Giriş
(13)

Bir erkeğin dikkatini nasıl çekersiniz?

Kahvedesu
Sıfır kontakt mı? Nasıl?
Sıfır kontakt mı? Nasıl?
0
Kahvedesu
(03.08.26)
küçük fiziksel temaslar olabilir.

ya da dikkatini çektin ama hoşuna gitmemiş de olabilir.
0
kisa
(03.08.26)
sıfır kontakt ile nasıl dikkat çekiliyor, beynim yandı. kadınların yazacağı duyuruya erkekler yazmış olacak ama erkek gözünden bakılırsa, kararında bakışmalar çok önemli.
+6
gabe h coud
(03.08.26)
hoşlandıysan direkt belli ederim. hep bir bahaneyle sohbet ederim. hep yanına giderim. hep mal bir sırıtışla gezerim saklayamam. :d onun ilgisini çeken bir şeyle ilgilenirim.

temasta bulunmam.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Naif naif peşinde dolanırım, sempatikçe belli eder kendimi bir şekilde kahve içmeye davet ettiririm. İşe yarıyor: evlendik :)
0
cccbehzatccc
(03.08.26)
telepatik iletisim kuramiyorsak sifir kontakt diye bir sey olamaz.
ilgisini cekmek icin bakisirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
Belgesellerdeki gibi koku bırakabilirsin:

www.youtube.com
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Gerek var mı ki, dişi sinek geçse çoğu erkek dikkat ediyor zaten."bir" erkek size bakmıyorsa bunun anlamı...
0
denizciman
(03.08.26)
içimizde göğüs dekoltesine düşmeyecek yok, o erdemli adamlar o güzel atlara binip gittiler.
+4
galahad reloaded
(03.08.26)
İş yerinizdeyse? Hiç bulaşmamak daha mı iyi?
0
🌸Kahvedesu
(03.08.26)
ortada hiçbir şey yokken küçük temaslar taciz olmuyor mu ya?
+1
ercu cozer
(03.08.26)
Aman deyim, iş yerinde bulaşmamak daha iyi elbette. Ayrılamayacağın ilişkiye başlama felsefesiyle yaşıyorum.
+2
gabe h coud
(04.08.26)
bence dekolteye falan gerek yok.
demet evgar dansi yapacaksin, buna dunya uzerinde dusmeyecek adam olacagini sanmiyorum, yine de dusmuyorsa adamda tibbi bir sikinti olabilir.
youtube.com
+1
cooperr
(04.08.26)
bu sıfır kontak davranışını sanırım çok hoşlanan kadınlar istemsizce yapıyor ve sonuç olarak kocaman bir sıfır alıyorlar.

ilgilendiğinizi bir şekilde belli edip bir arada denk geldiğiniz anların süresini uzatmaya çalışın. karşı taraf bu durumdan rahatsız mı oluyor yoksa hoşuna mı gidiyor anlarsınız zaten.
+1
joooper
(04.08.26)
(49)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bugüne kadar bütçeleri ayrı mıymış?
+2
hacirotti
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(11)

İlişkilerde denklik konusu

momomsu
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; aileleri
30 yaşında bekar bir kadınım. Büyükşehirlerde yaşamış, farklı iş-okul-kurs ortamları, sosyal ortamlar, hobi ortamlarına girmiş biriyim ve hala da gelişmek için çabalıyorum. Ortalama gelir seviyesine sahibim. Merak ettiğim şey şu. Bugüne kadar tanıştığım erkeklerle yaşadığım problem şu oldu; ailelerinin ve büyüdüğü ortamların farklı olması, bu sebeple maddi problemler yaşamaları, kendilerine ait iş sorunları. Ben hiçbir zaman maddiyata çok takılmadım, önemli olan iyi vakit geçirmek ve manevi anlamda destek bulmaktı amacım. Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu. Çeşitli bahanelerle aramızdaki ilişkiler sonlandı. Evet açıkçası çok da bir şey kaybetmedim ama ister istemez bu konuya canım sıkılmıyor da değil. Maddiyat oldukça önemli günümüzde, ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Siz bu tarz ilişkiler yaşadınız mı ve uzun süreli oldu mu? Gerçekten her konuda olmasa da bazı konularda denk olduğum kişilerle nasıl tanışacağım?
-3
momomsu
(28.07.26)
ama sırf birinin maddi imkanlarından yararlanmak için yapılan ilişkiyi de içim çekmiyor.

Bu cümleye kadar karşı taraf hep bir şeyleri sorun etmiş gibiydi ama burada bir niyet okuma görüyorum. Sen insanları benden faydalanıyorlar diye görüyor olabilir misin?
+2
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatım boyunca, kadının maddi durumunun daha iyi olduğu mutlu bir birliktelik hiç görmedim ben. Sebebi hakkında bir fikrim var. Ama şu an konu dışı o.
Siz bence maddi durumu size denk ya da sizden daha iyi birini bulmaya çalışın.
-1
Mirket
(28.07.26)
Benden zengin bir bayanla ilişkim oldu ve sorun parası ya da imkanları olmadı hiçbir zaman. Ben evlenmeyi düşünmüyorum diye ayrıldık benden 6 ay sonra yarbonun biriyle evlendi zaten. O yüzden tuhaf geldi boyle şeylerin olması. Kız gelir beni arabayla evden alırdı şimdi bunun nesini sorun edeceğim ki
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
"Ama karşı taraf bir şekilde benim sahip olduğum maddi imkanlar veya elde ettiğim (doğuştan gelen de olabilir) başarılara takılıp bundan rahatsız oldu"

bunu açık açık bu şekilde beyan etmediler ise burada biraz önyargı var gibi geliyor. ilişki bir şekilde yürümeyince ben kötü veya yetersiz değilim onlar beni taşıyamadı/anlayamadı kaçışı gibi geldi bana.
+3
orpheus
(29.07.26)
Erkeğin parası kadından çok olmalı ya da denk olmalı
Erkek kadından uzun olmalı
Erkeğin kariyeri-iş becerisi kadının önünde veya denk olmalı.( örneğin; kadın doktor, erkek hemşire ilişkisi olmaz)
Erkeğin yaşı kadından fazla olmalı.

Bu şartlara uymayan ilişkiler nanay
0
Cezcez
(29.07.26)
Karşılaştığınız erkek grubuyla alakalı bir durum. Benim arkadaş çevremde ve arkadaş grubumda parayı konu eden insanlar yok. Ben nasıl para puldan çok insanların kafama uygunluğuna bakıyorsam eşimde ben gibi arkadaşlarımda bana benzer. Benim dünyaya bakışım çevremi şekillendirdi. Siz de içinizde şunu mu düşünüyorsunuz: bana gelen param için mi geliyor? Düşüncesini insanlara hissettirirseniz insanlarda size öyle yaklaşması gerektiğini düşünür. Ben evlenene kadar eşimin ailesinin ekonomik durumunu ne sorguladım ne de bildim. Relax olmak lazım.
+1
mikahakkinen
(29.07.26)
Hahahaha resmen komedi.

hiç bir erkek gelip de kadının suratına "senin beklentilerini karşılayamam, ben yetersizim" demez

Sorun erkekler değilmiş bunu kabul ederek zengin koca aramaya başla bence
-6
artıküyeolmakistiyorum
(29.07.26)
erkek tarafım, eşim benden daha tahsilli ( doktor, ben doktor değilim), hayatı boyunca benden daha fazla para kazandı ve kazanacak. 9 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 15 yıldır evliyiz, 12 yaşında kızımız var. hayatımın eşimle olan zaman dilimi, eşimin olmadığı zaman diliminden daha fazla. bu arada oldukça da mutlu bir aile hayatımız var. öyle toplumun kabul gördüğü normların aksi biriyim.

Siz maddiyata takılan biri değilsiniz, aksine maddiyatı ve başarıyı bir özgüvensizlik malzemesi yapan insanlarla denk gelmişsiniz.

Karşı tarafın sizi elde ettiği imkanlar veya başarılar yüzünden tehdit/ulaşılamaz olarak görmesi, sizin eksikliğiniz değil, onların tamamlayamadığı süreçlerle ilgilidir. Sırf birinin imkanlarından yararlanmak üzerine kurulu bir ilişki ne kadar sığsa, partnerinin sahip olduğu imkanlar altında ezilip uzaklaşan bir ilişki de o kadar sürdürülemezdir.

kişisel ve zihinsel gelişimini tamamlayabilmiş biriyle denk gelirseniz olursunuz bence. aksi durumda erkek kodlamasında -özellikle bizim toplumumuzda- halen sağlayan/üstün olan taraf olma arzusu ciddi bir yer tutuyor.
+2
galahad reloaded
(29.07.26)
sizin için bu kadar önemliyse çözüm belli değil mi, maddi durumu sizden daha iyi olan insanlarla ilişki yaşayacaksınız, diğerleri olasılık olarak bile radarınızda olmasın.
0
gabe h coud
(29.07.26)
İlişkileri değiştiremeyeceğiniz fiziksel/maddi özellikler üzerinden tartıp karar veren insanları anlamıyorum.
0
rakicandir
(01.08.26)
İnsanlar maddi manevi birbirine denk olmazsa ilişkiler uzun süreli olmuyor. Buna rağmen uzun süreli olan ilişkilerde de mutlaka biri diğerine tahammül gösterdiği için oluyordur.

Para ile ilişkiniz sağlıklı ise bence karşı tarafın maddi durumunu belli bir ölçüde gözetmeniz normal. Sonuçta herkes kendi imkanlarını yaşamını bir standart olarak görür ve altına düşmek istemez, eğer karşınıza bu standartın altında insanlar çıkıyorsa belki de çevreyi biraz değiştirmek lazım.
0
kendimefotograflarim
(22 saat)
(8)

Şunlardan hangi Üniversite bölümünü tercih ederdiniz?

denizmaniaherif
Tarımsal Biyoteknoloji,Tarımsal Yapılar ve Sulama,Tarla Bitkileri,Toprak Bilimi ve Bitki BeslemeZootekni,Peyzaj Mimarlığı,Şehir ve Bölge Planlamayapay zekaya göre ve bana göre şehir bölge iyi durumda.. sizin tercihiniz ne olurdu ve enden ?( yeğenim tercih yapacak.. )
Tarımsal Biyoteknoloji,
Tarımsal Yapılar ve Sulama,Tarla Bitkileri,
Toprak Bilimi ve Bitki Besleme
Zootekni,
Peyzaj Mimarlığı,
Şehir ve Bölge Planlama

yapay zekaya göre ve bana göre şehir bölge iyi durumda.. sizin tercihiniz ne olurdu ve enden ?
( yeğenim tercih yapacak.. )
0
denizmaniaherif
(21.07.26)
Memlekette bu bölümler iş yapmaz. Hollanda gibi tarımsal faaliyetlerin değer gördüğü yerlerin ihtiyaclarına göre tercih yapmanızı tavsiye ederim.

Yurtdışına gidecek azmimiz varsa.
+3
Lh12
(21.07.26)
hayırlı olsun üstad, umarım her şey gönlünüzde olur.

bu bölümlerin ardında atadan kalacak işler durumdaki dönümlerce tarla, kendisini gönderebileceğiniz bir belediye veya kpss imkanı olmayacaksa hiç bulaşmasın derim.

şu anda ülkemizde de tüm dünyada da; diploma/unvan ile piyasadaki arz-talep dengesinin yarattığı gelir farkı gerçeği var.

şu anda teknik resim okuyan, 3/4/5 eksen tezgâhlara hükmeden, CAD/CAM yazılımları (SolidWorks, NX, Mastercam vb.) ile parçayı işlenebilir hale getiren kişiler sanayinin altın çocuğu. popstar gibiler.

Bunun dışında Kaynak Teknolojileri önerebilirim. suyla arası iyiyse 2 yıllık Su Altı Teknolojisi okuyup çıkışta direkt iş bulabileceği bir alan önerebilirim.

dönem cebe giren paranın daha önemli olduğu dönem.
+1
galahad reloaded
(21.07.26)
Hangi üniversitede?

Şehir bölge planlama mimar sinan da ise gayet seçilebilir. belediyelerde iş yapıyor
0
substituent
(21.07.26)
Belediyede tanıdığın varsa peyzaj ve şbp iş yapar. İpk ikisi önemli. Sanırım Türkiye'de telnolojik tarım hızla büyüyor. Millet drone falan kullanmaya başladı
0
prole
(21.07.26)
ziraat mühendisliği iş yapar tutuyorsa yapıştırsın.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
akdeniz üniversitesi olsun istiyor annesi.
kentsel dönüşüm, deprem felaketler ısı adaları vs. şuan baya konuşulduğu için şehir bölge planlama demiştik aslında ama evet daha çok kamu haklısınız. Ziraat mühendisliği diye bir bölüm kalmamış anladığım kadarıyla hep birki tarım vb. şeklinde ayrılmış.. 302.000 falan sıralaması bir de mühendislik bölümleri için 300.000 sınırı gelmiş zaten.
özetle peyzaj okuyup aleoa vera süs bitkisi vb. bir dükkan açacağına şehir bölge planlama ile belki geleceğe yönelik bir meslek olabilirdi gibi gelmişti bana..

neyse bakmaya devam edeceğiz.
0
🌸denizmaniaherif
(21.07.26)
Hocam tarım teknolojileri dünyada çok hızlı ilerliyor.

Bu yüzden özellikle avrupa ülkelerinde bu alanda önemli yatırımlar yapıyorlar.

Eğer yurtdışına gidecek motivasyonu vs varsa ilerde yüksek lisans falan için, bu alandaki kabul gören bölümleri araştırıp ona göre bir tercih yapabilir.

Yoksa Türkiye'deki iş alanları belli bu sektörde.

Bir de şu var, tarım işleri sevmeden, ilgi duymadan yapılacak işler değil. Izdırap olur bu alanda ilgisi alakası yoksa.
0
anten
(21.07.26)
Son 2si
0
gadlemler
(21.07.26)
(3)

Kulak üstü kulaklık tavsiyesi

su492
Bütçe 30 bin gibi düşünüyorum.Aklımda yeni çıkan Momentum 5 var,Oyun, film için de kullanmak istiyorum, Atmos/Spatial Audio özelliği cezbediyor onun için.Sizce ne alayım, baya bir yıl kullanmayı düşünüyorum.
Bütçe 30 bin gibi düşünüyorum.
Aklımda yeni çıkan Momentum 5 var,
Oyun, film için de kullanmak istiyorum, Atmos/Spatial Audio özelliği cezbediyor onun için.
Sizce ne alayım, baya bir yıl kullanmayı düşünüyorum.
0
su492
(21.07.26)
momentum 4 kulak içi kullanıyorum. ondan memnunum. momentum 5 denemedim. ama illa iyidir.

tv izlemek için kulak üstü bowers and wilkins Px7 S2e kullanıyorum. gayet iyi çok memnunum. sadece bunun kafa bantında bir deforme olma problemi var, bunun için amazonda satılan kafa bantları var, ömürlük bir şey. onun dışında ses olarak canavar.
0
galahad reloaded
(21.07.26)
Bluetoothların (pilli olduklarından) uzun ömürlü olacağına inanmıyorum. Ama film ve müzikte(türüne göre) keyif verirler tabii bası tizi daha ona göre ve lezzetli oluyor.

Evde sennheiser hd550 kullanıyorum çok memnunum ama open back kulaklık yani ses de alıyor ses de veriyor sadece evde sessizlikte kullanabilirsin. Ama ses kalitesi ve genişlik olarak bayağı beğeniliyor araştırırsın. (Ama bayağı nötr. Baslar yüksek olsun diyen beğenmez)Gerekirse kablosu padi de değişebiliyor bence esas ömürlük ve kaliteli kulaklıklar bunlar. (Millet 90'larda aldığı hd600ü hala kullanıyor mesela)
0
nhk ni youkosu
(21.07.26)
Bütçe gayet iyi olduğu için bose, sennheiser, bowers and Wilkins px8'e kadar yolu var. Bence Sony W-1000XM6 ya da bir şans verin.
0
kimlanbu
(21.07.26)
(6)

2015'te alınmış Tv

metal69
Öncelikle babam Ekim 2025'te vefat etti. vefattan 1 ay sonra arayan bir Tüccar televizyon borcumuz olduğunu söyledi, karşılığını sordum o zamanın parası bu zamanın parası farklı dedi günümüze gelindiğinde ise o zaman 1500 lira olan televizyona şu an 37 bin lira para istiyor ve telefonları açmamamıza
Öncelikle babam Ekim 2025'te vefat etti. vefattan 1 ay sonra arayan bir Tüccar televizyon borcumuz olduğunu söyledi, karşılığını sordum o zamanın parası bu zamanın parası farklı dedi günümüze gelindiğinde ise o zaman 1500 lira olan televizyona şu an 37 bin lira para istiyor ve telefonları açmamamıza rağmen yüzsüz gibi İki üç günde bir beni arıyor. 10 seneden beri aklına gelmeyen borç babam vefat edince aklına geldi, 10 sene içerisinde babama da hiç haber vermemiş babam bilse ki eğer mutlaka öderdi. O zamanlar amcamlarla ortaktı bir malın takası olarak bu televizyonu aldığını duydum annemden daha sonra

Ben şimdi nasıl yapayım, ne yapayım?
0
metal69
(21.07.26)
öncelikle başınız sağolsun. mekanı cennet olsun.

hiç bir dayanağı yok ki. ortada fatura yok, senet sepet yok. sadece söz var. babanız belki ödedi bunu. kaldı ki 10 yıl süre zaman aşımıdır.

borç babamın borcu benim değil deyin, engelleyin geçin.
+5
galahad reloaded
(21.07.26)
oncelikle basiniz sagolsun. babaniz hayatta olmadigi icin bu borcu odeyip odemedigini bilmiyoruz bence kendisi boyle bir borcun oldugunu dusunmuyordu. bence babanizin davranisini devam ettirebilirsiniz, elbet bir bildigi vardir.
+3
mavicorap
(21.07.26)
Eşyalar karşılıklı üstüne bir bedel istenmeksizin takas edildiyse borç zaten yoktur.
Diğer türlü ortada başka belge / şahit olmadan kıymeti kendinden menkul bir sözle bu bahsedilen borç ne derece geçerli olabilir?
Ben olsam :
- babam bize böyle bir şey demedi .. (ki dememiş malum) diyerek önce süründürürüm.
sonra da mesele sadece TV ise o televizyonu kumandasıyla eline veririm .
Süründürme o ikna olup susana kadar sürsün .
0
diyecevaplandı
(21.07.26)
İtalyan tipi dolandırıcılık gibi geldi bana. Onlar da cenazelere ellerinde bir tabloyla giderler ve merhumun tablo siparişini teslim etmeye geldik derler. Hatta öldüğünü de güya o anda öğrenip ağlarlar falan. İnsanlar da anamızın babamızın son isteği diyip dandik tabloyu epey pahalı bir rakama alırlar. Buna benzettim.
Alacak zamanaşımı 10 yıldır. Eğer arada icra takibi falan açılmamışsa. Vermeyin.
+3
ground
(21.07.26)
Elinde belge var mı adamın? Böyle bir dolandırıcılık yöntemi var haberiniz olsun
0
Rondak
(21.07.26)
engelle geç
0
duyuruuser
(21.07.26)
(8)

Yeni doğan bebeğin kan grubu

Buddrick
Anne A-, baba A+ ama kartta bebeğe AB yazılmış. Tuhaflık yok mu bunda? Bebeğin bilekliği takılıydı. Onda sorun yok. Doktorun biri dedi ki; antijenler gelişmediği için testler tanımayabiliyor. 6 ay sonra yapılmalı.
Anne A-, baba A+ ama kartta bebeğe AB yazılmış. Tuhaflık yok mu bunda?
Bebeğin bilekliği takılıydı. Onda sorun yok. Doktorun biri dedi ki; antijenler gelişmediği için testler tanımayabiliyor. 6 ay sonra yapılmalı.
0
Buddrick
(20.07.26)
Doktoru cagirin, durumu aciklayip yeniden test isteyin. Biyolojik olarak o anne babanin bebegiyse, bir karistirma falan olmadiysa, AB olmasi imkansiz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
2012 yılında anne 0-, baba 0+, bebeğimiz doğdu. kan grubunu sordum b+ dediler. lise biyoloji kitabı, tüpçüler sütçüler falan gözümün önünden geçti, dedim ki nasıl olur, anne sıfır baba sıfır çocuk b olamaz. dediler ki anne sıfır değil ki b-.

hanım 32 yıldır kan grubunu yanlış biliyormuş, ehliyette falan da 0 yazıyor. özellikle bakmalarını gerektiren bir durum yoksa doğuma kadar herhangi bir rutin kontrolde kan grubuna bakılmıyor. bir de sorun bakalım annenin kan grubu neymiş, babanın kan grubundan emin miyiz.
+2
kibritsuyu
(20.07.26)
Evet, antijenler gelişmediği için yanlış çıkabiliyor. Şu an tekrar test yaptırmanın çok bir anlamı olmayabilir. Birkaç ay sonra tekrar etmekte yarar var. Ancak, anne ya da babanın kendi kan grubunu yanlış bilmesi de çok yaygın bir şey. Daha geçen gün neredeyse 40 yaşındaki arkadaşımın kan grubunu yanlış bildiğini fark ettik. O yüzden bu ihtimali de gözden kaçırmayın.

Bu arada çok daha ender olarak, anne ya da babadan biri cis-AB olabilir. B çok az üretiliyorsa A olarak tespit edilmiştir. Ancak Türkiye'de çok çok az görüldüğü için bu ilk akla gelen senaryo olmaz.
0
evrim halkasi
(20.07.26)
Hocam evlenirken kan testi yapıyorlar zaten. Oradan biliyoruz. Ben ondan daha önce de yaptırmıştım yine A'ydı.
0
🌸Buddrick
(20.07.26)
Antijenler gelismedigi icin test yanlis okuyabilir ama A iken 0 okuyabilir ya da AB iken A veya B okuyabilir. Ama A, B ya da 0 iken AB okumasi mümkün degil. Yani var olan bir antijenin gözden kacması söz konusu olabilir ama hic olmayan antijenin yanlis okumasini yapamaz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.07.26)
şu an için problem değil, 6 ay sonrada aynı sonucu alırsanız problem.

o zaman önce siz anne ve baba olarak kan gruplarınızı yeniden test ettireceksiniz, eğer sizin kan gruplarınız doğru ise o zaman daha da büyük problem.
0
galahad reloaded
(21.07.26)
@konuşma haklı antijen konusunda. Ben hata yapmışım dün gece. Literatüre baktım biraz. Biz tek yönlü testten bahsediyoruz , ancak rutinde iki yönlü test yapılıyormuş (antijene ek olarak antikor taraması). Yeni doğanlarda otomatik sistemlerde kordon kanından yapılan testlerde hata payı var. Ayrıca bazı yeni doğan enfeksiyonları B antijeni sinyali verebiliyormuş. Ama gördüğüm kadarıyla endişelenecek bir durumdan bahsedilmiyor. Genel olarak öneri 4. aydan sonra iki yönlü test yapılması. Aklınızda kalmasın diye tekrar yaptırın isterseniz.
0
evrim halkasi
(21.07.26)
Teşekkürler. Üniversitede Hoca'ya götürdük. Üniversitede test yaptırınca ARh+ çıktı bebeğin kan grubu.
+1
🌸Buddrick
(22.07.26)
(13)

Damat için saat önerisi..

sonhakan
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
0
sonhakan
(18.07.26)
Noname bir saate bu paraları vermek yazık günah.1000 euroya değer koruyacak veya değer kazanacak saatte alınmaz ama iş görecek bir bileklik vs alınır.
-3
duptıs
(18.07.26)
duptis bey, damada saat takmak adettendir. bir de adam bilekligi ne yapsin kiro gibi.
ben size lorier önericem. oldukca nis bir marka ama saatleri cok kaliteli. tamami el yapimi. türkiye'ye gönderim yaparlar ama gümrük fiyatlari falan nasil olur bilemiyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.07.26)
o butceye alacaginiz en mantikli saat seiko 5 olur. usul, gelenek, prestij takintiniz varsa 10.000 dolar butcesine cikmaniz gerek ki omega, rolex, blancpain gibi saatler alabilesiniz.
0
arakaali
(18.07.26)
Citizen, seiko al geç.
0
jackyr
(18.07.26)
O fiyatlara çıkmak şart mı. 20 bin civarına orient bambino ya da seiko presage alıp geçerdim. Kadran rengi kordon materyali sana kalmış
0
grimavi
(18.07.26)
ben zamanında Tissot Powermatic 80 serisinden sade bi saat beğenmiştim onu almışlardı. Baktım 40-60 civarına var düşünebilirsiniz.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
Hocam tam geçen sene bugün nişanda tissot le locle saat alındı bana. Modeli eşimle beraber seçtim, öncesinde hayatımda dijital/akıllı saat hariç saat takmamıştım. Hâlâ günlük hayatta akıllı saat takıyorum ama özel eventlerde şık duruyor seviyorum.

www.tissotwatches.com

Bendeki model bundan (20th anniversary mi bilmiyorum ama beyaz kadran üstüne lacivert yazılar). Lacivert kadranlı olan da şık onu da düşünebilirsiniz belki. Bence damat saati olarak citizen tsuyosa ve seiko presage modelleriyle beraber en ideallerden
0
nundu
(19.07.26)
Hamilton
0
baldur2
(19.07.26)
tissot, g-shock, seiko 5 gibi markalardan birden fazla da alabilirsiniz. arkadaş demiş hamiltonların dizaynı çok daha estetik oluyor.
0
ground
(19.07.26)
Eger damadın saat merakı yoksa almayın. Çünkü artık erkeklerin çogunun kola saat takma merakı kalmadı. Takan da akıllı saat takıyor. Bana yıllar önce aldılar dünya para vermişler. Sadece tek bir kez dügün günü taktım bir daha hiç takmadım. Keza arkadaşlarımda da durum hep böyle. Hadi diyelim saat hastası bir damat. Böyle adamlar koluna takacagı saati kendisi seçmek ister. Akrebin yelkovanın katranın tasarımı bile önemlidir bu tipler için. Ama siz gidip kendi zevkinize göre alacaksınız.
0
limonlu eksi
(19.07.26)
günlükte kullansın, casual şeyler giyiyor derseniz ; Tissot Powermatic 80.

çalışma hayatında takım elbise giyiyor, kendisi 365 günümün damadı derseniz ; Seiko Presage ya da Hamilton Jazzmaster.
0
galahad reloaded
(20.07.26)
Tissot iş görür.
0
kumandanim
(20.07.26)
Powermatic 80 Silicium'lu herhangi bir Tissot alacağın en f/p saat olur.

Bir sürü renk/desende modeli var ister internetten ister mağazadan al fiyat farkı olmaz.
0
chicha_v2
(21.07.26)
(6)

Kardiyolog tavsiyeniz?

narod
Annem kalp kapakcigindaki genisleme sebebiyle 1 haftadir beloc kullaniyor. 2 gun once tansiyon dusmus 10/7, dun gece ve bugun de 18/9. Aile saglik hekimi gecici dil alti vermis. 2 haftaya holter yapilacak. Fakat tavsiye edeceginiz, iyi kardiyolog tavsiyeniz varsa bilmek isterim.Istanbul/Trakya Bolg
Annem kalp kapakcigindaki genisleme sebebiyle 1 haftadir beloc kullaniyor. 2 gun once tansiyon dusmus 10/7, dun gece ve bugun de 18/9. Aile saglik hekimi gecici dil alti vermis. 2 haftaya holter yapilacak. Fakat tavsiye edeceginiz, iyi kardiyolog tavsiyeniz varsa bilmek isterim.

Istanbul/Trakya Bolgesi onceligim
0
narod
(17.07.26)
öncelikle geçmiş olsun, umarım çok ciddi bir sıkıntı yoktur.

türkiye' de 81 il ve 900 küsür ilçe var. iyi bir kardiyolog nereden bakalım?
0
galahad reloaded
(17.07.26)
İstanbulda yaşayanların herkesi istanbulda yaşıyor sanması gibi bir durum var.
Şehir yazmadığınız için İstanbuldasınız varsayıyorum. Prof. Hüseyin Oflaz'ı tavsiye ederim.

Teyzeme geçmiş olsun. Acil şifalar dilerim.

Bir not ekleyeyim. Tansiyon düzenleyiciler ile Beta blokerler biraz hastadan hastaya farklı etkiler yapabilen ilaçlar. Söylediğiniz ilaç beni de kötü etmişti. Doktor, beklenmeyen etki görülürse gelin ilacı değiştirelim demiş olmalı. Muhtemelen ilacı değiştirince sorun çözülecek. Çok merak edilecek bir durum yok yani. Ama bir an önce gidin doktora.
0
Mirket
(17.07.26)
Mirket, ben de ilaca bagli oldugunu dusunuyorum. Daha once duzenli kullandigi bir ilaci olmadi ve tansiyonu da hep normaldi. 2 hafta sonra holter cekimi var. Tansiyon dilalti ile dustu, takip edecegiz. Duruma gore de gidecegiz. Tesekkur ederim
+1
🌸narod
(17.07.26)
galahad reloaded
(17.07.26)
Bursa medicalpark'ta mehmet cem başel var. Adam yıllarca hiçbir kardiyoloğun fark edemediği rahatsızlığımı bulup tedavi etti, diğer eşekler de adamın teşhisini görünce "bu herif nasıl fark etmiş bunu" diye şaşıp kaldılar. Allah razı olsun kendisinden, rahatlıkla tavsiye ederim. Geçmiş olsun.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(17.07.26)
İkinci olarak da adana acıbadem'de Mustafa Kemal Batur var, o da işinin ehli ve isim yapmış biri.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(17.07.26)
(10)

almanya'ya alman'a götürülecek hediye

klassno
ufak tefek bir bavulla gideceğim için çok yerim yok, ancak birkaç tane hediye götürmem lazım, bence. fiyatı 1000 lirayı geçmeyecek şekilde neler önerirsiniz? ben şu ara eski basım almanca kitaplar bakıyorum (sıkıcı bir fikir).profesyonel bir yerden tanışacağız (evet daha tanışılacak), bir hafta boyu
ufak tefek bir bavulla gideceğim için çok yerim yok, ancak birkaç tane hediye götürmem lazım, bence. fiyatı 1000 lirayı geçmeyecek şekilde neler önerirsiniz? ben şu ara eski basım almanca kitaplar bakıyorum (sıkıcı bir fikir).

profesyonel bir yerden tanışacağız (evet daha tanışılacak), bir hafta boyunca orada katılacağım bir projedeki rehberim olacak bir üniversite yöneticisi.
0
klassno
(15.07.26)
almanca kitabi gec. almanya'da bulur zaten.

tr'yle ilgili bir sey götür derim. güzel bir türk kahvesi fincani olabilir. isterse espresso da icebilir ondan. su kütahya porselen in klasik deseni cok hos.
0
Purple life
(15.07.26)
Biz İtalyanlara Paşabahçe'den türk kahvesi/espresso fincan takımı götürmüştük, beğenmişlerdi.

Bütçenize uyarsa el yapımı cam nazar boncukları güzel hediye oluyor.

En temizi bir kilo kuru baklava götürün.
0
kobuzchu kiz
(15.07.26)
Çini desenli porselen takimlar var ondan al, icine de kahve , safran , lokum al. Anormal mutlu oluyorlar.
0
primetime
(15.07.26)
Rakı ve rakı kadehi götürün, şişesi güzel bir model seçin. biraz da rakı raconu güzellemesi yapın, çok hoşlarına gidiyor.
0
galahad reloaded
(16.07.26)
abartmana gerek yok çünkü bizdeki gibi hediyeleşme olayları yok. fındık ezmesi tavsiye edebilirim, beğenmeyen görmedim.
0
spherical
(16.07.26)
yiyecek bence de daha iyi olur. findik ezmesi baska bir kapi acti bir arkadasimda :)
ama eger tanisma olacaksa 1 kilo baklava bence en guzeli.
+1
65 derece
(16.07.26)
lokum götür geç. avrupalılar hediye kültürünü sevmezler pek.
0
kveldulv
(16.07.26)
Çay bardağı seti güzel olabilir
0
kendimefotograflarim
(16.07.26)
findik ezmesi guzel fikirmis.

ben de lokum/baklava demeye geldim, tuketilebilen bisey olsun. cay bardagi gibi kullanmayacaklari seyler evde genelde gereksiz kalabalik yapiyor, tavsiye etmiyorum.

turk kahvesi fincani/espresso bardagi belki - o da o tarz kahve iciyorlarsa. filtre kahve icen insan icin yine gereksiz kalabalik oluyor cunku.
0
taurina
(16.07.26)
bu insanlarin evinde gereksiz esya olmuyor, bardak vs fazla olmus, ya birine satar, ya da kapisinin onune verschenken yazip koyar bosuna para vermis olursun. yiyecek tavsiye ederim, sekerli biseyler. kavala kurabiyesini de begenmislerdi ya da sarap vs.
0
Coma
(17.07.26)
(10)

İşverenlerin iyice hödükleşmesi

sekizdokuzon
İki senedir aynı yerdeydim. Piyasalardan uzaktım. Şimdi gene yavaş yavaş iş görüşmelerine katılmaya başladım. Yani daha önce de böyleydi de benim mi dikkatimi çekmiyordu bilmiyorum ama katıldığım görüşmelerde mutlaka beni inanılmaz dumur eden en az iki şey oluyor. Yani bu da söylenmez, ayıptır dediğ
İki senedir aynı yerdeydim. Piyasalardan uzaktım. Şimdi gene yavaş yavaş iş görüşmelerine katılmaya başladım. Yani daha önce de böyleydi de benim mi dikkatimi çekmiyordu bilmiyorum ama katıldığım görüşmelerde mutlaka beni inanılmaz dumur eden en az iki şey oluyor. Yani bu da söylenmez, ayıptır dediğim, böyle kitlendiğim mutlaka bir iki şey oluyor. Yani birinde mesela yüz yüze görüşmeye çağırdılar. Görüştük ettik. Sonra beni bekleme alanına aldılar. Bir çay söylemişlerdi işte. Bir taraftan da çayımı içiyordum. Görüştüğüm kız üstüyle konuşacakmış. Onun yanına gitti vesaire. Geldi daha sonra. Şu anda müsait değil, daha sonra görüştüreceğim sizi, bugünlük gidebilirsiniz falan filan dedi. O esnada çayımı içiyordum. Çay bitmemişti yani. Hani bekliyor ki hemen kalkayım gideyim. Lan bir bekle hani bir çayımı içeyim kalkacağım yani. Ofisinize çökmeyeceğim.

Bugün başka bir görüşmeye katıldım. Ya adamın resmen kendini övmek için birini işe alıyor gibi bir hali vardı. Şu anda ne yapıyorsunuz, işsizsiniz vesaire gibi bir şey sordu. Instagram'da içerik üretmeye çalışıyorum, reels çekmeye uğraşıyorum vesaire dedim. Reels çektiğimi duyunca böyle bir gülmeler, böyle bir aşağılayıcı bir tavır, işte kendisi Robert Koleji'ne mülakata gitmiş de orada çalışmak istiyormuş da, işte daha önce ona yılın öğretmeni ödülü verilmiş de falanmış da filanmış da. Tamam süpersin, ne yapalım yani. Hani bu kadar süpersen benim işimi de sen yap. Boşuna para verme ya. Ya o işlere girsem başıma gelecekleri o kadar net görüyorum ki ne hevesin kalıyor ne bir şey. Aç biilaç bir köşede öleyim ama bu insanlarla birlikte çalışmayayım, bunlara muhtaç olmayayım diyorsun ya. Yani artık her görüşmeden sonra böyle bütün günüm sinir bozukluğuyla geçmeye başladı. Ya bu hep böyle miydi? Benim dikkatimi mi çekmiyordu yoksa artık insanlar hakikaten nezaket sınırlarını aşmama gibi bir kaygı duymuyorlar mı? Merak ediyorum.

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(14.07.26)
hep böyleydi ama son zamanlarda daha da çok arttı bence. bana da aynen öyle geliyor. tuhaf zamanlardayız gerçekten.
0
abelardo
(14.07.26)
İşverenlerle sınırlı değil bence. Toplumca hödükleşiyoruz.
+7
yadigar
(14.07.26)
eldeki malzeme bu işte.
+1
designer
(14.07.26)
bolluk psikolojisi işte. işe başvuran 100 kişi ile 10 kişi arasında çok büyük fark var.
+2
skr1292
(14.07.26)
Haklısın aslında. Yani bunlara daha nadir rastlanan bir hizmet sunmak gerekiyor ki insan muamelesi görebilelim.
-1
🌸sekizdokuzon
(14.07.26)
Yılın cartu curtu ödülü şu müsamere tadında geçen, parasını verip aldığın ödüllerden muhtemelen.
+1
bumbum
(14.07.26)
Çok haklısın ama eskiden durum böyle değildi. Eskiden işini bilen, sorgulayan, inisiyatif alan ve tuttuğunu koparan insanlara ihtiyaç vardı. Şimdi ise bilenle bilmeyen arasında pek fark gözetilmiyor. Önemli olan, sorgulamadan çalışan ve sorun çıkarmayan biri olmak.

Özellikle Türkiye'de birçok yerde ayaklar baş oldu. O ayaklar da kendilerinden daha donanımlı ve daha zeki insanları yanlarına almak istemiyor. Fırsatını bulduklarında da onları küçümsemeye çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sen o ortama girersen, onların ne kadar yetersiz ve kalitesiz olduğu kısa sürede ortaya çıkacak.
0
Rondak
(15.07.26)
Mesele sadece işverenlerle sınırlı değil bence. Gün geçtikçe toplum içinde artan bir popülasyon, kimle nasıl konuşması gerektiğini, nerede ne yapması gerektiğini bilmeden saçma davranışlarda bulunuyor. Çoğu kişi ne yaptığının farkında bile değil. Karşısındaki insana empati sıfır. Kibarlık, asalet, naiflik gibi kavramlar zaten bir zayıflık göstergesi vs. vs.
+1
unseal
(15.07.26)
---0---
Görüştüğüm kız üstüyle konuşacakmış. Onun yanına gitti vesaire. Geldi daha sonra. Şu anda müsait değil, daha sonra görüştüreceğim sizi, bugünlük gidebilirsiniz falan filan dedi.
---0---

asıl hödüklük bu, o kadının işi o anda sizsiniz. normalde oturup çayınızın bitmesini daha sonradan size kapıya kadar eşlik etmesi gerekiyor. hayır belki hırlı hırsız birisiniz, departmanın birisine dalıp arıza çıkartacaksınız. belki rakip firmadan geldiniz, içerinin fotoğraflarını çekeceksiniz. nasıl almış o riski.
0
galahad reloaded
(16.07.26)
Açıkçası maalesef böyle özellikle patron firmalarında böyledir. Siz daha kurumsal ve kurumsal kültürü olan yerlere bakın kesinlikle. Taşradaysanız böyle hödükler daha fazla maalesef. Fakat çalışan olmak biraz böyle tipleri bile idare edebilme becerisi geliştirmeye zorluyor insanı. Mümkün olduğunca iyi geçinmeye saygılı davranmaya çalışın, bu tiplerin hödüklüğüne rağmen...
0
mahmuttt
(16.07.26)
(5)

Sürekli dolandırılmak veya kandırılmak

genki
Arkadaslar 31 yaşındayım su yaşıma kadar hep dolandırılma veya kandırılmak başıma geldi.Tablo satıyorum kac kez paramı alamadım borc verdiğim insanlar geri ödemiyor veya süründürüyor. Hediye ettiğim vb yardım ettiğim iyi niyetle çizimini yaptığım kızlar tarafından engelleniyorum. Ne önerirsiniz.İste
Arkadaslar 31 yaşındayım su yaşıma kadar hep dolandırılma veya kandırılmak başıma geldi.
Tablo satıyorum kac kez paramı alamadım borc verdiğim insanlar geri ödemiyor veya süründürüyor. Hediye ettiğim vb yardım ettiğim iyi niyetle çizimini yaptığım kızlar tarafından engelleniyorum. Ne önerirsiniz.
İstemiyorum ama insanlara güveniyorum en azından üzülüyorum iyi niyetimi sömürüyorlar.
0
genki
(13.07.26)
öncelikle borç vermeyin. akrabanıza bile vermeyin. kadınsanız estetik olacağım, erkekseniz damat dolgusu yaptıracağım deyin vermeyin. borç verip kötü olmadan borç alabilecek zamanlarda değiliz.

tablo ve çizim konusunda ise yapacak tek bir şeyiniz var. tabloyu yapabilmek müthiş bir yetenek bence. ben yapamam mesela. benden en fazla cin ali veya çarpı işareti çalışır.

ama siz de benim gibi ticaret yapamazsınız. işi ehillerine bırakın. etrafınıza bu işlerden anlayan birileri sizin adınıza görüşme yapsın. buradaki altın kural; siz hakkınızı alın, üzerini alan kişinin ne kadar aldığına bakmayın.
+3
galahad reloaded
(13.07.26)
Birisine iyilik yapıyorum derken eğer ileride bu kişiye işim düşer de bana yardımcı olmazsa üzülür müyüm diye düşünün.

Para isteniyorsa bu para ileride ödenmezse ben ne kadar üzülürüm diye düşünün.

Hepsi için cevabınız evet ise o kişiye iyilik yapmayın. Yapmayıp kötü olun kendinizi üzüyorsanız.
+1
drako
(13.07.26)
bence bunlardan ders alin. pesin para calisin. borc vermeyin, verirseniz de gelmeyecegini dusunerek verin, sadece gercekten ihtiyaci olanlara verin (hastalik, baska cikar yolu olmama gibi). herkese iyi niyetle yardim etmeyin, secici olun. dunya o kadar iyi bir yer degil. sorun siz degilsiniz ama dunya boyle ve ona ayak uydurmaniz lazim uzulmemek icin. insanlara yine guvenin ama bu kadar verici olmadan guvenin, bunlari yalnizca gercekten guvenebileceginizi bildiginiz insanlar icin yapin sadece ama onlardan bile tam emin olmayin, cunku bu zamanda babana bile guvenme demisler, degil mi?
+1
lemmiwinks
(13.07.26)
bu hayatın içinde olan bir şey gibi görüyorum. mümkün olduğunca bir şey daha uygunsa ya da olması gerektiğinden başka bir durum söz konusuysa dolandırıcılık riski arttığını bilerek temkinli yaklaşıyorum. buna rağmen dolandırılırsam, elimden bir şey gelmiyorsa en baştan zaten kabul ederek girmiş sayıyorum kendimi.

yat kiralamak için normalde tanıdığım yerler var, adam 45 dedi. armut'a ilan çıkayım dedim, 25'e buldum. siteye güvendim ve hemen atladım. 5 bin lira kapora istedi, onu da yolladım ve engellendim. haha. armut.com a yazdım. özürler dilediler, adamı taciz ettiler, hesabını kapattılar ama paramı geri alamadım. gittim 45'liği 40'a çektim. 5 binimi ondan çıkarttığımı düşündüm. maksat gönlüm rahat olsun.

karşı cins ilişkilerinde, iş ilişkilerinde daha ince, daha sıkı dokurum.
+1
gabe h coud
(14.07.26)
borç geri gelmeyecek para olarak veryorum ancak.
0
gurur
(15.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(7)

Kırışmayan beyaz basic tişört nereden alınır?

lafıolmaz
Non iron, kırışmaz vs. ifadeleriyle arattım ama bulamadım.
Non iron, kırışmaz vs. ifadeleriyle arattım ama bulamadım.
0
lafıolmaz
(09.07.26)
Polyester tişört diye arat. Hiç kırışmaz ama poşet giymiş hissi verir ve ter kokusundan duramazsın. Ya da pahalı spor markalarına bakacaksın.
+1
Mirket
(09.07.26)
Uniqlo yurt dışında
Tr’de LCW vision serisi
0
croswell
(10.07.26)
viskos thsitler çok kırışmıyor polyester kadar naylon hisside vermiyor
0
eja
(10.07.26)
under armour' da bolca var.
0
galahad reloaded
(10.07.26)
Decathlon'da denk geliyordum
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.07.26)
mavi jeans Lux Touch Tencel tisortunu seviyorum ben. pek utu istemiyor, cok kirismiyor.
0
65 derece
(10.07.26)
columbia gözden düşmeden önce omnishade tişörtler satıyordu. benimki hala duruyor ama makinede çekiyorlar. flim fit ve crop olmuş neredeyse o yüzden giymiyorum.

outdoor markalara bakın isterseniz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
(8)

Çocuk doğum günü için ikramlık önerisi

elorelia
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor. Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor. Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmay
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor.

Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor.

Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmayacağım.
0
elorelia
(09.07.26)
Sigara böreği, bu da kuru ama yemesi pratik çocuklar da eliyle kolay yer
0
grimavi
(09.07.26)
Ben yeğenlerime süt dilimi yapıyorum bayılıyorlar. Büyükler de seviyo ama fırsat kalmiyo onlardan bize.

Milfoyden güzel sunumluk tarifler olabilir.

Hardal soslu patates salatası da güzel bence ama çocuklar sever mi bilemedim.

Yuvarlak pizza poğaçalar oluyor biber domates peynirli, onlardan olabilir.

Külah kullanılan veya külah şekli verilerek yapılan tarifler var.

Düşününce gerçekten insanın aklına gelmiyormuş bu arada.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
milföye sarılı sosis (pigs in a blanket)
yufka cipsi. bunu annem yapıyor. yufkanın üzerine zeytin ezmesi veya salça sürüp üçgenimsi kestikten sonra fırında kuruyana kadar pişiyor.
0
inheritance
(09.07.26)
Sebze cipsi.

Tatlı patates, pancar, kabak. Bunları kullanabilirsin. Bence çocukların hoşuna gider.
0
rock n roll
(09.07.26)
petifür
sebzeli veya peynirli mini kiş
meyve şişleri/cupları
sosis ahtapotlar
ıspanaklı mini gül böreği
patates salatası
mercimek köftesi
0
art cat chocolate
(09.07.26)
çocuklara patates kızartması, sevmeyeni görmedim bugüne kadar.
mozaik pasta tüm çocuklar sever.
inheritance + 1 . pigs in a blanket. bunun çocuklara yaptırın bir de. sonra yesinler.
çocuklara top köfte

büyüklere patates salatası. vurun karbonhidratın gözüne :) ben özellikle schnitzel yanına yaparken, trüflü mayonez, kırmızı soğan, taze soğan, kornişon turşu ve mayonezin ağırlığını kıracak kadar süzme yoğurt ile karıştırıyorum. az da toz kırmızı biber koyduğumda çok beğeniliyor.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Petibörden Hindistan cevizi topları (hem uğraşılmış bir havası var hem de lokmalık olduğundan yapması ve yemesi pratik)
0
ekimoloji
(09.07.26)
Evde airfryer varsa mini misket köfteler aşırı pratik ve sağlıklı oluyor. İkeadan bile alabilirsiniz.
0
wild honey suckle
(10.07.26)
(7)

Ay sonu Belgrad a gideceğim. Şunu mutlaka yap dediğiz var mi?

sonhakan
4 gün kalacağim
4 gün kalacağim
-1
sonhakan
(08.07.26)
Belgrad'a git.
-3
ırene adler
(08.07.26)
Yapı
Sırbistan Parlamento Binası

Kilise
Temple of Saint Sava
Aziz Mihail Katedrali
Ruzica kilesi (Kalemegdan Park'da)

Semt - Meydan
Republic Square
Knez Mihailova Street → İstilal Caddesi
Skadarlija


Müze
Nikola Tesla Müzesi
Museum of Yugoslavia - House of Flowers
Belgrade City Museum
Kalemegdan Park → Kocaman bir alan.

Resturant - Pub
Skadarlija semtinde herhangi gibi bir restoran.
Botuique — Cumhuriyet meydanında

İçki İçiyorsan
Riddle Bar — Kokteyl Mekanı. Menü yok. Barmene anlatıyorsun yapıyor.
Rakia dedikleri brendi içkileri var. Shot bardakta veriyorlar.


Birde yürüyüş turları oluyor. Bir tanesinin düzenlediği turların çoğuna takıldım. İstiyorsan linkini atarım.
+2
put it in your appropriate place
(08.07.26)
novi sad a git hatta etkinlik var mi bak konser falan. 4 gun belgradda napilir ya
+1
ala09
(09.07.26)
Bar olarak:
Yama bar
Riddle bar
Monkey bar

Cafe olarak:
D59b
Bloom
Living room

Restaurant:
Savcic dorcol

Gece kulubu;
Hype
Kptm
Karmacoma

Bu ucune muhakkak git;
Silosi art centre
Tesla museum
Aziz sava kilisesi
+3
baldur2
(09.07.26)
4 gün kalma :)
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Eğlence anlayışına uyar mı bilmiyorum ama benim orada yaşadığım en garip deneyim Lafayette idi.
Bambaşka bir kafa gerçekten.
0
mutekebbir
(09.07.26)
4 gün çok ya. çok sevememiştim ben belgrad ı
0
chanandler bong
(09.07.26)
(35)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(5)

Iyi bir kartlik/cùzdan markası

The colors of my sea perfect color me
Merhaba Aldığınız ya da size alınan çok memnun kaldığınız bir marka var mi? Mümkünse uzerine not/sayı yazilabilen bir mecrada olursa çok iyi olur?Teşekkürler
Merhaba
Aldığınız ya da size alınan çok memnun kaldığınız bir marka var mi? Mümkünse uzerine not/sayı yazilabilen bir mecrada olursa çok iyi olur?

Teşekkürler
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.07.26)
5-6 yıl önce almıştım hala ilk günkü gibi ve çok kullanışlı

tr.uspoloassn.com
0
pislick0
(05.07.26)
arakaali
(05.07.26)
Tergan gayet başarılı. Uzun yıllardır kullanıyorum.
www.tergan.com.tr
www.tergan.com.tr
+1
yadigar
(06.07.26)
kartlık olarak soruyorsanız secrid.

üzerimde sürekli nakit taşıdığım ve malum ülke şartlarından dolayı da para bandı kullanıyorum.
0
galahad reloaded
(06.07.26)
yaklaşık 10yıldır kullanıyorum. az önce kontrol ettim ne bir deformasyon ne de dikiş atması var. gayet memnunum.

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(06.07.26)
(6)

Patron firması

metal69
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı? Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı?

Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
0
metal69
(04.07.26)
olayı şahsileştirmeyin ve duymazdan gelin.

bir insanın karakterini ya da patronluk kültürünü değiştiremezsiniz. Patron firmalarında güç dengesi tamamen tek taraflıdır. İnsan kaynakları departmanı patronun iki dudağının arasında, mobbing kavramı ise 'ılık götlü la bu' seviyesindedir.

Maaşını gününde alıyor musunuz? Sektörde tecrübe kazanıyor musunuz? Cevap evet ise, mesai saatleri içinde duygularını tamamen vestiyere bırakıp içeri gir. Akşam çıktığınız an işi kafasında bitir ve gizliden gizliye iş aramaya başla.
+4
galahad reloaded
(04.07.26)
En kısa sürede iş değiştir.
-3
arbre
(04.07.26)
En kısa sürede iş değiştir +1
0
hebanon
(04.07.26)
Bir kere çalıştım. 9 ayda kaçtım. Elinden geldiğince facetime ını yani birebir zamanını azalt ve ilk fırsatta kaç. Sakın cevap verme, üstüne de alınma. Öyle alışmışlar, herkes kölesi gibi davrandığı için.
0
gabe h coud
(04.07.26)
Patron firmaları iyidir. Sana olan zaten her firmada olan, olabilen şeyler. Çok takılma bence.
-6
gobekliraki
(05.07.26)
Seni çok iyi anlıyor ve hak veriyorum, bir çok arkadaş da haklı olarak işini değiştir demiş, normal şartlarda haklılar, ama normal şartlarda.

En güzeli @galahad reloaded'in de dediği gibi görmezden gelmek, bir kulağını, bir gözünü kapatmak, su akarken kovaları doldurmak.

Şu hayatta öğrendiğim yegane şey, patronu sevmiyorum diye gözü karartıp işten ayrılmanın en kötü karar olduğu. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle maalesef bütün patronlar aynı, seni köle olarak görüp zaman zaman bunun ayarını kaçırıp çalışana hakaret bile edebiliyorlar, ama ne yazık ki o eski kanunlar o eski elimi sallasam ellisi diyebileceğimiz iş fırsatları yok artık ülkede.

Sadece Allah Sabır versin diyebilirim, sabırlı olun.
+1
solo
(06.07.26)
(12)

Gün içinde telefon kullanmaya engel olacak meşguliyetler

egerbiryolcu
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Öneril
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.

Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Önerilen şey telefondan yapabileceğim şeyler de olabilir yani.
0
egerbiryolcu
(04.07.26)
havuza denize git. yürüyüş yap uzun uzun telefonu yanına alma. spor yap genel olarak.
0
jelly bear
(04.07.26)
E book al bir tane. Kitap okuma alışkanlığı edin.
Direkt kitap oku demiyorum. Her an her yerde cebinden çıkarıp okuma şansı vermez kitap.
0
Mirket
(04.07.26)
Bilardo oyna.
0
galahad reloaded
(04.07.26)
en kolay ulaşılabilecek şey karakalem çiziktirmek gibi geliyor bana bir köşede.
0
pide
(04.07.26)
adam bıçakla, cezaevine gir. uzun bir dijital detoks imkanın olur :)
+3
faberkastelli
(04.07.26)
El işi gibi bir hobi edinin, sürükleyici kalın bir roman okuyun.
+1
ekimoloji
(04.07.26)
@faberkastelli cevabınızagüldüm gerçekten çünkü ciddi ciddi hapis cezası alma ihtimalim var:d
Ama tabii ki adam bicaklamadim o.0
-1
🌸egerbiryolcu
(04.07.26)
@egerbiryolcu canınızı sıkmayın. dünyanın sonu gibi görünüyor ama sayılı gün de çabuk geçiyor. konuyla ilgili konuşmak isterseniz özelden yazabilirsiniz. verdiğim cevabı faraza değil, tecrübeden yola çıkarak verdim :)
0
faberkastelli
(04.07.26)
Dip köşe temizlik :) Bi yerden başlayınca bende çorap söküğü gibi geliyor, kendimi durduramıyorum. Yaparken başka şey aklıma gelmiyor :)
+1
truf
(04.07.26)
yürüyüş yapın. süper aktivite. kendinizle başbaşa kalırsınız.
hobi edinin. ağaç oyma, boya vs.
el işi gerektiren tadilata girişin. evi boyayın vs.
veri analizi yapın. birebir bol bol veri kopyalamalı vs.
0
gurur
(04.07.26)
Size göre akıcı kitaplar bulun,
Playstationa sarmak,
Telefonsuz denize havuza gitmece,
Bilmediğiniz otobüs hattına binip etrafa bakınma,
Boğazda 2 saatlik vapur turu
0
gadlemler
(05.07.26)
Telefon android ise program var. Telefonu kitliyor sadece aramalara bakabiliyorsun.
0
komando kani var bende
(05.07.26)
(5)

Crocs alinir mi

Kittie
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?
Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
📊 Crocs nasil?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

+1
Kittie
(03.07.26)
Ben kullanamıyorum ayrı ama arkadaşım crocs hayranı. yazın ayakkabı giydiği yok ve çakmalarını da denedi, çok fark ediyor dedi (onun yalancısıyım)
0
kisa
(03.07.26)
şu anda da ayağımda var. yıllardır giyerim. mayıs ayında sezonu açarım, eylülde kaparım. ayrıca işyerinde de ayakkabılarımı çıkartır giyerim. sağlamlık açısından da iyidir.

şortun altına gider, capri pantalon altına gider, araba kullanırken on numara, sahil kenarı yürüyeceksen istediğin gibi suya gir. tek parça ve tabansız olduğundan tabanı çıktı, dikişi attı, yırtıldı derdi yok.

alacaksanız orjinal alın.
0
galahad reloaded
(03.07.26)
bende lite-ride modeli var. bence tabanının rahatlığı iyi ancak nihayetinde naylon bir terlik ve ayağı terletiyor. arada çorapla giyiyorum; çok bayılıyorum diyemem. bence biraz ağır ve ayağı yoruyor bu model. mesela deniz tatiline, gezer'in sandalet tarzı bir terliği var, genelde onu götürüyorum; bence o daha konforlu.
ama kışlık bir botu var, onun hastasıyım. çünkü hem tipi çok tatlı, hem de diğer kışlık ayakkabılarıma göre çok hafif kalıyor. terletme sorunu aynen devam ediyor ama.
edit: bence ankette ara bir şık olmalı: "gideri var" gibi.
+1
lil siztah
(03.07.26)
yııılllar evvel satılan yumuşak modelleri artık üretilmiyor. istediğin parayı ver üretmiyorlar o yumuşak plastik ne idiyse yok şu an. inanılmaz rahat ve terletmiyor onlar, bizim evde hala var mükü bişi. bir de yenilerden var restoranda ayağıma yağ mağ gelir diye her tarafı kapalı bişi aldım çok pişmanım. asla da kullanmıyorum.
0
neira
(03.07.26)
Satıcı flo ise orijinaldir ama brnce 2500 tl edecek bir terlik değil. Terletiyor ve uzun süre kullanımda rahat değil. Mantar tabanlı terlikler daha rahat bence.
-1
elorelia
(03.07.26)
(3)

Gece ereksiyonu

arbre
Her gün 03.00 05.00 arası uykudan uyandıran bir ereksiyon oluyor 1 aydır. Bu normal mi? Biraz sıkı boxer giyiyorum. Ondan olabilir mi?
Her gün 03.00 05.00 arası uykudan uyandıran bir ereksiyon oluyor 1 aydır. Bu normal mi? Biraz sıkı boxer giyiyorum. Ondan olabilir mi?
-16
arbre
(02.07.26)
yatmadan önce çişinizi yapın. ya da yatmadan önce bol su içmeyin.
0
galahad reloaded
(02.07.26)
Gecenler pek sevmedigim donlarimdan biri vardi ustumde uykudayken, ayni saatlerde normalden siddetli ereksiyonla uyandim, ayni zamanda testislerde de siddetli agri vardi. Tahminimce bolgede beklenmedik bir cesit sikisma oldu uyku esnasinda. Ozetle cevabim normal olur oyle.
0
mbond
(02.07.26)
Kuşunuz son demlerini yaşıyor, son günlerini mutlu mesut yaşatın.
+8
rhan
(02.07.26)
(7)

Cannabis ile ilgili okuduğum bir tweet hakkında yorumları merak ediyorum

birdirbir
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanl
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?

"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanların bir araya gelmesinden, birbirini sevmesinden ve ırkçılığı unutmasından korkmasıyla ilgili.

1920 ve 30'ların amerika'sını hayal edin. siyahiler ve beyazlar kanunen tamamen ayrı dünyalarda yaşıyor, otobüste bile yan yana oturamıyorlar. inanılmaz katı ve ırkçı bir sistem var. ama bir yer hariç: caz kulüpleri.

bu kulüplerde siyah ve beyaz müzisyenler, sanatçılar, gençler bir araya geliyor. cannabis tüketip müzik yapıyorlar, eğleniyorlar. cannabis'in getirdiği o empati ve rahatlama hissi, devletin yıllardır kurduğu o nefret bariyerlerini patır patır yıkıyor.

insanlar birbirini rengi, ırkı ya da dini yüzünden ötekileştirmemeye başlıyor. tam bir "biz hepimiz biriz" kafası oluşuyor yani. işte otoritelerin kabusu tam olarak burada başlıyor. çünkü sistemi yönetmek için düşmanlığa ihtiyaçları var.

dönemin federal narkotik bürosu başkanı harry anslinger resmen çıldırıyor bu duruma. adamın kayıtlara geçen şöyle bi lafı var: "marijuana içenlerin çoğu zenciler, hispanikler ve caz müzisyenleridir. bu meret, beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor."

yani adamların derdi sağlık falan değil. insanların cannabis içip birbirine sarılması, ırkçılığı reddetmesi ve düzene başkaldırması. uyuşturucuyla savaş dedikleri şey aslında her zaman toplumsal kontrol ve ırkçılık savaşıydı."
-3
birdirbir
(01.07.26)
meseleye böyle bakmak çok naif olmuş. çok romantik bir bakış açısı.
+1
co2s2
(02.07.26)
içerik tamamen esrar güzellemesi yapmak için yazılmış. ama altında yatan başka gerçekler var

-caz mekanlarında insanları buluşturan uyuşturucu değil, müzikti
-insanları birbirini sevmesi, sarılması vs gibi benzetmeler günümüzde herhangi bir barda alkolden sonra yaşanabilen şeyler, uyuşturucu ile alakalı değil tamamen atmosferden kaynaklanıyor.
-uyuşturucuyu savunan kişiler kendilerine dayanak olarak ırkçılığı kullanmaya çalışıyorlar.
-anslinger denen adam ırkçı ve uyuşturucu karşıtı ama "beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor" diye bir söz söylediği tartışmalı.
-çok fazla ortama girmişimdir ama uyuşturucudan sonra siyahi arayan bir kadın görmedim.
-son olarak da uyuşturucular libidoyu düşürüyor.
0
bravoteam
(02.07.26)
Devletlerin, bireylerin ahlakını veya yaşam tarzını dikte etmek için bilimi ve hukuku manipüle etmesi çok kullandıkları bir yöntem. belirttiğiniz ötekileştirme ve korku, kitleleri yönetmenin en kolay yoludur.

Sonuç olarak; yasaklama mantığının bilimsel değil, ideolojik ve kontrol odaklı olduğu ortada. Günümüz dünyasında bu konunun bir suç olmaktan çıkarılıp; devlet denetimi, tıbbi kullanım, doğru vergilendirme ve halk sağlığı politikalarıyla şeffaf bir zemine oturtulması hem hukuki mantık hem de etik adalet açısından en makul yoldur.
+2
galahad reloaded
(02.07.26)
Göründüğü kadar masum değil, herkeste aynı etkiyi yapmaz, panik ataktan şizofreniye kadar uykuda bekleyen psikolojik rahatsızlıkları katalizör gibi güçlendirip kişinin ruh halini çok kötü duruma sokabilir. Kalp rahatsızlığı olanları tansiyonunu yükseltip zora sokabilir.

Bu yüzden serbest bırakılacaksa bile tıbbi kullanım denilen kontrollü bir serbestlik olursa bundan keyif alan kişiler bir sağlık engellerinin olmadığını bilerek, kontrollü ortamlarda, ne yediğini içtiğini bilerek tüketebilir. Misal yakın zamanda Yunanistan'a gittim, orada bile serbest bırakılmış, hatta havaalanında pasaport kontrol öncesi reklamları dönüyordu ve afişleri vardı, sloganı da : "Yes you CANN!"
+2
kimlanbu
(02.07.26)
@kimlanbu yunanistanda esrar ya da marihuana serbest değildi ve hala serbest bırakmadı da, yanlış bilgi. bahsettiğiniz muhtemelen cbd.
0
zozjotejmnk
(02.07.26)
sadece bu değil, birçok konuda otoritelerin kitleleri yönetmek için korkuyu kullanmasıyla ilgili öfkem artıyor ve gördüğüm kadarıyla bu konuda çok da başarılılar. insanların kendine olan saygısını yitirdiği abuk subuk u*uşturucuları dışarıda bırakarak, bu konudaki korkunun artık abartıldığını düşünüyorum.

zararları kadar faydalarını da konuşacaksak duyurudan bir arkadaşın paylaştığı websitesini iliştirmek isterim: engindusun.com
0
🌸birdirbir
(02.07.26)
1960' larda yaygın olan uyuşturucu kullanımını cinselliği insanların istediği gibi yaşamasını savunan Hippilerin kökeni oralara uzanıyor gibi .

"hepimiz biriz " in çıkış noktası kafayı, aklı yitirmeye sebep olan şeyler olmamalı

İnsanlar bir araya uyuşturucu gibi sebeplerle de gelse uyuşturucunun yokluğunda veya kıtlığında silahlar patlayabilir. Nitekim uyuşturucunun yaygın olduğu yerlerde şuç oranları da
daha fazla .
İslam dininde ise Allah celle celaluhu n rızası için bir araya gelinir ve bu sayede şeytani hastalık olan ırkçılık vs. de kalmaz.
Doğduğumuzda tercihini yapamadığımız şeylerden biri olan ırk sebebiyle insanların birbirine bu sebeple düşman olması kadar akılsızca bir eylem yok gibidir.
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
(11)

kredi çeken / kontrolsüz kredi kartı kullanan 70+ anne

la lykia
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şey
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.
annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şeyler.
ben evden ve ondan uzaklaşıp kendi hayatıma baktıkça çıldırıyor, uzaktan bile hissedebiliyorum.
son 6 aydır da kontrolsüz para harcama, kredi kartı kullanımı meseleleri vardı. en son bu hafta bankadan 350k ihtiyaç kredisi çekmiş. babamdan da gizlemiş. mail hesabı benim telefonda tanımlı, bana sözleşmeleri geldi. babama sordum, onun da haberi yok. annem de anında inkar etmiş, sözleşmeleri gösterince "evet, çok ucuzdu, aldım, ne var" falan demiş. öyle mantıklı bir nedeni de yok.
kredinin 12 aylık geri ödemesi 52k ve emekli maaşları 20+20=toplam 40k. öyle bir gelir yok yani.
pandemi döneminde de benzer şeyler yaptı, ilk değil, o zaman da evde büyük krizler çıktı, sonra ben ödedim hepsini.
bu sefer çok net bir şekilde ben yokum dedim, şu an aynı evde de değiliz zaten.
annemle ne yapacağımı bilmiyorum. kontrolsüz harcama dediğim de; mesela evde yemek yapmıyor, sürekli pahalı yemekler sipariş ediyor. kullanması gereken ilaçları elindeki güncel ilaç raporuyla almaya üşenip parayla alıyor, her seferinde eczaneye deli paralar ödüyor vb. gibi şeyler.
ilk akla gelecek şey; akıl sağlığı raporu almak ve vasi atamak ama tabii o işler o kadar kolay değil. annem akıl sağlığı yerinde değildir raporu alacak bir durumda da değil. vereceklerini sanmıyorum.
benzer süreçlerden geçen veya önerisi olan olur mu?
0
la lykia
(01.07.26)
bol bol esra erol ve müge anlı izlemenin faydalarından birini burada göreceğim hiç aklıma gelmezdi.

tam hatırlamamakla beraber eski programların birinde benzer bir durum işlenmişti. medeni kanunda savurganlık nedeniyle kısıtlama diye bir şey var. bunun için anneninize doktor raporu almanıza gerek yok.

ancak bu durumu doktoru ile görüşün derim. Teşhisi koyan psikiyatrist ile (mümkünse babanın) iletişime geçsin. Hastanın rızası yoksa bile doktoru bilgilendirin, durumun finansal boyutlara ulaştığı ve hayati risk (gelirin üstünde borçlanma) yarattığını anlatsın. Belki de yasal süreçle birleştirilerek zorunlu yatış/tedavi alternatifi masaya gelecek.
+4
galahad reloaded
(01.07.26)
Kumar olmasın sakın?
+3
Sattva
(01.07.26)
@sattva; yok değil.
evden çıkmıyor zaten. eve gelen de yok. kredi kartı ekstrelerinde de hiç öyle bir şey yok. akıllı telefon kullanmayı da bilmiyor. yüksek standartlarda yaşamayı seviyor diyelim, emekli olmayı kendine yediremiyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Ah bu çok iyi. Ama yine de güvenli tarafta kalmak için bu parayı ne yaptığıni öğrenin. Dışarda yemekle harcanacak para değil gibi geldi bu miktarlar. Lüks çanta ayakkabı alıyor mu?
0
Sattva
(01.07.26)
Anlaşılan tehlikeli alarm zillerini ya duymuyor ya da daha eksiye girecek ki o zaman duyacak.
Güvendiği dağlara artık her neyse yapay / sanal kârlar buzlarla kapatın .
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
@sattva
evde hiç yemek pişirmiyor artık. hatta bazen kahvaltı bile hazırlamıyor kendisine. sürekli telefonla eve sipariş veriyor.
mesela sabah x yerden 500 tl'ye sandviç. akşam y yerden 1500 tl'ye pizza ve patates.
izmir'in merkezi bir bölgesi. günde 2000 tl'yi buluyordur. ayda en az 50.000 yapıyor.
bu da başka bir konu zaten.
sorduğunuz zaman yemek yapacak hali yok, midesi bulanıyor, yorgun, canı istemiyor vs.
birini tutalım da diyemiyorum çünkü kimseyle anlaşamıyor. ki bakıcı işi beni de maddi olarak çok zorlar, asgari ücret üzerinde aylıklarla çalışıyorlar.
şu an haftada 1 gelen gündelikçi eskiden haftada 3 geliyordu, yemek yapıyordu, onun yemeklerini de yemiyordu, babamla ben yiyorduk, o yine dışarıdan söylüyordu.
bir de işte eczane harcaması çok. sürekli ilaç alıyor. ilaçlar da pahalı. raporunu kullanmıyor. eczane de ayda 10.000 tl tutuyor.
böyle bakınca sırf yemek ve eczane için 60.000 tl civarında bir harcama yapıyor.
makul ve mantıklı davranışlar değil yani, diyaloğa da açık değil, hemen bağırıp çağırmaya başlıyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Borç ödemesine yardım etmeyin, en az 1 ay gecikmeye düşsün, kredi puanı düşünce zaten bir daha banka kredi vermez, hatta kredi kartı da kapatılabilir.
0
mikro patlama
(01.07.26)
Siz böyle finansal olarak hep destek olursanız bu hiç bitmeyecek hatta daha da büyüyecek. ve bir noktadan sonra sizi de içine çeken finansal çöküşünüze sebep olacak.
Öncelikle eline kendi kredi kartınızı asla vermeyin. babanızın veya sizin kredi kartı kendisinde asla olmamalı. eger aldıysa ve vermiyorsa bankayı arayın kartımı kaybettim diyin o kartı iptal etsinler
Eger harcamaları kendi kartları üzerinden yapıyorsa bırakın ödemeyin.Çünkü Siz böyle ödedikçe durumda daha da kötüleşecek. ödenmeyince banka önce kartını kredi kartından nakit avans çekmeye kapatır. Ondan sonra da kredi kartını komple harcamalara kapatır. Sonra banka kendisini arayıp borcunuzu ödeyin diye darlamaya başlar. Belki o noktada durumun ciddiyetini anlar. bu süreçte kredi notu da dip yapacak. istese de kredi çekemeyecek red yiyecek.Korkmayın hapse girme durumu da yok. Bu şekilde durumun ciddiyetini anlayana kadar ilerleyin. kartı da kullanıma kapatılmış olur .Siz de her şeyin normalleştigini düşündügünüz bir anda borcu kapatıp yeni hayatınıza merhaba dersiniz
0
limonlu eksi
(02.07.26)
bence bir avukattan özellikle finansal konularda sizi ve babanızı koruyucu tedbirler konusunda fikir alın.
- zamanında bir şekilde yükselmiş kredi kart limitini online bankacılık üzerinden düşürebilir ve annenizin komple nakde dönmesini teşvik edebilirsiniz.
- banka müşteri temsilcisiyle, aile hekimiyle, eczacıyla konuşabilirsiniz. nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. mesela kimi tanıdık eczaneler ilacı "borç" verip, aile hekiminden sonradan alınan reçeteye sayabiliyor.
- mahalle esnafıyla/sık alışveriş yapılan yerlerle konuşup "deftere" yazmamalarını, maddi durumlarda size/babanıza güvenmemelerini hatırlatabilirsiniz.

bu arada siz de bu şekilde annenize "karışıyor" olmuyor musunuz? ailenize bağımlı değilseniz, evinizi hayatınızı ayırdıysanız, maddi beklentiniz yoksa siz neden karışıyorsunuz? hem ailenizden ayrılmaya çalışıp hem de dışarıdan müdahil oluyorsunuz. sonra da ailem bana çok bağlandı diye şikayet ediyorsunuz.
0
tnz
(02.07.26)
size birşey olmaz da babanıza yazık. asıl bu süreci yönetmesi gereken kişi o.

mümkünse parayı elinde alıp kredinin ödenmediği bir dönem ile annenizin bir daha kredi-kredi kartı almamasını sağlamak olur. tabi bu süreçte bir sürü faiz masraflar hatta icralık süreçler olabilir babanız da üzülebilir.

gerçi destek olmayınca bu kredi zaten patlayacak gibi duruyor. muhtemelen ilerleyen aylarda hesaptaki paradan kendi kendini ödeyecek ve oradan da harcama ile ayda 80-90 bin eksilerek 3-4 ayda hesaptaki para bitecektir.

ev kira değilse, araba, arsa gibi varlıklar varsa bu süreçte icraya konu olabilir çok daha büyük maddi zararlar yaşamak ya da istemeseniz bile borcu kapatmak zorunda kalabilirsiniz.
0
orpheus
(02.07.26)
çözüm çok basit: kredi kartı vermeyin. nakit verin. ona göre kendini ayarlasın. bu yaşta bunu öğretmek zor. ödemelerini yaptıkça siz bu davranışlara devam edecek, arkası toplanıyor çünkü.
0
deartheodosia
(02.07.26)
(8)

Sosyal medyada artan incel sayısını neye bağlıyorsunuz?

pembe nohut
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi. Önceden bu k
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi.

Önceden bu kadar yaygın değildi sanıyorum, sosyal medyada aktif olmama rağmen pek görmüyordum. Sizce sebebi ne? Ülkedeki genel buhran hali, ekonomik olarak çökmek, umutsuzluk desem bunların kadınlardan ziyade sadece belli bir grup erkekte bir şeylere sebep olmasını neye bağlıyorsunuz?
+4
pembe nohut
(01.07.26)
Bazıları herşeye düşman. Filozof Atakan’a bile düşman olan, ona ana avrat küfreden kocaman adamlar vardı. O yüzden kafanızı takmayın.
0
tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
Bu dönemsel trendlerle alakalı. Şu anki erkek çocuklarındaki trend bu. Tabii ki dönemin şartlarıda etkili. İnsanoğlu en kolay kabul görüp, rahatça gizlenip, nefretini rahatça ifade edebileceği gruplara girmeye meğillidir. Ülkü ocakları, naziler, cemaatler, aşiretler vb. Erkek çocuklarının kafası çalışmıyor, iş bulamıyor ve kendisini ön plana çıkaracak bir özelliği de yoksa ulaşamayacağı gruplara saldırarak çoğalıyor. Bizim toplumumuz için bakarsak düşük sosyo ekonomik grupta zaten çocuk bakımı yok, erkek çocuğu çalışmıyor ve okumuyor. Ne oluyor bu tarz gruplara uyumlanıyor. Gerçekten ergen erkek sorunu tüm toplumlarda ilgilenilmesi gereken bir durum.
+4
mikahakkinen
(01.07.26)
Geleneksel toplumlarda erkeğe biçilen en temel rol; para kazanan ve evi koruyan olmaktır. ekonomik çöküş ve geleceksizlik, incellerin ellerinden bu rolü tamamen aldı. Bir ev, araba sahibi olamayacağını, hatta kendi hayatını bile idame ettiremeyeceğini gören genç erkek, sistem karşısında büyük bir çaresizlik yaşıyor.

inceller; hak ettiğini düşündüğü dünyayı bulamayan ve bunun faturasını sistem yerine kadına kesen bir hayal kırıklığı ürünüdür. yarak gibi adam deriz ya, o tanım bu tanım işte.
+8
galahad reloaded
(01.07.26)
aynı şekilde erkeklere saldıran kadınlar da türedi. insanlar çok mutsuz ve bu mutsuzluğun bir sebebi/günah keçisi olmalı.
0
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
sağcı propaganda. steve bannon'un 4chan üzerinden genç erkekleri radikalize etme planları ifşa olmuştu.

başarılı da oldular.

ki oyun çevrelerinde bu durum çok daha vahim. eskiden topluma göre daha progresif bir alanken, şu an çok daha yobaz oldular.
+1
aguen
(01.07.26)
eksi veren kişi buyur random karşıma çıkan twit;

i.hizliresim.com
-2
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
Adamın ölümüne sevinmemişler ya. Kadınlar sürekli ne hikmetse yüksekten düşüp ölüyor ya sözde kaza olarak, yine öyle bir cinayet durumu mu söz konusu diye düşünmüşler ve olmadığını öğrenince sevinmişler. Olay bu.
+1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.07.26)
Ne bilirkişiyim ne uzmanım ne bir şey. Tamamen uyduruyorum. Ama inanarak uyduruyorum.

Bunun (ve belki daha bir çok şeyin daha) sebebi veya sebeplerinden biri( küçük bir coğrafyada birbirinden ÇOK farklı kesimlerin bir arada yaşıyor olması. Bakıyorsun kimisi Amerikan dizisinde yaşıyor, kimisi daha taş cilalıyor. Kimisi manitasıyla aynı evde yaşıyor, yahut ne bileyim tatile gidiyor, kimisi misafirlikte karşı cinsten kuzeninden bir bardak su alırken konuşmadan gözlerini halıda sabit tutması gerektiğini düşünüyor. Kimisi için kızlı erkekli arkadaş grubuyla bir kafede bir yerde oturmak gayet sıradan bir şeyken kimisi için herhangi yabancı bir kadınla iletişim kurmak kalp krizi sebebi. Kimisinin manitasıyla düzenli seks hayatı var, kimisinin ahırdaki Karakaçan’la.
Bu örnekler belirgin zıtlıklar. Benzerler arasındaki farklılıkları da düşün üstüne bir de.

İşte tüm bu insanların hepsi bir arada yaşıyor. Hepsinin çok büyük bir kısmı İstanbul’da yaşıyor, hepsi sosyal medyada aynı şeylere denk geliyor.

Herkes kendi gibilerle izole şekilde yaşasaydı mesela, nefret bu kadar da yüksek olmayacaktı.

7 sülalesinde tek bir kişide otomobil olmayan kişi, akşama kadar uzaktan veya ekrandan Mercedes ferrari izlese, sürene de gıcık olur, otomobile de markaya da reklama da. Lastik imalatçısına kadar söver bu adam.

(Kadının kapıdaki köpekten daha fazla kıymet görmediği kültürden gelip, eğitimli, makam sahibi, yönetici vb kadın görenlerin ve belki de bunlarla sorun yaşayanların dellenmelerini de başka soruda anlatırım.)
0
lazor
(02.07.26)
(5)

Yurtdisindan Hoparlor getirmek ve gumruk ile ilgili soru

inte17
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
0
inte17
(29.06.26)
Bir şey olmaz al getir.
0
duptıs
(29.06.26)
derler, ticari işleme çekerler. sadece 1 adet hakkınız var. değeri önemli değil.

gümrük mevzuatını araştırabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(30.06.26)
değeri çok önemli değil, ps5 pro sokan bir sürü kişi var, 800euro bi de o. ama aynı cihazdan 4 tane problem. gümrüğe çağırlarsa sağlam dikkat çeker. çağırmazlarsa anca öyle olur.
0
substituent
(30.06.26)
4 tane problem yaratabilir.
her ihtimale karşı diğerlerinin de paketlerini çıkartıp faturasını yanında bulundurmak daha iyi olur.
0
duyuruuser
(30.06.26)
1 tanesi yasal hakkınız. diğerleri riskli vergisini verdirmenin yanında duruma göre kaçakçılığa bile sokabilirler.
0
jülsezar
(30.06.26)
(6)

Hediye fotoğraf makinesi alacağım, bu işlerden anlayanlardan

neden beni sevmedin
yardım rica etmeye geldim.fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az. internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum. mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan d
yardım rica etmeye geldim.
fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.
hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az.
internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum.

mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan da görüyorum. fujifilm markası ürünü galiba?
www.instax.com.tr

çok uyduruk birşey de almak istemiyorum. 20 bin TL ye kadar bütçe ayırabilirim.
ne önerirsiniz? her türlü öneriye bilgiye ihtiyacım var.
0
neden beni sevmedin
(26.06.26)
instax mini 12 sanırım son çıkan. bende 9 u var. tatlı bir şey. bana da hediye gelmişti. dr da falan 7-8 bine setlerini satıyolar diye hatırlıyorum bu aynı seti. alınır. sağlam cihaz yani senelerdir benimkine bir şey olmadı.

sadece yorumum şu olacak ek olarak: filmleri çok pahalı :')
0
chanandler bong
(26.06.26)
Canon zoe mini s.. hem sipsak cikariyo hem telefondaki fotpgrafi basiyo. Sipsak kalitesi cokii diil, yazdirma kalitesi iyi

Instax 5 evo.. yine hem sipsak hem foto yazdrma. Sipsak kalitesi daha iyi canondan. Yazdrma kalitrsi de guzel
0
üğpoıuy
(26.06.26)
en iyisi Instax Mini Evo bence.

yanına 2-3 tanede film ekleyin.
0
galahad reloaded
(26.06.26)
Gerçekten istediği bir şey değilse bence almayın. İşletme maliyeti yüksek, bir süre sonra çekmecede tozlanmaya mahkum gibi bir şey.
+2
orient blue
(26.06.26)
Kendisinin karakterine göre model bakmak daha uygun, ben mesela bu makinelerden çok istiyordum ama şu renkli olan modelleri hiç beğenmiyordum tesadüfen instax mini 90 neo classic hediye geldi dünyanın en mutlu insanı oldum, bu renkli ya da büyük olanlardan biri gelse hiç hoşuma gitmezdi.

Bu yüzden model bakarken son çıkandan ziyade karşı tarafın karakterini düşünmek lazım.
Bir de yanında en azından 20'li kağıtla birlikte hediye edilmeli bu tür bir makine.
0
mutekebbir
(26.06.26)
www.beymen.com

iki yıldır kullanıyoruz. çekilen fotoğrafı basmadan önce görüntülemek en büyük nimet bence
+1
kablelvuku
(26.06.26)
(1)

2000-2010 arasinda Radyo Mydonose, Radyo 5 vs. dinleyenlere bir sarki/sarkici sorusu!

Sour
Erkek sarkici, pop. Sarkida su sozlerin gectigini hatirliyorum: "yesterday, there was a flash of light.... my dreams..." bilen var mi? Kanye West degil tabii ki. Dedigim gibi sarki pop.
Erkek sarkici, pop. Sarkida su sozlerin gectigini hatirliyorum: "yesterday, there was a flash of light.... my dreams..." bilen var mi? Kanye West degil tabii ki. Dedigim gibi sarki pop.
-1
Sour
(25.06.26)
galahad reloaded
(26.06.26)
(5)

Laptop aldım çalıntı mı çıktı?

ananiyimioguz
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.Cih
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.
Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.

En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.

Cihaz şu: www.hepsiburada.com

Ram krizi + ssd krizi derken hem yatırımlık hem performanslık olsun dedim hani 130k ya görünce.
Şu zamanda nerede bulucaz rtx 5090 başka...

Bu arada aynı laptop 140-170 arasına var 2.elde yani çok da piyasasının altına almadım ama olsun.

Neyse adamı aradım, dedi ki bursadayım, elden satıyorum. Daha önce aldığım arkadaş kargo ile ilgili bir şeyler yaşamış, başkası mı ne almaya çalışmış o yüzden kargoya girişmiyorum dedi. Gelip görün alın veya bir tanıdığa söyleyin en azından o gelsin dedi. Ben de tanıdık bulamadığım için adamı görüntülü aradım cihazı gösterdi, bilgilerini istedim falan.

İlk sıkıntı şurada çıktı, adamın attığı hepsiburada faturası bir kadın adına alınmış, 199 bin tl ye alınmış. Ama 7 ay önce bu cihaz 199bin tl değil daha ucuz.

Ben de hepsiburada da çalışan bir arkadaşı aradım bu faturayı teyit edebilir misin diye.
Adam dedi ki bu sipariş numarasına ait cihaz bu çıkmıyor başka bir cihaz çıkıyor macbook pro diye. Ama faturayı görseniz cihazın ek kodlarına kadar falan fatura doğru gibi duruyor.

Neyse dedim bir karışıklık oldu herhalde, cihazın servisini arayayım seri numarasını vereyim, en azından garantisi devam ediyor mu ona göre alayım dedim. Adamlar da faturaya göre yine çıkartamadılar. Seri numarasına göre çıkardılar. Evet garantisi devam ediyor getirirseniz seri numarasından da yardımcı olur sorun değil dediler.

Zaten benim aldığım adam da istanbuldaki arkadaşımdan almıştım, kendisi masaüstüne geçmeye karar vermiş, o yüzden ben almıştım. Alırken de gider göstermek için eşinin adına bir şirket üstüne almışlardı demişti.

Ama faturada şirket ismi yazmıyor. Eşinin ismi yazıyor Fatma Gümüş tarzı... Ama game garaj ı aradığımda isim çıkmıyor mesela Moda Sepetim tarzı bir firmaya kesilmiş faturasu diyorlar.

Neyse ben garantiyi duyunca çok sorgulamadım, cihazı aldım. Gidemediğim için de adamı görüntü aradım, çoluklu çocuklu bi adam, kargolarken de aradı, kargoda da aradı, en son teslim ederken ben parayı açıklama da girerek gönderdim. Adam kargoladı kutusu falan herşeyiyle. Cihaz elime sağlam ulaştı, çizik dahi yok iyi güzel.

Ama cihaz oyunlarda biraz ısınınca kapanıyordu. Aha dedim sorunlu cihazmış o yüzden elden ele geziyor herhalde dedim. Adamı aradım, yok bende öyle bir sorun yoktu çoluk çocuk açmaya vakit bulamıyorum, bir de nakit lazımdı ondan sattım dedi.

Servisi aradım dedim böyle böyle... Temiz windows kurun sitemizden driverleri yükleyin düzelir dedi ama yine düzelmedi. Neyse en kötü garantisi var servise gönderirim dedim. Ama o sıralarda da uğraşmaya devam ediyorum, meğer ekran kartı driverlarında bir sorun varmış, son sürümlerde (yakın zamanda) düzeltilmiş. Nvidia dan son sürüm indirince sorunlar düzeldi. Cihaz aslanlar gibi çalışıyor 4k render, 4k AAA oyunlarda falan denedim performansı çok iyi. Kapanma/ısınma falan yok.

Sonra adama dedim işte sorun düzeldi haber vereyim dedim, cihazda sıkıntı yokmuş. Adam da evet zaten yoktu bişey olsa biz garantiye gönderirdik, hatta arkadaşa yine sordum sende oldu mu ben de cihazı sattım bi adama bak kapanıyormuş falan diye ama o da bir problemi yoktu demiş.

Neyse cihaza ben alıştım bütün kurulumlarımı yaptım. Eski laptopbumu sattım yedeklerini buna aldım falan normal kullanıyorum. Fatura için adam beni tekrar aradı ya kusura bakmayın ben tekrar istedim arkadaştan ama arkadaş eşiyle boşanmış, konuşmuyorlarmış, yazmış ama takmamış falan dedi. Ben de haydaa şansa bak neyse ne yapalım zaten garanti sorunu yokmuş dedim.

Aradan 1 hafta geçti. Bu benim aldığım adam dedi ki ya dedi beni ifadeye çağırdılar, güya birisi bu laptopbun seri numarasını verip, bu cihaz benim, ben bunu birine kargolayacaktım, araya başkası girip almış demiş. Ama fatura falan ibraz etmediği için de neye göre şikayette bulunmuş anlamadım dedi. Ben de bu cihazı istanbuldan, arkadaştan, dolap üstünden göndermesini istemiştim, tüm kayıtlarım duruyor, ifadede bunları anlattım dedi.

Arkadaşı da tekrar aradım iste şu faturayı bak sorun çıkıyor dedim dedi. Tekrar ulaşmaya çalışacakmış bakalım haber bekliyoruz. Size de bir şey geleceğini sanmıyorum sizle de sonuçta yazışmalarımız falan duruyor ama bir şey gelirse normal açıklarsınız işte dedi. Sonuçta iban var açıklama var kargo var vs.

Eğer bir sorun çıkarsa falan da cihazı sizden geri satın alırım ne yapalım çözeriz bir şekilde dedi.

Ben de açıkçası tekrar verme taraftarı değilim kredi de çektim zaten bana biraz daha pahalıya geldi dedim. Ya neyse bişey çıkacağını sanmıyorum da çıkarsa bakarız dedi.

Bu arada bu şikayet 3 ay önce açılmış. Yani ilk sahibinin satmaya çalıştığı döneme denk geliyor sanırım. Seri no sunu nerden biliyorlarmış dedim, e soran olursa atmıştır dedi fatura seri no falan ben de size attım dedi.

Yani ben bu olaydan hiç bişey anlamadım. Acaba zamanında biri almaya çalıştı, içinden orijinal faturasını aldı sonra sahta koydu, zaman sonra da benim diye dava mı açtı?

İlk sahibi dolandırıcı da en başından evrakta sahtecilik yaptı da faturayı mı değiştirdi?

Yoksa eşiyle bozuşup ayrıldılar da şikayette bulunan eski eşi mi?

Ben hiç bişey anlamadım... Cihazı geri satayım mı? Beni bağlayan bir şey var mı? Bu tarz bir şey yaşayan var mı? Ne yapmak lazım?
0
ananiyimioguz
(24.06.26)
Bu arada cihazın kendi orijinal kutusu + orijinal kolisi + jelatinleri + teyit edemediğimiz faturası falan eksiksiz bende yani bu şekilde çalıntı olacağını sanmıyorum.

Ya daha önce birisi kargo ile almaya çalıştı sonra biri araya girip almaya çalıştı (bu çok yaşanıyor yıllardır duyuyorum) ama kargocu vermemiş mi ne olmuş geri dönmüş.

Acaba diyorum bu şekilde dolandırmaya çalışanlar 2. adım olarak böyle bir şeyi mi deniyorlar hani başarısız olurlarsa... anlamadım.

Fatura neden uyuşmuyor onu da anlamadım. İlk sahibinde mi bi şeylik var bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(24.06.26)
Bunu kim okur?
Birazını ben okudum ve güven vermedi cihaz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
Özet:

Sahibinden üzerinden uzun süredir takip ettiğim RTX 5090 ekran kartlı Game Garaj Slayer5 laptopu 130 bin TL gibi piyasasına göre uygun bir fiyata, havale ve kargo yoluyla satın aldım. Cihaz elime ulaştığında yaşadığım ısınma ve kapanma sorunlarını Nvidia sürücülerini güncelleyerek kendim çözdüm, donanımsal bir sıkıntısı yok. Ancak asıl can sıkıcı ve dolandırıcılık şüphesi uyandıran tuhaflıklar evrak ve geçmiş kısmında patlak verdi.

​İlk olarak, satıcının bana gönderdiği Hepsiburada faturası tamamen sahte çıktı; sipariş numarasını teyit ettirdiğimde o kodun aslında bir MacBook Pro'ya ait olduğu anlaşıldı. Üstelik bu sahte faturada bir kadın ismi yazarken, Game Garaj yetkili servisini arayıp seri numarasından sorgulattığımda cihazın asıl faturasının "Moda Sepetim" tarzı kurumsal bir firmaya kesildiğini öğrendim. Satıcının hikayeleri de sürekli değişmeye başladı; faturanın aslını istediğimde cihazı aldığı arkadaşının eşiyle boşandığını, küs olduklarını ve bu yüzden evraklara ulaşamadığını iddia etti.

​İşin en tuhaf ve tehlikeli kısmı ise cihazı aldıktan bir hafta sonra yaşandı. Satıcı beni arayıp, birisinin 3 ay önce bu cihazın seri numarasını vererek "kargoda araya girip malımı çaldılar" diyerek şikayetçi olduğunu ve kendisinin ifadeye çağrıldığını söyledi. Şikayeti yapanın elinde fatura yok, sadece seri numarasını vermiş ama şikayet tarihi tam da cihazın ilk sahibinden çıktığı döneme denk geliyor. Tüm bu sahte fatura kurgusu, çelişkili boşanma bahaneleri ve satıcının işler sarpa sararsa "cihazı senden geri satın alırım" şeklindeki şüpheli teklifi, ortada ya kargo üzerinden dönen bir sazan sarmalı dolandırıcılığı ya da sahte evrakla mal kaçırma durumu olduğunu gösteriyor. Ben ödememi ibana açıklamalı olarak yaptım ve tüm yazışmalarım duruyor, hukuken iyiniyetli alıcı konumundayım ancak arka planda dönen bu sahtecilik ve 3 ay önceki polis şikayeti durumu fazlasıyla mide bulandırıcı.
0
🌸ananiyimioguz
(25.06.26)
Satıcıyla ilişkini kesmeni tavsiye ediyorum. Savcılık çağırırsa ifadeni verirsin. Daha fazla yazışma istersen
0
hebanon
(25.06.26)
kardeşim çok uzundu. yapay zekaya analiz ettirdim. şöyle yol gösterdi :)

---0---

Durum tam bir "sahte fatura/çalıntı veya uyuşmazlık malı" sarmalı. Ekşi Duyuru kullanıcısının iyi niyeti ve cihazın performansından memnun olması, maalesef hukuki riskleri ortadan kaldırmıyor.

Buradaki en büyük tehlike; faturanın sahte çıkması, sipariş numaralarının uyuşmaması ve cihazın seri numarası üzerinden "Emniyeti Suistimal" veya "Nitelikli Dolandırıcılık/Hırsızlık" dosyasına konu olmasıdır.

Ekşi Duyuru kullanıcısına iletmen için durumu analiz eden ve adım adım ne yapması gerektiğini anlatan net bir cevap taslağı hazırladım. Direkt kopyalayıp iletebilirsin:

🚨 Durum Analizi: Sen Nereye Düştün?
Burada çok büyük bir evrakta sahtecilik ve muhtemelen adli bir uyuşmazlık var. "Eşimden boşandım", "Fatura başkaydı", "Kargoda araya biri girdi" hikayelerinin %99'u dolandırıcılık veya mal kaçırma davalarında uydurulan klasik senaryolardır.

En büyük riskler şunlar:

Fatura Sahte: Hepsiburada ve GameGaraj teyitlerinde faturanın başka cihaz ve firmalara ait çıkması, elindeki faturanın Photoshop olduğunu netleştiriyor. Bilerek sahte fatura düzenlemek ve bunu kullanmak ağır suçtur.

Cihaz Çalıntı/Hukuksuz Olabilir: 3 ay önce açılan soruşturma, muhtemelen cihazın bir şekilde (belki kargodan, belki illegal yollarla) el değiştirmesiyle ilgili. İfadeye çağrılan satıcı seni "Cihazı geri alırım" diyerek yatıştırmaya çalışıyor çünkü olay adliyeye intikal etmiş durumda ve ucu ona dokunuyor.

İyi Niyetli Üçüncü Kişi Korunmaz: Eğer cihaz gerçekten hırsızlık veya dolandırıcılık malıysa, sen parasını ödemiş olsan bile "iyi niyetli üçüncü kişi" sayılmazsın (çünkü piyasa fiyatının altında ve şüpheli bir faturayla aldın). Savcılık kararıyla cihaza el konulabilir ve para ödediğinle kalırsın.

🛠️ Ne Yapman Lazım? (Adım Adım Eylem Planı)
Cihazı çok sevmiş olabilirsin, kredi çekmiş olabilirsin ama şu an hukuki olarak kendini sağlama almak zorundasın.

1. Kanıtları Hemen Dijital ve Fiziksel Olarak Yedekle
Satıcıyla olan Sahibinden.com mesajlaşmalarını, WhatsApp konuşmalarını (özellikle görüntülü aradığını, durumları anlattığını) hemen ekran görüntüsü al ve PDF olarak yedekle.

Parayı gönderdiğin IBAN dekontunu (açıklamalı olanı) bilgisayarına indir ve çıktısını al.

Kargo fişini, sana gelen kutunun üzerindeki barkodları sakın atma, fotoğraflarını çek.

2. Cihazı Kesinlikle Geri Satma / İade Etme
Satıcı sana "Getir abi ben paranı vereyim cihazı geri alayım" derse sakın kabul etme. Olay mahkemelik/karakolluk olmuş. Eğer sen cihazı adli süreç başlamışken satıcıya geri verirsen, yarın polis kapına geldiğinde "Cihaz nerede?" sorusuna cevap veremezsin ve "delil karartma" veya "suç eşyasını bilerek elden çıkarma" şüphelisi konumuna düşersin.

3. Savcılık/Polis Çağırırsa Ne Yapacaksın?
Büyük ihtimalle o ifade zinciri sana kadar uzanacak ve kolluk kuvvetleri seni de çağıracak.

Korkmana gerek yok: Sen bu cihazı illegal bir yolla çalmadın, parasını piyasa şartlarında ödeyip legal kargo ile aldın.

İfadeye çağrılırsan yukarıda bahsettiğim tüm kanıtları (dekont, mesajlar, kargo fişi) bir dosya yapıp götüreceksin. "Ben iyi niyetli bir alıcıyım, faturanın sahte olduğunu sonradan öğrendim, satıcıya güvendim ve paramı IBAN ile gönderdim" diyeceksin.

4. Son Çare: Parayı Kurtarma Durumu
Eğer savcılık cihaza el koyarsa (ki ihtimaller dahilinde), senin yapacağın tek şey kalıyor: Sana bu cihazı satan adama karşı "Sebepsiz Zenginleşme" veya "Dolandırıcılık" davası açarak ödediğin parayı (ve çektiğin kredinin zararını) hukuki yoldan tahsil etmek. Elindeki açıklamalı dekont bu yüzden hayati önem taşıyor.

⚠️ Özetle: Cihazı şu an kimseye satma, kullanmaya devam et ama her an polis/savcılık çağırabilirmiş gibi tüm belgelerini hazır tut. Satıcının "çözeriz, geri alayım" laflarına kanıp cihazı ona teslim ederek elindeki tek somut delili (ve kozu) kaybetme.
0
galahad reloaded
(25.06.26)
(1)

500 Euro banknot döviz bürolarında bulunur mu?

gadlemler
yaygın mıdır kadıköy'de bulabilir miyim?
yaygın mıdır kadıköy'de bulabilir miyim?
0
gadlemler
(22.06.26)
elime bir tane geçti, bozduramadım. bu paranın basımı bitti ve türkiye' de çok sahtesi var, yanaşmıyor döviz büroları.

en sonunda gidip o parayı euro hesabıma yatırdım. 2 gün sonra gidip çektim, bozuk verdiler.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
(14)

çalıştığın şirkete cv ver diyen arkadaşlar

yenibirgüzelnick
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.

siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş.
iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü?
ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.

güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.

yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1
Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.

@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok.
Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.

Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası.
Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti.
Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir.
ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani.
Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)

Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.

bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.

ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.

sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.

bin pişman :)

yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.

sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.

fakat arkadaşı tanımam lazım kesin.
0
rain when i die
(23.06.26)
(5)

Bielcik hakkında bilgisi olanlar bakabilir mi

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar.İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
Merhabalar arkadaşlar.
İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?

Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.06.26)
bozüyük dediğiniz yerde yht istasyonu var. ankara' ya 2 saatten az sürede varıyorsunuz, eskişehir' e 40 dakika filan. istanbul' a 2,5 saat. burası ova. o yüzden kışın donma ihtimaliniz yüksek.

bilecik' te de donarsınız ama orası dağ tepe olduğu için daha az.
0
galahad reloaded
(18.06.26)
Bilecik diye bir yer yok diye biliyorum.
+6
kizil karga
(18.06.26)
Bozüyük'te çalışıp Eskişehir'de yaşayan (ya da tam tersi) çok kişi var. Eskişehir'e çok yakın, ulaşım ağlarının ortasında. Bilecik merkeze göre daha gelişmiş denebilecek bir yer. Şehir nüfusları olarak da aynılar yani Bilecik'in ilçesi gibi değil, kendi başına bir il merkezi gibi (Bilecik şehir nüfusu 72 bin, Bozüyük şehir nüfusu 73 bin). Bozüyük daha çok gelişen bir yer bi de son yıllarda yani birkaç yıla aradaki fark daha da artabilir.
+1
nundu
(18.06.26)
Bilecik merkezde pek bir numara yok. Bozüyük 'te de yok ama Bilecik ten büyük. Arkadaşların dediği gibi Bursa Eskişehir Ankara İstanbul yol üzeri.
0
etna
(18.06.26)
Tartışmasız bozüyük.
0
antihero
(19.06.26)
(7)

Bağdat Caddesi'nde flörtle yemelik içmelik mekan

jonas
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
0
jonas
(16.06.26)
hocam öyle genel sorular soruyorsunuz ki, yanıt dolacak sorularınız yanıtlanmıyor.

zevkleriniz nedir? bütçeniz nedir?
birer kokteyl içseniz 400 tl' ye de yer var, 1500 tl' ye de.
biriniz vegandır, kebapçı önermeyelim.
+3
galahad reloaded
(16.06.26)
Strada - maps.app.goo.gl

Rezervasyonsuz gitmeyin.
0
himmet dayi
(16.06.26)
klasik ranchero iyidir.

haftasonu cuma akşamları kalabalık oluyor.

bence deneyimine göre fiyatı iyi hala.
0
kveldulv
(16.06.26)
neni brasserie
0
awlmi
(16.06.26)
suadiye

gou society
pigalle suadiye
townhouse

caddebostan

il sud giardino (bahçesinin en güzel zamanları)
catch

fenerbahçe

kendime istanbul
0
anlamlihatalar
(16.06.26)
ali ocakbaşı

ororo sushi.
0
kveldulv
(16.06.26)
bistro 33
0
co2s2
(16.06.26)
(6)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(8)

Hesaba giren aylık 3000 usd sorun çıkarır mı?

runaway
Masak falan peşime takılır mı?
Masak falan peşime takılır mı?
0
runaway
(11.06.26)
Evet. Sorun olur.
+1
gabe h coud
(11.06.26)
bi şey olmaz
-1
jelly bear
(11.06.26)
her ay giriyorsa bi noktada fark edip vergisinin peşine düşebilirler evet.
0
nhk ni youkosu
(11.06.26)
Dyzenliyse olur
0
kisa
(11.06.26)
Masak için ufak, vergi dairesi için büyük bir tutar.

Vergisini sorarlar.
0
kibritsuyu
(12.06.26)
Zennetmiyorum, insanlar 1 mişyona kadar eticaret yapıyor
0
gadlemler
(12.06.26)
paranın kaynağını belgeleyebildiğiniz ve varsa o para ile ilgili vergi/harç vs. varsa ödediğiniz sürece problem olmaz. isterseniz her ay milyon milyon usd girsin.

ha ama açıklayamazsanız problem olur. burada takılmanız gereken yer masak değil, vergi dairesi.

her ay düzenli gelen bir para, kanunen ticari kazanç veya serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.

Maliye, geriye dönük 5 yıllık banka hareketlerini inceleme yetkisine sahiptir. Eğer bu 3.000 USD bir hizmet veya ürün satışı karşılığında geliyorsa ve ortada fatura yoksa, ileride vergi cezası ve faiziyle karşılaşabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
yurt dışından gelen maaş ise sorun olmaz.

türkiye'den birisi gönderiyora üzerine de tapu falan varsa kira geliri m diye yine sorarlar yine sorarlar. bugun sormasalar da sektörel araştırma olur orada yine sorarlar.

En sorulmayacak bir şirkette çalışan iseniz savunmanız daha kolay olur.
0
liberal
(12.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(2)

istanbul'da cocukla gidilebilecek oyun/etkinlik alanlari (11 yas)

warrior princess
Kidzania'ya gittik. Vialand'e gittik. Florya akvaryumuna gittik. Asagidakilerden hangilerini tavsiye edersiniz? Artilari eksileri neler?nickelodeon play! Viasea/viaport LegolandHupalupaBaska oneriler de alabilirim.
Kidzania'ya gittik. Vialand'e gittik. Florya akvaryumuna gittik.

Asagidakilerden hangilerini tavsiye edersiniz? Artilari eksileri neler?
nickelodeon play!
Viasea/viaport
Legoland
Hupalupa

Baska oneriler de alabilirim.
0
warrior princess
(03.06.26)
MSA' nın çok güzel çocuk atölyeleri oluyor. pastadan tutun basit yemeklere kadar her şeyi yapıyorlar. veli ile katılım oluyor, sonrasında da yiyorsunuz :)

hemen hemen tam gün sürüyor.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
Kızımı arada hupa lupa ya götürüyorum çok istediği için.

Gözlemlediğim eksilerini yazmam gerekirse;

- verdikleri ödül kağıt fişlerden nefret ediyorum. onları gidip makinelere fiziken sokmak, okutmak vs. işkence. zaten çoğu zaman da bozuluyor. başka bir sisteme geçmeliler. ellerinde çöp yığını gibi kağıtlarla dolaşan veliler ve çocuklar çok işkence çekiyor.
- en az 1 saatin geçirildiği trambolin bölümü bence her türlü sakatlığa açık. görevliler çok genç ve bence herkesi takip edemiyorlar.
- gereksiz pahalı geliyor bana.
- tek başına biraz zevksiz, mutlaka arkadaşları ile olmalılar zevk almak için bence.
0
la traviata
(03.06.26)
(4)

Bankalar istediği gibi hesaplara bloke koyabiliyor mu?

ulukayin
Sözlükte gündem olmuş bir başlık var. Vatandaşın birine 1 trilyon tl para gelmiş. Banka bu kişinin hesabını bloke etmiş. Sormak ve anlamak istediğim husus şu, banka herhangi bir şüpheli durumda kafasına göre öyle pat diye hesabımıza el koyabiliyor mu? Mesela diyelim ki benim dedemden kalma bir arazi
Sözlükte gündem olmuş bir başlık var. Vatandaşın birine 1 trilyon tl para gelmiş. Banka bu kişinin hesabını bloke etmiş. Sormak ve anlamak istediğim husus şu, banka herhangi bir şüpheli durumda kafasına göre öyle pat diye hesabımıza el koyabiliyor mu? Mesela diyelim ki benim dedemden kalma bir arazim var. 3 milyar TL’ye sattım. Tamamını da bankacılık sisteminden aldım paranın, banka hop birader bu kadar yüksek tutarda havale/eft gelmiş al sana bloke diyebiliyor mu?
0
ulukayin
(03.06.26)
Banka kafasına göre el koyamaz ama şüpheli işlem gerekçesiyle hesabı geçici olarak dondurabilir.

sizin aylık hareketiniz 50bin tl ise ve bir anda 3milyar tl giriş olduysa banka hesabınızı dondurur para kaynağını 'belgeli olarak' açıklamanızı ister. açıklayabilirseniz güle güle harcayın. açıklayamazsanız açıklayana kadar hesabınız donuk kalır.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
koyabiliyor. 3 milyar tl'ye de gerek yok.

geçen ay mükellefimin teki benim yüzümden sgk'dan ceza yedi. siz ödeyin, benim ücretimden kesin, indirimli ödeme süresini kaçırmayın dedim, tamam dediler, ödemenin son günü gece 22'ye kadar da ödemediler (git: 1622202).

ben de indirimi kaçırıp onu da bana itelemesinler diye kendim ödeyeyim dedim, gece 22'de 12.000 (on iki bin) liralık cezayı kendi hesabımdan ödemeye kalktığım anda telefona gelen sms'e ve onay bildirimine rağmen ödeme reddedildi, hesabıma da bloke geldi. banka beni dolandırılıyorum sandı. o saatte işlemi gerçekten kendimin yaptığına bankayı inandırıp blokeyi açmakla uğraştım.

demem o ki, banka bir şeyden şüphelendiği anda hesaba blokeyi koyabiliyor.
0
kibritsuyu
(03.06.26)
el koyma demeyelim. oyle dediginizde sanki paraniza cokuyormus gibi algilaniyor. bloke etme diyelim. yani olagan disi bir hesap hareketi oldugunda bloke edebiliyor. bazen yuklu bir miktar gonderdiginizde veya aldiginizda sizi arayip onay isteyebiliyorlar. mesela hesabinizdan 300 bin tl cikis gozukuyor, bu bilginiz dahilinde mi falan filan diye soruyorlar. burada sizden transfer onayi bekliyorlar.
0
Sour
(03.06.26)
Kamuoyuyla paylaşılmayan bankacılık kriterleri ve her bankanın yapay zeka destekli çalışan algoritmaları var. Bir de bankaların ensesinde boza pişiren MASAK var (MASAK'tan korktukları kadar kimseden korkmazlar).

Herhangi bir nedenle şüpheli işlem kriterine takılırsanız blokeyi anında koyarlar.
0
10551037
(03.06.26)
(4)

Bulgaristan Üzerinden Yunanistan'a Giriş

kirk karaktere sigmayacak adam
Merhaba, 3-4 günlüğüne Yunanistan'a gitmek istiyorum. Vize ile ilgili bir problemim yok ama daha önce pasaportumla KKTC'ye giriş yaptığım için Yunanistan'a girişte problem yaşayacağımı öğrendim. Önce Bulgaristan'a girip oradan geçiş yapsam yine aynı problemi yaşar mıyım? Tecrübe eden var mı? Teşekkü
Merhaba,

3-4 günlüğüne Yunanistan'a gitmek istiyorum. Vize ile ilgili bir problemim yok ama daha önce pasaportumla KKTC'ye giriş yaptığım için Yunanistan'a girişte problem yaşayacağımı öğrendim. Önce Bulgaristan'a girip oradan geçiş yapsam yine aynı problemi yaşar mıyım? Tecrübe eden var mı?

Teşekkürler
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(03.06.26)
Bulgaristan' dan geçmek problemi çözmez. İster İpsala' dan araçla gidin, ister Atina' ya uçakla inin, ister tüm avrupa' yı gezip son durak yapın. o pasaport üzerinde KKTC damgası görüldüğü an geri çevrilirsiniz kapıdan.

3 şekilde bu durumu çözebilirsiniz ;

1 - yeni pasaport çıkartıp onunla gidebilirsiniz. üzerinde damga olmayacağı için bununla giriş yapılabilir.
2 - pasaport polisinin görmemesini ümit ederek aynı pasaportla devam edersiniz, risk alırsınız.
3 - yüzerek ya da şişme botla geçersiniz.
-1
galahad reloaded
(03.06.26)
Bulgaristan da Avrupa Birliğinde olduğu için sınırlarda geçişler kolaylaşmıştır diye düşündüm. Yanılıyor muyum? Yeni bir pasaportum var ama vizem eski pasaportumda yer alıyor.
0
🌸kirk karaktere sigmayacak adam
(03.06.26)
sorması ayıp, KKTC girişinde neden pasaporta damga vurduruyorsunuz ki? normalde kimlikle girilebiliyor. TC vatandaşı değil misiniz?

vize geçişi konusunda yanılıyorsunuz, buradaki problem geçiş ülkesinin Bulgaristan olması değil, pasaportta KKTC giriş-çıkışının olması.

Yunanistan, KKTC' yi resmi olarak tanımıyor. KKTC sınır kapılarını ise yasa dışı görüyor. Yunanistan, KKTC damgası olan bir pasaporta kendi resmi giriş damgasını basarsa, KKTC'nin sınır kapısını dolaylı yoldan tanır.

yeni pasaportun üzerinde vizeniz yok ve vizeniz eski pasaportta ise onu da ibra etmek zorundasınız. pasaport memuru her koşulda vizeyi görmek için eski pasaportunuzu isteyecek sizden.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
Merak edip araştıran olursa diye yazıyorum. Hiçbir sıkıntı olmadı.
0
🌸kirk karaktere sigmayacak adam
(11.06.26)
(6)

Havaalanından yolcu almak

matlii
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?Çok teşekkürler şimdiden.
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(01.06.26)
5-10 dk kadar beklenir ama fazlası sıkıntı polis sürekli devriye atiyor
+1
artıküyeolmakistiyorum
(01.06.26)
havaalanına girmeden önce yol boyunca insanlar yol kenarında bekleyip, alınacak kişi kapıya çıkmaya yakın arıyo o zaman girip alıyosunuz kapıdan. güzel bir şey değil yol kenarında uzunn uzuun sıralar yapmak.. ama öyle yapıyo herkes
+2
chanandler bong
(02.06.26)
bekleme yapmak çok zor. herkes bekleme yapsa, yer kalmaz. polisler doğal olarak çektiriyor. misafiriniz sizi çıkarken telefonla arayabilecekse, havaalanına girmeden yolun sağına park etmiş arabaların arasına bir yere park edin. misafiriniz bavulunu aldığını, artık çıkmakta olduğunu teyit ettiğinde havaalanına girin, hatta gerekirse dışarıda beklesin çok kısa bir süre. dışarısı kalabalık olacağı için, sizi bulabilmesi için telefonla konuşmanız gerekecek "şuradayım, buradayım" demek için.

eğer telefon görüşmesi mümkün değilse, gidin arabayı havaalanında otoparka park edin. gidin içeride karşılayın. birlikte otoparka gidin. otopark 1 saate kadar 250 lira olması lazım.
+3
co2s2
(02.06.26)
Çok kaos oluyor temkinli ilerleyin, yollar ikiye üçe ayrılıyor sıkıntı yok, orta veya solda kalın. Gitmeden önce sokak görünümünden gelen yolcu ayrımına falan bakın. İnsanlar, arabalar, bazen çift sıra park ediyorlar vs tam bir keşmekeş, çoğu zaman. Sütunlar numalaralandırılmış, buluşmak için gelecek kişi size numara söylesin, en rahat öyle olur.
+1
mbond
(02.06.26)
viaport avm'de rahat rahat bekleyip, gelen kişi kapıya çıkarken gidebilirsiniz (10 dk falan sürer)
0
brkylmz
(02.06.26)
hiç macera aramayın, yol kenarına çekersiniz o sırada EDS aracı geçer, ceza yersiniz, yolcu beklersiniz camınıza biri yapışır freeshop'ta çalışıyorum parfüm lazım mı der.

saatinizi planlayın, sabiha gökçen' de otoparkın ilk 15 dakikası bedava, ilk saati 250 tl. verin kurtulun.
+1
galahad reloaded
(02.06.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(5)

Anadolu Yakası Kasap

twelfth
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
0
twelfth
(18.05.26)
daha spesifik bir bölge var mı? anadolu yakası kocaaaa bir bölge.

soğanlık'ta ünlüer tertemiz bir kasaptır.
aydınevler'de gümrükçüoğlu vardır, tertemiz bir kasaptır.
0
co2s2
(18.05.26)
küçük kemirgen, şifa olsun yediği :))

soğanlık ünlüer +1

bir de pahalıdır, lükstür ama istanbul butcher iyidir.
theistanbulbutcher.com
0
galahad reloaded
(18.05.26)
macrocenter
0
gadlemler
(18.05.26)
lokasyon olarak soğanlık Aktan Et iyidir. ünlüer gibi gereksiz isim pahalılığı da yoktur. sahibi mehmet ali bey çok kalender bir esnaftır.
0
since1907
(18.05.26)
Kasabımız Göztepe Solmaz Kasap. Eski yerinin tam karşısına taşındı kentsel dönüşümden dolayı. 50 yıllık dükkandır. Çalışanlar bile yıllardır aynı.
0
awlmi
(18.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(14)

Simülasyonda mıyız

mertumursamaz
Simülasyonda mıyızEskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)https://youtu.be/3gDHNMm8qEY?si=EeTjspQAhxm6iglF1
Simülasyonda mıyız

Eskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi
Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)
youtu.be
1 gün bile olsa çılgınca eğlenemeden ölecek olmak çok acı

Elon musk simülasyondayız diyor

elon musk simülasyon teorisi

Elon Musk, gerçekliğimizin üstün bir medeniyet tarafından yaratılan gelişmiş bir bilgisayar simülasyonu olduğunu öne süren "Simülasyon Teorisi"nin en tanınmış destekçilerinden biridir. Musk, insanlığın teknolojik gelişimiyle oyunların gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiğini, bu nedenle simülasyonda yaşamama ihtimalimizin "milyarda bir" olduğunu savunmaktadır. 

Elon Musk'ın Simülasyon Teorisi Görüşleri:

Temel Argüman:

Teknolojik ilerleme hızı (örneğin 40 yıl önce iki çubuk ve bir kareden oluşan Pong oyunu varken bugün gerçekçi oyunlar olması), çok uzak olmayan bir gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyen simülasyonlar yaratılabileceğini gösterir.

"Milyarda Bir" İhtimal: Musk, 2016'daki Code Konferansı'nda, yaşadığımız evrenin "temel gerçeklik" (yani orijinal evren) olma ihtimalinin milyarlarda bir olduğunu söylemiştir.

Mantıksal Çıkarım: Eğer bir simülasyon oluşturma yeteneği (medeni bir topluluk tarafından) bir kez bile kazanılırsa, bu teknolojiyle sonsuz sayıda simülasyon çalıştırılabileceği için, mevcut tecrübemizin bunlardan biri olması daha olasıdır.

Karşı Argümanlara Yaklaşım: Musk, bilim insanlarının bu konuda farklı görüşleri olsa da, teknolojinin gidişatının sanal ve gerçek arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağına inanıyor. 

Teorinin Kökenleri ve Bilimsel Durumu:

Nick Bostrom: Teori, 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından ortaya atılan hipoteze dayanır.

Bilimsel Tartışma: Bazı kuantum fizikçileri, evrenin dijital verilerden oluşabileceği fikrini simülasyon teorisi için bir kanıt olarak görse de, diğer fizikçiler bu fikrin matematiksel olarak mümkün olmadığını öne sürmektedir. 

Özetle, Musk için simülasyon teorisi, insanlığın teknolojik gelişiminin doğal bir sonucu olarak gördüğü, simüle edilmiş bir dünyada yaşamamızın şaşırtıcı olmayacağı bir senaryodur

ben demiyorum elon musk diyor. peki ya elon musk neden bunu söylüyor ve gerçeği yaşamıyorsak tam olarak neyi yaşıyoruz?

(bkz: simülasyon teorisi)

simülasyonun argümanının en büyük dayanağı 'sınırlar'.

peki nedir bu sınırlar?

normal şartlarda, bir simülasyon programı, iki veya üç boyutlu, zamanla ilerleyen bir modele sınırlamalar koyacaktır. yani, simülasyonu kurgulayanlar tarafından çizilmiş sınırların dışına çıkmanız mümkün değildir. kısacası, kurgulanmış bir simülasyonun içindeysek yazılımın izin vermediği noktaya (sınır değerler) gidemeyiz. 

fizikte var olan kurallar üzerine düşündüğümüzde, çevremizde birtakım sabitleri kabul ederek ilerleyebiliyoruz. sabit olan ışık hızını değiştiremiyoruz, yani ışık hızını arttıramıyor yahut azaltamıyoruz. aynı şekilde, kuantum mekaniği için çok önemli bir yer teşkil eden planck sabiti üzerinde de herhangi bir oynama yapamıyoruz.

bu sınırlara genel anlamıyla örnek vermek gerekirse; 

ulaşılabilecek maksimum hız olan ışık hızı (c=299,792,458 m/s), minimum sıcaklık olan mutlak sıfır (=-273.15 °c=0 °k), minimum uzunluk olan planck uzunluğu (=1.616 × 10^-35 m), maksimum sıcaklık olan planck sıcaklığı* (=1.41 × 10^32 k), minimum zaman aralığı olan planck zamanı* (=5.39 × 10^-43 s), maksimum yoğunluk olan planck yoğunluğu (=5,1 × 10^96 kg/m³), ...  

• kuantum mekaniğinin geçerli ve tanımlı olduğu limitlere göre.

evrensel sabitler (evrenin her yanında aynı olduğu düşünülen):

kütleçekim katsayısı (g=6.67 × 10^-11 m³/kg×s²), planck sabiti (=6.62 × 10^-34 j·s), protonun kütlesi (=1.67 × 10^-27 kg), elektronun kütlesi (=9.109 × 10^-31 kg), avogadro sayısı (=6.022 × 10^23 1/mol), evrensel gaz sabiti (r=8.314 j/k×mol)...

yapılan deneyler de bu görüşü destekliyor

gerçekliğin bir illüzyon olduğuna dair, geçmişte uzun felsefi ve bilimsel teoriler öne sürülmüştür. simülasyon argümanı, ilk olarak 2003 yılında nick bostrom tarafından öne sürülmüştür. bostrom ve diğer yazarlar simülasyon argümanının geçerli olduğuna dair ampirik verilerin mevcut olduğunu öne sürer. bu konuda 2012 yılında almanya’nın bonn üniversitesinde de deneyler yapılmış ve sonuçlar simülasyonlarda olması gereken üst enerji sınırlarına işaret etmiştir.

son zamanlarda ise a.ı. ve simülasyon üzerine ciddi anlamda dizi/filmler görmekteyiz. bunlara örnek vermek gerekirse sanıyorum ki en önemlisi geçen sene ilk sezonuna başlayan westworld uygun olacaktır. ama en önemlisi ise sanıyorum ki matrix

simülasyonun esas amacı "anlamak" üzerine kuruludur. neyi anlamak? bir üst evreni, sınırların aşılıp aşılamayacağını vs.

eğer ki simüle edildiysek bizi simüle edenler ile aynı fizik kurallarına sahip olmamız mümkün. çünkü simülasyona göre her şey "aynı" olmak zorundadır. bu da akıllara vr teknolojisi ile birlikte bizimde bir simülasyon yaratabileceğimiz gerçeğini getiriyor.

fakat bu bir döngü, esasen bu sonsuz evrenlere dayalı olabilir. bizi yaratanları yaratanlar, onları da yaratanlar olabilir. bunun bir sonu olmayabilir.

peki bu işin merkezinde ne var? en başa döndüğümüz zaman tekrardan kapı tanrıya mı çıkıyor?

ya da tüm bu olaylar zamanın linear akmamasıyla bir alakası olabilir mi, zaman düz bir şekilde değilde yuvarlak bir hal almış ve ilk evreni bizim simüle ettiğimiz evren simüle etmiş olabilir mi?

bu sınırları aşarsak eğer nereye ulaşırız? ışık hızını aşarsak ve evrenin genişleme hızına yetişebilirsek mekansal olarak evrenin dışına çıkabilir miyiz? çıkarsak ne ile karşılaşırız? 

ya da tüm her şeyi anlamak üzerine kurduğumuz için var olmayan bir gerçeklik yaratmış olup bütün evrenler üzerindeki hayatlar sahte, yalan olabilir mi? düşündüğümüzün aksine hiçbir amacımız olmayabilir mi? 

esasen her şey en başa dönüyorsa, ilk yaratıcıya dönüyorsa bu kişi tanrı olabilir mi, tanrı ise nasıl yoktan var olabildi ya da nasıl hep vardı? daha da önemlisi, tanrı hiç olmayabilir mi, zaman linear değil de circle bir şekilde işleyebilir mi? hatta ve hatta gerçekten insan "tanrı" figürünü soyut ve somut bir şekilde yaratıp adlandırmış olabilir mi? 

ve en önemlisi, tanrı olabilir miyiz? var olan bütün soruların cevaplarına ulaşabilir miyiz?

bu ve bu gibi soruların cevaplarını belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz lakin elon musk gibi bir adam böyle bir şey söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır diye düşünüyorum.

Sonuç elon musk simülasyondayız diyor peki sizler ne diyorsunuz simülasyonda mıyız değil miyiz?
-11
mertumursamaz
(15.05.26)
Değiliz.
0
kizil karga
(15.05.26)
westworld 10 sene oldu çıkalı. copy paste bir yazıysa hiç yorma bizi.
0
buenosdias
(15.05.26)
Çok uzun bir duyuru olmuş, okuyup anlamaya çalışmak için mecalim yoktu açıkçası. Başlıktan yola çıkarak yazıyorum:

Simülasyonda olsak ne değişir? Toplumlarda hâlâ cehalet ve cehalet kaynaklı bilinçsiz kötülükler yaygın. Hâlâ çarpıklıklar fena halde iş görüyor. Ne değişecek? Simülasyondaymışız madem bu hayatı iyiliklerle yararlı işlerle geçirelim mi diyecek herkes? Yoo? Ben uzay çalışmalarını da anlamıyorum, dünyanın içine edip her yeri boka çevirenlerin uzayı anlamasının anlamı ne olabilir ki? Saf kötülük var başka bişey yok, uzayı bilsen ne olur bilmesen ne olur, o parayı hayatın kalitesini artırıp doğayı korumaya harcamayı eblehlik olarak gördükten sonra. Hangimiz uzaya gidicez Allah aşkına ya. O kadar boş ki bunlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
parka
(15.05.26)
bir çocuğun rüyasında yaşamadığımızı ispatlayabilir misin?
tanrının varlığını ispatlayabilir misin.
bizi, makarna canavarının yaratmadığını ispatlayabilir misin?

bu da öyle bir soru işte.
+2
parka
(15.05.26)
Elon musk ın kast ettiği annunakiler ya da alien filmdeki mühendisler.

Ya hepsine inan ya de hiçbirine inanma seçim senin
0
Hallegadola
(15.05.26)
Soruyu sorup orada bıraksaydın keşke. Altındaki afili teoriler kuramlar simulasyon teorisiyle çok da alakalı değil, instagram postlarındaki Tevfik Fikret metnine benziyor.

Simülasyonda değiliz. Kuantum ölçekten kozmik ölçeğe detayları çok fazla çözünürlüğü çok yüksek, milyarlarca gözlemciye aynı anda bu kadar kusursuz ve hatasız bir deneyim yaşatabilecek teknoloji var olamaz. Erkcan özcan çok güzel anlatıyor bunu.

Gitmediğim görmediğimiz halde evrenin herhangi bir noktasında, ışığın gidemeyeceği bir yerde rastgele bir yıldızı hayal edip düşünebiliyoruz. Aklen oraya gidebiliyoruz ama evrenin ötesini hayal dahi edemiyoruz çünkü fizik kanunlarının çalışmadığı bir yer orası. İlla bir yaratıcı bir bilinç merağımız varsa evrenin kendisine niye allah demiyoruz niye bununla yetinmiyoruz acaba.
0
beyfendi
(16.05.26)
Simulasyonda olduğumuza inananlar, oytun erbaşçılar ve şekspir şeyh pirdir diyen fesli tipin müritlerini ciddiye alma oranım eşit.
+1
wilhelmwasmuss
(16.05.26)
Sanmam.
Öyleysek de umarım uyandırılmam.
0
mutekebbir
(16.05.26)
bana makul geliyor.

elon musk "biz insanlar sadece en ilginç simülasyonları devam ettiriyoruz o zaman dünya da ilginç bir yer olmalı" anlamında bir açıklaması da vardı. bence dünya oldukça da ilginç ve absürd. koca usa in başında trump var mesela. komik bence. böyle aralarda ipucu da veriyorlar gibi (matrix vs.) geliyor sanki bunu yaşayacağız ve sonrasında diyeceğiz ki vay be ne kadar benziyor matrix e.

yapay zekanın humanoid robotlarla tam kapasiteyle kavuşmasına belki 10 belki 20 yıl uzaktayız. sonrasında da bir nokta da terminatör filminin gerçekleşmeme olasılığı da oldukça zayıf.

kısaca absürd komedi tadında bir simülasyonda olabiliriz.
0
visenfoni
(16.05.26)
simülasyonda olup olmamanın şu an hissettiğin şeyi değiştirip değiştirmediği önemli. iyi hissetmiyorsan ne fark eder ki?
0
gurur
(16.05.26)
kendisi 'en iyi mühendis de benim, en iyi ekonomist de benim, her şeyi ben tasarladım' modu olan gerçek bir narsist. Özellikle de arkasındaki binlerce dahi mühendisin, bilim insanının ve teknisyenin emeğini tek bir tweet’le kendi hanesine yazdığında içimden pipimi ye diyorum. gelsin yüzüne de söylerim. höt zöt ederse de tekte alırım kendisini.

hayatı bu kadar irdelemeye ve yerinizi yurdunuzu bu kadar deşelemeye gerek yok. 50 sine yaklaşan biri olarak bir formülde ben vereyim size ;

çalışın, bir işte uzmanlaşın, bu sırada insan biriktirin.
uzmanlaştığınız işte para kazanın.
bir insanla hayatınızı birleştirin, birbirinizi dizayn etmeden beraber yaşamayı öğrenin.
ailenize küçük birini daha katın ve aile kurun.

eğer bu aileyi duygusal ve maddi olarak ayakta tutabiliyorsanız hayatta başarılı birisinizdir. gerçek simülasyon budur.
0
galahad reloaded
(04.06.26)
Simülasyondayız

Bu Dünya Gerçek mi, Simülasyon mu? Planck Sınırı ve Kodun Görünmeyen Duvarları!
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
-1
🌸mertumursamaz
(04.06.26)
Simülasyondayız

CERN'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
0
🌸mertumursamaz
(23.06.26)
(3)

3-4 aylık yazlık apart

1837837
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesif
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yerler olursa sevinirim. Bir de geçen bir tavsiye geldi mazı’ya gidin oradan çıkmıyorum harika bir yer vs 600k fiyat verdi. Tavsiyesi olan mümkünse uçmasın.
0
1837837
(15.05.26)
daha önce bodrum akyarlar tarafında 10 yıl boyunca her yaz 3-4 ay konakladık, daha sonra fiyatlardan dolayı rotayı yunanistan' a kaydırdık. akyarlar bölgesinde evleri yıllık kiralamak daha efektif oluyor ama şu anda bile yıllık 700-800k bandındadır diye düşünüyorum.

ege bölgesinde karavan parklarının günlüğü 1000-1500 tl arasında diye biliyorum. 600k yıllık ise çok iyi fiyat.
0
galahad reloaded
(15.05.26)
3 ay fiyatı 600 maalesef. Bodruma da gerek yok. Balıkesir olur çanakkale olur uçulmasın istiyorum. Sadece neresi ve nereden güvenli kiralama yapılır?
0
🌸1837837
(15.05.26)
ören, öğretmenler plajı tarafındaki pansiyon/apartlara sorun uygun olacaktır.
0
biravekahve
(15.05.26)
(5)

Yatalak hastanın yaraları (Hassas foto uyarısı)

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an. Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Ya
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an.

Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Yaraların kapanıp iyileşmesi için kısa sürede ve kolay şekilde ne yapılabilir ameliyat dışında?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(14.05.26)
ivedilikle şişme yatak alın ardından evde sağlık hizmetinden yararlanın. doktor eve gelip görsün ve pansuman yapsın.

siz ise hemen bu akşam nöbetçi bir eczaneden söyleyeceğim merhemleri alıp ilk pansumanı yapın. (dmden yazıyorum) yara ilerlemiş çünkü. sakın batikon sürmeyin yarayı kurutur.

hastanın yatış pozisyonunu 2 saatte bir muhakkak değiştirin.
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Anneannem aynı durumdaydı. Doktor Fito ve Kamfolin yazmıştı. İkisini eşit miktarda karıştırıp yaranın üzerine sürüyorsun ve iyice emilene kadar yaranın üzerine yatmaması lazım.
0
truf
(14.05.26)
bakım evinde bu tarz yaralara bakıcılar kantoran yağı sürüyor.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun.

bu sizin başa çıkabileceğiniz bir durum değil, bu tip bası yaraları kemiğe kadar ilerler. Bununla ilgili gecikmeden tıbbi destek almak durumundasınız.

444 38 33 numaralı evde sağlık hizmeti hattını arayınız, biraz yoğun bir hattır ama düşecektir. buradan kayıt oluşturuyorsunuz ve sizi kısa bir sürede arıyorlar. eve doktor gelecek ve yaraları görecek, ona göre ilaç düzenleyecek. bir hemşire de pansumanları sizin nasıl yapacağınızı gösterecek. sonra da periyodik olarak geliyorlar zaten kontrole.
+1
galahad reloaded
(15.05.26)
galahad reloaded'in söylediklerini yazacaktım. +1
+1
wilhelmwasmuss
(15.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.