Giriş
(7)

FPPro ne kadar güvenilir?

avianthem
Yurtdışı kayıtsız telefonum için pil hizmeti almak istiyorum. YouTube kanallarındaki / Instagram’daki videolar ile Şikayetvar ve Ekşi Sözlük gibi platformlardaki yorumlar birbiriyle çok çelişiyor. Buradan (ve hangi şubesinden) hizmet alan, memnun kalan, kalmayan var mı? Çok karışık kafam. Bir de Tro
Yurtdışı kayıtsız telefonum için pil hizmeti almak istiyorum.

YouTube kanallarındaki / Instagram’daki videolar ile Şikayetvar ve Ekşi Sözlük gibi platformlardaki yorumlar birbiriyle çok çelişiyor.

Buradan (ve hangi şubesinden) hizmet alan, memnun kalan, kalmayan var mı? Çok karışık kafam.

Bir de Troy, Gürgençler falan yapıyor mu pil değişim kayıtsız cihazlar için?
0
avianthem
(01.10.26)
hangi ülkeden alındığına göre değişiyo, abd den alınanlar için orijinal pil değişimi yapabiliyor troy ve diğer tamirciler. ama mesela japonya dan alındıysa orijinal pil değişimi olmuyor. yan sanayiyle değiştiriyolar. fppro yerine electropower diye bir yer var yazıcıoğlunun orda orayı tavsiye ederim. ben orda yaptırdım çok memnun kaldım.
0
rentts
(01.10.26)
hayatımda bu kadar kötü yorumu başka bir yerde hiç görmedim. hele hele 1 sene kadar önce iş çığırından çıkmıştı.
0
omer460
(01.10.26)
apple bağımsız servis sağlayıcılar var. yetkili değil ama apple bunlara orijinal parça sağlıyor. onlara ulaşabilirsin. fppro kullanmadım ama önermem yorumları kötüydü.

apple bağımsız onarım sağlayıcı googleda böyle aratabilirsiniz.
support.apple.com

burdan da doğrulama yapılabilir.
0
jelly bear
(01.10.26)
Eskiden iyilerdi şimdi bozdular.
Apple ın sitesinden direk randevu alabiliyorsun Gürgençler Troy vs için. Eğer randevu veriyorsa yapıyorlardır diye tahmin ediyorum.
0
nuevo
(01.10.26)
yurtdışı cihazlara bakmıyor apple türkiye. mehmet şimşek sağolsun
parasıyla bile servis alamıyorsun
0
jelly bear
(01.10.26)
Troy olan Apple mağazaları eğer faturası varsa yurtdışı cihazlara bakıyor. Pil değişimi oluyor.
0
jackyr
(01.10.26)
Benim de iphone'um yurt dışından alınma ama Troy'dan rezervasyon yaptırıp parasıyla Apple pil değişimi yapıyorlar hem de aynı gün içinde. Geçen sene ben 4900 TL ödemiştim bu sene ne oldu bilmiyorum.

bu arada faturanızı bulamıyorsanız aldığınız Apple Store mağazasına hangi gün aldığınıza dair mail atıyorsunuz. onlar e-faturanızı size gönderiyor.
0
elektr10
(02.10.26)
(25)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(20)

ben ekleyeyim mi?

inspired by a true story
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :) bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozg
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :)
bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozge, bana uygun oldugunu dusundugunu bir arkadasini davet etti, adi arda olsun. arda'ya once fotografimi gondermis, arda beni cok begenmis. bir saat sonra kalkti oturdugumuz yere geldi. o gelene kadar ozge bana arda hakkinda bir suru sey anlatti, butun temel bilgilere sahiptim diyebilirim. arda gelince ben de onu begendim, 1-2 saat kadar hep birlikte takildik, sohbet ettik. ama maalesef sunu sonradan fark ettim ki, sohbet sirasinda arda surekli bana bir seyler sordugu halde, ben cevabini bildigim icin ayni sorulari ona sormadim. onunla ilgilenmedigim icin degil, ozge bana onden bilgi verdigi icin sormak aklima gelmedi. birinden hoslaninca boyle mala baglama huyum vardir.
gecenin sonunda arda'nin bizden biraz erken ayrilmasi gerekiyordu mekandan, vedalasirken bana "sen eve nasil doneceksin, ben birakayim mi seni?" diye sordu. bu soruya cok hazirliksiz yakalandim. "metro vardir ya, metroyla donerim, son metroya daha var" diye bir seyler sacmaladim. biraz da arkadaslarimin yanindan yeni tanistigim bir adamla erken ayrilmaya utandim. arda'ya tesekkur ettim, umarim gitmeden tekrar gorusuruz dedik ve vedalastik. arda gittikten sonra arkadaslarim bana sen bir malsin dediler :D ozge ne dusundugumu sordu, "cok sempatik, cok canayakin birine benziyor, neden olmasin. tek dusunduren konu sigara icmesi oldu." dedim. masada 2 saat icinde sanirim 9-10 tane sigara icmistir. ben sigara kullanmiyorum. her ne kadar arda'ya onunla ilgilendigimi acikca gosteren bir davranista bulunmamis olsam da, ozge'ye soyledim. arda'dan bir hareket bekliyordum acikcasi.
aradan 2 hafta gecti, tekrar gorusmedik. gorusebilecegimiz bir imkan olmadi, ozge'yi de tekrar gormedim. kemal'e sordum, o hicbir sey bilmiyordu. arda beni instagram'dan eklemedi. yasadigim yere geri dondum. acaba ben mi onu eklesem diye dusunuyorum. ama eger benimle ilgilenmiyorsa ya da bir sebepten fikri degistiyse boyle bir adim atmis olmak istemem. cok kararsizim, ne yapayim?

edit: ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-2
inspired by a true story
(25.08.26)
özge ve kemalden ses çıkmadıysa da ekle. hoşlanmışsın, muhtemelen hoşlanmış. belki efendi çocuk sende bir şey yok diye rahatsız etmek istemedi vs.

fikri değiştiyse de iki satır konuşmuş olursun netleşir. bu kadar yazıp ekleyip denememen büyük hata değil mi sence
+1
kisa
(25.08.26)
çocuk niye eklesin ki seni? ilgilenmediğinize dair bir sürü işaret almış. o da beni beğenmedi heralde demiştir.

instagram'dan ekleyin niyetinizi belli edin bence geç kalmadan.
+5
elektr10
(25.08.26)
ekleme.

kemal le özgenin konusmama ihtimali yok gibi bir sey bence. sen niyetini bildir ama geri dönüs gelmiyorsa zorlama derim.

özge gereksiz yere konusmus ve büyüyü bozmus biraz. ben böyle durumda hicbir sey anlatmazdim. birak arda kendini anlatsin yani.
0
Purple life
(25.08.26)
Kemal hiçbir şey bilmiyorsa, Özge seni arayıp darlamadıysa, o iş olmamış demektir.

Boşver, Hem sigara içiyormuş zaten.
+1
Mirket
(25.08.26)
sigara bence büyük sorun onu düşünerek ekle.
sen ona sorular sormadıysan, eve bırakmasına da hayır dediysen benle ilgilenmiyo diye düşündü muhtemelen.
+1
jelly bear
(25.08.26)
en hayirlisi olmus.
yurtdisindan iki saatte 10 sigara icen bagimli icin neden döneseniz? adam chain smoker resmen.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
bence ekleyin.

sigara konusunda bir not: ben cok sigara iciyordum, esimle sevgili oldugumuzda onun istegiyle biraktim, cok rahatsiz oluyordu. o zamandan beri icmiyorum, 12 yil oldu. benim icin de iyi oldu, simdi ben de sigaradan ayni sekilde rahatsiz oluyorum :)
+2
lemmiwinks
(25.08.26)
Tabii ki ne istiyorsan onu yapacaksin, bu tip konularda akil almak buyuk hata. Sadece kendini dinle, istiyorsan ekle istemiyorsan ekleme.

Sahsi arastirmalarim sonucu ilk adimi atmayan kizlarinin %86sinin mutsuzluktan öldüğünü tespit ettim. Ekleyeceksen mesaj da pesinden gelsin, dönüyorum bir kahvelik zaman yaratalim mi vb??? Eklemeyeceksen de hayatta basarilar.
+5
duster
(25.08.26)
%1 ihtimali deniyorsun şu anda. Yaşadığın yerde, sana uygun başka birileri mutlaka vardır.
0
gabe h coud
(25.08.26)
ekle gitsin ya. hatta izah et durumu.

böyle şeyleri bu kadar düşünüp "ya şöyle olsaydı?" demeye gelmez. açık olun, net olun. en fazla ne olacak ki, adam "ben o ışığı görmedim bizden olmaz" der bitti gitti.

hoşlanmak, bunu söylemek ayıp değil. bi de siz yani özellikle tanıştırılmış insanlarsınız öyle rastgele birine dan diye yazmıyorsun.

bence ekle veya yaz gitsin. pekala çocuk senden ilgi görmediğini düşünüp rahatsız etmemek istemiş olabilir. ne düşündüğünü ve istediğini söyle kafan rahat olsun.
+3
der meister
(25.08.26)
nasıl egolar var böyle yahu :) adam sana bir sürü sorular soracak, seni beğendiğinin haberini uçuracak , eve bırakmayı teklif edecek , hiçbir tepki alamayacak, ama sen onu eklediğinde gururun incinecek öyle mi? çok kasıyorsun bence, çok hem de.
+5
loch ness
(25.08.26)
Bulusmus olmak icin bulusmussun cocuk ideal cikinca da pisman olmussun.
+2
baldur2
(25.08.26)
ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-1
🌸inspired by a true story
(25.08.26)
"sigara"dan sonrasını okumadım.
herkesin hayatına kimse karışamaz ama sigara kırmızı çizgim.
+1
late viper
(25.08.26)
Koştura koştura arkadaşlarını çağıracaklar, sonra da karışmayacaklar. Gerçekçi gelmedi. Arda bir sebeple sizle devam etmek istememiş. Ben zorlamazdım. Yine de denemek istiyorsanız ekleyin.
+3
asteriks
(25.08.26)
Olumlu olsa arkadaşına söylerdi bence. Ben karışmam ne alaka başta karışırlen iyiydi.
+1
pembe mezarlık
(26.08.26)
Eğer o geceki davranışım beni rahatsız ettiyse eklemez ama kısa bir mesaj atar, açıklardım hatta güzel bir akşamdı derdim. Zaten vereceği cevapta ne hissettiği belli olurdu.
Arkadaşlarınızın kaçak oynaması hoş olmamış, ki siz neden olmasın da demişsiniz. Ben onları karıştırmadan Eğer gerçekten hoşlandıysam bir kere mesaj atardım cevabına göre geri çekilirdim.
-3
mslny
(26.08.26)
Önce aranızı yapmaya çalışıp iş biraz karmaşıklaşınca "ben karışmam" diyen Ayşe'yle de aramdaki ilişkiyi gözden geçirir, biraz mesafe koyardım.
+6
himmet dayi
(26.08.26)
ekleyin, en kötü ne olabiliR?
+1
co2s2
(26.08.26)
Adamla ilgilenmediginizi gosteren her seyi yapmissiniz, sonra da niye olmadi... En azindan gecenin guzel gectigine dair kisa guzel bir mesaj atsaydiniz. O da yok. Rahatsiz edecegini dusunup birakmistir pesini. Ben mesela kimsenin pesinden kosmam. Niyetimi gosteririm, tepki gelmiyorsa ceker giderim. Onunla mi ugrasicam? Cok pasif kaliyorsunuz.
0
synesthesia
(31.08.26)
(3)

Evlendikten sonra eski kimlik ile KKTC ye gidebilir miyiz?

asklambac
Merhaba.Nikah olduktan sonra kadın tarafının soyadı nüfusta değişecek. Aynı gün evlenip aynı gün KKTC'ye gitmek gibi düşüncemiz var. Uçak biletlerini hem gidiş hem dönüş kızlık soyadı ile aldık. Evlendikten sonra nüfustaki bilgiler güncellenirse gidişimiz veya dönüşümüzde bir sorun olur mu?Teşekkürl
Merhaba.
Nikah olduktan sonra kadın tarafının soyadı nüfusta değişecek. Aynı gün evlenip aynı gün KKTC'ye gitmek gibi düşüncemiz var. Uçak biletlerini hem gidiş hem dönüş kızlık soyadı ile aldık. Evlendikten sonra nüfustaki bilgiler güncellenirse gidişimiz veya dönüşümüzde bir sorun olur mu?

Teşekkürler.
0
asklambac
(19.08.26)
gidebilirsiniz. yanınızda evlilik cüzdanınızı bulundurmayı unutmayın. insanlar balayına gidiyor ertesi gün bir sorun olmuyor. ama yanınızda mutlaka evlilik cüzdanınız olsun.
+2
elektr10
(19.08.26)
evlilik cüzdanı olmadan gitmeyin.
0
summerjam0306
(19.08.26)
yurtdışına gitmiştik herhangi bir problem olmadı ne olur ne olmaz diye evlilik cüzdanını da yanımıza aldık ama galiba herhangi bir yerde ibraz etmeden geçmiştik.
0
bravoteam
(19.08.26)
(10)

Dyson kablosuz süpürge kullanıcılarına

harmanyeri
Merhaba- Motor/batarya sorunu veya parça kırılması gibi önemli bir arıza yaşadınız mı?- Yaşadıysanız servis deneyiminiz nasıldı? - Bu durum satın aldığınıza pişman olmanıza neden oldu mu?- Her şeye rağmen genel olarak memnun musunuz?V8'in yenilenmiş versiyonu olan V8 Cyclone'u almayı düşünüyorum.not
Merhaba

- Motor/batarya sorunu veya parça kırılması gibi önemli bir arıza yaşadınız mı?
- Yaşadıysanız servis deneyiminiz nasıldı?
- Bu durum satın aldığınıza pişman olmanıza neden oldu mu?
- Her şeye rağmen genel olarak memnun musunuz?

V8'in yenilenmiş versiyonu olan V8 Cyclone'u almayı düşünüyorum.

not: mevcut cevapları onaylamış olsam da yeni cevaplarınızı beklerim
+1
harmanyeri
(18.08.26)
tetik icindeki mekanizma kirildi. servisle ugrasmadik, kendimiz tamir ettik.
normal süpürge iste.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.08.26)
servisi rezalet bence. hava temizliyici için konuşuyorum.

1 sene önce sattığı yeni model piyasadan kalkmışmış.

paramızı verdiler de kurtulduk.
0
kveldulv
(18.08.26)
evin tek süpürgesi olarak yetersiz (gen5); çünkü bazı iri parçaları, dip köşeyi, yeterince iyi almıyor. halı başlığının rulosunu tutan plastik mil, aldığımız ay içinde kırıldı (tanıdığım herkesinki bir noktada kırıldı); vatsap'tan görüntülü görüşmeyle bakıp yenisini gönderdiler. son soruya "eh işte" diyebilirim.
+2
lil siztah
(18.08.26)
Motoru tekliyordu. Aradık, görüntülü konuşma başlattılar. Arızaya baktılar ve yeni başlık gönderdiler. Memnunum.
0
Simrug
(18.08.26)
temizliğinden şikayetçi arkadaş normal süpürgelerde toz haznesini değiştirirdik biterdi diyo, detaylı temizlemeyince çekiş düşüyormuş %50 geçen bende sordum memnun mu diye sadece temizliği zor dedi.
ek olarak evinde robot süpürgesi var arada kullanıyor derin temizlikte
0
eja
(18.08.26)
v12 kullanıcısı olarak:

- Motor/batarya sorunu veya parça kırılması gibi önemli bir arıza yaşamadım ve genel olarak "iyi ki almışım" diyorum.

v8 hakkında bir bilgim yok ama ekim/kasım gibi kampanya oluyor hep dyson'da. aceleniz yoksa bekleyin bence. biz öyle almıştık.
0
elektr10
(18.08.26)
5 senedir falan kullanıyorum. sürekli sürekli filtre uyarısı vermesi dışında bir sorun yaşamadım hiç.
+1
cay koy geliyorum
(18.08.26)
motoru ısınıyordu neredeyse tüm parçalarını değiştirdiler. Teknik servisinden çok memnunum. Ürünü Ankara’da kendi mağazalarından almıştım internetten alınca farklı olabiliyor süreç.
0
yüzyıllık yalnızlık
(18.08.26)
v12 kullaniyoruz.

sürekli filtreyi temizleyin uyarisi veriyor. servise gönderdik, "filtreyi iyi temizleyememissiniz" deyip geri gönderdiler. birkac kez daha yazistik ama sonuc alamadik. sonunda "biz maliz herhalde" deyip kabullendik. yillardir bu sekilde kullaniyoruz. filtreyi cillop gibi yapsan da ertesi gün hata veriyor.
+1
sir gawain
(19.08.26)
V6 kullanıyoruz 13 yıldır, hiç servislik olmadık hala çalışıyor. Batarya bile değiştirmedik. Tabi az gidiyor ama olsun sağlam alet bence. Yani dyson ı da bozduk / kırdık diyen varsa zaten piyasadaki herhangi bir kablosuz süpürgeyi de bozup kırarlar.

Edit: Filtre ve turbo başlık değiştirdik 1 kere.
0
ananiyimioguz
(19.08.26)
(5)

İyi saç ekim kliniği nasıl bulunur ya?

avatar is back
Bu işin en babalarına bakıyorum bi araba para isteyene bakıyorum bazı sonuçlar baya kötü. İyi yerlere bakıyorum video izliyorum adam ekim öncesi yarım saat ön çizginin önemini anlatıyor “aha benlik bura” diyorum sonuç kısmı bi geliyor adamın alnı çim adam gibi. Kötü yerlerin de ekimi berbat ama baze
Bu işin en babalarına bakıyorum bi araba para isteyene bakıyorum bazı sonuçlar baya kötü. İyi yerlere bakıyorum video izliyorum adam ekim öncesi yarım saat ön çizginin önemini anlatıyor “aha benlik bura” diyorum sonuç kısmı bi geliyor adamın alnı çim adam gibi. Kötü yerlerin de ekimi berbat ama bazen çok iyi sonuçlar da çıkıyor. Tamam donör monör mavalı okuduk okey de ben iyisini nasıl bulacam gönül rahatlığıyla gidip yaptıracam bu zımbırtıyı? Tamamen şans işi gibi geliyor şu an bana. Bu yüzden 2 senedir erteledim
-1
avatar is back
(16.08.26)
Cinik ve Doku Klinik en iyilerden. Bir arkadaşım Cinik'te yaptırdı seneler önce ve hala çok iyi. Doku'nun başındaki adam ismini kullanıyor sadece kendisi operasyonlara vs girmiyor bu arada. Sadece çizgini ve kaç greft olmalı onu söylüyor.

İkisi de pahalı ama sonuçları çok iyi klinikler bence. Şahsi fikrim Cinik daha önde diğerine göre.
0
elektr10
(16.08.26)
ankara ise hair cente. center değil cente evet
0
summerjam0306
(16.08.26)
Bazı iyi doktorların kötü ekimleri de oluyor. Kötü hekimlerin de iyi ekimleri olabilir. Mühim olan saçın yönü ve açısı aslında.

Dikkat etmen gereken en önemli nokta saç çizgin. Eğer 18 yaşındaki gibi saç çizgisi çizersen veya o çizgiye göre ekim yapılırsa kötü durma ihtimali epeyce yüksek. Saç çzigin bombeli ve yaşına uygun olsun yani yanlar biraz açık kalsın.

Fotoğraflar çok yanıltıcı olur, düşük ışıkta çeker sen orayı seyrek değil de sık olarak görürsün. Mutlaka gün ışığında canlı olarak gör birkaç ekim.
0
Caletti
(16.08.26)
tamamen şans işi dediğin gibi. ben de bu çim adam muhabbeti yüzünden erteledim ektirmeyi hatta son anda vazgeçmiştim.

bir klinikte çok iyi ekimler yapılmış olması sana da çok iyi ekim yapılacağı anlamına gelmiyor maalesef. iş bir noktada şansa kalıyor.
-6
televole0
(17.08.26)
serkan aygın'da oldum (en üstteki cevapta bahsedilen doku klinik), ben memnun kaldım, çim adam görüntüsüne alaka yok, saç çizgisi doğal gayet saç ektirdiğimi genelde anlamıyorlar.
0
awlmi
(17.08.26)
(5)

Almanya'dan düdüklü tencere getirmek

chihirovekohaku
Merhaba arkadaslar, Bir arkadasima Almanya'dan Fissler marka düdüklü tencere getirmek istiyorum. Yeni kisitlamalar, vergiler vs cikmisti en son. Takip etmedim. Ceza yer miyim? Kendi kullanimim icin aldim vs diyerek kurtarabilir miyim?
Merhaba arkadaslar,

Bir arkadasima Almanya'dan Fissler marka düdüklü tencere getirmek istiyorum. Yeni kisitlamalar, vergiler vs cikmisti en son. Takip etmedim. Ceza yer miyim? Kendi kullanimim icin aldim vs diyerek kurtarabilir miyim?
0
chihirovekohaku
(12.08.26)
Kendi valizinizde bir şey olmaz.
+1
logisticsmanager
(12.08.26)
getirebilirsin
0
jelly bear
(13.08.26)
getirebilirsin ama kapagini kapatmaman gerek. düdüklü tencere ayni zamanda bomba yapiminda da düzenek olarak kullanilabilen bir ürün. en sikintisiz sekilde kapagi acik sekilde kabin alti bagajinda getirirsiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.08.26)
getirirsiniz tabii ama çok ağırdır haberiniz olsun. kutusuz bir şekilde getirmelisiniz.
0
elektr10
(13.08.26)
sorunsuz getirebilirsiniz. kapagini kapatmayin +1. bu sicaklarda vakumlanip icinde basinc sikisabilir.
0
sir gawain
(13.08.26)
(14)

belediyeyi vs. arıyor musunuz hiç?

art cat chocolate
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?

ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
0
art cat chocolate
(11.08.26)
Aradım 2-3 kere şikayet ettim. İBB 6 aydır sahildeki göçük alanı düzeltmiyor. Göçük tehlikesi diye tabela koyup bırakmışlar. CHP belediyecilik zihniyeti tam olarak budur.
-4
gabe h coud
(11.08.26)
Geçen Çankaya belediyesine bi yol tamiri için yazdım. Gününde onardılar, çok şaşırdım.
-1
glamdr1ng
(11.08.26)
ben ne için aradıysam hep yapıyorlar valla :D

- yaya yolu çizin dedim, çizdiler
- trafik lambaları bozuk dedim, yaptılar ya da trafik polisi gönderdiler
- diğer arızaları da hep düzelttiler
- ilaçlama istedim, yaptılar
- bir yer için denetleme istedim, denetlediler
- her türlü istek ve şikayetimin sonucunu da hızlıca bana bildirdiler

şu an aklıma gelenler bunlar
0
🌸art cat chocolate
(11.08.26)
Lazım geldikçe yazıyorum, istediğim sonuç her seferinde çıkmasa da ilgileniyorlar. Belediyesine göre de değişiyor elbette, yağmurda su basan yolu anında onaran (drenaj yapan) belediye de var, yolları patates tarlasına dönmüş yolu 13 senedir onartamadığım belediye de.
0
orient blue
(11.08.26)
Sürekli arıyorum, taleplerim bazen aynı gün bazen bir iki gün içinde çözülüyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.08.26)
ibb alo 153’ü aradım en son. Belediyenin yapması gereken bir anaartel yol üzerindeki göçükleri hatırlatmak içindi. Çıkan kişi ile resmen kavga ettim. adresi tarif ettiğimde pişkin bir şekilde öyle bir yer yok diye iddia da bulunuyordu herif. Çok şaşırdım. Yani kayıt açıp başından savmak yerine bana çatmayı tercih etti. Muhtemelen chp gençlik kollarından bankamatik memuru bir tipti.
0
ezkaza
(11.08.26)
2 yıl önceye kadar çok arıyordum, sonra küstüm. en son (lüks) arabaların çok gereksiz hız yaptığı bir çıkmaz sokağa eskiden var olan kasislerin geri getirilmesini rica ettim. hız yapan arabalar yüzünden baktığım iki sokak kedisi ölmüştü ve ayrıca her akşam sokakta scooterlarıyla gezen çocuklar için tehlikeli oluyordu. belediye talebimi değerlendirmeden, açıklama bile yapmadan reddetti. bu olay chpli bir belediyede yaşandı. açıkçası rant neredeyse her parti orada. ben de saldım.
+1
eileengray
(12.08.26)
ben de ibb çözüm merkezi'ne yazıyorum X platformu üzerinden DM atarak. Çoğu case'i çözüme kavuşturdular. Son bir şikayetim vardı çocuk parkının içi motorsikletlerle dolu olmaya başladı ve baya çocuk parkı içinde de hızlı sürüyorlar. oraya bi turnike gibi bir şey yapmaları gerektiğini söyledim pusetli insanları da mağdur etmeyecek şekilde. bakalım yapacaklar mı.
0
elektr10
(12.08.26)
Yazıyorum ve genelde ilgileniyorlar.
0
a7x
(12.08.26)
Arıyorum kesintilerde vs
0
basond
(12.08.26)
ibb'yi çok aradım ya da online sistemden kayıt oluşturdum (arayınca da onlar senin adına kayıt giriyorlar).

hepsi olumlu ya da olumsuz sonuçlandı.

haber verdiğime pişman olduğum bir olay var: kamyon ya da bir araç ağaca çarpmış ve araç kırılmış. onu kurtarın ya da kesip yenisini dikin dedim. geldiler kesip gittiler. kurtarılmayacak durumdaydı zaten ama bari yenisini dikselerdi. kaç sene oldu orası boş.

benzer şekilde başka ağaçların da kabukları soyulmuştu, onu da bildirdim. (sanırım motor, scooter falan bağlıyorlardı) sıralı bütün genç araçlar yaralıydı. ağaçların kabuklarına yeşil boya sürdüler. iyileşti ağaçlar. kesip de yenisini dikmezler diye hepsini bildirmedim.

yıllar önce kaldırımdaki ince metal elektrik direkleri kaldırılmış ama 3-4 cm'lik kocaman vidaları duruyordu. çektim fotoğrafını gönderdim ve anlattım konumuyla, google maps görüntüleriyle vs. ertesi gün gelip hemen düzelttiler.

bunun gibi daha bir sürü geri bildirimim var. anında çözdüler. şikayetin kapanması için resim/yanıt vs ile bildiriyorlar bazen.

bir kaç kez komşularımı şikayet etmiştim. köpekleri gece gündüz bağırıyordu. beni evde uyutmaması ayrı hayvanların bu kadar ağlaması ayrı dert. ses kaydettim farklı zamanlarda, durumu net şekilde anlattım. belediyenin veterinerlik biriminden görevliler gelip "hayvana şöyle bakın, bunu yapın bunu yapmayın" diye uyarıda bulundular. ama uyarı dışında bir şey yapamıyorlar. yetti yine de.

bu şikayetlerin hepsi şişli belediyesinde idi.
+1
biseysorcaktim
(12.08.26)
2 yıl önce çok aradım uğraştım şikayetim çözülmedi.
şimdi bir yeri arayasım yok ortadoğu coğrafyasında yaşadığımı kabul ettim
0
devilone
(13.08.26)
İlçe belediyelerine eksik parklar için hayvanlara mama-su kabı istedim oldu
Metro çıkışlarına kanopi(tente) yapılması hacettepe ve bilkent öğrencileri yağmurda
sefil oluyordu,yaptılar
Bunun gibi ama mantıklı gördükleri bir çok isteğimi yaptılar ama bir kaç şeyi yapmamaları sinirimi bozuyor.Örneğin çöp kutusu olmayan fazlasıyla merkezi olan yerlere talep ettik gelmedi,Bazı metro çıkışlarına ekstra kart otomatı-su otomatı istedik gelmedi.Yaya geçidi ışıklarını yaya geçidinden sonra koyulması işleminin düzeltilmesini
istedik o da olmadı.Ankara da bazı şeyler istanbul kadar ilgilenilmiyor.İstanbul da her şeye çok dikkat edilirken ankara da açıkcası sallanmıyor
0
smokee
(13.08.26)
evet. fakat sonuc kisminda parti bazinda bir tutarlilik yok bence. bazi chp belediyeleri sallamazken bazi ak parti belediyeleri isini yapiyor veya tam tersi bazi ak parti belediyeleri sallamazken bazi chp belediyeleri isini yapiyor. dolayisiyla partiler duzeyinde degil kisiler duzeyinde bakmak gerekiyor.
0
Sour
(13.08.26)
(2)

Hpv siğil yaktırma

afordismansalihinis
İstanbul için fiyat bilen var mı ortalama? Devlet hariç nereye gidilebilir?
İstanbul için fiyat bilen var mı ortalama? Devlet hariç nereye gidilebilir?
0
afordismansalihinis
(10.08.26)
Hpvgent Sıgıl Bakım Kremı
hiç yaktırma bunu kullan 3 günde sonuç alırsın.
0
gercekdunya
(10.08.26)
ben almanya'dayken yaptırmıştım bi 10 sene önce ve seansı 50 euro idi. yaktırma değil de dondurrarak yakma işlemiydi bu. türkiye ile kıyaslamıştım ve hemen hemen aynı tutardı şu anda da değiştiğini sanmıyorum 2500-3000 lira arası bir şeydir. Herhangi bir cildiyeci yapar bu işlemi.

yukarıda arkadaşın dediğini de kullandım ama eğer fazla büyük değillerse bu yöntem de işe yarar.
0
elektr10
(11.08.26)
(14)

o paraya corolla mi alinir?

ghilleinthemist
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi. neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlam
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi.

neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlamiyorum o paraya atiyorum audi var da ben corolla alayim demiyorum ki? ya da 2 milyonluk aracin alternatifi 3.5 milyonluk bir otomobil degil ki? neyse sonuc olarak, o butceye alinabilecek sedan ya da b-suv ne onerirsiniz?
+1
ghilleinthemist
(04.08.26)
cunku corolla ve civic daha cok sifir alacak parasi olmayanlarin ikinci el alirken sigindiklari guvenli liman. sifir alacaksan toyotaya gerek yok, zaten aracin 3-4 sene garantisi olacak. mantik bu.

ha sen araci sadece a'dan b'ye gitmek icin kullaniyorsan, aracin gidisi, tasarimi, vs cok da onemli degilse, yani bir petrolhead degilsen, basimi agritmasin beni sanayiden uzak tutsun yeter alacam 15 sene binecem diyorsan, al gitsin.

honda'ya da bakmani tavsiye ederim. fiyat konusunda hiccc fikrim yok.
0
cooperr
(04.08.26)
Kia sportage
Nissan kaşkayi
Honda HRV
Ford KUGA
VW T-Roc

Suv seviyorsan elindeki bütçeye göre daha gösterişli araçlar mevcut
+1
HellKeePer
(04.08.26)
Corolla;
Otomatik olarak hiçbir şekilde sorunu olmayacak (dizayn sebebiyle)
Hybrid motoru bilmem kaç yıldır var ve dünyadaki en iyi hybrid platform
Araçlarına teknolojiyi ilk sokmuyor, biraz oturduktan sonra sokuyor

Arabadan istediğin bu arabanın verdiğinden ne kadar fazla bilmiyorum. Sonuç olarak 140 beygir araba.

Toyota Türkiye'de ne kadar piyasa var bilmiyorum tabi. Bence önemli kısmı o.
Bir de sana "Toyota mi alinir" hikayesi anlatayim. Bundan iki sene önce aynı durumda arkadaşım aynı şekilde 1 kasa BMW aldı. O dönemden beri sanayi ile arkadaş oldu. Şu an tek dediği "bunu satıp toyota alıyorum, bıktım".
Bir de unutma; sana pahali araba önerenlerin aklina;
Kol gibi sigorta ve kasko
Kol gibi servis maliyeti
Bunların hiçbiri gelmiyor. Yani arabayi satin almak ile yürütmek farklı.
Bana göre dünyanın en mantıklı arabalarından biridir corolla hybrid, ondan önce elektrikli araç gelir.

Ps: Türkiye'de yalniz altı yüksek araç gereği var. Ben misal hiç sevmem suv vs ama Türkiye'de yollar kötü, her yerde tümsek var, kasisler mantıksız. Haliyle altı yüksek araç daha iyi olabilir.
+1
logisticsmanager
(04.08.26)
Bir de internetin yüzde 99'u iki tip insandan oluşuyor;
Corolla, civic ve lexus dışında arabaların hepsini sıkıntılı bulanlar (bu reddit north amerika tayfasi)
Ne araba söylersen söyle "o fiyata o mu alınır" diyip giriş fiyatı daha pahalı, yürütmesi daha pahalı, daha riskli araç söyleyenler (türk sosyal medyası)

Bu adamlara kalsa benim ford Fiesta şu ana kadar patlamaliydi. Polo almalıydim ya da yaris almaliydim falan filan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
cuma günü corollayı 1.8'e aldılar sen neden 2.5'a alıyorsun? corolla suvsa al.
artık araçlar birbirine çok yakın. senin beklentine bağlı bir süreç.
eğer sıkıntısızlık ve standart istiyorsan toyota honda. daha az fiyata konfro diyorsan psa grup ve koreliler önde. kalite arıyorsan almanlara yönelmen gerekiyor.
@logicmaster +1 suv sevmem ama türkiye için mantıklı. yollar kötü.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
Ben olsam elektrikli dışında bakmazdım. Eğer elektrikli size uyuyorsa (ucuzdan pahalıya) güzel alternatifler var; 1.5-2 milyon aralığında e-c3, frontera ya da e-2008 alınabilir. Hatta e-208 ya da corsa bile alınabilir. Özellikle bunların 1-2 yaşında ikinci elleri inanılmaz kelepir. Paranız cebinizde kalır.
0
orient blue
(04.08.26)
BMW'ye gecersin, ocagina incir agaci diker.
sundan bir kurtulayim gidecem corolla/civic alacam dersin.
bir sekilde kurtulursun, gidersin toyota'ya. bir tane az kullanilmis cakayim bitsin bu eziyet kafasindasindir, bir tane araba verirler test surusu icin, cikarsin anayola.
110 gibi kaput meksika dalgasi yapmaya baslar.
120 ye dayanirsin, yan aynalar titresimden koptu gidecek.
130 a cikinca zaten yol ve ruzgar sesinden dandik hoparlorlerden gelen muzik sesini duyamazsin.
araci geri goturursun, ben yine almanlara bakayim diyip yeni bir incir agaci arayisina baslarsin. :D

bir kere almana bulasinca pek donus yok malesef.
japon tatmin etmez, lexus/infiniti dahil.
0
cooperr
(04.08.26)
elektrikli, elektrikli, elektrikli...

cereyanlı araba alın.
lütfen.
ofisteki dizelleri satıp kia ev3 aldık, neden daha önce elektrikli araç almadık diye kafamızı yerlere vuruyoruz.
aralıktan beri 9.500Km yol yaptık, bakım - sanayi vs hiç derdi yok.

ancak...
elektriklilerde de sağlam markaları seçin.
+1
MtKrt
(04.08.26)
0 ioniq6'nın 2.5 civarına çıkma ihtimali var. çıkarsa kesinlikle tercih o (elektrikli)

çıkmazsa

0 qashqai 2.2 civarına bayiden alınabiliyor şuan.

hayırlı olsun.
0
a darkness coming
(04.08.26)
corolla'nın seneye kasası değişecek. 2,5 milyon bütçeniz varsa skoda kamiq, vw t-roc veya illa toyota suv tarzı bir şey arıyorsanız yeni kasa ch-r tavsiye ederim. toyota gerçekten satarken üzmüyor, 5-6 yıl sonra aracınızı yenilemek isterseniz satması daha kolay.

arkadaşlar çok elektrikli demiş ama benim özellikle türkiye'de hala bir önyargım var. uzun yolda şarjı bitti bitecek diye düşünmek istemediğimden dolayı böyle belki bilemiyorum.
0
elektr10
(04.08.26)
kroniklere bakmadan almayın. e-c3 yokuş çıkamıyor örneğin.

ben corolla yerine ioniq 5 almak isterdim sanırım. 2.5 corolla için çok çok fazla geliyor kulağa.
0
gurur
(05.08.26)
Benzinli corolla 1.8-2 civarinda pakete gore ama hybrid icin 2.5 gerekiyor yine :/
0
🌸ghilleinthemist
(05.08.26)
2.300'e sıfır togg almak varken, maceraya girmeyin.

evden şarjla kilometrede 1 lira yakıyor. dışarıdan şarj ederseniz kilometrede 2 lira yakıyor. gayet güzel araba. mis gibi.
0
babilfish
(08.08.26)
bmw, audi, mercedes, gibi araçları kullanmanın yazılı olmayan bir kuralı vardır. sıfır alırsın ve garantisi biteceği zaman veya 90 bin kmye gelmeden satarsın.

bu araçlar pişmanlıktır. bunların en iyisini almayacak olduktan sonra bmwye, audiye, mercedese biniyorum demenin de hiç mantığı yok. renault motorlu mercedes mi olur? pejo ile aynı motoru kullanan bmw mi olur? olmaz.
0
omer460
(08.08.26)
(7)

Türkiye'de ingilizce mülakatta şov yaparlar mı :)

klardtt
Merhaba,Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade e
Merhaba,

Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade edebiliyorsanız yetiyordu, kimse de çok zorlamıyordu.

Hatta bir kere kore firmada girmiştim, ik bana sadece ingilizce kendini tanıtır mısın dedi. Kendisi hiç konuşmadı/soru sormadı. ik'da öyle çok değil sanırım ama genel olarak ingilizce kullanabiliyor mu ona bakıyorlar.

Şimdi abd merkezli bir firmanın Türkiye firma kısmında mülakata gireceğim. Yine ik kendimi ingilizce tanıtmamı istedi, biraz konuştuktan sonra kendisi ingilizceyle şov yaptı :) (ik türk, en azından ismi.) Manyak ingilizcesi vardı, telaffuzu akıcılığı... adını görmesem yabacı zannederdim. üniversitem de bu kadar iyi ingilizce konuşan hoca hatırlamıyorum neredeyse.

Şimdi teknik ekiple teknik mülakata gireceğim. ilk kendimi anlatan ingilizce sunum yapacakmışım. Sonrası teknik mülakat olacakmış, bundan sonrasının ingilizce ya da türkçe olması mülakatı yapan kişilere kalmış.

Şahsen çok gerildim, oradaki mühendislerin (onlar da Türk) de öyle ingilizcesi var mıdır? Yoksa ik'da yapısı gereği öyle kişiler mi çalışıyordur? Herkesin İngilizcesi öyleyse rezil olurum valla
0
klardtt
(30.07.26)
bence herkesin öyle değildir. bu firma global ve kurumsal bir firmaysa zaten bu tip şeylere takmaz. ingilizcenizin mükemmel aksanlı olmasına gerek yok. gerçekten de derdinizi anlatmanız, onları doğru anlamanız yeterli olacaktır. hiç gerilmenize gerek yok. bol şans.

bir ekleme daha yapayım. mülakatı yapan ik bu tip görüşmeleri belki de 100 kere yaptı. zaten bu case'lere çoktan çalışmış, defalarca tecrübe edinmiş biri. elbette makyajını yapacak yeterli zamanı da olmuştur :)
+3
elektr10
(30.07.26)
Muhtemelen yurtdışında yaşamış birisidir o İK yoksa trde çok zor öyle insana rastlamak. Ayrıca ingilizce ogretmeni olmayacaksın işini gördüğü kadar bildiğini göstermen yeter
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Bence de hepsi oyle degildir. Bugune kadar Turkiye'de yasadigi halde, organik bir sebebi olmayip bu sekil ingilizce konusan sanirim sadece 1 kisi tanidim.
0
mbond
(30.07.26)
malesef turkler bu konuda asagilik kompleksine giriyor. baska bir dili ogrenmek ve baska bir kisiyle o dilde iletisim kurmak cok degerli bir olay. ben de bu konularda hep ayni ornegi veriyorum; hindistanlilar. kime sorarsan sor bu elemanlarin konusmasinin cok zor anlasildigini soyler, fakat isler bir sekilde zor da olsa yuruyor. bir ingiliz aksanina ihtiyacin yok, karsidaki seni anliyor sen onu anliyorsan bir mimikle bile iletisime devam edebilirsin. zaten yeni mezunsun kimseye rezil olmazsin merak etme. yani 40 yasinda olsan da rezil olmazsin burasi tamamen ayri bir konu. :)) mesela ben daha cok yazisma kismindan ilerledigim icin ingilizce konusurken en basit bir kelimeyi unuttugum bile oluyor, fakat dedigim gibi bir sekilde akista ilerliyor her sey.
0
arakaali
(30.07.26)
uzundur yurtdisinda muhendislik ekosistemindeyim.

teknik elemanlarin cok iyi ingilizce konusmasina pek gerek yok, evet/hayir/gunaydin disinda konus(a)mayan cok asyali gordum.

IK baska, ingilizcesi kotu olani IK'ye almazlar zaten ki soyle bir dusundum, pek gocmen IKci gordugumu bile hatirlamiyorum, cogu zaten edebiyat mezunu falan oluyor.
0
cooperr
(30.07.26)
türkiye'de doğru düzgün ingilizce mülakat yapan tek kurum kuruluş gördüm.
o da whirlpool manisa fabrikasıydı.
ik'ları bilkent mütercim tercümanlık mezunuydu.
şimdi zaten ingiltere beko global hr'da.
mülakatı yapan da doğrudan abd'liydi.
2017 aralık civarı.
(not: makina mühendisiyim)
0
rain when i die
(30.07.26)
tüm İK'cıları karşıma almak pahasına bir yorum yapıyorum.

İK'cıların işi genel olarak şov yapmaktır. her fırsat bulduklarında şova başlarlar. teknik personelden beklenen karşısındaki doğru anlamak, kendini de akıcı bir şekilde doğru anlamaktır. kimse gramere, aksana bakmaz.
+1
co2s2
(31.07.26)
(2)

İstanbul’da deniz/boğaz manzaralı erken kahvaltı mekanı

yadigar
Saat 5.00-6.00 gibi servis veren kahvaltı mekanı var mı bildiğiniz, güzel manzaralı? Kahvaltı zengin olmak zorunda değil. Simit-çay’dan hallice, domates-salatalık veren her yer kabulüm. Fiyat ve bütçe uygun olsa güzel ama sınırı yok. Asıl mevzu güneş doğmadan/doğarken gibi saatlerde açık olması ve d
Saat 5.00-6.00 gibi servis veren kahvaltı mekanı var mı bildiğiniz, güzel manzaralı? Kahvaltı zengin olmak zorunda değil. Simit-çay’dan hallice, domates-salatalık veren her yer kabulüm. Fiyat ve bütçe uygun olsa güzel ama sınırı yok. Asıl mevzu güneş doğmadan/doğarken gibi saatlerde açık olması ve deniz yahut boğaz görmesi… (Avrupa yakası olsa daha iyi ama şart değil)

Rumelihisarı’nda “Kale” var mesela gayet güzel.
Rumelikavağı’nda Telli Baba’nın oradakiler erken saatte kapalı.

(Semt ve merkezilik kısıtlaması yok. Tepeden de görebilir)
0
yadigar
(29.06.26)
Sütiş 24 saat değil mi? Emirgan Sütiş., Sabancı müzesinin orada
Edit: elektr10 haklı
0
kisa
(29.06.26)
Emirgan Sütiş deniz manzarasından çok otopark manzaralı. Üst katı biraz görüyor ama sabahları çok kalabalık olmadığı için orayı genelde açmazlar.

Lokma veya Kale Kahvaltı görece daha iyi manzara açısından.
+1
elektr10
(29.06.26)
(3)

iphone batarya değişimi (yurtdışı telefon)

tchuck
iphone 14 pro telefonum var.appleda 5299 gösteiryor batarya değişimini (yanlış bakmıyorsam)yurtdışı cihazları için de alabiliyor muyuz bu hizmeti?
iphone 14 pro telefonum var.
appleda 5299 gösteiryor batarya değişimini (yanlış bakmıyorsam)

yurtdışı cihazları için de alabiliyor muyuz bu hizmeti?
0
tchuck
(28.06.26)
Apple Store'dan yurtdışı cihazların pilleri değiştirilemiyor. Troy mağazalarından yapabilirsin. Ben İstinye Park'taki şubesinden gün içinde değiştirmiştim. Biraz erken saatte giderseniz (saat 15:00'ten önce mesela) gün içinde yapıyorlar.
+1
elektr10
(29.06.26)
@elektr10 ben de bir soru sorayım. Cihazı sıfırlayarak mı veriyoruz? Süreç nasıl işliyor? Benim de batarya sağlığım düştü. Değiştirmek istiyorum.
0
jackyr
(29.06.26)
@jackyr yok sıfırlamaya gerek yok. sadece "iphone'umu bul" uygulamasını kapattırıyorlar ama gelmeden önce mutlaka backup alın diye uyarıyorlar.

bir de cam korumanız varsa çıkartıyorlar bilginiz olsun. yenisini alın yani mutlaka.
+1
elektr10
(30.06.26)
(1)

Almanca bilen var mi

abelardo
Şu 10 saniyelik videoda tam olarak ne diyor, yardımcı olur musunuz, kose dediği kısım onemlihttps://youtube.com/shorts/Fs4qSjLS-f0
Şu 10 saniyelik videoda tam olarak ne diyor, yardımcı olur musunuz, kose dediği kısım onemli

youtube.com
0
abelardo
(02.06.26)
birisi chat'te "Gümüşhane'nin neresindensin?" diye soruyor o da "Kelkit" diyor. Sonra da "hayır gerçi bizim köy Köse'de, ama yine de Kelkit, biz Kelkitliyiz." diyor.

Sonra "Kelkit, sag ich" yani "Kelkit diyorum" diyor.
0
elektr10
(02.06.26)
(5)

4 haftalık flörtümü, 2 aydır unutamıyorum. normal mi?

madridista19021902
İnternetten bir kızla tanıştım. Farklı şehirlerde yaşıyorduk ama daha ilk günlerden aramızda çok güçlü bir çekim oluşmuştu. Kısa sürede her gün görüntülü ve sesli konuşmaya başladık. Birbirimizi o kadar merak ediyor ve istiyorduk ki, ilişkimizi gerçek hayata taşımak için bir an önce buluşmayı planlı
İnternetten bir kızla tanıştım. Farklı şehirlerde yaşıyorduk ama daha ilk günlerden aramızda çok güçlü bir çekim oluşmuştu. Kısa sürede her gün görüntülü ve sesli konuşmaya başladık. Birbirimizi o kadar merak ediyor ve istiyorduk ki, ilişkimizi gerçek hayata taşımak için bir an önce buluşmayı planlıyorduk. İki kez buluşma ayarladık ama ikisi de bazı aksaklıklardan dolayı gerçekleşmedi.

Zaman geçtikçe ona gerçekten bağlandığımı fark ettim. ona yükselirken bir yandan hayat tarzlarımızın ve geleceğe bakışımızında farklı olduğunu görmeye başladım. Aramızdaki çekim çok güçlüydü ama ilişkinin ileride sağlıklı bir yere gideceğine inanmadım. daha fazla bağlanıp daha çok üzülmemek için yolları ayırdım.

şimdi ben bu kızla sadece sanalda 4 hafta zaman geçirdim.

fiziksel olarak yan yana gelmedik. üzerinden 2 ay geçti. nasıl oluyor da onu hala unutamıyorum ? geceleri uyku bile uyuyamıyorum onu düşünmekten.

gerçek ilişkilerimde ayrıldığımda bile böyle acı çektiğimi ya da bu kadar uzun sürdüğünü hatırlamıyorum.

ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. şu durumun bir izahı yok mudur ? unutmam için daha kaç haftaya ihtiyacım var ?
0
madridista19021902
(20.05.26)
Acilen yaz dizilerini bırakman lazım
-3
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
bu aralar büyük bir boşluktasın zihnin ise duygusal olarak onu doldurmakla ugraşıyor. hepsi bu.
+2
limonlu eksi
(20.05.26)
Cevabı kendiniz vermişsiniz aslında: "Zaman geçtikçe ona gerçekten bağlandığımı fark ettim".

Biriyle, bir şeyle, bir yerle bir kez bu bağlanmayı hissettiğinizde ve ayrılmak durumunda kaldığınızda ya da terk edildiğinizde bir yas sürecine girmeniz çok doğal, ve biliyorsunuz ki yas her insanda her durumda farklı sürelerde ve yoğunluklarda yaşatıyor kendini.

Fiziksel olarak yan yana gelmemiş olmanız acı çekme sürecinizde çok da önemli bir parametre değil. Siz bu insanın sohbetine, varlığına hatta yanınızda yokken bile var olmasına alışmışsınız fakat fiziksel yan yanalık olmadığı için bunu "gerçek bir ilişki"den saymıyorsunuz. Halbuki bu en az diğer ilişkileriniz kadar gerçekmiş sizin için. Hatta öyle ki, diğerlerinden de büyük etkisi olmuş hayatınızda.

Durumun izahı basit. Birine bağlandınız, kimseye hissetmediğiniz kadar farklı ve veya güçlü hisler hissettiniz ve çeşitli sebeplerden dolayı bu kişiden kopma kararını da siz aldınız. Zihniniz bu ayrılık acısını sizin için kolaylaştırmaya çalışıp bu ilişkiyi "zaten bir şey olmadı, yan yana bile gelmediniz, çok zaman bile geçirmediniz ki" argümanıyla ufaltmaya, gerçek olmayan bir ilişki olarak addetmeye çalışıyor. Ama bir yandan da bir tarafınız ilişkinin bal gibi de gerçek olduğunu, hislerinizin var olduğunu ve fiziksel olarak yan yana gelememiş olmanızın bu hisleri yok etmediğini ve yaşanılanların çok özel olduğunu biliyor. Zihninizin boşlukları doldurmak adına size böyle oyunlar oynaması normal. Sizi hayatta tutmaya, yarattığınız yeni duruma adapte etmeye çalışıyor, bu bir içgüdü, bir refleks. O yüzden bunu sorgulayarak vakit ve güç kaybetmeyin bence.

Geri dönüşü olan bir şeyse (mesela yanlış düşünmüşsünüzdür, kaygılarınızı kontrol edemeyip belki de yok yere ilişkiyi kesmeye karar vermişsinizdir vs, yani sorun sizden kaynaklıdır) bir süre sakince düşünün, sonra yeniden iletişime geçip bir de karşı tarafı dinleyin, belki karşı tarafı yeteri kadar dinlememişsinizdir bu acıyı çekerken.

Geri dönüşsüzse ya da geri dönmek istemiyorsanız da, acıyı dindirmek için yapabileceğiniz tek bir şey var, o da bu ilişkinin gerçek olduğunu, yaşandığını ve bazı koşullar sebebiyle bitmesi gerekip bittiğini kabullenmek. Zihninizin sizi korumak ve acıyı azaltmak için çıkardığı o ilişkiyi ufaltma kalkanını bir kenara koyup bu gerçekle yüzleşmeniz ve sanal bir ilişkinin acısını değil, gerçek bir ilişkiyi kaybetmiş olmanın acısını yaşamanız gerekiyor. Başka türlü azalmaz, dinmez. Siz hayatınızda var olmuş olan bir şeyin varlığını reddettikçe, o kendisini daha çok hissettirmeye devam eder siz de haftaları saymaya devam edersiniz.

Fizikselliğin hiç önemi yok gibi konuşmuşum gibi görünüyor farkındayım ama aslında onu demek istemiyorum. Fiziksellik elbette önemli. Aseksüel kişiler olsanız bile bu böyle. Yani sadece cinselliğe de indirgeyemeyiz fiziksel ilişkiyi. Ama burada sizin aklınızı kurcalayan şey yaşadığınız acıyı neden bu kadar yoğun ve uzun yaşadığınızdı, ben de fiziksel temasınızın olmayışının bu acı üzerinde çok da etkili olmayabileceğini söylemeye çalıştım. Yoksa insan ilişkilerini fiziksel temastan ayrı düşünmek mümkün değil.
0
starbuck
(20.05.26)
mantıklı davranmışsınız, tebrikler.
basit bir "kavuşamazsan aşk olur" vak'ası, o kadar. görüş(e)mediğiniz için çok idealize etmişsiniz; bu sebeple çok büyük bir etkileşim yaşamışsınız da unutması zor falan gibi geliyor ama aklın oyunundan başka bişey değil. az daha dişinizi sıkın, geçer, merak etmeyin.
+1
lil siztah
(20.05.26)
o zaman bu şarkı sana gelsin: www.youtube.com
0
elektr10
(20.05.26)
(2)

hamileler icin app

Purple life
var mi?yeme icme bir sürü dikkat edilmesi gereken sey var. elma diye girsek mesela hamile biri yiyebilir mi yoksa zararli mi diye risk belirleyen ve kisaca sebebini aciklayan bir uygulama?
var mi?

yeme icme bir sürü dikkat edilmesi gereken sey var.

elma diye girsek mesela hamile biri yiyebilir mi yoksa zararli mi diye risk belirleyen ve kisaca sebebini aciklayan bir uygulama?
-5
Purple life
(05.05.26)
uygulama yok ama gemini, chatgpt gibi yapay zeka uygulamaları bunları söyleyebiliyor.
+1
elektr10
(05.05.26)
Ben hamileyken happymom diye bir uygulamayı kullanıyordum fena değildi. Şimdi daha fazla geliştirilmiştir.
0
ekimoloji
(05.05.26)
(6)

Kapsül otel

put it in your appropriate place
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?Valensiya g
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.

Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?

Valensiya gideceğim. Airbnb ile hostel arasında gidip gidip geliyorum. Bakalım.
0
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Sokakta yatarim ama kapsülde kalamam. Git paşalar gibi hostelde kal.
+1
Purple life
(20.04.26)
Ben kaldım, bavulu ayak ucuna koymuştum. Yorgunluktan direkt uyduğum için baska bir tecrübem olmadı. Bir tık klostrofobik.
+1
mirty
(21.04.26)
hiç tavsiye etmem. bazı kapsüllerin havalandırması kötü oluyor, senden önce kalan kişinin kokusu bile hala orada kalmış olabiliyor ve tabut gibi. çok yorgunsan bunları tolere edebilirsin ama ben olsam biraz daha fazla para verip normal 4-6 yataklı bir hostelde kalırdım.
0
elektr10
(21.04.26)
hostelde kalacağıma kapsülde kalırım. daha güvenli ayrıca mahremiyeti var. viyana'da 1 gece kalmıştım.
+1
HellKeePer
(21.04.26)
hiç kalmadım ve sokakta yatarım kapsülde kalmam +1
o gideceğin yere hiç gitme daha iyi.
0
Sadece soruyorum
(21.04.26)
amsterdam da kapsül otelde yakın arkadaşım ile beraber kaldık. baya çift kişilik yatağı olan ve yatağın ayak ucunda bir kişilik giyinme yeri olan bir yerdi. zaten uyumadan uyumaya girecez diye dert etmedik. ama sabah olduğunu anlama işi olmadığı için alarm kurmak gerekiyor kalkmak için :)
0
bigcaptain
(22.04.26)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(7)

Çileği nasıl saklayayım?

umutt
Elimde bol miktarda çilek var, taze tüketmeyi çok severim ama bitecek gibi değil-şimdiden bozulmaya başlamış bazıları. Çilek reçeli yapmak istemiyorum var elimde bolca, bunları nasıl saklayabilirim?
Elimde bol miktarda çilek var, taze tüketmeyi çok severim ama bitecek gibi değil-şimdiden bozulmaya başlamış bazıları. Çilek reçeli yapmak istemiyorum var elimde bolca, bunları nasıl saklayabilirim?
0
umutt
(17.04.26)
derin dondurucuda.
+3
zakk
(17.04.26)
derin dondurucu +1

biraz masraflı ama ben çok memnunum iyi ki almışım diyorum. zwilling'in vakumlu setleri var. bi alet tüm havayı çekiyor içinde yiyecekler, meyveler, sebzeler baya uzun süre taze kalıyor. özellikle çürüyüp giden salatalar bununla beraber 1 hafta taptaze kalabiliyor.

şu an için değil belki ama ilerisi için bir fikir olabilir.
+1
elektr10
(17.04.26)
butun halde derin dondurucu.
kilitli poset kullanabilirsiniz. birbirine hic yapismasin istiyorsaniz ya da biraz formu bozulmus durumdaysa, bir tepsiye aralikli yerlestirip buzluga koyun, hafif donduklarinda posete yerlestirip yeniden buzluga atin.
sonra keklerde, cilekli sutlerde kullanirsiniz :)
+3
65 derece
(17.04.26)
her şeyden kârı maksimize etmeye gerek yok. Küçük poşetlerde etrafınızdaki konu-komşuya verirsiniz, hoş olur.
0
tsubasa
(17.04.26)
Çilek depolamasi zor bir üründür. Hasat edildikten sonra hatta hasat edilirken kırmızıya yakın bir şekilde hasat ediliyor.

Sevkiyat sırasında renk değişimi devam etmesi beklenir.

Ayrıca hassas bir ürün olması nedeniyle fazla ellenmez.


Uzun süre saklayamazsiniz
Eğer çok varsa reçel veya eş dost dağıtmaktan başka çareniz yok.
+1
kaiserr76
(18.04.26)
kavanozlarda saklıyorlarmış diye bi şey görmüştüm geçenlerde, hava almayınca bozulmuyor yazmıştı
0
mezzosprite
(18.04.26)
dilimleyip buzluga atın. güzel dondurma olur en kötü yazın.

rondoya atıp içine az süt ekliyosunuz, muzdan da şeftaliden de oluyor. küçük küçük poşetlere tek seferlik yapın bence.
0
kveldulv
(18.04.26)
(8)

yaz gelmeden klima tavsiyesi

ilgeru
12000 btu, kendisi ve servisi problem çıkarmayan, soğutan/ısıtan bellli bi derece duran klima tavsiyeniz var mı?
12000 btu, kendisi ve servisi problem çıkarmayan, soğutan/ısıtan bellli bi derece duran klima tavsiyeniz var mı?
0
ilgeru
(12.04.26)
"servisi problem çıkarmayan" tamamen bölgesel.
benim evde airfel annemin evde kaira aldık servisten de memnun kaldık, daikin servisi iyi burada... dükkana alırken 24000lik airfel/kaira kalmamıştı sigma aldık iklimsa servisi kötüydü açık açık normalde kurulumda vakum yapmadıklarını söylediler zor zar tanıdık vardı da vakum yaptırdık. yaparken de biri diğerine "vakum yapılacak tıslatma" filan dedi :D tıslatınca vakuma gerek kalmıyor gibi saçmalıyordu. yaptırdık ama vakum da ne kadar sağlıklı oldu bilmiyorum normal kurulumda yapmadıklarından deneyimleri yok, manometreleri bakımsızdı, ibresi çalışmıyordu, ibre üstünde kapağı yoktu, vakumdan sonra bekleyip vakum kaçağı var mı diye kontrol yapılmadı vs. ve evdeki 12000'lik klimalarımız net daha sıcak üflüyor kışın ısıtırken. dükkanda ısınma amaçlı aldık klimayı.
daha önce daikin servisinin keşif için gelince arabayı çeker üstüne çıkar takarız dediği yere illaki ya vinç ya iskele isteriz yoksa kurulum yapmayız diye direttiler. giriş kat dükkan, ama garaj girişinden kot farkı var. kuruluma da masraf ettik vinç için... berbat bi deneyimdi kısacası...

yoksa klimaların üçü de iyi. kaira/airfel birebir aynı klima ikisi de daikin'in markası midea üretimi prime kasa. sigma da iklimsa'nın kendi markası haier üretimi. ama servis farkı kaira ve airfel'i burada daha cazip yapıyor tekrar alsak yine bunları tercih ederiz.

bilinen iyi markalar belli zaten. daikin mitsubishi fujitsu toshiba vs. japon grubu işte özetle.
mitsubishi ve mitsubishi heavy farklı bu arada ve mitsubishi electric olan bariz daha iyi, diğeri de iyi ama aynı seviyede değil.
(bkz: mitsubishi electric vs mitsubishi heavy industries )
bunlar dışında kalan çoğu marka çin grubu midea haier gree ve bunların fason üretimleri.

marka seçiminde çok katı olmaya gerek yok, mitsubishi heavy'nin alt modelini alacağına midea'nın üst segment ürününü alabilirsin mesela. çin grubu markanın iyi ürünü japon grubu markanın giriş seviye ürününden iyi olabilir. model bazlı seçim yap bütçen uygunsa. ha 12k'lık ortalama giriş seviye bi ürün yeter dersen fason markalara yönelebilirsin işte kaira airfel sigma gibi. ben memnunum klimamdan. yukarıda söylediğim markada katı olmama durumu türk markalarını kapsamıyor bu arada, japon ve çin grubunun en kötüsü bile vestelin tüm modellerinden iyidir.

türk grubu genel olarak en kötüsü. vestel arçelik ve bunların alt markaları... arçelik yine kötünün iyisi, vestel ve alt markalarına göre daha iyi ama japon ve çinliler kadar iyi değil. lg türkiye'de arçelik ortaklığında üretim yapıyor bu yüzden yine mesafeli olurdum.
+3
konetsu
(12.04.26)
Mitsubishi
+1
Unde bach canim
(13.04.26)
Klima bir kez alınır ve 20 sene kullanılır. Klima alınırken tasarruf edilmez. Edeceğiniz tasarrufun kat kat fazlasını 20 yıl boyunca elektrik faturası ve tamir olarak ödersiniz.
Klimalar ikiye ayrılır. Mitsubishi daikin fujitsu gree
Ve diğerleri...
Bu markalar dışındakileri asla tavsiye etmem.
+1
halk
(13.04.26)
mitsubishi ve daikin çok övüyor herkes. bence bu iki marka en iyileri.
0
elektr10
(13.04.26)
Midea nedense hep Ocak dışı kalıyor ama midea all easy pro kullanıyorum memnunum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
@halk kısmen haklılık payın olsa da tüketim direkt klima fiyatıyla doğru orantılı değil. kaira vestelin üst modellerinden çok daha ucuz kalıyor ama çok daha verimli mesela. hem alırken hem kullanırken tasarruf edebileceğin seçenekler var.

midea ve midea üretimi klimalar birçok greeden vs. daha verimli olabiliyor, adem helvacı'nın bayağı tüketim odaklı incelemeleri vardı. benim gözümde klima konusunda midea>gree net olarak. çin segmentinde ilk sıraya midea'yı yazarım. japonlar daha iyi ama japonların hemen ardından midea gelir. (ama dediğim gibi model bazlı bakmak lazım, gree'nin orta/üst modelleri giriş model midea'dan iyi tabiki.)

minimum btuları ortalamada greeden daha düşük diye biliyorum.
dur kalk yapmadan inebildikleri en alt seviye burada önemli olan. bunun da avantajı ve dezavantajı var yine, çok kısar dur kalk yapmazsan iç ünite çok soğumayacağından yoğuşma az olacağından nem oranını düşürmekte zorlanacaktır. çok kısmadığında ortam sıcaklığına kıyasla daha çok soğuyacağından nemi daha etkin azaltacak. az kısan klima daha sık dur kalk yapar daha verimsiz olur ama çalışırken de daha çok nem atar. fizik kuralları gereği olan şeyler bunlar ^^ kendini iyi kısan klimada ortam sıcaklığında dalgalanma da daha az olur sık dur kalk yapana göre.

bu minimum btu da bi yerden sonra biraz anlamsız kalabiliyor ama. mesela eco modda anlık minimum tüketim çok daha düşük oluyor benim airfelde, ama nem oranı daha yüksek kalıyor. sıcaklık santigrat derece olarak bakınca aynı ama hissedilen daha sıcak oluyor. eco modu kapatınca daha sık dur kalk yapıyor anlık indiği minimum tüketim daha yüksek kalıyor evet ama içerisi 2c daha sıcakken daha serin hissettirebiliyor. iç ve dış ortam arasında hedeflenen sıcaklık farkı daha az olduğundan tüketimde ilk bakışta tahmin edeceğiniz kadar büyük bi fark olmuyor.

verimsizlik konusunda en kötüleri türkler yine, vestel vs. bunlar hem kapasitesi daha düşük kompresörleri aşırı yüklüyor, atıyorum mideanın 9000btuluk klimasındakinden güçsüz kompresörü 12000 15000 btu klimalarına koyuyor. inverter klimaları sözde inverter ama "ne kadar inverter?" çok daha sık dur kalk yapıyor iyi kısamıyor kendini, iç ve dış ünitede metalden kısıyor ısı transferi yapılacak yüzey alanı daha az oluyor, içindeki soğutucu akışkan miktarı bile daha düşüktü son baktığımda kaliteli markalara göre. bir de bakır boru yerine aluminyum kullanımı yaygın türklerde. hepsi bi araya gelince evet faturaya yansıması verimli klimaları katlayabiliyor. ama bu tüm ucuz klimalar böyle anlamına gelmiyor. midea üretimi olan kaira airfel vs. klimalar verimli hatta bosch kumtel daylux vs. başka birçok markaya da üretimi yine midea yapıyor. aynı prime platformunu kullanıyor. dayrelax markasında midea xtreme save platformu kullanılmıştı diğer markalarda da daha üst segment platforma geçen var mıdır bilemiyorum en son en yaygını prime'dı. midea xtreme save en verimli klimalardan biri. kendinden 2-3 kat pahalı japonların gerisinde olacağını sanmam verimlilikte.
yurtdışında da mr cool vs. birçok popüler marka yine midea üretimi. amerika'da bulunuyor bu marka, dikkatimi çekmişti gerçekten fabrikadan vakumlu gelen quick disconnect borulara sahip modelleri vardı.

artık'ın bahsettiği model çok güzel bu arada, özellikle temizliği kolay. iç ünitede fanın sökümü vs. çok kolaydı o modelde.

tamir konusuna gelirsek de türkiye'de bir klimanın bozulup masraf çıkarmasının sebepleri arasında ilk sıraya vakumsuz montaj gelir. açık ara farkla ilk sıra hem de... ne yazıkki çok yaygın hala. diğer kurulum hataları da yine etkiler, boruyu uzatır soğutucu akışkan eklemez, drenajı düzgün çekmez vs.
ikinci sıraya türk markalarının düşük kapasiteli kompresör kullanımı gelir.
üçe hatalı seçim/kullanım gelir. büyük alana yetersiz klima veya küçük alana gereğinden çok büyük klima almak ya devamlı tam yükte çalışmasına ya çok sık dur kalk yapmasına sebep olur.
dört de bakımsızlık olabilir, bi filtrelerini bile temizlemezseniz iyi ısı aktarımı yapamaz fanı zorlar vs. yoksa klima teknolojisi genel olarak gelişti iyice öğrenildi çinliler de kronik sorunlu ürünler yapmıyor. gree de iyi midea da haier de.
0
konetsu
(13.04.26)
Daikin ve Mitsubishi aaaaaşırı pahalı bence gerek yok sanayi tipi bir yer değilse.

Gree, TCL ve Baymak tan memnunuz. Ama servis markadan ziyade biraz bölgesel +1
0
ananiyimioguz
(13.04.26)
geçen sene kaira aldım memnununum. klimacı japonlardan birinin alt markası. güvenilir, ucuz ve iyi üfürüyor.
0
eurhka
(14.04.26)
(5)

Gürcü şarapları Fransız-İtalyan-Portekiz şaraplarıyla başedebilir mi?

emreemre
Şaraptan anlamam. Ama Gürcistan'da içtiğim şaraplara bayıldım. Bu şarapların dünyada Fransız İtalyanlar vb. kültürel hegemonik ülkelerin şaraplarıyla baş edebilirliği var mı? Yani Gürcü şarabının dünya şarap kültüründe yeri nedir? Tanıdığım pek çok kişi Gürcü şarabına bayılıyor. Biz mi abartıyoruz y
Şaraptan anlamam. Ama Gürcistan'da içtiğim şaraplara bayıldım. Bu şarapların dünyada Fransız İtalyanlar vb. kültürel hegemonik ülkelerin şaraplarıyla baş edebilirliği var mı? Yani Gürcü şarabının dünya şarap kültüründe yeri nedir?
Tanıdığım pek çok kişi Gürcü şarabına bayılıyor. Biz mi abartıyoruz yoksa?
0
emreemre
(08.04.26)
Şarap Gürcülerden çıkma zaten. Fransızlar direkt çökmüşler şarabı biz icat ettik diye ve pazarlaması da daha güçlü tabii ki. O yüzden Gürcü şarapları sanılanın aksine çok kalitelidir ve yeri üst seviyededir.
0
elektr10
(08.04.26)
şarap sadece ırkla alakalı bir durum değil. üzümle alakalı. mesela merlot üzümü en iyi fransada verim verir, ama sen denizlideki merlot üzümünden de şarap yapabilirsin. iklim, toprak cinsi, gelenek, deniz havası vb. bir sürü değişken var. gürcüler üzümü sıktı tamam şarap bizim diye bir şey yok. mesela elin fransızı da shiraz üzümünü türkiyeden alıp şarap yapıyor. gürcü şarabı derken hangi üzüm?
dünyada fransızlarla şarap konusunda baş edebilecek bir ülke yok.

2024 verilerine göre Fransa, miktar olarak İtalya'nın gerisinde kalmasına rağmen, ihracattan elde ettiği 12,7 milyar dolar ile en yakın rakibine yaklaşık 4 milyar dolar fark atmıştır.
Türkiyenin bu piyasada payı yüzde 1 2 arası, bunla baş edilebilinir mi?
0
mikahakkinen
(08.04.26)
neye göre baş etmek? Tüketim ise imkansız işin içinde pazarlama boyutu var. Kim gitsin gürcistana. Fransa milyarlarca litre şarap üretiyor. tr gürcistan çok çok geride
tr ve gürcistan ancient wine country olarak geçer
fransa, italya, portekiz old world
abd yeni zelanda new world

toprak, iklim vs her şey değiştiriyor kişiye göre değişir lezzeti
+1
croswell
(08.04.26)
Normal insanlarin para verdigi aralikta Gurcu,Moldova ve Sili saraplari Fransiz-Italyan saraplarindan daha iyidir zaten.Bu bilinen bir sey. Su an biri sana Moldova sarabi getirecegim dese bana verebilecegi en guzel hediye olur.Cocuklar gibi mutlu olurum
0
turkuaz
(08.04.26)
bence fransız şarapları (burada bile fransız şarapları diyoruz marka vermiyoruz) zamanında iyi pazarlandığı için kaliteli algısı var.
0
duyuruuser
(09.04.26)
(11)

Hangi markaları tercih ediyorsunuz

arbre
Erkekler için soruyorum ama kadınlar da yazabilir. Boxer, ayakkabı, hırka, aklınıza ne geliyorsa hangi markaları neden tercih ediyorsunuz?
Erkekler için soruyorum ama kadınlar da yazabilir. Boxer, ayakkabı, hırka, aklınıza ne geliyorsa hangi markaları neden tercih ediyorsunuz?
-9
arbre
(29.03.26)
Benzin shell ahdjsjaj
+5
kimlanbu
(29.03.26)
Termos için zojirushi, sabun ve banyo ürünleri için lush, vasıta toyota, giyim lcw ve defacto, boxerbamboostic, outdoor giyim yds, pc/laptop ve donanımları asus, züccaciye paşabahçe, kalem pentel ve uni, ayakkabı greyder gibi ilk aklıma gelenler.
+1
yadigar
(29.03.26)
seher yıldızını tercih ediyorlar :D
ucuz diye herhalde
+1
neira
(29.03.26)
kimlanbu+1 ek olarak arttırıyorum lpg shell :D

genel olarak brand loyalty'e karşıyım bu yazdıklarım dışında f/p oranı çok daha iyi yakalarsam başka ürünler de tercih ettiğim oluyor ama yakın fiyattaysa evet bazı markalar daha öncelikli tercihimdir.

-klavye/mouse razer
-ssd samsung(ama kioxia filan da aldım mesela)
-çeşitli market ürünlerinde migros, üreticileri zaten belirtiliyor çoğu iyi kalitede. genel olarak market alışverişimi de migrostan yaparım.
-giyim ağırlıklı olarak lcw
-ayakkabı adidas(diğer giyim ürünleri neyse ama ayakkabı çok fark ediyor bunda ucuza kaçmıyorum) daha spesifik olarak ultraboost serisi hatta.
-pil foreverplus(bu da migros'un markası ama migros adıyla satmıyorlar. uygun fiyatlı alkaline pil işte. çinko karbondan ucuza satılıyor, neredeyse duracell performansı veriyor)
-klima airfel/kaira. midea üretimi, daikin markası. f/p olarak güzel.
-powertool einhell, yine f/p iyi özellikle aküleri uygun fiyatlı.
-su kampanya olunca nestle/erikli ama normalde f/p iyi olduğundan hamidiye. damacana almıyorum 5'lik tercih ediyorum daha hijyenik olduğundan.
-motor yağı antifriz vs. castrol
-maden suyu beypazarı
-tıraş bıçağı gillette(sensor3/blue3 aynı ürün sapı farklı kartuşu aynı)
-diş fırçası oralb/braun şarjlı olandan.
-ampul philips. evdeki dükkandaki hatta annemin evdeki tüm ampuller philips led. hepsi 6500k tabiki. buzdolabının içindeki sarı ampulü bile 6500k led philipsle değiştirdim bir tek fırındakini değiştiremiyorum :D o öyle iğrenç sarı kaldı mecburiyetten.
-elektrik tesisatıyla ilgili şeylerde schneider/viko/günsan
0
konetsu
(29.03.26)
Kot: levis, wrangler
Diş macunu: colgate white
Diş fırçası: signal vertical expert
Sweat, tshirt: mavi, diesel
Laptop: msi
Mouse: logitech
Araba: audi
Saat: seiko
0
Unde bach canim
(29.03.26)
giyim diye anliyorum. cok deneme, yanilma yaptim onerilen markalari alip kullandim veya denedikten soinra iade ettim. geldigim nokta sudur:

don: blackspade
corap: falke
gomlek: camiceria piccolo
pantolon: incotex
ceket: baracuta
ayakkabi: crown northampton
outdoor giyim: norrona
outdoor ayakkabi: asolo, la sportiva.
0
antikadimag
(29.03.26)
geçen sene don çorap aldığımda, ulan bi indirim daha yakalarsam yine alırım dediğim bir marka vardı adını hatırlayamadım. set olarak amazonda satıyordu, bulursam link atarım.
0
birdirbir
(30.03.26)
don: ck, h&m, uniqlo
çorap: zara, h&m
kazak: cos, zara, massimo dutti
sweatshirt: napapijri, nike
hırka: silk&cashmere
gömlek: etro, massimo dutti, uniqlo, beymen
pantolon: massimo dutti, zara, h&m, cos, uniqlo
mont/dış giyim: patagonya, ck, nike
ayakkabı: veja, nike, reebok
ceket: massimo dutti, beymen
telefon&bilgisayar: apple
mutfak gereçleri: fissler, zwilling, wmf, victorinox
beyaz eşya: siemens, bosch
saç ve vücut şampuanı: la roche posay, sebamed
diş macunu: marvis, sensodyne, paradontax

bu markaları tercih etme sebebim aslında kategori olarak f/p açısından hepsi birbirinden farklı ama özellikle dış giyim, teknoloji, gömlek, kazak gibi ürünlerden az ama öz alıyorum. mesela 20 tane gömleğim olmuyor. kaliteli olsun, ömürlük olsun ama 4 gömleğim olsun diyorum. dayanıklılık ve kalite benim için ön planda.
0
elektr10
(30.03.26)
Boxer: Marks & Spencer
Ev Giyim: LCW, Defacto, H&M
Tshirt: Jack & Jones, Mavi, Massima Dutti, Lacoste
Gömlek: Massimo Dutti
Jeans: Mavi, Massimo Dutti
Ayakkabı: New Balance, Converse, Camper
Mont: North Face
0
onyx
(30.03.26)
Boxer: çakma lacostle(bu arada gerçekten kalitesi güzel)
Ayakkabı: Hotiç,Adidas
Gömlek/Pantolon: Avva,Dufy
Mont: New Yorker
Takım Elbise: Efor,Damat(bi kaç tane de pahalı var ama onlar söylenmez ayıp)
Eşofman Spor giyim: Adidas
Bira: Niksiçko
Kola: Coca Cola
Şampuan: Elseve (turuncu şişe)
Parfüm: Versace Eros
Araba: Audi A6 avant (şuan bunu kullanmıyorum ama en memnun kaldığım arabamdı)
Nevresim Takımı,havlu ve bornoz: Şikel
Pijama: Ds Damat
Televizyon: Lg
Hırka: Oxxo (meğer bu marka sadece kadınlara üretiyormuş, eşim bana aldı diye düşündüğüm bir hırkalarını 2 senedir giyiyorum)
Masa Sandalye: Leta
Mobilya: Saloni
Yatak: Bed&More
Baza takımı: Armis
Yatak odası takımı: Akyol Life
Yastık: Tempur
Sigara: Winston xstyle
cips: Ruffles
Kulaklık: JBL Tune Bean Bass(2.Ye alışım)
Bilgisayar: MSI
Telefon: Samsung
Tablet: Samsung
Klima: Mitsubishi
Kombi: Baymak
Saat: Orient

Aklıma gelen her ürünü sıraladım, özellikle kendim kullandığım ve hiç problem yaşamadığım markaları sıraladım.
0
dirildimde geldim
(30.03.26)
@dirildimde geldim

her şeyinin alanlarının neredeyse 'iyisi / ortalama üstü' sayılacak markalara ait olması ve senin tüm bunları biliyor olman çok ilginç. ne bileyim aşırı planlı, tutkulu, kaliteyi bilen ve taviz vermeyen insan personası oluşuyor bu postu okurken. ne diyorsun bu konuda
0
birdirbir
(31.03.26)
(7)

Linkedin Üzerinden İş Bulmak (Yurt Dışı)

derdi dertsizlik olan adam
Merhabalar,Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvur
Merhabalar,

Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvurularda nelere dikkat ediyorlar vs. hepsini biliyorum. Büyük olasılıkla oturum iznim ve yerel dil olmadığı için eleniyorum. Ancak linkedin'de Türkiye'den direkt başka şirkette iş bulan insanları görüyorum. Bu insanların linkedin profillerine bakınca benden çok farkları olmadığını görüyorum. Onların başardığını görünce acaba nerede yanlış yapıyorum diye soruyorum. IT ve akademi dışında iş bulanlar nasıl buldu ve buluyor?
0
derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Benim tahmin ettigim ve gordugum kadariyla piyasa en azindan 2 senedir falan pek hareketli degil. Su an Hollanda'da yasiyorum, 4 senedir ayni yerde calisiyorum, biraz calistigim pozisyon kariyer akisimi bozdu o yuzden ERP isleriyle ilgili yazanlar oluyor ama kendi aradigim islerde cok fazla basvuru yapmamis olsamda, hic bir donus alamadim, ilk telefon gorusmesi bile olmadi. Zaten basvuracak ilan bulamiyorum dogru durust, ilan Hollandaca ise veya Hollandaca sart diyorlarsa direk eliyorum zaten.

4 sene once durum tamamen farkliydi. Gene iyi uyumlu gordugum islere basvuruyordum sadece, abartisiz en az yarisinda en az ilk telefon gorusmesini yapiyorduk. Burada isverenler biraz pimpirikli 10 yerle gorusursun biri olur belki. Bulan nasil buluyor ben de bilmiyorum. Guzel bir cover letter yazip bir sekilde ilk gorusmeyi ayarliyorlar, sadece is veren ne duymak isterse altini doldurarak yari abarti yari dogru soyluyor mi bilemiyorum. Tabii bu cok cok ozel is yapmayanlar icin gecerli.

Biliyorsunuzdur belki ama Hollanda ozelinde birkac not daha duseyim. Bu adamlar motivasyona yani cover letter'da yazilanlara cok ehemmiyet veriyor. O isi neden istediginize dair, ilandaki ipuclarindan yararlanarak guzel bir motivasyon yazmak sart.
+1
mbond
(27.03.26)
Sizin sektörünüzde o ülkelerde işe alım görüşmeleri yapan head hunter bulmaya çalışıp onlarla bağlantı kurma yolunu deneyebilirsiniz. LinkedIn üzerinden uluslararası pozisyonlara başvuru yapmak biraz piyango bileti almak gibi; imkansız değil ama çok zor. Benim tanıdıklarımdan başvuru yoluyla giden olmadı; ya şirket içi transfer ya da direkt head hunterların onları bulmasıyla gittiler.
+1
salihdt
(27.03.26)
O ülkelerde master yapıp eğitim sonrası çalışma izni olanlar bile bulamayabiliyor. Sizde çalışma izni yok, başka bir ülkedesiniz. İmkansız değil ama çok zor.

Almanya, Hollanda, İngiltere artık doldu. Almanya'da binlerce yabancı öğrenci eğitim ucuz diye gidip iş arıyor. Ingiltere'de de maaş kriteri çok yüksek ve uzaktan neredeyse imkansız.
+2
runaway
(27.03.26)
@mbond Hollanda içi ilanlarda bile dönüşler zor ise piyasa biraz sıkıntılı gibi. Mevcut işimde direktörüm Hollandalı olduğu için nasıl çalıştıklarını ve nelere dikkat ettiklerini biliyorum dediğin gibi prosedürlere ve hiyerarşiye çok takıklar.

@kvelduv aslında ben de durumun farkındayım 5-0 geride oluyorsun lokasyon farklı olunca hatta schengende olmayınca. Headhunter'ları hiç denemedim bundan sonra o tarafa yoğunlaşacağım.

@salihdt şirket içi transferin en kolay yol olduğunun ben de farkındayım o da biraz şans işi ilan denk gelicek vs. headhunter'lar arada yazıyor da genelde arabistan vs. için yazıyorlar :) şu durumda da oralar çok mantıklı değil :)
0
🌸derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Sponsor olmak istemiyorlar + vize işlemleri uzun sürüyor o yüzden sistemden otomatik olarak ret ediliyorsunuz. Niyetiniz ciddiyse özellikle Almanya nezdinde "İş Arama Vizesi" veya "Deutschland Chancenkarte"ye başvurmalısınız. digital.diplo.de

Bu durumda mevcut işinize devam etmeniz biraz zor olabilir çünkü ülkeye giriş-yapmanız gerekiyor. Eğer home office çalışabilirim derseniz oradan çalışabilirsiniz.
0
elektr10
(27.03.26)
Piyasa cok daraldi öncesine göre. Bütün şirketlerde istihdam baskisi var.
-1
Purple life
(27.03.26)
romanya uzun dönem oturum iznim var.
romanya telefonum ve adresim de var.
oturuyorum boş boş izin verdikleri için :)
3 aydır (2 gün sonra 4. aya gireceğim) birebir iş arıyorum.
daha önce yaptığım işin birebir aynısından red yedim linkedinde.
mülakata bile çağırmadılar, düşün.
basit turkish speaker işleri bile düşmedi.
not: covid öncesi romanya'da çoğu şirket accounts payable in turkish tarzı pozisyonlarla adam getirdi buraya. şu an piyasa o kadar dolu ki o arkadaşların alayı uzun dönem oturum izni aldıktan sonra şirketten şirkete çekirge gibi atlıyorlar.
şehrimdeki bir şirket 1 hafta içinde buldu aradığını etraftan, hem de alanında tecrübeli.
2-3 sene önceye kadar recruiter'lar sürekli mail atarlardı.
polonya, hollanda, romanya.
o günler geçti çoktan.
keşke sabırlı olsaydım da işten ayrılmasaydım.
para ruh sağlığından daha önemli.
şu an sağdan soldan tanıdığım herkese cv atıyorum belki de beni istihdam etmek isteyen olur diye.
0
rain when i die
(27.03.26)
(6)

Yatırım Konusunda Yapay Zekaya güvenmeli miyim?

elektr10
Soru başlıkta. Bana bir projeksiyon çıkarıp yatırım yaptığım sepetimden yıl sonu %32'lik bir karım olacağını söylüyor. Bu sepette fon, altın, döviz, NASDAQ, vadeli hesap gibi birçok seçenek var. Sizce kendisinin dediklerini yapmalı mıyım? 3 aydır kendisi tavsiyede bulunuyor ve hiç üzmedi açıkçası am
Soru başlıkta. Bana bir projeksiyon çıkarıp yatırım yaptığım sepetimden yıl sonu %32'lik bir karım olacağını söylüyor. Bu sepette fon, altın, döviz, NASDAQ, vadeli hesap gibi birçok seçenek var.

Sizce kendisinin dediklerini yapmalı mıyım? 3 aydır kendisi tavsiyede bulunuyor ve hiç üzmedi açıkçası ama yine de tedirginim. Prompt'larda çok detay veriyorum ve gündemden de biraz bahsediyorum bu arada.

Not: Gemini kullanıyorum.
0
elektr10
(26.03.26)
biri yapay zekaya yatırım tavsiyesi sormuş ai de bitcoin al demiş sonra bitcoin cakılınca bütün parası sıfırlanmıs. piyasanın kestiremediği şeyleri ai mı bilecek. hayatımızı ai'a göre inşa edelim ve hepimiz zengin olalım.
+1
koela
(26.03.26)
hocam zaten kestiremiyoruz diye sepet yapıyoruz ya? tamamen ai'a bırakmıyorum zaten ben kendi fikirlerimi ve düşüncemi söylüyorum o da ya parayı dağıtıyor ya da yeni fikirler sunuyor (tabii o fikirleri de araştırıyorum).

3 aydır o yüzden beni üzmedi şu an karım %45 seviyelerinde.
0
🌸elektr10
(26.03.26)
Ben geçenlerde işimi kaybettim, elimde de hisseler vardı acaba bozayım mı bir süredir düşüyor belki daha düşer diye düşündüm. 6 ay sonra yükselme ihtimali vardı ama bana o para 1 hadi bilemedim 2 ay içinde lazım olacaktı.

Düşme ihtimali varsa mantıklı olan şey bozdurmak. Ai da öyle dedi.

Bozdurduktan bir kaç hafta sonra hisse 11den 18 dolara çıktı.

Ai’yi dinlemeseydim biraz daha bekler ve bir kaç hafta sonra bozardım. 11den düşse düşse 10a düşer, zaten düşeceği kadar düşmüş, aradaki fark beni etkilemez çünkü binlerce dolarlık bir hissem yok derdim. Aiyı dinlemekle hata ettim.
0
biseysorcaktim
(26.03.26)
fikir alınır da öyle çok da bel bağlamamak lazım. sonuçta "yapay" zeka, internetten arıyor, genel olarak ekonomistler ne demiş o yorumlara bakıyor, belki biraz teknik analiz yapıyor ve bir tahmin yürütüyor. aslında gerçek bir yatırım danışmanından çok farklı davranmıyor ama genel konjonktürü anlayamayabilir.

bu arada yıllık %32 döviz bazında mı? TL mevduat faizi nette bundan yüksek de.
+1
orient blue
(26.03.26)
@orient blue mevduat ve döviz harici net kar oranı bu. hisse senetleri ve fonu içeriyor ama benim planım zaten uzun vadeli. bunlara asla dokunmayacağım, 5 sene sonrası için bir plan.
0
🌸elektr10
(26.03.26)
yatırım araçları gerçek anlamda güvenilir olsaydı (kastettiğim rasyonel veriler üzerinden çalışıyor olsaydı) altından kalkar, güzel bir şekilde yönetirdi. ama gerçekte spekülatif hepsi, insider trading gırla. bu yüzden böyle bir bilgi kaynağına bağlanmadığı sürece fayda sağlamaz.
0
redlinetheturk
(26.03.26)
(3)

Karagumruk-Fenerbahce macinda stat niye bombos?

tantamount_to_equivalent
Ozette gordum simdi, stat niye bombos?
Ozette gordum simdi, stat niye bombos?
0
tantamount_to_equivalent
(26.03.26)
Cuma gününe denk geldi + Ramazan + hava çok soğuk + gereksiz puan kayıpları yapıldığından taraftarın inancı kalmadı. Bunlar bir araya gelince boş olması gayet normal.

Bir de zannediyorum Karagümrük bu sefer rakip taraftarlara tüm tribünleri açmadı ama kale arkasında Fenerbahçe'ye ayrılan tribün de bomboştu.
0
elektr10
(26.03.26)
o stat kolay kolay dolmaz ama ondan once de kadıkoy bostu. fenerliler umudu 10 hafta hala falan kesti.
0
koela
(26.03.26)
Şampiyonluk yarışından koptular, normaldir. BJK ve Gs de zirveden uzak olduğu yıllarda boş kaldı o stad.

not:atibaspor
0
HellKeePer
(26.03.26)
(4)

almanya vize randevusu

kondansator
selamlar, idataya başvuru yapalı 2 aya yakın oldu. hala randevu için dönmediler. yakın zamanda başvuran arkadaşlar, son başvurudan sonra ne kadar zaman içerisinde döndüler acaba?
selamlar, idataya başvuru yapalı 2 aya yakın oldu. hala randevu için dönmediler. yakın zamanda başvuran arkadaşlar, son başvurudan sonra ne kadar zaman içerisinde döndüler acaba?
+1
kondansator
(25.03.26)
Sekiz ayda maalesef. Geçmiş olsun.
0
a perfect lie
(25.03.26)
şubeye göre değişiyor. izmir için 1 yıldan fazla sırada bekliyorsun. istanbul gayrettepe için ortalama 7 ay, altunizade için 9-10 ay.
+1
elektr10
(25.03.26)
daha 2024 sonunda her yerden 1 haftada randevu alınıyodu. bu 2025te ekstradan ne oldu ya botlar mı çoğaldı
+1
aguen
(25.03.26)
aracı bi firmayla görüşmüştüm. almanya için en iyimser 8-10 ay demişti Ankara'da.
+1
elorelia
(26.03.26)
(5)

Doğum günü hediyesi

kisa
Merhaba arkadaşlar33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.7-8 bin TL olabilir.Ne dersiniz?
Merhaba arkadaşlar
33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.
kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.
7-8 bin TL olabilir.
Ne dersiniz?
0
kisa
(25.03.26)
bu arkadaş özel bir arkadaş ise parfüm hediyesi alma. parfüm ayrılığı simgeler.

bütçe 7-8 bin ise bence deneyimleyebileceği bir şey alabilirsin. atıyorum spa olur, masaj olur, güzel bir restoran olur.
0
elektr10
(25.03.26)
Birine ancak kullandığı parfüm hediye alınmalı. Parfüm çok bireysel, kişinin kendisinin seçmesi gereken bir ürün bence.
Kitap da aynı şekilde.

Ben olsam şöyle Pandora, Swarovski, So chic tarzı bir yerden bütçeye uygun şık bir aksesuar hediye ederdim.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
kadınlar parfüme bayılır ancak ne sevdiğini bilmiyorsan riske girme asla. @mutekebbir'in dediği gibi bir şey daha uygun olur
0
sweetoffice
(25.03.26)
www.beymen.com

ben arkadaşıma bundan almıştım çok sevmişti. ben de çok sevdim kendime de aldım. yaşlarımız 29.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Kadınlar erkekler kadar saat düşkünü olmuyor genelde mekanizmaya değil şıklığına bakıyor. Eğer öyle ise sade şık bir aksesuar olarak saat güzel olabilir.
Mesela: www.saatvesaat.com.tr

33 yaştan selamlar :)
+1
cilekli pasta
(25.03.26)
(7)

Kedim ağır hasta, ölürse nereye gömülüyor (İstanbul Anadolu)

nefertarii
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti. Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti.

Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
0
nefertarii
(24.03.26)
çok geçmiş olsun, sabırlar dilerim.
normalde veteriner'de kaybettiğinizde, isterseniz tıbbi atığa verebiliriz diyorlar.
ağır kazalı vd çok sokak kedisi götürdüğümden çok başıma geldi; bir kere zorunda kalmam haricinde evin bahçesine gömdüm hep. bu sebeple mezarlık tecrübem yok ama şu başlığı bir inceleyin: [edit: vazgeçtim, incelemeyin. sözlükte ibb'nin mezarlık hizmetine dair bilgilerin olduğu bir başlığın linki vardı ama son entryler hiç hoş şeyler söylemiyor; bakmanıza gerek yok. google aramasında özel pet mezarlıkları çıkıyor; en garantisi o olsa gerek.]
+4
lil siztah
(25.03.26)
çok geçmiş olsun zor durum. umarım çok acı çekmeden süreci atlatır. size de bol sabırlar dilerim.

burada istanbul büyük şehir belediyesinin bilgilendirmesi var. evet belediyenin bununla ilgili hizmeti var.
tarim.ibb.istanbul

bir de özel mezarlıklar var. google' da pet mezarlığı diye araştırmanız durumunda görebilirsiniz. buralar biraz daha 'dostumuza son borcumuz' yeri gibi duruyor. büyük ihtimal ile veterineriniz yönlendirebilir özel mezarlıklar ile ilgili.
+1
galahad reloaded
(25.03.26)
Ben babamın mezarlığında, kimsenin eşelemeyeceği iki ağacın dar aralığına gömmüştüm, böylece ziyaret de edebiliyorum baba mezarına gidince, senelerdir de orada kedi, kimse eşelemedi, imkan varsa böyle birşey yapabilirsiniz.
+6
covered
(25.03.26)
çok geçmiş olsun. böyle bir durumda evinizin orada bir bahçeye gömebilirsiniz. ben öyle yapmıştım. biraz derin kazmanız gerekiyor ama diğer hayvanların eşelememesi için.
0
elektr10
(25.03.26)
geçen yıl bir kedimizi aniden pıhtı atması nedeniyle kaybettik , bostancıda bir veteriner bağlantı kurdu özel pet mezarlığına gömüldü . her aşamada video çekip gönderdiler . mezarı çok süslü ve havalı çitlerle çevrili . ne kadara mal oldu bilmiyorum kızım ödedi bana söylemiyor tahminimce biraz fazla .
+1
devilone
(25.03.26)
Ben de zamanında düşündüm ve karar verdim. Krematoryum ya da bir yakınımın bahçeli evinin bahçesi ya da kendi mülklerimden birinin bahçesi. Bunun dışında bir seçenek mantıklı değil.
0
prole
(25.03.26)
ibb'nin tuzla barınağına götürüyorsunuz. onlar sizin için gömme işlemini yapıyor. tabi öyle süslü bir mezarı-seramonisi falan olmuyor hayvanın.
+1
orpheus
(25.03.26)
(8)

Kayıt dışı kargo dağıtımı

karaage
Selamlar, bir kargo firmasının kayıtdışı kargo dağıtım işi var. Teklif kardeşime gelmiş ve atladı hemen ama ben bir dur dedim. Özet olarak, araç ve yakıt bizden, her türlü sorumluluk da bizde. Sigorta yok, kayıt yok kuyut yok. Paça başı 33 TL ödeme yapıyorlar, günde kabaca 7 saat çalışıp 2.500 TL ne
Selamlar, bir kargo firmasının kayıtdışı kargo dağıtım işi var. Teklif kardeşime gelmiş ve atladı hemen ama ben bir dur dedim. Özet olarak, araç ve yakıt bizden, her türlü sorumluluk da bizde. Sigorta yok, kayıt yok kuyut yok. Paça başı 33 TL ödeme yapıyorlar, günde kabaca 7 saat çalışıp 2.500 TL net gelir elde etmek mümkün. Lakin polis durdurup da kardeşimin kayıtsız çalıştığını öğrenirse muhakkak çeşitli yaptırımlar olacaktır. Bu yaptırımlar nelerdir, aranızda bu işi yapan ya da yapan tanıdığı bulunan birileri varsa tecrübesini yazabilir mi lütfen? Özellikle de bu tip bir iş yapıp başı yanan oldu mu onu merak ediyorum.
0
karaage
(23.03.26)
Asla yapmayın.
Ne taşıtacaklarını bilmiyoruz. Tek sorun kaçak bir şekilde kargo taşımak değil.
Taşıması en yasak, ömrünüzün sonuna kadar hapis yatmanız gerekecek bir şeyler taşıtabilirler.
Aman ha.
Banka hesabını kiralamaktan bile kat kat kat tehlikeli. Asla. Sakın!
+6
michael_knight
(23.03.26)
aman hocam. sakat işler bunlar. bir ömür hapiste bile yatabilir taşıdığı şeye bağlı. asla girişmeyin böyle işlere.
+1
elektr10
(23.03.26)
kriminal malzeme taşıtma ihtimalini bir kenara bırakırsak, şahsi araçla kargo taşımanın cezası var. k belgesi çıkartman, irsaliye düzenlemen falan gerekir. polis çevirirse ulaştırma bakanlığı'ndan ayrı, maliye'den ayrı ceza yersin.

doblo'nun arkasında 80 koli yumurtayla yakalan mesela, yemek için eve aldım, şahsıma aldım, çiftlikten aldım dükkana götürüyodum falan yemez. çatır çatır ceza keserler belgesi, kaydı kuydu, izni bilmemnesi yoksa.

kendi üretim tesisinden, kendi ürettiğin malı, kendi aracınla, kendi dükkanına bile belgesiz, kayıtsız şekilde alıp götüremezsin.
+5
kibritsuyu
(23.03.26)
Yukarıda duruma her açıdan bakan çok detaylı yanıtlar verilmiş. Okuduktan sonra Google'a "sevk irsaliyesi" yazın, ne olduğunu okuyun, ardından "usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezası" yazın, neye mal olduğunu öğrenin, zaten başlamamak için ikna olursunuz.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.03.26)
@michael_knight Kargo firması üzerinden dağıtım yapılacak, bazı büyük hazır giyim firmalarının (herkesin bildiği türden, tv reklamı dönen şirketlerin) online satışlarının dağıtımı. Yani içerikte illegal şeyler olacağını sanmıyorum. Bahsettiğim hazır giyim firmalarıyla anlaşmaları kesin olarak var yani o açıdan eminim.

Ha tabi adam 80 paket içinde 1 tane illegal içerikli pakedi de emanet edip gönderebilir ve kardeşim bir şey farketmez yani, garantisi yok.
0
🌸karaage
(23.03.26)
günde 2500 az. parasına da değmez. 26 gün çalışsan bile 65000 tl kazanç. benzin en az 5 bin tl. sigorta vs yok bi de işin içinde. asla değmez. kayıtlı kurye çok daha fazla kazanır.
0
jelly bear
(23.03.26)
@jelly bear Kayıtlı kurye dediğiniz nedir? Getir kuryeleri gibi falan mı? Onun koşullarını biliyor musunuz?
0
🌸karaage
(23.03.26)
reis günlük 2500'e sorgusuz sualsiz eşya taşımak için cahil cesareti gerek yada çok nakit falan lazımdır. büyükşehirdeyseniz garson bile o kadar kazanıyor zaten ortalama mekanlarda. aldığınız risk bir yana, araç kullanmanız bir yana, usülsüz işlem yapmanız bir yana.

ne bileyim hiçbir açıdan değmez. daha yüksek bedel ödersiniz her türlü.
0
birdirbir
(23.03.26)
(2)

abd vizesi yenileme

deartheodosia
10 yıllık abd vizem vardı, geçtiğimiz yıl süresi doldu yanılmıyorsam. yenilerken randevu alıp pasaportu gönderiyorduk yalnızca, hala öyle mi yoksa değişti mi prosedürler? yakın zamanda yenileyen varsa yardımcı olabilir mi? teşekkürler
10 yıllık abd vizem vardı, geçtiğimiz yıl süresi doldu yanılmıyorsam. yenilerken randevu alıp pasaportu gönderiyorduk yalnızca, hala öyle mi yoksa değişti mi prosedürler? yakın zamanda yenileyen varsa yardımcı olabilir mi? teşekkürler
-1
deartheodosia
(18.03.26)
onu sonlandırdılar. artık randevu alıp konsolosluğa gitmen gerekiyor.
0
elektr10
(19.03.26)
Kasımda yeniledik pasaportu gönderdik uzattılar ama son dönemde yeni revizeler geldi
0
basond
(19.03.26)
(7)

300 bin tl eksik için siz hangisini önerirsiniz?

madurumdamadurum
Araba almayı istiyorum bayram sonunda ve ihtiyaç arabam yok.300 bin tl kredi mi çekmeliyim yoksa 300 bin tl kadar altın mı bozmalıyım sizce?
Araba almayı istiyorum bayram sonunda ve ihtiyaç arabam yok.
300 bin tl kredi mi çekmeliyim yoksa 300 bin tl kadar altın mı bozmalıyım sizce?
0
madurumdamadurum
(17.03.26)
Kredi çek bence
+1
primetime
(17.03.26)
bence altınınızı bozmayın. borçlanmak en mantıklısı.
kredi +1
0
elektr10
(17.03.26)
kredi faizleri yüksek
150 altın bozun
150 kredi çekin
+1
HellKeePer
(17.03.26)
Acil ihtiyacınız yoksa altın da bozmayın, kredi de çekmeyin. Biraz daha para biriktirip alın.
0
prole
(17.03.26)
0.99 Akbank falan bak yeni müşteriye. Garanti bu ara eski müşterilere kredi veriyor ona bak. 2.5 altına aldığın bütün krediler iyidir şu an. 100-150k altın olabilir ucuz kredi bulamadıysan.

Kmh’a bulaşma
0
jackyr
(17.03.26)
Kmhın ne gibi bir zararı var
0
🌸madurumdamadurum
(17.03.26)
Faizi çok yüksek. Vergisi de var
0
jackyr
(20.03.26)
(11)

Bu araba bir aydır neden satılamadı?

hadi ya la
Araç benim değil, almak istediğim model.Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin
Araç benim değil, almak istediğim model.
Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin arasında uygun fiyatta gözüküyor.

Bildiğim kadarıyla Cliolar hemen satılıyor.
Bir ay olmuş, neden satılmadı ki acaba? Satıcı fotoğrafları bugün güncellemiş.
* Tam olarak bu modeli almak istiyorum çünkü bütçem bu kadar, ve şehir içinde düz yerde kullanacağım. Performansa değil, yeni model araca ihtiyacım var.

İlk başta 865 civarına ilana koymuştu, araç başında 850'ye olur dedi, ama şimdi ilanı 850'ye çekmiş. Gerçekte olması gereken fiyat nedir sizce?

İlan: www.sahibinden.com

⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮

Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
-1
hadi ya la
(16.03.26)
bayram öncesi bile satılmadıysa demek ki aracın fiyatı bu değil. Bugün arabamı sattım sahibinden.com da ki diğer ilanlara göre fiyat koysaydım onlar gibi 1 aydır ilanda duracaktı. Artık devir arabadan para kazanılma zamanları değil, 850bini bankaya koysan 25bin getirisi var. Kim ne derse desin ilanda ki aracın ederi bana göre 750-780 civarı.
+1
administ
(16.03.26)
Hem boş paket ama asıl önemlisi Sce motor ondan satılmaz.. Atmosferik yani turbo yok. Bu motor tutmuyor. 90 beygirlik turbolu 0.9 tce al onu kullandım ben çok iyi.
+1
rodeocu
(16.03.26)
1- her malin alicisi vardir
2- fiyati piyasa belirler
3- bir mal eger satilmiyorsa, fiyati piyasasina gore yuksektir.
+1
cooperr
(16.03.26)
emeklilere ötv'siz araç satışı muhabbeti var şu sıralar. satışlar ondan durgun da olabilir. şimdi anne babası emekli her çocuk sıfır arabayı ikinci el fiyatına alacak.
0
elektr10
(17.03.26)
bende emeklilere ötvsiz olayını söylicem ama yinede bağdaşmıyor davranışı alıcı yani sen bakmışken fiyat indirmesi garip bir an önce satmak istese sana dhada indirir verirdi, aracın sorununu anlamayacak bir enayi bulup satayım derdinde de olabilir.
0
eja
(17.03.26)
cliolarda sce motor tutmuyor. adam 50 bin daha verip tce alabilir ondan. bir de joy paket nedir ya? artık bir çok araç firmasının en boş paketinde bile ekran varken renoların en boş paketi ticari araçlardan bile boş.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
0
🌸hadi ya la
(17.03.26)
merhaba 2021 modeli var ben de yaklaşık 1 senedir gayet memnunum. kriterlerin için gayet yeterli bir araba. ben bu fiyat skalasında en f/p aracın bu olduğunu düşünüyorum ( attığın ilan özelinde değil ) . yani en genç yaş, en az km, en düşük servis maliyeti, kolay alım-satım vs.
0
rajkoothrapali
(17.03.26)
araba atmosferik ve manuel. 100 beygir aşağısından atmosferik araba alınmaz. özellikle şehir dışı işkence olur.
0
jelly bear
(17.03.26)
i20 veya yaris tercih ederim. madem motor gücü önemsiz o zaman sorunsuzluk önemli olmalı.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Yanıtları okumadım. Atmosferik Clio bu. O yüzden satılmamış. Bu fiyata daha çok bekler. Tce olsa satılırdı.


Yerinde olsam hiç kasmam 1.4 Egea hb alırım. Yağ yakıyor diyenlere aldanma. Motor iyi. Yedek parçası bakkalda bile var. Hb egealar yurtdışında tipo olarak satıldığı için daha kaliteli, yol tutuşu daha iyi. Tek sorunu sedan kadar tutulmuyor. 2020 üzeri 60-70 binde 1-2 parça boyalı araçları takip et. 700-750 arasına alırsın.
0
jackyr
(17.03.26)
(13)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(4)

liverpool maçında stadyumda gizli taraftar olmak

secretcode
liverpool maçında gs taraftarları alınmayacak bizde liverpool seyircilerinin arasına karışmayı planlıyoruz.sesimizi çıkarmadan maçı seyretmeyi düşünüyoruz. linç edilir veya dövülür müyüz? başımıza ne gelir?
liverpool maçında gs taraftarları alınmayacak bizde liverpool seyircilerinin arasına karışmayı planlıyoruz.sesimizi çıkarmadan maçı seyretmeyi düşünüyoruz. linç edilir veya dövülür müyüz? başımıza ne gelir?
0
secretcode
(16.03.26)
ground
(16.03.26)
O taraftarın içine girilir mi ya
0
kisa
(16.03.26)
Dün akşam ben de sormuştuk. Tahminlerden çok Türk seyirci olacak gibi.

Bilet alırken yabancı isim soyismi, +44lü numara, yabancı mail ile alın. Yoksa doğum yerinizi onaylayacak belge istiyorlar.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.03.26)
KOP tribününe gitmediğin sürece hiçbir şey olmaz ama Liverpool'lu gibi davranman lazım yine de. Yoksa sıkıntı çıkabilir.

Dayak olmasa bile senle uğraşabilirler. Üzerine bira atmalar, su atmalar, ittirmeler vs.
0
elektr10
(17.03.26)
(5)

Bir tabak nohutlu pilav'ı evde yapma maliyeti

WithWorth
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.Pilavcıda 115 tl şuan.
Ne kadara gelir yaklaşık ? Bim'den alınan pirinçle.
Pilavcıda 115 tl şuan.
0
WithWorth
(16.03.26)
30 lirayı geçmez. o da yani hakiki tereyağ, baldo pirinç filan. o adam eminim ki tereyağ kullanmıyordur, baldo pirinç kullanmıyordur... yoksa 15 lira filan ederi vardır kendi tabağının. ama tabii elektrik, su, doğal gaz, işçi maaşı, kira, stopaj vs vs gibi kalemler devreye giriyor diyecektir işletme sahibi. yine de bu kadar para eder mi emin olamadım.
0
elektr10
(16.03.26)
elektr10 +1
en kalitelisinden pirinç, nohut, tereyağ maliyetini kabaca hesapladım 22 TL çıktı.
0
surprise
(16.03.26)
80 gram yayla baldo pirinç 7,28 kuruş
30 gram yayla koçbaşı nohut 2,64
30 gram torku tereyağı 20,25
0,5 lt. abant su 4,75

Toplam: 34,92
+1
Mirket
(16.03.26)
tam yerken okudum soruyu. aşçımızı çağırdım hesapladık.
yayla yarım kilo baldo 40 tl
700 gr (suyu dahil) yayla haşlanmış hazır nohut 48 tl
1,2 gram banvit piliç bonfile 320 tl
tire kaymaklı yoğurt 66,5
büyük tabaklarla 10 tabaktan çıktı 47,4 tl. tüp su falan koca bir tabak 50 tl.
tavuğun üçte biri arttı başka yemekte kullanılacak. yoğurt 1 alana 1 bedava olduğu için 1 paket de oradan arttı. kabaca 40 lira falan. ama tekrar ediyorum koca bir tabaktan bahsediyorum. yoğun bir nohut ve tavuk da cabası.
0
ground
(16.03.26)
Maliyetinin en az üç katına satmak gibi bir standartları var. Her şeyi üçe böl, daha pahalıya mal etmiyordur.

Bir payı malın maliyetine,
Bir payı kiraya ve diğer giderlere
Bir payı da cebime.
0
gabe h coud
(16.03.26)
(1)

Jogger pantolon alti ayakkabi onerileri erkek

optimistbakunin
Merhaba,Genelde işte falan giymek icin birkac parca jogger pantolon var. Gri ve acik renklerde beyaz snekar duz ayakkabi var onu giyiyorum fena da degil. Lacivert veya siyah joggerlar altina nasil bir ayakkabi olabilir. Koyu renk mi olmali ayakkabi? Ama bu aralar baktigim ne kadar siyah ayakkabi var
Merhaba,
Genelde işte falan giymek icin birkac parca jogger pantolon var. Gri ve acik renklerde beyaz snekar duz ayakkabi var onu giyiyorum fena da degil. Lacivert veya siyah joggerlar altina nasil bir ayakkabi olabilir. Koyu renk mi olmali ayakkabi? Ama bu aralar baktigim ne kadar siyah ayakkabi varsa kocaman topuklu dev ayakkabilar. Adam akilli bir alternatif renk daha olsun istiyorum. Bu joggerlarin altina ne tarz ayakkabilar olabilir link marka tasarim vs paylassaniza giyim konusunda cahilim
0
optimistbakunin
(16.03.26)
new balance tarzı gri/koyu gri/antrasit veya krem rengi ayakkabılar olabilir lacivert veya siyah renk pantolon için.

www.kickscrew.com

şu linkteki gibi mesela.
0
elektr10
(16.03.26)
(4)

Midye dola

euteamo
herşeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,Paris'te yaşayan arkadaşımı ziyarete gideceğim, ne istersin burdan diye sordum, midye dolma demiş ama o burdan götürülmü emin olamadım. bi de paris'te yok mudur bu yaa?Götürülürse nasıl? götürülmezse paris'te şurda güzel yapılıyor diye önerilere açığım. şim
herşeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,

Paris'te yaşayan arkadaşımı ziyarete gideceğim, ne istersin burdan diye sordum, midye dolma demiş ama o burdan götürülmü emin olamadım. bi de paris'te yok mudur bu yaa?

Götürülürse nasıl? götürülmezse paris'te şurda güzel yapılıyor diye önerilere açığım.
şimdiden teşekkürler
0
euteamo
(12.03.26)
ama bozulmaz mı yaa
0
🌸euteamo
(12.03.26)
eğer kabuklu çiğ midye bulabilirseniz kendiniz yapabilirsiniz. gayet kolay. yutupda tarifi var. hem güzel bir aktivite olmuş olur.
0
yurtsuz john
(12.03.26)
almazlar+bozulur ben paket alip eve gelince bile bi kokuyo hissi geliyo. zaten hijyenik bir sey degil. plan iptal
0
ala09
(12.03.26)
boşuna dememişler iyilikten maraz doğar diye. şimdi siz getiremediğiniz için kesin suçlu siz olursunuz

sen bir incelik edip bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sormuşsun, afedersin ama şuursuz arkadaşın en absürd şeyi istemiş. ben olsam "dalga mı geçiyosun olm? zehirlenmek mi istiyorsun?" diye sorardım.
0
elektr10
(13.03.26)
(9)

Çok uzun süre home office sonrası full ofise geçen oldu mu?

silverleaf
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
-1
silverleaf
(12.03.26)
cidden böyle mi düşünüyorsunuz? benim eşim 6 yıldır evden çalışıyor ve ofis bulsa koşarak gidecek. o kadar bunaldı.
-6
summerjam0306
(12.03.26)
ben geçtim de alışamadım ya, cidden full yorgunluk, trafik, insanlar, pislik. Bi de sürekli dışarı çıkınca çok fazla kıyafet giyiliyor, çok fazla çamaşır ve ev işi de çıkıyor. Sağlıklı besleneyim, kendi yemeğimi yapıp getireyim dersen iyice zorlaşıyor. Üzgünüm olumlu bişey söyleyemedim, çok zor cidden.
sonra hybride geçti şirket 2 gün ev 3 gün ofis, biraz rahatlattı. Ama şimdi iş değiştiriyorum, gittiğim yerde ayda 4 gün ev. Yine zorlanıcam, ben de üzgünüm.
+2
turk kizi
(12.03.26)
Aman evde oturup ne yapacaksın boşver dışarıda olmak güzeldir. İnsan hayatı kaçırıyor gibi hissediyor evden çalışırken. Öğle yemeklerine çıkarsın arkadaşların olur vs. Güzel aslında.
-1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
home office'e alıştıkça bence daha çok asosyal oluyorsun ve bence daha çok çalışıyorsun. evdeki işleri bir yandan hallet, asıl işine çalış derken bir bakıyorsun akşam olmuş hala çalışıyorsun... öğle yemeği kaçırdığım günler bile oluyor. hatta çoğu zaman dışardan söylüyordum yemek pişirmeye vakit bulamadığım için.

ofis ortamı çok iyi bence. ilk zamanlar tabii ki zorlanırsın ama sonra iyi ki ofise geçmişiz dersin.

hee tabii keşke haftada 2 gün evden çalışma, 3 gün ofis olsa her yer. o zaman çok daha verimli çalışırdı herkes.
+1
elektr10
(12.03.26)
bir kaç senedir neredeyse full time evden çalışıyorum ve fark ettim ki, evde sadece ve sadece minimum yapmam gerekenleri yapıyorum ve sonrasında "oh tamam bitti işler" diyorum, yatışa geçiyorum. ama ofisteyken kendime sürekli ekstra iş yaratabiliyorum. son iki full time ofis çalıştığım yerde, üzerime vazife olmamasına rağmen program yazdım boş vakitlerimde. iki şirket de hala kullanıyor programları.

bir de ben çok kurumsal yerlerde çalışmadım, çalışmıyorum. ofisteki birine mail atıp 3 saat cevap beklemek yerine yanına gidip 10 sn soru sormak ve hemen cevap almak işleri çok kolaylaştırıyor. bu arada ofise gitmek ne olursa olsun sosyal bir iş. çayı kahvesi yemeği sigarası derken zaten 8-9 mesainin 2-3 saati lak lakla geçiyor.

şimdi ufak ufak ofise dönmeye başladım. trafiği ulaşımı saymazsan, herhangi negatif bir tarafını görmedim. la zaten ben yöneticiyim, ofis olacak ki insanları yöneteyim.
+1
co2s2
(12.03.26)
uzun uzun yazdım da sildim. postpandemi dönemi bi ara dile getirdiler işyerinde, çekmecemde hazır bulunan istifa dilekçemi salladım.

şu an 40% ofis 60% remote'uz. 80% remote yavaş yavaş devreye alınıyor.

2 güne kadar ofise okayim ama gerçekten 5 gün ofis tüketiyor insanı. mecbur kalsam ve istifa edebilecek şartlarım olmasa, işyerinde kendimi yormamaya çalışıp yandan iş ararım.
0
aguen
(12.03.26)
2 hafta full gittikten sonra alisiyorsun
+1
cilgin fantezilerin adami
(12.03.26)
6 yildir evden calisiyorum. ayda bir insan gormek icin gitmeye okim de her gun gitmek inanilmaz kulfet gibime geliyor. yagmuru, camuru, karanligi, vuran ayakkabisi, giysisi, utusu cok buyuk eziyet. calistigim sirkette kalmamin tek nedeni evden calisiyor olmak, bu hakki iptal ederlerse aninda baska yerden is bakarim. evden calistigim icin yedigim ictigim seyler de epey duzgun, kahvaltilarim duzenli filan. ofise giderken pogaca ile gecistirirdim cunku.

sosyal acidan izole ediyor, orasi dogru; ama is bittikten sonra biryerlere gidip biseyler yapmak cok daha kolay oluyor, butun gun evdeydim zaten bari biseyler yapayim hissi bastiriyor.
0
taurina
(12.03.26)
pandemide full home office çalıştım, kısa bir süre sonra kendi işimi kurdum, yine uzun bir süre home office devam ettim ardından ofise de geçince hibrit çalışmaya başladım, bence en optimali hibrit diye düşünüyorum. işi işte bırakmak açısından ve sosyalleşme açısından ofis daha olumlu bir yerde duruyor, ayrıca iş akışında hızlı aksiyon almak da dirsek temasında daha mümkün belki bunlar biraz motivasyon yaratabilir.
0
darthvader
(13.03.26)
(6)

Pasaport Yenilemede Halihazırdaki Güncel Vizeler Hk.

tek lider tercan
Değerli dostlar merhaba,Bu yıl içinde 10 yıllık pasaportumun süresi doluyor ve yenilemem gerekiyor.Mevcut pasaportumun içinde geçerli bir turistik İngiltere vizesi ve 2023 yılında alınmış 10 yıllık ABD vizesi bulunuyor.Merak ettiğim konu şu:Pasaportu yenilediğimde bu vizeler yeni pasaporta aktarılıy
Değerli dostlar merhaba,

Bu yıl içinde 10 yıllık pasaportumun süresi doluyor ve yenilemem gerekiyor.

Mevcut pasaportumun içinde geçerli bir turistik İngiltere vizesi ve 2023 yılında alınmış 10 yıllık ABD vizesi bulunuyor.

Merak ettiğim konu şu:
Pasaportu yenilediğimde bu vizeler yeni pasaporta aktarılıyor mu, yoksa eski pasaportta mı kalıp iptal mi oluyor?

Ayrıca eski pasaport genelde kesilerek veya delik açılarak iptal edildiği için, bu durumda geçerli vizeleri nasıl kullanmaya devam edebilirim?

Benzer durumu yaşayan veya süreci bilen varsa bilgi paylaşırsa çok sevinirim.
0
tek lider tercan
(11.03.26)
bu durumda pasaport delinmiyor. 2 pasaport taşıyorsun.
0
jelly bear
(11.03.26)
İki pasaport alabiliyorsunuz, eskisi delinmiyor. süresi geçen pasaporttaki ABD vizesini kullanmaya devam edebilirsiniz.

Ama bildiğim kadarıyla Schengen vizesinde bu geçerli değil yani Schengen vizesi olan pasaportunuzun süresi bittiğinde vizenizin süresi bitmemiş olsa bile kullanamıyorsunuz.
+1
kumandanim
(11.03.26)
Pasaport randevusuna gittiğinizde eski pasaportta vize olduğunu söyleyin, delmeden (ya da vize sayfalarını delmeden) geri verirler.
0
kobuzchu kiz
(11.03.26)
Pasaportun delinmemesi gibi bir durum yok, kimlik sayfasını ve kapağı mutlaka deliyorlar. Vizenin de olduğu sayfa dahil diğerlerini delmiyorlar. İki pasaport taşıyorsunuz, damgalar yenisine gidiyor, vizeyi eskisinde gösteriyorsunuz. Geçerli vize var diye mutlaka uyarın yoksa komple delerler.
0
kimlanbu
(12.03.26)
2 pasaportla seyahat ediyorsunuz. birbirine lastikliyorsunuz. yalnız pasaport memuruna aktif vizeler olduğunu söyleyin delmesinler. bir arkadaşımın başına gelmişti. delindiği için vizeleri geçersiz oldu.
0
elektr10
(12.03.26)
yakın zamanda yeniledim, eski pasaportu tutmak istiyor musunuz diye sordular, delinecekse baya not yazıp imza atıyorsunuz eski pasaportu istemiyorum diye.
0
turk kizi
(12.03.26)
(2)

Spor salonu raconu

arbre
Macfit'e üye olacağım. Şirketin spor salonundan az çok biliyorum ama yine de sorayım. Spor salonunda spor yapmanın raconu nedir? Arkamdan kim bu dallama demesinler.Şort giyebiliyoz mu, deodorant sıkmak gerekiyor mu? Öncesinde duş almaya gerek yoktur herhâlde. Havuzda gerekiyor çünkü.Bu havlu olayı n
Macfit'e üye olacağım. Şirketin spor salonundan az çok biliyorum ama yine de sorayım. Spor salonunda spor yapmanın raconu nedir? Arkamdan kim bu dallama demesinler.

Şort giyebiliyoz mu, deodorant sıkmak gerekiyor mu? Öncesinde duş almaya gerek yoktur herhâlde. Havuzda gerekiyor çünkü.

Bu havlu olayı ne? Oturduğum yere mi koymam gerekiyor? Sürekli havluyla mı gezecem?
-11
arbre
(10.03.26)
- spor yapmaya uygun her kıyafeti giyebilirsin.
- ayakkabılarını sadece spor salonunda kullan. dışarıya giymediğin temiz bir ayakkabı olmalı.
- aletlerde ve sehpalarda havlu sermen önemli. senin terinin bir yerde olmasını kimse istemez. hatta normalde salonlarda sprey ve kağıt havlu bulunur. kullandığın her aletten sonra insanların silmesi gerekiyor ama burası türkiye olduğu için bu tip ince hareketleri yapmazlar insanlar.
- bazen aletler dolu olabiliyor. "beraber yapabilir miyiz?" diyip araya girebilirsin.
+1
elektr10
(10.03.26)
kadın sporcuların poposuna kilitlenip bakmayın.
çalışan ya da amutta duran insanlara soru sormayın.
+1
galahad reloaded
(10.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(9)

20 seneye kullanmayı bırakacağımız eşyalar

sekizdokuzon
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum. Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum.

Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(10.03.26)
Sabun hayatımızdan çıkabilir gibi geldi. Yerine tek kullanımlık hijyenik mendiller gelir. Su israfı olmuyor diye gazlanir. Yeni pazar olur.
0
kisa
(10.03.26)
Kağıt para, tahsilat makbuzu, dekont

Okullardaki akılsız tahtalar
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
20 sende önceden geldiğimiz noktayı göz önünde bulundurunca cep telefonu diyorum. En azından form olarak bugünkü gibi olmayacak gibi geliyor.
-1
mutantking
(10.03.26)
defter kitap kalem işi tarih olur bence
+1
Hallegadola
(10.03.26)
Sütyen nasıl gereksiz yav? (Erkeğim)
-2
benaslindayohum
(10.03.26)
kurşun kalem
kondom
plastik torba
air frier
çamaşır kurutma makinesi (çamaşır makinesiyle entegreli sorunsuz bir kurutma sistemi gelir şimdikiler hala sorunlu)
tablet bilgisayar
manuel diş fırçası
0
elektr10
(10.03.26)
ben yukarida yazilan hicbir seyin kalkacagini düsünmüyorum.
ama akbil, istanbul kart gibi seylerin kalkacagini ve kimlik kartlarinin multifonksiyonlar tasiyacagini düsünüyorum. böylece sekizdokuzon 10B otobüsüne bindiginde devlet bunu bilecek.
belki kredi kartlari bile kimlik kartina gecer.


en büyük degisikligi de tipta yasayacagiz bence.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Araba
-1
ananiyimioguz
(10.03.26)
İmza. Kamuda hukukta nerdeyse imza diye bir şey kamadı zaten. Şimdi her vatandaşa da zorunlu hale getiyorlar.
+1
ground
(11.03.26)
(1)

amazon prime flaş fırsatlar

me23
amazon prime üyelerine özel flaş fırsatlar bannerı gösteriyor (banner tıklanmıyor) ama bende flaş fırsatlar gözükmüyor. 16:00'da başlaması gerekiyordu. bahar fırsatlarından flaş fırsatlar filtresine tıklıyorum, hiçbir ürün gözükmüyor. prime üyesi olanlar kontrol edebilirler mi?
amazon prime üyelerine özel flaş fırsatlar bannerı gösteriyor (banner tıklanmıyor) ama bende flaş fırsatlar gözükmüyor. 16:00'da başlaması gerekiyordu. bahar fırsatlarından flaş fırsatlar filtresine tıklıyorum, hiçbir ürün gözükmüyor. prime üyesi olanlar kontrol edebilirler mi?
0
me23
(08.03.26)
hafta içi her gün 16.00 diyor. pazar günü yok.
0
elektr10
(09.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(10)

Bu qnb'deki kiz nasil ifsa olmus?

tantamount_to_equivalent
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: https://x.com/gundem_turkce/status/2029492473827889632
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: x.com
0
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
İşte arkasına saklandıkları ağaçlar söylüyor yerlerini, fıtratları bu.
-11
Hallegadola
(05.03.26)
bulurlar, turkiye'de insanlarin hobisi yok deniyor ama cadi avi gibi ata sporlarimiz var. sozun ve yazinin kimseye zarar vermedigini; asil problemin sokakta milleti bicaklayanlar, insanlarin parasini hortumlayanlar, vergi kaciranlar, aldiklari aptal saptal kararlarla insanlarin gelecegini karartanlar oldugunu gormeyip de twitter postlarinda cadi avina cikacak kadar avel olmamak lazim.

ha ben cok katilmasam da kizin yazdiklari bir yere kadar dogru. her guc, her devlet az yada cok farkli kimliklere baski yapar. turkiye de baskiciligiyla bilinen bir ulkedir. israil kadar katliam seviyesinde degil ama yanlis bile olsa insanlarin soz haklarinin elinden alinmasi ve sahislarina, islerine yonelik baski yapilmasi kadar buyuk bir magara adamligi bizim ulkede yaygin.

ifade ozgurlugunun ne oldugunu biz anlatamayacagiz bizim ulkedeki kalin kafalilara. ortacagda yasamaya devam. simdi o kiz isten atilirsa turk lirasi deger kazanacakmis, toplum sefalet icinde toplu tasimalarda surunmeyecekmis. mutlu mesut yasayacakmisiz. saldirin aslanlar.
0
antikadimag
(05.03.26)
Cadı avıyla ne alakası var? Kız zaten israil ordusunda 2 sene görev yapmış. Katil bir terörist. Azılı bir siyonist.
Anomimim diye, içinde ne kin varsa kusmuş. Biz artık, böyle hainleri içimizde istemiyoruz. Siktirsinler, beğendikleri ülkelere gitsinler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.26)
“Cadı avı gibi ata sporları” bizim atalarımıza ait bir spor değil, onu bu topraklara yediremezsiniz baştan söyliyim. Atalarımıza iftira etmeyin lütfen.
-3
love and trust
(06.03.26)
yok anam yok kafalar tamamen gitmis. kizin profilinde filistin bayragi var ne siyonisti. israil'de 2 sene askerlik yaptigim dedigi sey de ironi. yok lan size vallahi laf anlatilmaz. x.com bunu gercekten askerlik yapmis diye anliyorsunuz ya vay halinize :D

azicik gaza gelen versiyonlariniz sivasta insan yakti diri diri. su yukaridakilerin birini linc etmesi veya yakmasi azicik bir galeyana gelmelerine bakar.

kiz basit bir woke vakasi. ama isinden attiracak kadar pesine dusmussunuz. yanlis anlamayin ama durumun ne oldugunu anlayacak kadar bile basmiyor kafaniz. tam olarak cadi avi bu iste. ne oldugunu anlamiyorsunuz ama elde mesalelerle sloganlarla cadi avina cikiyorsunuz.

benim tavsiyem biraz sakin olun ve boyle kendi halinde tweetler atan gucunuzun yettigi zayif insanlara degil de tepenizde sizi inletenlere ses cikarin. kimseyi de tweet atti diye, dusuncesi ne kadar sacma olursa olsun linclemeyin. siz de karsi tweet atin. isine, ekmegine, hayatina el dil uzatmayin.
+6
antikadimag
(06.03.26)
bu kız tipik bir akademik olarak başarılı, sosyal olarak başarısız, lisede ezik dışlanan bir tipken iyi bir üniversite kazanıp, solcu (pardon kürtçü) örgütlere girip hayatında ilk defa bir çevreye dahil olabilmiş bir fenotip.
2006-2020 arası üniversite okuyup bu tarz salak salak duyar kasan bir sürü insan var. geçenlerde de gay bir çift ilk iftarımızı yaptık diye paylaşım yapmıştı aynı kafalar işte.

bu kızın israilli olduğu falan yok, büyük bir ihtimalle anası babası da orta sınıf bir aile, iyi bir üniversite bitirip genç yaşta iyi maaşa iş bulunca eski ezik kızımız öz güven patlaması yaşadı ve dediklerinin nereye çıkacağını hesaplamadan salak salak paylaşımlar yapmaya başladı.

ha işten atılması gerektiğini de düşünüyorum anonimliğine güvenip pislik saçmış, kurumsal bir yerde çalışıyorsan dikkat edeceksin ki salak çalıştığı yeri de ifşalamış bir nevi zaten.
-1
denizgonen
(06.03.26)
çok eski bi kaç twitinde enpara kampanyası paylaşıp ben katılamıyorum falan diyince ordan ipin ucunu tutup gerisini getirmişler.

mevzuyu bilmiyorum ama sadece nasıl bulduklarına bakmıştım.
+6
brkylmz
(06.03.26)
eksiler bile haklılığımın ispatı.
neyse ki gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var.
-8
Hallegadola
(06.03.26)
zaten kendi fotoğrafını da kullanıyormuş sonradan değiştirmiş. bu kişi tam bir ruh hastası. ahmet minguzzi ve annesi ile ilgili de saçma sapan şeyler yazmış. ensest ilişkiyi de savunmuş.

qnb gerekli aksiyonu alır yol verir bu kişiye.
+5
elektr10
(06.03.26)
kızın aptallığı ya da twit'lerindeki saçmalıklar ayrı konu ama daha 2-3 ay önce qnb'de çalışmaya başlamış. qnb'de yönetici derken her orta/büyük ölçekte onlarca hatta yüzlercesi olan takımlardan birinde lead pozisyonunda.

qnb'nin sahibiymiş, karar merciiymiş gibi lanse edip kişisel düşüncelerini ya da izansızlıklarını bir kuruma mal etmeye gerek yok.

şahsın düşüncelerini paylamamakla birlikte linç kampanyasını ya da işten atılsın naralarını doğru bulmuyorum. bu linç kampanyaları kişilerin ve kurumların apolitik tavır takınmalarına sebep oluyor.
0
biseysorcaktim
(06.03.26)
(2)

FP Pro vs Apple Yetkili servisi

air
Şarj girişi bozuldu suya düşmüştü telefon ama başka bir sıkıntısı yok. Bir de bataryası bitti onu da değiştirmek istiyorum. Hangisine göndersem daha iyi? Garantisi vs kalmadı
Şarj girişi bozuldu suya düşmüştü telefon ama başka bir sıkıntısı yok. Bir de bataryası bitti onu da değiştirmek istiyorum. Hangisine göndersem daha iyi? Garantisi vs kalmadı
0
air
(05.03.26)
Garanti yoksa FP Pro'ya giderdim. Sadece sosyal medyadan aktif olarak takip ediyorum gördüğüm kadarıyla işlerinde baya iyiler ve orjinal parça kullanıyorlar. Apple sadece şarj girişi tamir etmez zaten.
0
kimlanbu
(05.03.26)
fiyat olarak ikisinin de farkı yok. apple'a giderdim özellikle pil için. şarj girişi için tamir yapıyor mu apple bir fikrim yok. ikisine de tamir süresini ve fiyatını sorun bence ama fp pro'nun bir tane çocuğu kazıklama videosu düşmüştü önüme. onu özel hayatından dolayı (alkolik demişti) linçlemeye çalışmasından beri takip etmiyorum. ondan ön yargılıyım artık.
0
elektr10
(06.03.26)
(3)

Online gorusmeleri gecemiyorum

Kittie
Ne zaman yuzyuze bir is gorusmesine gitsem teklif aliyorum. Ama online gorusmede basarili olamiyorum. En icime sinen isler de hep online gorusme yapiyor.Size de oluyor mu bu? Bilgisayarimi konumlandiramiyorum falan diyorum artik.Simdi belki diyeceksiniz online yaptigin gorusmelerde pozisyon sana uyg
Ne zaman yuzyuze bir is gorusmesine gitsem teklif aliyorum.
Ama online gorusmede basarili olamiyorum.
En icime sinen isler de hep online gorusme yapiyor.

Size de oluyor mu bu? Bilgisayarimi konumlandiramiyorum falan diyorum artik.
Simdi belki diyeceksiniz online yaptigin gorusmelerde pozisyon sana uygun degil ama yok oyle de degil.
Biraz geriliyorum da online olunca zaten.
+1
Kittie
(04.03.26)
Bu aslında gerçek yaşamda insanları etikleyebildiğin anlamına geliyor ve oldukça iyi bir özellik! Elbette internet ve ekranlar dolayımlı bir görüşme gerçeğinin yerini ikame edemeyeceği şeyler var duruş, jest, koku bile. Karşı tarafın dikkatinin dağılması ise çok daha kolay.
Online görüşmeler için belki öncesinde prova yapabilirsin ışık kamera açısı gibi şeyler de biraz fark yaratır.
Başarılar.
-5
anon1m
(04.03.26)
2 altın tavsiyem var.

1. apitude test: sanal meetinglere girip kendini geliştir.
2. shadowing: youtube'da job interview shadowing videolarına girip. shadowing tekniğiyle tekrarla.
+1
buenosdias
(05.03.26)
online mülakatlarda iki şey önemli bence. biri dinlemek yani karşındakinin sözünü kesememek ve yüz ifadeni dinlediğine dair ifade takınmak, ikincisi de altı dolu bir şekilde konuşmak. lafı ne çok uzatacaksın ne de kestirip 1 cümlelik cevaplar vereceksin.

önceki online mülakatlarını hatırlamaya çalış zaten problemin nerede olduğunu anlarsın bence.

bu arada yüz yüzede başarılı olman her zaman daha iyi. asıl orası daha önemli bence de.
0
elektr10
(05.03.26)
(11)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(9)

işsizim - iş teklifi aldım - kabul etmeli miyim

biseysorcaktim
bir kaç ay önce işten çıktım. param suyunu çekti. kira yok (ama konut kredisi, kredi kartları, faturalar vs hala var). aileden yakınlardan borç ya da harçlık almak istemiyorum. kemerleri sıkmış vaziyette yaşıyorum, daha fazla sıkamam.linkedin üzerinden bir sürü yere başvuruda bulundum (yazılım geliş
bir kaç ay önce işten çıktım. param suyunu çekti. kira yok (ama konut kredisi, kredi kartları, faturalar vs hala var). aileden yakınlardan borç ya da harçlık almak istemiyorum. kemerleri sıkmış vaziyette yaşıyorum, daha fazla sıkamam.

linkedin üzerinden bir sürü yere başvuruda bulundum (yazılım geliştiriciyim), çoğu başvurum görünmedi, kimiyse görüştüm bir kaç mülakat ilerledim ama son aşamaya gelmedim.

geçen hafta birileri bir proje için mesaj attı. ekiple tanıştım, projeyi inceledim, teknik olarak ve ekip olarak beğendim ama ürüne çok güvenim yok. teklif edilen maaş son işimdeki maaşın yüzde 30 daha düşüğü de olsa bu tutar beni iki üç ayda toparlar hatta artıya geçerim.

iş işte aranır düsturundan ötürü ve param da olmaması sebebiyle işi kabul etmeyi düşünüyorum ama bu iyi bir seçenek mi, rahata alışır da iş aramaktan vazgeçer miyim diye düşünüyorum. cv'mde burayı yazmak istemem 3 ay çalışırsam. yazmayınca da 5-6 aylık toplam boşluk dikkat çeker mi diye endişe ediyorum biraz. bu iş contractor tipli. yani aslında yasal bir bağlayıcılığı yok. yarın işe gitmesem (ya da onlar beni kovsa) işe iade, tazminat şu bu yok. ücreti de usdt olarak ödeyecekler (usd değil).

dışarıdan bakınca işi kabul edip, iş arama motivasyonunu devam ettirmek gerekir diyorum ama psikoloji ve insan enerjisi de sınırlı.

öte yandan, son kurşunum olan emeklilik bes'imdeki para beni 6 ay kadar idare eder. onu bozdurup iş aramaya devam etsem, o sırada da kendi side-projectlerimi geliştirip orada para kazanmak için elimden geleni yapsam mı diyorum. aslında 6-7 işsizliğin psikolojik etkilerinden ve cv'deki işsizlik boşluğundan endişe ediyorum ve o yüzden bu işi kabul etmek istiyorum.

ne dersiniz?
+1
biseysorcaktim
(03.03.26)
işe girmekten daha iyi bir alternatifin yok gibi görünüyor. burayı cv'ye yazmak istememekle işsiz kalıp boş bırakmak arasında hiçbir fark yok. bu ekonomide az da olsa damlaması, damlamamasından iyidir derim. üstelik çalışmadığın her gün insanın enerjisi ve psikolojisi daha geriye gider.

hem psikolojik olarak hem ekonomik olarak kabul etmen senin için daha iyi. burayı beğenmiyorsansa da iş aramaya devam edersin. en azından iş ararken bir tık daha iyi bir psikolojide ararsın.
+1
ilgeru
(03.03.26)
ben garantici bir insanım mesela. diyorsunuz ya 6 ay idare eder, o sırada kendi projelerimi geliştirip para kazanırım. ya kazanamazsanız? bu sefer cv'de daha büyük bir boşluk oluşmayacak mı? cvnize yine yazarsınız burayı isterseniz, dönemsel çalıştım der geçersiniz. işsizliğin psikolojisi daha kötü şu an eşim tam da bu süreçte ve birisi çok yüksek olmasa da bi teklif yapsa direkt kabul eder bizim de maddi olarak çok sorunumuz olmadığı halde
+1
matilda
(03.03.26)
bence kabul edin. yazmasanız da kendimi geliştirmek için ara verdim dersiniz oralar halledilir. ekmek artık aslanın ağzında değil midesinde. her fırsatı değerlendirmek lazım.
+1
elektr10
(03.03.26)
mantikli secenek kabul edip o sirada yine is aramak. cvdeki vaziyetten ziyade son kalan parayi harcayip, o arada bir takim seylerin duzelecegini umut etmek delilik
+1
pasaklıpepee
(03.03.26)
Projeyi yarıda bırakmayacaksanız bence kaçmaz, piyasa gerçekten çok kötü durumda.
0
kimlanbu
(03.03.26)
işi kabul et.
+1
orpheus
(03.03.26)
kesinlikle etmelisin.
+1
koela
(03.03.26)
iş piyasası tüm dünyada berbat şuan. maaşlı iş kaçırılmaz.
0
stefano
(03.03.26)
cv deki boşluk en son endişelenecek şey bence. konut kredin varmış. hadi fatura, kredi kartı fln neysede. borçlar için mecbur çalışmak lazım. benimde kredim var. boşta duramazdım kesin.

birde tüm sektörler kötü. kendi işini kurma potansiyelin yoksa eninde sonunda bir yerde başlayacaksın. 3 altı 5 üstü hayat konforunu çok değiştiren bir faktör olmayacaktır. çalışma koşullarına bak. bence başla işe. sonra daha iyisine bakarsın.
0
morcivert
(03.03.26)
(14)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
Gı
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.