Giriş
(3)

Marmaris merkezde şezlonga para vermeden denize girilebiliyor mu?

mikahakkinen
Sb.
Sb.
0
mikahakkinen
(03.08.25)
Merkezde istediğin bi yerden denize girebilirsin, şezlong olmayan halk plajları da var.
0
mrmlq
(03.08.25)
Yok gardaş. Kürt şezglongcuya para vermeden denize girmek yassak bu topraklarda.
0
runaway
(03.08.25)
Merkezde halk plajı var ama oradansa içmeler dolmuşuyla ulaşacağınız eskiden maliye kampı diye geçen bir alan tamamen halk plajı olarak, direkt sadece kum, kullanılıyor denizi daha güzeldir, onun yakınında da belediyeye ait şezlonglar da var çok cüzi bi miktardı ücreti. (geçen sene 2 kişi şezlong + şemsiye 200 gibi bir şeydi yanlış hatırlamıyorsam.)
0
kucukne
(03.08.25)
(22)

Selçuk Bayraktar hakkında düşünceleriniz nedir?

ya ben lan neyse
sb teşekkürler.cevap vermek zorunlu değildir.
sb teşekkürler.

cevap vermek zorunlu değildir.
0
ya ben lan neyse
(02.08.25)
chokk thatlı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.08.25)
Damat.
0
makbur
(02.08.25)
o parayı desteği reklamı ülke herhangi ortalama bi startup kuran mühendise verseydi şu an mars kolonisinden yazıyorduk bu yazıları.

boş karakter ek olarak.
0
aguen
(02.08.25)
sayısalcı berat
0
Batuhanolabilir
(02.08.25)
kayınbaba desteğinin ne kadar etkili olabileceğinin en ünlü kanıtı.
0
runaway
(02.08.25)
Kayınbaba desteği +1
0
muhayyer divan
(02.08.25)
torpilli ve iyi eğitim almış. bi berat değil.

torpilli tamam da ortalama bi mühendise versen kimsenin koloni falan kuracağı yok, abartmayın isterseniz. instagramda eskort peşinde harcarlardı.
0
deartheodosia
(02.08.25)
iyi eğitim almış ama ondan cok daha iyi eğitimli olup iş bile bulamayanlar var. top 100 üniversitelerden mezun olup Türkiye'de iş bulamayan TÜrkler var.

Selçuk Bayraktar'ın MIT master'ı parası olan 3.5 üstü ortalama sahibi herkesin yapabileceği bir şey.

Selçuk Bayraktar Dacia otomobil sahibi, Türbanlı eşi olan ve tek zevki dönerciye gitmek olan yurdum insanının starıdır.
0
runaway
(02.08.25)
Evlilikte kayınpeder seçiminin öneminin canlı kanıtı
0
Mirket
(02.08.25)
pek bi fikrim yok ama hep youtube reklamlarında size fırastlar sunuyoruz diye anlatırken görüyorum.
0
Fodera
(02.08.25)
kayınbaba olmasaydı ne yapabilirdi, nereye kadar gidebilirdi

dediğim bir kişi.
0
tabudeviren
(02.08.25)
Damat mi o?
Tayyip‘in cok sükür ki bir oglu bad boy diger oglu da bilal cikinca adam bakip bakip keske böyle bir oglum olsaydi diyordur.

Tayyibin kizlari akilli laf söz dinliyor. Oglanlardan yana sansi gülmedi. Bir ise yarayan tek damadi da o.

Kücümsenilecek bir adam degil. Malesef karsi takimin oyuncusu.
0
sonsuz
(03.08.25)
Halûk da Selçuk da aile terbiyesi almış insanlar. Ben anneleri ve rahmetli babalarının emek, özveri ve vizyonlarını görüyorum başarılarında. Anneleri üniversiteyi 70'li yıllarda bitirmiş, assembly tarzı makine seviyesinde düşük level dillerde programlama yapmış bir insan.

Selçuk Bayraktar, sırasıyla Robert Kolej ve İTÜ'yü bitirip, Penn ve MIT'de iki ayrı master derecesi aldıktan sonra Georgia Tech'te doktora yaparken büyük hayallerle Türkiye'ye dönmüş bir mühendis. 2005'teki şu videoda bence derdini gaye net ifade ediyor:
www.youtube.com
Sene 2005. Cumhurbaşkanı henüz Necdet Sezer. Erdoğan henüz güçlü değil.

Uzun dönem boyunca kendisine tek destek veren ve sahip çıkan babası oluyor. TSK için abi-kardeş onlarca başarılı/başarısız proje ve işbirlikleri oluyor.

Babaları rahmetli Özdemir Bayraktar'ın Erdoğan hükümeti Ergenekon/Balyoz vs. davalarına destek verdiği zamanda dahi Fetö kumpasıyla tutuklu bulunan askerleri ziyaret etmesi bile başlı başına aileyi gözümde farklı bir yere koyuyor.

Ben kendisinin milli, manevi ve dini duygularının çok yüksek olduğunu düşünüyorum ve hayat boyu başarılı olmasını diliyorum.

Edit: Okuduğu okullardan sadece Robert Lisesinde paralı okuyor. Penn'de stajını yaparken burs kazanıyor. MIT'den ise full burs ile davet alıp tek kuruş ödemeden mezun oluyor. Hani ortalaması azıcık iyi diye parayı basıp okumuş değil. Kaldı ki bence bir insan MIT'den bir program tamamlıyorsa ücret ödeyip ödememesinden bağımsız, o diplomayı hak etmiştir. Zaten derdi diploma olsa Gatech'ten doktorayı yarım bırakıp gelmez; ezkaza sıkılıp dönmüşse bile, baba şirketinde kendi sektöründe devam ederdi. Bir hayali gerçekleştirmeyi kovalamazdı...
0
yadigar
(03.08.25)
Çok kafa karıştırıcı bir figür. Aynı zamanda siyasetin içinde değil bu da etkili. Benim bile milli damarım kabarıyor bazen sevesim geliyor. Sonra vazgeçiyorum ve çocukken okuduğum Ömer Seyfettin hikayelerindeki Türkleri hem hatırlıyor, hem yad ediyorum.
0
encokbenisevinnolur
(03.08.25)
@yadigar ve aynı fikirdekiler

Kayınpeder desteğini görmek istememenizi anlamıyorum. Bu ülkede sırf TÜBİTAK'a yaşanan rezaletleri hatırlamanız yeter. Nice icatlar yapan liseli veya daha farklı kişilerin önleri kesildi, saçma sapan proje(!!!)lere ödül verildi. O icatları yurt dışında üniversiteler değerlendirdi.

Sadece bunu söylüyorum size. Bu ülkede başarılar cezalandırılır oldu 23 yıldır. Onun pozisyonu kayınpeder desteğinden başka bir şey değildir.
0
muhayyer divan
(03.08.25)
Mirket +1
0
mirty
(03.08.25)
ABD'de master için burs diye bir şey yok. Fullbright tarzı external burslar var master düzeyinde veya assitanlık ile eğitim ücretinin bir bölümünü silebilirler. Selçuk gibi zengin aile çocuğunun asistanlık ile oralarda sürüneceğini sanmam.

İşi bilmeyen birine MIT e burslu gitti falan demek çok kolay.
0
runaway
(03.08.25)
kendisinden hoşlanmıyorum.

zengin ve akıllı muhafazakar aile çocuğu kendisi.
aklına, zekasına, başarısına laf etmiyorum ama süperstar bir dahi mi yoksa hem ailesinin hem de çevresinin etkisiyle mi bu başarıya sahip tartışılır.

ailesi bu kadar zengin olmasa, muhafazakar rüzgarlar bu kadar güçlü olmasa kendisini bu kadar tanır mıydık? kendisi tüm bu başarılara imza atar mıydı? yaptıkları hangi oranda başarı, eğer öyleyse kendinin buradaki başarısı nedir bunlar hep tartışmaya açık şeyler.

şu videodaki konuşmasını izleyin. kime söylüyor ne söylüyor belli değil. tam bir histeri. açık kaynak kodlu bir yazılımı kendilerine uyarlayıp biz yaptık demiş, hayır siz yapmadınız bu opensource ve credits vermeniz gerekiyor dendiğinde de histeri krizine girmiş. video alıntılarıyla verilen onlarca cevaplar yerinde.
x.com

kendisi erbakan hayranı, ailesi de erbakancı. bu kişi daha çocuk yaştayken erbakan ona akıl hocalığı yapmış. bu adam şimdi akp'nin bir numaralı adamı ama. bu videoda bile bir şeyler söylerken taraftarı olduğu ve adına bayrak salladığı akp grubunun kendileri dışındaki herkesi bitirmek için nasıl and içtiği, nasıl her şeyi yok ettiği ortadayken bu lafların kime?

bi de aile terbiyesi almıştır almamıştır bilmem de, popüler ve gözününde olmayı sevdiği belli. ayrıca kendisi medya tarafından "akp tarafındaki boş olmayan ve karşı tarafın bile hayran olduğu adamlar" kümesinin elemanı. "boş olmak ne demek, yaparsak biz yaparız zaten" propagadasının bir figürü.
0
biseysorcaktim
(03.08.25)
son yaptığı işi ben üniversite lisans bitirme projemde yapamam. siyasi bir figür gözümde, dehaymış falan komik laflar.
0
gule gule
(03.08.25)
@muhayyer
Kayınpeder desteğini görmediğimi söylemedim ki hiç. Bu ülkede malum partinin kıytırık bir ilçe yönetimindeki insanın yakını dahi bir şekilde yolunu bulurken, adam Erdoğan'ın damadı... Yani tartışmaya açık bir konu bile değil. Ben işin o kısmından bağımsız konuşmuştum.

Mesela Atatürk de gelecek vaat eden deha bir subayken saraya damat olmak istemişti. Olamadı ama bir şekilde aldı yürüdü. Tabii ömrü ve olanakları, hayâl ettiklerinin ne kadarına yetti, o ayrı.

Ben adamın tek hikâyesinin damat olması görüşüne katılmıyorum, onu belirtmeye çalıştım. Paylaştığım o 2005 videosu, geldiği aile ve tsk için yaptıklarını da o yüzden belirttim. Öyle ya da böyle, adam klasik "akp çocukları" profilinden çok uzak. (bkz: erkam yıldırım)

Bunun dışında, Amerika'da kalmış olmasam ve eğitim sistemini bilmesem beni yiyecekler. Abd'de okullarda tabii ki ücretsiz okunabiliyor. Okullardan %100 burslu kabul alınabiliyor. Kendi gitmeyen bile eşinden dostundan bilir yahu herkes parayla mı okuyor orada?

Next sosyal için ise notumu bana "sadece play store'dan indirebilirsin" dediğinde vermiştim. Bırak açık kaynak kodlu yahut gizlilik dostu olmayı; amatörce hazırlanmış, saçma sapan bir sistemi var. Sahipleri bile belli değil. Ehil kişiler tarafından yapıldığını düşünmüyorum. Selçuk Bayraktar bunu destekler, desteklemez kendi tercihi. Desteklediğini söylediği "gençler" bence düzgün bir iş ortaya koyamamış. Ama bu ülkenin en büyük problemlerinden birisi yabancı sermayeli ticari yazılımların gerek günlük hayatta, gerekse okul, devlet kurumları, özel sektör gibi her yerde standart zorunluluk haline gelmesi. WhatsApp ve sosyal medya kullanmayan, cihazlarında mümkün mertebe hep açık kaynak kodlu, özgür ve özel hayata saygılı uygulamalar/sistemler kullanan bir insan olarak söylüyorum bunu.
0
yadigar
(03.08.25)
eğitimine ve silah tüccarlığına bir şey demem. ama ne zaman "biz yokken bir şey yoktu, her şeyi biz yaptık" kafasında olur ya da kendi alanı olmayan konularda ahkam keserse orda bi dur arkadaş derim.

pandemi döneminde solunum cihazını biosis firması üretmesine ve baykarın mühendis yardımında bulunma dışında bir katkısı olmamasına rağmen mikrofonu eline alıp nutuk çekmişti.

yapılan harf inkılabı sayesinde en iyi okullarda okumasına rağmen harf inkılabına nefret kusan bir adam.

son sosyal medya platformu meselesinde de öyle. teknofest diye sosyal medya mı olur? niye dünyadaki insanlar bir festivalin uygulamasını kullansın. hadi yaptın diyelim niye yerli milli diye sunuyorsun? bu ülkenin yerli milli platformu aktrollerden önce ekşisözlüktü. senin %10un kadar böbürlenmediler.
0
jepa
(03.08.25)
Yerli milli elon musk, kriptosu yolda
0
lapaz
(03.08.25)
(4)

Numaralı gözlüğünüzün camlarını nasıl seçtiniz?

anaphylacticshock
Merhaba, Numaralı, normal gözlük yaptıracağım ama bir sürü yeni cam türü ve kaplaması var.Antirefle, hidrofobik, mavi ışık filtreli, fotokromik (buna eskiden kolormatik deniyordu galiba) vb bir sürü kaplama var. Bir de cam markaları da çok fazla. Essilor, Zeiss, Nikon, Hoya vs bir sürü cam markası v
Merhaba,

Numaralı, normal gözlük yaptıracağım ama bir sürü yeni cam türü ve kaplaması var.

Antirefle, hidrofobik, mavi ışık filtreli, fotokromik (buna eskiden kolormatik deniyordu galiba) vb bir sürü kaplama var.

Bir de cam markaları da çok fazla. Essilor, Zeiss, Nikon, Hoya vs bir sürü cam markası var.

Her cam markasının da farklı farklı türleri var. Mesela essilor crizal diye bir gözlük camı var. Bu crizal camda kullanılan kaplamalar neler bilmiyorum. Özelliği ne bilmiyorum ama her yerde karşıma çıkıyor.

Bir de SİFERİK, ASİFERİK VE BİASİFERİK camlar var. Bu terimler galiba camın küreselliğini yani eğriliğini gösteriyormuş. Cam ne kadar düz olursa o kadar kaliteli, verimli oluyormuş. Bu üç tür içinde en iyisi biasiferik camlarmış galiba.

Kafam çok karıştı.

Siz gözlük camlarınızı nasıl seçtiniz?

Cam markasına önem verdiniz mi?

Hangi kaplamaları yaptırdınız?

Asiferik, biasiferik farklarına dikkat ettiniz mi?
0
anaphylacticshock
(02.08.25)
En son atasun'dan essilor yaptırdım. İnceltme yok. Sadece anti reflect kaplama.

Bence anti reflect dışındakiler gereksiz. Marka'da da essilor, seiko, zeiss iyidir. Numaraların 2.5 tan yüksek değilse inceltmeye gerek yok.
0
runaway
(02.08.25)
öncelikle göz doktoruma cam markasının önemi var mı diye sordum. "piyasada kötü cam yok zaten ama göz kusurun fazla olduğu için x marka al rahat edersin" dedi. x dedim çünkü aklımda değil şimdi ama işte tüm gözlükçülerde olan standart markalar yine :D
camı alırken de optikçi şikayetlerini soruyor, durumuna göre cam veriyor. misal bütün gün ekran karşısında çalışıyorsan sana mavi koruma veriyor, migrenin varsa bilmemneli veriyor gibi.
0
neira
(02.08.25)
iyi bir optikçi bulup ona güvenip onla halletmek lazım.
en fahiş kar oranlarının döndüğü meslek. adamına göre fiyat çekerler indirim yaptım derler. ama yine dünya kadar kar ederler.
ayrıca atasun piyasadaki en kötü yer. ne elemanları işten anlar nede camların özellikleri bellidir. ne taktıklarını firma bile bilmez. ocak şubat gibi indirim yaparlar öyle denk getirip sadece marka çerçeve alınabilir.

ayrıca astigmatın 2 üstüyse yandın. stok cam yoktur. özel üretim gerekir fiyatlar bir anda iki katına çıkar. hatta miyop derecen de yüksekse fiyat logaritmik artar.

dhforumda bir konu var optikçiler sorulara yardım ediyorlar. belki sorularının cevaplarını bulabilirsin.
forum.donanimhaber.com
0
my fault
(02.08.25)
Boya ya da Seiko cam kullanıyorum, fotokromik standart bende, emekli albay gibi geziyorum güneş çıkınca.
0
mahsus mahal
(03.08.25)
(7)

Sadece telefonda ayrıntı veren araba satıcılarının amacı ne?

ya ben lan neyse
ilanda her şeyi yazsa da mümkün olduğunca alma niyeti olanlar arasa daha iyi değil mi?sadece fotoğraf koyup "ayrıntılar telefonda verilecektir." yazıyorlar. amaç nedir?
ilanda her şeyi yazsa da mümkün olduğunca alma niyeti olanlar arasa daha iyi değil mi?

sadece fotoğraf koyup "ayrıntılar telefonda verilecektir." yazıyorlar. amaç nedir?
0
ya ben lan neyse
(02.08.25)
Adamın yazılı ikna kabiliyeti iyi değildir de sözlü ikna kabiliyetine güveniyordur.
0
Mirket
(02.08.25)
@mirket: hocam kaza, değişen, km, boya gibi bilgileri ilanda yazmasının ikna ile alakası yok ki? bilgileri verip "pazarlık sadece yüz yüze" falan yazarsın olur biter. illa arama istiyor adam. çok kişi gördüm. aylardır ilan takip ediyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(02.08.25)
Pazarlamacılıkta ilk kural adamı dükkandan içeri sokmaktır. Sonrası satıcının ikna kabiliyetine kalır. Kutupta eskimoya buzdolabı satarın diyen adamlar var, pazarlama dünyasında.
0
Mirket
(02.08.25)
Mirket haklı, ayrıca sıkıntısı olma ihtimali de var. Mesela araç önden kaza yapmış şase uçlarında biraz işlem var diyelim. Bunu yazıda okuyanlarında %99'u direk eler. Kalanlar da al-satçı uyanık tipler olur, ölü fiyata alıp, daha iyi fiyata satmak isteyen. Ancak bu yazıyı görmek yerine durum telefonda detaylı izah edilirse ikna edilme ihtimaliniz olabilir. Özetle bence olumsuz durum olma ihtimalini artıran işaretlerden biridir.
0
mbond
(02.08.25)
Gereksiz mesajları elemek. Telefonda %50 az fiyat teklif edince alacağı cevabı bilir insanlar
0
runaway
(02.08.25)
burada görüp vazgeçme, merak et ben seni telefonda ikna edeceğim her türlü diyor.
ayrıca tüm detaylarını yazıp koyduğun ilan içip arayıp aynı şeyleri soranlar da çok oluyor. niye uğraşayım demiş de olabilir.
0
neira
(02.08.25)
Evrende her şeyin bir dengesi var, madde anti madde gibi o tipler Google Haritalara selfi yükleyen tipleri dengeliyor
0
Batuhanolabilir
(02.08.25)
(21)

Personelin aynı hatalarda ısrarı

Shepard
Öncelikle sürekli avans isteyen arkadaşımız ile yolları ayırdık.Şimdi tahsilat yapan bir arkadaşımız bizi yoruyor. 6 aydır bizimle(daha önce de yapmış işi tecrübeli). 70 adet müşterimiz var. Carilerini tutuyoruz. Ödemelerini hatırlatıyoruz. Müşteri iletişim bilgilerini güncelliyoruz.-Ödemeleri isim
Öncelikle sürekli avans isteyen arkadaşımız ile yolları ayırdık.

Şimdi tahsilat yapan bir arkadaşımız bizi yoruyor. 6 aydır bizimle(daha önce de yapmış işi tecrübeli). 70 adet müşterimiz var. Carilerini tutuyoruz. Ödemelerini hatırlatıyoruz. Müşteri iletişim bilgilerini güncelliyoruz.

-Ödemeleri isim benzerliği olan kişilerin carisine giriyor. Yanlışlıkla siliyor, değiştiriyor. Haliyle artık carilere güvenmiyoruz, banka hesaplarına bakıyoruz garanti olması için.
-Borçlandırma yapmış bir arkadaşımız, bakmadan borçlandırıyor tekrar. Müşteri çıldırıyor.
-Bazı faturaların düzenli ödenmesi gerekiyor, ödemiyor. İş patlıyor.
-Ödemesi aksayan müşteri aranmalı veya bir üst amire bak çözemedik diye iletilmeli. İletmiyor.
-Bir cariyi kapatıp, aynı kişiye yeni cari açıyor. Ama kapalı cariye borç ya da ödeme giriyor. Ortalık karışıyor.
-Bankadaki hareketleri cariye işleyemiyor bazen. Ama bu işi en az 1000 kez yaptı ve yapıyor da. Neden yapamadına cevabı kafam karıştı oluyor.

20 kez konuştuk. Müşteri kaybedeceğiz. Uyardık, 7/24 bize ulaş çözelim, sor hemen cevaplayalım dedik. Ben zaten yoğunum, bir de arkaplanda bu işlerle uğraşmak durumunda kalıyorum. Sanki her yeni gün ilk iş günüymüş gibi bir hali var. Sürekli gol yiyoruz, sadece bu hafta 5-6 müşteriyi patlattı.

Artık "bak böyle oldu nasıl yapalım" sorularıma da düzgün cevaplar alamıyorum. Trip, sitem gibi dönüşleri oluyor. Maaşı tam ve gününde yatıyor, yanlış yapınca kızmaca, bağırmaca veya laf sokmaca yapmıyoruz. Ama karşılığı sitem, trip ve yarım iş oluyor. Artık müşteri bir şeyler söylediğinde bize, ne evrağı ne de cevabı verebiliyorum. Çünkü güvenmiyorum ve her defasında haklı çıkıyoruz.

48k maaş, 9 saat, haftasonu yok(laf sokmayın diye yazdım).
Yolları ayırma vakti gelmiş mi?
0
Shepard
(01.08.25)
gelmiş valla. ben 32k'ya bunun yaptığı işin 5 katını yapıyorum ya. ya ben çok zekiyim ya insanlar salak.
0
matilda
(01.08.25)
Saçmalama terfi edilmesi gereken bir çalışan
0
respect
(01.08.25)
fazla insaflısınız. piyasada zehir gibi akıllı becerikli insanlar var.
bu kişinin düzelme ihtimnali de yok. size daha fazla zarar vermeden yolları ayırın.
iş hayatında duygusal kararlara yer olmamalı.
0
orpheus
(01.08.25)
Günlük 9 saatten haftalık 63 saat çalışmaya bu kadar performans çok bile.
0
runaway
(01.08.25)
sizin processde de sikinti var gibi.

büyük sirketlerde girilen bir ibani mesela ikinci kisi onayladiktan sonra kullanima geciyor gibi kontrol yöntemleri var.

baska birini getirsen bu kadar sik olmasa da benzer hatalari görebilirsin.
9 saat calismak icin cok. insan ya lak lak yapar mesaiyi doldurur ya da cok calisirsa da hata yapar.
0
sonsuz
(01.08.25)
@runaway abi 5 gün 45 saat yapar. Zaten saat 10 gibi geliyor işe. Yemeğine, molasına veya iş dışında yaptığı şeylere karışmıyoruz. 17 sonrası işe genelde iş olmuyor biraz da erken çıkılıyor.

@arbre abi işte karşı tarafla karşılaştırınca sorun yaşıyoruz. Sürekli borçlusun veya alacaklısın kardeşim diyip sonra ah öyle değilmiş yine sizi rahatsız ettik baştan sona tekrar kontrol edelim demek güven kırıcı. Yorucu. Kullandığımız programın diğerlerinden farkı pek yok, 1-2 süper artısı var ve iyi de bir bedeli var ödüyoruz.

@sonsuz bu mesajda runaway'a yazdığım kısım + o zaman 5 saat güzel çalışsın sonra yatış yapsın, karışmıyoruz. Bizdeki ödemelerin çoğu belli ve otomatik ödemede, özel olanları ise o an yapıyoruz aynı senin dediğin yöntem ile.
0
🌸Shepard
(01.08.25)
@sonsuz +1

sirkette surekli olan hata varsa iyi bir surec olusturman gerekmez mi? kontrol mekanizmalari vs. ve bunu sen kontrol edeceksin anlaminda soylemiyorum. illa ki sirkette birbirinin isini kontrol edebilecek adamlar vardir. biri hazirlayacak, digeri onaylayacak, baskasi icra edecek vs.
0
antikadimag
(01.08.25)
@antikadimag ama diğer çalışanlar(aynı işi yapan) aynı hatalara yüzde 1 kadar düşüyorlar. Yaptığı her işin sonuçlarını düşünmeden yapıyor. Bir adım ötesini görmüyor. Ama hep aynı işi yaptığımız için artık farklı bir hata da yapamaz diyoruz. Yine de yapıyor.
0
🌸Shepard
(01.08.25)
büyük şirketler iyi çalışan personel ile değil, tıkır tıkır çalışan süreçler ile ayakta kalırlar. yanlış hatırlamıyorsam son sorunuza benzer bir cevap vermiştim. şirkette kimse sizinle aynı düşünemez.

yine de buradaki mesele çok basit bir mesele. yanlış yapılmaması lazım. hiç beklemeden gönderin gitsin. ya da bana verin parayı. evden aynı işi yapayım, SGK istemem, yol yemek istemem. parayı elden verebilirsiniz. tahminen günde 1-2 saat çalışarak aynı işi yapabilirim.

biraz daha para verin, gelip iş yerinizi denetleyeyim, tüm hatalarınızı eksiklerinizi raporlarım, şirketi bir kaç gömlek yukarı taşırım.
0
co2s2
(01.08.25)
İnsanların kafalarının kendilerine göre normal olmadığı stresli dönemler olabilir ancak 6 aylık çalışan için bunu fark etmek zor. Deneme süresi sonrası niye devam ettiniz bu çalışanla?
0
osssy
(01.08.25)
Sizin yapısal bir problem de var gibi geldi.

Personelin durumu:
Nush ile uslanmayani etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir
0
encokbenisevinnolur
(01.08.25)
2 kere uyaririm, 3.'de sepetlerim.
20 kez konustuk diyorsun.
kangren olan kolu keseceksin, is dunyasinda duygusalliga yer yok.
0
cooperr
(01.08.25)
elemani cikarin gitsin, cari takibi dahi yapamiyorsa iki taraf icin de belli ki iyi bir eslesme degil.

kar amaci olmayan kurulus degilsiniz, belli ki elemanin kapasitesi cari takibi yapmaya yeterli degil. surekli yaptiklari hatalarin yazili kanitlarini toplayin ki ise donus davasi acmaya kalkarsa kendisi mahcup olsun.
0
adrianapole
(01.08.25)
Hangi programı kullanıyorsunuz?
0
Kahvedesu
(01.08.25)
elemanı çıkar çıkarma buna bir şey demiyorum ama sizin süreçlerde de bir sorun olduğu açık. önce de böyle bir duyurunuz vardı. tatminkar yanıtlar da vardı sorunları çözmek için.

gerçi anlattığınız hatalar yenilir yutulur değil, bu kişinin hatalarını tamamen bertaraf edecek bir sistemi tasarlamak kolay değil hatta bu ölçek için mümkün bile değil. her şey anlattığınız gibiyse ya arkadaşla yolları ayırmak lazım ya da iş dışı yaşantısında özel ve çözemediği problemler var ve işe yansıyor.
0
biseysorcaktim
(01.08.25)
Cok yorucu bi insana benziyorsun. Ne kadar kizmaca vs yok diyorsan da bence senin gerginliginden insanlar islerine odaklanamiyor
0
Kittie
(02.08.25)
A 8 kusura bakma da, nereden ve nasıl buluyorsun bu elemanları.
Resmen işler nasıl zorlaştırılır, nasıl aksar, müşteri nasıl uyuz olur bizden dedirtmek için personel bulmuşsun :)
Haddim olmayarak söylüyorum, biraz sertliğin ve otoriter olmanın zamanı gelmedi mi?
Soruna cevap; aynı hatayı ikinci kere yapan kişinin ya işte gözü yoktur, ya da kapasitesi yoktur. Her iki durumda da çalıştığı şirkete fayda gelmez. Size zaman kaybı emek kaybı para kaybı olarak döner.
0
etna
(02.08.25)
Buradaki cevaplar sıkıntılı bana göre.

Yetkileri sınırlayın.
70 müşteriyi tekrar back up ile eski haline getirin.

Sonuçları düzenli şekilde size raporlayacağı format oluşturun.

Banka ile cross göstersin.
0
baldan kaymak
(02.08.25)
@osssy ya işini güzel yapıyor aslında, bu kadarı yeterli ancak o kadar çok hata yapıyor ki. Artık güvenilmez oldu. Haliyle şirkette kimse müşteriye olur mu öyle şey diyemiyor, bütün sağlamlığımız ve işimizi iyi yaptığımıza dair inancımız kırıldı. Devam etme sebebimiz ise kendini düzeltmesi, özel hayatındaki sorunların geçiciliği vs. gibiydi.

@Kahvedesu sektörün öncü ve lider programını ahahahaah. Onu belirtmek istemem ama sektörün Lucası, Logosu veya paraşütü diyelim.

@Kittie ya yok, buradaki ile reAL liFE'daki kişiliğim arasında benzerlik yok. Hata herkes yapıyor çok alışığım, toleransım da yüksek. Ama artık yanlışı söylediğim zaman bu arkadaşımız "Ne yapayım, nolmuş yani, önceki işlerimi görmüyorsunuzzz" gibi alakasız tepkiler vermeye başladı. Mesai saatinden 1 dakika sonra acil iş çıkabiliyor bir kez bile aramadık, mesaj atmadık. İşe gel, yap, git, maaş. Bu kadar aslında. Ve beni hayatlarında 1 kereden fazla görmediler.

@baldan kaymak rapor yapsak da bir şey değişmiyor, biz zaten yapılanları program aracılığı ile görebiliyor ve rapor alabiliyoruz. Personelden rapor istediğimizde işlerini çok yavaşlattığını gördük, hemen bitirdik.
0
🌸Shepard
(02.08.25)
işini güzel yapıyor ama çok hata yapıyor -> demek ki işini güzel yapmıyor. böyle mantık olur mu? doktor çok güzel ameliyat yapıyor ama hastaları hep ölüyor.

personelden rapor istemek işleri yavaşlatmaz. hataları daha kolay görürsünüz, daha düzgün iş yaparsınız. kaldı ki raporu kim hazırlıyor? neyle hazırlıyor? nasıl hazırlıyor? iş tanımı yapılırken, süreçler hazırlanırken, işin raporlanabilir şekilde yapılması çok önemli. ülkemizde 1000-2000 dolar verilerek satın alınan içi boş ISO 9001 sertifikaları var ya, işte aslında bu işe yarıyor. süreçler belirlenir, kimin ne yapacağı, nasıl yapacağı, ne zaman yapacağı belirlenir. yapılan işin dökümante edilmesi sağlanır. kaos önlenir.
0
co2s2
(02.08.25)
Yapılan iş ön muhasebe denilen şey galiba. Bunu çalıştığım kobi tarzı bir şirkette diğer teknik işlerimin yanında adam yokluğundan yapıyordum. Kaldı ki şimdi çok daha iyi programlar vs vardır. Bu çalışan hatalarından ders almayan, hatayı tekrarlamamak için önlem ve çözüm geliştirmeyen biri belli ki. Yoksa aynı tarz hatalar tekrar etmez. Yani bir müşteriye 2 ayrı hesap açıp hata yaptıysan bir dahakinde 5 kere kontrol edersin aynı ünvanla başka hesap var mı diye. Bu adam yapmış olmak için günü kurtarmak için yapıyor. En gereksiz ve tehlikeli çalışan tipi. Tazminatını vs verip işine son vermek en mantıklısı.
0
curukturpkokusu
(03.08.25)
(22)

üstün zekalı bir çocuğunuzun olması sizi korkutur muydu?

Gradient_tabanlı_mor
sb. öncelikle. ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz? size ne hissettirir?
sb. öncelikle.

ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz?
size ne hissettirir?
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
Bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir dünyada korkmazdım. Doğru yönlendirebilmek için gereken ne ise bunu öğrenmeye çalışır, elimden geldiğinin en iyisini yapardım. Sonuç olarak doğru yönlendirememiş olsam bile çocuk geri zekalı olmayacak. Sadece potansiyelini kullanamamış olacak. Korkulacak bir şey görmüyorum.
0
himmet dayi
(01.08.25)
korkmazdım çok sevinirdim çünkü çocuk yetiştirmek bence zaten başlı başına bir deneyim işi. ben zaten normal zekada bir çocuğu yetiştirirken de ilk kez ebeveyn olmuşumdur ve bunun gereklerini yerine getirmek için çabalıyorumdur. Üstün zekalı veya otizmli down sendrom fark etmez çocuğumun yetişmesi için elimden geldiğince yeni şeyler öğrenmeye çalışırdım. durumn gereklerine bir bukalemun gibi uyum göstermeye çalışırdım.
0
turuncu tonlarda
(01.08.25)
hayir tabii ki.

ama arrogant olucak diye endiselenirdim.
zaman farkindan dolayi zaten cocugun seni bir tok konuda geciyor. nerede mutsuz cocuk varsa arkalarinda hep onlardan daha iyi bildigini sanan aileler vardir.
0
sonsuz
(01.08.25)
çocuk dediğini yaparsın, sonra salarsın. bu kadar üstüne gidersen öz güvensiz olur, arkadaş edinemez, insanlardan tiksinir, içine kapanır. çocuk main story'deki bir npc'dir. çocukla ilgili her şey side quest'tir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.08.25)
actual ustun zekali biri olarak*, oyle olmamasi biraz korkuturdu ama ustun zekali olmasinda korkacak hicbir sey yok.

kendi yapamadigim seyleri yapsin diye zorlamam, ilgi duydugu alanlarda imkan saglardim. sosyal konularda geri kalmadigindan emin olurdum; gerisi kendi kendine gelir.


* hava atma seyi degil, cocukluktan beri veriler isiginda ortada olan bir sey
0
aguen
(01.08.25)
arbre +1

ayrıca buna yönelik sınıf ortamında değil karma sınıflarda yetişmeli çocuklar. öteki türlü sosyal yetileri çok tuhaf bir insan ortaya çıkıyor.
0
sanal hayvan
(01.08.25)
üstün zekayı geç, çocuğumun olması bile korkutur.
0
gule gule
(01.08.25)
korkuturdu. burada yazanlarin hicbiri ustun zekali cocuklarin ne gibi problemler yasadiklarini bilmiyor.
0
Sour
(01.08.25)
Üstün zekalı çocuğun zekasına uygun sınıfı bulup parangasına vurmadığın taktirde derslerde sıkılacak, kendisine göre geç anlayan sınıf arkadaşlarını küçümseyecek, onların seviyesinde ders anlatan öğretmene ve derse ve de okula ilgisi azalacak.

Ve zekasını eğitim dışı alanlarda kullanmayı deneyecek. Tenefüslere ve okul çevresindeki tehlikelere yönelecek. Kayıp çocuk olacak.

Onun için zekasına uygun okul ve sınıf ve sosyalleşeceği seviyesindeki çocuklar bulmalısınız ki Türkiye şartlarında pek mümkün değil gibi.

İnternetten okur hallederim demekle olmuyor o işler.
0
Mirket
(01.08.25)
evet. çok zorluk çekiyorlar çünkü türkiye eğitim sisteminin içinde.
0
elorelia
(01.08.25)
Yok,e herkes oyle sanmiyor mu zaten.

Bir sey olmaz, okula giristen birkac ay sonra -20 IQ ile devam eder.

Sorun düsük zekalida. Ortalamanin cok altindaysa, okulda sisteme ayak uydurmasi cok cok zor. Ailede var, ondan biliyorum. Oyle cocuklari yonlendirmek, hayata hazirlamak daha zor.
0
buf-e kür
(01.08.25)
Öğretmenim. Üstün veya düşük zekalı çocuğum olmasından korkardım. İstatistikte uçlara doğru gidildikçe problem yaşanma ihtimali de artar. Benim gözlemim uçlardaki çocukların zor ve uyumsuz olması. Hele türkiyede falan iyice zor.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
Ailenin payı ne kadar bilmiyorum, denklerinin olmadığı okullara giderse, özellikle ilkokulda türlü haset kiskanclikla karşılaşacak demektir. Urkerdim biraz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.25)
ustun zekalidan korkmam da ustun zekali oldugu sanrisiyla buyumus biri cok sikinti yasayabilir hayatta.
0
hot potato
(01.08.25)
Bizim aile gompilesiynen üstün zekâlı olduğu için ne münasebet diyorum.
0
muhayyer divan
(01.08.25)
niye korkutsun. ustun zeka guzel bir sey. olaylari hizli anlayip millet aval aval bakarken sen cozmus, bir baskasina gecmis oluyorsun. tek sikintisi insanlara laf anlatma kismi. onu da zamanla ogrenir.

beni cocuk konusunda korkutan sey ona nasil bir hayat sartlari sunabilecegim olur. ben mesela cocuklugumu dusunuyorum ve ailemin sartlarinda olsam yapar miydim emin degilim. yine de hayatin her turlu zorluguna ve sikintisina ragmen yeni cocugun yeni bir umut, yeni bir sans olmasi durumu var. zorluklar icerisinde buyumek de insani guclendiriyor. tam refahta yasamak da civik biri yapiyor insani. zorluklar icinde celik gibi oluyorsun.

son olarak cocugun zekasini degerlendirmek gibi bir sey yok. cocuk kendi zekasini degerlendirir zaten gercekten zekiyse. sen demeden gider, bakar, bulur. yasitlarinin sacini yaptigi, kiyafet denedigi donemde o gider entelektuel deryaya dalar. yani herkesin cocugunun zeki olmasi durumuna dusmemek, ve cocugu diger ebeveynlerle yarismak icin kullanmamak lazim. sizin soru seklinden onu anladim gibi biraz. sizin cocuk uzerindeki tasarrufunuz kisitli. o nedenle kusak catismalari yasaniyor, o nedenle her yeni nesil bir oncekinin metotlarini ve degerlerini reddediyor. her yeni insan hayata acilmis yeni bir pencere gibi. cocugun zekasini degerlendirmek, yonlendirmek gibi konular benim asla umrumda olmaz. yani yonlendirmek olur tabi de, zorla bale kursuna, piyano kursuna gondermek gibi sikkoluklardan bahsediyorum.

cocuga dogru ahlaki prensipleri verebilmek, milletin ayagina basmayacak edepli biri yapabilmek asil sorumluluk. dedigim gibi zeka evrensel bir kavram. o cocuk gercekten zekiyse bordo bereli gibi yolunu bulur. sizin yardiminiza ihtiyaci olmaz. hatta ayak bagi oluyor cogu ebeveyn.
0
antikadimag
(01.08.25)
En korktugum konulardan biri. Uclarda olmasini istemem. Siradan olsun
0
abuzer
(01.08.25)
korkacak bisey yok ama ek sorumlukluk ve maddi yukumluluk getirdigi bir gercek.
ozellikle ilkokul icin ozel okul sart olur..
0
cooperr
(01.08.25)
@antikadimag, güzel imkanlar verilmediğinde yollar açılmadığında zeka bir yere kadar götürür insanı. Dağ köylerinde yaşayanlar, ilçelerde sıkışıp kalanlar yerine hep şehirde büyüyen çocukların akademik başarısı da bunu kanıtlıyor mesela. Çoban çocuk ne kadar zeki olsa da bir elinden tutan yoksa yitip gidecek.

Benim derdim bu değil aslında, imkansa imkan bulurum yaşam şartlarım bunu sağlar ama üstün zeka toplum dışı hale getiriyor insanları. sosyallik aidiyet duygusu hep eksik olarak büyüyorlar. Onları sağlayabilmek çok problem.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
+1 @gradyan

ayrıca yukarıda bir yerde "burada cevap yazan kimsenin bir cacık bildiği yok" yorumuna istinaden yazıyorum bunu cevap hakkı doğdu kabul ederek.

bunun okulunda okudum. mükemmel bir kampüs, deniz kıyısı 200-250 kendi kafanızda kabul edilebilecek kimseler. iyisiyle kötüsüyle kendi türünüzde insanlar. varsayımsal olarak harika bir yer. ama bir de "trapped in paradise" denen bir konsept var. burada yetiştiğiniz yaşlarda kendi tipinizdeki insanlardan başka hiç kimseyle muhatap olmuyorsunuz tam da kritik 14-18 yaş arası. yani tabii ki oluyorsunuz da, öyle mesela kadıköy anadolulunun örneğin kafası estiğinde çıkıp da insanlarla iletişime geçmesinin yanından geçemez. o sebeple tuhaf bir insan türü ortaya çıkıyor. bu hem her zaman böyle olacak değil, sonuçta insandan insana değişir. hem de herkesin sosyal gelişimi aynı şekilde çalışmıyor. ama günün sonunda geçen sene üstün zekalılarla çalışan bir öğretmenle konuşuyorduk. kadının en çok üzüldüğü şey, üstün zekalı olsun ya da x veya y olsun çocukların toplumdan bir şekilde tecrit edilmeleri ya da sosyal angajmanının doğrudüzgün gerçekleşememesi olmuştu. kadın konuştukça kendi anılarım canlandı ve sanki birisi kahve falından tüm karakterimi okuyormuş gibi şok içerisinde dinledim. kendi biricik deneyimim olduğunu düşündüğüm şey aslında doğrudan hemen herkesin kolayca gözlemleyebildiği; hal yol içerisinde çözüm aradığı şeylerden biriymiş.

o sebeple, üstün zeka zaten hiçbir olay değil. hatta eğer iyi yönetilemezse hemen her zaman da bir sorundan ibaret. aile için de hemen her zaman bir sorun. bir ebeveyenlerin kendini çocuğa karşı tekrardan konumlandırarak çocuğa çocuk gibi davranmayıp onun sadece zekası sebebiyle kararlarına olabildiğinden fazla değer vermeleri erişkinmiş gibi davranmaları riski doğuyor. halbuki ne olursa olsun düz mal çocuk işte. ikincisi de dışarı bunu anlatırken çok böbürlenebilecek bir olaymış gibi anlatmaları. çaba olmadan elde edilen hiçbir beceri ya da niteliğin böyle böbürlenesi bir şey olmadığını düşünüyorum. bir haftadır üniversite tercih süreci sebebiyle okula çocuklarıyla ebeveyenler geliyor örneğin. adam düz profesöre falan, benim oğlum 90lar dünya haritasını öğrendi diye böbürleniyor. vatdıfak ya :D o sebeple insanı, insan gibi yetiştirebilmek çok önemli bir şey.
0
sanal hayvan
(02.08.25)
üstün, normal, geri zekalı hiç farketmez, çocuk fikri korkunç
0
Batuhanolabilir
(02.08.25)
Türkiye gibi bir ülkede korkutur. Torpilsiz tanıdıksız iş bulmak zor. Üstün zekalı biri bu ortamda zorlanır. Ortalama üstü zekada olan Türkiye'de eziyet çekiyor şuan. Cahilleştirilmiş bir halk var. leş gibi ortam
0
runaway
(02.08.25)
(21)

Şimdi ben ne yapayım akıl verin

Gradient_tabanlı_mor
11 aylık oğlumun bakıcısı var. Yaklaşık 2 aydır bizimle çalışıyor ve çok çok memnundum. Çocuğa güzel bakıyor eğitici şeyler yapıyor vs.İki haftadır da kayınvalidem bizde kalıyor memleketten geldi. Neyse bu bakıcı cuma günü için izin aldı (toplamda 8 9 kez böyle yarım gün izin aldı zaten hep sağlıkla
11 aylık oğlumun bakıcısı var. Yaklaşık 2 aydır bizimle çalışıyor ve çok çok memnundum. Çocuğa güzel bakıyor eğitici şeyler yapıyor vs.

İki haftadır da kayınvalidem bizde kalıyor memleketten geldi. Neyse bu bakıcı cuma günü için izin aldı (toplamda 8 9 kez böyle yarım gün izin aldı zaten hep sağlıkla ilgili diye hiç lafını etmedim)
Pazartesi günü gelince çok tripliydi. Ben evden çalışıyorum molalarda salona geçiyorum. Bi problem var yani anladım çok ters ters duruyordu.
Salı günü gittim yanına ablacım bir problem mi var noldu dedim. “Ben de sana soracaktım noldu diye bana böyle ters davrandın dün. İzin aldım diye yapıyorsun sanırım” dedi. Alla alla şaşırdım ben de alakası bile yok iş yerinde yoğundum kusura bakma yanlış anladın sanırım dedim sonra kadın böyle deyince birden neşeli oldu aramızdakini hallettik düzeldik filan.

Az önce öğreniyorum ki meğer kayınvalidemle aralarında bir şey geçmiş ama ikisi de bana söylememiş.
Kv su içerken oğlum da su istemiş. Tam o sırada yemek yedirecekmiş bakıcı, kv su verince onu azarlar gibi “öyle her istediğini hemen vermiyoruz yemek yemez yoksa” demiş. Kv de yaz günü çok sıcak çocuk susamış diye verdim demiş. İki üç gün ikisi de tripliydi bu yüzden. Sonra ben kadınla böyle konuşunca kadın düzeldi. Galiba kv bana şikayet etti o yüzden tripliyim zannetti bakıcı.

Şu an çok kızdım yani bilsem bakıcıya derdim su istiyorsa su ver diye. Ya da kusura bakma deyip alttan almazdım çünkü benimle alakasız bir olay.

Kadın gelince konuşayım mı sizce yarın? Kv evine gidiyor bugün. Yoksa herkesin tribi geçmişken hiç kurcalamayayım mı?
Konuşmasam içimde kalacak. Konuşsam tekrar suyu bulandırmak istemem hazır memnun kaldığım bir bakıcıyken(şu an şüpheye de düştüm ama)
Napayım?
0
Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
Saçmalama ya. Dediğin gibi bakıcı şikayet edildiğini sanmış sizin de trip attığınızı sanmış. Ne güzel onu fark ettim sormuşsun. Bence en çok buna mutlu olmuştur.
Hazır memnunsun uzatma bence, bakıcı önemli.
0
gobekliraki
(31.07.25)
işine karışılınca biraz bozulmuş anlaşılan. ben pek kurcalamazdım. belki gün gelir konusu açılır. o zaman derim sen kurallarına uymakta hassassın ama orada yine de idare edecek tarzda konuşabilirdin diye. uzun lafın kısası şu güzel ortamı bozmazdım işini iyi yaptığını düşünüyorsam. (bu arada evde kamera vs. yok sanırım.)
0
lazpalle
(31.07.25)
Bir bebek hele ki bu sıcakta susayıp su isteyecek, bakım veren ise su değil yemek verecek.

Buradaki yanlışlığı fark ediyor musun? 11 aylık bebeği emzirsen de olur ama hele ki bu sıcaklarda hem de kendi istediği halde Susuz bırakmak bence ciddi sorun.

Burada ben olsam şunu yaparım. Bakıcıyı da kayın valideyi de önüme dizerim, derim ki bir durum yaşanmış herhalde, lütfen her ne olursa olsun bana danışın. Aranızda anlaşamadığınız konu her ne olursa olsun bana danışın, bebek benim sorumluluk benim derim.

Çünkü bebek benim sorumluluk da benim. Benim su vereceğim bebeğe bakıcı yemek vermemeli. Hele ki bu sıcakta, o minicik bebeğe, hem de kendi istediği halde.

Bebektir her gördüğünü istemiştir denebilir ama susama ihtimalini düşünüp su verilmelidir. Bakıcının yaklaşımı çok saçma. Ayrıca tip atmak yerine seninle konuşması gerekirdi. Kayın validenizle değil sizinle muhatap olmak isterim demesi gerekirdi. Yapmamış. Saçma.

Öffff valla sinirim bozuluyor böyle şeylere. Hiç dert yok bi de bunlar tripleşecekler. Öf.
0
muhayyer divan
(31.07.25)
Bakıcının çocuk gelişimi ile alakalı bir eğitimi vs. varsa olay bu noktadayken karışmazdım ben.

Ama bazı sorunlar var;
1- Bakıcı ev içinde yaşadığı ve dert ettiği bir sorunla ilgili şeffaf olmamış. Olmadığı gibi kendi varsaydığı bir sebebe yormuş. Yüzünün düştüğünü fark etmişsiniz. Elbette insan morali bozulabilir, ama yaşanan sorun da ciddi bir sorun değil. Sizle ya da dışarda yaşayacağı daha ciddi bir sorunu çocuğa yansıtma olasılığı nedir?

2- Bakıcının çocuğun babaannesine daha ılımlı yaklaşmasını tercih ederdim. Çocuğun babaanneyle iletişimi farklı olabilir neticede. Böyle konuları çocuğun önünde konuşmaktansa yalnız başınayken konuyu açıp, o an çocuğa su vermenin neden yanlış olabileceğini eğitici bir dille anlatıp kendi dediği yoldan ilerlemenin çocuğa faydası olacağını kibarca bildirse ve kararı yine de aileye bıraksa daha uygun olurdu. Neticede çocuk sizin çocuğunuz. Siz isterseniz bu tip yaklaşımları takip edebilir veya kendi bildiğiniz yoldan gitmeyi isteyebilirsiniz. Onun buna alınganlık göstermemesi gerekir.
0
akhenaten
(31.07.25)
@lazpalle, ben evden çalışıyorum o sebeple evde kamera yok.

Ya bilmiyorum benim de sinirim bozuldu. Eşimin yorumu da “sen annemin her dediğine inanma olayları abartır”. Eşim de böyle diyor kimin doğru söylediğini bilmiyorum.
Bu arada kadın cidden çok güzel bakıyordu öyle susuz bırakacak biri değildi.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
@akhenaten,
Evet eğitimli bakıcı.
Çocuğa yansıtmadı açıkçası hakkını yiyemem hep sevecen sevgi dolu davranıyor ona karşı. Hatta dışarıda ben yokken de komşular görmüş çok güzel bakıyor diyorlar.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
hiç bozma
0
ala09
(31.07.25)
Bence bakıcı haklı. Kilitlenip kalmış olmalı, çoğu insan böyle bir durumda gidip sormaz.

Kv'ye söyleyin öyle her şeye karışmasın. Bir de çok dışlayıcı bir dil kullanmış. Düzgün soylese problem olmayacak bu bir, ikincisi sizin adınıza da konusmus "biz" şeklinde konuşarak. Eşiniz de annesini iyi biliyor demek ki.

Edit: Oha ters okumuşum. Dediklerim geçersiz. Bence ciddiye alınmayacak bir şey değil, bana bakicinin alınganlıgi aşırı geldi, hem ters yapan o hem alingan olan o. 11 aydır memnunum diyorsunuz da bu alınganlık biraz fazla gibi geldi bana, mesele kayinvalide su vermiş vermemiş kim vermiş vs değil sanki.

Bence bakiciya da şey denebilir, eğer kayinvalide ya da başka misafirler böyle geldiği oluyorsa "aranızda ters bir durum olursa lütfen söyle".
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
Kv'nin nasil bir tavirla ne yaptigini bilmiyoruz belki bakiciya oyle bir tavirla soyledi ki bakici da isine karismasin diye boyle tepki verdi yoksa egitimli bi bakici manyak degilse cocugu niye susuz biraksin. İyi de bakiyor diyorsunuz kv de gidiyormus konuyu uzatmayin bence ama sorunlar konusunda size karsi acik olmasini tatli dille rica edin ki icinde tutmasin olaylari.
0
matilda
(31.07.25)
Bakıcı kolay bulunmaz. Ortalığı bulandırmadan bi durun.
Anneanne - babaanneler en iyi biz biliyoruz modunda anneye bize tuhaf davranışlarda bulunabiliyorlar. O nedenle şüpheyle yaklaşırım.
Ama galiba bi kamera sistemi olmadan da rahat edemezdim ben.
0
master of ceremonies
(31.07.25)
Ben yanlis anlasilma durumundan ziyade kadinin cocuga su vermemesi kismina takildim. Bu sicakta su isteyen cocuga yemek yesin diye su vermemek cok dogru bir davranis degil. ben olsam bu konuda konusurdum.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(31.07.25)
Söylemek isteyip de ifade etmediğim konularda konunun muhataplarıyla daha tetikte ve kabız ilişki kurduğum için ben konuşmayı tercih ederim. "x hanım geçende kv ile şöyle bir konu geçmiş aranızda. ben sizin çocukla kurduğunuz ilişkiden ve eğitim (?) metodunuzdan memnunum. ama bir yandan da evime gelen misafirlerin de evimden ayrılırken memnuniyetle ayrılmasını isterim. herhangi bir terslik ya da zorluk yaşadığınızda harekete geçmeden önce lütfen beni bilgilendirin"
0
dediysem dedim
(31.07.25)
konuyu tekrardan acmanin bir anlami yok.

laf arasinda bir problem olursa önce bana gel diyebilirsin.
0
sonsuz
(31.07.25)
Konuyu açmaya gerek yok ama böyle bir şey duyduğunuzu, bakıcının haklı olduğunu ve onu desteklediğini söylemelisiniz ardından da bu sıcaklarda çocuğa sürekli ve bolca su vermesini de istemelisiniz.

Her istediği verilmemeliyi anlarım ama suda da yapılmaz :)
0
avatar is back
(31.07.25)
Öncelikle yemekten hemen önce su içmiyoruz demekle çocuğu susuz bırakmak arasında fark var. Yemekten önce içilen su doygunluk hissi yapıyor çocuğun öğünü aksıyor filan. Yetişkinler için bile yemekle/ yemekten hemen önce içilmesini önermeyen uzman var. E çocuğun da frontal lobu daha gelişmemiş, önce yemeğimi yiyeyim suyumu da yarım saat sonra içerim planlamasını yapamıyor, haliyle yetişkinin onun adına planlaması gerekiyor.İsterseniz o konuya biraz bakın bakıcı konusundan bağımsız olarak.
Bakıcının belki üslubu uygun değildir ama ondan da emin değilsiniz kv abartıyor olabilir. E bu durumda ben olsam çatmam bakıcıya. siz noldu hayırdır diye sorarak iyi etmişsiniz. Daha napıcanız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(01.08.25)
kayinvalidenin travmalari tetikleniyor. niyet ettim niyet eyledim travmalarimdan kurtulmaya deyip neye neden tepki verdigine dair icsel bir yolculuk yapsa anlayacak aslinda. belki anliyordur ama zincirleri kirmak cok zor.
0
warrior princess
(01.08.25)
Kurcalama.
Kayınvalide üç günlüğüne gelmiş, evdeki düzeni ve huzuru bozma.

Bakıcının yaptığının yanlış veya doğru olması durumu değiştirmez. Bakıcının çocukta uyguladığı bir düzen var. Değiştirmek istersen konuşup değiştir
0
michael_knight
(01.08.25)
Olan olmuş kv gitmiş hiç ortalığı bulandırmayın. İyi bakıcı bulmak zor tolere edilebilir davranışlar bunlar.
0
ekimoloji
(01.08.25)
Senin o kayınvaliden işi bozacak demedi deme. Kayınvalideni evden at
0
runaway
(01.08.25)
birileri gelip simdi esinden bosan diyecek
0
sonsuz
(01.08.25)
Kayınvalideler genelde “biz kaç çocuk büyüttük bunlar ne anlar” modunda olduğu için abartmıştır diyorum. Bu neslin yetiştirdiği çocuklar ortada. Hepimizde ne travmalar kaldı. Kayınvalideyi gönder, bakıcı için de kamera şart.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
(15)

Haksız mıyım?

gnosis
Bugün durakta otobüs beklerken yıllardır uzaktan tanıdığım, mahallelim bir amca geldi kolumun üst kısmını sıktı, birkaç kere sırtıma elledi. Sinir oldum. Bunu ikidir yapıyor. O gidince arkasından söylendim biraz. Durakta bekleyen bir kadın beni haksız buldu. Ondan zarar gelmez, aşırı tepki veriyorsu
Bugün durakta otobüs beklerken yıllardır uzaktan tanıdığım, mahallelim bir amca geldi kolumun üst kısmını sıktı, birkaç kere sırtıma elledi. Sinir oldum. Bunu ikidir yapıyor. O gidince arkasından söylendim biraz. Durakta bekleyen bir kadın beni haksız buldu. Ondan zarar gelmez, aşırı tepki veriyorsun dedi. Amca engelli, duyma+konuşma engeli var. Duraktaki kadının abisi de öyleymiş. Çok iyi bir insan diye abisini anlattı. Adamın duyma engeli var ama aklı gayet yerinde, tepki vermiyorum diye yapıyor bir daha ki sefere azarlayacağım dedim. Kadın boşuna kalp kırma, sen gençsin anlamıyorsun dedi. İnsanlar çok iyi niyetli herhalde ya da ben çok duyarlıyım?
0
gnosis
(30.07.25)
Kişisel alan diye bir şey var tanımadığınız ya da samimiyetinizin olmadığı birisinin size dokunması kabul edilemez.

Fakat, engeli olan birine daha hoşgörülü yaklaşmalıyız diye düşünüyorum. Hayır, engelli diye onlara özel muamele göstermek değil olay. Sadece daha hassas olabilirler, söyleyeceğimiz yapacağımız bir hareket daha çok etkileyebilir, hem olumsuz hem olumlu manada.

Tabii bu sizin tercihiniz. Ama toplum olmak istiyorsak bu kadar katı olmamalıyız bence.
0
substituent
(30.07.25)
Taciz bu. Cinsiyet bile önemsiz.
0
runaway
(30.07.25)
Kadın haksız sen haklısın. Adam çok iyi biri diye seni mıncıklaması gerekmiyor. Ellenmekten hoşlanman da gerekmiyor. Reddetmek, ikaz etmek, gerekirse azarlamak hakkın. Boşver.
0
muhayyer divan
(30.07.25)
O abla kendisini elletsin öyleyse Allah allah açıklamaya bak, bir de karışmış durduk yere aynı tayfa herhalde biri omzunu minciklar diğeri kendi kendine soylenmene atlar.

Engel falan kısmını geçelim, birinin herhangi bir özelliği kişisel sinirlarimizi geçme bahanesi olamaz. Adamı host diye azarlasaniz bile.olurmus o an.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.25)
Bu sıcakta birinin gereksiz temas etmesi x2 sinir bozucu. Azarlamak yerine daha sakince el kol hareketlerinden hoşlanmadığınızı söyleyebilirsiniz. Niye direkt azarlıyorsunuz, milletçe uçlarda yaşıyoruz sanırım. Kişi uyarıldığı halde tekrarlıyorsa o zaman azarı hak etmiştir.
0
ekimoloji
(31.07.25)
herkese mi yapiyor sadece sana mi? adamin isitme ve konusma engeli varmis. boyle insanlar icin dokunmak bizim icin oldugundan daha normal ve etkili bir iletisim olabilir.

bir daha kolunu tutunca hafifce silkinirsen anlar bence.
0
antikadimag
(31.07.25)
acaba duyma ve konuşma engeli olanlar temas ederek bir bakima karşıdaki ile iletişimi mi güçlendiriyor ?
journals.sagepub.com

simdi baktim bu konuda makalaler var, reddit de de bir cok kez sorulmuş ve def comunity biraz touchy demisler genelde omuz ya da kolun üst kısmına.

www.mtapractice.com

fiziksel temas cok yayginmis bu arada
0
oscar
(31.07.25)
delisi akıllısı fark etmez teması sevmem.
0
mikahakkinen
(31.07.25)
adam seni taciz etmiş. bir daha görürsen ondan uzaklaş ya da tersle.
0
koela
(31.07.25)
O sırt elleme olayıyla yukarıda söylenen şeylerin hiç alakası yok ya.
Okurken bile ürperdim, o kadar sinir bozucu bir şey ki yaşamayan bilmez.
Yaşadığınız şey taciz. Bu puştu bir daha gördüğünüzde tersleyin. Teyze de puştun teki çok istiyorsa kendi elletsin sırtını, sizle ne alakası var.
0
mrvln
(31.07.25)
Engeli nedeniyle iletişim kuramayan birinin küçük bir temasla dikkat çekmesi başka kolu sıkıp sarması bambaşka bir olay, bunun bir adım ilerisi dikkat çekmek için götümüzü ellemesi olur galiba savunulacak bir yanı yok.
0
kizil karga
(31.07.25)
hakli haksiz'dan ziyade, rahatsiz olmus olmaniz yetmez mi? iyi niyetli de olabilir ama sizi rahatsiz etmisse etmistir. yani haksizsiniz desek, bir daha gorustugunuzde rahatsiz olmayacak misiniz? bence kendinize rahatsiz olma hakkini verin.

ha fiziksel engelli oldugu icin, kotu niyetli degildir, taciz degildir vs. tartisilabilir, ama sizin rahatsiz olmaniz, bir dahaki gorusmenizde bi tik uzak durmanizi ve nazikce uyarmanizi neden engellesin? adamin kendisine asiri tepki vermemissiniz zaten, siz de bir sekilde kontrollu davranmissiniz. adamin kotu niyetli olmamasi sizin de kibarca sinir koyamayacaginiz anlamina gelmiyor.
0
songforsomeone
(31.07.25)
Benden başkasına yaptığını görmedim. Derdini el işaretleri ile anlatıyor ama kimseye dokunmuyor. Eşi de aynı şekilde engelli. Eşiyle arada karşılaşınca selam veriyoruz birbirimize. Genelde yakın komşuları ve akrabaları ile muhabbet ederler. Alışık olanlar ne dediklerini anlıyor. Ben pek anlamıyorum.

Söz konusu amca daha önce otobüsten inerken bir an kolumu tuttu, ne oluyor diye dönüp bakınca sırıtıp kaçtı. Yanlışlıkla yaptı herhalde diye düşündüm. Dün ben çarşıda durakta beklerken durağın önüne geldi, bir tanıdığıyla selamlaştı. Giderken de koluma ve sırtıma elledi. Yine yapıp kaçtığı için tepkimi arkasından söylenerek verebildim. Adamın arkasından bağırsam da duymuyor. Benim onu tutmam ise mümkün değil. Tetikte beklemem ve elini uzattığı anda tepki vermem lazım.

Dikkatimi çekmek istese bana da elle selam verebilirdi diye düşünüyorum. Yola dönük duruyordum. Gerçi bu adamın benle işi ne?!

Sakin kafayla yazdıkça kendimi haklı buldum. Adam ikidir kaşla göz arasında bana elleyip kaçıyor:@
0
🌸gnosis
(31.07.25)
O herif sağır falan olmayabilir. Pisliğine böyle yapan çok var. Engelli görünen dilencileri hatırla, engelli numarası yapıyorlar, o hesap.

Bir seferinde haddini bildirmek lazım bence. Böylelerinin peşine adam takıp özürlü falan olmadıklarını ispat edesim geliyor.
0
muhayyer divan
(31.07.25)
Haklısın. Çok meraklıysa kendini bol bol mıncıklatsın başka iyi insanlara.

İnsan teması sevmiyorsa isterse kardeşine bile bu hareketi yaptırmaz. Sen sinir olduğun sürece hangi hadle bunları söylemiş orası ayrı bir mesele.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(31.07.25)
(6)

Amazon.com.tr'de çok iade yapınca hesap silinebilir mi?

ya ben lan neyse
sözlükte bir rezalet başlığında yazar iade yaptığı için hesabının silindiğini söylemişti. birçok yazar da onu çakallık yapmakla itham etmişti. ben ortalama bir müşteriye göre biraz fazla iade yapıyorum. ama ürünleri kullanmıyorum. neredeyse iadelerin tamamı ambalajlama sorunlarından kaynaklanıyor. b
sözlükte bir rezalet başlığında yazar iade yaptığı için hesabının silindiğini söylemişti. birçok yazar da onu çakallık yapmakla itham etmişti. ben ortalama bir müşteriye göre biraz fazla iade yapıyorum. ama ürünleri kullanmıyorum. neredeyse iadelerin tamamı ambalajlama sorunlarından kaynaklanıyor. bunun bir ölçüsü var mı? amazon'un da kara kitabı var mı bankalar gibi? kim karar veriyor hesap silmeye?
0
ya ben lan neyse
(29.07.25)
illaki vardır, suistimal etmene izin vermezler. bu konularla istatistiklerin raporlandığı bir birim vardır.
0
emfuzi
(29.07.25)
vardır bir okb'li o karar veriyordur
0
runaway
(29.07.25)
Amazon Kullanıcı Sözleşmesi hesabı amacına uygun olmayan şekilde kullanırsanız hesabın kapatabileceğine dair maddeler içeriyor. İçerde kullandıkları araçlara takılıp "Bu kullanıcı sistemi kötüye kullanıyor" diye değerlendirilseniz kapatma hakları tabi ki var.

İade üzerinden dolandırıcılık e-ticarette oldukça yaygın, haliyle hemen her şirket tabi ki kendini korumaya çalışıyor. Ürün alıp, kullanıp, sonrasında iade etmek bunun en basit hali. Ürünü iade etmek yerine onunla aynı ağırlıkta bir şey iade etmek, orijinal ürün yerine bozuk başka bir ürün iade etmek, ürünü eksik iade etmek (Mesela içinden parça çalmak) ya da ürüne zarar verip ürünü iade etmek olağan durumlar. Bunları yapanları yakalarlarsa da yasaklıyorlar.

Normal iadeler için çok bir sorun olmaz ama "False positive" diye bir şey var. En nihayetinde birileri sizin iadelerinizin yanlışlıkla yukardaki durumlardan birine girdiğini düşünebilir. Ancak tabi ki bunun için baya şüpheli iadeler yapmanız lazım muhtemelen.
0
salihdt
(30.07.25)
evet saçma sapan konularda ve sık sık iade durumlarınızda "sorunlu müşteri" kategorisine alınıp hesabınız siliniyor.TC no'nuza da bloke koyulup hesap açmanız engelleniyor. Çünkü fatura kesilmesi için sistemin TC nonuza ihtiyacı var. Üyeliklerde tc 'no girilmesi ve o TC no'nun isim ve soyisiminizle uyumlu olması sistem tarafında kontrol ediliyor
0
limonlu eksi
(30.07.25)
Evet yapıyorlar, aynı kategoriden çok fazla ucuz ürün alınca da kategoriden banlayabiliyorlar. Ama dediğin şeyi de yapabiliyorlar. Mesela ben de Mediamarkt'ten banlıyım sırf ucuza bir şeyler aldığım için 3 yıldır, kartlarım ve bilgilerim banlı :)

Siz de banlanırsanız amazondan kendi bilgileriniz ile bir daha alışveriş yapmanız çok zor.
0
atom karincanin torunu
(30.07.25)
aynı şeyden defalarca alınca bile engelliyorlar. arkadaşım lego seti alamıyor amazondan artık mesela.
0
nahtoderfahrung
(30.07.25)
(13)

Asansörcüye parayı nasıl atayım?

chicha_v2
Apartman yöneticisi oldum.Adama bakım ücretini gönderdim açıklamaya da Haziran bakım ücreti yazdım. İşlem türünü ne seçtim hatırlamıyorum.Whatsapp'tan bana şöyle yazdı:Para gönderirken açıklama kısmını boş bırakırsanız sevinirim resmi hesap değil çünkü bu.Makbuz var bu arada ama fatura kesmiyor deme
Apartman yöneticisi oldum.

Adama bakım ücretini gönderdim açıklamaya da Haziran bakım ücreti yazdım. İşlem türünü ne seçtim hatırlamıyorum.

Whatsapp'tan bana şöyle yazdı:

Para gönderirken açıklama kısmını boş bırakırsanız sevinirim resmi hesap değil çünkü bu.

Makbuz var bu arada ama fatura kesmiyor demek ki değil mi?

İstediği gibi mi göndereyim? Bir enayi biz miyiz ulen ver vergini mi diyeyim?
0
chicha_v2
(29.07.25)
resmi hesap ve fatura isteyin
0
jülsezar
(29.07.25)
Bildiğim kadarıyla küçük işletmelerde resmi hesap şudur şeklinde tanımlanmış bir hesap olması şart değil.

Ayak yapmış.

Bir de o faturaların apartman evraginda da olması gerekiyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.07.25)
Ek: Konu sadece vergi değil, apartman yöneticisi olduğunuz için bu işlemin tek resmi kaydı fatura.
0
encokbenisevinnolur
(29.07.25)
makbuz nasıl bir şey? tahsilat makbuzu mu? bir anlamı yok onun. fatura isteyin.

şimdi fatura istiyorsan kdv ödemen lazım diyecek. sorun yaşayacaksın.
0
gabe h coud
(29.07.25)
@gabe Para makbuzu yazıyor kağıtta. Aynı şey herhalde tahsilat makbuzu ile bilmiyorum.

Tarih var, tutar var, imza var, ay ismi ve asansör yazıyor üzerinde de :)
0
🌸chicha_v2
(29.07.25)
evet. bu kağıdın bir anlamı yok. kayıt dışı yani. %20 kdv isteyecek şimdi.
0
gabe h coud
(29.07.25)
makbuz sadece paranın alındığına dair belgedir, fatura yerine geçmez. bankadan ödeme yapılıyorsa makbuza bile gerek yok, ancak çoğu kişi makbuzu fatura gibi sanıyor
0
sweetoffice
(29.07.25)
Vekil veya idareci olduğunuz bir işte işi belgeli yapın sağlama alın.
Diğer türlü araya bir sürü şaibe şüphe girer. Her apartmanda muhakkak kıl/dandik bir sakin de olduğundan böyle işler olumsuz farklı anlamlara, noktalara getirilebilir.
0
diyecevaplandı
(29.07.25)
aciklamayı muhakkak yaz. yöneticinin görevi falan gibi bir şeyle başından savarsın
0
runaway
(29.07.25)
bu işler sakat işler. ben olsam firmayı değiştirir, faturalı ve her geldiğinde servis/bakım formu düzenleyen bir yer ile çalışırım. belki fazla para ödenir ama allah korusun bir kazada kimse gelip size ücreti az öderdik olsun bir şey olmaz demez.
0
bravoteam
(29.07.25)
Yine dünyadan uzak acemiler yardırmış. Faturasız iş yapılır, tediye makbuzu ile yapılır geçilir. Şaibeli diyen arkadaşlar uyuyorlar, şaibeli iş yapacak adamı fatura mı durduruyormuş, sayesinde öğrendik. Yok ben borcumu karşılık aldım ha ha diyerek sıyrılamaz, bu adam asansörcü, arıza olunca arıyorsun bakıma geliyor. Biliniyor kısaca.
0
Shepard
(29.07.25)
@şipard
2 yıllık apartman yöneticiliği
1. Sınıftan terk.
sen bence öğrenimin esnasında stajını bir sitede yap. Anlarsın o zaman.

Apartman girişlerindeki panolara o faturaları boşuna asıyorlar o zaman.
yada çevrendekilere hiç hata kusur yapmadıklarıdan çok güveniyorsun.
aidat toplama ve harcamalar konusunda bile bazı site yönetiminde ne dolaplar dönüyor haberin yok.
Site yönetiminin iş işlemlerini denetleyenlerden haberin var mı yok.

Önemli olan kötü ihtimalleri en aza indirmektir.
0
diyecevaplandı
(30.07.25)
Ankara'da varis için özel bir profesörün muayenehanesine gittim.

Muayene ücreti nakit olarak elden öderseniz 5000.

Kart kullanırsanız 5500.

Muayene sonrası ameliyat için fiyat bilgisi yazdı bir kağıda.

Kağıdın arkasına not düşmüş; :Kartla öderseniz KDV farkı için ekstradan %10 daha isterim." diye.

Namı koca şehri sarmış koskoca profesörün böyle bir şerefsizlik yaptığını görünce hiç kimseye şaşırmıyorum artık.

2 gündür cimere şikayet etsem mi diye düşünüyorum.
0
anaphylacticshock
(30.07.25)
(8)

tüm olumsuz şartlara rağmen kur nasıl baskılanabiliyor ?

Rao
Selamlar, ülkeye yabancı yatarım gemiyor, hükümet ve tl ye olan güven yok, Mevduat stopajı oranı attırılıyor, cazibesi azalıyor. Buna rağmen ve hangi araç ve teknikler kullanarak , kuru baskılamaya devam edebiliyorlar. ? Detaylı bir şekilde tüm yönleriyle açıklayabilir misiniz ? Teşekkürler.
Selamlar,


ülkeye yabancı yatarım gemiyor,
hükümet ve tl ye olan güven yok,
Mevduat stopajı oranı attırılıyor, cazibesi azalıyor.

Buna rağmen ve hangi araç ve teknikler kullanarak , kuru baskılamaya devam edebiliyorlar. ?

Detaylı bir şekilde tüm yönleriyle açıklayabilir misiniz ?

Teşekkürler.
0
Rao
(29.07.25)
en güçlü enstürman: faiz. tl mevduatı hala diğer pek çok alternatife göre en çok garanti kazancı getiren yatırım.

bunun dışında bir çaba yok. yapılabilecek çok gizli kapaklı aksiyonları da yok bu arada. merkez bankası rezervinden dolar satabilir, imamoğlu olayları olduğu dönemde baskılamak için sattı. ama onun dışında bu olaylardan önce bayağı bir alım yapmıştı. rezervi yüksek.

türkiye'deki temel ekonomik sorun yıllar boyu kur kriziydi. o yüzden kafamızda yeni era'ya geçemedik. şu an kur krizi sorunumuz yok. hala enflasyon sorunumuz ve sıcak para akışı sorunumuz var. bunlar kurdan ziyade alım gücümüzü başka türlü etkileyen problemler.
0
gitdaddy
(29.07.25)
kur baskılanıyor ama döviz satarak değil. döviz satmak günlük ani çıkış ve dalgalanmalar için.
0
gabe h coud
(29.07.25)
paranın dışarı çıkması engellenerek.

bugün arabada, telefonda o kadar vergi olması, daha çok vergi geliri elde etmekle alakalı değil. bugün vergi oranları makul olsa devlet zaten bu ürünlerden dehşet vergi kazanacak.

vergi oranı arttıkça, vergi geliri azalır: tr.wikipedia.org

olay bu. ne telefon alabiliyorsun araba ne oyun konsolu ne bilgisayar... hatta bu durumu engellemek için esim sağlayıcılarını bile engellediler. yurt dışına çıkıyorsun harç alınıyor. yurt içine 2. telefonunuzu dahi sokamıyorsunuz. yurt dışı alış veriş kargo dahil 30 avro.

devlet hiçbir şekilde yurt dışı harcaması yapmanızı istemiyor. dehşet bir şekilde baskılanıyor şu an da.

iphone 16 pro max, neredeyse 100bin try? kim alır ki bunu?

ama makul vergili hali 48bin tl. fiyatı böyle olsa kim almaz dı ki?
0
substituent
(29.07.25)
İlk cevap veren arkadaş da güzel sıkmış. Baskı yoksa niye dünyada usd değer kaybederken bizde kazanıyor?

Diğer arkadaşların dediği gibi patlama yapmasına engel olacak önlemler alındı, Türkiye'de zaten yabacı Para kalmadı. Olan TL faizde tutuyor carry trade için ve ufak ufak salınıyor kur enflasyonu aşmayacak ve carry tradecileri üzmeyecek şekilde.
0
hububrad
(29.07.25)
Evet dolar baskılanmıyor. Şu grafik tam bir serbest kur rejimi grafiği, aynen.

i.ibb.co
0
synesthesia
(29.07.25)
edmond honda@ diğer üyelerden gerekli cevabı almıştır heralde.

15 yıldır kur baskılanmıyorsa arada yapılan develiasyonlar ne anlama geliyor diye sormak lazım.
Benim kişisel görüşüm ise aşağıdaki gibi,

yüksek faiz politikasıyla ülkeye carry trade ile döviz çek

dolarizasyonu psikolojik olarak kontrol altına almak için, aylık kur artışını her durumda mevduatın net getirisinin altında olmasını sağla.

tuik ile enflasyonu düşük göster, vatandaşın alım ve birikim gücünü çal. tasarrufu dolayısıyla altın vb. gibi araçlar ile döviz çıkışını baskıla.

yine tuik eliyle emekli maaşlarını enflasyona ezdir , ve maaşların bütçeye olan yükünü azalt.

tüm güvensizlik ve istikrarsız imaja rağmen, ekonomi bakanını diğer ülkelere dilenci olarak gönder.

korku ve sindirme potansiyel sosyal olayları baskıla, muhalif tüm gazetecileri içeriye tık.

şirketler zorlanıyor, batıyor., ekonomik faaliyetler yavaşlıyor, tüketim azalıyor, dolayısıyla vergi gelirleri azalıyorsa faiz oranlarını düşür.

faiz düşürdün , ama dolarizasyon artma eğilimi gösteriyorsa , yeni vergiler devşir , veya mevcut vergileri artır ( stopaj, trafik cezaları vb. ) ve elde edilen gelirlerle rezervleri güçlendir.

siyasi rakiplerini yıprat gerekiyorsa parçala ve yok et. bunu yaparkende dolarizasyonu dikkate al.
0
🌸Rao
(29.07.25)
Baskılanıyor. Ayrıca diğerlerinin de dediği gibi paranın yurtdışına çıkmasını engelleyen önlemler aldılar.
0
runaway
(29.07.25)
Bir sebebi de bence su olmali,

ülke içinde dolar veya euro ile is yapan kisiler azaldi çünkü döviz enflasyonun altinda seyrediyor o yüzden çogu insan bunu bir yatirim araci olarak görmüyor.
0
feastofthedamned
(29.07.25)
(7)

Üniversite sistemindeki yapısal adaletsizlik neden hiç tartışılmıyor?

but that was just a dream
Özel üniversitelerin aynı bölüm için düşük puan alsa bile ücret karşılığında o bölüme öğrenci almaları açık bir sosyal eşitsizlik değil midir dostlar? Paran varsa istediğin bölümde okuyabilirsin yoksa köpek gibi çalışmak zorundasın gibi bir durum var. Ya hepsi özelleşsin ya da ücretli okumak diye bi
Özel üniversitelerin aynı bölüm için düşük puan alsa bile ücret karşılığında o bölüme öğrenci almaları açık bir sosyal eşitsizlik değil midir dostlar? Paran varsa istediğin bölümde okuyabilirsin yoksa köpek gibi çalışmak zorundasın gibi bir durum var. Ya hepsi özelleşsin ya da ücretli okumak diye bir şey olmasın. Neden hiç gündeme gelmiyor bu mevzu?
0
but that was just a dream
(28.07.25)
Kesinlikle haklısın fakat eğitim dediğin şey tüm dünyada ticarete dökülmüş durumda böyle koca bir sektörü neden senin paran az diye kapatsınlar.
0
duyuruuser
(28.07.25)
özel okullar parali okuyanlar icin yapilmis bir sey.
ama burs imkani da veriyorlar. böylece daha kapsayici oluyorlar aslinda. okul da kendine reklam bakiyor. bakin bizde ilk 5000e giren ögrencilerle okuyacaksiniz diye.

bunu begenmiyorsan devlet okuluna gidersin. ne zaman bunda.
0
sonsuz
(28.07.25)
Üniversite sistemindeki yapısal adaletsizlik bu değil.

iki ücretsiz veya ücretli üniversite arasındaki eğitim, kadro, kampüs kütüphane gibi eşitsizlikler tatışılmalı.

parası olan türlü türlü sebepten vakıf üniversitelerini tercih edebilir.
ayrıca sıralama sınavı bu yüzden yapılıyor+1
devlet üniversitesinde okuyan (eskiden böyleydi yoksa bilecik ahmet mehmet üniversitesini kim naapsın) üniversitenin prestiji, geçmişi, kimliğini kazanıyordu. yani oradan mezunların da artısı bu oluyordu.

son olarak günaydın to real world yani :D
kapitalizm ve sayesinde kazandığımız pek çok teknolojik sosyal gelişim (ve kaybettiklerimizle bütün olarak) tam da bu demek. birileri başkalarına göre zaten hayatı boyunca köpek gibi çalışacak diğeleri de daha kolay yaşayacak bu hayatı. bunun için üniversiteye bakmana gerek yok, Londra'da bir aristokratın kızı olarak doğmuş biriyle benim aramdaki adaletsizlik neden tartışılmıyor demek gibi bişey bu çok uzak perspektiften bakarsan.

yukarıda yazılan o adaletsizlik hep olacak kısmına katılıyorum. hatta aynı devlet üniversitesinde okuyan zengin ve fakirin arasında da fark hep olacak network, sosyal ağlar vs yüzünden.

ayrıca türkiyede özel üniversite yok, vakıf üniversitesi hepsi. özel üniversite başka bir şey.
0
rewlack
(28.07.25)
Türkiye devlet üniversitelerini ücretsiz yaparak bir fırsat eşitliği kısmen de olsa sağlıyor. Başka ülkelerde başarılı olsan da para son sözü söylüyor.

Tamamen ücretsiz eğitim sunan az sayıda ülkelerden biri Türkiye'dir. Bildiğim kadarıyla diğerleri Norveç. Brezilya, Arjantin, Almanya gibi ülkeler. Almanya'dan tam emin değilim.

Ama Türkiye'de her koşulda parayla istediğin bölümü okuyamıyorsun. İngiltere'de bunu yapabilirsin veya Avustralya veya Kanada'da.

yani tüm dünyada eğitim artık ticarete dökülmüş durumda. sistemi besliyor.

Ayrıca eğitimin tamamen bedava olması üniversite sayısının çok olması durumunda işsiz üretmekten ve kaynak israfından başka bir şey değildir. Eğitim ve sağlık harcamalarının kotrolden çıktığı devletlerde alım gücü düşük oluyor.
0
runaway
(28.07.25)
cunku:

+ dunya adaletli bir yer degil
+ egitim sistemleri kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyor.
+ universite egitimi ayaga dustu dolayisiyla kimsenin umrunda degil

daha sayalim mi?
0
cooperr
(28.07.25)
Bunu sadece sosyalistler tartışıyor kimse kulak asmıyor böylece bir harekete dönüşemiyor dar alanda kalıyor

Sırf kafa açmak için bile bu konuda tartışmaları makaleleri okuyabilirsin, iyi bir birikim var teorik olarak
0
grimavi
(28.07.25)
Birçok konuda sosyal adaletsizlik var ama eğitim için aynı şeyi düşünmüyorum. Her şey iyi demiyorum, ancak sosyal adaletsizlikten ziyade fırsat eşitsizliği demek daha doğru olur sanırım. Niye?

Akademik eğitim bir zorunluluk değil. Hayatınız boyunca hiç akademik eğitim görmeden kendinize yetebilirsiniz. Buna rağmen sınav sistemi yoluyla (mevcut sınavın ölçüm kalitesi tartışılır) liyakatli ancak parası olmayan kişilerin eğitim alması sağlanıyor, bu aynı zamanda toplumsal bir fayda. Diğer taraftan parası olan da eğer istiyorsa parasını rekabetten daha uzak şekilde bir eğitim almak için harcıyor. Neticede eğitimin amacı bu, yetkin olmayan kişiyi yetkin hale getirmek. Kimi bunu liyakate dayalı elde ediyor ve masrafları büyük oranda devlet tarafından karşılanıyor. Kimi de tüm masraflarını kendi üstlenerek eğitimini alıyor. Bu adaletsizlikten daha ziyade fırsat eşitsizliği ile ilgili.

Neticede eğtim almanın bir maliyeti var ve bu maliyeti karşılayıp o eğitimi almak isteyen birine yok demek de aynı oranda garip değil mi?

Ayrıca tüm eğitim kanallarının özelleşmesi adaletsizliğe nasıl çare olabilir? Sanırım bunu yalnızca sinirle söylediniz. Bu absürt olurdu. Üniversiteye yerleşme kriterleri iyileştirilebilir ama bu konuda haklısınız. Yine de bu kontenjan artırmakla çok ilgili olmamalı.
0
akhenaten
(28.07.25)
(6)

transit vize

emresh
Arkadaslar merhabalar. Agustos sonu gibi Amerikaya gidecegim yanliz fiyatlardan oturu aktarmali bilet bakiyorum, muhtemelen avrupa ulkesinden aktarma yapiyor olacagim, mesela almanya. Transit vize almam gerekiyor mu? Transit vize icin VFS global'e mi basvurmam gerekir? Bilgilendirebilirseniz mutesek
Arkadaslar merhabalar. Agustos sonu gibi Amerikaya gidecegim yanliz fiyatlardan oturu aktarmali bilet bakiyorum, muhtemelen avrupa ulkesinden aktarma yapiyor olacagim, mesela almanya. Transit vize almam gerekiyor mu? Transit vize icin VFS global'e mi basvurmam gerekir? Bilgilendirebilirseniz mutesekkir olurum.
0
emresh
(27.07.25)
evet gerekir. aktarma neredense oradan vize gerekir
0
runaway
(27.07.25)
gerekmez. havalimanından çıkmayıp direkt amerika'ya devam edeceksiniz. uçuşun bağlantılı olması yeterli.
0
brkylmz
(27.07.25)
ulkesine gore degisiyor tek tek bakman lazim.
0
antikadimag
(27.07.25)
Ülkesine göre değişmekle birlikte genel olarak Schengen eğer son durak ABD ve ABD vizeniz varsa transit vize istemiyor. Dönüş de aynı.

Bazen bazı pasaportlara kıllık yapıyorlar ama tc pasaportuna ve ülkeye göre aratın.
0
Mcfly
(27.07.25)
Şengen içinde transit vize istemez kimse sizden, kesin bilgidir.
Hatta londra aktarmalı uçarsanız, aşağıda yazdığımı okuyun derim;

eksisozluk.com
0
artci sarsinti
(27.07.25)
İtalya, Hollanda, Almanya, İngiltere kesin istemiyor.

Kanada istiyor mesela. Avrupa’dan isteyen bilmiyorum.
0
yadigar
(28.07.25)
(19)

Her gün yemek yapmaktan daralan bunalan

muhayyer divan
Var mı? Tek miyim? Ben mi anormalim?Uzaydan gelmiş olmam mümkün mü? Her gün yemek yapmaktan bıkmadınız mı?Çocuk olmadıkları halde her gün 4 kişiye yemek yapmak sizce de gına getirici bir şey değil mi? Mümkünse yardımınızı bekliyorum.
Var mı?
Tek miyim?
Ben mi anormalim?
Uzaydan gelmiş olmam mümkün mü?
Her gün yemek yapmaktan bıkmadınız mı?
Çocuk olmadıkları halde her gün 4 kişiye yemek yapmak sizce de gına getirici bir şey değil mi?

Mümkünse yardımınızı bekliyorum.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
Ben kendime yapmaya üşeniyorum, yumurta peynir geçiştiriyorum. 4 kişiyi hayal bile edemem.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Düzenli olarak birilerine her gün yemek yapmak zorunda olmak bunu düşünmek bitimsiz bir döngü çok yıpratıcı haklısın, maalesef önerim yok çünkü ne desek zaten bunu düşünmüşsündür :/
0
grimavi
(27.07.25)
Ben varım.
Bıktım her gün kendime yemek yapmaktan.
Yemin ederim, bir hap icat olsa, günlük ihtiyaç bir hapla kazanılabiliyor, hiçbir şey yemene gerek kalmıyor olsa, hapın ilk müşterisi olacağım.
0
Mirket
(27.07.25)
aile varsa ortada bilemem ama ben bekar evimde yemek yapmayı yıllar önce bıraktım...

eğer mutfakta zaman geçirmek özel olarak hoşa giden bir şey değilse, günde 1 saat yemek+bulaşık ile uğraşmak akıl işi değil.
0
gitdaddy
(27.07.25)
@thetruenorthstrongandfree

Pahalı olur abicim, pahalıya gelir. Yoksa kapıya kadar diyet yemeği getirenler de var. Ama işte sürdürülebilir değil, ayda bir belki.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
@gitdaddy

Günde en az 4-5 saatim geçiyor ne diyorsun. Bir de annemin ayakları bacakları olarak görev yapıyorum, onu getir bunu götür şunu aç bunu dök bilmem ne, en az 4-5 saatim bu şekilde geçiyor. Diğerleri de zalım gibi anında bitiyorlar yemekleri. Sonraki önüne kalsın diye bişey yok.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
Ben varım, yemesi de sıkıcı.
0
Kahvedesu
(27.07.25)
@Dudarmon

Benim için mesele klasik şeyler filan değil de, sürekli mutfakta vakit geçirmek. Daralıyorum, zaten yemek yapmayı sevmem, sevemedim bir türlü. Ama arkadaş yani neden herkesin midesinden doymasından ben sorumlu oluyorum anlamadım ki. Herkes gelsin 1 yemek yapsın 1 kişi de sofrayı kursun kaldırsın tamam. Öbür türlü cidden dayanamıyorum artık yahu.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
yemek yapmayi hic sevmiyorum. temizlik yapmak daha güzel. temizlik kalici yemek gecici.

en iyisi cok cok yapip birkac gün yemek.
0
sonsuz
(27.07.25)
Yemek, temizlik hiçbirinden hoşlanmıyorum ama şu an erkek kardeşimle yaşadığım için yapmak "zorundayım". Zorunda olmak beni daha çok tetikliyor. Adam yediği yemeğin tabağını yıkayıp tezgaha koymaktan aciz, 35 yaşında insanın arkasını toplamak rezalet bir şey. Herkes kendi işini kendi görecek şekilde hayatını düzenlemeli. Üstten üstten konuşuyorum ama Türk ailesinin sınır tanımazlığı artık canıma tak dedi. Az önce babam aradı, annemle kavga etmiş, sen konuşur musun beni darlamasin diyor. Maaş alıyorum şu kadarı benim borcum için lazım vs. Kendi hayatın olamaz yani, olamaz.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
ben bıktım ve tost gibi pratik şeylerle idare ediyorum
0
runaway
(27.07.25)
@sekizdokuzon

Bunu aynen ben de yaşıyorum, maalesef dediğin gibi, evlenmediğin sürece kendi hayatın olamaz. Erkek kardeşin varsa mutlaka ona adanmak zorundasın, bende 2 tane var yetişkin. Bunu benim 30 sene öğretmenlik yapmış yani çalışan kadın olmuş annem dayatıyor bana. Maaşım da onlara zamanım da onlara her bişey de onlara. Onun için hiç de üstten üstten konuşmak olarak görmüyorum, kesinlikle haklısın, hiç değilse mutfağın evin düzenini korumalılar. Kimse onların hizmetçisi olarak gelmedi dünyaya.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
Evlenmediysen biraz da yumuşak yüzlüysen etinden sütünden faydalanıyorlar. Ne hayallerimiz vardı hayata dair afedersin bklu dön yıkıyoruz ya.
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
pratik ve basit seyler bulmak lazim. hayatim boyunca yemek yemeyi sevmedim, uzun sureler hic yapmadim. ama baktim disaridan kontrolsuz besleniyorum ne yedigim belli degil. mecburen evde yapmaya basladim.

ama zamanim cok kiymetli oldugu icin en pratik seyleri yapiyorum genelde. nedir bunlar;
pilav (birkac kere sudan gecirip nisastasini aliyorum - 2 dk. sonra pilav pisiriciye koyuyorum o kendisi yapiyor ilgilenmeme gerek kalmiyor)
tavuk/balik (yag ve baharatla marineleyip airfryera atiyorum. airfryer isitmasi 5 dk, pisirmesi etine gore 5-15 dk)

corba ve sulu yemekler cok zahmetli onlari nasil cozecegimi ben de bulamadim.
0
antikadimag
(27.07.25)
@antikadimag

Bizim evde çeşitli beslenme stilleri var, herkese ayrı bişey yapıcan. Herkes her şeyi yiyemiyor.

Oğlu olanlar lütfen oğullarını bu konuda donanımlı yetiştirsinler ya, gerçekten ömrüm tükendi, sanat manat yok bitti bende. Ev kadını oldum.
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
Ben tek seferde en az 4-5, hatta daha fazla porsiyonluk yemek yapıyorum. Sonra ısıtıp ısıtıp yiyorum. Doğal olarak da aynı yemeği bir kaç gün üst üste yemiş oluyorum. Aynı yemeği yemekten bıkmıyorum ama çoğu kişi bıkar büyük ihtimalle. Yalnız yaşadığım için sıkıntı olmuyor.

Yukarıda factor denmiş, ona benzer gurmepack var migrosta. Rafinera, meal box, vs. eve günlük yemek getiren servisler var. Bütçeniz imkan veriyorsa arada dinlenmek için kullanabilirsiniz.
0
inheritance
(27.07.25)
@inheritance

Evde 4 kişiyiz, pek mümkünü yok onun...
0
🌸muhayyer divan
(27.07.25)
yemek yapmak sıkıcı değil. yorucu da değil aslında. terapi gibi. çok severim hatta yetinmedik karı koca aşçılık bölümünü bitirdik. zor olan "bu gün ne yapacağım" sorusu.
0
ground
(28.07.25)
tek degilsin ve bunalmaman anormal olurdu bence.

gün asiri yemek yapiyorum ama iki günlük, ertesi gün isitip yiyoruz. iki gün pespese ayni yemegi yememek veya isitilmis yemek sevmeme gibi aliskanliklarimiz yok. yani eskiden vardi ama her gün yemek yapacak kadar enerjim ve kapasitem yok, alisinca da cok güzel oluyor. haftada üc kere yemek yapiyorum, bir gün de disarda yiyoruz.
0
mamu
(28.07.25)
(20)

Telefonunuzu kullanabilir miyim diyene ne dersiniz?

tahirkemalbozoglu
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış. Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış.
Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(27.07.25)
2 gün sonra soruşturmadan değil de telefonu alıp kaçsa peşinde koşacak yaşı geçtim ondan çekinirim açıkçası
0
grimavi
(27.07.25)
Bu sebep. Bir de telefon etme bahanesiyle birini çaldırıyorlar, o biri SMS atıyor ve telefonu alan kaşla göz arasında gelen linke tıklıyor, banka bilgileri vs olduğu gibi klonlanıyor. Haberde okumuştum, doğru mu bilmiyorum.

Vermem ben de.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Tuşlu telefon varken veriyordum eğer çok ofsayt bir tip değilse, şimdi esigim çok ince, gerekçesine aşırı inanmam lazim ancak öyle.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Üstteki cevapları okumadan önce olur derdim artik olmaz derim.
0
sonsuz
(27.07.25)
Allah'ım inşallah demez bana kimse öyle bi şey ya. Şimdi ilk başta kullansın istemem çünkü benim eşyam başkasının enerjisi karışmasın eşyama. Sonra düşünürüm aynı pozisyonda ben olsam birini aramam gerekse, insanlık namına kullandırtmak gerektiğini anlar ve telefonu vermeye karar veririm tam o anda acaba aslında gerçekte telefonumu vermek istemiyor muyum ve fakat sosyal kaygı, emrivaki ile mi bunu yapıyorum diye tereddüte düşerim. işte bundan asla emin olamam çünkü insan kendini kandıran bir varlıktır. işte bu tereddüt dolayısı ile telefonu vermek istemem. eğer o esnada o kişiye karşı merhamet hissim galip gelirse yoo ben bu kişiye gerçekten de iyilik yapmak istyorum deyip telefonu veririm ama sonradan acaba istemeden mi verdim diye de düşünür müyüm şu an kestiremiyorum.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
ben tipinden şüphelenmezsem verirdim. bir kaç defa da verdim hatta güvenli ortamdayken. koşup gitse peşin yetişebilecek takatim yok en büyük çekincem o olur. fakat geçen benim ihtiyacım oldu, telefon bir anda arızalanıp kapandı. 4-5 kişi reddetti. bozuldum ama hak da verdim maalesef. eskiden büfelerde vs ücretli şekilde kullanılabilen telefonlar, telefon kulübeleri olurdu onlar da yok artık neredeyse hiçbir yerde.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.07.25)
Başıma şu geldi:

Metrodan çıktım otobüse koştum, yetiştim tam bindim derken baktım telefonum yok, ara ara bulamadım ve otobüsten indim, otobüs kalkıncaya kadar bekleyip kalkınca olduğu yeri aradım, oraya kadar yürüdüğüm yolu aradım ve metro girişinde gördüğüm görevlilere sordum, görmedik dediler. Nihayet yeni gelen otobüse bindim, ne yapacağımı düşünürken aklıma telefonu aramak ve ucunda biri varsa ulaşmak geldi, tam karşımda genç bir kız oturuyordu, kablosuz kulaklığı takılıydı, rica ettim böyle böyle oldu kendimi arayabilir miyim dedim, elbette dedi verdi telefonunu, kulaklığım takılı olduğu için ben de dinliyorum demeyi ihmal etmedi, ben de tabii elbette dedim.

Sonuçta telefon metrodaymış, indim gittim aldım falan. Kız hayır deseydi herkesten telefon dilenecek miydim bilmem. Yani kızın elinde bir kontrol mekanizması vardı. Olmasaydı da vermemesi hakkıydı.

Benden istense herhalde iç dünyam beni yönlendirir, o anki hislerime göre hareket ederim.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
iç çamaşırımı veririm telefonumu vermem
0
runaway
(27.07.25)
"sen soyle numarayi, ben ariyim" diyip, gizliden o kisiyi arayabilirsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Vermem. Acil bir durumsa polis, ambulans vs ben ararım derim.
0
gabe h coud
(27.07.25)
bırak telefonu ben dışarıda tanımadığım kişiye selam bile vermiyorum.
0
my fault
(27.07.25)
bir avm'de cok guzel bir kiz cok kibar sekilde istemisti vermistim.

simdi muhtemelen vermem. belki bi kiz veya masum yuzlu bir cocuk isterse olabilir. insanin tipinden, konusmasindan cok hizli karakter analizi yapabiliyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
Bunu üzülerek söylüyorum, değil telefon yol tarifi bile soran olsa kafamı eğip devam ediyorum. Çünkü burası Türkiye.
0
sanguine
(27.07.25)
avukatım. sakın bir daha yapmayın. her tür suistimale açık. ayrıca rızanızla verdiğiniz için doğacak sorumluluklardan da mesul olma durumunuz var.
0
ground
(28.07.25)
@sanguine +1 yani tabi yerine göre değişiyor en son otobüste mi feribotta mı ne biri istemişti kendi aradım konuştum falan işte gelmek üzere şurda bilmem ne diye detayını hatırlamıyoum. onun dışında sokakta falan çok çok zor. gerçekten ihtiyaç olduğunu anlarsam ancak o riske girerim.
0
bay b
(28.07.25)
bu kadar açıklama yapmam bile. hayır der devam ederim. bazıları söyleniyor, "ne var yani insanlık öldü mu, versen ne olur" hiç dinlemeden uzaklaşıyorum
0
abelardo
(28.07.25)
avukat olmasam ve bu ufacık şeyden dolayı insanların neler yaşadığını bilmesem ben de verilmeli derdim. kendini aklayana kadar maddi manevi yıpranırsın. yapılmamalı
0
kel aynak kusu
(28.07.25)
Vermem. Öyle olaylar oluyor ki ben de paranoyak oldum. Biraz da mesleki deformasyon (avukatım) mevcut haliyle.

Küçük yerlerde verilebilir ancak metropollerde asla tavsiye etmem. Telefonu isteyen kişinin bir örgüt üyesi olup olmadığını ve bir eylemin hazırlık ya da nihai talimatını vermediğini nereden bileceksiniz?
0
10551037
(28.07.25)
ben de bugüne kadar vermiştim de durumlar şunlardı;
- okulda öğrenci velisini arayacaktı
- bizim oradaki basket sahasında ufak bi çocuk anneme haber vermem gerek demişti.
- otobüste kabin memuru ile muahbbet olmuştu(aynı cinsiyetiz), ev arkadaşımı arayabilir miyim demişti.
- metronun girişinde oturuken yanımda oturan biri rica etmişti.

Şimdi yukarıda yazılanlara bakınca ben de çekindim. Galiba son durumda vermeyebilirim artık ama o da düzgün bi tipti.
Bi kere mahallede bakkala giderken biri birini arayabilir miyim demişti de gerçekten telefon yanımda değildi. galiba bazen bu bahaneyi kullanabilirim.

geçende de ben telefonumu kaybettim bi adama beni arayabilir misiniz demiştim. adam kontörüm yok demişti. kitlenip kalmıştım ben de zaten biraz değişik bi adammış o da sonradan öğrendim :)
0
high hopes of the sozluk
(28.07.25)
Tabbi ki vermem. Çok tereddüte düşüren bir durumsa en fazla "numarayı söyle ben arayayım" diyerek hoparlöre alır buyur konuş derim, ama telefonu asla eline vermem. eğer mırın kırın ediyorsa, abi özel konuşucam duyulmasız zart zurt diye nazlanıyorsa zaten derdi konuşmak değil.
0
thracia
(28.07.25)
(8)

meslek sahibi yapacak ön lisans bölümleri

okinawalı taş kağıt makas ustası
iyi pazarlar,bir genç için ailesi tercih aşamasında fakat biraz geri kafalılar sanırım işletme, kamu yönetimi vs.. çevresinde dolanıyorlar, genç bilgisayar destekli bir bölüm okumak istiyor fakat puanı lisans'lara yetmiyor, ön lisans da ise basit bilgi teknoloji bölümlerinin yapay zeka'dan sonra art
iyi pazarlar,

bir genç için ailesi tercih aşamasında fakat biraz geri kafalılar sanırım işletme, kamu yönetimi vs.. çevresinde dolanıyorlar, genç bilgisayar destekli bir bölüm okumak istiyor fakat puanı lisans'lara yetmiyor, ön lisans da ise basit bilgi teknoloji bölümlerinin yapay zeka'dan sonra artık piyasada çok da iş yapabileceğini düşünmüyorum.

iyi bir tavsiye vermek istiyorum en azından ülkede bir gencin geleceğine faydamız olsun, fakat ben de çok uzağım bu işlere. şöyle bir baktım yökatlas'a; drone operatörü, uçak teknikeri, kaynakçılık, pastacılık gibi bölümler var, benim zamanımda yoktu bunlar, bilmediğim bir sürü bölüm çıkmış.

mezuniyet sonrası bir altın bilezik sahibi yapacak bölümler önerebilirseniz çok iyi olur, en azından araştırma alanı daralır. bu arada kesinlikle teknoloji olacak diye bir kaide yok, sektörde kendini yetiştirip ilerleme imkanı olan her bölüm tavsiyesine açığız.

teşekkür ediyorum şimdiden destekleriniz için.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(27.07.25)
Kendi işyerini açabilecek işler buna en iyi örnekler. İklimlendirme ve sogutma düşünülebilir gibi.
0
liberal
(27.07.25)
Bunu yazacagim hiç aklima gelmezdi ama tesisatçilik.

Boktan bir kaloriferci bile dünyanin parasini kaldiriyor.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Her türlü teknisyenlik tercih edilebilir. Bir yandan da çalışıp iş deneyimi edinirse güzel yerlere gelir.
0
runaway
(27.07.25)
en iyisi 2 yıllık bilgi belge yönetimi gibi sözel bölüm okuyup memur olsun.
0
nothing in my way
(27.07.25)
Seçerken mesleki ortamla da ilgili bir şeyler öğrenmeye çalışın. Verilen örneklerden bazılarının is ortamı çekilecek dert değil tanidiklarimdan biliyorum.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Enconbenisevinnolur +1
Benzer tavsiyeleri ben de veririm ama Türkiye'de ilk çalışacağı min 5 yıl falan tesisat, araba tamiri vs gibi şeylerde baya kötü olacak. bu işlerin ortami öyle yurtdışı gibi sendikali falan değil yani. Biz daha yeni banyo yaptirdik, vallaha haftada 7 gün calistilar.
Bence ilk yıllarını sendikali bir ortamda geçireceği bir iş iyi olabilir. Onun dışında bence de istediği işin ortamıni görmesi iyi olabilir.
0
logisticsmanager
(27.07.25)
Mimari restorasyon.
0
jepa
(27.07.25)
Ben geçen sene devlet destekli bir özel meslek lisesinde öğretmenlik yaptım iki ay, mühendisim. Biz mühendislere asgari +1860 ödüyordu okul. Branş öğretmenlerine düz asgari ve onlara yazın maaş da ödemiyordu. 12. Sınıfta staj yaptığı firmada diplomayı alır almaz 45.000'e başlayan çocuk vardı.

Benim şimdiki aklım olsa deniz ulaştırma işletme okurdum. Dolarla maaş, gemide takılıyosun mis gibi. Bir süre sürünürsün roro tanker sonra cruise a bi geçtin mi kral sensin.

velhasıl gemi işinin iki yıllığı varsa onu seçerim ben. yoksa piyasadaki şirketler de biliyor 2 yılda myoda hiçbir şey öğrenmediğini çocukların. o yüzden myodansa meslek lisesi bence daha doğru hiç değilse 12 ay stajın var

şimdi yüksekokullar çıktı o da güzel bilişim alanında 4 yıllık. fakülte değil. 3 yıl üni 1 yıl staj.

bunlar biz gençken yoktu.

zaten bu devletin de gezegenin de garezi biz y kuşağına
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
(19)

Kadın doktorla sevgili olunur mu?

sihpunsnera
Benimle aynı yaşta ve doktor olan bir kadınla süren ilişkim oldu ama kadında ünvan/title takıntısı var. Bu da ilişkimizde problemlere sebep oluyordu. Kendisi seni seviyorum vs. diyordu ama tam veremiyordu. Ben ne meslek mi yapıyorum? Malum hava yollarında 6 yıldır uzman olarak görev yapıyorum ve uzm
Benimle aynı yaşta ve doktor olan bir kadınla süren ilişkim oldu ama kadında ünvan/title takıntısı var. Bu da ilişkimizde problemlere sebep oluyordu. Kendisi seni seviyorum vs. diyordu ama tam veremiyordu.

Ben ne meslek mi yapıyorum? Malum hava yollarında 6 yıldır uzman olarak görev yapıyorum ve uzman doktora yakın bir maaş alıyorum.

Kadının derdi maaş değil, ünvan. Çevresindeki tüm arkadaşları doktor, sevgililileri veya eşleri doktor/pilot. Kendisini çok kıyaslıyor. Benden önceki sevgilisi doktordu 2 yıllık ilişkisi vardı. Ondan öncekiler de genelde doktor cerrah vs. imiş.

Ben de dün kendisiyle konuşma yaptım. Böyle yürümeyeceğini, ara vermemiz gerektiğini çünkü benim çok yıprandığımı söyledim. Gerçekten de duygusal olarak çok verici oldum, çabaladım ettim sevdim vs. Güzel zamanlarımız elbette oldu ama bazı hareketlerinin altındaki sebep hep bu ünvan konusunda geleceği görememesi, takıntısı oldu.

Dün itibari ile ara verdik. Düşünmesini söyledim. Devam edecekse tam etsin, etmeyecekse de ayrıl dedim. Senin gibisini nasıl bulacağım vs. diyor. Sen bana çok iyi davrandın vs. diyor.

Dedim ben yıprandım artık. Olmuyor böyle dedim. Ya kendini tam ver, ya da hiç verme.
0
sihpunsnera
(27.07.25)
bu anlattiginin doktorlukla alakasi yok gibi.
asil soru ünvan takintisi olan biriyle olur mu?

bence olmaz.
"Senin gibisini nasıl bulacağım vs. diyor. Sen bana çok iyi davrandın vs. diyor."
yoklukta giderin var diyor yani. daha iyi davranani bulsa zaten o gidecek.
0
sonsuz
(27.07.25)
ilişkide codependency kavramını araştır bugün, bunun içine düşmüşsün manevi olarak hep sen çabalamaya oldurmaya iyi hissettirmeye çalışmışsın o da bunun tadını almış ilişkide sorumluluk almaktan çok bu rutini rahatlığı bozulsun istemiyor
0
grimavi
(27.07.25)
Doktorlarda genellikle Boyle bir kast sistemi anlayisi var. Bilhassa kadin doktorlarda daha fazla. Hic zorlama, bu yolun sonunda mutsuzluk var.
0
wilhelmwasmuss
(27.07.25)
statüyü bu kadar önemseyen birinin hayatta daha pek çok zorluğu vardır.
0
neira
(27.07.25)
Bunu dert ediyorsa vardır sebebi ve bu sebebi senin yok etmen zor. Ben kasiyer bir kızla sevgili olmam. Ortak paydamız az, maddi durumu denk değil, çevremiz denk değildir gibi 100 sebep sayabiliriz. Bu gibi bir durum varsa sebeplerden bazıları olabilir artı olarak kafasında kurduğu dünyaya uygun olmayabilirsin. Pilotsan mesela süper ama başka bir mesleğe sahipsen ona uygun değilsin gibi. Öyle nasıl bulurum sen gibi, ühühüh çok iyi kerizlendin(davrandın) lafları boş. Seven bu durumlara sokmaz. Ayrıldın, geri dönmeden önce bu konuyu samimi bir şekilde konuş. Konuşma sırasında anlarsın hal tavırlardan. Sonra kararını verirsin, bana böyle yapan ablamızla ben tekrar iletişime geçmezdim.

@arbre ıyyyyy diyorum.
0
Shepard
(27.07.25)
yarın öbürgün;

Senin 1 kademe ünvanına takılan ve 2 kademe ol diyen kadın, 3-4 kademe ünvan görünce seni bırakmayacağının garantisi var mı?

Futbol takımına transfer yapmıyorsunuz, hayatınıza insan alıyorsunuz. Sözleşme yapar gibi sevilmez insan. Kendinize bunu yapmayın. O özdeğeri gösterin derim ben.
0
baldan kaymak
(27.07.25)
20'li yaşlarımda 2 tane olmuştu. Deli çağlarım olduğu için yavan ve sıkıcı gelmişlerdi. Yürütemedik. TRT2 gibi kadın karikatürü vardı ya aynı öyle.

Seninki ise bu işlerden yorulmuş artık. Uğraşmak istemiyor. Olsa da olur olmasa da olur havası aldım.
0
yurtsuz john
(27.07.25)
Kanka doktorla boyle next
0
lapaz
(27.07.25)
şu an için akla yatmayan, ama daha iyisi bulunmadığı için hayattan da çıkarılamayan bir kişi olarak duruyorsun .

"senin gibisini nasıl bulacağım" lafı ilginç. "senin gibi" bir doktor bulursa ne olur sence?
0
tabudeviren
(27.07.25)
ayrilma konusmasinda bile gizli ozne kendisi. buna unvan takintisi denmez hafif narsizm, egoizm seziyorum.

bence asil cozmeniz gereken sey iliskiniz yada kadinin unvan takintisi degil. senin kendini yillardir soktugun ve farketmedigin durum. iliskilerinde surekli verme/alma hissiyatinda olmak gecmis travmalarinin disavurumu oluyor. boyle travmalari olan kisilerin kendilerine yapabilecegi en buyuk kotuluk narsist/egoist insanlarla iliski yasamaktir. lafi dolandirmadan ayrilin. sizin icin miat olsun.
0
buenosdias
(27.07.25)
Bu mantıktaki biriyle mesleği başka bir şey olsa da ilişki yürümez ki. Çevresine tam uyumlu olmak istiyor demek ki. Sizi çıkarınca kendisi için de problem bu. Çocuk olsa çocuk için de BÜYÜK problem.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Kadınlı erkekli sağlıkçılarla dolu çevreden yazayım, bırak gitsin.
Hayatımda herhangi bir alanda iletişim kurmayacağım insanlardır sağlıkçılar. Kardeş de var arkadaş da var akraba da var. Değil bir hayat kurmak yolda görünce selam verilmeyecek tipler hepsi. Bak hepsi diyorum. İçlerinde en iyileri bende var, 20 yıllık arkadaşım akrabam falan olmasa hiçbirine selam vermem hatta bir tanesine daha 7-8 ay önce sınır koydum. Yüzde yüz suçlu olmasına rağmen hala gelip arayı düzeltmedi egosundan. Bak bi de pilot demişsin.
Aile kurmak istiyorsan mühendisle ne bileyim bu ayarda biriyle evleneceksin. Doktorla ye, pilotla gez, avukatla beyaz yakayla iç. Mühendise nikahı bas. Şunu 10 yıl önce çözen arkadaşlarımın zekası benim gözümde 200-500 arası.
Ha illa evlenicem diyorsan bak çok yakından bi örnek vereyim. Kendisi de eczacı bu arada doktor hanım falan değil. Kocasının o akşam yatak odasında gerekeni yapmadığını(kendi sözleri) akrabalardan eşe dosta kadar anlattığını biliyoruz. Daha iyisini bulamayacağı için evli adamla. Parasını beğenmediği için rezil ediyor her fırsatta. Adam da aldatıyor bunu. Yıllardır böyle yaşıyorlar.
Doktor hemşire dedikodusu çok bende. İçlerinden aile kurabilecek kadar şanslıysan at yarışı falan oyna zengin olursun.
Bu arada erkek akrabaların hiçbiri kadın doktorla evlenmedi. Sadece bir tane kuzen evli onun da karısı geçen ya buralarda boş duruyor çocuğun üniversitesine destek olsun diye verdiği arsaların birinden 80 daire aldı. Çocuğun üniversite masrafları için elime yapışsın dediği yer 80 daire kadının. Mal varlığını kendisi bile bilmiyor büyük ihtimalle ve tek çocuk. Bunun dışında 3 cerrah 2 uzman 1 tane de hemşire erkek var. Sadece bu kişinin eşi doktor. Kalanı her alandan insanla yuva kurdular ama hastaneden kurmadılar.
0
mrvln
(27.07.25)
anlaşmazlik meslegi degil,problem olan kişiliği,
insan 7sinde ne ise 70inde de odur derler ya,

arkadasin kendini egitmeli,daha alacagi cok yol var,

burada ifade ettigine göre,pesinde kosarsan dert sahibi olursun..
0
designer
(27.07.25)
Doktorluğun eskisi gibi bir statüsü kalmadığını düşünürsek biraz gerçeklerden uzak, egoist bir arkadaşa benziyor. Barışma çabasında olsa bile içsel olarak pek düzelmeyecek bir şey olduğunu unutmadan yoluna bak derim.
0
Bruce
(27.07.25)
sen böyle duygusal yıpranmalarma doktor erkekle daha uygun gibisin bence. delikanlı adam duygusal yıpranmaz
0
runaway
(27.07.25)
Bula bula golddigger bulmussun, doktordan sevgili olmaz, sal gitsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Doktor egosu var çok ortada bu. Seninle birlikte olması seni sevdiği için ama egosunu eğitmeye yetmemiş. Yani seni küçümsemeye, değersiz görmeye epey yatkın diye düşünüyorum. Ya sen de onu aşağılayacaksın -ki önce cinsel hayatınız sonra aranızdaki saygı ve sevgi mahvolur- ya da ikinci bir şans vereceksin ve en ufak bir problemde kesin olarak ayrılacaksın.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
biz kadinlar tarafindan onlarin hayatlarini tamamlayici bir aksesuar olarak kullaniliyoruz. bizi obje olarak kullaniyorlar saka maka :) yani yarin seninle bir yerde goruldugunde onun uzerindeki kiyafetin markasi kadar onemli senin ne is yaptigin. cunku kimi dusurebildikleri uzerinden bir yaris icindeler onlar. birbirlerine oyle ustunluk kuruyorlar. bu yuzden top %10'daki erkek birden fazla kadinla takilabilirken geri kalan yalnizlasiyor. bir de ustune incel diye dalga geciyorlar.

yani yanina yakistirmamis seni. ama baska alternatifi de yok su anda. o yuzden bilemiyor ne yapacagini. mesela ayni kadinla simdi ayrilip 3-5 sene sonra karsilassan uzerine atlar. cunku piyasa degeri dusmus olacak ve karar verme mekanizmasinda baska parametrelerin degeri artmis olacak.

insan iliskilerinin de basit ekonomik prensiplere gore isledigini gordukten sonra bir aydinlanma geldi bana. erkeklere tavsiyem piyasa degerlerini arttirmalari bir sekilde, guzel is, cool hobiler, luks kiyafetler, bicimli vucut vs. icinde bulundugun toplulukta one cikamiyorsan mating gercekten zor. ciktigin noktada da onlar seni buluyor bordo bereli gibi. hic efor sarfetmene gerek kalmiyor. sen de zamaninda pesine dustugun kizlari hatirlayip vay anasini diyorsun.
0
antikadimag
(27.07.25)
bu anlattiklariniza gore kesinlikle olmaz. kaza eseri evlenseniz kesin aldatilirsiniz yve bosanirsirniz. direk uzaklaşın bu iliskiden
0
oscar
(28.07.25)
(11)

Her şey gerçekten kötü mu ve sonunde ne olacak? Burada yaşamak kayıp mı

optimistbakunin
Enflasyon, araba ve ev fiyatlari, sinema telefon restaurant fiyatları devasa. Sokakta kesen kesene, vurulan vurulana. Twtter ekşi haber kanallari sag olsun icimizi iyice de karartiyor. Daha da detaylandirmayacagim. Marketten fiyatlardan ve kriminal olaylardan illaki haberiniz vardir. Peki Turkiye gu
Enflasyon, araba ve ev fiyatlari, sinema telefon restaurant fiyatları devasa. Sokakta kesen kesene, vurulan vurulana. Twtter ekşi haber kanallari sag olsun icimizi iyice de karartiyor. Daha da detaylandirmayacagim. Marketten fiyatlardan ve kriminal olaylardan illaki haberiniz vardir. Peki Turkiye gunun sonunda nereye gidecek? Burada olmak gercekten zaman kaybi mi?
Zamaninda avrupaya giden arkadasim beni de cagirmisti. Ama oradaki kira ve geliri de hesaplayinca bana mantikli gelmemisti. Arabaya modelli olsun diye yok telefonum iyi olsun diye cok da tav olacak degilim. Turkiyede isle gucle ticaretle falan ilgileniyordum ve avrupayi elemistim. Isler su an iyi degil ama sebebi gundem falan degil benle alakali durumlar. Yaş yirmilerin ortasi 30a da yaklasiyorum. Artik bazi seyleri netlestirip hayati cizmem gerektigini dusunuyorum. Baska bir arkadasim da yine avrupaya yuksek lisans yapip gidecek o da tavsiyeler veriyor cikmak icin.
Her neyse dedigim gibi burada cok kotu durumdayim bitti gitti degilim allaha sukur. Demek istedigim gozden kacirdigim bir seyler mi var? Biz mi korkutulup sindiriliyoruz yoksa gercekten gidisatimiz kotu mu? Tanidigim muteahhitler, tekstilciler isine devam ediyor ve sikinti yok. Perakende satis yapan tanidik da yeni sube acti hatta. Sanayideki tanidiklarim da sizlansa da isinde gucunde. Yani evet belki bir tik problem olabilir ama bu 5se 3e dusmustur onun sizlanmasidir. Ama haberlerde sanki bunlar öldu bitti gibi gosteriliyor.
Bilemiyorum zaten hadi ben gidiyorum diyince de gidilmiyor ama arkadaslarim dedigi icin ve arastirdigim kadariyla da yuksek lisans mantikli gozukuyor. Cok okuma askinda oldugumdan degil yurtdisina cikis icin hem de ucretlerden dolayi falan tavsiye ediliyor bkz almanya yuksek lisans. Sosyal bilimler cikisliyim belki isletme, ekonomi, pazarlama vs yuksek lisans olabilir. Ganom 3 ustuydu lisans mezuniyetimde fena olmayan bir üni.
Ama bir yandan burada da eticaret vs ceviriyorum ayrica maasim olarak da fena olmayan bir nokta ama katma deger hissetmiyorum, kendi isime focusum isten ayrilmadigim surece de boyle gidebilirim gibi. Kurumsal bir yer.
Yurtdisina gitme mantigini, buradaki duzenimi ozetle yazmak istedim bekar er kisisi oldugumu da eklemek isterim. Sadece durustce fikir alisverisi yapma ic dokme istedim. Siyasi tartisma gayem yok radikal birisi de degilim lutfen kisacik ya da keskin radikal bir cevap vermeyin. Tesekkurler simdiden
0
optimistbakunin
(26.07.25)
Abi senin düşündüğünü Hindistan'da 1 milyara yakın insan düşünüyor. Bu kadar insanın bunu istediğini de devletler biliyor ve ona göre önlem alıyor.

Çoğu ülke göç için maaş kriteri getirdi. Entry level pozisyonların şansı yok. Bu işler ciddi araştırma gerektiren işler. Bodoslama giren parasını verip geri döner.

Türkiye çok kötü şuan ama her yerde hafiften bir ekonomik daralma ve istihdam sorunu var. Artık ülkeler göçmene ihtiyaç duymuyor. Yapay zeka ve entry level yığılması zaten kendi halkında fazlasıyla var.

Her yurtdışına çıkanı iyi durumda sanmamak lazım. Bodrum katı dairelerde 3-4 kişi kalanlar dolu. Kanada, avustralya gibi ülkelerde bu şartlarda yaşayan Türkler çok. 15 sene kalıp dönüyorlar pes ederek

Benim tavsiyem planını iyi yap. Bütçeni, hedeflerini iyi belirle. Çok kişiden fikir al
0
runaway
(27.07.25)
Sorunuzu "ya burada şartlar kötü ama bir de başka bir yerde mi denesek" şeklinde okudum, bu mantıkla gitseniz de kalsanız da bir yere varmak zor. Zaten siz de kısmen farkındasınız ki işi iyi giden de var diyorsunuz, sallantidayken yapmayın plan bence, bir şeyler düze çıksın ya da çıkmayacağı netlessin sizin için öyle karar verin.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
runaway arti 1.

istedigin kadar nefret et, bu topraklara ait hissetme vs her gun kafanin icinde ben burada ne yapiyorum sorusu cinlayip duracak.

ucuz iphone, ucuz et, ucuz levi's pantolon bir yere kadar. 10-11 sene oldu benim de artik en buyuk hayalim turkiye'ye donmek ve 1-2 sene icerisinde donecegim insallah.

doneceksen bari, parayi vur, eglen gez toz yuzlerce farkli kulturden insan tani, guzel de bir meslek veya kariyer yapmaya calis. tabii bu dediklerimi yapman en az 5-6 sene, sonra bir de tadini cikarayim derken 10 sene olur ama yine de donmek istersin.

bu benim kisisel dusuncem.
0
baldur2
(27.07.25)
Gençlere hep tavsiye ettiğim bir şey var:

Asla umutsuzluğa kapılmayın, memleket her zaman kötüydü.

Ülkemizdeki sayısız kriz dönemlerinden birinde yaşça en küçük ortağı olduğum çok (30+) ortaklı bir şirketin ortakları toplantıya çağırılmıştı acil. Nasıl ilerleyeceğimiz konusunda tartışılacaktı. Ben bilmiş bilmiş "her 3 derecelendirme kuruluşu da türkiyenin notunu tekrar tekrar düşürdü, bu ekonomide çivi çakılmaz, projelwri durduralım" anlamında bir nutuk çekmiştim. Tatlı tatlı alay konusu oldum kaşarlanmış esnaf amca diyeceğimiz ortaklar tarafından. Güzel bir hayat dersi olmuştu benim için...

Abi, her devirde çalışan, didineb adam bir şekilde başarıyır. Her devirde insanlar zengin oluyor, insanlar iflas ediyor. İnsanlar okuyor adam oluyor, insanlar okulu bırakıyor. Haksızlıklar, cinayetler, suçlar vs. her dönemde oluyor. Dünyada da hakeza savaşlar, olaylar, vs... Sıcağı sıcağına diye bir reality show vardı bir çocukken/gençken. Müge anlıda gördüğümüz vahşi olaylar diz çöker tövbe isterdi önünde.

Bir insan eğer bir şeyler başarmak için tüm şartların ideal hale gelmesini bekliyorsa hep, o insan başarılı olamaz. Aynı şekilde, karamsar olmak isteyene her dem sebwp çok.

Yani siyasi olarak tabii ki haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, gidişata vs. karşı çıkmalı. Ama umutsuzluğa asla kapılmamak lazım. İsteyene fırsat sonsuz...

Sosyal medya ve çevrede konuşulanlara çok kulak asmamak lazım. En az 200-300 yıldır bu coğrafyanın gerçekleri bunlar.
0
yadigar
(27.07.25)
İstedigin yere git ama sunu bil ki 2008 insanligin peak noktasiydi. Artik her yer zorlascak. Yapay zeka insanoglunu kurtarmaya yetisemicek
0
lapaz
(27.07.25)
bu sadece türkiyede değil, dünyadada var. İngilterenin ne hale geldiğini biraz araştırmanızı tavsiye ederim.
Sadece sosyal medya ile birlikte bu haberlere daha fazla maruz kalıyoruz.
Ancak tabiki , türkiyede yapılan bilinçli fakirleştirme ve sosyal çürütme politikası ile daha fazla attı.

Sadece türkiyede değil, dünyada bir değişim var. Yapay zeka ile birlikte sadece akıllı olmak yetmiyor, doğru strateji ile, doğru zamanda doğru şeyler yapıp farklılaşmak gerekiyor ki zaten şartlara bakıldığında tüm dünyada farklılaşamayan insanların hayatta kalma şansı gitgide azalacak gibi duruyor.

Bunlar kişisel görüşlerim, eğer kişi diğer insanlardan olumlu farklılaşabilirse zamanı geldiğinde dünyanın kapıları kendiliğinden açılır diye düşünüyorum.
0
Rao
(27.07.25)
türkiye önceden cennet vatandi su an cehennem.
cira gibi yaniyoruz. basimizda yangin söndüremeyen bir hükümet var.

yurt disinda 15 sene kalip dönmek basarisizlik degil ki. belli bir pasif gelir seviyesine ulasip da dönmüs olunabilir. o parayi tr'de yapamayacaksa yurt disinda yasamak basarisizlik olmuyor. kendi dil ögrenmis oluyor, cocugun cift anadili oluyor.

böyle deneyimleri basarisizlik olarak gören hali hazirda hic dramatik bir degisiklik yapmamis olanlar.
0
sonsuz
(27.07.25)
Ben şu an inat modunu açtım. Gitmiyorum lan burası benim de ülkem.
0
peki madem
(27.07.25)
O kalınan 15 sene para yapılabilen bir süre olmuyor genelde. Bu işlere hiç girmemiş kişilerin anlayabilceği bir olay değil. Tam anlamıyla başarısızlık oluyor. Stabil hayatını kuran o kadar süreden sonra Türkiye'ye dönmez zaten.

Tabi bütün bunlar Türkiye'nin şuan bir cehennem olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Türkiye'deki sorun esasen ahlaki ve sosyal çürümedir. Ekonomik daralma global bir sorun. Türkiye ekonomik açıdan en çok etkilenen ülke oldu yanlış politikalardan ötürü.
0
runaway
(27.07.25)
@runaway

iyi de stabil hayatini kurduysa para da yapiyordur zaten ki bu da buyuk ihtimalle genelde turkiye'den ev arsa vs almakla sonuclaniyor. pes eden insan 3 aya, veya 2-3 yila en gec pes eder de doner. diger turlusu ailesi yaslanmistir, dunyaligini yapmistir, yalnizliktan sikilmistir vs, o yuzden doner. yanlis miyim?
0
baldur2
(27.07.25)
@baldur2

kalıcı olabilecek kişi 2-3 yılda bunu başarıyor zaten. gelecek görmediğinde sistemden çıkmayan sömürülüyor. öğrenci vizeleri, eğitim sonrası çalışma vizeleri gibi geçici vizelerde ciddi paralar yapmak zor. zaten bu şekilde göçmenleri sömürüyorlar. kanada ve avustralya'da sistem tamamen bunun üzerine kurulu. Permanent residency olmadan gidilen yerde hep bir şeyler eksik olur.

10 seneden fazla öğrenci vizesi, eğitim sonrası çalışma vizesinde falan kalanları gördüm. Adam computer science okumuş hiçbir iş deneyimi yok, kasiyerlik yapıyor
0
runaway
(27.07.25)
(11)

Yozgat'ta yaşanır mı?

Moonpie
Merhabalar, üniversitede akademik kadro için yozgat'a gidilir mi? Çok fazla şetden fedakarlık etmiş olunur mu?
Merhabalar, üniversitede akademik kadro için yozgat'a gidilir mi? Çok fazla şetden fedakarlık etmiş olunur mu?
0
Moonpie
(26.07.25)
Seküler bir hayatın varsa yozgat senin için tam bir kabus olur. Yozgattan daha kötü bir yerde yaşıyorsan gidilir. En nihayetinde ekmek için diyorsun yapacak bişey yok mecbursan gidilir.
0
ebeş
(26.07.25)
yozgat'ta yapacağın akademisyenlik değil öğretmenlik olacak. alacağın paraya değer mi diye sormak lazım. şuan ki koşulları bilmeden bir şey demek zor. aynı veya yakın kazanıyorsan değmeyebilir. gelir dramatik artacaksa değebilir. bir de küçük havuzda büyük balık olma durumu var. ağam paşam derler bu da pluslardan

bu arada türkiyede akademik maaşlar ve çalışma şartları dünya standartlarına göre oldukça iyi. türkiye dışında akademik garanti iş neredeyse yok.
0
runaway
(26.07.25)
ben geçen sene gidecektim, atama işi direkten döndü diyebilirim. üniversitedeki hocalardan tanıştıklarım haftasonu için ankara'ya gidip geliyordu. 2 saatlik bir yol, tren de var. bu şekilde sosyal hayattan ve etkinliklerden de pek kopmamış olursunuz.
0
zemberek
(26.07.25)
Sabah vasıfsız ögrencilerle dolu bir liseden bozma okula gidip, akşam dogruca eve döndügün sosyal hayatın olmadıgı bir hayat beni bozmaz diyorsanız tabiki gidilir.
0
limonlu eksi
(26.07.25)
Akademik baglantilar ve ortama bakın bence. Öğrenci akademisyenin ikinci işi olması lazım, lecturing kısmı.

Yaşam şartları vs de düşünülebilir, bir de alaninizi yazmamissiniz zaman içinde başka şehirde kadro bakabileceginiz bir alan mı, o da önemli.

Kiralar ucuzsa para biriktirmeye vb daha müsait mi, buna da bakılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
@encokbenisevinnolur alanım daha sonra başka şehirde kadro bakabileceğim bir alan. Bu biraz rahatlatıyor. Durumun bu kadar karmaşık olmasının bir sebebi de birkaç aydır yurtdışına göçmek için planlar, başvurular yaparken böyle bir ihtimalin ortaya çıkması. Bir tarafta çok zamandır istenen kadro ama Yozgat'ta, bir tarafta bir süredir konsantre olunmuş yurtdışı fikri. Bazı kararlar çok zor.
0
🌸Moonpie
(27.07.25)
Para biriktirmek istiyorsan yaşanır. Kiralar ucuzdur, para harcanacak bir yerde yok. İYi para biriktirilir. İstanbul'da, İzmir'de yaşayanlar her akşam alemlere mi akıyor?

Seküler bir insansan zorlanabilirsin tabii.
0
komando kani var bende
(27.07.25)
yozgatta yozgatlılar yaşamıyor. yarısı almanyada yarısı ankarada.
0
mikahakkinen
(27.07.25)
yasanir
0
bay b
(27.07.25)
devlette akademik kadro için gidilir, herkes mecburen bir yerlere gidiyor zaten. Ayrıca o maaşla Yozgat'ta süper para biriktirirsin, ev-araba bişeyler almak İstanbul'da Ankara'da yaşayıp almaktan çok daha kolay olur.

Ama gençliğimi Yozgatta geçiremem diyorsan o ayrı.(ki bence sosyal hayat olarak evet yaşanmaz. Ama haftasonlarını Ankara'da geçirmek güzel bi seçenek gerçekten.)
0
nhk ni youkosu
(27.07.25)
x.com

çok paraya ihtiyacın varsa ve ben buradan şu tarihte kaçmış olurum ne olursa olsun diyorsun belki ama bak belki olabilir.
ama bütün hayatın ankaranın öyle ya da böyle bir şekilde batısında geçmişse çok zorlanabilirsin. tabii ne kadar muhafazakarsın bilmiyoruz krallar gibi de yaşayabilirsin.

ankaraya kaçarım samsuna kaçarım kayseri yaparım falan bunlar boş. gitmeden önce öyle söylersin de gidince zor gelir bunları yapmak.

anadolu mikro milliyetçiliğine karşı bir savunma mekanizman var mı örneğin bunu düşün ve daha bir sürü şey.
0
koxy
(29.07.25)
(15)

Uzak mesafe ilişkisi neden önerilmiyor

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Konu uzak mesafe ilişkisi olunca herkes asla olmaz yürümez şeklinde konuşuyor. İki taraf da gerekli çabayı ve sevgiyi gösterince neden yürümez ki? Ne bileyim ayda 1 ya da max 2 ayda 1 bir araya gelinse (evet az biliyorum) yine de imkansız mı oluyor? Deneyimleyenler neyin en zor o
Merhaba arkadaşlar,

Konu uzak mesafe ilişkisi olunca herkes asla olmaz yürümez şeklinde konuşuyor. İki taraf da gerekli çabayı ve sevgiyi gösterince neden yürümez ki? Ne bileyim ayda 1 ya da max 2 ayda 1 bir araya gelinse (evet az biliyorum) yine de imkansız mı oluyor? Deneyimleyenler neyin en zor olduğunu söyleyebilir mi?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(25.07.25)
kisa süreligine yürür. mesela sen bir isin abd'ye gidiyorsundur 2 yil sonra döneceksindir. bu okay.

asil sorun hali hazirda iki farkli yerde kurulu düzenin olmasi. kim kimin oldugu yere tasinacak? kim icin hayatini bu kadar kökten degistirmeye deger?
0
sonsuz
(25.07.25)
iletişim başlı başına sorun. telefon ve mesajla nereye kadar. gidip gelmek zaman ve para demek
0
runaway
(25.07.25)
Sağlıklı bir ilişki yürütmek canım cicim aylarında mümkün olsa da sonrası hep aynı biter, kıskançlık, kısıtlama, taraflardan birisinin canına tak etmesi ve kapanış.

Ölüyorum desen karşı tarafın gelmesi 5-10 saat sürer.

Elde devamlı telefon, dizi izleyeceksin burnundan gelir, dışarı çıkacaksın doğduğuna pişman olursun, hemcinsin kalmaya gelir kıyamet kopar.

Evlerden ırak, daha mutlu bitenini görmedim.
0
kimlanbu
(25.07.25)
Erkekler duygusal ilişkiyi öncelikle ve ağırlıklı olarak cinsel ihtiyaçlarını gidermek için yaşıyorlar. Bunun için de yan yana olmak gerekiyor. Yani kadın yapabilse erkek yapamıyor uzak mesafede, tabii başka dizilere erişimi kıt ise. Değilse seni de oynatır başkalarıyla da eğlenir vs. Bu da kadın milletinin işine gelmiyor.

Olayın en yoğun tarafı bu.

Bir de insan gerçekten sevdiği zaman sevdiğiyle beraber olmak ister, yan yana durmak ister, onun varlığını hissetmek ister. Sadece sevişmek değil mevzu, duygusal ve zihinsel tatmin de çok önemli. Bu da yok, neden uzak mesafe ilişkisi yaşayasın ki.

Ben birkaç kez yaşadım, cidden çekilecek dert değil. O kadar sanat camiasında dolandım kıskançlık nedir bilmedim ama uzak mesafe ilişkisi bana kıskançlıktan çıldırmak ne demek onu öğretti mesela.

Bence olmamalı. Çok yanlış bu.
0
muhayyer divan
(25.07.25)
Dizilere değil dişilere yahu.
0
muhayyer divan
(25.07.25)
Bir arkadaşım böyle bir ilişkiye sahipti. Kısa süreli bir araya geliyorlardı.
Ne zaman ki uzaktaki partner on beş gün izin alıp geldi, o kişinin nasıl bir psikopat olduğu ortaya çıktı.
Yani birbirini tanımak olanaksız.
Ama arada görüşelim, tatlı tatlı devam etsin diye de düşünülebilir belki.
0
pro9it9is9
(25.07.25)
Yürür de ilişkinin temel güveninin tesis edilmesi ve sürdürülmesi zorlaştırıyor bence.

Ucunda bir araya geliş olup olmayacaginin muglakligi da yıpratıcı. Baştan birinin fedakarlık yapmaya niyetli olması lazım. Ya da ortak hedef.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Uzakta olan kişinin söylediği sözler, yaptığı jestler, yanında yapılanlara nazaran daha çok etkiliyor seni. Böylece şahıs gözünde daha çok büyüyor. Uzaktaki kişiden daha mükemmel bir kişi yaratıyorsun hayalinde ve ona aşık oluyorsun. Bir araya geldiğinde o sırrın dökülmesi, gerçek kişinin ortaya çıkması sende bir hayal kırıklığı oluşturuyor.

Normal beklenti ile normal karşılayacağın şeyler, yükselmiş beklentiyle seni ve aynı duygularla onu hayal kırıklığına itiyor.

Bu işin duygu tarafı. Bir de sosyal hayatın devam ediyor. Herkesin avucunda bir el varken senin yanının boş olması seni mutsuz ediyor. Her iki tarafta da ufacık tefecik kaçamaklar olur gibi oluyor ve veya yapıyor mudur acaba düşüncesi kemirmeye başlıyor falan.

Zor yani. Yaşadım. Ordan biliyorum.
0
Mirket
(25.07.25)
Ne kadar uzun olursa olsun eğer bunun bir sonu varsa katlanılır, 3 sene sonra aynı yerde buluşulacaksa fakat ucu açık bir süre ise sonunda kavuşma görünmüyorsa boşa çaba

Ama içine girip denemeni öneririm, yaşamadan anlatınca anlaşılmıyor

Uzak mesafe ilişkimden pişman olmadım ama tekrar denemem
0
grimavi
(25.07.25)
çekilecek dert değil. gençken bir nebze çekici geliyor ama yaş ilerledikçe hiç çekilmiyor.
0
nothing in my way
(25.07.25)
Muazzam bir zihinsel uyum varsa sen istemesen de olur. Adına sevgililik, dostluk, ahretlik ne dersen de, mesafeler o zihin birliğinin önüne geçemez. Bence insanı büyüten, geliştiren, romantik ilişkilere bakışını olgunlaştıran bir deneyim.
0
sekizdokuzon
(25.07.25)
çok uğraşılırsa belki bir süre yürür vesaire ama hakikaten manasız.

kaç yaşlarında insanlarız, işimiz gücümüz belli bir düzenimiz var, buna bir de 500 km ötede sadece yürütmek için bile aşırı çaba gerektiren bir ilişki eklemeye gerek yok. iki taraftan en azından bir tanesi, belli bir süre sonra bunun farkına varıyor ve işler çirkinleşiyor.

sevgili dediğin biraz da kötü hissediyorum diye aradığında 1 saat içinde sarılabileceğin kişidir, özellikle ilk aylarda tavşan gibi seks yaptığın, ultra arzuladığın kişidir, bir haftasonu spontane bir şekilde yakın bi şehire yemek yemeye gidebildiğin kişidir.
0
gitdaddy
(25.07.25)
Bir de bir ilişkiye başlarken öyle çok kar-zarar analizi yapılmaz diye biliyorum ben. Ya ben bununla o kadar sevisemem, moralim bozukken catkapi gelmez, ben bununla birlikte olmayayım şeklinde kurulan mantık bana biraz yavan geliyor. İmkansızı başarıp kurşuna kafa atarak 2025 dünyasında birinden hoşlandım, aşık oldum, bütün gün onu düşünürken bir taraftan da böyle hesaplar yapma fikri, ne bileyim ya.
0
sekizdokuzon
(25.07.25)
8910 +1

2.5 senedir suren uzak iliskimiz gelecek ay sona eriyor. En zor kisim sadece sonsuz'un dedigi gibi, kim kimin hayat planina dahil olacak.

en bastan bunlar konusulursa cok sorun olmaz bence.

hatta birden yabanci bir insan hayatimiza dalmak yerine, iki haftaya bir, ayda bir vs olunca daha yavas yavas, daha saglikli tanisilmis oluyor temelleri saglam oluyor
0
aguen
(25.07.25)
2 yıldır devam eden, hayırlısıyla bu sene dolmadan evliliğe dönecek bir uzun mesafe ilişkideyim. Otobüsle 8 saat mesafede iki şehirdeyiz. Ayda bir ya da iki ayda bir buluşuyoruz genelde. Biz daha önceden tanışıyorduk ama ilişki farklı şehirlere taşınınca başladı yani ilişkinin hepsi uzun mesafe olarak sürdü. Evlendikten sonra da birkaç ay daha öyle devam edecek bu arada

Yani zor tabii ama imkansız değil gayet oluru var. Ama ikimiz de birbirimize güvenen, ufak şeylerden kıskançlık çıkarmayan insanlarız. Kıskanç biriyle sürer miydi bilemiyorum. Yine de sevgi varsa olur yani benim annem babam da uzun süre ayrı şehirlerde yaşayıp evlendikten yaklaşık bir yıl sonra bir araya gelebilmişler.
0
nundu
(25.07.25)
(13)

Hangi türkiyede yaşamak istersiniz?

messina123
İki tane türkiye var diyelim. Birini seçin.Birinci türkiye: ekonomik bir sıkıntı yok. Market fiyatları, ev kiraları, krediler, ötv, araba vs her şey ucuz. Ancak insan kalitesi şu anki gibi. Herkes menfaatçi, adam kayırma, belediye başkanlarını hapise atma, trafikte önüne kıran magandalar vs her şey
İki tane türkiye var diyelim. Birini seçin.

Birinci türkiye: ekonomik bir sıkıntı yok. Market fiyatları, ev kiraları, krediler, ötv, araba vs her şey ucuz. Ancak insan kalitesi şu anki gibi. Herkes menfaatçi, adam kayırma, belediye başkanlarını hapise atma, trafikte önüne kıran magandalar vs her şey aynı. Sadece ekonomik sıkıntımız yok.

İkinci türkiye: fakiriz. Yani playstation almak, marketten kivi almak falan lüks. Ancak toplum medeni. Trafikte yayalara yol veriliyor. Kavga gürültü yok. Mülteci sorunumuz yok. Fakir ama gururlu bir toplumuz.

Hangisini seçersiniz?
0
messina123
(25.07.25)
1 tabii ki. zaten düzelmeyecek insan profili bari maddi sıkıntımız olmasın.
0
matilda
(25.07.25)
1 saçma. Market ucuz ev araba ucuz ama insanlar fırsatçı. Ne fırsatı kalıyor geriye :d
0
avatar is back
(25.07.25)
@avatar is back
1: suudi arabistan zengin ama görgüsüz diyelim
2: arjantin'in merkezi bölgeleri fakir ama medeni
0
🌸messina123
(25.07.25)
1'deki gibi bir türkiye'de yaşıyor olsam bir süre sonra zaten yurt dışına yerleşme imkanım olurdu, ekonomi her şeyin temeli...

ama bu soru kendiyle çelişiyor. yani torpil varsa liyakat yok liyakat yoksa gelişme yok... siyasi güven ortamı olmadan yabancı yatırım yok, o olmadan para yok diye gider. ekonomi torpil ve siyasi problemler varken düzelmez...

ikinci seçenek de yine çelişiyor sayılır çünkü maddi problem yaşayan insanların kavgasız gürültüsüz mutlu hayat sürmesi de mümkün değil, patlayacak yer arar.
0
konetsu
(25.07.25)
2. düzgün ekip politikacilarla para isi cözülür.
Tarihte bircok örnegi var.

Birinci örnekte enstitüler cöküyor. Bunu geri insa etmek para bulmaktan daha zor. Ayrica birinci örnekte para cok olsa bile herkes nasiplenemez ki.

Daron acemoglu uluslarin çöküşü kitabinda bu konuyu isliyor. Mesela afrika‘ya para yardimi yapilmiyor degil. Ama yapilan para yardimi da oradaki baskin insanlarin cebine gidip onlara lüks hayat saglamak icin kullaniliyor. Bu da kisir bir döngü yaratiyor.
0
sonsuz
(25.07.25)
Messina sen hayatının artık sırtını bilime yaslayarak kesin net hızlı her koşulda geçerli doğrulara artık ulaşmak istediğin bir dönemindesin, hepimiz bu yaşamdan adaletsizlikten düşük standartlardan bunaldık ama gerçek hayat böyle soyutlamalarla çözülemez genel olarak duyurularına baktığımda
0
grimavi
(25.07.25)
1 gerçekçi değil. Ona örnek ülke bile göstermezsin, ancak diktatörlük olur o da "öyleymiş gibi" olur. Ekonomik sıkıntılar zaten o dediklerinin kaçınılmaz sonucu.

Yine hepimizi seceneksiz bıraktın ×D
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
@grimavi hocam ofiste çok fazla işim yok bu aralar sıkıntıdan buralara sardım :D
0
🌸messina123
(25.07.25)
Birinciyi tam olarak hiç yaşamadık. Türkiye hiçbir zaman alım gücü ekstrem yüksek bir ülke olmadı. Fakir ve huzurlu, fakir ve huzursuz olarak denedik.

Fakir huzurlu versiyonu güzeldi. Şuan hem fakir hem de huzursuz bir Türkiye var.
0
runaway
(25.07.25)
Bizim düz vatandaş olarak Türkiye'nin geleceği max seviye algımız buralarda olduğundan mi acaba yönetenler de "Aman zaten bir şey de beklemiyorlar bizden, ne verirsek yerler" diye düşünüyorlar acaba? Liyakatsizligin olmadığı yerde vulgarlik niye olsun mesela? Neden bu kadar ümitsiziz cidden?
0
sekizdokuzon
(25.07.25)
runaway +1

Ikinciyi yasadik, gayet OK idi. Ozal oncesi Turkiye.

Birinciyi yasayabilmek icin ciddi dogal kaynak lazim, oda bizde yok. Dolayisiyla petrol icinde yuzen arap gibi yasamak yerine, bok icinde mucadele veren arap gorunumlu ve bol multecili, mehter fonlu bir kalabalik olarak devam ediliyor.
0
cooperr
(25.07.25)
ekonomi medeniyetin bel kemigidir. toplumlar degiskenlerden bagimsiz medeni ya da ilkel degil. refah seviyesi arttikca suc orani duser, insanlarin birbirine toleransi artar. ne zaman ki insanlar fakirlesmeye baslar o zaman tahammulsuzluk artar, irkcilik baslar, suc oranlari yukselir. turkiye ornegi verilmis de turkiye ne zaman huzurlu bir yer oldu ki?

almanya'da 80 yil once gaz odalarinda insan yaktilar. binlerce yillik toplum son 80 yilda mi medeni oldu? en medeni dedigin ulkede bile aclik bas gosterince en medeniyetsiz toplumu aratir. bu isler boyle. iki gram enflasyon artti diye nazi partisi birinci sirayi zorluyor bu ulkede. ne medeniyeti?
0
bohr atom modeli
(26.07.25)
Yurtdışına gidenlerin hiçbiri birinci Türkiye'de yaşamıyor. Özellikle Avrupa'da Türkiye'den farklı olan insani gelişmişliktir. Yolsuzluğun olmamasıdır. Birikim yapmak kolay değildir. Alım gücü de süper değil. Olay büyük ölçüde insani gelişim, insan gibi yaşamak.

Dünyada abd'de ve bazı körfez ülkeleri dışında para yok. Buralarda da yolsuzluk yüksek, insanı gelişim düşük.
0
runaway
(26.07.25)
(18)

Trafikte en nefret ettiğiniz grup?

messina123
Ayrım yapmak çok zor biliyorum ancak en nefret edilesi olan grup sizin için hangisi?MotorcularTaksicilerServis şoförleriDoblocularKaynak yapanlarHafriyat kamyonlarıMakas atanlarselektör atanlarBen oyumu motorculardan yana kullanıyorum. Elimden gelse motosikleti ülkede yasaklarım.
Ayrım yapmak çok zor biliyorum ancak en nefret edilesi olan grup sizin için hangisi?

Motorcular
Taksiciler
Servis şoförleri
Doblocular
Kaynak yapanlar
Hafriyat kamyonları
Makas atanlar
selektör atanlar

Ben oyumu motorculardan yana kullanıyorum. Elimden gelse motosikleti ülkede yasaklarım.
0
messina123
(24.07.25)
Mahalle arasında motorcular ve yayalar.
0
gobekliraki
(24.07.25)
Farklı illerden gelen araçlar
0
her giriste sifresini unutan adam
(24.07.25)
45 plakalıları (hele kuş serisi + 45 plaka kombinasyonu) ve tırcıları da ekliyorum.

Ama bir numaram kaynak yapanlar.

Not: listeyi okurken sinirlendim:/
0
cilacı ökkeş usta
(24.07.25)
Lüks araçlar
0
grimavi
(24.07.25)
1. Sol şeridi kapatanlar.
2. Ankara dolmuşçuları
3. Ankara taksicileri
4. Sakarya, depremzede iller, küçük iller vs yabancı plaka sevmez oldum sanırım :D
0
glamdr1ng
(24.07.25)
1. Sol şeridi kapatanlar
2. Sol şeritte sollama yaparken taciz edenler
3. Sinyal vermeyenler
4. Dönel kavşak kuralını bilmeyenler
0
nano mercy
(24.07.25)
Motorcular. 2 tane fazla sipariş atmak için ölüm tehlikesi yaşıyor ve yaşatıyorlar
0
runaway
(24.07.25)
2008 yılından beri aktif bir motor sürücüsü olarak son 5 yılda türeyen motorcular diyorum.
0
mirty
(24.07.25)
Farklı illerden gelenler +1
0
Mirket
(24.07.25)
Motokuryeler zaten terörist ona alıştım ama motor kullanıcılarında genel olarak trafikte her şeyi kendilerine hak görme eğilimi var, aralarında dünyanın en mantıklı en akıllı insanı bile olsa motora binince bir anda başka bir insana dönüşüyorlar içlerine şeytan mı giriyor cin mi kaçıyor ne oluyor bilmiyorum ama adamın altında BMW K 1600 B var ama sürüş şekline bakıyorsun lahmacun kuryesi gibi, çok enteresan bir durum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.07.25)
Kaynak yapanlar, makas atanlar, selektor atanlar, bir de trafiğin akışına uymayan hizda gidenler.
0
mbond
(24.07.25)
listede en nefret ettiğim motorcular. neredeyse her gün bir vukuat oluyor.

onun harici
sol şeritte değil diye, 30 kilometre ile gidenler.
gidiş geliş tek şerit olduğu sokakta sokağın ortasından gidenler.
sinyal vermeyenler.
0
tabudeviren
(24.07.25)
Servisçiler
Taksiciler
Telefonla uğraşanlar
Arkasında kuyruk olmasına rağmen simit, su vs alanlar
Tek şerit yolda durup işini görenler, millet beklesin
Çift park yapanlar
Dörtlüleri yakınca istediği yere park edebileceğini düşünenler
İşine gitmek için çakarlarıyla güvenlik şeridinden gidenler
Konvoy yapanlar, bunun için yolu kesenler
Sol şeritte önünde takip mesafesinden fazla boşluk olanlar
Sol şeritten giden kamyon, otobüs, tır gibi araçlar
Ani fren yapanlar
Önü boşken durduk yere fren yapanlar
Şerit değiştirmek için gereğinden fazla yavaşlayanlar
Geçtiği şeridin hızından çok daha düşük hızda gidenler
Yola katılırken şeridinden taşanlar
Yola katılırken kör noktasını kontrol etmeyenler
Kasislerde 10 km’nin altına düşenler
0
gabe h coud
(25.07.25)
motoru bağırttırarak geçen şerefsiz motorcular. bizim evin arkasından geçen iki tane serseri var. birazdan yakaladığımı öldüresiye dövücem.
0
scudman1
(25.07.25)
kaynak yapanlar. hiç sevmem yol da vermem.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Sol şerit ve orta şerit işgalcileri
0
kimlanbu
(25.07.25)
sorumluluğun onda olmasına rağmen sorumluluk almayanlar.

mesela; sinyal verip şerit değiştiriyor. Ama şartlar müsait değil. şerit değiştireceği şeritteki aracın takip mesafesine giriyor/ şerit değiştirirken sizin fren yapmanıza sebep oluyor.

ben bunlara sinir oluyorum. şerit değiştirirken sorumluluk şerit değiştiren araçta. benim önüme sinyal verdiniz diye geçemezsiniz. öndeki araçla takip mesafeme girmeyeceksiniz, önüme atlayıp fren yapmama engel olmayacaksınız. en sağa şerite geçip yoldan çıkmanız gerekiyorsa da, beni ilgilendirmez. ben sizin için yol vermem, trafik kuralları böyle diyor. tüm sorumluluk sizde. geçemiyorsanız yoldan çıkışı kaçıracaksınız yapacak bir şey yok.

ya da aynısı şehir içinde de oluyor. 2 şeritli yolda sağ şerit kapalı, trafik soldan akıyor. zekinin biri sağ şeride geçip beni solluyor. ama önünde engel çıkınca önüme geçmek istiyor. Asla yol vermiyorum. Aslında yol vermek diye bir şey yok, orada geçiş önceliği bende, sola geçmek isteyen araç şerit müsait olana kadar beklemek zorunda.

trafik zaten bunlardan dolayı oluyor, şerit değiştirme kurallarına uymuyor, şerit değiştirme ihlali yapıyor, arkadaki arac mecbur fren yapıyor. o araç fren yapınca; o aracın arkasındaki tüm araçlar fren yapıyor ve şerit yavaşlıyor.
0
substituent
(25.07.25)
kızların yanından geçerken yavaşlayanlar
0
asilceren
(25.07.25)
(37)

abimin yaşadığı olay hk.

kafir
merhabalar. duyuruyu evlilik arifesindeki abim için yazıyorum.abim ve nişanlısı aynı firmada ve evden çalışıyor. evde bir gün beraber çalışırlarken, nişanlısının skypından eski sevgilisi yazıyor ve "terfi almışsın tebrik ederim" diyor. nişamlsıı hemen abime dönüp, asla bir iletşimim yoktu, böyle biş
merhabalar.

duyuruyu evlilik arifesindeki abim için yazıyorum.

abim ve nişanlısı aynı firmada ve evden çalışıyor. evde bir gün beraber çalışırlarken, nişanlısının skypından eski sevgilisi yazıyor ve "terfi almışsın tebrik ederim" diyor. nişamlsıı hemen abime dönüp, asla bir iletşimim yoktu, böyle bişe yapacağını da tahmin etmezdim vs şeklinde açıklama yapıyor. eski sevgilisine "teşekkür ederim" diyor ve konuşmayı kapatıyor. abim tabi bozuluyor vs. neden teşekkür ettin, konuşmayı direkt kapatsaydın vs tarzı bir iki laf dalaşı oluyor vs. mevzu geçiyor gidiyor.

bu olayın üzerinden 2 ay geçti.
2 gün önce abim nişanlısının telefonda, bir kız arkadaşıyla olan konuşmasını okuyor (bu arada baya bildiğin girip karıştırıyor)

yukarıda anlattığım olaydan sonraki gün, abimin nişanlısı kız kankasına olaydan bahsediyor. diyalog şu şekilde ben de gördüm;

abimin nişanlısı(an): ...öyle işte bi anda yazdı şok oldum.
kız arkadaşı(ka): ee nişanlın ne dedi?
-an: ya ne dicek bi parladı tabi bozuldu neden cvp verdin fln dedi. niye vermiyimki yani sadece teşekkür ettim ne var bunda?
-ka: evet hahdsahdsa naaptı peki
-an: öyle işte bi parladı fln, mesai bitince yemek hazılıcaktım hazıurlama dedi beni kendi evime göndermeye kalktı fln. ama sonra yine kendi yumuşadı özür diledi
-ka: of ya ezik
-an: sorma, lan ondan bi beklentim olsa senin gibi küçük pipiliyle niye beraber olayım dimi insan düşünür

şeklinde bir diyalog. abim psikolojik olarak çökmüş durumda.

sizlerin yorumlarını almak isterim. cevaplarınızı da belki okutabilirim.
objektif yorumlar almak isterim.
teşekkürler.
0
kafir
(24.07.25)
Çok uzatmaya gerek yok. Böyle basit ve çiğ insanlar çokça.

Abin akıllıysa bu olaydan sonra atar nişanı bakar yoluna. Çökmesine falan gerek de yok. Atacak başka bok kalmayınca böyle basitleşen insan çok.
0
gobekliraki
(24.07.25)
Abiye sükür duasi gönderiyorum. Ne bicim insanlar var. Hemen ayrilsin bitirsin.
0
sonsuz
(24.07.25)
abin bence mutlu olsun ve onune baksin. Kizin kendisi katiksiz bir ezik eski sevgilisi mesaj atinca bi hallere girmis. Eski sevgilisinden bi beklentisi yoksa bunun muhabbetini yapmaya bile degmez, dile getirmez zaten. Belli ki ilgi acligi yasiyor. Cok ucuz bi insandan kurtulmus oldu.
0
sey mi dostum
(24.07.25)
Abin de nişanlın da anormal
0
Cezcez
(24.07.25)
Normalde niye karıştırmış, ayrıca teşekkür etmiş ne var bunda derim, diyecektim de diyalog hepsini sildi attı. Seven insan sevdiğine bu cümleleri söyleyemez.
Ayrılsın, çok çirkin bu diyalog.
0
mor oje
(24.07.25)
Abin canını sıkmasın iyi ki telefonu kurcalayıp fark etmiş böyle bir durumu. İnsan nişanlısının bu şekilde dedikodusunu yapar mı lan bu kadar mı aşağılık bir yaratıksın. Derhal ayrılsın hatta ayrılırken taktik yapsın önce kendi sebepleriyle ilişkiyi bitirmek istediğini söylesin o yaratık sebebini merak edecek üsteleyecek sonra ne kadar aşağılık bir insan olduğunu göstermek için sadece "mesajlarını okudum" desin ki iyice aşağılık hissetsin kendini.
0
tabii lan manyak mısın
(24.07.25)
Abi siz niye böyle her şeyi kurcalıyorsunuz. kıza kim hangi tarihte yazsa abinin haberi var bu nasıl bir kontrolcülük ya abin haksız
0
ala09
(24.07.25)
İlişkiyi kurtarmak istiyorsa eğer nişanlısına mesajları gördüğünü söylesin, kız kendini affettirecek bi yol bulur. İntikam istiyorsa eğer plansız ters ilişkiye girip sonrasında ben senden soğudum diyerek nişan atsın.
0
beyfendi
(24.07.25)
Önce nişanı bozsun, sonra kurban falan kessin. Yanlış yolda olduğunu erken farkettiği için.
Çökecek bir şey yok. Çok mutlu olmalı şu an.
0
Mirket
(24.07.25)
Skype üzerindeki muhabbet bence çok açıkça telefon karıştırmayı gerektirecek bir olay değil.

Kızın arkadaşıyla konuşması da uygun değil, ama abi bu konuşmaya zaten en başta hiç şahit olmamalıydı.

Beğenelim ya da beğenmeyelim insanların özelleri var. Eşi de olsanız özeli olur. Özelin etik mi değil mi olduğu bizi ilgilendirmez, çünkü ona şahit olmayız. Abiniz bu sınırı aşmış ve sorudan anladığım karakter yapısıyla hiçbir zaman atlatamayacağı bir travma edinmiş. Abiniz eski abiniz olmayacak büyük ihtimalle ve bu en başta kendi suçu. Belki bu olay başka zamanda başka şekilde patlak verecekti ama bu kadar travmatik olmayacaktı. Kız en kötü göstermelik bir sebeple ayrılıp gidecekti belki de. Herkes yaşıyor bunları, ama karşımızdaki insanın aklının içindekini bilmiyoruz.
0
akhenaten
(24.07.25)
abin hakli, nisanlisi mal.
hic uzatmadan isi bitirsin aciklama vs olmadan ezik nasil oluyormus gorsun gerizekali.
0
bay b
(24.07.25)
Valla iyi yırtmış. Böyle kalitesiz ve çiğ birinden kurtulduğu için şükretsin.

Evlense kim bilir neler olacak. Bu kadının çok kırığı vardır. Biri gider diğeri gelir rahatsız eder. Yalnız kalan eski defterleri açıp arar mesaj atar falan. Başınız belaya girer yani.
0
runaway
(24.07.25)
Abin Allah’ın sevgili kutluymuş. Bu kızdan ışık hızıyla uzaklaşsın. Bu diyalogun açıklaması olamaz
0
koela
(24.07.25)
Skype olayı bence de telefon karıştırmayı gerektiren bir olay değil. Abim anladığım kadarıyla başka şeyler ya da dürtüler neticesinde telefonu karıştırıyor. Burayı es geçiyorum.

Abimin nişanlısı muhtemelen "nasıl benim telefonumu karıştırırsın" ve akabinde "kız kıza aramızda şaka o, geyik" vs diyecektir.

Birinin telefonunu karıştırmak yanlış evet. Ama bunu yapıp arkamızdan yapılan kötü şeyleri öğrenince de "başkasının telefonunu karıştırmak yanlıştır" mı demeliyiz? Bunun ortası nedir?
0
🌸kafir
(24.07.25)
Hiç tartışmaya girmeden yol versin. Bence yazışmayı gördüğünü belli edip yüz göz olmaya gerek yok. Biraz soğuk davransın para mara konularında tamamen kendini çeksin. Zaten kendi gider kadın
0
runaway
(24.07.25)
abinin yaşadığı olayda bir şey yok. eski sevgilisi kızı tebrik etmiş o da teşekkür etmiş. salça olma diyaloğu değil. cevapsız bırakmak hayvanlık olur.

ama... nişanlının kız arkadaşıyla diyaloğu facia. abin allah'ın sevgili kuluymuş ki bu diyaloğa erişebilmiş.

artık şükür namazı mı kılar, deve mi keser bilemem. yani benim dini hassasiyetlerim olsa böyle yapardım.

bırak nişanlanmayı, bir saniye hayatında olmamalı, bir saniye...
0
tabudeviren
(24.07.25)
abinde ciddi ozguven sikintisi var.
hatun da kalitesiz gibi.
0
cooperr
(24.07.25)
Bu kadınların sevgili ve kocalarının penislerini casual talk gibi "girl talk" kisvesi altında konuşması çok çiğ değil mi ya?

Normal erkekler arasında yazılmamış kural vardır, sevgilisinin eşinin özelini kimse paylaşmaz, düşünsene muhabbeti ; "Jalenur'un vajinası da konya ovasına dönmüş ama idare ediyoruz işte" bu, kadınlar için çok normal, "ay şekerim muhittin dün gece goril gibiydi" bunlar hep dejenere sex and the city tarzı yayınlardan oldu işte.

Abinizin verilmiş sadakası varmış.
0
devorgilla the gunslinger
(24.07.25)
Abin istediği kadar küçük pipili olsun işini bilmiyor olsa o kadın orada duramaz, kendini yalancı çıkarmış.

Kendine saygısı olmayan bir kadın bu, abine de saygısı yok, evliliğine de olmayacak.

2 gün 2 gündür, nikahı basmamışken ayrılsın derim. Yoksa işler çok ciddi çıkmaza girebilir. O mesajları keşke belgeleyebilse, nişanda takılanlar vs üzerinden mahkeme açacak olurlarsa abinin elinde koz olsun.

Bu arada mesajları karıştırmasın diyen arkadaşlar başlarına geldiği takdirde neyin ne olduğunu anlarlar, hiç laf etmesinler. Ben, beni benimle aldatan erkek gördüm bu hayatta, sadece hissettiğim için. Saçmalamayın, kadının nasıl saygısız ve değersiz olduğunun ortaya çıkması gerekiyordu, bahanesi oldu o iş.
0
muhayyer divan
(24.07.25)
Duyuru açıp sormaya değer bir olay bile değil. Müstakbel eşine saygısı olmayan küçük yürekli bir insan müsveddesi var olayda. Özgür bırakmalı ki kol kol boy boy dilediğine dilediği gibi kavuşsun.
0
yadigar
(24.07.25)
Lokma dagittirsin,.kurban kessin. Ne psikolojik çöküşü, kendisi hakkında böyle düşünen biriyle evlenmekten kurtuldu. Düşünsene iki çocuğu olmuş, ve aynı mesajlaşmayla karşılaşıyor. O zaman cokulurdu.
0
encokbenisevinnolur
(24.07.25)
şunu da eklemek isterim, deliller etik dışı ele geçirildi diye yok sayamayız. bir memurun gizli kamera çekimiyle veya ortam dinleme cihazıyla rüşvet aldığı öğrenildiğinde "uygun olmayan bir şekilde öğrendik, olmadı bu" mu diyeceğiz..
0
tabudeviren
(24.07.25)
Abiniz nispeten şanslıymış. Elbette üzülmüştür ama çok geç olmadan kurtulduğuna şükretsin. Ayrılmazsa korkarım kankanın ezik deyişini doğrular. Kendine bu kötülüğü yapmasın.
0
asteriks
(24.07.25)
Konuya ek yapmak istedim,

1- Kızın abiyle olan özeli başka bir arkadaşına anlatması yanlış.
2- Abi kişisinin mesaj karıştırması da yanlış.

Ancak;

Kız bu yaptığı yanlıştan dolayı sadece ayrılmış olmakla kalacak

Abi ise (eğer karakteri buna eğilimliyse) kendi yanlışından dolayı muhtemelen bundan sonraki tüm ilişkilerinde aklında bir acaba ile dolaşıp güvensizlik problemi yaşayacak. Karşısındaki kişinin anlayamayacağı alınganlıklar gösterecek belki. Bütün bu olan bitene aklıselim yaklaşılıp bu güvensizlik yaşanacak bir olay değil, kendini kötü hissetmemeli, kurtulduğuna şükretmeli dense de bu hissi yaşamak istemediği halde yaşayacak büyük ihtimalle.

Bu mesajla karşılaşmadan abinin kızın karakteri hakkında hiçbir fikri olmadığını sanmıyorum. Demek istediğim şey mesajlara bakmadan da eminim ilişkiyi bitirmek için bir nedeni zaten vardı, mesajları karıştırmak sadece istemeyeceği bir dozda bilgi edinmesine sebep oldu.

Biz burda istediğimiz kadar kurtulmuş, haklıymış diyelim. Kızı gömelim, aa ayıp söylenir mi öyle diyelim. Neticede zararlı çıkan abi ve bunu kendi kendine yapmış. Tam bir zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur durumu.
0
akhenaten
(24.07.25)
Mesajları karıştırması yanlış diyen herkes direkt saf. 15 20 yıl başkasının çocuğunu kendi çocuğu sanacak tipte insanlar. Uyumaya devam edin. Mesajları karıştırması yanlış deseydi abimiz, gerçeklere ulaşamayacaktı.
0
Shepard
(24.07.25)
Skype kapanmadı mı? Ben en çok ona takıldım
0
deepest
(24.07.25)
@deepest: ben de ona takıldım da 2-3 ay önce diyor. Hadi yanlış hatırlasın 4 ay olsun. Hikaye legit gibi
0
sekizdokuzon
(24.07.25)
Abin haksız kız keko
0
mirty
(24.07.25)
Öyle abiye böyle sevgili. Tencere kapak ilişkisi. Güven problemi yaşayan, ezik tipler hep gidip şu şekil kalitede insanlara tutunuyorlar. Neyin travmasıysa artık.

O değil de sizin nasıl bir gerçekliğiniz var da abi gelip “bana küçük pipili dendi” diye ağlayıp zırlıyor. Bu da enteresan.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.25)
Teşekkür etmesinde bir problem görmedim ama kız çok basit. Annen baban sadaka mı verdi acaba son anda kumaşı ortaya çıkmış. Yatsın kalksın şükretsin ne çökmesi evlenip hayatını mahvedecekken son anda kurtulacak.
0
cilekli pasta
(24.07.25)
Kendimi cok yasli hissettirdi bu soru bana dkdjd
Hikayedeki kiz, cig. Kizin arkadasi da oyle.
Abin de olgunlasmamis bir birey.
Sen de konulara kardes olarak boyle mudahil nasil olabiliyorsun o da bana cok avam geldi.

Yeni nesil iliskiler boyle ama galiba.

Neyse kizdan ayrilsin bari. Sen de abine biraz ozel alan tani. Belki o da sinir cizmesini bu sayede ogrenir hem.
0
Kittie
(24.07.25)
Nişanlısının son mesajına kadar abi haksız diyodum. Abi hâlâ haksız ama nişanlısı da çiğ bi insan belli ki. İki tarafı da tutmadım
0
nundu
(24.07.25)
bir şey diyeceğim, bu hikayeye gerçekten inandınız mı yoksa roleplay mi yapıyoruz şuan? duyuruya inanma roleplay'i???
0
rallied
(24.07.25)
Yine bir blackpill story.

Abin haksız tabi ki. Telefon karıştırılmaz.

Kız işe kekonun teki. Velev ki nişanlın hakkında böyle bir düşüncen var neden bunu biriyle paylaşırsın?

Ayrılmaktan başka bir şey yok şu an, sadece kızın savunması ne olacak merak ettim.

Ayrıca Skype nedir ya Skype mı kaldı?
0
Hallegadola
(25.07.25)
Eski sevgiliden gelen basit bir tebrik mesajından iblis görmüş gibi korkup üstüne bir de niye cevap verdin diye hesap sormak, bunu da telefonu karıştırıp yapmak. Abin memleketteki erkeklerin büyük çoğunluğu gibi özgüvensiz kontrol manyağı bir mağara adamı. Kadının sinsirellalığı da apayrı bir mevzu. Aslında etrafınızda gördüğünüz çiftlerin çok büyük oranı böyle zaten. Tencere kapak. Abinin bu kafayla zaten şahsiyet sahibi biriyle birlikte olma ihtimali yok. O sadece kendi istediği gibi hareket eden bir köle-robot arıyor. Kızdan ayrılıp şansını iç anadolunun dağ köylerinde denemeli.
0
thracia
(25.07.25)
@shepard +1 politik doğrucu tayfa amma kafa açmış siz aynen bu şekilde devam edin kendi hayatlarınızda.
0
bay b
(25.07.25)
Abin sahsiyetsiz biri ise devam eder.Azicik sahsiyet kirintisi bile varsa atar nisani.
0
turkuaz
(25.07.25)
(9)

3 yaş çocuk ve ingilizce, mahalle baskıları, gelecek kaygıları...

gezer
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.

kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş mi derseniz, değildir bence. ama mükemmel nedir, zaten onu bilemiyoruz.

annelerin olduğu bi yazışma grubundayım. malum kreş araştırma dönemi şu an. herkesin kreşi ingilizce odaklı. biri çocuğunu kültür etkileşimli bi ortamda yetişmesini istediği için bilmemne british kolejine vermiş. ingilizce yanında ispanyolca ya da almanca eğitim de verebiliyorlarmış. kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış. birinin 3 yaşında çocuğu kreş sayesinde kendisinden iyi ingilizce konuşabiliyormuş. örnekler çoğaltılabilir.

bu kreşlerin hemen hepsi zaten bizim yaşadığımız bölgede değil, olanlar da bizim bütçemizi aşıyor. hani zorlasak olabilir mi derseniz belki bütçe açısından evet ama mesafe açısından zorlayamayız.

bizim kreşte ise durum şu. haftada her gün ingilizce dersi var ama gözlemlediğim kadarı ile bu ders ingilizce şarkı söylemekten ibaret gibi. kızımın şu an ingilizcesi yes-no düzeyinde. arada i love you filan diyor anlamını bilmeden :D

geçen eşimle durumun kritiğini yapıyoruz. kendisinin ingilizcesi gayet iyi. benimki ise yurtdışında süründürmeyecek kadar :D yetişkinlikte ingilizce öğrenmek bana göre çok zor. ben bu grupta konuşulanları aktardım. acaba imkanları zorlamamakla çocuğumuza yanlış mı yapıyoruz, zorlamalı mıyız diye çelişkilerdeyim. eşim de o zaten şu an oyun çağında, bırakalım oyun oynasın diyor. ben de aslında öyle düşünüyordum. kreş araştırırken de ilk koşulum güvenilir bir yer olmasıydı. akademik bir beklentim yoktu. ama genele baktığımda herkes analitik düşünmeye sevk eden, akademik açıdan ufuk açan, kodlama filan öğreten, ingilizce odaklı kreşler arıyor. biz onların yanında pervasız ebeveynler gibi kalıyoruz.

ne düşünüyorsunuz? benzer durumda anne baba varsa eğer aramızda, bu konudaki yaklaşımınız neydi, ne oldu?
0
gezer
(23.07.25)
benim velet 4 yaşında, tek önem verdiğim istediği kadar oyun oynayabilmesi. şu an bütçeden kısacağıma ileride kısarım ydışına yollarım dil öğrensin diye. ama şu an bırakın dil kısmını, kreşin öğrettiklerinden daha fazlasını öğretmeye çalışmıyorum ki ilkokulda bu sefer sıkılmasın. zaten her sene aynı şeyleri görecekler :)
0
pide
(23.07.25)
çocuğum yok olsaydı muhtemelen seninle aynı kaygıları yaşardım. sadece fikrimi beyan edeyim ben de. sen bu şekilde kendini birileri ile kıyaslayacak olsan sonu gelmez. ilkokulda da normal bi özel okula göndersen bile fransız kolejlerine gönderenleri görüp üzüleceksin. ben 3-4-5 yaşında çocuğunu kreşe göndermeyi çok isteyip 17-18 bin TL olan yerlere bile gönderemeyen, belediyenin kreşi 20 dk araba mesafesinde olduğu için götüremeyen imkanları el vermeyen insanları da tanıyorum. veya parası olan ama kültürsüzlükten dolayı göndermeyen fanusta yaşayan insanları da tanıyorum. sen bir ebeveyn olarak yine de elinden geleni yapmışsın, ingilizcesini de evde ilerletmeyi deneyin derim. veya ilkokula başladında ek bi kursa götürürsün vs.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
Çevreden hemen etkilenmeyin. Onlar öyle yaptı ben de yap"ma"lıyım diye bir şey yok .

Asıl sıkıntı şurada:
kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış...

Çocukta olsa bir kimse yabancı dil, el becerileri öğrensin ama İngiliz, Fransız vs. aslında kim? tarihte bize etkileri ne oldu? diye de tarihi iyi öğrenmeli.
Onları da bu toprakların insanı gibi benimserse o zaman sorun olur.

Olay sadece yaşadığımız çevrede bitmiyor
Yakında twitterin de çocuklar için bir sürümü çıkacak deniyordu bir paylaşımda. Temkinli olmak gerek.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
Kodlama, yazılım gibi işlere herkes girmeye başladığı için trafik sıkışık. O yoldan hayır gelmez.

Herkesin gittiği yöne gidersen şu an çoğu kişide olan eğitimli-işsiz durumu olur. Direkt iş bulduracak soft skillere odaklanmak daha mantıklı. TÜrkiye'de 82 şehirden kaçında ciddi yazlımcı istihdamı var veya dünyanın geneline bakarsak bir suburban bölge yazılımcıya mı yoksa marangoza mı ihtiyaç duyuyor buna bakmak lazım.

Bu yazılımcı çocuk yetiştirme olayı özel üniversiteye gidip de birşey olacağım kafasının farklı versiyonu. Sonuçta kızlar zengin kocaya kaçtı erkekler baba işini yapıyor.
0
runaway
(23.07.25)
2 farklı senaryodan geçmiş şu anda 12 yaşında 2 yeğeni olan biri olarak gözlemlerimi anlatayim;

İlki eşi yabancı, tr'de yaşıyorlardi ama İlkokula baslarken yurtdışına çıkma olasılıkları olduğundan çocuğu sürekli yabancı dil kafasında buyuttuler hazır olsun diye. Small hands diye bir anaokuluna gitti (türkçe konuşmuyorlar ama baya laylaylom bir yerdi) esas eve Filipinli bakıcı geliyordu onun ingilizcesi çok iyiydi, bence o çok etkili oldu. 5-6 yaşında iken yurtdışına gittiler, basit ama baya ingilizce konuşur bir haldeydi -ki tekrar edeyim bakıcı çok etkiliydi-.

Su anda Yurtdışında international school a gidiyor ve ingilizcesi tahmin edeceğiniz üzere çok iyi.

2. Yeğenim sizin gibi normal yeri çift :) ikisinin de ingilizcesi iyi iyi okullardan mezunlar. Bu çocuk meşe palamudu diye bir anaokuluna gitti. Ben o okulun çok büyük hayranıydim, her gün bir proje yaptiriyorlar, hava müsade ettikçe yıldız parkına çıkıyorlar, parkta ağaçları falan var :) ve inanılmaz her şeyi sorgulayorlar tartisiyorlar öyle ogreniyorlar (öğretmenleri hep buna yönlendiriyor), tr'de böyle eğitim kurumları da mı var şeklinde baya gurur verici bir durum aslında.

Tabii ingizce var mıydı yok muydu bilmiyorum ama annesi ingilizce ara ara konuşuyor ediyordu (Tabii diğer yeğenimle karsilastirilamazdi o dönem )

Sonra bu çocuğu ışık lisesine yazdırdılar ilkokulda. Okulu biliyorsanız baya yogun bir ingilizce eğitim programı var.

Ve bu çocuk da 8-9 yaşından itibaren baya ingilizce konuşmaya başladı. Diğer Yeğenimin yanına gittiler defalarca, onun arkadaşlarıyla çok iyi arkadaş oldul. Zaten internetten hep oyun oynuyorlar ve tum bu eylemleri ingilizce konuşarak yapıyorlar.

Özetle bagkayacagim yer şurası, 0-6 yaş arası herhangi bir şeyi beceriyi vs öğrenmesi için önemli bir yaş ama karakter gelişimi vs için de bir o kadar mühim bir dönem. Yani çocuk mutlu, keyif alıyorsa çok da bozmayin ufaklığın keyfini.

İlkokulda zaten iyi ing eğitim veren bir okula yollarsaniz o fark her turlu kapanıyor.

(Yurtdışındaki Yeğenimin okuluna 9 yaşındayken Meksika'dan bir çocuk gelmişti 0 ingilizce ile, uzuluyorlardi bu çocuk nasıl alisacak vs diye. O çocuk şimdi o okulun en başarılı öğrencilerinden :))
0
makbur
(23.07.25)
ingilizce kreşe gitmeyenler nasıl öğrendiyse o da öğrenir merak etmeyin.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Paran varsa gonder. Yoksa, yani zorlanacaksan hic gerek yok diye dusunuyorum.

Hayatimda hic devlet okulunda okumadim ama su an hem egitim kalitesi dusuk hem fiyatlar tam bir sacmalik.

Su devirde ozel okul icin maddiyat zorlanmaz.
0
Kittie
(23.07.25)
türkler ingilizce bilmiyor. burada biliyorum diyenler de doğru düzgün bilmiyordur. anne babalarımızın döneminde aman üniversite okusun denilmiş, hepimiz üni mezunu olduk. şimdi de ingilizce bilmeyen ebeveynler aman İngilizce öğrensin diyorlar ki bence çok doğru bir tutum. bir sonraki nesilde ingilizce bilmemek tuhaf karşılanacak. eğer koleje falan gönderecekseniz yaşıtlarından geri kalmaması önemli, tek bilmeyen o olur.
0
deartheodosia
(23.07.25)
bunlar ortadogu insani kaygilari, biz de bu kaygilarla buyuduk.
sonra yillar geciyor, ogeriye donup bakiyorsun, ne kadar sacma sapan seylere zaman harcadigini anliyorsun.

egitim sistemleri genel olarak kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyorlar. okullarin amaci musteriyi yani ogrenciyi mumkun oldugunca okulda tutmak, cunku birakirsa musteri kaybediyorlar.

okullar para nasil kazanilacak ogretmiyor, iyi bir "eleman" nasil olunur, onun pesindeler, piyasaya kole pompalaniyor.

benim takip ettigim yol soyle:

- cocugun yeteneklerine dikkat ediyorum, istemedigi bir seyi zorla yapmasini istemiyorum.
- kendi yapmak isteyip yapamadiklarimi cocuga baski kurmak icin kullanmiyorum
- moda meslekler umrumda degil, o yuzden "aman oglum mutlaka coding ogren yoksa ac kalirsin" gibi bir fikir asilamiyorum. benim icin coding yerine bir ensturman calmayi ogrenmesi daha onemli.
- herkes universite okumak, doktor muhendis avukat olmak zorunda degil, bugun isini iyi yapan bir ahci da gayet guzel para kazaniyor.
- herkes polygot degil, dil ogrenmek de bir yetenek isi.
- finansal okuryazarlik bilsin istiyorum
- "patronluk" ve "liderlik" gibi kavranlari ogrensin, iyi bir "eleman" olmayi degil.
- sanat sepet islerini de bilsin istiyorum, cunku hayat sadece matematik ve fizikten ibaret degil.
0
cooperr
(23.07.25)
(10)

Ticaret hakkında hiçbir şey bilmeyen birisi ticaret yapabilir mi?

messina123
Soru net. Babam kendimi bildim bileli maaşlı çalışıyor. Hayatımda hiç ticaret yapmadım. Aileden de görmedim. 6 senelik başarılı mühendisim. Beyaz yakalıyım özetle. Maaşım 75k ama bu şekilde çalışmak istemiyorum. Özgür değil tutsak hissediyorum. Bu şartlar altında bir insan e ticaret yapabilir mi?
Soru net. Babam kendimi bildim bileli maaşlı çalışıyor. Hayatımda hiç ticaret yapmadım. Aileden de görmedim. 6 senelik başarılı mühendisim. Beyaz yakalıyım özetle. Maaşım 75k ama bu şekilde çalışmak istemiyorum. Özgür değil tutsak hissediyorum. Bu şartlar altında bir insan e ticaret yapabilir mi?
0
messina123
(22.07.25)
Teoride mümkün; benim kuzenim mesela e-ticaret işlerine girdi bir noktada. Trendyol'da giyecek satışı yapmaya başladı ama o kadar inanılmaz bir rahatlık ya da kazanç yok ortada. Öyle ya da böyle bir iş planınızın olması lazım. Pazar yerlerinin dinamikleri satıcıları olabildiğince birbirine kırdırma üzerine kurulu, bir de üstüne bir sürü komisyon ödüyorsunuz, bir de iadesi, kargosu vb. var. Yani ne satacaksınız, gerçekten satabilecek misiniz, sizi idame ettirecek para kazandıracak mı vb. sorularına evet cevabı veriyorsanız denenebilir. Herhalde e-ticaretin en güzel yanı giriş bariyerinin görece alçak olması; mesela işinizden ayrılmadan da bir taraftan başlamanız mümkün.
0
salihdt
(22.07.25)
@salihdt türkiye'ye satış değil de daha çok yurtdışına satış hakkında araştırmalar yapıyorum hocam. işten ayrılmadan şirket kurulabiliyor mu veya şirket kurmaya gerek var mı ilk başta bunu biliyor musunuz?
0
🌸messina123
(22.07.25)
Şu Türkiye ortamında ticaret yapılmaz. Hele ki acemiysen piyasa yutar seni
0
runaway
(22.07.25)
isten ayrilmadan sahis sirketi kurabilirsin.

bence sizin durumunuz icin en iyi senaryolar
-isi birakmadan aksamlari vakit ayirarak simulasyon yapmak.
-2,3 aylik ucretsiz burnout izni yapip motivasyonu geri kazanmak.
-uzun vadeli planlarla pasif gelir imkani yaratarak isi birakmak
-prim gunuyle tazminat hakki gibi seyleri arastirip ayagi yere basan daha saglam bir isten ayrilma plani yapmak.
0
buenosdias
(22.07.25)
@runaway neden yapılmaz yapan nasıl yapıyor?

@buenosdias hocam işi bırakmam zaten hemen. gerekirse 1 senelik planlama bile yapabilirim.
0
🌸messina123
(22.07.25)
bence yapilir.

ama burdan alacagin gazla degil gercekten icinden gelerek.
0
sonsuz
(22.07.25)
@sonsuz tabiki de öyle. ciddi bir planlama yapıyorum hayırlısıyla
0
🌸messina123
(22.07.25)
Abi yapılır basit başlangıcı. Başla zaten gerisi gelir. Sallıyorum her şeyi okuyarak, izleyerek öğrenemezsin. Öğrenebileceklerini de lak diye işe başlayarak da yani hata yaparak da öğrenebilirsin. Korkulacak bir şey yok. Kur şahıs şirketini hemen, en son online kuruluyordu sanki gib üzerinden. Üye ol, ürünleri yerleştir ve uğraş dur niye satış gelmiyor diye. Sonra işler büyür ve 150k kalıyorsa sallıyorum işini bırakır geçersin gibi.
0
Shepard
(22.07.25)
@shepard peki hocam sence ne kadarlık bir sermaye gerekir başlangıçta
0
🌸messina123
(22.07.25)
@messina123, detay vermeden cevap vermek zor. Sen yaz soruları biz cevaplayalım
0
Shepard
(22.07.25)
(17)

Otomatik araç kullanmak

paintit
Merhaba, manuel araç ehliyetim var ama sadece ders alırken ve sınavda araba kullandım 2 yıl önce. Yurt dışında otomatik araba kiralayacağım ama öncesinde burada bir saat ders alayım dedim. Yeter mi sizce çözmeme, rahat sürer miyim? Teşekkürler.
Merhaba, manuel araç ehliyetim var ama sadece ders alırken ve sınavda araba kullandım 2 yıl önce. Yurt dışında otomatik araba kiralayacağım ama öncesinde burada bir saat ders alayım dedim. Yeter mi sizce çözmeme, rahat sürer miyim? Teşekkürler.
0
paintit
(22.07.25)
yeter, sürersin. manuelden otomatik geçenlerdeki en büyük sorun/tehlike, sol ayağı kullanma refleksi (debriyaj ayağı). sol ayağını unut kullanırken, yokmuş varsay, rahat rahat kullanırsın.

edit: frene sol ayakla basmaya çalışırsın ondan dedim. sol ayakla da basarsan aşırı ani ve sert bir fren olur.

edit 2: ilk defa yurt dışında kullanacaksan bence de bulaşma. dedikleri gibi trafik farklı, tabelalar farklı, kurallar farklı vs.
0
gobekliraki
(22.07.25)
yetmeyebilir. tecrubeniz olmadigindan ve yurt disinda araba kullanmak da turkiye'de kullanmaktan biraz farkli oldugundan zorlanabilirsiniz. tecrubeli biri icin bile farkli bir ulkedei trafigin farkli isleyisi insani biraz afallatabiliyor. tecrubeli oldugum halde avusturya'da ve ispanya'da kaza riskleri atlattim alisik olmadigim icin.

gideceginiz yer cok sakin bir tatil yeriyse, sehir icinde isiniz yoksa cok sorun olmayabilir. ama direksiyon basinda gercekten rahat hissetmeden yurt disinda araba kiralamayin bence.
0
lemmiwinks
(22.07.25)
izlanda'da süreceğim, yani hem şehir sakindir diye düşünüyorum hem de zaten doğal alanlara gideceğim için muhtemelen en iyi pratik yeri bile olabilir. orada da acemi şoför vardır herhalde, temkinli olduğum sürece acemice de olsa sürebilirim gibi. direksiyona alışmak için istanbul'dan daha iyi bir fırsat sanki. :)
0
🌸paintit
(22.07.25)
otomatik-manuelden ziyade trafiğin işleyişi zorlayabilir. türkiye’den farklı kurallar var. deneyimli bir şoför değilseniz hiç bulaşmayın bence. kiralık arabayla girilecek risk değil.
0
sir gawain
(22.07.25)
kesin çözümü ilk kullanmada sol ayağını evde kanepede oturur gibi kıçınının altına koy. otomatik vitesin tek sıkıntısı sol ayağın zaptedilmesi.
0
ground
(22.07.25)
evet, izlanda daha sakin olabilir, hic gitmedim ama. kurallara calisin (turkiye'de de var ama uygulanmiyor), izlanda ozelinde trafikte nasil davranmak gerek arastirin. halledersiniz muhtemelen. bir de paraya kiyip en kapsamli sigortasini yaptirin, sonra basiniz agrimasin.
0
lemmiwinks
(22.07.25)
eşim 3 kez manuel ehliyet sınavından kaldı. 4.de aldı. araba aldık öbür gün otomatiğe geçti ve 10 seneyi geçkindir otomatikte.
0
mikahakkinen
(22.07.25)
ders alamasanız dahi sorun olmaz bence, iki pedala da sağ ayakla bastığınız sürece. otomatik aracı ilk defa kullanmam şöyle olmuştu, işyerinde şirket aracıyla bir yere gitmemi istediler, oturdum bir baktım otomatik :D sürdüm gittim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.07.25)
Gercekten ehliyet sinavi sonrasinda hic araba kullanmadiniz ve ilk kez bunu yurt disinda mi yapacaksiniz ve bunu mantikli bulan insanlar mi var ben mi yanlis anliyorum? Boyle bir sey yapmamaniz, kendi sagliginizdan ote diger insalarin sagligi icin de oldukca elzem. Hic tanimadiginiz bir ulkede, hicbir pratiginiz olmayan bir alanda, trafik kulturune yaya olarak bile dahil olmadiginiz yerlerde araba kullanmak, tecrubeli soforler icin bile zordur.

Basiniza talihsiz bir olay geldiginide, ama ben en kapsamli sigortayi yaptirdim, sol ayagimla frene basmadim :)) demeniz yetmez her zaman, ozellikle batida.
0
bosver nicki
(22.07.25)
En son 2 yil once araba kullandiysaniz. Hic trafik tecrubeniz yoksa, yani sadece sinavda araba kullandiysaniz, suremezsiniz. Otomatik yada manuel onemli degil. Araba kullanmayi henuz bilmiyorsunuz. 1 saatlik hatirlatma yurtdisinda araba kullanmak icin yetmez. Kurallarda zaten farkliliklar var da, soyle de dusunmeyin Izlanda, az insan var az trafik. Gorece dogru ama yollarda one gore daha kucuk cogu zaman.

Oyle bir sormussunuz ki 20 yildir manuel kullaniyorum otomatik ders alsam kullanirmiyim gibi, cogu da tam okumuyor soruyu anlasilan.
0
wallcan
(22.07.25)
Yetmeyebilir. Trafiği tanıman ve araba hakimiyeti önemli. Bunları otomatikte daha hızlı kazanırsın ama en az 20 saat trafikte pratik yapmış olman gerekir bence. Manuel için bu süre çok daha fazla.
0
runaway
(22.07.25)
Sürekli olarak araç kullansaydınız bir problem olmaz derdim ama şoförlük deneyiminiz azmış, sizin trafikte yanınızda biriyle biraz alıştırma yapmanız lazım. Şu saatlik araç kiralama yapan firmalardan otomatik bir araç kiralayın, bilen biriyle bulunduğunuz ilde trafikte biraz turlayın, o kişi sürüp süremeyeceğinizi söyler bence.
0
lamborcini
(22.07.25)
@bosver nicki +1

Ne cesaretli insanlarsınız vallahi tebrikler.
0
bobinhoo
(22.07.25)
Bosver nicki +1

Hiç olmasa bir 100 saat sürüş deneyiminiz olsaydı, yine büyük cesaret derdim. Ancak hiç araç kullanmamışsınız. İlk kez trafikte kendi başınıza kullanmanın yeri yurt dışı olmamalı.

Edit ve Ekleme:
Sorun şurada: Öğrenme/Alışma sürecinizde dikkatinizin belirli bir noktaya odaklanması lazım. Boş yerde/eğitim alanında sürerken arabanın elemanlarına (direksiyon, pedallar, sinyal-silecek kolu vs. odaklanırsınız. Yaşadığınız yahut yollarını bildiğiniz bir yerde araç kullanırken ilaveten sadece diğer araç ve yayalara odaklanırsınız. Alıştıkça, zamanla, gündüz/gece/alacakaranlık gibi farklı ışık/saatlerde, yağmur/kar/sis gibi hava koşullarında, trafikte, uzun yolda gibi ek koşullarda araç kullanma tecrübeniz olur.

Siz bilmediğiniz memlekette oraya has kavşak/işaret/kurallara mı alışacaksınız, navigasyona mı yola mı bakacaksınız, aniden hava değişirse adapte olabilecek misiniz vs. Yani havyzda yüzme tekniği öğrenip bir iki kez dinlenerek bir uçtan diğerine yüzmüş birisini götürüp boğazın ortasına atmak gibi olur.

Bisiklet ve uber daha iyi olur gibi.
0
yadigar
(22.07.25)
bosver nicki+1
cok enteresan insanlar var gercekten.
illa yapacaksaniz minimum 3 saat ve mumkunse 6 saat ders almanizi tavsiye ederim. arabanin buyuklugune alismak, mesafelere, arabayi nasil yoneteceginize alismak onemli. trafige, takip mesafesine alismak vs. ayrica alistiginiz arabadan baska arabaya gectiginizde bile bir tik alisma suresi oluyor.
izlanda arabasiz olmaz, yollar genis ve trafik genel olarak cok sakin ama tek gidis gelis cogunlugu hatirladigim kadariyla, otoban yok, trafik pek yok sehir icine girmezseniz, park yeri olarak da, kaldiginiz yerde park yeri vs vardir ama onun disinda selalere gidince filan ztn orada oluyor, park sorun olmaz. ayrica havaalaninda kiralayacaksaniz, en zorlanacaginiz yer orasi olacaktir diye dusunuyorum, ucakla her gelen sizin gibi kiraliyor ve hem araba kiralama yerlerinde arabayi almak cok uzun suruyor hem de park yerinden cikis vs sorun olacaktir. orada birine carparsaniz filan tatiliniz zehir olur.
0
kassiopeia
(22.07.25)
sol ayağı kullanmadığınız sürece hiçbir sıkıntı olmaz, sürme konusunda.

ama avrupada trafik kuralları çok sert ve en ufak hatayı affetmiyorlar. tr'de yaşadığınız için büyük ihtimalle çoğu trafik kuralından habersisiz.

ben danimarkda erasmus yaptım, orada bisiklet kiralayıp onla gidiyorum okula. bir kere bisiklet şeridini karıştırdım, arkamdan gelen araç bana öyle bir uzun süreli korna çaldı ki... ondan sonra bisikletle giderken bile dönüş yolarında 2-3 kere kontrol ediyordum yolu tabelayı. araç kullanmakta sıkıntı yok ama trafik kurallarına uymama lüksünüz yok. en ufak hatayı affetmezler.

öyle sağa sinyal verdim sağa geçiyorum diye bir şey yok. sağa geçerken şerit boş olmalı, kimsenin fren yapmasına sebep olmamalısınız. sorumluluk tamamiyle sizde. kimse size sağa geçeceksiniz diye yol vermez oralarda.
avrupalılar çok sever "bu senin sorumluluğunda" demeyi.
0
substituent
(22.07.25)
sizin sorununuz manuel ya da otomatik vites değil ki, acemi bir şoför olarak yurt dışında araç kullanmak. soruyu yanlış yerden sormuşsunuz.

izlanda’da nasıldır bilmiyorum ama kuzey avrupa’da kavşaklarda sola dönüşte (ayrı bir ışık yoksa, ki çoğu zaman yoktur) kavşağın en ortasında durup yolun uygunluğuna göre sola dönersiniz. yani kavşağın öyle bir yerinde durmalısınız ki karşıdan gelip sola dönenleri, iki yönden birden düz gidenleri engellememelisiniz. türkiye’de böyle kural yok ve ilk kez bu uygulamaya maruz kalan deneyimli şoförler bile ambale oluyor.

yine bazı avrupa ülkelerinde dönüşlerde döneceğiniz yolun girişinde bisikletler ve yayalara da yeşil yanar. yani hafif döner gibi yapıp onları bekleyip öyle geçersiniz. bana yeşil yandı hadi döneyim diye bir şey yok. sürekli yan aynadan bisiklet mi geliyor, sağdan soldan yayalar yola adımını mı atıyor tetikte olmalısınız. bu tip farklı uygulamalara yeni bir şoförün uyum sağlaması zor. allah korusun birine çarparsınız. bence hiç bulaşmayın böyle işlere. bu sene türkiye’de sürüp deneyim kazanın, seneye sürersiniz yurt dışında.
0
sir gawain
(22.07.25)
(16)

Alaturka tuvaletleri sorunsuz sıkıntısız kullanabiliyor musunuz?

yadigar
A. Öncelikli olarak tercih ederimB. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirimB1. Benim için farketmezC. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.D. Asla kullanamam.Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.Edit: Benim cevap:A1 Onsuz yapamam
A. Öncelikli olarak tercih ederim
B. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirim
B1. Benim için farketmez
C. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.
C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.
D. Asla kullanamam.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.

Edit: Benim cevap:
A1 Onsuz yapamam
0
yadigar
(22.07.25)
B1, cinsiyet kadın
0
matilda
(22.07.25)
C, belirtmek istemiyorum
0
goodz
(22.07.25)
A, Erkek

Özellikle umumi tuvaletlerde. Alaturka hijyendir ve sağlıktır.
0
runaway
(22.07.25)
Kadın, c1

Çok kiloluyum, dizler çöküp kalkmaya çok müsait değil, kilitlenmekten korkuyorum.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
B1 diyorum.

Alaturka tuvalet teorik olarak iyi olsa da Turkiye'de umuma acik yerlerde tuvaletler genelde cok cok pis. Hele hele alaturka tuvalet barindiran tarzda bir yerse (havaalanindan, mola yerine, alisveris merkezine kadar) tamamen lagim gibi kokmadigina hic denk gelmedim.
0
hot potato
(22.07.25)
umumi tuvalette A.

hic temas yok, en ideali.
0
antikadimag
(22.07.25)
A
0
adivar
(22.07.25)
C, erkek.

turkiye'de nadiren mecbur kaldigim oluyor, malesef.
0
cooperr
(22.07.25)
erkek, c1. en son askerde kullanmıştım 15 sene olmuş neredeyse.
0
inheritance
(22.07.25)
A.
temassız, hijyenik.
0
duyuruuser
(22.07.25)
c1, k
0
pide
(22.07.25)
C1 ve D arası Erkek

işemek için sorun değil tabii de büyük tuvalet için hayatımda alaturka kullanmadım sanırım. Askere gitmeyle ilgili en büyük problemim de alaturka tuvalet kullanacak olmam sıfır şaka. Klozete göre daha temiz olduğu da tamamen yalan. Açık alanda mikrop çok daha fazla yayılıyor. Klozete temas etmekten korkuyorsanız tuvalet kağıdı vs bi şey koyarsınız en kötü ama alaturka tuvalet kesinlikle hijyenik bir şey değil
0
nundu
(22.07.25)
C, kadın. Fazla bilgi olacak ama mevzu 2 numara ise ve kabızlık varsa kabus gibi olabiliyor, onun dışında normal. Yine de alafranga varsa tercih etmem ama.
0
peki madem
(22.07.25)
squat pozisyonunda bile işeyebildiğim için C.

K.
0
Proserpina
(22.07.25)
C ama kendi evimde olsa buyuk tuvalet icin ozellikle kullanirdim.
0
bay b
(22.07.25)
a şıkkı

klozet kullanamıyorum

erkek
0
yurtsuz john
(22.07.25)
(3)

Abd vizesini en erken nasıl alabilirim?

ezkaza
Turist olarak abd gezisi yapmak istiyorum.Şu sıra uçak biletleri uygun görece.Yakın zamanda abd vizesi alabilen oldu mu? Randevu bulmak Schengen gibi zor mu acaba?
Turist olarak abd gezisi yapmak istiyorum.
Şu sıra uçak biletleri uygun görece.
Yakın zamanda abd vizesi alabilen oldu mu? Randevu bulmak Schengen gibi zor mu acaba?
0
ezkaza
(21.07.25)
Eskiden botla falan alınailiyordu erkene, sistem değişince bu durum ortadan kalktı. Ayrıca 250 USD dürüstlük ücreti diye bir şey getirdiler.
0
runaway
(21.07.25)
2027'ye filan verir randevu muhtemelen. Hala parayla randevuyu geri çekebildiğini söyleyenler var, eğer ekstra para vermeye razıysanız.
0
samansapı
(21.07.25)
yurt dışı konsolosluk sanırım en hızlı yol.
0
gurur
(22.07.25)
(9)

avrupadaki hindistanlilarin genel ozellikleri

ala09
hintli(?) mi deniyor bilmiyorum. baharat muhabbeti disinda genel yasayis tarzi için fikir var mi? gerci avrupada ne kadar ozgun olunur tartisilir da illa ki ilginizi ceken kulturel davranislar vardir. nelerdir?
hintli(?) mi deniyor bilmiyorum. baharat muhabbeti disinda genel yasayis tarzi için fikir var mi? gerci avrupada ne kadar ozgun olunur tartisilir da illa ki ilginizi ceken kulturel davranislar vardir. nelerdir?
0
ala09
(21.07.25)
En az 3 nesildir EU'da yasamiyorlarsa adamlar pisliklerini oraya da tasimis oluyorlar(buna konusamadiklari dil de dahil).
0
feastofthedamned
(21.07.25)
Genelleme yapmak ne kadar mümkün bilmiyorum ama benim tanıştıklarım genelde yardımsever ve açık fikirli insanlardı. Irkçılıklarını görmedim pek.

Hepsi pis değil aslında. Kadınlarından falan çok güzel olanları çıkıyor. Hindistan geniş bir coğrafya ve nufusları çok fazla. Genellemeler zor Hindistan hakkında.
0
runaway
(21.07.25)
Yakın arkadaşım hintli (hatta bugün evini taşıdık beraber).
Ilgimi çeken, bak bu garip dediğim bir tane hareketi yok. Anladığım hindistan'in hangi bölgesinden geldiğine göre acayip değişiyor karşılaşacağın kişi (ha sanki Türkiye'de böyle değilmiş gibi davranmak da komik.).
Yani kendi hindistan'daki evlerindeki kültür farklı. Misal işte inandiklari tanriya bir köşe hazirlamislar, oraya taze meyve sebze koyuyorlar. Ondan sonra evlendikleri zaman yaşadıkları köye ziyafet veriyorlar.
Bu arada ona da sormustum bu meşhur yemek videolarini ki üç mülteci (ben, hintli, fasli) grubumuzda birbirimize irkci davranmak günlük aktivitemiz, abi oralarda yasayanlar alışkın ama evet kötü demişti. Ve tuvalet olmayan yerleri falan da söyledi yani ama biz galiba hindistan'i hayal edemiyoruz da adamlar bizim 10 katimizdan da fazla. Türkiye'de de böyle yiyenler var, Türkiye'de de tuvaleti olmayanlar var. Bunu 10* yap işte.

Benim arkadaştan şikayet edeceksem tek diyeceğim dil. Bir öğrenmedi fransizca, vatandaşlık sinavinda sıkıntı yaşayacak.
Onun dışında karşılaştığım, muhatap olduğum her hintli ile iyiydim. Ekibimde de varlar ve ben seviyorum baya.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Hintliler iyi ya, sadece cok azindan politik giciklik aldim o kadar.
Erkeklerinin bir kismi yuruyor ama pas vermezsen duruyor. Ben bize benzetiyorum gicigi da var, salagi da, cana yakin olani da.
Genelde kendi arkadas gruplariyla takiliyorlar ama disariya aciklar. Bizi andiriyorlar, yardim olsun, yemezsin ama paylasimcilar.
Kulturel bir yanlarini pek gormedim, instagramda ozel gunlerini falan paylasmalari disinda.
Kotu yanlari o yedikleri yemekler yuzunden kokuyorlar. Arkadasim manken gibi ama terlesin yaninda duramazsin.
0
Ley
(21.07.25)
Ben otelde çalışırken çokçası ile karşılaştım. Sub-human diyeceğim olmayacak. Hiç bir kurala uymazlar, pisler, kokarlar, bağırırlar, İngilizce konuşmaları anlaşılmaz. Çok basit bir konuyu bile anlamazlar(wifiye bağlanmak), 1 kuruşun hesabını yaparlar, sözlerinde durmazlar, odaya kahvaltı salonundan tabak üstüne piramit yapar çıkarırlar, ırkçılar, kendi ülkelerini çok güçlü sanıyorlar, yazılım sektöründe süper olduklarını iddia ediyorlar, farkındalıkları düşük, çocukları da kendileri gibi kural tanımaz ve bağırmadan konuşamayan primatlar. Yukarıda yazanlara bakma sen, yüzde 99.9'u dediğim gibi. Gerisi ise ülkeden kendisini kurtarmış kafası biraz çalışan kişiler. Yukarıda yazanlar Hindistan'ı temsil etmiyor, azınlık.
0
Shepard
(21.07.25)
Benim tanıdıklarım yemeklerinden dolayı evleri ve kendilerinde koku olması ve kendi milletini sektörde kayırmaya çalışmaları.
0
mirty
(21.07.25)
benim tanıdıklarımda bölgesel farklılıklardan kaynaklı kültür ve davranış farkları vardı. mesela bazısı çok güleç, yardımsever ve sosyal pıtırcıklar, bazısı da pasif agresif, dalavereci tiplerdi.

yemek davranışı olarak bazısı sadece elleriyle yemek yiyor (pilav var mesela pilavı parmaklarıyla sıyırıp emcüklüyorlar), bazısı da bildiğin çatal bıçak kullannıyor.
0
elektr10
(21.07.25)
Kiraladıkları evlerin önünden geçerken dahi baharat kokusu geliyor, bu nedenle ev bulmakta zorlanıyorlar. Son yıllarda tüm sülale beraber yaşayıp, mortgage benzeri ödeme sistemleriyle kendi evlerini yaptırıyorlar.
Çok tutumlular, para harcamıyorlar ve iyi birikim yapıyorlar.
Önceleri diğer ırkları üstün ırk görecek derecede çekingen ve aşırı gereksiz saygılılardı, şimdilerde ise kendini beğenmişlik ve saygısızlık ön planda. Dengeleri yok bu adamların.
0
VIPCH
(21.07.25)
kapı komşularımız sri lankalı, yani bir nevi hintli sayılırlar. işyerinden ve gittiğim kurslardan da birçok hintli arkadaşım oldu.

diğer göçmen topluluklarıyla kıyasladığımda sıcakkanlı, yardımsever, mizah anlayışları olan, kimseye zararı dokunmayan insanlar.

yemek yapmayı severler, size de bol bol getirirler. avrupalı soğukluğunun aksine samimilerdir, derdinizi anlatsanız ilgilenirler. yalnız hindistan içinde bizdekinden çok daha keskin bir kültür çeşitliliği ve medeniyet uçurumu var. ben genellikle okumuş etmiş tiplerle muhattap oldum.

pencabiler (sikh'ler) apayrı bir kültür mesela. tamil'ler de öyle. bizim kulağımıza hepsi aynı geliyor ama bu etnik grupların sadece kültürleri değil, dilleri bile farklı. o yüzden tüm hintlileri tek bir tip gibi değerlendirmek doğru değil.
0
sir gawain
(21.07.25)
(5)

Cinli falci tanidigi olan var mi?

kafamdabiseyvar
Daha once hic somut seyler bilen cinli bir falciya fal baktirdiginiz oldu mu? Eger pahali olmamak kaydiyla boyle birini biliyorsaniz paylasirsaniz sevinirim.bir gonul isim var da.
Daha once hic somut seyler bilen cinli bir falciya fal baktirdiginiz oldu mu? Eger pahali olmamak kaydiyla boyle birini biliyorsaniz paylasirsaniz sevinirim.bir gonul isim var da.
0
kafamdabiseyvar
(18.07.25)
Şu arkadaşı övüyorlar: i.makeagif.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.07.25)
Böyle şeyler sorma, her an içeri alınabilirsin. www.diken.com.tr
0
sekizdokuzon
(18.07.25)
Cinli mi Çinli mi? Hoş ikisinden de yok tanıdığım da cevap için bu ayrıntı önemli sanki.
0
encokbenisevinnolur
(18.07.25)
Var ama badeliyor.
0
runaway
(18.07.25)
Ben bu kadar param var, gelin beni dolandırın diye yalvaran bir halk görmedim. Yolunacak kazların kendiliğinden sıraya girdiğini gördükçe insan hayret ediyor.
0
gnosis
(19.07.25)
(6)

Üniversite kadrosu için itiraz dilekçesi işe yarar mı?

hadi ya la
Bir kadro fırsatı vardı, puanlarım gayet iyi. Sözlü mülakattan 70 altı alanlar otomatik olarak başarısız sayılıyor. Bana 68 vermişler, ama total puanım asil olarak kazananlardan bile yüksek. Mülakat harika geçmişti.Sonuç olarak yedeğe bile giremedim, direkt başarısız sayıldım.Üniversiteye itiraz dil
Bir kadro fırsatı vardı, puanlarım gayet iyi. Sözlü mülakattan 70 altı alanlar otomatik olarak başarısız sayılıyor. Bana 68 vermişler, ama total puanım asil olarak kazananlardan bile yüksek. Mülakat harika geçmişti.

Sonuç olarak yedeğe bile giremedim, direkt başarısız sayıldım.

Üniversiteye itiraz dilekçesi yazsam bir fayda eder mi?
0
hadi ya la
(17.07.25)
Etmez. Sahipli kadrodur o. Özellikle ögr gör kadrosu ise sahiplidir. 2-3 ders verip full yatarak maaş alıcak ballı bir kadro oluyor. Yedirmezler kolay kolay.

Arş gör kadrosunda ise bir şekilde şikayetle girsen de mobbing ile darlayıp istifa ettirirler. Bu çok kolay iş onlar için.
0
runaway
(17.07.25)
TR'ye hos geldin.

Eger üniversite gibi liyakatin pik(!) yaptigi yerlere basarinla gelebilecegini düsünüyorsan soguk, tuzlu bir ayran içmeni tavsiye ederim.
0
feastofthedamned
(17.07.25)
İşe yaramadığı gibi bir de mimlerler.. Ülke gerçeği
0
anon1m
(17.07.25)
Bu gibi puana dayalı türk tipi akademik işlerine girmek için uğraşmak zaman kaybından başka bir şey değil. Alınacak kişiden beklenti akademik değil, belediyeye işçi alır gibi puan ve mülakata dayalı saçma bir sistem var. Sonuç olarak da suistimale açık ve bu olay hep oluyor.

Ciddi bir araştırma, makale yayınlama motivasyonu yoksa akademi için çabalamak vakit kaybı. Benzer şekilde puana dayalı bir işe her türlü girersin.
0
runaway
(17.07.25)
Bizim bir hocanın başına da aynı durum gelmiş.

Vazgeçmemiş, dilekçe yazmış, yetkililerle görüşmüş vs.
En sonunda başarmış, onu da almışlar.

Bence vazgeçme ama yönetimin dikine dikine de gitme. Dilekçe yaz, şifaen görüş, sitem et, gerekirse şikayet et ama ılımlı bir yaklaşımla.
0
anaphylacticshock
(17.07.25)
www.akademikhukuk.org

Bu konularda uzman bir avukata danışmalısınız.
0
renegade
(18.07.25)
(21)

Onlyfans vb kullanan kızların utanması yok mu?

daredevilin altinci hissi
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
0
daredevilin altinci hissi
(16.07.25)
Seks ve kadinligi satarak para kazanmak yeni bir sey degil, OF'den evvel de vardi.

Ayrica OF için para harcayan kerizler düsünsün(porno bedava oldugu hâlde).

Diger tarafta zengin erkek kafalayip, parasini tokatlamaktan daha dürüst bir sey yapiyorlar. onlyfans'çilar.
0
feastofthedamned
(16.07.25)
ben şeyi anlamıyorum.
yüzlerini gösteren bu kişilerin ailesi, akrabası yakını yok mu hiç?
ne kadar seküler olsalar da kimse bunu kabullenmez bence. herkesi siliyorlar mı bu insanlar.

bi de asıl merak ettiğim şey, x kişisinin videosunu sağda solda korsan yayınlayan barzolar asıl suçu işlemiş olmuyor mu. diğerleri toplumsal olarak doğru da olsa yanlış da olsa bir iş yapıyor. bu bahsedilen kişiler ise tam anlamıyla hırsızlık yapıyor.
0
biseysorcaktim
(16.07.25)
utanilacak bir sey mi yapiyorlar?
hirsizlik, haksizlik, yalan söylemek mesela utanilacak seyler.
0
sonsuz
(16.07.25)
@biseysorcaktim herkesin ailesi ayni degil ki.

herkes hatirlamaz belki ama 90lar boyunca ve 2000lerin baslarinda manken furyasi cok yaygindi. sarkicilar, futbolculara ek olarak ulkenin en buyuk "celebrity"leri mankenlerdi ve normal gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda falan ciplak kadin gormek cok yaygindi. carkifelek, turnike gibi aksam oturup tum ailenin izledigi yarismalar da gene son derece acikti. yani demek istedigim, bu tip seyleri takmayan, "ailesi akrabasi" rahatsiz olmayan kesim hep vardi, hatta simdikinden cok daha fazlaydi. yeni cikmis bir konsept degil yani.

bir de bu kizlar para mi caliyor, "utanmasi yok mu" diye sorulmus da...
0
hot potato
(16.07.25)
Üşenmezseniz bu bölümü diinleyin. open.spotify.com

Benim hatırladığım bu kişi özelinde, utanmak bir yana, az para kazanılan düz işleri yapmayı aptalca bulduğu, ailesi ile ilişkisini de anlatıyordu.
0
(16.07.25)
Gösteren olduğu sürece bakan da olur. Karşılıklı bir durum var.

Sonra yaşamlarında karşılarına çıkabilir mi evet, ama abisi miyiz babası mı kendileri düşünmesi lazım.

Bir de bu işin arkaplani var, @hot potato'nun dediği güzel bir örnek.mesela. Eminim 80 ve 90lardaki magazin celebritylerini model ve örnek alarak büyüyen nesilden az onlyfansci çıkmamıştır, sonra bir de kanaat önderi yaptılar bazılarını. Diğer tarafı, şimdi of var, eskiden de işte manken oyuncu olma sevdası vardı ki hala var.

Özetle, utanmıyorlar mi demekle bir yere bağlanacak mevzu değil. Ekonomik kriz kolay para da çok güdük bir açıklama bence. Kimin ne amaçla ve ne hedefleyerek x platformunda olduğunu bilmek.mumkun değil.

Bir ara ekside psikiyatristmis gibi yazdığı sonradan ortaya çıkan bir yazar vardı, mesela terapistlere sözlükten birilerini refere edip para alıyormuş falan diye rezalet başlığı çıkmıştı. E şimdi, bu doğruysa mesela, bu utanmıyor mu? Buna da istersek ekonomik kriz kolay para diyebiliriz. Örnekler çoğaltılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Erkekler de açıyor. Bizim arkadaş pornolar çekiyor.
0
runaway
(16.07.25)
Paranın nereden geldiğini çok da önemsemeyen aileler var. Görünürde çocuğunu evlatlıktan reddetmiş gibi davranır ama para akışı devam ettiği sürece çok da sesini çıkarmaz. Cinsel yöneliminden ötürü ailesi tarafından reddedilen birçok influencerin ünlü olup para kazanmayı başladıktan sonra aileleri tarafından kabul gördüğünü biliyoruz.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
utaniyorlar, para eziyor tabii bu utanmayi. zaman gectikte utanma duygusu da kalmiyor.
0
gule gule
(16.07.25)
Bir de girişimciliğin önünün komple kapatıldığı herkesin memur ya da dar gelirli beyaz yakalı olmaya zorlandığı bir ekonomi atmosferinde hayatı düzgün yaşamak ya da anlam arayışında olmak gibi kaygıları olmayan, toplumda var olmanın tek yolunun iyi para kazanmak olduğu dayatılan genç insanların bu yollara girmesi bana çok tuhaf gelmiyor.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Türk erkeği para verir miymiş OF’a? Şaşırdım.
0
gabe h coud
(16.07.25)
kadın olsaydım bende of açardım valla temiz iş alıcısı fazla. öyle sex videosunada gerek yok ayak göstersen milyonlar kazanırsın. of dışında canlı yayın uygulamalarında iki dekolte şov yaptın mı parayı kaldırıyorsun.
eskortluktan daha iyi bir iş.
güzelde olmana gerek yok simge barankoğlu diye bi kadın var duba gibi instagram abonelerinden aylık 5milyon kazanıyormuş.
bu paraları kazandıktan sonra bana ne akrabalardan elalemden.
0
my fault
(16.07.25)
yok. utanmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.07.25)
hot potato +1

şu an meşhur olan pek çok popçu, sunucu, vs çoğunun memesini poposunu görürdük gazete eklerinde :)
şu an tuhaf gibi gelebilir ama büyük gazeteler sabah, hürriyet falan her haftasonu magazin eki verirdi. şu an çok meşhur olan pek çok kadın çıplak poz verir, cinsel açıklamalar yapardı. gayet normal gelirdi herkese. daha az ünlü olanlar ise bulvar gazetesine soyunurdu. o her gün çıkardı. o zamanlar ergen olan bizlere çok çektirdiler mesela.
parayı bulduktan sonra hepsi namus timsali açıklamalar yapıyor günümüzde. ailesi, çocukları falan da meşhur oldu hatta.
yani para geldikten sonra utanma falan olmaz kimsede.
0
abelardo
(16.07.25)
olay parada bitiyor. aynı durum gayler için de geçerli. instagramda karadenizli gay bir çocuk var, babası normal şartlarda oğlunun gay olduğunu görse vuracak bi tip. ancak para kazandığı için bir şekilde kabulleniyor.

onlyfansçilerin birçoğu için de bu böyle. para maalesef ailenin evladını kabullenmesinde bile büyük rol oynuyor.
0
asap raki
(17.07.25)
asap raki'nin tespiti çok doğru. sosyal medya gaylerinden only fansçılara kadar tüm bu marjinal kitle iyi para yaptıkları için ne toplum ne de aile baskı yapmıyor bunlara. tam tersi lüks mekanlarda takılıp saygı görüyorlar.
0
runaway
(17.07.25)
OF'dan once de eskortluk vardi, dumduz orospuluk vardi, pavyonlarda konsomatrislik yapanlar vardi var oglu vardi. onlarin aileleri ne kadar aile idiyse bunlarinki de o kadar.
0
warrior princess
(17.07.25)
Oğlunu, karısını, akrabasını başkalarının hakkını yiyerek işe sokan, Sınav sorularını çalan, çalınmış sınav sorusuyla okul kazanan, kara para aklayan, gözümüzün içine baka baka hukuku kendi amaçlarına alet eden, her şeyin farkında olmasına rağmen kendi çıkarı için bütün bunları alkışlayanlardan ahlak nutukları dinliyoruz.

Ama ülkede bunca ahlaksızlık, çürümüşlük varken, tamamen kişinin kendi kararı ve rızasıyla yaptığı, yararı zararı sadece kendisini bağlayan şeyler için insanları parmakla işaret edip "şu ahlaksızlara da bakın, bunların aileleri hiç utanmıyor mu?" diye merak etmek.

Ülkede bir ahlaksızlık, utanma sıralaması yapılsa onlyfansçılar kendilerine listenin sonunda bile yer bulamaz.
0
thracia
(17.07.25)
Ülkede büyük bir kesim çıplaklıkla barışık. Gerçekten barışık.

Üstteki cevapları okudum. Doğru söylüyorlar. Biz Özcan Deniz'in bile g*tünü gördük. Hem de ana akım medyada.

Sağ - muhafazakar iktidarlar algımızı çok değiştirdi. Eskiden çıplaklar kampı vardı bir sürü. Millet normal karşılardı.

Nitekim ülkedeki bunca rezalete rağmen utanacak en son grup onlyfansçılar.
0
yurtsuz john
(17.07.25)
utanmıyorlar çünkü çok para kazanıyorlar.
ailelerini ve çevrelerini de bu durumdan yararlandırıp bir şekilde kabul ettiriyorlardır muhtemelen.
ya da belki bazıları bağlarını koparıyordur.

bu arada bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmeyenlerdenim.
sadece bir tür cesaret gerektiriyor, utanmak derken belki siz de onu demek istemişsinizdir.
kolay bir şey değil, yapabilecek insan var, yapamayacak insan var.
yapabilene helal olsun.
her iş gibi bunun da bedelleri var sonuç olarak.
yani sadece "ayda şu kadar parayı götürdü" olarak görülmemeli, sonuçları ağır oluyor ve bu sonuçlarla yüzleşmek de eskisi kadar uzun sürmüyor.
mesela arkadaşlık ilişkilerinde sorunlar yaşıyorlardır, bazı aile üyelerini hayatlarından çıkartıyorlardır, erkeklerle ilişkileri sadece alışveriş düzeyine düştüğü için duygusal yoksunluk yaşıyor, ilişkilerinde derinleşemiyor, duygusal partner bulamıyor olmaları mümkün.
bu sonuçlarla yüzleşmek birkaç ay içinde gerçekleşir en fazla, yıllarca saklanabilecek bir şey değil artık günümüzde.

neticede, bu da bir seçim.
bence bedelini ödemeyi göze almakla ilgili bir şey, utanmakla değil.
0
blatta hiberna
(22.07.25)
para kazanıyorlar diyerek bu duyuruyu görme ihtimali olan genç insanları dolaylı ya da doğrudan teşvik etmeyelim.

para kazanmak isteğiyle bunu yapsalar ve göze alsalar bile çok az bir kısmı para kazanabiliyor.

yüzde 90lar gibi bir orandaki kısmı ise pişman oluyor sonrasında.
geçinebilecek kadar para kazananların oranı yüzde on'dan az.
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
(3)

Eski Libgen e erişemiyor muyuz

encokbenisevinnolur
Bir süredir libgen.is adresi erişilemiyor.Libgen.li'den giriyorum ama arama motoru değişmiş.Önceden ana sayfada çıkan kısımda sadece kitaplar çıkıyordu.Makale aramak için scientific articles kısmına giriyorduk.Şimdikinde hepsini karışık veriyor. Arama kriterleri vb değiştirince de sonuç farklı değil
Bir süredir libgen.is adresi erişilemiyor.

Libgen.li'den giriyorum ama arama motoru değişmiş.

Önceden ana sayfada çıkan kısımda sadece kitaplar çıkıyordu.
Makale aramak için scientific articles kısmına giriyorduk.

Şimdikinde hepsini karışık veriyor. Arama kriterleri vb değiştirince de sonuç farklı değil.

Önceki tasarimdaki haline (eğer varsa) nasıl.ulasabiliriz? Fikri olan var mı?
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Ben erişemiyorum. 1 ay öncesine kadar girebiliyordum şimdi vpn ile açılmıyor
0
runaway
(16.07.25)
Alternatifleri çalışıyor. Dün iki tane epub kitap indirdim.

LibGen.li
0
kaiserr76
(16.07.25)
libgen.bz
0
ryhmer
(16.07.25)
(19)

evlenmeden önce konuşulması gereken konular?

goge bakan
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
0
goge bakan
(15.07.25)
Gelecek planlari. Yasanilacak ülke, cocuk yapilacak mi vs kesin konusulmali
0
sonsuz
(15.07.25)
Kim evde ne işi yapacak kesinlikle konuşulmalı. Roller belirlenmeli. Eve yapılacak maddi katkı.
Akrabalar evde kalabilir mi?
Sürekli memleket dedikleri boz çöplüğe gidecek miyiz? Evimize gelip aylarca işgal edecekler mi?
Kardeşleri mal ve sürekli arkalarını toplayacak mıyız? Velileri için de aynısı geçerli. Çocuk olacaksa aileler gelecek mi, bakıcı mı, işten çıkacak mı?

Devam ederdim ama bunlar iyi bir başlangıç diyebiliriz.
0
Shepard
(15.07.25)
Arada bir salonda tek yatılsa sorun olur mu gibi şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.07.25)
Ekonomi nasıl sağlanacak ve çocuk yapılıp yapılmayacağı

Kişilerin kariyer planları ve yurtdışı planlarının olup olmaması

Bunlar sanki şirket mülakatı gibi duruyor insanlar konuşulmasını ayıp sanıyor, aşk sevgi her şeyi çözer ne gerek var diye düşünüyor fakat aşk sevgi hayatta her şeyi çözmüyor

Kaleci saçlı +1
Arada salonda tek yatabilir miyim, bu bende de var, hatta sevgilime sormuştum tamam demişti ama ayrıldık
0
grimavi
(15.07.25)
@Arbre, yalan söyleme gecmisi olan biri neden sana dogruyu söylesin
0
sonsuz
(15.07.25)
Evlenme kararı bence daha çok hislerle alınan bir karar. What is your gut saying yani için alıyor mu karşındakini, içine siniyor mu?
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Bazilari abarti olabilir ama yuzeysel olarak konusmakta fayda var:

0) Nerede yasanacak? Islere yakin? Ailelere yakin? Kimin isi/ailesi? Yurt disi? Sahil kasabasi? Kendi eviniz? Kira?

1) cocuk yapilacak mi? evet ise nasil buyutulecek, kim bakacak? dini gorusler neler, adetler neler, ailesel beklentiler neler? (mesela sunnet olacak mi, sunnet dugunu olacak mi, kupe takacak mi, ya gay olursa, ya ozel ihtiyacli olursa vs)

2) cocuk olmuyorsa alternatifler neler? evlat edinmek, koruyucu ailelik, IVF vs seyler nasil halledilecek?

3) Ailesel genetik hastalik var mi? Tasiyicilik var mi? Ilerde ana babaniz, daha sonra siz parkinson, ALS filan olunca ne olacak? Kim bakacak?

4) Mal varliginiz ve genel butceniz nasil paylasilacak? Kim calisacak? Neye ne kadar para harcayacaginiza nasil karar vereceksiniz? (1000$ a canta almak, 20000$ a motosiklet almak, kirada oturmak, ev almak, arabayi yenilemek, banyoyu yenilemek vs gibi seyler nasil konusulacak?)

5) Olunce ne olacak? Mal varliginiz esinize mi, cocugunuza mi, kardesinize mi, ana babaniza mi kalacak? Nasil pyalasilacak?

6) Cocuklarin egitimi nasil olacak? Kaliteli okul --> kaliteli mahallede yasamak, ozel okul, yurt disi vs gibi seyler.

7) Tatillerde ne yapacaksiniz? Memleket? Deniz kum gunes? Yurt disi? Evde oturmaca?

8) Evcil hayvan yaklasimlariniz? Yarin ocuck kedi istedi mesela, olay cikacak mi?

9) Ana baba kardes amca oglu vs surekli yakanizda olacak mi? Finansal olarak olur, kapiniza fiziksel olarak olur. Neyi nereye kadar tolere edeceksiniz?

10) ayri ayri disari cikacak misiniz? cikinca birbirinize ne kadar hesap vereceksiniz?
0
taurina
(15.07.25)
Para, iç ilişkiler ve dış ilişkilerin sınırları.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Evlilik sözleşmesi ve boşanma durumunda malların nasıl paylaşılacağı. Bunu baştan konuşmazsan sonra büyük sıkıntı yaşarsın.
0
runaway
(16.07.25)
koca kontenjanindan 10 seneyi devirdim.

evlendigim kadin ile su anda evli oldugum kadin arasinda daglar kadar fark var, cocuktan sonra bambaska bir faza gecti, hormonlarin etkisi falan herhalde.

o yuzden bastan ne konusursan konus, evlilik organik ve dinamik birsey statik degil, sen istedigin kadar plan/anlasma yap.. o is oyle yurumeyecek, uyarayim.
0
cooperr
(16.07.25)
Kosulsuz birbirini sevmek degilmiydi ?
0
designer
(16.07.25)
Oturulup konuşulduğunda mantıklı konuşan, ama iş icraate geldiğinde yapmayan o kadar çok insan var ki, ben bu konuşmaların çok bir işe yarayacağını düşünmüyorum.

Yine de genel hatlarıyla bir imaj çizmek adına yukarıdaki yazılanlara katılıyorum.
0
ananiyimioguz
(16.07.25)
Çok uzun vadeli konuşmak çok yararlı olmayabilir çünkü evliliğin akışında karşındaki insanla beraber senin de görüşlerin/hayata bakışın değişecek. Temelde şunlar konuşulabilir:

- Çocuk yapmaya sıcak bakılıyor mu; bir taraf çocuk isterken diğeri kesinlikle karşı ise baştan evlilik yapmamak lazım.

- Genel olarak finansal konular; evin geçimi nasıl sağlanacak, karşılıklı beklentiler neler, ev-araba gibi alımlarda nasıl hareket edilecek.

- Sosyal hayatlar nasıl ilerleyecek; örneğin eşini oturduğu siteden dışarı çıkarmamakla övünen (!) bir arkadaşımız zamanla malesef boşandı. Yine boşanan bir çift biliyorum; arkadaşım yarım saat kahve içmeye gel(e)mezdi, "eşim sorun çıkarıyor" derdi. Sonrası hüsran.

- Y.dışı veya şehirdışına taşınma hedefi ve planı var mı, varsa nereler -> bu konu ÇOK KRİTİK. Evlilik sonrası zorla kadının/erkeğin memleketine taşındırma hikayelerini çevremde 4-5 çiftte gördüm. Boşanan da oldu aman dikkat.
0
Lethe
(16.07.25)
@cooperr +1 kadın tarafı olarak konuşuyorum, doğuran kadın olmasına rağmen erkekler daha fazla lohusa gibi davranıyor. Konuşulduğu gibi gitse her şey keşke…
0
ekimoloji
(16.07.25)
üstte yazılanlar konuşulmalı ama her şeyden önce bir süre beraber yaşanılmalı.
benim gözlemlerime göre erken dönem boşanmaların en büyük nedeni hiç beraber yaşamamaları.
0
my fault
(16.07.25)
madde madde yazanların çoğu bekar bence. ne konuşursan konuş evlendikten sonra düşünceler, mevcut durumlar illa ki değişecektir.

@my fault haklı bence, ama maalesef ki türk aile yapısı buna çok uygun değil. evlenmeden önce en az 1 yıl beraber yaşanması çok daha sağlıklı olur. elimde yetki olsa zorunlu yaparım hatta.
0
bobinhoo
(16.07.25)
böyle bir liste hazırlamak mümkün değil. bazı şeyler zaten kendini belli eder. kaldı ki karşınızdaki yalan da söyleyebilir. ilişki içinde bazı şeyleri çözüp halledemiyorsanız, karşı tarafı tanıyamayıp soru sormaya ihtiyaç duyuyorsanız zaten evlilik konusu rafa kaldırılmalı. sadece çocuk konusu netleştirilebilir belki.
0
elorelia
(16.07.25)
bekarken bir evde yaşayıp sonra boşananlar insan değil mi? iyi ki elinde yetki yok ergenus
0
lambırcek
(16.07.25)
Görücü usulü evlilikler dışında bu konuların tamamında hiç konuşmadan kendiliğinden oluşmuş bir hemfikir olma veya ortayolu bulma uzlaşısı yoksa, sonradan konuştuklarınızı notere onaylatsanız bile pek bir işe yaramıyor.

Ayrıca, madem konuşmaya karar verdiniz, şunları da konuşun,

Taraflardan biri kaza geçirip omirilik felçli olursa ne olacak,
Taraflardan biri ölümlü kaza yapıp hapse düşerse ne yapılacak,
Taraflardan birinin abla ve eniştesi kaza yapıp ölür de 3 yeğen başa kalırsa ne olacak
Anne ve baba aynı anda alzheimer ya da yatalak olursa ne olacak
Taraflardan biri ömür boyu ödeyeceği bir dolandırılma olayıyla karşılaşırsa ne olacak
Bebek serebral parsi olursa ne olacak

Akraba kalabilir miymiş? Ne kadar pembe bir dünyanız var.
Evleniyor musunuz evinizin odasına kiracı mı seçiyorsunuz belli olmuyor.
0
Mirket
(16.07.25)
(5)

ingiltere vizesi için finansal kaynak sorusu

sanat guresi
ilk defa ingiltere vizesine başvuracağım. kendi hesabımın birisinde duran bir miktar euro'yu (cüzi sayılabilir) çekip dolar yapmıştım. hesap dökümü almadan önce bunu tekrar yatırmak ters teper mi? ya da durumu ek açıklama kısmında anlatmak işe yarar mı? bu durumla ilgili genelde olumsuz şeyler söyle
ilk defa ingiltere vizesine başvuracağım. kendi hesabımın birisinde duran bir miktar euro'yu (cüzi sayılabilir) çekip dolar yapmıştım. hesap dökümü almadan önce bunu tekrar yatırmak ters teper mi? ya da durumu ek açıklama kısmında anlatmak işe yarar mı? bu durumla ilgili genelde olumsuz şeyler söyleniyor. siz ne diyorsunuz? teşekkür ederim.
0
sanat guresi
(15.07.25)
Mümkünse ters işlem sonrası 3-4 hafta hesapta tut parayı, dökümü almadan hemen önce yatırman, evet ters teper.
0
lebaron
(15.07.25)
bir iki güne randevu almam gerekeceği için hiç bulaştırmayayım o halde. teşekkür ederim.
0
🌸sanat guresi
(15.07.25)
ani giriş çıkışlar yapmayın ingiltere için. tek tek inceleyip bir de rapor yazıyorlar .
0
brkylmz
(15.07.25)
İngiltere vizesi alırken doldurduğunuz formda, aylık geliriniz ve aylık harcamanız soruluyor. Oradaki miktar, o tutarı biriktirebilmek için tutarlı görünüyor ise hesap hareketinin bir önemi olmaz. Yani aylık geliriniz 100 bin, harcamanız 50 bin ve bir süredir de çalışıyorsanız, hesabınızdaki 1000 Euro'nun önemi yok. Aylık gelir 51 bin gider 50 bin ise, hesaptaki euro 1 ay duruyorsa bile onu kanıtlayan bir belge ya da dilekçe ekleyin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.07.25)
Bence hiç elleme. vizeyi verirken hesaptaki 6 aylık harekete bakıyorlar. hesaba son anda para girmişse onu bir yerden ödünç aldın falan gibi düşünebilirler.
0
runaway
(16.07.25)
(5)

Polisi aradım polis gelmedi

Gradient_tabanlı_mor
Yasal olarak her çağrıya gelmek zorundalar mı yoksa benim ihbarımı mı beğenmediler? Niye gelmiyorlar. Gece 3.30da apartmanın önüne bir araba geldi son ses arabesk açtı mahalle inledi resmen. Çocuğum uykudan uyandı ağladı ben de polisi aradım ve polis gelmedi. Çok sinir bozucu.
Yasal olarak her çağrıya gelmek zorundalar mı yoksa benim ihbarımı mı beğenmediler? Niye gelmiyorlar.

Gece 3.30da apartmanın önüne bir araba geldi son ses arabesk açtı mahalle inledi resmen. Çocuğum uykudan uyandı ağladı ben de polisi aradım ve polis gelmedi. Çok sinir bozucu.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.07.25)
delilleri toplayıp polisler hakkında savcılığa şikayette bulunulabilir ya da sadece polisler hakkında emniyet müdürlüğüne idari soruşturma yapılması için cimer'den delillerle birlikte şikayet yazılabilir. memurun cezalandırılabilmesi için delil gereklidir.
geçimini vatandaş üzerinden sağlayan, tek istihdam maksadı vatandaşa hizmet olan birisi vatandaşı iplemiyorsa o kişi şikayet edilmelidir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.07.25)
adamlar o tarz olaylar için rahatını bozmuyor. cimere yaz. polis çağırdım gelmedi de. belki azarlarlar.
0
jelly bear
(15.07.25)
Böyle durumlarda kanıt toplayın aklınızda olsun. Balkondan camdan falan mesela mumkunse arabanın plakasını da çekerek çekim yapın. Sesli olarak kamera kaydına girecek şekilde gece saat 3 falan diyin çekerken.

Yukarıda verilen cevaplardaki gibi eylemde bulunursaniz işinize yarar.

Birkaç kez benzeri durumlar için polis cagirdim, geldiği de oldu gelmediği de ama gelen ikaz edip gidiyor, kabahatler kanunundan işlem yapmak kanitsiz çok zor demişlerdi.
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
O gibi bir şey için gelmezler. Gençler arabanın içinde ilişkiye giriyor rahatsız oluyoruz de hemen gelirler
0
runaway
(15.07.25)
Polisler gelse bile hiçbir sey yapmadan dönerlerdi.

"imamoglu protestosu var" desen kosarak gelirlerdi o baska.
0
feastofthedamned
(15.07.25)
(10)

işe alımlarda gramaj faktörünün rolü

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
az önce bir yerde gördüm. adam cs mezunu olarak 100 yere başvurmuş, çok dönüş alamayınca kadın olarak başvurmuş, %650 daha fazla dönüş yapmışlar. eğer böyleyse ben bunu ihtisas gerektirmeyen sektörlerde de denerim diyip 100 yere daha başvurumuş, bu defa %850 daha çok dönüş almış. sizin bu konu ha
az önce bir yerde gördüm. adam cs mezunu olarak 100 yere başvurmuş, çok dönüş alamayınca kadın olarak başvurmuş, %650 daha fazla dönüş yapmışlar. eğer böyleyse ben bunu ihtisas gerektirmeyen sektörlerde de denerim diyip 100 yere daha başvurumuş, bu defa %850 daha çok dönüş almış. sizin bu konu hakkında, Türkiye özelinde söyleyecekleriniz neler? hangi taraf daha fazla ayrımcılığa maruz kalıyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.07.25)
Cinsiyet değil de tanıdık faktörü çok etkili. Türk özel sektöründe iş ilanlarının çoğu formalite oluyor veya çok iş-az maaş işe talep olmayınca o zaman başvuruları ciddi inceliyorlar.

Bu yüzden herkes kamuya yönelirdi eskiden. Şimdi o da bitik.

Çok sağlam bir profil yoksa CV atarak iş bulamazsın. Kamuda da birinin yeğeni değilsen sınavlara girmekten iflahın s.kilir çok afedersin
0
runaway
(15.07.25)
okuldan 12-13 kisi mezun olduk bunlardan 2si kadindi.
hatunlar daha diplomayi almadan is buldu ki ikisinin de not ortalamasi iyi degildi, bolum birincisi 1 sene issiz gezdi.
bu ornek yurtdisindan, kadinlarin bazi sektorlerde ciddi avantaji var..
0
cooperr
(15.07.25)
Bazı sektörlerde kadınlar bazılarında erkekler avantajlı.

Yazılımda da erkek adaylar çok daha avantajlı.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.07.25)
erkek her yerde daha degersiz. kas gucu gerektiren kole aranan alanlaar haric.
0
gule gule
(15.07.25)
Yazılım sektöründe kadın aday daha değerlidir. Bence artık ekipte kadın erkek oranın belirli seviyede olması verimliliği daha yükseltiyor ekip kalitesini de arttırıyor. Kendi hayatımdan örnek verecek olursam analitik/ yazılım gibi ekiplerde %33 kadın oranı, satış - reklam gibi alanlarda %50 erkek oranı gerçekten çok daha iyi oluyor.
Yazılım dediğinize göre zaten sektör bayadır erkek adaylarla domine edilmiş ve ekiplerin çoğu erkek. Bu yüzden kadın çalışan daha değerli.
Bir Türkiye doyumsuz yönetici sorunu var. İşe almayacak bile olsa beğendiği kadınla tanışmak için mülakat yapıyor sonrasında pozisyon kapandı hr veto etti vs diye başlayıp linkedinden yürüyor.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(15.07.25)
Sektöre göre değişir +1 Mühendislikten mezun olduğumda ilgimi çeken işlerin çoğunda erkek olma şartı vardı mesela. Ustalar bunu dinlemez diye üstünüz çizilebiliyor.
0
peki madem
(15.07.25)
Patronlar belki sederiz diye güzel kadın istihdam ettikleri için hala işsizsin. Aynen.
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Yazılımdaki kadın oranını kimsenin artırmaya çalıştığı filan yok. 15 senedir yazılımcıyım. Kadınım. Sayısız kez erkek aday arıyoruz diye ikcılardan dönüş yapıldığına şahidim. (Ikcı gelir yazılımcı tavsiyesi ister kadın aday ismi söylersin ama erkek arıyoruz pozisyon önemli denir)
Siz erkek olarak nerden ve nasıl bileceksiniz acaba bi halt bildiğiniz yok. Kadın ayrımcılığına şahit olmuyorsunuz çünkü kadın değilsiniz. Mantık mı öğretelim??
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.07.25)
gramaj farkı ne dağdan mı geldiniz.
0
zemberek
(15.07.25)
AKP'den sağlam torpil varsa yazılımcı ayağına HTML falan bilerek bazı STK'lara girebiliyorsun. Maaşlar yüksek ve bütün gün yatıyorlar.
0
runaway
(15.07.25)
(9)

Mülteci sayısı azaldı mı sizce de?

messina123
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taş
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taşımayı eskisi gibi kullanmıyor olmamdan da kaynaklanıyor olabilir tabi.
0
messina123
(11.07.25)
Gaziantep'te benim gördüğüm tek tük Suriye'ye dönüyorlar.Burda doğan veya büyüyen nesil gitmek istemiyor. Türkmen olanlar gitmek istemiyor. Burda düzen tutturanlar gitmek istemiyor. Korkanlar gitmek istemiyor. Antep'te hala sayıları çok fazla.
0
rodeocu
(11.07.25)
Genetik mutasyona uğradılar. Fenotipleri değişti.
0
runaway
(11.07.25)
antep'i bilmiyorum ama istanbul şişli için yaklaşık 5 sene önce buralarda çok fazlalardı. avm'lerde onlardan başkasını görmüyordum. cevahir avm'de onlardan başkası yoktu. etrafta da onların dükkanları, burgerci, kafe, berber vs açılıyordu. sadece gelip geçici değil, yaşıyorlardı da. pencereyi açınca bağırarak telefonda konuşan bir ortadoğulunun sesi geliyordu (arap ya da acem)

şimdilerde bu oran epey azaldı. yaklaşık 1 yıldır dikkatimi çekiyor bu.
avm'de hala çoklar ama eskisi kadar değiller.

kirada oturanlar yavaş yavaş taşındı. bazı dükkanları duruyor ama kimisi kapandı.

bir de ilk zamanlardaki kadar rahatsız edici ya da aşırı tavırları yok ve adapte oldular gibi geliyor (ya da biz kanıksadık)
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Gidenler oluyor ve azalıyorlar. Bizzat tanıdıklarım da ailece gitti. Esed rejimi en fazla zararı Türkiye'ye yakın bölgelerdeki Türkmen köylerine verdiğinden ve evler yerle bir olduğundan gidemeyenler de var.
Gitseler de evi yeniden yapmaları, tarla bahçeye yapılacak harcamalar derken zaten elde olmayan paranjn da çok daha fazlası gidecek.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Yani gittikleri falan yok aslında.

Sadece eskiden daha homojen dagilmislardi, şimdi esenyurt vs gibi yerleri kendilerine merkez belirlediler.

Ekonomik şartlar, yaşam koşulları, çevreleri vs zamanla belirli merkezlerde toplanmalarina sebep oldu.

Yoksa azaldiklari falan yok.
0
makbur
(11.07.25)
ankara'dayım, benim yaşadığım mahallede arttı. bu krizin zirve zamanlarında bile sokaklarda tektük suriyeli görürdüm. şimdi her gece onların sesine uyanıyorum. öyle zengin muhitte filan da yaşamıyorum bu arada, merkezdeiym ama üç kuruşa duvarları dökülen bir evdeyim.
0
der meister
(11.07.25)
Azalmadilar. En son yilbasinda Taksim bunlarla doluydu.

Bu arada paki ve afganlar surileri yakaladi sayi olarak.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
beylikdüzü için konuşuyorum pek giden yok en azından 9 bloklu 15 katlı sitede.
0
eja
(11.07.25)
kisisel tecrubelerden bunu anlamak zor olsa gerek. ama bircogunun dondugunu dusunuyorum. neden derseniz turkiye yasamasi cok zor bir ulke. su anda suriye stabiliteye kavustu ve sifirdan insa ediliyor. cok fazla firsat oldugunu dusunuyorum.
0
antikadimag
(12.07.25)
(15)

Pkk gerçekten silah bırakır mı?

messina123
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
0
messina123
(11.07.25)
Bırakmadı. Öyle ya da böyle dünya tarafından terör örgütü kabul edilen bir örgüt kendini tasfiye etti ve o örgütle bağlantılı olan özünde terör örgütü olan diğer örgütlerin önü açıldı.
Tarihimiz için kara bir gün.
0
denizgonen
(11.07.25)
Irak’ın kuzeyinde Barzani PKK’yı istemiyordu. Barzani İsrail’den güç alıp PKK’nın üstüne yürüyordu. İran’a sürülen PKK orada biraz yer bulsa da mollalarla ters düştü. Rotayı Suriye’nin kuzeyine çevirdi ve yeni bir kanat oluştu. Silah bırakma sonrası İran ve Irak da nelerin olacağı önemli değil Suriye’de nelerin olacağı önemli. İzleyip göreceğiz.
0
iddaaci
(11.07.25)
Bu kadar tiyatronun tek nedeni var: Erdoğan'ın bir saltanat kurmak isteyişi. Yani seçimleri kaldırmak ve oğlunu varis bırakmak istiyor (yeni anayasa). Bunun için 400 vekile ihtiyacı var.

Dem ve Pkk terör örgütü de bu fırsattan istifade federasyon ve yerel özerklik, terörist başını serbest bıraktırmak istiyor. Senelerdir akp, dem ve pkk'yı çok sert eleştirdiği için de, böyle bir tiyatro oynanıyor.

pkk, asla silah bırakmaz. Bölücülükten asla vazgeçmez.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Ben barıştan yanayım kürt düşmanı değilim öncelikle belirteyim

Fakat bu silah bırakma meselesi pkk ile ilgili değil. Ortadoğunun şu haline bakınca suriye iran israil lübnan, en küçük aşiret grupları bile silah bırakmaz niye bıraksın
0
grimavi
(11.07.25)
Yıllarca yardım aldıkları devletler kendi derdinde şu an. Türkiye, bir çok kötü plan ve uygulamaya rağmen adından söz ettirdi. Dışarı ile ilişkilerimiz bir çok alanda yoğun şu sıralar.

pkk burada Türkiye'yi her tür zarara uğratmak için kurulan taşeron bir örgüttü. Yıllarca bu örgüte destek olanların başka planları vardır.
pkk silah bırakmadı diye düşünmek yerine yerine rahatlığa çok girmeden, rehavet yapmadan dikkati aleyhimize kullanılabilecek daha farklı noktalara yoğunlaştırmak gerek.
Genel olarak dünya ve dünya
siyaseti değişiyor.
Bir bölgede kaos adına kullanılan
aparatlar da değişecektir.

Batı Türkiye ile iyi geçinmeye çalışıyor,çalışacaktır.
Öyle eskisi gibi her sene ABD kongresinde Ermeni soykırımı yasa tasarısının konuşulması, yok Türkiye'ye başka yaptırımlar uygulama, sürekli aleyhimize olan AİHM kararları, dışarıdan
gelip Türkiye'deki resmi kurumları denetlemek, Yunanistan Ege'de bizi taciz ediyormuş falan.. geçti o günler.

Tabi ara ara rahat durmayacaklardır.
Hazırlıklı olmak şart.
Bölge halkıyla yakınlaşma ve iş olanaklarının artması gerek. Aslında kaynak çok bölgede ama terör engel oldu.
Dünyada ise bize her daim belgesellerle bize fakirlik, açlık, aslan, timsah, kaplandan ibaret bir yer diye gösterilen Afrika da şu bir çok devletin menfaati için karşılaşma alanı olmuş durumda.
Tarım arazilerinden çok bir çok kaynaklara sahip bölge.
Bunu şu an anlıyoruz ve eskiden beri medyanın kendisi doğru şekilde bölgede olan biteni yanlış veya eksik veya her daim problem olarak gösterdi

@kartallar yuksek ucar
irtifayı düşür biraz olaylara biraz daha geniş açıyla bak bir zahmet. dışarı çık gez dolaş.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Fahrettin Altun un stajyerleri her ne kadar bunu mucizevi bir olay olarak lans etse de öyle değil.

Öncelikle türkler 2500 yıldır tarih sahnesinde yer alıp karşılarina türlü düşmanlar çıkmıştır, örneğin Moğollar, Ruslar, İranlılar, PKKlilar, irticacilar etc.

Bütün bu düşmanlari bir kenara koyduğumuzda ülkemizin başına gelen en büyük bela ak parti adlı oluşum ve içindeki sahislardir. Ak Parti'nin türk milletinin lehine bir iş yapması mümkün değildir. Zira bu eşyanin tabiatına aykırı mesela bir Rus a alkolü yasaklayamazsin, bir dinciye hoşgörüyu, toleransı anlatamazsin, yapamaz tabiatında yok çünkü.

Dolayısıyla geçen 23 yıla baktığımızda, samimi dusuncelerle türk insanınin menfaati için yapılan hiçbir şey olmadığı gibi her birinin altında rant amaçlı çeşitli emeller vardır. Zaten bunları saklamiyolar; hasta garantili hastaneler, araç garantili yollar, savunma sanayini Erdoğan'ın ailesinin yönlendirmesi, en basitinden e devlet e vergi gibi sistemlerin yaygınlasmasi iyi bir şey gibi görünüyor ama aslında bunun amacı insanları daha kolay kategorize etmek, listelemek, daha çabuk parasına konmak. Mesela artık o kadar ileri gittiler ki Türkiye'yi terk etmenin cezası olarak 700 kusur lira ödediğimiz harç için pul bile vermiyorlar. Sözde dijitallesme. Prim borcunu ödemeyene şak diye elektronik haciz. Kurulan radar tuzaklarından toplanan paralar. Sorsan Avrupada e devlet gibi sistem yok, türk bankacılık sistemi çok iyi diye zirvalarlar. İran vurulur türk borsası çöker. Çünkü ülkenin altını oymuslar.

Adalet sistemi tamamen parti örgütunun içinde hakimler mahkemeler günlük kararlarla değiştiriliyor. 50 bin kisibin sogrudan ölümüne sebep olmuş örgüt lideri video konferans yapıyor adeta. Ama belediye başkanının görüntüsü, afişi sesi bile yasak.

Böyle bir ülkede PKK silah bırakması tamamen tiyatro zaten, Türkiye Cumhuriyeti için irtica daima bölücü örgütten daha tehlikelidir. Şu anda da öyle, akp pkkdan daha tehlikeli bir örgüt.

Bunu artık zihinsel engelli bireylere sorsan ucunda Erdoğan'ın yeniden başkan seçilmesi veya kendisinin verasetini sağlamak olduğunu söyler, tereddüt etmez.

Katiyen silah birakacagina inanmıyorum. Altında ne olduğunu yakında öğreniriz.

Bunlar 15 temmuzda cuma günü darbe yapılıp ertesi pazartesi günü 5000 tane hakim savcıyı terör örgütü üyesi diye işten atan adamlar. Yani komediye bakar mısın 5000 tane hakim savcının fetocu olduğunu biliyorsun ad soyadına kadar, çünkü kendin elinle koydun, bu adamlar cuma günü işe gidiyorlar karar veriyorlar, pazartesi de işten atıyorsun bunlari :D neden daha önce yapmadın?

Şimdi esas örgüt guzellemeleri dinleyecegiz yandaş medya ve propana bakanlığımız başlamış bile, örgüt üyelerinin topluma kazandırılması diye. Yani biz orda burda bomba patlatan , toplumu terörize eden adamlari kucaklayacağız bu rezilliklere geldi sıra :)

Akp süper Türkiye ucuyor. Ayrıca lütfen biraz geniş pencereden bakalım Goebbels in de dediği gibi.
0
sanguine
(11.07.25)
İstediğini alırsa, yeni istekleri oluşana (daha doğrusu yeni istekleri reddedilene) kadar bırakır.
0
nawar
(11.07.25)
hayır operasyonlarını iran'a yoğunlaştıracaklar. iran düştüğünde de sıra bize gelecek.

abd kucağındaki bir türk hükümeti pkk'yı zaten bitiremezdi. 30-40 senedir böyle milliyetçi damarı beslediler. şimdi kendi kuklaları güç kaybettirdiği için ona meşruiyet kazandırmak adına "pkk silah bırakıyor" dümeni yapıyorlar.

3-5 sene sonra görürüz ne olduğunu.
0
der meister
(11.07.25)
Irakta Saddam degisim,yeni Irak sloganiyla hükümete geldi,

Sonra sam amcasi irana saldirtti,
Ardindan pkk nin oldugu bölgeye kimyasal bomba attirdi, hikayesi ile sam amcasina bahane ürettiler,

36.ve 32. Paralel bölgede ucus yasagi getirildi,

Bolge pkk ile kontrol edildi,

pkk artik kurumsallasiyor,

Tank,helikopter ve en önemlisi topraga kavusuyor,

ama pkk ismi ile degil,
kuzey suriye pkksi olarak yeni bir isim lanse edecekler,

bizimkilerede bunu ya yaparsiniz yada gidersiniz dediler,

onlarda bunu sözde zafere gibi lanse edip bak nasilda neler yaptik diye deli deli isler yapiyorlar,

sonraki gelen yönetimlerin isi daha da zor olacak,

Tabiki bunun ceremesini halk cekecek.

Hatirlayin,
Ahmet Davutoğlu ile komsularla sifir sorun dediler,
Suan sifir sorunla komsu ulke insanlari ile apartman komsusu olduk..

Yak parti yapar..
Yaptiklari yapacaklarinin teminati..
0
designer
(11.07.25)
Dibe sürüklenen ve çırpınışlarda olan bir rte ile karşı karşıyayız; en baştan bunu unutmamak lazım. Bu haldeyken Atatürk'ü canlandırıp reisicumhur yaptım dese oradan bile bu ülkeye millete faydalı bir şey çıkacağına inanmam.

Pratikte silah bırakılması, teoride silahlı kalmalarından yüzde yüz daha hayırsız bir hal getirecek. Silahlı örgütle mücadele etmek, politik bir örgütle uğraşmaktan daha zor değil.
Buradaki tek hümanist nosyon insan hayatı. Yani evet, terörist ya da değil, ölümler azalacaksa buna sevinelim. Ama bunun ne zaman gerçekleştiğini gördük?
Ölüm gerekiyorsa öldürürler, bunun için pkk'ya ihtiyaçları yok.
0
Bruce
(11.07.25)
%15-20 kürt oyu için yapılan bir tiyatro.
0
runaway
(11.07.25)
Aklı başında olan birisi bu soruyu sormamali.

Yaktıkları silahların sayısı 8
2 tanesinin namlusu egriydi birisinij kabzası parçalanmış.

Yani yaktıkları silahlar bile kenarda duran iskarta
0
topkapiaksaray
(11.07.25)
PKK zaten 2002'de bitmisti. Bil bakalim nasil ve neden dirildi..
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Malesef mevcut hükümetin ve liderlerin ülke yararına bir hamle yapmalari imkansız. 20 yıldır ne haberlere sevinildi de sonra "aaa" oldu herkes. Goebbelslerini saldılar işte, chp=pkk yaptılar. Şimdi gene saldılar "baris geldi" diyorlar.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Uzun kaybettiği oy açığını kürt seçmenden oy alarak kapatmak istiyor. Gördüğüm kadarıyla samimi bir ortam yok, Habur-2 loading... Bu ülkede kalıcı barışı getirecek tek parti chp gözüküyor.
0
HellKeePer
(12.07.25)
(10)

yurtdışında yaşamak için eğitim almak

biseysorcaktim
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.daha önce çalıştığım yerlerde anal
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.

daha önce çalıştığım yerlerde analytics gibi araç gereçlere ufak tefek bakmıştım az çok fikir sahibiyim.

yurtdışına 8-10bin euro para vererek yüksek lisans'a başlayan ve orada yaşayan arkadaşlarım var. çoğu almanya'da. ben de orayı düşünüyorum.

yurtdışından iş bulup gitmek benim için zorlayıcı ama yüksek lisans (ya da benzeri bir eğitim programı) ile gidip orada iş bulup yaşamak daha pratik geliyor. remote çalışıyorum şuanki işimde. oraya gidersem de şuanki işime devam edebilirim ve kazancım minimal olmak kaydıyla orası için yeterli.

açıkçası eğitim almak da istiyorum. lisans eğitimimin kabul edildiği, mesleki bilgimin üstüne biraz da eğitim katarak daha profesyonel olmak ve böylece yurtdışına taşınmak istiyorum. digital studies, digital management, data analytics, business analytics, digital transformation, technology management gibi isimlerle programlar varmış. lisans eğitimi olmasa da alaylı olarak cs alanınca çalışanları kabul ediyorlarmış.


iş ticarete dönmüş durumda. dönemine 10bin euro vereni kabul ediyor çoğu okul. var mı öyle "herhangi bir lisans mezununu kabul eden" programlar? yukarıdaki saydıklarımı chatgpt diyor ancak emin olamadım.

o programlarda "üniversitelerin matematik bölümünden mezun" ya da "cs alanında lisans yapmış" falan gibi şartları varsa beni kabul etmiyorlar. ama mesleki becerimi ve tecrübemi dikkate alıyorlarsa o bir kazanç artı olabilir benim için.

elimde ne var;
ingilizcem var. iş ya da eğitim alabilme yetkinliğinde. fransızca biliyorum b1 ama fransa'ya gitmek istemiyorum.
almanca'm çok temel. a1 değil ama öyle diyelim. eğitim ya da iş için kullanamam.
işim remote. oraya gitsem de şuanki işime devam edebilirim, şirket batmazsa tabi. şuanki gelirim avrupadaki net asgari ücretten daha yüksek.
daha önce hem uzun yaşadım yurtdışında hem turist olarak gittim. zorluklarını az çok biliyorum. can atmıyorum gitmeye ama yaşam standartı istanbul'dan hala yüksek.

yapıcı fikir ve önerilerinizi bekliyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Master = para. Parasını verirsen çok yüksek rankingli üniversiteler dışında her yerde mastera girersin.
0
runaway
(11.07.25)
master bittikten sonra nasıl yaşayacağım?
öğrenci iken çalışma izni veriliyor. tam mı yarım mı bilmiyorum.

giden herkes "buradaki 1.5 - 2 yılımda muhakkak bir yerden iş bulurum" diyerek mi gidiyor.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
mış mişle bu yola girme, bu dediğin 3-4 yıl öncesi için olabilitesi olan bir konuydu şu an çok zor, özellikle IT piyasası yurtdışında da çok durgun ve türk kimliği ile iş bulmak zor çünkü firmaların sana sponsor olması gerekiyor. ben yerinde olsam iş bulamama durumuna göre de a b c planı ile giderdim.
Yurtdışındayımve It sektöründeyim bu fikrim buradan geliyor.
0
tuborg yesili
(11.07.25)
hocam sen almanya'da yüksek lisans'ını bitirdikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl daha oturum veriyorlar sana. bu 2 yılın içinde çalışma iznin de var tabii. iş bulunca oturumun öğrencilikten çıkıyor artık.

yüksek lisans ile kapağı atmak çok mantıklı hareket. okurken de ufaktan iş başvuruları yaparsın zaten öğrenci oturumunda da haftalık belirli bir çalışma saatin yer alıyor.

almanya'da daha kolay iş bulabilmen için almanca öğrenmeni tavsiye ederim.
0
elektr10
(11.07.25)
batinin gocmenlik yollari belli:

1 - iltica
2 - egitim
3 - evlilik

+ yuksek icin cikip kalan cok.
+ master=para tezsiz yaparsan dogru, ama ben bes parasiz gelip, tezli master ustune doktora yapip oturum alan cok insan gordum.
+para problemi varsa tezli master iyi bir opsiyon, kendine bir tane duzgun prof bulmana bakar. arastirma yapman lazim. insanlarin pek gitmek istemedikleri sehirlerde sansin daha yuksek olur.
+ tavsiyem anadilini bilmedigin ulkelerden uzak durman bu durumda almanya/fransa zaten eleniyor.
+ okuldan sonra olay sponsor bulmaya bakar, yani bir sirkete seni ise almaya ikna edeceksin.
+ diyelim ki is bulamadin, hersey boka sardi vizen bitti donmen lazim, care evlilik. kadinsan zaten bu zor degil. erkek isen o zaman sansin daha dusuk.
+ hicbiri olmuyorsa son care iltica ki tavsiye etmem.
0
cooperr
(11.07.25)
Beş parasız hiçbir yerde master yapamazsın. ABD'de fully funded denilen doktora programlarında bile öğrenciler aylık bir miktar cepten yiyorlar. Bu tip bedavacı hayaller sadece zaman kaybettirir. Avrupa'da bedava master yok. Sadece ucuzu pahalısı var.
0
runaway
(11.07.25)
@runaway, sorumun hiç bir yerinde beş parasız nasıl master yaparım demedim ki? benim zaten orada da geçinebileceğim ve uzaktan çalışabildiğim bir işim var. giderken cebimde biraz param da olacak. iki döneme 20 küsür veririm de, 50bin euro civarında para vermem gerekecekse evet o üzer.

benim kaygım lisansımın edebiyat mesleğimin ise yazılım olması üzerine.
yl için de bu konuda eğitim almak istiyorum, ki orada kaldığım süreçte gerekirse başka iş bulayım.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
@biseysorcaktim

sana demedim onu. yukarıda cooper parasız gelip master yapmak falan demiş ona dedim.
0
runaway
(11.07.25)
Yani yazılım hakkında konuşulanlar çok iç açıcı değil de şunu yazmaya geldim;
Çoğu yerde (benim bildiğim) masteri kazansaniz da hesabinizda bloke para falan lazım.
Ve siz bu ülkelere "ben remote calisacagim" diyemzasiniz çünkü o ülkede yaşarken çalışıyor olacaksiniz. Direkt vize reddi olur.

Bir de benim bildiğim fransa yazılım konusunda gelecek için almanya'ya oranla bir tık daha iyi olabilir şu tarz şeyler sebebiyle;
www.euronews.com

Tabi bilgim yok. Zaten sevmediginiz yere de gitmeyin. Ben de almanya sevmem akdeniz kiyisi yok :(
0
logisticsmanager
(11.07.25)
dunya o eski dunya degil. 2015 ve sonrasi cayir cayir herkes goc etmeye basladi. dolayisiyla surecler de tikanmaya basladi. abd'ye gelenler su anda donmek zorunda kaliyor is yok cunku piyasada.
0
antikadimag
(12.07.25)
(26)

Avrupa'da yaşamak mı yoksa Türkiye'de yaşayıp Avrupa'yı ziyaret etmek mi?

ermanen
Hangisi sizce?Kriterlere de bağlı olabilir tabii. Avrupa'ya istediğiniz zaman gidebilirsiniz.- Türkiye'de ortalama kazanıp kira ödemiyorsunuz diyelim.- Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz.- Avrupa'ya gidince, oraya yerleşme/kira stresi vs. olacak.- Çocuk yokAvrupa'da yaşanacak ülke daha çok Almanya
Hangisi sizce?

Kriterlere de bağlı olabilir tabii. Avrupa'ya istediğiniz zaman gidebilirsiniz.

- Türkiye'de ortalama kazanıp kira ödemiyorsunuz diyelim.
- Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz.
- Avrupa'ya gidince, oraya yerleşme/kira stresi vs. olacak.
- Çocuk yok

Avrupa'da yaşanacak ülke daha çok Almanya veya Hollanda gibi ama başka ülkelere göre de düşünebilirsiniz.

edit: Cevaplar için teşekkür ederim. Bu arada en başta 'sizce' diye sordum, yani elbette kişiye ve kriterlere göre değişir. Benim durumum ve hayatım aslında daha karmaşık (ya da öyle oldu); herkesin cevabını merak ettiğim için soruyu sadeleştirerek sordum. Özelden konuşmak isteyen olursa, özellikle Avrupa tecrübesi olanlar, yazabilir.
0
ermanen
(11.07.25)
cocuk yoksa avrupa'da yasamak cok da matah bir sey olmayabilir. cocuk yoksa egitim iyi, demokrasi vs derken cok anlamli hale geliyor.

cocuk yapacaksaniz avrupa yoksa tr.
avrupa'da yasamak vatandaslik almak icin mantikli olabilir. alip dönersiniz ve yurt disi deneyimi kazanmis olursunuz.

bir yere tasinmak stresli ve bol bilinmezli bir sürec. ama cok iyi de cikabilir sonu.
0
sonsuz
(11.07.25)
Bu tip soran cok oluyor da, bu cok subjective bir sey. Cunku avrupanin kendi icinde de inanilmaz farketmekle birlikte biraz askerlik gibi bir sey bu, herkes kendi senaryosunu yasiyor kimi cok mutlu kimi cok mutsuz. Kimi mutsuz ama kalmayi seciyor. Kimi mutlu ama hasret cok etkiliyor vs.

Avrupa da daha cok kazaninca daha cok da harcamiyor musunuz? yani bu cok ne kadar cok?

Ailenize arkadaslariniza ne kadar baglisiniz? Annenizi babanizi vs. senede 10 gun gorseniz yetiyor mu? Yalnizlikla iliskiniz nasil? Introvert misiniz extrovert mi?
TR de bir seyleri cozmek denen meseleye ne kadar yatkinsiniz? AVM de alan olmasa tepsinizi gidip cope dokuyor musunuz yada alan bireyin yanina getiriyor musunuz? Park yeri yoksa ikinci siraya gecip 4 luyu yakip isinize bakiyor musunuz? AVM de park yeri o tarafta diye ters yonde gidiyor musunuz? Yaya ya yol veriyor musunuz? Yada bunlari yapabilecek misiniz? Gunessizlikle araniz nasil?
0
wallcan
(11.07.25)
Yurtdışında yaşamak kolay değil, pek çok sıkıntı çekiyor insan.

Eğer ciddi bir sebebiniz yoksa ve rahatınız yerindeyse yurtdışına yerleşmeyi düşünmeyin. Mutlaka pişman olduğunuz, zorlandığınız anlar olacak öyle bir zamanda vazgeçersiniz ve boşa gider her şey.

Tek başınıza yani bekarken taşınmanın da ekstra bir zorluğu olduğunu sanıyorum ama tecrübe etmedim.
0
michael_knight
(11.07.25)
Bence Avrupa'da yaşamak, tabii Polonya da Avrupa, Amsterdam da Avrupa. Ve gerçekten çok subjektif bir şey.

Biz çocuksuz çift olarak taşınmaya niyetliyiz, burada yaşayıp orayı ziyaret etmektense orada yaşayıp burayı ziyaret etmek istiyoruz.
0
kobuzchu kiz
(11.07.25)
biraz yaşa göre değişiyor sanırım.

yaşam standartım yüksek değilse de, geçen sene avrupada güzel bir şehrinde keyifle yaşayabilecek gelire sahiptim ve gitmeyi düşündüm. sonra aileye uzaklık, gittiğin yerde yabancı hissetme, karşılaştığın az-çok zorluklar, dil bariyeri gibi şeyler beni geri itti, ki yabancı dilim ve avrupa'da yaşamışlığım var.

şimdilerde ise iki kişi olarak gitmeye çalışıyoruz. çünkü kazancımız makul da olsa yetmiyor. kaliteli yaşamak istediğimizde eksiye iniyor ve çıkamıyoruz. iki gezelim tozalım fiyatına bakmadan alalım dediğimizde batıyoruz. akşam yarım saat bir saat yürüyelim yorulursak bir kafe'de çay/kahve içelim kısmı bile çok komplike. yollar kalabalık, insanlar kaba, kaldırımlar kötü, her yer trafik, sürekli korna, bir kafeye oturunca yüksek müzik, tanımadığım masadaki adam bana karşımdakinden daha yakın o kadar her şey içiçe. (istanbul'da) bunlardan kaçmak için sahip olman gelirle de abd'de de avrupa'nın lüks yerinde de yaşarsın.

İstanbul’da bir kafeye girince, servis ücretiyle birlikte korna gürültüsü de ikram ediliyor.

ikinci paragrafta bahsettiklerimden münezzehseniz, türkiye'de yaşamaya devam etmek yeni bir macera atılmaktan daha güzel olabilir. çünkü insan memleketinde (ya da memleketim diyebildiği) yerde kök salar, başka yerde geçici hisseder.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Avrupa'da kira ödeyeceksen birikim yapamazsın. Bu sorunun cevabı Türkiye'deki ortamına bağlı. Leş bir ortamdaysan kaçmak için düşünülebilir. Türkiye'de insani gelişmişlik düşük olsa da her yerde düşük değil.
0
runaway
(11.07.25)
şöyle söyleyeyim. yılda bir kez bir haftalığına türkiye’ye gidiyorum ve üçüncü gün geri dönmek istiyorum. ilke bana resmen negatif enerji yüklüyor.

tüm zorluklarına rağmen avrupa’da gayet mutlu ve huzurluyum. varsın daha az kazanayım, varsın konfor alanımdan çıkmış olayım.

sırf daha az insan, daha temiz ve yeşil sokaklar, dışarıda daha az kavga gürültü, daha az trafik, gece tek başına güvenli bir şekilde evine yürümek için bile avrupa derim.

kimisi işi sadece ekonomik yönünden değerlendiriyor, kimisi kültürüne daha bağlı yetişip ondan kopmak istemiyor. yani bu kişiye göre değişir. ben oldum olası 'boğazda rakı içmek abi, türklük abii' kafasında bir insan olmadım. zengin olmak gibi bir derdim de yok. orta sınıf (ama gerçekten orta sınıf, türkiye'de kendini orta sınıf sanan fakir beyaz yaka hayatı değil) bir hayat yaşayayım benim için yeterli. sevdiklerim dışında türkiye'ye dair özlediğim hiçbir şey yok. o yüzden bu saatten sonra türkiye’nin deliliğine, kaosuna ve yozluğuna tekrar girmemek için elimden geleni yaparım.
0
sir gawain
(11.07.25)
avrupa'da ozellikle hollanda'da yasamak turkiye'den cok daha huzurlu. bazi zorluklara (yuksek kira veya mortgage, dil zorlugu, herkes ingilizce konussa da, kapali hava vs) ragmen boyle. o yuzden avrupa'da yasayip turkiye'ye gezmeye, aile ve arkadaslari gormeye, yemek yemeye gitmek bana daha mantikli geliyor. oyle de yapiyoruz, senede 3-4 kez, 3-4 haftalik gidiyoruz turkiye'ye, boylece cok ozlem de olmuyor. hatta 4 hafta cogunlukla fazla geliyor turkiye'de.

avrupa'dayken turkiye'de yapamadigimiz, ya da yaparken oldukca zorlandigimiz seyleri yapabiliyoruz. spor yapmak daha erisilebilir, doga her yerde. goruntu ve gurultu kirliligi cok cok daha az. insanlar daha durust, daha guleryuzlu, daha saygili.

kisaca imkan varsa avrupa'da yasayip turkiye'yi ziyaret daha guzel.

bir gun belki turkiye'ye donerim ama bu buyuk bir sehir olmaz muhtemelen.

not: amsterdam, cocuk yok, mortgage var, kazanc turkiye ile benzer.
0
lemmiwinks
(11.07.25)
Uzun yıllardır buralarda bu soru olur. Ve her zaman bu olaya ekonomik bakmanın sonucu Türkiye cikaracagini söyledim (eger iyi seviye biriyseniz). Çünkü Türkiye gelir adaletsizligi ülkesi ve bu sebepten iyi kazanirsan iyi hayatın var ama normal kazanirsan hayat kötü. Genelde bati Avrupa'da insanları yüzde 60-70 ayni hayatlarda yasatma çabası var diyelim. Misal dün müdürle konusuyorduk, Türkiye'de ilk müdürüm benim 5 katı maaşım aliyordu dedim. Fransa'da bu imkansiz çünkü bu ciddi gelir adaletsizligi yaratır.

Neyse kendim için konuşursak biraz sir gawain gibi; birak Avrupa'da daha fazla parayi Türkiye'ye beni birinin dönüşmesi için 2-3 katı Avrupa maaşı vermesi lazım (imkansiz haliyle) ve o da birkaç yıl için, aynı nasıl millet dubai falan gidiyorsa öyle. Yoksa Max 2 hafta kalirim, o da tatil sebebiyle. Yoksa acayip kötü yani ülke eğer fanusta yaşamıyorsan (misal hayatin İzmir'de Alaçatı/cesme beach clubsa, bostanli'da bayrakli'da deniz manzaralı evse tabiki senin hayatin fanus).

Bu sebepten bu sorularda benim kendim için cevabım her zaman batı Avrupa çünkü hayatta aradığım tek şey en çok para veren ülkede yaşamak değil.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Denize kıyısı olan bütün avrupa ülkelerine gittim neredeyse, yemeğinden kültürüne, yasalarına, yazılı olmayan kurallarına kadar bizden çok farklılar.

Çocuk yoksa ve 30 yaş altı olsam gitmek isterdim, benim durumumda kaza, bela, savaş olmazsa gitmek istemem
0
kimlanbu
(11.07.25)
Verilen cevaplari okumadim ama neredeyse hepsinin "parasi olan için Türkiye cennet" zirvaligini yazdigina eminim (:

Üstelik bunu yazanlar bu ülkede yasamayanlar hep.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Turkiye'de yasarken gelirim ortalama ustuydu, ev masrafim yoktu.
Ama cocugun gelecegini goremiyordum. Covidin ortasinda pili pirti toplayip geldik yerlestik.
Ne gelir, ne yerlesme stresi su bu, hic biri bu yaptigimiz degisikliklerin artilarini sifirlayamiyor.
Keske gencken, cocuk yokken gelseymisiz diyoruz surekli ustelik. Burada cok daha erken hayat kurmus olmak muhtesem olurdu.
Ulke degistirmek, kafanizda "Turkiye mi daha iyi, yurt disi mi?" sorusu varken pek mantikli degil, gitseniz akliniz kalacak bariz.
Karsilastirma, "Amsterdam mi? Berlin mi?" seviyesindeyse zaten mentalite olarak siz gitmeye hazirsiniz demektir.
0
quaker
(11.07.25)
Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz - bunu neye dayandirdigina gore degisir, eger orda aldigin avroyu tlye cevirip daha cok kazanacam diyorsan komik oluyor.

olay paraya bakar, gelismis ulkelerin sana vaad ettigi hayati yasamak icin iyi para kazanman lazim, o da 3-4bin avro ile olacak sey degil.

"parasi olan için Turkiye cennet" lafina da giydirenler genelde culsuzlar oluyor. abicim sen paraya ulasamamissan, cehennem hayati yasiyorsan bunda bizim sucumuz ne? eger guzel bir hayat olmasaydi zenginlerin alayi satip kacardi, neden hala orda takilmaya devam ediyorlar? Benim tanidigim bir turkiye yahudisi ki herif karun gibi zengindi, bana neden zamaninda "olm yurtdisinda gez toz ama sonunda mutlaka ulkene don, burdaki hayati hicbir yerde yasayamazsin" derken bunu salakligindan mi soyledi sence? elestirirken biraz mantikli olun yahu.
0
cooperr
(11.07.25)
Iyi yetismis bir muhendisi dusunelim. Olaya sadece para kazanmak olarak bakiyorsan bu kisinin Hollanda/ALmanya'da ay sonunda biriktirdigi rakam Turkiye'de biriktirecegi rakamdan kat ve kat yuksek olmayacak.Evet ortalamada daha yuksek olacak ama finansal acidan bakiyorsan bence anlamli bir fark olmaz.Motivasyon para ise Dubai/Isvicre/Amerika gibi yerlere bakmaniz lazim.

Bunu soyledikten sonra asil konuya geleyim.Ailenizden/arkadaslarinizdan uzakta yasamanin sizin icin ne anlama geldigini sorgulamaniz lazim ki dogru sonuca ulasasiniz.Turkiyeyi yilda birkac defa her biri 1-2 hafta olsa da ziyaret etmek ve ailenizi bu siklikla gormek ok midir? bu sorunun cevabini arayin.
0
turkuaz
(11.07.25)
4 bin euro para değil Avrupa'da, sokaktaki dilenciye bahşiş diye atıyoruz biz, gitsin kendine çeki düzen versin diye.
En az 250 bin euro lazım batı Avrupa'da yaşamak için. O da minimum.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
‘avrupa’da 4 bin euro para değil’ diyenler (bir üstte ironi yapan arkadaşı kastetmiyorum) neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum. çift olarak gittiğininizi düşünürsek, sen 4 eşin 4 kazansa krallar gibi gerçek bir orta sınıf hayatı yaşarsınız avrupa’da. birkaç aya arabanızı da alırsınız, krediyle ev sahibi de olursunuz, yılda iki üç kez tatilinize de çıkarsınız, dışarıda istediğiniz gibi yiyip içersiniz de. hele kuzey avrupa’da eğitimin sağlığın ücretsiz olduğu bir sosyal devlete yerleştiyseniz daha da kolay. ha ama orta doğu kafasıyla ‘ben 50 bin euro’luk arabadan başkasına binmem, devlet hastanesine gitmem, prenses kızımı sadece özel s*ksok sistemiyle eğitim veren özel koleje gönderirim’ diyorsanız o para türkiye’de de avrupa’da da yetmez tabi.

bunu diyenler muhtemelen a haber’in sokak röportajını izleyip avrupa’da ekmeğin 5 euro olduğuna inanan tayfa sanırım. nasıl bir yanılsama içindesiniz oğlum siz? ya da türkiye’de nasıl bir hayat yaşıyorsunuz ki avrupa’daki bu hayat size yetmiyor?
0
sir gawain
(11.07.25)
ben kendi adıma söylüyorum, türkiye'de yaşayıp avrupa'yı ziyaret etmek.

hayatımı türkiye'den kaçmak hayaliyle yaşadım ama artık yaşlandım. babamı kaybettim. annem yaşlanıyor. şu dünyada beni arayıp soracak 2-3 tane insan var, hepsi burada. ellerinden öper, 1.5 yaşında dünya tatlısı yeğenim var, senede 8-10 gün görmek bile çok az geliyor, 3-4 yılda bir görme fikrini çirkin buluyorum.

hele ki avrupa'ya "daha sonra" gitme imkanım varsa ben şu noktada türkiye'de kalırdım. en azından bildiğim çöplük.

tabii dediğim gibi bunlar çok kişisel şeyler. ben eutard olarak büyüdüm, 25 yaşımdan sonra siyasi sebeplerle avrupa'dan öyle bir nefret etmeye başladım ki bin ladin ya da saddam gelse "olm çok abartıyosun sakin ol" der herhalde. o yüzden yazdıklarımı asteriskle almakta fayda var.
0
der meister
(11.07.25)
abicim sana gore guzel 3-4bin, bana gore degil. sana yeter bana yetmez.
sen titr pesindesin, ben para pesindeyim. ici bos titrler beni tatmin etmiyor.
sen 50bin avroluk araca binmeye gerek yok diyorsun, ben dandik 15 yasinda reno/fiat ile gezinmek istemiyorum.
sen orta direk alti dandik bir gocmen banliyosunde yasamaya OK diyorsun bana gelmez.
dunya sadece siz ve cevrenizden ibaret degil, bunu artik anlasaniz mi yaw?
herkes memur hayati yasamak istemiyor. dolayisiyla bu tarz sorularin cevabi kisiye gore degisir.
0
cooperr
(11.07.25)
Kimse zaten kişiden kişiye değişmez yazmaz da hiçbirimiz de başkasının hayatları hakkında senin kadar fazla konuşmuyoruz. Hepimizin yaşadığı hayati, geliriyle ne yaptığını bizden iyi biliyorsun. Şurada Avrupa'da yasayanlara memur diyorsun böcek diyorsun ama cevap verince "kişiden kişiye değişir". Hayır zaten Avrupa'da 4 bin alan kişi Türkiye'de nasıl villalarda yaşıyor 50 bin euroluk araba alacak gelire sahip oluyor anlamadım nasıl bir fantastik durumsa. Bugün 50 bin euroluk arabayı kredi ile alamiyorsun ülkede çünkü max kredi 400 bin lira.

Sunları yaz ki bilginin olmadığı ortaya çıksın istedim. Zaten batı Avrupa'da yaşam konusunds bilgin olmadığını biliyorum çünkü Avrupa'da yaşamıyorsun ama hepimizden çok fikrin var Avrupa'da kime ne kadar çok para gerekir diye. 4 bin euro para değil falan, 4 bin euro net gelir ile banliyöde yasandigini sanan, sadece 15 bin euroluk araba alabilecegini sanan biri enteresan.

Böyle birinin sürekli avrupa'da ne kadar paranın neyi yaptığı hakkında konuşması komik yani. Kabul etmelisin bence. Yaşamadığı hayat hakkında bu kadar fikir sahibi olan pek fazla kişi yok duyuruda.

Kanada anlat, kuzey amerika anlat. Bizden çok bilgin var yani biz bilecek degiliz.

Not; 50 bin euroluk arabanın Türkiye'de 100 bin Euro olması...
0
logisticsmanager
(11.07.25)
lol, 50 bin euro’luk arabanın bir altı 3 bin euro değerindeki 15 yıllık renault mu? ya da ciddi ciddi avrupa’da 4 bin euro kazanan insanların göçmen banliyölerinde mi yaşadığını düşünüyorsun?

yaşadığım ülkede 50 bin euro’luk arabalara sadece nargileci kıro gurbetçi türkler ve araplar biniyor. hepsinin tek derdi sıfır siyah benz ya da bmw almak. muhtemelen aynı kafa yapısında birisin. olur öyle, bu da senin hayatın.
0
sir gawain
(11.07.25)
Kriteri karşıladığım için Türkiye'de yaşayıp Avrupa'yı ziyaret etmek. Tek derdim vize alabilmek. Şimdilik Şubat 2026'a kadar vizem var.

Hatta kriterin bir üstüne avantajım daha var uçak bileti açısından.
0
put it in your appropriate place
(11.07.25)
@ermanen; yok abi sana neden yazayım :) kendisi kanada'da yaşıyor. Motor yandi senin bir anda :)

@sir gawain; abi merak edip istatistik kastım=d
Ayda 4 bin net, 48 bin Euro yıllık yapar.
Medyan net gelire göre bunun medyan altında kaldığı ülkeler;
Luxembourg

Medyana orani;
Hollanda 1.48 kati
Almanya 1.73 kati
Fransa 1.87 kati
Euro alani 2.01 katı

Ülke ortalama gelirinin iki katını kazanip banliyöde yaşamak icin 3 bin Euro maaş hacizi lazım=d
Işte salla gitsin sonuçta fact check yok.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
@logisticsmanager

adam avrupa’da 4 bin kazananların ciddi ciddi fakir olduklarını düşünüyor. ses etmeyelim, öyle sanmaya devam etsin :) aynen kanka açlıktan kırılıyoruz, domatesin kilosu olmuş 10 euro.
0
sir gawain
(11.07.25)
cooperr amca yasliliktan euro ile cad i karistirdi. yasli basli adam olabilir, üzerine gitmeyin.
0
sonsuz
(11.07.25)
haa, cooper abd’de mi yaşıyor? tamam taşlar şimdi yerine oturdu. muhtemelen 4 bin euro’yu 4 bin usd gibi düşünüyor -ki 4 bin usd ile abd’de cidden fakir hayatı yaşarsın.

sen yine de euro’nun alım gücü, avrupa’da ortalama gelir ne kadar, araba ev fiyatları nasıl, sosyal devlet nedir, avrupa’da insanların mutluluk kriterleri neler, bu tür şeyleri bir araştır hocam. abd kafasında birinin avrupa’daki hayatı anlaması zor, yirmi yıldır orada yaşayan kuzenimden biliyorum. ben onu anlamıyorum, o da beni anlamıyor. bizimkisi biraz öyle oldu. benim de şu dünyada asla yaşamam dediğim yerlerden biri abd ona bakarsan.
0
sir gawain
(11.07.25)
olm teker teker gelin :)

Avrupa'da yasayanlara memur diyorsun böcek diyorsun - yok herkese demiyorum yahu, sana diyorum ama (bocek demiyorum estagfurullah memur diyorum) .. cunku sen 4bin avro ile luks icinde yasadigini iddia eden birisin. bunu da benim gibi eski kasarlar yemez kardes..

50bin avroluk arabaya kirolar biniyor - Bu da bizim insanimizin sanrilarindan biri, Steve Jobs'da son kasa spor mercedesle geziyordu, hatta taninmasin diye 6 ayda bir yeniliyordu, kiromuydu? Geciniz.. Yurtdisinda kimsenin sizin bindiginiz araca baktigi falan yok, adamlarin zaten dedeleri babalari coktan o araclara binmis inmis, biz geriden geliyoruz o kadar.

almanya deneyimin yok - evet surekli yasamiyorum ama almanya ile engaje biriyim, aileden oturu. Arada gidip geliyorum, en son gecen sene 1 hafta berlinde idim. Maaslar ne durumda, giderler nasil, mesela buyuk sehirlerde bir daire kac para, bunlarin farkindayim. 3-4 bin avro net paranin orda ne ise yaradigini bizzat yakin akrabalarimdan biliyorum. Pek oyle abarttiginiz gibi bir durum yok ama herhalde onlar baska bir almanya'da yasiyorlar..ya da yoksa siz yogurdum eksi demekten mi cekiniyorsunuz?

medyan gelir muhabbeti: yaw medyan gelir dedigi zaten aclik siniri, bak "fakirlik" demiyorum "aclik". Al burdan ornek vereyim, burda 2024 verileri medyan gelir $45000 burut, net ayda $3000 yapar. Su anda yasadigim sehirde 1+1 daire kirasi dandik bir muhitte $1500 civari ki nispeten ucuz bir yerdeyim. Bir tane kulustur arac alsan, benzin, sigorta, tamir, mutfak masraflari derken zaten eksiye dusuyorsun. Sizin medyan dediginiz bu, uranuse plutona gitsen de bu boyle.

tanimadigin kisiler hakkinda atip tutuyorsun - yaw siz buraya yasadigini sehre, aldiginiz maasa, yaptiginiz ise hatta pozisyona kadar yaziyorsunuz, bende fal bakiyorum. Anlattiklarinizla benim falda gorduklerim birbirini pek tutumuyor, ne yapayim? :)

arkadaslar, ezcumle sizin bu "avrupa cohh eyyi" kafasinin a haberci tayfanin "avrupa bizi kiskaniyor" kafasindan bir farki yok yaw, sorry.

biraz oranin kalbur ustu insanlariyla takilin (kalbur ustu derken sizin white trash sizden 500 avro fazla maas alan mudurunuzden bahsetmiyorum), bir bakin bakalim kac para aliyorlar, kac paralik evlerde oturuyorlar, altlarindaki araclar nasil..

sonra gelin konusalim... bir de cift dalmaniza gerek yok, sakin sakin pls..
merci tout le monde!
0
cooperr
(12.07.25)
(14)

Bu kadin süper-seksi degil mi ?

feastofthedamned
Youtube'da, karli havada buz banyosu yaptigi videolar mevcut.https://youtube.com/shorts/IQN-8WQ1uek?si=kGX1DhsKR8fTlcLt
Youtube'da, karli havada buz banyosu yaptigi videolar mevcut.

youtube.com
0
feastofthedamned
(10.07.25)
Değil
0
olaylar olaylar
(10.07.25)
Ahahaahahah, lan yağ tulumu bu. Bıngıl bıngıl. Allahtan ağzıma yemek yoktu, desene whale alert diye.
0
Shepard
(10.07.25)
Memesiz seksi olunmaz.
0
gabe h coud
(10.07.25)
bence de cok iyi +1
0
freedonia
(10.07.25)
gabe,

son kliplerine bak, anne olduktan sonra kalça ve memeleri daha da irilesmis.
0
🌸feastofthedamned
(10.07.25)
abaza duyurusu olmuş burası keşke yazmasaydım :/
0
Shepard
(10.07.25)
Yüzü biraz britanya köylülerine benziyor. Bir kabalık var. Zarif, şuh ya da seksi durmuyor. Ayrıca @gabe de diğer konuya parmak basmış.
0
yadigar
(10.07.25)
Küçük meme seksi olamaz
0
Cezcez
(11.07.25)
hetero erkek mi bu duyuruyu açan? süper seksi deyince sofia vergara, sydney sweeney, megan fox falan gibi bir şey bekliyor insan. güzel dersin, tatlı dersin hatta bikinisi hatrına seksi de dersin de süper seksiliğin bu kadar subjektif bir şey olmaması lazım ya.
0
semaforo de medianoche
(11.07.25)
vücudu çok düzgün, seksi demezsek çarpılırız ama "süper-seksi" diyerek çıtayı çok yükseğe koymuşsun abi.

mevzu "süper" seksi olmak ise bence orada kişisel zevkler devreye girer. hadi ben senin hatrın için süper seksi diyeyim ama çoğu insan için bu kadın "seksi"nin ötesine geçmez çünkü sosyal medyada örnekleri çokça var.

hepsini geçtim zaten süper-seksi olsa ne olacak ki bizimle mi sevişecek, çocuklarımızın anası mı olacak, ne fark eder?
0
der meister
(11.07.25)
Millet yokluktan ne hale düşmüş
0
ananiyimioguz
(12.07.25)
İyi bence. Ben böyle dolgun severim ama bunu gibi çok var. Exclusive değil
0
runaway
(12.07.25)
dümdüz hanım hanımcık kız bu ya. gece ikide börek istersin kalkıp açar.
0
deranzo1
(12.07.25)
Megan Fox'a sexy diyen adam da ne bilim...
0
🌸feastofthedamned
(12.07.25)
(21)

Bu yeşil pasaportun hikmeti nedir?

ya ben lan neyse
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederle
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederler diye aldım.

bazen sözlükte yeşil pasaport ayrımcılıktır diye başlıklar açılıyor. bir bakıyorum 2 yüz küsür entry girilmiş.

ben yeşil pasaportu alana kadar hangi ülkelere vizesiz gidebileceğimi bilmiyordum. onu da öğrendim. abd, ingiltere yok.

geçen televizyonda ünlü bir gazeteci "biz bastırıyoruz. gazetecilere de vermelerini istiyoruz. umarım verecekler." diyordu.

eczacılar, avukatlar, daha bilmediğim bir sürü meslek grubu...

bu zamana kadar hep bir yerlere 3 ay vizesiz gidilebilen bir araç olarak biliyordum ama bence bilmediğim bir şeyler var.

insanlar gidip oralarda çalışıyor mu, yeşil pasaportla benim bilmediğim bir şey mi yapılıyor? aklıma başka bir şey gelmiyor.

yılda 10 gün tatil için bu kadar kıyamet koparılması bana böyle düşündürüyor. bu kadar insanımız yurt dışına vizesiz gitmeye bu kadar muhtaç mı?

iş için isteyenler var. iş için bu kadar insanımız mı var yurt dışına gitmesi zaruri olan?
0
ya ben lan neyse
(10.07.25)
Yüzlerce beyaz yakalı vize sırasında beklerken alelade devlet memurunun istediği ülkeye keyfince girip çıkması insanların gururuna dokunuyor. Olay ego davası. Biz devlet memurundan daha büyük artı değer üretiyoruz da bu semelerin Instagram'da bizden daha çok yurtdışı postu var diyor onlar da. Abuk sabuk işler. Sen de biliyorsun bunun böyle olduğunu bence, bir de benden dinledin.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekiz: yok bilmiyorum. yeşil pasaporta gelene kadar... bu mu dokunuyor insanların egosuna? ben 50 bin maaş alıyorum. maaşımın yarısı ev harcamasına gidiyor. ev babamdan kalmasa diğeri de kiraya gidecek. arabam falan yok. ben istesem de gidemem tatile. benden çok katma değer yaratan insan 100 bin falan alıyordur. böyle düşünürse egosu torpülenir.
0
🌸ya ben lan neyse
(10.07.25)
rahatça, vize vs dert etmeden, vize ücreti ödemeden, bir sürü ülkeye eğer istersen yarın çat diye gidebiliyorsun. birçok insan için bu gayet yeterli bir lütuf, bilmediğin gizli bir şeyler yok.
0
king lizard
(10.07.25)
yesil pasaportun ne oldugunu daha yeni ögrenmen senin problemin. interneti olan herhangi bir insanin bilebilecegi alalede bir bilgi.

sorun su an avrupa'nin türklere vize randevusu veremiyor olusu. yesil pasaportu olan biri ucuz bilet kovalayip aniden haftasonu bile gidebilir. üniversitedeyken bir arkadas o sekilde 18 tl'ye mi ne bilet alarak paris'e gidip gelmisti. parasizliktan metroya bile binemeden geri döndü ama gitti mi gitti.

onun disinda baska biri önceden uzun planlar yapmasi, vizeye basvurmasi, parasinin yanmamasi icin dua etmesi gerek.

bu ikisi arasindaki fark birinin devlette memur olarak calismis olmasi. tr'deki cogu memur da vasifsiz ve özelde tek kisinin yaptigi isi 3-5 kisi yapiyorlar. hem devletin kasasina yüksünüz hem de dibimizdeki ülkelere elinizi kolunuza sallaya sallaya gidiyorsunuz.

böyle düsünülüyor sanirim.
0
sonsuz
(10.07.25)
Yeşil pasaportu isteyen genelde parası ve vakti olan insanlar. Ayrımcılık falan diyenlere de gülesim geliyor. Ailede çok doktor ve öğretmen var aldıkları maaşlar yurtdışında tatil yapıp, yiyip içip gezmeye yetmiyor. Benim canım anam benim zorumla yeşil pasaportunu çıkarttırdı. Pasaportunun süresi dolduğunda, üzerinde bir tane damga yoktu. Yenisini çıkarttırmaya zor ikna ettik, emekli maaşı yetmiyor çünkü tatil yapmaya.

Vize süreci gerçekten can sıkıcı olabiliyor ama bu “haksızlık” güruhunun saracağı yer yeşil pasaportlular değil, vize için gördüğümüz muamelenin sebebi olan kişiler.
0
irene
(10.07.25)
Yurt dışına iş ya da gezme amaçlı çok giden biri olsan değerini anlardın. Vize başvuru süreci, reddedilme durumları, yapılan masraf vs. vs. bunların hepsinden kurtuluyorsun.

şu an mesela çok ileri tarihli aşırı ucuz uçak bileti denk getirsen avrupa'da bir yerde, hiç düşünmene gerek yok acaba vizem çıkar mı vs. diye. türkiye'de şehirlerarası otobüse verdiğin paralarla avrupa'ya gidip gelebilirsin. e tabii ben hayatta gitmem vizyonsuzluğunda biriysen o başka.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Yakın bölgelerde bir tatil yapabilirsin her yıl. Yurdum memuru aşırı vizyonsuz olduğu için böyle şeylerden anlamaz. Memur dediğin kırsal kafalı bir canlıdır.
0
runaway
(10.07.25)
@ya lan: böyle bir mevzuat var, Türkiye'nin memuru olan tatil sonunda ülkesinde geri döner diye düşünüyor Avrupa hala. Değişebilir bu usul yakında, hevesin varsa birkaç yere git gel.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Bir de bunların egosu törpülenmez. Çatlasınlar.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
İlk yorum harici diğerlerini okumadım da la beyaz yakalıların kendini böyle görmesi çok komik. Memurlara neden yeşil pasaport veriliyor? Önce bunun mantığını kavra :) Yeşil pasaportu kullanan meslek yelpazesini genişletilerek hata yapılıyor. Beyaz yakalı burada ağlıyor, kendini üstün görüyor ahsjs O zaman asgari ücretli de alsın. Zaten bu gidişle yeşil pasaportu kabul etmeyecek diğer ülkeler. Adam yurt dışı tatili yapabilmek için y pasaport istiyor resmen :) devlet de senin sikik yurt dışı tatilinin derdindeydi. Memur denince adamın aklına sadece devlet dairesinde evrak onaylayan tip geliyor :)

Düz memurun yeşil pasaportu olsa ne? Adam yurt dışına çıkamıyor zaten shsjsk parası yok. Benim arkadaşımın kaç yıllık yeşil pasaportu var, daha bir kere kullanmamış. Neyle çıksın? Gidin birçok devlet dairesine hepsinin y pasaport hakkı olmasına rağmen çoğu başvurmamıştır bile. Zaten bu adamlar kullanmıyor ama ağlayan bizim buradakiler. Yani kaymakam da memur ve bırakın da işi gereği pasaport alabilip yurt dışına rahat çıksın.

İmam eşlerinin çıkıp bize de maaş verilsin, denmesi gibi :)
0
cemallamec
(10.07.25)
Başlık kıskanç beyaz yakalılarla dolmuş.
Hiç öğrenemeyeceksiniz hakkınızı savunmayı. Karşı adamda olan hak bende niye yok diyeceklerine hala onda niye var diyen fesat gorus.

İçlerini rahatlatmak için de özel sektörde bir kişinin işini bunlar dört kişi olarak yapıyor diyor. Ulan sen kole gibi çalışıyorsun işte patronun zengin olsun diye sabahtan akşama pazartesiden pazara. Bunun kalifelikle ne alakası var? Sen patronun yağcılığını seçmişsin adam da devlete hizmet etmeyi tercih etmiş. Sen bu adamdan arta kalir ne katıyorsun ki ondaki hakkı cok goruyorsun kıskanç patron yagcisi.


Sen tezgahtarlık yapan ya da gerçek bir eğitim gerektirmeyen hizmet sektöründe çalışan bir insansın bunu kabul et fazlası değil.
Soruya cevap
Yeşil pasaport Avrupa ülkelerine bu vize kuyruklarında kendini çok üstün gören ve kapi dışarı edilen beyaz yakalıların bana da vize bana da vize demeni gerektirmeyecek bir pasaport türüdür kardeşim.

Güle güle kullan
0
dedeminhirkasi
(10.07.25)
vizyonla alakalı. kullanırsan altın, kenarda durursa pul değerinde.
hiç mi ilgini çekmiyor farklı yerler, kültürler?
çok paraya ihtiyacın da yok, türkiyeden daha ucuza git, gör, gez, öğren.
0
adivar
(10.07.25)
yorumlara bak ashfsaf.
yesil pasaport, türk devleti'nin, %90'i torpilli olan memuruna yaptigi bir baska torpildir.
olay, beyaz yakalinin ayricalik beklemesi degil, bir kismin elde ettigi haksiz ayricalik. devletin kendi vatandasini kendi eliyle ayristirmasi.
vize anlasmalari devletler arasinda yapilan ikili anlasmalara dayanir, devlet oturmus, ülkelerle "benim memura vize ayricaligi tani ama diger vatandaslara tanima" diye pazarlik yapmis. beyaz yakali hakkini savunacakmis. beyaz yakali ne yapacak? almanya ile masaya mi oturacak? aptal saptal konusuluyor.

türk vatandasi degilim. ailemde de kimsenin yesil pasaport ihtiyaci yok. kiskanmak falan akillara zarar ithamlar.

"ek olarak turkiyeye vize zorunlulugunu getiren avrupali ulkeler degil, turkiye. bunu da arastirabilirsiniz."
türkiye bunu zamaninda siyasi olarak sakincali gördükleri yurtdisina kacmasin diye avrupa'ya teklif etmis, avrupa kabul etmis, türkiye bir süre sonra avrupa ile defalarca vizeyi kaldirmasi icin masaya oturmaya calismis ve her seferinde avrupa'dan ret yemis bir ülke.
yani artik o vizeyi sana koyan avrupa, türkiye degil. 45 senelik mevzuyu temcit pilavi gibi öne sürmek kurtarmiyor.
türkiye kac defa avrupa'ya artik vize kalksin diye gitti peki biliyor musunuz? yok.
bu kadar ret üstüne türkiye ne yapiyor? ben memura kefil olurum cünkü memur dedigin adam mayis elden gitmesin diye hicbir seye karismayan, kafasina vur ekmegini al, sümsük, agzini hicbir siyasi olaya acmayan adam, memuru o sebeple sakincali görmem, sakincali gördügüm zaten memur olamaz, ondan ki memuruma verin vize kolayligi diye avrupa ile masaya oturmus.
evet, devlet eliyle ayrimcilik budur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.07.25)
tamamen ekonomik sebeplerle yurt dışına gidemiyorsan bir şey diyemem ama bir insanın yaşadığı gezegende doğduğu küçücük ülkeden kafasını çıkartıp başka bir coğrafya, kültür, yaşayış vs. görmek istememesinin ve bu şekilde ölüp gitmeye razı olmasının anormal, hatta mental olarak sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyorum.

başka yerler görmek senin için bir anlam ifade etmeyebilir ama birçok insan için şu hayatı çekilir kılan üç beş şeyden biri. insanlar aylarca yapacakları yurt dışı gezisinin hayalini kuruyor, bunu planlamaktan ve gerçekleştirmekten zevk alıyor.

insanlara vizeyi geçtim artık vize randevusu bile verilmiyorken vizesiz birçok ülkeye gidebilmek büyük bir ayrıcalık. bu ayrıcalığa sahip olamayanların öfkesi de gayet normal.
0
sir gawain
(10.07.25)
yurt dışı seyahati yapmak istemeyişiniz veya ekonomik sebeplerle yapamayışınız kişisel bir durum lakin insanların farklı ülkeler, şehirler görmek istemesi çok doğal ve insani bir refleks. yeşil pasaport da bu noktada ülke sınırlarını açan adeta sihirli bir değnek. yani oldukça kıymetli bir şey.

memurlara veriliyor bize verilmiyor, ayrımcılıktır vs. durumu da uluslararası alanda itibarsız ikinci sınıf bir ülke olmamızın sonucu. avrupa ülkeleri son yıllarda, vatandaşlarımıza amiyane tabirle ''sen gelme ulan ayı'' diyor. durum böyle iken memurların yeşil pasaport ile ''buyur sen geç''denilerek ülkelere kabulüne, kalan kitle çıldırıyor. bana kalırsa ülkeler arası seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. muhatap olunan ülke için sakıncalı bir profil olmayan herkes turistik amaçlı seyahat edebilmelidir.

burada bana ve benim gibi yeşil pasaport sahibi insanlara irite edici gelen şey; yeşil pasaport'a sahip olmayan mesleğe sahip kişilerin, ulan seyahat evrensel bir haktır. alt tarafı üç beş günlüğüne turistik amaçlarla gideceğiz, hükumet, devlet olarak bizi dış ülkeler nezdinde niye cüzzamlı durumuna düşüyorsunuz, cebime euro'mu koyup yurt dışına niye gidemiyorum diye durumun asıl sorumluluarın tepkisini göstermek yerine, ya memurlar devletin kamburu, bir halta yaramıyor aşağılık pislikler, oysa biz katma değer üretiyoruz, ülkeyi biz kalkındırıyoruz, biz öyle büyük insanlarınız ki, bizim değerimiz tarif edilemez biz niye gidemiyoruz diye tüm ezilmişliğinin, iş yerinde yediği mobbingin, aşırı çalışma saatlerinin, olmayan özlük haklarının öfkesini memura yöneltmesi. herkesin derdi insan olarak şu ölümlü dünyada, berbat koşullarda, her günü birbirinden kasvetli gündemi olan ülkeden dışarı bir haftasonunda, bir bayram, seyran tatilinde yurt dışına kaçıp nefes almak. bunca hikayeye, biz şöyleyiz de memurlar böyle, onlar da gitmesiin, bize de yeşil pasaport verin sonunda hiçbirimiz gidemeyelim halleri gülünç. kimsenin katma değer ürettiği, süper kahraman olduğu bir ülke değil istisnai örnekler dışında. kapitalist bir ekonomik sistem var ve ülkemizin vatandaşları da bu devasa sistemin içinde tek başına nokta kadar özel anlam ifade etmeyen bir şeyler yapıp sistemi yürütüyor işte. sanırsın memur sabahtan akşama kadar yatıyor da diğer beyaz yakalılar kansere çare buluyor. ayrıca memuriyete başlama yaşının yükselmesi ve yeşil pasaporta ulaşmak için belli bir derece/kademeye ulaşması gerçeğini düşünürsek, o pasaportla diyar diyar gezme aşamasına kadar ömrünü yarılamış oluyor zaten memur, yaşlılıkta gezecek sağlık durumu ve motivasyonunun da pek olmayacağını düşünürsek zaten aktif olarak bunun nimetinden faydalanma süresi de öyle çok da değil.

yabancı ülkelerin bu vize işini türklere bu kadar ulaşılamaz hale getirmediği dönemlerde bu kadar yaygara yoktu. ne zaman ki durum değişti yeşil pasaport sahipliği göze batar oldu.
0
wilhelmwasmuss
(11.07.25)
büyük kolaylık, annemden dolayı 25 yaşıma kadar bende vardı Interrail yapmıştık 23 gün kafamıza göre Avrupa'yı turlamıştık. Hayatımdaki en özel deneyimlerimden biridir. Mesela çocuğunuz varsa onun da belli bi yaşa kadar yeşil pasaportu olacak. (birkaç şart daha var çalışmıyor olmak vs.)

Bu arada göze batmasının tek sebebi vize işlerinin zorlaşması değil bence. Eskiden özel sektördeki kişiler iyi kazanırdı, memurların işi garanti ama az kazanıyor derlerdi. Şimdi memur da ortalama güzelce bir maaş alıyor, özel sektördeki çoğu kişi o maaşları alamıyor bile. Bu sebeple "hem maaşı yüksek hem yeşil pasaport var ooh" diyor insanlar. Bu arada 50-60 bin maaşın iyi gibi görülmesi de ayrıca kötü tabii.
0
nhk ni youkosu
(11.07.25)
Eskiden memurlar özel sektör göre az para alırdı. Hem de ciddi az.
Şu an Türkiye o kadar kötü durumda ki herkes devlet memuru olmak istiyor çünkü;
Düzenli zam aldığın
Sendikanın olduğu
Tatil hakkının olduğu
Saatlerine dikkat edilen
Is garantisi olan
Tek kurum gibi. Türkiye'de özel sektör rezalet halde.
Buna bir de yeşil pasaport ekleyince iyice insanların gözüne batıyor.
Türkiye'de özel sektör iğrenç durumda olmasa, insanlar üç kuruş paralara 2 hafta tatile 50 saat çalışmaya zorunlu kalmasa gene kimsenin pek umrunda olmazdı.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
yeşil pasaport alabilmek için 15 senedir devle kurumunda(boğucu) çalışıyorum.maaşım piyasanın yarısı, beş para etmez insanlara müdürcülük oynatıyoruz. ben bunlara katlanıyorsam, benim 4 5 katım maaş alıp ah vah diyenlerde nasıl vize alırsa alsın bana ne derim. bu seçim meselesi benim devlet memurluğunu seçme nedenim yeşil pasaporttu. yılda 10 kere de olsa bir yurt dışına gitmek beni rahatlatıyor. altımda mercedes olmasın evimde dyson olmasın vb.

herkes kendi seçimini yaşar.

yurt dışı sana zevk vermiyorsa gap gezisine katıl kardeşim. yurt dışına gidince g.tümüz göğe ermiyor ama farklı kültürlerin olduğunu falan görüyoruz.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Biraz şöyle bir hava var.

Yukarıda yeşil pasaport ile istediği yere giden, aşağıda vize ofisleri tarafından köpek çekilen halkı görmeyen bir memur eliti gözüküyor. Adam vize randevusüne bile 1,000-2,000 euro verip, bulmaya çalışırken, 6 ay - 1 sene vize için uğraşırken, bunu çözmesi gereken bürokratlar, yeşil pasaport ile instagram postu paylaşıyor.

Ancak görmedikleri şu. Bugün bordo pasaporta köpek çeken o ülkeleri durdurmazsan, yarın yeşil pasaporta da köpek çekecekler. Bu işler böyledir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Yeşil pasaportun hikmeti; devletin “bu adam gelip sizin ülkenize sığınmaz. Senelerdir bana görev yapıyor sıkıntı çıkmaz. Efendi efendi gider geri döner” dediği kişiler hakkında KARŞI DEVLETİN DE “sen öyle diyorsan öyledir bana uyar. Gelsinler madem abartmadan. Ama sınırda yine de memuruma kontrol ettirir öyle izin veririm” demesi. (örneğin dediğin gibi and veya ingiltere “bana ne yeşilinden yahu git al vizeni gel geleceksen” diyor)

İnsanların son yıllarda yeşil pasaporta nefret duymaları vize süreçleriyle ilgili. İnsanlar vize almak için tonla belge toplayıp, geceler boyu randevu kovalayıp, üstüne para ödeyip, yine de randevu bulamayıp oturabiliyorlar yahut randevu bulsalar başvurularına red yiyebiliyorlar. Son senelerde bu şikayetler çok arttığı için yeşil pasaport göze batar oldu. İnsanlar neye tepki göstereceklerini idrak edemediklerinden, problemi yeşil pasaportta görüyorlar. “Ben de gidebilmeliyim” demek yerine “o da gitmesin lan sıçarım!” diyorlar.

Pasaportumuzla istediğimiz yere vizesiz veya kapıda vizeyle gidebilsek, yahut vize başvuru işlemleri rahat, adil, şeffaf olsa, yeşille pek kimsenin derdi olmayacaktı.

Bir de tabii arkadaşın dediği gibi ego mevzusu da var. Kendini alelade memurdan üstün zannettiği kadar üstün olan kişinin zaten vize derdi de olmaz. Mümkün olan en uzun sürelerde vizesi olur. Birkaç yılda bir rutin işlem gibi yeniler devam eder. Devlet memurlarını dağdan toplanan yabani kabile üyeleri zanneden tipler, üniversite mezunu olup özel şirkette çalışmanın kendilerini daha beyaz, bembeyaz yakalı yaptığını düşündükleri için, böylelerinin kanına dokunuyor mevzu.

(Yeşilim yok, olmayacak.)
0
lazor
(13.07.25)
son yıllardaki vize krizi yüzünden durum "yeşili olmayan şengen'e gidemez" seviyesinde.

bir çok ülkede vize görüşmesi için randevu almak bile zor.
hadi aldın, bir sürü evrak istiyorlar. sorun değil yapılır.
vize başvuru ücreti 80 euro civarında. büyük para değil ödenir.
vize çıkacak mı çıkmayacak mı belli değil. vizeye başvururken uçak bileti, hotel rezervasyonu, yapacağın seyahatin türü şusu buşu bir sürü şey istiyorlar. gelirin, maaş dökümün vs.
vize çıkmadı, hotel iptali uçak iptali uğraşman lazım.
iptalli uçak bileti normalin daha üstü fiyata satılıyor.

yeşili olan bunların hiç birine maruz kalmıyor.
ucuz uçak bileti sitelerine giriyor ve uygun tarihli uçakları buluyor.
sonra günü gelince vınn uçuyor.

amacı gezmek tozmak değil de iş-güçse yine giriyor uçak bileti sitesine istediği tarihe bilet alıyor. yine ucuz.

olay sadece maliyet de değil.
vize başvuru işleri çok can sıkıcı. her şey düzgün de olsa reddedebiliyorlar.
vize redleri arşa çıktı.
insanın kanına da dokunuyor kapıda kul olup ve reddedilmek.

sen öğrenciysen anan baban yeşili olan bir memursa istediğin zaman gidip gezebiliyorsun yurtdışında. 19-20 yaşında sen gidiyor ama başka gençler akp ülkesinde sinemaya bile gidemiyor. işin bir de böyle sosyal bir problemi var.

gitmek isteyene tek engel vize mi kardeşim. gitmek isteyen aşar onu denilecek durumda değil vize muhabbeti. her şey doğru olsa da, işin gücün paran pulun olsa da reddebiliyorlar.

yeşil pasaport orada çalışma hakkı sağlamıyor.
yeşille gidip kaçak kalanlar var ama onların sayısı yüksek değildir.

yani yeşilin olayı çoğunlukla normal seyahat için.

EVS gibi programlarla yeşil pasaportlular daha kolay gidiyorlar ayrıca.

--
yeşil pasaportluları kıskandığımız yok, diğer insanların vize süreci kolaylaştırılsa ve böyle onura aykırı engellenmese devlet memurlarının yeşille gitmesine bu kadar ayrımcılık olarak bakmazdık. yeşil giderse gitsin, ama diğer pasaportlarda vize kalkamıyorsa (yüce devletiminizin gücü yetmiyorsa) ya da vize süreçleri kolaylaşmıyorsa, ortada ciddi bir kayırma var.

imza: eskiden yeşilim vardı. potansiyel yeşil pasaportluyum.
0
biseysorcaktim
(13.07.25)
(5)

niçin kaynak makinesi almalıyım

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hani ucuna elektrot takıp cıs cıs demirlere tuttuğunuz aletten bahsediyorum. farkında olmadan yangın çıkartmanıza yarayan arkadaştan. paraya kıyıp bir tanesini satın almak için nasıl bir bahaneye sahip olmalıyım? sık sık kullanırsam gözlerime ve ciğerlerime ciddi zarar verir miyim?
hani ucuna elektrot takıp cıs cıs demirlere tuttuğunuz aletten bahsediyorum. farkında olmadan yangın çıkartmanıza yarayan arkadaştan. paraya kıyıp bir tanesini satın almak için nasıl bir bahaneye sahip olmalıyım? sık sık kullanırsam gözlerime ve ciğerlerime ciddi zarar verir miyim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.07.25)
- Kac saat işçilik yapacaksin? Kaynak makinesini amorti ediyor mu?

- Birleştirmek istedigin malzemenin sağlamligi önemli mi,kirilir dokulurse altinda biri kalir mi?

- hic metal parcasini egeledin,büktün bir sekil verdin mi, elin yatkin olmali..
0
designer
(10.07.25)
Ben de bu aralar hilti alsam mı almasam mı derdindeyim. Geçtigimiz gün tvyi duvara montajını yapmam gerekti duvara 4 tane delik açmak istedim. Bendeki matkap ile delene kadar canım çıktı. Bir hilti olsaydı 1dklık iş diye içimden geçirdim durdum.



Sizde de böyle bir ihtiyaç olmalı. Yani evinizde devamlı kaynak yapacağınız metal yoksa çok gereksiz bir masraf. Ama alayım kenarda dursun derseniz. Hem öyle ev ortamında kapalı yerde rahat olmaz bu meret maske lazım gözlük lazım. Ayrıca kaynak yapmak öyle matkap kullanmak gibi kolay bir şey de degil. Onun egitim kursları var. Ayrıca kaynak makinesi aldım tüm metalleri birleştirebilirim diye de bir dünya yok. Malzemeye göre ayrı ayrı türden kaynak makinesi lazım. Mesela elektrot kaynak farklı argon kaynak farklı oksijen kaynak farklı. Bir de bunların hepsi içim ayrı ayrı elektrot bulundurmanız lazım. Hobi işi için veya alayım kenarda dursun diye pek önermem
0
limonlu eksi
(10.07.25)
kaynak yapmayı bilmiyorsan cıs cıs yapma olayı için veya deneyip öğrenirim diye alacaksan tehlikeli olabilir. anlık veya uzun vadede bir sürü tehlikesi var. babam meslek lisesi öğretmeni olduğu için ondan biliyorum. geçmişte bir sürü kaza geçirdi
0
runaway
(10.07.25)
Ben de yıllarca alayım mı diye düşündüm. İlk cevap güzel özetlemiş. Hem sağlığa zararlı hem de yangın çıkarma riski var. Ufak şeyleri kaynakçıya götürüp, büyük şeyleri kaynakçıyı, makineleriyle götürüp yaptırmak lazım. Spiral de lazım oluyor çünkü. Ustalık gerektiren bir şey. Torna da öyle.
0
ciglik
(10.07.25)
geçen yıl 5 bin liraya inverter aldım. bir de motosiklet kaskı şeklinde kendiliğinden kararan gözlük aldı. epey de bir iş yaptım. 1 metrelik mangal, yemek masası ayağı, bahçe lavabosu ve ayağı, 2 tane ateş yakmak için değişik bir şeyler, pizza fırını kapağı falan filan zibilyon tane iş yaptım. bu hafta sonu da el arabasını güçlendireceğim.
kaynak makinası elbet ihtiyaç ama senin ihtiyacın var mı? kullanabilecek misin? çok ilginç bir çalışma prensibi var. bazen hiç kaynamıyor. öylece duruyor. o kadar iş yaptım, en az 50 tane youtube videosu izledim hala amatörüm. maske şeklinde kaynak gözlüüğ alırsan zehirlenme ve göz sağlığını korursun.
0
ground
(10.07.25)
(14)

Sözlükteki evlenme konusundaki başlık ve benim durumum

bonaparte
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımd
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımdan beri psikolojik tedavi alıyorum (konum yurt dışı) hatta o kadar izole yaşıyorum ki bu işler nasıl olur, insanların kendi aralarındaki ilişkileri bile unutmuş haldeyim bayağı paslanmış haldeyim.

Ama arkadaş biri ile bir ilişkiye başlamak yürütmek için en önemli şey sağlık o da ben de yok. Ben de evlenmek isterdim yaşadığım yer küçük Almanlar ile kültür farkı kendini belli ediyor Türk kızları ise yok gibi burada ayrıca boyumda uzun değil bir de ondan kaybediyorum sanki. Bir de bizim evliliğe ayrı bir anlam yükleyen köhnemiş kültür. Ne olacak bu hal.
0
bonaparte
(09.07.25)
"Boyum uzun değil" ile "boyum çok kısa" arasında çok fark var. Kime göre neye göre'den tut, senin boyuna göre insanlar da var bu hayatta'ya kadar uzar.

Umutsuzluk güzel ve yapıcı bir şey değil, onu bir kenara bırak. İçinde evliliğe ya da sevgi almaya karşı direnç var mı onu öğrenmeye çalış. Direnç varsa evlenemezsin, sevgi alamazsın, veremezsin. O direnci kırabildiğinde işler değişecek.

Kültürümüz köhnemiş falan da değil bu arada, evliliğe önem vermek köhnemek değildir. Bugün o on yıllardır taklit ettiğimiz Amerika'da bekaret bile yeniden gündemde, yeniden değer görüyor. Konuyu anlamaya çalışmak yerine kötülemek sana eksi getirir.

Kadınlar evliliğe önem verirken senin evliliğin önemsenmesini kötülemen kadınları senden elbette uzaklaştırır. Yapma bence.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
Evlenmeyin diyenlerin cogunlugu les gibi evlilik hayatina sahip olanlar. iyi bi kafa ve ten uyumu yakaladigin bi insan ile evlilik gayet keyifli bi seydir bence. Tabii bizim toplumumuzda evlilik de cok zor o yuzden kafa yapina, enerjine uyan birisiyle anlasirsan sahane bi seydir diye dusunuyorum.
Boy mevzusuna da eger cok kisa degilse takilma derim.

Birazdan damlar yurtdisinda yasayip turk kizi mi ariyorsun diyen cakma redpillciler, iste tam onlar evlenmöyüünn diyenler asdsfafs
0
sey mi dostum
(09.07.25)
evlenenler de bosaniyor zaten takma kafaya. :)
önemli olan kafa dengi birini bulmak. yoksa evlenmissin, nisanlanmissin, damda yasamissin ne fark eder.

ne tarz bir psikolojik tedavi görüyorsun bilmiyorum ama kendin gibi o rahatsizliga sahip birini de bulabilirsin. her türlü grubun özel dating appleri de olabiliyor. bunlar bahane degil.
0
sonsuz
(09.07.25)
almanya’da küçük şehirlerdeki türk profilini bilirim. aralarından sevgili olunacak birini bulmak çok zor. ama illa ki yakınında büyük bir alman şehri vardır. uygulamalardan birileriyle eşleşebilirsin. artık insanlar çoğunlukla internetten tanışıyor, yaşadığın yerin çok da bir önemi yok. boyum uzun değil vs.’yi dikkate almıyorum. botun uzun değilse sen de kendin gibi boyu uzun olmayan biriyle sevgili olursun.
0
sir gawain
(09.07.25)
Almanya'da evlilik yapamıyorsan Türkiye'de hiç yapamazsın. Konu evlilik olunca Türk kültüründe damat cash cow olarak görülür.
0
runaway
(09.07.25)
kime göre neye göre diyen kim varsa şaşmaz, cahil çıkıyor. Arkadaşlar boyum uzun değil diyor ya burada, açıklamış kendisine göre uzun değil ve oradaki insan ortalamasına göre demiş. Direnç falan yok ulan. Ufak bir yerde suriyeli gibi gezen birinden bahsediyoruz. İşin zor. Çevre vilayetlerde dene şansını, dating appsleri dene.
0
Shepard
(09.07.25)
medeni kanunu okuyan herkes evliliğin sadece kadınlara yarayan bir sözleşme olduğunu bilir. yargıtay evlilik kurumunun ipini çekmiştir. 4320 bile kalkmış yerine 6284 gelmiştir. bu ahval ve şerait altında evlilik akdi imzalamak yalnızca evlenmeden sex yapamayan beta bir loserın yapacağı iştir. üstelik o akit, aldatılmasından kendisini korumayacağı gibi eski karısının yeni sevgilisine sponsor olmasından başka bir işe yaramayacaktır.

40 yaşında bir erkek için türk kadınının yapacağı 2 tane yorum var:
1) 40 yaşına gelmiş ama ilişkisi olmamış, acaba gey mi?
2) bu yaşa gelmişş hala "birikim" yapmamış, sizce evlenilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Evliliğin kendisinde sorun yok.
Asıl sorun, evliliğin ne uğruna ne için yapıldığı ve evliliğe hangi mana verilerek bu yola çıkıldığıdır.

Anlık heves uğruna tüm manasıyla yatak odasına sıkıştırlan ve karşı tarafın maddi varlığı için yapılan evlilikler hiç az değil. Boşanma sebeplerine bakıldığında da bu görülüyor. Aşdarmalwr cabası.

Diğer yandan ise maddi imkanları çok olan karşı tarafın , kendisini aldattığını bilerek evliliğine devam eden ses çıkarmayanlar da var. Boşanmaması ise yuvayı kurtarmak istediğinden değil, maddi açıdan bulunduğu level'in altına inme korkusu.

Sen sözlüğe bakma.
Türkiye'ye gel evlen. Bireysel takılan Avrupa beslediği bir kedisitle yalnız ölmeye mahkum şu sıralar.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Sözlükteki başlık ile senin durumun ayrı ayrı şeyler bence anlattıklarına bakınca.

O başlıkta yazanların bazıları bizzat ve/veya cevremde gördüğüm örneklerden, bazıları zaten kültürel/genel şeyler olmasından, bazıları daha spesifik kişisel deneyimlerden bahsediyor. Dikkate alınacak şeyler de var alınmayacak şeyler de var vs.

Senin öncelikli sorun iliskisizlik ve nerede nereden kiminle tanisacaksin bulunduğun yerde sanki. Once buna bir bak evliliğe sonra gel. Yoksa kendi durumun daha cozumsuzlesir, oturup evliliğe aşırı anlam yükleyen köhnemiş kültürü kisisel olarak düşünmeye daha zamanın var :)
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
bu kadar evlilik nefreti dolu insanlari ozetleyeyim, les insanlar kendilerine benzer les insanlari buluyor, sonra hem kendilerine hem karsilarina hayati zehir ediyorlar.

erkeklerin bazilari net bir sekilde, iliskilerinde karsi tarafa "eskort" muamelesi yapip, sonrasinda karsiliginda ask bekliyor trajikomik bir sey.


asil mesajinizin cevabina gelirsek, evlilige o kadar anlam yukleyen bir kultur yok aslinda. bence bitmek uzere. birlikte yasayan cok cift var cevremde.
0
aguen
(09.07.25)
hocam evlenmek istemiyorsan evlenme. ben 32 yaşındayım, yaşıtlarım kaçıncı çocuğunu yapıyor. benim umrumda bile değil valla. evlenmek istesem çoktan evlenirdim. çocukları severim ama çocuk bakma işi kesinlikle bana göre değil. yeğenler iki haftadır bizde, valla daraldım. bir de aynı kişiyle ömür geçmez. insan yeri geliyor kendi anasından babasından sıkılıyor, karısından mı sıkılmayacak. bekarlık gibisi yok kim ne derse desin. yalnızlık kötüyse beraber yaşarsın olur biter. imzaya gerek yok bence.
0
nothing in my way
(09.07.25)
Evlilik akıl sağlığı yerinde birisinin bile ayarlarını bozabilecek kadar yoğun bir sorumluluk. Çok hevesliyseniz evlenmeden önce birlikte yaşamayı deneyerek başlayın.

Mental gücü kendinizde bulamıyorsanız durumunuzu daha da kötü hale sokmanız olası, yatırım tavsiyesi değildir.
0
kimlanbu
(09.07.25)
39 yasinda hic evlenmediysen ve cocuk yoksa, ekonomik olarak hayvan gibi rahat hatta bagimsiz olmalisin. En az 15 belki de 20 senelik bir is hayatindan bahsediyoruz sonucta. Mesela sen simdi 27 yasinda guzel bir hatuna, evde oturup rahatca cocuk buyutmesini vaad etmelisinki 39 yasindaki biriyle evlensin.

Yani bu yasina kadar hic evlenmediysen bunun ikamesi zengin olmak olmali. Ben 35 yasindayim ve o yoldayim. Bu yasimda bende bakacaklari en onemli kriter finansal durumum olacaktir, tip, agzin laf yapmasi, serserilik degil.
0
baldur2
(10.07.25)
evlilik gayet güzel bir kurum. tabi iyi insanlar ve iyi ailelerle karşılaşınca
0
Hallegadola
(11.07.25)
(8)

güzel kadınlara ofis işi yaptırılmaması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
sosyolojik bir olgu mu? insanlara sırf güzel olmaları dolayısıyla kumpas kuruluyor, kuyusu kazılıyor mu?
sosyolojik bir olgu mu? insanlara sırf güzel olmaları dolayısıyla kumpas kuruluyor, kuyusu kazılıyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.07.25)
Güzel olta kardeş
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Güzel veya yakışıklılara iltimas geçiliyor hayatın her alanında. Bunu biliyoruz. Ama kuyyusunun kazılması için sibep yok.
0
Shepard
(08.07.25)
vucut iyise patron şirketlerinde affetmezler onları. patron veya patronun oglu muhakkak kayar. öyle çalışıyor gibi gezerler ortalıkta
0
runaway
(08.07.25)
8-10 yillik calisanlar genelde calismayan tayfa oluyor. kadinlarla/guzel kadinlarla sirf muhatap olmak veya strese sokup tartismak falan icin bile gereksiz is yukleri yukleniyor ya da taciz ediliyor soru buysa
0
ala09
(08.07.25)
Evet benim çok başıma geldi. 8-10 yıl önce maaşlı çalışarak hayatımı sürdürmeye razıydım ama sırf bu yüzden kendi işimi kurmak zorunda kaldım.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Ben güzel seviyesinin altıyım, Ofis işini bilmem ama ünide asistanken 2-3 hoca çok güzelsin dedi diye diğer arkadaşlar ufak tefek ayak kaydırma yaptı, bazı erkeklerinde pasif agresif davranışları oluyor, işle ilgili ezmeye çalışıyorlar falan. Çok birşeyle karşılamadım.

Çok çok güzel manken ayarındaki kadın-erkek birkaç arkadaş vardı ama o seviyelere yancılık yapılıyor.
0
spherical
(08.07.25)
Konudan bağımsız bugün güzel öğrencilerin daha yüksek not almasıyla alakalı bir makalenin geyiği döndü.

(git: www.sciencedirect.com)
0
salihdt
(09.07.25)
bunlar beyaz yaka islerde yazili olmayan kurallardir.
uzun boylu yakisikli adam cabuk yukselir, tifildan kolay kolay mudur olmaz.

yan ofisimde oturan tiknaz ve oldukca kilolu hatunun sirf kontrat imzalatmaya gittiginde giydigi kirmizi topuklu ayakkabilari vardi, bunlarin olayi ne diye sordugumda bunu giydigimde adamlar sadece ayaklarima baktigi icin kontrata daha kolay imza attiriyorum detaylarda bogulmuyorlar demisti. hatunun bu arada bizim sektorle alakasi yoktu, tek olayi ceneydi..
0
cooperr
(09.07.25)
(12)

Sanki evlenmeden birey olamıyoruz bu ülkede. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

pembediken
Bizim toplumda insanlar evli olmayı daha çok ciddiye alıyorlar. Ya da ciddiye almaları için iyi bir kariyere sahip olmak gerekiyor. Illa evlenmek yönetici pozisyonunda çalışmak mı gerek? Siz ne düşünüyorsunuz?
Bizim toplumda insanlar evli olmayı daha çok ciddiye alıyorlar. Ya da ciddiye almaları için iyi bir kariyere sahip olmak gerekiyor. Illa evlenmek yönetici pozisyonunda çalışmak mı gerek? Siz ne düşünüyorsunuz?
0
pembediken
(06.07.25)
Katılıyorum
0
Rondak
(06.07.25)
İnsanların ağzını payını vermek gerekiyor. Adam evli ama gözü dışarıda.
0
Kahvedesu
(06.07.25)
Bu insanlar böyle görmüsler ve hayatlarini buna göre şekillendirip istediklerini yapmamislar.
Haliyle senin sürüden ayrilman hatta bir de üstüne üstlük mutlu olman onlar icin yaptiklari yanlisin kanli canli Ortalikta dolaşması demek.

Haliyle seni ortadan kaldirmak isteyecekler.

Kizilcik serbeti pembe karakteri baska bir settingle ama ayni mantikla calisiyor. Diziyi izlediysen kizi nursema ile yasadigi catismayi düsünebilirsin.
0
sonsuz
(07.07.25)
tr'de evlilik yapmadan iyi bir pozisyona getirileceğinizi sanmıyorum. türk insanının değişeceğini de sanmıyorum. türklerden fazla şey beklediğinizi düşünüyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.07.25)
sosyal kimlik diye bir sey var. tek sorun evlilik degil sahip olman gereken seyler olduguna inaniliyor es, para, kariyer, cocuk vs bunlara sahip degilsen ikinci sinifsin. evlenince konunun kapanacagini zannetme diye
0
ala09
(07.07.25)
Ben sosyal alanla da ilgili olduğunu düşünüyorum, daha doğrusu sosyal alana bakışla. Sayısı az olmayan, üstelik mürekkep yalamış da görünen birçok insan için bekar erkek demek bilinçaltında "karimiza kızımıza sulanır şimdi", bekar kadın demek "kocamizi ayartmasin şimdi" anlamına gelebiliyor ve ortada buna dair hiçbir işaret yokken bile gerçeklik buymuş gibi davranıyor birçok insan.

Diğer tarafı, mesela sozkonusu işleriyse, eşli organize edilen etkinlikler vb.

Başka bir tarafi, evli insanın evli dertleri, evli çocuklu insanın evli çocuklu dertleri oluyor. Bekar kişi otomatik hem bunun dışında kalmış oluyor hem de yine çoğu insanın "senin çocuğun yok bilmezsin" ukalalıgina maruz kalması işten bile değil.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
O kafa bitti artık. Millet günü kurtarmaya bakıyor.
0
runaway
(07.07.25)
kadinlarin istihdam orani yuzde 25. dogal olarak evlenip hayatlarini kurtarmanin pesindeler.
0
baldur2
(07.07.25)
Birey olmak için insanların ciddiye alınmasına ihtiyaç yok bence. Hatta tam tersi. 36 yaşında kadınım yönetici değilim evlenmeye de niyetim yok ve ben bir bireyim, diğer insanların bu konuda ne düşündüğü ile ilgilenmiyorum.

Tabii ki bir toplumda yaşıyoruz toplum baskısını hafife almıyorum, aksine benim için ekonomik özgürlüğe sahip olmak bu nedenle çok önemliydi. Demek istediğim birey olmanın içten gelen bir şey olması. Evlilik, çocuk, yönetici pozisyonu gibi gerekli görünen adımları atıp yine de birey olmamak da mümkün.
0
peki madem
(07.07.25)
Peki madem hakli oncelikle. Ben de oyle dusunuyorum ama soru sahibi toplum acisindan sormus. Ona gore de cevap vereyim.
Toplumda bekarsan bir hicsin. Bu cok net. Alt segment semtlerde falan bulunmuyorum ama yasadigim, bulundugum yerlerde ustu kapali bu tavri goruyorum. Sorsan refah, egitim seviyesi yuksek yerler derler.

Benim kendi universite cevremden bile bekarlara aciyarak bakanlar var.

Evlilik bizim toplumumuzda statudur. Evli kisi, akilli, ahlakli vsdir. Cunku yuvasini kurmustur falan. Boyle bakiliyor. Arkasi var (esi var, bundan dolayi da bi saygi geliyor).

35 yas ustu bekarlar da ahlaksiz, kimsenin evlenmeye layik gormedigi bi suclu gibi goruluyor adeta.

Sirketlerde de mesela kadinlarda bekar olunmasi tercih sebebi olur (hani ev sorumlulugu olmaz, daha cok calisir diye) ama erkeklerde cogunlukla evli olanlar terfi alir. Evli erkek cunku sorumluluk sahibidir zaten.

Bunlara katilmiyorum ben tabii ki. Sorumlulugu birakin, 40 yasinda hala kafasi ergen olan bir suru erkek var evli olan. Abuk sabuk bir suru kadin var evli olan.
Ama toplumda durum bu.
0
Kittie
(07.07.25)
Birey olmak demek zaten toplumun onayına ihtiyaç duymadan, toplumdaki o kendi içinde sıkışıp kalmış gerici düşünce yapısıyla ve yönlendirmeleriyle hareket etmeyen demek.

Dolayısıyla toplumun taleplerini yerine getirerek birey falan olamazsınız.

Kaldı ki son 50-60 yıldır milliyetçi, muhafazakar, siyasete bulanmış bir din ile şekillendirilmiş bu toplumla aynı fikirde olmak zaten bugünün gençleri için olsa olsa bir utanç kaynağı olurdu.

Kendinizi ve çevrenizi, toplumun sizden beklentilerine göre değil kendi beklentilerinize göre şekillendirmenizi etmenizi tavsiye ederim.
0
thracia
(07.07.25)
Yakın bir zamanda evleneceğim fakat 5-6 senedir kendi evimde kendi düzenimde yaşıyorum. en azından erkek olarak söyleyebilirim ki şu anki ekonomik düzende kendi evinde yaşayabiliyorsan, oturmuş düzenin üstüne de evin araban varsa borçsuz harçsız gezip tatile falan çıkabiliyorsan gayet de el üstünde tutuluyorsun.
gayet de muhafazakar denebilecek bir iş yerinde çalışıyorum. en azından kendi açımdan bakarsam, hayatımda çoğu şeyi oturtup uzun seneler evlenmemekte diretmeme daha çok gıcık oluyorlar diyebilirim.
0
denizgonen
(08.07.25)
(7)

remote calismak / digital nomad olmak

baldur2
bu insanlar tam olarak ne is yapiyor? ne ogrenmeliyim ki evden calisma imkani ve dolar bazinda gelirim olsun? musteri hizmetleri veya data entry gibi meslekler artik revacta olmaz herhalde ai yuzunden? data analyst ya uv design tarzi roller de olur mu?
bu insanlar tam olarak ne is yapiyor? ne ogrenmeliyim ki evden calisma imkani ve dolar bazinda gelirim olsun? musteri hizmetleri veya data entry gibi meslekler artik revacta olmaz herhalde ai yuzunden? data analyst ya uv design tarzi roller de olur mu?
0
baldur2
(06.07.25)
Bu trend yok artık. Cok ayricalikli bir uzman degilsen, remote calisamazsin. Gecen gun Bulgaristan'da yasayan bir yazılım muhendisi, 6 aydır aylik 1000 euro ya çalışacağı remote iş arayıp bulamadigindan yakiniyordu.
0
summerof69
(06.07.25)
Cok ayricalikli bir uzman degilim, remote calisiyorum. Dolar kazaniyorum. 1000 euro falan da degil. Yazilim.
0
ghilleinthemist
(06.07.25)
@summer biraz sallamış
Remote çalışan bir sürü kişi var. Ağırlık yazılm
0
Cezcez
(06.07.25)
Bu trend tam olarak yok olmasa da remote iş bulmak zor. musteri hizmetleri veya data entry gibi işleri çok ucuza yapan filipinliler var. iş bulsan da o gelirle hayat sürdüremezsin.

Yazımda freelance proje bazlı iş alıp çalışırsın. Onda da rakip çok.
0
runaway
(06.07.25)
Network mühendisiyim, remote çalışıyorum. Bizim sektör göz ardı edildiğinden yetişmiş adam bulmak zor dolayısıyla kıymetli oluyor.
0
mirty
(06.07.25)
genelde it sektörü. yazılımcı da içinde, iş analisti de, testçisi de, ui/ux designerı da. türkiye'de normal sgk'lı çalışıp, schengen'le veya digital nomad'lere özel 1 yıllık oturum vizeleriyle avrupa'da takılan tipler çok.

ama bunlar çok özelleşmiş meslekler tabii, daha böyle hızlı girişilebilecek işler nelerdir bilemiyorum. anca çağrı merkezi tipi ama ordan kazanılan parayla ne yapılabilir + digital nomad vizelerinin bir maaş sınırı var (estonya 3500+ euro gibi bir şeydi sanki)
0
gitdaddy
(06.07.25)
ben grafik tasarım yapıyorum oyunlara. istediğim yerden çalışıyorum.
0
nolmus yani
(06.07.25)
(14)

Sizce İstanbul'da odaları 20 bin tl ye kiraya verenler şikayet edilse

Kahvedesu
Bu odaları yüksek fiyattan kiraya verenler azalır mı?
Bu odaları yüksek fiyattan kiraya verenler azalır mı?
0
Kahvedesu
(05.07.25)
kanun koymadigin surece bu enflasyonist ortamda kimse 1 kurus indirmez. bende boyle diyecek.
0
buenosdias
(05.07.25)
Kaca versin sizce?

Soylediginiz seyin sonu yok, bence de 2000 lira da pahali. Nasil cozucez?
0
brkylmz
(05.07.25)
Istanbulda 20 bine oda mi varmis
0
Kittie
(05.07.25)
Dogru. Su 50 yillik yikik dokuk, bitisik nizam les gibi sisli binalarinda odalarin icini ikea tarzi doseyip o fiyatlara veriyorlar simdi hatirladim. Instagramda karsima cikiyor.
0
Kittie
(05.07.25)
Selam, ben veriyorum mesela bir odamı EUR üzerinden, 20’nin de üstünde hatta. Hangi gerekçeye dayanarak şikayet edeceksiniz ki? Illegal bir durum yok ortada.
0
vedatchilipeppers
(05.07.25)
@vedat...
Ancak vergi ile ilgili bir konuya şikayet olabilir. Bir de bir ihtimal pansiyon otel gibi görülecek durumu varsa ayrı bir şeyler çıkabilir.
@kahv
Hayir daha çok artar.
Vergi vermeyen vergiyi de ekler üzerine.
Bak %25 sinir koydular iki yıl nasıl oldu şimdi ortam.
0
kisa
(05.07.25)
şikayet,yasak vs bir sorunun çözümü olamaz. arz-talep dengesi mühim.
0
biravekahve
(05.07.25)
Adam evet 40 bin ödüyor, 20 bin cebe atıyor. Gelir vergisini ödemeyenlere ceza var, bu kişiler şikayet edilse?
0
🌸Kahvedesu
(05.07.25)
istediği fiyattan verir. işine gelmeyen tutmaz. istanbul küresel ve turistik bir şehir. 20 bin oda kirası abartı rakam değil.
0
runaway
(05.07.25)
İnsnaların odaya, barınmaya ihtiyacı var. Nasıl beğenmeyen tutmasın?
0
🌸Kahvedesu
(05.07.25)
Vedat gelir vergisi veriyor musun?
0
🌸Kahvedesu
(05.07.25)
Veriyorum. Belli bir meblağa kadar muafiyet vardı ama sanki muhasebeciler daha iyi bilir onu; ilk üç sene şirketin varsa onun atıyorum 200 bin liralık kazancına kadar muaf oluyorsun gibi bir olay

Bizim durum bu şekıl
0
vedatchilipeppers
(06.07.25)
Şikayet edilme riski var diyerek 30 bine vermeye başlarlar
0
michael_knight
(07.07.25)
covid zamanı yüzde 25 gibi aptalca bir limit getirdikleri için kaç yıl geçti konut piyasaları hala düzelmedi.
o zaman da bir puntunu bulup ona göre fiyatlandırırlar.

20bine verilmesi dğeil, insanı olmayan şartlar altındaki yerlerin konut diye pazarlanması asıl büyük problem.

mesela biri evini kiraya vermek istiyorsa belli koşulları sağlamadan kiraya veremez gibi kriterler olmalı. nasıl ki binalar inşa edilirken betondan demire belli koşullara uymak zorundaysa, evler verilirken de aynısı olmalı.

inşa edilirken bile kurallara uyulmuyor gerçi, nasıl böyle bir standart belirlensin ayrı konu. kural koymak başka, onları uygulatabilmek başka sonuçta.
0
biseysorcaktim
(07.07.25)
(24)

bugün türkiye nüfusu 50 milyon olsaydı ne olurdu?

messina123
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?chatgptye göre-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.-konut fiyatları daha düşük olurdu.-Siyasi söylemler daha az
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?

chatgptye göre
-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.
-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.
-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.
-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.
-konut fiyatları daha düşük olurdu.
-Siyasi söylemler daha az kutuplaşmış olurdu.
-Doğa tahribatı daha sınırlı kalırdı.
-Devletin vergi gelirleri düşük olurdu.
-Küresel ölçekte daha az etkili bir ülke olurduk.
-Xenofobik (yabancı karşıtı) eğilimler artabilirdi.
-50 milyonluk Türkiye, İran, Mısır gibi bölgesel rakipleriyle askeri veya siyasi anlamda başa baş bir pozisyonda olmaz. Etki gücü düşer.

sizin fikriniz ne?
0
messina123
(04.07.25)
nasıl bir 50 milyon ama? yaşlı nüfus mu? yeni büyüyen ve 50 milyona ulaşmış bir nüfus mu ne? 1980'lerde 50 milyon nüfustuk mesela. 1985 türkiyesini mi soruyorsun? çok iyi eğitim almış 50 milyon nüfus mu hangisi?
0
avatar is back
(04.07.25)
şu anki 85 milyon nasılsa öyle bir 50 milyon.

yani yüzdelik dilimler birebir aynı
0
🌸messina123
(04.07.25)
daha mutlu olurduk. söylenenlere o açıdan katılıyorum.

mesela daha az konut yapardık.
belki marmaray, metro, üçüncü köprü gibi şeylerimiz olmazdı.
şehirlerarası bu kadar yol yapılmazdı.

ama daha fazla yeşil alanımız olurdu.
ekonomik olarak daha güçlü olup olmayacağımızı bilmiyorum. bu salt nüfusla ilgili bir şey değil.

ai'ya bir de "bence yanlış biliyorsun, nüfusla bunların alakası yok, daha yüksek nüfus rekabet ve hizmet kalitesindeki artış anlamına gelir. ayrıca konut talebi olduğu için toplu konutlar yapılarak yaşam maliyetleri de düşürülür" yaz bakalım neler diyecek. kendisi manipülasyona oldukça açık ve yaratıcı.
0
biseysorcaktim
(04.07.25)
Konu nüfus sorunu değil, zaman zaman dünya için de sorun nüfusmuş gibi konuşuluyor fakat dünya bundan daha fazla insanı da refah içinde yaşatabilir

Tekrar edeyim konu nüfus değil, bölüşüm, yeniden dağıtım/ redistribution sorunu
0
grimavi
(04.07.25)
Nüfusla alakasi yok. Listelediklerinin hiçbirisi olmazdi buna emin ol.
0
feastofthedamned
(04.07.25)
Konu nufus sorunu degil diyenler sicakta fazla dolasmasin, sonuclari kotu oluyor:) Demokrasi eksikliginden sonra ulkenin en buyuk sorunu kaynaklarin yetmemesi sorunudur. Barinma, ulasim, istihdam, egitim sorunlari hep bu nufus yuzunden. Kaynaklar yetmiyor bize. Ulkede nufusun dagilimi da buyuk sorun fakat Turkiye bu haliyle bu nufusu besleyecek bir ulke degil. O yuzden zaten emekliler kus kadar maas aliyor, ulkenin yarisi asgari ucret alip surunuyor
0
freedonia
(04.07.25)
ben 65 milyonluk zamanları hatırlıyorum. bulunduğum şehir daha tenhaydı. çok daha huzurluydu. şimdi keşmekeş, gürültü, koku...
0
ya ben lan neyse
(04.07.25)
eskiden olsa düzelir derdim ama artık nüfus da kurtarmaz sanki. her sene bir öncekini aratıyor.
0
nothing in my way
(04.07.25)
thanos'un siklatmasiyla 50 milyona dusecek olsa super olurdu. kisi basina dusen milli gelir artardi. sehirlerin problemleri ve konut problemleri ortadan kalkardi. issizlik azalirdi.
0
antikadimag
(04.07.25)
Listedekilerin hiçbirinin nüfusla alakası yok.
Daha iyi ya da daha kötü olmamızın da nüfusla bir alakası yok.
Listedekilerin tamamı ve daha iyi olmamız veya daha kötü olmamız tamamen yönetimle alakalı, yani seçtiklerimizle alakalı yani cehaletimizle alakalı.
0
Mirket
(04.07.25)
En kötü Polonya olurduk.
0
halitkin
(04.07.25)
1 milyon bile olsa hiçbir değişiklik olmazdı.
0
sanal hayvan
(04.07.25)
Nufusla alakasi yok ya.
Cocugun sadece 20 kisilik sinifta okuyacak,
sadece kira, ev, araba fiyatlari 9-10 kat dusmus olacak,
sadece esnaf seve seve ya da ss fiyatlari indirecek
sadece parkta bahcede bankta yayila yayila saatlerce oturabileceksin
sadece hastanede 2 ay emar sirasi, 3 ay ameliyat sirasi beklemeyeceksin
sadece bos yollarda araba kullanacaksin, trafik olmayacak
sadece otobusunde, metronda oturarak, kitabini okuyarak gideceksin
bunun gibi ufak seyler farkedecek sadece. Goruldugu gibi hepsi onemsiz, fasa fiso seyler. Nufusla alakasi yok yani:)
0
tantamount_to_equivalent
(04.07.25)
devletin vergi gelirleri eger kacagin onune gecilirse dusmez, kacak cok.

kuresel olcekte nufus azligi zayiflik gostergesi olsaydi israil'in nufusu 10 milyon kimse sesini cikartamiyor, nufus = guc tipik sagci kafasi.

80lerde "kendi kendine yeten nadir ulkelerden" diye okutulurdu. ozal ile fastfood'a alistik, simdi tipik bir obez gibiyiz. tarimin hayvanciligin icine ettiler, min. 3 cocuk kafasi ile tuy diktiler. ustune bir de gocmen doldurdular.

yonetici olsam once gocmenlerin alayini sepetlerim, amerika takir takir adam toplayip yolluyor. o arada siniri guclendiririm, kacak geceni indiririm. vergileri sikilastiririm, cocuk olayini da gelire gore yaparim, gelir yoksa max. 1, arttikca cocuk sayisi artar.
0
cooperr
(04.07.25)
55 milyonluk Türkiye'de 55 kişilik sınıfta ilkokul okudum. Üstelik ilk 20 büyük şehirden birinde. Üstelik "pilot" bir okulda...

5. Sınıfta sınıf 40 kişiye düştü. Çağ atladık gibi oldu...

Türkiye nüfusu 55-60 milyonken emin olun, hayat daha zordu. Her anlamda...

Bence sıkıntı nüfusta değil. Sosyal medya devrimi sonrası asıl sıkıntı...
0
yadigar
(05.07.25)
Yaşam kalitesi daha yüksek olurdu. İşsizlik olmazdı. Konut sorunu olmazdı. Eskisi gibi olurdu. Eskiden en boktan bölüm okuyan kamuda bir masa kapıp 1 ev 1 yazlık 1 araba yapardı. 90'lar Türkiyesi
0
runaway
(05.07.25)
Nüfus azaldıkça ölçek ekonomisini düşünmüyorsunuz sanırım arkadaşlar. Şu anki altyapıyla 50 milyona düşeceğini varsayamazsınız. Aynı şekilde okul sayısı sınıf sayısı, sağlık hizmeti sunan kurumların ve donanımının sayısı, toplu taşıma araçları sayısı da doğal olarak orantılı olarak düşer böyle bir ülkede.
0
sanal hayvan
(05.07.25)
Sanal hayvan +1

Ben de birim maliyet üzerinden örnek vermeye gelmiştim

Siz 80 milyon kişinin yarattığı katma değeri ve geliri 40 milyon kişiye paylaştıracağınızı düşünüyorsunuz

Nüfus yarıya inince sağlık eğitim ulaşım gibi hizmetlere ayırdığınız bütçeniz de yarıya inecek

Devlet 100 öğrenci için 100 birim para ayırabiliyorsa 50 öğrenci için yine 100 birim para ayıramayacak, çünkü bütçesinde 50 lira parası olacak o zaman

Birim maliyetler çok değişmeyecek, bu yüzden de refah artışı sadece nüfustan dolayı iyileşmeyecek
0
grimavi
(05.07.25)
80 milyonun yarattigi katma deger denmis de sanki burasi almanya herkes kalifiye, catir catir uretimdeyiz, sanayi oturmus dunyaya acilmisiz yardiriyoruz.

50 milyonluk turkiye'de 80lerde 65 kisi ilkokulda siralarda 4 kisi oturarak bitirdim. ama o siniftan 10-15 kisi saglam okullara girdi, galatasaray, istanbul erkek gibi okullara ogrenci gitti. bugun hangi devlet ilkokulu bunu yapabilecek duzeyde, bana bir tane isim verin.

hersey sayi degil, bunu anlamadiginiz surece bizden bir cacik olmaz..
0
cooperr
(05.07.25)
Kısaca şunu söyleyeyimm. Evet. Her şey sayıdır. Evren sayıdır. Yan sınıftan macır elemanın galatasaraya girmesi de ancak istaitsiktir.
0
sanal hayvan
(06.07.25)
@yadigar arti 1.

cok fazla nufus ile gelismislik ile dogal olarak ters korelasyon var ama yadigar'in dedigi gibi nufus 50 milyonken benim sinif da 50 kisiydi :D simdi 50 kisilik sinif oldugunu sanmiyorum.

digerlerinin de dedigi gibi su anki sorunlarin cogu nufus 50 milyonken de vardi.
0
baldur2
(06.07.25)
@baldur2: bu zamanda milet 50 kisilik sinif bulsa zil takip oynar, okul kalmadi cunku, adim basi imam hatip acip, tum okullari imam hatipe cevirip mahvettiler egitimi, kendi cocuklarini Amerikalarda okutup, halka imam hatibi laik goruyorlar
0
freedonia
(07.07.25)
60 milyonluk Türkiye'yi hatırlıyorum 90'larda, öyle uçup kaçmıyorduk, mesele nufus değil aslında, nufus artış hızı, türkiye kurulduktan sonra çok kısa sürede nüfusu çok arttığı için çok fazla sorun yaşadı/yaşıyor. Belli yerlerde sabitlensek aslında çok daha kolay yönetilebilir bir ülke olurduk.

yalnız 60 milyonluk türkiye'de şehirler çok daha yaşanabilirdi, arabalar cok yoktu, daha sesiz sakindi sokaklar, ayrıca taşra yerlerde (ilçeler, belediyeler, küçük iller hatta köylerde) de çok daha canlı bir yaşam vardı, kimsenin büyük kente geleyim derdi yoktu, doğduğu yerde devam ediyordu herkes.
0
gezegen olan pluton
(07.07.25)
hersey sayidir evet, mesela kilosu olmasi gerekenin ustunde olan birisi obezdir
her sayi pozitif katma deger saglamaz.

nufus da eger yarisi gereksiz kalabalik ise obezlik gibidir.
turkiye 70lerden beri obez. cunku ozal da obezdi, demirel de.

cunku sagcilarin tek bildigi sey gozle gorunen, elle dokunulabilen sayidir. daha cok yol, kopru, okul vs. ama okulun ici bos olabilir, onemli degildir. yollar yapilir, sonra ilk selde coker, ama onemli degildir.

hizlandirilmis tren diye dandik birsey icat edilir mesela, niye cunku daha hizli gitmek daha iyidir, al sana sayi. sonra tren ilk virajda patlar cunku altyapi hazir degildir. ona da fitrat denir. yersen.
0
cooperr
(07.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.