı mıdır?
temiz midir?
iğne atsan yere düşmez diyecek kadar çok kalabalık olur mu?
araba koyacak yer var mıdır?

ailem pırlanta plajına yakın bir ev bakıyor, serakent sitesindeymiş, nasıl bir yer bilen var mıdır acaba?

çok teşekkür ederim.
0
la lykia
(26.04.21)
Pırlanta Kitesurf ve Windsurf'un yapıldığı yerlerden biri, sakin havası da oluyor ama geneli rüzgarlı. Geçen yaz Bayram tatilleri hariç çok bir kalabalık olmadı.

Arabayı yol kenarına park ediyorsun. Özel bir park yeri yok.
0
Northern Mariner
(26.04.21)
cok güzel bir yer ama yazin cok kalabalik olur.
0
spivak
(26.04.21)
Ben gittiğimde bomboştu. Çok güzel denizi var ama ıssız. Gerçi bakanlık plaj falan yapmış diyorlar 2019'da gittim ben.
0
biravekahve
(26.04.21)
(9)

İngiliz dizileri

helena
Güzel kriminal bbc dizileri önerir misiniz, period drama olabilir
Güzel kriminal bbc dizileri önerir misiniz, period drama olabilir
0
helena
(25.04.21)
şurdaki cevabıma alalım: (git: 1422917)
0
absel
(25.04.21)
bir broadchurch bırakırım.
0
tempor
(25.04.21)
Bodyguard
0
Uncle Sam
(26.04.21)
Happy Valley

İngiliz değil sanırım ama izlediğim en iyi kriminal dizi the missing. Özellikle 2. Sezon olay.
0
alimcgraw
(26.04.21)
(bkz: outlander) /ilk 2 sezon
İskoç period drama.
0
nhk ni youkosu
(26.04.21)
söyle bir hazine var, altyazi sorun degil diyorsan buradan istedigini secebilirsin.
www.dailymotion.com

burada olmayan river var, ben begenerek izlemistim.

en.wikipedia.org(TV_series)
0
spivak
(26.04.21)
After life
Fleabag
Sherlock
0
rewlack
(26.04.21)
Luther
Broadchurch
Line of Duty
The Fall
Sherlock
Spooks
Happy Valley
Peaky Blinders
0
Labyrinthe
(26.04.21)
bodyguard
0
baldur2
(26.04.21)
(7)

Muhalif Olma Durumu / Tutumu Sabit Midir?

summatinyourteeth
SelamlarMuhalif olma tutumu ve durumu, hissiyatı hakkındaki görüşlerinizi sormak istiyorum.Olmaz ama şöyle ütopik bir örnek üzerinden gidelim.Malum kişi çıktı bugün dedi ki:Evet haklısınız ben güç zehirlenmesi yaşadım15 temmuzda ailemi koruyan polise kadar karşı tarafın çıkınca paranoyak oldum.Bu ör
Selamlar

Muhalif olma tutumu ve durumu, hissiyatı hakkındaki görüşlerinizi sormak istiyorum.
Olmaz ama şöyle ütopik bir örnek üzerinden gidelim.

Malum kişi çıktı bugün dedi ki:
Evet haklısınız ben güç zehirlenmesi yaşadım
15 temmuzda ailemi koruyan polise kadar karşı tarafın çıkınca paranoyak oldum.
Bu örnekteki karşı tarafı da senelerce beslemiştim aslında aniden aramız açıldı.

Hadi gelin tüm partiler birleşelim, herkes ne konuda uzmansa hükümete oradan bakan soksun
(atıyorum ekonomi babacan/selim sayek böke) gibi gibi
Tartışmasız liyakatlı bir hükümet kuruldu.

Sonra da dedi ki
Geçmişe yönelik bana aileme kabineme parti üyelerime de soruşturma araştırma açabilirsiniz.
Savcılar hakimler incelesin, suçumuz varsa da kabul ederiz.

Bu durumda bile
Muhalif çıkar mı?

Bu ütopik örnekten şunu soruyorum aslında.
Muhalif'in karşı durduğu düzen yıkılır, savunduğu düzen gelirse
yine o muhaliflik yapıp başka bir karşı düzen savunmaya başlar mı?
yoksa içi soğur "tamam lan bu kadarı bana yeter" der mi?
0
summatinyourteeth
(25.04.21)
Muhalefeti tek bir oluşum, tek bir bilinç olarak görmek doğru değil.

Bırak ayrı ayrı partileri, aynı parti içinde bile birden fazla fikir var birçok konuda. Bu bahsettiğin 'ütopik ittifak' mesela hangi ekonomi politikasını güdecek? Bu ülkede komünist partiler de var ve mevcut düzenin tamamen çarpık ve değişmesi gerektiğini düşünen çok sayıda görüş var. Kimi dinleyeceğiz?
0
himmet dayi
(25.04.21)
Muhalefet bir çeşit denetim aracı. En iyi yönetimlerde bile muhalefet gerekli. O durumda bile muhalefet olurdu. Olması da gerekir.
0
dissendium
(25.04.21)
@himmet+1
Muhalif tanımının tek tipleştirilmesi yüzünden çok değişik bir soru olmuş.

Onu bir kenara bıraksak bile "beni yargilayabilirsiniz" yani bir nevi "beni yargilamaniza izin veriyorum" şeklinde bir ifade sana da saçma gelmiyor mu? Kendisinin yargılanıp yargılanmaması olayına bile o karar veriyor. Böyle bir olay en temelde zaten saçma, hal böyleyken sence bu sistemde kim gidip onu yargılar. Hadi diyelim göstermelik yargılandı suçlu çıkacağını düşünüyor musun?

Türkiye'nin en temel sorunu zaten her şeye tek bir kişinin karar vermesi. Senin "ütopik" olarak yorumladığın senaryoda bile yine aynısı oluyor. Her şeye kararı veren kişi yine her şeye karar verip bişeyleri değiştiriyor ancak kendisi hala orada duruyor. Hal böyleyken ne değişmiş oldu?
0
j r r tolkien hayrani
(25.04.21)
muhaliflik siyasi kültüre göre değişir. Türkiye özelinde düşünülürse, pek uzlaşma olacağını sanmam. çünkü zıt kutupların birbirine karşı nefretten fazlası var.
0
mikahakkinen
(25.04.21)
muhaliflik bir kişilik özelliği değildir ama yanlışa / haksızlığa ses çıkarmak bir kişilik özelliğidir. ben CHP'yi savunuyorum ama şu an CHP'den yanlış olan 300 tane şey sayabilirim. dolayısıyla bu bir intikam, iç soğuması falan değil, bu hataları görüp, inisiyatif alıp, onları düzelttirmeye çalışmakla ilgili bir şey.
0
roket adam
(25.04.21)
Toplumsal muhalefet (vatandaş) mi sözde muhalefet (siyasi sınıf) mi?

İlkinden muhalif kimse çıkmasa en azından ben çıkarım ama ikincisinin daha ilk andan "canım sonuçta sayın erdoğan devletin başındaki kişi biz bozguncu değiliz bir şans vermek gerekir" diyeceğine adım gibi eminim.
0
bruce mclaren
(25.04.21)
prensip olarak iktidarda kim varsa, iktidarin karşısında ezilenin yanında olurum. o yüzden sırasi ile islamci, kemalist, solcu ve ibne olmakla itham edildim.
0
spivak
(26.04.21)
(6)

Kablosuz kulaklık öneriniz var mı?

gadlemler
airpodlar 1300₺ civarı olmuş, ben şok.En fazla 300₺ verebilirim daha ucuz olursa daha iyi...Kaliteli isterim tabi...Müzik dinlemek için kullanacağım; iphone kullanıyorum.
airpodlar 1300₺ civarı olmuş, ben şok.
En fazla 300₺ verebilirim daha ucuz olursa daha iyi...
Kaliteli isterim tabi...Müzik dinlemek için kullanacağım; iphone kullanıyorum.
0
gadlemler
(08.04.21)
www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com

youtubeda enes özen in incelemelerine bak
0
freebird5406_2
(08.04.21)
Haylou T15 kullanıyorum 2 aydır, ses gayet kuvvetli, mikrofonu test etmedim ama fena değil diyorlar, şarjı 3-4 saati gördü.
0
ryhmer
(08.04.21)
Sony wi c200
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.04.21)
Haylou T15 aldım amazon'dan 10 gün sonra geri gönderdim. Sonra edifier tws nb2 aldım. bu iyi çıktı. sizin bütçenizden fazla ama aklınızda bulunsun.


300 tl civarına edifier x3 tavsiye ederim.
0
lancelot du lac
(08.04.21)
mpow aldim, memnunum.
0
spivak
(08.04.21)
taotronics öneririm. ben kullanıyorum memnunum.
0
antikadimag
(09.04.21)
(7)

Çürük raporu çıkan apartman ve ölü taklidi yapan komşular

things
Merhaba,Konu istanbul'da 28 yıllık bir apartman. Zamanının lüks yapılarındanmış ve kimse böyle bir şey beklemiyordu. Zemin kattaki bir komşunun kolonlarında çatlaklar oluşmuş birkaç ay önce. Yöneticiyi arıyor ve acil test yapılıyor. Testte apartmanın yüksek oranda kusurlu olduğu belirtiliyor. Yöneti
Merhaba,

Konu istanbul'da 28 yıllık bir apartman. Zamanının lüks yapılarındanmış ve kimse böyle bir şey beklemiyordu. Zemin kattaki bir komşunun kolonlarında çatlaklar oluşmuş birkaç ay önce. Yöneticiyi arıyor ve acil test yapılıyor. Testte apartmanın yüksek oranda kusurlu olduğu belirtiliyor. Yönetici acil bir whatsapp grubu kuruyor insanları bilgilendiriyor ve bir toplantı yapılıyor. Toplantıya katılanların bir kısmı yöneticiyi yalan söylemekle suçluyorlar. Bir çözüm de üretmiyorlar. Bir grup da destek vereceğim diyip son anda vazgeçen bunama belirtisi gösteren 80 yaş üstü insanlar. Apartmanı yenilemek isteyen yönetici üstüne yürünmesinden dolayı pes edip istifa ediyor. Apartmanın kat izni maksimum olduğu için kimse cebinden para verip yeniden bina dikmek istemiyor. Çoğunluk yaşlı olduğu için ölürsek ölürüz kafasında sanırım. Genç olanlar da içini yaptırdığı için halinden memnun.

Ben ailemin böyle çürük apartmanda oturmasını istemiyorum. İnsanlara çürük ev satmak veya kiraya vermek zaten olmaz. Kabul etmeyen insanların çoğu gayet varlıklı insanlar bu arada. Bunun bir çözüm yolu var mıdır? Bu insanları binanın tekrar yapılmasına nasıl zorlayabiliriz?

Teşekkürler
0
things
(05.04.21)
Ama zate curuk raporu ciktigi icin yikilmak zorunda degil mi? Atiyorum 90 gun sure icin bosaltilmali bosaltilmazsa beledige gelip elektrik su kesiyor.

Illa yikilsin cozum icin kimseyle ugrasmak istemiyorum derseniz rapirlarla belediyeye gidin onlar zaten muhurlerler apartmani.
0
c1b2k3
(05.04.21)
eğer gerçekten çürük ve yıkılması gerekiyorsa belediyeye başvurun bireysel, zaten bina mühürlenir.

ha yok aciliyeti olacak kadar kötü durumda değilse, o zaman işiniz iş. ailenizi kurtarın gitsin.
0
roket adam
(06.04.21)
benzer durum içerisindeyiz.

durum şu, özel şirketlerden aldığın raporun sadece bilgilendirici bir niteliği var. belediyeye şikayet edersen zorla belli bir süre içinde yaptırma şartı koyuyor ya da binayı mühürlüyorlar gibi bir şeyler söylemişti ilgili bir komşu.

kimse dediğin gibi cebinden para vermek istemiyor ancak işe belediye karışırsa yaptırılacak deniyor. kat izni sınırda olduğu içinde müteahhit'e yaramıyor.
şikayet etseniz de kara koyun ilan edilirsiniz.

yaptırmaya sıcak bakan komsular varsa ne ala, yoksa evi satıp arazi olmak en temizi.
0
qxgviper
(06.04.21)
Konu ile ilgili diğer seçenekler hakkında video youtu.be
0
austra
(06.04.21)
Eğer karot alınıp sonuç çürük çıktıysa 60 gün içinde mecbur apartman boşltılıyor. 60 gün sonunda belediye apartmanın elektriğini kesiyor. Bizim apartman yeni çürük aldı hemen çıktık.
0
suicides underground
(06.04.21)
Karot alınıp raporun oluşması ayrı, belediyeye teslim etmek ayrı diye biliyorum. Yani henüz belediyeye kimse götürmemiş olabilir.
Belediyeye teslim ettikten sonra 2 ay süre başlıyor.
0
burfak
(06.04.21)
sizin hikayenin yaşanmışı burada.

tr.sputniknews.com
0
spivak
(06.04.21)
(7)

Ben yatinca kedim de yatiyor

overdose
Kedim oyun halinde bile olsa ben yatinca gelip yanima (ayak ucuma) kivriliyor. Cok defa denedim her seferinde ayni şey. Bu ne demek yani bana aşik mi?
Kedim oyun halinde bile olsa ben yatinca gelip yanima (ayak ucuma) kivriliyor. Cok defa denedim her seferinde ayni şey. Bu ne demek yani bana aşik mi?
0
overdose
(31.03.21)
Bizim kedi de öyle, kardeşim ne yaparsa onu yapıyor. Hayatını ona göre ayarlıyor işte :)
0
hayirsiz
(31.03.21)
bizim kedi, yatacagimizi anlayinca gidip yataga kuruluyor. biz de kediye göre pozisyon alarak uyumaya calisiyoruz. nasil alistirirsan öyle gidiyor, kedi öyle bir hayvan.
0
spivak
(31.03.21)
ev arkadaşın olarak senden bazı taktikler alıyor işte. bizimki ışıklar sönünce benden önce yatağa gidip yerine kıvrılıyor. sabah normalden 10dk bile fazla uyusam horlaya horlaya yanağını benimkine sürtüyor.
0
papa ikinci jambon
(31.03.21)
Allahim benim niye boyle bi kedim olmadi hic ya! Ben uykuya dalana kadar bi koseye siniyor benimkiler, sonra party hard...
0
e mice
(31.03.21)
Benim de bi tanesi öyle. Ben nerde yatarsam o da oraya gelip ayak ucuma, bazen de karın boşluğuma yatıyor.
0
himmet dayi
(31.03.21)
benimki de ne durumda olursa olsun ben ışıkları kapatıp yatağa geçince yatağa geliyor. her sabah annemi ve kardeşimi yolcu ettikten sonra bir kez daha gelip yanıma kıvrılıyor. dışardan kuş sesi gelmediği sürece ben uyanana kadar uyanmıyor da.
0
golgi aygıtı
(31.03.21)
Bizim kedimiz kızları birer birer yatırır, büyük kızın bir süre ayakucunda yatar sonra salına salına salona gelir. Biz yatana kadar bizi bekler. Bizi de yatırır ancak ondan sonra tekrar büyük kıza gelir ve uyur.
Erkek kedi bu arada, ama anaçlık var.
0
SiyamkedisiZorro
(31.03.21)
(5)

stranger things

etna
şimdi ben bunun 8. bölümündeyim. spoiler vermeden söyleyebilir misiniz, ileride lost gibi ya da game of thrones gibi saçmalayacaklarsa bırakayım.
şimdi ben bunun 8. bölümündeyim.
spoiler vermeden söyleyebilir misiniz, ileride lost gibi ya da game of thrones gibi saçmalayacaklarsa bırakayım.
0
etna
(30.03.21)
GOT izlemedim ama Lost gibi değil, güvenle bitirebilirsin. Hatta gizem bırakıyor yine akıllarda.
0
evimin paspasi
(30.03.21)
3. Sezon epey tırt zannımca. Yani öyle böyle değil. Betimleme yapıyorum. Şöyle düşün;

Pazar günü, 10.00 - 13.00 arasında Kanal D, Show Tv, Atv gibi kanallarda 5 çocuğun ülkeyi/dünyayı kurtardığı filmler gösterir. İyi yetişkinler bunlara yardım eder, polis, hemşire gibi sadece 5-10 dakika gözüken yetkileri kandırırlar. Şifreyi, yapbozu çözerler. Bazı yetişkinler gerizekalıdır filan.

Son sezonun bundan farklı yoktu.
0
put it in your appropriate place
(30.03.21)
bence ikinci sezon çok iyiydi. ilkinden daha iyi.
0
das ende der welt
(30.03.21)
stranger things'in olayi 80'lerin b sınıfı filmlerine gönderme yapmak, 80'leri yaşadi isen bir anlami var, yoksa bin tane göndermeyi fark etmeden diziyi tırt zannedebilirsin.
0
spivak
(31.03.21)
@put it in your appropriate place

Güzel açıklamış. Popüler, çok izleniyor diye eleştirilemez diye bir şey yok. Çok saçma bölümleri var. Dizi tutunca diğer sezonları iyice komediye sardırıp hiç etmişler bana göre. Tozkoparan gibi bir dizi.
0
bitchesaintshit
(31.03.21)
(4)

Tezime güncel bir boyut katmak istiyorum. Ne çalışayım?

hadi ya la
Merhaba. Yabancı dil öğretmen ve öğrencilerinin kültürlerarası duyarlılığı hakkında bir çalışma yapıyorum. Fakat tez konum biraz aceleye geldiği için hocanın tavsiyesini kabul etmek durumunda kaldım.Ama ben biraz heyecanlanmak istiyorum. Mesela kuzenim kripto paralarla ilgili bir tez yazıyor, başka
Merhaba. Yabancı dil öğretmen ve öğrencilerinin kültürlerarası duyarlılığı hakkında bir çalışma yapıyorum. Fakat tez konum biraz aceleye geldiği için hocanın tavsiyesini kabul etmek durumunda kaldım.

Ama ben biraz heyecanlanmak istiyorum. Mesela kuzenim kripto paralarla ilgili bir tez yazıyor, başka arkadaşlarım yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi konuları ele alıyorlar tezlerinde.

Peki ben nasıl güncel ve heyecan verici bir boyut katabilirim? Kuramsal çerçeveyi çizmeye çalışıyorum, başlık ve içerikte küçük değişiklikler yapabilirim.

Önerilerinizi okumak isterim, teşekkürler.
0
hadi ya la
(30.03.21)
Konu kapsamında yüzyüze eğitim / online eğitim farklılıklarını ele alabilirsin belki!?
0
kaptan memo
(30.03.21)
öğrenci değişim programları ya da eğitimin uluslararasılaşması gibi bir açıdan ele alabilirsiniz bence
0
halanne
(30.03.21)
kültürlerarasi önyargi ve ayrimcilik calis.
0
spivak
(30.03.21)
Bilingualism
0
westblack
(30.03.21)
(4)

Memurlarin egitim vermesi

gaea
Merhaba arkadaslar bir memur arkadasim soruyor; kendisi haftasonu bir merkezde verilen sertifa programinda egitmenlerden biri olabilir miyim diye soruyor. Online olacakmis ve haftasonu imis.Bu konuda bilgisi olan aydinlatirsa cok sevinirjm.
Merhaba arkadaslar
bir memur arkadasim soruyor; kendisi haftasonu bir merkezde verilen sertifa programinda egitmenlerden biri olabilir miyim diye soruyor. Online olacakmis ve haftasonu imis.
Bu konuda bilgisi olan aydinlatirsa cok sevinirjm.
0
gaea
(30.03.21)
Çalıştığı kurumdaki üst amirinden izin alması gerekiyor. Daire başkanı, müdür, şef kim varsa amiri dilekçeyle ona bildirmesi gerekiyor, daha sonra da insan kaynakları veya personel kim varsa kayıt altına alıyor mesai harici çalıştığını.

Çalışacağı yeri, zaman aralığını da bildirmesi gerekiyor. Konuyu amirine açarsa o söyler yapması gerekenleri.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(30.03.21)
Bildirmekten kastım dilekçeyi verdim artık çalışabilirim değil bu arada. Dilekçenin onaylanması gerekiyor üst amiri tarafından, kuruma göre dilekçe en üst amire kadar çıkabilir de.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(30.03.21)
cok tesekkur ederim, arkadasim mesai saati disi oldugu icin bu surecleri atlayacagini dusunmus..
0
🌸gaea
(30.03.21)
memur, gelir getirici bir iş yapamaz, yaparsa calistigi kuruma bildirmek ve ödemeyi kurum üzerinden almak zorunda. yani para calistigi kuruma yatar, calistigi kurum vergiyi, kendi payini keser geri kalani calisana öder. memurlarin sirket ortagi olmasi ve sirket üzerinden gelir elde etmesi de belli kosullara baglidir. bununla ilgili internette bircok bilgi var.

bunun bir istisnasi ögretmenler ve akademisyenler, onlarin da calismasi izne bagli. onun ayrintili kosullari da google aramasi ile bulunabiliyor.
0
spivak
(30.03.21)
(6)

Nisanda deniz

malwethiel
Nisan başı gibi denize de girilebilecek birkaç günlük kaçamak yeri önerebilir misiniz? Böyle bir yer var mı bilmiyorum ama. Deniz olmazsa da kafa dinlemelik bir yer. Pandemi yokmuş yasaklar geri gelmezmiş gibi düşünelim.
Nisan başı gibi denize de girilebilecek birkaç günlük kaçamak yeri önerebilir misiniz? Böyle bir yer var mı bilmiyorum ama. Deniz olmazsa da kafa dinlemelik bir yer. Pandemi yokmuş yasaklar geri gelmezmiş gibi düşünelim.
0
malwethiel
(08.03.21)
Biz 2016 senesinde datça ve marmaris’e gitmiştik nisan ayında. Eşim ikisinde de denize girdi. Ayrıca iki yer de çok sakindi.
0
sta
(08.03.21)
Kabak/Olimpos ikilisinden birini seçebilirsiniz.
0
hayaletimsi
(08.03.21)
izmir-canakkale arasi girilmez, izmir-mersin arası girilir.

datcayi öneriyorum, ovabükü.
0
spivak
(09.03.21)
Marmaris’de kasım ayında denize girmiştim nisan’da da girilir diye düşünüyorum.
0
suicides underground
(09.03.21)
izmir'den güneyde bir yer olmalı. mersin'de çok acayip yerler var. iş nedeniyle gidip geliyorum, deniz çok güzel ama yazın çoooooook sıcak oluyor. nisan ayında gidilir, denize de girilir. hem de ucuz. erdemli - kız kalesi tarafları özellikle muazzam güzel. taşucu'na doğru gelince kum mahallesi diye bir bölge var, denizi ve kumsalı türkiye'nin en temiz deniz ve kumsalı olabilir.
0
co2s2
(09.03.21)
hava açıksa çeşme ılıca'da girilir.
0
emininsel
(09.03.21)
(9)

İzmir’de depreme dayanıklı semt mi bina mı? Nereyi seçmeli?

medre
30 Ekim’deki depremde Bayraklı Manavkuyu’daydık. Kirada oturduğumuz binaya bir şey olmasa da yaşanan ağır travmalar, ölen komşular ve etrafımızda yıkılan onlarca bina sonrası evi boşalttık ve başka şehirde ailemizin yanına geldik. Aylardır burdayız. Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Şim
30 Ekim’deki depremde Bayraklı Manavkuyu’daydık. Kirada oturduğumuz binaya bir şey olmasa da yaşanan ağır travmalar, ölen komşular ve etrafımızda yıkılan onlarca bina sonrası evi boşalttık ve başka şehirde ailemizin yanına geldik. Aylardır burdayız. Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum.

Şimdi artık yeniden ev bulma zamanı (çıldıran emlak piyasası da cabası) Karşıyaka düşünüyoruz ama oranın da depreme dayanıklı olan ya da olmayan bölgeleri var. Ya da zemin depreme dayanıksız olsa da bina yeni. Herkes dağlara orlardaki sitelere gidin diyor ancak arabamız yok küçük bebeğimiz var ve bizim için hayata daha yakın olmak önemli.

Sevgili İzmirliler maksimum 3000₺ bütçe ile siz olsanız nerde ev arardınız?

Buca olmaz, Karabağlar çok karışık. Hatay Nokta gibi sıkışık bölgeler bize uygun değil. Hem İzmir havası olsun hem çok bina bina olmasın hem en önemlisi taş gibi sağlam zemin ve bina olsun istiyoruz. Bebeğimiz güvenle büyüsün, güzel bir yuva kuralım istiyoruz. Teşekkürler.
0
medre
(04.03.21)
hayatın içinde olmak deyince aklıma sadece Atakent Bostanlı mavişehir geliyor. Uzman değilim elbette ama bu bölgede 10 yaşı geçmeyen, düzgün bir firmanın yaptığı evlerde bence oturulur. Mavişehir ve yalı mahallesindeki yüksek katlı siteler de (parkyaşam, Soyak gibi) sanıyorum ki gevşek zemine rağmen sağlam yapılmıştır. Ben de bu bölgede oturuyorum, onca depremde hiçbir şey olmadı neyse ki. Ailem de Bostanlı’da oturuyor, 2000 model Gültekin inşaat üretimi bir binada, onlarda da hiç sıkıntı olmadı. Yetersiz bir istatistik biliyorum ama verebileceğim tavsiye bu.

Bu bölgeler dışındaki yerler bana cazip gelmiyor. Göztepe tarafı çok sıkışık, alternatifsiz, trafiği nispeten daha kötü, park yeri problemi de keza öyle. Alsancak desen evet hareketli ama yapılar çok eski, trafik ve park sorunu bitmez. Karşıyaka tarafında da trafik oluyor ama tramvay ve özellikle vapur eve ulaşımı çok kolaylaştırıyor. Yayılabilecek yeşil alan daha fazla, gidilebilecek standart üstü kalitede mekan da daha çok.

O bütçeyle mavişehirde 2+1 bulunur bu arada. Yeni binalarda altyapı problemi de yaşamazsınız, kapınıza kadar fiber gelir, elektriğiniz kesilmez vesaire.

Ekleme: egepark çevresindeki emlakbankası bloklarını hariç tutuyorum, onlar fazlasıyla yaşlı, her yağmurda yolları batar, göle dönüşür. Mavişehirden kastım dudayev bulvarının kuzeyinde/Anadolu caddesinin güneyinde kalan, Koçtaş mavişehir’le sonlanan alan.
0
orient blue
(04.03.21)
bostanlı'da mesela iskele karşısındaki caddedeki iş bankası üstündeki binayı yıktılar. orada fotoğrafçı da vardı karşı cephesinde. o binayı da yıktılar. ama o civarlarda bir tane bile çatlağı olmayan evler var. yine o civarlarda kentsel dönüşüme uğramış, 1-2 sene önce inşaatı bitmiş evler de var.

mesela 2003 depremine gaziemirde yakalandım, lojmanlar dandikti ve orta hasar aldı (10 katlı bazılarını ilerleyen zamanlarda ağır hasardan yıktılar). 2005 deprem fırtınasına güzelyalı sahilde yakalandım, orta kalite bina, az hasar aldı (orta hasarlı olup yıkılmayan bina da var yakın çevrelerinde). 30 ekim depreminde ise karataş'ta (direkman sahil) son olarak ailemin oturduğu 75 yapımı evde hiç bir şey yoktu. hatta o çevredeki hiç bir evde bir şey yoktu.

bence ilk önce işiniz, gücünüz, ulaşım kolaylığınız ve etraftaki imkanlar olmalı. sonra da bina ve daireyi özel olarak incelersiniz.

mesela ben karataş veya bostanlı tercih ederim. genel olarak ideal yerler benim için.

"Hem İzmir havası olsun hem çok bina bina olmasın hem en önemlisi taş gibi sağlam zemin ve bina olsun istiyoruz. " zemini iyi olmasa da güzelbahçede az katlı, sitelerimsi evler var, oturulabilir.
0
rain when i die
(04.03.21)
F.altay mimkent'e bir bakın mutlaka derim. Kalıp tünel betonarme ve tamamen kayalık zeminde , dikine yapılaşma ama park yeri vs sorunu nispeten daha az. Otoban giriş çıkış , güzelyalı sahiline 3 dakika mesafede , bütün güzergahlardan kaçış yeri olabilen , keşmekeşi az bir yerleşim yeri.
0
synax
(05.03.21)
Gaziemir Irmak Mahallesi
Gaziemir, zemin olarak sağlam, Irmak Mah ise çok ferah çok iyi
3000₺ mutlaka bulursunuz. Bende burada oturuyorum, ve satın almak üzere ev arıyorum bende. Ama kiralık işi satılıktan daha kolay.
0
etna
(05.03.21)
Oyak yamaçevler yaz Google'a. Tüm İzmir yıkılmadan çökerse gel yüzüme tükür. !0 dakikada bir dolmuş var Karşıyaka merkeze 10-15 dakika.
0
Mirket
(05.03.21)
Deprem oldurme bina oldurur.

Oturacagin yapinin saglam olduguna emin olduktan sonr her yerde oturabilirsin
0
kaiserr76
(05.03.21)
Bostanlı önerisi yapanlar Bostanlı'nın zemini, zeminin geçmişiyle ilgili hiçbir fikre sahip olmayanlar sanırım. O hat üzerinde çok çok iyi bir firma tarafından yakın zamanda yapılmadıysa güvenmeyin lütfen. Çocuk demişsiniz, gelecek demişsiniz.
0
adivar
(05.03.21)
çok geçmiş olsun. bizde manavkuyu'da ofisimizi kaybettik. anlıyorum şu anki endişenizi zira ben de yeni ofis için aynı ikilemdeyim.

yeni girne medikalparkın orda oturuyorum. her yere yakınım, evimin 3 tarafında da park olan bir sokaktayım, binalar karşıyaka ve bostanlıya göre çok daha yeni, birbirinden uzak, ferah bir alan. depremde de en az hasar alan bölgelerden biri oldu. dağlardaki siteler kadar uzak değil ve karşıyaka ve bostanlının hengamesinden o dipdibeliğinden de uzak. tüm banka şubeleri, büyük marketler vesaire var. sorunuz olursa mesaj atabilirsiniz.
0
Phoebe
(05.03.21)
mustafa kemal mahallesine bir bakmanizi öneririm, arkadaslar söylemis oyak yamacevleri ve üstünde siteler var. her sitenin parki, yakinda kresler var. minibüs otobus ile bostanliya 15 dakikada iniyorsunuz. kiralar 2500-3000 civarinda degisiyor.
0
spivak
(05.03.21)
(5)

tez danışmanına tez konusu sormak

deartheodosia
tez hocama konu bulamıyorum, siz bana konu önerebilir misiniz demek uygunsuz mu olur
tez hocama konu bulamıyorum, siz bana konu önerebilir misiniz demek uygunsuz mu olur
0
deartheodosia
(03.03.21)
ben bunu anlayamadım. araştıracak bir konunuz yoksa, anlatacak bir derdiniz yoksa neden akademisyen oluyorsunuz ki? laf olsun diye iş yapmış olmuyor musunuz?
0
co2s2
(03.03.21)
hocaniz size tez konusu bulun dedi ise,

1- size saygi duyuyor, size zorla bir tez yazdirmaktansa sevdiginiz alanda calismanizi istiyor.
2- sizi hic umursamiyor, ne yaparsa yapsin diyor.
3- yl döneminde o kadar ders gördü, arastirma yöntemleri dersi aldı, mal degil herhalde tez konusunun nasil bulunacagini, nasil arastirma yapilacagini biliyordur diye düsünüyor.

bu üc secenekte de, hocam bana konu önerin diye gitmeniz sizin hanenize eksi puan yazar. para ile yl doktora yapip 30 sayfalik tezle belge alınan osuruktan bir üniversitede olmadiginizi varsayarak bunlari söylüyorum. milyon tane tez konusu var ortalıkta, birisini bulursunuz siz, aslansiniz kaplansiniz.
0
spivak
(03.03.21)
Ters teper. Biraz uğraşıp en az 5 konu bulun öyle gidin.
0
diffarentiationation
(03.03.21)
evet laf olsun diye iş yapıyorum, izin var mı? haddi olmayan meselelere yorum getiren üst akıl türk insanı.
0
🌸deartheodosia
(03.03.21)
Konu bulamıyorumdan ziyade hangi konuya odaklanmam gerektiğine karar veremiyorum, bu konuda size danışmak istedim derseniz daha iyi olur.
Alanınız nedir bilmiyorum ama en azından ana konu başlıkları belirleyip hocaya gidebilirsiniz. Bu ana başlıklar da hocanın çalışma konularına yakın olursa daha iyi olur.
not: araştırma görevlisiyim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.03.21)
(10)

boğaziçi üniversitesi ve ab projeleri

Tochinoshin
üniversitelerin hibe almış avrupa birliği projelerine bakarken denk geldim. boğaziçi üniversitesi 1 tane proje yazmış.https://ec.europa.eu/programmes/erasmus-plus/projects_en#search/project/keyword=&organisationNames[0]=BOGAZICI%20UNIVERSITESI&countries[0]=TR&organisationRoles[0]=coordinator&matchAl
üniversitelerin hibe almış avrupa birliği projelerine bakarken denk geldim. boğaziçi üniversitesi 1 tane proje yazmış.

ec.europa.eu&organisationNames[0]=BOGAZICI%20UNIVERSITESI&countries[0]=TR&organisationRoles[0]=coordinator&matchAllCountries=false

2020 erasmus öğrenim hareketliliği için verilen hibe 1 milyon euro. böyle bir üniversite neden ab projesi yazmamış, yürütmemiş olabilir?
0
Tochinoshin
(06.02.21)
Baktığınız yerde her şey yazmıyor olabilir mi? Çünkü yürütüldüğünü biliyorum.
0
pandispanya
(07.02.21)
@pandispanya avrupa birliği'nin erasmus+ projeleri sayfasına bakıyorum. siz nereden biliyorsunuz nereden görebilirim?
0
🌸Tochinoshin
(07.02.21)
Avrupa Birliği'nin birçok fonu var. Baktığınız fon olmayabilir. Çok taraflı projelerin Boğaziçi'nde ortakları da bulunuyor olabilir. Kısacası aramanız yetersiz.

Yine de Türkiye'den çıkan projeler az sayıda. Bunun bir sürü sebebi var. Yüksek öğretim sisteminin temellerinden başlanabilir.
0
evrim halkasi
(07.02.21)
Mesela siz Boğaziçi üniversitesi diye aratmışsınız. Ben bogazici university diye arattım, 5 sonuç çıkıyor. ec.europa.eu&matchAllCountries=false

Üniversitenin yaşamboyu eğitim merkezi var. Bunların Türkçe ve İngilizce kıslatmaları var. Boun, büyem, bullc vs gibi. Belki farklı arama kriterleriyle çıkacaktır ama bir tane, beş tane değil, tonlarca yürütüldüğünü biliyorum. Doğrusuna nasıl ulaşacağınızı bilemiyorum ama bu arama kriteri gerçekçi değil, ona eminim.

Cep telefonundayım, linki düzgün gönderemiyorum kusura bakmayın.
0
pandispanya
(07.02.21)
@pandispanya sizinkilerin koordinatörü boğaziçi üniversitesi değil, eksik yazmışım koordinatörü boğaziçi olan projelere bakıyorum.

@evrim evet sadece erasmus plus projelerine bakıyorum ama jean monnet hibesi alan projeler bile çıkıyor burada. sosyal sorumluluk alanıyla ilgilendiğim için erasmus+ yeterli dedim ama başka sosyal sorumluluk programı varsa onlara da bakarım.
0
🌸Tochinoshin
(07.02.21)
sadece üniversitenin kurumsal kimligi ile degil bölüm ve hoca bazında da proje yapiyorsunuz, hocanın yürüttügü proje parasinin yaklaşık %20'si üniversiteye kaliyor. sadece üniversite ismi ile degil hoca ismi ile de aratmaniz gerekiyor. bildigim kadari ile bogazici türkiye'de en cok ve en yüksek miktarda proje yürüten üniversitelerden birisi.
0
spivak
(07.02.21)
@spivak hoca olarak avrupa birliği'nden hibe alabileceğinizi sanmıyorum, projeyi üniversite yazmış olur ve üniversitenin adı geçer. yanlış mı biliyorum acaba?
0
🌸Tochinoshin
(07.02.21)
boğaziçi'nin sitesine baktım, çok avrupa birliği projesi var ama erasmus+ programında toplam 4 projede bulunmuş ve 1 projenin koordinatörü olmuş sadece.

arastirma.boun.edu.tr

bu da ilginç aslında. tamamen bilimsel projelere odaklanmışlar gibi görünüyor.
0
🌸Tochinoshin
(07.02.21)
Tam olarak neyi ilginç bulduğunuzu anlamadım aslında. Üniversitelerin bilimsel projelere yönelmelerinden daha doğal ne olabilir ki? -bir şey kaçırıyor olabilirim, bütün AB projelerini ve amaçlarını bilmiyorum-

Sizin bahsettiğiniz benim anladığımdan daha farklı bir şey galiba ama hoca olarak AB'den hibe alabilirsiniz. Bilimsel projeleri üniversite değil hocalar yazar. Ama yine de hocaların bağlı bulunduğu kurum belirtilir hibe sayfalarında.
0
evrim halkasi
(07.02.21)
ab projelerinde üniversite adı yazıyor fakat sorumlu hocalar oluyor, ulusal ajans üstünden para geliyor vesaire vesaire...hocada yani. üniversite proje yazıp isteyen gelsin demiyor.
0
passion rules the game
(07.02.21)
(4)

İzmir ekran kartı tamiri tavsiye

conditioned to think i am special
Öncelikle merhaba, Asus Strix serisi r7 370 sahibiyim. Kasayı taşırken HDD yerinden çıkıp ekran kartında bir kondansatörü söktü. Yeniden lehimledim lakin kondansatör bozulmuş, güç verdiğim anda yandi. İzmir'de bu kondansatörü değiştirecek güvenilir elektronikçi tavsiyelerine ihtiyacım var. Foça'da y
Öncelikle merhaba,

Asus Strix serisi r7 370 sahibiyim. Kasayı taşırken HDD yerinden çıkıp ekran kartında bir kondansatörü söktü.

Yeniden lehimledim lakin kondansatör bozulmuş, güç verdiğim anda yandi. İzmir'de bu kondansatörü değiştirecek güvenilir elektronikçi tavsiyelerine ihtiyacım var.

Foça'da yaşıyorum, git gel çok fazla km olduğu için yarın götürüp bir kaç saat içerisinde onarıp teslim edecek bir yer olmalı.

Resimleri ekleyemiyorum telefon uygulamasından.
0
conditioned to think i am special
(04.02.21)
SD bilgisayar sdbilgisayar.com
daha önce de buradan soranlara tavsiye etmiştim, gittiler mi bilmiyorum ama şikayet gelmedi hiç.
sağlam iki kardeş işletiyor. telefon açıp derdinizi anlatın, parça vs lazımsa önden sipariş versinler beklemeyin ya da kendileri yapamayacaksa bile başka bir yere yönlendirirler.
0
halanne
(05.02.21)
Malesef hocam onlar masaüstü PC parçası tamiri yapıyorlarmış. Çankayaya random gidiyorum şuan
0
🌸conditioned to think i am special
(05.02.21)
duyuruda sormustum benzer bir soruyu, nano bilgisayari önermislerdi. cok memnun kaldim. alsancak kibris sehitlerinde tansas in girişinde.
0
spivak
(05.02.21)
@spivak. Aradım şimdi getir yapalım dediler. Teşekkürler önerin icin
0
🌸conditioned to think i am special
(05.02.21)
(1)

Boğaziçi’nde Melih Bulu’dan önceki rektör sorunlu mu ayrıldı?

levent bilgen
Kayyumla gelmesi meselesi önceki rektörün görevden alınıp yerine cebren atanması mı yoksa önceki rektörün görev süresi dolduktan sonra üniversitedeki seçim kültürünü hiçe sayıp atamasının yapılması mı?
Kayyumla gelmesi meselesi önceki rektörün görevden alınıp yerine cebren atanması mı yoksa önceki rektörün görev süresi dolduktan sonra üniversitedeki seçim kültürünü hiçe sayıp atamasının yapılması mı?
0
levent bilgen
(04.02.21)
bir önceki rektör de cumhurbaşkanı tarafından atanmisti, ama üniversite icinden bir hocaydi ve genel gidisata, üniversitenin işleyisine hic müdahil olmamis. görev süresi dolunca bu rektör atandı, akademik yetersizligi bir yana, bu rektörün cvsindeki en ilginc detay aktrol ekibini kuran ve bir süre yöneten kisi olmasi. kendisi söylüyor, gururla anlatiyor yaptigini.
0
spivak
(04.02.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.