Giriş
(3)

istanbul dovmeci

baldur2
istanbul'da iyi bir dovmeci ariyorum arkadaslar, watercolour ve renkli dovme yapiyor olmasi daha iyi olur. diger turlerde uzmanlasmis olanlara da acigim.
istanbul'da iyi bir dovmeci ariyorum arkadaslar, watercolour ve renkli dovme yapiyor olmasi daha iyi olur. diger turlerde uzmanlasmis olanlara da acigim.
0
baldur2
(04.04.26)
Serenay akçiçek
Yeliz özcan
Derya yılmaz
Ayhan Karadağ
Orkun savaş kınalı
+2
Bruce
(04.04.26)
Sosyete ve ünlüler buna gidiyor www.instagram.com
+1
runaway
(04.04.26)
Daha yeni Kadıköy'de instagramda @nakurud nickli Durukan Demiroğluna renkli bir dövme yaptırdım, baya iyi iş çıkardı, tavsiye ederim.
+1
blue rebel motorcycle club
(04.04.26)
(17)

Eski türk dizilerinden hangisini izleyeyim

gadlemler
Aliye yeni bitti.Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
Aliye yeni bitti.
Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.
Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
0
gadlemler
(03.04.26)
Ufak tefek cinayetler, birkaç bölüme kadar çok sürükleyiciydi diye hatırlıyorum.
Suskunlar, sürükleyici ama çok aglatabilir
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
Asmalı Konak,
Böyle mi olacaktık?
0
michael_knight
(03.04.26)
Bir demet tiyatro
Bizimkiler
Avrupa Yakası
Kanıt
0
Mirket
(03.04.26)
Üvey Baba izle kendine gel
0
yurtsuz john
(03.04.26)
ağır gelmezse, yeditepe istanbul +1
şaşıfelek çıkmazı
süper baba
0
lil siztah
(03.04.26)
Bir demet tiyatro +1
Sıdıka
Dadı
+1
kullanicadi
(03.04.26)
Kurtlar vadisi
0
olaylar olaylar
(03.04.26)
ikinci bahar. bu aralar youtube'da önüme düşüyo sürekli. ben de izlemeyi planlıyorum.
0
spirit crusher
(04.04.26)
Ekmek Teknesi

Muhafazakar bir dizi ama geniş aile'deki dil lezzetini biraz daha farklı bir anlamda almak için bile izlenir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(04.04.26)
late viper
(04.04.26)
Baba evi. Dibine kadar eski Türkiye :(
0
ekimoloji
(04.04.26)
aski memnudan sonra muhtesem yuzyil akar ama 2x
-1
ala09
(04.04.26)
yedi numara
yeditepe istanbul
sasifelek cikmazi dizilerine KOCCCAMAAAN +1000

toplumun milliyetci muhafazakar dönüsümünün ekranlardaki propoganda araclarindan, tutuculugun övülüp kadinin micromanage edilmesinin iyi bir seymis gibi yansitildigi ekmek teknesi gibi dandik dizilerdense, dul basina kadeh kadeh raki deviren aysel'i izlemeyi tercih ederim.
benim icin eski türkiye sasifelek cikmazi'dir. mahalle baskisina, tarikatcilige öykünmeyi pompalayan diziler degildir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Kimse "Karanlıkta Koşanlar" dememiş. Efsane bir kadro
+ Uğur Yücel
+ Haluk Bilginer
+ Köksal Engür
+ Devin Özgür Çınar
+ Yiğit Özşener

Senarist : Ahmet Ümit & Uğur Yücel
Yönetmen : Uğur Yücel.
+1
rakicandir
(04.04.26)
gülbeyaz olabilir
istediğin eski türkiye yılları olmasa bile çemberimde gül oya kesinlikle.
asmalı konak +1
0
elorelia
(04.04.26)
Çemberimde gül oya. Çağan ırmakın en iyi dizisi.
0
ground
(04.04.26)
Kaygısızlar.
0
runaway
(04.04.26)
(8)

Kankadan sevgili olur mu?

darkwizard
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?Almanyaya gitm
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?


Almanyaya gitmek icin ben kankamla anlaşmalı evlilik yapardım aslıda ya da herhangi bir uzak akraba kızı.
-3
darkwizard
(02.04.26)
Mükemmel olur
-6
arbre
(02.04.26)
Karşı cinsten kanka olmaz ki
0
olaylar olaylar
(02.04.26)
Olur tabii, etik olarak sorun yok. Sorun ne kadar yalniz ya da zor durumda olabilirsin ki kankan sevgilin olsun?
+3
duster
(02.04.26)
tabi ki olur. karşı cinsle kanka falan olmaz ayrıca
+1
abelardo
(02.04.26)
friends with benefit diyorlar, oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
kanka ayağı göt ayağıdır. eskiden bahar şenliklerinde kankasına kayardı millet
+4
runaway
(02.04.26)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Ne_diye_yedekliyoruz_bu_insanları

Kanka demek, zor an dostu demekti ortamlarda, çok şükür uzağız.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(8)

erkek ceket-blazer nereden almalı ?

duyurukullanıcısı
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.

massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.

özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
0
duyurukullanıcısı
(01.04.26)
bölgenizde mutlaka sadece ceket diken terzi dükkanlardan vardır. istanbulda istiklalde, izmirde mimar kemalettinde, ankarada ulus ya da balgatta var bu tip yerler. adamlar sadece ceket bazıları gömlek ceket işi yapıyor. onlarda güzel kumaş model ve tarzları bulabilirsiniz.
0
erty_ksk
(01.04.26)
cacharel, pierre, network
0
mantık
(01.04.26)
zara
0
runaway
(01.04.26)
arkadaşlarım gömlek falan diktirdi ama hiç beklenildiği gibi olmadı, bir de pahalı.

ince, iki oturup kalkınca poşet gibi buruşmayan bir kumaş bakıyorum, nedir bu kumaş fikrim yok. cacharel, pierre, network, zara vs bunlara baktım maalesef benlik bir şey yok. iş yeri zorlu'nun dibi olduğu için genelde bakıyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(01.04.26)
materyal kalitesini çok sevmiyorum ama özellikle smart-casual ya da iyice casual olunca avva'yı beğeniyorum ben bayağı. bence aradığınız yer orası.

ama dediğim gibi çok dayanıklı olmuyorlar.
0
aguen
(01.04.26)
Massimo, Beymen, Network' te bulamadıysanız zor gibi geldi Aradığınız tarz ya da ceket nası bişi foto var mı ?

Ben geçen gün normalde alışveriş yapmamama rağmen Altınyıldız' dan 2300 tl ye keten ceket buldum, yan fiyat performans inanılmaz.
0
kumandanim
(01.04.26)
W Collection ve Ramsey’e bakabilirsin. W Collection outlet ürünleri, seri sonu oldukları için fiyat/performans açısından oldukça iyidir.

Kumaş olarak; blazer ve takımlarda %100 yün ya da %85 yün – %15 polyamid tercih edebilirsin. Yazlık ceketlerde ise keten, viskoz ve pamuk karışımlı kumaşlar daha kullanışlı olur. Polyester/polyamid oranının %20’nin üzerine çıkmaması iyi olur; düşük oranlarda olması bakım kolaylığı sağlar.

Biraz daha karakterli bir ceket istiyorsan, düz dokuma yerine dokulu ve desenli kumaşları tercih edebilirsin: balıksırtı, kazayağı, ekose, kareli, mikro dokulu vb.

Yün & kaşmir karışımlı kumaşlar daha yumuşak ve lüks bir his verirken, yün & keten karışımları daha ferah ve rahat bir görünüm sağlar.

Kalıp gibi dökümlü bir duruş istiyorsan full canvas ve tam astarlı modelleri tercih etmelisin. Daha hafif ve spor bir stil için yarım astar ve yarım canvas uygun olur. Yazlık, ince ve hafif bir ceket istiyorsan; astarsız, canvas olmayan ve ince vatkalı modeller daha doğru bir seçim olur.
www.wcollection.com.tr
+1
sealth
(01.04.26)
Yargıcı
0
Bruce
(02.04.26)
(3)

öğrencilik

edgenabby
üniversite öğrencileri sorum size:başka bir şehirde okumaya gittiniz.kyk, özel yurt veya eve çıkma opsiyonları harici farklı bir konaklama yöntemi var mı çevrenizde gözlemlediğiniz?örneğin, yaşlı bir çiftin gündelik alışveriş, temizlik vb. ihtiyaçlarını karşılayıp onların evindeki boş bir odada ücre
üniversite öğrencileri sorum size:

başka bir şehirde okumaya gittiniz.

kyk, özel yurt veya eve çıkma opsiyonları harici farklı bir konaklama yöntemi var mı çevrenizde gözlemlediğiniz?

örneğin, yaşlı bir çiftin gündelik alışveriş, temizlik vb. ihtiyaçlarını karşılayıp onların evindeki boş bir odada ücretsiz kalmak gibi.
0
edgenabby
(31.03.26)
Bazı yerler var evet evi bir aile kullanıyor mesela, boş bir odayı kiraliyolar. Kiralık oda yazan ilanlarda genelde detaylar için arayın deniliyor.

Bir de apart sistemleri oluyor. Bir daire oluyor. Sadece kız veya erkeklere ayrılıyor. Oda oda yine kiralanıyor..özel yurtlardan uygun fiyatlı oluyor. Dört kişilik veya tek kişilik oda fiyat farkları oluyor. Mutfak ve çamaşırhane gibi alanlar ortak oluyor faturalr da kiraya dahil oluyor.

Yazdiktan sonra ücretsiz kalma detayini fark ettim. Yine de ise yararsa diye silmiyorum cevabımı.
0
egerbiryolcu
(31.03.26)
Bahsettiginiz şey genelde tanıdık vasıtasıyla referansla v.s oluyor. Mesela maddi durumu iyi, yaşlı bir dayı var. yalnız kalmak istemiyor. ve bunun tabiki bazı ihtiyaçları var. Siz onu hallediyorsunuz . o da evinin bir odasını size tahsis ediyor.
0
limonlu eksi
(31.03.26)
Bu iş hiç güvenli olmaz türkiye'de. O yaşlı bir bakmışsın seksomanyağın teki falan. Bedava bir şeye girilmez.
+3
runaway
(31.03.26)
(5)

Chp'nin cezaevinde olmayan belediye başkanı var mı?

mikahakkinen
Denizlide bülent nuri çavuşoğlu şu an dışarıda, bu dönemde seçildi. pek içeri alınacağını düşünmüyordum ama gidişat tüm chplileri içeri atmaya yönelik gibi.Bülent nuri bu dönem seçildi, pek akpyle uğraşmaz kendi halinde bence içeri alınmaz.Chp'den sizce kimler alınır kimler alınmaz?
Denizlide bülent nuri çavuşoğlu şu an dışarıda, bu dönemde seçildi. pek içeri alınacağını düşünmüyordum ama gidişat tüm chplileri içeri atmaya yönelik gibi.
Bülent nuri bu dönem seçildi, pek akpyle uğraşmaz kendi halinde bence içeri alınmaz.
Chp'den sizce kimler alınır kimler alınmaz?
+1
mikahakkinen
(31.03.26)
silivri belediye başkanı da alınmadı henüz. bu dönem seçildi o da.
0
pide
(31.03.26)
balıkesir, mersin, ankara diye gidecek sanırım liste
0
eisberg
(31.03.26)
@mimikikili denizlide genel olarak belediye başkanları akplilerle pek takışmıyorlar. denizlide yerellik daha geçerli, iş yürüsünde zeybekçi mi yardımcı oldu, bilal uçar mı oldu veya şahin tin mi oldu önemsemezler.
0
🌸mikahakkinen
(31.03.26)
sorun chpli belediye başkanlarının alınması değil, alınması gerekip halen alınmayan bir yığın belediye başkanı halen görevde. sorun akplilerin alınmaması.
+6
yap desem yapmazsin he
(31.03.26)
Beceriksiz olanlarına dokunmuyorlar. izmir belediye başkanı gibi ne yaptığını bilmeyene dokunmazlar
0
runaway
(31.03.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(3)

kürtçe öğrenmek

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kürt değilsek bir işimize yatar mı? öğrendiğim kürtçe ile neler yapabilirim? saygıdeğer cevaplarınız için teşekkürler.
kürt değilsek bir işimize yatar mı? öğrendiğim kürtçe ile neler yapabilirim? saygıdeğer cevaplarınız için teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.03.26)
Kavgada VARA VARA diye bağırabilirsin.
+1
runaway
(29.03.26)
kullanma konusunu bilmiyorum ama dil öğrenmek beyni geliştiren bir şey, hangi dil olursa olsun
+1
mezzosprite
(29.03.26)
inşaat sektöründeysen işine yarar.
+1
archmeister8
(29.03.26)
(14)

Facebook kullanıyor musunuz?

lil siztah
Boomerlar, soru başlıkta. Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurc
Boomerlar, soru başlıkta.
Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurcalamıştık. Caps’leri duruyor hala, çok basitti ilk çıktığında..

Neyse, o zamandan bu yana kullandığım tek sosyal medya uygulaması ola gitti. Insta, twitter, TikTok falan kullanmadım hiç. Avrupa ve Amerikalılar hala hatırı sayılır ölçüde kullandığından, haberler, müzik grupları, kültür-sanat etkinlikleri gibi konularda hala tatmin edici içerik mevcut bence. Ama yakın çevremde genel kanı “Facebook mu kaldı be!” şeklinde.. Şahsen messenger uygulamasını da seviyorum; vatsap kullanmadığımdan aile içinde onunla devam ediyoruz.
Sizde durum nedir?
📊 Face var mı?
Evet %43.3 (13)
Hayır %56.7 (17)
0
lil siztah
(28.03.26)
facebook'a girmiyor degilim, ama kullanmiyorum. tek kullanim alanim market place'de bir seyler satmak onu da cok nadir yapiyorum zaten. okullarin gruplari falan var, ama spesifik olarak o sayfalara gitmezsen facebook'un algoritmasi o icerigi hemen gostermiyor o yuzden bilgiyi kaciriyorsun, acayip inefektif. Onun disinda zaten esin dostun ne durumda oldugunu, resimlerini falan takip ettigim hic bir sey kalmadi nerdeyse, tum diger sosyal medya AI slop ve influencer çöpü ile doldugundan.
+1
compumaster
(28.03.26)
Reddit disinda hic sosyal medyam olmadı.
+3
duster
(28.03.26)
etrafimdaki bunak cetesi ile ordan iletisim kuruyorum.
bir de son zamanlarda marketplace baya isime yaramaya basladi cunku eski seyleri cogunlukla yaslilar satiyor, ben de antika falan pesindeyim.
+2
cooperr
(28.03.26)
sosyal medya olarak kullanmıyorum aktif arkadaşım da kalmadı gibi birşey. ama çeşitli teknik gruplar ve ikinci el sayfaları için arada girip bakıyorum.
+1
orpheus
(28.03.26)
telefonumda yok. haftada bir pc den bakıyorum gibi. yabancı DIY gruplarda aktif olanlar verimli gayet.
+1
dorian greyfurt
(29.03.26)
Marketplace ve eski dostlarla iletişim için kullanıyorum.
+1
runaway
(29.03.26)
Meta firmasının WhatsApp dahil tüm ürünlerini boykot ettiğim için, kullanmıyorum. 2008 gibi kullanıyordum. Sonrasında hesabımı kapatıp takma isimle bir hesap açıp kullandım bir müddet. Asla telefonuma uygulamasını falan yüklememiştim. Adamlar whatsapp’i satın alıp bir güncelleme yaptılar, bir baktım, telefon rehberimde ne kadar insan varsa, facebbok sahte hesabım için arkadaş olarak öneriyor. O gün facebook ile vedalaştım.

Günümüzde en çok, spesifik bazı işler için (mesela, uyumlu 2. El lcd ekranı arama) facebook gruplarına girmeye ihtiyaç duyabiliyorum. Meta gibi insana saygısız, karakter yoksunu bir firmayı çok katı bir şekilde protesto ettiğim için, bu tarz ihtiyaçlar için dahi kullanmıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla, 55 yaş ve üstü artık facebook’tan ziyade instagram’da takılıyor.
+3
yadigar
(29.03.26)
ilk çıktığında komikti. akvaryumuma balık ekle, dürtme, osmanlı pokesi, anketler, karşılıklı etkileşim kurabileceğin uygulamalar. sözlükte hala "yaran facebook durum güncellemeleri" diye aktif başlık var. kimse facebook'ta durum güncellemiyor ama başlığına yazıyor. durum güncellerdin, herkes görür yorum yapardı. fotoğraflarını yükler albüm albüm paylaşırdın.

artık o özellikleri gerçekten boomer'lar kullanıyor. 47 yaşındayım. facebook'um var ama fotoğraf yükleyeyim, durum paylaşayım şeklinde kullanmıyorum (instagram'a yükleyince otomatik facebook'a da yükleniyormuş sonradan fark ettim).

lakin hala kullanıyorum. muhasebe bilenler topluluğu var mesela, meslekle ilgili soru cevap yapabiliyorsun. yani bir soru sorayım, altına cevaplar gelsin diyebileceğin başka bir platform yok. whatsapp ve telegram grupları da var, soruyu soruyon hop kayıp gidiyo, sonra ara ki bulasın, kim ne cevap vermiş.

ya da plak pazarı var. plak satıyorlar, plak mezatları oluyor. adam post açıyor, yorumlarda mezat yapıp plak alıyorsun. ya da yorumlara plağı paylaşıyor, aldım diye cevap yazıp alıyorsun. bunu da yapabileceğin başka bir platform yok.

kullandığın arabaya özel gruplar var mesela, aracınla ilgili kafana takılanı soruyorsun, aklıselim insanlar cevaplıyor. dalga geçen troller de çok var ama takılmazsan gayet faydalı bilgi ediniyorsun.

velhasıl foto atayım, burcucum çok güzel çıkmışsın, köyümüzün gururu aslan yeyenim yorumları falan yapmıyorsak da aktif şekilde kullanıyorum hala.
+3
kibritsuyu
(30.03.26)
Onun yerine şu günlerde www.mevzuatraporu.com 'u deniyorum
-3
general hiyar
(30.03.26)
Ben ilk ciktigi donemlerden sonra uzun sure kullanmamistim. Bir sebepten girdim, artik cikamiyorum. Instagram'dan daha fazla ilgimi cekiyor. Ilgimi ceken gruplara katildim falan. Bence algoritmasi insani epey bagliyor.
+1
mbond
(30.03.26)
kendim paylaşım yapayım gibi bir durumum yok ama etkinlik, forum ve grup tarzı konularda, vefat duyurusu vb. durumlarda favorim hala ve açık ara facebook. o kadar çok faydalandım ki şu perimenopoz sürecinde facebook gruplarından (özellikle ingilizce/yabancı), resmen şikayetlerim dörtte bire indi oradaki tavsiyeleri araştırdıkça. ayrıca hala favori kitap ve sinema gruplarım orda. instagram hesabını zaten daha 3-4 ay önce açtım, hiç gerek de duymuyordum.
+1
Phoebe
(30.03.26)
mağazalara yeni ürün bulmak için kullanıyorum 1 1.5 senedir, o kadar faydasını gördüm ki, aynı malın fabrika fiyatı 100 birimse bu adamlar 70'e satıyor. üstüne esnaf adamlar seninle arkadaş oluyor bir şeye ihtiyacın olduğunda o adamları arıyorsun ve çözüyorlar. ve bunu kâr amacı gütmeden yapıyorlar.(benim tanıştıklarım özelinde) o yüzden Facebook 30 yaşından sonra benim için gerçek bir network ağı oldu diyebilirim.

Sektör: Ev tekstili

edip: 8 nisanda denizliye gideceğim görüşeceğim adamların 70%'iyle facebook'tan tanıştım.
+1
dirildimde geldim
(30.03.26)
Facebook ve Twitter'ım yok.
İnstagram'da sadece 2 fotoğrafım var.

Sosyal medya ile ilgim bu kadar. :)
+1
rakicandir
(30.03.26)
facebook, twitter, intagram vb. yok, hiç olmadı.
kendi telefonuma whatsapp kuralı 1 yıl olmadı.

ekşisözlük, ekşiduyuru, ekşibition* üçgeninde takıldım.

9gag ve reddit var ama sosyal ağ denir mi bilemedim*.
+2
late viper
(30.03.26)
(7)

Linkedin Üzerinden İş Bulmak (Yurt Dışı)

derdi dertsizlik olan adam
Merhabalar,Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvur
Merhabalar,

Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvurularda nelere dikkat ediyorlar vs. hepsini biliyorum. Büyük olasılıkla oturum iznim ve yerel dil olmadığı için eleniyorum. Ancak linkedin'de Türkiye'den direkt başka şirkette iş bulan insanları görüyorum. Bu insanların linkedin profillerine bakınca benden çok farkları olmadığını görüyorum. Onların başardığını görünce acaba nerede yanlış yapıyorum diye soruyorum. IT ve akademi dışında iş bulanlar nasıl buldu ve buluyor?
0
derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Benim tahmin ettigim ve gordugum kadariyla piyasa en azindan 2 senedir falan pek hareketli degil. Su an Hollanda'da yasiyorum, 4 senedir ayni yerde calisiyorum, biraz calistigim pozisyon kariyer akisimi bozdu o yuzden ERP isleriyle ilgili yazanlar oluyor ama kendi aradigim islerde cok fazla basvuru yapmamis olsamda, hic bir donus alamadim, ilk telefon gorusmesi bile olmadi. Zaten basvuracak ilan bulamiyorum dogru durust, ilan Hollandaca ise veya Hollandaca sart diyorlarsa direk eliyorum zaten.

4 sene once durum tamamen farkliydi. Gene iyi uyumlu gordugum islere basvuruyordum sadece, abartisiz en az yarisinda en az ilk telefon gorusmesini yapiyorduk. Burada isverenler biraz pimpirikli 10 yerle gorusursun biri olur belki. Bulan nasil buluyor ben de bilmiyorum. Guzel bir cover letter yazip bir sekilde ilk gorusmeyi ayarliyorlar, sadece is veren ne duymak isterse altini doldurarak yari abarti yari dogru soyluyor mi bilemiyorum. Tabii bu cok cok ozel is yapmayanlar icin gecerli.

Biliyorsunuzdur belki ama Hollanda ozelinde birkac not daha duseyim. Bu adamlar motivasyona yani cover letter'da yazilanlara cok ehemmiyet veriyor. O isi neden istediginize dair, ilandaki ipuclarindan yararlanarak guzel bir motivasyon yazmak sart.
+1
mbond
(27.03.26)
Sizin sektörünüzde o ülkelerde işe alım görüşmeleri yapan head hunter bulmaya çalışıp onlarla bağlantı kurma yolunu deneyebilirsiniz. LinkedIn üzerinden uluslararası pozisyonlara başvuru yapmak biraz piyango bileti almak gibi; imkansız değil ama çok zor. Benim tanıdıklarımdan başvuru yoluyla giden olmadı; ya şirket içi transfer ya da direkt head hunterların onları bulmasıyla gittiler.
+1
salihdt
(27.03.26)
O ülkelerde master yapıp eğitim sonrası çalışma izni olanlar bile bulamayabiliyor. Sizde çalışma izni yok, başka bir ülkedesiniz. İmkansız değil ama çok zor.

Almanya, Hollanda, İngiltere artık doldu. Almanya'da binlerce yabancı öğrenci eğitim ucuz diye gidip iş arıyor. Ingiltere'de de maaş kriteri çok yüksek ve uzaktan neredeyse imkansız.
+2
runaway
(27.03.26)
@mbond Hollanda içi ilanlarda bile dönüşler zor ise piyasa biraz sıkıntılı gibi. Mevcut işimde direktörüm Hollandalı olduğu için nasıl çalıştıklarını ve nelere dikkat ettiklerini biliyorum dediğin gibi prosedürlere ve hiyerarşiye çok takıklar.

@kvelduv aslında ben de durumun farkındayım 5-0 geride oluyorsun lokasyon farklı olunca hatta schengende olmayınca. Headhunter'ları hiç denemedim bundan sonra o tarafa yoğunlaşacağım.

@salihdt şirket içi transferin en kolay yol olduğunun ben de farkındayım o da biraz şans işi ilan denk gelicek vs. headhunter'lar arada yazıyor da genelde arabistan vs. için yazıyorlar :) şu durumda da oralar çok mantıklı değil :)
0
🌸derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Sponsor olmak istemiyorlar + vize işlemleri uzun sürüyor o yüzden sistemden otomatik olarak ret ediliyorsunuz. Niyetiniz ciddiyse özellikle Almanya nezdinde "İş Arama Vizesi" veya "Deutschland Chancenkarte"ye başvurmalısınız. digital.diplo.de

Bu durumda mevcut işinize devam etmeniz biraz zor olabilir çünkü ülkeye giriş-yapmanız gerekiyor. Eğer home office çalışabilirim derseniz oradan çalışabilirsiniz.
0
elektr10
(27.03.26)
Piyasa cok daraldi öncesine göre. Bütün şirketlerde istihdam baskisi var.
-1
Purple life
(27.03.26)
romanya uzun dönem oturum iznim var.
romanya telefonum ve adresim de var.
oturuyorum boş boş izin verdikleri için :)
3 aydır (2 gün sonra 4. aya gireceğim) birebir iş arıyorum.
daha önce yaptığım işin birebir aynısından red yedim linkedinde.
mülakata bile çağırmadılar, düşün.
basit turkish speaker işleri bile düşmedi.
not: covid öncesi romanya'da çoğu şirket accounts payable in turkish tarzı pozisyonlarla adam getirdi buraya. şu an piyasa o kadar dolu ki o arkadaşların alayı uzun dönem oturum izni aldıktan sonra şirketten şirkete çekirge gibi atlıyorlar.
şehrimdeki bir şirket 1 hafta içinde buldu aradığını etraftan, hem de alanında tecrübeli.
2-3 sene önceye kadar recruiter'lar sürekli mail atarlardı.
polonya, hollanda, romanya.
o günler geçti çoktan.
keşke sabırlı olsaydım da işten ayrılmasaydım.
para ruh sağlığından daha önemli.
şu an sağdan soldan tanıdığım herkese cv atıyorum belki de beni istihdam etmek isteyen olur diye.
0
rain when i die
(27.03.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(6)

iş nasıl bulunur?

hsnx
sözel bölümlerden birinden mezunum. iş bulmak için kariyer.net/linkedin/işkur türevleri dışında nerelere bakabilirim ya da ne yapabilirim?
sözel bölümlerden birinden mezunum. iş bulmak için kariyer.net/linkedin/işkur türevleri dışında nerelere bakabilirim ya da ne yapabilirim?
0
hsnx
(25.03.26)
yapmak istediğiniz işle alakalı ofislere direkt başvuru (programlı iş mülakatı gibi değil de ben kadir deli kadir tarzında) yapılabilir. diğer türlü en mantıklı seçenek en kurumsal görünen şirketlerde bile referans referans referans. bakın sizin için 3 kere söyleyip evrene pozitif gönderdim, tanrı yardımcınız olsun.
0
suicmeyenadam
(25.03.26)
güzel göz boyayan bir cv ve mülakatlardaki verdiğiniz özgüvenle her yerde her işi bulursunuz yeterki kendinizi iyi tanıtın ve tanımlayın. bizim insanımız etikete çok bakıyor çünkü. kendinizi güzel pazarlarsanız bir şeyin uzmanı bile olabilirsiniz. çünkü özel sektörde iş bilen kadar bilmeyen de çok.
0
koela
(25.03.26)
Tanıdık faktörü çok önemli. Mühendislik dışındaki işler genelde tanıdığa verilir. Çevreye haber salın.
+1
runaway
(25.03.26)
Ne iş aradığını bize bile söylemekten çekiniyorsun. O şekilde zor.
Davul zurnayla herkese her yere ilan etmek gerek iş aradığını.
0
michael_knight
(25.03.26)
önce kendinizi doğru ve daha somut ifade ederek başlayabilirsiniz.

sözel bölümlerden biri ama ne?
arkeoloji ve sanat tarihi
gastronomi ve aşçılık
gazetecilik

3ü de birbirinden bağımsız ve farklı dinamikleri olan işler.

ha illa bu kadar genel sormak durumundaysanız yanıt belli : iş başvurusu yapın.
+2
galahad reloaded
(26.03.26)
üsteki arkadaşın da dediği gibi iş başvurusu yaparak bulabilirsin. bu kadar kapalı bir soruya verilecek en güzel cevap bu.
+1
gercekdunya
(26.03.26)
(11)

Türkiye'nin savunma doktrini nedir?

osssy
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
0
osssy
(24.03.26)
kervan yolda düzülür :)

şaka tabi.
(bkz: mavi vatan)
(bkz: gök vatan)

iran ile türkiye çok farklı. iran farklı ülkelerdeki gruplarla kaos savaşı yürütüyor. bizde sahaya nizami ordu girer.
0
galahad reloaded
(24.03.26)
allah'a bol bol dua etmek.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
Yurtta sulh, cihanda sulh.

Türkiye'nin en önemli savunma doktrini budur.
+3
babilfish
(24.03.26)
Normal sartlarda Nato korumasina dayaniyor. Ancak Abd baskaninin Nato'ya karsi oldugu ve Iranin hava ustunlugunu bir cirpida kaybettigi hatirlanmali.
0
🌸osssy
(24.03.26)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

Türkiye'de TSK bünyesinde olası bir seferberlik, işgal durumunda çok gizli planların, belgelerin, haritaların olduğu (bunlar içinde savaş durumu için saklanan-gömülü mühimmatlar, işgal durumu halinde halk hareketini organize edeceker kişiler, gruplar, yurtdışında gizli görevdeki istihbaratçılar vs var) "Kozmik Oda" adında bir yer bulunuyordu. buraya sadece sınırlı sayıda asker girebiliyor (genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları vs gibi)

2009 senesinde "Bülent Arınç'a suikast" yapılacak (!) bahanesi ile feto&akp bu odaya girmeye çalıştı. dönemin başbakanı, aynı ergenekon-balyoz davalarını desteklediği ritmle "girilsin yahu girilsin girilsin" diye her gün medyada boy gösterdi. sonunda hakim ve savcılar (feto) o odaya girdiler ve her şeyin kopyasını alıp ilgili yerlere gönderdiler.

Kozmik Oda sızıntısından sonra yurtdışı görevindeki 800'ün üzerinde istihbaratçının öldürüldüğü iddiaları da mevcut.. Ülkenin bütün işgal planları, nereden ne mühimmat gömülü saklı, kuva-i milliye gibi hareketleri kimlerin başlatacağı hop hepsi bütün yurtdışı istihbaratların eline düştü.

hoş şimdi de kendi toprağımıza bir bomba atarız, karşı tarafa bir bakış atarız vs gibi gayet sağlam savunma doktrinlerimiz de yok değil.. telaşa mahal yok :)
+6
makbur
(24.03.26)
Bu ülkenin arkasında din, Allah ve kitap var. Nükleer bile işlemez. Doktürinler boş işler
-1
runaway
(24.03.26)
Üstte biri dua etmek diye kafa bulmuş ama silah bakımından güçlü olanların da her yeri Venezuela gibi sanarak bir sonraki hamlelerinde "mossad aklının verdiği doktrinle" nasıl tıkandığını şu günlerde görebiliyoruz .

Bir zahmet çok az ordu ile büyük ordulara galip gelenleri tarihi kaynaklardan okuyun. Kazanmak, öyle her zaman çoğunluk ile veya silah gücü bakımından olmuyor . O zaman manevi hususları da görmek gerek .
-1
diyecevaplandı
(24.03.26)
iranla tassak geciyorsunuz da, bu ulkenin genel kurmay baskani rehin alindi.
sonra da madalya takar gibi savunma bakani yapildi, geziyor.
kozmik mozmik ne varsa patlattilar. kuleli askeriye lisesi dahil kapandi.
70ler falan olsa bir planimiz vardir herhalde derdim ama askeriyenin ici bosaltilmis vaziyette buyuk ihtimal, allaha emanet takiliyoruz.
o yuzden iran duserse bizim ustumuzden silirdirle gecerler diyorum.
+6
cooperr
(24.03.26)
Kara ordusu. Türkiyenin en büyük gücü bin yıldır kara savaşıdır. Piyadedir, komandodur, tanktır, tüfektir. Biz kimseye saldırmayı ve yayılmayı düşünmediğimiz için misakı milli sınırlarımızı korumak esastır.
0
ground
(24.03.26)
Iranla dalga gecen gormedim. Hava ustunlugunu kaybetmesine ragmen, bunu ongorerek caydirici bir fuze sistemi kurdugu gibi, bunun tedariginden surdurulebilirligine, ekonomik etkisinden zor sartlarda operasyonuna savunma stratejisini calismis ve iyi bir direnc gosteriyor. Turkiye ornegin hava ustunlugunu kaybederse veya enerjiyle bagi kesilirse direnci en iyi nasil gosterecek?
Bu baglamda kara ordusu cevabi beni tatmin etmedi.
+1
🌸osssy
(24.03.26)
Dışişleri bakanımız geçenlerde bir açıklama yapmıştı :
"Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen orda ABD - israille ağız dalaşını bile şaapmaman lazım" demişti."

Buradan şu anki stratejik savunma doktrinimize ilişkin bazı çıkarımlar yapabilirsiniz.

Taktik savunma doktrinimize gelince hava savunmamızı uçaklarla yapıyoruz. Savunma ihtiyacımız olunca NATO 'dan , ABD'den patriot gibi silahlar istiyoruz.Ama önemli sorunları da yine onlarla yaşıyoruz.

Eskiden, gelecekte esaslı bir savaşın içinde olursak bu Irak'la, İran'la ,Pakistan'la değil nihayetinde NATO ülkeleriyle olacağı için sırtımızı dayayabileceğimiz Asya ülkeleriyle de dengeli bir politika yürütüyorduk.
0
hebanon
(25.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(2)

digital nomad olmak icin

baldur2
digital nomadlerin yaptiklari isler genelde ne? customer service veya data entry tarzi bir is ile digital nomad olunabilir mi? ya da onerebileceginiz bir skill var mi bunun icin?
digital nomadlerin yaptiklari isler genelde ne? customer service veya data entry tarzi bir is ile digital nomad olunabilir mi? ya da onerebileceginiz bir skill var mi bunun icin?
+1
baldur2
(23.03.26)
affiliate marketing, vibe coding
0
birdirbir
(23.03.26)
Gelir kriteri olduğu için data entry gibi unskilled işlerle digital nomad olamazsın. Çoğu yazılımcı veya ticaret yapıyor. En dandik ülke bile ciddi gelir istiyor
+3
runaway
(23.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(4)

Gidiklananlar masaja gittiniz mi hic?

tantamount_to_equivalent
Hic mesaja gitmedim, yaptirmadim. Gobek bolgeme biri dokundugunda ani huylanan biri olarak merak ettim. Normalde gidiklananlar masaj sirasinda gidiklanmiyor musunuz?
Hic mesaja gitmedim, yaptirmadim. Gobek bolgeme biri dokundugunda ani huylanan biri olarak merak ettim. Normalde gidiklananlar masaj sirasinda gidiklanmiyor musunuz?
0
tantamount_to_equivalent
(18.03.26)
Benim de ayağım gıdıklanıyor, evet gıdıklandım. Ama gülme refleksini ufak ufak bastırarak devam ettim ki zaten masör/ masöz anlıyor kısa tutuyor o kısmı.
0
biryerlerdebirilerihepvardibenimgibi
(18.03.26)
Çok tuhaf ama masajda hiç gıdıklanmam evet. Dokunuşun tarzına göre oluyo bence.
0
aguen
(18.03.26)
Mutlu sonlu masaja gittim. Gıdıklanmanın ötesini yaşıyorsun
-5
runaway
(18.03.26)
Gittim hem size hem yapana işkence oluyor. Bir daha da gitmedim. Ama hamamda kese köpük yaptırınca olmuyor sağ olsunlar ağır basınç ve ovma ile yaptıkları için.
0
Amaranta ursula
(18.03.26)
(4)

glisemik indeks olarak basmatiye en yakın pirinç

panamera
selamlar, glisemik indeks olarak basmatiye en yakın pirinç olarak hangi pirinç tercih edilebilir? pilav için. mümkünse hindistan menşeli olmayan (basmati galiba hep hindistan menşeli).
selamlar, glisemik indeks olarak basmatiye en yakın pirinç olarak hangi pirinç tercih edilebilir? pilav için. mümkünse hindistan menşeli olmayan (basmati galiba hep hindistan menşeli).
0
panamera
(18.03.26)
Esmer pirinç.
0
runaway
(18.03.26)
basmatiden önce yerli üretim kepekli pirinç diğer adıyla esmer pirinç yiyordum.
0
yurtsuz john
(18.03.26)
Siyah pirinç
0
Teran
(19.03.26)
Kara pirinç
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(6)

beyaz yaka neden hala tasfiye edilmedi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yapay zekanın yaptığı ve beyaz yakanın yapamadığı tek bir iş bile yok. patronlar neden hala bu kişilere para ödemeye devam ediyorlar?
yapay zekanın yaptığı ve beyaz yakanın yapamadığı tek bir iş bile yok. patronlar neden hala bu kişilere para ödemeye devam ediyorlar?
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
Sen bu sorulari neden ai ya degil de bize soruyorsan ondan zhaaa xdxd
+9
Purple life
(15.03.26)
Çalışanlar devam eder. İş sayısı ai sonrası azaldı. yeni işe girecekler için iş bulmak zor. AI bu hızda ilerliyorken beyaz yaka kariyer planı riskli
0
runaway
(15.03.26)
hacım yapsana mesela ai'la 200 kişinin işini bizde görelim nasıl oluyor. bi sen bi de pc.
0
duyurukullanıcısı
(15.03.26)
Bilgi olsun, okumak istersen;
www.pwc.com

Bu soruyu böyle her ay soracak biri heralde.
Bir bu soru, bir de her sene başında "bu sene fener şampiyon di mi??" Sorusu.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
buzun erimesi izler gibi gibi izlemeliyiz bu süreci. şu an -20 derecedeyiz, -19, -18 diye ilerlerken buzda gözle görülür pek değişiklik olmaz. ama sıfıra ulaştığımızda o dramatik değişim başlar.

bu yaklaşma apaçık ortadayken, sıfır noktasına ulaştığımızda, ai bizim yerimizi alamaz diyen senior beyaz yakalılar "her şey bir anda oluverdi" falan der.
0
birdirbir
(15.03.26)
her şey yapay zeka ile yapılamaz da ondan. bir insana kendini zengin/değerli hissettirmek için yapay zeka çaresiz. birebir insan etkileşimi gerekiyor.

5000 ya da 10000 liralık bir şeyi trendyol'dan ya da hepsiburada'dan alırken yapay zeka işin içine girsin, tamam ama 10milyon dolarlık bir şeyin satın alınması sırasında bir zahmet bir insan ilgilensin.

evet 10milyon dolarlık şeyi satmak için de websiteleri, robotlar, onlar şunlar bunlar yapabilirsin ama karşındaki insan kendini değersiz hisseder. bir rakip gelir, müşterinin sırtını sıvazlar, bir yağlama çeker, işi halleder. sıcak etkileşim her şeydir.
0
co2s2
(16.03.26)
(2)

her ay faturamda 380-540 tl arasında vergi olması?

deartheodosia
vodafone ve her ay vergi kesiyorlar; detayı şu şekilde: “Hattinizin kullanimi için devlete ödenen tüm vergilerin toplami bu alanda yer almaktadir.Ozel Iletisim Vergisi %10 も164.93KDV %18 も329.87Telsiz Kullanma Ucretleri も48.49Toplam も543.29”bu normal mi???
vodafone ve her ay vergi kesiyorlar; detayı şu şekilde:

“Hattinizin kullanimi için devlete ödenen tüm vergilerin toplami bu alanda yer almaktadir.
Ozel Iletisim Vergisi %10 も164.93
KDV %18 も329.87
Telsiz Kullanma Ucretleri も48.49
Toplam も543.29”

bu normal mi???
0
deartheodosia
(14.03.26)
Hep öyle artık. Su faturamın %60 i vergiydi
0
runaway
(14.03.26)
yalnız fatura en az 2023'ten kalma olsa gerek, kdv oranı temmuz 2023'te %20 oldu. 3 yılda da o vergi 1000 liraya dayanmıştır.

yeni fark etmeniz ilginç.
0
kibritsuyu
(14.03.26)
(4)

ses kayıtlı anket sitesi

duyurukullanıcısı
bir anket yapacağız ama cevaplar uzun o sebeple ses kaydı alıp bunu ayrıca text'e dönüştürebilen bir uygulama bakıyoruz.bunu yapan var mı?
bir anket yapacağız ama cevaplar uzun o sebeple ses kaydı alıp bunu ayrıca text'e dönüştürebilen bir uygulama bakıyoruz.

bunu yapan var mı?
0
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
ben iş yerinde samsung klavyesinde(standart içinde) olana dinletiyorum direk yazıya dönüştürüyor, kaydı bilgisayardan açıyorum telefondan dinletiyorum, maile yazıyor
0
eja
(12.03.26)
Internetten random insanlar doldurucak. Edit ulasim falan olmasi lazim 100+ kisi.
0
🌸duyurukullanıcısı
(12.03.26)
iPhone da voice memos uygulaması yapıyor bunu. Hatta çok iyi çalışıyor. Lakinnnnn Türkçe desteği hala gelmemiş olabilir. Ben ilk kullandığımda yoktu, şu an ne durumda bilmiyorum.
0
substituent
(13.03.26)
Qualtrics benzeri platformlar sese dayalı data toplayabilir ama bunu yazıya çevirmez doğrudan.Bunu ayrıca çevirmeniz gerekir. Başka program kullanarak yapabilirsiniz.
0
runaway
(13.03.26)
(10)

AI 21. yüzyılın en büyük icadı diyebilir miyiz?

thawne
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
-1
thawne
(12.03.26)
AI'da şöyle bir sıkıntı var. Şu an bayağı zararına çalışıyor hepsi. Amaçları rakiplerini yok edip sonra fiyat artırmak. Yani 3-5 yıla zaten büyük ihtimalle bizim ödeyeceğimiz tutarların üstünde kalacak çoğu AI. (lokal opsiyonlar hariç)

Ben crispr diyorum.
+2
aguen
(12.03.26)
ne için kullanıyorsunuz?
excel formul yazdırma harici benim işime yaramıyorda, sorduğum 3 teknik sorunun 2 tanesi net yanlış oluyor, kitap spoilersız özetlettiriyorum sesli kitapta kaçırdığım yerlerde spoiler verio, kitapta olmayan kişilerden bahsediyor. ben kullanacak bir şey bulamıyorum ya
+1
eja
(12.03.26)
Cep telefonu.
Açıkçası yapay zekanın hayatıma net etkisi kesinlikle cep telefonu kadar değil.
+2
logisticsmanager
(12.03.26)
Aslinda AI in yaptigi sey su an icin internet search. Senin icin random sitelerden bilgi getiriyor.

Ama evet bir esik asildi, bu ilk adimdi.

Ilk ampulun yanmasi gibi bisi bu
0
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
Şimdilik diyemeyiz. Cep telefonu veya tablet bence daha etkili.
0
runaway
(12.03.26)
akıllı telefon +1
0
jelly bear
(12.03.26)
akilli telefon resmen uzuv gibi. her seyi yapabiliyorsun.
0
baldur2
(12.03.26)
İşimin %90ını Ai yapıyor. Yazılımcıyım.
Artık geri dönülmez noktadayız yazılımcılar olarak. Bugün Ai yasaklansa çoğu kişi kod mod yazamaz köreldi.
+1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
kesinlikle ai 21. yüzyılın en büyük buluşu sayılır bence. bunun sonu yok ve bizim kullanabildiğimiz basitleştirilmiş versiyonları dahi harikalar yaratıyor. bunun ticari değeri olan veya spesifik alanlarda eğitilmiş versiyonları ile hayal gücümüz zorlanabilir ileride.
0
emfuzi
(12.03.26)
kesinlikle evet. su anda insanlarin cogu ai'a karsi muhafazakar bir savunmaya sahip. ancak ben bu kadar yuksek verimlilik arttiran bir alet gormedim. inanilmaz yani chatgpt ile basit bilgiye ulasimin o kadar hizli ve isabetli ki sasiriyorum hala boyle bir hizmet olmasina.

yani saniyeler icinde herhangi bir konuda butun insanlarin tartismalarini ve bilgilerini sana damitiyor. cok detay islere girersen fail ediyor elbette ama su hali bile muazzam. ve bu productivity artisinin sonuclari ve gidecegi yer hala net degil. saka maka 3 sene once cikti bu urun ortaya ve gecirdigi degisim inanilmaz. ileride bakildiginda insanligin donum noktalarindan biri olarak gorulecek.
0
antikadimag
(13.03.26)
(10)

Şu saatler vintage diye aldım dolandırıldım mi sizce?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Bu ikisine beraber 600 tl vermiş oldum. Çalışıp çalışmayacağını dahi bilmiyorum pil değişimi yapılırsa. Birine swiss diye verdim ama kazıklandım mi sizce?https://soz.lk/i/ap09y7ja Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
Merhaba arkadaşlar,
Bu ikisine beraber 600 tl vermiş oldum. Çalışıp çalışmayacağını dahi bilmiyorum pil değişimi yapılırsa. Birine swiss diye verdim ama kazıklandım mi sizce?
soz.lk

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(08.03.26)
eminönüde bunların kilosunu 1000 liraya satıyorlar.
0
paudi
(08.03.26)
En kötü senaryoda 300 tl'lik bileklik aldım gibi bak, bence bu açıdan bile okay.
+1
Bruce
(08.03.26)
Oval olan çok hoşmuş vintage havası var kesinlikle
0
ekimoloji
(08.03.26)
Pulsar seiko'nun alt markası. Kötü bir marka diyemeyiz. 600 tl ye artık plastik casio yok
0
runaway
(08.03.26)
Valla ekonomik değerleri yok gibi duruyorlar. Ben 100 lira vermezdim ama dışarıda iki bira içseniz o parayı verirdiniz, yani rakam küçük olduğu için üstünde düşünmeye gerek yok, kullanın geçin.
0
orient blue
(08.03.26)
Kaldırım kenarında görsem eğilip almam ama plastik Casio görsem hemen alırım.
+1
Mcfly
(08.03.26)
Fiyat normal. Neden kötü hissediyorsunuz. İyi saatler. Bakmayın buradaki garip tiplere
+1
topkapiaksaray
(08.03.26)
Bunlar gelmeyecek olabilir mi? Gelince cevap verirseniz sevinirim.
0
liberal
(09.03.26)
@liberal, gelmeyecek derken?
Saatleri kendim aldım bit pazarından sipariş vs değil.
0
🌸Amaranta ursula
(09.03.26)
pardon, internetten satılan saatlerde gösterilen modelden farklı saatler geliyor, paalı olmayan ucuz instagram satıcılarından.
0
liberal
(09.03.26)
(15)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
35+. sıfır dolgu, sıfır kanal. 20lik dişlerim gömülü ve yataydı, onlar çekildi tabii. çocukken dişlerime florür sürülürdü, çok iyi hatırlıyorum. bütün bu florür muhabbetinden önce.
0
eileengray
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
(13)

Sosyallik için Airbnb veya Couchsurfing?

hadi ya la
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı alıyorum?
+1
hadi ya la
(02.03.26)
Madde bağımlısı biri gelip ırzına geçerse ne yapacaksın?
-6
runaway
(02.03.26)
Amacının bu olduğunu belirtirsen neden olmasın. Haricinde, sadece kalacak yer arayan insanlara salça olma yeter :p
+1
Bruce
(02.03.26)
çok riskli bence. tanımadığın insanların evinde işi ne? otel mi orası?
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Tek oda kiralayanlar aktarmalı uçuş arası dinlenmek isteyen tek gecelik konaklama yapanlar olur genelde.

Evin ortak kullanımlı hale gelecek. Banyonu mutfağını başkası da kullanacak. Kazanacağın üç beş lira için housekeeperlık yapacaksın. Değer mi?

Couchsurfing kapandı diye biliyorum zaten.
+4
yurtsuz john
(02.03.26)
olur neden olmasın. puanı yüksek yorumları iyi olanları alırsın. madde bağımlısı biri gelip ırzına geçmez bu şekilde yaparsan. swh.
0
gabe h coud
(02.03.26)
ben bunu ankara'da yaptım airbnb olarak cs olarak değil. çok keyifliydi, kurdan dolayı da güzel para kazandım. Farklı kültürler ve insanlarla kaynaşmak için de güzel oluyor. bence denenebilir.
0
summerjam0306
(02.03.26)
couchsurfing eskiden gerçekten amacına uygundu önemli ölçüde ama sonra maalesef gezginlikten uzak tipler keşfetti özellikle türkiye'de. yıllarca kadın, erkek, çift bir sürü kişi ağırladım, kendimde yurtdışında konakladım ve şahane insanlarla tanıştım. büyük çoğunluğu ile iletişimim de devam ediyor ama misal ben izmirdeyim adam manisada istek yollamış, hiç referans vb yok, isteği kabul etmeyince de penis fotoğrafı yollayıp burayı imam hatip mi sandın yazmış :). bu yabancı erkeklerle bir kere bile başıma gelmedi. baktım cozuttu durum, kapattım profili yıllar önce. ezcümle, couchsurfing artık o eski mecra değil ve sanıyorum yurtsuzun söylediği gibi kapandı.

airbnb olabilir belki ama onun da yasal mevzuatı çok değişti, dikkat etmek lazım.
+1
Phoebe
(02.03.26)
btw, ben de 2015'lerde yaptım bunu. evimde çok düzgün insanlar ağırladım ve hala arkadaş olduklarım, görüştüklerim var. Şimdi profil başka olabilir. Sakata gelmeyin yine de :p
+2
gabe h coud
(02.03.26)
Airbnb yapmak resmi olarak mümkün değildir ki herhalde. Vergi cezasıyla, şunla bunla uğraşma.
Airbnb'den yabancı geleceğinin de garantisi yok. Kayıt, evrak yapmadığını anlayan kanun kaçakları da gelebilir herhalde. Kanun kaçağı olmasa da senin amacına hizmet etmez.
Couchsurfing'de güncel durum ne bilmiyorum ama 10-15 yıl önceki hali tam senin amacına uygundu.
+1
michael_knight
(02.03.26)
Soruna cevap değil ama yazayım yine de;

Couchsurfing'i hiç kullanmadım bilmiyorum. Airbnb'de iki defa denedim ve gördüğüm kadarıyla pek mümkün değil sosyalleşmek. Ev sahipleri daha çok kazanç sağlamaya yönelik.

Bence sosyalleşme için en iyi seçenek Hosteller.
-1
put it in your appropriate place
(02.03.26)
böyle sosyalleşilmez ancak kendini kullandırmış olursun. salak saçma insanların gece 3'te çıkardığı kavgalar, halıya kusmaları, evi berbat etmeleri, hırsızlıkları gibi durumlarla uğraşmayı sosyallik sayıyorsan o başka.
0
orpheus
(02.03.26)
duyuru sahibini bu beklentisinden dolayı yargılamak olmaz çünkü bu yönde kazanım sağlamış kişiler sayesinde bu tür uygulamalar yayıldı. hâlâ insanlar eskiden tanıştıkları kişilerden, geçirdikleri eğlenceli zamanlardan bahsediyorlar. duyuru sahibi bence sistemi istismar edebilir miyim diye sormuyor, böyle bir kazanım elde edip edemeyeceğini merak ediyor. en azından bana öyle geldi.
0
superbenoist
(02.03.26)
Sosyallesmekten kastin milletle takilmaksa Airbnb ile bu is olmaz. Airbnb ile gelenler max. 2-3 sohbet edeyim sonra kendim takilayim diye geliyolar. (Cok uzun sure airbnbde evimde oda kiraladim, biliyorum)

Couchsurfing olur ama, baya cikip geziyoduk, gece partiler filan.
0
kuehles blondes
(03.03.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(13)

Evin konumundan kaynaklanan huzursuzluk, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

denizgonen
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu parkta vakit geçirmeye gelmeye başladılar.

artık yaz kış cam açamaz hale geldik sürekli bir bağrış kavga korna sesi, geçen gün eve geldim birisi apartman kapısına sıfır park etmiş eve giremedik polisi arıyoruz bir şey yapmıyor.

gene evimizin önündeki çift şerit ve çift yön yolun bir şeridine kafalarına göre park ediyorlar ve bir şerit trafiğe kapanıyor. dediğim gibi eskiden de kalabalık olurdu ama kitle de aşırı kalitesizleşti.

özellikle cumartesi pazar günleri sabahın 9'undan itibaren korna kavga kıyamet sesleri başlıyor işitme engelliyim ben bile artık korna kavga seslerinden oturamamaya başladım.

geceleri ise beyaz bmw tayfası gelmeye başlıyor caddede arabayı park edip masa kurup bangır bangır müzik açmaya başlıyor. sabahlara kadar gene patırtı gürültü devam ediyor. evimizde sığınmacı gibi perdeler çekik camlar kapalı bir şekilde yaşıyoruz. gecenin bir saatinde artık uykumuzdan uyanmaya, hafta sonları bile uykumuzu alamamaya başladık. park yeri sorununa değinmiyoruz bile tatile gittiğimiz zaman eve nasıl döneceğiz dönebileceğiz mi bilemiyoruz. maç varsa zaten eve gidemiyoruz. geçen gün eşim işten geldi oturdu ağlamaya başladı.

havanın güzel olduğu bir gün sokakların halini atıyorum:
hizliresim.com

1)ben memurum. ev kadıköyde ben de kadıköydeyim.
2)eşim özelde iş yeri ataşehirde
3)aylardır nakil almaya çalışıyorum fakat herkes istanbul dışına kaçmaya çalışıyor tanıdığım bir şeyim yok normal memurum.
4)direkt gidebileceğim tek yer ankara, orada da eşin iş durumu ne olacak bilmiyoruz anladığım kadarı ile ankara da çok zorlaşmaya başlamış.

yapılabilecekler;
1)ev kira değil, iş yerin 35-40 dk ötede sineye çek
2)aileye ait 500 metre ötede başka bir ev daha var 6. katta gürültü biraz daha azalabilir fakat aile o evi vermeye istekli mi bilmiyoruz, normal şartlarda o evin kirasını karşılayacak bir durumumuz yok.
3)ankaraya taşın
4)nakil almak için uğraşmaya devam et.
5)kafama bir tane sıkayım her şey bitsin rahatlayayım.

siz ne önerirsiniz?
+2
denizgonen
(24.02.26)
halk hucum etti vatandasin huzuru bozuldu.
+1
warrior princess
(24.02.26)
kadıköyde öyle bir belediye var ki evlere şenlik. tabi bunun en büyük sorumlusu yana yakıla oy verenler. diğer tarafta akp beter olsunlar diye bu durumlara ses çıkarmaz. polis gelmez zabıta gelmez. bütün moda, caferağa, kalamış, caddebostan hep aynı durumda.
rantsal dönüşüm de cabası. bütün kadıköyün yerlilerini göç etmeye zorluyorlar.
imkan varsa bostancı, altıntepe, küçükyalı taraflarına taşınılabilir. hala sakin kalan mahalleler. sizin mesafe biraz uzar, belki marmaray alternatif olur. eşinizin ataşehire gidişi daha rahat olur.
+4
my fault
(24.02.26)
5
-14
mutekebbir
(24.02.26)
pandemi döneminde bu spor arabasıyla gelip bangır bangır müzik açan ve içen tayfa çok çoğalmıştı. ben her geldiklerinde taslakta duran şikayet metnimi internet üzerinden form olan emniyet müdürlüğüne yazıyordum. sağ olsunlar ilgili karakol hep geliyordu ve dağıtıyordu gençleri. ama her gün gelmeye devam ettiler ve ben de ısrarla her gün şikayetimi ilettim. en sonunda muhtarla görüştüm ve muhtar bana karakol amirinin telefonunu verdi ve sağ olsun hep ilgilendi.

1-2 yıl böyle sürdü ama sonra azaldılar ve gittiler artık gelmiyorlar. yer ataköy bu arada. siz de bu şekilde çözüm üretebilirsiniz. biraz zahmetli ama çözülüyor.

şimdi emirgan'da oturuyorum. özellikle bahar ayından itibaren gecelere kadar oturanlar müzik açanlar var. onları da karakola şikayet ediyorum ve hemen aksiyon alıyorlar dağıtıyorlar. hala devam ediyor maalesef çünkü gelen profiller her gün değişiyor. mücadeleye devam.

emekli albay gibi ne yazık ki şikayette bulunmanız gerekiyor çözüm bu.
+2
elektr10
(24.02.26)
Bu işin çaresi ulaşımı zor ve populer olmayan bir semte taşınmak.Yani öyle bir yere gideceksin ki oraya insanlar gürültü yapıp desarj olmaya gelmek istemeyecek.

30 yaş sonrası Kadıköy gibi ayakaltı yerler insana eziyetten başka bir şey değil.

Ataşehir tarafında kalmak isterseniz başıbüyük göğüs hastalıkları hastanesi civarı sessiz sakin.
+2
runaway
(24.02.26)
@ elektr10 en azından burası için konuşursam bu pandemiye özel bir uygulamaydı sanki burada zaten sosyal medyada da görüyorsundur bağdat caddesi gerçekten ipini kopardı herkes farkında kontrolden çıktı ve bir şey yapılmıyor. ben de sürekli arıyordum şikayet ediyordum en son telefonda polis memuru ile kavga ettim bana diyo ki ne şikayet ediyorsun ne yapabilirim diyor.
muhtar ile ben de konuştum o da iki şerit arasına konan plastik dubaları tekrar taktırdı ama daha haftasında hem kamyonlar hem de orada park etmeye bayılan kitle o plastik ayraçları yerinden kopardı gene aynı düzene döndük.
gerçekten herkes şikayet ediyor sosyal medya da bununla kaynıyor görüyor herkes haberlere de çıkıyor ama bir şey olduğu yok 800 km öteden bile bir hırt buraya piyasa yapmaya geliyor anlamıyorum ki.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
@warrior princess halk hücüm etsin babamın malı değil sahiller benim bununla da sorunum yok ama bu halk da biraz edebini takınsın gerçekten. apartmanın içine sıçan var bu gerçekten artık yaşanıyor yani, sokaklara tuvaletini yapanları, apartman duvarlarına saçma sapan grafiti yapanlar çöplerini 10 metre ötedeki çöpe atmayanlar say say bitmez
+2
🌸denizgonen
(24.02.26)
@denizgonen polis zorluk çıkarıyorsa onu da cimer'e şikayet edeceksiniz asayişi sağlamak zorunda öyle şey mi olur "ne yapabilirim?" diyemez.

plastik duba yerine gerçek demir duba taktırmaya çalışsın muhtarınız. yine emirgan'da sokak arasında gidiş-geliş olan yollara park edenler çoktu. biz tretuvar yaptırdık belediyeye dilekçe yazarak. artık hiç kimse arabasını park edemiyor. gerekirse belediye'de yer alan meclis üyeleriyle iletişime geçin bu konu için: ibb.istanbul

hocam kısacası bu konuda gerçekten siz de pislik olacaksınız ve her yolu deneyeceksiniz başka yolu yok. haa en kolay yolu söyledikleri gibi daha sakin bir muhite taşınmak ama siz neden düzeninizi bozasınız ki?
0
elektr10
(24.02.26)
Ufak bir cinnet her şeyi çözer ama size de pahalıya patlar. Mesela ben olsam öküzün biri evime giremeyecek kadar sıfır park ettiyse o arabası mutlaka çizilirdi ki aklı başına gelsin. Vandallıksa da vandallık yapacak başka şey yok.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
atasehir'e tasinma imkaniniz varsa degerlendirin bence
0
tahtakafa
(24.02.26)
@elektr10 aslında demir duba takıldı en azından kaldırımlara. Yaklaşık 1 ay içerisinde de hepsini el birliği ile kırdılar söktüler. Kadıköy belediyesi berbat bir belediye.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
hocam ben kadikoy'de bulunmaktan bile rahatsiz oluyorum, sen oturuyorsun. :)) oranin curcunasi bitmez. acibadem, kozyatagi, atasehir, libadiye kiraya cikmak dusunulebilir. zaten nereye tasinsan muhakkak kadikoy'e rahat gidilir. ankara'ya birkac kere gittim arabasiz zor olur gibime geliyor. ama istanbul'dan kacmak icin guzel bir baslangic olabilir.
0
arakaali
(24.02.26)
bahsettiğiniz bölge çok değerlidir. o evi kiraya vererek elde edeceğiniz para ile muhitten çok uzaklaşmadan daha içeriye doğru 500-600 metre uzak bir eve taşınabilirsiniz.
0
orpheus
(24.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(3)

bazen sıcak su gelirken bazen gelmemesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
neden kaynaklanmaktadır? bir gün duş alabiliyorsunuz, öbür gün sıcak su gelmesini bekliyorsunuz. kafasına göre çalışan kombi mi yapmışlar?
neden kaynaklanmaktadır? bir gün duş alabiliyorsunuz, öbür gün sıcak su gelmesini bekliyorsunuz. kafasına göre çalışan kombi mi yapmışlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.02.26)
Suyun basıncı nasıl? Basınç düşünce kombi ısıtmıyor.
+1
runaway
(23.02.26)
sıcak su tarafını açında kombiniz ateşleme yapıyor mu? kombi içerisinde plaka eşanjör kireçten tıkalı olabilir. bakım vs de onu temizletebilirsiniz.
+1
gibicibicis
(24.02.26)
bakacağım. teşekkürler!
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
(9)

Dizilerde kadinlarin bagirma durumu hk

dedeminhirkasi
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
+4
dedeminhirkasi
(21.02.26)
annem izleyince ben de fark ediyorum. yani korkunç bir hal aldı bence dizilerdeki ajitasyon abartılı haller. duygularını kontrol edebilen karakterler yok, insanlara da bunu tavsiye ediyorlar herhalde. korkunç direkt.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Annemi bu konuda çok uyarıyorum yan odadan bile duyuluyor bazen.
Ben geceleri kısık seste dizi izleyerek uyuyorum yeni dizim masumlar apartmanı ve bazen uykudan uyanıyorum bağırışlara. Hadi bu dizi zaten belli sıkıntıları olan insanlar üzerine neyse de her dizide bu kadar fazla bağırma yırtınma gerçekten yorucu olmalı.
Oynayana da izleyene de çok yorucu.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Erkekler napiyor fkfkfk dünya barisi icin cicek mi dagitiyorlar.
Türk dizileri genel olarak berbat ve abartıli tepkilerin bol oldugu bi yer.
-1
Purple life
(21.02.26)
senin benim rahatsız olmamız kimin umrunda. seyirci 2,5 saatlik şiddet pornosu istiyor. yapım şirketleri de talebi yerine getiriyor. yalnızca diziler değil ki yemek programlarında, sabah kuşağında, yarışma programlarında da bağırış çağırış var.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Dizi izlemiyorum, yerli yabancı hepsi manipülasyon kumkuması. Birkaç yıldır yerli dizilerde aşırı derecede zenginlik, aşırı keyfî harcama, aşırı makyaj hatta aşırı estetik görüyorum. Bunların doğrultusunda çok bol aldatma, insan kullanma, öldürme var. Ben kafamı bunlarla yoramam. Elbette kadınların bağırması haykırması da bunlardan biri. Hiç uğraşamam. Kimse de bakmamalı bunlara bence.
0
yaren
(21.02.26)
müdavimi olup da izleyenler belli ki rahatsızlık duymuyor.
izlemeyenlerin rahatsızlık duyduğu bir çok konudan biri bu konuda.

evet haklısınız. duygu kontrolü yok, öfkeleri bol, saçma sapan tavırlar.
sadece kadınlarda değil erkeklerde de var denmiş. doğrudur. yine de ender de olsa aklı başında erkek karakter çiziyorlar gördüğüm. kadınları ise iyice saçma yapıyorlar.

dizi takip etmiyorum ama arada bir tv'de denk geldiğimde üç-beş dakika bakıyorum. yıllardır izlenecek bir diziye rastlamadım.
0
biseysorcaktim
(21.02.26)
sürekli bağırıp ağlıyorlar ben de bıktım bundan. tv izlemiyorum artık
+2
runaway
(21.02.26)
Sırf bu sebeple senelerdir Kore ve çoğu Türk dizisini izleyemiyorum :)
0
truf
(22.02.26)
Ben Avrupa Yakası'nda fark etmiştim ilk. Bütün karakterler bağırarak konuşuyordu.
Tahammül edip izleyemedim.
O zamandan beri de sürekli bir üst perdeden konuşma sevdası var.
+1
burfak
(23.02.26)
(11)

hiç tanımadığın birisi ile nasıl konuşulur?

inheritance
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet k
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet kesiliyor bir yerden sonra. sosyal fobim de var aynı zamanda ve içe kapanık birisiyim.
0
inheritance
(18.02.26)
bu işi kafanda kurarak - hesaplayarak yapamazsın. çünkü sohbet dinamik bir süreç bi anda çok farklı bir kelime kullanır, soru sorar sohbet başka yöne kayabilir.

ilk tanışmada saatlerce konuşmak ilginç konular açmak zorunda değilsin. hatta burada konudan çok ses tonu ve ne kadar arkadaşça tavir takındığın daha önemli.

çok uzatmana gerek yok. kısaca kız hakkında bilgi edin. sonra sen de istersen bir kahve içelim mi ne dersin diye sorarsın.
0
orpheus
(18.02.26)
Mesaj at, muhabbeti biraz ilerlet, sonra ara.
+2
gabe h coud
(18.02.26)
yaşlar kaç?

instagram'dan yürü bence. önce takipleş. sonra mesela kedisi köpeği varsa "aa ne tatlıymış adı ne?" diye oradan başlatırsın.

bir story atmasını beklersin. bir kafeye falan gittiyse oradan konu açarsın ya da film müze her nereye gittiyse oradan konu açarsın.
0
art cat chocolate
(18.02.26)
Abi kızın haberi varsa ne güzel o da durumdan haberdar işte. Arayacaksın diyeceksin ki Ayşe nasılsın ben Ahmet annemden aldım numaranı sanırım konu ile ilgili seninde bilgin var :) Tanışmak için seni rahatsız ettim de sonrası zaten o da ne rahatsızlığı falan dicek oradan buluşmaya gidecek olacak bitecek
+4
ebeş
(18.02.26)
mesaj at arama +1
sonra ararsın veya ses kaydı atarsın. tanımaya çalışacak şeyler sor. ayrca panik yapmana gerek yok senin ağzın laf yapmasa bile kız da bir şeyler sorar anlatır. karşılıklı olur, sürekli sadece senin konuştuğun bi etkinlik değil bu.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Yapay zekaya durumu anlat ve konuşma pratikleri yap.
Herhangi bir konu açılmazsa ne gibi konular açabileceğini çalış.
Yani elbette insanın ağzı laf yapınca böyle konuşmalar yapmak çok kolay ve bir anda bu hale gelemezsin ama senden kimse böyle bir şey de beklemiyor.

Mesela kıza şimdiye kadar yediği en güzel tatlının hangisi olduğunu ve nerede yediğini sor. Kimlerle yediğini de sor gidişata göre. Sütlü, şerbetli, çikolatalı tatlılar üzerine devam et konuşmaya. Anlatmaktan çok sorular sor ama sorgu memuru gibi değil de karşısındakinin düşüncelerini, deneyimlerini merak eden bir havada sor. Sana soru sorulmazsa hiçbir şey anlatma, sorulursa da cevaplarını uzatmadan ver.
Sonra o muhabbeti bir şekilde birlikte bir yere tatlı yemeye bağla. Ama herhangi bir gün değil, belirli bir gün.
Haftaya Perşembe iş çıkışı veya pazar günü öğleden sonra gibi net bir zaman için teklif et, uygun değilse başka bir zaman öner vs.

Ben tatlıyı örnek olarak verdim sınırsız sayıda başka konular da var.

Ama telefonda bence yaşın kaç, kaç kardeşsiniz, çocuk istiyor musun, kendini 5 yıl sonra nerede görüyorsun gibi muhabbetlere girmemeye çalış.

Hayırlı olsun, düğün davetiyenizi bekliyorum ama müsait değilim katılamayacağım maalesef.
0
michael_knight
(18.02.26)
Böyle şeylerin en kolay ve samimi kaçışı, hissettiklerini aynen burada anlattığın gibi dümdüz anlatmak. Diyeceksin ki merhaba ben şu, aslında böyle şeylere karşıyım ama dalgın bir anıma denk geldi ararım demiş bulundum, hiç tanışıklık olmayınca da konuşamıyorum açıkçası, bir yerde kahve içsek öyle tanışsak olur mu de. Gayet samimi, dürüst ve tarafsız. İstiyorum der gibi değil istemiyorum der gibi değil, ana kuzusuyum der gibi değil şuursuzum der gibi değil... anlatabildim mi. En uygun şekilde açıkça durumu anlatıp seçimini ortaya koymak bence iyi bir şey.
+3
yaren
(18.02.26)
sanırım söylemesi kolay ama öncelikle tebessüm ederek merhaba demek lazım.

ülkemizde bunun bile hoş karşılanacağından şüpheliyim. ama diyelim başardınız. adınız bora ise gerisi gelir zaten
0
abyuksuet
(18.02.26)
abi o kızı kim bilir kaç kişi halletmiştir. ara konuş rahatça
-14
runaway
(18.02.26)
mesajla ısınma turları yapın. zaten muhabbetiniz akacaksa mesajla akar biraz anlaşılır. ilk konuşmada da biraz havadan sudan şeylerden bahsederen buzları eritin.
0
iwillsee
(19.02.26)
Fotosunu bul.Belki de hic tipin degil gereksiz kuruntu yapiyorsun.Eger tipin ise mesajlas ve kahve icmeye davet et
0
turkuaz
(19.02.26)
(9)

kendi şirketini açıp iş yapanlar

gule gule
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?

çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
+1
gule gule
(16.02.26)
Batmanın tam tanımını bilmiyorum ama az çok kazananlar da var. Pek kazanamayıp kapatanlar da var. Pek kazanamayanlar daha çoktur muhtemelen. Mesela hanım da otantik bir ayakkabı modeli satmaya başladı. İlk sene depo gibi bir yer vardı zaten yapılan kâr bir nevi oraya gitti. Şimdi idare eder ama dişe dokunur bir kâr yazma durumu yok. Şu ana kadar kâr sıfır denebilir neredeyse. Niyetimiz mümkün olduğunca fazla satıp, kapatmak. Koyulan para bile zor çıkacak büyük ihtimalle.

Zaten bu tür işlerin belki tamamında öyle bir düzen var ki, eskaza çok iyi satmadığın sürece dişe dokunur bir getirisi olmuyor. Hollanda'da yaşıyorum. Restoranların fiyatları yüksek geliyor ama özellikle paket siparişinde aslında tam bir kepazelik söz konusu. Gönderim masrafını saymıyorum. Adam 30 euroluk yemek satıyor. belki 8-9 euro direk sipariş verilen platforma gidiyor. KDV var, yemeğin yapıldığı malzemenin masrafı var, çalışanlar var, kredi çektiyse onun faizi var, bütün bunlardan sonra kalan paradan bir de gelir vergisi alınıyor. Neticede ortalama yemeği yapana belki net 5 euro kalıyor. Türkiye'deki rakamları bilmiyorum ama gene bu ayardadır. Aracı tekel olmanın gücüyle parayı vuruyor, işi yapıp riski alana kuş kadar bir şey kalıyor. E-ticaret platformlarında bildiğim kadarıyla kategoriye göre de komisyon farklı, yani kar marjı yüksek bir ürün grubuysa aslan payını gene platform almayı ihmal etmiyor.
0
mbond
(16.02.26)
yılların sektör devleri bile patır patır batıyor gözümüzün önünde, maaşlı işini bırakıp mum satmaya çalışan garibanın ayakta durabilmesi mucize bence.
+1
loch ness
(16.02.26)
Ticaret bence her zaman ek iş. Boş boş müşteri beklemek zaman israfı. Çoğu kişi patron olacam deyip sinek avlıyor
-2
runaway
(17.02.26)
türkiye'de 5 işletmeden 4'ü ilk 5 yılda batar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.02.26)
abi (bkz: hooters) batiyorsa herkes batabilir, ben artik o noktadayim. :D
karim icerde +1, bunun dunya geneline vurabiliriz hatta sadece lokal degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
producthunt sitesine git 2 yıl önceki girişimlerin websitelerine bak çoğu domaini bile yenilemeden kapatıyor.

keza webrazzinin 2-3 sene önceki postlarına git ordaki türk girişimlerin çoğu da batmış oluyor. bunlardan ciddi yatırım alan projeler de var aralarında
0
plastic_angel
(17.02.26)
mükellef değilken 100 liraya satıp 50 lira kâr ettiğin üründen, şirket açınca 10 lira falan kazanıyorsun.
0
birdirbir
(17.02.26)
bunlar ucuz rekabetin olduğu işler. rakip çok, hammadde/malzeme çıkışları genelde aynı kanaldan ve herkes yapabiliyor.

bu işlerden nasıl parayı kırarsınız? ; bence niş bir alan ve ürün belirlemeniz gerekiyor. Ambalaj, reklam gibi marka dilini kuvvetlendirecek argümanlar yapmanız gerekir. sosyal medyada içerik üretiminde ya çok başarılı olmanız gerekir ya da destek almanız şart. en önemlisi nakit akışını düzenli hale getirebilecek ticari zekaya sahip olmanız lazım.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Uzunca bir süredir bu tarz iş yapanları takip ediyorum instagram üzerinden. Dört yıldır aşina olduğum kişiler var. Tüm vaktini emeğini bu işe verenlerin neredeyse tamamı bıraktı. Ama emekli, ev hanımı olup zevkine iş yapıp satanlar devam ediyor.
Mum, miyuki takı, kapı süsü, gelin tacı, kına hediyeliği, baskı çanta/ tişört vs satarak ‘çok’ para kazanırım diye yola çıkanlar bir durak öteye gidemiyorlar çünkü hiç hesap etmedikleri bir reklam/görünür olma bütçesi var.
Elinde çok ürün kalıp toptan satmaya çalışan hesap dolu sosyal medya. İşin özü batma değil ama kazanamadan, emeğinin karşılığını alamayıp üstüne zarar ederek kapatanların oranı %90-95 arası.
0
hayalhayal
(17.02.26)
(13)

Bir AB vatandaşlığınız olacaksa...

sucvecezve
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önem
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önemli değil mi?
Görüşleriniz ve nedenleriniz kıymetli.
0
sucvecezve
(13.02.26)
Yaşadığım yer değişmeyecek sanırım bu durumda en çok vize avantajı olan pasaportu seçmek mantıklı olur isviçre gibi almanya gibi vatandaşlık sosyal hizmetler anlamında ise net bilmiyorum hepsinin artısı eksisi vardır
0
basond
(13.02.26)
Almanya tabii ki.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
paran yoksa 3-4 pasaportun olsa da bir kiymeti yok.
paran varsa pasaportu hangi ulkeden aldiginin cok da bir onemi yok.
+1
cooperr
(13.02.26)
Irlanda iyi.

Pasaport indeksi anlaminda Isvicre ve Almanya ile ayni puana sahip: www.passportindex.org

Ama bu puanlama sistemleri Uganda'ya girisle Ingiltere'ye girisi esit onemde degerlendiriyor, o yuzden yaniltici olabilir.

Ornegin Almanya ve Isvicre pasaportunuz varsa Ingiltere'ye girmek icin ETA almaniz lazim (tam bir vize degil ama gene bir surec). Irlanda pasaportunuz varsa direkt gidebilirsiniz Ingiltere'ye.

Ingiltere onemli bir ulke diye orayi ornek verdim, yoksa mesela Marshall Island, Palau gibi yerlere giderken Isvicre pasaportulular kapida vize almak zorunda kalirken Irlanda gene direkt giriyor. Ters ornek olarak da Almanya pasaportu Samoa'ya vizesiz giderken Irlanda ve Isvicre kapida vize aliyor.

Demek istedigim ulke sayisindan ziyade hangi ulkeler olduguna bakmak daha faydali olacaktir. Bu pasaportlar arasinda Irlanda, Ingiltere'ye giris avantaji ile one cikiyor.

ABD'ye girisi icin hepsi esit gucte (vize yok ama ESTA formu dolduruyorlar).
0
sertac akin
(13.02.26)
Cooperr +1 diyorum. AB pasaportu yerine bol para ve karayiplerde bir adayı seçerim.
0
runaway
(13.02.26)
isviçre isterdim.
+1
jelly bear
(13.02.26)
ab ülkeleri arasinda sadece irlanda'nin uk'ye vizesiz giris ve calisma hakki konusunda büyük bir avantaji var. onun disinda hepsi ayni.
yoksa ekvator ginesine vizesiz girsem ne, kapida vize alsam ne?
isvicre, norvec, izlanda ab ülkeleri degiller ama onlarin pasaportlari da ab ülkeleriyle ayni sirada. yasadiginiz yere etkisi olmayacaksa AB/EFTA ülkesi herhangi bir pasaport günümüz kosullarinda esit derecede isinizi görür.
www.passportindex.org
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
isviçre net. almanca öğreniyorum sırf orası için
+1
batlegolas
(14.02.26)
finlandiya, rusya, ispanya, hırvatistan, sırbistan.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Yaşadığımız yer sorulsaydı belki fark olabilirdi ama AB/EWR/EFTA pasaportları arasında fark yok.
İsviçre'de yaşamak da zannedildiği kadar ayrıcalık değil. Yoksa tüm Almanya, Avusturya, Fransa dil bariyeri de olmadığı için İsviçre'ye akardı, değil mi?
En temelden doğum/çocuk bakımı/eğitim kısmından değerlendireyim size bunu anlamanız için. Doğumdan sonra annelik izni sadece 3 ay. Sonra ya işe döneceksiniz ya istifa edeceksiniz. Asıl problem çocuk bakımı ve okul öncesi eğitim masrafları. İlkokula kadar olan süreç oldukça pahalı. Tek çocuk için ayda 2400 Frank gibi paralardan bahsediyorum. Zürih gibi kantonlarda çok daha pahalı. İki çocuk olması halinde bu masraf elbette ikiye katlanıyor. Uzun süreli bir devlet desteği yok. Yani anne tam zamanlı çalışıyor ve kazandığı tüm para okula gidiyor. Birçok kadın bunu yapmak istemediği için evde kalıp senelerce çocuk büyütüyor. Bu durum Almanya'da ve Avusturya'da asla olmaz.
İsviçre bir kesim için çok ayrıcalık taşıyor: DINK. Çocuk olduğu an durumlar tersine dönüyor.

Alice İsviçre'den bildirdi.

Edito: Ben Avusturya sınırında yaşıyorum, benden 20 dakika mesafede insanlar 2 sene ücretli annelik izni yapıyor. Kreş masrafı olarak ayda sadece 10 euro ödüyorlar kreşe, o da oyuncak parası diye geçiyor :D Benim ödediğimle öküz alınır.
0
alice in potatoland
(14.02.26)
Hepsi ayni.
0
Purple life
(14.02.26)
İsviçre
Norveç
Lüksemburg
Almanya

Lüksemburg öyle miydi hatırlamıyorum sadece

Edit: İsviçre AB ülkesi değil biliyorum, ab lerden önde benim için diye yazmak istemistim
0
baldan kaymak
(14.02.26)
Isvicre AB ülkesi degil.

Avusturya, Lüksemburg, Hollanda, Fransa.
+2
kuehles blondes
(14.02.26)
(3)

Acqua Di Gio hiç kalıcı değil bence. Sizce?

twelfth
sb
sb
0
twelfth
(13.02.26)
Değil zaten. Normal bir kalıcılığı var yani. Bir de kışın kullanırsanız zaten iyice olmaz.
www.fragrantica.com
yaz parfümü zaten genelde olmaz. Adg'nin başka versiyonları var bu sebepten daha kalıcı vs misal parfüm hali.
0
logisticsmanager
(13.02.26)
yazlik parfumler kalici olmaz agir sentetik karistirilmadigi surece. narenciye odakli kokular hizli ucuyor.
0
antikadimag
(14.02.26)
Yaz parfümüne göre kalıcılığı çok iyi bence. Uzun süre kullandığım bir parfümdü
0
runaway
(14.02.26)
(11)

Basima iyi ki gelmis dediginiz kötü olaylar

Purple life
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum. 1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan ku
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?

Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum.

1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan kurdan dolayi tr‘de kazanabilecegimden cok daha fazlasini kazanmam.

2. eski sevgilim tarafindan terk edilmem. Malesef partner olarak harbiden çok kötü biriymis diyorum. Arkadas olarak cok iyi biriydi ama sevgililik boyutunda yakin olunca asiri sorunlu, garip biriymis diyorum.

3. sorunlu bir ailede büyümek. Bu olayin da beni erken yasta bagimsiz yaptigini düsünüyorum. Keske olmasaydi her cocuk mutlu bir ailede büyümeyi hak eder ama ben öyle bir yapidan gelsem sorumsuz, doyumduz bomboş biri olurdum gibi geliyor. Ben baska türlü güclenemezdim yani.

Bu olaylar highlight ama bu sekilde bir sürü sey yasiyorum sanki rutinde. Ben mi uyduruyorum yoksa size de oluyor mu?
0
Purple life
(12.02.26)
On yıl boyunca ilk mezun olduğum branştan atanmaya çalistim. Son KPSS'de atanma puanımı almıştım bu defa da pandemiden dolayı atama sayısını kistiklari için yine olmamıştı. Ondan sonra içimde ukde kalan ikinci bir lisans bölümü okudum ve ondan da atandım bu yıl. Hep bu örnek gelir aklıma. İlk bolumumden atansam belki hiç mutlu olamayacaktım. Güzel bir meslek olsa da iş yükü çok fazla eski albeniliği yok. Herkes şikayet ediyor. On yıllık maddi kaybım oldu ama önümde belki kırk yıl severek icra edeceğim bir meslek sahibi olmuş oldum.
+2
egerbiryolcu
(12.02.26)
Eski sevgiliden kurtulmak
-5
arbre
(12.02.26)
X kişisiyle görüşmek için çok uğraştım ama görüşemedim. O zamanlar çok üzülmüştüm. Eğer görüşseydik ya evde basılma olayına konu olacaktım ya da başıma başka şeyler gelecekti.
-7
Kahvedesu
(12.02.26)
İstanbul'da ev alacaktım. o zamanlar salak olduğum için gürültü patırtının içinde düşünüyordum. 30'dan sonra anladım ki öyle yerlerde ev almak başa bela. Ev alsam çakılıp kalırdım istanbul'da.
0
runaway
(13.02.26)
İyi ki başıma geldi demiyorum ama yoksulluk içinde büyümek karakterime olumlu anlamda çok sekil verdi. İş hayatımda da özel hayatımda da güçlüklerden yılmayan, daima çabalayan birisi oldum.
0
kumandanim
(13.02.26)
hayatımın tamamı
-2
Hallegadola
(13.02.26)
liseyi bitirip 5 sene aylak aylak gezdim. alkol kumar karı kız her türlü ortama bulaştım. bir gün birilerini arkadaşıma gıyabında küfretti diye satırla kovaladım. olay karakolda bitti barıştırdılar dağıldık. meğer bunlar olayı sindirememişler. 1 ay sonra falan gece yarısı aşırı alkollü bir şekilde araç kullanırken 2-3 araç beni aralarına aldı. camı aç işareti yaptı birisi. camı açar açmaz beni omuzlarımdan tutup çıkardılar. gerisini hayal meyal hatırlıyorum. 8 kişi evire çevire beni dövmüşler, yerlerde sürüklemişler tekmelemişler. ağzıma silah sokmuşlar. toplamda 8 kişilermiş bazıları hiç vuramamış bile. (sonradan arkadaş olduk onlar anlattı) her neyse bu dayak beni kendime getirdi. benim bu anadolu kasabasında ne işim var dedim. bu insanlarla ne alakam var diye düşündüm ve arabayı motorumu bir kaç yasadışı eşyamı satıp dersaneye kaydoldum. deli gibi çalıştım. dersane ikincisi bile oldum. marmara hukuku kazanıp siktirolup gittim. gelecek ay baro bana 20. yıl plaketi verecek. kızım da avukat oldu. küçük kızım lise sonda, tıp istiyor. 25 yıllık mutlu bir evliliğim var. bu olay çok kötüydü ama sonuçları çok iyi oldu. arada bir bu yavşak arkadaşlar ararlar beni ve bu yazdığım hikayeyi tekrardan anlattırırlar. maalesef bunlardan birisi silahla vurularak öldü. biri memur oldu ankarada ama diğerleri sürekli cezaevine girip çıkıyor bir tanesi hala cezaevindeydi çıkmadıysa. hayatım o gün o gece o asfaltın üstünde değişti, bir kırılma oldu. okuduğum yüzlerce kitap bana bu motivasyonu verememişti. saygılar.
+4
ground
(13.02.26)
1-tıp değil bilgisayar mühendisliği kazandım diye çok üzülmüştüm. Mezun olup işe girdikten sonra tıp kazanmadığım için şükrettim hep. Benim işim daha güzel geldi.
2- istediğim bir iş olmamıştı torpilli diye başkasını aldılar o işe de baya üzüldüm ama sonrasında hep iyi ki olmamış dedim hemen sonrasında daha iyi bir yer oldu.
3- ayrıldığım her sevgilimin arkasından baya üzülüyordum. Hele bir tanesi psikolojim bozulmuştu üzülürken. Şükürler olsun ki ayrılmışız da şimdiki kocamı bulmuşum. Onlarla evlendiğimi düşününce bile fenalık geliyor nasıl bir şeyin içinden çekip çıkarmış beni rabbim diyorum. Her işte bir hayır var kocamı bulmak hayatımın şansıydı.

Umarım hep böyle üzüldüğümüz şeyler sonra sevindiklerimize dönüşür <3
0
kaptan maydanoz
(13.02.26)
kendi olasılık aleminizden quantum alanını açmışsınız ve evren de sizi itmiş. olması gerekenler olmuş. öyle okudum yazdıklarınızdan.
-1
evimin paspasi
(13.02.26)
@ev, ne diyorsunuz?

Sorum size oluyor mu. Örnek olsun diye yazdim onlari.
0
🌸Purple life
(13.02.26)
tahmin edemeyeceğiniz şeyler oluyor hem de... ciddiyim. hayat diyor ki "sen yeter ki yola koyul"
0
evimin paspasi
(14.02.26)
(3)

Kadikoy'de gece kulubu

baldur2
House veya disco calan mekan var mi onerebileceginiz?
House veya disco calan mekan var mi onerebileceginiz?
0
baldur2
(12.02.26)
öyle gece kulübü gece kulübü bir yer yok pek kadıköyde.
bina veya arka oda deneyebilirsiniz.
0
cay koy geliyorum
(12.02.26)
Kaynak yapayım. Disko var mi hakkını veren herhangi bir ilce
0
topkapiaksaray
(12.02.26)
Sanzelize cafe var. 1 erkeğe 5 erkek düşüyor ama.

www.youtube.com
-3
runaway
(12.02.26)
(8)

AI'ın tehdit ettiği bölümleri okuyanlar...

msb
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.Böyle
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.

Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.

Böyle bölümlere yeni girmiş/girecek gençler ne hissediyor merak ettim.
0
msb
(08.02.26)
Buna pek bakan yok. AI masa başı iş yapan her bölümü etkileyecek. Özellikle sayısal bölümler ve tasarım tarzı bölümler. Geriye sosyal bilimler veya İİBF bölümleri kalıyor. Bunlarda da iş yok.
+1
runaway
(08.02.26)
işini iyi yapan herkes yapay zekaya rağmen iş bulur, giren çıkan juniorlara veya işini ciddiye almayanlara olur. ben yazılımcıyım şuan yetişen juniorlar bu yapay zekaya fazla sırtını dayıyor o yüzden kendi fikirleri yok çoğunun. piyasa adapte olur yeni düzene. geleceğini düşünen varsa olabildiğince az yapay zeka ile işini iyi öğrenmeye baksın.
+1
nahtoderfahrung
(08.02.26)
fotoşop da fotoğrafçılığı bitirecekti, dijitale geçti. geçemeyen akademide estetik üzerinden analog okşuyor. llm ya da ganlar bir araç, meslek bitiremez. x bir içeriği 42 layer üretmiyor, gelecekte de 42 layer üretebilmesi için grafik tasarımcının ona bunu anlatabilmesi lazım.

ne zaman ki biri savunmasında "ben sadece ai ne derse yaptım" der, o gün itibariyle sıkıcı ve gözden düşmüş, kurumsallara kakalanan bir araç olarak hayatına devam eder. başka şeyler böyle gözünüzde büyür filan.
0
klassno
(08.02.26)
Bence henüz farkında değiller çünkü hem görece başındayız, hem de tam olarak nereye gideceğini bilmiyoruz. Ancak sadece 4-5 büyük şirketin (Amazon, Google, Microsoft, Facebook vb.) 2026'da AI için yapacağı altyapı yatırımı 600 milyar dolar seviyesinde. Bu yarışın sonunda illa bir şeyleri değiştirecek ürünler çıkacaktır. Eğer AI bu şirketlerin umduğu yöne gider ve devletler de buradan doğacak verimlilik artışını topluma paylaştıracak adımlar atmazlarsa tünelin ucu güzel bir yere çıkmayabilir.

1 - AI'ın ciddi sosyal etkileri olması için meslekleri tamamen bitirmesi gerekmiyor; 1 milyon insanın çalıştığı bir sektörde %20 verimlilik artışı kabaca 200 bin işsiz insan demek. Bir ülkenin görece iyi kazanan, en çok vergi ödeyen, en çok tüketim yapan orta, orta-üst gelirli grubunun %20'sinin işsiz kalmasının yaratacağı yıkıcı ekonomik etkiyi tahmin bile edemiyorum, ki bunun bir de sosyal ayağı var.

2 - "Alanında iyi olan hep iş bulur" çok subjektif; AI genel olarak süreçleri basitleştiriyor ve iyi olanla olmayan arasındaki farkları azaltıyor. Diğer yandan meritokrasi hiçbir zaman düzgün çalışmadı, zaten öyle olsaydı "Kötü çalışan" diye bir şey kalmazdı, zira bunlar iş bulamazlardı. Çalışan havuzu daraldığında işinde iyi olanların da bir kısmı işsiz kalacak. Tabi burada baskılanacak maaşları da işin içine katmak lazım. Sorun sadece iş sahibi olmak değil, hayatı idame ettirecek para da kazanmak. Bir alanda yüzbinlerce her deneyim seviyesinden fellik fellik iş arayan, kendilerini geliştirmeye çalışan insan varken "Ben işimde çok iyiyim, hem AI'dan etkilenmedim hem de çok iyi maaş alıyorum" genel geçer bir durum olamaz.

3 - AI emek yoğun bir tekonoloji değil, varlığının sebebi her şeyi çok daha hızlı ve verimli yapmak. Kazandırdığı verimliliğe ve dolayısıyla neden olduğu işsizliğe denk bir iş alanı yaratması bence imkansız.
Kaldı ki diğer bir sorun da, o iki grubun aynı olmaması: Yani "Marketlerde artık kasiyer yok, otomatik kasa var, kasiyerlere gerek kalmadı. Ama otomatik kasaların yazılımı var, bakımı var" örneğinde o işsiz kalan kasiyerler bir anda teknisyen ya da yazılımcı olmuyor. Bu tür bir dönüşüm büyük ölçekte imkansıza yakın.

4 - Orta vadede mavi yakalılar da tehlikede zira robotiğe de çok ciddi yatırım yapılıyor. Mesela Amazon'un en büyük derdi depolarını tamamen otomatize edip insanlardan kurtulmak.
+2
salihdt
(09.02.26)
eğer global bir düzenleme olmaz ise tünelin ucu hiç de iyi bir yere çıkmıyor. sorun şu ki ai, robotlar vs. insanların işini elinden aldıktan sonra. üretilen ürünler, hizmetler kime satılacak? herkes işsiz kalınca alıcı kim olacak?
0
surprise
(09.02.26)
ai'dan bağımsız olarak global bir iş kıtlığı var. ai'ın girdiği veya girebileceği işler zaten çoktan bitik.

yazılım pandemi döneminde bir zıplama yaptı ve sonrasında önceki konumuna döndü. herkes yazılımcı maaşı diye internette gördüğü rakamlara kanarak yazılımcı olmak istedi. google'da herhangi bir meslek için arama yapıldığında yakın rakamları görmek mümkün.

kısacası zaten bir durgunluk var. ai etkisi sanıldığı kadar fazla değil ve olmayacak
0
michael harddd
(09.02.26)
salihdt +1. Harika ozetlemis
0
hot potato
(09.02.26)
Yanıtlar için herkese teşekkürler. @salihdt sana ayrıca teşekkürler.
0
🌸msb
(11.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(2)

16 Şubat haftasında hangi vizesiz ülkelerine gidebilirim?

put it in your appropriate place
Çalıştığım şirkette IK'dan gol yedik. 2026 senesi için senelik izin planla demişlerdi. Öyle planladım ama mecburi tuttular.Gezmeye gidersem kaç gün kalacağım gideceğim yere bağlı.Aklımda olanlar;TiflisBelgradTiranSınırlarımı zorlasam TokyoAma Kuveyt, Bae veya Özbekistan, Kazakistan gibi ülkere de şa
Çalıştığım şirkette IK'dan gol yedik. 2026 senesi için senelik izin planla demişlerdi. Öyle planladım ama mecburi tuttular.

Gezmeye gidersem kaç gün kalacağım gideceğim yere bağlı.

Aklımda olanlar;

Tiflis
Belgrad
Tiran
Sınırlarımı zorlasam Tokyo

Ama Kuveyt, Bae veya Özbekistan, Kazakistan gibi ülkere de şans versem mi diye de düşünüyorum.

Tokyo'ya gidersem tabii en az 5 gece kalacağım. Avrupa'daki vizesizler ise 3 gece olur en fazla.

Evet nedir tavsiyeleriniz?
0
put it in your appropriate place
(03.02.26)
Tayland veya filipinler.
0
runaway
(03.02.26)
Tiflis.
Tokyo'ya kadar gitmişken Kyoto+Osaka görmeden dönülmez. 11 saat yol+jetlag nedeniyle 1'er gün kayıp desen en az 10 gün lazım. 5 gün için o kadar zahmete ve masrafa değmez.
0
merhum
(04.02.26)
(6)

Kankayı beğenmek

arbre
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
-18
arbre
(01.02.26)
Olmuyor gardaş. Biz sapık değiliz.
+11
runaway
(01.02.26)
Hayır. Olsaydı kanka olmazdı
+5
pembediken
(01.02.26)
friendzone'a giden uzun ince bir yoldasın, iyi yolculuklar.
+1
orpheus
(01.02.26)
hayır olmuyor. öyle kankalık olmaz.

beğenmediğin bir ben kaldım arbre, bir de komşum hanife teyze. yeterrrrr :d
+5
art cat chocolate
(01.02.26)
Abi bunlar otuz birci Japonların fantezileri.
+2
kizil karga
(01.02.26)
orpheus, arkadaşız zaten

art cat chocolate, yok ya 2 kız sadece :D

kizil karga, haydaaaa
-3
🌸arbre
(01.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+15
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(22)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
komik olanı yazacağım. çocukken bir kış günü babannemle karum'da gezdikten sonra eve varınca yeni çekilen süt dişimi düşürdüğümü anlayıp aşırı üzülmem ve bunun üzerine gece kar yağarken babaannemle karum'a tekrar gitmemiz ve önündeki meydanda yerde karların arasında süt dişimi aramamız... yarım saat içinde de dişimi bulmamız ve mutlu son. karum'un önünü ve o zamanlar oradaki insan trafiğini bilenler için sanırım oldukça büyük bir başarı bu.
+1
eileengray
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(17)

neden herkes benimle iletisimi kesmis olabilir?

dokunmakalbime
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar. bu durum c
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar.

bu durum cok anormal geliyor.
-1
dokunmakalbime
(20.01.26)
hayatın acı yüzü maalesef. gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Arkadaşlıkların temeli ortak yaşanmışlıklardır. Ortak yaşanmışlıklar eskidikçe ve yerine yenisi eklenmedikçe zamanla uzaklaşmalar kaçınılmaz. Bireysel algılamayın bence.
+2
biravekahve
(20.01.26)
İşyerinde her sabah telefonlaştığım adam artık farklı departmana geciyorum diye numaramı sildi hiçbir şey söylemeden. Normal oldu artık bu işler herkesin ne kadar işini goruyorsan
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
ben de yaşadığım şehirden başka bir şehre taşındım ve arkadaşlarım arayıp sormayı kesti. ben aramadıkça arayıp yazmıyorlar da... maalesef böyle bir durum var
0
isimsizbiri
(20.01.26)
merak etme, yurtdışından bir şeye ihtiyacları oldugu zaman arayıp sormaya başlarlar, gelirken getirsene derler.
+5
abelardo
(20.01.26)
Bazı insanlar yurtdışına çok anlam yüklüyor sizinle iletişime gecerlerse sizin oradaki hayatınızı dinlemeyi kendi hayatlariyla kiyaslayip kiskanmis olabilirler. Kariyer yükseliş gibi bir sebeple gittiyseniz bu ihtimal gerçekten vardır.
+1
egerbiryolcu
(20.01.26)
yurtdışına taşınınca çoğu insanın gözünde bi elin yağa bi elin bala giriyor, zorda olan biziz, senin bizi arayıp halimizi hatrımızı sorman lazım fikrine kapılıyorlar.
+4
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Bu kadar bunu takıyorsan niye yurtdışına gittin ki?
-2
runaway
(20.01.26)
insanlar sevgilileriyle farklı şehirlerde kalmak zorunda kaldıklarında bile yani birbirinin hayatında olan insanların, aynı ülkede farklı şehirlerdeki uzak mesafe ilişkisi yürümüyor. sen bunu arkadaş ve akrabadan üstelik yurt dışına gitmene rağmen bekliyorsun :)

benim de yurtdışında akrabam ve arkadaşlarım var. binde bir görüşürüz.

erişim alanında olmayan birisiyle arkadaşlık veya başka bir şey yürütülemez. birisi tek taraflı çırpınır.

olayın bir de şu boyutu var. yurtdışına giden bir arkadaşım ikide bir beni arasa, gittiği yere alışamadığını ve benimle görüşerek sakinleşebildiğini düşünürüm.
+3
tabudeviren
(21.01.26)
yurtdisina tasininca herkesin basına gelen durum budur. Çok samimi olsanız bile artık ayni seyleri paylasamadiginiz icin iletişim zamanla ayni seyler uzerinden dönmeye baslar , azalarak da biter. Ama bir diger grup ise sadece burada olduğumuzdan dolayı iletişimi direk keser. Yurtdisina taşınmak bu konuda turnusol kagidi gibidir.
+1
acelaacedebela
(21.01.26)
Çok basit aslında, gözden uzak gönülden ırak. Benim de var arkadaşlarım yurt dışında, her gün en az yarım saat konuşuruz. Seninle iletişimi kesenler, artık senden fayda/yarar gelmez diyen kişiler o yüzden boşver.
0
gobekliraki
(21.01.26)
gozden uzak gonulden ırak +1
eger bu isler size dokunuyorsa gocmenlik size gore degildir..
0
cooperr
(21.01.26)
Çok anormal bir şey değil. Sizin hayatınızda çok büyük bir değişiklik oldu çünkü bir anda bütün sosyal çevrenizden uzaklaştınız halbuki herhangi bir arkadaşınızın hayatında görece çok daha küçük bir değişiklik oldu çünkü o hala kendi sosyal çevresinin içinde ama bir arkadaşı, yani siz, artık uzaktasınız.
0
salihdt
(21.01.26)
gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor. artık boomerların etkisi azaldığı için hatır sorma ritüeli sonlanıyor. eskiden analar babalar gazlar ara hatır sor derdi; sende herkes böyle yapman gerektiğini düşünürdün. artık tetikleyici olmayınca davranışta sönümlendi. uzaktaysan en kral arkadaşın bile aramaz artık. anormal bir şey yok.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
saat farkından dolayı veya seni rahatsız etmek istememelerinden kaynaklı olabilir. kişisel algılama. senin araman sorman her zaman daha doğru olur çünkü değişiklik yapan kişi sensin onlar değil. sen aramaz sormazsan da "gördün mü ibneyi bi gitti yurt dışına huyu, suyu değişti aramaz oldu" derler.
0
elektr10
(21.01.26)
cevaplar için teşekkürler. bu durumu normalleştirenler yada amacı üzüm yemek olmayıp bağcı dövmeye gelenlere özellikle tik atmadım.

sürekli görüştüğünüz kişi sırf başka ülkeye taşındı diye uzaklaşmak isteyebilirsiniz. ama hem arayınca eski günlerdeki gibi konuşayım hem de ben hiç aramayayım tavrı çok nezaketsiz. varsa bir problemin, derdin, mazaretin açıkca söylersin adı konur ona göre hareket edilir. nezaket diye birşey var. dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir.
0
🌸dokunmakalbime
(21.01.26)
Benim öz ablamla bile muhabbetim azaldı, ben burada ay sonunu getiremezken onun villasına yaptırdığı ahşap merdiveni dinlemek ilgimi çekmiyor.
+1
mirty
(21.01.26)
@dokunmakalbime

haklisin kardesim, neden tik atmadigini acikladigin icin de ayrica tesekkur ederiz.
sapkayi onumuze alip dusunecez artik.
devir farkindalik devri.
0
cooperr
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(10)

Dubai'nin olayi ne? Laik kesim Dubai'de ne yapiyor?

tantamount_to_equivalent
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlar
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlari gezerim gene. Asya da olur bak, farkli kultur vs. Zenginleri falan anlarim da sen, ben gibi normal bayagi kisi de gidiyor sanirim bu ulkeye. Gecen bir arkadas topliulugunda fransiz kaldim gene, adamlar Dubai'nin tum bolgelerini biliyordu surdan otel tutacaksin, surda yeni binalar yapiliyor, para olsa ordan ev alicaksin falan diye. Ucuz ucak biletleri falan mi var, oteller mi ucuz ne yapiyor burada bu insanlar, gokdelen, avm gormeye mi gidiyorlar yani? Hayir bir de Suudi Arabistan, BAE en hazetmedigim ulkeler, ne biz onlari severiz ne onlar bizi sever.
+4
tantamount_to_equivalent
(14.01.26)
Kış aylarında deniz turizmine elverişli, kaliteli restoran, bar ve eğlence mekanları olan bir yer. Bir de olayı gösterişli olmak; haliyle Burj Khalifa, Dubai Mall, Ayn Dubai, Burj El Arab vb. derken bir sürü şekilli, paylaşılmalık şey var, vize almak kolay...
+1
salihdt
(14.01.26)
ben de senin gibi düşünüyorum , doğal dokusu ve tarihi yok bence beton görmeye gidilmez . tanıdıklarım büyük alışveriş merkezleri için gidiyorlar . Apple ürünleri , drone gibi şeyler alıyorlar . Makyaj malzemeleri ve giyim için aşırı para harcayıp dönen tanıdığım kızlar var.
+1
devilone
(14.01.26)
Yıllardır dubai'ye gider gelirim
bir abimiz demişti ki dünyanın en büyük kerhanesi ile en büyük kumarhanesi dubai'dir.

Dubai güzel, farklı. Paranız varsa daha da müthiş. Yeme-içme sınırsız muhteşem restaurantlar var. Denizi pek keyifli olmasa da plajları da mevcut, partileri de.

herkesin tatil anlayışı farklı. ABD'ye sık seyahat eden adam da Avrupa'dan haz etmiyor. Bana da sorsanız ilk 5- 6 avrupa şehri müthiş ufuk açıyor ama sonrası aynı...

Avrupa ülkeleri pislikten sokakları gezilmiyor, çantan çalınacak korkusu ile yürünmüyor. Göçmen sorunu inanılmaz boyutta tüm landmark'larda kalabalıkta fotoğraf çekmek bile mümkün değil. Dubai'de gayet kaliteli, tertemiz, sokağa açık şekilde cüzdan bıraksanız bile güvenlik kaygısı olmadan tatil yaparsınız.

Şu soruları sormaktan niye sıkılmıyorsunuz onu da anlamıyorum. Kimisi gider bina bakar kimisi gider avrupa'da parkta oturur. Amsterdam'da high olmak isteyen de vardır, bali'de yoga yapmak isteyen de.
-2
croswell
(14.01.26)
arapların monacosu dubai. oraya zenginleri çekmek için her şeyi yapıyolar. anelka falan oralarda yaşıyor. galiba vergi yok, ultra zenginlerin rahat takılacağı bir yer. tatil gez anlayışı kişiden kişiye değişir. ben size katılıyorum. hiç bir zaman monacoda ilgimi çekmedi. ama çok zengin olsam ben de rahat edeceğim bir lokasyonda takılmak isterim.
laiklikle dubainin pek bir alakası yok. monacoda krallık ona bakarsan.
+2
mikahakkinen
(14.01.26)
10-15 yıl önce ayşe arman anlatmıştı oradaki havayı. bir kere beton falan değil inanılmaz bir sosyal ortam var. aradığın her ortamı bulabilirsin. partiler eğlenceler gece hayatı aşmış durumda. bir benzerini şimdi suudiler yapmaya çalışıyor. özel alan belirleyip alkol bile serbest olacak. düşünün içmeseniz bile üzerinizde alkol yakalatsanız idama kadar yolu var o ülkede. her neyse bir gün ayşe arman bir kafede otururken yabancı biri gelip "benimle sevişir misin" diye sormuş. bizimki de hayır demiş. bu sorunun dubaide gayet normal olduğunu söylüyordu. gerisini siz düşünün işte.
+1
ground
(14.01.26)
Vergileri acik ara cok hafif. Dolayisiyla calisanlara yuksek maas veriyorlar ve hayat standarti orta sinif icin cok iyi. Bu durum beyaz yakanin tuzlukla kosacagi bir cekim yaratiyor. Konunun laiklik ile ya da muhafazakarlikla ilgisi yok.
+1
osssy
(14.01.26)
Hem iş hem tatil hem alışveriş hem de yatırım için yıllardır gidiyorum. 1 kere de formula 1 için gitmiştim. Tatil ve eğlence kısmı yazılmış ama Türkiye'den sonra emlak fiyatlarının dolar bazında en fazla arttığı bölge yatırım yapanlar çok kazandı. Yaklaşık 1 sene sonra dev bir kumarhane de açılacak Kıbrıs'ı tahtından edecekler. Basketbol takımları Dubai parayı bastırıp Euroleauge'e katıldı ve geçen sene final four'u düzenledi. Futbol'a da yatırım yapacaklar. Formula 1'de zaten yıllardır sezonun en son ve en şaşalı yarışlarını düzenliyorlar.
+2
iwasbornonamountainside
(14.01.26)
dubai'de vergi yok. doğal olarak gelirler yüksek. en büyük olayı o. bu sebeple genel olarak maaşlar da yüksek. lakin yapacak fazla birşey de olmadığı için ele geçen para da alışveriş olarak değerlendiriliyor.

dubai bu döngüde ilerliyor.
+1
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
Almanya'ya gitmekten çok daha mantıklı. Millet almanya'ya özgürlük ve para için bunların hiçbirini bulamıyor. Simsiyah kılları ile alman toplumunda sırıtıyor.

Dubai'de hem ortam hem para var. İşini bilen Türk kızları yılda 2-3 dubai seferi yapıp bir valiz dolarla geri döner.
+2
runaway
(14.01.26)
turistik gidilmez. calismak icin 10 numara yer. hatta dunyada su an calisilabilecek en iyi yer korfez ulkeleri.
+1
antikadimag
(15.01.26)
(6)

bu ilan nasıl?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
https://eksisozluk.com/entry/181045408 maaş düşük olduğu için eleştirilebilir mi? gece çalışılması açısından düşük bulunabilir mi? kalacak yer olmaması açısından eleştirilebilir mi?
eksisozluk.com
maaş düşük olduğu için eleştirilebilir mi? gece çalışılması açısından düşük bulunabilir mi? kalacak yer olmaması açısından eleştirilebilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
düşük ama çoğu insanın asgari ücret aldığı yerde de bilemedim.
+1
jelly bear
(10.01.26)
Oncelikle gece calismayi zorunluluk disinda kimseye tavsiye etmiyorum. Yemek, tuvalet, uyku aliskanliklariniz kokten degisiyor, calismadiginiz gunlerde bile zombi gibi oluyorsunuz, vucut surekli adapte olmaya calisiyor. Biz insanlar gunduz yasayip, gece uyumak uzere programlanmisiz.

Onun disinda kebap is bence. Fabrikalarda sesin, tozun, is kazasinin oldugu yerlerde kotu sartlarda calismaktan iyidir. Sehrin gobegi yani, kalacak yer saglamamasi normal. Sultanahmet oteli olmasi da iyi, musteri profili gunduz yaldir yaldir gezip gece uyuyan sorunsuz yerli, yabanci turistlerdir diye tahmin ediyorum. Uyuklayip, telefon, kitapla gecirilir tum gece. En azindan benim gordugum gece resepsiyonistleri bu sekilde. Ha bazi ahlaksizlar yalniz seyahat eden kadin turistlere asilip, gece kapilarini tiklatip iceri alir mi diye sansini da deniyormus:)
+1
freedonia
(10.01.26)
Asgariden 7k fazla veriyor. Gayet iyi o işe göre. Marketlerde 10 saat ayakta durup asgari alıyor millet
+1
runaway
(10.01.26)
çalişmak iyidir,
az yada çok,
vaktini boş geçirme,
daha güzel iş,
çalisirken daha rahat bulunur.
+1
designer
(10.01.26)
pardon da cevap verenler bu işi ne sanıyor da kebap olduğunu düşünüyor acaba? hayatlarında hiç resepsiyonist olarak çalışmışlar mı? istanbul gibi yerde bin türlü insanla uğraşmak, gece ipsiz sapsız tiplerle uğraşmak ne demek haberleri var mı acaba?

soruya gelecek olursak da maalesef bu sektörde maaşlar böyle. hatta normalin üzerinde bile diyebilirim. butik otel + gece nispeten diğer vardiyalara göre rahat olması sebebiyle bir de bekarsan iyi bence.
+1
lionel andres
(11.01.26)
Butik otelse odasi azdir. Check-in islemi de yapmaz pek o saatten sonra. Sabaha kadar netflix izleyip 35 bin tl alacak. Hele bir de back office varsa üçlü koltukta uyur bile. Tek isi a vardiyasi elemanı gelmeden raporlari basmak.
+1
duster
(11.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.