Giriş
(14)

en basarili turk tv programlari

antikadimag
tarihin arka odasi, derin futbol gibi yillar sonra bile bazi bolumlerini acip izleyebildiginiz kendini zamana karsi korumus hangi tv programlari var?
tarihin arka odasi, derin futbol gibi yillar sonra bile bazi bolumlerini acip izleyebildiginiz kendini zamana karsi korumus hangi tv programlari var?
-1
antikadimag
(04.09.26)
(bkz: Gerçek Kesit)
0
cosmicstring
(04.09.26)
32. Gün belgeselleri var.

Türkiye tarihiyle ilgili olanlar sıralı tam liste: www.youtube.com

Özellikle 28 Şubat bence kesin izlenmeli.

Bir de Disko Kralı 90'lar gecesi özel bölümü.
+2
himmet dayi
(04.09.26)
müke apla :D

bir trt klasigi, kentler ve gölgeler.
cok hostu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
Uzaklar
Coşkun Aral - Haberci
Can dundar - Aynalar
+2
duster
(04.09.26)
Heberler.

digiturk kanallarından birindeydi bu program. bildiğin zaytung'un tv versiyonu gibi bir şeydi. gündemi, hükümeti vs çok ince alaya alıyorlardı.

Levent Kazak, Mehmet Ali Alabora bir de taklit yapan ünlü bir herif daha vardı.



şimdi merak ettim ve youtube kanalını da buldum;

www.youtube.com

gezi olaylarından sonra bitti tabii. bir tane örnek video :)

www.youtube.com
+1
makbur
(04.09.26)
sanatımızın hatıra defteri (nebil özgentürk)
akşama doğru (seynan levent)
kent yaşam
sınırlar arasında (banu avar'ın çin taraftarlığı olmasa iyi programdı.)
kırılma noktası (ramazan öztürk)

ah! eski türkiye'm... nasıl kaliteli işler vardı...
+1
santimantal
(04.09.26)
dilemma of subscribtionability
(04.09.26)
ekşisözlükteki tipler burda da rahat durmuyor. nerde dipte kalmış kimsenin hatırlamadığı şeyler var gelip yazıyorlar. ben bunları şimdi görmesem hiç hatırlamazdım bile.

bana göre:
bir kelime bir işlem
çarkıfelek
ben bilmem eşim bilir
passaparola
var mısın yok musun
kelime oyunu
-1
plastic_angel
(04.09.26)
ali kirca'nin siyaset meydani iyiydi. daha da eskiye gidersek "bir baska gece" derim.
turk televizyonlarini televole oncesi ve sonrasi olarak ayirmak lazim, oncesi fena degildi.
0
cooperr
(04.09.26)
Saadettin Teksoy programları. Birkaç program yaptı, isimlerini net hatırlamıyorum.
Siyaset meydanı ve ceviz kabuğu da son zamanları hariç güzel programlardı.
0
runaway
(04.09.26)
(bkz: oradaydım)
0
10551037
(04.09.26)
Dönüp izlenecek bi niteliği yok ama okuyunca aklıma gezelim görelim geldi ne hikmetse çöplüğe dönmüş hafızamın derinliklerinden çıkıverdi adeta :d
+1
niyazi mısri
(05.09.26)
Ibo şov
+1
primetime
(8 saat)
dilemma of subscribtionability
(6 saat)
(9)

Sizi Vuran Şarkılar

kendimefotograflarim
Daha önceden dinlediğiniz bildiğiniz, herhangi bir ortama girdiğinizde duyunca sizi vuran anlık olarak ortamdan koparan şarkılar var mı? Ben yorumcularıyla beraber birkaç örneğimi aşağıda yazıyorum.Cem Yıldız-Koyu KaraGökhan Özen-Duman GözlümMustafa Oruç-Sen Kimseyi Sevemezsin
Daha önceden dinlediğiniz bildiğiniz, herhangi bir ortama girdiğinizde duyunca sizi vuran anlık olarak ortamdan koparan şarkılar var mı? Ben yorumcularıyla beraber birkaç örneğimi aşağıda yazıyorum.

Cem Yıldız-Koyu Kara
Gökhan Özen-Duman Gözlüm
Mustafa Oruç-Sen Kimseyi Sevemezsin
0
kendimefotograflarim
(04.09.26)
Nazan Öncel Beni Hatırla giriş
Sezen Aksu Her Şeyi Yak giriş
Ok etkisi
-4
arbre
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
Herhangi bir ortama girdigimde denk gelmiyorum ama her dinledigimde vurur

Dream theater - space dye vest

Dream theater in diger sarkilari gibi dinamik de olmadigi icin ayri bir yeri var. Solist ya da gitarist bosanirken yazmis. Bence duygular cok iyi hissediliyor.
0
Purple life
(04.09.26)
Moby - porcelain
Levent yüksel - yas
0
duster
(04.09.26)
Benim de ilk aklıma gelen Dream Theater - Space Dye Vest oldu ama daha vurucusu bence Duman - Haberin Yok Ölüyorum

edit: tabii bir de Anathema - One Last Goodbye var. Vefat eden anneleri için yazmış Cavanagh kardeşler.
0
himmet dayi
(04.09.26)
Mor ve Ötesi - Cambaz.
0
mutekebbir
(04.09.26)
İncesaz - Firar (dışarıda hiç duymadım allahtan, ağlarım yoksa)
Madrigal - seni dert etmeler
0
ekimoloji
(04.09.26)
Shape of my heart
0
üğpoıuy
(04.09.26)
Sting - Fragile
0
santimantal
(04.09.26)
(7)

yabanci sarkilarin melodisini kopyalayanlar

antikadimag
benim aklima gelenler erkin koray, sezen aksu, yeni turku. baska kimler var boyle arap veya balkan ulkelerinden melodiyi alip uzerine soz yazan?
benim aklima gelenler erkin koray, sezen aksu, yeni turku. baska kimler var boyle arap veya balkan ulkelerinden melodiyi alip uzerine soz yazan?
0
antikadimag
(04.09.26)
banach
(04.09.26)
haluk levent aushduasda
+1
baldur2
(04.09.26)
ajda pekkan'in neredeyse tüm repertuari.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
aslinda merak ettigim oraya muzik yerine kendi adini yazan uckagitcilar. erkin koray'in boyle oldugunu biliyorum. ama aranjman olarak muzige referans verdilerse sorun yok.
0
🌸antikadimag
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
www.instagram.com

bu kişi hesabında sürekli karşılaştırmalı olarak paylaşıyor. ama tabii kim albümde orijinal besteden aldığını belirtmiş kim belirtmemiş o konuda bir bilgi vermiyor.
0
oldtimer
(04.09.26)
nükhet duru - nerde
hümeyra - beyhude
candan erçetin - yalan, neden
0
santimantal
(04.09.26)
(21)

AI Sonrası Duyurunun İşlevi

kendimefotograflarim
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1

yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
AI çoğu konuda güvenilir değil.
+3
cosmicstring
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.

Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂

Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum.
bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı.
burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.

bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.

Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak.
Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar.
Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.

yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.

duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.

dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.

haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur?
onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1

El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım.
Bu yüzden hala seviyorum burayı.
Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
0
peki madem
(04.09.26)
(13)

toplu tasima adabi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarin
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarina da cantalarini oturtuyorlar. siz bir sey söyleyene kadar da asla ama asla o cantalari kaldirmiyorlar. yani vagon resmen balik istifi, ayakta yasli insanlar, cocuklular falan var ama beyefendi, hanimefendi o cantasini cekmiyor asla. illa ve illa sizin oturabilir miyim demeniz gerekiyor. dalginlik halinden bahsetmiyorum.

nedir bunun mantigi? mallik mi desem, toplum icinde yasamayi bilmemek mi desem, bireycilikten kafayi siyirma mi desem? bireycilik de diyemiyorum cünkü avrupa'da her yerde böyle degil. bu sebeple bazi insanlarin baska insanlardan uyari almayi sevdigini düsünmeye basladim. mesela paris'te böyle degildi. metroda, millet vagon dolunca giristeki koltuklardan kalkip koltuklari kapatiyordu ki daha cok insan binebilsin ama avusturya'da resmen "malsin galiba canim" bakislari altinda elalemden uyari yemeye bayiliyorlar. her gün mü olur? evet, her gün oluyor.
ben, kimseden "cantani cek" bile olsa laf isitmek istemem mesela. baktim tren biraz dolu, cantami kucagima alirim. türkiye'de de hatirladigim kadariyla bu konuda insanlar oldukca titizdi. hatta ayakta dururken sirt cantasini bile cikarttiriyorlardi. hatirladigim gibi degil miydi yoksa? türkiye'de nasildi bu konular?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.26)
dogru tespit, dogru cevabi da kendin vermissin zaten.
0
baldur2
(02.09.26)
haklısın ama en azından oturabilir miyim deyince kibara kalkıp yer veriyorlar.
0
iwillsee
(02.09.26)
Benim de dikkatimi cekti. Burada en azindan kalabalik oldugunda canta koyma isi epey azaliyor. Bazen musait de olsa ayaktakiler kimsenin yanina oturmuyor. Tamamen bos ikili veya dortlu oturma yerleri varsa asla dolu olana gitmiyorlar vs. Bahsettiginiz gibi bir cesit bireyselcilik olsa gerek.
0
mbond
(02.09.26)
biri oturursa diye rahatımdan ödün vermektense oturmak istendiğinde çekmek daha mantıklı geliyor. new brunswick - new york arası 2-3 ay sürekli tren kullandım, orada da benzer durum vardı.
0
yap desem yapmazsin he
(02.09.26)
Bence bu kişisel konfor olayını aşıyor bir tık. daha ilerisi biri sorsa da çantayı kaldırmamak bu mantıkla. Binerken bir kişilik para verip binen 1 kişilik alan kaplayabilmeli bence.fazlası lüks.
+1
denizciman
(02.09.26)
Aynen ben de ilk taşındığımda çok tuhaf bulmuştum ve aşırı sinir ediyordu. Redditte falan da benzer sorular vardı, orda çoğu kişi de amma büyüttünüz çantanı çek desen çekerler falan yazmıştı. Ondan beri adet böyle demek ki diye çek diyorum ben de :D Ama bunu hep z kuşağında gördüm burda Avrupada ve hala mallık olduğunu düşünüyorum.
+1
truf
(02.09.26)
20 yılı aşkın süredir İstanbul'da toplu taşıma kullanıcısıyım, oldukça tecrübeli olduğum söylenebilir.

Bu dediğiniz şeye aşırı dikkat ederim, İstanbul'da dikkat etmeyen de görmedim diyebilirim. Araç boşsa ben de yan/karşı koltuğa çantamı koyabilirim ancak özellikle otobüs için konuşuyorum, görebildiğim kadarıyla ikili koltukların tümünde bir koltuk doluysa, yani otobüse binecek ilk kişi herhangi birinin yanına oturmak zorundaysa, çantamı anında kucağıma alırım.

Sizin tanık olduğunuz durum bence bir terbiye ve empati eksikliğine işaret ediyor. İstanbul'da hala hasta/yaşlı/hamile/ihtiyaç sahibi yolculara, bu yolcular henüz bir şey söylemeden oturan yolculardan birkaçı anında yerini teklif ediyor. Sadece metrobüste bir kere terbiyesizin tekine denk geldim, yaşlı biri rica etmesine karşın yer vermemişti ve pişkin pişkin "Yer vermek zorunda değilim." diye sırıtarak zırvalamıştı, ardından çevresindeki yolcuların büyük kısmı tarafından sözel olarak çok sağlam linç edilmişti.
+1
10551037
(02.09.26)
Ingiltere'de Thameslink trenleri gibi bazi hatlarda var bu durum. Genelde beyaz yaka bencil tipler yapiyor, cantasini, posetini, montunu koyuyor. Oturmak istediginde sozlu olarak dile getirmese de "ciddi misin ya, o kadar dustun mu? kac durak gidicen ki zaten, koca trende beni mi buldun" tarzi bakislar, hareketler yapiyor, zoraki yer aciyor sana. Cok kisi de tenezzul etmiyor zaten oturmaya. Karsilikli koltuklarda bos yer varsa oturulur, tek kisi dolu koltuklar bos kalir genelde ikinci kisi gelmez, asiri kalabalik durumlari yoksa.

Ha oturmazsa ölecek hastalığı bir bizim insanımızda var. Avrupa'da insanlar oturmaya bu kadar hevesli değil ya da çaktırmıyorlar.
+1
freedonia
(02.09.26)
Şöyle bir şey mi acaba mesela Türkiye'de bunlar yaşanmaz. Çünkü hem empati var hem de sen yanındaki koltuğu da çantana ayırsan ya ayiplanirsin ya yadirganirsin ya da kavga çıkmış olur. Ama belki yurtdışındakiler için bu bizim düşündüğümüz gibi bir şey değil alelade bir konudur. Hani o kadar dert etmiyolar ki biri onları uyarsa o an aksiyon alıp hayatlarına devam ediyor üzerine düşünmüyorlardir. Yani onlarda bence şimdi başkasının yerini mi işgal ettim biri bir şey der mi gibi cekinceler yok. Açık iletişim o kadar. Biz ise o kadar çok hem kendimiz hem başkaları için her şeyi düşünüyoruz ki. Zaten kültürümüze de yansıyor.
0
egerbiryolcu
(02.09.26)
ben de cok yasiyorum. hic bisey soylemeden cantayi kenara itip cat diye oturuyorum. bisiler eveleyip gevelediklerinde ofkeli bir bakis atiyorum. bireysellikse al sana bireyselligin allahi.
0
buenosdias
(03.09.26)
İstanbul’da metroda iki koltuğu ortalayıp oturan gevşekler oluyor. Nazik bir dille mabadını tek koltuğa sığdırmalarını söylemek gerekiyor bu tiplere.
+1
auroraaurora
(03.09.26)
benim burada trenden trene adap değişiyor; metroda yer veren daha çok oluyor, kalabalık oluştukça kalkıp yer açanlar/teklif edenler oluyor ama suburbler arası çalışan trenlerde insanlar doğal olarak başta yayılıyorlar, ancak birisi gelirse çantasını çekiyor. bu da gidilecek mesafeye göre şekilleniyor bence. mesela @yap desem yapmazsin'ın bahsettiği treni 3 yıl sık kullandım ve o hat genelde çift katlı büyük trenlerle yapılıyor ve genelde boş gidiyor. insanlar yayıldıkça yayılıyor ama kimse de --eğitim seviyesi çok düşük değilse-- gerektiğinde "yok kardeş çantamı çekemem" demiyor. burada her tren tipinde eğer kalabalıksa sırt çantanı sırtında taşıyamazsın kuralı var. daha çok insan binebilsin diye.
+1
eileengray
(03.09.26)
istanbul'da insanlar kendinden anlayıp genellikle koltuğu boşaltır. ama bazen "affedersiniz, buraya oturabilir miyim?" demek zorunda kalabiliyoruz. birkaç kez psikolojisi bozuk insana denk geldim. neredeyse saldıracaklardı. böyle durumlar da olabiliyor.
0
santimantal
(04.09.26)
(5)

Klasik deri ayakkabı giyebiliyor musunuz?

runaway
Bir ortamda giymek zorunda kaldığım için 1 gün giydim. Ayaklarım yara içinde kaldı. Bunu her gün giyenler nasıl dayanabiliyorlar?
Bir ortamda giymek zorunda kaldığım için 1 gün giydim. Ayaklarım yara içinde kaldı. Bunu her gün giyenler nasıl dayanabiliyorlar?
0
runaway
(18.08.26)
Bir sneaker kadar rahat olmayabilir ama kaliteli bir deri ayakkabı da gayet konforludur ve normal şartlarda herhangi bir soruna sebep olmaz. Ayakkabınızla ilgili bir sorun olmasın?
0
salihdt
(18.08.26)
Markasız ve kalitesiz deri ayakkabılar yara yapıyor maaelsef. Muhtemelen iç kısmı deri deri değil o yüzden. Dockers-gerli günlük deri ayakkabı giyiyorum normal spor ayakkabıdan daha rahatlar.
0
HellKeePer
(18.08.26)
Spor ayakkabıya alışınca klasik ayakkabı çok sert geliyor. Ama alışıyor ayak bir süre sonra, ayakkabı da yumuşuyor zamanla.

Benim ayakların altı düz ayakkabıyı sevmiyor, spor ayakkabılar topuk dikenine neden oluyordu.

Tabanının arkası yüksek ayakkabılar ayağıma geliyor, bu yüzden tamamen klasik şeylere geçtim. İlk başta yordu ama ayaklarım iyileşmeye başladı. Görünümü klasiğe yakın süet ayakkabı tercih ediyorum. Hem fazla sert değil hem de spora yakın görünüm olarak.
0
santimantal
(18.08.26)
markali deri ayakkabilar da yara yapiyor. pikolinos, clarks, carmina, blundstone gibi markalardan bircok deri ayakkabim var. clarks haric her biri istisnasiz olarak ilk giydigimde yara yapti. clarks da bence ayakkabinin modelinden ötürü yara yapmadi ama bazisi ilk giyimden sonra ayagin formunu aldi, bazisi 5-6 giyimden sonra. hatta entry'm bile var bu konuda: eksisozluk.com
ingilizcede bir tabir var, to break in a shoe diye. ayagin formunu almali ayakkabi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.08.26)
deri yapisi geregi ilk basta serttir ama zamanla ayaginiza alisir. yani deri ayakkabilar zamanla konforlu hale gelir. ilk basta hep serttir. bazi deriler ornegin ceylan derisi yumusaktir. veya bazi deriler tumbled denen bir islemden gecirilerek yumusatilir. ama genel olarak deri klasik ayakkabi ilk basta konforlu degildir. surekli giyerseniz ayaginiza gore kivrimlanir. ve en mukemmel malzemedir ayakkabi icin.
0
antikadimag
(18.08.26)
(16)

Mahalle baskısı

denizkenarısandalye
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı. Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…
30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı.
Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz ya o bekar ekipten ilk sen gidersin sanıyorduk sen nasıl kaldın ya kimse yok mu ehehehehe filan dedi. Ben şu an büyük dert etmiyorum ama bunlar hep böyle densiz konuşacak mı? Şimdi keyifliyim de 35ime geldiğimde aile kurma çocuk isteği falan ağır basabilir o zaman böyle densiz laflar duyarsam herkesle arayı bozarım. Bu en basit laflardan biri bu arada. Yakınlarımdan gelenler çok sıkmaya başladı. Süslenip hazırlanıyorum mesela, sen süsleniyorsun da n’oluyo. Bak görüyorsun elalemi dimi filanlar sjdhsjsjdj. Bana tuhaf ve komik geliyor şu an ama büyük ihtimalle ben çirkinleşirim. E sen memnun değilsin ya kocandan filan derim çatçat söylerim yüzlerine. Yakınlarla aram bozulmasın da iş yeri çok önemli değil. Nasıl baş ediyoruz bununla? Çatışmak mı lazım sessiz mi kalalım?


Bir de unutmuşum ekleyeyim. Herkesin bi beğeni algısı vardır. Tanımak istemek için önce bir beğenmek de gerekiyor. Yakınlardan da ya aslında bizim Ahmet var sana ama diye göstermeye başladılar :D Ahmet hiç tipim değil. Asla beğenmeyeceğim bi tip yani. Ben 7ysem Ahmet 4 filan. Noluyoruz ya :) ters tepki versem bi dert vermesem içimde kalacak. hayatında biri olmayınca ilgilenen de yok sanıyorlar sanırım. Evlenmekse olay yarın evlenelim ama bu basit hayatların baskılarıyla uğraşamayız.
+2
denizkenarısandalye
(17.08.26)
Bekar kaldığın sürece bu davranışlara maruz kalacaksın malesef. Herhangi bir meziyete sahip olmadıkları için o boktan hayatlarının nispetini yapıyor zavallılar. Ben halimden memnunun de geç, bir süre sonra sönecek bu davranış.
+8
Simrug
(17.08.26)
bence şimdiden kötü etkilemeye ve kırmaya başlamış bu durum sizi.

böyle şeyler söylediklerinde gülmek yerine "özel hayatım ve ne zaman evleneceğim beni ilgilendirir. evlenmiş olmak için evlenmek isteseydim birini bulurdum. acele etmeye gerek yok. mutlu olmak için bir erkeğe ihtiyacım yok." diyip ağızlarının payını verin susturun. ortam gerilirse gerilsin. bir kere gerilir geçer. elli kere canınız sıkılacağına bir kere gerilin.

eğer şimdi sessiz kalıp durursanız bu sinir ve alınma içinizde birikir. ciddi anlamda kafaya takmaya başladığınız anda da biri bu lafı ederse, tüm bu birikmişle aniden patlayabilirsiniz. daha kötü olur yani.

-----

ben de 30 yaşında bir kadınım. evlenmek istemiyorum. 2 kedim var. sevgilim de var ama evlenmek istemiyorum. beraber yaşamak dahi istemiyorum. sadece yılda 1 bile görmediğim babam tarafı akrabalar söyler böyle şeyleri, "istemiyorum evlenmeyeceğim" diyorum direkt. bir de dayım şakayla karışık takılır, ona da aynı şeyi söylüyorum. bir kez de iş arkadaşım demişti, evliliği gereksiz buluyorum demiştim. çocuk istemiyorum, evlenip ne yapacağım? başıma bela mı arıyorum? aramıyorum. :d
+7
art cat chocolate
(17.08.26)
Insanlar ne kadar densiz. Tepkinizi kibar bir sekilde belli edin bence. Kötü niyetten değil de mal olduklari icin yapiyorlar büyük ihtimalle.
+4
Purple life
(17.08.26)
Yaş 33 erkek.
Yeni başladığım iş yerinde kısa sürede çokça duydum benzeri şeyler.açıkçası "üzülmek,sıkıntı yapmak" manasında takmıyorum ama neticede sözün bir manası var.zaman geçiyor,gençlik geçiyor ve her şey zamanında yaşanmalı,bu sözleri de bu bağlamda bir hatırlatma olarak alıyorum şahsen. Ha canım isterse punduna getirip ters laf da söylerim,o anki halime göre artık.
Kısa özet;kırılmayın,bu lafları boşlamayın da. düzeninizi kurmaya/devam ettirmeye çalışın.
+3
denizciman
(17.08.26)
Sizinle aynı durumdayken sürekli annemden ve teyzemden benzer şeyler duyuyordum. Kendi ailem yine neyse de teyzemin bomboş ve aşırı huzursuz, gergin, son derece gereksiz bir evliliği vardı. Sonunda bir gün 'siz evlendiniz de ne oldu?' deyiverdim. Sonra bir daha bu lafları duymadım. Bazen gerçekten tepki vermek gerekiyor ne yazık ki insanlar sınır bilmiyor.
+4
amelie poulain
(17.08.26)
Niye sinirleniyorsun ki, gul gec. Bakiyorum de, olabilir de, insallah de, benim de aklimda de. Bu tip sorulari duymak istemiyorsan odandan cikma.
0
baldur2
(17.08.26)
Ablacım evlen bence sen 35 i bekleme.
+5
Cezcez
(18.08.26)
istediğiniz zaman evlenin isterseniz hiç evlenmeyin ancak 35 yaşında evlenmeyi planlıyorsanız o biraz riskli. bugün 4/10 luk 35 yaş erkek arkadaşa 7/10’luk 37 yaş kadını tanışmaları için önerdik sırf yaştan olmaz dedi. başka bir arkadaşta aynı durumda idi her neyse maalesef günümüzde hala da kadının yaşı çok önemseniyor 35 geç
olabilir.
-4
homohominilupus
(18.08.26)
haddini bilmeyen insanları zaten uzaklaştırın etrafınızdan. hiçbir faydası olmayacak eminim. ayrıca şu an bu kadar takıyorsanız ilerde bunun sıkıntısını çok çekersiniz. yılanın başını küçükken ezin derim. yoksa anksiyeteye bağlar bu ileride.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(18.08.26)
Geçenlerde aynı konuda Çinli bir kadının videosu viral olmuştu. Kadın 35 yaşında iyi eğitimli genel olarak hayattan ne istediğini bilen ve yalnızlığı kötü ilişkiye tercih eden birisi olarak tanımlıyor kendisini. Çevresi evlenmesi konusunda baskı yapıyormuş ve ailesi de dahilmiş bu baskıya. Hatta ailesi 50 yaşında birisi ile tanışmasını önermiş, çevresinden ziyade ailesinin böyle bir teklifle gelmesine ne kadar içerlediğinden bahsediyordu.
30+ kadınlar olarak bu baskıyı dünyanın birçok yerinde hissedeceğiz, sadece yaşadığımız yer değişecek yaşadıklarımız aynı kalacak. İşte bu noktada sizin kendi sınırlarınızı korumanız gerekiyor.
Gerekirse bazı insanlarla aranızın bozulmasını önemsemeden ‘bu benim hayatım, benim tercihlerim, doğru veya yanlış bildiğim yoldan yürüyorum-yürüyeceğim’ deyip bunu gösterebilmeniz de gerekiyor davranışlarınızla.
Şu an duyuruda bile, hatta cevaplarda dahi kendinizi kötü hissettirecek söylemler var. Ben senin iyiliğini düşünüyorum demek sınırlara dokunmak anlamına gelmiyor, öneri/deneyim adı altında alttan alttan ‘bak geç kalıyorsun, yaşın gecikince olacaklar ortada’ demek mahalle baskısının bir başka çeşididir bana göre.
Sorunuza cevap bazıları ile çatışmak gerekiyor, birkaç defa -hatta çoğu zaman bir defa yeterli oluyor- net bir şekilde sınırınızı korursanız geri adım atacaklardır.
Sadece arkanızdan konuşmalar daha artacaktır, zaten yüzünüze diye arkanızdan konuşuyordur, dozu artar.
+1
umutt
(18.08.26)
35 yaşıma basmak üzereyim 33 yaşımın sonuna doğru evlendim. genelde bu tarz patavatsız yaklaşımlara agresif tepkiler sergilediğimden ötürü genel olarak evlen tarzı bir baskı ile karşılaşmadım.

arkadaş çevresinde genel olarak evlilik meselesi arkadaşlığı korumak amaçlı açılıyor. neden bilmiyorum kişiler evlenince istisnaları haricinde toplum bekarları dışlamaya başlıyor, genel olarak her şeye çift olarak katılmaya meraklı olmaya başlıyorlar. ben de mesela evli olmama rağmen çift olarak etkinliklerden çok rahatsız oluyorum sırf arkadaşımın eşi diye ya da eşimin arkadaşı diye birlikte sosyalleşmek zorunda değiliz. bu şekilde de çok fazla evli arkadaşımı kaybettim, özellikle eşleri benimle takılmalarına anlamsız bozuluyorlardı.

ben 7'liğim bana 4'lük önerdiler meselesine gelince; burası türkiye, istisnaları haricinde 8-10'luk tiplerin saf olanları eğitim hayatları bittiği gibi daha 20'lerinin ortasında kapatıldı. geriye kalan istisna olanlar ve ortalama tipler de 30'larına doğru yavaş yavaş evlenmeye başladı, ciddi ilişkilere girdi. gerçekten 7'likseniz ve görünüş olarak kendi seviyenizde ve üstünde bir erkek arıyorsanız ve üstüne de o erkek yaşının gerektirdiği gibi ekonomik bağımsızlığını da kazanmışsa beni istediğiniz kadar eksileyin ama burada da hipergami devreye girer zaten o erkeğin tanıştırılması gerekmez, bir şekilde tanışırlar :) bir hayat kurmak aile kurmak için ilgilenmekle sosyal olarak, cinsel olarak ilgilenmek bambaşka kategorilere kayıyor.
0
denizgonen
(18.08.26)
Avrupa'da bile bu baskı var.. Evli ve çocuklu değilsen kör topal gibi bir şeysin.
+1
Kahvedesu
(18.08.26)
Kuaförüm elli yaşlarında ve hiç evlenmemiş biri. Müşterileri bile bizim bir tanıdık var sana yapalım tarzında konuşuyor, düşünün bir de kendi çevresi neler söylüyordur.
Herkes bi çöpçatanlık, müdahale etme peşinde. Keza bu çocuk için de geçerli yarın bir gün evlenirsiniz çocuk ne zaman? Çocuğu yaparsınız ikinci ne zaman? Vs vs milletin başkasının hayatına burnuna sokma merakı bitmez. Ya tersleyeceksiniz çeneleri kapanacak ya da he he diyip geçeceksiniz.
+2
ekimoloji
(18.08.26)
40 k olarak söylüyorum, aynı şeyleri yaşadım. bunlar 2-3 seneye ya çocuktan şikayet etmeye başlarlar ya da abi en iyisini sen yaptın bekar kalmak lazımmış diyip patır patır boşanmaya başlıyorlar:) sen yine evlenmiş olmak için evleniyim, bulun birini geyiğini yap ama biraz dayan 2-3 seneye zaten muhabbet eskiyecek.
+1
sirkelimon
(18.08.26)
mahalle baskısı tarafı da var ama insanımızın kıroluğu, kasabalılık zihniyeti. onlara ne başkalarının hayatından? ülke enerji vampirleriyle dolu. hadleri olmayan şeyleri konuşmalarına asla izin vermeyin. tavrınızı koyun. hiç acımayın. özel hayatınızın yalnızca sizi ilgilendirdiğini söyleyin. haddini bilmemekte ısrar edenlerle iletişimi kesin, kesmek mümkün değilse en aza indirgeyin. görgüsüz insanlara pirim vermeyin.
benim yaşım 43. akrabalarım bana, evlenmiyorsun, demek ki birtakım sorunların var, imasında dahi bulundular. iletişimi en aza indirgedim. beni hak etmiyorlar demek ki. iyi ki el alem ne der diye evlenmemişim. hâlimden çok memnunum. evliliğe ihtiyaç duymuyorum. olur da bir gün hazır hissedersem ve canım isterse evlenirim. kimseyi ilgilendirmez.
+1
santimantal
(18.08.26)
Bazı insanlar istemiyorum dan anlamıyorlar. Herkes evlenmeli zihniyeti. Evlenmemiş arkadaşım böyle soranlara sponsor olun evleneyim diyordu
0
pembediken
(18.08.26)
(5)

Yolculuk esnasında izlemelik dizi/film/podcast

iwillsee
önerileriniz var mı..özellikle uzun tren yolcukları, havalimanı beklemeleri ve uzun uçak yolculukları boyunca zamanı geçirmek için önerileriniz varsa alırım bi dal..aşırı detay yorucu değil de biraz kafa rahatlatıcı eğlenceli olabilir..
önerileriniz var mı..özellikle uzun tren yolcukları, havalimanı beklemeleri ve uzun uçak yolculukları boyunca zamanı geçirmek için önerileriniz varsa alırım bi dal..aşırı detay yorucu değil de biraz kafa rahatlatıcı eğlenceli olabilir..
0
iwillsee
(17.08.26)
Peep show
0
duster
(18.08.26)
Meksika Açmazı ilerledikçe baya keyifli hale geliyor. Duruyorsa cahil köpekler dicem ama önermeye de utanıyorum. Ali İhsan Varol'ın değeri bilinememiş eseri "Kelimenin Ham Anlamıyla" ise anlatılmaz yaşanır
0
fatihdr
(18.08.26)
The last airbender animasyon dizisi iyi gider, 20 dakika her bölüm ve naif bir dizi.
+1
kendimefotograflarim
(18.08.26)
Merdiven Altı Terapi poscastini ben seviyorum. Deneyebilirsiniz.
0
santimantal
(18.08.26)
youtube’da jet lag the game’e taktim bu aralar. avrupa’da, japonya’da ya da abd’de buyuk olcekli saklambac, tag, territory control oynuyorlar. bir is yaparken yanda izlemelik.
0
eileengray
(18.08.26)
(7)

Toplu taşımada yandaki kişinin sürekli kıpırdaması

Unde bach canim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
+1
Unde bach canim
(17.08.26)
Evet böyle tipler var ben de ayar olurum
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
Bahsettiğin kadar rahatsız edici değil, herkes de her şeye her an tahammül edebilecek halde olmayabilir.
0
yaren
(17.08.26)
Dün öyle birine rastladım. Sabrımın sonuna beş kala az ilerde bir yer boşaldı, yer değiştirdim.
0
Mirket
(17.08.26)
Bunu bana yapan hemcinsim ise bende olduğum yere yayılarak kendisini rahatsız etmeyi tercih ederim
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
Benim tahammülüm yok hemen yer değiştiriyorum yer yoksa bile ayağa kalkıyorum
0
Hallegadola
(17.08.26)
toplu taşımada maalesef böyle çok rahatsız eden var. bazen çocuklarına sahip çıkmıyor yetişkinler falan... hiç kendimi sıkıntıya sokmuyorum. direkt kalkıp en uzak köşeye geçiyorum.
0
santimantal
(18.08.26)
ben biraz diş sıkıp, devamında uyarıyorum. genelde çeşit çeşit çemkirmeyle karşılaşıyorum ama toparlandıkları için sorun kalmıyor.
0
lil siztah
(18.08.26)
(2)

Gürültü şikâyetimi çözmeyen Belediye'yi Kamu Denetçilik Kurumu'na şikâyet edeceğim. Belediye'nin ses ölçümü en fazla kaç ay önce yapılmış olmalı?

santimantal
Ses ölçümü 3 yıl önce yapılmıştı.Belediye'den o ölçüm sonuçlarını talep edip KDK'ya sunsam kabul edilir mi?
Ses ölçümü 3 yıl önce yapılmıştı.
Belediye'den o ölçüm sonuçlarını talep edip KDK'ya sunsam kabul edilir mi?
0
santimantal
(17.08.26)
Pes etme de değil de bu ülkede bu şikayetlerden sonuç almak çok zor, bu yüzden ben bıraktım diyeyim. Şikayet falan boş işler. Polisi ararım belediye bakıyor der, belediyeyi ararım zabıta birimlerine yönlendirir, orası tekrar belediyeye, burası tekrar polisi arayın, o belediye, bu büyükşehir orası zabıta derken bende kayış koptu. En son bi görevli(!)’yle telefonda kavga ederken buldum kendimi ve her şeyden vazgeçtim.

Hoparlör aldım, gürültü olursa açıyorum mezdeke falan dinliyorum, tavsiye ederim.
0
Improbable
(19.08.26)
@Improbable,
Anliyorum. Ben de yasadim. Annemlerin bodrumuna oto kaportaci acmislardi. Şikayet etmedigim yer kalmadi. Ama en sonunda biraktilar.
Şimdiki olayda ise mahkemeye vereceğim ve tazminat davası acacağım. Hicbir işe yaramayacak olsa bile kararlıyım.
0
🌸santimantal
(19.08.26)
(9)

çocuğa vurmamayı, sıkmamayı öğretmek?

eisberg
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psik
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psikologlardan gördüğüm birkaç yöntem daha denedim (acıtmadan yap vb.) ama işe yaramadı. geçen canım o kadar yandı ki bende biraz sertçe makas aldım bu sefer de ağladı, üzüldüm. bunu çözenler nasıl başardı? sadece bu da değil, eşyaları fırlatma, koşma vs. türü şeyler için de geçerli.

Teşekkürler
0
eisberg
(17.08.26)
Merak ettiğim için Gemini'a sordum.
Yanıtı şöyle:

2.5 yaş, nam-ı diğer "korkunç ikiler" (terrible twos) döneminin tam ortasıdır. Yaşadığınız çaresizlik, acı ve sonrasındaki vicdan azabı inanın çok tanıdık; birçok ebeveyn veya bakım veren bu yollardan geçiyor.

Öncelikle can havliyle verdiğiniz o anlık tepki (sertçe makas almak) için kendinizi yıpratmayın. Üzülmeniz çok insani ve bu durum size ne yapmamanız gerektiğini de net bir şekilde göstermiş oldu. 2.5 yaşındaki bir çocuğun beyninde dürtü kontrol merkezi henüz gelişmemiştir. Vurması, çimdiklemesi veya eşya fırlatması onun "kötü" olduğunu değil; yoğun duyguları, sınırları veya enerjisini nasıl yöneteceğini henüz bilmediğini gösterir.

Şu ana kadar denediğiniz yöntemlerin neden işe yaramadığına ve durumu çözenlerin nasıl bir yol izlediğine adım adım bakalım:

### Neden İşe Yaramadı?

* **"Bu doğru bir hareket değil" demek:** 2.5 yaşındaki bir çocuk için çok soyut, uzun ve didaktik bir cümledir. O anki dürtüsünü durduracak netliği taşımaz.
* **Bağırmak:** Çocuğun sinir sistemini daha da tetikler. Ya korkup ağlamasına ya da olayı bir "güç savaşı/oyun" sanarak davranışını artırmasına neden olur.
* **"Acıtmadan yap" demek:** Çok kafa karıştırıcıdır. 2.5 yaş, şiddetin dozunu ayarlayamaz. Sınır ya vardır ya yoktur.
* **Misliyle karşılık vermek:** Çocuğun kafasında "Demek ki sinirlenince veya canım isteyince fiziksel güç kullanmak normalmiş, bak büyükler de yapıyor" algısı yaratır.

---

### Çözenler Nasıl Başarıyor? (Pratik ve Etkili Adımlar)

Bu yaş grubunda temel kural **az laf, net eylem**dir.

**1. Fiziksel Olarak Engellemek (İlk Saniye Müdahalesi)**
Çocuğun elini kaldırdığını veya çimdik atacağını anladığınız an (veya ilk vuruşunda), ellerini veya kollarını **nazik ama çok sıkı/kararlı bir şekilde** tutun. Vurmasına veya çimdiklemesine fiziksel olarak engel olun.

**2. Kısa, Net ve Duygusuz Bir Uyarı**
Göz teması kurun ve sesinizi yükseltmeden, gayet ciddi bir tonda sadece şunu söyleyin:

* *"Vurmak yok. Canım acıyor."*
Başka hiçbir açıklama yapmayın. Uzun uzun nasihat etmeyin.

**3. Doğal Sonuç Yaratmak (En Etkili Adım)**
Kucaktayken size zarar veriyorsa, onu **anında** kucağınızdan indirin.

* *"Bana vurduğun/canımı yaktığın için seni kucağımda tutamam."*
Çocuk burada çok net bir sebep-sonuç ilişkisi kurar: "Can yakarsam, kucak biter." Ağlayabilir, sinirlenebilir; bu tepkisine alan tanıyın ama kararınızdan dönüp onu hemen tekrar kucağınıza almayın.

**4. Eşya Fırlatma ve Koşma İçin: Alternatif Sunmak (Redirection)**
2.5 yaş çocuğu "yapma" kelimesini pek duymaz, sadece eyleme odaklanır. Enerjisini kanalize etmeniz gerekir.

* **Fırlatma:** Kumandayı veya bardağı fırlattığında elinden alın. *"Kumanda fırlatılmaz, kırılır. Eğer bir şey fırlatmak istiyorsan, al bu yumuşak topu fırlat."* Gerekirse o an atabileceği nesneler dışındaki şeyleri ortadan kaldırın.
* **Koşma/Zıplama:** Tehlikeli bir yerde koşuyorsa durdurun. *"Evin içinde yürüyoruz. Koşmak istiyorsan seni parka götürebilirim ya da koridorda koşabilirsin."*

**5. İstikrarlı Olmak**
Bu yöntemleri bir kere denediğinizde mucizevi bir şekilde vazgeçmeyecektir. Sınırlarınızı test etmek için aynı hareketleri defalarca yapacaktır. Annesi, siz veya evdeki diğer herkes **aynı kelimelerle, aynı netlikte ve aynı sakinlikte** tepki verirse (örneğin herkes kucağından anında indirirse), davranış birkaç hafta içinde sönümlenmeye başlar.

Bu tür fiziksel taşkınlıklar genelde uykusuzluk, açlık, aşırı uyarılma (çok fazla ekran/gürültü) veya ilgi ihtiyacı hissettiği spesifik anlarda mı ortaya çıkıyor, yoksa günün her saatinde tamamen rastgele mi gelişiyor?
-2
santimantal
(17.08.26)
geçici bir dönem.

bağırmayı çocuk anlamaz.

sabırla yapmamasını söylemeniz gerekli.

bazen çocuklar cezadan daha iyi anlayabiliyor, yaptığında en sevdiği oyuncaklara erişim vs. kısa süre kısıtlanabilir. uzun olunca oyuncağı bile unutur zira :)

önce uyarmak gerekli.

devam ettiğinde kucaktan indirmek, böyle yaparsan karşılığı oluru görmesi için faydalı olabilir.

azcık sabır geçiyor.

son not: bir de neden yaptığı da önemli. tüm gün anne - baba uzaktaysa özlediği için, böyle yaptığında ilgi (bağırma bile olsa) görüyorsa o nedenle de olabilir.
0
gurur
(17.08.26)
bizim çocukta da akşamları yatmaya yakın ısırma isteği geliyor, bunu içgüdüsel olarak yapıyor ne kadar ısırırsam babamın canı acımaz diye test ediyor.

eskiden koparacak kadar ısırıyordu, morartıyordu, biraz kızıp ağlatınca ısırmaların şiddeti ve sıklığı azaldı. şimdi akşamları oynarken tatlı tatlı ısırıyor bir şey demiyorum, abarttığı zaman tekrar kızıyorum bırakıyor.
0
duyuruuser
(17.08.26)
benim geçen hafta 2'sine basan yeğenim de, ilk kez doğum gününde suratımın ortasına deli kuvvetiyle yapıştırdı ve alınan bir oyuncağı kırana kadar yere çarptı. en son 10 gün önce gördüğümde böyle davranışları yoktu; şahsen şok oldum. terrible two dedikleri kadar var..
annesi tecrübeli bir anaokulu öğretmeni; bu tür hareketlere sert bir tonda, "hayır, yapamazsın" dememizi istedi. biz ilk kez görünce şaşkınlıka güldük falan ama bunu yapmamamız; bu tür davranışların ardından kesinlikle onaylayıcı bir tavır göstermememiz konusunda uyardı bizi.
0
lil siztah
(17.08.26)
bratbustersparenting ve dr. deborah tillman (purposed parenting) tavsiyemdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
Aynı yaşta çocuğum var, bağırıp kızmak kesinlikle çözüm değil. Anne doğru olanı yapıyor. Mimiksiz ciddi bir tonda vurmak yok demelisiniz. Bizimki de sık sık vuruyordu şimdilerde bıraktı, çook sinirlenirse ufak vuruyor ondan sonra da hemen gelip cici yapıyor :)
0
ekimoloji
(17.08.26)
O dönem göz dönemidir, sözden anlayamazlar bebeler. Ona vurduğu sıktığı anda üzülüp ağlayın. Gerekirse kucağınızdan indirin, ama bunu sevme hareketi yapmadığı zaman değil de sadece can acıttığı zaman yapın. Can yakarsam sevilmem kodu oluşsun ve yerleşsin. Canınızı yaktığı zaman acınızı gösterin ve eşinizle birbirinizi onun gözünün önünde yumuşak hareketlerle sevin. Sevgiyi ve mutlu etmeyi gösterin. Görmekten anlar çocuk, bunu hep göz önünde tutun.
0
yaren
(17.08.26)
yaren +1

20lerinin altındaki çocukların çoğuna lafla bir şey anlatamazsınız. hele o yaşlarda @yaren'in bahsettiği gibi göstermeniz lazım.
-1
klassno
(17.08.26)
Bişey buldum, az önce önüme düştü:

www.instagram.com
0
yaren
(21.08.26)
(4)

Altın yükselir mi daha fazla? Yoksa satmak için en uygun zaman mı?

ulukayin
Bir miktar (15 gr) altın bozduracak arkadaş, sizce daha da dibe doğru gider mi yoksa birkaç hafta beklese daha da yükselir mi?
Bir miktar (15 gr) altın bozduracak arkadaş, sizce daha da dibe doğru gider mi yoksa birkaç hafta beklese daha da yükselir mi?
-1
ulukayin
(17.08.26)
bunu bilen zengin oluyor malumunuz. şu sıralar dipten azıcık yükseldi aslında.
gerekçesinin ne olduğu önemli. bunun ideali: ihtiyacı varsa satsın, yoksa tutsundur.
ytd.
+1
lil siztah
(17.08.26)
onsların gözü faizin gidişatında. geçen sefer enflasyon beklenti altı gelince faizin artmayacağı yönünde olumlu baktı piyasa. bazı şeyler netleşene dek iki ileri bir geri gider gibime geliyor. risk algısı herkeste farklı. 6600 lira altını görmediği sürece tutardım ama arkadaşın vadesi çok uzun değil gibi anlaşılan.
bu arada @lil siztah'ın dediği gibi bunları bilen parayı kırıyor zaten. örneğin trump ve oğulları bakkaliyesi.
+1
lazpalle
(17.08.26)
Tunç Şatıroğlu biraz daha yükseleceğini söylüyor. Ama eylülde düşebileceğini de ekliyor. www.youtube.com

Söyledikleri genelde çıkıyor takip ettiğim kadarıyla.
+1
santimantal
(17.08.26)
Ben olsam beklerdim
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
(3)

Bu İngilizce şarkının adı ne?

64654942
Bir mağazada denk geldim bitişine yakın. Shazam bulamadı. https://voca.ro/1ncL4WNFkyoY
Bir mağazada denk geldim bitişine yakın. Shazam bulamadı. voca.ro
+1
64654942
(13.08.26)
YouTube arama ikonuna dokun sonra mikrofona dokun ses yazıyor yan tarafta da şarkı şarkıya dokun ve parçayı dinlet 5-10 saniye sonra buluyor
0
santimantal
(13.08.26)
O da bulamadı maalesef.
0
🌸64654942
(13.08.26)
Mağazaya sormak?
Şansa bir playlisti döndürüp duruyorlar ise kolayca öğrenebilirsiniz. Sözleri seçemedim de dinlesem de zaten.
0
denizciman
(14.08.26)
(8)

Halı yıkamaya halınızı veriyor musunuz?

ya ben lan neyse
bana çok hijyenik gelmiyor. halınız başkalarının köpek tüyü dolmuş, üzerinde muhtemelen ilginç şeyler denenmiş, kusulmuş-işenmiş halılarıyla yıkanıyor. tamam neticede yıkanıyor ama hiçbir yıkama yüzde 100 temizlik sağlamıyor.hani ellerinizi yıkamadan önce başkasının atığına batırıyorsunuz da sonra y
bana çok hijyenik gelmiyor. halınız başkalarının köpek tüyü dolmuş, üzerinde muhtemelen ilginç şeyler denenmiş, kusulmuş-işenmiş halılarıyla yıkanıyor. tamam neticede yıkanıyor ama hiçbir yıkama yüzde 100 temizlik sağlamıyor.

hani ellerinizi yıkamadan önce başkasının atığına batırıyorsunuz da sonra yıkıyorsunuz gibi. her halükarda eskisinden temiz oluyor ama bir iğrençlik de var gibi.

derdim trollük falan değil. halıları yıkatmaya vermediğim için zor oluyor ama hiç hijyenik hissedemiyorum.
-10
ya ben lan neyse
(12.08.26)
Valla ayağımla üzerine bastığım şeyde o kadar hijyen arayamayacağım.

Hani desen ki tişört alırken başkasının giydiği tişörtü nasıl giyiyorsun bak ona okeyim
0
Rondak
(12.08.26)
çamaşır makinesine mi atıyolar ki sanki ne alaka?
evet verdim defalarca tertemiz geldi.
+1
jelly bear
(12.08.26)
Başka öneriniz nedir?
Halı/koltuk yıkama makinem var arada yıkıyorum ama halı yıkamacıların ki gibi temiz olmuyor, yılda bir kez yıkamaya veriyorum o yüzden. Ben memnunum, işlerini iyi yapıyorlar.
0
ekimoloji
(12.08.26)
nasıl yani!!! o makinalar tek tek yıkıyor, tek tek toz alma makinasına atılıyor, tek tek tüy makinasına, durulama, sıkma, kurulama her neyse atılıyor. sadece en son açık hava kurutması yapılırken aynı alanda yan yana dizilerek kurutuluyor. o arada rüzgar eser ucundan birbirine değerse bilemem :)))))) bir insanın evinde falan bu şekilde yıkaması imkansız. arkadaşımın halı yıkama mekanı var oradan ayrıntılar.
+1
ground
(12.08.26)
vallahi katılıyorum ama yapacak başka bir çözüm olmadığı için mecbur veriyorum arada çıkıyor karşıma halı yıkamacı reklamı 1 su var oraya tüm halıları atıp makinaya koyuyorlar makinanın fırçası her halıya değiyor arada fırçaları temizlediklerini hiç sanmıyorum ama kimyasal kullandıkları için mikrobu bakteriyi kırıyordur en azından.
yıkmaya vermemek daha kötü ama?
1.5 mt makinada yıkancak ince polyester gibi halı aldım 2 tane en çok kullandığımız yerlere onları makinada ayda 1 yıkatıyorum, koridor için zaten 2 set halım olmasa orayada ince halı alıp komple halı yıkamacıları çıkartırım hayatımdanda olmuyor
0
eja
(13.08.26)
veriyorum.
-1
Sour
(13.08.26)
Birlikte yıkanmıyor ki tek tek yıkanıyor. Yılda 4-5 kez halı yıkatırım tiksinmek aklıma gelmemişti.
0
yenibirgüzelnick
(13.08.26)
Ben halıları Hiç yıkatmıyorum evde hep terlikle dolaşırım ve halıları iyi bir elektrikli süpürge ile süpürürüm Evet belki yüzeylerinin rengi ilk alındıkları kadar parlak ve temiz değil ama kirli de görünmüyor böyle idare ediyorum yani şu an oturduğum evde 6-7 yıldır hiç halı yıkatmadım Hani yıkatacak olsam ne yaparım biliyor musun Eğer küçük bir şeyse banyoda kendim yıkarım ya da halı yıkama makinesi alırım
-4
santimantal
(13.08.26)
(5)

almanca sıfırdan a2 seviyesine gelmek

deniz kiyisi ve papatyalar
en az maliyetle ve en kısa sürede nasıl yapılabilir? ingilizcem idare eder, konuşma becerilerim pek iyi değil ama yazma ve okumada iyiyim (fikir verir mi bilmiyorum ama yökdil'im 83). almanca öğrenirken katkısı olur mu?
en az maliyetle ve en kısa sürede nasıl yapılabilir?

ingilizcem idare eder, konuşma becerilerim pek iyi değil ama yazma ve okumada iyiyim (fikir verir mi bilmiyorum ama yökdil'im 83). almanca öğrenirken katkısı olur mu?
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(09.08.26)
almanca öğrenirken ingilizcenin katkısı çok beklediğin kadar olmuyor, A2'yi 1-2 ay düzenli çalışsan sınavını geçecek kadar yaparsın. kurslara sakın para verme çoğu çok yavaş ve vakit kaybı
0
nahtoderfahrung
(09.08.26)
www.goethe.de buradan kelime çalışması yapabilirsiniz.
temel gramer bilgisi için youtube'da almanca kolay ve begi begi almanca kanalları temel manada yardımcı olurlar.
maksat eğer seviye sınavında başarı sağlamaksa sınava yönelik çalışarak/kalıplar ezberleyerek daha rahat başarı sağlanabilir. Benim sürecimde 4-5 ay sürmüştü almam.
0
biravekahve
(09.08.26)
Udemy'den online eğitim bakın.
0
cccbehzatccc
(11.08.26)
YouTube'daki online Almanca kanalı da dil bilgisini güzel anlatıyor listening için easy juman yanlış hatırlamıyorsam böyle bir kanal vardı insanlar konuşuyor altında Almanca ve İngilizce çevirisi veriliyor Bir de telefonuna Word bit Almanca uygulamasını yüklemeni öneririm telefonu her açtığında karşına bir kelime çıkarıyor öyle öğrenmeye maruz kalıyorsun ben böyle şeyler aracılığıyla çok az altyapım olmasına rağmen biraz ilerlettim altyapıyı da orta 1 sınıftayken biraz devlet okulunda öğrenmiştim biraz daha İSMEK kursuna gitmiştim
0
santimantal
(13.08.26)
ingilizce bilmenin cok büyük faydasi var.

a2'den kastin belge almaksa 6 ayda olur bence.
0
Purple life
(13.08.26)
(12)

Son kalp kırıklığınız neydi?

starbuck
Sadece romantik ilişkiler bazında düşünmeyin. Arkadaş, aile ya da iş ortamı içinde de vuku bulan kırgınlıklarınızı merak ettim. Haklarında kolay konuşulmuyor... en azından burada, anonim olarak iç dökümü gerçekleşsin.
Sadece romantik ilişkiler bazında düşünmeyin. Arkadaş, aile ya da iş ortamı içinde de vuku bulan kırgınlıklarınızı merak ettim. Haklarında kolay konuşulmuyor... en azından burada, anonim olarak iç dökümü gerçekleşsin.
0
starbuck
(06.08.26)
sonuncusu, birkaç yıl süren ilişkimin, yüz yüze bir konuşmaya dahi tenezzül edilmeden, alelade bir telefon konuşmasıyla sonlandırıldığını öğrenmem ve akabinde muhatabın ortadan kaybolmasıyla aslında zaten hiçbir zaman gerçek bir ilişki olmadığını fark etmemdi.

ilki de galiba, yanlış yerde, yanlış zamanda doğduğum hissinin ilk kendini hissettirdiği an gerçekleşmiştir.
0
lüzumsuz adam
(06.08.26)
12-13 yıllık yakın arkadaşımın beni instagramdan silmesi ve engellemesi. arkadaşlığımız boyunca okul hayatında mı destek olmadım, senelerce evimi kendi evi gibi mi kullanmadı, kendi çalıştığım şirkete mi sokmadım, orada terfii almasına ön ayak mı olmadım neler neler... vefasız insanlar cidden artık kalp kırıklığının ötesinde sinir bozuyor. ama o ilk sildiğini engellediğini gördüğüm an sinirden önce kalp kırıklığı yaşadım yalan değil.
0
chanandler bong
(06.08.26)
işten dolayı tanışıp, bir arkadaş grubu olmuştuk, herşey de güzeldi, çok eski olmadığımız için çok koymadı ama mutlaka arkadaş grubunda bir problem çıkmalı ve tepkiler ölçülmeli onu anladım.
doktora savunmamın olduğu hafta bu gruptan bir kız benim moralimi bozmaya çalıştı. 1 kişi hariç hiç kimse buna sen ne yapıyosun demedi.
sebebi bunun hoşlandığı çocuk benden hoşlandığını söylemiş.
0
Coma
(06.08.26)
İdolüm ilan ettiğim hem cinsimin yaşça büyük benimle diyalogu kesmesi...
0
cccbehzatccc
(06.08.26)
Bir önceki işyerimde cidden iş arkadaşından öte arkadaş olarak gördüğüm biri işten ayrıldıktan iki hafta sonra beni instagramdan silmişti. Cidden üzülmüştüm.
-1
sekizdokuzon
(06.08.26)
İş hayatında neredeyse her gün kalbim kırılıyor
0
emirdoruk
(06.08.26)
Eski patronumuzun yediği haltlar ve yetmezmiş gibi hala duygu sömürüsü yaparak bizi süründürmeye devam etmesi. Küfür etmeden daha fazla devam edemiyorum.
0
peki madem
(06.08.26)
Yine yeniden, "sevgili öz oğul" karşısında "üvey kız" muamelesi görmek.
Kemalettin Tuğcu romanları da neymiş.
+2
pro9it9is9
(06.08.26)
2020 Eylül, 5,5 yıllık sevgiliden ayrılış hikayesi. Sonrasında kalbimi kırılacak kadar açmadım.
0
gabe h coud
(06.08.26)
çok sevdiğim bir arkadaşımın borç diye benden epey miktarda para alıp aklı sıra bana sağladığı faydaların yerine üstüne yatması. bu olay tabii onu bende bitirdi. ucuza sattı kendini.
0
santimantal
(06.08.26)
10 yıldan daha eski samimi bir arkadaşımla ( hemcinsim ) yakın lokasyonda oturuyoruz . telefonla aradığımda %85 açmıyor . whats app ile mesaj yazınca dönmüyor.
işi , planı olmayınca hadi kahve içelim ben sana geleyim , sen bana gel ya da bir yere gidelim demek için o arıyor ben de hep telefonu çaldığı an açıyorum ve görüşüyoruz .
mesela buluştuğumuzda bir şey konuştuk ertesi gün whats app ile sordum asla dönmüyor .
sonra görünce de dönüş yapmıyor .
onun faydasına olacak bir konu bile olsa
ya da pazartesi arasam cuma gününe kadar dönmüyor cuma o beni arıyor . çok yoğundum korkunç bir haftaydı falan diyor haftada 2 gün işe gidiyor ,3 gün evden çalışıyor .
son günlere kadar çok takmıyordum ama artık kırıldığımı hissediyorum .
mesela pazar beni arıyor bana geliyor . konuşma sırasında cumartesi taksim'e gittik falan diyor beni çağırmak zorunda değil tabi ama yani çok yoğun değil diye düşünüyorum
0
devilone
(06.08.26)
son kalp kırıklığım neydihatırlamıyorum ama kalp kırıklığıyla özdeşletirdiğim bir şarkım var. gider o şarkıyı dinlerim.

www.youtube.com
0
exlibris
(06.08.26)
(10)

Eve halıfleks döşenir mi?

xephyr
Selamlar,Yeni bir ev aldım, 16 yaşında. İçine de bayağı ıslak zemin ve parka yaptırdım.Fakat bizim zıpırlar sürekli aşağıya ses yapıyorlar. Ben de biraz gerildim artık.Giriş holü, mutfak, çocuk odası, oturma odası için zemin üstü geçe 7-10 mm üstüne halıfleks yaptırmak istiyorum. Bayağı keser sesi d
Selamlar,

Yeni bir ev aldım, 16 yaşında. İçine de bayağı ıslak zemin ve parka yaptırdım.

Fakat bizim zıpırlar sürekli aşağıya ses yapıyorlar. Ben de biraz gerildim artık.

Giriş holü, mutfak, çocuk odası, oturma odası için zemin üstü geçe 7-10 mm üstüne halıfleks yaptırmak istiyorum. Bayağı keser sesi dediler.

Fakat dezavantajı ne olabilir? Yıkatmak? Toz? Kirlilik? Görüntü?

Teşekkür ederim
0
xephyr
(04.08.26)
Bir zamanlar Türkiye'de zenginlik göstergesiydi. Çok modaydı. Evler baştan aşağı halıfleks kaplandı.
Temizlenme zorluğu, bir şey döküldüğünde lekelenmesi ve lekelerin çıkmaması, alerjilerde patlama falan derken herkes pes etti ve sıradan söktürüldü.
Birkaç evde sökülmesi anına şahit olmuş, sökülürken bulut halinde yükselen tozu ve ek yerleri ve kenar altlarında öbeklenmiş tozu görünce 'İnsan olan bunu kendine yapmaz.' demiştim.

Tatami minder kapla bence.
+5
Mirket
(04.08.26)
toz tutacağından alerji veya astım gelişebilir sizde veya çocuklarda. iyi temizlenmez.

küçükken bizim evimizde de vardı. kardeşim ütüyle yaktı halıyı. bir sürü şey de döktük falan ve çıkmadı. kiradaydık bir de sonra ne oldu bilmem :)

görüntüsü de hoş değil. kirli gibi gözüküyor hep. kadınların saçları da zor süpürülür ondan. takılır kalır.

en iyisi çocukları her gün parka çıkarın enerjilerini atsınlar :d
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Pişmanlık dostum.
+1
duster
(04.08.26)
pislikten baska birsey degil, 80lerde yasandi bitti. bulasma.
+1
cooperr
(04.08.26)
selamlar, bu evin default olan hali halıfleksti. hiç bir şekilde sese faydası yok. özellikle sizin çocukların koşma sesi darbe sesi olarak geçiyor. bunu halıfleksin kesmesi imkansız. hiç bir zaman tozu toprağı tüyü de bitmiyor.

öte yandan hep üzerimde haylaz çocuklu insanlar oturdu hep paldırtı güldürtü oldu, bi kere de rahatsız olmadım.

parke olan yerlerin altına bir malzeme döşerseniz sesi kesebilirsiniz ama bu da parkelerin sökülmesi. sökülürken hasar görebilmesi , ekstra işçilik ve malzeme parası demek.

zemin altına döşenen çok güzel yalıtım malzemeleri var ama fiyatları oldukça pahalıdır.

alttaki arkadaşın dediği sistemi bilmiyorum. belki cidden güzel ürünler çıkmıştır.
0
omer460
(04.08.26)
Yeni halıfleksler var çokta güzel olur, 30x30 gibi geçmeli tasarlanmış ve hiç belli olmuyor ama arada bir çıkarıp parçaları sırayla yıkayıp yıllarca tertemiz kullanılıyor, bir halıfleks hastası olarak tavsiye ederim, her kalınlık ve acayip yeni teknoloji modeller var bir bakın
0
Teran
(04.08.26)
otuz sene önce evin zemini kaplanirken ne seviniyorduk ne..,
süpürmesi dert..
0
designer
(05.08.26)
halıflex için tum eşyaları kaldıracaksan onun yerine laminant parke varsa altına bir köpük seriyorlar standardın üstü ses geçirmez özellikte olanlar var kalın sesi baya engelliyor onu da düşünebilirsiniz gerçekten sesi azaltıyor, halıflex çok zor kullanımı çocuk varsa dökülme durumları için üzerine tekrar halı atıp kullanıbilirsiniz ama alerjikse bünye çocuklara zor olur, iyi çekişli süpürge şart olur maytları çekip toplayanlardan.
0
eja
(05.08.26)
Artık halı bile kullanmıyor çoğu insan. Çünkü ev iyi ısınıyor genellikle. Çocuklar büyüyene kadar kullanılabilir tabii. Ya da sadece bir odaya yaptırıp deneyin.
0
santimantal
(06.08.26)
halıflesksin altına köpük (strafor) koyuyordu ailem biz çocukken. sesi kesmesi için değil, soğuğu kesmesi içindi o ama sese de etkisi olur belki. en azından çocuklar koşuştururken topukları yere vurduğunda oluşan sesler engellenir.

halıfleks'leri severdim ben. temizlemesi dert, üzerinde eşyalar olduğu için kaydırması sürüklemesi, kaldırıp tamamen yıkaması gibi çok ayrı dertleri var. toz tuttuğu için alerji de yapıyordu. neden tek parça yapılıyormuş eskiden bilmiyorum. öyle bir şey nasıl oldu da herkesin evine girdi onu da anlamıyorum.

eminim günümüzde daha modern, temiz ve modüler halıfleksler vardır. köpük + halıfleks ile ayak sesleri kesilebilir.
0
biseysorcaktim
(06.08.26)
(8)

Marmaray'dan Bakırköy durağında inip biraz gezeceğiz. Orada gezilip görülecek yer ve yemek yenecek yer tavsiyelerinizi kısa bir açıklama ile yazar mısınız?

santimantal
Özellikle sessiz sakin yerleri seviyoruz.
Özellikle sessiz sakin yerleri seviyoruz.
0
santimantal
(19.07.26)
İnmeyin:)
+1
kendimefotograflarim
(19.07.26)
@kendimefotograflarim,
Neden?

Bu arada, Bakırköy'de çalışmayı düşünüyorum. Anadolu yakasından gidip geleceğim Marmaray ile. Önerir misiniz bu ilçeyi?
0
🌸santimantal
(19.07.26)
Bakırköy çok merkezi ve ulaşımın kolay olduğu bir bölge Avrupa yakasında, hep popülerdi. O yüzden genelde kalabalıktır. Çevre ilçelerden özellikle günlük olarak iş eğitim vb sebeplerleinsan çeker. Yeme içme konusunda fiyat performans seçeneği bol olur çeşitlilik açısından da zengindir. Kalabalığı seviyorsanız sorun yok:) özellikle meydan bölgesi için pek sakin diyemem. Kartaltepe mahallesi yaşamak için sakin ve merkeze yakın bir bölge ama kira-emlak fiyatları görece yüksek olabilir.
0
kendimefotograflarim
(19.07.26)
(bkz: asiller kebap)
0
dilemma of subscribtionability
(20.07.26)
Bakırköy deyince aklıma hep güzel pizzacilar geliyor, isimleri yok ama bakırköy pizza filan aratın çıkar kesin. Ama böyle mahalle aralarında olanlar vardı bı apartmanın altında mesela. Öyle caddede filan değil. Kendi halinde. Ama yersin kalkarsın sağında solunda bir şey yok.
Sakin bir yeri var mı düşündüm bilemedim. meydanı filan kalabalık oluyor.
Üç dört ay önce bu pizzacilardan birine gidelim dedik lanet ettik trafikte sıkıştık kaldık. Sahil tarafı da yol kenarı orda da bir şey yok.
0
a perfect lie
(20.07.26)
biraz ilerde yeşilköy.

yürüyerek ataköy marina ana caddeden.

pazarı da meşhur.

güzel yer bakirköy yaşanır.
0
kveldulv
(20.07.26)
bakırköy durağında inince çarşıya çok yakın , oralar çok sevimli geliyor bana . alışveriş yeme içme seçenekleri çok fazla . bir de eski bir avm var yakında carusel adı
0
devilone
(20.07.26)
sessiz sakin yerleri seviyorsan bakirkoy'de pek isin yok..
yesilkoy +1
0
cooperr
(20.07.26)
(2)

İngilizcede "non-finite clause" olmanın kriterleri nedir? Her "infinitive", "participle" ve "gerund" clause oluşturur mu?

santimantal
Mesela "Singing is great!" cümlesinde "singing" bir non-finite clause mudur?Bir verbal'ın (fiilimsinin) yan cümle oluşturmasının kriterleri nelerdir? Verbal cümle içinde tek başına kullanılmışsa "clause" sayılır mı? Bu soruların cevabını bulabileceğim ve atıf yapabileceğim akademik kaynak gerekli?
Mesela "Singing is great!" cümlesinde "singing" bir non-finite clause mudur?
Bir verbal'ın (fiilimsinin) yan cümle oluşturmasının kriterleri nelerdir? Verbal cümle içinde tek başına kullanılmışsa "clause" sayılır mı? Bu soruların cevabını bulabileceğim ve atıf yapabileceğim akademik kaynak gerekli?
0
santimantal
(18.05.26)
**Non-finite clause (sonlu olmayan yan cümle)**, finiteness (çekim) taşımayan bir fiil biçimi içeren ve genellikle daha büyük bir tümcenin içine gömülü olarak işlev gören bir yapıdır. Tek başına bir önerme (proposition) ifade edemez; zaman ve kip bilgisini ana cümleden devşirir.

***

## Non-Finite Clause Olmanın Kriterleri

Akademik gramer literatürü — özellikle Huddleston & Pullum'un *The Cambridge Grammar of the English Language* (CGEL, 2002) ve Quirk et al.'ın *A Comprehensive Grammar of the English Language* (1985) — aşağıdaki kriterleri öne çıkarır:

| Kriter | Açıklama |
|---|---|
| **Tense (zaman) işaretlemesi yok** | Fiil, zaman (past/present) veya kişi/sayı için çekilmemiştir [cambridge](www.cambridge.org) |
| **Genellikle örtük özne** | Özne çoğunlukla söylenmez; anlamı bağlamdan ya da ana cümlenin öğesinden alınır [langeek](langeek.co) |
| **Bağımlı/gömülü yapı** | Bağımsız cümle olarak tek başına duramaz; ana (finite) bir cümle içinde yer alır [englishintake](englishintake.com) |
| **Non-finite fiil biçimi** | Sondaki fiil; *to*-infinitive, bare infinitive, gerund-participial (-ing) veya past participle (-ed/-en) biçimindedir [lel.ed.ac](www.lel.ed.ac.uk) |
| **Öneri (proposition) değil** | Doğru-yanlış değerlendirilebilecek bir önerme kurmaz; bir durumu zaman bağımsız şekilde sunar [lel.ed.ac](www.lel.ed.ac.uk) |

***

## CGEL'in Dört Non-Finite Clause Türü

Geoffrey Pullum'un ders notları (Edinburgh Üniversitesi) ve CGEL'e göre İngilizcede dört tür non-finite clause vardır [lel.ed.ac](www.lel.ed.ac.uk):

1. ***to*-infinitival** — *to write a novel* (plain form fiil)
2. **Bare infinitival** — *write a novel* (to'suz, plain form)
3. **Gerund-participial** — *writing a novel* (gerund-participle biçimi)
4. **Past-participial** — *written a novel* (past participle biçimi)

CGEL'in önemli bir katkısı şudur: Geleneksel gramerin "gerund" ve "present participle" olarak ayırdığı iki kategoriyi, aynı morfolojik biçimi (-ing) paylaştıkları için **gerund-participial** adı altında birleştirir [cobylubliner.wordpress](cobylubliner.wordpress.com).

***

## Her Verbal Bir Clause Oluşturur mu?

Bu sorunun cevabı teorik çerçeveye göre değişir ve akademik literatürde **tartışmalıdır**:

**Geleneksel yaklaşım (Quirk vd. 1985):** -ing ile biten yapı tümleç veya belirteç alırsa *clause* (yan cümle), yalnız kullanılırsa *phrase* veya saf isim (verbal noun) olarak değerlendirilir.

**Modern yaklaşım (CGEL 2002, Huddleston & Pullum):** Bir gerund-participial form — tek kelime bile olsa — bulunduğu sentaktik konumda (özne, nesne, preposisyon tümleç gibi) **bir clause'un başı (head)** konumundadır ve o pozisyonun tüm yüklemi (predicate) olarak değerlendirilebilir. Wikipedia'nın *Gerund* maddesi bu görüşü açıkça aktarır: "A gerund behaves as a verb within a clause ... the resulting clause as a whole (sometimes consisting of only one word, the gerund itself) functions as a noun within the larger sentence." [brainygerund.blogspot](brainygerund.blogspot.com)

Ancak bir gerund ya da infinitive'in **clause mı, phrase mı** sayıldığı tartışması hâlâ sürmektedir. Pek çok gramerci şu ayrımı yapar [lirias.kuleuven](lirias.kuleuven.be(final+version+Linguistics,+non-anonymous).pdf;jsessionid=4B18B71CD1B1083687E1EEC02CDB47A2?sequence=1):
- *Eating this cake* → gerund clause (nesneyle birlikte, clausal iç yapı taşır)
- *Eating* → tek başına; bazı analizlerde saf isim (deverbal noun), bazılarında minimal bir non-finite clause

***

## "Singing is great!" — Clause mi?

**"Singing is great!"** cümlesini parçalara ayıralım:

- **"is great"** → ana cümlenin finite fiili (tense + agreement içeriyor)
- **"Singing"** → özne konumunda, -ing biçimli verbal

**"Singing" burada gerçekten bir non-finite clause midir?**

Modern dilbilimsel yaklaşıma (CGEL) göre: **Evet, minimal düzeyde de olsa bir gerund-participial clause'tur.** "Singing" burada bir fiilden türemiş, tense taşımayan, öznesiz non-finite bir yapıdır ve cümlede özne işlevi görmektedir [brainygerund.blogspot](brainygerund.blogspot.com). Wikipedia'nın *Non-finite clause* maddesi de *Playing on computers is fun* örneğini **gerund-participial clause** olarak sınıflandırır; *Singing is great* bunun bire bir yapısal eşdeğeridir [en.wikipedia](en.wikipedia.org).

Ancak geleneksel gramere göre *singing* burada **saf bir verbal noun (deverbal noun)** da sayılabilir — çünkü tümleç ya da belirteç almamaktadır. Bu durumda "clause" değil, "word" (kelime) veya en fazla minimal bir "phrase" olarak analiz edilir [brainygerund.blogspot](brainygerund.blogspot.com).

**Özetle:** *Singing is great!* cümlesinde *singing*'in non-finite clause sayılıp sayılmayacağı, hangi teorik çerçeveye bağlı kalındığına göre değişir. CGEL/modern sentaks → evet; geleneksel pedagojik gramer → minimal ya da deverbal noun.

***

## Akademik Kaynaklar

Bu konuyu atıf yaparak araştırmak için aşağıdaki kaynaklar doğrudan faydalı olacaktır:

1. **Huddleston, R. & Pullum, G.K. (2002).** *The Cambridge Grammar of the English Language.* Cambridge University Press. — Non-finite clause tipolojisi ve gerund-participial terimi için birincil kaynak [cambridge](www.cambridge.org).

2. **Huddleston, R. & Pullum, G.K. (2005).** *A Student's Introduction to English Grammar.* Cambridge University Press. — CGEL'in daha erişilebilir ve ucuz versiyonu; Ch. 13 non-finite clauses [cambridge](www.cambridge.org).

3. **Quirk, R., Greenbaum, S., Leech, G. & Svartvik, J. (1985).** *A Comprehensive Grammar of the English Language.* Longman. — Geleneksel "clause vs. phrase" ayrımı için temel başvuru [jstor](www.jstor.org).

4. **Annual Reviews of Linguistics (2019).** *Nonfinite Verb Categories.* — Sonluluk (finiteness) kavramının dillerarası teorik analizi için peer-reviewed kaynak [annualreviews](www.annualreviews.org

5. **ScienceDirect (2003).** *"Towards the criteria of non-finite clause identification."* — Doğrudan sorunuzu ele alan, non-finite bileşenin tespitinde kriter arayışını konu alan akademik makale [sciencedirect](www.sciencedirect.com).

6. **Lirias/KU Leuven (2015).** *"English -ing clauses and their problems."* — Gerund ve present participle ayrımının neden tartışmalı olduğunu ele alan linguistik makale [lirias.kuleuven](lirias.kuleuven.be(final+version+Linguistics,+non-anonymous).pdf;jsessionid=4B18B71CD1B1083687E1EEC02CDB47A2?sequence=1).
-2
synesthesia
(18.05.26)
@synesthesia,
sanırım yapay zekâ'nın cevabı.
Böyle bir cevabı "gemini pro"dan alamıyorum. Daha basit ve referanssız cevaplar veriyor. Siz bu cevabı nereden, ne şekilde aldınız? Aynı şekilde yararlanabilmek için ne yapmalıyım?
+1
🌸santimantal
(19.05.26)
(8)

Eski bir arkadaşınız size haset beslediğini hissederseniz ne yapardınız?

santimantal
20 yıllık arkadaşınız olsun.Birlikte hayatı paylaşmışsınız.Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı el
20 yıllık arkadaşınız olsun.
Birlikte hayatı paylaşmışsınız.
Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.
Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.
Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.
Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı eleştiriyor, öyle bir sertlikle söylüyor ki bunu korkuyorsunuz.
Oturma odasında evin aşırı düzgün olduğunu, eşyaların aşırı düzgün konduğunu söylüyor falan.
Günlerce aklınızdan çıkmıyor bunlar ve sizi geriyor.
İletişimi kesmek istiyorsunuz ama geçmişin hatrına -bir borcunuz da olmamasına rağmen- kesemiyorsunuz da.
Ama insanların genel de böyle olduğunu ve sizi yıprattığını fark ettiğiniz de en iyisinin bu insanlardan uzak durup yalnızlığa katlanmak olduğuna karar veriyorsunuz.

İletişimi sonlandırırsam ilerde pişman olur muyum?

Not: Birkaç yılda bir görüşmeme rağmen görüştükten sonra günlerce huzurum gidiyor ve sürekli kafamda ona yanlış olduğunu anlatıp onu ikna etmeye çalışıyorum.
0
santimantal
(16.04.26)
Tamamen kesmek degil ama ara vermek iyi gelebilir.

O da zor zamanlardan geciyordur belki. Insan basina gelen kötü durumlarla iyi mücadele edemiyor bazen.

Kesip atmazdim. Gecmesini beklerdim. Ondan sonra sonlandirmayi düsünürdüm.
-1
Purple life
(16.04.26)
birkaç yılda bir görüşüyormuşsunuz . o görüşmelerde eve çağırma dışarıda buluşun. çok da takmayın " bu da böyle biri " diye kabul edin .
zaten eve gelmediğinde sizi çok rahatsız edemez
+1
devilone
(16.04.26)
Ara vermek iyi olur bence de zaten çok sık görüşmüyormuşsunuz, birden koparmaya gerek yok.
Ama çok rahatsız ediciymiş evinize sizi huzursuz eden insanları sokmayın bahane bulup dışarıda görüşün.

20 yıllık ve sürekli de görüştüğüm iki arkadaşım var hepimizin farklı farklı şekillerde diğerinden iyi ya da kötü olduğu konular var, her konuyla ilgili konuşuruz birbirimizle ama bir kez bile birine hasetlenmedim bir başarısını, durumunu, aldığı bir şeyi kıskanmadım onlardan da bir kez bile bu tür bir tepki görmedim.
Bende böyle bir duygu olsa ya da onlardan benzer bir duygu sezsem görüşmeye devam edemezdim.
0
mutekebbir
(16.04.26)
birkaç rahatsız eden şey daha ekleyeyim:
- bana ne kadar maaş aldığımı sordu birçok kez :) Hep bir mukayese...
- edindiğim havalı bir yabancı arkadaşımdan bahsederken yüzünü ekşitip olumsuz şeyler söyledi.
- kardeş gibi olmamıza ve olmamız gerekmesine rağmen buluşunca çektiğimiz samimi fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. insanlar da altına "ooo, bu kim" gibi şeyler yazdılar. (cinsiyetlerimiz: ben: erkek, o: kadın)
karşı cinsten biriyle uzun süreli arkadaşlıklarda farklı hesaplar peşine düşmek bana çok itici geliyor. aşık olma gibi bir şey olursa samimice konuşulabilir. ama başka türlüsü hoş değil bence. sizce?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
ben arkadasligimi sonlandirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
sonlandırdığınızda ne kadar huzur dolduğunuza şaşıracaksınız, hafiflemiş hissedeceksiniz. tavsiye ederim.
+1
amelie poulain
(16.04.26)
bu 20 sene olan şey 2 kişinin kendine dönmeden devam ettirdiği bir arkadaşlık. samimi değilmiş ki devam etmiş. arkadaşından ayrıldıktan sonra zihinsel geviş getirmen varsa bu toksik bir arkadaşlık.
arkadaşlıkta en önemli şey 2 tarafın birbirini kabullenmesidir. ben arkadaşımı deli gibi eleştirsemde bana alınmaz, o beni eleştirse de ben alınmam. zaten bunlar sizi kırıyorsa devam etmenize gerek yok. ama onu kafaya tak bunu kafaya tak çevremizde insan kalmadı o da ayrı bir konu.
+3
mikahakkinen
(16.04.26)
Eklediklerinden sonra arkadaşlığını bitirmenin çok daha sağlıklı olacağını düşünüyorum ya, bir iki örnek değilmiş ki bu hep süren bir durummuş.
0
mutekebbir
(16.04.26)
(8)

ABD borsasından hisse alıp sattım: Vergi borcum var mı?

santimantal
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQMaldım.29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?Vergi nasıl beyan edilir bilmiy
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM
7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQM
aldım.
29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.

Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)
Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?
Vergi nasıl beyan edilir bilmiyorum, kendim araştırıp yapabilir miyim? Yoksa uzman yardımı mı gerekli?
0
santimantal
(16.04.26)
synesthesia
(16.04.26)
abd piyasasında küçük karlar için işlem yapmamalı. en ufak karda bile vergi çıkıyor. otomatik olarak damga vergisi geliyor en başta. bir de dolar üzerinden değil tl üzerinden hesaplama yapılmalı. alım ve satım tarihlerindeki kurlar üzerinden.
midas üzerinden işlem yapıyorsanız o size dökümünü veriyor zaten.
nasıl ödeme yapılacağı için www.youtube.com
0
lazpalle
(16.04.26)
@lazpalle,
2026'da vergilendirme limiti 22.000 TL diyor.
Ben zaten bu kadar kâr etmemişim.
Yine de damga vergisi mi ödemeliyim?
Midas uygulamasında Destek Merkezi'ni açınca vergi borcuyla ilgili bir şey çıkmıyor.
0
🌸santimantal
(16.04.26)
22 bin lira olduğuna dair kaynak verebilir misin? o muhtemelen temettü geliri ile alakalıdır.

edit:
• Yurt dışı hisse senedi alım-satım kazançları tutarına bakılmaksızın beyan edilmelidir.
• Temettü ve dolar nema gelirlerin toplamı için beyan sınırı 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı itibariyle 22.000 TL'dir.

www.getmidas.com
+1
lazpalle
(16.04.26)
siz amerikan hisselerini amerika'da yerlesikken dahi satsaniz orda da en ufak karda vergi cikar. vergi cikmasinin bir onemi yok. sene sonunda total arti eksi hesabini yapip ona gore beyan ediyorsunuz zaten. midas kur ve enflasyon hesabini dahil edip kazanc raporu da sunuyor artik isleri cok kolaylastirdilar.

Ayrica 2026'da aldiginiz karlarin vergisini 2027'de vereceksiniz. Su an bir sey yapmaniza gerek yok.
0
synesthesia
(16.04.26)
2027'de hangi tarihe kadar beyan etmeliyim?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
Mart sonuna kadardi diye hatirliyorum. Iki taksit olarak odeyebiliyorsunuz ayrica.
-1
synesthesia
(16.04.26)
vergi beyanlari nisan ortasina kadar oluyor.
0
antikadimag
(16.04.26)
(11)

Siz de böyle düşünüyor musunuz

darkwizard
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var.
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var. Şizofreni tedavisi görüyorum. Cidden fazlalık mıyım yani insanlar bana bakınca bok gibi hayatı var neden yaşıyor bu diyor mu? Babam ve abim yengem dedem kuzenlerim bile beni sevmiyor mesela.
0
darkwizard
(16.03.26)
yanlış bakış açısı. hayat dediğimiz şey tek bi nokta veya andan oluşmuyor ki. bir süreç, bir yolculuk aslında. yolda giderken durduğunuz bir durak bok gibi bir yerse, sonrakilerin de öyle olduğu anlamına gelmiyor yani. gelecek ne getirir bilinmez. bu işin hayat tarafı, kişisel tarafta ise insan zaten birey olarak çok da önemli bir varlık değil, insanlar kendilerini çok önemliymiş gibi görüp gösteriyor, bu da yanlış bir algı yaratıyor, yani halihazırda kimse çok önemli değil, dolayısıyla fazlalık da değil, yaşanıp gidiliyor işte.
+2
makarnavodka
(16.03.26)
ben niye yaşıyoruz-hayatımızın amacı nedir sorunu gerçekten yanıtlayabilen bir insan görmedim. bu açıdan bakarsak neden ölmüyoruz sorusu da aynı şekilde yanıtlanamaz bir durum.
+1
orpheus
(16.03.26)
Hayatımda duyduğum en saçma salak düşünce olabilir bu, yani intihar etmek sağlıklı bir zihnin sonucu olabilir mi ki sırf boktan bir hayatı var diye bir insan kolaylıkla intihar edebilsin.
+2
kizil karga
(16.03.26)
25-30 yaş arası intihara meyilli olduğumu düşünüyordum. 35'e yaklaştıkça geçti. Demek ki yaşanıyormuş hocam.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(16.03.26)
ortamdaki asiri densiz ve terbiyesizmis. onun üstüne mi vazifeymis milletin neden yasadigi?
demek hala yasamayi sececek umutlari var insanlarin.
sana imat yasiyoruz, deseydin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
neden yasiyor bu demem, NPC derim.
varolan her seyin bir amaci var bence.
+1
cooperr
(16.03.26)
Hayatın kötü gitmesi, intihar etmek gerektiği anlamına gelmez.
Herkesin hayatı, geleceğe dair beklenti umut zorluklara dayanım gücü farklı seviyelerde.
Konunun muhakkak manevi yönü de var .
Mesela göçmenlerden çok tanıdım.
Fakirlerinin yanına da arada uğrarım.
Kendi halleri için en çok söyledikleri şey :
- Elhamdülillah ..
diğer taraftan ise çevremizde bazıları bir hastalığa yakalandığında söyledikleri ise :
- beni mi buldu ?
bunun yanında ayrıca kendi hastalığına küfredenler de olabiliyor.
Mikroskop altında gözlenlenebilen şeylere küfretmeyle kazanç sağlayan doğrusu görmedim .

Kimse boşuna yaratılmadı.
İmtihanımız var. Burada önemli olan hakikati bırakmamak.
Sorunsuz, dertsiz, hastalık ölüm olmadan, acısız bir dünya zaten dünya değildir.
+1
diyecevaplandı
(16.03.26)
birileri beni sevmiyorsa bu onların yoksunluğudur, asla kendimi suçlamam.
insanları küçümseyip de bencilce konuşan davranan çok insan gördüm, zamanla roller değişiyor ve kınadılarını yaşabiliyorlar. kimseyi yargılamamak lazım. hiçbir şeyin garantisi yok. kral olsak ne yazar! başkalarını küçümsemek ne kadar sığ bir bakış. her insanın yolculuğu kendi yolculuğu, kimse değerlendiremez.
0
santimantal
(17.03.26)
intihar edenleri anlayan bir insan sağlıklı değildir bence. bu hayatta her şey anlamlı olamaz herhalde. abini yengeni bilemem ama ebeveynlerinin seni sevmediğini düşünmüyorum. bu senin kendine çalışan önyargın. dünyada milyar milyar insan var hepsi hayatını anlamlı yapmaya çalışmıyor, yaşıyorlar. bu durum anlaşılmayacak bir durum değil.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Öncelikle sormamız gereken soru "Neden herhangi birinin hakkımda ne düşündüğüne göre hayatıma değer biçeyim" olmalı bence. Belli bir yere kadar iç içeyiz ve hayatlarımızı ister istemez toplumun değer yargılarına göre şekillendiriyoruz da, bir yerde çizgiyi çekmek lazım.
+1
salihdt
(17.03.26)
yok ben öyle düşünmüyorum bence herkesin hayatı yaşamaya değer. çünkü bence şu an hepimiz oturup ciddi ciddi hayatım yaşamaya değer mi diye düşünsek bunu beli başlı kriterlere oturtamayız. bence bir insanın hayatının yaşamaya değer olması için evi arabası sevgilisi olması gerekmiyor mesela. ama bir başkası için bunlar iyi bir hayatın kriteri olabilir. her birimiz farklıyız, aynı anne babadan yetişen kardeşler bile birbirinden çok farklı olmuyor mu? hepimizin hayata bakış açısı farklı o yüzden. ailen tarafından sevilme mevzusu da şöyle bence benimkiler de beni pek sevmiyor :) ama onlar beni sevmiyor diye benim hayatım neden yaşanmaya değer olmasın ki, en fazla onlarla görüşmem/az iletişim kurarım ama hayatımı kendi doğrularıma göre bir şekilde yaşarım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(4)

İzlediğim Türk Filminin ismini hatırlamıyorum

put it in your appropriate place
En sonda filmin sonunu yazdım. Çok bir şey hatırlamıyorum maalesef.- 2011 yapımı diye hatırlıyorum ama emin değilim. 2010 ile 2013 arasıdır sanırım- Festivallerde gösterildi. Sanat filmi- Başrol Erkek karakter sanırım işsizdi. Annesi yok diye hatırlıyorum.- Başrol Erkek karakteri, Bir sahnede babası
En sonda filmin sonunu yazdım. Çok bir şey hatırlamıyorum maalesef.

- 2011 yapımı diye hatırlıyorum ama emin değilim. 2010 ile 2013 arasıdır sanırım
- Festivallerde gösterildi. Sanat filmi
- Başrol Erkek karakter sanırım işsizdi. Annesi yok diye hatırlıyorum.
- Başrol Erkek karakteri, Bir sahnede babası, rakı masasında meze sipariş et diye darlıyordu.
- Sanırım babası, buna zorla işinin başına geçmesini mi istiyordu öyle bir şey vardı.
- Erkek karakter, bir anlam arayışındadı. Bir şeyler yapmayı kafa ütüyordu.
- Erkek kişisi, Başrol Kadın Karakterden hoşlanıyordu.
- Rakı masası restoranını babasının arkadaşı işletiyordu. Kızı var, kendisi hakkında bilgi veriyordu ama erkek karakter ciddiye almıyordu. He tabii geçiştiyordu.
- Filmin sonunda Başrol Kadın ile Başrol Erkek birlikte gemiye binip gidiyorlardı.
0
put it in your appropriate place
(06.03.26)
Çoğunluk?
0
santimantal
(07.03.26)
Değil.
0
🌸put it in your appropriate place
(07.03.26)
Ferahfeza dedi chatgpt :)
0
high hopes of the sozluk
(07.03.26)
Teşekkür ederim.
+1
🌸put it in your appropriate place
(07.03.26)
(3)

Gece uyurken yatakta dönememe sorunu. Uyku kalitesini mahveden bir olay. Bu sorun nasıl çözülebilir?

santimantal
Bir yatak mağazasında satıcı, kişinin uyurken bi hamlede yana doğru dönebilmesi gerektiğini söylemişti.Ben, eski yatağımda çok iyi uyuyordum: deliksiz.Sağa dönüp uyumuşsam sabah kendimi sola dönmüş olarak bulabiliyordum ve döndüğümü asla hatırlamıyordum.Şimdiki yatağımda dönemiyorum. Sanırım yatağın
Bir yatak mağazasında satıcı, kişinin uyurken bi hamlede yana doğru dönebilmesi gerektiğini söylemişti.
Ben, eski yatağımda çok iyi uyuyordum: deliksiz.
Sağa dönüp uyumuşsam sabah kendimi sola dönmüş olarak bulabiliyordum ve döndüğümü asla hatırlamıyordum.
Şimdiki yatağımda dönemiyorum. Sanırım yatağın yapısıyla alakalı bir şey. Yani adamakıllı çaba gerektiriyor dönmek için ama onu da uykudayken bilinçsiz durumda yapamıyor bedenim.
Yatak biraz da sert geldiğinden sabaha kadar aynı konumda uyuyunca bedenimin üzerine yattığım tarafı uyuşuyor. Dönemeyince bedenim geriliyor ve hem bazen gece uyanıyorum ve uyuyamıyorum tekrar, gerilimle beraber yorgun düşüyorum.
Sanırım dönmeyi engelleyen yatağın üst katmanının yumuşak sünger olması.
Rahatça dönebilmek için ne yapmalı?
Mesela egzersiz yapmak işe yarar mı? :) Hani beden öğrensin de gece uykuda kendi yapabilsin.
0
santimantal
(27.02.26)
Yatağın diğer tarafını çevir belki daha rahattır
0
grimavi
(27.02.26)
yumuşak yatakta gömülünce dönmek zor, sert-orta sert yatakta dönmek daha kolay olmalı. üstteki yumuşak süngerin kalınlığı nedir, visco türü basınçla şekillene türlerden mi. bir de varsa kilo vermek bu işler kolaylaştırır.
0
orpheus
(27.02.26)
@orpheus,

hayır visco türü değil. üst katmanı kalınca bir sünger, dört parmak kalınlığında. vücudun şeklini almıyor.
0
🌸santimantal
(27.02.26)
(10)

Üst katan evime gelen sifon sesinden kurtulmanın bir yolu olabilir mi acaba :( Pahalı da olsa daireme izolasyon yaptırabilirim.

gijilti
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.Ge
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.
Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.
Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.
Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.
Gerçekten artık midem bulanıyor.
Ev değiştirmem çok olası görünmüyor.
Artık binalarda deprem yönetmeliğinden dolayı duvarlar inceymiş de o yüzden böyle çok ses geliyormuş müeahhitin söylediğine göre.
Halbuki banyoyu koridorun başındaki odanın yerine yapsaydılar hiçbir odaya ses gelmezdi. Kafasızlar!
Neyse...
Yukardan gelen sesi engellemenin yoları nelerdir?
Oturma odasının içini tamamen izolasyon malzemesiyle kaplatma teknolojisi var mı?
Varsa pahalı mı çok?
0
gijilti
(25.02.26)
bizim apartmanda yaşasanız kafayı yerdiniz. bizde üstten, alttan, yandan her yerden sifon sesi geliyor:) bok gibi bir ses yalıtımı yapmışlar. bu ses yalıtımı işi nasıl yapılır bilmem ama ucuz bir şey olsa herkes yaptırırdı sanırım. bildiğim kadarıyla hem üst katın hem de alt katın yaptırması gerekiyor.
0
nothing in my way
(25.02.26)
@nothing in my way,
ben 1. katta oturuyorum.
alt katta iş yeri var.
alt kattan herhangi bir ses gelmiyor.
karşı daireden de hiçbir ses gelmiyor.
sadece mutfak ve çocuk odası bitişik karşı daire ile.
ama araya ne koymuşlarsa çıt bile gelmiyor karşı daireden.

ev alırken en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri bu aslında.
tuvaletlerden gelen sesler evin enerjisini mahvediyor.
Bir de ben yalnız yaşıyorum: Evde çok ses olmuyor, bu yüzden sifon sesleri arada kaynamıyor.
Ah ah, basit bir eşya değil ki değiştiresin.
Ev değiştirmek çok zor!
Rezervuar duvarın içinde olduğu için sanırım, çok yoğun ses geliyor. Banyonun içinde olsa duvar sesi biraz engellerdi.
İyi bir kulaklık aldım: Oturma odasında masamda çalışırken bazen onu takıp kendimi soyutluyorum.
Olur da bir daha ev alacak olursam bu hayatta ses olayına dikkat edeceğim en çok.
0
santimantal
(25.02.26)
@santimantal ya müteahhitlere sorunca ses yalıtımı var diyorlar. Hangisine inanacağımızı şaşırdık. Ben de artık kulaklıkla yaşıyorum ama alt kattakilerin kapı sesini kulaklık bile engelleyemiyor. Bomba gibi patlıyor kapı. Kirada olduğumuz için ben taşınalım diyorum bizimkilere ama pek yanaşmıyorlar. Valla çok zor iş nasıl olacak bilmiyorum:(
0
nothing in my way
(25.02.26)
normalde pis su tesisatını "sessiz pimaş"la yapsalardı muhtemelen bu sesleri duymazdınız. ses izolasyonu yalnızca duvarlara izolasyon yapmakla bitmiyor maalesef. lokal olarak izolasyon yapılıyor mu emin değilim inşaatçı arkadaş varsa yanıtlar.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.02.26)
ruhlardan esinlenen karga +1

ses yalıtımı diye uğraşmak değil, pimaşın değişmesi lazım.
0
kisa
(25.02.26)
Son iki cevap +1

wavin.com

Çok ses geliyor dediğin oda, asma tavan mı?
0
Mirket
(25.02.26)
Ses yukaridan mi geliyor, sizin duvardan mi bu kismi karisik olmus.
Yani siz sifon sesini mi duyuyorsunuz yoksa akan su sesi mi?

Binalarin ana gider borusu tek yuz tarafta bir tane yani siz 1. katsaniz, 4. katin bastigi sifon da ayni yerden gelir. Aldigi dus ta ayni yerden gelir.

Her sekilde cok farketmez, gerek o gider borusunun totalde asagiya indigi kanal gerekse gomme tuvaletin oldugu duvar, bolme duvar sistemleriyle kapatilmak zorunda, bu tugla ile de yapilabilse de gunumuzde alcipan kullanimi daha yaygin. Bu duvarlarin arasina duzgun kalinlikta tas yunu koymus olsalar o ses gelmez, en azindan bu seviyede. yani o hem yuz duvarin alcipani acilip bakilabilir. yeni alcipan, siva, boya masrafi cikar.
+1
wallcan
(25.02.26)
Şu tarz bir işciligin olması gerekiyor. geri kalanı boş. masraflı ama kesin çözüm:

www.akustikmimarlik.com
endustriyelkesim.com
0
limonlu eksi
(26.02.26)
size bir link atıyorum. izlemenizi öneririm. ben bir odaya ses yalıtımı yaptım ama benim amacım çok daha farklı ve yaklaşık bana maaliyeti 400- 500k civarı olacak bittiğinde.


www.youtube.com
0
omer460
(15.07.26)
@omer460 bunu yere yapsak işe yarar mı?
0
nothing in my way
(15.07.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
-1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(18)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(8)

hakaret davası açmak istiyorum

aguen
merhaba duyuru,twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da v
merhaba duyuru,

twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.

öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da var. yapmam gereken adımlar nelerdir?

adımı bilmesi çok önemli değil. maksat ceza çekmesini istiyorum. kin tutan biriyimdir de uğraşırım yani. twitter ip adreslerini paylaşıyor mu? hayatımda hiç dava açmadım dava yemedim kuralcı biriyimdir.
-1
aguen
(24.02.26)
Ekran görüntüsünü al, savcılığa git.
+1
Kahvedesu
(24.02.26)
ya avukat tutacaksanız yada savcılığa gidip dilekçe verecekseniz. naçizhane tavsiyem. taharet deliği twitter'ı kapatın. parti trollerinin, çomarların, şeriatçıların, ruh hastalarının cirit attığı bir oluşum. böyle takılmaya devam ederseniz sürekli mahkemelerde geçer ömrünüz.
+5
buenosdias
(24.02.26)
ekran görüntüsü dışında direkt web arşivini de aldım doğruluğu reddedilemez kanıt olarak. teşekkürler.

ek olarak niye down yedim ya
0
🌸aguen
(24.02.26)
@buenosdias gerçekten haklısınız. açtığımda ilk günlerde pozitif, yeni bilgiler olan bir yerdi. 1 haftada futbol ve siyasete döndü ki özellikle ilgilenmiyorum dememe rağmen. futbol izlemem bile.
0
🌸aguen
(24.02.26)
mobil imzan varsa veya operatörün destekliyorsa mobil imza oluşturursan uyap üzerinden online olarak da dava açabilirsin.

"ömrün mahkemelerde" geçmez yani oturduğun yerden tertemiz para kazanırsın. mobil imza önemli. :)
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Şikayetçi olun onlar zaten kimliğini tespit ediyor. Sonra da uzlaştırmacıya yalvarmasını izleyin. Bu tipler genelde korkak olup sanalda aslan kesilirler, kimsenin şikayet etmeyeceğini düşünüp saydırıyorlar, sonrası ben değildim çocuğum yazmış vs full inkar.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
Barbaros Şansal, X'teki hakaretlerden adamakıllı tazminat alıyor.
+1
santimantal
(24.02.26)
Kişi paylaşımı, yorumu silebilir.
Bunun önüne geçmek için etespit yapıp noter evrakını alın. Ekran görüntüsü alman bir şey ifade etmez silerse eğer. Fakat E-tespitte kurtuluşu olmaz.
+1
tahirkemalbozoglu
(24.02.26)
(6)

Son işyerimden kovuldum

thefirstaction
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben ne diyeceğim ik ya
+1
thefirstaction
(27.01.26)
Aynen bu şekilde anlat.
+1
gobekliraki
(27.01.26)
ya bu deneyimi öz geçmişinden sileceksin
ya sorulursa neden kovulduğunu anlatacaksın
ya da işten çıkman üzerine bir yalan söyleyeceksin

bence bu deneyimi ög'den çıkar.
+3
santimantal
(27.01.26)
son calıstıgın yeri yazma ya da 1 sene olarak göster kimse bir şey yapamaz denetleyemez onu. benim cv'mde iş yerlerine giriş cıkıs tarihleri hep farklıdır. kısa süreli çalısanları her zaman işverenler sorunlu görür.
+2
koela
(27.01.26)
ya yazma boşver. denk gelir de konusu açılırsa, bir yerden duyarlarsa "girdim, beğenmedim, kötü bir deneyim olduğu için istifa ettim ve cv'ye yazacak kadar değerli bulmadım" diye kakalarsın :d
+2
nolmus yani
(27.01.26)
Bu Türkiye’de oluyorsa ve sigorta girişiniz yapıldıysa, 2 ay çalışıp ayrıldığınız şu aşamada olmasa da, tutun ki bir sigorta dökümü alındı, orada çıkar. Bence ne süre ne de çıkış biçimi konusunda yalan söylemeyin; farkedilmesi kolay ve gerek yok.
+1
lil siztah
(27.01.26)
2 aylik calistigin yeri yazma bos gec.
+1
cooperr
(27.01.26)
(4)

Akbanktan nefret ediyorum

mezzosprite
Ama maalesef kendilerinde altın ve gümüş hesabım var, en az zararla başka bankaya nasıl aktarırım?
Ama maalesef kendilerinde altın ve gümüş hesabım var, en az zararla başka bankaya nasıl aktarırım?
+1
mezzosprite
(27.01.26)
Altın transferi var. Aynı eft havale gibi. Ama bankaya göre değişiyor. Ben garantiden yapı krediye aktarmaya çalıştım, (şubeden oluyordu o zamanlar), mesai saati geçti diye dilekçe gibi şeyler hazırlamıştık. Sonraki gün garanti aradı, yapı kredi altın transferi kabul etmiyormuş.

Buna bi bakabilirsiniz. Hangi bankaya aktarabilirsiniz vs.
0
substituent
(27.01.26)
niye nefret ediyorsun ya, wings black plus kartı baya güzel bir kart bence tavsiye ederim.
0
bobinhoo
(27.01.26)
@bobinhoo şubeye telefonla ulaşamıyorum, müşteri hizmetleri bilgi vermiyor, herhangi bir ayrıcalık sağlamıyorlar ücretsiz eft gibi. Anca ek kart çıkartalım, limitinizi artıralım diye arıyorlar. Şubeden bi kere bile memnun ayrılmadım, rezalet bi ortam. Dediğin kartla ilgili bilgim yok. Teb'e aşığım, özellikle yurtdışıyla ilgili çok fazla avantajı var. Infinite kart kullanıyorum ben de, lounge hakkı vs veriyor. Normalde hep teb kullanıyorum da bu hesapları aktaramamıştım bir türlü, bu sefer kararlıyım tası tarağı toplayıp gidicem. İnşallah maaş anlaşması falan yapmazlar da bi daha yolum düşmez.
0
🌸mezzosprite
(27.01.26)
ben denizbank hesabımdan başka bir kişinin denizbank hesabına altın gönderebilmiştim. çok cüzi bir ücret almışlardı.

ama bankalar arası oluyor mu bilmiyorum.

bir şubeye gidip sorabilir veya uygulamad deneyebilirsiniz.
0
santimantal
(27.01.26)
(6)

QQQM almıştım 300 bin liralık, altın ve gümüş uçarken yerinde sayıp durdu. Gümüş ne olur bilmem ama altın devam eder. Satıp altına mı geçsem?

santimantal
Amerikan borsasından anlamıyorum.Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.Şimdi bakıyorum:- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.- Altın %120Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsa
Amerikan borsasından anlamıyorum.
Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.
Şimdi bakıyorum:
- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.
- Altın %120
Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.

Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsam? Gerekçesiyle yazarsanız sevinirim. :)
Bu akşam kararımı vermem lazım.
0
santimantal
(26.01.26)
Sepet yap.

Şu an dünyanın başında bir tane deli var. Sözü sözüne uymuyor ve ağzından çıkan her söz dünya siyasetini ve ekonomisini şekillendiriyor. Yarın ne yapacağını, ne diyeceğini yakın çevresi dışında kimse bilmiyor. Böyle bir ortamda bir tek ata oynamak büyük kumar olur bence. Sepet önerim ondandır.
Yarın 'Çinle anlaştık, Dünyayı aramızda paylaştık.' dese de şaşırmam, Çin, 'Yeter ulan yaptıkların.' deyip, Basra körfezine bir uçak gemisi yollasa da şaşırmam. Çivisi çıktı artık her şeyin.
0
Mirket
(26.01.26)
vallahi aynı dertten muzdaripiz. bir miktar qqqm aldım öylece duruyo. tunç hoca altın gümüş aşırı alım bölgesinde dediği için almadık faizde kaldık nerdeyse 700k öylece tl de kaldı. altın gümüş almıştım da onları çok az almıştım ne yazık ki.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
@Sadece-soruyorum,
TL'de asla kalmamak lazım. Faiz, dolar bazlı varlıklara göre hem çok daha az kazandırıyor hem de diğer şeyler yükselirken insanın psikolojisi bozuluyor.
Ben TL'de kalmaktan, faiz yüzünden çok para kaybettim. Kaybedince kumarda kaybedenler gibi telafi etme ümidiyle BİST'e girdiğim oldu ve orada daha fazla kaybettim. En baştan altına yatırım yapsaydım hem sağlığımı kaybetmeyecektim hem de paramın değerini korumuş olacaktım. Artık elime geçen ve lazım olmayan her parayı gram altına çeviriyorum düşük yüksek demeden. Kafam da rahat. Ben elimde TL olsa şimdi bile altına geçerdim. Eninde sonunda TL'nin devalüe olacağını düşünüyorum. Hani diyorlar ya: Sen doları bırakmazsan o seni bırakacak, diye. Yüksekten atın alınca zarar olacaksa bile dolar adil değerine gelince zaten yine kâra geçilmiş olur. Bir de Trump ABD'nin başında oldukça dünyada gerginlik bitmez, bu da altını yükseltir.
Not: Yatırım önerisi değildir. :)
+1
🌸santimantal
(26.01.26)
Abi böyle şunu övdüler ona gireyim bunu övdüler ona gireyim şu yükseldi ona gireyim riskli bir olay.
En mantıklı yatırım aracı uzunca sürece devam edeceğin araçtır. Bu altınsa altın yap, bu yurtdışı borsasıysa onu yap. Ama devam et yani.
Bak msci world aldım, 2021 başı. 3 ay sonra düştü. Gene aldım. Bir kere kendime "acaba çekip başka şeye mi yatirsam" sorusu geldi ve o noktada psikolojiyi anladım. Ve o zamandan beri bir saniye bile çıkmayı düşünmedim.
Yazdıklarınızdan okuduğum siz o an ne yükseliyorsa ona girmeye çalışıyorsunuz, bu biraz piyasayi zamanlamak. Bunu sürekli başarılı yapabiliyor olsanız zaten bize sormaz broker olurdunuz. Koskoca Buffett bile yapamıyor.
Benim size tavsiyem herhangi bir şeyi satmayın ama yatırım yapın. Mirket zaten sepet demiş, ruh sağlığı için bile daha iyi yani.
Bir de gümüş vs diyorsun yükselirken almak iyidir de kar realize edebilecegine bu kadar da emin olmamalı insan. Sadece bir günlük bir habere bakar gümüşün tepetaklak olması.
Ben olsam bir yatırım türü seçerim (yüzde 20 bist 30, yüzde 35 yabancı borsa, yüzde 15 döviz, yüzde 30 altın vs neyse) ve buna uyarım ve sürekli ne yükselmiş ne alcalmis pesinde kosmam.
Kendi fikirlerim tabi.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
trend neredeyse para orada kazanılır.
Bunun hangi yatırım aracı olduğu farketmez
Trump gidene, Fed faiz indimleri bitene kadar emtia super döngüsü devam etmesi bekleniyor.
Bununla birlikte yeterli bilgi varsa diğer yatarım araçlarındada fırsatlarda kısa vadeli trade edilir.
Berk dinçtürkü takibi tavsiye ederim.
0
Rao
(27.01.26)
ya karmaşık yatırım sepetlerine gerek yok. köydeki ilkokul terk amcan gibi varını yoğunu altına gömeceksin. analizlere bakıp içini mi rahatlatmak istiyorsun. gir bak altının grafiğine. abi yatırımdan anlamıyorsan altına basacaksın işte niye kafanızı bulandırıyorsunuz. 80 yıldır bunu yapıyor anadolu insanı. bi tek siz beyaz yaka öğrenemediniz.
+2
plastic_angel
(27.01.26)
(6)

Trump'ın İranlılara "Devam edin, yardım geliyor." demesini nasıl değerlendiryorsunuz?

santimantal
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılac
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılacak seviyeye çıkmayabilir miydi? Yoksa Trump bunu bilerek, bir şeyleri ölçmek için mi yaptı?
0
santimantal
(24.01.26)
Her zaman ki Amerika, halkı birbirine düşür istediğini başa getir.
0
mirty
(24.01.26)
Kullanıp attı. Abd'de bedava-karşılıksız hiçbir şey yok. Ya para verirsin ya kendinden verirsin.
0
michael harddd
(24.01.26)
iran'da halk yönetimden memnun değil ama esnafın protestolarının üç bin ölümle sonuçlanacak noktaya gelmesi kesinlikle dış müdahalenin sonucu. starlink sayesinde kabak gibi ortaya çıktı zaten. iran bombalayarak yok edebileceğin bir ülke değil ama sahaya asker sürerek ele geçirebileceğin bir coğrafya da değil. o yüzden abd-israil iç karışıklık kartını oynayıp işi içeriden halletmeye çalışıyor.

abd'nin allah bir dediğine bile inanmaması lazım kimsenin. türkiye'de özellikle insanların korkunç bir akıl tutulması yaşadığını görüyorum ki birkaç sene öncesine kadar ben de aynı fikirdeydim zaten bunu reddetmeyeceğim. mevcut koşullardan dolayı batıyı allah bellemek, onu doğru ve geri kalanı yanlış saymak vs...

gerçekte dünyada israil'den daha dinci, daha yobaz bir devlet yok. abd desen tüm servetini sömürüye ve savaşlara borçlu korkunç bir oluşum. bizim kafayı maddiyatla bozmuş aptallarımız viyana'da kahve içip stori atabilmek için sabah akşam batı yalıyor. bunların nasıl haydutlar olduğunu görmek için çok eskiye gitmeye gerek yok suriye, libya ve hatta iran bile bizim neslimizin gördüğü travmalar. ırak'ı bile katabiliriz 30 yaş üstü için.

daha sonra gazze ve ukrayna zaten tüy dikti. şimdi grönland. ergenliğimi avrupa'da iyi para kazanıp düzgün yaşama umuduyla yaşamıştım. şu an bu soytarılardan ölümüne nefret ediyorum. kendimi kurtarmak için milyonların bombalanmasına göz yumma, her şey doğal akışındaymış gibi davranma fikrini kesinlikle reddediyorum. bunlar insan değil. sadece gücü elde etmiş, tüm dünyayı kendine köle etmiş köpek sürüsü.

biz ülkedeki siyasal islam yüzünden çok savrulduk diye düşünüyorum, yani bizi "batı iyidir" algısına iten biraz buydu. halbuki siyasal islam ve mevcut sistem de tam olarak şu anki batılı ağa babalarının bize enjekte ettiği zehirden fazlası değil. bugün türkiye'deki koşullardan rahatsız olan, siyasal islamdan ve yolsuzluktan şikayet eden bir gencin abd & batı hayranı olması benim gözümde dünyanın en saçma şeyi. filistin'de soykırım yapıp "we stand with israel" diyenler aynı insanlar çünkü. uluslararası hukukmuş, şuymuş buymuş hepsinin dümen olduğunu da defalarca gördük.

kısacası iran konusunda mollalara zerre sempati duymamakla beraber iran'ın "özgürleştirilmesini" isteyenlerden nefret ediyorum. abd'yle israil'in kime huzur sağladığı görülmüş? trump'ı ayrı, abd'yi ayrı, israil'i ayrı, koalisyonu ayrı ayrı seveyim.

bizim aptal sekülerler "aaaağbi teokrasi yaaa demokrasi yaaa" deyip iran'ın parçalanmasını destekleyecek, 90 milyonluk ülke paramparça olunca da "mülteci istemiyoruz" diye kuduracak görürsün. aynı numarayı senelerdir yiyorlar.
+3
der meister
(24.01.26)
Suriye ve Irak'ta devlet kuracağız diye terör örgütünün arkasından gidenlere Trump nasıl bakıyorsa, bunların da arada telef olması için Trump gaza getiriyor.
İran'ın da geçmişten böyle olaylara karşı dayanımı var. İşler saha da büyüse kan daha çok akacaktı.
Ama İran'da esas dengeleri Türklerin ayaklanması değiştirir. değiştirmese de rejimi çok zorlar .
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
Trump, sonuçları her ne olursa olsun herhangi bir sözünden dolayı sorumluluk yüklenmiyor. Halklara, ülkelere, Avrupa ülkeleri dahil liderlere normalde söylenmeyecek laflar ediyor.

İran'la ilgili İsrail lobilerinin büyük baskısı altında onları bir şekilde oyalamaya çalışıyor. Sürekli elinden geleni yaptığını anlatıyor.

Fanatik siyonistler ABD'nin etkisi kırılsa ya da tamamen kaybetse bile kendilerine bir şey olmayacağı gibi bir inanca sahip. Kendisi deli olsa da kendisinden daha deli olanların arasında sınırlı hamlelerle geçiştirmeye çalışıyor.
+1
hebanon
(25.01.26)
Bu arada, Murat Yetkin bu konuyu irdelediği bir video yayımladı YT kanalında.
0
🌸santimantal
(25.01.26)
(7)

Cok iyi bir kulak tıkacı

ırene adler
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde. Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi oda
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde.

Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi odamdayim. Kapım kapali ama yine de duyuluyor. Ev çok büyük değil.

Kısacası bu konuşmaya şahit olmak istemiyorum. Her seferinde de kulaklıkla müzik açmak zor geliyor.
0
ırene adler
(17.01.26)
ben ses hassasiyeti yüksek bir insanım. gün içinde değil ama özellikle gece apartmanda yapılan sesler sebebiyle uyanıp, tekrar uykuya dalamama sorunu yaşadığımdan, geceleri sıklıkla tıkaç kullanıyorum.
çok fazla kulak tıkacı denedim; en iyisi, elinizle ezip kulağa yerleştirdikten sonra genişleyen köpük gibi tıkaçlar bence. 3M bu konuda iyi, ancak onun da bir kaç türü var. en başarılısı, elinizle ezdikten sonra hemen genişlemeyenler (sünger gibi değil hamur gibi olacak yani) . bunu boyuna olacak şekilde parmaklarınızın arasında yuvarlayarak ezeceksiniz; olabildiğince ince-uzun bir forma getirdikten sonra, hızlıca kulak kanalınızın dibine iterek yerleştirmeyi başarırsanız, çok iyi yalıtım sağlıyor.
0
lil siztah
(17.01.26)
www.hepsiburada.com

Sanırım yukarıda anlatılan bu, ben de bundan kullanıyorum memnunum
+2
fildirfildir
(17.01.26)
Cevap verebilmek icin parolami sifirladim :) o derece guveniyorum, askerde hayat kurtarmisti. Otiflex markasinin tikaci black-out yapiyor resmen. 3-4 boyu var, aciklamalarindan en uygun olani secersiniz.
0
lynda.com
(17.01.26)
Benim de ses hassasiyetim var ve pek çok kulak tıkacı denedim ama hiçbiri sesi 0a indirgemiyor :) Bazıları aşırı pahalı ama yine de vadettikleri performansı vermiyor. Sanırım makul fiyatta olup ses seviyesini de görece azaltan bir tek silikon olanları tavsiye edebilirim.
0
truf
(17.01.26)
tıkaçlar genelde belirli bir frekans aralığını baskılıyor. histerik kahkahanın baskılanmama ihtimali var. ki siz tıkacı telefon görüşmesi başladığında takacağınız için zaten o histerik kahkahayı uzaklardan, sönük dahi duysanız rahatsız olacaksınız gibi geldi.
yine en garantili çözüm anc özellikli kulaküstü kulaklık ve müzik kombosu.
0
tnz
(18.01.26)
ben de çalışma odamda iken sifon seslerine sinir oluyorum.
daire saçma sapan tasarlanmış.
eve girmeden önce hiç aklıma gelmedi.,
bir de borsa vb. nedenlerden kaynaklanan stresten kulağımda çınlama var. ses rahatsız ediyordu.
3m tıkaç aldım ama pek kullanamadım. onu takmak pratik bir olay değil. kirlenmesi falan ayrı sıkıntı. kulağa sokup çıkarmak da irrite ediyordu.
spigen marka bir kulaklık aldım. Hem de 1400 TL ye falan.
Kulakları öyle bir kapatıyor ki dünyayala alakası kesiliyor insanın.
çınlama kaynaklı ağrıya da iyi geliyor.
sifon sesi gelmiyor kulağıma.
ama bilgisayarda müzik açıyorum ve dinliyorum. yakından geldiği için müziği engellemiyor. ha ha !... süper bir şey...
kulaklığın kendisinden de müzik dinliyorum bazen ama dışardan geleni dinlemek daha az yoruyor... bu aralar stres yaşadığım için stres arttı zira.
şiddetle tavsiye ederim.
Ama tabii kime ne hoş gelir belli olmaz.
Hepsini deneyin.
0
santimantal
(18.01.26)
www.loopearplugs.com
çok memnunum.
-1
acelaacedebela
(21.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(3)

Gastroenteroloji uzmanı

old possum
Iyi bir gastroenteroloji uzmanı arıyorum. Özel hastane olabilir. Lokasyon İstanbul. Teşekkürler.
Iyi bir gastroenteroloji uzmanı arıyorum. Özel hastane olabilir. Lokasyon İstanbul.

Teşekkürler.
0
old possum
(16.01.26)
Bursa'ya gitmeyi göze alırsan Medical Park'ta Muammer Kara var. Ona görün, sonra bana dua et.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(16.01.26)
İrfan Koruk iyidir ama Liv'e geçmiş.
0
Mistyimage
(17.01.26)
ben FSM hastanesindeki tek gastroenteroloji doktoruna giderek H. pylori'den kurtulmuştum. adını hatrlamıyorum. zaten bölümde bir doktor vardı.
0
santimantal
(18.01.26)
(7)

Doktorun takviye edici gıda reklamı yapması

Caletti
Instagram'da bir doktor; hiçbir klinik veriye dayanmadan toplumun tamamını "hasta" ve "yetersiz" ilan etmekte, paylaşımlarında " Kitaplar %50 der ama bence toplumun %100'ünde b12 eksik, Magnezyum bence%100 eksik"" demir kadınlarda %100 eksik" " sabah 1 akşam 1 x vitamini" gibi akıl dışı ve bilimsel
Instagram'da bir doktor; hiçbir klinik veriye dayanmadan toplumun tamamını "hasta" ve "yetersiz" ilan etmekte, paylaşımlarında " Kitaplar %50 der ama bence toplumun %100'ünde b12 eksik, Magnezyum bence%100 eksik"" demir kadınlarda %100 eksik" " sabah 1 akşam 1 x vitamini" gibi akıl dışı ve bilimsellikten uzak iddialarla halkın sağlık algısını kasten bozuyor

Takipçilerini doğrudan veya dolaylı olarak kendi ilişkili şirketinin(ticaret sicilden teyit ettim) ürettiği ürünlere yöndendiriyor. Hatta 2 ayda bir kampanya paylaşıyor diyor ki "satıcıyla konuştum, az kalan stoğu zamsız paylaşacakx Şubat'ta bu fiyatı bulamazsınız', " kampanya olmasa paylaşmam" veya '2 alana 1 bedava' gibi ifadelerle kendi ürünlerine yönlendiriyor.

Kendi hikayelerine yapılan kurgu olduğu belli olan yorumları paylaşıyor. Yorum da şu : "Hocam vitaminler bitti, 1 ay ara verdim, ecza depolarında yok, ruhum çöktü, ". Saçma sapan fake yorumları paylaşıp toplumda panik ve ihtiyaç algısı yaratıyor.
Üretilen ürünlerinde iddia edilen değerlere sahip olmadığını düşünüyorum. Bu herifi nasıl nereye şikayet ederim.? Annem kendisine inanmış sürekli kapmanya var bana vitamin al diyor. Baktım profiline adam bildiğin yolunda.
+2
Caletti
(16.01.26)
Ticaret Bakanlığı ve Türk tabipler birliğine ayrı ayrı şikayet edilebilir.
Şurada bu konuyla ilgili bir madde vardır diye düşünüyorum ama şahsın tıp doktoru olduğundan emin miyiz? Örneğin Su ürünleri fakultesi doktoralı da olabilir?

www.ttb.org.tr
0
Mirket
(16.01.26)
Sosyal medya doktoru olup bilgi paylaşmak dışında marka ismi veren, link veren, kampanya paylaşanların hepsi boş insandır.
Daha bir tane bu işi yapıp ciddi olan bilim insanına denk gelmedim. Fitness dünyasında da böyledir.
Ha Türkiye'de şikayet etseniz ne olur bilmiyorum, sonuçta kendi özel hastaneleri olan sağlık bakanının olduğu bir ülke. Balık baştan kokar.
+1
logisticsmanager
(16.01.26)
@mirket dahiliye uzmanı tıp doktoru
@banch 2 3 yıldır tüm sosyal medyada magnezyum inanılmaz şekilde övülüyor. Bu kadar övülmesi garip geliyor. Nedense 5 - 10 yıl öncesinde hiç magnezyum bilmezdik. Bence pr çalışması.
0
🌸Caletti
(16.01.26)
Hocam linkini verin topluca sikayet edelim, elbette yaptigi sey bilimsel olarak dayanaksizken, tip etigine de aykiri. Gercekten boyle bir sey olsa bile, etik olarak kendisinin bunu yapmamasi gerekiyor.

Ustelik bu isin bencesi, sencesi de yok, bir sey iddia ediyorsaniz bilimsel veri ile destekleyeceksiniz, dediginiz gibi magnezyum mevzusu son donemlerde cok populer ve insanlarda bayiliyor boyle, ucuz, zahmetsiz kisa yoldan akil satanlara. Kisa yoldan zengin olma pesindekiler gibi, iste sunu icin acayip olacaksiniz, bunu icin ucacaksiniz diyenlerin hicbirisinin elinde dogru duzgun hicbir verileri yok, insanlarda bir boka yaramamasina ragmen, sirf toplum icinde bir soz soyleyebilmek adina, onaylanmak adina bunlari gereksiz hype'liyorlar. Neyse sinirlendim yine yersiz.
0
bosver nicki
(16.01.26)
@banach mYaşlı insanlar nasıl dolandırıcılara inanıp altın veya banka hesabını boşaltıp veriyorsa. magnezyumun olağanüstü bir vitamin olduğuna da inanıp o sahtekar doktorun magnezyumunu almaya yöneliyorlar.

Sorun burada. Ben inanmıyorum fakat annem inanmış. Annem tarafından taciz ediliyorum indirim varmış diye.
0
🌸Caletti
(17.01.26)
Sahte bal satıcısı gibi doktor mu olur ya:D Annenizin yakınması varsa dahiliyeye yoksa aile hekimine gidip kan tahlili yaptırın. Değerleri düşükse doktoru ilaç yazar zaten.
0
gnosis
(17.01.26)
Dün Osman Müftüğlu programında instagramdaki takviye tavsiye eden doktorlardan bahsediyordu. dedi ki mesela kişi tavukçuluk alanında doktora yapmış, oraya yazıyor Dr. Bilmem Ne... sonrası malumunuz... 22 çeşit takviye yazan varmış...
Üç kuruş para için yeni doğan bebekleri katleden insanların yaşadığı bu çürümüş toplumda kimseye güven olmaz. çok dikkatli olun.
+1
santimantal
(18.01.26)
(4)

Yatak neye göre nasıl seçilir?

paintit
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
0
paintit
(15.01.26)
serta perfect sleeper.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Kilonuza göre diye düşünüyorum. 100 kilo bir insana yumuşak gelen bir yatak 50 kilo insana sert gelebilir. Yatak genel olarak yumuşak olmamalı, omurga pozisyonunu korumalı. Yatağa yatınca şöyle bulutlara uzanıyor gibi olayım, pamuk gibi olsun bakış açısıyla alınan yatak pişmanlıktır, bizzat yaşadım. Omurgayı dik tutmadığı için ağrıyla uyanırsınız ama dediğim gibi kilolusunuzdur ve sizin omurganızı dik tutmuyorken zayıf birinde sorun olmayabilir mesela. Bu yüzden yatak nasıl olmalı sorusu için kullanıcı deneyimleri yanıltıcı olabilir. Genel olarak yatak orta sertlikte olmalı. Bayiye gidip test edip alınan yataktan da o kısa sürede edinilen izlenim doğru olmayabiliyor, yatak almak biraz zor bir iş bence ya. Test etme ve değiştirme imkanı sağlanıyorsa belirli bir süre içerisinde belki buna dikkat edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.01.26)
yatak kişiye özeldir, yumuşak sevende var, sert sevende. hemen hemen türkiye'de ki bütün yatak firmalarını tanırım. ben kendim bed&more savona ped 2000 kullanıyorum. kime önerdiysem de çok memnun kaldılar, ne çok sert ne de çok yumuşak ve inanılmaz rahat. onun dışında yatakçıları gezerek deneye yanıla seçebilirsiniz ama şunu unutmayın yatak satıcıları çok etkili satıcılardır satıcının etkisine girmeden seçmeye çalışın. ve mutlaka pazarlık yapın rekabet olduğu için inanılmaz fiyat düşüyorlar. bu bed&more türkiye'de bilinmez fakat direk patronlarını tanıyorum ana pazarları ingiltere haliyle belli bir kalitenin altına hiç inmiyorlar ve türkiye de fiyatları aşırı uygun.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
deneme süresi olan yataklardan almanızı öneririm.
eğer kötü olursa değiştirme imkanı veriyorlar.
ben ayrı eve çıktıktan sonra aldığım yataktan memnun kalmadım.
eski yatağımın aynısını aldım sonra. ama içeriği değişmişmiş. çok sert geldi, kullanamadım. 3. bir yeni yatak aldım. mağazada denediğimde innılmaz yumuşaktı. eve gönderilen ise mağazadakine göre 10 kat sertti diyebilirim. Kullandıkça biraz yumuşadı ama geceleri sürekli uyanıyorum ve boynum ağrıyor. bir ay kadar daha deneyip değiştirteceğim.
bir sonraki yatak nasıl olacak bilmiyorum.
bedenim ne istiyor onu anlamaya çalışıyorum.
şimdiye kadar anladığım kadrıyla, yatağın destek derecesinin az olması gerektiğini anladım. şu anki yatağın destek derecesi orta. yayların bedenimin ağırlığına verdiği tepki bedenimi ağrıtıyor. bir de yay üzerinde bir sürü katman olmasını da istemiyorum. Yay ve ince kat bir sürnger olmalı. yok keçe, yok elyaf, yok bilmem silikon, altı yedi çeşit dolgu bedenimin yay üzerinde hissettiği rahatlığı engelliyor.
yayların desteği, tepkisi az olmalı ama içine de gömülmemeliyim.
ikeada yaylı yataklar gördüm, tam istediğim gibi: yay ve süngerden ibaret. 120 gün deneme süresi var. uymazsa verdiğin parayı iade etmiyor ama başka bir şeyler satın alma imkanı veriyor.
0
santimantal
(18.01.26)
(5)

Beyrut güvenli mi?

ansya
Merhaba,İş için şubatta Beyrut ve Amman'a gitmem planlanıyor. Daha önceleri güvenlik nedeniyle buralara seyahatleri askıya almışlardı. Yakın zamanda giden ya da bilgisi olan var mı acaba güvenlik durumu hakkında?
Merhaba,
İş için şubatta Beyrut ve Amman'a gitmem planlanıyor. Daha önceleri güvenlik nedeniyle buralara seyahatleri askıya almışlardı. Yakın zamanda giden ya da bilgisi olan var mı acaba güvenlik durumu hakkında?
0
ansya
(15.01.26)
Beyrut bildigim kadariyla su anda asiri bir guvenlik sorunu yasamiyor ama gittiginizde surekli elektrik ve su kesintisiyle karsi karsiya kalacaksiniz onu soylemek isterim, ona gore bellk kalacaginiz otelin nasil imkanlari sorun. Patlamadan once de zaten duzenli kesinti oluyordu ancak gectigimiz yillarda cok daha kotu olmus.
-1
kassiopeia
(15.01.26)
Birden fazla kez gittim, filistin olaylarının başladığı gün oradaydım, sonrasında güvenlik sebebiyle ayağımı basmadım. Düzgün otellerde kaldım, yanımda acenta adamları oldu mutlaka. Bu şekilde sizi alacak, otele, havaalanına bırakacak birisi olursa iş için gitmek tercih meselesi.

Kredi kartı ile ödeme yapmaya çalışırsanız bir akşam yemeğine 450$ fiyat çıkabilir, nakit ödemede 10$ ile çözülür. Bol bol bozuk dolar olsun yanınızda.

Benim için ağır sıkıntılı bir bölge artık, muhtemelen ömrüm boyunca ayak basmam bir daha.
+1
kimlanbu
(16.01.26)
Yanıtlarınız için teşekkürler, ben de benzer düşünüyorum. ancak bölgedeki ofis ısrarla seyahatin güvenli olduğunu bildirip bu yönde planlamalar yapınca belki algım çarpıktır diye teyit istedim. bir şekilde reddetmeye çalışacağım.
0
🌸ansya
(16.01.26)
Hocam Beyrut' ta yaşayan arkadaşlarım güvenli olduğunu söylüyor, bundan önce 2 defa gittm, yine çağırıyorlar hatta, ama sizin durumunuzda Beyrut veya Amman' ın şu anda güvenli olup olmamasının zerre önemi yok bence zira Şubat' ta gideceğinizi söylüyorsunuz.

Beyrut' ta şu anda pespembe bir hayat tablosu olsa bile bu o coğrafyada maalesef 1 günde değişebilecek bi' şey.
+2
kumandanim
(16.01.26)
birkaç yıl önce dünyanın en tehlikeli ülkeleri diye bir haber yazısı okumuştum: o haberde en tehlikeli ülkelerden biri de Lübnan'dı.
0
santimantal
(18.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(2)

Ölen arkadaşın acısını hafifletmek

darkwizard
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
0
darkwizard
(10.01.26)
Başın sağ olsun, ne diyeceğimi bilemiyorum, bir cevabım yok ama acını hissettim... Bu acı sanıyorum ki ancak zaman geçtikçe, hayatın akışına mecburen karıştıkça, mecburen hafifleyecek... Allah rahmet eylesin, kusurlarını hatalarını affetsin, mekanını cennet etsin dilerim...
+1
muhayyer divan
(11.01.26)
henüz çok az zaman geçtiğini düşünüyorum. çok yakın birinin ölümünü kabullenmek 1 yılı buluyor, sonrasında ise hesaplaşma, yüzleşme, kendini bağışlama gibi safhalar var.
yas sürecini araştırın, hangi safhada olduğunuzu öğrenin. hatırladığım kadarıyla beş safhadan oluşuyordu. ve safhalar geçene dek sabırlı olun. hayat belki bir daha eskisi gibi olamaz ama başka bir şeye dönerek devam eder. yaşamınızda yeniden anlamlar yeşerir. insanın doğası böyle.
ben de duygusal bir sarsıntı geçirip tükenmişlik sendromuna tutulmuştum bir ara. anlamlar silinmişti. bir daha gelmeyecek gibiydiler. geçmiş hevesleri anımsayınca tuhaf bir sızı oluyordu beynimde. sonra o sızı yok oldu. fizik bedenimdeki hasarlar tam olarak yok olmadı henüz, bedeni iyileştirmek daha zor sanırım.
sıkılsanız da, zevk almasanız da bir şeylerle uğraşın, kendinizi oyalayın. O an zevk vermese bile sizi yavaş yavaş iyileştirecektir bu, boş durmayın.
her insanın sınırlı bir yaşamı olduğunu hatırlayarak da rahatlayabilirsiniz. zaten sınırlı olan bu yaşamda çok da üzülmeye değmez.
+1
santimantal
(11.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-17
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(4)

eski diziler gibi diziler yeniden çekilir mi

biseysorcaktim
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı. apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçer
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.
onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.

sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı.
apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçerdi.
insanlar çalışır, ev geçindirir, senin benim gibi dertleri olurdu.
işten atılır, yeni iş arar, ay başını düşünür, bazen şans güler hayatları tıkırında olur, aile içinde çatışmalar olur vs.

senim-benim hayatlarımızın resmedildiği diziler işte.

şimdiki diziler hep konaklarda, lüks evlerde geçiyor, herkesin holdingi var, evde bile full makyaj topuklu ayakkabı.

bir kaç komedi dizisi dışında hiç aile evi dizileri yok.

bizim evin halleri, bizimkiler, baba evi. aklıma gelmeyen daha başka bir sürü dizi var.
çoğunu da izlemedim çocukken, ilgimi çekmezdi. şimdi ilgimi çekiyor arada bir bakıyorum.

şimdiki diziler yurtdışına ihraç ediliyor, hep aynı marka yüzleri koyup bölüm başına milyonlar döküyorlar, çekimi kolay olsun diye konakta çekiyorlar falan gibi sebepler günümüz dizilerinin bu halde olduğunu biliyorum da, yine de çekilmez mi bizimkiler, ekmek teknesi, mahallenin muhtarları gibi bol oyunculu ve bizden mahalle dizileri?

ana akımda zaten olmaz bunun sebeplerini anlayabiliyorum. çünkü ihracata uygun değil. yerel hikaye.

ama dijitalde de yok mu? dijitalde neden olmuyor? ya da varsa da ben bilmiyorum
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
artık dizi bile çekilmiyor ki.

2.5 saatlik, maksimum kar getirecek, abartılı hikayeye sahip, rtüğe takılmayacak videolar çekiliyor.

şevket altuğ ağabeyin şu açıklamasını da iliştireyim.

www.istiklal.com.tr
+2
yurtsuz john
(10.01.26)
İlla Türk dizisi aramıyorsanız aradığınız dizi: this is us
+1
kobuzchu kiz
(10.01.26)
(bkz: gönül dağı) var mesela. (bkz: seksenler) vardı. İyi bir tv izleyicisi değilim uzun yıllardır. Kurcalasak çıkar bence. Mesela (bkz: kalk gidelim) vardı yine.
0
yadigar
(10.01.26)
insanların hikâye izleme alışkanlıkları değişti. artık hikâye enflasyonu var. hayat çok hızlı. sosyal medyada aşırı bir içeriğe maruziyet var.
düşün: şarkıların introlarını kısa yapıyor müzisyenler: yoksa insanlar dayanamayıp şarkıyı dinlemiyor.
Bu nedenlerden dolayı öyle sabırla izlenecek diziler yapılamaz, çoğunluk izlemez bence.
zaten bazı diziler tekrar tekrar izleniyor. bu konuda biryazı çıkmıştı: neden diziler tekrar izleniyor diye. sebebi şuymuş: insanlar beğendiği bir diziyi izleyerek riskten kaçınıyormuş.
harbiden ben de bazı diziler dönüp dönüp izliyorum.
özellikle de estetik olanları: aşk-ı memnu, hanımın çifliği, yaprak dökümü gibi...
dünya gibi sektör de sürekli değişiyor. ara ara değişik tarzlar çıkıyor. mesela bir ara Gülseren Budayıcıoğlu eserlerinden yapılan diziler çok yayımlandı. yeni bir soluk getirdi... kırmızı oda'yı beğenerek izlemiştim mesela...
0
santimantal
(11.01.26)
(11)

Mutfak işi yaparken izlenecek Türkçe dizi

fildirfildir
Önerir misiniz? Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
Önerir misiniz?

Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
0
fildirfildir
(10.01.26)
Bizimkiler. İlk bölümden itibaren.
+1
kibritsuyu
(10.01.26)
Muhteşem Yüzyıl 90. bölüme kadar geldim. Biraz kasvet, hanedan dramasi, alavere dalavere ararsan tavsiye ederim
0
sekizdokuzon
(10.01.26)
doktorlar
0
hold the door
(10.01.26)
baba evi
www.youtube.com

bölümleri kaliteli olarak bir kaç ay önce yüklemişler.
+1
exlibris
(10.01.26)
eğlenceli bir şeyler dersen tatlı kaçıklar
başladım ilk bölümden yağ gibi akıyor
0
deranzo1
(10.01.26)
Orta kafa aşk diye bir dizi vardı, belki gözünüzden kaçmıştır, çok beklentiye girmeden vakit geçirmelik izlenebilir.
0
(10.01.26)
Seksenler
0
gobekliraki
(10.01.26)
Ekmek teknesi
Baba evi
Süper baba
+1
michael_knight
(10.01.26)
kaygısızlar
0
yurtsuz john
(10.01.26)
- hanımın çiftliği
- camdaki kız
- iyilik
- dila hanım
- kırmızı oda
- kızılcık şerbeti ni izledim evde iş yaparken. hepsi gayet izletti kendini.
0
santimantal
(11.01.26)
Eski kısmetse olur iki sezon
-1
Hallegadola
(11.01.26)
(4)

Banyonun tavan boyası küflendi, silince döküldü; ne yapmalıyım?

santimantal
Sadece duş kabininin üstü böyle oldu: Boyalar puan puan küflendi. Nedeni üşüdüğüm için banyonun penceresini kapatarak uzun duşlar yapmamdı. Tavanda biriken buhar boyaları resmen ıslatmış, bu da küfe yol açmış.Islak bezle sileyim dedim. Bu sefer ıslanan boya kabardı.Kabaran boyaları spatula ile kazıd
Sadece duş kabininin üstü böyle oldu: Boyalar puan puan küflendi. Nedeni üşüdüğüm için banyonun penceresini kapatarak uzun duşlar yapmamdı. Tavanda biriken buhar boyaları resmen ıslatmış, bu da küfe yol açmış.

Islak bezle sileyim dedim. Bu sefer ıslanan boya kabardı.
Kabaran boyaları spatula ile kazıdım. Tüm tavanın onda birini falan kazıdım. Hepsini kazımak isterdim, çünkü kısmen kazıyıp boyayınca görüntü biraz nahoş olabiliyor, ama çok zor kazımak. Boynum mahvoldu.

Şimdi o bölgeyi nasıl bir boya ile boyamalıyım? (Tür, marka vs. hiçbir fikrim yok.)
Sadece o alanı mı boyasam, yoksa tüm tavanı mı boyasam?
Aynı sıkıntıyı yaşamamak için almam gereken önlemler neler?
0
santimantal
(07.12.25)
Küf solumak iyi bişey değil. Silerken, kazırken maske takmanızda fayda vardı.
Sık sık havalandırırsanız, nem oranını düşük tutarsınız, tekrar küflenmez.
Tavanınızın mevcut halini bilmiyoruz, beton sıva üzerine kireç mi, alçı sıva üzerine plastik mi, alçıpan tavan pastik boya mı, bilmediğimizden fikir yürüteyim.

Çukurlar, tümsekler oluştuysa alcı ile düzeltilip, gerekirse zımparalayıp, sadece orayı boyarsanız renk farkı oluşup yama gibi duracağı için tüm tavanı tavan boyası ile boyayın.

Bu arada küflenme sizden kaynaklı değil de üst kattan sızıntı var ve bunlar öncü belirtiler de olabilir. Eğer o ihtimal var ise ıslaklık ve küflenme gittikçe artarak devam edecektir. Bu ihtimali elemek için bir süre, mesela kış boyu bir şey yapmadan bekleyip, artma olup olmadığını gözlemenizde fayda var.
0
Mirket
(07.12.25)
@Mirket
Tavan, alçıpan atavan: Bunu da yeni fark ettim siz deyince. Tıklatınca çıkan sesten anlaşılıyor.
Alçıpan zarar görmedi. Direkt bir boya alıp boyamam yeterli olacak.
Dökülen boyanın cinsini bilmiyorum. Dökülen boya çok gevrek, ufalayınca hemen toz oluyor. Acaba bu boyanın kalitesi mi düşük? Belki daha kaliteli bir boya alıp kullanmalıyım?
0
🌸santimantal
(07.12.25)
Boya pul pul dökülmüş veya kazımışsındır. O toz gibi olan da dökülen boyanın altındaki alçı olmalı. Boya öyle tozumaz.

Yakınlarda mı taşındınız oraya?
0
Mirket
(07.12.25)
küflü tabaka temizlenmeli, oraya bir ilac sikilmali, üstüne özel bir boya vurulmali.
küfün üstüne boya yapmanin hicbir anlami yok, o küf on bes gün sonra üst katmana tekrar sizacak.
kullanmaniz gereken banyoda silikonlu ic cephe boyasi, neme dayaniklidir ya da silikat boya, nefes alir ve küfe dayaniklidir ama alt yüzeyi dogru temizlemedikten sonra kullanilan boyanin önemi yok.
banyonuzda pencere oldugu icin silikat boya kullanmanizi ve cami acarak uzun süreler banyodan sonra havalandirmanizi öneririm. yazin kapatmaniza dahi gerek yok. banyo sirasinda da iki parmak acik birakin, o kadar acikliktan üsümezsiniz ama küflenmeyi büyük oranda engeller.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
(7)

okurken ders işlemeyen öğretmeniniz var mıydı

messina123
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu k
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu kişi hala öğretmen ve hala devletten maaş alıyor. aradan 12-13 sene geçti. muhtemelen hala aynıdır. sizin okullarınızda da böyle öğretmenleriniz var mıydı?
+2
messina123
(24.10.25)
Sınıf dandikse kendini yorduğuna değmez. Zaten koca sınıfla ders nasıl işlenir ki sene olmuş 2025!
Sınıf iyiyse fen lisesi ayarındaysa mis gibi ders yapılır.
Yani uğraştığına deymeli. Yeni neslin
Üniversite dahil eğitim talebi yok.
Çoğu öğretmen ders işliyomuş gibi yapıp çocuk oyalıyor.
-1
luluki
(24.10.25)
Ankara'da merkezi ve bilinen bir devlet lisesinde okudum. Ders yapılan saat sayısı sınırlıydı. Hocalar ya öğrenci kaosunu dizginlemeyi beceremiyor ya da uğraşmıyordu. Terör estiren ya da saygı duyulan bir kaç hoca dışında ders işlenmez yahut yapılana ders denmezdi.
Derste kafayı masaya koyup uyuyan başka bir gün ek ders ücreti hakkımızdır gibi bir rozet takan hoca bile gördü bu gözler.
+1
anon1m
(24.10.25)
Maalesef vardı rezalet
0
arbre
(24.10.25)
bizde ders işlemeyen yoktu hani okulun son günleri falan hariç ama ilgili dersin öğretmeni uzun zaman yoksa yerine derse giren hocalar ders yaptırmazdı. açın en son haftayı tekrar edin derlerdi veya gelir yoklama alır. ses çıkarmadan oturun derler giderlerdi.
0
Fodera
(24.10.25)
benim lisedeki edebiyat öğretmeni ders işlemezdi. girip boş boş oturup giderdi.

şimdi de çevremden duyuyorum. hiç ders işlemeyen öğretmenler var. proje okulu gibi okullarda idare çok izin vermez belki ama o da kişisine göre değişiyor. kimi insanlara dokunamıyor idare. en iyi okullarda yatan tipler var.

ama meslek liselerinde falan bazı öğretmenler resmen ense yapıyor. ay başı maaş cukka. bence çok büyük ahlaksızlık. o öğrencilerin eğitim hakkını elinden alıyorlar.
0
santimantal
(24.10.25)
öğretmenim. Merkezi yerlerde genelde emekliliğe yakın yaşlı öğretmenler oluyor. bunları çalıştırmak çok zor. genelde her şeyi salıyorlar bir şikayet, soruşturma olsa emekli olur geçerim diyorlar.

Bir de meslek liseleri gerçeği var buralarda sınıflar kalabalık ve öğrenciler isteksiz öğretmen ders anlatsa da dinleme çabasına giren yok bu da demotive edici olabilir.
0
biravekahve
(24.10.25)
almanca derslerimiz boş geçerdi çünkü o ders müdür yardımcımızındı. sadece sınavlara gelir, atıyorum geçer not 60 ise bize 70 puanlık cevapları kendisi verir, gerisini de bildiğimiz kadar bizim yazmamızı/sallamamızı isterdi :) sanırım sadece bir dönem almancamıza gerçekten bir almanca öğretmeni geldi, orada da bizim sınıf ayaklandı, kadına dünyayı dar etmiştik maalesef. rahata alıştıktan sonra kimse istememişti zaten taş çatlasa b1 seviyesine ulaşacak bir almanca için uğraşmayı. almanca derslerinde bahçeye çıkar dop oynardık.
0
der meister
(24.10.25)
(9)

Çok fazla şalgam tüketmek zararlı mı?

lynyrd skynyrd
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
0
lynyrd skynyrd
(12.10.25)
evde kendiniz yapabilirsiniz:
www.youtube.com
+1
santimantal
(12.10.25)
file market'te satılan usta şalgam epey başarılı bence.

tuzlu bir şalgam içiyorsan tansiyonunu yükseltebilir.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
filedeki güzel cam şişede hem de.
bi de yeni kavaklıdereninki güzel. şokta satılıyo
+1
jelly bear
(13.10.25)
doktor degilim ama salgam, ozellikle de acili hem de bu kadar tuketimde mideyi eline alman olasi. simdi salgam deyince agzim sulandi ama 15 sene once mideyi elime aldim ve sanirim o zamandan bu zamana toplam salgam tuketimim 500ml'i gecmemistir. :(( dikkat et hocam.
+1
arakaali
(13.10.25)
Adana'da tanıdık varsa açık alıp yollasın. Hazır şalgamlardan ise en iyileri Doktorum ve Turnib.
+1
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
doğanay'ın gurmesi çıkmış içinde turşu suyu var, bence daha iyi olmuş. onu deneyebilirsiniz. benim şalgamda yaptığım şey şalgama bir nevi şeker katmak. kühne turşu var, kühne turşunun alman usulü salatalık turşusunun suyunu salgama katıyorum, yarı yarıya değil biraz daha azını ve gayet güzel oluyor. tuşu sulu şekerli şalgam
+1
hoot
(13.10.25)
doğanay şalgam değildir. içecekseniz serafresh, adanus için. biz evde kendimiz yapıyoruz. yapılışı da aşırı basittir ama bu havalarda mayalanması uzun sürebilir.
basit bir tarifini de vermiştim şurada;
www.tiktok.com
+1
ground
(13.10.25)
serfressh şu an a101'lerde küçük şişelerde satılıyor bulabilirseniz alın. tavsiye ettiğim herkes 1 kasa aldı. çok iyidir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
arka tampona zararı olur olsa olsa. şalgam faydalıdır onun haricinde
+1
Hallegadola
(13.10.25)
(4)

Zayıflayan hafıza için esaslı/sahici öneri

yadigar
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenim
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.

Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenimi gibi durumlarda ise eskisinin yüzde onu gibi bir düzeyde şu an hafızam…

Cümle kurarken de eskisinin iki-üç katı teklemeler oluyor.

Stres seviyesi minimumda bir hayat yaşıyorum. Bundan düşüğü zor. Gündelik uğraşlarım da maddi, manevi yorucu değil. Birkaç aylık geçici bir olay değil. Düzenli kullandığım ilaç, alışkanlık, madde yok. Ruh halim yıl içinde pek stabil olmuyor ama özetle üzgün olduğum aylarda da, bunalımdayken de, keyfim yerinde olan aylarda da durum aynı. D vitamini dışında bir vitamin/mineral eksiğim yok. (Ciddi genişlikte tahlillerden bahsediyorum) D vitamini de tüm ailede, ne yapsak hep düşük çıkıyor. Genetik yapımızla alakalı galiba. Yıllardır görmezden geliyoruz.

Şimdi nörolojiye gitsem, mahallemin nörologu gıda takviyesi verip yollayacak. Siz İstanbul, Ankara gibi yerlerde iyi bir uzman tavsiye edebilir misiniz bu konu ile alakalı? Yahut başka tavsiyeleriniz var mı? Ama “bulmaca çöz, dil öğren, B12 al, magnezyum iç” falan değil de, böyle esaslı, fark yaratan türden var mı bir şey? (Kuru üzüm yiyorum bol bol :) )
0
yadigar
(12.10.25)
Bir özel hastanede bir nöroloğa git. Muhtemelen boyun damarları için ultrason ve bir de beyin mr ı isteyecek.

Sudoku çöz bol bol. Dil öğren :)
Stresin yoğunsa biraz boşver. Kafanı meşgul eden gereksiz konuların yükünden silkelen.
-1
Mirket
(12.10.25)
Hacamat yaptır . Ama işin uzmanı yapmalı. Duası , günü (hicri takvime göre) bardakların vücuttaki yeri önemli.
Belli aralıklar sanırım 3 - 4 seans olmalı .
-9
diyecevaplandı
(12.10.25)
ben bi ara tükenmişlik sendromu yaşadım ve hafızam, öğrenme yeteneğim falan bayağı gerilemişti. ama sendrom geçti ve gittikçe eski halime dönüyorum. hiçbir sağlık önlemi almadım. sadece toksik ortamlardan, insanlardan uzaklaştım ve hayatta zevk aldığım esi şeyler yine bana heyecan vermeye başladı. bu yüzden durum psikolojik olabilir belki.
+2
santimantal
(13.10.25)
Yaz hocam, kesin çözüm;
- erken yatıp erken kalkmak.
- sabah sporu (en az 45dk)
- protein ve sebze ağırlıklı beslenme.
- hazır gıda minimum.

benzer sebeplerden b12 takviyesi aldım. eskisine göre %15 fark etti. bunları yapınca çakı gibi oldum ama düzenli yapılacak sporu hafta 1 kere yaparsan faydası olmaz en az haftada 3 gün sporunu yapmalısın.
+2
duyuruuser
(13.10.25)
(6)

Stres / kaygı yönetimi

kararsızataletfilozofu
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plak
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.
Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.
Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plaka mevzusu için (harf seçmek) 50bin tl istediler gece uyuyamadım iki gündürde derin nefes alıp veriyorum filan yok banamısın demiyor hevesim filanda gitti arabayı almaktan neredeyse vazgeçecek duruma geldim.
O kadar gerildim enerjimde bitti ev işlerini yapacak halim kalmadı böyle olunca.

1-2ayda bir bu durumu yaşıyorum bir konuda çok kararsız kalıp strese girip kaygılanıyorum sonrası enerjim bitiyor mutsuz oluyorum ve bunu yönetemiyorum.

Plaka özelinde aklımda bir plan var onu yapıcam ama genel olarak bu sorunu nasıl çözücem bilmiyorum.
Kafam hep gergin stresli hissediyorum rahat bırakıp kendimi dizi-film izleyemiyorum.
Normalde yürüyüş filan yapardımda artık havalar bozdu ve spor yasak bir süre.
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Havalar bozuk olsun ne olacak. Hatta bence yürüyüşlerin en güzeli geceleyin hafif hafif yağmur yağarken.

Bence yorum yapmak zor. Ama anksiyete gibi duruyor.

Takma kafana, her şey olacağını varır gibi tavsiyeler “bi sus artık” dememek yerine kullanılıyor.

Yılların eskitemediği bir ruh hastası olarak konuşmanın en faydalı çare olduğunu düşünüyorum. Kullanmadığım ilaç kalmadı, ama psikiyatrist ile konuştuğumda rahatlıyorum.

Benimde tavsiye edeceğim, önce bir psikoloğa görünmek olurdu.

Bana da yakınan arkadaşlarım oluyor, ve bazen problem öyle bir noktaya geliyor ki yapılabilecek/denilebilecek hiçbir şey olmuyor. Bu durumda da şu iki sihirli kelimeyi kullanıyorum: geçmiş olsun.
+1
substituent
(12.10.25)
Plaka konusunda planın ne? Hoşlandığın kızın baş harfi değildir inşallah. A olmasa, B olsa ne değişecek? Bunu düşün. Para kolay kazanılmıyor. Bir gün bir önemi kalmayacak şeylere para saçmaya gerek yok bence. Para harcamak stresi azaltma yolu olarak seçilebilir ama bunun sonuçları her şeyi daha kötü yapabilir. Stres için yüzme tavsiye ederim. Ağır bir spor değil.
+1
arbre
(12.10.25)
Tanıdık memur aracı sokma + 2 kilo baklava ile bir şans denicem.

Kendi ismimi soyismimi sessiz harflerle yaptırıcam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
ben de öyleydim.
bir sıkıntı çıkınca yerle bir oluyordum.
genel bir gerginlik vardı.
böyle bir engellenmişlik duygusu.
tatminsizlik duygusu vardı.
geçmesi yıllar sürdü.
hayat biraz patakladı.
pataklanmadan geçebilirmiydi:
evet, destek olan insanlar olsaydı,
toksik insanalrdan korunabilseydim olurdu.
0
santimantal
(13.10.25)
Hayatta her şeyin dört dörtlük olamayacağını anlayınca bunları yönetebiliyorsun bence. En azından bende öyle oldu. Araba alman çok güzel bir şey ama sırf istediğin plaka olmazsa diye araba almaktan soğumak tamamen mükemmeliyetçiliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Belki bu huyunu törpülersen bazı kaygılarından otomatikman arınabilirsin.
+1
mermaidd
(13.10.25)
Kendi başına kaldığın bir zaman bu konuyu düşün ve kendi iç dünyana "buna ihtiyaç mı duyuyorum, bundan ne fayda sağlıyorum" diye sor. Çünkü bu geliştirilmiş bir savunma mekanizmasına benziyor, gerçekten öyleyse iç dünyan bu söylediğim sorulara bir şekilde cevap verir. Meditatif bir şekilde sorarsan cevabı daha kısa sürede alacağını düşünüyorum.

Ayrıca harf seçmenin bedelinin 50 bin lira olması hakkında ben şahsen sinirlenirim, sen iyi sinirlenmemişsin yine. Benden iyisin bu konuda.
+1
muhayyer divan
(13.10.25)
(6)

Duyuruda sorulara cevap yazılınca mail gelmeyecek mi artık?

santimantal
- Gelse iyi oluyordu :(
- Gelse iyi oluyordu :(
0
santimantal
(05.10.25)
geliyor muydu ki?

bildiğim kadarıyla uzun zamandır, çok uzun zamandır çalışmıyor o özellik.
0
kibritsuyu
(05.10.25)
Öyle bi özellik hiç duymadım
0
benaslindayohum
(05.10.25)
ay basi sana maas da yatiyorsa compu'nun kapisina dayanirim, usenmem
0
cooperr
(05.10.25)
Silinen mesajlar bile gelmeyi bıraktı, nerede kalmış o dediğin.
0
Bruce
(05.10.25)
sourlemonads mesaj gönderiyordu sözlükten, çooook uzun yıllar önce.
0
tabudeviren
(05.10.25)
En son 15 Eylül'de cevaplar mail olarak gelmiş.

Öyle olması çok iyiydi. Cevpları hemen bildirimle alıyorduk. Şimdi gelmiyor ve bazen sorduğum soruyu unutuyorum. Acama duyurunun cevaplarını bildirim olarak almak bir şekilde mümkün mü? Mesela uygulaması var mı?
0
🌸santimantal
(07.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.