Giriş
(2)

exi veya flortu avoidant olan kimse var mi? bir gorusunuzu alacagim

whyusoserious
cok karmasik bir durum ama kisaca adam sizi gercekten sevse de sizin ona yaklasmaniza izin veremiyor.
cok karmasik bir durum ama kisaca adam sizi gercekten sevse de sizin ona yaklasmaniza izin veremiyor.
-2
whyusoserious
(22 saat)
izin verenini bulun ya hayat kisa.
+4
taurina
(19 saat)
avoidant olan erkek bendim hep ama kötü bir haber vereceğim, gerçekten sevse yaklaşmanıza izin verirdi.

zor oldu benim için birini hayatıma bu kadar alabilmek, arada çok çatışmalar yaşadık vs. ama sonuçta aşk kazandı. evlendim bile. geçmişte uzun ilişkilerimde bile böyle bir olasılık söz konusu değildi.
0
aguen
(7 saat)
(9)

Eve temizlikçi nasıl buldunuz? Armut dışında bir yol var mı?

uzdeniz
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
0
uzdeniz
(08.03.26)
Muhtar
+1
yeahbutso
(08.03.26)
Arkadaş ve konu komşuları.

Sitedeysen güvenlik ve temizlik çalışanlarına da sorabilirsin.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
ilk kez bu hafta armut'tan cagirdik, sansimiza cok memnun kaldik. bundan sonra kendisiyle devam edecegiz.

eger istikrarli giderse armuttan pisman olan ve bizimkini cagirmak isteyen 2-3 arkadas var ama simdiden.
0
aguen
(08.03.26)
benim çok eski bir temizlikçim var, ona sorduğumda bana illa birini buluyor.

komşulara sorun.
etraftaki bakkala çakkala sorun.
varsa kapıcıya sormak çok mantıklı.
0
co2s2
(08.03.26)
Site giriş kapılarındaki güvenliklere sorun
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
bakkala dukkanlara bile sorabilirsin esnafın kulağı delik olur bu konuda
0
eja
(09.03.26)
sahibinden yardımcı ilanları
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
eleman yönlendir diye bir siteden çağırıyorum. ucuz değil ama arada kod verip indirim sağlıyorlar. genelde türki cumhuriyetlerden gelen kadınlar geliyor. memnun musun derseniz, bazen iyisi denk geliyor, bazen üstünkörü iş yapan denk geliyor. ama ihtiyaç duyduğum günde gelmesi açısından benim işimi görüyor bu site.
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
facebooktan buluyorum ben böyle şeyleri. "*şehir* iş ilanları" diye aratıyorum, çıkan gruplarda işin ne olduğunu ve nasıl birini aradığımı yazıyorum. dönüş yapanlardan seçiyorum
0
mezzosprite
(10.03.26)
(7)

duyuru 30+ oyun ekleşmesi

duyurukullanıcısı
oynadığımız oyun veya sevdiğimiz türü yazıp mesajla birbirimizi ekleyelim mi? yaş grubu olarak 30+ chill işten sonra 2 saat kafa dağıtmalık bir grup olsun dedimarc raidersbeyond all reasonaoe2dehelldivers2peak gibi indie oyunlarbu ara arc raiders ve beyondallreason giriyorum günde 1'er saat. akşam 8
oynadığımız oyun veya sevdiğimiz türü yazıp mesajla birbirimizi ekleyelim mi? yaş grubu olarak 30+ chill işten sonra 2 saat kafa dağıtmalık bir grup olsun dedim

arc raiders
beyond all reason
aoe2de
helldivers2
peak gibi indie oyunlar

bu ara arc raiders ve beyondallreason giriyorum günde 1'er saat. akşam 8-11 arası genellikle oyun mesaim. sea of thieves'te kara kuşak sahibiyim.

mevzu büyürse discord'da açarız şimdilik chill
0
duyurukullanıcısı
(08.03.26)
Conquerer‘s Blade
0
Purple life
(08.03.26)
boardgame arena (terra mystica, carnegie, ark nova, agricola, terraforming mars, azul…)
+1
eileengray
(08.03.26)
minecraft.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
aoe2de
0
compumaster
(08.03.26)
boardgame arena şahane bir şeymiş şu an öğrenmiş bulundum. catan oynamak isteyen varsa bekliyorum
+1
cay koy geliyorum
(08.03.26)
multilerde her seyi oynuyorum. (lol haric. 15 sene oynadim bir daha oynamamaya ant ictim)

board game de minimal oynadim ama ogrenmek istiyorum arkadasim yok.
0
aguen
(08.03.26)
yakın zamanda borderlands 3 ve risk of rain 2 için birilerini aradımdı ama buladımdı. Şu an mewgenics oynuyorum, o da birlikte oynanmıyor sanırım.
0
loch ness
(09.03.26)
(4)

Paris'te kalacak yer önerisi

aguen
Merhaba duyuru. 2 kişi paris'e gideceğiz. Nisan ortasında5 gün. (Karımın pasaportunu çaldım ona sürpriz doğumgünü hediyesi için ayarlamalar yapıyorum)Hangi mahallelere bakmalıyız? Günlük 12k'yı geçmek istemiyorum ama değerse geçebilirim.https://www.booking.com/hotel/fr/guestready-one-glorious-stay-i
Merhaba duyuru. 2 kişi paris'e gideceğiz. Nisan ortasında5 gün.
(Karımın pasaportunu çaldım ona sürpriz doğumgünü hediyesi için ayarlamalar yapıyorum)

Hangi mahallelere bakmalıyız? Günlük 12k'yı geçmek istemiyorum ama değerse geçebilirim.

www.booking.com

bu tarz bohem yerleri beğeniyorum aslında. gittiğiniz veya gördüğünüz güzel önerileriniz varsa paylaşmanız beni çok mutlu eder.
+2
aguen
(06.03.26)
Metro.
Ben sadece bir kere gittim, daha tecrübeli arkadaşların söylediklerini dikkate al ama metro hattına 3 dakikadan daha uzun yürüyüş gerektiren bir yer çok güzelse bile onu tercih etme.
En güzel yer metroya en yakın yer Paris’te.

Balkonu olsa ve balkonda güzel bir şarap içebilseniz güzel olur ama bu bile en fazla 60 saniye eklemeli metro uzaklığına, daha fazla değil.
+1
michael_knight
(06.03.26)
yalnız ingiltere gibi değil bura çok saçma bir sistem var. randevu yok diyor :(

ingilterede fark ödeyip sabaha alabiliyordum.
0
🌸aguen
(06.03.26)
PiaPia Otele gittim ben gayet memnundum ama beklentiye göre değişir. Konumu iyiydi, tramvay metro vs yakın. Odalar küçük biraz işimizi gördü zaten genelde uyumaya geldik otele. Sabah kahvaltısı vardı. Genel olarak memnunum.

www.booking.com
0
infernalcadre
(06.03.26)
hotel les deux girafes 🦒🦒
çok memnun kaldık, lokasyon olarak da.
+1
eileengray
(06.03.26)
(3)

Claude mi Cursor mu?

skr1292
Hangisi uygulama geliştirmede daha iyi ?
Hangisi uygulama geliştirmede daha iyi ?
0
skr1292
(06.03.26)
cursor üzerinde claude kullanabiliyorsun, ben bunu tercih ediyorum, canavar gibi iyi.
0
owaki
(06.03.26)
Claude Opus 4.6 rakipsiz.

Ama ben onu Antigravity üstünden kullanıyorum çok daha ucuz.
0
aguen
(06.03.26)
cursor ve claude iki farklı şey.
cursor bir ide, ama içinde ai agent'ları entegre.
default model yanında claude, gemine, chatgpt ya da başka modelleri verebiliyorsunuz.

claude code çok iyi. neredeyse ilk çıktığından beri kullanıyorum. terminal üzerinden kullanıyorsunuz. istediğiniz ide'yi kullanın terminalde de claude code'u çalıştırırsınız.
teknik olarak cursor'daki deneyimizden çok farkı olmaz.

claude sonnet 4.6 çıktı, opus 4.6'dan daha ucuz ve benzer performans veriyor. sonnet 4.6 çıkana dek opus kullanıyordum.
+1
biseysorcaktim
(06.03.26)
(3)

VFS Kapıda Vize alan var mı (Fransa)

aguen
merhaba duyuru,vfs sitesinde böyle bir seçenek gördüm de. ekstra ücret istiyor ama sanırım başvuru bulmak daha kolay olur diye düşünüyorum?https://www.vfsglobal.com/visa-at-your-doorstep/Kullanan var mı?Ek olarak şimdi normal vize başvurusu yapsam nisan ortası seyahate yetişir mi sizce?Masraf vs. ön
merhaba duyuru,

vfs sitesinde böyle bir seçenek gördüm de. ekstra ücret istiyor ama sanırım başvuru bulmak daha kolay olur diye düşünüyorum?

www.vfsglobal.com

Kullanan var mı?

Ek olarak şimdi normal vize başvurusu yapsam nisan ortası seyahate yetişir mi sizce?

Masraf vs. önemli değil, başvurudan da kesin onay çıkar eminim sadece yetişsin istiyorum.
0
aguen
(04.03.26)
2025 yılı fransa için 28 nisanda belgeleri teslim etmişiz, 13 mayısta pasaportlar kargoya verilmiş.
0
elorelia
(04.03.26)
Abi olmuyor bu. Ben de denedim annem için ;önce sen kendine randevu buluyorsun sonra evden isteyebiliyorsun.
Kısacası randevu bulamıyorum ekstra para odeyeyim olmuyor.
+1
logisticsmanager
(04.03.26)
@logisticsmanager aynen dediğiniz gibi saçmasapan işmiş arayıp da sordum
0
🌸aguen
(04.03.26)
(7)

Humanizme giriş 101

üğpoıuy
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
+5
üğpoıuy
(04.03.26)
Binyamin Netanyahu. 21. yüzyıl Hitler'i.
+6
gabe h coud
(04.03.26)
Kimsenin ölmesine üzülmem, anam babam dahil.
Ama kimsenin de acı çekerek ölmesine içim el vermez.
+1
gobekliraki
(04.03.26)
Güzel soru.
Trafikte kaynak yapanları rendeye sürtme hissi gelse de kimsenin acı çekerek/işkenceyle ölmesine sevinebilecegimi sanmıyorum
0
kisa
(04.03.26)
insanlığın %75'i falan diyebilirim.

- çok basit trafik kurallarına uymayanlar mesela ( sinyal vermeyenler, kaynak yapanlar)
- yere balgam atanlar
- herhangi bir kuyrukta kaynak yapmaya çalışanlar
- sigara içmenin yasak olduğu yerlerde sigara içenler
- metroda inenleri beklemeden binenler

yani ilk aklıma gelenler bunlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
Death note'um olsa sayfalar yetmez o derece (:
+1
anon1m
(04.03.26)
5-10 bilinen kişi dışındakilerin acı çekerek ölmesini görmek beni rahatsız eder ya. doğrudan acısız ölüp yok olsunlar gitsinler okayim. ölmesine sevineceğim çok fazla sayıda insan var ama kıvranmalarına gerek yok.
+1
aguen
(04.03.26)
İnsan kalmaz hayatımda
-1
Hallegadola
(04.03.26)
(7)

chatgpt vs claude

fakyoras
selam,su son siyasi olaylardan dolayi chatgpt'yi biraksam mi diyorum. premium'umu iptal ettim. claude'a baktim o da sanki iyi calisiyor gibi. is icin kullaniyorum hep. arada kisiler seyler icin de bisiler soruyorum tabi. claude'a birkac market arastirmasi sorusu sordum, onlarda cok basarili olmadi (
selam,

su son siyasi olaylardan dolayi chatgpt'yi biraksam mi diyorum. premium'umu iptal ettim. claude'a baktim o da sanki iyi calisiyor gibi. is icin kullaniyorum hep. arada kisiler seyler icin de bisiler soruyorum tabi. claude'a birkac market arastirmasi sorusu sordum, onlarda cok basarili olmadi (belki premium olmadigi icindir, chatgpt'teki subscription'im devam ediyor ve o daha iyi cikti verdi)

bu ikisini kullananlar hangisini onerir? internette herkes sanki sirketler para oduyormus gibi militan olmus :) bir ayligina deneyip memnun olmazsam chatgpt'ye de donebilirim tabi.

simdiden tesekkurler!
0
fakyoras
(03.03.26)
claude opus 4.6'nın zekası hepsini döver. belki gemini 3.1 pro yaklaşabilir. açıkçası artık gündelik işlerde temel kodlamada falan yetersiz kalacak bir model yok. ama geçen gün claudea bir iş yaptırdım kodu yazdı test etti yok olmadı dedi bir daha yazdı 127 tane test yaptı hepsi pass olunca tamam al kullan dedi. bezen o kadar derin mantıksal bağlamlar kuruyor ki şaşırıyorum.
0
orpheus
(03.03.26)
Claude sözel konularda daha rasyonel ve net, sayısal konularda özellikle kodlamada gpt ve gemini’nin fersah üzerinde
0
avatar is back
(03.03.26)
gonlume su serptiniz :) 16sinda chatgpt bitiyor, biter bitmez yapayim claude permium.
0
🌸fakyoras
(03.03.26)
Daha iyi fakat çok yavaş. En azından uydurmuyor tabi çok kompleks bir işlem yaptırmadım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.03.26)
(bkz: qwen)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.03.26)
Claude net daha iyi tabii ki tartışılmaz da, limitleri çok düşük. $20'lik versiyonu hemen bitiyor, insanlar $200 falan veriyor.

Ek olarak, evet chatgpt pislik; ama geri adım attılar. Tüm bu olaylar "domestic surveilance" için geçerli. Yani ikisini de bizleri izlemek için kullanıyorlar, claude sadece amerikan vatandaşlarının izlenmesine karşı.

Ben her türlü gemini kullanıyorum zaten hem ucuz hem daha iyi chatgpt'den (kod yazıyorsanız claude modeli de var içinde)
0
aguen
(04.03.26)
benzer şekilde ChatGPT'den Claude'a geçtim OpenAI'ın ABD savaş bakanlığına entegre edilmesi sonrasında. Gayet iyi sonuçlar aldım ve şimdilik ChatGPT'ye göre daha memnunum.
0
but that was just a dream
(04.03.26)
(12)

Şu an ülkenin başında kılıçdaroğlu olsaydı ne olurdu?

messina123
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
-20
messina123
(01.03.26)
Saydigin üç isimdende umudum yok. Bize bambaşka ve gerçekçi bir şey lazım. Genç, kararlı, ikna edici olmalı. Ekonomist kökenli olursa iyi olur çünkü işimiz var
-3
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
togg ve silah fabrikaları kapatılır, nükleer santraller ve denizaltılar askıya alınır, doğum kontrolü teşvik edilir, köpek mamalarına sübvansiyon uygulanır, konser ve heykel yapımına, veteriner kliniklerine öncelik verilirdi. camiler kapatılır, pkk'lılara kadro açılır, ilk öğretim, orta öğretim, lise ve yüksek öğretimde başörtüsü ve sakal yasağı uygulanırdı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
kk dönemide şimdide chpnin üst yönetimi amerikancı dolu. natocu namık tan, tr705..
şuan ki politikalardan farklı olmazdı. onlarda biden yönetimi olsa daha iyi çalışırlardı. trump geldiğinde bunlara da bir mektup yazar hizaya getirirdi. hatta şuan doğrudan incirlik kullanımına bile izin vermişlerdi.
yani öyle trump karşısında dik duracak bir yönetim beklenmezdi.
belkide erdoğanın tek başarılı olduğu konu abd ile rusya arasında bir köprü olabilmesi. gerek ukrayna konusunda gerekse suriye konusunda. yani dibine kadar amerikanın yanındayız ama sizide anlıyoruz oyununu iyi oynuyorlar.
+1
my fault
(01.03.26)
türkiye'nin "demokratik siyaset tarihi" abd ve israil'le oluşturulmuş aşk üçgeninden ibarettir. bu ülkeyi gerçek anlamda bağımsız kılabilecek birisi çıkarsa da merak etmeyin en başta vatandaş kendisi huylanıp alaşağı eder. amerikan demokrasisi ülkeleri topla tüfekle işgal etmekten çok daha ucuz bir yöntemdir, bu coğrafyada onların istemediği lider uzun süre barınamaz. barınacak olursa farklı şekillerde barış ve demokrasi getiriliyor zaten görüldüğü üzere.
+1
der meister
(01.03.26)
hadi oradan troll. su an nefret etsem de kk'dan, asla ve asla tayyip kadar olamaz. ulke her turlu iyiye gitmis olurdu.
0
aguen
(01.03.26)
Enflasyonu düşürmek için kamu tasarrufu başlar, maliye politikaları devreye sokulurdu.
Kamuya personel alımında mülakaat kaldırılırdı.
Çakarlı araba sayısında dramatik bir düşüş yaşanırdı.

diye düşünüyorum.

Not: Kendisini de, şu an Silivri'de olanı da sevmem.
0
Mirket
(02.03.26)
bu devirde artık hiçbir ülke kalkınamaz.
başa gelen birinin yüzlerce milyon doları olması lazım.
kimse o noktaya temiz ve tavizsiz gelemez.
o yüzden cebinizi doldurup (çalın demiyorum) 60-70 yıllık hayatınızın tadını çıkarın.
kemo, ekmelo, muhar, ekro .. hepsi bu ülkenin başına bela adamlar.
+1
plastic_angel
(02.03.26)
0
freedonia
(02.03.26)
Yukarıdaki karısıyı uyuyan vatandaşın troll mü yoksa orijinal süper zeka ürünü mü olduğunu çözecek kadar duyuruda takılmadım, ona göre engelleyeceğim.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
cevabını aşağıdaki videoda görebilirsin.

x.com


Ülkemizdeki bir takım muhalif cenah bunu ya göremedi ya da görmemek için çaba sarfederek kafasını kuma gömdü. ama gerçekler yok sayılsa da var olmaya devam eder. Ve kafasını kuma gören ancak kendini kandırabilir.

Hafazanallah.
+1
ezkaza
(02.03.26)
kamuda mülakat kaldırılır diyen kişinin kafasını yaşamak istiyorum.

çankaya veya izmir belediyesine bakabilirsiniz nasıl bir yönetim olacağını oradan kestirebilirsiniz.
+3
Hallegadola
(02.03.26)
+1
Hallegadola
(02.03.26)
(7)

Nakliyatçılara Bahşiş

bradshaw
Veriyor musunuz?Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
Veriyor musunuz?

Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
0
bradshaw
(24.02.26)
ben bi kere suriyelilere vermiştim, belliydi adamı 3 kuruşa çalıştırdığı birer sigara parası atmıştım.
0
kveldulv
(24.02.26)
Yemek soyledigimiz icin vermedik firma sahibi bizi boyle yonlendirmisti
0
eja
(24.02.26)
veriyorum. uzun zamandır taşınmadım ama kaç kişi geldiğine göre değişir. min 200'er, az kişiyse ve memnun kaldıysam 300/400'er veririm.

bir kere de bulaşık makinemi düşüp kırdıkları için vermemiştim. taşıyan çocuk da türkmendi, çok da suçu yoktu ve çok üzüldü. evde eski bir gitar vardı, baktım taşırken onunla ilgileniyor. gitarı ona hediye ettim. bulaşık makinesi de çok yeni değildi zaten değiştirecektim. onu da onlara verdim hurdacıya satsınlar diye.
+1
awlmi
(24.02.26)
neden vereyim? zaten taşınmak için para veriyorum. yapılması için para verdiğim bir iş için neden extra para vereyim? ama emekçi karşılığını almıyor gibi bahaneler benimle alakalı değil. hangi birimiz hak ettiğinin karşılığını alıyor bu ülke sınırları içinde.
+3
scudman1
(24.02.26)
Hep verdim. Yazık, günah.
0
gabe h coud
(24.02.26)
Isini ekstra ozenli yapana veriyorum. Standart yapana vermiyorum.
0
aguen
(24.02.26)
Market ve lokanta kuryeleri dışında bahşiş veriyorum. Zaten komisyon alınıyor müşteriden online siparişlerde.
Nakliyeci, arabanın camını silen pompacı, kazıkçı olmayan kuaför... Bunlara veririm.

Ramazan davulcusuna da asla bahşiş vermem. Ama şunu görüp yarıldığım için bu sene bir istisna yapabilirim.
hizliresim.com
0
auroraaurora
(25.02.26)
(8)

hakaret davası açmak istiyorum

aguen
merhaba duyuru,twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da v
merhaba duyuru,

twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.

öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da var. yapmam gereken adımlar nelerdir?

adımı bilmesi çok önemli değil. maksat ceza çekmesini istiyorum. kin tutan biriyimdir de uğraşırım yani. twitter ip adreslerini paylaşıyor mu? hayatımda hiç dava açmadım dava yemedim kuralcı biriyimdir.
-1
aguen
(24.02.26)
Ekran görüntüsünü al, savcılığa git.
+1
Kahvedesu
(24.02.26)
ya avukat tutacaksanız yada savcılığa gidip dilekçe verecekseniz. naçizhane tavsiyem. taharet deliği twitter'ı kapatın. parti trollerinin, çomarların, şeriatçıların, ruh hastalarının cirit attığı bir oluşum. böyle takılmaya devam ederseniz sürekli mahkemelerde geçer ömrünüz.
+5
buenosdias
(24.02.26)
ekran görüntüsü dışında direkt web arşivini de aldım doğruluğu reddedilemez kanıt olarak. teşekkürler.

ek olarak niye down yedim ya
0
🌸aguen
(24.02.26)
@buenosdias gerçekten haklısınız. açtığımda ilk günlerde pozitif, yeni bilgiler olan bir yerdi. 1 haftada futbol ve siyasete döndü ki özellikle ilgilenmiyorum dememe rağmen. futbol izlemem bile.
0
🌸aguen
(24.02.26)
mobil imzan varsa veya operatörün destekliyorsa mobil imza oluşturursan uyap üzerinden online olarak da dava açabilirsin.

"ömrün mahkemelerde" geçmez yani oturduğun yerden tertemiz para kazanırsın. mobil imza önemli. :)
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Şikayetçi olun onlar zaten kimliğini tespit ediyor. Sonra da uzlaştırmacıya yalvarmasını izleyin. Bu tipler genelde korkak olup sanalda aslan kesilirler, kimsenin şikayet etmeyeceğini düşünüp saydırıyorlar, sonrası ben değildim çocuğum yazmış vs full inkar.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
Barbaros Şansal, X'teki hakaretlerden adamakıllı tazminat alıyor.
+1
santimantal
(24.02.26)
Kişi paylaşımı, yorumu silebilir.
Bunun önüne geçmek için etespit yapıp noter evrakını alın. Ekran görüntüsü alman bir şey ifade etmez silerse eğer. Fakat E-tespitte kurtuluşu olmaz.
+1
tahirkemalbozoglu
(24.02.26)
(12)

İlişkide Kişisel Zaman Yaratma Durumu

lapetitemort
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.

Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama da gerek yok. Evde çay koyup oyun oynamak istiyorum en basitinden. Sorun şu ki, onun yanında sıkılsam da, bu kişisel zamanı yaratmanın hemen ardından, 2-3 saat sonra bu kararımdan pişman oluyorum. Keşke yanında olsam diyorum. O da aynı şekilde hissediyor ve yine geceyi birlikte geçiriyoruz. Çünkü aksi durumlarda sanki aramızda bir huzursuzluk, ayrılık varmış gibi hissettiriyor.

Öte yandan sürekli onunla olmak, zamanı dolu geçirme ve sürekli bir etkinlik yapma baskısı oluşturuyor.

Nasıl çözeceğiz bunu?
+1
lapetitemort
(23.02.26)
Benim arkadasimda var bu. Psikoterapi sonucunda anksiyete oldugunu düsünmüsler.

Sebebini anlamak, üzerine gitmek bence sorunu cözmeye yardimci olabilir. Onun disinda sana sunu yap demek yine ayni şekilde hissetmene sebep olabilir.

Bizdeki denge haftasonu 2 günden biri birlikte gecirilen digeri tek gecirilen gün.

Ortak arkadaslarla bir sey yapsak da cift olarak yapsak da birlikte gecirilen gün oluyor. Diger gün serbest zaman. Istiyorsan tüm gün oyun oyna istiyorsan Arkadaslarinla ailenle bulus ya da tüm gün uyu.

Rutine bindirip cmtsi birlikte olan gün pazar bos gün diye ayirman sizi rahatlatabilir. Ayni sekilde haftaici aksamlari da bölebilirsiniz.

Tek olarak zaman gecirmek hem insanin kendi kisisel gelisimi hem de iliskiyi dinamik tutmak acisindan önemli bence. Baskasindan duydugunu, kendi izlediğin bir seyi vs de anlatabiliyor olman lazim karsindakine. Yoksa hiç konuşmadan sadece rutin isleri yapan bir cift olabiliyor insan.

Bu benim görüsüm. Dis fircalama dahil her seyi ayni anda yapip ayni anda yataga giren ciftler var. Bana bayginlik gelir.
+1
Purple life
(23.02.26)
biz bunu özellikle şu gün şu saat kişisel zaman olacak diye bölmedik. ben sıkıldığımda kişisel zamanımdayım diyip iletişimi kesiyorum ghfgf eğer ben kişisel zamanımdayken gelip bir şeyler anlatmaya başlarsa ben şu an kişisel zamanımdayım diyorum o da geri gidiyo sghfhg
+1
Sadece soruyorum
(23.02.26)
Sadece soruyorum +1

me time diyoruz. biraz kisisel zaman diyoruz dagiliyoruz. ortak alanlar disinda calisma odam oldugu icin, esime ait spesifik alan olmadigi icin hissedersem ara sira soruyorum me time'a ihtiyacin var mi diye. evet derse calisma odama cekilip oyun oynuyorum.
+1
aguen
(23.02.26)
7 senelik evliyiz eşimle. çok iç içeyiz zaten biz sürekli dip dibeyiz. ama mesela ben haftada birkaç kez ben oyun oynayayım diyorum oyun oynuyorum tek başıma ya da arkadaşlarımla. sonra bazen o da geliyor (çalışma odası tarzı odamız var) o da kendi halinde takılıyor benle muhatap olmadan (internet kafe gibi oluyor :D)
ben çok kitap okurum hadi ben kitap okuyacağım deyince o da yapacak bir şey buluyor ya video açar ya kulaklığıyla tvye bağlanır tv izler ya da o da kitap okur.

ya da arkadaşlarımızla vakit geçireceksek söyleriz ve geçiririz. ama kendi kendimize vakit geçirirken kimse diğerini bölmeye çalışmıyor bazen çenesi düşüyor nadiren "suscan mı" diyorum, susuyor :D
0
matilda
(23.02.26)
yeni evli misiniz?
bir iki seneye oturur bence. ilk zamanlar hep birlikte bir şeyler yapma hevesi oluyor da sonradan herkes kendi alanını buluyor.
tabi kişisel alanı da abartmamak lazım. bir iki saat yeter. daha fazlasına ihtiyacın varsa evlilik zedelenir kişisel kanaatim.
0
kaptan maydanoz
(23.02.26)
birlikte yaşayıp, bütün gün yatıp keyif yapabilen çiftler var, aktivite baskısı yaşadıklarını da sanmıyorum. çok zor bir şey olmasa gerek. ben evliyken rahat rahat takılır , evin içinde isteyen istediğini yapar, isteyen arkadaşlarıyla sözleşir buluşurdu. ama iyi bir fikir değilmiş bugün net olarak anlıyorum. gezilecekse beraber, pineklenecekse beraber takılmak daha sağlıklı geliyor artık.
0
loch ness
(23.02.26)
Konudan bağımsız. Me time nedir ya haha Türkçesi yok mu bunun?
-1
Kahvedesu
(23.02.26)
Benim hanım akşamları yemekten sonra gidiyor oyun oynuyor, ben de genelde film falan izliyorum.
Aksam yemeğinde beraberiz, bir şeyler izliyoruz. Haftasonu da beraber vakit geçiriyoruz ama oldukça serbestiz kendi zamanimizda. Zaten sürekli aynı evdeyiz yani ve bir dakika bile birbirimizden sıkıldığımız olmuyor çünkü herkes istediğini yapıyor (oyun oynamak, spor yapmak, bir şeyler özlemek vs).

Bence bu konuyu salıp biraz canınızın istediğini yaparsanız ve beraber olsanız da kendi zamanınız olursa daha iyi olur.
0
logisticsmanager
(23.02.26)
7 yıllık evli 3 yaş çocuğumuz var, genelde haftada iki gün ben kaçıyorum arkadaşlarla, iki günde hanım. Özel bir anlaşmamız yok ama kabaca böyle, hatta çok evde kalınca karşı taraf diğerini çıkması için motive eder bu konuda ben baya şanslı olduğumu düşünüyorum. Genelde spor günleri sonrasıni uzatıyoruz.
0
mirty
(23.02.26)
ozel bisey yapmak isteyen onu yapmaya karar verip digerine soyluyor iste ben 2-3 saat bununla ugrasicam diye, digeri de basinin caresine bakiyor o arada. kendi arkadaslariyla gorusmek de bu kategoride.

genelde bu ozel seyler gunde 2-3 saati gecmiyor, onun disinda cogunlukla birlikte takiliyoruz (market alis verisi, yemek hazirlamasi, evi temizlemesi, camasiri, gezmesi vs) bizde gerginlige sebep olan sey birinin "ben 2 saat suna bakicam" diyip 5 saat sonra gelmesi oluyordu :D zaman yonetimi onemli, 5 saatse en bastan 5 saat demek lazim.
0
taurina
(24.02.26)
biz ikimiz de beraber evden calisiyoruz dolayısı ile 7 / 24 beraberiz. haftada bir gun solo day yapiyoruz, ikimiz de ayri ayri bir yerlere gidiyoruz.
0
oscar
(24.02.26)
3,5 yıllık evlilik, 4,5 yıllık birliktelik;

biz tanıştığımız andan beri aynı evde yaşıyoruz. çoğu şeyi birlikte yapıyoruz. bu da aşırı didişmelere sebep oluyordu.

zamanla mesela yemek yeniliyor, çay kahve içiliyor, dizi film izleniyor normalde diyelim,

artık yemek faslından veya çay faslıyla birlikte birisi başka bir işe yöneldiyse diğeri de başka sevdiği bişeyi buluyor. kimse kimseyi sıkıştırmıyor.

ben bilgisayara geçiyorum diyorum mesela akşam 9 gibi, kalan işlerimi yapıyorum, video editliyorum, internette takılıyorum, oyunumu oynuyorum. eşim bişeyler getiriyor. ben ona kahve yapıp götürüyorum vs... sadece napıyosun kaç saat sıkılmıyor musun diye beni darlıyor bilgisayarı kurcalıyor sdfjsg ama azalttı baya neyse ki kaç yıl oldu güven artık be kadın :3

neyse zaten bir iki gün böyle takıl diğer gün hadi kalk yürüş yapalım diyosun, sarılıp bişey izlemek istiyorsun. erkenden yatıp uyumak istiyorsun. özlüyorsun yani. özlemeye de zaman açmak lazım.

ben başka bişey ile uğraşırken eşim dizisini izliyor, kitap okuyor, resim yapıyor falan... kimse kimseyi bişeye zorlamıyor. herkesin kendi alanları var. bunun için ek bir çaba sarf etmedik, kendiliğinden oldu.

aslında ilişkinin başında da böyleydi, birisi kendi sevdiği şeylerle uğraşsa, hop kardeşim nereye gidiyorsun demedi kimse ama... yine de ilk tanışıklıktan mı bilmiyorum hep dip dibeydik. bu da didişmeleri artırıyordu.

şuan baya azaldı eşimin aylık döngülerine denk gelmezsem bir şey olmuyor sdjfsdgj
+1
ananiyimioguz
(24.02.26)
(4)

aramızda YDS çalışan var mı

beyinter
selamlar,aramızda yds çalışan var mı, şöyle yds üzerine bir web sitesi tasarladım. incelemek isteyenlerin görüşlerini dinlemek isterim.https://yds.today/ayrıca etrafınızda yds whatsapp grupları vs varsa onu da benimle paylaşabilir misiniz?
selamlar,
aramızda yds çalışan var mı,
şöyle yds üzerine bir web sitesi tasarladım.
incelemek isteyenlerin görüşlerini dinlemek isterim.

yds.today

ayrıca etrafınızda yds whatsapp grupları vs varsa onu da benimle paylaşabilir misiniz?
📊 site nasıl olmuş

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

+1
beyinter
(22.02.26)
aciklama yapmasi da supermis.
0
compumaster
(22.02.26)
yds çalışmıyorum ama önceden o sınava hazırlanmıştım.
siteyi beğendim.

sorulardaki kelimeye basınca (ya da uzun basınca) pop-over şeklinde bir tanım ve örnek cümleler gösterilebilir. eminim hazır sözlük api'leri vardır ücretsiz. ayrıca o kelimeyi listeye ekle, soruyu kaydet gibi ek fonksiyonlar daha kullanışlı olabilir.
0
biseysorcaktim
(22.02.26)
fikir çok güzel ama çektiğiniz database’de bazı sorular hatalı, siz de fark ettiniz mi? mesela plural form olmamalı:
ibb.co

birkaç soru daha var.
0
eileengray
(23.02.26)
girdim ilk denedigim soru hataliydi.

i.imgur.com
0
aguen
(23.02.26)
(11)

Parasını verip yapmak istediğiniz abuk sabuk şeyler

sekizdokuzon
Mekan kapamak bence bana aşırı hitap eden bir yvsklik olurdu. Canım sinemada film izlemek istedi diyelim, çok da yoğun olmayan bir seansta ufak bir salonu kapamak isterim. Yeterince param olursa kesinlikle yapacağım bir şey, kendimi mutlaka birisi gibi hissederim.Sizin böyle "Çok zengin olursam şu s
Mekan kapamak bence bana aşırı hitap eden bir yvsklik olurdu. Canım sinemada film izlemek istedi diyelim, çok da yoğun olmayan bir seansta ufak bir salonu kapamak isterim. Yeterince param olursa kesinlikle yapacağım bir şey, kendimi mutlaka birisi gibi hissederim.

Sizin böyle "Çok zengin olursam şu simarikligi kesin yaparım" dediğiniz ya da halihazırda yaptığınız (aramızda zenginler var) aşırılıklar var mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(20.02.26)
Kendi tren yolum olsun isterdim.
+2
kisa
(20.02.26)
Şu hair asmr videolarındaki gibi saatlerce saçımla oynanmasını istiyorum, aklıma direkt bu geldi fikri bile mayıştırdı :)
+2
ekimoloji
(20.02.26)
Müzayedeye koşarım antika ve sanat eserleri satın alırım hemen, en büyük hayalim bu.
+1
mutekebbir
(20.02.26)
Baştan aşağı simsiyah giyinip kafama da bir vualet takıp müzayedeye gitmek +1
Çok yüksek bir teklif verip sanat eserini alıp gitmek

Beli korseli, eteği kat kat, viktoryen vibes veren bir elbise giyip, elime yelpazemi alıp, kapalı kabini olan şık bir at arabasıyla İstanbul'da tur atmak istiyorum.

Bir de bir dönerciye gidip dönerin tam ortasından yanlamasına ısırıp arkamı dönüp gitmek istiyorum. Abuk sabuk denildiği için aklıma bunlar geldi. Yoksa parası neyse verip gitmek istediğim yerler, denemek istediğim yemekler var. Ama onlar normal istekler
+7
kullanicadi
(20.02.26)
Her sene dünyayı gezmek için bir konsept seçerim, mesela 2026’da F1’in tüm yarışlarını izleme bahanesi ile her yarışa gideriz, hem sağı solu gezeriz, hem en güzel otellerinde kalırız, yarışlarda yeni insanlar ile tanışırız.

2027’de Boston Celtics kombinesi alırım, 1 sene Amerika’da yaşarız.

2028’i kış tatili ilan ederim, 6 ay Courchevel’de yaşarız.

2029’u müze ve kültür sanat yılı olur, sadece müze gezmek için dünya’yı gezeriz.

2030 hiking ve tracking yılı olur, ne kadar görülmesi gereken yol tepe bayır varsa gidip tırmanırız.

2031 yaz tatili olur, 3-4 ay lambok’ta, 3-4 ay Palma’da takılırız.

Yeterince zenginsem, sağa sola dünya barışı diye bağış yapıp Chris’i kafalarım 1 sene coldplay ile turnede gezerim.

Yine benzer olarak, müzik festivali yılı, film festivali yılı yaparım. Festivallerde farklı farklı insanlarla tanışırım, akşam çıkıp ağzımızı yaya yaya abc arthouse hakkında gıybet yaparız fln
+2
archmage mahmut
(20.02.26)
dünyadaki sevdiğim müzelere bağışı basar kendi adıma salon, wing açtırırdım. met’deki koç odası gibi. üstüne biraz daha bağış yapıp o halldaki sergilere de karar verirdim. kendi değerlerimi sergileyen minik propaganda salonum.

Bunun aynısını büyük okullara da yapardım, kürsü satın alıp istediğim kişileri x kürsüsü profesörü diye atardım. phd için öğrenci kotası da açardım, ben seçeceğim derdim. boardum seçerdi.
+3
eileengray
(20.02.26)
Kendime ait döner.
Makinede dönen döneri ısırmak.
+3
michael_knight
(21.02.26)
Parasutle ucaktan atlama = bunu 2 sene icinde yapmayi planliyorum.

Hareketli koltuklu yaris/ucus simulatoru = 10k dolar. Yanda cok bos param olursa yapilabilir. Motor falan alip kendim ucuza yapabilir miyim diye arastiriyorum.

Uzaya gitme = 10 saniye uzay sinirinda dursam bile okayim. En son 30k dolar idi, zamanla ucuzlamasini bekliyorum. Asil gercek yatirimlarim disinda bunun icin bi yatirim fonum var 45 yasinda falan yasiyor olursam param yetecek dlfkgldjfkg.

Issiz ada fantezisi = Ada kiralayan yerler var, ama gercekten cok pahalilar. Bir de sahil seridinden iceri gitmeyin yilanlar var demisler ondan yemedi. Yilansiz veya az yilanli bir ada bulursam 1 ay falan kalmak istiyorum.
0
aguen
(21.02.26)
bütün sevdiklerimi alıp güzel ve büyük bir yat ile dünya turuna çıkardım.
0
tabudeviren
(21.02.26)
Yavru fil almak istiyorum ben.
+3
antihero
(21.02.26)
Rallide yolcu koltuğunda oturmak isterdim.
0
mikro patlama
(22.02.26)
(33)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Mevcutta çocuğu olanlar artık bu işin geri dönüşü olmadığı için “ay çocuk muhteşem bir şey” türünden yanıt verecektir.
Durumun ele alındığı başlık da var, bu topraklarda çocuk yaptığıma pişmanım demek mangal gibi yürek ister.
(bkz: çocuk doğuran hiçbir kadının pişman olmaması)
Herkes neden pişman olsun? “Kimsenin” pişman olmadığını, müthiş bir şey olduğunu söylemesinden bahsediyorum.
Sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı gibi bir şey bu. Çocuk yapınca otomatik olarak artık müthiş bir şey olduğu, kesinlikle pişman olunmadığının söyleneceğine dair gizli bir anlaşma yapılıyor bilmiyor musun? (git: Swh)

Bu arada aramızda bazı tipler at binmeden önce at olmak gerekir fikrini benimsemiş belli ki. Bunlara en fazla “aynen” deyip geçmek gerek.

Bu kafayla İlişki terapistlerinin, çocuk gelişimcilerin, pediatristlerin 10 tane falan çocuğu olmalı; mesela erkek jinekologların da öncelikle vajinası olmalı ki ilgili konular hakkında yorum yapabilsinler. Cehalete bakın, bu bir dramdır.
:D
-8
dawsonscreek
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-7
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(3)

DHL eComerce MNG kargo ile aynı mı?

michael harddd
DHL eComerce şubesi bulamadım yakınlarda. MNG kargo ile aynı mı bu?
DHL eComerce şubesi bulamadım yakınlarda. MNG kargo ile aynı mı bu?
0
michael harddd
(15.02.26)
mngyi satin aldilar evet.
0
aguen
(15.02.26)
Reklam bile yapmışlar abi senin durum için;
youtu.be
0
logisticsmanager
(15.02.26)
Evet.
0
kizil karga
(15.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(11)

Sevgililer Gününü kutladınız mı?

darthvader
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
-2
darthvader
(14.02.26)
Kutlayanla henüz sevgili olmadım
-2
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Maalesef. Sevgilim olsa çok güzel kutlardım ama.
-6
arbre
(14.02.26)
Kutlamıyoruz hayatımda hiç kutlamadım, dayatılan günlerden hoşlanmıyorum.
0
ekimoloji
(14.02.26)
Kutlamak değil de çiçek alırım.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
Kutlamıyorum. Bi kere birisi bunu bahane ederek kavga çıkarmıştı, aklıma geldikçe gülerim :)

Yalnız bu yıl hafta sonuna denk geldiğinden olsa gerek, dağ taş eli çiçekli çift kaynıyordu; uzun süredir bu kadar yaygın biçimde kutlandığını görmemiştim.
0
lil siztah
(14.02.26)
Kutlamiyoruz. Max daha güzel yemek pisirme, haftasonuna geliyorsa yürüyüd falan olabilir.

Gecen sene konsere gittik ama tesadüf tamamen.
0
Purple life
(15.02.26)
Kutlamıyoruz hatta unutmuşuz sabah hatırladık.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
sevgilim varsa mutlaka hediyeler çiçekler alır, güzel bir yemek organize ederim. Sevgilim yoksa kendim gibi sapları bulur onlarla güzel bir yemek organize eder ,"neler yaşadık, neleri atlattık breh" gecesi düzenlerim.
0
loch ness
(15.02.26)
14 şubat gecesi sorarsanız alacağınız cevaplar yukarıdaki gibi olur. Güzel bir yemeğe gittik. Çokça eğlendik. Eşim fiyatını öğrenip ne gerek vardı dedi ama hiç umurumda değil. Seneye evde kutlarız diyor yine yemeğe çıkaracağım
0
aguen
(15.02.26)
29 yıllık hayatımda ikinci defa sevgililer günü kutladım. (ilkini hatırlamıyorum bile 9 yıl falan olmuştur) pahalı lüks mekan ve hediyelerle değil. dışarı çıktık, normal bir yerde yemek yedik, sohbet muhabbet, gülüşmeler ve fotoğraflar. gayet tatlıydı.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
ben en son sevgilimle ilk 14 şubat'ta öpüştüydüm. "böyle çok klişe gibi oldu" deyip ilişkimizin başlangıcını 15 şubat saymıştık biz. milleti söğüşlemek üzerine kurulu kapitalist icadı tekrarına düşmek istemiyorum ama benim için tamamen anlamsız bir gün. hayatın olağan akışında insan bazen savrulabiliyor, tek bi avantajı "aa benim sevgilim var bugün onunla güzel bi gün geçireyim" düşüncesini sağlamak olabilir, o da eğer kan emici işletmelere para verip domalmayacaksak kıymetli. seven adama her gün sevgililer günü, sevgimiz ya da aşkımız toplumsal normlara yahut para babalarının propagandalarına uyum sağlayacaksa affedersin sokayım öyle sevgiye.
0
der meister
(15.02.26)
(8)

domaini nereden alayım?

klassno
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyor
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyorum. bilemedim.

nereden alayım? yalnızca mail için -belki- kullanırım.
0
klassno
(14.02.26)
Ben olsam cloudflare den alirim.
Diger sitelerde urun satmak icin inanilmaz bir kampanya goz boyama vs. ilk sene ucuz aliyorsun. Sonraki seneye fahis fiyat. Cloudflare gercekten net bir sistem sunuyor. e-ticaret sitesi degil de gercek bir saglayici vibe i veriyor. Bir de tum dunya cloudflare kullaniyor artik. sadece domain degil. firewall/security tarafi cok populer. sektor standarti olmaya ilerliyor. zaten domain cok pahali da birsey degil. almisken kaliteli hizmet sunan yerden al.
+1
nuevo
(14.02.26)
Cloudflare+1

Ilk yilki cazip fiyatlara kanmayin, ertesi yil 20 usd+tax fiyat cikariyorlar
+1
brkylmz
(14.02.26)
godaddy bedavaya verse alınmaz. ilk sene uygun 2. sene normal fiyatların üstünde oluyor. metunic ve hostinger olabilir.
+1
scudman1
(14.02.26)
godaddy'den asla domain alma ilk yılın ucuzluğunu 2. yıl temin ediyorlar tamamen dolandırıcı bir firma
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
en ucuz yerden alin. 3-4 ay sonra cloudflare'e tasiyin. benim farkli farkli saglayicilarda domainlerim vardi hepsini tasidim.
+1
aguen
(14.02.26)
@sivri sinek, zaten pek talibi olacak bir şey değil, on sene filan önce almış ve portfolyo/blog olarak kullanıyordum. kart bilgilerini yenilemeyi unutmuşum, sonra başkası alıp aynı şey için kullandı. eticaret vs işim yok, dediğim gibi, belki mail için kullanırım o kadar. maksat elimde olsun, 2000lerin başından kalma alışkanlık. :)
0
🌸klassno
(14.02.26)
ben yıllarca isimtescil ile çalıkştım sonra da markahost ve güzelhosting başladım çalışmaya www.tatlisohbet.com.tr
-2
EymenEren
(14.02.26)
cloudflare -10. evet güvenilir, sürpriz ücretler çıkmaz ama başka bir nameserver kullanamazsın. benim uğrak adresim automattic, kendisi wordpressin sahibi olur. veya epik gibi firmalar saat gibi çalışır.
0
birdirbir
(15.02.26)
(17)

Taksit yaptırmayı seviyor musunuz?

yenibirgüzelnick
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor. Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an k
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor.

Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an kendimi kötü hissediyorum 6 ay boyunca ödemem gereken bir şey var.

6 ay boyunca benim maaşım değişmeyecek zaten o zaman ödediğim miktarla şimdiki aynı olacak. Manasız geliyor ya.
Geçen sene araba almıştım cebimde param olmasına rağmen eşimin ısrarıyla yine faizsiz kredi veriyorlar diye 12 aydır borç ödüyorum tam rahatladım demiştim yine başa döndüm :/
0
yenibirgüzelnick
(13.02.26)
sevmiyorum ama 3-5 bin üstü tutarları taksit yaptırabiliyorsam kesin yaptırırım. param olsa da yaptırırım. bu ortamda yaptırmamak salaklıktır.

ödediğin para aynı olmayacak. kalan parayı faize bile atsan kardasın.
+1
jelly bear
(13.02.26)
Peşin fiyatına taksit, mükemmel bir ödeme koşuludur.
(bkz: paranın zaman değeri)
“Bana vade farksız taksit yapın, dünyayı satın alayım”
Arşimet
swh
+3
dawsonscreek
(13.02.26)
Sevmek demeyelim de finansal matematik diyelim. Enflasyonun olduğu yerde peşin fiyatına taksitle alınabilen bir mal/hizmet aslında daha ucuza alınmış olur. Tabii peşin alımda indirim yapılıyorsa onu ayrıca hesap etmek lazım, taksitli mi ucuz peşin mi diye.
+1
orient blue
(13.02.26)
faizsiz her taksit yüksek enflasyon ortamında kazançtır. alacağım ürün / hizmet için elimde peşin para olmasına rağmen faizsiz taksit imkanı varsa hiç düşünmem taksit yapar parayı en kötü ppf'de tutar az çok demem getiri sağlarım.
0
scudman1
(13.02.26)
bende taksit sevmiyorum nakitim varsa alırım. olmayan parayla alışveriş yapmam.
+1
my fault
(13.02.26)
ise ilk basladigim zamanlar herkes sacma bulsa da yaptirmazdim. borcum olmasi hosuma giden bir sey degildi.

ailem de elestirirdi. tabii boyle sacma enflasyonlu bir ulkede yasayinca, su an her seye vade farksiz max taksidi basiyorum.

9 taksitle bir sey almak 20%-25% daha ucuza almaya denk geliyor aslinda turkiyede
0
aguen
(13.02.26)
Para piyasası fonlarının şu an ortalama aylık getirisi %3.
Bir ürün alırken yaptırdığın taksit kısmı sana ayda %3 kazandıracakken bu kazançtan vazgeçip peşin ödemek bana çok anlamsız gelmiştir her zaman.
Hele kredi kartı kullanmayanlara hiç akıl erdiremem.
0
Mirket
(13.02.26)
taksitle ada satsınlar alırım.
+2
datnet
(14.02.26)
Kredi kartı borcuna alışınca geçiyor. Bir ay 26 bin ödemektense ayda 4.5 görünmez oluyor ekstre içinde.
0
duguit
(14.02.26)
Taksitle satın almaya bayılırım. Hele de peşin fiyatına ise. En sevdiğim şey.
0
abelardo
(14.02.26)
Ben huzursuz olmam.
Severim de.
Ama alışkanlık yapınca kötü. İyi takip etmezsen kötü. Kredi kartına bakıyorsun uygulamadan, az borcun var gibi görünüyor oysaki ekstreye yansımayan üç dört katı borç var. Her ay ödemeler de artabilir.

Kısacası taksit iyidir (paranın zaman değeri ve enflasyon) ama alışkanlık ve rutin hale gelince ipin ucunu kaçırmaya müsait. 10 liraya aldığın şey zihninde 3 liralık yer kaplıyor. Durduk yere 7 liralık tanımsız borç çıkıyor sonra.
0
biseysorcaktim
(14.02.26)
normalde hiç sevmem ama vadeli-peşin farkı benim o paradan kazanacağım faizden az ise ne diye trink ödeme yapayım? diğer yandan farkında olmadan bütçeyi aşma riski var. taksitle alışveriş oh ne rahat moduna girmemek lazım.
0
lazpalle
(14.02.26)
sizinle birebir aynı duyguları paylaşıyorum ama vade farksız taksit varsa gönülsüz de olsa yaptırıyorum; çünkü duygularım ne kadar borçsuz olmak güzel dese de matematik enflasyonist ortam da vade farksız taksit bulunmaz nimet diyor. matematiğe gönlümden daha çok güveniyorum.
0
belkider
(14.02.26)
Faiz ödemiyorsan taksit mükemmel bir sey. Özellikle tr‘de hala taksit kötü yhaaa demiyor olman lazim artik.
0
Purple life
(14.02.26)
dün buzdolabı aldım 62000 den nakit verirsem dedim 51 e düştü..
nakit tahmininizden de değerli.
+1
jamswety
(14.02.26)
bayılıyorum. nakdin değerli olduğu görüşüne katılıyorum ama ben fakirim, taksit imkânı olmasa giyecek donum olmaz. 10-12 bin liralık alışveriş yapıp bunu üç aya yayabilmek benim için büyük lüks ve kolaylık mesela. benim "büyük harcama" ufkum da zaten bundan ibaret açıkçası, ötesini bilmem. hadi beni geç ben genç adamım, şükür elim ayağım tutuyor, Bİ ŞEKİLDE yürürüm, donum yoksa donsuz gezip ters bakana tükürürüm filan ama ay sonunu zor getiren iki çocuklu adam taksit imkânsız bayram alışverişi yapamaz örneğin... ya da ramazan için evine bir kilo pirincin yanına mercimek sokamaz. taksit çok yüksek maliyetli, uzun vadeli olmayan borçlar için süper bi şey. hele ki enflasyon ekonomisinde.

(bu söylediklerim tabii ki peşin fiyatına ya da kabul edilebilir taksit farkı için geçerli. 20 liralık şeyi 35'e taksitle alınca tadı kaçıyor elbette)
+1
der meister
(14.02.26)
faiz farkı yoksa üşenmem 1 lirayı bile taksitle öderim. nedenini bilmiyorum ama bölerek alınca ucuza gelmiş gibi hissediyorum.
0
kuzey li
(14.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(5)

unix yöneticiliği gerçek mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kimin hangi ihtiyacını karşıladıkları için istihdam ediliyorlar? bu insanlar gerçekten varlar ve aramızda yaşıyorlar mı?
kimin hangi ihtiyacını karşıladıkları için istihdam ediliyorlar? bu insanlar gerçekten varlar ve aramızda yaşıyorlar mı?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.02.26)
Haha tabii ki gercek degiller. Oyle sacma sey mi olur? Ilahi…
0
ghilleinthemist
(10.02.26)
lutfen bir tane duzgun soru ya. neyse 6 sene linux adminlik yaptim 330k brut.

gercek bir sorunuz varsa cevapliyim.
+4
aguen
(11.02.26)
ne iş yapıyorsun @aguen. sudo apt update -y && upgrade -y mi? tam olarak hangi yaraya merhem oluyor bu adminler?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
+5000 sunucunun sorun cikarmadan, standart bir sekilde calismasi icin mimariyi tasarladim; ben gelmeden dediginiz de dahil elle yapilan onlarca isin self-servis hatta bazen el degmeden tam otomatik calismasi icin ansible ile is akislarini ayarladim.

isletim sistemleri sorunsuz seyler degil. surekli sorunlar yasaniyor ve surekli mudahale etmek gerekiyor.

anlik odeme sistemlerinde calisiyordum diyebiliriz ve calistigim yerde 2024 yilinda downtime'imiz tum sene icin 13 saniye timeout oldu mesela.

1 ay once baska birime gectim linuxa bakmiyorum artik
+4
aguen
(11.02.26)
unix yoneticiligi elbette gercek bir roldur. sirketin teknoloji stacki ve olcegine gore ihtiyac duyulan bir pozisyondur. temelde sunucularin kurulumu, bakimi, guvenligi ve kesintisiz calismasindan sorumludurlar. devops ile kismen ortusse de birebir aynisi degildir. ozellikle buyuk ve kritik altyapiya sahip sirketlerde hala aktif olarak istihdam edilirler; telekom sirketleri, bankalar ve veri merkezlerinde sysops rolleri gibi.
+2
tahtakafa
(11.02.26)
(3)

Ankara 14 Subat restoran onerisi

aguen
Merhaba duyuru, gec kaldim biliyorum ama ankara'da olup olmayacagim belli degildi. Nereleri onerirsiniz? Nakia'yi aradim sadece 17-19 arasi bos iki kisi 25k dediler suratlarina kapadim. Alice falan da dolmus. Guzel chill romantik bir yemek nerede yiyebiliriz.edit: neyse tek tek arayip buldum. son da
Merhaba duyuru, gec kaldim biliyorum ama ankara'da olup olmayacagim belli degildi. Nereleri onerirsiniz? Nakia'yi aradim sadece 17-19 arasi bos iki kisi 25k dediler suratlarina kapadim. Alice falan da dolmus. Guzel chill romantik bir yemek nerede yiyebiliriz.

edit: neyse tek tek arayip buldum. son dakikaci diger bireylere faydasi olsun diye, populer yerlerin hepsi dolu. fige yikilmis direkt??? imza restorani olan otellerde yer var ama
+1
aguen
(09.02.26)
Yav Allah aşkına, yiyeceğiniz balıksa 1000 lira verilecek porsiyona 10 bin lira isteyen yerde yemek yemek romantizm midir kıza değer vermek midir gerçekten? O kızlara bi sorar mısınız bu fahiş fiyatlar canlarını yakmıyor mu gerçekten? Yakmıyorsa çok ciddi söylüyorum ayrılın arkadaş böyle sevgi mi olur sevgili mi olunur ya. Her vücut sıvınız para ediyor da para içinde yüzüyorsanız tamam, bişey demiyorum ama şu yaşadığımız şartlarda kıçıkırık bi günde yenecek 1 öğün yemek için bu kadar masraf bekleyen partner gerçekten zalimdir narsisttir rezildir yani. Öffff sinirlendim.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
Kocam beni bu sene de düveroğluna götürecek..
+1
Hallegadola
(09.02.26)
sakin ol champ. bazen boyle seyler de lazim. 25k diyip dumduz dolandiricilik yapanlara telefonu kapadim zaten ama normal bi romantik yemek 4k iken bugun 10k vermek cok sikinti degil.

kimse de beklemiyor ayrica benim icimden geldi bu nasil bir kadin dusmanligi?
+2
🌸aguen
(10.02.26)
(16)

Bitkimi şımartmak için premium saksı sorusu

aguen
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım
Merhaba duyuru. Güleceksiniz, biraz da komik olsun diye yazdım böyle ama ciddili soru.

5 yaşında bir bitkim var. Zamanında migros'ta kasanın orada indirimde görünce 3tl'ye almıştım mini bonsai. Adı da köksal. Köksal çok büyüdü hatta birkaç sene önce bir gün randomly "köksal nerede?!" dedim bi baktım bayağı büyümüş. Hemen saksısını değiştirdim tabii.

köksal yaşama çok güzel tutunuyor. çabalarım ederim bitkilerimi öldürmemeye çalışırım tabii ama çok badireler atlattı. bu yaşama tutunması beni zamanında bir kere depresyondan bile çıkardı diyebiliriz.

geçenlerde 2 hafta bir tatilden dönünce gitmeden hazırladığım sulama düzeneğinin bozulduğunu, köksal'ın yapraklarının düştüğünü görünce çok üzülmüştüm. hemen acil bakıma aldım ve dün bir baktım bir sürü yaprak açmış tekrardan.

10-15cm çapta eğlenceli olabilir, güzel olabilir saksı önerilerinizi bekliyorum. beymen'den bile baktım köksal en premium saksıyı hak ediyor.

buraya kadar geldiyseniz okuduğunuz için teşekkürler.
+11
aguen
(06.02.26)
Böyle bağ kurduğum bir bitki olsa ona seramik kursuna gidip kendim saksı yapmak isterdim.
Evin dekorunu renk dağılımını vs. bilmediğim için öneride bulunamadım, ikea'da, koçtaş'ta vs. ara ara güzel saksılar denk gelebiliyor biraz gezilebilir.
+2
mutekebbir
(06.02.26)
Köksal böyle birşeyden hoşlanır mı acaba: www.fidanburada.com

ya da bundan: www.pasabahcemagazalari.com

www.pasabahcemagazalari.com

wohha.com
+1
tiredofwaiting
(06.02.26)
Köksal için şurada birtakım premium bonsai saksıları var. Sanırım bir kısmı japonyadan ithal.

www.bonsaiseika.com

Bir de burası var;

www.bonsaimarketi.com
+1
akhenaten
(06.02.26)
Köksal bonsai ise, saksı büyütmek formunu bozacaktır. Mevsiminde de kök ve dal budaması yapmak gerekir ki formu bozulmasın da ağaçlaşmaya başlamasın. Ama sen budama konusundan hiç bahsetmemişsin. Bunca yılda sanırım ağaçlaşmaya başladı.

zaten de sen onu formu için değil de her şeyiyle seviyor ve mutlu olsun istiyorsun.

dekor olsun, göze hoş görünsün derdinde değil de sırf o mutlu olsun düşüncesindeysen, plastikten, seramikten uzak durup sırlı olmayan toprak saksı almalısın ki kökleri de hava alsın ve Ohh, Dünya varmış. desin.
+1
Mirket
(06.02.26)
peki köksal'ın 15 cm çapta saksının kendisine iyi geleceğinden haberi var mı? bitkinin türünün ne olduğunu, köklerinin ne kadar derine inebileceğinin, ne kadar genişliğe yayılabileceğini biz nereden bilelim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
Bitkisine köksal ismin koyan insan, sen Feyyaz Yiğit misin :) şaka bi' yana çok kral hareket, aşırı takdir ettim.

ben extra gübre fln da alırdım.
+1
kumandanim
(06.02.26)
çok tatlısınız , çiçek ve hayvansever insanları ayrıca seviyorum . ben de evdeki çiçeklerimin çoğunu bim ve migros kasa kenarlarından aldım . salonumun bir köşesi amazon ormanlarına dönüyor şimdi , devasa büyüyorlar.
ben de büyük saksılara geçtim ve sarımsak bekletilmiş su , tarçın ve gübreli topraklar ile onları delirtiyorum.
Bonsai bakımı çok başka araştırmak gerek büyük saksıyı sever mi sevmez mi bilemedim .
+1
devilone
(06.02.26)
Madem konumuz Köksal şımartma. Gübre ve suyu verirken bilinçli olmak lazım. Azı kadar çoğu da zararlıdır çünkü.
O konuda da şu sensörü öneririm.

www.alibaba.com
+1
Mirket
(06.02.26)
bi fotoğrafını atsana.
+1
antihero
(06.02.26)
su hayatta koksal kadar degerimiz yok ona yanarim..
+2
cooperr
(06.02.26)
Koksalin fotosunu koy sana saksı atayim
+1
topkapiaksaray
(06.02.26)
sabah atayim foto
+2
🌸aguen
(07.02.26)
gelmedi fotoğraf.
+1
antihero
(08.02.26)
Bize güzel bir hikaye anlattın ve her güzel hikayede olduğu gibi bu hikayenin de galiba gerçek olmayan tarafları da vardı. Köksal vardır yoktur başka, ihtimali de hoştu.

Siz de fotik de fotik diye ne tutturdunuz, yalandı belki ama güzeldi hahaha

(bkz: öğlen rakısı)
+1
tiredofwaiting
(08.02.26)
köksalı çok abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz, bunun için mi bu kadar anlattın diyebilirsiniz ama bende yeri ayrı <3

i.imgur.com

0 yaprak kalmıştı geçenlerde, oradan buraya gelmesi de köksalın iradesini gösterir.
+6
🌸aguen
(08.02.26)
koksal bize bir sey anlatmaya calisiyor gibi
-1
antikadimag
(08.02.26)
(4)

haber sitesi spamlayan hesaplar neden kontrol altina alinmiyor?

icim urperiyor
bi ara her tikladigim baslikta hep ayni sacma sapan haber sitesi gorunce engellemistim. Ama hem sponsorlu, hem 7/24 aninda baslik parselledigi icin tek kisi oldugunu sanmiyorum, yani kurumsal olarak sozlugu ele gecirmeye calisiyorlar gibi geliyor. simdi yine her baslikta ilk entry yok engelledigim i
bi ara her tikladigim baslikta hep ayni sacma sapan haber sitesi gorunce engellemistim. Ama hem sponsorlu, hem 7/24 aninda baslik parselledigi icin tek kisi oldugunu sanmiyorum, yani kurumsal olarak sozlugu ele gecirmeye calisiyorlar gibi geliyor. simdi yine her baslikta ilk entry yok engelledigim icin, e haberin kaynagini guvenilir ve okunabilir bir kaynaktan goremiyorum. sacma sapan bir hal aldi iyice. neden engellemiyorlar bu sacmaligi artik? yoksa kanzuk'un kendi sitesi falan mi? sozlukte gecirdigim vaktin tadi tuzu kacti iyice valla.
0
icim urperiyor
(06.02.26)
sözlüğe zaten girmeyi minimale indirmiştim, başlıklara bakmak için giriyor bazen bir iki tıklıyordum.

bu timurlu hesap tabii ki sözlükle anlaşmalı. artık hiç girmiyorum
0
aguen
(06.02.26)
Siz olayı yanlış anlamışsınız, sponsorlu demek kontrollü, onaylı, izinli demek zaten.

Kontrol altına almak, engellemeye çalışmak, bunlar olay sanki sözlüğün kontrolü dışında gelişmiş izlenimi veren sözler.

Demek istediğim kimsenin bir şeyi engellemeye çalıştığı yok zaten, çok agresif bir reklam kampanyası yapılmış, bu da akışı cidden etkiliyor.
0
akhenaten
(06.02.26)
sozlugun bu isten cikari nedir de boylesine gereksiz bir tatsizligi engellemiyorlar? yillarin kullanicisiyim, cidden birakicam artik iyice suyu cikti bu isin.
0
🌸icim urperiyor
(06.02.26)
adam der ki kanzuk'a; benim bir haber sitem var, gündeme dair önemli başlıkları ilk ben açıp parselleyeyim, link olarak da kendi sitemin linkini vereyim. al sana da şu kadar para.

oldu da bitti maşallah.

sarı tikli sözlük abonesi olursanız görmüyorsunuz.
0
kibritsuyu
(06.02.26)
(29)

İş hayatına sevilmemek

yenibirgüzelnick
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var. Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra heme
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var.

Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra hemen geri döndüm ama herkes tavır aldı. Sonra bana şirket evden çalışma izni verdi bebeğim daha 3.5 aylık olduğu için yaşına girene kadar evdeydim. Arkamdan çok konuşmuşlar herkes bozulmuş buna.
Devletin verdiği hak olan süt izni var günde 1.5 saat çocuk yaşına girene kadar. Bu izne de çok laf söylediler. Birikti yani bir şeyler.

Ben onlardan fazla maaş alıyorum. Doğal olarak 10 yıllık elemanla yeni mezuna aynı maaşı vermiyorlar tabi ki. Son zamlara kadar yine iyi kötü idare ediyorduk ama zamlardan memnun olmayan beni diline dolamaya başladı. Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var ve bunun sorumlusu olarak beni görüyorlar. Hani aynı projede aynı işi yapıyoruz o niye bu kadar fazla alıyor diye.

Onun haricinde hepsine çok samimi ve sevecen yaklaştım hiç olumsuz davranmadım güler yüzle bildiklerimi hep aktarıyorum. Ama bu 2000 sonrası nesil benim yabancı olduğum bir kafa yapısına sahip.

Ne önerirsiniz? Şimdi bakıyorum birlikte molaya çıkıyorlar beni çağırmıyorlar. Eskiden çağırırlardı zam açıklandıktan sonra benimle konuşmamaya başladılar. Zamları ben belirlemiyorum. Benimki yüksek onlara düşük olmasının sorumlusu da değilim.
+3
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
hiç umrunda olmasın. işyeri sosyalleşme-duygusal bağ kurma alanı değil zaten. işini yapıp ödemelerini düzgün alıyorsan. ağır bir psikolojik mobbinge maruz kalmıyorsan kimsenin seni sevip sevmemesi konu olmamalı.
+7
orpheus
(06.02.26)
ergenuslar saçmalamışlar. patrona triplenemeyecekleri için sana tripleniyorlar. hiç umursama.
+6
art cat chocolate
(06.02.26)
böyle bir konu daha önce açıldı sanırım. senin o yaş ve tecrübenle ayrı bir odan olması lazım ve bunları da muhatap almaman lazım. iş yerindeki ergenler seni sevmese de olur. aranızda zaten hiyerarşi olmalı.
+7
koela
(06.02.26)
37 yaşındayım. Şu an çalıştığım yerden emekli olursam son iş günümde herkese iyi akşamlar der çıkarım, tokalaşma bile yapmam. İş yerinde sevilip-sevmek umrumda olmayan kavramlardır. İş hayatında gruplaşmaya çalışan kişilerin karakterleri zayıftır. gıybet, dedikodu, laf taşıma bunların altından çıkar. Özetle; gördündüğün gibi ol, rol yapma. kimse seni sevmek zorunda değil.
+5
HellKeePer
(06.02.26)
onları ezip, tecrübeni çıkarıp masaya vurursan tekrar sevgilerini kazanabilirsin tabi bunu istiyorsan.
+5
duyuruuser
(06.02.26)
Ben olsam hiç kafamı yormazdım. Devletin verdiği hak, kullanacaksınız tabii.
İş ayyuka çıkarsa müdüre yönlendirin. Hatta biraz müdürün de kulağına su kaçırın hadlerini aştıklarını, hesap yapmaktan iş yapamadıklarını.
+3
tiredofwaiting
(06.02.26)
Normal. Ben seni tanımamama rağmen çok itici biri olduğunu düşünüyorum. Senin için çözüm yok maalesef. Kafanda takıntılı fikirlerin var ve bunları değiştirmen mümkün değil. Bunu yazmak için engelini kaldırdım. Okuyunca engellersen sevinirim. :D
-20
arbre
(06.02.26)
@arbre yazdığına şaşırdım çünkü daha önce birebir konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Engelli olduğumu da bilmiyordum, seni engellemeyeceğim zararın yok şu an :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Yani böyle şeyler olduysa böyle zekası düşüklerden uzak durmanız bence yararınıza olur. Benim de kendi alanımda 10+ yıl deneyimim var. Yeni mezun biri gelip kendiyle kıyaslasa itin deliğine sokar çıkartır aşağılarım. Aldığım hak ve maaşı kıyaslasa memnun olurum. En azından adaleti sağlayan bir firmada çalışıyorum derim. Yakın maaşlarda çalışıyor olsam ciddi moralim bozulurdu.

Bence bunlar kafaya takılacak şeyler değil. Sizin firmaya sağladığınız fayda fazlaysa elbette böyle olmalı.
0
filipis
(06.02.26)
aynı durumda ben olsam dert etmem, benim işyerine gidiş amacım iş yapmak.

ha bu durum işle ilgili iletişimde de problem yaratıyorsa o zaman sıkıntı. orada da ast-üst ilişkisi devreye girer.
+1
galahad reloaded
(06.02.26)
bencede hiç takma o kadar çok insanla çalıştım ki iyisiyle kötüsüyle, millet o kadar boş ki ağızları o kadar çok boş laf yapıyorki bende başlarda takardım niye aramız kötü oldu diye ama benim aramın seneler sonra (sabredip) kötü olduğu insanlar başka departmana gidince 2 ayda kovuldular, sonra bana gelip sen nasıl dayandın ki buna dediler.. sizinkilerde o tür tiplerden %100 boş yapma kapasiteli %100 boş insanlar... o yüzden hiç alttan alma ve canınıda sıkma. sen kendin gibi ol hiç millet ne demiş takma bile.
+1
eja
(06.02.26)
Beraber çalıştığınız kişiler sizi sevse ne olur sevmese ne olur ya düşünmeye değmez. Bir de bu konulardan dolayı size tepki göstermeleri zaten çok yersiz ve çocukça. Tecrübesizliklerine vermek lazım, zaten bu süreçte kendi özelinizde bir sürü şeyle uğraşıyorsunuz bir de bunları dert etmeyin kendinize.
+1
mutekebbir
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına.

Ben de z kuşağıyım, uzun iş tecrübem oldu. Olduğum ofisteki mühendislerle takılıyordum. Yemeğe onlarla gidiyordum, molalarda onlarlaydım, mühendislerle, şefle. Hiç de öyle bir derdim yoktu.

Ben hoşlaşmadığım kişiler; yemeğini almak için yemekhaneye gelmeyip birisine tepsi hazırlatıp ayağına getirten üst yönetim!, sırf müdür diye arabanın gimesinin yasak olduğu yere park edip fabrikanın işleyişine aksatanlar (forklift yoluna koymuştu, forklift geçememişti).

Olduğum yet kamu kurumu olduğu için bu davranışlar beni çok rahatsız etmişti. Onun dışında kimseyle sorunum yoktu hatta herkes beni çok ılımlı karşılamıştı.
-2
substituent
(06.02.26)
mutlaka zayıf halka vardır, bomboş olup sivrilmeye çalışan, daha kibirli, iddialı olan tipi seç ona iyi davran, gözlemle. pohpohla, senden büyük adam oalcak buralar hep sana kalacak yarın biz olmayacağız diye gazla. kıdemcilik yapmaya başla. diğerlerine soğuk sıcak yap, emir verici tonla konuş. zamanla sana diğerlerinin foyalarını dökmeye başlar içten parçalanırlar.
+1
Hallegadola
(06.02.26)
@substituent
İşte bizim şirkettekiler büyüyünce sizin şirkettekilere dönüşecek :) sen de bana dönüşeceksin :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına. +1

Belki 100% haklısınız, o zaman da haklıyım der geçersiniz. Ben diğer yazarların aksine günümüzün yarısını geçirdiğimiz bir yerde arkadaşlarımız olması gerektiğine inanıyorum. En yakın arkadaşlarım da işyerinden ve benden 8-10 yaş büyükler hep.

"Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var" bu cümlenin vibe'ını beğenmedim ama o notu düşerek şey diyeceğim, onlar maaşlarını eleştirdiklerinde evet siz de az alıyorsunuz keşke bi iyileştirme yapsalar size de vs. cümleler kurun. Ally olduğunuzu gösterin. Sonra devam ederlerse kendi bilecekleri iş.
+1
aguen
(06.02.26)
@aguen düşündüğün gibi bir profil değilim. Ve gerçekten bakıcıma 45k maaş veriyorum buradaki bazı çalışanlar 45 almıyormuş. Ben de bunu gelip sordukları zaman öğrendim. İnsanlar hem öğrenmek için soruyor hem de bozuluyorlar sanki maaşı ben dağıtıyorum gibi “biz bile o kadar almıyoruz??” Diye bana hesap soruyorlar mesela.

Bir de maaşlarını eleştirdiklerinde onlara tavsiye veriyorum destekliyorum. İlk iş yerinde düşük olması normal iş değiştirerek yükseliyor maaş dert etmeyin benim de öyleydi diyorum hep.
+2
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Gercekte nasil birisinizdir bilmiyorum tabii ki ama onceki bi sorunuzda size hak vermedim diye beni junior sanip bunu da kotu bi sey gibi ifade eden bir mesaj atmistiniz. Bu yuzden sirketinizdeki juniorlarin sizi sevmemesine sasirmadim.
0
ghilleinthemist
(06.02.26)
kisilerin sizi sevmesi onemli degil. su devir su yaslar zaten calisan haklarina bilenen insanlari kurtarmak icin kahramanliga soyunma yaslari degil. genctik andavallarin devrimle duzeltilebilecegine inaniyorduk, gecmis olsun yok oyle birsey.

isyerinde tek ilkem isini iyi yapanla nasilsinli muhattap olmak, isini iyi yapmayan zaten o bozuk isi bana salladigi an ebesini tersten gorur, yoksa zaten gorunmez kisidir.

ayrica koela+1 ayri ozel ofis neden yok bunu bir kurcala, gerisini gec.
0
warrior princess
(06.02.26)
ben umursama tavsiyelerini desteklemiyorum. Aynı durumda benim çalıştığım şirkette elemanın birinin ayağını kaydırdılar aynı bu şekilde. Alttan alta yöneticiyi işlediler haftalarca aylarca. İlk performans döneminde de yol verdiler. Her ne kadar yapmayın etmeyin desem de kurumsal hafızayı hiç edip mahvettiler.
+1
administ
(06.02.26)
Alakasız bi' şey tabi ama bakıcıdan az maaş alıp tantanasını yapanlar 1 hafta boyunca çocuık bakmayı deneyebilir, ulan şu hayatta bakıcı duyarı da yapmak zorunda kaldım ya daha bi' şey demiyorum.
Muhtemelen kendi götünü toplayamayan yemeksepeti mahallenin muhtarı rozetli profiller çocuk bakıcısına laf söylüyor.
+1
kumandanim
(06.02.26)
"boşver sevmezlerse sevmesinler iş yeri arkadaş edinme yeri değil" vb şeyler söyleyenlerin ya sigorta prim gün sayısı 0 ya da devlet memuru falanlar sanırım. maalesef özel sektörde sosyal ilişkiler çoğu durumda her şeyden çok daha önemli. iyi ilişkiler ofiste işlerin istediği gibi ilerlemesinde veya yükselmende sana ciddi fayda sağlarken kötü ilişkiler de hem mental olarak yıpratır seni hem de ufak ufak topun ağzına yaklaştırabilir.

tabi çok teknik bir iş yapıyorsan ve işinin kalitesini kişi yorumuna gerek kalmadan adil bir şekillde ölçebilen çıktılar varsa yine psikolojik anlamda rahatsız eder seni ama en azından iş & kariyer anlamında kafan rahat olur. fakat bu tanıma uyan işler çok az. senin şansına hiyerarşik olarak senden altta seni sevmeyenler ama 10 kişi 1 kişiden şikayetçi olursa hiyerarşik olarak altta da olsalar ve haksız da olsalar yine sıkıntı yaratabilir kişiye. bu durumda yapacak şey durumu tersine çevirebilecek yani sana bakış açılarını değiştirebilecek bir şey var mı onu düşünmek. belki onlarla olan iletişimde yaklaşımda ufak değişimler bile faydalı olabilir orta vadede. yok öyle olacak gibi değilse de sana sıkıntı yaratma ihtimallerine karşın ön almak amaçlı yöneticinle görüşebilirsin. samimiyet seviyene göre bir dertleşme konuşması iyi olabilir. o da yoksa bence iş ilanlarına başvurmak ve fırsat bulunduğu anda gitmek lazım. bulunamıyorsa da mental anlamda etkilenmemek için takmamaya çalışacaksın ve iş anlamında sıkıntı yaratmamaları için en iyisini umma moduna geçeceksin.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
@ semaforo de medianoche
Yazılımcıyım. Ama başka bir meslek olsa da benim ayağımı kaydıramazlardı çünkü somut bir şey yok ortada. Hani 10 kişi toplanıp şikayet etmeye gitse bir tane bile şunu yaptı diyecek bir şey yok. Aksine hep içimin fazlasını yaptım.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
illa kovulmak olarak düşünmeyin hakkınızda 1-2 kötü söz gitse yöneticinin aklında yenibirgüzelnick de sıkıntılı bir tip. ofiste sorun çıkarıyor vs. gibi şeyler kalabilir sizle ilgili. bu da size ruhunuz bile duymadan taş koyabilir zaman zaman. ben de yazılımcıyım bizim işte de ikili ilişkiler inanılmaz etkili maalesef terfiler görevlendirmeler gibi konularda. bu ara ofisteki 2 yakın arkadaşla sürekli dertlenme konumuz bu hatta. dediğim gibi hiçbir şey olmasa bile mental olarak yıpratabilir. içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz bilebilirsiniz tabi biz eksik hatalı değerlendiriyor olabiliriz.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
öncelikle bebeğinize odaklanın. onun size ihtiyacı var 3.5 ay az bile. tabi ki izin alacaktınız. yarın bir gün onlar da doğurduğunda alacak. şimdi de iş yerini bir süre ignore etmeye çalışıp bebeğinize verin enerji ve dikkatinizi. bu zamanları onun kokusu bir daha geri gelmeyecek. ikinci olarak sosyal medyada da gözlediğim gençlerde devamlı birilerine saldırma olayı var.. alakasız bir örnek ama yatırım için ev alanlara saldırma vesuçlama mesela.. onalrın kriacı olması ya da geçim sıkıntısı çekmesinin müessibleri sanki ev yatırımcıları gibi. sapla saman karıştırılıyor yani.. onların 45 k maaş alması sizin suçunuz değil ama hınçlarını sizden çıkartıyorlar. şu an yapıualcak en mantıklı şey ignore edip maaşınızı alıp geçmek.. bi tık daha poizitif hisettiğiniz kişiler varsa onlarla takılın yoksa paranıza bakın. ve tekrar söylüyorum bebeğinize ve onun bu en güzel zamanlarına odaklanın.
+1
iwillsee
(06.02.26)
@karim iceride & @arbre cdn.eksisozluk.com

Ben bu konuyu daha önce hatirliyorum. Bastan sıkıntı olmus yani bilmemesi gereken seyleri biliyorlar.

Dogru bi taktik mi bilmiyorum ama belki guzel seyleri degil de sıkıntıları anlatarak, hatta sıkarak... havayi biraz degistirebilirsiniz.

Bizde 15 yillik bi yazilimci var. Durumunun iyi olmama ihtimali yok. Ben 2 cocuk 1 hanim disarida yemege oturamiyorum ya diyor. Ozel okulunu zor ödüyorum diyor.

Boyle olunca yuksekte de olsa ister istemez kurulamiyorsun. Bence bilerek yapiyor :D
+3
ananiyimioguz
(06.02.26)
ananiyimioguz, tipi s...cek tip sensin bence. :)
-2
arbre
(07.02.26)
Oncelikle maas ve masraflar konusunda ketum davranmaniz lazimdi.Daha ilk is tecrubesine sahip kisiler sizin maas ve aylik harcama butceniz konularina bu kadar vakif olmamalari gerekiyor.Bana anti profesyonel bir isyeri ve iletisim gibi geldi.Sahsen biri benim maasimla ilgili yorumda bulunacak done vermezdim, yorumda bulunmaya yelteneni de laflarimla doverdim.
+4
turkuaz
(07.02.26)
istifa, doğum izini, transfer vb durumlarda ne kadar iyi olursanız olun hep kötü insan seçiliyorsunuz. ister boş pislik diyelim,ister kıskançlık diyelim, bir şekilde insanlar bileniyorlar. dolayısı ile hiç kafaya takmamak gerek bu konuları. zaten iş yerinde kimse kimseyi sevmek zorunda değil, saygı duymak zorunda. burada kilit konu szin iş yerindeki duruşunuz. yani iş güç konusunda yöneticiler size güveniyorsa sorun yok. isteyen istediğini düşünüp, istediğine istediğini söylesin. siz işinin arkasında birisi iseniz sorun yaşamıyorsunuz. bebişle sağlıklı, mutlu bir hayat diliyorum
+1
kondansator
(07.02.26)
(3)

Twitter trollu sorusu

aguen
Merhaba duyuru, tuhaf bir soruyla karsinizdayim bugun.Twitter'da ozellikle kadinlarin kisisel bilgilerini panelden cekip paylasan aptal bi kullanici var agir seriatci.Simdi ben buna agir bir kufur etsem, buyuk ihtimalle bu ergen dava acacak; kimligi ortaya cikmis olur mu? Veririm cezasi neyse ben on
Merhaba duyuru, tuhaf bir soruyla karsinizdayim bugun.

Twitter'da ozellikle kadinlarin kisisel bilgilerini panelden cekip paylasan aptal bi kullanici var agir seriatci.

Simdi ben buna agir bir kufur etsem, buyuk ihtimalle bu ergen dava acacak; kimligi ortaya cikmis olur mu? Veririm cezasi neyse ben onu ifsa etmis olurum.
+2
aguen
(05.02.26)
bunu yapana kadar direkt dava acsaniz?
0
Sour
(05.02.26)
Bana etmedigi icin acamiyorum diye biliyorum. Insanlari doxxlayip, tehdit eden birisi
0
🌸aguen
(05.02.26)
o hesabı ve tweeti bende gördüm. dava açarsa gelen tebligatta ya kendisinin ya da avukatının adresini görebiliyorsunuz diye biliyorum.

bence bunlara para kazandırmaya gerek yok. siz dava açın diyeceğim ama mağdur olmadığınız için dava kabul edilmeyebilir. mutlaka başka tweetleri vardır. onlar üzerinden dava açabilirsiniz.
+1
false pretension
(05.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(1)

Elektro Gitar Öğrenmek_evde

jimjim
temel nota bilgim vargitar çalmayı işte neblim basit akorları basacak ve küçük sololar atacak kadara biliyor(d)um. 15 yıldır falan elimi sürmüyorum. şimdi orta karar bir elektro gitar aldım, geri dönmek istiyorum. ama her şey çok değişti artık. en kolay, en önemlisi de sıkılmadan öğrenebileceğim bir
temel nota bilgim var
gitar çalmayı işte neblim basit akorları basacak ve küçük sololar atacak kadara biliyor(d)um. 15 yıldır falan elimi sürmüyorum. şimdi orta karar bir elektro gitar aldım, geri dönmek istiyorum. ama her şey çok değişti artık. en kolay, en önemlisi de sıkılmadan öğrenebileceğim bir metot, app vs arıyorum.

öneri pilizzz :(

teşekkürler.
0
jimjim
(25.01.26)
rocksmith, guitar hero gibi ama gercek gitarla

store.steampowered.com

store.steampowered.com

usb to gitar kablosu da satiliyor oyunun. android/ios'ta da var
0
aguen
(25.01.26)
(4)

Anlik SMS Gonderme Sitesi (Firmam Yok)

aguen
Merhaba duyuru,Bir uygulamamin bildirimleri icin SMS entegrasyonu arastiriyorum. Ayda 200 SMSi gecmeyi planlamiyorum. Twilio cok pahali, Netgsm falan firmalar disinda satis yapmiyoruz diyor. Oracle Cloud turkiye desteklemiyor, Amazon SNS Twiliodan bile pahali. Textbelt belki olabilir de alternatif o
Merhaba duyuru,

Bir uygulamamin bildirimleri icin SMS entegrasyonu arastiriyorum. Ayda 200 SMSi gecmeyi planlamiyorum. Twilio cok pahali, Netgsm falan firmalar disinda satis yapmiyoruz diyor. Oracle Cloud turkiye desteklemiyor, Amazon SNS Twiliodan bile pahali. Textbelt belki olabilir de alternatif onerisi olan varsa duymak isterim.
0
aguen
(19.01.26)
www.iletimerkezi.com bakmis miydiniz
+1
tahtakafa
(19.01.26)
500 SMS aldim simdi, gonderici ismini resmi dokuman gondermeden degistiremiyorum da sirketim yok ki benim. Maalesef iletimerkezi elendi. Sistemleri iyiymis ama ihtiyacimi karsilamadi :(
0
🌸aguen
(19.01.26)
jetsms'e baktınız mı?
0
false pretension
(19.01.26)
@aguen firma olmana gerek yok baslik icin gerekli marka tescil basvurusunu bireysel olarak yapip o baslik ile gonderim saglayabiliyorsun
0
tahtakafa
(20.01.26)
(5)

KabloNet 1000 mbit Fiber Tavsiye Eder misiniz?

vaveylababa
Merhaba,Binanın girişinde binaya 1000 mbit kablonet fiber geldiği asılmış, şu anda da türknet 100mbit kullanıyorum. Sizce geçmeli miyim? Hız cezbediyor ama iyi kötü çalışan internetimde de sıkıntı yaşamak istemiyorum açıkçası. Kullananlar aydınlatırsa sevinirim.
Merhaba,

Binanın girişinde binaya 1000 mbit kablonet fiber geldiği asılmış, şu anda da türknet 100mbit kullanıyorum. Sizce geçmeli miyim? Hız cezbediyor ama iyi kötü çalışan internetimde de sıkıntı yaşamak istemiyorum açıkçası. Kullananlar aydınlatırsa sevinirim.
0
vaveylababa
(16.01.26)
fiyat ne?
beni fiyat cezbediyor banada superonline geldi ama 500 verdiğim internete 1200 istedi, geçmedim.
0
eja
(16.01.26)
fiyatlar benzer. modem dahil 770, 60 lira da tv bağlatırsam o var. normalde tv bağlı değil ama bağlatmışken belki onu da bağlatırım.
0
🌸vaveylababa
(16.01.26)
fiyat çok iyimiş herşeyi göze alıp geçerim ki ilk bağlanmalar biraz meşakatli oluyor içeri kutu çekecekler sonra daireye çekecekler
0
eja
(16.01.26)
kablonet stabilite konusunda tr'de rakipsiz. bana max 200 veriyorlardi tt 1000 veriyordu diye gecen ay 5 senelik aboneligimi sonlandirdim. ilk defa bi firmayi terk ederken uzuldum.
0
aguen
(16.01.26)
bu fiber işi sağlam dolandırıcılık altyapıyı iyi kontrol edin benim fibem turknet çok memnunum 990'ları gördüm ancak başka bir eve de aldık turknet orada turk telekom altyapıda sınırlandırıyormuş 1000mbit diyor ama türktelekom 100mbit sınırlandırdığı için 99'u geçmiyor
0
croswell
(16.01.26)
(11)

Artık neden hiç ifşa olmuyor?

thesomberlain
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
0
thesomberlain
(16.01.26)
Herkesin malı ortada ki artık
+2
substituent
(16.01.26)
buradaki insanlarin ciddi bir kismi sirf 6 ay once bir yorumu begenmedigi icin fotodan kimligi bulup diger yorumlardan bir seyler secip isyerine ailelere yayacak insanlar. tabii olmaz ifsalar
+16
aguen
(16.01.26)
Ben yapıyorum gülelim eğlenelim diye ama katkıda bulunan pek olmuyor.

Hatta alttan alttan laf sokmaya çalışıyorlar.
+1
yurtsuz john
(16.01.26)
valla duyuru eski zamanlardaki duyuru değil çünkü. biliyorum çok klişe ama o zamanlar dostluk, kardeşlik vardı yahu. atışmalar, tartışmalar, birbirini sevmeyenler yine olurdu da hiçbir zaman öyle savaş havası gördüğümü hatırlamıyorum. çoğu insan zamanla birbirine aşina oluyordu, o yüzden bu ifşa da keyifliydi. yorumları okuması, hep muhatap olduğun insanları görmek vs...

şimdi en başta işin bu güzelliği ortadan kalktı. daha da önemlisi duyuru'da ruh sağlığı çok bozuk bazı kişiler var, onların olduğu yerde özellikle hiçbir kadın kendini rahat hissedip bu tür aksiyonlara girişmez.
+16
der meister
(16.01.26)
Neler dönmüş olaylara kest. Önceden buluşma bile olmuştu kadıköyde. Yaklaşık 20 kişi gayet güzel muhabbet etmiştik.
+2
🌸thesomberlain
(16.01.26)
Yurtsuz John un ifşalarına denk geldim, vakfıkebir ekmeği gibi maşşallah.
+5
antihero
(16.01.26)
Burada bazı ruh hastalarının üçer beşer hesabı var, insanları cevaplar ve mesajlarla taciz ediyorlar. Fotoğrafa, isim bilgisine sahip olduklarında neler yapacaklarını tahmin etmek zor değil. Böyle bir ortamda kadın ya da erkek kimsenin kendisini güvende hissedip bir şeyler paylaşmaması şaşırtıcı değil haliyle.
+9
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.01.26)
Merak ettiklerimizi gördük.
-9
gabe h coud
(16.01.26)
Eski Duyuru ortamı yok. Çok sıkıntılı tipler var. Engelleme özelliği ipten aldı siteyi. Eksileme özelliği kaldırılsa toksikliği kırılacak.
-23
arbre
(16.01.26)
Eski çamlar bardak oldu knk.
+2
vedatchilipeppers
(16.01.26)
nerde o eski ifşalar, eskilerden kaç kişi kaldık şurada.
0
datnet
(24.01.26)
(4)

Ankara Gar Civarı Park Yeri

hayattan sikilan adam
Selamlar,Gelecek hafta cuma akşamından pazartesi öğlene kadar arabayı gar çevresinde bir yere bırakmam lazım. Otopark 3 gün için 945 TL istiyor. Bilmiyorum ama bana yüksek geldi bu rakam. Bizim buralarda böyle rakamlar yok. Günlük en pahalı yer 100 tl burada.Araba zaten öyle lüks bir şey değil. Gar
Selamlar,

Gelecek hafta cuma akşamından pazartesi öğlene kadar arabayı gar çevresinde bir yere bırakmam lazım. Otopark 3 gün için 945 TL istiyor. Bilmiyorum ama bana yüksek geldi bu rakam. Bizim buralarda böyle rakamlar yok. Günlük en pahalı yer 100 tl burada.

Araba zaten öyle lüks bir şey değil. Gar civarında arabayı 3 günlüğüne bıraksam sorun çıkmayacak sokaklar, caddeler vs var mıdır? Veya uygun fiyatlı otopark önerilerine de açığım.
0
hayattan sikilan adam
(15.01.26)
Gar'ın karşısında sokağın birine park et. 2-3 kez ielts'e girdim orada, hiç otelin otoparkına vermedim.
0
hold the door
(15.01.26)
Anıttepe mahallesinde herhangi bir sokağa bırakabilirsin inşaat vs çektirilme ihtimali olmayan. Kültür Sokak, Kubilay Sokak nar Pastanesi, şokun yanı vs bıraktığım yerler. Oradan da deniz taksi yanındaki alt geçit ile 10 dkya gara geçersin. Yıllardır böyle yapıyorum. Daha geniş Sokak olsun çizen eden olur diyorsan bitiştiren Sokak, Maltepe okulu yanı vs daha geniş. 15 dk yürürsün
0
glamdr1ng
(15.01.26)
gmk'da cigerci aydinin oradan donunce bayagi genis bombos bi acik alan var.
0
aguen
(16.01.26)
yht ise yükseliş sokağa bırakabilirsin. geçen biri daha sormuştu bunu
0
jelly bear
(16.01.26)
(8)

Numaramdan arandığını iddia eden insanlar

aguen
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıda
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.

Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.

Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıdaki ama niye aradınız diye soran biriydi bi şey de istemedi.
0
aguen
(15.01.26)
Operatörünün uygulamasından baksana aradığın numaralara
+1
adivar
(15.01.26)
orada yok oyle bi arama
0
🌸aguen
(15.01.26)
telefon android mi ios mu?
0
scudman1
(15.01.26)
Baskasinin numarasindan arama cikmak icin teknik anlamda bir engel yok aslinda ama Turkiye'deki operatorler sahibi olmadiginiz hattan izin belgesi vs olmadan arama cikmaniza izin vermez. Tabii farkli sekillerde hallediyor olabilirler. Yani gercekten sizin numaradan birilerini aramis olabilirler.
+1
mbond
(15.01.26)
hiç kimse konuşmayan birini 2 dk beklemez ki
ses gelmezse kapatırsın
+1
neira
(15.01.26)
arayan bir şey istemedi demişsiniz ama bir şeyin yolunu da yapıyor olabilir. engelle geç.
+1
lazpalle
(15.01.26)
(bkz: caller id spoofing)

Teknik olarak mümkün, genelde dolandırıcılar kullanıyor ve bildiğim kadarıyla ne yazık ki yapabileceğiniz pek bir şey yok.
0
salihdt
(15.01.26)
geçenlerde hanıma oldu aynı olay, telefon andorid. eleman ekran görüntüsü de attı. ben mevzuyu büyütüp kavga çıkaracaktım ama engelleyip geçtik.
0
Improbable
(15.01.26)
(1)

pc kasası arada kaldığım modeller

semaforo de medianoche
geçen pc toplama için bi duyuru açmıştım. iyi bir sistem topluyorum da kasa seçimi için şu bilgileri vereyim atx boyut anakartlı, sıvı soğutması, 3 fanlı ekran kartı falan olacak. tüm parçalara karar verdim de kasa kaldı bi bilemediğim. bütçe olarak 10'un biraz üstüne çıkarım belki ama 15'lere falan
geçen pc toplama için bi duyuru açmıştım. iyi bir sistem topluyorum da kasa seçimi için şu bilgileri vereyim atx boyut anakartlı, sıvı soğutması, 3 fanlı ekran kartı falan olacak. tüm parçalara karar verdim de kasa kaldı bi bilemediğim. bütçe olarak 10'un biraz üstüne çıkarım belki ama 15'lere falan çıkmam. aşağıda baktığım bazı kasaların itopya linkleri ve fiyatlarını bırakıyorum siz olsanız bu bütçelerde hangisini tercih ederdiniz. bunlar dışında da bir model varsa bildiğiniz önerebilirsiniz. bir de kasa alırken dikkat etmem gereken neler olabilir?

ASUS A32 PLUS - 5.899 www.itopya.com
ASUS Prime AP303 TG - 6.089 www.itopya.com
Thermaltake View 380 + 850w psu - 10.231 www.itopya.com
CORSAIR 6500X - 10.999 www.itopya.com
CORSAIR 6500D AIRFLOW - 9.876 www.itopya.com
MSI MAG FORGE 321R AIRFLOW - 5.438 www.itopya.com
0
semaforo de medianoche
(19.12.25)
parcalari bi suraya girin derim:

pcpartpicker.com

cok bariz bir uyumsuzluk problemi vs varsa gosterir.

* gpu sigiyor mu
* kasanin iki tarafi da aciliyor mu
* iyi bir cable management icin uygun tasarlanmis mi

bunlara bakilir.

en en en en onemlisi, gozunuze guzel gorunuyor mu :D
0
aguen
(20.12.25)
(9)

bilgisayar kasa toplama önerileri

semaforo de medianoche
sıfırdan bir kasa toplamayı düşünüyorum. kafamdaki düşünce şu fiyat / performans değil de harbi iyi olsun ama lüks de olmasın gerek yok o kadarına. iyinin sınırı yok yani. 100-150 arası bir bütçe yeter sanırım bunun için (kasası, power supplyı, soğutucusu falan da dahil bu bütçeye). ssd 1 veya 2 tb,
sıfırdan bir kasa toplamayı düşünüyorum. kafamdaki düşünce şu fiyat / performans değil de harbi iyi olsun ama lüks de olmasın gerek yok o kadarına. iyinin sınırı yok yani. 100-150 arası bir bütçe yeter sanırım bunun için (kasası, power supplyı, soğutucusu falan da dahil bu bütçeye). ssd 1 veya 2 tb, ram 16x2 düşünüyorum bunları kendim hallederim de diğer parçalar konusunda fikir verebilecek var mıdır? özellikle işlemci, ekran kartı, anakartta çok gidip geliyorum marka model yazabilirseniz çok iyi olur.
0
semaforo de medianoche
(17.12.25)
bilgisayarı oyun için mi yoksa iş için mi toplayacaksın ona göre parça önerisi vermek daha doğru olur.
0
duyuruuser
(17.12.25)
iş için de kullanılabilir arada da iyi olmasını istememin sebebi oyun daha çok.
0
🌸semaforo de medianoche
(17.12.25)
işlemci - AMD Ryzen 9 9950X3D
anakart - Asus ROG Strix X870E-E
ekran kartı - Asus RTX 5070 TI
0
duyuruuser
(17.12.25)
geçen gün buradaki arkadaşlarla bana bir sistem topladık. özelliklerini yazacağım.

MSI MAG A850GL PCIE5 850W 80+ GOLD POWER SUPPLY (corsair sepete ekledim amazon stok yok diye siparişi iptal edilnce bunu aldım.

MSI MAG CoreLiquid A13 360 Siyah Sıvı CPU Soğutucu

ASUS TUF Gaming B850-E WiFi Anakart Soket AMD AM5 (Ryzen 9000, PCIe 5.0,

DDR5 Bellek, WiFi 6E, PCIe Q-Release, BIOS Flashback, Aura Sync)

Samsung 990 PRO Heatsink M.2 NVMe SSD (MZ-V9P1T0CW), 1 TB, PCIe 4.0, 7.450 MB/s okuma, 6.900 MB/s yazma, soğutuculu SSD ve RGB ışıklı konsol, oyun ve video düzenleme için (heatsinksiz olanı daha pahalı olduğu için 2 adet bundan aldım)

MSI MAG FORGE 320R AIRFLOW Temperli Cam 4x120mm ARGB Fan ATX Gaming Bilgisayar Kasası

AMD Ryzen 7 9700X TRAY 3.80GHz 32MB AM5 Kutusuz Fansız İşlemci (Distiribütör Garantili)

Gıgabyte RTX4070 12GB Wındforce Oc GV-N4070WF3OC-12GD GDDR6X 192BIT HDMI Dp Pcıe 16X V4.0 (öteki kart 42binliraydı fiyat iyice uçuyor diye ekran kartından kısmak zoruında kaldım)

Corsaır CMK32GX5M2E6000Z36 32GB (2X16GB) Ddr5 6000MHZ CL36 Expo Vengeance Black

Powerful SLD-1000 1000VA Line Interactive Ups Kesintisiz Güç Kaynaği


LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü

toplam 114.000



amazon ve hepsiburadadan aldım. buna bir de 6tb hdd ekledim onu da itopyadan aldım toshiba. rami 64 yapıp. ekran kartını da iyi bişey takarsan güzel olur.

bir de 2 tane çok hızlı ssd almanıza gerek yok. mesela benim anakarttaki 1. m2 ssd slot pci5 2 ve 3 numara pci 4


1. slota benimki gibi hızlı 1 tb ssd. ama ikinci slota western digital 2tb daha yavaş olan bir ssd takabilirsiniz.
0
Fodera
(17.12.25)
Fodera'nin yazdigi iyi bence de. Yalniz RAM krizi var su an 64gb almak cok mantikli degil. Benim onerim hazir sistemlerden birinden alip gecmek.

incehesap'in cuma aksami indirimlerine de bakabilirsiniz.

bakarken oncelik siraniz:

- monitor alacak misiniz, mevcut ya da alacaginiz monitorun cozunurlugu ne?

- monitore uygun bir ekran karti. 1080p ekraniniz varsa 5070 almaniza bile gerek yok mesela. xx60lar bile fazlasiyla is gorur.

- cpu, eger tam olarak ne sebeple ust modellerin lazim oldugunu bilmiyorsaniz alt model cpulardan yukari cikmaya gerek yok. 9600x veya 13400 falan her turlu isinize yarar, sikinti cikarmaz.

- anakart falan artik hepsi ayni. vrm'leri ucuz modellerde bile iyi. spesifik bir ihtiyaciniz olur, ona gore secersiniz okay ama yoksa onerilen herhangi bir sey uzmez.

- ram. 2x16 diyorum. dedigim gibi ram krizi var, fiyatlar anlamsiz seviyede tum dunyada. maalesef duzelecek gibi de durmuyor. not olarak ddr5'lerde 4 tane ram koyamiyoruz sikintili oluyor, 2x16 o yuzden.

- ssd: nvme disinda bir seye bakmayin zaten. qlc olanlarla bile yillardir sorun yasamadim, ama tlc 2tb bi ssd alip gecin derim.
0
aguen
(17.12.25)
@duyuruuser: bu benim istediğimden biraz daha iyi gibi. ekran kartı için 5070 ti baktım ben de orada belki biraz paraya kıymak gerekecek ama işlemci zaten türkiye'de normal bir insanın alabileceği en pahalı işlemci. anakart da biraz pahalı gibi. diğer parçalarla 150'yi geçer ya da tam oraya dayanır biraz daha 120-130 civarı düşünüyorum aslında 150'yi biraz yuvarlak söylemiştim.

@fodera: genel olarak mantıklı geldi. 9700X yerine 5070 ti olabilir belki. işlemcide eskiden beri oyunda amd daha iyi diye bir muhabbet var ama o hala geçerli mi. intel mi alsam diye düşünüyordum ben de.

@aguen: ben bi 5 yıl önce bi pc toplamıştım kendime (ryzen 5 3600x, rx 560, 500 gb ssd, 16 gb ram). o zamanlar ekonomik olarak daha dardaydım anca yetecek kadar toplamıştım. öyle olunca biraz hızlı eskidi o sistem. o yüzden bu sefer eskisine göre de daha rahatken lüks seviye olmasa da iyi seviye olsun istiyorum yeni sistemim kolay yaşlanmasın. işlemcide de bu sebeple düşüncem en iyinin bir altı seriden almak. amd ryzen 7 veya intel i7, core ultra 7 serilerinden düşünüyodum o yüzden. açıkçası pcyi de şu an toplayasam yoktu ama ram krizi yüzünden erkene çektim düşüncemi. 5 yıl önce topladığımda da ekran kartı krizi çıkmıştı yeni bu kriz denilen durumlarda sonradan düzelme diye bir şey olmuyor çıktığı seviyede kalıyor parça fiyatları onu gördüm. o yüzden tırmanmanın ne kadar başında yakalasam kardır diye düşünüyorum. 32 yeterli ama 64'e ihtiyaç duyacağımı sanmıyorum.

monitörüm 1080p, şu an yenilemiycem ama ilerde onu da yenilerim. ekran kartını daha ortalama alırsam da bu sefer mönitörü yenilerken gerek yok olacak. birinden başlamak lazım o yüzden.
0
🌸semaforo de medianoche
(17.12.25)
hocam valla ben zerre anlamıyorum bu işlerden. buradaki arkadaşların yardımlarıyla topladım. biraz da chatgpt den yardım aldım. ben de 5070 takcaktım 42 binlira falandı. dedim ben bunun hakkını veremiycem biraz ekonomik bi sistem yapayım. yine bana göre çok pahalı ama en son 2015 de bilgisayar almıştım. sistemi topladım ama çalıştırmadım henüz. ekran kartını 5070 seçersen, belki işlemciyi bir tık iyi seçersen. bir de benim yaptığım gibi 2 tane hızlı ssd yerine bi tane hızlı bi tane 2 tb yavaş ssd seçersen güzel olur. 1 tb 990 ssd parasına 2 tb western digital ama biraz daha yavaş olanı var.
0
Fodera
(17.12.25)
oyun oynayacaksanız amd işlemci ve ekran kartına
iş odaklı düşünüyorsanız intel-nvidia markalarına yönelin.

burda bahsettiğim fiyat-performans-veririmlilik gibi şeyler değil. maalesef endüstriyel uygulamalarda hala amd ürünlerinin problemleri oluyor. firma elinden geldiğince fazla güncelleme yayınlıyor ama maalesef yeterli değil. sırf bu yüzden son aldığım sistemi bu şekilde kurdum fikir vermesi açısından sistemdeki önemli parçaları yazıyorum

Intel Core Ultra 7 265K
MSI PRO Z890-P WIFI
MSI GeForce RTX 5070
Kingston 32GB(2x16) 5600 mhz
Kingston 1TB NV3 NVMe Gen4
DeepCool LE520 RGB 240 mm sıvı soğutma. (soğutmada son zamanların en fiyat performans markası bu)

bununla ne iş yapıyorsun dersen yapay zeka.
0
bravoteam
(18.12.25)
nvidia kullanmak için özel bir nedenin yoksa f/p ekran kartı 9070 xt öneririm.
ben 1080p için 9060 xt aldım oldukça memnunum 1440p de bile iyi fpsler almış hatta monitörü de değiştirebilirim.
0
unalub
(18.12.25)
(7)

Yılbaşı programlarınız

gobekliraki
Var mı? Varsa nedir plan program?
Var mı? Varsa nedir plan program?
0
gobekliraki
(16.12.25)
arkadaşların evinde kutlayacağız. her ne kadar müzikli aktiviteleri sevsek de , gidecek mekan bulmak. rezervasyon yapmak. 50 kişilik yere 200 kişi doldurmaları, ortalığın sigara dumanından ibaret olması ve güvenlik zaafiyeti sebebiyle dışarı çıkmıyoruz.


ortam kötü malum.
+1
Fodera
(16.12.25)
kayak tatili yapacaktik ayarlamaya calisirken yilbasina denk geldi. cok ekstra bir sey yapacagimizi dusunmuyorum sadece 3x para vermis olduk.
0
aguen
(16.12.25)
5 arkadaşımla kıbrıs'a gideceğiz . araç kiraladık gündüzleri tüm kıbrıs'ı uçtan uca gezmeyi planlıyoruz geceleri de casinoda atari oynayacağız
0
devilone
(16.12.25)
son 3 yılbaşında olduğu gibi bu sene de aynı mekanda arkadaşlarla rakı içeceğiz. çalgı çengi, dansöz falan öyle deli saçması şeylerin olmadığı üsturuplu bir akşam.
-2
cay koy geliyorum
(16.12.25)
yakın arkadaşımla dışarı çıkmayı planlıyoruz.

adnan şenses gibi kafaya kravat, bele ceket bağlayıp oynadığım çalgı çengi, dansözlü usturupsuz bir akşam :)
0
yurtsuz john
(16.12.25)
evde aileler arasında toplanıp yemek yiyeceğiz
0
darthvader
(16.12.25)
Cenabetlige bak ya! 31'inde gece vardiyam cikti, aksam 7'den sabah 7ye iste olacagim. 1'i ise tatil gunum, asil 1'inde calismak isterdim. 2-3 kat odenecekti 1'inde calissam.

Keza 26'sinda da double pay durumlari oluacakti calissam, o gun de tatile denk geldi benim vardiyam. 2025'i cenabetlikle bitirip, 2026'ya da cenabetlikle giricez lanetlenmisiz biz.
+1
freedonia
(16.12.25)
(11)

İnternet sağlayıcı sorusu

aguen
Romalılar,Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gib
Romalılar,

Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?

5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.

Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gibi hiç olmamalı.
0
aguen
(15.12.25)
7 yıldır ttnet fiber kullanıyorum. bir kere kesinti oldu sadece.

altyapı ttnet ise diğer sağlayıcılar 100 mbpsden fazla veremeyebilir.
0
inheritance
(15.12.25)
Hepsini aradım sordum 1000 diyorlar
0
🌸aguen
(15.12.25)
taahhutsuz olanlardan ilerle.

turk.net, millenicom ve netspeed var. turk telekom altyapisini kullanan.

ben millenicom kullaniyorum memnunum.
0
nuevo
(15.12.25)
turk.net hiç önermem. kesinlikle muhatap bulamıyorsun. annemlerin interneti 4 gün boyunca yoktu asla telefonla kimseye ulaşamıyorsun. canlı destek var oraya yazıyorum 1'de yazdıysam 5'te cevap veriyolar tekrar yazıyorum 3 saat sonra cevap geliyor. ben bir şey yazıyorum onlar bambaşka bir şey söylüyor. YALAN SÖYLÜYORLAR. yok türk telekom kaynaklı zart zurt. sonra anlaşıldı ki modem kaynaklıymış 4. gün gelip modemi değiştirdiler.
biz de turk.net kullanıyorduk kopmalar çoktu. şu an oturduğumuz apartman çoğunluk superonline kullanıyor ama kopmalar olduğundan şikayet ediyorlar. ben ttnet kullanıyorum (pahalı) ama sadece 1 kere deprem olduğunda 2 saat koptu onun dışında 3 aydır hiç kopma yok.
0
matilda
(15.12.25)
çok uçuk fiyat farkı yoksa tt öneririm, diğerlerinin müşteri hizmetleri sıkıntılı.
0
duyuruuser
(15.12.25)
türk telekom
0
bravoteam
(15.12.25)
hocam kablonet'in kalitesinden memnunsanız (kaliteden kastım kopma, altyapısal sorunlar olmaması vs.) hız sınırımı 200'e çıkardılar (infinity 401 modem lazım ama, önceki modellere vermiyor). fiyat/performans olarak en iyisi kablonet bence ki ben tv de falan da kullandığım için daha iyi oluyor bana.
0
shadowfollower
(15.12.25)
tt altyapısını kullanan 50 tane iss vardır heralde.

ama popüler olarak türknet, netspeed, netgsm vs önerebilirim.
0
jelly bear
(15.12.25)
superonline, ttnet ve türknet kullanıyorum.

türkneti yeni iptal ettim çünkü 1000 mbit vermiyorlardı. ttnete geçtim.

türknet tech savvy olan kullanıcılar için sorun yaratmaz. ama en basit modem ayarını yapamayan kişiler için sıkıntılı bir müşteri temsilci sistemi var. not bırakınca birkaç saat sonra döndükleri de oluyor 15 dk sonra da. yoğunluğa bağlı. çok sorun yaşamadım ama istediğim hızı veremeyince çıktım. iptal olayı da oldukça basit eğer taahahüt imzalamadıysanız.

ttnet, 1000 mbit hızına geçtim. tam 1000 mbit veremiyor zaten veremeyeceğinde farkındayım. genelde %8-10 kayıp oluyor ethernette. yani 910-920 mbit alıyorum. bu kayıplar gayet normal. yaşadığım yerde birkaç kere akşam saatlerinde hızdan öte sayfaların açılışında bariz yavaşlama gördüm, sorunu dile getirdim, sonra bir daha olmadı. kendi routerınızı kullanmanıza izin veriyorlar. bu güzel birşey. verdikleri routerlar iyi değil. arıza olursa 1 gün sonra hemen geliyorlar (benim bölgemde en azından). 1000 mbite 50 mbit upload gibi komik bir hız veriyorlar.

superonline hem hizmet hem hız konusunda iyi. müşteri hizmetleri ve saha ekibi hızlı diyebilirim. 3-6 ayda bir hizmetten memnumusunuz diye kapımıza geliyorlardı en son.
+1
false pretension
(15.12.25)
8,5 sene boyunca Kablonet kullandım, 1 ay önce Türknet Gigafiber'e geçtim.

Kablonet'te neredeyse kesinti olmadı gibi bir şey, hizmet gerçekten iyiydi. Türknet'te bu seviyede bir kalite beklemiyordum ancak 1 ay boyunca hiç sorun yaşamadım. Farkındayım, 1 ay oldukça kısa bir süre ama deneyimim bu kadar ve gerçekten memnun kaldım.

Türknet dışında simetrik internet veren yok. Türknet simetrik gigabit veriyor ve bu fiyata günümüz şartlarında rüya gibi bir şey. Türknet Wifi 6 router veriyor. Evet detaylı ayar yapmak mümkün değil ama hızı ve sinyal gücü iyi. Gerçi ben Netmaster 401'den geçtiğim için bana her şey iyi gelir ama siz de aynı durumdasınız.

Türknet dışındaki fiber bağlantılarda 1000/50 gibi komik upload hızları veriliyor. Ancak Kablonet'in GPON altyapısındaysanız 1000/125 gibi hızlar alabiliyorsunuz.

@shadowfollower'ın dediğini ben de yaşadım, birkaç ay önce hızım 100 mbps'den 200 mbps'ye çıkarıldı. Docsis 3.0 altyapısında olanlara böyle bir güzellik yaptılar. TV ile birlikte Kablonet çok uyguna geliyor. Eğer bulunduğunuz yerde 200 Mbps varsa isterseniz bir de onu düşünün çünkü TT'ye geçerseniz aylık 1.000 TL civarında bir para ödeyeceksiniz. Kablonet'te kalırsanız gigabit hızınız olmayacak ama cebinizden yarı parası çıkacak ve bildiğiniz görece sorunsuz bir altyapıda kalmaya devam edeceksiniz.
0
10551037
(15.12.25)
Guncelleme olsun diye:

- Vodafone'u aradim. Hattim da vodafone oldugu icin bi tik uygun gibiydi. Telefonda guzel guzel konusurken magazada o kadar sark kurnazligi etmeye calistilar ki, hattimi da vodafone'dan cikariyorum. akpli degil diye duruyordum, dolandirmayan akpliyi dolandirici diger firmaya tercih ederim.

- Turkcell en uygunu duruyordu, kendi altyapilari olmadigi icin 700tl yerine 1200 tl oluyormus onlari da pas gectim.

- turk.net okay gibiydi ama kurulum ucreti vs daha pahaliya geliyordu.

- turk telekom'a 24 ay sozlesme yaptim. (12den sonrasini enforce edemiyorlar zaten yasal olarak), 800 liraya 1000/50, 24 saat icinde de gelip kurdular.
0
🌸aguen
(17.12.25)
(15)

Benden ne istiyor bu kadın?

stringer
Birine açıldım ve koşullar bahanesiyle reddedildim. Dedim ki, "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." Hanımefendiyle sözlü mutabakata vardık ve iki ay sadık kaldı buna.Daha sonra, ortak alanlarda ufak kıskançlık testleri yap
Birine açıldım ve koşullar bahanesiyle reddedildim. Dedim ki, "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." Hanımefendiyle sözlü mutabakata vardık ve iki ay sadık kaldı buna.

Daha sonra, ortak alanlarda ufak kıskançlık testleri yapmaya başladı. Nabzımı ölçtü birkaç defa. Uzaktan dalgın dalgın beni izlediğini fark ettim birkaç kere. Geçen hafta, bir toplantı esnasında benim dâhil olmadığım işlere beni ekleyerek baş başa kalmak için alan açtı. Odama gereksiz yere gidip geliyor ve yine benim istemediğim tarzda bir bağ kurmak istiyor sanırım. Ben buna karşıyım, yaptığının bencillik olduğunu düşünüyorum.

Yeni bir bahaneyle yüz yüze iletişim kurarsa, "Bu meseleyi konuşmuştuk. Eskisi gibi sınırlı iletişime geçelim. Rahatsız oluyorum" desem kırılır mı? Üstü kapalı biçimde "sevgili olmayalım ama çekim bana iyi hissettiriyor, seni yanımda tutmak istiyorum." diyor gibi geldi bana.
0
stringer
(15.12.25)
Önce kendinizi düşünün, sizin tercihleriniz başkasını kırılabilir, bu gayet doğal. Bu konuda net olduğunuzu açıkça belirtmek gerek.
+2
onyx
(15.12.25)
kadınların genelde yaptıkları şeyi yapıyor. sevgili olmayalım ama sen bana sürekli ilgi göster yedekte dur. lazım olduğunda kullanırım modu. kendini kullandırma sınırları baştan çiz.
+15
gercekdunya
(15.12.25)
Kadınlar birinin kendisine ilgi duymasına bayılırlar. Asla sevgili eş olmayacaklarını bilseler de kenarda böyle birinin tutmaktan keyif alırlar. Siz de işte bu kişinin bu kontenjanındasınız. Bunu bilerek net ve kesin bir şekilde sınır koyup duygularınıza hakim olun. Hatta onu hiç umursamadıgınızı artık ondan tamamen vazgeçtiğinizi hissettirirseniz büyük ihtimalle aşık bile olacaktır size.
+13
limonlu eksi
(15.12.25)
limonlu eksi +1
Tekrar konuşma yapmanın zamanı gelmiş. Umursamazsan o senin peşinden koşar ve sana daha büyük sorun yaşatabilir, en kısa sürede yanında başka bir kızla ona görün kendiliğinden soğusun.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Benim olmasin ama baskasinin da olmasının diyor, tipik kadın hareketi. Buraya yazdigin durumu aynen yuzune karsi soyleyip amacın ne diyebilirsin.
+2
duster
(15.12.25)
Söylediklerinizi biliyor ama kabul edemiyordum. Onun için başka seçenekleri kafamda ve kalbimde öldürmüştüm. Bir daha alan açarsa, açıkça söylemekte fayda var o hâlde.
0
🌸stringer
(15.12.25)
ben olsam artık kendisini muhattap almazdım. konuşmaları sadece merhaba-merhaba seviyesinde tutar, hal hatır sormaz, yani açıkcası onu sallamadan yoluma devam ederdim. çünkü kadının yaptığı davranış şu anda iki farklı şekilde yorumlanabilir,

1- herkesin dediği gibi ben sana bakmayayım ama sen bana hep ilgi duy moduna girmiş olabilir.
2- biraz düşündükten veya arkadaşlarıyla dedikodunu yaptıktan sonra aslında senin de kötü biri olmadığın belki de bir şansı hak ettiğini düşünmüş ve bundan dolayı gözlemlemeye başlamış da olabilir.

(bence) her iki senaryodan hangisi olursa olsun umursamaz tavırla devam edersen istediğini elde edebilirsin. o zaman da şu sonuçları göreceksin

1-senden hoşlanmaya başladı
2-seni yanında tutmak istedi

eğer aşık değilsen muhtemelen ondan soğuyacaksın ve bir şekilde aranızı açmaya çalışacaksın. seviyorsan zaten gerisi gelir...
0
bravoteam
(15.12.25)
senden değil ilginden hoşlanıyor. çok klasik canını skıkmadığın sürece etrafında dolaşmanı egosunu okşamanı bekliyor.

aklı başında insan kararı değişir ise gelir efendi gibi konuşur niyetini belli eder. böyle oyunlara girmez. uzak durmaya devam.
+1
orpheus
(15.12.25)
ilginizden hoşlanıyor çünkü egosu okşanıyor. siz ilgi göstermedikçe sizin ilginizi isteyecek ama uzak durun.
+1
matilda
(15.12.25)
4 sene önce işyerinden birine açıldım reddedildim, beni sevmeyeni ben hiç sevmem, romantik tüm hislerim kayboldu o yüzden arkadaş kalabildik.

Neyse geçen sene kız arkadaşımla yurt dışı gezisinde kavga etti bu sene bana trip attı "düğünümde ona yeterince ilgi göstermemişim, kötü davranmışım" ne saçmalıyorsun dedim konuşmayı bıraktım.
+1
aguen
(15.12.25)
Açıkça davranışının sebebini sor bence, açılmışsın ve reddetmiş. Şimdi tam aksi şekilde duygular beslemeye başladıysa duygularını ifade etmekte, direkt iletişim kurmakta zorluk çekiyor olabilir.

"sevgili olmayalım ama çekim bana iyi hissettiriyor, seni yanımda tutmak istiyorum." bu düşüncenden emin değilsin ve doğrulamış olursun. açık iletişim mis.

-konudan bağımsız, iş yerinde biriyle sevgili olmaktan uzak durulmalı-
+1
nils
(15.12.25)
Aranı iyi tut. Bir yerlere davet et.
-2
arbre
(15.12.25)
Kaçak dövüşüyor çoğu kadın bunu yapıyor maalesef. Eğer sizle ilgili acele karar verdiğini düşünüyor ise açıkça konuşmalı ve düzeltmeli arayı ama sanmıyorum bu cesaret ister ve çoğu kadın bunu yapmaz.
Ps.bir kadın
0
kestane gürgen palamut
(15.12.25)
konuşmayı ve açık iletişimi çok seviyorsun ve gözünde büyütüyorsun.

birinci hatayı kadına açılarak yapmışsın. açılmak nedir? 1970 yılında mıyız?
ikinci hatayı "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." diyerek yapmışsın. götünü kaldırmışsın
şimdi üçüncü hatayı yapmak üzeresin. "Bu meseleyi konuşmuştuk. Eskisi gibi sınırlı iletişime geçelim. Rahatsız oluyorum" dediğin anda daha çok götü kalkacak.

yapacağın şey umursamaz davranmak olmalı. bu kadar umursayarak ve hatta umursadıgını ona açık açık söyleyerek onun istediğini elde etmesini sağlıyorsun.

ve en başta dediğim gibi açık iletişime bu kadar değer verme. konusmak hata.
+1
abelardo
(15.12.25)
Bunun adı ilgi orospuluğu. Senin ona içinin gittiğini bilmesi lazım. Bundan beslenecek.

Öyle bir şey söyleme. Söylersen hala aklının onda olduğunu düşünecek. Kendisini görmezden geliyormuş gibi de yapma. Bu hareketleri umursama. Bu kadar. Ama umursamıyormuş gibi yapma, gerçekten umursama. Yoyo gibi atar çeker seni, hiçbir muradına eremezsin, sadece beslemiş olursun.

Hiçbir zaman hiçbir koşul altında sana sana vermeyecek. Bunu kabullen. Kesinlikle bir beklentin olmasın.

“Eskisi gibi olmayalım dayanamam kötü olurum” falan kendini yeterince ezdiğin bir hareket olmuş zaten. Olan olmuş deyip, gözünü açıp sağa sola bak. Milyar insan var dışarıda. O yok. O gitti. Öğ o. Pis. Kaka.
+2
lazor
(15.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(13)

İnsanlar neden sürekli dışarıda?

messina123
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15-20 sene öncesi.

Neden herkes sürekli para harcıyor? Kahvenin hayvan gibi pahalı olduğunu hepimiz bilmemize rağmen neden gidip o kahveye para ödüyoruz? Neden kimse para biriktirmiyor?

Gece 10’dan sonra biz nasıl evimize sipariş verebiliyoruz ve bu neden yasal? 7/24 çalışan işletmeleri devletin denetleyemediği gün gibi ortadayken neden buna izin veriyorlar?

Kapitalizmin başkenti amerika falan değil türkiye oldu farkında mısınız bilmiyorum ama 3-5 ay para harcamasak o çakal esnaf 200 liralık kahveyi 20 liraya düşürecek.
+3
messina123
(26.11.25)
Ulaşamıyoruz, birçok tatmin dışarı çıkılarak çözülmüş oluyor. Temelinde de sosyal medyada hypelanan şeyler var bence. Misal çok lüks bir hesaba bakıp iç geçiriyoruz ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok, napıcaz kafeye pub’a gidip kısa vadeli bir rahatlama yaşıyoruz.
+1
olaylar olaylar
(26.11.25)
abi kapitalizme ürettiğin çözüm vatandaşın kahve içmemesi mi? kapitalizm zaten tam olarak bizi kahve içmenin lüks sayıldığı, insanların lezzetli veya farklı yemek (ne kadar iyi hazırlandığı ve kurallara uygun olduğu şüpheli onun da) yemesinin ayıplandığı yere getirenin ta kendisi. eleştirdiğin nokta tam olarak nedir, onu anlamadım. eğer kapitalizmse bunu örgütlenerek, çok güçlü ve en küçükten başlayıp yerel ağlar kurarak aşma şansımız olabilir. üç ay kahve içmeyip en fazla küçük dükkanları batırırız, kapitali olan onların parsayı da toplar. işleyişe kökünden müdahale edemedikten sonra bireysel olarak pek bir şey yapmak mümkün değil. kaldı ki günde 10 saat çalışıp lüksü "kahve içebilmek" olan adamdan böyle bir adanmışlık beklemek de çok gerçekçi değil bana sorarsan.

insanların sürekli sokakta olması da eksik veya yetersiz gözlem olabilir. sonuçta nerede yaşadığını, sokakta kaç kişi gördüğünü, bunun saat kaçta gerçekleştiğini vs. bilmiyoruz. normalden çok daha tenha bir gün senin canın sıkkın olduğu, kalabalığın içinde kaldığın için rahatsız edici görünebilir. yahut 5 bin kişinin yaşadığı bir mahalledeki bir park veya kafede 20 kişi "fazla" gelebilir ama istatistiksel olarak dünyanın en normal olayıdır.

"kriz varsa her şey nasıl satılıyor" demek gibi olmuş bu değerlendirme biraz... 85 milyon insanın içinde 1-2 milyonunun lüks tüketim ürünlerine erişebiliyor olması o toplumda işlerin yolunda olduğunun göstergesi değil. şu veya bu semtte sokakta oynayan çocuklar, geç saatte dışarıda olan insanların olması da gece gezildiğinin göstergesi olamaz. kaldı ki bu durum tek başına hiçbir şeye işaret etmiyor bence, biz temelde barınma & güvenlik ihtiyacımız için korunaklı yapılara ihtiyaç duyarız. bu yönde endişemiz veya kapalı alanda bulunmak için spesifik sebebimiz yoksa "dışarıda" oluruz zaten bunda garip olan bir şey yok ki.

garip olan artık sokakta bulunmanın, gezip dolaşmanın hatta boş vakit değerlendirmenin bile "parasal" aktiviteye dönüştürülmüş ve bunun kanıksanmış olması dersen onu anlarım ama işte o noktada da çözüm önerisi bence yetersiz. kapitalizmin tekerine kahve içmeyerek çomak sokamayız. kişisel olarak güzel bir aksiyon olabilir ama toplumsal düzeyde uzun vadeli etkisi, mevcut sistemin işleyişine teması vs. olmaz yani.
+1
der meister
(26.11.25)
??????????

2000li yillarin baslarinda, cocukken eve 12de gelmem gerekiyordu. herkes de boyleydi ve akilli uslu cocuklar denilen gruptuk.

avrupa'da her yer 7de bombos ama 9da geri aciliyor her yer.


diger sorulara cevap vermeye tenezzul etmeyecegim. o kadar yazi arasinda degindiginiz tek mantikli sey var, o da ucretsiz vakit gecirilecek yer olmamasi.

eskiden meydanlarda banklar, parklar, cesmeler vs. vardi. akp doneminde hepsi temizlendi. para harcamadan oturulabilecek yer birakilmadi. son 3 4 senedir chpli belediyeler bu tarz alanlari hizli bir sekilde tekrar diriltiyor ama.
+2
aguen
(26.11.25)
dışarda sürekli bi yerlere giden insanların %80’i minimum harcamayla sadece dışarıda vakit geçiriyor. öyle çılgın bir harcama yok biçok insanda. nüfus kalabalık (istanbul) ve harcayan azınlık insanların gözüne görünüyor.

kahveye para veriyoruz çünkü birçok insanın başka hiçbir hobisi yok. 150 liraya kahve alıp 3-4 saat oturabiliyorsun, 150 liraya başka şekilde böyle zaman geçiremezsin.
+2
asap raki
(27.11.25)
bunlari balkonda beyaz atletinle sigara icerken karsindaki ogrenci cafesine bakarken yazmadin ins
0
ala09
(27.11.25)
Nufus farki da var, buyuk avrupa sehirlerinin cogu 2-3 milyon, en kalabalik olanlarin bile 2-2,5 kati insan var istanbul’da. Eskiden ozellikle geceleri trafiksiz olurdu, artik gece 1’de bile kopru trafigi oluyor mesela.
0
lallala
(27.11.25)
yahu bu konuda avrupa niye kistas olsun, ezik misiniz? avrupalilar oyle seviyormus, biz de boyle seviyormusuz.
0
ghilleinthemist
(27.11.25)
aklı selim birkaç cevabı ayrı tutarak söylüyorum. siz bu kafayla devam edin kazandığınız 3 kuruşla esnafı zengin ediyorsunuz. 18-35 yaş arası çoğu insanın ruh hali bozuk ve pek çoğu farkında bile değil
-3
🌸messina123
(27.11.25)
Benim gördüğüm bu 2000 ve sonrası doğan nesil dünya genelinde bile bize göre daha sosyal bir nesil ve son derece haklı sebeplere dayanarak da umutsuz bir nesil.
Genel olarak sürekli bir şeyler yapma ve bunu paylaşma takıntısı oluştu, eskiden cep telefonları internete bu derece bağlı değilken bizim kuşak da geceleri sabaha kadar evde bilgisayar başındaydı, şimdiki kuşak da aynısını telefonu alıp, dışarıda yapıyor.
Ha mekanlar dolu olayı bence de yanlış bir örnek evet avrupada belli bir saatten sonra sokaklar boş çünkü evet 4'den sonra işletmeler kapatıyor. Fakat genç nüfus az, şehirlerde bölge kavramı var, şehirler daha az nüfuslu, yatay yerleşimli. Akşam 8-9'dan sonra gayet de gençlere hizmet eden mekanlar doluyor
0
denizgonen
(27.11.25)
nüfusun %10-20 seviyesinde dışarı çıkması tüm mekanların dolup taşmasına sebep oluyor bunu gören insanlarda baksana herkes ne güzel yaşıyor herkeste para var diye imreniyor. yani ortalama 10milyon insan, dışarılarda geziyor sadece. diğerleri yine evlerinde dizilerdeki hayaller ile yaşıyor.

bizim gibi gelir adaletsizliği fazla olan ve fakir olan ülkelerde ev, araba gibi şeyler lüks sınıfına giriyor. bir kesimde bunlara hiç ulaşamayacağı için ve yüksek enflasyondan dolayı bir aldığını bir daha aynı fiyata almayacağı için son kuruşuna kadar harcıyor birde üstüne borçlanıyor.

avrupa da araba alıyorsun 300 euro taksitle. telefon alıyorsun 50 euro taksitle. ev alıyorsun 1500euro taksitle. çöpçüysen zaten 2000 euro maaş alıyorsun mühendissen 2500-3000 euro yani arada uçurumlarda yok. ve herkes böylece rahat şekilde yaşayabiliyor. bu sayade insanlar dışarıya da gerçek anlamda sosyalleşmek için çıkıyor. orda görünüp hava yada story atmak için değil.
+2
gercekdunya
(27.11.25)
Akşam eve 90 dakikada giden bir sürü insan yaşıyor istanbul'da.

Hadi spora falan gitmedin desen bile 7'de evde olmak imkansız. Bir çok kişi zaten akşam 19:00'da işten çıkıyor. eve varması zaten 20:00 - 20:30 gibi oluyor.

İstanbul malesef bu kalabalıgı kaldırmıyor. Anadolu şehirlerinde sizin dediginize örnekler görüyorum. Akşam 19:00 olmasa da 22:00 sonrası epey sakin oluyor kış aylarında.
+3
liberal
(27.11.25)
çünkü gürültü yapmaya aşık olmuş, yapmasa ölecek hastalığına kapılmış milyonlarla bir arada yaşıyoruz. çoğu parazit kümesi gibi yaşıyor. parası olup da bunları yapması dünyanın en doğal şeyi, yapılması gerekeni yapıyor denilen kesime özenen diğer kesim ve hatta bunlara da özenen başka kesimler de var. üç beş kuruş eline geçince gidip bir yerlerde bir şeyler içmese ölecek hastalığına yakalanmış gibiler adeta. şimdi şöyle diyecekler; bir şeyler içmesin de ölsün mü yaşamasın mı?

ayağını yorganına göre uzatmak denilen kavram çoktan unutulmuş. toplum yozlaşmış, sevgisiz. çok iyi arkadaş grubuymuş gibi kafelerde boy gösterip sarmaş dolaş olanlar bir gün bile bir evde, bir balkonda beraber bir şeyler hazırlayıp bir araya gelebilmiş insanlar değil.

herifin biri gece 03:00'te motoruna atlayıp mahalle arasında son ses gaza basıyor umurunda değil dünya, hasta mı var, çocuk mu uyuyor, çünkü ona ne? paşam sosyalleşiyor. ne yani parası var motoru var evde mi otursun? bunu bir de it sürüsü gibi yapanlar var. pazar sabahı inşaata başlayanlar, mahalle arasında düğün yapıp şikayet gelene kadar devam edenler, hatta polis gidince tekrar başlayanlar, inatla. bu tarz tipler evinde veya herhangi bir yerde duramazlar g.tlerinde kurt var bunların, dışarıda olmaları gerek.

iktidarın tasarruf edin deyip de itibardan asla tasarruf etmediği bir durumda millet de zaten iyice zıvanadan çıkar, imam cemaat ilişkisi hiç şaşmaz. bu durumda iş ailede bitiyor ama aile kavramının da artık eskisi gibi olmadığını düşünüyorum. belki de hiç yoktu, biz her aileyi kendi ailemiz gibi sanmışız. ölseler de mirasa konsak kafasında aile birliği mi olur. kendi kurdukları ailede de hiçbir halt olmayınca atıyor insanlar kendini dışarı. yanlış evlilikler, kavgalar gürültüler. evde olup yapamadığı kavgayı dışarıda yapıyor çoğu, genelin psikolojisi bozuk. yoksa bu kadar hır gür, kavga dövüş, öldürme yaralama haberi olmazdı. ülkede herhangi bir sistem olmayınca çok normal, adalet bitik, caydırıcı bir ceza sistemi yok, serbest piyasanın aşırı serbest mallarıyız hepimiz. bazılarımız çok gezen ayağa b.k bulaşır düsturunu şiar edinmişiz o kadar.
+3
Improbable
(27.11.25)
istanbul özelinde konuşacaksak ne kadar yakın yer olursa olsun işe gitmek için çok erken kalkıp gidiyorsun, günün ve mevsimin en güzel saatlerini/günlerini sevmediğin bir işte belki de sevmediğin kişilerle çalışarak geçiriyorsun, çalışma saatleri çok uzun, ekonomik özgürlüğün olmadığı veya çok kısıtlı olduğu bir ülkedeyiz ve doğal olarak ailenle birlikte yaşıyorsun, özgürlüğün sıfıra yakın. evde "rahatça kitabımı okuyayım, kahvemi içeyim, kafamı dinlendireyim" ortamı oluşmuyor. e benim bu kafayı nasıl dağıtmam lazım? kendimi nasıl deşarj edeceğim? kıytırık americano 150-180 tl olamaz ama ne yapayım? ya kendi başıma ya da arkadaşlarımla tabii ki o kıytırık kahveyi içeceğim. amaç kahve değil, zorunlu veya kaçınılmaz kısıtlamalardan azıcık da olsa sıyrılmak. bunun neresi yanlış?
+1
m e b
(27.11.25)
(3)

ChatGPT satan siteler

november rain
Alıp kullanan var mı? Bir tane buldum, üç aylık 250 tl istiyor. Dolandırıcı mı gerçek mi emin olamadım. şöyle de açıklama yapmış: KENDİ MAİL ADRESİNİZE ANINDA KURULUM YAPILIR1 AYLIK ÜYELİK ALMAK İSTERSENİZ PROFİLDEN İLANA ULAŞABİLİRSİNİZALMIŞ OLDUĞUNUZ ÜYELİKLE HESAPLARINIZ 3 AY BOYUNCA GARANTİ VE D
Alıp kullanan var mı? Bir tane buldum, üç aylık 250 tl istiyor. Dolandırıcı mı gerçek mi emin olamadım. şöyle de açıklama yapmış:

KENDİ MAİL ADRESİNİZE ANINDA KURULUM YAPILIR
1 AYLIK ÜYELİK ALMAK İSTERSENİZ PROFİLDEN İLANA ULAŞABİLİRSİNİZ
ALMIŞ OLDUĞUNUZ ÜYELİKLE HESAPLARINIZ 3 AY BOYUNCA GARANTİ VE DESTEK ALTINDADIR.
PAYLAŞIMLI HESAP DEĞİLDİR MESAJLARINIZ ARAŞTIRMALARINIZ BAŞKALARI TARAFINDAN GÖRÜNTÜLENEMEZ..
MESAJ KISMINDAN E POSTA ADRESİNİZİ GÖNDERMENİZ YETERLİDİR
DİLEDİĞİNİZ CİHAZDAN GİRİŞ YAPABİLİRSİNİZ
KENDİ HESABINIZ OLDUĞU İÇİN HİÇBİR SORUN ÇIKMAZ
DEĞERLENDİRMELER SORUNSUZ ALINAN SİPARİŞLER BİZE GÜVENMENİZ YETERLİDİR
Ek bir sorunuz olursa mesaj atın
0
november rain
(14.11.25)
Referansı bol kisiler var 250 TL için dolandırıcılık yapılmaz
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.11.25)
250 tl için dolandırıcılık yapılmaz ama 100 kişi alsa 25 bin tl yapar bunun için dolandırıcılık yapılır.

bu tarz şeylere ben olsam güvenmem, almam.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Bazıları çalıntı kredi kartıyla yapıyor. Bir kere başıma geldi 1 hafta sonra hesap kitlendi :/ Türk satıcılar bu grupta

Legit olanlar şey yapıyor, venezuelada mesela ilk 3 ay chatgpt hediye. Oranın telefon numarasıyla hesap oluşturuyorlar o hesabı satıyorlar vs. Benzer taktikler

Ek olarak 250tlye riske edeceğinize appstore'da 500tl. Apple cihazı olan birinden rica edin en kötü. Sizin apple cihazınız varsa paycell ile 410tlye falan geliyor hatta
+2
aguen
(14.11.25)
(10)

Bumble kullanıcılarına birkaç soru

jonas
Sorularım sadece erkek kullanıcılara. Ve başka dating appler için değil, tamamen Bumble özelinde.1. Premium üye misiniz, Boost gibi özelliklerden faydalanıyor musunuz? Yoksa dümdüz standart üye olarak mı takılmaktasınız?2. Haftada ortalama kaç like, eşleşme alıyorsunuz?3. Objektif bir bakış açısıyla
Sorularım sadece erkek kullanıcılara. Ve başka dating appler için değil, tamamen Bumble özelinde.

1. Premium üye misiniz, Boost gibi özelliklerden faydalanıyor musunuz? Yoksa dümdüz standart üye olarak mı takılmaktasınız?
2. Haftada ortalama kaç like, eşleşme alıyorsunuz?
3. Objektif bir bakış açısıyla bakmaya çalıştığınızda tipinize 10 üzerinden kaç verirsiniz?
+1
jonas
(14.11.25)
boşuna analiz kasıyorsunuz. tan sağtürk gibi bir tipin yoksa tr sınırları içinde bu app'ler sadece escort bulmanı sağlar.
0
HellKeePer
(14.11.25)
hell haklı %20lik kesim kadınlarınların hepsini aralarında dönüyor. çirkin şişman kadınlar bile yüzlerce eşleşme alıyor. türkiye'de işe yaramaz.
+1
hold the door
(14.11.25)
valla ben normal bir insanım. öyle aşırı bi yakışıklılığım yok ama tipim kötü de değil, meraklısına iyi diyelim.

bumble’da kullandığım dönemde rahat 5-6 match alıyordum en kötü
+1
asap raki
(14.11.25)
Kısaca şöyle diyeyim; meslek yazınca eşleşme yağıyor. O bölümü boş bırakınca pek eşleşme gelmiyor.
Çoğu kadında algoritma bu adam beni gezdirir mi yedirir içirir mi diye işliyor.

edit: Bu arada 2-3 tane belli belirsiz fotoğraf eklemiştim. Çok eğlenceli ve boyumun kaç olduğu falan hiç belli olmuyordu. (uzun ve eğlenceliyim ehihih)
+1
michael harddd
(14.11.25)
1- Evet
2- Sıfır
3- yani 5-6 veririm ama ikinci maddeden ötürü sıfır herhalde
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
1. 5 sene önce 3-5 ay boyunca premium üye oldum. Birini bulunca hesabımı kapattım. Artık değilim.
2. O zaman farklıydı, kadın daha çoktu ve ciddi sayıda eşleşme alıyordum. Ortalama üstü erkekler alıyordu, meslek de çok önemliydi.
3. Nasıl objektif bakalım :) 8-9 veririm herhalde.
0
gabe h coud
(14.11.25)
uzmanından selamlar :) bir dönem o bataklıktaydım. epey mazide kaldı şimdi. Ben de kendimi pek yakışıklı bulmam saçımı ve avrupai bir tipim olduğu için överler. Kılığıma kıyafetime hiç dikkat etmem. O yüzden moda ikonu gibi fotolarım yoktu.

çooook match alıyordum. Bir dönem boost falan yapmıştım gaza gelip gerçekten yetişemediğim dönemleri hatırlıyorum. Çok güzel iyi insanlar tanıdım 3-4 kızla buluşup yakın arkadaş olduğum insanlar dahi oldu. Şanslıydım belki de bilmiyorum ruh hastalarına hiç denk gelmedim zaten birkaç mesajda anlaşılıyor sonra uzuyordum.

Düz bir fotoğrafım vardı 1-2 tane de hobilerim sırasında "habersiz" çekilenler. Okul yurtdışı yazıyordu belki onun etkisi vardı ama meslek yazmıyordu. Bir de bölge etkili bence Şişli beşiktaş nişantaşı yağıyor. Gerçi aynı bölgede kuzenim bazı arkadaşlarım falan da bakıyordu hiç matchleşemiyordu.
Dubai'de denemiştim sadece escort var :D Almanya'da da pek şansım olmadı. (nasıl avrupai tipimiz varsa artık :D)
+1
croswell
(14.11.25)
Ciğere uzanamayıp ağlayanlar konuşmuş.

Hayatımda toplam tinder bumble falan 1 ay kullanmamışımdır. Kurup 1 hafta seri dateleşip kadınımı alıp çıkıyordum. Kendime saygım ve filtrelerimin iyi olması önemliydi tabii.

2 kısa 2 uzun ilişki çıktı bana bumbledan, 3 sene önce tanıştığım insanla da bu sene evlendik :) bunun dışında birkaç yakın arkadaşımla buradan tanıştık baştan belliydi direkt arkadaş olarak ilerledik


Sorulara cevaplar:

Premium tabii ki kullandım. Benim vaktim değerli olduğu için, boş boş kaydırmak yerine beni beğenenler arasından seçim yapmak isterim. O konuda iyi oluyordu.

Günde 2 3 match geliyordu. Ortalama tipim olduğunu düşünüyorum ama kadınlar öyle düşünmüyorlar sanırım neyse. Sanırım boyumun 193 olması fotolarımın eğlenceli olması büyük artıydı
-6
aguen
(14.11.25)
1- evet, aylık 100 lira ödüyordum bir ara.
2- haftada 15-20 arası alıyordum, yeni üye olduğumda haftada 30-40'a kadar çıkıyordu.
3- 7.5
0
eurhka
(14.11.25)
yani kadınım ve hiç bumble, tinder deneyimim olmadı ama çevremden duyduğum kadarıyla kadınlar (bazı) buluşup güzel restoranlarda yiyip içmek için kullanıyor. çoğunluğu eskorttur zaten. düzgün insan sayısı yüzdesi düşüktür gibi düşünüyorum.
-2
deartheodosia
(14.11.25)
(13)

En iyi internet servis sağlayıcı hangisi?

sweet child o mine
Şu anda Turksat Kablonet müşterisiyim. Sağladıkları hizmetten mi yoksa verdikleri Netmaster modem yüzünden mi bilmiyorum ama sürekli kopmalar yaşıyorum. Sizin kullanıp da en çok memnun kaldığınız ya da asla kullanma dediğiniz internet servis sağlayıcıları hangileri paylaşırsanız çok sevinirim
Şu anda Turksat Kablonet müşterisiyim. Sağladıkları hizmetten mi yoksa verdikleri Netmaster modem yüzünden mi bilmiyorum ama sürekli kopmalar yaşıyorum. Sizin kullanıp da en çok memnun kaldığınız ya da asla kullanma dediğiniz internet servis sağlayıcıları hangileri paylaşırsanız çok sevinirim
0
sweet child o mine
(13.11.25)
Büyük firmaların müşterileri de çok sayıda olduğundan, sorunlu vakası olmayan firmadan bahsetmek zor.

Kilit nokta, bulunduğunuz yerde hangi iss'nin altyapısının iyi olduğu.
0
yadigar
(13.11.25)
en iyi turknet bence en kotusu de türk telekom
0
koela
(13.11.25)
En iyiden kastın, müşteri hizmetlerine erişim, ilgi, alaka, arıza durumunda kısa sürede geri dönüş falan diyorsan, en iyiyi bu şekilde sorabilirsin.

Ama onun dışında sizin mahallenin iyisi öbür mahallenin kötüsü olabilir. Her yerde altyapı aynı değil ki. Mahalle belirterek soman lazım. Hatta apartman.
+1
Mirket
(13.11.25)
En iyiden kastım müşteri hizmetleri değil de, daha çok kopma yaşatmaması. Bölgeden bölgeye değişiyor anladığım kadarıyla. Benim apartmanda en iyisi hangisi onu nasıl anlayabiliriz acaba? Komşulara falan mı sormak lazım?
0
🌸sweet child o mine
(13.11.25)
Fiber ise sorun yaşanacak durumlar %90 azalıyor o yüzden fiyata bakmak yeterli.
Fakat VDSL ise komşuya sormak bile fayda etmeyebilir. Çünkü size ayrılan portun durumuna, eve gelen kabloya, binadan size ulaşan kabloya göre her şey değişir. Maalesef.

VDSL için ben Türk Telekom öneriyorum. Çünkü müşteri hizmetleri var, son bir senede ciddi bir saha ekibi yayginlasmasi mevcut ve önceliği her zaman kendilerine veriyorlar. Diğer sağlayıcılar içinde eğer VDSL kullaniyorsaniz Türk Telekom geliyor ve canları ne zaman isterse o zaman geliyorlar.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
Kablonet in interneti gayet stabildir ama verdikleri modemler berbattır. Güzel bir router alarak çözebilirsiniz (10 yıldır bu şekilde kullanıyorum.

Yazlikta malesef Türk telekom tekel. Vdsl 70 Mbit ama aksamlari/geceleri bazen 3-4 Mbit e düşüyor hız. Modemi resetleyip yeni ip alınca düzeliyor.

Düşmanımın başına vermesin öyle bir şey türk telekom.
0
makbur
(13.11.25)
Türk telekom'da şöyle bir şey var mesela:
Mobil uygulamaya giriyorsun, hattımı kontrol et diyorsun, bir mesaj geliyor. Hattınızı kontrol ettik, kopmalar tespit ettik, ekibimizi yönlendireceğiz, iki gün içinde kontrolü sağlayıp sizinle iletişime geçecekler, sonra biz arayacağız, tamam derseniz arıza dosyasını kapatacağız. O arada mağdur olmamanız için mobil telefonunuza bir hafta geçerli 2 GB internet hakkı tanımladık. diyor.
Diğer İSS ler de böyle midir bilmiyorum.
0
Mirket
(13.11.25)
turknet, turk telekom ve superonline hepsini kullandım.

ortalama hizmet konusunda superonline iyi. müşteri hizmetleri ve kampanyaları iyi.

turknet fiyat anlamında en iyisi. müşteri hizmetleri çok iyi değil ama tecrübeli son kullanıcıysanız çok ihtiyaç duyulmuyor.

turk telekom alt yapı anlamında iyi. 1000 mbit kullanabiliyorum sayelerinde. fiyatlar orta. müşteri hizmetleri iyi değil. verdikleri modem de kötü.
0
false pretension
(13.11.25)
turknet
0
black holes in the sky
(13.11.25)
Ben türk.net kullandım yazları tatilde işimize yarar diye . Bedava verseler abone olmam o derece. Bağlantı hızı söz verdikleri hiçbir hızı göremedik( 50 mb yerine 7-8 mb) sürekli kopmalar.

Türksat modemleri yeniliyor müşteri hizmetleri arayın yeni tip modem versinler.
0
tolgan
(13.11.25)
Komşulara sormak doğru yaklaşım. Bir de fiber kablo dairenin içine kadar geliyorsa yani opt cihazı evin içindeyse ve buradan router'a (~modeme yani) bağlanıyorsa daha az sıkıntı yaşarsınız.

Bir de @Mirket'in bahsettiği kontrol ve arıza anında cep hattınıza ücretsiz ek paket hizmeti turkcell superonline'da da var. Muhtemelen vodafone'da da vardır.
0
yadigar
(13.11.25)
Komşu +1
Altyapı kaynaklı sıkıntılar genelde kronik oluyor, bunu da en iyi yaşayanlardan öğrenirsin.
0
Bruce
(13.11.25)
Makbur +1

Kablonetten iyisi yok, ama o netmaster modem rezil.

En önerilen şey, tv alıcısı (receiver) ile modemin güç adaptörlerini değiştirmek. Saçma geliyor ama işe yarıyor.

Teknik bilginiz varsa benim yaptığım en temizi, ikinci bir router aldım netmaster'ı bridge mode'a alıp kabloyla yeni routera bağladım. Her şey yeninin üstünden dönüyor.
+1
aguen
(14.11.25)
(12)

Ev sorunsali

alibaba06
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilme
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilmem de mümkün olmuyor. Onun yerine kendi evimi kiralayip o tarafta da kendim kiraya mi çıksam diye dusunuyorum. Ama açıkçası ne kiracı olmaya isteğim var ne de kiraciyla uğraşmaya. Böyle bir durumda öneriniz ne olurdu?
0
alibaba06
(07.11.25)
bazen bilkentten eskişehir yoluna çıkmak bile 20-25 dk sürebiliyor :) trafik konusunda malesef ankara bitmiş durumda. çevre yolu bile yetmiyor sabah ve akşam trafiğinde.

eğer işiniz metroya yakın bir konumdaysa benim tercihim evi metro olan bir yere taşımak olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(07.11.25)
her gün bir saat yol git kendine bin tane iş açmandan iyidir. gittiğin evde rahat etmezsin. evinde de kalan evini senin bıraktıgın gibi bırakmayabilir. her sözleşme dönemi sen kiracınla, ev sahibin de seninle gerginlik yaratacak sürece gireceksin her sene.. ben ce bir daha düşün
+2
denizmaniaherif
(07.11.25)
İstanbul'da benzer durumdayım. Sabah 45 dakika, akşam 1,5 saat civarı trafikteyim.
Ara ara yılıp taşınmayı düşünsem de insanın kendi evi gibisi yok. Üstelik kiracıyla uğraşmak zorunda kalacağım ve evime geri dönmek istesem hem kiracı hem ben zor durumda kalacağız. Artısını eksisini değerlendirince ben evimde kalmayı tercih ediyorum.
+2
auroraaurora
(07.11.25)
her gün toplu taşıma ile toplam 3 saat yol gidiyorum, araba ile gitsem 4 saat falan sürcek, yakın ev alsam oda sayısı falan düşecek şehir merkezinde oturmak istemiyorum ve yolu çekiyorum sırf kiracı olmamak için. bence 1 saat büyük şehirler için ortalamanın altı bir süre
0
eja
(07.11.25)
Ev ile işyerim trafik yokken 4dk. 40dkda gittiğim oluyor. Bilerek isteyerek yapıldığını düşünüyorum ben, bu kadar vizyonsuzluk olamaz. Sağcılar herkesin evde tıkılı kalmasını çok sever.

Kurtarıyorsa ben de metro diyorum.
+1
aguen
(07.11.25)
valla otur evinde, elindekinin değerinin farkına var. haline şükret diyenler gibi oldu ama cidden şu an sahip olduğun şeyler çok iyi.

ben kiracıyım, ben de ofise 1 saat toplu taşımayla gidiyorum. arkadaşım taa tuzla'dan geliyor 2 saatte.

keşke benim de 1 evim 1 arabam olsaydı da rahat etseydim. bazen yorgun hasta gibiysem taksiye biniyorum, öyle de 1 saat sürüyor yani. keşke arabam olsaydı da 1 saat trafiği kendi arabamda çekseydim. metrobüste milletin pis kokusuna maruz kalmadan, oturarak giderdim ne güzel. sırtımda pc çantasıyla her gün 1 saat git 1 saat gel yapıyorum.
+2
art cat chocolate
(07.11.25)
yani kiracıyla uğraşmam ben olsam. taşınmak ayrı zor bi olay.

kiracı olmak da ayrı zordur. gidiş geliş saatlerini değiştirebilirsin belki esnekse. ya da mümkünse metro ekleyebilirsin ulaşıma. bi yere kadar arabayla gidip sonrası metro vs.
+1
jelly bear
(07.11.25)
başka bir büyükşehirde benzer durumdayım. ne kadar yol çeksem de günün sonunda kendi evime girmek gibisi yok. 2 kez kiracı oldum. en iyi ev sahibi bile çıkarı söz konusu olunca kiracısını çabucak harcıyor bizzat yaşadım. şimdi arabam var ama günde 5 toplu taşıma kullanıp eve geldiğim zamanlar da oldu yine de işe yakın kiraya çıkmayı düşünmedim. bunu da bildiğimden arabada ne kadar trafikte de kalsam o günleri hatırlayıp halime şükrediyorum. ikisi de ayrı büyük konfor şu dönemde bizim ülkemizde çünkü. o yüzden ben kiraya çıkma taraftarı değilim.
0
dedim ben sana
(07.11.25)
Berkant nere yav? Bulamadım, bulsam sana daha net cevap verirdim.

İş yerine metro yakınsa metro civarında bir ev bul derim ben de. Muhit temiz olsun elbette ama kiraya çıkma. Evin varken kirada oturmak büyük rezillik çıkarabilir, bence yapma. Turkuaz tokileri var o civarda oturuyorum, işim evime 35 km uzak ve Ankara bulvarından gidersem anca 45 dakikada ulaşıyorum, Ankara bulvarı şans. Ama yaya gitsem gidiş geliş 4,5 saat sürüyor. Buna göre düşün farklı yollarla ulaşabileceğin bir yerden ev belki daha iyi olur.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
beytepe bilkent kastediliyor diye tahmin ediyorum.
ben çevreyoluna çok yakın oturuyorum işimin saatleride normalden biraz farklı sabah trafiğiyle pek muhatap olmuyorum ama akşam trafiğinden ben de etkileniyorum ama genel olarak taşındığımızdan yerden çok memnunum. çevreyolu bağlantısı dibinde olmak çok bğyğk rahatlık.
incek tulumtaş çıkışındayız. burası tatil yeri gibi ağaçlar temizhava az bina bol bol müstakil ev gerçekten iyi ki taşınmışız diyorum.
bu taraflarda hala uygun evler var ev bakanlara tavsiye ediyorum ben.
0
mavicorap
(07.11.25)
hayret kimse dememiş motor ya da scooter hayat kurtarabilir.
0
koela
(07.11.25)
Bilkent olacak. Sorun aslında gidip gelme değil. Cocugu krese bırakınca ise yetişemiyorum. Metro ile de olmaz. Çünkü bilkent metrodan sonra yine yukariya dogru cıkmam gerekiyor.
0
🌸alibaba06
(07.11.25)
(17)

inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?

anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor
(07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.

Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...

"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun.
etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.

inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu.
inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor.
çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.

Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır.
Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var.
Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor.
Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru
İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.


İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.

Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
-2
cooperr
(07.11.25)
din düşmanıyım bir şeyden korktuğum yok.
-2
hold the door
(07.11.25)
(3)

Start-up projesi tutmayan kalifiye genç mühendisler ne yapıyor?

hold the door
Bunlar daha sonra ne yapıyor? çok başarılı akademik geçmişi olan, mezun olduktan sonra google'a girebilecek kapasitede olup, bunu yapmayıp 2-3 sene start-up peşinde koşup en sonunda batanları diyorum.tekrar mı deniyorlar yoksa big techlere girip swe olarak devam mı ediyorlar?
Bunlar daha sonra ne yapıyor? çok başarılı akademik geçmişi olan, mezun olduktan sonra google'a girebilecek kapasitede olup, bunu yapmayıp 2-3 sene start-up peşinde koşup en sonunda batanları diyorum.

tekrar mı deniyorlar yoksa big techlere girip swe olarak devam mı ediyorlar?
0
hold the door
(06.11.25)
ikisinden birini yapıyorlar genelde. metrekare'nin kurucusu kapattıktan sonra bir ara iyzico'da çalışıyordu mesela. sadece bir örnek. incir.com, sinemia vs. gibi kapanan startup'ların kurucularını aratıp şu an ne yapıyorlar diye bakabilirsin.
0
satoshi nakamoto
(06.11.25)
metrekare'nın kurucusu mundar etmiş akademik geçmişini, diğerleri de kötü durumda.
0
🌸hold the door
(06.11.25)
Startup --> iflas --> kurumsal şirkette maaş --> istifa --> startup böyle bir döngüleri olur
0
aguen
(07.11.25)
(18)

Çamaşır Kurutma Makinesi Kullananlara Bir Sorum Var

elektr10
Evde astığım çamaşırlar sonbahar/kış aylarında hiç kurumuyor, kurusa da inanılmaz kötü kokuyor ve artık bir tane çamaşır kurutma makinesi almak niyetindeyim. Aslında önyargım da var bu aletlere sanki kıyafetlerimi küçücük ve buruşuk yapacakmış gibi geliyor ama teknoloji de gelişti artık.Sizin kullan
Evde astığım çamaşırlar sonbahar/kış aylarında hiç kurumuyor, kurusa da inanılmaz kötü kokuyor ve artık bir tane çamaşır kurutma makinesi almak niyetindeyim. Aslında önyargım da var bu aletlere sanki kıyafetlerimi küçücük ve buruşuk yapacakmış gibi geliyor ama teknoloji de gelişti artık.

Sizin kullandığınız ve memnun kaldığınız bir marka ve model var mı?
Bütçe olarak 30 - 45 bin arası diyelim.
0
elektr10
(17.10.25)
Bosch veya arçelik

Evet küçükmeler var sonuçta sıcak ama gayet yeterli
+2
baldan kaymak
(17.10.25)
arçelik kullanıyorum 7-8 yıldır. hiç küçülme yapmadı.
+1
inheritance
(17.10.25)
bosch bundan aldım 3 saatlık programda kurutunca küçültümüyor, 1.50 saatlik program hızlı kurutma yaptığından aşırı ısı verp küçülttüğü oluyor. küçültmesi bence kişinin kullandığı program kaynaklı. kendi kendini temizleyen model aldım çok uğraşmıyorum

www.bosch-home.com.tr
+1
eja
(17.10.25)
grundig marka kullanıyorum 5 yıldır. çok memnunum.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(17.10.25)
10 kusur yildir bosch kullaniyorum.
atmadiklarim
- kotlar: artik cok elastikler ve bu nedenle naylon icerdiklerinden herhalde, bir sure sonra boyle sunmus lastik goruntusu veriyor. kotlari utu kurulugunda kurutup, asarak bitiriyorum
- yunluler. yunlu programi da dahil atmiyorum.
- narinler
- pamuk olmayan ic camasirlari

bunlarin disinda tum tisortleri, carsaflari, yorgani, battaniye falan her seyi atiyorum. mikro kuculmeler oluyor ama dert edilecek kadar degil.
kurutma candir.
+2
65 derece
(17.10.25)
Arceligin 2 senelik ortalama bir modeli var.
Dusuk isida calistiriyorum, 4 kuruluk seviyesi var 2.de calistiriyorum. Genel olarak sikinti cikarmadi.

Cok cok hassas kiyafetleri atmiyorum tabii, ama kazaktir spor kiyafetidir falan onlari atiyorum rahatca.
+2
aguen
(17.10.25)
beyaz eşya servisi olan arkadaşımın tavsiyesi ile aldım. arçelikten kesinlikle şaşma diyor. almadan önce lüx gereksiz bir şey zannediyordum alınca değerini anladım. mikrodalga ile de çok dalgaa geçmiştim zamanında şimdi 3 tane var. kurutmanını bakımlarını çok düzenli yapmalısınız.
+1
ground
(17.10.25)
arçelik var küçülme yapıyor. arçelik önermem.
+1
mikahakkinen
(17.10.25)
marka veren insanlar model de verse harika olur, ben de bir çok markayı modeli araştırıyorum alma arefesindeyim. benim şu ana kadar elimde tuttuğum modeller;

Profilo KM961RCTR
Arçelik 1001 kmx
Grundig GPDH 9854

bu modeller 25k'ya kadar olanlar.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(17.10.25)
Grundig + 1
ben de 5-6 senedir kullanıyorum, gayet güzel.
+1
mustafakesekci
(17.10.25)
ay ben altus aldım altus al 93 yb modelini.
o kadar güzel ki hayatımdaki eksiklik buymuş resmen.
bi sürü şey yıkadım, kuruttum hiçbir şey çekmedi, küçülmedi.
çok şüphede kalırsam sentetik modunda dolap kuruluğunda kurutuyorum.
sentetik modu 55 dk, pamuklu modu 2.30 saat mi 2.55mi öyle bir şey.
sentetikte bazen kurumayan birkaç parça kıyafet oluyor onları da 14 dkya atıyorum.
ne kırışma ne bir şey. azcık kassa eşim gömlekleri ütüsüz bile giyebilir.
bi de tozunu falan da topluyor kıyafetlerin. harika bir şey.
ben dediğim makinadan çok memnunum. temizlik yaptıktan sonra kullandığım bezleri de atıyorum 14 dk kuruyorlar. çok seviyorum bu işlevini.

yalnız makine üstüne kuracaksanız makinenizin derinliği ile çamaşır kurutma makinesinin derinliği arasında 10 cmden fazla fark olmamalı. benim 12 cmdi üstüne bi aparat aldım 1000 küsür tlye. hiçbir sorun çıkmadı.
+2
matilda
(17.10.25)
annem için bir sene önce siemens marka kurutma makinası almıştım.
annemden şu ana dek olumsuz hiçbir dönüş almadım. kıyafetlerim(iz)de de hiçbir küçülme, yıpranma, kırışıklık vs vs görmedim.

yorumlara istinaden, bütçem de kısıtlı diye birkaç hafta önce de teyzeme altus marka kurutma makinesi aldım, kurutma sesi biraz fazla gibi ama ondan da ciddi bir şikayet duymadım.

bu arada bu iki markanın da fiyatı sizin bütçenizin yarısı kadar bile değil. bu yüzden model söylemiyorum.
+1
m e b
(17.10.25)
bosch marka aldım yıkamada bosch marka idi üzerine monte ettiler. kullanımı kolay ve pratik
+2
( . )( . )
(17.10.25)
bosch'un kurutmalı çamaşır makinesini kullanıyorum 7-8 yıldır. kirli veriyorsun, temiz ve kuru çıkıyor. süperkısa programı var, 1 kilo çamaşırı 1 saatte yıkayıp kurutup veriyor.

dikkatli kullanıldığı sürece küçülme sorunu olmuyor.
+1
co2s2
(17.10.25)
hoover marka kullanıyorduk balkonlu eve çıkınca sattık ve gayet memnunduk. çok bilinmez ama kaliteli bir markadır. tam fiyat performans ürünü bana göre
+1
mermaidd
(17.10.25)
kesinlikle yasam kalitesini arttiran bir urun. ozellikle evdeki toz miktari inanilmaz azaldi, tozun cogu camasirlardan kaynakliymis onu farkettim. f/p yorumlari iyi bir urunu alin gecin, ben bosch aldim gayet memnunum.
+1
tahtakafa
(17.10.25)
aa tahtakafa'nın yazdığını görünce ben de fark ettim. bizim evde de toz kalmadı gibi bir şey. üstelik kedimiz olduğu halde.
0
matilda
(17.10.25)
@tahtakafa @matilda toz olmaması mükemmelmiş. çünkü alerjik astımım da var benim çok iyi olur.

teşekkürler herkese. hepsini inceleyeceğim.
0
🌸elektr10
(17.10.25)
(14)

Kadınlarla çalışmanın zor olması?

mikahakkinen
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama her gün öfleyen püfleyen, triplenen, aşırı duygusal ve değişken bir cinsiyetle çalışmak beni aşırı sıktı. Eşimden bu tarz şeyleri görmedim.

İş değiştirme şansım yok ama sıkıldım. Yani 4 tane erkeğin bulunduğu bir odada çalışmak tercihimdir.
-10
mikahakkinen
(13.10.25)
bence kadınlar zor, erkekler kolay gibi bir genelleme yapmak saçma. zor insan olur, zor kadın olmaz.

ünide tıpkı senin gibi %95’ini kızların oluşturduğu bir bölümde okudum. ofis hayatında da çoğunlukla etrafımda kadınlarla çalıştım. çalışması zor kadınlar olduğu gibi erkekler de gördüm. tek bir cinsiyet üzerinden genelleme yapamam. ünide ve iş hayatında en yakın arkadaşlarım da genelde kadınlardı.
+4
sir gawain
(13.10.25)
şu anki iş yerimde 5 yıldır erkeklerin içinde çalışıyorum. bu sürenin çoğunda tek kadın çalışandım hatta. erkeklerin öfleyip püflemeyen, triplenmeyen canlılar olduğunu size düşündüren nedir, çok merak ettim. genellemeleri yanlış bulmakla beraber son 5 yıllık tecrübeme dayanarak erkeklerle çalışmak zor diyorum.
+3
elorelia
(13.10.25)
bence de genelleme yapılmaz ya kişi ile ilgili.
mesela ben kadınım ve benimle çalışmak zor bence çünkü hemen sinirlenen biriyim. tahammülüm düşük.
ama bence ofiste erkek bi çalışan var onunla da çalışmak zor. hiç öfleyip pöflemiyor ama iq seviyesi çok düşük. ona bir işim düştüğünde sinilenmeden sakince anlatmaya çalışmak, böyle defalarca anlatmaya çalışmak inanılmaz zor.
+1
Sadece soruyorum
(13.10.25)
Çalıştığım errrkek gibi errkeklerden bazı örnekler:
Eskiden çalıştığım yerde bir patronum, eşi yan odadayken (veya iş yerindeyken), bir kadın çalışanla sürekli odasının kapısını kapatarak öğle yemeği yiyordu. Kadın çalışanlara "arkadaşlar biraz daha güzel giyinelim, makyajımıza dikkat edelim" diyordu. Kızı yaşındaki çalışanlara sarkıyordu, gecenin yarısında mesajlar atıyordu.
Başka örnek errkek çalışan yine gecenin bir yarısında kadın çalışanlara mesaj atıyordu, sadece kadın çalışanlara sürekli biçimde "gülüm, canım, birtanem" diye sesleniyordu ve tepki gösterince "alınmıyorsun değil mi, samimiyetten eheeheh" diyordu.
Bir başkasının bizzat bana sabahın 04.30'unda mesaj atmışlığı var.
Bir öteki, yine erkekti. Torun torba sahibi ama müdürle kırıştırıyordu ve bütün iş yeri bunu biliyordu. Bu adam bir de hayvan gibi vergi kaçırıyordu, çalışanlara bağırıyordu, izin istediğinde yalvar yakar veriyordu, suratımıza bakmıyordu. Hatta bir kere kızı ameliyat olan bir çalışana izin vermemişti çünkü "bakacak kimse mi yok?" diye çıkışmıştı. Aynı errkek gibi erkek adam, üç ay boyunca maaşını vermediği (ve zaten kayıt dışı çalıştırdığı) temizlik görevlisi en son ağlayınca "sen de amma paragözsün" demişti.

Kadınlarla neler yaşadım? Parada anlaşamayıp efendi efendi yolları ayrıldık. Bu kadar. Taciz edilmedim, hakkım yenmedi, hakaret edilmedi, zorla bir şeyler imzalatmaya çalışılmadı.

Ama aynen, kadınlarla çalışmak zor çok haklısınız.
+6
mor bembombom
(13.10.25)
Benim kendi deneyimim, kadınlarda sayıca daha çok ufak tartışmalar çıksa da genelde art niyetli olmuyorlar. Erkekler her türlü sinsi pislikliği yapıyor. (Erkeğim)
+2
aguen
(13.10.25)
Benim için hep tam aksi oldu bu zamana kadar. Kadınların kendi arasında durum nasıl bilemiyorum ama erkekler bir arada olunca sınırları çok kolay kaldırıyor. Erkek muhabbeti de beni bayıyor. Bizim millette genel olarak yaparız abi, hallederiz hocam kafası hakim. Erkekler bir aradayken bu damar iyice kabarıyor. Kadınlarla çalışırken işe daha iyi yoğunlaşıyorum, daha sistemli gidiyor.

Çalıştığım yöneticiler açısından da kadınlar daha iyiydi. Örneğin erkek yöneticiler genel olarak olmazdan anlamıyor. Yan yatırın, çamura batırın, kenarından kırpın diye yan çiziyor, iş gerçekten olmayınca alelacele iki ayağı bir pabuca sokuyorlar. Kadın yönetici olmazdan anlıyor. İş adım adım ve tek seferde gidiyor.

Ayrıca erkek yöneticilerin odağı çok kolay dağılıyor. Yok hafta sonu şöyle yapalım, yok gidip bilmem ne gömelim, şuraya şunu alalım yolumuzu bulalım.... bir ton şey. Hariçten bir sürü şey çıkarıyor. Kadınlar bu tarz atraksiyonlara girmiyor pek.

En azından benim deneyimim bu yönde oldu hep.
+1
akhenaten
(13.10.25)
Ben bir kadın olarak kadınların tepkiselliğinden ve çok konuşanlarından gerçekten çok rahatsız oluyorum, bunlardan ikisi benim annemle teyzem. Öf pöf etmek zaten en zıddıma giden şeyler, çekilecek dert değil. Haklısın.
-2
muhayyer divan
(13.10.25)
Gerçekten zor bu arada.

Otu boku yanlış anlamalar, yokuşa sürmeler. Sıkıntılı.

Erkekler daha çok görev adamı, yapalım, bitirelim, gidelim.
-1
baldan kaymak
(13.10.25)
Tedarik zinciri kadın daha fazla olan bir sektör ve genel olarak kadınlarla çalışmaktan memnunum. Özellikle onlarla olan farkı görmek enteresan (örnek verirsem ben işe alım yaparken çok daha analitik şeylere bakıyorum, benim müdürümse daha duygusal, karaktersel şeylere. O sebepten iyi bir takım oluyoruz).

Misal mevcut organizasyonda erkeklerin karakter kalitesi kadınlara oranla çok daha düşük. Yalnız yalan olmasın çalışanlarımın erkek olanları ile daha direkt olurken kadınlara bir tık daha indirekt yaklaşıyorum. Gene açık konuşmak gerekirse emekli olan eski müdürle futbol, rugby, araba konuşmayı baya özledim. Galiba kadınlarla çalışmadaki tek sorun bu benim için çünkü ilgi alanlarımız farklı.
0
logisticsmanager
(13.10.25)
şirketlerdeki kadın yönetici azlığının, kadın bürokrat azlığının vs. genel sebebi tam olarak budur. kadınlarla çalışmak çok zor, çünkü kadınlar pazarlığa açık kişiler değil. bunları idare edemiyorlar.

en basiti benim gözlemim olan site grupları.
bir sorun karşısında site grubundaki erkekler "şöyle şöyle bir durumla karşılaştık, bu konuda böyle böyle aksiyon alınması çok iyi olacaktır" tarzında temiz bir üslupla yaklaşırken, aynı konuyu kadınlar kavgaya, sataşmaya ve çekişmeye çekiyorlar anında.

hatta bu diyalogları gösterdiğim kadın çevrem de genelde "adam niye böyle yazmış ki" diye topa giriyorlar, daha sert, daha pazarlıksız daha tahammülsüz yaklaşılması gerektiğini söylüyorlar.

özet geçmek gerekirse;
tartışmaya kapalı bir şekilde kadınlarla çalışmak çok zordur. çünkü her olaya fazlasıyla tek boyutlu bakarlar. pazarlığa kapalıdırlar. bu genetik bir şeydir, buna kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. erkeklerin testosteronunun fazla olması gibi bir şeydir yani.
0
tchuck
(13.10.25)
Nacizane hayat tecrubem:
kadinlar cok fazla stres yapiyor, herhangi bir meseleyi cok buyutuyor, raporu nasil yetistirecegiz iki gun kaldi, o musteri niye hala donus yapmadi bilmemne cok fazla sinir, stres, gerginlik yayiyorlar cevreye. Erkeklerse "hallederiz, bir sekilde aradan cikartiriz, dunyanin sonu degil" kafasinda.

Kadinlarda dedikodu,ikiyuzluluk ve yapmaciklik da cok fazla. Kiskancliktan, fitneden birbirlerini bogazlayacak iki insan yuz yuze gelince bluzun, etegin cok yakismis diye yalandan gulumserler, muhabbet ederler, vicik vicik birbirlerini overler. Erkekler kimse bana bulasmasin, dertsiz basim agrisiz asim mantalitesinde genel olarak.

Kadinlarin ilgi acligi diye bilimsel bir olay da var sanirim,cogu erkek sadece yuzunu yikayip geliyor, kadinlar bir suru kombin, makyaj vs. Orasi benim ekmek yedigim yer ya, ben cinsiyetsiz takilmak herkesi ana baci kardes gibi gormek istiyorum ekmek yedigim yerde. Benim dikkatimi niye parfumunle, dekoltenle, suh kahkahalarinla, dagitiyorsun.
+1
neck_and_neck
(13.10.25)
herkesin yorumuna saygılıyım sadece ben bireysel tecrübemi ilettim. erkeklerle çalışmadığım için kadınlarla olanı yazdım. kesinlikle amacım cinsiyetçilik değil.
0
🌸mikahakkinen
(13.10.25)
ben feminist bir insan olarak yazıyorum:
çalıştığım bir devlet kurumunda kadınlar yüzünden ruh hastası oldum. çoğusu kafadan rahatsızdı. narsistler, dalkavuklar, neler neler...
0
gijilti
(13.10.25)
2018'den beri %90'ı kadınlardan oluşan ekiplerle, yöneticilerle çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, kadınlarla çalışırken onlara adapte olmak gerekiyor. Buna adapte olmuş bir erkek olarak, erkek çoğunluklu ekiplerle çalışmaya başlasam bu sefer oraya adapte olmam gerekecek.

Neticede kadın ve erkeklerin belirli farkları var ve uyumlu olmaya çalışmak işleri kolaylaştırıyor.

Senin için demiyorum ama kadınlarla çalışmak zordur demek; normal olan erkeklerle ve onların atmosferinde çalışmaktır, kadınlar bundan farklı olduğu için anormal olan onlardır, anlamı taşıyor. Bu da erkek-merkezci bir bakış açısı.
+3
Bruce
(13.10.25)
(5)

Ankara-lahmacun

tolgan
selamlar arkadaşlar, lahmacun severler. gidip memnun kaldığınız lahmacunu süper olan yer önerisi alabilir miyim?gidip denediklerim:anıttepe-düveroğlu,batıkent-şilanbalgat-çinilibunların dışında memnuniyetle gider gömerim.
selamlar arkadaşlar, lahmacun severler. gidip memnun kaldığınız lahmacunu süper olan yer önerisi alabilir miyim?

gidip denediklerim:
anıttepe-düveroğlu,
batıkent-şilan
balgat-çinili

bunların dışında memnuniyetle gider gömerim.
+1
tolgan
(13.10.25)
cennetkuşu çukurambar.

çayyolu'nda da varmış ama orayı denemedim.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
eskiden olsa ümitköy cennetkuşu derdim fakat galiba oradaki usta ayırılıp kendi yerine açmış henüz deneme fırsatım olmadı ama çarşı han lahmacun önerebilirim her ihtimale karşı cennetkuşu ümitköy de denenir. (dikkat çukurambarda bir şube daha var aynı yer değiller orayı önermiyorum )
+2
kablelvuku
(13.10.25)
cennetkuşu kebap diyecekler inanma.

lahmacunu gerçekten çok büyük ama lezzet açısından çok sıradan ve pahalı. Ne hikmetse her daim kapısında sıra var, adı var kendi yok bir mekan olmuş.
+1
zikardo
(13.10.25)
fkkfkffl cennetkuşu demeye gelmiştim. Nostalji falan da değil, 2 ay önce burayı öğrendim çok memnun kaldım. Düveroğlu bana çok daha yakın ama ortalama ve overrated bulmuştum.
+1
aguen
(13.10.25)
Gidip de fena bulmadığım Gaziantep Harlı Fırın var Hamamönü.

Henüz gidemediğim ama öneri olarak gördüğüm bir yer vardı denemek isterseniz:
344 Mehmet Usta
0
kendi helvasını kavuran zombi
(13.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.