Giriş
(8)

su faturamın artık çıldırması

eja
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenile
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenilendi sayaçta olamaz. ne olabilir başka neyi kontrol etmek lazım veya iskiye gel sayacı kontrol et mi demeliyim? size ne kadar geldi?

ev tipi faturam
0
eja
(09.01.26)
ondan mı bilemedim ama acaba eviniz tapuda ofis/işyeri vb. görünüyor olabilir mi?
0
matilda
(09.01.26)
evde olmadığınız bir gün öncesi sayacı not edin ertesi gün kontrol edin. ya da gün içinde ara ara kontrol edin. makine vs. açılmadığı halde anormal bir hareket var mı diye.
+3
lazpalle
(09.01.26)
yeni sayaclarla mümkün mü bilmiyorum ama teyzemler yeni bir apartmana tasinmislardi, 15-20 sene olmustur. her katta iki daire vardi ve her dairenin sayaci merdiven boslugundaydi. fatura fazla geliyor diye uzun bir süre kafa yorduktan sonra fark ettiler ki karsi dairenin su borulari da bunlarin sayactan geciyor. borulari ayirmayi mi unutmuslar, ne yapmislarsa, 1.5 sene karsi dairenin de faturasini ödediler ve karsidaki kisi hicbir sey söylememis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.01.26)
Bana da 7m3 için 300 küsur bir şey geldi yaz aylarında. 19m3 bir sonraki kademeye geçtiği için daha fazla ödüyorsunuz muhtemelen. Ben su kaçağını anlamak için evde musluk açık değilken, makine çalışmazken sayaca bakıyorum.
0
gnosis
(09.01.26)
@ lazpalle +1
Bunu mutlaka ve öncelikle yapın.
0
Mirket
(09.01.26)
Evde tüketim yokken sayacı kontrol edin, endeksi not edip bir süre takip edin. Gerçi sayaç değişmiş diyorsunuz ama yine de bakın bence. Onun dışında tutardan bağımsız olarak (birim fiyat her şehirde farklı çünkü, bir de kademeler var) tüketim miktarına bakmak lazım. Referans olması açısından yazayım; 2 kişi benzer senaryoda ayda 5-6 m3 su kullanıyoruz.
0
orient blue
(09.01.26)
iskan yoksa şantiye suyu geliyordur ve yüksek faturalandırılır.
elektirik de aynı şekil.
0
jamswety
(09.01.26)
2. Kademe ya da şantiye filan alakasız cevaplar gelmiş. Sorun tutarın fazla gelmesi değil 19 m3 kullanılmış olması. İki kişiyiz diyorsunuz. Kaçak var gibi. Evde su arıtma cihazı var mı? Varsa bunlar arızalanıp sonsuz döngüye girebiliyor. Karşı dairenin size yazıyor olabilir cevabı da düşündürdü, Tr'de olamaz böyle bir şey diyemeyiz. Sizin su nereye gidiyor onu bulmanız gerekli. Kesin bir kaçak/arıza/başka yere giden su var.
0
adivar
(10.01.26)
(11)

Bana bu kalemi satın

michael_knight
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok. Bana bu kalemi satın.
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok.
Bana bu kalemi satın.
-26
michael_knight
(09.01.26)
Eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin, hoşlandığınız kişinin adını yazmak ister misiniz?
-5
arbre
(09.01.26)
Üyeliğe devam etmen için ıslak imzalı form fakslaman lazım.

Faksı da başkası satsın.
-1
kibritsuyu
(09.01.26)
-cinsel gücü artıran kalem geldi (he)

-sevdiğinize kavuşturan manifestli kalem geldi (she)
-1
yurtsuz john
(09.01.26)
birkac sene once guzel bir koltuk gordum vitrinde, luks bir mobilya magazasi idi. ustunde fiyat falan yok, seytan durttu, daldim iceri, enteresan kiyafetli yakisikli bir abi beni karsiladi.

- selam ne kadar bu koltuk, guzelmis..
- evet, oldukca populer bir model. kumasina gore fiyat degisiyor ama bu kumas olsun diyorsaniz $14,000 diyebiliriz, ozel siparis oldugu icin 6 ay beklemeniz lazim.
- hmm, peki ozelligi ne bunun enteresan kumasi disinda?
- soyle soyliyim, gecen ay bir tane bunun aynisindan robert de niro'ya sattik.
- peki tesekkurler.

sanirim robert de niro iyi bir satis stratejisi.
o yuzden diyorum ki aha bu kalemin aynisindan robert de niro'da var.
+1
cooperr
(09.01.26)
önce kaleminizi bana vermeniz lazım.
+1
galahad reloaded
(09.01.26)
alırsanız ekime almazsanız s...
0
matilda
(09.01.26)
hangi kalemi? siz kimsiniz?

acil kalem mi lazim? gunluk mu tutuyorsunuz? baskalarina zengillik gosterme pesinde misiniz? cocugunuz kalem mi istiyor? baska yerlerle de gorusuyor musunuz kalem icin? dolma kalem mi, tukenmez mi, kursun mu, boya mi?

bonus: babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi?
-1
taurina
(10.01.26)
o kalemi herkese satamıyoruz, şu formu asistanınız doldurup başvurursa biz size döneriz. sipariş geçildikten sonra 12 ay içinde hazır olabiliyor.
+1
robokot
(10.01.26)
Sayın robokot,
Başvuru formum elinize ulaştı mı?
Teslim süresini 6 aya çekmemiz mümkün mü? Çok acil bir şeyler yazmam gerekiyor.
0
🌸michael_knight
(10.01.26)
Sayın michael_knight, başvurunuzu aldık. Sizin gibi seçkin müşterilerimizle ilgilenmek üzere özel bireysel danışmanımız sizinle bugün iletişime geçecek ve istekleriniz doğrultusunda özel kaleminizin imalat süreci ve size ulaştırılmasından sorumlu olacak. Teslime kadar seçeceğiniz ikame kalem isterseniz size sağlanacak, iyi günler dileriz.
0
robokot
(11.01.26)
bir şey derdim ama banlarlar ;(
0
hold the door
(11.01.26)
(8)

Fenomen olan eski tanıdıklar

sekizdokuzon
Benim iki kişi var. Biri bayağı biliniyor, tanınıyor diğeri de kendi çapında bir takipçi sayısına ulaşmış. Yıllar önce tanıştığın insanları Instagram reelslarda görmek bayağı enteresan, bu zamana has bir şey. Hiç üzerine dar gelen lcw t-shirt giymemiş gibi tek kişilik gösteri yapıyor gibi hiç ummadı
Benim iki kişi var. Biri bayağı biliniyor, tanınıyor diğeri de kendi çapında bir takipçi sayısına ulaşmış. Yıllar önce tanıştığın insanları Instagram reelslarda görmek bayağı enteresan, bu zamana has bir şey. Hiç üzerine dar gelen lcw t-shirt giymemiş gibi tek kişilik gösteri yapıyor gibi hiç ummadığım bir hasetlenme şekli.

Sizin böyle zamanında iyi kötü tanıyıp yıllar sonra fenomen olduğunu gördüğünüz kimse var mı?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(08.01.26)
Bunlar üniversiteden arkadaşlarımdı.
www.instagram.com
www.instagram.com
-8
Bruce
(08.01.26)
bildigim tek fenomen brezilyali ronaldo. onunla da tanismiyoruz maalesef.
-3
banach
(08.01.26)
liseden arkadaşımın kız kardeşi var; "ajanstan seçiliyor bunlar" denilen ama aslında gerçek kadrodan oluşmuş, ağzımız açık şekilde rezillikler izlediğimiz/denk geldiğimiz programlardan birine konuk olmuş ve 1000 takipçili dandik makyaj yapma video hesabından yaklaşık 700 binlik takipçili her şey yapan ama aslında hiçbir şey yapmayan, "kanaat önderi", "eğlenceli" video çeken, tonlarca örneği olan bir hesaba evrildi. ablasını da tanıyordum, onu da "fenomen" yapma peşindeler, kadının hesabı hiçbir şey yapmadan giderek büyüyor.
0
m e b
(08.01.26)
yok. 150 bin takipçili adam da fenomen değildir gözümde. hiçbirini tanımıyorum çünkü. bazı milyonluklar bile tanınmıyor.

bu mantıkla türkiye'de 500 bin tane fenomen olması lazım. zor.
0
jelly bear
(08.01.26)
var. eski sevgilim (2007-2008'de falan sevgili olduğum)
biz birlikteyken yonja.com bağımlısı, internete giremediği için sürekli askerden kaçan, çarşı iznine çıktığında bile askerden kaçan, bana da ailemin durumu iyi değil, bana para yollayamıyorlar deyip benden para isteyen, ben para gönderince benim gönderdiğim parayla askerden kaçan (ailesi askerden kaçmasın diye para göndermiyormuş meğer, sonra da annesi beni arayıp "sen pkklı mısın oğlumu askerden kaçıyorsun" demişti) bir eski sevgilim vardı. hatta sonra gezi zamanı bayrak diken, yüzü görünmeyen biri vardı o benim diye röportajlar vermişti sonra gerçek kişi çıkıp ne alaka ya o kişi benim falan diye açıklama yapmıştı :D neyse şimdi çocuğun instagramda 328 bin takipçisi var. bütün ünlüler takip ediyor ve ara güler muamelesi falan gösteriyorlar. tarlabaşının ara sokaklarında oturan, gezen, dans eden, bir şeyler satan kendi halinde insanları videoya alıyor, fotoğrafını çekiyor falan, değişik. hayat neler getiriyor insana. denk geldiğimde bi tarafımla gülüyorum.


bir de senelerdir internet üzerinden muhabbetim olan, zaten senelerdir bir şeyler yapmak için çabalayan, yetenekli ve komik olduğuna gönülden inandığım bir arkadaşım var o da 201 bin takipçiye ulaşmış. kendini hiç bozmadı. başarılarının devamını diliyorum <3
0
matilda
(08.01.26)
liseden sınıf arkadaşım. işin garip tarafı lisedeyken instagram kullanmayan bir tipti. lisede diye başlayıp anlattığı hikâyelerin yarısının yalan olduğunu düşünüyorum, ne ben hatırlıyorum ne de diğer arkadaşlarım :D
0
black holes in the sky
(08.01.26)
Öğrenciyken çalıştığım bara her gün gelip giden, "kanka bi bira alabilir miyim ama 2 liram eksik" tarzı takılan bir arkadaş vardı. Mega ünlü bir fenomen oldu
0
cay koy geliyorum
(08.01.26)
sınıf arkadaşlarımdan biri milletvekili şu an, bir başka sınıf arkadaşım da belediye başkan adayı oldu ama kazanamadı. kazanmasını dilerdim.
0
rakicandir
(11.01.26)
(11)

Kuraklık için endişeleniyor musunuz?

michael harddd
3 büyük şehirde de baraj su seviyeleri düşük. kış olmasına rağmen yağış yok. bu iş nereye gider sizce?
3 büyük şehirde de baraj su seviyeleri düşük. kış olmasına rağmen yağış yok. bu iş nereye gider sizce?
0
michael harddd
(07.01.26)
ben günde 2 litre suyumu kenara atarım, yılda 1 ton suyla yaşarım. salak gibi her gün duş alanlar düşünsün.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.01.26)
endişelenmiyorum. her sene aynı muhabbet. yağmur illa ki yağar. kışa yeni girdik sayılır.
0
abelardo
(07.01.26)
Çevremdeki herkesin bu konuda bu kadar vurdumduymaz olmasına şaşırıyorum. Sorunun düşünülenden daha büyük olduğunu düşünüyorum.
+2
Mirket
(07.01.26)
endişeleniyorum.
hiç de "her sene aynı muhabbet" diyip gözardı edilecek bir şey değil.
her gün duş almayı geç, herkes evlerindeki çeşmeleri her gün açık bıraksa ya da insanlar tümden su harcamayı bıraksa bile çok değişmez. yıllardır suçu bize atıyorlar.

ülkedeki su kıtlığının iki büyük sebebi var.
1 - plansız kentleşme ve her yerin beton olması. yağmur toprağa ulaşmıyor bile.
2 - tarım alanları.

türkiye'de ciddi bir tarım krizi var. google earth'ten bakın her yer tarla. orman yok.
tarlalar çok fazla su tüketiyor ve buna karşın ciddi bir tarım krizi de var. mutfağımızda çoğu şey ithal, çiftçi fakir, buna karşın üretmeye çalışırken ciddi su tüketiyoruz.

gölleri ve su birikintilerini besleyen dereleri ve doğal kaynak sularını fabrikalar şişelenmiş su olarak gaspediyor.

düşünülülenden daha büyük bir problem şuan.
ciddi bir eylem yapılmadıkça haftalarca yağmur yağsa bile bu sorun düzelmez.
+2
biseysorcaktim
(08.01.26)
her yıl aynı muhabbetse neden daha önce yaşanmayan su kesintileri yaşanıyor? olayın ciddiyetinin farkında değil kimse, sadece k..mızı yıkayacak suyun olmaması değil sorun zaten kötü durumda olan tarımın iyice dibe batması yüksek olan fiyatların daha da tırmanmasından tutun yer altı sularının kotrolsüzce kullanımı sonucu tükenmesine kladar bütün ülkeyi etkileyecek sorunlar var. ülkenin meyve üretimim yapıldığı yer ege akdeniz marmara, su sıkıntılarının yaşandığı yerlerde başta ege olmak üzere buralar. "buralara yağmur yapıyor sorun yok" diye düşünenler çok yanılıyor, bir aksiyon alınmazsa allah korusun ama bir kaç sene içinde kıtlıkla yüzleşmemiz olası.
0
issiz karga
(08.01.26)
suudi arabistan dan yazıyorum. hiç te tınlamıyorum. ınsanoglu bır sekılde hayatta kalıyor. burada kırazda bol
-3
paudi
(08.01.26)
Hem de nasil. 2014 senesinde istanbul bir kuraklik yasamisti. o zamandan beri baraj doluluk oranlari favori sayfam. aralik ayinda gunesli havayi gorunce deliriyorum. gunesli hava severleri, gunde 4 kere dus alan tiplere, "yeaa zaten bireysel kullanim cok dusuk bir yuzde" bahanesi arkasina saklananlara tekmek tokat girismek istiyorum. gunde 12 saat elektriksiz yasarsiniz ama gunde 12 saat susuz yasamaya baslarsaniz delirirsiniz.

Asil sinirimi bozan ise kuraklikla ilgili sorunlarin zor ama cozulebilir ve yonetilebilir olmasi. herhangi lise mezunu akli basinda birine bir iki hafta ver sana internet aramasi yapip bir eylem plani cikartabilir zaten. ancak depremle birlikte memleketin tek derdinin, sabah aksam konusmasi gereken konunun bu olmasi gerekirken su sorunu allaha emanet modda ilerliyor.

ileride ne olur diye sorarsan, aslinda istanbul su anda iyi senaryoyu yasiyor. ankara ve izmirin basina gelenler istanbul icin uyari niteliginde. yani bunlardan ders alinip proaktif davranilabilir. istanbul su acisindan daha guvenli bir hale getirilebilir. hukumet diyanetin butcesinden kissa, chp' li belediyeler varini yogunu bu islere ayirsa, kim olsa bir 10-20 sene sonra sagci solcu demeden "bizi susuz birakmadiniz" diye dua eder.

ama halk bilincsiz, yoneticiler basiretsiz, hatta bir kismi hain. iski' nin instagram sayfasina "bu sene barajlar dolmayacak gibi, acil eylem planiniz ne" diye mesaj attim, zikine takip lutfen cevap yazan bile olmadi. benim olmasini planladigim senaryoda ise basimiza bazi felaketler geldikten sonra bir sekilde akillanacagiz. dunya bankasi vs araciligiyla yeni sulama projeleri, deniz suyu aritma tesisleri filan yaptirtacaklar. bir sekilde idare edecegiz.
0
trixi
(08.01.26)
insanlar icin cok degil ama hayvanlar icin endiseleniyorum. bütün göcmen kuslarin sulak alanlara ihtiyaclari var. yerlesik türlerin su havzalarina ihtiyaclari var.
insanlar gerekirse deniz suyunu aritip icecek su yapabilirler.
pahali olur. beraberinde göcleri getirir ama bir sekilde hallederler.
hayvanlarin bu sansi yok.
her sene inip dinlendigi, susuzlugunu giderdigi gölü kurumus bulunca hayvanlar, ölüyorlar.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.01.26)
Her zaman tasarruflu biri olmuşumdur, annemden gelen alışkanlık. Suyu boşa harcamaya çok acırım. Hatta annem çamaşır makinesinin atık suyunu WC’de değerlendirirdi bize her zaman çok az su faturası gelirdi. Üstümüze düşeni yaptığımızı düşünüyorum ama gelecek için endişeliyim tabii ki.
+1
ekimoloji
(08.01.26)
ben bu konuda aşırı endişeli biriyim. hemen hemen her gün baraj doluluk oranlarına bakıyorum. yağmur yağmadığı her gün içim çok huzursuz. su kullanımına çok dikkat ederim 3 saniye bile fazladan akıtmam suyu. mümkün olduğunca az kullanırım ama benim tek başıma çabam bir işe yaramıyor ne yazık ki. umarım bi çözüm bulunur. susuz kalmaktan çok korkuyorum.
0
matilda
(08.01.26)
romanya ile kıyaslanınca türkiye çöl gibi mesela.

o yüzden aşırı korkuyorum türkiye için.

kuraklık + su savaşlarından bahsedilince romanya'nın önemi çok artar bana kalırsa.

temmuz ayında bile yeşil yeşil doğa görmek, her yerde baraj ıvır zıvır görmek mümkün.
0
rain when i die
(08.01.26)
(8)

Teselli olduğun şeyler ne?

luluki
Yaşam enerjin bittiğinde bi an düşünüp en azından .... dediğin ne var? Seni tekrar hayata bağlayan?
Yaşam enerjin bittiğinde bi an düşünüp en azından .... dediğin ne var? Seni tekrar hayata bağlayan?
0
luluki
(07.01.26)
Annem babam hayatta, beni çok seviyorlar. Benim için her şeyi yaparlar.
Eşim desen öyle. Ben de hepsini çok seviyorum.
Çok güzel evim var.
Bilgisayarım var, bir sürü oyunlarım var.
Bir sürü kitabım var, kitap okumayı çok seviyorum. Gün içinde içim coşuyor, kalbim hızlanıyor resmen eve gidip kitap okuyacağım diye.
Kedimiz var. Onu çok seviyorum dünyadaki en harika kedi.
Gencim, sağlığım yerinde. Maddi olarak çok rahat olmasak da iyi kötü istediğimiz şeyleri yapmaya çalışıyoruz. Mutluyum.
Arada çok güzel tiyatrolara, konserlere gidiyoruz. Onların tarihlerini beklemek bile beni diri tutuyor.
Gezilecek bir sürü müze, sevilecek bir sürü kedi var.
İzlenecek tonlarca film, dizi var.
En kötü açarım Harry Belafonte şarkısı bağıra bağıra söylerim.
Bu da beni çok mutlu ediyor.
Hayatımı seviyorum. Daha iyi olabilecek tonlarca şey var ama her gün şükrediyorum.
Dolapta nesquik ve süt var mesela bu bile beni hayata bağlar.
Benim kendi halinde küçücük bi hayatım var. Güzel bi düzenim var.
Çok mutluyum kendi dünyamda. Sevdiklerime bir şey olmasın da ben kendimi hayata bağlayacak tonlarca şey görüyorum evimde kafamı çevirsem.
+8
matilda
(07.01.26)
-kedilerim
-arkadaşlarım
-sevgilim
-resim

bende bu kadar. derdim bunun 8 katı falan. :')
+2
art cat chocolate
(07.01.26)
@matilda
abi yanlış anlamaz isen sen mutlu olmayacaksın da biz mi olacağız gözünü sevdiğim
+3
rajkoothrapali
(07.01.26)
@rajkoothrapali
mutsuz eden şeyleri yazmadım ama.. sadece beni hayatta tutan şeyleri yazdım. bir de psikolojimin içine eden şeyleri yazsam anlardın :)
0
matilda
(07.01.26)
Bir sıçrıyor ki rüya imiş
Aman şeytana Bismillah
Aynaya bakıyor faça sağlam
Lan gene seviyor Allah
+1
cooperr
(07.01.26)
Oğlum.
Daha yolun başında.
Dünyaya gelmek onun kararı değildi. Onun için yapabildiğim ne varsa yapmalıyım.
0
pro9it9is9
(07.01.26)
Yurtdışı gezi anılarım ve yurtdışı gezi hayallerim.
0
put it in your appropriate place
(07.01.26)
hala ekstrem tehlike arz edebilecek kadar sağlıklıyım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.01.26)
(27)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-4
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+7
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
muhafazakar kesim adi. tek tanidigim gülsüm lisede torpille bizim okula yerlestirilmis biriydi. babasi adini vermek istemedigim bir partinin üyesiydi, puani yetmedigi halde iktirdiler kizi okula.
o da üniversiteyi birakip 20 yasinda bir müteahhitle evlenip cocuk dogurdu simdi tokat mi rize mi bir yerde iq düsürücü bir hayat yasiyor.
bende yarattigi intiba bu :D
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
0
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
0
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+4
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+5
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(12)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
ben cok sevmem ama celil oker kitaplarini deneyebilirsiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+3
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
Çağatay Yaşmut'un Komiser Galip serisi. Bir tanesini elime alınca genelde hızlıca bitiriyorum. Mekan da İstanbul, Kadıköy falan. Hoşuma gidiyor.
0
lamaga
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(9)

bilal oglanin yavas yavas piyasaya cikarilmasi

buenosdias
son günlerde adi sikca duyulmaya baslanmisti. dünkü gazze yuruyusyunu de o duzennlemis. ve nerdeyse tum bakanlar ve klupler hazir kita ordaymus. sizce saltanat babadan ogula gecip bir 30 yilimiz daha cop olur mu?
son günlerde adi sikca duyulmaya baslanmisti. dünkü gazze yuruyusyunu de o duzennlemis. ve nerdeyse tum bakanlar ve klupler hazir kita ordaymus. sizce saltanat babadan ogula gecip bir 30 yilimiz daha cop olur mu?
0
buenosdias
(01.01.26)
Bu ülkeden her şey beklenir.
+2
arbre
(01.01.26)
olabilir. olmasının mahsuru yok.
-20
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.01.26)
Olabilir tam seçmeninin ayarında bi lider olur; babasındaki kurnazlık mini çakallık yok bomboş bir insan, tıpkı seçmen kitlesi gibi, en yakışan lider adayı kendisi.
+8
kizil karga
(01.01.26)
geçen sene patronumun diğer ofisinde bi iftar vardı gitmiştik. onlara yakın biri vardı. kendi yerine oğlunu hazırlıyor dediğinde akpli olduğunu çok iyi bildiğim birkaç kişi bile yok yahu o ne alaka falan denilmişti. biz de gülmüştük falan ne alaka diye. şimdi bakıyorum doğruymuş. oğlu kazanır da ama o zaman gerçekten tası tarağı bile bırakıp gidebildiğimiz herhangi bir avrupa ülkesine kapağı atmak için gerekirse yüzerek gitmeyi göze almamız lazım.
+2
matilda
(01.01.26)
diktatörlüğün saltanata dönmesinin sebeplerinden biri de bu.
zamanında o kadar çok hurma yiyorlar ki, koltuktan inince tüm bunların bedelini ödeme riskini göze alamıyorlar. o yüzden en yakınlarını, onu yargılamayacağını bildiği kişileri başa getirmeye çalışıyorlar. kendi ailesinden başka kimseye güvenmiyorlar. kendi ailelerine bile güvenmiyorlar bir müddet sonra.
+4
biseysorcaktim
(01.01.26)
gelirse her türlü "seçimle" gelecek, ama karşısındaki adaylar vs. temizleniyor medya hep onların tarafına geçiyor. Bence minik Rusya oluyoruz.

edit: bu arada bambaşka biri kazansa ve Türkiye'yi samimi şekilde düzeltmeye çalışsa bile önümüzdeki en az 10 yıl çöp. Hele sosyal düzelme için yine 20-30.
+1
nhk ni youkosu
(01.01.26)
bu ülkede çoğunluk artık karım içeride gibi gözlerini ve kulaklarını kapamış fanatizmi doruklarda yaşayan tiplerden oluşuyor. bence bildiğimiz seküler türkiye çoktan bitti. ben kabullendim artık, kaçtım ve şimdi de çevremdekileri götürmeye çalışıyorum. mantık işlemiyor çünkü.
+2
eileengray
(01.01.26)
bi ay önce cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı bilgisi paylaşılmıştı.
0
spirit crusher
(01.01.26)
bilal o gucu yonetemez. erdogan disinda bu gucu tutabilecek adam yok maalesef. kisiye gore elbise dikildi ve erdogan'dan sonra yerine kim gelirse gelsin dikisler patlayacak.

siz saniyor musunuz ki turkiye'de sadece 3-5 tane corrupt insaat sirketi ve devlete sizmis 1-2 tarikat var. cok daha fazla sirada bekleyen var. hepsi birbirine girip adam yiyecekler.
+3
antikadimag
(01.01.26)
(2)

misafir gelen köpeği kedi ile karşılaştırmalı mıyım? nasıl?

eja
misafir olarak gelecek köpek daha önce geldiğinde kedi yavru idi görünce inanılmaz korktu sonra odasından çıkartmadım, şu an yine gelecekler kediyi tüm aksam odada hapis etmek istemiyorum ilk karşılaştırmayı nasıl yapmalı? kediyi sokaktan aldık annesi yoktu hayatında hiç başka hayvan görmedi, korkup
misafir olarak gelecek köpek daha önce geldiğinde kedi yavru idi görünce inanılmaz korktu sonra odasından çıkartmadım, şu an yine gelecekler kediyi tüm aksam odada hapis etmek istemiyorum ilk karşılaştırmayı nasıl yapmalı? kediyi sokaktan aldık annesi yoktu hayatında hiç başka hayvan görmedi, korkup kalp krizi falan geçirmesin?
0
eja
(31.12.25)
Ben cikartmazdim daha once korktuysa. Benzer bi durumda bizim kedimiz stresten mantar cikartmisti. Bi gecelik bir sey icin kediyi gereksiz strese sokmaya gerek yok. Kalp krizi gecirmeyecegi garantisini de veremeyiz.
+1
matilda
(31.12.25)
köpeğin tutumu daha önemli. saldırgan değilse bir şey olmaz ama kalp krizi filan da geçirmez kedi merak etmeyin.

köpek sahibi tasmasıyla tutsun önce, kediniz zaten merak ederse gelir koklamaya başlar. tüyleri kabardıysa bilin ki korkmuştur. biraz daha zaman tanıyın, sakinleşirse kalsın. yoksa odaya kapatın.
+1
elektr10
(31.12.25)
(12)

50 bin suclunun salinmasi

die fetten jahre sind vorbei
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(25.12.25)
apoyu bile salmayı düşünüyorlar. 50 bin kişi ne ki?
+3
michael harddd
(25.12.25)
cezaevleri full dolu, bir sürü bekleyen dosya var. ülkede adalet, kanun, istikrar olmayınca ve toplumda dolaylı beklentiyi artırınca af yasasını çıkarıyorlar. coronadaki af çakıcı affıydı, bu da demirtaş affı gibi olacaktı ama galiba anlaşamadılar. daha 11. yargı paketi kabul edilmeden 12. yargı paketini planlmaya başladılar.
-1
mikahakkinen
(25.12.25)
Açılım kaçılım neyse o gündeme gelince toplum genelinde pekakalılar affedilecekse biz neden affedilmiyoruz sorusu belirdi. Onun giderilmesi gerekiyordu. Zaten bu teknik olarak af falan da değil bu arada. İnfaz hukuku düzenlemesi. Gazlar alınacak sonra pekeke afları gündeme alınacak.
0
ground
(25.12.25)
düşüncelerimi küfürsüz ve sonucu silivri'siz ifade edemiyorum. o yüzden çok iyi olmuş, pek güzel olmuş diyorum.
+3
scudman1
(25.12.25)
Harika
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
45 bine dusmus, hadi gozumuz aydin
0
narod
(26.12.25)
45-50 bin, ilk etapta hemen çıkacakların sayısı. 100 bini aşacak sayı...

.
0
kartallar yuksek ucar
(26.12.25)
doğru bulmuyorum; adelete güveni zayıflattığını düşünüyorum bu tip uygulamaların. hoş, gerçi adelete güven, zayıflamaktan kunta kinte'ye döndü ya neyse...

niye yapıyorlar? çok büyük ihtimalle kendi çıkarları için.
bu kadarcık oya bile muhtaçlar mı? öyle görünüyor...
0
pangea
(26.12.25)
Düzenli olarak af çıkıyor zaten. Müge Anlı'da şu an bir konu var. 3 çocuğuna tecavüz eden ve bir çocuğu da tecavüz edip öldüren adam toplamda 5 sene yatıp çıkmış. Daha önceki olaylarda bir kişiyi öldüren 2.5 sene, 2 kişiyi öldüren sadece 6 sene yatıp çıkmış. Devlete karşı ya da siyasi bir suç işlemediyseniz cezalar böyle. Yetmiyor gibi bir de cezaları indire indire kuşa çeviriyorlar. Işyerinde güvenlik önlemleri almayan ve bu yüzden çalıştırdığı mesemli öğrenci iş kazasında ölen işverene 2 yılın altında ceza vermişler. Yatarı yok. Böyle cezaların caydırıcılığı yok. Biraz kafa dinleyip çıkıyorlar. Kendileri gibi insanlarla aynı koğuşta kaldıkları için kötü muamele de görmüyorlar. Hatta birbirlerinden tüyo alıyorlar. Ödül gibi cezalar.
+2
gnosis
(26.12.25)
Korkunç olay.
Cinayet, hırsızlık olayları artacak. Yere çöp atmayan, hayatı düzgün yaşamaya çalışan insanlar mezara girecekler yada hastanelik olacaklar.
+1
HellKeePer
(26.12.25)
açıkçası takmıyorum. zaten 20 tane suç kaydı olan adamlar sokakta yanımızdan geçiyor.
zaten herkes bir suç işlediği zaman doğru düzgün yatmayacağının farkında.
o yüzden umurumda değil. sadece kimseyle göz göze gelmeden, tartışmadan, güvenli şekilde evime gitmeye çalışıyorum.
0
matilda
(26.12.25)
matilda kafan güzelmiş güle güle kullan. sen kimseyle göz göze gelmeden tartışmadan evine gitmeye çalısınca bu tipler sana bulaşmayacak mı sanıyorsun? zaten sokata var yenisi gelse de sorun olmaz demek nasıl bir kafa gerçekten anlamak mümkün değil.

duyuruya cevap olarak da tabi ki olumsuz. zaten ben bildim bileli bu ülkede af oluyor bir kaç senede bir. ülkenin bir normali oldu. zaten her yıl biraz daha biraz daha suç işlemenin normal oldugu, iyi bir vatandaş olmanın enayilik oldugu bir düzen var. böyle devam ediyor. iyi vatandaşlar suskun oldukça, bir olamayıp zayıf kaldıkça kötüler daha da güçlenmeye devam edecek.
0
abelardo
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
-1
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(7)

İçerik nasıl sizce?

messina123
Bu tarz içerikler tutar mı?https://youtu.be/TmhPx7xbxkE?si=SWrkYCxJ1QaTotyE
Bu tarz içerikler tutar mı?

youtu.be
0
messina123
(24.12.25)
Ben misir belgesellerine bayiliyorum. Yapay zekayla yapilmayanlarin %90ini izlemisimdir. Yapay zeka cikmadan once de dmaxin falan canli yayin kanalinda 24 saat misir belgeselleri arka arkaya yayinlanirdi altinda binlerce yorum olurdu bunsuz uyuyamiyorum diye. Ben de cok acip uyumusumdur. Eger yapay zekayla yapacaksaniz ve akici konusmasi varsa, amaciniz birinin oturup izlemesi degil tiklanip arka planda da olsa acilmasiysa evet tutar ama videolar uzun olmali. Ben uyumak icin en az 1.30-2 saat uzunlukta videolar aciyorum cogunluk da oyledir cunku bu videolardan sonra arkadan icerik ureticilerinin bagira cigira cektigi videolar cikabiliyor. Uykum hafif zaten o yuzden uzun video severim.
+3
matilda
(24.12.25)
@matilda kesinlikle yatakta uyumak için dinlemelik video olması amacıyla yayınladım. Ama haklısın 10 dakika çok kısa süreyi arttırmaya çalışacam bundan sonra
0
🌸messina123
(24.12.25)
yeminle -bu ne lan uykumu getirdi diyecektim ki açıklamayı okudum. güzel olmuş.
+1
ground
(25.12.25)
Sağolun arkadaşlar her önerinizi dikkate alacağım
0
🌸messina123
(25.12.25)
eğer amaç para kazanmaksa, youtube ai içerik üreten kanalların para kazanmalarını iptal ediyor şu sıralar. uzun vadeli plan yapmayın derim.

artık binlerce kanal otomatize etmiş durumda bu işi 2 saatte yeni video yüklüyor youtube'a (görsel destekli, seslendirilmesi yapılmış vs.)
+2
brkylmz
(25.12.25)
güzel. tutar.

bu aralar 'uyku için sıkıcı tarih' kanalları çoğaldı. baya izleniyor. fakat video uzun olmalı. 45 - 60 dk gibi.
+1
yurtsuz john
(25.12.25)
@brkylmz evet mikrofonu haftasonu satın aldım ancak henüz cesaret edip kendi sesimle yükleyemedim. tonlamaları falan yapamıyorum çünkü. ama o kadar yatırım yaptık er yada geç kendi mikrofonuma geçiş yapacam.

@john teşekkür ederim. bence de süreyi uzatmam lazım
0
🌸messina123
(25.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(3)

homend türk kahvesi makinesi + yılbaşı çekiliş hediye öneri sorusu

jülsezar
merhabalararklarla yaptığımız çekiliş oyunu için hediye arıyorumflying tiger sondan 2. lego son seçenekamazonda gezerken şuna rastladım bu ürünü deneyen oldu mu hiç tavsiyeniz var mı https://www.amazon.com.tr/Homend-Pottoman-1831H-Makinesi-K%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1/dp/B09TV4JBSJ/ref=sr_1_2?crid=277U75U
merhabalar

arklarla yaptığımız çekiliş oyunu için hediye arıyorum
flying tiger sondan 2. lego son seçenek

amazonda gezerken şuna rastladım bu ürünü deneyen oldu mu hiç tavsiyeniz var mı
www.amazon.com.tr

güzel ürünün dandiğini almaktansa ucuz bir şeyi kaliteliden almayı da tercih ederim ama bilemedim başka hediye öneriniz varsa
+1
jülsezar
(22.12.25)
homendin kahve makinesini bilmiyorum ama airfryerını kullanıyorum. güzel. malzeme kalitesi de iyi. ama bu tarz aletler çoğu kişide var. eğer yoksa güzel hediye.
0
matilda
(22.12.25)
Yeşili var bende. Tek sorun yikadiktan kısa bir süre sonra iyice kurumadan kullanamıyorum. Arçelik telve mesela altı dümdüz yikasan da kuruluyorsun hop hemen tekrar kullanılıyor. Ama zaten günde tek sefer içen biri ise guzel, çok sorun yaşamaz.
0
a perfect lie
(22.12.25)
homend'in filtre kahve makinesi var. 2-3 senedir kullanıyorum ve memnunum işimi görüyor.
0
false pretension
(22.12.25)
(7)

Rüyalara inanır mısınız

gobekliraki
Veya anlam yükler misiniz gördüğünüz rüyalara?
Veya anlam yükler misiniz gördüğünüz rüyalara?
0
gobekliraki
(17.12.25)
rüya, burç vb. şeylere inanmam ama muabbetine kullanırım.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
rüyalara anlam yüklemem.
0
duyuruuser
(17.12.25)
tüm rüyaların bilinçaltı olarak anlamı var. ben genelde rüyanın neye çağrışım yaptığını bir şekilde fark ederim. genellikle de o gün yaşanan bir olayın çağrışımı olur.

fakat rüyaların geleceği haber verme vs. böyle bir fonksiyonu tabii ki yok.
+1
orpheus
(17.12.25)
Rüyaların anlamı var +1 Mesela ben rüyamda hep bir yere gitmeye çalıştığımı ama kaybolduğumu ve bir türlü ulaşamadığımı görürüm. Hayatından tatminsiz olmaya ve bir arayış içinde olmaya işaretmiş ki öyle cidden.
0
peki madem
(17.12.25)
rüya tabirlerine inanmam ama ruhsal sıkıntıların ya da o an yaşanan şeylerin yansıması oluyor rüyalarda. o sıralar çok depresifsem kaos dolu rüyalar görüyorum. mutluysam çok mutlu, huzurlu rüyalar görüyorum. ikisinin arasıysa ya rüyayı hatırlamıyorum ya da sıradan şeyler görüyorum.
0
matilda
(17.12.25)
Muhtesem Jung ruyalari bilincaltimizin organize etmeye calistigi, bilincli farkindaligimizin fark edemedigi mesajlari, surecleri, olaylari vs, semboller ve arketiplerle bize ileten bir pencere olarak goruyordu, ve kisisel gelisimimiz ve farkindaligimiz icin takip etmemiz gerektigine inaniyordu. Jung bakis acisiyla ruyalarimi takip etmeye basladigimdan beri ne kadar dogru seyler soyledigini goruyorum. Gestalt terapi penceresinden de bakabilirsiniz. neyi tercih ettiginize bagli.
Gelecekten mesajlar iletip/iletmedigini falan kast ediyorsaniz, buna inanmiyorum.
0
kassiopeia
(17.12.25)
İnanmam ve anlam yüklemem.

Fakat gerçekçi bir rüyaysa ne olduğuna bağlı haydi hayırlısı ya veya böyle bir şey olmaz dediğim oluyor.

Bir keresinde bir rüyamda şirketim beni yurtdışına gönderiyordu Eğitim için ama pasaportumu evde unuttuğum için havalimanında kalıyordum.

Uyandığımda dedim umarım böyle bir mallık yapmam.
0
put it in your appropriate place
(17.12.25)
(11)

Bir erkek sırf karşısındaki tutuk diye reddeder mi?

perfectlysplendid
Birileri vasıtasıyla görüştürüldüğüm kişi olumsuz cevap verdi fotoğraflarımızı görüp görüşmüştük acaba gerçekten bu sebeple mi yoksa beğenmediği için mi reddetmiş olabilir?Bana bahane gibi geldi yani kırmamak için bir erkek çok sakin bir kızı beğense bile reddeder mi? Kendisi hareketli bir insan
Birileri vasıtasıyla görüştürüldüğüm kişi olumsuz cevap verdi fotoğraflarımızı görüp görüşmüştük acaba gerçekten bu sebeple mi yoksa beğenmediği için mi reddetmiş olabilir?

Bana bahane gibi geldi yani kırmamak için bir erkek çok sakin bir kızı beğense bile reddeder mi? Kendisi hareketli bir insan
0
perfectlysplendid
(16.12.25)
Her şey olabilir. Takma. Nasip değilmiş.
-2
arbre
(16.12.25)
Olabilir bahane etmişde olabilir
0
basond
(16.12.25)
Bu kadın beceriksiz veya azgın değil diye düşünmüş olabilir
-1
runaway
(16.12.25)
Uyumlu değiliz biz bu insanla diye düşünmüş olması akla yatkın. Sebebin çok da önemi yok boşverin. Çay için
+2
cay koy geliyorum
(16.12.25)
beğenseydi sakin bahanesiyle reddetmezdi.
+4
deartheodosia
(16.12.25)
tipini beğenmedi. gerisi fasa fiso.
+3
yurtsuz john
(16.12.25)
Tutuksan senin onu istemedigini, begenmedigini falan dusunmus olabilir.
+1
matilda
(16.12.25)
Genel durum için beğenmedi üst sebep +1
Dış güzelliği ön plana koymayan biri için tutıkluğun zıttı, güzellik kısmını geri plana atabilir. Ama karşı tarafı etkileyecek başka bir şey yoksa doğal olarak tipe bakar insanlar, böyle olmuş da olabilir.
0
Bruce
(16.12.25)
Evet eder
0
gabe h coud
(16.12.25)
erkek de reddeder, kadin da; insan insani her turlu bahane ile reddedebilir, bazen bahane de yoktur, sadece olmamistir o kadar. takilmayin cok, yapacak bisey yok.

kendisi de cok hareketli demissiniz, belki daha hareketli birileriyle daha uyumlu olacagina inaniyordur kendisi adina.
0
taurina
(16.12.25)
Dejavu yaşadım, süslüde görmüşüm meğerse aynı soruyu… gayet olabilir. Enerjiniz uymamıştır bazen mesajla akıyor gidiyor sohbet ancak yan yana gelince bi uyuşmazlık oluyor sizinki de öyle olabilir.
0
ekimoloji
(17.12.25)
(4)

Panjurlu pencereden eve hırsız girebilir mi?

jonas
Merhaba. Yeni bir eve geçeceğim yakın zamanda. Ama 1. kat olması sebebiyle güvenlik açısından biraz tedirgin oldum. Hırsızlar panjurları etkisiz hale getirebiliyor mu acaba? Yani illa alarm sistemi kurdurmak gerekiyor mu, yoksa sadece panjurlar yeterli midir güvenlik için?
Merhaba. Yeni bir eve geçeceğim yakın zamanda. Ama 1. kat olması sebebiyle güvenlik açısından biraz tedirgin oldum. Hırsızlar panjurları etkisiz hale getirebiliyor mu acaba? Yani illa alarm sistemi kurdurmak gerekiyor mu, yoksa sadece panjurlar yeterli midir güvenlik için?
0
jonas
(16.12.25)
Bahce katindaki evimizde demirler vardi distan. Hirsiz o demiri sökmüş kenara koymus evin icine fener tutuyordu Allah yardim etti isigina uyandim yoksa eve hirsiz giriyordu. Telefon kablosu disardan geciyordu onu bile kesmisti polisi aramayalim diye. Travmalarim canlandi.
+1
matilda
(16.12.25)
Panjur özellikle hırsızlığa karşı üretilmemiş, bildiğimiz klasik panjur ise açılması 1 dakika sürmez.
0
orient blue
(16.12.25)
panjurun dışarıdan açılması işi bilen için maksimum 30 saniye. demir yaptırmanız gerekiyor. 15 lik demirle yapılacak baglantı yerleri duvar içine çakılıp körlenecek. en güvenlisi bu. şarjlı spiral ile bunu da açması 2,3 dk ama gece sessizliginde hiç bir hırsız spiral ile demir kesmez.
0
limonlu eksi
(17.12.25)
@limonlu eksi Panjur kilitleri varmış araştırdım da, o kilitlerden kullanıldığı durumlarda dışarıdan açılamaz sanırım.
0
🌸jonas
(17.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(17)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Hangi gündem? Hükümet medyasının dayattığı gündemi takip etmiyorum. Daha çok alternatif medya ve sosyal medya gündemini takip ediyorum.
0
kaptan memo
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(5)

ChatGpt'ye bir şey öğretilebilir mi?

osssy
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
0
osssy
(15.12.25)
Zaten çalışma sistemi o değil mi? Yani nette böyle bir bilgi varsa onu çekip başka bir kullanıcıya sunuyor, bu öğrenme mi dersen değil tabii.
0
kizil karga
(15.12.25)
hayır sizinle olan konuşmalar için öğreniyor ama bunu genele yayamıyor.
0
matilda
(15.12.25)
yapay zeka henüz niş bir kavramken microsoft herkesten öğrenen bir yapay zekalı chatbot yapmıştı.

sosyal medya 12 saat gibi bir sürede bu robotu (ismi tay) ırkçı, anti-feminist, nazi, kaba-saba küfürbaz biri haline getirdiler.
aşırı toksik bir şey oldu.

o yüzden yapay zekalar şimdi dışarıdan gelen kontrolsüz input'ları hemen kabul etmiyorlar.

www.youtube.com

---
ama bahsettiğiniz manipülasyon şöyle mümkün;
mesela wikipedia'da istediğiniz manipülasyonu yazıyorsunuz. eğer o hatalı bilgi varolmaya devam ederse, yeni model güncellemesinde ai modelleri onu da bilgi kütüphanesine katıyor. sözde ermeni soykırımı gibi manipülasyonlar bu şekilde yapılıyor. eksisozluk hatta eksiduyuru'dan da öğreniyor yapay zekalar. buraları da okuyorlar. yapay zeka'nın tarafsız olması çok zor ve istenirse kolayca manipüle edebilir kullanıcılarını.

bir de; ai modelleri artık web'ten bir şeyler arayabiliyor. claude mesela arkaplanda brave search'ü kullanıyor.

sen claude ile konuşurken buranın sefiri kimdir ara bul bana söyle dersen, o da internette aradığında "buranın sefiri hasan hüseyindir" yazdığın websitesine girerse o bilgiyi alıp sana verir.
+2
biseysorcaktim
(15.12.25)
onu sen yapamazsın, ai botları web sitelerini gezerek bilgi topluyor.
0
duyuruuser
(16.12.25)
Aylık bilişim haberlerini tavsiyem yurtdışı kaynaklardan forumlardan izle .
Evet benim şu ana kadar anladığım yapay zeka ile hackerlik işini de devralıyor ve internette muhatap olunan kurum uygulama ve diğer kaynaklarından çok gerçekçi sahte mesajlar almaya, oltaya takılmalara sebep olacak türden yeni tuzaklar da kurabiliyor .
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
(11)

İnternet sağlayıcı sorusu

aguen
Romalılar,Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gib
Romalılar,

Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?

5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.

Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gibi hiç olmamalı.
0
aguen
(15.12.25)
7 yıldır ttnet fiber kullanıyorum. bir kere kesinti oldu sadece.

altyapı ttnet ise diğer sağlayıcılar 100 mbpsden fazla veremeyebilir.
0
inheritance
(15.12.25)
Hepsini aradım sordum 1000 diyorlar
0
🌸aguen
(15.12.25)
taahhutsuz olanlardan ilerle.

turk.net, millenicom ve netspeed var. turk telekom altyapisini kullanan.

ben millenicom kullaniyorum memnunum.
0
nuevo
(15.12.25)
turk.net hiç önermem. kesinlikle muhatap bulamıyorsun. annemlerin interneti 4 gün boyunca yoktu asla telefonla kimseye ulaşamıyorsun. canlı destek var oraya yazıyorum 1'de yazdıysam 5'te cevap veriyolar tekrar yazıyorum 3 saat sonra cevap geliyor. ben bir şey yazıyorum onlar bambaşka bir şey söylüyor. YALAN SÖYLÜYORLAR. yok türk telekom kaynaklı zart zurt. sonra anlaşıldı ki modem kaynaklıymış 4. gün gelip modemi değiştirdiler.
biz de turk.net kullanıyorduk kopmalar çoktu. şu an oturduğumuz apartman çoğunluk superonline kullanıyor ama kopmalar olduğundan şikayet ediyorlar. ben ttnet kullanıyorum (pahalı) ama sadece 1 kere deprem olduğunda 2 saat koptu onun dışında 3 aydır hiç kopma yok.
0
matilda
(15.12.25)
çok uçuk fiyat farkı yoksa tt öneririm, diğerlerinin müşteri hizmetleri sıkıntılı.
0
duyuruuser
(15.12.25)
türk telekom
0
bravoteam
(15.12.25)
hocam kablonet'in kalitesinden memnunsanız (kaliteden kastım kopma, altyapısal sorunlar olmaması vs.) hız sınırımı 200'e çıkardılar (infinity 401 modem lazım ama, önceki modellere vermiyor). fiyat/performans olarak en iyisi kablonet bence ki ben tv de falan da kullandığım için daha iyi oluyor bana.
0
shadowfollower
(15.12.25)
tt altyapısını kullanan 50 tane iss vardır heralde.

ama popüler olarak türknet, netspeed, netgsm vs önerebilirim.
0
jelly bear
(15.12.25)
superonline, ttnet ve türknet kullanıyorum.

türkneti yeni iptal ettim çünkü 1000 mbit vermiyorlardı. ttnete geçtim.

türknet tech savvy olan kullanıcılar için sorun yaratmaz. ama en basit modem ayarını yapamayan kişiler için sıkıntılı bir müşteri temsilci sistemi var. not bırakınca birkaç saat sonra döndükleri de oluyor 15 dk sonra da. yoğunluğa bağlı. çok sorun yaşamadım ama istediğim hızı veremeyince çıktım. iptal olayı da oldukça basit eğer taahahüt imzalamadıysanız.

ttnet, 1000 mbit hızına geçtim. tam 1000 mbit veremiyor zaten veremeyeceğinde farkındayım. genelde %8-10 kayıp oluyor ethernette. yani 910-920 mbit alıyorum. bu kayıplar gayet normal. yaşadığım yerde birkaç kere akşam saatlerinde hızdan öte sayfaların açılışında bariz yavaşlama gördüm, sorunu dile getirdim, sonra bir daha olmadı. kendi routerınızı kullanmanıza izin veriyorlar. bu güzel birşey. verdikleri routerlar iyi değil. arıza olursa 1 gün sonra hemen geliyorlar (benim bölgemde en azından). 1000 mbite 50 mbit upload gibi komik bir hız veriyorlar.

superonline hem hizmet hem hız konusunda iyi. müşteri hizmetleri ve saha ekibi hızlı diyebilirim. 3-6 ayda bir hizmetten memnumusunuz diye kapımıza geliyorlardı en son.
+1
false pretension
(15.12.25)
8,5 sene boyunca Kablonet kullandım, 1 ay önce Türknet Gigafiber'e geçtim.

Kablonet'te neredeyse kesinti olmadı gibi bir şey, hizmet gerçekten iyiydi. Türknet'te bu seviyede bir kalite beklemiyordum ancak 1 ay boyunca hiç sorun yaşamadım. Farkındayım, 1 ay oldukça kısa bir süre ama deneyimim bu kadar ve gerçekten memnun kaldım.

Türknet dışında simetrik internet veren yok. Türknet simetrik gigabit veriyor ve bu fiyata günümüz şartlarında rüya gibi bir şey. Türknet Wifi 6 router veriyor. Evet detaylı ayar yapmak mümkün değil ama hızı ve sinyal gücü iyi. Gerçi ben Netmaster 401'den geçtiğim için bana her şey iyi gelir ama siz de aynı durumdasınız.

Türknet dışındaki fiber bağlantılarda 1000/50 gibi komik upload hızları veriliyor. Ancak Kablonet'in GPON altyapısındaysanız 1000/125 gibi hızlar alabiliyorsunuz.

@shadowfollower'ın dediğini ben de yaşadım, birkaç ay önce hızım 100 mbps'den 200 mbps'ye çıkarıldı. Docsis 3.0 altyapısında olanlara böyle bir güzellik yaptılar. TV ile birlikte Kablonet çok uyguna geliyor. Eğer bulunduğunuz yerde 200 Mbps varsa isterseniz bir de onu düşünün çünkü TT'ye geçerseniz aylık 1.000 TL civarında bir para ödeyeceksiniz. Kablonet'te kalırsanız gigabit hızınız olmayacak ama cebinizden yarı parası çıkacak ve bildiğiniz görece sorunsuz bir altyapıda kalmaya devam edeceksiniz.
0
10551037
(15.12.25)
Guncelleme olsun diye:

- Vodafone'u aradim. Hattim da vodafone oldugu icin bi tik uygun gibiydi. Telefonda guzel guzel konusurken magazada o kadar sark kurnazligi etmeye calistilar ki, hattimi da vodafone'dan cikariyorum. akpli degil diye duruyordum, dolandirmayan akpliyi dolandirici diger firmaya tercih ederim.

- Turkcell en uygunu duruyordu, kendi altyapilari olmadigi icin 700tl yerine 1200 tl oluyormus onlari da pas gectim.

- turk.net okay gibiydi ama kurulum ucreti vs daha pahaliya geliyordu.

- turk telekom'a 24 ay sozlesme yaptim. (12den sonrasini enforce edemiyorlar zaten yasal olarak), 800 liraya 1000/50, 24 saat icinde de gelip kurdular.
0
🌸aguen
(17.12.25)
(15)

Benden ne istiyor bu kadın?

stringer
Birine açıldım ve koşullar bahanesiyle reddedildim. Dedim ki, "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." Hanımefendiyle sözlü mutabakata vardık ve iki ay sadık kaldı buna.Daha sonra, ortak alanlarda ufak kıskançlık testleri yap
Birine açıldım ve koşullar bahanesiyle reddedildim. Dedim ki, "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." Hanımefendiyle sözlü mutabakata vardık ve iki ay sadık kaldı buna.

Daha sonra, ortak alanlarda ufak kıskançlık testleri yapmaya başladı. Nabzımı ölçtü birkaç defa. Uzaktan dalgın dalgın beni izlediğini fark ettim birkaç kere. Geçen hafta, bir toplantı esnasında benim dâhil olmadığım işlere beni ekleyerek baş başa kalmak için alan açtı. Odama gereksiz yere gidip geliyor ve yine benim istemediğim tarzda bir bağ kurmak istiyor sanırım. Ben buna karşıyım, yaptığının bencillik olduğunu düşünüyorum.

Yeni bir bahaneyle yüz yüze iletişim kurarsa, "Bu meseleyi konuşmuştuk. Eskisi gibi sınırlı iletişime geçelim. Rahatsız oluyorum" desem kırılır mı? Üstü kapalı biçimde "sevgili olmayalım ama çekim bana iyi hissettiriyor, seni yanımda tutmak istiyorum." diyor gibi geldi bana.
0
stringer
(15.12.25)
Önce kendinizi düşünün, sizin tercihleriniz başkasını kırılabilir, bu gayet doğal. Bu konuda net olduğunuzu açıkça belirtmek gerek.
+2
onyx
(15.12.25)
kadınların genelde yaptıkları şeyi yapıyor. sevgili olmayalım ama sen bana sürekli ilgi göster yedekte dur. lazım olduğunda kullanırım modu. kendini kullandırma sınırları baştan çiz.
+15
gercekdunya
(15.12.25)
Kadınlar birinin kendisine ilgi duymasına bayılırlar. Asla sevgili eş olmayacaklarını bilseler de kenarda böyle birinin tutmaktan keyif alırlar. Siz de işte bu kişinin bu kontenjanındasınız. Bunu bilerek net ve kesin bir şekilde sınır koyup duygularınıza hakim olun. Hatta onu hiç umursamadıgınızı artık ondan tamamen vazgeçtiğinizi hissettirirseniz büyük ihtimalle aşık bile olacaktır size.
+13
limonlu eksi
(15.12.25)
limonlu eksi +1
Tekrar konuşma yapmanın zamanı gelmiş. Umursamazsan o senin peşinden koşar ve sana daha büyük sorun yaşatabilir, en kısa sürede yanında başka bir kızla ona görün kendiliğinden soğusun.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Benim olmasin ama baskasinin da olmasının diyor, tipik kadın hareketi. Buraya yazdigin durumu aynen yuzune karsi soyleyip amacın ne diyebilirsin.
+2
duster
(15.12.25)
Söylediklerinizi biliyor ama kabul edemiyordum. Onun için başka seçenekleri kafamda ve kalbimde öldürmüştüm. Bir daha alan açarsa, açıkça söylemekte fayda var o hâlde.
0
🌸stringer
(15.12.25)
ben olsam artık kendisini muhattap almazdım. konuşmaları sadece merhaba-merhaba seviyesinde tutar, hal hatır sormaz, yani açıkcası onu sallamadan yoluma devam ederdim. çünkü kadının yaptığı davranış şu anda iki farklı şekilde yorumlanabilir,

1- herkesin dediği gibi ben sana bakmayayım ama sen bana hep ilgi duy moduna girmiş olabilir.
2- biraz düşündükten veya arkadaşlarıyla dedikodunu yaptıktan sonra aslında senin de kötü biri olmadığın belki de bir şansı hak ettiğini düşünmüş ve bundan dolayı gözlemlemeye başlamış da olabilir.

(bence) her iki senaryodan hangisi olursa olsun umursamaz tavırla devam edersen istediğini elde edebilirsin. o zaman da şu sonuçları göreceksin

1-senden hoşlanmaya başladı
2-seni yanında tutmak istedi

eğer aşık değilsen muhtemelen ondan soğuyacaksın ve bir şekilde aranızı açmaya çalışacaksın. seviyorsan zaten gerisi gelir...
0
bravoteam
(15.12.25)
senden değil ilginden hoşlanıyor. çok klasik canını skıkmadığın sürece etrafında dolaşmanı egosunu okşamanı bekliyor.

aklı başında insan kararı değişir ise gelir efendi gibi konuşur niyetini belli eder. böyle oyunlara girmez. uzak durmaya devam.
+1
orpheus
(15.12.25)
ilginizden hoşlanıyor çünkü egosu okşanıyor. siz ilgi göstermedikçe sizin ilginizi isteyecek ama uzak durun.
+1
matilda
(15.12.25)
4 sene önce işyerinden birine açıldım reddedildim, beni sevmeyeni ben hiç sevmem, romantik tüm hislerim kayboldu o yüzden arkadaş kalabildik.

Neyse geçen sene kız arkadaşımla yurt dışı gezisinde kavga etti bu sene bana trip attı "düğünümde ona yeterince ilgi göstermemişim, kötü davranmışım" ne saçmalıyorsun dedim konuşmayı bıraktım.
+1
aguen
(15.12.25)
Açıkça davranışının sebebini sor bence, açılmışsın ve reddetmiş. Şimdi tam aksi şekilde duygular beslemeye başladıysa duygularını ifade etmekte, direkt iletişim kurmakta zorluk çekiyor olabilir.

"sevgili olmayalım ama çekim bana iyi hissettiriyor, seni yanımda tutmak istiyorum." bu düşüncenden emin değilsin ve doğrulamış olursun. açık iletişim mis.

-konudan bağımsız, iş yerinde biriyle sevgili olmaktan uzak durulmalı-
+1
nils
(15.12.25)
Aranı iyi tut. Bir yerlere davet et.
-2
arbre
(15.12.25)
Kaçak dövüşüyor çoğu kadın bunu yapıyor maalesef. Eğer sizle ilgili acele karar verdiğini düşünüyor ise açıkça konuşmalı ve düzeltmeli arayı ama sanmıyorum bu cesaret ister ve çoğu kadın bunu yapmaz.
Ps.bir kadın
0
kestane gürgen palamut
(15.12.25)
konuşmayı ve açık iletişimi çok seviyorsun ve gözünde büyütüyorsun.

birinci hatayı kadına açılarak yapmışsın. açılmak nedir? 1970 yılında mıyız?
ikinci hatayı "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." diyerek yapmışsın. götünü kaldırmışsın
şimdi üçüncü hatayı yapmak üzeresin. "Bu meseleyi konuşmuştuk. Eskisi gibi sınırlı iletişime geçelim. Rahatsız oluyorum" dediğin anda daha çok götü kalkacak.

yapacağın şey umursamaz davranmak olmalı. bu kadar umursayarak ve hatta umursadıgını ona açık açık söyleyerek onun istediğini elde etmesini sağlıyorsun.

ve en başta dediğim gibi açık iletişime bu kadar değer verme. konusmak hata.
+1
abelardo
(15.12.25)
Bunun adı ilgi orospuluğu. Senin ona içinin gittiğini bilmesi lazım. Bundan beslenecek.

Öyle bir şey söyleme. Söylersen hala aklının onda olduğunu düşünecek. Kendisini görmezden geliyormuş gibi de yapma. Bu hareketleri umursama. Bu kadar. Ama umursamıyormuş gibi yapma, gerçekten umursama. Yoyo gibi atar çeker seni, hiçbir muradına eremezsin, sadece beslemiş olursun.

Hiçbir zaman hiçbir koşul altında sana sana vermeyecek. Bunu kabullen. Kesinlikle bir beklentin olmasın.

“Eskisi gibi olmayalım dayanamam kötü olurum” falan kendini yeterince ezdiğin bir hareket olmuş zaten. Olan olmuş deyip, gözünü açıp sağa sola bak. Milyar insan var dışarıda. O yok. O gitti. Öğ o. Pis. Kaka.
+2
lazor
(15.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+13
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(8)

Kanser ağrısı çeken yakınınız oldu mu?

trablon
son evrede artık ilaçlarda ağrıyı almaya yetmiyormuş diyorlar.öyle mi?
son evrede artık ilaçlarda ağrıyı almaya yetmiyormuş diyorlar.öyle mi?
0
trablon
(08.12.25)
evet maalesef öyle. teyzem ve halamda şahit oldum.
kavga dövüş gürültü patırtıyla palyatife yatırmıştık halamı. evde acı çekmektense hastanede biraz daha az çekmişti ama tamamen geçirmiyor ne yazık ki.
teyzem mide kanseri / kemik metastazlıydı
halam primeri bilinmeyen akciğer metastazlıydı.
0
matilda
(08.12.25)
Yengem lenfoma/ beyin tümörü vs vardı. Şiddetli baş ağrıları yaşıyordu ilaçlara rağmen.
Babam kemik iliği ile ilgili bir kanser turundeydi. Onda çok ağrıya şahit olmadık. Vücut ağrıları oluyordu. Ama genel olarak nefes nefese kalma durumu vardı. Belki yaşasa şiddetli ağrılar da artabilirdi. Çünkü tedavisi yoktu veya babam için uygun değildi diyeyim.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
öyle.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.12.25)
doğrudur ilaçlar yetersiz kalabiliyor .
sevdiğin birini ağrı çekerken izlemek zorunda olmak çok zor bir duygu .
heyet raporu ile kırmızı reçeteli bir ağrı bantı kullanmıştık io günlerde işe yaradı . parmak ucu kadar küçücük bantı omuzuna yapıştırmıştık . o bile inanamamıştı " kendimi dinliyorum ağrı hissetmiyorum " demişti yataktan kalkamadığı o günlerde ağrı bantı sayesinde evde yavaş yavaş gezinmişti .
0
devilone
(08.12.25)
bizde de oyleydi, kendim arastirdim, annemin agrisinin sinire basan tumor oldugunu gorup, ona uygun ilac buldum, 1 hafta kadar iyi geldi, sonrasinda vefat etti ama oncesinde agrilarina iyi gelmisti
0
monicapp
(08.12.25)
dayım ve annem dayanılmaz ağrılar çektiler.

dayım ve annem de akciğer kanseriydi burada ağrı yapan şey akciğerler değil. akciğer kanseri kemiklere yayılmayı seviyor ve kemiklere yayılınca inanılmaz ağrılar oluyor.


ilk önce oxopane a başladı. daha sonra morfia 30 mg kullanmaya başladı, sonra 60 mg. sonra palyatif bakıma yattık. fentanil kullanmaya başladı. fentanil morfinden 70 kat daha güçlü bir ağrı kesici. bu yeşil ve kırmızı reçeteli ilaçların yanında bir sürü kas gevşetici. ağrı kesici aklına gelebilen ne varsa avuç avuç onları kullandı.(hastanedeyken hepsi damar yoluyla veriliyordu)


bu arada annem de tıp doktoruydu. günümüz ilaçlarında bir hastanın ağrısını tamamen kesebiliyolar fakat buradaki hedef hastanın ağrısını yüzde 40 seviyesine çekmek. eğer bu derecedeki bir hastanın tamamen ağrısını kesersek. günlük yaşamına devam ederken bile kendisini sakatlayabilir, farkında olmadan kendisine zarar verebilir demişti cerrahpaşa tıp fak algoloji hocası.


annem 2 sene önce rahmetli oldu. dayım 1997 de. o zamanki ağrı kesiciler bugün ki durogesic gibi etkili değildi. beni hiç bir zaman yanına yaklaştırmadılar fakat hastanede bizim yapacak bişeyimiz yok deyip eve göndermişler. 15 gün 24 saat başına hemşire tutmuşlar ve damardan morfin vermişler. buna rağmen bağırış çağırışları 5. kattan duyulmuş.(ev giriş katındaydı) ikisine de allah rahmet eğlesin mekanları cennet olsun.

bu arada geçtiğimiz yaz kaburgalarım kırıldı. göğüs cerrahına gittim morfia yazdı. ben bu derece ağrı çekeceğimi kesinlikle bilmiyordum neyse. ağrılar bir başladı abi annemin kullandığı seviyede morfin kullandım. üstüne kas gevşetici ekledim. 6 saatte bir parol ekledim bana mısın demedi.

annemle dayım ne ağrılar yaşamış onu anladım.
0
Fodera
(08.12.25)
Malesef rahmetli babam son evrede morfin alıyordu o bile yetmeyince uyutup entübe etmişlerdi:(
0
suicides underground
(08.12.25)
geçmiş olsun. evet oldu, bir yakınımızın kemiklerine sıçramıştı son evrede ve dokununca bile canı yanıyordu hem de çok.
0
exlibris
(08.12.25)
(1)

istanbul kart online başvuru ve teslim

bay b
65 yaş üstü için başvuru yaptık diyelim online, teslimi nereden ve ne şekilde yapılıyor acaba?
65 yaş üstü için başvuru yaptık diyelim online, teslimi nereden ve ne şekilde yapılıyor acaba?
0
bay b
(05.12.25)
sisteme yazdığınız adrese geliyor.
+1
matilda
(05.12.25)
(12)

Annemizin ölecek olması gerçeği hakkında

dedeminhirkasi
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
0
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Çok bilmişlik gibi olmasın ama annemin bir gün ölecek olması değil mutsuz ölecek olması beni mahvediyor.
+3
sekizdokuzon
(05.12.25)
böyle düşünmek acı veriyor ama ben ölürse annemin rahatlayacağını düşünüyorum artık. geçim sıkıntısı, anksiyete, geçmişinde yaşadıkları vs. derken çok yıprandı. evlatları olarak biz de ona hiçbir şekilde rahatlık sunamadık maalesef. bize salladığı zaman hiç gocunmuyorum, o kadar şeyden sonra bunları talep etmek en doğal hakkı ama ben yapamadım işte yani ne yapayım, bir şey becerdim de görmezden mi geldim ihmal mi ettim? hiçbir şeyim yok. üstüne "hayırsız evlat" olmanın artık kökleşmiş ağrısı var. "kendini salarsan daha da kötü olur, sen iyi ol ki başkalarına faydan olsun" diyorum filan ama yok abi.

annem inançlı bir insan. öldüğünde rahata ereceğini düşünüyor. ben de o ölürse en azından artık hayal kırıklığına uğratmam diye düşünüyorum. bu tabii ki "ölsün" demek değil, ben sağlıkla daha nice yıllar görmesini ve hatta ona daha da güzel bir gelecek sunabilmeyi çok istiyorum ama yok işte olmuyor.

eskiden ben de annemin öldüğünü düşününce perişan olurdum. benden önce ölürse zaten yine olacağım, hiç şüphem yok. "öldü rahatladı" deyip hayatıma devam edebileceğimi sanmıyorum. boşluğu hiçbir zaman dolmayacak, muhtemelen bugüne kadar yaşadığım hayat tümüyle boşmuş ve artık yeni ve çok daha zor bir döneme başlıyormuşum gibi gelecek...

ama evet itiraf etmem gerekirse ben en azından "rahata erdi" diyebileceğim. öyle bir "iyi tarafından bakma" diyelim. ilişkimiz o kadar bozuldu ki artık karşılıklı birbirimizi intiharla tehdit etmeye başladık. napiyim amk benden bi bok olmadı işte gidip kendimi assam, gözden uzak kalsam yine üzüleceksin. e böyle yaşıyorum okumadın paran yok şöyle böyle napiyim 150 bin maaş mı talep edeyim, vermiyolar işte.
+1
der meister
(05.12.25)
o yüzden güzel anılar biriktirmeye bakın anneniz ile...
+1
sweetoffice
(05.12.25)
beni hiçbir şey delirtmezse bu acı delirtir gibi geliyor bazen.
sadece 3 saniye düşünsem bunu ağlamaya başlıyorum.
tek çocuğum ben ve mükemmel bi anne babaya sahibim ama anneme daha çok düşkünüm. babama da bir şey olmasını asla istemem de hele anneme bir şey olacak olması fikri mahvediyor beni. oyuncu falan olsam sırf bunu düşünerek her sahnede ağlayabilirdim işi çok kolaylaştırırdım. canım gidiyor annem ölecek diye.
onsuz nasıl yaşarım bilmiyorum hayatım bomboş olur.
0
matilda
(05.12.25)
olmamis olaylar hakkinda uzulmuyoruz. yoksa yasamin dinamikleri tokat gibi vuruyor boyle. duygusal, arabesk, melankolik takilmak bizi geri atmak disinda biseye yaramiyor. bunu idrak ettigimden beridir sadece ileri bakiyorum. ha bir yakinim olurse hayvan gibi uzulecegim, aglayacagim; ama o vakit bu vakit degil.
+4
buenosdias
(05.12.25)
evlat acısı gibi büyük bir acı yok. umarım herkes sırasıyla vefat eder.
0
gercekdunya
(05.12.25)
mücadele etmiyoruz, kabulleniyoruz. gözden yaş kalpten sızı eksik olmuyor. hayat işte. acısıyşa tatlısıyla derler ya acı kısmını tatmış oluyorsunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.12.25)
Benim de en büyük korkumdu ve maalesef başıma geldi. Tek tesellim iyi bir ilişkimizin olması, onu çok sevdiğimi bilmesi, onu isteyerek asla kırmamış üzmemiş olmam. En çok canımı yakan şey (ölmüş olması dışında) öldüğü gün onu aramamış olmam. Ölüme çare yok. İyi yaşamak, pişman olacağımız şeyler yapmamak lazım
0
mezzosprite
(05.12.25)
Kanserin son evresinde doktorlar artık eve götürün huzur içinde ölsün dedikten sonra ve ölmeden birkaç gün önce, Artık konuşamaz ve genelde bilinç kapalıyken tek kolunu kullanamaz, tek ayağını sürür vaziyette, kalkıp, öbür odadan battaniye alıp sürükleyerek getirip yatağın başucundaki koltukta uyuyakalmış oğlunu örten ve bu son kalkıştan üç gün sonrada ölen kadın.
Uzun yıllar geçti ve ben hala aklıma geldikçe ağlarım.
Üç oğula vakfedilmiş hayatında ona daha fazla zaman ayırmamanın, onu güzel yaşatamamanın ezikliğini hep yaşıyorum.
Burada erkek anasına tavırlı gelin duyuruları görünce hep içim sızlar.
Mekanı cennet olsun.
+3
Mirket
(05.12.25)
Bir arkadaşım zamanında bununla ilgili çok güzel bir söz aktarmıştı. İnsanın içinde 100 tane mum yanar, 99 tanesi söner ama bir tanesi hep yanmaya devam eder diye. Evet insan bütün ölümlere zamanla alışıyor, zamanla cenaze görevlisine dönüyorsun hatta. Ama şu acı gerçek baki: giden geri gelmiyor ve bazen o kişilerin hayatta olduğu günler aklına geldikçe delirecek gibi oluyorsun. Bir gün biz de öleceğiz mesela.

Ölümlerinden önce annemin de babamın da çok hayır duasını aldım. Bazı şeyler elinde değil ama sevdiklerini kaybetmeden önce onlarla vaktini nasıl geçirdiğin ve onlara nasıl davrandığın da çok önemli.
0
trixi
(05.12.25)
yıkayıp toprağa veriyor, yarım saat sonra lahmacunla ayran gömüyorsunuz, endişelenecek bir şey yok.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
ölecek olmasından ziyade gün yüzü görmeden yani aslında yaşamadan ölecek olması gerçeği çok üzüyor beni bazen.

ne bileyim deniz görmeden, ankara dışında bir ile gitmeden, bir oh demeden yaşamak ve ölmek... boşa geçmiş bi ömür cidden.
0
elorelia
(05.12.25)
(11)

Tatil araştırma alışkanlığı

arbre
Siz de canınız isteyince tatil sitelerinden otel bakıp tatil planlıyor musunuz? Fav aktivitem oldu. Merak ettim.
Siz de canınız isteyince tatil sitelerinden otel bakıp tatil planlıyor musunuz? Fav aktivitem oldu. Merak ettim.
-8
arbre
(05.12.25)
hayır.
+2
false pretension
(05.12.25)
Hayır
0
mikahakkinen
(05.12.25)
Yapıyorum. Ama sadece bakıyorum. Gitmiyorum. İlerde durumum olursa diye sevebilecegim konseptleri arastiriyorum.
+1
egerbiryolcu
(05.12.25)
tatil sitelerine girmiyorum ama skyscanner a giriyorum bilet fiyatları için
+1
euteamo
(05.12.25)
hayir tabi ki
-1
Başka
(05.12.25)
Evet.

5 yıldızlı her şey dahil otel tatilcisiyim. 15 senedir bunu yapıyorum.
0
yurtsuz john
(05.12.25)
planlamıyorum ama bakmayı çok severim.
0
matilda
(05.12.25)
Evet hatta hobi olarak uçak bileti ve ev bakıyorum:)
0
suicides underground
(05.12.25)
bunun seyahat rotası planlama versiyonunu yapıyorum.
0
amelie poulain
(05.12.25)
Otelin cazibesi kalmadı. Yurtdışı daha hesaplı ve eğlenceli. Bana telefon edip ucuz paketimiz var diyorlar. Sağol deyip kapatıyorum.
0
luluki
(05.12.25)
nope
0
cooperr
(06.12.25)
(14)

Kedim ölüyor...

lazarus
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.

O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
0
lazarus
(03.12.25)
Seni güzel hatırlayacak.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
Ne mutlu ona, senin gibi ince bir insanla geçirmiş vaktini...
Lütfen sen de içine atma, ağla!
0
cccbehzatccc
(04.12.25)
Az önce son nefesini verdi.

Ne olurdu yaşasan...:(

Sağ olun mesajlarınız için.
+10
🌸lazarus
(04.12.25)
ben de kedimi kaybettiğimde çok üzülmüştüm çok ağlamıştım (18 yaşındaydı). o senin hayatının bir parçasıydı ama kendisinin tüm hayatı sendin ve çok iyi hatırlanacaksın onun için. sen olmasaydın sokaklarda sürünecekti ama ona güzel bir hayat verdin.

başın sağ olsun.
+1
elektr10
(04.12.25)
okuyunca çok üzüldüm ama diğer arkadaşların da dediği gibi; o senin hayatının bir parçasıyken, sen onun tüm hayatını ya da en güzel zamanlarının tamamını oluşturdun.

içinde yaşadığımız geçici, kötülüğün kol gezdiği, güzelliklere daha çok hasret kaldığımız şu dünyada ikiniz de sevginin, aidiyetin en güzel hallerinden birini karşılıklı tatmışsınız. hayatın maalesef sarsıcı gerçeklerini geriye döndüremesek de onun anılarını, kendine has karakterini ve tatlı yaramazlıklarını hatırlayıp yaşatman en güzeli olacaktır.

inşallah hep mutlu olursun ve en kısa zamanda eski meleğin gibi bir meleğin daha tüm hayatı sen olursun.
0
m e b
(04.12.25)
çok yakın zamanda gencecik yoldaşımı, köpeğimi kaybettim. 5 yaşında olacaktı bu ay.
genç olduğu için kendimi çok suçladım, hala suçluyorum bu duygudan kurtulamıyorum ama güzel bir yolculuk yaptık beraber. Sadece benim hayatımda değil, tüm dostlarımın, tüm mahallenin hayatında güzel izler bıraktı.

3 ay sonrasından söyleyeyim o hissetiğin acı geçmiyor. Söylenebilen tek güzel şey güzel bir yolculuk olduğu.
ancak bu duygu ile gün sonunda yalnız kalıyoruz. Önce her gün ağlıyorsun sonra haftada bir sonra sanırım ayda bir.

"serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.
şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.
bütün mesele hazır olmakta.
madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış,
erken bırakmış ne çıkar,
ne olacaksa olsun."

ölümün ardından insanın yüreğinde 40 mum yanarmış her gün 1 mum söner ama son mum sonsuza kadar yanarmış.
0
croswell
(04.12.25)
basiniz sagolsun. birbirinizin hayatini guzellestirdiniz, yoldas oldunuz. sizi cok sevdi, siz onu cok sevdiniz. iyi ki var oldu, iyi ki tanistiniz, iyi ki yoldas oldunuz. cok zor bir kediyi kaybetmek ama iyi ki butun bu guzellikleri paylastiniz.
0
banach
(04.12.25)
o gittiği yerde mutludur, seni de ziyaret edecektir. Sen onu hep an, onun adına mama dağıt sokaktakilere, emin ol iyi gelecek.
Bu arada acını yaşa dibine kadar. Kedi değil evlat haline geliyorlar. Başın sağ olsun, çok diyebilecek bir şeyim yok, benim de kedim var, çok derinden anlıyorum, o yüzden teselli edemiyorum.
0
mor oje
(04.12.25)
Onun hayatında onun için çabaladın, onunla ilgilendin. kısacası onun hayatını güzelleştirmek için çabaladın. Kaç yaşındadır bilmiyorum ama ı yaşa kadar mutlu, huzurlu yaşadı. Böyle düşünmelisin.
+1
yankee jumping
(04.12.25)
benim de 3 yaşlı kedim var okurken gözlerim doldu . çok zor bir durum ne desek boş . evde nereye baksan gözünün önüne gelecek. onu neşeli sağlıklı zamanları ile hatırlamaya çalış derim . Sabırlar dilerim .
bir karga büyütüyordum gitmek istedi saldım ama aklım hep onda kaldı sabah akşam balkondayım gözüm onu arıyor . ağlamadığım gün geçmedi 4 gün sonra 1 ay olacak .

"Ve tilki küçük prense şöyle dedi: İnsanlar bu gerçeği unuttu, ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeylerden sonsuza dek sorumlu olursun."
Antoine de Saint-Exupéry
0
devilone
(04.12.25)
Basin sag olsun. Kaybin icin cok uzgunum. Nasil bir aci oldugunu tahmin edemem benim de 6 yasinda tekir bi kizim var.
Cok guzel bi hayat yasadi.
Sevdi, sevildi, güvende oldu. Karni hep tok, temiz suyu vardi. Bi kedi baska ne ister ki? Oyuncaklari da olmustur.
Dunyasi senin ona gosterdigi kadardi. Hep guzel hatirlanacak. Eminim cok huzurlu gitmistir. Eger cennete inaniyorsan orada seni bekleyecegine eminim. O yumusak tüylerle bi gun tekrar kavusacaksiniz.
0
matilda
(04.12.25)
Başın sağolsun. Ne desek boş, ne desek için yanmaya devam edecek, ama onu güzel hatırla. O da seni güzel hatırlayacak. Okurken ağlamamak için zor tuttum kendimi, çok zor bi durum, evinde hayvanı olmayan anlayamaz, onlar bizim canımızın bir parçası haline geliyor. Ben kendi kuzumun yokluğunu düşünmeye bile dayanamıyorum. Allah sabırlar versin :(
0
Sadece soruyorum
(04.12.25)
evcil hayvan kayıpları da çok yakınımızı kaybetmişiz gibi üzüntü veriyormuş. kedim 5 gün veterinerde kaldığında evin her köşesinde onunla olan anılar, onun yatışı, oyunları geldi gözümün önüne. demek ki diye düşündüm, vefat ettiğinde de böyle olacak.
eminim ki yerini doldurmaz ama başka bir kedi ile yola devam edebilirsin. yine hatıralarla yaşayarak tabi ki. beşeriz, başka bir seçim şansımız yok. ona verdiğin güzel hayat, sıcak yuva, sıcak kucak, elinden gelini yapmış olman en büyük avuntun olsun. kaybettiklerimizle emimin ki boyutlar arası bir yerde kavuşacağız.
0
love and trust
(04.12.25)
Başınız sağolsun. Kısacık ömründe onu rahat ettirmek için elinizden geleni yaptınız, aciz bir canın hayatına dokundunuz. Eminim konuşabilseydi sizden razı olduğunu söylerdi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.12.25)
(5)

İş yerindeki garip buhran

madurumdamadurum
Merhaba,İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an se
Merhaba,
İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an seçeneklerde ben kaldım.
Doğru düzgün durumu patronumla görüşemedim bile şaşkınlıktan nedir ne yapacağım maaşımda iyileştirme olacakmı bilmiyprım bile ancak önemi de yok gözümde.
Tek üzüldüğüm konu birimimdeki iki kişi son zamanlarda beni dışlamıştı ve bu dışarıdan da çok Belli olur hale gelmişti yinr de ben bu durumu çok umursamıyordum çübkü amacım iş yapmak ve işimi de en iyi şekilde yapabilmekti. Şimdi yakın olan diğer kız kaldı benimle birlikte ve bir anda bana karşı değişti iyi oldu. Ama ben suçluluk duyuyorum.
Keşke bu şekilde olmasaydı süreç, hiç istemez ve tahmin de etmezdim. Yöneticim aynı anda hem terfi konusunu hemde bu konuyu söyledi ve ben tepkisiz kaldım terfime sevinemedim modum düştü.. Yakın zamanda yanına giderek bu konuda o gün duygularımın karışıklığı sebebiyle olması gereken tepkiyi veremediğimi teşekkür edeceğimi söylemek istiyorum sizce yapmalı mıyım?
..
0
madurumdamadurum
(03.12.25)
Ne suçu ya işini iyi yap geç
+2
arbre
(03.12.25)
İkinizden biri işten çıkarılacakmış, sen daha iyi olduğun için o çıkarılmış. 'Tüh, niye ben daha iyiyim sanki, ne kötülük ettim de daha kötü olamadım sanki?' şeklinde bir suçluluk duygusundan mı bahsediyoruz tam olarak?
0
Mirket
(03.12.25)
kendini suçlamanı anlamadım hocam. bir şey mi yaptın ki ya da onlar hakkında bir geri bildirimin mi oldu da bu olaylar yaşandı ve suçlu hissediyorsun kendini?

olmasaydı daha iyi olurdu ama iş hayatında işten çıkarmalar ne yazık ki olabiliyor özellikle zam dönemlerinden önce.

şimdi iş yükü sana daha fazla binecek ve bence bu durumu kesinlikle konuş. hatta nedenini anlamadıysan neden bu işten çıkartılmanın olduğunu sor. bakalım ne cevap verecekler.

ve mutlaka maaşındaki zam oranını da sor tabii ki.
0
elektr10
(04.12.25)
kendini suclayacak karsı tarafa da acıyacak bi durum yok. onune bakmakta fayda var.
0
koela
(04.12.25)
Siz cikarilsaydiniz da diger kisi kalsaydi sevinecekti bile. Ben de cikarilabilirdim bak yirttim diye. Is hayatinda cok duygusal davranmaya gerek yok. Ben de iyi bir is bulmustum o tarafa gecmek icin cekindim yari yolda birakmayayim diye, isi elimden kacirdiktan sonra patronum elektrikli sobayi cok kullaniyorum diye (kapinin dibindeydim ve çok üşüyordum) beni cikartti :)
Kendi cikarinizi dusunun sadece. Kimseyle arkadas olmaniza bile gerek yok. Zamani gelince sizi satacak kisi sayisini arttirirsiniz sadece.
+2
matilda
(04.12.25)
(4)

Telefon değiştirme

solenkol
Hepsiburada üzerinden eski iphone 13ümü 15 ile değiştirirsem 19bin lira para odeyeceğim takas sonrası, iphone 17ile değiştirirsem 45bin ödemem gerekiyor eksta. Hangisi daha mantıklı olur sizce? İş telefonum iphone 15, bence 13le cok farkı yok ama daha cok guncelleme alır . 17almak icin 45vermel mant
Hepsiburada üzerinden eski iphone 13ümü 15 ile değiştirirsem 19bin lira para odeyeceğim takas sonrası, iphone 17ile değiştirirsem 45bin ödemem gerekiyor eksta. Hangisi daha mantıklı olur sizce? İş telefonum iphone 15, bence 13le cok farkı yok ama daha cok guncelleme alır . 17almak icin 45vermel mantıklı mı?
0
solenkol
(26.11.25)
bence ikisi de mantıksız. iphone 13 en az 2 sene daha rahat gider. 19-20 falan alırsın.
0
jelly bear
(26.11.25)
ben olsam param varsa 17 alırım ama hepsi burada o fiyatı tahmini veriyor olabilir yani finalde 45 bin değil 50 bin de ödemeniz gerekebilir.
0
matilda
(26.11.25)
İphone 13ü kendiniz ikinci el satsanız 25bin falan yapıyor. Iphone 15 yenisi 47bin TL. Eğer 15 lazımsa telefon garantili olsun derseniz mantıklı bir takas.

Iphone 17 HB'de en ucuz 76bin TL. Eğer 45bin fark istiyorlarsa daha da uygun bence.
0
lamborcini
(26.11.25)
geçen hafta iphone 13 ü 17 ile takas ettim üstüne de 50.000 tl verdim. teknosa 19.000 fiyat verirken en iyi fiyatı 24.600 ile Vatan bilgisayar verdi. pil sağlığı %83'tü.
0
transparan kertenkele
(26.11.25)
(11)

Yaşlılar nasıl ölüyorlar? Biz nasıl öleceğiz?

trablon
arkadaşlar soru basit ve net. yaşandıktan sonra nasıl ölüyoruz bu konuda detaylı bilgisi olan paylaşabilir mi?
arkadaşlar soru basit ve net. yaşandıktan sonra nasıl ölüyoruz bu konuda detaylı bilgisi olan paylaşabilir mi?
0
trablon
(24.11.25)
Annem alzheimerdan öldü, annemin anne ve babası ise kanserden öldü. Çektikleri acıları gördükten sonra kendim için ani ölüm istiyorum. Bir gün yatak ikinci gün toprak derler. En iyisi.
Soruyu tekrar okudum, yazdıklarım sorunuza tam cevap değil galiba. Ama benim çevremdeki yakından gözlemleyebildiğim yaşlı ölümleri bunlar.
0
gnosis
(24.11.25)
hücreler ve bileşenlerinin yenilenme ömrü var ve telemore shortening.

pmc.ncbi.nlm.nih.gov
www.meresearch.org.uk
en.wikipedia.org

sonrası organ yetmezliği, çoklu organ yetmezliği.

www.the-scientist.com
+2
gabe h coud
(24.11.25)
eğer hasta yatağındaysa bir sabah gözlerini boşluğa bakarken buluyorsunuz.

sesleniyorsun cevap vermiyor.

elini tutup öpüyorsun ama sonra düşüyor.

hemen soğumuyor. ağır ağır yavaşça.

hala saati işliyor kolunda...
+4
yurtsuz john
(24.11.25)
anneannem 88 yaşındayken yaşlılığa bağlı organ yetmezliğinden öldü. son 4-5 ayına kadar çok iyiydi. her işini kendi görürdü. birden bire gelişti.
babaannem de ben bildim bileli tansiyon hastasıydı. anjiyo yapılırken işlem esnasında kalbi dayanmadı öldü. 80 var mıydı bilmiyorum yaşı ama 70lerinin 2. yarısıdır herhalde.
2 dedem de genç yaşlarda öldüler. ikisi de kalp.
babamın babası kalp krizi geçirdi ben 7 yaşındaydım.
annemin babasına kalp pili takmışlar ama bünyesi kabul etmemiş dayanamamış ölmüş. annem 12 yaşındayken.
0
matilda
(24.11.25)
kanser, kalp krizi(en yaygını), çoklu organ yetmezliği.

genelde bunlardan ölünür.
0
jelly bear
(24.11.25)
dostum nasıl kanserden çok acı çekecek öldüler? ağrı kesici fayda etmiyor muydu
-4
🌸trablon
(24.11.25)
bazı kansere ağrı kesici fayda etmez. babam su isteyerek öldü. boğulma riski olduğu için su içiremiyorduk. şükür "çabuk" kurtuldu, kanser olduğunu öğrenmemizden cenazesine 3 ay bile yoktu. normalde "allah ölümün de hayırlısını versin" lafına çok sinirlenirdim, ulan ölümün hayırlısı mı olur derdim ama babamı gördükten sonra bu fikrim değişti tabii. çocukken mesela yengemin annesi çok acı çekerek öldü, ben o zaman anlamıyordum pek, sadece "sinir bozucu" buluyordum. kadıncağıza hiçbir şey fayda etmiyordu, öldüğünde sevinmişlerdi.

kimisi bir anda küt diye, kimisi ihtiyarlığında hasta yatağında, kimisi de acı içinde ve bazen senelerce uğraşarak ölüyor. herhangi bir yaşlının da kendisinin de nasıl öleceğini bilemiyor insan.
+4
der meister
(24.11.25)
Doktor değilim ama anladığım kadarıyla ileri evrede ne yazık ki ağrı kontrolü kolay olmuyor. Özellikle ölmeden önce son bir aylık dönemleri çok kötüydü.
0
gnosis
(24.11.25)
genetik olarak baskılanmış hastalıklar ortaya çıkıyor, bünye bunları tolere edemiyor veya bir yere kadar ediyor. sonrasında süreç diğer organları da etkileyerek devam ediyor.
0
duyurukullanıcısı
(24.11.25)
Anne annem ben diyeyim 89, siz diyin 92 küsür yaşında, bir miktarda da çekerek öldü.
o yaşlarına kadar akli melekeleri ve fiziksel sağlığı yerindeydi; ancak ne zaman 90'a yaklaştı.
bizim ölümlere gelince... yemek yemeği sevdiğimden ve pekte sağlıklı beslenmediğimden bence kolestrol'den ya da kalpten giderim gibime geliyor.
ama tabii bilinmez. bugün ankara'da hava kapalı. bakarsın şimşeğin biri isabet eder ve "game over."
ha tabi gönül ister ki şöyle sağlıkla; elden ayaktan kesilmeden 350 yaşlarına kadar yaşayalım...
gerçi ileride hücreleri felan diri tutacak teknolojiler keşfederlerse bu gerçekleştirilebilir diye düşünüyorum; ancak biz göremeyiz.
0
pangea
(24.11.25)
Anneannemi ve annemi pankreas kanserinden, babamı akciğer kanserinden kaybettim. Ölüm döşeğindekiler (kanser hastaları) son birkaç ay çocukları ve yakınları için daha çok endişeleniyor. Son bir haftada, ölüm kapıyı çaldığında ise o kadar çok acı çekiyorlar ki-veya ölüm korkusu o kadar agir basiyor ki, sadece kendileri için endişelenmeye başlıyorlar. Ölüm doğal ve evet, belki ölüm sonrası acı tamamen bitiyor; hatta belki de huzura erdiğimiz sonsuz bir hayat başlıyor. Ama maalesef bazı durumlarda ölüm süreci çok zor bir süreç ve acısız veya ani ölüm bence büyük bir lütuf.

Kanser hastaları için ağrı kesiciler bir yere kadar fayda ediyor. Babam son 1-2 gününde hastanede morfin diye inliyordu. Acısı ne kadar büyükse…”
+1
trixi
(24.11.25)
(8)

Istifa etmeden istifa etti diye isten cikarilma

matilda
Ben istifa etmediğim halde patron beni istifa etti diye işten cikartti. Şirketin pek bir malvarligi yok tazminatimi odeyebilecek durumda degil. Yalniz patronun kendisinin ev ve arabasi var. Benim bu durumum kötü niyetle işten cikartilma (tazminati vermemek icin) oldugundan şahşın kendi malvarligina
Ben istifa etmediğim halde patron beni istifa etti diye işten cikartti. Şirketin pek bir malvarligi yok tazminatimi odeyebilecek durumda degil. Yalniz patronun kendisinin ev ve arabasi var. Benim bu durumum kötü niyetle işten cikartilma (tazminati vermemek icin) oldugundan şahşın kendi malvarligina haciz de konulabiliyormus bu dogru mu? Şirket limited şirketi tek sahibi de bizim patron.
0
matilda
(20.11.25)
imzalı istifa dilekçen olmadan nasıl kendi istifa etti diye çıkarabilir ?
+1
orpheus
(21.11.25)
170'e de sordum cikartabiliyormus ama benim itiraz hakkim varmis
0
🌸matilda
(21.11.25)
Uzman değilim yanlış yonlendirmeyeyim.
Çıkarır tabi ama bu seni dövmesi gibi, cüzdanını çalması gibi bir şey. Yaptığıni yapar ama suçtur. Sen de hakkını ararsın.
şikayet yollarını bilmiyorum bu arada.
oncekinduyuruda kibritsuyu cevap vermişti başka vergi numarasına haklar transfer olmaz diye, ben bilmiyorum ama kibritsuyu bilgili biri. Onun sözüne güvenerek hareket etmek lazım.
Chatgpt dedi ki
En kısa özet

Şirket kapanmış olsa bile işçi alacağı devam eder.

Müdür işçi alacağından otomatik olarak sorumlu değildir.

Fakat şirketi kötü yönettiyse, mal kaçırdıysa, tasfiyeyi usulsüz yaptıysa:
Müdür kişisel olarak sorumlu tutulabilir.

Bu avukatlık bir soru gibi duruyor. Yani müdürün kişisel sorumlulukları kötü yönetim, vergi borcu gibi şeyler için. Isciyalacagi bu kapsamda değil diye anladım. O yüzden yorumla değil de gerçekten bir avukatla konuşmak lazım.
Yarın birine sormayı deneyeceğim.
0
kisa
(21.11.25)
Matilda, bence senin durumun muhakkak hukuki danışmanlık almanı gerektiriyor. En ufak hatalı veya özelikle eksik bir hamle yapman seni haklıyken haksız duruma düşürür ya da birikmiş haklarının kısmi kaybına neden olur.
0
Phoebe
(21.11.25)
SGK çıkışını yaparken işçinin iş akdini feshetmesi olarak seçmişler. Senin istifa yazını sormaz, sana da istifa ettin mi diye sormaz SGK. Ekran işveren ekranı. Çalışanın dava hakkı var tabii ki. Ne kadar zamandır çalışıyordun burada?

Çok geçmiş olsun bu arada.
0
gabe h coud
(21.11.25)
hem dava açıp hem de bu yeni şirkette çalışmaya devam edebilirsin.
bu süreçte işsiz kalmamış olursun ve tazminat için sürekli darlama fırsatın olur.
0
duyuruuser
(21.11.25)
"aynı kişi eski şirketi kapatıp yeni şirket açarsa kapanan ve açılan şirket arasında organik bağ olduğu için haksızlığa uğrayan işçi yeni şirkete de dava açabilir" dedi junior avukat.
0
kisa
(21.11.25)
burada olay patrona ne kadar güvendiğin yada adamın ne kadar güvenilir olduğu. bizde de aynı şekilde 3 şirket mevcut. çalışan sayılarını dengelemek için ara ara şirketler arası elemanları değiştirebiliyoruz. ama tabiki herkesin ilk giriş anından itibaren tüm haklarını saklı tutuyoruz ve basit bir belge imzalatıyorduk. (ya da eleman isterse tazminatını ödüyoruz) bu belgenin hukuki olarak bir kaşılığı varmı bilmiyorum ama vicdani olarak kul hakkı var ben buna inanırım.

bazı şirketlerde her sene tazminat olarak 1 maaş fazla veriyor ve giriş çıkış yaparak sıfırlamış oluyorlar.

aynı sektörde aynı işi yapan ve aynı ortakılık yapısına sahip farklı bir vergi numaralı şirkette olsa iyi bir avukat bağlantı kurup tazminatını alabilir diye düşünüyorum. sen burda patrona güvenmiyorsan kesinlikle iyi bir avukat bul ve o senin sorununu çözsün.
0
gercekdunya
(21.11.25)
(4)

tazminat hakkını noter sözleşmesiyle korumak mümkün mü?

matilda
merhaba, dün açtığım duyuruyla ilgili bir gelişme oldu. duyurunun muhasebeci/avukatları bilir dedim inşallah bilirsiniz. ben 2016'da bir ofise girdim. ofiste çalışan 2 kişiyiz zaten. patronumuz yeni bir firma açtı. oraya bizi geçirmeyi planlıyordu. bunu yasal olarak yapamıyormuş yani tazminat haklar
merhaba,
dün açtığım duyuruyla ilgili bir gelişme oldu.
duyurunun muhasebeci/avukatları bilir dedim inşallah bilirsiniz.
ben 2016'da bir ofise girdim. ofiste çalışan 2 kişiyiz zaten.
patronumuz yeni bir firma açtı. oraya bizi geçirmeyi planlıyordu.
bunu yasal olarak yapamıyormuş yani tazminat haklarımızı oraya devredemiyormuş (vergi numarası farklı olduğu zaman başka yere nakledilemiyormuş sigorta).
2 seçeneği vardı ya bize kıdem tazminatlarımızı verip (haksız fesihle çıkartarak) işten çıkartacak ya da biz istifa edeceğiz (daha doğrusu yasal olarak etmiş görüneceğiz).
bizim patron bize hiçbir açıklama yapmadan bugün bizi istifa etmiş olarak gösterdi ama hiçbir şeye imza atmadık. patron diyor ki ben size bir evrak vereceğim (bunu noterden vermesini istediğimde damga vergisini ödeyecek misin gibi saçma sapan bir cümle kurdu ama noterden vermesini isteyeceğim ısrarla) bu evrakla sizin tazminat haklarınız korunmuş olacak. Yani noterden bir protokol düzenleyecek bu kişi şu firmaya geçmiştir. tazminat vs her türlü hakkını devralıyorum gibi. ama bunu yapabilmesi için benim istifa kağıdı doldurmam gerekiyor. bana bu kağıdı verdikten sonra ben istifa kağıdı doldursam, bu kağıdın geçerliliği olur mu bu ilk sorum.

ikinci sorum ben istifa kağıdı doldurmadığım halde beni istifa etmiş gösterdi ben buna itiraz edip dava vs açıp tazminatımı alabilirim ama hemen alamam sanırım bu da bir süreç. ayrıca istifa gösterdiği için şu anda işsizlik maaşı da alamam. şu an beni en fazla 1 çok dişimi sıkarsam 2 ay idare edecek param var. 1 ay içinde iş buldum buldum bulamazsam yandım. ön muhasebeciyim, kolay bulabileceğimi düşünüyorum ama belli de olmaz.
siz benim yerimde olsaydınız tazminatınızı almak için mi uğraşırdınız yoksa patronun verdiği o kağıt eğer geçerliyse devam mı derdiniz. Bu arada işimi çok severek yapıyorum ve aslında ayrılmak istemiyorum ama haklarımın da hiç olmasını istemiyorum.
0
matilda
(20.11.25)
Patronunuzun sözlerinde çok fazla kafa karıştıran konu var. Yasal olarak gayet mümkün yeni bir iş yeri açtıysa size nakledebilir sigortanız da oradan devam eder hiçbir hakkınız da ölmez. siz mi acaba yanlış bilgi aklınızda kaldığı için eksik anlatıyorsunuz? Ayrıca bu konular için mükemmel bir yol var ihtiyari arabuluculuk. Başvurursunuz hiçbir hakkınız ölmez her iki taraf içinde yeni bir dava hakkı olmaz. Ama iki tarafı da sonsuza kadar korur.
0
ground
(20.11.25)
@ground, vergi numarası farklı olduğu için yasal olarak devretme gibi bir durum olmuyormuş. yazıya bunu da ekleyeyim.
0
🌸matilda
(20.11.25)
geçen sefer de söylemiştim, tekrar söylüyorum.

sahibi, ortağı, adresi, çalışanı, yaptığı iş hepsi tamamen aynı olsa da, vergi numarası, yani tüzel kişiliği ayrı bir şirket kurulduysa, arada hiç gün kaybı olmasa bile sigortalı eski şirketten yeni şirkete devrolmaz. haklarını koruyacağım, protokol yapalım, sözleşme imzalayalım şeklindeki tutanakların da noterden bile olsa herhangi bir geçerliliği yok.

sadece adamın sözüne güveniyorsan ona güven. kağıda, protokole, sözleşmeye güvenme. gerçekten tazminat hak ettiğinde adam "vermiyorum" dediğinde elindeki sözleşme herhangi bir işe yaramayacak.

bu işin yasal yolu, eski şirketteki bütün yasal haklarını öder, yeni şirkete de sıfırdan başlatır.

nakil işi sadece aynı vergi numarası altındaki diğer bir şubeye yapılabilir. onda da nakil koduyla çıkış yapılır ve gidilecek olan şubenin sicil numarası yazılır. giriş yapılırken de geldiği şubenin sicil numarası yazılır. aynı vergi numarasında değilse sistem nakil işlemini zaten kabul etmez.

nakil işlemi olmadığı sürece de yasal haklar devam etmez, devrolmaz.

tekrar ediyorum. bu protokolle, sözleşmeyle olacak iş değil, bir geçerliliği yok. ama adam yapmaz öyle şey ben güveniyorum diyorsan ona güvenebilirsin.
+4
kibritsuyu
(20.11.25)
Bir önceki sorunuzu hatırlıyorum. O sorunuzda da şimdiki sorunuzda da anlayamadığım iki şeyden birisi patron neden yeni bir şirket kurma konusunda bu kadar ısrarcı? Yani aklıma tek gelen şey malvarlığı kaçırma. Anlayamadığım ikinci nokta ise neden size tüm yasal haklarınızı peşinen ödeyip yeni şirkette sıfırdan başlatmıyor?
0
ulukayin
(20.11.25)
(6)

Sosyal medyada yazıların yanına (şüpheli) gibi yazılan ifadeler

Rondak
Allahım aklımı kaçırıcam. bunu kim niye çıkardı ya böyle video görünce direkt geçiyorum.bu nasıl neden çıktı. bu olaya karşı duygularımı küfürsüz ifade edemiyorum 😂
Allahım aklımı kaçırıcam. bunu kim niye çıkardı ya böyle video görünce direkt geçiyorum.

bu nasıl neden çıktı. bu olaya karşı duygularımı küfürsüz ifade edemiyorum 😂
-1
Rondak
(17.11.25)
bi tane z kuşağı arkadaş bularak böyle şeylere duyarsızlaşmanızı tavsiye ederim, çok değişik bir dilleri var. ben keşfetmeyi seviyorum. öğretmen ruhum onları anlamaya çalışıyor. 35 yaşındayım 2000'li bir çevrem de var, yeni bir evren gibi onların arasında olmak.
+1
ofelia
(17.11.25)
Gerçekten başka bir dilleri var. Geçen hafta 16 yaşındaki öğrencim hoşlandığı çocuk için "Onu bir süre spotliycam" gibi bir şey dedi (tam olarak böyle dememiş olabilir). Anlamı da gozliycem, ölçüp bicicem gibi bir şeymiş. Öğretmen olunca bu tip trendleri es gecemiyorsun +1. Açıkçası şikayetçi de değilim.
0
sekizdokuzon
(17.11.25)
her şey birden trend olup birden ortadan kalkıyor ama ben seviyorum ya, eğlenceli oluyor. yoksa normal hayatlarında şüpheli falan dediklerini sanmıyorum ciddi ciddi, espri falan yaparken diyolardır. z kuşağı pek yok çevremde ama eğlenceli oluyo, ben de öğrendiklerimi kullanıyorum :D
0
matilda
(17.11.25)
Bu eskidi bile hocam
0
black holes in the sky
(17.11.25)
Anladığım kadarıyla yazılanın tonunu belirtmek için kullanılıyor ama örneğin İngilizce bazıları bende sadece kafa karışıklığı yaratıyor. Misal:

-(pos): amaç positive, anladığım piece of shit
-(hj): amaç half-joking, anladığım handjob
+1
peki madem
(17.11.25)
internetteki meme kulturunun bir getirisi, hızla gelip hızla geçen şeyler, dilin yaşayan bir kavram olduğunun da bir göstergesi ayrıca. sosyal medya yazılı dil kulturunu baya besliyor. sözlu olarak değil sadece yazıya özgu hitaplar, ifadeler de mizah unsurunu besliyor. eğlenceli taraflarına tutunmak lazım zira gerçekten çoğunlukla komik :d
-1
fyodor fyodorovic
(17.11.25)
(3)

İnnovia evlerinde kendisi veya yakını oturan var mıdir? (Istanbul/Esenyurt)

cancoskn
Merhabalar, ailem Innovia 1 sitesinden ev almak icin bakiniyor ancak orada yasayan veya yakini yasayan biri varsa bu konuda destek almak isterim. Cok tesekkurler simdiden.
Merhabalar, ailem Innovia 1 sitesinden ev almak icin bakiniyor ancak orada yasayan veya yakini yasayan biri varsa bu konuda destek almak isterim. Cok tesekkurler simdiden.
0
cancoskn
(16.11.25)
Yıllar önce innovia 2deki evimi sattım. Eskort ve ne idüğü belirsiz yabancı uyruklu tipler dışında yaşayan kalmamıştı ve aidat çok yüksekti. Şimdi ne durumdadır bilmiyorum.
0
suicides underground
(16.11.25)
Esimin ailesi de innovia2'den ev alacakmis ama asiri derecede Arap uyruklu ve kaba saba tipli insanlari gorunce vazgecmisler.
0
matilda
(17.11.25)
İnnovia 1 iyidir innovia 2 ve 3 den uzak durun
0
basond
(17.11.25)
(4)

kargo ile telefon gönderimi

panamera
başka bir şehre iphone göndereceğim. ama çalınma durumlarına karşı tedirginim açıkçası. tam içeriğini belirterek göndermek istiyorum ama sanki başka bir şeylerin arasında göndermek daha güvenilir. bilemedim. nasıl yapsam?
başka bir şehre iphone göndereceğim. ama çalınma durumlarına karşı tedirginim açıkçası. tam içeriğini belirterek göndermek istiyorum ama sanki başka bir şeylerin arasında göndermek daha güvenilir. bilemedim. nasıl yapsam?
0
panamera
(13.11.25)
ben samsung aldım gönderdim sorun olmadı.
0
inheritance
(13.11.25)
Telefon kargolarinda artık fatura istiyorlar fatura yoksa göndermiyorlar. En azından yaşadığım şehirde bana söylenen bu.
Güvenlik için kimse garanti veremez, ekstra para vererek sigortalı gönderim yapabilirsiniz.
Ek olarak tüm bu şartları gözeterek 75 kagatlik telefonu 250 TL'ye geçen ay kargoladim bir sorun olmadı.
Yurtiçi kargo
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
sorun olmaz sadece telefon değil macbook notebook tablet aklınıza ne gelirse kargo ile alıyor ve gönderiyoruz biz .kargo firmaları alışık
0
devilone
(13.11.25)
%100 güvenmemek lazım bence. seneler önce ekşide bi başlık vardı. kargonun teki kayınbiraderine mi ne birkaç kargo veriyor al bunları da sen dağıt diye, kayınbirader de laptoptu galiba cepliyor ve gitmişti laptop. sonra ne oldu bilmiyorum ama aylar geçmiş bi sonuca ulaşamamıştı. tabii güvenmeyip ne yapacağız orası ayrı. mecbur kullanıyoruz yine de risk var.
+1
matilda
(13.11.25)
(5)

Şu müziği hatırlayan var mıı

muhayyer divan
Selaaamhttps://www.instagram.com/p/DQ-ISTVE8sVBöyle bir müziğe denk geldim ve ben bu müziği hatırlıyorum. Ama nerden. Gerçekten biliyorum bu melodiyi, nerden bildiğimi bir türlü çıkaramıyorum. Nasıl arayacağımı da bilemedim. Bilen var mı biz bu müziği nerden biliyoruz??
Selaaam

www.instagram.com

Böyle bir müziğe denk geldim ve ben bu müziği hatırlıyorum. Ama nerden. Gerçekten biliyorum bu melodiyi, nerden bildiğimi bir türlü çıkaramıyorum. Nasıl arayacağımı da bilemedim. Bilen var mı biz bu müziği nerden biliyoruz??
-3
muhayyer divan
(13.11.25)
bir donem radyo'da trt 2 hava durumu bultenlerinde jingle olarak çalardı diye biri entry yazmış. oradan hatırlıyor olabilir misiniz acaba?
0
matilda
(13.11.25)
müzik yok
+2
herzan
(13.11.25)
Aynısı değil ama Two girls one cup in müziğine çok benziyor. İzlediysen o çağrışım yapmış olabilir
+3
kisa
(13.11.25)
@kisa

Yok o değil, aynen bu müzikti, ama sanki çoook minikliğimde mi dinledim, acaba gerçekten bir jingle mıydı, benzer bişey miydi... o kadar iyi biliyorum ki aynen bu müzik olduğunu...
0
🌸muhayyer divan
(13.11.25)
bana akşama doğru programının müziği gibi geldi ama değilmiş. bazı tınıları benziyor.
www.youtube.com
0
ground
(14.11.25)
(22)

Oturduğunuz bina kaç yaşında?

messina123
Bizimki 35
Bizimki 35
0
messina123
(13.11.25)
75 yıllık.
0
elektr10
(13.11.25)
10 yıllık.
0
unalub
(13.11.25)
9 ya da 10 yıllık bizimki de
0
matilda
(13.11.25)
10 15 arası.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
4
0
gabe h coud
(13.11.25)
8-10 yıllık.
0
inheritance
(13.11.25)
16
0
co2s2
(13.11.25)
8
0
lemmiwinks
(13.11.25)
10 ay
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
12 yıllık
0
my fault
(13.11.25)
26 Yıllık
0
onyx
(13.11.25)
70
0
gurur
(13.11.25)
6
0
nothing in my way
(13.11.25)
1953'te insa edilmis. 72 yasinda.
2 katli. kismen ahsap. deprem kusagi degil. daglik bölgede.
o sebeple bir korkum yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.11.25)
5
0
kullanicadi
(13.11.25)
99 yapımı 26 yaşında. güvenilirliği test edildi, zemini de sağlam.
0
orpheus
(13.11.25)
10 olmak üzere.
0
m e b
(13.11.25)
59 yapımı.
0
denizgonen
(13.11.25)
Bizim burada 1800lü yıllarda yapılmış binalar var dimdik ayakta
0
suicides underground
(13.11.25)
8
ailemin 14
eşimin ailesinin 35+
0
biravekahve
(14.11.25)
villa 15 yıllık
0
hold the door
(14.11.25)
5 yasinda, onceki 1970 modeldi kentsel donusumden yikip bastan yaptilar.
istanbulda yuksek riskli bolgedeyiz.
yeni yapilana da guvenmiyorum.
0
cooperr
(14.11.25)
(10)

Aşırı empati tam olarak ne demek?

1bir1bir1
Örneklerle anlatmak isteyen?
Örneklerle anlatmak isteyen?
0
1bir1bir1
(12.11.25)
Fast food siparişi verirken bir yandan da siparişi alan kişinin durumunu, yaşadığı zorlukları ve yüzündeki donukluğu düşünmek. Bu sebeple yemekten tat alamamak.
Örnek.
+6
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Başka birinin duygularını sanki kendi duygunmuş gibi hissetmek.
Mesela; birisi bir olay yaşadı bundan dolayı çok üzgün ve onunla aynı şiddette üzüntü hissetmek gibi.
+1
rock n roll
(12.11.25)
Ben eskiden birine kırıldığımda ona açikça söylersem o üzülecek vs diye düşünüp içime çok atıyordum. Elbette üzülebilir ama sonuçta ben de üzüldüğüm için kirilmiş oluyordum. Böyle durumlarda bile karşindakini düşünmek artık aşırı empati mi gereksiz empati mi kavramdan emin değilim.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
eskiden ben böyleydim. aşırı empatiden delirecek noktaya geliyordum.
mesela eşim bi gün şey dedi bugün bi kadın geldi cv bıraktı. eşi de işsizmiş kendi de, inşallah bulurlar iş üzüldüm falan dedi. ben abartısız 1.5 saat ağladım. ne yapacaklar nasıl geçinecekler diye. gerçekten sanki biz işsiz kalmışız da onun derdine düşmüşüm gibi.
sonra baktım ben böyle böyle deliririm, nasıl becerdiysem daha az üzülmeyi başarmaya başladım. hala normal insanlara göre empati dozum yüksek ama eskisi gibi fenalıklar geçirmiyorum.
+1
matilda
(12.11.25)
Cevabımı eksileyen arkadaş kim bilmiyorum da aşırı empatiyle ilgili okuduğum yazılarda yazan bu. Bunun nesi eksilenir anlayamadım?
Kesin bu cevabımı da eksileyecek önemli değil de arkadaşlar bu oylama sistemi getirildi ama abuk sabuk oylamanız için değil.
-2
rock n roll
(12.11.25)
Ben zamanında bir duyuru açmıştım burada, ben bozuldum heralde diye.

Bir keresinde el yapımı ürün satan bir dükkandan tereyağı almıştım. Tereyağı acı, keskin bir tattaydı iyi değildi. Götürüp iade edemedim çünkü dükkan sahibi teyzenin o dükkanı büyük ihtimalle çocuklarının, torunlarının senin yemeklerin gibisi yok gazıyla açtığına orada o şeyleri yapıp satarken mutlu olduğuna, o yaptığı şeyleri sevgiyle yaptığına ve değer gösterdiğine; ben tereyağını beğenmeyip götürürsem kalbi kırılıp üzüleceğine insanlar beğenmiyor diye içleneceğine, dükkanda sevgiyle ürettiği ürünleri falan okşayıp sizi sevmediler mi yavrıım falan diye ağlayacağına inandım. Oturdum kadına üzüldüm, halbuki ortada bir şey yok. Götürmedim. Tabi bu düşündüklerimin hiçbiri çok büyük olasılıkla gerçek değildi. Ama ben hisli bir dönemimdeydim.

Aşırı empati de bu. Aşırı sözcüğü doğası gereği nitelediği sözcüğü bozar. Aşırı olan her şey kötüdür, eğer kötü değilse aşırı olmamıştır. Benim örneğimde belki de teyze bayat ürünü daha fazla müşteriye satmama şansını kaybetmiş oldu, eleştiriden mahrum kaldı. Ben de yok kere tereyağından oldum.
+1
akhenaten
(12.11.25)
Kurduğun empati sonucu kendinden ödün veriyorsan, kendini hiçe sayıyorsan aşırı sayılıyor sanırım. Ya da empati seni ya da başkasını eylemsizlige itiyor, pasiflestiriyor, gerçeğin üstünü örtüyor ya da çarpıtıyor ve kimsenin hayrına bir iş cikarmiyorsa ortaya orada da iyilikten maraz doğuyor.
+2
sekizdokuzon
(12.11.25)
kimse yanlış anlamasın ama sempati ile empatiyi karıştırıyorsunuz.
"aşırı empati" ifadesi komple anlamsız.

not: bu arada ben de karıştırıyordum, bir eğitimde doğrusunu öğretmişlerdi.
-3
late viper
(12.11.25)
empatide evet karşındakinin duygusunu anlayıp bi miktar paylaşmak var ama aşırı empatide gereğinden fazla paylaşıyorsun arana yeterince mesafe koyamıyorsun bence o duyguyla. mesela arkadaşın sevgilisinden ayrılmış sen de ağlıyorsun bu aşırı empati oluyor, gerek yok o kadarına, üzül destek ol yeter. empati arkadaşınla ilişkine iyi gelir ama aşırı empati karşı tarafa ya yapay ya da tuhaf gelir, seni de tüketir. sempati konusu biraz karışık farklı kaynaklarda farklı anlatılıyor
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Hiper empati galiba psikolojiye yeni katılan bir terim. Ben mesleki yorum yapayım. Tam olarak feedbackini bilmesem de kişinin kendi için geliştirdiği savunma mekanizmaları tiplerinden biri bence.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(6)

Watsapp’ta mesajlara bakmayan arkadaş

don’t panic
Arkadaşlar merhaba, 2 farklı grupta 2 arkadaşım var, 3-4 sene önceki mesajlara bile bakmamış görünüyor. İletildi var, ama okumamışlar, okumuyorlar. Etiketlendikleri mesajları bile :D Şimdi sorum şu ki admin olarak bu arkadaşları atayım mı gruptan? Sonuçta bu gruptaki sohbet muhabbet umurlarında deği
Arkadaşlar merhaba,

2 farklı grupta 2 arkadaşım var, 3-4 sene önceki mesajlara bile bakmamış görünüyor. İletildi var, ama okumamışlar, okumuyorlar. Etiketlendikleri mesajları bile :D

Şimdi sorum şu ki admin olarak bu arkadaşları atayım mı gruptan? Sonuçta bu gruptaki sohbet muhabbet umurlarında değil madem, atayım diyorum? Ne dersiniz?

Teşekkürler…
0
don’t panic
(11.11.25)
Buyruk senindir admin'im.
+3
makbur
(11.11.25)
Size zaman ayırmayan biriyle kafanızın içinde tartışmanız bile hata.
+1
rakicandir
(11.11.25)
Bu kadar zamandır grupta hiç etkileşimleri olmamışsa elbette salla gitsin. Amaç iletişim, iletişmeyi reddeden insanlarla uğraşmanın anlamı yok.
+2
muhayyer divan
(12.11.25)
Durmalarının ne zararı var ki hocam?
0
kumandanim
(12.11.25)
atın gitsin ya. kimsenin fanı değilsiniz niye dursunlar ki onlar sizi takmamışsa siz de onları hayatınızın hiçbir alanında bulundurmayın. her şey karşılıklı.
0
matilda
(12.11.25)
bende genelde bakmam. gerek duymuyordur cevap verebilecek kadar önemli bir şey değildir.
0
koela
(12.11.25)
(22)

İstanbul'da "Mutlaka gör" diyeceğiniz cami

yadigar
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?

Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark etmez. Tarihî de olabilir, modern de, bildiğimiz semt camii de olur. Sınırlama yok. Önerileriniz nelerdir?
+1
yadigar
(11.11.25)
Altunizade - ilahiyat camisi
Büyükçekmece tarafında adını unuttuğum yer altında olan cami. (Google hemen söyler)
+1
kisa
(11.11.25)
merhaba, sinan’ın çıraklık ve kalfalık diye adlandırdığı eserlerini görebilirsiniz. şehzade camii’ne gidip sonra süleymaniye’ye geçince cami mimarisindeki fil ayaklarının nasıl hafifleştiğini ve mekanın bütünleştiğini görebilirsiniz (ustalık eseri için edirne’ye gitmek gerekiyor). süleymaniye’de sadece camii’ye değil, dükkanlarla birlikte bütün bir kompleksi gezmelisiniz. avluda bazı kolonlar devşirme (spolia), onlar da ilginizi çekebilir.

insan ölçeğine olan yakınlığı ve denizle olan ilişkisi için de üsküdar’daki şemsi ahmet paşa camii’sine gidebilirsiniz. tatlı ve kompakt bir sinan eseridir. halk arasında kuşkonmaz olarak bilinir.

kariye vb. camiiye çevrilen bizans yapıları her zaman gezilmeli (bence ayasofya tekrar camii yapılmamalıydı bu arada).

emre arolat’ın sancaklar camiisine gitmelisiniz. topografyayla bütünleşen bir yaklaşımı var. güncel bir yorum.

barok dönemi görmek için de nuru osmaniye görülebilir.

(agnostiğim)
+6
eileengray
(11.11.25)
Hah sancaklar camii evet adını hatırlayamadığım
0
kisa
(11.11.25)
Ortaköy
0
osssy
(11.11.25)
Süleymaniye Camii mutlaka görülmeli. Özellikli ikindi akşam arasında bahçesinde zaman geçirmek aşırı huzurlu, hem caminin içi hem de bulunduğu konum mükemmel gerçekten.
0
hayalhayal
(11.11.25)
pertevniyal valide sultan camii
0
deartheodosia
(11.11.25)
Büyük piyalepaşa, molla zeyrek.
0
Bruce
(11.11.25)
kuşkonmaz cami
0
gercekdunya
(11.11.25)
Kanyon AVM'nin karşısındaki camiiye (Barbaros Hayrettin Paşa Camii) gidebilirsiniz. Hem yeni yapıldı hem bence mimari ve peyzaj açısından çok güzel bir camii.
0
elektr10
(11.11.25)
cami gurmeleri bilir burayı sadece o yüzden en üste yazıyorum: rüstem paşa
ayasofya esintili: kılıç ali paşa
kadırga: sokullu mehmet paşa
edirnekapı mihrimah sultan

bir de arkadaşın yukarda yazdığı büyükçekmecedeki sancaktar camii modern mimari olarak.

son ek: bahçe ve manzara olarak asla değeri bilinmeyen fener: yavuz sultan selim
+1
bay b
(11.11.25)
hiç görmediyseniz camilerin en ikoniği olanları ziyaret edin. hem birbirine yakınlar
1- süleymaniye
2- sultanahmet
3- ayasofya

anadolu yakasında karacaahmet meazrlığı içinde şakirin camii var. orası da farklı bir mimariye sahip küçük bir cami

bir de yalı cami tavsiyesi vereyim kuzguncuk-beylerbeyi arasında üryanizade camii, çok küçük bir cami ama huzurlu.
0
exlibris
(11.11.25)
Pertevniyal Valide Sultan Camii +1
süleymaniye falan onlar klasik zaten söylemiyorum onları.
0
matilda
(11.11.25)
istanbulun tam ortasında şehzade cami benim favorim . bahçesinde eski osmanlı mezarları ve bir tarihi ağaç var .

Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yaptığı hesaplamalar neticesinde yerini tespit ettiği rivayet edilen Şehzadebaşı Camisi avlusunun köşesindeki yeşil sütun, 470 yıldır eski İstanbul'un merkezi olarak biliniyor...


Şehzade Camii (Şehzade Mehmet Camii ya da Şehzadebaşı Camii olarak da bilinir), İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan ve Mimar Sinan tarafından yapılan cami, I. Süleyman tarafından Saruhan Sancak Beyi iken 1543'te 22 yaşında ölen oğlu Mehmed adına yaptırılmıştır. Camiyi 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırttı. Mimar Sinan'ın "çıraklık eserimdir" dediği camidir.[kaynak belirtilmeli]

18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır. Caminin dış duvarında Emine Hanım Çeşmesi bulunur.

Şehzade türbesinin içi rengârenk çinilerle doludur. Ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir yatar, solunda Hümaşah Sultan. Şehzade türbesinin sol tarafında Rüstem Paşa'nın türbesi bulunur. Diğer şehzade türbeleri Vefa tarafındadır. Dış avluda Destari Mustafa Paşa'nın türbesi vardır.


Dönemin kudretli padişahı Kanuni Sultan Süleyman oğlu şehzade Mehmet için dönemin zirve isimlerinden Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını ve bu mabedin İstanbul’un tam orta noktasında olmasını emreder... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcuttur. Mimarbaşı Sinan tarafından birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “geometrik ağırlık noktası” milimi milimine tespit edilir. Bu yöntem,karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanmıştır.

Sıra yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütunun dikilmesine gelmiştir. Bu taş aynı zamanda kıble yönünü işaret eder.
0
devilone
(11.11.25)
kayire müzesini çok severdim.
müze olmadan önce de kilise idi, şimdi cami yapıldı. görmeye değer.

zeyrek camisini de beğenirim.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
çok önemli olanlar yazılmış zaten, iki tane de ben ekleyeyim.

Cihangir Camii -istanbul'un pek göremeyeceğiniz bir manzarasını da görürsünüz-
nusretiye camii
0
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
Yıldız Hamidiye nasıl yazılmaz?! Şok oldum. Yıldız Hamidiye sadece cami olarak değil, iç tasarım olarak görüp görebileceğiniz en güzel yerlerden birisi...
+1
silverleaf
(11.11.25)
Süleymaniye, Şehzade, Rüstempaşa, Nuruosmaniye çok kişi tarafından yazılmış zaten, yine bir Sinan eseri olan Kazasker İvaz Efendi Camii diyeceğim, çinileri ile ünlü.
0
(12.11.25)
ortakoy +1
kucuk ama sevimli
lokasyonu inanilmaz
0
cooperr
(12.11.25)
yukarıdakiler dışında ben de tavsiyelerimi yazayım, bulunsun.
ambiyans olarak balat civarında gül camii var. aslı kilise olan diğer camiler gibi bunun da çok ulvi bir havası var. mimari olarak da güzel olan ve yine eski bir kilise olan kalenderhane camii var vefa'da. ortaköy'de alarko holding binasının karşısında yalı camilerimizden defterdar ibrahim paşa camii var. küçük, ahşap, tatlı, gizli saklı bir cami. manzarası güzeller arasında düşünülebilir. nuruosmaniye'den bahsedilmiş. aynı dolaylarda çorlulu ali paşa camii ve atik ali paşa camii de var. gitmişken görülebilir.
ramazan'da hatimli teravih için kâbe imamları ile yarışan fahrettin paşa camii var başakşehir'de. ramazan'da kıraatler olağanüstü. bir de kapalıçarşı cevahir bedesteni (iç bedesten) mescidinin bir üst katı var ki, İstanbul'un en mistik hissettiren yerlerinden biri olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Boğaz hattındaki bütün camiler çok güzel

Anadolu yakasında Vaniköy cami- önündeki banklarla sabah namazında enfes bir istanbul manzarası verir.
Aynı şekilde kuleli askeri lisesi önündeki camii de sabah namazında çok güzeldir.

Manevi anlamda eyüp sultan’ı severim. Ramazanda gece 2-3 gibi gidip sabah namazına kadar sessizliğinde oturur kendimi dinlerim.
0
love and trust
(01.12.25)
Yine boğaz hattı emirgan cami
0
love and trust
(01.12.25)
Kendi çapında bir cami gurmesi (sanat tarihçisi) olarak tavsiyem, cami gezicekseniz sabah namazında gezin. O saatlerde istanbula tekrar ve tekrar aşık olacaksınız.
+2
love and trust
(01.12.25)
(4)

Evleneceğiniz kişiyi çekirdek aile dışında özellikle tanıştırdığınız kimse oldu mu?

egerbiryolcu
Yoksa anam babam tanışsın yeter gerisi düğünde nişanda tanışır mı dediniz?
Yoksa anam babam tanışsın yeter gerisi düğünde nişanda tanışır mı dediniz?
0
egerbiryolcu
(10.11.25)
Yani annem babam bile arkadaşlarımdan çok sonra tanışır.

Biraz gevezelik yapacam. Sevgiliyi aile dışında biriyle tanıştırıp onun onayını alınca içi rahatlayan insanın karakteri olgunlaşmamış demektir. Bu insan hayatta başka konularda da insanlardan onay alma ihtiyacı duyar, kararlarının sorumluluğunu kendi başına alamaz.

Sonra burda duyurular açılıyor bir değil iki değil. Evlenmiş aile kurmuş fakat anne babasının sözünden çıkamayan ya da onların isteklerine karşı gelemeyen hikayeler.
+1
grimavi
(11.11.25)
Eşim daha sevgiliyken butun sulalemle nerdeyse (gorustuklerimizle) tanisti ve iyi ki öyle olmus.
0
matilda
(11.11.25)
Kuzenlerim, teyzelerim, halalarim, anneannem ve babannem.
0
logisticsmanager
(11.11.25)
aynen öyle dedim. nişanlanana kadar kardeşim hariç kimseyle tanıştırmadım, akrabalık zorunlu gereksiz bir bağ zaten.
+3
mikahakkinen
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(27)

düdüklü tencere kullanıyor musunuz? yoksa korkuyor musunuz?

Gradient_tabanlı_mor
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum. siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum.

siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
+1
Gradient_tabanlı_mor
(05.11.25)
Kullanıyorum ve her seferinde korkuyorum.
+1
sadakatsiz
(05.11.25)
Kullanıyorum ama korku oluyor bende de. Basıncı boşaltma sırasında mümkün olduğunca tencereden uzak duruyorum ve düğmeyi çevirir çevirmez mutfaktan son hız koşarak çıkıyorum ve kapıyı kapatıyorum :)
Eskinin düdüklü tencereleri biraz daha riskliymiş simdikiler daha güvenli yapılıyor herhalde.
0
rock n roll
(05.11.25)
korkmuyorum.
korkuya bir şey denmez tabi de gayet güvenli araçlardır.
o düdük denilen şey aslında bir güvenlik valfi, içindeki basınç aşırı artınca havayı boşaltır. o ses korkutuyr olabilir ama güvenlikle ilgili bir derdi yok. hep annelerin korkutması bunlar.
aynı valf kombide de var. kombiye fazla su basarsanız bir den foşşşşaarttşsşşss diye aşağıdan sfazla suyu fışkırtarak atar, etraf batar ama hiç bir yer patlamaz.
mantığını fiziğini anlayarak korkuyu yenebilirsin belki
edit: eskiler daha ügvensizdi, yenilerde bu ihtimal gerçekten çok çok çok küçük.
+1
kisa
(05.11.25)
kullanıyorum, korkmuyorum. basıncının göstergesi var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
öğrencilik zamanımdan beri kullanırım.
kullanırım dediysem, senede bir iki ihtiyaç duyarım.
açarken bir yandan kapağa sıkıca basıyorum ve yavaşça kaldırıyorum kolunu. gereksiz ama gayri ihtiyari yapıyorum bunu.

içindeki havasını iyice aldıktan sonra bir de çeşme altında yıkayın tencereyi, her yerine su değsin, o zaman güvenle açabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(05.11.25)
Korkuyorum. Düdüklü tencere şart olan bir tarifim de yok. En fazla bakliyat yemekleri için kullanabilirim. Onun yerine fasulyeyi nohutu akşamdan suya koymayı tercih ediyorum
0
grimavi
(05.11.25)
Korkuyorum ve kullanmıyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
kullandım defalarca korku olmadı. ama şu an evimde yok. ihtiyaç olmuyor. kemik suyu vs yapmadığım için. diğer bütün yemekler düdüklü olmadan da yapılıyor nasılsa
0
jelly bear
(05.11.25)
fissler tarzı güvenli modellere bak. daha güvenli duruyor. kendi kendine ve zorlama ile açılacak bir alet değil.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Kullanıyoruz ama tehlikeli mi evet
0
basond
(05.11.25)
fissler kullanıyorum patlamama garantisinden dolayı herhangi bir korkum yok. ama başka model de kullansam çok korkmazdım sanırım. patlama çok düşük bir ihtimal gibi geliyor
0
dfn4
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Korkutmak gibi olmasın iki defa patladı benimki. Kapağı iyi kapatmamışım. Mutfakta değilken patlayıp içindekiler tavana yapışmıştı. :( Kullanmaya devam ettim sonrasında; travmatik bir tecrübe değildi. Yeni nesilller daha güvenlidir, benimki eski epeyce.
0
auroraaurora
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum. eski tipte duduklu.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Çalışıyorum zamanım kısıtlı ağır ağır pişirme imkanım yok.
Kullanmak ne kelime :) Wmf set aldım büyük ve küçük her gün illa kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(05.11.25)
10 senedir kullanıyorum bir kez bile sorun yaşamadım. Fissler
0
kullanicadi
(05.11.25)
yıllardır kullanıyorum, hiç de korkmuyorum, eskiden de korkmazdım.

eski tip düdüklü tencereler, içinde basınç varken açılabiliyordu. belki orada yanlışlıkla açma riski vardı. yeni düdüklü tencerelerin açma mandalı, içinde basınç varken kilitleniyor, isteseniz de açamıyorsunuz.

doğru kullandıktan sonra bir tehlikesi yok. ama mesela @kisa demiş ki düdük dediğin şey emniyet valfi, fazla basıncı oradan çıkarıyor. şimdi içini fazla doldurursun, içerideki bir mercimek parçası gelir içeriden o valfi tıkar, içerideki fazla basınç çıkamayınca ne olur? iyice sıkışır, sonra güm.

ama tepesine kadar doldurmak yerine yarısını doldurup içinde fokurdamaya yer bırakırsan hiçbir şey olmaz. ya da ne bileyim olmaz ya, fıslaması gerekirken fıslamıyor, fıslaması kesildi, ya da tuhaf sesler çıkarıyor, her zamankinden değişik bir şeyler oluyor. sakince ocağı kapat ve tencerenin durulmasını bekle. alttan ateşi kapattıktan sonra patlayacaksa bile patlamaz artık.
0
kibritsuyu
(05.11.25)
evimde düdüklü tencerem var ancak nasıl kullanılacağını bilmiyorum. içine ne koyup da pişireceğimi bilmiyorum.
0
co2s2
(05.11.25)
korkuyorum, kullanmıyorum annem kullanıncada girmiyorum mutfağa, korkan bir arkadaşım elektriklisini aldı %100 güvenilirmiş o şekilde kullanıyor.
0
eja
(05.11.25)
Kullaniyorum ve korkmuyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.11.25)
Düdüklüde pişecek bir şey varsa eşim pişiriyor. Öğrenci evimde bir düdüklü tencere kazası sonrası saatlerce tavandan/duvarlardan salça ve fasulye silmem gerekmişti, gerçi o zaman da yemeği annem yapıyordu. Ben her türlü uzak duruyorum, gerek yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.11.25)
Şimdi auroraaurora nin dediği şeyi ben patlama olarak almam, kapağı doğru kapatmamis, emniyet valfi ise yaramamış. Bu emniyet kemeri takmadan kaza yapınca emniyet kemeri ise yaramıyor gibi bir durum.
düdüklüyu savunayım (rakamlar uydurmadır)
Kapak kapalıyken 50 Bar iç basınca dayanır, düdük ise 6 barda açılır ve havayı boşaltir. Kapak tam. Kapanmazsa 4 barda kendini bırakır diyelim.
kapak kapalı olsa fazla. Basınç dudukten çıkacaktı, ama yarım kapalı olduğu içi. 6 bara gelmeden 4 5 varda kapak açıldı ve etrafı dağıttı. Mubtemelen bomba gibi. İr sarapnel parçası yoktur sadece ortalık batmıştır (kapak da bir tarafa gitmiştir)
0
kisa
(05.11.25)
korkuyorum kullanmıyorum onun yerine arçelik gurme şef kullanıyorum, instant pot olarak geçen ürünler kullanılabilir kısaca
0
barisa
(05.11.25)
@kisa
Evet, kullanıcı hatasıydı benimki. Hala kullanıyorum aynı tencereyi, bir sıkıntısı yok. Yine de dikkatli olmakta fayda var.
+1
auroraaurora
(05.11.25)
surekli kullaniyoruz, elimizdeki tencere 15 yasini gecti.
sifir korku.
cunku (bkz: guvenlik katsayisi)
+1
cooperr
(05.11.25)
korkuyorum. evde bomba gibi duruyodu yıllardır. anneme verdim o da kullanamıyor çünkü o da korkuyor. niye istedi bilmiyorum sdkfsfg
0
matilda
(05.11.25)
Neredeyse tüm yemekleri düdüklüyle yapıyorum, korkmuyorum.
0
mirty
(05.11.25)
(15)

Pencerenizin manzarası

a perfect lie
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
Evde (varsa böyle bir pencere) en çok dışarıyı izlediğiniz pencerenizin manzarası nasıl? Bakınca ne görüyorsunuz? Uzun uzun bakıyor musunuz? Sizi mutlu ediyor mu? Ne düşündürüyor?
0
a perfect lie
(02.11.25)
İstanbul'da yaşadığım evde betondan başka bişi görünmüyor ne yazık ki.
Ama köy evimde salon manzarası şu, sık gidiyorum her seferinde uzun uzun izliyorum.
ibb.co
+1
Bruce
(02.11.25)
Karsi sitenin havuzu, bi de bayagi blokluk site yapmalik, neden bos oldugunu anlamadigim kocaman bir yesillik alan.
0
matilda
(02.11.25)
denize bakıyor. balıkçı teknelerini görüyorum. bazen uzun uzun dalıyorum. mutlu da ediyor ama bazen düşüncelere dalıyorum manzaradan dolayı.
+2
false pretension
(02.11.25)
Deniz manzarasi var şu an
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
salonda dışa bakan duvar enine boyuna komple fransız balkon. en çok buradan bakıyorum dışarıya.

aşağıya doğru yeşillikler ve havuz.
solda otoban. ortada tek katlı bir avm. avm'nin arkasında ve sağda solda alçağıyla yükseğiyle binalar ama genel olarak çok açık.
denize kuş uçuşu yaklaşık 3-4 km mesafede olmama rağmen bir dolu deniz. (ev tepede gibi)
uzaklarda da yalova sahil.

uzun uzun bakıyorum. içim daraldığı zaman ferahlatıyor.
+1
co2s2
(02.11.25)
soz.lk

evet uzun bakiyorum arada. geleni geceni izliyorum, kuslari izliyorum. mutlu ediyor, huzur veriyor ama bazen de ozlem duygumu tetikliyor, guzel ama keske sevdiklerime yakin olsam diye de dusunebiliyorum.
+1
lemmiwinks
(02.11.25)
hizliresim.com
Tam önünde dalları uzanan kavuşan ağaçlar var. Yaprakların yeşilden sararmasına şimdilerde dökülmesine tanık olmak buruk ama tatlı bir his veriyor. Arada uzun uzun bakıyorum bilhassa gece yarıları ya da gün doğarken.
+1
Amaranta ursula
(02.11.25)
millette ne pencereler manzaralar var.
www.window-swap.com

bizim manzara bağcılar!
0
exlibris
(02.11.25)
bir pencere doğrudan karşı binaya bakıyor çoğu zaman perdeyi açmıyorum bile.
diğeri binanın önündeki küçük yeşillik alana ve parka bakıyor. güneybatı cephe olduğu için ara ara gün batımına bakıyorum ama nadiren.
0
black holes in the sky
(02.11.25)
Karlı dağ, orman.
+1
logisticsmanager
(02.11.25)
sazlık ve uzun zeytin ağaçları. ileride dağlar var. beni mutlu ediyor.
0
mikahakkinen
(02.11.25)
Benim balkonum sokağa bakıyor karşıda apartmanlar var balkonda otururken karşı binadaki insanlarla denk gelme durumunu hiç sevmiyorum bu yüzden oturduğum tarafın camını açmam.

Salondaki küçük balkonun önü açık parka bakıyor arkasında avm olduğu için açıklık devam ediyor orada oturmak daha keyifli bu yüzden, parkta biraz ağaç olsa daha da keyifli olabilirdi.
+1
mutekebbir
(02.11.25)
<a href="hizliresim.com"><img src="i.hizliresim.com " alt="ff"></a>
hizliresim.com
Trdeki evimizin manzarası baya iyiydi her sabah uzun uzun boğazı izlerdim ve güneşin batışları çok güzel olurdu izlemek çok mutlu ederdi. şimdi ise sovyet bloklarına bakıyor hayatı sorguluyorum.
0
suicides underground
(02.11.25)
pencere değil de balkonda oturmayı severim arka bahçemde avokado ağacı var 4. kata kadar boyu var her yer yemyeşil(di) inşaatlar da olmasa
0
neira
(03.11.25)
(4)

Olumsuz ruh halim?

Topalordek
Herkese selamlar. Son aylarda sürekli işlediğim günahlar, işyerimde yaptığım hatalar, hayatımda yaşadığım olumsuzluklar ve hatalar sürekli aklıma geliyor. Bir türlü atamıyorum kafamdan. Bazı şeyleri hak etmediğimi bazılarını ise hak ettiğimi düşünüyorum. Kafam allak bullak hiçbir şeye aklımı veremiy
Herkese selamlar. Son aylarda sürekli işlediğim günahlar, işyerimde yaptığım hatalar, hayatımda yaşadığım olumsuzluklar ve hatalar sürekli aklıma geliyor. Bir türlü atamıyorum kafamdan. Bazı şeyleri hak etmediğimi bazılarını ise hak ettiğimi düşünüyorum. Kafam allak bullak hiçbir şeye aklımı veremiyorum. Durumumu ailemden arkadaşlardan saklıyorum. Yaş 35. Bu yetmiyor öbür dünyada da sürekli cehenneme gideceğim diye korkuyorum. İşlediğim büyük günahlar da yok ama nedense öyle görüyorum sürekli kendimi. Aklımı temizleyemiyorum. Ne yapsam sizce? Okb tedavisi aldım 3 4 yıl önce, başka bir meseleden.
0
Topalordek
(02.11.25)
muhtemelen depresyondasın hocam, anksiyete de var.

ben de benzer bir ruh halindeyim. çözüm ne bilmiyorum. dizi/film, kitap ve oyunlarla bu ruh halinden kaçmaya çalışıyorum ama kalıcı bir çözüm de değil.
0
hold the door
(02.11.25)
@bir sıcak el uzanır duyuruma bekleniyorsunuz sndkdmd
0
matilda
(02.11.25)
sona düştüğünüz nottan da farkında olduğunuzu düşündüğüm üzere, bu okb'nin yarattığı binlerce tür arızadan biri. bildiğiniz üzere bu kişinin günahkar olup olmamasıyla ilgisiz; doğrudan kaygı bozukluğuna dayanıyor. kimi sürekli yakınlarının başına bişey geleceğinden kaygılanır; kimi ütüyü ocağı kapattım mı diye.. psikiyatriye görününüz.
not: uzman değilim, okb geçmişim var.
0
lil siztah
(02.11.25)
Cennet de cehennem de yok o yüzden rahat ol. Tüm sorunda bu şekilde çözüldü
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
(5)

Hayatınızda kendinize göre büyük bir borcunuz oldu mu?

egerbiryolcu
1. Psikolojiniz ne durumdaydı2. Dertleseceginiz birileri oldu mu3. Nasıl ödediniz/toparladiniz veya hâlâ çabalıyor musunuz4. Bunu düşünmekten hayatınızı ertelediniz mi
1. Psikolojiniz ne durumdaydı
2. Dertleseceginiz birileri oldu mu
3. Nasıl ödediniz/toparladiniz veya hâlâ çabalıyor musunuz
4. Bunu düşünmekten hayatınızı ertelediniz mi
0
egerbiryolcu
(28.10.25)
evet eşimle ikimiz ev borcuna girmiştik, evi akrabamızdan aldığımız için bize indirim yapmıştı, borç öyle büyük bir borç değildi ama bize göre fazlaydı.

1. psikolojim normaldi
2. eşimle ortak derdim olduğu için onunla konuşuyorduk
3. bir miktar kredi çektik, kalanı çalıştığımız paradan biriktirdik ödedik
4. bu yüzden hayatımızı erteledik evet. neredeyse hiç dışarı çıkmadık, hep evde yemek yedik, tatile vs gitmedik, para harcanacak ortamlardan genelde uzak durduk. evet gençliğimizden gidiyordu ama yapabileceğimiz de bir şey yoktu ailemizden bize miras kalmadığı için bir şeyleri kendi kendimize halletmek zorundaydık ve hallettik, bitti borcumuz.
+1
Sadece soruyorum
(28.10.25)
evet oldu. eşim kartlarını yapılandırma yapmak zorunda kalmış üstelik söylemeden. cidden çok tartışmıştık ve kızmıştım nasıl bu hale geldi diye. çünkü çok masraf yapmıyorduk gerçekten. normal hayatımız vardı. en son artık kredi kartının asgarisini dahi ödeyemiycek konuma gelmiştik. atıyorum 15.000 asgari ama bizim elimizde suyunu da çıkartsan 13.000 var o 2000'i bulma şansımız yok.
çok bunaldığım bi gün anneme söyledim artık dayanamıyorum ben böyle hayat yaşamadım hiç diye. annem tabii benim ağladığımı duyunca tansiyonu fırladı, sinir krizleri geçirildi. babamla koalisyon kurup ondan biraz dolar borcu alıp birazını benim köşedeki az miktarda altınımla kapatıp kalanını da kredi çektik 2 senemiz gitti ama.
şimdi yine ev taşıdık babamdan euro aldık borç, geçen seferki gibi olmasa da sıkışık durumdayız ama ocak zamlarına güveniyoruz, bakalım. bu borç da tahmini 1-1.5 yılda bitecek gibi.
0
matilda
(28.10.25)
Bu yaşıma kadar her zaman kenardaki param borçlarımdan fazlaydı ve güven veriyordu.
Fakat geçen hafta araba aldım,
Teorikte ödeme planına göre ödenebilir borç ama harici masrafları kısmam gerekiyor yemek, gıda takviyeleri, kahve, ıvır zıvır filan bakalım ilerleyen günlerde göreceğiz.

Borcu yaparken psikoloji biraz bitik seviyedeydim,
Annem destek olacağını söyledi,
Henüz ödemeler tam anlamıyla başlamadı güzel taksitlere böldüm,
Hayatı hep erteledim zaten bu da çok fazla etkilemeyecek,
Yurtdışı hayalleri filan biraz ötelenir,

Umarım mutluluğum uzun sürer çok konforlu meret.
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.25)
leasing ile araba aldık yanlış hesap yapmışız ve baya zorluyor:/ satılmıyor da gerçekten bütün hayatımızı etkiledi baya zorlanıyoruz. Dertleşiyoruz evet ama kimse anlamıyor satın gitsin diyorlar ama bir yıldır ilanda araba arayan bile olmadı. Buralarda bu işler kolay değil. Hayatı baya erteliyoruz bitse de kurtulsak.
0
suicides underground
(28.10.25)
birinin iftiraları sonrasında işimden çıkartıldım. para kazanmadığım bir dönemde çok saçma sapan para harcadım, ve sonra fark ettim ki kendime bir borç yaratmışım. tekrar benzer bir iş bulabileceğimi sanıyordum, o arada bizim sektörde piyasa çöktü.

1- psikolojim hala berbat durumda. önümüzdeki bir kaç sene harcadıklarıma çok dikkat etmem gerekiyor.
2- kimsenin beni anlamasını bekleyemiyorum. hem de oluşan borç tamamen benim ihmalim yüzünden olduğu için, kimseye dert anlatabileceğimi zannetmiyorum. kimseyle dertleşmiyorum.
3- kimseden borç almadım. ailemin durumu iyi olmasına rağmen çok zaruri bir durum haricinde kuruş para almadım. kendim çabalıyorum.
4- eskiden olduğu gibi para harcayamadığım için, eski hayatımı yaşayamadığım için otomatik olarak ertelenmiş oluyor. örnek veriyorum, eskiden en pahalı restoranlara mekanlara çok rahat giderken, şimdi mekan seçerken 2 kere düşünüyorum.
0
co2s2
(28.10.25)
(2)

Sanal Gerçeklik Gözlükleri İlgili Bazı Sorular

pangea
Herkese merhaba,bu zamanigolardan bir tane almaya niyetleniyorum... gelgelelim kafamda henüz yanıtlayamadığım bazı sorular var.evvela, deneyim mevzusu. daha önce hiç bunlardan kullanmadığım hesaba katılırsa, acaba kullanırken "vay canına!" dedirtecek bir deneyim söz konusu olur mu? ikinci mevzu ise,
Herkese merhaba,

bu zamanigolardan bir tane almaya niyetleniyorum... gelgelelim kafamda henüz yanıtlayamadığım bazı sorular var.
evvela, deneyim mevzusu. daha önce hiç bunlardan kullanmadığım hesaba katılırsa, acaba kullanırken "vay canına!" dedirtecek bir deneyim söz konusu olur mu?

ikinci mevzu ise, hangi cihazı almak gerekir üzerine. bildiğim kadarıyla bu alandaki en iyi cihazlar oculust rift 3 ve htc vive. Türkiye şartlarını hesaba katarak, hangisini almak daha doğru olur sizce? yeri gelmişken, htc vive'da sanıyorum steam uygulaması "default" geliyor; benzer durum oculust rift'de de mevcut mu? yoksa oculus'da steam desteği yok mu?

son sualimse, uygulama desteği ile ilgili... bu zımbırtılardaki uygulamalar Türkiye'de de kullanılabiliyor mu? yani, o kadar para verdikten sonra heves ettiğimiz bir uygulama için "bölgenizde bu hede desteklenmemektedir" gibi bir uyarı almak insanın tadını kaçırabilir!

biraz uzun oldu; ancak yanıtlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
0
pangea
(28.10.25)
fiyatına göre en tatmin eden cihaz meta quest 3s (299 usd amerika fiyatı, tr'de ikinci el az kullanılmışları bu fiyatlara bulabilirsiniz). amaç vr neymiş göreyim, beat saber, pistol whips, table tennis falan oynayım ise direkt alıp geçin. (kabloyla bilgisayara bağlayıp steam üzerinden half-life falan da oynayabiliyorsunuz).

gerçek dünya ile entegre (ar) gözlük istiyorsanız apple'ın vision pro'su iyi ama parasının aleti değil. samsung da yeni galaxy xr çıkardı 1800 dolar civarına. ona da bakabilirsiniz. bunların asıl olayı gerçek dünyaya tam entegre olması (duvara dev ekran yerleştirme, evinizdeki sehbanın üzerinde 3d model inceleme vs.)

ha bu dediklerimi oculus meta ile de yapıyorsunuz ama aynı deneyim değil elbette.

bunlar uzun süreli kullanılacak cihazlar değiller henüz. alıp deneyimlemek için güzel oyuncaklar ama 3-5 ay sonra muhtemelen satarsınız ya da birine verirsiniz (2 cihazımı da birine verdim).

uygulamalarda bölge kısıtlaması yok. oculus meta'da aylık belli bir ücretle çoğu oyuna erişim de sağlayabiliyorsunuz (xbox'ın game pass'i gibi).

htc gibi markalar en son bıraktığımda duvara hareket algılayıcı kurduruyorlardı. uğraşılacak iş değil onlar. şimdi baktım kalkmış onlar ama fiyatlar gereğinden fazla pahalı.
0
brkylmz
(28.10.25)
alıp 3-4 kere kullanıp kenara atılacak aletler.
çok baş dönmesi ve baş ağrısı yapıyor bir kere.
öyle vay be denilecek de çok bir şey olmuyor.
kontrolü de zor.
ben tavsiye etmem yani. gereksiz masraf.
0
matilda
(28.10.25)
(12)

kız arkadaşım resimler gördü ve..

baldan kaymak
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.

Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
0
baldan kaymak
(24.10.25)
Olgunlaşmamış biriyle ilişki sürdürmek istemiyorum. Kendine iyi bak. Diyorsun.
+9
arbre
(24.10.25)
Konu bir iki gün soğusun sonra açıklamanı yaparsın, kendini aşırı açıklamaya çalışma sadece olanı anlat. Bundan sonrası ona kalmış istediği kararı verebilir

Geçmişindeki fotoğrafları silmeliydin vs argümanı da duygusal manipülasyon. Bazı insanlar fotoğrafları siler bazıları silmez. Bunu kabullenmeyecek insanlar da özgürce başka yollara gidebilir.
+1
grimavi
(24.10.25)
olgunlaşamamış +1
eskiden ben de böyleydim. olay çıkartırdım her şeye. sen açıklamanı yap inanmıyosa bye bye de.
+2
matilda
(24.10.25)
Mal mı bu afedersin onları görmeseydi yaşanmamış mı olacaktı.

Yaşanmış ve görmüş işte ne var bunda benim liseden beri fotoğraflarım duruyor (2012)

Merak edip bakarken ne görmeyi bekliyordu acaba?

Kızlarda şey tribi oluyor. Eskiyse neden silmiyorsun.s.s.s işim gücüm yok binlerce fotoğraf arasından eski foto arıycam.

Saniyorlar ki yalnız kalınca gizli gizli eski sevgililerimize bakıp ağlıyoruz herhalde... değişik bir kafa.

Ben şahsen olsa ve görsem çok isterim, merak ederim yani. Eşim her şeyi silmiş, bu daha rahatsız edici.
+7
ananiyimioguz
(24.10.25)
Derin derin nefes al geçecek. Kendini daha iyi hissedince her şey bu kadar karanlık olmaz ve daha iyi konuşur ona göre kararlar verirsin.
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(24.10.25)
Kız arkadaşına olgunlaşmamış diyenlere katılmıyorum bazı takıntılı adamlar var ki ben de denk geldim eski sevgililerinin hepsinin fotoğrafları bi köşe saklı duruyor. Belki hala ona karşı bir şeyler hissettiğin için sakladığını düşünmüş olabilir. Bir kaç gün müsaade et ardından @grimavi dediği gibi açıklamanı yaparsın. Şayet açıklamadan sonra görüşmek istemiyorsa yapacak bir şey yok
+2
mermaidd
(24.10.25)
Kıza da hak veriyorum benim de birebir takıntılı olarak takip edildiğim oldu, çok ürkütücü.
Seni de öyle sanmış olabilir.
Sakin kafa ile konuşun güvenemiyorsa yapılacak başka şey yok.
0
cilekli pasta
(24.10.25)
Gecmis olmus bitmistir geri gidip mudahele sansinin olmadigi bir yerdir. Ayrica iyi ya da kotu insanin anilarini saklamasi kadar dogal bir sey olamaz. Fotograflarin duruyor olmasini, hala o kisilere karsi duygusal hisler besleyebilecegin anlamini cikaran insanlarla birlikte olma. Kimse kendini guvende hissedecek olgunlugu gosteremiyor diye gecmisine dair olanlari silme. iyi de olsa kotu de olsa gecmis senin gecmisindir. Gecmisin gecmiste kaldigini bilip bunu sindirebilecek olgunlukta olmayan biriyle vakit kaybetme.
+2
tezek
(24.10.25)
ayrıl abi, ne işin var. böyle bir psikolojinin kime ne faydası olacak.
0
gabe h coud
(24.10.25)
Ben şahsen birlikte olduğum kişinin eski sevgilisiyle fotoğraflarının arşivde dağınık bir şekilde kaldığını görsem daha rahat hissederdim. Bu durum özellikle hepsini silmiş olmaktan daha umursamazca duruyor.

Sadece bu kişiyle olan fotoğrafları ayrı bir klasörde titizce gruplanmış olarak bulsam biraz rahatsız olurdum ama yine de ayrılma noktasına gelmezdim.

Ayrılma noktası benim için fi tarihinden kalma fotoğrafların derli toplu şekilde güncel, kolay ulaşılabilir bir yerde ve hatta belki diğer eski sevgilerle olan fotoğraflarla da birlikte bir arada bulunması olurdu. Bu @mermaidd'in dediği yere denk düşüyor.

Böyle bir durum yoksa olgun bir davranış değil +1. Bence de kendi açınızdan olayı anlatıp sonrasında çok ısrarcı olmayın.
+2
akhenaten
(24.10.25)
bir iki gün bekle. sonra karşına alıp bu resimleri gördükten sonra ayrılmak istemesinin asıl sebebini öğren. resimleri sakladığını mı düşündü, yoksa ondan önce biriyle çıkmış olmana mı öfkelendi?
sakladığını düşündüyse açıklamanı yap, yedek olayını anlat. hala inanmıyorsa postala.
ondan önce biriyle çıkmış olmana öfkelendiyse, postala.

bu ne ya çocuk gibi
0
nolmus yani
(24.10.25)
ohooo daha şimdiden böyle şeylere ayrılmak istiyorsa işin iş geçmiş olsun
0
Hallegadola
(24.10.25)
(12)

sokaklara isim yerine numara vermek her şehirde yaygın mı?

messina123
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
+1
messina123
(23.10.25)
Hayır değil.
Mersin'de bu durum benim de dikkatimi çekmişti. Doğuya doğru gittikçe bu durum daha da artıyor diye biliyorum. Bitlis vs
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
var ama isim de çok var. hangisi daha fazla bilemedim yani.
0
jelly bear
(23.10.25)
İstanbul'un bazı yerlerinde de bu olay var, bu sokak 1000. sokaksa bir alttaki sokak 1010.sokak diye geçiyor, belli bir düzene göre gitmiyor. Eskiden problem olabilirdi ama şimdi GPS var, sokak ismi ne olursa olsun çok da problem değil bence.
0
lamborcini
(23.10.25)
benim oturduğum yerde de sokak isimleri böyle ama böyle 5-6 haneli değil 4 haneli bizdeki bence 4ten fazlası akılda zor tutulur gerçekten de.
0
matilda
(23.10.25)
Ankara'da 4 haneli sokaklar var ama 6 haneli neymiş öyle.
0
anatomik
(23.10.25)
Benim en çok yaygın gördügüm bu olayın izmirde daha çok olması belli başlı caddeler isimden oluşuyor fakat geri kalanın çogungu 4 haneli numaradan oluşuyor
0
limonlu eksi
(23.10.25)
İzmir'in belli semtleri hep numaralı sokaklardan oluşuyor. Ama izmirde benim yaşadığım ilçede sokakların isimleri normal kelimelerdi.

Denizli'de iki sene yaşadım, orada da numaralı sokaklar yaygın.
0
nundu
(23.10.25)
istanbul'da da böyle uygulama var ama ilçe bazlı alışkanlık filan herhalde. tabii bunlarda da sözcük bazlı sokak/caddeler de var, sadece numara/sayı yok.

esenyurt, sultangazi, esenler, bağcılar, arnavutköy filan aklıma gelenler.
0
m e b
(23.10.25)
Muğla, benim bulunduğum mahalle tamamen numaralı sokak ama merkezi ve eski mahalleler hep isim, çiçek adı ya da kişi adı filan.
Sanırım birden yerleşime geçip patır patır sokak açılan yerleri numaralamış geçmişler.
0
subcomponent
(23.10.25)
yurtdisinda yaygin olan ulkeler var.
benim nefret ettigim uygulamalardan biri.
0
cooperr
(23.10.25)
görece yeni yerleşim yerlerinde sokaklara numara verilir. bir yaşanmışlık yok, tarihi bir bağ yok. biri çıkıp şuradan isim söyle yazayım demiyor, sıradan numara veriyorlar. sonradan bu numaralı sokaklardan isim verilenleri oluyor.
0
late viper
(24.10.25)
izmirin tarihi sokaklar hariç nerdeyse tamamı numaralı sistem. hatta bazılarında 7854/45 gibi durumlar da var. sistemi zamanında iyi kurmuşlar. sıralı gidiyor ve amerkan sistemi gibi kendi içinde bir düzeni var.
-skati ! 17. caddeye gidiyoruz. yeni bir ceset bulunmuş:)))
0
ground
(24.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.