Giriş
(13)

kaç bedenim ben?

t joe
pantolonlarım belden 30 yada 32(genelde 32) boydan da 32 beden. t-shirt vs. ler ise genelde small, nadiren medium. acaba ben kaç bedenim?mecburi gelen edit: erkeğim olm ben ona göre..
pantolonlarım belden 30 yada 32(genelde 32) boydan da 32 beden. t-shirt vs. ler ise genelde small, nadiren medium. acaba ben kaç bedenim?

mecburi gelen edit: erkeğim olm ben ona göre..
0
t joe
(20.11.08)
40-42 gibi.
0
sui
(20.11.08)
aslında pantolonda 32 giyen biri için tişörtleri small giymek garip. 42 gibi görünüyor.
0
girl in a coma
(20.11.08)
demek ki annem sallamış, 38 demişti :))

edit: bence de garip ama durum bu..
0
🌸t joe
(20.11.08)
40
0
sare
(20.11.08)
hatta tahminime göre oxxo'da ve adilışıkta m, koton'da 40 size rahatlıkla olur - dar kalıplı pantolon ve eteklerde 42 olur.
0
sare
(20.11.08)
etek giymeyi pek tercih etmiyorum, genelde cinsiyetimin el verdiği ölçüde giyinmeyi severim ;)
0
🌸t joe
(20.11.08)
aaa bir dakka bir dakka ben kadın olduğunuzu varsayarak ona göre yorum yapmıştım, geri alıyorum hepsini :)
0
sare
(20.11.08)
Alt bedenin 40 üst bedenin kalıbına göre 36-38 gözün aydın:)
0
foreign
(20.11.08)
aa
cinsiyetini baştan deseydin keşke (:
ben de geri alıyorum. 38 bedensin
0
girl in a coma
(20.11.08)
sevgili anneciğim; senin için "sallamış" şeklinde bir yorum yaptığım için çok özür dilerim bütün ekşi yuzırs önünde. ah bu anneler, her şeyin en iyisini biliyorlar..
@girl in a coma
cinsiyet olayı aklıma gelmemişti, ne biliyim ben beden dene şey cm bazında ölçülen bi' şey sanmıştım ve erkek içinde bayan için de 1cm=10mm=0,01m felsefesiyle hareket ettim.(garip felsefeler bunlar)
0
🌸t joe
(20.11.08)
erkeklerin bedenleri farklı bir şey arkadaşlar. ben de kadın zannedip cevap vermedim de takım elbise almak için soruyorsanız tamamen farklı bir şey o. kot bedenim 36, takım elbise bedenim 54 mesela benim. benden 3 beden küçüksünüz. o halde diyebilirim ki takım elbiseniz 48 beden falan olmalı. zaten 38 beden diye erkek takım elbisesi bulamazsınız. belki 10 yaşındaki çocuklar için vardır.
0
kibritsuyu
(20.11.08)
ya bu kumaş pantolonlar da farklı bi' beden modeli var ya, işte bahsettiğim buydu, korkarım sorun bende ya; eksik bilgi verdim sanki..
0
🌸t joe
(20.11.08)
kumaş pantolon alırken 46 bedenim ben de. yardımcı olsunlar. ona denk geliyor.
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(20.11.08)
(6)

eft yaparken kira bedeli açıklaması yazmamak bi tarafıma girer mi?

mavikedi
bir seneden fazla süredir kiracıyım. geçen aya dek, iş bankası hesabımdan ev sahibinin akbank'taki hesabına kirasını eft yoluyla yatırıyor ve açıklama kısmına diyelim ki ''kasım ayı kira bedeli'' yazıyordum, ki ilerleyen zamanlarda bi tarafıma girmesin. ve fakat geçen ay ev sahibim aradı ve bundan b
bir seneden fazla süredir kiracıyım. geçen aya dek, iş bankası hesabımdan ev sahibinin akbank'taki hesabına kirasını eft yoluyla yatırıyor ve açıklama kısmına diyelim ki ''kasım ayı kira bedeli'' yazıyordum, ki ilerleyen zamanlarda bi tarafıma girmesin. ve fakat geçen ay ev sahibim aradı ve bundan böyle kirayı başka bir bankadaki hesabına yatırmamı rica etti. benim için farketmez tabi, ''hay hay.'' dedim. telefonu kapatmadan önce de ekledi: ''yalnız bundan sonra açıklama kısmına kira bedeli diye yazmayın lütfen. malum yeni vergi düzenlemesi falan.'' o an kafam pek çalışmadığı için ''tabi olur.'' gibisinden bir şeyler söyleyip telefonu kapadım.

şimdi malum 1 kasım'dan itibaren yapılacak olan yeni düzenleme ile birlikte, her türlü işyeri ve 500ytl üzeri konut kiralarının elden ödenmesi yasaklandı. amaç da vergi kaçaklarının önüne geçmek. geçtiğimiz ay için ev sahibinin söylediği şekilde açıklama kısmına sadece adımı soyadımı yazarak kirasını gönderdim ama içim hiç rahat değil. yarın bir gün başım derde girmesin? vergiyi kaçıran ben değilim ama bir şekilde yardımcı olmuş oluyor muyum?

bu arada konuyla alakasız olabilir ama ev sahibimin birden fazla kiracısı var. adam hepsinden böyle yapsa, ohoo dünyanın vergisini kaçıracak! ''banane ben yine de kira bedeli yazıcam.'' diye tuttursam, kendisi ile papaz oluruz ki hiç istemediğim bir şey doğal olarak. şimdi ''çık o zaman evimden.'' der falan, kış vakti uğraş dur sonra.

ne yapmalı? ne etmeli?

konunun yasal olduğundan şüphe ettiğimden mütevellit, internet kullanıcılarına kapalı gönderiyorum bu arada.
0
mavikedi
(19.11.08)
bu düzenleme bilindiği üzere mevzuat.basbakanlik.gov.tr linkteki tebliğ ile getirildi.

tebliğin lafzından kira bedelinin yatırılırken bir açıklama yazılmasına ilişkin bir husus anlaşılmıyor. bu noktada düzenlemenin amacına bakmak gerekir bu da nedir, kaba tabirle vergi kaçırılmasının önüne geçilmesi. bu nedenle mantıksal olarak yazılması gerekir.

ancak cezai yaptırımlar sadece banka ya da ptt aracılığıyla yapılmaması halinde düzenlenmiş. bu nedenle de size yapmışsın ama açıklamamışsın diye ceza kes(e)mezler. keserlerse de itiraz yolu açık gözüküyor. gel gelelim takıntılı memurun biri çıkarsa başınızı ağrıtır huzurunuz kaçar.
0
bordeaux
(19.11.08)
off işte iki ucu moklu değnek. bir tarafta ev sahibi, bir tarafta vicdan. yazsan ev sahibiyle papaz olucan, yazmasan adama vergi kaçırmasında yardımcı olmuş olma düşüncesi yoracak.

tavsiyem yazmayın "kira bedeli" diye. yani yasal olarak size açıklama yazdırmadınız diye bir şey olmaz. kesinlikle güvence verebilirim manyak memur bile çıksa "niye kira bedeli diye yazdırmıyon" diyemez. sana ne kardeşim yazdırırım yazdırmam dersiniz. ceza falan da kesemez yani rahat olun. olsa olsa vicdanınız "adamın vergi kaçırmasına yardımcı mı oluyorum acaba" diye sizi rahatsız eder. etmesin. kendi vicdanıyla başbaşa kalsın. çünkü "kira bedeli" yazdırsanız ev sahibiyle papaz olursunuz.

muhtemelen adamı beyanname vermedin diye incelemeye falan alırlarsa "o benim emmoğlum, bana her ay para yollar ehehe" diye bir açıklamayla yırtacağını zannediyor. ama maliye de bunları pek yemez. ev sahibi yakalanana kadar idare eder. ama yakalandı mı da "emmoğlum o benim" açıklamasını maliye kabul etmez. alır vergisini cezasıyla. banka hesabından adınızı görüp size sorabilirler. yalan söylemezseniz adamdan alırlar vergisini.

doğrusu şimdiye kadar açık vermediği sürece yakalananını görmedim. eskiden vergi iade zarfına kira kontratını koyar işyerimize verirdik. maliye de işyerlerine sorardı "kira kontratı koyanların listesini bana ver" derdi. listeyi verirdik. bakardı o listede ev sahibi diye görünen kişi kira geliri beyan etmiş mi, etmemişse yapışırdı yakasına. artık bu kontrol mekanizması da kalmadı. çok rahatsız olursanız 189'a ihbar edin.
0
kibritsuyu
(19.11.08)
ileride bir ihtilaf olması halinde kira ödemediğiniz ileri sürülebilir. aman diyim. ev sahibine kıyak geçmek sizin aleyhinize. o yüzden her kira ödemenizde mutlaka onun hangi aya ait olduğunu belirterek yatırmanız en doğrusu. ev sahibinin vergi kaçırmasına sebep ve ortak olmayın.
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(19.11.08)
ev sahibinin isteği üzerine biz hala kirayı elden teslim edip, kontratın arkasına da miktar yazdırıp imza attırıyoruz her ay. bildiğim kadarı ile, hukuki sorumluluk kiracıda değil ev sahibinde. eğer yanlışsam lütfen düzeltin, yoksa benim de başım belaya girebilir, hmmm..

bu arada ev sahibi ile papaz olman hukuki bir sorun teşkil etmez. kiraya her yıl enflasyon oranında zam yaparsan, birden fazla evi olan ev sahibi, hele aynı semtte de evi varsa seni evden çıkaramaz. tabi işin psikolojik tarafı için bir şey diyemeyeceğim.
0
flyalone
(19.11.08)
mevzuatta ne yazdığı özellikle böyle durumlarda çok önemli değil.
senin kiranın ne kadar olduğu belli ve o ay o miktarda para yatmış bir yere. altında kira yazıp yazmaması önemli değil. bu noktadan sonra ev sahibinin senin o parayı kira olarak değil de başka bir şey için yatırdığını kanıtlaması gerekir ki, çok zor olur. yani altında kira yazmasa bile dekont geçerli olur. zaten ev sahibinin öyle bir şeye kalkışacağını zannetmiyorum, senin "böyle böyle kira bedeli diye açıklama yazdırmamı o söyledi, vergi kaçıracakmış, diğer evlerinde de böyleymiş" demen ile adam vergi kaçakçısı muamelesi görür ki pirince giderken bulgurdan olmuş da olabilir. yaa yaa..
0
co2s2
(20.11.08)
flyalone. 01.11.2008 itibarile 500 ytl üstü kiralar bankaya yatmak zorunda. tebliği okursanızda anlarsınız zaten ''mülk sahibi ve kiracılara, 1/11/2008 tarihinden itibaren her bir işlem için, (elden yapılan tahsilat ve ödeme tutarının %5’inin asgari ceza tutarının altında kalması nedeniyle) 2008 yılına ilişkin belirlenen tutarlarda ceza uygulanacaktır'' yani bu kiracı ve ev sahibine müteselsilen sorumluluk yüklüyor. eğer kiranız 500 ytl üzerindeyse kirayı banka aracılığıyla yatırmanızı öneririm.
0
cok bilmis bilir kisi
(27.12.08)
(3)

KABLO TV Kanal Değişiklikleri

balikci filozof
türksat 3 a uydusu vesilesiyle kablo tv'de kanallar değişti. 1- Kanalların kabloda nerede olduklarını gösteren bir liste var mıdır? 2- Bu ilanı verirken kablo yayını bir anlığına gitti, geri geldiğinde tüm kanalların yerleri dğeişmiş oldu. Bu benim tv'den mi kaynaklı yoksa kablo net kafasına göre iş
türksat 3 a uydusu vesilesiyle kablo tv'de kanallar değişti.

1- Kanalların kabloda nerede olduklarını gösteren bir liste var mıdır?

2- Bu ilanı verirken kablo yayını bir anlığına gitti, geri geldiğinde tüm kanalların yerleri dğeişmiş oldu. Bu benim tv'den mi kaynaklı yoksa kablo net kafasına göre iş mi yapıyor?

Not: Hava yağışlıdır, bunun da bir etkisi olabilir mi?
0
balikci filozof
(19.11.08)
2) Bununla birlikte 2 veya 3 oldu sanirim. Degistiriyorlar kanallarin yerini.
0
entrapmen
(19.11.08)
bugün yine mi değişti lan?
0
kibritsuyu
(19.11.08)
havanın yağışlı olması ile bir ilgisi yok..kablo tv teledünya platformu ile kanal sayısını artırdıkça kanalların yeri değişiyor..yeni kanallar eklendikçe kanalların frekansları değişikliğe gidiyor olabilir..
0
copy paste
(19.11.08)
(9)

Yılbaşı Eşantiyon Fikirleri

cedilla
Yaratıcı Dostlarım,Şimdi: biz bir tercüme/danışmanlık firmasıyız, "butik firma" diyelim, az-öz müşterimiz var, bürokrattan tutun da kurt iş adamlarına kadar. öyle bir eşantiyon bulmalıyız ki - hem seve seve ve sürekli kullansınlar (ajanda gibi, flash bellek gibi), komşunun çocuğuna veya çay ocağına
Yaratıcı Dostlarım,

Şimdi: biz bir tercüme/danışmanlık firmasıyız, "butik firma" diyelim, az-öz müşterimiz var, bürokrattan tutun da kurt iş adamlarına kadar. öyle bir eşantiyon bulmalıyız ki
- hem seve seve ve sürekli kullansınlar (ajanda gibi, flash bellek gibi), komşunun çocuğuna veya çay ocağına (standart takvim) vermesinler,
- hem biten birşeyse, "keşke bitmeseydi" deseler, hatta beni arayıp yenisinden isteseler
- hem şık ve zarif hem de düşünceli ve sorumlu olsun (çakmak değil de, çevre dostu kurşun kalem vs. gibi)
- sıradan olmasın, gören, "biz niye düşünemedik" desin. hatta o kadar hoşuna gitsin ki, eşi dostuyla paylaşabilsin, ortamlarda lafı olsun (arif takvimi gibi)
- kalantor iş adamına da göğsümü gere gere vereyim, sekreteri de kullansın, muhasebecisine de vereyim. yani, büyüğü de burun kıvırmasın, küçüğü de.
- yaptığımız işi de çağrıştırsın, ne bileyim lisana atıf olur, esprili tercümeler/tanımlar içerebilir (özekşi sözlük)
- çok acaip bütçeler düşünmüyorum, parça başı maliyette en fazla 10 liraya kadar çıkmak istiyorum.

Yaratıcı her türlü fikre/malzemeye açığım, uygulayacağım fikri verenlere de tabii ki iletirim yaptırdıklarımdan.

şimdiden teşekkürler.
0
cedilla
(19.11.08)
Katlanır açılır küplere takvim ve firmanızla ilgili görsel / yazı yerleştirin. Blok halde küp, ama önce ortasından ikiye açılınca içinden başka bir yazı resim çıkıyor, sonra o da açılıyor falan. Açılmış-Açılmamış halleri şurada var, anlarsınız neyi kastettiğimi.

castleofcollectibles.com
www.my12stepstore.com
mediawidgetnetwork.com
www.math.nmsu.edu
www.andrew.cmu.edu
www.historicsaintpaul.org
0
sui
(19.11.08)
ben şunu seviyorum. güzel bir kutu olacak. baya hoş fonksiyonel bir kutu. sonra içine ne doldurursanız doldurun. kutu güzelse atılmıyor ve yıllarca masa üstünde bir yerlerde kalıyor ve kullanılıyor. mesela güzel bir kutu içinde harika çikolatalar. şimdi çikolata fikri çok alışılagelmiş biliyorum ama güzel kutular hep saklandığı için söylüyorum.

bir de bu kadar iş adamı bürokrat müşteri varsa, bunlar paso seyahat ediyorlardır. seyahat boyu, seyahatte kullanılacak birşeyler gönderirseniz mesela traş takımı gibi, gibi çok makbule geçeceğini tahmin ediyorum...
0
kahvegibi
(19.11.08)
anahtarlık boyutunda, cepte taşınabilecek minik ledli fener (hatta ledli fener + laser pointerlıları var) olabilir. sadece 2-3 fonksiyonu olan (en küçüğünden) victorinox çakı olabilir (bu vardı bende bir banka vermişti. yıllarca anahtarlık diye kullandım. kayboldu sonra üstündeki anahtarlarla birlikte. çok üzüldüm).
0
kibritsuyu
(19.11.08)
cam içine değişik figurlerin sanırım laser ile yapıldığı küçük ve sevimli aletler. bu cam içine 3 boyutlu olarak aklınıza gelebilen herşeyi çizdirebiliyorsunuz. şirketleri var ve adetli alımlarda indirim yapıyorlar. kişinin kendi resminin olduğu 3 boyutlu bi figür vardı ve muhteşem olmuştu. mesela müşterilerinizin fotografları varsa teker teker bunları koyup altına da kendi şirket ismini yazdırsanız hem reklam olur hem de alıcı bunu sürekli saklar.
şöyle bi adres buldum mesela:
www.cerion-laser.de
0
hayo
(19.11.08)
babamlara gelmişti beğenmiştim, gönderdiğiniz kişinin isminin soyadının üzerinde yazdığı cam bir kalemlik devamlı masada duruyor ve fonksiyonel oluyor. kişiye özel olduğu için ne kimseye veriyolar ne de atıyorlar.
0
prodeq
(19.11.08)
mesajla bildrdiğim fikrmi yineliyroum burdan da (bkz: usb kahve ısıtıcısı)
0
bordeaux
(19.11.08)
kullan at cep telefonları vardı, onlardan olabilir mesela...
0
redlinetheturk
(19.11.08)
dijital kum saati
oscar heykelcigi
sihirli isitici (degisik sekillerde var)
pilsiz el feneri
0
ermanen
(19.11.08)
flash bellekli tükenmez kalem var, herkes kullanır sanırım
0
mermaid
(19.11.08)
(5)

seffaf tutkal? alci? ??

orqan
arkadaslar simdi var oldugunu sandigim bir materyal ariyorum ama goruldugu uzere var mi emin degilim, soyle ki:simdi diyelim ki bir siviyi bir bardaga dolduruyoruz ve bir kisim plastik bir seyleri (sizi kirmayalim kullanilmis plastik catal bicak olsun) bu sivinin icine kirip,dokup,kurutuyoruz. sonra
arkadaslar simdi var oldugunu sandigim bir materyal ariyorum ama goruldugu uzere var mi emin degilim, soyle ki:

simdi diyelim ki bir siviyi bir bardaga dolduruyoruz ve bir kisim plastik bir seyleri (sizi kirmayalim kullanilmis plastik catal bicak olsun) bu sivinin icine kirip,dokup,kurutuyoruz. sonra bardagi ters ceviriyoruz ve bardak seklinde, icinde kirik catal parcalari yuzen kati ve fakat seffaf bir garip kutle elde ediyoruz.

hah bu garip seyi yapabilmek icin hangi siviyi kullanmaliyiz? yani seffaf alci diye bir sey var midir? veya boyle masif tutkal falan? sivi plexiglas (yok artik)? ne kullanilir boyle bir is icin?

yazilanlarin isiginda hemen ek yapayim:
bu kutlenin agirlik kaldirmasi gerekiyor yani bundan (atiyorum) bir sehpa ayagi yaparsak ustundeki agirligi tartmasi gerekiyor gibi. silikon yaparsam sanirim ki tartmayacaktir. bir de mumkun oldugunca crystal clear bir seffaflik olsun istiyorum veya boya katarsak rengi degismesin gibi...

cok sey mi istiyorum? :)
0
orqan
(19.11.08)
şeffaf silikon geldi ilk aklıma..
0
metox
(19.11.08)
çıkan şey katı olmakla birlikte elastik mi (sıkınca az da olsa voink voink yapıyor mu, yere atsak zıplar mı, kırılır mı), yoksa taş gibi sert mi.
0
kibritsuyu
(19.11.08)
"içinde kırık çatal parçaları 'yüzen' ve fakat şeffaf" demişsiniz. akrilik tedarik edecekseniz yoğunluğunu soruşturmayı unutmayın aman diyim, akışkan bir malzemeyse hiçbir haltı yüzdürmez, yazık olur.
0
oddity
(19.11.08)
das gibin sert olmasi lazim evet, agirlik kardirabilirlikten kastim buydu.

yuzmekden kastim bir buz kalibinin icinde duruyormus gibi ama bahsedilen buz kalibi erimeyen cinsten bir sey olmali. can tugla gibi ama ici dolu... ben akrilik olayina bir goz atayim bir yandan, tesekkurler
0
🌸orqan
(19.11.08)
www.youtube.com
www.flickr.com

de kullanılan malzemeler işinize yarayabilir.
bu arada, istanbul' da bulabilirseniz bu malzemeyi banada haber verin (:, ben denk gelemedim kendisine.
0
cimri
(28.11.08)
(6)

sapanla bardak kırmak

kibritsuyu
efendim şimdi içi su dolu bir cam bardak var. ben bu bardağa 1 metre gibi yakın bir mesafeden sapanla taş atsam, bu bardak parçalanırken cam parçaları bana doğru da sıçrar mı, yoksa yanlara, ileriye doğru mu gider? içindeki suyun akbeti ne olur, çok mu saçılır? high speed videoları izledim ama genel
efendim şimdi içi su dolu bir cam bardak var. ben bu bardağa 1 metre gibi yakın bir mesafeden sapanla taş atsam, bu bardak parçalanırken cam parçaları bana doğru da sıçrar mı, yoksa yanlara, ileriye doğru mu gider? içindeki suyun akbeti ne olur, çok mu saçılır? high speed videoları izledim ama genel bir yargıya varamadım. siz ne dersiniz? kırık camdan ve/veya sudan nasibimi alır mıyım?
0
kibritsuyu
(18.11.08)
Pek sanmıyorum sana doğru bişey geleceğini. En fazla su sıçrar gibi sanki.
Ha ama bardağın türü de önemli.
0
inugard
(18.11.08)
"duvara kurşun sıksam seker mi" gibi olmuş

duvar nasıl bir duvar? kurşun nasıl bir kurşun? ne hızla gidiyor? .... ......
0
mortifera
(18.11.08)
ilk başta aklıma gelen şunlar oldu:
1.kurşunun sekmesi cam kırılırken oluşan stress vektörlerinin yönüyle alakalı olacaktır. yani gerilimler atıcıya doğru olursa kırılma da o yönde olacağından dolayı atıcıya doğru kırılması camın yapısına bağlı.
2.cisim kırılınca oluşan stress birim alanla çarpınca kıvvete dönüşecektir ve bu kuvvete ters yönde oluşan(atıcıya doğru) kuvvet bir momentum etkisi yaratıp cam kırıklarına itme verecektir(merminin hızı bu denklemde vardır:yani uzaklık) ama tepki oluşturacak maddemiz akışkan olduğu için bu momentum denklemi elastik olarak algılanamayacaktır yani cam suyun tepki kuvvetinden çok da nasiplenemez gibi geliyor bana.

neyse bu varsayımlarımın doğrultusunda cam esnek olmayan bir madde olduğu için(brittle olduğu için) ilk maddede söylediğim stress çok büyük olacaktır ve mermi camı atıcının doğrultusundan kıracağı için deformasyonun o noktadan başlıyacağını bildiğimize göre bence cam kırıklarının büyük bir miktarı,(eğer mermi cama tam dik açıyla girerse) merminin girme noktasından 45 derecelik bir açıyla yanlara savrulacaklardır.
Tabiki bunlar aklıma ilk gelenler bilimsel bir makale okumadan deneme derim okuduğun bir anda bile gerekli önlemleri al ve deneyi o şekilde gerçekleştir.
0
gelen gecer mdmx
(18.11.08)
morticim yazmışım ya işte :)

"duvar nasıl bir duvar?" - camdan bir bardak içi su dolu.
"kurşun nasıl bir kurşun?" - sapanla atılabilecek ölçüde (fındık kadar diyelim) bir taş.
"ne hızla gidiyor?" - 1 metre mesafeden kolumun gerebileceği ve gözünle nişan alabileceğim kadar gerilmiş bir sapandan çıkma hızında gidiyor.

kurşun dedin kafaları karıştırdın :) kurşun mermi falan değil sapanla taş atıyoruz. bardak kırılırken de fotoğrafını çekiyoruz. makineyi veya kendimizi yamultmadan bu işi nasıl yaparız onu araştırıyoruz :)
0
🌸kibritsuyu
(18.11.08)
fikir vermesi acisindan:
www.youtube.com
0
ermanen
(18.11.08)
elimizdeki bu verilerle kimse size cam parçasının gelmeyeceğini garanti edemez. bence sapanınız sağlamsa, ayağını biryere sabitleyin; ve kendinize bir korungaç bulun büyükçe mukavva, karton vs. onun arkasından sapanı ateşleyin. :) gerçi fotoğrafını çekecekmişsiniz, fotoğraf makinenizede cam kırıklarının gelme riski var, eğer bir zoom lens ile uzaktan çekmiyorsanız fotoğrafları.
0
synch
(18.11.08)
(12)

Kedi-Kedi-Kedi II

kahvegibi
Selamlar,Dün bahsettiğim ufaklığı aldım geldim. Kendisi maalesef 2 aylık. Şimdiye kadar hiç bir aşı olmamış. Veterinerin de çok bilgilendirdiğini söyleyemem. Birincisi, kedinin iki aylıkken annesinden ve kardeşlerinden ayrılması erken midir?Veterinerden çıkmadan önce kedişe bir pire yağı döküldü, bi
Selamlar,

Dün bahsettiğim ufaklığı aldım geldim. Kendisi maalesef 2 aylık. Şimdiye kadar hiç bir aşı olmamış. Veterinerin de çok bilgilendirdiğini söyleyemem.

Birincisi, kedinin iki aylıkken annesinden ve kardeşlerinden ayrılması erken midir?

Veterinerden çıkmadan önce kedişe bir pire yağı döküldü, bir de parazit tableti yutturuldu. Ancak kediş yolda kustu. Bu tableti yeniden vermemiz gerekir mi? Bir de, kedinin annesi babası dışarı çıkıp geliyorlarmış. Bu yüzden kediye birşey bulaşmış mıdır?

Son olarak, bu sıpa patileriyle elimi tutup tutup ağzına götürüyor ıssırmak için. Şu anda canımı yakmıyor ama ileride çok ıssıran ve tırnaklayan bir kedi olmasını istemiyorum. Her seferinde yüksek sesle hayır deyip elimi çekiyorum ama başka yapabileceğim birşey var mı? Issırma oyuncağı filan oluyor mu?

Teşekkürler
0
kahvegibi
(18.11.08)
2 aylık kedinin ayrılması erken degil ona eminim
ama dierlerini bilemiycim..
0
merope
(18.11.08)
- iki aylık iyidir, bişi olmaz. ama gönül ister ki kedi çift olarak gelsin kardeşiyle.
- yol tutmuştur, ondan kusmuştur. veterineri arayıp sormakta fayda var. kediye bir şey bulaşmamıştır, ne de olsa parazit tableti yutmuş. diğer tür hastalıklar için aşıları yaptıracaksınız zaten
- ısırdığında höt deyin ki hoşlanmadığınızı anlasın. ama sabırlı olmak lazım, oynamak istiyor aslında, kedi sizi de kendinden bildiği için :) tırmaladığında iki patiyi birbirine sürtün ki anlasın tırnaklar acı verir. en azından pati attığında tırnak çıkarmaz (pati atmanın önüne zor geçiliyor.)
0
no avalon
(18.11.08)
kedin varsa, biraz da oyuncuysa ellerde kollarda tırmık izlerine alışacaksın. bunu önlemenin yolu çok net söyleyebilirim ki yok. yazlıktaki sadist psikopat cani bir komşumuz tırnaklarını söktürmüştü kedinin (kestimek değil direk kökünden). o tırmalamıyordu mesela. böyle gerzekçe yöntemler dışında tırmığın önüne geçmek imkansız. zaten oyun yapıyorsa tırnak çıkarmadan patiler. kızmışsa tırnaklı patileyip kanatır. ama büyüdükçe oyun moyun unutup hep tırnaklıyorlar.

bir de çok seri hayvanlar. attığı patiden elini çekerek kurtulmak çok zor. ışık hızıyla tırmalıyorlar aman dikkat.
0
kibritsuyu
(18.11.08)
ısırdığında elini kedinin ağzına doğru enlemesine ittir ki ısıramasın belli bir süre sonra ısırmak için saldırırken ısıramadığını, ağzının 2 karış açıldığını hatırlayıp yalamaya başlıyorlar.

pati atma huyunu da ancak onunla oynarken çözebilirsiniz. tırnak geçirdiğinde yüksek sesle hayır demenin kedi üzerinde bir etkisi olmaz köpek üzerinde olur. tırnak geçirdiğinde oyun oynamayı bırakın. belli bir süre sonra tırnak da geçirmiyorlar. bazı kişiler tırnakladığında kediyi çimdikliyor ama ben buna karşıyım. onun canı sevilmek istemediğinde o seni çimdikliyor mu? hiç...
0
atrin
(18.11.08)
benim kedim hiç öyle tablet falan yutmadı, onun da bi aşısı var bildiğim kadarıyla..
tırmalama konusunda her tırmaladığında "höt" demek önemli..(daha doğrusu bi kızma sesi belirle, hep onu yap, benimki "şşşşt"den anlıyor mesela..) zaman içinde bunun senin canını acıttığını ve yapmamasını gerektiğini anlayacaktır..o zamana kadar güzel ellere veda, her an çizikler kaçınılmaz :P
bu arada canavarın bi fotoğrafı falan var mı?o kadar yorum yaptık okuduk merak ettim..:D
0
erostrada
(18.11.08)
bi de tırmalama oyuncakları var, alın ve patisiyle tırmalama hareketi yaptırın üstünde, zamanla sizden ve kanepelerden vazgeçip oyuncağa geçer..
ısırma için bildiğim oyuncak yok, her şeyi ısırıolar zaten..
0
erostrada
(18.11.08)
@erostrada: tırmalama oyuncağı falan işe yaramıyor. nereyi canı çekerse orayı tırmalıyor yine. o kadar oyuncak aldık. yerini gösterdik, bi iki tırmaladı beğenmedi, yine koltuklara döndü. kedi yüzünden lime lime olan koltukların yüzünü değiştirdik, çıkan eski kumaştan da yeni bir tırmalama aleti yaptık. hesapta koltukları seviyo ya, al işte aynı kumaş, onu tırmala diye, onu da beğenmedi. gitti eski gazeteleri koyduğumuz kutuyu parçaladı. kutuyu kaldırdık, bu sefer balkonda süpürge buldu onu parçaladı. tırmalama aletine hiç pas vermedi 13 yıl boyunca. hayvanın karakteriyle de alakalı olabilir tabi.
0
kibritsuyu
(18.11.08)
@kibrit
benimki de belli bir süre koltuklarıma dadandı ama her seferinde kızıp her seferinde azimle tırmalama duvarına götürünce pes etti..
tabi kedilerin de karakteri var, hepsi bir olmuyor ama bende işe yaradı..
0
erostrada
(18.11.08)
ay çok sevindim kedi almanıza ya ! hayırlı olsun.. gün geçtikçe ne kadar süpper bir karar aldığını anlayacaksın :) kedisiz ev , ev gibi bile gelmeyecek.. kendi evime gideyim de pisimi mıncırayım diyeceksin :)

heh gelelim aklındakilere..

iki ay , kedinin anne sütü alması için yeterli bir süredir.. ideali midir bilmiyorum ama yeterli olduğundan eminim...o açıdan "çok mu küçükken aldım" diye soru işareti olmasın aklında , ufacık tefecik içi dolu turşucuk bir kedi için ideal zamanında almışsın :)

parazit tabletine gelince...yolda, arabada sarsıldı diye kusmuştur herhalde.. koruyuculuğu gitmiş midir bilemiyorum veterineri arayıp sormakta fayda var..
bu arada,bazı veterinerler parazit aşısı yerine böyle tablet veriyorlar.. tablet de mutlaka koruyuculuğu olan bir şey ama aşının daha etkili olduğunu,daha kapsamlı bir koruyuculuk sağladığını duymuştum ben.. ayrıca sanırım tabletlerin ayda bir yutturulması gerekiyordu, parazit aşısı ise 2.5-3 ayda bir yapılan bir şey. bu açıdan da aşı daha makul geldi bana..ama sen nasıl rahat edersen , veterineriniz ne tavsiye ederse o şekilde devam edersin..

kedinin annesi babası dışarı çıkıyormuş ama aşıları yapılmıştır herhalde ?
yani evde aşısız kedi besleyeceklerini sanmıyorum , bu açıdan da için rahat olsun. zaten şimdi ufaklığın tüm aşılarını / bakımını yapıyorsun ; hiç bir sorun çıkmaz..

ısırma meselesine gelincee..
valla genel geçer tüm kurallar, mevzu kedi olduğunda rafa kalkıyor..
kimi kediler otoriter bir ses tonuyla "hayır" denmesinden anlıyorlar, kimileri "şşişşşt!" sesinden ,kimileri assla ısırmaya tırmalamaya yeltenmiyorlar , kimilerine ise hiç bir şey kar etmiyor.

gözleri açılmadan evimize gelen büyük kedim , küçükken ısırdığında sertçe "hayır" diyorduk , parmağımızı sallıyorduk , kaşlarımızı çatıyorduk, "aaa!" diyorduk ; aynı hareketleri yaptığında, aynı tepkileri alırsa, yapmaktan vazgeçer sanıyorduk ama yok yani , 3 yaşında gürbüz bir kedi oldu .. hala ısırıyor hala ısırıyor...
kedinin huyuna suyuna göre değişen bir şey bu anlayacağın..2 yaşında küçük kedimiz ise öyle munis öyle sakin bir hayvan ki , büyük ihtimalle dişleri ve tırnakları olduğunu ve bunları kullanabileceğinin farkında değil :) büyükten dayak yediğinde yere yatıp göbeğini açıyor, kendini öyle savunacağını sanıyor :) o derece uysal bir şey :)
anlayacağın tamamen şans işi bu .. bakalım sizin kısmetinize nasıl bir şey çıkacak :)

bu arada sen yine de şimdilik ısırmasına çok müsaade etme.. ısırdığında oyunu bırak,yanından ayrıl..bir kilit kelime edin , o yanlış bir şey yaptığında o kelimeyi tekrarla . "yapma!" gibi , "olmaz!" ya da "hayır dedim!' gibi..
ama dediğim gibi , kimi kedilerin mizacı daha vahşi oluyor , ne yaparsan yap , kedinin ısıracağı varsa ısırıyor,engelleyemiyorsun..

ısırma oyuncağı diye özel bir şey var mı bilmiyorum ama oynayıp vakit geçirebileceği , stresini üzerinde atabileceği oyuncaklardan alabilirsin.. (aslında yavru bir kedi için en iyi oyuncak , diğer bir yavru kedidir :) ve iki kedi her zaman bir kediden iyidir.)

tırmalama tahtası için de henüz erken , ama birkaç ay sonra , ayaklı büyük olanlarından bir tane edinip , şişe şeklinde satılan ve kedilerin kokusuna bayıldıkları "catnip"lerden de bir şişe alıp , tırmalama tahtasını catniple spreyleyip , kedi kişisinin tırmalamasını umabilirsin :) bizim evde farklı boy ebat ve şekillerde dört ayrı tırmalama tahtası var ve çok şükür ne koltuklarımızı ne perdelerimizi ne de halılarımızı tırmalamıyorlar..

mama konusunda da dikkatli davranacağını umuyorum..
veterinerlerde satılan profesyonel mamaların yavrular için olanından alıp vermelisiniz.whiskas'tan uzak durun , şu an çok küçük olduğu için de evde yediklerinizden ona vermeyin (süt dahil.)

veteriner seçimini de nasıl yaptınız bilmiyorum..
birkaç kötü veteriner deneyiminden sonra, biz süpper bir hekim bulduk , uzun süredir ona gidiyoruz.. yerleri kurtuluş'ta , aklında olsun , lazım olursa vereyim numarasını.

ufaklığın göbeğini mıncırıp patilerinden öperim :)
tekrar hayırlı olsun.
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(18.11.08)
yav şimdi aklıma geldi, kedilerin nefret ettiği bi hareket var: burnuna "pıt" yapmak. vurmak değil ama, şöyle parmağı sallayıp burnuna dokunmak. ısırdığında falan "höt" -ya da ne kelime kullanacaksınız- deyip burnuna dokunun (okşamadan ama, onu seviyor şerefsizler). şartlı refleks oluyor bi süre sonra.
0
no avalon
(18.11.08)
kediler nefret ettikleri hareketlere patiyle karşılık veriyor. aman dikkat.

mesela bir sefer ıslak ilinizle kedinin suratına su atma hareketi (eli yumruk yaptıktan sonra parmakları hızla açarak eldeki suyu karşıdakinin suratına atarak yapılan sinir hareket) yapın, o saatten sonra o kedi eliniz kuruyken de suratına yaklaşan o şekilli bir el gördüğünde korkacaktır. ama patileyerek karşılık verebilir.
0
kibritsuyu
(18.11.08)
teyzemin tüylü canavarını istenmeyen bir davranıştan yegane vazgeçiren şey sprey sesi, yani "psst" sesi. ama işin aslı, pisilerin kokulara karşı çok hassas olması, özellikle de kolonya, parfüm, deodorant tarzı kokulardan pek hazetmemeleri. bu tarz bir koşullandırma deneyebilirsin. bir süre sonra psst sesini çıkarman bile yeterli olabilir. bir de minik burunları pek hassastır, malum. hızlıca burnuna üflersen ısırdığı/tırmaladığı elini kurtarman kolay olur. huylanıp, kafasını çevirip kaçacaktır büyük ihtimalle bunu yapınca. yüzüne hapşırıp eylemine devam de edebilir tabi yeterince psikopatsa :) ısırıp oynayabileceği tüylü falan ufak bir oyuncak da faydalı olabilir, yeter ki koparıp yutabileceği bir parçası olmasın.
0
tarantinoesque
(19.11.08)
(6)

PC acilmama sorunu

dwight
Sevgili duyuru sakinleri, Elimde P4 3.0 bir PC var. Genc ve mmorpg tutkunu bi kardesimizin PCsi, baya hirpalanmis. Simdi soyle bir sorun var; Bilgisayar DVD-ROM un icinde CD varken, acilmiyor, monitore sinyal gitmiyor. ne zamanki CD yi cikariyorum tak ekran aciliyor ve PC normal olarak acilmaya basl
Sevgili duyuru sakinleri,
Elimde P4 3.0 bir PC var. Genc ve mmorpg tutkunu bi kardesimizin PCsi, baya hirpalanmis. Simdi soyle bir sorun var; Bilgisayar DVD-ROM un icinde CD varken, acilmiyor, monitore sinyal gitmiyor. ne zamanki CD yi cikariyorum tak ekran aciliyor ve PC normal olarak acilmaya basliyor. Ben olayin guc kaynagindan kaynakli oldugu gibi bir izlenime kapildim, sahibine bu yonde bir oneri yapmayi planliyorum. sizce ongorum dogru mudur? yoksa sorunu daha farkli bir yerde mi aramaliyim? ne olabilirkine?
Simdiden tesekkurler.
0
dwight
(18.11.08)
Bilgisayar boot etme işlemini Cd üzerinden yapmaya çalışıyor da olabilir .
Gerçi mointöre sinyal gitmiyor demişin ama sen yine de boot seçeneklerini gözden geçir
0
€xpolerer
(18.11.08)
cd-rom un güç kablosunu çıkarıyorum o zaman açılıyor desen güşç kaynağı kaynaklıdır derdim. Boot etmeye çalışıp kafası karışan bir pc gibi görünüyor. Ama ekrana görüntü gitmelidir tabi neden gitmesin. boot sırasını değiştirin düzelir muhtemelen ama bu alet cd den boot edilmek istendiğinde nasıl tepki verecek/veriyor merak ettim.
0
ozdek
(18.11.08)
bence de güç kaynağı. dvd rom ve ekran kartına aynı anda gücü yetmiyor. gücü dvd rom çekiyor (bilgisayarı ilk açtığında içinde dvd varsa bi kontrol edip çevirttirir içindekini. vuuuuuu diye dönem sesi gelir ilk başta. e haliyle motör bu. güç çeker. boş dvd rom standby şeklinde durur öylecene). dvd'yi çıkarınca dvd rom standby'a geçtiği için ekran kartı görevine başlıyor.
0
kibritsuyu
(18.11.08)
simdi bilgisayar cokmus durumda, illa ki eninde sonunda boot olayina girecegiz. o yuzden boot sirasini degistirmedim. muhtemelen boot sirasini degistirdigimde PC acilacaktir fakat DVD-ROM u kullanmak gerektiginde sorun tekrarlanacaktir ama deneyecegim.
0
🌸dwight
(18.11.08)
birde windows cdsi takılı iken açmayı dene bakalım. sorun dvd-romda mı
0
€xpolerer
(18.11.08)
zaten denemeleri PC nin kurtarma cdsi ile yaptik, hadi cd bozuktur diye alakasiz cdleri denedik sonra. sonuc yine husran. katil power supply galiba.
0
🌸dwight
(18.11.08)
(7)

Son Nesil Çaylakların Durumu

balikci filozof
Yaklaşık 1 sene önce alımı başlanan son çaylakların (9 ve 10. nesil) yazarlık durumu tahminen ne zaman belli olacaktır? Sorunun öncelikle ve kesinlikle ssg tarafından cevaplanması en büyük umuttur. Umut çaylağın tesellisi oldu bile. Sorunun muhattabı olarak kendini görerek cevap vereceklerin lafı do
Yaklaşık 1 sene önce alımı başlanan son çaylakların (9 ve 10. nesil) yazarlık durumu tahminen ne zaman belli olacaktır?

Sorunun öncelikle ve kesinlikle ssg tarafından cevaplanması en büyük umuttur. Umut çaylağın tesellisi oldu bile.

Sorunun muhattabı olarak kendini görerek cevap vereceklerin lafı dolandırmadan cevaplaması önemle rica olunur.

Sessizlik ise olabilecek en kötü cevap olacaktır.



Not: Kurallara uygun biçimde, yorumlanması bazen göreceli olan kurallara diyelim, 10 entryi 1 sene önce giren bir çaylağım.
0
balikci filozof
(17.11.08)
bir yıl önce alımına başlananlar yedinci ve sekizinci nesiller. daha onlar yeni bitti söylenenen göre. üstelik onay beklemeyen, yani 10 entry'i henüz girmeyen yedinci ve sekizinci nesil çaylaklar 10 entry'sini bugün tamamlarlarsa zart diye önünüze geçiyorlar. isterseniz entry'lerinizi bir yere yükleyip link verin bir de biz yeni yazar danışma gönüllüleri inceleyelim. belki bir arıza vardır, sona atılmıştır. ya da sıra gelmemiştir (muhtemelen sıra gelmemiştir). kırk bin tane çaylak onay bekliyor ve bunların neredeyse tamamı dokuzuncu ve onuncu nesil.
0
kibritsuyu
(17.11.08)
benim gördüğüm şu; yeni moderatörler de eklendikten sonra dokuzuncu nesil sayısında bir fırlama oldu. dokuzuncu nesil çaylaklar her an yazar olmayı bekleyebilirler yani. onuncu nesil içinse moderatörler bile umutlu değil.
0
rectoa
(17.11.08)
ssg'nin algoritmasından bir şey çaktım ki çaylak accountunuz ile login oldukça sıra yükseliyorsunuz yani çaylak olduktan sonra sözlüğü hiç iplemezseniz bekliyorsunuz da bekliyorsunuz login olup sözlük okuyun bence. (9. nesil için geçerli bu tabi)
0
yuto
(17.11.08)
Öncelikle verilen cevaplar için teşekküler.

1- 1 yıl önce 7 ve 8.nesillerin alımı başlamış olabilir, bilmiyorum. Ama aynı dönemde 9. nesil olarak bizlerden de alım başladı.

2- Entrylerimi inceleme önerisine teşekkürler. Ancak a) 10 entryden fazla yazıp uyarı ile entry sayımı 10'a indireli neredeyse 12 ay oldu. b) Entrylerimin hepsi bilgi içerikli ve kurallara uygun tanım ve bkz.ler içeriyor.

3- ssg'nin şu ünlü algoritmasını da açıkçası tavım. Efsane oldu. Eğer denildiği gibi sözlüğü ziyaret yukarı çıkmaksa, ki durumumu öğrenmek için değil tersine bilgi almak için hemen hergün sözlüğe girerim, yukarı çıkmış olmam gerekir. Hadi ben çıkamadım, benim eşim benden daha çok kullanır sözlüğü, onun yukarı çıkmış olması gerekiyor.

Ama eğer cidden ssg'nin algortimasında sözlüğe girmek çaylak incelemesinde yukarı çıkmaksa, bir zahmet bunu yazar olma şartı olarak ilan etsinler. Sözlük kullanmak yazar olma şartıdır diye. "Yazılan ile uygulananın farklı olması" zihniyetinin her yerde olduğunun bri göstergesi olur bu durum ancak. Yani polise kimlik sorma hakkınız vardır ama sorarsanız dayak yersiniz gibi.
Bu hali doğru ise bir oyun gibi geliyor bana.

ben hala son alımların ciddi bir yüze bulaştırma olduğunu düşünüyorum.

ama zamanını ayırıp cevap veren arkadaşlara cidden teşekkür ederim.
0
🌸balikci filozof
(17.11.08)
Aynı dertten(!) mustaribim. 9. nesil çaylak olmama rağmen hâlâ onay beklemekteyim. 1 sene oldu, ne gelen var ne giden. Dayanamıyorum, birşeyler silip birşeyler ekleyeceğim, belki bir kıpırdanma olur. Yerim ben böyle algoritmayı.

Bir de merak ettiğim başka bir husus; kontrol edilip de yazarlığa uygun bulunmayanların akıbeti ne oluyor? Tanım içermeyen dandik entry'leri mi siliniyor, okur hesapları mı uçuruluyor, yoksa hiçbirşey olmamış gibi kendi hallerine mi bırakılıyorlar yine? 1 seneden beri hakkımızda bir hüküm olmamasından, daha kontrol edilmediğimiz çıkarımını yapabilir miyiz ki?
0
shangrilla
(17.11.08)
@Shangrilla; geçen gün Yeni Yazar Danışma Bürosu'nda sorulmuştu galiba bu soru. Eğer entry'lerin okunmuş ve beğenilmişse yazarlığın onaylanıyor, birkaç tanesinde sorun varsa onları çöpünde görüyormuşsun ki editleyip formata uygun hale getirip tekrar sıraya girebil. Sözlük formatına aykırı olanlar ise doğrudan uçurulmana sebep oluyormuş. Yani henüz herhangi bir gelişme olmadığına göre bizlerin durumunda, bize daha sıra gelmedi diye düşünebiliriz sanırım.
0
think martini
(17.11.08)
valla çok ağladığımdan mıdır nedir gün itibari ile sözlük yazarı olmuş bir kişiyim.

Eleştirilerim bakidir.
0
🌸balikci filozof
(18.11.08)
(5)

Kedi-Kedi-Kedi Acil

kahvegibi
Selamlar,Nihayet hayatımın ilk evcil hayvanı olan bir british short hair'i aileme dahil edeceğim. Acayip heyecanlıyım. Tavsiyelerinize ihtiyacım var. Kediler yaklaşık 2,5 - 3 aylık ve şu anda ev ortamında annesi babası ile birlikte yaşıyor. 1. Bugün kediyi alacağım yere gideceğim 3 yavru var. Erkek
Selamlar,

Nihayet hayatımın ilk evcil hayvanı olan bir british short hair'i aileme dahil edeceğim. Acayip heyecanlıyım. Tavsiyelerinize ihtiyacım var. Kediler yaklaşık 2,5 - 3 aylık ve şu anda ev ortamında annesi babası ile birlikte yaşıyor.

1. Bugün kediyi alacağım yere gideceğim 3 yavru var. Erkek yavru mu, yoksa dişi yavru mu almalıyım?

2. İlk etapta bir taşıma kabı (veterinerden eve getirmek için) bir yatak ve kum kabı alacağım. Acil alınması gereken başka neler var?

3. Evde geçireceği ilk gecede neler yapmalıyım? Halıları topla diyenler filan oldu. Tek odada geçirsin ilk gecesini diyenler oldu...

Her türlü tavsiyeye açığım. Helpppp!!!!!!!!!!!!!!!
0
kahvegibi
(17.11.08)
1- disiler daha sıcak olur derler ama degil kendimden biliyorum, yavru istiyorsan disi al ama gözgöze geldiginiz de ancak karar verirsin buna.
2- yok .
3- kediler zekidir kumu varsa, karnını da doyurdun mu tamam.İlk etapta saklanıp daha sonra da tanıma turlarına baslayacaktır.
Sen bilirsin bu yasanacak bi asama istersen ilk gecesini bi odada gecirsin ama ne gerek var kaynasin, oynasin.
0
gdduman
(17.11.08)
kediyi kucağına alıp kumunun üstüne koy. bi koklasın keşfetsin. hatta o anda ihtiyacı varsa hemen yapar. yoksa da bir iki koklayıp gider. ihtiyacı geldiğinde gider kuma yapar. ortalığa yapsa da alıp kuma götürürsen çabuk öğrenir.

ben dişi tavsiye ederim. kısırlaştırmasan da en kötü ihtimalle azınca bağırıyorlar. erkek kedi bir de çişiyle işaret koyuyor (kuyruğu havaya kaldırırp titreterek fışşşk diye işiyor oraya buraya. "siymek" deriz buna genelde). kısırlaştırana kadar lağım gibi kokutuyor evi. erkek kedi beslemedim ama besleyen arkadaşımın evi leş gibi kokardı.

acil olarak kum kabıyla birlikte bir de kum al :P
0
kibritsuyu
(17.11.08)
1-cinsiyete göre seçmeyin. bi süre kedilerle vakit geçirin, "ben bunu istiyorum" dediğinizde onun cinsiyetini öğrenin. size de sürpriz olsun. :)
2-tek acil ihtiyaç kum ve kum kabıdır. siz istediğiniz kadar yatak alın, kedi evde kendi beğendiği yerde yatar. :)
3-hiçbirşey. zaten bebek olduğundan yeni evine çabuk alışacaktır. evin şeklini şemalini değiştirmeyin, ilk gün nasıl gördüyse öyle alışsın. ayrıca sakın öyle bir odaya falan da tıkmayın yavrucağı. eve girer girmez serbest bırakın. yolda geçireceği zamanın tedirginliği ile önce bir yere saklanacaktır. burdan çıkması bikaç saat sürebilir, endişelenmeyin. hatta köşe bucak arayıp onu daha çok tedirgin etmeyin. bir süre sonra çıkıp evi turlayacak. kumunun ve mamasının yerini öğrenecek. sonra usul usul gelip yanınıza sokulacak. :) böyle de naif hayvanlar işte...

sağlıklı uzun ömürler dilerim :)
0
robin crusoe
(17.11.08)
Hayırlı olsun, sağlıklar, mutluluklar.

Şimdi kedi için özel birşey yapmaya gerek yok da yavru olduğu ve ilk kez geleceği için ilk 1-2 gün azami dikkat gösterin. Merakla onu bunu karıştırırke başına bişi gelmesin.

Sokak kapısı, balkon kapısı ve pencereler kapalı olsun. Pencerelerden birisine tel taktırın ki pencere açtığınızda kedi düşmesin. Bu çok önemli.

Geceleri nasıl alıştırmak istiyorsanız o şekilde uyutun. Kendi odanıza almak istiyorsanız öyle uyusun, yoksa koridora koyun yatağını orda uyusun. Küçükken nasıl alışırsa hayat boyu o şekilde uyumak istiyorlar.

kapalı kum kabı alsanız en iyisi.koku yapmıyor. ama bu aralar piyasada yok. bulabilirseniz ondan alın. ilk başlarda alışana kadar kapağını kaldırırsınız, sonra koyarsınız.

mama için 1 yaşına kadar filan bebek kedi maması alın. kitten mama diye geçer. ve lütfen marketlerde satılan ucuz mamalardan almayın. o tür mamalar kedilerin sağlığına zararlıdır. kaliteli mamalar veterinerlerde veya pet shoplarda satılır. (royal canin, hill's, proplan vb.) pahalıdırlar ama kediniz hastalandığında yaşayacağınız üzüntü ve veterinere ödeyeceğiniz yüklü faturalar daha kötü.
0
mea maxima culpa
(17.11.08)
bu başlık çook lazım olacak bana 1 ay sonra. bookmark olaraktan yazayım şuraya bir mesaj :)
0
arnatuile
(17.02.12)
(7)

Bilgisayarın monitöre görüntü vermemesi.

alkolik imam
Merhabalar. Bilgisayarım açıldığında ekrana görüntü vermiyor. Ve 1 kısa bip alamıyorum.Ekran kartı arızası olduğunu düşünüp farklı ekran kartı ile denedim çözüm olmadı. Farklı bir hdd takıp denedim o da çare olmadı. O/B ekran kartı olmadığı için o/b deneyemiyorum.Acaba sorun neden kaynaklı olabilir?
Merhabalar. Bilgisayarım açıldığında ekrana görüntü vermiyor. Ve 1 kısa bip alamıyorum.
Ekran kartı arızası olduğunu düşünüp farklı ekran kartı ile denedim çözüm olmadı. Farklı bir hdd takıp denedim o da çare olmadı. O/B ekran kartı olmadığı için o/b deneyemiyorum.

Acaba sorun neden kaynaklı olabilir?
0
alkolik imam
(17.11.08)
Kısa bip sesi monitörden değil kasadan gelir. power suppylnin fanı çalışır ama anakarta elektrik vermiyor olabilir. kasayı çalıştırınca monitörün ışığı yanmıyorsa sorun bu olabilir. bir diğer sorun statik elektrik olabilir!

elektrik arızası olduğu için, bu tanımlarla ancak bu kadar tahmin yapılabilir. Test etmek gerekir.
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(17.11.08)
monitörden beklemiyorum zaten sesi. Kasadan düzgün çalışma sinyali gelmiyor.
0
🌸alkolik imam
(17.11.08)
fişini çekip power düğmesine 1-2 kere bas. sonra fişi takıp açmayı dene. benim manyak bilgisayarım da bazen (özellikle kasayı açıp bir şey yaptıktan sonra) bip sesi vermiyor, ekrana da görüntü gelmiyor aynı dediğin gibi. dediğimi yapınca ilginç bir şekilde düzeliyor. mantığını çözemedim.
0
kibritsuyu
(17.11.08)
ram leri çıkarıp bir daha takmayı denermisiniz? o değilse işlemci hatası veriyor, onuda çıkarıp takın olmazsa...
0
metox
(17.11.08)
cmos pili bitmiş olabilir.
0
midesiz
(17.11.08)
bios reset.
0
head
(17.11.08)
bir kısa bip alamıyorsunuz ancak başka bir uyarı tonu da gelmiyorsa bir ihtimal yeni nesil ekran kartlarında olan ekstra 12 V girişini yapmamış olabilirsiniz. ekran kartı agp veya pci exp. slotuna takılı olup enerjisini aldığından bios herhangi bir uyarı bip i üretmiyordu yanılmıyorsam.
0
trick style
(17.11.08)
(4)

sıcak makas

dinomazu
saçını `İlker Yavrutürk`'ün salonunda kestiren oldu mu? `sıcak makas` diye birşeyden bahsediyorlar, bunun faydasını gören var mı? google'a sordum biraz ama ulaştığım şeyler reklam kokuyor, bizzat test etmiş birisinin görüşlerini merak etmekteyim.
saçını İlker Yavrutürk'ün salonunda kestiren oldu mu? sıcak makas diye birşeyden bahsediyorlar, bunun faydasını gören var mı? google'a sordum biraz ama ulaştığım şeyler reklam kokuyor, bizzat test etmiş birisinin görüşlerini merak etmekteyim.
0
dinomazu
(16.11.08)
www.kadinlarkulubu.com
burda bişiler yazmışlar işine yararsa bak.
0
trista
(16.11.08)
Saçlarda sinir, dolayısıyla impuls iletimi yoktur ve uçlarından değil dibinden uzar, yani isterseniz uçlarını aside batırıp yakın isterseniz elmas makasla kesin saç derinizden çıkan saçta bir değişiklik olmaz, kalınlaşmaz ya da incelmez...
0
crown
(16.11.08)
saç derisinden çıkan saçta değişiklik olmaz da, ilk kesildiğinde cillop gibi olan saçın uçları, yıkama, tarama, fön, hava, su, güneş vs nedeniyle yıpranıp çatal çatal açılıyor. hanımlar buna "kırık" diyor. belki böyle bir uygulama saçın ucunu yakıp kapatıyorsa kırıkları önleyebilir.

bir iplik düşünün. makasla ilk kestiğinizde cillop gibidir. ama 2-3 gün o ipi kullanınca tiftik tiftik açılır orası. naylon içerikli bir ipse, kestikten sonra çakmakla ucunu yakıp, tükürüklediğiniz parmağınızla cıss diye söndürünce miksen bir daha tiftiklenmez orası. onun gibi.
0
kibritsuyu
(17.11.08)
Arkadaşım İlker Yavrutük ün kardeşi... kendisine sordum aşağıdaki yanıtı gönderdi...
hatta işe yaradığı konusunda çok iddialı beni denek olarak kullanabilir.. Fiyatlarını sormadım. Ama sanırım başka kuaförlerde de kullanılan bir yöntem. ilk olarak onlar kullanmış...

ilgilenenlerin bilgilerine:)

Sıcak Makas ile kesilen saç uçlarındaki kırılmalar ortadan kalkıyor.Özel olarak tasarlanmış bir makastır.Ayrıca İnce Telli Hacim veren saçlarında hacimli durmasını sağlar..Makas Saçı keserken saç ucunu keratin ile kaplıyor ve hava almasını engelliyor böyle kırılma ortadan kalkıyor.Saçını uzatmak isteyen fakat kırıklar nedeniyle sürekli olarak kestirmek zorunda kalanlar için mukemmel çözüm
daha detaylı bilgi isteyenler burayı tıklasın www.ilkeryavruturk.com
Türkiyede ilk olarak İlker Yavruturk Kuaförde Kullanılmaya başladı...
0
likeaprayer
(17.11.08)
(2)

mustafa filminden bir soru - hafif spoiler içerebilir

kibritsuyu
arkadaşlar soru anneme aittir ben de filmi görmedim henüz.filmde annesinin mustafa'ya yazdığı bir mektup varmış. annesinin sesinden seyircilere okunuyormuş. burada mektubu seslendiren sanatçı kimdir acaba?
arkadaşlar soru anneme aittir ben de filmi görmedim henüz.

filmde annesinin mustafa'ya yazdığı bir mektup varmış. annesinin sesinden seyircilere okunuyormuş. burada mektubu seslendiren sanatçı kimdir acaba?
0
kibritsuyu
(16.11.08)
Sanırım bu linkteki bilgiler işinize yarar.

www.candundar.com.tr

Annenize sevgiler saygılar. Merak ettiği başka dublajla alakalı şeyler varsı elimden geldiğince yardımcı olabilirim. Seslendirme ile ilgili bir çok şeyi takip ettiğim için. bazen duyduğumuz bir sesi günlerce haftalarca kime ait diye düşünebiliyor insan...
0
likeaprayer
(16.11.08)
teşekkür ederim. beyhan saran'mış aradığım kişi. annem macide tanır zannetmiş, emin olamamış.
0
🌸kibritsuyu
(17.11.08)
(27)

Neden çaylak edildim ki acaba?

mrtksn
Evet, rica etsem birileri modloga falan bakıp çaylak edilme sebebimi öğrenebilir mi?nick: mrtksn
Evet, rica etsem birileri modloga falan bakıp çaylak edilme sebebimi öğrenebilir mi?

nick: mrtksn
0
mrtksn
(16.11.08)
ben baktım ama pek birşey göremedim, en yakın modlog kaydınız 08.11.2008 tarihinde. ayrıca modlog'un burda afişe edilmesi kuralların dışında mı onuda bilmiyorum. sen en iyisi çöplüğe bak oraya silinen entry gerekçesiyle birlikte gelmiş olması gerekiyor.

edit: tarih düzeltildi.
0
sonsivri
(16.11.08)
modlogda gözüken bir şey değil demek ki sebebi.
en son hatalı ispiyon var 8 kasım'dan.
0
sektoid
(16.11.08)
çöplük 46 sayfa yahu; istatistiklerime göre daha önce yazılmış bu zaten gerekçesiyle silinen entrylerimde bir artış var da; enteresan.

lanet 22 sinde kalkacak diyor; bu suçun hafif olduğunun bir göstergesi midir? yoksa herkes 1 haftalığına mı çaylak ediliyor;
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
yoo entry silinmeden de çaylak ediliyorsun ve sebebini hiç öğrenemeyebiliyorsun. örnek: benimki...
sebebini bilmiyorsanız sebebi odur en yakın sebep oluyormuş söylendiğine göre...
0
tranko buskas
(16.11.08)
can dündar la ilgili son silinme, 3 kasım

modların karar vermesi bugünü bulmuş olabilir
0
efruz
(16.11.08)
atatürk entryleriyle ilgili midir acaba diye yanıp söndü bir lamba.
0
sektoid
(16.11.08)
ben de bulamadım 14 kasım itibariyle.belki bugün yazdığınız bir entry yüzünden çaylak olmuşsunuzdur.bugününkiler de daha yansıtılmadı modloga.
0
szqnn
(16.11.08)
çaylaklık moderatörün elindeki bir olay, senin geçmişin kabarık olduğu için böyle bir karar verilmiş olabilir. bende dün bu saatlerde çaylak idim ama yanlış anlaşılma düzeltildiği için geri yazar oldum. aynı senin gibi 7 gün süre verilmişti. sesini birilerinin duyacağından eminim, yardımcı olmaya çalışan bir moderatör ekibi var. eğer kafanı takıyorsan takma, mutlaka cevabı gelecektir.
0
sonsivri
(16.11.08)
yahu, o can dündar entrysinde yanlış anlaşılma olmuştu hatta; hani can dündara yönelik bile değildi göte gireceği söylenen laf; enteresanmış be;

geçmişim kabarık gibi duruyor ama 22 göte girecek entrynin büyük kısmı adnan oktar harun yahya entrysi sanırım ya; daha önce yazılmış bu 18 entry, onda da kendi yazdığımı tekrar yazmak gibi dalgınlıklar bile var; geriye ufak tefek şeyler kalıyor :P
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
1 hafta bir şey mi, bana 6 aylık lanet verdiler, aynen entry silinmeden oldu bu...
0
nema problema
(16.11.08)
yahu ben bir şey yapmadım bile (öyle biliyorum), silinen entry'm de yoktu ama 11 gün süre biçildi lanet süresi olarak. üstelik de geçmişim seninkinden çok çok daha temiz ve kısa. ama belli ki ve anladığım o ki pek sevilmiyorum modlar tarafından. senin 7 gün iyiymiş yine :)

ayrıca lanetin kalkacağı zaman gelince sıraya giriyorsun onay bekleyen çaylak olarak hemen yazar olmuyorsun yani. (bkz: #14373919)
0
tranko buskas
(16.11.08)
@sektoid, atatürk entrylerinden olamaz ya, hepsi formata ve yasalara uygun;

@want2die, çaylaklık çok değişmiş ya görmeyeli,bak: img219.imageshack.us

peki ben çaylaklıktan çıkmak için 7 gün beklesem yeter mi yoksa 10 entry girip 7 gün sonra değerlendirilecek miyim? Nasıldr bu çaylaklık olayları bilen var mı? Nesline göre sıraya girer diyor; 4. nesil olmak inşallah iyi bir şeydir :)


ya bide şu istatistik kategorisinde çok güzel bir curve oluşuyormuş göte girenler daha fazla yada daha önce yazlmış olanlar daha az olsaymış :)
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
ooo hocam sen unutmuşsun bu işleri. 10 çaylaklık entry'si gireceksin tabii. 10 tanım giricen bekliycen :)

yalnız bu lanetin kalkacağı zamandaki saati rassal atıyor herhalde, bende 23.58 mesela... ama çaylak olduğum an ile lanetin kalkacağı zaman arasında 11 gün 2 saat gibi bir süre var. ilginç şeyler. bir algoritması var demek ki :)
0
tranko buskas
(16.11.08)
ben de biliyorum legal olduklarını da bir an aklıma öyle geldi. kapalı kutu gibi mübarek, bilinemiyor ki.

lanetin kalkacağı zaman'ın çaylaklığın en erken bitebileceği zaman olduğunu okumuştum buralarda. çaylaklık daha geç bitebilir ama daha erken değil yani.
0
sektoid
(16.11.08)
@tranko buskas

Ben tam tamına 7 gün için çaylak yapılmıştım. Yani saati ve dakikası dahi uyuyordu. Belkide benimkisi tesadüfidir.
0
sonsivri
(16.11.08)
@galadnikov, şimdi çaylak adamın entryleri lanet dolunca mı moderatörlere sunulmaya başlıyor, yoksa devamlı moderatöre gidiyor ve moderatör mesela hepsini onayladıysa lanet süresinin bittiği an tekrar yazar olabiliyor mu? Nedir mekanizma, hatta hazır böyle yeni arayüzler, fonksiyonlar görmeye başlamışken bir de moderatör kontrol paneli screenshotu görsek sizce de güzel olmaz mı :))
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
@galadnikov

rassal "artıyor" demedim hocam, "atıyor" dedim (assign yani). 11 gün tamam da 2 saat bana ilginç geldi çünkü. günün suça göre olduğu belli zaten. ha tabii bir de suçunu bilebiliyorsan ne ala.

galadnikov seni bulmuşken soralım; bu çaylak edilme sebebinde neden şeffaf davranılmıyor?
0
tranko buskas
(16.11.08)
Ya bu arada ben bugün bulduğum enteresan bir videoyu paylaşma hevesiyle "taksimdeki normal vatandaş görünümlü deli" gibisinden azıcık dallamaca bir başlık açmıştım; ama ondaki netry silinmemişti; Entryni silmiyoruz ama sen yinede çaylaksın gibi bir durum olmuş olabilir mi ki?
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
"şimdilik konuşmayayım" biraz korkutucu oldu yahu; sanki ssg, şu an modlarla toplantı yapıyor, mrtksn nın yaptığını başkalarının yapmaması için çare arıyor havası var :)

ama pek bi bilgilendirici çaylaklık oldu ilk gününden; hadi bakalım; bide sebebini öğrenebilsem çok süper şahane olacaktı, bidaha yapmazdım hem.
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
@galadnikov
bir hatayı düzeltmek isterim 11 gün 2 saat değil yaklaşık 10 gün 6 saat (5 de olabilir). bu ilginçlik var çünkü çaylak olur olmaz buraya yani eksiduyuru'ya yazdım. [şu tarihte-(06.11.08 18:04:48)] lanetimin kalkacağı zaman da 16.11.2008 23.58...
yani bir kalemde bir haftadan uzun. herhalde 10 gün gibi yuvarlak bir şey olması istendi.

daha can alıcı bir soru sormak istiyorum ben galadnikov. bunu sözlükte yazıcaktım aslında ama direkt uçardım herhalde.
siz modlar tamamen amme hizmeti olarak yapıyorsunuz bu işi değil mi? yani kendi zamanınızdan ayırıp amatör ruhla sözlüğe hizmet ediyorsunuz, çekip çeviriyorsunuz bir anlamda... yanılıyor muyum?
0
tranko buskas
(16.11.08)
yahu, ilk yazarlık entrymi hatırladım da şimdi; yıl herhalde 2002, sözlükte tuhaf bir ingilizceyle reklam başlık vardı;

aklı sıra ingilizcenin tuhaflığına ayar verecek abuk sabuk ,formata ve insalığa aykırı entryler yazmıştım; hatta galiba silindikçe gene yazmıştım da uçurmamışlardı haha :) sonra uzunca bi süre sölüğe girmemiştim, sözlük yazarı olmak kıymetli bişey olunca da haa ben üyeydim lan deyip de herbiboku yazar olmuştum;

bide son zamanlarda geliiştirdiğim bilgisayar bağımlılığı ve çabuk öfkelenme olaylarıyla birlikte iyice bi özensizleşti entryler be; eskiden ne güzel firefox için sözlükte arama yapmaya yarayacak, faydalı faydalı şeyler yazardım; bence kesin özensiz başlık açma suçundan çaylak oldum :P
0
🌸mrtksn
(16.11.08)
hayır tabii ben bunu böyle sormayacaktım elbette.
moderatörlük de preatorluk da amatör gönüllü işler (ve de külfetli, zaman alan, anlaşılan o ki emek isteyen) ama sözlük de profesyonel bir mecra ciddi gibi görünen bir reklam geliri var (öyle görünüyor).
ee bu reklam gelirinden hiç mi pay verilmiyor diye şeytanın avukatlığı yapmaktı benim fikrim.
herşey ssg'nin cebine mi giriyor yani? (işte bu uçurulma nedeni potansiyeli)
ha yoksa bu kadar hit ve reklamdan geriye bir şey kalmıyor mu?
0
tranko buskas
(16.11.08)
çaylaklık süresi de mi gözüküyor artık. voila!
0
winsome
(16.11.08)
yalnız dikkatinizi çekerim benim sorum arada kaynayıp gidiyor :)
0
tranko buskas
(16.11.08)
bir ara ekşi müze varken moderatör paneli vardı. her yer butondu. kelepçe butonu falan vardı. uzay gemisi gibiydi. korkmuştum.
0
kibritsuyu
(16.11.08)
ben anladım olayı.
taksimin normal vatandaş görünümlü delisi başlığını açtın ya dün. taksim'in diye ayırmadığın için başlık dün saat 21:23'te düzeltildi. hatalı başlık açmış olduğun için işlemi yapan moderatör bunu karakaplıya yazdı. aynı mod tarihçede birikmiş bozuk sicile de göz atarak seni bir haftalığına veya kaç günse artık, attaya göndermeye karar verdi. yani tek sebep değil ama bardağı taşıran son damla imla hatalı başlık açmak oldu. yüzde doksan dokuz böyle olmuştur.
0
sektoid
(16.11.08)
@galadnikov

yazarlar ile moderatörlerin durumu aynı değil dostum, kesinlikle değil.

basit bir örnekleme ile; sözlüğü bir ülkeye, ssg'yi de ülkeyi yönetene (hadi teo ile qube da hanedandan olsun, onlara üç beş bir şey gidiyordur diye tahmin ediyorum çünkü) benzetelim. burada yazarlar, çaylaklar (ve kısıtlı sayıdaki okuru saymıyorum onlar da çaylak malum) oy hakkı olan vatandaşları temsil ediyor. hadi çaylaklar da işsiz güçsüz çoğunluğu temsil etsin. onay bekleyen çaylaklar da aslında kalifiye olup da iş peşinde koşan ama işi olmayan gariban ünv. mezunlarını.

burda yazarlar da iş güç sahibi insanlar ama bak hala devletle ilgileri yok, özel sektörde kendi yağlarıyla kavruluyorlar (sözlük okuyup, yazıp keyif alıyorlar yani)...

ama bir de devlet adına çalışanlar var ki malum devlet onlara ama iyi ama kötü ama yılda bir ama iki kere zamlanan bir maaş ödüyor.
işte burada devletin adamları, o bir kısım (sanırım 9 kişi idi) moderatör ve bir kaç da preator...

devlete ülke için hizmet ediyorsan maaşını alacaksın arkadaşım.
ha ülke monarşiye bile geçememiş ve ssg de kral falansa o zaman bir şey diyemeyeceğim.

ama en azından hak var hakkaniyet var (her şey bir yana sadece karmaya inanıyorsan bile)... ha hiçbir şeye inancın kalmamıştır (karmaya bile:)) o zaman sadece paraya inanıyorsundur bir şey diyemem.

bana garip geliyor. çok garip. şirinler olsa böyle yapmazdı mesela. paylaşım falan olurdu..
0
tranko buskas
(16.11.08)
(6)

Hesabımdan Banka Personeli Para Çalarsa Ne olur?

vincenzo
mesela benim hesabımda 1 milyon lira var diyelim, banka memuru/müdürü artık neyse geldi benim paramı (benim rızam/onayım/isteğim olmadan) kendi hesabına yada bir başkasının hesabına aktardı diyelim. bu durumda bankanın sorumluluğu ne olur? benim param hesabımda durur mu?
mesela benim hesabımda 1 milyon lira var diyelim, banka memuru/müdürü artık neyse geldi benim paramı (benim rızam/onayım/isteğim olmadan) kendi hesabına yada bir başkasının hesabına aktardı diyelim. bu durumda bankanın sorumluluğu ne olur? benim param hesabımda durur mu?
0
vincenzo
(15.11.08)
ne olmasını bekliyorsun? tabii ki hesap özetlerinde ortaya çıkar ve yakayı ele verir. bazen çıkıyor öyle akıllılar ama maksimum bir ay içinde yakayı eleveriyorlar.
0
deckard
(15.11.08)
tüm sorumluluk bankanındır. diyelim hesap açtırdınız ve 1.000.000 ytl yatırdınız, bir şekilde sizin rızanız,onayınız veya isteğiniz olmadan bu para çekildi, siz itiraz ettiğiniz anda, banka bunun aksini ispatla yükümlüdür, yani gişeden nakit çekildiyse nüfus cüzdanı ve dekonta atılmış imza, transfer talimatıyla yapıldıysa şekil şartları uygun ve imzalı talimat (yüksek tutarlarda telefon teyidi de alınır), ama siz kendi güvenliğinizi tehlikeye atacak bir şey yaparsanız, boş kağıda imza atıp 3. kişiye vermek, telefon ve internet bankacılığı bilgilerini başkasıyla paylaşmak, bunlar sizin sorumluluğunuzdadır. bunun bir istisnası da tabii ki kanuni takip ve ödemelerdir. mesela sizin hesabınızda 1.000.000 ytl var, aynı zaman taksitli bir krediniz var, ödeme günü geldiğinde bu taksit hemen alınır, ama burada krediyi alırken imzaladığınız ödeme planı olduğu için bilginiz dahilinde olduğu varsayılır. veya bu hesaba bağlı bir çek keşide ettiniz, çek bankaya ibraz edildiği anda ve yine şekil şartları uygunsa ve hesap uygunsa sizin onayınız aranmaz.
0
crimson king
(15.11.08)
banka paranızı size öder ama calınan parayıda o personelden ss kuralı cercevesinde tahsil eder. bunu yapan arkadas bir daha hiçbir bankada çalışamaz.
0
patricia teyze
(15.11.08)
para aktarması için sisteme girerken kendi kullanıcı adı ve şifresiyle girer, dolayısıyla hangi personelin para aktardığı sistemde görünür
0
efruz
(15.11.08)
bunu yıllarca yakalanmadan yapanlar var. link aşağıda. türkiye'nin en büyük banka doladırıcılığı. kadın kanserden öldü sanırım. diğer elemanlar da tutuksuz yargılanıyorlar şu anda. hatta bir tanesi akp'li bir belediyede işe başladı tutukluluk durumu ortadan kalktıktan sonra.

www.haberler.com
0
tannhauser
(15.11.08)
illa şikayet lazım değil. hesap sahibinin ruhu bile duymuyor olabilir. müfettiş gelip incelerse de çıkar ortaya. (bkz: yaprak dökümü) (bkz: şevket)
0
kibritsuyu
(15.11.08)
(3)

kan verme tavsiyesi

kibritsuyu
arkadaşlar ağustos ayında ilk defa kan bağışı yaptım. dört gün içinde de kanın ihtiyaç sahibine ulaştığı mesajı geldi telefonuma, mutlu oldum.şimdi 3 ayım doluyor. yeniden kan vermek istiyorum. ancak kafama takılan bir şey var. her 3 ayda bir düzenli olarak kızılay'a gidip kan bağışlamak mı, yoksa k
arkadaşlar ağustos ayında ilk defa kan bağışı yaptım. dört gün içinde de kanın ihtiyaç sahibine ulaştığı mesajı geldi telefonuma, mutlu oldum.

şimdi 3 ayım doluyor. yeniden kan vermek istiyorum. ancak kafama takılan bir şey var. her 3 ayda bir düzenli olarak kızılay'a gidip kan bağışlamak mı, yoksa kanbankasi.gen.tr gibi bir siteye üye olup ihtiyacı olan birinin aramasını bekleyip ihtiyacı olana o anda kan vermek mi?

ben ihtiyacı olana vermeyi düşünmüştüm ilk başlarda ama bulunan bir kan grubum olduğundan (0 rh +) anonslarda, sözlükteki duyurularda falan hiç arayan olmuyor. zira bu grup kan, kızılay'ın kan bankasından rahatlıkla bulunabiliyor.

ne dersiniz kızılay'ın kan bankasına mı bağışlayayım, ihtiyacı olanı mı bekleyeyim? kızılay'a bağışladıktan sonra 3 ay dolmadan ihtiyacı olan çıkarsa veremiyorum çünkü.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
kızılaya kan verince size bir kart veriyorlar. ihtiyacı olana o kartı ulaştırırsanız ihtiyacı olan kan grubunu kızılay'dan temin edebilir
0
head
(15.11.08)
kızılaya verdiğiniz kan ile direk taze verilen kan farklı kullanılıyor, mesela ameliyata girecek bir hasta için içerisinde kan hücreleri yaşayan kan gerekiyor bu durumda taze kan mecburi olabiliyor. haliyle bunun bulunması daha zor, bence bu şekilde ihtiyacı olana vermek daha faydalı. ama size kalmış tabi. her iki durumda da yaptığınız çok güzel bir şey.

(bkz: kan yapılamayan tek ilactir)
0
endoplazmikbirkulum
(15.11.08)
kendi soruma kendim cevap.

kızılay'a kan vermek için uygun bir gün beklerken eşim arad,ı işyerinden ameliyat olacak bir hastaya kan lazım diye. hemen gidiyorum dedim, çıktım yokai, yürüyerek 10 dakika yoldaki hastaneye varana kadar kanı bulmuşlar. emin misiniz, eksik falan olur belki dedim, yok dedileri bulduk dediler, teşekkür ettiler, geri döndüm.

çok bulunan bir kan olduğundan tazesi de donör 10 dakikalık mesafeyi yürüyene kadar daha yakından bulunuyor. en iyisi kızılay'a vermek galiba. ihtiyacı olan oradan alır nasıl olsa.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.08)
(9)

kramp!

evegirmekistemiyorum
bacağıma deli gibi kramp giriyor; hatta öyleki bazen gece aniden uyanıp, yataktan fırlıyorum.bazen ayak parmaklarıma sirayet ediyor. stresli dönemlerımde final zamanı filan artıyor gözlemlediğim kadarıyla. yaklaşık orta-okuldan beri olan bi'şey bu bende. doktora sordum (başka bi'şey için gittiğim za
bacağıma deli gibi kramp giriyor; hatta öyleki bazen gece aniden uyanıp, yataktan fırlıyorum.bazen ayak parmaklarıma sirayet ediyor. stresli dönemlerımde final zamanı filan artıyor gözlemlediğim kadarıyla. yaklaşık orta-okuldan beri olan bi'şey bu bende. doktora sordum (başka bi'şey için gittiğim zaman) strestendir filan dedi. ben de o zaman beridir olağan olarak karşıladım bu durumu. deli gibi uyandığımı gören arkadaşım 'ciddi bi'şey olduğu' noktasında beni korkuttu. her zaman uyurken olmuyor, dediğim gibi; ayaktayeken,otururken filan da oluyor. böyle dertten muzdarip olan var mı?? (yaklaşık 8-9 yıldır var bu dert)
teşekkürler..
0
evegirmekistemiyorum
(15.11.08)
bol bol su tüket. insan bazen yoğun zamanlarında sıvı tüketimini ihmal edebiliyor örneğin final zamanlarında.. stres de işin içine girince vücut bu tür tepkiler verebiliyor.

meşrubat, çay, kahve, meyve suyu... hiç biri suyun görevini layıkıyla yerine getiremez o yüzden bol bol su tüket. krampın sebeplerinden başlıcası mineral eksikliğidir. her gün mutlaka en az 1-2 litre su içmelisin.
0
cmysn
(15.11.08)
krampın genel sebepleri arasında yorgunluk, sıvı kaybı ve ani hareketle birlikte (soğuk)kasın kasılı kalması vardır. bu gerekçelerden yola çıkarak cevaplara ulaşılabilir ancak bu kadar uzun süre olması ilginç tabi. bugune dek bunları kimse söylemedi bilmem ama gün içinde daha fazla sıvı alıp vücudunuz hamken ani hareketlerden kaçınmaya bakın.

not: ben yazarken üstteki yazı yoktu :)
0
o ben degilim
(15.11.08)
gecmis olsun birader. soyle bir haber buldum: arsiv.sabah.com.tr
0
comptrol
(15.11.08)
powerade de mineral takviyesi olduğundan işe yarayabilir. ben içiyorum genelde kramp girdiğinde. sıcak su da iyi geliyor.
0
passion rules the game
(15.11.08)
ilginç gelebilir, ama boyu uzun olanlarda olduğu rivayet edilir bu şeyin. bilmemne yetersiz kalıyormuş vücuda.
geceleri aniden uyanma yapan kramp ise üşümeden ileri gelir. ciddi bi şey yoktur gibi geldi bana şahsen.
0
lovemyself
(15.11.08)
efervesan magnezyum tabletleri var. bir bardak suda eritip için günde 1-2 bardak. magnezyum eksikliğinden de girer kramp.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
bir ara bana da çok olurdu, bacağıma kramp gireceğini hissettiğim anda ayağımın ön kısmını yukarı doğru bükerim. garantili yöntem, krampı başlamadan kesiyor. yani tabi içerden engellenmesi lazım bu olayın ama kaçış olmadığı anlarda bu yöntem işe yarıyor.
0
quasiromantic
(15.11.08)
muz ye her gün bir tane
0
arnold schwarzeneger
(15.11.08)
kramp, kaslardaki kalsiyumun azalmasına baglı olarak,kasların uyarılara yüksek afinite göstermesi olarak özetlenebilir.yani ayaga kalkma için bacak kaslarınız çalışır, ancak kalsiyum dengesi bozuldugu zaman kaslar kasılmak için uyarıya ihtiyaç duymaz, kendi kendine kasılmaya başlar. diyeceğim o dur ki kalsiyum alınız. süt içiniz..vs
0
mgdr
(18.11.08)
(1)

Hesap Yılı

boshi
Selam, Tescil günü 15 Aralık olan bir şirket düşünelim, bu şirketin ilk hesap yılı yalnızca iki hafta olacak yamulmuyorsam (31 Aralık'ta bitecek). Bu şirket eğer bir ay sonra, 15 Ocak'ta tescil edilmiş olsaydı, hangi mali ve bürokratik külfetlerden kurtulmuş olacaktı? Maliyet boyutu hakkında da bir
Selam,

Tescil günü 15 Aralık olan bir şirket düşünelim, bu şirketin ilk hesap yılı yalnızca iki hafta olacak yamulmuyorsam (31 Aralık'ta bitecek). Bu şirket eğer bir ay sonra, 15 Ocak'ta tescil edilmiş olsaydı, hangi mali ve bürokratik külfetlerden kurtulmuş olacaktı? Maliyet boyutu hakkında da bir fikir verir misiniz? "15 günlük hesap dönemi de olsa kafadan şu kadar lira içeri girer," gibi.

Teşekkürler.
0
boshi
(15.11.08)
sadece 15 gün için o yıla defter tasdik ettirilir (sayfa sayısına göre noter + kağıt masrafı), aralık ayı için kdv ve muhtasar beyannamleri verilir (her biri için beyannameler bomboş bile verilse bugünün parasıyla 15 lira damga vergisi, toplam 30 lira), 2007 yılının son dönemi için geçici vergi beyannamesi verilir (bugün için boş bile verilse 23 lira). mart veya misan ayında gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi verilir (bu da bomboş bile verilse damga vergisi 40-50 lira civarıydı yanlış harıtlamıyorsam). yani 15 gün için aylık verilecek beyannameler verilir. sanki bir yıldır çalışıyor gibi yıllık işlemler (defter tasdiki, yıllık gelir/kurumlar vergisi beyannameleri) de yapılır. hiç kasmaya lüzum yok. 1 ocak diye kurun rahat edin.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
(7)

Şehir efsanelerinden para kazanan var mı?

vecna
"Sigaraların içindeki alüminyum folyoya benzeyen kağıtların kilosuna fabrika para veriyormuş", "açma halkalarının 1000 tanesi bilmem ne kadarmış", "reklam izle ve arkadaşlarını üye yap türü siteler" falan filan. Böyle bir ton yalan dolan iş var ve güvenim yok. Bunların herhangi birisinden para kazan
"Sigaraların içindeki alüminyum folyoya benzeyen kağıtların kilosuna fabrika para veriyormuş", "açma halkalarının 1000 tanesi bilmem ne kadarmış", "reklam izle ve arkadaşlarını üye yap türü siteler" falan filan. Böyle bir ton yalan dolan iş var ve güvenim yok.
Bunların herhangi birisinden para kazanan var mı?

Referans olarak doğrudan kendinizi vermezniz önem arzetmektedir. Arkadaş kazanmış, arkadaşın arkadaşı kazanmış falan olmasın lütfen : )
0
vecna
(14.11.08)
valla özellikle uğraştığım olmadı ama colanın, telefon hatlarının, denk gelen bi çok şeye sms yollamışlığım vardır. sadece rock'n coke tişörtü kazanmışlığım var. o da zaten 10 kişiden birine çıkıyor falandı. 20 kere göndermişimdir zaten. dolayısıyla bi bok çıkmadı diyebilirim.
yani want2die baya şanslı bi arkadaş aslında ama kendisi farkında diil.
0
hayo
(15.11.08)
Biz kucukken gerizekali gibi cuval cuval sigara jelatini toplamistik. Mahalledeki butun copleri karistirip hatta cevre semtlerdeki copleri de karistirip bir suru cuval doldurmustuk. Malligi dusunun yani.. Babalarimiz cebimize harclik koyuyordu ama yine de copleri karistirip sigara jelatini ariyorduk.

Bizim mahallede bi herif vardi.. O gaza getirmisti bizi. "Olm ben topladim goturdum, su kadar para verdiler, siz de toplayin goturelim" demisti. Topladik topladik, sonra ortaliktan kayboldu pezevenk.

Sehir efsanelerinin dagitimi ve yayimi ile ilgilenen bolge sorumlusuydu galiba bu arkadasimiz.. Bizi de bu efsaneye dahil etmisti ve elimizde cuval cuval jelatinle mal gibi kalmistik. Babamizdan yedigimiz azar da isin cabasi..

Yani anlayacaginiz bu isten para kazandigini iddia eden 13-14 yaslarinda bi herif vardi mahallede ama bence bariz bir sekilde salliyordu. O yasta nerden bilecek lan kagitlari nereye goturecegini falan, cok sacma. Ama inanmistik.. Asli astari var midir bilemiyorum ama hic sanmiyorum.
0
vita vinum est
(15.11.08)
boş kutu kolaları toplayıp satıyorduk küçükken.
0
cruor
(15.11.08)
@want2die: atma recep din kardesiyiz

saka saka.
0
fdegir
(15.11.08)
valla yakın bir akrabam arkadaşlarıyla birlikte ülker paketlerinden çıkan şifreleri en çok yollayan kişiye ipod nano olayına katıldılar. gıda toptancısından koli koli coco star almışlar. hepsinin paketlerini açıp şifrelerini notepad'e yazıp listelemişler, oradan da copy paste yapa yapa internetten seri şekilde yollamışlar. 2 tane ipod nano kazandılar. ikisini de sattılar. coco star'ların parasını çıkardıkları gibi ceplerine de para kaldı. coco starları da biz yedik.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
ben efes pilsen'in boş şişelerini çalıp aynı markete satıyodum. hayattaki tek ticaretim bu oldu. zaten soruylada pek ilgisi yok galiba.
0
prompter
(15.11.08)
Cevaplardan 1 tanesi hariç hiç birisinin soruyla alakası yok zaten : )
0
🌸vecna
(15.11.08)
(5)

Elektronik malzeme kokusu (radyasyon kokusu)

inshroud
2 gündür başıma musallat olan, bir türlü çözemediğim bir sorun. Çare olur mu diye danışayım dedim.Yeni bir bilgisayar parçası aldınız, anakart olsun hadi, anakartın kutusunu açtınız, mis gibi kokladınız. Bir elektronik malzeme kokusu, antistatik poşet kokusu sinüslerinizi doldurdu. Yeni elektronik m
2 gündür başıma musallat olan, bir türlü çözemediğim bir sorun. Çare olur mu diye danışayım dedim.
Yeni bir bilgisayar parçası aldınız, anakart olsun hadi, anakartın kutusunu açtınız, mis gibi kokladınız. Bir elektronik malzeme kokusu, antistatik poşet kokusu sinüslerinizi doldurdu. Yeni elektronik malzemenin bu kokusu haliyle bir süre sonra kayboldu. İşte iki gündür bilgisayar odamı saran bu koku. Odaya girmiş olan yeni bir malzeme yok. Odaya giren herkes aynı şeyi söylüyor, ben de dışardan girdiğim zaman bu kokuyu çok yoğun olarak alıyorum. Söylenenlere göre hastanelerde atom tedavisi, ışınla tedavi falan verilen odalarda olan kokunun aynısı, radyoaktif bir koku eğer tabir uygunsa. Odada kablo kalabalığı çok fazla, bilgisayardan geliyor olabileceğini tahmin ediyorum ama durup dururken bilgisayardan böyle bir koku gelmez. Herhangi bir fikriniz var mı?
0
inshroud
(14.11.08)
kablolardan biri aşırı yüklenmeden yanıyo olabilir içerden içerden. yangın çıkıverir mazallah. teker teker koklayın, bir miktar kahve eşliğinde iyisi mi.
0
insensitive
(14.11.08)
eğer evde uranyum yemiyorsanız büyük ihtimalle erimekte olan bir kablodan geliyordur. elektrikle çalışan aletlere bir göz atın derim, yoksa cidden yangın çıkabilir. tabi böyle de korkutmaya da gerek yok aslında, başka bir şey de olabilir.
0
elcezire exclusive
(15.11.08)
monitör crt ise tepesindeki ızgaraları, ekranı bi koklayın. ya da televizyon varsa onun da aynı yerlerini koklayın.
0
kibritsuyu
(15.11.08)
Adaptörler de ısındıklarında benzeri bir koku yayabiliyorlar, aman dikkat.
0
skatheist
(15.11.08)
Cevaplar için teşekkür ederim. Sonucu geç bildirdiğim için kusura bakmayın. Zanlıyı bulduk sayenizde. Yazıcının adaptörü ve kablosunun prizden adaptöre kadar giden kısmında sorun çıkmış. Isındığı için koku yapıyormuş. Pert oldu.

Cevap veren arkadaşlara tekrar teşekkür ederim...
0
🌸inshroud
(16.11.08)
(6)

ibade

leylak sarabi
ne demek?
ne demek?
0
leylak sarabi
(14.11.08)
helak etmek.
0
sainteyes
(14.11.08)
"ibate" olabilir mi acaba?
0
kibritsuyu
(14.11.08)
ibate iaşe gibi bir kullanımı duyulmuş olabilir mi?
0
ozdek
(14.11.08)
evet iaşe ve ibade masrafları şeklindeydi, iaşe yiyecek içecek, ibade barınma konaklama demekmiş.
0
🌸leylak sarabi
(14.11.08)
"ibade" değil yalnız. "ibate" olacak. onu kim "ibade" diye yazmışsa yanlış yazmış.
0
kibritsuyu
(14.11.08)
"Çamlıca Vakfı Bilim Araştırma Geliştirme Merkezi" yanlış yazmış. Niye türkçesini yazmıyorlarsa. :)
0
🌸leylak sarabi
(14.11.08)
(4)

Kan tahlili

trendkill
Merhaba canlar ben şimdi kan tahliline gidicem ama bu tahlil öncesi aç kalma sınırları nedir acep?kimi diyor sadece 8 saat olur. öncesi zaten olmaz. sonrasında da değerler değişir falan filan. bu işin doğrusu nedir?bir de sigara içmek sonuçları etkiler mi?
Merhaba canlar ben şimdi kan tahliline gidicem ama bu tahlil öncesi aç kalma sınırları nedir acep?
kimi diyor sadece 8 saat olur. öncesi zaten olmaz. sonrasında da değerler değişir falan filan. bu işin doğrusu nedir?
bir de sigara içmek sonuçları etkiler mi?
0
trendkill
(14.11.08)
ne tahlili olduğuna göre değişir, kimisi için 1.5 iskender yiyip bile gidebilirsin, kimisi de dilin gırtlağına yapışsın ister. laboratuara sormalısın bunu.
0
kurukafa
(14.11.08)
özel bir şey değilse, şeker, kolesterol vs rutin şeylere baktıracaksanız sabah kalkıp aç susuz gideceksiniz. işte akşam normal yediklerinizi yiyip yatın. sabah da kalkın gidin. tokluk kan şekerine de bakılacaksa ilk kan alımından sonra yemek yiyip, iki saat sonra bir daha gideceksiniz.
0
kibritsuyu
(14.11.08)
sabah aç kalınarak gidilecek tahlil ise 7-8 saatlik bir açlık gerekiyor. yani gece 24'ten sonra birşey yemeyin. ayrıca suyu da çok içmemek gerekiyor. birkaç yudum içebilirsiniz sadece.
0
mea maxima culpa
(14.11.08)
bu link faydalı sanki
www.bilim.gen.tr
0
mermaid
(14.11.08)
(2)

hukuk: parasal sınır?

zillosh
Konusu para veya parayla ölçülebilen bir şey olan davalarda asliye mi yoksa sulh mah.nin mi görevli olduğunu belirlemekte bugunkü güncel parasal sınır ne kadardır bilen var mı?
Konusu para veya parayla ölçülebilen bir şey olan davalarda asliye mi yoksa sulh mah.nin mi görevli olduğunu belirlemekte bugunkü güncel parasal sınır ne kadardır bilen var mı?
0
zillosh
(14.11.08)
HUMK 8/1 "beş milyar türk lirası" diyor. sanırım günceli hala bu. yani 5.000 YTL.
0
kibritsuyu
(14.11.08)
6330 ytl olmuş( bu ve bunun altındakiler sulh mah.'e gidecek)
0
evegirmekistemiyorum
(14.11.08)
(3)

FIFA 99

koparnick
09 değil 99 evet.. bir heyecan ile torrentini bulup yükledim.. bir rar dosyası içinde bir sürü dosya vardı.. hepsini c:/FIFA 99 klasörüne attım.. ancak .exe'ye tıkladığımda oyun açılmıyor.. task manager'da fifa09.exe gözüküyor ama.. emulator değil..İşletim sistemim Windows XP olduğu için mi çalışmı
09 değil 99 evet.. bir heyecan ile torrentini bulup yükledim.. bir rar dosyası içinde bir sürü dosya vardı.. hepsini c:/FIFA 99 klasörüne attım.. ancak .exe'ye tıkladığımda oyun açılmıyor.. task manager'da fifa09.exe gözüküyor ama.. emulator değil..

İşletim sistemim Windows XP olduğu için mi çalışmıyor bu oyun? yoksa ben mi bir mallık yapıyorum.. eski günlerimi yad etmek istiyorum bana bir yardım edin..
0
koparnick
(13.11.08)
Geçen ay buldum bi yerden yükledim XP'de oynadım, normal çalıştı. Çok lazımsa upload edip link yollarım istersen.
0
mabl
(14.11.08)
www.eksiduyuru.com

birkaç farklı duyuru var. sanırım bu duyurularda verilen yamalardan yüklemek gerekiyor.
0
kibritsuyu
(14.11.08)
ilgilenen arkadaşlara teşekkürler.. cevabı kendim buldum.. exe dosyasına sağ tıklayıp özellikleri seçiyoruz.. ardından uyumluluk alanında windows 98'i seçim 640*480çözünürlükte çalıştır ve 256 renkte çalıştır seçeneklerini tikledikten sonra oyunu çalışıyor..

ancak ram sorun çıkarıyor hala bazı yerlerde.. bruda da sanırım bi kaç patch yüklemek gerekiyor.. o kadar uğraşamam şimdilik firendly modda takılıyorum..
0
🌸koparnick
(14.11.08)
(5)

oy vermek ve geri almak

kibritsuyu
merakımdan soruyorum. şimdi bir entry aynı yazar tarafından birden fazla oylanamıyor bildiğim kadarıyla. aynı entry için ikinci defa oylama tuşlarına basınca oylanmış gibi yapıyor "bakıyorum beyefendi bi saniye, oyunuz kaydedildi (geri al)" diyor.şimdi merak ettiğim şu. diyelim bir entry'e şukela ve
merakımdan soruyorum. şimdi bir entry aynı yazar tarafından birden fazla oylanamıyor bildiğim kadarıyla. aynı entry için ikinci defa oylama tuşlarına basınca oylanmış gibi yapıyor "bakıyorum beyefendi bi saniye, oyunuz kaydedildi (geri al)" diyor.

şimdi merak ettiğim şu. diyelim bir entry'e şukela verdik. oyunuz kaydedildi dedi. ertesi gün oldu, vazgeçtim, oyumu geri almak istiyorum mesela. aynı entry'e bir şukela daha versem, oyunuz kaydedildi derken "geri al" a tıklasam nasıl olsa ikinci defa oy verdiğim için ikinci şukelamı kabul etmemişti. geri al diyince de onu kaydetmediği için bir gün önceki şukelayı mı geri alır? yoksa o verildi bitti, artık geri alınmaz mı?

"ne kadar kinciymişsin, vermişsin gitmiş işte", "bir tane de çok kötü ver" şeklinde cevaplar vermeyiniz lütfen. merakım sadece aynı entry'e ikinci oyu verip geri al dersek birinci oy silinir mi silinmez mi odur.
0
kibritsuyu
(13.11.08)
emin değilim ama öeehh verdiğinde eski oyunun siliniyor olması lazım.
0
sanal uyku
(13.11.08)
sanirim ki bir entry'nin 4 durumu var:
- oysuz
- sukela
- oeh
- cok kotu

oyladiginizda oyu "buna mi sukela verdim be" gibi bir sebepten geri cekmek istiyorsaniz "oeh" seklinde oylayip (son verilen oy kaydedilir, evet) verdiginiz arti puani geri almis oluyorsunuz ama oylanmamis hale getirme sansiniz yok.
0
orqan
(13.11.08)
sözlükte bir yerde denk gelmiştim, şukela'da tıklanan link (+1), çok kötü'de tıklanan ise (-1) içeriyordu (tam olarak hatırlamıyorum). eğer o şekilde ise cebirsel olarak toplanıyor olabilir.
0
alperen4
(13.11.08)
sorum yanlış anlaşıldı sanırım. başka bir oy vererek durumu nötrlemek veya tersine çevirmek değil sorduğum. aynı oyu ikinci kere verip sonra da geri alırsam o ikinci verdiğim mükerrer oy zaten sayılmadığı için geri alma işlemi de mi sayılmaz, yoksa geri alma işlemi halihazırda kayıtlı olan birinci geçerli oyu geri mi alır ve entry'i hiç oy verilmemiş hale mi getirir?
0
🌸kibritsuyu
(14.11.08)
@galadnikov: aradığım cevap tam olarak buydu. teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(14.11.08)
(8)

bu cevaplar niye böyle karışık görünüyor?

robin crusoe
ilk başta yeni cevaplar en üstte sıralanıyor sandım ama sanırım karışık sıralanıyor. niye?
ilk başta yeni cevaplar en üstte sıralanıyor sandım ama sanırım karışık sıralanıyor. niye?
0
robin crusoe
(13.11.08)
duyuru yamuldu sanırım. akşam compumaster gelsin düzeltir. daha yeni kalkmış kahvaltısını ediyordur şimdi.
0
kibritsuyu
(13.11.08)
Son cevap en ustte, digerleri eskiden yeniye dogru asagiya siralaniyor.
0
wpi
(13.11.08)
eski hali daha güzeldi, çok kullanışsız olmuş..
0
erostrada
(13.11.08)
olmamış. eskisi daha iyiydi.
0
insanimsi
(13.11.08)
guzel cevaplar uste cikiyormus.
0
ermanen
(13.11.08)
hacı tamam eskisi daha iyiydi de, ben bu halini hala çözemedim. karışık mı, yeniler mi üstte kalıyor, nedir yani. ve niye? birden soğudum lan. :S
0
🌸robin crusoe
(13.11.08)
garip bir database sorunu olmus, duzelttim.
0
compumaster
(13.11.08)
nasıl mutlu oldum anlatamam. korkarım ağlayacağım.


eyvallah compumaster.
0
🌸robin crusoe
(13.11.08)
(6)

senelik izin parası

mathillda
selamlar.iş kanununda kullanılmayan senelik izinle ilgili "ücret"in çalışan personele ödenmesi konusunda bir madde var mıdır?
selamlar.
iş kanununda kullanılmayan senelik izinle ilgili "ücret"in çalışan personele ödenmesi konusunda bir madde var mıdır?
0
mathillda
(13.11.08)
Yok. Onun yerine izinlerin kullandırılması gibi bir şey olması lazım. Yani senin her halükarda izne çıkacağın çıkmak zorunda olduğun kabul edilir ki yanlış değildir. işten ayrılma vs durumunda izin paranı alabilirsin tabi bu senin hakkın.
bir de son 2-3 senedir kamu kurumlarında bile kullanılmayan izinleri kullandırtın vs gibi olaylar olduğunu biliyorum. bir sürü tanıdığım 30-40 günlük sürelerde izinler yaptılar.
yine de kanun değişmiş olabilir açıp bakmak lazım.
0
ozdek
(13.11.08)
izin kullandırılmak, işçi de kullanmak zorunda. kullanmayayım da parasını alayım diye bir şey yok. sadece hak ettiğin izni henüz kullanmaya fırsatın olmadan işten çıkarsan onun parasını alabilirsin.
0
kibritsuyu
(13.11.08)
4857 sayılı iş kanunu md 53'ten 60'a yıllık ücretli izin konusunu düzenler. oradan bakabilirsinz ama özdekin de dediği gibi dediğiniz şekilde çalışan personele ödenmesi değil işten ayrılma durumundaki durumunu düzenler madde mevcuttur.
0
bordeaux
(13.11.08)
Halen çalışırken, kullanılmayan iznin parasını ödemek bildiğim kadarıyla sadece pratikte olan bir eylem. Yani kanunen böyle bir şey yok. O yüzden tamamen patronun iyi niyetine kalıyor. Eğer aranız iyiyse günlük mesai ücreti x 2 den hesaplanmasını isteyin.
0
kruva san
(13.11.08)
2 sene kullanılmayan izinler de yanıyor diye biliyorum ayrıca. yanılıyor da olabilirim belki sanırım.
0
ccompiler
(13.11.08)
hizmet sözleşmesi izin kullanmadan son bulursa sadece kullandırılmayan yıllık izin günlerine ait izin ücreti işçinin son ücretinden hesaplanarak ödenir, hizmet sözleşmesi ister fesihle ister işçinin ölümüyle son bulsun kullandırılmayan yıllık izinlerin ücreti ödenmelidir(İş K.59).
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(13.11.08)
(2)

Limited Şirket (<=20) ve Murakıp

boshi
TTK 548'e göre "Ortak sayısı 20'yi aşan limited şirketlerde 1 veya 1'den fazla murakıp bulunur." Ancak gene aynı maddeye göre "Ortakların sayısı 20 ve 20'den az olan limited şirketlerde idare hak ve vazifesi ortaklara aittir ve bir ortak şirketi denetleme yetkisine sahiptir." 1-) Şimdi bu ikinci ifa
TTK 548'e göre "Ortak sayısı 20'yi aşan limited şirketlerde 1 veya 1'den fazla murakıp bulunur." Ancak gene aynı maddeye göre "Ortakların sayısı 20 ve 20'den az olan limited şirketlerde idare hak ve vazifesi ortaklara aittir ve bir ortak şirketi denetleme yetkisine sahiptir."

1-) Şimdi bu ikinci ifadede kastedilen denetleme yetkisine sahip ortak gene "Murakıp" sıfatını mı haiz?

Yanıtınız "Hayır"sa duyurum buraya kadar idi, teşekkürler. Yanıtınız "Evet"se;

2-) O zaman 3 ortaklı ve 3 müdürlü (tüm ortaklar müdür sıfatında) bir limited şirket düşünelim: Burada ortaklardan (yani müdürlerden) biri şirketi denetleme yetkisine sahip oluyor. Bu durumda bu kişi müdür+murakıp mı oluyor? Olabilir mi böyle bir şey?

Teşekkürler.
0
boshi
(13.11.08)
ortak sayısı 20'den fazla şirketlerde ortakların her biri tek tek incelemek istemesin diye murakıp bulunur demiş. 100 tane ortağın tek tek incelemek istediğini düşünsene :)
ortak sayısı 20'den az ise gelsin isteyen incelesin, buna hakkı var diyor.

yani birinci soruya cevap "hayır". TTK 548'de atıf yapılan BK 531'de belirtilen "denetleme yetkisine sahip ortak" murakıp sıfatına haiz değil. ortak sayısı 20'yi geçerse murakıp tayin ediliyor. sanırım tescil ve ilan da ediliyor yani.
0
kibritsuyu
(13.11.08)
Sağol kibritsuyu!
0
🌸boshi
(13.11.08)
(3)

"Hububat fiyatları" Yiğit Özgür'ün karikatürü

siz
Acil lazım. Link verebilir misiniz?
Acil lazım. Link verebilir misiniz?
0
siz
(12.11.08)
hububat fiyatları, gökhan dabak'ın deli cevat tiplemesinin bir karikatürüydü yanılmıyorsam.
0
kibritsuyu
(12.11.08)
evet hububat fiyatları deli cevat'ın lafıdır. yiğit özgür tiplemelerinden gördüğümü hatırlamıyorum. şöyle bir şey var
www.itusozluk.com
0
teritori
(12.11.08)
Onu ben de bilyorum zaten Y.Ö.'nün karakteri delirdiği için böyle bir tepki veriyordu. Göndermeydi aynı zamanda.
Hala acil lazım bu bize.

Şimdi öğrendik, Serkan A.'nın da varmış ve aradığımız O'nunkiymiş.
0
🌸siz
(12.11.08)
(10)

DSLR almayı düşünüyorum ve sorularım var

tom riddle
Fotoğrafçılık konusunda aslında birçok şey bilen biriyim, pozlama süresi, iso değeri, vb gibi birçok terime aşinayım, kompakt makinemde bunlarla oynayıp sonuçlarını gözlemlemiş biriyim. Ve de artık kompakt makinem pek yeterli gelmemeye başladı, ve fotoğrafçılık konusunda aslında oldukça ilgili sayıl
Fotoğrafçılık konusunda aslında birçok şey bilen biriyim, pozlama süresi, iso değeri, vb gibi birçok terime aşinayım, kompakt makinemde bunlarla oynayıp sonuçlarını gözlemlemiş biriyim. Ve de artık kompakt makinem pek yeterli gelmemeye başladı, ve fotoğrafçılık konusunda aslında oldukça ilgili sayılırım. Ancak analog SLR makine alıp da sürekli film harcamak istemiyor, bu aralar oldukça kullanma fırsatım olmuş DSLR makinelerden birinden almak istiyorum. Tabii ki bazı sorularım var, pahalı oldukları için iyice düşünüp de alacağım. Bu konuda tavsiyeleriniz nedir?

İkinci ve asıl soracağım şey ise şu, kafamda iki model var, biri Canon EOS 450D, diğeri de Nikon D80. Eski kompakt makinem de nikon olduğu için ne kadar kaliteli olduğunu biliyorum evet, ama araştırdığım kadarıyla D80 oldukça pahalı. EOS 450D ise D80 ile oldukça benzer özelliklere sahip, ayrıca uzun bir süre kullanmayı düşündüğüm kit lensinde image stabilizer var (nikona göre avantajlı). Ancak D80'i olan bir arkadaşım, Nikon'ların lenslerinin Canonlardan daha iyi olduğunu söyledi, ki olması gayet mümkün olabilir bence. Şimdi almadan önce bu işin döndüğü yer olarak belirtilen Sirkeci'ye gidip bir sormayı düşünüyorum elbet, ama sizler bu iki fotoğraf makinesi için ne düşünürdünüz? Hepsiburada.com'daki fiyatlardan daha düşük fiyata Sirkeci'de bulunuyormuş Nikon D80, aynı şekilde Canon da bulunur mu?
0
tom riddle
(12.11.08)
bildiğim kadarıyla 450d'nin ekranı liveview destekli. kompakttan geçeceğin için senin için daha kullanışlı olabilir. d80, 450d'den daha güzel ama 450d daha yeni bir makine özelliklerine göre fiyatı çok iyi. Lens kaygın varsa sadece body alabilirsin. gittigidiyorda 1000 lira gibi bir fiyata görmüştüm. ben olsam 450d alırım.
0
blackdog
(12.11.08)
analog yerine dslr tercihin isabetli olmuş. artık fotoğrafçılıkta analog slr dijitalin yanına ek bir damak tadı, ayrı bir keyif olarak tercih ediliyor ancak ana makineler dslr oluyor, olmalı da bence.

canon nikon konusuna gelince.. d80 ve 450d kullanmış biri olarak sırasıyla karşılaştırmalı olarak avantaj ve dezavantajlarından bahsedeyim nacizane. öncelikle nikon'un lensleri kalite olarak canon'a oranla bir birim öndedir bu doğru. canon'un yeni seri lenslerindeki is (image stabilizer) makinaya alışma sürecinizde belki ilk 1-2 ay size yardımcı olur sonra ihtiyaç duymazsın. "olmasa da olur" bir özellik yani. fiyatlara gelince nikon lenslerindeki bir birim kalite fazlası fiyatlara da yansıyor tabi ki, ortalama olarak nikon lensleri daha pahalıdır. ancak makinanın kit lensi dışında yeni bir lens alacak olursan, daha ziyade lens üretiminde uzmanlaşmış tamron ve sigma markalarını tercih etmen hem fiyat hem performans olarak daha tatmin edici olacaktır. d80 gerçekten giriş seviyesi olarak üst düzey bir makina. 10 mp, 1.5 odak uzaklığı çarpanı, 3 kare/sn çekim hızı, 2,5 inç lcd ekran gibi özellikleri mevcut. 450d'ye bakacak olursak bu özellikler 12 mp, 1.6 odak uz. çarpanı, 3,5 kare/sn çekim hızı ve 3 inç lcd ekran ile nikon d80'i bariz bir şekilde sollamış durumda. sensör çeşitlerinde de canon avantajlı durumda. d80 ccd sensör kullanırken 450d cmos sensörüne sahip. (nikon da artık uyandı ve ccd den vazgeçip yeni serilerinde cmos kullanmaya başladı). bununla birlikte d80 eski seri bir makine (2006 çıkışlı idi yanlış hatırlamıyorsam) ve bugün sıfır alacağın bir d80'i (ki baya pahalı biliyorsun) ilerde elinden çıkarmak istediğinde çok zorlanacaksın. 450d ise 2008 çıkışlı bir makina ve canon'un yeni serisinden. bugün aldığın bir 450d'yi (ki sıfır spot olarak 900 liraya bulunuyor) 2 yıl sonra bile çok rahat elinden çıkarabilirsin.

450d nerden bakarsan d80'den bir gömlek üstün. tabi tüm bunlar benim izlenimlerim ve fikirlerim.

sirkeci hayyam pasajında her markayı piyasadan ucuza bulman mümkün.

edit: 450d'nin liveview'ı çok kullanışsız. bir kere bile kullanmadım desem abartmış olmam. bu da 450d'nin az görülen eksilerinden. :)
0
robin crusoe
(12.11.08)
Aklımı okudunuz. Teşekkürler :)

robin crusoe'ya bir sorum olacak: 900 ytl'lik spot eos 450d'ler yalnızca body mi yoksa kit lens ile beraber mi?
0
🌸tom riddle
(12.11.08)
kit halinde sıfır 900 ytl. spot ve garantisi yok. 1-2 ay önce donanimhaber.com'da gördüm ilanı. :)

sözü gelmişken spot konusunda da fikrimi söylemek isterim. bugüne kadar makinelerimi hep spot aldım. garanti dediğimiz belge makinanın fiyatına 500 ytl bindirmekten başka bir boka yaramaz. spot olarak 500 ytl ucuza aldığın bir makinanın üretim hatası verme olasılığı binde bilmem kaçtır. hadi oldu ya böyle bir şanssızlık geldi başına, o 500 ytl lik farkın küçük bir kısmını o hatanın tamiri için yetkili servise vererek durumu halledebilirsin. gördüğün gibi hala kardasın :) o binde bilmemkaçlık şanssızlık sana gelmezse, ve sen de malının kıymetini bilen temiz bir kullanıcı isen makinana hiçbirşey olmaz. spot ürün almaktan korkma derim.
0
robin crusoe
(12.11.08)
ek olarak ben de bir takim farkliliklardan bahsetmek isterim,

canon'un kit lensi gercekten tercih edilemeyecek bir lens. nikon'un 18+135'i yaninda ezik kaliyor oldukca. tavsiyem 450d alinacaksa sadece body alinmasi.

nikon'un canon'a gore avantajli oldugu bir nokta; nikon objektifleri her nikon'da kullanilir. bu %85'lik bir oran. eski analog makinelerde kullanilan nikon'lar, yeni dijital nikon'larda rahatlikla kullanilmakta. canon'da bu durum soz konusu olamiyor. canon'un analog objektiflerinin neredeyse %50'si dijital canon'larda kullanilamiyor (full frame olanlar haric) keza 450d full frame olmadigi icin bu sikintiyla karsi karsiya kalmak mumkun. bunun disinda, canon'un kaliteli lensleri "L" serisidir ve fiyatlari muhtesem fazladir. bu noktada canon'da objektif sorunu bir eksi.

450d'nin kullanim acisindan d80'e karsi sahip oldugu bir eksi de, manuel kullanimda zorluk cikaran "diyafram carki"na sahip olmamasi. nikon'da hem deklansorun altinda enstantane carki vardir hem de vizorun saginda, basparmaginizin altinda diyafram carki vardir.
a.img-dpreview.com
450d'de diyafram carkini kullanmak icin vizorun yanindaki av tusuna basili tutarken deklansorun altindaki enstantane carkini cevirmeniz gerekiyor. bu acidan kullanissiz.
a.img-dpreview.com

her iki makinenin de hayyam pasajinda kitlens ile beraber satis fiyatlari neredeyse ayni (en son 4-5 ay once sordugumda ikisi de 1300ytl idi)

lakin performans ve teknoloji olarak 450d bir adim onde. eger ki 450d'den bir adim onde olan bir makine almak isterseniz, nikon d90'a bakabilirsiniz.. fiyati lensiyle beraber 1600 ytl idi yine hayyam'da (1 hafta once sordum)
www.dpreview.com
0
paradoxical
(12.11.08)
(bkz: pentax k10d) bahsi geçen makineleri çok pis solluyor. benden demesi.
0
winsome
(12.11.08)
pentax'a rahat rahat lens bulamazsınız. çok büyük ihtimalle üzerindeki lense mahkum kalırsınız. bulabilseniz bile seçme şansınız olmaz. 300 mm tele istiyom dediğiniz anda canon önünüze (sigması tamronu falan hariç, sırf kendi markasından) 9 tane seçenek sunabilir mesela. bütçenize ve ihtiyacınıza göre istediğinizi seçersiniz. pentax'ın varsa yoksa bir tane 300'lük telesi vardır, onu da bulabilirseniz. bulamazsanız da ebay'lerde aranır durursunuz.
0
kibritsuyu
(12.11.08)
@tom riddle: makinayı aldığında hangisini aldığını, fiyatını vb. belirtirsen iyi olur. çünkü aynı kararsızlığı ben de dahil olmak üzere bir çok insanın yaşadığını tahmin ediyorum.
0
november rain
(12.11.08)
son karar olarak d80 seçeneği yerine D90 biraz daha iyi geldi, eğer fiyatlar paradoxical'ın bahsettiği seviyedeyse zaten ikisi için de baya para vericez demektir. arada 300 lira fark olacaksa nikon d90 alırım sanırım.
0
🌸tom riddle
(12.11.08)
ilk dslr makinan olduğu için marka tercihini ince eleyip sık dokumak lazım. eğer ilerde makinayı değiştirmek isteyecek olursan elinde o marka için kullandığın lensler olacağı için yeni makinayı da aynı markadan seçeceksin. tüm ekipmanı da değiştirebilirsin tabi ama çok zahmetli bir iş olur. d90 ile d80 arasında (d-movie'yi hariç tutarsak) 300 liralık bir fark var mı yok mu emin değilim. madem öyle bütçeni biraz daha zorla d200'lere bak derim ben. :)
0
robin crusoe
(12.11.08)
(2)

Maketçiler

ukeladümbelek
Birebir maket otomobil-uçak yapan-satan-alan arkadaşlar 67 model mustang almayı düşünüyorum da gelin görün ki para yok ama umut var.ben bu arabanın orjinalini alana kadar maketi ile idare edeyim diyorum:DMaket sitelerini dolaştım ürün modellerinde 1:24 veya 1:18 ölçekli falan filan diyorlar, ben bu
Birebir maket otomobil-uçak yapan-satan-alan arkadaşlar

67 model mustang almayı düşünüyorum da gelin görün ki para yok ama umut var.

ben bu arabanın orjinalini alana kadar maketi ile idare edeyim diyorum:D

Maket sitelerini dolaştım ürün modellerinde 1:24 veya 1:18 ölçekli falan filan diyorlar, ben bu ölçekleri tahayyül edemiyorum...

bana şöyle, en-boy uzunluğu cinsinden 1 e 24 neye karşılık geliyor anlatır mısınız?
0
ukeladümbelek
(11.11.08)
arabanın gerçek büyüklüğünün yirmidörtte biri, onsekizde biri falan oluyor. araba 5 metreyse 5 metre = 500 santimetreyi böl ölçeğine, 500/18 = 27,7 santim yapıyor boyu. aşağı yukarı bir karış, bir buçuk karış falan yapar.
0
kibritsuyu
(11.11.08)
@kibritsuyu
teşekkürler... şimdi tahayyül edebiliyorum:)
0
🌸ukeladümbelek
(11.11.08)
(3)

Şirket açılışı - sıkıntılar - masraflar

kabak cekirdegi
Kendi ismimin şirket isminde geçtiği bir şirketim var. İkinci bir iş yapmayı düşünüyorum fakat kendi ismimin şirket isminde geçmemesi gerekiyor. Bununla birlikte yeni bir şirket açmanın masraflı olması kapatmanın yine masraflı olmasından dolayı başka bir şirket açmak da cazip gelmiyor. şirketin sade
Kendi ismimin şirket isminde geçtiği bir şirketim var. İkinci bir iş yapmayı düşünüyorum fakat kendi ismimin şirket isminde geçmemesi gerekiyor. Bununla birlikte yeni bir şirket açmanın masraflı olması kapatmanın yine masraflı olmasından dolayı başka bir şirket açmak da cazip gelmiyor. şirketin sadece ismini değiştirmem neye mal olur ve başka bir yerde ofis tutsam burada çalışsam başım maliyecilerle belaya girer mi? ne gibi sıkıntılarla karşılaşırım?
0
kabak cekirdegi
(11.11.08)
-ltd. şti
0
🌸kabak cekirdegi
(11.11.08)
ÜNVAN DEĞİŞİKLİĞİ: SİCİL TASDİKNAMESİ 17.10
ÜNVAN DEĞİŞİKLİĞİ 161.50

demiş atonet.org.tr'de (www.atonet.org.tr bu muydu aradığınız bilmiyorum tabii. güncel olup olmadığını da öğrenmek lazım ayrıca.
0
boshi
(11.11.08)
şirketinizin muhasebecisi neyin yok mu yahu, böyle durumlarda beni ossurturlar mükelleflerim. yılbaşından önceki gece yıl bitmeden sermaye arttırayım diye akşam vakti ticaret sicil kapısında süründüğümü bilirim.

ortaklar kurulu kararı alacaksınız. bir nüshasını karar defterine yapıştırıp, bir nüshasını da elinize alıp notere gideceksiniz. noter onaylayacak. o bir nüshasını alıp geleceksiniz. sonra eski ticaret sicil gazetenizi alıp bakacaksınız ünvan maddesine.

eski şekli: madde 2. şirketin ünvanı "hede hödö ltd. şti."dir.
yeni şekli: madde 2. şirketin ünvanı "bıdı bıdı ltd.şti."dir

diye tadil metni hazırlayacaksınız 3 nüsha. bunu da notere götürüp onaylatacaksınız. sonra onaylı kararı, 3 nüsha tadil metnini ve eski gazeteyi alıp bağlı olduğunuz ticaret sicil memurluğu'na (ankara'da ise söğütözü'ndeki ticaret odası ikiz kulelerindedir bu yer) gidip oradaki formu (tadil talep formu) doldurup evrakları da ekleyip vereceksiniz. vezneye 200-300 lira civarı bir para ödettirecekler (hah boshi yazmış işte onları ödeyeceksiniz). ayrıca ilan gazete ilan parası alacaklar (kelime sayısına göre). yaptığınız tadilat, ticaret sicil gazetesinde yayınlandıktan sonra ünvanınız değişmiş olacak.
0
kibritsuyu
(11.11.08)
(4)

Ankara'da Otel Adı

sebeklik
Ankara'da Kavaklıdere'deki Sheraton Oteli'nin yanındaki otelin adı nedir? Cevaplar için şimdiden teşekkürler...
Ankara'da Kavaklıdere'deki Sheraton Oteli'nin yanındaki otelin adı nedir? Cevaplar için şimdiden teşekkürler...
0
sebeklik
(11.11.08)
hilton?
0
jay kay
(11.11.08)
karum alışveriş merkezi?
0
kibritsuyu
(11.11.08)
(bkz: mega residence)?
0
ali87
(11.11.08)
Limak Ambassador Hotel
0
cutterfly
(11.11.08)
(11)

silah sesi

agk
şimdi efendim merak etmeyin komşumu öldürme niyetim falan yok, detaylı bir sohbetin arkasında anlaşmazlık olarak bıraktığı bir konudur bu, ben de sizden gelecek cevaplarla fikir oluşturmaya çalışacağım.soru şu;akşam evinizde güzel güzel otururken silah sesi duydunuz. ne yaparsınız?polise mi haber ve
şimdi efendim merak etmeyin komşumu öldürme niyetim falan yok, detaylı bir sohbetin arkasında anlaşmazlık olarak bıraktığı bir konudur bu, ben de sizden gelecek cevaplarla fikir oluşturmaya çalışacağım.

soru şu;

akşam evinizde güzel güzel otururken silah sesi duydunuz. ne yaparsınız?
polise mi haber verirsiniz, çıkıp ortalığı kolaçan mı edersiniz yoksa aman ya birileri gerekeni yapar der keyfinize mi bakarsınız?

polise haber veririm diyenler: kaç el silah sesi duyarsanız polisi ararsınız? yani tek el olsa da arar mısınız? yoksa bir çatışma mı çıkması gerekiyor harekete geçmeniz için.

edit: maç sonrası falan değil. yazması utanç verici ama gayet olağan dışı bir silah sesi.
apartmandan, apartman dışından sonuçta çok yakınınızda bir yerden geliyor.
0
agk
(11.11.08)
silahın sesine göre ve zamanına göre değişir maç sonrası ise kimse bişey yapmaz genelde gecenin 2 sinde 2-3 el silah sesi gelirse şüphelenilir ve polise haber verilir. ha çatışma çıkarsa zaten polis gelir bi şekilde;çıkıp ortalığı kolaçan etmek istemem açıkçası ama haberde veririm polise..
edit:o değilde maçtan sonra süper adam vurulur kim vurduya gider gidende enteresanmış.
0
buffy de vampir sayilir
(11.11.08)
kesinlikle kolaçan etmem. tek el bile olsa polise haber veririm. silah sesi uzaktan gelirse emin olamam belki ama yakından geliyorsa ve eminsem polisi ararım evet.
0
miymiymiy
(11.11.08)
çatışma yoksa aramam. bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
0
robin crusoe
(11.11.08)
(bkz: bystander effect)

üst katımda, alt katımda, yan komşumda olmadıkça "daha yakın biri gerçekten ciddi bir şey varsa görür arar" derim. bir de her gün silah sesi duymadığımdan emin olamam zaten.
0
kurukafa
(11.11.08)
yukarda yazılan sosyal psikoloji konularından biri olan bystander effect konusu sorunuza cevap verir.

özetle insan böyle durumlarda nasılsa biri haber vermiştir der. oysa bir çok insanın tanık olduğu bir olayda herkes bu düşünceye sahip olduğundan dolayı kimse haber vermez.
0
sijwocaq
(11.11.08)
av malzemecisinden 40'lık paket torpil aldım. arada patlama fotoğrafı çekmek için veya deneysel amaçla balkonda patlatıyorum. tabanca sesinden daha çok ses çıkıyor. gerçi uzaklardan nasıl duyuluyor bilmiyorum ama yan apartmandan cama çıkıp bakıyorlar. illa tabanca olmayabilir yani. gerçi bir gün polis dayanacak kapıya ama dur bakalım.
0
kibritsuyu
(11.11.08)
Belki veledin biri evde patlatmıştır deyicektim ki kibritsuyu yazmış zaten. Benim de evin içinde patlatmışlığım vardır.
Şahsen ayırt tdebiliyorum torpille silah sesini. Torpil daha gür daha kalın ses çıkartıyor ancak mermi iç ortamda patladığı için biraz daha tiz, narin bir sesi oluyor. Ha ama alt/üst katımdan öyle bir ses duyarsam ararım ben. Başka kattan gelse duycağımı sanmıyorum. Onun dışında apartman boşluğunda patlasa zaten bütün apartman duyar biri arar diye ben aramam.
0
inugard
(11.11.08)
bizim sokaktan akşamları geçerken periyodik olarak (pzt - perş - ctesi) arabasından silah atan bi manyak var. daha henüz plakası almış değilim, arka plakasında ışık yok, ben pencereye koşana kadar sokağın aşağısına gidiyor zaten. ama her seferinde 155i arıyorum. her seferinde "tamam" diyorlar "başka şikayet yok ama". komşularıma da soruyorum, "evet duyuyoruz, naapalım" diyorlar. 1.5 senedir bu devam ediyor. hiçbiri daha polisi aramamış. rasalar belki bişi olur, ne bileyim ben pusuda bekleyeceğime o günler bi polis koyarlar sokağa diye umuyorum. ama benden başka kimse şikayetçi olmadığı için deli muamelesi görüyorum 155 tarafından mütemadiyen.
0
zkurmus
(11.11.08)
kimse kusura bakmasın ama balkonda torpil patlatan görürsem gider kafasına odunla dalarım. dağ başı mı burası? balkonda torpil patlatıyor denemek için paşam.
0
elcezire exclusive
(11.11.08)
bir keresinde evin altından 5-6 el silah sesi gelmişti. ben de direkt çatışma oluyor paniğiyle polisi aramıştım. sonuç, gece 2'de kız almaya gelen konvoyun (garip adetlerimiz) attığı silahlarmış. polis bir de teşhis için beni aradı dışarı çıkmak zorunda kaldım o da ayrı bir mevzuydu.

soruna cevap olarak, silah sesini duyduğum saatler ve silah sesinin yakınlığı önemlidir. apartman içerisinden geliyorsa kesinlikle ne oluyor diye etrafa göz atar ve haber verirdim polise.
0
nihilanth
(13.11.08)
silah sesi herkesin yakinen tanıdığı bişey olmadığından zor bi konu. ben genelde silah sesi olabilecek bir şey duyduğumda ne olduğundan emin olmadığım için bişey yapmıyorum. silah sesi olduğundan emin olmam çok zor.
0
cereal killer
(17.11.08)
(7)

Bagkur-Ssk

entrapmen
Benim bagkur'a kayitli olma gibi bir durumum var. Her ay duzenli sekilde primim de yatiriliyor. Lakin benim kafama takilan soru su; ben bir yerde ise baslasam adamlar beni nasil sskli yapacak? Bu gibi durumlarda uygulanan prosedur nedir?Bagkur'dan ayrilmam soz konusu degil zira ortaklik vs falan fis
Benim bagkur'a kayitli olma gibi bir durumum var. Her ay duzenli sekilde primim de yatiriliyor. Lakin benim kafama takilan soru su; ben bir yerde ise baslasam adamlar beni nasil sskli yapacak? Bu gibi durumlarda uygulanan prosedur nedir?

Bagkur'dan ayrilmam soz konusu degil zira ortaklik vs falan fismekan.
0
entrapmen
(11.11.08)
bağkurlu isen bu ortaklık durumun bitmeden başka bir sgk kurumuna geçemezsin.yani ssklı olamazsın. daha önceden ssk lı olsan ve ssk kesintiye uğramadan ortaklık durumun başlasaydı ssklı olmaya devam eder bağkura geçmezdin.yani sonuç olarak başka biryerde işe başlasanda sskya geçemezsin.bi şekilde ssklı yapıp prim yatırsalar bile bağkur primlerin işlemeye devam eder. ancak ortaklıktan geçici bir süre ayrılıp bağkur kaydını kapattırıp, ssklı olup sonra yeniden hisselerini alırsan olabilir.
0
gaia
(11.11.08)
simdi soyle ki benim 2001 senesinden baslatilmis bir ssk kaydim var. sonrasinda bagkurlu oldum.

peki diyelim ki boyle oluyor, benim ssk kaydimin olmasi yetiyor. calisacagim yer ssk primlerini odeyebiliyor mu? odeyebiliyorsa bu odenilen primlerin benim prim gun sayima bir etkisi olur mu? tam olarak isleyis nasil anlamadim ben bu olayi?
0
🌸entrapmen
(11.11.08)
Şimdi şöyleki bağkur ödemelerini sonlandırıp ssk dan devam ediyorsun emekli olmaya yakın da hizmet birleştirmesi yapıyorsun.....du taki sosyal güvenlik reformuna kadar, bu işleri tek çatı altında birleştirmeye başladılaryakın bir gelecekte bağkur ssk aynı olacak(mış) detaylı bilgi için sgk.gov.tr
0
thefin
(11.11.08)
sidmi ben sskli olarak calisiyordum. sonra kendi isyerimi acim. ssk kaydim silindi ve bagkurlu oldum. sonrasinda isler ters gitti ve bagkur'a isyerimi kapattigima dair dilekce verdim. onlarda bagkuru kapattilar. su an halen sskli olarak bir isyerinde calismaktayim.

tum bunlar "bagkur" + "ssk" + "istege bagli ssk" artk hangilerine kayitliysan toplanir. herhangi bir kaybin olmaz.

mali musavirimiz vardi burada ama bu gece yok sanirim. o daha iyi bilir bu mevzulari tabiki.
0
trimpot
(11.11.08)
şimdi senin 2001 deki ssk kaydın hiç kesintiye uğramadan devam ediyorsa hala ssklısındır. ama bağkura girmeden önce ssk çıkışın verildiyse ortaklığa girdiğin tarihden itibaren bağkurlu sayılırsın.(yeni yasayla 1 ekim 2008 den itibaren sayılıyor daha önce girmeyenler)
ama sen bir kere ssk dan çıkıp bağkura girdiysen yeniden sskya dönmen için ortaklıktan ayrılıp kayıt sildirmen gerekli. çalışacağın yer ssk primlerini ödesede mükerrer kayıt olur bir tanesi sayılır, boşa ödeme yapılmış olur.(para iadesi yaparlarmı bilmiyorum)
bağkurluyken sskyada geçsen bağkur primin işler , onu hep ödemen gerekir.
0
gaia
(11.11.08)
e ama simdi beni ssk siz almaz ki hicbir yer. normalde islerine gelir de, girecegim firmalar oyle sacma salak yerler degil ki. mecburlar.

benim ortakligi sonlandirmam da mumkun degil.

yahu bu tur durumlar icin bir cikis yolu yok mudur? ya bagkurlusun ya sskli, baska yolu yok mu deniliyor? ben ortak oldugumdan oturu hicbir ozel sektorde calisamayacak miyim?

yoksa ben olayi tamamen yumusak yerlerimle mi anladim?
0
🌸entrapmen
(11.11.08)
1 ekim 2008'den itibaren yeni kanun yürürlüğe girdi. buna göre şu anda devam eden sigortalılığınızdan (bağ-kur, yeni adıyla 4/b) prim ödüyorsunuz. ssk'lı (yeni adıyla 4/a) olarak bir yere işe girerseniz onlar sizin adınıza prim ödemeyecekler, maaştan da kesmeyecekler tabii. hatta ssk'ya girişinizi bile yapmayacaklar. ama bu demek değil ki kaçak çalışacaksınız. yine bordro düzenleyecekler ve ücretten sadece vergi kesecekler. eğer mali müşavirleri biraz gelişmeleri takip ediyorsa bunu biliyordur. yani orada sigortasız, kaçak çalışıyor değilsiniz. müfettiş falan gelirse de sigortasız adam çalıştırıyormuşunuz demez yani. o sigortalılık hali biterse (yani diyelim ayrıldınız şirket ortaklığından) o dakika çalıştığınız şirkette 4/a'lı olarak girişiniz yapılıp prim kesilmeye başlanacak. haa bu şekilde çalışırken yeniden bir şirkete ortak oldunuz, bu sefer de bağ-kur (4/b) primi ödemeyeceksiniz. yani hangisi devam ediyorsa ondan sonra başlayanın primi ödenmeyecek.
0
kibritsuyu
(11.11.08)
(8)

yazdığım entryler ne oldu

bajar
3 5 günlük çakalım şey çaylağım daha önce yazdığım entryleri görebiliyordum, şimdi göremiyom silindilermi ne oldu acaba bilen varmı.
3 5 günlük çakalım şey çaylağım daha önce yazdığım entryleri görebiliyordum, şimdi göremiyom silindilermi ne oldu acaba bilen varmı.
0
bajar
(10.11.08)
çöpte de mi yok?
0
rectoa
(10.11.08)
yok uçurulmuş falan olsam başka entry giremem dimi o açıdan şey etttim. "rectoa" yok valla, kontrol merkezinden girdiğim entryleri göster diyom gösteriyor ama. tıklayınca benimkisiler görünmüyor.
0
🌸bajar
(10.11.08)
@dlkm
sevgili kardeşim tabiiki öyle yapıyorum.
0
🌸bajar
(10.11.08)
hangi başlıklara girdiğimizi görebiliyoruz, lakin ne girdiğimizi göremiyoruz. bende burdan okuyunca farkettim. hadi hayırlısı diyelim. 8 aylık emek zai olmasa bari..
0
sainteyes
(11.11.08)
bug var arkadaşlar sakin olun düzelir.
0
kibritsuyu
(11.11.08)
9 entry düzeldi. kaldı bir tane
merakla bekliyoruz efendim

edit: hala 1 tane entry yerine gelmedi. ilgili merci, ne yapmak lazım
0
sainteyes
(11.11.08)
an itibarı ile düzelmiştir, vatana, millete ve bütün çaylaklara hayırlı uğurlu olsun efenim.
0
🌸bajar
(11.11.08)
1 entry hala bug da. nedir ne değildir ?
edit: son entry de yerni almiştır. ilgilenen arkadaşlara teşekkür ederim
0
sainteyes
(11.11.08)
(16)

Bu ne ya böyle?

onyetele
http://www.hizliresim.com/2008/11/10/5548.jpgYa başlıycam satacam arabayı ha şimdi. Ne biçim servis bu ya?Bu ne ya? Geçen araba bi su kaynattı bi gösteriyim servise dedim bu ne biçim iştir arkadaş, yeni araba alıyım hatta motorsiklet alıyım bu servis parası daha iyi. Yaw bu parçaları daha ucuza deği
www.hizliresim.com

Ya başlıycam satacam arabayı ha şimdi. Ne biçim servis bu ya?
Bu ne ya? Geçen araba bi su kaynattı bi gösteriyim servise dedim bu ne biçim iştir arkadaş, yeni araba alıyım hatta motorsiklet alıyım bu servis parası daha iyi. Yaw bu parçaları daha ucuza değiştiren yaptıran yer varmı?
dipnot: Araba broadwaydir, 1.4i (RNİ) dir, temizdir. 11.000 ytl hocam. Evet.
0
onyetele
(10.11.08)
km teli icin lutfen (bkz: kilometre teli). yani takilmasa da olur muymus bilemedim. ama satamaya kalktiginda bunu da belirtirsin en azindan, bak bunu bunu degistirdim ben diye. bir de km'si azmis aslinda.

10'a olma mi? :)
0
fdegir
(10.11.08)
Yaw servis uyduruyor. Adamlar abartıyor, radyatör ok, değişir belki fiyatı yazıyor ama ne su pompası ne trigel kayışı? Ben trigel kayışını değiştireli 1 sene olmadı bunlar 6 senede 1 değiştirilen ve yeni değiştirdiğim şeyi tekrardan bana ödetiyolar. İşmi bu allansen?
0
🌸onyetele
(10.11.08)
servisler genelde once masrafi kagida döker, musteri onay verirse yaparlar. ya siz onay verdiniz ya da adamlar sallamis.
0
trimpot
(10.11.08)
@trimpot: Yok ya ne onayı hacı. Adama gittim yalnızca radyatör değişir bide fitez 2 ye geçerken güzel geçmiyo, rahat geçmiyo neyse, Adam bu fiyatı çıkardı bana. Başlarım böyle sallamaya, yavaş sallasın saçı başı dağılır! Manyak mı bu adamlar ya? Mercedesmi bu ya?
Bende sana soruyorum, tıpkı resimde gördüğün gibi, sen olsan bu parayı ödermisin?
0
🌸onyetele
(10.11.08)
yetkili servis miydi götürdüğünüz servis?
0
teritori
(10.11.08)
yedek parca tutari kadar iscilik almis bunlar zaten. pes yani. ben olsam vermem tabii. sökün ulan hepsini derim.

ayrica tahmin ediyorum ki yetkili servis degildir bu.
0
trimpot
(10.11.08)
@teritori: Evet canım yetkili servis, Yetkili Reno servisi.
@trimpot: Yok, yetkili bir servis bu. Bildiğin reno servisi. Zaten bişi taktırmadım, takılacak parçaları zart zurt işte bu çıktı hesap. Bu fiyata bişi yaptırılırmı ya. Manyakmıyım parayı sokaktanmı buluyorum. kdv si 160 ytl nerdeyse.
330 ytl sırf işçilik. Nasıl bi işçilikse, 1 işçinin aylık maaşını ben ödüyorum nerdeyse. Adam 1 ayı benim üstümden çıkartıcak iyimi? Ben bide diyordumki Reno araba olsun yedek parça olsun işçilik olsun her zaman ucuzdur diye. Bana kapak olsun bi daha reno marka araba alırsam. Tövbe !!!
0
🌸onyetele
(10.11.08)
abi gotursene sanayiye neyim. yaptirirsin orada adam gibi. arabanin garantisi yok bi seyi yok. cillop gibi de yaparlar.
0
osuruklu
(10.11.08)
@osuruklu: Zaten öyle yapacam, bu listeyide götürüp orda bakalım ne çıkcak. Yaw listenin yarısı atmasyon ya. Trigel kayışı fln alan ya uyduruyolar ne diyorum sana. Varmı senin tanıdığın sanayide? Kim var?
0
🌸onyetele
(10.11.08)
Triger 60binde değiştiriliyor yanılmıyorsam (bazı araçlarda +-10bin farkedebilir) 60bine yakın olduğu için değiştirmek istiyor olabilirler.
yaptırma bence, git levent yada maslak sanayiye yaptır iyi bir ustaya, hatta kimseyi tanımıyorsan bir usta ayarlarız. satarken/alırken servis bakımlı araç iyidir hoştur ama genellikle daha yüksek model araçlarda aranır servis bakımı vs.
0
vincenzo
(10.11.08)
@vincenzo: Yaw değiştireli 1 sene bile olmadı değiştirdik trigel kayışını. (hatta yine servisin biri abi sana biraz indirimle 400 ytl yaparız dedide, ben gittim 70 ytl ye işçilikle çeliktepenin oralarda yaptırdım. Şimdi adamlar, su kaynattığından, o suyun damladığı yeri değiştirmeye çalışıyolar. Yok trigelin o kısmı sökülünce trigelde değişmesi lazım fln, bin türlü masal anlatıyo bana illada değiştirmek için. Kim var bildiğin usta bu parçaları fln toparlayacağımız?
Vitese bakıcak, radyatör değişcek(ok onda tamam değişcek) O fan motoruna fln baksa, bide bu km teli mi nedir o değişcek. Bu yani
0
🌸onyetele
(10.11.08)
benim arkadaşım var bir tane renocu o da (yetkili serviste de çalıştı,özel servistede işi bilen birisi) o bi güzellik yapar herhalde, en azından bir fiyat ve fikir almış oluruz.
bu yazdıklarını not edeceğim, yarın ona bir sorayım istersen. msn adresim de bu: korayimbenkoray[ a t ]hotmail.com
0
vincenzo
(11.11.08)
@vincenzo: Tamam abi. Olmadı listeyide gösterirsin böyle böyle dersin. Haber bekliyorum. Çok saol ilgilendiğin için.
0
🌸onyetele
(11.11.08)
triger'in degisimi yanlis bilmiyorsam aracin cinsine gore farklilik gosteriyor. degistirin dediler diye degistirmeyin, bir bilene sorun derim.
0
entrapmen
(11.11.08)
ibnelikten başka bir şey değil. trigger kayışı su pompasını da çeviriyor. değiştireceği tek şey belki de su pompasıydı. tabi değiştirebilmek için trigger falan söküldü. tabi ibne servisler sökmüşken yenisini takalım mantığıyla hepsini kitledi. bana da yaptılar tam tersini. trigger değiştirmeye gittim, sökmüşken su pompasını da değiştirelim, bozulursa bi daha trigger sökmemiz lazım diyip değiştirdiler. yok yere pompaladılar bana da. yetkili servislerin hepsi ipne. güvenebileceğim servis olsa direk sanayiye götürürüm.

kilometre teli oha dercesine fantastikmiş bu arada.
0
kibritsuyu
(11.11.08)
su pompasını da kitlemişler akılları sıra. 35 lira o zımbırtı reno flash için.
0
s e ff a f
(11.11.08)
(4)

Hesap Mak. (M+, M-, MRC)

etna
yukarıdaki tuşlar en verimli nasıl kullanılır?bana hiç lazım olmadı tuşlar ama mutlaka kullanırken lazım oluyordur diye düşünüyorum. yani bilgisayardaki Ctrl+C Ctrl+V gibi bişeyler bunlar ama nasıl kullanılmalı?
yukarıdaki tuşlar en verimli nasıl kullanılır?
bana hiç lazım olmadı tuşlar ama mutlaka kullanırken lazım oluyordur diye düşünüyorum. yani bilgisayardaki Ctrl+C Ctrl+V gibi bişeyler bunlar ama nasıl kullanılmalı?
0
etna
(10.11.08)
farklı farklı işlemler yapıp bulduğunuz sonuçları birbirleriyle toplamak veya birbirlerinden çıkarmak için kullanılır.

7x35+46 = 291
45x450-700 = 19550
785+934+473-45 = 2147

hah bu üç harklı işlemin sonuçlarını birbiriyle toplamak için ne yaparız? ya her işlemden sonra sonucu kağıda yazar, en son da 291+19550+2147 = 21988 işlemini yaparız, ya da her işlemden sonra eşittir yerine m+ ya basarız, o çıkan sonucu hafızasına alır. makineyi silip ikinci işlemi yaparken o hafızada durur silinmez. onu da yapar m+ deriz. istediğimiz kadar işlem yapıp m+ dedikçe hafızaya ekler (m- dersek de hafızadakinden çıkarır haliyle). en sonunda mrc'ye basıp sonunu görürüz. bir daha basarsak hafızadakini siler (bazı makinelerde mr ve mc ayrıdır. mr sonuç gösterir, mc hafızayı siler)

ben çok kullanırım mesela bir muhasebeci olarak.
0
kibritsuyu
(10.11.08)
mesela alınacak üç şeyin fiyatını hesaplıyorsun diyelim. birinin kdv dahil euro fiyatı birinin kdv hariç dolar fiyatı birinin de kdv hariç tl fiyatını biliyorsun. toplam maliyeti hesaplayıp elindeki 100 tl'yi düşünce kaç lira eksiğin olduğuna bakacaksın.

1. 50€
2. 74$ + kdv
3. 112ytl + kdv

sırasıyla şunları tuşlarsan sonuca ulaşırsın:
50 x 1.95 = M+
74 x 1.55 x 1.18 = M+
112 x 1.18 = M+
100 M-
MR
0
blackdog
(10.11.08)
gecen kuruyemis alirken bakkal kullandi, walla helal olsun dedim.

yemisin kilosuyla gramajini carptiktan sonra M+ sonra da C veya AC
baska bi yemis icin de ayni uygulama, en son da memory recall (MR) yaparsan gosterir yekunu.
0
osuruklu
(10.11.08)
(bkz: hesap makinelerindeki esrarengiz m li tuslar/#8682196)

ayrıca ba$lık altındaki diğer entrlerden bir iki bilgi daha öğrenebilirsiniz.
0
robinbook
(11.11.08)
(2)

ellerimin derisi dökülüyor?

tannhauser
haftasonu lavabodaki tıkanıklığı gidermek için verdiğim uğraşlar esnasında ellerim bol miktarda lavabo açıcı kimyasala maruz kaldı. işimi bitirdikten sonra bol suyun altına tuttum ama başka herhangi bir uygulama yapmadım. bugün itibariyle avuç içlerim ve parmak aralarımdan başlamak üzere döküntüler
haftasonu lavabodaki tıkanıklığı gidermek için verdiğim uğraşlar esnasında ellerim bol miktarda lavabo açıcı kimyasala maruz kaldı. işimi bitirdikten sonra bol suyun altına tuttum ama başka herhangi bir uygulama yapmadım. bugün itibariyle avuç içlerim ve parmak aralarımdan başlamak üzere döküntüler görüyorum. rahatsızlık vermiyor ama akşam salatada kendi derimi yemek istemem doğrusu (evet eldiven kullanacağım) bu yüzden bu işlemi hızlandıracak kremdir, pomattır ne olabilir?

(bkz: lavabo aç)
0
tannhauser
(10.11.08)
bol bol el kremi sür diyicem ama böyle durumlarda eller kendi kendilerini zamanla toparlıyorlar:) Neutrogena'nın el kremi iyidir mesela, aslında bu durumda sana çok yağlı (arko gibi) bir krem iyi gelebilir belki ama onu sürdükten sonra da ellerin yağlı oluyor, pek iş yapamıyorsun. en rahatı ellerine gece yatarken iyi bir el kremi sür ve eline kışlık eldivenlerini geçirip yat. Bir yerden sonra çok sıkılırsın belki ama birkaç saat dursa bile kardır.
0
think martini
(10.11.08)
vazelin öneririm. gül kokulu falanı değil. tüp içinde saf vazelin. yatarken sürün. çok iyi geliyor. çok da ucuz.

eczacı erotik anlamlar yükleyip "voheyy anal sekis mi yapacan la" bakışı atmıyor korkmayın.
0
kibritsuyu
(10.11.08)
(3)

ankara büyükşehir belediyesi amblemi?

robin crusoe
şu camili amblem kaldırılmış dedi geçen bi arkadaş, ben de yeni yapılan melih gökçek kavşaklarına bi göz attım hiçbiyerinde yok bu amblem. doğru mu bu?
şu camili amblem kaldırılmış dedi geçen bi arkadaş, ben de yeni yapılan melih gökçek kavşaklarına bi göz attım hiçbiyerinde yok bu amblem. doğru mu bu?
0
robin crusoe
(09.11.08)
Belediyenin sayfasında amblem gözükmüyor. Olabilir.
0
paranormal
(09.11.08)
doğru iptal edildi o amblem 10 yıl sonra..

(bkz: ankara nin ambleminin iptal edilmesi )
0
hareket saati gecmis otobus kaptani
(09.11.08)
otobüslerin üstündeki amblemleri bile silmişler ya da sökmüşler. ego genel müdürlüğü'nün kapısındaki koskoca amblem bile kapatılmış.

yeni amblem de yok. yani şu anda ankara'nın bir amblemi yok.
0
kibritsuyu
(09.11.08)
(4)

Fotoğraf makinası lensi nasıl temizlenir

karga tdi
Selamlar, bir kompakt makinam var (olympus fe-310) geçenlerde birine emanet verdim makina bi geldi ki lensinde parmak izine benzer izler var muhtemelen çoluk çocuğun eline verilmiş. Bu lekeyi lense zarar vermeden nasıl temizlerim?Teşekkürler şimdiden.
Selamlar, bir kompakt makinam var (olympus fe-310) geçenlerde birine emanet verdim makina bi geldi ki lensinde parmak izine benzer izler var muhtemelen çoluk çocuğun eline verilmiş. Bu lekeyi lense zarar vermeden nasıl temizlerim?

Teşekkürler şimdiden.
0
karga tdi
(09.11.08)
Gözlük beziyle temizliyorum ben. Abartıp lens temizleme kiti de alabilirsin de gerek yok yani =)
0
inugard
(09.11.08)
güderi gözlük bezinden daha iyi sonuç verir, dericilerde falan bulunur ya da fotoğrafçılara da sorabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(09.11.08)
ayrıca bir gün olur da slr makine alırsanız lenslerinizi nemli yerlerde veya direk nemli bırakmamaya özen gösterin. lens mantarlanınca sonu çöp kutusu oluyor. diğer lenslere atlaması da cabası. jaba.
0
hellguard
(09.11.08)
hohh yapıp gözlük beziyle siliyorum ben.
0
kibritsuyu
(09.11.08)
(7)

ekmek ve küf

kibritsuyu
arkadaşlar geçen gün bir ekmek aldım (bildiğin normal beyaz ekmek). birazını yedim. kalanı 4-5 gün durdu. dün bir aldım ki yemyeşil küflenmiş.ama kimi zaman da ekmek alıyorum. ufak bir parça kalıyor mesela 1 hafta da dursa, 10 gün de dursa küflenmiyor. sadece bayatlayıp kuruyor.niye kimi zaman küfle
arkadaşlar geçen gün bir ekmek aldım (bildiğin normal beyaz ekmek). birazını yedim. kalanı 4-5 gün durdu. dün bir aldım ki yemyeşil küflenmiş.

ama kimi zaman da ekmek alıyorum. ufak bir parça kalıyor mesela 1 hafta da dursa, 10 gün de dursa küflenmiyor. sadece bayatlayıp kuruyor.

niye kimi zaman küflenip, kimi zaman da küflenmeden bayatlıyor? iki şekilde de naylon poşeyin içinde duruyor ekmek.
0
kibritsuyu
(07.11.08)
Küflenme ekmekteki su oranıyla ilgili. Şöyle anlatayım; mesela normal aldığınız ekmeği direkt poşete koyarsanız 3-4 gün içerisinde küflenmeye başlar. Yok eğer kuruduktan sonra (yani dışarda bekletip kuruttuktan sonra) poşete koyup saklarsanız 10 gün filan dayanır. Yok ikisi de aynı koşullardaydı diyorsanız mayasıyla ilgili bir şey olabilir.
0
ataturkiye
(07.11.08)
okurken bayılayazdımm. yapmayın etmeyin öyle şeyler. fırın ekmekleri saklanmak için üretilmiyor. gün içinde tüketilme için üretiliyor.

al bir tane uno-muno hazır pişmiş ekmek. poşeti ile koy buzdolabına. mis gibi küflenmesi filan yok. bir hafta filan çok güzel kalıyor. ilk günkü gibi. grekirse ısıtırsın taze gibi olur.
0
mea maxima culpa
(07.11.08)
@mea: böhü böhühü haklısın gün içinde tüketilmek için ama biz de çok ekmek yiyen bir aile değiliz. hatta eşim neredeyse hiç ekmek yemez. ama canım çekiyor ulayn. kurufasulyenin suyuna taze ekmek banmak istiyom. uno falan hiçbir zaman o çıtır ekmeğin tadını vermiyor. e en ufak ekmek de o dediğim işte. bir öğün yiyoruz. ertesi gün de yiyoruz, yemek bitiyor, sonraki yemek sulu olmuyor, biz evde olmuyoruz 4-5 gün kalıyor, sonra da küfleniyor ühühüüü.
0
🌸kibritsuyu
(07.11.08)
Benim düz mantığıma göre, bekleyince küflenmeyen şey gıdadan çok plastiğe daha yakındır. Gıda dediğin küflenir bozulur, küflenmiyosa bozulmuyosa demek ki adamlar öyle bi kimyasal basmışlar ki bakteri bile yaşamıyor.
Bu görüşler hiçbir bilimsel veriye dayanmamaktadır.
0
mabl
(07.11.08)
yarım ekmek satan bakkallar çıkabiliyor (valla)
0
kimlanbu
(07.11.08)
ben de tek yaşıyorum. aynı dertten muzdaripim, epey bir ekmek küflettikten sonra bunu buldum.

bir de şöyle yapabilirsin. küçük ekmeklikler oluyordu, hani ekmek kutuları. ekmeği koyuyorsun, kapağı var kapıyorsun. naylon torbaya koymadan bu ekmekliklere koyarsan küflenme oranını azaltırsın.

ama dediğim gibi fırın ekmekleri bir gün içinde tüketilmek için yapılıyor, küflenmeleri büyük olasılık. önüne geçemezsin.
0
mea maxima culpa
(07.11.08)
mesela o gün alıp yarısını yediğiniz ekmeği dilimleyip buzluga atın. orda süresiz kalabilir. sonra pazar kahvaltılarında filan kızartır ya da kaşar sucuk filan fırına sürersiniz, papara bile yapılır hatta. siz sonra yine taze ekmek alabilirsinz, öbürleri kalsın buzlukta. en azından değerlendirilme şansları olur hemen küflenip atılmasındansa.
0
bordeaux
(07.11.08)
(3)

tanju okan - papatya gibisin beyaz ve ince

mortifera
mp3'ü olan var mı? (dışarı kapalı)
mp3'ü olan var mı? (dışarı kapalı)
0
mortifera
(07.11.08)
www.ece.ubc.ca

kimin söylediği yazmıyor.
0
hellguard
(07.11.08)
secaattin tanyerli bu. tanju okan söylemiş miydi bu şarkıyı?
0
kibritsuyu
(07.11.08)
söylemişti ki istiyoruz =)
0
🌸mortifera
(07.11.08)
(11)

Manyak Kedi

kahvegibi
Merhabalar,Sevgili arkadaşımın 3 aylık erkek kedisi var. 1 aylıkken geldi eve. Acayip mülayim ve tatlı bir kediydi. Kediydi diyorum çünkü artık kedi değil, canavar. Attığımız her adımda bacağımıza zıplıyor, sürekli olarak ıssırıyor ve tırmalıyor. Yavru bir kedi olduğu için oyuncu olması normal ve bu
Merhabalar,

Sevgili arkadaşımın 3 aylık erkek kedisi var. 1 aylıkken geldi eve. Acayip mülayim ve tatlı bir kediydi. Kediydi diyorum çünkü artık kedi değil, canavar. Attığımız her adımda bacağımıza zıplıyor, sürekli olarak ıssırıyor ve tırmalıyor.

Yavru bir kedi olduğu için oyuncu olması normal ve bu özelliğini tatmin etmek için arkadaşım da ben de kediyle hep oynadık. Sert de davranmadık. Herhangi bir travması da olmuş değil. Issırma huyundan da vazgeçiremiyoruz. Hayır dememize, bağırmamıza, odadan çıkartmamıza hatta bazen ufak şaplaklar atmamıza rağmen fena halde, hatta kanatacak kadar ıssırıyor.

Bu ıssırmaların, tırmalamaların bir çözümü, çaresi var mıdır? Teşekkürler
0
kahvegibi
(06.11.08)
:) sanirim benimki ile akraba o. çözüm mözüm aramayin. bi müddet sonra azaliyor. çook normal o sekilde davranmasi. şu petşoplarda satılan tırmanma hedeleri filan var ama ben bi b.ka yariyacagini sanmam cünküm o ona diil istedigi yere tirmanir, isirir, cirmalar. allah ecir sabir versin ne diim :)
0
palyacopapi
(06.11.08)
yavru kedinin 1 yaşına kadar hareketli hatta hiperaktif olması çok normal.

bende de bunlardan 1 tane var. 6,5 aylık oldu şimdi az önce yanından geldim kolum ısırık dolu. :))

burnuna ufak şaplaklar vurmanız, sözle ve mimikle çok acıttın, canımızı acıtma diyerek fark ettirmeniz gerekli. zamanla öğreniyorlar.

ısırarak oynamak kedilerin doğal bir davranışı, bunu yoketmeye çalışmayın. ancak zamanla canınızı acıtmamayı öğrenecektir.

1 yaşını geçtiksen sonra da tembel tembel oturmaya başlayacak, siz ara ara gidip dürteceksiniz hareket etsin diye. doğaları bu bunların.
0
mea maxima culpa
(06.11.08)
@palyacopapi haklı. tırmalama tahtası ve oyuncak alın. oyuncak fareler ve ayılar filan var, onları çok seviyorlar. (gerçi 5-10 dakika sonra yatağın altında kayboluyor onlar ama neylersiniz)

küçük oyuncaklara ip bağlayıp oynatın filan. enerjisini alın yani onunla oynayarak.
0
mea maxima culpa
(06.11.08)
mea yazinca benim de aklima geldi. en kolay ve ucuz oyuncak naylon poşet. poşeti tortop ediniz. ve bir sekilde baglayiniz. sonra kedinin önüne atiniz. acaip egleniyor benimki. ya da normal ağzi acik poşette olur içine giriyor filan. bir de sonrada temizlemeyi göze alirsaniz kağit peçete ile de çilgin atabiliyolar. haaa pinpon topunu da unutmayalim. iyi eglenceler pisicik :)
0
palyacopapi
(06.11.08)
kendisinin şu an deli gibi dişleri kaşınıyor ve enerjisini ancak sizinle oynayarak atabiliyor. yapacağınız en güzel şey büyükçe bir fırın eldivenini elinize geçirip onunla çılgınlar gibi 30 dk geçirmektir. bırakın enerjisini atsın pambık gibi olur.
0
atrin
(06.11.08)
o dişler düşecek ayrıca. dökülüyor. yenileri çıkıyor.
0
mea maxima culpa
(06.11.08)
şaplak atmayın çünkü anlamaz. psikolojisi bozulur bu sefer hayvanın.
0
chavezding
(06.11.08)
bazı kediler çok oyun oynadıkça da daha çok azıyor mesela bi arkadaşım ayağıyla oyun yapıyordu hep kediye kedi şimdi gelen giden herkesin ayağına saldırıyor. cok elinizle oynarsanız elinize kolunuza saldırmaya alışabilir. hedef olarak görmeye başlıyorlar. o yüzden oyuncak gibi, ip gibi vs. şeylerle oynarsanız hedefi siz değil oyuncaklar olarak belirleyebilir. bağırmayın, odadan cıkarmayın daha asabiyet sinir yapar hayvan. yavruyken iyice hareketli olmalı ki kasları reflexleri iyice gelişsin zamanla geçiyor zaten yaşlandıkça. bu sefer de hadi oyna diyosun bitarafını kaldırmaya üşeniyo=)
0
random blonde
(06.11.08)
vallaha kendi kedim gibi söylemiyorum hayvan sevilmek isteyince geliyor sevdirip gidiyor. ben sevesim geldiğinde de katlanıyor bana napsın =). kesinlikle ısırmak vs gibi huyları yok ve çok haşin oynarım öyle böyle değil. kendisi 6 kiloluk bir leopar çakması olduğu için oyunlarımız da çok vahşi hatta bazen kendimi serengeti düzlüklerindeki antiloplar gibi hissettiriyor. ama oyun haricinde saygıda kusur etmez hatta acıkmadığı ya da oyunu gelmediği sürece miyavlamaz bile. kediden kediye değişir ama benim önerim kesinlikle fırın eldivenidir.
0
atrin
(06.11.08)
Bir kaç ay sonra düzelir, bizim canavar yüzünden evde yürüyemez hale gelmiştik. Adım attığımız anda düşmanına saldırır gibi tırnaklarını geçirip ısırıyordu. Bağırırsak veya vurursak daha da hırslanıyordu. Mümkün olduğu kadar ip, top vs ile oynatın enerjisini atacak başka şeyler de olduğunu görsün.
0
kimlanbu
(06.11.08)
şu bahçıvan eldivenlerinden alıp elinize geçirip kediyi saldırtın. iyice saldırsın. sarılıp fittin fittin yapsın, tırmalasın, ıssırsın. yorulana doyana kadar parçalasın. hatta yetmedi, kızdırın (bizimki arka patisine dokununca delirirdi mesela, gıdıklanıyodu rahmetli), poposuna dürtün, sinirden sallamaya çalıştığı kuyruğunun ucunu tutun falan. kıhhlasın saldırsın. tatmin olunca yorulup gider zaten.

aha atrin fırın eldiveni demiş, okumamışım. o da olur tabi :)
0
kibritsuyu
(07.11.08)
(7)

elektrik çarpan su

kibritsuyu
sanırım melih gökçek kızılırmak suyuna elektrik verip bizi kızartmak istiyor.üç gündür ofisteki musluğu ne zaman açsam su elime değer değmez böyle elektrik çarpması gibi bir şey yaşıyorum suyun değdiği noktada. devamında elimi yıkarken olmuyor. ilk anda oluyor. merak ettim, bu sefer suyu açmadan önc
sanırım melih gökçek kızılırmak suyuna elektrik verip bizi kızartmak istiyor.

üç gündür ofisteki musluğu ne zaman açsam su elime değer değmez böyle elektrik çarpması gibi bir şey yaşıyorum suyun değdiği noktada. devamında elimi yıkarken olmuyor. ilk anda oluyor. merak ettim, bu sefer suyu açmadan önce aldım kontrol kalemini musluğa değdirdim, kontrol kaleminin içindeki ışık çok kısa bir an, hem de kuvvetli şekilde yanıp söndü. arkasından tekrar değdirdim bir şey olmadı. 10-15 dakika bekleyip değdirdim, yine yanıp söndü. hayır binada hidrofor falan gibi elektrik kaçağı yaratacak bir şey yok. ek bir motor, şofben, elektrikli ısıtıcı, vs falan da yok. suyun musluğumdan akmadan önce geçtiği tek elektrikli şey belediyenin pompa istasyonudur en fazla.

musluk elektrik çarpar mı lan? ne yapıcaz? kime şikayet edicez bunu?
0
kibritsuyu
(06.11.08)
cok garip... iki gün önce teknik müdürle bu konuyu konusmustuk simdi karsima geldi :)

muhtemelen bulundugunuz yerde ofislerden biri kacak elektrik kullaniyor. musluk suyundaki elektrigin nedeni ise fazdan kaynaklanmakta.

yani bir babacan almis elektrigi cekmis ofisine, fazinida dayamis musluguna.

...diye tahmin ediyorum.
0
trimpot
(06.11.08)
3 gün önce apartmana ait olan iki adet (biri asansöre, biri de kalorifer kazanı ile ışıklara ait) trifaze sayaç elektronik akıllı modeliyle değişti. alakası olabilir mi acaba?

kaçak elektrik pek mümkün değil. 35 yıllık işhanı. kızılay'ın göbeğinde. hepsinde yasal abonelik, sayaç falan var. öyle kanca atıp kullanılacak gibi bir yer değil.
0
🌸kibritsuyu
(06.11.08)
tabiki. büyük ihtimalle o yüzden oluyordur zaten. kalorifer kazanlari sonucta su borulari ile baglantili.

bence siz dogrudan bu isi yapan kisilerle temasa gecin.

ayrica suda elektrik carpmasi kadar kötü bi sey yoktur diye biliyorum. hem sizi götürür hem de sizi kurtarmak isteyeni.
0
trimpot
(06.11.08)
tahminimce elektrik tesisatını topraklamak için su tesisatını kullanmış aklı evvel bir elektrikçinin kurbanı olabilirsiniz. yeni binalarda böyle bir sorun olmasa da eski binalarda bu tür problemler çıkabildiğini duymuştum. zaten üklemizde bina topraklaması en büyük problem. elektrik tesisatını yapanlar da bu konu özellikle görüşülmemişse sallamak için elinden geleni ardına koymuyor. elektrik, topraklama konusunda deneyimli birisi kontrole etmeli bence. tehlikeki olabilir.
0
thebug
(06.11.08)
Aman dikkat. Bizim komsu apartmana gelen kalorifer tamircisi kazandaki elektrik yuzunden hayatini kaybetti. Gerci sen birkac kere dokunmussun ama ne olur ne olmaz anlayan birine sistemi inceletin.
0
wpi
(06.11.08)
bizim arkadaslarin evinin butun suyunda vardi elektrik kacagi. tesisatci cagirip baktirdilar. "birisi kacak elektrik kullaniyo besbelli, topragi da su borularindan birine vermistir ipnetor" demismis tesisatci.
0
osuruklu
(06.11.08)
ben de çarpılmıştım geçen traş olurken (ankara). ben kolum aynanın tepesindeki çıplak kablolara (ayna üstü ampülü için gerekli edevat) temas etti de çarpıldım sanmıştım, şimdi ciddi ciddi tırstım bak.
0
boshi
(06.11.08)
(3)

fiyat karşılaştırma

sleepy99
bir ürün dü$ününtanınmı$ bir markanın ortalama ürünü 2x lira, en iyi ürünü 4x lira olsun.dandik bir markanın ürününün ortalama fiyatı x lira, en iyi ürünü 2x lira olsun.şimdi 2x'lik bir şey almak istiyoruz.tanınmışın mı yoksa dandik markanınkini mi almak lazım?(ürün tipi her$ey olabilir.)
bir ürün dü$ünün
tanınmı$ bir markanın ortalama ürünü 2x lira, en iyi ürünü 4x lira olsun.
dandik bir markanın ürününün ortalama fiyatı x lira, en iyi ürünü 2x lira olsun.

şimdi 2x'lik bir şey almak istiyoruz.
tanınmışın mı yoksa dandik markanınkini mi almak lazım?
(ürün tipi her$ey olabilir.)
0
sleepy99
(06.11.08)
ürün tipine, x'e, tanınmış markaya ve dandik markaya göre değişir.

her şey olabilir.
0
desdinova
(06.11.08)
Arçelik'le Bosch'u kıyaslıyorsan Arçelik.

Sunny ile Sony'i kıyaslıyorsan Sony.
0
sui
(06.11.08)
sorulan şu sanırım.

bosch'un a model buzdolabı 2x lira, b model buzdolabı 4x lira
hedele marka buzdolabının a modeli x lira, b modeli 2x lira.

a model ortalama, b model iyi.

2x paramız var. a model bosch mu alalım, b model hedele mi alalım?

fikrim: a model bosch almak olur.

regal reklamında tokadı yapıştırıyolardı tanınmış markanın 2x'ini alanlara.
0
kibritsuyu
(06.11.08)
(4)

para değerinin yazılışı

bordeaux
0.064ytl yazıyla nasıl yazılır?(resmi bir yazışma içinde)
0.064ytl yazıyla nasıl yazılır?(resmi bir yazışma içinde)
0
bordeaux
(04.11.08)
6,4 kuruş desen?
0
maersk
(04.11.08)
yok öyle çeviremiyorum ne yazık ki aynı yazmam lazım ama nasıııııııl.
0
🌸bordeaux
(04.11.08)
6,4 yeni kuruş diyemiyorsan "sıfır nokta sıfır altmış dört ytl." demek zorundasın. başka yolu yok gibi. ama doğrusu "altı nokta dört yeni kuruş" şeklindedir bence. resmi yazılara (sayıyı atıyorum) 15,64 ytl. şeklinde yazılır, yazı kısmına "onbeş yeni türk lirası altmışdört yeni kuruş" yazılır. "onbeş nokta altmışdört yeni türk lirası" yazılmaz.
0
kibritsuyu
(04.11.08)
Bir de ondalik ayraci virguldur, nokta degil, unutmayin.
0
wpi
(04.11.08)
(6)

kasa kiralamak

miymiymiy
Bankada kasa kiralamak istiyorum. Ama hangi banka bu iş için güvenilirdir, her şubede var mıdır, kasa kiralamak için hesap açtırmak falan gerekiyor mudur gibi soruların cevaplarını bilmiyorum ve soruyorum. engin kasa kiralama deneyimlerinizden faydalanmayı arzu ediyorum.
Bankada kasa kiralamak istiyorum. Ama hangi banka bu iş için güvenilirdir, her şubede var mıdır, kasa kiralamak için hesap açtırmak falan gerekiyor mudur gibi soruların cevaplarını bilmiyorum ve soruyorum. engin kasa kiralama deneyimlerinizden faydalanmayı arzu ediyorum.
0
miymiymiy
(04.11.08)
garanti etilerde benim vardı, hesap gerekli mi bilmiyorum, çünkü zaten hesabım vardı, çift anahtar oluyor, bir anahtar bankada bir anahtar sizde, küçük orta ve büyük boy vardı; ben küçük boy kiralamıştım, makuldu fiyatı, senelikti hatırladığım kadarıyla.
0
cedilla
(04.11.08)
en ucuzu ziraat bankası'dır. kasa bedeli kadar da depozito alırlar, kasayı iade ettiğinizde geri verirler. hesap gereklidir, çünkü kasanın kirasını hesaptan tahsil ederler (hesap açmak için bahane olsun bankaya). hatta bazı bankalarda (halk bankası mesela) 10.000 ytl.'lik hesap falan da istiyorlar (bir tek hatırlı müşterilere veriyorlar kasaları). ziraat'i tavsiye ederim ama boş kasa bulmak zordur. onun dışında verilen hizmet her yerde aynıdır. hangisi ucuzsa gidebilirsiniz. yine de devlet tarafından el konulmayacak bankaları düşünün. imar bankası'nın kiralık kasasında kalan şeylerimizi almak için götümüz çatladıydı. içinde ne olduğunun bir belgesi olmadığından zart diye el konulabilir, devlet güvencesi falan da olmaz.
0
kibritsuyu
(04.11.08)
amacım evde yükte hafif pahada ağır şey bırakmamak, malum hırlısı var hırsızı var ki hırsızı kısmını da tattım yakın zamanda. yoksa kasa alıp onu evdeki yağlı boya tablo arkasında saklamak hoş tabi ki. :)
0
🌸miymiymiy
(04.11.08)
yalnız her şubenin kasa hizmeti olmuyor. aklınızda bulunsun...
0
kahvegibi
(04.11.08)
benim de böyle bir fantezim var...
şöyle havaalanındaki bir banka şubesinde kiralık kasam olsun içinde 3-4 farklı pasaport ve bol miktarda dolar-avro-dinar-frank falan olsun hatta takma sakal-bıyık gözlük vs. de olsun istiyorum.
kafama esince gideyim oraya isviçre vatandaşı olan pasaportumu alayım, gözlük takayım sonra da bir tomar avromu cebime koyup ilk uçakla milanoya falan gideyim. ne güzel olurdu değil mi?
0
zubundy
(04.11.08)
her yıl banka kasasına para vereceğinize, duvara ve/veya zemine monte edilebilen minik boy bi kasa alın. boyutları ortalama bi mikrodalga kadar falan. fiyatları da 300 ytl civarı oluyor.

www.eurosafe.biz
www.senanahtar.com
www.kalekapi.gen.tr
0
cruor
(04.11.08)
(4)

Desktop sıkıntısı

murdock
2 hafta önce evime hırsız girdiğinden ve caaaanım laptop'um çalındığından fi tarihinden kalma desktopuma bi süreliğine de olsa geri dönüş yapmak durumunda kaldım. tabi makine mezarda emeklilik kavramını bile aşmış durumda o yüzden şöyle bir sıkıntı çıkardı.1- Windows normal bir şekilde açılıyor. Wal
2 hafta önce evime hırsız girdiğinden ve caaaanım laptop'um çalındığından fi tarihinden kalma desktopuma bi süreliğine de olsa geri dönüş yapmak durumunda kaldım. tabi makine mezarda emeklilik kavramını bile aşmış durumda o yüzden şöyle bir sıkıntı çıkardı.

1- Windows normal bir şekilde açılıyor. Wallpaper geliyor ancak desktop iconları ya da windows bar kesinlikle gelmiyor. Ancak task managerı açıp browser ya da winamp çalıştırabiliyorum bi şekilde. System restore yapmaya çalıştım ancak bir şey değişmedi.

2- XP'de bir Windows 95 havası yaşıyorum. Bu alet sanırım bunadı ve bilgisayarı kapat dediğimde kendi kendine kapanmıyor ve bana "Şimdi bilgisayarınızı güvenle kapatabilirsiniz" uyarı ekranı geliyor ve power düğmesine basmamı bekliyor.

Ben bu sorunlardan format atmadan kurtulmak istiyorum. Çünkü bu alete bir daha format atmamaya yeminliyim. Var mıdır şu moruğa faydası olabilecek bir ilaç?
0
murdock
(04.11.08)
2. sanırım işletim sistemiyle alakalı değil, atx anakart öncesi oluyordu bu. anakart o kadar eskiyse yapacak bir şey yok gibi. eskiden kapanıyordu ve artık kapanmıyorsa bios'tan veya anakart jumper'larından bir ayar çekilmesi gerekli gibi.
0
kibritsuyu
(04.11.08)
ikincisi "smart power management" in etkin olmamasindan kaynaklaniyo. eger ki anakart ya da bios'tan ayar yapmak gerekmiyosa denetim masasi/guc yonetimi'nden akilli guc yonetimini devreye sokuarsaniz sorun hallolur muhtemelen. fekat anakart ve bios desteklemiyosa bilgisayari kapat dediginizde surekli bir restart loopuna girecektir ki, bu da evet desteklenmedigini gosterecektir.
0
polifonik osuruk
(04.11.08)
2. sorunun cevabini "polifonik osuruk" vermis.

1. sorunun cozumu ise; eger ki kullanici hesaplarina giris yapabilirsan, kendine yeni bir kullanici hesabi acip bilgisayari resetle ve bu yeni actigin kullanici hesabindan giris yap. bir nebzede olsa rahatlayacaktir. eger ki calistir'a ulasabilirsan "/control nusrmgr.cpl" yazarsan kullanici hesaplari bolumu gelecektir.
0
trimpot
(04.11.08)
@trimpot
biraz geç geri dönüş oluyor ancak, malesef yemedi bu numarayı adi makine. yeni kullanıcıyı gayet güzel açtı amma velakin problem yeni kullanıcıda da aynen devam ediyor.

diğer problem içinse, hayır anakart o kadar eski değil ve eskiden kendi kapanıyodu alet. sonradan çıktı bu zımbırtı. ilk problemi çözebilseydim önerilerinizle bunu da halledebilirdim belkide kimbilir..
0
🌸murdock
(11.11.08)
(3)

Canon EOS 400D Pop-Up Flash

thefin
Çalışmıyor? Nedendir? Hem Creative modlarında yandaki düğmesine basınca, hem de diğer modlarda otomatik olması gereken pop up flash açılmıyor. Harici flash yuvasındaki o minik zımbırtıyla da oynadım hala tık yok nedendir bilen eden var mı akşam akşam sinirim bozuldu.(Kullanma zaten Ext. Flash tak di
Çalışmıyor? Nedendir?

Hem Creative modlarında yandaki düğmesine basınca, hem de diğer modlarda otomatik olması gereken pop up flash açılmıyor. Harici flash yuvasındaki o minik zımbırtıyla da oynadım hala tık yok nedendir bilen eden var mı akşam akşam sinirim bozuldu.

(Kullanma zaten Ext. Flash tak diye bişiler yazacaksanız hiç zahmet etmeyin)

thnx
0
thefin
(04.11.08)
auto modunda otomatik olarak açılması gerek. düğmeyi basılı tutarak flashı biraz oynatmayı deneyebilirsiniz. flash yuvası sıkışmış olabilir. küçük zımbırtıyla da oynamışsanız harici flash takılı olarak görmüyor demektir bu da yuvanın sıkıştığına delalet gibi. error 5 gibi bir uyarı geliyor mu ekrana?
0
swallowed arsenic
(04.11.08)
custom settings'deki e-ttl ayarlarını bir kurcalayın. olmadı fabrika ayarlarına döndürmeyi deneyin. yine olmuyorsa servise götürün.
0
kibritsuyu
(04.11.08)
Malesef değil hepsini denedim. Servis yolu gründü bana
0
🌸thefin
(04.11.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.