Giriş
(18)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-26
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-6
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
alkol cok overrated birsey. insanlar gercekten abartiyor. icmezsem yargilanirim ya da sosyal ortamlardan dislanirim diye icen cok insan var bence. bu soyledigim amerika icin de gecerli bu arada.

hasil-i kelam, zaten zararli, begenmediyseniz icmeyin.
+1
banach
(16.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(9)

Macbook pro para israfı mı?

hold the door
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.

programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş yolduruyor. diğer işler için de çok verim alamıyorum.

ben bu alete neden 100k para verdim diye sorgulayıp duruyorum. Tek artısı pili iyi gidiyor, ona da çok gerek yok okulda her masada priz var.

macbook air f/p olabilir 30-40 bine macbook air alıyor da bendekş 48 gb ramli m4 pro işlemcili mbp, geçen sene 104k verdim öğrenci indirimi ile şu an 130k falan bence para israfı.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
hold the door
(10.01.26)
kodlama yapılacak bir şeye bu meblağ verilmez. İhtiyacın kendisine değil de popülariteye gittti o para .
Kodlama da hata vs olmasa , işlerin yolunda gitse bile o tutarın çok altında normal şekilde bu tür işleri yürütecek başka sistemler de var.

Aldığın Ferrari köy yolunda, köy işlerine bakacaksa burada hız yapmanın pahalılığın hiç bir anlamı yok .
+1
diyecevaplandı
(10.01.26)
sadece kodlama değil AI/ML işleri için güçlü bir pc lazımdı web sitesi yazmıyorum neticede ama yine de bu paraya değmez gibi. pc teknoloji cahili değilim hatta bunlar benim hobimdir ama bu sefer fena tuzağa düştüm. neyse giren şemsiye açılmazmış. en azından min. 5 sene götürür bu beni.
0
🌸hold the door
(10.01.26)
macOS pişmanlıktır. tarz görüncem diye birçok rahatlıktan vazgeçmek zorunda kalacaksın. sakın alma. hele ki yazılımcı için windowstan şaşma. bazı kritik uygulamalar masOS'de desteklenmiyor.
-1
plastic_angel
(10.01.26)
zaten aldım hocam 1 senelik kullanıcı olarak memnun kalmadım
0
🌸hold the door
(10.01.26)
yazilimci icin windows'tan sasma gibi oneriler sacmalik. microsoft ekosistemi icin yazilim gelistirmek disinda kod yazan birinin windows kullanmasi icin hicbir sebep yok. unix-like bir sistemden sasmamak gerek, macos olmasa bile linux distrolarindan birini kullanmak cok faydali.

> bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok.
c ya da c++ programlamada problem toollarin diger diller kadar (ornegin rust) developer friendly olmamasi. visual studio gibi bir sey kullanmak gorunuste cozuyor olabilir ama visual studio'nun gizledigi detaylar gercek hayatta onemli. ama yine de c++ gelistirmede macos yine de ilk tercihim olmazdi tabii. ama ide sebebiyle degil. valgrind, perf aracinin olmamasi vs sebebiyle olurdu, alternatif olarak linux kullanirdim ama ide setupim degismezdi.

sonucta profesyonel olarak yazilim gelistiren birinin macbook kullanmasi gayet makul. ama zaten profesyonel olarak yazilim gelistirirken kendi bilgisayarini kullanmiyorsun. sirket 3-5 bilgisayar secenegi sunuyor en fazla onlardan birini seciyorsun. bazen linux ya da mac secenegi bile olmuyor. muhendislik ogrencisi olarak o kadar pahali bir sey kullanmak sart degil ama kotu bir satin alma karari da degil eger oglen yemeginden kisip almadiysan.
+1
ghilleinthemist
(10.01.26)
ben 4 yıldır macos kullanıyorum. çok memnunum.
iphone kullanmak istemiyorum, ama bilgisayarla olan ortaklığı sebebiyle telefonumu da değiştirmiyorum.

macos işletim sistemi güzel.
windows'tan ilk geçtiğimde bazı şeyleri can sıkıcı gelmişti. hala bile windows'ta bazı şeyleri özlediğimi farkediyorum ama ciddi bir eksiklik de yok açıkçası. bazı şeyler alışkanlık sadece.

batarya ömrü, malzeme kalitesi, ekran canlılığı ve en çok da touchpad'in kullanışlılığı sayesinde macbook bundan sonra da kullanacağım ürün. ben 4 yıldır mouse kullanmıyorum.

apple politikaları, bazı uygulamaların ücretli ve fahiş oluşu eleştirilebilir ama yazılımla az-çok ilgili kişi için bu çok sorun olmasa gerek çünkü ben bir çok ücretli yazılımın açık kaynak alternatifini kullanıyorum. hatta swift bilmediğim halde ai ile ufak bir kaç tool yazdım kendime.

ben mobile/web işleri yapıyorum. o yüzden windows bağımlılığım yok.
ama zaten dotnet core'dan sonra artık microsoft ürünlerinin de windows bağımlılığı pek kalmadı.

kurumsal ihtiyaçlar dışında macos çoğu kişiyi tatmin edecek yelpazeye sahip.

bende iki macbook var. biri işten verilen m3, diğeri kendime ait 2019 i9. günlük kullanım için performans farkı hissetmiyorum şarj ve ısınma dışında.

bir kaç ufak build alırken bile m işlemci farkını hissettiriyor. az-çok güç gerektiren işlerde kendini belli ediyor.

bunca para verdik, boşuna aldık olaylarına girme hiç
istersen ver bana :) ben işten kovuldum, bir kaç gün sonra m3'ü iade edeceğim. i9'u kullanmam gerekecek build gibi güç gerektiren işlerde de.

ha bi de, muhtemelen mezun olana dek bunu kullanırsın ve mezun olduğunda bile hala işini görmeye devam eder. sonra zaten iş yerinden bilgisayar verirler, bunu kişisel kullanımında ve deneysel işlerde tercih edersin.

jetbrains'in xcode alternatifi bir ürünü var.
xcode gerçekten hantal ve swift'te ya da ios/macos uygulamalarında ona muhtacız. benim öğrenci lisansım olmadığı için denemedim. deneyebilirsiniz. vscode hataları pek olmuyor onu anlamadım. dotnet kullanan arkadaşlar da sorunsuz kullanıyorlardı debug ve diğer feature'larını.
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
Abicim, is yukune gore yanlis bir cihaz secmissin.

Macbook'a sallamanin. MacOs soyle kotu boyle islevsiz demenin bir alemi yok.
0
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
Bana kardeşimden air i3 kaldı.lk macOS deneyimimdi.

6-7 aydan sonra şunu söyleyebilirim, her işimi halledebileceğim bir bilgisayar değil.

En basitinden, daha doğru düzgün bir zip yöneticisi yok! Elimde çok yüksek boyutlu zip dosyaları var, unzip yapmadan istediğim dosyayı çıkarmam gerekiyor. Terminalden oluyor ama hiç pratik değil. Ayrıca dosyaların ismi çok uzun ve Korece karakterler var.

Buna en yakın peazip buldum ama Windows’taki gibi değil. İç içe geçmiş zip olunca, içteki zipi unzip yapıyor falan.

Pi pico için kodlama da çok başımı ağrıttı.

Ama bunlara ek; taşınabilirliği harika. Kuş gibi. Buna ek ekranı ve hoparlörü çok iyi.

Ben şahsen macbooku an bilgisayar gibi görmüyorum, sadece böyle ek işleri dışarıdayken yapmalık bilgisayar benim için.
0
substituent
(10.01.26)
yılların windowscusu olarak gaza gelip macbook aldım 4 yıl önce M1 işlemcili.
telefonum iphone, tablet ipad, saat i watch, bunların konfigürasyonunu seviyorum ama hala mac'a alışamadım.
Sorun benlik diye düşünüyordum ama galiba sarj süresi ve ekran kalitesi hariç mac pek iyi bir bilgisayar değil.
+1
kuzey li
(10.01.26)
(5)

ihmal etme doktora git, acile git

kibritsuyu
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.

durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.

aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama şu anda herhangi bir şikayeti olmayan ve toksik şok şüphesi yaşayan bir arkadaşa denmiş ki "derhal doktora git, toksik şok öldürür, elin kolun düşer".

şu anda hiçbir şikayetimiz olmadan ama olma ihtimali de olan durumda acile gidip ne diyoruz ve ne yapıyorlar? bir şey yapmaları için ne demek gerekiyor? hastaneye gidin emin olun denmiş. gitsin emin olsun elbet ama hastanede bundan emin olmak için ne yapıyorlar? ben ne zaman ihmal etmeyeyim, emin olayım diye gitsem bir şey yapmıyorlar çünkü, salıyorlar geri, bir şey olursa gel diyorlar. siz ne yapıyorsunuz da emin olmak için müdahale edip emin oluyorlar?

cumartesi günü 190/130 tansiyonla acile gittim, devlet üniversitesi hastanesi. triyajda tansiyonumu ölçtüler, 190/130 çıktı. sonra elime numara verip bekleme salonunda oturttular. 2-3 saat sıra gelmeyince eeh diyip özel üniversite hastanesine gittim. gittim. orada da tekrar ölçüp beklettiler, 15 dakikada bir gelip ölçtüler. düşmeyince bir dil altı hapı verdiler (ki evde kendim de içmiştim onu), 150/100'e düşünce de taburcu ettiler.

bana "yüksek tansiyon çok tehlikelidir, öldürür, mutlaka acile git" denildiği için gittim. 6 saat vakit kaybettim, 2-3 saati acil sıralarında beklemekle geçti. en sonunda da evde kendi yatağımda yatıp dinlenip, kendi içebileceğim ilaçtan öte tedavi de uygulanmadı. 1500 lira da para ödedim. e ben şimdi bu hastaneye niye gittim? neyi eksik yaptım? böyle mi emin olunuyor? yani emin olmak için bana ne yapıldı şimdi? oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?

kafamı dolaba vurdum ölür müyüm diyorsun, gelen cavap: "beyin kanaması olabilir acile git". acile gidiyorsun. soruyor baş ağrısı, baş dönmesi, kusma var mı, yok. kalk bi yürü, tamam. parmağımı gözünle takip et, tamam. iyi şimdi git, baş dönmesi olursa, kusarsan gel. e ulan bunları ben evde kendim de yaparım. baş dönmesi kusma olunca da gelirim. şimdi biz hastaneye niye gelmiş olduk?

sorunun kısası: başımıza bir iş geldikten sonra, hiçbir şikayetimiz yokken emin olmak için hastaneye gidip emin olabiliyor muyuz? emin olmak için ne yapmamız gerekiyor?
+1
kibritsuyu
(09.01.26)
tansiyon yuksekse günde 4-5 kere ölçüp saatleri ile not edip(en az 1 hafta) kardiyologa gitmek lazım, benzetmek gibi olmasın tansiyonu yuksek giden 45-50 yaş arası iş yeri arkadaşımız takipli olmasına ragmen kalp krizi geçirdi allahtan yakındı hastaneye 2 ana damar tıkalıymış acil angioya aldılar..

acil sevk etmeliydi kardiyolojiye eğer tansiyon sık sık yuksek seyir ediyorsa, sanal angio angio yapılmalı. doktor değilim etrafımda çok kalp sıkıntısı olanlar bu şekilde yaptı.

senelik check up yaptırmak lazım özel hastanelerden içeriğine bakıp fiyat karşılaştırması yapacaksınız içinde ekg kardiyoloji kons. olan tercih edeceksiniz.

bende kendi acil maceramı özetliyeyim, annem kendini kötü hissediyordu dur acile gidelim baksınlar kan falan dedim, bi gittik tansiyon 21 ,dil alti verdiler (ben acil doktoruna söyledim kardiyoloji görmesi gerekse randevu alalım ne gerekirse yapalım dedim) hemen aynı gün ilk randevusunu bekledik kardiyoloji gördü ekg çekildi eko yapıldı angio yapılcak şimdi.. özel hastane ve parasını verince herşeyle ilgileniyorlar.
+1
eja
(09.01.26)
yani doktorlara lafım yok da sistem doktorun sizi görmesi üzerine kurulmuş, tedavi üzerine değil.
11 ayda 1 milyarın üzerinde muayene gerçekleştirilmiş mesela. doktor görmüş müyüz? görmüşüz.

sizin durumda konuşursak mesela üniversite hastanesi yapması gerekeni yapmış gibi. sonuçta tansiyonu düşürmüşler. yatarak tedavi edecek halleri yok ki. ya da her kafasını dolaba vuranı tomografiye yönlendiremezler. kafayı dolaba vurdu diye acile gitmek saçma ( çocuk ya da çok yaşlı filan değilse) yani bahsettiğiniz iki örnekte bence yapılması gerekenler açısından bi sıkıntı yok. ama tabi ki sağlık çalışanı değilim, fikrimi söylüyorum.

2-3 saat sıra gelmemesi filan zaten asıl mesele aslında. geçen bizim kızın ateşi çok yüksekti. özele götürdük. 7 hastalık için pcr testi yaptırdık (2000 tl) influenza a pozitif çıktı. doktoru aradık, ilaçları yazdı vs vs. komşunun çocuğu aynı ateş şikayeti ile devlet hastanesine gitti, 80 kişi varmış önlerinde. sonra bi daha denemişler şanslarını calpol ile eve yollanmışlar. yine düşmeyince doktor antibiyotik yazmış. 2 gün bekleyin düzelmezse kullanın demiş. pcr filan yok. belki aynı hastalık ve bu hastalığa antibiyotik işe yaramıyor. yani bu örnekte mesela sorun sistemde mi, doktorda mı bilemiyorum.

özet olarak gerçekten evde takip edilebilecek ya da poliklinik muayenesi gerektirecek durumlar için acile gitmenin manası yok. sonra 80 kişi sıra bekleniyor ya da düzgün muayene olunamıyor işte.
+2
elorelia
(09.01.26)
'oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?' sözün kulağa çok mantıklı geliyor.

Ayrıca sen bilinçli bir hastasın. Başka hangi belirtilerin anlamlı olduğunu biliyorsun. Ama orada tansiyonunu ölçüp bekle diyen şahıs bu konunun uzmanı. Mutlaka tansiyon ölçme dışında da bir şeylerine bakmış ve sormuştur.

Ve yine de başına bir şey gelirse sen elinden geleni yapmış olmanın huzurunu hissedebilirsin. Günah benden gitti diyebilirsin.

Ayrıca tansiyonu yüksek olan kardiyoloğa değil Dahiliye uzmanına görünmeli. Kardiyolojik sorunlar yüksek tansiyon sebeplerinden çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Acilde bunu da söylerler son olarak.
0
Mirket
(09.01.26)
1. İsteyen istediğini yazar, sorumlusu kendidir.
2. Borsa, coin vb başlıklarında millet tavsiye bile olmayıp kendi yaptığını anlatırken risklerden korunmak için "ytd' diyor; burada ise can söz konusu.
3. Bi şikayeti yok diyorsun ama duyuruda 'şiddetli bulantı ve kusma' olduğunu söylüyor, yani çarpıtıyorsun.
4. Toksik şok öldürür.
-3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.01.26)
Bir de o sorular disinda da ozellikle tecrubeli doktorlar bi terslik olup olmadigina dair cok fazla kontrolu sadece bakarak yapiyor aslinda. Doktor olmayan farketmeyecegi detaylardan nokta atisi teshis koyduklarina cok sahit oldum. Yapilan cogu tetkit emin olma/dogrulama amacli. Hepsi bunu yapmayi haiz degil ama o dogru.
+1
ghilleinthemist
(09.01.26)
(6)

zam konuları

art cat chocolate
maaşıma %11 zam geldi. 8 bin tl küsür bir zam yani...performans değerlendirmesinden de 100 üzerinden 90 almıştım ve beklentinin üstünde demişlerdi. bu puana göre beni sr yapmaları lazım normalde. onu da yapmıyorlar.bu zamcığa çok sinirlendim. yeni iş de bulamıyorum sektör durgun.ne yapmalıyım? nasıl
maaşıma %11 zam geldi. 8 bin tl küsür bir zam yani...

performans değerlendirmesinden de 100 üzerinden 90 almıştım ve beklentinin üstünde demişlerdi. bu puana göre beni sr yapmaları lazım normalde. onu da yapmıyorlar.

bu zamcığa çok sinirlendim. yeni iş de bulamıyorum sektör durgun.

ne yapmalıyım? nasıl konuşmalıyım?

sektör: yazılım

sizlerde durum nedir?
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Ara zam olmadiysa hatta olduysa bile %11 zam biraz istifaya zorlama cabasi gibi. O yuzden piyasa da boyleyken sirketin asil niyetini diger konulardaki tutumlarina bakip anlamak lazim. Eger gercekten istifaya yonlendirmeye calisiyolarsa pek yapilacak bir sey de yok. Quiet quitting + leetcode grind

Henuz belli degil. Review olarak exceeding expectations geldi en dusuk, tam oncesinde sirket 12% civarinda kisiyi isten cikardi, biraz da ona ve reviewlara guvenerek ekstra zam istedim. Gorucez.
0
ghilleinthemist
(31.12.25)
Yüzde 30 un üzerinde zam gelmezse işi elimin tersiyle yapar, en kısa sürede başka iş bulurum. Bütün yıl ağız kokularını çektim, beni bir de maddi olarak mağdur etmelerine müsaade etmem.
+1
sekizdokuzon
(31.12.25)
şirketteki herkese aşağı yukarı böyle yapıldı zam. geçen sene de %3 yapılmıştı herkese. ayrıca benim pozisyonumdaki tek kişiyim, ben çıkarsam o işi yapabilecek başka birisi şu an yok.

iş arıyorum ancak bulamıyorum. diğer arkadaşlarım da arıyorlar ama bulamıyorlar. sektör cidden çok kötü durumda.

bizde de işten çıkarmalar çok oldu. buna rağmen durum bu. moralim aşırı bozuk. herkesi çıkardılar, işler bana kaldı ve şimdi de böyle...
0
🌸art cat chocolate
(31.12.25)
Bunları düşünmekle olmuyor ağa. Ülkenin hali ortada, askeri ücret(evet askeri) 28 kagat. Ben hayret ediyorum o parayla yaşayabilene.

Bize de bunlari yaşamak denk düştü işte. İstediğini düşün, kendini parala çare yok. Ben şu anda işi olanların halinden memnun olması taraftarıyım çünkü her yerde çıkarma var ise giriş yok gibi bir şey.

Sosyal hayatına odaklan işini ara bulamiyorsan da çok sallama.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.12.25)
İşleri öyle bir salın ki performansınız 100 üzerinden 20 olsun. İşler durma noktasına gelsin ama durmasın. Bu kan emicilerle böyle baş edilir
0
messina123
(01.01.26)
Daha açıklanmadı ama en fazla yüzde 15 olur. En az ise 13.
0
put it in your appropriate place
(01.01.26)
(7)

dreamgames'in yeni mezun yazılım mühendisine 300 bin TL verdiği doğru mu?

hold the door
avrupa'da big techlerde senior olanlar bile bu kadar kazanmıyor, sitelerinde, iş ilanlarında bile 300 bin TL NET verdiği yazıyor ama inanasım gelmedi pek. Öte yandan da çalışanlarını inceledim hepsi güçlü akademik geçmişe sahip. yav alt tarafı dandik bir oyun yapıyorlar. Neden bu kadar uçuk maaşları
avrupa'da big techlerde senior olanlar bile bu kadar kazanmıyor, sitelerinde, iş ilanlarında bile 300 bin TL NET verdiği yazıyor ama inanasım gelmedi pek. Öte yandan da çalışanlarını inceledim hepsi güçlü akademik geçmişe sahip. yav alt tarafı dandik bir oyun yapıyorlar. Neden bu kadar uçuk maaşları var bir türlü anlayamadım.

Eğer doğruysa bunun gibi başka firmalar var mı? Buralara girmek için ne yapmalıyız? bilkent'te yüksek ortalamalı, matematik olimpiyat derecesi olan rekabetçi bir öğrenciyim. Sürekli leetcode çözüp DSA mı çalışmalıyım? abd'de doktora düşünüyordum ama 5-6 sene daha okuyasım yok açıkcası. masterı da anca çalışırken yaparım diye planlama yaptım
0
hold the door
(26.12.25)
doğru çünkü oyun çok kazandırıyor. işe girmek çok zor tabii.
oyun firmaları genelde hep yüksek veriyor böyle.
0
jelly bear
(26.12.25)
oyun firmaları nasıl çok kazandırıyor ki hocam? ben game development'a ilgiliydim sırf para yok diye vazgeçtim, sektörden birkaç kişiyle konuştum, çok çalıştırıp az kazanıyorsun falan dediler. sırf bu yüzden distributed systems, AI/ML infrastructure gibi alanlara yoğunlaştım.
0
🌸hold the door
(26.12.25)
oyun firmaları yüksek vermiyor. dream yüksek veriyor. fakat girenler genelde 2-3 ay sonra çıkıyor. birkaç arkadaşım girdi ve arkalarına bakmadan daha az maaş veren yerlere kaçtılar delirmemek için.
dreamin bu yüksek maaş politikası onlar için bir reklam fırsatı. oyunları bu kadar çok kazanıyorken medyada "hem çok başarılı hem de çalışanlarına cömert olan koca yürekli oyun firması" profili çizmek işlerine geliyor. böyle olunca kimse içeride dönen mobbingi konuşmuyor.
+1
nolmus yani
(26.12.25)
peak de gayet iyi veriyordu.
0
jelly bear
(26.12.25)
dream zaten peakten ayrılanların kurduğu bi firma o yüzden benzer kültüre sahip olabilirler
+1
nolmus yani
(26.12.25)
Avrupayla karsilastirma sacma, avrupa para icin gidilecek bir yer degil ki. Dreamgames de verir 300 bin lira. Ona gore calistiriyor. Zaten girmek de zor. Para basan bir sirket. Her ay milyonlarca dolar reklam harcamalari var. Developera o parayi vermek muhasebe hatasi kadar ufak onlar icin. Ama orda calisip calisirken master falan yapamazsin.
0
ghilleinthemist
(26.12.25)
oyun isinde globale reklam vs yapiyorsan ve oyuncularin da cogunlukla yurt disindaysa acaip tesvikler var, reklam butcesinin ciddi kismini, app store komisyonlarinin bir kismini bile geri alabiliyorlar.
maas dogru mu yanlis mi bilemiyorum ama tesviki ve getirisi cok oldugu icin her sey mumkun olabilir.

not: guncel tesviklerin hepsine hakim degilim, ytd
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(26.12.25)
(8)

Kol saatinde bu kadar gecikme normal mi?

koskoca kirpi
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman öl
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman ölçümüyle güvenilir performans sunar." yazıyor. Bu çok fazla değil mi, fiyatı 18k olan bir saatin günde yarım dakika geri kalması normal mi? Yoksa bu kanunen başımız ağrımasın zaruri açıklaması mı anlamadım.

hizliresim.com
0
koskoca kirpi
(23.12.25)
yuh fazlaymış gerçekten. isviçre mekanik saatler cosc sertifikalı satılır ve onlarda +6/-4 saniye normal kabul edilir. anladığım bir model değil bu ama gerçekten çok fark var.
0
awlmi
(23.12.25)
18 bin lira mekanik otomatik saatler icin yuksek bir fiyat degil. Ilave olarak Casio da mekanik saatleriyle unlu bir marka degil hatta ilk mekanik saatleri. Quartz/pilli saatler accuracy acisindan cok cok cok daha iyi ve ucuzlar.

Ornegin seiko presage’nin benzer fiyattaki bir modeli de ayni accuracy’i sunuyor. Garip bir sey yok.
-1
ghilleinthemist
(23.12.25)
Saatlerin sistemine göre normal midir değil midir, bu konuda bilgim yok. Sadece şunu hayal ediyorum;

Pazartesi sabah 8’de işine gidip saatini ayarlıyorsun… bir sonraki Salı sabahı işe yine 8’de gidiyorsun ve diyorlar ki sana “5 dakika geç kaldın. Bir daha olmasın!”

Bir gün 35 geri diğer gün 45 ileri yapıyorsa belki uzun zaman idare ediyordur ama bu kadar kısa sürede saatini tekrar ayarlamak zorunda kalacaksan bu kabul edilebilir bir şey gibi gelmiyor bana.

Acaba taklit mi satıyorlar?

Edit: bir derdimiz yok, zamanı gösteren ürünün taahhüdünü yorumluyoruz. Senin derdini bilmiyorum. Umarım dermanını bulursun.
+1
lazor
(23.12.25)
Taklitle falan alakasi yok. Casio’nun verdigi accuracy degeri bu. Icinde pil olmayan tamamen mekanik bir cihazin en giris seviyesi versiyonlari icin beklentiniz cok yuksek. Mekanik saatler daha iyi zaman tutmak icin alinan seyler degil. Dert oysa cok daha ucuz quartz saatlerle bu derdi cozebilirsiniz.
-2
ghilleinthemist
(23.12.25)
Sapması çok fazla. Bu saati almazdım. İlla Casio alınacaksa solar yani güneş enerjili saatler en iyisi.
+1
michael harddd
(23.12.25)
hem solar hem bluetooth hem de radyo dalgasi ile zaman kalibrasyonu. yeni çok iyi bir saat çıktı:

www.casio.com

sizin istediğiniz gibi olmasa da arkadaşlarıma bu vesileyle öneriyorum.
0
eileengray
(23.12.25)
tolerans degerlerini yazmislar. muhtemelen o kadar oynamaz. ama 35 sn mekanik saat icin cok.

genelde 3-5 sn oynar. benim omega 2sn sapiyor gunde. ama rolex alip 15 sn gorenler de var. mekanik saat alinacaksa daha duzgun bir sey alinmali.
-1
antikadimag
(23.12.25)
Giriş seviyesi bir mekanik saat için gayet normal. Hatta genel olarak mekanik saat için normal zira mekanik saat sapar.

COSC ve benzeri diğer sertifikaların ölçüm süreçleri laboratuvarda yapılır, hiçbir sertifikasyon günlük kullanım senaryosu dahilinde yapılmaz. Giriş seviye bir ETA/Sellita makine alsanız da buna benzer sapmalarla karşılaşmanız olası. Pek çok Rolex COSC limitleri içinde çalışır, hatta bizzat kullandığım ve çevremde gözlemlediğim Rolex'ler genelde +2 ve -2 saniye aralığında çalışıyor ama arada günde +-15 saniye sapan da olur ve bu durum saatin ayıplı olduğu anlamına gelmiyor İsviçre saatçiliği dikkate alındığında. Kaldı ki saatin dakikliği saatin ömrü boyunca sunabildiği bir şey de değil. Zamanla sapma artıyor genelde. Rolex'de çok daha uzun zaman sonra artar ama yıllar önce kullandığım Tissot daha kısa zaman sonra daha fazla sapmaya başlamıştı.

Özetle dakiklik ve sapmama takıntısı varsa pilli alın geçin, hiç uğraşmayın. Bunu 20 senedir aralıksız mekanik saat kullanan birinin tavsiyesi olarak değerlendirebilirsiniz.
0
10551037
(24.12.25)
(9)

saran rümeysa mehmet akif olaylarının arkasında kim var sizce?

messina123
ben akp iç hesaplaşması olduğunu tahmin ediyorum. tapeler falan sabah, hürriyet gibi yerlerden sızıyor.
ben akp iç hesaplaşması olduğunu tahmin ediyorum. tapeler falan sabah, hürriyet gibi yerlerden sızıyor.
0
messina123
(22.12.25)
gündemi meşgul etme gibi geliyor bana. ülke üzerinde uçan-düşen ihaların haddi hesabı yok belki bilmediğimiz daha neler var. ama gel gelelim gündem grup seksler bilmem neler.

daha çok cambaza bakın numarasına benziyor.
0
bravoteam
(22.12.25)
@bravoteam düşen ihalarla ilgili link var mı? ben sadece 2 tanesini gördüm, haddi hesabı olmayanları merak ettim nerelerde düşmüş. gerçekten yazık ülkeye ne hale geldi.
0
faberkastelli
(22.12.25)
Mesele bu ilişki ağlarını kullanarak kimlere hatır gönül kimlere şantajla makam mevki çıkar para elde etti. En geride bırakılan kısmı bu..
Cevap bulunursa senin sorunun da cevabı olacak.
0
anon1m
(22.12.25)
@faber Düşen sayısı 3: Ankara, İzmit, Balıkesir. Uçan sayısı bilinmiyor, onu demek istedi herhalde.
+1
gnosis
(22.12.25)
turkiye'de kim niye gundem degistirmeye calissin lol bu olay olmasa sanki dusen ihalarla ilgili meclise soru onergesi verilecek o reddedilince meclisin onunde eylem falan yapilacakti. turkiye'de gundem degistirme gibi bir seye ihtiyac yok.

ic hesaplasma + post erdogan donemi oncesi temizlik/hazirlik.
+2
ghilleinthemist
(22.12.25)
ortalığı velveleye veren sabah , hürriyet a haber. içerde güçlenmiş ve reis sonrasına hazırlanmaya çalışan gruplara göz dağı. kesin bir şey bilmeden söylemek zor ama olaylar birbirinden bağımsız. tabii ki bu arkadaşların yaptıkları süper şeyler değil ama özel hayat. bu hükümette götürmek istediği her adamı bel altı muabbetinden yedi.
0
mikahakkinen
(22.12.25)
eileengray +1
bu tür olaylar anayasa değişikliği zamanı özel hayata müdahale için geçerli sebep olarak sunulacak diyen var.
bir de bakın sadece muhaliflerin değil kim suça bulaşmışsa bizim taraftan da olsa gözünün yaşına bakmıyoruz algısı vermek için yapılıyor diyen de var.
+2
lazpalle
(22.12.25)
Esrarı yasalaştırmak için zemin hazırlanıyor bence
0
olaylar olaylar
(22.12.25)
gözdağı ve normalleştirme adımları. ibb başkanı da olsanız, 20 milyonluk kulübün başkanı ve servet sahibi de olsanız parti başkanı da olsanız (ümitözdağ) içeri alırız demek istiyorlar. önümüzdeki süreçlerde özgür özele de operasyon çekme denemeleri olacak. diktatörlüğün ayak sesleri bunlar.
0
ground
(23.12.25)
(12)

Genelde idareciler veya üstler ekipleriyle neden tamamen samimi olmazlar. Özellikle herkes birarada iken hep bir mesafeyi korurlar? çalışma ortamında tam samimi neden olunmaz? ego mu incinir? yoksa başka neden mi?

mahmuttt
Soru başlıkta thanks…
Soru başlıkta

thanks…
-3
mahmuttt
(22.12.25)
1 - fazla samimi olurlarsa istedikleri işi istedikleri gibi yaptıramazlar çalışanlara. (kötü yönetici için "yöneticilik" oynayamaz da diyebiliriz.
2- normal samimiyet ile iş ayrımını genelde yapamıyor insanlar. fazla samimiyetten laubalilik çıkıyor genelde. normal zamanda samimi ama iş konusuna gelince ciddiyet bu durumda çok sağlanamayabiliyor. (yönetici değilim)
+3
chanandler bong
(22.12.25)
Samimiyet, zamanla gevşekliği, suistimal ve ihmalleri beraberinde getirir. Kişi, sürekli gördüğü, konuştuğu emir aldığı üstünün huyunu suyunu, zaafiyetlerini ve "açıklarını' bilir. İleride yaşanacak bir gerilimde çalışan bunu üstüne karşı silah olarak kullanabilir. Zaten günlük hayatta yaşanan şeyler. Bulunulan ortam değil bir cadde üstündeki işyeri , çok elit görünen plaza, holding ortamı da olsa durum böyledir.
Çöpçü, amele ile director veya Ceo arasında biyolojik/psikolojik bir fark yok ne de olsa.
İnsan her yerde aynı insan sonuçta.

Kurtlar vadisinden :
Altta sürekli rahatsızlık olmalı ki üsttekilerin kıymeti bilinsin...
Buradan hareketle bir de üsttekiler entrika, trajedi çok severler.
Buradan beslenirler.
(işin uzmanları öyle diyor)
+2
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bayağı bilinen bir şirkette üst düzey bir yönetici vardı. Herkesle enseye şaplak modu neredeyse. Adamın arkasından demediklerini bırakmıyorlardı. Üst düzey yönetici de olsan insansın, samimiyete, direktlige ihtiyacın oluyor ama zannedersem herkesle çok da içli dışlı olmamakta fayda var. Kimin içinden ne çıkacağı, seni nereden ne şekilde vuracağını bilemezsin.
+2
sekizdokuzon
(22.12.25)
yukarıdakilere ilaveten bir de x'le çok samimi, bana karşı taraf tutar diye düşünme ihtimalin var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
çok nadir insan yerini ve haddini ve yapmamasaı gereken şeyleri biliyor. kendinden değil karşı taraftan çekindiği için yöneticiler samimi olmuyor, başına gelecekleri biliyorlar çunki.
0
eja
(22.12.25)
bence samimiyet kotu bir durum, bunu ast perspektifinden soyluyorum. samimiyet iyi degil, ekstra isler yuklenebilir, isle ozel hayat birbirine gecebilir.

ingilizceniz varsa suna bir bakabilirsiniz: www.youtube.com demek istedigi bu ozgurluk degil, hatta tam tersi ozgurlugun onunde bir engel, cunku gercek ast-ust iliskisini belirsizlestiriyor.
+1
Sour
(22.12.25)
niye samimi olsunlar? bir de "tamamen samimi" gibi katmerli bir samimiyet beklentisi is ortami icin sacma.
+2
ghilleinthemist
(22.12.25)
Ben kendimi yönetici olarak görmesem de iş yerindeki konumum gereği yönetici pozisyonundayım, bundan dolayı değil de karakterim gereği iş yerinde kimseyle çok samimi olmuyorum, aram herkesle iyidir ama dışarıda program yapmam, iş arkadaşlığını işte bırakırım, bence böyle olması gerekiyor.
Geçenlerde iş dışı bir program yapılması gerekti mesela gittim ama çok kısa kaldım hemen ayrıldım.
O çizgi kaydığında bir daha toparlamanın zor olacağının farkındayım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
Bizde çalışma saatleri uzun, insanların hayatlarının uyanık kısımları neredeyse tamamen iş yerinde geçiyor ve iş ve özel hayat sınırları bulanıklaşıyor.
Bu sebeple biraz samimi veya sıcak davrandığında işe dahil veya iş harici bir çok şeyde sınırlar esnetiliyor.
Bir de bizim toplumda samimi arkadaşlıklar haricinde insan ilişkileri iki türden birine ait oluyor. Ya sen birinin üstündesindir, ya da o senin üstündedir.
Yönetici, çalışanın üstünde olduğunu göstermeyince, çalışan yöneticinin üstünde olduğunu zannediyor.
0
burfak
(22.12.25)
Bu birazda kültürel bir durum, ben bizim yurtdışı ofislerin bahar partilerinde, noelde, fuarda vb yaptıklarının onda birini (bakın çeyreği bile demiyorum) buradaki ekiple yapsam ki ekip beni sever sayar, yine de ertesi güne iş yaptıramam, elli tane vukuat yaşarım.

Kültürel normları da göz önünde bulundurarak denge kurmak en doğrusu.
+2
Phoebe
(22.12.25)
Bu bence çalışma ortamına bağlı.
Misal ben mevcut iş yerimde müdürlerle hep yakındım. Müdürün eşini, çocuklarını tanırım, o benim eşimi tanır. Birbirimizin özel hayat sorunlarını biliriz çünkü işi etkiliyor sonuçta benim babam vefat edince ya da onun babası hastaysa vs.
Ama bu yıllar içinde gelişen bir şey. Ne ilk ne ikinci yıldan oldu. 7 yıldır beraberiz ve o aradaki saygı hep olduğu için. Bu arada bunu sadece bizde değil, bizim gibi uzun zamandır çalışan müdür ve calisanlarda da görüyorum. Bunlar hep kişiye bağlı yani.
Ben şahsen hindistan, macaristan, fas'ta çalışanları olan biriyim ve hayatlarını sorarım, genel olarak kendilerine benden aşağı gibi davranmam. Hepimiz iş yapıyoruz sonuçta, savaşta cepheyi savunmuyoruz.

Ama özellikle Türkiye'de yatay büyüme olmadığı ve hayat şartları sadece dikey kariyer ile geliştiği için bir sürü müdür olmamasi, bu yetenekleri sahip olmadığı halde para için oraya gelenler var. Böyle olunca da çok kötü yöneticiler çıkıyor ortaya.
0
logisticsmanager
(22.12.25)
Samimiyet seçtiğiniz insanlarla kurduğunuz bir yakınlıktır. İş yerinde seçmediğiniz, önünüze gelen insanla çalışırsınız.

Samimiyet fedakarlığı, anlayışı, yeri gelince yanlışları görmezden gelmeyi, hatır gönülü içerir. İş yerinde ise asıl olan görev ve pozisyonunuzun gerektirdiği işi yapmanızdır.

Samimiyet keyfidir, iş profesyoneldir.

Samimiyet sizin özel hayatınızdır. Kanınız kaynar konuşursunuz, tepeniz atar bozuşursunuz. İş yeri özel hayat değildir, birlikte çalıştığınız insanı sevmeniz gerekmez. Orası sizin özel alanınız değildir.

Arkadaşlık başka, iş başkadır. Şüphesiz bunun çokça sebebi vardır.
+1
akhenaten
(22.12.25)
(22)

Eski Partner İle Fotoğraflar

Aydan Dustum
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok te
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok temizlerim şahsen. Ya sizler?
-1
Aydan Dustum
(09.12.25)
Unuttuğu işin hala fotolar duruyorsa sorun yapmam biraz dalga geçip silerim.
Bilinçli şekilde tutuyorsa benimle olan fotolarını silerim. sonraki kadına sorun olmasın shflsjsj.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Kskdkd geçen sene eski fotolarimda bir tane gördüm kalmış ki uzaktan tarihi bir yerin fotosunda yani, direkt profil falan değil. Tabiki saklamıyorum, gereksiz yer kaplamasina gerek yok fotolarin zaten eğer kişinin dönüp baktığı yoksa ki o zaman daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
saklarım. onlar benim kendi fotoğraflarım. benim eşimin benden önce sevgilisi olamaz ama oldu diyelim, o zaman bir şey diyemem. hatta birlikte bakarım.
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
Biri hayatımıza girince geçmişi öyle yokmuş gibi silinmiyor elbette ama kalmasına da ne gerek var?
+1
Amaranta ursula
(09.12.25)
Yıllar önce bir flörtum olmuştu. Bana sevgili olduğu kızların tüm fotolgraflarını sırayla göstermişti. İlk defa böyle bir şeye şahit olunca çok gatipsemistim. Ama sonra düşününce geçmişe takıntılı biri değildi belki sadece yasadigi her şey bir hatıra olarak görüp öyle saklama gereği duyuyordu diye düşündüm. En çok merak ettiğim evlendikten sonra sildi mi acaba:)
+1
egerbiryolcu
(09.12.25)
Fotoğraflar Google photosda duruyor, ne saklayayım diye çabam oldu ne de sileyim diye.
Mutfak robotu değil ki tezgahta yer kaplasın da bana engel olsun.
+1
kisa
(09.12.25)
Saklamam.
Sakladığını görürsem hiçbir şey söylemeden ilişkiyi bitiririm.
0
rock n roll
(09.12.25)
kisa +1

tek tek bir de onu mu ayıklayacağız google photosdan ?
0
jülsezar
(09.12.25)
Telefona kızarım. Onun da sürekli bakmayacağı bir yerde kalabilir.
-1
arbre
(09.12.25)
Saklıyorum, şu an hayatımda biri yok; varken eskilerinki hdd’de duruyordu. Geçen gün niyeyse aklıma düştü; saklamanın çok anlamsız olduğuna karar verdim. Elimin boş olduğu bir zaman sileceğim.
Eşim varsa, tozunu bile bırakmam şahsen.
0
lil siztah
(09.12.25)
silmem ama samimi fotoğrafları, videoları gizlerim ve sonradan dönüp bakmam.
0
gabe h coud
(09.12.25)
ben bir süre saklıyorum, ara sıra fotoğraf denk geldiğinde eski partnere ne kadar da hissizleştiğimi görüp seviniyorum. bu bana unutabilme, ilerleyebilme kabiliyetimi kanıtlıyor.
0
loch ness
(09.12.25)
Gecmisteki bi iliskinin izlerinden bu kadar korkmak garip. Silmem, yeni partnerim de bunu sorun ederse garip bulurum. Sonucta o seyler fotograf silinse de silinmese de yasandi, gecmiste o iliski yasanmamis gibi yapmiyoruz. Fotograflari tutmakla o doneme ozlem duymayi insanlar belki ayni saniyor ya da o iliskiyi unutulmasi gereken bir hata/pismanlik olarak goruyorlar ama dogru degil bence bu bakis.
+1
ghilleinthemist
(09.12.25)
telefonda saklanmaz ya da durup durup bakılmaz. arşiv yapacaksa yapılır ama o fotoğraflarla hayat devam etmemeli.
-1
Başka
(09.12.25)
Yedek arşivlerde kalan unutulmuş fotoğrafları sorun etmem. Elinin altında galeride duran fotoğrafları sorun ederim.

Eşimle tanışma, flört, nişanlılık vs. derken hala nasıl galerisinde durabiliyor zaten o da ayrı konu swh.
0
akhenaten
(09.12.25)
Silerim, geçmişe dair hiçbir şey tutmam
+1
kestane gürgen palamut
(09.12.25)
20 li yaşlarımın başında sorun ederdim bunu. Azıcık kıskançtım. Düşündüm de şimdi umrumda olmaz böyle bir şey. Sürekli açıp açıp özlemle bakmıyorsa, benimle olan ilişkisi hakkında kafamda soru işareti yoksa gerisi önemli değil. Kaç yaşında insanlarız elbette herkesin yaşanmışlıkları olacak
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Saklamam. Bitmiş bitmiştir ne yapacağım benim için artık elin herifi olmuş adamların fotoğrafını.
0
suicides underground
(09.12.25)
muhtemelen galerimde 10000 fotosu falan duruyordur silmeye üşenirim ama benim huylandigim şey numarasını silmemek olur foto çok uzun iş.
+1
ala09
(10.12.25)
evlenene kadar arkadas kontenjanindan sakladigim basilmis fotolar vardi, evlenince hepsini yokettim.
0
cooperr
(10.12.25)
2020'den öncesindeki flört veya sevgililerin fotoğrafları yok. diğerlerinin var. ciddi bir ilişkide bulunmadıkça silmem.
0
rain when i die
(10.12.25)
silerim, silinmesini beklerim. insan eski sevgilisi ile olan fotoğrafları niye saklar ki? anlamsız.
+2
elorelia
(10.12.25)
(7)

30 yaşından sonra instagram'a başlamak

biseysorcaktim
hesabımı 2012 yılında açtım. uzunca süre profil fotoğrafı dışında bir şey yoktu.en son 5 yıl olmak üzere farklı tarihlerde bir kaç şey ekledim. onların da bir özelliği yok. başka mecralardan atılan komik videoları izlemek dışında instagram kullanmıyorum. o yüzden bu platform hakkında cahilim. açıkça
hesabımı 2012 yılında açtım. uzunca süre profil fotoğrafı dışında bir şey yoktu.
en son 5 yıl olmak üzere farklı tarihlerde bir kaç şey ekledim. onların da bir özelliği yok.

başka mecralardan atılan komik videoları izlemek dışında instagram kullanmıyorum. o yüzden bu platform hakkında cahilim. açıkçası daha fazla kullanmayı da düşünmüyorum.

ama profilimde üç beş fotoğraf olsun istiyorum. biriyle tanışınca instagram portfolyosuna bakıyorlar, instagram'da yoksan yaşamıyorsun gibi bir düşünce var. bir sürü yer gezdim, yüzlerce fotoğrafım var, bence güzel de bi hayarım var. bir iki tanesini ekleyim diyorum da, durduk yere resim atıp insanların görmesini istemiyorum. hesabıma giren bakan görsün yani milletin anasayfasına düşmeyeyim. yediğimi, içtiğimi, gezdiğimi, yaptığımı kimseye göstermeden yaşadığım için beni az tanıyan tanıdık insanlar tarafından olumsuz gözle bakıldığımı hissediyorum açıkçası. bu zamana kadar önemsemedim ama zaman zaman bu düşüncelere karşı da kötü hissediyorum. fazla tevazünün cahilden nasihat dinlemektir, ona geldi benim durumum. kısıtlı bir sosyal çevrem var, pek akan-coşan bir insan değilim, lüks aracım yok, şıkır şıkır giyinmeyi sevmem, gösterişi sevmem.

* beğenileri, yorumları falan kapatabiliyor muyuz? beğeniler gizleniyor sanırım, x sayıda kişi beğendi mi yazıyor hiç bir şey mi yazmıyor.
* sadece belli bir grupla paylaş gibi bir özellik var mı? sonra o grubu kaldırıp herkese görünür yaparım.
* 3-4 sene öncesinden resimler paylaşınca garip oluyor mu instagram'da.
-1
biseysorcaktim
(01.12.25)
-postlari sadece belirli grupla paylasamiyorsunuz ama görmesini istemediginiz kisileri restricted moda alirsaniz paylasimlariniz onlarin önüne düsmüyor olabilir, ama tam emin degilim.

-begeni ve yorumlari kapatabilirsiniz. mesela restrict ettiginiz kisilerin yorumlari sadece size görünür oluyor, baskalari göremiyor. sizi baska yerlerde tagleyemiyorlar. begenileri kapatirsaniz, insanlar begenen tek bir kisinin adini görebilir ama tam olarak kac kisi begenmis göremez.

-story'leri belirlediginiz kisilerle paylasabiliyorsunuz. close friends list deniyor. bir liste belirliyorsunuz, sonra her paylasim esnasinda secmeniz gerekiyor kimle paylasmak istediginizi (herkesle mi, yoksa close friends'le mi?)

-istediginiz zamandan fotograf paylasabilirsiniz. herkes kendi isine bakiyor
instagram'da. zaman belirtmek istiyorsaniz yorum olarak yazabilirsiniz. #tb ve #tbt hashtagleri tam olarak bunun icin.

instagram'in yok diye olumsuz bakan maldir ayrica. anneme de arkadaslari, kizin hic fotograf paylasmiyor, demek ki hic gezmiyor, demisler. gülüp gectim. kendini baski altinda hissetme.

baska sorunuz varsa yanitlarim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.12.25)
Burak millet ne düşünürse düşünsün ya. Benim instagramımda insan bile yok. Takip ettiğim sayfalardan ibaret. Adım da adım değil zaten. Kime ne? Ağrımayan başını ağrıtma bence. İstiyorsan yap, garip karşılanıyorum diye değil.
+1
antihero
(01.12.25)
Kimsenin o kadar umrunda degilsin endise edilecek bir sey yok instagram’a post atmakta.
-3
ghilleinthemist
(01.12.25)
buna bu kadar anlam yukleyen insanlar sizin kafa denginiz degil demektir. onlar icin degismeye, zorlamaya deger mi bilmiyorum. birakin ne dusunurlerse dusunsunler. zaten farkli dunyalarin insanisiniz. ne dost ne de yakin arkadasiniz olacaklar. zaman bile gecirmek istemeyeceksiniz buyuk ihtimalle.

ben de sizin gibiyim bu arada.
+2
Sour
(01.12.25)
Bu duyuru tam benlik olmuş :) Benzer şeyler yaşanmış.

Uzun süre Instagram kullanmadım. Çünkü zerre keyif aldığım bir mecra değildi. Bir insan keyif almadığı bir şeyi niye yapsın, değil mi? Ama iş artık öyle can sıkıcı bir noktaya vardı ki, özellikle dating app'lerde kimle sohbet etsek Instagram'ın olmayınca sana uzaylı muamelesi ile bakmaya başlıyorlar resmen. "Evlisin de Instagram'ını benden mi gizliyorsun?", "Neden Instagram'ın yok? Instagram kullanmayan erkeklere güvenemiyorum açıkçası" vs. bunlarla karşılaşmaktan bıktım, yıldım. Ve en sonunda istemeye istemeye ben de bir Instagram hesabı oluşturup ara sıra foto paylaşıyorum artık.

Yani kısacası diğer konuları bilmem ama özellikle günümüz flört dünyası seni Instagram KULLANMAYA mecbur bırakıyor. Toplum baskısı inanılmaz seviyede.

Bu arada fotoğrafları başkaları görmeden değiştirmenin kolay bir yolu var. Ya sabah çok erken herkes uyurken ya da gecenin köründe millet uyurken fotoğrafınızı yüklüyorsunuz, yüklendikten sonra sağ üstteki üç noktaya tıklayıp "Arşivle" diyorsunuz. Minimum 24 saat civarı bir zaman geçip de arşivden çıkarınca diğer gönderilerin arasında sizinkini göremiyor başkaları.
+1
Berck
(01.12.25)
sadece tek bir fotom var, o da bana ait değil. Takipçim de 50. Bir işime yaramıyor.
-3
Kahvedesu
(01.12.25)
50 sinden sonra travesdi olan bile var. Takma kafaya
+3
runaway
(01.12.25)
(13)

İnsanlar neden sürekli dışarıda?

messina123
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15-20 sene öncesi.

Neden herkes sürekli para harcıyor? Kahvenin hayvan gibi pahalı olduğunu hepimiz bilmemize rağmen neden gidip o kahveye para ödüyoruz? Neden kimse para biriktirmiyor?

Gece 10’dan sonra biz nasıl evimize sipariş verebiliyoruz ve bu neden yasal? 7/24 çalışan işletmeleri devletin denetleyemediği gün gibi ortadayken neden buna izin veriyorlar?

Kapitalizmin başkenti amerika falan değil türkiye oldu farkında mısınız bilmiyorum ama 3-5 ay para harcamasak o çakal esnaf 200 liralık kahveyi 20 liraya düşürecek.
+3
messina123
(26.11.25)
Ulaşamıyoruz, birçok tatmin dışarı çıkılarak çözülmüş oluyor. Temelinde de sosyal medyada hypelanan şeyler var bence. Misal çok lüks bir hesaba bakıp iç geçiriyoruz ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok, napıcaz kafeye pub’a gidip kısa vadeli bir rahatlama yaşıyoruz.
+1
olaylar olaylar
(26.11.25)
abi kapitalizme ürettiğin çözüm vatandaşın kahve içmemesi mi? kapitalizm zaten tam olarak bizi kahve içmenin lüks sayıldığı, insanların lezzetli veya farklı yemek (ne kadar iyi hazırlandığı ve kurallara uygun olduğu şüpheli onun da) yemesinin ayıplandığı yere getirenin ta kendisi. eleştirdiğin nokta tam olarak nedir, onu anlamadım. eğer kapitalizmse bunu örgütlenerek, çok güçlü ve en küçükten başlayıp yerel ağlar kurarak aşma şansımız olabilir. üç ay kahve içmeyip en fazla küçük dükkanları batırırız, kapitali olan onların parsayı da toplar. işleyişe kökünden müdahale edemedikten sonra bireysel olarak pek bir şey yapmak mümkün değil. kaldı ki günde 10 saat çalışıp lüksü "kahve içebilmek" olan adamdan böyle bir adanmışlık beklemek de çok gerçekçi değil bana sorarsan.

insanların sürekli sokakta olması da eksik veya yetersiz gözlem olabilir. sonuçta nerede yaşadığını, sokakta kaç kişi gördüğünü, bunun saat kaçta gerçekleştiğini vs. bilmiyoruz. normalden çok daha tenha bir gün senin canın sıkkın olduğu, kalabalığın içinde kaldığın için rahatsız edici görünebilir. yahut 5 bin kişinin yaşadığı bir mahalledeki bir park veya kafede 20 kişi "fazla" gelebilir ama istatistiksel olarak dünyanın en normal olayıdır.

"kriz varsa her şey nasıl satılıyor" demek gibi olmuş bu değerlendirme biraz... 85 milyon insanın içinde 1-2 milyonunun lüks tüketim ürünlerine erişebiliyor olması o toplumda işlerin yolunda olduğunun göstergesi değil. şu veya bu semtte sokakta oynayan çocuklar, geç saatte dışarıda olan insanların olması da gece gezildiğinin göstergesi olamaz. kaldı ki bu durum tek başına hiçbir şeye işaret etmiyor bence, biz temelde barınma & güvenlik ihtiyacımız için korunaklı yapılara ihtiyaç duyarız. bu yönde endişemiz veya kapalı alanda bulunmak için spesifik sebebimiz yoksa "dışarıda" oluruz zaten bunda garip olan bir şey yok ki.

garip olan artık sokakta bulunmanın, gezip dolaşmanın hatta boş vakit değerlendirmenin bile "parasal" aktiviteye dönüştürülmüş ve bunun kanıksanmış olması dersen onu anlarım ama işte o noktada da çözüm önerisi bence yetersiz. kapitalizmin tekerine kahve içmeyerek çomak sokamayız. kişisel olarak güzel bir aksiyon olabilir ama toplumsal düzeyde uzun vadeli etkisi, mevcut sistemin işleyişine teması vs. olmaz yani.
+1
der meister
(26.11.25)
??????????

2000li yillarin baslarinda, cocukken eve 12de gelmem gerekiyordu. herkes de boyleydi ve akilli uslu cocuklar denilen gruptuk.

avrupa'da her yer 7de bombos ama 9da geri aciliyor her yer.


diger sorulara cevap vermeye tenezzul etmeyecegim. o kadar yazi arasinda degindiginiz tek mantikli sey var, o da ucretsiz vakit gecirilecek yer olmamasi.

eskiden meydanlarda banklar, parklar, cesmeler vs. vardi. akp doneminde hepsi temizlendi. para harcamadan oturulabilecek yer birakilmadi. son 3 4 senedir chpli belediyeler bu tarz alanlari hizli bir sekilde tekrar diriltiyor ama.
+2
aguen
(26.11.25)
dışarda sürekli bi yerlere giden insanların %80’i minimum harcamayla sadece dışarıda vakit geçiriyor. öyle çılgın bir harcama yok biçok insanda. nüfus kalabalık (istanbul) ve harcayan azınlık insanların gözüne görünüyor.

kahveye para veriyoruz çünkü birçok insanın başka hiçbir hobisi yok. 150 liraya kahve alıp 3-4 saat oturabiliyorsun, 150 liraya başka şekilde böyle zaman geçiremezsin.
+2
asap raki
(27.11.25)
bunlari balkonda beyaz atletinle sigara icerken karsindaki ogrenci cafesine bakarken yazmadin ins
0
ala09
(27.11.25)
Nufus farki da var, buyuk avrupa sehirlerinin cogu 2-3 milyon, en kalabalik olanlarin bile 2-2,5 kati insan var istanbul’da. Eskiden ozellikle geceleri trafiksiz olurdu, artik gece 1’de bile kopru trafigi oluyor mesela.
0
lallala
(27.11.25)
yahu bu konuda avrupa niye kistas olsun, ezik misiniz? avrupalilar oyle seviyormus, biz de boyle seviyormusuz.
0
ghilleinthemist
(27.11.25)
aklı selim birkaç cevabı ayrı tutarak söylüyorum. siz bu kafayla devam edin kazandığınız 3 kuruşla esnafı zengin ediyorsunuz. 18-35 yaş arası çoğu insanın ruh hali bozuk ve pek çoğu farkında bile değil
-3
🌸messina123
(27.11.25)
Benim gördüğüm bu 2000 ve sonrası doğan nesil dünya genelinde bile bize göre daha sosyal bir nesil ve son derece haklı sebeplere dayanarak da umutsuz bir nesil.
Genel olarak sürekli bir şeyler yapma ve bunu paylaşma takıntısı oluştu, eskiden cep telefonları internete bu derece bağlı değilken bizim kuşak da geceleri sabaha kadar evde bilgisayar başındaydı, şimdiki kuşak da aynısını telefonu alıp, dışarıda yapıyor.
Ha mekanlar dolu olayı bence de yanlış bir örnek evet avrupada belli bir saatten sonra sokaklar boş çünkü evet 4'den sonra işletmeler kapatıyor. Fakat genç nüfus az, şehirlerde bölge kavramı var, şehirler daha az nüfuslu, yatay yerleşimli. Akşam 8-9'dan sonra gayet de gençlere hizmet eden mekanlar doluyor
0
denizgonen
(27.11.25)
nüfusun %10-20 seviyesinde dışarı çıkması tüm mekanların dolup taşmasına sebep oluyor bunu gören insanlarda baksana herkes ne güzel yaşıyor herkeste para var diye imreniyor. yani ortalama 10milyon insan, dışarılarda geziyor sadece. diğerleri yine evlerinde dizilerdeki hayaller ile yaşıyor.

bizim gibi gelir adaletsizliği fazla olan ve fakir olan ülkelerde ev, araba gibi şeyler lüks sınıfına giriyor. bir kesimde bunlara hiç ulaşamayacağı için ve yüksek enflasyondan dolayı bir aldığını bir daha aynı fiyata almayacağı için son kuruşuna kadar harcıyor birde üstüne borçlanıyor.

avrupa da araba alıyorsun 300 euro taksitle. telefon alıyorsun 50 euro taksitle. ev alıyorsun 1500euro taksitle. çöpçüysen zaten 2000 euro maaş alıyorsun mühendissen 2500-3000 euro yani arada uçurumlarda yok. ve herkes böylece rahat şekilde yaşayabiliyor. bu sayade insanlar dışarıya da gerçek anlamda sosyalleşmek için çıkıyor. orda görünüp hava yada story atmak için değil.
+2
gercekdunya
(27.11.25)
Akşam eve 90 dakikada giden bir sürü insan yaşıyor istanbul'da.

Hadi spora falan gitmedin desen bile 7'de evde olmak imkansız. Bir çok kişi zaten akşam 19:00'da işten çıkıyor. eve varması zaten 20:00 - 20:30 gibi oluyor.

İstanbul malesef bu kalabalıgı kaldırmıyor. Anadolu şehirlerinde sizin dediginize örnekler görüyorum. Akşam 19:00 olmasa da 22:00 sonrası epey sakin oluyor kış aylarında.
+3
liberal
(27.11.25)
çünkü gürültü yapmaya aşık olmuş, yapmasa ölecek hastalığına kapılmış milyonlarla bir arada yaşıyoruz. çoğu parazit kümesi gibi yaşıyor. parası olup da bunları yapması dünyanın en doğal şeyi, yapılması gerekeni yapıyor denilen kesime özenen diğer kesim ve hatta bunlara da özenen başka kesimler de var. üç beş kuruş eline geçince gidip bir yerlerde bir şeyler içmese ölecek hastalığına yakalanmış gibiler adeta. şimdi şöyle diyecekler; bir şeyler içmesin de ölsün mü yaşamasın mı?

ayağını yorganına göre uzatmak denilen kavram çoktan unutulmuş. toplum yozlaşmış, sevgisiz. çok iyi arkadaş grubuymuş gibi kafelerde boy gösterip sarmaş dolaş olanlar bir gün bile bir evde, bir balkonda beraber bir şeyler hazırlayıp bir araya gelebilmiş insanlar değil.

herifin biri gece 03:00'te motoruna atlayıp mahalle arasında son ses gaza basıyor umurunda değil dünya, hasta mı var, çocuk mu uyuyor, çünkü ona ne? paşam sosyalleşiyor. ne yani parası var motoru var evde mi otursun? bunu bir de it sürüsü gibi yapanlar var. pazar sabahı inşaata başlayanlar, mahalle arasında düğün yapıp şikayet gelene kadar devam edenler, hatta polis gidince tekrar başlayanlar, inatla. bu tarz tipler evinde veya herhangi bir yerde duramazlar g.tlerinde kurt var bunların, dışarıda olmaları gerek.

iktidarın tasarruf edin deyip de itibardan asla tasarruf etmediği bir durumda millet de zaten iyice zıvanadan çıkar, imam cemaat ilişkisi hiç şaşmaz. bu durumda iş ailede bitiyor ama aile kavramının da artık eskisi gibi olmadığını düşünüyorum. belki de hiç yoktu, biz her aileyi kendi ailemiz gibi sanmışız. ölseler de mirasa konsak kafasında aile birliği mi olur. kendi kurdukları ailede de hiçbir halt olmayınca atıyor insanlar kendini dışarı. yanlış evlilikler, kavgalar gürültüler. evde olup yapamadığı kavgayı dışarıda yapıyor çoğu, genelin psikolojisi bozuk. yoksa bu kadar hır gür, kavga dövüş, öldürme yaralama haberi olmazdı. ülkede herhangi bir sistem olmayınca çok normal, adalet bitik, caydırıcı bir ceza sistemi yok, serbest piyasanın aşırı serbest mallarıyız hepimiz. bazılarımız çok gezen ayağa b.k bulaşır düsturunu şiar edinmişiz o kadar.
+3
Improbable
(27.11.25)
istanbul özelinde konuşacaksak ne kadar yakın yer olursa olsun işe gitmek için çok erken kalkıp gidiyorsun, günün ve mevsimin en güzel saatlerini/günlerini sevmediğin bir işte belki de sevmediğin kişilerle çalışarak geçiriyorsun, çalışma saatleri çok uzun, ekonomik özgürlüğün olmadığı veya çok kısıtlı olduğu bir ülkedeyiz ve doğal olarak ailenle birlikte yaşıyorsun, özgürlüğün sıfıra yakın. evde "rahatça kitabımı okuyayım, kahvemi içeyim, kafamı dinlendireyim" ortamı oluşmuyor. e benim bu kafayı nasıl dağıtmam lazım? kendimi nasıl deşarj edeceğim? kıytırık americano 150-180 tl olamaz ama ne yapayım? ya kendi başıma ya da arkadaşlarımla tabii ki o kıytırık kahveyi içeceğim. amaç kahve değil, zorunlu veya kaçınılmaz kısıtlamalardan azıcık da olsa sıyrılmak. bunun neresi yanlış?
+1
m e b
(27.11.25)
(12)

Windows yerine apple bilgisayar tercih etmemi gerektirecek farklar nele?

sonhakan
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
+1
sonhakan
(23.11.25)
Hali hazırda iPhone ve airpods kullanıyor olmak. İyi entegre olurlar.
0
hububrad
(23.11.25)
Daha güvenli, daha sorunsuz, ikinci el değeri daha yüksek, ömrü daha uzun, daha performanslı, malzeme kalitesi/ekranı daha iyi (dengi bulunur ama pahalı olabilir), alışınca daha kullanışlı bir arayüzü var, diğer Apple cihazları ile harika entegre oluyor, daha iyi pil ömrü var, hafif ve ince.
+1
orient blue
(23.11.25)
bir aksesuar olarak alınıyorsa müşterilere zenginlik göstermenize yarayabilir. evde kullanmak amacıyla alınıyorsa windows'ta çalışan birçok programı çalıştırmak için emülatör kurmak gerekebilir hatta easy anti cheat kullanan pek çok uygulamayı (örneğin valorant ve lol'ü) çalıştırmayabilir.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.11.25)
apple-specific is yapmayacaksaniz degmez ben sahsen pismanim, m4 pro.
+2
gule gule
(23.11.25)
tablette net apple
bilgisayarda net windows
-2
jamswety
(23.11.25)
@orient blue'nun sunduğu gerekçelerle aldım; @gule gule ve @jamswety'nin dediklerine vardım.
windows'a alışıksanız hiç tavsiye etmiyorum. benim elimde patladı. alıp kenara attım; eski windows bilgisayarla devam ediyorum..
+1
lil siztah
(23.11.25)
şarjı dışında macbook'un hiçbir artısı yok bence.
0
kesmekes laleler
(23.11.25)
ücret farkı dediğine göre "daha çok" para vereceksin apple'a, öyleyse yani daha ucuz windows işini görüyorsa windows al.

Ben çevreme "Apple daha ucuz" diye geçen birkaç yılda önerdim. Zira işlerini görecek windows 3x TL ise M işlemcili düz macbooklar 2x falandı. Aynı şekilde PC toplamak yerine Mac Mini alan bir sürü insan var. Ama onlar kendilerine ne gerektiğini ve neden Apple'ın daha mantıklı olduğunu biliyorlar. Yani senin kullanımın için gerekmiyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.11.25)
business serisi bir laptop (tercihen freedos lisans parası ödememek için) + linux mint xfce en iyi tercih olur hız, stabilite ve güvenlik arayan biri için.
0
elite crew
(24.11.25)
apple icin baya direndim ama gectikten sonra hic pisman olmadim.
isletim sistemi stabil, cokme falan yok
virus problemi yok
pil bitmiyor
teknik destek cok iyi
10 sene tepe tepe kullansan da alicisi var, satabiliyorsun.

daha ne olsun..
0
cooperr
(24.11.25)
Benim icin birincisi sarj suresi, bilgisayari alip sarj aletini evde birakip butun gun calisabiliyorum. Ikincisi eskimemesi, ilk macbook’um 12-13 sene gitti. Ayrica ekran rengi beni cok tatmin ediyor, isim gorsel tasarim. Telefonda da apple kullaniyorsaniz bilgisayardan full telefon kontrolu, telefonda kopyaladigini bilgisayardan yapistirmak filan kucuk ama isleri hizlandiran ayrintilar. Bir de bilgisayari neredeyse hic kapatmiyorum, sagdan soldan bir seyler firlamadan tak diye acilmasi da kolaylik.
0
lallala
(24.11.25)
bunu nasil bi kullanim profiliniz oldugunu bilmeden cevaplamak imkansiz.
easy anti cheat denmis mesela, benim umrumda olmayan bir sey.
mesela su an windows kullanmak benim icin sacmalik, mac kullanmasam bile windows kullanmazdim, linux kullanirdim.
ama genel olarak eger;
a) baska apple cihazlariniz varsa
b) sadece windows'ta calisan bir programla isiniz yoksa
mac > windows
muhtemelen ayni performansi daha ucuza alirsiniz, daha uzun sure kullanirsiniz.
0
ghilleinthemist
(24.11.25)
(6)

Adidas Terrex neden ayakta terleme yapar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: https://www.sportsshoes.com/product/adi17272/adidas-terrex-anylander-rain.rdy-women's-walking-shoes---aw25 İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu nor
Merhaba arkadaşlar,
Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: www.sportsshoes.com's-walking-shoes---aw25

İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu normal mi yoksa ben mi bir şeyi yanlış giyiyorum ya da biliyorum?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(22.11.25)
1. Orijinal olmayabilir. Satıcı Adidas mı aracı mı?
2. Küçük geliyorsa sıktığı için olabilir.
3. Çorap terletiyor olabilir.
-2
arbre
(22.11.25)
Su geçirmez malzemelerde böyle bir sorun var dışardan içeri su girmediği gibi içeriden de dışarı çıkamıyor, ben de kışın yağmurda falan koşarım diye su geçirmez ayakkabı aldığımda böyle olmuştu.
+1
kizil karga
(22.11.25)
Polyester malzeme oldugu için hava almıyor. Hava almayınca teninizdeki nemi hapsediyor ve o yüzden ıslaklık oluşuyor. Polyester malzemeli ayakkabılardan uzak durursanız sorun olmaz
0
limonlu eksi
(23.11.25)
@limonlu eksi, hocam nasıl malzemelerden bakmak gerek peki?
0
🌸Amaranta ursula
(23.11.25)
bu isin pek bi cozumu yok. ya ayak terleyecek ya ayakkabi su alacak. bu yuzden cok kislik ayakkabilar disinda waterproof degil, islandiginda hizlica kuruyacak, suyu disari atacak ayakkabilar tercih edilir.
0
ghilleinthemist
(23.11.25)
Gore tex aradiin sey olabilir canikooo hem su gecirmez hem hava alir. Linkteki gore tex diil yanlis gormediysemm
+2
üğpoıuy
(23.11.25)
(9)

Aşağıdaki ingilizce nasıl denir?

Kahvedesu
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
-1
Kahvedesu
(22.11.25)
You ignore me nowadays...
(Yanımda ingilizce hocası yazdı )
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
you are neglecting me nowadays. ingilizce hocasına söyleyelim, zahmet edip 2 kelime öğrensin.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@üstte birilerini düşünen ..
Sordum kendisine kendisinden oldukça emin . Sorun yok .
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
ingilizce hocasının kullandığı tense bu bağlamda kulağa garip geliyor.

Lately you have been ignoring me bence daha doğru.
ya da i feel neglected
+7
eileengray
(22.11.25)
Ignore bence. İngilizce hocana selamlarımı ilet kardeşim. Neglect hiç duymadım. Google'de translate de aynı anlamı veriyor.
-6
🌸Kahvedesu
(22.11.25)
ignore kesinlikle degil. ignore etmekte aktif bir eylemi karsiliksiz birakmak gibi bir anlam var. sen bir sey anlatiyorsun umrunda degil mesela.

ama neglect de degil. gramer acisindan dogru gozukse de neglect cok daha formal ve hatta ciddi kacan bir sey. ornegin bir ebeveynin cocuguna gereken bakimi gostermemesi neglectingtir ve bu yuzden gunluk hayatta pek kullanilmaz. (ama kullanilsa da dunyanin sonu degil)

daha dogal bir sey olarak "you've been distant lately" gibi bir sey soylenebilir biraz da yumusatarak.
+5
ghilleinthemist
(22.11.25)
ignore da olur, neglect de olur. ifadelerin tek bir dogru cevirisi yok ve bu baglamda ignore gayet de ayni anlami veriyor.
+1
antikadimag
(23.11.25)
Yani bir konuda sabit fikirliyseniz niye duyuru açıp insanlara soruyorsunuz ki? Hiç duymadığınız "neglect" tam olarak "ihmal etmek" anlamına geliyor ve gayet de kullanılıyor. Ignore ise "görmezden gelmek, yok saymak" anlamına geliyor.

Yani neglect'te bir şeyi/kişiyi çeşitli nedenlerle ihmal etmek, yapılması gereken bir şeyi muhtelif sebeplerle (ya da sebepsiz) yap(a)mamak kast edilir. Ignore ise bilinçli bir şekilde görmezden gelmedir.

Başka bir deyişle:

Annenizi iki pazar aramadınız: Neglect.
Annenizin iki aramasına dönmediniz: Ignore.

Ben olsam, böyle bir durumda "turn away" kullanırdım mesela.
+1
yadigar
(23.11.25)
soruyu görünce ben de kendim şu şekilde çevirdim. yanlış olabilir, doğru olduğunu iddia etmiyorum.
seç beğen al istediğini :)
nowadays you don't care of me.
-1
sevilen progressive türkücü
(23.11.25)
(7)

0/0 tanımsız mıdır yoksa sıfır mıdır

pelovann
sb
sb
0
pelovann
(22.11.25)
Tanımsız değil, belirsizlik.
-1
arbre
(22.11.25)
şıklarda bunu sonsuz işareti olarak mı görürüm peki yoksa direkt belirsiz mi yazar. mat terimleri konusunda cahilim affola
0
🌸pelovann
(22.11.25)
Sayı/sonsuz artı ya da eksi sonsuza eşit oluyor. 0/0 belirsiz.

0/0 belirsizliği geldiğinde fonksiyonu çarpanlarına ayır ya da eslenikle çarp, belirsizlik yaratan çarpan sadelesiyor.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Sanki 0/0 = 1 diye bir bilgi hatırlıyorum çocukluktan... muzur kafam uyduruyor da olabilir.
-5
muhayyer divan
(22.11.25)
0/0 tanimsiz (undefined) degil, belirsizdir (indeterminate).
tanimsiz sayi/0 gibi durumlari ifade eder.
sebebi de su: A/B = C ise A = BC olmasi gerekli. ama A/0 = C icin A 0 olmadigi hicbir durumda A = 0C saglanmiyor. bu yuzden bir sayinin 0'a bolumu bolme fonksiyonu icin tanimli bir sey degildir.

0/0'daysa farkli bir sey var: 0/0 = C butun C'ler icin saglaniyor gibi gozukuyor. bu yuzden belirsizlik olusuyor.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
Sonsuza eşit değil. Şıklarda sonsuz olabilir ama onu seçersen yanlış olur.
-2
arbre
(22.11.25)
tinyurl.com
Rica ederim.
0
rakicandir
(22.11.25)
(11)

polis teşkilatı nasıl kötü şöhretinden kurtuldu?

plastic_angel
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu.
türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim gümrük, tapu, nüfusta tam olamadı (kişisel fikrim)
-12
plastic_angel
(21.11.25)
Akp ile birlikte polis devleti olduk, ülke devasa bir yandaş, polis teşkilatı da öyle, haliyle korkacak bir şey kalmadı.
+2
kizil karga
(21.11.25)
z kuşağıyım. polisin kötü şöhretli olduğu bir dönem hatırlamıyorum. bugünkü polisin kötü yanı profesyonel olmamaları.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.11.25)
bahsettiğiniz işkence, kötü muamele işleri darbe zamanları işkenceleri, hortum süleymanlar, Mehmet Ağar polisliği, Metin Göztepenin gözaltında öldürülmesi gibi simgelerle ifade edeceğimiz şeylerse
1- polis her zaman devlet aparatıydı, hala öyle ama o eski kaba dayak tırmak sökme gözaltında kaybetme kadar olan olaylar zaten genel olarak kalmadı. devletin tarzı dğeişti.
cezaevlerinde de döve döve öldürmüyorlar. ilacını vermeyip tahliye etmeyip öldürüyorlar ama elektrik vermiyorlar mesela. (her yer kamera her yer kayıt her yer kanıt çünkü, darbe gibi gezi gibi çok büyük kargaşada gümbürtüye gitmediğin sürece illa ortaya çıkar)
80de 90da ortaya çıkartılamıyordu kolay kolay
devir değişti yani.

2) bir de AB uyum sürecimiz vardı bizim eskiden, açılan fasılların en dişe gelir maddeleri arasında karakolların cezaevlerinin bu eski yapılarının temizlenmesi idi. o zamanlarda hakikaten baya uğraşıldı bu konularla.

3) 95'lerde filan PKK mücadelesi kılıfıyla çok pis şeyi polislere yaptırdılar, şimdi öyle bir PKK mevzusu yok

4) çete bağlantısı kısmında ise bence konu polisin değil çetelerin yapısının değişmiş olması.
eskiden çeteler daha siyasi idi Alaattin Çakıcı filan idi mesela. onlar devletten adam kullanma kendilerinin devletin adamı görme vs vs gibi işlere eğilimli idi. Şimdiki çeteler ise daha az devletten adam kullanıyor (sanırım). Bu polis temizlendiğinden değil, şimdiki çeteler sosyal medyadan tas kafalı tetikçiyle işini yapıyor sonra o arkadaşları gürcistana filan atıyor, polis lazım olmuyor. yoksa polis lazımsa onu da bulur -bence.

5) kuruma mahsus olmayan diğer konularda (yolsuzluk, usulsüzlük) bir farkları yoktur muhtemelen
+2
subcomponent
(21.11.25)
Bunun üç nedeni var.

Birincisi Dünya bir bütün halinde medenileşiyor. Türkiye'de bundan nasibini alıyor. Bunun herhangi bir yönetimle ya da siyasi partiyle alakası yok.
Eskiden anne babalar çocuklarını terbiye etmek için dövermiş. Bir çocuk çırak olarak ustanın yanına verilirken 'eti senin kemiği benim' denirmiş. Eskiden okullarda dayak varmış. Öğretmen dövdü diye evde söylersen bir dayak da evde yermişsin. Eskiden dayak yemeden teskere alabilen mümkün değil olmazmış falan. Yani konu sadece karakol ve polis konusu değil.

İkincisi. İnternetin icadı herkesin ayağını denk almasına sebep oldu. Şimdi herhangi bir yerde olan herhangi bir aşırılık anında sosyal medyanın konusu oluyor. Videolar internete düşüyor. Bu durum muktedirde oto kontrole sebep oldu.

Üçüncüsü. AKP iktidara ilk geldiğinde sebebine burada girmeyeyim de, Avrupa Birliği uyum yasaları konusu üzerine eğildi. Eskinin devlet otoritesi epey yumuşatıldı.
0
Mirket
(21.11.25)
90'larda peki bahsettiğin bu olaylardan nasıl haberdar oluyorduk?

Medyada, haberlerde, gazetelerde bir şekilde gazeteciler haber yapabiliyordu değil mi?

Fıkra bu kadar.

(Bu arada mirket in yazdıklarina da katiliyorum ama esas meseleyi atlamayalim)
+2
makbur
(21.11.25)
akp sayesinde kurtuldu. bugün yolsuzluk var, enflasyon kontrolden çıkmış falan diyemiyorsak nedeni biraz da polis devletinden korkmak.

türkiye bir devlet ülkesi. yol yap, körü yap; bunları yaparken de biraz çukkala ülkesi yani. polis bu açıdan bir güvence oluyor.
-2
michael harddd
(22.11.25)
polis teskilati buyuk oranda profesyonel ve guvenilir mi? mhp genel merkezinden mi yaziyorsunuz yahu boyle seyleri, akpliler bile boyle dusunmuyordur lol
+1
ghilleinthemist
(22.11.25)
Dünya bütün halinde medenileşmiyor. Bizde değişim oldu. Yaşı yeten ve dünyanı gezen herkes fark eder.

2002'deki iktidar değişikliğini müteakip ilk yıllarda Türkiye'de agresif değişiklikler oldu. Sonra genetik kodlarımız ağır bastı ve yeni statüko oluştu.
0
yadigar
(22.11.25)
90'lara gore degisen sey arabalar, baska bir numara yok.

sene olmus 2025, bizim polisler hala bos beles dolasirken cakarlarin yakilmamasi gerektigini ogrenemedi, cakari "hos gorunuyor" diye yakiyorlar. yaw sizin devriye atarken gorunmemeniz gerekmiyor mu? 2 km oteden isiklari goren zaten bir is ustundeyse birakir kacar.
0
cooperr
(22.11.25)
eskiden kamera yoktu. cezaevlerinde neden dayak yok? her yer kamera, hükümlüye vurduğun an meslekten ihraca kadar gidiyor. polis teşkilatında düzelme falan yok. mobbing ve baskıdan geçen sene intihar eden en az 10 polis var.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben hatırlıyorum. AB uyum yasalarıyla ve internetin gelip kameranın yaygınlaşmasıyla çok şey değişti. Eskiden karakol mahkeme gibiydi. Hem yargı hem ceza infaz kurumu. AB sürecinde kısa zamanda değişim oldu

O zamanlar mahkeme kararıyla ehliyetimi geri almaya emniyet müdürlüğüne gitmiştim orada oturan memur ehliyeti teslim ederken "al buna da itiraz et" diye yeni bir ceza daha yazdı. AB yasalarından önce olsa belki döverdi.

Bu arada polis, doktor, tamirci, politikacı hepsi de toplumun aynası. Kimse gökten gelmiyor toplumun içinden çıkıyor
+1
hebanon
(22.11.25)
(12)

Gerçekten kilo vermiyor olabilir miyim?

whatdreamsnevercome
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.dünkü aktivitem; 1560 kalori.dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)bir önceki gün 550 kalori aktivitem.gün içi yediklerim 1600 kalori. bir önceki gün 950 kalori aktivitem..gün içi yediklerim 1600 kalori.bir önceki g
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.

dünkü aktivitem; 1560 kalori.
dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)

bir önceki gün 550 kalori aktivitem.
gün içi yediklerim 1600 kalori.

bir önceki gün 950 kalori aktivitem..
gün içi yediklerim 1600 kalori.

bir önceki gün aktivitem 1700 kalori.
yediklerim 2100 kalori.

genel olarak yeme ve aktvite tempom 2 haftadır böyle.
yeme genelde 2000 kalori ve biraz üstüne çıkıyor. proteini 140-160 gram arasında tutmaya çalışıyorum ama bu hafta çok iştahım yok diye düşük kaldı hep.

genelde ağırlık idmanı + gün içi yürüyüşler yapıyorum. düşük aktiviteli günlerde ise sadece yürüyüş yapıyorum.


------

ve tartıda 2 haftadır sanki pek kilo vermiyorum gibi.
idmanlarda gücüm artıyor, hissediyorum. ancak ne görüntüde, ne tartıda gram oynama yok gibi.

bir şeyi yanlış yapıyor olabilir miyim?
matematiğe göre günlük 700-800 ortalama açık veriyor olmam lazım. bu da illa ki tartıya etki ediyor olmalı. ama etmyior gibi.

bu arada şuan 98 kilogramım.
50 gün önce 105 kilogram olarak başlamıştım ama kilonun çoğunu zaten 5 kasıma kadar vermiştim.
5 kasımdan bugün 15 gün geçti, tartıda sanki 1 kilo bile oynamadım gibi.
(bu arada ağırlık idmanlarına son 15 gün başladım, ondan önceki günler daha kardiyo ağırlıklı idmanlar yapıyordum)

vücut su tutar diyorlar, glikojen bilmem ne bir şeyler diyorlar.
ama yine de bana normal gelmiyor yav.

bu formüllerde bir hata mı var?
0
whatdreamsnevercome
(20.11.25)
ha bu arada da beklentim neydi?
düzgün bir şekilde kilo verip çok kas kaybetmemek, kas kazanmak. mart ayına kadar böyle sürdürüp, marttan sonra daha ciddi bir diyetle yağlardan kurtulabildiğim kadar kurtulmaktı.

ama şuan 2 haftadır yerimde sayıyor gibi hissediyorum, ki bu süreçte 1.5-2 kilo civarı vermeyi beklerken.

biraz canım sıkıldı bu duruma.

hani baze ngece kalkıp peynir yiyorum 20-30 gram. onu bile ekliyorum fat secret'a, takip edebilmek için. onlar dahil yukardaki kalorileri alıyorum. kalori açığım olduğu aşikar, en azından matematiksel olarak. ama tartıya hiçbir şey yansımaması çok tuahfıma gidiyor artık.

ne sorun olabilir cidden?
0
🌸whatdreamsnevercome
(20.11.25)
belirli bir kiloyu verdikten sonra tartıda fark görmek zorlaşıyor, fakat tam da o esnada vücudunuzda farkı hissetmeye/görmeye başlıyorsunuz (bende öyle olmuştu). tartıda değişiklik yokken vücudum çok daha fit gözükmeye, kıyafetler üstümde farklı durmaya, kaslarım daha belirgin olmaya başlamıştı. eğer kalori ve özellikle makrolarınızın hesabını takibini doğru yapıyorsanız, günlük onbin adımı geçiyosanız yani aktifseniz, rest daylere dikkat ederek ağırlık antremanı düzenli olarak yapıyosanız yaptığınız şeyleri bırakmamanız çok kritik.
0
a7x
(20.11.25)
Ben de diyetteyim şu an ben günlük aktivitemi kalori hesabında kullanmıyorum o çok yanıltıcı olabiliyor kalori açığını günlük kalori ihtiyacından düşüyorum, bir de çok fazla yağ alıyorsun bence maks. 40-60 gram yeterli gibi.
0
kizil karga
(20.11.25)
Yağ kaybedip kas kazanıyor olabilirsin. O durumda kilon aynı kalırken hacmen küçülmen devam eder. İnternetten vücut yağ oranı hesaplayıcı bul ve oradan da takip et.

www.instagram.com

vucut-yag-orani.hesaplama.net
+2
Mirket
(20.11.25)
Mirket +1 kas kazandiginiz icin kilo farketmiyor olabilir. bence hedef sadece kilo olmamali. boyunuz uzunsa kilonuz asiri olmayabilir. bu durumda kilo kaybindan cok yag kaybina odaklanmak lazim. onun icin de dandik de olsa yag olcen bir baskulunuz yoksa alin bence. olcu tam dogru olmasa da en azindan ilerlemeyi gorursunuz. kendi icinde tutarli oluyorlar gercek olcuyu veremeseler de.

bir diger ihtimal de kalorilerinizi yanlis hesapliyor olabilirsiniz.
0
lemmiwinks
(20.11.25)
yağlar kasa dönmüştür. fitness merkezlerinde ölçüm yapan cihazlar var. 8 ay spora gittim 3 kere ölçüm yaptım son ölçüm ile ilk ölçüm arası kilo kaybı = 0, ancak kas 4 kg gelmiş yağ 4 kg gitmişti.
0
denizmaniaherif
(20.11.25)
Bazal metabolizma hızınızı nasıl biliyorsunuz?

Yani ölçüm falan mı yaptırdınız?

Nasıl õlçülüyor metabolizma hızı?

Geçen biri gene metabolizma hızından bahsetmiști. Nereden öğreniyorsunuz bunu?
0
anaphylacticshock
(20.11.25)
abi kasla ilgili iyimser davranmışsınız ama matematiksel olarak çok mümkün değil.
benim bu hesaba göre haftada en az 0.7 - 1 kilogram arası kilo veriyor olmam lazım.

bir insanın bir ayda kazanabileceği makismum kas miktari ise zate 1 kilogram (ki onda da çok iyimser olmak lazım)

aynı kasla açıklanamaz herhalde.

su topluyor desem, kaça kadar su toplayacak onu da anlamadım. verdiğim kilo kadar su toplayamayacağına göre.

kaloriyi yanlış saymıyorum, çünkü her şeyi gramı gramına tartıyorum.

günlük kaloriyi fazla alıyorum desem; ağır sağlam vb. bir çok uygulamaya göre mevcut hareketliliğim ile, "kas kaybı yaşamadan kilo vermek için" 2600 kalori civarı beslenmem gerektiği yazıyor. ben 2100leri geçmiyorum.

ben anlamadım bu matematiği ve galiba motivasyonum da tamamen bitti.
eskisi gibi günlük maksimum 1000 kalori yediğim ölüm diyetlerine dönecem gibi gözüküyor.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.11.25)
Ben de bir aydır aralıklı oruç ve egzersizlere 100 kg'dan başladım 183cm boy ile. günde en az 600 kalori açık veriyorum, 30 günde sadece 2 küsur kg vermiş gibi görünüyorum ama o da oynuyor, alkol aldığım günler sonrası direk 1 kg artıyor bir kaç günlüğüne. ben yavaş ilerlemeyi alkole bağladım ama moralimi bozmadan devam ediyorum sonuçta küçük de olsa ilerleme var.
1700 kalorilik spor yaptığınızı belirtmişsiniz ama bu aşırı yüksek bir rakam gibi geldi bana, 1 saat dağda bisiklet sürüyorum en fazla 350 - 400 kalori yakıyorum. 40 dakika evde ağırlık egzersizleri yapıyorum o da taş çatlasa 300 kalorilik, 1700 kalorilik ne yapıyorsunuz merak ettim, hesap hatası olabilir.
Gıdaların kalori değerleri de genelde hatalı oluyor çok güvenmemek lazım. ama protein ağırlıklı ve kaliteli beslenince eninde sonunda sonuç alınıyor. yağ kas dönüşümü de var, ama bu kadar kısa sürede bu miktarda olmaz gibi.
0
creepy
(22.11.25)
sihirli bir sey yok. tartida ve goruntude degisim yoksa vermiyorsundur.
tabii daha iyisi mezura ile boyun cevresi, bel cevresi vs surekli olcmek.
ama gercekten goruntude fark yoksa sebebi kas kazanmak falan degildir.
insanlar kalori sayarken cok yanlis hesapliyor. yediklerini az yaktiklarini cok yorumluyorlar.
ustune aktivite gercekten 500 kalori olsa bile, sonrasinda metabolizma hizi dusuyor, o 2200 olarak kalmiyor.
2200 bazal metabolizma da yine "teyide muhtac"
ama kilo verme olayinin rutini sudur yedigin her seyi (gercekten her seyi) not edip aldigin kaloriyi sayarsin 1 hafta sonra kilo verdiysen super o kaloriyle devam. yoksa kaloriyi azaltirsin. allah kelami degil sonucta, vermiyosan yedigini azaltacaksin baska yolu yok. ozempic bile kullansan bu boyle. sadece yedigini azaltmayi kolaylastiriyor o da.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
evet 1 ayın neticesinde;

ortalamada günlük 850 kalori yakmış olmama rağmen (yürüyüş + sporla),
günde 2000 kaloriyi ortalamada hiçbir şekilde geçmemiş olmama rağmen (daha gerçekçi olamk gerekirse 1800 lerdedir ortalama kalorim)

0kg verdim, hatta 0.5 ağırlaştım.

haliyle bundan sonra bilimsel methodlarla kilo vermek yok :)

bugünden itibaren günlük 1000 kaloriyi geçmeyecek şekilde 0 karbonhidrat diyeti yapıyorum. 1-1.5 ayda muhtemelen 7-8 kilo veririm.

bir daha da bu saçma salak "kas kaybetmeden kilo ver" mevzularına girmeyeceğim.

şimdiden de söyleyeyim; tüm kalorileri salatanın içine attığım 1 tatlı kaşığı zeytinyağına kadar tek tek sayarak, her şeyi tartarak hesapladım. haliyle "kalori sayımın yanlıştır" kısmı kesinlikle doğru değil. yaktığım da, aldığım da %100 tamamen ölçülebilirdi.
0
🌸whatdreamsnevercome
(02.12.25)
Abi 1 ayda 1000 kaloriyle 0 karbonhidratla 10 kilo da verirsin ama verdiğin kayıp yağ değil kas olur o da affedersin pörsük bir vücut demek, yani buna değinmek sence salaklık olabilir ama asıl salaklık böyle bir şey olmayacağını düşünmek olabilir, yani ayrıca bize de bi şeyler ispat etmek zorunda değilsin senden öyle bir vibe aldım, yani sizi dinledim ama siz hakssızsınız diyor gibisin, eğer olması gereken şartlar altında kilo veremiyorsan çözüm ölüm orucu mu olmalı sence yoksa metabolizmanda bi bozukluk mu var acaba deyip kontrol mü ettirmelisin bunu bilmek lazım, ben de diyet yapıyorum mesela 2300 kaloriyle başladım diyete o noktada bile yağ yakıyordum, sende olmuyorsa sorun yöntemde değil sende olabilir.
0
kizil karga
(02.12.25)
(9)

Ağırbaşlı kadın ve enerjik erkek ilişkisi

pembe nohut
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven k
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven kadın ilişkisi... Kadın da duvar gibi değil tabii ki. O da konuşkan, neşeli, sıcakkanlı, baş başayken sadece erkeğe enerjisi yüksek ama erkekle kıyaslanınca haliyle çok daha sakin kalıyor. Özellikle erkeğin arkadaş ortamlarında. Gerçi erkek bu dengelenme halinden hoşlanıyor gibi. Bir de şöyle bir ayrıntı var. Kadın erkekten 10 yaş küçük. İşin sohbet, kafaların uyuşması, fiziksel beğeni, birlikte yaşama kısımları (şimdilik) mükemmelken diğer farklılıklara rağmen bu ilişki uzun vadede yürür mü?
-5
pembe nohut
(17.11.25)
Erkek sevmeyi biliyorsa, sadakatsiz değilse yürür.
0
muhayyer divan
(17.11.25)
beklentiler ne peki? birbirinin farkliligi hosunuza mi gidiyor?

yas farki olmasa adam daha dengeli olur zamanla derdim de 10 yas ne kac yasinda bi erkekten bahsediyoruz

justin&hailey cifti gibi bi vibe
0
ala09
(17.11.25)
"Kadın da duvar gibi değil tabii ki."
Şunu görünce eyvah dedim, kadın cidden duvar gibi muhtemelen.

Kadının uyum sağlayabilme yeteneğine göre değişir sıkıntı olup olmayacağı. Çünkü özellikle erkeğin arkadaş ortamında demişsin, demek ki o ortama uyum sağlaymamış hissettin. Normal şartlarda bu bahsettiğin uyumsuzluğun fark edilebileceği en alakasız yer arkadaş ortamı; sanki arkadaşları buluşup çarli gibi ormanda ağaç yürüyüşü mü yapıyor da sen sakin kalıyorsun. Sosyal statü, ortamda edilen lafların rahatsız ediciliği, kendini aralarına ait görmeme gibi başka şeyler de var gibi geldi bana uzaktan.

Geri kalanlar okeyse bu basit bir sorun ama illa üzerine eğilmek istiyorsa, ki muhtemelen haklısın istemekte; bir sosyal anksiyete işareti de var gibi geldi, o açıdan yaklaşabilirsin.
+1
Bruce
(17.11.25)
Sorma ihtiyaci duyduysaniz muhtemelen olmaz
+1
ghilleinthemist
(17.11.25)
On yaş fark dediğinizin hangi yaşlar olduğu önemli ya. 21-31 sıkıntı ama 35-45'ten bahsediyorsak yaş farkını düşünmeye gerek yok mesela.

Yaş farkını bir kenara koyarsak, olmayacak bir şey yok, ben yaptım oldu:) Kontrolsüz ve fırlama değil ama çok dışa dönük ve çok fazla çevresi olan, çok sosyal bir adamla sekiz yıldır beraberim. Onun yakın arkadaşları benim sakinliğime alıştı, ortamlarına girmek istemediğimde ya da kalabalık bir yerdeyken enerjim tükenip "ben eve döneyim size iyi eğlenceler" deyip (eşimi de orada bırakıp) kaçtığımda fazla yadırgamıyorlar. Ama benim sosyal anksiyetem de azaldı, ben de onlara alıştım. Diğer uçta pandemide aylarca nadiren başka birilerini gördüğümüz zamanı da sıkıntısız geçirdik.

Kadın kendisinin yapmak istemediği şeyler için adamı kısıtlamazsa, adam kadını zorla her yere sürüklemezse, yani aslında ikisi de birbirinden ayrı hayatlar sürdürebiliyorlarsa sorun yok.
+1
kobuzchu kiz
(17.11.25)
O kadın o ağırbaşlılığa kolay ulaşmadı, olmayacak ilişkidir.
0
gece yazan kedi
(17.11.25)
Olmaz abi.
0
gabe h coud
(17.11.25)
Fırlama ve dağınık yaşayan yazmasaydınız olur derdim ama o karakterdeki kadın da erkek de problem. Yürüdüğü kadar yürür. Kavga edip ayrılırlar. Dünyanın sonu değil.
0
gnosis
(17.11.25)
"Yürür" ya da "yürümez" diye kesin bir yargıya varmak anlamsız, sadece kendi deneyimlerimize göre yorum yapabiliriz. Bana kalırsa farklılıklar iyidir, sıkıcılığı önler. Ama bazı ortak nokta ve zevkler de olmalı ki sohbet aksın, birlikte zaman geçirilirken eğlenilsin. Bir de bence çiftler her şeyi beraber yapmamalı, herkesin kendine kalan bir alanı da olmalı. Erkek çok enerjikse gitsin arada arkadaşlarıyla takılsın, kadın o esnada kendisiyle baş başa kalsın işte ne güzel. Win-win.

Şu anda uyum, beğeni falan bazı kısımlar mükemmel demişsiniz. Bu durumun gelecekteki zorluklar karşısında ne kadar esneyebildiği önemli. Geçinmeye gönlü olan, çaba ve gayret göstermeye çekinmeyen kişi böyle farklılıkları önemsemez. Deneyin görün diyorum ben, olursa iyi ki denedik dersiniz, olmazsa yine iyi ki denedik de gördük dersiniz.
+3
kullanicadi
(17.11.25)
(10)

Kredi kartı limitiniz ne

arbre
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
-3
arbre
(15.11.25)
~1.4 milyon
0
ghilleinthemist
(15.11.25)
10 bin altı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.11.25)
1.5 milyon civarı.

bankalar yine insanları dibe sürüklüyor 90ların sonu 2000lerin başında yaptığı gibi. gençler o zamanları bilmez yoldan geçerken eline kredi kartı tutuşturuyorlardı. nakit çekimde limitin kadar yapabiliyordun. insanlar 10 tane kart alıp ondan çekip ona, ondan çekip ona yatırıyordu. en sonunda ödeyemenler icra ile acı şekilde karşılaştı. hatta intihar edenler bile oldu. bu yüzden bu limtilere aldanmayın ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin.
0
gercekdunya
(15.11.25)
1.4 Milyon

Birazda ekonomi dönsün diye %50 si asgari ücret alan bir toplumda harcama yapılmazsa ekonomi durma noktasına gelir.
0
onyx
(15.11.25)
Kredi kartım yok, hiç olmadı. Full maaş kartıyla idare ettim. Büyük alışverişleri eş dost kartıyla alıyorum.
0
duster
(15.11.25)
insanlar kendini kontrol etmeyi öğrenmeli, ama limit iyi bir şey. Sistemde olup kredi puanı oluşturmak iyi bir şey.

Mesela 455 bin yüksek geliyor da, 3-5 yıl önce millet 3000 lira maaş alırken şimdi 80 bin alıyor. Eskiden düzgün bi laptop 4-5 bin iken şimdi 100 bin lira. Yani o limit gerekebilir. Diş doktoruna gitsen bişey gererekse 300 binlik olabilirsin.

ve bankalar sen istediğinde limitini pek yükseltmezler. Onlar veriyorken kabul etmek lazım bence. Ama ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin +1
+2
nhk ni youkosu
(15.11.25)
5000tl
0
Fodera
(15.11.25)
toplam 3.5m

çünkü borçlanmak banka için baya iyi.
0
jelly bear
(15.11.25)
4 milyon yaptı garanti bankası sonra uygulamadan 1'e düşürdüm. bu aralar nedense bol keseden dağıtıyorlar. 4 milyondan önce 750 bindi. hangi akla hizmet 5 kat civarı artış yaptılar anlamadım.
+1
lazpalle
(15.11.25)
toplam kk limitlerim 2.5m civarı.

yüksek limit bir algı oyunudur bunu yazmıştım.

eksisozluk.com
0
orpheus
(15.11.25)
(28)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(10)

Fotoğraf çektirdikten sonraki adamın yorumu

hain kostokk
İki kadın arkadaş özel bir etkinlikte fotoğraf çektirmek için orada bulunan bir adama fotoğraf çekme ricasında bulunuyor ve telefonu veriyorlar.Karşıdaki kişi çektikten sonra size bakarak imalı bir şekilde ‘güzel çıktınız’ yorumu yapıyor.Yanınızdaki arkadaş siz olsanız nasıl hissedersiniz? Sizce ada
İki kadın arkadaş özel bir etkinlikte fotoğraf çektirmek için orada bulunan bir adama fotoğraf çekme ricasında bulunuyor ve telefonu veriyorlar.
Karşıdaki kişi çektikten sonra size bakarak imalı bir şekilde ‘güzel çıktınız’ yorumu yapıyor.
Yanınızdaki arkadaş siz olsanız nasıl hissedersiniz? Sizce adamın bu yorumu kaba bir davranış mı?
-2
hain kostokk
(13.10.25)
Ne var bunda?
+4
Kahvedesu
(13.10.25)
@kahve
Bence de bir sorun yoktu ama arkadaşım kendi kendine farklı bir ruh haline büründü. Biraz Tavrı değişince ben de içerledim.
0
🌸hain kostokk
(13.10.25)
taciz edilmiş. normal bir durum yok.
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Nasil bi ima? Fotograf cektikten sonra guzel ciktiniz demek cok normal bir sey. Yersiz ya da taciz degil.
+3
ghilleinthemist
(13.10.25)
Arkadaşın sadece sana güzel denmesine bozulmuştur.
+2
Kahvedesu
(13.10.25)
Oha ya! Bu kadınlar ile muhatap falan olmamak lazım ya. Taciz demişler bir de. Ulan nasıl bi kafa yapısı var bu kadınların?
+4
Cezcez
(13.10.25)
Ya ben neyse sildim... Yoksa 17 yillik duyuru hesabım banlanırdı. Tacizmis, aklima range rover dan laf atılinca tesekkur eden ezik genc kiz geldi.

Birkac kere boyle bir senaryo bana da denk geldi hepsinde de cektikten sonra "Cok guzel ciktiniz" dedim. Neden? Çünkü bu kadın milletinin aklında tek soru var: Acaba nasıl ciktim?

Bu medeni bir iletisimdir, türk kadini bir cogu seyden habersiz oldugu gibi iletisim olayindan da bihaber.

Burda author kardeşimizin seftalü gübün diye baslayan meshur sözünü hatırladım. Demek ben "Cok guzel ciktiniz" derken aslinda karşı taraf bu sözü geciriyormus aklindan. Vay be ne hayvan birisymisim ben. Cok gerildim, elim ayağım titriyor sinirden.
+5
duster
(13.10.25)
Bence kaba degil. İmali sekilde soyledigine gore evlenmek istemis, imasiz duz bi sekilde deseydi takilmak istedigini ifade ederdi. Oyle daha mi hos olurdu? :/
0
sey mi dostum
(14.10.25)
not: kadınım.

kaba değil, taciz değil. gayet normal. size güzel denildiği için arkadaşınız kıskanmış.

aslında belki de çoğul konuşmuş ve ikinize de demiş olabilir.

fotoğraf çektikten sonra denir bu laf, gayet normal bence.

adam size yürümüş bile olsa zararsız bir laf, demek ki adamın güzellik algısına siz uymuşsunuz, arkadaşınız uymamış. olabilir böyle şeylere takılmamak lazım. herkesin tipi farklı sonuçta.

eğer ki bu olay çok sık oluyorsa, yani o arkadaşınızla ikiniz beraberken sürekli sadece siz dışarıdan iltifat alıyorsanız, arkadaşınızın artık tepesi atmıştır. o da olabilir.
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
fotoyu çeken adam kendince bir iltifat etmiş, belki de flört etmeye çalışıyordu, ya da moda ve kaba tabirle size yürümeye çalışıyordu. adam kendince ince bir şey söylemiş, çok da şey etmemek lazım. alınganlık gibi biraz. Süleyman Demirel ne demişti? meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz.
0
co2s2
(14.10.25)
(4)

Bazı frekansların insan sağlığı üzerinde bir etkisi var mıdır?

slm ben yalnız komando yasin
Geçen youtube'da gezinirken bir kanal gördüm. şu frekansı dinlerseniz gözünüz daha net görmeye başlayacak, şu frekansı dinlerseniz testosteronunuz artacak gibi bazı frekanslar yüklemiş. Örnek olarak bir tane göstereyim : https://www.youtube.com/watch?v=6keXq5iIjRw&t=2565sDoğru mudur bu işler?
Geçen youtube'da gezinirken bir kanal gördüm. şu frekansı dinlerseniz gözünüz daha net görmeye başlayacak, şu frekansı dinlerseniz testosteronunuz artacak gibi bazı frekanslar yüklemiş.
Örnek olarak bir tane göstereyim : www.youtube.com

Doğru mudur bu işler?
0
slm ben yalnız komando yasin
(09.10.25)
Tabii ki degil.
0
ghilleinthemist
(09.10.25)
Keriz avı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.10.25)
Bu ne bilimsizliktir
0
abuzer
(09.10.25)
Izlenmek için yapıyorlar aslı astarı yok
0
pembediken
(09.10.25)
(3)

Iphone IMEI Attirma

thin capitalization
Bunu yaptiran ve sorunsuz kullanan var mi? Varsa nereden yaptirdiniz? Istanbul Anadolu yakasi icin tavsiye ariyorum.
Bunu yaptiran ve sorunsuz kullanan var mi? Varsa nereden yaptirdiniz? Istanbul Anadolu yakasi icin tavsiye ariyorum.
0
thin capitalization
(04.10.25)
Yok oyle bir sey, eski modellerde belki yenileri icin yok.
0
ghilleinthemist
(04.10.25)
iPhone 7 ve öncesinde vardı artık yok. Yapıyorum diyen yalan söylüyordur.
0
nuevo
(04.10.25)
imei atmıyorlar da imei kayıt sahtekarlığı yapıyorlar. sosyal medyada karşıma çıkıyor. 3500 tl diyorlar. edevlette kayıtlı. sahte diploma mevzu ile aynı sistem sanırım.
0
adivar
(05.10.25)
(2)

Abd’den gelen iphone’larda pasaport kayıtsız kaç ay kullanılır?

avatar is back
Normalde eu’dan aldığımda 1 fiziksel 1 e-sim ile 4+4 aydı. Artık abd’de sim yuvasız satılıyormuş. Apple böyle diyor;8 veya daha fazla eSIM saklayabilir ve Ayarlar'da seçimlerinizi değiştirerek etkin olacak eSIM'lerinizi belirleyebilirsinizEe bu durumda ben 3 tanesini kullanarak 1 yılı pasaport kayıt
Normalde eu’dan aldığımda 1 fiziksel 1 e-sim ile 4+4 aydı. Artık abd’de sim yuvasız satılıyormuş. Apple böyle diyor;

8 veya daha fazla eSIM saklayabilir ve Ayarlar'da seçimlerinizi değiştirerek etkin olacak eSIM'lerinizi belirleyebilirsiniz

Ee bu durumda ben 3 tanesini kullanarak 1 yılı pasaport kayıtsız kullanabilirim? Yanlışım var mı
0
avatar is back
(29.09.25)
Kullanamazsin, 2 tane imei numarasi var. Esim saklamak config gibi bir sey, aralarinda gecis yaparsin ama ayni imei’yi kullanmaya devam ederler. Bu da bi sey kazandirmaz.
0
ghilleinthemist
(29.09.25)
tek bir emei numarasi var esim icin
0
tahtakafa
(29.09.25)
(32)

Anneniz eve çocuğa bakmaya geliyor, eşiniz şu cümleyi kuruyor ne dersiniz?

mahmuttt
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için. Sabah siz de karı
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için.

Sabah siz de karı koca iş için evden çıkarken eşiniz annenize gayet normal sakin bir ton üslupla diyor ki:

“ Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın ”

Bu cümle normal bir cümle mi? 65 yaş üstü evdekilerden dolayı grip bulaşmış yine de sabah gelip torununa bakmaya gelen bir kadına sabah çocuğu teslim ederken söylenecek bir cümle mi sizce tamamen objektif fikrinizi ve yorumlarınızı merak ediyorum.

ve bu cümle karşısında annem kırılarak gideyim o zaman ben diyor.


Çok teşekkürler.
0
mahmuttt
(25.09.25)
ben er kişiyim. eşiniz gayet normal bir cümle kurmuş. annenizin hastalığını fark ettikten sonra sizi arayıp gelmiyim çocuğu hasta ederim demeliydi. 65 yaş üstü insanlardan artık çok sıkıldım, hepsi çocuk gibi. anam babam kaynanam kayınpederim sürekli salak salak işler yapıyorlar. bir tane de tepemizde var 20 senedir anamızı ağlattı.
0
mikahakkinen
(25.09.25)
@mikahakkinen Hocam yanlış anlama ama eşin senin yanında annene keşke söyleseydin çocuğu başkasına bırakırdık bu da çocuk sonuçta Diyerek Suçlu hissettirecek şekilde cümle kuruyorsa bir de kadincagiz hastalığı eşinden kapmış yani ona rağmen sabahın köründe gelip çocuğa bakmaya geliyor. Bir erkek, bir oğul da orada Eşinin bu cümlesinden rahatsızlık duymuyorsa hanımcıdan çok hanım olmuştur bence.
0
🌸mahmuttt
(25.09.25)
yorumlar kafayı kıracak cinsten maalesef. Noktasız virgülsüz haksız eşiniz. Ayıp ya kadının ne mecburiyeti var çocuklara bakmaya yaşlı kadın kendinden vererek yapıyor bunu çok zor bir şey çocuk bakmak o yaşta. Ayriyeten ilk bulaştıran da kendisi. Anenniz bir daha gelmesin kendisi baksın o halde.
0
biravekahve
(25.09.25)
Burada çoğunlukla hayatı sadece kedi bakmak olan insanlar var. O yüzden sağlıklı yorum beklemek yanlış olur bu arkadaşlardan.
Anneniz sizin sorumluluğunuzda olan çocuğunuz için zahmet edip geliyor, ne olursa olsun insan bu şekilde bir yaklaşımda bulunmaz. Bir sözü söylemenin 40 yolu vardır. Eminim ki eşiniz bunu sakin bir tonla söylemiş ise de pek iyi niyetle söylediğini düşünmüyorum. “E bu da çocuk sınıfta” bu söz iyi niyetle söylenen bir şey değil… karşındaki kadın aptal mı? Bilmiyor mu neyin ne olduğunu da sanki çocuğuymuş gibi insanı kırıcı ve rencide edici şekilde konuşuyor.

Sakin konuşması önemli değil ki kadınlar çok iyi bir manipulasyon ustası. Sakin sakin giydirir lafi. O yüzden annenize de söyleyin bir daha gelip emek vermesin. Değmez çünkü, gerçekten kıymet bilinmiyor. Yazık kadına.
0
dedeminhirkasi
(25.09.25)
hastalığı yayan eşiniz. bir de utanmadan annenizi suçluyor. eşiniz haksız.
0
archmeister8
(25.09.25)
bu cümle aklıma gelse bile söyleyemzdim sanırım. eğer kayınvalideme böyle bir şey söylesem kendi annem gelir beni döverdi.

bağışıklık geliştirmiştir zaten tekrar aynı hastalığı geçireceğini düşünmüyorum bebeğin.

eşiniz haksız üzgünüm
0
Hallegadola
(25.09.25)
İkisi de haklı ikisi de haksız.
Annen hasta hasta çocuğa bakmaya gelmemeliydi en azından hastayım diye haber vermeliydi. Çocuğa tekrar bulaşabilir.
Karın da annen gelse bile bir şey söylememeli kadın gelmiş artık sonuçta. Bir de sizin çocuğunuza bakmaya geliyor.
İkisi de haksız ya. Bu yüzden çocuğuma bakıcı bakıyor işte kaynanaya baktırınca sorun oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(25.09.25)
@mahmutt görüş sormuşsun cevap vermişim. sana katılmak zorunda mıyım? neden beni yargılayıp hanımcı diyorsun? altına not olarak sadece benim görüşüme katılanlar yazsın diye not düş seni haksız bulanlar yazmasın. ayrıca hanımcı falan değilim. eğer çocuk hastalık kapacaksa anamı da kırarım eşimi de. artık toplum olarak şu duygusallığı bırakalım. analarımız alınacaksa alınsın gençler, olay eşinizi korumak değil. türk toplumunda analar oğullarının bir aile kurduğunu ve farklı bir birey olduğunu anlayamıyor. benim yorumlarım hoşuna gitmediyse benim hanımcılığıma değil kendi ana kuzuluğuna bak. hiç bir şey küçük bir çocuğun ateşlenip rahatsızlanmasından önemli değil. benim için.
+1
mikahakkinen
(25.09.25)
biravekahve & archmeister8 +1

tamamen bu. üstüne bir şey söylenmez.
0
MtKrt
(25.09.25)
Gelinin kaynanaya bu söylediği laf pek masum degil. Ancak bence bir erkek gelin kaynana arasındaki her lafa karışmamali. Senin eşin ve annen arasında artık her ne sorun varsa senin bu işin altından kalkacak bir olgunlukta olduğunu zannetmiyorum.

Ayrıca soru sormuşsun, cevap veren ilk adamın verdiği cevap senin düşündüğünden farklı diye bir de ona sataşıyorsun.
Öyle yapacaksan baştan söyle "sadece bu şekil düşünenler cevap versin" diye
0
abelardo
(25.09.25)
eşiniz saçmalamış. hem kendisinden bulaşıyor hem de bunu söylüyor. öteki türlü olsa yani anneniz başka yerden taşıyıp gelse anlaşılır ama bu olmamış.
0
elektr10
(25.09.25)
İkinci cevaptan aslında milletin görüşünü merak etmediğin, kendi fikrine katılacak fikir ortakları aradığın anlaşılıyor. Aksi yönde fikir veren birine de aklın sıra hakaret ediyorsun (hanımcıdan çok hanım olmuştur). Yani o da hakaret değil de işte (kadın olmak niye hakaret olsun), neyse.

Evet, eşin annene ayıp etmiş. Umarım mutlusundur bunu duyduğun için.
0
himmet dayi
(25.09.25)
kadının kurduğu cümlede bi anormallik göremedim. annenin kırılası gelmiş.
0
elorelia
(25.09.25)
Bu duyuruya @dedemin dediği gibi kedici kadınlar toplanır birazdan…
@dedem ve Mahmut +10
0
tahirkemalbozoglu
(25.09.25)
ne dediğinden çok nasıl dediği de önemli. yanlış üslup doğru sözün celladıdır.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(25.09.25)
gayet normal bir cümle. bunu bu kadar büyütmek çok ama çok gereksiz.
0
biergarten
(25.09.25)
Eşin çocuk için endişelenmis. Anan çocuğu düşünüyorum derken çocuğun sağlığını değil yemesini, bokunu temizlemesini düşünmüş. Eşin çocuğa hastalik gecirdi diye bir sey yok cahil misin nesin? Ayni evdesiniz ne bekliyonuz? Cocunna sonra banna bulastiriyor demissin... Karantina odaniz vardi da karin bu odadan kacip yuzunuze mu tükürdü hasta olun diye? Eşin hakli, evin erkegi ana kuzusu ezik gibi davraniyor. Anan alingan. Çocuğu düşündüğü yok. Çocuğun sağlığı büyüktür yemesi icmesi tuvaletinin temizlenmesinden.
+1
Shepard
(25.09.25)
yanıtları okumadım, nazik bir şekilde konuşmuş eşiniz ve hiç sorun yok söylediğinde.
0
deartheodosia
(25.09.25)
yanıtları şimdi okudum, inanılmaz cidden. benim anladığım yorulmasını istememiş annenizin ve kibarca keşke siz de dinlenseydiniz, yorulmazdınız anlamı oldu.
+1
deartheodosia
(25.09.25)
Bunları evlenmeden önce düşünmek, gözlemlemek lazımdı. Hatta kendisinden hoşlanmadan önce. Yoksa sırf güzellikse kriter ohoooo neler var. Ama aile kurmak için kişinin değer yargılarını gözlemlemek lazım, benim kurmak istediğim aile yapısına uygun bir kişiliğe sahip mi değil mi diye düşünmek lazım. Lazım da lazım. Çok kıllı tüylü işler ya. Yaşasın bekarlık.
0
Batuhanolabilir
(25.09.25)
Bence eşin bebek için endişelenerek anne içgüdüsü ile söylemiş, senin kendini annenin yerine koyup fazla empati yapıp annen adına eşinle tartışman doğru değil. Bence eşine "sen anneme ayıp ettin" diye yüklenmen doğru değil, o da bir anne sonuçta. Senin annen de keşke haber verseydi çünkü kendisine de yazık, hasta hasta nasıl çocukla uğraşcak. Ama bu hikayede kimsenin kötü niyetli olmadığı belli.

Yorumlarda millete hanımcı/hanım diye hakaret etmen zaten senin eşine karşı nazik olmayan biri olduğunu gösteriyor. Biz sana ne desek boş. Burda sana eşin şöyle haksız böyle haksız diyenler olmuş, bu sana ne kazandırıyor ki? Evlilik haklı-haksız davası ile yürümüyor bence.
0
Sadece soruyorum
(25.09.25)
İyi niyetli söylediğini düşünmüyorum. Sadece çocuğa hastalık bulaştıracaksın diyemediği için sen de yorulmazdın kısmını ekliyor. Hata eşinle sende. Evde hasta varken +65 kadını çocuğa baktırmak için çağırmışsınız. Hastalığın babaanneye bulaşması sorun değilken çocuğuna bulaşması sorun olmuş. Çocuk da yaşlı da hastalıklara karşı korunmalı.
+1
boyalı kuş
(25.09.25)
çocuğa zaten bulaşmışsa neden bir daha çocuğa hastalık bulaşmasın diyor? acaba burayı yanlış mı aktardın?

çocuk hasta değilse ve annen hasta hasta geldiyse kusura bakma eşin haklı. kimse canından bir parçanın zarar görmesini istemez ve gerekirse başkalarını da kırar. ki kırıcı da davranmadı diyorsun.

çocuk hali hazırda hasta ise haksız, durduk yere çatası ve durumdan kendine hak çıkarası gelmiş. daha ne hasta olacak zaten, olmuş olan. okları annene çekmeye çalışmış gibi. hele bir de kendisinden bulaşmışsa.
0
nolmus yani
(25.09.25)
Eşin haklı, annen tipik türk yaşlısı, sen haksızsın.

Annene haksızlık bulamıyorum çünkü kendi gördüğü o yani gençliğinden beri. Gereksiz ve muhtemelen bilinçdışı bir altruistik şov yapmaya çalıştığı. Yani bilerek şov yapmıyor ama yetiştiği dönem itibariyle "Bakın hasta hasta çocuğa bakmaya geldim" bir güç gösterisi. Eşiniz haklı bir şekilde bunu engelleyince de kırılmış. Sen de burda ataerkil düzeni temsilen bulunan ve haksız olan tarafsın.

Çocuk iyileşmiş de olsa, şu an hasta da olsa viral yük sebebiyle annenin uzak durması gerekir. Eşini haksız bulanlar şaşırtmadı zaten.

Not: Erkeğim, hanımcıyım, bunun utanılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.
+2
nundu
(25.09.25)
öncelikle "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın" cümlesindeki parantez içi sizin kendi yorumunuz.

esasında cümle şu şekilde: "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta sonra sen de yorulmazdın"
burada eşiniz "çocuk sonuçta" diyerek çocuğun karşısındakinin hasta olup olmadığına bakmaksızın merhamet etmeyeceğini ve hareketliliğine, koşturmasına, oyun oynamasına devam edeceğini kastetmiş olamaz mı?

ikinci olarak anneniz ve eşiniz yetişkin insanlar. ikisinin iletişim kurmak için size ihtiyacı yok. bu iletişimdeki üçüncü kişi olarak kendi kendinize rol biçmeyin. başkası adına konuşmayın, "bir erkek, bir oğul" olarak laf taşımayın. bırakın alınan alındıysa, alındığını ifade etsin. alınmasına sebep olan da ona göre tavır alsın.
0
tnz
(25.09.25)
eileengray +1

Shepard +1 (evet aynı evin içerisinde illaki bulaşır, bu bir suç değil)

mikahakkinen +1

deartheodosia +1

Sadece soruyorum +1

boyalı kuş +1

ay ne çok haklı var...

gayet normal bir cümle. gayet de kibarca söylemiş. alınmaya, kırılmaya, mağduriyet çıkarmaya yer arıyor bu erkek anaları.

eşinizden önce sizin söylemeniz lazımdı annenizi çok seviyorsanız. kaç yaşında kadın hasta hasta çocuk mu bakacak? utanmıyor musunuz bunu istemeye? hem çocuk için sorun hem de anneniz için.

eşiniz söyleyerek iyi etmiş. bir dahaki sefer hasta olduğunda gelmez. şimdi hastalık eşinizden bulaşmış olabilir ama yarın öbür gün anneniz başka yerden hastalık kapıp geldiğinde bu sefer o bulaştırmış olacak. hastayken hiçbir şekilde gelmemesi lazım. kimin bulaştırdığı önemli değil burada. çocuğu mümkün olduğunca korumanız lazım.

zeus bizi ana kuzusu erkeklerden korusun.
0
art cat chocolate
(25.09.25)
Bu cümleye kadın yazarlar normal , erkekler ise normal değil diyecektir.

Ben de normal olduğunu düşünmüyorum. Kırıcı şekilde söylenmese de babaanne hasta hasta gelmiş , gelir gelmez de bana göre söylenmesi hoş olmamış. Şöyle söylenebilirdi anne zahmet ettin keşke hastayım deseydin biz hallederdik, hasta hasta yorduk seni de şeklinde olabilirdi.Daha ilerisi sanki hoş olmamış. İşte çocuk da hasta vs.

Biraz bana kalırsa hesap sorma gibi olmuş.
0
drako
(25.09.25)
Tüm aileye grip bulaştıran kendisi iken, bence anneni bozmak için fırsat kollamış ve aradığı fırsat eline geçince yapıştırmış.
Annen bir daha çocuğa bakmaya gelmesin, karın da tüm maaşını bakıcıya verince aklı başına gelsin.
İyilikten maraz doğar.
0
dawsonscreek
(25.09.25)
Siz bu kadar elestirel yaklasacaginiz insanlarla niye evlenip bir de cocuk yapiyorsunuz? Kadin gayet normal bir sey soylemis.
0
ghilleinthemist
(25.09.25)
@tnz +1

Ben de okuduğumda "hasta hasta niye zahmet ettiniz, neticede çocuk bu, sizi yoracak" olarak anladım.

Ancak sonra yazdıklarını okuyunca eşinle bu konuda tartıştığını, hırsını alamayıp buraya olayı manipüle ederek yazdığını ve aklınca taraftar toplamaya çalıştığını anladım. Ne yapacaktın, verilen cevapları eşine gösterip "bak herkes seni haksız buldu" mu diyecektin. Böyle basit bir meseleyi bile çekişme haline getirip sosyal medyadan onay dilenmek, beklediği onay gelmeyince de agresifleşmek gerçekten acıklı bir durum.
+1
thracia
(25.09.25)
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, karınızı haklı bulacaktınız.
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, anneniz başka bir işe girişseydi (evi temizlemek gibi), karınızı haklı bulacaktınız.

Çocuğunuza artık lütfen kendiniz bakın ya da bakıcı tutun.
0
tiredofwaiting
(25.09.25)
eşiniz haksız. hastalık zaten sizden bulaşmış, kadıncağız hasta hasta gelmiş. muhtemelen çok da hasta değilmiş ki gelebilmiş. (ayakta atlatabilecek durumdaydı sanırım) bence yeniden bir bulaş olmazdı zaten herkes yeni atlatmış hastalığı. anneniz ben hastayım gelmeyim diyebilirdi ama dememiş. babaanne kırılmış. ben babaanneye üzüldüm şimdi.
0
exlibris
(25.09.25)
(13)

2m tl paranız olsa

baldan kaymak
Ne yapardınız?
Ne yapardınız?
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Yarısı vadeli yarısı borsa
0
gabe h coud
(13.09.25)
gökten inse keşke şimdi.

ben borsa işlerinden hiç anlamam, keşke anlasam. ama o işlere bulaşacak kadar param olmadı hiç. önce borçlarımı kapatır stresten kurtulurum. kalanı vadeli.
0
art cat chocolate
(13.09.25)
Düzelteyim; vadelide paran var mı desen, yok :) tavsiye verirken riski dağıtmayı düşünüyor insan. Gayrimenkul, altın ve borsada benim yatırımım.
0
gabe h coud
(13.09.25)
Direkt istanbula geri taşınırdım. Bitirdi bu şehir beni.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(13.09.25)
Müteahhit akrabamız var ona verip bir sonraki inşaattan kâr payı alırdık muhtemelen. En kötü ihtimalle şu anın en popüler yatırım araçları olan gümüş ve abd borsasına yatırım yapardım.
0
Sadece soruyorum
(13.09.25)
5 e bölüp
1/4 ile altın ya da altın sertifikası alırdım
1/4 uzun vade vadeliye atardım
1/4 borsa
1/8 gümüş
1/8 nakit ve ya günlük vadelide tutardım ki alım fırsatı gelen borsa kağıtları için
0
pislick0
(14.09.25)
O mertebelerde bi seyler var kenarda. %50 abd borsalari, %30 vadeli, %20 ppf
0
ghilleinthemist
(14.09.25)
yarısı fiziki altın yarısı fiziki gümüş
0
Batuhanolabilir
(14.09.25)
Yüzde yüz msci world index.
Bir diğer düşüncem de stoxx 500 + msci world ex Europe yüzde 50/50 olabilir.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
Uzun vadeliyse tamamı altın
0
but that was just a dream
(14.09.25)
- Aylık temettü dağıtan ABD borsa fonları var bir kısmı oraya
- Bir kısım altın, hala gideri var
- Bir kısmına da Aselsan ve Tüpraş.
0
Lethe
(14.09.25)
ev alırım (istanbulda yaşamıyorum)
0
f02561
(14.09.25)
Arabamı yenilerim
0
kararsızataletfilozofu
(14.09.25)
(11)

gozluk kullandikca goz daha da kotu oluyor mu?

mr.goodcat
40 yaslara yaklastim. Kontrolde 0,5 miyop 1 astigmat cikti. Gozluk yazildi. Gunluk hayatta bir sikinti cekmiyorum. Sadece arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum. Cunku bir baglantisi olmuyor. Masabasi is yapip bilgisardayim hep. Gozluk takarsam sanki gozum ilerde daha
40 yaslara yaklastim. Kontrolde 0,5 miyop 1 astigmat cikti. Gozluk yazildi. Gunluk hayatta bir sikinti cekmiyorum. Sadece arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum. Cunku bir baglantisi olmuyor.

Masabasi is yapip bilgisardayim hep.

Gozluk takarsam sanki gozum ilerde daha da kotu olacak vs gibi dusunuyorum.

Ne yapmali? Tavsiye eder misiniz?
0
mr.goodcat
(04.09.25)
40 yaşlara kadar anca miyop 0.5, astigmat 1 derece çıkmış. "ilerde daha da kötü" olarak düşündüğünüz felaket senaryosu nedir?

"arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum" sırf şu kuşkunuzu gidermek için bile denenir bence.
0
tnz
(04.09.25)
Başkasını bilmem ama benim gözlük takınca ilerledi. 0.75, 0.50 ile başladım şuan 2.00-2.25.

Numaralar 1 veya daha düşükse gözlüksüz idare etmeyi dene. Zaten 1.5 ten sonra mecbur gözlük kullancaksın
0
michael harddd
(04.09.25)
Göz derecesini artırıyor+1
0.75 ile başladığım yola 4.50 ile devam ediyorum. Yine artardı numaram ama bu kadar kısa sürede değil, yaklaşık 8 yıl gibi bir sürede bu kadar ilerledi.
Fark eder mi bilmiyorum ama ilk 4 yıl sadece lens kullandım evde bile, sanırım ondan bu kadar ilerledi. En azından evdeyken veya çalışmıyorken çıkarsam iyi olurmuş.
0
hayalhayal
(04.09.25)
Gözlük kullanmak kesinlikle olumsuz bir etki yapmaz. Göz zaten gittikçe bozulacak kullansanız da kullanmasanız da. hatta kullanmamanız bunu hızlandırabilir. Defalarca araştırdım sonuç bu
0
ground
(04.09.25)
9 yıldır kullanıyorum, bende hiç ilerleme olmadı. Tek olumsuz yani şu; kullanılmadığı dönemlerde baş ağrısı ve odaklanma güçlüğü.
0
nyist_
(04.09.25)
bu konuda egitim almis bir hekim yerine buradaki rastgele insanlarin fikirlerini merak ediyorsunuz yani.

o zaman ben gozunuze guclu bir lazer tutmayi oneriyorum. bu tip ufak bozukluklari gozluksuz ve kalici olarak duzeltmek mumkun, gozluge gerek yok.
0
ghilleinthemist
(04.09.25)
@ghilleinthemist çok naif bir düşünce.

ilk kez uzağı göremeyip göz doktoruna gittiğimde, gözlük yazdı işte 0.50 miyop. ve dedi ki, sadece araba sürerkenki gibi kullanman gerektiğinde tak yoksa artar göz numaran. tamam hocam dedim.

3-5 yıl sonra gözlüğümü yenilemek için gittim, gözlük yazması lazımmış yine doktorun bi fiyat indirimi için falan. neyse 0.75 miyop olmuşum. yazdı. hocam dedim ben bunu ara sıra takayım değil mi? olur mu yaww hep takacaksın, bi tak bi takma olur mu daha çok artar öyle numaran dedi.

ikisi de uzman göz doktoruydu.
0
gitdaddy
(05.09.25)
goz gozluge alisinca sanki daha hizli ilerliyormus etkisi veriyor.
ayni soruyu benim doktora sordugumda gozluk kullan ya da kullanma, ilerleme hizina bir etkisi olmaz demisti.

40li yaslara yaklastiysan ve cok okuma yapiyorsan ya da cok bilgisyaar onunde isen artik yavas yavas gozluk takmaya baslaman gerekecektir, yaslaniyorsun coco.
0
cooperr
(05.09.25)
@tnz +1
15 yaşımdan beri gözlük kullanıyorum, 40'ı geçtim, miyop numaram hiç ilerlemedi. Bundan sonra yakını görme yavaş yavaş bozulacak, onun da gözlükle ilgisi yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.09.25)
gözlük takılmazsa gözünüz büyür. yani taktıkça küçüleceği veya düzeleceği falan nerden çıktı ya. 10 seneden fazladır gözlük kullanıyorum. 1.75 miyoptum son 2 sene de miyop 1.50'ye düştü. yaştan dolayı 0.5 astigmat var. yaş 40. yaşlandıkça görme bozulması artar. neden babalarınız analarınız yakın gözlüğü vs netlik gözlüğü kullanıyor.
zaten 40 yaşlardan sonra her sağlıklı insanın gözleri bozulmaya başlıyor. ister tak ister takma.

@ghilleinthemist +1 yani göz doktoruna gittiğinizde bu soruları sorsanız size yalan mı söyleyecek? buradaki arkadaşlar takmasan düzelir dese doktordan daha mı geçerli?
0
mikahakkinen
(05.09.25)
Bence tamamen şans ve genetik. Eğer genetiğiniz yatkınsa gözlük takmak çevremdeki örneklerden gördüğüm kadarıyla daha çok ilerletiyor evet.

Yerinizde bu numaralarda olsam kesinkes takmazdım.

Bana da bu civarda numaralarda miyop gözlüğü yazdılar. Gözümü daha da ilerlettiğini hissedip bıraktım. Bir nevi tembelleştiriyor gözlük gözleri bence. Bilgisayar için şuan 0 numara numarasız sadece mavi ışık filtresi olan gözlük kullanıyorum. Tavsiye ederim. Bir de telefon bilgisayarı sarı turuncu modda kullanın. O da gözünüzü çok rahatlatır.
0
psmstc
(05.09.25)
(4)

para nasıl biriktiriliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kazandığımızı altın mı yapıyoruz yoksa ufak paralarla borsa spekülasyonu yapıp ufak ufak kazançlar + birikimle kar topu gibi mi büyüyoruz?
kazandığımızı altın mı yapıyoruz yoksa ufak paralarla borsa spekülasyonu yapıp ufak ufak kazançlar + birikimle kar topu gibi mi büyüyoruz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.09.25)
Borsayı bilmiyorum, bir türlü anlayamıyorum. Şahsen dişten tırnaktan artırıp eğlenceden veya belki ihtiyaçlardan kısıp altın yapabilirsem yapıyorum. Olabildiğince borçuz kredisiz yaşamaya çalışıyorum, kredi veya kredi kartı borcum olduysa muhakkak bitirmeye odaklanıyorum. Memur halinle başka türlü olmuyor.
0
muhayyer divan
(01.09.25)
ben altın + bes yapıyorum. borsaya ayıracak zamanım yok sürekli takip edemem, o yüzden bes üzerinden fonlar aracılığıyla borsaya girmiş oluyorum, üstüne bir de devlet katkısı geliyor. altını da gram ya da çeyrek olarak yastık altı biriktirmeye devam.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(01.09.25)
Spekulasyon ufak paralarla ya da para biriktirmek icin yapilabilecek bir sey degil. Tam tersi daha cok parayla, daha riskli, kisa vadeli islemler yapmak demek.
0
ghilleinthemist
(01.09.25)
Size "Paranın Psikolojisi" kitabını öneriyorum. Okuması kolay ve keyifli bir kitaptır, kesinlikle tavsiye ederim. www.kitapyurdu.com
0
burka
(01.09.25)
(4)

meta ve google reklamı kullanıp satışını artırabilen var mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa bir çeşit keriz tokatlama mı? 10 liralık reklam verdim, 11 lira kazandım diyen var mı?
yoksa bir çeşit keriz tokatlama mı? 10 liralık reklam verdim, 11 lira kazandım diyen var mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.08.25)
Yuzbinlerce olusum kullaniyor bu servisleri reklamveren tarafinda, 20 yildir keriz tokatliyor olabilir mi meta ve google?
0
ghilleinthemist
(31.08.25)
@ghilleinthemist +1

bu ay 20 bin tl'lik reklam verdim müşterime, 280 bin tl'lik satış oldu. üstelik bu sadece meta. bu biraz da markanın ne sattığıyla, dijitaldeki kimliğinin seviyesiyle de ilgili.
0
the man with no name
(31.08.25)
200k cirosu olan bir firmaya 1 ay reklam verdim. Rica etti, ayarladim ve aylik 6k sadece. 1 ay bitti devam etmek istemedi. Abi çok iş geldi, yetişemiyorum dedi. 300k civarı cirosu oldu. Birakti reklami.
0
Shepard
(31.08.25)
Sektöre göre değişir. Temmuzda kırtasiye reklami verirseniz çöpe bile gidebilir harcadiginiz, ama eylül ekimde kesin ise yarar denebilir.

Bunun ongorulemeyecegi sektörler de var.

Zaruri ürünler satıyorsaniz orası da daha farklı.

Diğer tarafı sürekli reklam akışı olunca, meta ürünlerini sürekli kullananlarda bir asinalik oluşuyor, yani o reklamı gören müşteri üç ay sonra de görebilir.

Kesinlikle ise yarar gibi yazdım ama o da değil, muallak ve kafa patlatilmasi gereken şey. Ama reklam vermeden hedef kitle ve ürününüzü, sektörünuzu iyi bileceksiniz.
0
encokbenisevinnolur
(31.08.25)
(8)

aktivizm türkiyede neden bu kadar geri kalıyor?

ala09
artık bunu da hükümet politikalarına bağlayamayacağım. ülkede sansür de yok ki, görmediğimiz şiddet kalmıyor. hayvanlara yapılanlar, doğaya yapılanlar, kadınlara, çocuklara. bunca şeyin üstüne bir de fail aklama/faille empati çıktı. şimdi bunlar sadece duyarlı* insanların başına gelmiyor hepimiz şah
artık bunu da hükümet politikalarına bağlayamayacağım. ülkede sansür de yok ki, görmediğimiz şiddet kalmıyor. hayvanlara yapılanlar, doğaya yapılanlar, kadınlara, çocuklara. bunca şeyin üstüne bir de fail aklama/faille empati çıktı. şimdi bunlar sadece duyarlı* insanların başına gelmiyor hepimiz şahidiz ya. belki fail aklayan "kadınlar"ın da başına geldi ya bu tacizler. nasıl oluyor? üstelik muhafazakar&gurbetçi kültüründen geliyorum. görece esnek davranırım ama hala her seferinde şaşırıyorum
0
ala09
(28.08.25)
Bizde aktivistlik veya stk'lık işler daha siyasi halde.
Sorunun ele alınışı ve çözüme odaklanmaktan çok meselenin kime yaracağına bakılıyor.
Samimi şekilde bu konularla
ilgili olanlar da arada kaybolup
göz ardı ediliyor sanırım.

STK denilen bazı yapıların ve
haber kurumlarının dışarıdan
fonlanması da ayrı konu.

Problemimiz çok. Çözüm adına öne sürülen şeyler, uygulamada bir araçtaki gaza ve frene aynı anda basmaktan ibaret etki yapıyor.
0
diyecevaplandı
(28.08.25)
probleminiz yok onun farkındayım da nasıl? diye anlamaya çalışıyorum. konfor alanı zart zurtun ötesinde bir anlam arıyorum. illa faaliyete dökülen işler için değil, düşünce aşamasında bile olmayan şeyler için. son gündem üzerinden örnek vereceğim, hiçbir taciz skandalında herhangi bir huzursuzluk yaşamazken yarı ünlü bir erkek bilmem kaç kişiyi taciz etti diye işten atılınca herkesin dertlenmesi. hukuksal bir yaptrım bile yok belki rahatlıkla başka bir iş yapacak deli bi mağduriyetten bahsetmiyorum. hukuksal olarak kanıtlansa dahi iş hayatında var olabilir. buradaki beklenti "tacizcilere lütfen bir şey yapmayın bir anlık şeytana uymuştur" çığlığı dersek, kadınlara ne oluyor?
0
🌸ala09
(28.08.25)
kültürümüzde ekstremizm olarak görülüyor ya da karıştırılıyor.
0
gabe h coud
(28.08.25)
türkiye'deki insanlar en marjinaller bile çok konservatif bir hayat yaşıyor. o sebeple herhangi bir normal dışı eylem burada çok daha az yer alıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(28.08.25)
omurgasızlık. kültürün de tabi tuzu biberi azımsanmaz.

sahip olduklarından - siyasi, ahlaki, maddi, manevi - memnun olan kesim terazide ağır bastığı sürece de etkili bir aktivizm göremeyeceğimizi düşünüyorum. sorun bireysel gibi görünüyor ama toplumsal. çoğu ailede çocuklar halen tabularla, “aman yavrum” larla, “olaylara karışmayın” larla, “sus” larla ; haksızlığın karşısında, yanlışın karşısında bir duruşu olmadan yetiştiriliyor. ardına bakılmaksızın güç kavramı pohpohlanıyor. güçlü olanın ayıbı örtülüyor.
0
lüzumsuz adam
(28.08.25)
Aktivizm hicbir yerde dogal gelisen bir sey degil ki, aktivizm = para harcamak demek. epstein listelerine karsi kim ne yapti mesela? Turkiye’de aktivizmi fonlayan/yonlendirenlerin odagi sizin ilgilendiginiz konular degil, sebebi bu.
0
ghilleinthemist
(28.08.25)
Etrafında inşa edilmiş kalıp kimlikler var çünkü, bu da karşılık bulma kabul görme ihtimalini azaltıyor.

Bir de bu işlerde öncü olan olmaya çalışanlar kahramancilik oynamayı çok seviyor, boyle katolik isa kültü gibi hareket eden tipler var. oturup zamana yayılmış stratejik planlamalar yapacak soğukkanlılıga sahip bir aktivist hayal etmek pek zor.
0
encokbenisevinnolur
(28.08.25)
Bunun açıklaması bu ya, uzun uzun düşünmeye gerek yok.


guldum.net
0
herp
(28.08.25)
(13)

Solaklarin kalem tutusu

Kittie
Simdi bir film izliyorum. Aktor solak ve orada gorunce sormak istedim. Aslinda yillardir merak ederim.Kalemi neden bi garip tutuyorsunuz. Veya tutuyorlar.Obamanin kalem tutusu gibi bi seyden bahsediyorum.Googledan bakabilirsiniz. Obama writing yazabilirsiniz. Anlatamadim cunku buyuk ihtimalle.
Simdi bir film izliyorum. Aktor solak ve orada gorunce sormak istedim. Aslinda yillardir merak ederim.
Kalemi neden bi garip tutuyorsunuz. Veya tutuyorlar.
Obamanin kalem tutusu gibi bi seyden bahsediyorum.
Googledan bakabilirsiniz. Obama writing yazabilirsiniz. Anlatamadim cunku buyuk ihtimalle.
0
Kittie
(25.08.25)
ben solağım normal tutuyorum istesem anormal de tutabilirim ama benim seçimim normal tutmak. bir anormallik varsa o da bazen yazı yazarken defteri 90derece çevirip yukarıdan aşağı yazıyorum.
0
Batuhanolabilir
(25.08.25)
Solaklarin hepsi oyle tutmuyor da, tutanlarin sebebi elleri yazdiklari yerin ustunden gecip yaziyi/murekkebi dagitmasin, kursun kalemle yaziyosa eli kirlenmesine vs.
0
ghilleinthemist
(25.08.25)
Solaklara kalem tutmayı öğretmiyorlar bir de. Zorla sağa alıştırmaya çalışırlardır evvelinde hey gidi günler...
0
Bruce
(25.08.25)
Solağım gayet sağlaklar gibi tutuyorum kalemi.
0
cilekli pasta
(26.08.25)
Solağım, sağ elini kullanan insanlarla aynı şekilde kalem tutuyorum.
0
hain kostokk
(26.08.25)
solağım
ama çoğu şeyi sağ ve solla yapabiliyorum
sağ elle neyi nasıl tutuyorsam sol elle de aynı tutuyorum, bi farkı yok karşıdan bakınca elimi değil kalemi görürsün parmaklar içte kalır.
0
subcomponent
(26.08.25)
solağım ve bence kalemi normal tutuyorum. asıl sağlaklar bir garip tutuyor. obama'nın tutuşu bi garip evet.
0
scudman1
(26.08.25)
Solağım, sağ ile yazıyorum, dediğinizi anladım.

Solaklar çekerek, sağlaklar iterek yazar.
0
kumandanim
(26.08.25)
yazımız soldan sağa olduğu için biz sağlaklar yazdığımız yazıları da anlık görüyoruz. ancak solaklar yazdıkça yeni yazdıkları yeri kapatıyorlar. bu da cümlenin konu bütünlüğünü takip etmede sorun yaratıyor bence. yani ya hızlı ve sağlam bir kısa hafıza metodu ile yazacaklar ya da yeni yazdıklarını da görerek yazmak isteyecekler. sanırım bundan kaynaklı olabilir. böyle bir sorunu yoksa da normaal yazıyorlar. grafolojiye meraklıyım ama yazdıklarım kendi fikirlerim.
0
ground
(26.08.25)
soldan saga dogru yazi. elini solak gibi koyunca gölge yapiyor. sagdan sola olsa saglaklarinki garip olurdu.
0
sonsuz
(26.08.25)
Bence solaklıkla ilgili değil o tutuş biçimi. Ben de o tip ya da daha garip tutuşu olan sağlaklar gördüm. Nasıl yazmaya başladığıyla ilgili insanların. O şekilde alışınca öyle gidiyor. Ben de solağım normalde ama zorlama sağlağım aynı zamanda. Yani güç gerektiren işlerde sol elimi/ayağımı kullanıyorum. Ama yazı yazarken, yemek yerken, gitar çalarken vs. sağ elimi kullanıyorum. Öyle alıştırıldım zamanında ve şu an sol elle yazı yazmak istesem yazamam.
0
himmet dayi
(26.08.25)
şimdi baktım, obama'nın tutuşunda bir gariplik var.
solağım ve ben sağ elle tutsam herhangi birinin simetriği şeklinde tutuyorum.
0
tabudeviren
(26.08.25)
Solagim. Normal tutuyorum.
0
matilda
(26.08.25)
(12)

Vefat ve yönetici davranışı

meraklitursucu
Dedeniz vefat etti, 2 gün izin aldınız yönetici işi düşünme git dedi. Sonra baktınız siz cenazedeyken size mail atmış "şunu hatalı yapmışsın belki ben anlatamamışımdır ama bundan sonra gönderirken önce kontrol et dikkat et" diye. Ben mi hassasım yoksa bu sonra yapılır mı? Ek bilgi 2 kişi çalışıyoruz
Dedeniz vefat etti, 2 gün izin aldınız yönetici işi düşünme git dedi. Sonra baktınız siz cenazedeyken size mail atmış "şunu hatalı yapmışsın belki ben anlatamamışımdır ama bundan sonra gönderirken önce kontrol et dikkat et" diye. Ben mi hassasım yoksa bu sonra yapılır mı? Ek bilgi 2 kişi çalışıyoruz.
0
meraklitursucu
(07.07.25)
Merhaba, iş mailinize attı ise bence "döndüğünde görür, unutmadan mail atayım" düşüncesi olabilir. Sonra söylerim deyip unutmamak içindir. Sonuçta izinli olduğunuzda iş mailinize bakmak gibi bir zorunluluğunuz olmamalı.
0
nwnd
(07.07.25)
Siz hassas bir donemde olabilirsiniz. Izin vermis, isi de dusunme demis, maillerinize bakmanizi beklemiyor belli ki, gelince okur diye dusunmus. Bana normal geldi, x izinli diyip atacagi tum mailleri donusunuze biriktirmek gereksiz ve zor bir sey zaten. Bizim arkadaslar izinde maillerine bakmaz, kimse mail atmamazlik etmez, herkes donunce bakiyor zaten, tatilde baktigini bildigim kisilere de "tatil donusu cevap vermek uzere' gibi bir sey yazilir.
0
kassiopeia
(07.07.25)
Vefat eden dedeniz olduğu için çok etkileneceğinizi düşünmemiş olabilir. "Zamanı geldi rahmetine kavuştu". Artık çalışma vakti gibi. Aranızdaki sevgi bağını kimse bilemez tabi.
0
HellKeePer
(07.07.25)
nwnd +1
0
duyuruuser
(07.07.25)
arbre +1
cenazede olduğunu unutmuş olamaz. sonra okur nasıl olsa diye bir mantık yok. kağıda not alsın; geldiğinde söylesin. kötü bir yönetici. kaba saba biri.
0
neira
(07.07.25)
Şık değil ama büyük bir günah da değil. Buna takılmamaya çalış.
0
michael_knight
(07.07.25)
ben bi sorun göremedim. sonuçta sana mesaj atıp ya da arayıp söylememiş. 2 gün sonra bakacağın mail ile söylemiş.
0
spirit crusher
(07.07.25)
zaten izindesin. dönüste bakacagini düsündügü icin atilan bir email.

ne yapsin to do listine mi yazsin? dönünce dikkat et sana göndermis ve kendi kafasinda bitirmis iste :)
0
sonsuz
(07.07.25)
son derece normal bir davranış. işi düşünme demiş, dönünce okuyabileceğiniz maile göndermiş. düşüncesiz olduğunu düşünmüyorum, o an işin doğal akışı içinde yapmış.
0
Phoebe
(07.07.25)
Bunlar mail atilmaz diye bir sey yok. Arbre’nin dedigi direkt yanlis. Mail atip o maile gore aksiyon almanizi beklemiyorsa problem yok.
0
ghilleinthemist
(07.07.25)
izinden döndüğünüzde o maile neden cevap vermediğinizi sormadığı sürece bir sorun yok. mail atmak zaten müsait olduğunda bakarsın düşüncesiyle yapılan bir şey. bu kadar kırılgan olmamak lazım. aksi halde yöneticinin daha ciddi çıkışlarını "bana mobbing yapıyor" olarak algılarsınız. bunlar olağan şeyler.
0
himmet dayi
(07.07.25)
bilerek yapmış, aldığın 2 günlük izinden bile rahatsızlık duymuş. insan olmayan biri tarafından kasten atılmış bir mail. maksat canına bir ot daha tıkamak. hem bu mailde iyimserlik tanımıyorum. etrafımda o kadar bu tip insan var ki Ancak böyle ucuz şeyleri onlar düşünür ve yapar.
0
koela
(07.07.25)
(7)

remote calismak / digital nomad olmak

baldur2
bu insanlar tam olarak ne is yapiyor? ne ogrenmeliyim ki evden calisma imkani ve dolar bazinda gelirim olsun? musteri hizmetleri veya data entry gibi meslekler artik revacta olmaz herhalde ai yuzunden? data analyst ya uv design tarzi roller de olur mu?
bu insanlar tam olarak ne is yapiyor? ne ogrenmeliyim ki evden calisma imkani ve dolar bazinda gelirim olsun? musteri hizmetleri veya data entry gibi meslekler artik revacta olmaz herhalde ai yuzunden? data analyst ya uv design tarzi roller de olur mu?
0
baldur2
(06.07.25)
Bu trend yok artık. Cok ayricalikli bir uzman degilsen, remote calisamazsin. Gecen gun Bulgaristan'da yasayan bir yazılım muhendisi, 6 aydır aylik 1000 euro ya çalışacağı remote iş arayıp bulamadigindan yakiniyordu.
0
summerof69
(06.07.25)
Cok ayricalikli bir uzman degilim, remote calisiyorum. Dolar kazaniyorum. 1000 euro falan da degil. Yazilim.
0
ghilleinthemist
(06.07.25)
@summer biraz sallamış
Remote çalışan bir sürü kişi var. Ağırlık yazılm
0
Cezcez
(06.07.25)
Bu trend tam olarak yok olmasa da remote iş bulmak zor. musteri hizmetleri veya data entry gibi işleri çok ucuza yapan filipinliler var. iş bulsan da o gelirle hayat sürdüremezsin.

Yazımda freelance proje bazlı iş alıp çalışırsın. Onda da rakip çok.
0
runaway
(06.07.25)
Network mühendisiyim, remote çalışıyorum. Bizim sektör göz ardı edildiğinden yetişmiş adam bulmak zor dolayısıyla kıymetli oluyor.
0
mirty
(06.07.25)
genelde it sektörü. yazılımcı da içinde, iş analisti de, testçisi de, ui/ux designerı da. türkiye'de normal sgk'lı çalışıp, schengen'le veya digital nomad'lere özel 1 yıllık oturum vizeleriyle avrupa'da takılan tipler çok.

ama bunlar çok özelleşmiş meslekler tabii, daha böyle hızlı girişilebilecek işler nelerdir bilemiyorum. anca çağrı merkezi tipi ama ordan kazanılan parayla ne yapılabilir + digital nomad vizelerinin bir maaş sınırı var (estonya 3500+ euro gibi bir şeydi sanki)
0
gitdaddy
(06.07.25)
ben grafik tasarım yapıyorum oyunlara. istediğim yerden çalışıyorum.
0
nolmus yani
(06.07.25)
(12)

kucuk bir sahil kasabasina yerlesmek

ghilleinthemist
su an yasadigim sehirde yasamaya devam etmek icin bi sebebim yok, is icin tasinmistim, istifa ettim. aradigim sey de mumkunse izmir'e yakin, ucuz, tum yil yasayabilecegim, yazin denize girebilecegim, kalan zamanlarda kosabilecegim, sakin bir yer. kenarda biraz param var, belki direkt ev alabilirim
su an yasadigim sehirde yasamaya devam etmek icin bi sebebim yok, is icin tasinmistim, istifa ettim. aradigim sey de mumkunse izmir'e yakin, ucuz, tum yil yasayabilecegim, yazin denize girebilecegim, kalan zamanlarda kosabilecegim, sakin bir yer. kenarda biraz param var, belki direkt ev alabilirim de. (bu yuzden ucuz ve unpopular bi yer olmali) ileride tasinmam gerekirse yazlik olarak kullaniriz en kotu.
0
ghilleinthemist
(21.06.25)
Kaldımı ki? :)
0
Mirket
(21.06.25)
cok ucuz olmazsa da olur ya, populer olmasin yeter :)
0
🌸ghilleinthemist
(21.06.25)
Hanımı ikna etsem ben Seferihisar a taşınıcam
0
mirty
(21.06.25)
Kenarda olan biraz paraya bağlı.
Misal 15 sene önce Güzelbahçe olurdu kesinlikle. Şu an evler ortalama 20 milyon.
Güzelbahçe arttığı için diğerleri de arttı.
Izmir'de ucuz yerler dağda falan olur öyle yazın denize girilecek yerler ucuz kalmadı.
Misal Güzelbahçe 20 milyon ama Mordoğan 8-10. Ama tabiki izmir'e yakınlığı vs aynı değil.
0
logisticsmanager
(21.06.25)
o sebepten aslinda izmir'e yakin derken 4-5 saat gibi bi mesafe dusunmustum. direkt izmir'in ilcesi olmasi sart degil. hatta o kadar yakin olmamasi lazim cesitli sebeplerden dolayi :)
0
🌸ghilleinthemist
(21.06.25)
Daha açık söylemek gerekirse, Ege sahilinde herhangi bir yerde yürüyerek denize ulaşabileceğin, neydi o, unpopular ve istanbuldakilerden daha ucuz ve yaşanabilir bir yer yok.
0
Mirket
(21.06.25)
Bodrum mazı aradığın yer.
0
luluki
(22.06.25)
Eski Foça
0
ebeş
(22.06.25)
Eski foça +1
0
mephistoo
(22.06.25)
Eski foça diyenler haklı da ev fiyatları geçtiğimiz yaz 10 milyon + idi, inanılmaz pahalı bir yer.
0
tuborg yesili
(22.06.25)
İzmir'in istanbuldan bir farkı yok. İstanbuldan göçenler tüm sahi kasabalarına yerleşti. İzmirin trafiği çekilmez durumda. Merkezde işiniz olmıcaksa urla mantıklı. Eğer izmir çok önemli değilse Aydın kuşadası ideal. İzmir havalimanı 45 dk. Aydın yarım saat izmir 1 saat. Çok hareket arayışımız yoksa marmaris sakindir, dalaman havalimanı 1 saat mesafede. İzmirin ve ilçeleri artık eziyet.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
Ürkmez
0
asteriks
(22.06.25)
(5)

Çalıştığınız işyerinde sistematik zorbalığa maruz kaldınız mı hiç?

psmstc
Yapınız biraz saf bir iki kişi herkesin içinde dalga geçmeye çalışma, çocuk gibi davranma tarzı rahatsız olduğunuz hareketler yapıyor. Bir yeni çanta almışsınız dalga geçer gibi üç kişiden bir kişi elini uzatıp bakmaya çalışıyor bir yandan sırıtıyorlar size, siz gülümseyip geçiştiriyorsunuz. Böyle d
Yapınız biraz saf bir iki kişi herkesin içinde dalga geçmeye çalışma, çocuk gibi davranma tarzı rahatsız olduğunuz hareketler yapıyor. Bir yeni çanta almışsınız dalga geçer gibi üç kişiden bir kişi elini uzatıp bakmaya çalışıyor bir yandan sırıtıyorlar size, siz gülümseyip geçiştiriyorsunuz.

Böyle durumlarda en iyisi

a) zorbaları trolleri besleme sessiz özgüvenli kal geçiştir

b)özgüvenli net sakin sınır çiz

c)özgüvenli tersle

Hiçbirinde agresif alternatifimiz yok. Hepsinde sakin net özgüvenle hareket ediyoruz bu arada.
0
psmstc
(10.06.25)
Ozguvenin bu kadar altini cizdiginize gore ozguvenli davranamiyorsunuz zaten. (Any man who must say i am the king is no true king) Hangisini secersek uygulayamayacaksiniz bu sebeple. Zaten yonetim destekli olmayan mobbinglerde hedef “kolay lokma” olacak olanlardir.
0
ghilleinthemist
(10.06.25)
beni örnek alın diye söylemiyorum yanlış anlamayın, ben 30 yaşını geçmiş ve bu konulardaki sivri tavrı yüzünden hiçbir yerde tutunamamış bir insanım ama sistematik zorbalığa maruz kaldığım bir iş ortamında kavga eder, iş arkadaşlarımın arabalarının lastiklerini patlatır, masalarına mayın döşerdim. açlıktan ölmediğim sürece de bana milyonlar filan vadetmedikleri takdirde bu yaklaşımdan vazgeçeceğimi sanmıyorum.

bazı insanlar seviyesizdir, antin kuntin hareketleri olur ama bunu muhtemelen zaten anlayabilirsiniz. birden fazla kişinin sistematik şekilde benzer harekette bulunması ise bana hiç "doğal" gelmiyor.

özgüvenli kal geçiştir, özgüvenli net sınır çiz, özgüvenli tersle demişsiniz de bunu nasıl yapacaksınız mesela? bu noktada @ghilleinthemist'e katılmak durumundayım açıkçası, muhtemelen özgüvenli davranamıyorsunuz. siz güçlü imajı verip onları görmezden geldiğiniz sürece onlar daha da fazla kudurabilir. tam tersi de olabilir ama genelde zorbalığa maruz kalan birisi ses etmediği zaman zorbalığın dozu artar, bu hep böyledir.

onlar sizin çantanıza el uzatıp saçmasapan konuşuyorsa siz de "neye bakıyosun?" diyebilmelisiniz. tavrınızı koymaktan çekinmeyin. zorbalığa sessiz kalan çalışan zaten en başta kendisi "feda edilebilir" konuma gelir, şu noktada "uslu" durarak kazanacağınız hiçbir şey olduğunu sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(10.06.25)
bu uc secenek arasından b + yalniz olmadigimi gösterebilmek icin benimle yan yana durabilecek dost arkadas edinmek. zorbalar zorbaliklarini yalnizliginizdan güc alarak sürdürürler, yalniz olmadiginizi hem siz hissedin hem de başkalarına hissettirin.
0
deckard
(10.06.25)
Ne yapmaya çalıştığınızın farkındayım ama sizinle bu oyunu oynamıyorum hissini verebilirsen sana saygı duymaya bile başlarlar. Queenlige geçiş fırsatı olarak gör bu deneyimi.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
Çantaya elma doldurup dağıtın, yerlerken de "ya pamuk prenses elması olsaydı" diyip kahkaha atin. Mobbingi durdurur mu, tirmandirir mi bilemem ama deli mi.lan diyip uzaklasacaklari kesin bence.
0
encokbenisevinnolur
(10.06.25)
(30)

oğlum çift soyad taşıyabilir mi?

deartheodosia
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
0
deartheodosia
(01.06.25)
iki isimli olmak bile sorunken, bu durum çocuğun hayatını zorlaştırmaz mı?
0
neira
(01.06.25)
annesiyim, neden benim taşıdığım soyismi de taşımasın ki? nüfus kayıt örneği taşımadıkça hiçbir bağımız yok gibi duruyor, nasıl benim çocuğum olduğunu kanıtlayabilirim mesela bi şey olsa? anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde.

x y çocuğumun ismi soyismiyse a benim soyismimse x a y olabilir gayet. olması gereken de bu.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
dava acarak yapilabilir.

www.evrensel.net

bu artik emsal karar gibi bisi. diger mahkemeler de bu karari takip edecek yoksa istinafta düzeltilir. ama buradaki olayda baba da okay. sizin durumunuzda bunu dikkate alarak hareket etmek lazim.

haddim olmayarak kisisel görüs: baya sacma. öküz ölüp ortaklik bitince yani bosaninca degil de bastan böyle bir sey istesen sik bir hareket olurdu. su an duygusal bir karar gibi duruyor. senin soyadin da senin babanin soyadi. birak cocuk dedesinin soyadini tasiyacagina serefsiz bile olsa babasinin soyadini tasisin.
0
sonsuz
(01.06.25)
nedeni şu; çocuk yaşta zorbalamaya başlayacaklar. ergenlikte özellikte çok uğraşırlar sen evli misin niye iki soyadın var vs vs. yetişkin olduğunda da devlet dairelerinde sorun yaşayabilir. atıyorum bankaya gitti çovuğun adı fernando jose mariano altamiano fernandes muslera olsun. hangi ismini okuyacaklar? eksik okuduklarında üstüne alınacak mı? evlendiğinde bir soyad daha gelecek. brezilyalı futbolcu olacak çocuk :D
0
neira
(01.06.25)
ilkokul, ortaokul, lise'de, bu gelişim dönemlerinde diğer erkek arkadaşlarının arasında kendini farklı hissedebilir.

- senin neden iki soyadın var ?
- ...

frued yaşasa yapmayın derdi.
0
WithWorth
(01.06.25)
Çocugun küçük emrah filmlerindeki gibi olur sonra.
0
runaway
(01.06.25)
Çocuğa eziyet etmeyin. Ne gerek var?
0
mor oje
(01.06.25)
@sonsuz, doğmadan önce istiyordum zaten ama hamileyken ayrıldığımız için yine duygusal kabul edilebilir.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
İşin hukuki yönünü bilmiyorum ama bence olmalı. Hatta okulda vs. zorbalanır denmiş ama ben olsam gurur duyardım hem annemin hem de babamın soyadını da taşıyorum diye. Beni doğuran, hamilelik döneminde bütün hayatını bana göre değiştirmek zorunda kalan, hem bedensel hem ruhsal olarak zorlanan ve hatta doğum sırasında hem kendi hem de bebeğinin hayatı için endişelenen ve tabi tüm bu süreç içinde bu riski taşımak zorunda kalan anneme bu süreçte etkisiz eleman gibi davranılmadığı için.
0
rock n roll
(01.06.25)
@sonsuz, yorum yapmanız için açtım duyuruyu, dilediğiniz gibi linçleyebilirsiniz.

@neira, ne güzel işte :P

@withworth, her konuda toplumla uyuşmak zorunda değiliz, azınlıklar ne yapsın. her çocuk anne baba bir ailede büyümüyor.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@rock n roll, <3 duygularımı yazmışsın. doğuran, büyüten benim ama kimliklerimizi yanyana koyduğumda aramızda hiçbir bağ gözükmüyor. boşanmadan önce aynı soyisim olduğu için bi sorun yaşamamıştım ama şimdi bi uçak bileti aldığımda yanımda hangi belgeleri taşımam gerekir oğlum olduğunu kanıtlamak için, onu düşünüyorum (yurtdışı).
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Erkek kardeşiniz var ve soyadı diğerleri üzerinden devam edecekse eğer değmez. Zorbalanmak bir yana, kayıt kuyut işlerinde sürekli karşısına çıkar ileride. Örnek vereyim; önemli bir konuda bir kuruma/kuruluşa çocuğunuz gitti ve pasaportunu/kimliğini verdi. Kayıt ekranında ikinci bir soyadı için alan yoksa eğer biri yazılacak. Diyelim ki bu kayıt yapılan sistemle entegre çalışan bir başka kayıt ekranı daha olsun. Çocuğunuz bu ekrana gireceği soyadının hangisi olduğunu bilmek zorunda. Uyumsuzluk olursa eğer istenmeyen sonuçlar doğuracak, bunun düzeltilmesi gerekecek, düzeltilmesi için belki bireysel müracaat gerekecek, zaman alacak, can sıkacak.. başka kimsenin uğraşmadığı şeylerler çocuğunuz iki soyadı taşıyor diye uğraşacak. Bu verdiğim örnek yaşanması çok muhtemel bir şey. Bu durum defalarca karşısına çıkacak.

Bahsedilmiş zaten, olsun diye zorladığınız soyadı da annenize ait değil, babanızın soyadı.
0
beyfendi
(01.06.25)
Yeni kimliklerin arka sayfasında anne baba adı yazıyor yav. Bunu eklemek istedim konu hakkında bir şey demeyeceğim.
0
nhk ni youkosu
(01.06.25)
@teyze, aşırı alakasız bi yorum olmuş, öyle bi durum yok bizde.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
"anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde."

kimliğin arkasında yazıyor.

@rock n roll yazdığı düşünce olarak güzel ama çocugun bu bilince ulaşması zaman alabilir. ortaokulda lisede hunharca zorbalanabilir. "ne öyle kadın gibi iki soyadın var" gibisinden.


ileride büyüyecek, bir yere başvururken iki soyadını yazmak zorunda kalacak. sürekli bir ekstra uğraş, düzeltme, açıklama.

ailenizin soyadınızın devam etmesini istiyorsanız sizin soyadınızla olsun. iki soyadı çok angarya bir iş.
0
tabudeviren
(01.06.25)
Mahkeme ile oluyor, bence duygusal bir karar degil olmasi gerekeni yapiyorsunuz.
0
deckard
(01.06.25)
Biz de hanımla düşünmüştük amma lakin çocuğun adı portekiz adı gibi olacak diye vaz geçtik. Hele bir de belki iki ad koyarız diyorduk ama benden biliyor hanim; bütün eğitim hayatım boyunca ismim testlere sığmadı, bıktım. Ondan ötürü istemedik.

Neyse yani ben size şunu diyeyim; sizin açınızdan çok mantıklı. Kesinlikle anlarım ama çocuk açısından mantıksız olacak ve hayatına ekstra bir zorluk katacak. Hele bir de yurtdışında falan yaşasa vallaha iyice karmaşık oluyor (hintli arkadaşımdan biliyorum).

Umarım tek ismi vardır çocuğun.
0
logisticsmanager
(01.06.25)
Ortaokulda bir kız arkadaşımın iki soyadı vardı. Her sene başında bazı densiz öğretmenler sebebini sınıfın ortasında didiklerdi, kız artık bunalmıştı bu durumdan. Son karar sizin ama ben gördüğümü söylüyorum.
0
mirty
(01.06.25)
bence harika bir sey, acin davayi alsin sizin soyisminizi de. bir arkadasim evlendi, soyisimlerini beraber degistirdiler. kadinin soyismi x, erkeginki y olsun. hem kadin hem erkek tarafi, x-y seklinde aldi ikisi de yeni soyisimlerini.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.06.25)
Cocugunuz sizin gibi feminist olmayacak belki?
0
baldur2
(01.06.25)
okulda zorbalayacak olanlar gözünün üstünde kaşın var der yine zorbalar? 3 iqlu ilkokul ortaokul çocukları çocuğumu zorbalayabilir belki diye kendi düşünce ve isteklerime mi ket vurmalıyım? neden insanların düşük zekalı çocuklarından korkup endişe ederek yaşamalıyız ajsjsjsjs her bir soruda “çocuğun zorbalanır”. 40 yaşında da zorbalığa uğrayan insanlar var ve bunun çözümü zorbaların dikkatini çekmeme çabası olarak yaşam sürdürmek değil.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@baldur ayyyy feminist hamlesi de geldi :) bi sonraki çirkin, kedili ve mor saçlı olduğum mu olacak :)
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@beyfendi, soyadım devam etsin etmesin umurumda değil ki, amaç bu değil. kutsal, ayrıcalıklı bi soydan da gelmiyorum. babamın soyismi olduğunun da farkındayım.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Çocuğun pratikte yaşayacağı zorlukların hangi durumda rahatlıkla gözardı edilebileceğine dikkat çekmek istedim. Ailede soyadını taşıyacak başka kimse yoktur, o durumda ne uğruna olursa olsun çocuğum benim soyadımı da taşımalı denir, ben derim.

Baba piyasada yoktur, çocuğun doğumuna katılmak dışında hayatınızda hiçbir katkısı yoktur, bu durumda da ikinci soyadı makul ama "hem babasının hem benim soyadımı taşısın" söyleminizden babanın ortalıkta olduğunu anlıyoruz.
0
beyfendi
(01.06.25)
Çocuk zorbalanması muhabbeti baydı cidden. İki soyad zorluyorsa sadece sizinki olsun bence bu taleple gidin
0
ala09
(01.06.25)
Cift soyadli kadinlar surekli sorun yasiyor mu? Sorun yasama argumani biraz zorlama geldi, ilk defa bu cocugun sahip olacagi bir sey olmayacak ki bu.
0
ghilleinthemist
(01.06.25)
@ghilleinthemist, abicim çocuğun adı Ali Muhammed Yılmaz Erkanlıoğlu. Bak kısa, uzunumsu, orta, uzun isim ve soyad salladım. Lan sen çocuğuna bunu reva mı görüyorsun sırf doğurduğun için? Ali derler, Muhammed derler, Yılmaz soyadı ama onu da isim sanabilirler. Çocuk söylemekten sıkılır, sınıfta rezil olur. Uzun işte. Kime faydası var? Sırf burada anası bir şeylerin tatminini yaşamak için çocukla uğraşıyor. Keşke geleceğinin düşünse. Olan oldu. Sen evlenirken boşanabileceğini ve böylesi durumlara düşebileceğini öngörebiliyor olmalısın.
0
Shepard
(01.06.25)
ne bos yapildi ya. kadin size fikrinizi sormamis. doguran, bakan, büyüten kisi olarak soyismini vermek ve cocuguyla resmi olarak bir bagi olsun istiyor, yasal olarak oluru var mi diye sormus. siz ne düsünürsünüz, uygun bulur musunuz dememis. soruya verin cevabi gecin, her konu hakkinda fikir sahibi olmak zorunda degilsiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.06.25)
oncelikle 42e, bir oglum var, evliyim.

yasal olarak mumkunse babasinin soyadini siler kendi soyadimla devam ederim.

hamileyken ayrilmak nedir ya, oha diyorum. yemisim adamin soyadini, gelmisini gecmisini..
0
cooperr
(02.06.25)
soy ismi atadan gelen bir şeydir. bu da erkek spermi üremeyi sağladığı için hep erkek soyundan devam etmiştir. tüm dünyada da bu şekildedir. daha sonrasında soy adını yada adnını beğenmeyenler mahkeme yolu ile değiştirebilmektedir.

şimdi şahis fikrime gelecek olursak, bence öncelikle babanızdan gelen soy ismini değiştirin ve çocuğunuza da aynı soy ismini verin. erkek çocuğu için çift soy adı kullanması tam bir saçmalık bana göre. kız olsaydı evlenince üç soyadı mı kullanacaktı.
0
gercekdunya
(02.06.25)
(12)

evrim ve ejakülasyonla ilgili bi soru var kafamda

mark greg sputnik
dostlar iyi akşamlar,geçen arkadaşla konuşurken bi şey düştü aklıma. şimdi evrim kendi içinde "akıllı" bir mekanizma değil, daha ziyade "su akar yolunu bulur" olayı evet ama şunu düşündüm: diyelim ki biz genciz. sevişiyoruz yahut osbir delisiyiz diyelim, biyolojik olarak kabul görmüş/ortalama sayıla
dostlar iyi akşamlar,

geçen arkadaşla konuşurken bi şey düştü aklıma. şimdi evrim kendi içinde "akıllı" bir mekanizma değil, daha ziyade "su akar yolunu bulur" olayı evet ama şunu düşündüm: diyelim ki biz genciz. sevişiyoruz yahut osbir delisiyiz diyelim, biyolojik olarak kabul görmüş/ortalama sayılan değerden daha fazla boşalıyoruz.

bunun vücudu "bu zaten genleri aktardı" diyerek daha hızlı yaşlandırması gibi bir ihtimal söz konusu olabilir mi? sonuçta biyolojik olarak sistem biz çocuk mu yapıyoruz, dopamin bağımlısı bir eşşoleşşek miyiz bilemez. sistemden sürekli sperm çıkışı bi noktada bünyenin bi nevi "kendi misyonunu tamamladığı" sinyalini verebilir mi, hani bu artık olgunluğa erişti, fizyolojik görevini tamamladı, bu artık kanser de olur hasta da olur gebersin gitsin pezevenk tarzı bir dönüşüm yaşanır mı?

bi yandan en başta söylediğim gibi evrimin "akıllı" bir süreç olmadığını biliyorum, o açıdan bunun kendi başına bi fonksiyon olarak gelişmesi bana pek makul gelmiyor. öte yandan evrimsel biyolojik kodumuz aşağı yukarı belli... o yüzden aklıma gelmedi değil. örneğin bizim kodlarımızda "bin kez boşalma 30 yaş" şeklinde bir denge varsa, biz buna 20 yaşında ulaşmışsak vücudun hikayeyi daha ileri sarması, yaşlanmayı hızlandırması gibi bi durum söz konusu olabilir mi?

bunu kendimce araştırmayı denedim ama açıkçası ne yazacağımı bile bilemediğimden dolayı pek bi şey bulamadım. hala buralarda mıdır bilmiyorum ama özellikle evrim halkasi ve bu konuda bilgisi olan diğer duyurucular bildiklerini paylaşabilirse çok sevinirim.

söylediğim şey çok mu saçma sizce? yani bence yetişkin bir erkek için ejakülasyon önemli bi biyolojik gösterge açıkçası. belki bunu çok yaparsak sistemimiz "tamam biz başka bi yere aktarıldık zaten burada yapacak işimiz kalmadı" diyodur, olamaz mı?

ya da şöyle sorayım bunun için "olabilir, varsa bile biz bilmiyoruz" diyebilir miyiz yoksa bu tamamen mantıksız ve saçma bi düşünce mi?
0
mark greg sputnik
(07.04.25)
sacma. ama 31'i azalt yine de. psikoloji icin.
0
antikadimag
(07.04.25)
gerçekten saçmaysa azaltırım. haklılık payı varsa speedrun yapıcam ona göre.
0
🌸mark greg sputnik
(07.04.25)
O zaman çok ağlayan insanlar bir süre sonra gözyaşı da üretmemeli
0
grimavi
(07.04.25)
benim sorum sperm üretimiyle ilgili değil ki, vücudun "biz zaten salacağımızı saldık bu saatten sonra metabolizmayı fazla zorlamanın manası yok bu şafaktan sonra virüsle bakteriyle kanser hücresiyle biz mi uğraşcaz aq" demesiyle ilgili.
0
🌸mark greg sputnik
(07.04.25)
eger sadece ureme odakli bir organizma olsaydik dedigin olabilirdi. dedigin sey cok cok basit organizmalar icin gecerli olabilir. ama biz zaten bir yada birkac cocuk yaptigimiz zaman gen aktarimi konusunda doyuma ulasan bir turuz o yuzden bahsettigin turde bir omur etkisi sifira yakindir diyorum.

kamu spotu: elizabet candir, devamke.
0
cooperr
(07.04.25)
Dedigin ozelligin ortaya cikmasi icin asagi yukari soyle bi surec lazim:

Bazi insanlarda mutasyon sonucu bahsettigin ozellik minimal olarak ortaya cikar
Bu ozellik secilim baskisiyla cogunluk hale gelir ve sivrilir

Bu ozellik secilim acisindan nasil bir avantaj yaratiyor ki aktarilsin/sivrilsin?
0
ghilleinthemist
(07.04.25)
Evrimi bilmem de, Hint öğretilerinde böyle birşey var, ömrü uzatmak için az boşalmaya çalışmak gibi birşey.
0
parka
(07.04.25)
Sprem de terlemek gibi bir şey ya sıcaktan çok terledik o zaman kalori yakalım ne güzel
0
olaylar olaylar
(07.04.25)
Sorunun evrimle çok ilgisi yok aslında.

Evet, hayatlarında sadece bir kere üreyen ve üredikten sonra ölen canlılar var. Ahtapot türleri buna örnek verilebilir.

Evet sınırlı sayıda üremeyi kaldırabilecek canlılar da var, bazı örümcek türleri birkaç kez üredikten sonra ölebiliyor.

Bunun tersine çok defa ve çok sayıda üreyen canlılar da var.

Bu açıdan canlılarda görülen tek bir genel geçer üreme sayısından sözedilemediği doğru. Boşalma sayısı için böyle bir durum var mı çok bilmiyorum, ancak neticede olabilir. Doğada neredeyse her şeye bir örnek var.

Ancak insan ve (evrimsel açıdan sorduğunuz için örnek veriyorum) insanın yaşayan en yakın akrabası olan şempanze ve bonobo türlerinde seks zaten sadece bir üreme aracı değil, bunun yanında aynı zamanda bir sosyal ilişki kurma yolu. İnsan ki seks üzerine kurulu milyon tane kültürel olgu geliştiriyor. Haliyle bu tür bir popülasyonda boşalmanın hayat süresini olumsuz etkileme ihtimali daha düşük olmalı mantıken.

Sorunuzu görünce baktım şurada farklı farklı makalelere referans verilerek yazılmış bir yazı var. Makalelerden biri doğrudan boşalma sayısıyla biyolojik zarar arasında bir ilişki kurulamayacağını söylemiş.

www.medicalnewstoday.com
0
akhenaten
(07.04.25)
hepinize teşekkür ederim ama @akhenaten ayrıca teşekkür ederim, duyuru'da sorduğum bir soruya çok makul ve makaleli belgeli desteklemeli bir cevap almanın şokunu yaşıyorum, sağolun var olun.
0
🌸mark greg sputnik
(07.04.25)
Aynı mantıkla şu sistemi de kurabilirdin; "evrim sürecinin canlılara yüklediği görev 'türünün devamı'nı getirmek ve bu pezeveng (senin deyişinle :)) habire bosaldigi için demek ki çok başarılı, daha çok yaşasın"

Enteresan bir detay, urolog bir arkadaşım mastürbasyon bagimliliginin en azından prostat için olumlu olduğunu anlatiyordu 'pc kasları' hep çalışıyor (bkz: kegel egzersizleri) minvalinde.

(Ruhen ve manen yarattığı yıkım öyküsü tabii tartışılmaz)
0
makbur
(07.04.25)
Direkt sorunun cevabı değil ama incelemenizi öneririm. Boşalma sıklığı ve prostat kanseri ilişkisi:
www.health.harvard.edu
0
efx
(08.04.25)
(4)

Mülayim insana madununa zulmedersin denilmesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Kişi kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyeceğini biliyor ancak diğerleri müdürlük, liderlik pozisyonuna getirirsek altındakilere kötülük edersin diyorlar. Bu kişi mülayim kadınlardan hoşlanırım diyor, sana cazgır biri lazım yoksa onu sindirirsin diyorlar. Bu durumu yaşayan oldu mu? Sizce neden
Kişi kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyeceğini biliyor ancak diğerleri müdürlük, liderlik pozisyonuna getirirsek altındakilere kötülük edersin diyorlar. Bu kişi mülayim kadınlardan hoşlanırım diyor, sana cazgır biri lazım yoksa onu sindirirsin diyorlar. Bu durumu yaşayan oldu mu? Sizce neden böyle oluyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.03.25)
ben soruyu anlamadım
0
abelardo
(12.03.25)
başlıkta "madununa" yazmış, herhâlde orası "kadınına" olacak. Eğitimi kıt arkadaşımızın sorusunu Türkçe'ye çevireyim, diğer yazarlar da yanıt yazabilsin.

Mülayim karakterde bir kişinin iş yerinde terfi edilmesi ve bir anda ona bağlı çalışanların olması; o kişinin altında çalışan kişilere kötü davranması sonucunu doğurur mu? Yine ek olarak mülayim karakterdeki erkek, mülayim karakterdeki kadınlardan hoşlandığını dile getirse de, çevresindekiler ona "baskın karakterde bir kadın olmazsa, sen kendini üstün görüp, ona karşı ezici bir tavır yapabilirsin" diyorlar. Bu konuda ne dersin diye soruyor.

****************

Benim yanıtım şu, hem sen, hem de çevrenizdekilerin bi' şeyden haberi yok. Bu işlerin formülü de yok, mülayimlik denilen bir kavram da yok.

Ama şurası kesin. Cahilin eline güç verilirse, cahil zulüm eder, çünkü sonuçlarını hesaplayamaz. Seni cahil olarak gördükleri için, sana güç vermekten kaçınmışlar, çünkü senin karakterinde bazı sorunlar görmüşler. Hatta dominant bir kadın sevgilin olmazsa, sen kadına şiddet bile gösterirsin maazallah demişler. Bi bildikleri vardır diye düşündüm.
0
sinematematikci
(12.03.25)
çeviri için teşekkürler :)
sakin, uyumlu insanlar altında çalışanlara veya mülayim kadınlara kötülük etmez, sindirmezler.
ancak ezik ve kompleksli insanlar kendinden güçlü gördüklerine ezilip, kendinden zayıf gördüklerini ezebilirler.
bana aşağıdaki seçenekler doğru cevap gibi geldi:
1* çevredekiler bu kişinin mülayim değil ezik ve kompleksli oldugunu düşünüyorlar. bazı olaylar bu kişinin karakterinin bozuk oldugunu düşündürmüş olmalı
2* müdür yapmamak için bahane arıyor olabilirler. başka sebeplerde dolayı müdür yapmak istemiyorlar ve bu saçma bahaneyi öne sürüyorlar
3* hem sen, hem de çevrenizdekilerin bi' şeyden haberi yok +1
0
abelardo
(13.03.25)
madun diye bi kelime varmis asagida olan, ast demekmis. neyse konu o degil tabii, kisi kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyecegini bildigini iddia ediyorsa, boyle bi feedback geldiginde hic sorgulamaya girmiyorsa, ve "mulayim kadinlardan hoslanirim" diye ozellikle belirtiyorsa buyuk ihtimalle yetkiyi suistimal edecek, kadini sindirecek biridir. zaten sorulariniza bakinca weirdo oldugunuz da ortada. muhtemelen asagilik kompleksli, dark triad patternlerine sahip ve kabul gorme endisesiyle nice guy gibi davranan ama yetersiz iq/eq sebebiyle bunu yeterince iyi gizleyemeyen birisiniz. bundan dolayi boyle oluyor.
0
ghilleinthemist
(13.03.25)
(13)

dacia sandero stepway vs yaris cross hybrid

ghilleinthemist
1.2 milyon ve 1.6 milyon gibi bi fiyat farki var. ilk arabam olacak. aradaki bu farka deger mi sizce? arada bir kampa/ormana gideyim falan istiyorum. o yuzden bu suv'umsu biraz yerden yuksek bi model almak istiyorum.
1.2 milyon ve 1.6 milyon gibi bi fiyat farki var. ilk arabam olacak. aradaki bu farka deger mi sizce? arada bir kampa/ormana gideyim falan istiyorum. o yuzden bu suv'umsu biraz yerden yuksek bi model almak istiyorum.
0
ghilleinthemist
(08.03.25)
Aradaki farka değer. Toyota nere dacia nere. Skoda kamiq de düşünebilirsin. İkinci el dersen daha farklı alternatifler de bulunur. Ama dacia alma o paraya değmez.
0
rodeocu
(08.03.25)
araba isinden hic anlamiyorum, cevremde anlayan da yok. o yuzden ikinci elden cekiniyorum.
0
🌸ghilleinthemist
(08.03.25)
dacai sandero o markanın en alt modeli, hatta top gearda sandero ile dalga geçtikleri birçok bölüm var, araç o kadar kötü ve boş. tabi eğer şirket aracı, servis aracı olarak alıyorsan bakımı ucuz olsun, yolda bırakmasın ama konfor ve lüks beklemem diyorsan alınır.

1.6 milyona yaris crosstan başka seçenekler de olması lazım. arada kampa ormana gideyim dediğin konuda ise herhang bir sedan-hatcback araç da zaten orman yolunda gider. suv olmasının bir avantajı yok. veya yaris cross ile çamura, off road yerlere giremezsin. girersen de kalırsın.
0
orpheus
(08.03.25)
Dacia grubu ncapten dahi geçemiyor. Artık günümüz teknolojilerinde çok sıkıntı olmaz ama güvenlik önemli.
0
mikahakkinen
(08.03.25)
corolla dusunuyordum aslinda, ama o sanirim normal sedanlar'dan da daha alcakmis. 1.6 milyona cikabiliyorum ama cikmamayi tercih ederim. eger yaris ya da baska bi hb/sedan daha ucuza isini gorur derseniz ona da bakabilirim.
0
🌸ghilleinthemist
(08.03.25)
formul çok karışık değil.

sorunsuzluk arıyorsan japon arabaları ilk tercih olmalı. çok fazla konfor ve hacim aramıyorsan B sınıfı araçlar daha uygun fiyatlıdır. orta halli bir araç bakıyorsan C sınıfı bir sedan ya da hatchback optimum dengeyi verir. hacim ve konfor arıyorsan D sınıfı araçlar idealdir bmw 520D, peugeot 508 gibi.

motor seçerken de eğer yılda 20-30 bin km yapmıyorsan dizel almanın bir esprisi yok. dizel araç hem alırken daha pahalı hem de işletme esnasında daha masraflıdır. benzinli motorlarda da yeni nesil ufak hacim turbolar epey gelişti. ama düz 1.4 7-80 beygir araçlar bence alınmaz.
0
orpheus
(08.03.25)
Avrupa'da 2024 yılının en çok satan arabasına 2000 model uno muamelesi yapmak bence garip. 15 seneki dacia ile şu anki Dacia arasında daglar kadar fark var.

Dacia ncap sikintilarindan biri gerekli teknolojileri zorunlu tutmamasiydi. Artık onu da tutuyorlar (bu teknolojileri istemeyen milyonlar var. Misal otomatik fren, misal hız sınırı geçince otmesi, serit takip vs).

Ben Dacia çok seviyorum. Araba zaten vites ve motor olarak Renault kullanıyor. Yani senede neredeyse 300 bin satan arabaya dünyanın en kötü muamelesi yapmak bence mantıklı değil. Şu an çıkan herhangi bir araba 5-6 sene önceki arabaların yüzde 90indan daha iyidir. Bu noktada dacia alirsaniz sanslariniz;
Çok uzul servis ve parça. Parça sıkıntısı cekmemek çünkü renault.
Iç kalitesi vs tabiki yaris seviyesinde olamaz.

Topgear denilmiş;
www.topgear.com
8/10

www.topgear.com
6/10

carwow'da misal yaris 9/10 sandero 8/10 demis.

yani caninizin istedigini alin tabi de dacia'dan gereksiz yere korkmayin.
0
logisticsmanager
(08.03.25)
Bu arada şunu da söyleyeyim; suvumsu demek rahat rahat böyle offroad takılırım demek kesinlikle değil. Piknik alani gibi yere gidecekseniz çok özel yüksek arac almaya gerek yok zaten. Yok harbiden böyle direkt yol gibi olmayan yerse bence sıkıntı.

Ben olsam böyle amaclarim varsa zaten dacia bakarım çünkü boşuna daha pahali araca zarar verme riskini almmam. Ikisi de sizin istediginiz amac için yapilmadi.
0
logisticsmanager
(08.03.25)
trail kosusu, dagcilik vs. ile ilgileniyorum. o yuzden komple offroad sayilacak yerlerde dehset seyler yapmayacagim ama azicik yolun bozuk oldugu yerlerde girerken de endise etmek istemem. hatta araba almamin major sebebi de boyle etkinliklere gitmek. belki beklentim ya da beklentimle baktigim araclar sacma olabilir bu arada dedigim gibi ilk kez araba alicam :D

daha once is icin dacia duster kullanmistim, onunla arazide test yapmaya gittigimizden bana gore oldukca zorlayici sartlarda gayet iyi performans vermisti. o da vardi aklimda ama onun otomatik hali artik iyice pahali kaliyor.
0
🌸ghilleinthemist
(08.03.25)
Ben olsam ilk araç+ bu tarz istekler varsa ikisi arasında Dacia alırım ki acimam. 1.6 milyon verdikten sonra rahat rahat oralara girebilir misiniz bilmem ki ek olarak bu tarz ortamda ikisi arasında bence hiçbir fark olmaz.

Suzuki vitara falan da bakabilirsiniz, Türkiye piyasasını bilmem tabi.
0
logisticsmanager
(08.03.25)
hmm suzuki'ye bakmamistim simdi baktim ama 1.7m civarinda... o kadar yukselmesem daha iyi olur benim icin. tesekkurler!
0
🌸ghilleinthemist
(08.03.25)
Abi sen bir ara sor gene. Sırf websitesine bakma.
Bir de ne kadar kullanacaksin o da önemli. Senede 10 bin kullanacaksin diye çok seksi bir şey almaya gerek yok misal.

Bu arada bir diğer fikir de 2023-2024 model falan yetkili bayiden ikinci el alabilirsin. Misal duster var;
shbd.io

Al bunu acimadan kullan misal.
0
logisticsmanager
(08.03.25)
İlk arabanmış, bence ikinci el 4x4 duster lara bi bak. Offroad da yaparsın, hiç gözün arkada kalmaz hem.

İlk araba için sıfır bana hep mantıksız geliyor.
0
antihero
(10.03.25)
(4)

kira/maaş oranı

the guy from batman
sizce ne olmalı? sizin kiranız maaşınızın kaçta kaçı? teşekkürler
sizce ne olmalı? sizin kiranız maaşınızın kaçta kaçı? teşekkürler
0
the guy from batman
(13.02.25)
ben 4 de birinden fazla vermeyi fazla olarak goruyorum, house poor durumuna dusmemek icin

genel yargi 3 de biri seklinde
0
cairo
(13.02.25)
3te1'i geçerse huzursuz oluyorum.
ama bu artık bazı insanlar için 1/2 bir orana kadar yükseldi.

4te1 5te1 gibi bir oran bende şuan.
işimi kaybetme ihtimalim var. bakalım ne olur öyle bir şey olursa.
0
biseysorcaktim
(14.02.25)
%15 su an benim. %25 limitim.
0
ghilleinthemist
(14.02.25)
1/3 max olmali.
0
cooperr
(14.02.25)
(4)

koşu bandı hk

sizofren06
merhaba suserler :)koşu bandında koşarken kalp atışım 150lere geliyor bu şekilde 5 dakika falan koşuyorum sağlığa zararı var mı 150de 5 dakika kalp atışıyla koşmak.? kalp krizi falan geçirmem demi?
merhaba suserler :)
koşu bandında koşarken kalp atışım 150lere geliyor bu şekilde 5 dakika falan koşuyorum sağlığa zararı var mı 150de 5 dakika kalp atışıyla koşmak.? kalp krizi falan geçirmem demi?
0
sizofren06
(14.08.24)
Kalp krizi geçirmeyeceğinin garantisi kimse veremez ama ben diz sinoviyal sıvı kaybının garantisini verebilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.24)
150 nabiz da 5 dakika da eger kardiyovaskuler bir rahatsizliginiz yoksa problem olacak seyler degil.
0
ghilleinthemist
(14.08.24)
Az önce 178 gördüm, ölmedim
0
salihdt
(14.08.24)
kaç yasında olduguna göre değişir. kaç yaşındasın
0
abelardo
(14.08.24)
(8)

Bisikletle bu kadar kilo vermek normal mi?

hayirsiz
Mayıs ayının sonunda bisiklet sürmeye başladığımda 68-69 kiloydum. Bugün tartılayım dedim, 63.5 kiloya inmişim. Günde 45 dk, her gün sürdüm. Sanki çok fazla kilo vermişim gibi geldi. Normalde akşamları da bir öğün yerdim ama bisiklete başlayınca onu kestim, sanırım ondan oldu.Sizce normal mi?cinsiye
Mayıs ayının sonunda bisiklet sürmeye başladığımda 68-69 kiloydum. Bugün tartılayım dedim, 63.5 kiloya inmişim. Günde 45 dk, her gün sürdüm.

Sanki çok fazla kilo vermişim gibi geldi. Normalde akşamları da bir öğün yerdim ama bisiklete başlayınca onu kestim, sanırım ondan oldu.

Sizce normal mi?

cinsiyet erkek, yaş 32
0
hayirsiz
(14.08.24)
Her gün 45 dakika kardiyo yapıyorsunuz, üstüne kalori kısıtlamasına da gitmissiniz.ayda 1.5-2 kilo vermişsiniz gibi görünüyor. Bana gayet normal geldi.
0
fraise
(14.08.24)
tabi ki normal aralıklı oruç yaparak 1 haftada 4 kilo verdim.
sende bir nevi aralıklı oruc + spor yapmıssın
0
sizofren06
(14.08.24)
Sporla kas kaybı sporla yağ kaybından çok daha kolay gerçekleşen bir süreç ve bu yolla kilo kaybı, özelikle düşük kalori ve düşük protein alınıyorsa, yağ kaybını da içeren ama çoğunlukla kas kaybı olan bir kilo kaybını gerçekleştirebiliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.24)
sadece bisiklet kullaninca ortaya cikan kilo verme semptomu olan ozel bi hastaliginiz oldugunu mu dusunuyorsunuz anlamadim. normal tabii ki
0
ghilleinthemist
(14.08.24)
üç aydır her gün 45 dakika kardiyo
üstüne akşam yemeğini kesmek = yaklaşık 700 kalori eksiği

5 kilo vermek gayet normal.
0
abelardo
(14.08.24)
45 dk bisiklette kendinizi paralamıyorsanız bence nedeni bisiklet değil akşam yemeğini atlamanızdır. Koskoca bir öğünü silip atmışsınız. Daha ne olsun. Kas da çalışmadıysanız hem yağlardan hem kaslardan hızlı bir düşüş kaçınılamaz.
0
zimbirik
(14.08.24)
zamanında sabah 25 akşam 25 ayda 1200km civarı yol yapıyordum. gençlik hariç sıfır göbekle gezdiğim tek zamanlardı. uzun lafın kısası evet normal.
0
lazpalle
(14.08.24)
normal.
ben de gym'e başlamadan evvel şöyle bir program izlemiştim: 45 gün bisikletle ulaşım (hafif tempo, ortalama 30 dk) + evde kaslara dönük hafif ağırlıklarla egzersiz + alkolü kesmek + yağsız/protein ağırlıklı beslenme = sonuç olarak 9 kilo kayıp. bunları bilinçli yaptım, üstüne de şimdi gym'de tam vücut çalışmaya başladım.
sizin kilo kaybınız da normal.
fakat sadece bisikletle muhtemelen kas kaybı da yaşadığınız için biraz antrenman işinize yarar.
0
helios
(14.08.24)
(17)

Yeğenimin Okul ve Gelecek Hayatındaki Dönüm Noktası

parcaliham
Fransız lisesinde okuyan kadın yeğenim lise sınavına girdi, çıktı. Sonuçlar geldi ve kendisi iki tercih arasında kaldı.1) Türkiye'de özel bir üniversitede mimarlık. Yüzde 50 burs. Aile yanında yaşayacak.2) Nice'de kimya bölümü olan bir okul. Okul parasız (ya da tam burslu). Okula yakın bir kampüste/
Fransız lisesinde okuyan kadın yeğenim lise sınavına girdi, çıktı. Sonuçlar geldi ve kendisi iki tercih arasında kaldı.

1) Türkiye'de özel bir üniversitede mimarlık. Yüzde 50 burs. Aile yanında yaşayacak.

2) Nice'de kimya bölümü olan bir okul. Okul parasız (ya da tam burslu). Okula yakın bir kampüste/yurtta kalacak. Oradaki kalma ve tüm masraflarını ailesi karşılamaya hazır.

Türkiye'de kalmayı seçerse sadece okul masrafı, Fransa'daki tüm masraflarından daha fazla olacak.

--

Yurtdışında yaşayan birisi olarak (Fransa değil) kendisine Fransa'nın çok daha iyi bir tercih olduğunu, eğer istemediği bölüm ise de daha sonra gittiğinde ikinci senesinde geçiş yapabileceğini anlatmaya çalıştım. Bu şartlarda Türkiye'de kalmaması gerektiğini söyledim.

Sanırım biraz çekingen yapıda olduğu için (ben de o yaşta öyleydim, çok anlıyorum onu) Fransa'ya gitmek istemiyor. Ve Fransızcasının da yeterli gelmeyeceğini düşünüyor sanırım.

Bu sabah Türkiye'de kalmak istediğini ve böyle bir karar verdiğini söyledi.

Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. Ama kendisine bunu anlatmakta güçlük çekiyorum.

İzninizle size iki soru soracağım ve cevaplarınızı akşam kendisine filtresiz olarak göstereceğim.

1) Siz iki seçenekten hangisini seçerdiniz?
2) Kısaca neden bu seçeneğinin daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz?

Lütfen yardımcı olun.

Bence hayatının çok önemli bir karar aşamasında kendisi ancak farkında değil.
0
parcaliham
(27.07.24)
Yeğeninin kararına hatalı olduğunu söyleyecek konumda değilsiniz diye düşünüyorum. Kendisini öyle mutlu hissedecekse öyle olsun. Kendi koşullarınız ile onun koşullarını karşılaştırmayın
0
Cezcez
(27.07.24)
Öncelikle üslubunuz çok güzel. Ayrıca doğru düzgün soru görmeyi de özlemişiz, yoksa burayı onedioya çevirecekler.

Yeğeniniz tabii ki Fransayı seçsin. Hem kendi için, hem gelişimi için hem de vizyonu için çok ama çok şey katar, özellikle söz konusu ülke Fransaysa.
Çekinceleri, korkuları olması normal, ama bu durumun sadece geçici olduğunu iyice idrak etsin. Zaten artık mesafe diye bir şey kalmadı teknoloji sayesinde. Çekinmesin gerek yok.
Bahtı güzel olsun, tebrik ederim.
0
numlock
(27.07.24)
Nice.

Çünkü birinci seçenek issizlik. Özel üniversiteden mezun mimarlarla konussun zaten anlar düşeceği hali. Harbiden sıkıntı bir durum .

Fransa'da tabiki daha iyi olacak çünkü; üniversite sonrası iki sene mi ne çalışırsa vatandaşlığa başvurur.
Onun dışında mezun olunca Fransa'da çalışmak zorunda da değil misal.

Illa nice ve kimya mi olacak?

Bence asıl sorun Türkiye'de yüzde 50 özelde mimarlik. Bunun geleceği genelde kötü.
0
logisticsmanager
(27.07.24)
Kaygınızı anlıyorum ama bence 18-19 yaşında bir bireyin bu seçimi internetteki anonim insanların şurası olsun, burası olsun yorumlarına gerek duymadan yapması daha önemli.

Bu anlamda "hangisini seçersiniz" sorusu bence çok anlamlı değil. Biz internette herhangi bir şekilde bir bedele katlanmadan "Nice güzel yer ya" diye yazıp Fransa'yı geçebiliriz. Halbuki mimarlık ile kimya gibi iki birbirinden oldukça uzak bölüm ve Türkiye ile Fransa gibi alakasız iki ülke arasında seçim yapmaya gelip bunlar neticesinde hayatı şekillendirmeye gelince o kadar kolay olmayacaktır.
0
salihdt
(27.07.24)
yurtdışına gidip (uk) orada üniversite hayatına adapte olamadan tr’ye dönen ve burada devam edip bitiren birkaç arkadaşım var. ben olsam nice’i seçer ve bölüm değiştirirdim ama depresyona girip batırma ve tamamen bırakma ihtimali de var.
0
deartheodosia
(27.07.24)
Öncelikle düşüncelerini paylaşanlara, cevap verenlere çok teşekkür ederim.

Eksiduyuru'yu amacına göre kullanmaya çalışıyorum. Zamanla unutulmuş olabilir ancak burası insanların fikirlerini aldığımız, tartıştığımız ve düşünceleri tarttığımız, önerileri değerlendirdiğimiz bir yer.

Yeğenim buradan birisi Fransa'da oku ya da Türkiye'de kal dedi diye karar vermeyecek tabii ki de ancak belki de burada yazılanlar çemberinden çıkmamış birisi için artılar ve eksiler olarak düşünmesini sağlayacak şeyler verecek. Nasıl bilemediğimiz bir durumda kaldığımızda buradaki farklı düşüncelerden ve tecrübelerden yararlanıyorsak, aynısı olacak.

Cevap verenlere çok teşekkür ederim.

Başka cevapları ve varsa kişisel tecrübeleri merakla bekliyorum.
0
🌸parcaliham
(27.07.24)
Merhaba, tebrik ediyorum yeğeninizi. Yaptığı seçimi netleştirir misiniz; Türkiye-Fransa arasında Tr' mi, yoksa mimarlık-kimya arasında mimarlık mı?
0
from where i ride
(27.07.24)
Neden nice'te baska bolum olmuyor onu anlamadim. Kimya ve mimarlik cok ayri branslar. Hangisini istiyor? Mimarliksa neden fransada o secenek uzerinde durulmuyor?
Bir de sadece lise okuduysa Fransizcasi yeterli de gelmeyebilir bunu yabana atmayin. Bunu cevremde cok gordum. Fr lisesi diye sular seller gibi ogrenmiyorlar.

Bence bir sene fransada dil okuluna gitme secenegini de dusunun. Yabancilarin gap year dedikleri seyi yapsin iste. Kafasini toplar, ne istedigine en azindan su ankine gore daha iyi karar verir.

Turkiyede mimarlik da okuyabilir ayrica. Kalmadi artik vakif-devlet uni olayi. Para oldugundan iyi hocalar zaten ozellerde oluyor ve bunu artik herkes farkinda. Ha gidip de nisantasi uniyi yazmasin tabii. Vakif universitesi kavramini ilk baslatanlardan biri olsun.
0
Kittie
(27.07.24)
meslek secimi cok sikintili ya. mimarlik ve kimya apayri bolumler. ve isin kotusu 18 yasindaki bir insanin bu mesleklerin ne oldugunu degerlendirme sansi yok. bilemez yani.

turkiye ve fransa'da okumak noktasinda fransa daha cazip geliyor kulaga.

ama "Türkiye'de kalmayı seçerse sadece okul masrafı, Fransa'daki tüm masraflarından daha fazla olacak." bunun dogru oldugunu sanmiyorum. 4 sene fransa'da yasama, konaklama masraflari okul masrafindan ucuz olamaz. bahcesehir mimarlik'a baktim %50 ile 300 bine geliyor. 4 senede 35 bin euro yapar ki fransanin bunun altinda kalmasi mumkun degil. ustune oradaki okula da harc odeyecek muhtemelen cuzi de olsa.

bence " eğer istemediği bölüm ise de daha sonra gittiğinde ikinci senesinde geçiş yapabileceğini anlatmaya çalıştım" bu kisim cok daha onemli. eger gercekten bu imkan varsa cok degerli. burada mimarlik'ta kalacak ve gercekten mimarlik'in ne oldugunu biliyor mu? ailede mimar var mi bunlar onemli.
0
antikadimag
(27.07.24)
Fransizlar çok irkçi bir millettir bunuda goz onune alabilirsiniz
0
Zetnikov
(27.07.24)
Madem bu muhabbet başladı en azından Fransa'da yaşayan biri olarak yazayim; Fransa'da 7 yılım olacak. Yakın arkadaşlarım yabancı. Galiba sadece biri polis tarafından bir kere durdurulduğu için sorun yaşadı, onun dışında sorun yaşamadı, hepimiz mutluyuz (totalde iki Türk, 3 fasli, bir hintli var yani tam da ırkçılık yapmalik bir grup).
Fransa'da dağ köyünde yaşıyorum. Totalde de 4. Yaşadığı şehir oluyor galiba. Hala meşhur ırkçılığı merak ediyorum yani, bana da böyle denirdi bir kere spor salonunda birinin "dedemi Ermeni soykırımında oldurmusler" gibi boş muhabbeti dışında garip olay da yaşamadım. O yüzden bunlardan korkup gelmeme yapmasin kimse (ya da yapsin tabi bundan korkup gelmeyecek kişi zaten yurtdışında yapamaz).
0
logisticsmanager
(27.07.24)
Ben amacı net olmayan birini okudum yazdıklarınizda. İs kaygısı doğal elbette geleceği olmayan bölüm seçmesin, ancak okul bitene kadar ne Fransa'da kimya bölümü mezunlarına ne olacagi ne Turkiyede mimarlık bölümü mezunlarına ne olacağı belli değil.

Fransa'ya gitsin de, yaşayacağı olasi adaptasyon problemlerini kendi çözmek durumunda kalacak, onu da hesaba katın teşvik ederken.

Bir de, mimarlık ve kimya dışarıdan birbirine oldukça alakasız görünüyor, yegeninizin spesifik bir ilgi alanı yok mu? Ya da mesela konu mimarlık (tasarım?) İse mesela Fransa'da ilgili başka okullara giremiyor mu
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
@arbre, fransız liseleri öyle ahım şahım okullar değil, mezunlarının arasında burslu lisans kazanan neredeyse yok. geçişle fransa’ya ya da galatasaray’a girenler falan oluyor da yani kızın durumu çok normal, başarısız falan değil.
0
deartheodosia
(27.07.24)
adaptasyon icin ne kadar erken yasta giderse her sey o kadar kolaylasir. ama baska bolum:')
0
ala09
(27.07.24)
1000 tane tercihim olsa 1000 tanesini de TR disinda medeni bir ulkeden yana kullanirim. Adaletin olmadigi yerden gitmek Hz Muhammedin yaptigi gibi hicrete es degerdir. Ulke cayir cayir yaniyor. Ama ates dustugu yeri yakiyor iste.

Ama yegeninize verecegim tavsiye eger gitmekten emin degilse, supheleri varsa gitmesin. Verdigi kotu kararlar da onu bilgelestirecektir. Onun disinda Kittie +1
0
krmzbvl
(28.07.24)
babası müteahhit değilse mimarlık yazılmaz okunmaz artık.
0
titanyum22
(28.07.24)
1) bu secim o kadar buyuk ve onemli bir secim degil.
2) bu secim o kadar yanlis da degil. en basitinden logisticsmanager irkcilik olmadigini soylemis de, 7 yilda fransa'da arkadas grubunun 2 turk, 3 fasli, 1 hintli olmasi normal mi sizce? ve irkcilik gibi bir problemin disinda 18 yasinda oraya gitmek istememek cok garip degil. yegenlerim italya'da universiteye baslamislardi ve oradaki okullarini birakip geri donmeye karar verdiler mesela, yapamadilar cunku. bu tarz seyleri 18 yasinda yapmak kolay degil.
0
ghilleinthemist
(28.07.24)
(2)

Tam yeni bir işe baslayacakken daha iyi bir teklif almak.

sonhakan
Evrakları teslim ettim aybaşı baslayacakken çok daha iyi bir teklif geldi. Vazgeçersem bir yaptırımı olur mu?
Evrakları teslim ettim aybaşı baslayacakken çok daha iyi bir teklif geldi. Vazgeçersem bir yaptırımı olur mu?
0
sonhakan
(21.07.24)
ilk iki ay icinde istedigin gibi istifa edebilirsin sozlesme imzaladiysan bile, onlar da seni cikarabilir zaten.
0
ghilleinthemist
(21.07.24)
İlk 2 ay içerisinde ihbarsız ve sebepsiz bir şekilde istifanı verip işten ayrılabilirsin.
0
nawar
(22.07.24)
(3)

günlük proteinin tamamını antrenman önce yersek ne olur

olaguerr
ağırlık antrenmanından geç çıktığım için yemek istemiyorum malum gece yemek zararlı. kasa o kadar gerilimi verdikten sonra aç yatmak sorun mudur? bununla ilgili yayın var mı
ağırlık antrenmanından geç çıktığım için yemek istemiyorum malum gece yemek zararlı. kasa o kadar gerilimi verdikten sonra aç yatmak sorun mudur? bununla ilgili yayın var mı
0
olaguerr
(21.07.24)
Spor sonrası bir adet proteinli süt iç 25-30 gr almış olursun kalorisi de 200-250 falan anca mis gibi.

Yani aslında olay saat kaçta yediginiz değil de günlük yeme içme. yani kisi gunluk macrolari duzgun almiyorsa sirf antrenman sonrasi yedi diye iyi olmayacak. Ama en en en optimal sonuçlar için spora gitmeden biraz carb protein spor sonrası carb protein en ideali gibi. Ama hayatimizin her yerini bu kadar ideal yasiyor muyuz? Ben yaşamıyorum. O sebepten bu kadar kafa yormam, yapabiliyorsam yapıyorum.

Günlük kg*1.2 gr protein aldığın sürece acayip kafa yormaya gerek yok. Yani size olacak negatif etkisi kafaya takilacak bir şey değil.

Bu arada ben olsam denerim :) antrenman yapıp sonra yemeyin. Ertesi gün kötüyseniz vs o zaman bir değişiklik lazım.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
Bu arada denildiği gibi elimizde net bir "gece yemek zararli" verisi yok. Obezite ile eslestirilmis de yani arastirmaya bakilirsa kisilerin günlük kalori intake bakilmamisti yanlis hatırlamıyorsam. Ha ama misal bazı kişilerde acid reflux yapıyor. Bir de bazilarinda uykuya etkisi var. Bende yok misal.

Bence gece yemek kötüye kendiniz karar verin çünkü asıl o konuda net bir veri yok.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
bu kadar mikro optimizasyona gerek yok, gunluk makrolari tutturdugunuz surece kacta yediniz kacta spor yaptiniz pek muhim degil. gece yemek konusu da kisisel bi mevzu dendigi gibi. ben mesela bi sikinti yasamiyorum ama yine de uykudaki dinlenme kalitemi dusurdugune "inaniyorum" o yuzden yemiyorum. baskasi boyle hissetmiyodur yer mesela.
0
ghilleinthemist
(21.07.24)
(4)

Normal Üniversite Mezunu Birisi Aselsan/Roketsan'a Giremez Mi?

depresif çocuk
Normalden kastım, orta veya ortanın altı seviyedeki üniversitelerden mezun olanların buralarda işe başlamasının bir yolu yok mu?Çünkü bakıyorum da hiç iş ilanları yok. Nasıl ve nereden işe alıyorlar bu mühendisleri merak ediyorum. İki şirket de genel başvuru alıyor. Sonra ne arayan var ne de soran.
Normalden kastım, orta veya ortanın altı seviyedeki üniversitelerden mezun olanların buralarda işe başlamasının bir yolu yok mu?

Çünkü bakıyorum da hiç iş ilanları yok. Nasıl ve nereden işe alıyorlar bu mühendisleri merak ediyorum. İki şirket de genel başvuru alıyor. Sonra ne arayan var ne de soran. 9 yıl tecrübem var ve gerçekten alanımda çok iyiyim. Üniversitem kötü olsa da iş hayatında kazanılmış bir sürü başarı, dahil olunmuş projeler var. 10'a yakın akademik yayın var vs...

Ancak o ilk görüşmeyi bir türlü yapamadık.
0
depresif çocuk
(21.07.24)
aselsanın linkedinde tonla iş ilanı var.

işe alım kriterlerini sağlıyorsan girebilirsin.

www.aselsan.com
0
jelly bear
(21.07.24)
Tanıdık olduğu sürece heryere girersin, aselsan'da özellikle kendim çok şahit oldum.
0
mirty
(21.07.24)
aselsan'dayken iyi okullar disinda pek kimseyi almak istemiyorduk.(bar dusuyordu gitgide yurtdisina gitme akimi yuzunden belki artik degismitir) ama bizimki baya teknik bi pozisyondu, belki daha az teknik alanlarda olabilir. zaten ben girerken oss siralamasina endeksli bi puan sistemi vardi, orada yeterli puan almayan basvuru bile yapamiyordu. ya da basvurusu dikkate alinmiyordu.
0
ghilleinthemist
(21.07.24)
yeterince nufuzlu tanidigin varsa aselsan'a genel mudur bile olabilirsin.

www.linkedin.com
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
(17)

Mesai arkadaşı ile araç sorunum 2

Fritz-X
ilk konum https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1576602/mesai-arkadasim-ile-arac-sorunuBu arkadaş geçen hafta yeni sıfır araç aldı. Kaskosu vs ruhsatı tam evinin önünde araç şuanAkşam mesaj çekti yarın bir arkadaşını yol üstünden alabilir miyiz diye. Baştan sandım kendi aracı ile gideceğiz meğe
ilk konum www.eksiduyuru.com

Bu arkadaş geçen hafta yeni sıfır araç aldı. Kaskosu vs ruhsatı tam evinin önünde araç şuan

Akşam mesaj çekti yarın bir arkadaşını yol üstünden alabilir miyiz diye. Baştan sandım kendi aracı ile gideceğiz meğerse yine benim araç ile. Herneyse sinirlendim ama belli etmedim. Tamam yarın sabah hallederiz dedim.

Daha ne kadar yüzsüzlük olabilir. Onun arkadaşını alacak, sıfır aracı var ve benim araca binip ise gideceğiz.

Bayrama kadar sabredip sıktır çekicem. İçime atamadım yazdım.

Bu yapılan yüzsüzlük değilmi?

Aracı çok borçlanarak aldığını söyleyip durdu geçen hafta. Bana mı güvendin borclanirken düşük model alaydın o zaman.

Gece gece sinirlenmekte haksız miyim
0
Fritz-X
(09.06.24)
Artık onun da arabası var hemen yarın yoldayken arkadaşınıza "artık senin de araban var, bir hafta senin arabanla bir hafta benim arabamla gider geliriz" demeniz gerekiyor. Lütfen artık sesinizi çıkartın.
0
pispinti
(09.06.24)
onceden de araci varmis zaten, durum degismemis ki? hataniz basta para vermek istediginde, sonradan benzin almak istediginde oyle ya da boyle engellemeniz. kendi kendinize kurulacak bir sey de yok, acikca konusun, utanilacak bir mevzu degil. kendi kendinize dert yaratmissiniz valla.
0
ghilleinthemist
(09.06.24)
Neden bu kadar uzun süredir tepkini göstermiyorsun? Adam seni servis şoförü yapmış işte
0
Yılmaz920
(10.06.24)
Hocam cok pasifsiniz. Konusarak cok cok kolay anlasilacak konuyu siktiri cekme noktasina siz getirdiniz. Adam para vereyim dedi almadiniz, benzin koyayim dedi “oradan olmaz su benzinlikten alalim” demediniz. Eleman araba aldi, senin aracla da git gel yapalim demediniz. Surec boyunca “aslinda sen bana katildigin gunler icin benzin parasini bolusebiliriz” demediniz.

Simdi gelmis siktiri cekicem diyosunuz. Yapilmasi gereken ilk sey bu mu sizce? Bosa kurulmayin diger elemana.
0
zimbirik
(10.06.24)
Yapman gereken:

O: Yarın bir arkadaşı yol üstünden alabilir miyiz?
Sen: Olur tamam ona göre erken inerim ben. Kaçta alırsın?
0
nawar
(10.06.24)
hocam ilk yazdığını okuyup sinir olmuştum. son durumu okuyunca daha da sinir oldum. ver şunun telefonunu arayıp saydıralım. ama suç sende.
0
scudman1
(10.06.24)
Kendi kendine asla vazgeçmeyecek bundan emin olabilirsin.
0
hebanon
(10.06.24)
Taktik ; yolda giderken benzinciye uğra, girişte fiyata bakıp fiyattan şikayetçi ol. Benzin alıken çok fazla alma, bu şahsın ödeyebileceği bir miktar olsun. İlk seferde başarılı olmasa bile bu taktiği tekrarla. Benzin almaya hep bu şahıs yanındayken git. Sonunda ödemeyi teklif edecektir, sakın reddetme.

Bunlara ek: arabam çok km yaptı ben de satıp sıfır mı alsam,
Senin araba ne kadar yakıyor vs.
Söylemlerde bulun.
0
pink ja
(10.06.24)
Aslında olay şöyle. Bu adam bu zamana kadar geldiği insanlara sırt dönüyor. Onlara para veriyor yada dönüşümlü araç kullanıyor.

Ben gelince yalandan para teklif ediyor ben kabul etmiyorum para alırsam bana servis muamelesi yapar ve 40 yılda bir isim olsa mırın kırın eder. Asla derdim para değil.

Bugun benle geldi arkadaşını bıraktık yol üstünde. İşlerinde herkes araçla neden gelmedin dedi mırın kırın etti.

Yumuşaklı huylu kimseyi kırmayan bir insanım ama iyi niyetimi fazlasıyla sömürdü 8 aydır.

Yaşça benden büyük 15 yaş, İşlerinde saygı duyulan biri.

Bayramdan sonra herkes kendi yoluna. 3 kuruş kar yapacam diye 5 kuruş zarar edecek. Borç harç aldım diye ağlıyor muhtemelen borç hafiflesin diye beklicemi sanıyor. Bana güvenerek borçlanmadın herhalde diyerek mesafeyi açacağım.

Bu zamana kadar maalesef çoğu kimse iyi niyetimi suistimal etti.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
ben böyle durumlarda belirgin dönüşlerle o kişiyle iletişimi kesiyorum. bozulduğunu görecek kadar bile görüşmüyorum sonrasında.
0
enteg
(10.06.24)
Siz aman ağzımızın tadı bozulmasın ali rıza bey tavrınızı sürdürmeye devam ederseniz yakında sırtınıza semer vurup işe öyle gidecekler.

Neyse olan olmuş, şimdi durumu düzeltme vakti. Ama bence sizin de içinizin biraz soğumaya ihtiyacı var. Arkadaşın daha önceden bir kere para teklif edip sonra kulağının üzerine yatması onu aklamaz. Hele size bile sormadan aracınıza başka birini alması zaten niyeti baştan ortaya koyuyor. Kaldı ki siz konuşmaya çalışınca size para teklif edecek, ben zaten teklif etmiştim diyecek vs. Para alırsanız da zaten servis şöförü gibi dedike olacaksınız adama.

O yüzden kıssasa kıssas. Akşam eve dönerken alın arabaya gençleri, yola çıktıktan sonra "ya benim bir markete uğramam lazım " deyin. şöyle 45 dakikalık bir haftalık alışverişi patlatın gençler arabada beklerken. Sonraki gün yine yolda "arkadaşlar mesaj attı benim şuraya gitmem lazım, ben sizi en iyisi otobüs durağında bırakayım, buradan kolay gidersiniz", sonraki gün benzer bir hikaye. Arkadaşınız mutlaka e abi keşke yola çıkmadan söyleseydin vs gibi bir şey mırıldanacaktır. Siz de orda tamam karşim, bundan sonra sen kendi arabanla istediğin zaman gelir gidersin, insanlara da iyilik yaramıyor vs diye yapıştırır tribini atar, siktir edersin.

Normalde adamla kesin bir dille konuşun, durumdan rahatsız olduğunuzu ve artık benzin parasını verse de arabanıza almak istemediğinizi söyleyin derdim, ancak alınmayın ama pasif agresif bir tarzınız var ve bu konuşmada söz konusu arkadaş sizi kolaylıkla manuple edebilir. Yukarıdaki trip atmalık çözüm ise tam pasif agresif'lerin seveceği türden.
0
thracia
(10.06.24)
En sevmediğim insan tipi sizsiniz.
Bir konuya hem çok sinirleniyorsunuz hem de hiçbir sinyal vermiyorsunuz. Yaptığınız haksızlık.

Koskoca insansınız. Ne düşündüğünüzü, ne talep ettiğinizi arkadaşınıza net şekilde söyleyin ve o şekilde ilerleyin.
0
michael_knight
(10.06.24)
@Michael_knigt bir konuda haklısınız 8 ay boyunca bedava gidip gelme olmaz. Bu süreçte aracımız satıcam 200 bin km oldu diyerek oyaladı. Bende kendimce aracını satsın bakalım nolcak diye bekledim.

Bu hafta izine ayrılıyorum dönüşte tavrım net.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
Daha erken mudahale gerekirdi. Adamin bu kadar iyiligi kabul etmemesi gerekir belki ama verilen sinyal yoksa bilememistir. Mantikli oldugunu dusundugunuz seyi, normal bir dille soyleyin. Mesela haftalik arac degisimi olur, yolcuya zarar gelirse sikinti oluyormus vs de diyebilirsiniz. Guzel bir uslupla soyledikten sonra problem olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(10.06.24)
hocam aylar oldu duyuruna cevap yazmistim, her seyden bagimsiz bu konunun hala cozumlenmemis olmasi sizin basiretsizliginiz kusura bakmayin lutfen.
0
bay b
(10.06.24)
@bay b , evet haklısınız aracını yeniliyince durum düzelir diye umdum. Son hal ve hareketleri iyice tüy dikti. Bu hafta izne ayrılıyorum. Bayram dönüşü yollar ayrılacak.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
Hocam benim başım bu yüzden belaya girdi arabama iş arkadaşımı aldım kaza yaptık iş arkadaşım yaralandı ailesi bana tazminat davası açtı 1 yıl uğraştım. kanuna göre arabana aldığın kişinin can güvenliğinden sen sorumlusun

ben kimseyi almam arabama isterse ölsün.
0
komando kani var bende
(10.06.24)
(8)

Ofiste Oturma Düzeni Yapılması

jacque
İlk kez İK içerisinde çalışıyorum (umarım son olur).Yöneticimiz kendisine bağlı 10-12 kişi için excel'de oturma düzeni yapıyor kim nerede kiminle oturacak şeklinde ve onun onayı olmadan "ya ben bugün de şurada oturayım" diyemiyorsun. Ekibin yaşı 30-35 aralığında.İlkokulda mıyız yani komedi bence bu
İlk kez İK içerisinde çalışıyorum (umarım son olur).

Yöneticimiz kendisine bağlı 10-12 kişi için excel'de oturma düzeni yapıyor kim nerede kiminle oturacak şeklinde ve onun onayı olmadan "ya ben bugün de şurada oturayım" diyemiyorsun. Ekibin yaşı 30-35 aralığında.

İlkokulda mıyız yani komedi bence bu olay. Bu İK'ya özgü milyonlarca mallıktan biri mi yoksa normal bir durum mu?
0
jacque
(15.04.24)
değer verdiğim eski sevgilim olmasa ölsün bitsin departmanı tam :)

hot destking aradığınız yanıtmış.

www.eksiduyuru.com
0
baldan kaymak
(15.04.24)
bence "ya ben bugun de surada oturayim" deme istegi daha ilkokul vari bir sey.
eski calistigim ofiste de oturma duzeni vardi, ekiplere ve insanlarin kimlerle etkilesimde olmasi isteniyorsa ona gore belirleniyordu.
0
ghilleinthemist
(15.04.24)
turkiye'nin en kurumsal denebilecek sirketinde calismistim. orda bile oturmak istedigimiz yeri secebiliyorduk (bi kere secince sonra degistirmek cok zor tabi baska bos yer olmadikca :) ) yoneticinin oturulacak yerleri kendisi secmesi ilgincmis. bolge belirlendikten sonra isteyen istedigi yeri secebilmeli ( herkes her gun gitmiyosa hot desk daha mantikli tabi)
0
fakyoras
(15.04.24)
Hayatımda gormedim duymadım böyle bir şey.
0
logisticsmanager
(15.04.24)
İki ihtimal var;

1.Kişiliği oturmamış, egolarını iş yerinde tatmin eden yönetici modeli
2.Ben oraya oturacaktım, o niye oraya geçti de ben geçemedim diye dönen saçma sapan bir tartışmayı demir yumrukla susturan yönetici
0
thracia
(15.04.24)
Kankiyle oturmak dururken niye sürekli etkileşimde olmam gereken sevimsizin yanında oturayım ki.

Bana da çok saçma geldi.
0
Mirket
(15.04.24)
yazdığınızdan sanki ayda 1 yönetici oturma düzeni yapıyor gibi demişsiniz ama her halükarda yöneticinin bunu yapması mantıksız zaten.

ancak niye bugün de şuraya oturayım diyeyim ki, yerim yurdum belli olsun
0
jülsezar
(15.04.24)
10küsür yıldır yönecilik yapıyorum. gerek oda oda kişi dağılımı olsun, gerek açık ofislerde masa dağılımı olsun yöneticinin müdahil olması gereken bir şeydir. neden?

1- doğrudan departman olmasa bile, birbirine yakın işler yapanların yan yana / yakın oturması daha iyidir. mekandaki ses düzeyini azaltır.

2- kişilerin birbirleri ile olan ilişkilerine göre yan yana ya da ayrı ayrı oturtmak daha doğru olabilir. bazen iki çok yakın arkadaş sürekli kaynatır, iş azalır. bazen de birbirinden nefret eden iki kişiyi yan yana oturtmamak gerekir.

tabii bunu söylerken, her masanın sadece ve sadece bir kişiye ait olduğu bir düzeni kastediyorum. bir masanın birden fazla kişi tarafından kullanıldığı düzenlerde hiç çalışmadım, bir şey diyemem.
0
co2s2
(15.04.24)
(6)

2024 hükümet bütçesinin 12 trilyona çıkarılması

Rao
Merhabalar, 2020 yılında hükümet bütçesi ortalama 1 trilyon 100 milyar TL iken , 2024 bütçesi 12 trilyona çıkarıldı.Bu verilere bakarak, iki yıl arasısındaki farkın yüzdesi kadar toplam enflasyon olması beklenmez mi ? Teşekkürler.
Merhabalar,


2020 yılında hükümet bütçesi ortalama 1 trilyon 100 milyar TL iken , 2024 bütçesi 12 trilyona çıkarıldı.
Bu verilere bakarak, iki yıl arasısındaki farkın yüzdesi kadar toplam enflasyon olması beklenmez mi ?

Teşekkürler.
0
Rao
(19.03.24)
hayir niye oyle olsun ki? devlet de buyuyor/kuculuyor harcamalari artiyor/azaliyor nihayetinde. artisin onemli kismi enflasyon bi kismi da bu sebeplere bagli. ama zaten enflasyonu hesaplamanin daha basit yollari var, buradan cikarim yapmaya ihtiyacimiz yok.
0
ghilleinthemist
(19.03.24)
hesabı mutlaka vardır ama döviz artışıyla paralel gibi. 300 milyar dolar ihracat olsa dolar da 7 lira olsa 2.1 trilyon eder. bugün ihracat hiç artmasa bile kur yüzünden 11-12 trilyon eder. doğal olarak dövizin artmasının sonucunda enflasyon da artıyor
0
paintov
(19.03.24)
M1, M2, M3 para arzı rakamlarına bakın. Buradaki artışlar, 3-6 ay içinde enflasyona yansır.

Gerçi bu rakamları kontrol ederseniz feci yorumlar yaparsınız.
0
alfired
(19.03.24)
büyüme de göz önünde bulundurulmalı. hatta nufus artışı da.
0
liberal
(19.03.24)
Deprem oldu bu ülkede. Farkında mısınız bilmem
0
deer hunter
(19.03.24)
yanıtlayan herkese, çok teşekkür ederim,


@deer hunter evet tabiki farkındayım, burada sorum neden enflasyon oldu değil. hükümet bütçesisindeki artışların enflasyona olan etkisi. Sonuç olarak hükümet, para basarak yada vergileri artırarak bütçeyi finansa edecek.
Buda her iki şekilde enflasyona neden olur diye düşünmekteyim.
0
🌸Rao
(20.03.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.