Giriş
(2)

galericinin km düşük göstermesi

tabudeviren
bizim bir arkadaş aracını galeriye satmış. 450.000 km'de.sonra galeriyi takip etmiş bakmış ki aracı 100.000 km olarak satışa koymuşlar.hiçbir şeyden habersiz alan kişi muayeneye gittiğinde sorun yaşamaz mı?kilometre önceki kayıtlara göre düşmüş?
bizim bir arkadaş aracını galeriye satmış. 450.000 km'de.
sonra galeriyi takip etmiş bakmış ki aracı 100.000 km olarak satışa koymuşlar.

hiçbir şeyden habersiz alan kişi muayeneye gittiğinde sorun yaşamaz mı?
kilometre önceki kayıtlara göre düşmüş?
0
tabudeviren
(12.12.24)
muayinede her zaman fark edemiyorlar. sanayici galerici takımının noterden tut, muayine merkezine kadar adamları mevcut. muayinede araca bakan kişinin özellikle dikkat etmesi gerekir ki fark etmesi lazım. alan kişi galericinin çevresindeki ekspertizleri gitmesi durumunda bile fark ettirmeyebilirler. adamcılık her yerde.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
muayne buna bakmaz kadranda ne yazıyorsa onu rapora yazar geçer. çünkü aracın kadranı arıza yapar yenisi ile değiştirmiş olabilir. muaynenin görevi km takibi değil aracın güvenli şekilde trafiğe uygun olup olmaması.
0
orpheus
(12.12.24)
(5)

espresso makinesi aldım, hangi çekirdek kahve?

konetsu
lavazzaya filan iyi diyorlar ama bunlar migros gibi marketlerde yok, internetteki 3. parti satıcılara da ne kadar güvenilir bilemiyorum...bana satıcısı da güvenilir olacak fiyatı uygun ve güzel çekirdek önerisi lazım.
lavazzaya filan iyi diyorlar ama bunlar migros gibi marketlerde yok, internetteki 3. parti satıcılara da ne kadar güvenilir bilemiyorum...

bana satıcısı da güvenilir olacak fiyatı uygun ve güzel çekirdek önerisi lazım.
0
konetsu
(12.12.24)
Kahve.comdaki cesitlere bakabilirsin, su aralar 3 al 2 ode kampanyasi var, 3 ayri cesit alip damak tadina en uygun kahveyi de secebilirsin.
0
(12.12.24)
Moliendo'nun ara sıra Amazon'da güzel indirimleri oluyor. Onlara da bakabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(12.12.24)
sanalbaharat'ı tavsiye edebilirim. en son Honduras natural el jardin aldım memnun kaldım. ekşi'de sanalbaharat'ın yorumlarına bakabilirsin.
0
ruhlardan esinlenen karga
(12.12.24)
lavazzanın kendi sitesinden alabilirsin. n11 gibi sitelerde lavazza kendi satış yapıyor. şu iyi bu iyiden çok damak tadına uyan çekirdeği öğütürsün. tadım paketi al dene.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
varonacoffee.com
bizim komşu dükkan, iletişimden konuşabilirsiniz damak tadınıza göre yardımcı olur.
0
brussss
(12.12.24)
(5)

İmam çalışma saatleri

michael_knight
Eleştirmek için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum;Camide görevli bir imamın bir iş günü yaklaşık olarak neye benziyor?Saat kaç gibi başlayıp ne gibi görevler yapıp saat kaç civarında bitiyor? Bazı camilerde bir de müezzin mi oluyor? Bu iki görevli dışında camide çalışan başkaları var mı?
Eleştirmek için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum;

Camide görevli bir imamın bir iş günü yaklaşık olarak neye benziyor?
Saat kaç gibi başlayıp ne gibi görevler yapıp saat kaç civarında bitiyor? Bazı camilerde bir de müezzin mi oluyor?
Bu iki görevli dışında camide çalışan başkaları var mı?
0
michael_knight
(11.12.24)
Sabah namazi takvimlerdeki gunes vaktindan yaklasik 20-30 dk once kiliniyor. Minimum o saatte baslangic, yatsi ile bitis. Tabii burada saatler mevsime gore degisiyor. Yazin toplam sure cok uzun ve arada buyuk bosluklar varken, kisin tam tersi toplam sure az, ve aralardaki bosluklar da az.

Yukarda yazdiklarim disinda ayrica asagida da bazi gorevleri listeliyorum.

- Cuma hutbesini vermek ve namazini kildirmak.
- Bayram namazlari.
- Cenaze namazlari. Cenaze yikama da olabilir ama mutlaka imama kalmayabilir bu is.
- Ramazan'da Teravih namazlari.
- Caminin genel duzeni ile alakali isler, karar almalar vs.
- Ezan okumak.

Bunlarin istisnasi vardir ama genelde minimum yapilan isler bunlar. Opsiyonel olarak bazi yerlerde yazin falan kuran kurslari olabilir. Cemaatle ayrica cesitli programlar olabilir. Gerisi kisiye gore degisir ozetle. Koylerde falan daha farkli olabilir. Sabah namazina camiye gidip imami bulamadigini iddia edenler olmustu. Ezan merkezden okunuyor o bolgede.

Kadrolu muezzin genelde yok benim bildigim, ama gorece buyuk yerlerde belki vardir. Camide tuvalete bakan kisi olur, cay ocagi varsa ona bakan olur ama bunlarin devlet memurluguyla alakasi yoktur. Bir nevi camiye kira veren isletmeler gibi dusunulebilir.
0
mbond
(11.12.24)
Dib görev ve çalışma yönetmeliğine göre:
a) Camilerde vakit namazları ile cuma, bayram ve teravih namazlarını kıldırmak.

b) Cuma ve bayram hutbelerini zamanında ve usulüne uygun olarak okumak, gerektiğinde hutbe hazırlamak, hutbe yazma ve okuma konusunda çalışmalar yapmak.

c) Görevli olduğu camide vaaz etmek; isteyen vatandaşlara camilerde veya müftülükçe uygun görülecek yerlerde Kur’an-ı Kerim okumayı öğretmek ve dini bilgiler vermek; yaz Kur’an kursları ile ilgili görevleri yapmak.

ç) Camiyi irşat ve eğitim faaliyetleri için hazır bulundurmak.

d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.

e) Kur’an-ı Kerim, meal/tefsir, hadis, siyer ve ilmihal konularının yer aldığı çalışma programı hazırlamak, müftülüğün onayından sonra bu programı ilan ederek camide uygulamak.

f) Dini gün ve gecelerde görev yaptığı camide program düzenlemek veya müftülükçe düzenlenecek programlarda görev almak.

g) Cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak.

ğ) Teberrukat eşyasının bakımını ve korunmasını sağlamak.

h) Cami içinde ve avlusunda izinsiz yardım toplanmasını engelleyici tedbirler almak.

ı) Görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek.

i) Türk Medeni Kanununa göre akdedilen nikahtan sonra isteyenlere nikahın dini merasimini icra etmek.

j) Cami ziyaretlerinin, İslam adabına ve güvenlik kurallarına uygun bir şekilde yapılmasını sağlamak; camilerin avlu ve müştemilatında satıcılık, dilencilik gibi ibadet huzurunu ihlal eden her türlü davranışı ve faaliyeti önlemek için gerekli tedbirleri almak.

k) Belediye tarafından cenaze hizmeti verilmeyen yerlerde cenaze teçhiz ve tekfin hizmeti vermek, cenaze namazı kıldırmak ve defin işlemlerini yapmak.

l) Bayram, dini gün ve geceler, doğum, sünnet, düğün, hastalık, ölüm ve benzeri vesilelerle görev mahallinde ikamet eden vatandaşlara din hizmeti sunmak.

m) Görev mahallinde ikamet eden kimsesiz, yetim-öksüz, engelli ve ihtiyaç sahibi insanlarla ilgilenerek ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak.

n) İnsanlar arasında ülfet, sevgi, dayanışma ve kardeşliği artırıcı faaliyetler yapmak.

o) Görev mahallinde bulunan çocuklar ve gençlerin dini ve ahlaki eğitimlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak.

ö) Müftülüğün bilgisi dahilinde görev mahallindeki vakıf, dernek ve benzeri kuruluşların Başkanlığın hizmet alanı ile ilgili konulardaki taleplerine katkı sağlamak.

p) Camide kadınların ibadetlerini rahat bir şekilde yapabilmeleri amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak.

r) Müezzin-kayyımın bulunmadığı zamanlarda onun görevlerini de yapmak.

s) 442 sayılı Köy Kanunu gereğince köy ihtiyar meclisi tabii üyeliği görevini yapmak.

ş) Görev alanı ile ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.12.24)
en zor işleri yatsı ve sabah namazı okumak geri kalan zamanda boş muabbet. sene 2024 hocam bu mu doğru şu mu doğru ona mı soracaz ya. s.a a.s başka işi mişi yok.
0
mikahakkinen
(11.12.24)
Mevzuata göre imam ezan okunmadan 20-30 dakika önce camide bulunmak zorunda. Diyanetin gezici denetim ekibi köylere kadar gidip denetim yapıyorlar. O zaman aralığında camiide bulunmazsa ilçe müftüsü soruşturma açabilir. Diyelim o gün işin çıktı ilçe müftüsünü arayıp haber vermek zorundasın şu saatlerde camiide olamayacağım gibi.

Diyaneti pek sevmem ama denetleyen ekibi de var.
0
komando kani var bende
(11.12.24)
Yukarıda sayılanların dışında müftülükte personel yetersizliği varsa camideki görevlerini dışında orada da kendilerine ayrıca görevler verilebiliyor.
0
diyecevaplandı
(11.12.24)
(9)

İ20 vs ford puma

ceann deas
İ20 artilari Sifir km bayiden cikacakcam tavan5 yil garantiSorunsuzluk 1.0 turbo dct sanziman ile yakit tuketimi ve agirlik sorunlarinin cozulmus olmasiEksileriHb yerine crossover suv tarzi istiyordumTasarimini begenmiyorum + icime sinmiyorPuma artilariTasarimini begeniyorumFord hyundaiden iyidir di
İ20 artilari
Sifir km bayiden cikacak
cam tavan
5 yil garanti
Sorunsuzluk
1.0 turbo dct sanziman ile yakit tuketimi ve agirlik sorunlarinin cozulmus olmasi

Eksileri

Hb yerine crossover suv tarzi istiyordum
Tasarimini begenmiyorum + icime sinmiyor

Puma artilari

Tasarimini begeniyorum
Ford hyundaiden iyidir diye dusunuyorum
Crossover

Eksileri

2.el 2023 model 11.000 kmde
2 yil garantisi kalmis
0
ceann deas
(11.12.24)
ford'un garantisi de 4 yıl fakat yeni programla otomatik olarak bakımlar zamanında y.serviste yapılırsa 5 yıla uzuyor. çok yakışıklı bir araç, otomatik şanzımanı fena değil; turbo ecoboost motoru da oldukça iyi. fakat onun da eksileri var. romanya'da kadın işçiler tarafından üretilmiş bir araç. basit ufak tefek fakat sinir bozan kronik problemleri var. direksiyon mili problemi, tavanda sarı lekeler oluşması, fitillerin-çıtaların çok zayıf olup kendi kendine çıkması/düşmesi, arka stoplar içinde su damlacıkları oluşması ilk aklıma gelenler. bunlar garanti sürecinde garantiden yapılabiliyor, zaman/sabır gerektiriyor. i20 kullabnmadığımdan bilmiyorum, illaki vardır onun da bir şeyleri.
0
adivar
(11.12.24)
i20'yi 1 günde satarsın ford puma bekletir. Puma ancak "suv-cuk" olabilir ayrıca iç kalitesi falan da vasat hatta vasatın altında. i20 elite paket sanırım baktığınız, bu aralar bayiiler iyi fiyat veriyor.

alternatif olarak Bayon'da bakabilirsiniz.
0
eisberg
(11.12.24)
Al-sat'çı değilsem aracın 2-3 ay daha geç satılması umrumda olmazdı. Baktığın Puma sıfır ayarında. Rengi beyaz değilse kesinlikle Puma diyorum.
0
HellKeePer
(11.12.24)
Ford puma sevmem. Ama al satci degilsem, iki üç senede bir araba değiştirmeyeceksem ne kadar hızlı satılır vs hayatta bakmazdim. Gidip begenmedigim arabayi almazdim.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Al satci degilim ama onceki arabamdan dilim cok yandi garanti suresince kullanip sonra degistirmek istiyorum. Garantisiz araba isi cok zor. Puma lacivert rengi tipi cok tatli ama icini vs hic gormedigim bir araba. Bildigim kadariyla ford amerikan mali dayanikli oluyorlar ama hyundai sorunsuzlugu da var. Bilemedim cokup aglayacagim.
0
🌸ceann deas
(11.12.24)
Araçları kullandın mı? cam tavan ön camı inanılmaz daraltıyor, fiestanın bile ön camı daha geniş. şimdiki aklım olsa cam tavan almam birde sunroofa sürekli bakım yaptırmak/temzletmek gerek mekanizmasını araya pislik kaçıyor açılmıyor tutukluk yapıyor
0
eja
(11.12.24)
al sat kolay olsun dersen i20. ford her türlü kalite olarak hyundaiden iyidir.
0
mikahakkinen
(11.12.24)
Babam 16 i20 satıp 24 i20 aldı 2016 model de fena araba değildi ama 4vites otomatik mevzusundan deli gibi yakıyordu. Gerçek anlamda 1 günde satıldı araba (az araba değiştiren insanlarız kıstas değil bizim için ama şok olduk bu kadar hızlı gitmesine)

2024 ise gerçekten fena yapmamışlar şanzıman benzin mevzusu çözülmüş hyundai zaten donanımı kepçeyle koyuyor

İçinize sinmeyen araba almak gerçekten olacak iş değil ama sıfır araç rahatlığı da başka bir şey. Diğer yandan puma ne kadar crossover hissi verecek daracık bişey. Böyle vay babam fark yaratacak bi araç olsa ikinci el daha mantıklı diyelim de.
0
hedep
(11.12.24)
İ20 yerine bayon düşünebilirsiniz, bende aldım. Gayet güzel yapmışlar
0
mirty
(11.12.24)
(15)

Eşim her anne baba evinde uzun kaldığında onları daha çok özlüyor

psmstc
4 yıllık evliyiz. Bu durum normal mi? 2 hafta gibi bir süreden bahsediyorum. Kendi evimize tekrar uyum sağlamada bir süre zorlanıyorum diyor. Acaba nasıl yaklaşmalıyım? Şimdiden çok teşekkürler…
4 yıllık evliyiz. Bu durum normal mi? 2 hafta gibi bir süreden bahsediyorum. Kendi evimize tekrar uyum sağlamada bir süre zorlanıyorum diyor.

Acaba nasıl yaklaşmalıyım?

Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(10.12.24)
normal değil. benim eşim babasının evinden dönünce oh be insanın kendi evi gibisi yok diyor. annesi mükemmel sofralar hazırlamasına el üstünde tutmasına rağmen.

2 evdeki konfor düzeylerini karşılaştır. laf arasında orda nelerden memnun olduğunu falan sor. belki sen sevgini fazla gösteremiyorsundur. onu şu anki evine bağlayacak anılar yaşanmışlıklar oluşturman gerekiyordur belki.
0
xrated
(10.12.24)
Normal değil. Yazları 2 3 hafta kalıyorum, sonlara doğru gün sayıyorum eve dönmek için.

P.S: eski duyurunu aşağıdaki cevaplardan sonra hatırladım genelde kullanıcı isimlerine dikkat etmiyorum. Sizin durumda ben de eşin gibi hissederdim. Sorun onda değil sende
0
kullanicadi
(10.12.24)
ilginc bir psikologa görünsün bence. be uzun da kalsam kısa da kalsam eve döndüğümde herhangi bir adaptasyon sorunu yaşamıyorum. sonuçta orası da benim evim. insanın kendi evi gibisi var mı. eşim de yaşamıyor.

çıkarın üstünüzü bi donla gezin anlarsınız rahatlığı
0
ananiyimioguz
(10.12.24)
normal değil +1 ben kendi anama babama tahammül edemem, eşimde aynen etmez. ne kadar az durursa kar olarak görür kendi.
0
mikahakkinen
(10.12.24)
Senin bir duyurunu hatırladım ve yanlış olmasın belki başka bir duyurucunun sorusudur diye baktım evet doğru hatirlamışım senin sorunmuş.

Ben de olsam eve dönmek istemezdim. Sebebi şu; evde sabahtan akşama kadar çocukla uğraşacağım sonra eşimin yere attığı kıyafeti toplayacağım. Yemeğini yiyecek ve koltuğa yayılacak ve ben onun tabağını, kaşığını kaldıracağım. Kim olsa dönmek istemez.
0
rock n roll
(10.12.24)
Abi psikologa git diyenler gelmiş yine... Ana babası ile anlaşamayan duyurucular da tuhaf bulmuş. İnsan ailesini sevmesin mi? Evlendik diye ailemiz eskide mi kalacak? Zamanla düzelir eşiniz.
0
Shepard
(10.12.24)
sizin sunamadiginiz ikram, yemek, konfordan dolayi da olabilir. sonucta insanoglu. el ustunde tutuldugu yere ait hisseder kendini.
0
buenosdias
(10.12.24)
TV ve telefon yerine ev ve eşle ilgilenin. Ev de, eş de ilgi ister. Yorgun olsanız da farketmez. Güler yüz ve tatlı dil, bir çift güzel kelam.
0
alfired
(10.12.24)
tatilden dönüp işe başlar gibi geliyor çünkü. kaldır bir tarafını yardım et kadına. birkaç yıla tekmeyi yiyince ağlarsın divorce came out of nowhere diye
0
titanyum22
(10.12.24)
Normal değil +1
Mutsuzluğunu böyle mi ifade ediyor acaba?
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.12.24)
çocukluğunun geçtiği bir evden bahsediyoruz o evin bir kokusu olur burnunda.
evden içeri girdiğinde anne şefkati baba sevgisi reseptörleri canlanır beyninde. Aile ilişkileri mesafeli olanların bu hisse uzak olması normal ama 4 yıl da kendi evine hala alışamamış olması da sıkıntı .
0
jamswety
(10.12.24)
ailesinin evinde siz de kalın farkı görün bence en iyi çözüm bu
0
neira
(10.12.24)
beni nereye bağlasanız dururum ama durduğum yere ev diyebilmek çok uzun zamanımı alır. 12 senelik evimizde belki son 3-5 sene ev gibi hissetmişimdir. o yüzden 4 sene bence çok değil, hele de tam oturmamış şeyler varsa. ha bir de baba evi yerine başka başka yerlere gidip geldikçe, dönüşte bu benim evim hissi daha belirgin oluyor. ya zamana bırakın yada daha çeşitli ve uzun seyahatler yapın.
0
engelbert humperdinck
(10.12.24)
El üstünde tutuluyorum,yemeğim önüme hazır,kimse benden bişey beklemediği halde sıkılıyorum ve evime dönmek istiyorum. Bence normal değil eşinin durumu.
0
brnbrs
(10.12.24)
alice abla, konu sahibi erko. eski konularına bak bi
0
titanyum22
(10.12.24)
(2)

Türk müziğinin seyir ettiği minval üzerine düşünceleriniz neler?

benim icin hic boyle suslenmemistin
Aleyna tilki, ben fero, uzi gibi kıymetli san'atçıların musikisini beğeniyorum. Husisiyetle aleyna tilki'nin güftelerini, uzi'nin de bestelerini beğeniyorum. Aslında aleyna tilki'nin besteleri de güzel, filhakika emrah karaduman yapıyor. Eski müzisyenlerden de popstar türkiye müsabıklarından bayhan'
Aleyna tilki, ben fero, uzi gibi kıymetli san'atçıların musikisini beğeniyorum. Husisiyetle aleyna tilki'nin güftelerini, uzi'nin de bestelerini beğeniyorum. Aslında aleyna tilki'nin besteleri de güzel, filhakika emrah karaduman yapıyor. Eski müzisyenlerden de popstar türkiye müsabıklarından bayhan'ı beğeniyorum. Hatırıma yanlış gelmiyorsa son sene dahilinde 2 single ihdas etti. Sizin beğendiğiniz müteganniler arasında kimler var? Yoksa siz de ne müzik olsa dinlerimcilerden misiniz?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(10.12.24)
Ben değilim. Bu saydığın isimleri de tanımıyorum. Türk müziği diyince akla musiki geliyor. Bu saydığın isimlerle de musikinin bir bağlantısı yok. evet. Teşekkürler.
0
cukur
(10.12.24)
ben y kuşağıyım rockçıyız biz. arada mabel matiz madrigal gibi yenileri dinlediğim oluyor. aleyna vb. pop sevmem.
0
mikahakkinen
(10.12.24)
(7)

Araba cahiline lütfen yardım, bu araç alınır mı?

dejame
İlandaki aracın sahibiyle görüşeceğiz. Aklımda birkaç soru var.1. Bu fiyat iyi mi? 800’e düşebilir mi? Bütçemiz o kadar çünkü, daha fazla çıkmamız çok zor.2. 2022 ve 2023 modelleri sanırım tamamen aynı. İlla daha yeni yıllara mı bakalım? Bu araç temiz, kilometresi düşük ve bir üst paket (urban).3. K
İlandaki aracın sahibiyle görüşeceğiz. Aklımda birkaç soru var.

1. Bu fiyat iyi mi? 800’e düşebilir mi? Bütçemiz o kadar çünkü, daha fazla çıkmamız çok zor.
2. 2022 ve 2023 modelleri sanırım tamamen aynı. İlla daha yeni yıllara mı bakalım? Bu araç temiz, kilometresi düşük ve bir üst paket (urban).
3. Küçük şehirde yaşadığımız için çok fazla ilan çıkmıyor ve aracı sattığımız için acil ihtiyacımız var. Yorumunuz nedir? Marka model olarak kararımızı verdik, ihtiyacımız olan araç tam olarak bu ama fiyat ve yıl konusunda yorumlarınıza ihtiyacım var.

Teşekkür ederim.

shbd.io

** en son 835 olur diyor. 825 verecek olan varmış, daha düşmedi. biz de düşünelim dedik.
0
dejame
(09.12.24)
Temmuz ayında 2021 model 47.000 km olanını 760a sattım. 800e alınır bence :) ama benimkinin muayenesi gelmişti, lastikler degismeliydi vs. Alan kişiye bunları da belirtmiştim. Bunları sorabilirsin belki? Ekstra masrafı olacak mı?

Onun diisnda çok düşünmeden gönül rahatlığıyla alabilirsin bence. Önceki duyurunda dediğim gibi iknci kez cross urban aldik. Diğerini sorunsuz 3 yıl kullanmistim. Seviyorum arabayı (tekrar edeyim, çok fazla üst segment araç da kullandım). Atmosferik olması ve dolayısıyla ani hizlanmamasi disinda beni yoran üzen bı yani yok.

Bagajı, arka koltuk mesafesi, urban donanimi, güzel yeterli. Servisi ucuz. İyi yani daha nolcak
0
abuzer
(09.12.24)
Sadece açıklama kısmında ünlem kullanılması biraz içimi rahatsız etti xd ben açıklama kısmındaki yazım tarzına, kullanılan dile çok dikkat ediyorum. Güvenilir biriyse, expertizde farklı bişi çıkmazsa al gitsin.
0
abuzer
(09.12.24)
1.4 egeadan kaç.
0
jelly bear
(09.12.24)
Not bırakayım o zaman, telefonda sesi çok kibar geliyordu. Hatta kendi aracımızı geçen hafta sattığımızı söyleyip babamla aracı görmeye toplu taşımayla geleceğimizi söyleyince babamın yaşını sordu. Sonra iş çıkışı kendim getireyim, babayı yormayalım dedi. İyi niyetli biri gibi. Ayrıca küçük şehir olduğu için İstanbul İzmir gibi sık arayıp soran olmuyor muhtemelen. Biz de birkaç ayda zor sattık aracı uygun fiyattan
0
🌸dejame
(09.12.24)
@Jelly, kullanacak kişi 66 yaşında babam. Performansı hiç önemli değil. Yılı yeni, kilometresi düşük, bagajı ve iç hacmi geniş olsun yeter. Küçük şehirde pazara, yazları da bagajı doldurup yazlığa gidecek sadece.
0
🌸dejame
(09.12.24)
Fiat egea kullanıp zengin olmayanlar dışında öven duyamazsin.

Benim mantığıma göre sürekli trafikte olmayacak, sürekli yokuşta falan beklemeyecek, sürekli otoban kullanmayacak insan için mis gibi araba. Ben de anneme düşünüyorum.
Üretim yeri Türkiye. Servisi ucuz, parçası bol, 1.4 yılların motoru, atmosferik yani turbo vs sorunu olmaz.

Ben alırdım. Bana deseniz ki sürekli İstanbul trafigi, haftasonu otobanla yazlık. O zaman olmaz derdim.
0
logisticsmanager
(09.12.24)
1.4 fire piyasanın en hantal motoru ona göre al. Bu araç neden kalkmıyor deme.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
(10)

Trafikte Yaşadığım Olay (Ne yapayım?)

calmdown
Bu sabah trafik ışıklarında beklerken bir servis minibüsü geri vitese takıp geri geri geldi ve benim ön tampona çarptı. Bir hasar yok ancak saçma bir olay. İndim arabadan, servis şoförü de indi, 50'li yaşlarda şiveli bir tip. Dedim geriye taktın geldin bana çarptın. Adam ilginç bir şekilde alenen ge
Bu sabah trafik ışıklarında beklerken bir servis minibüsü geri vitese takıp geri geri geldi ve benim ön tampona çarptı. Bir hasar yok ancak saçma bir olay.

İndim arabadan, servis şoförü de indi, 50'li yaşlarda şiveli bir tip. Dedim geriye taktın geldin bana çarptın. Adam ilginç bir şekilde alenen geri vites ışıkları yanıp geri gelmesine rağmen sen bana çarptın diye bağırmaya başladı. Hafif üzerime yürür gibi oldu 1-2 defa. Acelem olmasa uğraşırdım, 50 metre ötede karakol vardı. Ama hasar olmayınca neyse deyip gittim.

Fakat bu durum acayip sinirlendirdi. Resmen avam kitleye bu şekilde yer açıyoruz gibi hissediyorum. Aracın plakasını falan da aldım. Muhtemelen orada kamera da vardır.

Sizce ne yapayım? Bi tık uğraşmak istedim.
0
calmdown
(09.12.24)
Ders olsun arabanıza araç içi kamera alın. Bir dahaki sefere kedi gibi yumuşar aynı servisçi.
0
kojonotsuki
(09.12.24)
'Resmen avam kitleye bu şekilde yer açıyoruz.' demişsin git şikayetçi ol.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
Sakin kalmakla en iyisini yapmışsın. Zaten zarar da yokmuş.

Bu durumlar için en temizi araç içi kamera. Hiç dalaşa girmeden gidip şikayetçi olursun bir sorun olduğunda.
0
wd40
(09.12.24)
Araç kamerası taktırmak lazım. Başka türlü ispat çok zor.

Bazıları, tutanak tutturup, tamponu vs. yaptırmak için bu tarz işlere girişebiliyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.12.24)
hasar yoksa/az ise hiçbir şey yapmayacaksın ve doğru olanı yapmışsın. bunların alayı cahil insanlar ve sen olayı onun agresifliği üzerinden eskale edersen ya kavgaya dönüşür orada canını yakar, ya da anında mağdura yatıp seni suçlu gibi gösterir ve iki durumda da o karlı çıkar.

araç kamerası olmasına gerek yok, tutanak tutulsaydı, yine tüm kusur bunlara verilirdi sen merak etme. eksperler bunların ciğerlerini biliyorlar ve bunlar her hafta benzer küçük kazaları mutlaka yapıyorlar. bana aynen senin kazadaki gibi çarptı servis, tamponum kırıldı. atar gider yaptı, tutanakta da kendisi durmuş ve ben gelip çarpmışım gibi 2 paragraf olayı anlattı. ben bir cümle yazdım. bana 0, ona 100 verdiler.
0
malheiros
(09.12.24)
Sen arkadan çarptın deyip direksiyon simiti kaplamasını bile sana kitlemeye çalışacak ayak yapıyor derdi bu çok net
0
basond
(09.12.24)
aceleniz olması kötü olmuş. hiç tartışmaya girmeden doğrudan tutanak tutmaya başlayın, bakın nasıl pamuk gibi olacak. bir de böyle durumlarda adam ne derse hee hee diyeceksiniz, kavga çıkmasına gerek yok, tutanak tutarken istediğiniz gibi yazarsınız.
0
co2s2
(09.12.24)
Arac kamerası takın yapacak başka birşey yok ya da civarda kamera arayacaksınız. Ben taktım kafam çok rahat.
0
mirty
(09.12.24)
ben böyle durumlarda hiç onun moduna girmeyip. araçta kamera olmasa bile. yalnız araçta kamera var senbilirsin ben kaskoya dosyamı iletirim deyip ayrılıyorum. tavrının bir anda değiştiğini göreceksiniz. ha teklif edeceği de zaten sanayide tanıdığının atölyesine gel bakalım olacak. onlara güvenip de araba bırakılmaz.

bu arada gözle görünen bir sorun olmayabilir ama tamponun tırnakları kırılmış olabilir. her iki yandan birleşim noktalarındaki açıklıklara bir bakmak lazım.
0
orpheus
(09.12.24)
Ben yıllar önce trafikte tartıştığım bir adam geldi anneme küfür etti. O sinirle gittim su borusuyla kafasına vurmaya çalışırken adam kafasını koruyacam derken sağ kolunu öne atınca kolunu kırdım. Hakkımda TCk 86'dan dava açıldı.

Gerisini anlatmayayım yorgunum çünkü baya uğraştım anlayacağın. Sen ağasın sen paşasın de geç.
0
komando kani var bende
(09.12.24)
(3)

Sahte ürünler ne kadar yaygın?

kanepeee
Rayban gözlükleri, marka parfümleri, nike ayakkabıları hep duyuyoruz zaten. Peki kozmetikte bu ne kadar yaygın? Mesela şampuan, diş macunu, saç boyası, deodorant falan? Adamlar hakikaten colgate optic white çakması yapıyorlar mı mesela?Bir de gıda takviyelerinde durum nasıl? İnternetten alıyorsun fo
Rayban gözlükleri, marka parfümleri, nike ayakkabıları hep duyuyoruz zaten.

Peki kozmetikte bu ne kadar yaygın? Mesela şampuan, diş macunu, saç boyası, deodorant falan? Adamlar hakikaten colgate optic white çakması yapıyorlar mı mesela?

Bir de gıda takviyelerinde durum nasıl? İnternetten alıyorsun folik asit, sahteye denk gelme olasılığı yüksek mi?
0
kanepeee
(08.12.24)
yillar once market sektorunde calisan tanidik bile butun deterjanlarin sahte oldugunu soyluyordu. yani oldukca yaygin ve yeni diil
0
ala09
(08.12.24)
Şampuan ve deterjan çok var.
0
hedep
(08.12.24)
gıda takviyelerini üts sisteminden sorguluyorsun.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
(32)

Arkadaşınız eşini aldatmaya çalışsa

gilbeys
onunla diyaloğu keser misiniz yoksa banane mi dersiniz?Sürekli karı kız peşinde koşan evli bir arkadaşım var. karısını da tanıyorum evlerine de gidiyorum ama açıkcası bu durum beni rahatsız ediyor.Ne diyorsunuz?
onunla diyaloğu keser misiniz yoksa banane mi dersiniz?

Sürekli karı kız peşinde koşan evli bir arkadaşım var. karısını da tanıyorum evlerine de gidiyorum ama açıkcası bu durum beni rahatsız ediyor.

Ne diyorsunuz?
0
gilbeys
(08.12.24)
İletişimi keserim çünkü güvenemem. Hayatındaki en önemli insana bunu yapan bana neler yapmaz. Guvenmedigim kişilerle ilişki kurmuyorum
0
abuzer
(08.12.24)
bunu yaparsam arkadasim kalmaz :)
0
sonsuz
(08.12.24)
karışmam
0
gabe h coud
(08.12.24)
Bunu yaparsam kimseyle konuşmamam gerekir :)

Gerçekten herkes böyle artık neredeyse, iğrenç.

Az görüşürdüm şahsen, bir yerde illaha patlar. O yüzden hiç görüşmemek bu an gelecekse en iyisi.
0
baldan kaymak
(08.12.24)
Konuşmam uzaklaşırım
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
Güvenmem, iletişimi keserim. +1 Bu kadar açıktan, arsızca, pervasızca yapılan ahlaksızlıklar beni her daim korkutmuştur.
0
potasyum bebek
(08.12.24)
iletişimi keserim. net.
0
duyurukullanıcısı
(08.12.24)
Keserim.
Kadın ya da erkek, hiç farketmez.
Yaptığı ahlaksızlıktır. Ahlaksızdan arkadaş olmaz.
0
Mirket
(08.12.24)
Zor bir durum.

Bu durumu bile bile evine gidip eşiyle görüşüyorsanız sizin de zor durumda kalma riskiniz var. Yarın bir gün bu durumu bilmenize karşın kendisini neden uyarmadığını sorarsa verecek cevabınız olmaz.

Öte yandan, arkadaşınız sizi kendi çapkınlıklarına alet edip sizden destek istemeye kalkarsa yine çok zor durumda kalabilirsiniz arkadaşınızın eşine karşı.

Yerinizde olsam ilişkiyi doğrudan kesmem ama eşiyle mümkün olduğunca görüşmemeyi tercih ederim.
0
10551037
(08.12.24)
aile içi durumları beni ilgilendirmez.
0
my fault
(08.12.24)
Uzak durmaya çalışırım. İletişimim minimum seviyede olur.
0
put it in your appropriate place
(08.12.24)
soğurum kesinlikle, arkadaşlık yapamam.
0
deartheodosia
(08.12.24)
Diyologu kesmem.
Her zamanki gibi eksi ahalisinden reklamlari izliyoruz.
0
turkuaz
(08.12.24)
Diyaloğu kesmem arkadaşıma yapma etme derim (dedim) hiç bi faydası olmuyor :)
0
grimavi
(08.12.24)
herkesin gözü önünde "iyi günde kötü gününde hastalıkta sağlıkta" diye başlayan malum sözü verdiği birine bunu yapan kişi, bana neler yapmaz diye düşünürüm.

iletişimi kesebiliyorsam keserim, kesemiyorsam mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışırım. böyle bir tipten her şey beklenir.
0
tabudeviren
(08.12.24)
+ ve mümkünse çakma hesaplarla eşine durumu bildiririm.
0
tabudeviren
(08.12.24)
Keserim. Sevgili versiyonunda kestim.
0
Amaranta ursula
(08.12.24)
Benim arkadaşım kadın verisyonu. Bana seni ilgilendirmez dedi duyuru.
0
Kahvedesu
(08.12.24)
Okuldan mezun olup ailemin olduğu şehre döndüğüm sıralarda çok yakın iki arkadaşım evlendiler ve ben uzakta kaldığım için evliliklerine şahit olamadım, ikisi de çok yakınımdı, ben uzağa gidince ve onlar yeni bir hayata adım atınca koptuk. Sonra bir gün rüyamda erkek olanla ilgili bişeyler öğrendim ve şiddetli tepki gösterdim, o öyle şey yapmaz karısına da çocuğuna da evine de çok düşkündür o, siz uyduruyorsunuz dedim rüyamda. Uyanınca kadın olan arkadaşımı arayıp rüyamı anlattım, noluyor dedim. Pek iyi değiliz boşanmaya niyetlenmiştik dedi ama ayrıntı vermedi ve olabildiğince üstünü kapatarak konuştu. Birkaç ay sonra öğrendim ki benim kardeşimin tanıdığı bir kız benim erkek olan arkadaşın öğrencisiymiş, kardeşimin selamını arkadaşıma söyledi diye arkadaşım hangi kafadaysa artık, kardeşimin kötülük yapmaya çalıştığına inanmış, aramız iyice açıldı filan. Demek ki rüyamda gördüğüm şey asılsız değil dedim.

O zamandan beridir de düzelemedik. Olmuyor yani, ben ararsam varım aramazsam yokum. Mesaj atsam bile. Bunun eşini aldatması halinde bir arada olsak çıngar çıkarırım da, bu mesafede umurumda olmaz açıkçası.
0
muhayyer divan
(08.12.24)
yapmamalarini soyluyorum ama dinlemiyorlar, iletisimimi azaltmiyorum. esini aldatiyorsa beni de aldatir mantigi yanlis. esini aldatma sebebi baskasiyla seks yapma istegi. macera. bana yamuk yapmak icin bir motivasyonu yok ki.
0
baldur2
(08.12.24)
beni rahatsız edecek iekilde sürekli karı kız kovalıyosa min iletişim veya mümkünse hiç iletişim. bana çaktırmazsa iletişim sürdürürüm. HER evlilikte olan bi şeyi bu kadar "bunu yapan neler yapmaz" boyutunda düşünmeniz peki???? sanırım benim için sorun aldatmak diil de bunu marifet gibi yavsakca yaşamak ve arkiniz böyle gibi. kovalamak zaten igrendirici ama olmaz olmaz bi ara olduysa falan, cok yüklenmem. emin olun zaten eşleri farkediyo ve susuyor yani sizin kadar mevzu yaratan yok
0
ala09
(08.12.24)
@baldur2
meşur son sözler...
0
duyurukullanıcısı
(08.12.24)
@baldur, şimdilik yoq....
0
abuzer
(08.12.24)
Diger tarafa soyleyemiyorsun ya fena vicdan azabi yasiyorsundur?
0
Zetnikov
(08.12.24)
iletişimi keserim +1 üzüm üzüme baka baka kararır demişler. sen de onun yanında takıla takıla bir bakmışsın sen de aynı haltları yemeye başlamışsın, ne de olsa yakalanmıyordur arkadaşın. ama sen yakalanırsın, boşanma kağıdını elune verurler. (bkz: herkes kendini kurtarır olan sana olur)

bekarsan da böyle bir arkadaşın olduğun gören kadın senden sırf bu sebepten vazgeçebilir. cevaplardan gördüğün üzere kadınların çoğu iletişimi keserim diyor.
0
titanyum22
(08.12.24)
Böyle biriyle arkadaşlık edemem. Zamanında yakın bir arkadaşım evli bir adamla beraberdi, ciddi ciddi adamın karısı nedeniyle boşanamadığına filan inanıyordu. Yanlış yaptığını söyleyince ağırına gitti, küstü. Hiç pişman olmadım, ahlak bu kadar göreceli bir şey değil.
0
asteriks
(08.12.24)
Bence karışmaya gerek yok, herkesin her şeyini düzeltemeyiz.
0
enteg
(08.12.24)
Eşini aldatan insan, herkesi aldatabilir.

Olaya bu açıdan bakmak lazım... İlişkimi keserim veya kesemiyorsam da, merhaba/merhaba seviyesine çekerim.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.12.24)
Etrafımda kötü insan istemediğim için arkadaşlık yapmam. Tecavüzcü, katil, hırsız. Hepsinin ortak noktası başka birine zarar vermek ya da kandırmak değil mi? Birini aldatmak da aynı şey. Kadın hastalıkları uzmanı arkadaşlar varsa gelsin anlatsın kadınların aldatılma sonucu yaşadıklarını. Bildiğin düz kötülük bu. Ha gider de karısına kocasına durumu anlatır mıyım? Tabii ki hayır. En iyi ihtimalle kıskanç ve yuva yıkmaya çalışan kadın olacağım için hiçbir şey söylemem, kadın erkek çoğu da her şeyin farkında zaten. Ama kendi hayatımda kötü bir insan istemiyorum. Mereba mereba olur, daha fazlası değil.
Bunda bir sorun görmeyenlere de sizin çatır çatır aldatıldığınızı bilen insanlarla aynı masada keyifli yemekler sohbetler diliyorum. Umarım kadın ya erkek gözlerinizin içine baka baka benim meselem değil diye düşünerek güzel güzel sohbet eder sizinle.
0
mrvln
(09.12.24)
Kaypak insanla minimum iletişim
0
pembediken
(09.12.24)
böyle bir adam zaten benim arkadaşım olamaz. eğer evliliği sorunluysa fazla dert etmem. ama gerçekten saçmalıyorsa kızarım. özel hayat müdahale edilmez.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
15 yıllık, en yakın arkadaşım olarak tanımladığım insan nişanlsını aldattı, koca adam ergen ergen davranışlar sergiliyor, arka sokağımda oturmasına rağmen iletişimi minimuma indirdim, evlerine gitmiyorum, çok az konuşuyorum, yüzyüze ayda 1 geliyorum. Nedenini bilmediğine eminim, bir şey demem karışmam, benim düşüncelerime çok ters olduğu için mesafe koydum.
0
atom karincanin torunu
(09.12.24)
(12)

Psikiyatri doktorları ve ilaçları

damladamla
Tamam bilime saygımız var ama çok hızlı çabuk ağır ilaçlar yazdıklarını düşünüyor musunuz? Psikiyatri doktorlarına ne kadar güveniyorsunuz? Bizimkiler böyle de Avrupa’da kiler de aynı mı hemen üç kutu ilaç mı?
Tamam bilime saygımız var ama çok hızlı çabuk ağır ilaçlar yazdıklarını düşünüyor musunuz? Psikiyatri doktorlarına ne kadar güveniyorsunuz? Bizimkiler böyle de Avrupa’da kiler de aynı mı hemen üç kutu ilaç mı?
0
damladamla
(08.12.24)
Ben güveniyorum, çünkü bana hiçbir zaman ilaç dayatmadılar. 2 ayda bir gidip 2 aylık ilaç yazdırıyorum, bir ara bırakmak istedim, ben ne istersem o şekilde yönlendirme yaptılar. Hemen ilacın mg yarı oranında azalttık. Zaten ilk yazıldığında da istersen ilaç başlayabiliriz diyerek başlattı.
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
@turuncu tonlarda
Özel değilse teşhis neydi?
0
🌸damladamla
(08.12.24)
Valla ben doktora benim teşhisim nedir demedim de. İşten kaynaklı anksiyete, kalbimde sürekli pır pır hissi, takıntı ve takıntıya bağlı aşırı gerginlik ve sinirlilik şikayetleri ile gitmiştim. Ailevi vs sorunum yok ama iş konusu hayatımı çok zorlaştırıyordu.
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
25 yil anksiyete bozuklugu ile ugrasmis ve kurtulmus birisi olarak sunlari diyebilirim. Hem Turkiye'de hem de yurtdisinda gercekten alaninda isim yapmis psikiyatrlar da dahil olmak uzere, bu surede 20 ye yakin psikiyatr ile gorustum bir o kadar da psikolog gecti hayatimdan. Bu ise holistik yaklasmayan hic bir doktorun kapisindan bile gecmeyin derim. Maalesef bunu Tr'de yapan var mi bilmiyorum. Eger ingilizcen varsa "Daniel Amen" bu amcayi takip et. Gerci simdi ingilizceye gerek yok chatgpt ile halledersin.

Ozet gecersek guvenmeyi birak, cogunu gorsem yolumu degistiririm.
0
tezek
(08.12.24)
Ömür boyu ilaç kullanması gerekli şizofreni ağır bipolar gibi gibi rahatsızlıklar haricinde dönemsel olarak bence ilaçlar çok bunaldığınızda hekim kontrolünde elbette kar zarar oranı hesaplanarak kullanılabilir.

Fakat bunlar en nihayetinde kimyasal içerikler olduğu için bence üstte saydığım bazı ağır rahatsızlıklar hariç; daha yan etkisi sıfır olan yaşam tarzi değişimleriyle yol alınabiliyorsa uzun vadede öyle yol almak (terapi almak, sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak, kilo kontrolü, düzenli güneşe açık havaya çıkmak sosyalleşmem vb) daha sağlıklıdır diye tahmin ediyorum.

Nitekim ilaçlar iyileştirse de yan etkileri de karaciğerde iç organlarda kuşkusuz yıllar içinde bir yük biriktiyordur diye tahmin ediyorum.
0
psmstc
(08.12.24)
Ağır denilen ilaçlar kırmızı veya yeşil reçeteli oluyor ve onları da kolay kolay yazmıyorlar zaten. Kişilik bozukluğu, bipolar, şizofreni vb. durumların teşhisi bazen yıllar süren takip sonucu alınıyor.

Bir de psikiyatrlar en nihayetinde hekim; şaman, uhrevi lider veya alim değil. Sen bu insana gidip şikayetlerini sayıyorsun ve bu şikayetleri gidermesi gerekiyor. Bunun için elinde iki seçenek var: ilaç ve terapi. Terapi yapmaya vakti yok, olsa da etkinliği tartışmalı. E mecburen ilaç veriyor. Başka ne yapabilir ki?
0
playing star again
(08.12.24)
İlaç tuzağına düşen bir daha düzelmiyor
0
Shepard
(08.12.24)
merhaba, uzun zamandır sahada çalışan bir ruh sağlığı çalışanı olarak, ve aynı zamanda sorunlarını psikolog psikiyatristle halletmeye çalışan birisi olarak şunları söylemek isterim.

psikiyatristler kolay ilaç yazıyorsa da burada şöyle bir sorun var: ''psikiyatristler hastayı tanımıyor'' tanımak zorunda da kalmıyor. buradaki tanımak kitaplarda yazan terimlerle değil, bağ ile, ilişki iletişim ile tanımak. Türkiye'de bir psikiyatri uzmanı yetişmesi için gerekli şartlar var, araştırma hastaneleri, uzmanlar, proflar ve hastalar. doktorlar hastayı ''yeterince tanımak zorunda değil'' çünkü her şekilde paralarını alıyorlar.

düşünün, yanlış ilaç yazdı, ya da o hasta bana gelmez bir daha, ya hastayı kaybetmeyelim dertleri yok. Japonya'da mesela, hastaya yaklaşımından sorumlu doktor ama burada öyle bir şey yok. bunu doktorlar çok kötüdür gibi bir yerden söylemiyorum, ne yazık ki sistemin çarpıklığı doktoru da yiyor. neden bir asistan hekim bir hastayı detaylı muayene edemiyor? zaman yok, acele etmek zorunda, sistemsel olarak işini aheste yapması ve tatmin olması da mümkün değil. dolayısıyla bence iki tarafı da zedeleyen bir süreç oluyor.

psikologlara gelelim, onlar özelde danışanı tutmak zorunda, eğer bir danışan size gelmiyorsa, ve akıllıysanız terapist olarak kendinize sorarsınız, ya bende mi bi sorun var acaba? zaten size tutunmaya, güvenmeye gelen biri, gidiyorsa, orada bir sıkıntı vardır. gidersiniz süpervizyonlar, akran süpervizyonları vs uğraşırsınız. çünkü danışanın size güvenmemesi ve drop olması da sizin için ve itibarınız için oldukça maliyetçi bir süreç ''maddi ve manevi'' bu sebeple psikologlar kendini geliştirmek zorunda. hoş, onlar da şarlatanların eline düşerse, ki burası türkiye düşebilir, işler daha da sarpa sarıyor.

özetle, bence psikiyatristler hızlı ilaç yazıyor çünkü hastayı tanımıyorlar, tanımak gibi bir dertleri de yok. tanımadan ve bağ kurulmadan yazılan ilaçlar da hastaya bana kalırsa tesir etmiyor.

piyasada hastayla düzgün iletişim kuran bir kaç psikiyatrist var, onlar alıp yürüyor zaten, diğerlerinin birbirinden bir farkı yok ne yazık ki.

ruh sağlığı yasası çıkmak zorunda, yoksa ruh sağlığımız elden gidiyor ve tedavisi de zor olacak gibi gözüküyor.
0
damba
(08.12.24)
Özet geçicem 15 kusur yildir psikiyatri gider ilac alirim.

Oncelikle her doktor isinde iyi degil bunu bilmek lazim

İlaclar ilk yillar cok kazikti cevremdekiler cekinmeden zombi gibisin diyorlardi

Zombiligi nasil astim derseniz
Doktora gittim her ay yada 3 ayda bir sikintilari soyledim ve surekli ilacim degistirildi

Bu sekilde baya bir suru ilac denedim
Uzun sure sonunda bana uyan ve hasta olmayan insanlardan farksiz yasayabilecegim ilaclara kavustum

Bonus birsey soylemek isterim hep ayni doktora gitmek ve beslenmeyi arastirmak cok onemli

Beslenme derken mesela bipolar hastasinin almamasi gereken misal kafein gibi seyler var yada almasi gereken balik yagi, d vitamini gibi seyler var. Bunlari bilmek lazim
0
Zetnikov
(08.12.24)
Zetnikov +1

Herkese her ilaç uymuyor, her hasta ilaçlık da değil. Bilişsel davranışçı terapi ve şema terapisi bana daha çok yaradı ilaçtan. Seneler önce kullandığım bir antidepresan bana iyi gelmiş ve düzeltmişti beni. O yerinde verilmiş bir ilaçtı diyorum.

Daha yakın geçmişte anksiyete kaynaklı başladığım bir ilaç beni mahvetti. Güya antidepresan lar uyutuyodu hani insanları? Bütün uykumu aldı götürdü daha manyak oldum. Doktora bu iyi gelmedi dedikçe de dur bakalım sabırsız olma falan dedi. Şu an azaltarak bırakıyorum ve BDT ile devam etme kararı aldım. Şizofren değilim, manik depresif değilim bir şekilde ilaçsız kendimi idare edeceğim öyle karar aldım
0
kullanicadi
(08.12.24)
@tezek +1

Psikiyatrinin hâlâ deneyselliği en fazla yaşayan alan olduğunu düşünüyorum, çok büyük çoğunluktaki psikiyatrın da aslında ne yaptığını bildiğini hiç sanmıyorum. Beyni ve hormonları ilaçlarla etkiliyorlar ama bağırsaklara, uykuya hiç dikkat etmiyorlar.

Ergenliğin başlarından itibaren pkos yaşadım mesela, bu pkos neden oldu diyen olmadığı gibi, pkos'a sebep olan etkenlerin pkos'la birleşip beni ağır depresyonlara sürüklediğini de görmediler. Olay sadece doğru beslenmek, doğru uyuyamamak (aşırı stres yükü), hareketsizlik ve magnezyum eksikliğiymiş, bunu magnezyum takviyeleri kullandığından beri fark ettim. Ben mi bilecektim bunları, ben mi keşfetmeliydim? Doktorlar önce kan değerlerine bakalım demelilerdi, önce eksikleri tamamlamalılardı, demelilerdi ki bak gece uykusunu alamazsa stres yükün artar depresyon yapar. Sürekli makarna yersen bağırsakların yamulur depresyon yapar. Hareket etmezsen vücudun ölüm sürecine girdin sanır depresyon olur.

Doktorların çoğunun bildiklerini iyi bildiklerini sanmıyorum, üstelik psikolojik bilgilerini insana verilmesi gereken değerle birleştirip hastaları bilgilendirmediklerini herkes görüyor... ve güvenmiyorum evet.
0
muhayyer divan
(08.12.24)
bir psikolog olarak hatta psikiyatristlerle çalışmış biri olarak gözlemim: ne kadar iyi olurlarsa olsunlar sisteme uymak zorunda kalıyorlar. çünkü sistem ilaç yazmasını istiyor. suçlusu, toplumun en sorunluları vb. bağımlılar hepsi ilaç isterken ve doktorlara saldırı ihtimali yüksekken onlarda salmış durumda.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
(2)

Devlet memuru hastanede yattığı süreçte izin kullanımı

prole
Merhaba. Devlet memurlarının hastanede yatarak tedavi gördüğü ve ardından taburcu olup raporlu olduğu süreçte aldığı rapor birbirinden ayrı olarak mı değerlendirilmeli ve çalıştığı kuruma iki ayrı izin olarak mı tebliğ edilmeli? (İkisinin toplamı 10 günü geçiyor) Hastanede yattığı süre için nasıl bi
Merhaba. Devlet memurlarının hastanede yatarak tedavi gördüğü ve ardından taburcu olup raporlu olduğu süreçte aldığı rapor birbirinden ayrı olarak mı değerlendirilmeli ve çalıştığı kuruma iki ayrı izin olarak mı tebliğ edilmeli? (İkisinin toplamı 10 günü geçiyor) Hastanede yattığı süre için nasıl bir izin izin başvurusunda bulunmalı? Şimdiden teşekkürler.
0
prole
(08.12.24)
@sanemkk: imzalarda sorun yok. Hasanede yattığım süreci sisteme nasıl, ne türden izin olarak ekleyeceğimi soruyorum.
0
🌸prole
(08.12.24)
hastanede yattığı süreç yatış olarak geçer.o raporla hekimin verdiği bağlanır.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
(3)

Ayakkabı tavsiyesi

takıl yani takmıyo belli
Su geçirmeyen hafif ve rahat bir ayakkabı bakıyorum. Maalesef vaktim olmadığı için internet üzerinden almalıyım. Salomon’un modelleri hoşuma gitti ama rahat mıdır bilemedim.Kullanıp memnun kullandığınız marka ve modelleri benimle paylaşırsanız mutlu olurum.
Su geçirmeyen hafif ve rahat bir ayakkabı bakıyorum. Maalesef vaktim olmadığı için internet üzerinden almalıyım. Salomon’un modelleri hoşuma gitti ama rahat mıdır bilemedim.
Kullanıp memnun kullandığınız marka ve modelleri benimle paylaşırsanız mutlu olurum.
0
takıl yani takmıyo belli
(07.12.24)
Nike Air Winflo 9 Shield Weatherised var.outdoor ayakkabılara göre daha hafif daha rahat bence. Winflo serilerinin su geçirmezleri daha spor ve hafif.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
Asics’in modellerine de bakabilirsiniz.
0
auroraaurora
(07.12.24)
Salomon çok rahat ama gore tex olanlar biraz fazla outdoor. Yani hafif isteğini karsilar mi emin olamadim. Spor ayakkabi kategorisinden seçmek daha mantıklı olabilir.
0
abuzer
(08.12.24)
(14)

Yaptığım şey vefasızlık mı?

dedeminhirkasi
Bi adam vardı, bana çok büyük iyiliği dokundu, öyle böyle değil. Babamın yapmayacağı şeyi yaptı. Dertli günümde derdime derman oldu. Sonra hastalandı, kanser oldu. Arada bir arar halini hatırını sorardım. Tedavisi iyiye gidiyordu. Sonra kotuledigini duydum. Fakat eşi biraz temizlik ve hastalık konus
Bi adam vardı, bana çok büyük iyiliği dokundu, öyle böyle değil. Babamın yapmayacağı şeyi yaptı. Dertli günümde derdime derman oldu. Sonra hastalandı, kanser oldu. Arada bir arar halini hatırını sorardım. Tedavisi iyiye gidiyordu. Sonra kotuledigini duydum. Fakat eşi biraz temizlik ve hastalık konusunda pimpirikli olduğu için hastaneye ziyaretçi vs kabul etmiyormuş, en yakın dostlarına bile birkaç aramadan sonra telefonla geri dönüyormuş. Ben de eşini aradım, kendisini sordum. Gelmek istiyorum ama hastalık vs bulasmasindan korkuyorum dedim. Eşi de aynen oğlum dedi, ben aradığını, selamını iletirim dedi. Ellerinizden öperim diyerek kapattım. Bugün de vefat haberini aldım ama içim ulan taş kafalı ne olursa olsun kovacaksa da gitseydin hastaneye diyorum, bir yanımda onu düşündüğüm için gitmediğimi hatırlatıyor. Ne diyorsunuz bu işe?
0
dedeminhirkasi
(07.12.24)
bence senin bi sucun yok. dusunmussun, ihmal etmemis aramissin. esi gelme diyorsa gitmemen cok normal. basiniz sag olsun ama bence senin vicdan yapacak bir olayin yok.
eger maddi olarak ihtiyaclari varsa ve senin de imkanin varsa, esine(varsa cocuklarina) belki destekte bulunabilirsin.
0
fevzi123
(07.12.24)
Başın sağolsun, bi kabahatin yok. Kalanların bi ihtiyacı olduğunda el uzatmayı ihmal etme.
0
antihero
(07.12.24)
Emrivaki yapıp gitmek yanlış bir hareket, gitmeyerek doğrusunu yapmışsın.
0
nundu
(07.12.24)
Elinden geleni yapmissin. Cenazesine gidip son gorevini yaparsin, esine de elimden ne gelirse yaparim dersin
0
oscar
(07.12.24)
Daha napıcan eşini arayıp olur almışsın. Vefasızlık durumh yok.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
doğrusunu yapmışsın başınız sağolsun
0
basond
(07.12.24)
"Bi adam vardı, bana çok büyük iyiliği dokundu, öyle böyle değil. Babamın yapmayacağı şeyi yaptı. Dertli günümde derdime derman oldu."

böyle diyeceğim bir adamı ziyaret etmek için birine sormazdım, eşine de sormazdım.
giderdim. görebilirsem görürdüm. göremezsem de göremezdim. doktorlara sorardım vs. görmek hiç mi mümkün olmayacak yoksa bazı şartlarda görebilir miyim diye doktorlardan bilgi alırdım. vs vs
0
saturn
(07.12.24)
elinizden geleni yapmışsınız. bence rahat olun.
0
enteg
(07.12.24)
Babam lösemi hastası, biz 1.5 yıldır eve tek bir misafir kabul etmiyoruz mesela. Başka bir ülkeden gelen kız kardeşi dış kapıdan beş dakika gördü ve gitti. Ben, hafif baş ağrısı bile hissetsem o hafta annemlere gitmiyorum.

Çünkü ilik nakli oldu ve böyle yasamasi gerekiyor bu süre.

Gelmek, görmek isteyenler elbet oluyor ama bu ona iyilik değil, aksine kötülük oluyor. Siz gitmemekle doğru olanı yapmışsınız. Kanser hastaları özellikle kemoterapi aliyorlarsa o süreçteki en ufak bir mikrop bile onları öldürebiliyor.


Siz iyiliği için gitmemissiniz, e telefonla irtibati da koparmamissiniz. O yüzden içinizi ferah tutun. Başınız sağolsun.
0
fraise
(08.12.24)
gitseydin "acaba mikrop taşıdım da ben mi sebep oldum" diye için içini yerdi belki. doğru olanı yapmışsın +1 başın sağolsun. onun hayrına fakire yardım et sen de. eşine çocuklarına ulaşıp yardım teklif et mutlaka, belki bir ihtiyaçları vardır.
0
titanyum22
(08.12.24)
Başın sağolsun.

Doğru olanı yapmışsın. Fiziken yanına gitsen yararın olamazdı, hatta zararın olabilirdi.

Vefa borcuna karşılık olarak vefat edenin geride bıraktıklarına desteğini esirgememek çok güzel bir hareket olur.
0
10551037
(08.12.24)
Başın sağolsun. Sen doğru olanı yapmışsın.
Böyle bir hastalıkta kararları veren hastanın en yakını olan karısı. Onun kararına karşı gelmen yanlış olurdu.
0
michael_knight
(08.12.24)
Başınız sağolsun.

Cenazesi olacaksa oraya giderdim ben kesin.
0
baldan kaymak
(08.12.24)
yanında telefon vs. olmadığına göre muhtemelen gitsen de almayacaklardı. başınız sağolsun.
0
orpheus
(08.12.24)
(3)

hangi kaskoyu yaptırayım sizce

gizemli dede
https://hizliresim.com/85kdp6redit link: https://ibb.co/kysqCV0hiç anlamıyorum ne farkı var. sizce hangisini yaptırayım. bana ortadaki mantıklı geldi. bir de sigorta için ayrı ücret ödeyeceğim di mi
hizliresim.com

edit link: ibb.co

hiç anlamıyorum ne farkı var. sizce hangisini yaptırayım. bana ortadaki mantıklı geldi.

bir de sigorta için ayrı ücret ödeyeceğim di mi
0
gizemli dede
(07.12.24)
İMM karşı tarafa verdiğin hasarı karşılama olayı ne kadar yüksek o kadar iyi
5m imm ye 7 verdim sampoda
0
eja
(07.12.24)
sadece buraya bakarak bana da ortadaki daha mantıklı geldi. trafik sigortasını ayrıca yaptıracaksınız.

bu arada benim şahsi görüşüm, düzgün bir broker (acente ile değil) ile çalışın. yarın başınıza bir şey geldiğinde derdinizi dinleyecek birisi olsun. internetten sigortam net, enucuzsigortam.com falan bu adreslerden sigorta yapmayın. yarın muhatap bulamadığınızda başınız büyük belaya girer.
0
co2s2
(07.12.24)
@co2s2 +1 kaza yaptığınızda sizi yönlendiricek sigortacı çok daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
(10)

Ankara semt önerisi

asteriks
Emekli, yaşı olan bir aile dostumuz Ankara'ya taşınmak istiyor. Araba kullanmadığı için şehirden, hastaneden uzak bir yer olsun istemiyor. Bir yandan da daha sakin, yürüyüşler yapabileceği nezih bir semtte yaşamak istiyor. Bu isteklere uyan semt, mahalle önerisi olan var mı?
Emekli, yaşı olan bir aile dostumuz Ankara'ya taşınmak istiyor. Araba kullanmadığı için şehirden, hastaneden uzak bir yer olsun istemiyor. Bir yandan da daha sakin, yürüyüşler yapabileceği nezih bir semtte yaşamak istiyor. Bu isteklere uyan semt, mahalle önerisi olan var mı?
0
asteriks
(07.12.24)
cebeci
0
obscure
(07.12.24)
Ayrancı olabilir ama metro olmadığı için sık sık taksi kullanması gerekebilir. Metro olsun şehrin içinde olsun az biraz nezih olsun dersek Emek.
0
duguit
(07.12.24)
Batıkent - Eryaman...
0
feastofthedamned
(07.12.24)
buradaki yorumla yardımcı olabilir belki.

l24.im
0
walter white kilikli
(07.12.24)
aradığınız yer bana çayyolu/ümitköy gibi görünüyor.

bahçeli/emek şehir içi, çok merkezi, metrosu var, nezih. ama yakınlarda hastane yok.

çayyolu/ümitköy o kadar şehir içi ve merkezi değil, ama nezih, eğlenceli, çok şehir göbeği olmasa da şehir sayılabilecek kadar kalabalık, metrosu ulaşımı var. ebesinin nikahındaki siteler gibi değil. bilkent şehir hastanesine de yakın sayılır.
0
kibritsuyu
(07.12.24)
Bahçeli 4 7 8. Caddeler gayet emeklilere uygun.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
Çayyolu ümitköy +1

1 sene kadar yaşadım Ankara'da mecburiyetten. Her yerinden nefret ettim. Sadece oturduğum muhiti seviyordum yani çayyolu'nu.
0
kullanicadi
(07.12.24)
Yap desem yapmazsın he +1
Araba kullanmadığı için metroya yakın olsa iyi olur. Şehir merkezine bir işi düşse metro kolaylık sağlar. Koru mantıklı. Ama o tarafları iyi bilen biri olarak hastane çevrede yok diye biliyorum.
Bilkent taraflarına da bakabilir. Oralarda nezih ve şehir hastanesine de yakın.
0
kedidir o kedi
(07.12.24)
Koru, Çayyolu, Ümitköy tarafları güzel ama metroya yakın olması lazım. Otobüsle ulaşımları kısıtlı ve çok kalabalık oluyor.

Özel hastaneler mevcut civarlarında ama en yakınları Bilkent Şehir Hastanesi ve Koru metrodan otobüsle gidebileceği Beytepe Murat Erdi Eker Hastanesi ama eski ve bakımsız bir hastane.
0
black holes in the sky
(07.12.24)
arabasiz cayyolunda yasanmaz. hic yurunebilir bir yer degil. nezih semttir ama sizin durumunuza uymuyor.

araba kullanmadan sehir icinde yasayacaksa ayranci, cebeci (hastanelere yakin), maltepe, bahceli, emek falan olur.

bahceli-emek anitkabir'den asti'ye kadar koccaman bir mahalle. gurultulu olan caddeleri bellidir oralardan uzakta oturursa hicbir sey olmaz.
0
antikadimag
(08.12.24)
(9)

Nespresso kapsül

tchuck
1 aydır nespresso kullanıyorum. beraberinde 100 adet kapsül gelmişti, çok memnun kaldım gerçekten çok lezzetliler. (kahve gurmesi değilim anlayacağınız gibi. düz adamım)neyse, şimdi nespresso sitesinden alınca 23-24tl'ye denk geliyor kapsüller, başkalarında ise fiyatlar çok değişiyor.siz ne öneriyor
1 aydır nespresso kullanıyorum. beraberinde 100 adet kapsül gelmişti, çok memnun kaldım gerçekten çok lezzetliler. (kahve gurmesi değilim anlayacağınız gibi. düz adamım)

neyse, şimdi nespresso sitesinden alınca 23-24tl'ye denk geliyor kapsüller, başkalarında ise fiyatlar çok değişiyor.

siz ne öneriyorsunzu bu konuda?
kapsülü nespressodan mı almak lazım?

örneğin şuan 500 kapsül alınca, 1 adet makine hediye ediyorlar.
500 kapsül alırım sorun değil, gider anneme falan hediye ederim makinayı da ama sizce mantıklı mı?

starbucks kapsülleri de aynı fiyat gibi.

siz ne kullanıyorsunuz?
0
tchuck
(07.12.24)
örneğin kahve dünyasının 10'lusu 120tl civarında geziniyor. iyi midir onların kapsülleri de?

mesela nespresso'da en beğendiğim, hafif bir karamel aromalı ve badem aromalı kahveleri vardı. bayıldım cidden (arkadan bir rahiya olarak veriyor.)
0
🌸tchuck
(07.12.24)
onlarin tekrar doldurulabilen metal kapsul haznesi oluyor. butce kasilacaksa ondan alinip en ucuz kahve cektirilerek de kullanilabilir.

nespresso'nun olayi pratikligi. toz kahve her turlu bozulur hatta birkac saat icerisinde bozulur. ama nespresso kapsulleri havasiz oldugu icin bozulmadan kaliyor. kapsul fark etmez.
0
antikadimag
(07.12.24)
Ben Nespresso kendi sitesinden toplu alıyorum. Kampanya falan dönemi alınca yeterince ucuza geliyor. Bi de dediğin gibi değişik aromaları denemek hoşuma gidiyor.
0
nundu
(07.12.24)
nespresso muadilleri de satılıyor yurtdışında, belki macro'da falan da vardır ama hiçbiri nespresso'nun yerini tutmuyor.
0
spankenstein
(07.12.24)
Ben tchibo kullanıyorum 10lü kapsül 130 tl.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
yalnız çok pahalıya geliyormuş.
tam otomatik makinelerde 1 tane espresso makine bakım maliyetini de dahil etsen 7-8tlyi geçmez.
0
nuisance2
(07.12.24)
hicbiri nesp yerini tutmuyo+111 bir suru farkli marka denedim ama no. 8 alana 2 hediye gibi kampanyadan aliyorum ben de
0
ala09
(07.12.24)
Ben Illy ve Lavazza kapsulleri begeniyorum ama her ne kadar makine ile uyumlu da olsa sanki bir tik zorluyorlarmis gibi geliyor. O yuzden genellikle Nespresso aliyorum.
0
pike
(07.12.24)
getir, migros, rossman'da dönemsel indirimlerle yakaladığım jacobs, wihl, davidoff kullanıyorum. 135 tl civarına geldiğinde 5-10 paket alıyorum.

nespresso kampanyasını ben de gördüm yalnız başta toplu ödeyip başvuru vs geri iade şeklinde gibi bişeydi uğraşmadım.
0
mcserci
(07.12.24)
(4)

koltuk takımı marka önerisi

logisticsmanager
Anneme yeni koltuk takımı alacağım.Izmir'de nereye bakalım? Yoksa böyle enza home, zart zurt home gibi firmalara mı?
Anneme yeni koltuk takımı alacağım.
Izmir'de nereye bakalım? Yoksa böyle enza home, zart zurt home gibi firmalara mı?
0
logisticsmanager
(07.12.24)
Tepe Home
0
gabe h coud
(07.12.24)
Nasil bir şey bakıyorsunuz bilmiyorum ama kelebek'te dehşet bir indirim var
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
Karabağlara gidin her marka orada var.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
Hiç uğraşma direkt istikbal veya bellonaya git bence.
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
(11)

Zayıflama ve motivasyon desteği

strawberry first
Merhaba,Artık kilo vermek istiyorum. Basbas spor aleti ve dönüş kulübü hakkında bilginiz var mı? Yoksa da şu hesabı inceleyip bana yorum yapar mısınız? Gerçekten almalı mıyım bu aleti? Siz hiç kullandınız mı? Not:yaş 44 kilo fazlası :17kg.https://www.instagram.com/basbaspor?igsh=NXZsejc5OW11MDkw
Merhaba,
Artık kilo vermek istiyorum. Basbas spor aleti ve dönüş kulübü hakkında bilginiz var mı? Yoksa da şu hesabı inceleyip bana yorum yapar mısınız? Gerçekten almalı mıyım bu aleti? Siz hiç kullandınız mı?
Not:yaş 44 kilo fazlası :17kg.


www.instagram.com
0
strawberry first
(07.12.24)
17 kilo fazla ile bu hareketleri yapabileceğini düşünmüyorum, ya kendini sakatlarsın ya da motivasyonun düşer

Fiziksel aktivite iyidir ama bu kilo verdirici mucize bi alet değil, normal kiloda olan birinin kaslarını sıkılaştırır
0
grimavi
(07.12.24)
Kilo vermek için bir ekipmana ihtiyacın yok ihtiyacın olan düzgün bir diyet programı düzenleyip ona sonsuz bir şekilde sadık kalmaktır, bu aletin ne olduğunu anlamadım muhtemelen keriz tokatlama aleti, ben yerinde olsam gym'e gidip başlangıç seviyesinde ağırlık çalışması yapardım, senin durumundaki insanlar genelde utanıp çekindiği için böyle bir şey yapmıyorlar halbuki gelseniz utanacak çekinecek bir şey olmadığını görürsünüz, ha böyle bir durum yok ben evde çalışacam birader sana ne diyorsan evde vücut ağırlığıyla yapabileceğin egzersizler var onlara yönelebilirsin.

Bu arada bu cevabı yazarken aleti de biraz inceledim, diyebilirim ki çok gereksiz ve anlamsız, fayda etkisi 0 (sıfır) bir cihaz, bunun yerine direnç bantları falan var belirli ağırlıkları simule eden onlara bakabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
Alet çöp.
Kilo verme konusunda bir işe yaramaz.
Kilo vermek için diyet yapmalısın.
0
Mirket
(07.12.24)
8 yaşından 18 yaşıma kadar sporcuydum. Sonra şehir değişikliği sebebiyle ara verdim. Çalışmaya başlayınca da 23-35 yaşları arası haftada 3ila 5 gün step, aerobik, pilates, yüzme yaptım ve ilave olarak işe, çarşıya Her yere yürüyek gidip geldim. 35yaşında yine şehir değiştirdim ve hamile kaldım, 5.aya kadar da bisiklete bindim, sonuna kadar da hamile yogası yaptım. +10 kilo ile doğuma girdim, sonraki 2.yılımda tüm doğum kilolarımı verdim ama sporu hayatıma bir daha sokma şansım olmadığı gibi bir yerlere yürüyerek gitme şansım da kalmadı. Geçen sene bel fıtığı geçirip tedaviler sonrası bir kaç ay içinde birden 17 kilo aldım.

Sebze, protein ve baklagille beslenirim. Ekmek, hamurişi, paketli gıda, tatlı/şeker tüketmem.
Ama özellikle zeytinyağlı yemeklere ve meyveye zaafım var. Duramıyorum. Üstelik yarı zamanlı çiftçilik yapıyorum ama bu hareket şu an bana çok yetersiz geliyor.
Doktora gittim, 21 saat açlık ve sadece protein içeren bir diyet verdi. Ev taşıyorum, Yakında yürüyüş yapmaya da başlayabilirim. Evde bu aletin bir faydası olur mu kısmını merak ettim.
0
🌸strawberry first
(07.12.24)
Geçenlerde bir soruya, hayat boyu sporu yaşamınızın merkezinde tutmayı düşünmüyorsanız, abartılı spor planları yapmayın. Sporu aniden bırakırsınız ama beslenme alışkanlığını bu yeni düzene hemen oturtamazsınız demiştim.

O sözüme canlı örnek gibisiniz.

Bir 21 saatlik açlıktan bahsetmişsiniz. Eğer o if diyeti ise, kadınlarda 16 saatten uzun süreli if diyetlerinin hormonal problemlere sebep olduğu gibi bir konu vardı. Çok vakıf olduğum bir konu değil. @Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet daha iyi bilir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(07.12.24)
Hayatımda hep spor olduğu için hiç diyet yapma ihtiyacı hissetmedim. Arada kilo aldığım dönemlerde biraz daha aktif olup, yemeklerine biraz düzen vermem yeterli oluyordu. Hayatımda hiç oruç da tutmadım. Bu yüzden zaten, diyet planını da kendim yapmadım. Doktorumun verdiği plan bu. Açlık dokunmuyor da güzelim zeytinyağlı yemekleri, çorbaları bırakıp her Allah'ın günü 5 yumurta ve 300 gr et(tavuk balık vb) tüketmeye çalışmak benim için de zor. Evet diyete başladığımdan beri 12 günde 3 kilo verdim etkisini gördüm ancak nereye kadar diyetle gideceğim? (doktor 2 ay yap yeter dedi) sonra ne olacak?
0
🌸strawberry first
(07.12.24)
Kadın cinsiyet hormonları östrojen ve progesteron, Gonadotropin Salgılatıcı Hormon (GnRH) tarafından düzenlenir, yani yükselmesi ve düşmesi bu hormonun kontrolündedir, bununla birlikte GnRH çevresel koşullara karşı duyarlı bir hormondur, uzun süreli açlık gibi bir durum söz konusu olduğunda östrojen ve progesteronu uyarmak için gereken kimyasalların salınımını engeller ve düşme eğilimine girer, bu da periyodik dönemler için sıkıntılı bir süreçtir, diyetlerin tümü eğer akılcı bir şekilde programlanmıyorsa kadınlar için sıkıntı yaratabilir, IF gibi protokollerde de eğer açlık süres 12 saati geçiyorsa risk yaratabilir.

Bunların dışında, sadece proteinden oluşan diyetin bir anlamı yok. Evet proteinlerin sindirim süresi uzun olduğu için diyetlerin cheat'i gibi görülüp protein alımı yüksek tutulur ama karbonhidrat alınmadığında alınan proteinlerin büyük bir kısmı şekere dönüştürülüp kullanır zira normal/sedanter bir insanın protein ihtiyacı çok yüksek değildir 60 kiloluk ortalama bir insan kilosuna yakın bir protein aldığında tüm protein ihtiyacını gidermiş olur; o noktada kalori fazlasındaysan, proteini protein olarak depolayamadığın için fazlasını yağ olarak depolarsın; kalori açığındaysan, kalanını şekere dönüştürüp karbonhidrat eksiğinden doğan açığı kapatırsın, yani fazla protein almanın bir anlamı yok.

Ayrıca 12 günde 3 kilo veremezsin, yani 3 kilo verirsin ama 3 kilo yağ kaybedemezsin, 3 kilo yağ kaybetmek için 21 bin kalorilik açık vermen, bu da 12 gün için günlük 1750 kalori demek, böyle bir şey olamayacağı için verdiğin 3 kilonun muhtemelen 2 kilosu kaslarındaki su olmalı, hatta 2,5 kilosu da olabilir çünkü doktorun sana karbonhidratı yasaklamış, karbonhidratı yasakladığı için kaslarında karbonhidratla birlikte tuttuğun suyu atmışsın (1 gr karbonhidrat kaslarda 2,7 gr su tutar) 12 günün sonunda da 3 kilo ağırlık kaybetmişsin ama bu yağ kaybı değil üzgünüm. Yanlış anlama motviasyonunu kırmaya çalışmıyorum sadece ne yaşadığını anlatıyorum sana.

Asıl soruna gelecek olursak da, bu aletin bir faydası olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
merhaba. çok uzun yazmadan kendi başımdan bi 6-7 yıl önce geçeni söyleyeceğim.

183 boyundayım erkeğim 82 kilo falandım yaşım 33 falandı herhalde. "That sugar movie" isimli bi film izledim. Gaza gelip paketli gıda tüketmeyi çat diye kestim, ekstra hiç bi sey yapmadım, hiç ama 0. Her gün içtiğim dönemlerdi hala öyle, içkiden hiç taviz vermememe rağmen haziran (6 ay) gibi 68-69 olmustum.

hiç bir sey masraf yapmadan sadece "that sugar movie" isimli belgesel filmi izlesene. kalori hesabı yok, adım saymak yok, ekstra alet yok, takip etmen gereken bir beslenme programın yok. sadece kutulu, paketli gıda tüketme o kadar. if it works it works. yok o yaktığın yağ değil, yok su tutmussun o gitmiş hiç derinlere inmeye gerek yok. kutulu, ambalajlı, paketli gıda tüketme. kolay gelsin. umarım istediğin bedene girersin.
0
libertine
(07.12.24)
Ay arkadaşlar gerçekten de cevaplarınız için hepinize teşekkür ederim. Özellikle @kaleci arkadaş epey detaylı anlatmış sağolsun.

Söyledikleriniz motivasyonumu düşürmedi, aksine bilgi iyidir, öğrendim.

12 günde verdiğim kilonun ödem olduğunu tahmin ediyorum zaten. Ödemle başlar, doğru yönetilirse yağla devam eder diye kalmış aklımda. Doktoruma güvendim, ancak işin doğrusu neyi neden yaptığını sorgulama şansım olmadı.

Bu alet beğenilmediğine göre, en kısa zamanda yeni evime yerleşip yürüyüş düzeni oturtmam gerek. Biraz kilo verince de Pilatese geçmek ki;o kısmını ben de yapabiliyorum zaten.
Kullanmayacağım bir ürün almak istemem zaten. İyi oldu cevaplarınız.
0
🌸strawberry first
(07.12.24)
Diyetisyen gayet beni motive etti. Takip ediyor öğünlerini atıyorsun bakıyor. Her hafta kg ölçümü 13 kgyu 4 5 ay arası verdim. Yaş 38
0
mikahakkinen
(07.12.24)
arkadaşlara bir kaç ekleme ben de yapayım. her şey kalori hesabıyla alakalı. paketli gıda tüketip az kaloride tutarsan kendini yine kilo verirsin. sağlıksız da olsa verirsin. aralıklı oruç falan da hikaye. o da temelde öğün sayısını azaltıp kaloriyi kısıtlıyor.

en güzeli günlük kalori ihtiyacını hesaplayıp bu kaloriden 400-500 kalori az almak. bu sayede haftada 0.5 kg verirsin. ben 1000 kalori açık vereyim hızlıca kilolar gitsin dersen vucut kendini kapatıyor bitkin hale düşersin ve yeter be diyip yemeklere saldırırsın. yavaş gitmek en güzeli. yaşam tarzı haline ancak bu sekilde getirirsin. sağlıklı öğünler oluşturup üstüne basit egzersizler eklersen mis gibi kilonu verirsin. bunun için telefon uygulamalarından faydalanabilirsin.
0
xrated
(07.12.24)
(9)

ne olacak bu fizyoterapistlerin hali?

estranged
maaşlar çok düşük ve çalışma koşulları çok kötü değil mi? siz veya çevrenizde varsa ne yapıyor ne planlıyor?
maaşlar çok düşük ve çalışma koşulları çok kötü değil mi? siz veya çevrenizde varsa ne yapıyor ne planlıyor?
0
estranged
(06.12.24)
youtu.be
Stand up yapıyor
0
grimavi
(06.12.24)
Millet easy money olarak gördü ve özel üniversiteler de millete diplomaları dağıttı. Tıpkı psikoloji ve hukuk gibi bitik bir alan. Eşit ağırlıkta psikoloji ve hukuk neyse sayısalda da diyetisyenlik ve fizyoterapistlik aynıdır.
0
wd40
(06.12.24)
büyük hastanelerden birinde ik arkadasım söyledi çok fazla mezun var inanılmaz cv geliyor diye kuzenıme o yuzden yazdırtmadı. sonradan gördüm etrafımda çok iş arayan.

benım yakınımda öyle bi genç olsa anında onu başka şeye yönlendirirm. bambaşka bir sektöre aciken girip pişmeleri lazım, hızlı hareket eden kazanır. meslekte ısrar eden büyük ihtimal senelerini çöpe atar.
0
speranza
(06.12.24)
Yanlış hatırlamıyorsam fizyoterapistler dil konuşma terapisti olabiliyor yüksek lisansla. O konuda daha fazla açık olabilir, oraya yönelinebilir. Pilates, zumba, fitness, yoga vs eğitim sertifikası alınıp oradan yürünebilir. Spor masajı gibi alanlarda özel kurslar falan alınıp bu alanda parmakla gösterilen kişi olmaya çalışılabilir ama bunun için network de önemli tabii. Yani birileri bu işten iyi ekmek yemeye devam eder ama çok büyük kısmı asgari ücretten hallice çalışır.

Bu tarz yanlış planlama sonucu kontenjan/ihtiyaç dengesi ayarlanamayan mesleklerde kendini öne çıkaracak bi şey bulamazsan başarılı olamıyorsun. 80 milyon olarak hepimiz düzenli fizik tedavi alıyor, ayda bir masaj yaptırıyor olsak yine bu kadar fizyoterapi mezununa yeterli gelmeyebilir. Aynısı psikoloji için de geçerli ama onlar en azından özel sektörde falan çalışabiliyorlar yine reklamcılıkta falan
0
nundu
(06.12.24)
Fizyoterapist yüksek lisansla dil konuşma terapisti olamaz. Bu bilgi yanlış.

Zumba sertifikasıyla da ancak instagram insanı falan olunur :D
0
wd40
(06.12.24)
@wd40

Eski kız arkadaşım odyoloji ve konuşma bozuklukları yüksek lisansı yapıyordu, kendisi dilbilim mezunuydu, bölümdekiler arasında fizyoterapist de vardı diye hatırlıyorum. Psikolog da vardı. Mezun olanlar da odyolog ya da dkt'ci olabiliyordu.

Zumba sertifikası aldıktan sonra da ne yapacağı kendine kalmış kurs falan açsın işte onu da ben mi diyim :d
0
nundu
(06.12.24)
Türkiye'de her 5 senede bir meslek patlıyor. Herkes çocuğunu o yapıyor. Sonra o meslek doluyor ve çocuklar aç kalıyor.

Ben lisedeyken bu hukuktu.
Sonra iş güvenliği ve fizik tedavi.
Sonra yazılım.
Bir dönem inşaat vardı böyle.

Türkiye zaten çalışmak için dandik bir ülke. Fizik tedaviciler ile beraber yüzlerce rezil sartlarda çalışan meslekler var.
0
logisticsmanager
(07.12.24)
fizyo, masaj terapisti, osteopath, kayropraktik terapi, cart curt bunlar birinci dunya ulkesi meslekleri, dandik ucuncu dunya ulkesi meslekleri degil.

iyi para donen ulkelerde bu ekip deli gibi para yapiyor, ben gittigim masajcinin saati $160, nakit. Hatunda pos makinasi bile yok, 5m2 dukkan, disarda sira var.

ucuncu dunya ulkelerine herkes 9-10 saat mesai yapiyor, adamin zaten eve donmesi 2 saat duruyor, ustune bir de maaslar dandik. masaja, fizyoterapiye ne zaman gidecek, gitse parasini nasil verecek?
0
cooperr
(07.12.24)
Cezaevine idare memur olarak girdi hepsi. Belli eğitimden sonra 2. Müdür daha sonra 1. Müdür olacaklar. 5 senedebir rotasyon var.
0
mikahakkinen
(07.12.24)
(14)

zararlı diye yemediğiniz şekerlemeyi ihtiyaç sahibi çocuklara verir miydnz?

sanemkk
evimde bol miktarda halley ve gofret var misafirler getirdi. bahsettiğim çocuklar bunlara para vererek alıyor zaten ama içime sinmedi yine de. birde size sorayım.boyları benim yüzümden birkaç cm kısa kalırsa çok üzülürüm. :(
evimde bol miktarda halley ve gofret var misafirler getirdi. bahsettiğim çocuklar bunlara para vererek alıyor zaten ama içime sinmedi yine de. birde size sorayım.

boyları benim yüzümden birkaç cm kısa kalırsa çok üzülürüm. :(
0
sanemkk
(06.12.24)
merhaba. daha sağlıklı olduğunu düşündüğün için vegan olmuşsun ama evinde pirzola, biftek falan var, atar mısın yoksa vegan olmayan arkadaşlarına mı verirsin? (Halley yerine pazardan kiloyla alınan gofret falan yazsanız düşüncenizde hemfikir olurdum)
0
libertine
(06.12.24)
Verin gitsin bence. Siz de yemeyecekseniz zaten ziyan olacaklar.
0
peki madem
(06.12.24)
Verirdim.
Zararı olmaz merak etmeyin.
Komşum olsanız kendim isterdim hatta.
0
norek
(06.12.24)
Arada yemekten bir şey olmaz.
Boyları protein, vitamin alamamaktan kısa kalıyor.
0
pro9it9is9
(06.12.24)
en fazla dişleri çürür.
0
mikahakkinen
(06.12.24)
Çocuklar bunları zaten bir şekilde tüketecek ya bu yüzden anlık mutluluk yaşatmak iyi olurdu.
0
mutekebbir
(06.12.24)
Sabah akşam sadece halley ve gofret ile beslenme gibi bir durum yoksa "zararlı diye yemiyorum" denecek bir durum yok. Çocuklara dağıtsanız zaten muhtemelen çocuk başına 1-2 tane düşecek. Onun da bir zararı yok yani.
0
nundu
(06.12.24)
verme kız. helal olsun sana ince düşünmüşsün. ben boyları kısa kalmalarından ziyade kanser olmalarına katkı sağlar mıyım diye düşünürdüm. ama bayramda sağlıklı bir şey verince kapıyı tekmeliyorlar o yüzden mecbur veriyoruz
0
titanyum22
(06.12.24)
Veririm.
Onlar daha hareketli olduğu için, yakarlar onu.
0
Mirket
(06.12.24)
guzel bir etik problem. eskiden olsa ben kimseye vermeden imha ederdim, onu mutlak zararli olarak gorurdum. ama artik boyle dusunmuyorum, kabul edilebilir duzeyde zararli diye bir kategoriye atiyorum bunlari. ismini biraz guzellersek "tolere edilebilir gidalar" daha uygun olur herhalde. zararin buyuk kismi sekerden (tuketim miktarina bagli olarak) ve hidrojenize yagdan gelir.
0
kesmekes laleler
(06.12.24)
Parası ile çocukların alacağı ürünlerden bahsediyorsunuz. Kendim yemiyorum diye vermemezlik etmem ama çocuklar tanıdık değilse vermem.
Tanımadığım çocuksa yanlış anlaşılmaktan ya da diyabetik bir çocuğa bilmeden denk gelmekten korkarım.
0
master of ceremonies
(06.12.24)
Çocuklari alistircan sonra bir gofret için yolunu kesip, biçaklayacaklar seni...
0
feastofthedamned
(07.12.24)
Sen vermesen de yiyecekler
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
iki tane gofret yuzunden cocuklar kisa kalsaydi hepimiz bucur gezerdik.
0
cooperr
(07.12.24)
(3)

Euroleague puanları nasıl hesaplanıyor

avatar is back
Fenerbahçe 10 galibiyet 4 mağlubiyet ile 18 puan almış. 24 olması gerekmiyor muydu?
Fenerbahçe 10 galibiyet 4 mağlubiyet ile 18 puan almış. 24 olması gerekmiyor muydu?
0
avatar is back
(06.12.24)
Resmi sitesinde, wikide, flashscore'da herhangi bir puan yazmıyor. Basketbolda puanın pek anlamı yok zaten. Maçkolikte 20 puan gördüm. 18 puanı nereden gördünüz?
0
nundu
(06.12.24)
euroligde puana göre değil de averaj ve galibiyet mağlubiyet sayısına göre hesaplanıyor. sadece galibiyete puan veriliyor.

www.euroleaguebasketball.net
0
mikahakkinen
(06.12.24)
galibiyet 2 mağlubiyet 1 puandı hala öyle mi emin değilim.
0
bartholomew87
(06.12.24)
(2)

güney kore'de ne oluyor?

duyurukullanıcısı
anlayabilen var mı?
anlayabilen var mı?
0
duyurukullanıcısı
(05.12.24)
samsung, lg, hyundai gibi büyük şirketler halk iradesine darbe yapmak istedi. bunlar işgal altındaki kore'de (güney kore'de) başbakan satın alan, yolsuzlukla anılan dev şirketler. kore ekonomisini tek başlarına ellerinde bulunduruyorlar.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(05.12.24)
mikahakkinen
(05.12.24)
(10)

Evde alkol

gilbeys
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :) Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :)

Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
0
gilbeys
(05.12.24)
Zehirleyen sey ickiyi yaparken satin alinip kullanilan alkolun turu. Metil alkol ise zehirliyor, etil alkol ise zehirlemiyor.

Metil alkol daha ucuz, o yuzden daha cok tercih edilebiliyor.
0
sertac akin
(05.12.24)
Neyle yapıyor?
Dışarıdan etil alkol alıp yapıyorsa bir gün metil alkol alabilir. Bu büyük bir risk.
Kendisi imbik kurmuş, damıtıyorsa bu suçtur. Öyle bir riski var.
Kendisi şarap veya bira yapıyorsa, belli bir miktarı geçmemek ve satmamak kaydıyla yapabilir ve risksizdir.
0
Mirket
(05.12.24)
metil alkol ile etil alkolü ayırt edebilmek için kitler satılıyor. arkadaşınız büyük ihtimalle ondan kullanıyordur, risk almıyodur heralde. ama yanılma payı nedir, ne değildir bilmiyorum.
0
elorelia
(05.12.24)
fıçıda bekletilen viski, damıtılan rakı gibi olmaz onlar. gerek yok bir hatayla zehirlenilir.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
Damarlarında kandan çok bu tip alkolün dolaştığını düşündüğüm bir arkadaşım, @ elorelia'nın bahsettiği kitlere fazla güvenmememi söylemişti ki bu konuda söylediklerine inanırım.
0
Mirket
(05.12.24)
Bu işler riskli geliyor bana. Teknik detayını bilmiyorum.

Ama bu kadar kolay olsaydı zehirlenme riskini ortadan kaldırmak, koca şirketler laboratuvarlara para saçmazdı.
0
anten
(05.12.24)
özellikle viski için, piyasadaki hemen hemen tüm markaların yoğun aromaları satılıyor, satın aldığı alkolün içine istediği aromayı, örneğin chivas, karıştırıyor ve aha evde viski yaptım diyor sonra.

eskiden tang vardı, ya da nazzo. toz içeceği suyla karıştırıp evde portakal suyu yapılıyordu. o ne kadar portakal suyuysa arkadaşınızın evde yaptığı da o kadar viski işte.

kendisi yanlışlıkla etil yerine metil alabilir, satıcısı etil yerine metil satabilir, karıştırıp fiyatı düşürmeye çalışabilirler vs vs.

netice olarak içinde milyon tane farklı risk var ve sonuç da kimya fabrikasında üretilmiş evde mikslenmiş iğrenç bir içki. tek olumlu yanı ucuz olması. iyi de viski almaya param yoksa gidip saçma sapan şeyler içeceğime viski içmeyiveririm daha iyi yani.

bu insanlar da bir tuhaflar.
0
emfuzi
(05.12.24)
etil alkolun satisi yasal olmadigi icin risk var. muhtemelen bir tekelden elaltindan aliyor. arkadasina ne kadar guvenirsen guven tekelci faktoru var.
0
buenosdias
(06.12.24)
en fazla kör olursun.
0
ayseee
(06.12.24)
mayalama (bira/şarap) yapıyorsanız neredeyse yok. distilasyon yapıyorsanız veya hazır alkol alıyorsanız her zaman var.
0
inheritance
(06.12.24)
(10)

Ekmeksiz ve soğansız köfte mümkün mü?

isiaha
Ev yapımı olacak. Spor öncesi veya sonrası tüketmeyi planlıyorum. Ekmek içi veya galeta gibi içerik şart mı yoksa direkt yapabilir miyiz? Gizli/açık tarifleriniz varsa alırım.
Ev yapımı olacak. Spor öncesi veya sonrası tüketmeyi planlıyorum. Ekmek içi veya galeta gibi içerik şart mı yoksa direkt yapabilir miyiz? Gizli/açık tarifleriniz varsa alırım.
0
isiaha
(05.12.24)
ben diyetteyken öyle yapıyordum da çok et et böyle bi lezzetsiz oluyordu ama amacına uygun işte
0
neira
(05.12.24)
tabiki mümkün. içine ekmek koymak zaten biraz maddiyatı iyi olmayan insanların köfteyi çoğaltma taktiği.

soğan olmaycaksa en azından sarımsak olsun. onun dışında tuz karabiber kimyon toz biber. lezzet aslında tamamen ete bağlı. dana kuzu karışık kıyma olursa efsane olur. dana tranç da güzel ve yumuşak olur.
0
xrated
(05.12.24)
soğanı ayrı kıymayı ayrı kavurup birleştirip yenebilir
0
bir soru sorcam
(05.12.24)
karbonhidrati az tuttugum icin hicbir sekilde koymuyorum ben, ekmek ya da galeta yerine ne kadar yapacaginiza bagli olarak bir yumurta ya da iki yumurta yeterli, yumurta orada ekmek gorevini goruyor. boyle kizartma gibi cok yaptim, hic dagilmadi. yanlis hatirlamiyorsam yaklasik yarim kilo kiymaya 2 yumurta koyuyorum. sogani da koymadigim oluyor, o zaman guzel baharat kullanmak lazim. bir de maydonoz koyarim ben, guzel oluyor bence.
0
kassiopeia
(05.12.24)
hamburger köftesi ekmeksiz ve soğansız.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
şart değil. mesela hamburger köftesine tuz ve karabiber harici hiçbir şey koyulmaz. öyle yapabilirsin. aynı zamanda yoğrulmaz da sadece şekil verilir.
0
jelly bear
(05.12.24)
Kassiopeia +1

Onun gibi yapıyorum ben de ve daha güzel oluyor bence ekmeksiz
0
kullanicadi
(05.12.24)
Ekmeksiz ve soğansız köfte "kasap köfte"dir. Sadece et ve baharat. Tariflere böyle bakın.
0
alfired
(05.12.24)
Hamburger köftesi ekmeksiz ve soğansız +1

Yarı yarıya kuzu+dana kıyması kullanın
0
beetlejuice
(05.12.24)
late viper
(05.12.24)
(9)

Prima’nın Yapıp Diğerlerinin Yapamadığı Şey Ne?

eisberg
5-6 marka denedik hatta biri de Prima Aktif Bebek. Birisi sızdırıyor birisi pişik yapıyor birisinin mavi çizgisi çalışmıyor vs… prima premium’da bir tane bile sorun yaşamadık. Fiyat olarak prime diğerlerinin 2, 3 hatta bazılarının neredeyse 4 katı. Diğerlerinin yapamadığı şey ne? Ucuz oldukları için
5-6 marka denedik hatta biri de Prima Aktif Bebek. Birisi sızdırıyor birisi pişik yapıyor birisinin mavi çizgisi çalışmıyor vs… prima premium’da bir tane bile sorun yaşamadık. Fiyat olarak prime diğerlerinin 2, 3 hatta bazılarının neredeyse 4 katı. Diğerlerinin yapamadığı şey ne? Ucuz oldukları için mi öyleler? Biz mi bir şeyi beceremiyoruz?
0
eisberg
(04.12.24)
Bizde de aynı durum var. Hatta geçen Migros indiriminden birde ucuz Prima alalım deneyelim dedik, oğlan da rahat etmedi bizde. Sorunu bilemiyorum.
0
etna
(04.12.24)
Etrafımdaki bebekli ailelerden gözlemlediğim kadarıyla bebekten bebeğe değişiyor ya. Primayla hiç rahat edemeyip çok daha ucuz markalarla tam aradığını bulan arkadaşlarım da var
0
nundu
(04.12.24)
Bebeğe göre değişiyor+1 bizim bebeğimizde en pahalısı ile rahat etti arkadaşın bebeği ise en ucuz bez ile rahat etmişti.
0
basond
(04.12.24)
Bebeğe göre değişir. 9 sene önce
Prima pahalı geldiğinde piyasadaki pek çok markayı denemiştim.
Bebeğim bir tek komili ve o zaman piyasaya yeni giriş yapan ve pek bilinmeyen goon ile çok rahat etmişti. Bunlarla devam etmiştim hiç sorunsuz.
0
strawberry first
(04.12.24)
kimyasalları daha zararlı olduğundan. ayrıca her çocuğun teni farklı tepkiler veriyor. kızıma en organiğinden isveç malı bez taktım pişik yaptı. primanın başka bir modelini taktım çocuk rahat etti. daha sonra sleepye geçtim. arge artı kimyasal ve malzeme kalitesi.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
olayın prima ile alakası yok. şans işi. doğduğundan beri sleepy bionatural kullanıyoruz, sorun yaşamadık. primada pişik olup goon kullanan bebek var.
0
elorelia
(05.12.24)
goon sleepy babyturco-doğadan hepsini deneyeceksin. bebek hangisinde alerjik olmazsa devam.
0
xrated
(05.12.24)
Şok markette bebeland marka bez yapı itibariyle primaya en çok benzeyen bez bence. ev içindeyken molfix veya bebeland takarken dışarı çıkıcağımızda ya da uyku öncesi prima aktif bebe kullanıyoruz. zaten hepsiburada da falan sürekli premiuma özel kampanya oluyor adet fiyatı diğerlerinden çok farklı olmuyor. premium care olanı tabi uçuk pahalı ona birşey diyemem
0
bigcaptain
(05.12.24)
Biz de primada huzur bulamadık önce sleepy kullandık o çok bozdu nasılsa, sarı külot goon’a geçtik. Nadiren prima aktif bebek kullanıyoruz ama premium care pampers olmadı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(06.12.24)
(11)

çocuğunu okula polis arabasıyla bırakmak

emfuzi
kızımın okulunda bir veli, her gün çocuğunu polis arabasıyla getiriyor. üstelik tepesindeki lambalar da aktif olarak yanıyor.görevli polis memurunun böyle bir hakkı var mı?
kızımın okulunda bir veli, her gün çocuğunu polis arabasıyla getiriyor. üstelik tepesindeki lambalar da aktif olarak yanıyor.

görevli polis memurunun böyle bir hakkı var mı?
0
emfuzi
(04.12.24)
polis devletinde padisah
0
ShadowOfMoon
(04.12.24)
Teyzem polisti oradan biliyorum. O polis arabasının benzini mazotunu devlet ödüyor. Aslında yapılmaması lazım.
0
komando kani var bende
(04.12.24)
hakkı yok ama amirinin haberi vardır. burası türkiye.
0
mikahakkinen
(04.12.24)
getirdiği sırada biraz durup trafiği kontrol ediyorsa yine yaktığı benzinin hakkını veriyordur. onun dışında yok tabi böyle bi hakkı.

ben ilkokuldayken de bunu yapıyorlardı. ilçe emniyet müdürünün çocuğu sınıf arkadaşımdı. evden alıp eve bırakırdı iki polis bir araç ile. okul çıkışında on dk durur, trafiği kontrol eder (ki hiç gerek yok), çocuklara araba çarpmasın diye dururlardı.

25 sene önce bu oluyorduysa, bugün daha bi normal geldi.
0
biseysorcaktim
(04.12.24)
foto, plaka, şikayet cimere gönderin.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(04.12.24)
Evet cimerciler olarak hemen geldik, biz 50-100 liranın hesabını yaparken vergilerimizin havaya gittiğini görmek ağırımıza gidiyor. Bu durumun nasıl normalleştirilmeye çalışılıyor aklım almıyor ya. Cimer den fazla yapılacak birşey yok.
0
mirty
(04.12.24)
adamda zerre kadar utanma olsa şunu yapmaz. buna takılmıyorlar da cimerciler gelmiş diyorlar. ne güzel kanıksamışsınız bu rezilliği
0
titanyum22
(04.12.24)
Taşıt kanunu cetvel 1 ve cetvel 2de anlatılır bu konu. Şikayet edilebilir.
0
Mirket
(04.12.24)
yasal mı? değil.
yaparlar mı? yaparlar.
0
babilfish
(04.12.24)
valla cimerde gaz alma yeri ancak okuldaki diğer velilere de yazdırablirseniz daha etkili olabilir. bu çete düzeninin halkı rahatsız ettiğini iyice gözlerine sokmak lazım. kimse istediği gibi at koşturmamalı.
0
calmdown
(05.12.24)
cimere şikayet ediyorsunuz, şikayetiniz ilgili polis memuruna bir şekilde iletiliyor, sonra vay başıma gelenler. yani keşke gerçekler böyle olmasaydı ama bu belayı almaya değer mi?
0
elorelia
(05.12.24)
(11)

Evinizde hangi markayı tercih ediyorsunuz?

Kediyi üzdün
Dayanıklı tüketimde ve diğer tüm elektronikte hangi markayı tercih ettiniz veya edersiniz?
Dayanıklı tüketimde ve diğer tüm elektronikte hangi markayı tercih ettiniz veya edersiniz?
0
Kediyi üzdün
(04.12.24)
Bilgisayar, tablet, tv kutusu - apple.
beyaz eşya - electrolux, miele
süpürge - karcher
televizyon, müzik seti, ses sistemi - sony, jbl.
0
babilfish
(04.12.24)
Vestel almam onun dışında farketmez

Yıllar önce bi uydu alıcı almıştık, alette sorun olmasına rağmen bizi bezdirmişlerdi

Sonra da yerli üretim ayağına ithal cep telefonlarına tuhaf vergiler çıkmasına ve 5 sene önce çıkan eski işlemcili telefonlarını bugünün işlemcisini kullanan başka markaların telefonları fiyatına satmaya çalıştığı için
0
grimavi
(04.12.24)
beyaz eşya - arçelik
kişisel bakım - philips

edit: vestel'i eve sokmam.
0
inheritance
(04.12.24)
diğer eşyalar ayrı da philips sevmezdim; tv, kahve makinesi derken philips sever oldum ben son yıllarda.

onun dışında dyson, xiaomi, jbl, arçelik falan derken bayağı çeşitli seçiyormuşum onu fark ettim.
0
mor oje
(04.12.24)
Melitta, Miele, Siemens, Philips, Apple, Dyson, LG
0
gabe h coud
(04.12.24)
beyaz esya bosch, siemens
tv samsung
bilgisayar telefon apple
monitor dell
kulaklik sony, apple
elektrikli mutfak urunleri braun, sage, philips, fakir
supurge dyson, xiaomi (robot)
kisisel bakim philips
0
lemmiwinks
(04.12.24)
bosch philips arçelik samsung

vestel sinbo electrolux sunny hi-level gibi markaları evine sokma.
0
xrated
(04.12.24)
fp hangisi ise onu.

ama nedendir bilmiyorum vestel bakmıyorum bile.
0
nuisance2
(04.12.24)
beyaz eşya siemens memnun değilim
klima viessman memnunum
xiaomi robot süpürge sürekli bozuluyor.
kablosuz süpürge tineco ortalama
kapsül kahve makinesi tchibo
ütü tefal memnunum
tv samsung memnunum
bilgsisayar lenove apple
termosifon ve çaycı arçelik
tost makinesi siemens
ocak silverline fırın silverline.
0
mikahakkinen
(04.12.24)
altus almıştım çünkü arçelik test mühendisleri birebir aynı olduklarını teyit etmişlerdi.

markacılıktan ziyade işlevi peşindeyim.
0
janderzel zartanyan
(04.12.24)
supurge dyson
dis fircasi braun
beyaz esya bosch yada Samsung
tv sony/LG
0
cooperr
(04.12.24)
(1)

Sahibinden Araç Değerleme iyi çalışıyor mu?

dejame
Sonunda bindiğimiz aracı satıyoruz. Çok geçmeden istediğimiz modeli alacağız fakat piyasadan hiç haberimiz yok.İstediğim model için böyle bir arama yaptım:- 2023 model, 20.000 km, (min/max fiyat aralığı)- 2022 model, 40.000 km, (min/max fiyat aralığı)Bu kişilerle iletişime geçerken mevzubahis aracın
Sonunda bindiğimiz aracı satıyoruz. Çok geçmeden istediğimiz modeli alacağız fakat piyasadan hiç haberimiz yok.

İstediğim model için böyle bir arama yaptım:

- 2023 model, 20.000 km, (min/max fiyat aralığı)
- 2022 model, 40.000 km, (min/max fiyat aralığı)

Bu kişilerle iletişime geçerken mevzubahis aracın minimum fiyatından mı teklif sunmalıyım?

Örneğin, 2023 model araç ilanda 825 bin. Araç değerlemede aynı model minimum 795 bin gözüküyor. Bu fiyatı teklif etsem doğru olur mu?

Teşekkür ederim.
0
dejame
(04.12.24)
araç değerlemeler ortalama fiyat veriyor. aracınızın marka model tüm özelliklerini girip 50 bin kmye kaç para yazmışlar 10 bin kmye kaç yazmışlar arası bir fiyat yazın.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
(11)

filtre kahve mak. alıyorum..alamıyorum

curious mind
Merhaba,Suyun plastik kapta ısınması zararlı değil miydi? Bakıyorum hepsi plastik bu arkadaşların, "bpa içermez, güvenlidir, sağlıklıdır, x sertifikası vardır" gibi bir şey de yazmıyor hiçbirinde. Neyi kaçırıyorum?French press almak istemiyorum aslında v60 ya da chemex götürür beni ama sırf olur da
Merhaba,
Suyun plastik kapta ısınması zararlı değil miydi? Bakıyorum hepsi plastik bu arkadaşların, "bpa içermez, güvenlidir, sağlıklıdır, x sertifikası vardır" gibi bir şey de yazmıyor hiçbirinde. Neyi kaçırıyorum?

French press almak istemiyorum aslında v60 ya da chemex götürür beni ama sırf olur da misafir gelirse diye makine daha yakın geliyor. Sanırım salonun kapısını kitleyip en güzel halini misafire saklayan insanlara dönüştüm.

Philips'in biyo plastikten yapılma bir modeli var, belki o daha az zararlıdır? Nedir bu işin doğrusu?

Çok uzun süredir kavanoz ve kumaş filtreyle kahve yapıyorum bu arada, filtre kavanozun içine düşmesin diye dikkat kesilmekten göbeğim çatladı :(
0
curious mind
(03.12.24)
Moccamaster'ın makineleri bpa free.
0
Bruce
(03.12.24)
amzn.eu

En temizi. Ben çok memnunum. Ya da aeropress.
0
orient blue
(03.12.24)
sadece kendin için ise bir seramik dripper al, bunun da bence v60 olanları var külah gibi olanlardan değil, altı düz olanlardan; sonra bir de cam karaf al onunla yap kahveni.

şu mesela şu an bedava, yapıştır gitsin, ben eylül ayında 500'e aldım şimdi 300'e düşmüş: www.karaca.com
www.karaca.com

ha yok mesela sen kahveyi sabah demleyip, öğlene kadar çalışırken git gel yapacaksan, sürahiyi sıcak tutan tipte bir makine almak istersin ki, bence ona verilecek paralara giriş tipi manuel portafiltreli espresso makinesi alınır.
0
malheiros
(03.12.24)
@malheiros
Hocam ben de tam karacaya bakıyordum. Çoğunlukla kendime yaparım ama şu aşağıdaki şeyi alırsam biri geldiğinde de kullanırım diye düşündüm. hem karafı da var.

www.trendyol.com
0
🌸curious mind
(03.12.24)
işte ona v60 filtre alman gerekli. normal tabanı düz olan filtre şimdi mahalle bakkalında bile var neredeyse yani, ama v60'ı anca internetten isteyeceksin ve ucuz değil. yine yöntem aynı evet. belki düz filtreleri de katlayıp kullanırsın bunda da yani bilemedim.
0
malheiros
(03.12.24)
Filtre kahve makinası çalışma prensibi olarak suyu aşağıdaki boruda ısıtır plastik kaptaki su hiç ısınmaz.
0
enteg
(03.12.24)
@malheiros
Buna dikkatimi çektiğiniz için teşekkür ederim bu farkı bilmiyordum. Ben her türlü kumaş filtre kullanmayı istiyorum, altı sivri olan kumaşlar da varmış.

@enteg
Bunu tam anlamadım hocam. Ofisteki makineyi biliyorum sadece o da arka hazneden boruyla yukarı taşıyor, su yukarıdan püskürtülüyor. Hazne dışında nerede ısınabilir bilemedim. Öyle bile olsa bunu ürün açıklamasında pazarlamak için kullanırlardı diye düşünüyorum.
0
🌸curious mind
(03.12.24)
tuzda su da anne sütünde bile plastik çıktı. kahvenin ısındığı yer mi rahatsız etti. kahve makinesinde de filtre makinesi de plastikle haşır neşir eder seni. bu kahve işinin doğrusu sen nasıl seversen. ben kapsül makine kullanıyorum kapsül plastik suyun geçtiği yerlerde.
bu işte en plastiksizi moka pot ve manuel kahve makineleri.
0
mikahakkinen
(04.12.24)
kahve makineleri üzerine 36 dakikalık bir video: www.youtube.com

özetle kahve makinesi soğuk suyu plastik kaptan alır, şunun gibi bir mekanizma (tr.aliexpress.com ile ısıtır ve kahvenin üzerine aktarır. burada diyebileceğiniz şey kahvenin konduğu kabın plastik olması olabilir.
0
inheritance
(04.12.24)
4500 liraya grundig espresso makinası al yarı otomatik. mis gibi. filtre kahve gerçekten kalitesiz bi kahve.
0
xrated
(04.12.24)
@inheritance
Video çok iyiymiş teşekkürler. Suyun küçük parçalar halinde ısınması çok ilginç, ama görebildiğim kadarıyla yukarı çıkartan tüp yine plastik. yani bilmiyorum belki de bi önemi yoktur ama bununla ilgili bi açıklama olmaması tuhaf geliyo bana.
0
🌸curious mind
(04.12.24)
(19)

geri dönüş yapmayan insanlara tavrınız nedir?

duyurukullanıcısı
bu pazar şunu şunu yapalım diyor, ok diyorsunuz sen saati söyle ben gelirim diyorsunuz pazar oluyor ses seda yok.bir soru soruyorsunuz cevap vs yok. kafasına göre. isterse yazıyor isterse yazmıyor.kendisi bir yardım istiyor. tamam diyorsun şu gün yapalım. o günü boşaltıyorsun. o gün geliyor arkadaş
bu pazar şunu şunu yapalım diyor, ok diyorsunuz sen saati söyle ben gelirim diyorsunuz pazar oluyor ses seda yok.

bir soru soruyorsunuz cevap vs yok. kafasına göre. isterse yazıyor isterse yazmıyor.

kendisi bir yardım istiyor. tamam diyorsun şu gün yapalım. o günü boşaltıyorsun. o gün geliyor arkadaş piyasada yok.

tavrınız ne oluyor?

a) o gün geldiğinde mutlaka bir bugün ne yapıyoruz temalı mesaj atarım. muhtemelen olumsuz dönüp başka işlerim var diyecek bende kendisine çok meraklıymışım gibi ortada kalacağım ama belirsizlikten iyidir.

b) insanların başka işleri çıkabilir. doğal akışına bırakırım. planı o yaptı ise o takip etsin. önemsemem.

c) hep böyle yapıyor amk. bundan sonra hello hello. o kadar! bir daha sana cevap yazanı barbarosta yokuş yukarı kovalasınlar.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.24)
genelde cok afedersiniz siktir cekmek oluyor tavrim
0
sutcuyumbensutcu
(03.12.24)
Hiç başıma gelmedi açıkçası.
Normal mesaj yazıyorum planın olduğu günün sabahı "naptın uyandın mı, nedir planımız, kaçta çıkalım" falan diye. Lakin şimdi aklıma geldi; ben genelde birini bi yere davet ettiğimde, tek başıma zaten onlar gelse de gelmese de yapacağım bi etkinlik oluyor bu. Dolayısıyla davet ettiğim kişi veya kişiler iştirak etmese de kalkıp kendim giderim.
0
norek
(03.12.24)
Kendi kişisel gelişimini hala tamamlamadığını düşünerek uygun bir zamanda onu yarı yolda bırakırım.
Tatlı, ince sözlü olan bazı kimselerde de var durum.
Genelde borç istedikleri de oluyor.
O an param yok, kredim vs gibi yalan söylemeden istedikleri borcu vermiyorum.
Önce sözünü tutmalı..
0
diyecevaplandı
(03.12.24)
önceden ben de kizardim ama burnout gibi bir sey yasadigim dönemde aynisini yapmaya basladim. o kadar cok sey vardi ki etrafimda hicbir sey yapamiyordum.

sebebini anlamak lazim.

b) b ama ben de sorarim tekrardan. cünkü bazen karsi taraf unutmusum yazdigin iyi oldu falan diyor.
0
robert bosch
(03.12.24)
Sil telefonundan. Engelle, Instagram vs hepsinden kaldırın böyle tipleri

Bir dakika düşünüyorsan o bir dakikana yazık
0
topkapiaksaray
(03.12.24)
B
0
grimavi
(03.12.24)
herkes işim vardı diyor. kimsenin işi 2 çocuklu bir anne baba kadar yoğun olamaz hele bekarsa fu.k off.
0
mikahakkinen
(03.12.24)
eskiden bende c derdim ama terapistim b'de kalmamı hatta biraz biraz a'ya yanlamamı öneriyor.

ama zor tabi.
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.12.24)
a- meraktan değil, gelmiyecekse enayi gibi niye bekleyeyim. işi çıkabilir o zaman da haber versin. bir kaç sefer böyle olursa sonra bu konularda muhattap olmam
0
jülsezar
(03.12.24)
hayatta başarılar dilerim.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(03.12.24)
Kimi insan teyit ile çalışıyor "pazar gidiyoruz değil mi" şeklinde.

E niye yapmadık sen demiştin yapalım derseniz de "e ses çıkarmadın sen" diyebiliyorlar.

Mental olarak o gün onu yapmaya sizden daha fazla hazırlanması gerekiyor olabilir yani.

Ben de epey sinir olurdum ama, en azından olumsuz bir mesaj beklerdim "x yapalım dedik ama bugün hiç evde yokum kusura bakma" diye.
0
hedep
(03.12.24)
Ben çok takmıyorum böyle şeyleri ya, öyle kabul ediyorum. Örneğin pazar olmadan önceki gün veya başka bir gündem oluşma ihtimali olduğunda "plan iptal değil değil mi?" diye soruyorum. Çok zor değil, hayat daha kolay böyle. Eğer cevap vermezse plan iptal gibi kabul ederim. Zaten bunu bir iki kere yapınca karşıdaki kişi de yola geliyor, uyum sağlıyor, sağlamıyorsa da ses etmiyor. Haklısınız çünkü. Hiçbir zaman da "sanki çok meraklısı gibi" davrandığımı da hissetmedim, hatta aksine ipler daha çok benim elimde gibi hissediyorum böyle.

Yardım konusunda da baştan söylerim bak günümü boşaltacağım iptal olmasın diye. Eğer yine çamura yatarsa bir daha zaten boş gün haricinde zaman ayırmam bir süre.

Bu tarz insan çok, eğer böyle şeylere takılacak olsaydım o ya da bu sebeple çevremde kimse kalmazdı :D Arkadaşlık olayının güzel yanı bu. Sevgili, eş gibi bir şey değil arkadaş. Bir tane olup da ona muhtaç değilsiniz bazı şeyler için. Herkesi olduğu gibi kabul etmek gerek. Bunun bir zararı yok. Birlikteyken iyi vakit geçiriyorsam, bir şeyler paylaşıyorsam, ortak zevklerimiz varsa gerisi sorun değil.

Siz sorun ederseniz sorun olur, sorun etmezseniz sorun olmaz.
0
akhenaten
(03.12.24)
İlk kez oluyorsa B.
Aynı kişi ikinci kez aynısını yaparsa sonrasında onunla konuşulan planlanan her şey ikinci planda kalır benim için.
Sevdiğim biriyse buluşunca eğleniyorsam kesmem muhabbeti ama hem günümü ona ayırmam başak bir şey çıkarsa öncelik verir onu geriye atarım hem de o gelmezse takılmam, böyle kabul ederim.

Az sevdiğim biriyse görüşünce de eğlenmiyorsam keserim muhabbeti.
0
mutekebbir
(03.12.24)
bunu yapanlar inanılmaz arttı bence, sosyal medya, hızlı tüketim, artan dikkat dağınıklığı vs.

ilk defa yaptıysa sorun yok ama iki kere yapıyorsa bir sorarım, ama bu hep benim başıma geliyorsa, yani arkadaşlarım hep bana yapıyorsa ben kendimi sorgularım, çünkü herkesin sana yapması biraz garip olabilir.

bir kaç kere yaparsa bu kişi o şeyi, genelde bir daha işim düşse de yazmam, buluşmak istesem de. o da anlar genel olarak, pişman olur falan.

ama böyle şeyler yapan insanlar genelde sınır koyamayan, her şeye evet diyen ve sonra pişman olan kişiler, dikkat et. sana özel değildir, ama onların kişilikleriyle ilgili çözemediği bir şeyler vardır. sen onlara bunu açık açık söylesen, ödül gibi bile olur onlara.
0
damba
(03.12.24)
"bir soru soruyorsunuz cevap vs yok. kafasına göre. isterse yazıyor isterse yazmıyor."

Ben bu sebeple 23 yıllık arkadaşlığı bitirdim.

Ayrıca bir başka arkadaşlığı daha bitirdim.

Bu derece değersizlik dayatması aslında kendisini ne kadar değersiz bulduğunu ama en kötüsü de bunu asla düzeltemeyeceğini gösteriyor. O yükü taşımaya hiç niyetim yok. Bunca zaman taşımışım bişey değişmemiş, daha da uğraşmam.
0
muhayyer divan
(03.12.24)
Offf be rahatladim.. hep benim basima geliyor diyordum artik boyle seyler

Cevabi veriyorum : direk tekmeyi bas

Bu tur insanlar eli seyinde kendini dunyanin merkezinde hint kumasi sanan tipler ve dunyayi sallamadan yasayabileceklerini dusunurler.

Sende onlari sallama tekmeyi bas birgun yolda karsilasirsan boynuna atlarlar ki basima geldi oooo kardesim nerelerdesin diye. Yuzsuzdurler.

Engelle gec huzur gelsin
Adam olanlarla yola devam...
0
Zetnikov
(03.12.24)
yarı yaşımda arkadaşlarım var, onlardan bile böyle saçmalıklar görmedim. "hep böyle yapıyor"a mahal vermeden kışkışlarım zatı. eğer görüşmek isterse sağlam bir özür dilemesi gerekir, geçiştirmesine izin vermem.
0
titanyum22
(04.12.24)
biseyler planladiysak onden, o gun ya da bir onceki gun tekrar bi kontorl ediyorum hala musait miyiz, planlar devam mi diye. degilse degil, dunyanin sonu degil ama 3-5 kez ust uste planlar iptal oluyorsa daha da plan yapmiyorum o kisiyle.

bisey sorup cevap alamiyorsam iletisimi azaltiyorum, bi daha bisey sormuyorum.

yardim isteme senaryosu da ilki gibi, ben kendim gun bosatmissam ve karsidan ses gelmemisse bi durterim, iptalse iptaldir. bi dahakine kendi dusunup planlasin bana uyan bir gunde, gun bosaltmam daha da.
0
taurina
(04.12.24)
Yazmayi unutmusum 85 90 li yillarda telefon yoktu diye hatirliyorum ondan midir nedir
insanlar gorusecegin zaman heyecanlaniyordu geliyorlardi ne bilim konusuyorlardi

Telefon icadindan sonra bence insanlar herkese kolay ulasmaya basladi ve umursamaz oldular
Nasilsa pesimden kosar gibisinden
Birde tr demi boyle yoksa dunyadami insanlarda yedek kulubesine alma cok var mesela

Adam sana olumlu cevap verip yedek kulubesine aliyor

Baska insanlarla takiliyor istedigi keyfi buda bir mevzu

Boyle cok kisi tanidim
0
Zetnikov
(09.12.24)
(4)

bebek pasaportu

solenkol
kaç yıllık cıkarmak mantıklı olur? sonucta resimle uyumsuz vs olcak 1-2 yıla.
kaç yıllık cıkarmak mantıklı olur? sonucta resimle uyumsuz vs olcak 1-2 yıla.
0
solenkol
(02.12.24)
bebeklere max. 5 yillik veriyorlar zaten. sonra yeniden alirsiniz.
0
in vino veritas
(02.12.24)
Gözünüzden kaçarsa diye hatırlatmak istedim.
Bebeğin de götürülmesi gerekiyor başvuruya.

Ayrıca hem anne hem de baba gelmeli başvuruya ya da vekaletname gibi bir belge vermesi gerekiyor gelmeyen tarafın.

5 yıl veriyorlar alın işte. Foto uyumsuzluğu bana çok önemli gelmiyor.
0
michael_knight
(02.12.24)
birkaç aylıkken çıkartmıştık biz. şu an 2,5 yaşında ve fotoğrafla alakası yok. son 6 ayda iki kez yurt dışına çıktık problem olmadı.
0
brakgn
(02.12.24)
bebek derken kıza 3 yaşında aldım. 5 senelik veriyorlar.
0
mikahakkinen
(03.12.24)
(10)

Acemiye audi a3 sedan olur mu?

hayirsiz
Daha önce hiç araç kullanmadım, ehliyetim de yok. Yaş 33.Kendime güveniyorum ama dediğim gibi tecrübem sıfır. Küçük bir ilde yaşıyorum, İstanbul'da gezecek kadar öğrenmem ne kadar sürer? Ülke içinde uzun yol yapmak için alacağım.Olur mu, yoksa hatchback ile mi başlayayım?
Daha önce hiç araç kullanmadım, ehliyetim de yok. Yaş 33.

Kendime güveniyorum ama dediğim gibi tecrübem sıfır. Küçük bir ilde yaşıyorum, İstanbul'da gezecek kadar öğrenmem ne kadar sürer? Ülke içinde uzun yol yapmak için alacağım.

Olur mu, yoksa hatchback ile mi başlayayım?
0
hayirsiz
(02.12.24)
her sey olur cok dusunmemek gerek. aşırı panik vesaire bir mizacınız yoksa araba öğrenme işi 2 hafta bence. 1 hafta ders. 1 hafta tek basına dolanmaca.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.12.24)
mondeo ile öğrendim. bir kez çöpe yandan sürtme dışında sorun yaşamadım. mondeo da koca araba. illaki benzer bir durum yaşarsınız. içinizin acımayacağı bir araba almanızı tavsiye ederim
0
birmilyonunvarmi
(02.12.24)
Acemiye a3 sedan ikinci el olur. Sıfır olmaz.
0
diyecevaplandı
(02.12.24)
Benzer şekilde ileri yaşta hiç tecrübem olmadan sedan aldım. Ben de hatch mi baksak ufak mufak olur diyordum ama alışılıp gidiliyor.
0
hedep
(02.12.24)
1-2 sene eski bir arabayla takilip acemiligi atmak lazim.
hatch yada sedan farketmez.
0
cooperr
(02.12.24)
Sıfır araba almayin, illa ki surtuluyor o araba. Uzulursunuz. Alirsaniz da mutlama kaplama yapin
0
narod
(02.12.24)
olur da yani a3 demek hatchbak demektir. zaten dar araba.
0
mikahakkinen
(03.12.24)
Aynı durumdaydım. 12 derste öğrendim. Küçük şehirde yaşamak bu konuda avantaj. 1 ayda öğrenirsiniz. Manuel araba biraz daha zaman alabilir. Otomatiğin bir olayı yok, net kolay.

İlk araba için sıfır alma. Garaj falan yoksa da sıfır araba bence riskli.

Bir tanıdıktan veya sürücü kursundan arka arkaya ders al. Max 2 haftada işi çözeceksin
0
wd40
(03.12.24)
İstanbul'da araba kullanmak zor, bazı yerlerde trafik çok hızlı akar, bazı sokaklar dar ve yokuştur, bazı bölgelerde trafik kilittir, bazı bölgelerde tek yön sokaklar umursanmaz, aralara girip birbirinize yol vermeniz gerekir, yeri geldiğinde sokaktan geri geri çıkıp yol vermeniz gerekir.. Takip mesafesi bırakamazsınız, bazı yollarda arabaların burnunu sokacağı kadar bile arayı açamazsınız yoksa yarım saatte 10m yol gidemezsiniz.

Ana yolda herkes araba kullanır ama tam bir istanbul şöförü olmak sene bazında vakit alır bence..

Acemi birisi için a3'e yazık olur. Siz sürtmeseniz park halinde sürterler.
0
kimlanbu
(03.12.24)
istanbulda gezecek kadar öğrenmek için istanbulda pratik yapmak gerekir. istanbulda trafik ve araba kullanmak küçük şehirlere göre çok daha zor.
audi a3 tavsiye etmem, arabaya yazık olur. acemi arabası değil bence.
0
abelardo
(03.12.24)
(4)

plan a vs plan b hangisi?

birmilyonunvarmi
720 bin nakit varplan a:max 600 bin harcayarak borca girmeden araba al. 1 sene maaş ile birikim (yatırım) yap. seneye bu zamanlar arabayı satıp üzerine birikim+krediyle 1.5 milyon civarı araba alplan b:250-300k kredi çek. pejo 308 gibi bir araba al keyfine bak
720 bin nakit var

plan a:
max 600 bin harcayarak borca girmeden araba al. 1 sene maaş ile birikim (yatırım) yap. seneye bu zamanlar arabayı satıp üzerine birikim+krediyle 1.5 milyon civarı araba al

plan b:
250-300k kredi çek. pejo 308 gibi bir araba al keyfine bak
0
birmilyonunvarmi
(02.12.24)
plan B.
modelli araç daha az bakım isteyebilir.
0
pccopath
(02.12.24)
Plan b tabiki
0
etna
(02.12.24)
plan b net.
0
theseachange
(02.12.24)
araba yatırım aracı değil artık satmak falan zor. plan b iyi bir plan.
0
mikahakkinen
(03.12.24)
(6)

Eskişehir’e ne zaman gidilir?

yetkili birine benzeyen abi
Bir hafta sonu İstanbul’dan trenle gidip gezmek istiyoruz.Ama yıllar önce kışın gitmiştim gerçekten acı veriyor.Aralık’ta gitmek korkutuyor, şubat daha iyi mi olur?
Bir hafta sonu İstanbul’dan trenle gidip gezmek istiyoruz.
Ama yıllar önce kışın gitmiştim gerçekten acı veriyor.
Aralık’ta gitmek korkutuyor, şubat daha iyi mi olur?
0
yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
Bu haftasonu hava görece güzel görünüyor (12-13 derece) hava durumunda. Şubatta daha soğuk olabilir bence şimdiye göre.
0
nundu
(02.12.24)
Şubat büyük ihtimalle daha kötü olur.
0
kobuzchu kiz
(02.12.24)
mart sonundan önce donarsın
0
jamswety
(02.12.24)
soğukta ayazı çarpar ankaranın ayazına benzemez felç bırakır.
0
mikahakkinen
(02.12.24)
gitmişken baharda gidin. kışın bi zevki olmaz, dehşet bir soğuğu oluyor.
0
elorelia
(03.12.24)
geçen kış öyle ekstrem bir soğuğunu görmedim bu arada ama bu sene sert başladı. Hava durumu eksilere inmedi pek ama gerçekten soğuk. Bu haftasonu dediğim gibi hava durumu iyi gösteriyor, belki bu haftasonu gelinebilir, onun dışında mart falan anca işte. Daha da beklerim diyorsanız bence sonbaharda çok güzel oluyor şehir. Ekim gibi düşünebilirsiniz belki ileride
0
nundu
(03.12.24)
(4)

Askeriyede psikiyatriden curuk almak is hayatini etkiler mi?

Kadirrr77
Arkadaslar selam kuzenim askere gitti 10 gün oldu boynunda ve belinde 3 fitik var spor yapamaz raporu aldı ama çok fazla bunaldı surekli uyuyor yemek yemiyor cuma günü sinir krizi geçirmiş revire götürmüşler komutanlar rdmye sevk etmiş psikolojisi bozulmuş durumda bu durumda hava degisimi vs mi veri
Arkadaslar selam kuzenim askere gitti 10 gün oldu boynunda ve belinde 3 fitik var spor yapamaz raporu aldı ama çok fazla bunaldı surekli uyuyor yemek yemiyor cuma günü sinir krizi geçirmiş revire götürmüşler komutanlar rdmye sevk etmiş psikolojisi bozulmuş durumda bu durumda hava degisimi vs mi verilir? Curuk almak istemiyor
0
Kadirrr77
(01.12.24)
İş hayatını etkilemez detaylı sağlık raporu istenir göründüğü psikiyatrist geçmişe bakıp not düşerse memuriyette sıkıntı olabilir.
0
mikahakkinen
(01.12.24)
Sanirim memuriyetle ilgili bi mevzu vardi bana surekli diyorlardi

Ben curuk almadim ama almadigima inanilmaz pismanim bosuna aci cektim
0
Zetnikov
(01.12.24)
Sen ne için almak istiyordun
0
🌸Kadirrr77
(01.12.24)
Etkiler işe gireceği zaman sağlık raporu istiyorlar.
0
komando kani var bende
(01.12.24)
(23)

domuz eti

robert bosch
domuz eti yiyor musunuz? sebebi ne? (evetse de hayirsa da )
domuz eti yiyor musunuz? sebebi ne? (evetse de hayirsa da )
0
robert bosch
(30.11.24)
yiyorum. müslüman ya da yahudi degilim. yememek icin bir sebebim yok.
0
alice in potatoland
(30.11.24)
Görürsem yiyorum. Etin lezzeti sebebiyle değil de yemeklere hafif şekerli, meyveli, alışık olmadığım tatlar ekliyorlar genelde domuzlu olunca. Onları pek yemiyorum.
Ama mesela mangalda, ızgarada gayet lezzetli oluyor veya Yunan’ların yaptığı çoğu yemeğin lezzeti de damağıma uyuyor.

Dinin emirlerinden en fazla hatta tek riayet edilenin bu olması bana da garip geliyor.
Zina, yalan, hırsızlık hatta cinayet işlese bile domuz yemeyen insan sayısı çok fazla. Bu sadece Türklere özgü bir durum da değil. Bildiğim kadarıyla tüm islam dünyasında böyle.
0
michael_knight
(30.11.24)
@robert, peki ya sen?
0
michael_knight
(30.11.24)
Yiyorum. Bir sebebi yok, dana eti nasıl yiyorsam yiyorum.
Michael +1. Hayatımda gördüğüm en komik şey cherry picking müslümanlik. Her türlü şeyi yapmak ama ramazanda alkol yok + domuz yememek. Faslı arkadaşım var, çocuğu var, imam nikahlı yaşıyor, başka kadınlara bakıyor, arkalarindan konuşuyor, ot içiyor. Ama domuz eti yemez, ramazanda oruç tutar ve alkol almaz. Geri kalan dönemde full alkol. Çok enteresan geliyor hep.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
Türkiyede istesen bile yemek zor bence. Pizzacıda falan domuz etli bişeyler vardı onu yiyorduk nadiren.

Başka ülkelerde direkt marketten veya kafeden ham and cheese sandviç falan alıp yiyebilirsin, salamlar genelde domuz çünkü.(öğle aralarında falan çok yiyorum)
0
nhk ni youkosu
(30.11.24)
Yiyorum çünkü chorizo ve jamon serrano seviyorum. Sebebi tadının güzel gelmesi. Ancak yurt dışında bulunca yiyebiliyorum. Yaygın olarak satılsa burada da yerim.
0
yedigimiztavuk
(30.11.24)
prosciutto cotto ve crudo seviyorum, jamon da güzel oluyor.
0
Bruce
(30.11.24)
pek yemiyorum cunku tatsiz bir et fakat proscuitto, mortadella ya da chorizo gibi versiyonlari guzel olabiliyor o zaman yiyorum. nadiren de canim cekince bacon yiyorum.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
arada yiyorum, heryerini yemem ama bazi yerleri asiri lezzetli.
rib iyidir, pastirmasi da iyi oluyor.
lezzetli herseyi yerim, din falan umrumda olmaz.
hayat bu tarz seylere takilmak icin asiri kisa.
0
cooperr
(30.11.24)
Hadi şarküteri konuşulmuş;
Porchetta, speck delle alpi, jambon de bayonne falan efsane şeyler.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
evet yiyorum. özel bir sebebi yok, yemek ayırt etmiyorum.
0
king lizard
(30.11.24)
guzel bir et degil, ozellikle aramam. ama varsa yerim. prosciutto guzel oluyor pizzada. bir de bacon olarak iyi oluyor kahvaltida. izgarada, mangalda guzel olan bir et degil.
0
antikadimag
(30.11.24)
Yemiyorum, müslümanım ve Allah'ın bir bildiği vardır diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(30.11.24)
ozellike uff bi domuz olsa da yesek demiyorum; ayni sekilde 'ay domuz varmis yemeyeyim bunu' da demiyorum bi yerde denk gelirse.

markette gorursem soslu kaburga fln alirim arada. keza sarap peynir yapacaksam yanina et olarak cesitli pastirmalar alirim, ozellikle domuz olmasi icin degil de genelde onlar kolay bulunuyor ve cesitliligi muthis zengin diye. salam gibi sacmaliklardan cok daha lezzetliler.

ya da kamp atesinde sosis yapacaksam iceriginde domuz olup olmamasina bakmadan ozellikle bratwurst ararim.

bu konudaki din konusunun da muthis ilginc oldugunu dusunuyorum. dini emirden ziyade sosyal tabu cunku ozellikle turkiye ve balkan muslumanlari icin. her turlu seyi yapip bunu yemeyenler dinen yasak olmasindan ziyade tabu oldugu icin yemiyor esasen.
0
taurina
(30.11.24)
yemiyorum. ete karşı genel olarak mesafeliyim sağlık açısından. örneğin tavuktaki antibiyotik olayından ötürü tavuktan da kaçınıyorum. domuzda ise yağ fazla ve bir takım sağlık riskleri var.

hindi eti seviyorum ve ölçülü olarak kırmızı et (biftek) yerim
0
wd40
(30.11.24)
Yiyorum. Uygun fiyat cok yuksek protein. Ve inanilmaz lezzetli. Tavsiye ederim herkese.
0
Zetnikov
(30.11.24)
Yedim, beğenmedim.
0
Shepard
(30.11.24)
Özellikle yemedim. Yurtdışında yediğim şeylerin içinde olduğunda umursamam. Ayları, hayvanları yemed içmede ayırmam. İnsanları ayırırım. Sebebim dini değil kafama göre.
0
mikahakkinen
(30.11.24)
Bilgim dahilinde hiç yemedim .
Sanırım yemem .
İnancıma göre Haram olduğu için .
0
dunyatuhaf
(30.11.24)
yurt dışına çıktığımda özellikle yunan adası tatillerinde yiyorum. sebebi yok tadı güzel, et işte.
0
scudman1
(30.11.24)
et sevdalısı değilim ama herhangi bir eti yediğim gibi onu da yiyorum. Kıyması çok tat vermiyor ama bacon... ama bacon........
0
sparkle kiddle
(30.11.24)
Domuz eti yenen bir ülkedeysem yediğim etin ne olduğunu kurcalamadan karnımı doyurmaya bakıyorum. Özellikle domuz eti yemem ama zaten et seven birisi değilim dana eti, balık, tavuk vs onları da evde pişirmiyorum mesela. Kuzunun kokusu ağır geldiği için özellikle yemediğim o var, onda da tandırı gömerim yine de.
0
peki madem
(30.11.24)
Yemiyorum. Ömrümde iki kez bilerek yedim. İlkinde beğendim, diğerinde iğrendim. Belki de ikincisi yüzünden hiç istemiyorum. Hatta domuz etli ürün, pizza, hamburger satan yerlerden bile yemek istemiyorum. Umarım tezgah ve bıçakları ayrıdır.

Dini bir emirden ziyade, kültürel baskısı daha yoğun bende.
0
biseysorcaktim
(30.11.24)
(6)

mehmet okur vs hedo turkoglu

antikadimag
hangisi daha iyiydi nba'de? cogu insan hedo diyor ama ben okur'un asagida kalmadigini dusunuyorum. utah jazz'in as kadrosunda clutch atislari kullanan onemli bir adamdi yillarca. hedo'nun avantaji daha iyi takimda, daha iyi oyuncularla oynamasi oldu diye dusunuyorum. siyasi durumlari kenara birakirs
hangisi daha iyiydi nba'de? cogu insan hedo diyor ama ben okur'un asagida kalmadigini dusunuyorum. utah jazz'in as kadrosunda clutch atislari kullanan onemli bir adamdi yillarca. hedo'nun avantaji daha iyi takimda, daha iyi oyuncularla oynamasi oldu diye dusunuyorum. siyasi durumlari kenara birakirsak hangisi?

kariyer istatistiklerinde de okur daha iyi.
0
antikadimag
(29.11.24)
kariyeri bilmem. hedo icin gece 5lere kadar ben ve cogu insan uykusuz kaliyodu. prime lakersa karsi sov yapiyodu.
0
buenosdias
(29.11.24)
Mehmet Okur sakatlıklar olmasa verimli kariyerine devam ederdi, Hidayet, Orlando'daki performansı sayesinde Torontodan o dönem için çok iyi bir kontrat kapınca yatışa geçti. Kariyerinin son 5 senesini kontratının nimetlerinden faydalanarak çürüttü ve legacy'sini yıktı.

Mehmet Okur'un zirvesi daha iyiydi, Hidayet'in zirvesi daha uzun sürdü ama çöküşü çok daha facia oldu
0
nundu
(30.11.24)
Hedo daha iyiydi. Mehmet okur'da yuzuk vs var ama hedo'da da en iyi 6.adam ödülü var. İstatistikleri daha iyi.

Mehmet okur pivot pozisyonu için undersize bir adam.
0
wd40
(30.11.24)
Hedo san antionoda falan ilk beşte baya oynadı, ama okurun şampiyonluk yüzüğü ve all starı var. Bu iş istatistiğe bakar. Ayrıca hedo dopingten ceza aldı.tbfyi akp yalakası gibi yöneten karaktersiz bir adam daha iyi olsa ne olmasa ne. Dopingli yapmadığını nerden biliyoruz?
0
mikahakkinen
(30.11.24)
Mehmet Okur derdim ama milli takim'a bile isteye gelmemesi nedeniyle sogugum kendisine.
0
turkuaz
(30.11.24)
hidayet türkoğlu özel oyunculardan. Fiziği ve şutörlüğü ve bunun yanında top hakimiyeti pek bulunabilen bir şey değil. O yüzden özel bir oyuncu. Takım seçimleri ve kariyeri de daha denk geldi diyebiliriz. Mehmet Okur ise çok daha net olabileceği noktanın en üstlerini zorlamış bir isim. İkisinin de farklı başarıları oldu. Memo bir ara Nestle Crunch Time'da uzun süre birinciydi örneğin. Çok maç kazandırmıştır. Hido da son topları kullanır hale gelmişti. Çok yarıştırmaya gerek yok sanırım.
0
sparkle kiddle
(30.11.24)
(8)

kia stonic önerir misiniz?

birmilyonunvarmi
bütçe max 950 bin. bi tane 2020 model stonic'e 907 bin yazmışlar. nasıl arabadır önerir misiniz? yoksa ne önerirsiniz? clio, egea vs hariç
bütçe max 950 bin. bi tane 2020 model stonic'e 907 bin yazmışlar. nasıl arabadır önerir misiniz? yoksa ne önerirsiniz? clio, egea vs hariç
0
birmilyonunvarmi
(29.11.24)
yaklaşık iki yıldır kullanıyorum bir yamuğunu görmedim. atmosferik 1.4 motor ise biraz hantal ve yakıt sarfiyatı fazla maalesef. onun haricinde maşallah diyeyim bir sıkıntı yaratmadı bana memnunum.
0
delidir yakalayin
(29.11.24)
ama hangi stonic? gördüğüm kadarıyla 1.0, 1.25 ve 1.4 litrelik motorları ve farklı farklı donanım seviyeleri mevcut. tam modeline göre kasko değerine bakın, üstündeyse alınmaz (ben almam).

aslında stonic pek piyasası olmayan bir araç. fiyattan bağımsız olarak da almam ama sizin tercihiniz tabii.

edit: atmosferik ise hiç bulaşmayın.
0
orient blue
(29.11.24)
1.0 alacaksan al yoksa alma.
corsa öneririm clio istemiyorsan. opel crosslande de bakabilirsin. içi çok geniş.
0
jelly bear
(29.11.24)
opel e bulaşma aman diyim.
0
jamswety
(29.11.24)
Son kasa otomatik Ford Fiesta
0
HellKeePer
(29.11.24)
Piyasası yok. 2.elde gitmez.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
O paraya sıfır ayarında 2023 model dacia sandero stepway otomatik öneririm. Stonic kullanıp da memnun olan çok nadir bir de o kadar para verip 4 yaşında araba almak mantıksız
0
limonlu eksi
(29.11.24)
Ben iki modelini kiraladım bu aracın.

Bence tam f/p aracı.

1.4 olanı yavaş hızlanıyor. Yakıtı biraz fazla. Ama konforu o fiyat bandına göre gayet yeterli. Atmosferik olması kötü.

1.0 olanı daha iyi hızlanıyor. Geri kalanı aynı zaten.

Yol tutuşu iyi. Geri görüş açıları bence iyi. Yüksek hızlarda dahi güven veriyor. Korkutmuyor.

İki araçla da ortalama 2k km yaptım. Ben önerir miyim kesinlikle. Ama 1.4 olanı 9 litreden fazla yakıyor. Şanzımana alışmak gerekiyor. Farklı bir kullanım biçimi var.
0
jackyr
(30.11.24)
(23)

Para ve imkan varken gezmek mi yoksa biriktirmek mi?

tahirkemalbozoglu
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber. Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farkl
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber.
Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farklı bir medeniyet, kültür görmemişiz. Hal böyle olunca vakit ve imkan varken gezmek istiyoruz açıkçası fakat bir yanımızda hep "ulan oğlum biriktirsene paranı" diyor.
Ancak vakit geçince de işte şimdiki gibi gezmek görmek isteği olacak mı? Sağlık yerinde duracak mı? Örneğin çocukken her çocuk gibi sabahlara kadar oyun oynardım fakat her oyunu alamazdık, şimdi Bi heves ediyorum yarım saat sonra atıyorum elimden joysticki, yani her şey zamanında diyorlar ya o doğru, bu heves kaçtıktan sonra para olması da çok önemi kalmıyor açıkçası, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(29.11.24)
bence gezmek ya. zaman geri gelmiyor. keşke çocuk olmadan biraz daha gezseymişiz diyorum bazen.

tabi ki insanın kenarda kara gün parası olmalı da. 50 attınız diyelim onu 100-150 yapacaksınız diye de hayatı kaçırmanın bi manası yok.
0
elorelia
(29.11.24)
bu konuyu gezmek vs. para biriktirmek olarak değil de deneyim kazanmak vs. emtia almak olarak değerlendirebilirsiniz. önemli olan 1-3-5 yıl sonra sizi ev-araba almak mı mutlu edecek yoksa 1-3-5 yıl sonra gezmekten edineceğiniz yeni deneyimlerin hayatınıza getireceği mutluluk mu? ben ikisini de biraz yapmaktan yanayım, biraz kenara para ayıralım ama biraz da yeni tecrübelere yelken açalım. insanız, bu hayata bir kere geliyoruz ama iyi günler olduğu kadar kötü günler de var.
0
benaslinda
(29.11.24)
Bir insanın işsizlik durumunda kendisini 4-5 ay idare edebilecek parası olması yeterli bence birikim için.
Sonrasında çok kasmamak lazım ve gezebildiğimiz kadar gezip görebildiğimiz kadar çok şey görmeliyiz, sonrasında bunun pişmanlığı daha büyük oluyor bence.
0
mutekebbir
(29.11.24)
Biriktirmek. Çevremde iki genç aile 10-12 yıl dolarla kazandı. Yedi içti gezdi. Sonra işler bir iki yıl ters gitti, kaliteye alıştıkları için harcamaları hemen azalmadı. Bir sürü borçları var kapıya icra geldikçe ,bankalar aradıkça keşke gezeceğimize köşeye 3 kuruş atsaydık diyorlar şimdi.
0
ercu cozer
(29.11.24)
ikisinin de bütcesi vec planı farklı olmalı ki insan ilerde birinden pişman olmasın. Kazancın bir kısmı ile birikim ve uzun vadeli plan yapılmalı, bir kısmı ile de tatil ve gezi planı. Kazançlar elbette yeterli gelmeyebiliyor özellikle günümüzde ancak burada da öyle düşünüyorum ki hedefler zamanında belirlenirse ve doğru planlamalar yapılırsa, uygun teklifler kovalanırsa mümkün.
0
va
(29.11.24)
Cocuk yokken gezmis ve biriktirmis biri olarak soyluyorum.
Kesinlikle gezin. Gezmeye "gezmek" diye degil, tecrube edinmek diye, dunya gorusu edinmek diye bakin. Bakis aciniz ne kadar degisirse hayattan o kadar zevk alirsiniz.
Parayi yine kazanacaksiniz, zaten cocuk yapma plani gelince gotunuzu oyle bir sikacaksiniz ki, aile buyukleri "ehe ehe cocuk rizkiyla gelirmis bak sans iste" diyecek bilip bilmeden. Siz isin bilincinde insanlar olarak calisiyor olacaksiniz zaten.
Diger arkadaslarin da soyledigi gibi, 6 ay- 1 yil kendinizi sikinti etmeden yasatacak parayi koyun kenara, sonra kalanla kendi capinizda gezin ve tecrube edinin.
0
quaker
(29.11.24)
denge diyorum.
para biriktirmek sart. cocugu birak, emeklilik sistemlerini de görüyorsun.
ama gezmek de sart. yoksa mezarliktaki en zengin adam olmanin tadini cikarirsin anca.
0
robert bosch
(29.11.24)
3 kazanıyorsak eğer 2 / 1 iyi bir oran. 2 yiyelim, içelim, gezelim ama 1 de biriktirelim. Yaş aldıkça insanın hayata bakış açısı değişiyor ama bir yandan da enerji bitiyor. Bana birisi şimdi kalk Ugandayı gezelim dese amaaan otur oturduğun yerde derim. Hant hant yürünecek yaşı geçtim daha fazla konfor arayışındayım.
0
charbiel
(29.11.24)
Çocuk varken gezilmiyor, yokken çok rahat ancak şu ekonomik koşullarda zor. 2 memur maaşıyla aynı yıl ingiltereye gidip araba almıştım, şu an bu mümkün değil. Hem enflasyon hem kur hem de hükümet 2023te yurt dışı harcamalarını taksitlendirmeme kararı aldı. Gezmek için zor bir dönem ama mal içinde 10 yılını kitlemeye gerek yok. En kral arabaya binsen ne en güzel evi alsan ne. Bu ülke böyle haldeyken gezcen yoksa psikolojin bozulur.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
yillik butce yapin. gelirin %20si birikim %20si tatil %60i harcama %10u worst case scenario butcesi olsun. boylelikle ne yarin ne olacak endiseniz olur ne de tatile gidecek paramiz yok endisesi. ha oyle bir gelir yoksa ortada realist olacaksin. tek basina olmadigin icin esine, ailelerinize karsi sorumluluklariniz var. gelecek kaygisi varken tatil yapmayacak evde oturacaksin.
0
buenosdias
(29.11.24)
gezin. paranın tamamını gezmeye gömün demiyorum ama gezin. gezmediğim her sene için pişmanım arayı kapatmaya çalışıyorum.
0
jelly bear
(29.11.24)
Normalde "lamı cimi yok, şu devirde parayı harcamak mantıksız" derdim ama sizin açıklamayı görünce fikrim değişti. Ben; durumlar iyiyken çok gezdim, hevesimi aldım. Benim olduğum yerden böyle demek kolay.
Yine de gezmeyi tozmayı dahi tutumlu şekilde yapmanızı önermek istiyorum.
Önce vizesiyle şusuyla uğraştırmayacak, nispeten daha yakın yerlere gidip gezginliği deneyimlemenizi tavsiye ederim. Gezginliği deneyimlemek de önemli. Nelere ne kadar harcanıyor, ne konularda sıkıntı yaşanıyor... vs gibi konuları bi kafada oturtup sonradan açılmaya başlayabilirsiniz.
0
norek
(29.11.24)
cocuklar dogmadan gezebildiginiz kadar gezin. Biz Turkler cocuklarla birlikte gezmeyi yuksek cogunluka beceremiyoruz
0
turkuaz
(29.11.24)
2 hafta yıllık izinle ne kadar gezilebilir ki
bence ortada bir sorun yok
önemli olan güzel vakit geçirmek
ev ve araba varsa istediğinizi yapın helalinden
0
bir soru sorcam
(29.11.24)
gezip görmek. hayatı deneyimlemek güzel. ama biraz yatırım da yapılabilir.
dediğin gibi sağlık açısından yapamayacak duruma gelebilir insan, ve göçüp gidebilir de...
0
ermanen
(29.11.24)
offf çok çok zor soru.

bence 40a kadar birikim yapın, vücudunuzu sağlıklı tutun. 40tan sonra gezin. o zamana kadar kitap okuyun bol bol. gezip görmeyle eşdeğer olmaz tabii ama gözle görülür açıklığını kapatır bahsettiğin görmemişliğin
0
titanyum22
(29.11.24)
bu sorunun cevabı çok ucu açık ya. Hayattan ne beklediğinizle ilgili.

Ama birinden birini seçmek zorunda da değilsiniz.

-Akıllı bir bütçe yönetimiyle hem birikim yapıp hem de gönlünüzce gezebilirsiniz.

Gelecek güvencesi sağlamak önemli. Şimdi 34 yaşındasınız, muhtemelen özel sektördesiniz.

45 yaşından sonra ciddi bir yönetici pozisyonda değilseniz ya da kendi işinizi vb kurmadıysasnız özel sektörde şu anki kadar kazancınız olamayabilir. Çünkü o yaşlarda birçok işveren için "yüksek maaşlı, yaşlı, yatırım yapılamaz" statüsünde olacaksınız.
Daha küçük şirketlerde daha düşük ücretlere yönelmeye başlayacaksınız. Kariyer eğrisi böyledir maalesef özel sektörde.

O zaman hayatınızda çocuk da olacak belki. Masraflarınız artacak, ama geliriniz en iyi ihtimalle yerinde sayacak. Zam alacaksınız tabii ama enflasyona oranlayınca muhtemelen aynı yerde kalacaksınız yani.

O yüzden bence birikim işini ihmal etmeyin. Mesela eviniz var mı? Kiranız var mı?
Şimdi belki dert etmiyorsunuz ama o yaşlarda bunlar daha sorun olacak.

Bütçe planlaması önemli. Yıllık bütçe yapmak lazım.

Türk insanı buna alışık değil ama yılbaşında oturun eşinizle yıl boyu cebinize girecek toplam parayı hesaplayın. Bunun bir miktarını seyahate bir miktarını birikim ve yatırıma ayırın.

Ve bu limitlere uygun hareket edin.

İnanın yıllık planlamayla aylık planlamanın farkı hayatınızı çok değiştirecek.

atıyorum 50+50 ayda 100bin mi kazanıyorsunuz?

Yılda 1.2 milyon.

500'ü atıyorum kira, masraflar vs.

geriye kaldı mesela 750000.

Bunun 500000'ünü iyi bir yatırım olarak değerlendirin.

Kalan 250.000'yi seyahatler, yeme içme, eğlence vs için ayırın. Gibi.

50-30-20 diye bir model var.

%50 ihtiyaçlar zorunlu harcamalar.

%30 istekler, eğlence vs.

%20 yatırım

ama bu amerikada yaygın bir model. Bence türkiye'de %30 yatırım olmalı min.
0
anten
(29.11.24)
Medeniyeti, kültürü 3-5 günde göremezsin. 3-5 ay da eh anca birşeylerin tadına varırsın. Finansal stabilite çok önemli.
0
wd40
(29.11.24)
Gezmek +156165465
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
denge kurmak onemli. ikisini de abartmamak lazim ama paranin bir arac oldugunu bilmeniz gerek. bu aracla deneyimler elde etmek yeni araclar almaktan daha onemli bence cunku muhtemelen bir gun geriye donup bakacaksiniz. o zaman gordugunuz sadece sey farkli model arabalar, farkli esyalar falan olursa uzulebilirsiniz.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
Cebine giren her kuruşun (buna yolda bulduğun para dahil) %30'unu ev ve emeklilik fonu olarak ayıracaksın.
Bunu en iyi şekilde değerlendirebilmek için finansal okur yazarlık öğreneceksin.

Kalan %70 ile ister evlen, barklan, çoluk çocuğa karış, istersen gez, toz.
0
Mirket
(30.11.24)
ikisi de.

imkaniniz varken tabii ki de gezin, gorun, deneyim biriktiniz, anilar yaratin, dunyaya bakis acinizi genisletin.

ama bu demek degil ki elinize gecen her kurusu harcayin. hayatta yarin ne olacagi belli olmaz, isinizi kaybedebilir, kaza gecirebilir, engelli kalabilirsiniz. mali olarak sorumluluk sahibi olun, 2 bina gormek ugurna sacma sapan borca girmeyin.

bence butce yapin size uygun olacak sekilde. atiyorum elinize gecen paranin %60i zorunlu harcamalara gidiyor olsun (kira, kredi, borc, benzin, gida vs). kalan %40i'nin yarisini gezmeye tozmaya ya da zorunlu olmayan alisverise, diger yarisini da birikime yatirima ayirin.

boylece hem harcadiginiz para icin sucluluk duymaz, hem de birikiminizi yapmis olursunuz.
0
taurina
(30.11.24)
denge denge denge.

biraz kariyeri saglamlastirmak ve o sirada belki ev arsa alabilmek veya pasif geliri yarattiktan sonra kafa gezmek icin daha rahat oluyor.

bir de cocuk olunca isler komple degisir. ona gore icinizde kalmasin bazi yasanmisliklar hayatinizi bir cocuga adamadan once. sonra hep pismanlik, kavgalar, burukluklar vs.
0
baldur2
(30.11.24)
(8)

Araç kamerası kullanıyor musunuz?

infinitedreams
Hangi marka/model iyidir? Araca bir kamera taktırmak şart oldu artık.Teşekkürler.
Hangi marka/model iyidir? Araca bir kamera taktırmak şart oldu artık.
Teşekkürler.
0
infinitedreams
(29.11.24)
tr gibi bir ülkede zorunlu olmalı bu kamera aslında. 70mai kullanıyorum ben.
araç dururken kaydetmek için de ekstra kablolar vs. var çok araştırdım ama bayağı teferruatlı işler. aküyü bitiriyormuş 2 gün araç çalışmasa falan diyenler var. yoksa en temizi 24 saat kayıt almak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.11.24)
360 markasının kullanıyorum çok memnunum.
0
durbidakka
(29.11.24)
Hayır ama kullanmak lazım. Bir kazada kanıt olarak sunmak için önemli
0
wd40
(29.11.24)
Yakın arkadaşımız, geçirdiği ciddi bir kazadan sonra kullanmaya başladı. Üzerine bastıra bastıra bizden de kullanmamızı istedi aslında da o hariç benim çevremde kullanan yok.
Niyetlenip bakınıyorum ama her seferinde arabanın üst paneli falan açıp sağdan soldan kabloların sıkıştırılması, tepiştirilmesi gibi detaylar canımı sıkıyor. Ayıptır söylemesi arabam yeni sayılır, biraz da düşkünüm o "açılmamış, ellenmemiş" şekilde kalmasına. Kazası falan da olmadığından öyle sıfır ayarında kalma olayını bozacakmış gibi hissediyorum o kabloların takılması aşaması.
0
norek
(29.11.24)
Kullanmıyordum ama eşim trafiğe çıkınca 70mai aldım. Avantajı hemen bağlanıp izleyebiliyorsun.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
Kesinlikle kullanılması gerekiyor.
Bir kaza sonrası aracım pert oldu, haklı olduğumu ispat edene kadar canım çıktı.
savcılık-emniyet-kasko şirketi vesaire uğraştım durdum.

Şu an ben de 70mai kullanıyorum, memnunum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.11.24)
Bu eleman detaylica incelemis ama bunu izleyince istekliligim gitti. Su an kullanmiyorum. Arkadas Garmin mini aldi, memnun, normalde dandik Asya markalarindan kullaniyordu, sirf sonradan guncellemesi bulunmuyor vs diye Garmin'e gecti.

www.youtube.com
0
mbond
(29.11.24)
Bu kameraların doğrudan çakmaklıktan güç alanları dışındakiler, arabanın garantisini bozmuyor mu? şarj edilen park sırasında da çalışan versiyonları yok mu?
0
yeninesiltupcu
(29.11.24)
(8)

sizce ulkede herseyin rahatsiz etmeye baslamasi hissiyati kisisel mi?

buenosdias
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim. insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum. acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakal
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim.

insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum.

acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakali? istanbul'da yasayan sekuler icin mi boyle? ne bileyim aydinda sirin bir kasabada yasayan memur olsaydim yine boyle mi olurdum?
0
buenosdias
(27.11.24)
Seninle aynı hissiyattayım ama boşvermişler grubundayım. Onun için de çok etkilenmiyorum sanırım. Bu arada bunların iyi günlerimiz olduğunu da düşünüyorum.
Mevki : İzmir
0
Mirket
(27.11.24)
Ülkenin her yerinde aynı gevşeklik ve boşvermişlik olduğu için başka yerde yaşasan da aynı şekilde gevşek ve boşvermiş olurdun.

İnsan gençken daha samimi ve idealist oluyor, bir şeyler yapmak istiyor ama yaş alıp iş hayatında yoğuruldukça düzene uyuyor. Özellikle de ses çıkardığında o âna kadar onu körükleyenlerden hiçkimseyi yanında bulamayınca, herkesin kaçtığını görünce, hatta kendisini de aşağı çektiklerini, tepesinden dibe bastırdıklarını görünce bir müddet direniyor ama sonunda pes ediyor. Alışıyor, boşveriyor.

Onun için biz ülkece komadayız bence. Birileri fişimizi çekti sanki.
0
muhayyer divan
(27.11.24)
hep ayni seyleri yaziyorum gibi geliyor ama bu duyurularin artmasi bile bir semptom.

hocam birakin turkiye'yi butun dunyada sistem tikandi. topluca gg olacagiz. kitaplarda okursun ya mesela gocler sebebiyle roma imparatorlugu yikildi. 1 satir okuyup geciyorsun ama aslinda onyillarca suren ve yavas yavas izdirap cekilen bir donem o. tarihin neresine geldigimiz sans ve gelecek nesiller tamamen boktan bir yere dusmus olacak. biz yine 2010-15'e kadar iyi bir donemi gorduk. yeni nesil tamamen avuclayacak.

bizim icin en kotusu tayyip denilen herifin yonetiminde bu kaosa girmemiz oldu. adam bilerek veya bilmeyerek yapilabilecek en yanlis isleri yapti ulke icin. hangi konudan girsem cikamam mevzuya. turkiye'nin bu kadar gocmen almasi (sosyal sigorta odememis insanlarin sisteme dahil olup kacak calismasi), bunun getirdigi issizlik, enflasyon vs. korkunc konular bunlar. benim aklim havsalam almiyor kafam ellerimin arasinda izliyorum. tamamen keyfekeder bir yonetim, tamamen bir yagma duzeni olustu ustelik. yani dunyada sistem coktu ama turkiye tamamen mahvoldu.

mesela su anda milyonlarca insan 40 yil boyunca maas garantisi aldi devletten. bu insanlarin sigorta primlerine bak 20 yil prim odeyip 40 yil maas toplayacak sistemden :) matematik tutmuyor. ekonomi cokuyor, ekonomi cokunce ahlak cokuyor vs vs. ben savaslardan, ic karisikliklardan baska bir sonuc goremiyorum.

bu saatten sonra evinizi, arabanizi yapip firtina gecene kadar beklemek gerek. ben dunyanin 20-30 sene daha duzelecegini sanmiyorum. gecti 0 faizli ev, araba donemleri. hatta bizim ebeveynlerin donemi tarihin en iyi donemiydi muhtemelen. benim babam tek maas 1.5 asgari ucretle, ikramiyeyle falan 40-45 yasinda emekli olup iyi kotu ev, yazlik ve araba sahibi olabilmis birisi.

bu saydiklarim benim icin dream :) simdi ben iyi bir araba, 2 ev, 45 yasinda erken emeklilik yapmak istesem yapamam. babamdan farkim yurtdisi yuksek lisans, turkiye'de, amerika'da herkesin calismak istedigi sirketlerde 10 senelik is tecrubesi. ama yetisemiyorum :) cografya kaderdir ama yasadigimiz donem de kader.

ne olacak biliyor musun? bizim nesil hala saf bir umuda sahip ve iyi gunleri hatirliyor ve geri gelecegini dusunuyor. risk alamiyor, agzimizin tadi kacmasin diyor. ama simdi 10-15 yasinda olan nesil tamamen boktan bir zamanda yetisti ve bu insanlar 25 yasina geldiklerinde onlerinde onlara vaat edilen hicbir sey olmadigini anladiklarinda cekecekler emaneti.

kapitalizmin olayi biraz boyle. kapital ayni kutlecekim gibi daha cok para cekiyor. dolayisiyla her gecen gun daha az sayida insan durumunu duzeltirken daha cogu kotuluyor. $1m'den sonra hayata iliskin kaygin cok azaliyor cunku o paranin getirisiyle yasayabiliyorsun. ve surekli artiyor da. yukarida birikmis para da baba parasi yiyenler, miras kavgalari derken dagiliyor, tutabilenler az. nihayetinde bolluk doneminde herkes kupunu doldurdu ancak simdi saadet zinciri patladi ve yeni nesiller faka basti. butun ekonomi maalesef bir saadet zinciri. para denilen rakamlarin ve kagit parcalarinin onemine olan inanc ayakta tutuyor. yine bence 1971'de dolar'in altin karsiligi basildigi altin standardi terk edildikten sonra iyi bile dayandi. bakalim bundan sonra ne olacak sikmeseler bari diyerek izliyoruz biz de.
0
antikadimag
(27.11.24)
antikadimag'a katılıyorum. Türkiye'ye özgü değil ekonomik problem.

Ama senin yakındığın nokta çürümüşlük, yılgınlık gibi konular Türkiye'ye özgü diyebilirim. Yurtdışına sadece para için giden beklediğini bulamıyor. Çürümüşlük türkiye kadar hiçbir yerde yoktur.

Çürümenin en yoğun hissedildiği yerler de büyükşehirler. Türkiye çoğrafyası ve ekonomisiyle kırılgan bir ülke. Bir de kötü yönetim olunca herşey çığrından çıkıyor.
0
wd40
(27.11.24)
Genel bir sorun var ama bence siddeti bolgeye gore degisiyor

Esenyurtta yasan birisi ile nisantasinda yasan bir kisi yada bodrumda yasan ile ankarada yasayan esit etkilenmiyor

Ben cevreninde en az ekonomi kadar etkili oldugunu dusunuyorum

Ben mesela avrupa yakasindayim buradaki insanlar ve ortam ile kadikoy besiktas o taraflar cok farkli sanki ulke degismis gibi

Burada selam vermiyorlar ama karsiya geciyorum herkes selam veriyor

Tabiki genel anlamda tum dunya ve turkiye etkilendi ama bolgesine gore hersey farkli bence
0
Zetnikov
(27.11.24)
Aynı hislere sahibiz. Galiba bunun adı umutsuzluk.
0
durbidakka
(27.11.24)
Bu his sadece sizde yok. Toplum yozlaştıkça ve geriye gittikçe bu durumlar artacak. Ekonomi ve hukuk bu bağlamda en büyük iki etmen. Şahsen ben başıma bir şey gelmesin gelirse de zaten hukuki olarak hakkımı arayamam, arasam da bulamam diye sokağa bile çıkmıyorum iki yıldır. Araba dahi kullanmıyorum, olurda bi kaza falan yaparsak karşı taraf çekip vurmasın diye. Tatile gitmiyorum iki yıldır, kendimi hiçbir yerde hiçbir şekilde güvende hissetmiyorum. Nasipse Alamanya’da bi iş bulup bu ülkeyi terk eyleyeceğim. Orda da bi nazi evimizi yakmazsa.
0
dakota
(27.11.24)
@antikadimag +1 çok iyi özetlemiş. Şu an dünya krizde. Trdeki dinciler bile yoğun krizde, kabenin karşısında burgerking var, imam hatipte okuyan öğrencilerin çoğu neden imam hatipler var kapatılsın diyorlar. Bu küçük bir örnek. Avrupa krizde Abde krizde. Bizim krizimiz yoğun eğitimsizlik ve aşırı lümpen göçü.
0
mikahakkinen
(27.11.24)
(4)

Araç koltuğundan su lekesi nasıl çıkar?

mikahakkinen
Araç yeni, koltuk siyah. Modeli fiorino.Koltuğa hafif su döküldü ve su izi görünüyor. Nasıl çıkarılır?Teşekkür ederim.
Araç yeni, koltuk siyah.
Modeli fiorino.

Koltuğa hafif su döküldü ve su izi görünüyor. Nasıl çıkarılır?

Teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(26.11.24)
çıkartamazsınız bence siz kendi başınıza ben bi koltuk temizleyicisi bulmuştum armut com dan sanırım ya da sahibinden de olabilir
adamlar geldi profesyonel çok iyi vakum yapan koltuk yıkama makinesiyle yıkamışlar ve çıkmıştı.
ancak yıkama sonrası koltuğu 1 gün falan kullanmamak gerekiyo kuruması için.
0
rentts
(26.11.24)
Koltuk zaten koyu çok belli olmuyor. Ama o kadarda koltuk temizlemelik değil gibi.
0
🌸mikahakkinen
(26.11.24)
dümdüz su döküldüyse ıslak ama şakır şakır suları damlayan değil, sadee ıslak bir bezle leke görünmeyecek hale gelene kadar siliyorsun. ıslakken daha geniş bir bölge ıslanmış gibi gözükecek. kuruyunca leke falan kalmayacak.
0
kibritsuyu
(26.11.24)
www.hepsiburada.com

Ben linkteki urun veya muadillerini kullaniyorum. Bence temizler.
0
mbond
(26.11.24)
(9)

Bir arac sorusu da benden geliyeh

mirty
Selamlar,Eski arabamı sattım, elimde maks çıkabilecegim 1milyon var. Hanımdan dolayı otm vites olması lazım.Megane 4 1.3 tceCorolla 1.6Polo 1.0 tsiBu araçlar olabilir gibi geldi. Cocuk ve köpek de var dolayısıyla polo olursa portbagaj alırım uzun yola giderken diyorum cok mu saçma? Bir aldım mı 10 s
Selamlar,

Eski arabamı sattım, elimde maks çıkabilecegim 1milyon var. Hanımdan dolayı otm vites olması lazım.

Megane 4 1.3 tce
Corolla 1.6
Polo 1.0 tsi

Bu araçlar olabilir gibi geldi. Cocuk ve köpek de var dolayısıyla polo olursa portbagaj alırım uzun yola giderken diyorum cok mu saçma? Bir aldım mı 10 sene binerim alternatiflere de açığım, teşekkürler.
0
mirty
(26.11.24)
megane iyidir. motoru da güzel büyüklüğü de
0
jelly bear
(26.11.24)
Yakın zamanda ben de sizin gibi araştırma yapıyordum. Eski duyurularıma bakabilirsiniz.

Otomatik viteste: Toyota, honda, mazda bmw (bazı modeller sorunlu) nin araçları sorunsuz diyor youtube daki ustalar. En sorunlu şanzımana dsg demişti bir usta.
0
digits
(26.11.24)
Önceki arabam ve şu anki arabam polo. Şanzıman vs hiç bir problem yaşamadım. Bir şeyler duyuluyor ve efsane oluyor, etrafımdada bu arızayı yaşayan yok. Neyse ben polo önerecektim ama siz bir ailesiniz, o yüzden megane diyorum.
0
thesomberlain
(26.11.24)
Megane 1.3 tce çok kaçar çok yakar uçar.
Corolla düz memur arabası ömürlük.
Polo 2. Elde en iyisi. Piyasası daha hareketli. Ben polo seçerim.
0
mikahakkinen
(26.11.24)
@thesom

Benim önceki arabamda herkesin sorunlu dediği, adını çıkardığı bir araçtı. Ben yıllarca sorunsuz şekilde kullandım. 1 kere bile yolda bırakmadı. Hiç büyük masraf çıkarmadı.

Herkes aynı şekilde kullanmıyor aracını.Bakımlarını aksatmayan dikkatli kullanıcılarda sorun daha az yaşanıyor.

2018 sonrası üretilen DSG şanzımanların daha az sorunlu olduğu belirtiliyor ama buna rağmen ustalar en çok dsg li araçların kendilerine başvurduğunu belirtiyor. Tabi bunda kullanımının yaygın olması da önemli. Tr de satışı az olan sorunlu bir araç dahabaz sıklıkla gidecektir tamirhaneye.
0
digits
(26.11.24)
Öncelikle Polo'yu araba diye seçeneklere eklemek olmamış.
Megane 4 biraz daha fiyat performans gibi duruyor.
0
durbidakka
(26.11.24)
megane çok yakmaz bu arada. aralarında en çok corolla yakar. şanzımanı da motoru da çok iyidir. parçası da kolay bulunur
0
jelly bear
(26.11.24)
bu arada 1.2 tsi yakit konusunda 1.0 a gore cok daha iyi.
0
thesomberlain
(27.11.24)
Megane almayan üzülür.
0
Shepard
(27.11.24)
(10)

Zeytinyağı Tavsiyesi Hk.

digits
Tağşiş ihtimali bulunmayan, fiyat/performans ürünleri arıyorum.Aldığınız, memnun kaldığınız markaları ve siteleri önerebilir miydiniz?
Tağşiş ihtimali bulunmayan, fiyat/performans ürünleri arıyorum.

Aldığınız, memnun kaldığınız markaları ve siteleri önerebilir miydiniz?
0
digits
(25.11.24)
Eğer İstanbul'daysan

Haftaya İstanbul'dayım. Edremit Kendi zeytinligim, butik üretim.

İki çeşit yağ getireceğim

1-Soğuk sıkım erken hasat düşük asit 0.55

Litre fiyatı 500

2-Delice/ yabani zeytinyağı yüksek polifenol oranı

Litre fiyatı 2000

Karaköy civarında ofisim var istersen tatmaya gelebilirsin

Leş gibi günlerce yağhane önünde bekletilen, yerden toplanmış zeytinlerin asit oranı düşürülerek 300-350 liraya satılıyor Ege'de aman
0
topkapiaksaray
(25.11.24)
@ Aksaray

asit oranı nasıl düşürülüyor?
0
🌸digits
(25.11.24)
kullanicadi
(25.11.24)
Genç çiftçileri desteklemek lazım :-)
www.instagram.com
0
ankarakecisi
(25.11.24)
Elma koyan var, pamuk yağı katan var. Var da var

Bunların dışında asidi tadarak kolayca anlayamazsınız, yağ asitleri tat ve kokuyu etkilemez.
0
topkapiaksaray
(25.11.24)
@ ankara

instagram kullanmıyorum maalesef
0
🌸digits
(25.11.24)
Türkiye'deki en iyi zeytinyağları şöyle sıralandı:

7. sırada: hermus.com.tr
11. sırada: www.novavera.com.tr
20. sırada: oleamea.com.tr
24. sırada: www.palamidas.com
29. sırada: www.guvenasazeytinyagi.com
42. sırada: butaassos.com.tr
43. sırada: www.granpa.com.tr
64. sırada: www.gaiaoliva.com
71. sırada: www.ozemleyasam.com
79. sırada: www.geniusoliveoil.com
99. sırada: www.nerminhanim.com


Bir arkadaş yazmıştı bir ara palamidastan alıyorum.
0
mikahakkinen
(25.11.24)
@orient

evet ama paylaşılan da açmadı.
0
🌸digits
(25.11.24)
komili aldım n.sızma 5 litre 1600 tl ye
0
🌸digits
(25.11.24)
Yıllardır Özgün'den alırım, memnunum.
0
10551037
(26.11.24)
(6)

Kayinpeder ve kayincolarla aranız nasıl?

tahirkemalbozoglu
Sınırlı bir iletişim var aramızda. Birbirimizi arayıp sormayız, acil durumlar haricinde. Bayramdan bayrama ve yılda 4-5 kez de genel misafirlikler haricinde görüşmeyiz. Sizde durumlar nasıl?
Sınırlı bir iletişim var aramızda. Birbirimizi arayıp sormayız, acil durumlar haricinde. Bayramdan bayrama ve yılda 4-5 kez de genel misafirlikler haricinde görüşmeyiz. Sizde durumlar nasıl?
0
tahirkemalbozoglu
(22.11.24)
Bende de hemen hemen aynısı. Ama en temizi de bence öyle zaten. Çok içli dışlı olunca ilişkinin cıvıklaşabilme ihtimali var. Kayınço her an borç isteme potansiyeli olan da bir figür. O yüzden arada biraz mesafe olması iyidir.
0
messor
(22.11.24)
Ben kayinco'mu en son ne zaman aradigimi hatirlamiyorum bile. 5-6 sene evvel olabilir.
0
turkuaz
(22.11.24)
biz de bayramdan bayrama veya işimiz düştüğünde araşırız
0
ananiyimioguz
(22.11.24)
Yılda 1-2 yeterli. Mesafeli olmak lazım.
0
babilfish
(22.11.24)
0 aracını kullan diye bana verdi.
0
mikahakkinen
(22.11.24)
Benzer bir soruyu ben soracaktım.

Eşim haftada birkaç kere görüşüyor uzakta olduğumuz için. Konuşmanın içinde beni soruyor, selam söylüyor ben de geri selam söylüyorum müsaitsem bazen görünüyorum hal hatır sorup ayrılıyorum.

Bu iletişim olmasa arar mıydım bilmiyorum aramazdım herhalde bayram seyran harici.

Ziyarete gittiğimizde ise gayet babacan, arabasını verir, rakısını tokuşturur bi sıkıntımız yok şükür.

Kayınçom yok.
0
chicha_v2
(22.11.24)
(9)

Ziraii kalıntılar, meyve-sebzeleri iyi yıkayarak arınır mı?

jamiro
SbMalum bu aralar yediklerimiz çok şüpheli ama beslenmek de elzem. Ne yapmalı?
Sb

Malum bu aralar yediklerimiz çok şüpheli ama beslenmek de elzem. Ne yapmalı?
0
jamiro
(21.11.24)
Biraz olduğuna dair ölçü ve kaynak nedir?
Biraz miktarı ile zararlı miktar arasında nasıl bir fark var?

Bilen birisin sanırım. Öğrenmek isterim ben de merak ediyorum.
0
kisa
(21.11.24)
karbonatli suda beklet, sonra bol suyla durula.
0
robert bosch
(21.11.24)
karbonatli suda beklet, sonra bol suyla durula.
0
Shepard
(21.11.24)
Sodyum bikarbonat en etkili temizleme yöntemlerinden biri. Aşağıya ilgili araştırmanın linkini bırakıyorum;

pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
0
thracia
(21.11.24)
bilen yazsın. örneğin çilek gibi içine geçirgen bir meyve nasıl temizlenir? çilek çok ilaçlanan bir meyve herhangi bir şekilde temizlenebileceğini sanmıyorum.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
Hayır.

Yüzeyde birikenlerin önemli bir kısmı temizlenir büyük ihtimalle ama diğerleri hayır. Hatta bazı ilaçların hasattan daha önce kullanılması ve yaklaşık en az 7 ideal olarak 14 gün boyunca toplanmaması lazım. Zaten onlar yıkanarak gribi vücuttan arındırmaya çalışmak gibi düşünülebilir.
0
nawar
(21.11.24)
nawar+1.

Genellikle Migros ve Carrefour bu açıdan bence iyidir, üreticiler bu firmaları üzmeyi göze alamaz. Manav ve pazar tezgahı ise çok risklidir. Her halikarda nawar+1.
0
alfired
(21.11.24)
Açılın Ziraat Mühendisi geldi :)) Ben de kaç yıldır tarım ile ilgili soru bekliyordum, bugüne nasipmiş :)

Zirai kalıntılar nedir diye sorarak başlamak lazım. Eğer bahsettiğiniz ilaçlama nedeniyle meyve-sebzelerin dışında oluşan kalıntı ise kısmen (ilacın mantar-böcek-bakteriyel ilaç olmasına bağlı olarak değişmekle birlikte), sirkeli suda bekletmek, karbonatlı suda bekletmek gibi fiziksel işlemler yeterli olabilir.
Ancak bitki büyümesi için gerekli ilaç-gübre-kimyasallar maalesef bitkiden arındırılmıyor. Hatta öyle ki, bunlar çok minimal değerlerde (milyonda bir dediğimiz ppm seviyesi) kullanıldığı için çoğu yenilen meyve ve sebzede bunu ayırt etmek bizler için çok mümkün değil.
Mümkün olmadığını bilsem de eğer imkanınız varsa, ticari kaygısı olmayan üreticilerden, hayvan gübresinden başka gübre kullanılmayan ürünleri almayı tercih edebilirsiniz.

İlave not: Bu sorunun çözümü için üreticilerin bilgilendirilmesi, kaliteli ve sürdürülebilir bir gelecek için doğru yetiştirme tekniklerini uygulaması ve aynı zamanda bilinçli tüketicilerin olması gerekir.
Köy sütü diyerek aldığımız sütte brusella gibi çok ciddi hastalık bulunabilir ya da gezen tavuk yumurtası diyerek aldığınız o yumurta, köyde kanalizasyon çukurundan beslenen bir tavuğun yumurtası olabilir.

Sonuç: Aldığınız, alacağınız ürünlerin kurtlanma, karınca tarafından yenmesi gibi görsel etkiler daha az zararlı içerdiğine işaret edebilir.
0
pccopath
(21.11.24)
pccopath+1
0
digits
(21.11.24)
(3)

DeutschlandTicket Nasıl alınır?

calmdown
Selamlar, bizimkiler (anne-baba) Aralık ayında almanya yolcusu, birkaç yere trenle gitmek için deutschlandticket denen bileti almak istiyorlar. Ancak DB navigator'den kredi kartı ile satın alınamıyor. IBAN ve BIC kodu ile alınabiliyor.Bunu gittiklerinde kiosktan alabilirler mi? Veya online nasıl alı
Selamlar, bizimkiler (anne-baba) Aralık ayında almanya yolcusu, birkaç yere trenle gitmek için deutschlandticket denen bileti almak istiyorlar. Ancak DB navigator'den kredi kartı ile satın alınamıyor. IBAN ve BIC kodu ile alınabiliyor.

Bunu gittiklerinde kiosktan alabilirler mi? Veya online nasıl alırız?
0
calmdown
(21.11.24)
jnlbnnn
(21.11.24)
Bu bilet türü mü kredi kartına kapalı yoksa kartınızı mı tanımıyor?
Tek yön biletimi aynı uygulamadan kredi kartını değiştirince alabildim.
0
master of ceremonies
(21.11.24)
kiosktan vermediler almanya vatandaşı olmanız lazım dediler. uygulamada da adres vb istiyor. freenow uygulamasından aldım.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
(17)

Dünyanın en zor mesleğini kimler icra ediyor?

isiaha
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
0
isiaha
(20.11.24)
Çok fazla var. Bence veteriner teknikerliği ve veteriner hekimlik de çok zor.
0
rock n roll
(20.11.24)
bence de maden işçileri.
0
kehende
(20.11.24)
Turkiye gibi ulkelerde hakemlik. Tum sulalene sovuyorlar, mac satti, gecen aynisina caldi, buna calmadi, karti es gecti bilmemne, esi x'liymis, kucukken y'liymis mac onu ayri mac sonu ayri bin tane onuruna serefine coluguna cocuguna hakaret, yalan, saibe atiliyor. O degil eskiden VAR da yoktu, neyine guvenip hakem oluyordu bu insanlar cok ilginc
0
speedy
(20.11.24)
+ maden işçileri, elektrik direklerini ve hatlarını tamir edenler belki, infaz ve koruma memurları, çatışma bölgelerindeki askerler ve belediye otobüslerinin şoförleri stresli çalışır ama zorluk yine madenciler de ve belki yangın esnasında itfaiyecilerde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
Açık denizde platformlarda çalışan işçi ve kaynakcilarin, everest gibi dağlardaki yerli rehberlerin işleri gercekten aşırı zor ama yine de maden işçileri hicbiriyle kıyaslanamaz.
0
deer hunter
(20.11.24)
Tabi madencilikle veya tam aksine yerden 300-400 metre mesafede çalışmalarla kıyaslanamaz ama
Hukuk alanında çalışmak daha zor diye düşünüyorum.

Hata yapmadan, menfaat temin etmeden, herhangi baskıya uğramadan, bir davada taraf olan insanlardan özel yakınlık kurmama, yakın çevrenin de özel isteklerini göz ardı edecek şekilde, sadece işin ilmine uygun hareket etmek ve bu yönde akli çaba sarf etmek kolay bir iş değil özellikle bu zamanda.
0
diyecevaplandı
(20.11.24)
Dünyanın en zor işi Denizciliktir.
İnsanoğlu karada yaşamak için dizayn edilmiştir. Ayakları yere basmalıdır. Baktığı zaman sınırları olan yerler görmelidir. Açık denizde günlerce bu konulardaki mahrumiyet psikolojide tarifsiz yaralar açar. Bir de bunun denizaltıcılık ayağı var ki, o zaten akıllara zarar bir iştir.
0
Mirket
(20.11.24)
Petrol platformu işçileri.

www.youtube.com
0
komando kani var bende
(20.11.24)
Beden işçiliğinin her türlüsü zor iş statüsünde. Ama gerekli iş güvenliği şartları sağlandığı sürece "en zor iş" değiller gibi geliyor bana. İş güvenliği şartları sağlanmadığı takdirde de en zor olmaktan ziyade "en tehlikeli" demek daha uygun sanırım. Beden işçiliğinin önemli bir artısı iş tanımlarının tamamen belirli olması ve imza yetkisi olmaması.

Bence en zor meslek paralı askerlik. Canının kıymeti yok, askeri ortamdasın, emir komuta zincirinde diplerdesin. Yaptığın iş pis bir iş. Bir devletin kendi askerlerinin aksine kimsenin kahramanı falan da olamıyorsun, sana bir katkısı yok, kendi savaşında savaşmıyorsun. Somut anlamda bir yetenek edinmiyorsun. Psikoloji berbat, gelecek belirsiz. Sadece para için yapıyorsun.
0
akhenaten
(20.11.24)
bence de maden işçileri.

bu mesleğin zorluğu o kadar net ki, kadınların maden işçiliği yapamayacakları yasa ile sabit.
0
abelardo
(20.11.24)
bence hizmet sektoru de, garsonluk, barmenlik vs..
0
durgunfoton
(21.11.24)
Zor farklı, tehlikeli farklı.

Zor meslek sorusuna çoğu üye tehlikeli işleri göstermiş. Maden işçiliği, sanayi dalgıçlığı, denizciler, petrol platformu çalışanları ve aklıma şu anda gelmeyen gerçekten aşırı tehlikeli meslekler mevcut. Bu ve benzeri mesleklerin aşırı tehlikeli olduğuna şüphe yok. Bu tip mesleklerin zorluğunun daha büyük kısmı içerdiği tehlikeden geliyor.

Zor mesleği tehlikeli meslekten ayırmak gerekirse benim kriterim üstlenilen sorumluluk. Sorumluluk bakımından zor meslekler denildiğinde benim aklıma avukatlık, cerrahlık, finans ve benzeri yüksek meblağlı işlere dair yöneticilik, hava trafik kontrolörlüğü, ticari pilotluk ve benzerleri geliyor. Bu mesleklerin çoğunda yukarıda saydığım tehlikeli meslekler kadar mesleği icra eden kişinin taşıdığı bir hayat kaygısı olmuyor ancak üstlenilen sorumluluk çok büyük oluyor.

Bir de bazı meslekler var ki hem sorumluluk hem de zorluk bakımından büyük riskler barındırıyor. İtfaiyecilik, sıcak bölgelerde askerlik (özellikle denizaltı personeli) ve polislik gibi mesleklerde tüm personel hem kendi hem de başkalarının canının riskini taşırken aşırı tehlikeli ortamlarda görevlerini icra ediyorlar.
0
10551037
(21.11.24)
Su altı kaynağı zor ve tehlikeli. Ölüm riski yüksek bir meslek.
0
wd40
(21.11.24)
masa başı oturmayan herkes bu dünyanın en zor işini yapıyor. madenci inşaat işçisi alçı sıvacı 12 saat ayakta bekleyen kasiyer vb.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
maden isciligi dogru cevap.

hem kaza gecirip olme riski var. kaza olmazsa uzun vadeli mesleki komplikasyonlardan olunuyor.

bunun disinda gun icinde de gunes gormeden, fiziki gucle calisiliyor. daha zor dusunemiyorum.
0
antikadimag
(21.11.24)
Çatışmalara, savaşlara giren askerler
0
ananiyimioguz
(21.11.24)
metal ve ametal madenlerde çalışmış bir madenci olarak cevap veriyorum.
erkekler için Türkiye'de kömür madenciliği.
kadınlar için ev kadınlığı + annelik. madenciliği katlar.

bu arada metal madenciliği o kadar ağır değildir. kömür madenciliği korkunç. sırf bu yüzden evde elektrikli aletleri prizde tutmam. elektriği az kullanmaya gayret ederim falan filan. teyzenize sorun size madenleri ve madenciliği anlatsın.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(17)

Tüm dünyaca bilinen Türk sporcu var mı?

Kahvedesu
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
Sb. Arda Turan'ı Barça kiraladı ama kaç kere oynadı? Arda Güler mi sizce? Başka var mı? Alan fark etmiyor.
0
Kahvedesu
(20.11.24)
Messi, Ronaldo seviyesinde taninan biri gelmedi aklima. Hagi'yi o kadar benimsemisim ki bir an aklima geldi. Mesut Ozil, Nuri Sahin, Ilkay Gundogan geliyor aklima, Almanci kadro ama neticede Turk sporcu. Naim Suleymanoglu da vaktinde biliniyordu sanirim ama dunyaca unlu demek zor.
0
mbond
(20.11.24)
Mete Gazoz ve Yusuf Dikeç bir derece tanındı bu sene.
0
fotrsapka
(20.11.24)
Semih saygıner
0
grimavi
(20.11.24)
Naim'e dunyaca unlu demek zor mu?

naim dunyaca mega unluydu.
0
fevzi123
(20.11.24)
Naim Süleymanoğlu'nun rekorlarını geçemedikleri için helterde 60 kg'de yarışmayı kaldırdılar. Tahammülleri yok. Bu ortamda dünyaca meşhur Türk sporcu aramak naif bir düşünce.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(20.11.24)
tüm dünyaca bilinen türk sporcumuz şu anda yok bence. tarihte de bu tanıma en uyan kişi naim süleymanoğlu.

yusuf dikeç bir haftalığına tüm dünyaca bilindi evet. ama bu sıralar ün çabuk gelip çabuk gidiyor.

mete gazoz yakın bile değil.

semih saygıner'e de tüm dünyaca bilinen diyemeyiz. bilardo komünitesinde globalde biliniyor ama bilardonun dışında da tüm dünya'da bilinecek bir üne sahip değil. naim süleymanoğlu halterle ilgisi olsun olmasın tüm dünyada herkesin bildiği bir isimdi.

şu sırada en ünlü sporcularımız arda güler ve alperen şengün. amerika, kanada, avustralya ya da basketbolun daha ünlü olduğu asya ülkelerinde alperen daha çok biliniyor. futbolun daha popüler olduğu dünyanın geri kalanında da arda güler daha çok biliniyor.

ama tüm dünyaca biliniyor diyebilmemiz için gereken sporun sınırlarını aşan bir ünleri yok henüz.
0
king lizard
(20.11.24)
hakan çalhanoğlu da çok tanınıyor.
0
ezkaza
(20.11.24)
o mertebeye henüz ulaşmadı belki ama alperen şengün'de bu potansiyel var.
0
zgrydn
(20.11.24)
Spor farketmeksizin herkes tarafından tanınan yoktur. Michael Jordan gibi, maradona gibi falan..

Ama kendi sporunda tanınan çok Türk var. Mesela Engin Terzi desem kimse tanımaz belki burada ama kendisi bilek güreşinde oldukça saygı gören biri.

Türk sporcular dönemsel patlamalar yapsa da istikrarı sürdüremedikleri için hafızalarda kalıcı olamıyorlar
0
wd40
(20.11.24)
barça , arda turan'ı kiralamadı. dünya yüküyle bonservis bedeli ödeyip bonservisi ile aldı, transfer etti. iyi de oynadı .zaten atletico'da adam kendini kanıtlamıştı.
0
ercu cozer
(20.11.24)
en çok tanınan türk futbolcu arda turan. barcelonada kaç kere oynadı diye sormuşsun. bunu öğrenmek çok kolay. 40 kere oynadı. az bir sayı değil. öncesinde atletico madridin şampiyon kadrosunun yıldızıydı zaten.

futbol dışında en çok tanınan sporcu ise yusuf dikeç. olimpiyatlar sonrasında meşhur oldu.

tarihte en çok tanınan sporcu ise naim süleymanoğlu.
0
abelardo
(20.11.24)
Pek çok sporcumuz sayılmış, mükerrer yapmamak adına adı verilmeyen sporcularımızdan bahsedeceğim.

Hidayet Türkoğlu bir dönem NBA'in en iyi 50 oyuncusu arasına girmişti, bence bu listeye eklenebilir.

Mehmet Okur NBA'de şampiyon olan bir takımın parçasıydı, çaylak dönemine denk gelmesi tanınmasına bir miktar engel olmuştur ama bu listeye eklenebilir.

Nihat Kahveci bir dönem La Liga'nın en iyi forvetlerinden biriydi, düşünülebilir.

Halil Mutlu ve Hamza Yerlikaya'nın çok başarılı olimpiyat kariyerleri oldu, onlar sayılabilir.

Yakın zamana bakınca Mijaín López Núñez denen canavara denk gelmese Rıza Kayaalp dünyaca bilinebilirdi.

Taha Akgül yıllarca en üst düzeyde güreşti ama dünyaca tanınıyor mu? Sanmıyorum.

Bir sporcunun dünyaca bilinebilmesi için futbol ya da basketbolda en üst seviyeye çıkması ya da anormal başarılı bir olimpik sporcu olması gerekiyor. En üst seviyeye çıkan bir Türk futbolcu ya da basketbolcu şu ana kadar çıkmadı. Çok üstlere çıkan oldu ama en üst olmadı.

Semih Saygıner tarihin en önemli bilardo sporcularından biri olmasına karşın bilardo takip edilen bir branş değil, hele karom bilardo hiç değil. Bu nedenle bilardo severler dışında kimse tanımıyor.

Olimpik sporlarda ise Usain Bolt, Alexander Karelin, Michael Phelps, Sergey Bubka ve benzerleri gibi rakiplerini yıllar boyunca domine edemeyen bir sporcunun dünyaca bilinmesine pek imkan yok. Bunu yapabilen Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu dışında sporcu çıkaramadığımız için soruya bu iki sporcu dışında olumlu cevap verebilmek pek kolay değil. Biraz da Hamza Yerlikaya sayılabilir ama çok emin değilim.

Alperen Şengün ve Arda Güler aktif sporcularımız arasında bu duruma en yakın olanlar sanırım.
0
10551037
(21.11.24)
en populeri naim'dir sanirim.

diger isimler semih sayginer'in sporu cok populer degil. arda guler bu konuda en yuksek potansiyele sahip. hem sporu dunyanin en populeri, kendisi de en ust seviyelerde oynayacak kadar yetenekli.
0
antikadimag
(21.11.24)
goat olarak yok. ancak dönemsel hatırlananlar hep oldu. fetöcü h. şükür de 2000lerde bilinirdi. sürekli hatırlanabilecek iz bırakan naim ve semih olabilir ancak bu nesiller bilmez. şu an en potansiyel alperen duruyor ama nba şampiyonluğu vs almalı ki o zaman hatırlansın. bir jokic nowitzski olmazsa zor.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
hakan çalhanoğlu
arda güler
arda turan
nihat kahveci
kenan yıldız
0
Hallegadola
(21.11.24)
takım olarak filenin sultanları
0
jamswety
(21.11.24)
Naim'i anlattım 2 dkdan az sürdü konuşmam:) Sonra dedim zaten hayatı kısaydı. Teşekkürler.
0
🌸Kahvedesu
(21.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.