Giriş
(10)

Kosovayı eler miyiz?

mikahakkinen
Çok ters bir takım, şansımız bence yüzde 51.https://www.instagram.com/reel/DWim8Asgtic/?igsh=MTkzaHV1d3RqYTFseQ== Şöyle şeylee yapmışlar, gaza getirir inşallah.
Çok ters bir takım, şansımız bence yüzde 51.
www.instagram.com
Şöyle şeylee yapmışlar, gaza getirir inşallah.
0
mikahakkinen
(31.03.26)
kosova inanılmaz aşırı güçlü bir takım. gelmiş geçmiş en iyi milli takım bence. şansımız mucizelere bağlı. en iyi oyuncuları vedat muriç biliyorsunuz paha biçilemiyor kendisine. şansımız %0
-7
yazar yazmaz yazan yazar
(31.03.26)
3-0 alırız
+1
avatar is back
(31.03.26)
eleriz. inanmaya otobüse binmesin.
+1
koela
(31.03.26)
2-0 3-1 alırız 2 farklı.
+1
gabe h coud
(31.03.26)
ilk 15 dakikada gol yersek direnç ve kontra atak takımına dönerler seyircisini de arkasına alarak iş o zaman zora girer.
ama buraya getirdi çocuklar buradan maçı alamazlarsa kariyerleri açısından rezalet olur.
0
jamswety
(31.03.26)
Skor tahminim 3-1 kosova alır
-2
grimavi
(31.03.26)
zamanında en güçlü ve tecrübeli olduğumuz dönemde çek bir letonya diye dalga geçtiğimiz maçta letonya çakıp geçmişti bize. benzeri olmasa bari. ki o letonya'nın taraftarı vs yoktu, burada ateşli bir taraftar ve hırslı bir rakip bekliyor bizi.

ayrıca takım kadrosunu bile akıl ve şartlara göre değil, sosyal medyadaki sığır popülasyonunun yangınına göre kuracakmış montella bu maçta, öyle söylentiler var. elin oğlu acımaz, öper geçer öyle bir durumda. kısfmet.
+1
lifeisopeth
(31.03.26)
burdan birakmayiz diyorum..
1-0 olsun bizim olsun.
+1
cooperr
(31.03.26)
bence kosova alacak 3-1 ile.
-5
taurina
(31.03.26)
icimizdeki irlandalilarin moralleri bozuk..
0
cooperr
(31.03.26)
(8)

Gruplarda açılan duyurular

eileengray
Gruplarda açılan duyuruların en azından üyelerinin ana akışına düşmesi gerekmez mi? Şu an grup soruları üyelerin akışında çıkmadığı için sorular çok görünmüyor, gruplar sekmesine girip bakmak gerekiyor. bu da aslında yeni ikinci bir akış demek, gereksiz değil mi? Üyelerin ana akışına düşse daha çok
Gruplarda açılan duyuruların en azından üyelerinin ana akışına düşmesi gerekmez mi? Şu an grup soruları üyelerin akışında çıkmadığı için sorular çok görünmüyor, gruplar sekmesine girip bakmak gerekiyor. bu da aslında yeni ikinci bir akış demek, gereksiz değil mi?

Üyelerin ana akışına düşse daha çok kullanılır sanki.
📊 Ne düşünüyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 32 oy kullanıldı.

+1
eileengray
(30.03.26)
Kasıtlı olarak böyle yaptım. Gruplarda konuşulanlar daha kapalı bir ortamda olsun diye. Değiştirmeyi düşünmüyorum. Sitedeki push notification sistemini kullanırsanız sorularınıza ve cevaplarınıza anında uyarı geliyor böylece bir şeyi takip etmek için ana sayfada olması gerekmiyor.
0
compumaster
(30.03.26)
Zaten sadece üyelerin akışına düşerse yine kapalı olur aslında. push sistemi grupta yeni soru açıldığında haber vermiyor ki? Ancak birisi sizin soruya cevap verirse ya da altınıza cevap yazarsa push geliyor. Grup Soruları pek hit almıyor, bu yüzden yazdım. Özellikle grup sayısı ve soru sayısı arttıkça iyice görünmez olacaklar.
+5
🌸eileengray
(30.03.26)
grup'a yeni post geldigi zaman push olayina bakayim fena fikir degil
+1
compumaster
(30.03.26)
sitenin ana sayfasindaki en ustten 2. duyuru'ya bak bi
0
compumaster
(30.03.26)
seçenekli olabilir belki.

@compumaster, takip ettiğimizi sarı görüyoruz, bunu da pembe görelim.
+2
klassno
(30.03.26)
Grup ne +1
-5
gabe h coud
(30.03.26)
orada seçenek var herkese açık olsun diye. grup başkanı kabul ederse açık olur. diğer türlüsü de sadece abonelere özel. ama herkesin önüne düşerse grubun ne anlamı kalır?
-1
koela
(31.03.26)
grubun üyelerinin akışından bahsediyordum, soruyu yanlış anlamışsınız.
+1
🌸eileengray
(31.03.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(10)

Günü nasıl geçirdiniz?

baldan kaymak
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mıBaşlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mı

Başlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
+1
baldan kaymak
(29.03.26)
Kitap okuyorum ve dizi izliyorum.
+2
rock n roll
(29.03.26)
- Bugün Ne yaptım?
+ Dizi izledim. Bir bölüm daha izlerim. Mayıs ayındaki Yurtdışı gezisi hakkında ve Eylül ayında ayrı bir yurtdışı gezisi hakkında araştırmalar yaptım. İki kitap satın aldım. Az biraz kitap okudum.

- Etkinlik
3 Nisan Cuma; Standup gösterisine gideceğim.
4 Nisan Cumartesi; Palamut Zamanı adlı tiyatro oyununa gideceğim.

Gösteri ile oyuna gelmek isteyen olursa beklerim tabii.
+1
put it in your appropriate place
(29.03.26)
yemek yaptım.

biraz boğazı seyrettim.

bahçeye peyzaj malzemeleri aldım. biraz çeki düzen vereceğim.
-5
yurtsuz john
(29.03.26)
Fırtına ve yağmur vardı, klasik sıkıcı bir pazar. Ders çalıştım, yemek ve kek yaptım akşam olmuş bile…
+1
ekimoloji
(29.03.26)
literatür taradım, kitap okudum, şekerleme yaptım. kitap okumaya devam edeceğim. sevdiğim bir şarkıcının konseri vardı ama pahalı geldiği için gitmedim jdjdjd
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Belim ağrıyor rezil bir şekilde. Bir arkadaş yakı diye bir şey verdi. Çok işe yarıyor, ayı gibi ısıtıyor o bölgeyi dene falan dedi. Ya yapıştırdım, hiçbir şey olmuyor.
Ölü gibi yatıyorum evde. Çıkıp biraz yürürüm birazdan. Dönüşte de markete uğrarım. Yemek yapar, çay içerim. Mis gibi akşam.
0
cay koy geliyorum
(29.03.26)
Sabahtan güzel bit bowl kahvalti
Sonra türi kahvesi eşliğinde derin futbol izledim
Burda hava bulutlu ama yagissizdi. Öglen yumurta yiyip arkadaslarimla yürüyüse gittim. 10 km yürümüsüm totalde ve hic yorgun degilim.

Ögleden sonra annem ve teyzemle telefonda konustum. Aksam yemegi youtube Videolari cilt bakimi ve kapanis.

0 para harcayarak güzel bir pazar gecirdim.
-1
Purple life
(29.03.26)
Ormanda arkadaşlarla 4 km yürüyüş. Solo 14 km koşu. Sonra kavurmalı pide yedik. Sonra alışveriş.
-2
gabe h coud
(29.03.26)
Çok verimsiz, bol pineklemeli geçti. Yarından büyük umutlarım var.
+1
lil siztah
(29.03.26)
İş, alışveriş, ders ve an itibarı ile kitap.
+1
rakicandir
(29.03.26)
(8)

Hızlı konuşan arkadaş

Kahvedesu
Ben yavaş konuşuyorum da bir insan x2' hızda konuşamaz ya. Hatta x3. Normal de olamaz bence, olabilir mi?
Ben yavaş konuşuyorum da bir insan x2' hızda konuşamaz ya. Hatta x3. Normal de olamaz bence, olabilir mi?
-2
Kahvedesu
(29.03.26)
ben cok hizli konusuyorum.

sonrada ögrendigim dillerde, hatta cok iyi olmadigim zamanlarinda da böyleydi.
bence 1. genclik 2. adhd gibi bir seylerle alakali.

yavas konusanin hitabeti daha güclüdür.
-1
Purple life
(29.03.26)
Örnek ses atar mısın merak ettim. Hiperaktivite varmış onda da ben bu kadar hızlı konuşan görmedim, aynı dili konuşuyoruz ama kıza yetişemiyorum.
-1
🌸Kahvedesu
(29.03.26)
Cok kitap okuyanlarda da gorulebiliniyor, kitap kurdu bir arkadasim oyleydi.
0
freedonia
(29.03.26)
Kitap okuyamıyormuş hiperaktiviteden.
-1
🌸Kahvedesu
(29.03.26)
Hızlı konuşan insana hasret kaldık. Bazı insanlar konuşurken 1.25 e almak istiyorum ya da konuş artık demek istiyorum.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
Yavaş konuşan insan daha zor.
+1
gabe h coud
(29.03.26)
x2'de konuşan birini nasıl anlıyorsunuz? Acayip baş ağrıtıyor.
-2
🌸Kahvedesu
(29.03.26)
Ben kızımın ne söylediğini anlamıyorum.sürekli rpt istiyorum.purple in dediği gibi yabancı dillerde de aynı hızda konuşuyor.ya da ben yaşlandım.
0
duptıs
(29.03.26)
(6)

Nasıl yavaş koşarım?

gabe h coud
Narsistlik gibi algılanmasını istemem. Koşu bandında yavaş (8-9km/h) koşabiliyorum ama dışarıda gerçekten yavaş koşamıyorum. 12 ve üstüne çıkıyorum farkında olmadan. 8-9 koşsam daha uzun koşabilirim ama kendimi gaza mı getiriyorum, müzik ritmi midir, bir şey engel oluyor bana. Bugün koşudan sonra in
Narsistlik gibi algılanmasını istemem. Koşu bandında yavaş (8-9km/h) koşabiliyorum ama dışarıda gerçekten yavaş koşamıyorum. 12 ve üstüne çıkıyorum farkında olmadan. 8-9 koşsam daha uzun koşabilirim ama kendimi gaza mı getiriyorum, müzik ritmi midir, bir şey engel oluyor bana. Bugün koşudan sonra insanları izledim. Yavaş ama koşar adım tatlı tatlı koşuyorlar. Ben illa arkadan atlı geliyor gibi :/

41 yaşındayım. 8 yaşımdan beri uzun mesafe koşuyorum. Daha bir kere dışarıda yavaş ritimde başlayıp bitiremedim.
-3
gabe h coud
(28.03.26)
saatler yok mu garmin falan ne hizda kostugunu soyleyen ve "pace" uyarisi yapan?
+1
compumaster
(28.03.26)
Var ama km başına pace söylüyor. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş oluyor o zaman 😂 slow müzik dinlemek işe yarayabilir mi, yavaş koşanlar ne diyor bu işe.
-1
🌸gabe h coud
(29.03.26)
Valla anladigim kadariyla garmin saatlerde pace anlik soylebiliyor.
0
compumaster
(29.03.26)
Spotify' da 180 bpm 150 bpm gibi şarkı listeleri var, onlardan yakalamak istediğin tempoya uygun bpm bulup dinleyebilirsin.

5 pace gibi koşuyorsun, hedefin ne mesela 6 pace ile 20 km koşmak mı?
+1
kumandanim
(30.03.26)
@kumandanim, evet 6 pace ile 20-30 km koşmak istiyorum.
@compumaster, applewatch var, o da anlık gösteriyor ama uzun mesafede sürekli telefona bakılmıyor. müzik gibi, yanında benzer tempoda koşan biri gibi, ufka bakarak koşmak gibi swh taktikler bekliyorum.
-1
🌸gabe h coud
(30.03.26)
5 ve 6 pace arasında fark yok gibi görünse de uzun mesafede var aslında.
Hocam 20-30 kmlerde biraz da zaman olayı işin içine giriyor, yani bunlar artık endurance dayanıklılık koşuları gibi. Burda işin mental kısmı da önemli öünkü 2-3 saat koşmaktna bahsediyoruz, insanlar genelde sıkılabiliyor bu kadar süre koşmaktan
benim en sevdiğim koşularım pazar sabahı 25 km civarı olanlardır ama zaten genele de sakin ve sabırlı bir insanım, hızlı koşmaktan züyade uzun süre koşmayı tercih ederim.

Bence dediğim 150 bpm şarkı listesini deneyebilrsiniz, bir de bazı koşu gruplarının özellikle pazar günleri uzun koşuları oluyor, onlar sizin için daha avantajlı olabilir çünkü pacerları fln da var, pacer harici başka bişey takip etmenize gerek kalmıyor :)
0
kumandanim
(30.03.26)
(8)

bu cocugu neden rahat birakmiyorlar?

tuborg yesili
https://x.com/haber/status/2037442910585548947?s=46&t=VLm5l0IhCzhlUr6lCJz7VAYa profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
x.com

Ya profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
0
tuborg yesili
(27.03.26)
Yardım isteyen insana yardım edebilirsiniz, bu çocuk görünen o ki yardıma ihtiyacı varsa bile yardım istemiyor. Umarım bir gün ister ve doğru zamanda doğru kişilerle iyileşme sürecine girer, istediği gibi bir hayatı olur.

Rahat bırakılmamasına ayrıca kızıyorum. İnsanlar işe yarar hissetmek için ya da gündemde tutunabilmek için başkalarının alanlarına münasebetsizce dalmaya ve özel hayatlarının gizliliğini ihlal etmeye bayılıyorlar. İşgüzarlık değil sadece, ben art niyet olduğuna da inanıyorum.
+1
starbuck
(27.03.26)
Ne yapmışlar ki. Yıllarca evden çıkmayan birinin evine gidip doğum günü kutlamanın nesi kötü. Ailemde öyle biri olsa elimden geleni yaparım.
0
gabe h coud
(27.03.26)
bu çocuğun neredeyse aynısı bizim ailede de var. tek farkı bizimki dışarı da çıkıyor arada. geçen bayramda gittim 100 kilo olmuş, saç sakal aynı böyle. tanımasam yolda görsem karşı kaldırıma geçerim korkarım. annesi emekli bi evleri var başka da gelirleri yok. yemek dışardan söyler ev yemeği yemez, gecesi gündüzü belli değil, sabah 5e kadar oyun oynar 5te yatar akşam 5'te geri kalkar devam eder.
biz de çok konuştuk ettik ama olmuyor. düzelmek istemeyene yardım etmek mümkün değil maalesef.
+2
matilda
(27.03.26)
Basit pasta kesimi degil, sonrasinda saz calip sarki soylemisler cocuk o kadar mutsuz duruyor ki, sonrasinda da roportajda sarkiyi eslik ettin eglendin vs gibi bisey soyluyorlar, yooo sarkiyi bile bilmiyorum en basit yerini soyledim diyor.

Ben bunu yardim olarak gormuyorum bu tam gostermelik show bence, kimsenin kamera arkasinda cok da ilgilendigini dusunmuyorum. Genel bakis acisini sormak istedim o nedenle ama burda da bunu "yardim" veya "iyilik" gorenler var, ilginc.
+1
🌸tuborg yesili
(27.03.26)
Losttaki jack sendromu
0
üğpoıuy
(27.03.26)
anksiyete ve depresyon teşhisi koyulup tedaviye başlanmıştı daha önce. bilmiyorum devam ediyor mu, tedavi bırakıldı mı.
kamera ile gelip zorla doğum günü kutlatmak evet iyi değil. yapanların niyeti iyi mi, kötü mü, yardım etmek mi değil mi bilmiyorum ama saf yardım niyeti olsa neden kamera ve hatta basınla gelip ulusal basına haber yapsınlar.

kendi halinde bırakın, öyle mutlu işte, otursun evinde bilgisayarla oynasın, napıçak dışarı çıkıp da gibi söylemleri doğru bulmuyorum. aile ve sosyal politikalar bakanlığı mıdır, belediye midir bilmiyorum profesyonel olarak ilgilenmeli o aile ile.
+1
biseysorcaktim
(27.03.26)
Arkadaşın kesinlikle profesyonel desteğe olduğu açık ve fakat o destek bu videodaki şahısların yaptığı şey değil, her ne yapıyorlarsa.

İyiniyetli olarak bi' şey yapmaya çalışıyor olabilirler ama bu yaptıklarının doğru yol olduğu manasına gelmez.
Bu adamı zorla taşıyarak berbere götürdüler, daha büyük dalyaraklığı çok az gördüm, gerçi dalyaraklığın en büğüy böylesine sosyal fobisi olan bir bireyi kameraya çekip haber olarak servis etmek heralde.
+5
kumandanim
(27.03.26)
ben yapilanda kotu birsey gormedim ama bu sekilde duzelmeyecegi acik.
0
cooperr
(27.03.26)
(5)

scotch brite'a noldu?

konetsu
bu da mı türkiyeden çekildi? (bkz: scotch-brite )başlığında kimse yazmamış ama aylardır migroslarda da buradaki yerel marketlerde de göremiyorum. internette de amazon, hepsiburada gibi platformların kendi satışında yok birkaç üçüncü parti satıcıda bulunuyor gibi sadece. bunun kaliteli bi alternatif
bu da mı türkiyeden çekildi? (bkz: scotch-brite )başlığında kimse yazmamış ama aylardır migroslarda da buradaki yerel marketlerde de göremiyorum. internette de amazon, hepsiburada gibi platformların kendi satışında yok birkaç üçüncü parti satıcıda bulunuyor gibi sadece.
bunun kaliteli bi alternatif yok ki? napıcam şimdi?
0
konetsu
(24.03.26)
ovalıyorum ovalıyorum çıkmıyor mu diyosun :)

bizim mahalledeki veltaş markette var. bir yanı yumuşak diğer yanı sert her sünger aynı değil mi yav?
0
yurtsuz john
(24.03.26)
Vileda var.
0
gabe h coud
(24.03.26)
Hiç fark etmemişim, soruyu görünce bir şaşırdım evet göremiyorum artık. Ama john'a katılıyorum yani devasa bir fark yok. Her hafta alıp attığımız bir şey.
0
sadakatsiz
(24.03.26)
Parex'ten memnunum.
+1
auroraaurora
(24.03.26)
Marka olmayı ve fark yaratmayı beceremedi. Aynısını antep organize sanayide de yapıyorlar.
-1
ground
(24.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(9)

ilamsız icra kağıdı göndermişler itiraz etmeli miyim?

messina123
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler. araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avu
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler.

araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avukat ne koparırsak kardır demiş gibi geliyor. istedikleri para 20 bin lira
0
messina123
(24.03.26)
ya firmalar var.
kaza yaptığın adamın bile haberi yok.
kendileri böyle dava açıp para kazanmanın peşinde.
+2
OgutucuRecep
(24.03.26)
itiraz et tabii ki.
0
gabe h coud
(24.03.26)
Maalesef işsiz avukatların yeni iş kapısı oldu trafik kazaları, firmanın haberi bile olmayabilir yine de itiraz edin derim ben ama konunun uzmanı değilim
+2
mirty
(24.03.26)
mutlaka itiraz edin. bizim başımıza geldiğinde öncelikle ikametimizin olmadığı yerden icra gönderdikleri için yetkisizlik ile ilgili itiraz ettik. sonra gidip ikametimizin olduğu yerden tekrar başvurmuşlar, reddolmuş. bir daha sesleri çıkmadı.
+1
awlmi
(24.03.26)
itiraz etmezsen kabul etmiş sayılırsın itiraz edersen direkt süreç son bulur.
0
jelly bear
(24.03.26)
hemen itiraz etmeniz gerekiyor 7 günü geçirirseniz kabul etmiş gibi oluyorsunuz diye bir şey var hukukçular daha iyi bilir ama. sonra dava vs. uğraşıyorsunuz. itiraz etmenin size ekstra bir yükü yok dilekçe yazıp icra daiersine veriyorsunuz diye biliyorum. hukukçular daha iyi aydınlatır. aslında bu işlamsız icra olayı dolandırma aracına dönüştü. diyelim ki yurtdışındasınız falan bi şekilde o 7 günü kaçırdınız al başına bela. bir de muhtara teslim ediyorlar ve muhtara teslime dilen şey hukuken size tebliğ edilmiş oluyor. devletin buna bir çare bulması lazım.
0
iwillsee
(24.03.26)
kaza tarihinden itibaren 2 yıl evet. itiraz edin. zaten bu rrakamlar biraz şişirme olabiliyor. ancak itirazın iptali davası açıp kazanırlarsa duruma göre değişmekle beraber, davada kabul edilen miktar kadar karşı vekalet ücreti de çıkar. öncesinde arabuluculuk şartı vardı kaldırıldı bu arada.
0
ground
(24.03.26)
şöyle bir bilgi daha vereyim. normalde kazanç kaybını imm ödüyormuş. ancak benim o dönemki kasko şirketim aveon batmış. eğer onlara başvurduysalar 2 yıllık zamanaşımı süresi artıyormuş. benim itirazıma karşı dava açabilme hakları oluyormuş. karşı davayı da kaybedersem 20 binlik icra 50-60 binlere çıkabilirmiş.

ayrıca avukat arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla istanbulun en büyük hukuk bürolarından biriymiş bana dava açan avukat. bunlara toplu şekilde bu kiralama şirketinden dosyalar geliyormuş.
0
🌸messina123
(24.03.26)
Peşin not: Eksi vereceğinize engelleyin.

Bir avukatla görüşün diyeceğim ama buradaki bazı aklıevveller o zaman duyuru diye bir şey olmasın, kimse soru sormasın kimse uzmanı olduğu konu haricinde görüş belirtmesin diye carlıyorlar. Neyse ki bildiğim aklıevvelleri engelledim, bu mesajıma tepki gösterecek olanlar da beni engellerlerse sevinirim, birbirimize tahammül etmek zorunluluğumuz ortadan kalkar.

Cevabım aynı. Bir avukatla görüşün. Arada yapılan bazı işlemlerle zamanaşımı durmuş ya da kesilmiş olabilir. Zamanaşımını durduran ya da kesen bir işlemin varlığına karşın "Zamanaşımı 2 yıl, itiraz et sorun yok." diyen aklıevveller olur da davayı kaybederseniz cebinizden zaten çıkacak anapara haricindeki faiz, dava avukatlık ücreti ve olası bir icra inkar tazminatını ödeyeceklerse, itiraz edin elbette. Yok, itiraz et diyen aklıevveller bu sorumluluğu almıyorlarsa elinizdeki belgeleri toparlayıp icra dosya numarasıyla birlikte bir avukata danışmanızda büyük yarar var.
0
10551037
(24.03.26)
(3)

Petrol fiyatı neden çok artıyor?

michael_knight
100 petrol vardı, diyelim ki tanesi 50 liraydı. Şimdi 80 petrol var, tanesi 60 lira filan olmalıyken neden tanesi 100 lira oldu/oluyor?Petrol üreten diğer ülkeler 50 lira kazanırken şimdi 100 lira mı kazanacak?
100 petrol vardı, diyelim ki tanesi 50 liraydı.
Şimdi 80 petrol var, tanesi 60 lira filan olmalıyken neden tanesi 100 lira oldu/oluyor?

Petrol üreten diğer ülkeler 50 lira kazanırken şimdi 100 lira mı kazanacak?
-3
michael_knight
(24.03.26)
Fiyatlanmaya en büyük etki risk. Hem alıcı hem satıcı tarafında. Şöyle ki bugün 80 petrol var ama ya yarın 60 olursa diye düşünüyor herkes.

Evet petrol üreten ülkeler daha fazla kazanacaklar petrol ticaretinden. Ama dolaylı yoldan onlara da giren giriyor. Mesela o ülke portakal ithal ediyor diyelim. Portakalın fiyatı da benzin arttığı için artacak. Petrolün fiyatındaki artış neredeyse her kalemi etkiler. Aslında bu işin tam olarak bir kazananı yok.
+1
nuevo
(24.03.26)
Arzın fiyat esnekliği. Petrol arzı fiyattaki değişime göre inelastik.

Fiyat değişse bile arz miktarı fiyat değişimine oranla daha az değişen ürünler, kısa sürede üretilemeyen, sınırlı kaynakları olan ürünler inelastiktir.

Katar'ın LNG üretiminin önümüzdeki 5 sene için %17'si yok olmuş durumda. Yarın bir bomba daha gelip %40 olmayacağını bilemiyorsun. Gelecekteki arz durumunu da fiyatlıyor. Tabii vadeli petrol kontratları da volatilitenin önemli bir başka sebebi.
+2
gabe h coud
(24.03.26)
> 60 lira olmaliyken
Boyle bir sey yok, bu varsayim yanlis en basinda. Burada hisse bolunmesi/bedelsiz sermaye artirimi gibi bir sey yasanmiyor sonucta.
0
ghilleinthemist
(24.03.26)
(12)

Aylık 10 bin TL ile geçinilir mi? (İstanbul)

egerbiryolcu
*Kira ve fatura giderleri düşülmüş şekilde.*Haftasonlari aile evine gidilebilecek.*Yol masrafı lokasyona bağlı ama en iyi ihtimalle onu da yok sayiyorum. (Günlük iki vasıta kullanılabilir)*Kadın, bekar kişi, öğrenci diyebiliriz.
*Kira ve fatura giderleri düşülmüş şekilde.
*Haftasonlari aile evine gidilebilecek.
*Yol masrafı lokasyona bağlı ama en iyi ihtimalle onu da yok sayiyorum. (Günlük iki vasıta kullanılabilir)
*Kadın, bekar kişi, öğrenci diyebiliriz.
0
egerbiryolcu
(24.03.26)
küçük kızıma haftalık 1500 veriyorum. yol için kartını dolduruyorum. kitap telefon dersane ayrıca ödeniyor. haftada bir dışarıda yemek parası gönderiyorum. duyduğuma göre para biriktirip dolar euro falan alıyormuş. 18 yaşında üniye hazırlanıyor.
0
ground
(24.03.26)
10 bin ile neler karşılanıyor, net değil.

22 günlük yemek. Evde yemek yaparsan 5 bin lira yeter.
Yolu neden yok sayıyorsun. Günlük 82 liradan 1800 lira yapıyor. Bütçe 10 bin olunca önemli bir tutarı.
Başka ne masrafın var? Kıyafet, kozmetik, saç kesimi, duş malzemesi, eğitim masrafı.

Yetirmek zorundaysan 10 bin yeter ama aç ve bitik gezersin.
+2
gabe h coud
(24.03.26)
@gabe h coud
Doğru, ev okulun dibinde olsa bile ciddi bir masraf tutuyor.
Eğitim masrafı hiç olmayacak. Ve diğer kalemler çok olmayacak. Yemek mutfak masrafı en önemlisi. Kıyafet kozmetik bütçeye göre harcanilir.
Haftalik-aylik mutfak alışverişi yapılıp mümkün olduğunca dışarda yemek yenmez.
0
🌸egerbiryolcu
(24.03.26)
zaten türkiyenin yüzde 90'nı böyle geçiniyor ki.
+3
mikahakkinen
(24.03.26)
on bin tl ile nefes almadan geçinebilirsiniz belki ama bu strese değer mi bilemedim. o gün acil bi durum oldu taksiye bindiniz diyelim hop 1000 tl gider. bi hastalık olur eczaneye gidersiniz 500 tl gider. yani öngörülemeyen her durumda batarsınız. büyük risk olur bu şekilde yaşamak. doğru düzgün beslenemezsiniz. canınız bi şey çekse alamazsınız. kıyafet kozmetik bütçeye göre demişsiniz ama ortada bütçe filan kalacağını düşünmüyorum.
+2
elorelia
(24.03.26)
Çok rahat geçinilir.
0
Rondak
(24.03.26)
Geçinilir. Zorluklar, kişinin kendini ayrıca tanıma zamanıdır.
Dışarıda çarşıda gezme , zaruri kısımlar hariç diğer harcamalarınızı tek tek gözden geçirin.
- Bu kez de dışarıda 250 TL ye kahve içeyim ne olacak ki ?
- Yazın ne yapar eder kredi çeker tatile giderim ...
- 85bin TL'ye yeni çıkan telefondan alayım 85 ayda öderim... benden önemli mi ya?
türünden düşünceler de yoksa ay sonu 10bin TL'den geriye elde kalan para bir sonraki aya bile devrolur.
+2
diyecevaplandı
(24.03.26)
Geçinilir. Paylaştığınız detaylarda zaten çoğu temel şey düşüldükten sonra diye belirtmişsiniz.
Toplu ulaşım kartı+arkadaşlarla sosyalleşme+kırtasiye masrafı vs için yetmeli bu bütçe.
+1
ezkaza
(24.03.26)
uzun vadede sıkacaktır, ideal bir hayat veya rahat geçinilecek para değil ama genç/öğrenci için idare eder. götürür bir süre. en önemli nokta bence günlük harcamalardan ziyade ekstra masraf çıkmaması... yani bir gün 250 liraya kahve içilirse onun telafisi ilerleyen günlerde yapılabilir ama atıyorum telefon bozuldu, şarj aleti gerekti vs. onlar biraz can yakabilir. onun dışında temel düzeyde yaşanır 10 binle.
0
der meister
(24.03.26)
Bu arada sadece 10 aylık bir süreç olacak.
0
🌸egerbiryolcu
(24.03.26)
yanlış hatırlamıyorsam her gün aile evinden stajına? gitmen çok uzun süreceği için böyle bir şey düşünüyordun. bu açıdan bakınca çok mantıklı. hem de ailenin sana yüklediği sorumluluklar bir nebze azalır.
0
eileengray
(24.03.26)
@eileengray aynen öyle. Artık ev/yurt tutma durumu kesinleşti gibi. Maddiyati iyice ölçüp tartmam gerek.
+1
🌸egerbiryolcu
(24.03.26)
(5)

Telefon

rakicandir
Telefonum kırıldı, 20-30k bandında telefon önerisinde bulunabilir misiniz? Teşekkür ederim.
Telefonum kırıldı, 20-30k bandında telefon önerisinde bulunabilir misiniz?
Teşekkür ederim.
0
rakicandir
(23.03.26)
Samsung a56, 256gb lık modeli 23 bin civarıydı
+1
grimavi
(23.03.26)
Telefon işi artık sadece fiyat bandı meselesi değil. 20–30k aralığında hemen her cihaz günlük işleri zaten sorunsuz yapıyor. Asıl farkı yaratan şey, senin telefondan ne beklediğin.

Kamera diyorsan başka yere bakman lazım, oyun diyorsan başka, pil ömrü diyorsan bambaşka. Aynı paraya herkes her şeyi iyi yapıyor gibi görünse de aslında her model bir yerden kısıyor.

O yüzden düz mantık öneri:
• Dengeli kullanım → Redmi Note serisi
• Performans/oyun → Poco
• Stabilite, sorunsuzluk → Samsung A serisi

Şu an mantıklı 3-4 tane net seçenek var:

🔹 Dengeli / herkes için güvenli tercih
• Xiaomi / Redmi tarafı bu fiyat bandının “default”u
• Kamera iyi, pil iyi, günlük kullanım akıyor
• Fiyat/performans açısından genelde en mantıklı tercih 

👉 Çok düşünmeden alınacak cihaz: Redmi Note 15 Pro



🔹 Bir tık daha performans (oyun vs.)
• Poco serisi (X / F serisi özellikle)
• Aynı paraya daha güçlü işlemci veriyor
• Ama kamera ve stabilite bazen geri kalabiliyor

👉 Oyun diyorsan Poco



🔹 “Ben sorun yaşamak istemiyorum” diyen tip
• Samsung A serisi (A34 / A54 / A55 civarı)
• Daha stabil, daha temiz Android
• Ama aynı paraya biraz daha düşük donanım

👉 Kafa rahatlığı = Samsung



🔹 Kısa net özet
• F/P → Redmi
• Performans → Poco
• Stabilite → Samsung

Sonuç net:
Ne istediğini netleştirmeden alınan telefon genelde 3 ay sonra pişmanlık yaratıyor.
Ama “ben uğraşmam” diyorsan, Redmi Note serisinden güncel bir model alıp geçebilirsin.
-1
gabe h coud
(23.03.26)
Ne alırsan al da siyomi pişmanlıktır. Telefonun içindeki parçalar zamanla çürür ve asla eskisi kadar verimli çalışmaz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.03.26)
xiamoi redmi note 13 pro+ kullanıyorum 2 sene oldu çok memnunum. bundan önce de bi alt modelini kullanmıştım. tr fiyatı da bu civar sanırım.
+1
neira
(23.03.26)
Nothing Phone 3a

Xiaomi'yi geçin abi. Beş para etmez.
+1
efreet sultan
(23.03.26)
(12)

Yetiştirilme tarzınızda bir şeyi değiştirecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

starbuck
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
0
starbuck
(21.03.26)
Disariya iyi görün, sorunlari kimseye anlatma, aile icinde yasanan aile icinde kalir kafasi.

Kücük, gecici sorunlar icin bu dogru aslinda. Ama küçük yaslardan itibaren annemle babam arasindaki büyük sirlari saklamak zorunda kaldim.

Bu beni gercek duygularini bastiran, sorunlarini anlatmayan ketum diyebilecegimiz biri yapti diye düsünüyorum.

Bunu degistirmek isterdim. Gecenlerde bumbledan biriyle bulusmustum. O da ayni seyi yasamis sonuc fucked up iliskiler ve baglanma sorunlari.
-1
Purple life
(22.03.26)
Annem beni (sözde) motive etmek, hırslandırmak için başkalarıyla kıyaslardı, daha iyisini yapayım diye. Yetişkinlik dönemimde bana çok zarar verdi; benim de kendimi başarı/ başarısızlık konusunda başkalarıyla kıyaslamam. Oysa herkesin yolu farklı; kimse hayata aynı koşullarda başlamıyor.
+1
Amaranta ursula
(22.03.26)
annem ogretmen olup pedagojik formasyon almis olmasina ragmen, babamla olan iliskilerindeki her problemi yansitti, kotu bir evlilikleri olmasina ragmen bosanmayip tum sorunlari ve dramayi ben ve kardesimin gozu onunde yillarca devam ettirdiler, bu durum tum karakterimi, kisiligimi, secimlerimi ne yazik ki etkiledi. Olmayacak bir iliskiyi zorlamayip bosansalardi herkes icin cok daha iyisi olurdu.

Bu nedenle sorunlu evliliklerin cocuk varsa devam ettirilmesinin, guya cocuk hatrina aslinda bosanmadan devam edilmesinin cok cok daha fazla cocuga zarar verdigine inaniyorum.
0
tuborg yesili
(22.03.26)
Zevk ertelemek, para biriktirmek, gelecek planı yapmak konularından haberim olsun isterdim.
+2
michael_knight
(22.03.26)
Koşullu seviliyor gibi hissettirildim. Özellikle babam sınav başarısına çok önem verirdi. 95 aldım diyelim, 95'ten daha yüksek not var mıydı diye sorardı. Var dersem hımmmmlardı. Akademik başarıya gelene kadar biraz özgüvenimi yükseltmeye çalışabilirlerdi, kendime sıfırdan özgüven inşa etmem zaman aldı. Tek çocuktum ve okula gidene kadar evde babaannemle kaldım, annem de babam da çalışıyordu, apartmanda yaşıtım yoktu. Sadece yazları yazlığa gittiğimizde sokakta yaşıtlarımla oynardım, onun dışında kışın evde yalnızdım. Okula başladığımda çok çekingendim, çok gürültülü ve kaotik gelmişti bana. Çooook utangaçtım 9 10 yaşlarına kadar, pek konuşkan da değildim. Sosyal kaslarım geç gelişti.

O yıllarda bu kadar kurs etkinlik falan yoktu sanki. Biraz neye yatkınlığım olduğunu anlamaya çalışabilirlerdi. Hipermobilitem var mesela, cimnastik için çok uygun olabilirdim. Normal insanlara göre daha esnek olduğumu çok geç yaşta öğrendim. Bence ebeveynler çocuklarının potansiyelini keşfetmeli.

Babam ben hastalanınca biraz fazla panik olurdu ve evham yapardı o hali beni çok korkuturdu. Keşke o kadar yansıtmasaydı. Çocukken sürekli ateşlenirdim babam da sen niye bu kadar hastalanıyorsun kızım. beni çok üzüyorsun, benim şekerim var seni kötü görünce yükseliyor vs sürekli böyle konuştuğu için belli bir yaştan sonra hastalıklarımı gizlemeye başladım. Boğazım acırdı ama şikayet etmezdim, kendimi zorlaya zorlaya yemek yerdim. Düşersem falan bir yerim morarırsa saklardım, bu hala böyle bu arada. Hastalık anlatmıyorum babama. Her şey çok güzel, hiçbir sorun yok, çok iyiyiz harici bişi söylemek içimden gelmiyor.
+1
kullanicadi
(22.03.26)
Sevgi gösterme biçimleri daha sağlıklı olabilirdi. Sevgilerini hissetmediğimi söyleyemem ama bende çok geç farkına vardığım belli sorunlara sebep olduğunu anladım.
0
Bruce
(22.03.26)
Utangaçlıktam ötürü insanlarla iletşm kurmakta hep çekindim. 40 yaşına geldim, birisine ilgi duysam bile hala herhangi bir şekilde yaklaşamıyorum. Kafamın içindekileri bir kağıda dökmek beni tek rahatlatan şey olsa da buna gerek duymamayı isterdim..
0
rakicandir
(22.03.26)
Ben de bunu zamanında çok düşünüp çok eleştirmiştim ama artık bi eksik görmüyorum çünkü öyle olmasaydı şu an ben, ben olduğum kişi olmazdım.
0
truf
(22.03.26)
Ne değişseydi iyi olurdu kısmını geçiyorum. Ailem beni iyi ki sevgilim varken ve sevgilimle beraber "çocuk istiyor muyum?" meselesine duyuru açacak kadar kafa yorarken, Bumble'dan tanıştığım adamlarla date e çıkan biri olarak yetiştirmemiş. Kendilerine teşekkür ederim.
0
huladancer
(22.03.26)
1. mutsuzluklarımı çocuğuma yüklemezdim: "ben üniversite okuyamadım, ailem çok fakirdi, babanın ailesi beni hiç sevmedi, baban hiç arkamda durmadı, görmek istediğim ülkeleri göremedim, kitap yazacaktım, yazamadım" vb. vb. daha tonlarca şey. evin içinde sürekli çok mutsuz ve çok öfkeli bir anne. mağdur kimliği. çocuğu sürekli dolaylı yoldan suçlu ve borçlu hissettirme. bunu yapmazdım sanırım çocuğuma, ona bu kadar olumsuz duygu yüklemeye kıyamazdım.

2. çocuğuma mentorlük ve rehberlik yapardım: benim hayatımda sadece çok katı kurallar ve yasaklar vardı. uymamayı aklımdan geçirdiğim anda karşılaştığım şey ise müthiş bir öfke olurdu. mesela bir arkadaşımla görüşmem yasaklanırdı ve görüşmesem, sadece sokakta selam versem bile evde müthiş şiddetli bir kavga çıkardı. ama yasağın nedeni nedir, o nasıl biridir, zararı ne olur, 1 kez bile anlatılmazdı. hayata dair duygusal rehberlik yapmış olmalarını isterdim. bak kızım, şu kişiyle görüşmeni şu nedenlerle doğru bulmuyorum, şu sakıncaları olabilir vb. gibi anlatsaydı keşke. çünkü uslu ve dinleyen bir çocuktum, ergenlikte dahi. dinler ve anlamaya çalışırdım. hayata dair 30-35 yaşımdan sonra farkına vardığım gerçekleri o yaşlarda annemden dinlemiş olmayı çok isterdim.
0
la lykia
(22.03.26)
"aman bir meslegin, altin bilezigin olsun" yerine "aman para kazanmayi ogren, girisimci ol" kafasiyla yetistirilmek isterdim.
0
cooperr
(22.03.26)
Çocukluğum travma üzerine travma ile geçti. Yetimhaneye bırakılsaymışım daha iyi olurmuş. Daha iyi yapsaydılar diye tek bir şey aklıma gelemiyor.

Her yaptığım, her başardığım bunlara rağmen. Orta okulda ayakkabımın altı delik olduğu için içine karton yerleştirirdim. Öyle minik bir şey de değil. Sadece dış yüzeyi var ayakkabının. Altta baş parmak biraz tutuyor, gerisi boş, gerisi karton koli. Bununla yarışa katılıp birinci geldim. Koli yırtıldı, betonda ayaklarım soyuldu. Beden hocası görüp babama haber verince evde üvey anneden oklavayla dayak yedim. Dayak yemediğim gün istisna sayılırdı. Hiç hatam olmasa bile kulaklarımdan kaldırıp kaldırıp duvarda sektirirdi beni. Duvarda kan lekeleri. Allah’a yalvarırdım acısını geçirsin diye.
0
gabe h coud
(23.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(9)

İçinde bulunduğumuz dönem size nasıl bir çağrışım yapıyor?

tuborg yesili
Benim için vasatlığın, özensizliğin hemen her konuda- takdir gördüğü bir çağ, bir ilüzyon gibi.Basit bir örnek : Tanıdığım bir kadın kadınlar günü için konuşma yapmaya davet edildi, bu kadın aslında baya cinsiyetçi ( direkt erkek çocuk isteyecek kadar) hiç hayatında zorluk yaşamamış ( siyasetçi üst
Benim için vasatlığın, özensizliğin hemen her konuda- takdir gördüğü bir çağ, bir ilüzyon gibi.

Basit bir örnek : Tanıdığım bir kadın kadınlar günü için konuşma yapmaya davet edildi, bu kadın aslında baya cinsiyetçi ( direkt erkek çocuk isteyecek kadar) hiç hayatında zorluk yaşamamış ( siyasetçi üst düzey aileden gelme) olmasına rağmen konuşmacı olarak davet edildi ve 15 dklık konuşmasında 1 kez bile türkiyedeki kadın cinayetlerine vb asıl konuşulması gerekenlere atıfta bulunmadan, sadece kendi kariyerini anlattı ve bitti.

Her şeyin çok içinin boşaltıldığını daha da hissettirdi bu bana. Yanılıyor muyum?
+5
tuborg yesili
(20.03.26)
Tek kelimeyle çok kötü.

Düşüncelerimi uzun uzun yazmak isterdim ama ona bile halim yok artık.
+1
rock n roll
(20.03.26)
Ben insanların leşliğini geçtim, yaşamamıza bile müsade etmeyecek bir dünya artık bu. Çocuğumu ne bekliyor bilmiyorum ve çok korkuyorum.
+3
sadakatsiz
(20.03.26)
Wild West ile cahiliye devri karışımı.

Samimiyet, empati sıfır.
+1
gabe h coud
(20.03.26)
İçinde bulunduğumuz çağın 100 sene 200 sene önce 300 sene öncesinden çok farkı yok o dönemlerde de benzer şikayetler vardı: youtu.be
+4
kizil karga
(20.03.26)
Kızıl Karga'ya belli bir yere kadar katılıyorum, hatta aklıma Midnight in Paris filmi geldi; her dönemin insanları kendi dönemlerini kötüleyip bir önceki döneme öykünüyorlar...

Dünyanın bu kadar küçülmesi ve neredeyse herkesin fiziksel lokasyondan ve sahip olduğu imkanlardan bağımsız diğer herkesle aynı online sosyal ortamda buluşması çok garip bir düzen yarattı. Bir yandan tabi ki bir çok alanda bir demokratizasyon yaşandı; normalde yeteneklerini, niteliklerini gösteremeyecek insanlar kendilerini ifade etme şansı yakaladı, ancak diğer yandan işin bütün ekonomisi insanların dikkatini reklam verenlere pazarlamak üzerine döndüğü ve en çok dikkat çeken şeyler de insanın doğası itibariyle en garip, grotesk, iğrenç, absürd şeyler olduğu için de etrafımız bunlarla doldu. İşin kötüsü döngü yapay zekanın hayatımıza girmesiyle daha da güçlenmeye ve hızlanmaya başladı...

Sizin dediğiniz örnek ise ülkemizin klasik adam kayırmacılığı ve cehaleti; bir kadının belli bir mevkiye gelmiş olması o kadını direkt olarak kadın hakları savunucusu yapmaya yetiyor gibi bir algı var.
+3
salihdt
(20.03.26)
bana bu çağ en çok şunu hissettiriyor: her şey var ama hiçbir şey gerçekten yer etmiyor. çok şey görüyoruz, çok şey tüketiyoruz, ama az şey gerçekten kalıyor. sanki sürekli akan bir şeyin içindeyiz ve hiçbir şey durup da ağırlık kazanmıyor.

bir şeyin üzerinde duramıyoruz artık. elimiz alışmış gibi, sürekli kaydırıyoruz. bakıyoruz ama kalmıyoruz. bir şeye gerçekten bakmak yerine, sadece geçiyoruz. bu geçiş hali zamanla bir alışkanlığa dönüşüyor. alışkanlık olunca da, yüzey normalleşiyor. simulakr dediğimiz şey burada sadece “gerçeğin kopyası” değil; daha derin bir şey: artık çoğu şey, gerçeğin yerini almak için değil, gerçeği hissetmeyi gereksiz kılmak için var. yani mesele bir taklit değil, bir ikame ekonomisi. bir şeyin kendisi yerine, onu düşünmeden kabul edebileceğin versiyonu dolaşımda kalıyor. gerçek hâlâ var ama kimsenin ona ihtiyaç duymadığı bir konuma itiliyor. bu, tuhaf bir şekilde konforlu da çünkü gerçek, her zaman konforlu değil.

ilişkiler de bu hızın dışında kalmıyor. güven dediğin şey tekrar ister, süre ister. ama tekrarın olmadığı yerde güven oluşmaz. insanlar daha az kalıyor, daha çok geçiyor. bu da bağ kurmayı zorlaştırıyor. bağ zayıfladıkça, ilişkiler daha kontrollü ama daha yüzeysel hale geliyor. aşk ve sevgi de bu yüzden zorlaşıyor. çünkü bunlar insanı yavaşlatır, konforunu bozar, kontrolünü azaltır. buna alan açılmadığında, geriye daha hafif ama daha eksik bir şey kalıyor.

Plato açısından mesele şuna yakın: insan çoğu zaman neyin iyi olduğunu bilir ama daha kolay olanı seçer. çünkü iyi olan zahmet ister, sabır ister. bu zahmet alınmadığında, bildiğin şey ile yaşadığın şey arasında mesafe oluşur. o mesafe kapatılmadıkça, bilgi tek başına bir şeyi değiştirmez.

kelimeler aynı kalıyor ama anlamlar aynı kalmıyor. herkes “güven”, “niyet”, “samimiyet” diyor ama herkes farklı bir şey yaşıyor. bu yüzden konuşma var ama tam bir buluşma yok. burada Ludwig Wittgenstein’ın işaret ettiği şey şu: anlam kelimenin içinde sabit duran bir şey değil; nasıl kullanıldığıyla ve hangi hayatın içinde söylendiğiyle oluşuyor. yani kelimeler ortak, ama deneyimler parçalı.

insan artık gerçek ile onun yerine geçen şey arasında seçim yapmıyor; çoğu zaman sadece daha az efor isteyen tarafı alıyor. ve bu, fark edilmeden, yavaş yavaş gerçek olanı gereksiz hale getiriyor.
-1
rakicandir
(20.03.26)
Ben 1800'lerin sonları 1900'lerin başları döneminden çok daha kötü durumda olduğumuzu düşünüyorum. Anlattığın şey resmen köksüzlüğün, ben merkezciliğin, duygusuzluğun tezahürü. Bence tarihte hiçbir zaman bu kadar kötü durumda olunmadı.
+1
muhayyer divan
(20.03.26)
iki dünya savaşı arasındaki dönem gibi hissettiriyor.
0
eileengray
(20.03.26)
o konuşan vasat kadında sorun yok. onun sözünü muteber sayarak oturup dinleyende sorun var.
her şey halkta bitiyor.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(20.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(2)

Gs maçı nasıl alması gerekiyor?

gadlemler
Yoluna devam edebilmesi için maçı ne şekilde alması gerekiyor ve beraberlik yeterli mi? Eşim anlamıyor bu işlerden :)
Yoluna devam edebilmesi için maçı ne şekilde alması gerekiyor ve beraberlik yeterli mi? Eşim anlamıyor bu işlerden :)
0
gadlemler
(18.03.26)
Beraberlik yeter.
0
logisticsmanager
(18.03.26)
Şimdi üç tane atarsa uzuyor :)
0
gabe h coud
(19.03.26)
(5)

Maxi puan kullanma

meraklitursucu
İş bankasinda biriken puanları en güncel nerede kullandınız?
İş bankasinda biriken puanları en güncel nerede kullandınız?
0
meraklitursucu
(18.03.26)
migros, bim, watsons
0
inheritance
(18.03.26)
migros, yakıt alırken, nefret etsem de pazarama.
0
aguen
(18.03.26)
pazarama, hb
0
mikahakkinen
(18.03.26)
Pazarama ve Macrocenter
0
gabe h coud
(18.03.26)
Trendyolda da geçiyor artık.
+1
ekimoloji
(18.03.26)
(2)

Her gün işe takım elbise giymek

wallcan
Sevgili corporate dünyanın köleleri dostlarım, ne giydiğimin mühim olmadığı bir rolden , merkezde, daha üst düzey her gün takım elbise giymem gereken bir role evriliyorum. Elimde damatlık ve daha smart casual ürünler harici bir adet yine daha takımım var ama eskidi zaten.Nasıl bir rotasyon izliyorsu
Sevgili corporate dünyanın köleleri dostlarım, ne giydiğimin mühim olmadığı bir rolden , merkezde, daha üst düzey her gün takım elbise giymem gereken bir role evriliyorum.

Elimde damatlık ve daha smart casual ürünler harici bir adet yine daha takımım var ama eskidi zaten.

Nasıl bir rotasyon izliyorsunuz, kaç takım kaç gömleğiniz var? Nereden alıyorsunuz?

Bir de ben beli açılan biriyim o gömlek lise hayatından beri hiç orada düzgün durmadı, günün sonunda çapulcu gibi durmamak için tiyolarınız varsa alırım.
0
wallcan
(18.03.26)
10 tane gömleğim var. %100 pamuklu olan herhangi bir markayı alıyorum. polo da var tudors da.

regular fit kesimin beli bol olur. pantolonun içine sokunca dışarı sarkar kötü durur. 1 beden büyük slim fit kesim hem hareket kabiliyetini artırır hem de vücudunu sarar.

sportif bir fiziğin varsa gömleğin belini terziye daralttırabilirsin. takım elbise giydiğim dönemde hep öyle yaptım.
0
yurtsuz john
(18.03.26)
En çok hangi renk yakışıyor. Önce bunun kararını ver. Bana lacivert yakışıyor. Onun için en fazla lacivert takımım var. Massimo Dutti ve Network giyiyorum. Network üzerine terzi gibi dikiyor. Yani, her yerini düzeltiyor. Bunu yapan yer var, yapmayan var. Onun için yapan Network mağazasını bul. Mesela, Aquaflorya Network yapıyor, Emaar yapıyor, Akasya yapmıyor vs. Bende 20'den fazla takım var. 12-13 tanesi lacivertin tonu. 6-7 tanesi siyah, 3-4 tanesi gri. Bana çizgili yakışmaz, onun için çizgili yok. Üst düzey bir pozisyon olduğu için bir tane de siyah smokin almanı tavsiye ederim.

Gömlek olarak staple bir ürün bulman lazım. Network'ün super non-iron saten beyaz gömleğinden 40'tan fazla var. Haftanın 3 günü giyerim. Aynı gömleğin lacivert ve siyahından da var. Haftada bir siyah veya lacivert gömlek giyerim. Cuma genelde free friday olur her yerde. Ben yine de smart casual giyerim; kot üstü gömlek. Gömlek diken yerler var. Vadistanbul'da Balmoral gibi. Orada 20-30 gömlek diktirdim üzerime. Ama tavsiye etmem. Çok fit yapıyorlar, az kilo alsan, yemeği kaçırsan olmuyor gömlek ve kumaşı nedense çabuk bozuluyor. Yani parasına değmez. İleride tekrar düşünürsün. Renkli yazlık gömlekler belki.

Free friday için Network antrasit kot tavsiye ederim. Üzerine her renk gömlekle üst düzey yönetici görünümünü korursun. Massimo Dutti basic tişörtlerden al; lacivert, beyaz, koyu yeşil gibi. Kot üstüne bu tişörtlerden ve üzerine de blazer ile Cuma günleri hoş ve rahat olursun.

3-5 tane kemer al. Mümkünse tersi kullanılan kemerlerden olsun. Lacivert takımlarla kahverengi ve taba renkleri iyi gider, siyah ve gri takımlarla da siyah.

Ayakkabıyı Ecco'dan alıyorum. Almışken 2'şer tane siyah ve taba rengi klasik ayakkabı al. Cuma günleri için de oradan sneaker alabilirsin. Massimo Dutti'nin deri sneaker ayakkabıları çok güzel gider.

Kravat artık hiç bir yerde kullanılmıyor ama yine de 3-5 tane al. Resimli böcekli şeyler olmasın; sade ve çizgili, siyah ve lacivert.

Kemeri fazla sıkma, takımın pantolonunun beli çok sıkı olmasın. Gömlek o zaman üzerinde pörtler. Gömleklerden de mümkünse iki ayrı beden al. 39-40, 40-41, 41-42 gibi. Sürekli takım giyeceksin, ceket bir bedeni telafi eder ama gömlek genelde etmez. Kilo verdiğinde giyeceğin ve kilo aldığında (kışın büyük ihtimal) giyeceğin gömleklerin şimdiden hazır olsun.

Kendin evde ütü yapma, yaptırma. Takımların çok hızlı yıpranır ve parlar. Kuru temizleme yaptır. Dry Center'in 100'lük alımlarda ciddi bir indirimi var. Ondan yapıştır.

Gömleklerini de 600-800'den yüksek devirde sıktırma. 30-40 dereceden yüksek ısıda yıkama. Her gün değiştir, haftada bir yıka, çıkınca direkt askıya as, öyle kurut, kurutucu kullanma.

Pantolonun içine microskin trunk giy. M&S Autograph giyiyorum. Toplu alınca ciddi indirimler oluyor.
+2
gabe h coud
(18.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(20)

ruh eşimi mi buldum acep ?

sosyo marco
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugu
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.

gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugunda hayatinin askini bulanlari filan. ben sık sık uzun yolculuk yaparim, şansima da hep ayi gibi heriflerle yan yana gideriz yol boyu iki buklum olur kalirim.ta ki bugune kadar.

aktarnali ucusumun ilk seferi 2 metrelik rus ayisiyla yan yana gittik, ikinci sefer icin havaalaninda beklerken boyle tiril tiril kiz gordum, takildi gozum.o da bana bakti bir sure. icimden dedim ya iste bu kiz denk gelmezki yanima.

ucaga bindim, koltuguma yaklastikca kizla yakinlasiyorum. baktim yan yana oturacaz(o can kenari ben koridor, ortada bi bos koltuk var) hemen elindeki valizini alip yerlestirdim.muhabbeti o acti. rus asilli ingiliz, ama konusma hal ve hareketler ayni bizim kulturumuz gibi. 8 saatlik ucusta heralde hic susmadik, cok enteresan bir bicimde ilgi alanlarimiz, dunya gorusumuz tamamen ayniydi. sonlara dogru bitisigimdeki koltuga oturdu. kiz hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor ,hem guzel, hem de zengin. ben ise karsidan gelenin yolunu degistirtebilecek potansiyeldeyim, cep delik cepken delik, durumumu da saklamiyorum yani. neyse kiz telefonumu da aldi, ben de onunkini aldim.arkadasi onu karsilayacagi icin acele gitmesi gerekti ve beni kesinlikle arayacagini soyledi.

yapim geregi aska filan inanmam heyecanlanmam da hayatin getirdiklerine, ama bu kiz gercekten ruh esim gibiydi cok tuhaf bir histi.sanki yillarca taniyormusum gibi.
+4
sosyo marco
(16.03.26)
Olabilir. Dua lipa da kocasiyla ucakta tanismis ve ayni kitabi okuyorlarmis.
-1
Purple life
(16.03.26)
Ruh eşin olabilir de olmayabilir de.
0
rock n roll
(16.03.26)
marco uyan sabah oldu diyorum.
+6
cooperr
(16.03.26)
çok politik
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
iki gundur uyumuyorum zaten bu havaalanlarinda sabahliyorum gozler iptal oldu.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Bence simdiden hangi bahaneyle arayayim diye dusunun
0
turkuaz
(16.03.26)
"hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor"
kız bordo bereli - kgb ajanı.

ararsa diyaloğu ilerlet tabi. bir heyecan saman alevi başlayan işler bir yere varmayabiliyor. farklı hayat amaçları, fiziksel uzaklıklar girince iletişim kopuyor. yapabileceğini yapmışsın zaten gerisini zaman gösterecek.
+6
orpheus
(16.03.26)
Eğer sigara ve alkol uy.şturucu kullanmıyorsan ailende kronik bir hastalık (hikaye) yoksa böbreklere dikkat et derim. Hikayede boşluklar var. Hem pilot hem plates öğretmeni?? Zengin ve kültürlü. Rus asıllı ingiliz ama bizim kültümüze çok yakın???
+10
ground
(16.03.26)
anlattığın özelliklere sahip bir kızın sana bakması için çok yakışıklı, zengin veya aşırı zeki falan olman lazım veya tekli olarak da yetmeyebilir bunların kombinasyonu lazım. pilot 7 dil bilen güzel bir ingiliz vatandaşı kız kolay bi char değil hocam.
+4
makarnavodka
(16.03.26)
iyi hikaye dostum.
+2
gabe h coud
(16.03.26)
@gabe h coud ya şuan burda sabahin 4'ü abi niye uydurayim boyle bi hikaye.

@makarnavodka, kizin pilates salonu varmis singapurda ,instagram sayfasini ta takip ettirdi bana zaten.bir donem ppl lisansi almis ama ticari pilotluga yukseltmemis , hitap etmemis ona.
olaydaki tutarsizliklar meselesyi kisa kestigim icin. yani ben de o kadar itici degilim aslinda ya, kizlar uzerindeki olumcul silahim kulturum ve esprili muhabbetim eheh.

@orpheus ben de takildim ya mi6 seni nasil kacirmis filan diye.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
bir de ekleme yapayim, dostlar bu gavur kizlar hakkaten paraya bakmiyor.
iki etken var tip ve iletisim bicimi.bunlar onemli benim tecrubelerime gore.
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
benim geçmişte bu kadar ütopik olmasa da 3-4 yabancı dil bilen, 2 pasaport sahibi, güzel, zeki ve çok varlıklı/kültürlü ailelerden gelen 2 kız arkadaşım oldu. gerçekten de genler ve doğa o kadar da paraya ve tipe bakmıyor. buna bir macera olarak yaklaşırsan epey eğlenirsin ve keyifli vakit geçirebilirsin. ama kaptırıp gider ve gelecek hayalleri kurarsan sonu hüsran olabilir. çünkü günün sonunda evlilik veya ciddi ilişki aslında sosyo ekonomik bir ortaklık. o aşamada senin masaya koyacakların yeterli gelmeyecektir. ben en baştan bunun bilincinde olduğum için sıkıntı yaşamadım.
0
orpheus
(16.03.26)
@orpheus. yok abi ben uber filan gecinen adamim evlenemem zaten oyle kolay kolay. heyecan yapacak çağı da geride biraktim ya. ama insan yinr de sasiriyor.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
rakicandir
(16.03.26)
yakisikli bir adamsan bir sure cikabilirsiniz. ama senin masaya ne koydugunu anlamadim.

kiz ingiliz pasaportlu guzel rus, pilates egitmeni. 7 dil olayi tamamen hikaye de iste rusca, ingilizce, bir de latin dili ogrenmisse (ispanyolca, fransizca, italyanca, portekizce'yi otomatik sayiyorlar) yine de iyi. pilotaj lisansi parayla alinan bir sey o cok onemli degil.

yani ben kulturluyum, espri yapiyorum ehe ehe yetmez. para, tip, statu bir sey koyman lazim masaya. diger turlusunu ben gormedim. istisna olur olursa. yine de dene tabi dunya bu surprizlerle dolu.
+3
antikadimag
(16.03.26)
hiç susmadık diyor, sohbet tükenmedi diyor bunlar hâlâ manav gibi ortaya terazi koyup ilişki tartıyor.

mutlu devam eden hikâyemi özel mesajda gönderdim. umarım tamamına erer :)

(o kadar eksi ve diğer yorumlardan anladığım kadarıyla, gerçekten hiç sevilmemişsiniz arkadaşlar. sahip olduklarınız, olacaklarınız, tipiniz vs. yüzünden değil, sadece siz olduğunuz için sevilmekten bahsediyorum.)
-3
birdirbir
(16.03.26)
Ali Desideronun kesildiği koz olabilir mi?
+1
zetina dikis makinesi
(17.03.26)
senin için güzel bir anı, güzel bir yolculuk olarak kalacak. şimdiden geçmiş olsun.
0
koela
(17.03.26)
ardını önünü tahmin etmeye çalışmaya gerek yok. anlattığın hikaye çok tatlı, sonunda bir şey olmasa bile senin yüzünü gülümsetecek bir anı olmuş.
+1
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(5)

Bir tabak nohutlu pilav'ı evde yapma maliyeti

WithWorth
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.Pilavcıda 115 tl şuan.
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.
Pilavcıda 115 tl şuan.
0
WithWorth
(16.03.26)
30 lirayı geçmez. o da yani hakiki tereyağ, baldo pirinç filan. o adam eminim ki tereyağ kullanmıyordur, baldo pirinç kullanmıyordur... yoksa 15 lira filan ederi vardır kendi tabağının. ama tabii elektrik, su, doğal gaz, işçi maaşı, kira, stopaj vs vs gibi kalemler devreye giriyor diyecektir işletme sahibi. yine de bu kadar para eder mi emin olamadım.
0
elektr10
(16.03.26)
elektr10 +1
en kalitelisinden pirinç, nohut, tereyağ maliyetini kabaca hesapladım 22 TL çıktı.
0
surprise
(16.03.26)
80 gram yayla baldo pirinç 7,28 kuruş
30 gram yayla koçbaşı nohut 2,64
30 gram torku tereyağı 20,25
0,5 lt. abant su 4,75

Toplam: 34,92
+1
Mirket
(16.03.26)
tam yerken okudum soruyu. aşçımızı çağırdım hesapladık.
yayla yarım kilo baldo 40 tl
700 gr (suyu dahil) yayla haşlanmış hazır nohut 48 tl
1,2 gram banvit piliç bonfile 320 tl
tire kaymaklı yoğurt 66,5
büyük tabaklarla 10 tabaktan çıktı 47,4 tl. tüp su falan koca bir tabak 50 tl.
tavuğun üçte biri arttı başka yemekte kullanılacak. yoğurt 1 alana 1 bedava olduğu için 1 paket de oradan arttı. kabaca 40 lira falan. ama tekrar ediyorum koca bir tabaktan bahsediyorum. yoğun bir nohut ve tavuk da cabası.
0
ground
(16.03.26)
Maliyetinin en az üç katına satmak gibi bir standartları var. Her şeyi üçe böl, daha pahalıya mal etmiyordur.

Bir payı malın maliyetine,
Bir payı kiraya ve diğer giderlere
Bir payı da cebime.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(9)

Aylik maas vs paycheck

Purple life
Aylik tek seferde maas almak mi yoksa abd‘deki gibi 2-3 paycheck seklinde ödeme almak mi calisan olarak sizin icin daha iyi olur?
Aylik tek seferde maas almak mi yoksa abd‘deki gibi 2-3 paycheck seklinde ödeme almak mi calisan olarak sizin icin daha iyi olur?
-1
Purple life
(15.03.26)
maaşımızı peşin almadığımız senaryolarda (türkiye'deki gibi), finansal açıdan objektif olarak daha 2-3 paycheck şeklinde almak daha karlı. (paranın zaman değeri nedeniye)
+1
king lizard
(15.03.26)
Aylık tek seferde.
Ama zaten tüm sistem ona göre ayarlandığı için öyle.
Kira, kredi kartı, faturalar. Maaşın önemli kısmı bunlara gidiyor e maaşlar ayda bir olduğu için bunlar da ayda bir olacak şekilde ayarlanmış.
0
michael_knight
(15.03.26)
2 haftada bir alinca ve butun seneye bakinca daha hizli odeme yapiliyor aslinda ama para bolundugu bence pekl hayrini goremiyorsun.

aylik toplu para benim daha hosuma gidiyor ama yurtdisi cogunlukla 2 haftada bir oduyor diye biliyorum. hatta haftada bir odeme yapan ulkeler de var.
0
cooperr
(15.03.26)
maaşlı çalışansanız tek seferde, ücretli çalışansanız paycheck daha mantıklı.

maaşlı çalışan parayı alır çalışır, ücretli çalışan ise çalışıp karşılığını alır. türkiye örneğinde memur maaş, işçi ücret alır diyebiliriz.
0
klassno
(16.03.26)
Aylık, iki haftalık ve haftalık ödeme yapan işlerde çalıştım. Eğer kenarda hiç paranız yoksa ve aldığınız paranın neredeyse tamamını harcamak zorundaysanız haftalık ödemeleri çevirme konusunda biraz daha iyi. Onun dışında çok büyük bir fark yok.
0
salihdt
(16.03.26)
2 turlu de aldim. hicbir farki yok. paranin zaman degeri 2 hafta ve maasin yarisi icin yok hukmunde.
0
antikadimag
(16.03.26)
Tabii ki haftalık almak. Uzun vadede hatta %30 (salladım ama öyle büyük bir oran) daha fazla kazancın olur. Bunu çalışmışlardı.

Örneğin kredisini aylık ödeme yerine haftalık ödemeye çevirenler haftalık paycheck gelince krediyi ödeyince aynı krediyi daha kısa sürede ödüyor.
0
gabe h coud
(16.03.26)
Arasinda kayda deger bir fark yok bence. Bu arada ABD'de ve kucuk kardesi Kanada'da en azindan benim calistigim yerde para azicik gecikmeli geliyor Turkiye'deki usule gore. Mesela Turkiye'de Ocak ayindaki calisma icin para 31'inde yatiyorsa ("aylik") ABD'de 11-24 Ocaklik donem icin olan para 29'unda yatiyor mesela.

2-haftalik maas hemen ayni gun yatsaydi da sen onu ayni gun direkt faize atasaydin avantaji olurdu ama gecikmeden dolayi pek farketmiyor bence.

Soru "butce yapmak acisindan hangisini tercih edersiniz" seklindeyse ben zaten hep kazancimin altinda yasadigim ve gereksiz harcama yapmadigim icin arada bir fark gormuyorum.
0
hot potato
(16.03.26)
darkhorsefinancial.com.au

Kredi borcun varsa.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(3)

S400 için rusyaya 2.5 milyar doları nasıl gönderdik?

messina123
İban’dan falan atılmaz heralde bu kadar para. Tırlarla mı parayı gönderdik? Yoksa hiç para göndermedik de rusya’ya yıllardır bedava portakal mı gönderiyoruz?
İban’dan falan atılmaz heralde bu kadar para. Tırlarla mı parayı gönderdik? Yoksa hiç para göndermedik de rusya’ya yıllardır bedava portakal mı gönderiyoruz?
+1
messina123
(14.03.26)
Swift
0
gabe h coud
(15.03.26)
kartla bile ödenmiş olabilir. yöntem bunlar hangisi kolaydıysa o kullanılır.
0
klassno
(15.03.26)
sürekli ticaret yapan ülkelerin merkez bankalarında belirli miktar bir meblağ bulunur. ülkeler gerekli ödemeleri bu meblağdan düşerler. bunu genellikle swap diye duymuşsunuzdur.
0
duyurukullanıcısı
(15.03.26)
(4)

kireç filtreleyici duş başlıkları

semaforo de medianoche
instagram reklamlarda falan görülüp alınan şeyler genellikle hayal kırıklığı oluyor ama yaşadığım cilt sorunlarından ve cildimin epey hassas olmasından kaynaklı böyle bir şey almak istiyorum bana iyi gelebilir diye. faydalı bir şey mi gerçekten deneyen var mı? iyi markası nedir bir de bunun alınacak
instagram reklamlarda falan görülüp alınan şeyler genellikle hayal kırıklığı oluyor ama yaşadığım cilt sorunlarından ve cildimin epey hassas olmasından kaynaklı böyle bir şey almak istiyorum bana iyi gelebilir diye. faydalı bir şey mi gerçekten deneyen var mı? iyi markası nedir bir de bunun alınacak bir şeyse iyisini almayı tercih ederim
0
semaforo de medianoche
(14.03.26)
bunların bir de komple ev tesisatına takılanları var galiba. çamaşır bulaşık makinesine kadar her şey korur gibi düşündürüyor ama hiç kullanıcı yorumu okumadım, merak ediyorum ben de.
0
birdirbir
(14.03.26)
Philips al.

Eski evimde kullanıyordum. Cilde, saça çok iyi geliyor.

Bu musluk başına
amzn.eu
Bir de bu
amzn.eu

İkisini birlikte alıyorsun.
0
gabe h coud
(14.03.26)
philipslerin stoğu yok en azından türkiyede gözükmüyor. www.amazon.com.tr ve www.amazon.com.tr buldum onun yerine. bir de şöyle instada reklamı dönen duş başlığı var www.hydropulses.com
0
🌸semaforo de medianoche
(14.03.26)
Daire giris tesisatimiza 3 lu filtre koyduk gecen ay. Ama bu kireci cok onlemiyor, pislikleri onluyo daha cok. Kirec onleme sistemleri pahali, kabin koyuluyor.
Dus basliginda da filtre var bizim
0
die fetten jahre sind vorbei
(15.03.26)
(10)

3,5 milyon ile nasıl bir yatırım yapmalı?

emreemre
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.
Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar alalım diyor. (Böyle olunca da ek gelir yaratamıyorsun)
Faiz getirisi aylık 100K civarı. Benim de aklımda o var.

Sizler, olabildiğince konvansiyonel yatırım araçlarından nasıl bir yol haritası izlerdiniz. Veya ev almak doğru mu?
0
emreemre
(14.03.26)
şöyle; öncelikle ev almazdım. kiracı formülü riskli. sabit getiri şüpheli.
duruma : 25k x 12 = 300k gelir olarak bakmayın. yıl sonunda yaklaşık 30k vergi ödeyeceksiniz. ayrıca evin diğer giderleri vs. 11 ay kira alacaksınız gibi.

3.500k bende olsa şunu yaparım (mevcutta ben de bu durumu uyguluyorum)
2.000 k bankaya faize atarım. buradan 70-75 k aylık faize gelir. neden hepsi değil? parayı enflasyona karşı korumam gerekir.

1.000 k direkt altın veya döviz yaparım. bu meblağı enflasyona karşı önlem yaparım. 2.000k dan harcamadığım artan para olursa burayı beslerim.

500k ile parayı ise para piyasası fonunda günlük tutarım. bunu acil ihtiyaçlar için aynı gün çekip kullanmak için yaparım. sağlık, alışveriş vb. böylece 2.000 k paranın vade bitimini beklemem.
-2
galahad reloaded
(14.03.26)
Ev alırım, ama bütün paramla değil, 2 milyon peşinat yaparım geri kalanını kredi çekerim 60 ay vade ile, yıllardır kirasını düzgün ödeyen işi gücü olan minyonlarca insan var, kötü örnekler yatırım kararınızı olumsuz etkilemesin.

Evet kısa vadede faiz daha fazla kazandırıyor doğru ama reis 10 dakika sonra çıkıp nas der, dut gibi kalırsınız ortada.

Ayrıca üzerine bir tapu olması finansal anlamda senin bankalar tarafından ciddiye alınmanı sağlıyor, ipotek gösterip malını, yarın öbürsün kredi alman kolaylaşır.

İşin vergi tarafına takılma, araba alıncada mtv, kıl tüy bi dünya bişey ödüyorsun.

Evinin değerinin artması kısmını saymıyorum bile, Enflasyona karşı paranı mevduat korumaz bu arada.
0
ebeş
(14.03.26)
Ev alsınlar.
Yaşları sebebiyle kredi çıkmaz onlara, tek çocuksanız sizin üzerinize alınsın.

Hemen, herhangi bir evi değil acil satması gerektiği için ucuza satılan ve akıllarına yatan bir ev bulana kadar beklesinler.

Faiz en yanlış seçenek, enflasyona karşı korumuyor ki.
O parayla bugün 100 kilo peynir alınıyorsa, parayı faize koysanız ve 5 yıl boyunca tüm faiz getirisi de aynı hesapta faize yatırılmaya devam etse 5 yılın sonundaki parayla 80 kilo peynir alırsınız.
Halbuki bugün o evi 100 kilo peynir fiyatına alırsanız hem 5 senede 1,2 milyon TL kira getirir hem de 5 yıl sonra yine 100 kilo peynir değerinde bir eviniz olur.

Peynir örneğine takılmayın, onun fiyatı düşer çıkar, ben hayatımızdaki gerçek bir masrafın değeri olarak demek istedim.

1,2 milyon TL kira getirisinin bir kısmını kira vergisine, emlak vergisine, apartmanın çatısı yapılacak ödemesine vs. ödeyeceğiz ama bu olsa olsa 100-150 bin lirasıdır herhalde.

Ayrıca şöyle çok önemli bir psikolojik kısım var, aşırı aptalca bir hareket yapmıyorlarsa onların kararını değiştirmeye çalışmamanızı öneririm. Diyelim ki yüzde 10 hatalı bir karar verecekler, versinler. Belki de daha doğru çıkar. Ama sizin öneriniz yüzde 1 daha hatalı bir karar olursa size vicdani yükü ağır olur.
+1
michael_knight
(14.03.26)
Ev alsınlar. Risk alacak yaşlarda değiller.
0
gabe h coud
(14.03.26)
Ben de ev diyorum efendim. Şahsen kendim de öyle yapardim.
0
narod
(14.03.26)
Parayı Dolara çevirip tamamına 15.01.2030 vadeli eurobond alsınlar.
0
Mirket
(14.03.26)
Cins bir kiracıya denk gelirsiniz hem paranızdan hem huzurunuzdan olursunuz. Ben olsam ev almazdım, kiracı sıkıntılı iş.
0
koskoca kirpi
(14.03.26)
altın veya altın fonu + eurobond diyorum bir kısmınıda acil ihtiyaç için gunluk faize
kiracı ile uğraşılmaz çıktığında içine 5-6 ira adar masraf yaptırıosun yeni kiracı için uğraştığında cabası
0
eja
(14.03.26)
Kesinlikle ev alsın. Burası ortadoğu. Ya fiziki altının olacak ya evin. Detayı yok bu işin. Uzun vadede zaten kazanacak. Kiracı olmasın boş dursun güvenilir biri bulana kadar. O süre en fazla 3 ay.
0
mimikikili
(14.03.26)
Fiziki gr 8000 tl den 437.5 gr altın yapar
Asgari ücretin de aynı gr fiyatından 3.5 gr olduğunu hesaplarsak her ay 3.5 gr harcasalar bile 10 yıl yapıyor.
E altin da bu sürede yerinde durmayacak.
Azicik aşım Ağrısız başım.. yaşlar kaç bilmiyorum ama en mantıklısı fiziki kenara atıp ihtiyaç oldukça bozdurup harcamak.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.03.26)
(4)

Yurtdisindan Siparis

twelfth
Yakin zamanda gelen regulasyon degisiklikleri ile cok tartisildi bu konu. Fakat yakindan takip etmedim. Londra menseli bir firmadan 60 dolarlik bir cuzdan siparis etmek istiyorum. Gumrukte takilir kalir mi? Surec nasil isler?
Yakin zamanda gelen regulasyon degisiklikleri ile cok tartisildi bu konu. Fakat yakindan takip etmedim. Londra menseli bir firmadan 60 dolarlik bir cuzdan siparis etmek istiyorum. Gumrukte takilir kalir mi? Surec nasil isler?
0
twelfth
(14.03.26)
60 dolar + 30 bin tl falan ödersiniz, almayın.
+4
orient blue
(14.03.26)
Takılır.
+1
gabe h coud
(14.03.26)
londra' ya gidip alıp dönün. daha ucuza çıkar :)
+2
galahad reloaded
(14.03.26)
çok paylaşmak istemediğim bir site ama yazayım :)

glocalzone.com
0
birdirbir
(14.03.26)
(3)

BES'te devlet katkisi 10 yil sonunda %100 degil mi?

Sour
Merhaba! Burada BES birikim hesapalama var: https://www.anadoluhayat.com.tr/bes-birikim-hesaplama46 yasindan 56 yasina kadar 10 yil yapiyorum. 25 bin tl giris ve 2000 aylik odeme. Ben mi yanlis yapiyorum? Siz de bir bakabilir misiniz?Ödeyeceğiniz katkı payı toplamı289.000 TLÖdeyeceğiniz katkı paylar
Merhaba! Burada BES birikim hesapalama var: www.anadoluhayat.com.tr

46 yasindan 56 yasina kadar 10 yil yapiyorum. 25 bin tl giris ve 2000 aylik odeme. Ben mi yanlis yapiyorum? Siz de bir bakabilir misiniz?

Ödeyeceğiniz katkı payı toplamı
289.000 TL
Ödeyeceğiniz katkı paylarının getirisi
40.809 TL
Devlet katkısı toplamı
57.800 TL
Devlet katkısı toplamının getirisi
15.310 TL
+1
Sour
(13.03.26)
%20’nin %100’ü.
Daha erken çıkarsan %20’den kesiyorlar.

0-3 yıl: %0 (Sistemden çıkışta devlet katkısı alınamaz).
3-6 yıl: %15.
6-10 yıl: %35.
10 yıl+ ve 56 yaş: %60.
Emeklilik hakkı (10 yıl+ ve 56 yaş): %100.

Devlet katkısı anaparanın her zaman %20’si. Buradaki oranlar devlet katkısından çıkışta ne kadarının verileceği.
+1
gabe h coud
(13.03.26)
@gabe h could, tesekkurler, peki fonlarla bu tutar diyelim ki milyonlari asti, o zaman yine cikistaki (10 sene sonraki) paranin %20'sini mi katki olarak veriyorlar yoksa sadece yatirilan tutarin mi (fon kazanclarindan bagimsiz olarak).
0
🌸Sour
(14.03.26)
289.000 lira yatırmış olduğunuz gün devlet de bunun %20sini yatırmış olacak yani 289x0,20=57.800tl.

Siz o gün fondan çıkış yaparsanız ve 3 yıl dolmamışsa 57.800 liradan ve getirisinden pay alamayacaksınız.

Eğer 3-6 yıl arasındaysanız 57.800 liranın ve devlet katkısı getirisi toplamının (yani 57.800+15.310 liranın) %15ini yani 10.966 lirasını alacaksınız.

10 yılınız dolduysa ama yaşı doldurmadıysanız %60ını yani 43.866 lirayı alacaksınız.

Eğer emekli olduysanız 73.110 liranın hepsini alacaksınız.

Ancak devlet katkısı oranları, getirileri vs. İlerde değişebilir. Mevzuat değişiklikleriyle hak ediş oranları değişebilir vs. Örneğin katkı %25ti. %30 oldu şimdi ise %20. Önceden mücbir sebeple çıkış yoktu, şimdi evlilik ve ev alma gibi durumlarda kayıpsız belli bir miktar çekim yapabiliyorsunuz vs. Güncel haliyle şablon bu.

10 seneki paranızın %20si değil aslında, her ay 2000 lira yatırdığınız zaman devlet de her ay 400 lira yatıracak. Bu hak ediş hesabı siz çıkmak istediğinizde kaç lira biriktiyse o anki birikim için hesaplanıyor.
+2
akhenaten
(14.03.26)
(11)

Risk alma eşiğiniz ne durumda?

birdirbir
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?

Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?

Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir
(13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P

Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak

Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.

Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.

Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
0
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var?
+ Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.

- Risk alma eşiğin değişti mi?
+ Epey düştü.

- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
+ Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.

- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
+ İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.

boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.

kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.

yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.

etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.

eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
0
🌸birdirbir
(13.03.26)
(9)

Her yerden bize pompalanan tavsiyeler

don’t panic
Tavsiyeler tavsiyeler… Ya bana mı öyle geliyor bilmiyorum; ama adeta her yerden üzerime bir tavsiye atılıyormuş gibi hissediyorum ve sıkıldım galiba. Sosyal medya/internette görüyorum, “kahveyi şu saatte içmeyin, uyuduğunuz oda 19-20 derece civarında olsun, bu 5 yiyeceği asla tüketmeyin vs vs…” Örne
Tavsiyeler tavsiyeler… Ya bana mı öyle geliyor bilmiyorum; ama adeta her yerden üzerime bir tavsiye atılıyormuş gibi hissediyorum ve sıkıldım galiba. Sosyal medya/internette görüyorum, “kahveyi şu saatte içmeyin, uyuduğunuz oda 19-20 derece civarında olsun, bu 5 yiyeceği asla tüketmeyin vs vs…” Örnekler çoğaltılabilir. Sosyal medyadan uzaklaşayım diyorsun, işyerinde biriyle konuşuyorsun, sana illa ki bir tavsiye veriyor: “Yemekten sonra hemen çay içince demir emilimini azaltıyormuş abi, içme.”

Bu mevzu bana iyice batmaya başladı :D Eskiden, üniversitede falan yurtta gece 12’de yarım ekmek arası dilim kaşar yapıp, ketçap mayonez sıkıp yerdik. Yanında kolayla… Tavuk nugget ve sosis gömerdik.

Tabi yaş aldıkça dikkat etmeye başladık zaten. Baya uzun zamandır spor yapıyorum, clean besleniyorum; ama her yerde bana hayatımla ilgili ne yapmam gerektiğini söyleyenlerden de bıktım. İyi niyetli olsalar da…

Şimdi okudum da sadece yeme içme ve beslenme odaklı konuşmuşum; ama hayatın içinden tavsiyeleri de katabiliriz işin içine: “Çocuğunuzun özgüvenli olmasını istiyorsanız bu 5 şeyi asla yapmayın!”, “Arabaya bindiğinizde kontak açar açmaz hareket etmeyin…” gibi gibi…

Meramımı anlatabildim galiba :) Sizde durum nedir? Bu şekilde hissettiğiniz oluyor mu, yoksa hiç sallamıyor veya farketmiyor musunuz?

Sağlıcakla efendim.
+2
don’t panic
(12.03.26)
böyle okuduğum şeyleri pek sallamıyorum ya. çünkü zaten genelde etkileşim kasmak için yapılıyor. çok merakımı cezbeden bir konuysa doğrusunu açar öğrenirim de orda burda karşıma çıkıyosa aşırı doğru bilgiyse bile zaten bu kesin tık tuzağı yhaa diyip otomatik sallamıyorum. etrafta duyduysam da söyleyen kişiyi ipleme eğilimime göre tavrım değişiyor.
0
pide
(12.03.26)
Herkes her şeyi biliyor artık herkes. Sorulmadan danışılmadan da boca ediyor herkes duyduğunu bildiğini.
Ben soruyorsam tavsiye istiyorsam tamam ama sorulmadan verilen akıl beni delirtiyor, sallamamaya çalışıyorum ama olmuyor, sinirleniyorum.

Kendim yapmamak için de uğraşıyorum umarım kimseye bunu yapmıyorumdur çok rahatsız edici gerçekten.
+1
mutekebbir
(12.03.26)
Hiç umursamıyorum. Gerçekten merak edip tavsiye istediğim şeyler için ai dan yardım alıp bilimsel makale bulup okuyorum. Başka da kimseden tavsiye kabul etmiyorum.
0
kaptan maydanoz
(12.03.26)
sosyal medyadan önceki yazılı basından kalma alışkanlık. örneğin men's health, kadınca, elele, marie claire dergileri kapağında hep benzer başlıklar vardı.

-göz ardı etmemeniz gereken 5 vücut ağrısı
-bu 3 işaret yaşlandığınızın göstergesi
-cinsel gücü artıran 8 besin

şahsen bir bilginin doğruluğunu farklı kaynaklardan teyit ettirir, sağlamasını yaparım. dergi zamanlarında da öyleydi dijital çağda da öyle.
0
yurtsuz john
(12.03.26)
Bu gibi şeyler insanın içsel huzurunu bozuyor. Bundan daha kötü bir şey de yok bence. Merak ettiğiniz bir şey olursa açar bakarsınız, onun dışında kulak asmayın derim. Bir tane hayatınız var, nasıl istiyorsanız öyle yaşayın. Bu gibi herbokologlar insanlığın her döneminde vardı ve var olmaya da devam edecek.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
Content için. Bir süre sonra başka bir tavsiyeyle geliyorlar. Hatta söylediği ile çelişebilir bile. Yeter ki like alsın.
0
gabe h coud
(12.03.26)
"Sen de dahil insanların %99'u yanlış nefes alıyor. Dünyaca ünlü kalp göğüs doktor Michael Jackson'dan doğru nefes alma tavsiyeleri bu thread'de.."
0
birdirbir
(12.03.26)
öyle bir döneme denk geldik ki herkes her şeyi biliyor.. tabi ki insanın arada gözü takılıyror ve bazen doğru insanların ürettiği doğru içeriklerde var ama nihayetinde kendim araştırmadan ve gerektiğinde uzmana danışmadan hareket etmem
0
darthvader
(12.03.26)
Herkes her boku biliyor artık. Herkesin podcasti var. Oyun oynayıp bağış adı altında çoluk çocuktan para toplayan adamlar iran savaşından tut, ekonomi, siyaset her boka dair fikir belirtiyor.
Masasına bir tane mikrofon takan her vatandaş terapist, ilişki gurusu falan oluyor. Sosyal medya insanların iyice şirazesini kaydırdı.
0
cay koy geliyorum
(13.03.26)
(10)

Neden bazı insanlar aşırı sigara kokuyor?

Kahvedesu
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
0
Kahvedesu
(11.03.26)
çok farklı şeyler olabilir ama temelde sigaralar arasında bile koku farkı var. bazı tütünler çok ağırdır mesela. niye tütün dersen daha ucuz. bir paket sigara 105-110 lira şu an, tütün sarsan bir paketi yarı fiyatına hatta daha ucuza gelebilir. ağır olduğu için genelde daha az içersin bi de. yani en temel sebeplerden biri bu.
0
der meister
(11.03.26)
Karşı dairemde oturan bekar kadının liseli oğlu koridordan geçince 5 dakika asılı kalıyordu kül tablası kokusu.

Ben sadece bazı erkekler öyle kokuyor sanıyordum. Geçen gün otobüste yanımda oturan genç ve hayli bakımlı bir kadının da öyle koktuğunu görünce hayli şaşırdım.

Bir bilene sordum bu nedir diye. Kaçak, sarma tütün içenler kokuyor öyle dedi.
0
Mirket
(11.03.26)
sigara içme sıklığı, duş alma sıklığı, diş fırçalama sıklığı, kıyafet değiştirme sıklığı vs birçok etken olabilir.

sigara içip kokmamaya uğraşan insan da çok tanıdım. sakız, parfüm vs kullanıyolardı baya. çok içen çok kokuyor. içtiğin sigaraya göre bile değişir.
+1
jelly bear
(12.03.26)
kokmayan sigara yok, bazısı daha ağır kokuyor üstte açıklandığı gibi.
kapalı ortamda sigara içilen bir yerde çok fazla vakit geçiriyorsanız da üstünüze siner. üniversitede kalabalık arkadaş grubuyla bir yere oturduğumuzda sigara üstüne sigara yakılırdı. herkes aynı sigarayı da içmiyor. öyle ortamlarda açık hava olsa bile bedenine, kıyafetine siner. parfüm bocalasan üstüne daha rahatsız edici bir koku elde edersin, anlamı olmaz. içmesen bile üstüne siner yani.
0
black holes in the sky
(12.03.26)
genelde sarma sigara içiyorum. her içen bu tütün epey sert diyor.

günde bir paketi aşar.

epey de sigara koktuğumu düşünüyorum.

sarma sigara içmezken camel box içerdim.

o da epey kokar.

yani: çok içen çok kokuyor.
0
rain when i die
(12.03.26)
Kıyafetine sinmiştir. Duş alıyordur, üstünü değiştiriyordur ama dışarı çıkarken sigara kokan montunu giyer. Diye salladım.
0
gabe h coud
(12.03.26)
- kıyafetlerini yeterince havalandırmıyorlar/yıkamıyorlar.
- aşırı sigaralı ortamdalar.
- içmesini bilmiyorlar. tüm dumanı dışarıya salıyorlar. rüzgarın da etkisiyle yine kendi üstlerine geliyor.
0
elektr10
(12.03.26)
toplu taşımada son anda üstüste sigaradan duman çekip apar topar binersen ilk anlarda çok ağır bir koku olur. onlara denk gelmişsindir. bir de kıraathane gibi herkesin sigara içtiği mekanlarda sigara içmeseniz bile bütün giysileriniz hatta saçınız sigara kokar.
0
ground
(12.03.26)
Ben bunu daha çok yaşlılarda görüyorum. Kişisel hijyenin eksikliği ve her türlü kapalı ortamda sigara içmeleri bence bunun sebebi. Ayda yılda bir yıkanıp evde, kahvehanede fosur fosur sigara içiyorlar bütün koku da kıyafete, vücuda siniyor.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
sigara içip de kokmayan tek bir insan tanımıyorum. kokmuyorum diyen kendini kandırıyodur.
+1
elorelia
(12.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(8)

İşten çıkartılma riski yaşadığınız bir yerde çalışıyor olsanız?

Kahvedesu
1- Motivasyonunuzu nasıl ayakta tutarsınız ya da kuyruğu?2-İşten izin alamıyorsanız, iş görüşmelerini nasıl yapardınız?
1- Motivasyonunuzu nasıl ayakta tutarsınız ya da kuyruğu?
2-İşten izin alamıyorsanız, iş görüşmelerini nasıl yapardınız?
0
Kahvedesu
(10.03.26)
1- Varsa yapmak istediklerim onları planlayarak motivasyonumu ayakta tutarım tabi ekonomik açıdan sıkıntım yoksa
2- Rapor alırım
0
ebeş
(10.03.26)
1. kendimi kesinlikle yormam, yırtınmam. Alacağım tazminatı düşünürüm. Daha iyi bir yerin beni beklediğini hayal ederim.

2. Annemi/babamı/büyük bir aile bireyini hastaneye check-up'a götüreceğim, ishal oldum, aşağı kata su gitmiş ustayı bekliyorum... gibi bahaneler. imkanın varsa tabii rapor da alabilirsin.
0
elektr10
(10.03.26)
Şu anki aklımla ve halimle istifa ederim.
0
gabe h coud
(10.03.26)
Riskin sebebi nedir? Önceki düşük performans mı, performance improvement process’de misiniz, şirkette küçülme mi var, batıyor mu, çatışma mı var?
0
efx
(10.03.26)
şu an öyle bir yerde çalışıyorum.
1. Motivasyonumu ayakta tutmaya çalışmıyorum. En büyük motivasyonum tazminatımı alabilmek. Kovulurum korkusuyla iş aramaya kalkmadım bu yüzden. Kafam gıcır, bilgime güveniyorum, işimi sorunsuz yapabiliyorum. Kovarlarsa keyifleri bilir kendimi fazladan yormuyorum.
2. Doktor randevusu, çok mecbur kalınırsa devlet dairesinde, bankada işim vardı diyip 1-2 saatlik idari izin girmece vs.
0
rayde
(11.03.26)
İş görüşmem var. Şimdi nasıl izin alacağım?
0
🌸Kahvedesu
(14.03.26)
1- İş sözleşmemi haklı nedenle feshedebileceğim verileri toplardım. Fazla mesai çizelgeleri, whatsapp ve mail yazışmaları gibi. Aynı zamanda işten çıkartıldığımda imzalanması istenen belgelere dikkat ederdim.
2- Çok acil gelişmiş durumlarla ilgili bahane bulurdum ve iznin onaylanmasını beklemeden harekete geçerdim. Yeni daha güzel bir iş bulduğumda da iş akdimi tüm haklarımı alacak şekilde feshederdim.
0
Smithsonian
(14.03.26)
Yarın iş görüşmem var. Öğlen. Sabah gidip öğlen çıkamam iş çok yoğun. O nedenle hiç gitmemeyi düşündüm ve çok yeniyim yıllık iznim de yok. Nasıl yapabilirim?
0
🌸Kahvedesu
(23.03.26)
(9)

flörtünüz böyle bi şey dese soğur musunuz

asap raki
çalıştığı şirketle ilgili konuşurken patronun kızını attı önce, sonra da oğlunu attı, oğlu için ‘çocuk çok farklı bi olay yaa’ dedi. aynı ofiste çalışıyorlar, büyük bir şirket. beni çok soğuttu bu. siz ne düşünürsünüz?
çalıştığı şirketle ilgili konuşurken patronun kızını attı önce, sonra da oğlunu attı, oğlu için ‘çocuk çok farklı bi olay yaa’ dedi. aynı ofiste çalışıyorlar, büyük bir şirket. beni çok soğuttu bu. siz ne düşünürsünüz?
+2
asap raki
(09.03.26)
o patronun oğluna gitsin, sen de patronun kızına git işte.
+2
malheiros
(09.03.26)
Alacagini al, yol ver.
-1
die fetten jahre sind vorbei
(09.03.26)
Buz gibi
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
Evett
0
gabe h coud
(09.03.26)
Dervişin fikri neyse zikri de odur.
0
kizil karga
(09.03.26)
Flört ettiğinizi biliyor mu?
0
muhayyer divan
(09.03.26)
@muhayyer

biliyor tabi, fiziksel bi şeyler de yaşandı
0
🌸asap raki
(09.03.26)
uzak durulmalı. basitliğe gerek yok ya.
+1
suicmeyenadam
(09.03.26)
@asap raki

Yuh diyorum 🫢🫢🫢
0
muhayyer divan
(15.03.26)
(2)

Yönetici Mülakatındaki Şu Sorulara Cevabınız Ne Olurdu?

lapetitemort
Herkes 1 soru için tüyo verse yeterli :)1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?3. İş yapmak istemeyen, zıtla
Herkes 1 soru için tüyo verse yeterli :)

1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.
2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?
3. İş yapmak istemeyen, zıtlaşan ve geri bildirim almayan bir çalışanla nasıl mücadele edersin?
4. Düşük performans sergileyen bir çalışana yaklaşımın ne olur?
5. Yüksek performanslı ama toksik bir çalışanın var. Ne yaparsın?
6. Çok acil bir iş için çalışanına mesai yaptırman gerekti. Nasıl idare edersin?
7. Birbiriyle geçinemeyen iki tane çalışanın var. Ne yaparsın?
8. Çalışanların giriş-çıkış saatlerini görebiliyorsun. Bu bilgi senin için önemli mi?
9. Üslubunuzla ilgili geçmişte bir takım geri bildirimler almışsınız. Bunu nasıl düzelttiniz veya düzeltebildiniz mi?
10. Bu pozisyona tepki olarak mı başvurdun? (düşük performans puanı ve mevcut lider ile anlaşamamaktan dolayı)
11. Hangi durumları müdürüne taşırsın, hangilerini kendin halledersin?
12. Teknik bilginin zayıf olduğu yeni bir alanda liderliğe başvuruyorsun. Çalışanların konuya senden daha fazla hakim olacak. Durumu nasıl idare edeceksin?
13. Şeflerden biri toplantıda çalışanına yapmak istemediği bir iş verdi. Tepkin ne olur?
14. Sihirli bir değneğin olsa şirkette neyi değiştirirdin? (Hemen akabinde, bu konuda değişiklik yaratmak için ne yaptın sorusu geliyor).
15. İçedönük birisi olarak liderlik sürecinde zorlanmayacak mısın?
0
lapetitemort
(08.03.26)
1. Yıllardır teknik alanda çalışmış birisi olarak neden yöneticilik rolüne geçiş yapıyorsun? Ekip yönetme işine yatkın olmayabilirsin.
- Teknik alanda ilerleyeceğim daha az alan, yöneticilik alanında ise daha çok alan var. İnsan ilişkilerime güveniyorum ve önümüzdeki dönemde kariyerimde bu yönde ilerlemek istiyorum.
2. Birlikte çalıştığınız bir ekip var, onlar yüzünden iş yetiştirememeye başladınız. Ne yaparsın?
- Ekibin deadlinelara uymamasının sebebini öğrenmeye çalışırım. Daha çok dirsek temasında olurum, takıldıkları alanda hem bireysel destek veririm hem de önlerini açabilmek için kendi networkümle nüfuzumu kullanırım.
3. İş yapmak istemeyen, zıtlaşan ve geri bildirim almayan bir çalışanla nasıl mücadele edersin?
- Tek başına yaptığı işleri başka biriyle birlikte çalışmasını isterim. Bu diğer kişi şirkete bağlı, iş etiği olan, yüksek performanslı çalışan biri olur.
- İş yapmak istememesinin kök nedenine inerim. Bunun için 5 kere neden (the 5 whys) sorusunu sorarım.
4. Düşük performans sergileyen bir çalışana yaklaşımın ne olur?
- Pls see question 3.
5. Yüksek performanslı ama toksik bir çalışanın var. Ne yaparsın?
- Toksikliğine neden olan etmenleri ortamından uzaklaştırırım. Bu bir kişi, bir ortam olabilir.
6. Çok acil bir iş için çalışanına mesai yaptırman gerekti. Nasıl idare edersin?
- Konunun pazarlık yapılamaması için mesainin kesin olduğuyla başlarım. Bu mesaiyi huzurla yapması için ne gerekiyor, bunu sorgularım.
7. Birbiriyle geçinemeyen iki tane çalışanın var. Ne yaparsın?
- Önce 1-1 görüşme yaparım. Kök nedenini öğrenirim. (Bu tür tüm soruların cevabı kök nedenine inmek olmalı) Sonra üçlü görüşme yapar ve aralarını yaparım. Şirket içinde çalışmak zorundasınız, arkadaş olmasanız da medeni olmak zorundasınız temalı bir konuşma yaparım. Bu görüşmeyi milat kabul ediyorum. Bundan sonraki ilk sorunda geçmişle bağlantısız sorunu çıkaranı mesul tutacağımı ifade ederim.
8. Çalışanların giriş-çıkış saatlerini görebiliyorsun. Bu bilgi senin için önemli mi?
- Önemli. Bazı insanlar sabah uyanamaz ama akşam performans gösterir. Belki geç gelip geç giden insanlar var. Ya da gün içinde arazi olanlar var. Ekibi tanımak için önemli. Üçün beşin hesabını yapmam ama öncelikle işyerinde olması gerekirken dışarıda olan birinin sorumluluğu konusu gündemimde olur. Diğeri de adalet duygusunu tüm ekibe yaymak için herkesin ekiple uyumlu çalışması önemli. Herkes birbirini gözlüyor. Biri erken çıkıp diğeri vaktinde çıkıyorsa, bu alışkanlık haline gelmişse, boş yere çalışanların arası açılabilir, gruplaşmalar başlayabilir. Fırsat vermemek lazım.
9. Üslubunuzla ilgili geçmişte bir takım geri bildirimler almışsınız. Bunu nasıl düzelttiniz veya düzeltebildiniz mi?
- Bununla ilgili etkin aksiyonlar alıyorum. Çatışma yönetimiyle ilgili sorunlarımı çözebilmek için eğitimlere katıldım ve mentor olarak gördüğüm kişilerin geri bildirimlerini aldım.
10. Bu pozisyona tepki olarak mı başvurdun? (düşük performans puanı ve mevcut lider ile anlaşamamaktan dolayı)
11. Hangi durumları müdürüne taşırsın, hangilerini kendin halledersin?
12. Teknik bilginin zayıf olduğu yeni bir alanda liderliğe başvuruyorsun. Çalışanların konuya senden daha fazla hakim olacak. Durumu nasıl idare edeceksin?
13. Şeflerden biri toplantıda çalışanına yapmak istemediği bir iş verdi. Tepkin ne olur?
14. Sihirli bir değneğin olsa şirkette neyi değiştirirdin? (Hemen akabinde, bu konuda değişiklik yaratmak için ne yaptın sorusu geliyor).
15. İçedönük birisi olarak liderlik sürecinde zorlanmayacak mısın?


Çok uzunmuş, şimdilik bu kadar.
+2
gabe h coud
(09.03.26)
1- küçük örneklerle gördüm ki, kendi işimi iyi yaptığım kadar, başkalarını yönlendirmede başarılıyım. verdiğim öneriler, gösterdiğim yollar hep doğru çıkıyor. bunu daha genele yaymak istiyorum.

2- işin gecikme sebebini doğru anlamaya çalışırım. beklentiler yüksek olabilir. iletişim eksik olabilir. ekip zayıf/küçük/yetersiz olabilir. eğer gerçekten de ekipte bir problem olduğunu hissedersem, ekip içi iletişimi arttırıp çözüm yolları bulmaya çalışırım. yöntemleri değiştirmeye çalışırım. bunu yaparken projede en çok ben çalışırım, örnek olmaya çalışırım. eğer olmuyorsa, zaman kaybetmeden üst yönetime taşırım.

3- kişisel bir sorunu olabilir, motivasyon kaybı olabilir, yanlış bir pozisyonda çalışıyor olabilir. birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim.

4- kişisel bir sorunu olabilir, motivasyon kaybı olabilir, yanlış bir pozisyonda çalışıyor olabilir. birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim.

5- birebir konuşurum, güvenini kazanıp bana açılmasını sağlarım. karşılığında da beklentilerimizi net bir şekilde kendisine iletirim. değişimi takip ederim ama uzun süre müsamaha gösteremem.

6- gönüllülük esasına göre mesai ayarlarım. eğer mırın kırın ediliyorsa, ben de kalırım ve yardım ederim. önceden söz vermem ancak bu mesainin bir karşılığını vermeye gayret ederim (idari izinlerde daha esnek davranma gibi)

7- ayrı aryı konuşurum. mesele kişiselse, profesyonelce çalışıp kişisel meseleleri dışarıda bırakacakları bir ortam yaratırım. mesele işin yapılma yöntemiyse, süreçleri/görevleri yeniden tanımlarım.

8- giriş çıkış saatleri tek başlarına benim için bir şey ifade etmiyor. toplu ahengi bozmadığı sürece meseleye kişi kişi bakmaya çalışırım.

9- aldığım geri bildirimler doğrultusunda farkındalık geliştirmeye çalışıyorum.

10- "tepki" pozisyon değiştirmek için doğru bir motivasyon değildir. ben bu pozisyonda başarılı olacağımı düşündüğüm için başvurdum.

11- yetkim doğrultusunda kısa süre içerisinde yapabileceğim her türlü durumu kendim çözmeye çalışırım. yetkimi aşan ya da zaman alacak şeylerle ilgili müdürümü derhal bilgilendiririm.

12- ben își değil, insanları idare etmeye geliyorum. karşılıklı güven ile her türlü teknik sıkıntı çözülür.

13- anlık tepkiler vermek doğru olmaz. toplantı sonrasında çalışanla görüşürüm, neden yapmak istemediğini anlarım.

14- çalışanlardan daha fazla geri bildirim almaya çalışırdım. işi yapan onlar, işi nasıl daha iyi yapılacağını bilenler de onlar.

15- içedönük olmam iletişim kurmayacağım anlamına gelmez. tam tersine daha iyi gözlem yapıp, süreçleri daha doğru yürütebilirim.
0
co2s2
(09.03.26)
(3)

Yavuz sultan selim koprusu kapali mi

üğpoıuy
Ne zaman acilicak
Ne zaman acilicak
0
üğpoıuy
(08.03.26)
Avrupa’dan Anadolu’ya geçiş yönü kapalı.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
Aslinda tam kapali sayilmaz da, gidis gelis 2ser serit olacak sekilde tek taraftan vermisler traifigi galiba, guncelleme olsun
+1
🌸üğpoıuy
(08.03.26)
Avrupa’dan Anadolu’ya tam kapalı. Kameralardan bak.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
(10)

Sizce dış görünüşe önem vermek özgüven göstergesi midir?

Kahvedesu
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
0
Kahvedesu
(08.03.26)
Yerine göre giyinmemek bu. Dış görünüşe önem vermek değil. Yaz tatiline de takım elbiseyle gitsin. EQ yetmezliği teşhisini koydum.
0
gabe h coud
(08.03.26)
Kendini öyle rahat hissediyordur belki. Eski çalıştığı kurum daha resmidir, oradan kalma bir alışkanlık da olabilir.
+4
meraklitursucu
(08.03.26)
Herhâlde. Işıltılı yaşamak üstün bir zevktir.
-7
arbre
(08.03.26)
Daha çok giyimi temizlik, bakımla birlikte düşünürüm. Sonuçta böyle bir kimsenin yanınızdan geçtiği an kullandığı kokuları hissetmemek imkansız sanırım.

Giyim, o kimsenin yaptığı işe önem vermesiyle ilgili de olabilir. İşten mesai sonu en son çıkan kişinin hayatıyla ilgili başka belirli prensipleri vardır muhakkak.
Malum ortalıkta işinde o kadar gevşek ve erken arazi olanlar çok yaygın.

İşine önem verenin işinde olabildiğince hata yapmaması, işi hakkında belli birikiminin olması ve gelişime açık olması , sorunların üstesinden gelebilmeli ve çevresinden de az çok taktir alması gerek. Bu arada alınan takdirler "kadın olma" veya hiyerarşide üstte bulunma sebebiyle olmamalı.

Öz güven daha çok yapılan bir işte kişinin mahir olma hissini taşımasıyla ilgili bir şey.
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
Değildir.
Açıkçası bizim iş yerine biri takım elbise ile gelse bankaya şortla çalışmaya gitmiş gibi gözükür ortamda. Kimse de "voouw özgüvene bak" demez.
+1
logisticsmanager
(08.03.26)
duzgun giyinmek iyidir. pijamayla tisortle kotla ise gelen vs gomlek duzgun kanvas pantolonla ise gelen arasinda kesinlikle fark var.
0
antikadimag
(08.03.26)
sik olmayi seviyor. o sekilde daha iyi hissediyor olabilir.

ben de ojeliyken öyle hissediyorum. is görüsmelerine hep ojeli giderim.
0
Purple life
(08.03.26)
Değil ama özenli şık giyinince kişi daha iyi hissedip mutlu olabiliyor. Ben konteynerde yaşayıp konteynerde çalışırken yaşadığım yer ve ofis arasında 10 adım mesafe olmasına rağmen her gün özenerek giyinir işe giderdim. Arkdaşlar arasında benim gibi olanlar da vardı ama çoğunluk pijama ile gelirdi. Sahaya çıkmadığı sürece giyinmezdi.
+1
Amaranta ursula
(08.03.26)
öyle giyinmeye alışmıştır ve kolayına gidiyordur, dolabında o tarz kıyafetler çoğunluktadır. işi çok ciddiye alıyordur, evinde berbat bir ortam vardır çıkmak istemiyordur vs… çokşey olabilir
+1
deartheodosia
(08.03.26)
Instagram’da Corporate Girl akımı var. Ofis yaşamı bunaltıcı ama insanlar iyi giyinerek ve rutin oluşturarak kendilerini iyi hissediyorlar öyle anlıyorum.
0
kaset
(09.03.26)
(9)

Eve temizlikçi nasıl buldunuz? Armut dışında bir yol var mı?

uzdeniz
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
0
uzdeniz
(08.03.26)
Muhtar
+1
yeahbutso
(08.03.26)
Arkadaş ve konu komşuları.

Sitedeysen güvenlik ve temizlik çalışanlarına da sorabilirsin.
+2
gabe h coud
(08.03.26)
ilk kez bu hafta armut'tan cagirdik, sansimiza cok memnun kaldik. bundan sonra kendisiyle devam edecegiz.

eger istikrarli giderse armuttan pisman olan ve bizimkini cagirmak isteyen 2-3 arkadas var ama simdiden.
0
aguen
(08.03.26)
benim çok eski bir temizlikçim var, ona sorduğumda bana illa birini buluyor.

komşulara sorun.
etraftaki bakkala çakkala sorun.
varsa kapıcıya sormak çok mantıklı.
0
co2s2
(08.03.26)
Site giriş kapılarındaki güvenliklere sorun
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
bakkala dukkanlara bile sorabilirsin esnafın kulağı delik olur bu konuda
0
eja
(09.03.26)
sahibinden yardımcı ilanları
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
eleman yönlendir diye bir siteden çağırıyorum. ucuz değil ama arada kod verip indirim sağlıyorlar. genelde türki cumhuriyetlerden gelen kadınlar geliyor. memnun musun derseniz, bazen iyisi denk geliyor, bazen üstünkörü iş yapan denk geliyor. ama ihtiyaç duyduğum günde gelmesi açısından benim işimi görüyor bu site.
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
facebooktan buluyorum ben böyle şeyleri. "*şehir* iş ilanları" diye aratıyorum, çıkan gruplarda işin ne olduğunu ve nasıl birini aradığımı yazıyorum. dönüş yapanlardan seçiyorum
0
mezzosprite
(10.03.26)
(10)

İngilizce yardıma ihtiyacım var

Kahvedesu
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
-3
Kahvedesu
(07.03.26)
YZ işte bu yüzden var.
-1
rakicandir
(07.03.26)
spelling bee videoları
0
klassno
(07.03.26)
Yz ne? SPELL bee nasıl oynanıyor? Indirdim. Ses falan yok.
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
ne dediğin anlaşılmıyor.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
Yahu biri ingilizce kodlayacak zonguldak'ın zosu gibi ben de yazacağım tek tek. Mail adresi olur, ad soyad olur. Uydurun. Ya da app var mı alıştırma yapmam lazım?
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
Memed Ali beeeey. Zonguldak’ın Zoosu :))

Dediğin şeye fonetik alfabesi deniyor.

NATO fonetik alfabesi var, çok askeri kaçar.

Bak sen şuradan yürü.
tr.wikipedia.org
+1
gabe h coud
(07.03.26)
Ya Nato falan değil, biliyorum havayolunda kullanılıyor o ama bana normal heceleme lazım.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
can you spell it diyeceksin. onlar da b as in bee, c as in ceyhan diye cevap verecekler. bunda bu kadar zor olan şey ne?
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
"can you spell it diyeceksin"

Yapma ya? O kadarını biliyorum. En zıor kısmı cevap kısmı.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
en.wikipedia.org
Bu sayfada, “Telephone spelling alphabets” başlığında kocaman bir tablo var. Zamanında postanelerde kullanılmış 12 versiyon var o tabloda. Oradan seçin kendinize. Mesela ben “a as in apple, p as in paris” falan kullanıyorum. Brother, mother, father gibi kolay sözcükleri seçebilirsiniz, her milletten anlarlar.

İsterseniz, d as in django, k as in knife, t as in tchaikovsky gibi zulmedebilirsiniz de insanlara :)

Pratik yapmak isterseniz, bizim nickleri kodlayıp, ses dosyası olarak yollayın buraya.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
-1
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(7)

Alınır mı ?

rodeocu
https://shbd.io/s/pRVuzZAy şehir içi kullanılacak. 2 araç olarak.
shbd.io şehir içi kullanılacak. 2 araç olarak.
0
rodeocu
(05.03.26)
Bana 700 bin çok geldi. Fiyat normalse alınabilir de ben afedersiniz ama yuh der geçerdim ilanı.
0
a perfect lie
(05.03.26)
Punto genel olarak sorunsuz, ustası parçası bol ve ucuz bir araç ama otomatik vitesi aslında otomatikleştirilmiş manuel olduğundan keyifsiz. Motoru da güçsüz.

Bunlar dert değilse ve araç sorunsuz ise alınabilir ama kasko değerinden fazla verilmez. Bakmadım ama 700 aşırı cok.
+2
orient blue
(05.03.26)
o ne ya. yazık günah.
+1
gabe h coud
(05.03.26)
Bu paraya 2020, 2019 sendero, 0.9 tce Clio alınır. Benzer kmde. Aşırı pahalı.
+1
jackyr
(05.03.26)
Fotoğrafta gördüğüm kadarıyla yarı otomatikse parayı çöpe atmak olur.
-2
arbre
(05.03.26)
Multijet bile değilmiş ne alaka bu paraya
+1
adivar
(05.03.26)
Alınmaz.
12 sene Puntoya bindim.İlandaki araçta torpido yolcu airbag kısmından çatlamış.Kronik ve tamiri pahalı sorunlardan biri.
1.3 multijet, euro4,manuel vites fiyat max500k kombinasyonu dışında alınmaz.
77bg 8valf robotize şanzımana 700bin vermek dert sahibi yapar.
+1
arenas
(05.03.26)
(12)

7-8k tl bütçelik ne hediye isterdiniz?

The colors of my sea perfect color me
Size hediye alinacak olsaSpesifik marka ürün model vs
Size hediye alinacak olsa
Spesifik marka ürün model vs
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.03.26)
şuan için klasik olacak ama lazım olan şey bana parfüm mesela
kablosuz kulaklık olabilir o fiyat aralığında
+1
eja
(05.03.26)
Cash olarak
0
avatar is back
(05.03.26)
Longosphere de bir gece olabildi
0
kisa
(05.03.26)
Masa tenisi oynadığım için Stiga Cybershape Wood CWT raket isterdim :)
0
kimlanbu
(05.03.26)
Puma koşu ayakakabısı, hangi modeline yetiyorsa.
0
kumandanim
(05.03.26)
Tesla araba yatağı
+1
gabe h coud
(05.03.26)
-Lego
-Kindle
0
mutekebbir
(05.03.26)
4 charles’ta yemeğe götürüleyim. parasından ziyade rezervasyon yaptırabilirse çok şaşırırım.

üstteki gerçek isteğim ancak siz gerçekten fikir olarak soruyorsanız renkli bir salomon xt6 veya birken olabilir. bir deneyim de olabilir (gösteri, konser, uçak bileti, spa).
0
eileengray
(05.03.26)
tissot casio falan güzel bir saat
+1
ground
(05.03.26)
Ipek sal
-1
Purple life
(05.03.26)
İntercom
0
mirty
(05.03.26)
12 Eylül'deki anyma konserine bilet hoş olabilirdi

www.aure.com.tr

Ya da buradan kadeh
0
kullanicadi
(05.03.26)
(4)

Yurtdısından alışveriş komple yasaklandı mı?

darkwizard
En son 30 euro sınırı vardı, sonra Oyuncak ve Ayakkabı kozmetik ürünleri yasağı geldi. Peki şimdi durum nedir. Her ay yeni bir yasak getiriyorlar. Halk olarak bu kuralları geri aldırabilir miyiz? Yani özetle bu saçma kanunlar geri dönebilir mi? 3 harfli marketlerde pazarlarda dolu kanserojen oyuncak
En son 30 euro sınırı vardı, sonra Oyuncak ve Ayakkabı kozmetik ürünleri yasağı geldi. Peki şimdi durum nedir. Her ay yeni bir yasak getiriyorlar. Halk olarak bu kuralları geri aldırabilir miyiz? Yani özetle bu saçma kanunlar geri dönebilir mi? 3 harfli marketlerde pazarlarda dolu kanserojen oyuncak satılıyor iken neden Avrupa'dan Asya'dan Amerika'dan getirmek yasak? Yeryüzünde baska hangi ülkede vardir lo bu?
0
darkwizard
(04.03.26)
sadece kitapta muafiyet var bildiğim kadarıyla. onun dışında giren çıkmıyor bir daha, millet de alışıyor zaten normalize oluyor. geri dönüş olacağını sanmıyorum, hele ki yakın zamanda.
0
oldtimer
(04.03.26)
kanserojen malı ithal edip üstüne 5 kat kar marjıyla satmak serbest. bireysel alamıyorsun.
düzelmez, neden düzelsin ki?
0
gabe h coud
(04.03.26)
temudan hala alışveriş yapılabiliyormuş sanırım, geçen biri anlatıyordu, yurtdışından geliyormuş hala ama eskisinden farklı olarak vergi fiyata dahil ediliyormuş ayrıca hesaplanmıyormuş, ayrıca üst limit kaldırılmış
0
mezzosprite
(05.03.26)
@mezzosprite hocam o vergilerle beraber 100 liralık ürün 10000 lira oluyor maalesef bitirdiler ülkeyi.
0
🌸darkwizard
(05.03.26)
(7)

Bu işin sonu nükleere varır mı?

msb
Hamaney ortadan kaldırılmış olsa bile operasyonun şu ana kadar Amerika'nın istediği yönde gittiğini düşünmüyorum.Amerikan askerlerinin bayrağa sarılı tabutları arttıkça Trump içeride iyice panikleyecek.Eğer devam ederlerse de bu iş uzayacak, iran'ın da kolay lokma olmadığını anlayacaklar ve son radd
Hamaney ortadan kaldırılmış olsa bile operasyonun şu ana kadar Amerika'nın istediği yönde gittiğini düşünmüyorum.

Amerikan askerlerinin bayrağa sarılı tabutları arttıkça Trump içeride iyice panikleyecek.

Eğer devam ederlerse de bu iş uzayacak, iran'ın da kolay lokma olmadığını anlayacaklar ve son raddede nükleerle işi bitirmelerinin önünde bir engel de yok sanki.

Artık nükleeri abd ya da israil kullanır bilemem ama işin ucu oraya varacak gibi...

Ne dersiniz?
0
msb
(04.03.26)
Olmaz öyle şey. Amerikan halkını ikna etmeden böyle bir şey yapamazlar. Orada güçlerin ayrılığı var.
0
gabe h coud
(04.03.26)
Günümüzde nükleer aktif güç değil de caydırıcı güç konumunda. Çünkü nükleer kullandığın zaman karşı cepheden de nükleer kullanımı söz konusu olabilir sen de hasar görürsün. Dolayısıyla kolay kolay kimse artık nükleer silah kullanmaz. Amaç sana saldırılmak isteyenlere göz dağı vermek.

ABD tarafına gelecek olursak, bu müdahale kongre onayı olmadan başlatıldı. ABD başkanının tek başına savaş yapma hakkı yok. Sadece acil durumlar için belli başlı yetkileri var. Onun haricinde kongre onayı olmak zorunda. Trump ın süreci çok uzatabileceğini düşünmüyorum şahsen. ABD daha önce ortadoğuda uzun süren varlığının kendisine daha çok zarar verdiğini biliyor. Ama bu demek değil ki çekilecekler. Süreci hızlı bir şekilde tamamlamaya çalışacaklarını düşünüyorum.
0
nuevo
(04.03.26)
Trump bir kaç gün önceki konuşmasında "bana veya üst düzey bir yetkiliye zarar gelirse" diye başlayan bir konuşma yaptı. Eğer böyle birşey olursa iran'da baya büyük kraterler açılır. Yani tehdit etti, olabilir ama umarım olmaz.
0
kimlanbu
(04.03.26)
nükleere karşının kimsenin bir planı yok. Hiçbir hükümetin ne saldırı ne de savunma planının olmadığını düşünüyorum. Kağıt üstünde var elbet ancak deneyimlenmedi ve deneyimleneceğini de düşünmüyorum.
filmde de dediği gibi gerçekten "Birlikte dinamit dolu bir ev inşa ettik" kimse de o ilk fitili ateşlemez.

abd'nin stratejisi hamaney'i öldürüp yerine gelecek olanlar ile uzlaşıydı.
İran bir latin amerika ülkesi değil. Dünyanın en köklü devleti. Reaksiyonu da şimdilik bu şekilde ilerliyor.
İran elinden geldiğince abd'nin arap müttefiklerini radalarını vurarak kör etmeye çalışıyor.
ABD ve israil'de aynı stratejiyi izliyor ve şimdilik daha başarılılar artık kendi keşif uçaklarını rahatça uçurabiliyorlar. Muhtemelen yavaş yavaş da kara harekatı ile içeriye girmeye başlarlar.

İran'ın ırak afganistan gibi kabusa döneceğini de düşünmüyorum çünkü devrim muhafızları ve kırılgan ordu harici başka bir güç veya milis kuvveti, ayrılıkçı bir kuvvet yok. Hatta ABD, Suriye'de kendine yer bulamayan YPG'yi de kullanarak toprak sözü verdiği bile söyleniyor.
0
croswell
(04.03.26)
iran'a nükleer saldırı olursa israil haritadan silinir. dolayısıyla öyle bir ihtimal yok. daha denemedikleri bir sürü silah ve yöntem var kara harekatı da olmak üzere.

abd iç siyasetinin fazla abartıldığını düşünüyorum second amendment diye kafa skip evinde 10 tane tüfeği olan adamlar ağzını açıp da ice'ın katliamlarına, başkanlarının pedo olmasına çıkıp bi şey diyemedi. abd halkının bi hükmü yok bence. burger kuponu filan versen iran'a gitmeye razı gelecek yarım milyonluk ordu çıkarırsın zaten.
-1
der meister
(04.03.26)
varmaz. iran'ın liman, petrol, su, elektrik altyapısını vurur, kıtlık başlatırlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.03.26)
varsın da kurtulalım.

dünyanın iyi bir yere gittiğini düşünmüyorum zaten.

çekelim hard reset.
0
rain when i die
(05.03.26)
(7)

Humanizme giriş 101

üğpoıuy
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
+5
üğpoıuy
(04.03.26)
Binyamin Netanyahu. 21. yüzyıl Hitler'i.
+6
gabe h coud
(04.03.26)
Kimsenin ölmesine üzülmem, anam babam dahil.
Ama kimsenin de acı çekerek ölmesine içim el vermez.
+1
gobekliraki
(04.03.26)
Güzel soru.
Trafikte kaynak yapanları rendeye sürtme hissi gelse de kimsenin acı çekerek/işkenceyle ölmesine sevinebilecegimi sanmıyorum
0
kisa
(04.03.26)
insanlığın %75'i falan diyebilirim.

- çok basit trafik kurallarına uymayanlar mesela ( sinyal vermeyenler, kaynak yapanlar)
- yere balgam atanlar
- herhangi bir kuyrukta kaynak yapmaya çalışanlar
- sigara içmenin yasak olduğu yerlerde sigara içenler
- metroda inenleri beklemeden binenler

yani ilk aklıma gelenler bunlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
Death note'um olsa sayfalar yetmez o derece (:
+1
anon1m
(04.03.26)
5-10 bilinen kişi dışındakilerin acı çekerek ölmesini görmek beni rahatsız eder ya. doğrudan acısız ölüp yok olsunlar gitsinler okayim. ölmesine sevineceğim çok fazla sayıda insan var ama kıvranmalarına gerek yok.
+1
aguen
(04.03.26)
İnsan kalmaz hayatımda
-1
Hallegadola
(04.03.26)
(8)

flörtlerinizin yaşları

eileengray
size ilgi gösteren, sizden hoşlanan veya flört ettiğiniz, ilişki yaşadığınız kişilerin yaşları sizden büyük müydü küçük mü? bu bir kişisel genelleme anketidir.
size ilgi gösteren, sizden hoşlanan veya flört ettiğiniz, ilişki yaşadığınız kişilerin yaşları sizden büyük müydü küçük mü? bu bir kişisel genelleme anketidir.
📊 karşı tarafın yaşı genelde...

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.03.26)
İki eski sevgilimin yaş farkı 9. Biri diğerine ablam demişti espri olarak. Kopmuştum.

İlginç şekilde yaşıtım hiç olmadı. Ya büyük ya küçük. +/-5 diyeyim ortalama.
-9
arbre
(03.03.26)
en az 13 yaş küçük olmalı.
-7
plastic_angel
(03.03.26)
En yüksek fark +7 yaştı, en düşük -4
0
Bruce
(04.03.26)
bir kere benden 4 yaş büyük, kalan tamamı benden küçük. en büyük fark 10 yaş.
0
gabe h coud
(04.03.26)
evlenmeden önce -10....+20 gibi baya seçici bir skalam vardı sdfasdfasdf
0
kimlanbu
(04.03.26)
+4
-9
0
ala09
(04.03.26)
+5
-8
0
euteamo
(04.03.26)
+11 büyük
-9 küçük

Maximum aralıklar böyleydi.
0
rakicandir
(07.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(15)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
35+. sıfır dolgu, sıfır kanal. 20lik dişlerim gömülü ve yataydı, onlar çekildi tabii. çocukken dişlerime florür sürülürdü, çok iyi hatırlıyorum. bütün bu florür muhabbetinden önce.
0
eileengray
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.