Giriş
(4)

İzlediğim Türk Filminin ismini hatırlamıyorum

put it in your appropriate place
En sonda filmin sonunu yazdım. Çok bir şey hatırlamıyorum maalesef.- 2011 yapımı diye hatırlıyorum ama emin değilim. 2010 ile 2013 arasıdır sanırım- Festivallerde gösterildi. Sanat filmi- Başrol Erkek karakter sanırım işsizdi. Annesi yok diye hatırlıyorum.- Başrol Erkek karakteri, Bir sahnede babası
En sonda filmin sonunu yazdım. Çok bir şey hatırlamıyorum maalesef.

- 2011 yapımı diye hatırlıyorum ama emin değilim. 2010 ile 2013 arasıdır sanırım
- Festivallerde gösterildi. Sanat filmi
- Başrol Erkek karakter sanırım işsizdi. Annesi yok diye hatırlıyorum.
- Başrol Erkek karakteri, Bir sahnede babası, rakı masasında meze sipariş et diye darlıyordu.
- Sanırım babası, buna zorla işinin başına geçmesini mi istiyordu öyle bir şey vardı.
- Erkek karakter, bir anlam arayışındadı. Bir şeyler yapmayı kafa ütüyordu.
- Erkek kişisi, Başrol Kadın Karakterden hoşlanıyordu.
- Rakı masası restoranını babasının arkadaşı işletiyordu. Kızı var, kendisi hakkında bilgi veriyordu ama erkek karakter ciddiye almıyordu. He tabii geçiştiyordu.
- Filmin sonunda Başrol Kadın ile Başrol Erkek birlikte gemiye binip gidiyorlardı.
0
put it in your appropriate place
(06.03.26)
Çoğunluk?
0
santimantal
(07.03.26)
Değil.
0
🌸put it in your appropriate place
(07.03.26)
Ferahfeza dedi chatgpt :)
0
high hopes of the sozluk
(07.03.26)
Teşekkür ederim.
+1
🌸put it in your appropriate place
(07.03.26)
(19)

Duyuruya nasıl yeni üye kazandırabiliriz?

mimikikili
10 yılı aşkın süredir aralıklarla burdayım. Evet eski havası yok. Günde en az 3 sayfa soru olurdu. Şimdi? Günde 1 sayfa ancak doluyor. Bi ara ruh hastası bi yönetici tüm cevapları keyfince siliyordu. Bu sitenin katili oydu. Yüzlerce kişi o sıra ayrıldı.Şimdilerde bi hareket var. Compü epey uğraşıyor
10 yılı aşkın süredir aralıklarla burdayım. Evet eski havası yok. Günde en az 3 sayfa soru olurdu. Şimdi? Günde 1 sayfa ancak doluyor. Bi ara ruh hastası bi yönetici tüm cevapları keyfince siliyordu. Bu sitenin katili oydu. Yüzlerce kişi o sıra ayrıldı.
Şimdilerde bi hareket var. Compü epey uğraşıyor da esas mesele biz 40 50 küsür kişi whatsapp grubu gibi kalmışız.
Ekşisözlük gibi bi kaynaktan buraya bi gecede binlerce yeni kullanıcı gelebilir. Bunu nasıl organize edebiliriz?
Birlikte bişeyler yapalım mı?
Yoksa site 2027 yi görmeyecek.
📊 Bu soru faydalı
0
mimikikili
(06.03.26)
Sosyal medyaya link bırakmak lazım.
0
yurtsuz john
(06.03.26)
Yav neden böyle bi motivasyonumuz olsun ya da binlerce yeni üyenin ne faydası olacak ben onu pek anlamıyorum, yani sözlükten twitter'dan adam gelecek de ne olacak iti köpeği ruh hastası gelecek burada zaten yokmuş gibi, böyle istekleri olanların buraya üye çekmek yerine olan yerlere iştirak etmesi bence daha sağlıklı olacaktır, buranın zaten ayakta kalması açıklanamayan bir mucize, çok fazla kurcalamaya gerek yok.
+12
kizil karga
(06.03.26)
Compu 15 yıl önce eklenmesi gereken şeyleri şimdi yapıyor.
Şimdi ise internet başka bir devrim yaşıyor...
+7
anon1m
(06.03.26)
duyuru o kadar saçma bir yer oldu ki. şu herkesin bayıldığı engelleme meselesi mesela. herkes deli gibi eleştirdikleri ampule dönmüş durumda. kimsenin eleştiriye falan da tahammülü yok. aşırı toksik ve (ne alaka artık) popüler olmaya çalışan, en çok ben para kazanıyorum ben abd’de yaşıyorum ben beyazım falan kastığı boş insanlarla dolu bir ortama dönmüş durumda.
-2
deartheodosia
(06.03.26)
Whatsapp grubu kendini birşey zannedip pizza tüketen yarım dünyaların sağa sola salça olup kendini gruptaki kadınlara beğendirmeye çalışan tiplerle doluydu, bunları arayan kadınlar olduğundan pek de orası için söylenecek birşey bulamıyorum. Ayrıca çok pis muhabbettler vardı. Belki şimdilerde öyle değildir. Belki 10 yıla yakındır buradayım, profil anlamsız biçimde farklılaştı. Dolandırıcısı bile vardı duyurunun, polislik oldu. Neyse benden uzak nereye yakınsa yakın. Şahsen 2015-17 dönemleri burası iyiydi ama şu an neden kaliteli bir kullanıcı buraya üye olsun?

Şahsen ben hep okurdum bir dönemler, şimdi twitter var insta var çok da manalı gelmiyor. Yapay zeka da yetiyor.

Ha bu arada duyuru yönetimi, duyuruya 10 sene önce getirmesi gerekenleri bugün getirip yaptık demesi hoş olmuyor. Yanıtlarını beğenmedikleri herkesi uçuruyorlar. Bu zihniyetle de zor.

Bence şu an potansiyelinin %60-70'inde olan bir duyurudan ediyoruz. Yani yukardakiler olmasa dahi uber iyileşmeyecektir. Neden? Eskiden bir soruya tek bir yanıt gelirdi, yanıt. Şimdi 10 yanıt var, karalama defteri. Dinlemeden yorumlar. Birinin belki 20 kez üye olduğu bir yer burası :) neyse.

Öyle bir dünya değil. Öyle bir mecra da yok bana göre.

Daha önce de böyle bir başlık vardı, bir zaman önce. Güncel okumak isteyen olursa diye yazdım.
+2
baldan kaymak
(06.03.26)
eski duyuruyu çok özlüyorum gerçekten. sanırım tek kötü yanı insanların fikirlerini almayı bir alışkanlık haline getirdi ve gerçek dünyada bu pek de fayda sağlayan bir şey değil. forum mantığını özümsemeyen insanlar çok garip buluyor hatta.

burası benim için eski nispeten kaliteli interneti temsil ediyor, yapay zekaya değil de birbirimize sormayı hala çok değerli buluyorum. sorunuza gelirsek reklamı yapılabilir bence.
+1
suicmeyenadam
(06.03.26)
kadınlar kulübü ya da donanımhaber’e dönerse şu anki mevcut kitle de terk edecektir. popülasyonun artmasını istiyorsanız çevrenizdekilere söylemeniz daha mantıklı. herkes 2-3 kişi getirse yeterli olur.
+2
eileengray
(06.03.26)
Buraya üye değil , nitelikli üye lazım .
Belli konu veya iş alanlarında yetkin, uzman kimseler bilgi aktarımında bulunmalı. Maalesef çoğunlukla günlük veya duygusal konular, çeşitli şikayetler etrafında günü bitiriyoruz.

Hiç değilse bazen konu başlıkları :
... konusunda bilgi sahibiyim soruları alalım.
... yerinde 6 yıl kaldım. bölge hakkında ne öğrenmek isterseniz?
... doktoruyum/teknikeriyim/mühendisiyim soruları alayım..
... hastalığını uzun bir tedavi sürecinden sonra atlattım soruları alayım.
...davasını kazandım. Dava süreci hakkında bilmek istediklerinizi sorabilirsiniz...

gibi başlıklar da görmek isterim doğrusu.
Ama sorular da nitelikli ve ilgili konu etrafında şekillenmesi sağa sola siyasete vs. çekmeden olmalı.

Ha diyeceksiniz yapay zeka veya diğer siteler var . Evet var ama burada da bir seviye nitelik olması lazım . Kullan at sitesi olmamalı.

Kalite ve niteliğin engelleme yapmakla olacağını sananlar var .
Gerçek hayat ise her zaman öyle değil.
+2
diyecevaplandı
(06.03.26)
nicelik degil nitelik lazim. uyelik kapali olacak, ufak ufak alim yapilacak. eleyerek ilerleyeceksin.

Country club gibi yonetmen lazim kaliteyi korumak icin, halk plajina donunce boyle oluyor:

youtu.be
+3
cooperr
(06.03.26)
Bir reklam kampanyası ile ekşi kullanıcılarının burayı bir kez kullanmalarını sağlamak gerek. 100 kişi bir kez kullanırsa bunlardan bir kısmı kullanmaya devam edecektir. Sözlük'te reklam verilsin. Belli bir zaman diliminde duyuru yapan kullanıcılar arasından kurayla belirlenecek bilmem kaç kişiye bilmem ne ödülü verilecek diye. Sponsor bulup ödülleri de bedavaya getirebilirsiniz. Kitap ödülü, kablosuz kulaklık, yazıcı vb. olabilir. Hedef kitlenin özelliklerine göre artık.
0
santimantal
(07.03.26)
O ruh hastası yönetici hâlâ var, onları temizleyin önce. Bazı cevaplarımı silmiş bazılarını bırakmış, silindi diye haber bile verilmiyor falan... sonra da insanlık bekleniyor. Şaşıyorum!
-3
muhayyer divan
(07.03.26)
Kazandıramazsın. Z kuşağı böyle kasıntı ortamlara hayatta katlanmaz. Soruya cevap olarak kendini övmek dışında bir şey yok bu sitede.

"Bak ben falanca yılda, 145 bin dolarla..." z kuşağı gelmez bu kafalara
0
runaway
(07.03.26)
Ablacım sen bu beyazlık meselesine çok kafayı takmışsın.Geçenlerde çok alakasız bir duyuruda da aşırı alakasız biçimde millete saldırmıştın.Anlamadım çirkin ve türbanlı mısın? Hayatında ters giden şeylerin sorumlusu özendiğin hayatı yaşayabilenler değil, sensin. Üstelik eleştiri hakaret ederek, iğneleyerek, laf sokarak olmuyor. Orada da yanlışın var.
+5
huladancer
(07.03.26)
"ruh hastası yöneticileri" zamanında compu'ya çok şikayet ettik ama ya ilgilenmedi ya da ilgilenince onları haklı buldu.
+2
parka
(07.03.26)
Namus bekçiliği yapilmasaydi burası son kale olarak kalırdı.
0
topkapiaksaray
(07.03.26)
sorulan soruya faydalı cevap verilebilir. bazen kreşe girmiş gibi hissediyorum.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
cooper +1

Eski 80630, ogzl gibi bir sey olsun. Ucretli olsun.
0
thetruenorthstrongandfree1
(07.03.26)
ruh hastası yönetici sorunu +1
şahsen birkaç mantıklı ve haklı mesajım silindikten sonra artık takip
etmeyi bıraktım. ayda yılda bir denk gelirse girer oldum.
0
orpheus
(12 saat)
Bu arada birçok kişi ruh hastası yöneticilerden bahsetmiş ama bence buradaki kitlenin büyük bir kısmı da en az yöneticiler kadar ruh hastası ama kimse "ya ben de az göt değilim" şeklinde özeleştiri yapıp duyurunun içine sıçtıklarını kabul etmedikleri için sorun sadece yöneticilerdeymiş gibi bir hava oluşmuş ama sizin yüzünüzden de birçok kayıp yaşamıştır burası onu da atlamayın lütfen, herkes sorunlu da bi normal siz değilsiniz.
-1
kizil karga
(12 saat)
(3)

Gece uyurken yatakta dönememe sorunu. Uyku kalitesini mahveden bir olay. Bu sorun nasıl çözülebilir?

santimantal
Bir yatak mağazasında satıcı, kişinin uyurken bi hamlede yana doğru dönebilmesi gerektiğini söylemişti.Ben, eski yatağımda çok iyi uyuyordum: deliksiz.Sağa dönüp uyumuşsam sabah kendimi sola dönmüş olarak bulabiliyordum ve döndüğümü asla hatırlamıyordum.Şimdiki yatağımda dönemiyorum. Sanırım yatağın
Bir yatak mağazasında satıcı, kişinin uyurken bi hamlede yana doğru dönebilmesi gerektiğini söylemişti.
Ben, eski yatağımda çok iyi uyuyordum: deliksiz.
Sağa dönüp uyumuşsam sabah kendimi sola dönmüş olarak bulabiliyordum ve döndüğümü asla hatırlamıyordum.
Şimdiki yatağımda dönemiyorum. Sanırım yatağın yapısıyla alakalı bir şey. Yani adamakıllı çaba gerektiriyor dönmek için ama onu da uykudayken bilinçsiz durumda yapamıyor bedenim.
Yatak biraz da sert geldiğinden sabaha kadar aynı konumda uyuyunca bedenimin üzerine yattığım tarafı uyuşuyor. Dönemeyince bedenim geriliyor ve hem bazen gece uyanıyorum ve uyuyamıyorum tekrar, gerilimle beraber yorgun düşüyorum.
Sanırım dönmeyi engelleyen yatağın üst katmanının yumuşak sünger olması.
Rahatça dönebilmek için ne yapmalı?
Mesela egzersiz yapmak işe yarar mı? :) Hani beden öğrensin de gece uykuda kendi yapabilsin.
0
santimantal
(27.02.26)
Yatağın diğer tarafını çevir belki daha rahattır
0
grimavi
(27.02.26)
yumuşak yatakta gömülünce dönmek zor, sert-orta sert yatakta dönmek daha kolay olmalı. üstteki yumuşak süngerin kalınlığı nedir, visco türü basınçla şekillene türlerden mi. bir de varsa kilo vermek bu işler kolaylaştırır.
0
orpheus
(27.02.26)
@orpheus,

hayır visco türü değil. üst katmanı kalınca bir sünger, dört parmak kalınlığında. vücudun şeklini almıyor.
0
🌸santimantal
(27.02.26)
(8)

Üst katan evime gelen sifon sesinden kurtulmanın bir yolu olabilir mi acaba :( Pahalı da olsa daireme izolasyon yaptırabilirim.

gijilti
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.Ge
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.
Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.
Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.
Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.
Gerçekten artık midem bulanıyor.
Ev değiştirmem çok olası görünmüyor.
Artık binalarda deprem yönetmeliğinden dolayı duvarlar inceymiş de o yüzden böyle çok ses geliyormuş müeahhitin söylediğine göre.
Halbuki banyoyu koridorun başındaki odanın yerine yapsaydılar hiçbir odaya ses gelmezdi. Kafasızlar!
Neyse...
Yukardan gelen sesi engellemenin yoları nelerdir?
Oturma odasının içini tamamen izolasyon malzemesiyle kaplatma teknolojisi var mı?
Varsa pahalı mı çok?
0
gijilti
(25.02.26)
bizim apartmanda yaşasanız kafayı yerdiniz. bizde üstten, alttan, yandan her yerden sifon sesi geliyor:) bok gibi bir ses yalıtımı yapmışlar. bu ses yalıtımı işi nasıl yapılır bilmem ama ucuz bir şey olsa herkes yaptırırdı sanırım. bildiğim kadarıyla hem üst katın hem de alt katın yaptırması gerekiyor.
0
nothing in my way
(25.02.26)
@nothing in my way,
ben 1. katta oturuyorum.
alt katta iş yeri var.
alt kattan herhangi bir ses gelmiyor.
karşı daireden de hiçbir ses gelmiyor.
sadece mutfak ve çocuk odası bitişik karşı daire ile.
ama araya ne koymuşlarsa çıt bile gelmiyor karşı daireden.

ev alırken en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri bu aslında.
tuvaletlerden gelen sesler evin enerjisini mahvediyor.
Bir de ben yalnız yaşıyorum: Evde çok ses olmuyor, bu yüzden sifon sesleri arada kaynamıyor.
Ah ah, basit bir eşya değil ki değiştiresin.
Ev değiştirmek çok zor!
Rezervuar duvarın içinde olduğu için sanırım, çok yoğun ses geliyor. Banyonun içinde olsa duvar sesi biraz engellerdi.
İyi bir kulaklık aldım: Oturma odasında masamda çalışırken bazen onu takıp kendimi soyutluyorum.
Olur da bir daha ev alacak olursam bu hayatta ses olayına dikkat edeceğim en çok.
0
santimantal
(25.02.26)
@santimantal ya müteahhitlere sorunca ses yalıtımı var diyorlar. Hangisine inanacağımızı şaşırdık. Ben de artık kulaklıkla yaşıyorum ama alt kattakilerin kapı sesini kulaklık bile engelleyemiyor. Bomba gibi patlıyor kapı. Kirada olduğumuz için ben taşınalım diyorum bizimkilere ama pek yanaşmıyorlar. Valla çok zor iş nasıl olacak bilmiyorum:(
0
nothing in my way
(25.02.26)
normalde pis su tesisatını "sessiz pimaş"la yapsalardı muhtemelen bu sesleri duymazdınız. ses izolasyonu yalnızca duvarlara izolasyon yapmakla bitmiyor maalesef. lokal olarak izolasyon yapılıyor mu emin değilim inşaatçı arkadaş varsa yanıtlar.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.02.26)
ruhlardan esinlenen karga +1

ses yalıtımı diye uğraşmak değil, pimaşın değişmesi lazım.
0
kisa
(25.02.26)
Son iki cevap +1

wavin.com

Çok ses geliyor dediğin oda, asma tavan mı?
0
Mirket
(25.02.26)
Ses yukaridan mi geliyor, sizin duvardan mi bu kismi karisik olmus.
Yani siz sifon sesini mi duyuyorsunuz yoksa akan su sesi mi?

Binalarin ana gider borusu tek yuz tarafta bir tane yani siz 1. katsaniz, 4. katin bastigi sifon da ayni yerden gelir. Aldigi dus ta ayni yerden gelir.

Her sekilde cok farketmez, gerek o gider borusunun totalde asagiya indigi kanal gerekse gomme tuvaletin oldugu duvar, bolme duvar sistemleriyle kapatilmak zorunda, bu tugla ile de yapilabilse de gunumuzde alcipan kullanimi daha yaygin. Bu duvarlarin arasina duzgun kalinlikta tas yunu koymus olsalar o ses gelmez, en azindan bu seviyede. yani o hem yuz duvarin alcipani acilip bakilabilir. yeni alcipan, siva, boya masrafi cikar.
+1
wallcan
(25.02.26)
Şu tarz bir işciligin olması gerekiyor. geri kalanı boş. masraflı ama kesin çözüm:

www.akustikmimarlik.com
endustriyelkesim.com
0
limonlu eksi
(26.02.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
+1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(19)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
İçimdeki yalvaç ortaya çıkıyor böyle zamanlarda, açlık durumuma göre 3 4 yumurtadan peynirli omlet yapıyorum.
0
kullanicadi
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(8)

hakaret davası açmak istiyorum

aguen
merhaba duyuru,twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da v
merhaba duyuru,

twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.

öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da var. yapmam gereken adımlar nelerdir?

adımı bilmesi çok önemli değil. maksat ceza çekmesini istiyorum. kin tutan biriyimdir de uğraşırım yani. twitter ip adreslerini paylaşıyor mu? hayatımda hiç dava açmadım dava yemedim kuralcı biriyimdir.
-1
aguen
(24.02.26)
Ekran görüntüsünü al, savcılığa git.
+1
Kahvedesu
(24.02.26)
ya avukat tutacaksanız yada savcılığa gidip dilekçe verecekseniz. naçizhane tavsiyem. taharet deliği twitter'ı kapatın. parti trollerinin, çomarların, şeriatçıların, ruh hastalarının cirit attığı bir oluşum. böyle takılmaya devam ederseniz sürekli mahkemelerde geçer ömrünüz.
+5
buenosdias
(24.02.26)
ekran görüntüsü dışında direkt web arşivini de aldım doğruluğu reddedilemez kanıt olarak. teşekkürler.

ek olarak niye down yedim ya
0
🌸aguen
(24.02.26)
@buenosdias gerçekten haklısınız. açtığımda ilk günlerde pozitif, yeni bilgiler olan bir yerdi. 1 haftada futbol ve siyasete döndü ki özellikle ilgilenmiyorum dememe rağmen. futbol izlemem bile.
0
🌸aguen
(24.02.26)
mobil imzan varsa veya operatörün destekliyorsa mobil imza oluşturursan uyap üzerinden online olarak da dava açabilirsin.

"ömrün mahkemelerde" geçmez yani oturduğun yerden tertemiz para kazanırsın. mobil imza önemli. :)
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Şikayetçi olun onlar zaten kimliğini tespit ediyor. Sonra da uzlaştırmacıya yalvarmasını izleyin. Bu tipler genelde korkak olup sanalda aslan kesilirler, kimsenin şikayet etmeyeceğini düşünüp saydırıyorlar, sonrası ben değildim çocuğum yazmış vs full inkar.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
Barbaros Şansal, X'teki hakaretlerden adamakıllı tazminat alıyor.
+1
santimantal
(24.02.26)
Kişi paylaşımı, yorumu silebilir.
Bunun önüne geçmek için etespit yapıp noter evrakını alın. Ekran görüntüsü alman bir şey ifade etmez silerse eğer. Fakat E-tespitte kurtuluşu olmaz.
+1
tahirkemalbozoglu
(24.02.26)
(6)

Son işyerimden kovuldum

thefirstaction
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben ne diyeceğim ik ya
+1
thefirstaction
(27.01.26)
Aynen bu şekilde anlat.
+1
gobekliraki
(27.01.26)
ya bu deneyimi öz geçmişinden sileceksin
ya sorulursa neden kovulduğunu anlatacaksın
ya da işten çıkman üzerine bir yalan söyleyeceksin

bence bu deneyimi ög'den çıkar.
+3
santimantal
(27.01.26)
son calıstıgın yeri yazma ya da 1 sene olarak göster kimse bir şey yapamaz denetleyemez onu. benim cv'mde iş yerlerine giriş cıkıs tarihleri hep farklıdır. kısa süreli çalısanları her zaman işverenler sorunlu görür.
+2
koela
(27.01.26)
ya yazma boşver. denk gelir de konusu açılırsa, bir yerden duyarlarsa "girdim, beğenmedim, kötü bir deneyim olduğu için istifa ettim ve cv'ye yazacak kadar değerli bulmadım" diye kakalarsın :d
+2
nolmus yani
(27.01.26)
Bu Türkiye’de oluyorsa ve sigorta girişiniz yapıldıysa, 2 ay çalışıp ayrıldığınız şu aşamada olmasa da, tutun ki bir sigorta dökümü alındı, orada çıkar. Bence ne süre ne de çıkış biçimi konusunda yalan söylemeyin; farkedilmesi kolay ve gerek yok.
+1
lil siztah
(27.01.26)
2 aylik calistigin yeri yazma bos gec.
+1
cooperr
(27.01.26)
(4)

Akbanktan nefret ediyorum

mezzosprite
Ama maalesef kendilerinde altın ve gümüş hesabım var, en az zararla başka bankaya nasıl aktarırım?
Ama maalesef kendilerinde altın ve gümüş hesabım var, en az zararla başka bankaya nasıl aktarırım?
+1
mezzosprite
(27.01.26)
Altın transferi var. Aynı eft havale gibi. Ama bankaya göre değişiyor. Ben garantiden yapı krediye aktarmaya çalıştım, (şubeden oluyordu o zamanlar), mesai saati geçti diye dilekçe gibi şeyler hazırlamıştık. Sonraki gün garanti aradı, yapı kredi altın transferi kabul etmiyormuş.

Buna bi bakabilirsiniz. Hangi bankaya aktarabilirsiniz vs.
0
substituent
(27.01.26)
niye nefret ediyorsun ya, wings black plus kartı baya güzel bir kart bence tavsiye ederim.
0
bobinhoo
(27.01.26)
@bobinhoo şubeye telefonla ulaşamıyorum, müşteri hizmetleri bilgi vermiyor, herhangi bir ayrıcalık sağlamıyorlar ücretsiz eft gibi. Anca ek kart çıkartalım, limitinizi artıralım diye arıyorlar. Şubeden bi kere bile memnun ayrılmadım, rezalet bi ortam. Dediğin kartla ilgili bilgim yok. Teb'e aşığım, özellikle yurtdışıyla ilgili çok fazla avantajı var. Infinite kart kullanıyorum ben de, lounge hakkı vs veriyor. Normalde hep teb kullanıyorum da bu hesapları aktaramamıştım bir türlü, bu sefer kararlıyım tası tarağı toplayıp gidicem. İnşallah maaş anlaşması falan yapmazlar da bi daha yolum düşmez.
0
🌸mezzosprite
(27.01.26)
ben denizbank hesabımdan başka bir kişinin denizbank hesabına altın gönderebilmiştim. çok cüzi bir ücret almışlardı.

ama bankalar arası oluyor mu bilmiyorum.

bir şubeye gidip sorabilir veya uygulamad deneyebilirsiniz.
0
santimantal
(27.01.26)
(15)

Psikiyatriste gidip iyileşen var mı?

rojhat
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 sea
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 seans falan. Psikolog ilaç kullanmamı önerdi bir distimi yaşıyor olabileceğimi söyledi. Velhasıl ben de bir türlü cesaret edemedim. Kişisel tecrübelerinizden faydalanmak istiyorum. Gidip de ve ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı yahut çevrenizde gördüğünüz? Şimdiden cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
+1
rojhat
(26.01.26)
Doğru ilaç düzenlemeleri ve terapilerle iyileşirsiniz elbette. Psikiyatri bir bilim dalı, tıp alanı. Hiç çekinmeyin.
Benim anlamadığım nokta bir psikolog nasıl tanı koyup ilaç önerebiliyor?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
Denemekte fayda var. Şu an olduğundan daha kötü olamazsın eğer mevzu distimiyse.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
@alice in potatoland 3 hafta gittim, zaten her seans 25 dakika sürüyordu sonra kadına ısrarla henüz psikiyatriste gitmeye hazır olmadığımı söylememe rağmen psikiyatriste gidip ilaç kullanmamı dikte etti. Ben hayır deyince de terapinin devam edemeyeceğini güya 3 haftadan sonra psikiyatrist önerisiyle devam edebileceğimi söyledi :) muhtemelen benden sıkıldı.
0
🌸rojhat
(26.01.26)
anlattığınıza göre işler pek yoluna değil, tam olarak neden psikiyatriste gitme konusunda çekince yaşıyorsunuz?

gidip de ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı? -> hocam ne yaptın... koca bir tıp alanından bahsediyoruz.
0
gitdaddy
(26.01.26)
doktordan utanilmaz, git anlat derdini.
0
designer
(26.01.26)
@gitdaddy işler uzun zamandır yolunda değil, alınganlık ve kafaya takmak daha fazla zarar görmemek için beni tam eve hapsediyor. ilaç konusundaki korkum çevremde gözlemlediğim ilaç kullananların hep ilaç kullandığı yani bu ilaçlar tedavi etmiyor mu yoksa sürekli yaraya pansumanı yenilemek mi zorundayız?
0
🌸rojhat
(26.01.26)
bunun cevabı değişken, doktora konusunu muhakkak açın ama cevaptan da ziyade:

eve hapisten bahsederken; ilacı öldüğünüz güne kadar içecek olsanız ne, 12 ay içtikten sonra gerek kalmayacak olsa ne? ne fark eder ki...
0
gitdaddy
(26.01.26)
beslenme,
uyku,
cinsel aktivite,
sosyal iliskiler,

bunlari rahat sekilde yapabilmen için,
profosyonel destek alman gerekir,

problemlerin ne kadar uzun sürede oluştuysa
tedaviside o kadar uzun sürede olmasi doğal,

hekimine güven,
tecrübeli ,cok hastasi olani tercih et.
0
designer
(26.01.26)
İlaçlar sizi mutlu edip sosyalleştirmeyecek. Genel olarak sadece devam etmenizi sağlıyor ilaçlar. Elbette ağır ilaçlar var, odak için kırmızı reçeteli bir ilaç var mesela ve felaket işe yarıyor. Lakin yan etkileri ağır ve hayatınızı o ilaca bağlı olarak geçiremezsiniz.

Ben 4 yıl psikiyatriye gittim ve bir faydası dokunduğunu düşünmüyorum. Bir ara günde 5 tane ilaç kullanıyordum. Vir işe de yaramıyorlardı. Hatta zararı vardı. Sulinex, durmadan terletiyor ağız kuruluğu yapıyor, bir tanesi felaket uyku yapıyordu. Hatta o kadar uyku yapıyordu ki göz kapaklarımı açık tutamıyordum. Sabahları da göz kapağımı açmak çok zordu. Hayatımın en zor günleriydi her sabah okula geç kalıyordum. Bunlarla cebelleşiyorum.

İlaçlarla daha mutlu biri olmadım, anksiyetem azalmadı, sosyal fobiyi yenmedim. Öyle boş boş kullanıyordum.

İki konuda yardımcı oldu ama: yeme-içme. Ağır depresif zamanlarımda ağzıma lokma girmezdi. Ne yersem kusuyordum. Doktor rexapin vermişti, bunla düzeldi. Ama bunun da arası yoktu felket yiyordum, çok kilo almıştım. Hatta o kadar kilo almıştım ki kemeri olmuyordu.

Birde kriz anları için Xanax tarzı ilaçlar. Bunlarda yardımcı olurdu.

İlaçlardan tek başına umut beklerseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Bursda önemli olan iyi bir psikolojik destek fırsatlarına erişiminizin olması.

Ben devlet hastenesinde gidiyordum, seanslar 5dk falan. Hep aynı doktora giiyordum tanıyordu beni ama işte ancs bu kadar oluyordu.

okulumun sağladığı 8 seanslık ücretsiz terapi hizmeti vardı onu almıştım bir kere. Beni mecidiyeköyde özel bir kliniğe yönlendimişlerdi. Ve şunu diyebilirim ki, harikaydı. Seanslar 45 dk idi, akşam seans olabiliyordu ve böylelikle gün akışını bozmuyordu. Psikolog aşırı profesyoneldi. Her hafta oluyordu. Her şey harikaydı. 8 seans bitince devam edemedim.

Size böyle bir terapi gerek bence. Bunun için de maddiyat gerekiyor. Bunlara gücünüz varsa güzel şeyler olabilir.

Ve şunu söylemeliyim ki, pes ettiyseniz size kimse yardım edemez. Ben bu haldeydim, hayattan hiçbir beklentim yoktu. Hastalık ve ölüme takılıp kalmıştım. Ta ki psikiyatri maceram bitip yalnız başıma kalana kadar. Bir şekilde kendimi toparlamaya çalıştım. Çünkü başka seçenek *yoktu*

Son olarak, psikiyatri geçmişi olması işe girişlerde sorun çıkartabiliyor. Ben staja girerken ufak bir problem yaşamıştım. Doktora sorduğumda, asker polis olmayacaksan sorun yok demişti ama duruma göre olabiliyor. Mesela makinist olamıyorsunuz, pilotluk başvurusu olmuyor. Thy de hostes olacaksanız, son 3 yıl içinde psikiyatriye gitmeminiz gerekiyor. Böyle şartlar olabiliyor. Kimisi, hiçbir firma senin sağlık geçmişini göremez diyor ama firma senden bunu isteyince yapacak bir şeyin kalmıyor. Avukat tutup koca firmayı dava edecek halin yoksa. Bunu da aklınızda tutun. Doktorlarda ben sorumluluk alamam dediği de olabilir.

Not: Aynı doktorlar gibi sorumluluk almamak adına, bu yazdıklarım uzun süreli bir ruh hastası tarafından yazılmıştır, tıbbi hiçbir geçerliliği yoktur. Bu tarz belirtiler ile psikiyatri ilgilenir, onların sorumluluğundadır. En iyi cevabı onlardan alırsınız.

Geçmiş olsun.
+1
substituent
(27.01.26)
Sosyal anksiyeteyi psikolg da çözer, pasikiyatr da. Biri terapiyle çözer diğeri ilaçla. İkisini de dene, tarafını seç. Bir noktadan sonra iyileşiyorsun ama hayatının en güzel yıllarını telafi edilemeyecek şekilde mahfediyor. Önce kendini düşünmelisin. Seni senden başka kimse düşünmez. Kendi çıkarlarını koru, kaybettiğin günlerin telafisi olmadığını hatırla.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Çok uzun yazmışsın kardeş durumum yoktu okuyamadım:P ama ben varım. Mis gibi bir kafam ve duygudurumum var şuan. Ha kolay olmadı bu hale gelmek. Bir sürü doktor, tedavi ve ilaç denedim benim için işe yarayan kombinasyonu bulmak için. Tabii yıllar da su gibi aktı gitti o sırada.

Kendinize sahip çıkın, insan ne yapıyorsa kendine yapıyor, hem iyi hem de kötü anlamda. Güç seninle olsun.
0
tiredofwaiting
(27.01.26)
Hepinize teşekkür ederim.
0
🌸rojhat
(27.01.26)
ben 4-5 ay kadar, depresyon ve gerginlik için antidepresan kullanmıştım.
bu ilaçların yan etkilerinin oldukça zararlı olduğunu biliyorum.
özellikle cinsellikle ilgili fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor.
bende de öyle bir şeye neden oldu.
ama toparlamıştı beni.
yan etkisinden dolayı ve iyi olduğumu düşünerek ilacı bıraktım.
ama beni hasta eden ortamda olmaya devam ettiğim için ilacı bıraktıktan sonra tam iyileşemedim.
o ortamdan ayrılınca tamamen iyileştim.

terapiye gitmeniz daha iyi olur bence: ilaç tedavi etmez, belirtileri geçici olarak ortadan kaldırır, ve iyileşmeye yardımcı olur.

ruhsal sorunların çözümü bizi hasta eden düşünceleri değiştirmektir. bunu da terapiye giderek yapabiliriz.

ama gitmekle bitmiyor tabii: önce sorunu kabullenmek, kendinle yüzleşmek, değişme cesareti göstermek gerekiyor.
0
santimantal
(27.01.26)
depresyon gibi şeyler bir anda geçmiyor. bir sürece yayılıyor.
bir günde iyileşmeyip o gün iyileşmediği için daha kötü hissedip daha da geriliyor insan. böyle bir kısır döngüsü var.
iyileşebilmek için mutlaka terapi ilk seçenek olmalı bence. iyi bir bilişsel-davranışçı terapi insanı düzeltebilme ve hatta uçurma potasiyeline sahip.
ben ilacı çok çok kötü durumdaysam ve acil bir durum varsa kullanırdım. veya insanlara ya da kendime zarar verme ihtimaline karşı, yahut da hastalık bana kalıcı zarar verecek bir noktada olsaydı.
bir önerim de, kendinizi bir işe verin: bir hedef belirleyin. o işle uğraşmak bizim düşünce sistemimize iyi geliyor. öz saygımız, öz güvenimiz artıyor ve iyileşiyoruz.
mutlaka hareket hâlinde olun. hareket kesilince insan mahvoluyor. çalışın, spor yapın, dans edin, uğraşın. zor gelse de yapın, bedeninizle ilgili kaygılarınız varsa bile bir miktar yapın, o şekilde iyileşiyor insan.
ben bir ara ruhsal çöküş yaşamıştım ve eklemlerim ağrıyordu, bedenimle ilgili kaygılar ve sıkıntılar beni hareketten mahrum ediyordu. durdukça daha da depresif oluyordum.
geçmiş olsun.
0
gijilti
(27.01.26)
kendimi aşırı öfkeli ve kaygılı hissettiğim bir zamanda gitmiştim 2 yıl falan önce. işyerinde yaşadığım öfke patlamaları filan bayağı canımı sıkıyordu. 9-10 ay kadar ilaç kullandım, baya iyi geldiğini kaygılarımı %70-80 oranda azalttığını, kendi çabam ve değişme isteğimle birlikte insan ilişkilerimde bariz düzelme olduğu söyleyebilirim. öfke patlamaları bitmişti. bazı nedenlerle artık devam etmek istemedim ve düzeldiğimi de düşünüyordum o nedenle bıraktım. doktor bu tedavilerin 1-1,5 yıl bazı durumlarda ise 2-2,5 yıl devam etmekle birlikte uzun süreli olumlu etki gösterdiğini anlatmıştı. ilk 18-20 gün yan etki olarak biraz uyku yapıyor, sonra o uyku etkisi geçiyor, 1-2 ay sonra da etki göstermeye başlıyor. sabırlı olmak lazım. doktor 6 ay sonra gerçekten olumlu etkisini göstereceğini söylemişti öyle de oldu bence. ilacı mutlaka her gün aynı saatte veya yakın saatte içmen lazım. ilacı atladığında düzenli içmediğinde etki göstermez veya gün içinde tansiyon düşüklüğü veya baş dönmesi vs yapar. bence kendini iyi hissetmiyorsan doktora git. ilaç içmek istemiyorsan yine içme ama en azından bi git görün. en doğru bilgiyi doktor verecektir.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(6)

QQQM almıştım 300 bin liralık, altın ve gümüş uçarken yerinde sayıp durdu. Gümüş ne olur bilmem ama altın devam eder. Satıp altına mı geçsem?

santimantal
Amerikan borsasından anlamıyorum.Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.Şimdi bakıyorum:- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.- Altın %120Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsa
Amerikan borsasından anlamıyorum.
Bir finans uzmanını tavsiyesine uyarak aldım.
Şimdi bakıyorum:
- QQQM son bir yılda dolar bazında %20 artmış.
- Altın %120
Bilmiyorum, belki yapay zekâ devrimi 2026'da bu ETF'teki hisseleri daha da yükseltebilir.

Ne dersiniz? Satsam mı, satmasam mı , yoksa kısmen mi satsam? Gerekçesiyle yazarsanız sevinirim. :)
Bu akşam kararımı vermem lazım.
0
santimantal
(26.01.26)
Sepet yap.

Şu an dünyanın başında bir tane deli var. Sözü sözüne uymuyor ve ağzından çıkan her söz dünya siyasetini ve ekonomisini şekillendiriyor. Yarın ne yapacağını, ne diyeceğini yakın çevresi dışında kimse bilmiyor. Böyle bir ortamda bir tek ata oynamak büyük kumar olur bence. Sepet önerim ondandır.
Yarın 'Çinle anlaştık, Dünyayı aramızda paylaştık.' dese de şaşırmam, Çin, 'Yeter ulan yaptıkların.' deyip, Basra körfezine bir uçak gemisi yollasa da şaşırmam. Çivisi çıktı artık her şeyin.
0
Mirket
(26.01.26)
vallahi aynı dertten muzdaripiz. bir miktar qqqm aldım öylece duruyo. tunç hoca altın gümüş aşırı alım bölgesinde dediği için almadık faizde kaldık nerdeyse 700k öylece tl de kaldı. altın gümüş almıştım da onları çok az almıştım ne yazık ki.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
@Sadece-soruyorum,
TL'de asla kalmamak lazım. Faiz, dolar bazlı varlıklara göre hem çok daha az kazandırıyor hem de diğer şeyler yükselirken insanın psikolojisi bozuluyor.
Ben TL'de kalmaktan, faiz yüzünden çok para kaybettim. Kaybedince kumarda kaybedenler gibi telafi etme ümidiyle BİST'e girdiğim oldu ve orada daha fazla kaybettim. En baştan altına yatırım yapsaydım hem sağlığımı kaybetmeyecektim hem de paramın değerini korumuş olacaktım. Artık elime geçen ve lazım olmayan her parayı gram altına çeviriyorum düşük yüksek demeden. Kafam da rahat. Ben elimde TL olsa şimdi bile altına geçerdim. Eninde sonunda TL'nin devalüe olacağını düşünüyorum. Hani diyorlar ya: Sen doları bırakmazsan o seni bırakacak, diye. Yüksekten atın alınca zarar olacaksa bile dolar adil değerine gelince zaten yine kâra geçilmiş olur. Bir de Trump ABD'nin başında oldukça dünyada gerginlik bitmez, bu da altını yükseltir.
Not: Yatırım önerisi değildir. :)
+1
🌸santimantal
(26.01.26)
Abi böyle şunu övdüler ona gireyim bunu övdüler ona gireyim şu yükseldi ona gireyim riskli bir olay.
En mantıklı yatırım aracı uzunca sürece devam edeceğin araçtır. Bu altınsa altın yap, bu yurtdışı borsasıysa onu yap. Ama devam et yani.
Bak msci world aldım, 2021 başı. 3 ay sonra düştü. Gene aldım. Bir kere kendime "acaba çekip başka şeye mi yatirsam" sorusu geldi ve o noktada psikolojiyi anladım. Ve o zamandan beri bir saniye bile çıkmayı düşünmedim.
Yazdıklarınızdan okuduğum siz o an ne yükseliyorsa ona girmeye çalışıyorsunuz, bu biraz piyasayi zamanlamak. Bunu sürekli başarılı yapabiliyor olsanız zaten bize sormaz broker olurdunuz. Koskoca Buffett bile yapamıyor.
Benim size tavsiyem herhangi bir şeyi satmayın ama yatırım yapın. Mirket zaten sepet demiş, ruh sağlığı için bile daha iyi yani.
Bir de gümüş vs diyorsun yükselirken almak iyidir de kar realize edebilecegine bu kadar da emin olmamalı insan. Sadece bir günlük bir habere bakar gümüşün tepetaklak olması.
Ben olsam bir yatırım türü seçerim (yüzde 20 bist 30, yüzde 35 yabancı borsa, yüzde 15 döviz, yüzde 30 altın vs neyse) ve buna uyarım ve sürekli ne yükselmiş ne alcalmis pesinde kosmam.
Kendi fikirlerim tabi.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
trend neredeyse para orada kazanılır.
Bunun hangi yatırım aracı olduğu farketmez
Trump gidene, Fed faiz indimleri bitene kadar emtia super döngüsü devam etmesi bekleniyor.
Bununla birlikte yeterli bilgi varsa diğer yatarım araçlarındada fırsatlarda kısa vadeli trade edilir.
Berk dinçtürkü takibi tavsiye ederim.
0
Rao
(27.01.26)
ya karmaşık yatırım sepetlerine gerek yok. köydeki ilkokul terk amcan gibi varını yoğunu altına gömeceksin. analizlere bakıp içini mi rahatlatmak istiyorsun. gir bak altının grafiğine. abi yatırımdan anlamıyorsan altına basacaksın işte niye kafanızı bulandırıyorsunuz. 80 yıldır bunu yapıyor anadolu insanı. bi tek siz beyaz yaka öğrenemediniz.
+2
plastic_angel
(27.01.26)
(6)

Trump'ın İranlılara "Devam edin, yardım geliyor." demesini nasıl değerlendiryorsunuz?

santimantal
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılac
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılacak seviyeye çıkmayabilir miydi? Yoksa Trump bunu bilerek, bir şeyleri ölçmek için mi yaptı?
0
santimantal
(24.01.26)
Her zaman ki Amerika, halkı birbirine düşür istediğini başa getir.
0
mirty
(24.01.26)
Kullanıp attı. Abd'de bedava-karşılıksız hiçbir şey yok. Ya para verirsin ya kendinden verirsin.
0
michael harddd
(24.01.26)
iran'da halk yönetimden memnun değil ama esnafın protestolarının üç bin ölümle sonuçlanacak noktaya gelmesi kesinlikle dış müdahalenin sonucu. starlink sayesinde kabak gibi ortaya çıktı zaten. iran bombalayarak yok edebileceğin bir ülke değil ama sahaya asker sürerek ele geçirebileceğin bir coğrafya da değil. o yüzden abd-israil iç karışıklık kartını oynayıp işi içeriden halletmeye çalışıyor.

abd'nin allah bir dediğine bile inanmaması lazım kimsenin. türkiye'de özellikle insanların korkunç bir akıl tutulması yaşadığını görüyorum ki birkaç sene öncesine kadar ben de aynı fikirdeydim zaten bunu reddetmeyeceğim. mevcut koşullardan dolayı batıyı allah bellemek, onu doğru ve geri kalanı yanlış saymak vs...

gerçekte dünyada israil'den daha dinci, daha yobaz bir devlet yok. abd desen tüm servetini sömürüye ve savaşlara borçlu korkunç bir oluşum. bizim kafayı maddiyatla bozmuş aptallarımız viyana'da kahve içip stori atabilmek için sabah akşam batı yalıyor. bunların nasıl haydutlar olduğunu görmek için çok eskiye gitmeye gerek yok suriye, libya ve hatta iran bile bizim neslimizin gördüğü travmalar. ırak'ı bile katabiliriz 30 yaş üstü için.

daha sonra gazze ve ukrayna zaten tüy dikti. şimdi grönland. ergenliğimi avrupa'da iyi para kazanıp düzgün yaşama umuduyla yaşamıştım. şu an bu soytarılardan ölümüne nefret ediyorum. kendimi kurtarmak için milyonların bombalanmasına göz yumma, her şey doğal akışındaymış gibi davranma fikrini kesinlikle reddediyorum. bunlar insan değil. sadece gücü elde etmiş, tüm dünyayı kendine köle etmiş köpek sürüsü.

biz ülkedeki siyasal islam yüzünden çok savrulduk diye düşünüyorum, yani bizi "batı iyidir" algısına iten biraz buydu. halbuki siyasal islam ve mevcut sistem de tam olarak şu anki batılı ağa babalarının bize enjekte ettiği zehirden fazlası değil. bugün türkiye'deki koşullardan rahatsız olan, siyasal islamdan ve yolsuzluktan şikayet eden bir gencin abd & batı hayranı olması benim gözümde dünyanın en saçma şeyi. filistin'de soykırım yapıp "we stand with israel" diyenler aynı insanlar çünkü. uluslararası hukukmuş, şuymuş buymuş hepsinin dümen olduğunu da defalarca gördük.

kısacası iran konusunda mollalara zerre sempati duymamakla beraber iran'ın "özgürleştirilmesini" isteyenlerden nefret ediyorum. abd'yle israil'in kime huzur sağladığı görülmüş? trump'ı ayrı, abd'yi ayrı, israil'i ayrı, koalisyonu ayrı ayrı seveyim.

bizim aptal sekülerler "aaaağbi teokrasi yaaa demokrasi yaaa" deyip iran'ın parçalanmasını destekleyecek, 90 milyonluk ülke paramparça olunca da "mülteci istemiyoruz" diye kuduracak görürsün. aynı numarayı senelerdir yiyorlar.
+3
der meister
(24.01.26)
Suriye ve Irak'ta devlet kuracağız diye terör örgütünün arkasından gidenlere Trump nasıl bakıyorsa, bunların da arada telef olması için Trump gaza getiriyor.
İran'ın da geçmişten böyle olaylara karşı dayanımı var. İşler saha da büyüse kan daha çok akacaktı.
Ama İran'da esas dengeleri Türklerin ayaklanması değiştirir. değiştirmese de rejimi çok zorlar .
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
Trump, sonuçları her ne olursa olsun herhangi bir sözünden dolayı sorumluluk yüklenmiyor. Halklara, ülkelere, Avrupa ülkeleri dahil liderlere normalde söylenmeyecek laflar ediyor.

İran'la ilgili İsrail lobilerinin büyük baskısı altında onları bir şekilde oyalamaya çalışıyor. Sürekli elinden geleni yaptığını anlatıyor.

Fanatik siyonistler ABD'nin etkisi kırılsa ya da tamamen kaybetse bile kendilerine bir şey olmayacağı gibi bir inanca sahip. Kendisi deli olsa da kendisinden daha deli olanların arasında sınırlı hamlelerle geçiştirmeye çalışıyor.
+1
hebanon
(25.01.26)
Bu arada, Murat Yetkin bu konuyu irdelediği bir video yayımladı YT kanalında.
0
🌸santimantal
(25.01.26)
(7)

Cok iyi bir kulak tıkacı

ırene adler
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde. Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi oda
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde.

Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi odamdayim. Kapım kapali ama yine de duyuluyor. Ev çok büyük değil.

Kısacası bu konuşmaya şahit olmak istemiyorum. Her seferinde de kulaklıkla müzik açmak zor geliyor.
0
ırene adler
(17.01.26)
ben ses hassasiyeti yüksek bir insanım. gün içinde değil ama özellikle gece apartmanda yapılan sesler sebebiyle uyanıp, tekrar uykuya dalamama sorunu yaşadığımdan, geceleri sıklıkla tıkaç kullanıyorum.
çok fazla kulak tıkacı denedim; en iyisi, elinizle ezip kulağa yerleştirdikten sonra genişleyen köpük gibi tıkaçlar bence. 3M bu konuda iyi, ancak onun da bir kaç türü var. en başarılısı, elinizle ezdikten sonra hemen genişlemeyenler (sünger gibi değil hamur gibi olacak yani) . bunu boyuna olacak şekilde parmaklarınızın arasında yuvarlayarak ezeceksiniz; olabildiğince ince-uzun bir forma getirdikten sonra, hızlıca kulak kanalınızın dibine iterek yerleştirmeyi başarırsanız, çok iyi yalıtım sağlıyor.
0
lil siztah
(17.01.26)
www.hepsiburada.com

Sanırım yukarıda anlatılan bu, ben de bundan kullanıyorum memnunum
+2
fildirfildir
(17.01.26)
Cevap verebilmek icin parolami sifirladim :) o derece guveniyorum, askerde hayat kurtarmisti. Otiflex markasinin tikaci black-out yapiyor resmen. 3-4 boyu var, aciklamalarindan en uygun olani secersiniz.
0
lynda.com
(17.01.26)
Benim de ses hassasiyetim var ve pek çok kulak tıkacı denedim ama hiçbiri sesi 0a indirgemiyor :) Bazıları aşırı pahalı ama yine de vadettikleri performansı vermiyor. Sanırım makul fiyatta olup ses seviyesini de görece azaltan bir tek silikon olanları tavsiye edebilirim.
0
truf
(17.01.26)
tıkaçlar genelde belirli bir frekans aralığını baskılıyor. histerik kahkahanın baskılanmama ihtimali var. ki siz tıkacı telefon görüşmesi başladığında takacağınız için zaten o histerik kahkahayı uzaklardan, sönük dahi duysanız rahatsız olacaksınız gibi geldi.
yine en garantili çözüm anc özellikli kulaküstü kulaklık ve müzik kombosu.
0
tnz
(18.01.26)
ben de çalışma odamda iken sifon seslerine sinir oluyorum.
daire saçma sapan tasarlanmış.
eve girmeden önce hiç aklıma gelmedi.,
bir de borsa vb. nedenlerden kaynaklanan stresten kulağımda çınlama var. ses rahatsız ediyordu.
3m tıkaç aldım ama pek kullanamadım. onu takmak pratik bir olay değil. kirlenmesi falan ayrı sıkıntı. kulağa sokup çıkarmak da irrite ediyordu.
spigen marka bir kulaklık aldım. Hem de 1400 TL ye falan.
Kulakları öyle bir kapatıyor ki dünyayala alakası kesiliyor insanın.
çınlama kaynaklı ağrıya da iyi geliyor.
sifon sesi gelmiyor kulağıma.
ama bilgisayarda müzik açıyorum ve dinliyorum. yakından geldiği için müziği engellemiyor. ha ha !... süper bir şey...
kulaklığın kendisinden de müzik dinliyorum bazen ama dışardan geleni dinlemek daha az yoruyor... bu aralar stres yaşadığım için stres arttı zira.
şiddetle tavsiye ederim.
Ama tabii kime ne hoş gelir belli olmaz.
Hepsini deneyin.
0
santimantal
(18.01.26)
www.loopearplugs.com
çok memnunum.
-1
acelaacedebela
(21.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(3)

Gastroenteroloji uzmanı

old possum
Iyi bir gastroenteroloji uzmanı arıyorum. Özel hastane olabilir. Lokasyon İstanbul. Teşekkürler.
Iyi bir gastroenteroloji uzmanı arıyorum. Özel hastane olabilir. Lokasyon İstanbul.

Teşekkürler.
0
old possum
(16.01.26)
Bursa'ya gitmeyi göze alırsan Medical Park'ta Muammer Kara var. Ona görün, sonra bana dua et.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(16.01.26)
İrfan Koruk iyidir ama Liv'e geçmiş.
0
Mistyimage
(17.01.26)
ben FSM hastanesindeki tek gastroenteroloji doktoruna giderek H. pylori'den kurtulmuştum. adını hatrlamıyorum. zaten bölümde bir doktor vardı.
0
santimantal
(18.01.26)
(7)

Doktorun takviye edici gıda reklamı yapması

Caletti
Instagram'da bir doktor; hiçbir klinik veriye dayanmadan toplumun tamamını "hasta" ve "yetersiz" ilan etmekte, paylaşımlarında " Kitaplar %50 der ama bence toplumun %100'ünde b12 eksik, Magnezyum bence%100 eksik"" demir kadınlarda %100 eksik" " sabah 1 akşam 1 x vitamini" gibi akıl dışı ve bilimsel
Instagram'da bir doktor; hiçbir klinik veriye dayanmadan toplumun tamamını "hasta" ve "yetersiz" ilan etmekte, paylaşımlarında " Kitaplar %50 der ama bence toplumun %100'ünde b12 eksik, Magnezyum bence%100 eksik"" demir kadınlarda %100 eksik" " sabah 1 akşam 1 x vitamini" gibi akıl dışı ve bilimsellikten uzak iddialarla halkın sağlık algısını kasten bozuyor

Takipçilerini doğrudan veya dolaylı olarak kendi ilişkili şirketinin(ticaret sicilden teyit ettim) ürettiği ürünlere yöndendiriyor. Hatta 2 ayda bir kampanya paylaşıyor diyor ki "satıcıyla konuştum, az kalan stoğu zamsız paylaşacakx Şubat'ta bu fiyatı bulamazsınız', " kampanya olmasa paylaşmam" veya '2 alana 1 bedava' gibi ifadelerle kendi ürünlerine yönlendiriyor.

Kendi hikayelerine yapılan kurgu olduğu belli olan yorumları paylaşıyor. Yorum da şu : "Hocam vitaminler bitti, 1 ay ara verdim, ecza depolarında yok, ruhum çöktü, ". Saçma sapan fake yorumları paylaşıp toplumda panik ve ihtiyaç algısı yaratıyor.
Üretilen ürünlerinde iddia edilen değerlere sahip olmadığını düşünüyorum. Bu herifi nasıl nereye şikayet ederim.? Annem kendisine inanmış sürekli kapmanya var bana vitamin al diyor. Baktım profiline adam bildiğin yolunda.
+2
Caletti
(16.01.26)
Ticaret Bakanlığı ve Türk tabipler birliğine ayrı ayrı şikayet edilebilir.
Şurada bu konuyla ilgili bir madde vardır diye düşünüyorum ama şahsın tıp doktoru olduğundan emin miyiz? Örneğin Su ürünleri fakultesi doktoralı da olabilir?

www.ttb.org.tr
0
Mirket
(16.01.26)
Sosyal medya doktoru olup bilgi paylaşmak dışında marka ismi veren, link veren, kampanya paylaşanların hepsi boş insandır.
Daha bir tane bu işi yapıp ciddi olan bilim insanına denk gelmedim. Fitness dünyasında da böyledir.
Ha Türkiye'de şikayet etseniz ne olur bilmiyorum, sonuçta kendi özel hastaneleri olan sağlık bakanının olduğu bir ülke. Balık baştan kokar.
+1
logisticsmanager
(16.01.26)
@mirket dahiliye uzmanı tıp doktoru
@banch 2 3 yıldır tüm sosyal medyada magnezyum inanılmaz şekilde övülüyor. Bu kadar övülmesi garip geliyor. Nedense 5 - 10 yıl öncesinde hiç magnezyum bilmezdik. Bence pr çalışması.
0
🌸Caletti
(16.01.26)
Hocam linkini verin topluca sikayet edelim, elbette yaptigi sey bilimsel olarak dayanaksizken, tip etigine de aykiri. Gercekten boyle bir sey olsa bile, etik olarak kendisinin bunu yapmamasi gerekiyor.

Ustelik bu isin bencesi, sencesi de yok, bir sey iddia ediyorsaniz bilimsel veri ile destekleyeceksiniz, dediginiz gibi magnezyum mevzusu son donemlerde cok populer ve insanlarda bayiliyor boyle, ucuz, zahmetsiz kisa yoldan akil satanlara. Kisa yoldan zengin olma pesindekiler gibi, iste sunu icin acayip olacaksiniz, bunu icin ucacaksiniz diyenlerin hicbirisinin elinde dogru duzgun hicbir verileri yok, insanlarda bir boka yaramamasina ragmen, sirf toplum icinde bir soz soyleyebilmek adina, onaylanmak adina bunlari gereksiz hype'liyorlar. Neyse sinirlendim yine yersiz.
0
bosver nicki
(16.01.26)
@banach mYaşlı insanlar nasıl dolandırıcılara inanıp altın veya banka hesabını boşaltıp veriyorsa. magnezyumun olağanüstü bir vitamin olduğuna da inanıp o sahtekar doktorun magnezyumunu almaya yöneliyorlar.

Sorun burada. Ben inanmıyorum fakat annem inanmış. Annem tarafından taciz ediliyorum indirim varmış diye.
0
🌸Caletti
(17.01.26)
Sahte bal satıcısı gibi doktor mu olur ya:D Annenizin yakınması varsa dahiliyeye yoksa aile hekimine gidip kan tahlili yaptırın. Değerleri düşükse doktoru ilaç yazar zaten.
0
gnosis
(17.01.26)
Dün Osman Müftüğlu programında instagramdaki takviye tavsiye eden doktorlardan bahsediyordu. dedi ki mesela kişi tavukçuluk alanında doktora yapmış, oraya yazıyor Dr. Bilmem Ne... sonrası malumunuz... 22 çeşit takviye yazan varmış...
Üç kuruş para için yeni doğan bebekleri katleden insanların yaşadığı bu çürümüş toplumda kimseye güven olmaz. çok dikkatli olun.
+1
santimantal
(18.01.26)
(4)

Yatak neye göre nasıl seçilir?

paintit
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
0
paintit
(15.01.26)
serta perfect sleeper.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Kilonuza göre diye düşünüyorum. 100 kilo bir insana yumuşak gelen bir yatak 50 kilo insana sert gelebilir. Yatak genel olarak yumuşak olmamalı, omurga pozisyonunu korumalı. Yatağa yatınca şöyle bulutlara uzanıyor gibi olayım, pamuk gibi olsun bakış açısıyla alınan yatak pişmanlıktır, bizzat yaşadım. Omurgayı dik tutmadığı için ağrıyla uyanırsınız ama dediğim gibi kilolusunuzdur ve sizin omurganızı dik tutmuyorken zayıf birinde sorun olmayabilir mesela. Bu yüzden yatak nasıl olmalı sorusu için kullanıcı deneyimleri yanıltıcı olabilir. Genel olarak yatak orta sertlikte olmalı. Bayiye gidip test edip alınan yataktan da o kısa sürede edinilen izlenim doğru olmayabiliyor, yatak almak biraz zor bir iş bence ya. Test etme ve değiştirme imkanı sağlanıyorsa belirli bir süre içerisinde belki buna dikkat edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.01.26)
yatak kişiye özeldir, yumuşak sevende var, sert sevende. hemen hemen türkiye'de ki bütün yatak firmalarını tanırım. ben kendim bed&more savona ped 2000 kullanıyorum. kime önerdiysem de çok memnun kaldılar, ne çok sert ne de çok yumuşak ve inanılmaz rahat. onun dışında yatakçıları gezerek deneye yanıla seçebilirsiniz ama şunu unutmayın yatak satıcıları çok etkili satıcılardır satıcının etkisine girmeden seçmeye çalışın. ve mutlaka pazarlık yapın rekabet olduğu için inanılmaz fiyat düşüyorlar. bu bed&more türkiye'de bilinmez fakat direk patronlarını tanıyorum ana pazarları ingiltere haliyle belli bir kalitenin altına hiç inmiyorlar ve türkiye de fiyatları aşırı uygun.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
deneme süresi olan yataklardan almanızı öneririm.
eğer kötü olursa değiştirme imkanı veriyorlar.
ben ayrı eve çıktıktan sonra aldığım yataktan memnun kalmadım.
eski yatağımın aynısını aldım sonra. ama içeriği değişmişmiş. çok sert geldi, kullanamadım. 3. bir yeni yatak aldım. mağazada denediğimde innılmaz yumuşaktı. eve gönderilen ise mağazadakine göre 10 kat sertti diyebilirim. Kullandıkça biraz yumuşadı ama geceleri sürekli uyanıyorum ve boynum ağrıyor. bir ay kadar daha deneyip değiştirteceğim.
bir sonraki yatak nasıl olacak bilmiyorum.
bedenim ne istiyor onu anlamaya çalışıyorum.
şimdiye kadar anladığım kadrıyla, yatağın destek derecesinin az olması gerektiğini anladım. şu anki yatağın destek derecesi orta. yayların bedenimin ağırlığına verdiği tepki bedenimi ağrıtıyor. bir de yay üzerinde bir sürü katman olmasını da istemiyorum. Yay ve ince kat bir sürnger olmalı. yok keçe, yok elyaf, yok bilmem silikon, altı yedi çeşit dolgu bedenimin yay üzerinde hissettiği rahatlığı engelliyor.
yayların desteği, tepkisi az olmalı ama içine de gömülmemeliyim.
ikeada yaylı yataklar gördüm, tam istediğim gibi: yay ve süngerden ibaret. 120 gün deneme süresi var. uymazsa verdiğin parayı iade etmiyor ama başka bir şeyler satın alma imkanı veriyor.
0
santimantal
(18.01.26)
(5)

Beyrut güvenli mi?

ansya
Merhaba,İş için şubatta Beyrut ve Amman'a gitmem planlanıyor. Daha önceleri güvenlik nedeniyle buralara seyahatleri askıya almışlardı. Yakın zamanda giden ya da bilgisi olan var mı acaba güvenlik durumu hakkında?
Merhaba,
İş için şubatta Beyrut ve Amman'a gitmem planlanıyor. Daha önceleri güvenlik nedeniyle buralara seyahatleri askıya almışlardı. Yakın zamanda giden ya da bilgisi olan var mı acaba güvenlik durumu hakkında?
0
ansya
(15.01.26)
Beyrut bildigim kadariyla su anda asiri bir guvenlik sorunu yasamiyor ama gittiginizde surekli elektrik ve su kesintisiyle karsi karsiya kalacaksiniz onu soylemek isterim, ona gore bellk kalacaginiz otelin nasil imkanlari sorun. Patlamadan once de zaten duzenli kesinti oluyordu ancak gectigimiz yillarda cok daha kotu olmus.
-1
kassiopeia
(15.01.26)
Birden fazla kez gittim, filistin olaylarının başladığı gün oradaydım, sonrasında güvenlik sebebiyle ayağımı basmadım. Düzgün otellerde kaldım, yanımda acenta adamları oldu mutlaka. Bu şekilde sizi alacak, otele, havaalanına bırakacak birisi olursa iş için gitmek tercih meselesi.

Kredi kartı ile ödeme yapmaya çalışırsanız bir akşam yemeğine 450$ fiyat çıkabilir, nakit ödemede 10$ ile çözülür. Bol bol bozuk dolar olsun yanınızda.

Benim için ağır sıkıntılı bir bölge artık, muhtemelen ömrüm boyunca ayak basmam bir daha.
+1
kimlanbu
(16.01.26)
Yanıtlarınız için teşekkürler, ben de benzer düşünüyorum. ancak bölgedeki ofis ısrarla seyahatin güvenli olduğunu bildirip bu yönde planlamalar yapınca belki algım çarpıktır diye teyit istedim. bir şekilde reddetmeye çalışacağım.
0
🌸ansya
(16.01.26)
Hocam Beyrut' ta yaşayan arkadaşlarım güvenli olduğunu söylüyor, bundan önce 2 defa gittm, yine çağırıyorlar hatta, ama sizin durumunuzda Beyrut veya Amman' ın şu anda güvenli olup olmamasının zerre önemi yok bence zira Şubat' ta gideceğinizi söylüyorsunuz.

Beyrut' ta şu anda pespembe bir hayat tablosu olsa bile bu o coğrafyada maalesef 1 günde değişebilecek bi' şey.
+2
kumandanim
(16.01.26)
birkaç yıl önce dünyanın en tehlikeli ülkeleri diye bir haber yazısı okumuştum: o haberde en tehlikeli ülkelerden biri de Lübnan'dı.
0
santimantal
(18.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(2)

Ölen arkadaşın acısını hafifletmek

darkwizard
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
0
darkwizard
(10.01.26)
Başın sağ olsun, ne diyeceğimi bilemiyorum, bir cevabım yok ama acını hissettim... Bu acı sanıyorum ki ancak zaman geçtikçe, hayatın akışına mecburen karıştıkça, mecburen hafifleyecek... Allah rahmet eylesin, kusurlarını hatalarını affetsin, mekanını cennet etsin dilerim...
+1
muhayyer divan
(11.01.26)
henüz çok az zaman geçtiğini düşünüyorum. çok yakın birinin ölümünü kabullenmek 1 yılı buluyor, sonrasında ise hesaplaşma, yüzleşme, kendini bağışlama gibi safhalar var.
yas sürecini araştırın, hangi safhada olduğunuzu öğrenin. hatırladığım kadarıyla beş safhadan oluşuyordu. ve safhalar geçene dek sabırlı olun. hayat belki bir daha eskisi gibi olamaz ama başka bir şeye dönerek devam eder. yaşamınızda yeniden anlamlar yeşerir. insanın doğası böyle.
ben de duygusal bir sarsıntı geçirip tükenmişlik sendromuna tutulmuştum bir ara. anlamlar silinmişti. bir daha gelmeyecek gibiydiler. geçmiş hevesleri anımsayınca tuhaf bir sızı oluyordu beynimde. sonra o sızı yok oldu. fizik bedenimdeki hasarlar tam olarak yok olmadı henüz, bedeni iyileştirmek daha zor sanırım.
sıkılsanız da, zevk almasanız da bir şeylerle uğraşın, kendinizi oyalayın. O an zevk vermese bile sizi yavaş yavaş iyileştirecektir bu, boş durmayın.
her insanın sınırlı bir yaşamı olduğunu hatırlayarak da rahatlayabilirsiniz. zaten sınırlı olan bu yaşamda çok da üzülmeye değmez.
+1
santimantal
(11.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-17
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(9)

Araba almalı mıyım?

hadi ya la
Merhaba. Bazı şeyler için çok geç karar veren ben şimdi de araba için düşüncelerdeyim. Ailemden uzak bir şehre taşındım. Çalıştığım yer evime 10 dakika, spor salonum ise 15 dakika yürüme mesafesinde. Hayatım küçük bir yerde geçiyor, her yer birbirine çok yakın.Ama yürüyerek yine de olmuyor. Burası ç
Merhaba. Bazı şeyler için çok geç karar veren ben şimdi de araba için düşüncelerdeyim. Ailemden uzak bir şehre taşındım. Çalıştığım yer evime 10 dakika, spor salonum ise 15 dakika yürüme mesafesinde. Hayatım küçük bir yerde geçiyor, her yer birbirine çok yakın.

Ama yürüyerek yine de olmuyor. Burası çok yokuşlu bir yer, ayrıca iş - spor - ev - sosyallik arası kesinlikle bir taşıt gerekiyor. Küçük bir scooter sahibiyim, ama geldiğimden beri mahvoldum. Burada inanılmaz yağmur yağıyor, geçen hafta ilk kez motordan düştüm, neyse ki bir şey olmadı ama çok rezillik yaşıyorum. Defalarca ıslandım, kuru kalmak için ekipmanım yok, onunla uğraşmak hiç istemiyorum.

İlk başta bu kadar küçük mesafe için arabaya gerek yok dedim ama sanırım A sınıfı da olsa bir araca ihtiyacım var. Sanayiye götürmeyecek, en küçüğünden düz vites benzinli bir araç mantıklı geliyor. Ne alsam, ne yapsam?
+1
hadi ya la
(10.01.26)
ikinci el Citroen ami ya da Fiat topolino olmaz mı? mesafeler çok kısaymış çünkü. yalnız bunlar kışın soğuk, yazın sıcak olur. yine de ıslanarak gitmekten iyidir.
+1
orient blue
(10.01.26)
Şarj imkanın varsa ami gibi bir şey düşünülebilir.
dağ tepe gezerim dersen de eski bir suzuki 4 çeker olabilir gibi geldi
noy: arabalardan anlamam. Sığ görüş benimki
+1
kisa
(10.01.26)
Ami kesinlikle alma. Tutulan bir araba değil. İnternet ilan dolu. Satmak isteyen bir sürü insan var. O kadar para vermene gerek yok.

Bütçen ne kadar? Bence al.
0
arbre
(10.01.26)
gelirin iyise al,
degilse lazim oldukca
taksi yada kiralamayi sec,

yeni araç aldin
hiç kullanma
aylik masrafi 4bin TL,

araç deger kaybi,kaza,ariza hariç.
+1
designer
(10.01.26)
Hyundai accent blue alirdim senin yerinde olsam.
+1
duster
(10.01.26)
Belki elektrikli bisiklet?
Böyle kısa mesafeler için çok keyifli olur.
+1
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.01.26)
uff 10 dakika çokmuş. 5 dakika olsa neyse de 10 dakika yürü yürü bitmez.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
bence araba alma.
ıslanmamak için çok iyi bir şemsiye al ve sürekli yanında taşı, en azından hava durumuna bakarak. bot, mont, yağmurluk... ne giyeceğine dikkat et...
On on beş dakikalık mesafeler nedir ki? O mesafeyi bile yürümeyeceksen ne zaman yürüyeceksin. Ayrıca yokuş olması daha iyi. İnerken belli kasların çalışacak, çıkarken başka kasların çalışacak. Ben de 20 dakikalık bir mesafede oturuyorum işime, sabahları da zor uyanıyorum. ama her gün o mesafeyi yürüyorum. alışınca hiçbir zorluğu kalmıyor. hatta bazen iş çıkışı daha farklı yollarda çarşıya falan gidip dönüyorum. 10 bin adım atmaya çalışıyorum. bedenime de ruhuma da iyi geliyor.

arabayı yalnız çocuk veya yaşlı anne-babayı rahat ettirmek için düşünüyorum. arabasız olmak bana özgürlük geliyor.

ama tabii, gezmek için araba iyi oluyor. gezmek için de alınabilir.
+1
santimantal
(11.01.26)
Hocam bütçen el veriyorsa al. Ama zorlanacaksan, borçlanacaksan ve gerçekten ihtiyacın yoksa boşver.

Alacaksan da belli ki çok araba arayan biri değilsin, beni götürsün getirsin uğraştırmasın diyorsun. O zaman bütçene göre 2. el temiz bir toyota corolla, toyota auris, hatta toyota yaris işini görür.

Bunların yanında renault clio (çok iyi ekspertizle), bütçe yeterse megane.

honda jazz, honda civic, honda jazz cross

bozulsa bile ucuz ve ustası bol olduğu için fiat egea, araç yolda kalsa yoldan geçen taksici bile bakıp arızasını tahmin eder o kadar yaygın bir araba. satması kolay.

Bunlar işini görür.

Ama araç bir masraf. hiç kullanmasan bile küçük bir aracın sadece yıllık trafik sigortası, kaskosu, yıllık bakımı, mtvsi derken 50binleri bulabilir yıllık masrafı.

yakıtı, otoparkı, beklenmedik arızaları da var üstüne eklenecek.

Yani almakla bitmiyor elinde durduğu her gün bir masraf aslında.

O yüzden gerçekten ihtiyacı olmayan insanlar iyi düşünsün derim araç alırken.

ha gezmesi keyifli mi keyifli. O ayrı.

Siz hesabınızı yapın ona göre kararınızı verin.
0
anten
(11.01.26)
(4)

eski diziler gibi diziler yeniden çekilir mi

biseysorcaktim
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı. apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçer
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.
onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.

sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı.
apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçerdi.
insanlar çalışır, ev geçindirir, senin benim gibi dertleri olurdu.
işten atılır, yeni iş arar, ay başını düşünür, bazen şans güler hayatları tıkırında olur, aile içinde çatışmalar olur vs.

senim-benim hayatlarımızın resmedildiği diziler işte.

şimdiki diziler hep konaklarda, lüks evlerde geçiyor, herkesin holdingi var, evde bile full makyaj topuklu ayakkabı.

bir kaç komedi dizisi dışında hiç aile evi dizileri yok.

bizim evin halleri, bizimkiler, baba evi. aklıma gelmeyen daha başka bir sürü dizi var.
çoğunu da izlemedim çocukken, ilgimi çekmezdi. şimdi ilgimi çekiyor arada bir bakıyorum.

şimdiki diziler yurtdışına ihraç ediliyor, hep aynı marka yüzleri koyup bölüm başına milyonlar döküyorlar, çekimi kolay olsun diye konakta çekiyorlar falan gibi sebepler günümüz dizilerinin bu halde olduğunu biliyorum da, yine de çekilmez mi bizimkiler, ekmek teknesi, mahallenin muhtarları gibi bol oyunculu ve bizden mahalle dizileri?

ana akımda zaten olmaz bunun sebeplerini anlayabiliyorum. çünkü ihracata uygun değil. yerel hikaye.

ama dijitalde de yok mu? dijitalde neden olmuyor? ya da varsa da ben bilmiyorum
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
artık dizi bile çekilmiyor ki.

2.5 saatlik, maksimum kar getirecek, abartılı hikayeye sahip, rtüğe takılmayacak videolar çekiliyor.

şevket altuğ ağabeyin şu açıklamasını da iliştireyim.

www.istiklal.com.tr
+2
yurtsuz john
(10.01.26)
İlla Türk dizisi aramıyorsanız aradığınız dizi: this is us
+1
kobuzchu kiz
(10.01.26)
(bkz: gönül dağı) var mesela. (bkz: seksenler) vardı. İyi bir tv izleyicisi değilim uzun yıllardır. Kurcalasak çıkar bence. Mesela (bkz: kalk gidelim) vardı yine.
0
yadigar
(10.01.26)
insanların hikâye izleme alışkanlıkları değişti. artık hikâye enflasyonu var. hayat çok hızlı. sosyal medyada aşırı bir içeriğe maruziyet var.
düşün: şarkıların introlarını kısa yapıyor müzisyenler: yoksa insanlar dayanamayıp şarkıyı dinlemiyor.
Bu nedenlerden dolayı öyle sabırla izlenecek diziler yapılamaz, çoğunluk izlemez bence.
zaten bazı diziler tekrar tekrar izleniyor. bu konuda biryazı çıkmıştı: neden diziler tekrar izleniyor diye. sebebi şuymuş: insanlar beğendiği bir diziyi izleyerek riskten kaçınıyormuş.
harbiden ben de bazı diziler dönüp dönüp izliyorum.
özellikle de estetik olanları: aşk-ı memnu, hanımın çifliği, yaprak dökümü gibi...
dünya gibi sektör de sürekli değişiyor. ara ara değişik tarzlar çıkıyor. mesela bir ara Gülseren Budayıcıoğlu eserlerinden yapılan diziler çok yayımlandı. yeni bir soluk getirdi... kırmızı oda'yı beğenerek izlemiştim mesela...
0
santimantal
(11.01.26)
(12)

Mutfak işi yaparken izlenecek Türkçe dizi

fildirfildir
Önerir misiniz? Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
Önerir misiniz?

Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
0
fildirfildir
(10.01.26)
Bizimkiler. İlk bölümden itibaren.
+1
kibritsuyu
(10.01.26)
Muhteşem Yüzyıl 90. bölüme kadar geldim. Biraz kasvet, hanedan dramasi, alavere dalavere ararsan tavsiye ederim
0
sekizdokuzon
(10.01.26)
doktorlar
0
hold the door
(10.01.26)
baba evi
www.youtube.com

bölümleri kaliteli olarak bir kaç ay önce yüklemişler.
+1
exlibris
(10.01.26)
eğlenceli bir şeyler dersen tatlı kaçıklar
başladım ilk bölümden yağ gibi akıyor
0
deranzo1
(10.01.26)
Orta kafa aşk diye bir dizi vardı, belki gözünüzden kaçmıştır, çok beklentiye girmeden vakit geçirmelik izlenebilir.
0
(10.01.26)
Seksenler
0
gobekliraki
(10.01.26)
Ekmek teknesi
Baba evi
Süper baba
+1
michael_knight
(10.01.26)
Geçtiğimiz yıllarda benzer amaçlarla Sıdıka ve bir demet tiyatroyu açtım yeniden izledim
+1
kullanicadi
(10.01.26)
kaygısızlar
0
yurtsuz john
(10.01.26)
- hanımın çiftliği
- camdaki kız
- iyilik
- dila hanım
- kırmızı oda
- kızılcık şerbeti ni izledim evde iş yaparken. hepsi gayet izletti kendini.
0
santimantal
(11.01.26)
Eski kısmetse olur iki sezon
-1
Hallegadola
(11.01.26)
(4)

Banyonun tavan boyası küflendi, silince döküldü; ne yapmalıyım?

santimantal
Sadece duş kabininin üstü böyle oldu: Boyalar puan puan küflendi. Nedeni üşüdüğüm için banyonun penceresini kapatarak uzun duşlar yapmamdı. Tavanda biriken buhar boyaları resmen ıslatmış, bu da küfe yol açmış.Islak bezle sileyim dedim. Bu sefer ıslanan boya kabardı.Kabaran boyaları spatula ile kazıd
Sadece duş kabininin üstü böyle oldu: Boyalar puan puan küflendi. Nedeni üşüdüğüm için banyonun penceresini kapatarak uzun duşlar yapmamdı. Tavanda biriken buhar boyaları resmen ıslatmış, bu da küfe yol açmış.

Islak bezle sileyim dedim. Bu sefer ıslanan boya kabardı.
Kabaran boyaları spatula ile kazıdım. Tüm tavanın onda birini falan kazıdım. Hepsini kazımak isterdim, çünkü kısmen kazıyıp boyayınca görüntü biraz nahoş olabiliyor, ama çok zor kazımak. Boynum mahvoldu.

Şimdi o bölgeyi nasıl bir boya ile boyamalıyım? (Tür, marka vs. hiçbir fikrim yok.)
Sadece o alanı mı boyasam, yoksa tüm tavanı mı boyasam?
Aynı sıkıntıyı yaşamamak için almam gereken önlemler neler?
0
santimantal
(07.12.25)
Küf solumak iyi bişey değil. Silerken, kazırken maske takmanızda fayda vardı.
Sık sık havalandırırsanız, nem oranını düşük tutarsınız, tekrar küflenmez.
Tavanınızın mevcut halini bilmiyoruz, beton sıva üzerine kireç mi, alçı sıva üzerine plastik mi, alçıpan tavan pastik boya mı, bilmediğimizden fikir yürüteyim.

Çukurlar, tümsekler oluştuysa alcı ile düzeltilip, gerekirse zımparalayıp, sadece orayı boyarsanız renk farkı oluşup yama gibi duracağı için tüm tavanı tavan boyası ile boyayın.

Bu arada küflenme sizden kaynaklı değil de üst kattan sızıntı var ve bunlar öncü belirtiler de olabilir. Eğer o ihtimal var ise ıslaklık ve küflenme gittikçe artarak devam edecektir. Bu ihtimali elemek için bir süre, mesela kış boyu bir şey yapmadan bekleyip, artma olup olmadığını gözlemenizde fayda var.
0
Mirket
(07.12.25)
@Mirket
Tavan, alçıpan atavan: Bunu da yeni fark ettim siz deyince. Tıklatınca çıkan sesten anlaşılıyor.
Alçıpan zarar görmedi. Direkt bir boya alıp boyamam yeterli olacak.
Dökülen boyanın cinsini bilmiyorum. Dökülen boya çok gevrek, ufalayınca hemen toz oluyor. Acaba bu boyanın kalitesi mi düşük? Belki daha kaliteli bir boya alıp kullanmalıyım?
0
🌸santimantal
(07.12.25)
Boya pul pul dökülmüş veya kazımışsındır. O toz gibi olan da dökülen boyanın altındaki alçı olmalı. Boya öyle tozumaz.

Yakınlarda mı taşındınız oraya?
0
Mirket
(07.12.25)
küflü tabaka temizlenmeli, oraya bir ilac sikilmali, üstüne özel bir boya vurulmali.
küfün üstüne boya yapmanin hicbir anlami yok, o küf on bes gün sonra üst katmana tekrar sizacak.
kullanmaniz gereken banyoda silikonlu ic cephe boyasi, neme dayaniklidir ya da silikat boya, nefes alir ve küfe dayaniklidir ama alt yüzeyi dogru temizlemedikten sonra kullanilan boyanin önemi yok.
banyonuzda pencere oldugu icin silikat boya kullanmanizi ve cami acarak uzun süreler banyodan sonra havalandirmanizi öneririm. yazin kapatmaniza dahi gerek yok. banyo sirasinda da iki parmak acik birakin, o kadar acikliktan üsümezsiniz ama küflenmeyi büyük oranda engeller.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
(7)

okurken ders işlemeyen öğretmeniniz var mıydı

messina123
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu k
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu kişi hala öğretmen ve hala devletten maaş alıyor. aradan 12-13 sene geçti. muhtemelen hala aynıdır. sizin okullarınızda da böyle öğretmenleriniz var mıydı?
+2
messina123
(24.10.25)
Sınıf dandikse kendini yorduğuna değmez. Zaten koca sınıfla ders nasıl işlenir ki sene olmuş 2025!
Sınıf iyiyse fen lisesi ayarındaysa mis gibi ders yapılır.
Yani uğraştığına deymeli. Yeni neslin
Üniversite dahil eğitim talebi yok.
Çoğu öğretmen ders işliyomuş gibi yapıp çocuk oyalıyor.
-1
luluki
(24.10.25)
Ankara'da merkezi ve bilinen bir devlet lisesinde okudum. Ders yapılan saat sayısı sınırlıydı. Hocalar ya öğrenci kaosunu dizginlemeyi beceremiyor ya da uğraşmıyordu. Terör estiren ya da saygı duyulan bir kaç hoca dışında ders işlenmez yahut yapılana ders denmezdi.
Derste kafayı masaya koyup uyuyan başka bir gün ek ders ücreti hakkımızdır gibi bir rozet takan hoca bile gördü bu gözler.
+1
anon1m
(24.10.25)
Maalesef vardı rezalet
0
arbre
(24.10.25)
bizde ders işlemeyen yoktu hani okulun son günleri falan hariç ama ilgili dersin öğretmeni uzun zaman yoksa yerine derse giren hocalar ders yaptırmazdı. açın en son haftayı tekrar edin derlerdi veya gelir yoklama alır. ses çıkarmadan oturun derler giderlerdi.
0
Fodera
(24.10.25)
benim lisedeki edebiyat öğretmeni ders işlemezdi. girip boş boş oturup giderdi.

şimdi de çevremden duyuyorum. hiç ders işlemeyen öğretmenler var. proje okulu gibi okullarda idare çok izin vermez belki ama o da kişisine göre değişiyor. kimi insanlara dokunamıyor idare. en iyi okullarda yatan tipler var.

ama meslek liselerinde falan bazı öğretmenler resmen ense yapıyor. ay başı maaş cukka. bence çok büyük ahlaksızlık. o öğrencilerin eğitim hakkını elinden alıyorlar.
0
santimantal
(24.10.25)
öğretmenim. Merkezi yerlerde genelde emekliliğe yakın yaşlı öğretmenler oluyor. bunları çalıştırmak çok zor. genelde her şeyi salıyorlar bir şikayet, soruşturma olsa emekli olur geçerim diyorlar.

Bir de meslek liseleri gerçeği var buralarda sınıflar kalabalık ve öğrenciler isteksiz öğretmen ders anlatsa da dinleme çabasına giren yok bu da demotive edici olabilir.
0
biravekahve
(24.10.25)
almanca derslerimiz boş geçerdi çünkü o ders müdür yardımcımızındı. sadece sınavlara gelir, atıyorum geçer not 60 ise bize 70 puanlık cevapları kendisi verir, gerisini de bildiğimiz kadar bizim yazmamızı/sallamamızı isterdi :) sanırım sadece bir dönem almancamıza gerçekten bir almanca öğretmeni geldi, orada da bizim sınıf ayaklandı, kadına dünyayı dar etmiştik maalesef. rahata alıştıktan sonra kimse istememişti zaten taş çatlasa b1 seviyesine ulaşacak bir almanca için uğraşmayı. almanca derslerinde bahçeye çıkar dop oynardık.
0
der meister
(24.10.25)
(9)

Çok fazla şalgam tüketmek zararlı mı?

lynyrd skynyrd
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
0
lynyrd skynyrd
(12.10.25)
evde kendiniz yapabilirsiniz:
www.youtube.com
+1
santimantal
(12.10.25)
file market'te satılan usta şalgam epey başarılı bence.

tuzlu bir şalgam içiyorsan tansiyonunu yükseltebilir.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
filedeki güzel cam şişede hem de.
bi de yeni kavaklıdereninki güzel. şokta satılıyo
+1
jelly bear
(13.10.25)
doktor degilim ama salgam, ozellikle de acili hem de bu kadar tuketimde mideyi eline alman olasi. simdi salgam deyince agzim sulandi ama 15 sene once mideyi elime aldim ve sanirim o zamandan bu zamana toplam salgam tuketimim 500ml'i gecmemistir. :(( dikkat et hocam.
+1
arakaali
(13.10.25)
Adana'da tanıdık varsa açık alıp yollasın. Hazır şalgamlardan ise en iyileri Doktorum ve Turnib.
+1
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
doğanay'ın gurmesi çıkmış içinde turşu suyu var, bence daha iyi olmuş. onu deneyebilirsiniz. benim şalgamda yaptığım şey şalgama bir nevi şeker katmak. kühne turşu var, kühne turşunun alman usulü salatalık turşusunun suyunu salgama katıyorum, yarı yarıya değil biraz daha azını ve gayet güzel oluyor. tuşu sulu şekerli şalgam
+1
hoot
(13.10.25)
doğanay şalgam değildir. içecekseniz serafresh, adanus için. biz evde kendimiz yapıyoruz. yapılışı da aşırı basittir ama bu havalarda mayalanması uzun sürebilir.
basit bir tarifini de vermiştim şurada;
www.tiktok.com
+1
ground
(13.10.25)
serfressh şu an a101'lerde küçük şişelerde satılıyor bulabilirseniz alın. tavsiye ettiğim herkes 1 kasa aldı. çok iyidir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
arka tampona zararı olur olsa olsa. şalgam faydalıdır onun haricinde
+1
Hallegadola
(13.10.25)
(4)

Zayıflayan hafıza için esaslı/sahici öneri

yadigar
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenim
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.

Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenimi gibi durumlarda ise eskisinin yüzde onu gibi bir düzeyde şu an hafızam…

Cümle kurarken de eskisinin iki-üç katı teklemeler oluyor.

Stres seviyesi minimumda bir hayat yaşıyorum. Bundan düşüğü zor. Gündelik uğraşlarım da maddi, manevi yorucu değil. Birkaç aylık geçici bir olay değil. Düzenli kullandığım ilaç, alışkanlık, madde yok. Ruh halim yıl içinde pek stabil olmuyor ama özetle üzgün olduğum aylarda da, bunalımdayken de, keyfim yerinde olan aylarda da durum aynı. D vitamini dışında bir vitamin/mineral eksiğim yok. (Ciddi genişlikte tahlillerden bahsediyorum) D vitamini de tüm ailede, ne yapsak hep düşük çıkıyor. Genetik yapımızla alakalı galiba. Yıllardır görmezden geliyoruz.

Şimdi nörolojiye gitsem, mahallemin nörologu gıda takviyesi verip yollayacak. Siz İstanbul, Ankara gibi yerlerde iyi bir uzman tavsiye edebilir misiniz bu konu ile alakalı? Yahut başka tavsiyeleriniz var mı? Ama “bulmaca çöz, dil öğren, B12 al, magnezyum iç” falan değil de, böyle esaslı, fark yaratan türden var mı bir şey? (Kuru üzüm yiyorum bol bol :) )
0
yadigar
(12.10.25)
Bir özel hastanede bir nöroloğa git. Muhtemelen boyun damarları için ultrason ve bir de beyin mr ı isteyecek.

Sudoku çöz bol bol. Dil öğren :)
Stresin yoğunsa biraz boşver. Kafanı meşgul eden gereksiz konuların yükünden silkelen.
-1
Mirket
(12.10.25)
Hacamat yaptır . Ama işin uzmanı yapmalı. Duası , günü (hicri takvime göre) bardakların vücuttaki yeri önemli.
Belli aralıklar sanırım 3 - 4 seans olmalı .
-9
diyecevaplandı
(12.10.25)
ben bi ara tükenmişlik sendromu yaşadım ve hafızam, öğrenme yeteneğim falan bayağı gerilemişti. ama sendrom geçti ve gittikçe eski halime dönüyorum. hiçbir sağlık önlemi almadım. sadece toksik ortamlardan, insanlardan uzaklaştım ve hayatta zevk aldığım esi şeyler yine bana heyecan vermeye başladı. bu yüzden durum psikolojik olabilir belki.
+2
santimantal
(13.10.25)
Yaz hocam, kesin çözüm;
- erken yatıp erken kalkmak.
- sabah sporu (en az 45dk)
- protein ve sebze ağırlıklı beslenme.
- hazır gıda minimum.

benzer sebeplerden b12 takviyesi aldım. eskisine göre %15 fark etti. bunları yapınca çakı gibi oldum ama düzenli yapılacak sporu hafta 1 kere yaparsan faydası olmaz en az haftada 3 gün sporunu yapmalısın.
+2
duyuruuser
(13.10.25)
(6)

Stres / kaygı yönetimi

kararsızataletfilozofu
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plak
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.
Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.
Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plaka mevzusu için (harf seçmek) 50bin tl istediler gece uyuyamadım iki gündürde derin nefes alıp veriyorum filan yok banamısın demiyor hevesim filanda gitti arabayı almaktan neredeyse vazgeçecek duruma geldim.
O kadar gerildim enerjimde bitti ev işlerini yapacak halim kalmadı böyle olunca.

1-2ayda bir bu durumu yaşıyorum bir konuda çok kararsız kalıp strese girip kaygılanıyorum sonrası enerjim bitiyor mutsuz oluyorum ve bunu yönetemiyorum.

Plaka özelinde aklımda bir plan var onu yapıcam ama genel olarak bu sorunu nasıl çözücem bilmiyorum.
Kafam hep gergin stresli hissediyorum rahat bırakıp kendimi dizi-film izleyemiyorum.
Normalde yürüyüş filan yapardımda artık havalar bozdu ve spor yasak bir süre.
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Havalar bozuk olsun ne olacak. Hatta bence yürüyüşlerin en güzeli geceleyin hafif hafif yağmur yağarken.

Bence yorum yapmak zor. Ama anksiyete gibi duruyor.

Takma kafana, her şey olacağını varır gibi tavsiyeler “bi sus artık” dememek yerine kullanılıyor.

Yılların eskitemediği bir ruh hastası olarak konuşmanın en faydalı çare olduğunu düşünüyorum. Kullanmadığım ilaç kalmadı, ama psikiyatrist ile konuştuğumda rahatlıyorum.

Benimde tavsiye edeceğim, önce bir psikoloğa görünmek olurdu.

Bana da yakınan arkadaşlarım oluyor, ve bazen problem öyle bir noktaya geliyor ki yapılabilecek/denilebilecek hiçbir şey olmuyor. Bu durumda da şu iki sihirli kelimeyi kullanıyorum: geçmiş olsun.
+1
substituent
(12.10.25)
Plaka konusunda planın ne? Hoşlandığın kızın baş harfi değildir inşallah. A olmasa, B olsa ne değişecek? Bunu düşün. Para kolay kazanılmıyor. Bir gün bir önemi kalmayacak şeylere para saçmaya gerek yok bence. Para harcamak stresi azaltma yolu olarak seçilebilir ama bunun sonuçları her şeyi daha kötü yapabilir. Stres için yüzme tavsiye ederim. Ağır bir spor değil.
+1
arbre
(12.10.25)
Tanıdık memur aracı sokma + 2 kilo baklava ile bir şans denicem.

Kendi ismimi soyismimi sessiz harflerle yaptırıcam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
ben de öyleydim.
bir sıkıntı çıkınca yerle bir oluyordum.
genel bir gerginlik vardı.
böyle bir engellenmişlik duygusu.
tatminsizlik duygusu vardı.
geçmesi yıllar sürdü.
hayat biraz patakladı.
pataklanmadan geçebilirmiydi:
evet, destek olan insanlar olsaydı,
toksik insanalrdan korunabilseydim olurdu.
0
santimantal
(13.10.25)
Hayatta her şeyin dört dörtlük olamayacağını anlayınca bunları yönetebiliyorsun bence. En azından bende öyle oldu. Araba alman çok güzel bir şey ama sırf istediğin plaka olmazsa diye araba almaktan soğumak tamamen mükemmeliyetçiliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Belki bu huyunu törpülersen bazı kaygılarından otomatikman arınabilirsin.
+1
mermaidd
(13.10.25)
Kendi başına kaldığın bir zaman bu konuyu düşün ve kendi iç dünyana "buna ihtiyaç mı duyuyorum, bundan ne fayda sağlıyorum" diye sor. Çünkü bu geliştirilmiş bir savunma mekanizmasına benziyor, gerçekten öyleyse iç dünyan bu söylediğim sorulara bir şekilde cevap verir. Meditatif bir şekilde sorarsan cevabı daha kısa sürede alacağını düşünüyorum.

Ayrıca harf seçmenin bedelinin 50 bin lira olması hakkında ben şahsen sinirlenirim, sen iyi sinirlenmemişsin yine. Benden iyisin bu konuda.
+1
muhayyer divan
(13.10.25)
(6)

Duyuruda sorulara cevap yazılınca mail gelmeyecek mi artık?

santimantal
- Gelse iyi oluyordu :(
- Gelse iyi oluyordu :(
0
santimantal
(05.10.25)
geliyor muydu ki?

bildiğim kadarıyla uzun zamandır, çok uzun zamandır çalışmıyor o özellik.
0
kibritsuyu
(05.10.25)
Öyle bi özellik hiç duymadım
0
benaslindayohum
(05.10.25)
ay basi sana maas da yatiyorsa compu'nun kapisina dayanirim, usenmem
0
cooperr
(05.10.25)
Silinen mesajlar bile gelmeyi bıraktı, nerede kalmış o dediğin.
0
Bruce
(05.10.25)
sourlemonads mesaj gönderiyordu sözlükten, çooook uzun yıllar önce.
0
tabudeviren
(05.10.25)
En son 15 Eylül'de cevaplar mail olarak gelmiş.

Öyle olması çok iyiydi. Cevpları hemen bildirimle alıyorduk. Şimdi gelmiyor ve bazen sorduğum soruyu unutuyorum. Acama duyurunun cevaplarını bildirim olarak almak bir şekilde mümkün mü? Mesela uygulaması var mı?
0
🌸santimantal
(07.10.25)
(8)

Hayatın tadı mı kaçtı. Yoksa bende mi tuhaflık var?

mimikikili
Avrupa da da böyle mi? Yaşam enerjim düşük. Genel bi isteksizlik. Avrupalı da böyle mi? Salıyor mu kendini?
Avrupa da da böyle mi? Yaşam enerjim düşük. Genel bi isteksizlik. Avrupalı da böyle mi? Salıyor mu kendini?
0
mimikikili
(05.10.25)
youtu.be

Jack sparrow un da dediği gibi, dünya aynı dünya ama içinde artık daha az şey var bu yüzden tatsız
0
grimavi
(05.10.25)
Abi bu sorudan neden Avrupa'ya geldin anlamadım.
0
logisticsmanager
(05.10.25)
Her anlamda ve her dakika sömürüldüğümüz bir ortamdayken yaşama enerjinin bitmesi, tükenmek, yokmuş gibi hissetmek çok normal bence. Herkes böyle diye düşünüyorum, böyle olmayanlar ya kendini uyuşturuyordur ya da tatmin duydukları, beslendikleri bir şeyler vardır.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
ben bu tarz sorulara hep ayni cevabi veriyorum:
hayat kotu degil coco, paran yok.
0
cooperr
(05.10.25)
Son zamanlarda canını sıkan bir şey olmuş. Avrupalı ya da dünyanın herhangi bir yerindeki insan da seninle aynı süreci yaşar. Öneri olarak kısa da olsa bir yolculuk yap
0
pembediken
(05.10.25)
Türkiye'de sorun var.
yozlaşma, lumpenlik tavana vurdu.
sokakta insanlar cinnet hâlinde... şiddet gırla...
değerler erozyona uğradı.
hukuk, adalet, ekonomi, ahlak berbat...
toplum politik depresyon yaşıyor, çünkü hiçbir kötülük ve başarısızlık iktidarın değişmesini sağlayamıyor.
gerçi son yerel seçimdeki chp'nin başarısı topluma can suyu verdi ama iktidarın muhalefete uyguladığı düşman hukuku bir yandan KK'nın chp'yi bitirmeye çalışması falan insanları tüketmeye devam ediyor.

böyle bir ortamda -oğlak burçları mesela- yaşama tutunmakta zorlanırlar. ülkenin hâline ağlar durursun.

Tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz. hayatınızda başka sorunlar varsa bu sizi daha da aşağı çeker. kendinizi bir şeylerle beslemeye çalışın, daha aşağı çekilmemek için çok dikkatli olun.

çünkü dibe vurunca toparlanmak zor olabiliyor.

mutlaka ülke toparlanacak. böyle devam edemez.

pandemi belki tüm dünyayı olumsuz etkiledi. belki günümüzde birçok ülkeyi putin, trump gibi baskıcı insanlar yönetiyor ve savaş, soykırımlar gırla gidiyor ama avrupa'da ya da dünyanın diğer yerlerinde türkiye'deki kadar umutsuzluk, tükenmişlik yok; gidenler döndüğünde insanlar mutlu, hayatın tadını çıkarıyorlar falan diyorlar.
0
santimantal
(05.10.25)
sende böyle.

konunun avrupayla ne alakası var ki?

depresyondaki adam depresyonda işte.

ayrıca avrupa sanki tek ülke.

akdenizlisi ayrı, baltıklısı ayrı, britleri ayrı. her biri bambaşka hayatlar.
0
gurur
(05.10.25)
herhalde çocuğum olmasa çok da bu hayattan bir beklentim olmazdı. zaten o olsa da onla alakalı beklentilerim dışında farklı bir beklentim yok. bence dünya depresyonda. demokrasi cumhuriyet hayali patladı. zenginler törpülenir kaynaları bölüşürler diye düşünüldü ancak gene zenginler belirleyici konuma geldi. ekonomik açıklaması bu.

artık dünya çok hızlı, trendler çok hızlı, doyumlarımız çok hızlı. hiç bir şeyin tadını çıkaramadan yaşıyoruz.

avrupada da isteksizlik var ama akşam 1 kasa bira alıp çaktı mı kafası güzel gün geçiyor. burada 1 bira alsam mı almasam mı derken gün geçiyor.
0
mikahakkinen
(06.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(9)

Üşümemek - Üşütmemek istiyorum

yurtsuz john
Azıcık bir soğuk vursa hemen bağırsaklarım bozuluyor. Ekim ayı girmeden termal içlik giymeye başladım yine. Evde kışlık oduncu gömleğiyle oturuyorum şu an. Ben de kış ortasında içliksiz dolaşan adamlar gibi, mini giyen kadınlar gibi olmak istiyorum. Bıktım üşümekten.Hiç bir hastalığım yok. Kan değer
Azıcık bir soğuk vursa hemen bağırsaklarım bozuluyor. Ekim ayı girmeden termal içlik giymeye başladım yine.

Evde kışlık oduncu gömleğiyle oturuyorum şu an. Ben de kış ortasında içliksiz dolaşan adamlar gibi, mini giyen kadınlar gibi olmak istiyorum. Bıktım üşümekten.

Hiç bir hastalığım yok. Kan değerlerim gayet iyi. Zımba gibiyim.

Yok mu üşümemenin bir çaresi? Psikolojik yöntemler de olabilir.
0
yurtsuz john
(05.10.25)
Abi bu iş bence pSİKolojik. Ben dün şort, atlet çıktım yağmurda. Köpeği dolaştırdım geldim. Kendini maĞĞruz bırakırsan bu olay çözülür derim.
0
Shepard
(05.10.25)
Sana mükemmel bir tavsiye veriyorum. Üşüme ayaktan başlar. Parasını verip yün çorap alıyorsun. Pamuk değil. Direkt yün.
0
arbre
(05.10.25)
su ve rüzgardan korunacaksın. iç katmanda havayı hapseden içlik, kazak gibi şeyler olacak. kolların, belin ve paçaların lastikli olacak. kış ortasında mini giymek diye bir şey yok. çıplak bacak görünümlü kıyafet onlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Beliniz açık kalması ne gec en gündüz..ben uzun akletler bodyler alırım. Bende çok farketti, hep içime sokrarı sonbahar kışta
0
gadlemler
(05.10.25)
beslenme ile de alakalı bence. demir eksikliğin olabilir mi? kanına bir baktır derim

ıspanak ve pekmez tüket. avokado ve badem tüket.
0
art cat chocolate
(05.10.25)
ortaokul, lise dönemi zayıftım ve hep uzun kollu polar kazak vs türü şeylerle dolaşırdım. ünv'de vücut geliştirmeye başlayıp kütle kazandıktan sonra en soğuk havalarda bile uzun kollu bir şey giyememeye başladım, max tişört üzerine mont. 20 senedr böyleyim, kasım ortasına kadar denize de giriyorum.

vücut çalışıp da üşüyen hiç kimse görmedim. enteresan işler.
0
makbur
(05.10.25)
ben şu an evde şort ve tişörtle takılıyorum.

bi ara sık sık üşütüyordum. özellikle kafam üşüyordu. gece bere takıyordum. kafamda bir serinlik oluyordu. sürekli sıcak su torbası koyuyordum.

bi ara yüzmeye gittim dört beş ay kadar. ondan sonra üşümemeye ve hasta olmamaya başladım.

bir de uyku önemli, yeterince uyuyabiliyorum. onun da etkisi var bence.
0
santimantal
(05.10.25)
Yıllardır aynı şehirdeyim bu sene erken üşümeye başladım. Çift çorap spor ayakkabı giyip çıktım anında mideyi bozmuşum onunla uğraşıyorum. Normalde tek çok kalın bir kıyafet giymektense kat kat giyinirim özellikle toplu taşımada çıkarmak için. Çünkü vagon ağzına kadar doluyken kaloriferi sonuna kadar açıyorlar, insan terliyor. Alt ve üst içlik muhakkak ama yün değil. Çok kalın termal içlikler de terletiyor ince-kalın arası bir şey.
Yün çorap +1 ciddi fark ediyor.
Hemoglobin, ferritin falan normal çıktı ama çok üşüyorum ben de. Spor hak getire ama.
0
black holes in the sky
(06.10.25)
boynunu ört üşümezsin.
0
koela
(06.10.25)
(5)

Hepsiburada'dan çamaşır makinesi alınca nasıl geliyor?

ya ben lan neyse
eskişehir'e istanbul'dan mı kargoluyorlar? buradan makine satın alırsam adresime nereden geleceğini nasıl öğrenebilirim? bazı şeyler bildirmem lazım. daha önce satın alan oldu mu nasıl geldi?edit: satıcı hepsiburada
eskişehir'e istanbul'dan mı kargoluyorlar? buradan makine satın alırsam adresime nereden geleceğini nasıl öğrenebilirim? bazı şeyler bildirmem lazım. daha önce satın alan oldu mu nasıl geldi?

edit: satıcı hepsiburada
0
ya ben lan neyse
(03.10.25)
ben istanbul'da yaşıyorum.
çevrim içi olarak TV vb. şeyler aldığım olmuştu. Uzak illerden satıcılardan da aldım.
Onlar bulundukları yerden kargoladılar anladığım kadarıyla.

bildirmeniz gereken varsa satıcıya mesaj atın ve önce cevap alıp öyle sipariş verin.
0
santimantal
(03.10.25)
Kargoladıkları yer değişebilir, hangi depodan geleceği belli olmaz ama muhtemelen İstanbul'dur. HepsiJet XL ile gelir satıcı hepsiburada ise, bildireceklerinizi hepsijet üzerinden iletişime geçip söylersiniz.
0
tss
(03.10.25)
merhaba. ben geçen yıl hepsiburada üzerinden bir adet buzdolabı, bir adet çamaşır makinesi satın aldım. evde tek yaşayan bendim, müstakil bir ev tek yaşıyorum. markanın teknik servisi aradı beni. yola çıktık abi evde misin dediler, ev-iş yakındı eve gittim. 30 dakikada falan geldiler iki makinanın da kurulumunu yaptılar, gittiler. aynı marka olması işime geldi, herhangi bir problem çıkmadı. yani ödeme sonrası hepsiburada ile hiç konuşmam gerekmedi markanın il/ilçe bayiisi ile konuşarak hallettim.
0
libertine
(03.10.25)
HB den çamaşır makinesi almıştım. arçelik grubunun markasıydı. yetkili servis getirip kurmuştu. servislerle iletişim halinde oluyorlar. böylece kargo masrafından da kaçınmış oluyorlar.

pardon hangi ilden gelir diye sormuşsunuz.
0
exlibris
(03.10.25)
lojistik getiriyor ve daireye kadar çıkarıyor.

kargo getirirse bina kapısına bırakıyor.

almadan bunu netleştirmeniz gerekli.

sıfır bayiden de alsanız fabrikadan lojistik getiriyor bu arada. fiyatı uygun olandan almak bana makul geliyor.

satıcının nerede olduğu bu anlamda fark etmeyebiliyor. depodan göndermek zorunda değiller yani.
0
gurur
(04.10.25)
(1)

termos kapağından su sızması

dali dili havali korna
linkte görüleceği üzere termosun kapak kısmında biraz boşluk var ve sızma oradan kaynaklanıyor. ürünü satın aldığımda da aynı durumda mıydı yani o açıklık var mıydı bilmiyorum, ben geçen termos yan yatıp su sızdırınca durumun farkına vardım. stanley termoslarda başına benzer bir durum gelen var mı,
linkte görüleceği üzere termosun kapak kısmında biraz boşluk var ve sızma oradan kaynaklanıyor. ürünü satın aldığımda da aynı durumda mıydı yani o açıklık var mıydı bilmiyorum, ben geçen termos yan yatıp su sızdırınca durumun farkına vardım. stanley termoslarda başına benzer bir durum gelen var mı, fabrika çıkışında hatalı gelebiliyor mu ürün böyle?

imgur.com
0
dali dili havali korna
(03.10.25)
size hatasız gelse bile garanti süresi için de bozulmuş olabilir.
siz yine de servisle iletişime geçin.
garantisi geçse bile geçin, bazen yine de yardımcı oluyorlar.
0
santimantal
(03.10.25)
(5)

online psikiyatri

isimsiz uye
son zamanlarda hiç iyi hissetmiyorum. paxil kullanıyorum 6 aydır ama doktor tavsiyesiz. geçtiğimiz 10-12 senedir ilaç kullanıyorum yaklaşık. çoğunluğu doktor tavsiyesiz paxil. kendimi de artık daha iyi tanıdığım için ciddi bi bunalım sürecine girebileceğimi düşünüyorum. (şu an bile mentalim dip duru
son zamanlarda hiç iyi hissetmiyorum. paxil kullanıyorum 6 aydır ama doktor tavsiyesiz. geçtiğimiz 10-12 senedir ilaç kullanıyorum yaklaşık. çoğunluğu doktor tavsiyesiz paxil. kendimi de artık daha iyi tanıdığım için ciddi bi bunalım sürecine girebileceğimi düşünüyorum. (şu an bile mentalim dip durumda)

yoğun çalışma saatlerim ve maddi zorluk yaşamam sebebiyle online psikiyatri alternatifini düşünüyorum. böyle bir hizmet veren güvenilir bir alan var mı? varsa tecrübelerinizi vs. paylaşırsanız çok sevinirim
0
isimsiz uye
(03.10.25)
çok var. seansı 2500-3000 tl arası başlıyor.

fayda konusu psikiyatr kadar sana da bağlı, yani çaba göstermen ve işbirliği yapman gerekiyor.
0
orpheus
(03.10.25)
online terapi düşünüyorsunuz sanırım.
"online psikiyatri" pek olabilecek bir şey değil. çünkü psikiyatride daha çok ilaçlı tedavi oluyor. bunun online gerekli bile değil.

"hiwell" diye bir terapi kurumu var. reklamını çok duydum. araştrırıp değerlendirin. çok farklı olduğunu düşünmüyorum yüz yüzeden. hatta daha iyi bile olabilir. insan daha rahat hissedebilir.
0
santimantal
(03.10.25)
doktor tavsiyesiz ilaç kullanılmaz.

biraz bakının çok var.
0
gurur
(04.10.25)
Doktorsitesi.com üzerinden çevremizdeki psikiyatri doktorlarını araştırabilirsiniz. Hem özgeçmişlerini hem hasta yorumlarını görürsünüz. Kendi psikiyatri doktorum ile hava şartları sebebiyle bir kere online seans yapmıştık pek fark olmamıştı ama hiwell uygulamasından seans aldığım klinik psikolog ile o kadar yakın hissedemedim kendimi. Hep bir aklı başka yerde gözler belli ki birşeyler okuyordu. Hassas konular üzerinde durulduğu için kanlı canlı görüşmek bana daha yakın geliyor.
0
cilekli pasta
(04.10.25)
ankara üniversitesi psikiyatri bazı hocaları için online hasta bakımı açmıştı geçen sene. sanırım hâlâ sürüyordur.
0
muskulpesentmisim
(04.10.25)
(33)

Evinize yatılı gelen kayınpederiniz şunları yapsa ne yapardınız?

mahmuttt
İki yaşında çocuğunuzun Odasında camı açıp camda sigara içiyor fakat duman kokusu çocuğun odasına vuruyor. Eşime söylüyorum salonda içse olur mu diye çocuk odasındaki eşyalara sinmesini istemiyorum diyorum. O diyor ki bunu söyleyemem saygısızlık olur. O zaman annene söylet diyorum annem de söylemekt
İki yaşında çocuğunuzun Odasında camı açıp camda sigara içiyor fakat duman kokusu çocuğun odasına vuruyor.

Eşime söylüyorum salonda içse olur mu diye çocuk odasındaki eşyalara sinmesini istemiyorum diyorum. O diyor ki bunu söyleyemem saygısızlık olur. O zaman annene söylet diyorum annem de söylemekten çekinir diyor.

En son sigara içerken adam çaktırmadan arkası dönükken hava temizleyiciyi arka köşeye koydum açtım mecburen. 8-10 metre kare oda. Rüzgar vurdukça odanın içi kokuyor leş gibi çünkü.

Adam tabi farketti benim koyduğumu. Sen mi koydun diye sordu ben de evet dedim. Çok fazla açıklama yapmadım.
Bana diyor ki babama saygısızlık yaptın.


Babasının yanındayken de bu lafa açıyor işte mahmut rahatsızlığını belirtmek istemedi falan diye ben de yok hayır olur mu öyle şey filan dedim çok da fazla aşırı cevap vermedim.

Biraz da çünkü adam anlasın istiyorum rahatsızlığımı direk de söylemek istemiyorum saygısızlık olmasın diye.
0
mahmuttt
(03.10.25)
döverim net döverim. evden bile kovarım. 2 yaşındaki çocuğun yanında sigara içen insan görünce bile tepem atıyor.
0
mikahakkinen
(03.10.25)
Sorun kayınpederde değil, eşinizde. Saygısızlık olarak söylediği hiç bir şey, saygısızlık değil. Usturuplu bir şekilde söylerse kayınpederin ne kadar yumuşak olduğunu göreceksiniz.
0
etna
(03.10.25)
Koca koca insanlar olarak başka koca koca insanlarla kendi evimizde yaptıkları ve hoşumuza gitmeyen şeyler hakkında medenice konuşabilmeliyiz. Bunun saygıyla bir alakası yok.

Ayrıca konudan bağımsız; saygı kavramını anlamayan, bu nedenle de yerli yersiz bu kavramı kullanıp onu anlamsızlaştıran bir toplumuz. Bundan da vazgeçmemiz lazım.
0
salihdt
(03.10.25)
sigara içen insanın kendisine saygısı yoktur zaten siz neyin saygısını göstereceksiniz ya? sigar içenler bunu dünyanın en normal şeyi olarak gördükleri için içip çocuğun ağzına üflese de sorun yoktur onun için. direkt uyarmanız lazım alınırsa da alınsın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.10.25)
Evden kovarım. Evimin hiç bir köşesinde sigara içilmesini istemiyorum derim. İçmek isteyen varsa çıksın dışarı 5dk içip gelsin derim. Bunu isteyince saygısızlık etmiş olmuyorsun tam aksine çocugun odasında sigara içerek o size saygısızlıgın alasını ediyor. Bu arada eşiniz de tam dayaklık
0
limonlu eksi
(03.10.25)
Doğrudan olmasa da dolaylı uyarmalarınız böylece devam etsin.
Bu, saygıda kusur falan değildir.
Gittiği yer kızının ve damadının evi de olsa her istediğini
yapamayacağını anlaması lazım.

Eşiniz de belli ki babasının
kendisine tepkisinden çekiniyor.
0
diyecevaplandı
(03.10.25)
Ya saygısızlığı, siz aşirette mi yaşıyorsunuz? "Baba burada içme, çocuk odası burası, balkonda iç, hem de gel çay da içeriz iki laflayalım" de mesela...
0
malheiros
(03.10.25)
Sigara içen biri olarak bile ne evimde sigara içerim ne de çocuğumun görmesini isterim. Dışarı çıkarim balkona orada içer gelirim. -20 derecede olsa yine orada içerim.

Yaşadığınız şeyi yasayan bir arkadaim var onun kayınpederi salonda iciyormus. Dedim konus, eşiyle konuşmuş söyleyemem ayıp olur demiş. Dedim Allah yardımcın olsun.

Sizin de Allah yardımcınız olsun.

Balkonu olan bir evde balkona çıkmadan sigara içen kişinin ne aileye ne de torununa saygısı yoktur. Kendi evinde istedigim haltı ye, çocuklu evde yapma bunu.

Ufak çocuğunun her şekilde yanında sigara içen adamlari da dovesim geliyor.
0
blue eyes white dragon
(03.10.25)
ben anlamadım bir anne çocuğunun sigara dumanını her an solumasına nasıl razı olabilir?

saygısızlık mı kalmış artık. suç eşinizde. derhal uyarmalı babanızı.
0
Hallegadola
(03.10.25)
Saygısızlık falan yapmadınız, iki yaşındaki bebenin olduğu odada sigara mı içilir, cahil midir nedir yahu? Ben olsam "burada sigara içmeyin, çocuk astım olur, kokusu da siniyor, en iyisi balkonda ya da başka müsait bir yer varsa orada için" derim. Kayınpeder mafya falan mı neden korkuyorlar ki?
0
lamborcini
(03.10.25)
sigara balkonda içilir. saygısızlık değil. babam geldi eve balkonda içirttim. balkon yoksa camda içilmez. çocuğun odasında hele hiç içilmez. bu saygısızlık değil. sigara içen saygısız asıl.
0
jelly bear
(03.10.25)
Döverim kovarım diyenler ne yaşıyor acaba ya komiksiniz. Kendi babanız gelse döveceksiniz sanki sigara içti diye. Medeni insanlar konuşarak anlaşabiliyor, tavsiye ederim yani baba salonda iç diyebilirsiniz, hiç de tepki göstereceğini ve yok illa torunum odasında içicem diyeceğini sanmam.

Konudan bağımsız, eşin doğulu mu?
0
Gradient_tabanlı_mor
(03.10.25)
zamanında dedem aynısını yapmış (ben yenidoğanken). aradan neredeyse 40 yıl geçmiş babam hala bir şey diyemedim diye söyleniyor. saygısızlık falan demeyin, dolaylı yollarla uğraşmayın direkt söyleyin.
0
inheritance
(03.10.25)
ya onun yaptığı saygısızlık olmuyor da, size bu kadar kendinizi kötü hissettirmeye hakkı var da, 2 yaşındaki çocuğun odasını leş gibi zehirlemeyi kendinde hak görüyor da, ıkına sıkıla "ya içmeseniz mi" bile diyemiyorsunuz da siz mi saygısız oluyorsunuz? bi gitsinler ya, çok sinirlendim. hikayede çocuğunu korumak isteyen sizden başka herkes aymaz ve haksız ve saygısız.
0
ofelia
(03.10.25)
bu esiniz anneniz hasta diye cocuga bakmasin diyen ayni esiniz mi?
cok enteresan kafalar gercekten. olaya dahil olan herkes, siz de, esiniz de, annesi ve babasi da cehalet ve sacmalik akiyor. boyle bir durumda esinize ;babana soyler misin' diye sormaniz bile abes, soz konusu olan cocugunuz, esiniz kadar siz de sorumlusunuz ve yetki sahibisiniz.
0
kassiopeia
(03.10.25)
anamıza, babamıza saygıda kusur etmeyelim tabi.

amaa!

s.kerim böyle babayı.
kendisi bunu sorun olarak görmüyor olabilir, buna bir şey diyemem.

bence eşinizi araya koymadan direkt iletişim kurun uygun bir dil ile.
0
stay with me
(03.10.25)
nasıl hayatlar bunlar amk çocuğumun sağlığını düşünmeyen kayınpederi de eşimi de siktir ederim
kendi babamı sigara içerken tekmeyle atarım aşağıya yallah siktir git mağarana
0
croswell
(03.10.25)
bence hepinizin iletişimi problemli.
sigara içen insanın kokuyu fark etmemesi normal.
üstelik önceki nesiller çocuk yanında sigara içilmesi konusunda bizim kadar hassas olmayabiliyor, muhtemelen cama çıkmasının yeterli olacağını düşündü.

bunu eşinizden sektirip söyletmeye çalışmanıza gerek yok.
madem oraya hava temizleyici koyabiliyordunuz, ki bu çok daha sert bir hareket, "baba ya rüzgarla duman içeri giriyor, gel biz senle balkonda oturalım rahat rahat iç sen de" ya da "baba ya gel salon camında iç, buradan rüzgarla içeri giriyor, sana ben çay da koyayım" falan gibi bir üslupla uyarabilirdiniz gayet güzel bir şekilde.

asıl şimdi bu yaptığınız biraz ayıp olmuş.
abartılacak bir şey yok.
0
blatta hiberna
(03.10.25)
Eşinizi araya koyma sebebiniz nedir?
Alın adamı karşınıza güzel güzel anlatın konuyu.
0
Mirket
(03.10.25)
asıl saygısız olan kayınpederiniz. söz konusu çocuğunuz olunca kimseye karşı pasif davranmayın lütfen. gerekli yerlerde tepkinizi kibarca koyun eşiniz darılsın gerekiyorsa. o da düşünsün çocuğunu bi zahmet.
0
rayde
(03.10.25)
eşin ne kadar pısırık ya. söylemek çok mu zor? saçmalık.
0
summerjam0306
(03.10.25)
döverim, kovarım diyen arkadaşlar yavaş gelin.

dövmem, kovmam ama açık açık söylerim. baba gel şu tarafta iç, duman içeri giriyor çocuğun odası kokuyor diye. yeni evliysem çekiniyorsam eşime söyletirim.

eşiniz maaşallah sizin annenize "anne hastaysan gelmeseydin dinlenseydin, çocuğa da hastalık bulaştıracaksın" falan diyor. saygısızlık falan da olmuyor. aynı çocuğun odasında sigara içilmemesini söylemek niye saygısızlık olsun?
0
kibritsuyu
(03.10.25)
oğlunuzun odasında sigara içmesini istemediğinizi söylemenizi saygısızlık kabul eden birisi zaten bu saygıyı hak etmiyordur. ince düşünecek bir durum yok. "bu odada sigara içme, hatta bu evde sigara içme" netliğinde bir cümle kurun. hiç evirip çevirmeye, kıvırmaya gerek yok. doğrudan söyleyin. belli ki anlayışlı birisi değil.
0
co2s2
(03.10.25)
Eşine sorma. Sen söyle. Saygısızlık yapmıyorsun.
@rayde +1
Darılıyorsa da darılsın. Bu ne ya ben gerildim. Bu kadar düşünmenize sebep olan eşiniz suçlu. Manipüle ediliyorsunuz.
0
sevilen progressive türkücü
(03.10.25)
Bu adam kizini karisini doven bir baba herhalde. Korkuyla her seyi saygisizlik goruyorlar. Ben evime gelen herkese balkonu gosteriyorum. Balkon ardiye gibi oldugundan apartmanin onune inip icen bile oluyor. Kimse de bozulmuyor, saygisizlik olarak gormuyor. Senin durumun bir de bebek odasi yani. Direkt soyle bir daha yapma de.
0
Kittie
(03.10.25)
baba salonda rahat rahat iç diyemediniz mi?
yalnız adamda pes yani onca oda içinde neden çocuğun odasında içiyor herkes ayrı bi manyak olmuş ya iyi dayanmışsınız ben burda sinirendim.
0
eja
(03.10.25)
aynısını senin baban yapsa eşin acaba böyle davranır mı? bence davranmaz. babana niçin söylemiyorsun diye sana kızar, bu yaşa geldin babana ağzını açamıyorsun diye aşağılar, sonra tutar kendisi babana söyler.
misafire her türlü saygı gösteririm ama benim evimde benim kurallarım geçerlidir. benim kurallarıma uymayana saygı göstermem.
yaşlı insanlar için sigara çok aşırı normal bir şey. bence ne yaptıgının farkında değil. o yüzden kibarca söylenebilir. iki yaşında çocugun duman solumasından iyidir.
0
abelardo
(03.10.25)
senin ve eşinin anne babaya saygı konusunda garip bi takıntınız var. sizi nasıl böyle büyüttüler anlamadım. geçen gün de eşin annene hasta isen gelmeseydin demişti sen de onun için eşine yüklenmiştin :) kadın da şimdi sana yapıyor aynısı bak hak ediyosun bence.

neyse sigara konusunu eşiniz değil siz de söyleyebilirsiniz, biz evimizde çocuk olmadığı halde sigara içilmesine izin vermiyoruz annem geldiğinde balkonda içiyor. siz de bunu söyleyin balkonda içebilir misin, çocuğun eşyalarına koku sinmesin yazık diye.
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
Bence boşan usta, eşin çok garip şeyler yapıyor. Başka bir duyuruda dolaylı olarak anneni evden kovduğunu anlatmıştın. Kendi babasına gelince maşallah, çocuk falan tanımıyor sağlığını umursamıyor. Annene gelince cinayet işlemiş muamelesi yapmıştı..
0
dawsonscreek
(03.10.25)
iki yaşında çocuk olan evde değil şu oda bu oda, evin hiçbir yerinde içirmem. gitsin binanın önünde içsin. ya da balkon varsa balkonda.

bu arada çocuk odasında sigara içmek nasıl bir farkındasızlıktır, çüş dedim. eşinizin babası karşısındaki ezikliği de hayret verici.

sabır diliyorum size bu aileyle.
0
sir gawain
(03.10.25)
çok kalmayacaksa idare edin. iyice havalandırın. bir süre sonra koku geçer belki. geçmesi için başka güzel kokular kullanırsınız.

adama demek sizi geriyorsa çok, kendinizi germeyin o kadar. söyleseniz adam bozulacaksa bu sefer de siz yine üzüleceksiniz. ne gerek var...
0
santimantal
(03.10.25)
İnsan en yakını olan annesine babasına -oldu da onlar düşünemedi- çocuğun yanında sigara içerse başka yerde için annae/baba çocuk rahatsızlanır vs diyebilmeli. Bu saygısızlık falan değil. Bunu demekten kaçınmak da normal değil. Anne baba böyle şeyden niye kırılsın veya niye saygısızlık olsun bu.
Onlarda sizin kadar çocuğun sağlığını düşünür. Yaşlı olunca belki bazı şeylere ehemmiyet gösteremeyebilirler. Bu konu gayet anlayışlı bir şekilde hiçbir şekilde gerilmeden halledilir.
0
ezkaza
(03.10.25)
kaç gün kalacak?

aile işleri dert. bikaç günse sallayın, saçma da olsa karınız bunu unutmaz bin defa getirir.
0
gurur
(04.10.25)
(18)

en sevdğiniz roman

sırtçantalı
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
0
sırtçantalı
(27.09.25)
Vedat Türkali - Bir gün tek başına

Knut Hamsun - Açlık
0
Mirket
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
-1
Moonpie
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
0
Moonpie
(27.09.25)
En diye bişi benim için pek mümkün değil ama şu an aklıma gelenleri yazayım.

Middlemarch
Anayurt oteli
0
Bruce
(27.09.25)
1- tehlikeli oyunlar
2- yüzüklerin efendisi
0
rakicandir
(27.09.25)
mavi sürgün
mother night

yarin sorarsan baska kitaplar söylerim. en'lerim yoktur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.09.25)
nietzsche ağladığında-irvin yalom
fosforlu cevriye-suat derviş
0
ala09
(27.09.25)
Türkçe yok
Yabancı asoiaf
0
Shepard
(27.09.25)
Durgun Zamanlar - Samim Refik Touron
0
rumeli beylerbeyi
(27.09.25)
masumiyet müzesi olabilir anısı var diye...

empathy... belki...


---------

polisiyelerimi de seviyorum lakin öyle en sevdiğimm diyemiyorum ya... ama genel olarak polisiye seviyorum, dizi ve filmlerde de...

küçükken en sevdiğim kitabım demek daha kolaydı. ilk ve ortaokuldayken en sevdiğim kitaplar Ulysses Moore serisiydi mesela. ölüp bitiyordum.

lisede john verdon serisine aşıktım, bir de zar adam...
0
art cat chocolate
(27.09.25)
türkçede favori belirlemek zor ama o dönemde ankara'da yaşayan, yabancı sevgilisi tarafından yakın zamanda terk edilmiş, dil-edebiyat okuyan birisi olarak "kürk mantolu madonna"dan çok etkilenmiştim.

yabancıda favorim tartışmasız "uyandırılmış toprak"tır. yalnız bu romanı anlamak için önce "durgun don"u okumak lazım diye düşünüyorum ki kendisi de dört ciltlik, 1000 sayfadan uzun bir romandır.

tatar çölü, karamazov kardeşler pide salonu, suç ve ceza... çok sevdiğim bir sürü roman var ama benim için hiçbirisi uyandırılmış toprak'ı geçemez. çünkü sovyetlerde sosyalizmin inşa sürecini anlatıyor. romanı bitirdiğimde arkadaşlarımla vedalaşmış gibi üzülüp hüngür hüngür ağlamıştım. döneme ilgi duymayan birini açmayabilir, aksi takdirde bi' daha okuduğunuz hiçbir şeyden tat almayabilirsiniz.
0
der meister
(27.09.25)
Robert Musil - Niteliksiz Adam
Kemal Tahir - Devlet Ana
Sait Faik - Medar-ı Maişet Motoru
0
encokbenisevinnolur
(28.09.25)
türkçe: öykü kitapları da dahil olsaydı tereddütsüz korkuyu beklerken derdim. onun hatrına romanda üç kitap arasında kalmama rağmen tutunamayanlar diyorum.

yabancı: karar vermek çok zor ama savaş ve barış diyeyim.
0
phoarbix
(28.09.25)
Brave new world - birçok distoptik roman, film ve dizi buradan az ya da çok bir şeyler alıyor.

Eskici ve oğullarını seviyorum. Hayatın absürt derecede acımasız olduğunu güzel anlatıyor. Her şeyi mahvetmek çok kolay ve geri dönüşü de çok zor.

Yine de Türkçe romanlar bana çok "sanatsal" geliyor. Birçoğunda o "şairane" dil var. Bence fazlaca kasvetliler. Bu olayı terk etsinler artık lütfen.
0
akhenaten
(28.09.25)
Kara Kitap - Orhan Pamuk
Pride and Prejudice - Jane Austen
1984 - George Orwell

Yabancıda teke düşüremedim
0
mor oje
(28.09.25)
insciallah - oriana fallaci
içimizdeki şeytan - sabahattin ali
0
santimantal
(28.09.25)
Gece yarisi kutuphanesi - matt haig tavsiye ederim, en sevdigim roman degil ama dun bitirdim ve cok cok begendim.
0
kassiopeia
(28.09.25)
bozkırkurdu / yalnızız
0
adivar
(28.09.25)
(8)

kilo alırken göbekten olmamasını nasıl sağlayabiliriz?

i'm gonna start a revolution from my bed
Diyetisyenler bölgesel mümkün değil diyorlar, doğru mu?
Diyetisyenler bölgesel mümkün değil diyorlar, doğru mu?
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(27.09.25)
tamamen genetik.

sağlıklı kilo almak ve form için kas kütlesi kazanmak şart.
0
orpheus
(27.09.25)
ben de bunun genetik oldugunu duymustum :(
spor yaparak kilo almak tek cözüm sanirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.09.25)
Bu biraz da fenotip ile alakalı. Alınan kiloların genellikle göbekten olmasının bir diğer sebebi yanlış beslenme şekli uygulamanız da olabilir. Çünkü vücutta en çok yağ toplanan yerler göbek, bel ve kalça kısımlarıdır. Sağlıklı ve yağlanma olmadan kilo almak için proteince zengin, karbonhidrat ve şeker bakımından düşük bir beslenme biçimini benimsemeniz gerekiyor.
Beslenme ve diyetetik öğrencisiyim bu arada.
0
mermaidd
(27.09.25)
Aslında genetik de değil, genetik dediğin zaman bu biraz kişiye özel gibi görünür ama kadın/erkek için ana yağ rezervleri kalça ve göbek çevresidir, yani kadınlar kalça çevresinden erkekler göbek çevresinden yağlanmaya başlar, yağ kaybında da bu bölgeler yine ana rezerv olduğu için kolay kayıp vermez. Bu tabii yağlanarak kilo almaya özel bir konu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.25)
yani spor yaparsam ve protoine daha çok yer verirsem karbonhidrata da az genetğimi değiştirme şansım var mı ya da yağ depolanacak yerleri?

@mermaidd, ne kadar proteine ne kadar kadar karbonhidrat olmalı, bu dengeyi nasıl sağlamalıyım?
0
🌸i'm gonna start a revolution from my bed
(27.09.25)
Bu değiştirilebileceğin bir şey değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.25)
sporla almak
0
benibulmanlazim
(27.09.25)
vücudun bir kalıbı oluyor. o kalıp genetik olmakla birlikte dış etmenlere de bağlı olabiliyor. genetik kısmı değiştiremeyiz.

ama dış etmenlerle olan tarafı zor olsa da değiştirebiliriz.

mesela anksiyetesi yüksek, gergin bir insan zayıf olabiliyor. kasları gelişmeyebiliyor. geçmişte yaşanmış travmalardan dolayı da böyle şeyler olabiliyor. böyle durumlarda psikolojik destek düzelmeyi sağlayabilir.

sevgi soysal'ın "yürümek" adlı romanında bir karakter, bir kız için "tahta gibi göğsü" gibi bir ifade kullanılmıştı. anladığım kadarıyla çevre tarafından bastırılan cinsellik bedenin cinsel gelişimini de sekteye uğratıyor.
0
santimantal
(28.09.25)
(1)

Üniv. başvuru ücreti: 20 doları nasıl gönderebilirim?

santimantal
Yabancı ülke vatandaşı olan bir akrabam için Kocaeli Üniversitesine 20 dolar yatırmam gerekiyor.Enpara.com'dan denedim: En az 75 dolar gönderilebilir, diyor.Başvurunun son tarihi de 7 Eylül.Bu işi nasıl halledeceğimi bilmiyorum: Hangi bankanın uygulamasından denemeliyim?
Yabancı ülke vatandaşı olan bir akrabam için Kocaeli Üniversitesine 20 dolar yatırmam gerekiyor.

Enpara.com'dan denedim: En az 75 dolar gönderilebilir, diyor.

Başvurunun son tarihi de 7 Eylül.

Bu işi nasıl halledeceğimi bilmiyorum: Hangi bankanın uygulamasından denemeliyim?
0
santimantal
(05.09.25)
Hallettim: Ziraat hesabımdan 0,7 USD masrafla yolladım.
0
🌸santimantal
(05.09.25)
(23)

Son zamanlarda dinlediğiniz en dip arabesk şarkı?

sekizdokuzon
https://open.spotify.com/track/5SBRFCzaXxxebqaEa6gdy0?si=byMkyESwQzmUypksbIkntwBenimki bu. Sizden de alalım. Teşekkürler.
open.spotify.com

Benimki bu.

Sizden de alalım. Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.08.25)
designer
(08.08.25)
arap kultürü,mezarlik şarkilarini bosver,

Frekansi iyi gelen dinletiler ile besle kendini.
0
designer
(08.08.25)
Arabesk de ruhun karanlığını besler
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
Ferdi Tayfur , Boynu büküğüm
0
nanay
(08.08.25)
designer
(08.08.25)
Arabesk, özellikle de Türkçe arabesk bence yasaklanması gereken bir müzik, lütfen fazla dinlemeyin. Depresyona da sokar intihara da sürükler başkalarına zarar vermeye de sebep olur.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Bir bok olmuyor abla
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
@sekizdokuzon

Bana diyorsan bilim öyle demiyor demek istiyorum. Beyin sinyalleri algıladığında "bunu ciddiye alacam bunu ciddiye almayacam" diye sınıflandırmıyor, hepsini alıp eşit şekilde işleme koyup emirse emir bilgiyse bilgi hisse his vs olarak sınıflandırıyor ve hafıza ayırıyor bunlara, henüz %10'u bile anlaşılamayan işleyiş tarzıyla vakti geldiğinde her birini kullanıyor. Yani bana bişey olmaz diyerek dinlemekle zarar görmemiş olmuyorsun, farkında olmasan da zarar görüyorsun. sunliminal mesaj denen şey zaten bu ilke üzerinden çalışıyor. 25. Kare de öyle.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Konuş kız arkandanim
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
Gerçek arabesk dinlemek için Macide El-Rumi öneriririm. Feyruz'u da severim ama Macide de bir başka.
En son bu parçasını sevdim.
www.youtube.com
0
santimantal
(08.08.25)
Müslüm Gürses - Yaşayamadım (Şiirli)
www.youtube.com
0
yadigar
(08.08.25)
@edmond honda

Geçen birine daha söyledim, sana da söylüyorum, bilgi sahibi olmadığın konuda biliyormuş gibi konuşman haddini bilmediğini gösterir. Hadsizlik bütün ülkenin sorunu, sadece sana ait değil ama madem kaşınıyorsun kaşıyalım, yukarıda yazdığımı iyi oku, bari okumayı öğren. Bilimsel olarak zarar verici içeriklere sahip bir müziktir. Bunu benim biliyor olmam ama senin bilmiyor olman ve seviyor da olman arabesk müziği kurtarmıyor yani, anladın mı?? Bilimden bahsediyorum. Merak et araştır bence hadsizlik edeceğine.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
@muhayyer divan

Bu kadar cahilce şeyler yazıp bir de bilim, had bilme, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma gibi şeylerden bahsedince insan okurken oksimoron zehirlenmesi yaşıyor.

Bir anlatının izleyicide bıraktığı etki subliminal mesaj falan değildir. Bir kitabın, şarkının, filmin, resmin, fotoğrafın, heykelin insanda yarattığı etki, hissettirdiği duygu, farklı perspektiften bakmaya teşvik etmesi zaten sanatın özüdür. Sanat bunun için var. Millete had hudut bildirmeden önce bir kavramları öğrenin. Bu mantıkla insanı depresif ruh haline türküler de, uzun havalar da, edebiyat da, sinema da say say bitmeyecek türlü sanat dalı da sürükleyebilir. Yasaklayalım mı hepsini? Yani bu kadarı cahilliğin ötesinde artık acınası.

Bir de subliminal hikayesi var. Geçerliliği tartışmalı, etkisi ise komplo teorisi aşıklarını doya doya tüketebilsin diye internet hikayeleri ile şişirilmiş bir şeyi sanki fizik kanunu gibi bilimseelll diye önümüze koyman da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya süpersonik bir örnek.

Çok küçük bir ihtimal olsa da şuraya konuyla ilgili sana farklı bir bakış kazandırabilecek bir link bırakayım;

evrimagaci.org
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

İşinize gelince bilim, işinize gelmeyince gerçekliği tartışmalı. Ben sizin bu tayfa kadar çifte standartçı, sizin bu tayfa kadar keyfe keder doğrucu bir grup daha görmedim.

Arabesk müzikten bahsediyorum, sizden değil! Size saydırmadım, niye bu kadar alınıp kuduruyorsunuz??

Evet, diğer müziklerimizde de çok var olumsuz örnekler ama arabesk bunun apaçık zirvesidir ve bunu da başka müziklere kaptırmaz. Oturun akademik çalışmaları okuyun, insan psikolojisini ve nörolojik işleyişi araştırın. Zor mu geldi yahu! HahHahahahah.

Bu kadarsınız. Yukarıda hiç kötü bir şey demediğim ortada, tepkiniz ortada. Arabeskin sizi getirdiği karakter bu!
0
muhayyer divan
(08.08.25)
@muhayyer divan

Aralara girerek cevap vereyim;

"İşinize gelince bilim, işinize gelmeyince gerçekliği tartışmalı."

Bu konunun neden tartışmalı olduğunu anlatan, her iki tarafın da argümanlarını ortaya koyan bir yazının linkini verdim sana. Konunun tartışmalı olması benimle alakalı değil. Ama sanırım bunu anlamanı beklememeliyim.

"Arabesk müzikten bahsediyorum, sizden değil! Size saydırmadım, niye bu kadar alınıp kuduruyorsunuz??"

Evet ben de zaten benden bahsediyorsun demedim ki? yaptığın yorumun ne kadar cahilce olduğundan ve zaten bunun sebebinin de kavramları bilmiyor oluşundan kaynaklandığını söyledim. Kudurduğumu da nereden çıkardın :)

"Evet, diğer müziklerimizde de çok var olumsuz örnekler ama arabesk bunun apaçık zirvesidir ve bunu da başka müziklere kaptırmaz. Oturun akademik çalışmaları okuyun, insan psikolojisini ve nörolojik işleyişi araştırın. Zor mu geldi yahu! HahHahahahah."

Diğer müziklerde de varsa bu sınırı nereden çizeceğiz peki? ve kim çizecek? Bir şey zararlıysa zararlıdır madem öyle. Niye türkülere torpil geçiyoruz, ya da diğer sanat dallarına? Mesela korku filmleri de bu işin sinemada zirvesi deyip kompil yasaklayacak mıyız? gotik edebiyat? kim karar verecek hangilerinin yasaklanıp hangilerinin kalacağına?

Bu kadar basit ve en temel kavramları bile anlayamamış ve yasaklayarak bu durumdan kurtulunabileceğini düşünen birinden, insan psikolojisi ve nörolojik işleyiş tavsiyesi almak da varmış kaderde. Düz dünyacının bize gidip biraz newton fiziği okuyun demesi kadar fantastik bir durum. Ayakta alkışladım.

Bu arada arabesk müzikten zerre haz etmem, dinlemem ama bu durum söylediklerinin saçmalığına itiraz etmemi engellemiyor. Bunu da kavramanı beklemiyorum zaten.
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

O sorduğun sorular var ya, hangisinin ne olduğunu nasıl ayırt edeceğiz soruları. Sana araştır dediğim şeyler onlar işte. Cahilce falan diye laflar saymışsın ya, cahil sensin, şu soruları utanmadan sorabilmen bunu çok güzel ortaya koyuyor.

Bilimsiz de sizsiniz, cahil de sizsiniz, hadsiz de sizsiniz. Kafanız size mübarek olsun.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Sen Selahattin Özdemir'i savundun gibi bir noktaya gidiyor, bekleyip görelim. Günaydın
0
🌸sekizdokuzon
(08.08.25)
@muhayyer divan

Cahilsiniz ve onu araştır bunu araştır demekten başka hiçbir şey yazmıyorsun. Bir fikir, bir argüman yok. Kıraathanede "dünyayı aslında 4 aile yönetiyor yiğenimm, oyun böyükk" diyen dayılardan tek farkın, senin bu muhabbeti buraya taşıyor olman.

Sorduğum sorulara cevap vermeni zaten beklemiyorum. Kıraathane dayısı da aynı senin refleksinle cevap veriyor; " Araştır bul yiğenimm, rokşild ailesi yaz da oku bahgk"
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

Sana cevap vermem. Sorsaydın, samimi bir merak gösterseydin bütün bildiğim her şeyi dökerdim buraya. Ama yaklaşımın bir teröriste gösterilmesi gereken yaklaşım. Aynı yaklaşımı senden önce @edmond honda gösterdi, sen de ondan fişeklendin zaten. Siz benim bu işin bilir kişisi olarak size bilgi vermemi hak etmiyorsunuz, neden yazayım? Sizin gibi saldırganlara neden o değeri vereyim? Bir fikir bir argüman yok diyebilen zihnin daha fikir kelimesinden habersiz, sana mı laf anlatacağım? Beklersin.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
@muhayyer divan

Seninle daha önce sma'lı bebekler konusunda da tartışmıştık. Senin orada ne yaman bilim düşmanı bir cahil olduğunu sadece ben değil okuyan herkes anlamıştı aslında. O yüzden burada bilimselim şuyum buyum diye poz kesmene gerek yok, ne olduğunu biliyoruz. Aşağıya da linkini bırakayım merak edenler okusun;

www.eksiduyuru.com

@ sekizdokuzon senin için konuyu "sen selahattin özdemir'i savundun noktasına getirdim asgdfasghdf
0
thracia
(08.08.25)
@thracia

Amacın gerçeğe ulaşmak olsaydı bu kadar kavga etmek aklının ucuna bile gelmezdi. Asıl sen kendini ortaya koydun. Gerçeğe ulaşmak isteyen çoktan ulaşmıştı. Kafana sahip çık aman gerçek karşısında değişir meğişir.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
vayyy arkadaş :')

sırf şu mesajlarınızı okumalık bile bi arabesk şarkı şart :)
0
since1907
(08.08.25)
www.instagram.com

Cem Karaca'ya da saygınız yoksa ben bir şey demem artık.
0
muhayyer divan
(28.08.25)
(3)

Operasyonlara neden ara verildi ?

Rao
Merhaba, Sadece aklıma takıldığı için soruyorum. Malum , geçtiğimiz haftalarda ard arda belediye operasyonları yapılıyordu. Eminim sırada daha çok belediye var ama bir sebeple operasyonlara ara verildi. Sizce sebep neydi , ve ne zaman kaldığı yerden devem edecek ? Teşekkürler.
Merhaba,

Sadece aklıma takıldığı için soruyorum.

Malum , geçtiğimiz haftalarda ard arda belediye operasyonları yapılıyordu. Eminim sırada daha çok belediye var ama bir sebeple operasyonlara ara verildi.


Sizce sebep neydi , ve ne zaman kaldığı yerden devem edecek ?

Teşekkürler.
0
Rao
(26.07.25)
meclis tatile girdi, adli tatil başladı. kapı arkası pazarlıklar devam ediyor. bunlardan farklı olarak hükümet imamoğlunu unutturmak için biraz ara verdi. her şeyi denediklerini sürekli açık aradıklarını düşünüyorum. anayasa değişikliği için chpnin komisyona adam verip vermemesine göre hükümet karşı hamle yapacak. dem partide hükümete siz böyle yaparken seçmeni inandıramıyoruz diye çıkışlar olabilir.
0
mikahakkinen
(26.07.25)
Ben Yakında göstermelik birkaç akpli belediyeye operasyon yapıp bakın bizden de olsa suç işleyeni içeri atarız mesajı verecekler gibi hissediyorum
0
messina123
(26.07.25)
baz etkisi. sonuçta bir yerde duracaktı.
0
santimantal
(27.07.25)
(4)

erkek vücut kıllarını hangi yöntemle aldırmalı?

istististist
uzun yıllardır vücut kıllarımı kesmiyorum. özellikle sırt, omuz, göbek ve göğüs bölgesinde ciddi birikme var. daha önce braun'un makinesiyle bu bölgedeki kıllarımı alıyordum. kıllar epey uzamışken, ağda düşünmeli miyim? ağda kılların tekrar çıkması esnasında ciddi sorunlara yol açıyormuş sanırım. ep
uzun yıllardır vücut kıllarımı kesmiyorum.

özellikle sırt, omuz, göbek ve göğüs bölgesinde ciddi birikme var.

daha önce braun'un makinesiyle bu bölgedeki kıllarımı alıyordum.

kıllar epey uzamışken, ağda düşünmeli miyim? ağda kılların tekrar çıkması esnasında ciddi sorunlara yol açıyormuş sanırım.

epilasyon düşünmüyorum.

bunun dışında başka önerilerinize de açığım.
0
istististist
(15.07.25)
www.philips.com.tr
philips 3000 serisi bir makine yeterli olur. ben bunun eski bir modelini kullanıyorum tüm vücut için en iyi tercih bence bu tarz folyolu makineler.
sırt, göğüs, kasık bölgeleri ve özellikle testiste sorunsuz tahrişsiz traş olunabiliyor.
0
my fault
(15.07.25)
my fault +1

ağda = işkence. 1 kere yaptırdım, çok sinir bozucu.
hiç düşünmeden epilasyona gidin derim, büyük rahatlık. yaptırdım ve çok memnunum.

ya da makineyle alıp devam edeceksiniz.
0
MtKrt
(15.07.25)
ben tüm vücudu ayda bir falan makineyle kesiyorum ve çok memnunum bu yöntemden. en acısız, ucuz yöntem bu herhalde. tabii kılların sıklığı ve kalınlığına göre yöntem değişebilir. hani kazak gibi olanlar kılları, makineyle kesse nasıl hisseder bilmiyorum. benim kıllarım çok sık ve kalın değil.
kılların kesildikten sonra çıkıp da belli bir uzunluğa gelmesi de hoşuma gidiyor. hafif kıllı olmak da kötü değil. ama belli bir seviyeyi geçince hoşlanmıyorum. güçlü bir makine ile kısa zamanda büyün vücudu hallediyorum.
0
santimantal
(15.07.25)
Tabii ki de erkek dediğimiz usturayla kendi kökünden alır.
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
(8)

Radyo Tiyatrosu sevenler, takip edenler?

muhayyer divan
Var mı??Varsa bir oyunun adını hatırlamadığım için bulup dinleyemiyorum. Bulmama yardım edebilecek biri olabilir mi acaba...
Var mı??

Varsa bir oyunun adını hatırlamadığım için bulup dinleyemiyorum. Bulmama yardım edebilecek biri olabilir mi acaba...
0
muhayyer divan
(14.07.25)
youtube'u açıp "radyo tiyatrosu" yazın :)
şu kanalda var mesela:
www.youtube.com
0
santimantal
(15.07.25)
onheil
(15.07.25)
@sanal hayvan

O anda üşendim, ayrıca herkesin dinlediği bir şey değil, meraklı olan mesaj yazar diye düşündüm.

@santimantal

O dediğini ben en az 5 yıldır yapıyorum.

@onheil

Teşekkürler, bilmediğim oyunlar varmış onları da dinlerim. Ama burada bulamadım. Sağ ol.
0
🌸muhayyer divan
(15.07.25)
Oyundan hatırladıklarımı yazıyorum:

- bir kış gecesi Rusya'nın dağ başındaki küçük bir kasabasında veya şehrinde bir otele bir adam ile kölesi Angus geliyor.

- adamın bir de 1000 altınla dolu bir kutusu var, otel sahibinin kızıyla muhatap olup Angus'a 1000 altını emanet ediyor ve odaları görmek için yukarı çıkıyor.

- otel sahibinin kızı Staşa'nın işsiz sevgilisi kaçak olarak otele gelip kızla konuşuyorlar, 1000 altın olayını öğreniyor ve kutuyu bir şekilde alıyor kaçıyor.

- yolcu adam bunu fark edince karakola gidiyorlar bir sürü tartışma olay vs.

Angus'u Türker Tekin konuşuyor. Diğer sesleri bilmiyorum, oyunun adını çıkaramadığım için tekrar dinleyemedim. Bulan olursa çok sevinirim.
0
🌸muhayyer divan
(15.07.25)
hatırladıklarınızı biraz yüzeyselleştirerek chatgpt'e sorduğumda turgenev'in "the inn" isimli kısa hikayesi olabilir cevabını verdi. www.amazon.com.tr
0
tnz
(15.07.25)
@tnz

Staşa galiba Slovenya ismi. Angus da İskoç kökenli bir sığır cinsinin adıymış, yani aslında Rus değil kuzey ve orta Avrupa kökenli bir oyun olabilir bu. Keşke bulabilsem vallahi çok kıvrandım yani.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
türker tekin dediğiniz için aklıma geldi, şunlara bakmış mıydınız: www.trtdinle.com

belki bbc radyo arşivinde bulunabilir aradığınız oyun, ancak ingiltere dışından erişilmiyor.
0
tnz
(17.07.25)
@tnz

Baktım baktım, çok aradım, hâlâ arıyorum... teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(19.07.25)
(1)

internette aratıp da bulamadığım bir şarkı

the guy from batman
var. abim ben küçükken internetten birçok şarkı indirir cd’lere doldururdu. bayağı ama bayağı geniş bir müzik koleksiyonu vardı. ünlü, ünsüz, amatör fark etmeksizin. aradığım şarkıyı büyük ihtimalle amatör bir şekilde müzik ile uğraşan ama stüdyoya girip albüm kaydeden bir kadın söylüyordu. nakaratı
var. abim ben küçükken internetten birçok şarkı indirir cd’lere doldururdu. bayağı ama bayağı geniş bir müzik koleksiyonu vardı. ünlü, ünsüz, amatör fark etmeksizin. aradığım şarkıyı büyük ihtimalle amatör bir şekilde müzik ile uğraşan ama stüdyoya girip albüm kaydeden bir kadın söylüyordu. nakaratı şu şekildeydi:

“daha ne yazlar var, bilinmez hazlar var
dün akşam düşündüm …….e kadar
…... …… olsun, yolun açık olsun
aklıma gelmezdin ölene kadar”

şarkının ingilizce ve yunanca versiyonları da vardı. yunanca versiyonunun adı s’agapo idi. ingilizce olanın nakaratı şu şekildi:

“no more sorrows, baby, no more aching hearts
no more tears, baby, no more rain in our eyes”

diğer iki kıtasını hatırlayamıyorum.

bilen biri çıkar mı be?
0
the guy from batman
(14.07.25)
youtube'da, mikrofona bildiğin kısımları söylersen şarkıyı buluyor.
0
santimantal
(15.07.25)
(6)

İnsanlar dil bilmeden nasıl başka bir ülkede çalışmaya gidebiliyor?

messina123
Doğru düzgün ingilizcesi dahi olmadan bu insanlar nasıl başka bir ülkeye gidip çalışma vizesi alabiliyor? Bunun bir açıklaması, sırrı var mı bildiğiniz? Mesela adam brezilyaya sıfır portekizceyle gidip baklavacı açmış. Bir başkası mühendis ve yetersiz ingilizcesiyle arap ülkelerinde. Başka biri yine
Doğru düzgün ingilizcesi dahi olmadan bu insanlar nasıl başka bir ülkeye gidip çalışma vizesi alabiliyor? Bunun bir açıklaması, sırrı var mı bildiğiniz? Mesela adam brezilyaya sıfır portekizceyle gidip baklavacı açmış. Bir başkası mühendis ve yetersiz ingilizcesiyle arap ülkelerinde. Başka biri yine zayıf ingilizcesi ve sıfır italyancasıyla italyaya gitmiş. Nasıl oluyor bunlar?
0
messina123
(14.07.25)
Baklavaci dediginin hikayesi belli o turk firmaya asci olarak falan gidip evleniyor vs. kaliyor.

Insaat muhendislerinden de 0 dille, networking yoluyla yurtdisina calismaya giden olur. Zaten insaat sektorunde networking> her turlu qualification. Sonucta isci turkse, taseron turkse vs. adam zaten kampta kalacak vs. idare ediliyor edemedigi yerde bilen biri illa oluyor vs.
0
wallcan
(14.07.25)
köylüsü vardır. eğer yoksa türk'lerin yoğun yaşadığı yerler var her ülkede, oralara gidiyordur başlangıç için. sonrası kader seni nereye götürürse işte.
0
brkylmz
(14.07.25)
Türk işverene ek olarak; iltica,legal-illegal evlilik,aile birleşimi.
Ayrıca ülkelerin çalışma vizesi için istediği dil sertifikalarını almak zor değil.Sınavların tricklerine çalışıp sertifikalar alınabilir.Ama pratikte dil hep yetersiz kalıyor.
0
arenas
(14.07.25)
bence cevap turk isveren, evlenmek, network, aile birlesimi falan degil. bu dedigin seyleri yapmayarak tum dunyaya dagilmis milyonlarca paki, hintli, surili, afgan vs.. var. adamlar hicbirsey yapmadan hoppadanak gidiyor. bu dediklerin de oyle gidiyor.

biz hersey tastamam kurallara uygun gitmek istedigimiz cok karisiyor isler. yoksa bi sekilde o ulkeye girip is bulmak ve devam ettirmek kolay; ama kendi dukkanini acacak rahatliga kavusmak icin yillar gerekiyor. ve bizim standardlarimiz onlar kadar dusuk degil. baslangicta 10 adamla kucuk bir odada yasamaya okeysen gitmek kolay.
0
buenosdias
(14.07.25)
Cevap: network
0
but that was just a dream
(14.07.25)
bazı insanlar pratik oluyor, mükemmeliyetçi davranmıyor.
Türkiye'ye Afganistan'dan gelmiş bir Özbek tanıdım. Okuma yazma da bilmiyordu ama tanıdığım birçok Türkten daha girişkendi. Telefon kullanıyordu mesela okuma yazma bilmediği halde.
0
santimantal
(15.07.25)
(4)

1999 öncesi çalıştım ama sigortamı yapmamışlar, dava açsam ne olur?

santimantal
O tarihlerde sigortayla ilgili hiç bilinçli değildim.Bilseydim, cebimden verip yine sigortamı yaptırırdım.Henüz orta okuldaydım.1998 ve 1999 yıllarının yaz tatillerinde ikişer ay bir iş yerinde aylık karşılığı çalıştım. Maaşım elden ödendi. Buna dair elimde bir yazılı belge yok.Tek kanıtım tanıklar
O tarihlerde sigortayla ilgili hiç bilinçli değildim.
Bilseydim, cebimden verip yine sigortamı yaptırırdım.
Henüz orta okuldaydım.
1998 ve 1999 yıllarının yaz tatillerinde ikişer ay bir iş yerinde aylık karşılığı çalıştım. Maaşım elden ödendi. Buna dair elimde bir yazılı belge yok.

Tek kanıtım tanıklar olabilir.
Beni çalıştıran patrona erişip tanıklık etmesini isteyebilirim.
Belki beraber çalıştığım iş arkadaşlarına da erişebilirim.

Bu şekilde davayı kazanıp sigorta tescilimi yapabilir miyim?
0
santimantal
(12.07.25)
Bildiğim kadarıyla 15 yaşından küçük çocukların kanunen çalışması yasak. Ortaokuldaydım diyorsunuz, yasal olarak zaten sigortalı çalışamazsınız?
0
strawberry first
(12.07.25)
@Phoebe,
SGK'ya giriş çıkış bildirgesi yok ki, zaten girmiş olsalardı sorun kalmazdı ortada. Benim hiç girişim yapılmamış. Yapılan bir girişin yok sayılması gibi bir durumum yok.

@strawberry first,
Ortaokuldaydım çalışırken ama 15 yaşımı aşmıştım. hazırlık okuma ve okula bir yıl geç başlama vb. nedenlerden o işte çalışırken 15'i geçmiştim. İsteselerdi sigortamı yaparlardı.
0
🌸santimantal
(12.07.25)
çocukların sigortalı olarak çalışması kanunen yasak değil. filmlerde dizilerde oynayan çocuklar pekala sigortalı olarak çalışıyorlar 5 yaşında bile.

16 yaşından küçük çocukların tehlikeli işlerde çalışması yasak sadece. demir atölyesinde falan çalışamaz.

ama şu var, 18 yaşından önce çalıştığınız gün sayısı da, ilk defa sigortalı olduğunuz tarih de emeklilik hesabında bir anlam ifade etmiyor. günleriniz de, ilk sigortalılık tarihiniz de 18 yaşını doldurduğunuz gün başlamış sayılıyor.

o yüzden 1999 öncesinde 18 yaşından küçük olup sigortalı olarak meslek lisesi stajı yapmış olan birçok kişi eyt'den yararlanamadı, 18 yaşlarını 1999'dan sonra doldurdukları için. o yüzden ortaokulda yapılmamış sigortanın peşine düşmenin sana bir faydası olmayacak.

zaten ilgili dönem zaman aşımına uğradı. o dönemki patrona gidip hani bu adamın işe giriş bildirgesi diyemezler.
0
kibritsuyu
(12.07.25)
Beş yıllık süreye tabi. Hizmet tespiti davası açmanız gerekir ama dediğim gibi 5 yıl öncesini açamıyorsunuz. Ancak daimi aynı işyerinde çalışmışsanız bu süre dikkate alınmaz. Şöyleki 20 yıldır aynı işyerinde çakışmışsınız ama ilk 4 yıl görünmüyor. Bu takdirde açabilirsiniz.
0
ground
(13.07.25)
(12)

rte'nin sizi şu ana kadar en mutlu eden açıklaması/eylemi nedir?

estranged
veya akp hükümetinin?
veya akp hükümetinin?
0
estranged
(12.07.25)
E-Devlet sistemi. Kapalı alanda sigara yasağı. Kamuda ve üniversitede giyim serbestisi. Hastanelerde ilaç kuyruğunun bitmesi.

Yani en son mutlu eden bir sey duymayalı 15 sene oldu. Mutsuz edenleri saysam 20-30 dk yazmam gerekir.
0
havadakarada
(12.07.25)
Mevcut hükmet ve taifesinde hazzetmem.kendim de sigara kullanıyor olmama rağmen yaptıkları kapalı alanda sigara yasağına katılıyorum. Ben sigara içiyorum diye içmeyen herkes bundan zehirlenmek, kötü kokmak zorunda değil. Bence iyi yaptıkları tek şey.
Yukarıda arkadaşın dediği gibi Devlet politikaları, maliye politikaları, tarım politikaları, adalet... vb kısmına girersem üzüntüden çatlarım.
0
strawberry first
(12.07.25)
En mutlu eden degil tek mutlu eden

-sigara yasagi ( sokaga da gelmesi lazim hatta, reise güveniyorun.)
- posetleri parali yapmak
0
sonsuz
(12.07.25)
Kapalı alanda sigara yasağı ile ilgili bir şey söyleyeyim. Eşzamanlı olarak bütün dünyada devreye sokulmuş bir aktiviyedir. Yani o an Türkiye'de A,B,C den tut Z 'ye kadar hangi parti iktidarda olursa olsun farketmeyecekti ki, icraatdaki zayıflama mevcut iradeye maledilebilir.

Gelişmiş devletler e devlet'e geçmiyorlarsa bir bildikleri mi var?
www.youtube.com

Bir de akıllı telefon ve interneti icat ettiler yazmayacaksak şu kuyruklar bitti konusuna girmeyelim bence. (Kuyruktan kasıt, emekli maaş kuyruğu, hastane kuyruğu, eczane kuyruğu vs olabilir)
0
Mirket
(12.07.25)
Bu konuda sadece burada değil, soylenegelen neredeyse her şey zaten üstlendikleri makamların getirisi olarak yapmaları şart olan şeyler. Sürü değil toplumsak, "mutlu" ifadesini zaten görevi gereği yaptıkları şeyler için değil ayrıca yaptıkları şeyler için kullanmamız lazım diye düşünüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bana göre hiç , verdikleri tüm zararlar olası doğrularının hepsini fazlasıyla götürüyor çünkü.
0
Rao
(12.07.25)
Çevremdeki Atatürkçü insanlarda şunu gözlemledim: Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle, Atatürk'le barışık olmayan kişi ya da kurumlar ağızlarıyla kuş tutsalar umurlarında değil; kendi çıkarlarına olsa bile umurlarında değil.
0
santimantal
(12.07.25)
Kardeşim Atatürkçü falan değilim. Ama siyasal islamcılardan gelen hiç bir şeyi istemem kalsın. Ancak sağlık sistemi ve ekonomik yeniliklerde iyiydiler. Ama bu kadar nepotizme iyi bir şey kalmadı.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
@santimanta

Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle barışık olmayan kişi ağzıyla nasıl bir kuş tutabilir mesela anlatır misin bir?

Valla niyeti bu kadar net anlatan bir sitem daha önce görmemiştim :)
0
makbur
(12.07.25)
2018 senesinde çıkan Bedelli Askerlik;

Hayatımda önemli bir kırılma anı (yol ayrımını) oluşturuyor.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
Sadece sigara konusundaki yaptırımlar.
0
ekimoloji
(13.07.25)
sigara. okul kitaplarini ucretsiz yapmasi. sokak kopeklerini de bitirirse komple cok iyi olur.

su sigara yasaklari aslinda esnetildi bayagi aslinda. yani ilk ciktigi gibi uygulamaya geri donse, hatta duraklarda, istasyonlarda, garlar, bina onlerinde de yasaklansa super olur.
0
baldur2
(13.07.25)
(6)

delinin biri size yumruk atsa

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ona kızabilir misiniz?
ona kızabilir misiniz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
Deli olduğunu anlayana kadar muhtemelen ağzını burnunu kırmış olurum.
0
kimlanbu
(12.07.25)
Hayir
0
sonsuz
(12.07.25)
Kavga ettiğimiz açık olmayan bir durumdan bahsediyorsak atamaz, savusturmus olurum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bir gün yolda yürürken biri bana yapmıştı.
önce öfkeleniyor insan, bu refleksif bir şey sanırım.
hemen karşılık vermek istiyor insan.
ama karşılık vermek de sorunu daha da büyütebiliyor.
sakinleşip defetmek lazım başından.

Asabiyim Ben filmi geldi aklıma. yolda setrederken birbirini taciz eden adamların sonunda yaşadıkları korkunç son...
0
santimantal
(12.07.25)
Çocuğa deliye kızmak akıllı işi değildir der eskiler.

Ben daha çok o kadar ihtimal varken bir delinin yumruğuna denk gelmeyi, önceden yaptığımız kasıtlı bir yanlışımız ile bağlantılı olduğunu düşünürdüm .
Öyle ya deliye/çocuğa/hayvana dava da açılmaz . Dosya anında kapanır.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
kızarım.

adamın deli olması kendisi ile ilgili, benim yediğim yumruk sonrası sinirlenmem benimle alakalı.

aksiyon alır mısın ise soru hayır ne yapacaksın deli işte dersin.
0
gurur
(12.07.25)
(3)

İspanyolca

pilot monitoring
Merhaba arkadaşlar, Üniversitede 1 yıl İspanyolca dersi ve özelden de kursunu almıştım. Üniversite dediğim de yıl 2006 :D Şimdi yeniden başlamak istiyorum. Sizce nerden başlamalı, nasıl bir program yapmalıyım? YouTube veya dil uygulamaları ile kendi kendime mi yoksa özel ders ile mi tavsiye edersini
Merhaba arkadaşlar,
Üniversitede 1 yıl İspanyolca dersi ve özelden de kursunu almıştım. Üniversite dediğim de yıl 2006 :D
Şimdi yeniden başlamak istiyorum. Sizce nerden başlamalı, nasıl bir program yapmalıyım? YouTube veya dil uygulamaları ile kendi kendime mi yoksa özel ders ile mi tavsiye edersiniz? Sonuna kadar gitmek istiyorum… Teşekkür ederim.
0
pilot monitoring
(21.06.25)
Ben de bir PDF var hatta print ettirmistim kendime. Élémentarie seviye tabii, yollayabilirim sana da.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
zaman ve para varsa kurs daha disiplinli gitmeni sağlayabilir. Hem de sosyal ortamın motivasyonu arttırıcı etkisi olabilir. ama tabii kaliteli bir ortamsa, bazen insanların kıskançlık vb. huylarından dolayı aşağı da çekilebiliyorsunuz.

kurs dışında YouTube yeterli olabilir. ben de Almanca, Fransızca falan öğrenmiştim yıllar önce. Geliştirmeye karar verdim. Araştırdım, kanalları inceledim. Sınırsız içerik var, hem de mükemmel şeyler var. Zaman olduktan sonra istediğim seviyeye taşıyabilirim.
0
santimantal
(21.06.25)
Bence yapman gereken hızlı bir dilbilgisi tekrarı, biraz kelime çalışma (ilk 2000 kelime), sonra da ne istersen oku, izle. Kurslar vakit kaybı. İlla kurs istiyorsan udemy'de kapsamlı bir İspanyolca kursu vardı. Oradan hızında çalış ama bence ona da gerek yok.
0
gnosis
(22.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.