Giriş
(2)

Vozol vb almak istiyorum

Kittie
Orijinal oldugunu nereden bilecegim? Bir de ne onerirsiniz marka olarak?Gunde bir veya iki sigara icen biriyim ama uzerime sinmesini sevmiyorum.Amacim bu.Yan sanayi falan olsun istemem. Avm iclerindekj tobacco shoplardan alinir mi mesela?Bir de ergenlerin elinde memory stick boyutunda goruyorum onla
Orijinal oldugunu nereden bilecegim? Bir de ne onerirsiniz marka olarak?
Gunde bir veya iki sigara icen biriyim ama uzerime sinmesini sevmiyorum.
Amacim bu.

Yan sanayi falan olsun istemem. Avm iclerindekj tobacco shoplardan alinir mi mesela?
Bir de ergenlerin elinde memory stick boyutunda goruyorum onlar ne? Vozollar baya buyuk onlarin yaninda
0
Kittie
(16.01.26)
Ciğeri sönen çok insan var, normal sigara iç içeceksen.
+1
antihero
(16.01.26)
Yaklaşık 13-14 yıldır e-sigara kullanırım. Hemen her türlü cihazı likiti vb denediğimi söyleyebilirim. Tecrübeme dayanarak diyebilirim ki Vozol tarzı çin üretimi, içindeki likitin içeriğini bilmediğiniz, bolca satması için her türlü efektörün basıldığı cihazları sakın ha kullanmayın. 1-2 dal sigaranızı tüttürün, kokunuzu giderin çok daha iyi.

Tavsiyem şunun gibi bir pod mod alın:

www.myuwell.com

Likit olarak da en düşük nikotin miligramlı salt veyahut freebase likit alın (gpt'ye sorarsanız açıklar farkı).

Likitte bulabilirseniz Five Pawns Castle Long şiddetle tavsiyemdir.

Bu cihazlara pod-mod deniyor, kartuşu hazır, 15-20 gün kullanıp atar anında yenisini takarsınız. Akıtmaz kokutmaz likitinizi içeriğine göre kendiniz seçersiniz.

Vozol gibi aşırı aromatik cihazlar gençlik için de ciddi sıkıntı. Her yerde sıkı denetimde zaten bulmak da git gide zorlaşacak.
0
msb
(16.01.26)
(6)

sınav emaneti

hknty
yarın sınava giricem de uzak yere vermişler. telefonu emanete vermek güvenli mi? bir sorun oluyor mu? bir de ne kadar ücret alıyorlar? her okulda emanet bulunur mu? kantinler oluyor ama kapalı olur mu?
yarın sınava giricem de uzak yere vermişler. telefonu emanete vermek güvenli mi? bir sorun oluyor mu? bir de ne kadar ücret alıyorlar? her okulda emanet bulunur mu? kantinler oluyor ama kapalı olur mu?
0
hknty
(16.01.26)
Emanette sıkıntı yaşayan duymadım hiç, en fazla karışıklık olur o da çözülür.
+1
antihero
(16.01.26)
ben aof sinavlarina girerken emanet kullaniyorum. ucretler degisiyor, 20 alan da var, 40 alan da var. ortalama 30 diyebilirim. kantinler acik oluyor zaten emaneti de onlar aliyor. onun disinda okul yakininda bakkal, kirtasiye vs de emanet aliyor fakat ben hic vermedim bunlara o yuzden bilmiyorum. zaten aof oldugu icin sadece telefon birakiyorum. su ana kadar bir sikinti yasamadim telefon da biraktim, laptop da biraktim.
0
arakaali
(16.01.26)
kimin eşyası olduğunu nasıl anlıyorlar? başkası alıp gitmesin?
0
🌸hknty
(16.01.26)
farkli teknikler uygulayanlar var. mesela numarali kagit veriyorlar, cikista o numarali kagidi veriyorsun teslim aliyorsun. veya isim soyisim alan var, cikista kimligini gosteriyorsun esyani aliyorsun. basit ama etkili bir dogrulama sistemi. baskasinin alip gittigini gormedim duymadim hic ama olasilik dahilinde tabi ki.
0
arakaali
(16.01.26)
Size ve çantanıza aynı numarayı yaoistircaklar genelde artık isim soyisim yerine numaralandirma yöntemini kullanıyorlar. Çantanızdaki numarayla size verilen numarayı eslestirince sorun olmuyor. Onlarca yıl kullandım şimdiye kadar bir sorun yaşamadım.
0
egerbiryolcu
(16.01.26)
Emanet işlerini okulun kantini, üniformasını çıkarmış güvenliği falan yürütüyor. O parayı dışarıya bırakmazlar tabii.

50 lira civarı bir şeydi. Şimdi olsun olsun 100 olmuştur taş çatlasın.

İstanbul.
0
lazor
(16.01.26)
(11)

Artık neden hiç ifşa olmuyor?

thesomberlain
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
0
thesomberlain
(16.01.26)
Herkesin malı ortada ki artık
+2
substituent
(16.01.26)
buradaki insanlarin ciddi bir kismi sirf 6 ay once bir yorumu begenmedigi icin fotodan kimligi bulup diger yorumlardan bir seyler secip isyerine ailelere yayacak insanlar. tabii olmaz ifsalar
+16
aguen
(16.01.26)
Ben yapıyorum gülelim eğlenelim diye ama katkıda bulunan pek olmuyor.

Hatta alttan alttan laf sokmaya çalışıyorlar.
+1
yurtsuz john
(16.01.26)
valla duyuru eski zamanlardaki duyuru değil çünkü. biliyorum çok klişe ama o zamanlar dostluk, kardeşlik vardı yahu. atışmalar, tartışmalar, birbirini sevmeyenler yine olurdu da hiçbir zaman öyle savaş havası gördüğümü hatırlamıyorum. çoğu insan zamanla birbirine aşina oluyordu, o yüzden bu ifşa da keyifliydi. yorumları okuması, hep muhatap olduğun insanları görmek vs...

şimdi en başta işin bu güzelliği ortadan kalktı. daha da önemlisi duyuru'da ruh sağlığı çok bozuk bazı kişiler var, onların olduğu yerde özellikle hiçbir kadın kendini rahat hissedip bu tür aksiyonlara girişmez.
+16
der meister
(16.01.26)
Neler dönmüş olaylara kest. Önceden buluşma bile olmuştu kadıköyde. Yaklaşık 20 kişi gayet güzel muhabbet etmiştik.
+2
🌸thesomberlain
(16.01.26)
Yurtsuz John un ifşalarına denk geldim, vakfıkebir ekmeği gibi maşşallah.
+5
antihero
(16.01.26)
Burada bazı ruh hastalarının üçer beşer hesabı var, insanları cevaplar ve mesajlarla taciz ediyorlar. Fotoğrafa, isim bilgisine sahip olduklarında neler yapacaklarını tahmin etmek zor değil. Böyle bir ortamda kadın ya da erkek kimsenin kendisini güvende hissedip bir şeyler paylaşmaması şaşırtıcı değil haliyle.
+9
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.01.26)
Merak ettiklerimizi gördük.
-9
gabe h coud
(16.01.26)
Eski Duyuru ortamı yok. Çok sıkıntılı tipler var. Engelleme özelliği ipten aldı siteyi. Eksileme özelliği kaldırılsa toksikliği kırılacak.
-23
arbre
(16.01.26)
Eski çamlar bardak oldu knk.
+2
vedatchilipeppers
(16.01.26)
nerde o eski ifşalar, eskilerden kaç kişi kaldık şurada.
0
datnet
(24.01.26)
(3)

Sevk yerine nasil bakilir?

baldur2
Yillar once sevk aldirmistim, buna nasil bakabiliyoruz online? Ya da bakabiliyor muyuz?
Yillar once sevk aldirmistim, buna nasil bakabiliyoruz online? Ya da bakabiliyor muyuz?
0
baldur2
(16.01.26)
neyin sevki soru çok açık değil
0
jelly bear
(16.01.26)
Pardon, askerlik sevki.
0
🌸baldur2
(16.01.26)
Bakılabiliyorsa e-devletten bakılıyordur.
+1
antihero
(16.01.26)
(3)

ram raporu alan ya da bilgisi olan?

deartheodosia
oğlumu 1 yıl daha anaokuluna göndermeyi düşünüyoruz, doğum ayı sınırda ve meb otomatik olarak 1. sınıfa atayacak, anaokulu kaydı için bu rapor gerekiyormuş. daha önce alan ya da bilgisi olan var mı, ayrıca anaokulu tekrarı için verilecek tanı (dikkat eksikliği) sisteme girileceği için nasıl bi dezav
oğlumu 1 yıl daha anaokuluna göndermeyi düşünüyoruz, doğum ayı sınırda ve meb otomatik olarak 1. sınıfa atayacak, anaokulu kaydı için bu rapor gerekiyormuş. daha önce alan ya da bilgisi olan var mı, ayrıca anaokulu tekrarı için verilecek tanı (dikkat eksikliği) sisteme girileceği için nasıl bi dezavantaj oluşturur sizce gelecekte, oluşturur mu?
teşekkürler
0
deartheodosia
(16.01.26)
O durum doğduğu aya göre değişiyor. Bir tablo var internette oradan bakarsınız. İlk grupta ise okula sizin verdiğiniz dilekçe yeterli oluyor. Anaokulu sistemden öğrencinin kaydını çekebiliyor.
İkinci grupta hekim raporu isteniyorsa önce çocuk psikiyatristi görecek onun verdiği raporu RAM'a götüreceksiniz. RAM'ı ararsanız size yol gösterirler.
0
curukturpkokusu
(16.01.26)
Ram da çalışıyorum, dikkat eksikliği raporuna gerek yok. Sağlık ocağına gidin, akranlarına göre küçük deyin, anaokuluna devam etmesini istediğinizi söyleyin. Tek hekim raporu yeterli. Biz burda sağlık ocağından alınan raporları da kabul ediyoruz.
+1
antihero
(16.01.26)
Doğduğu aya göre zor olabilir. Her durum için, yukarıdaki arkadaşların anlattığı kadar kolay bi işlem değil. Sorumluluk alıp raporu yazacak ve sisteme girmeyi bilen bi doktora ihtiyacınız var. Aile hekiminin yapacağını sanmıyorum. Özel çocuk psikiyatristleri bile doğrudan vermez. Arayıp sorabilirsiniz, biz rapor veririz ama kabul ederler mi bilmem diye cevap vereceklerdir. Edevlet barkodu olan ram sistemine girilmiş bi rapor olması lazım.

Normalde rapor 1 yıllık oluyor. Seneye sorun olmadan okula başlayabilir ama Ramde görünmeye devam eder. Bir zararı yok ama okul değişikliğinde vs. anlatmak zorunda kalırsınız. Onu kaldırmak için de tekrar rapor alıp onu da sisteme işletmeniz lazım. O bile zor.

Kısacası tanıdık doktor lazım. Onun da bu işlemi yapmayı biliyor olması lazım. Ayrıca gelecek yıllarda da ulaşabileceğiniz bir doktor olması iyi olur.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.01.26)
(10)

Şu montun rengi

deniz kiyisi ve papatyalar
Nasıl dostlar?Siyah daha mı iyi?Teşekkürlerhttps://www.hepsiburada.com/carto-mono-triclimate-hooded-erkek-yesil-outdoor-mont-nf0a8d1sbri1-p-HBCV0000AFLEJU
Nasıl dostlar?

Siyah daha mı iyi?

Teşekkürler

www.hepsiburada.com
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
bence yeşil
0
kisa
(15.01.26)
yeşil güzel ama hepsiburadadan almazdım ben
0
neira
(15.01.26)
Neden?
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Zeytin yeşili gayet güzel. Outdoor kıyafetlerde siyahı süper sıkıcı buluyorum.
0
thracia
(15.01.26)
yeşili güzel +1 ancak the north face'in beyaz logosu benim gözüme çok batıyor. bazen montla aynı renk logo basıyorlar, onu tercih ederdim. siyah tnf direkt işporta duruyor.
0
eileengray
(15.01.26)
Siyah tabiki, güzel bi yeşil değil o.
+1
antihero
(15.01.26)
Yeşil +1
Logo rengi konusuna da katılıyorum.

Ek olarak bu sentetik ürünün sadece markasından ötürü decathlon’daki muadillerinin 2-3 katına satılmasını da kınıyorum.
0
orient blue
(15.01.26)
Sağ olun dostlar, yeşilini almıştım zaten, bugün itibariyle geldi, beğendim fena değil, fikir almak için yine de sormak istedim.

Yeşili şundan tercih ettim:
Birincisi, renkli giyinmeyi seviyorum.

İkincisi, renk konusunda çeşitlilik olsun istedim. Şundan almıştım daha önce: encrypted-tbn0.gstatic.com

Üçüncüsü, siyah bir montum zaten var. Tekrara düşmek istemedim. Yoksa bu montun siyahı da gayet güzel, kötü değil.

Fiyat konusunda haklısınız dostlar, ama arada bir tane olsun be, hep bu markadan giyinmiyorum, model hoşuma gitti sadece, yoksa mavi'den, pierre cardin'den de montlarım var, markasında değilim.

Eyvallah dostlarım...
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Ben de yeşili alırdım, güle güle kullanın.

Ben yıllar önce Adidas'tan buna benzer içinde polar bir ceket olan palto almıştım. Dıştaki kabuk sadece yağmurluk görevi görüyor, içindeki polar ceket ısınmayı sağlıyordu. Pek kullanışlı bulmamıştım açıkçası, bir daha bu tip bir şey almadım. Siz seviyor ve kullanabiliyorsanız, işinizi görüyorsa güzel ancak ilk kez bu tip bir mont aldıysanız kullanışlılık konusunu bir de bu gözle değerlendirmenizde yarar olabilir.
0
10551037
(15.01.26)
Adidas'ınki nasıldır bilmiyorum ama şu an gayet kullanışlı geldi, normal bir monttan temel bir farkını göremedim. İlk kez alıyorum evet, ama dediğim gibi hoşuma gitti, hatta çok daha kullanışlı geldi bana. İki farklı mont fikri fena değil.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
(12)

Trump her istediğini yapabilir mi?

eisberg
Venezuela, Grönland, Küba şimdi İran... Yarın uyanıp haritadan yer seçip canının her istediğini yapmasına bir engel var mı?
Venezuela, Grönland, Küba şimdi İran... Yarın uyanıp haritadan yer seçip canının her istediğini yapmasına bir engel var mı?
+1
eisberg
(12.01.26)
mühür kimdeyse süleyman o'dur.
+2
gercekdunya
(12.01.26)
Askeri anlamda bi tek çine salça olamaz gibi düşünüyorum.
+1
antihero
(12.01.26)
kağıt üstünde yapamaz ama yapmasına engel olacak kimse yok gibi.
0
inheritance
(12.01.26)
olay sadece askeri anlamda güçlü olmaları da değil ki açık ara en güçlüler bu konuda. adamlar ekonomiyi yönlendiriyor, bütün dünyada ajanları var, elektronik sistemleri kontrol ediyorlar, bankacılık sistemini kontrol ediyorlar.

isterlerse 1 ülke 1 haftada batar mesela, o yüzden kimse gerçek anlamda abdye karşı gelemez.
0
monicapp
(12.01.26)
Engel yok adamların isteyip alamayacağı yer yok sadece bunu ne kadar istedikleri ve neyi feda edecekleri var.
Abd istese çinide alır ama buna değer mi ölçer biçer.
Kazanan abd olur.

Bu konumda oldukları için haritadan yer seçip yarın dalıyoruz demelerine bir engelde yok
-1
basond
(12.01.26)
politik-ekonomik anlamda yapabilir fakat askeri olarak yapamaz.

çünkü savaşı hem maliyeti büyük hem de abd toplumsal muhalefeti güçlü. 1960'larda vietnam savaşını protesto etmek için yüzbinler beyaz saray önünde toplanmıştı.

ayrıyeten kasımda ara seçim var ve demokratlar kazanacak gibi duruyor.
0
yurtsuz john
(12.01.26)
Trump süzme bir o.e. Ama Grönland'a askeri bir operasyon yapmasını o kadar çok istiyorum ki. AB ve NATO üyesi bile olmayan Ukrayna'yı ABD istedi diye zorla savaşa soktular Rusya ile ve tüm Avrupa Rusya'ya sırtını döndü. Asıl tehlikenin ABD olduğunu (en azından maga'cı davarlar) görmeleri ve Danimarka'yı yalnız bırakarak nasıl iki yüzlü olduklarını bir kez daha göstermeleri için istiyorum böyle bir şeyi.

Neyse asıl soruya gelirsek, yapabilir mi? Rusya ve Çin'in ayağına basmadığı sürece her istediğini yapar.
+3
himmet dayi
(12.01.26)
Trump, Amerika'nın acilen yapmak zorunda olduğu işleri yapsın diye başa getirilmiş bir görevli.
Amerika, çıkarı olan ülkeleri eskiden olduğu gibi zamana yayarak değil de bir an önce dizayn etmeye çalışıyor. Burada dikkat ettiği husus, ele aldığı ülkede çıkarına uygun bir düzen kurduğunda halkın buna sessiz kalması.
Halk bu duruma boyun eğmez de kaotik bir ortam oluşursa endişesi taşıyorlar. Başkaca bir korkuları yok.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(12.01.26)
esasen yapamaz, senato'dan onay çıkmayan, mantık çerçevesine oturtulamayan hiçbir şeyi yapmaz. amerikan kanunları böyle manyakları engellemek için çok iyi dizayn edilmiş. venezuela'daki konu trump'ın söylediğinden farklı aslında. oraya uyuşturucu operasyonu düzenlediler. yok maduro şöyle yaptı, yok halkına zulüm etti vs. hikaye. bu bu yüzden oraya gidip maduro'yu alıp çıkabildiler. ama grönland'a girmek için onay alamaz gibi geliyor. hatta ön çalışmasını yapmış red almışlardı. bu adam manyak yasa masa dinlemeyebilir tabi.
-1
cisimcik golgi
(12.01.26)
süper güç dediğimiz kavram sadece askeri güç demek değildir.

Ekonomik güç, diplomatik güç, kültürel güç, ticari güç, lojistik güç, istihbarat gücü, teknolojik güç...

bunların hepsinde iyi olduğunuzda zaten süper güç oluyorsunuz.

Askeri güç ABD gibi ülkeler için en son seçenek çoğu zaman. Bizde bu konu çok anlaşılmıyor. Biz sadece askeri gücü değerlendiriyoruz. Ama bu soft power konusu bizde çok anlaşılmıyor. Hatta bazen soft power askeri güçten daha etkili olabiliyor.

İsrail'in askeri gücü nitelik olarak çok iyi olmasına rağmen sayısal olarak küçük bir güç. Ama bak hiçbir ülke sesini çıkaramıyor israil'e. Çünkü softpower olarak çok kuvvetli. Diplomasi, ticaret, finans piyasaları, kültürel güç onlarda.

Bu gözle bakınca ABD gidip şu anda bu saydığınız ülkeleri işgal etmeye uğraşmaz. Ama işgal etmekten beter hale getirebilir.

Çok basit bir örnek şu anda bütün avrupa ABD merkezli teknoloji sistemlerini kullanıyor. İşletim sisteminden, bulut depolamaya kadar. Mailleşmelerden tutun da yapay zeka sistemlerine kadar. Bunlara erişimini kestiği anda kaos...

Ticaretini engeller, uluslararası dolaşımdaki paranı dondurur, başka ülkelere baskı yapar seninle iletişimi keser, uluslararası organizasyonlardan seni dışlar. Swift sisteminden atıldığını düşün, yine kaos.

Ticari gemilerinin başka ülke limanlarına yanaşamadığını düşün... Mal ihraç edemiyorsun. Para kazanamıyorsun yani.

Şu anda dünyada var olan sistemi ABD dizayn etti. Dolar bazlı ticaret, uluslararası finans. Yani sen o sistemin içinde olup da o sistemin adminine kafa tutunca seni hemen banlıyor.

trump'a yaptırılan şey ise şu, ABD'nin önümüzdeki 20-30 yıllık hedeflerini çok hılzı bir şekilde gerçekleştirmeye uğraşıyorlar. Çünkü Çin çok fena geliyor. Ön almak için uğraşıyor.

O yüzden Trump'a biraz göz yumuluyor.



Ha güveniyorsan kendine, kaynağın, teknolojin, askeri gücün, sanayin varsa sistemin dışına çıkar meydan okursun. Rusya'nın şu an yapmaya çalıştığı gibi, ya da Çin'in.

ama onlar da henüz alternatif bir sistem oluşturmadılar. Kendi ayakları üstünde duruyorlar ama ABD'nin yaptığı gibi başka ülkeleri de kalkındıran bir modelleri yok henüz.

Bak işte o yüzden ABD'nin onca sert hareketine rağmen, Avrupalı liderlerden cılız sesler yükselebiliyor en fazla.

Venezuela operasyonu farklı bu arada. Oradaki iş narkotik bir operasyon gibi paketlendi ama aslında venezuela'nın petro-dolar sistemini delmeye çalışması oradaki konu.

Petrolü dolar dışında alıp satmaya çalışan herkesin sonu benzer oldu.
0
anten
(12.01.26)
Teoride yapar ama Abd'deki kurumların çıkarlarına ters düşebilir. Dünyanın kendisinin gücü yetmez. Anca Abd'deki kurumların gücü yeter.
+1
put it in your appropriate place
(12.01.26)
sirf su yasanan olaylar bile cok kutuplu dunyanin ve taraf olmamanin ne kadar onemli olduklarinin gostergesi. abd'yi dengelemek icin cin, rusya vs gibi kuvvletler kesinlikle olmali.
+1
Sour
(12.01.26)
(9)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
0
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(3)

Fiorino periyodik bakım hakkında bilgi?

mikahakkinen
sürekli uzun yol yaptığım için 1 yılda 2 bakıma denk geliyorum. araç haziran 16 bin kmydi. şu an 27 bin km de. bakımda araçtan çıkan parçalara baktığımda çok da kirli durmuyor. zaten geçen sene 5 ay içinde 2 kere bakıma gittim. periyodik bakımı 2 farklı bayiye sordum. fiat 10 bin km de bir derken bo
sürekli uzun yol yaptığım için 1 yılda 2 bakıma denk geliyorum. araç haziran 16 bin kmydi. şu an 27 bin km de. bakımda araçtan çıkan parçalara baktığımda çok da kirli durmuyor. zaten geçen sene 5 ay içinde 2 kere bakıma gittim. periyodik bakımı 2 farklı bayiye sordum. fiat 10 bin km de bir derken bosch 30 binde 2. bakım diyor. zaten ben şu an götürürsem 30 binde 3. bakım olacak.

sorum şu 10 bin bakım aralığını 15 bine çıkarsam sıkıntı olur mu? ticari araç tecrübesi olanlar yazabilir mi?
-1
mikahakkinen
(08.01.26)
insanca kullanılıyorsa sıkıntı çıkmaz. zaten genelde yurtdışı kitapçıklarında 15 yazar. bizde 15 yazanlarda da 20 yazar.
+1
antihero
(08.01.26)
motorcuya para vereceğine yağa para ver.
0
kveldulv
(08.01.26)
modern dizeller için fabrika 15 bin dese bile 10 binde bir yağ değiştirmekte fayda var motor sağlığı için.

hatta zaten modern dizellerde bakım aralığı "statik" olarak ayarlanmayabiliyor.

yani araba 15 bin'lik periyodlarda değil de "yağ ömrü" yüzdesi düşmesi ile "beni servise götür kardeş" diyor araba.

bunun da sebebi yağ içindeki kurum miktarının artması.
0
rain when i die
(08.01.26)
(16)

işe başlar başlamaz izin istemek

yenibirgüzelnick
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti. iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin istey
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti.
iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim? yani izin vermediğim olmadı şimdiye kadar kimseye. ama bu kıza izin versem ben çok zor durumda kalacağım ve oryantasyon için iş yerinden izin almıştım o boşa gidecek. ne düşünüyorsunuz? normal mi bunlar?
0
yenibirgüzelnick
(06.01.26)
"Hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim?" Kurcuğu cümle tam olarak bu mu? Eğer buysa 7 gün 24 saat çalışması üzerinden anlaşmışsınız gibi anlaşılıyor, haftalık izni yokmuş gibi. Eğer hafta sonları izinli de bir gün de hafta içi için istiyorsa ve bunu her hafta için istiyorsa bu iyi bir ley değil, önce işi bağlayıp sonra kendi istediği şekle çevirmeye çalışmak bu. Hepsi de çakal demek ki, belli bir kurumdan filan seçiyorsan o camiada bu bir alışkanlık olmuş olabilir.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
bence hiç normal değil. ilk haftadan izin istenmez. siz çok yumuşak başlı bir insansınız, saf görmüşler kullanıyorlar. hadlerini bilsinler. siz hiç istediniz mi ilk haftadan izin? ben 10 farklı şirkette çalıştım hiçbirinden ilk 2 ay izin istemedim. giderse de gitsin.

evden çalışmalı bir iş bulmanız mümkün değil mi? siz veya eşiniz için?


--------
çocuğun tam bir eziyet olduğunu ve çocuk yapmama kararımın ne kadar doğru olduğunu bu tarz olaylarla daha bir anlıyorum. doğurması dert, büyütmesi dert, parası dert, baktırması dert...
+3
art cat chocolate
(06.01.26)
@muhayyer divan, yok canım haftada 5 gün çalışıyor işte bugün ikinci günüydü ama cuma günü için gelmesem olur mu işim var dedi. ben zaten 5 günlük yıllık iznimi harcamıştım çocukla alıştırayım haftaiçi diye. boşa gitti şimdi.

@art cat chocolate, ben zaten evden çalışıyorum ama çocukla birlikte çalışmak mümkün değil. sanırım evde olduğum için nasıl olsa evde diye kimseyi çalıştığıma inandıramıyorum sürekli izin istiyorlar.
+4
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Pek bildiğim bir konu değil ama işe başlamadan önce ayarladığı ev temizleme işi olabileceği geldi aklıma. O işte bir günde güzel bir para kazanılıyor, sizden maaşı almasına da daha bir ay var, diğerleri de bu kişi de o yüzden ilk haftadan izin istemiş olabilir.
+1
michael_knight
(06.01.26)
sinirlarinizi test ediyorlar. benim de kardesim otizmli. bir suru bakiciyla calistim. cogu beni suya goturup susuz getirir. ben de yumusak basli bir insandim. izin istedikleri zaman hayir diyemiyordum haliyle.

asagida yazdigi gibi, siz melek de olsaniz bakicilarin cogu 3 kurus fazlasini veren bir yer buldular mi gitme egiliminde olacaklar. maalesef onlarin bize degil bizim onlara ihtiyacimiz var ve bunu da cok iyi biliyorlar.

valla su an calistigim bir isim ve kardesimin bana ihtiyaci olmasa bakicilik yapmayi dusunurdum. erkek halimle herkesten de guzel yaparim.

allah iyi insanlarla karsilastirsin.
+6
trixi
(06.01.26)
bu hiç normal değil, siz net bir şekilde acil bir durum olmadıkça izin veremeyeceğinizi belirtin. evden çalışsanız dahi çocukla ilgilenemeyeceğinizi ayrıca daha çocuğun alışma sürecinde sürece ket vuracağını bu sebeple kabul edemeyeceğinizi söyleyin.
+2
wendyangelamoiradarling
(06.01.26)
Hayır diyeceksiniz, siz melaike de olsanız habersiz işi bırakabiliyorlar zaten hiç utanmadan. O yüzden en başta konuştuğunuz şartların dışına çıkmayın. Çünkü bu haftaki cuma gününün iznini verirseniz gelecek günlerde de izin vermiş olacaksınız. Baştan sert durun.

Yemin ediyorum insanlar çalışanların elinde oyuncak oldu ya.
+6
antihero
(06.01.26)
Herkesin işi çıkabilir ama ilk haftadan izin veya alışkanlığa dönüşmüş izin mantıklı bir şey değil.

Ben sizin yerinizde olsam zaten kendim vakit bulamadığım için kendisine ihtiyaç duyduğumu ve daha ilk haftadan böyle bir talebi beklemediğimi söyler durumun absürtlüğüne vurgu yapardım. O hafta için izin verir, ancak sonrası için söz veremeyeceğimi belirtirdim. Kısa süre sonra tekrar izin isterse o kişiyle o iş olmaz zaten.
+2
akhenaten
(06.01.26)
@akhenaten aslında bu hafta imkansız sonra istese yine ayarlardım ama mümkün değil izin veremem. ama şimdi de çocuğu nasıl bırakıp gideyim kadın sinirlenir izin vermedik diye. of ya nefret ettim bakıcılardan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
başka iş görşmesine gidiyorlar, izin verme, ilk haftadan izin mi istenir ya insan utanır, demekki utanmasıda yok. birde denemek için yapıyorlar resmen senin iyi niyetini baştan sıkı tutun.
+2
eja
(06.01.26)
normal değil bence de. ben çalışan olarak işe girdiğim ilk haftalarda izin alacağım durumlar olursa baştan belirtiyorum. son girdiğim işyerinde doktor kontrollerim olacaktı mesela. işe başladığım hafta 2-3 defa gitmem gerekeceğini 1-2 saat geç kalacağımı belirtmiştim iş görüşmesi olumlu geçince. siz bence bir daha bakıcı görüşmesi olursa, yıllık izin ve hastalık hariç izin istenmesi durumunu kabul edemeyeceğinizi belirtip baştan önünü kapatın derim.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
@Sadece soruyorum, halbuki görüşme sırasında bir önceki bakıcı ile izin konusunda sıkıntı yaşadığımızı söylemiştim. önceki bakıcı da emrivaki şekilde çocuğu uyuttum çıkıyorum işim var diyip çıkıp giderdi. böyle şeyler yaşamak istemiyoruz demiştim.
ama geldiğimiz nokta yine ilk haftadan izin istemekler filan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Ya gelenlerle bir kaşın kalkık konuşamaz mısın, mesela kız geldi sana cuma izin alabilir miyim işim var dediğinde dümdüz hiç düşünmeden ve gayet net bir tavırla ve hafif yüksek sesle sadece HAYIR diyemez misin? Hiç lafı dolaştırmadan, sesinle yüzünle konuşamaz mısın? Bunu yapman lazım artık. Hatta her bakıcıyla baştan anlaş bence, ilk 6 ay kesinlikle izin yok de. Ha, gözün tutmadığı anda yine şutla. Hatta bence gözlerini de korkut, evin çeşitli yerlerinde hepsi bilgisayarıma bağlı olan 20 gizli kamera mevcut de mesela. Biraz tepeden konuş, konuşmazsan böyle oluyor. Kızmayı bil şu insanlara. İleride çocuk okulda sıkıntı yaşasa, mecbur kalıp da öfke dili kullanman gerekse ama kullanamasan kimi nasıl caydıracaksın ki. İnsan bunları öğrenmeli, hayat pamuk helvası gibi bir şey değil maalesef.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
kimsenin günahını almak istemem ama istatiksel olarka baktığımda net olarak şunu görüyorum.

yeaa tamam buraya başladım ama daha iyi bi yerden çağırıyolar bi gidip görüşeyim, anlaşırsam bırakırım. anlaşamazsam daha iyi bir iş bulana kadar burada takılırım.

dediğim gibi gerçekten izne ihtiyaç olan bir durum da olabilir ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
+2
omer460
(06.01.26)
Muhtemelen birkaç hafta/ay gibi kısa bir süre çalışmayı düşünüyorlar. Daha iyi bir yer bulunca oraya sıçramak için. Girer girmez de izinleri kullanıp çalışmadan paraya çevirmiş oluyor.
+1
msb
(06.01.26)
Neden istiyormuş izni sordunuz mu? Önce nedenini sorun. Naiflikten demiyorum bunu belki çok önemli bişey vardır diye değil. Ama böyle durumlarda açıklama yapmak durumunda olduğunu baştan bilmesi, açıklaması yoksa değil izin almak, izni istemenin bile kabul edilebilir olmadığını bilmeli. Ha geçerli sebebi vardır düşünürsünüz o başka. Ama mutlaka sorun neden izin istiyorsun, o işini haftasonu neden yapmıyorsun. Sen bi izin gününde halletmeye çalış işini bakarız filan gibi.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(07.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(10)

Bilgisayar aksamı olmadan üretilen araba var mı?

muhayyer divan
Ülkemizde tabii. Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde
Ülkemizde tabii.

Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde ne var bilmiyorum gerçi ama. (Bizim araba 94 model doğan slx, ilk sahibiyiz ve araba çürümek üzere, onun için soruyorum bunları)
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Servise gitmedin diye kitlenen arabayı yeni duydum.

İlk olarak, bilgisayar olmayan arabadan hayır gelmez, hiçbir işe yaramaz. İnsanlar eski arabaların bilgisayarsız olduğunu falan sanıyor ama alakası yok.

2000lerden önce beri arabalarda bilgisayar var ve arabanın stabil olmasını sağlayan şey de bilgisayar.

Mesela gaz pedalı. Siz gaz pedalına basınca arabaya daha çok yakıt gitmiyor. Hatta ve hatta gaz pedalının mekanik bir bağlantısı yok. Sadece ne kadar basıldığını ölçen sensör var. Bu sensör arabanın ecu’suna (engine computer unit) ne kadar bastığınızı söylüyor. ECU kendi karar veriyor ne kadar yakıtın motora gideceğine.

Şöyle bir senaryo düşünün. Araba 4. Viteste, 4000 devirde 100 ile gidiyor olsun. Sizce yokuş çıkarken, inerken, düz yolda araç aynı yakıtı mı yakıyor?

Araç 4000 devirde gittiği için trigger kayışı pistonları her durumda aynı miktarda açıp kapıyor. Araba da ECU ‘su olmasaydı, hem yokuşta hem inerken hem de düz yolda araba aynı miktarda yakıt gönderirdi. Bu da felaket olurdu, çünkü yokuşta çok fazla tork gerekiyor. ECU, motorun tork üretemediğini görünce daha fazla yakıt gönderiyor.

Yokuş inerken de tam tersi. Çok dik bir yokuş inin. Gaz pedalına dibine kadar basın. Eğer zaten çok yüksek tork varsa motorda, ECU bir gram yakıt göndermiyor motora.

Keza abs, esp gibi sistemler full bilgisayara bağlı.

Yani bilgisyarsız araba mümkün değil. Yolda gitmez en basitinden.
+3
substituent
(04.01.26)
Bizim araba da mı bilgisayarlı?? 😮😮😮
-2
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Şunu söyleyim önce, bilgisayarsız arabalar elbette vardı, ama bilgisayarlı arabalar 90larda bile vardı. Onu demek istemiştim.

Doğan slx için şimdi baktım, enjektörlü ise ECU olduğu yazıyor, karbüratörlü ise bilgisayarsız olduğu yazıyor.
+2
substituent
(04.01.26)
Bizde karbüratör var bildiğim kadarıyla 1993 Ekim ayında trafiğe çıktı. Meme falan yapıyor 😁😁

Bahsettiğim servise gitmeyince çalışmayan araba şeysini galiba Toyota markası için mi ne duymuştum. Belki üst segmentler için geçerlidir bilmiyorum ama böyle şeyler var sanırım, yani ben Toyota olsam yapmaya kalkışırım 😁

Neyi kastettiğimi anlatabildim mi peki, benim irademi yok sayacak bir teknoloji istemiyorum arabada.
-3
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Evet anladım ama günümüz araçları için tam olarak öyle bir şey yok, ama yakınları var.

Modern araçları hiç bilmiyorum, kullanmadım/görmedim. Ama mesela babamın aracı Dacia Logan 2014. O dediğinize yakın biraz. Aracın bilgisayar aksamı var, ama dediğiniz o tarz şeyler yok.

Tabii geçen şöyle bir şey oldu. Arabada hiç sorun yokken 80le giderken bir anda arabadan beep diye ses gelip araba kendini kapattı. Hemen sağa çektim. Tekrar arabayı çalıştırmayı denedim, çalışmadı. Marş da basıyor sesi çok sağlıklı. Göstergede bir işaret çıktı. Neymiş ne değilmiş baktım, mazotta su göstergesi işaretiymiş.

Araç mazotta su algılamış, bu yüzden motora yakıt kesinlikle göndermiyor. Motora yakıt gönderse araç çalışacak yani.

Mazotta su yokmuş bu arada, araç 980bin km de olduğu için bayağı eskidi her şeyi, beyine giden bazı kablolarlarda kısa devre olmuş. Yaptırdık, düzeldi her şey.

Ama gerçekten yakıtta su olsaydı, motorun hayatını kurtarırmış. Çünkü dizel motora yakıt girince enjektörleri mahvediyor.

Son model araçlarda belki marş bile basmaz araba. Zaten motora yakıt gitmeyecek, bari kullanıcı marş basıp boşuna aküyü tüketmesin, diye.

Aslında hepsi kullanıcıyı korumak için var.
+1
substituent
(04.01.26)
Elbette kullanıcının korunması için, doğru ama mesela (nerede oturuyorsun bilmiyorum ama) şehrin en büyük anayollarından birinde 90'la giderken birden arabayı durdurması deyince aklıma yolun ortasında kalakalmak geliyor ki bu da çok tehlikeli bir durum, ben trafik kilitlendiğinde debriyaj fren debriyaj fren uğraşmaktan bacak kaslarıma ve ayağıma kramp girip Eskişehir yolunun en civcivli yerinde ortada kalmış insanım, bak bunun arabayla da alakası yok tamamen kendi sağlık problemim. Ama tepeme bir de böyle şeyler binerse artık yangın var deyip kaçarım herhalde. Kastettiğim bu.

Yani evet motoru korusun ama beni de korusun, o dediğin nasıl bir işlem, mesela "10 dk içinde kenara çekin" gibi bir uyarı veriyor mu, vermiyorsa nasıl durdu araba ne yaptın çok merak ettim şimdi.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Yok bildiğiniz arabayla giderken bir anda araçtan beep diye ses geldi ve araba gaz yemedi. Motor devri düşmeye başladı. Hemen sağa çekip güvenli bir şekilde durdum.

Araçta öyle yazı yazacak bir ekran yok zaten. Mazot su var göstergesi yandı sadece.
+1
substituent
(05.01.26)
ECU olmayan arac artik yok.
servise gitmedigin icin kitlenen arac yok, servis resetleme isi zor degil.
arac icin olumcul bir durum varsa motoru kitliyor modern araclar, bu benim de basima bir kere geldi ama cok cok nadir bir durum. bir sensor erimis motorda, ondan sinyal alamayinca motoru kitlemisti. yolda kaldim, servise cektirdim.

yeni dunya duzeni boyle. yok bunlara bulasamam diyorsa 30+ yasinda arac alman lazim.
+2
cooperr
(05.01.26)
sanırım sıfır lada nivalar hala karbüratörlü, ecu olmama ihtimali var. ama yakıt fazladır onlarda da.

o kadar ince elemeye gerek yok. ortalama bi araç alacaksan en çok satılan neyse onu al geç.
+1
antihero
(05.01.26)
2024 temmuz ayından itibaren ülkemizde satılan sıfır araçlarda şerit takip, çarpışma önleme sistemi vb. gibi sistemler tüm araçlarda zorunlu kılındı. Dolayısıyla öyle bir araç bulmanız artık mümkün değil. Yukardaki yazarların da bahsettiği gibi ancak 95 öncesi araçlarda minimum elektrik/elektronik aksam bulabilirsiniz.
0
mutantking
(05.01.26)
(4)

Muayeneden muayaneye mtv ödemenin sıkıntıları olur mu?

ShadowOfMoon
2 senede bir falan oluyor; arada bir de hız cezası vs. geliyor. Faizin yüksekliği dışında ve cezaların ilk dönemdeki indirimini kaçırmak dışında, geç ödemenin başka ne sıkıntısı olabilir?araç opel astra 2018
2 senede bir falan oluyor; arada bir de hız cezası vs. geliyor. Faizin yüksekliği dışında ve cezaların ilk dönemdeki indirimini kaçırmak dışında, geç ödemenin başka ne sıkıntısı olabilir?



araç opel astra 2018
0
ShadowOfMoon
(03.01.26)
haber bile vermeden banka hesabına e-haciz koyup çekebilirler. hesabında para yoksa çocuğun için kenara attığın dolar hesabından bile dolar bozup alabilirler.
+2
kibritsuyu
(03.01.26)
Kesinlikle önermem, hadi faiz kısmı bir şekilde tölere edilebilir ama çok basit konulardan bile evlere tebligatlar gidiyor, yine ödemezsen e-haciz uygulanabilir. Bir de aracın satışına da engel diye biliyorum.
0
Lethe
(03.01.26)
hiç bi sıkıntısı olmaz, merak etme. biraz faiz ödersin o kadar.
+1
antihero
(05.01.26)
2023 yılında konan ek motorlu taşıt vergisini belki iptal olur falan diye ödemedim, protesto ettim. birkaç ay sonra oğlum için arada para yatırıp birikim yaptığım dolar hesabından dolar bozarak çatır çatır aldılar.

siz yine bir şey olmaz diye düşünebilirsiniz ama biz de popomuzdan sallamıyoruz, başımıza geleni söylüyoruz.

kaldı ki serbest meslek makbuzu stopajından dolayı devletten vergi alacağım var. kendi vergi dairem ve DİĞER vergi dairelerinde doğmuş doğacak vergi borçlarıma mahsup edilsin diye dilekçe vermiş, iade talebinde bulunmuşum. kendi vergi dairem normal vergi borçlarımı oradan mahsup ederken, ankara'da motorlu taşıtlar ile ilgilenen yeğenbey vergi dairesi dilekçeyi milekçeyi zklemediği için, bu adamın bizde parası var, alacağı var, şuradan alalım demek yerine döviz hesabımı bozarak almayı tercih etti. olan çocuğun parasına oldu.

2025 yılının normal mtv'sini de ödemedim, çekecek diye bekliyorum. yine alacağım var, yine bütün vergilerim oradan ödeniyor, ama yeğenbey temmuz'dan beri çekmiyor. yine e-haciz koyup çekerlerse de ben gidip o vergi dairesinin icra servisini basacağım.
+1
kibritsuyu
(05.01.26)
(6)

klima almak istiyorum

federer
önerilerinizi rica ediyorum. 18000 btu olmalı. çok sessiz olmalı. şimdiden çok teşekkürler. mutlu yıllar.
önerilerinizi rica ediyorum. 18000 btu olmalı. çok sessiz olmalı.

şimdiden çok teşekkürler.

mutlu yıllar.
0
federer
(02.01.26)
Mitsubishi, Toshiba, Midea.
0
orient blue
(02.01.26)
mitsubishi
0
mikahakkinen
(02.01.26)
mitsubishi çok pahalı gelmişti, bosch aldık biz bu yaz. memnunuz.
+1
antihero
(02.01.26)
18bin diye kestirilemez. Çok detay var. Seer değeri var esas btu diye bişey var(min max v
Btu)
0
hunharca ben
(03.01.26)
açıklar mısınız @hunharca ben? teşekkür ederim.
0
🌸federer
(03.01.26)
Daikin. Annemler de ben de yıllardır kullanıyoruz, sesinden, performansından ve servisinden memnunuz.
0
fildirfildir
(03.01.26)
(2)

su arıtma cihazı almak istiyorum

federer
önerilerinizi rica ediyorum. lavabo altı ünite olacak. fiyat sınırı belirlemedim. 1) cam haznesi olsun2) tercihen arıtma sonrası iyon beslemesi yapsın3) servis ağı iyi olsunçok teşekkürler şimdiden.
önerilerinizi rica ediyorum. lavabo altı ünite olacak. fiyat sınırı belirlemedim.

1) cam haznesi olsun
2) tercihen arıtma sonrası iyon beslemesi yapsın
3) servis ağı iyi olsun

çok teşekkürler şimdiden.
0
federer
(02.01.26)
Aura cebilion.
0
benaslindayohum
(02.01.26)
cam haznesi olan hiç duymadım. dijital göstergeli philips var bizde. memnunuz.
+1
antihero
(02.01.26)
(8)

b suv önerisi

sir gawain
otomatik vites b suv ya da kompakt suv arayışındayım. şehir içi kullanıma uygun, park etmesi kolay olsun. 400 l bagaj yeter, fazlasında gözüm yok. ebat olarak t-cross hoşuma gidiyor kısa olduğu için ama dsg istemiyorum. fazla elektronik donanıma da ihtiyaç duymuyorum. birinci kriterim motor ve şanzı
otomatik vites b suv ya da kompakt suv arayışındayım. şehir içi kullanıma uygun, park etmesi kolay olsun. 400 l bagaj yeter, fazlasında gözüm yok. ebat olarak t-cross hoşuma gidiyor kısa olduğu için ama dsg istemiyorum. fazla elektronik donanıma da ihtiyaç duymuyorum. birinci kriterim motor ve şanzıman sorunsuzluğu. neler önerirsiniz?

not: ‘japon al’ gibi genelgeçer önerilerden ziyade spesifik marka modele ihtiyacım var.
0
sir gawain
(01.01.26)
Honda hr-v hibrit tavsiye edebilirim. Dış tasarimi da guzel.
0
brkylmz
(01.01.26)
b suv modellerinde liderler genelde dsg kullananlar. ben b suv alacak olsam trocu ilk sıraya koyarım sonra kamiq bakarım. 2008 1.2 puretchler sıkıntılı. diğer kore grubu çok aşağıda.
c suv dersen corolla cross.
0
mikahakkinen
(01.01.26)
Toyota yaris cross hybrid,

Honda hr-v

peugeot 2008 (1.2 puretech sıkıntısı 2023 öncesi modellerde olan bir konu, yanılmıyorsam motorlar revize oldu)

hyundai bayon
0
anten
(01.01.26)
benzer ihtiyaçlar için fiyat performans taigo aldık pedere. istanbul'da yaşamıyor. son yılların dsg'leri eskisi kadar problemli değil ve bence t-cross'tan daha iyi hissettiriyor. ama illa dsg olmasın derseniz bu banda yakın fiyatta ford puma, toyota yaris crross veya c-hr olabilir ama arka koltuklar biraz sıkıntı. hr-v de güzel ama fiyat olarak makul olmuyor bu banda kıyasla.

2008'lerde evet 2023 yılında daha sağlam bir kayışa geçildi fakat halen bir miktar riskli ve titizlik gerektiriyor. tamamen zincirli kayış için 1.2 hybrid motorlu versiyon gerekiyor ki sanırım o son 3008'de var, 2008'de yok diye aklımda kalmış.
0
awlmi
(01.01.26)
Jeep renegade. Motoru fiat ın multijet motoru, sorunsuz bi motordur.

Ama ikinci eli zayıf kalır, bunu da alırken avantaja çevirirsin. Düşük km li uygun fiyata bulabilirsin.
0
antihero
(02.01.26)
şu an yaşadığım yerde pırtlak gibi toyota yaris cross satılıyor her yerde sıfır km araba olarak.
garantisi uzun ve yine sorunsuz diye vitara ve sx4 alanlar da çok son 10 yıldır.
0
rain when i die
(02.01.26)
Honda HRV +1
0
merhum
(02.01.26)
Toyota c-hr hibrit. Şehir içi yakıt sarfiyatı da muhteşem.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.01.26)
(6)

Milli piyango gerçekten dağıtıldığına inanıyor musunuz?

messina123
Toplam 10 milyon ihtimal var ve her ihtimalin değerini 800 liraya sattılar. Tüm biletlerin dağıtıldığı senaryoda 8 milyar lira ciro yaptılar. Toplam dağıtılan ikramiye 4.6 milyar lira. Bunun ek maliyetlerini, bayii karlarını falan da eklersek 5 milyar lira maliyetleri olacak.Satışların geçen seneye
Toplam 10 milyon ihtimal var ve her ihtimalin değerini 800 liraya sattılar. Tüm biletlerin dağıtıldığı senaryoda 8 milyar lira ciro yaptılar.

Toplam dağıtılan ikramiye 4.6 milyar lira. Bunun ek maliyetlerini, bayii karlarını falan da eklersek 5 milyar lira maliyetleri olacak.

Satışların geçen seneye göre %35 düştüğü haberleri var. Yani geçen sene tüm biletleri satmış olsalar, bu sene ise satışları %35 düşmüş olsa edecekleri ciro 5.2 milyar lira.

5 milyar liralık bilet satmak için toplam biletlerin %62’sini satmaları lazım. Bu kadar bilet satarlarsa anca 0 noktasına varabilecekler. Ben bu kadar bilet sattıklarını sanmıyorum. Çevremde piyango bileti aldım diyen 1 kişi bile yok.

Bu iş tamamen bir holdingi zengin etme üzerine kurulu.
0
messina123
(01.01.26)
söylenecek çok söz var,
ama halkı,
sevgi ve dostluga sevk etmekten işlem yapiliyor.
+2
designer
(01.01.26)
Büyük ikramiyeden daha çok küçüklerde bir oyun olduğunu düşünüyorum. Amorti, son 2 ve 3 rakamının ikramiye dağıtımında oranı %68 gibi oluyor. Bazı sayıları az bas, az sat. O sayıları kazandı olarak ilan et. Örneğin yılbaşı çekilişinde, %68 i bu yöntemler %18 e düşürsen 2,5 milyar lira kasada kalır.
+2
krtkartal
(01.01.26)
Valla onu bunu bilmem de ben bu sene de bi çeyrek aldım, yılbaşına son bi kaç gün kala hayaller kurmak öyle tatlı geliyor ki bana :)
+1
antihero
(02.01.26)
2005 yılından bu yana almadım da almam da.
+1
Mirket
(02.01.26)
adamlar toplanan bağışları bile yiyorlar. filistin milistin ayağına malı vuran dolu. ne piyangosu
+1
runaway
(02.01.26)
ben gerçekten random bi şekilde herhangi bir insana piyango çıkacağına inanmıyorum. hilesiz olduğuna inanmıyorum yani. ama bilet almamamın sebebi sadece bu değil. inansam bile almam muhtemeln, zaten bana çıkmaz, çıksa da o paradan hayır geleceğine pek inanmam.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
(3)

Hasta için yarı akıllı telefon tavsiyesi (whatsaptan görüntülü konuşmak)

put it in your appropriate place
Bir hastamız var. Telefon istiyor ama öyle tam akıllı olmasına gerek yok, yarı akıllı yeterlimiş. Whatsapp yüklenmesi yeterli olacakmış, çocuklarıyla görüntülü konuşması için. Dokunmatik olmayacak, tuşlu isteniyormuş.Ne tavsiye edersiniz, nedir önerisiniz?
Bir hastamız var. Telefon istiyor ama öyle tam akıllı olmasına gerek yok, yarı akıllı yeterlimiş. Whatsapp yüklenmesi yeterli olacakmış, çocuklarıyla görüntülü konuşması için. Dokunmatik olmayacak, tuşlu isteniyormuş.

Ne tavsiye edersiniz, nedir önerisiniz?
0
put it in your appropriate place
(01.01.26)
Görüntülü görüşme için android ya da İOS şart sanırım. Ucuz yollu bir android telefon alın bence.
0
orient blue
(01.01.26)
Ya tuşlardan ya da görüntülü aramadan vazgeçmesini öneririm. Çok zorlanacaksa Cat s22 flip denenebilir ama ekranı çok küçük.
0
mikro patlama
(01.01.26)
WhatsApp çalıştıran tuşlu telefon bulamadım ben.
+1
antihero
(02.01.26)
(2)

mtv ikinci taksiti sabit kalıyor dimi?

konetsu
temmuza kadar zam gelip de ödenmemiş olan taksit tutarı arttırılmaz herhalde?ilk kez mtv ödedim, aklımdayken ilk günden aradan çıksın dedim. bi an iki taksidi de komple mi ödesem diye aklımdan geçti de... sonra saçma geldi, öyle bişey olmaz herhalde diyip sadece ilk taksidi ödeyip geçtim.bu arada s
temmuza kadar zam gelip de ödenmemiş olan taksit tutarı arttırılmaz herhalde?
ilk kez mtv ödedim, aklımdayken ilk günden aradan çıksın dedim. bi an iki taksidi de komple mi ödesem diye aklımdan geçti de... sonra saçma geldi, öyle bişey olmaz herhalde diyip sadece ilk taksidi ödeyip geçtim.

bu arada sizin mtvler ne kadar? i.imgur.com
ben bunu kredi kartında da vade farksız 6'ya böleceğim mtv 2 yerine 12 taksit gibi olacak temmuzda da bölersem. öyle dizilere konu olacak kadar büyük bi vergi değilmiş, mahsun j'de filan bile konusu geçiyordu o kadar mtvnin :P
0
konetsu
(01.01.26)
Sabit kalıyor.
+1
antihero
(01.01.26)
sabit kalır. benim 4 bin 4 bin 8 bin toplam maalesef.
0
biravekahve
(01.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(13)

Yeni yılda başına ne gelsin

luluki
İsterdin?
İsterdin?
0
luluki
(30.12.25)
Para. Çok para.
+4
antihero
(30.12.25)
antihero +1
Yağsın böyle. Oluk oluk.
+1
auroraaurora
(30.12.25)
para.. derdimiz imanımız para..
uzaktan çalışabileceğim daha yüksek maaşlı bir iş.
ama öncelik aşk.
0
jelly bear
(30.12.25)
Para gelmesine gelsin de, harcayabilecek vakit, enerji, huzur ve şevkle birlikte.
+1
(30.12.25)
paradan başka isteğim yok.
0
nothing in my way
(30.12.25)
halihazirda en büyük sorunum para olduğu için ben de para diyorum :) Allahım nolur.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
Güzel bir iş..
0
yankee jumping
(30.12.25)
Güzel bir iş, ve güvel bir ev.
0
Amaranta ursula
(30.12.25)
Sağlık açısından kaybımız olmasın, çok daha iyi bir iş güzel bir maaş, hayalimdeki tarlalı bahçeli bir ev ve mümkünse insanlığı güzel bir insanla tanışmak
0
pislick0
(30.12.25)
Resmi tatiller hariç en az 1 haftalık tatil
+1
iwasbornonamountainside
(30.12.25)
uzun dönem oturum izni.
mart ayında sıkıntısızca abd'ye girmek.
yeni bir iş.
son 6 yıldaki çabalarım, emeklerim ve sabrımın karşılığını almak.
karşılıklı aşk ve ilişki, hatta evlilik.
ayrıca bedenen ve ruhen sağlık.
0
rain when i die
(30.12.25)
Gezi ve Seyahat.

Yarın yokmuşsuna gezsem. Uçaktan uçağa atlasam.
0
put it in your appropriate place
(30.12.25)
Ablam kanser...
İyileşsin...
Allah benim ömrümden alsın, ona versin...
+2
cccbehzatccc
(30.12.25)
(8)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(8)

Soğukta çalışmayan araba ne yapabilirim?

avatar is back
6-7 gündür binmemiştim gece de -8 falandı sabah marş dönüyordu ama motor çalışmadı akü de sorun yok ve benzinli. Ne yapabilirim?
6-7 gündür binmemiştim gece de -8 falandı sabah marş dönüyordu ama motor çalışmadı akü de sorun yok ve benzinli. Ne yapabilirim?
0
avatar is back
(29.12.25)
kontağı yarım çevirdikten sonra 20 saniye kadar bekleyin elektrik beyne gitsin ondan tam marş yapın.
0
HellKeePer
(29.12.25)
Kullanıma göre yıpranması değişse de 4-5 yılı aştı ise akü ölçümü yaptırın. Gerekli değeri sağlıyorsa kış boyunca 2-3 günde bir yaklaşık 15 dakika çalıştırın .
Bizim arkadaşta yeni değiştirdi ben geçen kış değiştirdim .
0
diyecevaplandı
(29.12.25)
akü de, marş motoru da bozulmamış gibi durup bozulmuş olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.12.25)
@hellkeeper, onu denedim sanırım ama çok zorlamadım iş çıkışı tekrar deneyeceğim.

@diyecevaplandı, akü 1-1,5 yaşında ya. Acaba gaz kelebeği mi kirlendi de hava mı almıyor bilmiyorum :/
0
🌸avatar is back
(29.12.25)
1 senelik akü ile gece 2 gün kar altında (istanbulda) kalan arabamında aküsü soğuktan sıfırlanmıştı. illa eski olması gerekmiyor. akü ölçüm yapın yada artık uyguna satılan akü şarj cihazları var powerbank gibi
0
eja
(29.12.25)
@eja, kendim nasıl ölçebilirim? Eğer sıfırlanmışsa akücü çağırtacam da emin olayım
0
🌸avatar is back
(29.12.25)
büyük ihtimal akü, ölçüm yaptınız, değerleri normalse hava filtresindeki hortumu sökün, bi kaç fıs balata spreyi sıkın, çalışır.
+1
antihero
(29.12.25)
mars basiyorsa akude sikinti yoktur. gaza bas cek yapiyor musun?
benzin pompasi olabilir. -10 civari sicakliklar cani burnunda olan bazi parcalari oldurebiliyor.
0
cooperr
(29.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+4
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(8)

70 km sonrası hızda arabadan gelen uğultunun sebebi ne olabilir?

m e b
selam.2015 model otomatik megane 3 hatchback dizel aracım var.lastikleri eylül başlarında değiştirdim. son zamanlarda özellikle boş otobanda giderken ve 70-80 km sonrası hızla giderken veya devir 2000'lerdeyken bir uğultulu ses duyuyorum. bu ses vuruntulu, takırtılı veya tekleyen bir sesten ziyade r
selam.

2015 model otomatik megane 3 hatchback dizel aracım var.
lastikleri eylül başlarında değiştirdim.

son zamanlarda özellikle boş otobanda giderken ve 70-80 km sonrası hızla giderken veya devir 2000'lerdeyken bir uğultulu ses duyuyorum. bu ses vuruntulu, takırtılı veya tekleyen bir sesten ziyade ritmik bir uğultu şeklinde. aracı yazın aldım ama o zaman öyle bir ses de yoktu. araca binen "lastik sesi var sanki" diyor, arabanın sağ kısmından (ön ya da arka diye muhtelif görüşler var) geldiğini söylüyorlar.

ciddi bir sorun mu bilmem ama canımı sıkıyor. ilk aracım olduğu için de çok bilgisizim, bir yere kontrole götürsem "abi motor komple inecek" diyen bir usta tarafından yolunmak istemiyorum. istanbul anadolu yakasında bir yer var mı bildiğiniz? veya sizce bu sesin kaynağını kendim de bulabilir miyim acaba?
0
m e b
(25.12.25)
yani bu ses hiç umulmadık yerden bile gelebilir.
bizim bisikletçiler pedal çevirirken ses geldiğinden şikayet ederler hep ama o ses genelde seleden gelir.

sizin ses belli bir hızın üzerinde olduğu için kapılardan bile gelebilir. oturmayan veya deforme olmuş bir fitil mesela. tabi tam olarak nasıl bir uğultu olduğunu bilemiyoruz. siz yine de bir ustaya gösterin. saçma sapan bir şey kilitlemeye çalıştığrnı hissederseniz başka bir ustaya da gösterirsiniz.
0
lazpalle
(25.12.25)
Benzer sorunu yaşadım. Benim tecrübem doğru olmayan lastik basıncı ya da lastiğe girmiş bir parça yönünde. Lastik kontrolü gerek bence.
0
alice in potatoland
(25.12.25)
porya bilyası dağılmış, geçmiş olsun.
+1
antihero
(25.12.25)
hatta ses geldiğini düşündüğün tekeri krikoyla kaldır, tekeri çevir, sesi yine duyacaksın.
0
antihero
(25.12.25)
Tekerlekteki bilya bitmiş.
0
komando kani var bende
(25.12.25)
Bir kaç hafta önce başıma geldi. Porya bilyesi/rulmanı
0
wilhelmwasmuss
(25.12.25)
genelde rulman, göbel, bilyeden o tarz sesler gelir ama, sıfır 2023 model Toyota Corolla almıştım fren balatasından ıslık gibi bir ses geliyor ve sadece belli hızda oluyordu, balataları değiştirdiler düzeldi. Küçük bir ihtimal olabilir.
+1
creepy
(25.12.25)
tekerlek rulmanı değişecek. maliyetli bir işlem değil.
+1
phoarbix
(25.12.25)
(2)

Yaşlı Ağaç alımı ve taşınması

kirlipam
Merhaba duyuru,Ufak hobi bahçesi gibi bir yerim var Ankara'da. Çok gelip gittiğim bir yer değil ve malum her yer ot ve bir gölgelik yapacak ağaca hasretim. 2 senedir meyve ağacıdır, çamdır bilmemnedir fidan şeklinde diktim ama çok cılız kaldılar açıkcası. Aklıma yaşlı ağaç taşıma geldi. Böyle bir şe
Merhaba duyuru,

Ufak hobi bahçesi gibi bir yerim var Ankara'da. Çok gelip gittiğim bir yer değil ve malum her yer ot ve bir gölgelik yapacak ağaca hasretim. 2 senedir meyve ağacıdır, çamdır bilmemnedir fidan şeklinde diktim ama çok cılız kaldılar açıkcası. Aklıma yaşlı ağaç taşıma geldi. Böyle bir şey mümkün mü? Yine aynı bölgede olan bir ağaç türünü söktürüp diktirsem ölme ihtimali ne kadar? Bununla ilgili bilgisi olan var mı? Ağacın fiyatı, taşıması vs ne kadara patlar?

hizliresim.com

örnek olarak bunun gibi bir şey mesela.
0
kirlipam
(23.12.25)
Konunun uzun süre uğraşanı olarak cevap vereyim. Şu makinan yoksa taşıyamazsın. Taşırsan ölür.

www.youtube.com

Bu şekilde taşımada bile başarı %30-40 ı aşmaz.

Fidan satışı yapan yerlerde, varile dikili yetişkin fidan alıp, kök toprağını dağıtmadan varili çıkararak veya varil dibini örseleyerek dikim yapabilirsin.
0
Mirket
(23.12.25)
Taşıma işine çare bulursan salkım söğüt alsana, çok güzel olur.
+1
antihero
(24.12.25)
(4)

musluğu tamir edemedim

Efoody
https://share.google/mrbYLAspHVnasCAi7şu metal parçayı komple iki kere değiştirdim. ancak halen su kaçırıyor.vanayı ne kadar sıkarsam sıkayım akıyor o su. hatta vana plastiği de kötü muhtemelen 4 5 kez de onu kırdım.nasıl yapacağım lan ben bunu?
share.google

şu metal parçayı komple iki kere değiştirdim. ancak halen su kaçırıyor.
vanayı ne kadar sıkarsam sıkayım akıyor o su. hatta vana plastiği de kötü muhtemelen 4 5 kez de onu kırdım.
nasıl yapacağım lan ben bunu?
0
Efoody
(23.12.25)
içini alma sadece, musluk al komple. çok bi fiyat farkı yoktur.
+1
antihero
(23.12.25)
Metal parçanın adı salmastra, ondan 2 tane yeni alıp taktığın halde mi damlatıyor? Yerine takarken en sondaki vidayı sağlam olsun diye çok fazla sıkıyor olabilir misin?

Salmastranın suyu kendi başına kesmesi gerekir, musluğu değiştirmeye gerek olmamalı.
0
lazor
(23.12.25)
Google'a musluk içi traşlama aparatı yaz. Youtubeda birkaç video seyret. Yapabilirim diyorsan, o aparattan alıp hallet.

Edit: Musluk raybası imiş adı.
0
Mirket
(23.12.25)
valla düzel bu rayba denen şeyle. musluğu komple değiştirmeyi bile kafaya koymuştum ama sökemedik mk şeyini.
+1
🌸Efoody
(03.01.26)
(4)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
(7)

Araba Problemi-Otomatik Vites Fren Vuruntu

benaslindayohum
Araba 200bin km de otomatik vites.Son altı yedi ayda 3-4 kez şöyle bir şey oldu: trafikte iken ayağım frende veya frenden çekiyorsam, gaz vermiyorum araba önden sallanıyor vuruntu gibi. Hatta böyle motor istop edecek gibi sesler. Bugün yine yaptı. Kontakt kapatıp açtım düzeldi hiçbir şey olmamış gib
Araba 200bin km de otomatik vites.
Son altı yedi ayda 3-4 kez şöyle bir şey oldu: trafikte iken ayağım frende veya frenden çekiyorsam, gaz vermiyorum araba önden sallanıyor vuruntu gibi. Hatta böyle motor istop edecek gibi sesler. Bugün yine yaptı. Kontakt kapatıp açtım düzeldi hiçbir şey olmamış gibi. İlk yaptığında da ustaya götürmüştüm; diskler kontrol edildi. Sonra şanzımancıya götürdüm. Yağına falan baktı. Adamla yarım saat trafiğe girdik test için hiç olmadı. Bir şey tespit edemedi. Ama bir şey olduğu kesin de neye baktırayım başka? Neden olabilir? Şanzıman kulağı diyorlar ama sürekli olmuyor ki? Ayda bir falan. Hani hiçbir ustaya da denk gelmedi o an. Araba gidemeyecekmiş gibi sallanıyor o an. Kontakt
kapatınca veya çok hızlı gidince düzeliyor.
0
benaslindayohum
(21.12.25)
Araç marka model?
0
rodeocu
(21.12.25)
Focus 2009
0
🌸benaslindayohum
(21.12.25)
Babamın aracında da böyle bir problem vardı. Onda ivmelenirken Gazı bırakınca vuruntu oluyordu.

Sorun: şanzıman kulağında imiş. Ama onunki manuel idi at de var mı şanzıman kulağı bilmem.
+1
substituent
(21.12.25)
2009 Focus'ların benzinlisinde klasik otomatik, dizelinde ise CVT var diye kalmış aklımda. Dizel CVT ikilisi sanırım büyük bela. Öyleyse kolay gelsin.

Diskler kontrol edildi derken, fren diskleri mi kontrol edildi? Disklerden neyi anlatmaya çalıştığınız anlaşılmıyor ama sorunun fren disklerinden kaynaklanmadığını tahmin ediyorum.

Sorun şanzımandan ziyade ateşlemede olabilir mi? Buji ve ateşlemenin diğer elemanları kontrol edildi mi?
+1
10551037
(21.12.25)
Buji ve buji kabloları. Kesine yakın.

Şanzıman kulaklarından olsa ustayla bindiğinizde de olurdu. Ateşlemede sıkıntı var.
+1
antihero
(21.12.25)
@substitutent
Sürekli yapmıyor. O yüzden bana da düşük ihtimal gelmişti şanzıman kulağı.

@10551037
İlk sorduğum usta dedi ki fren disklerinden olabilir kontrol ettir falan. Bence anlamadı problemi. Hatta boşa rot balans a sokmuştum.
0
🌸benaslindayohum
(22.12.25)
"Arada bir yapıyor" dediğiniz ve yukarıdaki cevapları elediğiniz için "TCC (Torque Converter Clutch - Tork Konvertörü Kavraması) devresi takılı (lock-in) kalıyor olabilir" diyorum. Solenoid valf arızasıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.12.25)
(7)

Polo vs. Clio Esprit Alpine

umutt
Sıfır alınacak, İstanbul içi günlük kullanılacak, yılda max 10 kez uzun yolculuk yapılacak. Eleye eleye bu ikisine düşebildik ama son kararı henüz veremedik. Artık körlükte oluştu, siz hangisini neden tercih ederdiniz?
Sıfır alınacak, İstanbul içi günlük kullanılacak, yılda max 10 kez uzun yolculuk yapılacak. Eleye eleye bu ikisine düşebildik ama son kararı henüz veremedik. Artık körlükte oluştu, siz hangisini neden tercih ederdiniz?
0
umutt
(20.12.25)
Clio çünkü Türkiye'de üretiliyor, türk ekonomisine katkısı var.
Servisi vs her türlü daha ucuz.
Hiçbir derdi vs yok arabanın benim bildiğim.
+1
logisticsmanager
(20.12.25)
ben 2016-2021 arasinda 90bin km kadar polo kullandim. clio da cok kiraladim. bence kalite, konfor olarak polo daha iyi. ufak tefek masraf cikarmisti ama oyle buyuk bir sikintisi olmadi. yine olsa yine polo alirim. hatta uzun yol olmayacak olsa yeni elektrikli id. polo’dan alirdim. turkiye’ye ne zaman gelir bilmiyorum ama.
+1
lemmiwinks
(20.12.25)
clio 5 3 senedir kullanıyorum.
artıları çok seri, parça ucuz, clio 5'te trim sesi çözülmüş, türkiyede al satı en kolay b segment.
eksileri içeri ses alıyor, arka kapı daha 20 binde gacır gucur ötüyor, malzeme kalitesi düşük.
polo malzeme kalitesi ve güvenlik olarak clionun önündedir. polo da tek düşündürecek şey otomatik şanzıman.
öncelik masrafsızlık ve ekonomiyse clio. öncelik sürüş zevki, güvenlik ve kaliteyse polo. eğer ikisi aynı fiyatsa polo ancak arada 200 bin fark varsa clio.
+1
mikahakkinen
(20.12.25)
10 uzun yol az değil yav. clio uzun yolda yorar epey. polo da farklı değil. o da yorar.

ikisi arasında polo az bişey daha konforlu. ama artık üretimi bitiyor.

clio bakımı daha ucuz, parçası daha ucuz. ustası bol. ikisi arası clio.

ama uzun yol bu kadar olacaksa sedan daha iyi olabilir.
+1
gurur
(21.12.25)
gurur +1.

yilda 10 uzun yol ciddi bir miktar. bu kadar uzun yol yapilacaksa bu siniftan bir arac cok tercih etmem. clio benzeri araclar metropollerde, sehirlerde bir mahalleden digerine gitmek icin iyidir, ancak uzun yola cok gelmezler. hafiftirler, wheelbase kisadir vs.
0
antikadimag
(21.12.25)
Otomatik vites clio. Piyasada çeyrek altın gibidir.
+1
antihero
(21.12.25)
İkisi de kendi arabam değil ama düzenli olarak 2004 polo ve 2015 clio kullanıyorum, ikisi de benzinli otomatik. Polo daha tok hissettiriyor o kadar yıl farkına rağmen. 2017 Polo kullandım inanılmaz iyiydi. Halen 2017’de çıkan aynı kasa üretiliyor zaten. Yeni kasa Clio kullanmadım ama böyle bir ikilemde tereddütsüz Polo seçerdim.
0
duguit
(21.12.25)
(10)

muhacir torunları

eileengray
aileniz nereden nereye göç etmiş? siz gidip gördünüz mü?benimkiler naousa, imathia, yunanistan (eski adıyla ağustos) -> karaburun ve izmirbir dedem de tırnova doğumlu
aileniz nereden nereye göç etmiş? siz gidip gördünüz mü?

benimkiler naousa, imathia, yunanistan (eski adıyla ağustos) -> karaburun ve izmir
bir dedem de tırnova doğumlu
+2
eileengray
(19.12.25)
Balkan harbi sonrasında Silistreden, Afyon'un bi ilçesinin 10-15 km uzağına yerleştirmişler, köy kurmuşlar.

Şu an 45-50 hanelik bi köy. Geldiğim topraklara ise hiç gitmedim.
+1
antihero
(19.12.25)
babamin annesi karacaova'dan (yunanistan) edirne'ye,
babamin babasinin dedeleri nineleri kirim'dan edirne'ye,
annemin tarafi edirne'nin koylerinde yerlesikmis.

edit: gitmedim hic.
+1
lemmiwinks
(19.12.25)
anne tarafı iştip'ten uzunköprü'ye göçme.
baba tarafı giresunlu. sadece çepni kökenli olduklarını biliyorum.
+1
lazpalle
(19.12.25)
Kafkas ırkları misafirperverlikleri ile ünlüdür.
Tanrı, her millete ülke dağıtacağını ilan etmiş, bir gün hepsinin toplanmasını buyurmuş. O gün herkes ülkesini almış. Aradan birkaç gün geçmiş, Abhaz huzura çıkıp, ben o gün gelip ülke alamadım demiş ve Tanrı kızmış, Abhaz açıklama yapmış, misafirim vardı, bırakıp gelmek olmazdı demiş. Tanrı bu misafirperverlikten hoşlanıp ona Cennet olarak ayırdığı topraklardan birazını vermiş.

Henüz görmek nasip olmadı Cennet Abhazya'yı.
0
Mirket
(19.12.25)
hemseriler toplasmis merhaba herkese :)

bir taraf selanik'ten kismen edirne'ye,
diger taraf da kismen kiracli'den edirne'ye gocmus.
ben de edirne'den abd'ye goctum

her iki tarafta da hala gocmemis olan uzaktan akrabalar var, arada gelir misafirimiz olurlar, carsiyi pazari alt ust ederler. bizimkiler de bulgaristana sik sik gidiyor, ama yunana yilda belki 1-2 kez belki daha da az gidiyorlar
+2
adrianapole
(19.12.25)
Anne tarafı Kayalar-Yunanistan’dan gelip Uzunköprü ve Meriç’in köyüne yerleştirilmişler. Mübadiller. Ben görmedim; annem ve anneannem gitti.
Baba tarafı kısmen Sofya’nın kuzeyinde o zamanki adıyla Izladı diye bir köyden, kısmen Filibeli. 19. yy’da Uzunköprü’ye gelmişler.
+1
auroraaurora
(19.12.25)
babamın annanesi razlık bulgaristan doğumlu, 1907.
gidip görmedim ne yazık ki.
0
rain when i die
(19.12.25)
Baba tarafı novipazar, anne tarafı florna.
0
adivar
(19.12.25)
Baba tarafı Tırnova anne tarafım Buhara, iki tarafta iki nesil öncesi çok eski de değil ama gidip görmedik hiç.
0
mirty
(19.12.25)
Baba tarafı Selanik, anne tarafı Şumnu. İki taraf da Ege'ye göçmüş.
0
gnosis
(20.12.25)
(8)

Araç Motor yağından anlayanlar

materyalist imam
Selamlar, 3 ay önce 1.0 vti 67 hp peugeot 208 araç aldım ikinci el 11 yaşında.600 km kadar kıllandım sorunsuz bir şekilde sonra bir özel serviste bakıma verdim. Triger, baskı balata, bujiler, yağ filtresi motor yağı, polen filtresi vb değişti. Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konvento
Selamlar, 3 ay önce 1.0 vti 67 hp peugeot 208 araç aldım ikinci el 11 yaşında.

600 km kadar kıllandım sorunsuz bir şekilde sonra bir özel serviste bakıma verdim. Triger, baskı balata, bujiler, yağ filtresi motor yağı, polen filtresi vb değişti. Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konventor arıza lambası yandı, aynı yere geri götürdüm usta bir şey olmaz deyip arızayı sildi 150 200 km sonra tekrar yandı ustaya whatsapp'tan yazdım " bir şey olmaz würth yakıt katkısı al kullanmaya devam et" dedi bi 200 km sonra da yağ lambası yandı. Fotoğrafını çektim attım aynı usta yine bir şey olmaz devam et dedi. (ilk arabam olduğundan olayın ciddiyetinin farkında da değilim henüz)

2 gün o yağ lambası, stop ışığı yanarken kullandım usta devam et dediyse vardır bir bildiği dedim. Hatta tam benzinliğe girip dediği yakıt katkısını alacaktım ki arabanın bütün ikaz ışıkları yandı orgeneral apoleti gibi Service stop, Engine vs vs ne ararsan. Hemen en yakın oto tamircisine çektim "abi motorun yağı bitmiş" deyip yağ ekledi.

Oradan bakım yapan ustaya götürdüm, yağı takip edicez bir daha eksilirse motor bitik rektifiye gerekir 150k tutar en az dedi. 700 km sonra yine yağ lambası yandı, götürdüm rektifiye dedi. Başka usta buldum ona gösterdim, o da kaputu açtı motoru bile çalıştırmadan motor değişmesi lazım dedi.

Son olarak bir usta daha bulup telefona derdimi anlattım aynı muameleyi yapacaksan hiç yorma dedim yok abi gel bakalım dedi. Götürdüm, baktı ve Peugeot'nun 5w30 olması gerektiğini belirttiği yağ yerine 10w40 yağ eklemiş bakim yapan yer. Yağ ve yağ filtresi tekrar değişti ve takip edeceğiz yine 1000 km kadar. (başka yerde sızıntı yok)

5w30 yağ yerine 10w40 yağ eklenmesi eksiltmeye sebep olur mu? 1000 km dolana kadar içim içimi yiyecek çünkü. Epey Google ve yapay zeka araması yaptım, eksiltme hatalı yağdan gibi geldi bana ama işin erbabı varsa burada güzel haberlerini bekliyorum 1000 km dolana kadar içim rahat eder belki :(
0
materyalist imam
(18.12.25)
Viskozite değişikliği yağ eksiltmeye sebep olmaz.
0
antihero
(18.12.25)
benzinli, küçük hacimli ve yüksek sıkıştırmalı motorlar yağ eksiltir bu normal. ama 1000 km 100ml gibi olması lazım en fazla

endişeye gerek yok. sabah aracı çalıştırmadan önce, geceden süzülen yağı düz zeminde kontrol et. 3-4 günde bir veya uzun yolculuklardan sonra bu kontrolü tekrarla.
0
orpheus
(18.12.25)
İlk usta sıkıntılı belli zaten. Hiç düşünmede basıyorlar 10w40 acayip ayar oluyorum. 5w30 isteyen arabaya 10w40 yağ koyması güzel olmamış ama bunun yağ yakmayı artıracağını sanmıyorum. Aksine daha kalın yağ olduğundan azaltma ihtimali var. Tabii bu bilgim çok net değil. Böyle çıksa daha iyi aslında problem çözülmüş olur. Bu arada bu yağın aşırı eksilmesinden motora normalde olmayan bir zarar da verilmiş olabilir.

Ben bir süre 2010 Peugeot 207 1.4 VTI araç kullandım. Maalesef yağ yakma sorunu vardı ve motor yapılmadan çözülecek gibi birşey değildi. Normal ustaya belki motoru yaptırsan bile çözülmeyebilir. Ben Peugeot servisinde çalışmışlığı olan biriyle konuştum bu konuyu, 10 bin kilometrede yarım litre yağ yakma noktasına kadar getirdik dedi motor yaparak. Çok masraflı iş bence yapılmaz.

Benim araç uzun yolda kullanırsan özellikle daha çok yakıyordu. 3000 km'de falan yağ uyarısı geliyordu. Ben satana kadar ekleyerek devam ettim. Yaklaşık 30 bin km azaldıkça ekleme tabii normal vakitlerinde yağ/filtre değişimi yaparak kullandım. Motoru yakmadan o kadar kullanabildim. Sonrasında yağ yaktığı bilgisini de vererek biraz ölü fiyata sattım. Olay Hollanda'da yaşandı ve burada kimse o kadar yağ yakma durumunu belirtme gereği duymuyor.

Sizin araçda da aynı mıdır bilmiyorum ama bu Peugeot beni bitirdi. Su eksiltme de yaptı baya, termostatı değiştiriyorum, su tankı bozuluyor vs bütün soğutma sistemini değiştirdim nerdeyse.

Ustanın birşey olmaz gevşekliğiyle ilgili de bir notum var. Gerçekten gevşeklik yapmış ama benim arabada yağ sensörü de arada deliriyordu. Bir ara çok uğraştım yağ eklememe rağmen uyarı gitmedi. Sonra 1000 km daha sürdüm öyle, tek seferde, ertesi sabah bindim çevirdim kontağı uyarı gitti.

Yağ çubuğuyla ilgili de bir not düşeyim. :) Bu çubuk yağın tamamını temsil ediyor sanıyordum ben. Halbuki en üstteki 1 litreyi temsil ediyormuş. Tabii çubuktaki yağ bitme noktasına gelmeyecek gene de, çubukdaki minimum işaretinin üzerinde olması lazım her zaman.
0
mbond
(18.12.25)
Bu konuda epey tecrübem var. Bir kere ilk gittiğin tamirciye asla bir daha gitme. Hatta mümkünse hiçbir tamirciye tek başına gitme. Kaç yaşında olursan ol daha önce hiç görmediğin insan türleriyle karşı karşıyasın.

İlk tamirci tahminim bir yerlerde şaseyle oynadı ve arıza lambaları o yüzden yandı. Hiçbiri de bunu sana söylemez. Aynı tamirci 10 kez motor yapar ahbap olursunuz 11. gidişinde bu sefer de doğru yapim demez, yine bozar.

Referansla güvenebileceğin bir servis bul ve başka yere araç götürme.
0
hebanon
(19.12.25)
1000km de bir arac yag isigi yakiyorsa ya kacak vardir, ya da yag yakiyordur.
kacak varsa kolay cozulur, ama yakiyorsa motoru kucaga aldin demektir.

bazi motorlar yag eksiltir, ozellikle almanlar. ben 5000de bir yarim litre ekliyorum genelde. ama 1000km de bir isik yakmasi sikinti.

5w30 yerine 10w40 bir hata, ama olumcul motoru bitirecek deli gibi yag yaktiracak bir hata degil.
0
cooperr
(19.12.25)
Cevaplar için teşekkürler. İnternet araştırmalarım 1.0 düşük hacimli motorun 10w40 kalın yağı motor öğlene döndüremediği için yaktığı yönünde. Egzozdan duman atmadığını ve hiçbir şekilde dışarı sızıntı vermediğini tekrarlayayım.

10w40 yağ eklenmeden önce (bakım öncesi) 600 km yol yaptım ve bakıma vermeden 1 gün önce yağ çubuğundan kontrol ettiğimde hiç eksilme yoktu. Yani 600 km'de hiç yağ eksiltmeyen araba bakım sonrası 600 km'de 600 ml eksiltmeye başladı.

Şu an tek umudum 5w30 yağ ve yeni yağ filtresinin sorunu çözmesi. (aracın sürüşü yumuşadı, vites geçidi debriyaj ve gaz pedalları da yumuşadı doğru yağa geçince) yoksa galeriyle mahkemelik olacağız çünkü ekspere soktun alırken aracı ben sorumluluk kabul etmem diyor...
0
🌸materyalist imam
(19.12.25)
motor yağı ile vites geçişlerinin, debriyajın yumuşamasının alakası olamaz.
debriyaj tamamen farklı bağımsız bir hidrolik sistem. şanzıman ise bağımsız olarak kendi yağı içinde dönüyor.
0
orpheus
(19.12.25)
herşeyi doğru yapsan bile peugeot yağ eksiltir.

teknik bültenleri var boy boy.

yapacak bir şey yok.

"Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konventor arıza lambası yandı"

ben o arabanın motorunun daha hikaye başında sağlıklı olduğunu sanmıyorum.

zaten yağ eksilttiği için katalitiki de göçertiyor ve p0420 veriyor.

not: otomotiv satış sonrası hizmetler makina mühendisispor
0
rain when i die
(19.12.25)
(6)

Sizce Ne Yapalım?

elektr10
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan dışında kimseyi sevmiyor, diğer kedilerden nefret ediyor.

6-7 yaşında olduğunu tahmin ediyoruz. En son istanbul'da çok kötü bir yağmur yağmıştı seller olmuştu. yavruyken oradan kurtarılmış. alt komşumuz da onu kısırlaştırıp, aşılarını yaptırıp bahçeye saldı. yani çok güvenli bir ortamda takılıyor.

1 ay dışarda bırakmışlığımız bile var biz tatile gittiğimizde kendine bakabiliyor yani. hatta üst komşumuz da alt komşumuz da, yan komşumuz da kedi-köpek severler. asla aç kalmaz hiçbir kedi.

uzun lafın kısası şimdi bizim yurt dışına yerleşme gibi bir planımız var eşimle beraber. berlin ya da hamburg. bu kediyi yanımızda götürsek mi yoksa habitatını bozmayalım mı? yurt dışında bahçeli ev ya da dışarıdan içeriye bağlantısı kolay bir daire bulmak zor muhtemelen daire içinde yaşayacak. ama bu arkadaşım tuvalet eğitimi yok hep bahçede işini görüyor. tuvaleti geldiğinde söylüyor zaten hemen kapısını açıp dışarı çıkarıyoruz.

siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? daha ortada fol yok yumurta yok ama şimdiden süreçlerini düşünüyorum çünkü daha çip takılacak, aşıları olacak, pasaportu çıkarılacak, kan testleri yapılacak vs vs.
+1
elektr10
(18.12.25)
tuvalet egitimi vermek cok kolay.
bi dakkalik is.
yurtdisinda da, tasmaya alistirirsaniz, günde 10-15 dk sokakta gezdirebilirsiniz. Balkonunuz olursa kedi agi yaptirirsiniz, yazin balkonda güneslenir bol bol. yoksa evde takilir yani, dünyanin sonu degil. sicak, güvenli, karni tok sirti pek.
sahsen ben yanima alirdim. orada, su an farkinda degilsiniz ama size inanilmaz bir can yoldasi olacak.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Benimki de öyleydi yavaş yavaş evden daha az çıkmaya başladı şimdi tam zamanlı ev kedisi. Balkonu çok seviyor ama yazın hep orada yatıyor. Tuvalet olarak işini birkaç kere evde gördü ben de tuvalet alıp onun işini gördüğü yere koydum o zamandan beri tuvaleti kullanıyor hiç eğitim vermeme gerek kalmadı. Benimki tahminen 8 yaşında, bana gelmeye başladığında 3 yaşlarındaydı herhalde. Şimdi düşündüm de onsuz ne yapardım bilmiyorum. Halim nice olurdu :)
+4
peki madem
(18.12.25)
Muhtemelen yıllar geçtikçe ev ortamına daha ihtiyaç duyacak, yaşlanacak ve yavaşlayacak çünkü. Ben olsam alırdım heralde. Bu soruyu sorduğunuza göre bir bağınız olmuş, almazsanız aklınız kalır
+1
love and trust
(18.12.25)
Bence rahatını bozma hiç.
-2
antihero
(18.12.25)
ben olsam alirdim yanima.biraksam uzulurum biliyorum kendimi
+1
nibba
(19.12.25)
Bakabilecekseniz ve yurtdışına kedi götürebilecekseniz sokakta yaşayamayacak (sokakta engelli) evde yaşayabilecek, kör, topal kediler var. Bunun hem bakanı var hem girçık yapabileceği evler anladığım kadarıyla. Size yarı engelli verelim.
0
one minute
(09.01.26)
(11)

Sizde garip bir yeri olan kitap

a perfect lie
Hangisi? Niye? ve nasıl? Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor. Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza ç
Hangisi? Niye? ve nasıl?

Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor.

Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza çıkmasa bile ara ara bi sebepten aklınıza gelmesi vesaire. Var mı böyle bir kitap?

Ve paylaşmak isterseniz bu yer edişin hikayesini de anlatabilirsiniz.
0
a perfect lie
(17.12.25)
Charlotte Brontë- Jane Eyre
Herman Melville- Katip Bartleby (herhalde şimdiye kadar 50 kopyasını hediye etmişimdir)
0
Amaranta ursula
(17.12.25)
Martin Eden. Beni ben yapan şeylerden biri oldu.
Sait Faik'in ilk öyküleri.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
Yazar var, Robert Walser. Deli zaten.
Fiyodor reizin Beyaz Gecesi, Anton Bey'in Paltosu ve Onur dö Balzak'ın Peder Goryo'su. Bu sonuncusunu niye hep ayrı tutuyorum hiç anlamadım.
0
klassno
(17.12.25)
Sylvia Plath - The Bell Jar


O kadar gerçek ki.. her cümlesi sanki ben yazsam böyle yazarmışım gibi.. ayrıca sağ kolumda bir The Bell Jar dövmem var:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
Tatar çölü, elimde olsa herkese okuturdum.

Genç Werther'in Acıları, lisede kötü bir çeviriden bir kere okudum, şu an başucumda, ne zaman okuyabilirim tekrar bilmiyorum ama orda durması beni rahatlatıyor.

Bir de herhalde Yıldız Gezgini, çok seneler önce ekşi sözlükte bir yazar önermişti, Jack London'la yeni tanışıyordum, baskısı yoktu bulamamıştım, sonra iş bankası'ndan yine bir kere okudum. Jack London'ın tüm külliyatı da diyebilirim ama seçmem gerekse bu olurdu sanırım.
0
malwethiel
(18.12.25)
kafka, dönüşüm.
0
gobekliraki
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek. Pes etmemeyi lise yıllarında bu kitaptan öğrendim.

Sabahattin Ali'den Kuyucakli Yusuf. Nedense Yusuf'ta hep kendimi bulurdum.

Ha bir de Kurban Tuzağından Kurtulmak var. Hayatımı inanılmaz kolaylaştırdı. O üçgenin içine girmeden yaşamayı öğrendim.
+2
antihero
(18.12.25)
William Faulkner - Dilek Ağacı
0
peki madem
(18.12.25)
William Faulkner - Döşeğimde Ölürken

edebiyatın en kısa ve en etkili bölüm cümlesi vardı bu kitapta: My mother is a fish.

anneleri vefat eden bir aile, vasiyeti üzerine annelerini defnetmek için tabutu başka bir kasabaya taşıyorlar. ailenin her üyesi aklından geçenleri anlatıyor. ailenin en küçüğü 5-6 yaşındaki Vardaman'ın bölümünde sadece "annem balık" yazıyor.

kitabın havasından dolayı bu bölümü okuyunca şöyle bir donakalmıştım. hayatıma bir etkisi olmadı bu kitabın ama iki kelimelik cümle aklımdan çıkmadı hiç.
0
efreet sultan
(18.12.25)
Tatar Çölü.

Olmayanın olmasının beklenmesinin olmayışının olmayışı benim için kitap... Güzel öğretiydi.
0
charbiel
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek.
Okuma yaşım da, bende bıraktığı etki de @ antihero ile aynı.
0
Mirket
(18.12.25)
(4)

Kesişim

dolantindr
Hayatta bazı kesişimler vardır. O kesişimleri çoğu zaman lehimize çevirmeye çalışırız kendi şartlarımız doğrultusunda. Ama bazen diyorum ki hiçbir şey yapmasak mı acaba o anlarda, yol ayırımlarında akışına mı bırakmalı her şeyi? Tabi hiçbir şey yapmamak, yapmaktan daha zor. Bahsettiğim şey sanırım o
Hayatta bazı kesişimler vardır. O kesişimleri çoğu zaman lehimize çevirmeye çalışırız kendi şartlarımız doğrultusunda. Ama bazen diyorum ki hiçbir şey yapmasak mı acaba o anlarda, yol ayırımlarında akışına mı bırakmalı her şeyi? Tabi hiçbir şey yapmamak, yapmaktan daha zor. Bahsettiğim şey sanırım oluruna bırakmak. Seçimler bir noktaya kadar etkili belki ama burada esas nokta kesişimler. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu da soru olsun bari. Soru dedik.
0
dolantindr
(17.12.25)
akıllı seçimler yapılmalı.
0
gabe h coud
(17.12.25)
Filmini yaptılar bunun. Yazgı... Güzel filmdir.
+1
antihero
(17.12.25)
Oluruna bırakmak zaten çoğu zaman yanlış anlaşılır. Hiçbir şey yapmamak değildir aslında, zorlamayı bırakmaktır. Yani kontrol edebildiklerinizle edemediklerinizi ayıracaksınız. Çünkü hiçbir şey yapmamak insan için zaten zordur. Zihnimiz boşluk sevmez, illa ki bir şey yaparak kendini meşgul etmek ister. Yani kesişim burada eylemsizlik ya da teslimiyet olarak kendini gösterir. O yüzden de böyle anlarda bence boşlukta durmak yerine @gabe h coud'un dediği gibi bize en doğru gelen şekliyle "akıllı bir seçim" yapmalı.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(17.12.25)
Bu kadar romantik yaklaşmak yanlış bence.

Sorunun ne olduğuna bağlı, atıyorum eviniz kentsel dönüşüme girecektir. Siz oluruna bırakırsanız zararlı çıkarsınız.

Atıyorum sevgilinizle aranız limonidir, çırpındıkça batıyordur. Oluruna bırakırsınız, uğraştıkça iticileşirsiniz çünkü.

Verdiğim örneklerden de anlaşıldığı gibi konu çok geniş. A senaryosuna uyan B senaryosuna uymuyor. Hayat böyle.

Kendi adıma kesişimlerin ne olduğunu ben anlamadım. Bu sizin anlam yüklediğiniz bir kavram, biraz açıklasanız iyi olurmuş sanki.
0
akhenaten
(17.12.25)
(12)

1+1, halısız dümdüz bekar evi için en iyi süpürge çözümü?

hadi ya la
Siz olsanız ne alırsınız? Normal kablolu, kablolu dikey, kablosuz dikey, robot? Ne alayım?Robot + dip köşe için ucuz bir kablolu dikey düşündüm ama emin olamadım.
Siz olsanız ne alırsınız? Normal kablolu, kablolu dikey, kablosuz dikey, robot? Ne alayım?

Robot + dip köşe için ucuz bir kablolu dikey düşündüm ama emin olamadım.
0
hadi ya la
(13.12.25)
benim kablosuz dikey süpürgem var. kafam çok rahat. tek şarjla 2 kere evi full süpürebiliyorum. haznesi çok kolay boşaltılıyor vs. dyson da değil nispeten ucuz bi philips falnadı.

bence 1+1'de, kedi köpek de yoksa robota gerek yok ya. haftada bir kere 1 saat süpürdüğünüzde bile bayağı iyi kurtarıyor.
-1
gitdaddy
(13.12.25)
Bende kablolu var, torbasız olanlardan. Ucuz, emiş gücü iyi ve benim sakarlıklarıma rağmen hala çalışıyor. Kedim var ama yattığı ve takılmayı sevdiği bir-iki yer dışında pek tüy sorunu olmuyor.
0
gnosis
(13.12.25)
dogru dusunmussun. robot sert zemini halledecek sen haliyi supureceksin.

olur da hali performansi iyi bir urun alirsan irobot gibi, ona da pek gerek kalmayacak. ben irobot ve roborock kullandim. roborockun en pahali modeli. irobot varken haliyi da supurmeye gerek kalmiyor.
0
holy biblo
(13.12.25)
10+ yıl 1+1 evlerde yaşadım; 1+1 eve robot süpürge ve büyük süpürgelere hiç ihtiyaç yok. 40-50 m2 evlerden bahsediyoruz, kapladığı yer dahi göze batıyor.

Dikey bir süpürge fazlasıyla yeter ve az yer kaplar. Şarjlı, kablolu fark etmez. Ortalama bir cihaz sana uzun yıllar yetecektir.
0
Lethe
(13.12.25)
Normal kablolu az ses çıkaran philips modellerinden
0
grimavi
(13.12.25)
Sadece dikey, mümkünse dyson yeter de artar.
0
physcos physcos
(13.12.25)
kablolu, siklonlu, torbasız, yıkamasız.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
kablosuz dikey. indirimden samsung jet60 almıştık 1+1 eve aşırı yetiyor. kablosuz ve hafif olduğu için her kullanışımda iyiki almışım diyorum.
0
nolmus yani
(13.12.25)
Kablosuz dikey+1
+1
antihero
(13.12.25)
hiçbiri. kuru temizlik için toz toplayıcı mendil ile mendillerin takılabileceği saplı aparat yeterli. ör: www.rossmann.com.tr
0
tnz
(13.12.25)
erkek arkadaşımda moplu robot var gayet iyi hallediyor.
0
art cat chocolate
(13.12.25)
robot + ucuz dikey.

ben sadece robot kullanıyordum başka süpürge hiç çalıştırmıyodum. ama acil durumlar için kenarda bi süpürge bulunmalı cam kırılır bi şey dökülür falan.

3+1 eve geçtim yine sadece robot kullanıyorum.
0
jelly bear
(13.12.25)
(8)

SUV tavsiyesi bütçe 3-3.5 milyon

zozjotejmnk
selamlar, bir süredir arabayı yenilemek istiyoruz. SUV bakıyoruz, isteğimiz büyük ve yüksek bir araç. bütçeyi 3.8 3.9 milyona kadar zorlayabiliyoruz ama maksimumu bu. 0 olması şart değil ama en düşük 2020-2021 olsun istedik. Hangi araçları tavsiye ederdiniz? bmw x3 ve volvo xc60 en çok üzerinde düşü
selamlar, bir süredir arabayı yenilemek istiyoruz. SUV bakıyoruz, isteğimiz büyük ve yüksek bir araç. bütçeyi 3.8 3.9 milyona kadar zorlayabiliyoruz ama maksimumu bu. 0 olması şart değil ama en düşük 2020-2021 olsun istedik. Hangi araçları tavsiye ederdiniz? bmw x3 ve volvo xc60 en çok üzerinde düşündüklerimiz. elektrikli bakmıyoruz bu arada. teşekkürler.
0
zozjotejmnk
(12.12.25)
honda crv iyidir. piyayası da güzel, servis, parça vs sorunu da olmaz.
+1
antihero
(12.12.25)
tayronlar için 1.5 motor 150beygir yetersiz diyolar. 2.0 olanı da aşırı pahalı o fiyat verilmez diyorlar. ne düşünüyosunuz? @konusma ben
0
🌸zozjotejmnk
(12.12.25)
Sıfır:
toyota corolla cross hybrid
peugeot 5008 gt hybrid
peugeot 408
skoda kodiaq
skoda kamiq (belki ikinci el bakılır)
0
anten
(12.12.25)
@anten skodaya daha bugün gittim, kodiaq çok beğendim ama bu paralar verilir mi bilemedim, 22-23 model x3 alınabiliyor aynı fiyata kafam karıştı. diğerlerine hiç bakmadım bile ama pejo alacağımı sanmam.
0
🌸zozjotejmnk
(12.12.25)
nissan x-trail.
kasım kampanyası çok konuşuldu, aralık kampanyası da var.
0
MtKrt
(12.12.25)
satış sonrası makina mühendisiyim. alınmayacaklar;

5-6 senelik volvo, audi gibi premium suvlar
fransızlar (nissan dahil buna, çakma japon o)
çift kavrama seçeği olan aletler
dizeller

bende 2019 vitara glx paket var.

değiştireceksem rav4 bakarım (yaşadığım ülkede 2019 - 2020 rav4'lerin 2.0 benzin 6 ileri manuel 4x4 seçeneği var veya abd marketinde 2.5 non-hybrid 8 ileri aisin otomatik 4x4'leri var).

araba anlayışım iç / dış kalite, görünüm vesaire değil de sorunsuzluk üzerine.

not: şu an bir istanbul bayisine uzaktan bağlıyım, teknik kampanya esnasında yazılım çökmüş, onu kurtarıyorum.
0
rain when i die
(12.12.25)
@rain when i die 5-6 senelik premium suvlara neden alınmaz dediniz, buna x3 de dahil mi? bu paraları verince ve alınabiliyorsa insan premium bir üst segment istemiyor değil.
0
🌸zozjotejmnk
(12.12.25)
@zozhotejmk garantisi veya uzatmalı garantisi yoksa hepsi eninde sonunda para yiyor.

mesela örnek;

www.youtube.com

audi de, volvo da mercedes de böyle.
0
rain when i die
(12.12.25)
(11)

uçak korkusu (ya da uçak korkusundan korkmak??)

nolmus yani
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum. "ya binin
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.

uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum.

"ya binince parmaklarım uyuşursa, göğsüme o ağırlık çökerse, karnıma ağrılar girerse? kalbim küt küt atcak, ya kalp krizi geçirirsem panikten? ya bu paniği atamazsam ve 1 saat boyunca bu hisleri çekmek zorunda kalırsam?"

böyle bi korku içerisinde olduğumu fark ettim. yani korkmaktan korkuyorum sanırım daha çok?

bu konu hakkında psikiyatra da gideceğim. ama bu sefer de "ya bir ilaç verirse ve o ilaç aslında bende yan etki yapan manyak bir şeyse ve küt diye ölüverirsem?" düşüncesi de var :)))

alkol genelde rahatlatıyor beni. böyle abartmadan 1-2 shot atsam gevşesem... mide vs problemlerim olmuyor. ya da bitkisel bir şeyler alsam... bilemedim.

düşünceleriniz neler?
0
nolmus yani
(11.12.25)
artık uçaktan korkmayacağım diye kendini motive edip binsen?
+1
antihero
(11.12.25)
Mesele sadece uçak korkusu değil sanırım. Evet, bir uzmana danışmanız iyi olur.

Kendi adıma uçak yolculuğunu çok sıkıcı buluyorum. Kalkarken ve inerken birazcık aksiyon olması iyi bence. Bir defasında yoğun türbülansa denk gelmiştim. Kusanlar ve fenalaşanlar olmuştu. Ben çok eğlenmiştim, tövbeler olsun.
0
auroraaurora
(11.12.25)
Bir arkadaşımda panik atak vardı, o sebeple bişey olur diye korkup uçağa binemiyordu hala pek binmek istemiyor. Bunun çözümü psikolog veya psikiyatr.
0
nhk ni youkosu
(11.12.25)
uçuş öncesi 1-2 shot bişiler içmek en mantıklısı bence.
0
oldtimer
(11.12.25)
Hocam bu aslında sadece uçak korkusu değil gibi duruyor, bence bir psikologla görüşün ya da psikyatristle.

Ben de uçakta endişe ediyorum.

Telefonunuza tabletinize güzel pozitif filmler indirin.
Sakinleştirici meditasyonlar var onlardan indirin.
Nefes egzersizleri yapın youtube'dan uçuştayken.

gözünüzü kapatıp bunlarla meşgul olmayı başarırısanız uçak zaten daha havalanmamışken uykuya bile dalabilirsiniz.

Türbülans vs konusunda da şunu söyleyebilirim, sizin hissettiğiniz sarsıntı aslında sandığınız kadar büyük bir olay olmuyor.

Bazen uçak bir anda sarsılınca çok yüksekten düşüyor sanıyorsunuz. Ama aslında 1 metre bile oynamamış oluyor uçak.

Bir de yolcu uçakları sandığınızdan daha ağır şartlara dayanacak şekilde tasarlanıyor. Neredeyse akrobatik manevralar yapabilecek seviyelerdeler.
0
anten
(11.12.25)
İlk defa mı bineceksiniz? Ben de korkuyordum. İlk uçuşumda gerildim ama keyif almadım dersem yalan olur. Cam kenarı seçmiştim. Camdan izledim hep. Fotoğraf çektim. Kaderinde varsa kaçamazsın zaten. O yüzden takma.

Bir de uçak güvenli ama çok riskli. Onlarca mekanik, elektrik sistem var. O açıdan yaklaşırsan hiç binemezsin. Doğruya doğru. (Makine mühendisiyim)
-1
arbre
(11.12.25)
uçak fobiniz yok, psikiyatrik bir kriz anı yaşamakla ilgili korkunuz var. ya panik atak geçirirsem ya stresten midem ağrırsa/bulanırsa, terlersem, parmaklarım uyuşursa vs. vs.

hızlı çözüm lazımsa psikiyatriste gitmeniz şart. bu kaygılarınız yüzünden uçağa binemediğinizden bahsederseniz xanax/tranko buskas tarzı (artık durumunuz göre) bir ilaç reçete eder. binmeden yarım saat önce içersiniz ve kaygılarınız azalır. ilacın etkisi korkusu da aynı korkuya çıkıyor ama ilacı alınca o kaygınız da azalacak zaten. isterseniz 3-5 gün önceden birkaç kere deneyim kendinize ilacın kötü bir etkisi olmadığını kanıtlayabilirsiniz ama.
0
gitdaddy
(11.12.25)
o korku kolay kolay geçmez. madem içki rahatlatıyor at çantana bir 35'lik viski uçuştan önce içersin.

2-3 senede bir uçan biri için başka yollar aramaya lüzum yok.
0
yurtsuz john
(11.12.25)
Yaşadığınız şey korkunun korkusuyla beraber gelen beklenti anksiyetesi. Panik bozuklukta sıkça karşılaşılan bir durum. Bilişsel davranışçı terapi ve psikiyatrist uygun görürse anksiyolitik ilaçlardan fayda görürsünüz. Önemli olan kaçınmamak. Kaçınmak süreci besleyen en temel şey. O yüzden uçağa binme kararınızı tebrik ediyorum. Evet belki alkol süreci yönetmeye yardımcı olabilir diyen bir grup var fakat bu sağlıklı bir baş etme becerisi değil. Kısa vadede doktorunuzun uygun gördüğü bir ilaç, uzun vadede ise psikoterapi yanlış alarm veren panik sistemini düzenleyecektir.
0
dediysem dedim
(11.12.25)
teşekkür ederim cevaplar için. uçağa ilk defa binmiyorum ama yıllar içinde bir ölüm korkusu gelişti, bu korkuyla beraber korkmadığım uçaktan da korkmaya başladım :) 2-3 sene önce en son uçağa bindiğimde öyle korktum ve ağladım ki etkisi aylarca geçmedi ve normal takside bile giderken çok hız yapıldığında ya da sarsıldığımda korkmaya başladım.

bazen durup dururken tavan çökecek de öleceğim diye bile korkuyorum. terapi ile epey azaldı aslında ama uçağa bayadır binmediğim için "ya yine aynı korku olursa" korkusuna dönüştü şu an olay :) pazartesi bir konuşacağım durumu psikiyatrla bakalım.
0
🌸nolmus yani
(11.12.25)
uçak sen bindiğinde düşmeyecek. o ihtimal sana denk gelmeyecek. milyonda biri denk getiremeyeceksin. bu sebeple kafana takmana değecek bir durum yok.
0
xephyr
(11.12.25)
(5)

Saygı nasıl öğrenilir?

osssy
Orta yaşa gelmiş ve saygıyı öğrenememiş yetişkin biri saygılı olmayı nasıl öğrenebilir? Psikoterapi için arama yaptığımda konu hep saygısız insanlarla başa çıkma olarak ele alınmış ama saygısız insanın kendisi nasıl bir eğitim ya da çalışma yapabilir? Siz saygılı olmayı nasıl öğrendiğinizi hatırlıyo
Orta yaşa gelmiş ve saygıyı öğrenememiş yetişkin biri saygılı olmayı nasıl öğrenebilir? Psikoterapi için arama yaptığımda konu hep saygısız insanlarla başa çıkma olarak ele alınmış ama saygısız insanın kendisi nasıl bir eğitim ya da çalışma yapabilir? Siz saygılı olmayı nasıl öğrendiğinizi hatırlıyor musunuz? Ben, yaptıklarımı olay sonrası değerlendiridiğimde memnun kalmayıp bunu tekrar yapmamak şeklinde ve bana yapılmasını istemediklerimi yapmamak şeklinde öğrendiğimi sanıyorum. Bu konunun Türkiye'de genel bir eksiklik olduğunu da düşünüyorum. Teşekkürler.
+1
osssy
(09.12.25)
Hani "ben yaşadıklarımı ilgili olay sonrası değerlendiriyorum, memnun kalmadıysam tekrar yapmamam gerektiğini öğreniyorum" diyorsunuz ya, işte o -gecikmiş vicdan- hissi çok kıymetli, iş onu olay anına taşımakta, hepsi bu. Ayrıca biraz empati geliştirip biraz da -sınır- nedir bilince saygı sahibi oluyorsunuz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
Empatiyi öğrenmeli.
+1
antihero
(10.12.25)
Hocam bu iş genelde aileden ve küçük yaşlarda öğreniliyor.

Yetişkin bir insan için kendi fark edip çaba göstermediği sürece mümkün değil.
+2
anten
(10.12.25)
Dayakla öğrenir hocam. Korkuyla öğrenir.
Zora gelince öğrenir. Kendi çöplüğünden çıkıp başka yerlerde burnu sürtünce kesin öğreniyor.

Türkiye'deki saygısızlık daha çok alışkanlıktan geliyor. "Bi şey olmaz ki, o zaten öyle, ne olacak ki" diye diye bokunu çıkarıyoruz.

Eski tanıdıklarımın hepsi gerçek hayatla tanışınca saygılı olmayı öğrendiler. İşe başlamak, işsiz kalmak, terk edilmek, aldatılmak. Gerçekten saygısız olduğu için 10 yıl önce tanışık olduğumuz ama yakın arkadaş olamadığımız bir kişi yıllar sonra gerçekten değişti. Bildiğiniz büyüdü adam. (24'ten 34.)
+1
nickini vermek istemeyen uye
(10.12.25)
şok tedavisi. yani dayak. ciddi ciddi faydası var.
+1
ground
(10.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(9)

Dyson 3 yılda öldü. Normal mi?

Gradient_tabanlı_mor
Dyson dikey süpürge almıştım 3.5 sene önce. Geçen sene bozuldu dönmüyordu yaptırdım servise. Şimdi yine bozulmuş şarjı 5dk gidiyor çekmiyor filan. Ya 3.5 sene bozulmak için erken değil mi yoksa biz mi Dyson diye fazla beklentideyiz? Bu kez yaptırmayacağım başka bir marka alacağım.
Dyson dikey süpürge almıştım 3.5 sene önce.
Geçen sene bozuldu dönmüyordu yaptırdım servise.
Şimdi yine bozulmuş şarjı 5dk gidiyor çekmiyor filan.

Ya 3.5 sene bozulmak için erken değil mi yoksa biz mi Dyson diye fazla beklentideyiz?

Bu kez yaptırmayacağım başka bir marka alacağım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Açıkçası Dyson benim yurtdışı araştırmalarımda çok dayanıklı olmadığı bilgisi varken Türkiye'de çok seviliyor.
Ben de zamanında araştırdığım zaman miele almistim ama Türkiye'de onun servisi kötü diye biliyorum.
Açıkçası pil konusu herkesin sikayet ettiği konu.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
iyi bile dayanmış.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
bir temizleme rutini var o dikey süpürgelerin onu yaptınız mı? 6 ayda 1 temizlemek gerekiyor baya yıkamalı vs ama motoru yıkamamanız gerekiyor tabii. bununla ilgili videolar var aslında ondan olmuş olabilir.
0
elektr10
(09.12.25)
Batarya ömrü muabbeti çözülene kadar robot süpürgelerde, şarjlılarda ölü yatırım. Orta sınıfı kerizleme ayağına dyson, airfry, buhar makinesi, hava makinesi vb. Gibi şeyleri süper diye pazarlıyorlar, 2 seneye pert. Dyson saç düzleştiriciye 25bin tl veren arkadaşım var. Çocuğa yatak karyola aldım 23 bin tl tuttu. Kesinlikle keriz.avi.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Normalde böyle üstdüzey bir alet için çok normal değil tabi neden benim kıçı kırık Xiaominin beşinci yılında anca bataryası zıbarmaya başladı ama ben tembel bir insan olduğum için haftada bir veya iki defa süpürtüyorum onla alakası olsa gerek.
0
krank milli
(09.12.25)
orjinal pil 4-5 sene dayaniyor, sonra degismesi lazim. yan sanayi pil alirsan 2 sene kadar gidiyor.

evde 2 tane pilli var, biri 10 yasini digeri 5 yasini gecti, hala ilk gunku gibi cekiyorlar. ikisi de henuz servise gitmedi, ikisinin de pilini yan sanayi ile degistirdim.

motor bozuklugu biraz sansizlik olmus gibi.
0
cooperr
(10.12.25)
Bosch ve einhell marka dikey süpürgelerde batarya dışarda. Matkaplarda vb aletlerlerde de bu bataryalar kullanıldığından çok mantıklı. Yedek de bulundurabiliyorsun, ömrü bitince kolayca yenisini de alabiliyorsun. Bi değerlendirin derim.
+1
antihero
(10.12.25)
aynısını yaşadım. benim süpürge daha eski. orijinal bataryayla değiltirdikten bir süre sonra aynı şekilde kendini kapatmaya başladı. 5 dk'da bitmesi bataryanın ölmesinden değil, ince tozlar yüzünden motorun hava alamayıp aşırı ısınmasından ve kendini kapatmasından oluyor. eskiden pc kasasından toz atmakta kullandığım bir el kompresörüm var, dysonun konik filtresini çıkarıp onunla içine dışına hava verdim, hayvan gibi toz çıktı içinden. filtreyi de yıkayıp kurutup taktım. 1.5 senedir sorun yok.
+1
engelbert humperdinck
(10.12.25)
Bizim evde 4 senelik bir makine var, parça değiştirmekten Theseus'un gemisine döndü.
Açıkçası yoğun kullanılıyor, ama şarjı ile ilgili bir sorun yaşamadık. Bir de motoru ile ilgili.

Çabuk durma konusunda ben de makine içi tozlar kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Tanıdıklarımızın başına geldi. Özellikle bazı modeller (toz algılamalı filan olanlar) fazlaca hassas ve nazlı.
0
burfak
(02.01.26)
(6)

Türkiyede sıfırdan bir şehir kurulabilir mi?

messina123
Her detayıyla baştan aşağı kurgulanmış sıfırdan bir şehir. Özellikle iç anadolu’da bomboş topraklar var. Hong kong veya singapur gibi tüm yatırımı bu şehire aktaracaksın. Sanayiyi falan komple bu bölgeye taşıyacaksın. Nüfusu ne olursa olsun trafik vs sorunu olmayacak. Bu mümkün mü
Her detayıyla baştan aşağı kurgulanmış sıfırdan bir şehir. Özellikle iç anadolu’da bomboş topraklar var. Hong kong veya singapur gibi tüm yatırımı bu şehire aktaracaksın. Sanayiyi falan komple bu bölgeye taşıyacaksın. Nüfusu ne olursa olsun trafik vs sorunu olmayacak. Bu mümkün mü
0
messina123
(06.12.25)
Artvinin yusufeli ilcesi baraj yapimi dolayisiyla sular altinda kalacagi icin sehri yeni bastan bir tepeye kurdular. Fyi
+2
üğpoıuy
(06.12.25)
Kurulur kurulmasına da tam olarak amaç ne?
Kalkınmaysa devlet dış yatırımı özendirmek için isterse yurtdışından firmalara istediği yerde imtiyaz sağlıyor: Arazi, vergi indirimi, vb. veriyor zaten. Kaldı ki şehir dediğimiz şey bağlantılarıyla var; mesela Sinagpur veya Hong Kong bulundukları nokta itibariyle ticari açıdan avantajlı konumdalar. Denize, hammaddeye, uluslararası ticaret yollarına vb. erişimi olmayan şehrin pek bir kıymeti yok.

Amaç insanların rahatıysa daha da saçma; ülke 80 milyondan fazla vatandaşa sahip, bu şehirde yaşayacakların özelliği ne de diğer şehirlerde çekilen çilelerden azadeler?
0
salihdt
(06.12.25)
Bu kadar boşa giden paraya ve kaynağa bakıldığında her türlü kurulur.
Ancelikle amacı belirlemek lazım.
Bu arada işin uluslararası boyutuna göre dışarıdan da destek gelir.

Bomboş topraklara kurulacak bir şehir yerine biraz hazırdan örnek verecek olursak şu sıralar İstanbul'un ilerleyen zamanlarda finans merkezi olabileceği de konuşuluyor.
Bu ne demek ? Aslında çok şeyin değişmesi demek ama özelde kısmi bir tanım yaparsak,
sadece savaş sebebiyle zor durumda kalan fakirlerin değil zenginlerin de mal varlıklarıyla göç etmesi demek
0
diyecevaplandı
(06.12.25)
Şehir değil, köye de razıyım ben, kurulsun gider otururum valla.
+1
antihero
(06.12.25)
belarus üzerinden örnek vereyim ;-) sen bir ülkenin başkanı olsan, bolluk içinde yaşasan, kapında milyonlar kuyruk olsa bu tarz şeyleri mi düşünürsün yoksa iktidarda kalmak için o milyonları açlık sınırında yaşatıp futbol siyaset gibi şeylerle hayatlarını mesgul edip olan düzeni mi devam ettirirsin?

kurulacaksa da para eden yerlerde %1lik kesimi zengin edecek şekilde kurulur.
+2
plastic_angel
(06.12.25)
para varsa her şey kurulur.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
(5)

bu rüya da neyin nesi?

Rondak
rüyamda eski sevgilim bana mesaj atıyor, ayrılalı bi 5 sene olmuştur. konuşuyoruz, muhabbet iyi gidiyor derken bir anda 4 yaşında bir kızım olduğunu söylüyor. türk filmi gibi biliyorum ama rüya işte :) sonra buluşuyoruz, tekrar birlikte olmaya karar veriyoruz. normalde kız çocuklarını aşırı severim
rüyamda eski sevgilim bana mesaj atıyor, ayrılalı bi 5 sene olmuştur. konuşuyoruz, muhabbet iyi gidiyor derken bir anda 4 yaşında bir kızım olduğunu söylüyor. türk filmi gibi biliyorum ama rüya işte :) sonra buluşuyoruz, tekrar birlikte olmaya karar veriyoruz. normalde kız çocuklarını aşırı severim ama nedense bu kıza hiç ısınamıyorum. kendi çocuğum olmasına rağmen tuhaf geliyor. belki de bir anda 4 yaşında bir kızın babası olmaktan kaynaklıdır bilemiyorum altan. üzerime garip bir stres çöküyor. bu ilişkiyi yürütemeyeceğimi düşünüyorum ve hem onu hem çocuğu böyle ortada bırakmanın ağırlığıyla bir anda uyanıyorum.
0
Rondak
(01.12.25)
hocam k*çın açıkta kalmış diye yorumladım
+2
nolmus yani
(01.12.25)
Bence bişeylerin sorumluluğu basmış seni. Neyle uğraşıyosan bu sıralar oraya bak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(01.12.25)
Erzurumlular ömrün uzamış der.

Her rüya anlatana :)
+1
antihero
(01.12.25)
içte bir şeyler kalmış.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
cocuk senin degil coco, hatun ayak yapiyor.
0
cooperr
(01.12.25)
(6)

30 yaşından sonra instagram'a başlamak

biseysorcaktim
hesabımı 2012 yılında açtım. uzunca süre profil fotoğrafı dışında bir şey yoktu.en son 5 yıl olmak üzere farklı tarihlerde bir kaç şey ekledim. onların da bir özelliği yok. başka mecralardan atılan komik videoları izlemek dışında instagram kullanmıyorum. o yüzden bu platform hakkında cahilim. açıkça
hesabımı 2012 yılında açtım. uzunca süre profil fotoğrafı dışında bir şey yoktu.
en son 5 yıl olmak üzere farklı tarihlerde bir kaç şey ekledim. onların da bir özelliği yok.

başka mecralardan atılan komik videoları izlemek dışında instagram kullanmıyorum. o yüzden bu platform hakkında cahilim. açıkçası daha fazla kullanmayı da düşünmüyorum.

ama profilimde üç beş fotoğraf olsun istiyorum. biriyle tanışınca instagram portfolyosuna bakıyorlar, instagram'da yoksan yaşamıyorsun gibi bir düşünce var. bir sürü yer gezdim, yüzlerce fotoğrafım var, bence güzel de bi hayarım var. bir iki tanesini ekleyim diyorum da, durduk yere resim atıp insanların görmesini istemiyorum. hesabıma giren bakan görsün yani milletin anasayfasına düşmeyeyim. yediğimi, içtiğimi, gezdiğimi, yaptığımı kimseye göstermeden yaşadığım için beni az tanıyan tanıdık insanlar tarafından olumsuz gözle bakıldığımı hissediyorum açıkçası. bu zamana kadar önemsemedim ama zaman zaman bu düşüncelere karşı da kötü hissediyorum. fazla tevazünün cahilden nasihat dinlemektir, ona geldi benim durumum. kısıtlı bir sosyal çevrem var, pek akan-coşan bir insan değilim, lüks aracım yok, şıkır şıkır giyinmeyi sevmem, gösterişi sevmem.

* beğenileri, yorumları falan kapatabiliyor muyuz? beğeniler gizleniyor sanırım, x sayıda kişi beğendi mi yazıyor hiç bir şey mi yazmıyor.
* sadece belli bir grupla paylaş gibi bir özellik var mı? sonra o grubu kaldırıp herkese görünür yaparım.
* 3-4 sene öncesinden resimler paylaşınca garip oluyor mu instagram'da.
-1
biseysorcaktim
(01.12.25)
Burak millet ne düşünürse düşünsün ya. Benim instagramımda insan bile yok. Takip ettiğim sayfalardan ibaret. Adım da adım değil zaten. Kime ne? Ağrımayan başını ağrıtma bence. İstiyorsan yap, garip karşılanıyorum diye değil.
+1
antihero
(01.12.25)
Kimsenin o kadar umrunda degilsin endise edilecek bir sey yok instagram’a post atmakta.
-3
ghilleinthemist
(01.12.25)
buna bu kadar anlam yukleyen insanlar sizin kafa denginiz degil demektir. onlar icin degismeye, zorlamaya deger mi bilmiyorum. birakin ne dusunurlerse dusunsunler. zaten farkli dunyalarin insanisiniz. ne dost ne de yakin arkadasiniz olacaklar. zaman bile gecirmek istemeyeceksiniz buyuk ihtimalle.

ben de sizin gibiyim bu arada.
+2
Sour
(01.12.25)
Bu duyuru tam benlik olmuş :) Benzer şeyler yaşanmış.

Uzun süre Instagram kullanmadım. Çünkü zerre keyif aldığım bir mecra değildi. Bir insan keyif almadığı bir şeyi niye yapsın, değil mi? Ama iş artık öyle can sıkıcı bir noktaya vardı ki, özellikle dating app'lerde kimle sohbet etsek Instagram'ın olmayınca sana uzaylı muamelesi ile bakmaya başlıyorlar resmen. "Evlisin de Instagram'ını benden mi gizliyorsun?", "Neden Instagram'ın yok? Instagram kullanmayan erkeklere güvenemiyorum açıkçası" vs. bunlarla karşılaşmaktan bıktım, yıldım. Ve en sonunda istemeye istemeye ben de bir Instagram hesabı oluşturup ara sıra foto paylaşıyorum artık.

Yani kısacası diğer konuları bilmem ama özellikle günümüz flört dünyası seni Instagram KULLANMAYA mecbur bırakıyor. Toplum baskısı inanılmaz seviyede.

Bu arada fotoğrafları başkaları görmeden değiştirmenin kolay bir yolu var. Ya sabah çok erken herkes uyurken ya da gecenin köründe millet uyurken fotoğrafınızı yüklüyorsunuz, yüklendikten sonra sağ üstteki üç noktaya tıklayıp "Arşivle" diyorsunuz. Minimum 24 saat civarı bir zaman geçip de arşivden çıkarınca diğer gönderilerin arasında sizinkini göremiyor başkaları.
+1
Berck
(01.12.25)
sadece tek bir fotom var, o da bana ait değil. Takipçim de 50. Bir işime yaramıyor.
-3
Kahvedesu
(01.12.25)
50 sinden sonra travesdi olan bile var. Takma kafaya
+3
runaway
(01.12.25)
(5)

Çay makinesi öneri

rayde
Hem çay demleme hem de kettle olarak kullanacağım. Mevcutta Arcelik gusto cay makinem vardi ama demliği camdı ve kırılınca normal çaydanlıktan devam ettim. Onda da bütün gün ocak açık zor oluyor o sebeple memnun olduğunuz çay makinesi varsa önerir misiniz? Arzum/ tefal falan baktım pas sorunundan ba
Hem çay demleme hem de kettle olarak kullanacağım. Mevcutta Arcelik gusto cay makinem vardi ama demliği camdı ve kırılınca normal çaydanlıktan devam ettim. Onda da bütün gün ocak açık zor oluyor o sebeple memnun olduğunuz çay makinesi varsa önerir misiniz? Arzum/ tefal falan baktım pas sorunundan bahsetmişler hep :/
0
rayde
(29.11.25)
Arzum var bende. Gayet de memnunum.

Bir de demlik kırılınca servisten yeni demlik alabiliyorsun. Atman gerekmezdi.

www.akakce.com
0
Mirket
(29.11.25)
Karaca alma. Çaydanlığa kıyasla çiğ oluyor çaylar.
0
xururuca
(29.11.25)
bende bu var 5 yıldır kullanıyorum ve çok memnunum

www.amazon.de
0
rain when i die
(29.11.25)
www.karaca.com

Şundan var bizde, aşırı memnunum. Ki bu kaçıncı çay makinesi...
+1
antihero
(29.11.25)
üstteki demlik kısmının herhangi bir fonksiyonu yok ki. çay makinesinin numarası alttaki su kaynayan kısımda.

eskisinin üstüne oturan herhangi bir demlik, hatta mümkünse porselen demlikle eski cihazı kullanabilirsiniz.

bende fakir'in bir çay makinesi var, gayet memnunum.
+1
kibritsuyu
(29.11.25)
(12)

Kişisel Sınır İhlali

parcaliham
Gece gece aklıma takıldı.10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişme
Gece gece aklıma takıldı.

10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişmem gerekiyordu. Bir süre bekledim. Sırtı dönük çalışan üç kişi vardı önümde, araya sıkışıp baharatlığa uzandım. O sırada 'bir sn' falan dedim ve elimle bana çarpmamaları için kendisini trans birey olarak tanımlayan erkek kişisinin omzuna hafifçe dokundum.

Benim temasımla birlikte hemen kendisini geriye attı ve garip bir şekilde titredi. Ona döndüm, özür diledim. İyi misin? dedim. İyiyim, kusura bakma gibi bişey dedi. Ben de çok uzatmadan baharatımı aldım, ayrıldım. Herkes mutfakta yemek yerken bu arkadaşımız salona geçti ve tek başına salondaki koltukta bir süre oturdu. Biraz yalnız kalmak istiyorum dedi yanındaki kişiye. Ben de giderken uzaktan iyi geceler diledim. O da iyi geceler dedi ve çıkıp gittim ortak alandan.

Aklıma takıldı. Dokunarak sınırını mı ihlal etmiş oldum? Hata bende mi? Gidip konuşayım mı yoksa olayı büyütmeyeyim mi?
0
parcaliham
(17.11.25)
hic bulaşma
+4
oscar
(17.11.25)
Trans diyorsunuz, büyüdüğü/yaşadığı yere göre değişir elbette ama geçmişinde fiziksel şiddetle karşılaşmış olma ihtimali yüksek. Tepkisinin ardında bir travma olabilir. Neden öyle tepki verdiğini kesinlikle sorgulamadan, fazla büyütmeden kısaca tekrar özür dileyip bundan sonra daha dikkatli olacağınızı söyleyebilirsiniz bence.
+2
kobuzchu kiz
(17.11.25)
konuşursan büyüyecek gibi.
+2
antihero
(17.11.25)
kişisel geçmişi nedeniyle tetiklenmiştir +1
"Bulaşma" diyenlere bakmayın, onlara göre 'anaakım olmayan insan=arıza' ve duyguları önemsiz. Buna takıldığınıza göre siz öyle değilsiniz. Uygun bi zamanda konuşun bence, "seni rahatsız ettiğimi hissettim, niyetim bu değildi düşünemedim özür dilerim" gibi sade bi şekilde
Edit: Özür dilemişsiniz gerçi zaten. Bu durumda çekimserliği devam etmezse bi şey yapmaya gerek yok bence. Devam ederse konuşulabilir "bi sorun varmış gibi hissediyorum, bu da beni üzüyor" gibi
+1
mezzosprite
(17.11.25)
Erkek kişisiyim ve temastan hiç hoşlanmam

Erkek kadın farketmiyor

Sınır ihlalini geçmiş, temas etmişsiniz. Sınır ihlali, yakınlaşmada başlar.

Bence kendinizi şu aşamada açıklamanız daha da kötü bir duruma sokabilir durumu.

- ben erkeğim kadınlar hoşlanıyorum derseniz, net şekilde karşınızdakini tercihine göre yargılamak olur.

- özür dilerim derseniz, net şekilde 2.kez olması dikkat çeker ve ilgi uyandırır.

Suyu bulandırmayın, iletişim kurulursa özür dileyerek ve niyetinizi açıklayarak anlatın. Şahsen ben 'kız arkadaşıma da anlattım ve o da sizden tekrar özür dilemem gerektiğini söyledi. Bu fısatı bulabildiğim için sevindim, yakında evleneceğimiz için herkesin güzel dilekleri ve iyi bakışlı kalpleri bizim için önemli' gibisinden birşey derdim ki red flag olduğum anlaşılsın.
-4
baldan kaymak
(17.11.25)
hiç bulaşma. belliki sorunlu bir kişilik. Geçmişte kafasındaki bir şey tetiklenmiştir. yaptıgınız hareketin olumsuz hiç bir tarafı yok. üstüne üstlük özür de dilemişsiniz.
siz işinize bakın
0
limonlu eksi
(17.11.25)
uyarı seslenme amaçlı omuza dokunmak ihlal anlamına gelmez.
-1
ground
(17.11.25)
tam bir drama queen, uzak dur diyaloğa girme.

yemek yapılan ve dip dibe olan bir ortamda bir insanın omzuna nazikçe dokunmak rahatsız etmez. etse de tepkisi bu olmaz. bu tavırlar kurban rölüne bürünüp alttan alttan ilgi bekleyen birine işaret ediyor.
-1
orpheus
(17.11.25)
bir şey yapmanıza gerek yok bence de, zaten o anda özür dilemişsiniz ve bilerek özellikle yaptığınız bir şey değil, konuşursanız o kişinin bunu yeniden düşünmesi ve olayı tekrar yaşamasına neden olabilirsiniz gibime geldi. bence eşelemeye gerek yok, o kişi travması varsa bile bunu kendi kendine düşünerek ego savunma mekanizmalarını harekete geçirerek atlatacaktır.
0
Sadece soruyorum
(17.11.25)
bu kadar hassas olmaya gerek varmı gerçekten. salla gitsin. kendi travması ile yaşasın.
0
gercekdunya
(17.11.25)
Genel olarak bir şey yapmamaya ve onun davranışlarını gözlemlemeye karar verdim.

Açıkçası 'bana izinsiz dokundu' cümlesiyle karşılaşacağım diye çekindim. Ayrıca travmasını tetiklediysem de üzülürüm yani.
0
🌸parcaliham
(17.11.25)
"temas yakınlaşmada başlar." yorumunu gordukten sonra 40 yasina kadar sansa yasamisiz diyorum. :D sanki ortadogu degil isvec'te yasiyoruz.

yaw salla gitsin, "herkesi mutlu edemezsin, cunku pizza degilsin"
0
cooperr
(17.11.25)
(6)

yine uçamayan bir karga sorunum

devilone
merhaba arkadaşlar Temmuz ayında sokağımda yavru uçamayan bir karga bulmuştum .ona evde baktım yedirdim uçmayı öğrettim balkona alıştırdım ve saldım . geçen hafta yine aynı yerde uçamayan bir karga buldum daha iriydi gagası ve gözleri de siyahtı onu da eve aldım tavuk ciğeri kedi maması haşlanmış yu
merhaba arkadaşlar
Temmuz ayında sokağımda yavru uçamayan bir karga bulmuştum .ona evde baktım yedirdim uçmayı öğrettim balkona alıştırdım ve saldım .
geçen hafta yine aynı yerde uçamayan bir karga buldum daha iriydi gagası ve gözleri de siyahtı onu da eve aldım tavuk ciğeri kedi maması haşlanmış yumurta ve kıyma ile besledim ilk kargama göre çok asabiydi hiç kendine dokundurmadı pencere ve balkondan çıkmaya uğraştı. Pazar günü balkona çıkarttım 3. kattayız uçmaya çalıştı ve yan bahçedeki incir ağacında kaldı . sabah akşam bakıyorum aynı dallarda hopluyor ama uçamadı kaldı öyle . aşağısı da kedi dolu . balkondan ekmek parçası attım yakaladı yedi .
sabah almaya uğraştım en üst dalda duruyor ağaca çıkamam öyle seslendim durdum o da bana baktı kımıldamadı.
ne yapacağım bu kuşu aklım onda kaldı çalışamıyorum kitlendim kaldım .
itfaiye ya da belediyeyi arasam anlatsam derdimi yardım ederler mi ya da gülerler mi ? ne dersiniz ?
+1
devilone
(11.11.25)
Sal hayvanı doğal hayat alır götürür
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
saldım ama ağaçta kaldı uçamıyor
0
🌸devilone
(11.11.25)
normalde uçamayan kuşlara dokunmamak gerekiyo etrafta ciddi bir tehlike yoksa, çünkü anası babası o yerde takılırken onu beslemeye ya da uçması için zorlamaya devam ediyor. yere düşmediği sürece bence gözlemlemekten başka bir şey yapma, acıkınca cesarete gelip öğrenir. düşerse gene yardım edersin
0
nolmus yani
(11.11.25)
yerden 3. kata kadar uzanan büyük bir incir ağacı ama dalları ince çıkabileceğimi sanmıyorum . balkona çok yakın değil dal uzatıp alabilme şansım da yok öyle bakışıyoruz .
gündüz çalışıyorum hep evde değilim sabah uyanınca bakıyorum aynı dalda akşam işten gelince bakıyorum aynı dalda
kendi çabamla onu indiremem yani belediyeyi arasam mı asıl sorum buydu ne dersiniz ?
0
🌸devilone
(11.11.25)
güler geçerler. sen de ayrıca içerlersin. 'ben elimden geleni yaptım' deyip artık uğraşmayı bırakman gerekiyor bence.
+2
antihero
(12.11.25)
bu sabah göremedim ya yağmurdan yaprakların arasına saklandı ya da uçmaya cesaret etti gitti. Bostancı tarafında bahçeli bol ağaçlı bir sokakta yaşıyorum çok fazla karga var umarım bir sürüye dahil olmuştur .

bu arada itfaiye sıkışmadığı sürece gelmiyormuş bu da bir bilgi olarak kalsın burada belki lazım olur .
"Hareket kısıtı olmayan (sağlıklı olarak bulunduğu yerde hareketli veya hareket edebilecek durumda olan) hayvan vakalarına müdahale etmez. Bu tür durumlarda büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyelerinin bünyesinde hizmet veren veterinerlik hizmetleri, hayvana zarar vermeden güvenli bir şekilde ortamdan alınmasını sağlayacak hizmetleri yerine getirmektedir."

sabrınız ve cevaplarınız için çok teşekkürler .
+1
🌸devilone
(12.11.25)
(3)

200 bine araç

ya ben lan neyse
binek otomobil ne önerirsiniz?çarşı pazar, şehir içi için. ilk araç olacak.
binek otomobil ne önerirsiniz?

çarşı pazar, şehir içi için. ilk araç olacak.
0
ya ben lan neyse
(10.11.25)
98 polom var, öneririm. o civarda olması lazım fiyatın
0
kel aynak kusu
(10.11.25)
eski ama bakımlı, canı çıkmamış bir araç bulman lazım. marka model o kadar da önemli değil japon olursa çok daha iyi, almanlardan da olur. fransız olmaz.

www.sahibinden.com
0
orpheus
(11.11.25)
tavsiye değil de uzak durman gereken markalar var, geely, rover, daewoo, daihatsu, tata gibi.

yolda görmediğin arabalardan alma kısaca. ne parça bulabilirsin, ne satabilirsin.
0
antihero
(12.11.25)
(12)

Kasım indirimlerine inanıyor musunuz??

Başka
Malum bu ay indirim ayı kutsal cuma kara cuma harika hafta gibi ıvır zıvırlarla ürünler pazarlanıyor? peki siz bu kasım indirimlerine inanıyor musunuz?şahsen ben pek inanmıyorum. geçen hafta sepete attığım şort 1500 liraydı sonra 2500 tl oldu. Bugünde kasım indirime girmiş 1800 lira olmuş :)
Malum bu ay indirim ayı kutsal cuma kara cuma harika hafta gibi ıvır zıvırlarla ürünler pazarlanıyor?

peki siz bu kasım indirimlerine inanıyor musunuz?

şahsen ben pek inanmıyorum. geçen hafta sepete attığım şort 1500 liraydı sonra 2500 tl oldu. Bugünde kasım indirime girmiş 1800 lira olmuş :)
-1
Başka
(03.11.25)
50-100 TL indirim olmuş fazlasını görmedim
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.11.25)
yurt dışı olarak hiç deneyimim yok ama türkiye'deki bu olaya inanmıyorum. zaten çoğu platformda da kampanya öncesi 500 tl olan, sonra kampanya dönemi aynı ürünün fiyatı 1200 tl imiş de 750 tl'ye düşmüş gibi "kampanya" yapıldığına dair twitter'da, ekşi'de çok fazla ifşa görüyoruz. bizim halk da hala inanıyor.
0
m e b
(03.11.25)
e-ticaret sektöründe çalışan biri olarak normalde inanmıyorum. ama ilk defa bu sene bebek alışverişi yaptığım için sıkı takip ettim. çok iyi indirimle yakaladığım şeyler oldu gerçekten son birkaç gündür.
0
la mort heureuse
(03.11.25)
İnanmıyorum da yüce bi güç var bence.
0
antihero
(03.11.25)
Çoğu bindirip indirme muhtemelen ama arada gerçekten iyi indirime rastlanabilir, hepsiburada satıcılar tarafında komisyonda ciddi avantaj sağlıyor kasıma özel olarak, diğerleri de geri kalmıyodur.
0
(03.11.25)
normal zamanlarda dahi online'da ürünler %10 civarı bir kâr marjıyla satılıyor zaten. hatta bazen %1-2 ile bile satılan ürünler oluyor. (xiaomi ürünleri böyledir mesela, kimse para kazanmaz ama müşteri talebi nedeniyle ciro olsun diye satarlar)

kasım ayında aylardır stoklarda duran ürünler eritilir genelde. mesela benim stoğumda şubat 2024 girişli, 1300 lira maliyetli ürün var. 21 ay geçmiş. aylık 4%'ten finansal maliyet alınca 84% eder. yani ürünün bana maliyeti şu anda 2400 TL. ben bunu belki 700-800 lira zarar satacağım kurtulmak için.

%50-%60 indirim olan ürünler bunlardır. hayvan gibi zararla ama paçalda kurtaran marjla ürünler eritilir. o ürünleri yakalamak lazım. yoksa iyi satan bir üründe kimse %50 indirim yapmaz.
+2
efreet sultan
(03.11.25)
iyi indirime giren şeyler oluyor fiyatını takp ettiğim şeyler oluyor onların fiyatına bakıp iyi indirim varsa alıyorum. mesela şampuan geçen sene fiyatı 350 tl gibi bişeydi 128 tl olmuştu indirimde
yoksa tabi ki çoğu bindirimden indirim.
0
eja
(03.11.25)
bazı ürünlerde oluyor. açıklaması yukarıda yapılmış.
bu durum dışındaki indirimlere inanmıyorum.

neredeyse hiç "aa kasım geliyor, dur indirimlerden bir şey alayım" demedim. arkadaşlarım hep "kasımda şunu yakaladım, olm ne biçim düşmüş" falan diye bir sürü şey alıyorlardı ama gerçekten ihtiyacı olup da zaten almak istedikleri ürünleri mi alıyorlar yoksa hazır indirimde alayım bari mi diyorlar orası tartışılır.
0
biseysorcaktim
(03.11.25)
pek inanmıyorum. çünkü bindirim indirim gibi bir şey yapılıyor. bazı ürünlerde gerçekten oluyor fakat o da olması gereken fiyat zaten.
0
koela
(03.11.25)
giyim kuşam tarzı ürünlerin hiçbirindeki indirime inanmıyorum.

playstation store'da fiyatlarını bilip takip ederek izleme listesine aldığım oyunlar var mesela, indirime girdi diye mesaj geliyor. onlarda ciddi ciddi indirim oluyor.

yoksa trendyol'daki indirimler falan hikaye.
0
kibritsuyu
(03.11.25)
Her Kasım'da Amazon'dan yıllık deterjanımı alıyorum. Deterjan indirimi var, inanabilirsiniz. Ama benzer oranda indirim yıl içinde de ara ara oluyor.
0
gnosis
(03.11.25)
Boyner’de bazı parfümler en az bin tl indirimde
0
olaylar olaylar
(03.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.