Giriş
(4)

En büyük derdin ne?

mimikikili
Yalnızlık, işsizlik, belirsizlik, rahat batması, aile , dünyanın vahşileşmesi, hayatla baş edememek, otomasyonun çok ilerlemesi, yapay zeka, global göç...Peki senin en büyük derdin ne? Çözebilecek misin? Nasıl çözeceksin?Anlat dinleyelim.
Yalnızlık, işsizlik, belirsizlik, rahat batması, aile , dünyanın vahşileşmesi, hayatla baş edememek, otomasyonun çok ilerlemesi, yapay zeka, global göç...

Peki senin en büyük derdin ne? Çözebilecek misin? Nasıl çözeceksin?
Anlat dinleyelim.
📊 Bence
-8
mimikikili
(17.03.26)
Yapay zeka misin
Komşu seslerine müthiş hassasiyetim var başka hichir sese değil. En büyük derim, sıkıntım, lanetim bu üç senedir
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
Sanırım uykusuzluk.
Geceleri kendimle konuşmaktan bunalıyorum, kafamın içindeki sesler durmuyor.
Kan tükürüyoruz da kızılcık içtik diyoruz.
-1
rakicandir
(17.03.26)
yettirememek..
cozumu kisa donemde yok gibi, butun tuslara basiyoruz :/
0
cooperr
(18 saat)
ciddi anlamda soruyorsan, benim ve sevdiklerimin sagligi iyi oldugu sürüce benim derdim yok.

ama ugrastigim, "dert" yaptigim seyler kilo vermek, diyet, borsa, is güc falan. dünya dertleri. ev kücük geliyor ama baska yere tasinirisam da cok pahali olur. dayan purple para biriktir.
0
Purple life
(11 saat)
(7)

Rusya nasıl dayanabiliyor?

runaway
Bütün dünyayı karşılarına aldılar. Coğrafi handikapları da var. Buna rağmen ekonomik açıdan nasıl iyi durumda kalabiliyorlar?
Bütün dünyayı karşılarına aldılar. Coğrafi handikapları da var. Buna rağmen ekonomik açıdan nasıl iyi durumda kalabiliyorlar?
+1
runaway
(17.03.26)
Toplu iğneden buzdolabına otomobile kadar kendi yerli markaları var. Yeraltı zengin. Ordu güçlü. Tarım hayvancılık işini görüyor.
+1
mimikikili
(17.03.26)
Kendi kendine yeter ülke olmanın güzelliği.
Enerji başta olmak üzere hiçbir konuda dışa bağlı olmama.
+1
Mirket
(17.03.26)
sınırsız yeraltı kaynakları var.
0
tchuck
(17.03.26)
sovyet mirasına oturmuşlar, yedikçe yiyorlar.

kendi uçak, otomobil, iğne, iplik, kazak, gıda, tarım makinaları bilmemne derken 1000 tane markaları var. ambargo altında yaşamaya alışıklar, zaten altyapıları buna göre kurulmuş. soğuk savaş dönemini de böyle geçirmişlerdi, tecrübeliler.

ayrıca Avrupa ambargosu da çok da tın yani. aşmanın 1000 tane yolu var. Mesela VW'nin Kazakistan'a olan satışları bir yılda 100 katına mı çıkmıştı, öyle bir şey. Bok gibi ambargo çünkü kim sallar Avrupa'yı!?

Çin-Kore tarafından da dünya kadar mal alınca, gül gibi geçinip gidiyorlar.
0
babilfish
(17.03.26)
Cin ileler. Cin cok büyük.
Uyuyan dev uyandi.
0
Purple life
(17.03.26)
Kendi kendilerine yetme +1

O kadar kendilerine yeter durumdalar ki şöyle söyleyim; benim doktor Rus bi manit vardı. Kız İngilizce adını bile söyleyemiyordu. O derece evrensel kavramlardan uzaktı. Yahu uzman doktorsun taş ocağında mı çalışıyorsun az çok bilirsin di mi. Yok.
Tıbbi terimler, tıp kongreleri, kaynaklar falan hep İngilizceyle iç içe. Bunlar hiç birini duymamış.
0
yurtsuz john
(24 saat)
Avrupa bencildir. Rusya ise sert.
Hal böyle olduğu sürece Rusya dayanır .
imgyukle.com

Trumpla birlikte şimdilerde ABD'nin boş verdiği , yer yer aşağıladığı Avrupa'dan İran sebebiyle yardım istemesi ve bunun karşılıksız kalması da boşuna değil .
Yakın geçmiş hatta tarih bilmeden büyük devlet olunmaz.tarih yol gösterir . Kılavuzun siyonist olduğu bir yolda giden (özgürlük ve demokrasi ihracatçısı) ABD bile olsa başı beladan kurtulmaz.
-1
diyecevaplandı
(11 saat)
(21)

ruh eşimi mi buldum acep ?

sosyo marco
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugu
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.

gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugunda hayatinin askini bulanlari filan. ben sık sık uzun yolculuk yaparim, şansima da hep ayi gibi heriflerle yan yana gideriz yol boyu iki buklum olur kalirim.ta ki bugune kadar.

aktarnali ucusumun ilk seferi 2 metrelik rus ayisiyla yan yana gittik, ikinci sefer icin havaalaninda beklerken boyle tiril tiril kiz gordum, takildi gozum.o da bana bakti bir sure. icimden dedim ya iste bu kiz denk gelmezki yanima.

ucaga bindim, koltuguma yaklastikca kizla yakinlasiyorum. baktim yan yana oturacaz(o can kenari ben koridor, ortada bi bos koltuk var) hemen elindeki valizini alip yerlestirdim.muhabbeti o acti. rus asilli ingiliz, ama konusma hal ve hareketler ayni bizim kulturumuz gibi. 8 saatlik ucusta heralde hic susmadik, cok enteresan bir bicimde ilgi alanlarimiz, dunya gorusumuz tamamen ayniydi. sonlara dogru bitisigimdeki koltuga oturdu. kiz hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor ,hem guzel, hem de zengin. ben ise karsidan gelenin yolunu degistirtebilecek potansiyeldeyim, cep delik cepken delik, durumumu da saklamiyorum yani. neyse kiz telefonumu da aldi, ben de onunkini aldim.arkadasi onu karsilayacagi icin acele gitmesi gerekti ve beni kesinlikle arayacagini soyledi.

yapim geregi aska filan inanmam heyecanlanmam da hayatin getirdiklerine, ama bu kiz gercekten ruh esim gibiydi cok tuhaf bir histi.sanki yillarca taniyormusum gibi.
+4
sosyo marco
(16.03.26)
Olabilir. Dua lipa da kocasiyla ucakta tanismis ve ayni kitabi okuyorlarmis.
0
Purple life
(16.03.26)
Ruh eşin olabilir de olmayabilir de.
0
rock n roll
(16.03.26)
marco uyan sabah oldu diyorum.
+6
cooperr
(16.03.26)
çok politik
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
iki gundur uyumuyorum zaten bu havaalanlarinda sabahliyorum gozler iptal oldu.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Bence simdiden hangi bahaneyle arayayim diye dusunun
0
turkuaz
(16.03.26)
"hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor"
kız bordo bereli - kgb ajanı.

ararsa diyaloğu ilerlet tabi. bir heyecan saman alevi başlayan işler bir yere varmayabiliyor. farklı hayat amaçları, fiziksel uzaklıklar girince iletişim kopuyor. yapabileceğini yapmışsın zaten gerisini zaman gösterecek.
+5
orpheus
(16.03.26)
Eğer sigara ve alkol uy.şturucu kullanmıyorsan ailende kronik bir hastalık (hikaye) yoksa böbreklere dikkat et derim. Hikayede boşluklar var. Hem pilot hem plates öğretmeni?? Zengin ve kültürlü. Rus asıllı ingiliz ama bizim kültümüze çok yakın???
+8
ground
(16.03.26)
anlattığın özelliklere sahip bir kızın sana bakması için çok yakışıklı, zengin veya aşırı zeki falan olman lazım veya tekli olarak da yetmeyebilir bunların kombinasyonu lazım. pilot 7 dil bilen güzel bir ingiliz vatandaşı kız kolay bi char değil hocam.
+4
makarnavodka
(16.03.26)
iyi hikaye dostum.
+2
gabe h coud
(16.03.26)
@gabe h coud ya şuan burda sabahin 4'ü abi niye uydurayim boyle bi hikaye.

@makarnavodka, kizin pilates salonu varmis singapurda ,instagram sayfasini ta takip ettirdi bana zaten.bir donem ppl lisansi almis ama ticari pilotluga yukseltmemis , hitap etmemis ona.
olaydaki tutarsizliklar meselesyi kisa kestigim icin. yani ben de o kadar itici degilim aslinda ya, kizlar uzerindeki olumcul silahim kulturum ve esprili muhabbetim eheh.

@orpheus ben de takildim ya mi6 seni nasil kacirmis filan diye.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
bir de ekleme yapayim, dostlar bu gavur kizlar hakkaten paraya bakmiyor.
iki etken var tip ve iletisim bicimi.bunlar onemli benim tecrubelerime gore.
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Kerem i dövdüğünde kızmıştık ama sen haklıymışsin markao
+1
baldan kaymak
(16.03.26)
benim geçmişte bu kadar ütopik olmasa da 3-4 yabancı dil bilen, 2 pasaport sahibi, güzel, zeki ve çok varlıklı/kültürlü ailelerden gelen 2 kız arkadaşım oldu. gerçekten de genler ve doğa o kadar da paraya ve tipe bakmıyor. buna bir macera olarak yaklaşırsan epey eğlenirsin ve keyifli vakit geçirebilirsin. ama kaptırıp gider ve gelecek hayalleri kurarsan sonu hüsran olabilir. çünkü günün sonunda evlilik veya ciddi ilişki aslında sosyo ekonomik bir ortaklık. o aşamada senin masaya koyacakların yeterli gelmeyecektir. ben en baştan bunun bilincinde olduğum için sıkıntı yaşamadım.
0
orpheus
(16.03.26)
@orpheus. yok abi ben uber filan gecinen adamim evlenemem zaten oyle kolay kolay. heyecan yapacak çağı da geride biraktim ya. ama insan yinr de sasiriyor.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
rakicandir
(16.03.26)
yakisikli bir adamsan bir sure cikabilirsiniz. ama senin masaya ne koydugunu anlamadim.

kiz ingiliz pasaportlu guzel rus, pilates egitmeni. 7 dil olayi tamamen hikaye de iste rusca, ingilizce, bir de latin dili ogrenmisse (ispanyolca, fransizca, italyanca, portekizce'yi otomatik sayiyorlar) yine de iyi. pilotaj lisansi parayla alinan bir sey o cok onemli degil.

yani ben kulturluyum, espri yapiyorum ehe ehe yetmez. para, tip, statu bir sey koyman lazim masaya. diger turlusunu ben gormedim. istisna olur olursa. yine de dene tabi dunya bu surprizlerle dolu.
+3
antikadimag
(16.03.26)
hiç susmadık diyor, sohbet tükenmedi diyor bunlar hâlâ manav gibi ortaya terazi koyup ilişki tartıyor.

mutlu devam eden hikâyemi özel mesajda gönderdim. umarım tamamına erer :)
-4
birdirbir
(16.03.26)
Ali Desideronun kesildiği koz olabilir mi?
+1
zetina dikis makinesi
(17.03.26)
senin için güzel bir anı, güzel bir yolculuk olarak kalacak. şimdiden geçmiş olsun.
0
koela
(17.03.26)
ardını önünü tahmin etmeye çalışmaya gerek yok. anlattığın hikaye çok tatlı, sonunda bir şey olmasa bile senin yüzünü gülümsetecek bir anı olmuş.
+1
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(5)

Nisan son haftası tatil tavsiye

optimistbakunin
Merhaba, genc bekar erkek. Yaklasik 8 gunluk tatil icin nereyi/nereleri onerirsiniz? Pansiyonlarda kalarak gurcistana gitmistim daha once bu 20 nisan haftasi icin ne yapmaliyim? Bordo pasaport sirt cantali gezme airbnb hostel vs seviyorum. Tek olacagim. Schengen vs vize yok. Butce dostu ve gitmeye d
Merhaba, genc bekar erkek. Yaklasik 8 gunluk tatil icin nereyi/nereleri onerirsiniz? Pansiyonlarda kalarak gurcistana gitmistim daha once bu 20 nisan haftasi icin ne yapmaliyim? Bordo pasaport sirt cantali gezme airbnb hostel vs seviyorum. Tek olacagim. Schengen vs vize yok. Butce dostu ve gitmeye degse iyi olur. Hostellerde kalarak hem yeni kisilerle de tanisabilecegimi dusunuyorum
0
optimistbakunin
(16.03.26)
Budapeste prag aradğın şey. Balkan turunu boşver. Karadeniz turuyla aynı sayılır.
0
mimikikili
(16.03.26)
@mimikili hocam bordo pasaportum vizem de yok. Verdiginiz tavsiyeler cok bana uymuyor gibi vize alsam zaten direkt bati avrupaya ucarim
0
🌸optimistbakunin
(16.03.26)
ingiltere olabilir vize süreci hızlı ve kolay parayı basıyorsun vizeyi alıyorsun.
Arnavutluk olabilir ancaz 8 gün fazla gibi
0
croswell
(16.03.26)
Kibris antalya güzel olabilir.
0
Purple life
(16.03.26)
Senin ilacin belgrad, vizesiz, novi sad'a da 1 gun ayirabilirsin gitmisken.
0
tuborg yesili
(17.03.26)
(10)

babanin dairesinde kira vermeden oturmak

out595
https://eksisozluk.com/babasinin-dairesinde-kira-vermeden-oturan-erkek--6011107soyle bi baslik var, benim de benzer durumda oldugum bir nokta.2 kardes varken, biri bu sekilde kira vermeden oturuyorsa, digeri de yurtdisinda maasinin yarisi kiraya veriyorsa bu durumu nasil yorumlarsiniz? kardeslerin c
eksisozluk.com

soyle bi baslik var, benim de benzer durumda oldugum bir nokta.

2 kardes varken, biri bu sekilde kira vermeden oturuyorsa, digeri de yurtdisinda maasinin yarisi kiraya veriyorsa bu durumu nasil yorumlarsiniz?

kardeslerin cinsiyetleri onemli degil bu arada.
0
out595
(15.03.26)
yurtdışındaki kardeş kurulu düzeni olmasaydı da dönseydi ben de burada birlikte kalacağım deseydi buna itiraz edilip edilmeyeceğine göre değişir. napsın adam diğer çocuğunun olduğu ülkeden de ev mi alsın? boşta evi varsa kira gelirine ihtiyacı yoksa gayet normal. eğer o yurtdışındaki kardeş bundan rahatsız oluyorsa kendinde sorun var demektir, kendi türkiyeden kurtulmuş her yönden daha iyi yaşayabilecek şartlara sahipken türkiyedeki birini kıskanmıyordur umarım :D
+4
konetsu
(16.03.26)
Babasinin evinde oturan babasina evin piyasa degerine es deger kira ödemeli.

Böyle seyler önemsenmedigi, kardes yhaaa denildigi icin kardeslerin arasinda anlasmazlik cikiyor. Bekarken okay olunsa evlenince esler birbiriyle madi oluyor. Cocugun da olsa, kardes de olsa kimse kimsenin hakkini yememeli.

Biz aile isi yapiyoruz. Cesitli nedenlerle cok kavga dövüs vs de cikiyor. Ok yani. ama anneannem ben tek cocugum oldugum için bayramda bana 10tl verirken kuzenlerimin kardesi oldugu icin 5er tl verirdi. O kadar dikkat edildi. Kimse kimsenin hakkini yedi diyemez. Evlat ayrildi diyemez. O yüzden de ne evlilik bosanmalar vs isleri bozmadi.

Herkes mirasina ve hakkini sahip cikmali. Anne babalar evlat ayirmamali cok ayip. Hakki yenen kisi cok kötü hissediyor.
-5
Purple life
(16.03.26)
Babamlarin ev neredeyse tamamen bos duruyor. Bizim kalma ihtimalimiz masaya gelmisti. Ben acikcasi biraz haksizlik olur diye dusundum ama bizimkiler biz hayattayken biz karar veririz dediler.

Tabii diger kardeslerin maddi durumu rahatsa cok onemsememeliler belki ama diger herseyin esit sartlarda oldugunu dusunursek bir cocuga ekstra fayda saglanmis oluyor. Kira dedigimiz sey yerine gore kaydadeger rakamlar olabiliyor. 50 bin edecek bir evse ayda bu miktarda destek olmuslar gibi oluyor. Bu durumda kira vermeyene mesela 40 bine kiralamis olarak dusunup, yarisi ile kardesine para vermesi bence asiri garip olmaz. Ayip olurculuk yapmayip duzgunce konusmak en iyisi.

Ayrica yurtdisinda yasadigi yere gore degisir ama Amsterdam'da yasiyor olsa 5000 euro alip yarisini kiraya veren bir aileyse maddi durumu hic de iyi sayilmaz. Burada tabii baba evinin degeri kritik. 10-15 bin edecek bir evse euro bolgesinde yasayan biri icin gorece onemsiz bir rakam.
0
mbond
(16.03.26)
Yurtdışında yaşayan ben olsam bunu kafaya takmam. Yurtdışında yaşayan kardeşim olsa kira vermeden aile evinde oturmam. Benim görüşüm bu şekilde. Belirtmem gerekiyor mu bilmiyorum ama bu yazdığım herkes böyle yapmalı tadında bir yorum değil tabii ki, ailemizin kendi dinamikleri vs. ile alakalı.
0
peki madem
(16.03.26)
Baba hayattaysa, baba ile evinde oturan çocuğu arasında bir husus bu. Diğer kardeşlere söz düşmez.
Ölmemiş adamın malında hak ya da haksızlık görme saçmalığı da yeni çıktı.

Baba ölmüş ve henüz hisse paylaşımı yapılmamışsa o durumda diğer kardeşlere hissesi nispetinde kira ödenmeli.
+1
Mirket
(16.03.26)
Valla bir yorumda bulunamıyorum açıkçası, ne diyeyim ki :D biri babasının evinde, babasının eviymiş gibi kalıyor. Diğeri elin evinde kalıyor. Bu ikisi nasıl aynı olabilir ki? Yani bu konuda bir şey düşünülmesi gerekeceğini bile düşünmemiştim.

Neyle ilgili sorduğunuzu bile anlamadım, mesele "diğeri kira öderken babasının evinde kalan da ödemeli" mi tartışılıyor yoksa bir kardeş kira ödemiyorsa diğer kardeşin kirasına destek olsun gibi mi? Bunların ikisi de çok manasız olurdu.

İnsan hayatını kurarken avantajlı, dezavantajlı durumlar olabilir. Yurtdışına giden kardeş bir gelecek görmüş, bir plan yapıp gitmiştir. Giderken kira ödeyeceğini de biliyordur. Kalan da heralde ben burda iyiyim, babamın evi de var kira da almazsa masraftan kısarım demiştir vesairedir. Şimdi bundan sonra hangisinden kime ne?
+2
akhenaten
(16.03.26)
iki kardes var ve babanin iki evi varsa ve bu evler her bir cocuga ileride miras olacaksa kolay. Bir tanesi kaldigi evi alsin kira vermesin digeri de babanin yasadigi evi alsin ileride.Ancak mirasla ilgili farkli planlar ve farkli ev sayisi varsa isler degisebilir.
0
turkuaz
(16.03.26)
hayattayken kararı baba verir; yurtdışındaki kardeşin bilenmesine gerek yok bence.
ancak baba vefat ettikten sonra (Allah gecinden versin tabii ki), artık ev miras statüsüne geçeceği için, baba evinde kalan kardeşin -ev paylaşılana kadar- rayiç kiranın yarısını diğer kardeşe göndermesi gerekir.
yorumum: şu durumda yapacak bişey olmadığı gibi, bişey yapmayı düşünmek de şık olmaz.
+1
lil siztah
(16.03.26)
baba evinde oturanin kira bedelinin yarisini kardesine yollamasi lazim.
her sene de tefe/tufe uzerinden artis yapilir. ben olsam oyle yaparim ki hak gecmesin.
0
cooperr
(16.03.26)
İlk yorum çok mantıklı. Onu bir daha oku.

Yurt dışına gitmek senin kararının. Maaşının yarısına ev tutmak senin kararın. Hoşuna gitmiyorsa dön ve babanın benzer bir yardımda bulunmasını talep et o zaman.
Adaletli değil elbette ancak babanın kararı böyle. C9k birsey yapamazsın. İtiraz edip pay talep etsen şık olmaz. Ayıp etmiş olursun aynı zamanda. Kardeşin sana teklif etmedikçe birsey yapma bence . Ayrica kira bedelinin yarısını sana verse v sende euro ya cevirsen belki komik bir rakam olur.
+1
hacirotti
(16.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(6)

İlber Ortaylı’yla neden fotoğrafınız yok?

michael_knight
Herkesin fotoğrafı varmış. Hadi fotoğrafınız yok bari bir anınız da mı yok? Uzaktan bile görmediniz mi?
Herkesin fotoğrafı varmış.
Hadi fotoğrafınız yok bari bir anınız da mı yok? Uzaktan bile görmediniz mi?
-9
michael_knight
(15.03.26)
ben görmüstüm fotograf cektirmedim yaninda bir sürü insan vardi.

cok uzundu ve postür bozuklugu vardi.
0
Purple life
(15.03.26)
bebekte gördüm. taksi arıyordu ve elinde poşet vardı, bir tanesinin yolunu kestim müsait misin diye sordum. nereye gideceksin dedi, gel dedim ilber hoca binecek. fotoğraf çektirmek aklıma gelmdi. teşekkür ederim evladım dedi, kapısını açtım bindirdim gitti.
+1
birdirbir
(15.03.26)
dolmabahçe müdürlüğüne yolum düşmüyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
Balmumu heykeli ile var, sayılır mı?
0
(15.03.26)
Topkapı Sarayı müdürü olduğu zamanlarda ayaküstü muhabbet etmiştik. İşle ilgili sorular sordu; senin gibi bir kızım var dedi ondan bahsetti biraz. O anda bir işi vardı dışarıda, ceketini çıkarıp arabasına binmeye hazırlanıyordu. Dönüşte odama uğra, sana kitap vereceğim dedi. Bende olmayan kitaplardan birini imzaladı. Fotoğraf yerine bu tür anlık iletişimli etkileşimciyim ben.
0
beetlejuice
(15.03.26)
benim bir kadeh şarap içmişliğim var tabii o zamanlar sosyal medya alışkanlığımız yoktu tabii. Isterdim tabii o anın fotosu olsun diye. Avusturya'da okurken oradaki türk hocam ile yakınlarmış bilmiyordum. Bir gün evime giderken ufacık bir kasaba zaten hep oturduğumuz bistro'da ikisini gördüm yapıştım tabii yanlarına. Hocam da kıl bir tiptir o yüzden foto istemeye çekinmiştim. Zaten öyle telefon da yok eve gideceksin de kamerayı alacaksın da... bir kerede işim dolayısıyla misafir etmiştik kendisini bir konuşma yapacaktı. fotom olsaydı da paylaşmazdım ama genel olarak bana anlamsız geliyor
0
croswell
(16.03.26)
(7)

beyaz yaka neden hala tasfiye edilmedi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yapay zekanın yaptığı ve beyaz yakanın yapamadığı tek bir iş bile yok. patronlar neden hala bu kişilere para ödemeye devam ediyorlar?
yapay zekanın yaptığı ve beyaz yakanın yapamadığı tek bir iş bile yok. patronlar neden hala bu kişilere para ödemeye devam ediyorlar?
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
Sen bu sorulari neden ai ya degil de bize soruyorsan ondan zhaaa xdxd
+9
Purple life
(15.03.26)
Çalışanlar devam eder. İş sayısı ai sonrası azaldı. yeni işe girecekler için iş bulmak zor. AI bu hızda ilerliyorken beyaz yaka kariyer planı riskli
0
runaway
(15.03.26)
hacım yapsana mesela ai'la 200 kişinin işini bizde görelim nasıl oluyor. bi sen bi de pc.
0
duyurukullanıcısı
(15.03.26)
Bilgi olsun, okumak istersen;
www.pwc.com

Bu soruyu böyle her ay soracak biri heralde.
Bir bu soru, bir de her sene başında "bu sene fener şampiyon di mi??" Sorusu.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
buzun erimesi izler gibi gibi izlemeliyiz bu süreci. şu an -20 derecedeyiz, -19, -18 diye ilerlerken buzda gözle görülür pek değişiklik olmaz. ama sıfıra ulaştığımızda o dramatik değişim başlar.

bu yaklaşma apaçık ortadayken, sıfır noktasına ulaştığımızda, ai bizim yerimizi alamaz diyen senior beyaz yakalılar "her şey bir anda oluverdi" falan der.
0
birdirbir
(15.03.26)
Henüz değil. Şu an durum şöyle:

- Bu ayki maaşları hesapla.
- Çok güzel bir soru! Çalışanların olası giderlerini düşününce en düşük maaşı 145.000 TL olarak hesapladım. Tüm maaşlar için bir tablo yapmamı ister misin?
- Ama en düşük maaş 50.000 olmalıydı.
- Ah haklısın! Maaş hesabını tekrar yaptım. En düşük maaş 3 TL olmalı. İstersen bunun istatistiksel analizini yapabilirim.
- 3 TL düşük değil mi?
- Çok haklısın! En düşük maaş 780.000 TL olmalı. İstersen tüm dünyadaki maaşların yirmisekiz ile çarpımını gösteren bir tablo yapabilirim.
+2
cosmicstring
(15.03.26)
her şey yapay zeka ile yapılamaz da ondan. bir insana kendini zengin/değerli hissettirmek için yapay zeka çaresiz. birebir insan etkileşimi gerekiyor.

5000 ya da 10000 liralık bir şeyi trendyol'dan ya da hepsiburada'dan alırken yapay zeka işin içine girsin, tamam ama 10milyon dolarlık bir şeyin satın alınması sırasında bir zahmet bir insan ilgilensin.

evet 10milyon dolarlık şeyi satmak için de websiteleri, robotlar, onlar şunlar bunlar yapabilirsin ama karşındaki insan kendini değersiz hisseder. bir rakip gelir, müşterinin sırtını sıvazlar, bir yağlama çeker, işi halleder. sıcak etkileşim her şeydir.
0
co2s2
(16.03.26)
(14)

pringles

orpheus
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki yedikten sonra insanın ağzının içinde bir katman bırakıyor gibi. bizim yerli pringles da böyle bir sorun yoktu ne yağ ne de tuz. tuzlu derken böyle hafif bir tuzluluktan bahsetmiyorum zehir gibi tuzlu.
0
orpheus
(15.03.26)
Cakma pringles yemissin iste hahahahah
-14
Purple life
(15.03.26)
çakması mı var ? çakma olduğunu sanmıyorum çünkü cipsin kalınlığı ve o patates tadı birebir aynı. sadece çok tuzlu ve yağı garip.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
Kapali carsida hermes in hermesin yaptigindan daha iyi olan cantalarini satiyorlar gkfkfk
Her seyin cakmasi olabilir
Tik vermedigin gibi eksi vermissin. Yok artik.
-13
Purple life
(15.03.26)
çünkü mantığa veya bilgiye dayalı bir yorumda bulunmuyorsun. düşünmeden bence böyle hahaha deyip geçiyorsun ve bu cevabın benim gözümde bir değeri yok.
+6
🌸orpheus
(15.03.26)
Dedi soru postu acip icinde tek bir sorusu bulunmayan ve cakma pringles i gömmüs mantikli insan…
-12
Purple life
(15.03.26)
Üstünde nerede üretilmiş yazıyor?
Bir de Türkiye'de herkes herşeyin çakmasini yapabilir. Sonuçta bala glikoz şurubu koyulan, zeytin yağına başka yag katılan bir yer.
+2
logisticsmanager
(15.03.26)
made in usa yazıyor ama importer libyada bir adres. bir de ilginç bir not var.
consumer service for all arabic countries bla bla.... türkçe yazı yok yazıların hepsi arapça ve ingilizce. bunun middle east için üretilmiş bir varyasyon olduğunu düşünüyorum.
üreticiler ürünlerin içeriğini lezzetini ülkeyelere göre ayarlayabiliyor.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
çakma olması mümkün, neyin çakması yok ki.

ama çakma olduğunu söylemek, en azından bunu bir şeye dayandırarak söylemek dururken, "çakma yemişsin ahaha salak" tarzındaki bir cevabın şahsen benim gözümde de cevap değeri yok.

ben çakma olmasından çok üretim yerine göre içerik farklılığı olabileceğini düşündüm. hatta belki domuz yağı.

üretim yerine, içeriğine bakın.

şu köşedeki benzincinin marketinde de var o fiyata. o da çakma getirmemiştir herhalde.
+9
kibritsuyu
(15.03.26)
ürünlerin ic pazar ve dis pazar tatlari degisiyor. abd'de ictiginiz fanta, yediginiz snickers, pringles, magnum vs. ab'de, türkiye'de, japonya'da ayni degil cünkü her ülkenin regulationlari farkli oluyor ve ona uygun olmayan ürünleri o ülkede satamiyorlar. bu sebeple dis pazara özel üretim yapiyorlar.
mesela haribo: abd ve türkiye'de yapay renk ve misir surubu kullaniliyor, ab'de dogal aromalar ve dogal seker (sucrose) kullaniliyor. ayni zamanda ab'de seker orani %20 daha az.

pringles ic pazardan cekildigi icin türkiye ic pazarina yapilan eski alistiginiz pringles'i bulmaniz mümkün degil artik. o tat farki belki bundan ötürüdür.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
Suudi arabistanda geçen hafta fazlaca maruz kaldım oğlum sağ olsun. Tadı mis gibi bizim alıştığımızdı.
0
cilekli pasta
(15.03.26)
Orjinal pringles grey market ithalat çok popüler oldu son zamanda.onunla beraber kinder,ferreronun resmi ithalar olmayan ürünleri vs de çokca geliyor.
0
duptıs
(15.03.26)
kutuda 100 gr'ında kaç gr tuz var yazıyor? Mesela İngiltere'de satılan versiyon (Original olan) 100gr'da 1gr tuz içeriyor. Ben daha önce sanki 0,85gr olan versiyonunu da gördüğümü hatırlıyorum. ABD ve Arap ülkeleri için daha tuzlusunu yapmış olabilirler.

edit: made in USA yazıyorsa bence kesin öyle, zira bizim yediklerimiz hep Belçika'da yapılıyor olmalı.
USA: smartlabel.kelloggs.com
AI buradaki sodyum 1.35g'a denk geliyor diyor.

www.pringles.com
bu 1g.
+1
nhk ni youkosu
(15.03.26)
@nhk ni youkosu
100gr - 1gr tuz diyor ama tad olarak başka bir gariplik var. çok tuzlu demek az kalır. zehir gibi yenmeyecek tuzlu. nasıl desem ağız kuruluğu da yapıyor. hani bazı şeyleri yedikten sonra dişlerde ilginç bir doku oluşur kayganlık kaybolur. içindeki madde ne ise böyle bir etkisi vardı.
0
🌸orpheus
(15.03.26)
Çakma değil normali o şekilde zaten.

Yurt içinde ve yurt dışında bu malum cipsten mütemadiyen alıp yerim.

Bu markanın ürünlerinde özellikle son 5-6 yıldır bir istikrar sorunu var.
Bazen cips dilimleri ekstra kalın oluyor, bazen ekstra ince ve tüm kutu dağılmış şekilde. Tuz oranını da ayarlayamıyorlar.
Kellog firması için genel bir üretim zaafiyeti var. Standarttan çok uzaklar. Özellikle de belirttiğiniz kırmızı paketli olan originals olanda.
Yedikten sonra çoğu zaman rahatsız ediyor nasıl bir yağ varsa artık.

Ama dediğim gibi önceleri bu durum yoktu ya da bu kadar belirgin değildi.
Dünyanın farklı noktalarında denedim genel olarak bir üretim sorunu yaşıyor bu firma.
+1
ezkaza
(15.03.26)
(7)

Habermas ölmüs, nasil bilirdiniz?

banach
Sosyal bilimciler ölüp bitiyor bu adama. Dedikleri kadar var mi? En nihayetinde babasi gibi o da bir soykirim destekcisiydi. Istedigi kadar teori kassin, eylem ve soylemleriyle desteklemedigi surece hepsi bir kuru gurultu.
Sosyal bilimciler ölüp bitiyor bu adama. Dedikleri kadar var mi? En nihayetinde babasi gibi o da bir soykirim destekcisiydi. Istedigi kadar teori kassin, eylem ve soylemleriyle desteklemedigi surece hepsi bir kuru gurultu.
0
banach
(14.03.26)
Adini bile duymamistim daha önce. Filistin karsitiymis galiba. Herhangi bir seyini bilmeme gerek yok anladim.
-1
Purple life
(15.03.26)
@banach

Sen Amerika'da vergi vererek dolayli yoldan soykirima bu adamdan daha cok destek olmuyor muydun?

Vergi verme eylem ve soylemlerinle destekledigin icin Birlesik Devletler sana mutesekkirdir.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(15.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1

senin yaptigin gider, benim hosuma gider. evlenmeyecek miyiz?
+1
🌸banach
(15.03.26)
@banach

Kapitalizme karsisin, muslumansin, pasaportu gorunce la lilahe lillallah God bless America Amin :D Hep aynisiniz... Yoksa bu da bir imtihan olabilir mi :D
+3
thetruenorthstrongandfree1
(15.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1

sana aciyorum bu kadar hayatsiz oldugun icin.
+1
🌸banach
(15.03.26)
@banach

Acima. P.tesi sabahi Punta Cana'ya ucagim var :) Pek acinacak halde degilim.
0
thetruenorthstrongandfree1
(15.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1

iyi eglenceler! umarim oradan da bana laf yetistirmeye calismazsin.
0
🌸banach
(15.03.26)
(13)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
Para, zaman, saglik. Yasadim diyebilmek icin bu 3'u yerindeyken bir seyler yapman gerekli. Bu kosullar saglandigi zaman attigin her adim sana ait olur. Kendi kararlarini verir, kendi hatalarini yapar, kendi dogrularini insa edersin. Siyasetin, dinin baska bir dis etkinin etkisinde kalmadan kendi aklinla sekillendirebilirsen hayatini yasamis olursun...
-1
thetruenorthstrongandfree1
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
0
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(11)

Risk alma eşiğiniz ne durumda?

birdirbir
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?

Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?

Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir
(13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P

Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak

Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.

Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.

Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
+1
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var?
+ Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.

- Risk alma eşiğin değişti mi?
+ Epey düştü.

- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
+ Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.

- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
+ İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.

boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.

kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.

yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.

etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.

eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
0
🌸birdirbir
(13.03.26)
(7)

kira fiyatları - istanbul

baldan kaymak
Semt - oda - kiraÇekmeköy - 2+1 - 30.000Şeklinde yazabilirsek belki faydası dokunur. Siz ne ödüyorsunuz?
Semt - oda - kira

Çekmeköy - 2+1 - 30.000

Şeklinde yazabilirsek belki faydası dokunur. Siz ne ödüyorsunuz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
kadıköy feneryolu - 3+1 - 165 m2 - 20 yıllık bina - 55.000
0
orpheus
(12.03.26)
moda - 2+1 - 45.000
0
cay koy geliyorum
(12.03.26)
Halkalı Atakent 200 M2 4+1 60k ;(
0
a perfect lie
(13.03.26)
benim de yazasim geldi. farki görelim diye.

hamburg - 1+1 - 37.000TL

oriijnali 2+1 hatta. mutfagi banyoya ekleyip büyük bir banyo, cocuk odasini da mutfak yapmislar.
-3
Purple life
(13.03.26)
dedeye yeni tuttuk 45 senelik bakırköy binası 55 bin tl 3+1
0
eja
(13.03.26)
Kadıköy caddebostan 3+1 125.000 lira
kadıköy feneryolu 4+1 110.000 lira
0
denizgonen
(13.03.26)
suadiye - 3+1 - 76 bin, geçen sene 55'le girdik.
0
zozjotejmnk
(13.03.26)
(14)

sizce kapatarak doğru yaptım mı?

baldan kaymak
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin su
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu aramıyorum ki red flag green flag sorayım, nasıl hayatlarınız var.

Peşin: erkek kişisiyim.

Dün, çalışma arkadaşımın da çağırmasıyla iş yerinde bir arkadaşımın sunum gösterisine katıldım.

Gösteri kadınlara yönelikmiş ama ben bunu oturana kadar bilmiyordum, sonradan fark ettik. Çıkamadım da hemen, gösteriyi sunan arkadaşım da herkesin için de ilgi gösterip gelip desteklediğim için teşekkür etti. %99 kadın gelenlerin, biz sohbete daldığımızdan farketmedik bile.

Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım yani partnerim için aldım bende.

Günü konuşurken akşam telefonda: partnerime anlattım ve paketi ona getireceğimi söylediğimde 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı.

Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim. Böyle diyince de 'sen kadınlarla ilgili şeyleri anlatıp, bak bana da ilgi var' dedirtiyorsun ve egonu tatmin ettirip, bana kendi içimde seni kaybetmemeli havası veriyorsun dedi, bende 'umursamıyorum bile ben bu tür şeyleri, başkası yazsa ben dönmem, yapıma aykırı, bana ters' dedim. Sonra o kelimeye takıldığım 'ılık' kelimesine döndüm. Bana 'böyle bir profille yapamam ben' dedi ve iyice çıldırdım 'Neredeyse 1 yıla yakın bir aradayız, bunu şimdi mi söylüyorsun' dedim. Sonrası kıyamet. Kavga ettik. Küfür falan etmedim elbette ama çok yükseldim, o da yükseldi daha da üstüne basa basa, sonunda da o şiddetli konuşmaya direnemedim. O kadar ki sesleniyorum, duymuyor bile sıfır iletişim. Çok rahatsız oldum, kapatabilir miyiz dediğimi hatırlıyorum. Birkaç sefer, lütfen kapatalım dediğimi hatırlıyorum sonunda ciddi olduğumu ve çok rahatsız olduğumu anlayınca durdu. Bende kapadım.

Kapadım ama çok üzüldüm. O öyle demese yükselmezdim. Dışarı çıktım, içim daraldı ama o kadar üzgündüm ki bi anda titremeye başladım, yok toparlayamıyorum ve içim rahat değil. Aradım 15 sn sürmemiştir belki; özür diledim, hoşçakal dedim.

Sonra bir daha konuşmadık. Siz olsaydınız ne yapardınız, vicdanıma rahat olmasını söyleyeyim mi?

bir kadına yada erkeğe öyle denmemeli. Hayır avcılık yapsam daha az gam yerdim. Böyle söylemesi de dokundu gururuma amk, biz onu düşünelim o da gitsin ne desin. Bak yine sinirlendim. Size partneriniz ılık/oynak (kadınlar arasında bunun karşılığı ne bilmiyorum) dese ne tepki verirdiniz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
saygısızlığa tahammül edersen daha büyüğünü görürsün mutlaka. benim başıma gelse partnerime anlattıktan sonra güler eğlenirdik bu duruma.
+5
antihero
(12.03.26)
Ne dediğine çok da takılacağımı sanmıyorum. Sorun dediği bir şeyde değil, bunları demesinin altında yatan agresif, suçlayıcı güvensizlikte. Sıradan bir olaya verdiği anlamsız yoğun tepkide.

Ama ılık demesindense avcı demesi daha sorunlu aslında. Kız arkadaşınız var ve erkekseniz eşcinsel değilsinizdir, bu da bunu sadece sinirle söylenmiş boş bir söz yapar. Avcı peki? Bu neden daha az sorun olsun ki? Gerçekten avcı olduğunuza inanıyor olabilir. Sorun bu değil mi?

Sırf iş yerinden bir arkadaşımın sunumuna katıldım diye bu kadar kurduysa nasıl olur bilmiyorum. Bilmeden katılmış olmam da önemli değil, canım istemiştir katılmışımdır. Güler eğlenirdik +1

Not: Bu cevabı olayın geçmişinde yatan ek sebepler olmadığını varsayarak veriyorum. Bu olayı tetikleyen sebepler olabilir, örneğin siz bilerek veya bilmeyerek kız arkadaşınızı sürekli kıyaslayan veya kıskandıran, kaşıyan biri olabilirsiniz; o da nihayet böyle bir tepkiyle patlamış olabilir. Bu onu tek başına haklı yapmaz, ama verdiği tepkiye bir anlam yükler. Şu an çok manasız duruyor. vs. vs.
0
akhenaten
(12.03.26)
fevri hareket ettiğinde haklı bile olsan kaybediyorsun, bunu öğrenmiş oldun. bir krizi-haksızlığı o an çözmek zorunda değilsin.
+1
orpheus
(12.03.26)
Tam anlayamadım kız arkadaşınız sizinleydi ve bu dediklerinizi o mu size söyledi? Yoksa çalışma arkadaşınız ile beraber gittiniz siz kız arkadaşınıza vermek üzere hediyeyi aldınız ve bunun üzerine arkadaşınız mı bu lafları söyledi?

Büdüt :şimdi anladım galiba hediyeyi kız arkadaşınıza vermeniz üzerine olmuş.

Konudan bağımsız bana veya başkasına "sen de biraz ılıksın" gibi şeyler söyleyen insanlar ile zorunlu olmadıkça (iş gibi durumlar yani) konuşmam. Benim için kırmızı çizgi diyebiliriz.
0
peki madem
(12.03.26)
öncelikle o kadar kopuk bi anlatım olmuş ki anladığım şeyi doğru mu anladım emin değilim. kıskanmış ve agresif biçimde saldırmış.
0
deartheodosia
(12.03.26)
saka misin böyle biriyle yuva mi kurulur ömür mü gecer. bittigi iyi olmus.

ama sen de sinirini kontrol etmeyi düsünerek tepki vermeyi ögrenmelisin. ben de. herkes. :)
-1
Purple life
(12.03.26)
ben de tam anlayamadım. şu kısımda olay örgüsü kopuyor:

"Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım için aldım bende. 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı."

anladığım kadarıyla bunu kız arkadaş diyor, ama nerde diyor, ne zaman diyor. neyi kapadınız? telefonda mı diyor? neye ithafen diyor? ona ne anlattın da böyle bir tepki verdi?

ama genel olarark iş yerinde bir sunuma (konusu ne olursa olsun) katılmakla avcılık, ılıklık ilişkisi kurulması çok absürd. sevgilim öyle bir şey dese o kadar şaşırırdım ki tepki veremezdim ilk başta ama sonra ayrılırdım heralde. ayrıca ılıklık filan hiç hoş değil, tam bir argo ve kezban ağzı.

yaptığın şey o kadar normal bir şey ki, yani istersen bile isteyerek katıl sunuma, hiçbir şey sevgilinin o düşünce yapısını haklı çıkarmaya yetmez. ben de erkek ve heteroseksüel olduğum halde, kadınlar günü sunumları olsun, lgbt kulübünün sunumları olsun her şeye katılıyorum. maksat çalışmamak ve networking yapmak.
0
king lizard
(12.03.26)
vicdanınız rahat olsun bence, yaşadığınız durum nereden bakarsanız saygısızlık. sebebi ve konumu ne olursa olsun sizinle bu şekilde konuşan biriyle zaten anlaşmanız pek mümkün görünmüyor zira karşı tarafın konuşma şekli bel altı vurmak ve direk saldırıya geçmek gibi görünüyor, bu sadece basit bir kıskançlık yada öfkeyle açıklanamaz. kabul ettiğiniz / edeceğiniz her böyle durum da bir başka duruma yol açacaktır. anlatımınızdan anladığım kadarıyla kendinize şunu sormanız yardımcı olabilir; eski kız arkadaşlarım/ yada varsa eski eşiniz veya ailem yada arkadaşlarımın kız arkadaşları yada hatta burada yazan kişiler bu duruma böyle bir tepki verir miydi, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum ? sadece buradaki cevaplar bile hak etmediğinize kanıt niteliğinde görünüyor. sizi olduğunuz haliyle kabul etmeyen ve sizi anlamayan, anlamak istemeyen insana hoşçakal dışında bir kelime söylememek kendinize borcunuz bence..
0
darthvader
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Siz haklısınız hocam, bence ayrılmanız sizin faydanıza.
+1
kumandanim
(13.03.26)
Seni tanidigim kadariyla (evet burada okuduklarim) olayin anlattigin gibi olmadigini ve kadinin hakli oldugunu tahmin ediyorum :)
+1
üğpoıuy
(13.03.26)
herkes burayı kaçırmış:

"Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim."

ılık değil de ga... mı deseydi acaba bilemedim. sevgilinin, başka erkek seçeneklerini değerlendirmesine açık birisin. kadın bunu bildiği için sinirli ve güvensiz. ona izin verdiğine göre böyle şeyler senin için normal ve demek ki sen de hala arayışta ve değerlendirme sürecindesin.

sen kendin red flagsin, sevgilin ne olsun?
+4
art cat chocolate
(13.03.26)
Orayı kaçırmadık birkaç kişi anlamadık yazınca sonrada eklenen bilgi.
+1
peki madem
(13.03.26)
Abi boyle kavga nedenleri sadece bizim Turk milletinde oluyor nedense.Soyle iki adim geriye cekilip baksaniz o kadar sacma sapan kavga nedenleri ki bunlar.Sebebin sacmaligi yuzunden mantikli bir ogut vermek de zor.
0
turkuaz
(13.03.26)
(7)

Sadettin Saran'ın Okul Gezmek İstemesi?

eisberg
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan" diyecek? Çok amatörce, düşünülmemiş bir hareket değil mi?
0
eisberg
(12.03.26)
Galatasaray lıyım

Şayet söylediğiniz gibi pozitiflik varsa: Fenerbahçe başkanının geldiği duruma bak, Gs de böyle birşey olsa sonraki gün ışığını göstermez cemiyet.

Yine o söylediğiniz gibiyse: Bırakın danışmanları kendi kabul etmemeli veya bu teklifi veren danışmanı gözden geçirsin bir zahmet.

Amatörce yönetilen kulüplerin, amatör başkanlarından herhangi bir gün herhangi bir olayı böyle zaten.
0
baldan kaymak
(12.03.26)
icardi ve osimhen etkisiyle galatasaray çok daha fazla taraftar toplamaya başladı. ilkokul sınıflarının %70'i falan galatasaray'lı. ailesi koyu fb veya bjk taraftarı olan bir sürü galatasaray'lı çocuk tanıyorum.

bu durum uzun vadede fb için büyük sorun olacak gibi görünmüş olsa gerek ki, çocuklar fb'li olmuyor diye bir söylem türedi, aziz yıldırım başı çekti.

saran da, popüler bir isim. karizmatik de. bu karizmasını ve popülerliğini kullanarak fb'yi çocuklar arasında tekrar popüler yapmaya çalışıyor.

ilk başlarda buna ses etmediler, birkaç okul gezdi böyle. sonrasında kamuoyunda şikayetler gelmeye başlayıca, sanıyorum aileler de meb'e yazmış olabilirler, izin verilmemeye başlandı. zaten mantıklı olan da bu. adam fb'ye zarar vermemek için sezon sonuna seçim ve aday olmama kararı aldı. bunun gerekçesi de kendi açıkladığı kadarıyla fb'ye zarar vermemek. yani kendini kamuoyu gözünde fb'ye layık görmüyor, ama çocuklarımıza örnek olabileceğini düşünüyor. bu son derece saçma bir davranış.

daha çok, talisca, asensio, kerem falan gitse okullara daha çok faydası olur. ayrıca benim çocuğumun okuluna gelse saran, sırasıyla okul yönetimine, ilçe ve il müdürlüklerine kadar giderim şikayet etmek için. çarşaf çarşaf uyuşturucu ve fuhuş haberleri kamuoyunu meşgül etmiş birinin okul ziyaret etmesi kadar ahmakça bir şey olamaz.
0
emfuzi
(12.03.26)
okul gezmek ne ya. sacmaladilar.

her dügmeye basiyorlar.
0
Purple life
(12.03.26)
Deli saçması işler bunlar. Kulüp başkanı neden okul geziyor arkadaş kimse de bunu sorgulamıyor.
Ne yapacak misyoner gibi okul okul gezip, çocuklara forma dağıtıp, fenerbahçe hoşgörü takımıdır falan mı diyecek
-1
cay koy geliyorum
(12.03.26)
Bu gs taraftari niye boyle oldu ya? Sosyal sorumluluk projesi kardesim. Hademesi, sabunu olmayan okullara gidip yardim yapiyorlarmis, cocuklari Kadikoy'de maca davet edip agirliyorlarmis arada engelli, hastalara da yardim ediyorlarmis. Asalim bence. Ulan iceri alinmamis ne sanatci ne oyuncu kaldi zaten, ne malum 4-5 sene sonra simdinin savcisinin, bakaninin kandirildik, ahmagiz demeyecegi? Adalete guven mi kaldi? 200 yil hapis isteniyor dedikleri kisi aliyorlar 10 gun sonra tahliye oldu, beraat etti diye okuyoruz.

Ulan fethullah'in dizinin dibinde oturan adamlar var. Kandirildim, aptalim, salagim da demiyor adam. Cik acikla, ozur dile canli yayinda agla, ikna olalim. Ne malum yarin bir gun devlet erkanina suikast yapacak belki, ajanlik yapiyor hala belki. Bunlarin beraber saf tuttuklari adamlar bomba yagdirmadi mi?
-1
freedonia
(13.03.26)
okullarda fenerli çocuk kalmadığından rezil olmasın adamcağız diye izin vermemişlerdir.
-2
Hallegadola
(13.03.26)
sadettin saran her deplasmana gittiğinde bir okul ziyareti yapıyor. ilk kez yapılmadı, çok alakasız bir sebepten dolayı iptal edildi, denildiği gibi veli şikayeti falan değil. gidilen okullarda yanlış hatırlamıyorsam kütüphaneye kitap götürülüyor ve bir dernek de çocuklara fenerbahçe ürünleri dağıtıyor.

benim anlamadığım galatasaray taraftarının tutumu. türkiye'nin gördüğü en ahlaksız futbolcu üzerinden prim yapmaya çalışan galatasaray taraftarı, sadettin saran'ın kütüphanelere kitap götürdüğü, çocuklara hediye dağıttığı ziyaretlerden şikayet ediyor. bahis baronunun çocuklarını maç önü seremonisine çıkarttılar, hala çıkmışlar "çocuklarımız çocuklarımız" diyorlar. çok ilginç.
-1
co2s2
(13.03.26)
(24)

Kız arkadaşınız başkalarının giyimleri hakkında yorum...

sorularimicinfeykhesap
Merhaba.Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım
Merhaba.
Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.

Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım vs. Giyim kuşam konusu önemlidir benim için, ilgiliyimdir.

Ancak şöyle durumlar var. Canlı örnek vereyim. Geçtiğimiz ay alışveriş yaptım epey, bi kazak da aldım. Baya güzel bir kazak, üzerime de tam oldu vs. Bunu giydiğim gün kız arkadaşım "dün aldıklarından biri mi bu" dedi ben de evet dedim ve diyalog bitti. Ertesi hafta o kazağı, markasının mağazasında gezerken görüp ay bayıldım şeklinde yorum yaptı. Ulan dedim buydu geçen giydiğim, aa öyle mi dedi. Gülüştük.

Ancak Benzer diyalogları 4-5 aylık süreçte belki 50 defa yaşamışızdır.

Bana etrafta gösterip adamın şusu çok güzelmiş dediği şeylerin belki çok daha iyileri bende de var. Ekonomik durumum, tipim fiziğim de iyi giyinmeye müsait. Bunları şu yüzden söylüyorum, belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani.

Yarım saat önce kahve içerken yine aynı şeyi yaşadık. "ay adamın paltosu çok güzelmiş" dedi. Döndüm baktım, muhtemelen kaşe siyah standart bir palto.

Bitiriyorum, bana bugüne kadar daha bir kere bu da sana çok yakışmış demedi :D

Hal böyleyken, artık gıcık olmakta haklı mıyım, yoksa He de geç mi diyorsunuz.

Sizde durumlar nasıl?
+4
sorularimicinfeykhesap
(12.03.26)
aynisini sen baska kadinlarla ilgili yapsan 50 kere kavga edip coktan ayrilmistiniz muhtemelen.
+12
edmond honda
(12.03.26)
Sürekli insanları gözetlemek bana anormal geliyor. Anın tadını çıkarıp karşısındakiyle ilgilenmek yerine insanları gözetleyenleri kendini gerçekleştirememiş ve tehlikeli insanlar olarak görüyorum. Bunu bir tarafa bırakırsak haklısınız sinir bozucu bir durum. Ben de beni beğenmediğini düşünürdüm.
+8
sadakatsiz
(12.03.26)
Sende olup olmamasindan cinsiyette bagimsiz insanlar hakkinda konusup durmak basit insan isi.

Kiskancligin gereksiz. Overthinking saatin gelmis galiba.
-10
Purple life
(12.03.26)
sadece baska erkeklerin kiyafeti hakkinda yorum yapiyor ama kadinlar hakkinda hic yapmiyor mu? eger oyleyse o erkekleri begendigi icin bence. kadinlar hakkinda da yorum yapiyorsa bile, ayni seyler sende varken sana yorum yapmamasi yine seni begenmiyor mu acaba diye dusundurur. ben olsam rahatsiz olurdum.
+5
lemmiwinks
(12.03.26)
Çok sinir bozucu. Bir de sürekli başka insanları gözlemlemesi tuhaf geldi normal mi bu yani?
Açık açık neden sormuyorsun? Niye bana hiç giyimime iltifat etmedin de başkalarına ettin diye.
+2
kaptan maydanoz
(12.03.26)
Beni rahatsız ederdi.
+3
kumandanim
(12.03.26)
tek konusu kıyafet mi yoksa, mesela kitaplardan konuşabiliyor musunuz veya izlediğiniz bir dizinin senaryosu karakterlerinin oluşumu gibi sohbetleriniz oluyor mu, olmuyorsa bilinçli yapıyordur, ve kendinin farkında olmayan standard biridir.
bir çok şey beğeniyor anladığım kadari ile standard bir zevki var, arada desene sende her gördüğün şeyi beğeniyorsun niş bir zevkin yok diye asdasd
0
eja
(12.03.26)
hocam kelimin tam anlamıyola gözü dışarda gibi duruyor maalesef.

bu arada burada ilişkilerle ilgili açılan duyurulara cevaben ayrıl önerisi çok gelir (hatta bu durumla ilgili de duyuru açılmıştı). yorumları buna göre değerlendirin derim :)
+1
shadowfollower
(12.03.26)
çekilir mi bu dert yav, ayrıl gitsin. beğendiklerinden birine yazsın bundan sonra.
+4
antihero
(12.03.26)
seni beğenmiyor
+1
Hallegadola
(12.03.26)
Yolda kendisini dürtükleyerek; baksana kadının 'g'ötü ne kadar güzel, pergelle çizilmiş gibi de.

kılıçla yaşayan kılıçla ölür, yapacak bir şey yok.
+12
galahad reloaded
(12.03.26)
haklısın
0
bay b
(12.03.26)
Flört aşamasında yaşansa çok itici bulurdum bu durumu. Açık açık rahatsız olduğunuzu söyleyin veya imada bulunun bence. Veya siz de başka kadınların kıyafetlerine yorum yapın hesap sorarsa kendi yaptigi davranışi hatırlatın.
0
egerbiryolcu
(12.03.26)
Aldatılacaksın

galahad +1 haha
-6
arbre
(12.03.26)
"belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani." bence bu cümleyi bir daha gözden geçirin; cevap burada gibi duruyor. ya da tamamen aynı ürünü giyiyor olsanız dahi, belli ki size yakıştırmıyor.
ben sizin alınmanız bir yana konulursa, kızın modaya aşırı bir ilgisi olabilir gibi de yorumladım; size dokunuyor olabilir ama belki de gerçekten gayrıihtiyari, muhabbet olsun diye konuşuyor olabilir. bence kendinizden emin ve memnun iseniz ve bunun dışında iyi geçiniyorsanız "hee" diyip geçin.

ancaak olayın bu sıklıkla tekrarlanması ve sizin -anlaşıldığı kadarıyla- bu olaydan fazlasıyla rahatsız olmanız sebebiyle, en mantıklısı, "ayşecim, sen senin vitrinde ya da başkalarının üzerinde görüp bana beğeniyle gösterdiğin tarz, aslında benim tarzımla çoğu zaman aynı; ama bana hiç iltifat ettiğini görmedim :) giyimimle ilgili yapıcı önerin varsa, hem daha iyi giyinmek adına, hem de senin daha çok hoşuna gitmek^^ için memnuniyetle dinlerim" tadında ufak bir konuşma yapabilirsiniz diye düşünüyorum.
-3
lil siztah
(12.03.26)
Benim de hoşuma gitmezdi. Konuşmayı denediniz mi? Gerçekten konuşunca bu tarz pek çok problem çözülüyor.

Ha konuşunca çözülmeyen bir ilişkim olsa, sürekli "aa şu kadının eteği ne güzelmiş" derdim sonra zaten ya fark eder düzelir ya kavga sonrası düzelir ya da düzelmez.
0
aguen
(12.03.26)
Biraz kiz kiza muhabbete donmus sizinki sanki, hep boyle miydi. Konusmalarin iceriginden bagimsiz konsept sikintili.
0
mbond
(12.03.26)
galahad +1

yol ver.
+1
summerjam0306
(12.03.26)
eğlenilir, evlenilmez.

sevgilinize uzun vadeli bakmayın bence.
+1
mahmuttt
(12.03.26)
Sizdeki duruşunu beğenmiyordur açık açık söylemek yerine başkaları üzerinden örnek veriyor olabilir.
Kıyafeti güzel gösteren şey fiziktir, markasından kalitesinden çok daha önemli bir etken fizik.
Beğenmiyor ve dikkat etmeniz için imalarda bulunuyor olma ihtimali yüksek.
Üstünüzde gördüğü bir şeyi başkasında ya da mağazada beğenip sizde fark etmemesi bu yüzden.
Gıcık olmakta haklısınız ben olsam ben de gıcık olurdum.
+2
mutekebbir
(12.03.26)
tarzini begenmedigi acik, al karsina konus. ne ayaksin diye sor bakalim ne diyecek.
verdigi cevaba gore yorum yapariz..
0
cooperr
(12.03.26)
aldatılacaksın denmiş ama aldatmadığı ne malum. yol ver gitsin hocam.
0
thawne
(12.03.26)
Insan sevdigine iki cift guzel laf etmeyecekse kime edecek? Sevdicegimden guzel sozleri sakinip elalemin adamina neden iltifat edip duruyorum? Insani mutlu etmenin en kolay yollarindan biri icten iltifatlar. Kaldi ki sizinki kiskanclik degil, bence daha cok gorulmemek ve onemsiz hissetmemekle ilgili.
Uc bes ok ama dediginiz kadar fazla ise enteresan. Hadi sevgilimin uzerinde begenmedim diyelim, bu sekilde laf sokmak cok kalp kirici.
Kadin kisisiyim, oyle kiskancliklarim, kendine guvensizliklerim yoktur ama bana hic iltifat etmeyip surekli ucuncu kisilere iltifat etse ne oluyoruz derim bi.
0
kassiopeia
(12.03.26)
begenmedigin cevaplari tiklememen cok garip. komleks level 99.
su olayi bir de kizdan dinlesek keske.
0
Purple life
(12.03.26)
(6)

zengin arabasi mercedes v class

Purple life
zengin arabasi önceden limoyken nasil bir anda v classlar oldu?yoksa hep mi v class tarzi arabalardi?gossip girl'de herkes limoya binerdi su an dizilerde böyle bir durum yasansa herkes dalga gecer.
zengin arabasi önceden limoyken nasil bir anda v classlar oldu?
yoksa hep mi v class tarzi arabalardi?

gossip girl'de herkes limoya binerdi su an dizilerde böyle bir durum yasansa herkes dalga gecer.
0
Purple life
(12.03.26)
Vito kiralayip kendim kullandim. VIP hava alani transferinde de bircok kez bindim. Surusu oldukca sert. Icine birak altin kaplama tavanla, 85 inch TV'yi gunesi, ayi bile koysan, yol tutusu yine de luks araca gore kotu.

Daha onceden Audi A8, Cadillac Escalade, Range Rover'a sahip oldum. O yuzden konforu iyi kotu ayirt edebiliyorum.

Bu yuzden vito biraz fakir zengini gibi geliyor bana...

Limuzinin populer oldugu donemi hatirliyorum ama neden bir anda gozden dustugunu bilmiyorum. Buralarda hala kiralayanlar var. Arada yolda goruyorum.
-2
thetruenorthstrongandfree1
(12.03.26)
zenginler vito kiralayip kendi kullanmiyor zaten zhaaa @thetruenorth
saka saka :D

ama benim demek istedigim araba vito degil v classmis. vitoya fakirler biniyormus cidden haklisin. düzelttim bunu.
0
🌸Purple life
(12.03.26)
limuzin dışında "conversion van" diye bir kavram var abd'de.

chevrolet astro gibi ticari araçları lüks vanlara dönüştürürler.

bak bu taaa 1998 model;

www.caranddriver.com
+1
rain when i die
(12.03.26)
limuzin kadar saçma bir şey yoktu zaten. içine 16 kişi doluşacak halin yok, okul servisi gibi sıra sıra koltuk dizecek halin yok. yine binsen binsen 4 kişi binip karşılıklı oturacaksın, ortası boş. napıcan çift kale maç mı yapıcan içeride? araba desen tır gibi, dönerken sıkıntı, park edip beklerken sıkıntı. sadece dışarıda bakında oha bu ne lan dedirtecek kadar uzun, sadece kendini gösteren saçma bir şey.

sonra dediler ki ulan zaten 4 kişi biniyor, deve gibi uzun arabaya ne lüzum var, içerisi boş. en lüks van'ı alalım, içini de lüks döşeyelim, 4 kişi karşılıklı rahat oturacak kadar mesafe olsun yeter.

bulabildikleri en lüküs van da o dediğin oldu işte.
0
kibritsuyu
(12.03.26)
limuzin dönemi biteli yıllar oldu. artık yukarda da söylendiği gibi van olayı var. çok çok zenginse mercedes s kasa maybach falan biniyorlar.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
kirpiksuyu+1 Limuzin aşırı komik gelirdi bana hep. 9:16 videolar gibi işin doğasına aykırı. tırlar bile bundan daha iyi manevra kabiliyetine sahip. takoz gibi bir şey bu. 80-90 lı yıllarda bir ara zengin eğlencesi olmuştu ama satın alma değil kiralama yöntemi ile çok kısa süreler için tercih diliyordu o yıllarda bile. bir ara gelin arabası olarak kullanıldı ama o da tutmadı. v klas değil ama vito kullandım bir kaç yıl. binek aracım olduğu halde bunu daha çok kullanıyordum. bazen alkol almayan bir arkadaş bulur onu şoför yapıp arkada eğlence yapardık.koltuklu olmasına rağmen çok kullanışlıydı. için de yürü gez, önden arkaya geç, yer değiştir, uzan uyu, çok rahat. limuzinde oturunca kalkamazsın. izmirde yaşayanlar bilir, beyaz bir lümuzin var. uzun yıllar "madam burcu" reklam olarak kullandı. bir ara düğünlerde kullanıldı. defalarca el değiştirdi. şimdilerde menderese giderken yol kenarında üzerinde satılık tabelası ile yeni alıcısını bekliyor.
0
ground
(12.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
0
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+2
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(3)

Vietnam savaşı

yurtsuz john
Savaşı Vietnamlıların gözünden anlatan belgesel ve film tavsiyeniz var mı?
Savaşı Vietnamlıların gözünden anlatan belgesel ve film tavsiyeniz var mı?
0
yurtsuz john
(11.03.26)
Mubi’de Viet ve Nam var.
Zor bir film ama. Herkese hitap etmeyebilir.
0
auroraaurora
(11.03.26)
10 bölümlük "The Vietnam War" adlı mini belgesel serisi var, 2017 yapımı.

www.imdb.com

Ağırlıklı olarak Amerikalıların gözünden olayı anlatsa da Vietnam tarafını da gösteriyor. Hala izlemediysen tavsiye ederim, yapılmış en iyi Vietnam belgeseli olabilir.
0
gyroscope
(11.03.26)
Hangi vietnam?
-3
Purple life
(11.03.26)
(3)

Asya borsalarına yatırımı nereden yapıyorsunuz?

öylesinebiri
Sb
Sb
0
öylesinebiri
(11.03.26)
Direkt yatirimim yok. Etf emerging markets var.
Direkt hisse alimi asya‘dan oluyor mu emin degilim. Cin‘de zaten vatandaslar haric direkt hisse alamiyor. Adr diye bir sey alabiliyorsun.
+2
Purple life
(11.03.26)
Amundi etf emerging markets.
Yatırımın sadece yüzde 5-10u orada, daha fazlasına güvenim yok.
+1
logisticsmanager
(11.03.26)
Amerikan ETF'i olarak alinabilirler

etfdb.com
etfdb.com
+1
synesthesia
(11.03.26)
(5)

Yurtdışında start-up kurma

pembediken
Türk vatandaşları için kolay mı? YouTuberlarin videolarinda bu konuda net bir şey bulamadım. Siz veya etrafınızda bunu deneyimlemiş olan var mı?
Türk vatandaşları için kolay mı? YouTuberlarin videolarinda bu konuda net bir şey bulamadım. Siz veya etrafınızda bunu deneyimlemiş olan var mı?
0
pembediken
(10.03.26)
sirket kurmaktan kolay ne var? para yatiriyorsan hele hangi ülke hayir desin?
önemli olan kurdugun sirketten para kazanabilmek.
0
Purple life
(10.03.26)
startup kurma diye bir şey yok. bir iş fikrin vardır ya çok erken aşamada daha sadece fikirken yatırım aramaya çıkarsın ama bunun için daha önce yaptığın projeler ya da çalıştığın pozisyonlar, sana kefil olacak insanlar önemli. ya da kendi paranla ufak bir şirket kurar fikrin-ürünün-servisin ne ise bunun poc-mvp seviyesine getirir yatırım ararsın.

avrupada -amerikada türk ekosistemine kıyasla bütçeler çok büyük ama bir türk olarak sana yatırım yapma ihtimalleri de bir o kadar düşük.

iş fikrin nedir bilmiyorum ama mantıklı bir şey ise türkiyede de teknokentlerin kuluçkalarına başvurabilirsin. ilk 1-2 sene çok az masrafla ve devlet destekleri ile işi bir yere getirme şansın olur. o noktadan sonra istersen yatırımı yurtdışından ara.
0
orpheus
(11.03.26)
Bürokrasi var ama kolay.

Öncelikle özellikle bunu çok destekleyen estonya var.bunun dışında bulgaristan,romanyada rahatça ve düşük masrafla firma kurabiliyorsunuz.bu ara slovakya ve macaristan da yükselişte.merkez avrupada da mümkün ama maliyetler yüksek ,bazı ülkeler start up permit veya oturum isteyebiliyorlar.
0
duptıs
(11.03.26)
Estonya bu konuda her şeyi dijitallestirmiş ve giden Türkler de var. Ancak kabul edilen start up konuları ayrı mesele
0
🌸pembediken
(11.03.26)
estonya vergi teşvikleri var sadece, bürokrasi kolaylaştırılmış ama ekonomisi - pazarı küçük, ve de buna karşılık startup ekosistemi çok rekabetçi.

yaşamak isteyebileceğiniz ve de ürününüzün karşılığı olan ve de giriş bariyeri sizi öldürmeyecek marketlerde olmaya çalışın. yabancı kurucuların gerçekten desteklendiği ve de başarılı olabildiği yerleri hedefleyin. kağıt üstünde olan destekler değil, herkes gel ülkemde şirket kur para harca vergi ver istiyor. önemli olan sizin hedefleriniz ve de çoğunlukla da networkünüz.

youtuberlardan da doğru bilgi edinmeniz zor. herkes bir reklam vb. peşinde.
0
kveldulv
(11.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-1
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
0
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+2
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(8)

Void markasi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, daha önce var mıydı bu marka bilmiyorum ama on gündür lise ogrencisi herkesin uzerinde bu eşofmanları görüyorum. Ben mi çok geri kalmışım? Sizler biliyor muydunuz bu markayı? Tesekkurler
Merhaba, daha önce var mıydı bu marka bilmiyorum ama on gündür lise ogrencisi herkesin uzerinde bu eşofmanları görüyorum. Ben mi çok geri kalmışım? Sizler biliyor muydunuz bu markayı?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.03.26)
İlk defa duydum şimdi.
0
Bruce
(09.03.26)
Gençler arasında bu kadar yaygın olunca çok bilindik ama ben bilmiyorum diye kendimi garipsedim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.03.26)
gen z kardeşime sordum; fazla “affordable” bir marka, her türden insan giyiyor diye burun kıvırdı. basit buluyormuş. ben duymadım daha önce.
0
eileengray
(09.03.26)
kotunun iyisi bir markaydi diye hatirliyorum, bir bu bir de jump.
0
cooperr
(09.03.26)
vaude cok sevdigim bir marka ama void'u ilk defa duyuyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Teşekkürler, yalniz olmadığıma sevindim 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(10.03.26)
Cocukken voit basketbol topum vardi. Void'i duymadim.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(10.03.26)
Duymadim hic.

Trendleri gec fark etmek hatta fark etmemek kesinlikle yaslilik alemeti bence.

Googledan baktim da bu fazla teenage isiymis. Duymamamiz normal o zaman bence.
0
Purple life
(10.03.26)
(2)

Bad Bunny'nin tarzını oluşturan janrlar hangileri

sekizdokuzon
Reggaeton diyorlar. Başka hangi anahtar kelimelerle Bad Bunny'nin yaptığı şarkıların benzerlerine ulaşırım?Teşekkürler.
Reggaeton diyorlar. Başka hangi anahtar kelimelerle Bad Bunny'nin yaptığı şarkıların benzerlerine ulaşırım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.03.26)
trap,pop
+1
Purple life
(08.03.26)
"latin trap" diye bir şey duymuştum.
+1
co2s2
(09.03.26)
(7)

babanın ölmesi vs annenin ölmesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hangisi daha çok acıtır?
hangisi daha çok acıtır?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
İkisi de ayri. Allah basimizdan eksik etmesin
0
die fetten jahre sind vorbei
(08.03.26)
Annenin ölmesi.
Anne genellikle daha sonra ölüyor ve aile evi onunla birlikte kapaniyor.
+4
Purple life
(08.03.26)
Hangisini daha çok seviyorsan onunki acıtır.
0
Bruce
(08.03.26)
Düşünemedim. Kıyas edemedim acıyı.

Ama yalan değil Allah her ikisine de uzun ömür versin fakat sıralı ölüm versin. Babam önden gitsin derim çünkü tek başına yapamaz perişan olur. Aynı şeyi kayınpederim için de söylüyorum. Tersi zor oluyor
0
Hallegadola
(08.03.26)
annemi yaklaşık 1 sene önce kaybettim. babam çok şükür hayatta, ömrü uzun olsun. hayatım boyunca babamın ölmesinden korktum, annem sapasağlamdı ve ona hiçbir şey olmaz gibi geliyordu. ama o ölünce bambaşka birine dönüştüm. acısını tarif edemiyorum. çocuk halim de onunla beraber ölmüş gibi hissediyorum, o yüzden her şey çok karanlık geliyor.
0
ayalensoledad
(09.03.26)
babanın ölmesinin sonuçları ülkemizde çok trajik olabilir. maddi olarak çöküş yaşanabilir. icralarla karşı karşıya kalınablir. bu durum aile fertlerinin eğitimine bile etki edebilir. bir şekilde ailr dış tehdit ve tehlikelere daha açık hale gelebilir.
anne öldüğünde ise acısı daha çok olur. unutmak çok uzun sürer. boşluk hissi hiç kapanmaz.
0
ground
(09.03.26)
kişiden kişiye değişir tabi ama babam için 3 gün ağladım, annem için 3 senedir ağlıyorum
0
mezzosprite
(09.03.26)
(10)

Sizce dış görünüşe önem vermek özgüven göstergesi midir?

Kahvedesu
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
0
Kahvedesu
(08.03.26)
Yerine göre giyinmemek bu. Dış görünüşe önem vermek değil. Yaz tatiline de takım elbiseyle gitsin. EQ yetmezliği teşhisini koydum.
0
gabe h coud
(08.03.26)
Kendini öyle rahat hissediyordur belki. Eski çalıştığı kurum daha resmidir, oradan kalma bir alışkanlık da olabilir.
+4
meraklitursucu
(08.03.26)
Herhâlde. Işıltılı yaşamak üstün bir zevktir.
-7
arbre
(08.03.26)
Daha çok giyimi temizlik, bakımla birlikte düşünürüm. Sonuçta böyle bir kimsenin yanınızdan geçtiği an kullandığı kokuları hissetmemek imkansız sanırım.

Giyim, o kimsenin yaptığı işe önem vermesiyle ilgili de olabilir. İşten mesai sonu en son çıkan kişinin hayatıyla ilgili başka belirli prensipleri vardır muhakkak.
Malum ortalıkta işinde o kadar gevşek ve erken arazi olanlar çok yaygın.

İşine önem verenin işinde olabildiğince hata yapmaması, işi hakkında belli birikiminin olması ve gelişime açık olması , sorunların üstesinden gelebilmeli ve çevresinden de az çok taktir alması gerek. Bu arada alınan takdirler "kadın olma" veya hiyerarşide üstte bulunma sebebiyle olmamalı.

Öz güven daha çok yapılan bir işte kişinin mahir olma hissini taşımasıyla ilgili bir şey.
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
Değildir.
Açıkçası bizim iş yerine biri takım elbise ile gelse bankaya şortla çalışmaya gitmiş gibi gözükür ortamda. Kimse de "voouw özgüvene bak" demez.
+1
logisticsmanager
(08.03.26)
duzgun giyinmek iyidir. pijamayla tisortle kotla ise gelen vs gomlek duzgun kanvas pantolonla ise gelen arasinda kesinlikle fark var.
0
antikadimag
(08.03.26)
sik olmayi seviyor. o sekilde daha iyi hissediyor olabilir.

ben de ojeliyken öyle hissediyorum. is görüsmelerine hep ojeli giderim.
0
Purple life
(08.03.26)
Değil ama özenli şık giyinince kişi daha iyi hissedip mutlu olabiliyor. Ben konteynerde yaşayıp konteynerde çalışırken yaşadığım yer ve ofis arasında 10 adım mesafe olmasına rağmen her gün özenerek giyinir işe giderdim. Arkdaşlar arasında benim gibi olanlar da vardı ama çoğunluk pijama ile gelirdi. Sahaya çıkmadığı sürece giyinmezdi.
+1
Amaranta ursula
(08.03.26)
öyle giyinmeye alışmıştır ve kolayına gidiyordur, dolabında o tarz kıyafetler çoğunluktadır. işi çok ciddiye alıyordur, evinde berbat bir ortam vardır çıkmak istemiyordur vs… çokşey olabilir
+1
deartheodosia
(08.03.26)
Instagram’da Corporate Girl akımı var. Ofis yaşamı bunaltıcı ama insanlar iyi giyinerek ve rutin oluşturarak kendilerini iyi hissediyorlar öyle anlıyorum.
0
kaset
(09.03.26)
(7)

duyuru 30+ oyun ekleşmesi

duyurukullanıcısı
oynadığımız oyun veya sevdiğimiz türü yazıp mesajla birbirimizi ekleyelim mi? yaş grubu olarak 30+ chill işten sonra 2 saat kafa dağıtmalık bir grup olsun dedimarc raidersbeyond all reasonaoe2dehelldivers2peak gibi indie oyunlarbu ara arc raiders ve beyondallreason giriyorum günde 1'er saat. akşam 8
oynadığımız oyun veya sevdiğimiz türü yazıp mesajla birbirimizi ekleyelim mi? yaş grubu olarak 30+ chill işten sonra 2 saat kafa dağıtmalık bir grup olsun dedim

arc raiders
beyond all reason
aoe2de
helldivers2
peak gibi indie oyunlar

bu ara arc raiders ve beyondallreason giriyorum günde 1'er saat. akşam 8-11 arası genellikle oyun mesaim. sea of thieves'te kara kuşak sahibiyim.

mevzu büyürse discord'da açarız şimdilik chill
0
duyurukullanıcısı
(08.03.26)
Conquerer‘s Blade
0
Purple life
(08.03.26)
boardgame arena (terra mystica, carnegie, ark nova, agricola, terraforming mars, azul…)
+1
eileengray
(08.03.26)
minecraft.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
aoe2de
0
compumaster
(08.03.26)
boardgame arena şahane bir şeymiş şu an öğrenmiş bulundum. catan oynamak isteyen varsa bekliyorum
+1
cay koy geliyorum
(08.03.26)
multilerde her seyi oynuyorum. (lol haric. 15 sene oynadim bir daha oynamamaya ant ictim)

board game de minimal oynadim ama ogrenmek istiyorum arkadasim yok.
0
aguen
(08.03.26)
yakın zamanda borderlands 3 ve risk of rain 2 için birilerini aradımdı ama buladımdı. Şu an mewgenics oynuyorum, o da birlikte oynanmıyor sanırım.
0
loch ness
(09.03.26)
(8)

Üniversite öğrencisi için yurtdışı tatili ya da work and travel tarzı girişimler?

mimikikili
Buna bütçe ayırmak zor mu? Masraflı mı? Kolay mı?Katılım nasıl? Mesela sınıfınızda kaç kişi gitti?Gitmek görmek üni. öğrencilerine göre faydalı mı? Yoksa boşa çaba mı? Okul biteli çok oldu. Şimdiki öğrenciler ne düşünüyor? Katılım yüksek mi merak ettim.
Buna bütçe ayırmak zor mu? Masraflı mı? Kolay mı?
Katılım nasıl? Mesela sınıfınızda kaç kişi gitti?
Gitmek görmek üni. öğrencilerine göre faydalı mı? Yoksa boşa çaba mı?
Okul biteli çok oldu. Şimdiki öğrenciler ne düşünüyor? Katılım yüksek mi merak ettim.
📊 Soru

Bu anket sona erdi. 12 oy kullanıldı.

0
mimikikili
(08.03.26)
Interrail, work & travel, Erasmus... Başka hiçbir işe yaramasa bile sırf eğlencesi ve hayat tecrübesi için bile yapılabilecek şeyler. Interrail için çok büyük bir bütçeye gerek yok, zaten keyifli kısmı da hostellerde, trenlerde gecelemek, olabildiğince ucuza getirmeye çalışmaktan geliyor. Erasmus zaten destekli bildiğim kadarıyla; muhtemelen cepten bir miktar para çıkıyordur yine ama astronomik olmasa gerek. Work & Travel'ın bütün olayı birkaç ay tabiri caizse eşek gibi çalışıp sonrasında tatili bedavaya getirmek.
+2
salihdt
(08.03.26)
Bu arada belki birileri faydalanır diye söylüyorum, www.workaway.info'ya bir bakabilirsiniz. Vize istemeyen bir ülkeye giderseniz tek masrafınız genelde ulaşım masrafı oluyor. Barınma her zaman, yeme-içme ise çoğu zaman karşılanıyor. Yine genelde yaş, eğitim vs. gibi bir sınırlama yok.
0
Sour
(08.03.26)
Hayatımdaki pişmanlıklarımdan ilk üçe girer. Bu tarz girişimlere katılmamak.
0
put it in your appropriate place
(08.03.26)
Vallaha erasmus yaptım ve iyi ki yapmışım. Yurtdışından arkadaşlarım oldu, hikayelerim oldu. Keşke work and travel da yapmış olsaydim, insana farklı şeyler katıyor. Açıkçası çevremde bunlara katılma fırsatını çeşitli sebeplerden bulamamış insanlar var ve genelde pişmanlar.
0
logisticsmanager
(08.03.26)
30 yasinda calisan ögrenciyim, master oldugu icin tam ögrenci sayilmam.
ama kendi bachelor dönemimde gördüklerim.

1. work and travel zengin isi bir sey. ajansa verdigin para cok fazla. ayrica orada ne is yapacagin sans isi. ajans sana oradan sonrasinda yardim etmiyor. abd'ye gidip mcdonalds'ta calismanin insana ne gibi bir faydasi olur bilemedim. onun yerine 2-3 haftaligina gezmeye git.
gözü acik insanin hali baska. amerika tam anlamiyla bir firsatlar ülkesi. work and travella gidip sirket kurup zengin olan da vardir ama beyaz yaka calisan another brick in the wall olacaksan gereksiz bana kalirsa.
2. erasmus cok iyi. hem avrupa birliginin verdigi katki payi var. aylik 300-400€ geliyordu gittigin ülkeye göre. erasmus egitime de katki saglar hem farkli bir sey görmüs olunur.
ayrica benim gittigim ünide dil kursu da vardi ücretsiz kredili. her milletten insan vardi. cok güzeldi.
ben yapmadim ama arkadaslarimdan staj falan bulan oldu. cok iyi firsatlar bunlar. bizim okuldan bir cocuk italya'da yapmisti. orada pizzacilarda calismis. mezun olunca italyan restorani acmisti. italya'ya hic gitmedim ama o dönem gitmis olan arkadaslar masa örtüsü menü vs her sey ayni italya diyordu.
0
Purple life
(08.03.26)
Öğrenciyim, geçen sene erasmusa gittim. 3.47 ortalama ile makine müh de hibe çıkmadı.

Gitmekten vazgeçecekken ailemin çalıştığı yerde bana burs veren oldu. Böylelikle gitme fırsatı elde ettim.

Gittiğim yer nordik ülkesiydi, her şey muhteşemdi, ama bir yerden de çok zordu.

Keşke gitmeseydim diyorum çünkü aileye çok yük oldu maddi açıdan.
Tramvay bileti 60tl, 1.15saat için. Bir yere gidecekken oyalanmadan tek biletle gidip gelmeye çalışıyordum. Biletim bittiyse çoğu zaman yürüyordum. O kadar yürüyordum ki ayaklarım bir yerden sonra tutmuyordu. Bu durumlarda minimum 50dk yürümüşümdür.

Okulun/yurdun yemekhanesi yoktu. Okulun var ama çok pahalı bir kere gitmedim. Salam kaşar sandviç yapıp okula götürüyordum. Yurtta da makarna, ya da dondurulmuş döner alıp yanında pilavla yiyordum.
Yurdun mutfağında hiçbir alet yoktu. İkea dan 1 tane tabak, kase, 1er tane çatal kaşık, 3lü plastik bıçaktan almıştım. 2 tane de bardak. Tüm yaşamım böyle geçti.

Maddi problemi bırakırsak, hayatımın en iyi dönemi olarak tanımlarım. Olduğum şehirden tek bir kere çıkabildim, ama k7 haftası gibi öğrenciler için müzelerin ücretsiz olduğu zamanlarda gezmedik yer bırakmadım.

Bizim okulda katılım orta sayılabiliri 70 kişilik bölümde 9 kişi gitti sanırım. Bu tarz istatistikler okulların uluslararası ofisinde yayınlanıyor, bakabilirsiniz.
En çok erasmusa gönderen ytü sanırım.

Bana toplam maliyeti 220k try gibi bir şey oldu.

Bana bir şey kattı mı konusunda; akademik olarak bir getirisi olmadı ama deneyim açısından muazzamdı. Bence her üniversite öğrencisi (yurt dışı olmak zorunda değil) ailesinden, konfor alanından uzak bir yerde tek başına kalmalı 🙂 insana çok şey katıyor.
Daha bunun çamaşırı, temizliği derken hayatta kalma içgüdülerini arttırıyor :)
0
substituent
(08.03.26)
Work and travelde aracı firmalarla j1 alıyorsun. bunun maliyeti 1000-2000 usd arası. Gidiş dönüş masrafı derken bedavaya çalışmış oluyorsun. Amaç paraysa parasal karşılığı yok. Yoğun çalıştırdıkları için gezemiyorsun. Kampta falan çalışıyorsan güzel bir ortam olabilir onun dışında sosyallik açısından da bekleneni pek vermez.
0
runaway
(08.03.26)
logistictmanager +1. Erasmusa gittim, muhtesem bir deneyimdi. Hem cok eglendim, hem ufkum acildi, hem dunyanin dort bir yanindan cesit cesit insan tanidim, hem dilini bilmedigim bir ulkede bir suru sorun cozmem gerekti (yurduydu, konaklamasiydi, telefonuydu, ders secmesiydi, vizesiydi, oturum izniydi vs), hem de farkli universtelerin akademik beklentilerini ve farkli fakultelerin ortaya cikardigi insanlari yakindan inceledim. 4. sinifta gittigim icin gittigim universtenin master dersterinden almam gerekmisti. Turkiye'deki lisansta 14 haftada anlattiklari bir konuyu, tum dersi yani, karsi universtede bir dersin alt konusu olarak 2 saatte anlatmislardi da sok olmsutum. O zamanlar kafamdaki "bunlar cok zordur, ben bunlari yapamam kesin" algisini cok guzel kirdi.

Work and travel pahaliydi, odeyemem diye gitmemistim, keske zorlayip gitseymisim.

Yurt disi tatili ayni sey degil ama, bunlarla bir tutulmamali bence. Calismaya basladiktan 1-2 sene sonra 2-3 haftaligina interrail yapilabilir, ama ogrenciyken zorlamaya gerek yok bence. O da ayri eglenceli ama 3-4 aylik programlarin etkisi 2-3 haftalik gezilerden cok daha buyuk. Zorlanacaksa Erasmus ya da Work and Travel zorlanmali.

Bence bir universite ogrencisi imkani varsa kesinlikle boyle seyler yapmali, hic olmazsa en azindan aileden uzak okumali.
0
taurina
(10.03.26)
(7)

Ragbi bizde niye tutmadı?

yurtsuz john
Tam bizim millete uygun spor değil mi? Taktik maktik yok bam bam bam. Rambo Okanlar falan. Tribün bestelerimiz desen 'Ölmeye ölmeye ölmeye geldik...' Al sana tam ölmelik spor. Full maskülen. Futbol gibi 40'ar dakika 2 devre zaten. Niye olmadı?
Tam bizim millete uygun spor değil mi?

Taktik maktik yok bam bam bam. Rambo Okanlar falan. Tribün bestelerimiz desen 'Ölmeye ölmeye ölmeye geldik...'
Al sana tam ölmelik spor. Full maskülen. Futbol gibi 40'ar dakika 2 devre zaten.

Niye olmadı?
+1
yurtsuz john
(07.03.26)
Biz de futbol da tutmadı aslında. Tutan şey fener cimbom fanatizmi. Benim takım şampiyon oldu, en büyük fener.... muhabbeti. Bizim memlekette tutan tek spor 80 lere kadar güreşti. Sonra karekete kursları falan açıldı. O da bitti.
Bizde estetik, zeka ve tutku yok. Sadece iddia kumar biz kazandık, nasıl koyduk kültürü var.
Spor değil linç kafası.
-3
mimikikili
(07.03.26)
rugby’i bilmiyorum ama amerikan futbolu aslında sırf taktik oyunu. oyuncular bile kollarında yazan yüzlerce taktikten seçip oyun kuruyorlar. neden tutmuyor sorusuna ise yanıtım çok fazla kural olması. kuralları anlatana kadar insanlar çok sıkılıyor. tam anlamadıkları için de her oyun durduğunda daha da bunalıyorlar. oyunun çok durması da bir etken diyebiliriz.
0
eileengray
(07.03.26)
üniversitelerde korumalı futbol takımları var, pro takımlar da var. ara ara gidiyoruz. totalde futbolda 3 5 kez stada gitmişimdir, korumalı da her sene en az 3 5 maça giderim.
0
klassno
(07.03.26)
Rugby is a hooligans’ game played by gentlemen, and football (soccer) is a gentlemen’s game played by hooligans. :)
-1
Purple life
(07.03.26)
Bizim ülkede futbol tutmadı demek dünyanın en cahilce yorumu. Kızlı erkekli sokaklarda çocukların futbol maçı yaptığı ülkede futbol tutmadı fanatizm tuttu demek :d Tamam kardeşim en marjinal sensin.

Ragbi gibi sporlar çok uydurma. O yüzden tutmadı
+2
messina123
(08.03.26)
Geniş yeşil alanlar lazım, bunlar şehirlerde yok. Amerikan futbolu kadar olmasa da belli bir ekipman lazım; en azından dişlik falan, fazladan para demek. Bir de fiziksel temas sorun olur; küçük yaşlarda aileler çocuklarının o spora yönelmesini istemezler, büyük yaşlarda da kan çıkar.
+1
salihdt
(08.03.26)
Ragbinin ünlü memleketlerinden birinde olarak bir kere tehlikeli spor. Futbolda sağın solun kırılır, ragbide beyin sarsıntısı.
Buna ek olarak çocuklarımız futbol için bile zor besleniyorken ragbici zor çıkar. Ülkede proteine erişim zor, spor salonuna erişim zor. O yüzden zaten fakir ülkelerden bu tarz sporlar çıkmaz.
Bir de taktik yok demişsiniz de biraz abartmak heralde çünkü çok ciddi var :)
0
logisticsmanager
(08.03.26)
(3)

Oje markası önerisi??

mutekebbir
Selamlar,2023'te aldığım oje seti şimdilerde bitmek üzere. Çok sevdiğim memnun kaldığım bir set fakat son yıllarda ojelerin kaliteleriyle ilgili çok fazla negatif yorum okuyorum. Kullanıp memnun kaldığınız markalar neler?Geçenlerde şöyle bir bakayım dedim oje fiyatları delirmiş, büyük ihtimalle yine
Selamlar,

2023'te aldığım oje seti şimdilerde bitmek üzere.
Çok sevdiğim memnun kaldığım bir set fakat son yıllarda ojelerin kaliteleriyle ilgili çok fazla negatif yorum okuyorum.

Kullanıp memnun kaldığınız markalar neler?
Geçenlerde şöyle bir bakayım dedim oje fiyatları delirmiş, büyük ihtimalle yine set alıp uzun süreyi garanti altına alırım.

Sevdiğiniz setleri paylaşır mısınız?
Benimki buydu mesela;
www.trendyol.com
30 tane ojeyi 2023'te 499 liraya almışım vay be şimdi 500 liraya 3 oje alınıyor herhalde.

Flormar uzun yıllardır boykot listemde onun dışında her öneriye açığım, şimdiden çok teşekkürler.
-1
mutekebbir
(07.03.26)
Ben pek oje sürmüyorum ama elimdekilere bakınca ağırlıklı Pastel almışım. Az sürdüğüm için hiç set almadım genelde sevdiğim bir renk olunca tekli alıyorum.
0
Amaranta ursula
(07.03.26)
Flormari boykot listende tur. Asiri kalitesiz hemen cikiyor.

Ben pasteli begeniyorun.
0
Purple life
(08.03.26)
pastel, flormar, yves rocher ve alix avien ojelerim var. en çok alix avien'den memnunum. renk skalası da çok geniş. 14 numarası çok güzel <3 iyi bir baz (yves rocher ve sally hansen) ve iyi bir oje kurutucu ile (golden rose ve üzerine redist) yaklaşık 1 hafta minik deformasyonlarla tırnağımda tutabiliyorum.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-4
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
0
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
+1
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
0
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
+1
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
0
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-4
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
-1
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+2
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(5)

Bacak- üst vücut oranı

michael_knight
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?Hangisi daha iyi?
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?

Hangisi daha iyi?
0
michael_knight
(06.03.26)
tanımadığım insanlarda bile çok dikkatimi çeker.
genelde erkeklerin belden altı kısa, kadınların ise uzun çevremde. zaten ortalama da böyle bildiğim kadarıyla. her durumda alt bölümün tadında uzun olması, estetik olarak daha iyi duruyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
Üzerine düşünmediğim sürece çekmiyor dikkat. Ortalama üstü uzunsa leylek bacak olup olmadığı belli oluyor sadece.
0
Bruce
(06.03.26)
Benim bacaklar üst vücuda göre biraz daha uzun. Çevremdeki insanları gözümün önüne getirdiğimde uzun boylu olanların bacak boyları nispeten daha uzun.

Genel olarak üst ve alt vücut oranı eşit milletiz. Yabancıların 'lanky' dediği vücut bizde pek yok sanki.

Uzun bacak kadında daha güzel duruyor bence.
+1
yurtsuz john
(06.03.26)
hayir no idea.

hic dikkat ettigim bir sey degil.
0
Purple life
(06.03.26)
bir orantisizlik varsa dikkatimi cekiyor.
uzun bacak her turlu iyidir.
0
cooperr
(09.03.26)
(9)

siz ne düşünüyorsunuz?

lüzumsuz adam
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosy
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.
cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosyal medyanın etkisiyle artık bu olaylardan çok daha fazla haberdar oluyoruz. eskiden haberimizin dahi olmadığı her şeye her an tanık oluyoruz. evet, insan doğasının içinde karanlık bir taraf var. bu eylemlerin ve davranışların çirkinliğini de toplumsal sözleşmelerle ve süregelmiş ahlaki birikimle tanımlıyoruz ve yine bu araçlarla engellemeye çalışıyoruz. buna rağmen bu sarmalın dışına çıkamıyoruz. içinde bulunduğumuz dönem için ani bir dönüşüm tabii ki gerçekçi değil; ama nereye gidiyor bu durum?

bir çözüm olduğuna inanıyor musunuz? mücadele etmek mi çözüm, kendimiz ve sonraki nesiller için mücadele etme tatmini mi? bunca insan için refahı sağlamak ve onları eğitmek ne kadar gerçekçi? yoksa bu duruma alışmamız, buna adapte olmamız mı gerekiyor?

insan doğası gerçekten toplum kurmaya uygun mu acaba yoksa biz doğamızla çelişen bir düzen kurmaya çalıştığımız için mi bu döngülerden çıkamıyoruz ve böyle öfke doluyoruz.
belki de sorun insanların kötü olması değil de toplum kurmaya çalışmalarıdır noktasına geldim galiba.

siz ne düşünüyorsunuz?


not: bıkkınlık ve bezginlik değil sorgulayan öfke içerir.
0
lüzumsuz adam
(05.03.26)
Ayrilmak isteyen kadini öldürmek ülkede kültür gibi bir sey oldu.

Nasil cözülür bilmiyorum. Ama en basta ataerkillikten, düzgün davranan git diyince giden erkeklere prenses erkek demekten vs vazgecmek gerekiyor bence.

Öldürenler anadolunun ögretmen atanmayan köyünden gelmiyorlar. Bildigin dogma büyüme istanbul. O yüzden ne eğitimi vereceğiz bilmiyorum.

Medya ile sistematik bir sekilde algi degistirme yapilabilir.

Verilen cezalar uygulanmiyor bile. Yarginin hali ortada. Kimler hapiste kimler disarida.
+4
Purple life
(05.03.26)
kandırıldığımızı, güçler dengesi dünyasına yetişemediğimizi hissediyorum. insanlığın 2. dünya savaşından sonra derme çatma da olsa kurduğu refah toplumu hayali söndü bence. büyük facialardan sonra büyük bir refah yaşanmıştı ve bizden sonrakiler bunun belki kokusunu bile duyamayacak kadar şanssız olacaklar.

ahlak ve erdem gibi davranışların insanın doğasında bulunduğunu düşünmüyorum sadece belli standartlara inanmıştık ve bu kavramları pratik fayda üretecek şekilde sisteme entegre edebilmiştik, artık o yok. umutsuz oldu ama fikrim bu.
0
suicmeyenadam
(05.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
psikolojik olarak sakatlanmış bir toplumuz. toplum insanlara bireyselliği, mutlu olmayı, hayatı yaşamayı öğretemiyor. bunun yerine bağımlı, kavga-öfke-saldırı güdümlü bir toplum ortaya çıkıyor. bunlar dürtüsel hareketler olduğu için ceza miktarlarının artması çözüm olmaz.
0
orpheus
(05.03.26)
İnsan tabiatın parçası değil. Tabiat insanoğlunun figürasyon ve dekoru. Tabiatın doğal bi unsuru değil. Hayvanlar ve bitkiler içgüdüleriyle hareket eden canlılar. İnsanda ise diğerlerinde olmayan bişey var: bilinç

İşte o bilinç insanı bilimadamı da yapabiliyor adi bi katil de.

İşte bunu kontrol etmek mümkün değil. Ne devlet ne aile insanı durduramaz.

Kısaca insanlık ilk günden beri ilerlemiyor. Arabalar evler değişiyor. İnsan aynı.

Eskiden köle vardı artık paralı köle var.
Eskiden de filozoflar vardı yine var.
Eskiden de din istismarcı vardı yine var.

Yanii tüm bunlar yanılgı. İnsanlık i ler le mi yor.
Hep yerinde sayıyor...
0
luluki
(05.03.26)
Luluki'ye katılıyorum. Bir noktada medeniyeti yanlış tanımlamaya başladık. Artık medeniyet ile teknolojik gelişme aynı şeylermiş gibi anlaşılıyor ancak insanlık, "insanlık" diye bir şey var olduğu andan itibaren sahip olduğu bütün problemlere hala sahip. Bugün bulabildiğiniz en eski yazılı kaynakları; kutsal kitapları ya da efsaneleri inceleyin, orada bahsi geçen her ne varsa: Irkçılık açlık, katliam... Hepsi bugün de var.

Kadına ve çocuğa şiddet de bunlardan biri. Bir birey olarak yapabileceğiniz en etkili şey en başta kendi çocuklarınızı buna göre yetiştirmek. Şiddet ve istismarın birer hak, araç ya da seçenek olmadıklarını onlara öğretmek.
0
salihdt
(06.03.26)
bence insanoğlu var olduğundan beri çokta değişmedi. şu anki durumun orta çağdan ne farkı var? o zamanda bu tarz şeyler oluyordu, sadece kötü haber çok yayılamıyordu. teknolojinin gelişmesi her şeyin görünürlüğünü artırdı ve hiç bilmediğimiz aslında var olan suçların olduğunu bilmemizi sağladı. toplumlar var olduğu sürece bu tarz şeyler olmaya devam edecedek. en gelişmiş olarak görünen batı kültüründe de benzer suçlar olunca ve üstü kapatılınca insanoğlunun pek bir ilerlediğini sanmıyorum.

Sigmun baba demiş ki: Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler vardır. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi.' Bbc ben çağı belgeselini izleyebilirsiniz.

bir arkadaşım söylemişti, 'güçlülerin bir çemberi var eğer sana gözünü dikip o çembere alırlarsa sana he türlü kötülüğü yaparlar' diye.
çoluğumuzu çocuğumuzu bu çemberden korumaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
sen iyi insani hor gor ezikle, kotuluk yapani yucelt. sonra toplumun iyi olmasini bekle.

ulke dizide anasini kesene, onune geleni vurana, kocasini aldatana hayran olsun sonra gel iyi ol bu toplumda.

bu hastalikli yapiyi tum toplum olarak yaratiyoruz kisilere indirgemekle bu is cozulmez.
0
gule gule
(06.03.26)
Çok güzel yorumlar yapılmış ama ben de yazmadan geçemedim.

Bu olayların çok küçük bir kısmını dürtülerini kontrol edemeyen psikopatlar yapıyor. Büyük çoğunluğu bireysel sapkınlık değil, toplumsal ve kültürel bir mesele. Zaten bu yüzden oranlar toplumdan topluma ve bölgeden bölgeye bu kadar değişiyor.

Sorun toplumsal cinsiyet rolleri, ilişki normları, yetiştirme biçimi ve şiddete yönelik tutumlar.

Bir toplumda kadın ve erkeğe eşit değer verilmiyorsa, roller cinsiyete göre katı biçimde belirleniyorsa, bir ilişki “iki bireyin birlikte olması” değil de “birinin diğerine ait olması” gibi görülüyorsa ve şiddet bazı durumlarda anlaşılabilir ya da tolere edilebilir sayılıyorsa orada bu tür olayların yaşanması tesadüf değildir.

Biraz sondan başa bakalım. Öldüren kişi ne diyor? Beni reddetti. Beni terk etti. Benden ayrılmak istedi. Beni aldattı. Erkeklik gururumla oynadı. Namusumu kirletti.
Yani kadının tercih hakkı olduğu kabul edilmiyor. Çünkü ihtiyaçları, istekleri ve gururu önemli olan kişi erkek. Kadın ise ona tabi. Bir kadın bir noktada bir erkekle ilişkilendirilmişse artık hayatı boyunca o erkeğin istediği gibi davranması gerekir.
Kadın erkeğin namusudur. Kadının davranışları erkeğin erkekliğini temsil etmektedir.
Erkek kadına söz geçiremiyorsa yeterince erkek değildir.
Böyle bir denklemde kadının ayrılmak istemesi sadece bir ayrılık değildir. Erkek için bir otorite kaybı ve aşağılanma olarak algılanır.
Peki bu düşünce nereden geliyor? Yetiştirme biçiminden. Kızlara itaat etmeleri öğretilir, oğlanlara hükmetmeleri.

Yani sorun da çözüm de kültürel. Çocuk büyüdüğü evde sağlıklı bir ilişki görürse, toplumsal cinsiyet rolleri sağlıklı yerleşirse o da sağlıklı bir ilişki yaşayabilir. Anormal beklentiler ve davranışlar normalmiş gibi kabul gördüğü sürece de yayılmaya devam ediyor
0
mezzosprite
(06.03.26)
(12)

7-8k tl bütçelik ne hediye isterdiniz?

The colors of my sea perfect color me
Size hediye alinacak olsaSpesifik marka ürün model vs
Size hediye alinacak olsa
Spesifik marka ürün model vs
-1
The colors of my sea perfect color me
(05.03.26)
şuan için klasik olacak ama lazım olan şey bana parfüm mesela
kablosuz kulaklık olabilir o fiyat aralığında
+1
eja
(05.03.26)
Cash olarak
0
avatar is back
(05.03.26)
Longosphere de bir gece olabildi
0
kisa
(05.03.26)
Masa tenisi oynadığım için Stiga Cybershape Wood CWT raket isterdim :)
0
kimlanbu
(05.03.26)
Puma koşu ayakakabısı, hangi modeline yetiyorsa.
0
kumandanim
(05.03.26)
Tesla araba yatağı
+1
gabe h coud
(05.03.26)
-Lego
-Kindle
0
mutekebbir
(05.03.26)
4 charles’ta yemeğe götürüleyim. parasından ziyade rezervasyon yaptırabilirse çok şaşırırım.

üstteki gerçek isteğim ancak siz gerçekten fikir olarak soruyorsanız renkli bir salomon xt6 veya birken olabilir. bir deneyim de olabilir (gösteri, konser, uçak bileti, spa).
0
eileengray
(05.03.26)
tissot casio falan güzel bir saat
+1
ground
(05.03.26)
Ipek sal
0
Purple life
(05.03.26)
İntercom
0
mirty
(05.03.26)
12 Eylül'deki anyma konserine bilet hoş olabilirdi

www.aure.com.tr

Ya da buradan kadeh
0
kullanicadi
(05.03.26)
(11)

Düşük tansiyonla yaşamanın ne zararı olabilir?

Cesario
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor. Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum. Hangi durumda muayene olmam gerekir?Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var,
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor.

Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum.

Hangi durumda muayene olmam gerekir?

Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var, kalp krizi vs. Düşük olunca neler oluyor vücutta?

Not: 33 yaşındayım. 3 ay önce doktora gidip muayene oldum. Kan, idrar tahlili vs tam kapsamlı. Hiçbir şey çıkmadı.
0
Cesario
(05.03.26)
Ereksiyon problemi
-6
arbre
(05.03.26)
doktor değilim. benim bildiğim uzun vadede bir sakıncası yok yüksek tansiyon gibi. doktorların ilaç vermek gibi bir yönlendirmesi de olmuyor bildiğim kadarıyla. geniş ailemde de bende de mevcut. özellikle yazları kötü oluyorum. hafif bir baş dönmesi eşlik ediyor, nabzım yükseliyor. bulantı kusma pek olmadı. düşüp bayılma ihtimalinize karşı uzanmak ya da güvenli bir yere gitmek lazım. ben mümkünse ayaklarımı uzatıp tuzlu ayran içiyorum. hemşire sade soda içebileceğimi söylemişti kötü hissettiğimde. ayağa kalktığımda gözüm kararıyor bazen. aile hekimi de genç yaşlardayken öğün atlamaktan olabileceğini söyledi bu durumun. kardiyolojiye vs. gitmedim açıkçası bu durum için.
0
black holes in the sky
(05.03.26)
aile hekimime sormuştum bu durumu; ''biz düşük tansiyonu severiz'' demişti.

ekstrem sporlarla uğraşıyorsan sorun yaratabilir. göz kararması, kısa süreli kendinden geçme gibi.
0
yurtsuz john
(05.03.26)
yatak yaraları, çoklu organ yetmezliği, kangren, nekroz.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
Sabah yazıp silmiştim. Yine yazayım.
Basınç düşükse organlara yeterli kan gitmiyor demektir.
Her organı ayrı ayrı düşünün. Uzun vadede ve hep yetersiz oksijen alan, yetersiz beslenen organ ne olur.
-1
Mirket
(05.03.26)
@mirket, bu söylediğin yanlis.

Oksijeni verebilmek için tansiyon yükseliyor zaten. Eger bayilma fenalasma gibi durumlar yoksa düsük tansiyon kalbin daha rahwt calismasi demek.
+3
Purple life
(05.03.26)
yuksek tansiyon dolasim sistemini yorup erken olduruyor. ona dikkat etmek lazim. organik bir tesisat sonucta bu surekli basinca maruz kalirsa bir yerde yipranacak mantiken. dusuk tansiyon iyidir. benim de genelde 10 6'dir tansiyon. ama 8 5 bana bile dusuk geldi.

semptom var mi onlara bakmak gerekir. bas donmesi falan olmuyorsa, vucutta genel bir yorgunluk yoksa aktif sporunu normal yapan biriysen vucudun idare ediyor olabilir. yeteri kadar tuz/elektrolit almiyor olabilir misin?
0
antikadimag
(05.03.26)
@antikadimag

Sağlıksız şeyler yemiyorum ama öğün olarak da yeterli beslenemiyorum.

Bu sebepten olabilir. Düzenli aralıklarla ayran mi içeyim tuzla karıştırarak?

Himalaya tuzu aldım mesela iyi midir?
0
🌸Cesario
(05.03.26)
valla hocam tavsiyeyi doktor versin ya tam butun verileri gorenler onlar. yani doktor bunu problem olarak gorup ilac vermediyse bence cok endiselenecek bir sey yok. ama genel kural olarak tuz tansiyonu arttirir. eksik tuz aliyorsaniz ondan ekstra dusuk cikmis olabilir ama hali hazirda tuzlu besleniyorsaniz veya baska bir saglik komplikasyonu varsa tuzu arttirmak da mantikli olmayabilir.
+2
antikadimag
(05.03.26)
Babam 76 yaşında ve ömrü boyunca tansiyonu 8-9 / 5. Hayatı boyunca zayıf fit biriydi, hep çok uzun mesafeler yürürdü.

Geçen sene akciğer kanseri oldu, 9 hafta haftada 1 kemoterapi aldı. İnanılmaz yorucu ve zor bir süreçti ve bu dönemi atlattı. Hala immunoterapi alıyor -akıllı ilaç-

Bunu sunun için yazdım; pek çok kanser hastasi bu dönemlerde kalp yetmezliği, organ yetmezliği gibi sorunlar yaşıyor. Akciger kanseri 4. Evre Adam buralardan hasarsız çıktı ama burada 33 yasinda saglikli adama organ yetmezliği falan yazanlar olmuş :)

Kangren yazan var. Hayır ağzımı bozmayacagim :))
+1
makbur
(06.03.26)
doktorlar yüksek tansiyondan daha iyi oldugunu söylüyorlar. Tavsiyem yaninizda kucuk paket tuzlardan bulundurmanız. Ben oyle yapıyorum. Nerede ne zaman düşeceği pek belli olmuyor.
0
acelaacedebela
(06.03.26)
(6)

karakter hakkında fikir verir yoksa münferit bir olay mı?

ercu cozer
geçen sene bir iftara davetliydim, orada bir konu geçti iş nedeniyle tanıdığım bildiğim bir adam (b kişisi olsun) bir memleketi (x yöre insanını) ve memleketin insanını (x'li insanları) aşağıladı kendince başka etnik köken yakıştırması yaptı vs . ben de karşı çıktım biraz medenice tartıştık ama iş n
geçen sene bir iftara davetliydim, orada bir konu geçti iş nedeniyle tanıdığım bildiğim bir adam (b kişisi olsun) bir memleketi (x yöre insanını) ve memleketin insanını (x'li insanları) aşağıladı kendince başka etnik köken yakıştırması yaptı vs . ben de karşı çıktım biraz medenice tartıştık ama iş nedeniyle hep görüştüğüm biriydi.
neyse bu sefer x memleketli bir grup insan bir iftar organize etmişler böyle o bölgedeki etkili ,nüfuz sahibi az sayıda insanın katılacağı bir iftardı beni davet ettiler ben de gittim.

bir baktım x'lilerin iftarında b de var. b benden hiç utanmadan başladı x'lileri yalamaya siz öyle iyisiniz böyle iyisiniz benim eşim de x'li ; adamlar da buna o kadar hürmet etti ki meğer adamlar bunu hep yedirir içirir gezdirirmiş bu bir seneye yakındır bunların ortamındaymış. hiç benden yüzü kızarmadan o kadar yağ çekti ki hiç geçen sene onları konuşmamış gibi karşımda yüzü bile kızarmadı.
geçen seneki tavrı anlık bir şeydi ,münferit bir vakaydı diyip geçmeli yoksa bu gerçekten bu karakterde biri midir?
0
ercu cozer
(05.03.26)
anlatılanlara dayanarak cevabım: karaktersiz.
+3
lazpalle
(05.03.26)
geçen sene seninle yaptığı tartışma sonrası belki hizaya gelmiştir diyeceğim ama yalakalık yapan adamdan iş olmaz.
+1
neira
(05.03.26)
Verir.
Aklima birinci dünyasi yenilgisinden sonra fransizlara gidip osmanli fransa mandasi olmak istiyor, ingilizleri görünce osmanli ingiliz mandasi olmak istiyor diyen boris johnson in dedesi ali kemal‘i getirdi.
0
Purple life
(05.03.26)
Adamın karakteri bu.

Düttürü Dünya filminde şark kurnazı, kaypak bir karakterin repliği vardı o geldi aklıma:

''liberaller mi başa geldi? sen de liberal olacaksın. solcular mı geldi? sen de solcu olacaksın. ağnadın dee mi''
+2
yurtsuz john
(05.03.26)
Zayıf karakterli olma ihtimali yüksek.
0
kumandanim
(05.03.26)
Karaktersiz +1

Münferit vakaydı deyip geçmeye gerek yok. Çok samimi olunacak biri değil gibi. Sadece merhaba-merhaba...
0
himmet dayi
(05.03.26)
(3)

Yurtdışında iki hafta kalmaya gitmeden önce

sekizdokuzon
Ne gibi düzenlemeler yapmak lazım? Harcamaları Euro/us hesabından yapmak ya da e-sim gibi meseleleri nasıl halletmek lazım. Gürcistan'a gideceğim.Teşekkürler.
Ne gibi düzenlemeler yapmak lazım? Harcamaları Euro/us hesabından yapmak ya da e-sim gibi meseleleri nasıl halletmek lazım. Gürcistan'a gideceğim.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(03.03.26)
Kartınızı bence Euro hesap özetine çevirin fakat yine de Pos cihazlarında Lari~Euro exchange'i yapılacağı için ufak miktarada değişiklik olacaktır.

E-Sim tavsiye ederim tüm yurtdışı seyahatlerimde kullanıyorum. Son güncelleme ile birlikte emin olmamakla beraber bazı uygulamalar Türkiyeden erişim yasağı geldi kurulumda problem yaşayabilirsiniz bu nedenle gitmeden netleştirin bu konuyu orada bakarım demeyin.
+1
kablelvuku
(03.03.26)
dil bilmiyorsan mide bulantısı , ishal zehirlenme grip durumları için ilaç al yanına, ilk koyduğum şeydir bavula ilaç.
+3
eja
(03.03.26)
Internete ne kadar ihtiyacin olur bilmiyorum. Ben offline maps ile isimi halledebiliyorum.
Gitmeden indirebilirsin.
+1
Purple life
(03.03.26)
(5)

gençlik bir güzellik kriteri mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
birisi yaşlı erkekler için yaşın bir güzellik kriteri olduğumu söylemişti. birisi geçse güzeldir diye düşündüklerini anlatmıştı. sizce bu iddia doğruyu yansıtıyor mu?
birisi yaşlı erkekler için yaşın bir güzellik kriteri olduğumu söylemişti. birisi geçse güzeldir diye düşündüklerini anlatmıştı. sizce bu iddia doğruyu yansıtıyor mu?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.03.26)
Evet
+1
baldur2
(03.03.26)
Genclik güzellik kriterleri arasinda herkeste her millette her cinsiyette ortak olan tek kriter.

Bunun deneyi var hatta. Insanlarin begendigi ortak özellikleri topluyorlar ve ortaya bir bebek cikiyor.
Büyük gözler, kücük bir cene vs.
0
Purple life
(03.03.26)
Gençlik güzellikle aynı anlamı ifade etmez ama gençlik enerjisi, gencin yaşama sevinci (yani olması gereken hali), gencin hevesliliği, neşesi, hareketliliği, yetişkinlere göre daha fazla olan umudu ve iyimserliği ona bir güzellik katar evet. Özellikle ileri yaşlardaki erkeklerin ilk veya yeniden evlenmek/ilişki kurmak için genç kadın seçmelerindeki kriterler bunlar, gençlik çok fazla etkiliyor. Cinsiyeti yok diye düşünüyorum.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
genç insanın algısı açıktır, huysuz değildir, sağı solu ağrımaz, otururken kalkarken garip sesler çıkarmaz, hayattan şikayet etmez, gözü bozuk değildir, yatakta daha aktiftir.

yani o kadar çok artısı var ki , 20li yaşlarında birini 30lu yaşlara tercih ederim ki ediyorum çünkü türkiyede yaşamak zorunda değilim. yaşadığım yerde kimle olmak istediğimi seçme özgürlüğüm var.
0
plastic_angel
(03.03.26)
tek bir insandan bahsediyorsak evet gençliği genellikle yaşlılığından daha güzeldir ama sofia vergara'nın 53 yaşını ayşe özgün'ün gençlik haline tercih eder herhalde herkes. tek başına hiç bir anlamı yok yani kimse için de yaşlı erkekler de genç tavlayabilmek bir statü göstergesi gibi olduğundan çekicidir belki onu bilemiyorum.
0
semaforo de medianoche
(03.03.26)
(15)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+2
arbre
(03.03.26)
Istanbulda metro vagonlarında havalandırmayı çalıştırmıyorlar, kışın içerisi 35 derece falan oluyor. herkes terliyor, en çok bundan nefret ediyorum. bu klimayı çalıştırmama olayı deodoranta alkol olarak bakan bir toplumda yapılmamalı. ayrıca insanlar da soğuk-sıcak-soğuk şoklamasına maruz kalıp hastalanmamalı.

onun dışında yayılarak oturanlara ayar olurum, çantasını da yanına koyar hatta. direkt gidip onları sıkıştıracak şekilde çökerim.

durakta inenlere öncelik vermeden binmeye çalışanlara laf sokarım.
+3
eileengray
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
(15)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
0
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
35+. sıfır dolgu, sıfır kanal. 20lik dişlerim gömülü ve yataydı, onlar çekildi tabii. çocukken dişlerime florür sürülürdü, çok iyi hatırlıyorum. bütün bu florür muhabbetinden önce.
0
eileengray
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
(5)

trump'ın kızının adı neydi?

exlibris
sabah bir twitte görmüştüm. "baba savaşı durdur dedim" falan diye... millet altına komikli yorumlar yazmıştı. kadının adını unuttum.
sabah bir twitte görmüştüm. "baba savaşı durdur dedim" falan diye... millet altına komikli yorumlar yazmıştı. kadının adını unuttum.
-3
exlibris
(02.03.26)
Necla
+3
Smithsonian
(02.03.26)
adini bilmiyorum ama gobek adi Dürriye
-1
cooperr
(02.03.26)
tiviti de buldum x.com
-2
🌸exlibris
(02.03.26)
necla. google'a trump'ın türk kızı yazarak 3 saniyede buldum. bu kadar basit bir şey için duyuru açmaya üşenmiyor musunuz?
+14
beatbox yapan metalci
(02.03.26)
Necla trump.

Babacigim babacigim venezuele baskanini serbest birak savas olmasin.
0
Purple life
(02.03.26)
(6)

dişler çürümeye kaç yaş gibi başlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
30, 40, 50, 60? dişlerimiz çürümüş ve fark etmemiş olabiliriz mi?
30, 40, 50, 60? dişlerimiz çürümüş ve fark etmemiş olabiliriz mi?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
anne karninda bile baslayabilir.
+3
Purple life
(02.03.26)
oluşması farklı bir konu ama düzenli kontrole gidiyorsanız fark etmeme ihtimaliniz yok. bir kesim hiç gitmiyor o yüzden yazıyorum.
+4
eileengray
(02.03.26)
benim 20li yaslarda basladi.
hanim 40i gecti onda tek curuk yok.
ne kadar iyi bakarsan bak genetik.
+1
cooperr
(02.03.26)
Diş hekimi arkadaşım var, o bana bir şey yiyip diş temizlenmediğinden itibaren 48. saatten itibaren çürüme aktif olarak başlar demişti.
0
muhayyer divan
(02.03.26)
Senede bir kontrole gidip diş röntgeni cart curt verip muayene de olursanız her türlü fark edilir
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(03.03.26)
çok değişkenli bir durum , genlerle ilgili olabilir
benim hiç çürük dişim olmadı dolgu yapılmadı kanal tedavisi vs bilmem
diş etlerimde apse sıkıntısı var şişiyor kızarıyor .
bir arkadaşımın çocuğu daha 7 yaşında 8 dişi çürük dolgu yapılacak
+1
devilone
(03.03.26)
(4)

istanbuldaki kitapçınız

a perfect lie
şöyle ferah, sakin içinde oturabileceğim güzel bir kitapçı arıyorum. Kütüphane olmasın. Ama müthiş bir kütüphanedir sakindir diyorsanız belki deneyebilirim. avrupa yakası tercihim ama anadolu yakası da olur, uzak bir ilçe filan demeden tüm önerilerinize açığım. hatta uzaklarda filan iyice sakin bir
şöyle ferah, sakin içinde oturabileceğim güzel bir kitapçı arıyorum. Kütüphane olmasın. Ama müthiş bir kütüphanedir sakindir diyorsanız belki deneyebilirim.

avrupa yakası tercihim ama anadolu yakası da olur, uzak bir ilçe filan demeden tüm önerilerinize açığım. hatta uzaklarda filan iyice sakin bir yerde olsa güzel olur. ama içinde de uyduruk kitaplar olmasın.

Yazılacak tüm önerilere teşekkür ederim,
+1
a perfect lie
(28.02.26)
Benim gitme fırsatım olmadı ama Bulgur Palas'ın çok övüldüğünü duydum.
+2
(28.02.26)
Frankeştayn kitabevini seviyorum. Ama orada ders çalışılır mı emin değilim.

Salt galata ve salt Beyoğlu’na haftaiçi gidiyorum (içlerinde kitapçı olarak Robinson crusoe var). Galata’da alt kat arşiv katını tercih ediyorum, çok az insan ve güzel bir ortam var. Sadece kayıt yaptırmanız gerek.

İbb kütüphanelerinden atatürk kitaplığı (ferah ve manzara mükemmel), troleybus kütüphanesi, ipa florya kitaplığı (ferah), baruthane’yi seviyorum.

Feshane kütüphanesi de güzel ancak kalabalık çoğu zaman. Rami de kalabalık.

Akm içindeki vakko kütüphanesi de sakinliği ve atmosferinden ötürü sık gittiğim bir yer ancak kitapçı değil.

İstanbul modern’in kütüphanesi de hafta içi sabah güzel. gemi yoksa deniz manzaralı.

Kanyon remzi kitabevi da oturmak açışından fena değil.
+3
eileengray
(28.02.26)
Türk alman kitabevi güzeldi
+1
Purple life
(28.02.26)
İBB Habitat Kütüphanesi var, sakin güzel bir kütüphane.
+1
hayalhayal
(28.02.26)
(9)

parfum yeniliyor musunuz?

nibba
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
📊 parfum yeniliyor musunuz?
evet %10 (5)
hayir %90 (45)
-1
nibba
(26.02.26)
Abi kalıcılığı en dandik parfüm bile tüm gün kalıyor vücutta ama koku körlüğü oluştuğu için insanlar 2 saatte bir pıs pıs sıkıyor, çok gereksiz hareketler bunlar o parfümün kuruduktan sonra açığa çıkan notaları da çok güzel, çoğu kişi fark edemiyor onu.
+2
kizil karga
(26.02.26)
devamlı parfüm sıkıp kapalı mekanda duran insanlar gerçekten çok ağır duruyor. bence parfüm dışarı çıkmadan önce sıkılıp biraz dağılması beklenmeli. yoksa gerçekten koku çok yoğun. özellikle erkek parfümleri daha da yoğun.

tabi kaliteli parfüm ise. dandik parfümler hemen uçup gider zaten.
+3
nuevo
(26.02.26)
genelde kadınlar yapıyor, ben yakıştırıyorum açıkcası.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.02.26)
uzun zamandır aynı parfümü sıkıyordum. bi süre sonra asla kokusunu almamaya başladım. bilinen de bi parfüm ama bu ne tırt mı filan diye kendimi sorgularken bir gün farklı bi parfüm sıktım. ertesi gün saçımda kokuyordu hala. arkadaşın koku körlüğü diye bahsettiği olay muhtemelen. değiştire değiştire kullanmak lazım.

eşim (e) sabah sıkıp akşam işten geliyor. hala parfüm kokusunu alıyorum onun mesela.
-1
elorelia
(26.02.26)
Orijinal parfüm kullanıyorum yenileme ihtiyacım olmuyor çünkü;
1- parfümde kokunun oturması için uçarak 5-10 dk tam yerleşmesi gerekiyor zaten. Sürekli yenileme ile gerçek kokunun yerleşmesi de bozuluyor aslında.

2- burun zaten alıştığı için kişinin sürekli buram buram kokusunu almaması gerekiyor kalıcı olan parfümler akşama kadar kalıyor.

Hatta bir keresinde kıyafetle çok kapalı olacak bir yere parfüm sıkılmaması gerektiğini bu uçarak tam kokunun yerleşmesine engel olduğunu okumuştum hep boynumun yan tarafına sıkarım bu nedenle. Bu açılış kısmı parfümden parfüme değişiyor çok ağır başlangıcı olan parfümler var mesela sonradan koku yumuşuyor. Ben sevmiyorum ama 5 dk sonra tam koku değişmiş oluyor aslında.
+2
titanic kemancısı
(26.02.26)
K.

Yapmiyorum öyle bir sey.
+1
Purple life
(26.02.26)
bir kere sıkılıp çıkılır evden cebimizde parfüm mü taşıyacağız. Kadınlara özgür bir durum o bile nadir.
ha benim arabada var parfüm unutursam evden çıkarken sıkıyorum.
0
jamswety
(26.02.26)
Misal sabah işe gittim, iş çıkışı da bir yere gidilecek ==> evet.
Yoksa gün içinde hayır.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
yanımda taşımam ama eve uğramışsam bi fıs daha sıkarım
0
paintov
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-1
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-8
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-3
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
0
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
0
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+2
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+3
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-4
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.