Giriş
(5)

Cevaplara tik vermeme şeysi

gobekliraki
Sürekli görüyorum biri bişey sormuş altında 10 tane cevap. Bikaç tanesine tik atmıyor. Tamam husumetin olabilir de, insan cevap vermiş soruna, onun da mı hatrı yok?
Sürekli görüyorum biri bişey sormuş altında 10 tane cevap. Bikaç tanesine tik atmıyor. Tamam husumetin olabilir de, insan cevap vermiş soruna, onun da mı hatrı yok?
+3
gobekliraki
(16.04.26)
tik olayı bana gereksiz geliyor çok takmamak lazım. başka sitede de örneğini görmedim.
+1
jelly bear
(16.04.26)
Eskiden ben de düşünürdüm bunu ama hayatta üzülecek o kadar çok şey var ki bu tik mevzusu gündemim bile olamaz.

Tanımadığım ve belki de hiç tanışmayacağım, benim hayatımın çok küçük bir kısmını bile kaplamayan bir insanın cevabıma tik atmaması neden önemli olsun. Gerçekten üzülecek ve ciddiye alınacak gerçek meseleler var hayatta. Bir daha o kişinin sorusuna cevap vermezsin konu kapanır.
0
rock n roll
(16.04.26)
En azından nokta atış cevaplara tik atılması lazım .
Vefa , duyarlılık örneğidir. Severiz .
Bazen ,
- demek kiduyuru açanın çok umrunda değilmiş diye cevaplarımı silerim .
0
diyecevaplandı
(16.04.26)
Bir de şöyle bir şey oluyor. Hiçbir cevaba tık atmamissa cevaplari okuyup okumadıği anlasilmiyor ve belki diğer cevaplara benzer bir şeyler yazıyorsun.
+1
egerbiryolcu
(16.04.26)
Kendi adıma,

-Sorumun sadece tek cevabı varsa (örneğin aranan şarkı) sadece doğru cevaba tik atıyorum.

-Sorumun birden fazla cevabı varsa, sorduğum şeyi söyleyen her cevaba tik atıyorum. Mesela, ürün tavsiyesi istemişsem, tavsiye edilen her ürün için tik atıyorum. Ancak, alakasız önerileri tiklemiyorum.

-Yorum yahut fikir isteyen bir şey sormuşsam, hoşuma gitsin/gitmesin, her fikre/yoruma tik atıyorum. Hoşuma gidenleri artı oyluyorum. Hoşuma gitmeyenlere bir şey yapmıyorum. Kesinlikle katılmadıklarımı eksi oyluyorum.

-Bir duyurunun altında, sorulan sorudan bağımsız geyik dönmüşse veya başkasının bir cevabına sorudan bağımsız/soruyu açıklamayan-aydınlatmayan cevap verilmişse,o tarz cevapları tiklemiyorum. Ama hoşuma gidenleri artı oyluyorum.

-Geyik amacıyla açılan duyurularımda her cevabı tikliyorum.

Tik kullanımının üç aşağı beş yukarı bu şekilde olması gerektiğini düşünüyorum.

Not: Tik’in siteye ilk konma amacı “cevap bu!” deme vazifesi görmesi.
-3
yadigar
(16.04.26)
(24)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-10
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
aktivist biriyle aktif bir iliski yasar, zirvede birakirdim.
-1
banach
(15.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-2
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-3
runaway
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
+1
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-5
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+1
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(14)

Sevgiliye estetik olmasını söyler misiniz? evetse nasıl?

japon balığı
Merhaba,Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkin
Merhaba,
Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkinizin başlarında ileride estetik yaptırırsın gibi şeyler çıtlatmışsınız laf arasında ama kendisi pek düşünmüyor, yanaşmıyor. Siz hem gözünüze güzel gelmesini hem de onun daha iyi görünmesini istiyorsunuz, ama öte yandan da onun bedeni, onun kararı elbette. Bu konuyu onu kırmadan nasıl söylersiniz? Sevgilinize daha önce böyle bir şey dediniz mi? Nasıl demek gerek? Sevgiliniz size böyle bir şey dese rahatsız olur musunuz? İlişki içinde partnerden böyle bir şey istemeye hakkımız var mı?
-19
japon balığı
(12.04.26)
Sanirim sevmiyorsun
+4
üğpoıuy
(12.04.26)
O kişi her gün aynaya bakınca zaten bunu görüyor ve halinden memnun demek ki diye düşünüp böyle bir şey istemem
+5
grimavi
(12.04.26)
Tabi ki hayır. İki gün sevişip ayrılacağın kişiye böyle bir şey söylenmez
0
Cezcez
(12.04.26)
tabi ki böyle bir talepte bulunma hakkınız yok.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
sevgilim bana estetik ol derse "beğenmiyorsan... git" der ayrılırım. ilişkinin başındaki çıtlatma yüzünden ilişkiye başlamazdım bile hatta.
+3
art cat chocolate
(12.04.26)
Böyle bir şey söylemek hadsizlik olur. Kimsenin bana güzellik borcu yok, bana güzel görünmesini istemeye hakkım da yok. Beğenmeyen gider beğeneceği birini bulur.
+1
rock n roll
(12.04.26)
Sevgilimin yüzünde herhangi bir normal dışı durum varken o bununla barışık yaşayacak sağlıklı beden algısına sahipse bende kendi bakış açısımı geliştirmeye çalışırım. Baktım ki benim algım gelişemiyor, bunu aşamıyorum, gözüm sürekli oraya gidiyor o zaman başka bir bahane ile ayrılırım ki bu da elimde olmaz. Ama bu benim için kendimle ilgili çok şey söyler ve bu olaydan sonra enerjimi beden algımı sağlıklı hale getirmek için harcarım. Bir başkasının barışık olduğu bedeni ile yorum yapma hakkımın olmadığını tabii ki biliyorum ama bu bana kendimle ilgili bir şey gösterir, bu düşüncede birinin bir trafik kazası geçirdiğini düşünsene, hayatı biter. Diğer taraftan da bana erkek arkadaşım böyle bir yorumu olması aramızdaki ilişkiyi bozan temel sebeplerden biri olur, özgüvenimin düşmesine ve başka kadınlarla ilgili yorumlarına normalin üzerinde tepki vermeme sebep olur bu sebeple de anormalliğim olsa hemen düzeltirdim, bahsi geçen kişi olmak daha üst bir level bence insanlıkta.
+6
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
Insallah en yakin zamanda senden kurtulur bu kisi. Nasil bu kadar patavatsiz olabiliyorsunuz, nasil bu tur bir hakki kendinizde bulabiliyorsunuz aklim almiyor.
+5
Kittie
(12.04.26)
Böyle bir se söylemezdim. Disi kirilir disini yaptiralim dersin fe kaza yok bir sey yok zaten her seyin sana güzel gelmesi lazim, kötü olsa bile.
-1
Purple life
(12.04.26)
ruhlar aleminde yaşamıyoruz. benim güzellik kriterim sabah uyandığımda yanımda huysuz çirkin bi kadın görmemek.

yavaştan fuckbuddye dön, o arada da başkasını ara.
-10
plastic_angel
(12.04.26)
www.imdb.com
şu bölüm aynı sizin derdi anlatıyor. önce siz bi izleyin, kafanıza yatarsa beraber izlersiniz. üzerine konusu da açılır böylece.
0
neira
(12.04.26)
bana hikaye tutarsız geldi, pic or didnt happen
sigorta estetik operasyonu neden karşılaşın
nasıl bir yamukluk

sevgili olurken karar verecektin sonradan meydana çıkan bi şey değil
0
mantık
(12.04.26)
Ben doğuştan gelen kusurlar hakkında böyle bir şey söyleyemem ya. Mesela burnu kemerli ve kötü gözüküyorsa en fazla kendisi konusunu açıp ameliyat mevzusunu açarsa “olabilirsin sana yakışır” derim. “Olman lazım” falan diyemem mesela. Ama kilo alınıp verilen bir şey ya ve sonradan oluyor ya, o yüzden o konuda söylerim. Bana kendi belirlemeyemediği/ kontrol edemediği şeyi eleştirmek/kıracak yorum yapmak insani gelmiyor.
0
Unde bach canim
(12.04.26)
Beğenmediğiniz insanlarla neden ve nasıl sevgili oluyorsunuz ?
+1
Hallegadola
(12.04.26)
(6)

Bir Türlü Olmayan Yeşil Zeytin

rock n roll
SelamlarHayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
Selamlar

Hayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?

Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
0
rock n roll
(10.04.26)
iyi işte sen ne olmasını istiyorsun çürüsün mü?
15 günde olan çizik, kırık zeytindir.
sen nasıl yaptın ?
0
parka
(10.04.26)
Bıçakla çizik attım, kavanoza koydum, üzerine su ekledim. İki günde bir suyunu değiştir dedi. Yapıyorum ama olmuyor.
0
🌸rock n roll
(10.04.26)
acı suyu gidene kadar su değiştiriyorsun. sonra tuz atıp zeytini kuruyorsun. uzun süre de kapağını açmıyorsun.
+1
parka
(10.04.26)
Aşağıraki tarif kırma zeytin içindir. Çizik için büre biraz uzatılabilir.
15 gün, günlük su değiştirilip acılığı alınıyor. Sonra 5'lik bir bidon dolusu zeytin için bir su bardağı kaya tuzu ve bir yemek kaşığı limon tuzu katılıyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)
Ben sizin sorunuzu çok uzun zaman önceden hatırlıyorum. Çok ilginç gerçekten, bu kadar sürmemesi gerekiyordu. Bir terslik var gibi.

Çizik atarken çekirdeğe kadar yardınız değil mi zeytini? Yoksa sadece dış kabuğunu mu yaraladınız? Öyle bile olsa şimdiye olması gerekiyordu gerçi. Hiç tadına baktınız mı? Acı mı hala?
0
akhenaten
(11.04.26)
Evet çekirdeğe kadar yardım. Sert ve acı.
0
🌸rock n roll
(11.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-1
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+13
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-12
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-7
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
0
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-8
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+3
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+2
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(8)

Son zamanlarda ertelediginiz

Purple life
Neler var?
Neler var?
-2
Purple life
(05.04.26)
Özellikle söyleyebileceğim bir şey yok. Ertelemek benim huyum gibi bir şey maalesef.
0
rock n roll
(05.04.26)
Fotoğraf makinesi almayı erteliyorum hep
-3
arbre
(05.04.26)
Tezim ve ödevlerim. Adeta yokmuş gibi davranıyorum.
+1
Amaranta ursula
(05.04.26)
Kilo vermek
+1
gadlemler
(05.04.26)
araca yapmam/yaptırmam gereken şeyleri çok erteledim havalar düzelsin soğukta uğraşmayayım diye. çok da acil değiller şimdilik ama yapmam lazım bi noktada :D

-teyp ve teyp çerçevesini değiştirmek.(gümrük olayı yüzünden ileride alamayacağımdan alıp kenara koydum çerçeveyi, türkiyede bulunmuyordu teyp çerçevesi. birkaç aydır bekliyor. gümrük yasağı gündeme gelmese acelem yoktu...)
-geri görüş kamerasını bağlamak.
-kör nokta aynalarını takmak.
-yan camlardaki filmleri sökmek.
-kısa ve gündüz farlarını değiştirmek.
-kaçak kontrolü yapıp park halindeki akü tüketiminin kaynağını bulmak.(gündelik kullanınca sıkıntı olmadığından erteleyebiliyorum da birkaç gün yatsa boşalır akü)
-dashcam'e hardwire kiti aldım onu bağlamak(şuan teypteki usb çıkışına bağlı)
-dashcamin arka kamerasını bağlamak.

bunlar kendi yapacaklarım bir de yaptırmam gerekenler var :D bunları burada bildiğim usta olmadığından şehir dışına gidip yaptıracağımdan bekliyor, muayeneye az kaldı zaten öncesinde illaki gidilecek ustaya...
-z rotları ve viraj demir lastikleri değişecek
-şase kablolarına güçlendirme yapılacak
-şanzıman yağı değişecek
-fren ve direksiyon hidroliği değişecek
-klimaya bakılacak gaz dolumu mu başka bişey mi ne gerekiyorsa artık...
-kalorifer de az ısıtıyor ona bakılacak, gerekiyorsa petek temizliği filan yapılır.
-genel muayene öncesi bakımı ve bilmediğim başka bi sıkıntı varsa onlar filan kontrol edilip yapılacak
0
konetsu
(05.04.26)
Tekrar diyete başlamak
Erken kalkmak
Kitaplığımı temizlemek
0
mutekebbir
(06.04.26)
Dişçiye gitmek
0
peki madem
(06.04.26)
hayat
0
banach
(15.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+3
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(10)

Günü nasıl geçirdiniz?

baldan kaymak
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mıBaşlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mı

Başlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
+1
baldan kaymak
(29.03.26)
Kitap okuyorum ve dizi izliyorum.
+2
rock n roll
(29.03.26)
- Bugün Ne yaptım?
+ Dizi izledim. Bir bölüm daha izlerim. Mayıs ayındaki Yurtdışı gezisi hakkında ve Eylül ayında ayrı bir yurtdışı gezisi hakkında araştırmalar yaptım. İki kitap satın aldım. Az biraz kitap okudum.

- Etkinlik
3 Nisan Cuma; Standup gösterisine gideceğim.
4 Nisan Cumartesi; Palamut Zamanı adlı tiyatro oyununa gideceğim.

Gösteri ile oyuna gelmek isteyen olursa beklerim tabii.
+1
put it in your appropriate place
(29.03.26)
yemek yaptım.

biraz boğazı seyrettim.

bahçeye peyzaj malzemeleri aldım. biraz çeki düzen vereceğim.
-4
yurtsuz john
(29.03.26)
Fırtına ve yağmur vardı, klasik sıkıcı bir pazar. Ders çalıştım, yemek ve kek yaptım akşam olmuş bile…
+1
ekimoloji
(29.03.26)
literatür taradım, kitap okudum, şekerleme yaptım. kitap okumaya devam edeceğim. sevdiğim bir şarkıcının konseri vardı ama pahalı geldiği için gitmedim jdjdjd
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Belim ağrıyor rezil bir şekilde. Bir arkadaş yakı diye bir şey verdi. Çok işe yarıyor, ayı gibi ısıtıyor o bölgeyi dene falan dedi. Ya yapıştırdım, hiçbir şey olmuyor.
Ölü gibi yatıyorum evde. Çıkıp biraz yürürüm birazdan. Dönüşte de markete uğrarım. Yemek yapar, çay içerim. Mis gibi akşam.
0
cay koy geliyorum
(29.03.26)
Sabahtan güzel bit bowl kahvalti
Sonra türi kahvesi eşliğinde derin futbol izledim
Burda hava bulutlu ama yagissizdi. Öglen yumurta yiyip arkadaslarimla yürüyüse gittim. 10 km yürümüsüm totalde ve hic yorgun degilim.

Ögleden sonra annem ve teyzemle telefonda konustum. Aksam yemegi youtube Videolari cilt bakimi ve kapanis.

0 para harcayarak güzel bir pazar gecirdim.
-1
Purple life
(29.03.26)
Ormanda arkadaşlarla 4 km yürüyüş. Solo 14 km koşu. Sonra kavurmalı pide yedik. Sonra alışveriş.
-2
gabe h coud
(29.03.26)
Çok verimsiz, bol pineklemeli geçti. Yarından büyük umutlarım var.
+1
lil siztah
(29.03.26)
İş, alışveriş, ders ve an itibarı ile kitap.
+1
rakicandir
(29.03.26)
(9)

Kendinle ev arkadaşı olsan

michael_knight
Kendinizle ev arkadaşı olsanız, iyi geçinir misiniz?Bulaşık, temizlik, çöp dökme gibi işler için hangi günler kimin işi olduğu önceden belirlenir mi yoksa kim ne zaman ne isterse onu mu yapar?En büyük kavga ne konudan çıkar?İkinizin de eşit büyüklükte odası var, salon, mutfak, banyo ortak.
Kendinizle ev arkadaşı olsanız, iyi geçinir misiniz?
Bulaşık, temizlik, çöp dökme gibi işler için hangi günler kimin işi olduğu önceden belirlenir mi yoksa kim ne zaman ne isterse onu mu yapar?
En büyük kavga ne konudan çıkar?

İkinizin de eşit büyüklükte odası var, salon, mutfak, banyo ortak.
-3
michael_knight
(25.03.26)
kendimle harika ev arkadaşı olurdum eminim. kimin ne yapacağı her şey düzenli tertipli olurdu. genelde tembel olsam da bu tarz kurallara uyulduğunu gördüğümde direkt alman disiplinine giriş yapıyorum. sadece ilk adımı atmak önemli gerisi çorap söküğü gibi gelir.
hiç kavga edeceğimizi düşünmüyorum sadece belki aynı zamanda tuvalete girme sıkıntısı yaşayabiliriz sabahları. onu da haftalık bölüşürüz muhtemelen ya. ne kadar anlayışlıyım canım kendim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.03.26)
Hayir.

Ben tek cocuk oldugumdan midir nedir çok Baskin, garip takintilari olan ve dedigim dedik biriyim.
Beni alan turnayi gözünden vurdu valla fkffkfk
-3
Purple life
(25.03.26)
en büyük kavga temizlik, ses ve misafir konularından çıkabilir.
ben temizim düzenliyim ev arkadaşımın da öyle olmasını isterim.
sürekli ses varsa yine sıkıntı.
bana sormadan eve sürekli misafir getirirse yine sorun.
ev arkadaşı olunmaz en yakın arkadaşla bile zor bence.
0
jelly bear
(25.03.26)
Çok iyi geçiririm. Benimle ortak yaşam mükemmel olur, bunu gerçekten kendimi tanıyan biri olarak söylüyorum kibir değil yani.

Her şey düzenli önceden belirlenmiş olur. Hastaysa her işi yaparım, ona yaptırmam mesela.
-1
rock n roll
(25.03.26)
keşke benim gibi bir ev arkadaşım olsa...
düzen tertip benim için hobidir.
0
eurhka
(25.03.26)
Kendimle ev arkadaşı olmayı çok isterdim. Bir kez olsun arkasını benim toparlamayacağım birisine denk geleyim ya ben de!
0
kullanicadi
(25.03.26)
kendimle çok iyi anlaşırdım çünkü titizim tertipliyim evi dagınık görmek istemem. bulasık istemem sağda solda eşya istemem her şey nizamidir. eksik varsa hemen gideririm, tamirat tadilat işlerini yapabildiğim kadar yaparım. dengeli beslenirim yediğime içtiğime dikkat ederim vs.

ama herkesle anlaşamam buna eminim. o yüzden tek yaşamayı yeğliyorum.
0
koela
(25.03.26)
Relax bir insan olup da kendiyle yaşamak isteyen yok galiba.
Sadece düzenliler istemiş.
Halbuki rahat insan hiçbir şeyi sorun etmez.
-2
🌸michael_knight
(25.03.26)
nefret ederdim ngl. en büyük sınırlarımdan biri özel alanım. bugüne kadar bir kişinin 2 günden fazla kalması beni rahatsız etmedi onla da birkaç sene sonra evlendim zaten.

kendim yapmak istediğim ama yapmadığım şeyleri diğer ben yapmadığı zaman sinir olurdum.
0
aguen
(26.03.26)
(10)

Ne zamanlar okursunuz?

AlsterWasser
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olm
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olmuyor tabii..çok da aç hissetmediğim için oldu biraz da ama güzel oldu.

açsam okuyamam/çalışamam kabul ediyorum :)

yatmadan önce rutini olanlar, sabah herkesten önce kalkıp iş öncesi okuyanlar...yürüyerek kitap okuyan insanlar da gördüm...

sizde durumlar nedir? hatta burdan çok isteyip okuyamayan insanlara tavsiyelerde de bulunabiliriz.
+2
AlsterWasser
(24.03.26)
İşe giderken ve gece uyumadan önce okuyorum. Gidene kadar bir 20-25 sayfa civarında bitmiş oluyor. Yatmadan önce de sızana kadar okumaya çalışıyorum.
Son bir aydır rutine alabildim gibi görünüyor.
+1
rakicandir
(24.03.26)
gün içinde yaptığım okumadan hiç verim alamıyorum maalesef, aklım sürekli başka yerde oluyor. saat önemli değil ama kafa olarak kendimi vermem, "şimdi oturup bir saat kitap okuyacağım" diyebilmem lazım benim. toplu taşımada, boşlukta vakit geçirmek için en fazla broşür veya 3-4 sayfalık kısa metinler okuyabilirim herhalde.

genelde yatmadan önce okuyorum. hem beyni dinlenme moduna alıyor hem de telefonla uğraşmamış oluyorum. onun dışında hafta sonu öğleden sonra mesela güzel oluyor vakit varsa şöyle 1-2 gibi bi köşeye oturup okumak. kritik nokta beynimi belli bir süre kitap okuyacağıma, şu an başka bir şey düşünmemize gerek olmadığına ikna edebilmem.
+2
der meister
(24.03.26)
Benim öyle belirli bir zaman dilimim yok. Ben, oturup örneğin 1 saat kesintisiz okuyamıyorum. Kendime göre bir sistem oluşturdum.

Her saat başı iki ya da üç sayfa okuyorum. Saat 7' de kalktım diyelim, iki ya da üç sayfa, saat 8' de iki ya da üç sayfa. Bu şekilde akşama kadar epey okumuş oluyorum. Bu doğru bir sistem değildir belki ama dikkatimi ancak bu şekilde verebiliyorum.

Bir de tekrar söylemek istiyorum bu grup gerçekten çok güzel oldu. İhtiyaçmış resmen 😀
+2
rock n roll
(24.03.26)
Sabahları epey erken uyanıyorum, okumak için en güzel saatler de sabah saatleri oluyor. Onun dışında sesli kitap ile yürüyüşü birleştiriyorum. Bazen sırf kitap dinlemek için yürüyüşe çıkıyorum.
+3
thracia
(24.03.26)
E Kitabın özelliği ve güzelliği sayesinde her an ve her yerde okuyabiliyorum.
Çorba karıştırırken bile.
+1
Mirket
(25.03.26)
Şu sıralar kızımı uyutunca okuyabiliyorum sadece. Çalışırken de öğle aralarında ya da boş derslerimde okuyorum.
+1
sadakatsiz
(25.03.26)
Yolda çok iyi okuyorum, toplu taşımada kitap okumak ortamdan soyutlanma anlamında çok iyi geliyor.
Kafede kahve içerken okumayı severim, açık alanda okumak iyi hissettiriyor, bazen deniz kenarında bir yerde oturup okurum.
Evde okumaktan hoşlanmıyorum ama zorluyorum kendimi umarım alışırım.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Toplu taşımada okurum hep. Onun dışında belli bir saatim yok. Genelde sabah rutinini müteakip oluyor. Dışarıda bir şey beklerken de okurum. Sürükleyici bir şeyse, bitirene kadar sürekli okuduğum (günde 18 saat) da olur. Araç kullanırken, iş yaparken ve uykuya dalarken sesli kitap...
+1
yadigar
(25.03.26)
istanbul'dayken toplu tasimada okurdum. simdilerde toplu tasimam 5-6 dk suruyor, oy uzden kitap okumaya degmiyor. uyumadan once yarim saat okuyorum, reels kaydirmaktansa daha faydali oluyor.
+1
fakyoras
(26.03.26)
toplu taşımada, yolculukta ve sabahları ortam sakinken kitap okuyabiliyorum genellikle.
+1
a7x
(30.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(22)

son günlerde ne okuyorsunuz?

rakicandir
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum+ Darwin (iş Bankası yayınları)+ Mülksüzler (le guin)+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum
+ Darwin (iş Bankası yayınları)
+ Mülksüzler (le guin)
+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)
+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
+1
rakicandir
(22.03.26)
Moon Palace - P.Auster (hastasıyım...)

Modern Sanatın Kısa Tarihi - E.Osman Erden
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
calikusu - ise yolda giderken okuyorum. trenle gittigim icin cok keyifli oluyor.
the 48 laws of power ayni zamanda. hala bitmedi :(
+1
Purple life
(22.03.26)
tüfek mikrop ve çelik kitabını okuyorum. tarih cahili olduğum için epey öğretici oluyor benim için. ama oldukça eleştiri alan bir kitapmış tarihçiler tarafından. yine de artık başladım bi kere mecbur bitecek :')
+1
pide
(22.03.26)
Sevgili Arsız Ölüm- Latife Tekin birkaç gün önce bitirdim

Bu Hikaye Senden Uzun Osman - Aylin Balboa az önce bitti :)

The Rithmatist - Brandon Sanderson sırada bu var. 10 yaşında oğlum okumak istedi, Harry Potter'a benzeyen kitaplar var mı diye sormuş gpt'ye. Gpt bunu önermiş. Önce ben okuyayım onayımdan geçerse ona da okuturum🙈
+2
kullanicadi
(22.03.26)
Geceye bürüneceğim - sir terry pratchett
+1
sadakatsiz
(22.03.26)
terry eagleton, after theory.
bu akademisyenin çok akıcı bir dili var, kültürel çalışmalar ile ilgileniyorsanız kitaplarını öneririm.
+2
eileengray
(23.03.26)
Asimov 'dan Vakıf'a başladım.
+2
Amaranta ursula
(23.03.26)
civil disobedience and other essays - henry david thoreau
iran-israil savasi'nda güzel bir okuma oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Bu arada bu grubu kurduğun için teşekkürler
+3
rock n roll
(23.03.26)
Agamben-Kutsal İnsan.
0
tiredofwaiting
(23.03.26)
Gurur ve Önyargı
Bomboş bir roman. Tavsiye etmiyorum.
-4
auroraaurora
(23.03.26)
saygın ersin'in yedi kartal efsanesi serisine devam ediyorum, şu an son kitabındayım.

yerli fantastik bir seriyi ilk kez okuyorum ama sevdim mi sevmedim mi, henüz çözemedim. sanki yapay bir evren gibi, bir yandan da "fantastik dünya böyle olmaz mı zaten?" diyorum.
0
m e b
(23.03.26)
savas sanati - sun tzu
+1
baldur2
(23.03.26)
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Bitmesine az kaldı. Bitince Şibumi'ye sıra gelecek.
+2
egerbiryolcu
(23.03.26)
Falih Rıfkı Atay-Zeytindağı
Daha yeni Günübirlik Hayatlar'ı bitirdim.
+1
umutt
(23.03.26)
Tatil Kitabı - Mahir Ünsal Eriş
0
nyist_
(24.03.26)
Koku: Bir Katilin Hikayesi - Patrick Süskind
+1
matilda
(27.03.26)
Ruhsallık Üzerine Denemeler - Ergün Arıkdal
Şimdinin Gücü - Eckhart Tolle
Esrarname - Feridüddin Attar dönüşümlü okuyorum.
+1
sinematikcrop
(27.03.26)
yarım bıraktığım çokça kitabın ardından bunun da kaderinin aynı olmaması ümidiyle,
Iza'nın Şarkısı - Magda Szabo
0
katalitik
(27.03.26)
Engin Gençtan - Hayat (İnsan Olmak kitabını beğenip almıştım ama bunu biraz dağınık buldum yine de okumaya devam ediyorum)
+1
ekimoloji
(31.03.26)
yapraklar evi - mark z. danielewski yi okumaya başladım bugün. poe, gizem, korku, bilinmezlik, tekinsizlik sevenlere şiddetle öneririm.
+1
lüzumsuz adam
(02.04.26)
Yitik Dünya - Tom Sweterlitsch

Bilim Kurgu romanı. Pek okumam ama riske girip okumak istedim.
+1
put it in your appropriate place
(02.04.26)
(7)

Taze anket geldi. Nene/anneanne-babaanne

üğpoıuy
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 60 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne
0
rock n roll
(22.03.26)
Yabancı birine tanıtma amaçli anneannem derim. Ama ev içinde kendisine hitaben veya yakınlarıma bahsederken nene derim. Nenoo da derim. Anneanne çok uzun hissettiriyor sağlığından ve yaşindan dolayı kendisine çok sık hitap etmemiz gerektigi için de nene çok pratik oluyor.
+1
egerbiryolcu
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne. Onların annelerine koca nine.
0
black holes in the sky
(22.03.26)
Nine, onların annelerine verilen isim bizde. Herkes için öyledir zannnediyordum, öyle değil mi? Herkes için öyle değilse hemen Twitter’da “ilk x şokunuz” sorularından birine cevap yazayım bunu.

Anneannenin annesi veya babaannenin annesi.
+1
michael_knight
(22.03.26)
Anneanne-babaanne diyoruz ama üçüncü bir kullanım örneği olarak "ebe" Hatta "aba"Gerçeği var. ( doğurtan kadın anlamının dışında) şimdiki nesil değil tabi ve örneklemim iç anadolu yöresi. Tabi ulusal çapta bir kullanım olmadığı için spesifik.
0
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Ulusal çapta nesillerdir herkes kullanıyor aslında küfür ederken. Ama onu "doğurtan kadın" zannettikleri için anaya sövmek kadar etkili olmuyor.

Evet anneanneninkinden bahsediyorlar.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
anneanne, babaanne
anneannenin annesi= nine
babaannenin annesi = büyük babaanne
0
mezzosprite
(23.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(14)

Çamaşırda tek tür deterjan kullanan var mı?

substituent
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,

Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.

Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)

Teşekkürler!
0
substituent
(20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm.
Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum
migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı.
Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
+1
mutekebbir
(21.03.26)
(11)

Renkli Oje Sürenler

AlsterWasser
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.

ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
0
AlsterWasser
(20.03.26)
Hayır.

İyice kuruyunca bulaşmaz. Tam kuruyana kadar dokunmuyorum hiçbir yere :)
0
rock n roll
(20.03.26)
Çiziliyor ve sinir bozucu. Mutfak dolaplarım artık nasıl bir boya mıdır kaplama mıdır bilmiyorum, çıkma da çıkmıyor. Eve artık kırmızı ojeli kadın sokmayacağım neredeyse.
+1
Bruce
(20.03.26)
Hayır, ojenin üstüne kurutucu katman da sürerim ben belki etkisi oluyordur öneririm.
0
mutekebbir
(20.03.26)
Maalesef, top coat bile sursem oluyor :(
Yasanmislik katiyorum diyerek avuntuluyorum kendimi💅
0
tuborg yesili
(20.03.26)
Evet lol
Evin kapisinda falan aralarda kirmizi cizgiler var. Kan gibi duruyor. Oje kuru olsa bile bir yere sürtünce iz kaliyor.

Kitap sayfalarinin arasinda bile var.
-1
Purple life
(20.03.26)
tam tersi oluyor sadece. eşyalar tırnağımı çizip ojeyi kaldırıyor.
0
eileengray
(20.03.26)
Evet özellikle kırmızı ojede kaçınılmaz oluyor. Kitap, duvar, kapı her yerde iz oluyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
kalıcı ojeye geçtiğimden beri böyle bir sorun yaşamıyorum. önceden oluyordu evet.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
@eileengray+1
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
Arabamın kapı kolu rengarenk çiziklerle dolu
0
kaptan maydanoz
(21.03.26)
Oluyor fakat aseton ile kolayca temizleyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.26)
(2)

İyi bayramlar

fildirfildir
Hepinize sevdiklerinizle beraber nice güzel bayramlar.
Hepinize sevdiklerinizle beraber nice güzel bayramlar.
+4
fildirfildir
(20.03.26)
Teşekkürler. Sana da sevdiklerinle birlikte güzel bayramlar :)
+1
rock n roll
(20.03.26)
İyi bayramlar :)
0
black holes in the sky
(20.03.26)
(9)

İçinde bulunduğumuz dönem size nasıl bir çağrışım yapıyor?

tuborg yesili
Benim için vasatlığın, özensizliğin hemen her konuda- takdir gördüğü bir çağ, bir ilüzyon gibi.Basit bir örnek : Tanıdığım bir kadın kadınlar günü için konuşma yapmaya davet edildi, bu kadın aslında baya cinsiyetçi ( direkt erkek çocuk isteyecek kadar) hiç hayatında zorluk yaşamamış ( siyasetçi üst
Benim için vasatlığın, özensizliğin hemen her konuda- takdir gördüğü bir çağ, bir ilüzyon gibi.

Basit bir örnek : Tanıdığım bir kadın kadınlar günü için konuşma yapmaya davet edildi, bu kadın aslında baya cinsiyetçi ( direkt erkek çocuk isteyecek kadar) hiç hayatında zorluk yaşamamış ( siyasetçi üst düzey aileden gelme) olmasına rağmen konuşmacı olarak davet edildi ve 15 dklık konuşmasında 1 kez bile türkiyedeki kadın cinayetlerine vb asıl konuşulması gerekenlere atıfta bulunmadan, sadece kendi kariyerini anlattı ve bitti.

Her şeyin çok içinin boşaltıldığını daha da hissettirdi bu bana. Yanılıyor muyum?
+5
tuborg yesili
(20.03.26)
Tek kelimeyle çok kötü.

Düşüncelerimi uzun uzun yazmak isterdim ama ona bile halim yok artık.
+1
rock n roll
(20.03.26)
Ben insanların leşliğini geçtim, yaşamamıza bile müsade etmeyecek bir dünya artık bu. Çocuğumu ne bekliyor bilmiyorum ve çok korkuyorum.
+3
sadakatsiz
(20.03.26)
Wild West ile cahiliye devri karışımı.

Samimiyet, empati sıfır.
+1
gabe h coud
(20.03.26)
İçinde bulunduğumuz çağın 100 sene 200 sene önce 300 sene öncesinden çok farkı yok o dönemlerde de benzer şikayetler vardı: youtu.be
+4
kizil karga
(20.03.26)
Kızıl Karga'ya belli bir yere kadar katılıyorum, hatta aklıma Midnight in Paris filmi geldi; her dönemin insanları kendi dönemlerini kötüleyip bir önceki döneme öykünüyorlar...

Dünyanın bu kadar küçülmesi ve neredeyse herkesin fiziksel lokasyondan ve sahip olduğu imkanlardan bağımsız diğer herkesle aynı online sosyal ortamda buluşması çok garip bir düzen yarattı. Bir yandan tabi ki bir çok alanda bir demokratizasyon yaşandı; normalde yeteneklerini, niteliklerini gösteremeyecek insanlar kendilerini ifade etme şansı yakaladı, ancak diğer yandan işin bütün ekonomisi insanların dikkatini reklam verenlere pazarlamak üzerine döndüğü ve en çok dikkat çeken şeyler de insanın doğası itibariyle en garip, grotesk, iğrenç, absürd şeyler olduğu için de etrafımız bunlarla doldu. İşin kötüsü döngü yapay zekanın hayatımıza girmesiyle daha da güçlenmeye ve hızlanmaya başladı...

Sizin dediğiniz örnek ise ülkemizin klasik adam kayırmacılığı ve cehaleti; bir kadının belli bir mevkiye gelmiş olması o kadını direkt olarak kadın hakları savunucusu yapmaya yetiyor gibi bir algı var.
+3
salihdt
(20.03.26)
bana bu çağ en çok şunu hissettiriyor: her şey var ama hiçbir şey gerçekten yer etmiyor. çok şey görüyoruz, çok şey tüketiyoruz, ama az şey gerçekten kalıyor. sanki sürekli akan bir şeyin içindeyiz ve hiçbir şey durup da ağırlık kazanmıyor.

bir şeyin üzerinde duramıyoruz artık. elimiz alışmış gibi, sürekli kaydırıyoruz. bakıyoruz ama kalmıyoruz. bir şeye gerçekten bakmak yerine, sadece geçiyoruz. bu geçiş hali zamanla bir alışkanlığa dönüşüyor. alışkanlık olunca da, yüzey normalleşiyor. simulakr dediğimiz şey burada sadece “gerçeğin kopyası” değil; daha derin bir şey: artık çoğu şey, gerçeğin yerini almak için değil, gerçeği hissetmeyi gereksiz kılmak için var. yani mesele bir taklit değil, bir ikame ekonomisi. bir şeyin kendisi yerine, onu düşünmeden kabul edebileceğin versiyonu dolaşımda kalıyor. gerçek hâlâ var ama kimsenin ona ihtiyaç duymadığı bir konuma itiliyor. bu, tuhaf bir şekilde konforlu da çünkü gerçek, her zaman konforlu değil.

ilişkiler de bu hızın dışında kalmıyor. güven dediğin şey tekrar ister, süre ister. ama tekrarın olmadığı yerde güven oluşmaz. insanlar daha az kalıyor, daha çok geçiyor. bu da bağ kurmayı zorlaştırıyor. bağ zayıfladıkça, ilişkiler daha kontrollü ama daha yüzeysel hale geliyor. aşk ve sevgi de bu yüzden zorlaşıyor. çünkü bunlar insanı yavaşlatır, konforunu bozar, kontrolünü azaltır. buna alan açılmadığında, geriye daha hafif ama daha eksik bir şey kalıyor.

Plato açısından mesele şuna yakın: insan çoğu zaman neyin iyi olduğunu bilir ama daha kolay olanı seçer. çünkü iyi olan zahmet ister, sabır ister. bu zahmet alınmadığında, bildiğin şey ile yaşadığın şey arasında mesafe oluşur. o mesafe kapatılmadıkça, bilgi tek başına bir şeyi değiştirmez.

kelimeler aynı kalıyor ama anlamlar aynı kalmıyor. herkes “güven”, “niyet”, “samimiyet” diyor ama herkes farklı bir şey yaşıyor. bu yüzden konuşma var ama tam bir buluşma yok. burada Ludwig Wittgenstein’ın işaret ettiği şey şu: anlam kelimenin içinde sabit duran bir şey değil; nasıl kullanıldığıyla ve hangi hayatın içinde söylendiğiyle oluşuyor. yani kelimeler ortak, ama deneyimler parçalı.

insan artık gerçek ile onun yerine geçen şey arasında seçim yapmıyor; çoğu zaman sadece daha az efor isteyen tarafı alıyor. ve bu, fark edilmeden, yavaş yavaş gerçek olanı gereksiz hale getiriyor.
-1
rakicandir
(20.03.26)
Ben 1800'lerin sonları 1900'lerin başları döneminden çok daha kötü durumda olduğumuzu düşünüyorum. Anlattığın şey resmen köksüzlüğün, ben merkezciliğin, duygusuzluğun tezahürü. Bence tarihte hiçbir zaman bu kadar kötü durumda olunmadı.
+1
muhayyer divan
(20.03.26)
iki dünya savaşı arasındaki dönem gibi hissettiriyor.
0
eileengray
(20.03.26)
o konuşan vasat kadında sorun yok. onun sözünü muteber sayarak oturup dinleyende sorun var.
her şey halkta bitiyor.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(20)

ruh eşimi mi buldum acep ?

sosyo marco
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugu
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.

gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugunda hayatinin askini bulanlari filan. ben sık sık uzun yolculuk yaparim, şansima da hep ayi gibi heriflerle yan yana gideriz yol boyu iki buklum olur kalirim.ta ki bugune kadar.

aktarnali ucusumun ilk seferi 2 metrelik rus ayisiyla yan yana gittik, ikinci sefer icin havaalaninda beklerken boyle tiril tiril kiz gordum, takildi gozum.o da bana bakti bir sure. icimden dedim ya iste bu kiz denk gelmezki yanima.

ucaga bindim, koltuguma yaklastikca kizla yakinlasiyorum. baktim yan yana oturacaz(o can kenari ben koridor, ortada bi bos koltuk var) hemen elindeki valizini alip yerlestirdim.muhabbeti o acti. rus asilli ingiliz, ama konusma hal ve hareketler ayni bizim kulturumuz gibi. 8 saatlik ucusta heralde hic susmadik, cok enteresan bir bicimde ilgi alanlarimiz, dunya gorusumuz tamamen ayniydi. sonlara dogru bitisigimdeki koltuga oturdu. kiz hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor ,hem guzel, hem de zengin. ben ise karsidan gelenin yolunu degistirtebilecek potansiyeldeyim, cep delik cepken delik, durumumu da saklamiyorum yani. neyse kiz telefonumu da aldi, ben de onunkini aldim.arkadasi onu karsilayacagi icin acele gitmesi gerekti ve beni kesinlikle arayacagini soyledi.

yapim geregi aska filan inanmam heyecanlanmam da hayatin getirdiklerine, ama bu kiz gercekten ruh esim gibiydi cok tuhaf bir histi.sanki yillarca taniyormusum gibi.
+4
sosyo marco
(16.03.26)
Olabilir. Dua lipa da kocasiyla ucakta tanismis ve ayni kitabi okuyorlarmis.
0
Purple life
(16.03.26)
Ruh eşin olabilir de olmayabilir de.
0
rock n roll
(16.03.26)
marco uyan sabah oldu diyorum.
+6
cooperr
(16.03.26)
çok politik
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
iki gundur uyumuyorum zaten bu havaalanlarinda sabahliyorum gozler iptal oldu.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Bence simdiden hangi bahaneyle arayayim diye dusunun
0
turkuaz
(16.03.26)
"hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor"
kız bordo bereli - kgb ajanı.

ararsa diyaloğu ilerlet tabi. bir heyecan saman alevi başlayan işler bir yere varmayabiliyor. farklı hayat amaçları, fiziksel uzaklıklar girince iletişim kopuyor. yapabileceğini yapmışsın zaten gerisini zaman gösterecek.
+6
orpheus
(16.03.26)
Eğer sigara ve alkol uy.şturucu kullanmıyorsan ailende kronik bir hastalık (hikaye) yoksa böbreklere dikkat et derim. Hikayede boşluklar var. Hem pilot hem plates öğretmeni?? Zengin ve kültürlü. Rus asıllı ingiliz ama bizim kültümüze çok yakın???
+10
ground
(16.03.26)
anlattığın özelliklere sahip bir kızın sana bakması için çok yakışıklı, zengin veya aşırı zeki falan olman lazım veya tekli olarak da yetmeyebilir bunların kombinasyonu lazım. pilot 7 dil bilen güzel bir ingiliz vatandaşı kız kolay bi char değil hocam.
+4
makarnavodka
(16.03.26)
iyi hikaye dostum.
+2
gabe h coud
(16.03.26)
@gabe h coud ya şuan burda sabahin 4'ü abi niye uydurayim boyle bi hikaye.

@makarnavodka, kizin pilates salonu varmis singapurda ,instagram sayfasini ta takip ettirdi bana zaten.bir donem ppl lisansi almis ama ticari pilotluga yukseltmemis , hitap etmemis ona.
olaydaki tutarsizliklar meselesyi kisa kestigim icin. yani ben de o kadar itici degilim aslinda ya, kizlar uzerindeki olumcul silahim kulturum ve esprili muhabbetim eheh.

@orpheus ben de takildim ya mi6 seni nasil kacirmis filan diye.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
bir de ekleme yapayim, dostlar bu gavur kizlar hakkaten paraya bakmiyor.
iki etken var tip ve iletisim bicimi.bunlar onemli benim tecrubelerime gore.
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
benim geçmişte bu kadar ütopik olmasa da 3-4 yabancı dil bilen, 2 pasaport sahibi, güzel, zeki ve çok varlıklı/kültürlü ailelerden gelen 2 kız arkadaşım oldu. gerçekten de genler ve doğa o kadar da paraya ve tipe bakmıyor. buna bir macera olarak yaklaşırsan epey eğlenirsin ve keyifli vakit geçirebilirsin. ama kaptırıp gider ve gelecek hayalleri kurarsan sonu hüsran olabilir. çünkü günün sonunda evlilik veya ciddi ilişki aslında sosyo ekonomik bir ortaklık. o aşamada senin masaya koyacakların yeterli gelmeyecektir. ben en baştan bunun bilincinde olduğum için sıkıntı yaşamadım.
0
orpheus
(16.03.26)
@orpheus. yok abi ben uber filan gecinen adamim evlenemem zaten oyle kolay kolay. heyecan yapacak çağı da geride biraktim ya. ama insan yinr de sasiriyor.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
rakicandir
(16.03.26)
yakisikli bir adamsan bir sure cikabilirsiniz. ama senin masaya ne koydugunu anlamadim.

kiz ingiliz pasaportlu guzel rus, pilates egitmeni. 7 dil olayi tamamen hikaye de iste rusca, ingilizce, bir de latin dili ogrenmisse (ispanyolca, fransizca, italyanca, portekizce'yi otomatik sayiyorlar) yine de iyi. pilotaj lisansi parayla alinan bir sey o cok onemli degil.

yani ben kulturluyum, espri yapiyorum ehe ehe yetmez. para, tip, statu bir sey koyman lazim masaya. diger turlusunu ben gormedim. istisna olur olursa. yine de dene tabi dunya bu surprizlerle dolu.
+3
antikadimag
(16.03.26)
hiç susmadık diyor, sohbet tükenmedi diyor bunlar hâlâ manav gibi ortaya terazi koyup ilişki tartıyor.

mutlu devam eden hikâyemi özel mesajda gönderdim. umarım tamamına erer :)

(o kadar eksi ve diğer yorumlardan anladığım kadarıyla, gerçekten hiç sevilmemişsiniz arkadaşlar. sahip olduklarınız, olacaklarınız, tipiniz vs. yüzünden değil, sadece siz olduğunuz için sevilmekten bahsediyorum.)
-3
birdirbir
(16.03.26)
Ali Desideronun kesildiği koz olabilir mi?
+1
zetina dikis makinesi
(17.03.26)
senin için güzel bir anı, güzel bir yolculuk olarak kalacak. şimdiden geçmiş olsun.
0
koela
(17.03.26)
ardını önünü tahmin etmeye çalışmaya gerek yok. anlattığın hikaye çok tatlı, sonunda bir şey olmasa bile senin yüzünü gülümsetecek bir anı olmuş.
+1
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(7)

Her şeye geç kalmış hissediyorum

öylesinebiri
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim. Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum. Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi. Ve gerçekten geç kaldım.
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim.
Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum.
Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi.
Ve gerçekten geç kaldım.
-1
öylesinebiri
(16.03.26)
Neye geç kaldığını düşünüyorsun?

Aslında herkesin hayat yolu başka. Belki böyle de düşünebilirsin.
0
rock n roll
(16.03.26)
Bir süredir sorduğunuz sorular hep bu temalı, fazla düşünüyorsun, evet bazen geç kalmış hissedebiliriz bazen gerçekten geç kalmış da olabiliriz.
Biraz ne istediğimizle, istediğimiz şeyin hayatımızdaki yeriyle de alakalı bu, olmadık bir şey istiyorsak evet geç kalmış olabiliriz.
Ama bize katkısı olabilecek, belki hobi haline getirebileceğimiz, belki ruhsal olarak iyi hissedeceğimiz şeylere heves ediyor olabiliriz ve ne kaybedilir ki yapsak.
Bu kadar derin düşünmeye gerek yok, canın ne istiyorsa yapacak gücün varsa yap gitsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
70 yaşına gelmediysenize geç kalmadınız, hadi hemen başlayın.
0
michael_knight
(16.03.26)
evet geç kaldın. Ne olmuş yani? Ne yapabileceksin? Kime ne yapmış buna karşı da sen farklı bir şey yapacaksın?
neye göre geç kaldın? gezmeye mi? gez.
yaşamanın bir doğrusu yok.
+1
croswell
(16.03.26)
bir arkadaşım, ikinci lisansını 30'lu yaşlarda okuduğundan, okuldan yaptığı çevredeki herkesden 10 yaş kadar büyüktü. o zamanlar, yaşlı olduğu temalı yakınıp dururdu. geçen zamanda yirmi sene kadar arkadaşlığımız devam etti; hem bu süreçte, hem de an itibariyle full yakınmaya devam etmekle birlikte, hayatını daha anlamlı, kaliteli, dolu dolu (artık ne derseniz ekleyin buraya) yaşamak için tek, ufacık bir adım bile atmadı.
mesela tatil alışkanlığı yok, ancak çok ihtiyacı olduğunu hissettiğimden sürekli baskı yapıyorum. binlerce tekli, çiftli, turlu plan-program yapsam da, bir kez bile ikna edemedim kendisini. ama ona sorsanız, benim gezme/tatil anlayışıma hayran; çok özeniyor vs. maddi ve izin olarak benden kat kat avantajlı olmasına rağmen durum bu.. atalet iliklerine işlemiş ne yazık ki. bu sebeple sanırım yaşadığımız müddetçe o yakınacak, biz de dinleyeceğiz.
kısacası değişime ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, o adımı sizden başka kimse atmayacak. hemen bugün başlayabilirsiniz. şu an, 10, 20, 30 sene sonraki sizden çok daha yakınsınız buna.
0
lil siztah
(16.03.26)
" şu an kaç yaşında olursanız olun, başarıya ulaşmak veya istediğinizin peşinden gitmek için asla çok genç veya çok yaşlı değilsiniz. " diye başladığım alıntıya bakabilirsiniz
(git:eksisozluk.com )
0
devilone
(16.03.26)
yalnız değilsin, herkes öyle düşünür, kimse dolu dolu yaşadım demez, hep bir yerlerde eksik bir şeyler kalır.
0
koela
(17.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(14)

delirmiş gibi yemek istediğiniz yiyecekler var mı?

Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(13.03.26)
Yaprak sarma. Oturup bir tencere yiyesim geliyor da kendimi tutuyorum.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Evde baklava varsa (özellikle midye baklava) gece rüyama girer.
0
himmet dayi
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Zeytinyağlı yaprak sarması+1

Patates ve patlıcanla yapılan yemekler, makarna ve çiğ köfte.
+1
rock n roll
(13.03.26)
İçli köfte
Kısır
+1
egerbiryolcu
(13.03.26)
Kısır ve içli köfteye +100
Bir de ıspanaklı börek.
0
orient blue
(13.03.26)
Deniz börülcesi ekşilemesi, gittiğim yerde yapıldıysa artana evsiz gibi yumulurum. Turşusundan bahsetmiyorum ama, haşlanıp ekşili sosla karıştırılan taze tarifi.

Çiğnerken dokusu falan da çok güzel insanın ısırdıkça ısırası geliyor.
0
akhenaten
(13.03.26)
Toksam tüm yemekler aynı olur, açsam da en kolay ulaşabildiğimi seçerim. Bir lokma bir kot ceket felsefesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
tatlılar:
-bisküvili pasta (bir borcam tatlıyı 2 günde yerim)
-çikolatalı pudingli ve dondurmalı irmik
-un kurabiyesi (çay ile)

yemekler:
-patlıcanlı yemekler (etsiz)
-ıspanaklı gül böreği
-lahana sarması (etsiz)
-biber dolması (etsiz) (özellikle büyük biberlerden alır yerim yoğurtla)

diğer:
-lahana turşusu (şişene kadar yiyebilirim)
-çiğ lahana (çerez gibi gider valla)
-tuzlu yerfıstığı (bir oturuşta bir paket yerim ve bitti diye üzülürüm)
0
art cat chocolate
(13.03.26)
Taze ve fıstıklı baklava
Taze fıstıklı tahin helvası
Cevizli yaz helvası
Kiraz

Bunlar bizde öyle biraz yenip dolaba kaldırılacak şeyler değil tükenip bitene kadar uyuyamam.
0
mutekebbir
(13.03.26)
5 aydır acayip bi kabuklu yer fıstığı bağımlılığım var, hergün yemeden duramıyorum. ilk zamanlar nerdeyse yemek yerine yiyordum, şimdi azalttım ama yine de devam. ve bu süreç başlamadan önce sevmediğim bir yiyecekti
0
mezzosprite
(13.03.26)
ara ara çeşitli yiyeceklere bağlanıyorum. çok küçük yaşta ülker metro ile başlamıştı bu.

son zamanlarda ise kuruyemişlere sardım. bir ara kuru üzüm seviyordum, sonra tuzlu fıstık, şu sıralar ceviz.

ama her zaman sevdiğim bir şey var, o da yaprak döner. :)
0
tabudeviren
(13.03.26)
her zaman favorim fıstıklı baklava...
0
darthvader
(13.03.26)
Findik ezmesi
0
acelaacedebela
(14.03.26)
(15)

Eksi duyuru hakkında.

kisa
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldioh valla
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.
Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldi
oh valla
📊 Süper değil mi

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-3
kisa
(05.03.26)
Android ve ios uygulaması da var.
+1
kibritsuyu
(05.03.26)
Engelleme özelliğini kullanıyorum sadece, diğerlerini ayarlamadım. Ben de yeni halinin daha iyi olduğunu düşünüyorum 👍
0
rock n roll
(05.03.26)
Çok güzel ama iOS uygulamasini göremedim.
0
unalub
(05.03.26)
peki compü'nün bunları yapması için neden claude++ beklendi?
-2
duyurukullanıcısı
(05.03.26)
benim uygulamada @beyinter’den istediğim bir şey var, onun dışında tabii ki süper.

geçen gün @ermanen bir cevabında bold yazabilmişti, onu nasıl yaptı çözemedim bir tek. hazır duyuru yeniliği konuşuyoruz madem, sorayım.
+1
eileengray
(05.03.26)
bir de compu maaslari zamaninda odese dadindan yinmeyecek.
bak martin 5'i oldu hala yatirmadi.
alo?
+3
cooperr
(05.03.26)
Olmadı.

Duyuru baştan aşağı berbat halde.
-2
yurtsuz john
(05.03.26)
ben şu cevap oylama işinin mantığının hatalı olduğunu düşünüyorum. cevap durduğu yerde duracaksa oylamanın ne anlamı var?
ilk çıktığı zaman, iyi oy alan cevaplar yukarı taşınacak, kötüleri ise aşağıda kalacak; böylece soruyu açtığımızda, en şükela cevabı en üstte olacak şekilde göreceğimizi hayal ediyordum. bu haliyle, bir kaç uyuz olunan kişiyi uyuz etmeye çabalama dışında hiçbir işe yaramıyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
binlerce cevap olmadığı için bu bana hiç sorun gibi gelmedi doğrusu.
kendi adıma katıldığım cevaplara genelde oy veriyorum. zamanla yerine oturur muhtemelen
0
🌸kisa
(06.03.26)
bazen soru cevap, cevaba cevap şeklinde fikir alışverişi de oluyor. birisi doğru cevap verebilmek adına "şunu şunu nasıl yaptın" diye soruyor, soruyu soran da "şöyle böyle yaptım" diyor. öteki tekrar " o zaman şunu bunu yaparsan olur" diyor.

alınan oya göre cevapların yeri değiştiği zaman bu sistem çöker. soru bir tarafa, cevap bir tarafa gider. hem asıl soruyu soranın işi görülmez, hem okuyan üçüncü kişiler bir şey anlamaz. o yüzden cevapların yerinin değişmesi bence doğru bir yöntem değil.
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu, öyle olunca "soru içinde diyalog" diye cevaplar silinmiyor mu? zamanında onlarca cevabım bu şekilde silindi zira. mesela bu da silinebilir yani, acele cvp! :D
0
lil siztah
(06.03.26)
arkadaşlar yanlış anlıyorsunuz. silinen şey soru içinde, soruya ve cevaba katkısı olacak diyalog değil. o hiçbir zaman silinmedi. elbette ki fikir alışverişi yaparsınız, o nasıldı böyleydi şu nasıldı şöyleydi, o zaman böyle yapmalısın falan bunlar silinme sebebi değil, hiç olmadı.

silinen şey soruya ve cevaba herhangi bir katkısı olmadan diyaloğa girmek, geyik yapmak, tartışmak, kavga etmek vs.

gerçi onu da yumuşattık artık. kavga gürültü, hakaret, atışma, tartışma olmadığı sürece teşekkür etmenizde, sohbet etmenizde de artık bir problem yok.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
yanlış anlamak değil; eskiden buna hiç müsamaha yokken, artık "yumuşatılmış" belli ki dediğiniz üzere. "hiçbir zaman" da demeyin; çünkü duyuru nick'imle yazarken böyle belki elli tane cevabım silindi zamanında.

örneğin ben bir deneyimle ilgili bir soru sordum; diyelim ki, bir güzergaha ilk kez gideceğim ve atıyorum "hangi araçla daha kısa ve rahat olur?" diye soru açtım. tatmin edici bir cevap aldım ya da alamadım. sonra o olayı ben deneyimlediğimde, başkalarının ihtiyacı olabilir diye, soruma cevap şeklinde deneyimimi ekledim. bunların hepsi istinasız silindi mesela ve bence duyurunun mantığı adına çok yanlıştı. artık yapılmıyorsa çok doğru karar bence.

soruya cevap: olmadı :)
-1
lil siztah
(06.03.26)
soru: "x kebapçısına hangi yoldan gideyim, a yolundan mı gideyim, b yolundan mı gideyim?"

cevap: "ikisi de değil c yolundan git en kolay orası." (bu silinmez).

cevap: "x kebapçısına gitme, y kebapçısı daha iyi."
cevap: "üstteki saçmalamış, z kebapçısı dururken."
cevap: "arkadaşlar kebap mı kaldı bu devirde suşi yiyin."
cevap: "paranız çok galiba evde yiyin."
(bunlar silinir, sorulan şey restoran tavsiyesi, yemek tavsiyesi değil, güzergah. ha ben olsam bugün siler miyim bilemedim, sanırım soruyu soran rahatsız olmadığı sürece silmem).

soruyu soran: "arkadaşlar hiçbiri değil, d yolunu kullandım en rahatı oymuş cevap verenlere teşekkürler." veya "@bilmemkimin dediği gibi c yolunu kullandım, teşekkürler @bilmemkim." (bu da silinmez.)

soruyu soran: (herhangi bir bilgi vermeksizin) herkese teşekkürler. (bu eskiden silinirdi, artık silmiyoruz).
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
açıklamanız iççin teşekkür ederim. ancak madem konuşuyoruz, netleştireyim:
"soruyu soran: arkadaşlar, ["hiçbiri değil" opsiyonel] d yolunu kullandım en rahatı oymuş. ["cevap verenlere teşekkürler" opsiyonel](bu da silinmez.)
bu gibi onlarca cevabım silindi, net. dilerseniz nick'imi vereyim, inceleyin. bu beni zamanında çok sinirlendirmişti; sorduğumda, "sıradan hepsi ispiyonlandı, silmek zorundayız" denilip geçilmişti.

soruya cevap: bellki :D
0
lil siztah
(06.03.26)
(15)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
35+. sıfır dolgu, sıfır kanal. 20lik dişlerim gömülü ve yataydı, onlar çekildi tabii. çocukken dişlerime florür sürülürdü, çok iyi hatırlıyorum. bütün bu florür muhabbetinden önce.
0
eileengray
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
(26)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-6
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-5
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
-1
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(5)

Hediye Ne Alabilirim?

rock n roll
Diş hekimim hamile. Ben onu çok seviyorum ve ona bir hediye almak istiyorum. Şimdi bütün hediyeler bebek için geliyor, ben hediyemi ona almak istiyorum. Bebekle ilgili ya da bebeğe hediye değil de kendisine hediye ne alabilirim? Beni düşünmüş diyeceği daha çok manevi değeri olan bir şey. Yeteneğim o
Diş hekimim hamile. Ben onu çok seviyorum ve ona bir hediye almak istiyorum. Şimdi bütün hediyeler bebek için geliyor, ben hediyemi ona almak istiyorum.

Bebekle ilgili ya da bebeğe hediye değil de kendisine hediye ne alabilirim? Beni düşünmüş diyeceği daha çok manevi değeri olan bir şey. Yeteneğim olsa kendim bir şey yapmak isterim ama yok. Gördüğü zaman ne kadar değerli olduğunu hissetsin istiyorum. Sizce ne olabilir?
0
rock n roll
(27.02.26)
Paşabahçe’nin tasarım ürünleri çok güzel. Bir miktar pahalı ama uygun olanları da var. Oradan güzel bir hediye seçebilirsiniz.
0
love and trust
(27.02.26)
love and trust
(27.02.26)
Masaj aleti,
Tek kişilik özel güzel bir kahve kupası, yanında kurabiye koyma yeri de olanlardan.
Çok güzel bir bira bardağı
Kitap okuma ışığı
Şirin, komikli kırlent(küçük yastık mı denir ismini bilmiyorum)



Süs eşyası aman almayın. Eve kalabalık yapıyor. Zaten evde kısıtlı yer var, herkes beğendiği şeyleri kendi seçip alıyor zaten.
+2
michael_knight
(27.02.26)
Alacağım hediyenin yanında bir de marteniçka hediye etmek istiyorum. Sizce?

Birine marteniçka hediye etmek, o kişiye "sağlıklı ve uzun bir ömür dilemek" demekmiş. " Sana uğur getirsin" gibi anlamı da varmış.
+2
🌸rock n roll
(27.02.26)
Çok eskiden sevgiliye yahut çok sevilen çok kıymet verilen kişiye ayna hediye ederlermiş. "Sana verecek senden daha güzel bir şey bulamadım" demekmiş. Çok etkilenirim bundan.

Mesela ahşap üstüne gümüş sırma içine sedef kakmalı aynalar var. Diş hekiminin tarzına uygun düşerse böyle bir şey verebilirsin, veya imkan varsa gümüş el aynası gibi bişey.
-1
muhayyer divan
(28.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(5)

Bugün annem ve babamla İstanbul'da nasıl bir doğum günü etkinliği

sekizdokuzon
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.Teşekkürler.
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(25.02.26)
Doğum günün kutlu olsun. Ailen ve sevdiklerinle mutlu, sağlıklı ve huzurlu yılların olsun ♥️

İstanbul'u bilmediğim için mekan önerisi yapamayacağım.
+1
rock n roll
(25.02.26)
yeşilköy röneparkta güzel bir yürüyüş falan olabilir, orda pasta üflemece yapılabilir
+1
eja
(25.02.26)
Ernest’s bar kapandığından beri benim yeni favori mekanım pera77.
Yemekleri de gayet iyi, tatlı şık bir mekan.

Barnathan’ı öneririm annem bayılmıştı.
Firuzende, manzarası da yemekleri de iyidir.

Nice yıllara.
+1
mutekebbir
(25.02.26)
doğum günün kutlu olsun nice yaşlara.. dışarda çok vakit geçiren biri olmadığım için mekanları da pek bilmiyorum ama inşallah çok güzel geçer <3
+1
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Mutlu yaslar
+1
oscar
(26.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-1
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-1
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(9)

Marteniçkalar Hazır Mı?

rock n roll
Bahar geliyor, ben de ilk defa marteniçka bağlayacağım bileğime. Umarım leylek ya da kırlangıç görürüm :)Sizin dileğiniz gerçek oldu mu marteniçkayla hiç? :)Kendime ve sevdiklerime aldım. 1 Mart gelsin diye bekliyorum bağlamak için.
Bahar geliyor, ben de ilk defa marteniçka bağlayacağım bileğime. Umarım leylek ya da kırlangıç görürüm :)

Sizin dileğiniz gerçek oldu mu marteniçkayla hiç? :)

Kendime ve sevdiklerime aldım. 1 Mart gelsin diye bekliyorum bağlamak için.
+2
rock n roll
(22.02.26)
Değil. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişim iyi hayırlattın teşekkürler :)
+2
lazor
(22.02.26)
Hazır ama leylek göremiyoruz ki :/
+2
ekimoloji
(22.02.26)
marteniçka kendinizin satın alacağı bir şey değil. hediyeleşme şeklinde olmalı. yani sizin kendinize almamanız lazım :)

kırklareli’de bu bilgi verilmişti yalansa bilemem. inanış diyelim
+1
melodi
(22.02.26)
Hem kendime hem sevdiklerime almıştım. O zaman kendime aldığımı da hediye edeyim. Çok heveslenmiştim oysa :(
0
🌸rock n roll
(22.02.26)
Evet hazır, 1 mart bekleniyor hevesle. Dileklerim oldu, hediye olarak geldi hep. Kırlangıç ya da leylek göremezseniz de mart sonu bahar dalına takıyoruz çıkarıp. Tüm dilekleriniz gerçekleşsin inşallah.
+3
sinematikcrop
(23.02.26)
@melodi, çevremde bir tane bile marteniçka hazırlayıp verecek insan yok artık. Mecbur kendime hazırlıyorum (:
0
huladancer
(23.02.26)
geçen seneki dileğim bahar sonunda kabul olmuştu. bu sene hediye eden olmaz diye düşünüyorum ancak ben birilerine vereceğim. tatlı bi ritüel bence :')
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
Kendime aldığım marteniçkamı kimseye hediye etmemeye karar verdim, kendi bileğime bağlayacağım. Umarım dileklerimiz kabul olur :)
+1
🌸rock n roll
(24.02.26)
Ben bugün leylek gördüm :)

En son 30 sene önce havada leylek görmüştüm. Hiç umudum yoktu, marteniçka takacağım ama nasıl olsa görmeyeceğim diye düşünüyordum. İlk defa marteniçka taktım ve 30 sene sonra leyleği gördüm. Marteniçkamı bağlayacağım yeni çiçek açmış bahar dalına :)
0
🌸rock n roll
(03.03.26)
(12)

Doktorlara ne söylemek isterdiniz?

suicmeyenadam
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı? ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı?

ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı laboratuvar testler önerilmesi sizi rahatsız eder mi yoksa sar ordan bir paket mi?

teşekkürler.
+1
suicmeyenadam
(17.02.26)
Hasta ve hasta yakınlarına karşı nazik olmaları gerektiğini söylemek isterim
-1
rock n roll
(17.02.26)
hekim,
tanrınin yeryüzündeki elleri gibi diyor,
öyle davranin,
paraci olmayin.
0
designer
(17.02.26)
sizli bizli konuşalım.

gereksizse pahalı testler istemeyin lütfennnnn.
+1
art cat chocolate
(17.02.26)
Doktor hasta ilişkisi yoksa veya sadece hastane /muayenehane ile sınırlı ise, bunun yerini ilaç şirketleri ile doktor ilişkisi alma ihtimali yüksektir .
Doktor ile hasta ilişkini olumlu yönde geliştirecek bir şey varsa doktorun hastasını tedavi sürecinde takip etmesidir.
Gözden kaçan şeylerden biri de batı tıbbı ile doğu tıbbı arasındaki farkı bir türlü göremememiz ve yanı başımızdaki bitkilerin faydalarından etkilerinden kesinlikle bi-haber olmamız .
Bir de önleyici hekimlik konusunda büyük eksiliğimiz var . Çoğunlukla hastalık/ rahatsızlık yaşandıktan sonra tedaviye başlanıyor . Oysa hastalık riskini arttıran etkileri azaltıcı nedenlere yönelmek lazım .
Doktara / hastaneye giden eve geldikten sonra adeta hastalığını unutmuş halde artık yaptığı masrafı konuşur oldu. yıllar yılı ilaç kullanmayı " tedavi olmak " zannettik.
-1
diyecevaplandı
(17.02.26)
bizi müşteri olarak görmeseler iyi olur.
0
erty_ksk
(17.02.26)
üniversite hastanesi hekimlerine:
- bölümler arası kavgayı bitirin
- dönem V ve üstüne jürilerde acımayın, iyice öğrensinler
- her bölümün daha çok yatağı olsun

edit: @nundu’nun düzeltmesiyle dönem IV demek istiyormuşum, not düşelim.

sosyal medyada ve çevrede tıp eğitimi almadan uzmanlık taslayan insanların daha iyi denetlenmesini talep ediyorum. 2 yıllık program mezunları teşhis için hekimlerden önce kendilerine yönlendiriyorlar. denetleme mekanizmaları gelişmeli.

tüm hekimler özellikle muayenehanelerinde ve bu çakma uzmanlar hizmetlerinde fatura kesmeli, vergi kaçırmamalı.

tüm hekimler hastasına holistic yaklaşmalı. yaşam şekli, beslenme, alışkanlıklar, semptomlar hepsi bir arada. eğer plasebo sorunu çözüyorsa bırakın çözsün. illa ki ilaç dayamayın.

ilk çözüm her zaman ameliyat olmayabilir, ameliyat o kadar basit olmamalı. özellikle ortopedistlere bu cümlem.
0
eileengray
(17.02.26)
Ödediğim ücret veya aldığınız maaş karşılığı, bana, ihtisasınıza ilişkin hizmet üretmekle görevli bireysiniz. Bana yaklaşımınız ve tavrınız bu minvalde olmalı.

Raporlu ilacımın üç aylık dozunu reçete etsin diye gittiğim en az on yaş küçüğüm edepsiz, bana 'sen' dediydi de içimden, birkaç kez ona kadar saymam gerekmişti.
-6
Mirket
(18.02.26)
olabildiğince sekreter vs filan kullansınlar, fazla yorulmasınlar.

ben doktorların bana açıklama yapmasını seviyorum. mesela ciğerimi dinliyorsa ciğerimi dinlediğini söylesin, kalbini dinliyorum, ritmi iyi filan gibi.

dişimi yapan doktorum var, bana diyor ki şimdi minedeyim, sinire geldik, burada şöyle bir dolgu uyguluyorum...

geçen aylarda kan tahlili yaptırdım, doktor demir eksikliği konusunda bir şey yok dedi, tahlil sonucunu arkadaşıma gönderdim, hemen karbonhidratı azalt, diyabetle ilgili değer ortayı geçmiş dedi. mesela normalde tahlili alan doktor değer aralığında normal gözüyle baktı.
+1
hoot
(18.02.26)
Özellikle belli bir yaşın üstündekilerin güncel çalışmaları ve araştırmaları takip etmesini / edebilmesini istiyorum.
0
auroraaurora
(18.02.26)
bence doktorlar aslında kibar insanlar, en azından genç asistan olanları öyle. ama muhtemeln iş yoğunluğundan biraz tepeleri atıyo. bana hep kibar davranıldı ama sekreterlerin inanılmaz burnu havada. sekreter ve hemşireleri uyarmalarını isterdim. doktorun bile girmediği havaya onlar giriyo. pahalı test ise gerekliyse tabi ki önerilsin.
+2
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Kesinlik yoksa yapilan akil yurutmedir ve akil yurutmelerini gizli degil danisanla paylasarak yapmalarini tercih ederim. Bu danisanin katki saglamasina olanak tanir, danisanin kararini daha saglikli almasini saglar ve baska bir yerde, baska bir zaman, baska bir doktorla daha hizli surecler yaratir. Ayrica sistemin dislisi olmamalarini umarim.
0
osssy
(18.02.26)
üniversite ve devlet hastanesinde henüz yüzüme bakıp da konuşan bi doktora denk gelmedim. yaşım da epey var.

geçen hafta özel hastanede bi ameliyat oldum burnumdan, ameliyat sonrası kanamam durmadı. üç hemşire başımda nöbet tuttu resmen doktor gelene kadar. doktor geldi, inceledi ve tekrar ameliyata alındım. devlet hastanesinde olsam neyle karşılaşırdım bilmiyorum.

ben ilk önce devlet hastanesine gidiyorum bi şey olduğunda. bi işlem gerekiyorsa da neyse parası verip özele. işin garip tarafı en son gittiğim devlet hastanesindeki doktor daha yeni özelden devlete geçmiş, ve inanır mısınız o da konuşurken artık insanların yüzlerine bakmıyor. çok tuhaf.
0
antihero
(22.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(4)

Kelime oyunu

egerbiryolcu
Bu programa hiç katıldınız mi katilanlarin deneyimleri ne oldu katılmayı düşünür müsünüz.
Bu programa hiç katıldınız mi katilanlarin deneyimleri ne oldu katılmayı düşünür müsünüz.
0
egerbiryolcu
(14.02.26)
Katılmadım.

Katılmak isterdim ama çok heyecanlanırım.
-2
rock n roll
(14.02.26)
İki arkadaşım katıldı, ikisi de çok keyifli zaman geçirdiklerini anlatıyordu. Fakat A. İhsan Varol zamanındaydı ikisi de.
0
kobuzchu kiz
(14.02.26)
ihsan zamanı katılmıştım, sevimliydi ortam.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.02.26)
Sanırım 15 sene oldu. Ali İhsan bey sunsa yine katılmak isterdim.
0
artemisisis
(15.02.26)
(18)

m.ö. 200'de roma'da yaşasaydınız ve 20-30 tane köleniz olsaydı

duyurukullanıcısı
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?

mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
0
duyurukullanıcısı
(12.02.26)
Şimdi ne söylesem anakronizm olur.

Üvey Baba Halil gibi Köle Sabriyeeee kahvaltımı getir diye böğürmezdim tabi ama aynı sofrada da yemezdim. Tepemize çıkarlar sonra.
+6
yurtsuz john
(12.02.26)
Kölelik sistemine karşıyım ve bu sistemi yok etmek için var gücümle çalışırdım.
-13
rock n roll
(12.02.26)
Net iyi davranırdım. 10 numara muhabbet geyik takılırdık.
-1
gobekliraki
(12.02.26)
erkek kadın fark etmeksizin her gün birisine tecavüz ederdim. üzerlerinde deneyler yapardım. köle gibi davranırdım kısacası. çünkü m.ö. 200 yılında yaşıyorum. medeniyet ne ola ki?
-2
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
eziyet edip türlü işkenceler yapmazdım ama aynı sofrada da yemek yemezdim herhalde.
o zamanın etkisi bende de olurdu. ashur diye spartacusun devam filmi var. tam onun gibi davranırdım.
+1
OgutucuRecep
(12.02.26)
Ruh halime göre ama aynı sofrada yemek de yemezdim herkes yerini bilecek. Acıma yetime demişler.
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
Tabii, aynı zamanda malum dönemlerde Yahudileri evimde saklar ve kölelerin Kuzey’e kaçmasına yardım ederdim. Gerçekte ise bunları yapanların sayısı üç falan. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Eziyet etmezdik, ama dışlanmamıza veya kendimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şekilde davranmazdık çoğumuz. Şu anda sürdürdüğümüz yaşam tarzı da yargılanacak önümüzdeki dönemlerde.
+1
auroraaurora
(12.02.26)
O zamandaki ortalama bir köle sahibi gibi davranırdım muhtemelen.

Louis CK'den gelsin: www.youtube.com
+1
salihdt
(12.02.26)
MÖ 200 civarında zengin bir Roma vatandaşı olsaydım, dönemin diğer Romalıları nasıl davranıyorsa ben de öyle davranırdım. O çağda kölelik toplumsal düzenin normal ve kabul edilmiş bir parçasıydı. Köle, bugünkü anlamda bir "birey" değil, bir mülk statüsündeydi.
Bu nedenle köleye eşit bir yurttaş gibi "günaydın" ya da onunla aynı masada yemek yemek dönemin sosyal normlarına aykırı olduğu icin yapmazdım. Yapılan iş sonrası da teşekkür etmezdim, çünkü kölenin işi zaten verilen görevi yapmak. Ancak iyi hizmet o dönemde de ödüllendiriliyordu, bundan dolayı güven kazanmış bir köleye daha iyi koşullar sağlardım.
Kısacası dönemin zihniyeti ve toplumsal normları içinde hareket ederdim.
+1
morqos
(12.02.26)
o zamanlarda büyüsem bilemiyorum ama kimseyi köle falan alamam. maaşlı çalışıyorlarsa olabilir.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
şu an ne desek boş. o gün köle sahibi hatta kölelerine eziyet eden pek çok insan bugün yaşasa "ne köleliği yav!" derdi muhtemelen. o açıdan günün eğitimi, ahlakı, toplumsal düzeni vs. içinde yaşayıp da 2020'lerde yetişkin olan bir insanın kafasıyla düşünmek bence yüzde bir ihtimal filan.

ha karakter-kişilik bazında bakarsak ben kendinden "aşağı" gördüklerine eziyet etmek isteyen kompleksli bir davar değilim, hiçbir zaman olmadım. ister iyi insan olmak, ister empati kabiliyeti, ister benzer yoldan geçmiş olmak... adına ne dersen de. garibana eziyet etmeyi sevmem, bundan beslenmem. o yüzden açıkçası "yav köle de olsa insandır ulan yazık günah" diyeceğimi, iyi davranacağımı düşünüyorum. çocuklarına oyuncak alır, kendilerine de sahip çıkar ve iyi bakardım. neticede hayatlarını bana adamış, benim için çalışan insanlar bunlar. kölelik düzenine karşı çıkacak kadar onurlu & vizyoner bir adam olmazdım muhtemelen ama kendi köleme de iyi davranırdım diye düşünüyorum. sadece ciddiye almadıklarını, zayıflık sezdiklerini düşünürsem DOMINUS SERTLEŞİYOR manşetleri atılırdı gazetelerde. yoksa karşıma alıp çay bile içerdim yani bi sıkıntın var mı aslanım durumlar nasıl hanım nasıl çocuklar nabıyo hiç göremiyorum diye. bana isyan edecek kadar aydınlanmasınlar ama o günkü koşullarda olabildiği kadar onurlu, namuslu ve beni severek yaşasınlar isterdim sanırım.

aslında derin bilgim olmamakla beraber özünde kölelik konseptinin de büyük oranda böyle yürüdüğünü düşünüyorum. tabii ki korkunç örnekleri de var ama her köle sırtına kırbaç vurulan türde değildi. atıyorum sahibine danışmanlık yapan birisi bile resmiyette "köle" diye geçiyordu esasen ama o adamla belki karşılıklı oturup yemek yiyorlardı. biraz şimdiki iş hayatı gibi. bazıları çok zor koşullarda yaşayan, hakları çok kısıtlı köle. bazıları daha iyi durumda köle.
+1
der meister
(12.02.26)
"aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzer şeyleri düşünebilir, benzeri şeyler yapabilirdim demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir."

Alaaddin Şenel.

Kölelik insan medeniyetinde binlerce yıl öyle kilit bir oynamış ki tanrı buyruğu (!) İbrahimi dinlerde bile kölelik açık ve seçik yasaklanamamıştır.

Yani peygamberlerin vs yapamadığı devrimi ben yaparım kafası, insanlık tarihini hiçbir zaman anlayamayacak olan o kafa.

Olacak olan: herkes nasıl davranıyorsa sen de öyle davranacaktin. Ha belki cezalandirirken 50 kırbaç değil de 40 kırbaç atarak çok iyi davranabilirdin :)
+1
makbur
(12.02.26)
Hiç kimseyi kendimden daha aşağıda ya da daha üstte görmüyorum. Kimse benim kölem olamaz ben de kimsenin kölesi olamam.

Hiç bir canlıyı mal statüsünde görmedim hiçbir zaman ve görmeyeceğim. İnsanlık tarihini, başkalarını anlamak ya da anlamamak umurumda değil. O dönemde yaşasam kendi işimi kendim görürdüm.

Bu arada 10 eksi oy almışım, şaşırdım gerçekten. Kölelik sistemine karşı olmak takdir edilmesi gereken bir düşünce aslında ama ne çok meraklı varmış kölelik sistemine.
-3
rock n roll
(12.02.26)
(bkz: Pareto principle)
%20 yasar , %80 kolelik yapar. hangi cagda yasadiginin pek onemi yok.
0
cooperr
(12.02.26)
bu soruyu cevaplayanların tamamı köle olurdu muhtemelen ama cevaplayayım yine de.
o zaman köleye nasıl davranılıyorsa öyle davranırdım. hatta köleliğin amansız savunucusu olurdum gibime geliyor.
0
Hallegadola
(13.02.26)
@ rock n roll, sanırım gereksiz duyar kastığın için eksilenmişsin.

kimse burada kölelik övmüyor. soru zaten "şöyle şöyle olsaydı nasıl yapardınız" sorusu. Sen gelmiş "hayır şöyle şöyle olamazdı ben karşıyım" diyorsun. Konu o mu şu an allasen.

neyse cevaba gelirsek; az verip hırsız etmez, çok verip arsız etmezdim +1

bugün bir çalışanına, hizmetçiye, bakıcıya, temizlikçiye bile fazla iyi davran, müsamaha göster hemen tepene çıkıyor, sululaşıyor, arsızlaşıyor... köleye öyle iyi davranırdım diyen minnak kalplerinizi yerler.
+4
ananiyimioguz
(13.02.26)
Bugünün şartlarıyla cevap verip kendimizi kandırmayalım, neredeyse hepimiz çağın gereğini yapardık.

Ricky gervais:
www.instagram.com

Ama ben de iyi davranırdım kölelerime Rickyciğim gibi:
youtube.com
0
kullanicadi
(13.02.26)
Ne münasebet!
0
lazor
(15.02.26)
(10)

Ben İstanbul'dan gidiyorum

sekizdokuzon
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım. Teşekkürler.
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.

Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.

O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım.

Teşekkürler.
-8
sekizdokuzon
(07.02.26)
Süper hareket
+3
kisa
(07.02.26)
+14
kizil karga
(07.02.26)
Yeni hayatında sana mutluluklar dilerim. Umarım çok keyifli olur senin için. Şahane arkadaşlar edinirsin ♥️
+1
rock n roll
(07.02.26)
Gel bir gün ağırlayayım beybi
-1
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
istanbulda cogu kisinin ömrü trafikte geciyordur heral.

hayirlisi olsun.
+1
designer
(07.02.26)
Yolun açık olsun.
+1
gobekliraki
(08.02.26)
Bol şanslar, umarım bundan sonraki hayatın beklediğinden daha güzel geçer.
+1
rakicandir
(08.02.26)
hayırlı olsun.
+1
antihero
(08.02.26)
Hemen pes etme, aksilikler olacaktır diren. Bol şans, hayırlı olsun.
+1
mutekebbir
(08.02.26)
Hayırlı olsun sayın sekizdokuzon. Mutlu, huzurlu, sağlıklı olmanı dilerim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.02.26)
(9)

Toplumumuzda övülen objeyi verme isteği davranışı?

mikahakkinen
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.bu davranışın adı nedir?neden toplumumuzda bu davranış var?örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma g
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.

bu davranışın adı nedir?
neden toplumumuzda bu davranış var?
örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma gittiğini söyledim böyle bir talebim yok dedi. neden türkiyede herkes övgü alınca vermek istiyor anlamıyorum dedi.

nedir gençler bu hareketin adı?
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hareketin adı ne bilmiyorum ama bende de var o dürtü.
Bir kere pazarda birisi eldivenlerimin çok güzel olduğunu ve çok beğendiğini söyledi. Ben de " hediye olmasaydı size hediye etmek isterdim" dedim. Çok mutlu oldu, teşekkür etti.

Bu bende aşırı var, hemen hediye edesim geliyor.
0
rock n roll
(05.02.26)
Özgecilik? Diğergamlık? Bunlar çok kültürel kodlar. Yetiştiğimiz toplumun /habitusun sonucu. Ha bir de çoğunlukla doğu toplumlarına has.
+4
Amaranta ursula
(05.02.26)
yukarıdaki yorumlara katılmakla beraber (bağ kurmanın ve cömertliğin ötesinde) biraz da kişinin sosyal statüsünü sürdürme kaygısının sonucu olduğunu da düşünüyorum. hediye ekonomisi çerçevesinde biraz da (belki de bilinçaltında) karşılıklı güç ilişkileri kurmanın, altta kalmamanın bir yöntemi.
0
eileengray
(05.02.26)
Abi İranlılarda bu gibi durumlar için "Taarruf" dedikleri bi nezaket kuralı var çok acayip bir şey. Misal arkadaşın tişörtünü beğenince sen Taarruf gereği "kardeşim al senin olsun" diyorsun, o da yine Taarruf gereği kabul etmiyor ama sen yine ısrar ediyorsun karşı taraf da almamakta ısrarcı olmak zorunda alırsa eğer terbiyesiz biri gibi oluyor, yani adamlar bunun için bi nezaket kuralı geliştirmiş her yerde var demek ki böyle şeyler ama bu Taarruf biraz cins bir olay mesela İran'a gittin bi taksiye bindin şoföre "ben Türkiye'den geldim" dedin adam da İranlı Azerbaycanlılardan çıktı ve senden Taarruf gereği taksi ücreti istemedi, sen olmaz vereyim dedin o yine istemedi sen bu defa teşekkür edip indin araçtan, bu defa da sen terbiyesiz oluyorsun çünkü o taksi ücretini vermen gerekirdi adam nezaketen almak istemedi parayı, böyle enteresan şeyler var hayatta.
+4
kizil karga
(05.02.26)
digerkamlik iyiymis. gadasını almak da kullanilir belki, hani sikintin varsa cozeriz gibi, dert etme.

olayin temelinde nazar korkusu da olabilir biraz, hangi baskasinin gozu ilistiyse artik bana yaramaz kafasi, nasilsa basina bisey gelir iyisi mi vereyim, mevzu cozulsun.
0
cooperr
(05.02.26)
bende yok sanırım ama ''daha iyisi senin olsun'' derim hep. :))
0
cay sarhosu
(05.02.26)
bir konferansta tuvalette aynada ruj surerken, lubnanli bir kadina cantaniz ne guzel demistim, kadinla konferansta tanismamistik bile. hikaye tuvalette kadinin bana cantasini vermesi esyalarini orada hediye edilen bez cantalara koymasi ile sonlandi. cok israrli bir sekilde kabul etmedim ama karsi taraf baskin cikti. cok enteresan milletleriz gercekten.
+3
kassiopeia
(05.02.26)
www.instagram.com

Verdiğin örnekte "ihtiyaç sahibi" olunması durumu yok, bu noktada değişen dengeler var diye düşünüyorum. Örnekteki tişörtün güzelmiş diyen kişinin yapısına, bunu söylemedeki amacına, aranızdaki iletişimin tarzına göre değişebilecek bir anlamı var bence.
-1
muhayyer divan
(05.02.26)
gözü kalmasın, yoksa beğendiği şeyin başına iş gelir diye al senin olsun denir hemen. nazardan korkmaktan türemiş bi adet.
+1
antihero
(06.02.26)
(10)

Flörtleşme

gobekliraki
Flörtleşmeyi özlediğiniz hiç oluyor mu? Hani "ille de biri olsun sevgilim olarak" değil de, sadece flörtleşme, "olursa olur" kafası biraz. Ben özlüyorum, ne bileyim birinin derdine derman olmaya çalışmak, "vardın mı eve" diyebilmek falan.
Flörtleşmeyi özlediğiniz hiç oluyor mu? Hani "ille de biri olsun sevgilim olarak" değil de, sadece flörtleşme, "olursa olur" kafası biraz. Ben özlüyorum, ne bileyim birinin derdine derman olmaya çalışmak, "vardın mı eve" diyebilmek falan.
+2
gobekliraki
(02.02.26)
Abicim sen geçen hafta evlenmiyor muydun? Veteran eskort bir sevgilin vardı
0
sekizdokuzon
(02.02.26)
Hayır?
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
ben zaten "güvenli alanda" sürekli flört eden biriyim. yaşı büyük ablalarla , yada hiçbir şekilde şans verme ihtimalim olmayan kadın arkadaşlarımla flört ederim. jestler yaparım.yemeklere çıkarım. flört pratiği gibi düşünüyorum. açar telefonu bir ablama, yada bir kadın arkadaşıma "sen çok değerlisin, sen çok güzel bir kadınsın" diyebiliyorum. hayatımda biri varken yada yokken özlediğim tek şey yakın temas, yüz yüze sohbet vs.
0
loch ness
(02.02.26)
Biz gibi eski toprak ona "centilmen" diyoruz. Benim dediğim direkt ikili münasebet.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
özlüyorum ama yapmayı beceremiyorum. hoş bir kadın görsem 'baban ne iş yapıyo?' falan böyle sorular geliyor aklıma.
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Flört esittir yüzeysel muhabbet ve zaman kaybi bana göre.
-5
Purple life
(02.02.26)
Hayır, olmuyor.
0
rock n roll
(02.02.26)
flört derken geceden sabaha kadar birbirine bir çok şeyi anlattığın bir eylemse evet, insan özlüyor.
0
rakicandir
(02.02.26)
40'lı yaşlarda bu tarz muabbetler çekmiyor beni. birisinin ilgisini çekmeye çalışmak eskiden beri bana zor gelir. ama sevenede laf etmem. bu işler enerjiyle alakalı.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
Olursa olur flört güzel de son yıllarda flört algısı değiştiği için sıkıntılı hale geldi.
0
pembediken
(03.02.26)
(7)

Dedikodu dinlemeyi sevmek

gobekliraki
Aşırı hoşuma gidiyor ya. Ama şöyle, 2 kişi üçüncü bir kişinin dedikodusunu yapınca dinlemek acayip hoşuma gidiyor, resmen zevk alıyorum ajfjkakala tanımasam bile yani o üçüncü kişiyi. Sizde de böyle mi. Soruyu hatta biraz daha açayım, ufak tefek tatlı kaotik ortamlar/gündemler hoşuma gidiyor. Acaba
Aşırı hoşuma gidiyor ya. Ama şöyle, 2 kişi üçüncü bir kişinin dedikodusunu yapınca dinlemek acayip hoşuma gidiyor, resmen zevk alıyorum ajfjkakala tanımasam bile yani o üçüncü kişiyi.
Sizde de böyle mi.

Soruyu hatta biraz daha açayım, ufak tefek tatlı kaotik ortamlar/gündemler hoşuma gidiyor. Acaba o ona cevap verdi mi, acaba bu buna ne dedi. Tam apartman teyzesi moduna giriyorum. Şu meşhur Michael jacksonun patlamış mısır yediği gif gibi oluyorum.
0
gobekliraki
(02.02.26)
Dedikoduyu sevmiyorum. Dedikodu yapanlar senin dedikodunu da yapsınlar ister miydin? :)

Negatif yüklenecek hiçbir şeyi sevmiyorum. Kaos sevmem.
-1
rock n roll
(02.02.26)
Eğer bahsi geçen kişiler tanidiksa benim de hoşuma gidiyor özellikle akraba dedikoduları çok sarıyor beni kuzenlerle yapılan falan:d ya da yaşanılan muhitten birileriyse. Bazen hatta dedikodu var diye aranılan telefonlarda direkt modum yükseliyor normalde telefon konuşması yapmayı sevmem:d
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
@rock n roll aman öyle toksiklik değil be, tatlı tatlı dedikodular :)
+1
🌸gobekliraki
(02.02.26)
tanımadığım biriyse hiç ilgimi çekmez :D hikâye ilgi çekici olsa bile. tanıdıklarımın da sürekli aynı şeyler üzerinden dedikodusu yapılıyorsa o da ilgimi çekmez... bir yerden sonra dinlemeyi bıraktığım oluyor zaten. tanıdık ve ilgi çekiciyse yorum yaparım tabi :D
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Tamam tatlı tatlı dedikodunu yapsınlar :)
+2
rock n roll
(02.02.26)
Tanıdığım biriyse ilgi çekici bir durum varsa dinlerim ama tanımadığım biriyle ilgili olaylar ne kadar sansasyonel olursa olsun merak etmiyorum.
Bireysel olarak direkt beni ilgilendirmeyen konulara merakım yok ama "banane bundan" deyip ortamı bozmamak için dinliyorum.
black holes in the sky +1 Bir noktada kafam çok başka yerlere gidiyor ve boş bakışlarım beni ele veriyor.
0
mutekebbir
(02.02.26)
Bana dokunmayan ama "mısırımı alıp izleyeyim" dramaları için relationship advice, am i the asshole gibi birkaç subreddit takip ediyorum. Dedikodu ve drama açlığımı böyle besliyorum. Tanıdık insan dedikodusundan daha zararsız geliyor böylesi.
0
kobuzchu kiz
(02.02.26)
(9)

Boşa harcadığım yıllardan sürekli pişmanlık duymaktan nasıl vazgeçerim?

lodlest23
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaş
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaşadığım oldu).

Ara sıra boşa harcadığım yıllar geliyor (18-32.5 - hatta ergenlik yıllarını da katabilirim) kendi kendime bu yıllarda kendimde değiştirmek istediğim şeyleri keşke yapsaydım, iş hayatına erken atılsaydım, eramus vs yapsaydım, kurslara falan gitseydim (bunun gibi şeyler) gibi düşünceler geliyor ama olan olduğu için "geçmişte keşke şunu şunu şöyle yapsaydım" gibi şeylerin bana bir faydası olmuyor. belki kendi soruma kendim cevap verdim ama bu düşüncelerin arada sırada aklıma gelmemesi bana ne önerirsiniz?
+1
lodlest23
(02.02.26)
Geçmişi artık geri getirme şansımız yok, o sebeple bunları düşünmek sana bir fayda sağlamaz. Bundan sonrası için elinden geleni yaparsın.

Belki o zamanlar şartlar öyleydi. Sen şimdiye ve bundan sonrasına bak artık.
+1
rock n roll
(02.02.26)
ergenlikte ne yapacaktınız ki? iyi bir ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddiyat belirli düzeydeyse zaten kısıtlı oluyor yaptıklarınız. ki sizin ergen olduğunuz ve üniversite okuduğunuz dönemde de bu denli delice bir kendini geliştir furyası yoktu. yani açıkçası x kursuna gitseniz de çok bir şey değişmezdi muhtemelen.
kendiniz demişsiniz zaten böyle düşünmenin faydası yok diye. hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsınız, iki buçuk senedir de toparlıyorum kendimi demişsiniz. arada sırada aklınıza gelir. yapabileceğiniz şeyler vardı ya da yoktu, imkanınız dardı ya da genişti. yapacak bir şey yok. böyle düşünmek ilerlemeyi engeller. siz ilerlemeye bakacaksınız ve daha iyi bir hayat inşa etmeye çalışacaksınız.
+1
black holes in the sky
(02.02.26)
şu anda kendini ilerletebilmek için ne yapabilirsiniz?

kursa gidin. yabancı dil öğrenin. "eskiden keşke yapsaydım" dediğiniz şeyi şimdi yapın.
+1
co2s2
(02.02.26)
O zamanlar hayatta kalmak için durmaya ihtiyacın vardı belki.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
Çalışsaydın ne iş yapacaktın ve kendine yetebilecek miydin bu soruları kendine sor. Türkiye'de çalışma baskısı biraz da komşunun çocuğu işe girmiş kafasıyla oluyor. Millet hiçbir geleceği olmayan işlerde yıllarca çalışarak sonrasında ortada kalıyor. 3-4 sene oturup kendini geliştirse, dil öğrense yurtdışına falan gidecek belki ama asgariden hallice işe girip orada çürüyor. Nedeni ise toplum baskısı.

İleriye bak bence. Bunu bir olgunlaşma süreci olarak gör
+1
michael harddd
(02.02.26)
Hayat böyle bişey zaten. Boşa harcadığın bişey yok merak etme.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
ben de çalışma hayatımın başlangıcında bu zamanları düşündüm. şimdi 1 lira biriktirmek için harcadığım efor, kaçırdığım fırsatların 10 sene 20 sene sonra bir anlamı olmayacak dedim ve kazandığımı harcadım. Ki öyle de oldu. O zamanlardaki yıllık kazancımı bir ayda biriktiriyorum şimdi. İyi ki sıfıra sıfır yaşamışım o zamanlar. Eşşek gibi çalıştım ama bir de üstüne para biriktirmeye kasmadım. Bir de geçmiş geçmişte kaldı artık, elinden bir şey gelmiyorsa düşünmenin ne anlamı var. Söylemesi kolay tabii ama şartel gibi düşünüyorum böyle zamanlarda başlangıcını seziyorum, ah eski zamanlar ya da eskilerden aklıma gelince anında günümüze döndürüyorum kafayı. Sizde de belki işe yarar. Aklımda bir başkası varmış gibi. Kocaman kılıcıyla gelip götü kesen dayı gibi, konuyu kesiyor.

galeri8.uludagsozluk.com
+2
gabe h coud
(02.02.26)
Bugünden itibaren dolu dolu yaşayarak. Bazı şeyler için geç kalmış olabiliriz ama bazı şeyler için de geç değil.
+1
put it in your appropriate place
(02.02.26)
cevrendeki gurultuyu azalt. turkiye, dunyanin en gurultulu yerlerinden biri. hayata daha yeni basliyorsun.

gurultu=yasitlarin evlendi, herkes evini arabasini aldi, kilo mu aldin sen?
+1
buenosdias
(02.02.26)
(7)

Su tarz cocuk yetistirme

tantamount_to_equivalent
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: https://x.com/jurnalhabertr/status/2017922375745233037 Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresifl
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: x.com

Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresiflesiyor guluyor mu, ciddi mi, sakalasma mi anlayamiyorsun bile. "Cok simarik bu, biraz sert davranin buna" falan diyoruz bu sefer "bizim gibi pisirik, utangac olmasin, biz buyuklerin yaninda agzimizi acamadik, yabanci gelince odaya kacardik, cesur olsun, hakkini arasin" falan diyorlar. Cocugum falan yok. Hakli olma ihtimalleri var mi?
0
tantamount_to_equivalent
(01.02.26)
Okulda arkadaşlarını, ileride iş hayatında iş arkadaşlarını, oturduğu apartmanda komşularını zorbalamaz umarım.
+1
rock n roll
(01.02.26)
Bu yaptıkları şey, çocuklarının sosyal iletişimlerini değil önce duygusal ilişkilerini şekilendirecek bir şey. Babasına bunu yapabilen erkek çocuk partnerinde bir otorite davranışı gördüğünde ona da böyle yapacak. Annesine bunun yapabilen erkek çocuk kendisine bunları yapamayacağı her kadını kullanıp kullanıp atacak mesela. Bunları yapabileceği kadınlar seçtikçe de onlara şiddet gösterecek, bunun şiddet olduğunun bilincinde olmadan, çünkü bunu aile böyle öğretti.

Sosyal ilişkilerde de benzer şeyler olacak tabii. Ben istediğimi yapamadığım/söyleyemediğim herkese şiddet uygularım kafasında olacak.
+1
muhayyer divan
(01.02.26)
Ben şahsen çocuğumun böyle olmasını istemem. Ama bu anlayışa sahip ebeveyn sayısı da azımsanamayacak ölçüde. Toplumumuzda diğer insanların hak ve sınırlarına riayet etmemek yaygın bir davranış. Doğru düzgün bir hesap verme mekanizması da olmadığı için diğer insanların mağduriyetinde bir bedel ödenmiyor. Dolayısıyla bu insanlar bu tarz etkileşimler sonucunda karlı çıkan taraf oluyorlar. Hayatlarında gerek aileden alınan terbiye gerek kişilik özellikleri gereği bu insanlara karşı koyamamış insanlar da çocuklarının da benzer dezavantajlar yaşamalarını istemiyorlar.

Meşrulaştırmak için söylemiyorum ancak arka planda yatan mekanizma bana kalırsa bu şekilde.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
Z kuşağından itibaren şehirli tayfa ebeveynler çocuklarını böyle yetiştiriyor.

Çocukerkil aile yazınca Google'da güzel tanımlamalar çıkar.


Bu çocukların büyümüş hali de antisoslal kişilikli oluyor işte. Trafikte bol miktarda karşımıza çıkıyor kural uyumsuzu tipler.
+1
Mirket
(01.02.26)
çocuk ileride senin benim çocuğa yönetici olacak at fava bekle.
0
WithWorth
(01.02.26)
haklı mı değiller mi bu çok garip bi soru, hatalılar orası kesin. bu çocuğu da bir gün akranları döver, dövmezse zaten bi şeye yaramayan biri olur çıkar.
0
klassno
(01.02.26)
böyle şeylerden utanmak yerine bir de övünerek sosyal medyaya atıyorlar, cidden tuhaf bir zamanda yaşıyoruz... kural tanımaz, nerede ne yapacağını bilmeyen çocuklar demek ki böyle yetişiyor... bu yetiştirilişle hakkını arayan yada pısırık olmayan biri değil, saygısızlığı meşrulaştıran bir ortam sunuluyor..
0
darthvader
(02.02.26)
(12)

Duyuruda cinsiyetini yanlış bildiğiniz yada tahmin ettiğiniz duyurucular oluyor mu?

pembediken
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
0
pembediken
(29.01.26)
Herkesin cinsiyetini doğru biliyorum ya da tahmin ediyorum bence.

Yanlış biliyormuşum ya da tahmin ediyormuşum bir de. Böyle özgüvenli ve iddialı konuştum ama 😂
-1
rock n roll
(29.01.26)
Yanlış yok da, emin olamadığım var. Sorucam bigün de yanlış anlar diye sormaya çekiniyorum.
0
Bruce
(29.01.26)
soru soranın cinsiyetinden bana ne? cinsiyetin önemli olduğu bir durum varsa, zaten genel olarak belirtiyorlar.
+7
co2s2
(29.01.26)
Ben mesela mesaj atacaksam nötr yazıyorum. Kız erkek bı varsayimda bulunmuyorum.
Ama bana erkekmisim gibi mesaj atan çok oluyor. Hitaplar yani oyle oluyor.
Bir de kendisine yürüyormuşum gibi ters davranan kadınlar oldu. Ya da gerçekten rahatsız oldular da çok olunacak bir şey yok gibiydi ;)
+1
a perfect lie
(29.01.26)
co2s2 bazen pot kırmamak için bilmek iyi oluyor
0
🌸pembediken
(29.01.26)
notr olarak cevap veriyorum +1
0
cooperr
(29.01.26)
bence pek çok insan bu sorunu aşmak için özel mesajlara "hocam" diye giriş yapıyor. ben de buna uyuz oluyorum:D

soruya cevap: potluk bir durum olduğunu hatırlamıyorum; zaten genelde belli oluyor.
gönül işiyse özellikle bilerek cevap vermek isterim; ama o durumda genelde belirtiyorlar zaten.
0
lil siztah
(30.01.26)
cinsiyet nötr nickler bende.
0
gabe h coud
(30.01.26)
Herkes cinsiyetsiz gibi düşünüyorum nedense. Ama agresif düşmanca tavırda olanlar otomatik olarak erkek diye kodlanmış bana
+2
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Yanlış tahmin ettiğim insanlar oldu. Çok spesifik nickler veya sorular hariç soran kişinin cinsiyetini anlamak zor. Zaten pek gerek de yok. Herkese nötr +1.
0
cay koy geliyorum
(30.01.26)
Oluyor, bir fincan kahve ile film izlemek ve aknehateni kadın sanıyordum, diillermiş.
0
(30.01.26)
Aknehaten erkek miymiş
0
hain kostokk
(30.01.26)
(16)

Yaşlı ve tek yaşıyorsun ve ciddi sakatlandın/hastalandın.Ne yaparsın?

trablon
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
0
trablon
(23.01.26)
Sonunu düşünen kahraman olamaz
Su akar yolunu bulur
-1
artıküyeolmakistiyorum
(23.01.26)
Compuya baskı yapalım bu siteyi hiç kapatmasın. Yaşlanınca olmadı duyuru açarız. "Düştüm galiba kalçam kırıldı" diye. Birileri gelir buradan yardıma artık, o kadar mesaimiz var sonuçta.
+21
gobekliraki
(23.01.26)
Şu an bir arkadaşım söylediğin şekilde hastanede yatıyor. Dün ameliyat oldu. 10 gün kadar yatacak hastanede. Sonra, radyoterapi falan, işi uzun. Şu an refakatçisi bir arkadaşı.

Geç olmadan evlenin. Çoluk çocuğa karışın. Şu an için sevgi açlığınızı giderirler ama o günler geldiğinde kedileriniz size bakamaz.
+1
Mirket
(23.01.26)
Kendi işimi kendim görebilen bir yaşlı olurum ben ama dediğin durumlar da olabilir. Bu sebeple yaşım çok ilerlemeden bir huzurevi ya da kendime bakacak bir yardımcı arayışına girerim herhalde.
0
rock n roll
(23.01.26)
evde sağlık hizmeti var arıyorsun geliyolar. devletin hem de. özelde zaten var.
0
jelly bear
(23.01.26)
Allah yardım eder.
0
michael harddd
(23.01.26)
Çok para biriktirip en lüks huzur evine gitsek veya o zamana kadar robot sektörü gelişir bir tane robot satın alırız her işimizi görecek.
0
egerbiryolcu
(23.01.26)
Bu bağlamda sadece evlenmek de kurtarmıyor çünkü eşlerden biri elbet vefat edecek. Sana bakabilecek çocuklar olmalı yada money talks gençlikte yaşlılık için sağlam birikim yapılmalı.

Bir teyze ile tanışmıştım eşini genç yaşta kaybetmiş çocuğu da yok. Acil beyin ameliyatı olması gerektiğinde bakıcı parası maaşını geçtiği için refakat edebilecek akrabası da Trabzon’da olduğu için vakti zamanında oraya gitmiş ameliyata.

Çocuğum var ama Allah düşürmesin muhtaç olmak istemem…
0
cilekli pasta
(23.01.26)
@Mirket, her eş hayırlı mı? Babam 40 yıllık 73 yaşında yürüyemeyen eşini bırakıp köye gitti. Komşularımız olmasa yapamazdı tek.
+1
Kahvedesu
(23.01.26)
Bizim zamanımıza yaşlı bakan robotlar çıkacak, ahan da yazıyorum. İlacını verir, altını temizler, yemeğini getirir ciddiyim bak hepsi olacak :D kaygıyı bırakıp keyfinize bakın gençler :)
+1
titanic kemancısı
(23.01.26)
Herhangi bir şehirde bir sebepten yıkılan evi örnek gösterip ev almamak gibi bir durum bu.
Her an herşey olabilir. Eş önce ölebilir. Eş ve çocuklar hayırsız olabilir. Savaş çıkabilir. Hepsi mümkün. Onun için her şeyde B planları C planlarına gerekvar ya. Komşuluk ilişkilerini iyi tutmak. İyi arkadaşlar biriktirmek önemli konular.
Ben yalnız yaşarım düşüncesi ergen kafası bence. İnsan bazı durumlarda çok aciz bir canlı. Sosyal ortamlar ve ilişkiler, adetlerimiz, törelerimiz hep bunun için.
Bir arkadaş evde bakım hizmetinden söz etmiş. Ya fiyatlardan haberi yok ya da aşırı zengin. Dün küvezdeki bebeği döven hemşireyi seyrettik. Daha önce de huzurevinde yaşlı döven adamın videosu vardı. Kendinde değilken alacağın bakım hizmetinin kalitesini sen düşün.
0
Mirket
(23.01.26)
abi hep bu tarz sorular soruyorsun ya. gelecek kaygısı herkeste var ama senin bu konudaki endişen takıntı düzeyinde, şu an yaşadığın hayatı da silip atıyor belli ki. imkanın var mı bilmiyorum da keşke bi profesyonel destek alsan. savaş bölgesinde her gün patlama sesi duyan adamlar senin kadar pesimist ve endişeli değildir.

ne olacağını gerçekten bilme şansımız hiç yok. belki 60 yaşında sağlıklıyken tak diye düşüp öleceksin. belki "yalnız kalmayayım" deyip evleneceksin ama mutsuz bir evlilik olacak. "yaşlandığımda çocuklarım bana bakar" diyen bir anne babanın tüm evlatlarını bir kazada kaybetmeyeceğinin garantisi var mı mesela? ya da yaşı geçtim abi iki saat sonra duştan çıkarken ayağımızın kaymayacağını nereden biliyoruz?

maddi imkan, sosyal ilişkiler vs. elbette bir yetişkin için çok önemli, asla aksini iddia etmiyorum. sosyal canlılarız. yaşadığımız sistemde, düzende var olabilmek için bazı konulara özellikle eğilmemiz gerekiyor eyvallah. "kafana takma bro yarın yokmuş gibi yaşa" filan demeyeceğim ama en başta ifade ettiğim gibi sen bunlara o kadar takılıyorsun ki paralize oluyorsun, öyle bir noktaya geliyorsun ki ne bugününe ne yarınına faydan var.

sen şimdi sağlığına dikkat et işte, yaşlıyken düşerim diye onu dert etme. dünyada milyar tane yaşlı insan var. yüzde 1-2'lik felaket senaryolarına odaklanma.

("ya ne edebiyat yapıyon birader adam gayet makul bi soru sormuş" diyenler için not: başkası sorsa yadırgamam ama bu duyurucu hep benzer içerikli, felaket senaryolu, aşırı gelecek kaygılı şeyler yazıyor. konuya bakışının o yüzden farklı olduğunu biliyorum, ondan böyle yazdım)
+7
der meister
(23.01.26)
Soru sahibine bakmadan cevaplamıştım.

@der meister' e tamamen katılıyorum. Yerden göğe haklı.
+4
Mirket
(23.01.26)
40 yaşlardayım. dizimden ameliyat oldum, babam anam yaşlı olduğu için hastaneye çağıramadım. Çocuğum var 2 yaşında eşim yalnız bakmak zorunda, bana mı baksın, çocuğa mı. Yıllardır sövdüğüm kardeşim geldi. sidiğimi 3 gün wcye taşıdı. Dedim ki iyi ki kardeşim var. 1 çocuk yaptım, o da kariyer ve benzeri şeyler yapıp yurtdışına giderse kimsemiz kalmaz. 2ciyi yapmaya gücüm yok.(ruhen).
Başkan net olarak sıçtık. İnsan başına gelince anlıyor.
+1
mikahakkinen
(23.01.26)
kardeşlerim var
kuzenlerim var
yeğenlerim var

benim başında refakatçi kaldıklarım (veya onların çoukları) 1er gün bana kalsalar bypass dahil her ameliyata yeter

ama sürekli bakım gerekirse bu zaten ne eşle ne kardeşle çözülecek bişey değil, profesyonel bakım gerekir

benim ailemde 80+ yaşta çok kişi var
kimseye de bakan yok çünkü yatalak vs. değiller
büyük oranda yani, 1-2 kişi oldu öyle sürekli bakım gereken

gördüğüm kadarıyla son anına kadar evinin işini yapan, elini ayağını çekmeyen
kızım gelinim yapsın diye bir kenarda oturmayan muhtaç da kalmadı yani biraz da dirayetli olmak, sağlığına ve psikolojine dikkat etmek de önemli (tabi bir kısmı nasip bunun kaza geçirip felç de kalabilirsin ya da bazı hastalıklar elde olmayabiliyor) ama elimden geleni yaparım
kafam durmadığı sürece çalışmaya üretmeye devam
elim ayağım tuttuğu sürece evimin işini yapmaya devam

planlar böyle
0
subcomponent
(24.01.26)
Kendinize iyi bakın ve kenarda hep paranız olsun. Ailenin, akrabanın, eşin, çocuğun vb hayat boyu yanında olacağının garantisi yok
0
pembediken
(24.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.