Giriş
(9)

Bazı elektronik cihazlar neden çoklu uzatma kablosuna bağlanamaz?

anaphylacticshock
Merhaba, Buzdolabı, kurutma makinası vb cihazların çoklayıcı uzatma kablosuna bağlanmaları neden istenmez? Mesela buzdolabı, mini fırın, bulaşık makinası falan hepsi beraber üçlü uzatma kablosuna bağlansa ne olur ki? Bu durum cihazlara zararlı mıdır ve niye?
Merhaba,

Buzdolabı, kurutma makinası vb cihazların çoklayıcı uzatma kablosuna bağlanmaları neden istenmez?

Mesela buzdolabı, mini fırın, bulaşık makinası falan hepsi beraber üçlü uzatma kablosuna bağlansa ne olur ki?

Bu durum cihazlara zararlı mıdır ve niye?
0
anaphylacticshock
(15 saat)
çoklu prizden ziyade amper korumali priz isteniyor sanirim.
0
designer
(15 saat)
kaldırmaz, standart 3lü prizler 16 amper, 3000 watt kaldırır norrmalde ama malzeme kalitesini falan düşününce buna bile güvenilmemeli, ısınma ile beraber sıkıntı olabilir. bahsettiğiniz cihazlardan sadece 1 tanesi zaten 2000 watt çekiyor, iki tanesi takıldığı anda sorun çıkar.
0
atom karincanin torunu
(15 saat)
Ama bazı cihazlar mesela buzdolabı tek başına bağlanacak olsa bile uzatma kablosu kullanmayın diyorlar.

Yani o uzatma kablosuna başka hiçbir cihaz bağlanmayacak olsa bile uzatma kablosu önermiyorlar.

Hatta direkt duvardan klemens ile bağlantı oluyor bazı cihazlarda.

Bu durumun sebebi ne?
0
🌸anaphylacticshock
(14 saat)
buzdolabındaki kompresör ilk çalıştırmada yüksek akım çeker, kaliteli bir 3lü priz çalıştırır sorun çıkarmaz tek başına buzdolabı takılı olacaksa ama güvenlik sebebiyle tavsiye etmiyorlardır. fırın, elektrikli ocak gibi şeyler zaten 2000watt ile falan çalıştığı düşünülerse ciddi güç demek, ben yanlışlıkla yonca priz'i eritmiştim. kolayca yangına sebebiyet olabilecek durumlar olduğu için kimse takabilirsiniz demiyor, tkamayın diyorlar.

bizim köy evinde buzdolabı 3lü prize bağlı tek başına mesela, ve şu anda bir aydınlanma da geldi bazen alarm çalıyor :) alakalı mı bakmalı.
0
atom karincanin torunu
(14 saat)
Hepinize çok teşekkürler 🙏

Bi tanecik daha sorum olacak.

Kablo ne kadar uzun olursa direnci o kadar artıyormuş galiba. Bu tam olarak ne demek?

Özellikle yüksek watt çeken ürünleriniz için çok uzun uzatma kablosu kullanmayın. Yangın riski doğar dediler.

Uzatma kablosunun uzun olmasıyla yangın riski ne alaka?
0
🌸anaphylacticshock
(13 saat)
Bakır iletirken daha çok ısınıyor diye kabaca.
0
yadigar
(11 saat)
kablo icindeki iletkenin, bakir,aluminyum vs olmasina göre degisir,
malzeme kalitesi ve kesit alani ,
sana lazim olan amper,watt vs yi belirler,

gerekli bilgileri paylasabilirsen,
ihtiyacin olan uzatmayi tarif edebiliriz,
yani kablo+priz seklinde elektrikcide hazırlatabilirsin.
0
designer
(9 saat)
İdeal koşullarda evet de, türkiyedeki evler aptalca yapıldığı için çok mümkün değil. Benim her odada bir priz var mesela, evde home lab'im var benim mecburen 3 tane 5li prizi daisy chain takıyorum.

Arkadaşlarıma sordum hepsi öyle.

Mutfak mesela; buzdolabı tost makinesi blender mikrodalga aynı prize takılı uzun yıllardır. Alternatifi yok. Bence çok bir zararı da yok çok ucuz olmadığı sürece.
0
aguen
(7 saat)
voltaj dalgalanmasi,
bunun için bir regülatör yada akim korumali priz olmali,

kacak akim sigortasi,
yasaya göre tesistatta olmali,
kabloya 16 amper gönderdi,
dönüşü 15.97
0.03 amper eksik,
devre elektrigi kesiyor,

ev icin her priz standardi,
16 amper,
3,5kw gibi bisi idi,

prizi taktigin yuvada boşluk olursa,
yada kabloya cok yük binerse
direnc fazlalasiyor,
isi meydana geliyor,
sonrasi alevlenme.
0
designer
(7 saat)
(13)

Suni veya gerçek deriden yapılmış kıyafet mobilya ve sever misiniz

genki
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
0
genki
(10.06.26)
Prensip olarak kullanmam. Evlenirken giydiğim takımın kemeri ayakkabısı bile suniydi. Rahatsız edici buluyorum
+3
aguen
(10.06.26)
kemer dışında deri eşyam yok ama sunisini sevmiyorum. uzun ömürlü değil, bir süre sonra dökülmeye başlıyor.
0
inheritance
(10.06.26)
gerçek deri sevmem etik sebeplerden. doğru bulmuyorum. vejetaryenliğimden önce de almıyordum, şimdi de almam. yumurta, süt ve süt ürünlerini bırakamadım ancak giyim, eşya ve kozmetikte mümkünse (ki çok seçenek var zaten) veganım.

geçen laptop çantası aldım, vegan deri. marka: prev. gerçek deriden farkı yok. gayet kaliteli ve şık. suits dizisindeki o havalı şirketteki avukat harvey değilim sonuçta. gerçek deri olsa kaliteli gözüktüğümü söyleyip ona göre davranacak bir çevrem yok. ha olsaydım da zaten yine gerçek deri almazdım o ayrı.

suni deri bile ceketim yok. almak istersem bir gün suni deri alırım.
botlarda falan da suni deri alıyorum.
bir eteğin kendi değil ama kemeri deriyse sadece yine de almıyorum.
sitelerde yüzde kaç ne derisi olduğu yazıyor zaten. hayvan ismi gördüğüm an kapatıyorum. keşke suni deri gerçek deri diye filtreleyebilsek ama yok. açıp açıklamasına bakıyorum. hakiki deri yazıyorlar.

mobilyada ise... bu bir koltuk falansa vegan deri bile almam. deride oturmak işkence. diğer türlü mobilyalar da bence ahşap güzel oluyor.
+2
art cat chocolate
(10.06.26)
Asla kullanmam.

Deri bir beden parçası ve nasıl ürün olarak görülür? Ben, deri ayakkabı ve deri ceket giymedim diye ölmem ama bir canlı birileri deri giyecek diye öldürülüyor. Bu derisi için öldürülen tüm hayvanlar için geçerli.

Bir de bu sitede çok denk geliyorum birbirine kaz tüyü önerenler oluyor. Kaz tüyünün nasıl elde edildiğini bilmediklerini düşünmüyorum. Nasıl giyiyor ve öneriyorlar akıl alır gibi değil.

Bir canlının bedeni kimsenin malı değil.
+1
rock n roll
(10.06.26)
Deriyi severim. Dericilik hobisiyle de uğraştım. Suni deri mümkünse yasaklanmalı. Dümdüz petrol ürününü Deri şeklinde boyayıp kullanmak sağlıksız ve doğa için de zararlı. Kullanım süresi de 2 seneyi geçmez. Gerçek deri ürünlerin etik olarak sakıncalı olduğu bir durum da göremiyorum egzotik hayvanlar hariç. Hayvanlar derisi için kesilmiyor sonuçta. Deri burada ek ürün. Deri ileri dönüşüm ile işlenmese çöp olup gidecek. Ortalama bir deri ürünü nadir yapılan bakım ile onlarca yıl kullanabiliyorsunuz. Keşke hepimiz az ve öz ürün kullanabilsek :D
+3
glamdr1ng
(10.06.26)
sadece derisi için yetiştirilip öldürülen hayvanlar:

vizon
tilki
çinçilla
samur
rakun köpeği
su sıçanı
tavşan
karakul koyunu
timsah
alligatör
piton
devekuşu

---
doğaya daha az zarar vermek için suni deri dahil tüm zarar verici ürünleri mesela plastikleri zaten çok az kullanmalıyız. suni deri hayvan işkencesini azaltan bir şey. asla yasaklanmamalı. deri almazsak biz ölmeyiz ama hayvanlar ölüyorlar.

sırf bu da değil. bizim midemiz kaldırmıyor bir canlının bedenini üstümüze giymeyi.

sigara içip, deodorant kullanıp, araba kullanıp, günde bir sürü çöp üretip, vegan ürünlere doğaya zararlı diye yasaklansın demek nasıl bir şey?

bence hepimiz elimizden geldiğince doğaya saygılı olmalıyız. benim elimden hayvanları korumak için onları yememek ve giymemek geliyor. suni deriyi de sık sık almıyorum zaten.
-3
art cat chocolate
(10.06.26)
Suni deri soyuluyor o nedenle almak mantıklı gelmiyor bana çünkü aldığımı ömürlük kullanmak istiyorum. Gerçi elmadan, mantardan vs. deri elde edilen teknolojiler gelişiyor belki o daha iyi bir noktaya gelir. İlla deri almam gerekirse gerçek deri alırım. Ama genelde deri olmayan ürünler tercih etmeye çalışıyorum.
+1
peki madem
(10.06.26)
Yapay zeka cevabı olmuş. Egzotik hayvanlar hariç dedim. Egzotikten kastımın büyükbaş ve küçükbaş harici olduğu bariz. Şu saydığınız hayvanların deri ürünlerini dünyanın bir çok yerinde bulabilme imkanınız yok. Olan yerlerde de ortalama bir vatandaşın alabilmesi veya bu ürünün satışını desteklemesi zor. Suni deri yerine gerçek inek derisi bir ürün almanın ne hayvana ne de doğaya daha fazla zararı olduğunu düşünüyorum.
+4
glamdr1ng
(10.06.26)
Ayakkabı ve kemer haricinde kullanışlı değiller.
0
ground
(10.06.26)
hayvanlarin yasam hakki konusunda cok hassas bir insan olmama ragmen olayin bir de gercektarafi var. butun dunyada tuketilen et miktari kullanialn derimiktarinin bence cok altinda.
deri normal mantikli bir bakimla cok uzun sureler kullanilan bir urun ayrica. dogayi hayvanlar haricinde bir butun olarak degelendirirsek zten varolan deri cantlari insanlar kullanmayi tercih etse yani ikinci el diyin ya davintage ya da itfaiye mydandan alinmis olsun yani hali hazirda uretilmis olan bir deri canta bence daha mantikli.
ayni seyi deri ayyakabi icin de dusunuyorum. simdi herkes birbirnini ayni omru en fazla birkac sene olan spor sentetik ayakkabilar giyiyor ama bunun yerine deri dahil dogal urunlerin kullanimi bence daha doga dostu.
belli dusunce harektleri ne yazik ki bazi gruplari beyin yikamasina maruz kaliyor. feminizm in kurtucu gruplardan cekmesi gibi veya dogaseverlerin estetik manyagi minimalist diye eldekini ucuncu dunya ulkerlerine cop diye yollayip kendileri plastik kullanamak icin yeni sik stanleyler almalari gibi.
hayvan haklari konusunda sorun benim gozumde hayvanlarin katledilmesi degil insanlar hep hayvanlari katletti ama bu kadar manyak miktarlarda degil boyle soykirim gibi degil boyle canice degil. bayramdan bayrama ritueliyle katledilen tanidigin bir hayvan sorumlulugunu aldigin bir hayvanin katledilmesi ideal olani ama cok az insanin sahip oldugu bir luks.
0
mavicorap
(11.06.26)
Abicim, simdi kurk baska deri baska. Duyuruda adam deri soruyor. deri dediginiz sey et endustrisinin yan urunu. Ozellikle hamburgeri, steak yeyip, deri kullanma karsiti olmak tutarsiz.

Araba koltugu, ayakkabi, ceket, kemer, eldiven, koltuk bir suru deri urunu severek kullaniyorum.

Ustte de yazilmis vegan deri falan denilen urunler hep plastik. Cabuk dagiliyor. Cevreye daha zararli.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(11.06.26)
Suni severim
0
gadlemler
(11.06.26)
5 tane deri ceketim var hepsi gerçek deri.

suni deriden yapılmış hediye bir montum vardı olmaz olaydı. hemen çöpe attım. rezillik başka bir şey değil.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(8)

Siz soğuyor musunuz?

denizkenarısandalye
Biriyle konuşurken mesajımı gördüğü halde yanıtlamadığında çok hızlı soğuyorum. Yanıtsız bırakıyor değil cevap veriyor ama yarım saat sonra görmüş iki saat sonra yazıyor gibi. Arkadaşlarda pek dikkat etmiyorum önemsemiyorum o an uygun değildir aklından çıkmıştır diye sık sık olursa bozuluyorum. Ama
Biriyle konuşurken mesajımı gördüğü halde yanıtlamadığında çok hızlı soğuyorum. Yanıtsız bırakıyor değil cevap veriyor ama yarım saat sonra görmüş iki saat sonra yazıyor gibi. Arkadaşlarda pek dikkat etmiyorum önemsemiyorum o an uygun değildir aklından çıkmıştır diye sık sık olursa bozuluyorum. Ama karşı cins yaptığında acayip soğuyorum.

Son görülmesi mavi tiki açıkken yapmış mesela şimdi. Görüyorum da yani. Önemli bişey konuşmuyorduk geyikti ama ben bekliyordum. Görünce yazar nasılsa diye dikkat etmemişim girmiş Whatsappa çoktan, mesajımı açmamış. Belki müsait değil uygunluk bekledi belki kafasında bitti konuşma unuttu belki araba kullanıyor vsvs olabilir tabi de. Bunu kovalayacak değilim. Uzun zamandır tanıdığım biri, yapıyor bunu bazen. İnstagramda yazışıyorsak ve oradan uzun süre dönmediyse whatsappa bi girmiş çıkmış oluyor. Anında çok uç bi şekilde soğuyorum beni hiç sallamıyor bana hiç değer vermemiş derecesinde. İletişimi kesmek istiyorum.

Siz ne diyorsunuz?
-4
denizkenarısandalye
(02.06.26)
eğer flörtsek:
kaygılı bağlanan bir insan olduğum için soğumuyorum. aksine bağlanıyorum. merak ederim, strese girerim, anksiyetem tutar. acı çekerim.

- ha eğer çok da ilgimi çekmeyen bir flörtse umrumda olmaz.

eğer sevgilimse:
normal bir zamanımsa işi vardır derim. duygusalsam tribe girerim, küserim, alınırım.

eğer iş arkadaşıysak:
pek umursamıyorum

eğer yakın arkadaşımsa:
işi vardır, bir şeye dalmıştır sorun değil

eğer zaten pek hoşlanmadığım biriyse:
"mal cevap bile vermedi, buna yazan bende kabahat" derim sinir olurum


-----

sizinkine gelince

"Anında çok uç bi şekilde soğuyorum beni hiç sallamıyor bana hiç değer vermemiş derecesinde. İletişimi kesmek istiyorum."

bu da bence küsmek ve trip. üzüntüden kendinizi koruma şekliniz gibi.
+2
art cat chocolate
(02.06.26)
Yanıtladığında gecikmeyi açıklarsa sorun olmaz. Diğer her türlü kredisinden yer.
0
gabe h coud
(02.06.26)
Whatsapp’ta read / last seen / online hepsi kapali. Bu yuzden kim ne zaman okudu, ne zaman cevap verdi, whatsapp’a girip okumadan cikti mi takip etmiyorum. Kendim de bazen okuyup cevap vermiyorum o an uygun olmadigim icin. Bu konuda sorgulanmayi da sevmiyorum. Buna dair sorgulanirsam sogumuyorum ama, duzgunce anlatiyorum.
+2
ghilleinthemist
(02.06.26)
Flörte, sevgiliye, eşe anında cevap verilir, öncelik bunlardadir. Diğerleri bekleyecek.
-1
sekizdokuzon
(02.06.26)
boş işler. akşam toplu dönüyorum acil olmayanlara.
-2
yap desem yapmazsin he
(02.06.26)
Şu an zaten evliyim flört falan kurtuldum çok şükür de, eskiden çok takıyodum sizin gibi; hatta lisede bot yazmıştım whatsapp durumu online diyince not alıp gösteriyodu falan sonra son görüldüyü de mavi tiki de kapadım. Takmamayı öğrendim. Hayat kalitem yükseldi.


Şimdi arkadaşlar olsun iş olsun bakarlarsa bakarlar bakmazlarsa umurumda değil. Acilse ararım zaten
0
aguen
(03.06.26)
Sık yapılırsa bozulurum. Müsait değilse mesajı da açmamalı, bana saygısızlık gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.06.26)
kim olduğuna ve ne sıklıkla yaptığına bağlı. eşimin hemen dönmesini beklerim yani görüyor ve müsaitse o an. arkadaşlarımdan dönen var , dönmeyen var genel davranış olarak, ama özellikle dönmeyen bir arkadaşımın başkasına hemen dönmesi yada çabuk cevaplayan birinin özellikle bana cevap vermemesi gibi spesifik durumlar olursa üzerime alınırım , dışında o böyle zaten diye geçiyorum
0
darthvader
(03.06.26)
(11)

macbook pro vs air

runaway
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
m5 air ya da pro alacağım. air alıp 24gb ram'li almam mı yoksa pro 16gb ram mi daha mantıklı?
0
runaway
(02.06.26)
Proya ne için ihtiyacınız olduğundan 100% emin değilseniz pro almanız gerekmez bence. Air + daha çok ram bana her türlü daha mantıklı geliyor.

Hatta m4 air bile alabilirsiniz specleri artırıp
+1
aguen
(02.06.26)
Aslında air taşınabilirlik açısından daha iyi geliyor ama almışken uzun süre idare etsin istiyorum
0
🌸runaway
(02.06.26)
normal kullanıcı için 16gb ram yeterli çünkü unified memory var. bunun yerine en az 500gb disk seçeneği alın (unified memory için gerekli). dışarıda kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka pro alın. air'in olayı fansız olması ve bunun beraberinde daha kolay mobillik getirmesi fakat diğer yandan çok ısınınca gücü düşürüyor çünkü bu şekilde soğutma sistemi var.
0
veri
(02.06.26)
ne için kullanacaksınız? air mi pro mu sorusuna ancak buna göre cevap verilebilir. ofis programları çalıştırıp, video, müzik, sosyal medya içerik tüketimi yapacaksanız air. grafik, modelleme, müzik gibi konularda üretim yapacaksanız pro. @veri nin dediği gibi air de aktif soğutma sistemi yok bu yüzden pro nun yaptığı işleri yapmaya kalktığınızda yoğun performans sorunları yaşarsınız. lakin 24 gb mb air ile 16 gb mb pro m5 lerin fiyatları aynı. eğer sadece içerik tüketimi yapmak için alıyorsanız 16 gb ram bile yetebilir size. 16 gb lik m5 air leri de düşünebilirsiniz.
0
issiz karga
(02.06.26)
daha iyi ekran(miniled) ve hoparlör (+hdmi, sd kart girişi, daha yüksek güçlü 3.5mm jack vs) --> macbook pro

uzun ömür --> ram'i ve ssd'si yükseltilmiş Macbook Air

macbook pro eğer m5-pro ve üzeri işlemcilere geçmezsen öyle performans olarak pek bişey değiştirmeyecek. Ama ona ihtiyacın olsa zaten bilir m5 pro işlemcili mbp bakardın. O zaman burada tek olay ekran gibi görünüyor.

Bu arada kısıtlı bütçe olduğu için şu da düşünülebilir: Air'i 16gb ram'li alıp SSD'yi yükseltmek de bir seçenek. Ram yetmezse swap ile SSD'yi kullanıyor zaten. Ama standart kullanıcı bu aleti 5-10 yıl kullanabilir o yüzden önümüzdeki yıllarda AI özellikleri daha çok ram gerektirir mi, evet olabilir. O yüzden 24 almak da mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(02.06.26)
8 gb ram’li baz model m1 Air 6. Yılın sonunda hala 10+ saat pil ömrü veriyor ve içerik tüketimi için hala fazla güçlü. Özellikle pro’ya ihtiyaç yoksa söylendiği gibi (video işleme vs.) Air alıp geçin. Pahalı ürünü ikinci elde satmak daha zor.
+1
orient blue
(02.06.26)
seneler önce benzer bir ikilemde kalıp pro almıştım. sıradan bir kullanıcı olduğum için hiç de bir artısını görmedim. 2-3 yıldır çalıştığım yerden verdikleri air'i kullanıyorum. zerre kadar eksiklik hissetmedim. bu ikilemde kalıyorsanız zaten pro'yu kullanmak için özel bir sebebiniz yoktur. air iyidir.
0
but that was just a dream
(02.06.26)
taşınabilirlik ve uzun sure idare etsin diyorsan direk "air" yaw.
m4 alirsan 7-8 sene goturur.
0
cooperr
(03.06.26)
yazın klimasız ortamda cihazı zorlayacaksan pro al. sonra elin yanıyor.
0
yedigimiztavuk
(03.06.26)
bunu soruyosanız air yeterli olur.

13 yıllık air var evde hala çalışıyor, ilginç şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
M1 air var bende, 2019 yılında almıştım. İlk defa bu sene şarjı daha hızlı tükeniyor, o kadar. Dümdüz kullanıcı iseniz air diyorum ben de.
0
charbiel
(04.06.26)
(16)

yazılımcılar napıyorsunuz?

yenibirgüzelnick
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı? ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı?
ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
📊 öldük mü?

Bu anket sona erdi. 43 oy kullanıldı.

0
yenibirgüzelnick
(02.06.26)
Yapay zekanın yeteneklerini de birileri geliştirmesi gerekecek. Rekabet artıyor ama ölüm görmüyorum ben.
+1
cilekli pasta
(02.06.26)
15 sene çok iyimser bi tahmin. 3 seneyi görür mü yazılımcı? Esas soru şu: yıllardır aynı muhabbet. İnsanlar işlerini kaybedecek ama yeni işler çıkacak.
Eee hani o yeni işler? 100 kişi işini kaybetti. Yeni iş 10 kişiyle devam ediyor.
+1
Lh12
(02.06.26)
15 seneye kadar yapay zeka konuşmaya yürümeye falan başlar. Max 5 seneye yazılımcılık diye bir meslek kalmaz
+1
runaway
(02.06.26)
biraz developer kafasından çıkmak lazım, yapay zeka ileride daha kompleks kodları da yazabilir, bu yüzden gelecekte avantajlı olacak kişiler en iyi kodu yazan değil, tüm araçları kullanarak bir iş problemini uçtan uca çözebilen kişiler olacak. bu yüzden gidip birazda işin müşteri ilişkileri tarafını da öğrenin. önceden developerlar product owner, product manager olmak istemiyorlardı.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sanayi Devrimi'nden beri insalığın anlamadığı bir şey var. 3 kişinin yaptığı işi 1 kişi yapacak duruma gelirsek o 2 kişi işsiz kalmaz arkadaşlar. 1 birim yerine 3 birim iş yapılır. Aynı sektörde, aynı arz üretilmez her zaman tabii ama "eyvah yandık, işsiz kalacağız" diye bir durum olmaz.

Teknolojik ilerleme ve verimlilik artışı uzun vadede toplam üretimi artırır, yeni sektörler ve yeni işler yaratır. Sanayi Devrimi'nden beri genel eğilim bu yönde oldu.

Elbette bazı sektörlerde daralma, kitlesel olmayan işsizsizlik gibi şeyler yaşanacaktır. Yeni sektörlerin gelmesi de zaman alabilir ama kitlesel bir işsizlik olmaz.

Tarımda bir zamanlar nüfusun %70-80'i çalışıyordu, bugün gelişmiş ülkelerde %1-5'i çalışıyor. Bu insanlar tamamen işsiz kalmadı; sanayiye, hizmet sektörüne, teknoloji sektörüne geçti.

Ek not: Bu değişime ayak uydurmak asıl mesela. Yani yapay zeka basit kodlamayı yapıyor ise sadece basit kodlama bilerek hayatta kalmaya çalışmamalı insan. Yapay zeka elbette bazı sektörlerin bitmesine yol açacak. Bu sektörün çalışanları da bu değişime ayak uydurmaz, yani kendini geliştirip yapay zeka ile yapılan işlere adapte etmezse işsiz kalması kaçınılmaz olur.

Özetle oturup beklemek yerine yapay zeka ile başlayan bu değişime nasıl ayak uydururum diye yaklaşmak lazım.
0
himmet dayi
(02.06.26)
Gömülü sistemler üzerine donanım/yazılım geliştirirken kademeli olarak otomasyon tarafına geçtim, yaklaşık 2 seneden fazladır full otomasyondayım, verdiğim en iyi karardı diyebilirim. Henüz sahaya çıkıp iş yapacak robot ve yapay zeka yok, ben ömrümü doldurana kadar da olmaz, sonraki nesil düşünsün.

Yapay zeka logaritmik hızla ilerliyor, şu an claude kullanmayan programcı yok, amele gibi satır satır kod yazan kalmadı, stackoverflow'da sorular eskisi gibi cevaplanmıyor, hatta site trafiği dibi gördü. daha da gelişirse önce junior'lar sonra da senior'ların etiket değeri iyice dibe inecek. Bir proje için gereken iş gücü hızla düşüyor, alternatiflere bakma zamanı geldi de geçiyor bence.

Maksimum bir nesil daha programlamadan ekmek yer, ondan sonrası muamma.

Artık birden fazla yeteneğin gerekli olduğu zamanlardayız.
+1
kimlanbu
(02.06.26)
yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunmek cok enteresan geliyor.

gelecekte ai sayesinde 1 yazilimci -> 20x yazilimci diyelim.

neden bugun dunyada 1000 is varken, yazilimci 20x is yapabildiginde hala 1000 is olacagini dusunuyorsunuz ki?

daha hala yangin ciktiginda gercek insanlar mudahale ediyor, hala araclari insanlar kullaniyor, hala devletin ve burokrasinin yarisindan cogu dijitallesmedi, hala kagit para kullaniyoruz, hala endustride insan isci kullaniliyor.

gercekten butun bunlari otomatize etmeden (yani her seyi) yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunduren ne?

en son belki yillaaar sonra, butun isleri otomotize edebildikten sonra bitebilir. omrumuz yeter mi sanmiyorum.
-3
gitdaddy
(02.06.26)
AI ile birlikte junior yazılımcılara ya da teknik olarak çok güçlü olsa bile business tarafını bilmeyen iletişimi zayıf profillere ihtiyaç kalmayacağını değil artık çoktan kalmadığını düşünüyorum. Analist ya da testçi diye tamamen ayrı bir rolün de bugünkü haliyle devam etmesi de mümkün değil. Teknik tarafı anlayan, business ihtiyaçlarını okuyabilen, iletişim kurabilen ve gerektiğinde hem analist hem yazılımcı gibi hareket edebilen kişiler yürütecek bu işleri. Ama bence yazılıma gelene kadar beyaz yakanın büyük kısmının işi aslında dokümantasyon, planlama, takip etme ve diğer tekrar eden şeylerden ibaret. Yazılım tarafı kısa zaman içerisinde tamamen değişecek ama ondan önce birçok ofis işine aslında çoktan ihtiyaç kalmadı.
+3
chaos moleculaire
(02.06.26)
@duyulmasi gerektigi kadar +1
0
co2s2
(02.06.26)
geçen gün okduğum bir veriye göre şuanda api'ler üzerinden llm'lerin %80'inini yazılım geliştiriciler kullanıyor. yani parayı yakan adamlar yazılımcılar. daha doğrusu kod geliştirici dediğimiz adamlar.

yazılımcılar biterse, claude'yi kim kullanacak? firmalar alıp tam otomasyona mı geçecek ? elbette hayır.

ben belirli seviyede bu işin devam edeceğine inanıyorum. en azından mevcut düzen benim gibi 30ların rotasında olan adamları emekli eder. robotlar, biraz böyle farkındalığı yüksek, şimdiki gibi ajanlar ile değil de gerçekten akıl yürütebilen algoritmalar geliştikçe kod geliştirme işi de azalacaktır. ama bizi kurtarır her türlü.
+1
xephyr
(02.06.26)
Yazılım bitmiştir. Bunu sizin 10x developer diyeceğiniz, alanımda trdeki allah tier sayılı insandan biri olarak söylüyorum.

Durumu görünce hızlıca pivot yapıp kariyer değişikliğine gittim. İşyerinde yıllardır beni ai ekibine almaya çalışıyorlardı istemiyordum ai olmaz ama r&dye geçerim dedim kabul ettiler.


Yeni tekliflere de asla dönüş yapmıyorum. En safe yerde durmak lazım bir süre



Edit: mesela juniorlar zaten yetişmiyor bu uzun vadede büyük problem ama onun dışında, spesifik roller yerine generalist eleman arıyor büyük şirketler. Yok ben javacıyım yok ben react biliyorum falan bunlar yok oldu. Sağlam bir mimari bilgisi, network bilgisi güvenlik bilgisi vs temel seviyede bunların hepsini bilen insanlar ai ile çok hızlanıyorlar onlara talep var
+2
aguen
(02.06.26)
Sektörde insan iş gücü son 1 yılda aşırı azaldı ve bu hızla giderse mevcut yazılımcıların %90'ı bence başka sektörlere kaymaya başlayacak. Evet Ai bir araç ve bu araçla daha çok iş üretilebiliyor ama bu işi de daha az kişi yapacak. Yüksek kalite iş yapan ve tecrübeli yazılımcılar ve sistem mühendisleri hayatta kalır ama 100 kişilik ekipler 10 kişiye düşecek ve maaşlar komik duruma düşecek, düşüyor.

Planlama, tasarım, muhasebe, pasif pazarlama gibi işlere yazılımcıların kayması ile asıl en büyük vurgunu beyaz yakalar yiyecek bence. Mevcut yazılımcılar bu tarz işleri yazılım araçları kullanarak çok daha verimli şekilde yapacak. Şu an bu dönüşüm başlamadı, ilk yazılımcıların etkilenmesi en etkin şekilde ilk onların kullanmasından kaynaklı, bir nevi kendi kendilerini bitirdiler. Birçok beyaz yaka ve patronu halen işlerini yapay zekanın yapabileceğinin farkında değil. Yazılımcılar da şu an piyasayı koklayıp bekleme dönemine girdiler.

Gerçek sanatçılar dışında teknik iş yapan grafiker, mühendis, prodüksiyoncu vs ne varsa yavaş yavaş elenecek. Belli işlerin yürümesi için sadece ai operatörlerine ihtiyaç kalacak. Şu an Türkiye'de bile Egea parasına robot satın alınabiliyor. Bu robotların ve mekaniğin yine Ai yardımı ile gelişmesi ile bence otomasyon sektörü de etkilenecek ama bunun için yine epey süre var.

Maalesef önümüzde sanayi devriminden çok daha öte etkileri olacak karanlık bir çağ var. Aktif iş gücünün %90'ı 5-10 yıl içinde işsiz kalabilir. Ne yazık ki insanlığın geldiği yer de buna hazır değil ve güçlü devletlerin işgalciliğe başlaması, gelişmemiş ülkelerin petrol kaynaklarına, nadir elementlerine sulanması da boşa değil. Ülkelerin doyurması gereken kalabalıklar gün geçtikçe artacak ve bunun için doğal kaynaklara ihtiyaç var.
umarım yanılıyorumdur.
+1
creepy
(02.06.26)
Bu tarz anketlerde yazilimci degilim, sonuclari goster secenegi olmali. Zira konu fazlasiyla populer, dolayisiyla merak uyandiriyor.
-1
Sour
(02.06.26)
Yaklaşık 20 yıldır yazılım dünyasının içindeyim. Bu süreçte çok şey gördüm, çok şey yaşadım; ancak AI kadar ekosistemin temellerini sarsan, hatta birçok noktada olumlu/olumsuz şekilde yeniden şekillendiren bir yenilik görmedim. Modeller son 8-9 ayda yetkinlik açısından ciddi bir sıçrama gerçekleştirdi. Claude 4.5 yayınlandığında, yaklaşık dört yıl önce bir şirkette beş kişi iki ay boyunca çalışarak tamamladığımız kapsamlı bir projeyi dört saat içinde daha iyi bir mimariyle yeniden geliştirebildim. İster inanın ister inanmayın, ortaya çıkan sonucu gördüğümde ben de şaşırmıştım. Hatta sektörde tanınan birçok yazılımcının bir yıl önce söylediği "AI kod yazamaz" sözünü kendilerine yedirip, bugün bloglarında tam aksi yönde yazılar yazdırmışlığı bile var. Ancak "sektör bitti" düşüncesine kesinlikle katılmıyorum. Modeller ne kadar gelişirse gelişsin, hâlâ süreçleri kurgulayacak, mimariyi tasarlayacak, doğru pipeline'ları oluşturacak ve non-deterministic çıktıları azaltacak ya da yönetilebilir seviyeye indirecek insanlara ihtiyaç olacak. Kısacası, "kod yazma" devri büyük ölçüde sona eriyor; artık mühendislik konuşulacak. Bunun da ne kadar süre daha geçerli olacağı ise AGI denen mitin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bağlı. Şahsi görüşüm, bunun mevcut Transformer mimarisiyle mümkün olmadığı yönünde. Bana göre ya kuantum hesaplama gibi bambaşka bir paradigma devreye girecek ya da bugün henüz öngöremediğimiz, tamamen yeni ve sentetik bir yaklaşım AGI'yi mümkün kılacak.

Optimist cevaplar için:
AI ile birlikte gelen otomasyon çağı, arz-talep dengesini ciddi şekilde etkiliyor. Sonuçta iş miktarı üretime, üretim de talebe bağlıdır. İnsanlık bir anda 10 katı çoğalamayacağına göre, bir kişinin üretkenliğinin 1x seviyesinden 10x seviyesine yükselmesi teorik olarak 9 kişinin ekonomik dengedeki talebini azaltıyor. Dengesizliğin ortaya çıktığı nokta tam olarak burası.

Geçiş evresinde olduğumuz bu yeni çağ, öncekilere pek benzemiyor. AI elbette yeni iş alanları ve uzmanlıklar yaratacaktır, bu su götürmez; ancak ortadan kaldırdığı veya dönüştürdüğü işlerin tamamını telafi edecek ölçekte yeni istihdam üretip üretemeyeceği çok çok ciddi bir soru işareti. Yazılımcılar endişeli çünkü yaklaşan değişimi herkesten önce onlar gördü/görüyor. Bir yandan iş akışlarına entegre ederek yeni döneme uyum sağlamaya çalışıyor, diğer yandan da bunun uzun vadede kendi rollerini nasıl değiştireceğini sorguluyorlar çünkü modelleri kullanmak paradoks yaratıyor.
+4
nyist_
(02.06.26)
@sour sonuçları görebiliyorsunuz üstüne tıklayıp
+1
🌸yenibirgüzelnick
(02.06.26)
@yenibirgüzelnick aa bilmiyordum, tamam, tesekkurler.
0
Sour
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(4)

Yht yi sık kullananlara soru

kel aynak kusu
Selamlar, İstanbul biletimi ankara gar yht kalkışlı aldım ancak konumum eryaman yht'ye çok yakın. Ankara gar kalkışlı aynı trene eryamandan binebilir miyim? Sıkıntı yaratıyorlar mı
Selamlar, İstanbul biletimi ankara gar yht kalkışlı aldım ancak konumum eryaman yht'ye çok yakın.

Ankara gar kalkışlı aynı trene eryamandan binebilir miyim? Sıkıntı yaratıyorlar mı
0
kel aynak kusu
(30.05.26)
yaratıyorlar :/

annem de yanlış almış istanbul için farklı durak almıştı. bindirmiyorlarmış. kardeşim için de sormuştuk, o da binemedi aynı şekilde.
0
art cat chocolate
(30.05.26)
bence yakın istasyondan binilirse bir problem yaratmazlar, tam tersi sıkıntı olur. yani bileti eryaman'dan almışsanız gar'dan bindirmezler de, gar'dan alınan biletle eryaman'da binebilirsiniz gibime geliyor. treni kaçırıp sonraki istasyonda yakalamışsınız gibi.

yine de tercrübeli değilim. işinizi riske atmamak için madem yakın, eryaman gişesine gidip sorabilirsiniz, ya da iyice garantiye alıp biraz erken çıkarak eryaman'dan başkentray ile gar'a gelip kendi istasyonunuzdan binebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(31.05.26)
3 kez falan plan değiştirdiğim için başka yerlerden binmem gerekti, öncesinde ilgili istasyonu aradım bilgi vermek için ama gerek bile yok dediler. Hem başka ilçe hem başka ilden bindiğim oldu
0
aguen
(31.05.26)
oluyormuş arkadaşlar tcdd'yi arayıp sordum. bilgi verenlere çok teşekkürler
+1
🌸kel aynak kusu
(02.06.26)
(7)

is basvurusu / linkedin baglanti talebi

inspired by a true story
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline ya da direkt ilgili departmanin calisanlarina ya da yoneticisine kisa bir mesajla baglanti talebi gondermem cok mu absurd olur?
-2
inspired by a true story
(28.05.26)
Tabi + bir de takla videosu gönder
Bu şekilde dışarıdan nasıl göründüğünüzün farkında değil misiniz. Altı üstü iş yani başvurursun alınırsın alınmazsın. O departmanda çalışan adam ya da İK sana bir tarafıyla güler sallamazda.
-8
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
üstte bi arkadaş da cevaplamıştı ama giriş yapınca cevabı kayboldu demek ki engellediğim biri. kimdi bakmadım ama katılmıyorum demek için geldim.
eşim bu şekilde hr personeline attığı birkaç yerden görüşmeye çağırılmıştı hatta birinden son 3'e kalıp erkek olduğu için elendi :D
yani hr'daki kişiye göre değişiyor kimi dikkat etmez kiminin ilgisini çekebilir. zaten alışkınlardır ben olsam çok istediğim bir pozisyonsa mesaj atardım. zaten hr'lar hiçbir başvuruyu görmüyorlar bomboş bir iş dalı. nefret ediyorum artık hrcılardan.
0
matilda
(28.05.26)
Yaptım ama fayda göremedim.
Ama yapmadan fayda göremeyeceğimi bilemezdim.yani pişman değilim.
-1
denizciman
(28.05.26)
ilani yayinlayan HRa mesaj atin, herhangi bir HRa degil.
Ekip yoneticisine de atin.

Departman calisanlari ile bi yerlere varmaniz daha dusuk ihtimal. Ilk ikisini deneyin once.
-1
taurina
(28.05.26)
O ilanın altında özellikle bir kontakt bilgisi yoksa (bazen sorularınız için şu adrese mail atabilirsiniz diye eklerler), o işyerinde çalışan birini eklemenizin hiçbir faydası olmaz. Faydası olacak olsa herkes mail atardı ve hiçbir anlamı kalmazdı bu hamlenin. Ben işe alımcı olsam bana mail atıp dikkatimi çekmeye çalışan biri hakkındaki ilk izlenimim olumsuz olurdu. Direkt elemem elbete ama görüşecek olursam da soğuk başlarım.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
Çok abartmadan ufak bir mesaj atın. İş şu sebeplerle ilgimi çekti, şu şu şekilde çok uygun olduğunu düşünüyorum vs.

Çok iyi bir işe sahibim ama piyasamı öğrenmek için ara sıra iş başvurusu yaparım, bu şekilde mesaj atınca net bir şekilde mülakat oranı artıyor.

Çok abartılı hevesli değil de daha chill bir tonda olsun.

Edit: mümkünse ilanı açan kişiye ya da bir üst yöneticiye
+1
aguen
(29.05.26)
zararı olmaz
-1
mantık
(29.05.26)
(5)

Bu parayı buna vereyim mi (pskiyatri görüşmesi)

tiredofwaiting
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele. Bi kere adam
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele.

Bi kere adamla görüşeyim mi yoksa zaten bi görüşmeden (zaten beni tanımakla geçecek) birşey olmaz mı, ayda 9.300 verebilirim belki ama haftada kesinlikle veremem öyle bir yola girerse.
0
tiredofwaiting
(20.05.26)
Yani psikolojik sorunlar her şeysen önemli. Ama ücreti de epey yüksekmiş. Yorumlara aldanma bence, iyice araştır. 4 haftalık terapi parasını bir haftaya düşereceksin yani… Başka doktor aramaya devam et. 45 dakikada da ne kadar iyi ne kadar kötü anlayamazsın.
0
cemallamec
(20.05.26)
9300e otur adamakilli iç daha çok ise yarar. Ameliyat yapıyor sanki 9300 ne
-2
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
maalesef o civarlarda. bulundugum sehirde neredeyse hepsi 8000tl seans basi. eger preexisting falan gorunmuyorsa saglik sigortasi yapip oraya kitleyebiliyo musunuz?
0
aguen
(20.05.26)
bir kere görüşerek fayda sağlayamazsın 45-50 dakikalık ilk görüşme zaten seni tanımakla geçecek. diyelim iyi birkaç öneride bulundu devam edemeyeceksin. tek seansta mucize olup kalıcı olarak tüm sorunlarını çözmesi de pek gerçekçi değil gibi.
0
orpheus
(21.05.26)
ilaç kullanmıyorsan vermene gerek yok
aklına gelen ilk faydalı düşünceyi yapmakla başla
+1
mantık
(21.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(1)

Yerli ve Yabancı Diziler Hakkında Yorumlar

baknedicem
Puanlaması güvenli yorumları okunası bir site varmıdır planetdp gibi
Puanlaması güvenli yorumları okunası bir site varmıdır
planetdp gibi
0
baknedicem
(12.05.26)
reddit'de dizi subredditlerini beğeniyorum ben
0
aguen
(13.05.26)
(7)

Olen Baliklar

krmzbvl
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum.

Ayni yerden komsu 2 tane japon baligi aldi. Kucucuk bir fanusta kac aydir bana misin demiyorlar. Yemini zamaninda ve kararinda veriyoruz. Suyunu kirlenince oda sicakliginda dinlendirilmis suyla degistiriyoruz. Japon baligi en dayanikli akvaryum baligi diyorlar. Bu baliklar neden ölüyor olabilir?
-4
krmzbvl
(08.05.26)
7 litre suya 5 balık ne ya, çok o. 3 bilemedin 4 yeter
-2
gobekliraki
(08.05.26)
akvaryum kurmak ve balik beslemek hakkinda biraz okuma yapsaydiniz keske de hayvanlara eziyet etmeseydiniz. 7 litre akvaryum filtre ve kum kapasitesini de düsersen bir sasal su bidonundan hallicedir. onda 1 tane balik bile saglikla yasamaz.

buraya üye olun: www.akvaryum.com
akvaryum kurmak hakkinda saglikli bilgiler edinin. sadece kültür olusturmak bir ay sürüyor, hayvanlarin yeni akvaryuma tasinmasiyla ilgili izlemeniz gereken alistirma yollari var, eminim hayvanlari löp löp suya atmissinizdir siz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.05.26)
Akvaryumda hava motoru yok sanırım. Suyun belli miktarını da her gün değiştirmediniz. Değiştirdiyseniz bile klordan yeterince arındırılmamış su kullandınız?

Japon balığı öldürmek de başarıdır valla. İhmal ile ölmez o balık. Kasıt vardır kesin.
0
Mirket
(08.05.26)
Taziye vereceginize bu soyledikleriniz bana hak mi? Eger yer sorun olsaydi son baliklar yasamaya devam ederlerdi tek basina. Daha buyuk bir akvaryum almak istiyorum ama hanim birakmiyor evde yer yok diye. Ortada aile saadeti soz konusu. Hem yazdim ya. Komsum ayni yerden aldigi ayni turdeki iki baligi kucuk bir fanusta aylardir besliyor. Akvaryumcu japon baligi icin hava motoruna gerek yok demisti. Ama arastirip buna gore hareket edecegim. Hanimla papaz olacagiz.
-4
🌸krmzbvl
(08.05.26)
Bunlari olduren baska bi sey. Ama ney? Akvaryumun icinde boyali taslar vardi. Onlari cikardim cocuklarla gidip dere keneraindan guzel taslar toplayip guzelce yikayip koyduk. Gene olduler. Icinde plastik kucuk bir bitki var. Bi de akvaryumun camlari arasindaki yapistirici mi etki ediyor acaba diye dusunuyorum.

Su veya hava motoru neden degil. Komsunun baliklari niye olmuyor. Adam namaz da kilmiyor.

m.youtube.com
-9
🌸krmzbvl
(08.05.26)
ya trollsun ya da ne cevap versek yetmez.

baliklara yazik. gozunun onunde bilerek isteyerek olduruyorsun, hala da yenilerini alip katletmeye devam ediyorsun.
+6
aguen
(09.05.26)
Sinir zıplatmak için yazılmış gibi dursa da düzgünce cevap vereyim.

En çok akvaryum kirleten balığı sürahiden hallice bir hacme o kadar fazla adette eklersen, tabiri caizse balıklar kendi pisliğinde boğulur.

Amonyak seviyesi artar, sonunda ölürler. Balık başına 30-40lt hacme ihtiyacınız var, bu doğru düzgün koşullarda yaşamaları için gerekli. Dümdüz suyu koydum yemi verdim şeklinde olmuyor.

Fanusta balığa karşıyım ama bakılacaksa tek balık ve düzenli su değişimi, düzenli ortam sıcaklığı gerekli.
+1
kimlanbu
(09.05.26)
(6)

Taksiye benimle birlikte baska musteri almak isteyen taksici

tantamount_to_equivalent
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garib
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garibime gitti. Eger birini bulsaydi biz yolculuk ucretini paylasacak miydik simdi? Yoksa herbirimizden fix ucreti alip, 2-3 kat kara mi gececekti taksici?
0
tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
İkinci seçenek, kara geçecekti.
Kos adasında bu şekilde yaptı. Gece 2'de kimse itiraz edememişti.
0
burfak
(06.05.26)
15 sene önce ankarada çok oluyodu. Taksici soruyordu ok dersem Gittiğimiz mesafeye göre paylaşıyoduk 3 4 kişi
0
aguen
(06.05.26)
belki 20%-30% indirimli fiyati alirdi.
-1
Purple life
(06.05.26)
@burfak: benim olay da zakintos'ta gecti
0
🌸tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
trde bunu yapan taksiciler herkesten ayrı ücret alıyor.
0
jelly bear
(06.05.26)
Tr’de defalarca başıma geldi (2 seçenek kapsamında); izin vermedim. Şrfszler..
0
lil siztah
(07.05.26)
(11)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
(8)

Bankanın yatırım için araması

arbre
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
-7
arbre
(10.04.26)
para boşta duruyorsa tabiki mantıklı. farklı riskleri olan birçok fon var. misal phe son 1 ayda %15 getirmiş, stopajsız. tly var son 1 ayda %19 getirmiş %17.5 stopaj var. görece risksiz dfı var 1 ayda %12 getirmiş %17.5 stopajı var. ben hiç risk istemem dersen tp2 var 1 ayda %4 getirmiş. bir sürü alternatif var, bunlar tabiki yatırım tavsiyesi değil, örnek.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
yarım milyon tlyi vadesizde tutuyorsan dünyanın en mantıksız işini yapıyorsun. fon olur vadeli olur bi yere koy
+2
jelly bear
(10.04.26)
normal. oluyo öyle. beni de arıyolardı aramayın ilgilenmiyorum diyordum salıyorlardı.

bu arada paranız dümdüz tl olarak kalıyorsa kalmasın. en kötü para piyasası fonu ya da düz vadeli hesapta falan dursa bile daha iyi.
0
aguen
(10.04.26)
Günlük faiz hesabında duruyor, faiz %43, fonlar da iyiymiş ama stopaj kötüymüş
-4
🌸arbre
(10.04.26)
günlük faizde de var stopaj, %43 almıyorsunuz.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
gunluk 43 veren neresi
0
dogredsector
(10.04.26)
Akbank
-4
🌸arbre
(11.04.26)
garanti de beni arar zaman zaman mevduatınızı bize getirin size özel faiz verelim diye. "bütün birikimim zaten sizde başka param yok" diyorum her seferinde ama bu kadar yıldır çalışmama karşın görece az param olmasına inanmıyorlar galiba.
0
late viper
(11.04.26)
(3)

En uygun depolama hizmeti nerede?

deepest
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?teşekkürler.
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?
teşekkürler.
0
deepest
(10.04.26)
çok daha uygunları var ama en f/p google bence. ai falan da içinde geliyor. yoksa oracle cloud'da ücretsiz sunucu açıp bi drive uygulaması kurup 200gb ücretsiz kullanırsınız da uğraşmanıza değmez.
0
aguen
(10.04.26)
hazır depolama hizmeti alırken yan hizmetlerden de faydalanmak çok mantıklı oluyor. bu yüzden de:

aylık 57 liraya 1tb onedrive ve full office programları veren microsoft 365 aboneliği. ama yanınıza 5 kişi daha bulmanız lazım.
0
co2s2
(10.04.26)
200 GB i aylik 0.25$ a amazon glacier de sakliyorum. daha ucuzu yok ama kullanmasi biraz ugrastirici.
0
sttc
(10.04.26)
(2)

Kultur Shock konseri - Ankara

aloha snackbar 3
Aşağıdaki soruyu görünce aklıma geldi. Normalde gitmek istiyordum ama bubilet'te "Misafirlere rahatça eğlenebilecekleri bir ortam sunabilmek için mekanda kadın erkek eşitliğine dikkat edilecektir." şeklinde bir ibare düşülmüş. Almadım o yüzden. Mekana instagram'dan yazdım ama dönüş yapmadılar. Siz n
Aşağıdaki soruyu görünce aklıma geldi. Normalde gitmek istiyordum ama bubilet'te "Misafirlere rahatça eğlenebilecekleri bir ortam sunabilmek için mekanda kadın erkek eşitliğine dikkat edilecektir." şeklinde bir ibare düşülmüş. Almadım o yüzden. Mekana instagram'dan yazdım ama dönüş yapmadılar. Siz ne diyorsunuz? Alıp şansımı deneyeyim mi? Kapıdan çevirirler mi? Erkeğim.
0
aloha snackbar 3
(09.04.26)
= damsız girilmez.

tipinize, ikna ediciliğinize, güvenliğe ateşleyeceğiniz bahşişe göre durum değişir.
0
kibritsuyu
(09.04.26)
tipe bakıyorlar. bir yandan anlıyorum bu olayı. öte yandan adil bulmuyorum.

yıllardır her hafta türlü yere gittim, yanımda en az 2 kadın oluyordu o yüzden bunları yaşamıyordum. bir kere arkadaşlarla buluşucaz if sokak'a gittim; tek erkekleri arkaya almıyoruz dediler isterseniz önde oturabilirsiniz. neyse oturdum, bir şey de almadım; kızlar gelince merhabalaşıp hadi kalkıyoruz dedim.


dediğiniz konser 6.45teymiş. tipiniz giyiminiz "beni almayın" diye bağırmıyorsa 99% alırlar içeri.
0
aguen
(10.04.26)
(8)

Sıra bana gelince kimsenin benim derdimi dinlememesi?

skr1292
etrafımdaki çoğu arkadaşım sıkıntılarını sorunlarını anlatıyor tavsiye vermemi istiyor ama ben kendim bir sorunumu anlatınca kısa cevap verip lafı kendilerine çeviriyorlar.biri gerçekten merak ettiği için en son ne zaman “nasılsın” diye sordu hatırlamıyorum.nerede hata yapıyorum sizce?
etrafımdaki çoğu arkadaşım sıkıntılarını sorunlarını anlatıyor tavsiye vermemi istiyor ama ben kendim bir sorunumu anlatınca kısa cevap verip lafı kendilerine çeviriyorlar.

biri gerçekten merak ettiği için en son ne zaman “nasılsın” diye sordu hatırlamıyorum.

nerede hata yapıyorum sizce?
0
skr1292
(06.04.26)
denge kuramiyoruz biz sanirim ya. gercek arkadas bulmak cok zor dediginiz olayi ben de yasadim cokca.

anlatmak istediginiz bi seyler varsa ben dinlerim
0
aguen
(06.04.26)
Sizi anlatan değil dinleyen arkadaş olarak kodlamış olabilirler.
Empati seviyesi yüksek biri olabilirsiniz.
Yardımsever herkese çozum sunan biri olabilirsiniz.
Tavsiyem biraz kendi meselelerinizi daha çok kendi gundeminizde tutmak olabilir. Mesela bı arkadasiniz yine kendi derdinden bahsediyor, deyin ki benim başımda hala şu sorun var bunu çözmeden sana faydam olmaz. Veya telefonla aradı başladı kendi derdini anlatıyor, odaklanamiyorum şu sıkıntımdan dolayı deyip ya konuyu kendinize çevirin ya da yine aynı sebebi söyleyip konuşmayı sonlandırın.

İnsanlar biraz dinleyen yardimseven birini görünce suistimal edebiliyorlar günümüzde birçok insan da maalesef dünya benim etrafımda dönüyor sadece benim derdim var en büyük dert bende herkes benle ilgilensin tavrında.
+1
egerbiryolcu
(07.04.26)
Derdi sıkıntısı olmayan ya da ketum paylaşmak istemeyen biri izlenimi veriyor olabilirsin. Mesela yüz ifadenden o gün canın sıkkınsa bile anlaşılmıyor olabilir
+1
pembediken
(07.04.26)
çok benmerkezci insanlarla arkadaş olmuşsun da ondan. geçenlerde gerçekten sırf benim derdimden dolayı oturulan masadan başka bir arkadaşımızın derdine üzülerek kalkmıştık. muhtemelen senin arkadaşların da böyle tipler. bir de dışarıya istemli ya da istemsiz ben çok güçlüyüm, her şeyi kendim hallederim mesajı verdiysen dinlemezler seni :) sen de onları dinleme bundan sonra, ben öyle yapıyorum
0
black holes in the sky
(07.04.26)
hayatınız görece derdinizi dinlediğiniz arkadaşlarınızdan daha mı güzel maddi ve manevi olarak. benim bi arkadaşım vardı her derdini dinlerdim. çok maddi sıkıntılar çekiyordu falan. ben görece ondan daha iyi maddi koşullara sahibim. benim dertlerimi ciddiye almazdı. en son evlendiğim dönem olan klasik dertlerle ilgili bir şey anlattığımda hiçbir yorum yapmayıp "takma kafana ya o değil de kanka benim kız (2 yaşında kızı vardı) çamaşır sepetinden kendi çamaşırlarını ayırabiliyor." dediği an kafamda arkadaşlığımı bitirdim 1 ay sonra da ghostladım o zamandan beri hiç konuşmadım. benim derdimi dinlemeyenle arkadaş falan olamam ya çünkü ben herkesin derdini dinliyorum. ben derdimi anlatınca "takma yaaa" deniliyor.
+2
matilda
(07.04.26)
kimse kimseyi dinlemiyor hadi dinlemiyor, anlamıyorda. eğitim seviyesiyle alakalıda değil. dün odtülü bir abiyle denk geldim o da dinlemiyor. kahvedekiler zaten dinlemiyor. çağımızda artık yaygın bir sorun bu.

nasılsın diye soran çok az insan var. insanlar eşlerine bile günü nasıl geçti demiyor, o sebepten senin sorunun onlara göre daha sorun değil.
-1
mikahakkinen
(07.04.26)
şayet dışarıya "her şeyi kendisi halleden, yardım istemeyen" bir görüntü veriyorsanız, bunlardan olabilir. bu tür farkında olmadan çizilen güçlü, iş bitirici, kendine yeten, akıl danışılan profiller çoğunlukla çocukluğunda ihmale uğramış ve her şekilde her şeyi kendi halletmek zorunda kalmış kişiler oluyor.

bu tarz bir imajınız olabilir mi? bu tabi ki size nasılsın dememelerini tamamen meşru kılmaz ama durumu anlaşılır, dolayısıyla da çözülebilir kılar.
+1
Phoebe
(07.04.26)
Böyle olanlar hayatımdan bir şekilde çıktı şükür, keşke daha önce çıksalarmış.
+1
gadlemler
(08.04.26)
(3)

park etmiş otomobiller itilebilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.04.26)
Kimler yapıyormuş bunu ve nerede? Hic duymadıydım. Neyse araba manuel ve vites boştaysa, el freni çekili değilse olur, el freni çekiliyse ama bakimsizsa yani cok guclu tutamiyorsa zor da olsa gider. Otomatikte P konumunda değilse aynı şartlarda belki gidebilir biraz. Ama kolay değil tabii.
+1
mbond
(05.04.26)
tamponlarin avrupadaki orijinal amaci bu btw. carpa carpa park ediyolarmis. son 70 80 yilda boyle bi sey oldugunu sanmiyorum ama
+1
aguen
(05.04.26)
evet yapılabilir, hidrolik wheel dolly ile arabayı istediğin yere çekebilirsin.
+1
Northern Mariner
(05.04.26)
(6)

25 yaşına girecek kadın arkadaşa bu kamera alınır mı?

psipsipsi
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim. https://www.teknosa.com/fujifilm-instax-mini-12-yesil-fotograf-makinesi-p-783250308
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim.

www.teknosa.com
+1
psipsipsi
(04.04.26)
Anlık 5000 liralık boşa masraf, bunların filmleri pahalı, yurtdışından alternatif uygun fiyatlı film sipariş etme imkanı da kalmadı, kısa bir heves sonrası içindeki filmler bitince kenara atılır
+2
grimavi
(04.04.26)
Telefondaki fotolari yazdiranlari var. Onlar daha mantikli

Tasarimi cocuksu degil bence, f
0
üğpoıuy
(04.04.26)
15 yaş hediyesi olarak daha tatlı olur bence.
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
Bir kere kullanılıp kenara atılacak ürünler listesinde. Cep telefonları varken çok gereksiz
0
Unde bach canim
(05.04.26)
kullanim olarak dusunmeyin. hediye olarak dusunun. bence guzel bir hediye.

cevremdeki kadinlarin pek cogunda var bu ve kullanmasalar da severek bahsediyorlar. esime de benzer bi cihaz aldim mesela zamaninda, hala ara sira heyecanla gidip bir foto cekip yazdirdigi oluyor.
0
aguen
(05.04.26)
bunun yerine lomo'lara bakın derim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
(13)

Tuvalet kağıdı nasıl seçiyorsunuz?

michael_knight
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?Neden?Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?
Neden?
Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
-1
michael_knight
(04.04.26)
Bambu yazıyorsa ve indirimdeyse alırım. Başka kriterim yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
Solo, Familia, Selpak vb. hepsinin ucuz (daha az yapraklı-katlı, daha ince, daha küçük vs.) ürünleri var. Kullanıcı özellikle kampanya dönemlerinde oldukça ucuz görünen bu ürünleri sırf markası büyük diye alıyor, daha sonra kalitesizliğiyle yüzleşiyor. Bunu yapmayan tek ürün Papia gördüğüm kadarıyla, hep aynı orta karar kalite, hep aynı orta karar fiyat.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.04.26)
üziren ultra deluxe vb yazanları alıp deneyip fav a atıyorum. 32lisi 500 lira falan oluyor ama yumuşak ve aşındırmayan oluyor (kadınlar için gerekl)
+1
neira
(04.04.26)
kafa yorduğum bir konu değil. soft moft bir şeyler yazanlardan, indirimde olduğunda alıyorum.
+2
cay koy geliyorum
(04.04.26)
tuvalet kağıdında en yumuşak ve en kalitelisini almaya çalışıyorum. dışarıda ince ve zımpara gibi olanları hiç sevmiyorum. kağıt havlu konusunda o kadar seçici değilim.
+1
eileengray
(04.04.26)
En ucuz olanini seciyorum. Baska bir kriterim yok.
+2
Sour
(04.04.26)
kicima soruyorum, kendisi begenirse devam.
begenmez ise o zaman marka degistiririm.
kagit havluda en cok su cekeni alirim.
0
cooperr
(04.04.26)
3 katlı olmasına dikkat ediyorum ama onlar bile artık eli ıslatıyor. eskiden 2 yaprak yeterdi, artık 3 yaprak bile yetmiyor. her şeyde kalite düştü.
0
nothing in my way
(04.04.26)
Familia kullanıyoruz ve memnunuz. Kampanya dönemlerinde indirimdeyken alıyoruz. Adet fiyatı indirim zamanlarında 6,5 tl falan oluyor.
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
@nothing in my way +1

kriterim 3 katlı ve bilinen markalardan olması. ama onlar bile artık eskisi kadar iyi değil.

kağıt havluda ise genellikle migros'taki viva markayı seçiyorum veya o anda hangisi uygun gelirse. kağıt havlu konusunda kriterim yok.
+1
tabudeviren
(04.04.26)
papia pure 4 katli bi secenek vardi. pro plus max. en premiumu neyse onu aliyorum.

cevredir agaclar boceklerdir ecco falan aldim zamaninda, memnun kalmadim.
benim popom kiymetli rahat etsin istiyorum buna gectim. arkadas grubunda da herkes bunu kullaniyo.
0
aguen
(04.04.26)
3 katlı olsun sağa sola dökülmesin + parfümsüz olsun (allerjik reaksiyon ve mantar enfeksiyonu riski) yeterli
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
selpak iyidir. hb ya da trendyol'da indirim olunca toplu yapıştırıyorum.

sloganım da şu;

"selpak, götünün değerini bilenlere"
+1
spirit crusher
(06.04.26)
(7)

Devlet hastanelerindeki aşırı yoğunluk

ashleybon
Bu aralar acil servis başta olmak üzere epey hastane işlerim oldu ve aşırı kalabalık. herkesin kolunda bir serum. Kanada’da hastaneye gidemeyenler için otobüs tarzı hastaneler hastaya gidiyormuş. Türkiye’de de bu fikir tutmaz mı? Laf olsun diye acile gidenlerden değilim sarı ya da kırmızı alan oldum
Bu aralar acil servis başta olmak üzere epey hastane işlerim oldu ve aşırı kalabalık. herkesin kolunda bir serum. Kanada’da hastaneye gidemeyenler için otobüs tarzı hastaneler hastaya gidiyormuş. Türkiye’de de bu fikir tutmaz mı? Laf olsun diye acile gidenlerden değilim sarı ya da kırmızı alan oldum. İnsanlar sürekli bir serum taktırma derdinde bu tuzlu su değil mi? tuzlu su içiliyor ama aynı etki olmuyor. sağlık sistemi çöktü de benim mi haberim yok acaba
+1
ashleybon
(03.04.26)
Devlet hastanesine adeta müdavimlik mantığıyla allahın günü giden onyüzbinmilyon insan var. Bizim milletin hastane sevdasına hiçbir sağlık sistemi yetişemez.
+3
wilhelmwasmuss
(03.04.26)
Kesinlikle var bu durum ve maalesef bu yüzden gerçek hastalarla da ilgilenilemiyor. Özellikle İstanbul.
+1
egerbiryolcu
(03.04.26)
Birisine acile gitme demek büyük sorumluluk almak demek.

Durumun acil olup olmadığına nasıl karar veriyorsunuz ki zaten. Bunun kararını doktordan başkası veriyorsa büyük risk.

İnternetten baksanız da doktorların dediğiyle çelişiyor. Malum internetten araştırdım alerjisi var.

Bence en iyisi online bir platform yapmak. Söz konusu kişi hızlı bir şekilde online olarak mesaj/arama ile doktor ile görüşebilsin. Kolundaki yarayı/ fotoğrafını atsın. Doktorda acillik bir şey olmadığını göre yönlendirsin.

Çünkü bazen gerçekten ne olacağı belli olmuyor. Emin olun kimse acilde saatlerce beklemek istemiyor. Bir kere çekmeceyi çekerken elim gözüme girdi. Gözüm kıpkırmızı oldu. Çok korktucu görünüyordu. İnternette problem olmaz ama yine de bi doktora görünün diyordu. Böylelikle acile gittim ve Marmara acilde 7 saat sıra beklemek durumunda kaldım. Doktor da bir şey yok deyip bi göz damlası yazdı sadece. Bu işlem online olarak olursa her iki taraf içinde çok rahat olur bence.
0
substituent
(03.04.26)
bu maalesef komplike olmuş bir sorun, bu haliyle halkı da yönetimi de sağlık personelini de ilgilendiren yanları var. kışkırtılmış talep bence en önemli sorun, serum için dönen tartışmalar ve ısrarlar ortalama makul insanın dudağını uçuklatacak boyutta.

şöyle düşünün, grip olan kişinin evinde istirahat etmesi, ıhlamur-nane limon gibi bitki çaylarından destek alması, basit ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlardan kullanması ve bol su içmesi çoğu vakada yeterli olur. bizde yaşanan ise tam tersi, evde oturarak iyileşmeyi bekleyen hastaya bir fırsatı kaçıran 'enayi' gözüyle bakılıyor. toplumun demir, B12, D vitamini gibi hayati vitamin-mineralleri de alamadığı ve kötü beslendiği bir diğer gerçek mesela. iyi beslenmeyen, yeterli miktarda protein almayan bir topluma sık hasta oluyorsun diye de kızmamak gerekir. nihayetinde bağışıklık hücreleri de bir hücredir ve yapıtaşları proteindir.

toplumsal makul ve dengelerimiz her alanda olduğu gibi burada da dejenere olmuş vaziyette yani. bu durumun sosyal sigorta sistemine bindirdiği yük de cabası. bilemiyorum bu durum bilinçli her vatandaşı üzüyor ve üzmeli de.
+1
suicmeyenadam
(03.04.26)
Acil servis acil olmayan hastayı kabul etmese keşke. 24 saat açık olan ücretli klinikler olsa, hayati olmayan ama mesaiyi de bekleyemediğimiz durumlarda oraya gitsek
0
mezzosprite
(04.04.26)
yesil alan aptalligi yuzunden. kabus gordum diye acile gelen oluyor. kolum agriyo bazen diye gelen oluyor, ne zaman diyorlar, 3 4 ay once diyor.

doktorlar bunlara siktir cekemiyor. acil doktorunun ilac yazma, rapor yazma yetkisi olmamali bence. yesil alan ucubeligi de iptal edilmeli. oyle olsa aninda duzelir bu sistem.


poliklinikler icin de benzer problemler var aslinda. benim onerim 20tl ziyaret ucreti koymak. durumu cok cok kotu ailelerde devlet onu da bi sekilde karsilasin, ama diger herkesten 20tl alsin. yemin ediyorum en az ucte biri yok olur hastane siralarinin.
0
aguen
(04.04.26)
zaten muayene ücreti ödemiyor muyuz her ziyaret için? ödemeyen var mı bilmiyorum, devlet memurları ödüyor, eczanede çıkıyor ilaçlar şu kadar muayene ücreti bu kadar diye. tabi anlık ödense daha etkili olur bence de
0
mezzosprite
(04.04.26)
(19)

5g ye geçmişiz.. çok umrumda değil

diyecevaplandı
Burayı az önce izledim dehttps://m.youtube.com/shorts/PVBcyKnVN8Isonra düşündüm.Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor? Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt
Burayı az önce izledim de
m.youtube.com
sonra düşündüm.
Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor?
Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt alırken kendileri depremde de kesinti yapmayacaklarını taahhüt ettiler mi ?
Vodafonda OZET yazarak 7000 e kalan kullanım hakları için mesaj atıyoruz.
Karşılığı bile gelmiyor. Ama Geldiğinde ise belirttiği tarih o anki değil, geçmiş bir tarih üzerinden oluyor.

Tarife fiyatları zaten kazzık.
Hala 3g deyim. Neden mi ?
Çünkü yetiyor.
-13
diyecevaplandı
(03.04.26)
tamam.
+8
yazar yazmaz yazan yazar
(03.04.26)
Soruya mı odaklandınız gerçekten?
Sorun ne ?
-5
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Dediklerin çok doğru. Keşke şöyle bir hükümet olsa da dediklerini yapsa, kural falan koysa, bunları düzeltse. Bir dahaki seçimde bence bu şikayetlerini göz önünde bulundur.
Bir de olay tabiki 5g olmasın değil de Türkiye'nin genel olarak bu konudaki dandikliği. Yoksa 3g oldukça çağın gerisinde olan bir teknoloji.
Edit: bahsettiğim dandiklik kullanıcılara sunulan servistir gerek fiyat gerek performans olarak.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Deprem anında işlevsiz kalan operatörler gibi bir zahmet siz de her soruya mavi ekran hatası veren muhalif tadında karşılık vermeseniz olmaz mı ?
Benim şu an öyle bir kaygım yok derdim de yok.
Zihniyetini bilmeme rağmen doğru yazana hak verdim burada.
Ben bir sorundan bahsediyorum .
Bunun siyasi tercihle de ilgisi yok .
O çok güvendiğiniz aşırı yüksek IQ nuz bu tür sızlamalardan sıyrılmış olmalı.

Nerden nereye geldik?
O beklenen latteli, filtreli kahve tadında, romantik zevk temalı duyurular / sorular bende neredeyse hiç olmaz.

@logisticsmanager
Avrupa'da ekonomik anlamada ziller (veya çanlar) çaldığında Türkiye'ye kalıcı gelmen de olası. Kıvranmaları başladı zaten. Madem sözü açtın da bilgin olsun.
Sanayi devrimi ile çağ atlamışlardı haliyle takla da atacaklar :) yüzyıllardır sürekli sömürüyle nereye kadar?
Siyasi tercih değil, ama ülke tercihi de burada önemli (!)
Geçim dünyasıdır, biliriz.
-4
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
adam hız sınırını 200 km/s yapmış, ama yol 10 km sonra bitiyor. basıp gideyim diyorsun ama yol bitti.
0
kibritsuyu
(03.04.26)
iki sebeple benim de umrumda değil, kısa vadede umursamamaya devam...
bu kotalarla anlamı yok. mobilde 4g'nin yetmeyeceği bir kullanım yok.

5g hızına ihtiyaç duyan kaç kişi var? 0.1%'in bile hayatında bi değişiklik yaratacak mı cebindeki telefonun mobil internet hızının daha da artması? arka planda şirketler için vs. fark yaratacağı konular olabilir ama bireysel olarak cep telefonunda bu hıza ihtiyaç duyan yok sanki...

telefonum da 5g desteklemiyor, alırken 5g olayı gündeme gelmeye başlamış 5g destekli cihazlar satılıyordu ama ben aa 5g gelecek diye daha düşük donanımlı telefona daha fazla para vermeye gerek görmedim. 5g gelince değil 4g desteği kesilmeye başlayınca problem olacak 5g desteği olmaması bu da telefonun kullanım ömrü boyunca yaşanmayacak muhtemelen. bugün 3g cihazların kapsamasında internet hızında vs. ciddi problem yaşanabilir çünkü desteği büyük oranda azaldı tam kapasitede 3g yayını yok çoğu bölgede. 3g'nin tam performansı alınabiliyor olsa hala o bile birçok iş için yeterli olurdu ama artık birçok kişi için 3g kullanılmaz durumda. 4g de böyle olacak, aslında yeterli olabilecekken desteği zayıflayacak ama yıllarca gerçekleşmez bu durum. şimdilik problem yok :) 4g'den devam.
bir ihtimal 4g desteği çooook uzun yıllar bile tam kapasite devam edebilir, 5g'ye göre kapsama alanı daha iyi ve 5g'nin çekmediği yerde failover gerekli olacaktır. hızı da her şeye yeterli olduğundan mantıklı olur 4g'yi tutmaları
+1
konetsu
(03.04.26)
Aslında 5G kişisel faydadan daha çok toplumsal ve kurumsal faydalar sağlıyor. Bize "daha hızlı sosyal medya kaydırmasından" fazla verebilecek çok şey yok. Fakat yeni teknoloji hep iyidir. Bu tip tartışmalarda eski zamanda matbaaya karşı çıkan insanlar gelir hep aklıma. Nasıl ilk çıkan matbaa ile şu anki bambaşka ise 5g de öyle olacak, başka yeniliklerin basamağı olacak.

Ayrıca operatörler arası kalite farkı bölgeye göre çok fark ediyor. Mesela bulunduğum yerde vodafone çöp iken turkcellden çok ama çok memnunum. Çoğu insan ihtiyacı olmadığı için bu araştırmayı yapmayı tercih etmiyor.

Deprem konusunda ise; Bu tip acil olaylarda 2 sıkıntı var. Birincisi donanımın fiziksel zarar görmesi İkincisi ani olaylar olduğu için 4G ve öncesinde frekans bölümleme yok bu sebeple gece ve beklenmeyen anlarda aşırı talebe yetişmesi teknik olarak mümkün değil. 5G ve yapay zeka teknolojileri "eğer istenir ve operatörler uygularsa" ani olaylara refleks gösterme özelliğine sahip.

Fiyat konusunda tekel ve mecbur olmamızda ötürü fazla olduğu gerçek. Mesela siz 3G kullanıyorsunuz ben 5G fakat aynı pakete aynı ücreti ödüyoruz. Ülkemizde 3G 4G 5G için ayrı fiyatlamalar belirlenmeli hız sınırlı fakat kotasız paketler çoğalmalı. Sadece "sosyal medya kaydırması" yapan kişi için 50 mbit çok rahat yeter belki daha hızı. Bu kişi daha az hıza daha az ödemeli.
+2
infernalcadre
(03.04.26)
5g'ye ben de heyecan duymadım, hayatımızda değişen pek bir şey olmayacak. faturamız artacak, kotamız çabuk tükenecek.

üç operatör lisans bedeli için milyarlarca dolar para verdi.
devlet neden ne amaçla bu lisans bedeli için bu kadar fahiş para istiyor anlamıyorum. bu milyarlarca dolar tabii ki bizden çıkacak.

teknik olarak 5g'nin bazı avantajları var. mesela daha az şarj tüketmesi, binlerce kişinin aynı anda baz istasyonuna bağlandığında sorun yaşamadan iletişim halinde olması gibi.

ama bildiğim kadarıyla bir kaç nokta dışında hiç bir yerde gerçek 5g'ye geçilmedi. yalancı 5g diyebileceğimiz nsa 5g var şuan çoğumuzda. yani 4g anten ve altyapısında 5g sinyali. bunun biz son kullanıcıya ne kadar etkisi olacak bilmiyorum ama 5g'ye geçildiğinden beri, belki rastlantı belki değil telefonumda (vodafone) 200mbit civarı hız alıyorum. gerçek 5g'nin 5'te 1'i olsa da bulunduğum kırsal ve küçük ilçe için çok iyi bu. üstelik stabil bir internet.

açıkçası tüm ülkede bu interneti bu şekilde alabilsek bu konuda sorunumuz kalmazdı.

5g baz istasyonları fiber kablolar ile birbirine bağlanmalı ama yine çoğu yerde böyle bir şey yok. o yüzden sinyal tipini değiştirsen de donanım değişmedi, donanımı değiştirsen de altyapı değişmedi. 5-10 yıllık bir süreç var belki de 5g dönüşümü için.

sözün özü, mobile'da minimum 20mbit ve stabil internet önce ülkenin her yerine düzgünce şekilde verilsin, kota sorunu kalksın, sonra 5g konuşuruz. (20mbit => 2mb/saniye demek, yani teorik olarak ay içinde kullanabileceğin maksimum bir limit var demek bu. herkes her an sürekli download yapmayacağı için operatör yükü olarak aylık 100-500 gb arası bir şey olur).
bahsettiğim hız günlük kullanımda çoğumuza yeter.
+1
biseysorcaktim
(03.04.26)
Mantıklı ve anlaşılır cevaplarınız için @konetsu , @infernalcadre, @biseysorcaktim ayrıca teşekkürler .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Benim belli konularda sıkıntım varsa bunu yaptığım siyasi secimlerde gösteriyorum.
Şirketlerin tüketiciyi sömürmesine karşılık verilmemesi devlet ile alakalıdır. Avrupa'da bu ciddi olarak varken, amerika'da genelde o kadar yoktur. Bunlar hep seçimlerle alakalı.

Bahsettiğin şeyler ülkenin yıllardır olayı ve gerek telefon gerek internet olarak yıllardır şirketlerin halkı sömürdüğü yerler. Bunlar seni rahatsız ediyorsa o zaman halkı bu ve benzeri şirketlere karşı koruyacak kişileri desteklersin. Sonuçta türk telekomun şu an yüzde 61i varlik fonunda, yüzde 25 maliye bakanlığı. Yönetim kurulu komple hükümetten;
www.ttyatirimciiliskileri.com.tr

Şuna bakıp siyasi bir şeylerin etkilemediğini düşünüyorsan o zaman bence insanlara "bilgi" vermeden biraz kendine ver.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
depremde hatlarin cekmemesi normal. Olay depremde o kadar yerin yikilmasi. 5g bu konuda daha bile iyi olabilir hatta.

neyse beni de hic heyecanlandirmadi zaten cunku telefonda ha 100mbps kullanmisim ha 2gbps.

Versinler 1tb ya da sinirsiz paket, evde kullanabileyim o zaman heyecanlanirim.


@logistic'in tam su an dedigi gibi, turk telekom devlet, turkcell devlet. mecburen vodafone'dayim ve onlardan da hazzetmiyorum. ihtiyacimi minimal karsilayacak ne paket varsa onu alip geciyorum.
0
aguen
(03.04.26)
Hocam ortada bir hizmet taahhüdü var, yetip yetmemesi bireysel olarak sizin tercihiniz. Ama meselenin yetip yetmemesiyle bir ilgisi yok ki?

En basitinden bilmem kaç k çözünürlüklü telefon, televizyon alıyorsunuz ama internet bant genişliğiniz yetmediği için düşük çözünürlük izliyorsunuz. Sebep? Verilen taahhüte uyulmaması. İnsanlar da bunun için kızgın.

Operatörler cidden sapıtmış halde. Olay sadece internet hızı da değil, bu olay sadece sinir bozucu bir etki yaptı millet de dalgasını geçiyor.
0
akhenaten
(03.04.26)
Ben kahvaltıda sahanada yumurta yedim. İki yumurta kırmışım, aslında üç yumurta kırmayı düşünmüştüm ama iki kırdım.
Neden mi?
Çünkü umrumda değil.
Ben de böyle bir insanım işte.
Ayık olun.
+1
michael_knight
(03.04.26)
5G'nin düz kullanıcı (ki vatandaşın en az %90'ı bu şekilde) için doğrudan neredeyse bir faydası yok. Sağlıklı bir 4G bağlantı ile 50-60 mbps hızla kaliteli bir 4K 60 FPS canlı yayın yapmak dahi mümkün. Hadi 4K olmasın, 1080P yayın yapsın denirse zaten hiçbir sorun yok 4G'de.

5G'nin düz vatandaşa pratikteki en büyük doğrudan artısı 5G'nin yüksek bant genişliği nedeniyle internete anlık olarak aşırı yüklenilen yerlerde (maçlar, konserler vs) sağlıklı bir internet bağlantısı imkanı sunabilecek olması. Bu elbette güzel bir şey ancak şu aşamada bence yüksek 5G tarife fiyatları nedeniyle benim tercih nedenim olmaz. Kısa süre içinde fiyatları ayarlayıp 4G'yi anlamsız hale getirirlerse (bunu bekliyorum) o zaman ister istemez 5G'ye geçerim.

5G ile gelen çok yüksek hızın mobilde bizler için neredeyse hiçbir anlamı yok kota kalkmadıkça. Gerçi kota kalksa ne olur, telefon büyük oranda bir içerik tüketme aracı ve günlük tüketilebilecek içeriğin miktarı iyi kötü belli. İçerik üretme aracı olarak kullananlar için de aynı şey geçerli, telefonla günde üretilecek içeriğin de bir kapasitesi var. Hotspot için yüksek hızlar mantıklı ve keyifli ancak orada da kota sorunu devreye giriyor.

5G'nin en azından şu aşamada profesyonellere büyük katkı sağlayacağı alanlar var. Çok daha düşük gecikme nedeniyle tam otonom sürüş sistemleri, profesyonel mobil canlı yayın araçları, uzaktan yapılabilecek ameliyatlar ve benzeri (benim bilmediğim pek çok) alanlarda büyük katkı sağlayacaktır 5G.

Şu aşamada benim gördüğüm kadarıyla 5G'nin hayatımıza doğrudan olumlu etki yaptığı ve bizzat benim de tecrübe ettiğim tek şey şu oldu: Fiber altyapı genişledi. İstanbul Şişli'de yaşıyorum, daha merkezi bir yer olamaz sanırım. Yıllarca fiber gelmedi oturduğum sokağa. 9 yıl önce ADSL dışında tek seçeneğim Türksat Kablo'ydu. Apartmana birkaç sene önce Türk Telekom fiber, 7-8 ay önce Türknet Gigafiber geldi. 5G olmasa fiber getirmekle uğraşmazdı kimse, sonuçta buraya fiber getirmek son derece maliyetli ve yorucu bir iş. Her yer kazılıyor kazılamayan yerde kablo havadan geçiyor derken 10 sene önce uğraşmıyordu ISS'ler. Şimdi öyle değil, fiber altyapı yayılıyor.
0
10551037
(03.04.26)
@logisticsmanager
Senin sıkıntın sorunun siyasilerle de değil. Daha derinlerde.
1 yıl boyunca sorunsuz hayat bir sürsen sonra bir gün çok sevdiğin kahvecide 500 TL bayıldıktan sonra, caddede göçmenin biri omuzuna hatayla çarpsa "bu hükümet zamanında olmuştur" diyerek oyunu yine başka partiye verirsin.
Sürekli , her an mutlu olman lazım ama üzgünüm o iş mümkün değil . Bir iş yerinde asansörde yukarı çıkarken o an seninle beraber kabinde olan yabancı bir kimsenin bile benimle benzer fikirleri olabilir :)

Neyse.. böyle " cerbeze " içinde boğulmak yerine soruya odaklanmalısın .
Veya soruyu görme engelle . Zor değil .
Doğruya doğru demelisin. Benim bu manada sosyal , siyasi , görüş olarak saplantılı olduğum bir nokta yok. Bağlantılarına bakmaksızın bir zahmet yanlışa yanlış, haklıya haklıya demek lazım .

Macron da Fransa'da senin yüzünü çok güldürmemiştir sanırım.
Türkiyeye her yönden uzak kaldıkça batı senin alnından mı öpüyor ? Sorun ne ?

@aguen
deprem dediğimiz de 6Şubat 2023 sonrasında olan ortalama 5 seviyesinde olan depremlerde bile operatörler işlevsiz kaldı . Araştırabilirsiniz.
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Bence tepkinizi daha sert koymalisiniz. 3g de kullanmayin, telefon kullanmayin.
+3
Sour
(03.04.26)
sorunları böylece hızlıca çözmüş oldun .
doktor olduğunda da soğuk algınlığı olan hastalarına vereceğin bir tavsiye :
- soğuk almayın... demek olur sanırım

biraz daha bilgi birikimin olmalı. boş değil dolu dolu cevaplarla gel buraya .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
@diyecevaplandı sordugunuz sorularin sacmaligina (ki amaciniz zaten soru sorup cevap almak degil) elimden geldigince sacmalayarak cevap vermeye calistim. gorulen o ki yine de tatmin edemedim. verilen hicbir cevabi begenmemis ve -10 almissiniz. verdiginiz her cevap da en az -3 almis. bence bana verdiginiz cevaptaki "doktor" kismi hakkinda durup bir dusunun. belki aradiginiz tum sorularin cevabi oradadir.
+3
Sour
(03.04.26)
elinden geldiği kadar saçmala o halde. kendi kendine görev vermişsin biz ne yapalım? konuyu soru olmaktan çıkarıp adeta siyasi ideolojik boyuta taşıyan da ben değilim. yukarıdan aşağı cevaplara bak ve kırılma anını kendin gör. burada beğenilmemek veya eksilenmek aslen haksız olma göstergesi de değildir. burada bazıları için eksileme ya ideolojik ya da magazinsel eylemden ibaret bir şey.
üste bakarsan konuyla alakasız olarak "oy tercihinden" bahseden zihniyetin benzerlerini mesela bir ilde yaşanan kötü bir olayda bölge insanının son seçimlerde kime oy verdiğine göre yorumlayan zihniyetten çokta farkı yok.

sen istatistiğini tutmaya devam edebilirsin.
zihniyetine göre soru/duyuru bekleme.
-2
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
(5)

PayPal uygulaması Türkiye'de hiç açılmıyor mu?

evandro roncatto
Bir süredir ABD’de yaşıyorum ve kazandığım para PayPal hesabıma yatırılıyor. Bu parayı Türkiye’de alışveriş ya da başka amaçlarla kullanamayacağımı ve Türk bankasına para aktaramayacağımı biliyorum, ama uygulama hiç çalışmıyor mu? ABD'deki veri bağlantımı kullanarak PayPal'a giriş yapıp, parayı Türk
Bir süredir ABD’de yaşıyorum ve kazandığım para PayPal hesabıma yatırılıyor. Bu parayı Türkiye’de alışveriş ya da başka amaçlarla kullanamayacağımı ve Türk bankasına para aktaramayacağımı biliyorum, ama uygulama hiç çalışmıyor mu? ABD'deki veri bağlantımı kullanarak PayPal'a giriş yapıp, parayı Türkiye'ye para göndermeye izin veren Revolut gibi bir servise aktarıp, oradan da Türk hesabıma aktaramaz mıyım? Reddit ve benzeri sitelerde benzer soruları kontrol ettim, ancak uygulamanın açılıp açılmadığına dair özel bir şey görmedim.
0
evandro roncatto
(01.04.26)
uygulamaya vpn ile vs girebilirsin. ama türkiyeden yeni bir üyelik oluşturamaz, türkiye hesabına-kredi kartına gönderim yapamazsın.
0
orpheus
(01.04.26)
amerikan hesabina 5dk icinde transfer edebilirsin.
ordan da tr hesabina wire yapacaksin.
baska yolu yok.
0
cooperr
(01.04.26)
sorudan bagimsiz, türkiye'ye çekemesem de paypal hesabıma ödeme alabileceğim şekilde türkiye'den kullanabilmem mümkün mü?
0
gule gule
(01.04.26)
Çok teşekkürler cevaplar icin. Konum olarak Turkiye'de iken amerikan hesabına transfer edebilecek oldugumu bilmek yeterli oldu.

@gule gule. Turkiye'de iken uygulamayı indirmek ve üye olmak mümkün olmadıgı icin sanırım senin bahsettigin durum da mümkün degil
0
🌸evandro roncatto
(01.04.26)
Turkiyeden uygulama indirilebiliyor, uye olunabiliyor (yurtdisi hat varsa), turk kartlari kullanilabiliyor.

i.imgur.com

Bakarsaniz lira ile odeme yapmistim
0
aguen
(01.04.26)
(8)

erkek ceket-blazer nereden almalı ?

duyurukullanıcısı
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
4-5 tane ceket almak istiyorum tercihen ince yün yazlık. nerelere gitmeli kimlere sormalıyım? dümdüz ceketler olmasın biraz stil koksun falan istiyorum.

massimo, beymenclub falan gezdim ama hiç beğenmedim bir şey yok neredeyse.

özellikle kumaşına göre aratma yapabileceğimiz bir yer var mı?
0
duyurukullanıcısı
(01.04.26)
bölgenizde mutlaka sadece ceket diken terzi dükkanlardan vardır. istanbulda istiklalde, izmirde mimar kemalettinde, ankarada ulus ya da balgatta var bu tip yerler. adamlar sadece ceket bazıları gömlek ceket işi yapıyor. onlarda güzel kumaş model ve tarzları bulabilirsiniz.
0
erty_ksk
(01.04.26)
cacharel, pierre, network
0
mantık
(01.04.26)
zara
0
runaway
(01.04.26)
arkadaşlarım gömlek falan diktirdi ama hiç beklenildiği gibi olmadı, bir de pahalı.

ince, iki oturup kalkınca poşet gibi buruşmayan bir kumaş bakıyorum, nedir bu kumaş fikrim yok. cacharel, pierre, network, zara vs bunlara baktım maalesef benlik bir şey yok. iş yeri zorlu'nun dibi olduğu için genelde bakıyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(01.04.26)
materyal kalitesini çok sevmiyorum ama özellikle smart-casual ya da iyice casual olunca avva'yı beğeniyorum ben bayağı. bence aradığınız yer orası.

ama dediğim gibi çok dayanıklı olmuyorlar.
0
aguen
(01.04.26)
Massimo, Beymen, Network' te bulamadıysanız zor gibi geldi Aradığınız tarz ya da ceket nası bişi foto var mı ?

Ben geçen gün normalde alışveriş yapmamama rağmen Altınyıldız' dan 2300 tl ye keten ceket buldum, yan fiyat performans inanılmaz.
0
kumandanim
(01.04.26)
W Collection ve Ramsey’e bakabilirsin. W Collection outlet ürünleri, seri sonu oldukları için fiyat/performans açısından oldukça iyidir.

Kumaş olarak; blazer ve takımlarda %100 yün ya da %85 yün – %15 polyamid tercih edebilirsin. Yazlık ceketlerde ise keten, viskoz ve pamuk karışımlı kumaşlar daha kullanışlı olur. Polyester/polyamid oranının %20’nin üzerine çıkmaması iyi olur; düşük oranlarda olması bakım kolaylığı sağlar.

Biraz daha karakterli bir ceket istiyorsan, düz dokuma yerine dokulu ve desenli kumaşları tercih edebilirsin: balıksırtı, kazayağı, ekose, kareli, mikro dokulu vb.

Yün & kaşmir karışımlı kumaşlar daha yumuşak ve lüks bir his verirken, yün & keten karışımları daha ferah ve rahat bir görünüm sağlar.

Kalıp gibi dökümlü bir duruş istiyorsan full canvas ve tam astarlı modelleri tercih etmelisin. Daha hafif ve spor bir stil için yarım astar ve yarım canvas uygun olur. Yazlık, ince ve hafif bir ceket istiyorsan; astarsız, canvas olmayan ve ince vatkalı modeller daha doğru bir seçim olur.
www.wcollection.com.tr
+1
sealth
(01.04.26)
Yargıcı
0
Bruce
(02.04.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(4)

Memuriyet vs. Web Projesinden Para Kazanma

fatihdr
Öncelikle yazılımcı değilim, bir devlet okulunda kadrolu öğretmenim. Vibe coding denilen olaya bir merakla başladım, sonra kendi kişisel ihtiyaçlarım doğrultusunda oldukça kompleks bir SaaS projesi geliştirdim. Bir çok öğretmen tarafından oldukça beğenilecek bir projeydi. Cüzi bir miktara abonelik s
Öncelikle yazılımcı değilim, bir devlet okulunda kadrolu öğretmenim.

Vibe coding denilen olaya bir merakla başladım, sonra kendi kişisel ihtiyaçlarım doğrultusunda oldukça kompleks bir SaaS projesi geliştirdim. Bir çok öğretmen tarafından oldukça beğenilecek bir projeydi. Cüzi bir miktara abonelik satıp beni zengin etmeyecek düzeyde gelir elde etme planım vardı. Bugünlerde üyelik ve ödeme sistemini entegre etmeyi planlarken bu işlerin o kadar da kolay olmadığı gerçeğiyle yüzleştim.

Bir şirket kurmam gerekiyormuş ama memur olduğum için kendi adıma kuramıyorum (eşim de memur). Yaşları hayli ilerlemiş olan annem ve babam üzerinden de kurmam olası değil. Ayrıca şirket kurma ve sürdürme maliyetleri (prim, muhasebe, vergi vs.) şu an 0 kullanıcılı olan ve belki aylarca böyle kalacak olan bir sistem için çok fazla.

Ne yapacağım konusunda bir fikrim yok, projenin çöp olmasını istemiyorum, çok emek verdim. Var mı bunun düzgün bir çıkar yolu istifa dışında?
0
fatihdr
(28.03.26)
@cosmicstring böyle bir şey nasıl satılır kime satılır pek fikrim olmamakla birlikte abartı bir gelir beklentisi olmadığı için kimsenin alacağını da sanmıyorum
0
🌸fatihdr
(28.03.26)
ihtiyacınızı görecek sistem eğitim kurumları projesi gibi bir şeyse, eğitim kurumlarına yazılım üreten firmalarla görüşebilirsiniz. 3faktöriyel var mesela ismen bildiğim, üniversite sistemleri yapıyor. Liseler vs için de yapan çokca var.
0
klassno
(28.03.26)
vibe coding'in olayi, herkes yapabiliyor. o yuzden yapmak kolay kismi. satmak imkansiza yakin.

ben olsam bir iki yere 1 sene ucretsiz teklif ederdim, begenirlerse sonra uygun fiyata devam eder misiniz derdim.
+1
aguen
(28.03.26)
memurlar başka bir şirkete ortak olabiliyorlar. limited şirket kurup şirkete ortak olursunuz. bir ortağı siz, diğer ortağı eşiniz olur. problem olmaz.

ayrıca yapmak istediğiniz şey söylediğiniz gibiyse bulunduğunuz ildeki üniversitenin teknokentiyle görüşün. hem size yol gösterirler, hem teknokentte şirket açarsanız pekçok avantajdan da (vergi, istihdam, adres, danışmanlık vs. vs) faydalanırsınız.

tekokentlerde pekçok hocanın kendi adlarına şirketleri var, onların olabiliyorsa sizin de olur
0
yemrem
(28.03.26)
(2)

win 11 iso dosyası flaşa sığmıyor

der meister
herkes 8gb yeter demiş internette ama ben rufus'ta hata alıyorum iso dosyası için, seçilen yansı hedef için çok büyük diyor. NTFS olarak biçimlendirmeme rağmen böyle oldu. görmeyeli dosya mı büyüdü acep? 16'lık alsam kesin olarak yeter mi? gerçi onunla denemekten başka şansım yok zaten o da problem
herkes 8gb yeter demiş internette ama ben rufus'ta hata alıyorum iso dosyası için, seçilen yansı hedef için çok büyük diyor. NTFS olarak biçimlendirmeme rağmen böyle oldu. görmeyeli dosya mı büyüdü acep? 16'lık alsam kesin olarak yeter mi? gerçi onunla denemekten başka şansım yok zaten o da problem çıkarırsa o zaman düşünürüz ama ne bileyim merak ettim böyle bir sorun yaşayan var mı diye. internette bakınca hiç göremedim çünkü, sadece otomatik yapay zeka cevabı çıkıyor "olmuştur dayı yani kavgada olur" şeklinde. düzeltebileceğim bir şeyse yeni flaş almayayım ev 8gb çöplüğüne döndü zaten.
+1
der meister
(26.03.26)
Güncel Windows 11 ISO'ları 8 GB'a sığmaz, Windows 10'un yayınlanan en son sürümü sığıyor. 16 GB bellek ayarlayabilirseniz onda sorun yaşamazsınız.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
flaş almak istemezseniz bi çılgınlık yapıp ssd/hdd'nin sonlarından 15gb falan küçültüp bi partition oluşturursanız orayı kullanabilirsiniz.
0
aguen
(26.03.26)
(9)

Kendinle ev arkadaşı olsan

michael_knight
Kendinizle ev arkadaşı olsanız, iyi geçinir misiniz?Bulaşık, temizlik, çöp dökme gibi işler için hangi günler kimin işi olduğu önceden belirlenir mi yoksa kim ne zaman ne isterse onu mu yapar?En büyük kavga ne konudan çıkar?İkinizin de eşit büyüklükte odası var, salon, mutfak, banyo ortak.
Kendinizle ev arkadaşı olsanız, iyi geçinir misiniz?
Bulaşık, temizlik, çöp dökme gibi işler için hangi günler kimin işi olduğu önceden belirlenir mi yoksa kim ne zaman ne isterse onu mu yapar?
En büyük kavga ne konudan çıkar?

İkinizin de eşit büyüklükte odası var, salon, mutfak, banyo ortak.
-3
michael_knight
(25.03.26)
kendimle harika ev arkadaşı olurdum eminim. kimin ne yapacağı her şey düzenli tertipli olurdu. genelde tembel olsam da bu tarz kurallara uyulduğunu gördüğümde direkt alman disiplinine giriş yapıyorum. sadece ilk adımı atmak önemli gerisi çorap söküğü gibi gelir.
hiç kavga edeceğimizi düşünmüyorum sadece belki aynı zamanda tuvalete girme sıkıntısı yaşayabiliriz sabahları. onu da haftalık bölüşürüz muhtemelen ya. ne kadar anlayışlıyım canım kendim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.03.26)
Hayir.

Ben tek cocuk oldugumdan midir nedir çok Baskin, garip takintilari olan ve dedigim dedik biriyim.
Beni alan turnayi gözünden vurdu valla fkffkfk
-3
Purple life
(25.03.26)
en büyük kavga temizlik, ses ve misafir konularından çıkabilir.
ben temizim düzenliyim ev arkadaşımın da öyle olmasını isterim.
sürekli ses varsa yine sıkıntı.
bana sormadan eve sürekli misafir getirirse yine sorun.
ev arkadaşı olunmaz en yakın arkadaşla bile zor bence.
0
jelly bear
(25.03.26)
Çok iyi geçiririm. Benimle ortak yaşam mükemmel olur, bunu gerçekten kendimi tanıyan biri olarak söylüyorum kibir değil yani.

Her şey düzenli önceden belirlenmiş olur. Hastaysa her işi yaparım, ona yaptırmam mesela.
-1
rock n roll
(25.03.26)
keşke benim gibi bir ev arkadaşım olsa...
düzen tertip benim için hobidir.
0
eurhka
(25.03.26)
Kendimle ev arkadaşı olmayı çok isterdim. Bir kez olsun arkasını benim toparlamayacağım birisine denk geleyim ya ben de!
0
kullanicadi
(25.03.26)
kendimle çok iyi anlaşırdım çünkü titizim tertipliyim evi dagınık görmek istemem. bulasık istemem sağda solda eşya istemem her şey nizamidir. eksik varsa hemen gideririm, tamirat tadilat işlerini yapabildiğim kadar yaparım. dengeli beslenirim yediğime içtiğime dikkat ederim vs.

ama herkesle anlaşamam buna eminim. o yüzden tek yaşamayı yeğliyorum.
0
koela
(25.03.26)
Relax bir insan olup da kendiyle yaşamak isteyen yok galiba.
Sadece düzenliler istemiş.
Halbuki rahat insan hiçbir şeyi sorun etmez.
-2
🌸michael_knight
(25.03.26)
nefret ederdim ngl. en büyük sınırlarımdan biri özel alanım. bugüne kadar bir kişinin 2 günden fazla kalması beni rahatsız etmedi onla da birkaç sene sonra evlendim zaten.

kendim yapmak istediğim ama yapmadığım şeyleri diğer ben yapmadığı zaman sinir olurdum.
0
aguen
(26.03.26)
(9)

Cumhuriyet tarihindeki en buyuk finansal skandal/suc nedir

voltairem
Ciftlikbank veya jet fadil tarzi bir sey degil de Amerikadaki enron tarzi muhasebe skandali olarak soruyorum. Siyasi dava da olmasin
Ciftlikbank veya jet fadil tarzi bir sey degil de Amerikadaki enron tarzi muhasebe skandali olarak soruyorum. Siyasi dava da olmasin
0
voltairem
(25.03.26)
imar bankası sayılabilir
+2
summerjam0306
(25.03.26)
1975 yılında Uğur Mumcu'nun ortaya çıkardığı Mobilya Skandalı ilk aklıma gelen olay. Hayali ihracatla o zamanın parasıyla devletten 25 milyon lira haksız vergi iadesi alınmış.
+2
yurtsuz john
(25.03.26)
Banker Kastelli olayı
0
kaptan memo
(25.03.26)
BKM vurgunu geliyor aklıma. Emrah Şener diye aratın.
+1
Mirket
(25.03.26)
oha nasıl yazılmamış?

cumhuriyet tarihinin en büyük batık kreisi olayı var;

eksisozluk.com
www.youtube.com
www.youtube.com

edit: bu arada siyasi olmasın denmiş de, türkiye'de bu meblağda yüksek para işlerinin içine siyaset girmemesi imkansız. keza "kuvvetler ayrılığı" oluşmamış ülkelerde aksi de düşünülemez zaten
+1
makbur
(25.03.26)
belki verdiğiniz örneklere dahil değil ama benim cumhuriyet tarihinde gördüğüm en büyük finansal suç, asrın depremi yaşanırken bunu finansa çevirip parayla çadır satan kızılay'dır. benim vergimle insanlara yardım etmesi gereken kurum, özel bir kuruma parayla çadır tedarik ediyor.

bence cumhuiyet tarihindeki en iğrenç vurgun budur.
+6
koela
(25.03.26)
türk telekom satışı, imarbank/adabank olayları, cem uzan/motorola dolandırıcılığı tabi ki banker kastelli olayı efsanedir.
0
ground
(26.03.26)
siyasi dava olmasın diyince cem uzan, anlamadım babacımlar, 128 milyar dolar ve imamoğlunu içeride tutmak için 1 ayda harcanan 70 milyar dolar (1 senede katlanmıştır) sayılmıyor sanırım.

türk telekom diyorum o zaman
0
aguen
(26.03.26)
büyüklük olarak thodex yaklaşık 2milyar euro. keza çiftlik bank 1 milyar euroyu buldu.

mağdur sayısı olarak onbinlerce insanı perişan eden banker kastelli. yanılmıyorsam o zaman başbakan yardımcısı olan turgut özal' ı istifa ettirmişti. baya baya kriz çıkardı ülkede.

muhasebesel kriz aklıma gelenler ; iski skandalı ve akbil yolsuzluğu.
0
galahad reloaded
(26.03.26)
(4)

almanya vize randevusu

kondansator
selamlar, idataya başvuru yapalı 2 aya yakın oldu. hala randevu için dönmediler. yakın zamanda başvuran arkadaşlar, son başvurudan sonra ne kadar zaman içerisinde döndüler acaba?
selamlar, idataya başvuru yapalı 2 aya yakın oldu. hala randevu için dönmediler. yakın zamanda başvuran arkadaşlar, son başvurudan sonra ne kadar zaman içerisinde döndüler acaba?
+1
kondansator
(25.03.26)
Sekiz ayda maalesef. Geçmiş olsun.
0
a perfect lie
(25.03.26)
şubeye göre değişiyor. izmir için 1 yıldan fazla sırada bekliyorsun. istanbul gayrettepe için ortalama 7 ay, altunizade için 9-10 ay.
+1
elektr10
(25.03.26)
daha 2024 sonunda her yerden 1 haftada randevu alınıyodu. bu 2025te ekstradan ne oldu ya botlar mı çoğaldı
+1
aguen
(25.03.26)
aracı bi firmayla görüşmüştüm. almanya için en iyimser 8-10 ay demişti Ankara'da.
+1
elorelia
(26.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(2)

gümrük sorusu

mtfbwy
bir ürün almak istiyorum internetten. ürün 23 dolar, kargosu 17 dolar ups'le gönderim yapıyorlar. en son temu siparişi falan da veremiyorduk da güncel durum ne hiç bilmiyorum. bu ürün elime ulaşır mı ulaşırsa ne kadar vergi öderim nasıl hesaplanır?
bir ürün almak istiyorum internetten. ürün 23 dolar, kargosu 17 dolar ups'le gönderim yapıyorlar. en son temu siparişi falan da veremiyorduk da güncel durum ne hiç bilmiyorum. bu ürün elime ulaşır mı ulaşırsa ne kadar vergi öderim nasıl hesaplanır?
0
mtfbwy
(23.03.26)
Kitap vs. Değilse hiçbir şekilde alamıyoruz
+1
aguen
(23.03.26)
Almaya alırsınız, yasaklı bir ürün değilse kapınıza kadar gelir.
Fakat gümrük müşaviri falan derken 30 bin lira da masraf ödersiniz vergi dışında. Yani almayın.
0
orient blue
(23.03.26)
(7)

kayinvalideme alinacak laptop onerisi

aguen
merhaba duyuru, esimin annesinde kullanmiyoruz diye ipad pro birakmistik film izlesin internete girsin vs vs. simdi o ipadi kullanmaya karar verdik.yerine dizi izleyebilecegi, internete girebilecegi bir sey ariyoruz. tablet degil de laptop istiyor.- sesi guclu olmali, en az ipad pro ayarinda olsun-
merhaba duyuru, esimin annesinde kullanmiyoruz diye ipad pro birakmistik film izlesin internete girsin vs vs. simdi o ipadi kullanmaya karar verdik.

yerine dizi izleyebilecegi, internete girebilecegi bir sey ariyoruz. tablet degil de laptop istiyor.

- sesi guclu olmali, en az ipad pro ayarinda olsun
- ekran iyi olsun
- opsiyonel ama sarji iyi gitsin, hafif olsun vs. siradan istekler

secenekler:

- macbook neo (8gb ram olayi hic hosuma gitmedi)
- matebook (tipi macbook gibi guzel, ici windows fena olmaz sanki)
- alternatif onerileriniz?
0
aguen
(23.03.26)
Neo varken başka bakmazdım ben. 8 gig yeterli bu arada.
+3
orient blue
(23.03.26)
32bine Neo yerine, 38bine m2 islemci macbook air (16 gb ram) alirdim ben olsam.
+1
brkylmz
(23.03.26)
annem bir düz kullanıcı olarak (word ve ppt kullanıyor) neo aldı. memnun.
0
eileengray
(23.03.26)
Lenovo bakabilirsiniz hocam.
0
kumandanim
(23.03.26)
Alternatif olarak çok kullanmadığımız bir gaming laptop var. (16", 1440p144hz, 16 ram, 4060) o 40k civarı görünüyor. Onu verip, 47kya 9 taksit m4 macbook air mi alsak kendimize daha mı mantıklı
0
🌸aguen
(23.03.26)
M4 elbette çok daha iyi bir cihaz ama anne için fiat panda yetecekken bugatti almak gibi bir şey. 9 taksit neo, uzun ekonomik ömürlü, kolay satılır, daha yeni. Sizin bileceğiniz iş tabii. Eski m2 de neo’dan iyi olsa da güncel kalma açısından neo avantajlı. M2 yerine daha ucuz ikinci el m1 Air daha mantıklı, sırf ssd’si çok daha iyi olduğu için bile m1 alınır. Kısacası m serisi Air alınacaksa ya m1 ya m4 alınır.
+2
orient blue
(24.03.26)
kulagi cok iyi duyamadigi icin gidip magazada tum laptoplari tek tek denedik. maalesef butce laptoplari tatmin etmedi ses yuksekligi veya kalitesi acisindan.

ona gaming laptopu verecegiz, kendimize m4 air aldik. zaten homelab'im falan var benim yormayiz laptopu.
0
🌸aguen
(25.03.26)
(4)

Yasaklı Siteler Arkasındaki Sansür Teknolojisi hakkında

CemMetin
TTNET kullanıcısıyım. Güvenli internet aktif.TTNET DNS sunucularını kullandığımda discord.com'a giremiyorum. Tumblr.com'a 20 kez girmeye çalışınca açıyor, diğer seferlerde açmıyor.Ama Cloudflare DNS'e geciş yaparsam Windows 11de discord.com bazen açılıyor bazen açılmıyor. Keza tumblr.com'da bazen aç
TTNET kullanıcısıyım. Güvenli internet aktif.

TTNET DNS sunucularını kullandığımda discord.com'a giremiyorum. Tumblr.com'a 20 kez girmeye çalışınca açıyor, diğer seferlerde açmıyor.

Ama Cloudflare DNS'e geciş yaparsam Windows 11de discord.com bazen açılıyor bazen açılmıyor. Keza tumblr.com'da bazen açılıyor bazen açılmıyor.

Eskiden sanırım IP bazlı sansür vardı, yasaklı sitelere girmek imkansızdı. Şimdi ise sanki DNS bazlı bir sansür var ama bazen açılıp bazen açılmaması başka şeyler öneriyor. Biraz keyfi bir durum mu yoksa kullandıkları sansür yazılımları mı sorunlu?
0
CemMetin
(19.03.26)
ttnet artık dpi - deep packet inspection yapıyor. bu yüzden çoğu vpn'de çalışmıyor. o verinin vpn trafiği olduğunu fark ediyor.
0
orpheus
(19.03.26)
teşekkürler. ama basit bir Cloudflare DNS over HTTPS ayarlayınca dediğim gibi bazen discord açılıyor bazen açılmıyor. Eğer dpi yapıyor olsalardı bu geçici erişimler olmaması lazım gelirdi lakin oluyor. Acaba neden?
0
🌸CemMetin
(19.03.26)
GoodbyeDPI kullanınca aşılıyor hepsi o yüzden kesin dpi.
0
aguen
(20.03.26)
dpi trafik çok yoğunlaşınca test edemediği paketlerin geçisine izin veriyor olmalı. çin gibi yapıp test edemediysen hiç geçirme diye de ayarlayabilirlerdi.
0
orpheus
(20.03.26)
(7)

Macbook neo mu air mi?

duptıs
Eşimin doğum günü yaklaşıyor.neo nun renklerine bayıldım ama teknik kafam air diyor.düz kullanıcı için fikre ihtiyacım var.
Eşimin doğum günü yaklaşıyor.neo nun renklerine bayıldım ama teknik kafam air diyor.düz kullanıcı için fikre ihtiyacım var.
0
duptıs
(19.03.26)
ne için kullanacağı önemli. Macbook Neo da iphone işlemcisi var ve fansız. Performans olarak Air in çok gerisinde çünkü Airda M serisi işlemci var.

webde gezinme ve birşeyler izleme için kullancaksa neo yeterli olabilir.
Ama herhangi bir mesleki işlem yapacaksa neo yeterli olmaz. Ayrıca M serisi daha uzun ömürlü bir işlemci.

Ben olsam Air alırım. Çünkü Neo ilk defa denedikleri bir konsept. ilk defa bu işlemciyi bilgisayara koydular. Kronik sıkıntı yaşanabilir. Öte yandan fiyatı gerçekten uygun ve renkleri güzel. Tercih sizin.
0
nuevo
(19.03.26)
Air abi telefon işlemcili PC olmaz Apple bile uapsa olmaz
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
Ben de kayınvalidem için düşünüyorum da tek endişem 8gb ram yeterli olur mu onu bilemedim
0
aguen
(19.03.26)
air M2 16gb
0
orpheus
(19.03.26)
her şeyden önce neo'da multitouch trackpad var. normalde force trackpad oluyordu. ben macbooklarda en çok trackpadi seviyorum.

multitouch mekanik bir sistem. ipad klavyesinde kullanmıştım, hiiiç hoşuma gitmemişti.

diğer macbooklarda force trackpad var ve mükemmel bir şey. ben sırf bundan bile neo'yu elerim.

macbook benim için konfor cihazı, güç açısından bir şey beklemiyorum. o yüzden trackpad ve klavye öncelikli mac'de benim için.
0
substituent
(19.03.26)
mac bilgisayar pişmanlıktır. halihazırda mac kullanmıyorsa almayın. kullanıyorsa tabiki air. ama ben normal kullanımda bile air ile donmalar yaşıyorum. mükemmel değil.
0
plastic_angel
(20.03.26)
ne için kullanacağı önemli gerçekten.

ben grafik tasarımcı ve motion designerım. şirketin bana verdiği: air, 15 inç, m3, 16 gb. donmalar yapıyor, video yaparken özellikle. evde windows topladım bin basar ona. oyun pcsi olarak topladım.

13 inç ekran çok küçük bence. dizi film izlemek için bile küçük. 27 inç imaclerde çalışmış biri olarak 15'e alışmam zor oldu.

renkleri ise gerçekten aşırı güzel ve tatlıııı. keşke macbook prolara da bu renkler gelseee <3
0
art cat chocolate
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(12)

Düzenli bağış yaptığınız kurum/dernek

fildirfildir
Lösev dışında bir yer aklıma gelmiyor. Sizlerin güvenilir bularak bağış yaptığınız yerleri sormak istedim.
Lösev dışında bir yer aklıma gelmiyor. Sizlerin güvenilir bularak bağış yaptığınız yerleri sormak istedim.
0
fildirfildir
(18.03.26)
hiç bağış yapmadım ama güveniyorum: yalnız yürümeyeceksin
0
substituent
(18.03.26)
darussafaka
0
deepness
(18.03.26)
Darüşşafaka
Koruncuk
Lösev

Bir süredir düzenli bağışı durdurmuştum, Darüşşafaka'yı tekrar başlattım, diğerlerini de tekrar başlatacak duruma dönerim umarım.
0
mutekebbir
(18.03.26)
Darüşşafaka +1
KEDV
Nesin vakfı
0
kobuzchu kiz
(18.03.26)
darüşşafaka sadece.
0
nathanieltroy
(18.03.26)
Türkiyeden Angel's farm sanctuary

Onun dışında friendsofunwantedrabbits, rabbitresidence, savesomebunny vs. vs. Tavşan sığınaklarına biraz biraz bağışım oluyor.

edit: bazen ogretmen tanidiklar yardima ihtiyaci olan icin bi bagis vs toplayinca ona da katiliyorum
0
aguen
(18.03.26)
Darüşşafaka +4
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
darüşşafaka
0
a7x
(19.03.26)
Encander.
0
auroraaurora
(19.03.26)
İHH
0
faberkastelli
(19.03.26)
Tema.

İnsandan umudu kestim.
+1
tiredofwaiting
(19.03.26)
Memleketimdeki aşevi.
Gerçekten fakirlere yemek dağıtıldığını görüyorum o sebeple güvenip düzenli bağış yapıyorum.
0
kaptan maydanoz
(19.03.26)
(4)

Gidiklananlar masaja gittiniz mi hic?

tantamount_to_equivalent
Hic mesaja gitmedim, yaptirmadim. Gobek bolgeme biri dokundugunda ani huylanan biri olarak merak ettim. Normalde gidiklananlar masaj sirasinda gidiklanmiyor musunuz?
Hic mesaja gitmedim, yaptirmadim. Gobek bolgeme biri dokundugunda ani huylanan biri olarak merak ettim. Normalde gidiklananlar masaj sirasinda gidiklanmiyor musunuz?
0
tantamount_to_equivalent
(18.03.26)
Benim de ayağım gıdıklanıyor, evet gıdıklandım. Ama gülme refleksini ufak ufak bastırarak devam ettim ki zaten masör/ masöz anlıyor kısa tutuyor o kısmı.
0
biryerlerdebirilerihepvardibenimgibi
(18.03.26)
Çok tuhaf ama masajda hiç gıdıklanmam evet. Dokunuşun tarzına göre oluyo bence.
0
aguen
(18.03.26)
Mutlu sonlu masaja gittim. Gıdıklanmanın ötesini yaşıyorsun
-5
runaway
(18.03.26)
Gittim hem size hem yapana işkence oluyor. Bir daha da gitmedim. Ama hamamda kese köpük yaptırınca olmuyor sağ olsunlar ağır basınç ve ovma ile yaptıkları için.
0
Amaranta ursula
(18.03.26)
(5)

Maxi puan kullanma

meraklitursucu
İş bankasinda biriken puanları en güncel nerede kullandınız?
İş bankasinda biriken puanları en güncel nerede kullandınız?
0
meraklitursucu
(18.03.26)
migros, bim, watsons
0
inheritance
(18.03.26)
migros, yakıt alırken, nefret etsem de pazarama.
0
aguen
(18.03.26)
pazarama, hb
0
mikahakkinen
(18.03.26)
Pazarama ve Macrocenter
0
gabe h coud
(18.03.26)
Trendyolda da geçiyor artık.
+1
ekimoloji
(18.03.26)
(8)

İnternet?

purplee
Merhaba herkese,Yeni taşınacağım ev için internet aboneliği araştırıyorum.Benim için en önemli kriterler: yüksek hız + kesintisiz bağlantı + ulaşılabilir müşteri hizmetleri.Kullandığınız ve gerçekten memnun kaldığınız internet sağlayıcıları hangileri?Özellikle arıza durumlarında hızlı destek veren f
Merhaba herkese,

Yeni taşınacağım ev için internet aboneliği araştırıyorum.
Benim için en önemli kriterler: yüksek hız + kesintisiz bağlantı + ulaşılabilir müşteri hizmetleri.

Kullandığınız ve gerçekten memnun kaldığınız internet sağlayıcıları hangileri?
Özellikle arıza durumlarında hızlı destek veren firmalar varsa duymak isterim.

(İstanbul için öneriler özellikle çok işime yarar)
0
purplee
(18.03.26)
varsa kablonet yoksa türk telekom. diğerlerine ulaşmak zor, ulaşılsa çözmeleri de zor.

tt'nin prime kampanyalarını takip ederseniz masrafını bile çıkarıyor ek olarak.
+1
aguen
(18.03.26)
TT prime fiber kullanıyorum 1000 MB ve hızı gerçekten aliyorum. 875 kagat ben memnunum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
evinizde hangi altyapı olduğu önemli.

sadece eski usül bakır kablo mu var?
kablonet mi var?
superonline fiber mi var?
ya da türk telekom fiber mi var?
+2
co2s2
(18.03.26)
Çok doğru bir soru ve ben bunu nasıl öğrenebilirim? @co2s2
0
🌸purplee
(18.03.26)
Her servis sağlayıcının sitesinde altyapı sorgulama var ama gibir.net’ten bakarsanız daha detaylı gösterir. Altyapı kiminse ondan alın.

Eve/binaya kadar fiber varsa en iyisi o, yoksa kablotv. Ondan sonra mecburen xdsl olacak, onda da altyapı Telekom’un.
0
orient blue
(18.03.26)
Türk.netten altyapı sorgula fiber mi VDSL mi yazıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
@purplee : kapıcıya sorun, komşuya sorun. en kolay öğrenme yöntemi budur. bir diğer yöntem de tek tek firmaları aramak. zaten altyapı yatırımı yapan 4 tane firma var:

1- Türk Telekom -> bakır kabloların hepsi ve fiberin büyük kısmı bunların
2- Superonline -> Fiberin önemli bir bölümü bunların
3- Türksat -> Kablonet bunların
4- Türknet -> Fiber döşediler bir yerlere ama sınırlı miktarda

fiber hizmeti veren, adsl hizmeti veren firmaların hepsi bunlardan altyapı hizmeti satın alıyor.
+1
co2s2
(18.03.26)
son cümlemi açayım biraz: firmaların websitelerinde altyapı sorgulama kısmı var. orada "adresinizde fiber var" vs demesi, o firmanın altyapısı olduğu anlamına gelmiyor. mesele millenicom'un sayfasında altyapı sorguluyorsunuz, fiber var diyor ama aslında altyapı superonline'ın. kabloyu çeken superonline. (ya da turk telekom)
0
co2s2
(18.03.26)
(4)

Flört uygulamaları ve evlilik hakkında

havadakarada
Genelde flört uygulamasından tanıştıran biriyle evlenmeye yönelik bir önyargı var. Buna saygı duyuyorum fakat şu da var, tahminimce kimse evleneceği kişiye daha önce flört uygulaması kullandın mı diye sormuyordur veya haydi sordu cevap evetse elemiyordur. Bu ikisi arasında çelişki yok mu ne dersiniz
Genelde flört uygulamasından tanıştıran biriyle evlenmeye yönelik bir önyargı var. Buna saygı duyuyorum fakat şu da var, tahminimce kimse evleneceği kişiye daha önce flört uygulaması kullandın mı diye sormuyordur veya haydi sordu cevap evetse elemiyordur. Bu ikisi arasında çelişki yok mu ne dersiniz?

Ayrıca çevrenizde flört uygulamasından tanışıp evlenenler varsa durumları hakkında yorum yaparsanız bilgi sahibi olalım genel durum nasılmış.
0
havadakarada
(14.03.26)
evet flört uygulamasından tanışıp evlenen çok yakın bir arkadaşım var. baya da mutlular
0
king lizard
(14.03.26)
Teknik olarak flört uygulamalarından tanışmak ile sağa sola haber salıp görücü usulu tanışmak, yolda çarpışarak tanışmak arasında bir fark yok.

Date uygulamlarından tanışıp evlenip mutlu olan da var, boşananda. Bunda date uygulamasının suçu da yok katkısı da
+1
ebeş
(14.03.26)
Ben bumbledan tanıştım evlendim. Filtresi çok yüksek olan bir erkeğim ama. Zaten ilgimi çekmeyen kadınları beğenmiyordum bile. Oradaki profiller de günlük hayata göre daha geniş bilgi veriyor ilk görüşte en azından.
0
aguen
(14.03.26)
Uygulamalar bir araç, karşına esc'da çıkar, ağır arızalılar da çıkar, düzgün insanlar da çıkar. Yani evet olabilir
0
kimlanbu
(16.03.26)
(10)

AI 21. yüzyılın en büyük icadı diyebilir miyiz?

thawne
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
-1
thawne
(12.03.26)
AI'da şöyle bir sıkıntı var. Şu an bayağı zararına çalışıyor hepsi. Amaçları rakiplerini yok edip sonra fiyat artırmak. Yani 3-5 yıla zaten büyük ihtimalle bizim ödeyeceğimiz tutarların üstünde kalacak çoğu AI. (lokal opsiyonlar hariç)

Ben crispr diyorum.
+2
aguen
(12.03.26)
ne için kullanıyorsunuz?
excel formul yazdırma harici benim işime yaramıyorda, sorduğum 3 teknik sorunun 2 tanesi net yanlış oluyor, kitap spoilersız özetlettiriyorum sesli kitapta kaçırdığım yerlerde spoiler verio, kitapta olmayan kişilerden bahsediyor. ben kullanacak bir şey bulamıyorum ya
+1
eja
(12.03.26)
Cep telefonu.
Açıkçası yapay zekanın hayatıma net etkisi kesinlikle cep telefonu kadar değil.
+2
logisticsmanager
(12.03.26)
Aslinda AI in yaptigi sey su an icin internet search. Senin icin random sitelerden bilgi getiriyor.

Ama evet bir esik asildi, bu ilk adimdi.

Ilk ampulun yanmasi gibi bisi bu
0
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
Şimdilik diyemeyiz. Cep telefonu veya tablet bence daha etkili.
0
runaway
(12.03.26)
akıllı telefon +1
0
jelly bear
(12.03.26)
akilli telefon resmen uzuv gibi. her seyi yapabiliyorsun.
0
baldur2
(12.03.26)
İşimin %90ını Ai yapıyor. Yazılımcıyım.
Artık geri dönülmez noktadayız yazılımcılar olarak. Bugün Ai yasaklansa çoğu kişi kod mod yazamaz köreldi.
+1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
kesinlikle ai 21. yüzyılın en büyük buluşu sayılır bence. bunun sonu yok ve bizim kullanabildiğimiz basitleştirilmiş versiyonları dahi harikalar yaratıyor. bunun ticari değeri olan veya spesifik alanlarda eğitilmiş versiyonları ile hayal gücümüz zorlanabilir ileride.
0
emfuzi
(12.03.26)
kesinlikle evet. su anda insanlarin cogu ai'a karsi muhafazakar bir savunmaya sahip. ancak ben bu kadar yuksek verimlilik arttiran bir alet gormedim. inanilmaz yani chatgpt ile basit bilgiye ulasimin o kadar hizli ve isabetli ki sasiriyorum hala boyle bir hizmet olmasina.

yani saniyeler icinde herhangi bir konuda butun insanlarin tartismalarini ve bilgilerini sana damitiyor. cok detay islere girersen fail ediyor elbette ama su hali bile muazzam. ve bu productivity artisinin sonuclari ve gidecegi yer hala net degil. saka maka 3 sene once cikti bu urun ortaya ve gecirdigi degisim inanilmaz. ileride bakildiginda insanligin donum noktalarindan biri olarak gorulecek.
0
antikadimag
(13.03.26)
(9)

Çok uzun süre home office sonrası full ofise geçen oldu mu?

silverleaf
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
-1
silverleaf
(12.03.26)
cidden böyle mi düşünüyorsunuz? benim eşim 6 yıldır evden çalışıyor ve ofis bulsa koşarak gidecek. o kadar bunaldı.
-6
summerjam0306
(12.03.26)
ben geçtim de alışamadım ya, cidden full yorgunluk, trafik, insanlar, pislik. Bi de sürekli dışarı çıkınca çok fazla kıyafet giyiliyor, çok fazla çamaşır ve ev işi de çıkıyor. Sağlıklı besleneyim, kendi yemeğimi yapıp getireyim dersen iyice zorlaşıyor. Üzgünüm olumlu bişey söyleyemedim, çok zor cidden.
sonra hybride geçti şirket 2 gün ev 3 gün ofis, biraz rahatlattı. Ama şimdi iş değiştiriyorum, gittiğim yerde ayda 4 gün ev. Yine zorlanıcam, ben de üzgünüm.
+2
turk kizi
(12.03.26)
Aman evde oturup ne yapacaksın boşver dışarıda olmak güzeldir. İnsan hayatı kaçırıyor gibi hissediyor evden çalışırken. Öğle yemeklerine çıkarsın arkadaşların olur vs. Güzel aslında.
-1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
home office'e alıştıkça bence daha çok asosyal oluyorsun ve bence daha çok çalışıyorsun. evdeki işleri bir yandan hallet, asıl işine çalış derken bir bakıyorsun akşam olmuş hala çalışıyorsun... öğle yemeği kaçırdığım günler bile oluyor. hatta çoğu zaman dışardan söylüyordum yemek pişirmeye vakit bulamadığım için.

ofis ortamı çok iyi bence. ilk zamanlar tabii ki zorlanırsın ama sonra iyi ki ofise geçmişiz dersin.

hee tabii keşke haftada 2 gün evden çalışma, 3 gün ofis olsa her yer. o zaman çok daha verimli çalışırdı herkes.
+1
elektr10
(12.03.26)
bir kaç senedir neredeyse full time evden çalışıyorum ve fark ettim ki, evde sadece ve sadece minimum yapmam gerekenleri yapıyorum ve sonrasında "oh tamam bitti işler" diyorum, yatışa geçiyorum. ama ofisteyken kendime sürekli ekstra iş yaratabiliyorum. son iki full time ofis çalıştığım yerde, üzerime vazife olmamasına rağmen program yazdım boş vakitlerimde. iki şirket de hala kullanıyor programları.

bir de ben çok kurumsal yerlerde çalışmadım, çalışmıyorum. ofisteki birine mail atıp 3 saat cevap beklemek yerine yanına gidip 10 sn soru sormak ve hemen cevap almak işleri çok kolaylaştırıyor. bu arada ofise gitmek ne olursa olsun sosyal bir iş. çayı kahvesi yemeği sigarası derken zaten 8-9 mesainin 2-3 saati lak lakla geçiyor.

şimdi ufak ufak ofise dönmeye başladım. trafiği ulaşımı saymazsan, herhangi negatif bir tarafını görmedim. la zaten ben yöneticiyim, ofis olacak ki insanları yöneteyim.
+1
co2s2
(12.03.26)
uzun uzun yazdım da sildim. postpandemi dönemi bi ara dile getirdiler işyerinde, çekmecemde hazır bulunan istifa dilekçemi salladım.

şu an 40% ofis 60% remote'uz. 80% remote yavaş yavaş devreye alınıyor.

2 güne kadar ofise okayim ama gerçekten 5 gün ofis tüketiyor insanı. mecbur kalsam ve istifa edebilecek şartlarım olmasa, işyerinde kendimi yormamaya çalışıp yandan iş ararım.
0
aguen
(12.03.26)
2 hafta full gittikten sonra alisiyorsun
+1
cilgin fantezilerin adami
(12.03.26)
6 yildir evden calisiyorum. ayda bir insan gormek icin gitmeye okim de her gun gitmek inanilmaz kulfet gibime geliyor. yagmuru, camuru, karanligi, vuran ayakkabisi, giysisi, utusu cok buyuk eziyet. calistigim sirkette kalmamin tek nedeni evden calisiyor olmak, bu hakki iptal ederlerse aninda baska yerden is bakarim. evden calistigim icin yedigim ictigim seyler de epey duzgun, kahvaltilarim duzenli filan. ofise giderken pogaca ile gecistirirdim cunku.

sosyal acidan izole ediyor, orasi dogru; ama is bittikten sonra biryerlere gidip biseyler yapmak cok daha kolay oluyor, butun gun evdeydim zaten bari biseyler yapayim hissi bastiriyor.
0
taurina
(12.03.26)
pandemide full home office çalıştım, kısa bir süre sonra kendi işimi kurdum, yine uzun bir süre home office devam ettim ardından ofise de geçince hibrit çalışmaya başladım, bence en optimali hibrit diye düşünüyorum. işi işte bırakmak açısından ve sosyalleşme açısından ofis daha olumlu bir yerde duruyor, ayrıca iş akışında hızlı aksiyon almak da dirsek temasında daha mümkün belki bunlar biraz motivasyon yaratabilir.
0
darthvader
(13.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
-1
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+1
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(9)

Eve temizlikçi nasıl buldunuz? Armut dışında bir yol var mı?

uzdeniz
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
Bir kez armut'tan çağırdım, başıma gelmeyen kalmadı. İstanbul, Üsküdar civarındayim, komşularımla muhabbetim yok (onlara sormak iyi olurdu sanki)
0
uzdeniz
(08.03.26)
Muhtar
+1
yeahbutso
(08.03.26)
Arkadaş ve konu komşuları.

Sitedeysen güvenlik ve temizlik çalışanlarına da sorabilirsin.
+2
gabe h coud
(08.03.26)
ilk kez bu hafta armut'tan cagirdik, sansimiza cok memnun kaldik. bundan sonra kendisiyle devam edecegiz.

eger istikrarli giderse armuttan pisman olan ve bizimkini cagirmak isteyen 2-3 arkadas var ama simdiden.
0
aguen
(08.03.26)
benim çok eski bir temizlikçim var, ona sorduğumda bana illa birini buluyor.

komşulara sorun.
etraftaki bakkala çakkala sorun.
varsa kapıcıya sormak çok mantıklı.
0
co2s2
(08.03.26)
Site giriş kapılarındaki güvenliklere sorun
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
bakkala dukkanlara bile sorabilirsin esnafın kulağı delik olur bu konuda
0
eja
(09.03.26)
sahibinden yardımcı ilanları
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
eleman yönlendir diye bir siteden çağırıyorum. ucuz değil ama arada kod verip indirim sağlıyorlar. genelde türki cumhuriyetlerden gelen kadınlar geliyor. memnun musun derseniz, bazen iyisi denk geliyor, bazen üstünkörü iş yapan denk geliyor. ama ihtiyaç duyduğum günde gelmesi açısından benim işimi görüyor bu site.
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
facebooktan buluyorum ben böyle şeyleri. "*şehir* iş ilanları" diye aratıyorum, çıkan gruplarda işin ne olduğunu ve nasıl birini aradığımı yazıyorum. dönüş yapanlardan seçiyorum
0
mezzosprite
(10.03.26)
(7)

duyuru 30+ oyun ekleşmesi

duyurukullanıcısı
oynadığımız oyun veya sevdiğimiz türü yazıp mesajla birbirimizi ekleyelim mi? yaş grubu olarak 30+ chill işten sonra 2 saat kafa dağıtmalık bir grup olsun dedimarc raidersbeyond all reasonaoe2dehelldivers2peak gibi indie oyunlarbu ara arc raiders ve beyondallreason giriyorum günde 1'er saat. akşam 8
oynadığımız oyun veya sevdiğimiz türü yazıp mesajla birbirimizi ekleyelim mi? yaş grubu olarak 30+ chill işten sonra 2 saat kafa dağıtmalık bir grup olsun dedim

arc raiders
beyond all reason
aoe2de
helldivers2
peak gibi indie oyunlar

bu ara arc raiders ve beyondallreason giriyorum günde 1'er saat. akşam 8-11 arası genellikle oyun mesaim. sea of thieves'te kara kuşak sahibiyim.

mevzu büyürse discord'da açarız şimdilik chill
0
duyurukullanıcısı
(08.03.26)
Conquerer‘s Blade
-1
Purple life
(08.03.26)
boardgame arena (terra mystica, carnegie, ark nova, agricola, terraforming mars, azul…)
+1
eileengray
(08.03.26)
minecraft.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
aoe2de
0
compumaster
(08.03.26)
boardgame arena şahane bir şeymiş şu an öğrenmiş bulundum. catan oynamak isteyen varsa bekliyorum
+1
cay koy geliyorum
(08.03.26)
multilerde her seyi oynuyorum. (lol haric. 15 sene oynadim bir daha oynamamaya ant ictim)

board game de minimal oynadim ama ogrenmek istiyorum arkadasim yok.
0
aguen
(08.03.26)
yakın zamanda borderlands 3 ve risk of rain 2 için birilerini aradımdı ama buladımdı. Şu an mewgenics oynuyorum, o da birlikte oynanmıyor sanırım.
0
loch ness
(09.03.26)
(4)

Paris'te kalacak yer önerisi

aguen
Merhaba duyuru. 2 kişi paris'e gideceğiz. Nisan ortasında5 gün. (Karımın pasaportunu çaldım ona sürpriz doğumgünü hediyesi için ayarlamalar yapıyorum)Hangi mahallelere bakmalıyız? Günlük 12k'yı geçmek istemiyorum ama değerse geçebilirim.https://www.booking.com/hotel/fr/guestready-one-glorious-stay-i
Merhaba duyuru. 2 kişi paris'e gideceğiz. Nisan ortasında5 gün.
(Karımın pasaportunu çaldım ona sürpriz doğumgünü hediyesi için ayarlamalar yapıyorum)

Hangi mahallelere bakmalıyız? Günlük 12k'yı geçmek istemiyorum ama değerse geçebilirim.

www.booking.com

bu tarz bohem yerleri beğeniyorum aslında. gittiğiniz veya gördüğünüz güzel önerileriniz varsa paylaşmanız beni çok mutlu eder.
+2
aguen
(06.03.26)
Metro.
Ben sadece bir kere gittim, daha tecrübeli arkadaşların söylediklerini dikkate al ama metro hattına 3 dakikadan daha uzun yürüyüş gerektiren bir yer çok güzelse bile onu tercih etme.
En güzel yer metroya en yakın yer Paris’te.

Balkonu olsa ve balkonda güzel bir şarap içebilseniz güzel olur ama bu bile en fazla 60 saniye eklemeli metro uzaklığına, daha fazla değil.
+1
michael_knight
(06.03.26)
yalnız ingiltere gibi değil bura çok saçma bir sistem var. randevu yok diyor :(

ingilterede fark ödeyip sabaha alabiliyordum.
0
🌸aguen
(06.03.26)
PiaPia Otele gittim ben gayet memnundum ama beklentiye göre değişir. Konumu iyiydi, tramvay metro vs yakın. Odalar küçük biraz işimizi gördü zaten genelde uyumaya geldik otele. Sabah kahvaltısı vardı. Genel olarak memnunum.

www.booking.com
0
infernalcadre
(06.03.26)
hotel les deux girafes 🦒🦒
çok memnun kaldık, lokasyon olarak da.
+1
eileengray
(06.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.