Giriş
(19)

Kira artış tavsiyesi

turk kizi
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyl
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyleyin.
0
turk kizi
(01.10.26)
Sizin sözleşmeniz bağlar sizi; işin doğrusu yasal oranda yapmanız.
Bu durumda en mantıklısı oradan çıkıp üst kata geçmeniz olur.
+1
lil siztah
(01.10.26)
makul olmaz, anlaşma anlaşmadır.

tersini düşünelim, üst kat 100bine kiraya koysa ve ev sahibiniz sen 78 diyorsun ama üst kat 100bine veriyor, 78 düşük dese ne karşılık verirdiniz? devletin verdiği oran bu kusura bakma derdiniz :)
+8
galahad reloaded
(01.10.26)
bu pandemi zamanı yapılan %25 zam sınır garabeti tüm dengeleri bozdu. hala etkisi görülüyor. ev sahipleri kirayı artıramayacağız diye en başta çok yüksek fiyatlardan vermeye başladılar. yeni kiracının eski kiracıdan ucuza taşındığı nerede görülmüştür.

siz iyi niyetle ağzını yoklayın. kabul ederse eder etmezse sözleşmedeki oran kadar artırmak durumundasınız
+5
gercekdunya
(01.10.26)
Istedigini teklif etmeyi makul buluyorum. Yeni teklifi kabul edip etmemek de tabii diger tarafin uhdesinde. Kira karsilastirmasi yaparken evin icinin durumuna da dikkat etmek lazim.
+5
osssy
(01.10.26)
diger cevaplar kafayi mi yediniz? bosta kiraya 67ye konulmussa demek ki ederi 67dir, niye durduk yere 78 versin. tasinmak istese masrafi 10 bini gecmez zaten ayni apartman.

ben olsam mevcut ev sahibine 67 derdim, yok derse de usttekine 65 teklif ederdim.

edit: neymis sozlesme ne derse oymus? sozlesme sinirlari belirliyor. iki taraf da anlasirsa istediginiz gibi oynarsiniz kirada
0
aguen
(01.10.26)
yasal oran dediğiniz azami artış. yani ev sahibi max o kadar zam yapabilir demek. ama TR'de bu tabiki ev sahipleri tarafından sonuna kadar kullanılan bir hak olduğu için:) (yargılamıyorum) çoğu kişi tarafından da sanki öyle olması zorunlulukmuş gibi algılanıyor. ev sahibinizle konuşun; benden memnunsanız aynı daire şu fiyata veriliyor, ben de taşınmak istemem sizden memnunum ama üst sınırdan zam yapacaksanız taşınmak zorunda kalırım, siz de yeni insana istediğiniz ücrete verirsiniz siz bilirsiniz minvalinde konuşun. o daire 67 iken 78 e kendi de kiraya verebileceğini düşünüyorsa size çık madem der zaten.
+6
sirkelimon
(01.10.26)
aynı olayı yaşadım, işin doğrusu yasal orandan yapmak falan değil. o en süt sınır, her sene yeniden ev tutuyormuş gibi olmaz, burada daha fazla bir aşım var. düzenli ödeyen biriyseniz teklifinize göre anlaşılır. 65 ideal diyorum ben. saçma bulunacak ama öyle.

sonuçta siz evden çıksanız ve daire en az 2 ay boşta kalsa karşı tarafın zararı daha büyük olacak. 3 ay boş kalsa 65'in de altına düşecek. herkes de bunun farkında aslında. ha hemen kiraya da verebilir ama 78'den asla veremez.

78'de diretirse üstteki evi 65'e tutarım taşınma masrafım da olmaz. yıllık 150 bin lira da cebimde kalır.
+2
Improbable
(01.10.26)
illa zam yapılacak diye bir kaide yok, anlaştığın oran yapabileceği max zamı belirlemiş oluyor. ev sahibine güzelce anlat, insansa zaten 67 yapalım o halde der.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.10.26)
Bence de maksimum 65. 67 yazan yer barkod fiyatı değil. Piyasa bu kadar durgunken düzgün bir kiracı oraya 60 teklif verir. Ev sahibi de havada kabul eder. Yok etmez diretirse aylarca bekler, daha fazla zarar eder.
Birçok emlakçının yasal zammı yapamıyoruz, ev sahiplerini ikna ediyoruz açıklamalarını görüyorum. Çünkü içerde oturan daha pahalıya oturmuş oluyor.
Anksiyete yapacağınız bir durum yok. Bu kadar yüksek kira ödüyorsunuz, eliniz güçlü. Belli ki siz çıktığınızda 65'i de bulamayacak.
+1
adivar
(01.10.26)
Yillar once de boyle durumlar oldu aslinda, ev sahipleri kiraci kacmasin diye cok fiyat artirmadi vs, belli ki su anda da yukarida belirtilen cesitli sebeplerden boyle bir doneme girmisiz. Kabul etmek zorunda degil tabii ama siz bir zarflayin kac yapalim vs diye, sonrasinda nasil aksiyon alacaginizi dusunursunuz.
+1
mbond
(01.10.26)
Piyasada dengeler bozuldu ve anlaşmazsa en fazla piyasa fiyatına verebilecek +1

Ek olarak, siz çıkarsanız ev sahibinin düzgün bir kiracı bulamama riski var. Eski kiracıysanız ve ödemelerinizi aksatmıyorsanız, bu senaryoda çoğu ev sahibi çıkmanızı istemez. Her yıl güncel piyasa değerini konuşarak ev sahibimizle anlaşıyoruz bu arada, anlaşabilen çok fazla insan var böyle.

Eski kiracının yeni kiracıdan bu kadar fazla vermesi mantıklı mı yahu? Bazı cevapları ev sahibiniz yazmamıştır umarım :) Anlaşmazsa da taşınmayı düşünürdüm ben olsam.
0
matlii
(01.10.26)
- üstteki evi gör.
- tek bir kere örnek gösterip sor.
- 65’e razı olursa otur. 66 derse yukarıya geç.

Allah düzgün insanlarla karşılaştırsın.
+1
lazor
(01.10.26)
70bin verebilecek 78 de verir.
fakat sıkıntı şu gelecek yıl sizin kira daha fazla artacak.bu yüzden ben bir üst katı emlakçı ile konuşurum. bir üst kata geçerdim. apartman değiştirmek istemiyorsam.
iyi bir pazarlık yapma hakkın doğar. emlakçı parasını almak için 60bile zorlayabilir. fakat eski ev sahibin ile pazarlık yapma şansın olmaz. yapanlar var ama sen yapmadığın için bu durumdasın. bende pazarlık yapmazdım fakat değiştirmektende gocunmazdım.

tabi ki ev değişmişken daha ucuza başka bir istenilen yere de geçilebilir.
bir üst kat 60a tutulursa yılda 250bin faydanız olur. hadi emlakçı taşınma düş ilk yıl 150bin faydanız olur.

sonraki yıllarda her yıl 250 + yüzde 30 faydanız olacak.

zaten 2027 ekimde siz şuan bulunduğunuz evden taşınacaksınız. en güzeli bunu 2026 ekime geçmek daha mantıklı olacaktır.
0
sivri_sinek
(01.10.26)
üstteki daire daha temiz ise 65'e anlaşılabilir. üstelik kira artış dava hakkı 5 yıl ertelenir ve 10 yıl kiracılık hakları yeniden başlar.
+2
orpheus
(01.10.26)
Makul, evet. kabul eder. Emsal ya da enflasyon şeklinde okdir.
0
gabe h coud
(01.10.26)
tekif edilebilir tabi, yasal artış minimum artış demek değil sonuçta. 70e falan bağlamaya çalışırdım ben olsam
0
dfn4
(01.10.26)
enflasyondan haberin var mı kiracı kardeş? üsttekinin kirası 150 bin olsa sende 150 mi yapacaktın kirayı peki? 67'den üst katı tut o zaman ne diyelim.
-4
xu
(01.10.26)
benim kiracın olsan o eve geçebilirsin derdim. sonrada yeni kiracı ile yoluma bakardım.
-3
kuzey li
(01.10.26)
Yapıştır geç 65e. Tabi önce evi sahibinle pazarlık da yap. senin için karlı olan neyse o doğru. Kiralar öyle enflasyon oranında falan artmadı bu sene. Ben de hem ev sahibiyim hem kiracıyım. Bu işin piyasası bellidir.
0
jackyr
(01.10.26)
(11)

kalp doktoruna gitmeli miyim..

iwillsee
yurtdışındayken geçmeyen sol göğüs ağrısı şikayetim vardı sol koluma vuruyordu ve hareketle artıyordu. ben de endişelendim ve bu aprıların şiddetlendiği bir gün acile gittim bir sorun yok ama kolestrol değerlerin aşırı yüksek doktora git tedavi vs verir dediler. gp de yanına bir kaç kez çağırdı ama
yurtdışındayken geçmeyen sol göğüs ağrısı şikayetim vardı sol koluma vuruyordu ve hareketle artıyordu. ben de endişelendim ve bu aprıların şiddetlendiği bir gün acile gittim bir sorun yok ama kolestrol değerlerin aşırı yüksek doktora git tedavi vs verir dediler. gp de yanına bir kaç kez çağırdı ama işlerim çok yoğundu gidemedim. şimdi türkiyeye döndüm. bu şikayetler ara ara oluyor çarpıntı da oluyor. ama türkiyede doktora gitmeye çekiniyorum açıkçası.. doktorlar buna mı geldin bir şeyin yok neden geldin ki vs gibilerinden tepki veriyorar bazen en azından. ben öyleleri ile karşılaştım. yaşım 40. bu tarz bir konuşma beni rahatsız edeceği için gitmeye çekiniyorum. gitmeli miyim. gerek yok mu.. türkiyedeki aile hekimi kesinlikle sallamıyor böyle şeyleri daha önce de oldu aile hekimine gittiğimde daha gençsin sana öyle geliyordur vs diye yolladı beni geri. kalp doktoruna gidersem de ne demelyim? yine yaşın genç bir şey yoktur vs diye geri yollarlarsa boşa mı gitmiş olurum
0
iwillsee
(30.09.26)
Bir kardiyoloğa git, üçüncü kata çıkarken, ikinci katta dinlenmem gerekiyor de.
Gerçekte böyle bir şey yoksa, ben olsam gitmem ama senin içine kurt düşmüş bir kere. Gitmende fayda var.

Ek: Doktora gitmeden önce bir hafta tansiyonunu ölçüp kaydetmende, konusu geçince doktora söylemende de fayda var. Hatta yaş da 40 olmuş madem. Bir tansiyon aleti edin. Evde bulunsun.
+1
Mirket
(30.09.26)
Öncelikle yüksek kolesterol için başvurun. Onlar sizi yönlendirir. Ailenizde kalp rahatsızlığı geçmişi varsa bilhassa ihmale gelmez.
+2
auroraaurora
(30.09.26)
öncelikle aile hekimlik bir durumunuz yok. kolestrol değerlerinizi yüksekse, dahiliye bölümüne gitmelisiniz. kardiyoloji zaten rutin olarak ekg çekiyor daha muayeneye girmeden. duruma göre eko, efor falan da istiyorlar. şikayetiniz neyse onu söyleyin; çok ekstrem bir tip yoksa karşınızda, bunun için mi geldin falan demez.

bende kronik bişeyler olduğu için sıklıkla doktora gidiyorum. şu yaşıma kadar yalnız bir keresinde bir beyin cerrahı rahatsızlığımı hafif bulduğu için sanırım, teşhisi söyleyip gülerek "korkma, bundan ölmezsin" demişti. hayatın her yerinde empati becerisi zayıf ya da kötü espri yapan insanlar olabiliyor; doktorlar da farklı değil işte. sırf kuruntularınız yüzünden ciddi sonuçlanacak işaretleri hafife alıp doktora gitmemezlik etmeyin derim. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(30.09.26)
Kalp değilse boyun fıtığı başlangıcı olabilir.
+1
HellKeePer
(30.09.26)
kesinlikle kardiyolojiye görünün. kolesterol yüksekliği varsa mutlaka ekg-efor yapıp bir de boyun damarlarınızda herhangi bir birikme var mı diye ultrasonla bakarlar. eğer şüpheli bir konu varsa tetkikler ilerletilir. 40 yaşında kardiyoloji kontrolü önemlidir, hele de kolesterol yüksekliği varsa.
+2
awlmi
(30.09.26)
direkt kalp hastaneleri var, birisine giderseniz kimse neden geldin demez. en kötü çarpıntım oldu dersiniz, acilden girersiniz.
0
galahad reloaded
(30.09.26)
doktorların öyle demeye hakları yok, derlersede direk şikayet edin, kendisinede çıkışın mümkünse, ne demek ya insan şüphelenirse doktora gider, doktor fiziksel veya ileri tetkikleri yapar ona göre tedavi verir ya da vermez.
cimer gerçekten işe yarıyor bu konuda hiç çekinceniz olmasın, millet ortalıkta peynir ekmek gibi kalp krizinden ölüyor, ailede kalp rahatsızlığı varsa gitmek için yaşınız uygun. ayrıca şikeyetinizde var keza şikayetiniz olmasa bile gidin gösterin doktorların hasta seçmeye veya boşa gelmişsin deme hakları yok. ne özeli ne devleti fark etmez.
ihmal etmeyin doktora gidin.
-1
eja
(30.09.26)
öyle diyeceklerini sanmıyorum. ben 15'imde çarpıntım ve ağrım oluyor diye gitmiştim ve mitral kapak prolapsusu teşhisi almıştım. gayet ciddiye almıştı doktor, gençsin sana öyle geliyordur demedi. ekg çekildi, efor ve holter testleri yapıldı. 18'ime kadar 6 ayda 1 kontrole çağırdı. sonra yılda 1, 2 yılda 1 oldu. bayadır gidemedim.

siz mutlaka doktora gidin.
+1
art cat chocolate
(30.09.26)
Doktor tarafından ciddiyetsiz bulunmak ve geri gönderilmek endişesi mahcubiyetin hangi seviyesidir allasen? Kola vuran göğüs ağrısıyla doktora gitme gereği duymak ne kadar olağan bir şeyse doktorun muhtemel tavrından çekinmek bir o kadar tuhaf.
+1
beyfendi
(30.09.26)
40 yaş türkiye de kalp için riskin başladığı bir yaş ve sen hala öyle der mi falan diye saçmalıyorsun.bahsettiğin durumlar bambaşka bir sebepte olabilir ama özellikle ailende kalp hikayeleri varsa bütün işini gücünü bırak direk hastaneye git.dahiliye ve kardiyoloji ziyaretini yap.imkanın varsa özelde doğru düzgün bir hastaneye,yoksa devletin harika kalp hastaneleri var,aşırı profesyyoneller.ilk adımını at ,kan tahlillerini ver.bu işin şakası yok.iki kalp krizi,5 stentten bildiriyorum.
+1
duptıs
(30.09.26)
Önce kardiyolojiye git. Hiçbir düzgün doktor neden geldin demez.
Zaten tahlil, test yapmak için bahane arıyorlar.
Kolestrol değerlerini de diğer veriler ve göstergeler ile beraber değerlendiriyorlar.
0
burfak
(01.10.26)
(7)

tur fiyatları arasındaki fark?

sabenburak
https://www.jollytur.com/italya-seruveni-turu-fc0-vce-turk-hava-yollari-ile-7-gece-aksam-gidis?StartDate=31.01.2027#rezervasyon-yaphttps://www.gezinomi.com/tur/avrupa-turlari/klasik-italya-promo-turu-pegasus-havayollari-ile-7-gece-ocak-subat-mart-lju-lju?key=qFYmqSuAXviki italya turu, tarihler içeri
www.jollytur.com

www.gezinomi.com

iki italya turu, tarihler içerik epey benzer ama gezinomideki neredeyse yarı fiyatı. neden böyle bir şeyi mi gözden kaçırıyorum? tikler geç de olsa gelecek.
0
sabenburak
(30.09.26)
biri thy biri pegasus. bu o kadar fark ettirir mi bilemedim tabi.
0
lazpalle
(30.09.26)
Biri THY diğer Pegasus?
0
kendi helvasını kavuran zombi
(30.09.26)
Gezinomi'de hemen her gün ekstra tur var. Tur şirketleri bunu çok yapıyor. Dikkatli olmakta fayda var. Otel, uçak, yemek ve birkaç turun fiyatı o gördüğünüz.
0
auroraaurora
(30.09.26)
Tarihler aynı değil. Aynı ay içinde sadece ve muhtemelen havayolu firmasına ek olarak görece oteller farklıdır. Ama her türlü en iy ihitmalle 3* şehir dışındaki otellerde kalırsın. Ekstra turların hepsi ek ücrete tabi iki turda da. Tur ücreti kadar ek ücret ödersin neredeyse demek bu. Böyle turları sevmiyorum derseniz Ek turlar dahil olanlara bakabilirsiniz
0
ezkaza
(30.09.26)
Bir Balkanlar turuna gittik zamanında. Katılanlar dört farklı şirketten tur almış, sonra aynı grupta birleştirilmişti. Birinde ek turlar ücretliydi galiba, çoğunlukla turlar dahildi ücretlere. Ama fiyatlar arasında dev gibi farklar vardı, hiçbir somut sebebi yok dışarıdan bakınca.
0
matlii
(01.10.26)
birincisi tarihler farklı.

ikincisi rotalar farklı. jolly' de uçak Roma' ya inip 8. gün Venedikten dönüş yapıyor. Gezinomi' de uçak Slovenya' ya iniyor. Ljubljana'dan başlayıp oradan bitiyor.

kalınan oteller farklı. Jolly'nin otelleri daha iyi.

gezinomi baz fiyatı düşük tutup tamamen ekstraya yönelmiş.
0
galahad reloaded
(01.10.26)
gezinomi her şeyi ekstra yapmış anlaşıldı teşekkürler
0
🌸sabenburak
(01.10.26)
(16)

maaş kartı kimde kalmalı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu sıralar huzurumu çok bozan bir soru var. karım çalışıyor, maaşıyla evin ihtiyaçlarını birlikte karşılıyoruz. işe gitmesi için harçlık veriyorum, gerisiyle evin ihtiyaçlarını karşılıyorum. geçen gün tutturdu ille de kartımı geri istiyorum diye. acayip içerledim. yahu bir şey alınacağı zaman oturuy
bu sıralar huzurumu çok bozan bir soru var. karım çalışıyor, maaşıyla evin ihtiyaçlarını birlikte karşılıyoruz. işe gitmesi için harçlık veriyorum, gerisiyle evin ihtiyaçlarını karşılıyorum. geçen gün tutturdu ille de kartımı geri istiyorum diye. acayip içerledim. yahu bir şey alınacağı zaman oturuyor, birlikte karar veriyoruz zaten. medeni kanuna göre edinilen mallar ortak. durum böyleyken küsmekle sizce haksızlık yapıyor muyum?
-24
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.09.26)
Sizin kartinizi da ona verin o size harclik versin, sorun cozulur.
+13
ghilleinthemist
(29.09.26)
harclik veriyorsunuz ve nakit ile mi alisveris yapiyor? oyleyse kartini istemekte cok hakli, temassiz odeme rahatligi var. temasli olsa bile nakit tasimaktan iyidir.

herkes kendi kartini kullansin, para online gonderebilirsiniz. kusmelik bir durum yok.
0
lemmiwinks
(29.09.26)
İkinizde maaş kartınızı bana verin. Daha adil ve mantıklı olur.
+11
elorelia
(29.09.26)
Hocam Medeni Kanun'u biraz yaratıcı yorumlamışsınız. 😂 TMK 219 maaşın edinilmiş mal olduğunu söylüyor, doğru; ama TMK 223 de “Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir” diyor.

Yani “edinilmiş mal” demek, eşinizin maaş kartını cebinize koyup sonra kendi kazandığı paradan kendisine işe gitmesi için harçlık vermek demek değil. Kadın sizden para istemiyor, kendi maaş kartını istiyor. Bence kartı teslim edin de hanımefendi kendi maaşından size harçlık bağlamadan konu kapansın. 😂
+3
Sebastian
(29.09.26)
bana da biraz evin erkeği benim, ben ne dersem o olcak ulan! tarzında bir yaklaşım gibi geldi. bu yaklaşım tamamen yazdığınız duyuru ve yazım tarzınız yüzünden oldu. sizi tanımam etmem, alınmanızı da istemem yani onun altını çizeyim.

yani evet evlilikte herşey ortak tamam katılıyorum ama kadının da kendi maaşından harçlık alması aşağılayıcı bir durum gibi geliyor bana.

tamam belki siz de eşinize danışmadan kendinize bir çöp bile almıyorsunuzdur ama böyle söyleyince acayip geliyor hakikaten.

herşeyi ortak yapıyor olabilirsiniz, hayat şartları çok ağır katılıyorum, belki ev araba veya çocuk için birikim yapıyosunuzdur onu da anlıyorum. yani eşinizi üzeceğinize bırakın onda kalsın kartı. ha çok fantastik müsrif harcamalar yapar, o zaman duruma bakar oturur konuşursunuz.
+3
omer460
(29.09.26)
Ben şahsen alınmanızı da isterim, bir oturup düşünürsünüz belki.

Ne demek karımın maaş kartını aldım, işe girmesi için harçlık veriyorum? Bu kadın kendine alışveriş yapamıyor mu? Parfümü fondöteni geçtim, tampon almak için sizden harçlık mı istiyor? Ne kadar ayıp.
+12
kobuzchu kiz
(29.09.26)
Yaklaşımınızın çok doğru olmadığı konusunda duyuru ahalisinden yeterli geri dönüş almış gibisiniz

Ben de olası e o zaman ne yapacağız sorunuza cevap vereyim. Aslında herşeyimiz ortak yaklaşımı güzel bir başlangıç. Şunu deneyebilirsiniz, herkes kendi kartından normal harcamalarını yapar, büyük harcamalar için aranızdan uygun olan öder. Her ay sonunda da bi excelde hesaplardaki toplam miktar ne kadar azalmış diye bakarsınız. Ne kadarını yatırıma ayırdınız, ne bütçelediniz ne harcadınız, görürsünüz.

Olayda yanlış olan, eşinizin harcama ihtimalini ve yetkisini kısıtlamanız. O yüzden excele dönüp bu ay çok harcamışsın demek de sıkıntılı. Benim görüşüm amaç denetlemek değil, finansal durumunuzu takip olmalı.
0
archmage mahmut
(29.09.26)
ben bu tarz sikintilari karimin kartina dokunmayarak, kendi kartimi da karima vererek cozdum.

bu sayede karimin karti cantasinda gun yuzu gormeden hirpalanmadan yasayip gidiyor, uzerinde cizik bile yok. benim kart ise mahalle yosmasi gibi, kucaktan kucaga sekerek ilerliyor, kirpalanmis ve harap vaziyette.
0
cooperr
(29.09.26)
Karın haklı. Finansal boyuttan ziyade "eşitlik" zihniyetinde sıkıntı var. Belki nickini de "Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum" yerine "canım karım" diye düzeltirsin...
+3
merhum
(30.09.26)
Erkek adam karısını çalıştırıp üstünden para kazanmaz. Kadın canı isterse eve katkıda bulunur.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(30.09.26)
ben eşimden maaş kartını istesem, john Wick gibi o kartla boğazımı keser herhalde.

eşinizin elini hiç bırakmayın. üzmeyin kadını.
+3
galahad reloaded
(30.09.26)
Karın haklı, çalışan kadının kocasından harçlık alması çok saçma.
+3
kuzey li
(30.09.26)
bu boşanma sebebidir. ikiniz de yetişkinsiniz ve kadın çalışıyor, neden maaş kartı sende?
+4
deartheodosia
(30.09.26)
ay hem maaş kartını almışsın kadının hem de küsüyorsun, üf okurken daraldım
+5
bloodymoon
(30.09.26)
neden olay harçlık seviyesine getirilmiş anlamadım. zaten günümüzde nakit ihtiyacı pek de kalmadı. benim de eşim maaşı aldığı zaman bana gönderiyor ben de ikimizin toplam maaşının %90'ını aylık vadeliye, kalan %10'u da nakit gerekirse diye günlük vadeliye yatırıyorum. benim kredi kartıma ek kart çıkarttık evle ilgili alışverişleri oradan yapıyoruz ayrıca eşimin kredi kartları da var bana ödeme tutarlarını bildiriyor ben de ödüyorum böylelikle ikimizin maaşının faizi ile de elektrik su gaz gibi faturaları ödüyoruz.
0
denizgonen
(01.10.26)
Erkek olarak küsmekte haksızsın al karşına insan gibi konuş ve anlaş küsmek ne abi
0
thesomberlain
(01.10.26)
(7)

Valencia şehri İspanya gezisinde görülmesi gereken bir yer midir?

mikahakkinen
Kuzenim ilk yurtdışı deneyimi olarak Barcelonaya gitti, devamında da Valencia'ya gitmiş. Valenciayı beğenmemiş. Ben avrupada bir çok yere gittim ancak İspanyaya gitmedim ve bilgim yok. Valencia İspanyaya gittiğinizde ilk 10 girecek bir yer mi? veya İspanyada görülmesi gereken şehirler arasına girer
Kuzenim ilk yurtdışı deneyimi olarak Barcelonaya gitti, devamında da Valencia'ya gitmiş. Valenciayı beğenmemiş. Ben avrupada bir çok yere gittim ancak İspanyaya gitmedim ve bilgim yok.

Valencia İspanyaya gittiğinizde ilk 10 girecek bir yer mi? veya İspanyada görülmesi gereken şehirler arasına girer mi?
0
mikahakkinen
(28.09.26)
evet gorulmeli.
0
buenosdias
(28.09.26)
valencia benim aklımda kalan bi şehir olmadı açıkçası, belirli bir günlük bir plan varsa sıkışıksa el hamra falan için valenciayı direk silerim.
prontonun turundan bakıyorum gothic katedral ve portakal bahçesi gezisi demiş sadece.

dip not, eksi konusuna katılıorum ya bu soru niye eksileniyorki kötüye kullanımda araştırılmalı
0
eja
(28.09.26)
Adamın elindeki tek güç o eksi tuşuna basabilmek. Kendini sadece o an mutlu ve başarılı hissediyor. Sen de bi zavallıdan mantıklı olmasını bekliosun.

Cevaba gelelim. Barcelona ya gidilecek. O kesin. 3 gün geçirilecek. Yeter dersen valencia ya gitme. Yok benim en az 5 gün gezmem lazım dersen 2 gün de oraya ayır.
0
Lh12
(28.09.26)
bu neyi hedeflediğiniz ve neye ilgi duyduğunuzla alakalı.

eğer tarih ve orta çağa ilginiz varsa günübirlik yer değil, Valencia 1 tam gün yer. ama gidiş dönüş 6 saati bulur yaklaşık. bunun yerine daha yakındaki Girona' yı önerebilirim. daha butik, gidişi hızlı trenle yarım saat filan.
+1
galahad reloaded
(28.09.26)
Valencia tam yaşanılacak bir şehir, en az 1 gün şart.
+1
say something loving
(28.09.26)
Bana göre evet; 10/10'luk bir şehir bence. Daha bu sene gittim. Çok beğendim, favori şehrim olabilir. İspanya'da 4 şehir gördüm. Sıralamam;

1) Valencia
2-3) Barselona - Madrid
4) Bilbao

Barselona bir tık önde.

Ya şimdi baya kişiden kişiye değişen bir durum bu. Başkası çok beğenir, başkası hiç beğenmez. Gezi tecrübeleri, o anki psikolojik keyif, hayata bakış açışı vs.

Mayıs ayında İyi diyebileceğim bir psikolojiye gitmiştim Valencia'ya. Öncesinde Şubat ayında sakin bir gezi olarak geçen Bilbao'ya görmüştüm. (Daha önce 2 defa gördüğüm Nisan ayında 3.kez gittiğim Malta'yı saymazsam) Çok sevmiştim.
0
put it in your appropriate place
(28.09.26)
Zamana bağlı.
10 günden fazlaysa görülebilir.
10 günden azsa öncelik Barcelona, Madrid ve Endülüs olmalı.
+2
merhum
(29.09.26)
(11)

Köfte yapıyoruz

kumandanim
Evde köfte yapayım diyorum. Kıymayı büyük ihtimalle Migros' tan alırım. " Köftelik kıyma alabilir miyim?" mi yoksa şu kdr yağlı dana/ koyun neyse ondan istiyorum mu?Pratik köfte tarifleriniz var mı?
Evde köfte yapayım diyorum. Kıymayı büyük ihtimalle Migros' tan alırım. " Köftelik kıyma alabilir miyim?" mi yoksa şu kdr yağlı dana/ koyun neyse ondan istiyorum mu?

Pratik köfte tarifleriniz var mı?
0
kumandanim
(25.09.26)
tek çekim dana döş alabilirsiniz. çift çekim yaptırmayın.

eğer işe daha gurme girmek istiyorsanız %80 dana döş, %20 kuzu döş alabilirsiniz. sakın bonfile ya da antrikottan kıyma çektirip girmeyin bu yola :)
0
galahad reloaded
(25.09.26)
Kıymayı yağsız almayın. Biraz yağlı olsun. Çok kuru oluyor yoksa. Rendelenmiş soğan, ince kıyılmış maydanoz, azıcık zeytinyağı, iki diş iyi ezilmiş sarımsak, biraz galeta tozu ya da ekmek içi, tuz, bir yumurta, karabiber ve azıcık kimyon. Başka bir olayı yok köftenin. Çok iyce yoğurup şekil verip kızartın.
0
sucvecezve
(25.09.26)
ne kadar yağlı kıyma o kadar iyi içine karbonat ve köfte baharatı ile iyice yoğurup bir gece bekletmek lazım dolapta özenli yaptığımda anca bunu yapıyorum.
0
eja
(25.09.26)
kıymayı dana kuzu karışık alıyorum ; ölçüye göre birkaç dilim bayat ekmek ıslatıp sıkıp tekrar ıslatıp yoğuracağım kaba koyuyorum üzerine 1 yumurta kırıyorum , soğan rendeliyorum birkaç diş sarımsak minik minik doğruyorum . kimyon karabiber tuz kırmızı biber ile önce bunları iyice karıştırıp yoğuruyorum . üzerine kıymayı ekliyor bütün malzemeler içiçe geçene kadar yoğuruyorum .
tavanın dibini kaplayacak kadar ayçiçek yağında kızartıyorum güzel oluyor .
kimyon ve sarımsak fark yaratıyor .
yumurta dağılmasını önlüyor .
0
devilone
(25.09.26)
dana döş veya kaburgadan yağlı kıyma
rende soğan, sarımsak
karabiber, tuz, kırmızı toz biber, biraz kimyon
ıslatılmış bayat ekmek veya galeta unu
isteğe bağlı ince kıyılmış maydanoz

köfte baharatı, yumurta vs kullanma.
0
jelly bear
(25.09.26)
jelly bear, neden yumurta kullanma dediniz? ben ekmek kullanmiyorum (keto) yumurta kullaniyorum da merak ettim.
0
kassiopeia
(25.09.26)
30 kuzu 70 dana
Dosten
Soğanı rendeleyip suyunu atın soğanı koyun
yumurta yok
Çay kaşığınin ucu ile karbonat
Çeyrek soda belki daha az
kurunekmek ya da galeta unu
Bol yoğurma
Mümkünse dolapta dinlendikten sonra şekillendirin
0
kisa
(25.09.26)
orta yağlı kıyma, soğan rendesi, 1-2 diş sarımsak, kuru ekmek/galeta unu, kimyon karabiber pulbiber, tuz. ben yumurta karbonat vs koymuyorum. bence gerek yok. en önemlisi iyi yoğurmak ama
0
dfn4
(25.09.26)
kuzu, dana karışık kıyma. orta yağlı.
bayat ekmek yada galeta unu
bir tutam karbonat
iyice yoğurup bir gece dolapta dinlendiriliyor. ertesi gün suyu sıkılmış rende soğan ve tuz ekleniyor. inegöl yada rodop köfte tarzı seviyorsanız tarifi budur.
0
gercekdunya
(25.09.26)
kaliteli bir etten (az yağlı seviyorum) kıyma çektiriyorum. ben sadece soğan, ekmek, tuz, ve karabiber koyuyorum. önce soğanı rondodan geçirip içine ekmeği koyup tekrar bızlatıyorum. bu karışımı bir kaba alıp tuzu/biberi, kıymayı koyup iyice yoğuruyorum. yumurta ve çeşit çeşit baharatlar ağır oluyor. böyle gayet yumuşak ve lezzetli pişiyor. sakız gibi elastik köfte hiç sevmem, öyle olmuyor.
0
eileengray
(25.09.26)
Kısa +1
0
primetime
(26.09.26)
(8)

neden böyle konuşuyor?

kestane gürgen palamut
Yaklaşık 2 ay görüştüğüm erkek tarafı ile uyuşmadığımızı düşünerek görüşmeyi kestim. Yüz yüze değil mesajla bitirdim.( haklı sebeplerim vardı) Üzerinden 1 aya yakın bir süre geçti. Geçen hafta aracı olan arkadaş ile görüştüklerinde benden çok etkilendiğini, beni kırdığını ve bu aralar aramızın limon
Yaklaşık 2 ay görüştüğüm erkek tarafı ile uyuşmadığımızı düşünerek görüşmeyi kestim. Yüz yüze değil mesajla bitirdim.( haklı sebeplerim vardı)
Üzerinden 1 aya yakın bir süre geçti. Geçen hafta aracı olan arkadaş ile görüştüklerinde benden çok etkilendiğini, beni kırdığını ve bu aralar aramızın limoni olduğunu söylemiş. Aracı olan kişi de dolaylı aracı açıkça soramıyorum.
Erkekler bitiş sürecini zamana mı yayıyor böyle ? Yoksa kulağıma gelir diye zarf mı atıyor anlamadım.
-4
kestane gürgen palamut
(23.09.26)
Bitiren tarafın siz olmasını yediremiyor olabilir mi?
Kırmak bile etkin bir eylem, kırılmanız da ondan etkilendiğinizi belli edebilecek bir şey. Ama görüşmek istemeyip mesajla bitirince ortak arkadaşınıza söylemeyi yedirememiş olabilir gibi geldi bana.
+1
mor oje
(23.09.26)
Suçluluk duygusundan dolayı olabilir
+1
santimantal
(23.09.26)
Tamamen bittiğini kabullenmiş değil
+2
cccbehzatccc
(23.09.26)
'benden çok etkilendiğini, beni kırdığını ve bu aralar aramızın limoni olduğunu söylemiş.'

belki de aracı kişiye açıklama yapmak istememiştir, sonuçta terkedilmiş. beni terketti diyememiştir.
+3
omer460
(23.09.26)
bence hazır haklı sebepleriniz de varken üzerinde durmayınız ve geçiniz.
çok etkilenen adam dolaylı olarak ulaşacak habere güveneceğine doğrudan girişimde bulunurdu. o kişiye kazanovalık gösterisi bile yapıyor olabilir; bilemeyiz.
özetle, geçiniz..
+3
lil siztah
(23.09.26)
omer460 +1
açıklamak istememiş.
+1
yap desem yapmazsin he
(23.09.26)
yiğitliğe bok sürdürmeme geni biz erkeklerde default olarak geliyor.
-1
galahad reloaded
(24.09.26)
erkek ve kadin farkli davranir. %30 bu.
insanlar farkli davranir. %70 bu.

herkes ayni davranacak diye bisey yok.
belki adam, dialogla cozmek varken mesajla hatalarini siralayip ayrilan kadina uyuz olmustur. sonra o mesaji tekrar okuyup bazi seylere hak vermistir. tabi boyleyse, bu sizin hakli oldugunuzu degil; hakliyken haksizliginizi gosterir.
+1
buenosdias
(24.09.26)
(4)

İspanya gezisi için tur nasıl olur?

hacirotti
Tur olmadan da gidebiliriz ama hangisi daha kolay olur? Büyük İspanya turuna katılacağız. Adam başı yaklaşık 50 bin gibi tutuyor. 3 yetişkin 2 çocuk var. Önereceğiniz bir tür var mı?
Tur olmadan da gidebiliriz ama hangisi daha kolay olur? Büyük İspanya turuna katılacağız. Adam başı yaklaşık 50 bin gibi tutuyor. 3 yetişkin 2 çocuk var. Önereceğiniz bir tür var mı?
0
hacirotti
(21.09.26)
tur olmadan on numara takılırsınız. hele ispanya ise turla gittiğinize pişman olabilirsiniz.

turlardaki temel handikap en yavaş ya da en sorumsuz kişiye göre yaşama zorunluluğudur. siz sabah 6da otobüsün önünde olacaksınız 3 yetişkin, 2 çocuk. çocukların gözünden uyku akacak. ondan sonra biri sabah 7 gibi esneye esneye gelecek. çok sağlam bir sinir katsayınız olsa insan gerilir.

siz otobüsün içinde bekleyecekseniz, otobüs şoförü milletin selfielerinin bitmesini bekleyecek. tam bir zaman ve özgürlük kaybı :)

tur şirketi taş yemeyecek. çevre esnaftan cebellezi ettiği komisyon için sizi alışveriş turuna sokacak, sokamadığını akşam ekstra turlara atacak, millet ekstra turdayken siz daha düşük segment bir yerlerde bekleyeceksiniz filan.

paket fiyatını düşüren kalitesiz yemekleri, şehir dışında kalınan otelleri filan saymıyorum bakın.

20ye yakın avrupa ülkesi, 100'den fazla şehir gezen biri olarak size tavsiyem; kendi programınızı kendiniz yapın. hatta öncesinde çocukları alıp toplantı yapın, çocuklardaki heyecanı arttırın, onlara ödevler verin şehri araştırsınlar.

artık yapay zeka çok yardımcı bu işlerde, turistik restoranlar değil, yerel halk nerede kahvaltı yapar, nerede akşam yemeği yer? hangi marketlerde çikolata ve içki ucuz, ana tren istasyonları 24 saat yaşadığı için önemlidir, tren istasyonu yakınlarındaki iyi oteller nereleri direkt onları bulun. şehrin turistik haritasını çıkartıp gezilecek yerleri işaretleyin. bazı yerler önceden rezervasyonlu çok konforlu oluyor, biletlerinizi önden alın, metrelerce kuyruk beklemeyin.
+2
galahad reloaded
(22.09.26)
Cevap için teşekkürler. Bu durumları bildiğim için bende kendim gazet8m ama ispanyayi bilmiyorum hiç. Belki tur daha mantıklı olur belki dedik.Bir de geçen yaz yurt dışında kiraladığımız araca çarptılar yani beli en fazla 100 euro luk eğilme vardı. Kendim yaptırsam haberleri bile olmazdı ama 1000 Euro aldılar . O yüzden bu sefer aktarmalar için tur mu kullansak demiştim
0
🌸hacirotti
(22.09.26)
tur kadar yer gezmeniz zor olur. araç kiralayacaksanız full kasko kiralarsanız böyle ek masraflar çıkmaz. kurumsal şirket + full kasko. arabaya bakmıyorlar bile o zaman =). ama ben ispanyada araba kiralamanın lüks ve gereksiz olduğunu düşünüyorum, gideceğiniz kalacağınız yer şehir içi vb. ise hele.

kendiniz gezmeniz çocuklar için vb. faydalı olur, zorlanırlar biraz gelişimleri açısından faydalı olur =) ama hırsızlık vb. riski var biraz dikkatli olmanız faydalı olur.

çocuklu olduğunuzu düşünerekten, tur şehir sayısını azaltıp deniz tatilini ekleyebiliyorsanız ekleyin derim. barcelona'ya 1 saat tren mesafesinde güzel yazlık mekanlar var. calafell'de kalmıştım ben misal güzeldi. barcelona gidiş madrid dönüş bilet alırsınız, arayı trenle vb geçersiniz, ikisine de bol bol uçuş var, madrid'i de görürsünüz, bence bu iki şehri yeterli olur size.

sevilla ve valencia'ya gitmiştim, madrid'e gitmedim, barcelona'ya 3 kez gittim, yine giderim =) madrid'e gidesim var.

denk gelirse şehir festivallerine denk getirmeye çalışın.
0
kveldulv
(22.09.26)
Cevabınız için teşekkürler. Kış tatilinde gideceğiz. Her yeri görelim begendigimiz yerlere tekrar gidelim demiştik
0
🌸hacirotti
(23.09.26)
(1)

Receteyi okuyabilir misiniz ?

Chips
https://hizliresim.com/4smprlm5Tesekkur ederim.
hizliresim.com

Tesekkur ederim.
-1
Chips
(20.09.26)
eşim hekim ona okuttum, bir de sabah sabah fırça yedim, gayet okunaklı sen okuyamıyor musun deyü :/

gynomax
vegaferon tablet
3. net değil, estrafem olabilir dedir.
+4
galahad reloaded
(21.09.26)
(7)

çayırova'dan ist havalimanı ne kadar sürer tahmini?

der meister
istanbul ve kocaeli'de her gün marco polo'nun ruhunu yaşatanlara sesleniyorum: saat, konum ve araç olmaması sebebiyle toplu taşıma kullanmam lazım. gördüğüm kadarıyla en makul rota çayırova'dan marmaray ile halkalı, oradan aktarmayla havalimanı şeklinde ama malumunuz bütün şehri geçiyor burası. norm
istanbul ve kocaeli'de her gün marco polo'nun ruhunu yaşatanlara sesleniyorum: saat, konum ve araç olmaması sebebiyle toplu taşıma kullanmam lazım. gördüğüm kadarıyla en makul rota çayırova'dan marmaray ile halkalı, oradan aktarmayla havalimanı şeklinde ama malumunuz bütün şehri geçiyor burası. normal şartlarda bu yol aşağı yukarı ne kadar sürer? ona göre alternatif plan üretmem gerekir mi, bakacağım. çayırova'da bindik diyelim. üç saatte havalimanı girişinde kemer çıkarıyor olur muyum? hafta sonu sabah-öğlen gibi, ekstra yoğunluk/kalabalık (duraklarda) olmaz sanki. buraya üç, hatta 3.5 saat yazsam makul olur mu yoksa daha uzun sürebilir mi?
0
der meister
(16.09.26)
çayırova halkalı marmarayla 2 saati bulur, devamına hakim değilim

marmarayla yenikapı, m2 aktarmayla gayrettepe, oradan m11 metroyla ulaşabilirsiniz, yarım saat kadar sürüyor. toplamda yine 3 saate yaklaşır gibi aktarmalarla.
bi diğer alternatif de gebze otogardan istanbul seyahat ile direk gitmek, 650 lira ücreti vardı en son
0
siyah gece
(17.09.26)
yenikapı-gayrettepe-havalimanı yapmakla marmaray'la halkalı'ya kadar gidip oradan tek aktarma yapmak arasında ne kadar fark olur süre olarak? halkalı daha uzak gibi ama aktarma, bekleme vs. derken çantayla yenikapı-gayrettepe de fazla uzayabilir diye düşündüm.

gebze veya izmit'ten otobüs seçenek değil maalesef saatten dolayı tutmuyor. havalimanına gidecek otobüs benim için geç oluyor, benim binebileceğim otobüsün saatinde de toplu taşıma olmadığı için otogara gidemiyorum. ilçedeyim çok uzak o yüzden taksi de olmaz
0
🌸der meister
(17.09.26)
gebze koop ile esenlere gitmek daha hizli olur ama guncel fiyatlari bilmiyorum, arayip sormak lazim.
www.minibussaatleri.com
0
The_Lollok
(17.09.26)
3 saat çok iddialı bir zaman üstad.

ben olsam sabiha gökçen' e geçer, oradan havaist' e binerim. ama sabiha gökçen-istanbul havalimanı hemen hemen 2 saat sürüyor.
0
galahad reloaded
(17.09.26)
marmaray ile halkalı’ya gidip oradan m11 ile havalimanına gitmek en mantıklısı bence. m11’in bu uzantısı yeni açıldı ve aktarma açısından en uygun bu görünüyor. dikkat edilmesi gereken m11 20 dakikada bir geçiyor, kaçırma ihtimaline karşı belki böyle tampon zamanlar eklemek iyi olur. bir de haftasonu m11 çalışacak mı duyurularına bakabilirsin; nadir de olsa çalışmadan ötürü plan değişikliği olabiliyor.
0
eileengray
(17.09.26)
galahad +1

Çayırova'ya komşu ilçelerden birindeyim, en hızlı böyle gidiliyor.
0
matlii
(17.09.26)
Bütçenize nedir bilmiyorum ama progo travel de düşünebilirsiniz acele gitmeniz gerekiyorsa. Taksiden ucuza geleceği kesin.
0
inheritance
(17.09.26)
(5)

sanayi ustalarının yaylı kelepçe düşmanlığı/vidalı kelepçe sevdası?

konetsu
neden böyleler acaba? yaylı dediğim şu kelepçeler https://i.imgur.com/wVDTW8t.pngvidalı dediğim de bunlar https://i.imgur.com/uvNojrN.pngkendi maceram şu şekilde :D antifriz değiştirtirken radyatör hortumunu söktüklerinde normal penseyle zor zar söküp sonra yerine oturtmayı beceremediklerinden söktü
neden böyleler acaba?
yaylı dediğim şu kelepçeler i.imgur.com
vidalı dediğim de bunlar i.imgur.com

kendi maceram şu şekilde :D
antifriz değiştirtirken radyatör hortumunu söktüklerinde normal penseyle zor zar söküp sonra yerine oturtmayı beceremediklerinden söktükleri tarafa vidalı kelepçe taktılar. bir süre sonra oradan antifriz kaçağı oldu. vidasını biraz sıkınca kesildi ama birkaç hafta sonra hortumu tamamen kesti ve üst hortum değişimi gerektirdi. yaylı taraftan kaçak yoktu.

üst hortumu değiştirmeye başka yere gidince orijinal yaylı kelepçeyi de yanımda götürdüm. biraz neden o kelepçeyi istediğimi anlatmak biraz da sohbet olsun diye dedim şuraya gittim söktüler takamayıp vidalı kullandılar böyle hortumu kesti gördüğünüz gibi vs. adam üşenmişlerdir kolaylarına gelmiştir dedi. dedi dedi de sonra kendi de takmadı bunlar aslında daha iyi onlar kötüsünü takmıştır diyip vidalı kelepçe attı iki tarafa da. ne oldu? haftasına kalmadan antifriz sızıntısı... sızan tarafı sıktım ertesi gün diğer taraf da sızdırdı. onu da sıktım kesildi bi süre. sonra taktıkları hortum mu dandikti takarken mi zarar verdiler çok sert mi büktüler sebep ne bilmiyorum hortum patladı geçenlerde...

sonunda bi bu kelepçelerin özel pensesinden bir de radyatör hortumu alıp evin önünde kendim değiştirdim şimdilik bu hortumda hiçbir sıkıntım yok.
i.imgur.com
i.imgur.com

sonra kalan hortumlara da bakayım dedim. lpg sistemi için attıkları t'lerde de vidalı kullanmışlar ve sızıntı izleri var
i.imgur.com
i.imgur.com

video olarak çekip frame kestiğimden çok net olmasa da belli oluyor :D

kalorifer hortumlarından paralel çekildiği için onlara da baktım yaylı kelepçelerin olduğu yerlerde sızıntı yoktu. tüm izler vidalıların dibinde. 4 yaylı 10 vidalı var kalorifer/lpg sisteminde vidalıların 6-7 tanesi sızdırmış gibi görünüyor.

sanayi ustaları vs. sadece bi pensesini almaya mı üşeniyor? var da kullanmaya mı üşeniyor? bilmiyor mu? yoksa bile bile sorun çıksın da tekrar tekrar gelsin müşteriler diye mi düşünüyorlar?

sizde hiç hortum diplerinden antifriz kaçağı oldu mu olduysa hangi tip kelepçelerde oldu?
yaylı kelepçe seti sipariş ettim lpg su hortumlarını kalorifer hortumlarını vs. de yenileyip yenilerken yaylı tip takmayı düşünüyorum.

tüm araç üreticileri fabrikada yaylı kelepçe takarken sanayi ustalarımız o mühendilerden daha iyisini bildiği için vidalı takıp geçiyor :D
📊 kelepçe-kaçak durumları?

Bu anket sona erdi. 6 oy kullanıldı.

0
konetsu
(13.09.26)
çoğunun yaylı kelepçe pensesi yok veya kullanılmayacak durumda oluyor. yaylı kelepçe yerleri de arabanın ulaşılması zor kısımlarında olunca sökene kadar çok uğraşıyolar. sonra vidalı kelepçe takıp lokma ve uzatma kolu ile uzaktan daha rahat sıkıyolar.

vidalı kelepçe deyip geçme ucuz önemsiz bir parça gibi görünse de adisini kullanırsanız sizin yaşadığınız sorunlar yaşanır. antifiriz kaçağı demek motor suyunun kaçması demek. eğer farketmezseniz ve su seviyesi düşüp öyle kullanırsanız motor hasarı oluşur.

vidalı kelepçe kullanılacaksa kesinlikle Förch gibi markaların ürünleri kullanılmalı. öyle dandik kelepçeler daha sıkarken yalama oluyor zaten.
0
omer460
(13.09.26)
@omer460 kullanılamayacak durum nasıl oluyor? daha pratik modelleri de var bu penselerin dar alanlara ulaşabilmek için. www.youtube.com

iş olarak bunu yapan insanların üç kuruşluk pense almaktan kaçınması saçmalık ve savunulamaz bence. ben bireysel kullanımım için bile aldım mesela ucuzundan da olsa. bu işten para kazanan her gün hortumlarla kelepçelerle uğraşan biri olsam o videodaki gibi kullanışlı modellerden de mutlaka alırdım.

antifriz seviyesi ve harareti kontrol ediyorum o konuda dikkatliyim. ama farkedilmez dalgınlığa gelirse evet çok ciddi masraf açabilir. o yüzden gıcık oldum adamlara. kendi kelepçesini takmayı beceremiyorlar, gereken bi penseyi bile edinmiyorlar, sonra da üç kuruşluk dandik kelepçe takıp geçiyorlar.

bence ne kadar kaliteli olursa olsun sıkıntılı vidalı tipler. sıcak soğuk döngüsü gördükçe hortum kelepçenin sıktığı yerden incelebiliyor. vidalı tipler sabit seviyede kaldığından hortumda incelme olduğu durumda yeterince sıkamıyorlar. araç soğuyup ısındıkça genleşme büzüşme durumlarına adapte olamıyorlar. yaylılar devamlı baskı uyguluyor esneyip adapte olabiliyor.

vidalıda bir de özellikle radyatör tarafında sıkarken çekiniyor insan. fazla sıksan plastik radyatör giriş çıkışlarını kırma riski var. bant kısmındaki delikler hortumu deforme ediyor delikli taraf hortumu daha sıkı tutarken diğer tarafa eşit baskı uygulayamayabiliyor. bi tanesi evet yalama olmuştu, sıksan da diş atlıyordu...

hepsini yaylıya çevirip rahat etmek istiyorum. umarım aldığım set kalitelidir. piyasada yaylıyı bulmak da zor. aliexpress temu amazon gibi yurtdışı sipariş imkanı kalmadığı için seçenekler çok kısıtlı. türkiyede pek alıp kullanan da olmadığından yorum yok çoğu üründe. her ölçüyü bulamıyorsun.
0
🌸konetsu
(13.09.26)
benim çevremdeki tamircilerde gördüğim ki araba tamircisi, çok arkadaşım var.

işe saygı yok denecek kadar az, arabayı götürdün. dediler ki radyatör hortumu eskimiş değişecek sipariş vereceğiz. o gün söktüler, kenara koydular, ertesi gün o çırağın o yaylı kelepçeyi bulabilmesi bile mucize.

hatta arabalardaki yaylı kelepçeleri söküp vidalı kelepçe yapmayı vatan borcu olarak gören bir kısım tamirci de var.

bir de övünüyolar. radyatör hortumunu sökünce yaylı kelepçeyi hemen değiştireceksin bıdı bıdı diye.
0
omer460
(13.09.26)
cahil usta çok var.
0
designer
(13.09.26)
yaylı kelepçeyi düzgün sökmek/takmak için cırcırlı kelepçe pensesi gerekir. Düz penseyle denediklerinde yay fırlatır, ele vurur, dar alanda yanaşılmaz. Sizin usta da büyük ihtimalle o özel penseye para vermemiştir.

Diğer taraftan yaylı kelepçenin tam hortum dış çapına göre seçilmesi şarttır. Vidalı kelepçe ise tek boy ile her hortuma uyar mantığındadır. Ustanın dükkanında 20 farklı boy yaylı kelepçe stoğu tutması gerekirken, kutuyla vidalı kelepçe alıp geçmek işine gelir.

bana biraz lojistik sıkıntısı olan biri gibi geldi.
0
galahad reloaded
(14.09.26)
(4)

konserlerde sesler neden bozuk oluyor

biseysorcaktim
ben çoğu zaman konserleri sevmem çünkü çoğu zaman konserlerde sesler gerçekten kötü oluyor. eğer şarkıyı bilmiyorsan sözlerini anlamak mümkün bile değil. solist bir şey diyor o da anlaşılmıyor çoğu zaman. bu işin normali mi bu?gidiyorum bakıyorum millet coşuyor hopluyor zıplıyor. ben de atmosfere ay
ben çoğu zaman konserleri sevmem çünkü çoğu zaman konserlerde sesler gerçekten kötü oluyor.

eğer şarkıyı bilmiyorsan sözlerini anlamak mümkün bile değil. solist bir şey diyor o da anlaşılmıyor çoğu zaman. bu işin normali mi bu?

gidiyorum bakıyorum millet coşuyor hopluyor zıplıyor. ben de atmosfere ayak uydurup keyif almaya çalışıyorum, hopluyorum zıplıyorum ama tüm şarkılar aynı gibi. yüksek gürültü. sonra bakıyorum içki bölümünde yarım saatlik sıra var. görünüşe göre herkes sarhoş olmadan bu konser çekilmez diyor. x konser için değil, bir çok konserdeki gözlemim bu yönde.

bazı konserler sadece sahnenin önünde, belli açıdayken güzel oluyor. sağa sola kayınca ses yine gidiyor. çünkü kocaman hoparlörler sahnenin iki yanına koyulmuş şekilde ve her yerden yüksek duyulsun diye sesi çok açıyorlar. neden alanın arkalarına doğru bir çift daha koymuyorlar, bu durumda sesi bozulacak kadar açmazlardı.

bu bahsettiğim sorunlar stadyumda yapılan mega konserler için değil, daha ziyade küçük çiftlik park, joly joker gibi yerlerde yapılan konserlerden bahsediyorum.
+1
biseysorcaktim
(13.09.26)
Atlanan detaylar yüzünden:)

Akustik ve ses mühendisliği epey teknik bir konu ve ince bir çalışma gerektiriyor.
yurtdışında çoğu insan bunun eğitimini alıp bu işleri yapıyor.

Türkiye'de bu işlerle ilgilenenler biraz alaylı yetişiyor genelde. O yüzden kullanılan ekipman seçiminden mekan düzenlemesine kadar birçok şey olması gerekenden yanlış yapılıyor. Haliyle çamur gibi duyuyoruz.

bunun orkestrasyon ayağı da var. yanlış ve yeterince prova edilmemiş orkestrasyon da buna sebep olur. Tüm sesler üst üste biner. Genelde bizde provaya ve sahne aranjesine vakit ayrılmadığı için müzisyenler genellikle doğaçlamalarla doldurur araları. bu da kötü soundun sebeplerinden biri.

Aradaki farkı anlamak için the voice'ın uluslararası versiyonuna bakın:

www.youtube.com

ya da Saturday Night Live orkestrasına bakın sonra bizdeki tv programlarındaki canlı orkestraların nasıl duyulduğunu hatırlayın.

www.youtube.com



Son olarak mekanların akustik düzenlemeleri de çok etkili. Birçok mekan o kadar da kafa yormuyor ses sisteminin yerleşimine, ekipmanlara vb.
+3
anten
(13.09.26)
memleketteki konserlerin, özellikle de yerli müzisyenlerin konserlerin de sesi linkteki fotoğrafta, sahnenin karşısındaki iskele yapının önünde temiz duyabilirsiniz. oraya foh (front of house) denir ve maalesef memlekette hala konser alanının ortasında en iyi yerde konumlanır. tam önündeki küçük bölümde takılmak iyi bi ses ve ışık deneyimi sağlar.

share.google
0
klassno
(13.09.26)
Bu işlerden anlayan ve bu sektörde hala çok önemli olan bir arkadaşım Zorlu ve Harbiye dışındaki ses sistemlerinin vasat altı ya da çok kötü olduğunu söylemişti. Yine de ülkemizde düzgün konser dinlemek için en ideal yerin bu ikisi olduğunu fakat buradaki sistemlerin de vasat olduğunu aktarmıştı.
0
jackyr
(13.09.26)
para çokomel eğrisi hocam.

mümkün olduğunca yurtdışına konsere gidiyorum, Türkiye ile arasında fersah fersah fark var.
0
galahad reloaded
(14.09.26)
(8)

Arabulucu ile işten çıkartılma

Çuvaldızı
Merhaba, şirket çeşitli sebeplerden, ağırlıklı maddi olduğu söylenşyor, işten çıkarma yaptı.Yarın beni çıkartacaklar.Kıdem, ihbar, ücreti arabulucuda evrakları imzalayıp alın diyorlar.Baktım arabulucu ile çıkarsam dava açamam.İşe iade davası açacağım, haksız yere çıkarıldım, sebep bile sunamadılar.B
Merhaba, şirket çeşitli sebeplerden, ağırlıklı maddi olduğu söylenşyor, işten çıkarma yaptı.

Yarın beni çıkartacaklar.
Kıdem, ihbar, ücreti arabulucuda evrakları imzalayıp alın diyorlar.

Baktım arabulucu ile çıkarsam dava açamam.

İşe iade davası açacağım, haksız yere çıkarıldım, sebep bile sunamadılar.

Bundan sonrasında ne yapmak gerek, arabulucuya gitmem gerekiyor mu ?

2 gün içinde gitmeniz gerekiyor dediler, süre konusunda bir kısıtlama var mı ?

Teşekkürler
0
Çuvaldızı
(10.09.26)
Arabulucu mecburi oldu diye biliyorum. Ama bu arabulucuda herseyi kabul edeceksin anlamına gelmiyor. Orada anlasamazsaniz is mahkemeye gider.
+1
hububrad
(10.09.26)
Mecbur bu ofise gideceğiz. Söylenenlerimkabul etmeyip kendi şartlarımı sunacağım... iş davaya gidecek.

Peki bir süre var mı ? Kaç gün içinde gitmeliyim.
+1
🌸Çuvaldızı
(10.09.26)
Şartlar size uymuyorsa imzalamak zorunda değilsiniz.
+1
Kahvedesu
(10.09.26)
işe iade davasını kazanmak işe yaramıyor, işveren tazminat verip işe geri almayabilir
arabulucuda peşin anlaşmak daha avantajlı
+1
mantık
(10.09.26)
pozisyonun kapanması işverenin geçerli sebeple fesih yapabilmesini sağlar ama bunu ispat yükümlülüğü işverene aittir. eğer bu şekilde bir işlem yapılacaksa size, arabuluculuk imzalamış olmak aleyhinize olur, çünkü haksız işten çıkartılmış olsanız bile dava açamıyor olacaksınız.
arabuluculuk mahkeme kararı yerine geçer, ancak tabi ki siz bunu kabül etmek durumunda değilsiniz, pazarlığınızı sonuna kadar yapın, sadece kuru ihbar+kıdemle gitmeyin derim eğer imkanınız varsa. artı belli bir maaşa kadar da bence diretin, ancak gerçekleşen enflasyon ile yasal enflasyon arasındaki fark da malum. en az 1,5-2 yıl sürecek bir mahkeme süreci sonrasında kaybedeceğiniz faizi de düşünerek değerlendirmenizi yapın.
sizin dava açma hakkınız arabuluculuğu imzalamadığınız sürece çıkışınız yapıldıktan sonra 30 gün diye biliyorum. şirket bence oldu bittiye getirmek ve pazarlık yapılmasın ucuza kapatalım diye öyle 2 gün içinde imzalayın yoksa mahkemeye verin fln diyecektir. kendileri bilir, siz zaten vericem diyorsunuz.
+1
sirkelimon
(10.09.26)
İşe iade davası en az 1.5 yıl sürecek. Kıdem ve ihbarı al yola devam et.
0
HellKeePer
(11.09.26)
bazı yerlerde yanlış bilgilendirme yapılmış size.

İşten çıkartıldığınıza dair yazılı bildirimin arkadaşınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 AY içinde arabulucuya başvuru yapma hakkınız var. 2 gün değil.

Ayrıca şirket yazılı fesih belgesi sunmak durumunda. Bu belgede çıkış sebebiniz yazacak.

şirket 30 kişiden azsa ve/veya 6 aydan az sigortanız var ise işe iade açamıyorsunuz. eğer açma koşullarını karşılıyorsanız siz adliyede kendi arabulucunuz ile devam edin. Ancak bu durumda ücret ödemek durumundasınız.
0
galahad reloaded
(11.09.26)
pazarlık yapamıyorsan bi tane ucuz yollu ama heyecanlı avukat bul o senin yerine arabulucuda şov yapsın 3 4 maaş koparsın. toplam bedelin üstünden senden 50 60 alır ama.

fazla mesaisi var, geri iade olduğunda alacağın 6 7 maaş var..
0
kveldulv
(11.09.26)
(6)

Doktor rapor vermezse ne yapabilirim?

egerbiryolcu
Ben bugün şiddetli ağrı sebebiyle kurumuma gidemedim haliyle istirahat raporu alacağim. Fakat bir ay önce yine rapor almam gereken bir durum olmuş saat uç dort gibi aile hekimine gitmiştim. Fakat bu saatte rapor veremeyeceğini bundan sonra raporların öğleden önce verilmesi ile ilgili ilçeden karar ç
Ben bugün şiddetli ağrı sebebiyle kurumuma gidemedim haliyle istirahat raporu alacağim. Fakat bir ay önce yine rapor almam gereken bir durum olmuş saat uç dort gibi aile hekimine gitmiştim. Fakat bu saatte rapor veremeyeceğini bundan sonra raporların öğleden önce verilmesi ile ilgili ilçeden karar çıktığını söyledi.

Sabah zaten yoğun ağrı sebebiyle insanın halibolmiyor yürüyecek hale gelince de vakit öğleni geçebiliyor. İlçeden ilçeye gerçekten böyle karar farklılıkları var mı, sonuçta ne zaman hangi saatte hasta olacağımız belli değil mesai saatleri içinde verilmesi gerekmiyor mu?

Saat 1 oldu ben bugün gitsem yine verilmese yapabileceğim bir şey var mı çünkü rapor alamadikca benim kurumdan atılma riskim de artıyor.

İl İstanbul ilçelere göre durumları merak ediyorum.
0
egerbiryolcu
(10.09.26)
Eksileyenler sebep de söylerse memnun olurum.
Karar farklılıkları var mı her yerde aynı mi bunu sorguluyorum biliyorsanız cevaplayin. Hoşunuza gidiyor ha bı de genelde sağlık konularını eksiliyorsunuz.
Ne sacma insanlar var şu dünyada. Egolarını başkalarını akılları siraca aşağı çekerek kendilerini tatmin ediyorlar. Sorgulayan eleştiren insanlara düşmanlık besliyorlar. Çünkü kendileri her şeye tamam diyor. Beyinlerini sorgulamak için kullanmaktan acizler. Size de geçmiş olsun.
+4
🌸egerbiryolcu
(10.09.26)
Farz edelim ki insan bilincini kaybetti O derece rahatsız durumda sabah ve gidip rapor alamadı bu durumda kabahatli mi olacak alınan karar çok saçma
+2
santimantal
(10.09.26)
Senin aile hekimi biraz cinsmis. Olmaz oyle sey.
Aile hekimin rapor vermezse ozel hastaneye gidin orda deneyin sansinizi ya da aksam 5 den sonra devlet hastanesi acile gidin orada deneyin sansinizi.
0
nuevo
(10.09.26)
@nuevo
Bana da çok garip gelmişti. Sanki uğraşmak istemiyor gibi izlenim edindim ama detaylari bilmeyince de çok ısrarcı olamamistim.
Bu arada gerçekten çok kırsal sakin bir bolgedeyiz yoğunluk hiç yok. Ama hizmet almak çok zor.
0
🌸egerbiryolcu
(10.09.26)
Denetim yeteri kadar olmayinca kendi kurallarini kendi belirliyorlar. Turkiyede kamu ne yazik ki cogunlukla bu halde.
+1
nuevo
(10.09.26)
öncelikle geçmiş olsun.

raporun saati olmaz, yasal dayanağı yok, eğer gerçekten hastaysanız ve raporluk bir durumunuz var ise mesai saatleri içinde vermek zorundalar. sadece geçmiş tarihe verilemez.
0
galahad reloaded
(11.09.26)
(13)

Yurt dışı uçuş

arbre
Pegasus 3 saat önce havalimanında olmamı söylüyor ama o gün bir sınav var. Çıkınca gidersem 1 saat önce olmuş oluyorum. Tek seçenek sınava girmemek mi? Bir de 3 saat çok geldi bana. Sadece prosedür mü, gerçek mi?
Pegasus 3 saat önce havalimanında olmamı söylüyor ama o gün bir sınav var. Çıkınca gidersem 1 saat önce olmuş oluyorum. Tek seçenek sınava girmemek mi? Bir de 3 saat çok geldi bana. Sadece prosedür mü, gerçek mi?
-9
arbre
(25.08.26)
ucak alti bagaj yoksa bile 1 saat riskli. 3 saat abarti tabii ama ideali 2 saat
0
pasaklıpepee
(25.08.26)
valiz yoksa sorun olmaz da valiz varsa 1 saatten aşağı düşmemek lazım. yolda falan da bir aksilik çıkabiliyor geçen metroda biri intihar etti mesela kesin birileri kaçırmıştır uçağını.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.08.26)
3 fazla ama 1 de az.
0
chanandler bong
(25.08.26)
2 kere guvenlikten 1 kere pasaporttan geciyorsunuz, 1 saat muhtemelen yetmez, ama kucuk bir ihtimal yetisme sansiniz var. onun icin de ya pasaportta otomatik makinelerden gecmeniz lazim, ya da pasaport sirasi olmamasi. tabi guvenlik de bos denk gelmeli. kapinizin da cok uzak olmamasi lazim, bazen 15-20 dakikaya kadar yurumek gerekebiliyor.

bir de ucak kapisi kalkis saatinden 20-40 dakika once kapaniyor.
+1
lemmiwinks
(25.08.26)
2 aydir burada belgrad’i planliyorsun, bu hataya nasil dustun? 1 saat cok riskli.
+3
eileengray
(25.08.26)
Sadece kabin bagajınız varsa ve fast track kullanabilirseniz 1 saat yetişir. Aksi halde çok riskli.
0
tss
(25.08.26)
boarding kalkis saatinden 1 saat once baslar (normal sartlarda). yurtdisi ucusu icin 2 kez guvenlik, 1 kez pasaport gececeksiniz. valiz varsa yurtdisi ucuslarda valiz check in ucustan 60 ya da 40 dk once (boarding zamanidir ayrica) kapanir, valizi veremezsiniz, oldu da verdiniz sizinle birlikte gelmeme ihtimali de var.
yani bu bir prosedurden cok is akisi gercekligidir. .
0
65 derece
(25.08.26)
Pegasus yani sabiha. Gelen yolcu katının en sonundaki (metroya göre ters yöndeki) kapıdan girilecek, bagaj verilecekse zaten otomatik makine var hızlıdan halledilecek (kapanmadıysa, kapanıyorsa yalnızca kabin taşımak lazım), pasaport sırasında epasaport (kuyruğa bakınca solda küçük bi girişi var) makineden geçilecek, son güvenlikte çocuksuz, yaşlısız ve kız grupsuz sıraya girilip dua edilecek. 1 saatte kapıda en geç halinde isminizin ilk veya ikinci anonsunda olursunuz. Fast track varsa daha da hızlı olur.

En iyisi sınavdan erken çıkıp uzamak.
0
klassno
(25.08.26)
Pegasus’ta yetişme şansın var. Çoğunlukla belirtilenden daha geç kalkar diye düşünüyorum. Elbette risk var bunu göz ardı edemeyiz ama son 1 saat kala havalimanının içinde olmayı kesin görüyorsan bence yetişme şansın anlamlı ölçüde var.
0
ezkaza
(25.08.26)
1 saatte ucaga yetismisligim var 2-3 kez ama gereksiz kosturmaca, gerginlik vs oluyor. 2 saat onceden gidin temiz temiz, tatile gidiyorsunuz zaten yok yere gerilmeye gerek yok.
0
taurina
(26.08.26)
uçağın saatine bağlı.

sabah ilk uçaklardan biriyse rahatlıkla girersin.
online check-in yap, harç pulunu önceden al. kontuar önündeki express bagajı kullan, pasaport geçisini elektronik geçiş yap. toplamda 20-25 dakikanı alır. sürekli kullanıyorum bu yöntemi.

eğer öğlen ya da akşam uçaklarıysa yetişemezsin. çünkü hem express bagaj önünde, hem de elektronik pasaport önünde kuyruk oluyor.
0
galahad reloaded
(26.08.26)
valiz yoksa yetisirsin. sirada insanlardan rica edersin ucagim kalkiyor falan diye sorun cikartmazlar.

valiz varsa yetismen imkansiz.
0
fakyoras
(26.08.26)
ilk defa yurtdışına çıkacağını yazmıştın, bence sen riske atma 3 saat önce havaalanında ol.
+1
deartheodosia
(26.08.26)
(6)

Yurt dışı tavsiyeleri

arbre
İlk defa çıkacağım. Gidiş dönüş uçak bileti aldım. Otel rezervasyonu kaldı sadece. Çıkış harcı yatıracağım aklımda. Sağlık sigortasına gerek var mı? Vizesiz bir ülke.Hırsızlık, güvenlik gibi genel olarak vereceğiniz tavsiyeler var mı? Sağ olun.
İlk defa çıkacağım. Gidiş dönüş uçak bileti aldım. Otel rezervasyonu kaldı sadece. Çıkış harcı yatıracağım aklımda. Sağlık sigortasına gerek var mı? Vizesiz bir ülke.

Hırsızlık, güvenlik gibi genel olarak vereceğiniz tavsiyeler var mı? Sağ olun.
-8
arbre
(19.08.26)
saglik sigortasi yaptirin, basiniza bir sey gelirse guvenceniz olsun. pahali bir sey de degil.

mumkunse oteli gezeceginiz yerlere yakin tutmak rahatlik saglar, arada otele gidebilirsiniz.
0
lemmiwinks
(19.08.26)
telefonuna pasaportuna parana sahip çık. fazla nakit taşıma kart kullan. sırt çantası takacaksan değerli şeyleri kolay ulaşabilecek yerlere koyma.
seyahat sigortası yaptır bence nolur nolmaz. başka şeyleri de kapsıyor.
gitmeden ülkedeki ulaşım sistemini öğren. ona göre havalimanında kart falan alırsın ya da kredi kartıyla ödersin.
+4
jelly bear
(19.08.26)
e-sim al. mobimatter'da uygun secenekler vardi en son aldigimda.
+1
lemmiwinks
(19.08.26)
x.com

1 yıllık sigorta 15 euro
-2
jelly bear
(19.08.26)
ülkenin adını söylesen daha güzel yanıtlar alırdın , ben de vizesiz ülkelerde dolaşıyorum artık . gitmeden önce orayı araştırıyorum gezilecek yerleri not alıp ulaşım seçeneklerini öğreniyorum . mesela tiran'da otobüs kullanmak çok mantıklı , kolay bir şehir her yere otobüsle 20 lira karşılığı bozuk lek verip binebiliyorum . tiflis'te metro ağı ile geziyorum .orada ulaşım kartı alıp para yükleyince , otobüslere de , meşhur gürcü ana teleferiğine de o kart ile binebilirsin .
maps.me indirebilirsin telefonuna
şimdilik aklıma gelenler bunlar .
+1
devilone
(20.08.26)
çift bavul gidecekseniz eşyalarınızı bölün. bavulun kaybolması diye bir gerçek var. iki don iki atlet bir bavula, iki atlet iki don diğer bavula.
0
galahad reloaded
(20.08.26)
(47)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-2
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-7
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(11)

İlişkilerde denklik konusu

momomsu
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; aileleri
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; ailelerinin ve büyüdüğü ortamların farklı olması, bu sebeple maddi problemler yaşamaları, kendilerine ait iş sorunları. Ben hiçbir zaman maddiyata çok takılmadım, önemli olan iyi vakit geçirmek ve manevi anlamda destek bulmaktı amacım. Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu. Çeşitli bahanelerle aramızdaki ilişkiler sonlandı. Evet açıkçası çok da bir şey kaybetmedim ama ister istemez bu konuya canım sıkılmıyor da değil. Maddiyat oldukça önemli günümüzde, ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Siz bu tarz ilişkiler yaşadınız mı ve uzun süreli oldu mu? Gerçekten her konuda olmasa da bazı konularda denk olduğum kişilerle nasıl tanışacağım?
-3
momomsu
(28.07.26)
ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Bu cümleye kadar karşı taraf hep bir şeyleri sorun etmiş gibiydi ama burada bir niyet okuma görüyorum. Sen insanları benden faydalanıyorlar diye görüyor olabilir misin?
+2
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatım boyunca, kadının maddi durumunun daha iyi olduğu mutlu bir birliktelik hiç görmedim ben. Sebebi hakkında bir fikrim var. Ama şu an konu dışı o.
Siz bence maddi durumu size denk ya da sizden daha iyi birini bulmaya çalışın.
-1
Mirket
(28.07.26)
Benden zengin bir bayanla ilişkim oldu ve sorun parası ya da imkanları olmadı hiçbir zaman. Ben evlenmeyi düşünmüyorum diye ayrıldık benden 6 ay sonra yarbonun biriyle evlendi zaten. O yüzden tuhaf geldi boyle şeylerin olması. Kız gelir beni arabayla evden alırdı şimdi bunun nesini sorun edeceğim ki
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
"Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu"

bunu açık açık bu şekilde beyan etmediler ise burada biraz önyargı var gibi geliyor. ilişki bir şekilde yürümeyince ben kötü veya yetersiz değilim onlar beni taşıyamadı/anlayamadı kaçışı gibi geldi bana.
+3
orpheus
(29.07.26)
Erkeğin parası kadından çok olmalı ya da denk olmalı
Erkek kadından uzun olmalı
Erkeğin kariyeri-iş becerisi kadının önünde veya denk olmalı.( örneğin; kadın doktor, erkek hemşire ilişkisi olmaz)
Erkeğin yaşı kadından fazla olmalı.

Bu şartlara uymayan ilişkiler nanay
0
Cezcez
(29.07.26)
Karşılaştığınız erkek grubuyla alakalı bir durum. Benim arkadaş çevremde ve arkadaş grubumda parayı konu eden insanlar yok. Ben nasıl para puldan çok insanların kafama uygunluğuna bakıyorsam eşimde ben gibi arkadaşlarımda bana benzer. Benim dünyaya bakışım çevremi şekillendirdi. Siz de içinizde şunu mu düşünüyorsunuz: bana gelen param için mi geliyor? Düşüncesini insanlara hissettirirseniz insanlarda size öyle yaklaşması gerektiğini düşünür. Ben evlenene kadar eşimin ailesinin ekonomik durumunu ne sorguladım ne de bildim. Relax olmak lazım.
+1
mikahakkinen
(29.07.26)
Hahahaha resmen komedi.

hiç bir erkek gelip de kadının suratına "senin beklentilerini karşılayamam, ben yetersizim" demez

Sorun erkekler değilmiş bunu kabul ederek zengin koca aramaya başla bence
-6
artıküyeolmakistiyorum
(29.07.26)
erkek tarafım, eşim benden daha tahsilli ( doktor, ben doktor değilim), hayatı boyunca benden daha fazla para kazandı ve kazanacak. 9 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 15 yıldır evliyiz, 12 yaşında kızımız var. hayatımın eşimle olan zaman dilimi, eşimin olmadığı zaman diliminden daha fazla. bu arada oldukça da mutlu bir aile hayatımız var. öyle toplumun kabul gördüğü normların aksi biriyim.

Siz maddiyata takılan biri değilsiniz, aksine maddiyatı ve başarıyı bir özgüvensizlik malzemesi yapan insanlarla denk gelmişsiniz.

Karşı tarafın sizi elde ettiği imkanlar veya başarılar yüzünden tehdit/ulaşılamaz olarak görmesi, sizin eksikliğiniz değil, onların tamamlayamadığı süreçlerle ilgilidir. Sırf birinin imkanlarından yararlanmak üzerine kurulu bir ilişki ne kadar sığsa, partnerinin sahip olduğu imkanlar altında ezilip uzaklaşan bir ilişki de o kadar sürdürülemezdir.

kişisel ve zihinsel gelişimini tamamlayabilmiş biriyle denk gelirseniz olursunuz bence. aksi durumda erkek kodlamasında -özellikle bizim toplumumuzda- halen sağlayan/üstün olan taraf olma arzusu ciddi bir yer tutuyor.
+2
galahad reloaded
(29.07.26)
sizin için bu kadar önemliyse çözüm belli değil mi, maddi durumu sizden daha iyi olan insanlarla ilişki yaşayacaksınız, diğerleri olasılık olarak bile radarınızda olmasın.
0
gabe h coud
(29.07.26)
İlişkileri değiştiremeyeceğiniz fiziksel/maddi özellikler üzerinden tartıp karar veren insanları anlamıyorum.
0
rakicandir
(01.08.26)
İnsanlar maddi manevi birbirine denk olmazsa ilişkiler uzun süreli olmuyor. Buna rağmen uzun süreli olan ilişkilerde de mutlaka biri diğerine tahammül gösterdiği için oluyordur.

Para ile ilişkiniz sağlıklı ise bence karşı tarafın maddi durumunu belli bir ölçüde gözetmeniz normal. Sonuçta herkes kendi imkanlarını yaşamını bir standart olarak görür ve altına düşmek istemez, eğer karşınıza bu standartın altında insanlar çıkıyorsa belki de çevreyi biraz değiştirmek lazım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
(8)

Şunlardan hangi Üniversite bölümünü tercih ederdiniz?

denizmaniaherif
Tarımsal Biyoteknoloji,Tarımsal Yapılar ve Sulama,Tarla Bitkileri,Toprak Bilimi ve Bitki BeslemeZootekni,Peyzaj Mimarlığı,Şehir ve Bölge Planlamayapay zekaya göre ve bana göre şehir bölge iyi durumda.. sizin tercihiniz ne olurdu ve enden ?( yeğenim tercih yapacak.. )
Tarımsal Biyoteknoloji,
Tarımsal Yapılar ve Sulama,Tarla Bitkileri,
Toprak Bilimi ve Bitki Besleme
Zootekni,
Peyzaj Mimarlığı,
Şehir ve Bölge Planlama

yapay zekaya göre ve bana göre şehir bölge iyi durumda.. sizin tercihiniz ne olurdu ve enden ?
( yeğenim tercih yapacak.. )
0
denizmaniaherif
(21.07.26)
Memlekette bu bölümler iş yapmaz. Hollanda gibi tarımsal faaliyetlerin değer gördüğü yerlerin ihtiyaclarına göre tercih yapmanızı tavsiye ederim.

Yurtdışına gidecek azmimiz varsa.
+3
Lh12
(21.07.26)
hayırlı olsun üstad, umarım her şey gönlünüzde olur.

bu bölümlerin ardında atadan kalacak işler durumdaki dönümlerce tarla, kendisini gönderebileceğiniz bir belediye veya kpss imkanı olmayacaksa hiç bulaşmasın derim.

şu anda ülkemizde de tüm dünyada da; diploma/unvan ile piyasadaki arz-talep dengesinin yarattığı gelir farkı gerçeği var.

şu anda teknik resim okuyan, 3/4/5 eksen tezgâhlara hükmeden, CAD/CAM yazılımları (SolidWorks, NX, Mastercam vb.) ile parçayı işlenebilir hale getiren kişiler sanayinin altın çocuğu. popstar gibiler.

Bunun dışında Kaynak Teknolojileri önerebilirim. suyla arası iyiyse 2 yıllık Su Altı Teknolojisi okuyup çıkışta direkt iş bulabileceği bir alan önerebilirim.

dönem cebe giren paranın daha önemli olduğu dönem.
+1
galahad reloaded
(21.07.26)
Hangi üniversitede?

Şehir bölge planlama mimar sinan da ise gayet seçilebilir. belediyelerde iş yapıyor
0
substituent
(21.07.26)
Belediyede tanıdığın varsa peyzaj ve şbp iş yapar. İpk ikisi önemli. Sanırım Türkiye'de telnolojik tarım hızla büyüyor. Millet drone falan kullanmaya başladı
0
prole
(21.07.26)
ziraat mühendisliği iş yapar tutuyorsa yapıştırsın.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
akdeniz üniversitesi olsun istiyor annesi.
kentsel dönüşüm, deprem felaketler ısı adaları vs. şuan baya konuşulduğu için şehir bölge planlama demiştik aslında ama evet daha çok kamu haklısınız. Ziraat mühendisliği diye bir bölüm kalmamış anladığım kadarıyla hep birki tarım vb. şeklinde ayrılmış.. 302.000 falan sıralaması bir de mühendislik bölümleri için 300.000 sınırı gelmiş zaten.
özetle peyzaj okuyup aleoa vera süs bitkisi vb. bir dükkan açacağına şehir bölge planlama ile belki geleceğe yönelik bir meslek olabilirdi gibi gelmişti bana..

neyse bakmaya devam edeceğiz.
0
🌸denizmaniaherif
(21.07.26)
Hocam tarım teknolojileri dünyada çok hızlı ilerliyor.

Bu yüzden özellikle avrupa ülkelerinde bu alanda önemli yatırımlar yapıyorlar.

Eğer yurtdışına gidecek motivasyonu vs varsa ilerde yüksek lisans falan için, bu alandaki kabul gören bölümleri araştırıp ona göre bir tercih yapabilir.

Yoksa Türkiye'deki iş alanları belli bu sektörde.

Bir de şu var, tarım işleri sevmeden, ilgi duymadan yapılacak işler değil. Izdırap olur bu alanda ilgisi alakası yoksa.
0
anten
(21.07.26)
Son 2si
0
gadlemler
(21.07.26)
(8)

Yeni doğan bebeğin kan grubu

Buddrick
Anne A-, baba A+ ama kartta bebeğe AB yazılmış. Tuhaflık yok mu bunda? Bebeğin bilekliği takılıydı. Onda sorun yok. Doktorun biri dedi ki; antijenler gelişmediği için testler tanımayabiliyor. 6 ay sonra yapılmalı.
Anne A-, baba A+ ama kartta bebeğe AB yazılmış. Tuhaflık yok mu bunda?
Bebeğin bilekliği takılıydı. Onda sorun yok. Doktorun biri dedi ki; antijenler gelişmediği için testler tanımayabiliyor. 6 ay sonra yapılmalı.
0
Buddrick
(20.07.26)
Doktoru cagirin, durumu aciklayip yeniden test isteyin. Biyolojik olarak o anne babanin bebegiyse, bir karistirma falan olmadiysa, AB olmasi imkansiz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
2012 yılında anne 0-, baba 0+, bebeğimiz doğdu. kan grubunu sordum b+ dediler. lise biyoloji kitabı, tüpçüler sütçüler falan gözümün önünden geçti, dedim ki nasıl olur, anne sıfır baba sıfır çocuk b olamaz. dediler ki anne sıfır değil ki b-.

hanım 32 yıldır kan grubunu yanlış biliyormuş, ehliyette falan da 0 yazıyor. özellikle bakmalarını gerektiren bir durum yoksa doğuma kadar herhangi bir rutin kontrolde kan grubuna bakılmıyor. bir de sorun bakalım annenin kan grubu neymiş, babanın kan grubundan emin miyiz.
+2
kibritsuyu
(20.07.26)
Evet, antijenler gelişmediği için yanlış çıkabiliyor. Şu an tekrar test yaptırmanın çok bir anlamı olmayabilir. Birkaç ay sonra tekrar etmekte yarar var. Ancak, anne ya da babanın kendi kan grubunu yanlış bilmesi de çok yaygın bir şey. Daha geçen gün neredeyse 40 yaşındaki arkadaşımın kan grubunu yanlış bildiğini fark ettik. O yüzden bu ihtimali de gözden kaçırmayın.

Bu arada çok daha ender olarak, anne ya da babadan biri cis-AB olabilir. B çok az üretiliyorsa A olarak tespit edilmiştir. Ancak Türkiye'de çok çok az görüldüğü için bu ilk akla gelen senaryo olmaz.
0
evrim halkasi
(20.07.26)
Hocam evlenirken kan testi yapıyorlar zaten. Oradan biliyoruz. Ben ondan daha önce de yaptırmıştım yine A'ydı.
0
🌸Buddrick
(20.07.26)
Antijenler gelismedigi icin test yanlis okuyabilir ama A iken 0 okuyabilir ya da AB iken A veya B okuyabilir. Ama A, B ya da 0 iken AB okumasi mümkün degil. Yani var olan bir antijenin gözden kacması söz konusu olabilir ama hic olmayan antijenin yanlis okumasini yapamaz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.07.26)
şu an için problem değil, 6 ay sonrada aynı sonucu alırsanız problem.

o zaman önce siz anne ve baba olarak kan gruplarınızı yeniden test ettireceksiniz, eğer sizin kan gruplarınız doğru ise o zaman daha da büyük problem.
0
galahad reloaded
(21.07.26)
@konuşma haklı antijen konusunda. Ben hata yapmışım dün gece. Literatüre baktım biraz. Biz tek yönlü testten bahsediyoruz , ancak rutinde iki yönlü test yapılıyormuş (antijene ek olarak antikor taraması). Yeni doğanlarda otomatik sistemlerde kordon kanından yapılan testlerde hata payı var. Ayrıca bazı yeni doğan enfeksiyonları B antijeni sinyali verebiliyormuş. Ama gördüğüm kadarıyla endişelenecek bir durumdan bahsedilmiyor. Genel olarak öneri 4. aydan sonra iki yönlü test yapılması. Aklınızda kalmasın diye tekrar yaptırın isterseniz.
0
evrim halkasi
(21.07.26)
Teşekkürler. Üniversitede Hoca'ya götürdük. Üniversitede test yaptırınca ARh+ çıktı bebeğin kan grubu.
+1
🌸Buddrick
(22.07.26)
(13)

Damat için saat önerisi..

sonhakan
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
0
sonhakan
(18.07.26)
Noname bir saate bu paraları vermek yazık günah.1000 euroya değer koruyacak veya değer kazanacak saatte alınmaz ama iş görecek bir bileklik vs alınır.
-3
duptıs
(18.07.26)
duptis bey, damada saat takmak adettendir. bir de adam bilekligi ne yapsin kiro gibi.
ben size lorier önericem. oldukca nis bir marka ama saatleri cok kaliteli. tamami el yapimi. türkiye'ye gönderim yaparlar ama gümrük fiyatlari falan nasil olur bilemiyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.07.26)
o butceye alacaginiz en mantikli saat seiko 5 olur. usul, gelenek, prestij takintiniz varsa 10.000 dolar butcesine cikmaniz gerek ki omega, rolex, blancpain gibi saatler alabilesiniz.
0
arakaali
(18.07.26)
Citizen, seiko al geç.
0
jackyr
(18.07.26)
O fiyatlara çıkmak şart mı. 20 bin civarına orient bambino ya da seiko presage alıp geçerdim. Kadran rengi kordon materyali sana kalmış
0
grimavi
(18.07.26)
ben zamanında Tissot Powermatic 80 serisinden sade bi saat beğenmiştim onu almışlardı. Baktım 40-60 civarına var düşünebilirsiniz.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
Hocam tam geçen sene bugün nişanda tissot le locle saat alındı bana. Modeli eşimle beraber seçtim, öncesinde hayatımda dijital/akıllı saat hariç saat takmamıştım. Hâlâ günlük hayatta akıllı saat takıyorum ama özel eventlerde şık duruyor seviyorum.

www.tissotwatches.com

Bendeki model bundan (20th anniversary mi bilmiyorum ama beyaz kadran üstüne lacivert yazılar). Lacivert kadranlı olan da şık onu da düşünebilirsiniz belki. Bence damat saati olarak citizen tsuyosa ve seiko presage modelleriyle beraber en ideallerden
0
nundu
(19.07.26)
Hamilton
0
baldur2
(19.07.26)
tissot, g-shock, seiko 5 gibi markalardan birden fazla da alabilirsiniz. arkadaş demiş hamiltonların dizaynı çok daha estetik oluyor.
0
ground
(19.07.26)
Eger damadın saat merakı yoksa almayın. Çünkü artık erkeklerin çogunun kola saat takma merakı kalmadı. Takan da akıllı saat takıyor. Bana yıllar önce aldılar dünya para vermişler. Sadece tek bir kez dügün günü taktım bir daha hiç takmadım. Keza arkadaşlarımda da durum hep böyle. Hadi diyelim saat hastası bir damat. Böyle adamlar koluna takacagı saati kendisi seçmek ister. Akrebin yelkovanın katranın tasarımı bile önemlidir bu tipler için. Ama siz gidip kendi zevkinize göre alacaksınız.
0
limonlu eksi
(19.07.26)
günlükte kullansın, casual şeyler giyiyor derseniz ; Tissot Powermatic 80.

çalışma hayatında takım elbise giyiyor, kendisi 365 günümün damadı derseniz ; Seiko Presage ya da Hamilton Jazzmaster.
0
galahad reloaded
(20.07.26)
Tissot iş görür.
0
kumandanim
(20.07.26)
Powermatic 80 Silicium'lu herhangi bir Tissot alacağın en f/p saat olur.

Bir sürü renk/desende modeli var ister internetten ister mağazadan al fiyat farkı olmaz.
0
chicha_v2
(21.07.26)
(6)

Kardiyolog tavsiyeniz?

narod
Annem kalp kapakcigindaki genisleme sebebiyle 1 haftadir beloc kullaniyor. 2 gun once tansiyon dusmus 10/7, dun gece ve bugun de 18/9. Aile saglik hekimi gecici dil alti vermis. 2 haftaya holter yapilacak. Fakat tavsiye edeceginiz, iyi kardiyolog tavsiyeniz varsa bilmek isterim.Istanbul/Trakya Bolg
Annem kalp kapakcigindaki genisleme sebebiyle 1 haftadir beloc kullaniyor. 2 gun once tansiyon dusmus 10/7, dun gece ve bugun de 18/9. Aile saglik hekimi gecici dil alti vermis. 2 haftaya holter yapilacak. Fakat tavsiye edeceginiz, iyi kardiyolog tavsiyeniz varsa bilmek isterim.

Istanbul/Trakya Bolgesi onceligim
0
narod
(17.07.26)
öncelikle geçmiş olsun, umarım çok ciddi bir sıkıntı yoktur.

türkiye' de 81 il ve 900 küsür ilçe var. iyi bir kardiyolog nereden bakalım?
0
galahad reloaded
(17.07.26)
İstanbulda yaşayanların herkesi istanbulda yaşıyor sanması gibi bir durum var.
Şehir yazmadığınız için İstanbuldasınız varsayıyorum. Prof. Hüseyin Oflaz'ı tavsiye ederim.

Teyzeme geçmiş olsun. Acil şifalar dilerim.

Bir not ekleyeyim. Tansiyon düzenleyiciler ile Beta blokerler biraz hastadan hastaya farklı etkiler yapabilen ilaçlar. Söylediğiniz ilaç beni de kötü etmişti. Doktor, beklenmeyen etki görülürse gelin ilacı değiştirelim demiş olmalı. Muhtemelen ilacı değiştirince sorun çözülecek. Çok merak edilecek bir durum yok yani. Ama bir an önce gidin doktora.
0
Mirket
(17.07.26)
Mirket, ben de ilaca bagli oldugunu dusunuyorum. Daha once duzenli kullandigi bir ilaci olmadi ve tansiyonu da hep normaldi. 2 hafta sonra holter cekimi var. Tansiyon dilalti ile dustu, takip edecegiz. Duruma gore de gidecegiz. Tesekkur ederim
+1
🌸narod
(17.07.26)
galahad reloaded
(17.07.26)
Bursa medicalpark'ta mehmet cem başel var. Adam yıllarca hiçbir kardiyoloğun fark edemediği rahatsızlığımı bulup tedavi etti, diğer eşekler de adamın teşhisini görünce "bu herif nasıl fark etmiş bunu" diye şaşıp kaldılar. Allah razı olsun kendisinden, rahatlıkla tavsiye ederim. Geçmiş olsun.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(17.07.26)
İkinci olarak da adana acıbadem'de Mustafa Kemal Batur var, o da işinin ehli ve isim yapmış biri.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(17.07.26)
(10)

almanya'ya alman'a götürülecek hediye

klassno
ufak tefek bir bavulla gideceğim için çok yerim yok, ancak birkaç tane hediye götürmem lazım, bence. fiyatı 1000 lirayı geçmeyecek şekilde neler önerirsiniz? ben şu ara eski basım almanca kitaplar bakıyorum (sıkıcı bir fikir).profesyonel bir yerden tanışacağız (evet daha tanışılacak), bir hafta boyu
ufak tefek bir bavulla gideceğim için çok yerim yok, ancak birkaç tane hediye götürmem lazım, bence. fiyatı 1000 lirayı geçmeyecek şekilde neler önerirsiniz? ben şu ara eski basım almanca kitaplar bakıyorum (sıkıcı bir fikir).

profesyonel bir yerden tanışacağız (evet daha tanışılacak), bir hafta boyunca orada katılacağım bir projedeki rehberim olacak bir üniversite yöneticisi.
0
klassno
(15.07.26)
almanca kitabi gec. almanya'da bulur zaten.

tr'yle ilgili bir sey götür derim. güzel bir türk kahvesi fincani olabilir. isterse espresso da icebilir ondan. su kütahya porselen in klasik deseni cok hos.
0
Purple life
(15.07.26)
Biz İtalyanlara Paşabahçe'den türk kahvesi/espresso fincan takımı götürmüştük, beğenmişlerdi.

Bütçenize uyarsa el yapımı cam nazar boncukları güzel hediye oluyor.

En temizi bir kilo kuru baklava götürün.
0
kobuzchu kiz
(15.07.26)
Çini desenli porselen takimlar var ondan al, icine de kahve , safran , lokum al. Anormal mutlu oluyorlar.
0
primetime
(15.07.26)
Rakı ve rakı kadehi götürün, şişesi güzel bir model seçin. biraz da rakı raconu güzellemesi yapın, çok hoşlarına gidiyor.
0
galahad reloaded
(16.07.26)
abartmana gerek yok çünkü bizdeki gibi hediyeleşme olayları yok. fındık ezmesi tavsiye edebilirim, beğenmeyen görmedim.
0
spherical
(16.07.26)
yiyecek bence de daha iyi olur. findik ezmesi baska bir kapi acti bir arkadasimda :)
ama eger tanisma olacaksa 1 kilo baklava bence en guzeli.
+1
65 derece
(16.07.26)
lokum götür geç. avrupalılar hediye kültürünü sevmezler pek.
0
kveldulv
(16.07.26)
Çay bardağı seti güzel olabilir
0
kendimefotograflarim
(16.07.26)
findik ezmesi guzel fikirmis.

ben de lokum/baklava demeye geldim, tuketilebilen bisey olsun. cay bardagi gibi kullanmayacaklari seyler evde genelde gereksiz kalabalik yapiyor, tavsiye etmiyorum.

turk kahvesi fincani/espresso bardagi belki - o da o tarz kahve iciyorlarsa. filtre kahve icen insan icin yine gereksiz kalabalik oluyor cunku.
0
taurina
(16.07.26)
bu insanlarin evinde gereksiz esya olmuyor, bardak vs fazla olmus, ya birine satar, ya da kapisinin onune verschenken yazip koyar bosuna para vermis olursun. yiyecek tavsiye ederim, sekerli biseyler. kavala kurabiyesini de begenmislerdi ya da sarap vs.
0
Coma
(17.07.26)
(10)

İşverenlerin iyice hödükleşmesi

sekizdokuzon
İki senedir aynı yerdeydim. Piyasalardan uzaktım. Şimdi gene yavaş yavaş iş görüşmelerine katılmaya başladım. Yani daha önce de böyleydi de benim mi dikkatimi çekmiyordu bilmiyorum ama katıldığım görüşmelerde mutlaka beni inanılmaz dumur eden en az iki şey oluyor. Yani bu da söylenmez, ayıptır dediğ
İki senedir aynı yerdeydim. Piyasalardan uzaktım. Şimdi gene yavaş yavaş iş görüşmelerine katılmaya başladım. Yani daha önce de böyleydi de benim mi dikkatimi çekmiyordu bilmiyorum ama katıldığım görüşmelerde mutlaka beni inanılmaz dumur eden en az iki şey oluyor. Yani bu da söylenmez, ayıptır dediğim, böyle kitlendiğim mutlaka bir iki şey oluyor. Yani birinde mesela yüz yüze görüşmeye çağırdılar. Görüştük ettik. Sonra beni bekleme alanına aldılar. Bir çay söylemişlerdi işte. Bir taraftan da çayımı içiyordum. Görüştüğüm kız üstüyle konuşacakmış. Onun yanına gitti vesaire. Geldi daha sonra. Şu anda müsait değil, daha sonra görüştüreceğim sizi, bugünlük gidebilirsiniz falan filan dedi. O esnada çayımı içiyordum. Çay bitmemişti yani. Hani bekliyor ki hemen kalkayım gideyim. Lan bir bekle hani bir çayımı içeyim kalkacağım yani. Ofisinize çökmeyeceğim.

Bugün başka bir görüşmeye katıldım. Ya adamın resmen kendini övmek için birini işe alıyor gibi bir hali vardı. Şu anda ne yapıyorsunuz, işsizsiniz vesaire gibi bir şey sordu. Instagram'da içerik üretmeye çalışıyorum, reels çekmeye uğraşıyorum vesaire dedim. Reels çektiğimi duyunca böyle bir gülmeler, böyle bir aşağılayıcı bir tavır, işte kendisi Robert Koleji'ne mülakata gitmiş de orada çalışmak istiyormuş da, işte daha önce ona yılın öğretmeni ödülü verilmiş de falanmış da filanmış da. Tamam süpersin, ne yapalım yani. Hani bu kadar süpersen benim işimi de sen yap. Boşuna para verme ya. Ya o işlere girsem başıma gelecekleri o kadar net görüyorum ki ne hevesin kalıyor ne bir şey. Aç biilaç bir köşede öleyim ama bu insanlarla birlikte çalışmayayım, bunlara muhtaç olmayayım diyorsun ya. Yani artık her görüşmeden sonra böyle bütün günüm sinir bozukluğuyla geçmeye başladı. Ya bu hep böyle miydi? Benim dikkatimi mi çekmiyordu yoksa artık insanlar hakikaten nezaket sınırlarını aşmama gibi bir kaygı duymuyorlar mı? Merak ediyorum.

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(14.07.26)
hep böyleydi ama son zamanlarda daha da çok arttı bence. bana da aynen öyle geliyor. tuhaf zamanlardayız gerçekten.
0
abelardo
(14.07.26)
İşverenlerle sınırlı değil bence. Toplumca hödükleşiyoruz.
+7
yadigar
(14.07.26)
eldeki malzeme bu işte.
+1
designer
(14.07.26)
bolluk psikolojisi işte. işe başvuran 100 kişi ile 10 kişi arasında çok büyük fark var.
+2
skr1292
(14.07.26)
Haklısın aslında. Yani bunlara daha nadir rastlanan bir hizmet sunmak gerekiyor ki insan muamelesi görebilelim.
-1
🌸sekizdokuzon
(14.07.26)
Yılın cartu curtu ödülü şu müsamere tadında geçen, parasını verip aldığın ödüllerden muhtemelen.
+1
bumbum
(14.07.26)
Çok haklısın ama eskiden durum böyle değildi. Eskiden işini bilen, sorgulayan, inisiyatif alan ve tuttuğunu koparan insanlara ihtiyaç vardı. Şimdi ise bilenle bilmeyen arasında pek fark gözetilmiyor. Önemli olan, sorgulamadan çalışan ve sorun çıkarmayan biri olmak.

Özellikle Türkiye'de birçok yerde ayaklar baş oldu. O ayaklar da kendilerinden daha donanımlı ve daha zeki insanları yanlarına almak istemiyor. Fırsatını bulduklarında da onları küçümsemeye çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sen o ortama girersen, onların ne kadar yetersiz ve kalitesiz olduğu kısa sürede ortaya çıkacak.
0
Rondak
(15.07.26)
Mesele sadece işverenlerle sınırlı değil bence. Gün geçtikçe toplum içinde artan bir popülasyon, kimle nasıl konuşması gerektiğini, nerede ne yapması gerektiğini bilmeden saçma davranışlarda bulunuyor. Çoğu kişi ne yaptığının farkında bile değil. Karşısındaki insana empati sıfır. Kibarlık, asalet, naiflik gibi kavramlar zaten bir zayıflık göstergesi vs. vs.
+1
unseal
(15.07.26)
---0---
Görüştüğüm kız üstüyle konuşacakmış. Onun yanına gitti vesaire. Geldi daha sonra. Şu anda müsait değil, daha sonra görüştüreceğim sizi, bugünlük gidebilirsiniz falan filan dedi.
---0---

asıl hödüklük bu, o kadının işi o anda sizsiniz. normalde oturup çayınızın bitmesini daha sonradan size kapıya kadar eşlik etmesi gerekiyor. hayır belki hırlı hırsız birisiniz, departmanın birisine dalıp arıza çıkartacaksınız. belki rakip firmadan geldiniz, içerinin fotoğraflarını çekeceksiniz. nasıl almış o riski.
0
galahad reloaded
(16.07.26)
Açıkçası maalesef böyle özellikle patron firmalarında böyledir. Siz daha kurumsal ve kurumsal kültürü olan yerlere bakın kesinlikle. Taşradaysanız böyle hödükler daha fazla maalesef. Fakat çalışan olmak biraz böyle tipleri bile idare edebilme becerisi geliştirmeye zorluyor insanı. Mümkün olduğunca iyi geçinmeye saygılı davranmaya çalışın, bu tiplerin hödüklüğüne rağmen...
0
mahmuttt
(16.07.26)
(5)

Sürekli dolandırılmak veya kandırılmak

genki
Arkadaslar 31 yaşındayım su yaşıma kadar hep dolandırılma veya kandırılmak başıma geldi.Tablo satıyorum kac kez paramı alamadım borc verdiğim insanlar geri ödemiyor veya süründürüyor. Hediye ettiğim vb yardım ettiğim iyi niyetle çizimini yaptığım kızlar tarafından engelleniyorum. Ne önerirsiniz.İste
Arkadaslar 31 yaşındayım su yaşıma kadar hep dolandırılma veya kandırılmak başıma geldi.
Tablo satıyorum kac kez paramı alamadım borc verdiğim insanlar geri ödemiyor veya süründürüyor. Hediye ettiğim vb yardım ettiğim iyi niyetle çizimini yaptığım kızlar tarafından engelleniyorum. Ne önerirsiniz.
İstemiyorum ama insanlara güveniyorum en azından üzülüyorum iyi niyetimi sömürüyorlar.
0
genki
(13.07.26)
öncelikle borç vermeyin. akrabanıza bile vermeyin. kadınsanız estetik olacağım, erkekseniz damat dolgusu yaptıracağım deyin vermeyin. borç verip kötü olmadan borç alabilecek zamanlarda değiliz.

tablo ve çizim konusunda ise yapacak tek bir şeyiniz var. tabloyu yapabilmek müthiş bir yetenek bence. ben yapamam mesela. benden en fazla cin ali veya çarpı işareti çalışır.

ama siz de benim gibi ticaret yapamazsınız. işi ehillerine bırakın. etrafınıza bu işlerden anlayan birileri sizin adınıza görüşme yapsın. buradaki altın kural; siz hakkınızı alın, üzerini alan kişinin ne kadar aldığına bakmayın.
+3
galahad reloaded
(13.07.26)
Birisine iyilik yapıyorum derken eğer ileride bu kişiye işim düşer de bana yardımcı olmazsa üzülür müyüm diye düşünün.

Para isteniyorsa bu para ileride ödenmezse ben ne kadar üzülürüm diye düşünün.

Hepsi için cevabınız evet ise o kişiye iyilik yapmayın. Yapmayıp kötü olun kendinizi üzüyorsanız.
+1
drako
(13.07.26)
bence bunlardan ders alin. pesin para calisin. borc vermeyin, verirseniz de gelmeyecegini dusunerek verin, sadece gercekten ihtiyaci olanlara verin (hastalik, baska cikar yolu olmama gibi). herkese iyi niyetle yardim etmeyin, secici olun. dunya o kadar iyi bir yer degil. sorun siz degilsiniz ama dunya boyle ve ona ayak uydurmaniz lazim uzulmemek icin. insanlara yine guvenin ama bu kadar verici olmadan guvenin, bunlari yalnizca gercekten guvenebileceginizi bildiginiz insanlar icin yapin sadece ama onlardan bile tam emin olmayin, cunku bu zamanda babana bile guvenme demisler, degil mi?
+1
lemmiwinks
(13.07.26)
bu hayatın içinde olan bir şey gibi görüyorum. mümkün olduğunca bir şey daha uygunsa ya da olması gerektiğinden başka bir durum söz konusuysa dolandırıcılık riski arttığını bilerek temkinli yaklaşıyorum. buna rağmen dolandırılırsam, elimden bir şey gelmiyorsa en baştan zaten kabul ederek girmiş sayıyorum kendimi.

yat kiralamak için normalde tanıdığım yerler var, adam 45 dedi. armut'a ilan çıkayım dedim, 25'e buldum. siteye güvendim ve hemen atladım. 5 bin lira kapora istedi, onu da yolladım ve engellendim. haha. armut.com a yazdım. özürler dilediler, adamı taciz ettiler, hesabını kapattılar ama paramı geri alamadım. gittim 45'liği 40'a çektim. 5 binimi ondan çıkarttığımı düşündüm. maksat gönlüm rahat olsun.

karşı cins ilişkilerinde, iş ilişkilerinde daha ince, daha sıkı dokurum.
+1
gabe h coud
(14.07.26)
borç geri gelmeyecek para olarak veryorum ancak.
0
gurur
(15.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(7)

Kırışmayan beyaz basic tişört nereden alınır?

lafıolmaz
Non iron, kırışmaz vs. ifadeleriyle arattım ama bulamadım.
Non iron, kırışmaz vs. ifadeleriyle arattım ama bulamadım.
0
lafıolmaz
(09.07.26)
Polyester tişört diye arat. Hiç kırışmaz ama poşet giymiş hissi verir ve ter kokusundan duramazsın. Ya da pahalı spor markalarına bakacaksın.
+1
Mirket
(09.07.26)
Uniqlo yurt dışında
Tr’de LCW vision serisi
0
croswell
(10.07.26)
viskos thsitler çok kırışmıyor polyester kadar naylon hisside vermiyor
0
eja
(10.07.26)
under armour' da bolca var.
0
galahad reloaded
(10.07.26)
Decathlon'da denk geliyordum
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.07.26)
mavi jeans Lux Touch Tencel tisortunu seviyorum ben. pek utu istemiyor, cok kirismiyor.
0
65 derece
(10.07.26)
columbia gözden düşmeden önce omnishade tişörtler satıyordu. benimki hala duruyor ama makinede çekiyorlar. flim fit ve crop olmuş neredeyse o yüzden giymiyorum.

outdoor markalara bakın isterseniz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
(8)

Çocuk doğum günü için ikramlık önerisi

elorelia
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor. Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor. Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmay
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor.

Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor.

Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmayacağım.
0
elorelia
(09.07.26)
Sigara böreği, bu da kuru ama yemesi pratik çocuklar da eliyle kolay yer
0
grimavi
(09.07.26)
Ben yeğenlerime süt dilimi yapıyorum bayılıyorlar. Büyükler de seviyo ama fırsat kalmiyo onlardan bize.

Milfoyden güzel sunumluk tarifler olabilir.

Hardal soslu patates salatası da güzel bence ama çocuklar sever mi bilemedim.

Yuvarlak pizza poğaçalar oluyor biber domates peynirli, onlardan olabilir.

Külah kullanılan veya külah şekli verilerek yapılan tarifler var.

Düşününce gerçekten insanın aklına gelmiyormuş bu arada.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
milföye sarılı sosis (pigs in a blanket)
yufka cipsi. bunu annem yapıyor. yufkanın üzerine zeytin ezmesi veya salça sürüp üçgenimsi kestikten sonra fırında kuruyana kadar pişiyor.
0
inheritance
(09.07.26)
Sebze cipsi.

Tatlı patates, pancar, kabak. Bunları kullanabilirsin. Bence çocukların hoşuna gider.
0
rock n roll
(09.07.26)
petifür
sebzeli veya peynirli mini kiş
meyve şişleri/cupları
sosis ahtapotlar
ıspanaklı mini gül böreği
patates salatası
mercimek köftesi
0
art cat chocolate
(09.07.26)
çocuklara patates kızartması, sevmeyeni görmedim bugüne kadar.
mozaik pasta tüm çocuklar sever.
inheritance + 1 . pigs in a blanket. bunun çocuklara yaptırın bir de. sonra yesinler.
çocuklara top köfte

büyüklere patates salatası. vurun karbonhidratın gözüne :) ben özellikle schnitzel yanına yaparken, trüflü mayonez, kırmızı soğan, taze soğan, kornişon turşu ve mayonezin ağırlığını kıracak kadar süzme yoğurt ile karıştırıyorum. az da toz kırmızı biber koyduğumda çok beğeniliyor.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Petibörden Hindistan cevizi topları (hem uğraşılmış bir havası var hem de lokmalık olduğundan yapması ve yemesi pratik)
0
ekimoloji
(09.07.26)
Evde airfryer varsa mini misket köfteler aşırı pratik ve sağlıklı oluyor. İkeadan bile alabilirsiniz.
0
wild honey suckle
(10.07.26)
(7)

Ay sonu Belgrad a gideceğim. Şunu mutlaka yap dediğiz var mi?

sonhakan
4 gün kalacağim
4 gün kalacağim
-1
sonhakan
(08.07.26)
Belgrad'a git.
-3
ırene adler
(08.07.26)
Yapı
Sırbistan Parlamento Binası

Kilise
Temple of Saint Sava
Aziz Mihail Katedrali
Ruzica kilesi (Kalemegdan Park'da)

Semt - Meydan
Republic Square
Knez Mihailova Street → İstilal Caddesi
Skadarlija


Müze
Nikola Tesla Müzesi
Museum of Yugoslavia - House of Flowers
Belgrade City Museum
Kalemegdan Park → Kocaman bir alan.

Resturant - Pub
Skadarlija semtinde herhangi gibi bir restoran.
Botuique — Cumhuriyet meydanında

İçki İçiyorsan
Riddle Bar — Kokteyl Mekanı. Menü yok. Barmene anlatıyorsun yapıyor.
Rakia dedikleri brendi içkileri var. Shot bardakta veriyorlar.


Birde yürüyüş turları oluyor. Bir tanesinin düzenlediği turların çoğuna takıldım. İstiyorsan linkini atarım.
+2
put it in your appropriate place
(08.07.26)
novi sad a git hatta etkinlik var mi bak konser falan. 4 gun belgradda napilir ya
+1
ala09
(09.07.26)
Bar olarak:
Yama bar
Riddle bar
Monkey bar

Cafe olarak:
D59b
Bloom
Living room

Restaurant:
Savcic dorcol

Gece kulubu;
Hype
Kptm
Karmacoma

Bu ucune muhakkak git;
Silosi art centre
Tesla museum
Aziz sava kilisesi
+3
baldur2
(09.07.26)
4 gün kalma :)
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Eğlence anlayışına uyar mı bilmiyorum ama benim orada yaşadığım en garip deneyim Lafayette idi.
Bambaşka bir kafa gerçekten.
0
mutekebbir
(09.07.26)
4 gün çok ya. çok sevememiştim ben belgrad ı
0
chanandler bong
(09.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(5)

Iyi bir kartlik/cùzdan markası

The colors of my sea perfect color me
Merhaba Aldığınız ya da size alınan çok memnun kaldığınız bir marka var mi? Mümkünse uzerine not/sayı yazilabilen bir mecrada olursa çok iyi olur?Teşekkürler
Merhaba
Aldığınız ya da size alınan çok memnun kaldığınız bir marka var mi? Mümkünse uzerine not/sayı yazilabilen bir mecrada olursa çok iyi olur?

Teşekkürler
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.07.26)
5-6 yıl önce almıştım hala ilk günkü gibi ve çok kullanışlı

tr.uspoloassn.com
0
pislick0
(05.07.26)
arakaali
(05.07.26)
Tergan gayet başarılı. Uzun yıllardır kullanıyorum.
www.tergan.com.tr
www.tergan.com.tr
+1
yadigar
(06.07.26)
kartlık olarak soruyorsanız secrid.

üzerimde sürekli nakit taşıdığım ve malum ülke şartlarından dolayı da para bandı kullanıyorum.
0
galahad reloaded
(06.07.26)
yaklaşık 10yıldır kullanıyorum. az önce kontrol ettim ne bir deformasyon ne de dikiş atması var. gayet memnunum.

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(06.07.26)
(6)

Patron firması

metal69
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı? Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı?

Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
0
metal69
(04.07.26)
olayı şahsileştirmeyin ve duymazdan gelin.

bir insanın karakterini ya da patronluk kültürünü değiştiremezsiniz. Patron firmalarında güç dengesi tamamen tek taraflıdır. İnsan kaynakları departmanı patronun iki dudağının arasında, mobbing kavramı ise 'ılık götlü la bu' seviyesindedir.

Maaşını gününde alıyor musunuz? Sektörde tecrübe kazanıyor musunuz? Cevap evet ise, mesai saatleri içinde duygularını tamamen vestiyere bırakıp içeri gir. Akşam çıktığınız an işi kafasında bitir ve gizliden gizliye iş aramaya başla.
+4
galahad reloaded
(04.07.26)
En kısa sürede iş değiştir.
-3
arbre
(04.07.26)
En kısa sürede iş değiştir +1
0
hebanon
(04.07.26)
Bir kere çalıştım. 9 ayda kaçtım. Elinden geldiğince facetime ını yani birebir zamanını azalt ve ilk fırsatta kaç. Sakın cevap verme, üstüne de alınma. Öyle alışmışlar, herkes kölesi gibi davrandığı için.
0
gabe h coud
(04.07.26)
Patron firmaları iyidir. Sana olan zaten her firmada olan, olabilen şeyler. Çok takılma bence.
-6
gobekliraki
(05.07.26)
Seni çok iyi anlıyor ve hak veriyorum, bir çok arkadaş da haklı olarak işini değiştir demiş, normal şartlarda haklılar, ama normal şartlarda.

En güzeli @galahad reloaded'in de dediği gibi görmezden gelmek, bir kulağını, bir gözünü kapatmak, su akarken kovaları doldurmak.

Şu hayatta öğrendiğim yegane şey, patronu sevmiyorum diye gözü karartıp işten ayrılmanın en kötü karar olduğu. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle maalesef bütün patronlar aynı, seni köle olarak görüp zaman zaman bunun ayarını kaçırıp çalışana hakaret bile edebiliyorlar, ama ne yazık ki o eski kanunlar o eski elimi sallasam ellisi diyebileceğimiz iş fırsatları yok artık ülkede.

Sadece Allah Sabır versin diyebilirim, sabırlı olun.
+1
solo
(06.07.26)
(12)

Gün içinde telefon kullanmaya engel olacak meşguliyetler

egerbiryolcu
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Öneril
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.

Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Önerilen şey telefondan yapabileceğim şeyler de olabilir yani.
0
egerbiryolcu
(04.07.26)
havuza denize git. yürüyüş yap uzun uzun telefonu yanına alma. spor yap genel olarak.
0
jelly bear
(04.07.26)
E book al bir tane. Kitap okuma alışkanlığı edin.
Direkt kitap oku demiyorum. Her an her yerde cebinden çıkarıp okuma şansı vermez kitap.
0
Mirket
(04.07.26)
Bilardo oyna.
0
galahad reloaded
(04.07.26)
en kolay ulaşılabilecek şey karakalem çiziktirmek gibi geliyor bana bir köşede.
0
pide
(04.07.26)
adam bıçakla, cezaevine gir. uzun bir dijital detoks imkanın olur :)
+3
faberkastelli
(04.07.26)
El işi gibi bir hobi edinin, sürükleyici kalın bir roman okuyun.
+1
ekimoloji
(04.07.26)
@faberkastelli cevabınızagüldüm gerçekten çünkü ciddi ciddi hapis cezası alma ihtimalim var:d
Ama tabii ki adam bicaklamadim o.0
-1
🌸egerbiryolcu
(04.07.26)
@egerbiryolcu canınızı sıkmayın. dünyanın sonu gibi görünüyor ama sayılı gün de çabuk geçiyor. konuyla ilgili konuşmak isterseniz özelden yazabilirsiniz. verdiğim cevabı faraza değil, tecrübeden yola çıkarak verdim :)
0
faberkastelli
(04.07.26)
Dip köşe temizlik :) Bi yerden başlayınca bende çorap söküğü gibi geliyor, kendimi durduramıyorum. Yaparken başka şey aklıma gelmiyor :)
+1
truf
(04.07.26)
yürüyüş yapın. süper aktivite. kendinizle başbaşa kalırsınız.
hobi edinin. ağaç oyma, boya vs.
el işi gerektiren tadilata girişin. evi boyayın vs.
veri analizi yapın. birebir bol bol veri kopyalamalı vs.
0
gurur
(04.07.26)
Size göre akıcı kitaplar bulun,
Playstationa sarmak,
Telefonsuz denize havuza gitmece,
Bilmediğiniz otobüs hattına binip etrafa bakınma,
Boğazda 2 saatlik vapur turu
0
gadlemler
(05.07.26)
Telefon android ise program var. Telefonu kitliyor sadece aramalara bakabiliyorsun.
0
komando kani var bende
(05.07.26)
(5)

Crocs alinir mi

Kittie
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?
Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
📊 Crocs nasil?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

+1
Kittie
(03.07.26)
Ben kullanamıyorum ayrı ama arkadaşım crocs hayranı. yazın ayakkabı giydiği yok ve çakmalarını da denedi, çok fark ediyor dedi (onun yalancısıyım)
0
kisa
(03.07.26)
şu anda da ayağımda var. yıllardır giyerim. mayıs ayında sezonu açarım, eylülde kaparım. ayrıca işyerinde de ayakkabılarımı çıkartır giyerim. sağlamlık açısından da iyidir.

şortun altına gider, capri pantalon altına gider, araba kullanırken on numara, sahil kenarı yürüyeceksen istediğin gibi suya gir. tek parça ve tabansız olduğundan tabanı çıktı, dikişi attı, yırtıldı derdi yok.

alacaksanız orjinal alın.
0
galahad reloaded
(03.07.26)
bende lite-ride modeli var. bence tabanının rahatlığı iyi ancak nihayetinde naylon bir terlik ve ayağı terletiyor. arada çorapla giyiyorum; çok bayılıyorum diyemem. bence biraz ağır ve ayağı yoruyor bu model. mesela deniz tatiline, gezer'in sandalet tarzı bir terliği var, genelde onu götürüyorum; bence o daha konforlu.
ama kışlık bir botu var, onun hastasıyım. çünkü hem tipi çok tatlı, hem de diğer kışlık ayakkabılarıma göre çok hafif kalıyor. terletme sorunu aynen devam ediyor ama.
edit: bence ankette ara bir şık olmalı: "gideri var" gibi.
+1
lil siztah
(03.07.26)
yııılllar evvel satılan yumuşak modelleri artık üretilmiyor. istediğin parayı ver üretmiyorlar o yumuşak plastik ne idiyse yok şu an. inanılmaz rahat ve terletmiyor onlar, bizim evde hala var mükü bişi. bir de yenilerden var restoranda ayağıma yağ mağ gelir diye her tarafı kapalı bişi aldım çok pişmanım. asla da kullanmıyorum.
0
neira
(03.07.26)
Satıcı flo ise orijinaldir ama brnce 2500 tl edecek bir terlik değil. Terletiyor ve uzun süre kullanımda rahat değil. Mantar tabanlı terlikler daha rahat bence.
-1
elorelia
(03.07.26)
(3)

Gece ereksiyonu

arbre
Her gün 03.00 05.00 arası uykudan uyandıran bir ereksiyon oluyor 1 aydır. Bu normal mi? Biraz sıkı boxer giyiyorum. Ondan olabilir mi?
Her gün 03.00 05.00 arası uykudan uyandıran bir ereksiyon oluyor 1 aydır. Bu normal mi? Biraz sıkı boxer giyiyorum. Ondan olabilir mi?
-16
arbre
(02.07.26)
yatmadan önce çişinizi yapın. ya da yatmadan önce bol su içmeyin.
0
galahad reloaded
(02.07.26)
Gecenler pek sevmedigim donlarimdan biri vardi ustumde uykudayken, ayni saatlerde normalden siddetli ereksiyonla uyandim, ayni zamanda testislerde de siddetli agri vardi. Tahminimce bolgede beklenmedik bir cesit sikisma oldu uyku esnasinda. Ozetle cevabim normal olur oyle.
0
mbond
(02.07.26)
Kuşunuz son demlerini yaşıyor, son günlerini mutlu mesut yaşatın.
+8
rhan
(02.07.26)
(7)

Cannabis ile ilgili okuduğum bir tweet hakkında yorumları merak ediyorum

birdirbir
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanl
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?

"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanların bir araya gelmesinden, birbirini sevmesinden ve ırkçılığı unutmasından korkmasıyla ilgili.

1920 ve 30'ların amerika'sını hayal edin. siyahiler ve beyazlar kanunen tamamen ayrı dünyalarda yaşıyor, otobüste bile yan yana oturamıyorlar. inanılmaz katı ve ırkçı bir sistem var. ama bir yer hariç: caz kulüpleri.

bu kulüplerde siyah ve beyaz müzisyenler, sanatçılar, gençler bir araya geliyor. cannabis tüketip müzik yapıyorlar, eğleniyorlar. cannabis'in getirdiği o empati ve rahatlama hissi, devletin yıllardır kurduğu o nefret bariyerlerini patır patır yıkıyor.

insanlar birbirini rengi, ırkı ya da dini yüzünden ötekileştirmemeye başlıyor. tam bir "biz hepimiz biriz" kafası oluşuyor yani. işte otoritelerin kabusu tam olarak burada başlıyor. çünkü sistemi yönetmek için düşmanlığa ihtiyaçları var.

dönemin federal narkotik bürosu başkanı harry anslinger resmen çıldırıyor bu duruma. adamın kayıtlara geçen şöyle bi lafı var: "marijuana içenlerin çoğu zenciler, hispanikler ve caz müzisyenleridir. bu meret, beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor."

yani adamların derdi sağlık falan değil. insanların cannabis içip birbirine sarılması, ırkçılığı reddetmesi ve düzene başkaldırması. uyuşturucuyla savaş dedikleri şey aslında her zaman toplumsal kontrol ve ırkçılık savaşıydı."
-3
birdirbir
(01.07.26)
meseleye böyle bakmak çok naif olmuş. çok romantik bir bakış açısı.
+1
co2s2
(02.07.26)
içerik tamamen esrar güzellemesi yapmak için yazılmış. ama altında yatan başka gerçekler var

-caz mekanlarında insanları buluşturan uyuşturucu değil, müzikti
-insanları birbirini sevmesi, sarılması vs gibi benzetmeler günümüzde herhangi bir barda alkolden sonra yaşanabilen şeyler, uyuşturucu ile alakalı değil tamamen atmosferden kaynaklanıyor.
-uyuşturucuyu savunan kişiler kendilerine dayanak olarak ırkçılığı kullanmaya çalışıyorlar.
-anslinger denen adam ırkçı ve uyuşturucu karşıtı ama "beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor" diye bir söz söylediği tartışmalı.
-çok fazla ortama girmişimdir ama uyuşturucudan sonra siyahi arayan bir kadın görmedim.
-son olarak da uyuşturucular libidoyu düşürüyor.
0
bravoteam
(02.07.26)
Devletlerin, bireylerin ahlakını veya yaşam tarzını dikte etmek için bilimi ve hukuku manipüle etmesi çok kullandıkları bir yöntem. belirttiğiniz ötekileştirme ve korku, kitleleri yönetmenin en kolay yoludur.

Sonuç olarak; yasaklama mantığının bilimsel değil, ideolojik ve kontrol odaklı olduğu ortada. Günümüz dünyasında bu konunun bir suç olmaktan çıkarılıp; devlet denetimi, tıbbi kullanım, doğru vergilendirme ve halk sağlığı politikalarıyla şeffaf bir zemine oturtulması hem hukuki mantık hem de etik adalet açısından en makul yoldur.
+2
galahad reloaded
(02.07.26)
Göründüğü kadar masum değil, herkeste aynı etkiyi yapmaz, panik ataktan şizofreniye kadar uykuda bekleyen psikolojik rahatsızlıkları katalizör gibi güçlendirip kişinin ruh halini çok kötü duruma sokabilir. Kalp rahatsızlığı olanları tansiyonunu yükseltip zora sokabilir.

Bu yüzden serbest bırakılacaksa bile tıbbi kullanım denilen kontrollü bir serbestlik olursa bundan keyif alan kişiler bir sağlık engellerinin olmadığını bilerek, kontrollü ortamlarda, ne yediğini içtiğini bilerek tüketebilir. Misal yakın zamanda Yunanistan'a gittim, orada bile serbest bırakılmış, hatta havaalanında pasaport kontrol öncesi reklamları dönüyordu ve afişleri vardı, sloganı da : "Yes you CANN!"
+2
kimlanbu
(02.07.26)
@kimlanbu yunanistanda esrar ya da marihuana serbest değildi ve hala serbest bırakmadı da, yanlış bilgi. bahsettiğiniz muhtemelen cbd.
0
zozjotejmnk
(02.07.26)
sadece bu değil, birçok konuda otoritelerin kitleleri yönetmek için korkuyu kullanmasıyla ilgili öfkem artıyor ve gördüğüm kadarıyla bu konuda çok da başarılılar. insanların kendine olan saygısını yitirdiği abuk subuk u*uşturucuları dışarıda bırakarak, bu konudaki korkunun artık abartıldığını düşünüyorum.

zararları kadar faydalarını da konuşacaksak duyurudan bir arkadaşın paylaştığı websitesini iliştirmek isterim: engindusun.com
0
🌸birdirbir
(02.07.26)
1960' larda yaygın olan uyuşturucu kullanımını cinselliği insanların istediği gibi yaşamasını savunan Hippilerin kökeni oralara uzanıyor gibi .

"hepimiz biriz " in çıkış noktası kafayı, aklı yitirmeye sebep olan şeyler olmamalı

İnsanlar bir araya uyuşturucu gibi sebeplerle de gelse uyuşturucunun yokluğunda veya kıtlığında silahlar patlayabilir. Nitekim uyuşturucunun yaygın olduğu yerlerde şuç oranları da
daha fazla .
İslam dininde ise Allah celle celaluhu n rızası için bir araya gelinir ve bu sayede şeytani hastalık olan ırkçılık vs. de kalmaz.
Doğduğumuzda tercihini yapamadığımız şeylerden biri olan ırk sebebiyle insanların birbirine bu sebeple düşman olması kadar akılsızca bir eylem yok gibidir.
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
(11)

kredi çeken / kontrolsüz kredi kartı kullanan 70+ anne

la lykia
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şey
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.
annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şeyler.
ben evden ve ondan uzaklaşıp kendi hayatıma baktıkça çıldırıyor, uzaktan bile hissedebiliyorum.
son 6 aydır da kontrolsüz para harcama, kredi kartı kullanımı meseleleri vardı. en son bu hafta bankadan 350k ihtiyaç kredisi çekmiş. babamdan da gizlemiş. mail hesabı benim telefonda tanımlı, bana sözleşmeleri geldi. babama sordum, onun da haberi yok. annem de anında inkar etmiş, sözleşmeleri gösterince "evet, çok ucuzdu, aldım, ne var" falan demiş. öyle mantıklı bir nedeni de yok.
kredinin 12 aylık geri ödemesi 52k ve emekli maaşları 20+20=toplam 40k. öyle bir gelir yok yani.
pandemi döneminde de benzer şeyler yaptı, ilk değil, o zaman da evde büyük krizler çıktı, sonra ben ödedim hepsini.
bu sefer çok net bir şekilde ben yokum dedim, şu an aynı evde de değiliz zaten.
annemle ne yapacağımı bilmiyorum. kontrolsüz harcama dediğim de; mesela evde yemek yapmıyor, sürekli pahalı yemekler sipariş ediyor. kullanması gereken ilaçları elindeki güncel ilaç raporuyla almaya üşenip parayla alıyor, her seferinde eczaneye deli paralar ödüyor vb. gibi şeyler.
ilk akla gelecek şey; akıl sağlığı raporu almak ve vasi atamak ama tabii o işler o kadar kolay değil. annem akıl sağlığı yerinde değildir raporu alacak bir durumda da değil. vereceklerini sanmıyorum.
benzer süreçlerden geçen veya önerisi olan olur mu?
0
la lykia
(01.07.26)
bol bol esra erol ve müge anlı izlemenin faydalarından birini burada göreceğim hiç aklıma gelmezdi.

tam hatırlamamakla beraber eski programların birinde benzer bir durum işlenmişti. medeni kanunda savurganlık nedeniyle kısıtlama diye bir şey var. bunun için anneninize doktor raporu almanıza gerek yok.

ancak bu durumu doktoru ile görüşün derim. Teşhisi koyan psikiyatrist ile (mümkünse babanın) iletişime geçsin. Hastanın rızası yoksa bile doktoru bilgilendirin, durumun finansal boyutlara ulaştığı ve hayati risk (gelirin üstünde borçlanma) yarattığını anlatsın. Belki de yasal süreçle birleştirilerek zorunlu yatış/tedavi alternatifi masaya gelecek.
+4
galahad reloaded
(01.07.26)
Kumar olmasın sakın?
+3
Sattva
(01.07.26)
@sattva; yok değil.
evden çıkmıyor zaten. eve gelen de yok. kredi kartı ekstrelerinde de hiç öyle bir şey yok. akıllı telefon kullanmayı da bilmiyor. yüksek standartlarda yaşamayı seviyor diyelim, emekli olmayı kendine yediremiyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Ah bu çok iyi. Ama yine de güvenli tarafta kalmak için bu parayı ne yaptığıni öğrenin. Dışarda yemekle harcanacak para değil gibi geldi bu miktarlar. Lüks çanta ayakkabı alıyor mu?
0
Sattva
(01.07.26)
Anlaşılan tehlikeli alarm zillerini ya duymuyor ya da daha eksiye girecek ki o zaman duyacak.
Güvendiği dağlara artık her neyse yapay / sanal kârlar buzlarla kapatın .
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
@sattva
evde hiç yemek pişirmiyor artık. hatta bazen kahvaltı bile hazırlamıyor kendisine. sürekli telefonla eve sipariş veriyor.
mesela sabah x yerden 500 tl'ye sandviç. akşam y yerden 1500 tl'ye pizza ve patates.
izmir'in merkezi bir bölgesi. günde 2000 tl'yi buluyordur. ayda en az 50.000 yapıyor.
bu da başka bir konu zaten.
sorduğunuz zaman yemek yapacak hali yok, midesi bulanıyor, yorgun, canı istemiyor vs.
birini tutalım da diyemiyorum çünkü kimseyle anlaşamıyor. ki bakıcı işi beni de maddi olarak çok zorlar, asgari ücret üzerinde aylıklarla çalışıyorlar.
şu an haftada 1 gelen gündelikçi eskiden haftada 3 geliyordu, yemek yapıyordu, onun yemeklerini de yemiyordu, babamla ben yiyorduk, o yine dışarıdan söylüyordu.
bir de işte eczane harcaması çok. sürekli ilaç alıyor. ilaçlar da pahalı. raporunu kullanmıyor. eczane de ayda 10.000 tl tutuyor.
böyle bakınca sırf yemek ve eczane için 60.000 tl civarında bir harcama yapıyor.
makul ve mantıklı davranışlar değil yani, diyaloğa da açık değil, hemen bağırıp çağırmaya başlıyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Borç ödemesine yardım etmeyin, en az 1 ay gecikmeye düşsün, kredi puanı düşünce zaten bir daha banka kredi vermez, hatta kredi kartı da kapatılabilir.
0
mikro patlama
(01.07.26)
Siz böyle finansal olarak hep destek olursanız bu hiç bitmeyecek hatta daha da büyüyecek. ve bir noktadan sonra sizi de içine çeken finansal çöküşünüze sebep olacak.
Öncelikle eline kendi kredi kartınızı asla vermeyin. babanızın veya sizin kredi kartı kendisinde asla olmamalı. eger aldıysa ve vermiyorsa bankayı arayın kartımı kaybettim diyin o kartı iptal etsinler
Eger harcamaları kendi kartları üzerinden yapıyorsa bırakın ödemeyin.Çünkü Siz böyle ödedikçe durumda daha da kötüleşecek. ödenmeyince banka önce kartını kredi kartından nakit avans çekmeye kapatır. Ondan sonra da kredi kartını komple harcamalara kapatır. Sonra banka kendisini arayıp borcunuzu ödeyin diye darlamaya başlar. Belki o noktada durumun ciddiyetini anlar. bu süreçte kredi notu da dip yapacak. istese de kredi çekemeyecek red yiyecek.Korkmayın hapse girme durumu da yok. Bu şekilde durumun ciddiyetini anlayana kadar ilerleyin. kartı da kullanıma kapatılmış olur .Siz de her şeyin normalleştigini düşündügünüz bir anda borcu kapatıp yeni hayatınıza merhaba dersiniz
0
limonlu eksi
(02.07.26)
bence bir avukattan özellikle finansal konularda sizi ve babanızı koruyucu tedbirler konusunda fikir alın.
- zamanında bir şekilde yükselmiş kredi kart limitini online bankacılık üzerinden düşürebilir ve annenizin komple nakde dönmesini teşvik edebilirsiniz.
- banka müşteri temsilcisiyle, aile hekimiyle, eczacıyla konuşabilirsiniz. nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. mesela kimi tanıdık eczaneler ilacı "borç" verip, aile hekiminden sonradan alınan reçeteye sayabiliyor.
- mahalle esnafıyla/sık alışveriş yapılan yerlerle konuşup "deftere" yazmamalarını, maddi durumlarda size/babanıza güvenmemelerini hatırlatabilirsiniz.

bu arada siz de bu şekilde annenize "karışıyor" olmuyor musunuz? ailenize bağımlı değilseniz, evinizi hayatınızı ayırdıysanız, maddi beklentiniz yoksa siz neden karışıyorsunuz? hem ailenizden ayrılmaya çalışıp hem de dışarıdan müdahil oluyorsunuz. sonra da ailem bana çok bağlandı diye şikayet ediyorsunuz.
0
tnz
(02.07.26)
size birşey olmaz da babanıza yazık. asıl bu süreci yönetmesi gereken kişi o.

mümkünse parayı elinde alıp kredinin ödenmediği bir dönem ile annenizin bir daha kredi-kredi kartı almamasını sağlamak olur. tabi bu süreçte bir sürü faiz masraflar hatta icralık süreçler olabilir babanız da üzülebilir.

gerçi destek olmayınca bu kredi zaten patlayacak gibi duruyor. muhtemelen ilerleyen aylarda hesaptaki paradan kendi kendini ödeyecek ve oradan da harcama ile ayda 80-90 bin eksilerek 3-4 ayda hesaptaki para bitecektir.

ev kira değilse, araba, arsa gibi varlıklar varsa bu süreçte icraya konu olabilir çok daha büyük maddi zararlar yaşamak ya da istemeseniz bile borcu kapatmak zorunda kalabilirsiniz.
0
orpheus
(02.07.26)
çözüm çok basit: kredi kartı vermeyin. nakit verin. ona göre kendini ayarlasın. bu yaşta bunu öğretmek zor. ödemelerini yaptıkça siz bu davranışlara devam edecek, arkası toplanıyor çünkü.
0
deartheodosia
(02.07.26)
(8)

Sosyal medyada artan incel sayısını neye bağlıyorsunuz?

pembe nohut
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi. Önceden bu k
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi.

Önceden bu kadar yaygın değildi sanıyorum, sosyal medyada aktif olmama rağmen pek görmüyordum. Sizce sebebi ne? Ülkedeki genel buhran hali, ekonomik olarak çökmek, umutsuzluk desem bunların kadınlardan ziyade sadece belli bir grup erkekte bir şeylere sebep olmasını neye bağlıyorsunuz?
+4
pembe nohut
(01.07.26)
Bazıları herşeye düşman. Filozof Atakan’a bile düşman olan, ona ana avrat küfreden kocaman adamlar vardı. O yüzden kafanızı takmayın.
0
tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
Bu dönemsel trendlerle alakalı. Şu anki erkek çocuklarındaki trend bu. Tabii ki dönemin şartlarıda etkili. İnsanoğlu en kolay kabul görüp, rahatça gizlenip, nefretini rahatça ifade edebileceği gruplara girmeye meğillidir. Ülkü ocakları, naziler, cemaatler, aşiretler vb. Erkek çocuklarının kafası çalışmıyor, iş bulamıyor ve kendisini ön plana çıkaracak bir özelliği de yoksa ulaşamayacağı gruplara saldırarak çoğalıyor. Bizim toplumumuz için bakarsak düşük sosyo ekonomik grupta zaten çocuk bakımı yok, erkek çocuğu çalışmıyor ve okumuyor. Ne oluyor bu tarz gruplara uyumlanıyor. Gerçekten ergen erkek sorunu tüm toplumlarda ilgilenilmesi gereken bir durum.
+4
mikahakkinen
(01.07.26)
Geleneksel toplumlarda erkeğe biçilen en temel rol; para kazanan ve evi koruyan olmaktır. ekonomik çöküş ve geleceksizlik, incellerin ellerinden bu rolü tamamen aldı. Bir ev, araba sahibi olamayacağını, hatta kendi hayatını bile idame ettiremeyeceğini gören genç erkek, sistem karşısında büyük bir çaresizlik yaşıyor.

inceller; hak ettiğini düşündüğü dünyayı bulamayan ve bunun faturasını sistem yerine kadına kesen bir hayal kırıklığı ürünüdür. yarak gibi adam deriz ya, o tanım bu tanım işte.
+8
galahad reloaded
(01.07.26)
aynı şekilde erkeklere saldıran kadınlar da türedi. insanlar çok mutsuz ve bu mutsuzluğun bir sebebi/günah keçisi olmalı.
0
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
sağcı propaganda. steve bannon'un 4chan üzerinden genç erkekleri radikalize etme planları ifşa olmuştu.

başarılı da oldular.

ki oyun çevrelerinde bu durum çok daha vahim. eskiden topluma göre daha progresif bir alanken, şu an çok daha yobaz oldular.
+1
aguen
(01.07.26)
eksi veren kişi buyur random karşıma çıkan twit;

i.hizliresim.com
-2
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
Adamın ölümüne sevinmemişler ya. Kadınlar sürekli ne hikmetse yüksekten düşüp ölüyor ya sözde kaza olarak, yine öyle bir cinayet durumu mu söz konusu diye düşünmüşler ve olmadığını öğrenince sevinmişler. Olay bu.
+1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.07.26)
Ne bilirkişiyim ne uzmanım ne bir şey. Tamamen uyduruyorum. Ama inanarak uyduruyorum.

Bunun (ve belki daha bir çok şeyin daha) sebebi veya sebeplerinden biri( küçük bir coğrafyada birbirinden ÇOK farklı kesimlerin bir arada yaşıyor olması. Bakıyorsun kimisi Amerikan dizisinde yaşıyor, kimisi daha taş cilalıyor. Kimisi manitasıyla aynı evde yaşıyor, yahut ne bileyim tatile gidiyor, kimisi misafirlikte karşı cinsten kuzeninden bir bardak su alırken konuşmadan gözlerini halıda sabit tutması gerektiğini düşünüyor. Kimisi için kızlı erkekli arkadaş grubuyla bir kafede bir yerde oturmak gayet sıradan bir şeyken kimisi için herhangi yabancı bir kadınla iletişim kurmak kalp krizi sebebi. Kimisinin manitasıyla düzenli seks hayatı var, kimisinin ahırdaki Karakaçan’la.
Bu örnekler belirgin zıtlıklar. Benzerler arasındaki farklılıkları da düşün üstüne bir de.

İşte tüm bu insanların hepsi bir arada yaşıyor. Hepsinin çok büyük bir kısmı İstanbul’da yaşıyor, hepsi sosyal medyada aynı şeylere denk geliyor.

Herkes kendi gibilerle izole şekilde yaşasaydı mesela, nefret bu kadar da yüksek olmayacaktı.

7 sülalesinde tek bir kişide otomobil olmayan kişi, akşama kadar uzaktan veya ekrandan Mercedes ferrari izlese, sürene de gıcık olur, otomobile de markaya da reklama da. Lastik imalatçısına kadar söver bu adam.

(Kadının kapıdaki köpekten daha fazla kıymet görmediği kültürden gelip, eğitimli, makam sahibi, yönetici vb kadın görenlerin ve belki de bunlarla sorun yaşayanların dellenmelerini de başka soruda anlatırım.)
0
lazor
(02.07.26)
(5)

Yurtdisindan Hoparlor getirmek ve gumruk ile ilgili soru

inte17
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
0
inte17
(29.06.26)
Bir şey olmaz al getir.
0
duptıs
(29.06.26)
derler, ticari işleme çekerler. sadece 1 adet hakkınız var. değeri önemli değil.

gümrük mevzuatını araştırabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(30.06.26)
değeri çok önemli değil, ps5 pro sokan bir sürü kişi var, 800euro bi de o. ama aynı cihazdan 4 tane problem. gümrüğe çağırlarsa sağlam dikkat çeker. çağırmazlarsa anca öyle olur.
0
substituent
(30.06.26)
4 tane problem yaratabilir.
her ihtimale karşı diğerlerinin de paketlerini çıkartıp faturasını yanında bulundurmak daha iyi olur.
0
duyuruuser
(30.06.26)
1 tanesi yasal hakkınız. diğerleri riskli vergisini verdirmenin yanında duruma göre kaçakçılığa bile sokabilirler.
0
jülsezar
(30.06.26)
(1)

2000-2010 arasinda Radyo Mydonose, Radyo 5 vs. dinleyenlere bir sarki/sarkici sorusu!

Sour
Erkek sarkici, pop. Sarkida su sozlerin gectigini hatirliyorum: "yesterday, there was a flash of light.... my dreams..." bilen var mi? Kanye West degil tabii ki. Dedigim gibi sarki pop.
Erkek sarkici, pop. Sarkida su sozlerin gectigini hatirliyorum: "yesterday, there was a flash of light.... my dreams..." bilen var mi? Kanye West degil tabii ki. Dedigim gibi sarki pop.
-1
Sour
(25.06.26)
galahad reloaded
(26.06.26)
(5)

Laptop aldım çalıntı mı çıktı?

ananiyimioguz
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.Cih
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.
Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.

En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.

Cihaz şu: www.hepsiburada.com

Ram krizi + ssd krizi derken hem yatırımlık hem performanslık olsun dedim hani 130k ya görünce.
Şu zamanda nerede bulucaz rtx 5090 başka...

Bu arada aynı laptop 140-170 arasına var 2.elde yani çok da piyasasının altına almadım ama olsun.

Neyse adamı aradım, dedi ki bursadayım, elden satıyorum. Daha önce aldığım arkadaş kargo ile ilgili bir şeyler yaşamış, başkası mı ne almaya çalışmış o yüzden kargoya girişmiyorum dedi. Gelip görün alın veya bir tanıdığa söyleyin en azından o gelsin dedi. Ben de tanıdık bulamadığım için adamı görüntülü aradım cihazı gösterdi, bilgilerini istedim falan.

İlk sıkıntı şurada çıktı, adamın attığı hepsiburada faturası bir kadın adına alınmış, 199 bin tl ye alınmış. Ama 7 ay önce bu cihaz 199bin tl değil daha ucuz.

Ben de hepsiburada da çalışan bir arkadaşı aradım bu faturayı teyit edebilir misin diye.
Adam dedi ki bu sipariş numarasına ait cihaz bu çıkmıyor başka bir cihaz çıkıyor macbook pro diye. Ama faturayı görseniz cihazın ek kodlarına kadar falan fatura doğru gibi duruyor.

Neyse dedim bir karışıklık oldu herhalde, cihazın servisini arayayım seri numarasını vereyim, en azından garantisi devam ediyor mu ona göre alayım dedim. Adamlar da faturaya göre yine çıkartamadılar. Seri numarasına göre çıkardılar. Evet garantisi devam ediyor getirirseniz seri numarasından da yardımcı olur sorun değil dediler.

Zaten benim aldığım adam da istanbuldaki arkadaşımdan almıştım, kendisi masaüstüne geçmeye karar vermiş, o yüzden ben almıştım. Alırken de gider göstermek için eşinin adına bir şirket üstüne almışlardı demişti.

Ama faturada şirket ismi yazmıyor. Eşinin ismi yazıyor Fatma Gümüş tarzı... Ama game garaj ı aradığımda isim çıkmıyor mesela Moda Sepetim tarzı bir firmaya kesilmiş faturasu diyorlar.

Neyse ben garantiyi duyunca çok sorgulamadım, cihazı aldım. Gidemediğim için de adamı görüntü aradım, çoluklu çocuklu bi adam, kargolarken de aradı, kargoda da aradı, en son teslim ederken ben parayı açıklama da girerek gönderdim. Adam kargoladı kutusu falan herşeyiyle. Cihaz elime sağlam ulaştı, çizik dahi yok iyi güzel.

Ama cihaz oyunlarda biraz ısınınca kapanıyordu. Aha dedim sorunlu cihazmış o yüzden elden ele geziyor herhalde dedim. Adamı aradım, yok bende öyle bir sorun yoktu çoluk çocuk açmaya vakit bulamıyorum, bir de nakit lazımdı ondan sattım dedi.

Servisi aradım dedim böyle böyle... Temiz windows kurun sitemizden driverleri yükleyin düzelir dedi ama yine düzelmedi. Neyse en kötü garantisi var servise gönderirim dedim. Ama o sıralarda da uğraşmaya devam ediyorum, meğer ekran kartı driverlarında bir sorun varmış, son sürümlerde (yakın zamanda) düzeltilmiş. Nvidia dan son sürüm indirince sorunlar düzeldi. Cihaz aslanlar gibi çalışıyor 4k render, 4k AAA oyunlarda falan denedim performansı çok iyi. Kapanma/ısınma falan yok.

Sonra adama dedim işte sorun düzeldi haber vereyim dedim, cihazda sıkıntı yokmuş. Adam da evet zaten yoktu bişey olsa biz garantiye gönderirdik, hatta arkadaşa yine sordum sende oldu mu ben de cihazı sattım bi adama bak kapanıyormuş falan diye ama o da bir problemi yoktu demiş.

Neyse cihaza ben alıştım bütün kurulumlarımı yaptım. Eski laptopbumu sattım yedeklerini buna aldım falan normal kullanıyorum. Fatura için adam beni tekrar aradı ya kusura bakmayın ben tekrar istedim arkadaştan ama arkadaş eşiyle boşanmış, konuşmuyorlarmış, yazmış ama takmamış falan dedi. Ben de haydaa şansa bak neyse ne yapalım zaten garanti sorunu yokmuş dedim.

Aradan 1 hafta geçti. Bu benim aldığım adam dedi ki ya dedi beni ifadeye çağırdılar, güya birisi bu laptopbun seri numarasını verip, bu cihaz benim, ben bunu birine kargolayacaktım, araya başkası girip almış demiş. Ama fatura falan ibraz etmediği için de neye göre şikayette bulunmuş anlamadım dedi. Ben de bu cihazı istanbuldan, arkadaştan, dolap üstünden göndermesini istemiştim, tüm kayıtlarım duruyor, ifadede bunları anlattım dedi.

Arkadaşı da tekrar aradım iste şu faturayı bak sorun çıkıyor dedim dedi. Tekrar ulaşmaya çalışacakmış bakalım haber bekliyoruz. Size de bir şey geleceğini sanmıyorum sizle de sonuçta yazışmalarımız falan duruyor ama bir şey gelirse normal açıklarsınız işte dedi. Sonuçta iban var açıklama var kargo var vs.

Eğer bir sorun çıkarsa falan da cihazı sizden geri satın alırım ne yapalım çözeriz bir şekilde dedi.

Ben de açıkçası tekrar verme taraftarı değilim kredi de çektim zaten bana biraz daha pahalıya geldi dedim. Ya neyse bişey çıkacağını sanmıyorum da çıkarsa bakarız dedi.

Bu arada bu şikayet 3 ay önce açılmış. Yani ilk sahibinin satmaya çalıştığı döneme denk geliyor sanırım. Seri no sunu nerden biliyorlarmış dedim, e soran olursa atmıştır dedi fatura seri no falan ben de size attım dedi.

Yani ben bu olaydan hiç bişey anlamadım. Acaba zamanında biri almaya çalıştı, içinden orijinal faturasını aldı sonra sahta koydu, zaman sonra da benim diye dava mı açtı?

İlk sahibi dolandırıcı da en başından evrakta sahtecilik yaptı da faturayı mı değiştirdi?

Yoksa eşiyle bozuşup ayrıldılar da şikayette bulunan eski eşi mi?

Ben hiç bişey anlamadım... Cihazı geri satayım mı? Beni bağlayan bir şey var mı? Bu tarz bir şey yaşayan var mı? Ne yapmak lazım?
0
ananiyimioguz
(24.06.26)
Bu arada cihazın kendi orijinal kutusu + orijinal kolisi + jelatinleri + teyit edemediğimiz faturası falan eksiksiz bende yani bu şekilde çalıntı olacağını sanmıyorum.

Ya daha önce birisi kargo ile almaya çalıştı sonra biri araya girip almaya çalıştı (bu çok yaşanıyor yıllardır duyuyorum) ama kargocu vermemiş mi ne olmuş geri dönmüş.

Acaba diyorum bu şekilde dolandırmaya çalışanlar 2. adım olarak böyle bir şeyi mi deniyorlar hani başarısız olurlarsa... anlamadım.

Fatura neden uyuşmuyor onu da anlamadım. İlk sahibinde mi bi şeylik var bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(24.06.26)
Bunu kim okur?
Birazını ben okudum ve güven vermedi cihaz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
Özet:

Sahibinden üzerinden uzun süredir takip ettiğim RTX 5090 ekran kartlı Game Garaj Slayer5 laptopu 130 bin TL gibi piyasasına göre uygun bir fiyata, havale ve kargo yoluyla satın aldım. Cihaz elime ulaştığında yaşadığım ısınma ve kapanma sorunlarını Nvidia sürücülerini güncelleyerek kendim çözdüm, donanımsal bir sıkıntısı yok. Ancak asıl can sıkıcı ve dolandırıcılık şüphesi uyandıran tuhaflıklar evrak ve geçmiş kısmında patlak verdi.

​İlk olarak, satıcının bana gönderdiği Hepsiburada faturası tamamen sahte çıktı; sipariş numarasını teyit ettirdiğimde o kodun aslında bir MacBook Pro'ya ait olduğu anlaşıldı. Üstelik bu sahte faturada bir kadın ismi yazarken, Game Garaj yetkili servisini arayıp seri numarasından sorgulattığımda cihazın asıl faturasının "Moda Sepetim" tarzı kurumsal bir firmaya kesildiğini öğrendim. Satıcının hikayeleri de sürekli değişmeye başladı; faturanın aslını istediğimde cihazı aldığı arkadaşının eşiyle boşandığını, küs olduklarını ve bu yüzden evraklara ulaşamadığını iddia etti.

​İşin en tuhaf ve tehlikeli kısmı ise cihazı aldıktan bir hafta sonra yaşandı. Satıcı beni arayıp, birisinin 3 ay önce bu cihazın seri numarasını vererek "kargoda araya girip malımı çaldılar" diyerek şikayetçi olduğunu ve kendisinin ifadeye çağrıldığını söyledi. Şikayeti yapanın elinde fatura yok, sadece seri numarasını vermiş ama şikayet tarihi tam da cihazın ilk sahibinden çıktığı döneme denk geliyor. Tüm bu sahte fatura kurgusu, çelişkili boşanma bahaneleri ve satıcının işler sarpa sararsa "cihazı senden geri satın alırım" şeklindeki şüpheli teklifi, ortada ya kargo üzerinden dönen bir sazan sarmalı dolandırıcılığı ya da sahte evrakla mal kaçırma durumu olduğunu gösteriyor. Ben ödememi ibana açıklamalı olarak yaptım ve tüm yazışmalarım duruyor, hukuken iyiniyetli alıcı konumundayım ancak arka planda dönen bu sahtecilik ve 3 ay önceki polis şikayeti durumu fazlasıyla mide bulandırıcı.
0
🌸ananiyimioguz
(25.06.26)
Satıcıyla ilişkini kesmeni tavsiye ediyorum. Savcılık çağırırsa ifadeni verirsin. Daha fazla yazışma istersen
0
hebanon
(25.06.26)
kardeşim çok uzundu. yapay zekaya analiz ettirdim. şöyle yol gösterdi :)

---0---

Durum tam bir "sahte fatura/çalıntı veya uyuşmazlık malı" sarmalı. Ekşi Duyuru kullanıcısının iyi niyeti ve cihazın performansından memnun olması, maalesef hukuki riskleri ortadan kaldırmıyor.

Buradaki en büyük tehlike; faturanın sahte çıkması, sipariş numaralarının uyuşmaması ve cihazın seri numarası üzerinden "Emniyeti Suistimal" veya "Nitelikli Dolandırıcılık/Hırsızlık" dosyasına konu olmasıdır.

Ekşi Duyuru kullanıcısına iletmen için durumu analiz eden ve adım adım ne yapması gerektiğini anlatan net bir cevap taslağı hazırladım. Direkt kopyalayıp iletebilirsin:

🚨 Durum Analizi: Sen Nereye Düştün?
Burada çok büyük bir evrakta sahtecilik ve muhtemelen adli bir uyuşmazlık var. "Eşimden boşandım", "Fatura başkaydı", "Kargoda araya biri girdi" hikayelerinin %99'u dolandırıcılık veya mal kaçırma davalarında uydurulan klasik senaryolardır.

En büyük riskler şunlar:

Fatura Sahte: Hepsiburada ve GameGaraj teyitlerinde faturanın başka cihaz ve firmalara ait çıkması, elindeki faturanın Photoshop olduğunu netleştiriyor. Bilerek sahte fatura düzenlemek ve bunu kullanmak ağır suçtur.

Cihaz Çalıntı/Hukuksuz Olabilir: 3 ay önce açılan soruşturma, muhtemelen cihazın bir şekilde (belki kargodan, belki illegal yollarla) el değiştirmesiyle ilgili. İfadeye çağrılan satıcı seni "Cihazı geri alırım" diyerek yatıştırmaya çalışıyor çünkü olay adliyeye intikal etmiş durumda ve ucu ona dokunuyor.

İyi Niyetli Üçüncü Kişi Korunmaz: Eğer cihaz gerçekten hırsızlık veya dolandırıcılık malıysa, sen parasını ödemiş olsan bile "iyi niyetli üçüncü kişi" sayılmazsın (çünkü piyasa fiyatının altında ve şüpheli bir faturayla aldın). Savcılık kararıyla cihaza el konulabilir ve para ödediğinle kalırsın.

🛠️ Ne Yapman Lazım? (Adım Adım Eylem Planı)
Cihazı çok sevmiş olabilirsin, kredi çekmiş olabilirsin ama şu an hukuki olarak kendini sağlama almak zorundasın.

1. Kanıtları Hemen Dijital ve Fiziksel Olarak Yedekle
Satıcıyla olan Sahibinden.com mesajlaşmalarını, WhatsApp konuşmalarını (özellikle görüntülü aradığını, durumları anlattığını) hemen ekran görüntüsü al ve PDF olarak yedekle.

Parayı gönderdiğin IBAN dekontunu (açıklamalı olanı) bilgisayarına indir ve çıktısını al.

Kargo fişini, sana gelen kutunun üzerindeki barkodları sakın atma, fotoğraflarını çek.

2. Cihazı Kesinlikle Geri Satma / İade Etme
Satıcı sana "Getir abi ben paranı vereyim cihazı geri alayım" derse sakın kabul etme. Olay mahkemelik/karakolluk olmuş. Eğer sen cihazı adli süreç başlamışken satıcıya geri verirsen, yarın polis kapına geldiğinde "Cihaz nerede?" sorusuna cevap veremezsin ve "delil karartma" veya "suç eşyasını bilerek elden çıkarma" şüphelisi konumuna düşersin.

3. Savcılık/Polis Çağırırsa Ne Yapacaksın?
Büyük ihtimalle o ifade zinciri sana kadar uzanacak ve kolluk kuvvetleri seni de çağıracak.

Korkmana gerek yok: Sen bu cihazı illegal bir yolla çalmadın, parasını piyasa şartlarında ödeyip legal kargo ile aldın.

İfadeye çağrılırsan yukarıda bahsettiğim tüm kanıtları (dekont, mesajlar, kargo fişi) bir dosya yapıp götüreceksin. "Ben iyi niyetli bir alıcıyım, faturanın sahte olduğunu sonradan öğrendim, satıcıya güvendim ve paramı IBAN ile gönderdim" diyeceksin.

4. Son Çare: Parayı Kurtarma Durumu
Eğer savcılık cihaza el koyarsa (ki ihtimaller dahilinde), senin yapacağın tek şey kalıyor: Sana bu cihazı satan adama karşı "Sebepsiz Zenginleşme" veya "Dolandırıcılık" davası açarak ödediğin parayı (ve çektiğin kredinin zararını) hukuki yoldan tahsil etmek. Elindeki açıklamalı dekont bu yüzden hayati önem taşıyor.

⚠️ Özetle: Cihazı şu an kimseye satma, kullanmaya devam et ama her an polis/savcılık çağırabilirmiş gibi tüm belgelerini hazır tut. Satıcının "çözeriz, geri alayım" laflarına kanıp cihazı ona teslim ederek elindeki tek somut delili (ve kozu) kaybetme.
0
galahad reloaded
(25.06.26)
(1)

500 Euro banknot döviz bürolarında bulunur mu?

gadlemler
yaygın mıdır kadıköy'de bulabilir miyim?
yaygın mıdır kadıköy'de bulabilir miyim?
0
gadlemler
(22.06.26)
elime bir tane geçti, bozduramadım. bu paranın basımı bitti ve türkiye' de çok sahtesi var, yanaşmıyor döviz büroları.

en sonunda gidip o parayı euro hesabıma yatırdım. 2 gün sonra gidip çektim, bozuk verdiler.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
(14)

çalıştığın şirkete cv ver diyen arkadaşlar

yenibirgüzelnick
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.

siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş.
iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü?
ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.

güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.

yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1
Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.

@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok.
Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.

Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası.
Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti.
Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir.
ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani.
Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)

Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.

bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.

ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.

sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.

bin pişman :)

yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.

sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.

fakat arkadaşı tanımam lazım kesin.
0
rain when i die
(23.06.26)
(5)

Bielcik hakkında bilgisi olanlar bakabilir mi

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar.İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
Merhabalar arkadaşlar.
İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?

Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.06.26)
bozüyük dediğiniz yerde yht istasyonu var. ankara' ya 2 saatten az sürede varıyorsunuz, eskişehir' e 40 dakika filan. istanbul' a 2,5 saat. burası ova. o yüzden kışın donma ihtimaliniz yüksek.

bilecik' te de donarsınız ama orası dağ tepe olduğu için daha az.
0
galahad reloaded
(18.06.26)
Bilecik diye bir yer yok diye biliyorum.
+6
kizil karga
(18.06.26)
Bozüyük'te çalışıp Eskişehir'de yaşayan (ya da tam tersi) çok kişi var. Eskişehir'e çok yakın, ulaşım ağlarının ortasında. Bilecik merkeze göre daha gelişmiş denebilecek bir yer. Şehir nüfusları olarak da aynılar yani Bilecik'in ilçesi gibi değil, kendi başına bir il merkezi gibi (Bilecik şehir nüfusu 72 bin, Bozüyük şehir nüfusu 73 bin). Bozüyük daha çok gelişen bir yer bi de son yıllarda yani birkaç yıla aradaki fark daha da artabilir.
+1
nundu
(18.06.26)
Bilecik merkezde pek bir numara yok. Bozüyük 'te de yok ama Bilecik ten büyük. Arkadaşların dediği gibi Bursa Eskişehir Ankara İstanbul yol üzeri.
0
etna
(18.06.26)
Tartışmasız bozüyük.
0
antihero
(19.06.26)
(7)

Bağdat Caddesi'nde flörtle yemelik içmelik mekan

jonas
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
0
jonas
(16.06.26)
hocam öyle genel sorular soruyorsunuz ki, yanıt dolacak sorularınız yanıtlanmıyor.

zevkleriniz nedir? bütçeniz nedir?
birer kokteyl içseniz 400 tl' ye de yer var, 1500 tl' ye de.
biriniz vegandır, kebapçı önermeyelim.
+3
galahad reloaded
(16.06.26)
Strada - maps.app.goo.gl

Rezervasyonsuz gitmeyin.
0
himmet dayi
(16.06.26)
klasik ranchero iyidir.

haftasonu cuma akşamları kalabalık oluyor.

bence deneyimine göre fiyatı iyi hala.
0
kveldulv
(16.06.26)
neni brasserie
0
awlmi
(16.06.26)
suadiye

gou society
pigalle suadiye
townhouse

caddebostan

il sud giardino (bahçesinin en güzel zamanları)
catch

fenerbahçe

kendime istanbul
0
anlamlihatalar
(16.06.26)
ali ocakbaşı

ororo sushi.
0
kveldulv
(16.06.26)
bistro 33
0
co2s2
(16.06.26)
(6)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(8)

Hesaba giren aylık 3000 usd sorun çıkarır mı?

runaway
Masak falan peşime takılır mı?
Masak falan peşime takılır mı?
0
runaway
(11.06.26)
Evet. Sorun olur.
+1
gabe h coud
(11.06.26)
bi şey olmaz
-1
jelly bear
(11.06.26)
her ay giriyorsa bi noktada fark edip vergisinin peşine düşebilirler evet.
0
nhk ni youkosu
(11.06.26)
Dyzenliyse olur
0
kisa
(11.06.26)
Masak için ufak, vergi dairesi için büyük bir tutar.

Vergisini sorarlar.
0
kibritsuyu
(12.06.26)
Zennetmiyorum, insanlar 1 mişyona kadar eticaret yapıyor
0
gadlemler
(12.06.26)
paranın kaynağını belgeleyebildiğiniz ve varsa o para ile ilgili vergi/harç vs. varsa ödediğiniz sürece problem olmaz. isterseniz her ay milyon milyon usd girsin.

ha ama açıklayamazsanız problem olur. burada takılmanız gereken yer masak değil, vergi dairesi.

her ay düzenli gelen bir para, kanunen ticari kazanç veya serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.

Maliye, geriye dönük 5 yıllık banka hareketlerini inceleme yetkisine sahiptir. Eğer bu 3.000 USD bir hizmet veya ürün satışı karşılığında geliyorsa ve ortada fatura yoksa, ileride vergi cezası ve faiziyle karşılaşabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
yurt dışından gelen maaş ise sorun olmaz.

türkiye'den birisi gönderiyora üzerine de tapu falan varsa kira geliri m diye yine sorarlar yine sorarlar. bugun sormasalar da sektörel araştırma olur orada yine sorarlar.

En sorulmayacak bir şirkette çalışan iseniz savunmanız daha kolay olur.
0
liberal
(12.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(2)

istanbul'da cocukla gidilebilecek oyun/etkinlik alanlari (11 yas)

warrior princess
Kidzania'ya gittik. Vialand'e gittik. Florya akvaryumuna gittik. Asagidakilerden hangilerini tavsiye edersiniz? Artilari eksileri neler?nickelodeon play! Viasea/viaport LegolandHupalupaBaska oneriler de alabilirim.
Kidzania'ya gittik. Vialand'e gittik. Florya akvaryumuna gittik.

Asagidakilerden hangilerini tavsiye edersiniz? Artilari eksileri neler?
nickelodeon play!
Viasea/viaport
Legoland
Hupalupa

Baska oneriler de alabilirim.
0
warrior princess
(03.06.26)
MSA' nın çok güzel çocuk atölyeleri oluyor. pastadan tutun basit yemeklere kadar her şeyi yapıyorlar. veli ile katılım oluyor, sonrasında da yiyorsunuz :)

hemen hemen tam gün sürüyor.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
Kızımı arada hupa lupa ya götürüyorum çok istediği için.

Gözlemlediğim eksilerini yazmam gerekirse;

- verdikleri ödül kağıt fişlerden nefret ediyorum. onları gidip makinelere fiziken sokmak, okutmak vs. işkence. zaten çoğu zaman da bozuluyor. başka bir sisteme geçmeliler. ellerinde çöp yığını gibi kağıtlarla dolaşan veliler ve çocuklar çok işkence çekiyor.
- en az 1 saatin geçirildiği trambolin bölümü bence her türlü sakatlığa açık. görevliler çok genç ve bence herkesi takip edemiyorlar.
- gereksiz pahalı geliyor bana.
- tek başına biraz zevksiz, mutlaka arkadaşları ile olmalılar zevk almak için bence.
0
la traviata
(03.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.