Giriş
(4)

Maruz kaldığınız son zorbalık?

sekizdokuzon
Yaşadığım ilçe üzerinden aşağılandım (Sultangazi). Bir de zorbalığa uğramak eskisi kadar şaşırtıyor mu? Beni artık şaşırtmamaya başladı. Bunu söyleyen yedi göbek Şişlili olsa hadi neyse de eli azıcık para görünce bütün o süper eğitimine rağmen özüne dönen, kendi klasmanında olmayan herkesi bazen açı
Yaşadığım ilçe üzerinden aşağılandım (Sultangazi). Bir de zorbalığa uğramak eskisi kadar şaşırtıyor mu? Beni artık şaşırtmamaya başladı. Bunu söyleyen yedi göbek Şişlili olsa hadi neyse de eli azıcık para görünce bütün o süper eğitimine rağmen özüne dönen, kendi klasmanında olmayan herkesi bazen açık bazen örtülü hakir görmekte sıkıntı görmeyen klasik yarı cahil. Balıkesir'in köyünden gelip burada beyaz yakalı taklidi yapmiyorlarmis gibi bir hallerm Türkiye cidden enteresan insanlarla dolup tasmaya başladı.

Teşekkür ederim.
-3
sekizdokuzon
(03.05.26)
Maruz kaldıysam da çok ince zorbalamislardir, anlamadım. Ama zorbalasalar da bunları ciddiye almayacak durumdayım sanırım
0
kisa
(03.05.26)
Hatirlayamadim valla.

Spinning classta egitmen beni zorbalamis olabilir. Gerizekali muamelesi gördüm resmen ilk kez geliyorum diye. Ben spinning Class ilk kez geliyorum ilk kez bisiklete binmiyorum fkfkfkf
-1
Purple life
(03.05.26)
Yani Sultangazi olunca bir şey diyemedim
0
topkapiaksaray
(04.05.26)
eski koca zorbalıyor her fırsatta devamlı. onun dışında hiç rastlamadım, düşündüm aklıma bir şey gelmedi.
0
deartheodosia
(04.05.26)
(3)

"Ozel gunden bir onceki gun" konseptine ne diyorsunuz

üğpoıuy
Son donemde fark ettiniz mi, ozel gunleri bir onceki gunden kutlama/anma modası cikti sosyal medyada.. neden boyle olduk
Son donemde fark ettiniz mi, ozel gunleri bir onceki gunden kutlama/anma modası cikti sosyal medyada.. neden boyle olduk
+3
üğpoıuy
(03.05.26)
Çünkü özel günler resmi tatil, yani geneli, e o gün milyonlarca firma kutluyor ve paylaşımlar arada kaynıyor, o nedenle bir gün önce geç saatlerde ya da sabah erken saatlerde paylaşıyorlar kurumlar.
0
ebeş
(03.05.26)
ne olmusuz ya? sacma sapan bir seye takilmissin.
-9
Purple life
(03.05.26)
genelde yaşlılar yapıyor. bayram yoğunluğundan unuturum diye 1 gün önceden kutluyor. boomerların zamanı geçti artık idare etcez.
0
mikahakkinen
(04.05.26)
(4)

İzmir doktor kulak burun boğaz uzmanı

ground
4-5 aydır işitme kaybı ve lenf bezleri şişmesi sorununa çözüm bulunamadı. Alanında uzman bir doktora ihtiyacımız var. Mesajla da atabilirsiniz teşekkürler şimdiden.
4-5 aydır işitme kaybı ve lenf bezleri şişmesi sorununa çözüm bulunamadı. Alanında uzman bir doktora ihtiyacımız var. Mesajla da atabilirsiniz teşekkürler şimdiden.
0
ground
(02.05.26)
Purple life
(03.05.26)
www.cembilgen.com

Ege Tıp'tan emekli olup kendi özel muayenehanesinde hasta bakıyor. Çok iyi doktordur tavsiye ederim.
0
nundu
(03.05.26)
Sorunuza cevap değil ancak Egepol hastanelerine sakın gitmeyin, büyük para tuzağı.
0
HellKeePer
(04.05.26)
İzmir'de KBB'nin tanrısı (hatta bence tüm Türkiye'de) Prof Dr Tayfun Kirazlı'dır. Ege ABD başkanlığı yaptı. Cem Bilgen'in falan hocasıdır.
0
matematisyen
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(4)

gec yasta tr'ye göc eden birinin saglik sigortasi

Purple life
türk vatandasi ama yurt disinda para kazanmis biri. 55 yasinda mesela tr'ye geliyor. artik calismayacak. saglik sigortasi nasil oluyor? SGK olmaz galiba. sonuc olarak TR'de para kazanmiyor. özel saglik sigortasi mi yaptirmali mi?özel saglik sigortasi olunca devlette hizmet alamaz mi?cok özel vakalar
türk vatandasi ama yurt disinda para kazanmis biri. 55 yasinda mesela tr'ye geliyor. artik calismayacak.
saglik sigortasi nasil oluyor?
SGK olmaz galiba. sonuc olarak TR'de para kazanmiyor.
özel saglik sigortasi mi yaptirmali mi?
özel saglik sigortasi olunca devlette hizmet alamaz mi?
cok özel vakalar icin aslinda üniversite hastanesi daha iyi olmaz mi? bundan mahrum mu kalacak?
-1
Purple life
(02.05.26)
Gss odeyip saglik hizmetlerinden yararlanabilir.
0
baldur2
(02.05.26)
@baldur, tesekkür ederim.

yas, gecmis saglik durumu ve gelire bakilmaksizin tr'de yasayan herkes GSS'ye girebiliyor mu?
-1
🌸Purple life
(02.05.26)
evet aylık 2000 civarı ödemesi var. sigortalı işe girilirse bu ödenmiyor. iş çıkışı tekrar başlıyor ödemeler. ama tam sağlık sigortası gibi değil. bazı kısıtlamaları var.

2026 yılı itibarıyla zorunlu Genel Sağlık Sigortası (GSS) aylık prim tutarı 1.981,80 TL olarak uygulanmaktadır. zorunlu ama. ödemezsen faiziyle artıyor her ay. sigortalı işe girilirse çalışılan aylar için bu ödenmiyor.
0
illegalstar
(03.05.26)
GSS ödemesi gerekmeyebilir. Yurtdışında çalıştığı sürenin emekli primlerinin buraya saydırılması ya da prim borçlanması gibi şeyler var. Burada emekli olmuş gibi sağlık sisteminden de faydalanabilir. Hangi ülkede yaşadı, orada sigortalılığı neydi gibi detaylara göre değişiyor. En yakın SGK'ye gidip bilgi alması en sağlıklısı olur.

www.sgk.gov.tr
0
kobuzchu kiz
(04.05.26)
(17)

orta sinif misiniz?

Purple life
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?
sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?

orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
-4
Purple life
(01.05.26)
En aşağı 3*asgari ücret alan orta sınıftır. Şahsi fikrim
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bana kalırsa asgari ücretin 6-7 katı orta sınıf...Ben orta altım.
0
gadlemler
(01.05.26)
Orta sınıf deyince hemen akla para gelmesin. Tatil deyince aklına sadece çoluk çocuğu alıp köye götürmek gelen zengin, orta sınıf değildir. 'Haftada bir ailecek dışarda yemek yiyen, yılda bir tatile giden, sinemaya, tiyatrpya gitme kültürü olan, Dünya ve ülke siyaset ve ekonomisinden az buçuk haberdar ve fikir sahibi olan, çocuklarının istikbali konusunda kaygı duyan ve bu yaşamını destekleyecek nispette gelir sahibi olan' diye tanımlardım ben olsam.
+2
Mirket
(01.05.26)
ne kadar kazandigin kadar toplam degerinin ne oldugu da onemli.
bence orta direk 500 bin dolar mal mulk ve kesintisiz 6-7 asgari ucretten basliyor.
obur turlu gelirin yuksek bile olsa daha ev alamamis adam orta direk degildir bence.

eskinin orta diregi cogunlukla fakir klasmanina dustu artik. ben de kendimi orta direk falan olarak gormuyorum, dogru durust mali mulku arsasi, ufak da olsa pasif geliri olmayan adamdan orta direk falan olmaz.
-1
cooperr
(01.05.26)
Üst sınıfım. Yılda 10 milyon liranın üzerinde ücret gelirim var. Menkul kıymetlerden de en az bu kadar kazanıyorum. Kira / Airbnb gelirim de var. 3 araba, Biri 20 m tl’lik 3 yazlık, 30 m tl’lik ev, 80 m tl’lik hisse senedi.
-18
gabe h coud
(01.05.26)
Bu çok göreli bir şey. takdir edersiniz ki Amerika’da ve Türkiye’de orta sınıf çok farklı olur. Türkiye’de ekstra farklı.

Çalışan kesimden,
Asgari ücret alan %40
70k+ %5-10
100k+ %1-2

Kalanlar da asgari ücret ve 70k+ arası işte. Bunlar 2025 verisi ama yüzdelik dilimler çok değişmemiştir.

Türkiye’de çok dengisiz olduğu için ney bir şey söylemek zor. İstanbulda dededen kalma evi olup asgari ücretle çalışan birisi 50-60k maaş alan biriyle aynı skalada olur herhalde?

Birde Türkiye’de tek yaşayan çok yok. Kişileri teker teker düşündüğümüzde orta sınıf altı, ama aile şeklinde düşündüğümüzde orta sınıf hayatı oluyor.
0
substituent
(01.05.26)
Eskiden bu ayrım daha basitti, örneğin karı koca öğretmen olan bir aileye orta sınıf diyebiliyorduk. Maalesef artık gelir adaletsizliği ile sınıflar arası dilimler çok açıldı. Aileden ev bark, otomobil vs kalmadı ise kira ödüyorsa iki memur artık zor geçinen kısımda. Ben kendimi eskiden orta sınıfta olarak konumlandırırdım, şimdi lüks villa, lüks otomobil, yazlık sahibi, asgari ücretin 5-6 katı gelir sahibi ve bir iki yerden kira geliri olan kimselerin kendilerini orta sınıf saydığına şahit olup şaşırıyorum bazen. Bankada miras vs yolu ile 20 milyonu olan adam aylık 1 milyona yakın gelir sahibi olabiliyor ki bu rakamı rüyasında gören hiç bir zaman tek seferde eline alamayacak milyonlar var ülkede.
0
creepy
(01.05.26)
görünürde orta sınıfız, ekonomik olarak alt orta.
0
mikahakkinen
(01.05.26)
orta sınıf kapitalizm soytarılığıdır.

ben orta sınıf değilim. işçi sınıfıyım. maaş alanım. iki ay maaş alamazsa sokağa düşecek olanım. emeğini, iş gücünü satarak para kazanan vatandaşım. ne kadar insan bunun farkına varır, o kadar hızlı aşama kaydederiz.
+6
der meister
(01.05.26)
sınıfın ortası olmaz. ya işçi ya da sermayedarsındır.

bir de mevsimlik işçi (prekarya) olabilirsin, o zaman zaten geçmiş olsun.
0
klassno
(01.05.26)
@thetrue, gelirinin vergisi 450k ama yillik hane geliri toplam 400k.

Kanadada vergileri baya yüksekmis :)
-1
🌸Purple life
(01.05.26)
Kanada'da vergiler yüksek gerçekten. Tecrübeli bir mühendis ayda 10 000 USD yi pek geçemez. Yukarıdaki arkadaş gerçekten iyi sallıyor. Kanada gibi Hintli ve Bangladesli göçmen merkezi olan bir yerde yaşamak psikolojiyi fena zorluyor olsa gerek
+2
runaway
(02.05.26)
kanadalı arkadaşın demek istediği: insanların en temel yaşam ihtiyaçları üzerinden para kazanıyorum, onlar bütün bir ay çalışıp kira ödeyecekler ki benim çocuklarım çalışmasın. eğer o da gerçekse tabii.

umarım çanına ot tıkarlar ve sen de çocukların da madende çalışırsınız allahın beleşçi parazitleri.

yattığın yerden para kazanıp "millet iş beğenmiyor" diyeceksin, sende o ışığı görüyorum. o ışığını söndürecekler, sana şimdiden söyleyeyim. o yüzden kendine iş bak.
gelecek 20 yılda kendine iyi iş bul bence. çünkü senin gibi insanların başkalarının parasıyla yaşamasının önüne geçecekler. o zaman ağlama.
+4
der meister
(02.05.26)
Gelirim yaşadığım şehre göre orta sınıf ama aileden zengin olmadığım için bunun bir önemi yok fakirim.
-1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
bildigin isci sinifiyim ben de. zengin sevmem, gotu kalkmis zengini hic sevmem.
-1
banach
(02.05.26)
Sadece parayı söyleyerek orta ve üst sınıf olduğunu iddia edenler ne yaşıyor. Erzurum'da, Kars'ta 500 tane ineği olan insan da mı orta sınıf. Hey Allah'ım ya. Ben orta sınıf değilim, mühendis olmama rağmen işçi sınıfıyım ama çoğu konuda kendini orta, üst sınıf görenlere tek atarım. Bu modası geçmiş, anlamsız bir sınıflandırma.
-5
arbre
(02.05.26)
Bundan bi 10-12 yıl öncesine kadar sınıfsal olarak değil tabii ama kendimi ruhsal olarak daha orta sınıf hissederdim, istediğim müzikallere gidebilen, kaygısı olmadan dışarıda istediği yere oturup yemek yiyip içki içebilen, sosyal hayatta daha aktif, etkinliklere çok rahat bilet alabilen biriydim, alışveriş yaparken etikete bakmaya gerek duymazdım (normal mağazalara giderdim tabii lüks değil).

Zamanla artık menüye bakmadan yemek siparişi veremediğim, etkinlikleri ayda bire kadar düşürmek zorunda kaldığım, alışveriş yaparken günlerce düşündüğüm günlere geldim.
Sınıfsal olarak işçi sınıfı, ruhsal olarak fakir.
Hayatımın hiçbir döneminde şu anki kadar fakir hissettiğimi hatırlamıyorum ve bu her geçen gün yinelenmeye devam eden bir his.
+3
mutekebbir
(02.05.26)
(7)

Bazı trans kadınlar neden daha güzel oluyor

darkwizard
https://www.instagram.com/iamsamikautto/Örnek bu kadın gibi bana her zaman trans kadınların normal kadınlardan daha kibar olduğunu düşünmüşümdür.Eşcinsel değilim bu arada
www.instagram.com
Örnek bu kadın gibi bana her zaman trans kadınların normal kadınlardan daha kibar olduğunu düşünmüşümdür.
Eşcinsel değilim bu arada
-10
darkwizard
(01.05.26)
Trans olup tomboy olacak degiller heralde :D
0
Purple life
(01.05.26)
Bunun nesi güzel
+5
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bu kadının neresi güzel kanka
+2
kullaniciadimvar
(01.05.26)
Onda alet vardır. Latin bir de... açıp gösterse korkarsın.
+3
runaway
(01.05.26)
Trans olarak normal bir tip ama güzel bir kadından daha güzel değil gerçekten zevkinizi anlamadım. Bu kadar filtre/ makyaj kullanan birini doğal bir kadınla kıyaslıyorsunuz. Estetik bir algınız yokmuş
+1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
Bazı trans kadınlar gerçekten çok güzel oluyor ama bu kişi onlardan fersah fersah uzak. Suratında özellikle kaş göz bölgesinde hala bir erkeksilik mevcut.
0
ekimoloji
(02.05.26)
trans kadın değil bu . trans erkek.
0
illegalstar
(03.05.26)
(8)

Anneler gününde ne alacaksınız?

ekimoloji
Sb
Sb
-1
ekimoloji
(01.05.26)
Annem çiçek ve orkide çok seviyor. Çok da güzel bakar uzun yaşatır. İnşallah bulabilirsem orkide veya evde bulunmayan farklı bir çicek almak istiyorum. (Çicekciden değil marketleri takip edicem hem uygun oluyor hem de güzel çesitler geliyor özel günlerde)
0
egerbiryolcu
(01.05.26)
Sarılacağım.

Senelerdir bir şey almıyorum.
0
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Anamın telefonu bozulduydu telefon alacağım
0
kullaniciadimvar
(01.05.26)
Hafta içi Altın radikal bir artış göstermezse bilezik planlıyorum. Bakalım.
0
ezkaza
(01.05.26)
masaj kuponu.
10'lu blok. dizlerine ve ayaklarina masaj yaptirtmayi cok seviyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.05.26)
biz anamıza hamur yoğurma makinesi aldık. canım kız kardeşim annemin istediklerini, favorilerini, kafasında neyin olduğunu çok iyi bilir. onun liderliğinde hareket ettik. bana sorsan aklıma hiçbir şey gelmez.

anneler günü'nde anneye "ev eşyası" alma fikrini ben pek sevmiyorum açıkçası ama annem böyle şeyler söylediğimde "oğlum sen de çok derin düşünüyon" deyip kızıyor. o yüzden ses etmedim. hamur işidir çiğ köftedir vs. sever ve sıkça tüketiriz. erken almış olduk ama kendisi de çok memnun oldu, şimdiden kullandı. ailecek memnunuz o açıdan.

bi de ben gün yaklaşınca fiyatı köklerler diye düşünmüştüm ama tam aksine yüzde 20 civarı ucuzladı. biraz da o yüzden erken aldık.
-1
der meister
(02.05.26)
Emekli maaşı olmadığı için Para veriyorum artık, hiçbir ihtiyacı kalmadı orkideye de doydu.
0
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
Cicek disi seyler yazin da biz de faydalanalim :) cicek bir hafta sonra cöp olur. Kalici hediyeler lazim.
-1
Purple life
(02.05.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+7
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+20
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
-1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+6
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+6
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-3
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-2
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(13)

Bu kadın sizce güzel-çekici mi?

64654942
Yorumlayalım. https://www.instagram.com/denizzaksoy/
Yorumlayalım. www.instagram.com
-4
64654942
(28.04.26)
ikisi de değil.
+1
yurtsuz john
(28.04.26)
fönsüz ve makyajsız hayal ettim midem bulandı.
-5
plastic_angel
(28.04.26)
Güzel, bakımlı vücut fit daha ne olsun.
Çekici olup olmadığına karar vermek için aynı ortamda olmak lazım.
0
duhan
(28.04.26)
Basketbol tutkunu olmasam vücudu çekici derim o kadar.
+1
kumandanim
(28.04.26)
Hos ve güzel.
Burdakilere kimseyi begendiremezsin.
-5
Purple life
(28.04.26)
Esmer seven için güzel
Açık tenli seven için güzel değil
+1
HellKeePer
(28.04.26)
6/10
Bok atamam ama oyle 'abii deli gibi arzuluyorum' da demem.
+1
duster
(28.04.26)
güzel'in zıttı değil, ama bana göre de değil.
insta olmadığından detaylı bakamıyorum fakat genel olarak bu tiplerin (kara kaş-göz, buğday ten+bronzer+smokey eyes+jilet gibi kaşlar ve saçlar) çok beğenildiğini biliyorum.
+1
lil siztah
(28.04.26)
Yüzü fazla kemikli vücut iyi.
0
anon1m
(28.04.26)
kız 6/10 sadece bakımlı, güzelik illüzyonunu yaratan bu.
0
orpheus
(28.04.26)
Bence güzel. Purple artı 1
0
Cezcez
(28.04.26)
guzel degil ama cekici. kendisinde "normal insan" cekiciligi var. yani artik normal insana, yuzune denk gelmek zor, herkes birbirine benziyor.
+1
Sour
(28.04.26)
makyaji, estetigi, pahali kiyafet ve aksesuarlari at = bagcilar konfeksiyon kizi.
0
buenosdias
(28.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
0
elorelia
(26.04.26)
(8)

Insanlara yaptığı yanlışları söylüyor musunuz?

pembediken
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
0
pembediken
(23.04.26)
Hayir. Haddim degil gibi geliyor.
-2
Purple life
(23.04.26)
cok samimiysem soylerim, soyledigim oldu.
+2
cooperr
(23.04.26)
Yanlışı bana ise söylerim genelde ya o zaman ya da zamanı gelince. Yanlışı başkasına yapmışsa da genelde kendimi tutamayıp o an diyorum ama samimiyet derecesine göre söylemediğim/ ya da sonradan söylediğim de oluyor.
0
Amaranta ursula
(23.04.26)
Gelişime açık ve nasihat götürür bir insansa, samimiyet derecem fark etmeksizin söylüyorum. Nasihat götürmez biriyse, en yakınımsa bile söylemiyorum. Davranışsal değil de bilgisel bir hataysa, bir kez mutlaka doğrusunu belirtirim. Yabancıya bile… Örneğin “o düğme o işe değil şu işe yarıyor” demek…
0
yadigar
(23.04.26)
Yakınlarıma direkt söylerim.
Yakın olmadıklarıma sorarlarsa söylerim.
0
mutekebbir
(23.04.26)
İş ortamında "Senin cehaletin benim hayatımı etkiliyor" gibi bir durum yoksa söylemiyorum. Varsa yeri geldiğinde bu konuyu da içeren bir şeyden bahsediyorsa o sırada söylüyorum. Eğer dikkate almazsa ve benim hayatımı etkileyecek konu devreye girerse bu olayla alakalı kendisiyle konuştuğumu da söylerim ilgilisine. İş arkadaşlarıyla ilişki tuhaf olabiliyor, çoğu zaman yakın çevremdeki insanların bana yapmadığı şeyler için nazını çekmemi bekleyen 1-2 tip oluyor, olmaz. Kendim yanlış olduğunu bildiğim için yapmadığım şeyi başkası bile isteye yaparsa onun adına bunun sonucuna ben katlanamam.

Yakın çevremde söylerim, birbirimize böyle şeyleri söyleriz, hep böyleydi. Kimi sorun eder, her ilişki farklı.
0
akhenaten
(23.04.26)
öncelikle yanlışın türüne bağlı.
iş hayatında, profesyonel çalışmaları etkileyecek bişeyse, genel müdürden amelesine mevki ayırmadan doğru bildiğimi söylerim; hiç affetmem.
toplumsal etki yaratan bir yanlışı, sokaktan geçen adam dahi olsa direkt söyler ve üstelerim (kardeşim bu sebeple bir gün çok kötü dayak yiyeceğimi söylüyor).
ancak arkadaş arasında olan konularda, sevip-sevildiğim ve benim fikirlerime değer verdiğini bildiğim bir insansa ve çok gerekiyorsa söylerim; diğer türlü pek karışmam.
+1
lil siztah
(23.04.26)
eskiden söylüyordum artık söylemiyorum alınıyolar sonra ben kendimi çok kötü bir insanmışım gibi hissediyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(5)

Yeni insanlarla nerede tanışıyorsunuz

arbre
Karşı cins için soruyorum. Sevgilinizle nerede tanıştınız?
Karşı cins için soruyorum. Sevgilinizle nerede tanıştınız?
-16
arbre
(21.04.26)
Ortak arkadaslardan yürü bence.
Bilim adamlari bile söylüyor artık kaydirip durmayin birbirinizi. Dating appler önceden iyiydi ama su an suyu cikti bence.
+1
Purple life
(21.04.26)
koklayarak buluyorum
-2
rajkoothrapali
(21.04.26)
artık tanışmıyorum.
-2
false pretension
(21.04.26)
tanışmıyorum.
(bkz: forever alone)
+5
late viper
(21.04.26)
Ankara için Actizone ve Hibuddy uygulamasını indir.Bir de urbansurf var istanbul için
Çöpçatanlık uygulaması fln değil yanlış anlaşılmasın maksat yeni insanlar tanımak sonrası duruma bağlı
0
smokee
(22.04.26)
(12)

Arkadaşlığı sonlandırmak için yeterli bir sebep mi bu?

egerbiryolcu
Yeni bir ortamda bir haftadır bir arkadasla tanıştım. Ortama okul diyeyim. Geçen gün bu kişi bana dedi ki gel programı öğrenelim mi? Olur dedim eşlik ettim. Gittik koordinatörün odasına. Yetkili kişi programı paylaştığını iddia etti ama sonra gerçekten bize ulaştırılmadigini anladı. O sırada ekranda
Yeni bir ortamda bir haftadır bir arkadasla tanıştım. Ortama okul diyeyim. Geçen gün bu kişi bana dedi ki gel programı öğrenelim mi? Olur dedim eşlik ettim. Gittik koordinatörün odasına. Yetkili kişi programı paylaştığını iddia etti ama sonra gerçekten bize ulaştırılmadigini anladı. O sırada ekrandan fotoğrafını cekebilirsiniz dedi ve arkadaşım çekti. Zaten kadının yanında o vardı. Kadın da bir yandan ekrana bakıyor telefona bakıyor ve birşeyleri çözmeye çalışıyor böyleyken bir şey mırıldandı ben tam anlamadım. Bir telefon numarası istediğini anladım sadece. Arkadaşım ışık hızıyla geriye çekilip el kol gel gel yaptı gulumseyerek bana ve o boşluğa geçmek zorunda bırakıldım. Sonra sadece programı iletecek diye bir numara vericem diye düşündüm. Kadın numaramı aldı bir de gruba ekledi. Meğer temsilcilik içinmiş ve yıl boyunca arada köprü olunacak takipte kalınacak vs

Çıkarken kıza beni yaktın diye söyledim. O da dedi ki ben sorumluluk almak istemedim bir şey kaçırırım falan. Ben de dedim ki e ben de istemiyordum. Deseydin istemiyorum diye akıl verdi. Kendisi kadına karşı ben bu görevi istemiyorum demedi. Ayrıca bana da sen istiyor musun diye sormadı. Eminim benim o an olayı anlamadigimi bile anlamıştır.

Kıza çok kuruldum ve artık sadece mecbur kalırsam görüşmek isterim (ben bir yerde otururken beni görüp yanıma gelirse gibi)

Çunku tek bir olay anlattım ama kız bence manipülatif biri ve beni saf yonlendirilebilen biri olarak gördü. Geçen gün de mesela dedi ki kuaföre bakmaya gidelim mi. Ben zannettim sadece merak etti gezme amaçlı. Gittik iki saat kadınla saçının boyanması hakkında fiyat vs konuştu. Ben de dikilmekle kaldım orada. Ama giderken ben fiyat soracağım gelir misin deseydi sen git gelmiycem derdim gayet. Ben hep masum bir şekilde arkadaşıma eşlik etme amaçlı hareket ediyorum ama belli ki gerçekten yonetiliyorum.

En azından erken fark ettiğime avundum ve mesafe koymaya özellikle normal şeylere bile hayır demeye karar verdim umarim da aklıma gelir ve uygularım.

Kiza çok kurulmamin sebebi başıma açtığı iş cidden büyük bir vakit isteyen ek iş gibi bir şey ki benim hayat tempoma hiç uymuyor o an kadına da çok itiraz edememiş oldum. (Ama bugün gidip o koordinatöre de hayır diyeceğim)
-2
egerbiryolcu
(21.04.26)
Mesafe koyabilirsiniz, düzgünce konuyu anlatıp nelerden rahatsız olduğunuzu, neden böyle davrandığına karşı tavrınızı net bir şekilde ortaya koyarsanız zaten ortada çok da bir 'arkadaşlık' kalmayacak gibi. Bu şahıs yalnız kalmaktan, sorumluluk almaktan çekinen ve yanındakine emirvaki yapmaktan geri durmayan biri belli ki. Zaten arkadaşlık söz konusu değil gibi pek.
+3
amelie poulain
(21.04.26)
ya ortada pek bir arkadaşlık durumu yok gibi +1
sorun sende değil, senin iyi niyetini kullanan kişide. o yüzden mesafe koymakta fayda var diyorum ben de. bencil biri gibi geldi bana. hiç sevmem ben öyle insan.
+2
Sadece soruyorum
(21.04.26)
Arkadaşlık başlatmamak için yeterli bir sebep.
+5
mutekebbir
(21.04.26)
bence siz saf ve yonlendirilebilen birisiniz

sizin gibi insanlar az baya istatiksel olarak. neden? bilmiyorum.
+3
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
bence de saf birisin :) kuaföre gezmeye gidildiği nerde görülmüş. kız seni manipüle etmiyor sadece tahmin ettiğini düşünüyor bence. kuaföre gidelim mi dediğim arkadaşıma ne soracağımı açıklamam çünkü o tahmin eder belli ki uzun sürecek bir iş var.
+3
yenibirgüzelnick
(21.04.26)
@yenibirgüzelnick
Yine de safligimi anlayıp özellikle açıklamıyor gibi geldi. Normal bir arkadaş demez mi ya ben bı fiyat sorucam sen de gelir misin gibi.

Ama evet çok safim:/
0
🌸egerbiryolcu
(21.04.26)
Temel mesele ne biliyor musun, hayır diyememek. Bence önemli sorunlarından biri bu.
Yoksa insan anlar, kendi o an aymasa bile kafasının içinde ne alaka kuaföre bakmak der ve sonuca varır siz bu sonuca varmak istemiyorsunuz çünkü hayır demek, ısrar karşısında düzgün mazeret bulamama gibi çekinceleriniz var.
Ben hayır demeye 5-6 sene önce başladım o zamana kadar çok sıkıntı çektim bu yüzden, çok şükür ısrar karşısında dikilmeyi de öğrendim.
Bunlar zamanla oluyor önce kendinizi zorlaya zorlaya yapın, sonra alışırsınız:)
+3
mutekebbir
(21.04.26)
@mutekkebir benim en büyük sorunum bir de anlık durum/söz/ olay karşısında ölçüp tartamiyorum şu olayları iki dakka önceden bilsem bunlar başıma gelmez mesela veya hayır demek için vakit kazanırım. Benim galiba herkese bir müddet hayır demem, bir çay içme bile teklif ediliyorsa neden niye falan diye sorma pratikliği kazanmam lazim. Değiştiğini zannedip yerimde saydığımız fark ettiğim için de canımı sıktı bu mesele.
+1
🌸egerbiryolcu
(21.04.26)
Ikinci vaka cok normal degil mi? Yani kuafore bakmaya gidelim denince gezmek anlamazdim ben de. Demek ki bir isi var kuaforle diye dusunurdum. Ayirmak istedigim vakte gore de ne isi oldugunu sorardim belki.

Ilkinde de sizin durumu anlamamis oldugunuza bu kadar hakim olmayabilir. Ki anladiktan sonra sonucta bu bir zorunluluk degil, sonradan da hayir diyebilirdiniz.
+4
ghilleinthemist
(21.04.26)
Senin kocanin evi yok ki…
Arkadasin değil tanidik o. Birak öyle kalsin.

Sen de alman gereken büyük dersi gör ve al bence. Yarim yamalak anladiginla kimseye güvenip is yapma. Gecen bir is adami vardi bu sekilde bir evraki okumayip bir sirketini satmis haberi bile yok.
0
Purple life
(21.04.26)
ablacım bu kızı acilen salla ve saflık seviyeni seyrelt lütfen
+2
rajkoothrapali
(21.04.26)
bazı insanlar yalnız bir yere gidemez, arkadaş dediğiniz kişide böyle biri. kullanacak başka birini bulsun. siz arkadaşça davranırken o yalnız olmama çabasında. zihinsel geviş getirme yapacağınıza mesafeye koymadan rahatsızlıklarınızı direk yüzüne söyleyin.
0
mikahakkinen
(21.04.26)
(6)

Kapsül otel

put it in your appropriate place
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?Valensiya g
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.

Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?

Valensiya gideceğim. Airbnb ile hostel arasında gidip gidip geliyorum. Bakalım.
0
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Sokakta yatarim ama kapsülde kalamam. Git paşalar gibi hostelde kal.
+1
Purple life
(20.04.26)
Ben kaldım, bavulu ayak ucuna koymuştum. Yorgunluktan direkt uyduğum için baska bir tecrübem olmadı. Bir tık klostrofobik.
+1
mirty
(21.04.26)
hiç tavsiye etmem. bazı kapsüllerin havalandırması kötü oluyor, senden önce kalan kişinin kokusu bile hala orada kalmış olabiliyor ve tabut gibi. çok yorgunsan bunları tolere edebilirsin ama ben olsam biraz daha fazla para verip normal 4-6 yataklı bir hostelde kalırdım.
0
elektr10
(21.04.26)
hostelde kalacağıma kapsülde kalırım. daha güvenli ayrıca mahremiyeti var. viyana'da 1 gece kalmıştım.
+1
HellKeePer
(21.04.26)
hiç kalmadım ve sokakta yatarım kapsülde kalmam +1
o gideceğin yere hiç gitme daha iyi.
0
Sadece soruyorum
(21.04.26)
amsterdam da kapsül otelde yakın arkadaşım ile beraber kaldık. baya çift kişilik yatağı olan ve yatağın ayak ucunda bir kişilik giyinme yeri olan bir yerdi. zaten uyumadan uyumaya girecez diye dert etmedik. ama sabah olduğunu anlama işi olmadığı için alarm kurmak gerekiyor kalkmak için :)
0
bigcaptain
(22.04.26)
(13)

Dizi tavsiyesi

yadigar
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
0
yadigar
(19.04.26)
su an succession izliyorum.

ne zaman cekildi bilemiycem. ama coook iyi.
0
Purple life
(19.04.26)
peaky blinders
sharp objects
the night of
the night manager
22.11.63
when they see us
-3
baldur2
(19.04.26)
Battlestar Galactica
The Expanse
dexter
sons of anarchy
scrubs
Lucky Louie
Louie
+2
late viper
(19.04.26)
sopranos
the wire
band of brothers
+3
orpheus
(19.04.26)
Person of interest
+3
etna
(19.04.26)
The Sopranos, The Wire ve Better Call Saul'u izledim ve kesinlikle öneririm.

Henüz izlemesem de listemde olan ve çevremde zevklerini bildiğim ve güvendiğim herkesin şiddetle tavsiye ettiği Succession da ekleyebilirim buraya.
+3
10551037
(20.04.26)
Spartacus 1. sezon
0
yurtsuz john
(20.04.26)
Klaiskleri sıradan sayarım.

GoT
Lost
Prison Break
OZ
Behzat Ç
HIMYM
...
0
matematisyen
(20.04.26)
bir sonraki bölümü merak etsin, izlemeye devam etsin diyorsanız Lost'la başlasın.

aşk, entrika, aksiyon, gizem her şey olsun derseniz Game of Thrones.

gülsün derseniz how I met your mother ve friends.

genel olarak süper bir dizi derseniz breaking bad ve better call Saul.
0
co2s2
(20.04.26)
Sherlock
Six Feet Under
Dark
Oz
Fringe
Twin Peaks
The X-Files
Vikings
Nip/Tuck
0
auroraaurora
(20.04.26)
Breaking Bad
Narcos
Bron|Broen
The Serpent
0
amelie poulain
(20.04.26)
Sopranos
Oz
Breaking Bad
The Wire
House of Cards
Person of Interest
Prison Break
Fargo
Narcos
Peaky Blinders
+3
iwasbornonamountainside
(20.04.26)
person of interest
fargo
dexter
black sails
lost
the wire
dark

mini diziler
1883
11.22.63
chernobyl
+1
tabii lan manyak mısın
(20.04.26)
(6)

Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Lubb
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih m
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?

Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih memnun etmiyor da.
📊 Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

0
Lubb
(18.04.26)
açıkçası öyle temiz, planlı birisi değilim ama benim için ideal aralık cumartesi günü 12-15 arasıdır. biraz öne gelebilir, ileriye gidebilir. çünkü erken değildir, geç değildir, o saatlerde genelde kaçırılacak pek bir şey yoktur (en azından benim için) ve cumartesi günü saat 15-16 gibi boşa çıkınca günü kaybetmiş hissetmem, hâlâ yeterince zaman vardır.

pazar günleri hiçbir şey yapmak istemiyorum. gerçi ben herhangi bir gün de hiçbir şey yapmak istemiyorum ama ne bileyim pazar gerçekten tam anlamıyla vitesi boşa aldığım bir gün olmalı gibi hissediyorum özel durumlar haricinde. ya sevdiğim şeyleri planlayayım ya da plansız, boş boş geçireyim. pazar günü benim olsun.

bi de sorumlulukları cumartesi aradan çıkarınca pazar günü daha tatlı geliyor insana. hem ev temiz hem bütün haftanın işini bitirmişsin. nefis.
+2
der meister
(18.04.26)
Tek yaşadığım için genel olarak canım istediği günde yapıyorum ama asla pazar günü yapmam. Ya cumartesi ya da hafta içi bir akşam, cumartesi erken saatlerde bitirmeye çalışırım eğer yapacaksam.
0
öylesinebiri
(18.04.26)
Hafta içi akşamlara yayıyorum temizlik işini.
Balkonum ve odamı düzenli tutup sık sık temizlemeye çalışıyorum kütüphanemi çok ihmal ettim bir ara kendimi boşa çıkarıp tüm gün onunla ilgileneceğim.
İzin günümü temizliğe ayırmak istemediğim için akşamları parça parça yapmak bana daha mantıklı geliyor. Bir de evde olacaksam bile temiz ortamda keyif yapmayı severim ben bu yüzden temizliği akşamdan bitirmeye çalışırım.
+1
mutekebbir
(18.04.26)
haftaici yapamiyorsam cmtsi. alisveris da ayni sekilde.

pazar günleri tamamen bosum. sadece hobilerim ve ben.
0
Purple life
(18.04.26)
Cumartesi sosyal hayat, Pazar temizlik ve dinlenme günü. Temizlik bende biriktirilip yapılan bir şey değil, sürekli faaliyet olduğu için, Pazar gününü doldurmuyor. Bir, birbuçuk saatlik dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(18.04.26)
ben kocam ne zaman evde yoksa o zaman temizlik yapıyorum. kedi alerjisi olduğu için o evdeyken temizlik yaptığımda burnu filan tıkanıyor. o ne zaman işi varsa veya arkadaşlarıyla buluşacaksa ben o zaman temizlik yapıyorum. evin hizmetçi kölesi gibi bir şeyim.
0
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(4)

çağla tuğaltay olayı ve zaman aşımı

ya ben lan neyse
benim okuduğumda anladığım ama kendimi inandıramadığım bir şey var.bu olayda zamanaşımı söz konusuymuş artık.şimdi birisi çıksa "evet ben yaptım. şöyle şöyle yaptım. bu da ispatım." dese, ve doğru söylediği kesinleşse, bu kişi hiç ceza almayacak mı?bu nasıl bir saçmalık? ben yanlış mı anlıyorum bu z
benim okuduğumda anladığım ama kendimi inandıramadığım bir şey var.

bu olayda zamanaşımı söz konusuymuş artık.

şimdi birisi çıksa "evet ben yaptım. şöyle şöyle yaptım. bu da ispatım." dese, ve doğru söylediği kesinleşse, bu kişi hiç ceza almayacak mı?

bu nasıl bir saçmalık? ben yanlış mı anlıyorum bu zamanaşımı olayını?
0
ya ben lan neyse
(18.04.26)
evet, doğru anlamışsınız. cinayet olayları -çoğunlukla- 20 yıl içinde çözülemezse zaman aşımına uğruyor.
bu arada, çt olayı 2020'de, üzerinden 20 yıl geçmesi sebebiyle zaman aşımına uğrayacaktı ama eksik işlem sebebiyle zaman aşımı süresi 10 yıl uzatıldı; geriye 4 yıl kaldı şimdi.
mesela müge anlı'da bir olay var şu an; evlatlık verilen bir çocuğun kaybıyla ilgili. evlatlık alan babanın, çocuğu -20 küsür yıl önce- öldürüp ortadan kaldırdığı düşünülüyor, ama adam itiraf etmiyor. müge geçen gün, "itiraf et yahu, ne var, nasılsa ceza almayacaksın artık" dedi. acı ama gerçek.
+1
lil siztah
(18.04.26)
30 yil sonunda evet
-1
Purple life
(18.04.26)
Cinayette zaman aşımının mantığı nedir allasen, hukukta en anlam veremediğim şey borç da zaman aşımına uğruyor cinayet de. Nedir yani bu kadar süre yakalanmadın aferin sana al ödülün mü?
+4
ekimoloji
(18.04.26)
buyuk konuşmiim ama bir dilek hakkım olsa şu kızcağızı kim öldürdü öğrenmek ve ailesinin neden böyle garip olduğunu anlamak isterdim.
2 tarafın avukatıda dediğiniz bilgiyi doğruladı, varmış böyle birşey tek taraflı olsa inanmazdımda..
ekşide debe ye girdiğinde haberim oldu konudan ama ailenin donukluğunu gariplikleirni izlediğimden beri konuyu "deli" gibi takip eder oldum.
esra ezmeci diye bir tip şuan yayınlar yapıyor ama inanılmaz vasat bi şekilde sadece reyting için yaptığı çok belli.. aile mahalle ağzı ile konuşan bir avukat tutmuş çok garip ya..
0
eja
(20.04.26)
(12)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(3)

İlk Kez Münih'e gidecek birisine tavsiyler

xuma
Selamlar, 22 - 24 Nisan arasında ilk defa Münih'e gideceğim. MarienPlatz'a yürüme mesafesinde konaklayacağım. Pahalı olmasından dolayı herhangi bür toplu taşıma kullanmadan merkezde özellikle neler yapmamı önerirsiniz?Yeme-içme ve alışveriş önerilerine de açığım.
Selamlar, 22 - 24 Nisan arasında ilk defa Münih'e gideceğim. MarienPlatz'a yürüme mesafesinde konaklayacağım. Pahalı olmasından dolayı herhangi bür toplu taşıma kullanmadan merkezde özellikle neler yapmamı önerirsiniz?

Yeme-içme ve alışveriş önerilerine de açığım.
0
xuma
(17.04.26)
bmw museum
sanat galerileri de cok güzeldi.
Nymphenburg Palace
Residenz Museum

münih seyahat etmek icin güzel bir alman sehri. 3 gün de cok güzel ideal olur.

Hofbräuhaus München burada bira icmek must.
-1
Purple life
(17.04.26)
Deutsches Museum
0
mikahakkinen
(17.04.26)
Altstadt ve Englischer Garten turu:
Stachus ve Kaufinger Strasse çevresinde yürüyüp yol üstünde Frauenkirche'yi görebilir, ardından Marienplatz'a geçip meydanı ve Neues Rathaus'un iç avlusunu gezebilirsin. Altes Rathaus da burda. Sonrasında Viktualienmarkt'a uğrayıp küçük yiyecek içecek dükkanlarını gezdikten sonra tekrar Marienplatz'a dönebilir, oradan Max-Joseph-Platz > Odeonsplatz > Hofgarten > Eisbach Welle (burda şanslıysanız sörfçüleri görebilirsiniz) üzerinden Englischer Garten'a bağlanıp parkın içinde akarsu kenarındaki yürüyüş yolunu takip ederek Chinesischer Turm'a ulaşabilirsiniz. Ordaki Biergarten'da bir şeyler yiyip içtikten sonra ister Englischer Garten içinden istersen de Leopolstrasse üzerinden geri dönerek turu tamamlayabilirsin.

Isar Nehri turu:
Marienplatz'dan nehri geçip Maximilianeum'a yürüyüp, Maximilianeum'un ordan güneye gidecek şekilde parkın içinden nehir kenarına bağlanabilirsin. Orda nehrin üzerinden güneye doğru giden yürüyüş köprüsü gibi bir şey var. O yürüyüş yolundan nehir boyunca güneye doğru yürüyüp Kabelsteg'e geldiğinde karşıya geçip Wehrsteg üzerinden nehir üzerinde güneye doğru yürümeye devam edebilirsin. Eğer Wehrsteg'in baraj kapakları açıksa orda yürümek çok keyifli oluyor. Wehrsteg bittiğinde güneye doğru yürümeye devam ettiğinde Deutsches Museum'un da olduğu bir adaya varıyorsun. Corneliusbrücke'ye kadar ada üzerinden güneye doğru yürümeye devam edebilirsin. Corneliusbrücke'ye geldiğinde tekrar nehrin doğu yakasına geçip nehir kıyısından yine güneye doğru yürümeyi tavsiye ederim. Rosengarten'a vardığıında orayı gezip daha sonra geri dönebilirsin.
0
king lizard
(17.04.26)
(11)

neden herşeyi yasaklama eğilimindeyiz?

inheritance
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok. aileler çocuklarını
cevap birşey yapmış olmak için ve daha kolay olduğu için, farkındayım.

fail oyun oynamış, oyunları yasaklayalım. anime izlemiş, animeleri yasaklayalım. yemek de yiyormuş, yemek yemeyi de yasaklayalım mı? mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.

aileler çocuklarının internet kullanımını kontrol etmediği için, çocuklarını eğitmediği için neden kurunun yanında yaş da yanıyor? bir güvenli internet muhabbeti vardı o ne oldu?
+6
inheritance
(17.04.26)
halk karşısında birşey yapıyor gibi görünmenin en kolay yolu bu. ayrıca bu yasakların ardına işine gelmeyen konuları da ekleyerek. tek başına yasaklansa halkın ses çıkaracağı durumlardan da kaçınabilirsin.
+10
orpheus
(17.04.26)
Sadece biz değil dünyadaki genel durum böyle. Çocuklar,gençler anne baba öğretmen söz ve nasihatleriyle değil piksellerin karşısında özel şirketlere bağlı algoritmalarla eğitiliyorlar.
Önceden çocuklar sokakta dışarıda çok kalmasın denirdi ama şimdi odasında dijital dünya ile birlikte fazla kalan çocuklar sorun olmaya başladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen' nin sosyal medya yasaklarına dair yeni açıklamalarına bakın .

Mantıklı çözüm veya yasaklarla kurunun yanında yaş yanmaz tam aksine o ateşten korunmuş olur .
-6
diyecevaplandı
(17.04.26)
anlamak yerine yasaklayan bir coğrafya burası.
+2
plastic_angel
(17.04.26)
cahillik. kolay cözüm arayisi. anti demokratik kisilik bozuklugu.
0
Purple life
(17.04.26)
@orpheus'a ilave olarak,

Yasak koymanın halkta karşılığı var. Öneri onlardan geliyor. Neden yasaklama eğilimindeyiz diye sorup, 'mafya dizilerinden, dizi/filmlerdeki silah ve şiddet övgüsünden bahseden yok.' deyip yeni bir yasak önermiyor musun mesela?
+3
Mirket
(17.04.26)
Katliamı yapan çocuk kendi VPN ini kuracak donanımdaymış. İnternetin içine doğan çocuğa internet yasağı kar etmez. Sorun çok katmanlı, çözümü de öyle. İnterneti kısıtlamak, oyun, anime yasaklamakla olacak iş değil.
+7
sekizdokuzon
(17.04.26)
Halkımız aslında kendinden korkuyor. Yasakçı politikacı da bu halkın içinden geliyor.
Bize sınır çizen her kural aslında kendi korkusunun haritasını çıkarıyor.

Özgürlük ürkütür; çünkü artık suçlayacak kimse kalmaz.
0
yurtsuz john
(17.04.26)
En kolayı o çünkü. Bir şey yapmış oluyorlar kendilerince, insanlar da kendilerini bununla avutuyorlar, hiçbir şey yapılmasa ve sessiz kalmaya devam etseler kendileri de rahatsız olacaklar, dünyanın en faydasız adımı, ve bu adımlar iki tarafında içini rahatlatıyor yeni bir olaya kadar.
0
mutekebbir
(17.04.26)
en kolayi o cunku arti 1. yuzeysel cozum iste.
0
baldur2
(17.04.26)
gerçeklerin konuşulmaması için bütün sosyal medya, yandaş medya vs teyakkuzda..

gündüz eve babamı getirdim, annem atv mi ahaber mi öyle bir yeri açık unutmuş. bütün haberler "bilgisayar oyunları çocukları bozuyor". akşam tekrar yanlarına uğradım bu sefer show tv haberleri vardı, onda da uzun uzun verdiler..

sosyal medyada troller "sosyal medya yasaklanmalı, bakın yurtdışında da yapıyorlar, yasaklayalımi kapatalım hüloo" vs belli bir merkezden çıktığı çok çok bariz olan söylemler..

halbuki çarşamba günü yaşanan olayda sorgulanması gereken esas mevzuları "kendi iğrenç çıkarları" için çarpıtıyorlar, çarpıtmaktalar ve çarpıatacaklar da. durmayacaklar..

1- bir devlet memurunun evinde neden 2 av tüfeği 5 tane tabanca olur?

2- 1. sınıf emniyet müdürü bu işlerin hiç mi eğitimini almamış? bu adam o makama "nasıl" getirilmiş? çocuk olan evde o silahlar güvenli bir yere konulmaz mı? (ifadesinde silahları ve mermileri "kilitli maraş sandığı" diye üç düğmeyle açılan bir şeyin içine koyduğunu belirtiyor. insnalar silahlar ve mermilerin bile ayrı ayrı saklanması gerektiğini konuşurken, bu herif çeyiz saklar gibi..)

3- bu çocuk okulda başka şiddet eylemleri de gerçekleştirmiş, arkadaşları ve diğer veliler rahatsız olmuşlar. hatta 1 tane müdür yardımcısı insanlar müsterih olsun diye okula geldiğinde her gün bu çocuğun çantasını kontrol ediyormuş. bilin bakalım nolmuş? müdür yardımcısı 1-2 ay önce başka okula atanmış. (acaba sürüldü mü?)

4- okuldan defalarca uyarı gelmiş, çocuğun psikolojik sorunları olduğuna dair. psikiyatriste götürülmüş ama ne ilaçlarını almış ne de götürmeye devam etmişler.

5- çocuk özel bir çocuk. farklı cinsel yönelimleri olabilecğeine dair kuvvetli veriler var. çocuğun babası %99.9 akp/mhp tadansından gelme. belli ki çocuğu mantak etmişler -yazdıklarından çizdiklerinden nalaşılıyor-

6- okullarda psikolog eksikliği. anası babası sıkıntılı dahi olsa okulda düzgün bir psikolog olsaydı yine de bu çocuk (ve tabii diğer çocuklar) bir şekilde kurtarılabilirdi. okullarda neden psikolog yok?

7- anne babaların cehaleti. o eleştirdikleri bilgisayar oyunlarının hepsinde uzman psikologlar tarafından değerlendirilip belirlenen "yaş sınırı" var. silahlı şiddet içeren oyun sorunu değil; çocuğunun ne yaptığını ne oynadığını denetlemeden saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde büyüten anne babalar sorunu var. 5 yaşındaki çocuğunun bilgisayar başında counter strike oynamasına müsade eden ana baba ile doğuda çocuğunu pkk eylemine gönderen ana baba arasındaki fark 0.

bu saydıklarım konuşulmasın diye yasaklar konuşuluyor. yasaklar konuşuluyor ki başımızdakiler vitesi gazı daha da arttırıp bastırsınlar bizi. satılık trolleri de bu yüzden bu işler peşinde koşuyorlar. bunlar saydıklarım konuşulmasın tartışılmasın diye..
+1
makbur
(17.04.26)
Otoriteleri güçlü kılmak için Cahil halkı uyutmak gerekiyor. Bunun için kolayca yenebilecek dandik düşmanlar lazım. Millet oh iyi oldu oyunlar yasaklandı diyecek.
Suç otoritede değil. Hep başkasında.
Suçlu hep cia mossad dış güçler yahudiler falan.
Bunlara inananlara laf anlatılmaz.
+1
luluki
(17.04.26)
(5)

Babymoon için Deniz Tatili Önerileri?

elektr10
Eşim hamileliğinin 19'uncu haftasında. 20'nci haftada doktorumuz eşimin seyahat edip edemeyeceğini kesin bir şekilde söyleyecek.Biz de şimdiden araştırma yapalım diyoruz. Mayıs-Haziran gibi nereye gitsek? Schengen vizemiz mevcut. Yunanistan veya başka bir ülke öneriniz var mıdır? "Şu otel, şu şehir/
Eşim hamileliğinin 19'uncu haftasında. 20'nci haftada doktorumuz eşimin seyahat edip edemeyeceğini kesin bir şekilde söyleyecek.

Biz de şimdiden araştırma yapalım diyoruz. Mayıs-Haziran gibi nereye gitsek? Schengen vizemiz mevcut. Yunanistan veya başka bir ülke öneriniz var mıdır? "Şu otel, şu şehir/ada" diyebileceğiniz önerilere de açığım.
+1
elektr10
(17.04.26)
Babymoon ne ağa hangi memlekette ikamet ediyorsunuz. Bu nasıl bir dil.
Cundaya gidin siz
-3
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
babymoon ne abi siz ne yaşıyorsunuz ya ülkenin yarısı asgari ücretli geri kalanı günü kurtarma peşinde. siz ülkenin kaymağını yiyen azınlık bir zümresiniz anlaşılan babymoonlar falan. kendi azınlık zümrenize sorsanıza biz ne bilelim
-9
messina123
(17.04.26)
Ben gitmedim ama mevsim dolayisiyla girit daha uygun olabilir. Epey güneyde kaliyor cünkü.
-1
Purple life
(17.04.26)
yunanistan adalarında bir sorun olsa istediğiniz sağlık hizmetini alabilecek misiniz? Orada zayıf bu işler. Ben olsam türkiye için de bakar riske girmezdim.
+1
administ
(17.04.26)
ülkenin yarisinin asgari ücretli olmasinin suclusu bu adam ve esi mi yahu? imkani var, soruyor iste.

iyi bir seyahat saglik sigortasi yaptirin, acil bir sey oldugunda gerekirse sizi ucakla ülkenize getirebilecek bir sigorta olsun ama gebeligi ne kadar kapsadigina bakmak gerek.
sahsen adalar gibi ulasimin zor oldugu bir yerden ziyade anakara tercih ederdim. tercihen alplerde bir spa hotel. masaj yaptirtirdim, yüzerdim, güneslenirdim, bol bol dag havasi alip dinlenirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(8)

Eski bir arkadaşınız size haset beslediğini hissederseniz ne yapardınız?

santimantal
20 yıllık arkadaşınız olsun.Birlikte hayatı paylaşmışsınız.Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı el
20 yıllık arkadaşınız olsun.
Birlikte hayatı paylaşmışsınız.
Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.
Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.
Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.
Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı eleştiriyor, öyle bir sertlikle söylüyor ki bunu korkuyorsunuz.
Oturma odasında evin aşırı düzgün olduğunu, eşyaların aşırı düzgün konduğunu söylüyor falan.
Günlerce aklınızdan çıkmıyor bunlar ve sizi geriyor.
İletişimi kesmek istiyorsunuz ama geçmişin hatrına -bir borcunuz da olmamasına rağmen- kesemiyorsunuz da.
Ama insanların genel de böyle olduğunu ve sizi yıprattığını fark ettiğiniz de en iyisinin bu insanlardan uzak durup yalnızlığa katlanmak olduğuna karar veriyorsunuz.

İletişimi sonlandırırsam ilerde pişman olur muyum?

Not: Birkaç yılda bir görüşmeme rağmen görüştükten sonra günlerce huzurum gidiyor ve sürekli kafamda ona yanlış olduğunu anlatıp onu ikna etmeye çalışıyorum.
0
santimantal
(16.04.26)
Tamamen kesmek degil ama ara vermek iyi gelebilir.

O da zor zamanlardan geciyordur belki. Insan basina gelen kötü durumlarla iyi mücadele edemiyor bazen.

Kesip atmazdim. Gecmesini beklerdim. Ondan sonra sonlandirmayi düsünürdüm.
-1
Purple life
(16.04.26)
birkaç yılda bir görüşüyormuşsunuz . o görüşmelerde eve çağırma dışarıda buluşun. çok da takmayın " bu da böyle biri " diye kabul edin .
zaten eve gelmediğinde sizi çok rahatsız edemez
+1
devilone
(16.04.26)
Ara vermek iyi olur bence de zaten çok sık görüşmüyormuşsunuz, birden koparmaya gerek yok.
Ama çok rahatsız ediciymiş evinize sizi huzursuz eden insanları sokmayın bahane bulup dışarıda görüşün.

20 yıllık ve sürekli de görüştüğüm iki arkadaşım var hepimizin farklı farklı şekillerde diğerinden iyi ya da kötü olduğu konular var, her konuyla ilgili konuşuruz birbirimizle ama bir kez bile birine hasetlenmedim bir başarısını, durumunu, aldığı bir şeyi kıskanmadım onlardan da bir kez bile bu tür bir tepki görmedim.
Bende böyle bir duygu olsa ya da onlardan benzer bir duygu sezsem görüşmeye devam edemezdim.
0
mutekebbir
(16.04.26)
birkaç rahatsız eden şey daha ekleyeyim:
- bana ne kadar maaş aldığımı sordu birçok kez :) Hep bir mukayese...
- edindiğim havalı bir yabancı arkadaşımdan bahsederken yüzünü ekşitip olumsuz şeyler söyledi.
- kardeş gibi olmamıza ve olmamız gerekmesine rağmen buluşunca çektiğimiz samimi fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. insanlar da altına "ooo, bu kim" gibi şeyler yazdılar. (cinsiyetlerimiz: ben: erkek, o: kadın)
karşı cinsten biriyle uzun süreli arkadaşlıklarda farklı hesaplar peşine düşmek bana çok itici geliyor. aşık olma gibi bir şey olursa samimice konuşulabilir. ama başka türlüsü hoş değil bence. sizce?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
ben arkadasligimi sonlandirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
sonlandırdığınızda ne kadar huzur dolduğunuza şaşıracaksınız, hafiflemiş hissedeceksiniz. tavsiye ederim.
+1
amelie poulain
(16.04.26)
bu 20 sene olan şey 2 kişinin kendine dönmeden devam ettirdiği bir arkadaşlık. samimi değilmiş ki devam etmiş. arkadaşından ayrıldıktan sonra zihinsel geviş getirmen varsa bu toksik bir arkadaşlık.
arkadaşlıkta en önemli şey 2 tarafın birbirini kabullenmesidir. ben arkadaşımı deli gibi eleştirsemde bana alınmaz, o beni eleştirse de ben alınmam. zaten bunlar sizi kırıyorsa devam etmenize gerek yok. ama onu kafaya tak bunu kafaya tak çevremizde insan kalmadı o da ayrı bir konu.
+3
mikahakkinen
(16.04.26)
Eklediklerinden sonra arkadaşlığını bitirmenin çok daha sağlıklı olacağını düşünüyorum ya, bir iki örnek değilmiş ki bu hep süren bir durummuş.
0
mutekebbir
(16.04.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(9)

Neden eksileniyor sorularım?

michael_knight
Sorduğum naif, kimseyi sinirlendirmeyecek sorularıma bile eksiler geliyor. Sebebi ne olabilir?
Sorduğum naif, kimseyi sinirlendirmeyecek sorularıma bile eksiler geliyor.
Sebebi ne olabilir?
-31
michael_knight
(13.04.26)
Mesela birkaç duyuru aşağıda mertumursamaz YouTube’da altyazıların görünmediğini ve çözümü bilen olup olmadığını kibar bir dille, güzel açıklayarak sormuş. Ona da eksi vermiş birisi.
Neden olabilir?
-9
🌸michael_knight
(13.04.26)
Bu hariç son 5 duyuruna baktım, 1 tanesi eksi almış sadece. Sorun ne anlamadım?
+5
gobekliraki
(13.04.26)
Compu anlamıyor bu işlerden. Bir kere güzelce mesaj attım. Bu özellik kötüye kullanılıyor dedim. Cevap yazmadı. Yapay zekâ diye bir şey keşfetmiş, getirdiği her özelliğin iyi olacağını düşünüyor. Sahibi olduğu sitenin dinamiklerini bilmiyor

Bu sitenin dinamiği şu. Biri seni sevmiyorsa, bir şeyini kıskanıyorsa içeriğe bakmadan eksiliyor. Biri senin aleyhinde bir şey yazıyorsa seni sevmeyenler onu artılıyor. Kabile davranışları tamamen.
-21
arbre
(13.04.26)
Arbre +1000.
Bu site baya kötü aslinda. Yöneticileri ayri kullanicilar ayri.

Dogru düzgün 15-20 kisi var max. Ama türk reddit sublarina göre hala iyi.
-14
Purple life
(13.04.26)
@Compumaster
dil modeline göre çalışan yapay zekayı , farklı isimler adı altında ama aynı dil modeliyle hareket edenleri ve eksileme manyaklığını kullanıcı temelinde tespit etmek için kullanabilir.
Daha önce de belirttim. Duyuru olanaklarını suistimal eden ceza almalı
Sürekli eksileme hastalığı duyuru veya cevaplar arasında bilgizlikten cevabı olmayan zihnen kör olanların aldığı minicik semptomatik geçici tedavi
aracı sadece.

Ben pek kullanmam takılmam bu
oklara ama sevmesem bile adaletli değerlendirmeyi olabildiğince göz
önüne alırım.
0
diyecevaplandı
(13.04.26)
açtığın duyurulara baktım genellikle bir ihtiyaçtan çok laf olsun diye açılmış gibi. sebep bu olabilir.
+11
orpheus
(13.04.26)
@gobekliraki belki son 5 soru iyi bir örnek değildir ama olmayan bir şeyden bahsetmiyorum.
Bu siteyi sevdiğim için buranın günden güne daha az kullanılıyor olmasına üzülüyordum zaten, eksi puanları görünce daha da üzüldüm.
Zaten az hareket vardı, o az hareketin de bir kısmı ya kötü niyetli ya da benden nedret eden birileriymiş şeklinde hissetmeye başladım.
O yüzden sorguluyorum.

Ama yakında herhalde sorgulamayı da kullanmayı da bırakacağım. Belki benim gibi hisseden, düşünen birileri varsa dikkat çektiğim bu konu engellenir diye düşündüm.

Ek: son 5 duyuruma baktım, biri nötr, diğer hepsi eksi not almış. Ama daha kötü 5’ler de var. Yüksek ses kulak zarını patlatır mı diye sormuşum, bunda eksilenecek bir şey yok ki.
0
🌸michael_knight
(13.04.26)
Eksilenmeye takilanlarin neden takildigini anlayamadim. Bu sitede algoritmik bir feed yok ki “sistematik eksileniyorum bunun sonucunda duyurum/cevabim goruntulenmiyor, siteyi kullanamiyorum” diye bir senaryo yok, tamamen kozmetik bir feature.
+5
ghilleinthemist
(13.04.26)
Hocam siz çok naifsiniz sanırım. Ya bu zırtoları kaale almayın. Niye eksiliyorlar diyene özellikle eksi basar bu mel’unlar.

Burada bir askeri doktor vardı eskilerden. Abuk subuk caka satmaya çalışırdı. Buranın yapısı gereği başka uğraşı olmayan tipler takılıyor. Çoğu obsesif bozukluğa sahip. Ben çok denk gelmişimdir psikologik ilaç muhabbeti yapan.

Not: 2009 dan beri soru sormak için uğradığım yerdir. Buradaki çoğu kişiden eskiyimdir.
-4
Unde bach canim
(14.04.26)
(7)

cilt bakım işlemleri

dfn4
neler yaptırıyorsunuz? mezoterapi botoks gençlik aşıları vs memnun kaldığınız düzenli yaptırıyorum dediğiniz işlemler var mı
neler yaptırıyorsunuz? mezoterapi botoks gençlik aşıları vs memnun kaldığınız düzenli yaptırıyorum dediğiniz işlemler var mı
0
dfn4
(13.04.26)
Karbon peeling lazer. Yaptirinca cok iyi.
Mezoterapi yaptirmadim ama yaptiranar cok memnun.
K30
0
Purple life
(13.04.26)
www.eksiduyuru.com

ankette de isaretledim ama duzenli yaptirdigim ve en memnun oldugum islem bbl hero ve botoks. ilkini anti aging icin de oneririm.
0
eileengray
(13.04.26)
Nemlendirici.(CeraVe) Temizleyici (the purest solution)bazen de güneş kremi kullanıyorum. (Garnier c)
Cevapları merak ediyorum (:
0
anon1m
(13.04.26)
hatanede doktor kontrollü işlemler hariç diğer işlemlere güvenmiyorum ben, kullanılan cihazlar önemli çok önemli doktor yönlendirmesi ile olmalı, güzellik merkezleri bana yalan dolan geliyor.. fiyat olarakta pek bi fark yok artık bunlarda
0
eja
(13.04.26)
Twitter mı Facebook mu bi' yerde benzer soruya " Sağ çorabımı sol ayağımla çıkartıyorum." yazmıştı biri o aklıma geldi, sinirim bozuldu yine gülmekten :)
-3
kumandanim
(13.04.26)
Cildim lazer epilasyona tepki verip günlerce bacaklarımın her tarafı kabarık ve kıpkırmızı gezdikten sonra hiçbir şey yaptırmıyorum. Lazere alerjisi olan bünyem botoksla karşılaşırsa kim bilir ne tepki verir diye korkuyorum.

Sadece ara sıra (senede en fazla bir kez) peelingsiz falan düz cilt bakımı yaptırıyorum, onun da bir işe yaradığından emin değilim ama buhar, kremler falan keyifli geliyor.
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
Ben de Cerave'nin yüz temizleyicisini ve nemlendiricisini kullanıyorum. Ha, bir de güneş kremi olarak da La Roche Posay Anthelios 50+ kullanıyorum. Cilt bakımına dair tek yaptığım şey bu.
0
Amaranta ursula
(13.04.26)
(4)

podcast önerisi (ing)

rakicandir
Toplu taşımada dinlemek üzere youtube'da hangi yabancı podcastları önerirsiniz?ilgi alanları : bilim, felsefe, psikoloji, mitler, science fiction, ai ya da sıradışı bir öneriniz de olabilir.teşekkür ederim.
Toplu taşımada dinlemek üzere youtube'da hangi yabancı podcastları önerirsiniz?

ilgi alanları :
bilim, felsefe, psikoloji, mitler, science fiction, ai ya da sıradışı bir öneriniz de olabilir.

teşekkür ederim.
0
rakicandir
(12.04.26)
late viper
(12.04.26)
andrew huberman

ben podcastcinin zeki cevik ve ahlaklisini severim ama isinde iyi adam.
psikoloji, nörobilim bu tarz konulari seviyorsan cok iyi.
-1
Purple life
(12.04.26)
aloha snackbar 3
(12.04.26)
Scifi derken diziler de dahilse Nathan Fillion ve Alan Tudyk'in Once We Were Spacemen podcasti çok eğlenceli.
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(5)

Emeklilik planınız var mı?

kaptan memo
Benim yok. Sanırım bu hayat şartları ile ölene kadar çalışacağım.Emeklilik planı yapıyor musunuz? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Benim yok. Sanırım bu hayat şartları ile ölene kadar çalışacağım.

Emeklilik planı yapıyor musunuz? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
+1
kaptan memo
(11.04.26)
Sanırım resmi emeklilikten bahsetmiyoruz. Çünkü tahminimce gruptakilerin bir kısmı eyt sonrası emekliliğini almıştır.

Pandemi döneminde sağlık sorunlarından ötürü mesleği bırakmam gerekti. Yaklaşık beş buçuk yıldır kira gelirlerine yaslanmış durumdayım. Ailemin ve benim tüm masraflarımı düşünce aylık gelirimden geriye az bir şey kalıyor her ay biriktirmelik. Yani beş yılı aşkındır emekliyim pratikte.

Bu süre zarfında dil kursuna gitmek, ikinci/bilmem kaçıncı üniversite okumak gibi aktivitelerim oldu. Onun dışında bildiğiniz aylaklık ediyorum.

Dünyayı gezme hayalim var ama pek kıpırdamıyorum yerimden. Seyahat bütçemi ve zamanımı her ay memlekete anne-baba ziyaretine harcıyorum. Bir de eşim gezmeyi sevmiyor, yol arkadaşı bulamıyorum. Tek gezmeyi gözüm kesmiyor.

İstanbul’u hiç sevmiyorum ve kalan 80 ilden herhangi birisine gitmeye razıyım. Bana kalsa Bingöl/Karlıova gibi bir yere yerleşeceğim ama eşim doğup büyüdüğü İstanbul’u bırakmıyor. Sahil kasabası değil ama gözüm toprak ve sakinlik arıyor.

Yani birkaç yıldır görünürde emekli olsam da kendimi ihtiyar bir ev genci gibi hissediyorum. Boşu boşuna yaşıyorum hayatı sanki…

p.s. Nasipse bu sene hacca gidiyorum :)
+2
yadigar
(13.04.26)
ben 80 sonrasi doganlarin, cok sansli bir azinlik disinda, emekli olabileceklerini sanmiyorum. buyuk ihtimal geberene kadar calisacaz, parttime olarak da olsa.

ege kiyisina yerlesip avrupayi ve asyayi gezmek gibi bir hayalim var, bakalim..
EYT isini 6 ayla kacirdim ama zaten EYTden gelecek parayla olcak seyler degil bunlar.
0
cooperr
(13.04.26)
55 yasinda emekli olmayi planliyorum.
yazin yazlikta, kisinsa gezilerde olurum.
cocuklarim üniversitede olur. persembeden onlarin yanina giderim haftasonu birlikte gezeriz. allahim nasip et.

emekli olmak para ve saglik varsa dünyanin en güzel seyi.
+1
Purple life
(13.04.26)
emeklilik planı derken, ne zaman, hangi koşulları sağlayınca emekli olacağız gibi mi; yoksa emekli olunca ne yapacağız gibi mi?

iki yıl sonra yirmi yılı doldurarak emekliliğe hak kazanıyorum. alabileceğim emekli maaşı 25 bin lira civarında ve fazla bir ek gelirim de olmayacak. 6 aydır ücretsiz izindeyim; ufak bir "geçinebilir miyim?" denemesi yaptım kendimce ve sonuç olumsuz tabii ki.. ancak çalıştığım yerde sırf maaş için devam etmek istemiyorum. bir kaç teklif var ama bu saaten sonra şehir değiştirme ve yeni bişeylere başlama hevesim de yok gibi. bu sebeple emekli olup, ufak yan gelirler kovalayacağım gibi duruyor. böylece iki soruya da cevap verdim sanırım:)
+1
lil siztah
(13.04.26)
yok sayilir. kira ile yasayacak seviyeye gelmek istiyoruz ama mumkun olacak mi gorecegiz. en az 60'a kadar calisirim gibi duruyor. tabi isimizden olmazsak ai yuzunden.
0
lemmiwinks
(14.04.26)
(12)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(3)

İzmir Kulak Burun Boğaz?

etna
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
0
etna
(11.04.26)
Profesör Taner Kemal Erdağ. Alsancak’ta kendi muayenehanesi vardı.
0
orient blue
(11.04.26)
Ege Tıp'ın hocaları iyidir. Kendi aralarında kulak, burun ve boğaz arasında özelleştikleri için sorunu söylerseniz uygun hocayı daha rahat tavsiye edebilirim
0
nundu
(11.04.26)
Purple life
(11.04.26)
(12)

Dünyanın adaletsiz bir yer olduğunu kabul edip bunlara kafa yormadan hayatıma nasıl devam edebilirim?

lodlest23
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor)
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor) uzunca bir süre boyunca düşünüyorum. Aslında bunlar benim vaktimi çalıyor, zira bunları yapanlar gülüp geçip, hayatlarına devam ediyordur, ancak benim bunlar üzerinde düşünmeyip hayatıma devam etmem lazım zira hayat kısa.
0
lodlest23
(10.04.26)
şu entrym aklıma geldi: eksisozluk.com

kontrolümüzde olmayan şeylerde kontrolümüzün olmadığını kabullenmek, yapabildiğimiz kadarıyla değerlerimiz doğrultusunda davranmak, hayatı güzel kılan şeylere dikkati vermek, vücudumuza iyi gelen aktiviteler yapmak gibi şeyler bence.
0
mezzosprite
(10.04.26)
dünya hep böyleydi ve hep de böyle kalacak. hatta garip gelecek ama dünyanın en iyi zamanlarını yaşıyoruz aslında. sadece arkındalık düzeyimiz çok yüksek, tüm olumsuz haberleri aynı anda/üst üste ve sürekli bir şekilde alıyoruz. aptallık mutluluktur demiyorum yanlış anlamayın. çok genel olarak iyiye gidiyoruz diyebilirim. bununla ilgili çok ilginç araştırma, analiz ve makaleler var. sadece son birkaç yıldır dünya yeni bir değişime girdi. şu sıralar dünya kriz yaşıyor doğum sancıları çekiyor diyebiliriz. biraz olsun rahatlamanız ve bakış açınızı değiştirmeniz için güzel bri link vermek istiyorum.
youtu.be
0
ground
(10.04.26)
Tolstoy'un kuyu alegorisini hatırlattın bana.
Okudun mu İtiraflarım kitabını?
Fazla şeyetmemek lazım bence. Çok düşününce evsiz olarak bir tren garında bir bankta soğuktan ölebiliyor insan.
0
Mirket
(10.04.26)
budizm.
-1
Purple life
(10.04.26)
psikiyatrik tedaviye (psikolog değil) ve ardından dövüş sporlarına başla. önce mental sonra fiziki özgüven kazanma bu işin sırrı.

nasihata, terapiye, reikiye, turuncu şallara sarınıp katmandu ayinlerine inanmıyorum ben. sağır birine duy duy demekle duyamaz.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
Bunu bu denli yoğun hissetmeniz anlaşılır bir şey. Dünya adaletsizdir ve bu barizdir. İnsan ister istemez "nasıl böyle şeyler yapılabiliyor" diye arada takılıp kalabilir. Hele moraliniz bozukken bunların kafanıza daha çok üşüşmesi normaldir.

Ama şunu fark etmeniz de önemli, bu düşünceler sizin vicdanlı ve farkındalığı yüksek biri olduğunu gösterir, buraya kadar tamam. Ama bunların fazlası aynı zamanda sizi yorar ve zamanınızı çalar. Yani aslında haksızlık yapanlardan fazla onlara dair düşünceleriniz sizi yıpratır.

Peki ne yapmalı? Doğrudan müdahale edemeyeceğimiz her şey için "evet, dünya adil değil ve bu beni rahatsız ediyor" deyip orada bırakmalı. Çünkü neden yaptıklarını anlamaya çalıştıkça bu işin sonu gelmez. Bunun yerine sizin kontrolünüzde olan şeylere odaklanmalısınız. Nasıl biri olacaksınız? Kime nasıl davranacaksınız? Enerjinizi neye/nereye/kime vereceksiniz? Odağınızı bunlara kaydırmanız sizi daha az yoracaktır.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
@yurtsuz john, her şeyin cevabı özgüven oluşturmak değildir. "Reiki, turuncu şal" vs. diye dalga geçmeniz bana göre karşınızdakini anlamaya çalışmadığınızı gösteriyor. Sizin cevabınız empati kurmak yerine direkt "ben çözümü buldum" tavrı taşıyor. Bu tip tavsiyeler karşınızdakini daha fazla yalnız hissettirir, bence yapmayın. Soru sahibinin düşünceleri sadece özgüvenle açıklanamaz. İnsan bazen zihninde takılı kalıyor, bu da daha farklı bir yaklaşım gerektirir. Karmaşık şeyleri basite indirerek kontrol hissi yaratmak yerine gerçekten anlamaya çalışmak (ki sonunda anlamamak da var) her zaman daha faydalıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
Vazgeçmek… genel olarak uzun vadede bir plan yapmamak. ben mesela gelecekle alakalı plan, program yapmayı bıraktım. inanç durumu nedir bilemiyorum ama sanırım ben bunu da salacağım..
0
yankee jumping
(10.04.26)
budur. youtu.be
0
klassno
(10.04.26)
dünya hiç bir zaman adaletli bir yer olmadı, adalet i insanoğlu tanımladı ve işletmeye çalışıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(10.04.26)
bunun caresini kendim de yeri geldiginde adaletsiz olarak cozdum.
eskiden hep baskalarinin menfaatini dusunurdum is yaparken, sonra baktim hep ben dudukleniyorum. simdi bende cakip geciyorum, umrumda degil.
0
cooperr
(11.04.26)
spiritüalizm+tasavvuf.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
(11)

Arabaya birikimin ne kadarı ayrılmalı?

ya ben lan neyse
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?

bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
0
ya ben lan neyse
(09.04.26)
hedef
otomobil sahibi olmaktan ziyade birikim yapmak olmali.

ihtiyaç oldugunda
toplu tasima,taksi,kiralama imkanlari degerlendirilmeli,

otomobil sahibi olmanin bir maliyeti oldugu kadar bunu elinde tutmaninda maliyetide oluyor ve gerçekten lüks.

suan güzel bir araç 2 milyon ise,
bu paranin yillik deger kaybi hiç olmazsa 300 bin.
ve bu aracin yillik masrafi 50 ila 100 bin arasi.
0
designer
(09.04.26)
ne kadar az o kadar iyi tabi ama %20-30 sınırını aşmamalı. gözden kaçırılan konu aracı alınca iş btmiyor. kasko, sigorta, mtv, bakım, yakıt derken yıllık en az 150k masraf eklenecek. ilk anda göz çok gelmeyebilir ama bir aracın 5 yıllık kullanımında bu epey bir para ediyor.
0
orpheus
(09.04.26)
ne kadar paran var ona bağlı. tamamını da ayırabilirsin. 500 binin var diyelim. yarısını mı ayırcan? aksine insanlar genelde 500ü de koyup kalanı kredi çekerler.
ama 10 milyon varsa hepsini arabaya gömmek mantıklı değil tabii ki.

belli oranı olamaz bunun
0
jelly bear
(09.04.26)
bence lüks araba gereksiz. kmsi az vw golf ya da toyota bir araba is görür. sana sorun cikarmamasi önemli.

eger bu arada senin yillik kazancini asiyorsa ben olsam paramin yettigi kötü arabayi almak yerine hic araba almamayi tercih ederim. kmsi fazla sorunlu bir arabayi ucuza alsan da cikardigi masraflar sana zarar verir. eski arabalar da kmsi az olsa bile eski teknoloji oldugu icin daha yakiyor falan ne gerek var.

benim arabam yok bu arada dkfj ama mantikli oldugunu düsündügüm seyi söylüyorum.
bu dedigim büyük sehir icin gecerli. toplu tasimanin kötü oldugu bir yerde yasiyorsan mecbur arabayi alicaksin. en azindan iyisini al da cok ugrastirmasin.
-1
Purple life
(09.04.26)
çoğunluk birikim üstüne krediyle alıyor iyi bir araç almak isterse. araba alıp üstüne para arttıracak kadar birikim yapmış olanlar azınlık. araba yine birçok kişi için amaç. bir sürü insan işini gören araçları varken biraz para biriktirince imkanı olunca model yükseltiyor keyfi olarak.

benim de birikimim filan yoktu hatta eksideyim bankalara borç var ama 250k'lık araba aldım. bu durumda atıyorum borç 300k ise -83% oluyor eksi yüzde de garip yani matematiksel bi sonuç var da mantıklı bi veri elde etmiyoruz.
+1
konetsu
(09.04.26)
Henüz ev almak için krediye girmemişse birikiminin sıfır olduğunu düşünmeli kişi. Arabası olmazsa ölecek hastalığına tutulmadıysa, iş için veya işe gitmek için mecburi değilse, olmadan da bir şekilde yaşıyorsa kimse araba almamalı.
İlle de alacağım diyen de kolayca satabileceği ve fazla değer kaybetmeyecek bir araba almaya dikkat etmeli, ekspertizi de Tarcanlar oto ekspertizde yaptırmalı.

Araba almayı düşünen kişiye (yani size ) ufak bir ricam/sorum var. Alacağınız araba size bir yılda tahminen kaç liraya mal olacak?
MTV, sigorta, kasko, periyodik bakım, lastik değişimi, benzin, otopark vs.


Not: tüm bu söylediklerim elbette çok yüksek geliri veya varlığı olan birisi için geçerli değil ama o kişinin aklında zaten böyle bir soru olmaz.
-1
michael_knight
(09.04.26)
Fazla düşünme. Sana muhafazakar arabası olan sitroen saxo gider
0
runaway
(10.04.26)
ev almadan once iyi kotu bir araba hayati kolaylastirir. zaten turkiye'de bakim ve yedek parcalar ucuz.
0
antikadimag
(10.04.26)
önce araba alıp, tekrar birikim yapıp üzerine arabayı da satıp ev alınılıyor genelde.
0
duyuruuser
(10.04.26)
"ayağını yerden kessin, seni istediğin lokasyona götürsün yeter" mentalitesi ile müthiş bir keyfi ıskalıyor insanlar. onlardan olmak zorunda değilsen , olmamalısın. En azından keyifli, güçlü , yakışıklı bir otomobil çok fark yaratıyor. illa çok pahalı olmak zorunda değil. çok uygun fiyatlı alternatifler de oluyor.
-1
loch ness
(10.04.26)
Anadolu'da insanlarda önce araba alınır sonra onu peşinat yapıp ev alınır gibi bir kafa var. Enflasyon ortamında mantıklı bir kafa. Elindeki nispeten değerini koruyacak. Krediyle alındığı için kredi borcun enflasyona yenilecek. Onun için kredi ödemelerini düşünerek alıyor insanlar, birikimin %x'ini arabaya ayırayım demiyor da ödeyebileceğim maksimumu ödeyeyim, nasılsa ödemeler sabit kalacak.
0
gabe h coud
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(6)

Çocuğun iştahını açmak için takviye vitamin?

mikahakkinen
5 yaş üzeri kızım kesinlikle yemek yemeyi sevmiyor. En sevdiği makarnayı dahil bazen yemek istemiyor. Her anne baba, çocuğum yemek yemiyor diye sızlanır ama percentilin en alt sınırındayız. Hiç bir zaman yemek yemeyi önemsemedi. Var mıdır takviye öneriniz?
5 yaş üzeri kızım kesinlikle yemek yemeyi sevmiyor. En sevdiği makarnayı dahil bazen yemek istemiyor. Her anne baba, çocuğum yemek yemiyor diye sızlanır ama percentilin en alt sınırındayız. Hiç bir zaman yemek yemeyi önemsemedi.
Var mıdır takviye öneriniz?
0
mikahakkinen
(07.04.26)
İştah açmak için tek başına bir takviye yok ancak alerji ilaçlarının ve demir takviyelerinin yan etki olarak iştah artırıcı özellikleri olur. Demir eksikliği varsa alabilirsiniz. Doktor tavsiyesiyle tabi.
+1
ekimoloji
(07.04.26)
Insan karni acikinca her seyi yer. Karninin acikmasina mi izin vermiyorsunuz acaba?

Ben de kücükken az yerdim ve zorla yedirttikleri icin cogu yemekten hala Hoslanmiyorum. Buna herkesin bayildigi pirzola vs de dahil. Bu bana yeme bozuklugu olarak döndü.

Lisede balik yagi hapi kullaniyordum. O da cok istah aciyordu.
+4
Purple life
(07.04.26)
benim oğlum da percentil altındaydı doktorumuz argivit önerdi. gerçekten iştahı açıldı boyu da uzadı. hala kullanıyoruz. 1.5 yaşında benimki ama argivitin büyük çocuklar için olanı da var.
0
yenibirgüzelnick
(07.04.26)
bir kaç yıl önce argivit (ilaç şirketinde tabi) çalışan bir arkadaşım vardı. ürünlerini çok öneriyordu.
-1
kisa
(07.04.26)
Acıkınca yer diyip bırakmayın. Özellikle çocuklarda, acıkma duygusunu anlamlandıramama, acıktığını anlamama çok sık görülebilen bir durum. Çocuk doktoru değilim ama fakültede hatırlıyorum çocuk stajında bunun geçtiğini. Kişisel tecrübe olarak da çocukken ben de yemek yemiyordum, doktor anneme aynısını dedi diye 2 gün yemek vermemiş, en son açlıktan bayılmaya başlayınca zorla yedirmiş :D. Ki biraz daha büyükçe olduğum (5-6) yaş döneminde de annemlere "ben acıktığımı anlamıyorum" dediğimi hatırlıyorum. Ha sonra iştah açıldı, yemek yemeye başladım. Olan annemlere yarattığım yemek yememe travması olarak kaldı :D
+2
nundu
(07.04.26)
ben henüz 10 aylik bebekken yemek yemedigim icin cerrahpasa'ya yatirilmisim. acikinca yer deselerdi herhalde ölmüstüm.
yemek yemememin sebebi olarak da demir baglama kapasitesi düsüklügü ve demir eksiligi belirlenmis ki ter testi, cölyak, vs hastanede kaldigim bir hafta boyunca o senelerde baska hicbir hastanede bakilmayan seylere bile bakilmis.
dbk düsüklügü demir eksikligi yapiyor, demir eksikligi istahsizlik, istahsizlik yetersiz beslenme, yetersiz beslenme iyice demir eksikligi seklinde bir kör dügüm seklinde gidiyor.
o sebeple ben diyorum ki, demire baktirin ve sizi ciddiye alacak doktor bulun. annem, bu cocuk yemek yemiyor, dediginde anneme gezdigi 15 doktor, simdi sana bir mama yazicam bunu yiyince su kadar pirzola yemis gibi olacak, tarzinda inanilmaz zihnisinir tavsiyelerde bulunmuslar. Annem cildirmis bir gün, ben yemek yediremedigim icin size geliyorum siz mama yaziyorsunuz, mamayi yedirebilsem zaten size gelmezdim, diye. sonra haydarpasa numune cocuk bölümü bashekimi beni görür görmez cerrahpasa'ya yönlendirmis de hayatimi kurtarmis. rahmetli Asuman Egriboz. vitamin mineral verelim, balik yagini dayayalim, arısütü kullanalim ok ama önce bizi ciddiye alacak, gercekten beynini kullanip bizi dinleyecek doktor bulalim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
(7)

Mayıs sonu bayramda Antalya da denize girilir mi?

sonhakan
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
0
sonhakan
(07.04.26)
Geçen yaz 7 Haziran'da Kemer'deydim. Hava, deniz sıcaktı. Çok yanmıştım.
-4
arbre
(07.04.26)
19 mayıs'ta kaş'ta çok bulundum; gayet güzel oluyor, rahatlıkla girilir. yazın ortası gibi 8-9'a kadar denizde kalınmaz ama, 7'den sonra hafif esinti çıkar.
+1
lil siztah
(07.04.26)
Antalya Denizi bodrum'dan her zaman 2-3 derece daha sıcaktır.
0
etna
(07.04.26)
Kas daha serin olur. Ama orada bile girilir.
Ben kasta da girmistim mayis sonu.
-1
Purple life
(07.04.26)
antalya denizliden daha sıcaktır zaten. antlaya bodrumdan daha sıcak olur ve denize her ikisinde de denize girilir.
0
mikahakkinen
(07.04.26)
Mayısta Antalya'da denize girmeyi temmuzda Bodrum'da girmeye tercih ederim.
+2
Improbable
(07.04.26)
Mayıs sonu rahat girilir, bir temmuz sıcaklığı olmasa da konforlu olur.
0
kimlanbu
(07.04.26)
(12)

Türkler neden Hitler'i seviyor

darkwizard
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.
Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?
Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
-4
darkwizard
(07.04.26)
Bircok sebebi olabilir ama algida secicilik olma ihtimali en yuksegi bence. Mesela Sevan Nisanyan'in esi var Ira, genelde carpitmali olsa da saydiriyor hep bazi seylere (turklukle alakali bir takim seyler) ve yorumlar genellikle destekler nitelikte, baska cins biri daha vardi, Ira onun yaninda melek kalir :D bazi hakli oldugu noktalar vardi ama genelde igrencti, gene yorumlarda ovuluyordu kadin surekli.

Belirttiginiz konularla alakasi olabilir, bunu da goz ardi edemem. Daha da onemlisi bugun bati medeniyeti dedigimiz seyin karsisinda oldugu icin de savunuluyor olabilir. Hitler bir hegamonya kurabilmis olsaydi belki cok daha kotu olurdu ama onu bilemeyiz, su an guc kimin elindeyse, gucunu kullanmasi insanlara batar ve onlarin karsisindakiler gozune daha iyi gorunur.

Son olarak, dunyada bir suru katliam yapan lider oldu. Hic biri Hitler kadar sovgu almiyor. Boyle olmasi beni de huylandiriyor mesela.
0
mbond
(07.04.26)
Salak ve kötü olanlar seviyor.

Türkler seviyor diye bir sey yok ayrica.
+12
Purple life
(07.04.26)
israil ve yahudi karsitligi temel sebep.
0
baldur2
(07.04.26)
klasik "düşmanımın düşmanı dostumdur" mantığı. İsrail'i veya yahudileri düşman bilen Hitler'i sever.
0
faberkastelli
(07.04.26)
ben sevmiyorum. yahudi soykırımından dolayı seviyorlar, ayrıca türklerde genelde alman ve alman malı sevgisi var. jöntürklerden beri bu var.
+3
mikahakkinen
(07.04.26)
Cehaletlerinden ve yahudi soykırımından ötürü. Ama işin içinde Yahudiler olmasaydı da yine bu kadar kötü bir karakteri severlerdi. Bizim milletimiz kötü güce yapmayı sever.
+5
sadakatsiz
(07.04.26)
sadece tr'ye özgü bir şey değil
+1
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
Hitler, bizde tam değil " yarım " belki de sadece bir yönü ile çeyrek tanınıyor.
Yoksa üstün ırkçılıkla, aryancılıkla veya siyonizmle öne çıkanların ne Türklere ne de insanlığa faydası olur .
Almanya'nın Hitler den sonra siyonistler tarafından ele geçirildiği de gün gibi ortada. Hitler'in yanındaki büyük
sermaye sahipleri de yahudiydi.
Bazı şeyleri iyi anlamak lazım .

Ve tabi zalime destek verene de o zalim musallat oluyor bir zaman sonra.
En yakın örnek olarak
Irak Afganistan Suriye'de de el ele kol kola vererek sivil kanı döken siyonist devlet, abd ve İran şimdi birbine girmiş durumda .
Silahların değil mazlumun kalbininn kırıklığı galip gelecektir eninde sonunda.
-1
diyecevaplandı
(07.04.26)
Yahudi düşmanlığı sebebiyle. Bir de hitler'in Türkiye'ye bir etkisi olmadı malum savaşa katılmadık, ondan ülke üzerine net etkisi yok. Kimsenin ailesine bir şey olmadı falan. Yani bugün Türkiye'nin herhangi bir yerinde hitler savunsan çoğu kişi iplemez.
Ama gene de ben Türklerde özel sevgi olduğunu sanmıyorum. Her ülkede mal bir kitle var, onlar sever. Sen de onlara denk gelmissindir.
+2
logisticsmanager
(07.04.26)
türkler hitler'i seviyor varsayımı çok yanlış.
tüm dünyada 20 yaş altında hitler'i sevmek ya da "lan yoksa adam haklı mıydı" diye düşünmek görülebiliyor, bu türklere has bir durum değil.

israil'in sınır tanımazlığı ve tam bir terör devleti haline gelmesi küresel çaptaki bu sevgide (hadi sevgi demeyelim de sempatide) önemli bir etken.
+1
biseysorcaktim
(07.04.26)
hitler'i seven adam milliyeti fark etmeksizin asiri eziktir. silik, sümsük bir tiptir. türklerden de sevenler zeka gerisi irkcilar olduklari ve kendilerini bir halt zannettikleri icin seviyorlardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
yahudi düşmanlığı.
zaten toplumumuzda ziyadesiyle mevcut bu durum; israil'in politikaları sebebiyle de iyice harmanlanıyor.
ondan sonra gelsin "hitler çok akıllı bir adammış", gitsin "hitler az bile yapmış" gibi saçma sapan yorumlar.
0
pangea
(08.04.26)
(31)

Hangi ülkeye seyahat etmek istemezdiniz?

bloodymoon
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?

(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
0
bloodymoon
(06.04.26)
yakutistan.

ruhi çenet soğuttu beni.
-2
enteg
(06.04.26)
Pakistan. Tek kadın olarak gitmek güvenli değil, temiz değil, mutfağı ilginç değil.
+1
kobuzchu kiz
(06.04.26)
Mısır
O kadar çok sosyal medyada paylaşıldı ki piramitler için bile bir heyecanım kalmadı üstelik hayalimdeki gibi de olmadığını fark ettim ve fotoğraf paylaşımlarını gördükçe kendim gitmiş gibi oldum.
+1
egerbiryolcu
(06.04.26)
hindistan
kuzey kore
0
jelly bear
(06.04.26)
Afganistan'a asla gitmem
+3
kullanicadi
(06.04.26)
Hindistan
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Doğu Avrupa, Balkanlar, Venezuela, Kolombiya, Orta Amerika, Orta Afrika. Hiç ilgim yok buralara.

Afganistan, Pakistan, Yemen vs buralara takla atarak giderim.
0
efreet sultan
(06.04.26)
Afganistan, Hindistan ve Pakistan diyenlere de aşırı hak veriyorum,

Ama cevabım Bangladesh.
+3
a perfect lie
(06.04.26)
Banglades
0
Purple life
(06.04.26)
Fransanın her yeri ve dubai.
Buraya yolu düşenlerle de görüşmüyorum hayatımda.
Bu iki yerin bendeki sevimsizlik seviyesi, tuvaleti evin dışında olan hamamböcekli yer yataklı yayla evi ayarında.
-2
asue
(06.04.26)
Hindistan başta olmak üzere aynı bokun soyu olan Bangladeş, Pakistan vb. ülkeler.
+2
wilhelmwasmuss
(06.04.26)
meksika
0
baldur2
(06.04.26)
Hindistan, Pakistan, Afganistan şeytan üçlüsü. Sadece birini seçmek çok zor.
+2
ekimoloji
(07.04.26)
haiti. bangladeş yanında manhattan gibi kalıyor.
+1
monicapp
(07.04.26)
Ermenistan'a Allah dusurmesin, hic gitmedim gerci. Bir keresinde Londra-Valencia ucuyorum, yaz ayi, herkes tatilci muhtemelen, koridor tarafimdayim. Yan siramdaki 40+ yaslarinda iki kadin muhabbete basladi, ben de kulak misafiri oldum. Ingiliz kadin soruyor ilk tatiliniz mi Valencia'ya falan klasik muhabbetler iste. Diger kadin Ermeniymis, diasporadakilerden sanirim, yazliklari falan varmis Valencia'da. Bu basladi sonra biz millet olarak cok sanssiziz, Turkler'in cografyasinda yasadik, Turkiye bize soykirim yapti, cok acilar cektik bilmemne, magduruz da magduruz, Turklere, Turkiye'ye saydiriyor. Ingiliz de hak veriyor, anlayisli olmaya calisiyor falan da O da sıkıldi yani muhabbetten. Bu nasil komplekstir, nasil bir kuyruk acisi uluorta, sagda solda yeni tanistigin birine niye anlatirsin? Valencia ucaginda yapma bari be bacim, hayat sana guzel halin vaktin yerinde gozukuyor, kizinla tatile gidiyorsun, modunu niye dusuruyorsun? Diasporadakiler boyleyse Ermenistandakiler bizi yatirir keser herhalde:)
-1
freedonia
(07.04.26)
Afganistan, Pakistan, Hindistan triosu.

Aynı şeyi yazmışız, şimdi gördüm.
+2
gabe h coud
(07.04.26)
Düşündüm düşündüm gitmek istemediğIm bir ülke bulamadım :) her ülke sanki ayrı bir hikaye bir de Meksika falan yazanlar Meksika bu dünyadaki cennet arkadaşlar. Keza Ermenistan da aynı Türkiye gibi gayet güzel ve insanları da bizim gibi misafirperver Türk olduğunuzu söyleseniz de - iki kere gittim.
0
euteamo
(07.04.26)
net bangladeş. dünyanın lağım çukuru her anlamda.
+1
ground
(07.04.26)
Bangladeş, Afganistan, Pakistan, Hindistan.
+2
kumandanim
(07.04.26)
aslinda butun dunyayi gormek isterim. daha cok tehlikeli yerlerden sakinirim simdilik. haiti, somali, sudan gibi. ulkenin her yeri illa kotu diye bisey yok bu arada. iyi yerleri de var, kotu yerleri de. medyada da ulkelerin durumu abartilabiliyor.
0
ermanen
(07.04.26)
Bütün ortdadoğu ve afrika ülkelerini kafadan elerim.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Hayatımda bu kadar sacma sey duymadın şimdi gidip
kuzey kore,iran vs desen afganistan çıksa ölecen tam tersi olsa gitsen yine ölcen
kime ayak yapıyosun sen
-9
smokee
(07.04.26)
Şunu aklıma getirdi;
youtu.be
0
logisticsmanager
(07.04.26)
Birkaç ay önce biri burada "Hindistan'da hiç mi düzgün yer yok?" tarzında bir soru sormuştu. Bollywood yıldızlarının yaşadığı yerler hariç hiç eli yüzü düzgün bir cadde, nezih bir semt yok mu bu ülkede, hiç bulamadım google street view'da demişti. Başta dalga geçiyor ya da saçmalıyor sandım. Sonra epey bir zaman ayırıp kendim denedim. Düzgün yer bulamayınca ortalama gelirlerin yüksek olduğu bölgeleri bulup oraları denedim. Yok arkadaş. Gerçekten en iyi denebilecek sokağı bile rezalet durumda. Her yer döküntü, yollar vs. berbat.

Neyse. Hint kültürü vs. ilgi çekici geliyor olabilir (bana hiç gelmiyor da). Ama bu ülkeye gitmek için şahsen benim hiç merakım yok. Pakistan ve Afganistan daha da kötüdür eminim.

edit: Bir youtube akımı var "exploring Turkey (ya da başka ülke) until it's ugly" diye videoya başlayıp Türkiye'den rasgele noktalara google street view adamını atıp güzel mi diye bakıyorlar ve baya 10-15 noktadan sonra ancak güzel olmayan bir yer bulabiliyorlar. Bunun "exploring India until it's beautiful" versiyonunu yapsak video 2 saat devam eder heralde güzel bir yer bulana kadar. Lanet bir yer yav. Sinirlendim hee.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
tüm ortadoğu elendi. asya merakım da yok hiç.
0
mor oje
(07.04.26)
Hindistan
0
baldan kaymak
(07.04.26)
sadece politik veya ekonomik sebeplerle var olmuş, çoğunlukla kendi vatandaşının bile bir halta saymadığı ruhsuz dandik ülkeler. bae, lihtenştayn, israil vb... onun dışında eğer güvenle bulunup sağ salim çıkabileceksem uganda'daki kabileden tut da haitisine kadar her yeri görmek isterdim açıkçası. daha doğrusu "istemem" diye mukavemet göstermezdim. hindistan örneğin bu tür sorularda klasikleşmiş cevaptır, ben de bayılmıyorum, para verip görmek istemem ama "asla istemiyorum" diyeceğim bir yer değil. bir milyardan fazla insan var, bir milyar hayat var, bi ucu başka diğer ucu tamamen ayrı... yaşamak istemem, sempati duymam ama mesela benim gözümde lihtenştayn'dan ya da kuveyt'ten daha kıymetlidir. BOKLU dersin, boklu da olsa pis de olsa bir yaşantının, kültürün, hikâyelerin olduğu bir coğrafyadır. sadece "seyirci" veya "turist" gözüyle çok da şikayetçi olacağım bi şey değil bu.
0
der meister
(07.04.26)
Yazılanlar haricinde kişisel olarak; Tayland.

Herkes ölüyor, bitiyor ama benim ilgimi çekmiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.04.26)
En net cevabı afganistan ya. Ölüm riskinin en çok olduğu yer.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
Tek ülke ise Net hindistan
0
basond
(08.04.26)
Ekvatoral kuşaktaki bütün ülkeler. Hangisine gitsem güya en soğuk ayda sabaha karşı en soğuk olması gereken zamanlarda bile terden nemden yapış yapış oluyorum.
0
iwasbornonamountainside
(08.04.26)
(13)

ChatGPT'ye sinirlendiginiz oluyor mu?

sekizdokuzon
Bu verdiğin cevap ortalama insanı tatmin eder, o kadar zamandır konuşuyoruz IQ seviyemi anlamadın da mi boyle ortalama cevaplar veriyorsun diye kızdığınız oluyor mu? İyi insan olduğumuz için kızdığımızı ona da belli etmiyoruz tabii.
Bu verdiğin cevap ortalama insanı tatmin eder, o kadar zamandır konuşuyoruz IQ seviyemi anlamadın da mi boyle ortalama cevaplar veriyorsun diye kızdığınız oluyor mu? İyi insan olduğumuz için kızdığımızı ona da belli etmiyoruz tabii.
0
sekizdokuzon
(05.04.26)
evet oluyor hahaha.

ben kizdigimi belli ediyorum. direkt konusuyorum hayir ben sana söyle yap dedim diyorum ve hemen özür diliyor garibim.
-1
Purple life
(05.04.26)
kızıyorum ve söylüyorum kızdığımı da. ama gemini daha çok kızdırır oldu son zamanlarda. hatta gemini söylediğimi öyle yanlış yerlerden tutup öyle anlamış rolü kesiyor. 'beni bir sen anladın sen de yanlış anladın' diye sataşmalık bir alıklığı var :D

örn: en lezzetli armut cinsi nedir?
el-cevap: harika, anladım! senin bir elmasever olduğunu biliyorum! leblebi yemek için çorum'a bir haftasonu planı yapmamı ister misin? ✨
+1
suicmeyenadam
(05.04.26)
Chatgpt yi çok yönlendirmedikçe sanki artık iş yapmıyor. Konuşmaya pdf dosyası ekliyorum, bu deneyin/prosedürün aşamalarını özetle, diyorum. Bana deneyi söylersen yardımcı olabilirim diyor. İlla pdf dosyasındaki diye belirtmem gerekiyor.

Eskiden böyle yapmıyordu. Şu sıralar bunu çok yapıyor. İlk dosyada değil de, yüklediğim diğer dosyalara söylemediğim sürece bakmıyor.
+2
substituent
(05.04.26)
evet. çünkü bazen sohbetin tonunu değiştirip saçmalıyor.

bazen de aşırı saçma hatalar yapıyor:
eksisozluk.com
eksisozluk.com
+1
tabudeviren
(05.04.26)
Ondan doğru cevap beklerken diğer yandan da test ediliyoruz.
0
diyecevaplandı
(05.04.26)
Gemini'ya artık güvenemiyorum
0
baldan kaymak
(05.04.26)
Bazen delirtiyor beni sinirden bir kere o kadar sinirlendim ki paralı üyeliğimi bitirdim :):)
Ama sonra döndük yine paşa paşa :/
0
mutekebbir
(05.04.26)
Sohbet konusunda hepsi mal hepsi salak. Ana avrat sovmeye basladim 1 saat önce söylediğimi 1 saat sonra bambaşka olarak söylüyor. Claude dahil. Gemini hepsinden beter, yalan söylüyor. Yalan deyince de evet bilerek yaptım diyor.
Yapay zekaya spesifik soru sorulur uzun konuşunca olmuyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Bir de eskiden beni desteklerdi, şimdi "Şu tip bir insan kötü diyebilir miyiz?" diyorum, "Kötü değil, farklk dinamikleri var" diyor. Bir de objektif pis.
+1
🌸sekizdokuzon
(05.04.26)
ben bir egitim verecektim resim halindeki sorulao worde cevirsin diye verdim 20 soruyu duzgun cevaplamis kalan 40 soruyu da kendisi benzer sorularla sallamis,

ben de ilk sorulari kontrol edince tamam diye dusundum

sonra anlayinca dedim neden boyle yaptin ya bir yerden sonra beceremedim ben de salladim dedi. o an elime gecse cok pis bogazina sarilirdim

ama sonunda barstik her ne kadar arada calude a mi gecsem desem de
0
aloneinthedark
(05.04.26)
Bazı konularda aynı anda birkaç tane yapay zekay kullanıyorum.
Gemini bir ara çok telaslandiriyordu. Copilot daha iyiydi. Gemini'ye resmen sakin ol lan demek zorunda kalıyordum (köpeğimde gastrit var. Copilot ve mistral sakin davranirken gemini çabuk veterineri ara diye takiliyordu).
Bir de bazen bir şey atıyorum, kafasından sallıyor. Kafasından salladigini ya da yalan olduğunu söyleyince heeee evet ya pardon yapıyor.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
yapay zekalar çok kaynak tüketiyor malumunuz.
bu yapay zeka şirketleri de arada bir, gelen talebin yoğunluğuna göre oluşturulan cevapların kalitesini düşürebiliyor ki kaynaklar optimal kullanılsın.

o yüzden aynı modeli kullanarak farklı zamanlarda farklı yanıtlar vermesi olası.

bir de yapay zekalar bizi tanımaya başladığı için artık prompt kalitemiz düşmeye başladı ister istemez. ama onun hafızası da aslında önceden yazılmış (konuşmalardan çıkarıp kendi yazdığı) cümlelerden ibaret.

bir şey daha var; her yeni modelde ve neredeyse her ay yapay zekaların performansı arttı şimdiye dek ama bir süredir radikal iyileştirmeler yapamıyorlar. donanım ve kaynak noktasında darboğaza girdiler şuan.

hepsi birleşince arada bir saçmalıyorlar tabiatları gereği.
0
biseysorcaktim
(06.04.26)
Chatgpt ücretli versiyon kullanıyorum, çok nadir kızarım çünkü bana acayip uyum sağlamış durumda, üslubu, espri oranı, samimiyet oranı tam kıvamında.

Çok nadiren de olsa 3.5 versiyonu gibi iq yoksunu cevaplar verip bunda ısrarcı olabiliyor, yakalayınca git güncel bilgiyi araştır diyorum, hatasını fark edip toparlıyor.
0
kimlanbu
(06.04.26)
(3)

Çinko kullanıp faydasını gördünüz mü/ nedir?

egerbiryolcu
Sb (soru bu kadar)(İsim de belirtebilirsiniz benimki zinco kapsül, doktor yazmıştı)
Sb (soru bu kadar)
(İsim de belirtebilirsiniz benimki zinco kapsül, doktor yazmıştı)
+1
egerbiryolcu
(01.04.26)
post covid döneminde kullanmistim.
faydasi oluyor. enerji vermisti bana.
-1
Purple life
(01.04.26)
Ocean marka kullanmıştım, regl ağrılarıma iyi gelmişti.
0
ekimoloji
(01.04.26)
çinko pikolinat formunda kullandım faydasını gördüm. çinko+bakır venatura.
0
orpheus
(01.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.