Giriş
(16)

kuran için çeviri

gule gule
arkadaşlar merhaba kuran'ı bugüne kadar okumadım baştan sona okumak istiyorum fakat arapça bilmediğim için çeviriye ihtiyacım var, daha bugünlerde çevirilerden birisi yasaklanmış yanlış okumadıysam. siyaset buralara geldiyse sıkıntı büyük gibi gözüküyor. tavsiye edeceğiniz bir çeviri var mı acaba bu
arkadaşlar merhaba kuran'ı bugüne kadar okumadım baştan sona okumak istiyorum fakat arapça bilmediğim için çeviriye ihtiyacım var, daha bugünlerde çevirilerden birisi yasaklanmış yanlış okumadıysam. siyaset buralara geldiyse sıkıntı büyük gibi gözüküyor.

tavsiye edeceğiniz bir çeviri var mı acaba bu yasakları da görünce rastgele birini açıp okuyasım gelmedi detaylıca okuyacağımdan dolayı.

liste burada: tr.wikipedia.org
0
gule gule
(02.03.23)
ikikerekac
(02.03.23)
@ikikerekac hocam guzel yazmislar da ben daha 50-100 yil oncesi tarihten gelen bilgilerin güvenilirligine inanmayan biri olarak hadislerin falan dogruluguna hic inanmiyorum kuran'a da bir anlamda dogmatik olarak bagliyim. bu nedenle araya haci-hoca-hazretleri sokmadan once kendim okumak istiyorum, kitapla araya kimseyi sokmadan. maalesef arapçam olmadığı için de tercüme okumak zorundayım anlayabileceğim kadarıyla, yorumlar vs. benim için sonraki aşama veya okurken bazı bölümlerde faydalanacağım kısımlar.
0
🌸gule gule
(02.03.23)
oncelikle kuran'i acikca gonderdik diyen allah'a mi yoksa dinimizislam.com gibi tuhaf sitelere mi inanacaginiza karar verin. bu soruya verilen meal okuma anlayamazsin cevabi kuran'la celistigi kadar sark insaninin yuzyillardir icinden cikmasinin istenmedigi cehalet bulutunu yaydigi icin cok tehlikeli bir kafa.

sorunuzun cevabi, teknik olarak elmalili meali gunumuze gore eski turkce kaliyor biraz. daha net tercume yapan abdulbaki golpinarli iyidir. bir de tartismali ve kritik ayetlerde birden cok meali karsilastirmanizi tavsiye ederim. ben oyle yapiyordum.
0
antikadimag
(02.03.23)
Elmalili derim.
Sadelestirilmis Elmalili da var. Belki en cok satan, her yerde satan, en orta yollu, belki en genis kitleye ulasmis meal. Camilerde vs. de var. Başka bir isim görsen sorgularsın kim yazmış diye ama Elmalili artik bu konuda kabul edilmistir. Alısveris sitelerine girip en cok satan meal diye aratabilirsiniz.
0
WithWorth
(02.03.23)
Yalnız hadisleri göz ardı ederek sadece Kur'an'a yoğunlaşırsan çok fazla bir bilgi elde edemeyebilirsin. Çünkü hadisler olmadan Kur'an tarihini, İslam tarihini, İslam felsefesini hatta namaz kılış şeklini bile anlayamazsın.
Kur'an'ı okurken okuduğun şeylerle ilgili hadisleri de yanında bulundur.
0
etna
(02.03.23)
Elmalılı +1

Rüştünü ispatlamış, genel olarak her görüşte kabul gören bir meal/tefsir.

Yalnız sadece meal okumak yeterli değil, tefsirle tamamlamak daha sağlam bir okuma olur. Şöyle ki mealde bir ayeti salt okumuş oluyoruz ve tercüme eden kişinin ayete verdiği anlamla okuyoruz. Ancak o ayetin geldiği ortam, söylendiği kişi/olay/yer/zaman ve ayetteki kelimeye, gramere verilen mana vs derken bir çok değişken var.

Bu nedenle nasıl ki bir konuşmanın içinden cımbızla bir cümleyi alıp değerlendirdiğimizde çok farklı şeyler çıkabiliyorsa, bir virgül cümlenin anlamını tamamen değiştirebiliyorsa buna göre bakmak lazım.

Kur’an-ı Kerim’de mucize olması yönüyle yaşayan, canlı bir kaynak. İnsanlığın bilgisi, kültürü, yaşama şartları, algısı, teknolojisi vs değiştikçe buna bağlı güncel konuların da Kur’an’da olduğu görülebiliyor.

Bu nedenle salt meal okuyup yolunu şaşıranlar olduğu gibi, imana girenler de oluyor. İşte o nedenle burda şöyle bir cümle var ama bu ne demek istiyor, kafam karıştı denilen noktada tefsirlerden faydalanmak gerekir.

Türkçe yazılmış kolay tefsirlerden Şifa tefsiri olabilir. Genişletilmiş meal olarak düşünülebilir.
Mehmet Okuyan’ın da meal/tefsir çalışması vardı. O da yine kısa olanlardan.
İlk aklıma bunlar geldi.
0
epitaf
(02.03.23)
Elmalılı övülüyor ama direkt diyanetin sitesinden pdf olarak da indirebilirsiniz
0
ruhen hastayim ben
(02.03.23)
belli grammer kalıpları, deyimler, tekrar eden özellikler var
bunları bilerek başlarsan daha faydalı olur
bir de 6 aylık temel arapça kursu bile yeterli olur farkındalık için

www.youtube.com
ilk 20dk'sı goy goy bu tefsir derslerinin, 21.dakikadan itibaren izleyebilrisin
anlamdan çok okuma tekniği öğretiyor

son olarak mantıksız gelen çeviride, google araması yapınca baya bir şey çıkıyor
0
bir soru sorcam
(02.03.23)
Kesinlikle ve kesinlikle yaşar nuri'nin ayet iniş sırasına höre olanı -dışı mavi- olan.

Benim her şeye bakış açım değişti...
Parantezsizdir
0
cccbehzatccc
(02.03.23)
Yakın zamanlarda yazılmış hiç bir şeyi okumayın bence.

Atatürk'ün bizzat isteği ile yazdırdığı Elmalı'lı Hamdi Yazır tefsiri herkese yeter, yanlız direkt meal yavan kalır bir şey anlayamazsınız, hatta birebir çeviride "bu ne lan" diyeceğiniz şeyler bile karşınıza çıkar.

Mesela aklıma gelen ilk ayeti yazayım bu konuda; "dünyada kör olan ahirettede kör olacaktır"

Ayet hangi dönemde indi, ne için indi, inmesine sebep bir konu var mıydı? Sonradan yeni bir ayet ile hükmü kaldırıldı mı?

Zamanında meal okumuş ve radyoda sıralı meal dinlemiş biri olarak uyarayım, gerçekten direkt meal çevirisi anlamak için yeterli değil. Hatta yanlış anlayacak bir sürü ayet var konuya hakim olmadığımız için.
0
John Bloor
(02.03.23)
Diyanetin 80'li yıllar basımı bir tefsiri vardı. Onu okumuş çok faydalanmıştım. Sonra, 10 yıl kadar önce bir site vardı. Ayeti yazıyorsun, altalta bütün çevirileri sıralıyor. Hala var mıdır, bilmiyorum.
Çevirilerin birbiriyle gözde büyütülecek kadar çok bir farlı yok. Mesela biri 'ama' demiş, diğer çeviri 'fakat' demiş. Farklar bu denli küçük.
Bu yüzden kimden okursan oku pek bir fark göremeyeceksin.
Tam açıklanamayan birkaç husus var. Kadınların örtünmesi konusu mesela. O konularda da internetten diğer çeviri ve yorumlara bakarsın.
Tabi bu söylediklerim 10 yıl öncesini anlatıyor. Yeni başımlar, yeni çeviriler var mıdır, onlar nasıldır, bilemem.
0
Mirket
(02.03.23)
Yalnız mealde okusan tefsirde okusan bunların kulaktan kulağa yayıldığı yüz yıllar sonra ancak kağıda dökülebildiğini. Bu zamana kadar bunu anlatanların kişisel yorumlarıyla yıllarca değiştiğini. Bir çoğunun döneminin siyasal çıkarları ile birlikte yorumlandığını da unutmamak lazım.

Günümüzde her cemaatin her tarikatın bir birinden farklı meal ve tefsirlerinin olması buna en büyük örnektir.

mealler arsındaki fark için bir örnek (git: mealler.org )
0
astronom bey
(02.03.23)
çeviri okurken yanında esbab-ı nüzul okumanda fayda var. hangi ayetin neye istinaden, hangi olaydan sonra indiğini yazar. kafanda daha iyi oturur böylece. piyasadaki meallerin hepsi diyanet onaylı olduğu için kafana yatan birisini takip edebilirsin. Elmalılı bence de bu konuda iyidir.
0
faberkastelli
(02.03.23)
ben mesela simdi okuyacak olsam 2-3 farkli gorusun mealini ayni anda okurdum. cunku herkes kendi perspektifinden bir ceviri yapiyor. elmalili meali, yasar nuri meali ikisi beraber okunabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.03.23)
acikkuran.com tüm mealleri bulabilirsin. Hepsini aynı anda okuyabilirsin. Kelime bazlı arayıp hangi ayetlerde geçiyor diye bakıp anlam bütünlüğü sağlayabilirsin.
0
sakince
(02.03.23)
yaşar nuri öztürk tavsiye ederim
0
Pertev nail
(02.03.23)
(7)

Depremzedelere yapılacak

mekaniker
evler sadece ev sahibi olanlara mı yapılıyor? Kiracı olup evi yıkılanlara da mı ev verilecek?
evler sadece ev sahibi olanlara mı yapılıyor? Kiracı olup evi yıkılanlara da mı ev verilecek?
0
mekaniker
(15.02.23)
Abi ev sahibi kiracı ayırt etmesinler artık insaf ya. Önemli olan kiracının kiracı kalması mı bu insanların barınabilmesi mi... böyle bir ayrıma giderlerse çok ağır küfrederim ya.
0
muhayyer divan
(15.02.23)
gerçekten ev verilirse öpüp başımıza koyalım.
izmir gerçeği varken.
0
jelly bear
(15.02.23)
öncelikle dask'ı olan %50'ye direkt ev verilir diye tahmin ediyorum. dask toki anlaşması vs ile. daha sonra kalan %50'ye de aylık 3-4bin lira taksitle evleri satarlar muhtemelen
0
avatar is back
(15.02.23)
kiracı olup evi yıkılanlara ev verilmesi vahşi kapitalizmin mantığına aykırı.
bildiğiniz gibi insanlık olarak medeniyetimiz vahşi kapitalizmin sarsılmaz temelleri üstüne inşa edilmiştir.
izmit depreminde kiracılara sadece belli süre kira yardımı yapıldı. ev verilmedi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(15.02.23)
Kiracı olanların bir evi olmadığı için yıkılan evlerine ev verilmiş olmuyor böyle bir durumda. Yani teoride bakarsak mantıksız. Bunun yerine kira yardımı yapmak daha uygun. Öte yandan şehirleri dümdüz oldu bu insanların. Aile üyelerini kaybettiler. Belki eve gelir sağlayan kişilerini kaybettiler. Bu kişiler nasıl kira ödesin? Çalıştıkları işleri, iş yerlerini vs. yerle bir oldu. Toki konutlarından en azından kurayla ya da ihtiyaç durumuna göre bir kısmına ücretsiz, bir kısmına çok uygun devlet destekli şartlarla falan diyerek daire verilse ya da örneğin 5 sene boyunca kira bedeli olmadan TOKİ evinde oturma gibi bir destek verilirse bunu sorun eden çıkmaz bence.
0
nawar
(16.02.23)
dask diye bir şey var. yani zorunlu deprem sigortası. bunu sadece ev sahipleri ödüyor.
0
nickini degistiren yazar
(16.02.23)
cumhurbaşkanı kiracılara da çok düşük ödemelerle ev alma imkanı vereceklerini söyledi. kiracılara ev verilmesi hakkaniyetli de olmaz. örneğin adamın depremde kiraya verdiği 10 dairesi yıkıldı, adama 1 ev verip kalan evler kiracılara mı verilecek?
0
faberkastelli
(16.02.23)
(18)

Deprem riskini umursamayan var mı

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Umarım iyisinizdir.Deprem korkusu olan arkadaşları anlayışla karşılıyorum. Sorumdan rahatsız olmalarını ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak depremden korkmamaya başladım. Depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar gördüğüm kadarı
Merhaba arkadaşlar. Umarım iyisinizdir.

Deprem korkusu olan arkadaşları anlayışla karşılıyorum. Sorumdan rahatsız olmalarını ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak depremden korkmamaya başladım. Depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar gördüğüm kadarıyla. İnancıma göre nasıl öleceğimizi Allah bilir. Sadece depreme odaklanmayı mantıksız buluyorum. İkincisi ne yaparsak yapalım öleceksek ölürüz. Deprem çantası hazırlasak da ölürüz. Üçüncüsü öldürmeyen Allah öldürmez. Depremden bir hafta sonra neredeyse 80 yaşında insan da enkazdan çıkabiliyor. Ölmeyeceksek ölmeyiz. Deprem gerçekten çok yıkıcı. Toz gibi olan evler her şeyi anlatıyor zaten. Söylenecek söz yok. Ama bir noktada yapabileceğimiz bir şey yok bir canlı olarak. Ülke olarak deprem korkusu biraz aşırı mı sanki? Depremi umursamayan var mı? Neler düşünüyorsunuz bu konuda? Ben de yatağımın yanına bir şişe su koyuyorum, deprem çantasını da yüzde 100 destekliyorum ama hayat öyle bir şey ki enkazda sıkışıp 10 cm ilerideki çantaya ulaşamama ihtimali bile var.
0
dissendium
(15.02.23)
buyuklerimiz hep olumun de hayirlisi derler ya biraz o yuzden. kim enkazda sikisip kor karanlikta yavas yavas olmek ister. bi de zenginlerin hayatta kalacak olmasi da rahatsiz ediyor. kimisinin nasil zengin oldugu bile mechul. dunya cok adaletsiz. yeni binaya kiraya cikamiyor artik dunun orta gelir beyaz yakasi cunku su an kendisi fakir. bu adaletsizlikleri dusundukce daha da takiyorum kafaya. pisi pisine olmek....
0
Kittie
(15.02.23)
öncelikle belirtmeliyim ki, hiç büyük bir deprem yaşamadığım için olsa gerek deprem konusunda gamsız değilim ama bir anksiyetem yok.

şimdi bence depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar doğru gibi duran ama çok da eksikleri olan bir tespit. insanın her canlı gibi hayatta kalma refleksi var, dolayısıyla depremde ölmekten korkuyor, normal. lakin özellikle ülkemizde insanların aşırı hassas olmalarının tek sebebi bu değil. çünkü deneyimler ve izlenenler çok tramvatik.

1. deprem oldu, enkazda kaldın ne olduğunu anlamadan şak öldün, sıkıntı yok.

ama diğer ihtimaller de çok korkunç

2. deprem oldu, enkazda karanlıkta kaldın, öyle ki zemin-mekan algını kaybettin. tam olarak evin hangi noktasında neyin altında veya neyin üstündesin ayırt edemiyorsun. saatlerce bekliyorsun. tabi çektiğin fiziksel acı da üstüne cila.

3. deprem oldu, enkazda kaldın ama hadi görece iyi bir konumdasın, yaşam üçgeni falan. ama evdeki diğer bireylerin acı acı çığlıklarını duyuyorsun hiçbir şey yapamıyorsun. veya aksine evdeki herkesin öldüğünün farkındasın sesleri, solukları çıkmıyor. öyle sotede bekliyorsun kurtarılmayı.

4. deprem oldu, enkazda kaldın, görece 3.maddeye göre daha iyi durumdasın. amiyane tabirle, elleriyle iki eşeleseler çıkacaksın ama saatler, günler geçiyor, gelmesini beklediğin yardım ekipleri gelmediği için veya geldikleri halde, onlara sesini duyuramadığın için öyle bekleye bekleye ölüp gidiyorsun.

5. deprem oldu, binadan can havliyle sağ sağlim çıktın ama ailen içeride kaldı. yukarıdaki maddeler sebebiyle kurtaramadın. elinden de bir şey gelmedi.

6. deprem oldu, o veya bu şekilde çıktın ama sakat kaldın, elin koptu, bacağın gitti, böbreğin cortladı ömür boyu diyalizlik oldun vs vs vs.

7. deprem oldu, işin gücün, evin barkın birikimlerin hayallerin geri dönmemek üzere yitti, gitti.

8. ki bu 8.madde henüz konuşmayacak kadar küçük bir kız çocuğu babası olarak beni en çok korkutan şey. deprem oldu, sen ve eşin öldünüz. çocuk kurtuldu. bizi anlatamadı. refakatsiz çocuk olarak kaldı. en iyi ihtimalle yuvaya verildi. gerçek ismini dahi bilmeden dünyada yapayalnız kaldı, bok gibi bir hayatı oldu. daha da kötüsü diyelim ki herkes sağ ama çocuk başka bir yere götürüldü, ama kaçırılsın, ama devlet sahip çıksın. çocuğu bir daha bulamadı aile.

bir çırpıda aklıma gelenler bunlar, daha da uzar düşünülünce.
0
wilhelmwasmuss
(15.02.23)
Son depremleri Niğde'den hissettim. Herhangi bir yıkım olmamasına rağmen Niğde'den çok fazla ve çok uzun sallandık.
Memleketim Bursa. Evimiz ovada bir sitede. Fore kazık ile yapılmış bir ev o yüzden güvende hissediyorum. Bu noktada aile olarak tedbiri almışız, olur da yıkılırsa enkaz altında ölürsek de yapacak bir şey yok. Ayrıca evde depreme yakalanacağız diye bir şey de yok, bir kereliğine gittiğim herhangi bir yerde yakalanıp da enkaz altında kalabilirim. Keza Ankara'da deprem tehlikesi çok daha az olmasına rağmen orada da depreme dayanıklı bir evde oturuyorum ama orasının zemini hakkında bilgim yok.

Ölümün de hayırlısı, acısızı en güzeli ama bu şekilde öleceksek de yapacak bir şey yok. Bir de ölüme yakın bir tecrübe yaşamış biri olarak korkmuyorum herhalde, bilmiyorum. Hayatın her an deprem olur mu diye yaşanmayacak kadar da güzel olduğunu düşünüyorum. Deprem felaketi yeni yaşandığı için herkeste bu tarz şeylerin uyanması çok normal. Hayat normale dönüp yeni bir felaket yaşayıncaya kadar aklımızdan silinir zaten bunlar.
0
black holes in the sky
(15.02.23)
Ben umursamiyorum. Öleceğimiz varsa ölürüz.
0
Kahvedesu
(15.02.23)
ben inançlı biri değilim de. bu din size elinizden geleni yapın, hazırlığınızı yapın ondan sonra elinizden bişey gelmiyosa tevekküle bırakın demiyo mu? hiç bişey yapmadan veren allah alır canı mantığı biraz dindarlıktan ziyade kadercilik sanki.
0
b1020
(15.02.23)
Umursasak da çoğumuzun yapabileceği bir şey yok. Güya deprem yönetmeliği falan var ama binalara izin veren de o yönetmeliği oluşturan da güvenilirlik hissi vermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
ben de önceden deprem yaşadım. çok farklı bir psikoloji. doğrusu güncel olarak yaşamadığın için böyle düşündüğün kanaatindeyim. üzerinden çok zaman geçtiği için senin için çok önemli bir problem değil. japonya şili vs ne yapıyorsa biz de onu yapabiliriz. onların böyle korku ve kaygıları yok muhtemelen.
0
paintov
(15.02.23)
"Ama bir noktada yapabileceğimiz bir şey yok bir canlı olarak. Ülke olarak deprem korkusu biraz aşırı mı sanki?"
Emin misin, yok mu gerçekten?
O kadar ölen insan varken neden aşırı olsun? 10 ilde deprem oldu. Hisseden başka iller de var. Artçılar devam ediyor.
Yüzde 1 bile olsa önlem almak önemlidir. Yazdıklarını hiç mantıklı bulamadım.
0
sevilen progressive türkücü
(16.02.23)
yazdığın üç madde de tamamen kadercilik. dini iyi biliyorsan "(bir durum karşısında) ne yaparsak yapalım öleceksek ölürüz" gibi bir anlayış olmadığını, ölmemek için elinden gelen tüm önlemleri alman gerektiğini, ancak tüm önlemleri aldıktan sonra gerisine kader diyebileceğini de biliyor olman lazım. şimdi herkes işte kendine bu soruyu soruyor, ben önlem aldım mı, ne önlem aldım, ne alabilirim. bundan da daha doğal bir şey yok.

yapabileceğin şeyler, sağlam olduğunu düşündüğün mümkün olduğunca yeni bir binada yaşamak, ona göre bir zemin, bir şehir seçmek, bir de acil durumda ne yapacağını bilmek. bunları yaptıktan sonra kader de tabii. ama yatağımın yanına su koydum gerisine ölürsek de kaderdir anlayışı bence dine de gayet uymuyor.
0
roket adam
(16.02.23)
Kuraklık beni daha çok korkutuyor. Depreme karşı bireysel önlem alınır ama öbürü bir yere kadar.

Ne yapmam gerekiyor diyorsan binana güvenmiyorsan şehir değiştir, apartmandakileri güçlendirme yaptırmaya ikna et, bina betonu güçlendirme ile bile adam olmayacak kadar kötü durumdaysa daire sahiplerini kentsel dönüşüme ikna et.
0
trixi
(16.02.23)
Umursamiyorum, cunku yapabilecegim bir sey yok. Ne ev alabilirim ne saglam binaya tasinabilirim ne istanbul'u terk edebilirim. Dilegim enkaz altinda kalmadan olmek, zira kapali alandan korkuyorum, bu korkuyu yasamak istemiyorum acliktan olene dek.
0
unidentified floating object
(16.02.23)
Yazdiklariniza katilmayi cok isterdim. Ben 98 dogumluyum ve hayatimda hic buyuk deprem gormedim, Istanbul'da yasiyoruz ailecek. @wilhelmwasmuss'un tum yazdiklarina harfi harfine katiliyorum. Onun yazdiklari disinda mimarlik fakultesi cikisli biri olarak nasil evlerde yasamak gerektigini de biliyorum. Ama asil mesele "para" ve olmayisinin getirdigi caresizlik ne yazik ki... Ben issizim, aylardir is ariyorum. Ailemden calisanların isi gucu ve emlak piyasasi geregi yasadigimiz evden cikamiyoruz. Depremden degil, kurtulabilmenin yolunu biliyorken ölebilecek olmanin getirdigi caresizlik mahvediyor beni. İstanbul'un duzelemeyecegini ve gercekten insanlarin olu bedenler olmaktan cikip sadece sayilara donusecegini tahmin ediyorduk, artik net olarak gorebiliyoruz da... Ben cok caresiz, yalniz ve ofkeli hissediyorum, cevremdeki herkes de sanki bir ruyadan uyanmis gibi.
0
evanesco
(16.02.23)
ben pek umursamıyorum. ev de yazlık da deprem bölgesi dışında, ikisinin de tarihinde büyük deprem yok. neden umursayayım ki?
0
babilfish
(16.02.23)
Şu an için en ufak bir korkum yok. Yaşadığım evde izolatör var. Bir şey olsa bile en üst kattayız, yaşam üçgeni de yaparım. Binadan merdivenlerden inişim 30 sn sürmez. Çalıştığım bina ise çok eski ama bir gökdelen. İşyerindeyken bile deprem olsa 1 dk içinde binadan çıkarım diye düşünüyorum. Tüm bunlara rağmen beton altında kalıp ölürsem, vicdanım rahat. kimseye ne maddi ne manevi hiç bir borcum yok, kimse arkamdan kötü bir zamanı aklına getirmez. sevenim çoktur, üzülen çok olur ama o da geçiyor. hayat devam eder bir şekilde. beni hatırlayın, dünyada iz bırakmalıyım gibi bir düşüncem de yok. mepetlerimi satmayın diye cebime kağıt koyayım bari en azından askasldjkas
0
gabe h coud
(16.02.23)
çocuğum olduktan sonra her şeyden daha çok endişe eder ve korkar oldum. kendi adıma bir korkum yok. ancak evladıma bir şey olursa korkusu mevcut. bana ne olacaksa olabilir ancak evladıma zarar gelsin istemiyorum. tek korkum bu.
0
mikahakkinen
(16.02.23)
Tabi ne zaman nerede hangi şekilde öleceğini bilemezsin ama ne kadar tedbir alırsan ve riski ne kadar minimize edersen o kadar kardır hem senin hem de sevdiklerin için ama şu konuda haklısın anksiyetelerle ve korkularla yaşanmaz. En iyisini umup en kötü senaryoya karşı hazırlıklı olmamız lazım.
0
iwasbornonamountainside
(16.02.23)
korku başka, tedbirsizlik başka. amaan zaten öleceğim diye doktora gitmemekle farkı yok. kadercilik de bu değil zaten. kul önce tedbir alacak.
0
faberkastelli
(16.02.23)
Bu son depreme kadar ben de hic umursamayanlardim. Bundan once de defalarca deprem oldu, 99 deoremini de yasadim, baska illerdeki depremleri de gördük ama son depreme kadar hala deprem korkum falan yoktu.

Korkmamamin ve umursamamamin sebebi tamamen matematikseldi. Yani olasilik hesabi yaptigimda depremden (ki depremden korkamimizon sebebi dedigin gibi ölüm) korkmanin anlamsiz oldugu sonucuna vardigim icin zerre deprem kaygim yoktu. Soyle bir dusundugumde depremden olme olasiligom cok düşük, depreme gelene kadar binbir turlu sebepten olebilirim, 80kusur milyonluk ulkede kac kisi depremden kac kisi diğer tum sebeplerden oldugune baktigimda zaten matematiksel olarak cok büyük ihitmalle deprem disi sebepten olecegim sonucuna vardigim icin deprem korkum yoktu.

Artik depremi umursuyor olmamin sebebi ise son yillarda cok fazla deprem olmasi, depremlerin gittikce siddettinin artmasi ve siklasmasi dolasiyisiyla artik Türkiye'de surekli deprem oluyor ve her an deprem bolgelerinin hentagi birinde saglam bir deprem olabilir konusunda yeterince ikna olmam.

Aslında bakarsan yukarida bahsettigim matematik hala gecerli, hala depremde olme ihitmalim çok düşük ama gun gectikce bu olasilik degisiyor gordugum kadariyla. Cunku son yıllarda surekli deprem oluyor. İstanbul'da da son yillarda eskiye nazaran daha guclu depremler olmaya basladi, bildiğin geliyorum diyor artik. İzmirde de boyle olmustu, sik sik bariz hissedilir seviyede depremler olmaya baslamisti ve en son yıkıcı siddete vurdu.

Dolasiyla bayagi her an saglam bir deprem vurabilir, yer altında olan biten nedir bilmiyorum ama ulke toprakları Japonya'dan beter oldu, depremle yatip kalkar olduk. 99 depreminden sonra duzce olduktan sonra uzun süre saglam deprem olmamisti, ama artik oyle değil. İzmir, elazig, van, şimdi de Türkiye tarihinin en buyuk depremi, Erzincan depremini birincilikten eden bu büyük deprem. Artik ekisi gibi degil, kisa zamamda cok sayida ve cok büyük siddette deprem oluyor. Hiçbir an guvende değiliz.

Bir de depremde olmek kadar hatta ondan daha fazla beni korkutan sey enkaz altında dar alanda sikisip kalmak. Dusuncesi aklımdan gecerken bile afakanlar basiyor soguk terler akitiyorum fena oluyorum. O yüzden ne pahasına olursa olsun deprem aninda dışarı kaçma niyetindeyim zaten. Enkaz altinda ya bina çökmesiyle ezilerek, ya da bir yerde sikisip yavas yavas olecegim. Bina icinde kurtuluş yok. Binlerce insanin icindeki birkacyuz kisilik sansli azinliktan olabilecegime bel baglamak mantiksiz geliyor. Cikisa nispeten yakın oldugum icin şu günlerde deprem aninda kacisimin planını yapiyorum sürekli. Hiçbir sekilde iceride cokup kapanma senaryom yok, tum planım disari kacis uzerine.


Ama sonuc olarak sureklo bu korkuyla yasamaya da gerek yok. Deprem olmazsa baska yerden birgun mutlaka olecegiz. Ayrıca depreme yakalanmamak da çok rahat bir sekilde olecegimiz anlamina gelmiyor, kim bilir belki cok daha feci sekilde olecegiz.
0
stavro
(16.02.23)
(19)

evden çalışmaya başlayanlar daha az duş almaya başlıyor mu?

fatihkkk
selamlar,ben dönem dönem evden çalışıyorum. 10 gün falan ofise gitmediğim oluyor. sadece bakkala gidip geliyorum ekmek domates su almaya. pek bi sosyal hayatım yok, özellikle kışın. ve yalnız yaşıyorum.fark ettim ki ben hibrit çalışmaya başladıktan sonra daha az duş alıyorum.şimdi mesela bi hafta 10
selamlar,

ben dönem dönem evden çalışıyorum. 10 gün falan ofise gitmediğim oluyor. sadece bakkala gidip geliyorum ekmek domates su almaya. pek bi sosyal hayatım yok, özellikle kışın. ve yalnız yaşıyorum.

fark ettim ki ben hibrit çalışmaya başladıktan sonra daha az duş alıyorum.

şimdi mesela bi hafta 10 gün evden çalışacağım. duş almıyorum. asdghajkdlşsa. hava soğuk ya, nabayım. çok zor geliyor.

normal mi? kolpa yapmadan söyleyin, evden çalıştığınız dönemde 3 gün falan duş almadığınız oluyor mu?

sorum tabi yalnız yaşayanlar için geçerli.

teşekkürs.
0
fatihkkk
(15.02.23)
5-6 gün evden çıkmadığım ve duş almadığım oldu.
0
inheritance
(15.02.23)
eğer takıntılı değilsen normali o zaten. yaz olsa anlarım, terlersin evde de olsa belki, rahatsız olursun ama hiç evden çıkmayan birinin kara kışta her gün duş alması abes
0
faberkastelli
(15.02.23)
Bende oldu, saçlarım yağlı, normalde gün aşırı yıkardım, hatta her gün yıkamamak için kendimi zorlardım. 'Yağlı saçlar sık yıkanmamalı, daha az yıkamaya başlarsan daha uzun süre yağlanmamasını sağlayabilirsin' düşüncesi hep aklımın bir köşesindeydi ama uzun süre uygulama şansım olmuyordu, pandemi sonrası deneme fırsatım oldu ve uzun süre yıkamamanın daha uzun süre yağlı saçla gezmek dışında hiç bir işe yaramadığını tecrübe ettim.

Evden çıkmayacağım zaman ben de üşeniyorum banyoya da duşa da, sonra da kendimi 'daha az su harcıyorum, dünya kaynakları için de iyi' diyerek avutup, üşenmemi güzel sebebe bağlıyorum:)
0
(15.02.23)
Benim olmuyor ya. Evden çalışıyorum ama normal işe gider gibi uyan, duş, giyin, masaya otur vs. o ritüel aynı. Bunu yapmazsam uzun vadede motivasyonum biter, çalışamam, işi sallarım vs. diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(15.02.23)
Valla bende olmuyor. Tam tersine kendimle kalınca kişisel hijyene daha fazla zaman ayırıyor ve özen gösteriyorum.
0
Amaranta ursula
(15.02.23)
her gün duş alıyorum ben. tek istisna çocuğumdan vakit ve fırsat bulamamışsam ama 2 günde 1 mutlaka duş alıyorum yine. yalnızca hijyen konusu değil, beni psikolojik olarak da çok rahatlatan bi şey banyo.
0
deartheodosia
(15.02.23)
12 saat sonra koltuk altı ve cinsel organda ter kokusu başlar. 10 gün nasıl dayanıyorsunuz buna? Ben de tekim, evden çalışıyorum ve kendime saygım var.
0
ditu
(15.02.23)
@plutongezegendegilmi ile aynı... Hatta o kadar hazırlanıyorum ki kendime ev kot pantolonları yaptım, sabah direkt onları giyiyorum. Çoğu zaman üstüme bir ceket alıp dışarı çıkabilecek kadar hazırım...
0
silverleaf
(15.02.23)
bu dus olayi fazla abartiliyor hele ki kisin. bir de boyle bir tayfa var 8 saat dus almasa iyyy dussuz olur mu kokarsin vs diyen. evden cikmadigim donemlerde 3 gunden fazla bile olmustur. ha bu arada kimi insan kisa surede cidden ter kokuyor ama herkes icin gecerli degil bu abartmamak lazim.
0
bay b
(15.02.23)
Daha cok aliyorum ben. Gun icinde bunalinca giriyorum dusuma hemen cikiyorum bornozla dolaniyorum.
0
aguen
(15.02.23)
Normal
Hatta pis hissetmiyorsanız olması gereken bu bence valla
0
photo85
(15.02.23)
Evinizin ısı degerleri normalse ve sık sık dışarı çıkmıyorsanız normal. Tabi bu kişiden kişiye değişir. Şişman insanlar daha çok terler. Benim yalnızken 1 buçuk hafta duş almadığım olmuştu. Tabi bu insanın psikolojik durumuyla da alakalı
0
limonlu eksi
(15.02.23)
hiç olmadı. her gün sabah duşumu alıp güne o şekilde başlıyorum.
0
a7x
(15.02.23)
Seyreltiyorum aralıkları. Normalde 2 günde bir duş alırım, evden çıkmıyorsam o 3 güne uzuyor. Hatta bazen 4. Ben normalde saçım yağlandığı için duş alan biriyim, vücudum kokmaz spor yapmıyorsam.

Ama bazı insan evde otururken de kokuyor. Öyle olsam düzenli duşa devam ederim.
0
zimbirik
(15.02.23)
yazları ekstrem bir durum olmazsa hep evde de otursam günlük duş alıyorum hatta bazı durumlarda günde 2-3 bile olabiliyor. kışları ise evden çalışırken koşu, maç vs. yapmadığım takdirde veya başka özel bir durum yoksa haftada 1 duş alıyorum. kendiniz için günlük duş alın demiş birisi de anlamadım kendimden başkasıyla muhattap olmuyorsam, oram buram kaşınmıyorsa, kötü koku almıyorsam duş almamın bana ne faydası var? yazın çok terliyoruz ayrı da kışın her gün dışarı çıkanlar için bile günlük duş almanın bir faydası yok zaten eğer fazla yağlanma/terleme gibi sorunların yoksa. duş alma hissini sevdiğinden günlük alabilirsin tabi ama dediğim gibi fiziksel sorunları olmayan bünyeler için kışın 2-3 günde 1 iyi gayet.
0
semaforo de medianoche
(15.02.23)
Bu konu çok değişken ya. Kiminin teni, ter bezleri, ter bezlerinden çıkan kokular çok farklı. Bazı insanların her gün duş alması ciddi bı zorunluluk o yüzden kışın evde dahi olsa günlük duş alan insanları anlamak lazım.

Kimi insanlarda da cidden ter bezleri yok sanki. Günlük yıkanmasa da agır bı koku olmuyor. Siz muhtemelen bu gruptansınız.
0
msb
(15.02.23)
Aksine her seferinde sacimi disarisi icin hazirlamam gerekmediginden daha cok dus aliyorum rahat rahat. Evdeysem her gun dus alirim, kışın disari cikiyorsam 2-3 gunde 1.
0
unidentified floating object
(16.02.23)
evde otursam bile banyomu ihmal etmiyorum, ben rahatsiz oluyorum sadece, dolayisiyla olmali/olmamali seklinde degerlendirmiyorum. banyo yapmayan pis ya da degil demem, ben rahatsiz oldugum ve gercekten banyo yapmak beni farkli bir sekilde rahatlattigi yeniledigi icin yapiyorum.
0
kassiopeia
(16.02.23)
msb'nin yanıtına asla katılmıyorum. kokmadığını sanıp kokan hatta çok ağır kokan çok insan var ve kendilerinden de hiç rahatsız olmuyorlar. kendi kokularına alışkın oluyorlar belki. hassas burunlu insanlar için bir işkence.
0
deartheodosia
(18.02.23)
(13)

Şehir değiştirenlere soruyorum: en çok zorlayan ne oldu ve ne kadar sürdü?

baldan kaymak
Kıssadan hisse: Istanbul'u terk-i diyar etmeyi düşünüyorum. Detaylar aşağıda. Özellikle yaşamış olanlar bunu notlarsa memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.Konya Selçuklu için düşünüyorum. Istanbul'dan kısmetse. Uzaktan çalışıyorum. Düşünebildiklerimi notlayayım, eleştirilere açığım.Ulaşım:- Antalya 3
Kıssadan hisse: Istanbul'u terk-i diyar etmeyi düşünüyorum. Detaylar aşağıda. Özellikle yaşamış olanlar bunu notlarsa memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.

Konya Selçuklu için düşünüyorum. Istanbul'dan kısmetse. Uzaktan çalışıyorum. Düşünebildiklerimi notlayayım, eleştirilere açığım.

Ulaşım:
- Antalya 3 saat,
- Istanbul uçakla 50 dk,
- Istanbul Hızlı Tren ile 6 saat,
- Ankara 3 saat,
- Muğla 5 saat.

Sosyallik:
- Selçukluda avm bulunuyor.
- Konyaspor var, ben Ultraslan'ım ve en azından 2 maç GS izlerim diye düşündüm. Kesmez ise Galatasaray kombinesi alır gelirim. Nalçacılar varmış arkadaş olurum sıfır sıkıntı.
- Istanbul uçak bileti git gel toplam 800 TL şu tarihlerde. Bana uygun geldi.
- Şehirde Caffe Nero vs yok ama Starbucks var.
- Trafik için ve barınma yapısı olarak düzenli bir yapıya sahip olduğu yazılmış-çizilmiş. Zaten deprem açısından güvenli haritalarda.
- Yatay bir şehir yani ova olduğundan hafta sonu hiç planım olmasa Decathlondan bisiklet alıp gezebilirim. Zaten göbekliyiz - some beyaz yaka problems.
- Internet istanbuldaki hızıyla aynı burada 35 lik fiber vdsl var.
- Yazları ağırlıkla motosikletimle kamplarda, kışları da xbox karşısında geçireceğim.
- Kapalı yüzme havuzu da bulunuyor pek çok yerde.

Dışında pek birşey gelmedi aklıma.

İstanbul'da;
- deniz havası arayanlardanım.
- Metro kullananlardanım.
- cafe denemeyi sevenlerdenim.
- Cafe neyse deniz konusunuda Antalya, Muğla üzerinde çözerim gibime geliyor tabi tek sıkıntı kış zamanları.

Düşünmeyip atladığım ne var sizce?

Not: bu yaz test için yaşamaya gideceğim ama akıl akıldan üstündür diye sormak istedim. Fikir belirtenlere çok teşekkürler, tick'ler hazır bekliyorum!

Not 2: deprem sebepli en güvenli ve büyükşehir il'di. Ev satın almak için de iyiydi.

Not 3: depremsiz yaşam alanı diye konya'yı seçtim. Aydın vs önerilmiş. Ege deprem bölgesi.

Not 4: konya'daki obruklar konusunda haklılar. Ama selçuklu yani şehir içinde birşeye rastlamadım. Yine de iyi hatırlatma teşekkürler.
0
baldan kaymak
(13.02.23)
Neden Konya anlatsana biraz ss?
Şaka bir yana tabii hocam ama yaşanabilecek daha sakin, güzel yerler varken Konya biraz ilginç olmuş. Tavsiyem taşınmadan önce bir süre yaşamanız yönünde olur tabii imkan varsa. Öyle 2-3 gün değil de 2-3 hafta/ 1 ay kadar kalmak iyi bir fikir olabilir.
0
Amaranta ursula
(13.02.23)
ben gidip geldim uc bes kere ama yasamadim. elbette ki son derece muhafazakar bir yer. sen cok sosyal degilmissin o yuzden ilk asamada rahatsiz etmeyebilir ama neticede aile apartmanina dusersen bekar erkek (varsayiyorum) olmak bile taciz sebebi olabilir uzun vadede. dolayisiyla oturacagin yeri (mahalle, sokak, apartman) dogru secmek onemli. oyle yerde kiradan kisamazsin.
0
hot potato
(13.02.23)
Çok şehir gezmiş biri olarak cevap vereyim.

Yeni bir yere gidince, atlarım arabaya, şuraya giderim, buraya giderim, deniyor. İlk sene gerçekten gidiliyor. Sonra gittikçe seyrekleşiyor. Gidilmiyor.

Ayrıca bir şehri test etmek istiyorsan yazın değil, kışın test etmelisin. Günler kısa, hava ayaz, yollar buz.
Kış uykusunu severim diyorsan o ayrı tabi :)

Ek: Gitmeye karar verirsen öğrenci popülasyonunun olduğu muhit ve apartman seç kendine. Anadolu insanının kalıbı vardır. Ya o kalıba sokar seni, ya da orada barındırmaz.
0
Mirket
(13.02.23)
just do it... Bence olabilecek hicbir dezavantaj, kafanı yastiga rahat koyamamaktan kötü değildir. Kervan yolda duzulur, sorun yasarsan o zaman bakariz

Bu tercihi ben yapsaydım, denizi ozlerdim sadece
0
abuzer
(13.02.23)
deniz olmayan şehirde yaşanmaz
0
astronom bey
(13.02.23)
Bence neden olmasın diyorum :)

Konya'da yaşamış, üniversite okumuş birisiyim. Şunu söyleyeyim, o muhafazakar korkularınız olmasın, çünkü öyle anlatıldığı gibi değil az çok muhitinize dikkat ederseniz.
Hele ki Selçuklu ve üniversitenin olduğu Bosna mahallesi falan, efsane güzeldir, kafana göre de sosyalliğini yaşarsın, kimse de sana bir şey demez.

Şehirleşme vs. inanılmaz düzgün zaten hiç girmiyorum.

Bir tek evet deniz unsuru seviyorsanız eksi olabilir. Metroya Konya'da ihtiyaç yok çünkü alan ve planlama çok iyi. Tramvay nostaljik ve güzel.

Ama uzaktan çalıştığınız ve taşınma şansınız olduğu için bunların hiç birini kafaya takmayın bence, denemek mi istediniz, o zaman deneyin. Olmadı mı taşınırsınız. Hatta ben sizin yerinizde olsam il il gezerdim.
0
va
(14.02.23)
Konya zor. 3 sene İstanbul'dan Marmaris'e göçüp yaşadım. Mugla'da denize ulaşman için iyi denize sakar yokuşunu inmen çıkman lazım totalde 5 kere max sonra tövbe edersin. Zaten belirli bir süre sonra tembelleşiyorsun İstanbul'lu olmayı bırakıyorsun. Muğla'da vakit geçirmek istersen orada min 10 gün kalman lazım hadi 1 hafta, otel fiyatları çok tuzlu her yer rus oldu. Bisikletimi rusa sattım çıkarken evi rusa devrettim 2.5 katına. Konya sıkıntı olabilir ama İstanbul'dan göçmen için 1 dk düşünmene gerek yok kesinlikle en doğrusu.
0
abi bi dizi buldum on numara
(14.02.23)
Tek doğal afet deprem değil. Konya'da obruk oluşuyor hep. Kurak bir yer. Deprem korkusunu anlıyorum ama böyle şehir değiştirilmez.
0
dissendium
(14.02.23)
şeriat seviyorsanız neden olmasın ki.

ben olsam eskişehir, görükle, çanakkale gibi üniversiteli opşınları öne alırdım imkan varsa.
0
fatihkkk
(14.02.23)
Büyük şehirleri bir kenara koyarsak, çanakkaleyi de gördüm sevdim yakın İstanbula ama ulaşım bile başlı başına masraf. Muğla ya çok kafayı takmıştım. O kadar yağmur beni bayar. Antalya derdim ama bir sebepten vazgeçtim. Birde aydın şehrine bir göz atın derim.
0
hunharca ben
(14.02.23)
Depremini bilmiyorum ama böyle düşünenlere benim ilk önerim Kuşadası oluyor.

Havaalanına yakın. İzmir'e yakın. Bodrum, Muğla yakın. Selçuk, Efes yakın(ziyarete gelenlere gezdirmelik yer aramazsin). Aydın merkeze yakın. Deniz de dibinde. Starbucks da var sanırım.

Konya hayatimda yaşamak isteyeceğim en son yerlerden biri. Çünkü insanı, siyasi görüşü, dini baskısı çok sıkıntılı. Kendini özgür hissedemeyeceksin. O azıcık medeniyet bile her sabah daha az küfür etmeni sağlıyor bence.
0
westblack
(14.02.23)
çoğu kişi Konya'yı gömmüş ama özellikle Meram tarafı çok güzel. bir sürü cafe var, insan profili çok muhafazakar baskıcı falan da değil. ulaşım açısından aslında güzel bir yer seçmişsiniz. denize çok düşkün değilseniz bence iyi bir tercih.
ben de 15 sene istanbul hayatından sonra küçük bir iç anadolu şehri olan memleketime döndüm. kafam çok rahat, vaktim çok bollaştı. bence düşünmeyin bile.
0
faberkastelli
(14.02.23)
erkeksiniz sanırım, anlattığınız kadarıyla yaşam tarzınızda da muhafazakarlıkla ilgili bir sıkıntı yok. bence yaşanabilir gibi geliyor. konya - kayseri yapılaşması çok düzgün şehirler. 1-2 sene denenir, sıkılırsanız kaçarsınız. altınızda arabanız varsa her yere gidersiniz zaten.
0
roket adam
(14.02.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.