Giriş
(7)

hangi renk?

günaha davet
1) https://www.amazon.com.tr/gp/product/B0FFBSHL5Q?smid=A1K3O3595WXBPA&th=1&psc=12) https://www.amazon.com.tr/gp/product/B0FFBQYRWW?smid=A1K3O3595WXBPA&th=1&psc=1
-2
günaha davet
(19 saat)
2
0
erty_ksk
(19 saat)
2
0
anaphylacticshock
(19 saat)
2, tarçın rengi severim ama 1 de çok fazla tarçın.
0
Amaranta ursula
(19 saat)
mecbursan 2
0
neira
(19 saat)
1
0
mor oje
(16 saat)
Kesinlikle 1.
0
kumandanim
(15 saat)
1
0
Teran
(8 saat)
(18)

Arabanız ne renk

arbre
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
-1
arbre
(19 saat)
mavi, siyah tavan. kir göstermesi dışında güzel.
0
inheritance
(19 saat)
arabam yok ama peugeot 3008in rengine hastayım
0
neira
(19 saat)
su an arabam yok. varken beyazdi. ben beyaz seviyorum ama sikildim. yeni araba alacak olsam guzel bir kirmizi secenegi varsa kirmizi alabilirim. yoksa mavi veya gri tonlari olabilir. siyah sevmiyorum.
0
lemmiwinks
(19 saat)
alıcak olsam gri, ya da çok açık renkler alırdım.

Yaz gününde, siyah arabalar 65 dereceye kadar çıkıyor, beyazlar ise 45 dereceye kadar.

Soğutma performansı, yakıt tüketimini ciddi etkiliyor.
0
substituent
(18 saat)
substituent, gri siyahtan iyi o zaman
-2
🌸arbre
(18 saat)
beyaz :-)
0
euteamo
(18 saat)
yukarida arkadaslarin bahsettigi gibi
renklerin isiyi sogurmasi ;

m.youtube.com
0
designer
(18 saat)
gümüş. silky silver metallic diye geçiyor.
0
rain when i die
(17 saat)
Gri
0
logisticsmanager
(16 saat)
Yeşil :)
0
gadlemler
(16 saat)
evet beğenirim, önceki aracım füme şimdiki beyaz ama füme daha güzeldi
0
kestane gürgen palamut
(15 saat)
@arbre

Kesinlikle. Siyah ve beyaz en uç durumlar olarak düşünebiliriz.

Açık renkler ışığı daha çok yansıtır, kapalı renkler çok soğurur.

Tam beyaz en iyisi ama o da çok beyaz eşya gibi duruyor. Gri renkler, açık mavi gayet kabul edilebilir bence.
0
substituent
(15 saat)
Gri beğendim bir tane ama gönül siyah ya da beyaz istiyor, sıcaklık konusunu düşününce beyaz mantıklı geldi
-1
🌸arbre
(15 saat)
Gri
0
umutt
(12 saat)
koyu gri
0
benimkibu
(11 saat)
yaygın renkleri görsel olarak sevmiyorum ben, renkli hatta rengarenk olsun isterdim kaplamalı anime stickerlı tarzda olanlar mesela yurt dışında daha yaygın onlar çok güzel olabiliyor. mavili yeşilli pembeli kırmızılı filan güzel tasarımlı sevdiğim bi animenin karakterleriyle olsun isterdim, rally aracı tarzı tasarımlar da çok güzel çocukken sokakta bi lacivert impreza vardı öyle :) ama benimki düz beyaz :(

düz renk olacaksa da mavi isterdim ama şu var ki beyaz cidden en garantisi... daha az ısınır güneş yanığı vernik atması çizik vs. daha az belli olur. o yüzden beğenmesem de memnunum beyaz olmasından.
0
konetsu
(10 saat)
Beyaz.
0
ekimoloji
(10 saat)
Parlak gümüş gri.
Başta pek istemiyordum başka seçenek olmadığı için mecbur kaldım ama kullandıkça çok sevdim. Kirlenmeme açısından da iyi.
0
megalomaniac
(54 dk)
(5)

Evde artık kullanılmayan ilaçlari ne yapmak gerekir?

egerbiryolcu
Farklı bir prosedür var olabilir diye soruyorum.Bazı ilaçlar hiç paketi açılmamış ama kullanılmayacak.Bazı ilaçlar kullanılmış ama bitmemiş ve tarihi gecmemis.Bazıları belki tarihi geçmiş vs farklı farklı evde kutu kutu ilaçlar var ve tabii hangisi ne ilacı hatirimda değil ayiklamam gerekecek.Hastal
Farklı bir prosedür var olabilir diye soruyorum.
Bazı ilaçlar hiç paketi açılmamış ama kullanılmayacak.
Bazı ilaçlar kullanılmış ama bitmemiş ve tarihi gecmemis.
Bazıları belki tarihi geçmiş vs farklı farklı evde kutu kutu ilaçlar var ve tabii hangisi ne ilacı hatirimda değil ayiklamam gerekecek.

Hastalik kategorileri çok farklı olabilir.
-1
egerbiryolcu
(20.06.26)
eczaneye geri verebilirsin,
en azindan kanalizasyona karişmaz.
+2
designer
(20.06.26)
sağlık ocağı ve eczanelere bırakabilirsiniz, onlar ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtıyor.
0
neira
(20.06.26)
sağlık ocağı +1
sktsi gecmemisleri kullanırlar diğerleri onların atıklarına atılır en azından, uygun bı şekilde bertaraf olmuş olur,
0
a perfect lie
(20.06.26)
tarihi geçmemiş olanları aile hekimine, geçmişleri eczaneye
0
my fault
(20.06.26)
Babam vefat ettiğinde torbalarca ilacı sağlık ocağına götürdük ancak almadılar dolayısıyla götürmeden önce arayıp sorun derim
0
mirty
(20.06.26)
(16)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
full beyaz olan pastacı kremasıyla kat çıkılmış düğün pastası gibi. Diğer ikisinden birini seçerdim.
+2
eileengray
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(21)

sorum kadinlara

korkut
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerle
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?

not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerleri ise evli ve cocuklu olduklari icin eskisi kadar gorusemiyorlar. bu nedenle oldukca yalniz ve icine kapanik bir hayati var. sinema, tiyatro, piknik gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor. red flag midir?
0
korkut
(16.06.26)
Degildir.
+3
baldur2
(16.06.26)
etkinliklere tek başına giden insandan korkarım ben. 45 yaşında bir tanıdığım var eline erkek eli değmemiş ve ruh hastası bi insan. elbette bu senin bahsettiğin kişi için geçerli demek değil, tanımadan bir şey diyemeyiz. referansı yok ama öyle düşün yani bu yaşa kadar kiminle çıkmış kimden hoşlanmış nasıl ayrılıklar yaşamış ruhsal vb durumlarında bilgin yok. e nikah mı basacaksın ki hemen red flag atma 2 gün bak gör :D
-9
neira
(16.06.26)
Bence tek başına red flag değildir. Eğer hoşlandıysam görüşür kendim tanıyıp karar verirdim.
0
elorelia
(16.06.26)
“sinemaya, tiyatroya, piknige gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor”

Herkesin onlarca ilişkisi / arkadaşı olacak diye bir kaide yok, insan yalnız kalmayı sevebilir ama bu seviye benim anlaşabileceğim türden değil.
+1
cilekli pasta
(16.06.26)
yağğni.. bu kadar veriyle, normal olabilir diyorum. herkes ilişkiden ilişkiye koşacak diye bir kaide yok. bir kaç yıl ilişki sürdürmüş olması, ilişkisel manada bence yeter bir gösterge. sosyal tarafını değerlendirmek sizin bakışınıza kalmış. bi başkası bunu sorun görebilir ama bana sorarsanız, ideal erkeğin tanımı derim :)
+5
lil siztah
(16.06.26)
bastan belirteyim kadin degilim; ama benzer surecten geciyorum.

ilgim olmadigi icin kadinlarla hicbir iliskim olmadi. simdi arayisa girdim. ama korkularim var elbette. cok absurd davranir miyim, farkli bir dunya vs.. ama arayista olurken sunu farkettim applerde kadinlarin surekli vurguladigi seylerin hicbiri bende yok. bu redflag seyler genelde iliski kasari erkeklerin yaptigi seyler. bence sans verin. update almadigi icin yontulacak taraflari elbet olacak ama duzgun, mazbut biriyse eglenceli bir flort sureciniz olur.
0
dokunmakalbime
(16.06.26)
Yalnız takılmayı sevmesi ve uzun süreli ilişkileri olmaması red flag değildir bence de.
Biraz zaman geçirip gözlem yapın belki her iki konu için de temel problemler vardır bilemeyiz ama sadece tercih de olabilir.
0
mutekebbir
(16.06.26)
Değildir.
0
umutt
(16.06.26)
Sinema, tiyatro damsiz girilmeyen yerler mi hacı? Bir erkegin evlenince kaybedecegi en buyuk özgürlüğü sinema tiyatro bar pub gibi yerlere tek basina gidememesi. Red flaglik durum yok, hatta enişteye için ısındı.
+2
duster
(16.06.26)
Çok ilişkim olmadı diyince neden kadınlardan uzak durduğunu düşündünüz ki? İlişkiye götürmediği pek çok birlikteliği olmuş pek çok kadınla görüşmüş olabilir. Az arkadaş da red flag değil kafası kaldırmıyor olabilir. Ama siz bakacaksınız geçimsiz biri mi uyumsuz biri mi onlar red flag olur
0
denizkenarısandalye
(16.06.26)
@denizkenarısandalye sadece bir tane iliskisi olmus, 34 yasinda ilk iliskisini yasamis
0
🌸korkut
(16.06.26)
Karakteri oturmuş biriyse bence red flag değil ama ilişki deneyimi olmadığı için içinde yapamadığı şeyler kaldıysa red flage bi tık yakın :D

Yoksa kafasına uymayan insanlar içinden seçim yapmak zorunda kaldıysa hiç olmasın daha iyi demiş olabilir, gayet mantıklı. Öbür türlü ilişki yük oluyor.
0
truf
(16.06.26)
benim de uzun tek ilişkim oldu, 36 yaşındyım, aralarda kısa kısa cok olmustur....red flag değilim bence, etrafımda beni gerçekten tanıyan single kızlar evleneyim desem hepsi kabul eder.

bence bakmanız gereken perspektif bu değil
-4
monicapp
(16.06.26)
Ben olsam etkilenirdim. Eşim de böyle bir tip, beni çekmişti.
0
gadlemler
(16.06.26)
tek başına bu bilgiyle bir karar veremem.

çok mu seçici? çok mu tutucu? o ilişkisi ne zaman bitmiş? kızı tamamen unutmuş mu? bu yaşa kadar anca bir sevgilisi olduysa zor mu bağlanıyor? zor seven bir tipse o kızı unutamamış olabilir mi? neden ayrılmışlar acaba? neden arkadaşlarıyla görüşmüyor? asosyal mi? çok mu çekingen ve sessiz birisi? sevgilisi olmadıysa bile flörtleri olmuş mu? ilişkiden beklentisi ne? ne istediğini bilen biri mi?

etkinliklere gidiyor en azından, evde oturmasından iyidir. insan zaten kendi kendine de bir şey yapabiliyor olmalı.

başka sevgilisinin olmamasının sebebi kötü bir şey değilse, önemli değil aslında.
+1
art cat chocolate
(16.06.26)
Yani hakikaten ideal evlenmelik erkek gibi duruyor. Arkadasi bile yokmus, tam evinin adami olur.
+1
baldur2
(16.06.26)
Hani geçmişin önemi yoktu, karıştırmayındı,geçmişle yargılamayındı...
"Adam tek başına pikniğe,kafeye,tiyatroya gitmiş sevgilisi yokken.bundan olmaz..."
Hakkaten bazen çok şeyapıyorsunuz hanımlar,hakikaten.
Aklı başında,düzgün hanımları tenzih ederim.saygılar.
+1
denizciman
(16.06.26)
boy, kilo ve bank account. cok bi sey sorgulamiyoruz
-4
ala09
(17.06.26)
kadınlara sormuşsunuz da bu direkt benim :))
kendimden yola çıkayım;
hayatına pek birisini alma taraftarı değildir bunu zor gerçekleştirebilirsiniz.
korkuları yüzünden bağlanma problemi olabilir.
kendini bir aile kurmak için yeterli görmüyordur. vs vs
yani redflag diyemem ben ama zor bir karakterdir muhtemelen.
+2
high hopes of the sozluk
(17.06.26)
tek başına bir red flag degil. biraz yaşayarak gorursun. genel tavrı ve hayat görüşü de bu yonde olabilir. Boyle insanlar var tanidigim. Her sosyal olan insan çok mu iyi sanki. Yavas yavaş taniyacagini düşünüyorum. Zaten seni rahatsız edecek bir durum var ise , kendini belli edecektir.
0
acelaacedebela
(17.06.26)
kriter değil. diyelim ki yalnızlığının sebebi aradığını bulamamış olması değil de sevilmemiş olması. sen seversin belki?

ben de diyorum flörte ilişki geçmişimi anlattığımda kızması gerekirken neden keyifleniyor. değişik canlılar bu kadınlar djsjsjs

edit: çok pardon sorum kadınlara demişsin, şimdi farkettim.
0
benimkibu
(18.06.26)
(16)

düğün takılarına isim yazıyor musunuz?

jelly bear
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?
taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
0
jelly bear
(16.06.26)
Yazılması gerekiyor. Ayıp hiç değil zaten de yazmamak gelin/damat tarafına ekstra iş çıkarıyor. Çünkü günün sonunda kim ne taktı diye tek tek not edecekler ve onlar da size takı takarken sizin taktığınızın altında kalmak istemeyecekler. Bu yüzden yazılıyor. Hatta bazı düğünlerde takıyı zarfın içine koyup sandığa attırıyorlar ve o zarfların yanında da kalem oluyor isminizi yazabilin diye.
+9
himmet dayi
(16.06.26)
adamın nikinden belli. ayıptır, verirsin gönlünden geçeni/elinden geleni geçersin. isim yazmak nedir aq, oldu reklam çekelim bir de ben tam altın taktım falan diye.
-14
gobekliraki
(16.06.26)
yazılır.
+4
elorelia
(16.06.26)
kendi düğünümde takıya isim yazanı ayıplamamıştım. ama kendim yazmıyorum.
0
co2s2
(16.06.26)
sonra altınları sayarken; ya bu çeyreği de kim taktı aq, dallamanın teki isim yazmadan atmış sandığa şimdi ara ki bul kim verdi bunu derler arkandan
+5
Hallegadola
(16.06.26)
çeyrek takan biri dallama oluyorsa işimiz var.
0
🌸jelly bear
(16.06.26)
no name biri olabilir evet.
0
Hallegadola
(16.06.26)
illa ayıptır diye düşünmemek lazım. Âdettir yazılır ki kişiler bilgin kimin ne verdiğini. gösteriş amaçlı değildir bu gerçekten o kişi senin düğününe geldiğinde mahcup olmamak için bilmek isteyebilir. yazmazsan da olur sonuçta sen yarım taktın sonra düğünün oldu o adamın sana yarım takacak bütçesi o sırada olmayabilir.
içinden nasıl geliyorsa öyle yap bence.
0
neira
(16.06.26)
yazilir, ayip degil.
+2
cooperr
(16.06.26)
Yazılmamasından yanayım.

Yazılmasının sebebi; ben sana bunu verdim, yarın öbür gün sen bana aynı değerini verirsin.

Bu açıdan çok saçma. Diyelim ben arkadaşım evlendiğinde çeyrek altın taktım. Yarın öbür gün evlendiğimde kendisinden çeyrek altın veya aynı değeri beklemem doğru değil. Adamın belki imkanı yok. Benim çeyrek takmam, vermem arkadaşımın aynı değeri geri vermesini meşrulaştırmıyor.
-1
put it in your appropriate place
(16.06.26)
Düğünüm olana kadar yazmazdım. Görgüsüzlük gibi gelirdi. Ve birçok takım geri gelmedi. Geri gelsin diye de götürmemiştim gerçi. Düpünümden sonra anladım ki hem hediye getiren hem götüren için önemli; işleri kolaylaştırıyor.
0
gadlemler
(16.06.26)
herkes imkanı ölçüsünde takı takar
herkesin maddiyatı bir değil
asgari ücretli için yarım gram altın takmak başkası için tam altın takmak gibi bir şey
bence takılan altının değil katılanların listesi daha önemli
şehir değişmiştir gidemezsin, işsizken gidemezsin sonradan telafi etmek gerekiyor
0
mantık
(16.06.26)
Hayır hasenat gizli yapılır. Hediye ise açıktan verilir. Kimin ne hediye verdiğini, hediyeyi alan insanlar bilmek isterler. Yazın. Hiç ayıp değil. Kutunun içine “Mutluluklar dileriz, Ayşe-Ali Yılmaz” gibi bir şey yazmak iyidir.

Kendi adıma, kim ne takarsa, imkanım varsa en az aynısından takmak isterim ama karşılığı olmayacaksa bile hangi hediyemi bana kim almış bilmek isterim. Ona göre yerine göre teşekkür edilir, sevinç/minnet duyulur, dua edilir vs. Yani bir hediyeyi göndereni bilmek gerekir. Altın olsun, başka bir şey olsun…
0
yadigar
(17.06.26)
Az takanlar yazmaz, çok takanlar yazar :)
0
burfak
(17.06.26)
hediyeyi götüreni bilmek gerekir +1
yazılabilir, ayıp değil. Düğünü olan kişilerin altın getiren kişiye karşı ilerde dengeli bir hediye götürmesi açısından da mantıklı. bana yarım altın getirene çeyrek götürmek istemem örneğin. Bizde isimsiz bir tam altın çıkmıştı mesela hiç tahmin etmediğimiz biri çıktı. Karşılığını götürmekten ziyade bilmek isteniyor bazen.
0
dfn4
(17.06.26)
daha birkaç sene öncesine kadar (belki de bazı yerlerde hala) gelini damadı sahneye çıkarıp, anons ede ede "gelinin dayısındaaannn bir çeyrek altııınn alkışlıyoruuzzz" diye takı töreni yapılıyordu. keseye attığın takıya "mutluluklar - ahmet kuburoğlu" yazmanın ayıp bir tarafı yok.
0
kibritsuyu
(18.06.26)
(7)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
7000'e yapacak adamdan makineyi kiralayip kendin yap. Hem para kazanirsin hem tecrube kazanirsin hem de tekrar kullanip kullanmayacaginin belli olmadigi makineyi satmakla ugrasmazsin. Ayrica makinenin bakimi ile de ugrasmazsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-1
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(23)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
umurumda olmaz ama iş yerindeki kadınlar tarafından bu düşüncem yüzünden alaya alınmışlığım da var.
0
aloha snackbar 3
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(17)

Temizliğe gelen kişinin yaptığı paylaşım

administ
Eve temizliğe gelen kadının fotoğraf çektiğini görmüş eşim. Telefonda facebook açıktı dedi. 2 saat kadar uğraştıktan sonra buldum hesabını kendisi yabancı. Bizim evdeki robot süpürge, dikey süpürgeler vs onları yan yana toplamış fotoğraflayıp paylaşmış. Filipince de işte bunları kullanacak el olmadı
Eve temizliğe gelen kadının fotoğraf çektiğini görmüş eşim. Telefonda facebook açıktı dedi. 2 saat kadar uğraştıktan sonra buldum hesabını kendisi yabancı. Bizim evdeki robot süpürge, dikey süpürgeler vs onları yan yana toplamış fotoğraflayıp paylaşmış. Filipince de işte bunları kullanacak el olmadıktan sonra bunlar neye fayda gibisinden bir şeyler yazıp paylaşmış. Oldukça sinirime gitti. Yani biz zaten seni ayda 1 ağır temizlik için çağırıyoruz sanki inşaat artığı temizliyor. Neyse şimdi ya ekra görünütüsü alıp bu yaptığının terbiyesizlik olduğunu söyleyeceğim ya da daha ileri gidip fb paylaşımının altına yorum yazacağım. Hangisi daha iyi olur ?
-12
administ
(08.06.26)
ikisini de yapma. bir başka temizlikçi bulunca böyle böyle de ve çıkart.
+11
gabe h coud
(08.06.26)
boşu boşuna muhattap olup sinirini bozmaya gerekr yok. terbiyesizlik etmiş. bir daha gelmeni istemiyorum yaptığın terbiyesizlikten haberdarım diye mesaj at utansın gitsin
0
neira
(08.06.26)
facebook'ta paylaşımının altına cevap olarak "kendi yoğunluğumuz yüzünden ellerimiz bunları kullanamıyordu. ancak bundan sonra senin de kullanmana gerek kalmadı." yazıp yerine yeni birini bulun.
+6
shadowfollower
(08.06.26)
hiçbiri iyi olmaz. yapmış bir densizlik işte, ne diye seviyeni indiriyorsun. en fazla çek karşına göster gönderiyi, hiçbir yorumda bulunmadan "bir daha evimden foto çekmeni istemiyorum" de. anlar o zaten, o ayıp yeter ona.
0
gobekliraki
(08.06.26)
geçmiş olsun, sosyal medyada like alma amaçlı densiz bir paylaşım işte..
ben olsam hesabı bulduğumdan falan bahsetmez; evimden foto çektiğini farkettiğimi, bunun türlü türlü kötü amaçlar için kullanılabileceği yönündeki endişemi, kendisine güvenimin kalmadığını vs söyleyerek çemkirirdim.
bu arada anlatımın gidişinden, süpürgeleri okutacak da, o ilanı buldunuz sandım :/
+1
lil siztah
(08.06.26)
muhtemelen ek is olarak icerik ureticiligi yapiyor yada memleketteki esine dostu icin paylasim yapiyor. dogru yapmis demiyorum ama senin verdigin tepkinin absurdlugu kadininkinden daha fazla. basit bir foto/paylasimdan boyle bir anksiyete gecirip, 2 saat postu aramak, terbiyesizlikten dem vurup, postun altina yazmandan bahsetmen, gelip buraya sorman anormal bir durum. get a life.
+13
buenosdias
(08.06.26)
Bence kötü bir sey yok.

Teknolojik bir aletin fotosunu koymus yani özel esya sayilmaz.
Yazdiginda da kötü bir sey yok bence. Ai isimizi alamayacak diyor.

Bos yere insanlarin ekmegiyle oynamayin. Duymazliktan görmezlikten gelmeniz en güzeli. Yaptigi isten memnun musunuz önemli olan o.

Bize gelen biri tezgahin sadece görünür kisimlarini silmis geri kalanini uclara atmis falan. Keske robotun fotosunu koysaydı ama tezgahi düzgün silseydi.
+5
Purple life
(08.06.26)
Güzelce uyar.
- Burada hoş karşılanmaz.. de.
kalp kırma .
0
diyecevaplandı
(08.06.26)
Yol ver gitsin. Polemiğe girmeye gerek yok.

Türkiye'ye gelip ne yapacağını sanıyordu ben onu merak ettim. Ona kamuda klimalı oda verip masabaşı iş verecekler sanıyordu sanırım. Göçmenlik ilüzyonu böyle bir şey
0
runaway
(08.06.26)
lümpenle lümpen olma. yol ver gitsin.
+1
mikahakkinen
(08.06.26)
Siz hiç patronunuz ya da müdürünüz hakkında atıp tutmadınız mı?
Gülünüp geçilecek bir şey için iki saat araştırma mı yaptınız sahi?
0
Mirket
(08.06.26)
yani "bütün bu teknolojiye rağmen yine de bir temizlikçiye, insana ihtiyaç var" demek istemiş gibi geldi bana. size laf attığını düşündüüünüz bir anlam çıkarmaya gerek yok illa.
+5
oldtimer
(08.06.26)
Purple life +1
Kötü birsey yapmamış hergun hepimiz konu bulup paylaşıyoruz. Asıl sizin alinganlik göstermeniz sorun olur bence. Hatta tam tersi espiri yapılacak konu. Bence çok saapmayin
+4
aloneinthedark
(08.06.26)
Bundan alınmak o kadar orta sınıf bir hareket. Kişisel bilgileri, mahremiyeti açık edecek bir şey yok ortada. 3 tane dandik plastik eşyanın fotoğrafıyla noncontext tespit yapmış.
+8
grimavi
(08.06.26)
amaaan dert ettiğinize değmez.

rahatsız ettiyse başkasını bulun bunu da çağırmayın.

işini iyi yapıyorsa o kadar umrumda olmazdı ki. hatta paylaşımını gördüm şunu kaçırmışsın diye başka alet gösterip her gördüğümde dalga geçerdim.
+1
gurur
(08.06.26)
@grimavi+1

ayrica kadin yalan da soylememis hani :P
+1
synesthesia
(09.06.26)
ben olsam like atardim. kotu birsey yapmamis, buyutmeyin bence.
+1
banach
(09.06.26)
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(29)

Uzmanlık alanın ne?

Lh12
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
0
Lh12
(05.06.26)
kalp doktorlugu
borsa yatirimi
yaprak dökümü pub quiz
erken emeklilik
-3
Purple life
(05.06.26)
Erkekler ksks değil tabii matematik sorunuz varsa gönderin
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
@purple
Sktas
Rubns
Ercb
Zengin eder mi?
-1
Cezcez
(06.06.26)
Seks
-6
Cezcez
(06.06.26)
'de-da' takılarının hangi durumda bitişik, hangi durumda ayrı yazılacağını bilirim.

Ama bu konuda pek danışan olmuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. 'Her ihtimele karşı' deyip her takıyı ayıranlar var mesela.
0
Mirket
(06.06.26)
Çevirmen, arkeolog
0
lesmiserables
(06.06.26)
Bilgisayar sistemleri
Otomasyon sistemleri
Tarım ( sera ve mevyeler)
Hayvancılık (Koyunculuk)
Basit inşaat teknikleri
Spor Toto
0
kaiserr76
(06.06.26)
Medya
İletişim
Broadcasting
Siyaset (gunahim cok)
0
duster
(06.06.26)
Galiba ticaret
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
grafik&motion tasarım ve AI
ve resim
ve kediler
ve tatlılar

---

ayrıca abidik gubidik hobilerim arasında mobilya/kıyafet/kiralık ev bakmak var.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
kedi
motor
heavy metal müzik
biraz da akademik çalışmalar
0
lil siztah
(06.06.26)
cannabis
-1
birdirbir
(06.06.26)
şarap
yelkenli
yelkenli ile gidilesi türkiye ve avrupa koyları
+1
sailor
(06.06.26)
emlak
alanya
nitelikli kahve

site içi yardımlaşma için faydalı bir başlık olmuş bence.
0
MtKrt
(06.06.26)
Seyahat ve medya
0
euteamo
(06.06.26)
aşçıyım (tatlı ağırlıklı)
gramer naziyim (başlıktaki da ayrı olmayacak)
naziyim dediysem benim de bilgim sınırlı ama denk gelince yapıştırıyorum
lol oynarım hero sorabilirsin :P
kedi ve köpek besliyorum. her türlü mama bakım cart curt sorabilirsin
0
neira
(06.06.26)
Metal müzik, dişi kedi(kedi konusunda cinsiyetçiyim erkek kediler saftirik oluyor) oyunlar, bilgisayar donanımları, bilişim altyapısı.
0
devorgilla the gunslinger
(06.06.26)
gömüzü yazılım, elektronik, rf ve radar sistemleri, telsiz haberleşmesi.
+1
orpheus
(06.06.26)
Göçmenler .
Yıllardır onlardan çok kimse tanıdım.
Suriye'de yaşadıkları, hayatlarındaki zorluklar, sanılanın aksine zararlarından çok bize dokunan faydaları vs.. (sağa, sola , siyasete çekmeden samimi sorusu olana samami cevaplar verilir.)
0
diyecevaplandı
(06.06.26)
siz sorun bildiğim bir şey ise yanıtlarım.
(bkz: bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir)
0
late viper
(06.06.26)
*kültürel miras çalışmaları, müzeler, antik kentler, sanat galerileri vb.
*hak temelli kadın çalışmaları, stk vb.
0
Phoebe
(06.06.26)
Kuzey Amerika, Kanada.
Atlantik Kanada
Oil & gas sektoru, hebron, hibernia dahil.
Ingilizce & Fransizca
Seyahat
Amerika'da okumak
Kar motoru
40+ vucut gelistirme & gures
Amerikan Pickup kamyonetleri
Honda Rebel 1100 DCT
Emlak yatirimi
Cane Corso sahibi olmak
Ozel pilotluk lisansi, ucak kiralama ucretleri etc.
-3
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
Bu görsel veya video manipüle mi edilmiş veya yapay zeka ile mi yapilmis?
Dekorasyon tavsiyesi
Rüya yorumu
Pratik tamir çözüm önerileri
Renkler
0
sadegazoz
(07.06.26)
aklınıza gelebilecek her konu
0
co2s2
(07.06.26)
malzeme kalite kontrol
123123 tane farklı parametreyi birleştirip verimli hale getirmeye çalışmak
0
mantık
(07.06.26)
the sims lore
futbol siyasi tarihi
ezoterik tarih
kurtlar vadisi lore
kısmetse olur lore
avrupa yakası lore
0
Hallegadola
(08.06.26)
schengen vize danışmanlığı
0
bluemoon22
(08.06.26)
Buranın ruhuna uygun, faydalı başlık olmuş..
Bana gelince, kitap (nadir, el yazma, osmanlıca v.s.), Arapça, Osmanlıca okuma, çeviri..
0
erdoyil
(08.06.26)
Çok faydali bir duyuru olmuş. İzninizle arada hortlatacağım. Balkon bitkiliciliği ile uğraşan arkadaş aramaktayim. Bana çocuğumu\torunumu\yigenimi şu mesleğe\hobiye yönlendirmeyi düşünüyorum derseniz, bir etkinlik veya kitap önerebilirim. Mesela bitkilerle ugrassin istiyorsaniz “tohum topu” yapımı gibi…
0
sadegazoz
(11.06.26)
(9)

Bulaşık makinesi hangi sitelerden alınır, hangilerinden alınmaz?

mezzosprite
Mesela a101den buzdolabı ve bulaşık makinesi almıştım gayet güzel bi süreç yaşadım, yetkili servise gitti ürün, onlar getirip kurdular.Şimdi yine bulaşık makinesi almak istiyorum ama arçelik, hangi sitelere bakayım hangilerini geçeyim?
Mesela a101den buzdolabı ve bulaşık makinesi almıştım gayet güzel bi süreç yaşadım, yetkili servise gitti ürün, onlar getirip kurdular.
Şimdi yine bulaşık makinesi almak istiyorum ama arçelik, hangi sitelere bakayım hangilerini geçeyim?
0
mezzosprite
(03.06.26)
Hangisi daha ucuzsa oradan alabilirsin. Hepsinden yetkili servis gelir kurar aksi bir durum sadece klimada olabiliyor montaj hariç diye belirtiyorlar.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(03.06.26)
Teşekkür ederim ama pttavm'de en ucuzdu dün sordum ordan alma dediler kafam karıştı benim de.. Bi de satıcıya pazar günü mesaj attım sorularımla, hala cevap yok, bu da güvensizlik oluşturdu
0
🌸mezzosprite
(03.06.26)
pttavm de çok fazla dolandırıcı var, buzdolabı alırsın deterjan gönderirler. başıma geldi.
+2
antihero
(03.06.26)
Pttavm'de komisyonlar dusuk oldugu icin en uygun fiyat orada cikar genelde.

Ayni makine 3-5 farkli sekilde siteye yuklenmis olabiliyor ve her biri de farkli fiyat ve satici oluyor genelde. (kategorizasyonlari ve arama ozelligi zayif).

Pttavm'de alirken yapmaniz gereken tek sey Saticiyi google'da arayin, fotolarda arcelik bayisi magazasiysa guvenle alabilirsiniz. (Teyit amacli arayip, pttavm'deki su magaza siz misiniz diye sorabilirsiniz)

Dedigim gibi dikkat edeceginiz tek sey 3. Parti satici degil, arcelij bayisi oldugundan emin olmaniz. Gerisi zaten ayni surec, servis getirip kuruyor makineyi.
0
brkylmz
(03.06.26)
satıcı önemli. hangi site olursa olsun satıcı firma adresini kontrol edin. bazı firmalar defolu ürün satıyor ondan ucuz olabilir. ama en iyisi gidip bakmak.
+1
mikahakkinen
(03.06.26)
hepsiburada ve amazon satıcılı ürünler tercih sebebim.
n11 de hala iyi çalışıyor ama satıcının güvenilirliğini araştırmak lazım.
0
lil siztah
(03.06.26)
elektroniği trendyoldan alma da nereden alırsan al. olası bir sıkıntıda trendyol sonuna kadar satıcının arkasında duruyor. yasal iade hakkının gasbedilmesine göz yumuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.26)
Burada satıcı önemli. Pazaryerlerinde kendi satıcılarından alışveriş yapmak gerek. Hepsiburada da Hepsiburada satıcısından, amazondan Amazon satıcısından almak gerek. Veya buralardaki markaların kendi hesapları veya vatan,Teknosa gibi yine bunların kendi hesaplarından yapmak gerer.
Yüksek meblağlı hiçbir ürünü bilinmeyen satıcıdan almam. Maks 500 lira limitim var ancak o kadarlık riske girip no name satıcıdan alırım.
0
my fault
(03.06.26)
eksisozluk.com
hangisinden alınır kısmından çok hangisinden uzak durmak gerek onu bilmek lazım
müşteri memnuniyetini en çok önemseyen firma şu an bence amazon
0
neira
(03.06.26)
(2)

Apartmanın güvenlik kamerasını bakmak için kimden izin almak lazım? (yasal olarak)

ya ben lan neyse
karakol, savcılık vs?gidip yöneticiyi ikna etmekten bahsetmiyorum. onu yaparım da yasal durumu merak ediyorum o da gerekebilir.teşekkürler.
karakol, savcılık vs?

gidip yöneticiyi ikna etmekten bahsetmiyorum. onu yaparım da yasal durumu merak ediyorum o da gerekebilir.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(09.05.26)
Kamera ortak alanlara bakıyorsa (ki öyle olmak zorunda zaten) mülk sahibi ya da kiracı bakabiliyor olmalı izin almaksızın.

Edit: bu iş hem kvkk hem kat malikleri kanunu kapsamına giriyor olmalı. Profesyonel destek almak lazım. Benim dediğim de doğru olmamakla birlikte “apartman benim” diyenin dediği de doğru değil yani. Yetki verilmesi lazım falan filan. Yani sistem kanunlara uygun kurulacak, izlemesi de kanuna uyacak. Karmaşık mevzu.

Edit 2: www.hukukihaber.net

Sadece bir örnek. Bir sürü kaynak var bununla ilgili.
-1
orient blue
(09.05.26)
bizim kameralar kapıcıda. bişi olunca şuna baksana bi fln gidip bakıyor. mülk sahiplerinin güvenliği için değil mi o? hakkı olan erişebilmeli değil mi?
0
neira
(10.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(4)

yağ ölçen tartıyı nerede tek seferlik kullanabilirim (ücretli veya ücretsiz)

northern eagle
İstanbul anadolu yakasında yağ kemik ağırlığı vs her detayı ölçen tartıyı nerede bulup kullanabilirim? Hastane diyetisyenine mi gitmek zorundayım? ayda yılda bir tek sefer tartılsam yeter. Bildiğiniz yer var mı bu konuda (Eczane bile olur)
İstanbul anadolu yakasında yağ kemik ağırlığı vs her detayı ölçen tartıyı nerede bulup kullanabilirim? Hastane diyetisyenine mi gitmek zorundayım? ayda yılda bir tek sefer tartılsam yeter. Bildiğiniz yer var mı bu konuda (Eczane bile olur)
0
northern eagle
(05.05.26)
İBB nin Spor merkezlerinde ücretsiz var
0
Teran
(05.05.26)
macfit e gidip ücretsiz salon tanıtım tartı vb haklardan yararlanabilirsin
0
neira
(05.05.26)
Herhangi bir diyetisyene gidip rica etseniz izin verecektir. Para bile almayabilir.
0
halitkin
(05.05.26)
Herbalife beslenme merkezlerinde ücretsiz kullandırıp bir de üzerine yeşil çay ısmarlarlar size
0
covered
(05.05.26)
(3)

eczacıların ilaç küpürlerini kesmesi

inheritance
2000lerde kalmamış mıydı? dün özel sigorta (allianz) ile ilaç aldım. eczacı sigorta istiyor diye ilaçların küpürlerini kesti. daha önce başka bir eczaneden aynı şekilde ilaç aldığımda küpürleri kesmemişlerdi. özel sigorta ile sadece iki kere ilaç aldım, bu konuda başka deneyimim yok. o yüzden normal
2000lerde kalmamış mıydı? dün özel sigorta (allianz) ile ilaç aldım. eczacı sigorta istiyor diye ilaçların küpürlerini kesti. daha önce başka bir eczaneden aynı şekilde ilaç aldığımda küpürleri kesmemişlerdi. özel sigorta ile sadece iki kere ilaç aldım, bu konuda başka deneyimim yok. o yüzden normal mi değil mi bilemedim.
+1
inheritance
(05.05.26)
özel sigortada normal, ben de geçen sene aldığımda aynı nostaljiyi yaşamıştım :)

bu arada benim anladığım, devlet/sgk zaten hangi ilacın hangi paraya satıldığının, hastaya hangi ilacın verildiğinin kaydını kendi sistemine tutuyor. özel sigorta ise bunları manuel kayıt altına aldığı için küpürleri kesiyorlar.
0
shadowfollower
(05.05.26)
normal normal
halam eczacı o da sittin senedir yapıyor bunu
0
neira
(05.05.26)
benim bildigim eger eczanenin sigortayla anlasmasi yoksa, kupur kesip receteye ekleyip geri veriyor ki siz onu sigortaya verebilin.
eger anlasmali eczaneden alirsaniz kesmezler.
0
65 derece
(05.05.26)
(2)

eski binanın deprem dayanıklılık durumu

sorucu
sahibinden.comdan istanbul kiralık daire bakıyorum. Bina yaşı 31 ve üzeri olanların fiyatlar daha uygun doğal olarak. Acaba bu binaların deprem için risk oluşturmadığına nasıl emin olabilirim? Yani karot alınması yeterli mi? Başka ne yapabilirim?
sahibinden.comdan istanbul kiralık daire bakıyorum. Bina yaşı 31 ve üzeri olanların fiyatlar daha uygun doğal olarak. Acaba bu binaların deprem için risk oluşturmadığına nasıl emin olabilirim? Yani karot alınması yeterli mi? Başka ne yapabilirim?
0
sorucu
(03.05.26)
bölgenin zeminine bakabilirsin, binanın bodrumuna inip yüksek oranda nem, çatlak var mı kontrol edebilirsin.
0
orpheus
(03.05.26)
karota başvurunca 2 sene sonra sıra sana geliyor (bölgeye göre değişir gerçi, kadıköyde 2 yıl sürdü) ve 99 öncesi yapılan tüm binalara çürük veriyorlar ve 3 ay içinde yıkılıyor yani karota başvurursan evsiz kalırsın.
biz özel bir şirkete yaptırdık. dediklerine göre bina iyi durumda 8 şiddetinde deprem olmadığı müddetçe sorun yok fakat belediye çürük verir onların şartları katı dedi
0
neira
(03.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-2
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(1)

Lazer epilasyon sorusu

love and trust
10 yıl kadar önce alexandrite cihazla epilasyon yaptırmıştım, şimdi yeniletmem gerekiyor. Tekrar alexandrite cihaz mı önerirsiniz, buz lazer mi yaptırayım?Alexandrite’tan sonra 10 yıl geçmesine rağmen inanılmaz azalma var, tek tük ve ince yapıda çıkıyor. Kimis alexandrite bunu görmez diyor. Ne yapsa
10 yıl kadar önce alexandrite cihazla epilasyon yaptırmıştım, şimdi yeniletmem gerekiyor.
Tekrar alexandrite cihaz mı önerirsiniz, buz lazer mi yaptırayım?

Alexandrite’tan sonra 10 yıl geçmesine rağmen inanılmaz azalma var, tek tük ve ince yapıda çıkıyor. Kimis alexandrite bunu görmez diyor. Ne yapsam karar veremedim. İkinciye lazere dönenler cevap verirse şahane olur
0
love and trust
(14.04.26)
ben de vaktiyle alex yaptırmıştım ama pek bir faydası olmamıştı. sonra eve philips lumea aldım ve artık budist gibiyim :P üşenmezsen evde yap derim.
0
neira
(14.04.26)
(5)

Kahveyi (espresso) sert yapmak demek

put it in your appropriate place
Baristaya espressoyu sert yapar mısın kral dediğimde yav he he yaparım diye geçiştirler mı yoksa kahveyi sert yapmak mümkün mü?
Baristaya espressoyu sert yapar mısın kral dediğimde yav he he yaparım diye geçiştirler mı yoksa kahveyi sert yapmak mümkün mü?
0
put it in your appropriate place
(04.04.26)
gittigin yere gore degisir. starbucks tarzi zincir kahvecilerde olmaz cunku makineye koyduklari cekirdek kahveler bellidir. starbucks tarzi dedim ama starbucks reserve icin bir istisna olabilir. (gitmedim bilmiyorum) adi sani bilinmedik cafelerde de oyle, ogutucuye herkesin begenecegi cekirdekten koyarlar. bir kisi icin hazneyi bosaltip sert cekirdek koyacaklarini sanmam. petra, kronotrop gibi ust segment yerlerde (sormadim ama) mumkun olmasi muhtemel.
-1
arakaali
(04.04.26)
Espresso nun daha az suyla yapılanına ristretto deniyor böyle isteseydin belki anlarlardı

Espresso ristretto diye yutubda arat
+1
grimavi
(04.04.26)
Sert çekirdekle sert kahve aynı şey değildir alakası yoktur Petra’ya gidip kendinizi rezil etmeyin gotuyle güler oradaki arkadaşlar size.

Soruya cevap vermemişim, sertlikten kastınız kafein oranı yüksek olsun diyorsanız ristretto yapması da işe yaramaz daha yoğun bir kahve içersiniz sadece hatta daha tatlı olur acı olmaz. Sert olsun kafeini yüksek olsun derseniz çekirdeği değişmesi lazım bir çok işletme de bunu yapmaz.
0
Mcfly
(04.04.26)
sert derken yoğunluk mu acılık mı kafein mi vs. neden bahsediyorsun+1
mesela dark roast robusta mı istiyorsun?

kahvecilerin işi kahve satmak, çoğu bi fincan içip gitmesini istemez müşterinin... haliyle yüksek kafein oranlı robusta çekirdek kullanmak işlerine gelmez, 99% arabica kullanılır.
zaten arabica=kalite algısı yaygın, müşteriye seçme şansı versen tek kriter arabica mı robusta mı olsa çoğu arabica seçer. tek başına kalite kriteri değil aslında, kötü arabicadan iyi robusta da olabilir... genel olarak robusta daha sert, daha yüksek kafeinli olan. tabi ikisinin de bin farklı türü var ben o konuda detaylı yorum yapacak bilgi ve deneyime sahip de değilim yüzeysel söylüyorum.

kendi çekirdeğini götürsen ondan öğütüp yapacak yer bulabilirsin belki? öğütücüsü devamlı dolu olan veya başka kahve karıştırmak istemeyenler de olabileceğinden bu da garanti değil... öğütülmüş kahveni verirsen onu kullanacak yer bulma şansın biraz daha yüksek olabilir burada da sıkıntı yine adamların amacının kahve satmak olması, kendi kahveni yaptırsan da tam ücreti ödemeyi teklif edersen filan anca olur o iş. gerçekten çok çok önem vermiyorsan değmez. birkaç kahveciyi arayıp robusta kahve seçeneğiniz var mı diye sorabilirsin alternatif olarak...

mesela ristretto denmiş, tadı daha yoğun olur evet ama amaç kafeinse birim başına daha yüksek olsa da miktarı daha az olacağından toplam alacağın kafein de daha az olacaktır. aynı miktarda çekirdekten daha az su geçiyor haliyle daha az extraction gerçekleşiyor ve daha az kafein fincana ulaşıyor. daha seyreltilmiş olan lungoda yoğunluk düşük ama toplam kafein daha yüksek olur.
0
konetsu
(04.04.26)
makinelerin sertlik ayarı var aslında mincik bir dokunuşa bakıyor ama o çalışanlar hayatta uğraşmaz bununla. sert çekim parası bile alır :D
0
neira
(04.04.26)
(13)

Tuvalet kağıdı nasıl seçiyorsunuz?

michael_knight
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?Neden?Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?
Neden?
Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
-1
michael_knight
(04.04.26)
Bambu yazıyorsa ve indirimdeyse alırım. Başka kriterim yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
Solo, Familia, Selpak vb. hepsinin ucuz (daha az yapraklı-katlı, daha ince, daha küçük vs.) ürünleri var. Kullanıcı özellikle kampanya dönemlerinde oldukça ucuz görünen bu ürünleri sırf markası büyük diye alıyor, daha sonra kalitesizliğiyle yüzleşiyor. Bunu yapmayan tek ürün Papia gördüğüm kadarıyla, hep aynı orta karar kalite, hep aynı orta karar fiyat.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.04.26)
üziren ultra deluxe vb yazanları alıp deneyip fav a atıyorum. 32lisi 500 lira falan oluyor ama yumuşak ve aşındırmayan oluyor (kadınlar için gerekl)
+1
neira
(04.04.26)
kafa yorduğum bir konu değil. soft moft bir şeyler yazanlardan, indirimde olduğunda alıyorum.
+2
cay koy geliyorum
(04.04.26)
tuvalet kağıdında en yumuşak ve en kalitelisini almaya çalışıyorum. dışarıda ince ve zımpara gibi olanları hiç sevmiyorum. kağıt havlu konusunda o kadar seçici değilim.
+1
eileengray
(04.04.26)
En ucuz olanini seciyorum. Baska bir kriterim yok.
+2
Sour
(04.04.26)
kicima soruyorum, kendisi begenirse devam.
begenmez ise o zaman marka degistiririm.
kagit havluda en cok su cekeni alirim.
0
cooperr
(04.04.26)
3 katlı olmasına dikkat ediyorum ama onlar bile artık eli ıslatıyor. eskiden 2 yaprak yeterdi, artık 3 yaprak bile yetmiyor. her şeyde kalite düştü.
0
nothing in my way
(04.04.26)
Familia kullanıyoruz ve memnunuz. Kampanya dönemlerinde indirimdeyken alıyoruz. Adet fiyatı indirim zamanlarında 6,5 tl falan oluyor.
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
@nothing in my way +1

kriterim 3 katlı ve bilinen markalardan olması. ama onlar bile artık eskisi kadar iyi değil.

kağıt havluda ise genellikle migros'taki viva markayı seçiyorum veya o anda hangisi uygun gelirse. kağıt havlu konusunda kriterim yok.
+1
tabudeviren
(04.04.26)
papia pure 4 katli bi secenek vardi. pro plus max. en premiumu neyse onu aliyorum.

cevredir agaclar boceklerdir ecco falan aldim zamaninda, memnun kalmadim.
benim popom kiymetli rahat etsin istiyorum buna gectim. arkadas grubunda da herkes bunu kullaniyo.
0
aguen
(04.04.26)
3 katlı olsun sağa sola dökülmesin + parfümsüz olsun (allerjik reaksiyon ve mantar enfeksiyonu riski) yeterli
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
selpak iyidir. hb ya da trendyol'da indirim olunca toplu yapıştırıyorum.

sloganım da şu;

"selpak, götünün değerini bilenlere"
+1
spirit crusher
(06.04.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(11)

Hangi markaları tercih ediyorsunuz

arbre
Erkekler için soruyorum ama kadınlar da yazabilir. Boxer, ayakkabı, hırka, aklınıza ne geliyorsa hangi markaları neden tercih ediyorsunuz?
Erkekler için soruyorum ama kadınlar da yazabilir. Boxer, ayakkabı, hırka, aklınıza ne geliyorsa hangi markaları neden tercih ediyorsunuz?
-9
arbre
(29.03.26)
Benzin shell ahdjsjaj
+5
kimlanbu
(29.03.26)
Termos için zojirushi, sabun ve banyo ürünleri için lush, vasıta toyota, giyim lcw ve defacto, boxerbamboostic, outdoor giyim yds, pc/laptop ve donanımları asus, züccaciye paşabahçe, kalem pentel ve uni, ayakkabı greyder gibi ilk aklıma gelenler.
+1
yadigar
(29.03.26)
seher yıldızını tercih ediyorlar :D
ucuz diye herhalde
+1
neira
(29.03.26)
kimlanbu+1 ek olarak arttırıyorum lpg shell :D

genel olarak brand loyalty'e karşıyım bu yazdıklarım dışında f/p oranı çok daha iyi yakalarsam başka ürünler de tercih ettiğim oluyor ama yakın fiyattaysa evet bazı markalar daha öncelikli tercihimdir.

-klavye/mouse razer
-ssd samsung(ama kioxia filan da aldım mesela)
-çeşitli market ürünlerinde migros, üreticileri zaten belirtiliyor çoğu iyi kalitede. genel olarak market alışverişimi de migrostan yaparım.
-giyim ağırlıklı olarak lcw
-ayakkabı adidas(diğer giyim ürünleri neyse ama ayakkabı çok fark ediyor bunda ucuza kaçmıyorum) daha spesifik olarak ultraboost serisi hatta.
-pil foreverplus(bu da migros'un markası ama migros adıyla satmıyorlar. uygun fiyatlı alkaline pil işte. çinko karbondan ucuza satılıyor, neredeyse duracell performansı veriyor)
-klima airfel/kaira. midea üretimi, daikin markası. f/p olarak güzel.
-powertool einhell, yine f/p iyi özellikle aküleri uygun fiyatlı.
-su kampanya olunca nestle/erikli ama normalde f/p iyi olduğundan hamidiye. damacana almıyorum 5'lik tercih ediyorum daha hijyenik olduğundan.
-motor yağı antifriz vs. castrol
-maden suyu beypazarı
-tıraş bıçağı gillette(sensor3/blue3 aynı ürün sapı farklı kartuşu aynı)
-diş fırçası oralb/braun şarjlı olandan.
-ampul philips. evdeki dükkandaki hatta annemin evdeki tüm ampuller philips led. hepsi 6500k tabiki. buzdolabının içindeki sarı ampulü bile 6500k led philipsle değiştirdim bir tek fırındakini değiştiremiyorum :D o öyle iğrenç sarı kaldı mecburiyetten.
-elektrik tesisatıyla ilgili şeylerde schneider/viko/günsan
0
konetsu
(29.03.26)
Kot: levis, wrangler
Diş macunu: colgate white
Diş fırçası: signal vertical expert
Sweat, tshirt: mavi, diesel
Laptop: msi
Mouse: logitech
Araba: audi
Saat: seiko
0
Unde bach canim
(29.03.26)
giyim diye anliyorum. cok deneme, yanilma yaptim onerilen markalari alip kullandim veya denedikten soinra iade ettim. geldigim nokta sudur:

don: blackspade
corap: falke
gomlek: camiceria piccolo
pantolon: incotex
ceket: baracuta
ayakkabi: crown northampton
outdoor giyim: norrona
outdoor ayakkabi: asolo, la sportiva.
0
antikadimag
(29.03.26)
geçen sene don çorap aldığımda, ulan bi indirim daha yakalarsam yine alırım dediğim bir marka vardı adını hatırlayamadım. set olarak amazonda satıyordu, bulursam link atarım.
0
birdirbir
(30.03.26)
don: ck, h&m, uniqlo
çorap: zara, h&m
kazak: cos, zara, massimo dutti
sweatshirt: napapijri, nike
hırka: silk&cashmere
gömlek: etro, massimo dutti, uniqlo, beymen
pantolon: massimo dutti, zara, h&m, cos, uniqlo
mont/dış giyim: patagonya, ck, nike
ayakkabı: veja, nike, reebok
ceket: massimo dutti, beymen
telefon&bilgisayar: apple
mutfak gereçleri: fissler, zwilling, wmf, victorinox
beyaz eşya: siemens, bosch
saç ve vücut şampuanı: la roche posay, sebamed
diş macunu: marvis, sensodyne, paradontax

bu markaları tercih etme sebebim aslında kategori olarak f/p açısından hepsi birbirinden farklı ama özellikle dış giyim, teknoloji, gömlek, kazak gibi ürünlerden az ama öz alıyorum. mesela 20 tane gömleğim olmuyor. kaliteli olsun, ömürlük olsun ama 4 gömleğim olsun diyorum. dayanıklılık ve kalite benim için ön planda.
0
elektr10
(30.03.26)
Boxer: Marks & Spencer
Ev Giyim: LCW, Defacto, H&M
Tshirt: Jack & Jones, Mavi, Massima Dutti, Lacoste
Gömlek: Massimo Dutti
Jeans: Mavi, Massimo Dutti
Ayakkabı: New Balance, Converse, Camper
Mont: North Face
0
onyx
(30.03.26)
Boxer: çakma lacostle(bu arada gerçekten kalitesi güzel)
Ayakkabı: Hotiç,Adidas
Gömlek/Pantolon: Avva,Dufy
Mont: New Yorker
Takım Elbise: Efor,Damat(bi kaç tane de pahalı var ama onlar söylenmez ayıp)
Eşofman Spor giyim: Adidas
Bira: Niksiçko
Kola: Coca Cola
Şampuan: Elseve (turuncu şişe)
Parfüm: Versace Eros
Araba: Audi A6 avant (şuan bunu kullanmıyorum ama en memnun kaldığım arabamdı)
Nevresim Takımı,havlu ve bornoz: Şikel
Pijama: Ds Damat
Televizyon: Lg
Hırka: Oxxo (meğer bu marka sadece kadınlara üretiyormuş, eşim bana aldı diye düşündüğüm bir hırkalarını 2 senedir giyiyorum)
Masa Sandalye: Leta
Mobilya: Saloni
Yatak: Bed&More
Baza takımı: Armis
Yatak odası takımı: Akyol Life
Yastık: Tempur
Sigara: Winston xstyle
cips: Ruffles
Kulaklık: JBL Tune Bean Bass(2.Ye alışım)
Bilgisayar: MSI
Telefon: Samsung
Tablet: Samsung
Klima: Mitsubishi
Kombi: Baymak
Saat: Orient

Aklıma gelen her ürünü sıraladım, özellikle kendim kullandığım ve hiç problem yaşamadığım markaları sıraladım.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
@dirildimde geldim

her şeyinin alanlarının neredeyse 'iyisi / ortalama üstü' sayılacak markalara ait olması ve senin tüm bunları biliyor olman çok ilginç. ne bileyim aşırı planlı, tutkulu, kaliteyi bilen ve taviz vermeyen insan personası oluşuyor bu postu okurken. ne diyorsun bu konuda
0
birdirbir
(31.03.26)
(6)

Şu olay ne

arbre
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.2. Ben markete girince bu kızın arkad
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.

Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.

1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.

2. Ben markete girince bu kızın arkadaşı gülmeye başlıyor. Whatsapp'ta bir şeyler yazıyor.

3. Bana sorular soran kız beklediğim mesajı aldım diyor bağırarak.

Benim markete geldiğimi mi haber veriyor?
-21
arbre
(28.03.26)
Kız sana deliler gibi aşık
+2
kullaniciadimvar
(28.03.26)
kullaniciadimvar, ciddi soruyorum :D Yaşları benden küçük
-9
🌸arbre
(28.03.26)
Size ilgilsi var belli ki. Diger arkadasi da bunu biliyor. Siz gidince aralarinda gulup konusuyorlar, durum bu gibi geldi
0
acelaacedebela
(28.03.26)
hoşlanıyordur büyük ihtimalle. kasa olayından ele verdi.
0
neira
(28.03.26)
Bana hoşlanma gibi gelmedi, tanıdık sima olarak gorup bir iki laflamak istemişler siz her seferinde ha- he deyip geçiştirmişsiniz, onlar da sizi mimlemişler “geldi yine tipini s…..m” şeklinde haberleşiyorlar işte.
+8
covered
(28.03.26)
Bence dalga geçiyorlar
+5
Hallegadola
(29.03.26)
(7)

Robot süpürge önerisi?

jackyr
30-35k civarına robot süpürge önerebilir misiniz?Vacuumwars üzerinden inceledim ama kullanıcı yorumlarını da duymak isterim.Roborock qreva ve dreameler genelde ön planda sanırım bu aralar. Halihazırda 5 yıllık Xiaomi en giriş versiyonu var. Robot mop pro p gibi bir şey. Saçlar çok takılıyor fırçasın
30-35k civarına robot süpürge önerebilir misiniz?

Vacuumwars üzerinden inceledim ama kullanıcı yorumlarını da duymak isterim.

Roborock qreva ve dreameler genelde ön planda sanırım bu aralar.



Halihazırda 5 yıllık Xiaomi en giriş versiyonu var. Robot mop pro p gibi bir şey. Saçlar çok takılıyor fırçasına ve Silme olayını kullanmıyoruz bile çünkü aşırı kötü. Bi de iyice eskidi.

Yedek parçasını rahat bulabileceğim bir şey olursa harika olur.
0
jackyr
(24.03.26)
Dreame X40 Ultra

Biz Dreame L10s Ultra aldık, eşe dosta da aldırdık memnunuz.
0
ananiyimioguz
(24.03.26)
xiaomi x10plus kullanıyoruz. eskiden mop 2 mi ne öyle bişi vardı çok rezil dakka başı bi arıza verirdi ama bu öyle değil çok memnunuz.
0
neira
(24.03.26)
dreame L10s Ultra Gen 3

1 aydir kullaniyorum ve inanilmaz memnunum.
0
VIPCH
(24.03.26)
Dreame x40 ultra ae aldım geçen ay, cok memnunum
0
mirty
(24.03.26)
yeni çıkanların hepsi 10 numara. hepsi alınır.
tek sorun 2 sene sonra haritası bozulacak, yerini bulamayacak. yedek parçası bulunmayacak. bunu yaşamayan modeli bulursan onu al.
0
plastic_angel
(24.03.26)
Roborock s8 2 yıldır kullanıyorum; çok memnunum.
+1
nefertarii
(24.03.26)
en son roborock aldım ama kişisel düşüncemi yazayım, malzeme kalitesi çok kötü. Altta fırça üzerindeki kapağı hafif açılan bir sisteme sahip üç aydır kullanıyorum 3 kere kırıldı japonla tamir etmeye çalıştım, hala çok güven vermiyor. Kırık olunca aşırı ses yapıyor. bundan önce neato kullandım iki farklı model, malzemesi taş gibiydi toplamda 8 sene kullandım onları, elektronik arızası oldu, servis olmayınca başka markaya geçtim. Tavsiyem yorumlarda malzeme ile ilgili detaylara dikkat ediniz.
0
ruz
(25.03.26)
(2)

Yemek fotoğrafı

arbre
Instagram'da yemek fotoğrafı paylaşıyor musunuz story olarak? Atıyorum öğle arası.
Instagram'da yemek fotoğrafı paylaşıyor musunuz story olarak? Atıyorum öğle arası.
-8
arbre
(24.03.26)
hiç yapmadım öyle bir şey. yapanları görüyorum ama. sanırım şurada şu kişiyle beraber keyif yapıyorum anlamında olsa gerek.
0
neira
(24.03.26)
Naughty bir sey yediysem evet :(
-6
Purple life
(24.03.26)
(5)

Telefon

rakicandir
Telefonum kırıldı, 20-30k bandında telefon önerisinde bulunabilir misiniz? Teşekkür ederim.
Telefonum kırıldı, 20-30k bandında telefon önerisinde bulunabilir misiniz?
Teşekkür ederim.
0
rakicandir
(23.03.26)
Samsung a56, 256gb lık modeli 23 bin civarıydı
+1
grimavi
(23.03.26)
Telefon işi artık sadece fiyat bandı meselesi değil. 20–30k aralığında hemen her cihaz günlük işleri zaten sorunsuz yapıyor. Asıl farkı yaratan şey, senin telefondan ne beklediğin.

Kamera diyorsan başka yere bakman lazım, oyun diyorsan başka, pil ömrü diyorsan bambaşka. Aynı paraya herkes her şeyi iyi yapıyor gibi görünse de aslında her model bir yerden kısıyor.

O yüzden düz mantık öneri:
• Dengeli kullanım → Redmi Note serisi
• Performans/oyun → Poco
• Stabilite, sorunsuzluk → Samsung A serisi

Şu an mantıklı 3-4 tane net seçenek var:

🔹 Dengeli / herkes için güvenli tercih
• Xiaomi / Redmi tarafı bu fiyat bandının “default”u
• Kamera iyi, pil iyi, günlük kullanım akıyor
• Fiyat/performans açısından genelde en mantıklı tercih 

👉 Çok düşünmeden alınacak cihaz: Redmi Note 15 Pro



🔹 Bir tık daha performans (oyun vs.)
• Poco serisi (X / F serisi özellikle)
• Aynı paraya daha güçlü işlemci veriyor
• Ama kamera ve stabilite bazen geri kalabiliyor

👉 Oyun diyorsan Poco



🔹 “Ben sorun yaşamak istemiyorum” diyen tip
• Samsung A serisi (A34 / A54 / A55 civarı)
• Daha stabil, daha temiz Android
• Ama aynı paraya biraz daha düşük donanım

👉 Kafa rahatlığı = Samsung



🔹 Kısa net özet
• F/P → Redmi
• Performans → Poco
• Stabilite → Samsung

Sonuç net:
Ne istediğini netleştirmeden alınan telefon genelde 3 ay sonra pişmanlık yaratıyor.
Ama “ben uğraşmam” diyorsan, Redmi Note serisinden güncel bir model alıp geçebilirsin.
-1
gabe h coud
(23.03.26)
Ne alırsan al da siyomi pişmanlıktır. Telefonun içindeki parçalar zamanla çürür ve asla eskisi kadar verimli çalışmaz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.03.26)
xiamoi redmi note 13 pro+ kullanıyorum 2 sene oldu çok memnunum. bundan önce de bi alt modelini kullanmıştım. tr fiyatı da bu civar sanırım.
+1
neira
(23.03.26)
Nothing Phone 3a

Xiaomi'yi geçin abi. Beş para etmez.
+1
efreet sultan
(23.03.26)
(11)

Kalori açığı yaratmak için

huladancer
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)

Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü

Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1 kivi ve 1 bardak süt (230ml)

Akşam(en geç 5'te): yeşil salata + 1 dilim yulaf ekmeği + yoğurt(200gr)

Her gün bu menü değil ama buna benzer şekilde 4 ayda 3 kilo verebildim.Günde x30 dk tempolu yürüyüş var, bir defa sabah bir defa akşam.
Bana az geldi bu. Daha hızlı vermeyi bekliyordum.Hedefim 6 kg vermek.
Ne değiştirmem gerekiyor sizce? Eksiklerim neler?
0
huladancer
(22.03.26)
ben sabah yemiyorum. kilo verdigim donemlerde oglen sadece 3 yumurta ve aksam yemegine kadar acikirsam meyve, kuruyemis falan atistiriyordum.

insanlar cok yiyor, kilo vermek istiyorsaniz yemeyin. sabah yemek zorunda hissediyor musunuz? ben hic yemiyorum oglene kadar ki erken kalkarim 6-7 gibi. bir yastan sonra 3 ogun yemek cok gereksiz metabolizma hizi dusuyor.

oglen protein agirlikli yerseniz acikmazsiniz. pilav her ne kadar kepekli olsa da sonucta karbonhidrat. ne kadar yediginizi de bilmiyoruz. ben sizin yerinizde olsam sabah yazdiginiz ogunu oglene alir, sabah yemez, ogle yemegindeki tavugu aksama alir pilavi keserdim.

spor bence kalori acigi yaratmak icin kullanilacak bir yontem degil, onu vucut sagligi icin yapin. kilo vermenin en basit ve etkili yolu yemeyi azaltmak. yarim saat hizli tempoyu gectim normal kossaniz 300 kalori falan ancak yaniyor. bir gofreti yakmak icin yarim saat haldir huldur kosmak gerekiyor. insan vucudu vahsi doga kosullarinda mukemmel verimli bir makine haline evrilmis. hoplayarak ziplayarak kilo verme isi yas. yememek lazim.
0
antikadimag
(22.03.26)
yetersiz beslenme bu. vücudun kendini korumaya almış. bu diyet listesiyle yağ yakarsın ama uzun zaman alır. proteini, sağlıklı yağları arttır. kuruyemiş ekle öğününe.

cinsiyet, boy, kilo da bilmiyoruz.
+1
yurtsuz john
(22.03.26)
Cinsiyetinizi, yaşınızı, ne kadar hareketli bir yaşantınız olduğunu, vücut yağ oranınızı, bu listenizin kaç kalori olduğunu, ne kadar, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiva ettiğini yazarsanız sağlıklı bir cevap alabilirsiniz.
Çok kabaca bakınca gereğinden fazla yağ, yetersiz ptotein alıyor gibi görünüyorsunuz.
+1
Mirket
(22.03.26)
Benim kalori açığıyla öğrendiğim ilk şey (Kaleci, R.I.P.) kalori açığının ölüm orucu olmadığıydı, bir dönem bulk yaptıktan sonra diyete geçtiğim sürece 2200 kaloriyle başlayıp (bu miktar cinsiyete yaşa kiloya göre değişebilir) dönem dönem revize ederek istediğim yağ oranına düşmüştüm, seninki de bu anlamda kalori açığı değil ölüm orucunun bir tık üstü bence o nedenle kilo veremiyor olabilirsin, verdiklerin de büyük oranda ortaklaşa yağ-kas kaybıdır.
0
kizil karga
(22.03.26)
Protein çok az ve ağırlık antrenmanı yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Boy: 166
Başlangıç kilosu: 62
Hedef kilo: 56
Cinsiyet: Gadın.
Yaş: 29
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Salatada zeytinyagi ve avokado sağlıklı yağ? Kuruyemiş asla eklemem bu diyete. Bir avuç yiyorsun, karnın bile doymuyor cips gibi sırf enerji alıyorsun.

Mirket: 70 gramdan fazla protein var? Daha ne kadar almam gerek? Şu an bana önerilen günlük 50-60 gram.

Normalde de bundan daha çok yemiyordum bu arada. Değiştirdiğim şey şu oldu, akşam yemeklerinde çorba + sebze yemeği yiyordum ve daha geç saatte yiyordum, onu burada dediğimle değiştirdim. Akşamları televizyon karşısında ya çubuk kraker ya cips ya kuruyemiş yerdim, ek olarak da onu kestim tamamen. Bu öğünlerle gayet doyuyorum. Bir de yürüyüş temposunu arttırdım tabii.

Vücut kitle endeksim diyet öncesi de normaldi, gene normal kalacak. Ben kış kilosundan kurtulmak istiyorum.
0
🌸huladancer
(22.03.26)
Kahvaltıyı direkt sil.
Öğleden önce bir zeytin bile yeme.
Akşam da geç saatte yemezsen başka bir şey yapmana gerek kalmaz
0
nop
(22.03.26)
Chat gpt'ye sordum, bu mönüde ~76gram hayvansal protein ve toplamda ~95 gram bitkisel + hayvansal protein var.


Bence gelen cevaplarin tamami erkek oldugunuz varsayilarak gelmis cünkü ben de yakin boy ve kiloda günde bu kadar yiyorum ve kilomu koruyorum. Bir kadin daha ne kadar yiyebilir? Yukaridaki cevaplari dinleyip daha cok yemek yeseniz 75 kilo olursunuz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
ben bu kadarcık şey yesem saatte 4 kilo veririm bu ne ya sende bir sıkıntı var insülin direnci vb baktır
0
neira
(22.03.26)
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Demişsiniz: kemiklerinizi sağlam tutmak, yaşla gelen kas ve güç kaybının hızını azaltmak. Yaşınız ilerledikçe gelecek eklem ağrılarını ötelemek, bir yerde dengenizi kaybedip düşünce kendinizi toplayabilmeniz ve bir yerinizi kırmamanız. Çocuk istiyorsanız onu kaldırmak, taşımak ve onunla oynama için güçlü olmak, istemiyorsanız da yine de market alışverişini taşımak mesela. Daha uzun süre bağımsızlığınızı korumak.

Bunların kilo vermek ile alakası yok biliyorum ama daha çok sağlığınız için aklınızda olsun diye yazdım.
0
peki madem
(22.03.26)
(Sonradan gelen bilgiyle) proteinde sıkıntı yok.
Yine hesaplamadım ama alınan yağda fazlalık olduğunu düşünüyorum. Konuya hakimsiniz. Yağı ve karbonhidratı da hesaplayın.
İyi yağları fazla almak iyidir diye birşey yok. Onların miktarı da yağ kontenjanına dahil.
Yürüyüşünüzün içine iki tane, nabzı (şimdilik) 120 ye çıkaracak yokuş koyarsanız ve bünye alıştıkça o yokuşlarda hızı ve nabzı arttırırsanız harika olur.
0
Mirket
(22.03.26)
(14)

kahve teklifine başka zaman denmesi

haistre
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim,
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim, başka zaman” dedi.
üzerinden 10 gün geçti. bu cevap sizce nazik bir ret midir yoksa gerçekten o an uygun değildi de geçiştirmiş olabilir mi? böyle bir durumda bir süre sonra tekrar yazmak mantıklı mı yoksa hiç kurcalamayıp kapatmak mı gerekir?
+1
haistre
(22.03.26)
Yol vermiş gayet ne nazigi
+6
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
İşini yaparken profesyonel davranan bir hanfendiymiş, bir sonraki basamak için gayet net reddetmiş. Kurcalamamak lazım.
+11
Bruce
(22.03.26)
Bundan daha net, nazikçe ret olamaz.
+8
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Siz zaten "müsait olursanız" demişsiniz yani pazartesi günü gibi bir gün belirtmemissiniz. O yüzden başka zaman diye absürt bı cevap vermesinden belli zaten ret olduğu bence.
+7
egerbiryolcu
(22.03.26)
nazikçe reddetmiş, hiç üsteleyip arayı bozmayın derim.
+4
neira
(22.03.26)
ucuz görünmemek için öyle demiştir. refleks olarak.
sen bi daha kapıyı gıcırdat.
-14
plastic_angel
(22.03.26)
Soruda da eksilenecek bir sey yok ya neyse...
Iki taraf da cok medeni davranmis. Siz nazikce teklif etmissiniz, o nazikce reddetmis. Yolunuza bakin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
nazik ret, üstüne düşünmene gerek yok.
0
orpheus
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem
+1
narod
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem. +1

Yani yok ya sağol diyememiş ama ikinci kez kibar bir dille teklif edersin. Benzer bir cevap alırsan, kendi yoluna devam.
0
put it in your appropriate place
(22.03.26)
belirsiz zamanda müsait değil. yani şu gün bu gün değil, herhangi bir gün müsait değil.

daha ne desin, nasıl reddetsin?
+2
babilfish
(22.03.26)
Beğensem bile o an tamam demezdim, geçiştirirdim çünkü öylesine denmiş olabilirdi. Beğendiysem 2.de kabul ederdim, gerçekten istemiyorsam 2.de reddederdim.
Gerçekten kendisiyle görüşmek istiyorsanız her cevaba hazır olarak tekrar teklif edin.
-4
mslny
(23.03.26)
elinizde telefonu varsa arayıp kahve teklifim halen geçerli diyebilirsiniz. kadınlar hafif ısrarcı erkekleri severler.
-4
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
meali: ticari, bekleme yapma devam et, ticarii :D
0
cooperr
(26.03.26)
(4)

Masumiyet Müzesi

yurtsuz john
Diziyi beğendiniz mi?
Diziyi beğendiniz mi?
0
yurtsuz john
(21.03.26)
Fena değildi bence, kitabı ilk çıktığı yıllar okuduğum için diziye ön yargılıydım beklentisiz izledim beğendim.
0
ekimoloji
(21.03.26)
Ben kitabı çok beğenmiştim. 2 kez okudum. Herkese hitap etmez. Eski kafalılar 70 lerde 80 lerde doğanlar için bir hikaye. Diziyi korkarak izledim ama çok iyiydi. Bi ara onuda tekrarlarım.
0
ground
(21.03.26)
yapım, sanat yönetmenliği, oyuncular falan her şey çok iyiydi de dizideki karakterler iğrençti uyuz oldum. gavat nişanlı, kompleksli ruh hastası bi sevgili bu ne ya zengin olunca kafayı yiyor millet :D ruhum daraldı izlerken kısacası.
-1
neira
(22.03.26)
Ben kitabı da müzeyi de diziyi de çok beğendim. Gerçekten İstanbul a çok güzel bir armağan o müze özellikle
0
euteamo
(22.03.26)
(10)

Buyukbaba mi dersiniz dede mi

üğpoıuy
Hangi yoredensiniz?
Hangi yoredensiniz?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(21.03.26)
30 küsur sene önce dede diye seslenirmişim babamın babasına.

işin ilginci 90'lık ninem hiç dede sözcüğünü kullanmaz. hep böyük bubam diye konuşur.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
babam; babasının babasına büyükbaba derdi.
biz babamızın babasına dede derdik ama babamın büyükbabası bizi düzeltirdi "dedeniz benim o sizin(oğlundan bahsediyor) büyükbabanız" derdi.
yine de büyükbaba bize geçmedi nedense. ayırmak için dedemize sakallıdede derdik(kendisi tam bir aksakallı dedeydi rahmetli), büyükbabamızdan da isim+dede şeklinde bahsederdik.

karadeniz.
0
late viper
(21.03.26)
Bizde her zaman dede deniyordu ama biraz daha yaşlılar dededen de baba diye bahsediyordu tabii sadece erkek tarafından dedeler için geçerli bu, ayrım yapmak için genelde "Halil deden" şeklinde bahsediyorlardı.
0
mbond
(21.03.26)
Adamı bize dede diye tanıttılar.

Abim ile kuzenlerim çocuklarına kendi babalarını dede diye tanıttılar.
0
put it in your appropriate place
(21.03.26)
ikisi aynı şey değil ki. dedenin ana babası büyükanne büyükbaba oluyor.
0
neira
(22.03.26)
Buyukx diyen zengin ve elittir
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Benim için dede demek anne ve babamın babası demek. Büyükbaba ise dedelerimin babasıydı. Bundan başka bir şekilde düşünemiyorum.

Haliyle oy bile veremedim, çünkü ikisi aynı şey değil. En azından ben böyle gördüm.
0
akhenaten
(22.03.26)
Büyükbaba bana dublaj Türkçesi gibi geliyor. Aklıma hemen Heidi geldi mesela.
+1
peki madem
(22.03.26)
Dede.
Büyükanne/büyükbaba yaygınlaşamaz çünkü bir ortamda zikrederken ali dedem de şöyle demişti demek kolay iken büyükbabam ali, ali büyükbabam gibi kullanımlar adamın dilini kördüğüm eder. Olmuyor yani.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.26)
Valla ben epey büyüdükten sonra ogrendim insanlarin dede dedigini. Dede bizim icin "etraftaki tüm yasli adamlar" demekti. Büyükbaba ise bize ait olanlar xd

Karadeniz
0
🌸üğpoıuy
(23.03.26)
(2)

Emekli ikramiyesi ile birlikte maaş da mı yatıyor?

egerbiryolcu
Bayram dolayısıyla maaşları önden mi yatiriyorlar?
Bayram dolayısıyla maaşları önden mi yatiriyorlar?
0
egerbiryolcu
(14.03.26)
evet aynı anda geliyor
0
neira
(14.03.26)
ama tek seferde değil yani 2 işlem olarak ve ikramiye diye de yazıyor
0
neira
(14.03.26)
(10)

istanbul'da akmerkez, bebek, nisantasi gibi yerlerde

Purple life
ünlüleri görebiliyor musunuz cidden?ben hic bulunmadim bilemiyorum.
ünlüleri görebiliyor musunuz cidden?

ben hic bulunmadim bilemiyorum.
-1
Purple life
(12.03.26)
akmerkezde çok denk geliyorum
0
chanandler bong
(12.03.26)
hiç o semtlerde işim yok fakat bir keresinde nişantaşına gitmiştim ve çok kısa kaldım ona rağmen nevra serezliyi görmüştüm yanımdan geçmişti ^^
0
neira
(12.03.26)
ünlüler değilde güzel kızlar azaldı nedense... hiç gözükmüyolar...
+1
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
Bebek' te görüyorum arada.
0
kumandanim
(12.03.26)
harbiyede çalışıyorum, her öğlen yemek sonrası nişantaşında yürüyüş yaparız haftada 1-2 ünlü denk gelir. ayrıca duyurukullanıcısına katılıyorum güzel kızlar baya azaldı.
0
gencfb
(12.03.26)
Oradaki bir üniversitede okuyorum. Bebek’e akmerkeze gittiğim çok oldu. Otobüsle hep Nispetiye caddesinden geçiyorum her gün. Hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
0
substituent
(12.03.26)
Akmerkez'de Alişan'ı gördüm. Ailesiyle yemek katında yemek yiyordu ve self servisti kendi restorandan alıp masasına götürüyordu falan. Çok doğal ve normal davranıyordu hoşuma gitmişti.
Yıkılmadan kısa süre önce de Profilo AVM'de Ferdi Akarnur'u görmüştüm.
0
matilda
(12.03.26)
ben iki yerde bol miktarda unluye denk geldim.

1 - cihangir'de esnaf lokantalarinda
2 - yazin bodrum ucaginda

bu ikisinden birinde mutlaka unlu gorursun eger amac oysa
0
cooperr
(12.03.26)
bebek ve akmerkezde çalıştım. arzu boynerden ilber ortaylıya, ismail saymazdan caner taslamana kadar acayip acayip insanlara denk geldim. oralardalar hep
0
birdirbir
(12.03.26)
sene 2016, afyon ikbal dinlenme tesislerinde recep ivedik filmindeki karate hocasını görmüştüm. nişantaşına falan gerek yok :)
0
yazgisiz infaz
(13.03.26)
(4)

bim a101 de satılan TV ler

benibulmanlazim
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
+2
benibulmanlazim
(07.03.26)
4 senedir tcl kullanıyorum, ilk dönemiydi türkiye'de satışlarının. sorun çıkarmıyor. aşşşırı hızlı değil, youtube videosuna uygulama açılışı dahil 5 saniyede ulaşmakla 15 saniyede ulaşmak arasında fark görmüyorum.

bazen harici hoparlörlerin takılı olduğu kulaklık girişinden hoparlörlere gitmiyor sinyal, onda da kapatıp açıyorum düzeliyor.
+1
klassno
(07.03.26)
ben a101den axen marka tv almıştım bir kaç yıl evvel. televizyon bozuk geldi fakat firma umursamadı. hakem heyetine yazdık onlar da konuyu anlamadığı için reddetti daha sonra tekrar başvurdum ve bilirkişi talep ettim. neyse bilirkişinin gelip cihazı görmesi sonucu s*kke s*kke ürünü değiştirdiler.
kısacası ucuz etin yahnisi yavan olur, başın ağrır gerek yok.
0
neira
(08.03.26)
Ağa öyle bir soru sormuşsun ki sanki bim a101 için özel TV serileri üretiliyor.
Bu marketlerde satılan fobem marka da var Samsung TLC de var. Hangi tvyi soruyorsun? Ve neden özellikle burada satıldığı için insanlar memnun olacak ya da olmayacak? Biraz mantık yürütün bu ne saçma bir soru
+2
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
bimden anamlara tlc aldım sıkıntısız kullanıyorlar.
0
mikahakkinen
(08.03.26)
(2)

Sorunlu apartman yönetimi

Kahvedesu
Daha önce çok kez bahsetmişimdir. Bizim evi ortak giderden su basıyor, yöneticiye ve kat maliklerine ihtar çekmemize rağmen yaptırmadılar. Şu an davalığız. Sigortaya da para ödemişler. Muhtemelen bu parayı ellerinden çıkarmak için bana borçlu oldukları parayı çatı yaptırıyoruz diye benden alacaklar
Daha önce çok kez bahsetmişimdir. Bizim evi ortak giderden su basıyor, yöneticiye ve kat maliklerine ihtar çekmemize rağmen yaptırmadılar. Şu an davalığız. Sigortaya da para ödemişler. Muhtemelen bu parayı ellerinden çıkarmak için bana borçlu oldukları parayı çatı yaptırıyoruz diye benden alacaklar. Çatı zaten 2019 yılında yapılmıştı. Şimdi yine yaptıracaklarmış. Onların bana ödemesi gereken parayı ben onlara mı ödeyeceğim şimdi? Benim evimi su basıyor yaptırmıyorlar, ben çatı için tekrar para mı vereceğim? Bu adam zaten resmi yönetici değil. Resmi yönetim olmadığından tüm kat maliklerine dava açtık.
0
Kahvedesu
(07.03.26)
ay nefret ediyorum şu tarz mağduriyetlerden yani herkes güzel güzel anlaşsa insan gibi davransa yani şunun için bile insanı mahkemeyle uğraştırıyorlar ayıp yaa
ben olsam köpek gibi hepsinin kapısına s*çarım temizleyip dursunlar
+1
neira
(07.03.26)
Apartman yönetimiyle ilgili bilgi saibi bir arkadaş vardı, neydi nicki?
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
(2)

Sırbistan’da Türk doktoruna ihtiyacım var

tahirkemalbozoglu
Dostlar selamlarKulak çınlamasıyla ilgili sorun yaşamaktayım 20 gündür geçmek bilmedi. Kulak burun bogaz alanında Sırbistan’da görev yapan Türk doktoru var mı? Veya ne yapabilirim, dil bilmediğim için sirplarla maalesef anlaşması zor oluyor.
Dostlar selamlar
Kulak çınlamasıyla ilgili sorun yaşamaktayım 20 gündür geçmek bilmedi.
Kulak burun bogaz alanında Sırbistan’da görev yapan Türk doktoru var mı?
Veya ne yapabilirim, dil bilmediğim için sirplarla maalesef anlaşması zor oluyor.
0
tahirkemalbozoglu
(02.03.26)
acıbademe gidin
0
neira
(02.03.26)
hangi şehirdesiniz bilmiyorum fakat 3000 3500 dinara tercüman bulabilirsin.
0
dirildimde geldim
(02.03.26)
(3)

hepsijet teslimatta kod gönderiyor mu?

substituent
Selamlar,hepsijetten bir kargom gelecek. ben evde olmayacağım ama evde teslim alabilecek birileri olacak. Lakin o süreçte telefonuma erişimim olmayabilir. Teslim almak için kod gönderiyorlar mı? Telefonu açmasam, kargoyu bırakırlar mı yine?Teşekkürler.
Selamlar,

hepsijetten bir kargom gelecek. ben evde olmayacağım ama evde teslim alabilecek birileri olacak. Lakin o süreçte telefonuma erişimim olmayabilir. Teslim almak için kod gönderiyorlar mı? Telefonu açmasam, kargoyu bırakırlar mı yine?
Teşekkürler.
0
substituent
(01.03.26)
her kargo şirketinden yüzlerce kargo aldım, daha hiç teslim alacak biri varken "kod yoksa bırakmam" diyen kargocu görmedim.

- teslim alacak kişiye kodu verirseniz teslim ederler.
- kod gönderiyorlarsa ama siz teslim alacak kişiye kodu vermemişseniz ya telefonla sizi arayıp kodu sorarlar, ya teslim alacak kişinin tc kimlik numarasını alırlar, ya da bırakıp giderler.
- kod göndermiyorlarsa zaten teslim alacak kişiye tc kimlik numarası veya imza (bu artık pek yok) karşılığı teslim ederler.
- teslim alacak kimse yoksa bile telefon açarlar, sayacın üstüne bırak kardeşim derseniz oraya bile bırakırlar.
- alacak kimse yoksa, telefonla da ulaşamazlarsa ancak o zaman alıp geri giderler.

hepsi başıma geldi, hep aradılar, hep bıraktıracak bir yer buldum, hiç geri giden ve şubeden teslim almak zorunda kaldığım kargom olmadı yıllardır.
0
kibritsuyu
(01.03.26)
Evet kod gönderiyor

Kodun yoksa kargoyu alan kişiye tc kimlik numarası sorup kargoyu veriyorlar
+1
grimavi
(01.03.26)
kapıya geldiğinde gönderiyor kodu. uygulamadan komşuma bırak diyip yine kendi daireni seçersen kod istemez.
+1
neira
(01.03.26)
(8)

belediyelerin her yere kasis koyma hastalığı ?

biravekahve
https://ibb.co/d0Ggz1Q0yol çift şeritli git gel. alt taraf boş arsa üst taraf binalar vs. 2-3 km lik caddede 6-7 kasis var. Yol sınırı muhtemel 50 fakat 70 olsa da tuhaf olmaz fakat kasisler 20 ile geçsen bile aracın altı vuruyor. bunun mantığı nedir ? 50 ile geçilecek bir kasis ya da eds daha makul
ibb.co

yol çift şeritli git gel. alt taraf boş arsa üst taraf binalar vs. 2-3 km lik caddede 6-7 kasis var. Yol sınırı muhtemel 50 fakat 70 olsa da tuhaf olmaz fakat kasisler 20 ile geçsen bile aracın altı vuruyor. bunun mantığı nedir ? 50 ile geçilecek bir kasis ya da eds daha makul değil mi?
0
biravekahve
(28.02.26)
Denetim ve yaptırım -genel olarak- olmadığından, 'dinsizin hakkından imansız gelirmiş' tarzı bir bakış açısıyla 'hadi şimdi de hız yap da görelim' temalı "sözde" çözüm.
+2
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.02.26)
Belediyelerden bu derece zeka ürünü çözüm beklemiyoruz, başakşehir tarafında bir sebze hali var, deli gibi bir rampa ile çıkılıyor, bu rampaya sıra dağlar gibi kasis koymuşlar, 20 ton domates yüklü kamyon, o rampayı tırmanırken o kasisleri atlayacak. Yani zeka mantık bunun neresinde. Yavaşlayip geçiyoruz fazla kafaya takmıyoruz.
+1
covered
(28.02.26)
Sevmediğim ama gerekli gördüğüm bir uygulama.
Medeni ülkelerde daha medeni çözümler vardır elbette ama bize yakışanı budur.
0
Mirket
(28.02.26)
Hız yapmalık kaymak gibi yeni yol. Kasis doğru karar. 50'ye kimse uymuyor ki. Yol boşsa kamera yoksa 80'le gidiyordur herkes.
-3
arbre
(28.02.26)
Vatandas her sokaga 5 tane istiyor, belki de 8 tane. Cok talep var, ukome karari ile konuluyor bunlar.
0
duster
(28.02.26)
az bile. hiz yapmayi engelliyor. sokak arasinda hiz yapmak nedir ya.
+3
baldur2
(28.02.26)
başka ülkelerde çok güzel çözümler var da bizde hayal tabi böyle şeyler...

www.youtube.com
www.youtube.com

öncesinde hızını algılayıp hız sınırını aşmıyorsan düz kalıyor hızlıysan kasise dönüşüyor.

şehir içi burada yollar eziyet resmen, 20 ile geçsen bile rahatsız ediyor üstündeki çizgiler silinmiş özellikle gece görünmüyorlar farketmediğinde hız sınırını aşmıyor olsan 30 ile gitsen bile alt takıma zarar verecek seviyede yüksekler. kasisi geçtim mazgallar bazı yerlerde daha beter, yollardaki çukurlar yamalar derken off road sürüşü gibi şehir içi. 2 yerde de mazgalla kasis hemen arka arkaya inadına yapar gibi...

suv moda oldu millet yüksek araca biniyor bu kasislerden o kadar etkilenmiyor 30 hız sınırı olan yerde 40-50 ile de geçebiliyor normal araçla 20 km çok sorun olmadan geçebileceğin maksimum hız adaletsizlik tamamen.

hızlı gidenler çoksa sıkıntı varsa tehlike oluşturuyorsa koy edsyi radarı şunu bunu ne gerekiyorsa otomatik yaz plakaya cezayı, 2 kere ceza yiyen dikkat eder zaten. kasisi göremeyen hızlı giden adam o hızla kasise girdiğinde daha büyük tehlike, aracın kontrolünü kaybetmesine sebep olabilir normalde olmayacak kazayı o kasis yaptırabilir.
özellikle standardı olmayan gereğinden sık ve yüksek kasislerimiz çağ dışı uygulama şuan.

tam viraj sonrasına kasis yaparlar görünmesin diye tuzak gibi, aydınlatma yetersiz olur, uyarı levhası olmaz hop bi anda karşına kasis çıkar...

öncesinde kasis olan yaya geçidi var, 40-50 metre sonra bi kasis onun 10-15 metre ötesinde bi kasis daha... millet yaya geçici kullanmaya üşenir sağa sola bakmadan yola atlar kaza olur belediye gelir bi kasis daha yapar...
0
konetsu
(28.02.26)
kasisleri karayolları koyuyormuş.
belediyeye dilekçe yazmıştım kasis koyun kediler ölüyor diye; "kedilerden bize ne okul vs varsa koyarız yoksa karayolları bakıyor o işe" diye cevap geldi.
0
neira
(28.02.26)
(15)

Yerli muz mu ithal muz mu?

michael_knight
Hangisini tercih ediyorsunuz?Neden?
Hangisini tercih ediyorsunuz?
Neden?
📊 Muz tercihiniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

-2
michael_knight
(27.02.26)
Yerlinin tadı çok daha lezzetli aroması daha yüksek ve tatlı geliyor bana.
İthal muz görsel olarak çok diri ve taze görünse de aroması çok düz ve yapay geliyor.
Meyveler içinde en az sevdiklerimden biridir görüşüme güvenmiyorum, bu yüzden oylama sonuçlarını merak ediyorum.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli muz. çünkü küçük boyutlu oluyor. ayrıca biraz daha ucuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
her şeye anket :)) bir sonraki anket; yeşil elma mı kırmızı elma mı?

ithal muz, çünkü para var, huzur var. eskiden zenginlik itemı olan muz, ithal muz. şaka bir yana, yerli muz ithal gibi büyük, rengi ve tadı benzer olsun asla ithal almam.
-8
gabe h coud
(27.02.26)
İthal.

Yerli muzun tadı hiç yok. Güzel olanlar yurtdisina çıkıyor, Antalya ve çevresinde güzeline denk gelmiyorsaniz sıradan marketten yerli muzdan güzel bir lezzet beklememek lazım.
+3
kisa
(27.02.26)
İthal tabii ki. Yerli muza verilen paraya yazık yani, sıfır tat.
+1
sadakatsiz
(27.02.26)
maaşın ilk üç günü ithal sonra yerli
+3
yurtsuz john
(27.02.26)
Bence ikisi değil, salatalık.
İnanmayan fiyatlarını karşılaştırsın.
:)
0
Mirket
(27.02.26)
Hangisinin fiyati düşükse onu
+1
narod
(27.02.26)
Yerlinin tadı hicbirinde yok
0
mirty
(27.02.26)
Bizim ulkemize gelen ithal muzlar çöp. Dünyanın neresinde yerseniz yiyin yabancı muzlar iyidir. Bonita vs gerçekten patatesten hallice. O yüzden yerli muzub tadı iyi geliyor. Bir Pakistan'da İran'da satılan muz burada olsa aydınlanma yasarsiniz
0
topkapiaksaray
(27.02.26)
ithal muz
0
koela
(27.02.26)
Arkadaşlar karar verin lütfen. Bazılarınız yerli muzun bazılarınız da ithal muzun tadının olmadığını söylüyor.
Lütfen ama.
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Ben de çok şaşkınım.
İthal muzu sadece kardeşim seviyor zannediyordum. Onun yerli sevmeme sebebi de görsel olarak beğenmemesi aslında tadıyla bir derdi yok.

Şöyle söyleyeyim muz kabuklarını suda bekletip çiçeklere veririz biz, onda bile fark ediyor yerli muz kabukları çiçeklere ithalden çok daha iyi geliyor.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli fazla yumuşak ve fazla tatlı geliyor. çok az mayhoş ama yine de tatlı ve sert olanını yani çikitayı seviyorum
0
neira
(27.02.26)
yerlinin kotusu saman, iyisi cok iyi. ithal daha standart o saman cikma riskini alamiyorum
+2
ala09
(28.02.26)
(7)

Barilla makarna sosu

Mirket
Pesto ve Napoletana sos aldım bir hevesle. Kavanoz açıldıktan sonra 5 gün içinde tüketiniz yazıyormuş üzerlerinde.Hiç 'Bu adam yalnız yaşıyor. Basalım koruyucuyu da uzun süre saklayabilsin.' dememişler.Daha uzun süre saklanması konusunu deneyimleyeniniz oldu mu? Yoksa beş gün sonra gerçekten çöp müd
Pesto ve Napoletana sos aldım bir hevesle. Kavanoz açıldıktan sonra 5 gün içinde tüketiniz yazıyormuş üzerlerinde.
Hiç 'Bu adam yalnız yaşıyor. Basalım koruyucuyu da uzun süre saklayabilsin.' dememişler.
Daha uzun süre saklanması konusunu deneyimleyeniniz oldu mu? Yoksa beş gün sonra gerçekten çöp müdür?
0
Mirket
(24.02.26)
Pestoyu küf tutana kadar yiyorum ben. Üzerine biraz zeytinyağı ekleyince geç küfleniyor.

Diğerini denemedim.
+2
jackyr
(24.02.26)
buzluğa at bakalım nasıl olacak tadı
0
neira
(25.02.26)
pesto bozulmuyor aylarca sakladım. güvenmiyorsan da buzluğa atabilirsin.
+1
jelly bear
(25.02.26)
boyle kararsiz kalinca icindekilere bakmak lazim. bunlarin icinde sebze ve yag oluyor. ikisi de bozulup adam zehirleyen seyler degiller. en fazla tadi bozulur.
0
antikadimag
(25.02.26)
Tadı bile bozulmuyo ilginç şekilde baya dayanıyo dolapta. Besin değerleri ne hale geliyo bilemicem.
0
benim bir gizli bildiğim var
(25.02.26)
Pesto dayanir.
Sos dayanmaz. Belki sosu buzluga atmayi deneyebilirsiniz

Pestoyu da sadece kahvaltida tüketmeyi seviyorum ben. Kavanozu bitirmek icin bir alternatif olabilir: 125 gr. misket mozzarella + ikiye bölünmüs 6-7 adet cherry domatesler + zeytinyagi + tuz + 1 cay kasigi pesto
Karistirip yiyin. Cok güzel oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
450. kez yoğurt hikayesini anlatmayayım (merak eden arama kısmından yoğurt kibritsuyu diye aratsın).

kapağını kapat dolaba koy, hiçbir şey olmaz.
+1
kibritsuyu
(25.02.26)
(6)

hangi ayakkabı

edgenabby
düşünceler?https://www.sportive.com.tr/asics-gel-pulse-15-gore-tex-erkek-gri-kosu-ayakkabisi-1011b781-003-3/?integration_renk=N04&filterable_beden=42vshttps://www.sportive.com.tr/new-balance-fresh-foam-x-hierro-v9-erkek-bej-kosu-ayakkabisi-mthierv9-2/?integration_renk=N29&filterable_beden=44%2C5
0
edgenabby
(23.02.26)
asics pulse rahat değil, tabanı sert. asics bakıyorsanız cumulus, nimbus veya kayano tavsiye ederim. yastıklamaları çok iyi ve rahattır.
new balance modelide arazi/patika koşu ayakkabısı. tabanı şehir içi çok uygun olmaz. onda da 1080 modelini öneririm.
0
my fault
(23.02.26)
asics kayano +1
krem rengini hiç beğenmedim. yeşil gayet uygun duruyor.
0
neira
(23.02.26)
asics aldim bir kere, rahat degil, bir daha almam.
o yuzden 2 diorum.
-3
cooperr
(23.02.26)
kosu ayakkabisi olarak asics gel nimbus kullaniyorum. kullandigim en iyi kosu ayakkabisi diyebilirim.

bu tarz ayakkabilar kosu icin, veya cok uzun sure ayakta kalacak, yuruyecekseniz iyidir. gunluk kullanim icin daha sert tabanli sneakerlari oneririm. bunlar hem asinir, hem stabil degildir (hareket odaklidir), hem de kopukleri beyazsa kirlenir.
0
antikadimag
(23.02.26)
Biri asfalt yol koşusu ayakkabısı diğeri arazi koşusu. Buradan anladığım siz bu ayakkabıları koşmak için değil günlük hayatta giymek için almak istiyorsunuz. Sırf tabanı kalın ve yastıklaması çok diye bu ayakkabıları günlük hayatta giymek çok yanlış bir tercih olur onu baştan söyleyeyim.

Bu ayakkabılar koşu için dizayn edilmiş modeller; tabanlarının kalın olmasının sebebi, koşu esnasında gelen ani baskıyı absorbe etmek ve sıkışan tabanın üzerindeki baskı kalkınca hızla genleşerek ileriye doğru bir atım vermek. Ancak siz yürüyüş esnasında bu baskıyı oluşturamayacağınız için dengesiz ve bileklerinizi zorlayıcı bir hal alacak. Kaldı ki bu tür performans ayakkabılarının ömrü günlük hayatta giyilen sneaker'lara oranla çok daha düşüktür. Çünkü hedeflerindeki şey dayanıklık değil performanstır. Günlük ayakkabıda konfor arıyorsanız bunu taban kalınlığında değil, iç tabanlığın daha iyi yastıklamasında ve konforunda aramanız gerek. Memory foam tabanlıkları olan vs gibi modellerde çok daha rahat edersiniz.
0
thracia
(24.02.26)
günlük hayat içinse, ikisi de birbirinden kötü.
0
Başka
(24.02.26)
(5)

Dayson Airwrap Çakmaları

erginsak
Arkadaşlar merhaba. Dayson Airwrap almak istiyorum sitesinde 26 bin. Arkadaş Diyarbakir merkezli bir esnaftan 8500 tl ye almis , alan kiside iraktan getirdigini söylemiş. İmkansiz orjinal olmasina çakmadir dedik . Ancak gelen ürün gayet kaliteli duruyor, seri numarasini Dayson sitesinde sorgulattim
Arkadaşlar merhaba. Dayson Airwrap almak istiyorum sitesinde 26 bin. Arkadaş Diyarbakir merkezli bir esnaftan 8500 tl ye almis , alan kiside iraktan getirdigini söylemiş. İmkansiz orjinal olmasina çakmadir dedik . Ancak gelen ürün gayet kaliteli duruyor, seri numarasini Dayson sitesinde sorgulattim , model ve renk doğru olarak göründü. Bu nasil olabiliyor ? Oldukça fiyat farki var ama orjinal gibi duruyor.
0
erginsak
(20.02.26)
Oraları yerinde gezdim, kaçakçılar çarşısına da gittim, orijinal ürün yok.

Orijinal ürünü kaçak getirdiklerinde de çok karlı olmuyormuş.

O yüzden en fazla 1. kalite bire bir çakma ürünler var.

Onların da çok uzun süre dayanabileceğini sanmıyorum. İlk seriler sürekli yanıyormuş, sonrakilerde düzeltmişler baya ama yine de orijinali gibi olacağını sanmıyorum.
+1
ananiyimioguz
(20.02.26)
tahtakalede birebir aynısını üretip satıyorlar. dysonı bile arayıp sorduğunda "evet bu seri no bizim, ürün orijinal, ancak tr garantisi yok" diyor :D
0
neira
(20.02.26)
dyson "evet bu seri no bizim, ürün orijinal, ancak tr garantisi yok" diyorsa ürün sahte ya da türkiye üretimi olamaz , ithalat ile ülkeye girmiştir.
Apple telefonlarda ithalatçı garantili dedikleri gibi .
0
devilone
(20.02.26)
dyson seri numarasina bakip urun bizim ve orijinal diyordur, zaten uzaktan bakarak orijinal oldugunu onaylamazlar telefonla arayinca. tahtakaledekiler seri numarasini da kopyalamistir orijinal urunun. ama yine cakma.

cevaba gelince cakma urunle memnun olacaksaniz alin, ama cakma urun kesinlikle orijinali gibi olmaz. 8500'un yarisini zaten sirf orijinali gibi gozuksun diye harciyorlar, orijinali gibi calissin diye degil. ayni isi kesinlikle yapmaz yani, yaparmis gibi yapar. onun yerine kaliteli ve daha ucuz bir marka almaniz daha mantikli sadece gorunusu icin almiyorsaniz.
+1
icim urperiyor
(20.02.26)
Adamları her şeyi kopyalamışlar, seri numarasını mı kopyalayamayacaklar.
Dükkandaki tüm ürünlerin seri numarası aynı bile olabilir.
+1
burfak
(20.02.26)
(3)

Devlet acil sonrasi randevu gerekir mi

lina
Acile gittim dun gece.Bir ilac verildi.Bir haftaya gecmezse gelin sevk edelim dediler bolume. Bu ne demek, randevusuz gorusturecekler mi yani bolumle?Benim durumum da kotulesti bugunYarin ozele mi gitsem yoksa acile giris yaptigim barkodla sevk mi istesem?Illa bir hafta beklemeli miyim yoksa?
Acile gittim dun gece.
Bir ilac verildi.
Bir haftaya gecmezse gelin sevk edelim dediler bolume. Bu ne demek, randevusuz gorusturecekler mi yani bolumle?
Benim durumum da kotulesti bugun
Yarin ozele mi gitsem yoksa acile giris yaptigim barkodla sevk mi istesem?
Illa bir hafta beklemeli miyim yoksa?
0
lina
(15.02.26)
En temizi yarın için özelden poliklinik randevusu al.
-2
arbre
(15.02.26)
1 hafta beklemeni söylemiş doktor. ilaçlarına devam et bence.
0
neira
(15.02.26)
Ne sorunla gittiniz bilmiyorum ama şu anki kötüleşme psikolojik de olabilir, nosebo etkisi. Sizi acile götüren etkiler nefes darlığı, bilinç kaybı gibi şeylerse gidip sevk istemek mantıklı olabilir ama durumunuz ciddi olsa zaten sizi yollamazlardı, ek testler isteyip sonuca göre hareket ederlerdi. Bence panik yapmayıp birkaç gün daha kendinizi takip ederek bekleyin.
0
truf
(15.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(2)

Baş dönmesi ve lacivert

sessizce aglayan sanat
Merhaba arkadaşlar iyi hafta sonları diliyorum Bir kursa gidiyorum 2 aydır, oturduğum yerde karşımda lacivert renge boyanmış bir duvar var, duvarla aram 2 metreden azdır sanırım. Böyle cart bir renk üstelik, çok canlı bir lacivert. Ama ben ne zaman oraya gitsem oturduktan 20-25 dk sonra aşırı derece
Merhaba arkadaşlar iyi hafta sonları diliyorum

Bir kursa gidiyorum 2 aydır, oturduğum yerde karşımda lacivert renge boyanmış bir duvar var, duvarla aram 2 metreden azdır sanırım. Böyle cart bir renk üstelik, çok canlı bir lacivert. Ama ben ne zaman oraya gitsem oturduktan 20-25 dk sonra aşırı derecede bir ağırlık çöküyor ve hırçın dalgalı denizde vapurda gidiyormuşum gibi başım dönüyor.

İki hafta önce kursu başka bir yerde yapmak zorunda kaldılar, orada öyle bir şey yaşamadım. Öyle bir duvar da yoktu gayet normal bir yerdi. Ama bu hafta kursun kendi yerine gidip de aynı şeyi yaşayınca suçu lacivert rengine buldum. Bir de yanımda oturan bir şahıs var, o farklı yerde yapılan derse o şahıs katılmamıştı, şimdi suçu ona da bulabilirim ama bayaa bayaa paranormal kaçar, ispat edilecek ikna olunacak hiçbir şey yok çünkü.

Aynı problemi baş dönmesi olmadan ama aşırı derecede uyku basması ve ağırlama olarak, koyu kırmızıya boyanmış bir yerde de yaşamıştım 10 küsur yıl önce. Ne diyorsunuz sizce renkler bu kadar etkiler mi insanı?
0
sessizce aglayan sanat
(13.02.26)
bazı ışıklarda benim direkt içim geçiyor uykum geliyor. bazı ışıklarda migren türü bir göz ağrısı oluşuyor. o renge vuran ışık da teshir etmiş olabilir.
+1
neira
(14.02.26)
Evet bende de sanırım renklerle ilgili bir durum var. Gerçi gündüz iken evin karanlık olması en ağır gelen şey mesela. Işıktan olabilir evet.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(14.02.26)
(3)

Android de Fotoğrafı en iyi çekin app ne? Soluk çıkıyor resimler

baldan kaymak
Sb
Sb
0
baldan kaymak
(13.02.26)
Uygulamada değildir sorun kameradadir. İyi kamerayı kötü çeken uygulama olmaz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.02.26)
google kamera iyiydi eskiden şu an bilmiyorum bende de aynı durum var bazen yağlıboya tablo gibi çekiyor üstelik düzeltme yapma diyorum ama ısrarla yapıyor :D
takip

@1 kameranın kalitesi ayrı fakat uygulamanın da bir kapasitesi var ne yazık ki.
hemen deneyebilirsin. telefonunun kamera uygulamasıyla bir fotoğraf çek sonra hemen whatsapp ı açıp uygulamanın kamerasıyla aynı şeyi çek farkı gör.
0
neira
(14.02.26)
telefonuna uygun google cam apk'sı bul

www.celsoazevedo.com
0
nahtoderfahrung
(14.02.26)
(4)

Efsane laf soktunuz mu hiç?

michael_knight
Online veya gerçek hayatta birine efsane laf soktuğunuz oldu mu? Anlatır mısınız?
Online veya gerçek hayatta birine efsane laf soktuğunuz oldu mu? Anlatır mısınız?
0
michael_knight
(12.02.26)
ay benim efsane olmuş bi laf sokmam var
arkadaşlarla (3 kız 3 erkek) sahilde takılıyoruz. erkeklerden biri de (ismi Rahmi) benim yeni tanıştığım samimi olmadığım birisi. abicim bu hıyar ortamdaki tüm kızlara sırayla yavşadı da yavşadı sonra sıra bana gelince "sana hiç adına sokayım diyen oldu mu" demiştim. sonra yıllarca ara ara buna gülmüştük
-2
neira
(12.02.26)
eskiden incide bi kaç kere @2 olmuştum, hatırladığım biri sperm bankasında hesap açtığını anlatıyordu ben de faizinden mi yararlanıcan yazmıştım baya tutmuştu entry
+1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
aşırı özgüvenli şımarık bir kız vardı lisede. biyoloji dersinde hocaya "hayvanlar konuşamaz." demişti ben de "sen konuşuyorsun" demiştim. çok gülmüştü millet.

lise zamanları işte.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
bunca yıllık hayatımda h,ç tam zamanında laf soktuğum olmadı genelde o an donuuyorum sonradan aklıma geliyo ya da gelmiyor bile
0
iwillsee
(12.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.