Giriş
(14)

Z kusagi coollugu

Purple life
Z kusagi cok cool degil mi? Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Z kusagi cok cool degil mi?

Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.

Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
-29
Purple life
(07.09.26)
Birçok kuşaktan öğrenci yetiştirdim. Hepsinin iyi ve kötü tarafları var. İyilere odaklanırsak :) z kuşağı bir işe merak sarıyorsa elinden hiçbir şey kurtulmuyor. Sadece merak sarması biraz daha zor :) Aşırı sorgulayıcılar ama cevapları alabiliyorlarsa kendi doğruları değişebiliyor. Patronların ve işini iyi bilmeyen öğretmenlerin işi çok zor :)
0
cosmicstring
(07.09.26)
kendileri hakkinda kotu bir dusuncem yok. zira kendileri bizim yarattigimiz, miras biraktigimiz dunyada bizim yetistirdigimiz cocuklar ve buyuk bir kismi hala gelisim surecinde. z kusagina kotu bir sey soylemek bana adil gelmiyor. ornegin duyuru'da hepimiz ulkenin durumundan ve hukumetin politikalarindan yakiniyoruz. sonra da diyoruz ki bu z kusagindan bir sey olmaz. hicbir seyi umursamiyorlar, takmiyorlar. neden onlara temiz, guzel bir ulke birakmadigimizi veya birakamadigimizi sorgulamiyoruz da hic oy kullanmamis ergenlerden bu meselelere kafa yormalarini, bizi kurtarmalarini bekliyoruz? benim kusagimda olan insanlar 15 yasindayken siyasetle ilgilenmezdi, niye simdi 15 yasinda birinden siyasetle ilgilenmesini, ulke sorunlarina duyarli olmasini, hatta kurtarici olmasini istiyoruz, bu yuku onlara bindiriyoruz? iste bunlar bana hic vicdanli, adil ve ahlakli gelmiyor. eger bunlardan bagimsiz olarak ele alirsak ben ekstra bir cool'luk gormuyorum. her donemin kendine cool bir giyimi, tarzi vs. var. nihayetinde bu bir moda ve surekli degisiyor. bundan 50 yil sonra da buyuk ihtimal z kusaginin giydikleri ne kadar cirkinmis, saclari ne kadar komikmis, dinledigi muzikler ne kadar tuhafmis falan diyecekler.
0
Sour
(07.09.26)
ulan 23 senemiz reisle geçmiş. başlarım onların özgüvenine. dayak yediğimiz öğretmene bile saygı duymamızı tembihleyen baby boomer ana babaları olsaydı. görürdüm ben özgüveni. bize hadi oğlum hadi kızım sen yaparsın denmedi ki yapma ayıp olur cart curt. bana da gaz verselerdi ben de aragaz atardım.

not y kuşağıyım.
0
mikahakkinen
(07.09.26)
dramasız mı yaşıyorlar? en ufak şeyi dramatize ediyorlar. çok rahat falan da değiller.
+3
jelly bear
(07.09.26)
maalesef kafalari basmiyor.

iki kare farkini bir haftada uc kez anlattim, hala bon bon bakiyorlar. bunlar universite ogrencisi bir de. yaziktir gunahtir ama cool degildir.
0
banach
(08.09.26)
ülkesine göre değişir.
romanya'da z kuşağı alkolü bırak meth, speed, almış yürüyor gece hayatında.
ha bence türkiye'de ve romanya'daki y kuşağından çok daha mutludurlar.
0
rain when i die
(08.09.26)
hiç cool bulmuyorum, sana öyle geliyor
0
deartheodosia
(08.09.26)
evet evet z kuşağı süper gerçekten.

muhakeme yetenekleri yok. düşünme kapasiteleri yok. kafaları basmıyor. bir şey sorduğun zaman bön bön bakıyorlar. herhangi bir gelecek hedefleri yok. hiç bir işe konsantre olmuyorlar. hayatı reels gibi yaşanacak sanıp her şeyi anlık geçmeye çalışıyorlar. içki içemiyorlar çünkü pahalı. bu yüzden de yine internette gördükleri abuk sabuk kokteylleri içiyorlar.

yani o senin dediğin coolluk değil mallık oluyor.
0
gercekdunya
(08.09.26)
Selam vermeyi hal hatir sormayi bilmiyorlar 30 yasina gelmisler 14 gosteriyorlar neden hayatlari evde lol oynayarak gecmis, gunes gormemisler ki yasli dursunlar haushaha
+3
baldur2
(08.09.26)
Dinozorlarin nesli tükenmemis aslinda tesekkürler
-5
🌸Purple life
(08.09.26)
Y ve Z kuşağının sınırı olan yılda doğdum, yani kimi kaynaklara göre Y kimine göre Z kuşağıyım bilmiyorum.. Kendi yaşıma göre +-5 yaşta olup tanıştığım kişileri düşünüyorum. Aradaki yaş farkının getirdiği sabit etkileri saymazsak pek fark yok. Daha küçük yaştaki Z kuşaklarıyla pek iletişimim yok bi tek kardeşim var 20 yaşında ama onu da dışardan bir gözle değerlendirmem zor. Yani bu kuşak olayına fazla anlam yükleniyor bence. Her neslin kaliteli/cool insanı da var düpedüz malı da. Herhangi bir kuşakla ilgili yapılan genellemelerin çoğu da boş geliyor bana
+2
nundu
(08.09.26)
valla bence mal ve talepkarlar.
sürekli talep var ama bu talebi karşılayacak hiçbir şey yapmıyorlar.
çalışmayı sevmiyorlar hepsi kısa yoldan zengin olma derdinde.
genel olarak kimseye saygı da göstermiyorlar.
+4
matilda
(08.09.26)
millenial olarak bizden daha coollar ya da degiller diyemem.
teknolojide bizden daha iyiler, ki bu dogal zaten.
ama arkadas, cogu ampul degistirmekten aciz. eli takim tutana rastlamadim henuz.
talepkarlar +1, gecenlerde biri yanima geldi ofisimdeki hava kalitesini kontrol etmek istiyorum dedi, gittik hava kalitesini olcen cihaz aldik ofisine koyduk, rahatladi. :D
0
cooperr
(08.09.26)
Alkol gibi sosyal bir içecek almayıp ot gibi izole bir şey alıyorlar.

Siz de bunun tasarlanmamış olduğunu düşünüyorsunuz. Yalnızlaştırılıp daha çok içerik tüketmeye teşvik ediliyor olmasınlar?

Ek olarak içince anında kameralar çıkıyor. Haliyle kimse artık sarhoş olamıyor. Ek Ek olarak bi kokteyl olmuş 20 euro.
0
aguen
(09.09.26)
(20)

AI Sonrası Duyurunun İşlevi

kendimefotograflarim
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1

yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.

Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂

Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum.
bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı.
burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.

bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.

Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak.
Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar.
Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.

yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.

duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.

dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.

haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur?
onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1

El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım.
Bu yüzden hala seviyorum burayı.
Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
0
peki madem
(04.09.26)
(3)

dolandırıcı sms'i - benim numaram üzerinden

biseysorcaktim
yasal sahibi olduğum ama kardeşim tarafından kullanılan numaradan, yani kardeşimden mesaj geldi: "e-tebligatınızın süresi dolmuştur, lütfen irtibata geçiniz. XYZ hukuk bürosu"bahsi geçen hukuk bürosunu arama motoruna yazınca buna benzer yüzlerce sms gönderilmiş.sorum şu: dolandırıcı kendi numarasınd
yasal sahibi olduğum ama kardeşim tarafından kullanılan numaradan, yani kardeşimden mesaj geldi: "e-tebligatınızın süresi dolmuştur, lütfen irtibata geçiniz. XYZ hukuk bürosu"

bahsi geçen hukuk bürosunu arama motoruna yazınca buna benzer yüzlerce sms gönderilmiş.

sorum şu: dolandırıcı kendi numarasından değil de, tanıdık bir numara üzerinden bana nasıl sms atıyor? kardeşim iphone kullanıyor. telefonuna yüklediği şüpheli bir uygulama yüzünden olduğunu sanmıyorum.
0
biseysorcaktim
(02.09.26)
shadowfollower
(02.09.26)
hattınız vodafone mu? geçen sene benim başıma çok sık şey geliyordu, dolandırıcılar benim numaradan insanlara sms atıyordu. çok da görmüştüm internette benzer şeyler.

engellemesi çok kolay ama tr operatörleri tabii ki yapmıyordu öyle mantıklı şeyler.
+2
aguen
(02.09.26)
Ağabeyimin adına kayıtlı üç aile telefonu (kendisi, eşi ve annem kullanıyor) Papara üyeliği, bir sürü internet pazaryeri üyeliği, muhtelif tanışma siteleri üyeliği için kullanılmıştı. Hepsi de Vodafone. Vodafone'da bir şeyler dönüyor. Aklıma geldi @aguen yazınca.
+2
pro9it9is9
(02.09.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+5
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(5)

Ankara'ya kaç gün yeterli olur ve nereleri gezmeliyim?

Cesario
Arabasız gelirim. O yüzden Beypazarı gibi uzak yerlere gitmem diye düşünüyorum.Daha önce hiç gelmedim. Anıtkabir ve Anadolu medeniyetleri müzesi bir gününü alır vs gibi hap bilgiler verirseniz iyi olur. Şuraya bence gitmene gerek yok, şurası kesinlikle görülmeli diyeceğiniz nereler var merkezde? Pir
Arabasız gelirim. O yüzden Beypazarı gibi uzak yerlere gitmem diye düşünüyorum.

Daha önce hiç gelmedim. Anıtkabir ve Anadolu medeniyetleri müzesi bir gününü alır vs gibi hap bilgiler verirseniz iyi olur. Şuraya bence gitmene gerek yok, şurası kesinlikle görülmeli diyeceğiniz nereler var merkezde? Pirinç Han, Hamamönü evleri vs gibi yerleri de listeye ekledim.

Etnografya müzesi ve resim/heykel müzesi gerekli mi? İstanbul'da bu tarz şeyleri yalayıp yuttum diyebilirim.

Mimari ve tarihi önemi yüksek kilise/cami öneriniz var mı?
+1
Cesario
(28.08.26)
Iki gun bile fazlasiyla yetebilir ;__;

Bir gun taksiyle/dolmusla ankara kalesine cikarsiniz, orada bi 5dk takilip yuruyerek inersiniz. Tum muzeler orada zaten. Devam ederseniz ilk meclis vs. ulusta.

Bir de anitkabir var. Sonradan kurulan bir sehir oldugu icin oyle cok sey yok, buranin sevilmesinin sebebi kendi hikayelerimiz.


Anadolu Medeniyetleri Muzesi cok iyi ama, istediginiz kadar uzatabilirsiniz orayi.
+1
aguen
(28.08.26)
Önce biraz gülecek, kalbe ümit katacak
Söz verecek, gelmeyecek, hep seni aldatacak
Sev diyecek, sevmeyecek, belki de ağlatacak
Boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına
+1
banach
(29.08.26)
Ulucanlar müzesi ( beni cok etkiledi)
Satranç müzesi

Koc ailesinin de müzeleri var ilginizi cekerse.
0
Purple life
(29.08.26)
Ankara Palas, Birinci ve İkinci Meclis hepsi aynı yerde Resim Heykel Müzesi de buraya yakın sayılır. Bunların haricinde uçakları seviyorsanız Türk Hava Kuvvetleri'nin müzesini de tavsiye ederim. Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni görmeden olmaz kesinlikle oradan kaleye de geçebilirsiniz.
+1
niyazi mısri
(29.08.26)
Ulus'ta Hacı Bayram Camii ile yanyana Augustus Tapınağı kalıntıları var. Dikkatle bakarsanız, taşları üzerinde, Augustus'un otobiyografisi olan 'tanrısal Augustus'un yaptığı işler' adlı yazıtın kazınmış olduğunu görebilirsiniz. Belki ilginizi çeker. Bu eser, antik dönemde bakır plakalar üzerinde kazılı olarak Augustus'un Roma'daki mezarı üzerinde bulunuyordu; tabii ki günümüze ulaşamadı. Bunun -taşa kazınmış olarak- korunagelen 3 kopyası da bugün Türkiye'de. Birisi bu (iki dilli); diğerleri Apollonia antik kenti(grekçe) ve Antiokheia Pisidia antik kenti(latince)'nde.
Roma'da bugün Ara Pacis Augustae isimli barış sunağını içeren binanın su basmanına da bu yazıtı işlemişler; tabii modern kopya olarak (aslı hep bizde yani ehehe). Bu müzeyle, bir zamanlar yazıtın orijinalinin bulunduğu Augustus'un mezarı da neredeyse yanyana. Metnin türkçesi bi kaç yayınevi tarafından küçük kitapçık halinde basıldı. İnternetten de bulabilirsiniz sanıyorum. İyi gezmeler.
+2
lil siztah
(29.08.26)
(10)

remote çalışırken kamera açtığınızda ne giyiyorsunuz

xportant
evden çalışırken ve işte kamera açacağınız zamanlar ne giyiyorsunuz? gömlek gibi daha resmi kıyafetler mi tercih ediyorsunuz yoksa daha rahat mı?
evden çalışırken ve işte kamera açacağınız zamanlar ne giyiyorsunuz? gömlek gibi daha resmi kıyafetler mi tercih ediyorsunuz yoksa daha rahat mı?
0
xportant
(13.08.26)
yatarken giydigim tisort. kisin ustune sweatshirt.
+2
lemmiwinks
(13.08.26)
görüşmenin niteliğine göre, resmiyet sıralamasında

ceket, gömlek, siyah tshirt, ev tshirtü
0
duyurukullanıcısı
(13.08.26)
çok önemli bi toplantıysa gömlek. pandemiden sonra ev içerisinde yatağa yattığım kıyafetle dolaşmayı bıraktım. uyanır uyanmaz ev içinde rahatlığı ön planda ama günlük dışarıda giyime uygun kıyafetler giyiyorum ve önemli toplantılar hariç toplantılara ve görüşmelere onlarla giriyorum.
0
a7x
(13.08.26)
alt boxer - üst gömlek
0
HellKeePer
(13.08.26)
çok sık evden çalıştığım için tüm pijamalarımın üzerine beyaz sıfır yaka t-shirt giyiyorum :D hem çok rahat hem de kamerada jilet gibi duruyor.
0
theseachange
(13.08.26)
lemmi+1, günlük giyiniyorum. remote çalışıp bi de gömlek mi giyicem wtf

önemli bi toplantıysa şu tarz baskılı tişörtler:
teeturtle.com
0
aguen
(13.08.26)
aşırı salaş. spor tişörtü ya da normal ev tişörtü. hayatta özen göstermem. normalde evde atletle takılıyorum da kamera açarsam mecbur tişört.
0
jelly bear
(13.08.26)
normal gündelik bir tişört. işim ve şirketim gömlek/ceket giymeyi gerektirmiyor. ofiste de giymiyorum zaten.
0
art cat chocolate
(13.08.26)
işinizi bilmemekle birlikte, polo yaka bir tişört giymek çoğu durumda kabul edilebilir gibi geliyor.
0
co2s2
(13.08.26)
her gün en az 2-3 casual toplantim oldugu icin düz tisört. bazen yattigim tisörtü bile degistirmeyi unutuyorum.
0
sir gawain
(13.08.26)
(16)

Tartıştım

spherical
Arkadaşlar,Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeni
Arkadaşlar,
Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.

Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeniyim bu eski). Çık dedim çıkmadı, rahatsız etme ve tacizden şikayet edeceğim dedim, etmezsen şerefsizsin dedi. Baya tartıştık. Bunu ağzından kaçırdıktan sonra hakaret olarak çok sınırını aşamadı, Aptalca davranıyorsun dedi. Bir de tehdit etti.
Bu arada ben sürekli odamda çalışıyorum bu adamı görmüşlüğüm yok yani aptalca davranıyorsun demesi o anlar için.

Ama işte kanıt yok. Odada ki kadın ben asla şahit olmam dedi.
Bunu nasıl şikayet edeceğim kurum içinde, süreç nasıl olur bilmiyorum. Tavsiyesi veya Tecrübesi olan arkadaşlar varsa sevinirim.
0
spherical
(11.08.26)
İlk amire gidip, şöyle bir olay yaşandı, kanıtlayamam, bilmemkim hanım da şahit olmayacağını belirtti. Bu durumda şikayetçi değilim ama bilginiz olsun diye geldi de ki olayın devamı gelirse adamın önbilgilendirmesi yapılmış olsun.

Onun dışında bir şey çıkmaz. Kamuda mesai arkadaşıyla da didişilmez. İş büyürse birinin yeri değiştirilir ki bil bakalım kiminki değiştirilir.

Ben yeniyim derken, daha asaletin tastik edilmediyse, Müdüre gitme, çiçek alıp affet diye o elemana git.
+3
Mirket
(11.08.26)
bence en baştan yanlış bi üslup kullanmışsınız, tehdit etmek yerine nazikçe uyarabilirdiniz odaklanamıyorum falan diye. o açıdan haklı çıkabilir tahrik etti diye.
+6
mezzosprite
(11.08.26)
siz tutanak tutup kayda sokacaksınız. şahit olup olmaması şu aşamada çok önemli değil. amir ciddiye alırsa muhakkik atanır muhtemelen; o gereken kişilerle konuşacaktır. tabi bu noktada, amirin tutanağı kayıt altına alması, sümenaltı etmemesi gibi konular önemli (sorunlar dışa yansımasın diye öyle yapılıyor genelde).

yalnız müzik sesi gibi konuşularak çözülebilecek bir konudan, bu kadar nasıl yükseldi iki taraf da, ona pek anlam veremedim. aday süreniz devam ediyorsa böyle durumlarda daha temkinli davranmanız faydalı olur.
+5
lil siztah
(11.08.26)
Kamu kurumunda müzik falan neresiymiş orası valla düz memur olmak varmış neyse. Başta ipler gerilmiş. Onun anladığı dilden konuşman lazım. Sen de ses bombasını konuştur en basitinden :) Ben de devlet memuruyum ama amir olsam böyle sikko meseleler ile uğraşmak istemem. İşi yazıya dökmeden önce şihafen görüşmek en iyisi. Bir şikayet sonucu kendimi de yakmış ve memurluktan atılmış, tekrar SINAVLA geri dönmüş biri olarak söylüyorum bunu.
+3
katafalk2
(11.08.26)
- Şu kadar yıllık memurum beni uyaramazsın... diyenlerin ortalığı daha çok kokuttuğu ortada. Ortalık kokmasın diye de yerine konum veya kuruma göre personelin 3-5 yılda bir tayin sistemi var.

Özelde de bu böyledir. Bazısı bulunduğu yerde neredeyse 15-18 yılı devirmiş, kök salmıştır. Sürekli muhatap oldukları üst yönetimin gözlerini bağlamışlardır adeta.
Gerçekte çalışmazlar , kendi menfaatlerine dayalı bir süreç yönetirler oldukları yerde.
Maaştan ayrı olarak farklı , karanlık türden kazanç yolları da olabiliyor böylelerinin .
Bunlara pek yeni kurallar işlemez.
- Ben olmazsam burada işler durur, yönetim zaten arkamda... diyerek bir
tür zırh taşıdıklarını düşünürler.
Bazı zamanlar yeni gelenlerin nabzını yoklamak için :
- yakında istifa edeceğim.. demeyi de ihmal etmezler ama def olup gitmezler de .

Sen şimdilik sessiz kal, işini düzgün yapmaya bak. O kadından da uzak dur.
Çalışanlarla ilgili bir şey konuşma yanında.
Şahit olmak istemese bile senin haklı olduğunu o kimse yokken söyleyebilirdi en azından. İnsanlar kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen meselede güçlünün yanında olur . Birilerinin iş yerinde sadece "eski çalışan " olması güçlü olduğu algısı için yeterlidir.

3. şahısların tümüyle suskun kalması böyle anlarda kimin ne mal olduğunun da habercisidir. Benzerini yaşadım geçmişte.
Haksıza, haksız diyemeyenlerin arasında yaşıyoruz

Bilmezsin, böyle anlarda yeri değişen, bazen çok daha güzel çalışma ortamına da kavuşabilir. Zamanla ortamın dinamiklerine göre bir sorun olduğunda kararı yine sen vereceksin. Bazen sessiz kalmakta işe yarar ve müdahale hiç beklemediğin anda da gelebilir.
Çünkü bu arızalı kimse haksızlıkla kotasını doldurmuştur .
Benzer tür hususlar akşam haberlerinde medyada görülüyor .
0
diyecevaplandı
(11.08.26)
Bence özür dile. Bu konuşma biçiminle ve söylediklerinle haklı olma şansın 0.
-9
arbre
(11.08.26)
Arkadaslar simdi bunlar hakkinda cok sey yazardim ama kisaca mikrop olduklarini soyliyim, hicbir is yaptiklari yok. benim amirim izinli. ona ulasamadim, bir sorup onun ustuyle konusacagim. tutanak hic aklima gelmemisti, tesekkur ederim.
proje falan yazdigim icin ustlerin islerine yariyorum, beni atmazlar ama paylarlar.



özgüvensizliğinin duyurudaki yankısına tik yok.
+1
🌸spherical
(11.08.26)
spherical, hahaha abla sen kimin fake'iydin ya, bir yerden hatırlıyorum seni ama çıkaramadım, sence yaptıkların normal mi biraz düşün, tik atmamak ne canım engelle bence :D
-6
arbre
(11.08.26)
En büyük sorunlu şahit olmam diyen abla yalnız da bir şey olmaz endişelenme sen işine bak.
0
Hallegadola
(11.08.26)
Bir memur olarak söylüyorum bunu iyi yapmışsın tek hatan devam edersen amire söylerim demek ama boş ver ağzından çıkmış bir kere.

İşe sarıl şimdi laf etmelerine izin verme asla zamanla su akar yolunu bulur merak etme.

Ya ben tek kişilik odadayım ona rağmen kulaklıklayım gün boyu millet hanzo ya
+1
Hallegadola
(11.08.26)
özür dile diyenler nasıl bi kafada ya çiçek alacakmış da bilmem ne.. bize çocukken hep böyle ezik alttan alan ve people pleaser lık öğretildi. nefret ediyorum. kimse kimsenin müzik sesini dinlemek zorunda değil hele ki odaklanma gereken çalışma ortamında.. neyse senin hatan şu olmuş direkt tehdit yerine önce ya başım ağrıyor falan diye biraz daha sakin uyarabilirdin. devam ederse de amire ona söylemedne şikayet edebilirdin. neyse olan olmuş.
+6
iwillsee
(11.08.26)
kamu ya da özel fark etmez, biri odama gelip daha ilk seferden tehdit vari atar gider yaparsa önce bsg cekerim, sonra bu calisan mal herhalde diye amire ben sikayet ederim. hakli oldugunuz olayda haksiz tarafa gecmeyi basarmissiniz. tebrikler. böylece, olayda hakli kimse kalmamis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
o kisi ben olayim:

- merhaba, odandan cok muzik sesi geliyor. dikkat edebilir misin?
x: dikkat edecegim, ozur dilerim.

vs
- Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim.
x: istersen papa'ya sikayet et. etmezsen insan degilsin. *muzik sesini acar*


olay bu kadar basit aslinda. 100% hakliliktan haksizliga nasil gecilir guzel gostermissiniz
+4
aguen
(12.08.26)
ben asla kendisi ile muhattap olmazdım. odanın önünden geçer müdürüne/üstüne sözlü şikayet ederdim. o da geldiğinde müzik sesini duyar uyarırdı.

böyle şeyler için elini kirletmeye değmez.
0
naksidil
(12.08.26)
hocam bu tip durumlarda dikkatli olun. Kimin kimin neyi olduğunu bilemezsiniz. Daha eski memursa muhtmelen amirlerle vb arası iyidir.

İş hayatında kamu/özel fark etmez kurallar kaideler kişiye göre değişir. Sevilen biriyse amirler tarafından "hoş gör sen de" diye konu geçiştirilebilir. Sonra siz başka sefer de ısrarcı olursanız bir anda kuralları çiğneyen değil, siz uyumsuz ilan edilirsiniz.
0
anten
(12.08.26)
Aguen+1
+1
wilhelmwasmuss
(12.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(5)

danışmanlık şirketleri hakkında görüşleriniz nedir

xportant
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olara
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olarak ortaya koydukları hakkında genel olarak ne düşünüyorsunuz?
0
xportant
(07.08.26)
IT bazında konuşuyorum, ben kendim bu tip bir danışmanım, türkiye'de kötü müşteriye kötü danışmanlar yollanır, iyi danışmanlarını yollayıp mental sıkıntılara sokmazlar, iyi danışmanlar kaliteli ve cüzdanı büyük şirketlere rezerve edilir, danışmanlık şirketlerinin ilk karşılama kadrosu müşteri profilini anında anlar ve ona göre kim çalışacak karar verilir. her danışman çok iyidir diyemem aşırı kötülerini de gördüm ama genel olarak ortalama bilgi seviyesi meslekte bulunma süresine göre çoğu zaman kabul edilebilir seviyededir.

projelerin çıktıları müşterinin aktarımına göre etkilenir, çoğu zaman ne istediklerini tam bilmezler, kervan yolda düzülür oluyor, öyle olunca ceplerinden çok para çıkıyor, çok para çıkınca da karşılığını almadıklarını düşündükleri için ofislerine giden danışmanlara eziyet etmeye başlıyorlar. özellikle mavi yaka ağırlıklı sektörlerin beyaz yaka işlerini yaparken çok sıkıntı çıkıyor. çünkü birbirlerine medeniyetten uzak davranmaya alışmışlar, muhasebedeki adam gidip fabrikadaki ustabaşını anlamsız şeyler için azarlıyor falan çok değişik şeyler gördüm.

eski sistemden yeni sisteme geçilecekse, uzun süre orda belli bir işi yapan çalışanlar her zaman işler yürümesin diye zorluk çıkarıyor, çünkü bazılarının tahtları sallanıyor adapte olamadıkları için. bir sürü etken var ortaya koyulan işin kalitesi için..
0
nahtoderfahrung
(07.08.26)
Benim tecrübem genelde işi alana kadar uçup kaçtıkları, sonrasında da söz verdikleri hiçbir şeyi yerine getiremedikleri gibi her şeyi bir şekilde "Ama bu orijinal teklifte yoktu" deyip gecikmelere kılıf uydurdukları ya da ekstra para talep etmeleri şeklinde. Çalışanları genelde kötü değildir ama genelde arada kalırlar: hizmeti alan şirket "O kadar para veriyoruz" deyip her şeyi danışmanlara yaptırmaya çalışırken kendi işverenleri de olabildiğince az maaş vermeye çalışır, hatta yer yer müşterinin önüne atar. O yüzden de aklı başında çalışan pek kalmaz o şirketlerde.
0
salihdt
(07.08.26)
IT danışmanlık şirketlerinin küçük bir kısmı gerçekten işini biliyor yapıyor. Kritik bir şeyi tüm cuma gecesi çözemeyip gece 3'te firmadan destek almıştık, cumartesi akşam 6 gibi çözmüşlerdi. Mesela bu firma danışmanlık hizmeti de sunuyor. Şüphem yok iyilerdir.

Ama çoğu boş. Hızlı ve kabul edilebilir dandik sonuçlar almak için yöneticiler tercih ediyor.


IT dışındakiler ise (mckinsey falan tarzı) yöneticilerin aptal kararlarını desteklemek için. yönetici ne isterse danışmanlık firması böyle önerdi o şekilde yapıyoruz der. sonuçlarından negatif etkilenmez.
0
aguen
(08.08.26)
danışmanlık şirketinden alacağım bilginin fazlasını yapay zekadan alıyorum.

başım ağrımıyor.
-1
babilfish
(08.08.26)
ai sonrası istihdamları çok çok azalacak diye düşünüyorum.

ps. 10 sene kıdemli danışmanlık yapmış birey.
0
gurur
(08.08.26)
(7)

Ev Temizliği Soruları

auroraaurora
Uzun zamandır haftada bir yarım gün biri geliyor. Anahtar veriyorum; ben evde yokken gelip gidiyor. Geçen hafta taşındığımda eşyaların tozunu alırken pislik içinde yaşadığımı fark ettim. Orta sehpanın altından çıkanlara inanamadım. Tüm evi ve eşyaları kırklamak geliyor içimden. Birkaç sorum var. Cev
Uzun zamandır haftada bir yarım gün biri geliyor. Anahtar veriyorum; ben evde yokken gelip gidiyor. Geçen hafta taşındığımda eşyaların tozunu alırken pislik içinde yaşadığımı fark ettim. Orta sehpanın altından çıkanlara inanamadım. Tüm evi ve eşyaları kırklamak geliyor içimden.
Birkaç sorum var. Cevaplarsanız sevinirim.
1 - Evini kendi temizleyenler ne sıklıkla dip bucak temizlik yapıyorsunuz? Ütünüzü de kendiniz mi yapıyorsunuz?
2 - Eve temizlikçi alanlar evde başında duruyor musunuz yoksa anahtar veriyor musunuz? Gelen kişiden ne sıklıkla cam kapı silmeli geniş temizlik istiyorsunuz?
0
auroraaurora
(06.08.26)
valla remote çalışırken bir ara her hafta sonu dip köşe olmasa da uzun temizlik yapıyordum. sonra iki haftada bir oldu... derken... şimdi remote değilim diye dolap çekmece silmeli (mutfağın yani) 2 ayda 1 anca yapabiliyorum. camları silersem anca içten siliyorum, düşüp ölmek istemiyorum. ütümü de kendim yapıyorum tabii. bazen pantolonları önden ütülüyorum. bazen de giyeceğim zaman.
önemli detay: L koltuğum çok büyük ve ağır olduğu için annem veya teyzem gelirse anca beraber çekip altını süpürüp silebiliyoruz. bu da hepimize ders olsun, zemine yakın, süpürge sokulamayacak mobilyalar almayın aldırmayınnn :(((

haftalık temizliğim şu şekilde:
etrafı topla, yerleri süpür sil, çamaşırları yıka as dolaba koy, kedilerin kum kabını temizle, banyo wc temizliği

ayrıca evde kediler olduğu için 2-3 günde bir duruma göre evi süpürüyorum akşamları. :')
0
art cat chocolate
(06.08.26)
Evimi kendim temizlerim, temizlikçi sokmam. Haftada bir yarım günüme maloluyor, ilavete yedi günümü alıyor. Yani temizlik, kirletmemekle, dağıtmamakla başlayan, bir odadan çıkarken, herşey yerli yerinde mi diye baktığın, bir aksaklığa anında müdahale etmeyi de alışkanlık haline getirdiğinde yarım gün çok rahat yetiyor.
Biraz da minimalist olmak gerekiyor sanırım.
+1
Mirket
(06.08.26)
evimde şu an hayvan nufusu fazla olduğu için her gün en az 2 saatimi temizlik ve toparlamaya harcıyorum. ayda 2 defa gelen bir kızımız var , yıllardır geldiği için düzenine ben karışmıyorum kendi evi gibi bazen perdeleri yıkıyor camları siliyor , bazen dolapların içine abanıyor . başında durmuyoruz hiç yorum yapmıyoruz o karar veriyor .

genel olarak hiç dağıtmıyoruz , mesela çamaşırlar hemen kurutmaya oradan da dolaplara koyuluyor . bulaşıklar da aynen . banyolar her akşam kontrol edilince neredeyse hiç kirlenmiyor.
birkaç gün yapmazsak düzen bozuluyor .
0
devilone
(06.08.26)
Dip bucak temizlik yapmıyorum. Robot süpürge evi süpürüp siliyor, ben de arada bir şarjlı süpürge ile üstünden geçiyorum. Evi robota göre düzenlemek gerekiyor, bazayı altına robot girebilen bir baza ile değiştirdim, ilerideki planım koltukları değiştirmek. Ütü yapmıyorum. Ütü gerektiren şeyler giymemeye çalışıyorum.
0
inheritance
(06.08.26)
evde temizlikci oldugunda ben de evde oluyorum, yarim saate bi falan 10 saniye ortalikta dolasinca aldigim verim artiyor.

bir de explicit olarak soylemek gerekiyor suralari da al, burayi yaptin mi vs. zaten birkac kere oyle temizletince sonra bir sey demek gerekmiyor
0
aguen
(07.08.26)
İki günde bir robot süpürge çalıştırıyorum. Hafta sonu standart temizlik yapıyorum süpürge, banyonun yıkanması, toz alınması, vileda. Altı ayda bir de temizlikçi alıyorum. Kendim dip bucak yapmıyorum. Dolap üstlerinin, dolapların kapıların silinmesi, perdelerin yıkanması vesaire sadece altı ayda bir gelen temizlikçi yapıyor.
0
fildirfildir
(07.08.26)
sabah 9 aksam 5 diye anlasirsin, saat 4 olmadan fiyarlar.
yarim gün diye anlasirsin, her yeri sisirir sisirir 12 olmadan fiyarlar.

temizlikci evde oldugunda senin de evde olman gerekiyor. evde olamiyorsan, ben gelmeden cikma diyeceksin. eve dönünce yaptiklarinin üstünden gececeksiniz beraber.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
(11)

monitör tavsiyesi

ending credits
sevgili romalılar, galyalılar; 27 inç, fast IPS panel, QHD resolution, ölü piksel ihtimalini minimize eden bir monitör alacağım. panel IPS de olabilir. işin ehilleri yardımcı olurlarsa sevinirim. filtrelediklerim şunlar;https://www.amazon.com.tr/dp/B0GWY8WZK3/?coliid=I2BMH373B7XETD&colid=3BBYPYUPRL5
sevgili romalılar, galyalılar;

27 inç, fast IPS panel, QHD resolution, ölü piksel ihtimalini minimize eden bir monitör alacağım. panel IPS de olabilir. işin ehilleri yardımcı olurlarsa sevinirim. filtrelediklerim şunlar;

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

sizce hangisini almalı? bu liste dışından tavsiyesi olan varsa söylesin lütfen, teşekkürler.
0
ending credits
(06.08.26)
hocam yunus emre'ye sormuslar:
benzini shell'den, monitoru lg'den alin demis. :))

saka bir yana, ben hep lg tercih ederim ve hic pisman olmadim. zaten linktekilerden samsung ve lg kendi panellerini uretiyor. dell'i bilmiyorum.

olu piksel ihtimalini minimize etmek diye bir sey yok, elektronik bu sonucta ne cikarsa bahtina. kontrollerini yaptiktan sonra iade edebilirsin eger olu piksel cikarsa.
0
arakaali
(06.08.26)
iki panel üreticisi dışındakileri ele.

samsung panelleri daha parlak ve kontrastlı oluyor uzun kullanımda rahatsız edebilir.
lg paneller daha soft bir görüntü sunuyor.

yine de mağazalarda karşılaştırıp almak isterdim.
illa bakmadan alacaksam lg tercih ederdim.
0
duyuruuser
(06.08.26)
bende bu var memnunum

www.hepsiburada.com

işin enteresan olan kısmı ben bu monitörü 9 aralıkta 9 bin liraya almıştım. ne oldu da bu paralara çıktı bilmiyorum.

LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü
9.659,00 TL
0
omer460
(06.08.26)
UltraGear +1
www.amazon.com.tr

@omer460, bazen üretimi biten veya tedarik edilmeyen monitörlerin fiyatı artıyor.

Ben de 49" odyssey almıştım 20bin e. Oledler geliyor diye ucuzlamıştı. Sonra kısa bir sürede 45bin e çıktı fiyatı. Oledler de neredeyse o kadar. Bunun üretimi durdu, tedarik de edilemiyor. Oled istemeyenler buna kaymak istedi, aslında fiyat 45 hak etmiyor ama artırdılar.
+2
ananiyimioguz
(06.08.26)
Alternatifler arasında yer alan Dell'in 32 inç 4K versiyonunu (S3225 QS) kullanıyorum. Gerçi aralarında ciddi farklar var, 27 IPS iken 32 VA panel.

Fikir vermesi için yazmak istedim. Ben monitörümden memnunum. Basit bir model, fazla özellik yok ancak görüntü kalitesini sevdim ben. Oyun için alacak olsam Dell düşünmezdim ancak ben iş amaçlı aldım ve profesyonel monitörlerde genelde Dell'e denk geldim.

Dell'in Amazon satıcısı Ebrar Bilgisayar, fiyat kendi sitelerinde daha uygun. Ben de monitörümü Ebrar'dan almıştım ve düzgün esnaf olduklarını görmüştüm. İsterseniz bir değerlendirin: www.ebrarbilgisayar.com
0
10551037
(06.08.26)
lg monitorler hakkinda bi controversy vardi bu haftalarda. casus yazilim mi kuruyomus neymis.

neyse benim tum eski monitorler lg idi. gigabyte m32u kullandiktan sonra gigabyteciyim artik. m27q falan bakabilirsiniz. (ben de supheyle ebrar'dan aldim zamaninda ama bi sorun olmadi)
0
aguen
(07.08.26)
Asus Rog kullanıyorum oldukça memnunum
0
edaddy
(07.08.26)
www.hepsiburada.com

ben oğlana şundan aldım yaz başında baya güzel çıktı. dahili hoparlör, usb hub falan olması laptop kullanıcıları için çok büyük avantaj açıkcası. görüntüsü, hertzi falan da oldukça iyiydi bence bu fiyat aralığının en iyi ürünlerinden biri.
0
fatihdr
(07.08.26)
mağazaya gittim. patron çıldırdı dediler ve LG'nin yukarıda attığım linkteki ürününün OLED versiyonunu aldım arkadaşlar. monitör alacaklara kesinlikle tavsiye ederim. teşekkürler.
+1
🌸ending credits
(08.08.26)
oled de yanma sorunu çözüldü mü bilmiyorum, çözülmediyse neden aldınız ki? ne işte kullanacaksanız? oyunda belki uzun götürür de sabit ekranlı şeylere bakıyorsanız sıkıntı olabilir.
0
ananiyimioguz
(08.08.26)
karma kullanıyorum. iş oyun.. monitörlerde TV gibi değilmiş. üreticiler tandem sistemiyle o sorunu çözmüşler.
0
🌸ending credits
(08.08.26)
(8)

laptop/macbook cihazlarınızı nasıl temizliyorsunuz

iwillsee
dış tozlarından nasıl kurtuluyorsunuz* özellikle ekrana ıslak bir şey değdirmeyin diyorlar. klavye kısmının nemli bezle tozunu alsak bile tışların içine tozlar kaçıyor gibi minik süpürge tarzı şeyler kullanışlı mı? her türlü öneriye açığım..
dış tozlarından nasıl kurtuluyorsunuz* özellikle ekrana ıslak bir şey değdirmeyin diyorlar. klavye kısmının nemli bezle tozunu alsak bile tışların içine tozlar kaçıyor gibi minik süpürge tarzı şeyler kullanışlı mı? her türlü öneriye açığım..
0
iwillsee
(02.08.26)
Lcd temizleme spreylerinden kullanıyorum ben, temiz bir mikrofibere abartmadan sıkıp ekranı ve her yerini siliyorum. Aralıklarla bezi da makineye atıyorum. İlk günkü gibi duruyor cihaz (uzun yıllardır).
+1
orient blue
(02.08.26)
laptop ve macbook ayrimi ne alaka anlamadim acikcasi. ikisi de dizustu bilgisayar.

ben monitorlerimi, laptoplarimi, telefonlarimi vsvs hep ayni sekilde temizlerim. once camsil'li bez ile, sonrasinda kuru bezle iyice lekelerden arindiririm. macbook ekrani isikta yansima yaptigi icin ekstra mesai harcamam gerekiyor cunku ekranda leke hic sevmiyorum. yansima onleyici film vardir illaki, her seferinde unutuyorum..

burada dikkat edilmesi gereken nokta; elektronik cihaz temizlerken camsil'i direkt cihaz uzerine degil, mikrofiker bezin ustune sikmak. hatta su an camsil bile yok bende. :)) bim muadili camsil ve bim mikrofiber bezi kullaniyorum ekseriyetle.
0
arakaali
(02.08.26)
@arakaali macbook diye belirtmemin sebebi bir yerlerde macbook ekranında özel kaplama olduğunu herhangi bir sıvı ile azıcık bile olsa silinirse o kaplamanın gittiği vs gibi bişi okumam. ben işin uzmanı değilim özel bi amacım yok ayırırken bu sbebpten ayrıdım
0
🌸iwillsee
(02.08.26)
anladim. o kisim fazla abartili olmus. tiner, aseton gibi cok agir kimyasallar kullanilmadikca problem olmaz. mesela camsil de problem olabilir ona bakarsan ancak ben oyle alistim acikcasi, degistiresim de yok. :)) en garanti yontem direkt alkol ile temizlik. trendyolda kesin vardir, ben eczanemden aliyorum.
0
arakaali
(02.08.26)
İki tane mikrofiber bez kullanıyorum ben, eğer çok tozluysa önce tozunu dağıtıyorum. Sonra ıslak kullandığım bezi duru suyla fısfıslayarak nemlendirip ekranı siliyorum. Hemen sonra da kuru bezle kuruluyorum. Bütün ekranlara yaptığım şey bu. Hepsi pırıl pırıl ilk günkü gibi. Ama mac gıcık biraz bu konuda, herhangi bir tuşa basınca açıldığı için ekranı kapalı tutmak zor oluyor kapalı olmayınca da iyi temizlenip temizlenmediği belli olmuyor.

Kapağı açıp kapatırken parmak izi oluşabiliyor bazen, eğer bunlar sayıca fazlaysa fısfısın içindeki suya bir iki damla sıvı sabun damlatıyorum.
0
akhenaten
(02.08.26)
laptop temizleme sıvısı + gözlük temizleme mendili (kaliteli olanlardan) tertemiz yapıyor.

ıslak mendille de sildim bu arada defalarca bi şey olmuyor.
+2
jelly bear
(02.08.26)
ljlgkdfjlkgfd kasmayın bu kadar. en son nereden yemek yediysem oradan gelen ıslak mendille
0
aguen
(03.08.26)
macbook ekranını 3 harfli marketlerden birinden aldığım gözlük temizleme mendilleriyle siliyorum, baya işe yarıyor.
0
sparky
(03.08.26)
(7)

butlancıların cast tiyatrosu

biseysorcaktim
kılıçdaroğlu'nun chp'si miting için günlüğü 950 tl karşılığı figüran tutmuş, bir çok ajanstan insan bulunmuş. mesajlar gönderilmiş. bu tiyatronun zaten haberleştirileceği tahmin edilmemiş mi? yüzlerce / binlerce insanı organize edip sabahtan akşama kadar tiyatro yapıyorsa biri profesyonel veya değil
kılıçdaroğlu'nun chp'si miting için günlüğü 950 tl karşılığı figüran tutmuş, bir çok ajanstan insan bulunmuş. mesajlar gönderilmiş.

bu tiyatronun zaten haberleştirileceği tahmin edilmemiş mi? yüzlerce / binlerce insanı organize edip sabahtan akşama kadar tiyatro yapıyorsa biri profesyonel veya değil haberini yapar zaten.

* profesyonel bir haberci olacağını mı tahmin etmemişler?
* medyada ne kadar yer aldı bu durum? yer yerinden oynayacak bir şey normalde ama oynadı mı? ben sadece ekşi'de gördüm figüran tutuldu başlığını ve bu videoya youtube'da denk geldim. yoksa haberim olmayacaktı.

www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
bence gercek gazetecilik yapilmasi planlarini cop etti. bu kadar net kanitlar olmasa "yalan soyluyosunuz fetoculer" diyip gecerlerdi, ki denediler de.
+3
aguen
(30.07.26)
"bu tiyatronun zaten haberleştirileceği tahmin edilmemiş mi? "
Kimse fark etmese haberi kendileri yaptırırdı zaten.

"* profesyonel bir haberci olacağını mı tahmin etmemişler?"
Amaç zaten bu tür haberlere malzeme verip partiyi daha da itibarsızlaştırmak, bu adamın başa getirilmesi de bundandı. Bir süre böyle kendileri çalıp kendileri oynayacak gibi görünüyor.

"* medyada ne kadar yer aldı bu durum?"
Takip etmediğim için bilmiyorum birkaç twitte gördüm ben de öyle çok önüme çıkmadı açıkçası.
0
mutekebbir
(30.07.26)
bence sorulması gereken neden 1000 tl değil? 50 lirayı neden kırdınız insanlardan?
-2
televole0
(30.07.26)
bence yer yerinden oynayacak bir durum degildi. turkiye'de bu hep boyledir. dogru degildir, ama insanlar buna alismis durumda. eskiden de boyleydi.
0
Sour
(30.07.26)
neden 1000 değil 950 buna ben de takıldım valla.
5 tane 200'lüğü ver geç hesap da kolay olur.
4 tane 200'lük ve 3 tane 50'likle uğraşmışlardır, saatlerce para almayı beklemiş insanlar.

---
chp'yi itibarlı gören kaldı mı? kafam çok karışık bu konuda.
havuz medyası günlerdir chp'nin ne kadar doğru ve dürüst olduğundan bahsetmiyor mu butlan kararından beri.
akp bir günde demoktarikleşmediğine göre akpli veya değil herkes aslında chp'nin şuanki halinin itibarsız olduğunu anlıyordur.

chp = akp olmadı mı butlandan sonra? hükümet ya da şuan chp'de olanlar neden itibarsızlaştırmak istesin?

benim aklıma gerçekten beceriksizlik dışında bir şey gelmiyor.kendi soruma kendim cevap vermiş gibi oldum. başka bir şey var mı diye merak ediyorum
0
🌸biseysorcaktim
(30.07.26)
Sanırım asgari ücret/20 ya da 22 gibi bir şey o çıkan rakam
0
kisa
(30.07.26)
birgün gazetesinden gazeteci arkadaş normal kast ekibiyle girmiş olaya. olayı planlayan gürsel tekin, cast ajansıda acemi. gürsel tekinin organizasyonları hep patladı zaten. benzinlik olayıda aynı bunun gibi oldu. benzinlik gürsel tekinin çıktı. siyasette ekibin adamın olmazsa kk gibi gürsel tekin gibi perişan olursun. bu arkadaşlara ne toplum ne de parti içi desteği yok, ayrıca şimdiye kadar tüm işlerini birileri halletiği için bu tarz planlamalarda çuvalladılar. zaten chpde kknın kıçını özgür özel gibi örgütten gelen siyasetçiler kurtarıp yönlendiriyordu. gürsel tekin zaten malın önde gideni bu kkda çevresinde kalan kim varsa ona he dediği için rezillik üstüne rezillik yaşıyorlar.

türkiyede yeryerinden ne zaman oynadı ki? butlan kararında yer yerinden oynamalıydı şu olanlarla kendilerini rezil ediyorlar.
+1
mikahakkinen
(30.07.26)
(5)

Şeftali içerikli başarılı yiyecekler - İstanbul

Nature Works
Merhaba,İçerisinde şeftali olan ve beğendiğiniz yiyecek önerisi sunmak ister misiniz? Örn. Şeftalili Budapeşt, Etiler Quattro gibi.Teşekkürler
Merhaba,

İçerisinde şeftali olan ve beğendiğiniz yiyecek önerisi sunmak ister misiniz? Örn. Şeftalili Budapeşt, Etiler Quattro gibi.

Teşekkürler
0
Nature Works
(30.07.26)
cafe di dolce’nin (istinye park ve yalıkavak marina) şeftalili pastası en sevdiğim pasta olabilir. sadece yaz aylarında oluyor.
+1
eileengray
(30.07.26)
Baylan - peşmelba
Bunu seviyorum soğuk ve ferah iyi gidiyor.

Beyaz fırın'da şeftalili milföy pasta vardı. Çok bana hitap etmiyor, milföy bana yağlı ve ağır geliyor ama seveni vardır belki diye yazayım dedim. Gerçi hala var mıdır bilmiyorum dönemsel bir üründü. Aklıma sadece bu ikisi geldi şimdilik, başka bişiler hatırlarsam güncellerim
0
kullanicadi
(30.07.26)
beyaz fırın şeftalili milföyü inanılmaz, dönemsel yapıyorlar. o yoksa limonlusu.
0
benaslinda
(30.07.26)
dondurmalardan: lu gelato şeftali sorbe ve paseo şeftali-zeytinyağı
0
awlmi
(30.07.26)
icinde kesin seftali yoktur ama seftalili haribo rakipsiz.
0
aguen
(30.07.26)
(10)

Neden iş yerlerinde kendini öne atanlar kazanıyor?

Kahvedesu
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülke
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülkelerdeki göndericilerden eori numarası istediler, vermediler diye malları taşımadılar haha.

Aynı birimden olduğumuz işe benden sonra başlayan eleman, daha ilk günden ben yaparım ben ederim havasında, toplantıları o düzenliyor. Neredeyse benim şefim oldu ama her şeyi bana sorup kendi fikri gibi anlatıyor. İstememesi gereken dökümanları istiyor, gönderilerinin neredeyse hepsi gümrükte takıldı, gönderici ceza ödedi. Birkaç gönderi değil, hepsi takıldı, benimse hiçbiri takılmadan gidiyor ama işi çok iyi yapan oymuş.

Göndericilerin haberi yok ama onlar adına yanlış beyanname açılıyor, ileride yüklü ceza ödeyecekler. Elimde direkt bakanlıktan aldığım resmi yazı var, ücretsiz gönderebilecekleri şeyler için yüklü masraf yapıyorlarlar sırf bu çocuğun mallığından ve sözleşmesi yenilenmeyecek olan benim. Hayatımda daha saçma bir iş yeri görmedim. Böyle bir firma nasıl ayakta kalıyor?
+1
Kahvedesu
(29.07.26)
kurumsal hayatta ekibin geri kalanına kıyasla görünür olmak elbette artısı olacaktır. sonuçta sürecin sonunda terfi için akla gelen ilk isim olmak istenir.

bunun haricinde iyi bir ekip sorumlusu tamamlanan işin niceliği yerine niteliğini gözetmesi, liyakatı esas alması gerekir ama sanıyorum çalıştığımız firmanızın pek bundan haberi yok gibi.
0
kurmalifare
(30.07.26)
kendini one atan kazanir ozel sektorde ama sordugun soru ile verdigin detaylar arasinda kopukluk var.

anlattigin mevzuda mudurun isi bilmemesinden sikayetcisin de mudurluk yapan kisinin senin yaptigin herseyi icli disli bilmesine pek de gerek yok.

ekip yonetmek bambaska bir olay. benim yonettigim ekipler 10 kisi civari oluyor, cogunlugun yaptigi islerin detayi konusunda pek bilgim yok. benim gorevim islerin zamaninda teslimini saglamak, butce ayarlamak, karlilik, yeni eleman alimi, curuk elmalarin ayiklanmasi, verimliligi arttirmak, yeni is getirmek falan gibi konular.

amelelik baska, amele cavuslugu baska. yukseldikce is yapilis detaylarindan koparsin, baska islerle ugrasirsin. velkam tu hard kapitalizm.
+4
cooperr
(30.07.26)
cooperr +1

Ekip yönetmek başka bir iş. Benim çalıştığım şirketteki üilke içi yöneticime yaptığım işi anlattım, şoka girdi. Yaptığım işle ilgili en ufak fikri yoktu ben anlatana kadar. Ama iyi yönetici mi? Evet. Bir yöneticiden operasyonel işleri bilmesini bekleme bence.

Senin şirket içindeki geleceğinle alakalı olarak da şunu söyleyebilirim. İşi bilmek/yapmak başka şey, pazarlayabilmek başka şey. İşi en iyi yapan sen olsan da bunu pazarlayamıyorsan kimse senin en iyi olduğunu anlamaz. Eğer yöneticin oturup tek tek kimin gönderisi gümrüğe takılmış, kimin gönderisi sorunsuz gitmiş ve takılanlar niye takılmış diye analiz yapmıyorsa kim bilecek yeni gelen elemanın işi bilmediğini?

Yalan dolana ya da başkasının bilgisini kendi bilginmiş gibi pazarlamana bile gerek yok. Ekip toplantısında "arkadaşlar şu gönderileri şöyle gönderirseniz gümrüğe takılmaz, müşteri de ek masrafa katlanmaz" gibi bir cümle kurarsın, işi kimin bildiği belli olur.
+1
himmet dayi
(30.07.26)
kendini one atmayan nasil one ciksin Kahvedesu?

sen isini yaparsin yaptigini bilmezler. kendini pazarlamak onemli
0
aguen
(30.07.26)
kendini one attigi icin iste.
0
Sour
(30.07.26)
Her türlü yalaka gördüm ama bir işi beceremeyip bunu da süreci iyi yöneten biri gibi kendini anlatan birini ilk defa görüyorum.

Kimin kargosunun takıldığı belli oluyor, bildirim geliyor. Benim hiç gelmiyor. Her gün sorunlu kargolar hakkında konuşuluyor, toplantı yapılıyor, hepsini de bunun kargosu ama süreci iyi yönetir gibi anlatıyor. Ben mesela toplantı hiç konuşamıyorum çünkü takılan kargom yok.

Gibi sahnesi gibi herkesin hiçbir şey bilmediği bir ortamda herkesin her şeyi bilmesi durumu.
0
🌸Kahvedesu
(30.07.26)
yaw alfa misin degil misin? bunun kararini bir vermen lazim once. sonra konusuruz.

alfaysan kovulmadan falan korkmadan kelle koltukta ilerleyeceksin, kimseye eyvallahin olmayacak, yanlis gordugunu cikip soyleyeceksin, vs.

7-8 sene once bir mulakata girdim, baya yonetici pozisyonuydu, 7-8 sene deneyimi olan birini ariyorlardi. ama gorevleri bir siralamislar saniki sirketin sahibi aradiklari kisi olacak. neyse, girdim mulakata, konustuk vs. yaw dedim bu pozisyon icin 7-8 sene tecrube az degil mi? adam da bana biz zaten kumas ariyoruz, o kumasa biz sekil verecegiz. sende yoneticilik potansiyeli varsa zaten ilk 10 senede o noktaya gelirsin, ama gelemezsen zaten senden bir yonetici falan olmayacak demektir demisti.

totosuna guvenen borazancibasi o yuzden. risk alman lazim. en kotu kovulursun.
kovulmak da o kadar korkutucu bisey degil yaw, hatta iyi bir deneyim.
saldir.
+1
cooperr
(31.07.26)
Çünkü maalesef ki aslolan işi eksiksiz yapmak değil, kayıpsız yapmak değil, en iyi şekilde yapmak hatta beklenmeyen performanslar göstermek değil. aslolan boş yapmak, laf kalabalığı yapmak, senin üstün nasıl senin ve ekibin diğer üyelerinin yaptığı işleri bilmiyorsa tam olarak, üstünün üstü de benzer şekilde bilmiyor bu işleri. sonuç olarak bazı kabuller yapılıyor ve bu kabuller susup işini yapan insanlardan etkilenerek değil aksine kendini ve işi satmayı bilen insanlardan etkilenerek yapılıyor. çünkü iş ile ilgili bilgin azsa ve ekibi birebir takip etmiyorsan ya da performans ölçen bir sistemin yoksa iyi çalışan. kaybedenler işini en iyi şekilde yapsa da susanlar olur. performans değerlemede insan faktörü ön planda olan şirketler için konuşuyorum. Bazı şirketler ne kadar kötü iş yapsalarda bağlanan işlerin büyüklüğü, yaptıkları işlerin hacimleri o kadar büyük oluyor ki çaplarını aşıyor zaten ekibin yeteneği dolayısıyla değil daha üst noktada ve laf ebeliğiyle bağlanan işlere bel bağlıyorlardır. 1000 müşteri bağlamak 100 tanesini eline yüzüne bulaştırmak mı? 100 müşteri bağlamak 100'ünü de hiç eksiksiz yerine getirmek mi? dersen mesela ilki derim.
0
Jazz
(31.07.26)
@cooper, alfa olmakla alakası ne. Kovulmaktan korkmuyorum zaten kovulcam:) Bu hafta da çok sevdiğim bir arkadaşımı çıkardı kadın sırf sevmediğinden.

@jazz, yalnız burada önemli olan 1000 müşteri bağlamak değil. Gümrüğe takılan gönderiler nedeniyle şirket red line a girecek:) yani 1000 i geçti 100 tanesi takıldı, ne olacak canım gibi bir durum söz konusu değil.
0
🌸Kahvedesu
(01.08.26)
Mesela bugün benim hiç kargolarla ilgili ihbarım olmadığından benim işi yapmadığımı düşündüklerini söylediler:)) hahaha İşi doğru yapan benim ama eleştirilen yine benim.
0
🌸Kahvedesu
(07.08.26)
(4)

Vize başvurusu öncesi seyahat tarihini değiştirmek

aguen
Merhaba duyuru, Mayıs ayında portekizden randevu almıştım, ağustos başını verdiler. arada çok ay geçti planlar değişebiliyor. ağustos sonu demiştim seyahat tarihine, başvururken eylül başı olarak güncellesem sorun olur mu? otel uçak falan yeni tarihlere göre ayarlayıp gidicem
Merhaba duyuru, Mayıs ayında portekizden randevu almıştım, ağustos başını verdiler. arada çok ay geçti planlar değişebiliyor. ağustos sonu demiştim seyahat tarihine, başvururken eylül başı olarak güncellesem sorun olur mu? otel uçak falan yeni tarihlere göre ayarlayıp gidicem
0
aguen
(29.07.26)
Randevu alırken seyahat planı sunulduğunu bilmiyordum.

Plan değişebilir. Esas olan başvuru sırasında verdiğiniz belgelerin tutarlılığı. Vize çıktıktan sonra bile plan değişebiliyor. Örneğin kalacağınız oteli değiştirebilirsiniz. Ancak böyle bir değişiklik olursa konsolosluğa bilgi vermeniz iyi olur. Son 1-2 yılda "arkadaşımda kalacağım" diye düşünerek oteli iptal edip bu değişikliği bildirmeyenlerin vizesinin geri çekildiğine şahit oldum. Hatta arkadaşımın bir arkadaşı uçaktan indikten sonra vizesinin iptal edildiğini pasaport kontrolünde öğreniyor. Direkt havaalanından geri döndü.

Neyse, kısaca sorun olmaz.
+1
himmet dayi
(29.07.26)
sanırım randevu tarihini belirlemek için seyahat tarihi sordular ama emin olamamıştım. mantık dediğiniz gibi olması gerektiğini söylüyor. teşekkürler.

(portekizden aldım aracı dolandırıcıları kullanmıyorlar, doğrudan maille konsolosluktan aldım)
0
🌸aguen
(29.07.26)
başvururken verdiğin tüm belgeler birbiriyle uyumlu ise sorun olmaz. nihai tarihi zaten schengen başvuru formunda yazcaksın.
+1
jelly bear
(29.07.26)
Sorun olmaz hocam, dediğiniz gibi randevu tarihiyle plan yaptığınız tarihin arasındaki süreyi kısıtlamak için soruyorlar (6 aydan ileri bir tarihe başvurulmuyor). Çoğu insan da değişiklik yapıyor zaten. Her şeyi yeni tarihlere uygun ayarlayın tabii dendiği gibi.
+1
matlii
(29.07.26)
(14)

Eski sevgilinizi merak ediyor musunuz?

darthvader
sb. illa ki hala sevmek yada duygusal bir meraktan veya özlemden söz etmiyorum, o şekilde merak eden yada takip edenler de vardır illa ki ama hani nasıldır , şu an nerede ne yapıyordur gibi akla düşünce insani bir merak, taşınmış mıdır, sağlıklı mıdır, bir zamanlar sevdiğiniz her gün haber aldığını
sb. illa ki hala sevmek yada duygusal bir meraktan veya özlemden söz etmiyorum, o şekilde merak eden yada takip edenler de vardır illa ki ama hani nasıldır , şu an nerede ne yapıyordur gibi akla düşünce insani bir merak, taşınmış mıdır, sağlıklı mıdır, bir zamanlar sevdiğiniz her gün haber aldığınız insan hk. şu an hiçbir bilginizin olmaması , insana nereden nereye gibi hissettiriyor mu?
0
darthvader
(23.07.26)
bir tanesi haricinde hiç birini merak etmiyorum.
-1
co2s2
(23.07.26)
Sadece en sonki sevgilimi merak ediyorum. Avm'de karşılaşmıştık en son. İlginç olan kız kardeşi avm'de çalışıyor. Onunla çok karşılaşıyorum.
-7
arbre
(23.07.26)
Hala hayatta olduğunu hissediyorum, that's enough for me.
-1
sekizdokuzon
(23.07.26)
Merak etymiyorum ama bezen anlamsız bir saatte aklıma geliyor. Bazen de sosyal medyada tanıdıkların tanıdıklarının hikayelerinde rastlıyorum. Allah yolunu açık etsin.
0
kendimefotograflarim
(23.07.26)
Bir tanesi hariç diğerleri pek umrumda değil.
O bir tanesi de bölümden arkadaşımdı, birbirimize değer verdiğimiz bir ilişkiydi, evlendi ve boşandı. Biraz ona üzgünüm çünkü o da benim gibi mutlu olsun isterdim.
0
logisticsmanager
(23.07.26)
aklima gelirse sosyal medya profiline bakarim.

gecen liseden bir arkadas da aklima geldi baktim. yani sen de artik herkes gibisin :P
0
Purple life
(23.07.26)
Valla merak etmiyorum. Çünkü uzun zaman oldu ve iz bırakamamış bende. Geçmişte olan geçmişte kalır.
0
mikahakkinen
(23.07.26)
evet. kötü anlamda değil. iyi olsunlar, umarım iyilerdir, mutlulardır, her neredeyseler.
0
gabe h coud
(23.07.26)
Züğürt tüccar eski defterleri karıştırır.
Ondan sonra başka birisi olmuşsa umrumda olmaz çünkü yeni hikaye yazılıyordur
Üzerinden zaman geçmişse ve başkası yoksa merak ederim çünkü üzerine yazılmış başka bir veri yoktur
0
yakalayamadığın.ışıklar
(24.07.26)
Nadiren merak ederim, 2 yılda 1 falab
+1
gadlemler
(24.07.26)
Arada merak ediyorum
0
euteamo
(24.07.26)
Halihazırda görüşmediğim, hayatımda olmayan kimseyi merak etmiyorum.
0
mutekebbir
(24.07.26)
birini sadece. arkadas kalmistik uzun sureler, hatta su anki esimle falan bile tanisti. sanirim baska niyeti varmis cunku birden konusmayi kesti.

ben romantik hicbir his beslemesem de hayatimi emanet edebilecegim kadar guvendigim nadir kisilerdendi, birden kaybolunca cok etkiledi beni. umarim mutludur basarilidir.
0
aguen
(24.07.26)
Ediyorum, dün aradı, sağolsun, bugün de aradı.
0
baldan kaymak
(24.07.26)
(9)

Vibe coding

xephyr
Selamlar,Zaten elektronik mühendisi çıkışlıyım, gömülü yazılım tarafında 5 yıl kadar çalışmıştım. Sonra girişim serüveni dolayısıyla ayrıldım ve kendi şirketimi yönetmeye başladım. 6 yılda geldiğim nokta fena değil.Bunun yanında kodlama artık basite düşünce, mevcut müşteriler için mobil app, görsell
Selamlar,

Zaten elektronik mühendisi çıkışlıyım, gömülü yazılım tarafında 5 yıl kadar çalışmıştım. Sonra girişim serüveni dolayısıyla ayrıldım ve kendi şirketimi yönetmeye başladım. 6 yılda geldiğim nokta fena değil.

Bunun yanında kodlama artık basite düşünce, mevcut müşteriler için mobil app, görselleştirme toolları filan da hazırlamaya başladım. Üniversitedeki araştırma yapan hocalar için scriptler, istatistik modelleri, öğrencilerin araştırma sonuçlarına istatistik raporları hazırladım. Bunları da sattım. Bu süreçte hep claude kullandım. Aylık 200-400 dolara eşşek gibi kırbaçladım yani. Güzel de para kazandım.

Fakat geldiğimiz noktada bu işi locale taşısam mı diye düşünüyorum. Maliyetten değil de sanki ilerleyen zamanda bu ibneler bizi iyice kısıtlayacak gibi hissediyorum. Hazır para da kazanıyorken, aı altyapı yatırımları için 5 milyona kadar da faizsiz kredi imkanı gelmişken, ciddi bir yatırımla local sunucuda kimi gibi modelleri mi yürütsem artık?

Burdaki temel kafakarışıklığım: bu zamana kadar kazandığım paranın bir kısmını ihtiyaç akçesi gibi saklıyordum. Ama antropic, openaı bu işi kapatırsa ne halt yerim diye de korkuyorum. Yani iki taraflı öngörü yapıp ilerlemem lazım. İhtiyaç akçem olmazsa ortada kalır mıyım? Bu ibneler musluğu kapatır mı

Belki büyük firmalarda çalışan arkadaşlar varsa, onların operasyon öngörüsünü paylaşabilir.

Teşekkürler.
0
xephyr
(19.07.26)
belki bir noktada ilham olur x.com
0
birdirbir
(19.07.26)
Mantiksiz. Soyle mantiksiz, Claude'dur Sol'dur bunlarla rekabet edebilenler Kimi ve bugun cikacak olan yeni Qwen. E bunlari calistirabilmek icin gereken gpular yuz binlerce dolar.

biz veri gizliligi icin datacenter'a gpu clusterlar temin ediyoruz ama akla mantiga sigmayan paralara geliyor. boyle bi derdiniz yoksa en kotu openrouter falan kullanmaniz daha mantikli.

kimi k3 mesela 1.4tb vram istiyor.

su an rekabet de var ki fiyat artirmaya cesaret edemezler. buralardan devam.
0
aguen
(19.07.26)
İşkillendiğiniz nokta doğru ama o donanımın elektrik tüketimi bile şuanki frontier modellere verdiğiniz ücretlerin üstünde olacaktır. Takibe devam ama şuan gereksiz olur. Yapacağınız yatırımla alacağınız donanım yerel modeller artık mantıklı hale geldiğinde eskimiş olacak.
0
redlinetheturk
(20.07.26)
şu da var diyelim ki local ai'a taşıdınız, bahsettiğiniz ai firmaları kadar geliştirme yapabilecek misiniz? bu firmalar sizden sadece donanım ücreti almıyor ayrıca dil modeli geliştirmesini de içinde barındırıyor.
0
bravoteam
(20.07.26)
şuan yapay zeka tarafında gelişmeler çok hızlı oluyor ve ileriye dönük belirsizlik var.
zamanında coin kazmak için ekran kartları toplayanlar vardı şimdi onları hiç duymuyoruz.
0
duyuruuser
(20.07.26)
amaç maliyet düşürmekse gene claude gibi modelleri karar verici - planlayıcı olarak kullanıp lokal modeli eşşek niyetine sömürmek mümkün bu durumda başarılı sonuçlar ufak modellerde bile alınabiliyor.

claude kapatıp giderse ensesinde qwen-kimi diğer modeller var. ama bundan daha kritik olanı amerikan modellerinin yakın zamanda farklı ülkelere farklı zekada davranması hatta yoğunluğa göre daha kısa verimsiz yanıtlar dönmesi.

ram krizi bitmeden lokal modele ana işi yaptıracak bir sistem kurmak verileri çok değerli aselsan gibi bir kurumsal değilsen çok da şart değil.
0
orpheus
(20.07.26)
bu kadar hızlı bir dönüşüm varken, yüklü bir tutarla yatırım yapmak bireysel kullanıcı için çok riskli. (bana sorarsan batak).

ayda 200 dolara hayvan gibi işlem gücü kullanmanın tadını çıkar. dediğin gibi fiyatlar arşa çıktığı gün emin ol bir çıkar yol da bulunacaktır. şimdiden geleceği belirsiz işlemcilere para gömme. intel alanlar, arm mimarli apple'lar çıkınca çok üzülmüştü yakın geçmişte.
0
brkylmz
(20.07.26)
Soru hakli ve cevaplar da gayet dogru noktalara deginmis fakat kimse en onemli veriyi degerlendirmemis. Gelecek gelismeler bir kenara, su anda isini goren bir modeli lokaline kurmanin maliyeti tam olarak ne?
0
osssy
(20.07.26)
kimi k3 4 bit quant için (çok sorun değil quant aware train edildiği için) 1.4TB vram ve tek kullanıcı olacaksan bi 250GB vram de kv cache için lazım (512k context hesapladım, full 1 milyon context istiyorsan 500gb)

mac studio cluster pek işine yaramaz, tahmini tps 10-15 arasında kalır. prompt processing asıl problem, 20-30 tps arasında kalır. 512k prefill için saatlerce beklemen gerekir.

o yüzden nvidia h100 clusterlara falan bakmak gerekir. bunları da edinmesi, soğutması 5 milyon lirayı geçer. elektriği de aylık subscriptionu geçer. local için hepimiz FOMO yaşıyoruz ama zor...
0
robokot
(21.07.26)
(21)

Çocuk yapmazsanız soyunuzun kuruyacağının farkında mısınız?

messina123
Yüzbinlerce yıldır öyle veya böyle devam eden bir soy ağacı siz çocuk yapmadığınızda tarih olacak. Bunun farkında mısınız?
Yüzbinlerce yıldır öyle veya böyle devam eden bir soy ağacı siz çocuk yapmadığınızda tarih olacak. Bunun farkında mısınız?
-34
messina123
(19.07.26)
O kadar sikimde değil ki dandik soyumun kuruması anlatamam sana, sizin dandik soylarınızın kuruması da insanlık için çok sorun olmaz bence.
+32
kizil karga
(19.07.26)
ee kurusun ne yapayım? üç kuruşla geçinmeye çalışıyoruz. evladı olan adam daha fazla şeyi sineye çekmek zorunda kalır. soyuma bırakabileceğim bir şey de yok zaten. hanedan soyuyum sanki niye gelip burada amelelik yapsın ömür boyu sefillik çeksin diye çocuk sahibi olayım ki soyum devam etsin diye?

ayrıca soy o kadar kolay kuruyan bir şey değil. kardeşim var, amca çocukları var vs. soyadını ve geni taşıyacak onlarca insan var benden başka. hepsini geçtim olmasa ne yani 8 milyar insan var zaten. beş tane soy varmış da sadece benimkisi kuruyacakmış gibi bir durum yok.
+11
der meister
(19.07.26)
Ee yani?
+4
mor oje
(19.07.26)
Kuruyacak diye bakma, en mükemmel şekilde sonlandı diye bak.
+13
kisa
(19.07.26)
Değiliz. Salağız biz.
+9
Jazz
(19.07.26)
secimlerde oy lazim diye kontrollu intihar bombacilarindan da kuruyabilir, sokaga sicilan cocuklar tarafindan bicaklanip da kuruyabilir, denetimsizlikten yikilan bir binada da kuruyabilir.

benim tercihim olup kurumasi cok da kotu bi fikir gelmiyor
+6
aguen
(19.07.26)
Napim
-3
arbre
(19.07.26)
Kızıl karga başlığı okurken içimden geçeni yazmış.
Umurumda bile olmayan bir konu gerçekten.
+1
mutekebbir
(19.07.26)
"Dandik soy" gibi ithamda bulunanları anlıyorum,belki gerçekten haklılar,bilmem.ama en azından problemin farkında olmanız da bişeydir bence. Ve kısa yoldan,çocuk yapmayıp kurtulabilirsiniz gerçekten.işin boktan yanı,hiç böyle düşünceleri olmayan bizzat dandik insanların çatır çatır çocuk yapması. Bildiğin tersine evrim gibi bişeyle sonuçlanacak durum bu gidişle.yazık.
0
denizciman
(19.07.26)
Sanki bana paşazade, asilzade öyle bir soy.
+1
ekimoloji
(19.07.26)
eskiden
topragi islemek icin marabaya,
mirasa sahip cıkmak icin
alt soya ihtiyaç vardi,
şükür ne toprak var,
ne de miras.
0
designer
(19.07.26)
Milyonlarca türden, bakın, milyonlarca türden herhangi birinin üremek istememesi büyük sıkıntı kendisi için. İnsanlardan da bu mantıksızlığı kendince rasyonalize edecek şekilde evrilen örneklerin olması yine tabii bir sonuç... Gelsin eksiler :)

Ekleme: Yalnız, duyurudaki iddia yanlış. Yüzbinlerce yıldır süregelen soy ağacı devam edecek. Çocuk yapmamaya karar veren kişinin dalı kuruyacak. Herkes tek çocuk gelmedik atalarımızdan günümüze...
-3
yadigar
(19.07.26)
Şu an kafamı duvarlara vurarak ağlıyorum. Çok pişmanım.
+1
Lh12
(19.07.26)
Çocuk yaptık ama kız oldu. Kuzenler dahil erkek çocuğu olan ve yapan yok.bizimki yaşarken tükendi napak dayı
0
mikahakkinen
(19.07.26)
birileri fazla fazla yapıyor işte. hem soyumuz falan ne kadar abartı önemsenen şeyler. hepsi bitse nolur, ne önemi var?
0
enteg
(19.07.26)
Dandik soyu olanlar için pek problem değildir tabi bilemem.
Ama benim ciddi şekilde değerli bir genetiğimin olduğunu düşünüyorum yani bu zamana kadar epey güzel şekilde taşınmış, o sebeple devam ettirmek istedim insanlığın güzel genetiğe ihtiyacı var. Ben bu sebeple çocuk yaptım Allah nasip ederse o da devam ettirir inşallah.
-10
yenibirgüzelnick
(20.07.26)
Yalnız böyle düşünmen genetiğinin ciddi şekilde değerli olmadığının ispatı zaten.

İnsanoğlu zihninde kendini çok önemli zanneden, belki öyle zannetmek zorunda olan hayvandan bozma bir canlı sadece.

Milyonlarca yıldır çok farklı şekillerde ortaya çıkmış yaşayanı binbir zorluk, zahmet, minnet, acı ve rezillik içinde yaşam boyu süründüren lanet bir yaşamın zavallı bir mağduru.

İnsan bu çıkmazın için sıkışmış halde var oluşu anlamlandırmaya çalışırken evrenin ve yaşamın boyunu çok aşan karmaşıklığı karşısında dumura uğramış beyniyle kendini değerli zannedebilir. Kimseye bir zararı olmadığı müddetçe sorun yok ama komik.
0
uygunsuz
(20.07.26)
İnsan türü %99.9 oranında aynı dna dizilimine sahip. Ürediğin zaman çocuğa aktarılan bilgi saç göz rengi hastalıklar vs. gibi eften püften şeyler. Siyaha çalan kahve göz rengini dökülmeye mahkum saçının siyahını devam ettirip napacaksın sanki. Kaldı ki bunlar da birkaç kuşak sonra tamamen farklılaşıyor (genetik seyrelme). Soy dediğin şey üreme dürtüsünün üstüne giydirilmiş koftiden bi gömlek, tamamen yapay kültürel bir şey.
Biraz geniş kadraj bakınca, sıçan yavrusu bile dna dizilimindeki benzerlik sebebiyle soyumuzun devamı sayılabilir biyolojik anlamda.
+2
beyfendi
(20.07.26)
Bunu biliyor ve bu durumu bildiğim için üzülüyorum. İnsanın dünyaya bırakacağı en özel miraslardan birisi çocuk yapmak, bana göre.

Herkes sen kimsin ki soyunun ne kıymeti var diye yazmış. Mesela bu mantığa bakacak olursak Koç ya da Sabancı hatta Rockefeller ailesi kim? Paraları haricinde hangi buluşta direkt olarak ailecek ya da aile üyelerinden birisinin imzası var? Mesela bu mantığa göre bundan 150 yıl önce Koç ailesi de ürememeliydi, çünkü o dönemlerde bugünkü kadar zengin değillerdi.
+3
ulukayin
(20.07.26)
dawkins'e göre soy bireylerin degil genlerin devamliligi üzerine kurulu. yani bir birey üremez ise aslinda bu bireyin tercihlerinden degil onu birey haline getiren genlerin basarisizligindan dolayidir. bizim tercihlerimizin buna bir etkisinin oldugunu düsünmüyorum. elbette sans faktörleri var fakat ortalamada (özellikle günümüzde) minimal etkisi var. dolayisiyla bunun üzerine düsünmeye kafaya takmaya gerek yok, hepimiz elimizde olmayan rastlantilarin sonucuyuz.
0
arkadakiadam
(20.07.26)
karı koca iki tarafın 7 kuşak sülalesinde dahi yok, sanatçı yok, sporcu yok, güzellik-yakışıklılık yok. bizim ürememiz büyük kayıp değil yani. hatta aynı sülalede sağlık desen sgk'nın batma sebebi, üstüne şizofren, alkolik, işsiz güçsüz serseri, dolandırıcı ne ararsan var, bence bu soyun kuruması insanlığın geleceği açısından daha iyi olabilir. ama ne yazık ki benim abimden 1, eşimin ablasından 1 gelen soy sizin çocuklarınızın başına bela olacak, şimdi soyunu devam ettiren siz düşünün.
0
halanne
(20.07.26)
(4)

chatgpt vs gemini hk.

ercu cozer
chatgpt'nin ücretli versiyonunu kullanıyorum , gemini'nin ise ücretsiz sürümünü.ilk kullandığım dönemlerde chatgpt'den memnundum ancak gemini daha iyi gelmeye başladı bana artık.misal bir fotoğraf yükleyip bir şey soruyorum ya da bir şey hakkında soruyorum chatgptnin cevaplara öyle de olabilir böyle
chatgpt'nin ücretli versiyonunu kullanıyorum , gemini'nin ise ücretsiz sürümünü.
ilk kullandığım dönemlerde chatgpt'den memnundum ancak gemini daha iyi gelmeye başladı bana artık.
misal bir fotoğraf yükleyip bir şey soruyorum ya da bir şey hakkında soruyorum chatgptnin cevaplara öyle de olabilir böyle de olabilir ben böyle diyemem çünkü ama şu ihtimal de var, hep suya sabuna dokunmayan bildiğim şeylerin tekrarından ibaret gemini ise abi valla benim gördüğüm bu tabi diğer ihtimal de var ama ben büyük ihtimalle şudur diyorum diyebiliyor bu yüzden chatgpt'den daha iyi gelmeye başladı, sizde de durum aynı mı?
0
ercu cozer
(19.07.26)
bana chatgpt hep daha iyi geliyor. prompt yazmada da, görsel üretmede de. ne dediğimi daha iyi anlıyor.

chatgpt'ye work kısmı geldi. oradan sol 5.6 ile bir plugin yazdırdım çat diye tam istediğim gibi yaptı verdi. gemini ile semantic hazırlamak işkence oldu geçen ay ve cursor ile yaptım. chatgpt work ile görsel de çok iyi oluştu.
0
art cat chocolate
(19.07.26)
hizli bir sektor her hafta yeni modeller cikiyor.

son donemde chatgpt en iyisi. gecen hafta cikardiklari 5.6 modelleri rakipsiz.

gemini evet iyi kullanisli, ama cikardiklari en ust model subat ayinda cikmis (bu haftalarda yenisini bekliyoruz)

gemini turkcede daha iyi mesela o da var.
0
aguen
(19.07.26)
Gemini sürekli yanlış bilgi veriyor, ChatGPT’yi daha çok beğeniyorum.
0
ekimoloji
(19.07.26)
problem çözmede gemini daha başarılı. chatgpt bazılarını yanlış yapıyor ama gemini'ın hiç yanlış yaptığını görmedim.
0
nothing in my way
(19.07.26)
(13)

Açılma konusu

arbre
1 yıl önce bir geri zekâlılıkla iş arkadaşım olan kıza açılmıştım. Bu geri zekâlı hâlâ ondan hoşlandığımı düşünüyor. Ben ondan çok tiksindim. Başka erkeklerle takipleşmesi, başka erkeklerle zaman geçirmesi çok soğuttu. Ben bu kıza senden hoşlanmıyorum mesajını nasıl verebilirim?
1 yıl önce bir geri zekâlılıkla iş arkadaşım olan kıza açılmıştım. Bu geri zekâlı hâlâ ondan hoşlandığımı düşünüyor. Ben ondan çok tiksindim. Başka erkeklerle takipleşmesi, başka erkeklerle zaman geçirmesi çok soğuttu. Ben bu kıza senden hoşlanmıyorum mesajını nasıl verebilirim?
-22
arbre
(10.07.26)
Bahse konu hanımefendi 1 yıl önce teklifinizi kabul etseydi ve 1 yıldır ilişkiniz devam etseydi, şu anda sizin sorunuzun benzerini soranlara ilişki tavsiyeleri verecektiniz. Sırf teklifinizi reddetti diye "geri zekâlı" olarak yaftalamanızı geçtim, hadi o sizin kabalığınız. Yaptığınıza sebep olarak "başka erkeklerle takipleşmesi, başka erkeklerle zaman geçirmesi" gibi saçma bahaneleri göstermeniz daha büyük bir sorun. Ne yapacaktı kadın, kendini manastıra mı kapatmalıydı? Sizde 40-50 sene önce türeyen o "ya benimsin, ya toprağın" özetli arabesk tavırdan pek bir fark göremedim. Bence işe kafa yapınızı değiştirerek başlayın. Cidden şu yazdığınıza bir erkek olarak üzüldüm.
+17
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.07.26)
Başka bi kadınla lişkin varmış gibi takıl.
+1
Lh12
(10.07.26)
Ondan hoşlandığınızı düşündüğünü düşündüren ne?
+8
Jazz
(10.07.26)
Jazz, kıskandırmaya çalıştığını düşündüğüm şeyler yapıyor, çok şey var
-7
🌸arbre
(10.07.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan, reddettiği için demedim
-7
🌸arbre
(10.07.26)
yani bir kaç örnek olay verseniz belki yorumlanabilir ama bu şekilde elde pek veri yokken söylenecek pek bir şey yok. Gayet niyet okuyor da olabilirsiniz ve bu çok tehlikeli bir şey. Şu an diğer insanlarla ilişkisi sizin tabirinizle takipleşmesi, zaman geçirmesi sizi ne kadar rahatsız ediyor?
+2
Jazz
(10.07.26)
hayırlısı olmuş iş arkadaşından sevgili olmaz bu devirde.
+1
kveldulv
(10.07.26)
Jazz, ben başka bir kızdan bahsedince yüzü düşüyor, aynı şekilde ben başka bir kızla konuşunca yüzü düşüyor, araya girmeye çalışıyor, ne kadar rahatsız ediyor? Bu kız benim üye olduğum spor kulübüne üye oldu benden sonra, işte gördüğüm yetmiyormuş gibi bir de sporda görüyorum, onda da nispet yapar gibi başka bir erkekle spor yapıyor, sporda ona kesinlikle bakmayacak seviyedeki çocukları düşürebileceğini söylüyor, bir kız arkadaşı var, beni kesip gülüyorlar, konuşuyorlar, anlamsız biri, liseli davranışları

kveldulv, alakası yok, iş yerinden ondan yaşça çok büyük abi dediği biriyle saatlerce konuşuyor, kahve içiyor, isteyen çok güzel zaman geçiriyor

Çok anlatmak istemiyorum, bu kızın dünyanın ve benim onun etrafında dönmediğimi anlaması gerekiyor, çok sert bir düşüş yaşaması gerekiyor
-5
🌸arbre
(10.07.26)
gecmiste ben de dahil herkesin yasadigi deneyimleri o kadar toxic bir perspektiften yasiyosun ki arbre, insan kendiyle gurur duyuyor boyle de olabilirdim olmadim diye.
+6
aguen
(11.07.26)
Anlıyorum.

"ben başka bir kızdan bahsedince yüzü düşüyor, aynı şekilde ben başka bir kızla konuşunca yüzü düşüyor, araya girmeye çalışıyor, ne kadar rahatsız ediyor?"

ama sonra;

"nispet yapar gibi başka bir erkekle spor yapıyor"

peki kendisine açılana kadar aranızdaki ilişki nasıldı? ne kadar ilgi gösteriyordun? ve 1 sene boyunca buna mı katlandın? bu bir sene boyunca hiç mi tavır sergilemedin? hep şaşkınlıkla yaptıklarını mı izledin?

Kız ilgi arsızı olabilir (ben bunu düşürürüm vb. söylemlerinden kendine güvenen de bir tip olduğunu görüyorum) ve bu senden tamamen bağımsız olabilir yani eğer sen kızdan hoşlanıp ilgi göstermesen ve hiç duygularını açmamış olsan ve şu an yaşadığın şeylerin aynısını yaşıyor olsanız bambaşka şeyler konuşuyor olurduk. Mesela kızın senin özelinde değil genel olarak erkeklerin ilgisi için yaptıkları vb. şeyler üzerine konuşuyor olabilirdik ve "çok sert bir düşüş yaşaması gerekiyor" gibi sözler de söylemezdin çünkü bunu gerektirecek bir intikam durumu olmazdı.

Bence kız senin üzerine oynamıyor. Sen yaşadığın hayal kırıklığını kızın üzerine yüklemeye çalışıyorsun tabi kızın karakteri dolayısıyla da hata yaptığını göremiyor kendini kendine haklı çıkarıyorsun. İntikam istiyorsun ama kıza nasıl aşık oldun o zamana kadar neler yaşadınız vb. bir çok bilgi olmadığı için kız seni kendine aşık edip sonra seninle oynayan bir tip mi bunu değerlendirip senin tarafından cephe alamıyoruz.

Elimizdeki bilgilerle seni, bir kız tarafından reddedilmiş, bunu içerleyip intikam almak isteyen haksız bir dallamaymışsıncasına değerlendirmek zorunda kalıyoruz.
+4
Jazz
(12.07.26)
Jazz, lan dallama diyene kadar ciddiye almıştım
-3
🌸arbre
(12.07.26)
Ben genel olarak insanların bu bakış açısıyla yargılamak durumunda kaldığını söylemek istedim bunu söylerken yanlış anlaşılmasın. "dallamasın" demiyorum, diyemem de. yani bunu demem için daha çok detay öğrenmem gerek çünkü karşı tarafın haksızlığını ispat etme yükümlülüğünüz olduğunu düşünüyorum eğer bir suçlamada bulunuyorsanız.

ilk cevaptaki tepkiden ve duyuru metninin eksilenme sayısına bakınca neden "dallamaymışsıncasına" değerlendirmek zorunda kalıyoruz demek istediğimi anlarsınız diye düşünüyorum. Ben hemen öyle değerlendirmek istemediğim için, hem de derinlerde bir yerlerde farklı bir sorun olabileceğini düşündüğümden biraz daha detay öğrenmek istedim. Sonuç olarak kıza senden hoşlanmıyorum mesajı vermeni gerektirecek bir şey yok gibi görünüyor. Sadece hayatına devam etmeye ihtiyacın var gibi daha çok.

Eğer sen başka bir kadınla konuşurken gereksizce araya giriyor rahatsız ediyorsa usulüyle net bir dille uyarabilir bir daha yapmamasını isteyebilirsin. Sen başka bir kadınla konuştuktan hemen sonra duygu durumunu ölçmek için bakmazsan yüzünün asılıp asılmadığı görmezsin. Spor yaparken başka şeylere odaklanırsa gülüyorlar mı? başka erkeklerle mi spor yapıyor bunu görmezsin. Kısacası öncelikle sen onunla ilgilenmemelisin. Söyleyeceklerim bu kadar.
+2
Jazz
(12.07.26)
Jazz, bana çok yanlışı var, intikam diyemem ama bana yaptığı saygısızlıkların karşılığını almasını istiyorum, bunun reddedilmeyle doğrudan bir ilgisi yok, sadece hoşlanmıyorum ondan, gözümün önünde olan bir şeyi nasıl görmeyeyim, neyse uzatmaya gerek yok, herkese teşekkür ederim cevaplar için
-3
🌸arbre
(12.07.26)
(2)

powerbank sorunu

lil siztah
amazon'dan 20 binlik bir philips powerbank almıştım (1,5 yıl olmuş). powerbank'ı genelde yurtdışı seyahatlerde kullanıyorum; benim telefonu 2,5 kez full şarj edebiliyordu. geçen sene 3-5 seyahatte sorunsuz kullandım. ancak şimdi deneyeyim dedim, %100 şarjlı iken, telefonu %20 doldurmadan şarjı bitiy
amazon'dan 20 binlik bir philips powerbank almıştım (1,5 yıl olmuş). powerbank'ı genelde yurtdışı seyahatlerde kullanıyorum; benim telefonu 2,5 kez full şarj edebiliyordu. geçen sene 3-5 seyahatte sorunsuz kullandım.
ancak şimdi deneyeyim dedim, %100 şarjlı iken, telefonu %20 doldurmadan şarjı bitiyor. bunu servise falan göndersem sonuç alabilir miyim; yoksa hiç uğraşmadan yenisini mi alayım?
+1
lil siztah
(03.07.26)
hangi servis? içindeki pillerde sorun vardır muhtemelen ama lityum ion piller kolay bozulan şeyler değil. basit bir arızası vardır. güvenilir bir tamirciye vermek en mantıklı seçenek.
"pil değişimi" "pil yenileme" gibi yerler yapar. kargo ile perpadaki pilsan a da gönderilebilir. normalde bakıp fiyat veriyorlar.
edit: basit arızadan kastım şu, içindeki pillerden bir tanesi bozulmuştur, diğerleri sağlamdır, tek pil değişerek eski performansına kavuşabilir ya da pil değişir ama yüksek kapasiteli pil konur böylece daha çok şarj eder hale gelir
+1
kisa
(03.07.26)
2 seneyse garanti kapsamındadır gönder geç.
+1
aguen
(03.07.26)
(8)

Sosyal medyada artan incel sayısını neye bağlıyorsunuz?

pembe nohut
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi. Önceden bu k
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi.

Önceden bu kadar yaygın değildi sanıyorum, sosyal medyada aktif olmama rağmen pek görmüyordum. Sizce sebebi ne? Ülkedeki genel buhran hali, ekonomik olarak çökmek, umutsuzluk desem bunların kadınlardan ziyade sadece belli bir grup erkekte bir şeylere sebep olmasını neye bağlıyorsunuz?
+4
pembe nohut
(01.07.26)
Bazıları herşeye düşman. Filozof Atakan’a bile düşman olan, ona ana avrat küfreden kocaman adamlar vardı. O yüzden kafanızı takmayın.
0
tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
Bu dönemsel trendlerle alakalı. Şu anki erkek çocuklarındaki trend bu. Tabii ki dönemin şartlarıda etkili. İnsanoğlu en kolay kabul görüp, rahatça gizlenip, nefretini rahatça ifade edebileceği gruplara girmeye meğillidir. Ülkü ocakları, naziler, cemaatler, aşiretler vb. Erkek çocuklarının kafası çalışmıyor, iş bulamıyor ve kendisini ön plana çıkaracak bir özelliği de yoksa ulaşamayacağı gruplara saldırarak çoğalıyor. Bizim toplumumuz için bakarsak düşük sosyo ekonomik grupta zaten çocuk bakımı yok, erkek çocuğu çalışmıyor ve okumuyor. Ne oluyor bu tarz gruplara uyumlanıyor. Gerçekten ergen erkek sorunu tüm toplumlarda ilgilenilmesi gereken bir durum.
+4
mikahakkinen
(01.07.26)
Geleneksel toplumlarda erkeğe biçilen en temel rol; para kazanan ve evi koruyan olmaktır. ekonomik çöküş ve geleceksizlik, incellerin ellerinden bu rolü tamamen aldı. Bir ev, araba sahibi olamayacağını, hatta kendi hayatını bile idame ettiremeyeceğini gören genç erkek, sistem karşısında büyük bir çaresizlik yaşıyor.

inceller; hak ettiğini düşündüğü dünyayı bulamayan ve bunun faturasını sistem yerine kadına kesen bir hayal kırıklığı ürünüdür. yarak gibi adam deriz ya, o tanım bu tanım işte.
+8
galahad reloaded
(01.07.26)
aynı şekilde erkeklere saldıran kadınlar da türedi. insanlar çok mutsuz ve bu mutsuzluğun bir sebebi/günah keçisi olmalı.
0
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
sağcı propaganda. steve bannon'un 4chan üzerinden genç erkekleri radikalize etme planları ifşa olmuştu.

başarılı da oldular.

ki oyun çevrelerinde bu durum çok daha vahim. eskiden topluma göre daha progresif bir alanken, şu an çok daha yobaz oldular.
+1
aguen
(01.07.26)
eksi veren kişi buyur random karşıma çıkan twit;

i.hizliresim.com
-2
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
Adamın ölümüne sevinmemişler ya. Kadınlar sürekli ne hikmetse yüksekten düşüp ölüyor ya sözde kaza olarak, yine öyle bir cinayet durumu mu söz konusu diye düşünmüşler ve olmadığını öğrenince sevinmişler. Olay bu.
+1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.07.26)
Ne bilirkişiyim ne uzmanım ne bir şey. Tamamen uyduruyorum. Ama inanarak uyduruyorum.

Bunun (ve belki daha bir çok şeyin daha) sebebi veya sebeplerinden biri( küçük bir coğrafyada birbirinden ÇOK farklı kesimlerin bir arada yaşıyor olması. Bakıyorsun kimisi Amerikan dizisinde yaşıyor, kimisi daha taş cilalıyor. Kimisi manitasıyla aynı evde yaşıyor, yahut ne bileyim tatile gidiyor, kimisi misafirlikte karşı cinsten kuzeninden bir bardak su alırken konuşmadan gözlerini halıda sabit tutması gerektiğini düşünüyor. Kimisi için kızlı erkekli arkadaş grubuyla bir kafede bir yerde oturmak gayet sıradan bir şeyken kimisi için herhangi yabancı bir kadınla iletişim kurmak kalp krizi sebebi. Kimisinin manitasıyla düzenli seks hayatı var, kimisinin ahırdaki Karakaçan’la.
Bu örnekler belirgin zıtlıklar. Benzerler arasındaki farklılıkları da düşün üstüne bir de.

İşte tüm bu insanların hepsi bir arada yaşıyor. Hepsinin çok büyük bir kısmı İstanbul’da yaşıyor, hepsi sosyal medyada aynı şeylere denk geliyor.

Herkes kendi gibilerle izole şekilde yaşasaydı mesela, nefret bu kadar da yüksek olmayacaktı.

7 sülalesinde tek bir kişide otomobil olmayan kişi, akşama kadar uzaktan veya ekrandan Mercedes ferrari izlese, sürene de gıcık olur, otomobile de markaya da reklama da. Lastik imalatçısına kadar söver bu adam.

(Kadının kapıdaki köpekten daha fazla kıymet görmediği kültürden gelip, eğitimli, makam sahibi, yönetici vb kadın görenlerin ve belki de bunlarla sorun yaşayanların dellenmelerini de başka soruda anlatırım.)
0
lazor
(02.07.26)
(4)

@ compumaster'dan rica

Mirket
Ya kişilerin birden fazla kullanıcı adı almaları engellensin.Ya da birini engellediğimiz zaman, kişi tüm adlarıyla engellenmiş olsun.Lütfen
Ya kişilerin birden fazla kullanıcı adı almaları engellensin.
Ya da birini engellediğimiz zaman, kişi tüm adlarıyla engellenmiş olsun.
Lütfen
+6
Mirket
(27.06.26)
Nasıl yapılır bilmiyorum ama gerçekten çok güzel olur bu
+2
kisa
(27.06.26)
Mümkün değil ne yazık ki
+5
compumaster
(27.06.26)
eskiden olan bagis yapmali uyelik sistemini tekrar dusunur musun peki
+1
aguen
(28.06.26)
benzersiz id belirlenirse olabilir aslında. steam veya x'deki gibi. kişiler görünür adını değiştirebilir ama ana adı aynı kalmalı.
0
ruhlardan esinlenen karga
(29.06.26)
(5)

bilim kurgu dizi tavsiyeleri lütfen

trablon
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
0
trablon
(24.06.26)
Ekmek teknesi
-6
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
sestworld (ilk sezon)
silo
the sandman
good omens
dune
severance
fringe
person of interest
americon gods (ilk sezon)
Kaos (netflixteki)
inside no 9
counterpart
dirk gently
the good place
extraordinary
wonderfalls
ghosts (uk)
+1
fakyoras
(25.06.26)
expanse
0
aguen
(25.06.26)
Halo
Fallout
0
ananiyimioguz
(25.06.26)
Battlestar Galactica (sonradan çekilen versiyonu)
Star trek (orijinal ve new generation)
Firefly
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(11)

Bazı elektronik cihazlar neden çoklu uzatma kablosuna bağlanamaz?

anaphylacticshock
Merhaba, Buzdolabı, kurutma makinası vb cihazların çoklayıcı uzatma kablosuna bağlanmaları neden istenmez? Mesela buzdolabı, mini fırın, bulaşık makinası falan hepsi beraber üçlü uzatma kablosuna bağlansa ne olur ki? Bu durum cihazlara zararlı mıdır ve niye?
Merhaba,

Buzdolabı, kurutma makinası vb cihazların çoklayıcı uzatma kablosuna bağlanmaları neden istenmez?

Mesela buzdolabı, mini fırın, bulaşık makinası falan hepsi beraber üçlü uzatma kablosuna bağlansa ne olur ki?

Bu durum cihazlara zararlı mıdır ve niye?
0
anaphylacticshock
(23.06.26)
çoklu prizden ziyade amper korumali priz isteniyor sanirim.
0
designer
(23.06.26)
kaldırmaz, standart 3lü prizler 16 amper, 3000 watt kaldırır norrmalde ama malzeme kalitesini falan düşününce buna bile güvenilmemeli, ısınma ile beraber sıkıntı olabilir. bahsettiğiniz cihazlardan sadece 1 tanesi zaten 2000 watt çekiyor, iki tanesi takıldığı anda sorun çıkar.
0
atom karincanin torunu
(23.06.26)
Ama bazı cihazlar mesela buzdolabı tek başına bağlanacak olsa bile uzatma kablosu kullanmayın diyorlar.

Yani o uzatma kablosuna başka hiçbir cihaz bağlanmayacak olsa bile uzatma kablosu önermiyorlar.

Hatta direkt duvardan klemens ile bağlantı oluyor bazı cihazlarda.

Bu durumun sebebi ne?
0
🌸anaphylacticshock
(23.06.26)
buzdolabındaki kompresör ilk çalıştırmada yüksek akım çeker, kaliteli bir 3lü priz çalıştırır sorun çıkarmaz tek başına buzdolabı takılı olacaksa ama güvenlik sebebiyle tavsiye etmiyorlardır. fırın, elektrikli ocak gibi şeyler zaten 2000watt ile falan çalıştığı düşünülerse ciddi güç demek, ben yanlışlıkla yonca priz'i eritmiştim. kolayca yangına sebebiyet olabilecek durumlar olduğu için kimse takabilirsiniz demiyor, tkamayın diyorlar.

bizim köy evinde buzdolabı 3lü prize bağlı tek başına mesela, ve şu anda bir aydınlanma da geldi bazen alarm çalıyor :) alakalı mı bakmalı.
0
atom karincanin torunu
(23.06.26)
Hepinize çok teşekkürler 🙏

Bi tanecik daha sorum olacak.

Kablo ne kadar uzun olursa direnci o kadar artıyormuş galiba. Bu tam olarak ne demek?

Özellikle yüksek watt çeken ürünleriniz için çok uzun uzatma kablosu kullanmayın. Yangın riski doğar dediler.

Uzatma kablosunun uzun olmasıyla yangın riski ne alaka?
0
🌸anaphylacticshock
(23.06.26)
Bakır iletirken daha çok ısınıyor diye kabaca.
0
yadigar
(23.06.26)
kablo icindeki iletkenin, bakir,aluminyum vs olmasina göre degisir,
malzeme kalitesi ve kesit alani ,
sana lazim olan amper,watt vs yi belirler,

gerekli bilgileri paylasabilirsen,
ihtiyacin olan uzatmayi tarif edebiliriz,
yani kablo+priz seklinde elektrikcide hazırlatabilirsin.
0
designer
(23.06.26)
İdeal koşullarda evet de, türkiyedeki evler aptalca yapıldığı için çok mümkün değil. Benim her odada bir priz var mesela, evde home lab'im var benim mecburen 3 tane 5li prizi daisy chain takıyorum.

Arkadaşlarıma sordum hepsi öyle.

Mutfak mesela; buzdolabı tost makinesi blender mikrodalga aynı prize takılı uzun yıllardır. Alternatifi yok. Bence çok bir zararı da yok çok ucuz olmadığı sürece.
0
aguen
(24.06.26)
voltaj dalgalanmasi,
bunun için bir regülatör yada akim korumali priz olmali,

kacak akim sigortasi,
yasaya göre tesistatta olmali,
kabloya 16 amper gönderdi,
dönüşü 15.97
0.03 amper eksik,
devre elektrigi kesiyor,

ev icin her priz standardi,
16 amper,
3,5kw gibi bisi idi,

prizi taktigin yuvada boşluk olursa,
yada kabloya cok yük binerse
direnc fazlalasiyor,
isi meydana geliyor,
sonrasi alevlenme.
0
designer
(24.06.26)
Gece uyurken CPAP cihazı kullanıyorum. 7/24 prizde takılı.

Bu cihazı alırken medikalciler uzatma kablosu kullanmayın, doğrudan prize takın dediler ama sebebini açıklamadılar.

Başucumda tek bir priz var.

Akım korumalı, anahtarlı, kaliteli bir üçlü uzatma kablosu alsam CPAP cihazı, abajur ve laptop şarjı falan aynı anda taksam sorun olur mu?

Şu kablo iyi midir? Cihazları gerçekten korur mu?
amzn.eu

CPAP cihazları çok pahalı. O yüzden böyle titizleniyorum.
0
🌸anaphylacticshock
(24.06.26)
Kimse son sorunuza kolay kolay sorumluluk alıp cevaplamamış galiba, Brennenstuhl markası iyidir evet. siz elinizdeki makinenin marka modelini, mümkünse güç etiketini gemini ile paylaşın model olarak pro seçin, derdinizi anlatın güzelce analiz eder açıklar. tahminim tek cihaz bağlanacaksa sorun olmaz ama ben de sorumluluk alamam.
0
atom karincanin torunu
(26.06.26)
(12)

Suni veya gerçek deriden yapılmış kıyafet mobilya ve sever misiniz

genki
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
0
genki
(10.06.26)
Prensip olarak kullanmam. Evlenirken giydiğim takımın kemeri ayakkabısı bile suniydi. Rahatsız edici buluyorum
+3
aguen
(10.06.26)
kemer dışında deri eşyam yok ama sunisini sevmiyorum. uzun ömürlü değil, bir süre sonra dökülmeye başlıyor.
0
inheritance
(10.06.26)
gerçek deri sevmem etik sebeplerden. doğru bulmuyorum. vejetaryenliğimden önce de almıyordum, şimdi de almam. yumurta, süt ve süt ürünlerini bırakamadım ancak giyim, eşya ve kozmetikte mümkünse (ki çok seçenek var zaten) veganım.

geçen laptop çantası aldım, vegan deri. marka: prev. gerçek deriden farkı yok. gayet kaliteli ve şık. suits dizisindeki o havalı şirketteki avukat harvey değilim sonuçta. gerçek deri olsa kaliteli gözüktüğümü söyleyip ona göre davranacak bir çevrem yok. ha olsaydım da zaten yine gerçek deri almazdım o ayrı.

suni deri bile ceketim yok. almak istersem bir gün suni deri alırım.
botlarda falan da suni deri alıyorum.
bir eteğin kendi değil ama kemeri deriyse sadece yine de almıyorum.
sitelerde yüzde kaç ne derisi olduğu yazıyor zaten. hayvan ismi gördüğüm an kapatıyorum. keşke suni deri gerçek deri diye filtreleyebilsek ama yok. açıp açıklamasına bakıyorum. hakiki deri yazıyorlar.

mobilyada ise... bu bir koltuk falansa vegan deri bile almam. deride oturmak işkence. diğer türlü mobilyalar da bence ahşap güzel oluyor.
+2
art cat chocolate
(10.06.26)
Asla kullanmam.

Deri bir beden parçası ve nasıl ürün olarak görülür? Ben, deri ayakkabı ve deri ceket giymedim diye ölmem ama bir canlı birileri deri giyecek diye öldürülüyor. Bu derisi için öldürülen tüm hayvanlar için geçerli.

Bir de bu sitede çok denk geliyorum birbirine kaz tüyü önerenler oluyor. Kaz tüyünün nasıl elde edildiğini bilmediklerini düşünmüyorum. Nasıl giyiyor ve öneriyorlar akıl alır gibi değil.

Bir canlının bedeni kimsenin malı değil.
+1
rock n roll
(10.06.26)
Deriyi severim. Dericilik hobisiyle de uğraştım. Suni deri mümkünse yasaklanmalı. Dümdüz petrol ürününü Deri şeklinde boyayıp kullanmak sağlıksız ve doğa için de zararlı. Kullanım süresi de 2 seneyi geçmez. Gerçek deri ürünlerin etik olarak sakıncalı olduğu bir durum da göremiyorum egzotik hayvanlar hariç. Hayvanlar derisi için kesilmiyor sonuçta. Deri burada ek ürün. Deri ileri dönüşüm ile işlenmese çöp olup gidecek. Ortalama bir deri ürünü nadir yapılan bakım ile onlarca yıl kullanabiliyorsunuz. Keşke hepimiz az ve öz ürün kullanabilsek :D
+3
glamdr1ng
(10.06.26)
sadece derisi için yetiştirilip öldürülen hayvanlar:

vizon
tilki
çinçilla
samur
rakun köpeği
su sıçanı
tavşan
karakul koyunu
timsah
alligatör
piton
devekuşu

---
doğaya daha az zarar vermek için suni deri dahil tüm zarar verici ürünleri mesela plastikleri zaten çok az kullanmalıyız. suni deri hayvan işkencesini azaltan bir şey. asla yasaklanmamalı. deri almazsak biz ölmeyiz ama hayvanlar ölüyorlar.

sırf bu da değil. bizim midemiz kaldırmıyor bir canlının bedenini üstümüze giymeyi.

sigara içip, deodorant kullanıp, araba kullanıp, günde bir sürü çöp üretip, vegan ürünlere doğaya zararlı diye yasaklansın demek nasıl bir şey?

bence hepimiz elimizden geldiğince doğaya saygılı olmalıyız. benim elimden hayvanları korumak için onları yememek ve giymemek geliyor. suni deriyi de sık sık almıyorum zaten.
-3
art cat chocolate
(10.06.26)
Suni deri soyuluyor o nedenle almak mantıklı gelmiyor bana çünkü aldığımı ömürlük kullanmak istiyorum. Gerçi elmadan, mantardan vs. deri elde edilen teknolojiler gelişiyor belki o daha iyi bir noktaya gelir. İlla deri almam gerekirse gerçek deri alırım. Ama genelde deri olmayan ürünler tercih etmeye çalışıyorum.
+1
peki madem
(10.06.26)
Yapay zeka cevabı olmuş. Egzotik hayvanlar hariç dedim. Egzotikten kastımın büyükbaş ve küçükbaş harici olduğu bariz. Şu saydığınız hayvanların deri ürünlerini dünyanın bir çok yerinde bulabilme imkanınız yok. Olan yerlerde de ortalama bir vatandaşın alabilmesi veya bu ürünün satışını desteklemesi zor. Suni deri yerine gerçek inek derisi bir ürün almanın ne hayvana ne de doğaya daha fazla zararı olduğunu düşünüyorum.
+4
glamdr1ng
(10.06.26)
Ayakkabı ve kemer haricinde kullanışlı değiller.
0
ground
(10.06.26)
hayvanlarin yasam hakki konusunda cok hassas bir insan olmama ragmen olayin bir de gercektarafi var. butun dunyada tuketilen et miktari kullanialn derimiktarinin bence cok altinda.
deri normal mantikli bir bakimla cok uzun sureler kullanilan bir urun ayrica. dogayi hayvanlar haricinde bir butun olarak degelendirirsek zten varolan deri cantlari insanlar kullanmayi tercih etse yani ikinci el diyin ya davintage ya da itfaiye mydandan alinmis olsun yani hali hazirda uretilmis olan bir deri canta bence daha mantikli.
ayni seyi deri ayyakabi icin de dusunuyorum. simdi herkes birbirnini ayni omru en fazla birkac sene olan spor sentetik ayakkabilar giyiyor ama bunun yerine deri dahil dogal urunlerin kullanimi bence daha doga dostu.
belli dusunce harektleri ne yazik ki bazi gruplari beyin yikamasina maruz kaliyor. feminizm in kurtucu gruplardan cekmesi gibi veya dogaseverlerin estetik manyagi minimalist diye eldekini ucuncu dunya ulkerlerine cop diye yollayip kendileri plastik kullanamak icin yeni sik stanleyler almalari gibi.
hayvan haklari konusunda sorun benim gozumde hayvanlarin katledilmesi degil insanlar hep hayvanlari katletti ama bu kadar manyak miktarlarda degil boyle soykirim gibi degil boyle canice degil. bayramdan bayrama ritueliyle katledilen tanidigin bir hayvan sorumlulugunu aldigin bir hayvanin katledilmesi ideal olani ama cok az insanin sahip oldugu bir luks.
0
mavicorap
(11.06.26)
Suni severim
0
gadlemler
(11.06.26)
5 tane deri ceketim var hepsi gerçek deri.

suni deriden yapılmış hediye bir montum vardı olmaz olaydı. hemen çöpe attım. rezillik başka bir şey değil.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(11)

macbook pro vs air

runaway
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
0
runaway
(02.06.26)
Proya ne için ihtiyacınız olduğundan 100% emin değilseniz pro almanız gerekmez bence. Air + daha çok ram bana her türlü daha mantıklı geliyor.

Hatta m4 air bile alabilirsiniz specleri artırıp
+1
aguen
(02.06.26)
Aslında air taşınabilirlik açısından daha iyi geliyor ama almışken uzun süre idare etsin istiyorum
0
🌸runaway
(02.06.26)
normal kullanıcı için 16gb ram yeterli çünkü unified memory var. bunun yerine en az 500gb disk seçeneği alın (unified memory için gerekli). dışarıda kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka pro alın. air'in olayı fansız olması ve bunun beraberinde daha kolay mobillik getirmesi fakat diğer yandan çok ısınınca gücü düşürüyor çünkü bu şekilde soğutma sistemi var.
0
veri
(02.06.26)
ne için kullanacaksınız? air mi pro mu sorusuna ancak buna göre cevap verilebilir. ofis programları çalıştırıp, video, müzik, sosyal medya içerik tüketimi yapacaksanız air. grafik, modelleme, müzik gibi konularda üretim yapacaksanız pro. @veri nin dediği gibi air de aktif soğutma sistemi yok bu yüzden pro nun yaptığı işleri yapmaya kalktığınızda yoğun performans sorunları yaşarsınız. lakin 24 gb mb air ile 16 gb mb pro m5 lerin fiyatları aynı. eğer sadece içerik tüketimi yapmak için alıyorsanız 16 gb ram bile yetebilir size. 16 gb lik m5 air leri de düşünebilirsiniz.
0
issiz karga
(02.06.26)
daha iyi ekran(miniled) ve hoparlör (+hdmi, sd kart girişi, daha yüksek güçlü 3.5mm jack vs) --> macbook pro

uzun ömür --> ram'i ve ssd'si yükseltilmiş Macbook Air

macbook pro eğer m5-pro ve üzeri işlemcilere geçmezsen öyle performans olarak pek bişey değiştirmeyecek. Ama ona ihtiyacın olsa zaten bilir m5 pro işlemcili mbp bakardın. O zaman burada tek olay ekran gibi görünüyor.

Bu arada kısıtlı bütçe olduğu için şu da düşünülebilir: Air'i 16gb ram'li alıp SSD'yi yükseltmek de bir seçenek. Ram yetmezse swap ile SSD'yi kullanıyor zaten. Ama standart kullanıcı bu aleti 5-10 yıl kullanabilir o yüzden önümüzdeki yıllarda AI özellikleri daha çok ram gerektirir mi, evet olabilir. O yüzden 24 almak da mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.26)
8 gb ram’li baz model m1 Air 6. Yılın sonunda hala 10+ saat pil ömrü veriyor ve içerik tüketimi için hala fazla güçlü. Özellikle pro’ya ihtiyaç yoksa söylendiği gibi (video işleme vs.) Air alıp geçin. Pahalı ürünü ikinci elde satmak daha zor.
+1
orient blue
(02.06.26)
seneler önce benzer bir ikilemde kalıp pro almıştım. sıradan bir kullanıcı olduğum için hiç de bir artısını görmedim. 2-3 yıldır çalıştığım yerden verdikleri air'i kullanıyorum. zerre kadar eksiklik hissetmedim. bu ikilemde kalıyorsanız zaten pro'yu kullanmak için özel bir sebebiniz yoktur. air iyidir.
0
but that was just a dream
(02.06.26)
taşınabilirlik ve uzun sure idare etsin diyorsan direk "air" yaw.
m4 alirsan 7-8 sene goturur.
0
cooperr
(03.06.26)
yazın klimasız ortamda cihazı zorlayacaksan pro al. sonra elin yanıyor.
0
yedigimiztavuk
(03.06.26)
bunu soruyosanız air yeterli olur.

13 yıllık air var evde hala çalışıyor, ilginç şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
M1 air var bende, 2019 yılında almıştım. İlk defa bu sene şarjı daha hızlı tükeniyor, o kadar. Dümdüz kullanıcı iseniz air diyorum ben de.
0
charbiel
(04.06.26)
(15)

yazılımcılar napıyorsunuz?

yenibirgüzelnick
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı? ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı?
ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
📊 öldük mü?

Bu anket sona erdi. 43 oy kullanıldı.

0
yenibirgüzelnick
(02.06.26)
Yapay zekanın yeteneklerini de birileri geliştirmesi gerekecek. Rekabet artıyor ama ölüm görmüyorum ben.
+1
cilekli pasta
(02.06.26)
15 sene çok iyimser bi tahmin. 3 seneyi görür mü yazılımcı? Esas soru şu: yıllardır aynı muhabbet. İnsanlar işlerini kaybedecek ama yeni işler çıkacak.
Eee hani o yeni işler? 100 kişi işini kaybetti. Yeni iş 10 kişiyle devam ediyor.
+1
Lh12
(02.06.26)
15 seneye kadar yapay zeka konuşmaya yürümeye falan başlar. Max 5 seneye yazılımcılık diye bir meslek kalmaz
+1
runaway
(02.06.26)
biraz developer kafasından çıkmak lazım, yapay zeka ileride daha kompleks kodları da yazabilir, bu yüzden gelecekte avantajlı olacak kişiler en iyi kodu yazan değil, tüm araçları kullanarak bir iş problemini uçtan uca çözebilen kişiler olacak. bu yüzden gidip birazda işin müşteri ilişkileri tarafını da öğrenin. önceden developerlar product owner, product manager olmak istemiyorlardı.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sanayi Devrimi'nden beri insalığın anlamadığı bir şey var. 3 kişinin yaptığı işi 1 kişi yapacak duruma gelirsek o 2 kişi işsiz kalmaz arkadaşlar. 1 birim yerine 3 birim iş yapılır. Aynı sektörde, aynı arz üretilmez her zaman tabii ama "eyvah yandık, işsiz kalacağız" diye bir durum olmaz.

Teknolojik ilerleme ve verimlilik artışı uzun vadede toplam üretimi artırır, yeni sektörler ve yeni işler yaratır. Sanayi Devrimi'nden beri genel eğilim bu yönde oldu.

Elbette bazı sektörlerde daralma, kitlesel olmayan işsizsizlik gibi şeyler yaşanacaktır. Yeni sektörlerin gelmesi de zaman alabilir ama kitlesel bir işsizlik olmaz.

Tarımda bir zamanlar nüfusun %70-80'i çalışıyordu, bugün gelişmiş ülkelerde %1-5'i çalışıyor. Bu insanlar tamamen işsiz kalmadı; sanayiye, hizmet sektörüne, teknoloji sektörüne geçti.

Ek not: Bu değişime ayak uydurmak asıl mesela. Yani yapay zeka basit kodlamayı yapıyor ise sadece basit kodlama bilerek hayatta kalmaya çalışmamalı insan. Yapay zeka elbette bazı sektörlerin bitmesine yol açacak. Bu sektörün çalışanları da bu değişime ayak uydurmaz, yani kendini geliştirip yapay zeka ile yapılan işlere adapte etmezse işsiz kalması kaçınılmaz olur.

Özetle oturup beklemek yerine yapay zeka ile başlayan bu değişime nasıl ayak uydururum diye yaklaşmak lazım.
0
himmet dayi
(02.06.26)
Gömülü sistemler üzerine donanım/yazılım geliştirirken kademeli olarak otomasyon tarafına geçtim, yaklaşık 2 seneden fazladır full otomasyondayım, verdiğim en iyi karardı diyebilirim. Henüz sahaya çıkıp iş yapacak robot ve yapay zeka yok, ben ömrümü doldurana kadar da olmaz, sonraki nesil düşünsün.

Yapay zeka logaritmik hızla ilerliyor, şu an claude kullanmayan programcı yok, amele gibi satır satır kod yazan kalmadı, stackoverflow'da sorular eskisi gibi cevaplanmıyor, hatta site trafiği dibi gördü. daha da gelişirse önce junior'lar sonra da senior'ların etiket değeri iyice dibe inecek. Bir proje için gereken iş gücü hızla düşüyor, alternatiflere bakma zamanı geldi de geçiyor bence.

Maksimum bir nesil daha programlamadan ekmek yer, ondan sonrası muamma.

Artık birden fazla yeteneğin gerekli olduğu zamanlardayız.
+1
kimlanbu
(02.06.26)
yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunmek cok enteresan geliyor.

gelecekte ai sayesinde 1 yazilimci -> 20x yazilimci diyelim.

neden bugun dunyada 1000 is varken, yazilimci 20x is yapabildiginde hala 1000 is olacagini dusunuyorsunuz ki?

daha hala yangin ciktiginda gercek insanlar mudahale ediyor, hala araclari insanlar kullaniyor, hala devletin ve burokrasinin yarisindan cogu dijitallesmedi, hala kagit para kullaniyoruz, hala endustride insan isci kullaniliyor.

gercekten butun bunlari otomatize etmeden (yani her seyi) yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunduren ne?

en son belki yillaaar sonra, butun isleri otomotize edebildikten sonra bitebilir. omrumuz yeter mi sanmiyorum.
-3
gitdaddy
(02.06.26)
AI ile birlikte junior yazılımcılara ya da teknik olarak çok güçlü olsa bile business tarafını bilmeyen iletişimi zayıf profillere ihtiyaç kalmayacağını değil artık çoktan kalmadığını düşünüyorum. Analist ya da testçi diye tamamen ayrı bir rolün de bugünkü haliyle devam etmesi de mümkün değil. Teknik tarafı anlayan, business ihtiyaçlarını okuyabilen, iletişim kurabilen ve gerektiğinde hem analist hem yazılımcı gibi hareket edebilen kişiler yürütecek bu işleri. Ama bence yazılıma gelene kadar beyaz yakanın büyük kısmının işi aslında dokümantasyon, planlama, takip etme ve diğer tekrar eden şeylerden ibaret. Yazılım tarafı kısa zaman içerisinde tamamen değişecek ama ondan önce birçok ofis işine aslında çoktan ihtiyaç kalmadı.
+3
chaos moleculaire
(02.06.26)
@duyulmasi gerektigi kadar +1
0
co2s2
(02.06.26)
geçen gün okduğum bir veriye göre şuanda api'ler üzerinden llm'lerin %80'inini yazılım geliştiriciler kullanıyor. yani parayı yakan adamlar yazılımcılar. daha doğrusu kod geliştirici dediğimiz adamlar.

yazılımcılar biterse, claude'yi kim kullanacak? firmalar alıp tam otomasyona mı geçecek ? elbette hayır.

ben belirli seviyede bu işin devam edeceğine inanıyorum. en azından mevcut düzen benim gibi 30ların rotasında olan adamları emekli eder. robotlar, biraz böyle farkındalığı yüksek, şimdiki gibi ajanlar ile değil de gerçekten akıl yürütebilen algoritmalar geliştikçe kod geliştirme işi de azalacaktır. ama bizi kurtarır her türlü.
+1
xephyr
(02.06.26)
Yazılım bitmiştir. Bunu sizin 10x developer diyeceğiniz, alanımda trdeki allah tier sayılı insandan biri olarak söylüyorum.

Durumu görünce hızlıca pivot yapıp kariyer değişikliğine gittim. İşyerinde yıllardır beni ai ekibine almaya çalışıyorlardı istemiyordum ai olmaz ama r&dye geçerim dedim kabul ettiler.


Yeni tekliflere de asla dönüş yapmıyorum. En safe yerde durmak lazım bir süre



Edit: mesela juniorlar zaten yetişmiyor bu uzun vadede büyük problem ama onun dışında, spesifik roller yerine generalist eleman arıyor büyük şirketler. Yok ben javacıyım yok ben react biliyorum falan bunlar yok oldu. Sağlam bir mimari bilgisi, network bilgisi güvenlik bilgisi vs temel seviyede bunların hepsini bilen insanlar ai ile çok hızlanıyorlar onlara talep var
+2
aguen
(02.06.26)
Sektörde insan iş gücü son 1 yılda aşırı azaldı ve bu hızla giderse mevcut yazılımcıların %90'ı bence başka sektörlere kaymaya başlayacak. Evet Ai bir araç ve bu araçla daha çok iş üretilebiliyor ama bu işi de daha az kişi yapacak. Yüksek kalite iş yapan ve tecrübeli yazılımcılar ve sistem mühendisleri hayatta kalır ama 100 kişilik ekipler 10 kişiye düşecek ve maaşlar komik duruma düşecek, düşüyor.

Planlama, tasarım, muhasebe, pasif pazarlama gibi işlere yazılımcıların kayması ile asıl en büyük vurgunu beyaz yakalar yiyecek bence. Mevcut yazılımcılar bu tarz işleri yazılım araçları kullanarak çok daha verimli şekilde yapacak. Şu an bu dönüşüm başlamadı, ilk yazılımcıların etkilenmesi en etkin şekilde ilk onların kullanmasından kaynaklı, bir nevi kendi kendilerini bitirdiler. Birçok beyaz yaka ve patronu halen işlerini yapay zekanın yapabileceğinin farkında değil. Yazılımcılar da şu an piyasayı koklayıp bekleme dönemine girdiler.

Gerçek sanatçılar dışında teknik iş yapan grafiker, mühendis, prodüksiyoncu vs ne varsa yavaş yavaş elenecek. Belli işlerin yürümesi için sadece ai operatörlerine ihtiyaç kalacak. Şu an Türkiye'de bile Egea parasına robot satın alınabiliyor. Bu robotların ve mekaniğin yine Ai yardımı ile gelişmesi ile bence otomasyon sektörü de etkilenecek ama bunun için yine epey süre var.

Maalesef önümüzde sanayi devriminden çok daha öte etkileri olacak karanlık bir çağ var. Aktif iş gücünün %90'ı 5-10 yıl içinde işsiz kalabilir. Ne yazık ki insanlığın geldiği yer de buna hazır değil ve güçlü devletlerin işgalciliğe başlaması, gelişmemiş ülkelerin petrol kaynaklarına, nadir elementlerine sulanması da boşa değil. Ülkelerin doyurması gereken kalabalıklar gün geçtikçe artacak ve bunun için doğal kaynaklara ihtiyaç var.
umarım yanılıyorumdur.
+1
creepy
(02.06.26)
Bu tarz anketlerde yazilimci degilim, sonuclari goster secenegi olmali. Zira konu fazlasiyla populer, dolayisiyla merak uyandiriyor.
-1
Sour
(02.06.26)
@sour sonuçları görebiliyorsunuz üstüne tıklayıp
+1
🌸yenibirgüzelnick
(02.06.26)
@yenibirgüzelnick aa bilmiyordum, tamam, tesekkurler.
0
Sour
(03.06.26)
(4)

Yht yi sık kullananlara soru

kel aynak kusu
Selamlar, İstanbul biletimi ankara gar yht kalkışlı aldım ancak konumum eryaman yht'ye çok yakın. Ankara gar kalkışlı aynı trene eryamandan binebilir miyim? Sıkıntı yaratıyorlar mı
Selamlar, İstanbul biletimi ankara gar yht kalkışlı aldım ancak konumum eryaman yht'ye çok yakın.

Ankara gar kalkışlı aynı trene eryamandan binebilir miyim? Sıkıntı yaratıyorlar mı
0
kel aynak kusu
(30.05.26)
yaratıyorlar :/

annem de yanlış almış istanbul için farklı durak almıştı. bindirmiyorlarmış. kardeşim için de sormuştuk, o da binemedi aynı şekilde.
0
art cat chocolate
(30.05.26)
bence yakın istasyondan binilirse bir problem yaratmazlar, tam tersi sıkıntı olur. yani bileti eryaman'dan almışsanız gar'dan bindirmezler de, gar'dan alınan biletle eryaman'da binebilirsiniz gibime geliyor. treni kaçırıp sonraki istasyonda yakalamışsınız gibi.

yine de tercrübeli değilim. işinizi riske atmamak için madem yakın, eryaman gişesine gidip sorabilirsiniz, ya da iyice garantiye alıp biraz erken çıkarak eryaman'dan başkentray ile gar'a gelip kendi istasyonunuzdan binebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(31.05.26)
3 kez falan plan değiştirdiğim için başka yerlerden binmem gerekti, öncesinde ilgili istasyonu aradım bilgi vermek için ama gerek bile yok dediler. Hem başka ilçe hem başka ilden bindiğim oldu
0
aguen
(31.05.26)
oluyormuş arkadaşlar tcdd'yi arayıp sordum. bilgi verenlere çok teşekkürler
+1
🌸kel aynak kusu
(02.06.26)
(7)

is basvurusu / linkedin baglanti talebi

inspired by a true story
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline ya da direkt ilgili departmanin calisanlarina ya da yoneticisine kisa bir mesajla baglanti talebi gondermem cok mu absurd olur?
-2
inspired by a true story
(28.05.26)
Tabi + bir de takla videosu gönder
Bu şekilde dışarıdan nasıl göründüğünüzün farkında değil misiniz. Altı üstü iş yani başvurursun alınırsın alınmazsın. O departmanda çalışan adam ya da İK sana bir tarafıyla güler sallamazda.
-8
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
üstte bi arkadaş da cevaplamıştı ama giriş yapınca cevabı kayboldu demek ki engellediğim biri. kimdi bakmadım ama katılmıyorum demek için geldim.
eşim bu şekilde hr personeline attığı birkaç yerden görüşmeye çağırılmıştı hatta birinden son 3'e kalıp erkek olduğu için elendi :D
yani hr'daki kişiye göre değişiyor kimi dikkat etmez kiminin ilgisini çekebilir. zaten alışkınlardır ben olsam çok istediğim bir pozisyonsa mesaj atardım. zaten hr'lar hiçbir başvuruyu görmüyorlar bomboş bir iş dalı. nefret ediyorum artık hrcılardan.
0
matilda
(28.05.26)
Yaptım ama fayda göremedim.
Ama yapmadan fayda göremeyeceğimi bilemezdim.yani pişman değilim.
-1
denizciman
(28.05.26)
ilani yayinlayan HRa mesaj atin, herhangi bir HRa degil.
Ekip yoneticisine de atin.

Departman calisanlari ile bi yerlere varmaniz daha dusuk ihtimal. Ilk ikisini deneyin once.
-1
taurina
(28.05.26)
O ilanın altında özellikle bir kontakt bilgisi yoksa (bazen sorularınız için şu adrese mail atabilirsiniz diye eklerler), o işyerinde çalışan birini eklemenizin hiçbir faydası olmaz. Faydası olacak olsa herkes mail atardı ve hiçbir anlamı kalmazdı bu hamlenin. Ben işe alımcı olsam bana mail atıp dikkatimi çekmeye çalışan biri hakkındaki ilk izlenimim olumsuz olurdu. Direkt elemem elbete ama görüşecek olursam da soğuk başlarım.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
Çok abartmadan ufak bir mesaj atın. İş şu sebeplerle ilgimi çekti, şu şu şekilde çok uygun olduğunu düşünüyorum vs.

Çok iyi bir işe sahibim ama piyasamı öğrenmek için ara sıra iş başvurusu yaparım, bu şekilde mesaj atınca net bir şekilde mülakat oranı artıyor.

Çok abartılı hevesli değil de daha chill bir tonda olsun.

Edit: mümkünse ilanı açan kişiye ya da bir üst yöneticiye
+1
aguen
(29.05.26)
zararı olmaz
-1
mantık
(29.05.26)
(5)

Bu parayı buna vereyim mi (pskiyatri görüşmesi)

tiredofwaiting
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele. Bi kere adam
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele.

Bi kere adamla görüşeyim mi yoksa zaten bi görüşmeden (zaten beni tanımakla geçecek) birşey olmaz mı, ayda 9.300 verebilirim belki ama haftada kesinlikle veremem öyle bir yola girerse.
0
tiredofwaiting
(20.05.26)
Yani psikolojik sorunlar her şeysen önemli. Ama ücreti de epey yüksekmiş. Yorumlara aldanma bence, iyice araştır. 4 haftalık terapi parasını bir haftaya düşereceksin yani… Başka doktor aramaya devam et. 45 dakikada da ne kadar iyi ne kadar kötü anlayamazsın.
0
cemallamec
(20.05.26)
9300e otur adamakilli iç daha çok ise yarar. Ameliyat yapıyor sanki 9300 ne
-2
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
maalesef o civarlarda. bulundugum sehirde neredeyse hepsi 8000tl seans basi. eger preexisting falan gorunmuyorsa saglik sigortasi yapip oraya kitleyebiliyo musunuz?
0
aguen
(20.05.26)
bir kere görüşerek fayda sağlayamazsın 45-50 dakikalık ilk görüşme zaten seni tanımakla geçecek. diyelim iyi birkaç öneride bulundu devam edemeyeceksin. tek seansta mucize olup kalıcı olarak tüm sorunlarını çözmesi de pek gerçekçi değil gibi.
0
orpheus
(21.05.26)
ilaç kullanmıyorsan vermene gerek yok
aklına gelen ilk faydalı düşünceyi yapmakla başla
+1
mantık
(21.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(1)

Yerli ve Yabancı Diziler Hakkında Yorumlar

baknedicem
Puanlaması güvenli yorumları okunası bir site varmıdır planetdp gibi
Puanlaması güvenli yorumları okunası bir site varmıdır
planetdp gibi
0
baknedicem
(12.05.26)
reddit'de dizi subredditlerini beğeniyorum ben
0
aguen
(13.05.26)
(7)

Olen Baliklar

krmzbvl
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum.

Ayni yerden komsu 2 tane japon baligi aldi. Kucucuk bir fanusta kac aydir bana misin demiyorlar. Yemini zamaninda ve kararinda veriyoruz. Suyunu kirlenince oda sicakliginda dinlendirilmis suyla degistiriyoruz. Japon baligi en dayanikli akvaryum baligi diyorlar. Bu baliklar neden ölüyor olabilir?
-4
krmzbvl
(08.05.26)
7 litre suya 5 balık ne ya, çok o. 3 bilemedin 4 yeter
-2
gobekliraki
(08.05.26)
akvaryum kurmak ve balik beslemek hakkinda biraz okuma yapsaydiniz keske de hayvanlara eziyet etmeseydiniz. 7 litre akvaryum filtre ve kum kapasitesini de düsersen bir sasal su bidonundan hallicedir. onda 1 tane balik bile saglikla yasamaz.

buraya üye olun: www.akvaryum.com
akvaryum kurmak hakkinda saglikli bilgiler edinin. sadece kültür olusturmak bir ay sürüyor, hayvanlarin yeni akvaryuma tasinmasiyla ilgili izlemeniz gereken alistirma yollari var, eminim hayvanlari löp löp suya atmissinizdir siz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.05.26)
Akvaryumda hava motoru yok sanırım. Suyun belli miktarını da her gün değiştirmediniz. Değiştirdiyseniz bile klordan yeterince arındırılmamış su kullandınız?

Japon balığı öldürmek de başarıdır valla. İhmal ile ölmez o balık. Kasıt vardır kesin.
0
Mirket
(08.05.26)
Taziye vereceginize bu soyledikleriniz bana hak mi? Eger yer sorun olsaydi son baliklar yasamaya devam ederlerdi tek basina. Daha buyuk bir akvaryum almak istiyorum ama hanim birakmiyor evde yer yok diye. Ortada aile saadeti soz konusu. Hem yazdim ya. Komsum ayni yerden aldigi ayni turdeki iki baligi kucuk bir fanusta aylardir besliyor. Akvaryumcu japon baligi icin hava motoruna gerek yok demisti. Ama arastirip buna gore hareket edecegim. Hanimla papaz olacagiz.
-4
🌸krmzbvl
(08.05.26)
Bunlari olduren baska bi sey. Ama ney? Akvaryumun icinde boyali taslar vardi. Onlari cikardim cocuklarla gidip dere keneraindan guzel taslar toplayip guzelce yikayip koyduk. Gene olduler. Icinde plastik kucuk bir bitki var. Bi de akvaryumun camlari arasindaki yapistirici mi etki ediyor acaba diye dusunuyorum.

Su veya hava motoru neden degil. Komsunun baliklari niye olmuyor. Adam namaz da kilmiyor.

m.youtube.com
-9
🌸krmzbvl
(08.05.26)
ya trollsun ya da ne cevap versek yetmez.

baliklara yazik. gozunun onunde bilerek isteyerek olduruyorsun, hala da yenilerini alip katletmeye devam ediyorsun.
+6
aguen
(09.05.26)
Sinir zıplatmak için yazılmış gibi dursa da düzgünce cevap vereyim.

En çok akvaryum kirleten balığı sürahiden hallice bir hacme o kadar fazla adette eklersen, tabiri caizse balıklar kendi pisliğinde boğulur.

Amonyak seviyesi artar, sonunda ölürler. Balık başına 30-40lt hacme ihtiyacınız var, bu doğru düzgün koşullarda yaşamaları için gerekli. Dümdüz suyu koydum yemi verdim şeklinde olmuyor.

Fanusta balığa karşıyım ama bakılacaksa tek balık ve düzenli su değişimi, düzenli ortam sıcaklığı gerekli.
+1
kimlanbu
(09.05.26)
(6)

Taksiye benimle birlikte baska musteri almak isteyen taksici

tantamount_to_equivalent
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garib
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garibime gitti. Eger birini bulsaydi biz yolculuk ucretini paylasacak miydik simdi? Yoksa herbirimizden fix ucreti alip, 2-3 kat kara mi gececekti taksici?
0
tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
İkinci seçenek, kara geçecekti.
Kos adasında bu şekilde yaptı. Gece 2'de kimse itiraz edememişti.
0
burfak
(06.05.26)
15 sene önce ankarada çok oluyodu. Taksici soruyordu ok dersem Gittiğimiz mesafeye göre paylaşıyoduk 3 4 kişi
0
aguen
(06.05.26)
belki 20%-30% indirimli fiyati alirdi.
-1
Purple life
(06.05.26)
@burfak: benim olay da zakintos'ta gecti
0
🌸tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
trde bunu yapan taksiciler herkesten ayrı ücret alıyor.
0
jelly bear
(06.05.26)
Tr’de defalarca başıma geldi (2 seçenek kapsamında); izin vermedim. Şrfszler..
0
lil siztah
(07.05.26)
(11)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
(8)

Bankanın yatırım için araması

arbre
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
-7
arbre
(10.04.26)
para boşta duruyorsa tabiki mantıklı. farklı riskleri olan birçok fon var. misal phe son 1 ayda %15 getirmiş, stopajsız. tly var son 1 ayda %19 getirmiş %17.5 stopaj var. görece risksiz dfı var 1 ayda %12 getirmiş %17.5 stopajı var. ben hiç risk istemem dersen tp2 var 1 ayda %4 getirmiş. bir sürü alternatif var, bunlar tabiki yatırım tavsiyesi değil, örnek.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
yarım milyon tlyi vadesizde tutuyorsan dünyanın en mantıksız işini yapıyorsun. fon olur vadeli olur bi yere koy
+2
jelly bear
(10.04.26)
normal. oluyo öyle. beni de arıyolardı aramayın ilgilenmiyorum diyordum salıyorlardı.

bu arada paranız dümdüz tl olarak kalıyorsa kalmasın. en kötü para piyasası fonu ya da düz vadeli hesapta falan dursa bile daha iyi.
0
aguen
(10.04.26)
Günlük faiz hesabında duruyor, faiz %43, fonlar da iyiymiş ama stopaj kötüymüş
-4
🌸arbre
(10.04.26)
günlük faizde de var stopaj, %43 almıyorsunuz.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
gunluk 43 veren neresi
0
dogredsector
(10.04.26)
Akbank
-4
🌸arbre
(11.04.26)
garanti de beni arar zaman zaman mevduatınızı bize getirin size özel faiz verelim diye. "bütün birikimim zaten sizde başka param yok" diyorum her seferinde ama bu kadar yıldır çalışmama karşın görece az param olmasına inanmıyorlar galiba.
0
late viper
(11.04.26)
(3)

En uygun depolama hizmeti nerede?

deepest
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?teşekkürler.
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?
teşekkürler.
0
deepest
(10.04.26)
çok daha uygunları var ama en f/p google bence. ai falan da içinde geliyor. yoksa oracle cloud'da ücretsiz sunucu açıp bi drive uygulaması kurup 200gb ücretsiz kullanırsınız da uğraşmanıza değmez.
0
aguen
(10.04.26)
hazır depolama hizmeti alırken yan hizmetlerden de faydalanmak çok mantıklı oluyor. bu yüzden de:

aylık 57 liraya 1tb onedrive ve full office programları veren microsoft 365 aboneliği. ama yanınıza 5 kişi daha bulmanız lazım.
0
co2s2
(10.04.26)
200 GB i aylik 0.25$ a amazon glacier de sakliyorum. daha ucuzu yok ama kullanmasi biraz ugrastirici.
0
sttc
(10.04.26)
(8)

Sıra bana gelince kimsenin benim derdimi dinlememesi?

skr1292
etrafımdaki çoğu arkadaşım sıkıntılarını sorunlarını anlatıyor tavsiye vermemi istiyor ama ben kendim bir sorunumu anlatınca kısa cevap verip lafı kendilerine çeviriyorlar.biri gerçekten merak ettiği için en son ne zaman “nasılsın” diye sordu hatırlamıyorum.nerede hata yapıyorum sizce?
etrafımdaki çoğu arkadaşım sıkıntılarını sorunlarını anlatıyor tavsiye vermemi istiyor ama ben kendim bir sorunumu anlatınca kısa cevap verip lafı kendilerine çeviriyorlar.

biri gerçekten merak ettiği için en son ne zaman “nasılsın” diye sordu hatırlamıyorum.

nerede hata yapıyorum sizce?
0
skr1292
(06.04.26)
denge kuramiyoruz biz sanirim ya. gercek arkadas bulmak cok zor dediginiz olayi ben de yasadim cokca.

anlatmak istediginiz bi seyler varsa ben dinlerim
0
aguen
(06.04.26)
Sizi anlatan değil dinleyen arkadaş olarak kodlamış olabilirler.
Empati seviyesi yüksek biri olabilirsiniz.
Yardımsever herkese çozum sunan biri olabilirsiniz.
Tavsiyem biraz kendi meselelerinizi daha çok kendi gundeminizde tutmak olabilir. Mesela bı arkadasiniz yine kendi derdinden bahsediyor, deyin ki benim başımda hala şu sorun var bunu çözmeden sana faydam olmaz. Veya telefonla aradı başladı kendi derdini anlatıyor, odaklanamiyorum şu sıkıntımdan dolayı deyip ya konuyu kendinize çevirin ya da yine aynı sebebi söyleyip konuşmayı sonlandırın.

İnsanlar biraz dinleyen yardimseven birini görünce suistimal edebiliyorlar günümüzde birçok insan da maalesef dünya benim etrafımda dönüyor sadece benim derdim var en büyük dert bende herkes benle ilgilensin tavrında.
+1
egerbiryolcu
(07.04.26)
Derdi sıkıntısı olmayan ya da ketum paylaşmak istemeyen biri izlenimi veriyor olabilirsin. Mesela yüz ifadenden o gün canın sıkkınsa bile anlaşılmıyor olabilir
+1
pembediken
(07.04.26)
çok benmerkezci insanlarla arkadaş olmuşsun da ondan. geçenlerde gerçekten sırf benim derdimden dolayı oturulan masadan başka bir arkadaşımızın derdine üzülerek kalkmıştık. muhtemelen senin arkadaşların da böyle tipler. bir de dışarıya istemli ya da istemsiz ben çok güçlüyüm, her şeyi kendim hallederim mesajı verdiysen dinlemezler seni :) sen de onları dinleme bundan sonra, ben öyle yapıyorum
0
black holes in the sky
(07.04.26)
hayatınız görece derdinizi dinlediğiniz arkadaşlarınızdan daha mı güzel maddi ve manevi olarak. benim bi arkadaşım vardı her derdini dinlerdim. çok maddi sıkıntılar çekiyordu falan. ben görece ondan daha iyi maddi koşullara sahibim. benim dertlerimi ciddiye almazdı. en son evlendiğim dönem olan klasik dertlerle ilgili bir şey anlattığımda hiçbir yorum yapmayıp "takma kafana ya o değil de kanka benim kız (2 yaşında kızı vardı) çamaşır sepetinden kendi çamaşırlarını ayırabiliyor." dediği an kafamda arkadaşlığımı bitirdim 1 ay sonra da ghostladım o zamandan beri hiç konuşmadım. benim derdimi dinlemeyenle arkadaş falan olamam ya çünkü ben herkesin derdini dinliyorum. ben derdimi anlatınca "takma yaaa" deniliyor.
+2
matilda
(07.04.26)
kimse kimseyi dinlemiyor hadi dinlemiyor, anlamıyorda. eğitim seviyesiyle alakalıda değil. dün odtülü bir abiyle denk geldim o da dinlemiyor. kahvedekiler zaten dinlemiyor. çağımızda artık yaygın bir sorun bu.

nasılsın diye soran çok az insan var. insanlar eşlerine bile günü nasıl geçti demiyor, o sebepten senin sorunun onlara göre daha sorun değil.
-1
mikahakkinen
(07.04.26)
şayet dışarıya "her şeyi kendisi halleden, yardım istemeyen" bir görüntü veriyorsanız, bunlardan olabilir. bu tür farkında olmadan çizilen güçlü, iş bitirici, kendine yeten, akıl danışılan profiller çoğunlukla çocukluğunda ihmale uğramış ve her şekilde her şeyi kendi halletmek zorunda kalmış kişiler oluyor.

bu tarz bir imajınız olabilir mi? bu tabi ki size nasılsın dememelerini tamamen meşru kılmaz ama durumu anlaşılır, dolayısıyla da çözülebilir kılar.
+1
Phoebe
(07.04.26)
Böyle olanlar hayatımdan bir şekilde çıktı şükür, keşke daha önce çıksalarmış.
+1
gadlemler
(08.04.26)
(3)

park etmiş otomobiller itilebilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.04.26)
Kimler yapıyormuş bunu ve nerede? Hic duymadıydım. Neyse araba manuel ve vites boştaysa, el freni çekili değilse olur, el freni çekiliyse ama bakimsizsa yani cok guclu tutamiyorsa zor da olsa gider. Otomatikte P konumunda değilse aynı şartlarda belki gidebilir biraz. Ama kolay değil tabii.
+1
mbond
(05.04.26)
tamponlarin avrupadaki orijinal amaci bu btw. carpa carpa park ediyolarmis. son 70 80 yilda boyle bi sey oldugunu sanmiyorum ama
+1
aguen
(05.04.26)
evet yapılabilir, hidrolik wheel dolly ile arabayı istediğin yere çekebilirsin.
+1
Northern Mariner
(05.04.26)
(6)

25 yaşına girecek kadın arkadaşa bu kamera alınır mı?

psipsipsi
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim. https://www.teknosa.com/fujifilm-instax-mini-12-yesil-fotograf-makinesi-p-783250308
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim.

www.teknosa.com
+1
psipsipsi
(04.04.26)
Anlık 5000 liralık boşa masraf, bunların filmleri pahalı, yurtdışından alternatif uygun fiyatlı film sipariş etme imkanı da kalmadı, kısa bir heves sonrası içindeki filmler bitince kenara atılır
+2
grimavi
(04.04.26)
Telefondaki fotolari yazdiranlari var. Onlar daha mantikli

Tasarimi cocuksu degil bence, f
0
üğpoıuy
(04.04.26)
15 yaş hediyesi olarak daha tatlı olur bence.
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
Bir kere kullanılıp kenara atılacak ürünler listesinde. Cep telefonları varken çok gereksiz
0
Unde bach canim
(05.04.26)
kullanim olarak dusunmeyin. hediye olarak dusunun. bence guzel bir hediye.

cevremdeki kadinlarin pek cogunda var bu ve kullanmasalar da severek bahsediyorlar. esime de benzer bi cihaz aldim mesela zamaninda, hala ara sira heyecanla gidip bir foto cekip yazdirdigi oluyor.
0
aguen
(05.04.26)
bunun yerine lomo'lara bakın derim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
(13)

Tuvalet kağıdı nasıl seçiyorsunuz?

michael_knight
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?Neden?Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?
Neden?
Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
-1
michael_knight
(04.04.26)
Bambu yazıyorsa ve indirimdeyse alırım. Başka kriterim yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
Solo, Familia, Selpak vb. hepsinin ucuz (daha az yapraklı-katlı, daha ince, daha küçük vs.) ürünleri var. Kullanıcı özellikle kampanya dönemlerinde oldukça ucuz görünen bu ürünleri sırf markası büyük diye alıyor, daha sonra kalitesizliğiyle yüzleşiyor. Bunu yapmayan tek ürün Papia gördüğüm kadarıyla, hep aynı orta karar kalite, hep aynı orta karar fiyat.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.04.26)
üziren ultra deluxe vb yazanları alıp deneyip fav a atıyorum. 32lisi 500 lira falan oluyor ama yumuşak ve aşındırmayan oluyor (kadınlar için gerekl)
+1
neira
(04.04.26)
kafa yorduğum bir konu değil. soft moft bir şeyler yazanlardan, indirimde olduğunda alıyorum.
+2
cay koy geliyorum
(04.04.26)
tuvalet kağıdında en yumuşak ve en kalitelisini almaya çalışıyorum. dışarıda ince ve zımpara gibi olanları hiç sevmiyorum. kağıt havlu konusunda o kadar seçici değilim.
+1
eileengray
(04.04.26)
En ucuz olanini seciyorum. Baska bir kriterim yok.
+2
Sour
(04.04.26)
kicima soruyorum, kendisi begenirse devam.
begenmez ise o zaman marka degistiririm.
kagit havluda en cok su cekeni alirim.
0
cooperr
(04.04.26)
3 katlı olmasına dikkat ediyorum ama onlar bile artık eli ıslatıyor. eskiden 2 yaprak yeterdi, artık 3 yaprak bile yetmiyor. her şeyde kalite düştü.
0
nothing in my way
(04.04.26)
Familia kullanıyoruz ve memnunuz. Kampanya dönemlerinde indirimdeyken alıyoruz. Adet fiyatı indirim zamanlarında 6,5 tl falan oluyor.
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
@nothing in my way +1

kriterim 3 katlı ve bilinen markalardan olması. ama onlar bile artık eskisi kadar iyi değil.

kağıt havluda ise genellikle migros'taki viva markayı seçiyorum veya o anda hangisi uygun gelirse. kağıt havlu konusunda kriterim yok.
+1
tabudeviren
(04.04.26)
papia pure 4 katli bi secenek vardi. pro plus max. en premiumu neyse onu aliyorum.

cevredir agaclar boceklerdir ecco falan aldim zamaninda, memnun kalmadim.
benim popom kiymetli rahat etsin istiyorum buna gectim. arkadas grubunda da herkes bunu kullaniyo.
0
aguen
(04.04.26)
3 katlı olsun sağa sola dökülmesin + parfümsüz olsun (allerjik reaksiyon ve mantar enfeksiyonu riski) yeterli
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
selpak iyidir. hb ya da trendyol'da indirim olunca toplu yapıştırıyorum.

sloganım da şu;

"selpak, götünün değerini bilenlere"
+1
spirit crusher
(06.04.26)
(7)

Devlet hastanelerindeki aşırı yoğunluk

ashleybon
Bu aralar acil servis başta olmak üzere epey hastane işlerim oldu ve aşırı kalabalık. herkesin kolunda bir serum. Kanada’da hastaneye gidemeyenler için otobüs tarzı hastaneler hastaya gidiyormuş. Türkiye’de de bu fikir tutmaz mı? Laf olsun diye acile gidenlerden değilim sarı ya da kırmızı alan oldum
Bu aralar acil servis başta olmak üzere epey hastane işlerim oldu ve aşırı kalabalık. herkesin kolunda bir serum. Kanada’da hastaneye gidemeyenler için otobüs tarzı hastaneler hastaya gidiyormuş. Türkiye’de de bu fikir tutmaz mı? Laf olsun diye acile gidenlerden değilim sarı ya da kırmızı alan oldum. İnsanlar sürekli bir serum taktırma derdinde bu tuzlu su değil mi? tuzlu su içiliyor ama aynı etki olmuyor. sağlık sistemi çöktü de benim mi haberim yok acaba
+1
ashleybon
(03.04.26)
Devlet hastanesine adeta müdavimlik mantığıyla allahın günü giden onyüzbinmilyon insan var. Bizim milletin hastane sevdasına hiçbir sağlık sistemi yetişemez.
+3
wilhelmwasmuss
(03.04.26)
Kesinlikle var bu durum ve maalesef bu yüzden gerçek hastalarla da ilgilenilemiyor. Özellikle İstanbul.
+1
egerbiryolcu
(03.04.26)
Birisine acile gitme demek büyük sorumluluk almak demek.

Durumun acil olup olmadığına nasıl karar veriyorsunuz ki zaten. Bunun kararını doktordan başkası veriyorsa büyük risk.

İnternetten baksanız da doktorların dediğiyle çelişiyor. Malum internetten araştırdım alerjisi var.

Bence en iyisi online bir platform yapmak. Söz konusu kişi hızlı bir şekilde online olarak mesaj/arama ile doktor ile görüşebilsin. Kolundaki yarayı/ fotoğrafını atsın. Doktorda acillik bir şey olmadığını göre yönlendirsin.

Çünkü bazen gerçekten ne olacağı belli olmuyor. Emin olun kimse acilde saatlerce beklemek istemiyor. Bir kere çekmeceyi çekerken elim gözüme girdi. Gözüm kıpkırmızı oldu. Çok korktucu görünüyordu. İnternette problem olmaz ama yine de bi doktora görünün diyordu. Böylelikle acile gittim ve Marmara acilde 7 saat sıra beklemek durumunda kaldım. Doktor da bir şey yok deyip bi göz damlası yazdı sadece. Bu işlem online olarak olursa her iki taraf içinde çok rahat olur bence.
0
substituent
(03.04.26)
bu maalesef komplike olmuş bir sorun, bu haliyle halkı da yönetimi de sağlık personelini de ilgilendiren yanları var. kışkırtılmış talep bence en önemli sorun, serum için dönen tartışmalar ve ısrarlar ortalama makul insanın dudağını uçuklatacak boyutta.

şöyle düşünün, grip olan kişinin evinde istirahat etmesi, ıhlamur-nane limon gibi bitki çaylarından destek alması, basit ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlardan kullanması ve bol su içmesi çoğu vakada yeterli olur. bizde yaşanan ise tam tersi, evde oturarak iyileşmeyi bekleyen hastaya bir fırsatı kaçıran 'enayi' gözüyle bakılıyor. toplumun demir, B12, D vitamini gibi hayati vitamin-mineralleri de alamadığı ve kötü beslendiği bir diğer gerçek mesela. iyi beslenmeyen, yeterli miktarda protein almayan bir topluma sık hasta oluyorsun diye de kızmamak gerekir. nihayetinde bağışıklık hücreleri de bir hücredir ve yapıtaşları proteindir.

toplumsal makul ve dengelerimiz her alanda olduğu gibi burada da dejenere olmuş vaziyette yani. bu durumun sosyal sigorta sistemine bindirdiği yük de cabası. bilemiyorum bu durum bilinçli her vatandaşı üzüyor ve üzmeli de.
+1
suicmeyenadam
(03.04.26)
Acil servis acil olmayan hastayı kabul etmese keşke. 24 saat açık olan ücretli klinikler olsa, hayati olmayan ama mesaiyi de bekleyemediğimiz durumlarda oraya gitsek
0
mezzosprite
(04.04.26)
yesil alan aptalligi yuzunden. kabus gordum diye acile gelen oluyor. kolum agriyo bazen diye gelen oluyor, ne zaman diyorlar, 3 4 ay once diyor.

doktorlar bunlara siktir cekemiyor. acil doktorunun ilac yazma, rapor yazma yetkisi olmamali bence. yesil alan ucubeligi de iptal edilmeli. oyle olsa aninda duzelir bu sistem.


poliklinikler icin de benzer problemler var aslinda. benim onerim 20tl ziyaret ucreti koymak. durumu cok cok kotu ailelerde devlet onu da bi sekilde karsilasin, ama diger herkesten 20tl alsin. yemin ediyorum en az ucte biri yok olur hastane siralarinin.
0
aguen
(04.04.26)
zaten muayene ücreti ödemiyor muyuz her ziyaret için? ödemeyen var mı bilmiyorum, devlet memurları ödüyor, eczanede çıkıyor ilaçlar şu kadar muayene ücreti bu kadar diye. tabi anlık ödense daha etkili olur bence de
0
mezzosprite
(04.04.26)
(19)

5g ye geçmişiz.. çok umrumda değil

diyecevaplandı
Burayı az önce izledim dehttps://m.youtube.com/shorts/PVBcyKnVN8Isonra düşündüm.Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor? Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt
Burayı az önce izledim de
m.youtube.com
sonra düşündüm.
Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor?
Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt alırken kendileri depremde de kesinti yapmayacaklarını taahhüt ettiler mi ?
Vodafonda OZET yazarak 7000 e kalan kullanım hakları için mesaj atıyoruz.
Karşılığı bile gelmiyor. Ama Geldiğinde ise belirttiği tarih o anki değil, geçmiş bir tarih üzerinden oluyor.

Tarife fiyatları zaten kazzık.
Hala 3g deyim. Neden mi ?
Çünkü yetiyor.
-13
diyecevaplandı
(03.04.26)
tamam.
+8
yazar yazmaz yazan yazar
(03.04.26)
Soruya mı odaklandınız gerçekten?
Sorun ne ?
-5
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Dediklerin çok doğru. Keşke şöyle bir hükümet olsa da dediklerini yapsa, kural falan koysa, bunları düzeltse. Bir dahaki seçimde bence bu şikayetlerini göz önünde bulundur.
Bir de olay tabiki 5g olmasın değil de Türkiye'nin genel olarak bu konudaki dandikliği. Yoksa 3g oldukça çağın gerisinde olan bir teknoloji.
Edit: bahsettiğim dandiklik kullanıcılara sunulan servistir gerek fiyat gerek performans olarak.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Deprem anında işlevsiz kalan operatörler gibi bir zahmet siz de her soruya mavi ekran hatası veren muhalif tadında karşılık vermeseniz olmaz mı ?
Benim şu an öyle bir kaygım yok derdim de yok.
Zihniyetini bilmeme rağmen doğru yazana hak verdim burada.
Ben bir sorundan bahsediyorum .
Bunun siyasi tercihle de ilgisi yok .
O çok güvendiğiniz aşırı yüksek IQ nuz bu tür sızlamalardan sıyrılmış olmalı.

Nerden nereye geldik?
O beklenen latteli, filtreli kahve tadında, romantik zevk temalı duyurular / sorular bende neredeyse hiç olmaz.

@logisticsmanager
Avrupa'da ekonomik anlamada ziller (veya çanlar) çaldığında Türkiye'ye kalıcı gelmen de olası. Kıvranmaları başladı zaten. Madem sözü açtın da bilgin olsun.
Sanayi devrimi ile çağ atlamışlardı haliyle takla da atacaklar :) yüzyıllardır sürekli sömürüyle nereye kadar?
Siyasi tercih değil, ama ülke tercihi de burada önemli (!)
Geçim dünyasıdır, biliriz.
-4
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
adam hız sınırını 200 km/s yapmış, ama yol 10 km sonra bitiyor. basıp gideyim diyorsun ama yol bitti.
0
kibritsuyu
(03.04.26)
iki sebeple benim de umrumda değil, kısa vadede umursamamaya devam...
bu kotalarla anlamı yok. mobilde 4g'nin yetmeyeceği bir kullanım yok.

5g hızına ihtiyaç duyan kaç kişi var? 0.1%'in bile hayatında bi değişiklik yaratacak mı cebindeki telefonun mobil internet hızının daha da artması? arka planda şirketler için vs. fark yaratacağı konular olabilir ama bireysel olarak cep telefonunda bu hıza ihtiyaç duyan yok sanki...

telefonum da 5g desteklemiyor, alırken 5g olayı gündeme gelmeye başlamış 5g destekli cihazlar satılıyordu ama ben aa 5g gelecek diye daha düşük donanımlı telefona daha fazla para vermeye gerek görmedim. 5g gelince değil 4g desteği kesilmeye başlayınca problem olacak 5g desteği olmaması bu da telefonun kullanım ömrü boyunca yaşanmayacak muhtemelen. bugün 3g cihazların kapsamasında internet hızında vs. ciddi problem yaşanabilir çünkü desteği büyük oranda azaldı tam kapasitede 3g yayını yok çoğu bölgede. 3g'nin tam performansı alınabiliyor olsa hala o bile birçok iş için yeterli olurdu ama artık birçok kişi için 3g kullanılmaz durumda. 4g de böyle olacak, aslında yeterli olabilecekken desteği zayıflayacak ama yıllarca gerçekleşmez bu durum. şimdilik problem yok :) 4g'den devam.
bir ihtimal 4g desteği çooook uzun yıllar bile tam kapasite devam edebilir, 5g'ye göre kapsama alanı daha iyi ve 5g'nin çekmediği yerde failover gerekli olacaktır. hızı da her şeye yeterli olduğundan mantıklı olur 4g'yi tutmaları
+1
konetsu
(03.04.26)
Aslında 5G kişisel faydadan daha çok toplumsal ve kurumsal faydalar sağlıyor. Bize "daha hızlı sosyal medya kaydırmasından" fazla verebilecek çok şey yok. Fakat yeni teknoloji hep iyidir. Bu tip tartışmalarda eski zamanda matbaaya karşı çıkan insanlar gelir hep aklıma. Nasıl ilk çıkan matbaa ile şu anki bambaşka ise 5g de öyle olacak, başka yeniliklerin basamağı olacak.

Ayrıca operatörler arası kalite farkı bölgeye göre çok fark ediyor. Mesela bulunduğum yerde vodafone çöp iken turkcellden çok ama çok memnunum. Çoğu insan ihtiyacı olmadığı için bu araştırmayı yapmayı tercih etmiyor.

Deprem konusunda ise; Bu tip acil olaylarda 2 sıkıntı var. Birincisi donanımın fiziksel zarar görmesi İkincisi ani olaylar olduğu için 4G ve öncesinde frekans bölümleme yok bu sebeple gece ve beklenmeyen anlarda aşırı talebe yetişmesi teknik olarak mümkün değil. 5G ve yapay zeka teknolojileri "eğer istenir ve operatörler uygularsa" ani olaylara refleks gösterme özelliğine sahip.

Fiyat konusunda tekel ve mecbur olmamızda ötürü fazla olduğu gerçek. Mesela siz 3G kullanıyorsunuz ben 5G fakat aynı pakete aynı ücreti ödüyoruz. Ülkemizde 3G 4G 5G için ayrı fiyatlamalar belirlenmeli hız sınırlı fakat kotasız paketler çoğalmalı. Sadece "sosyal medya kaydırması" yapan kişi için 50 mbit çok rahat yeter belki daha hızı. Bu kişi daha az hıza daha az ödemeli.
+2
infernalcadre
(03.04.26)
5g'ye ben de heyecan duymadım, hayatımızda değişen pek bir şey olmayacak. faturamız artacak, kotamız çabuk tükenecek.

üç operatör lisans bedeli için milyarlarca dolar para verdi.
devlet neden ne amaçla bu lisans bedeli için bu kadar fahiş para istiyor anlamıyorum. bu milyarlarca dolar tabii ki bizden çıkacak.

teknik olarak 5g'nin bazı avantajları var. mesela daha az şarj tüketmesi, binlerce kişinin aynı anda baz istasyonuna bağlandığında sorun yaşamadan iletişim halinde olması gibi.

ama bildiğim kadarıyla bir kaç nokta dışında hiç bir yerde gerçek 5g'ye geçilmedi. yalancı 5g diyebileceğimiz nsa 5g var şuan çoğumuzda. yani 4g anten ve altyapısında 5g sinyali. bunun biz son kullanıcıya ne kadar etkisi olacak bilmiyorum ama 5g'ye geçildiğinden beri, belki rastlantı belki değil telefonumda (vodafone) 200mbit civarı hız alıyorum. gerçek 5g'nin 5'te 1'i olsa da bulunduğum kırsal ve küçük ilçe için çok iyi bu. üstelik stabil bir internet.

açıkçası tüm ülkede bu interneti bu şekilde alabilsek bu konuda sorunumuz kalmazdı.

5g baz istasyonları fiber kablolar ile birbirine bağlanmalı ama yine çoğu yerde böyle bir şey yok. o yüzden sinyal tipini değiştirsen de donanım değişmedi, donanımı değiştirsen de altyapı değişmedi. 5-10 yıllık bir süreç var belki de 5g dönüşümü için.

sözün özü, mobile'da minimum 20mbit ve stabil internet önce ülkenin her yerine düzgünce şekilde verilsin, kota sorunu kalksın, sonra 5g konuşuruz. (20mbit => 2mb/saniye demek, yani teorik olarak ay içinde kullanabileceğin maksimum bir limit var demek bu. herkes her an sürekli download yapmayacağı için operatör yükü olarak aylık 100-500 gb arası bir şey olur).
bahsettiğim hız günlük kullanımda çoğumuza yeter.
+1
biseysorcaktim
(03.04.26)
Mantıklı ve anlaşılır cevaplarınız için @konetsu , @infernalcadre, @biseysorcaktim ayrıca teşekkürler .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Benim belli konularda sıkıntım varsa bunu yaptığım siyasi secimlerde gösteriyorum.
Şirketlerin tüketiciyi sömürmesine karşılık verilmemesi devlet ile alakalıdır. Avrupa'da bu ciddi olarak varken, amerika'da genelde o kadar yoktur. Bunlar hep seçimlerle alakalı.

Bahsettiğin şeyler ülkenin yıllardır olayı ve gerek telefon gerek internet olarak yıllardır şirketlerin halkı sömürdüğü yerler. Bunlar seni rahatsız ediyorsa o zaman halkı bu ve benzeri şirketlere karşı koruyacak kişileri desteklersin. Sonuçta türk telekomun şu an yüzde 61i varlik fonunda, yüzde 25 maliye bakanlığı. Yönetim kurulu komple hükümetten;
www.ttyatirimciiliskileri.com.tr

Şuna bakıp siyasi bir şeylerin etkilemediğini düşünüyorsan o zaman bence insanlara "bilgi" vermeden biraz kendine ver.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
depremde hatlarin cekmemesi normal. Olay depremde o kadar yerin yikilmasi. 5g bu konuda daha bile iyi olabilir hatta.

neyse beni de hic heyecanlandirmadi zaten cunku telefonda ha 100mbps kullanmisim ha 2gbps.

Versinler 1tb ya da sinirsiz paket, evde kullanabileyim o zaman heyecanlanirim.


@logistic'in tam su an dedigi gibi, turk telekom devlet, turkcell devlet. mecburen vodafone'dayim ve onlardan da hazzetmiyorum. ihtiyacimi minimal karsilayacak ne paket varsa onu alip geciyorum.
0
aguen
(03.04.26)
Hocam ortada bir hizmet taahhüdü var, yetip yetmemesi bireysel olarak sizin tercihiniz. Ama meselenin yetip yetmemesiyle bir ilgisi yok ki?

En basitinden bilmem kaç k çözünürlüklü telefon, televizyon alıyorsunuz ama internet bant genişliğiniz yetmediği için düşük çözünürlük izliyorsunuz. Sebep? Verilen taahhüte uyulmaması. İnsanlar da bunun için kızgın.

Operatörler cidden sapıtmış halde. Olay sadece internet hızı da değil, bu olay sadece sinir bozucu bir etki yaptı millet de dalgasını geçiyor.
0
akhenaten
(03.04.26)
Ben kahvaltıda sahanada yumurta yedim. İki yumurta kırmışım, aslında üç yumurta kırmayı düşünmüştüm ama iki kırdım.
Neden mi?
Çünkü umrumda değil.
Ben de böyle bir insanım işte.
Ayık olun.
+1
michael_knight
(03.04.26)
5G'nin düz kullanıcı (ki vatandaşın en az %90'ı bu şekilde) için doğrudan neredeyse bir faydası yok. Sağlıklı bir 4G bağlantı ile 50-60 mbps hızla kaliteli bir 4K 60 FPS canlı yayın yapmak dahi mümkün. Hadi 4K olmasın, 1080P yayın yapsın denirse zaten hiçbir sorun yok 4G'de.

5G'nin düz vatandaşa pratikteki en büyük doğrudan artısı 5G'nin yüksek bant genişliği nedeniyle internete anlık olarak aşırı yüklenilen yerlerde (maçlar, konserler vs) sağlıklı bir internet bağlantısı imkanı sunabilecek olması. Bu elbette güzel bir şey ancak şu aşamada bence yüksek 5G tarife fiyatları nedeniyle benim tercih nedenim olmaz. Kısa süre içinde fiyatları ayarlayıp 4G'yi anlamsız hale getirirlerse (bunu bekliyorum) o zaman ister istemez 5G'ye geçerim.

5G ile gelen çok yüksek hızın mobilde bizler için neredeyse hiçbir anlamı yok kota kalkmadıkça. Gerçi kota kalksa ne olur, telefon büyük oranda bir içerik tüketme aracı ve günlük tüketilebilecek içeriğin miktarı iyi kötü belli. İçerik üretme aracı olarak kullananlar için de aynı şey geçerli, telefonla günde üretilecek içeriğin de bir kapasitesi var. Hotspot için yüksek hızlar mantıklı ve keyifli ancak orada da kota sorunu devreye giriyor.

5G'nin en azından şu aşamada profesyonellere büyük katkı sağlayacağı alanlar var. Çok daha düşük gecikme nedeniyle tam otonom sürüş sistemleri, profesyonel mobil canlı yayın araçları, uzaktan yapılabilecek ameliyatlar ve benzeri (benim bilmediğim pek çok) alanlarda büyük katkı sağlayacaktır 5G.

Şu aşamada benim gördüğüm kadarıyla 5G'nin hayatımıza doğrudan olumlu etki yaptığı ve bizzat benim de tecrübe ettiğim tek şey şu oldu: Fiber altyapı genişledi. İstanbul Şişli'de yaşıyorum, daha merkezi bir yer olamaz sanırım. Yıllarca fiber gelmedi oturduğum sokağa. 9 yıl önce ADSL dışında tek seçeneğim Türksat Kablo'ydu. Apartmana birkaç sene önce Türk Telekom fiber, 7-8 ay önce Türknet Gigafiber geldi. 5G olmasa fiber getirmekle uğraşmazdı kimse, sonuçta buraya fiber getirmek son derece maliyetli ve yorucu bir iş. Her yer kazılıyor kazılamayan yerde kablo havadan geçiyor derken 10 sene önce uğraşmıyordu ISS'ler. Şimdi öyle değil, fiber altyapı yayılıyor.
0
10551037
(03.04.26)
@logisticsmanager
Senin sıkıntın sorunun siyasilerle de değil. Daha derinlerde.
1 yıl boyunca sorunsuz hayat bir sürsen sonra bir gün çok sevdiğin kahvecide 500 TL bayıldıktan sonra, caddede göçmenin biri omuzuna hatayla çarpsa "bu hükümet zamanında olmuştur" diyerek oyunu yine başka partiye verirsin.
Sürekli , her an mutlu olman lazım ama üzgünüm o iş mümkün değil . Bir iş yerinde asansörde yukarı çıkarken o an seninle beraber kabinde olan yabancı bir kimsenin bile benimle benzer fikirleri olabilir :)

Neyse.. böyle " cerbeze " içinde boğulmak yerine soruya odaklanmalısın .
Veya soruyu görme engelle . Zor değil .
Doğruya doğru demelisin. Benim bu manada sosyal , siyasi , görüş olarak saplantılı olduğum bir nokta yok. Bağlantılarına bakmaksızın bir zahmet yanlışa yanlış, haklıya haklıya demek lazım .

Macron da Fransa'da senin yüzünü çok güldürmemiştir sanırım.
Türkiyeye her yönden uzak kaldıkça batı senin alnından mı öpüyor ? Sorun ne ?

@aguen
deprem dediğimiz de 6Şubat 2023 sonrasında olan ortalama 5 seviyesinde olan depremlerde bile operatörler işlevsiz kaldı . Araştırabilirsiniz.
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Bence tepkinizi daha sert koymalisiniz. 3g de kullanmayin, telefon kullanmayin.
+3
Sour
(03.04.26)
sorunları böylece hızlıca çözmüş oldun .
doktor olduğunda da soğuk algınlığı olan hastalarına vereceğin bir tavsiye :
- soğuk almayın... demek olur sanırım

biraz daha bilgi birikimin olmalı. boş değil dolu dolu cevaplarla gel buraya .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
@diyecevaplandı sordugunuz sorularin sacmaligina (ki amaciniz zaten soru sorup cevap almak degil) elimden geldigince sacmalayarak cevap vermeye calistim. gorulen o ki yine de tatmin edemedim. verilen hicbir cevabi begenmemis ve -10 almissiniz. verdiginiz her cevap da en az -3 almis. bence bana verdiginiz cevaptaki "doktor" kismi hakkinda durup bir dusunun. belki aradiginiz tum sorularin cevabi oradadir.
+3
Sour
(03.04.26)
elinden geldiği kadar saçmala o halde. kendi kendine görev vermişsin biz ne yapalım? konuyu soru olmaktan çıkarıp adeta siyasi ideolojik boyuta taşıyan da ben değilim. yukarıdan aşağı cevaplara bak ve kırılma anını kendin gör. burada beğenilmemek veya eksilenmek aslen haksız olma göstergesi de değildir. burada bazıları için eksileme ya ideolojik ya da magazinsel eylemden ibaret bir şey.
üste bakarsan konuyla alakasız olarak "oy tercihinden" bahseden zihniyetin benzerlerini mesela bir ilde yaşanan kötü bir olayda bölge insanının son seçimlerde kime oy verdiğine göre yorumlayan zihniyetten çokta farkı yok.

sen istatistiğini tutmaya devam edebilirsin.
zihniyetine göre soru/duyuru bekleme.
-2
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
(5)

PayPal uygulaması Türkiye'de hiç açılmıyor mu?

evandro roncatto
Bir süredir ABD’de yaşıyorum ve kazandığım para PayPal hesabıma yatırılıyor. Bu parayı Türkiye’de alışveriş ya da başka amaçlarla kullanamayacağımı ve Türk bankasına para aktaramayacağımı biliyorum, ama uygulama hiç çalışmıyor mu? ABD'deki veri bağlantımı kullanarak PayPal'a giriş yapıp, parayı Türk
Bir süredir ABD’de yaşıyorum ve kazandığım para PayPal hesabıma yatırılıyor. Bu parayı Türkiye’de alışveriş ya da başka amaçlarla kullanamayacağımı ve Türk bankasına para aktaramayacağımı biliyorum, ama uygulama hiç çalışmıyor mu? ABD'deki veri bağlantımı kullanarak PayPal'a giriş yapıp, parayı Türkiye'ye para göndermeye izin veren Revolut gibi bir servise aktarıp, oradan da Türk hesabıma aktaramaz mıyım? Reddit ve benzeri sitelerde benzer soruları kontrol ettim, ancak uygulamanın açılıp açılmadığına dair özel bir şey görmedim.
0
evandro roncatto
(01.04.26)
uygulamaya vpn ile vs girebilirsin. ama türkiyeden yeni bir üyelik oluşturamaz, türkiye hesabına-kredi kartına gönderim yapamazsın.
0
orpheus
(01.04.26)
amerikan hesabina 5dk icinde transfer edebilirsin.
ordan da tr hesabina wire yapacaksin.
baska yolu yok.
0
cooperr
(01.04.26)
sorudan bagimsiz, türkiye'ye çekemesem de paypal hesabıma ödeme alabileceğim şekilde türkiye'den kullanabilmem mümkün mü?
0
gule gule
(01.04.26)
Çok teşekkürler cevaplar icin. Konum olarak Turkiye'de iken amerikan hesabına transfer edebilecek oldugumu bilmek yeterli oldu.

@gule gule. Turkiye'de iken uygulamayı indirmek ve üye olmak mümkün olmadıgı icin sanırım senin bahsettigin durum da mümkün degil
0
🌸evandro roncatto
(01.04.26)
Turkiyeden uygulama indirilebiliyor, uye olunabiliyor (yurtdisi hat varsa), turk kartlari kullanilabiliyor.

i.imgur.com

Bakarsaniz lira ile odeme yapmistim
0
aguen
(01.04.26)
(8)

erkek ceket-blazer nereden almalı ?

duyurukullanıcısı
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.

massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.

özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
0
duyurukullanıcısı
(01.04.26)
bölgenizde mutlaka sadece ceket diken terzi dükkanlardan vardır. istanbulda istiklalde, izmirde mimar kemalettinde, ankarada ulus ya da balgatta var bu tip yerler. adamlar sadece ceket bazıları gömlek ceket işi yapıyor. onlarda güzel kumaş model ve tarzları bulabilirsiniz.
0
erty_ksk
(01.04.26)
cacharel, pierre, network
0
mantık
(01.04.26)
zara
0
runaway
(01.04.26)
arkadaşlarım gömlek falan diktirdi ama hiç beklenildiği gibi olmadı, bir de pahalı.

ince, iki oturup kalkınca poşet gibi buruşmayan bir kumaş bakıyorum, nedir bu kumaş fikrim yok. cacharel, pierre, network, zara vs bunlara baktım maalesef benlik bir şey yok. iş yeri zorlu'nun dibi olduğu için genelde bakıyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(01.04.26)
materyal kalitesini çok sevmiyorum ama özellikle smart-casual ya da iyice casual olunca avva'yı beğeniyorum ben bayağı. bence aradığınız yer orası.

ama dediğim gibi çok dayanıklı olmuyorlar.
0
aguen
(01.04.26)
Massimo, Beymen, Network' te bulamadıysanız zor gibi geldi Aradığınız tarz ya da ceket nası bişi foto var mı ?

Ben geçen gün normalde alışveriş yapmamama rağmen Altınyıldız' dan 2300 tl ye keten ceket buldum, yan fiyat performans inanılmaz.
0
kumandanim
(01.04.26)
W Collection ve Ramsey’e bakabilirsin. W Collection outlet ürünleri, seri sonu oldukları için fiyat/performans açısından oldukça iyidir.

Kumaş olarak; blazer ve takımlarda %100 yün ya da %85 yün – %15 polyamid tercih edebilirsin. Yazlık ceketlerde ise keten, viskoz ve pamuk karışımlı kumaşlar daha kullanışlı olur. Polyester/polyamid oranının %20’nin üzerine çıkmaması iyi olur; düşük oranlarda olması bakım kolaylığı sağlar.

Biraz daha karakterli bir ceket istiyorsan, düz dokuma yerine dokulu ve desenli kumaşları tercih edebilirsin: balıksırtı, kazayağı, ekose, kareli, mikro dokulu vb.

Yün & kaşmir karışımlı kumaşlar daha yumuşak ve lüks bir his verirken, yün & keten karışımları daha ferah ve rahat bir görünüm sağlar.

Kalıp gibi dökümlü bir duruş istiyorsan full canvas ve tam astarlı modelleri tercih etmelisin. Daha hafif ve spor bir stil için yarım astar ve yarım canvas uygun olur. Yazlık, ince ve hafif bir ceket istiyorsan; astarsız, canvas olmayan ve ince vatkalı modeller daha doğru bir seçim olur.
www.wcollection.com.tr
+1
sealth
(01.04.26)
Yargıcı
0
Bruce
(02.04.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(4)

Memuriyet vs. Web Projesinden Para Kazanma

fatihdr
Öncelikle yazılımcı değilim, bir devlet okulunda kadrolu öğretmenim. Vibe coding denilen olaya bir merakla başladım, sonra kendi kişisel ihtiyaçlarım doğrultusunda oldukça kompleks bir SaaS projesi geliştirdim. Bir çok öğretmen tarafından oldukça beğenilecek bir projeydi. Cüzi bir miktara abonelik s
Öncelikle yazılımcı değilim, bir devlet okulunda kadrolu öğretmenim.

Vibe coding denilen olaya bir merakla başladım, sonra kendi kişisel ihtiyaçlarım doğrultusunda oldukça kompleks bir SaaS projesi geliştirdim. Bir çok öğretmen tarafından oldukça beğenilecek bir projeydi. Cüzi bir miktara abonelik satıp beni zengin etmeyecek düzeyde gelir elde etme planım vardı. Bugünlerde üyelik ve ödeme sistemini entegre etmeyi planlarken bu işlerin o kadar da kolay olmadığı gerçeğiyle yüzleştim.

Bir şirket kurmam gerekiyormuş ama memur olduğum için kendi adıma kuramıyorum (eşim de memur). Yaşları hayli ilerlemiş olan annem ve babam üzerinden de kurmam olası değil. Ayrıca şirket kurma ve sürdürme maliyetleri (prim, muhasebe, vergi vs.) şu an 0 kullanıcılı olan ve belki aylarca böyle kalacak olan bir sistem için çok fazla.

Ne yapacağım konusunda bir fikrim yok, projenin çöp olmasını istemiyorum, çok emek verdim. Var mı bunun düzgün bir çıkar yolu istifa dışında?
0
fatihdr
(28.03.26)
@cosmicstring böyle bir şey nasıl satılır kime satılır pek fikrim olmamakla birlikte abartı bir gelir beklentisi olmadığı için kimsenin alacağını da sanmıyorum
0
🌸fatihdr
(28.03.26)
ihtiyacınızı görecek sistem eğitim kurumları projesi gibi bir şeyse, eğitim kurumlarına yazılım üreten firmalarla görüşebilirsiniz. 3faktöriyel var mesela ismen bildiğim, üniversite sistemleri yapıyor. Liseler vs için de yapan çokca var.
0
klassno
(28.03.26)
vibe coding'in olayi, herkes yapabiliyor. o yuzden yapmak kolay kismi. satmak imkansiza yakin.

ben olsam bir iki yere 1 sene ucretsiz teklif ederdim, begenirlerse sonra uygun fiyata devam eder misiniz derdim.
+1
aguen
(28.03.26)
memurlar başka bir şirkete ortak olabiliyorlar. limited şirket kurup şirkete ortak olursunuz. bir ortağı siz, diğer ortağı eşiniz olur. problem olmaz.

ayrıca yapmak istediğiniz şey söylediğiniz gibiyse bulunduğunuz ildeki üniversitenin teknokentiyle görüşün. hem size yol gösterirler, hem teknokentte şirket açarsanız pekçok avantajdan da (vergi, istihdam, adres, danışmanlık vs. vs) faydalanırsınız.

tekokentlerde pekçok hocanın kendi adlarına şirketleri var, onların olabiliyorsa sizin de olur
0
yemrem
(28.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.