Giriş
(16)

Boşanmak isteyen ebeveynler ve psikolojik sıkıntılar

Piukh
Selamlar. Hem hukuki hem de insani olarak doğrusu ne emin olamıyorum, işler avukata gidecek kadar ciddileşmeden başka bir akla vicdana sormak istedim.60 yaşlarındaki annem ve babam iki senedir ayrı yaşıyorlar. Birkaç gün önce annem aradı ve malların bir kısmının kız kardeşimin ya da benim, diğer kıs
Selamlar. Hem hukuki hem de insani olarak doğrusu ne emin olamıyorum, işler avukata gidecek kadar ciddileşmeden başka bir akla vicdana sormak istedim.

60 yaşlarındaki annem ve babam iki senedir ayrı yaşıyorlar. Birkaç gün önce annem aradı ve malların bir kısmının kız kardeşimin ya da benim, diğer kısmının kendi üzerinde olması şartıyla boşanmak istediğini söyledi. Babamın onu aldattığını düşünerek üzerinde hiçbir şey kalmaması gerektiğini iddia ediyor. Babam da mal mülkle derdi olmadığını, ablam ve ben ne derse onu yapacağını söylüyor.

Biz ikisini de seviyoruz. İkisi de kötü insan değil, yıllarca bize analık babalık ettiler üzülmesinler istiyoruz. Aynı mesafede kalmak istiyoruz sadece ama olmuyor. Annemin psikolojisi pek iyi değil, her şeye şüpheyle yaklaşıyor ve bazen olmayacak (babanın başka kadınlardan çocuğu var) gibi iddialar ortaya atıyor. Psikiyatriste 1 kere götürebildik, onda da ne dinledi ne verilen ilaçları kullandı.

Şimdi bahsi geçen 2 parçada düşünülen malların birinin benim diğerinin ablamın üstüne yapılmasını da kabul etmiyor mesela, ben kimseye güvenmiyorum diyor. Halbuki ne ben ne ablam ne de babam başkasının 1 kuruşuna tenezzül etmiştir. Zaten hiçbirimizin maddi bir sıkıntısı da yok, ortadaki para da kimseyi ihya etmez.

Bugüne kadar o ne istediyse yaptık ama hep işleri büyütüyor. Neşesi, keyfi de kalmadı, sürekli bunları düşünüyor, anlatıyor. En son konuşmamızda ablana da güvenmiyorum demesi beni iyice tedirgin etti doğrusu. Ablam ki onun için oturup ağlıyor ne yapacağız, neden böyle oldu diye.

İstediğini yine versek mi, bir avukat bulup hep beraber gidip başka yollar mı arasak şerh düşme gibi opsiyonlarla mesela başka bir uzlaşma çıkartılabilir belki, kendi haline mi bıraksak (anlaşamazsak zina davası açacağını, dna testi isteceğini falan iddia ediyor) Emin olamıyorum. Ve dediğim gibi hangisini seçmek onun için daha iyi olacak? Doktoruna da sordum öncelikli olarak ilaç kullanması lazım diyor sadece ama işte zorla ilaç verecek değiliz. Ne yapmalı sizce?
-1
Piukh
(08.09.26)
Annenin dedigini yapin, zaten miras olarak yine size kalacak mallar. Anneniz yine de duzelmeyebilir ama bundan sonra dahi. Sorun daha derin ve yapisal duruyor.
0
baldur2
(08.09.26)
avukat değilim yalnız ne olursa olsun babanın üstüne bir şey kalmasın gibi bir durumun yasal bir dayanağı olmaz. bence burada anneye biraz hukuk göstermek lazım. böyle birşeye hakkın yok, biz babamın da hakkını gözetmeliyiz, bir avukata gidelim, hak hukuk neyse onu yapalım bize de o yakışır minvalinde yaklaşmak lazım sanki. anneniz de sağlıklı bir imaj vermedi anlattıklarınızdan, gerekirse dava ile devam etsin ama yıpranır tabii. miras olarak yine size kalacak denmiş ama anneniz de üstüne geçen malı istediği gibi satıp harcayabilir günün sonunda. şerh olayı belki olabilir ama bence vicdanen yasal hak neyse o olmalı gibi geldi sizin için de.
+4
awlmi
(08.09.26)
öncelikle kolaylıklar dilerim. çok zor bir durum. böyle şeyleri bir avukat ve bu işleri bilen bir muhasebeci ile konuşmanızı öneririm. gayrimenkulu kafanıza göre babadan anneye, babadan çocuğa geçirmek olmuyor. öncelikle işin vergisel boyutu var. bir de, mesele mirastan kaçırmak olarak nitelendirilebilir.
+1
co2s2
(08.09.26)
Annenin üzerine de cok mal birakmamaya calisin. Yarin cocuklara da güvenmiyorum diyip hepsini bagislayabilir.
+3
Purple life
(08.09.26)
Annenizin psikolojik sorunları var diye babanızı feda edecek tedbirler düşünmeyin.
Bence arada da kalmayın. Yine sevginizi gösterin ama bu konuda biz tarafsızız. Aranızda halledin deyin. Açsın zina davasını, ne güzel, meşgale olur işte. Zaten bu işi tereyağından kıl çeker gibi halletseniz bile sonrasında huzura ermeyeceksiniz ki. Anladığım kadarıyla sonrasında da sizlere sarıp başka hezeyanlar geliştirecek. Bırakın ne istiyorsa yapsın, çıkın aradan.
+2
Mirket
(08.09.26)
kadın belli ki kafayı yemiş. siz böyle birine sağlıklı insan muamelesi yapmanız da kafayı yemiş olmakla eşdeğerdir.

velev ki valide sultan aklen sağlıklı. peki mallar üzerindeki katkısı nedir? eğer çalışıp kendisi kazandıysa kime ne verileceğinde tasarrufta bulunabilir ama eğer tersi bir durum varsa çenesini kapatması tavsiye edilebilir.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
Vallahi ben de sizi kirmamak icin yazmadim, kibar takildim ama anneniz cidden kafayi yemis gibi duruyor. Mali falan bosverin annenizi kurtarin.
+1
baldur2
(08.09.26)
Ben konuya biraz farklı yaklaşacağım. Anneniz menopoza ne zaman girdi? Menopoz dönemi ve sonrası psikolojik sağlık şeklinde araştırmanızı öneririm. Ben çoğu kadının perimenopoz, menopoz ve postmenopoz süreçlerinde hiç bir şekilde anlaşılamadığını, desteklenmediğini ve aşırı yalnız bırakıldığını, bunun sonucunda da agresyon ve bahsettiğiniz tarzda davranışlar sergilediklerini gözlemliyorum etrafımda.

Ayrıca fiziksel hastalıkların (örneğin nörolojik bir durum) bir kısmında da bu tarz duygu durum/davranış/muhakeme vb. değişiklikleri mümkün.

Önce bu ihtimali ekarte etmek doğru bir hamle olur sanki.
+3
Phoebe
(08.09.26)
Hukuki kısımda mutlaka danışmanlık almanızı öneririm. Kimsenin kötü niyeti olmasa da işleri hukuka uygun yapmak en doğrusu. Sonra başınız ağrımasın.
Anneniz depresyonda olabilir, başka psikiyatrik hastalığı olabilir, phoebenin dediği türden sıkıntıları olabilir veya sadece duygusal karmaşa yüzünden kafa karışıklıkları yaşıyor olabilir. Bunların hepsi ciddi etkileri olan şeyler.
Anne babanız ileri yaş olduğu için daha olgun davranma olasılıkları var. Ama boşanmalarda mal mülkün (bazen sadece bir buzdolabının bile) mesele olduğu, çekişme malzemesi, bir silah olarak kullanıldığı çok sık rastlanan bir durum. Bizim başımıza gelmez demek yerine işleri kitabına uygun yapmak daha iyi.
Ayrıca annenizi siz ikna etmeye çalışırsanız sizinle de ilişkisi bozulabilir. Eğer avukatı dinleyebilecek durumdaysa o anlatsın. Kolay gelsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(08.09.26)
annenin akli durumu yerinde degilse dedigini yapmayin. bana sanki bir takim akli ve ruhani sikintilari var gibi geldi anlattiklarinizdan. yarin öbür gün mali mülkü, bana malum oldu gidip sualakasiz kisinin üstüne yaptim, derse ne yapacaksiniz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
Anneniz bir güzel kafayı sıyırmış, babanız ise hayattan bezmiş siz ise hala anneyi ciddiye alıp üzülüyorsunuz.
avukata danışın, yasal süreçleri başlatsın kadının bu tarz kararlar verecek yetkinliği yok saçma sapan sebeplerle elinizdekileri de kaybetmeyin, bırakın dna testi falan da istesin işinizi kolaylaştırır.
+1
denizgonen
(08.09.26)
hukukçuyum. annenizin acilen ama acilen (şu an saat 15:37 bugüne bile yetişebilir) vesayet altına alınması, tüm tasarruf yetkilerinin kısıtlanması gerek. olay zaten hukuki değil ağır bir psikolojik bir vakaya dönmüş. çok ama çok yakında hepinize düşman olacak önüne ilk çıkacak kişiye her şeyini bağışlayabilir borçlanabilir her şey yapabilir. sağlık kısmını 2. sıraya alın. önce kısıtlayın.
+1
ground
(08.09.26)
Makul ve mantıklı düşünmediği/davranmadığı konusunda üçümüz de mutabığız. Ancak dediğim gibi doktora gitmek istemiyor. Kavga edince de iyiye gitmiyor hiçbir şey.

Doktor da fikirlerini çürütmeye çalışmayın, mantıklı yaklaşmanız bir şey ifade etmiyor dedi. İletişimi bozmadan aynı fikirde olmadığınızı söyleyin, desteklemeye ilaca teşvik etmeye devam etmemizi öneriyor. Hukuki tarafına yorum yapamazmış.

Menopoza gireli 10 sene olmuştur sanırım zaten bizim bir kanaatimiz yok, kabahatli de görmüyoruz, başka bir şey de olabilir ama işte doktora gitmek istemiyor.

Vesayet konusu da onun için çok yıkıcı olur, direkt olarak bizi düşman görecek. Pratikte nasıl olacak onu da bilmiyorum, bu işler hemen olmuyordur muhtemelen. Sonrasında hiç iletişim kuramazsak ne olacak orası da var.

Bir de hukukçu biriyle yüz yüze konuşalım bakalım.
0
🌸Piukh
(08.09.26)
ground +1

babaya takmış durumda bir anne görüyorum, genelde bu yaşlarda çocukları dahil kimseye güvenmezler, bu durumu sadece size değil tüm yakın çevresine anlatmıştır ve çevresinde art niyetli olanlar olabilir.

bahsi geçen tüm mallara (satılamaz) şerh koydurup süreci bu şekilde devam edilmesi, herkes için daha iyi olur gibi.
0
duyuruuser
(08.09.26)
Benim annem de geçen yıl böyleydi. Ayrı eve çıkmayı düşünüyordu. Şu an sağlık açısından babama muhtaç. Sana bir şey olursa biz bakamayız, sen ne yapacaksın diyin.
0
Kahvedesu
(08.09.26)
Doktora bakarsanız tam tedavi için yıllaaar yıllar gerekecek çünkü ilaç yetmez uzun uzun psikoterapi lazım. Bu arada birkaç zaman daha cevapsız bırakırsanız dna testi istemiyle mahkemeye başvurmuş bulabilirsiniz onu. Babanın yapısı huyu nedir bilmiyorum, bahsetmemişsin ama her erkeğin böyle potansiyeli vardır, potansiyel başka yapmamak başka, annenin durduk yere alevlendiğini sanmam. Eğer durduk yere yapıyorsa konu gerçekten terapiliktir, yıllarca beklemeye gerek yok, her şey adil olacak şekilde ne istiyorsa yapın gitsin. Bunları hak etmiyorsa babanız için üzülmeyin, çok gecikmiş bir boşanma olarak düşünün.
0
muhayyer divan
(19 saat)
(13)

bir kısım garip hisler

euteamo
Sevgili duyurucular,Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü. Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir k
Sevgili duyurucular,

Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü.

Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir konu. Dating appler vs kullanıyorum ama ne yazık ki istediğim gibi biriyle tanışamadım. Bu da onunla konuştuğumuz bir konu. Her zaman sorar dateler nasıl gidiyor vs diye. Ama son konuşmalarımızda işte “ben üçüncüye dönüyorum hadi sen de başla.” “sen hiç evlenmedin, anlayamazsın” gibi cümleler kurdu ve hoşlanmadım. Ben hiç evlenmedim o iki kere evlendi.

Bunu şunun için anlatıyorum belki de kendi yaşadığı karışık durumdan kaçmak için sürekli benim olamayan ilişkilerimi soruyor olabilir ve bende detaylı bir şekilde anlatıyorum.

Şimdi arkadaşım ikinciye boşanmayı planlıyor. Boşanacağı kişinin bundan haberi yok. Ama aynı zamanda iş yerinden yeni biriyle flört ediyor. Benim de tanıdığım bu kişiyle flört ettiğini bana anca ben ısrar ettikten sonra söyledi. Normal şartlarda böyle konularda asla ısrar etmem anlatması için hiç kimseye ama o bana sürekli dateler nasıl gidiyor diye sorduğu için sorma gereği duydum.

İkimizde aynı yaştayız, tahmin edeceğiniz gibi kadınız. Asla hayalim evlenip çocuk yapmak olmadı. Gayet ciddi 8 yıllık bir ilişkim oldu. Hiç aldatmadım, aldatmayı aklımdan bile geçirmedim bunu da bilir. Ama arkadaşım flörtöz bir insan. Ve sanki artık ben hiç evlenmediğim ve şu anda ciddi bir ilişkim olmadığı için beni küçümsüyor gibi geliyor.

Ben net bir insanım hisselerimi de genelde paylaşırım. Buraya yazdığım gibi ona da dedim, bu espriler hoşuma gitmiyor diye. Ama hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyorsun diyor ama aslında anlattığı şeyler bölük pörçük ve mevzunun sadece bilmemi istediği kısmını anlattığı için anlayamıyorum. Anlamak da zorunda olduğumu da düşünmüyorum.
Özetle, arkadaşımın iyi niyetinden şüphem yok ama sizce neden benimle böyle yarışa girme gereği duyuyor?
0
euteamo
(07.09.26)
açıkcası benim arkadaşınızın iyi niyetinden şüphem oluştu :) siz söylediğiniz halde hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyosun diye diretiyosa.. bu artık takılmadan çok iğnelemeye dönerdi bende. kaldı ki kusura bakmasın kendisi de 2.kez boşanacak ve daha boşanmadan flört ediyosa onla bunla demek ki kendisi de çok evlilikten anlamıyormuş.

ben olsam söylediğim halde bu söylemlere devam eden birinden ister istemez soğurdum. hemen kavga dövüş kin nefret değil tabi ki ama, bi mesafe alırdım. hoş değil kesinlikle.

sizin hassas olduğunuz konuları, hangi cümlelerin sizi kırdığını, üzdüğünü biliyo, buna rağmen yapıyo. ben art niyet ve küçümseme ararım
0
chanandler bong
(07.09.26)
Fazla rahatlık ve yakınlıktan oluyor. Üstüne sizin hislerinizi önemsemiyor. Herkesin benzer arkadaşlıkları olmuştur. Nüfusunuza almadıysanız salın, gitsin.
0
gabe h coud
(07.09.26)
Eşini aldatan biriyle arkadaş kalamayacağım için benim hakkımda düşündükleri de umurumda olmazdı açıkçası.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(07.09.26)
Hoşunuza gitmediğini söylediğiniz halde devam etmesi saygısızlık, sınırını bilmezlik.
Hayatımda tutmazdım böyle birini.
Aklıma bir kadın arkadaşıma "hala birini bulup yatamadın mı" diyen bir patavatsızı getirdi.
Evlilik başarı mı yani? Hele de daha boşanmadan onunla bununla flört etmek...
0
pro9it9is9
(07.09.26)
bu tamamen bir akis meselesi. hermetik geleneğin ana prensiplerinden biri "içeride ne varsa dışarıda o vardır" idir. tasavvufta da vardır bu. the doors, guns'n roses bu konularda şarkılar yazmıştır.

"people are strange" the doors
"estranged" guns'n roses

özdeğerinizi yükseltmek için çalışmalar yaparsanız, (ne çalışması olduğu size kalmış) hem bu tür yanıtlar almazsınız hem de sağlıklı bir ilişkiniz olur.

ekim'de venüs retroya giriyor. herkes için her türlü ilişkilerde gölgeler ile yüzleşme ve sorunların kökenine inerek dönüşüme doğru ilerleme vakti. bu dönemi değerlendirmenizi öneririm. ister psikoterapi alın, ister sadece günlük tutun birçok yöntem var.

bu kısım herkese:
sizin gibi düşünmeyen insanlara deli muamelesi yapmayı bırakmanızda fayda var. sonra bir gün o insanlarla aynı fikirde olacaksınız ve "meğer doğru söylüyormuş" diyeceksiniz. sevgiler.
-1
janderzel zartanyan
(07.09.26)
Arkadasin söyledikleri bence tamamen geyik. Benim de arkadaslarimla konusmam böyle herkes birbirini gömüyor. Ama hicbir art niyet olmadigini biliyoruz.

Bence sizin arkadas da art niyetli yapmiyor. Biraz abartmış olabilir sadece. 2 kez evlenip bosanmis olmanin nesi havali bir sey allaskina gkfkfk sizin durumunuzdan daha kötü onun durumu.
Yeni Tanistigi birine evlenmis ve neden bosanmis oldugunu anlatmasi lazim.
Sevgilileri anlatmasan da olur salla.

Evlenmedin anlayamazsin laflarini ben de önceden anlayamamistim. Su an anliyorum. Iliskiler her ne kadar samimi ve güzel yasansa da aile tarafindan nikah olmayinca ciddiye alinmiyor. Evleniyorsun ve kaynanan gelin beni neden aramadi beni sevmiyor mu diye alakasiz maydonoz olmaya basliyor. Adam tekken katilmayacagi dügünlere artik aile olduk katilmamiz lazim diye seni de sürüklüyor. Kastettigi sey cok da matah bir sey olmayabilir.
0
Purple life
(07.09.26)
@perple life normal şartlarda haklısın. Hiç sallamam böyle söylemleri ama son zamanlarda benim neden doğru düzgün bir ilişkim yok diye sorguluyorum ve onunla da konuşuyorum gayet samimi bir şekilde hislerimi anlatıyorum. “Sen hiç evlenmedin anlayamazsın” aşırı saçma çünkü evet hiç evlenmedim ama ikili ilişkilerden anlamak için ille de bi yere imza atmak gerekmiyor. Ay bilmiyorum. Bir sürü insan evliliği statü olarak görüyor ve belki o da böyle düşünmeye başladı.
0
🌸euteamo
(07.09.26)
@ janderzel zartanyan hiç anlamadım :)
0
🌸euteamo
(07.09.26)
belki de boşanmadan flörtleşmelerini kendince haklı kılmak için öyle diyordur,
hani evlilerin eşimle sorunlarım var klişesi gibi, vicdanen huzursuz hissedip ama evlilikte o işler öyle olmuyor sen anlamazsına getiriyor böyle kamufle ediyordur.
0
siyah gece
(08.09.26)
Bence sen tamamen normalsin, ancak arkadaşın...
O flörtöz demişsin ama başka bişey olmasın o,eskiden daha farklı söylüyorlardı çünkü,hakaret de sayılmasın da.
Arkadaşlığını gözden geçir bence.
0
denizciman
(08.09.26)
Biz birini bile bulamazken, milletin 2.ciyi boşayıp 3'e doğru yürümesi....
0
Kahvedesu
(08.09.26)
@kahvedesu hahahaha valla öyle. o da onun dalgasını geçiyor benimle aslında :-)
0
🌸euteamo
(08.09.26)
Valla evlenmek bir basari olmadigi gibi, bosanmak da bir basarisizlik degil bence. Seda Sayan sanirim bir kez millet gomlek degistirir gibi sevgili degistiriyor, ben sevgili olmak yerine evlenip bosanmayi tercih ediyorum, demisti. Herkesin hayati kendine bence, kimse kimseden ustun degil. Herkes nihai olarak neden ve nasil burada olgumuzu bilmedigimiz bir dunyada bi sekilde yasamaya calisiyor iste, cok da abartacak bir yani yok, kimsenin tam olarak bir sey bildigi de yok.
Arkadasinizin kotu niyetli olup olmadigini bilemem ama bana daha cok zor bir donemden geciyormus gibi geldi, size isine geldigi kadar bilgi vermesi, kafayi saracak bir yerler aramasi filan, muhtemelen hafife almaya calistigi ama agir bir donemden geciyor. Bununa birlikte, kiriliyorum dediginiz halde soylediklerine devam etmesi vs biraz uzaklasmanizin daha iyi olacagini gosteriyor. Bazen bazi arkdasliklari kurtarmak icin bi sure uzaklasmak gerekir. Iliskilerden anlamak icin evlenmeye gerek yok, size katiliyorum ama bence iliskilerinizi ve iliskilerinizdeki rolunuzu irdelemek icin dogru kisi de bu arkadasiniz degil, belli ki yapici elestiri ya da icgoru saglayamiyor.
0
kassiopeia
(26 dk)
(14)

Bir kez daha yalakalık kazandı

Kahvedesu
Şu duyurudaki adam işimi elimden aldı.https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1625481/neden-is-yerlerinde-kendini-one-atanlar-kazaniyorAdam yalan yanlış bilgilerle yalakalıkla kendini pazarladı. Tüm gönderileri gümrükte takıldı ama bunu bile başarı gibi anlattı, benim sözleşmeyi de yenilemediler.
Şu duyurudaki adam işimi elimden aldı.www.eksiduyuru.com

Adam yalan yanlış bilgilerle yalakalıkla kendini pazarladı. Tüm gönderileri gümrükte takıldı ama bunu bile başarı gibi anlattı, benim sözleşmeyi de yenilemediler.
0
Kahvedesu
(05.09.26)
Ne kadar saçma bir yermiş orası! Geçmiş olsun. Umarım yakın zamanda mutlu olabileceğiniz bir iş bulursunuz.
0
cosmicstring
(05.09.26)
Yalakalık her zaman kazanır, bütün patronlar yalaka çalışan sever.

Ben yalakalık yapamayan yaptığı işi pazarlamayı da beceremeyen biriyim, eski patronum uyarırdı hep beni biz senin neleri nasıl yaptığını görüyoruz ama her patron görmez bunları göze sokmayı öğrenmen lazım diye, ama maalesef hala yapamıyorum.
+2
mutekebbir
(05.09.26)
üzücü,senin bu iş için ne kadar çok çabaladığını ilk başladığın zamandan biliyorum.eklediğin duyuruyuda şimdi okudum.bu olaylar ilk olduğunda aksiyon alman gerekirdi.işyeri hiyerarşisinde yaptıklarını yöneticilerin görmediklerindebunlar yaşanabiliyor,adam bildiğin perde çekmiş araya.
0
duptıs
(05.09.26)
Belki de böyle bir ortamda çalışmamak sizin için daha iyi olur
0
mirty
(05.09.26)
bu hikayede yanan sen olmussun valla.

burdan alinacak dersi alican ve önüne bakican. ins bir sonraki is yerinde düzgün insanlarla calisirsin.
0
Purple life
(05.09.26)
@duptıs, çok yalaka gördüm ama en azından işi biliyor ve artı yalakalardı. İlk defa bilmeyen birinin işini kötü yapmasına rağmen alkışlandığını gördüm. Üstelik lojistikte cezalar, malın durdurulması çok önemli bir şeyken, adam tr ihracat müdürü oldu:)
0
🌸Kahvedesu
(05.09.26)
25 yildir araliksiz calisiyorum. Kimse surekli bardagin bos tarafini goren calisani cevresinde tutmak istemiyor.

Ben bu olayi calisma hayatimin ilk yillarinda cozdum. Bende olumlu gelismeleri gormezden gelirken, surekli hatalari bulmaya donuk bir acayip bir zihinsel aliskanlik vardi. Surekli projelerdeki kusurlari falan bulmaya calisiyordum. Buldum da. 18 sene kadar once aramin cok iyi oldugu Amerikali, psikoloji PhD'si olan patronum Daniel bana bu durumun grup moralini bozabilecegini, pesimistik olmanin is dunyasinda pek ise yaramadigini anlatirken soyle bir sey demisti: bardagin yarisi bos olabilir, sen buna odaklanirken bardagin bos kisminin kolayca doldurulabilecegini unutuyorsun... minvalinde bir seydi... Daniel su anda Ivy league okullarinin birinda profesor.

Her isyerinde hatalar olur, kocaman sirketlerde bile cok komik ve pahali hatalar yapilabiliyor... Cogu is yeri kolayca birlikte calisabilecegi dogru tavirdaki insani herseyi bilen, dogru yapan insana tercih ediyor... Hak, hukuk, adalet falan cok uzerinde durulmasi gereken konular degil bu islerde...
+6
KafayıYedimAbi
(05.09.26)
Hata yapmakla bilmemek farklı. Adam taşımada kimin atr vermesi gerektiğini bilmiyor. Süreci işi bilmiyor ama ben biliyorum şöyle yapmamız lazım diyor. Benim dışımda bilen olmadığından herkes ona inanıyor. 2 aydır batarya göndermek dünyanın en zor işiymiş gibi toplantı düzenliyor. Halbuki ben adr batarya gönderdim ama kimse benim yaptığımı görmüyor.
+2
🌸Kahvedesu
(05.09.26)
Bütün patronlar değil, zeka yoksunu ve ego sevdalısı patronlar yalakalıktan hoşlanır. Bence potansiyelini daha iyi kullanabileceğin bi yerde çalışman için vesile olmuş. Muhtemelen daha sonra iyi ki de böyle bir şey yaşamışım diyeceksin.
0
truf
(05.09.26)
Bizim oralarda bir söz vardır, küpteki tarhanayı, pekmezi kimse görmez diye. Sizin küp belli ki dolu doluymuş ama maalesef gösterememişsiniz...
0
apocalipy
(05.09.26)
Umarım işe yarar bir iş çevresi edinmişsinizdir orada çalışırken.rakip şirkete falan geçip daha da ileri gidebilsen keşke
0
denizciman
(05.09.26)
icini sogutacaksa glassdoor, kununu vs gibi siteler var, türkiye'de de bir karsiligi vardir bunlarin. oralarda sirket ile ilgili yorum yap.
hangi firma oldugunu cok merak ettim.
bundan sonra hicbir fikrini kimseye söyleme, söyleyeceksen de yazili olarak söyle. dokumentation olmadan is yapma asla.
gecmis olsun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.09.26)
@apocalipy, gösteremedim değil, kadın işin doğrusunu belgelerle göstermeme rağmen beni dinlemedi. Cimerden bakanlığa işle ilgili yazdım yani onun işine yarayacak bir cevaptı. Sırf yalaka olmadığımdan beni dinlemedi, yine o salağın dediğini yaptı:) O adam her dk kadının etrafındaydı, ben de tam tersi.
0
🌸Kahvedesu
(05.09.26)
Geçmiş olsun Kahvedesu.
0
gabe h coud
(05.09.26)
(4)

Zona neden akşam ağrır?

Kahvedesu
Annem iki haftadır zonadan çekiyor. Akşamları ağrıdan duramıyorum diyor. Buna çare yok mu? Çok üzülüyorum.
Annem iki haftadır zonadan çekiyor. Akşamları ağrıdan duramıyorum diyor. Buna çare yok mu? Çok üzülüyorum.
0
Kahvedesu
(01.09.26)
Hakikatten katma deger saglayacak birsey yazamayacagim, kusura bakma.
Ama sadece kadinin ne kadar agri cektigini anlatacak lafi yok oyle diyeyim.
Tahmin ediyorum ki 16-17 yasinda gecirdim hayatimda boyle dayak yemis gibi az hastalik gecirdim. Nasil yaparsiniz bilmiyorum ama olabildigince zonali bolgelere temas etmeden uyuyabilmesini saglayin. Benim tum gogsum ve sirtimda cikmisti, kollarimin altina yastiklardan destek yapip neredeyse havada uyutmaya calisiyolardi.
Nefret birsey, cok gecmis olsun.
0
quaker
(02.09.26)
zona'yı zonklaması ağrımasını tetikleyen şeyler neler onlara yönelip belki orası engellenebilir.
0
denizmaniaherif
(02.09.26)
Doktora gitmişsinizdir zona olduğunu öğrendiğinize göre, ilaç verdi mi hiç, semptom hafifletici ağrı kesici, merhem falan uygulanabilir, zor bir hastalık, 12 yaşında geçirmiştim, krem sürüyorduk öyle rahatladığımı hatırlıyorum. söylendiği gibi dokunulmamalı, temas edilmemeli. bağışıklık sistemine iyi gelebilecek şeyler tüketilmeli.
0
atom karincanin torunu
(02.09.26)
Kullanıyor ama geçmedi.
0
🌸Kahvedesu
(02.09.26)
(16)

Mahalle baskısı

denizkenarısandalye
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı. Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…
30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı.
Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz ya o bekar ekipten ilk sen gidersin sanıyorduk sen nasıl kaldın ya kimse yok mu ehehehehe filan dedi. Ben şu an büyük dert etmiyorum ama bunlar hep böyle densiz konuşacak mı? Şimdi keyifliyim de 35ime geldiğimde aile kurma çocuk isteği falan ağır basabilir o zaman böyle densiz laflar duyarsam herkesle arayı bozarım. Bu en basit laflardan biri bu arada. Yakınlarımdan gelenler çok sıkmaya başladı. Süslenip hazırlanıyorum mesela, sen süsleniyorsun da n’oluyo. Bak görüyorsun elalemi dimi filanlar sjdhsjsjdj. Bana tuhaf ve komik geliyor şu an ama büyük ihtimalle ben çirkinleşirim. E sen memnun değilsin ya kocandan filan derim çatçat söylerim yüzlerine. Yakınlarla aram bozulmasın da iş yeri çok önemli değil. Nasıl baş ediyoruz bununla? Çatışmak mı lazım sessiz mi kalalım?


Bir de unutmuşum ekleyeyim. Herkesin bi beğeni algısı vardır. Tanımak istemek için önce bir beğenmek de gerekiyor. Yakınlardan da ya aslında bizim Ahmet var sana ama diye göstermeye başladılar :D Ahmet hiç tipim değil. Asla beğenmeyeceğim bi tip yani. Ben 7ysem Ahmet 4 filan. Noluyoruz ya :) ters tepki versem bi dert vermesem içimde kalacak. hayatında biri olmayınca ilgilenen de yok sanıyorlar sanırım. Evlenmekse olay yarın evlenelim ama bu basit hayatların baskılarıyla uğraşamayız.
+2
denizkenarısandalye
(17.08.26)
Bekar kaldığın sürece bu davranışlara maruz kalacaksın malesef. Herhangi bir meziyete sahip olmadıkları için o boktan hayatlarının nispetini yapıyor zavallılar. Ben halimden memnunun de geç, bir süre sonra sönecek bu davranış.
+8
Simrug
(17.08.26)
bence şimdiden kötü etkilemeye ve kırmaya başlamış bu durum sizi.

böyle şeyler söylediklerinde gülmek yerine "özel hayatım ve ne zaman evleneceğim beni ilgilendirir. evlenmiş olmak için evlenmek isteseydim birini bulurdum. acele etmeye gerek yok. mutlu olmak için bir erkeğe ihtiyacım yok." diyip ağızlarının payını verin susturun. ortam gerilirse gerilsin. bir kere gerilir geçer. elli kere canınız sıkılacağına bir kere gerilin.

eğer şimdi sessiz kalıp durursanız bu sinir ve alınma içinizde birikir. ciddi anlamda kafaya takmaya başladığınız anda da biri bu lafı ederse, tüm bu birikmişle aniden patlayabilirsiniz. daha kötü olur yani.

-----

ben de 30 yaşında bir kadınım. evlenmek istemiyorum. 2 kedim var. sevgilim de var ama evlenmek istemiyorum. beraber yaşamak dahi istemiyorum. sadece yılda 1 bile görmediğim babam tarafı akrabalar söyler böyle şeyleri, "istemiyorum evlenmeyeceğim" diyorum direkt. bir de dayım şakayla karışık takılır, ona da aynı şeyi söylüyorum. bir kez de iş arkadaşım demişti, evliliği gereksiz buluyorum demiştim. çocuk istemiyorum, evlenip ne yapacağım? başıma bela mı arıyorum? aramıyorum. :d
+7
art cat chocolate
(17.08.26)
Insanlar ne kadar densiz. Tepkinizi kibar bir sekilde belli edin bence. Kötü niyetten değil de mal olduklari icin yapiyorlar büyük ihtimalle.
+4
Purple life
(17.08.26)
Yaş 33 erkek.
Yeni başladığım iş yerinde kısa sürede çokça duydum benzeri şeyler.açıkçası "üzülmek,sıkıntı yapmak" manasında takmıyorum ama neticede sözün bir manası var.zaman geçiyor,gençlik geçiyor ve her şey zamanında yaşanmalı,bu sözleri de bu bağlamda bir hatırlatma olarak alıyorum şahsen. Ha canım isterse punduna getirip ters laf da söylerim,o anki halime göre artık.
Kısa özet;kırılmayın,bu lafları boşlamayın da. düzeninizi kurmaya/devam ettirmeye çalışın.
+3
denizciman
(17.08.26)
Sizinle aynı durumdayken sürekli annemden ve teyzemden benzer şeyler duyuyordum. Kendi ailem yine neyse de teyzemin bomboş ve aşırı huzursuz, gergin, son derece gereksiz bir evliliği vardı. Sonunda bir gün 'siz evlendiniz de ne oldu?' deyiverdim. Sonra bir daha bu lafları duymadım. Bazen gerçekten tepki vermek gerekiyor ne yazık ki insanlar sınır bilmiyor.
+4
amelie poulain
(17.08.26)
Niye sinirleniyorsun ki, gul gec. Bakiyorum de, olabilir de, insallah de, benim de aklimda de. Bu tip sorulari duymak istemiyorsan odandan cikma.
0
baldur2
(17.08.26)
Ablacım evlen bence sen 35 i bekleme.
+5
Cezcez
(18.08.26)
istediğiniz zaman evlenin isterseniz hiç evlenmeyin ancak 35 yaşında evlenmeyi planlıyorsanız o biraz riskli. bugün 4/10 luk 35 yaş erkek arkadaşa 7/10’luk 37 yaş kadını tanışmaları için önerdik sırf yaştan olmaz dedi. başka bir arkadaşta aynı durumda idi her neyse maalesef günümüzde hala da kadının yaşı çok önemseniyor 35 geç
olabilir.
-4
homohominilupus
(18.08.26)
haddini bilmeyen insanları zaten uzaklaştırın etrafınızdan. hiçbir faydası olmayacak eminim. ayrıca şu an bu kadar takıyorsanız ilerde bunun sıkıntısını çok çekersiniz. yılanın başını küçükken ezin derim. yoksa anksiyeteye bağlar bu ileride.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(18.08.26)
Geçenlerde aynı konuda Çinli bir kadının videosu viral olmuştu. Kadın 35 yaşında iyi eğitimli genel olarak hayattan ne istediğini bilen ve yalnızlığı kötü ilişkiye tercih eden birisi olarak tanımlıyor kendisini. Çevresi evlenmesi konusunda baskı yapıyormuş ve ailesi de dahilmiş bu baskıya. Hatta ailesi 50 yaşında birisi ile tanışmasını önermiş, çevresinden ziyade ailesinin böyle bir teklifle gelmesine ne kadar içerlediğinden bahsediyordu.
30+ kadınlar olarak bu baskıyı dünyanın birçok yerinde hissedeceğiz, sadece yaşadığımız yer değişecek yaşadıklarımız aynı kalacak. İşte bu noktada sizin kendi sınırlarınızı korumanız gerekiyor.
Gerekirse bazı insanlarla aranızın bozulmasını önemsemeden ‘bu benim hayatım, benim tercihlerim, doğru veya yanlış bildiğim yoldan yürüyorum-yürüyeceğim’ deyip bunu gösterebilmeniz de gerekiyor davranışlarınızla.
Şu an duyuruda bile, hatta cevaplarda dahi kendinizi kötü hissettirecek söylemler var. Ben senin iyiliğini düşünüyorum demek sınırlara dokunmak anlamına gelmiyor, öneri/deneyim adı altında alttan alttan ‘bak geç kalıyorsun, yaşın gecikince olacaklar ortada’ demek mahalle baskısının bir başka çeşididir bana göre.
Sorunuza cevap bazıları ile çatışmak gerekiyor, birkaç defa -hatta çoğu zaman bir defa yeterli oluyor- net bir şekilde sınırınızı korursanız geri adım atacaklardır.
Sadece arkanızdan konuşmalar daha artacaktır, zaten yüzünüze diye arkanızdan konuşuyordur, dozu artar.
+1
umutt
(18.08.26)
35 yaşıma basmak üzereyim 33 yaşımın sonuna doğru evlendim. genelde bu tarz patavatsız yaklaşımlara agresif tepkiler sergilediğimden ötürü genel olarak evlen tarzı bir baskı ile karşılaşmadım.

arkadaş çevresinde genel olarak evlilik meselesi arkadaşlığı korumak amaçlı açılıyor. neden bilmiyorum kişiler evlenince istisnaları haricinde toplum bekarları dışlamaya başlıyor, genel olarak her şeye çift olarak katılmaya meraklı olmaya başlıyorlar. ben de mesela evli olmama rağmen çift olarak etkinliklerden çok rahatsız oluyorum sırf arkadaşımın eşi diye ya da eşimin arkadaşı diye birlikte sosyalleşmek zorunda değiliz. bu şekilde de çok fazla evli arkadaşımı kaybettim, özellikle eşleri benimle takılmalarına anlamsız bozuluyorlardı.

ben 7'liğim bana 4'lük önerdiler meselesine gelince; burası türkiye, istisnaları haricinde 8-10'luk tiplerin saf olanları eğitim hayatları bittiği gibi daha 20'lerinin ortasında kapatıldı. geriye kalan istisna olanlar ve ortalama tipler de 30'larına doğru yavaş yavaş evlenmeye başladı, ciddi ilişkilere girdi. gerçekten 7'likseniz ve görünüş olarak kendi seviyenizde ve üstünde bir erkek arıyorsanız ve üstüne de o erkek yaşının gerektirdiği gibi ekonomik bağımsızlığını da kazanmışsa beni istediğiniz kadar eksileyin ama burada da hipergami devreye girer zaten o erkeğin tanıştırılması gerekmez, bir şekilde tanışırlar :) bir hayat kurmak aile kurmak için ilgilenmekle sosyal olarak, cinsel olarak ilgilenmek bambaşka kategorilere kayıyor.
0
denizgonen
(18.08.26)
Avrupa'da bile bu baskı var.. Evli ve çocuklu değilsen kör topal gibi bir şeysin.
+1
Kahvedesu
(18.08.26)
Kuaförüm elli yaşlarında ve hiç evlenmemiş biri. Müşterileri bile bizim bir tanıdık var sana yapalım tarzında konuşuyor, düşünün bir de kendi çevresi neler söylüyordur.
Herkes bi çöpçatanlık, müdahale etme peşinde. Keza bu çocuk için de geçerli yarın bir gün evlenirsiniz çocuk ne zaman? Çocuğu yaparsınız ikinci ne zaman? Vs vs milletin başkasının hayatına burnuna sokma merakı bitmez. Ya tersleyeceksiniz çeneleri kapanacak ya da he he diyip geçeceksiniz.
+2
ekimoloji
(18.08.26)
40 k olarak söylüyorum, aynı şeyleri yaşadım. bunlar 2-3 seneye ya çocuktan şikayet etmeye başlarlar ya da abi en iyisini sen yaptın bekar kalmak lazımmış diyip patır patır boşanmaya başlıyorlar:) sen yine evlenmiş olmak için evleniyim, bulun birini geyiğini yap ama biraz dayan 2-3 seneye zaten muhabbet eskiyecek.
+1
sirkelimon
(18.08.26)
mahalle baskısı tarafı da var ama insanımızın kıroluğu, kasabalılık zihniyeti. onlara ne başkalarının hayatından? ülke enerji vampirleriyle dolu. hadleri olmayan şeyleri konuşmalarına asla izin vermeyin. tavrınızı koyun. hiç acımayın. özel hayatınızın yalnızca sizi ilgilendirdiğini söyleyin. haddini bilmemekte ısrar edenlerle iletişimi kesin, kesmek mümkün değilse en aza indirgeyin. görgüsüz insanlara pirim vermeyin.
benim yaşım 43. akrabalarım bana, evlenmiyorsun, demek ki birtakım sorunların var, imasında dahi bulundular. iletişimi en aza indirgedim. beni hak etmiyorlar demek ki. iyi ki el alem ne der diye evlenmemişim. hâlimden çok memnunum. evliliğe ihtiyaç duymuyorum. olur da bir gün hazır hissedersem ve canım isterse evlenirim. kimseyi ilgilendirmez.
+1
santimantal
(18.08.26)
Bazı insanlar istemiyorum dan anlamıyorlar. Herkes evlenmeli zihniyeti. Evlenmemiş arkadaşım böyle soranlara sponsor olun evleneyim diyordu
0
pembediken
(18.08.26)
(2)

yabancı dil

uykulu
selam, yazdıklarımdan gramer veya diğer yanlışları düzeltecek, doğru yazılışı gösteren ai tavsiyeniz var mı, özellikle yabancı dile dönük, ücretsiz lütfen.yine ücretsiz yabancı dil konuşma, test vs. çalışma yapabileceğimiz veya çok ucuz fiyata bulabileceğim ai tavsiyesi rica ederim.son olarak makes
selam, yazdıklarımdan gramer veya diğer yanlışları düzeltecek, doğru yazılışı gösteren ai tavsiyeniz var mı, özellikle yabancı dile dönük, ücretsiz lütfen.

yine ücretsiz yabancı dil konuşma, test vs. çalışma yapabileceğimiz veya çok ucuz fiyata bulabileceğim ai tavsiyesi rica ederim.

son olarak makes you fluent diye bir ai kullandım 15 gün. çok da beğenmedim fiyatı da aylık 16 dolar gibi bir şey istedi.

teşekkürler.
0
uykulu
(16.08.26)
Languatalk
0
Kahvedesu
(16.08.26)
langua ya şimdi baktım da çok hoşuma gitmedi. Ben Praktika kullanıyorum, konuşma için gördüğüm en stabili şu an. Varsa önerileriniz bende isterim.
0
substituent
(16.08.26)
(9)

Nasılsınız

gobekliraki
Her şey yolunda mı
Her şey yolunda mı
-6
gobekliraki
(01.08.26)
Değil
+2
Kahvedesu
(01.08.26)
şükür. sen nasılsın? iyi misin?
+1
exlibris
(01.08.26)
@ex eh işte. @kahve niye değil, yardım edebileceğimiz bişey var mı
-6
🌸gobekliraki
(01.08.26)
Her sabah "Tolkien de LOTR'u 40 yaşından sonra yazmaya başladı." diyerek kendime sıfırdan bir dünya kurmaya çalışmakla uğraşıyorum. Yorgunum ama bir şekilde elde ettiklerim anlamında her gün daha ileri gidiyorum.
0
rakicandir
(01.08.26)
Memnuniyetsizlik yakamı bırakmıyor, hiçbir şey mutlu olmamı sağlayamıyor. Nasıl olacak böyle nereye kadar gidecek bilmiyorum
0
pislick0
(01.08.26)
Yolunda.

Biraz problemliydi ama düzeldi. Şimdilik takırında gidiyor.
0
put it in your appropriate place
(01.08.26)
valla değil. iş , güç derdim yok sevdiğim biri de yok yani aşk sorunum da yok ama şimdi canım acımadan ölme imkanı verseler gram tereddüt etmem çok bunaldım
0
ercu cozer
(01.08.26)
her şey yolunda ama yol bozuk :')
+1
since1907
(03.08.26)
yol değiştiriyorum.
umarım yeni girdiğim yolda her şey yolunda olur.
6.5 yılımı komple taşıyacağım başka bir ülkeye.
sonra başka bir ülkeye daha taşınacağım.
taşınmak zor.
+2
rain when i die
(03.08.26)
(10)

Neden iş yerlerinde kendini öne atanlar kazanıyor?

Kahvedesu
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülke
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülkelerdeki göndericilerden eori numarası istediler, vermediler diye malları taşımadılar haha.

Aynı birimden olduğumuz işe benden sonra başlayan eleman, daha ilk günden ben yaparım ben ederim havasında, toplantıları o düzenliyor. Neredeyse benim şefim oldu ama her şeyi bana sorup kendi fikri gibi anlatıyor. İstememesi gereken dökümanları istiyor, gönderilerinin neredeyse hepsi gümrükte takıldı, gönderici ceza ödedi. Birkaç gönderi değil, hepsi takıldı, benimse hiçbiri takılmadan gidiyor ama işi çok iyi yapan oymuş.

Göndericilerin haberi yok ama onlar adına yanlış beyanname açılıyor, ileride yüklü ceza ödeyecekler. Elimde direkt bakanlıktan aldığım resmi yazı var, ücretsiz gönderebilecekleri şeyler için yüklü masraf yapıyorlarlar sırf bu çocuğun mallığından ve sözleşmesi yenilenmeyecek olan benim. Hayatımda daha saçma bir iş yeri görmedim. Böyle bir firma nasıl ayakta kalıyor?
+1
Kahvedesu
(29.07.26)
kurumsal hayatta ekibin geri kalanına kıyasla görünür olmak elbette artısı olacaktır. sonuçta sürecin sonunda terfi için akla gelen ilk isim olmak istenir.

bunun haricinde iyi bir ekip sorumlusu tamamlanan işin niceliği yerine niteliğini gözetmesi, liyakatı esas alması gerekir ama sanıyorum çalıştığımız firmanızın pek bundan haberi yok gibi.
0
kurmalifare
(30.07.26)
kendini one atan kazanir ozel sektorde ama sordugun soru ile verdigin detaylar arasinda kopukluk var.

anlattigin mevzuda mudurun isi bilmemesinden sikayetcisin de mudurluk yapan kisinin senin yaptigin herseyi icli disli bilmesine pek de gerek yok.

ekip yonetmek bambaska bir olay. benim yonettigim ekipler 10 kisi civari oluyor, cogunlugun yaptigi islerin detayi konusunda pek bilgim yok. benim gorevim islerin zamaninda teslimini saglamak, butce ayarlamak, karlilik, yeni eleman alimi, curuk elmalarin ayiklanmasi, verimliligi arttirmak, yeni is getirmek falan gibi konular.

amelelik baska, amele cavuslugu baska. yukseldikce is yapilis detaylarindan koparsin, baska islerle ugrasirsin. velkam tu hard kapitalizm.
+4
cooperr
(30.07.26)
cooperr +1

Ekip yönetmek başka bir iş. Benim çalıştığım şirketteki üilke içi yöneticime yaptığım işi anlattım, şoka girdi. Yaptığım işle ilgili en ufak fikri yoktu ben anlatana kadar. Ama iyi yönetici mi? Evet. Bir yöneticiden operasyonel işleri bilmesini bekleme bence.

Senin şirket içindeki geleceğinle alakalı olarak da şunu söyleyebilirim. İşi bilmek/yapmak başka şey, pazarlayabilmek başka şey. İşi en iyi yapan sen olsan da bunu pazarlayamıyorsan kimse senin en iyi olduğunu anlamaz. Eğer yöneticin oturup tek tek kimin gönderisi gümrüğe takılmış, kimin gönderisi sorunsuz gitmiş ve takılanlar niye takılmış diye analiz yapmıyorsa kim bilecek yeni gelen elemanın işi bilmediğini?

Yalan dolana ya da başkasının bilgisini kendi bilginmiş gibi pazarlamana bile gerek yok. Ekip toplantısında "arkadaşlar şu gönderileri şöyle gönderirseniz gümrüğe takılmaz, müşteri de ek masrafa katlanmaz" gibi bir cümle kurarsın, işi kimin bildiği belli olur.
+1
himmet dayi
(30.07.26)
kendini one atmayan nasil one ciksin Kahvedesu?

sen isini yaparsin yaptigini bilmezler. kendini pazarlamak onemli
0
aguen
(30.07.26)
kendini one attigi icin iste.
0
Sour
(30.07.26)
Her türlü yalaka gördüm ama bir işi beceremeyip bunu da süreci iyi yöneten biri gibi kendini anlatan birini ilk defa görüyorum.

Kimin kargosunun takıldığı belli oluyor, bildirim geliyor. Benim hiç gelmiyor. Her gün sorunlu kargolar hakkında konuşuluyor, toplantı yapılıyor, hepsini de bunun kargosu ama süreci iyi yönetir gibi anlatıyor. Ben mesela toplantı hiç konuşamıyorum çünkü takılan kargom yok.

Gibi sahnesi gibi herkesin hiçbir şey bilmediği bir ortamda herkesin her şeyi bilmesi durumu.
0
🌸Kahvedesu
(30.07.26)
yaw alfa misin degil misin? bunun kararini bir vermen lazim once. sonra konusuruz.

alfaysan kovulmadan falan korkmadan kelle koltukta ilerleyeceksin, kimseye eyvallahin olmayacak, yanlis gordugunu cikip soyleyeceksin, vs.

7-8 sene once bir mulakata girdim, baya yonetici pozisyonuydu, 7-8 sene deneyimi olan birini ariyorlardi. ama gorevleri bir siralamislar saniki sirketin sahibi aradiklari kisi olacak. neyse, girdim mulakata, konustuk vs. yaw dedim bu pozisyon icin 7-8 sene tecrube az degil mi? adam da bana biz zaten kumas ariyoruz, o kumasa biz sekil verecegiz. sende yoneticilik potansiyeli varsa zaten ilk 10 senede o noktaya gelirsin, ama gelemezsen zaten senden bir yonetici falan olmayacak demektir demisti.

totosuna guvenen borazancibasi o yuzden. risk alman lazim. en kotu kovulursun.
kovulmak da o kadar korkutucu bisey degil yaw, hatta iyi bir deneyim.
saldir.
+1
cooperr
(31.07.26)
Çünkü maalesef ki aslolan işi eksiksiz yapmak değil, kayıpsız yapmak değil, en iyi şekilde yapmak hatta beklenmeyen performanslar göstermek değil. aslolan boş yapmak, laf kalabalığı yapmak, senin üstün nasıl senin ve ekibin diğer üyelerinin yaptığı işleri bilmiyorsa tam olarak, üstünün üstü de benzer şekilde bilmiyor bu işleri. sonuç olarak bazı kabuller yapılıyor ve bu kabuller susup işini yapan insanlardan etkilenerek değil aksine kendini ve işi satmayı bilen insanlardan etkilenerek yapılıyor. çünkü iş ile ilgili bilgin azsa ve ekibi birebir takip etmiyorsan ya da performans ölçen bir sistemin yoksa iyi çalışan. kaybedenler işini en iyi şekilde yapsa da susanlar olur. performans değerlemede insan faktörü ön planda olan şirketler için konuşuyorum. Bazı şirketler ne kadar kötü iş yapsalarda bağlanan işlerin büyüklüğü, yaptıkları işlerin hacimleri o kadar büyük oluyor ki çaplarını aşıyor zaten ekibin yeteneği dolayısıyla değil daha üst noktada ve laf ebeliğiyle bağlanan işlere bel bağlıyorlardır. 1000 müşteri bağlamak 100 tanesini eline yüzüne bulaştırmak mı? 100 müşteri bağlamak 100'ünü de hiç eksiksiz yerine getirmek mi? dersen mesela ilki derim.
0
Jazz
(31.07.26)
@cooper, alfa olmakla alakası ne. Kovulmaktan korkmuyorum zaten kovulcam:) Bu hafta da çok sevdiğim bir arkadaşımı çıkardı kadın sırf sevmediğinden.

@jazz, yalnız burada önemli olan 1000 müşteri bağlamak değil. Gümrüğe takılan gönderiler nedeniyle şirket red line a girecek:) yani 1000 i geçti 100 tanesi takıldı, ne olacak canım gibi bir durum söz konusu değil.
0
🌸Kahvedesu
(01.08.26)
Mesela bugün benim hiç kargolarla ilgili ihbarım olmadığından benim işi yapmadığımı düşündüklerini söylediler:)) hahaha İşi doğru yapan benim ama eleştirilen yine benim.
0
🌸Kahvedesu
(07.08.26)
(18)

türk erkekleri neden böyle

Purple life
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum. ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim. redditte de senelerdir almanca yaziyorum.
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum.
ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim.
redditte de senelerdir almanca yaziyorum. kimse yürümek icin mesaj atmamistir.

en son redditte 10 tane entryim falan türkce. en sonuncusunda sadece kadin oldugum bariz bir yorumum var. pat hemen mesaj. daha önce de mesajlastigim bir cok insan oldu ama bu bahsettigim bariz olta atmak yürümek icin falan yani.

bu taciz neden gercekten? ya da insanlar interneti ne saniyor?
erkekler istedigi gibi cinsiyetini ön plana cikaran yazilar yazabiliyor. kadin olunca neden bir seyler yaziliyor?

imza: hababam sinifi hürrem hoca :D
-21
Purple life
(26.07.26)
Türk erkeklerine özgü olduğunu düşünmüyorum. Gerçi diğer sosyal medya hesaplarını bilmesem de Reddit’de kadın olduğunuzu belli eden bir paylaşımda her ülke her subda mesajlar alınıyor(muş). Redditde kadınlar da bundan çok yakınıyor. Özellikle görsel paylaşımında ciddi etkileşim oluyor.
+1
substituent
(26.07.26)
Dick pic falan atılmıyorsa neden taciz sayılıyor acaba,neticede istemezsen cevap vermezsin,ya da ilgilenmiyorum dersin.gayet anlaşılır bir tavır böylesi.

Ben de mesela aksine,cevap vermeyen kadınları anlamıyorum. "Evlenilecek eş arayanlar " gibi bir başlığa açık açık yazmış mesela bir hanım,bir de şikayetlenmiş. Erkekler lafı hemen +18 e getiriyormuş da,hiç kültür sanat konuşan yokmuş da,vs ... Ben de buna uygun bir mesaj yazdım.bir cevap verdi,gerisi yok. Onda da nickimin kökenini sordu o kadar zaten.
+3
denizciman
(26.07.26)
Bu bence türklere özgü bir durum değil, tüm dünyadaki erkek gruplarında vardır. Türk toplumu hemşericiliği sevdiği için böyle yapıyor.
0
mikahakkinen
(26.07.26)
1- Cinsel açlığın afrikasıdır türkiye.
2- İstisnalar var, ben de üfff kesin yavsiyo suan..s.s.s.s.s dedirtmek istemediğim için özellikle dikkat ediyorum. Ben de türk kadınlarının o huyundan nefret ediyorum. Hemcinslerim sağ olsun totoları çok kalkık türk kadınlarının.
İstisnalar vardır...
-2
ananiyimioguz
(26.07.26)
Millet aaç aç ablacım
-1
boreas
(27.07.26)
cunku musluman ulkelerde seks bir tabu, karsi cins ile iliskiler zayif.
almanlar ise sehrin ortasinda nu sekilde guneslenebiliyor, adamlar bu konuda bizden temiz 75 sene falan ilerde.
senin de, eger 18-19 yasinda falan degilsen ya da trollemiyorsan, bunu cozememis olman garip.
0
cooperr
(27.07.26)
aynen bacım en çok sana yürüyorlar. rahatsız oluyorsan mesaj kutunu kapatabilirsin.
+2
messina123
(27.07.26)
Ben genellemelerinizden çok sıkıldım. Türkiyede şuan nüfusa kayıtlı 43 milyon 59 bin erkek var. Ne yani 43 milyon erkek mi size yazıyor?

Yazmıyorsa neden tüm tüm erkekleri böyle diyorsunuz? Hayret ya.
+2
drako
(27.07.26)
@drako, it is not all the men, but always a turkish man.
-8
🌸Purple life
(27.07.26)
Ne yazdığın ile ilgili bir durum bence. Eksiye “çok iyi sevişen kadınım” yazarsan yazarlar tabi.
+2
benaslindayohum
(27.07.26)
cinsel açlıktan dolayı. bir de insanlar kadınların vereceği tepkiden dolayı kadınlarla normal sosyal hayatta konuşamıyorlar. bu biriken cinsel enerji de kendine internette yol buluyor. o yüzden gerçek hayatta o kadar ilgi görmemenize rağmen internette her gün mesaj kutunuz doluyor.

bu şey gibi. gerçek hayatta insanlar, göreceği tepkiden dolayı bir insana kötü söz söylemeye çekinir. ama internetteki adama ana bacı saydırabiliyorlar. aynı mantık. karşıdakinin vereceği tepkiyi görmediğin zaman daha cesur olabiliyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(27.07.26)
Linçlemişler ama doğru söylüyorsun, inanmayan fake kadın profili açsın denemesi bedava.
Burada fotoğraf yok bir şey yok burada bile saçma sapan mesajlar atıyorlar. Instagram keza eşimle fotoğrafım var, profil gizli dm kapalı ancak sürekli erkekler istek gönderiyor.
-2
ekimoloji
(27.07.26)
Çünkü "How it is going" le bir muhabbet başlatarak telefon alıp hemen aynı gece seks yapabiliyorlar. Almanyadaysan bunları görüyor olabilmen lazım. Belki de Almanya'da fazla mülteci var diye temkinli yaklaşıyor da olabilirler. Müslüman ülkeden gelen kadın büyük yük, çalışmaz etmez falan.

Türkiye'de beyaz yaka, top okul, lüks araba, ev ...gibi şeylerin sahibi olacaksın da kadına ulaşacaksın. Benim yaşadığım yerde erkek kendi parasını kazanıyorsa ve kadın onu fiziksel olarak beğenmişse olay tamamdır.
-1
michael harddd
(27.07.26)
@michael harddd internette olan bir seyden bahsediyorum. karsidakinin nasil oldugunu göremezsin ki.
-1
🌸Purple life
(27.07.26)
Zaten bilmediği için olabilir mi? Adam atlayacak diyelim kadın afgan çıktı. Sonra? Yazmandan falan yabancı olduğunu anlıyorlardır.
0
michael harddd
(27.07.26)
alakasiz. hadi yabanci oldugumu anladilar neden direkt afgan falan desin. kaldi ki onun da piyasasi vardir.
-2
🌸Purple life
(27.07.26)
Tam olarak cooper. Memurlar nette fotosuz bir profilim vardı. Adım da kadın adı değildi, ama cinsiyetimi yanlışlıkla kadın yazmıştım. Sınavlarla ilgili soru soruyordum. Mesaj kutum tanışalım mı mesajlarlarıyla doluyordu.
+2
Kahvedesu
(27.07.26)
bunu gençlikte mirc'de denemiştik. kullanıcı adımı banu24 bir şey yapmıştım. 10 dakikada 60 kusür mesaj gelmişti.

kullandığım nick aardvark'tı o zamanlar.

bu ülkede reddedilme korkusu var. bu korku online ortamlarda diğerleri görüp bilmediği için pek etkili olmuyor. üstünü kapatabiliyor o duygunun. klavye delikanlılığı. bir de gerçekten açlar. hani hep kadınlar için diyorlar ya "sevişse rahatlayacak" diye.

yapamayanın diline vuruyor. burada sana yapılan yorumlardan da kimin ne yaptığını, yapamadığını anlayabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
(8)

çiftçi biri için yurtdışı

subcomponent
Bi çiftçilerin gitmediği kalmıştı, evet.Hem aileden hem kendi başına da çiftçilik yapan genç bir arkadaş var (üniversite de okumuş, ayrıca mesleği de var), depremde maddi/manevi kaybı çok oldu. Ama büyük montanlı tarım yapabilir miyim başka bir yerde gibi bir hayali var. Bu işin oluru var mı? Bunun
Bi çiftçilerin gitmediği kalmıştı, evet.
Hem aileden hem kendi başına da çiftçilik yapan genç bir arkadaş var (üniversite de okumuş, ayrıca mesleği de var), depremde maddi/manevi kaybı çok oldu. Ama büyük montanlı tarım yapabilir miyim başka bir yerde gibi bir hayali var. Bu işin oluru var mı? Bunun vizesi için şans ne kadardır? Ne yapılır? Kanada depremden sonra böyle bir alım yapmış ama onu kaçırmış.
0
subcomponent
(13.07.26)
Merhaba,

Portekiz'de topraksız tarım ile yaban mersini üretmek amacıyla yerleşmeye calısıyorum. Evimizi satabilirsek yakında zamanda gideceğiz.

Geleneksel yöntemler ile yapılacak tarım ile benzer sekilde gidebilmek zor olabilir. Ayrıca gideceğiniz ülkede iletişim kurabilmeniz için dil gerekmekte.

Avrupada ve gelişmiş ulkelerde tarım ve havyancılık ile ilgili girişimde bulunarak gidebilirsiniz.

Fakat dediğim gibi iletişim kurabilecek dil bilmeniz gerekmekte.
Portekiz ve AB içerisindeki ülkeler konusunda bildiklerimi paylaşabilirim. Bana ulaşırsanız yardımcı olmaya calısırım.
0
kaiserr76
(13.07.26)
Avusturalya düşünür mü? Bildiğim kadarıyla şimdi başka sektörde çalışıyor ama zamanında kuzenim tarım için gitmişti. Özellikle aradıkları alanlar oluyor mesela madencilik gibi, tarım da onlardan biri sanırsam.
0
peki madem
(13.07.26)
Avustralya da düşündüğü ülkelerden birisi (en azından dil ve büyüklük nedeniyle), kuzeniniz nasıl gitmişti?
0
🌸subcomponent
(13.07.26)
Çok detaylı bilmiyorum ama tarımda böceklerin kullanımı ile ilgili bir projesi vardı.
0
peki madem
(13.07.26)
Selam.İrlanda için şu arkadaşın videolarını izlemiştim.Belki size fikir verebilir.
youtu.be
0
arenas
(13.07.26)
Bir çiftçilerin gitmediği kalmıştı yanlış bir düşünce.büyük montanlı düşünüyorsa önce doğru planlama yapması lazım.gidip tarla yatırımına girip mi yapacak,kiralama mı istiyor.birde yurtdışına gideceğim diyenlerin hep hayali avrupa,amerika.afrika uyar mı mesela ona.benim tanıdığım afrikada çok büyük arazilerde çeltik,susam ekimi yapan türkler var.çok büyük yapanların ona göre makine parkları,ilaçlama uçakları,dronları vs var.

Avrupa da tarım yapmak istediğinde çok büyük teşvikler var.çekya bohemia da 6000 dönüm tarım işletmesine sahip bir aile tanıyorum,ibb gibi garajları var adamların,kendi tarım müzeleri var.ukraynada,moldovada çiftçilik yapan çok sayıda buradan giden insan var.

Oturup dersini iyice çalışırsa olur.en iyi neyi biliyorsa onun üzerinden yürüsün.
0
duptıs
(13.07.26)
kanada deprem vizesiyle gelenlerin malesef vizelerini yenilemedi, statu degisikligine de gitmiyor. cogunluk geri donuyor, gecenlerde birkac tanidigim cocuk dondu. buralara gelmemesi iyi olmus, kacirdigi birsey yok.

diger ulkeler icin, yabanci dili yoksa ben bulasmasi taraftari degilim.
-1
cooperr
(13.07.26)
Portekiz'de çiftçilik mi? Portekiz'de en son yapılacak şey çiftçilik. Herkesin bağı bahçesi var. Kendileri ekip, kendileri biçerler.
0
Kahvedesu
(13.07.26)
(17)

Tuvaletten çıkınca ellerinizi yıkıyor musunuz?

deniz kiyisi ve papatyalar
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen dedikleri şey bir efsaneden mi ibaret yoksa?
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Götünü yıkamayanı anlarım da elini yıkamayan yavşaktır.
+1
mikahakkinen
(11.07.26)
Her zaman, yanımda dezenfektan bulundururum. Bazı lavabolar bok gibi oluyor, o zaman yıkamam. Ama sonrasında lavabo bulur yıkarım.
-1
Kahvedesu
(11.07.26)
Ellerimi mutlaka yıkarım.

Covid zamaninda birisi doktora sormuş," hocam anladık bu maskeyi uzun süre takacağız ama elimizi yıkama işi nasıl olacak, o da mı daha devam edecek" diye. Ona çok gülmüştüm 😂
+3
rock n roll
(11.07.26)
Milleti böyle göre göre kimseyle tokalaşmaz oldum. Uzakta duruyorum ki kimse el uzatmasın.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Ben tuvalete girerken de ellerimi yıkıyorum. Hatta 1-2 saat aralığında tuvalete girmemiş olsam sadece masa başında çalışıyor olsam da mola verdiğimde ellerimi yıkıyorum.
+1
Jazz
(11.07.26)
Hem öncesinde hem sonrasında yıkarım. El yıkamayan erkekten tiksinirim, şeyine dokunup yıkamaması çok tiksindirici
+1
gadlemler
(11.07.26)
Her zaman her koşulda yıkarım. Yanımda bir şişe suyla ıssız adada kalsam içmek yerine elimi yıkarım o derece nefret edelim pis elden.
0
yenibirgüzelnick
(11.07.26)
Sık seyehat ediyorum ve dünyanın dört bir yanında varlar. Çok görüyorum, belli ırkların elini sıkarken bile öğüresim geliyor.
0
kimlanbu
(11.07.26)
Bazen zorunluluktan aşırı bakımsız pis tuvalete girersin de musluğun vanasına bile dokunmadan kendini dışarı atmak istersin, öyle bir tuvalete denk gelmediysem evet yıkarım
0
grimavi
(11.07.26)
Kesinlikle. Hatta lavabo iyi değilse/sabun yoksa tuvaleti kullanmam bile.

Çoğu yerde zaten doğru düzgün peçete bile olmuyor. Bu yüzden tuvalete giderken muhakkak yanıma bi paket cep mendil dr atarım. Kriz anları için yanımda kolonya ve cep ıslak mendil de daima vardır. Tuvalet kapısınıda elimi kuruladığım peçete ile açarım asla dokunmam.

El yıkamayandan ziyade, yalandan yıkayana çok şahit oluyorum. Sabun bile kullanmadan 2-3 saniye suya tutuyorlar sadece.
-1
substituent
(11.07.26)
tabii ki yıkarım. umumi tuvaletleri de yani avm tuvaletlerini falan da zorda kalmadıkça kullanmam. ayrıca işe vardığımda yıkarım, eve vardığımda yıkarım falan...

yıkamayanlar var ne yazık ki ve o yıkamayanlardan yemek yediğimiz çok olmuştur kafelerde, restoranlarda.

insanlar gerçekten pis.
+1
art cat chocolate
(12.07.26)
Türk milleti yine dünyada en çok yıkayanlardan. Buna rağmen dışarıda pisuvarda falan işerken direkt giden veya elini şöyle bi suya tutan giden çok gördüm. (ben hep yıkarım)
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
Mutlaka, her zaman, her koşulda sabunla yıkarım.
Biz küçükken bir kamu spotu vardı trt'de:
(bkz: suya sabuna dokunun)
Bizim nesle travmatik ama çok başarılı bir şekilde aşılamıştı bu alışkanlığı...
+1
yadigar
(12.07.26)
Umumi var umumi var. Otomatik musluklu otomatik sabunu olan bir yer ise yıkarım. Ancak sadece küçük tuvaletimi yaptıysam -ki dışarıda büyük yapamam- ve ortalığı pislik götürüyorsa o musluğu bir yerleri elleyeceğime benimkini ellemeyi sonra arabaya gidince elimi kolonya ile yıkamayı tercih ederim.
0
denizgonen
(12.07.26)
Elini yikamayanlar selamimi sabahini keserim o derece!
+1
hlt1985
(12.07.26)
@denizgonen
O musluğu bir yerleri peçeteyle elliyoruz biz.
+1
yadigar
(12.07.26)
valla bizim yüksek lisansta profesörün bile el yıkamadığını görmüştüm pisuvardan sonra. gerçi onların odasında lavabo vardı ama kapıya falan sonuçta o şekilde dokunmuştu.
0
high hopes of the sozluk
(13.07.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(3)

ankara çankayada ev arkadaşı aranıyor

aybaran
kiraların malum fahiş yükselişi nedeniyle iki kedimle birlikte yalnız yaşadığım dört odalı evimdeki boş iki odayı kiralayabilecek arkadaş arıyorum. kedilerle arasının iyi olması lazım ve mümkünse yüksek lisans ya da doktora öğrencisi olması tercihimdir (ben doktora yapıyorum ve hep evdeyim). fatural
kiraların malum fahiş yükselişi nedeniyle iki kedimle birlikte yalnız yaşadığım dört odalı evimdeki boş iki odayı kiralayabilecek arkadaş arıyorum. kedilerle arasının iyi olması lazım ve mümkünse yüksek lisans ya da doktora öğrencisi olması tercihimdir (ben doktora yapıyorum ve hep evdeyim). faturalar dahil yirmi bin liradan aşağı kurtarmıyor. ilgilenenler ekşiden veya buradan yazabilir.
-1
aybaran
(31.05.26)
20 bin mi? Bizim evin kirası o.
+2
Kahvedesu
(31.05.26)
Birlik'te, Seyran'da 25 bin tl'ye 3+1 ev var. 20 bin'e 3 öğün yemek dahil tek kişilik oda veren yurtlar var. Sizinki pek mantıklı olmamış.
0
matematisyen
(01.06.26)
seyranbağlarında oturmak da bir tercihtir tabi. ben onu tercih etmiyorum.
0
🌸aybaran
(03.06.26)
(3)

Yeni İş Bulunca Nasıl Garanti Altına Alıyorsunuz?

skr1292
linkedinde 2 kez gördüm mesela adam başka bir yerle anlaşıyor, mevcut çalıştığı iş yerinden istifa ediyor ihbar süresinin bitmesini bekliyor.İhbar süresi bitince yeni anlaştığı yer bir anda çark edip adamı işe almıyor.Bu tip durumlara karşı nasıl önlem alınır ?
linkedinde 2 kez gördüm mesela adam başka bir yerle anlaşıyor, mevcut çalıştığı iş yerinden istifa ediyor ihbar süresinin bitmesini bekliyor.

İhbar süresi bitince yeni anlaştığı yer bir anda çark edip adamı işe almıyor.

Bu tip durumlara karşı nasıl önlem alınır ?
0
skr1292
(31.05.26)
Kontrat imzalayacaksınız. Kontrat olmadan istifa vermeyeceksiniz.
+1
alice in potatoland
(31.05.26)
Kontrat olsa bile ilk iki ay deneme süresi.
0
Kahvedesu
(31.05.26)
O da senin aldığın bir risk artık. Lahanayı yerken kıtır kıtır sapına gelince mee olmuyor maalesef.
+1
alice in potatoland
(31.05.26)
(23)

Başkalarına normal gelen ama sizin katlanamadığınız şeyler?

ekimoloji
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
0
ekimoloji
(30.05.26)
El ile ağız kapatılıyorsa kürdan problem değil benim için.
Ama şu var:
eksisozluk.com
0
bumbum
(30.05.26)
Evet. İğrenç bir şey.

El öpmek. Tuvaletten çıkınca elini yıkamamış birinin elini öpüyorsun belki.
Koronavirüs varken ne güzel el sıkma bitmişti.

Sünnet de bana ters gelmeye başladı. 18 yaş altı olan birinin vücuduna geri döndürülemez bir zarar veriliyor.

Nişan alışverişi denen garip şey. Evlenmeden önce kadının X gram altın istemesi.

Düşünsem çok bulurum.
-4
arbre
(30.05.26)
Geçen gün metrobüs sırası bekliyordum. Geldi bi tane önde barikat gibi duran birkaç kişi yüzünden binemedim ama heralde yolları uzun bomboş gelene binecekler diye düşündüm. Ardından gerçekten bomboş metrobüs geldi ben de önümdeki herkes binecek nasılsa diye önümdekilerin binmesini bekledim. Baktım sağdan soldan herkes bindi önümdeki duvar gibi duran kişiler yine binmedi ve ben zar zor onları aşıp binebildim anca. Ama asla sağa sola da ayrılıp yol vermiyolar. O kadar sinir oldum anlatamam. Sonra binerken soylendim kendi kendime kimse tepkili gözükmüyordu. Bu durum çok yaşanıyor yani metrobüse binmeyeceksen neden yolu kapatıp en önde duruyorsun veya yol vermiyorsun.

Bir de kaldirimda duran hareket etmeyen insanlara da tahammül edemiyorum. İstanbul kalabaliginda zaten yürünecek alan çok az bir de insanlar duruyor. Bir de onları aşmaya çalışıyoruz yolumuza gidebilmek için.
+2
egerbiryolcu
(30.05.26)
koltuklara ayaklarını toplayıp tüneyerek oturan insanlar. ev ortamında sıkıntı yok ama ayakkabılarla oturduğumuz yerin temas etmesine hep tilt olmuşumdur.
+3
suicmeyenadam
(30.05.26)
Kürdan komple zarar aslında, ama beni rahatsız etmez.

Fazla işlevselcilik beni çok rahatsız ediyor ama ya.
Hiç sürahi yokmuş gibi yoğurt kabında ayran yapmak olsun, düzgün çöp kutusu yokmuş gibi beş litrelik su şişesinden çöp yapmak olsun, düzgün sabitleyiciler varken masanın bacağının altına koyulan kağıt karton falan olsun, deli oluyorum içten içe.

Bunları yapan insanların da çok hoşuna gidiyor, pratik zeka falan deniyor. Ana fikri anlıyorum ama her fırsatta "pratik zekaya" sarılmak da gereksiz bence ya. Günü kurtarmak için yapılır bunlar ama, genelde öyle olmuyor birçok insan için.

Yukarda da denmiş, kaldırımın ortasında duran veya orta yerden ağır ağır yürüyen, karşıdan karşıya geçerken sanki kır yürüyüşü yapıyormuş da hiçbir anını kaçırmaması gerekiyormuş gibi ağır ağır geçen insanlar içime sıkıntı bastırıyor cidden.
+2
akhenaten
(30.05.26)
Kapali alanlarin olur olmaz mevsimlerde gereksiz sicak yapilmasi. Mesela Mayis ayi disarisi 18 derece ve kalabalik bir kapali mekanda isitma acik. Havasiz hamam gibi igrenc bir ortam, ayni sey kisin da gecerli, zaten iyi giyinilmis oluyor, her yeri hamam gibi yapiyorlar.
+2
mbond
(30.05.26)
avuç içine hapşırılması. sonra da ellerini yıkamıyorlar. sonra o ellerle bir şeylere dokunuyorlar.

buna katlanamıyorum.

o an peçete yoksa dirseğin iç kısmına hapşırılmalı.

ayrıca wc sonrası elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.

ayrıca sifona bastıktan sonra elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.
+3
art cat chocolate
(30.05.26)
misafirliğe gittiğinizi düşünün. karşınızdaki kişinin çorapsız ayakkabı , terlik giymesi beni çok rahatsız eder. çok ciddiyetsiz bişey.
+1
omer460
(30.05.26)
herkesin telefonundan surekli degisik sesler cikmasi. tiktok izliyorlar sanirim, bir sesten baska bir sese gecis yapiliyor surekli. bunu icat eden gun yuzu gormesin ya. ucakta beklerken bile aciyorlar bunu gina geldi artik.

bu arada mbond +1, her yer cok sicak.
+7
arakaali
(30.05.26)
Elle ağzını kapatarak kürdan kullananlar bana daha çok hanzo geliyor.
-1
dapda
(31.05.26)
Bu insan bunu nasıl yapabilir, sorusu hayatını en çekilmez kılan şeydir ve hiç bir şeyi çözmez. Söylemen gereken cümle, "Bu insan da böyle görmüş, yetişmiş böyle cahil kalmış, yazık" der, geçersin. O zaman hayat daha kolay olacak. Başka yolu yok, böyle insanlar ve hatta çok daha kötüleri hep olacak.
+2
mehmetakar
(31.05.26)
Yukarıdakilerin neredeyse hepsi artı taharet. Ne elinden bir şey yerim, biliyorsam karşıdakinin bunu yaptığını ne el sıkışırım, ne havlumu tutarım yanında.
Aklım hayalim almıyor şunun halen yapılabiliyor olmasını.
+2
asue
(31.05.26)
Toplu ortamda telefondan sesli bişeyler izlenmesi, öZellikle reels vs, sürekli anlamsız değişen sesler
+2
mavibalık
(31.05.26)
araba kornası
+2
yurtsuz john
(31.05.26)
+sonsuz listelesem kesinlikle başı çeker. Olayın varlığını düşünmek bile mide bulandırıcı.
-1
🌸ekimoloji
(31.05.26)
Bir Fransız lisesinde, müdür yardımcısı bizle konuşurken serçe parmağıyla yemek artıklarını çıkarıyordu.
Bu anekdottan sonra, soruya gelirsem:
- Fiziksel şakalar, izinsiz dokunma (kişisel alana saldırı)
- Korna
- Randevuya ve tüm diğer saatli işlere uymama
- Sıra olan yerde öne geçme
- Yoğun trafikte sersem tavuk gibi kendini arabaların altına atıp, karşıya geçemeyen arkadaşına sırıtanlar
+3
pro9it9is9
(31.05.26)
online bağış yapanlar.
sadaka olur, bağış olur, yardım olur. hepsi gözümde böcekten farksız. bunların içinde yüksek oranda beyaz yakalılar da var.
-5
plastic_angel
(31.05.26)
ufacık bir yardıma bile engel olurlar
0
mantık
(31.05.26)
Taharet derken elle alınması mı rahatsız ediyor? B.klu mu gezilmeli? Ben tuvalet ıslak mendili kullanıyorum.

Neden kimse el yüz yıkanan yere ayağı sokup abdest almak dememiş? İlginç
-4
Kahvedesu
(31.05.26)
Nedense sadece kadınlarda gördüğüm göz çapaklarını parmak ucuyla silip bir de uzun uzun inceleme hareketi var. Midemi bulandırıyor.
0
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 soruya cevap vermek yerine neden özgeçmişini, kendinle ilgili cool olduğunu düşündüğün şeyleri yazmayı tercih ettin merak ettim.

İyi bildiğin uzmanı olduğun bir konuda yetkin olmayan birinden eğitim almak başkalarına normal geliyor da bir tek sende mi kaşıntı yapıyor bu? Duyurudaki soruya uygun bir cevap bile değil bu. Hiç gereği yokken özgeçmişini okuduk.
+5
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 kvkk'ya göre rızan dışında veri işleme suç sayılacağı için tabii ki oturup her soruya verdiği cevabı ai modele verip kişilik analizini yapmasını istemedim ama yapsaydım eğer eminim zank diye sosyoekonomik narsisizm ve statü takıntısı, sınıf kibri, değerini finansal güç üzerinden tanımlama, hiyerarşik küçümseme ve kibir, düşük empati gibi insanın kendine yakıştırmayacağı sonuçlar çıkarırdı.

sana kişisel olarak saldırmıyorum. seni tanımıyorum. konu sen değilsin ama konu sen olmak istiyorsun.
+5
beyfendi
(31.05.26)
parfüm kullanmak
0
sadegazoz
(11.06.26)
(2)

İstanbul'da estetik merkezi (karın germe)

Kahvedesu
Var mı deneyip memnun kaldığınız?
Var mı deneyip memnun kaldığınız?
0
Kahvedesu
(06.05.26)
karın germe çok ağrılı oluyor sonrası estetik merkezinde de yaptırmam hiç bir "ameliyatı" yoğun bakımı olan hastanelerde yaptırın.
oradaki kaslar birleştirme uzamanlık ister doktoru iyi seçmek bu ameliyatı çok yapmış birini bulmanız lazım.
+1
eja
(07.05.26)
Bir arkadaşım için soruyorum. Yok mu tavsiye ettiğiniz biri?
0
🌸Kahvedesu
(10.05.26)
(6)

Pasaport Polisine atar gider yapmak

put it in your appropriate place
Yönetici konumda biri anlattı; kendisine Almanya'ya girişte pasaport polisi birkaç soru sormuş. Öfkelenip yüksek ses tonuyla; En sonunda hadi yav ver lan pasaportu tamam bas lan artık damga, ver şu pasaportu, diye atar gider yapmış.İçimde sallama kral ya dedim durdum. Yüzüne karşı ifade edemedim tab
Yönetici konumda biri anlattı; kendisine Almanya'ya girişte pasaport polisi birkaç soru sormuş. Öfkelenip yüksek ses tonuyla; En sonunda hadi yav ver lan pasaportu tamam bas lan artık damga, ver şu pasaportu, diye atar gider yapmış.

İçimde sallama kral ya dedim durdum. Yüzüne karşı ifade edemedim tabii.

Pasaport Polisine atar gider yapmanın ne sonuçları olur? Tabii deport edilme ile nezarethanede muazzam şartlar konaklamanın ötesini soruyorum.
0
put it in your appropriate place
(18.04.26)
Atma ziya deseydiniz.
+1
Kahvedesu
(18.04.26)
Kara listeye aliyorlar, o ulkeye atiyorum 5 yil falan bir daha giremezsin. Ulke farketmeksizin her pasaport kontrolunde sikinti yasiyorsun sonra. Zamaninda bir tanesi pasaportu damgaladiktan sonra bildigin pasaportu bana firlatmisti. Aklima geldikce duvarlari yumruklayasim geliyor. Evrendeki en ayricalikli, kimsenin sana hesap soramadigi tek is muhtemelen.
+1
freedonia
(18.04.26)
biraz ballandırarak anlatmış olabilir ama hikaye bana çok inanılmaz gelmedi açıkçası. neticede devlet memuru pasaport polisi. münakaşaya giren, zorluk çıkaran, ters cevap veren olur. memur da kendince olumsuz değerlendirdiği bir iletişim sonucunda kafasına göre "sktir git seni ülkeye almıyorum" demez her zaman.

yani yönetici sıkça yurtdışına seyahat eden, herkesle her yerde takışmaya müsait, o an memurla da münakaşa yaşamış biri olabilir. bir kere vize çıkmışsa, pasaport doluysa zaten giriş yapmak o kadar zor değil. memur tipine bakıp beğenmedim diyerek girişini engellemez.

o yüzden kendi çapında atar gider yapmış olabilir bence bu çok gerçek dışı bir ihtimal değil ama biraz abartarak "vurdum kapıyı girdim odasına" şeklinde anlatmış olabilir diye düşünüyorum.

biz tabii türküz bizim için evropa'ya girmek büyük mesele ama bunun biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. alman memur sabahtan akşama yüzlerce, belki binlerce insana damga basıyordur. allah değil hoş. uyuz olduğu, tartıştığı, diyaloğa girdiği ama olumlu anlamda damgaladığı insanlar vardır. öyle kafasına göre "ben bu lavuğun tipini sevmedim" deyip çata çuta giriş iznini reddedeceklerini pek sanmam.
-4
der meister
(18.04.26)
Serin hikaye.
Bir kere pasaport polisi çok da rahat şekilde kişiyi reddedebilir. Kişi orada bağırıp agresif takılıyorsa.
Almanya bilemem ama Fransa'da "outrage à agent de la force publique" var kısacası devlet memuruna atar gider yaparsan, böyle agresif olursan para cezası var 15k€ bir de hapis riski de var ama o kadar olacağını sanmam.
Havalimanlarında dolaşırken özellikle yazıyor agresif olursanız 15 bin Euro cezası var falan diye hatta ki bu sadece memurlara değil orada çalışanlara da.
Şu ana kadar çok gezdim, daha pasaport sırasında kendi ülkesi bile olsa agresif birine denk gelmedim. Herkes kuzu gibi genelde.
+4
logisticsmanager
(18.04.26)
Hahdbsnsn
Anlat anlat heyecanlı oluyor deseydin dlkfmfmfmf
0
basond
(19.04.26)
www.youtube.com

ünlü değilsen şırıngayla kan alırlar
0
plastic_angel
(19.04.26)
(2)

Maraşta yapılan saldırıyı yapan çocuk

Kahvedesu
Arkadaşları neden İngilizce konuşuyor? Victor falan diyor. Bir şey anlamadım.
Arkadaşları neden İngilizce konuşuyor? Victor falan diyor. Bir şey anlamadım.
0
Kahvedesu
(18.04.26)
Online arkadaşları.
0
stefano
(18.04.26)
Yabancılar mı?
0
🌸Kahvedesu
(18.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(10)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(2)

IK'cı Türkçesi

arbre
Özellikle kadın IK'cıların Türkçesinin aşırı bozuk olduğuna denk geldim. Yabancı kelime kullanımından bahsetmiyorum. Türkçe kelimelerin telaffuzlarını yanlış yapıyorlar. Kelimede vurguyu yanlış yerde yapıyorlar. Anlatım bozuklukları da var. Bu konuşma tarzını biri mi öğretiyor, kendileri mi geliştir
Özellikle kadın IK'cıların Türkçesinin aşırı bozuk olduğuna denk geldim. Yabancı kelime kullanımından bahsetmiyorum. Türkçe kelimelerin telaffuzlarını yanlış yapıyorlar. Kelimede vurguyu yanlış yerde yapıyorlar. Anlatım bozuklukları da var. Bu konuşma tarzını biri mi öğretiyor, kendileri mi geliştiriyor?
-15
arbre
(09.04.26)
Ikcı değilim ama telaffuzum kötü. Kimse öğretmedi.
-1
Kahvedesu
(09.04.26)
bu nasıl cinsiyetçi bir genelleme böyle. Türkiye'de tahminen 150-200 bin İK çalışanı var. Yarısı kadın desek 100 bine yakın. Kaç tanesinin telaffuzuna şahit olmuş olabilirsin ki?
+4
faberkastelli
(10.04.26)
(12)

imei attirmak

baldur2
halen yapiliyor mu bu?riski vs nedir?
halen yapiliyor mu bu?
riski vs nedir?
0
baldur2
(05.04.26)
Yapılıyor, çalıştıktan sonra riski yok.
yapan telefoncu çakma imei atarsa bir süre sonra tekrar isteyebilir o kadar.
0
rhan
(05.04.26)
Online bankacılık kullanamıyorsunuz.
-8
Kahvedesu
(05.04.26)
Her şey sorunsuz kullanılıyor. Yapılan model sayısı çok düştü o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Ben de aynı durumdayım. Yaptırmadım bu nedenle. Öğrendiğim bir şeyin neyine hangi salak gidip eksi verdi?
-8
Kahvedesu
(05.04.26)
Direnç atma diye bisey varmis artık imei degistirme yerine.
-2
duster
(05.04.26)
@kahve kim eksi verdi bilmiyorum da sen yalan bilgi paylaşınca akıllısında eksileyen eksi verdigi için mi salak. Tanrı şifa versin
+3
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
@artıküyeolmakistiyorum, tanrı sana şifa versin. Aynı durumda biri olarak imei attırmak istedim. Telefoncu online bankacılığı kullanamayacağımı söyledi. Al sen yaptır.
-5
Kahvedesu
(05.04.26)
Bende bir telefoncudan duydum dünya düz dedi.
Aynı mantık
+3
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Benim arkadaşım eski telefonunun imeisini attırdı yeni telefonuna..banka filan herşey kullanılıyor. Sadece güncelleme almıyor.
0
rodeocu
(06.04.26)
Ağa çok cahilsiniz ya gerçekten bari bilmediğiniz konularda lok lok için konuşmayın.
IMEI atmak için boot kilidi açılır root yapılır sonra da boot kapatılır, orijinal rom geri yüklenir. Root falan da kalmaz. İş bilmezlerin lafına burada tatava yapıyorsunuz. Eski android rom geliştiricisiyim
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.04.26)
modele göre değişiyor bu imei atma/sorun çıkarma olayı. bazı modellerde güncelleme sorun çıkartır. bazılarında sıfırlama yaptığınızda imei gider. bazılarında hiç sorun olmaz. bazıları yazılımsal değil donanımsal (direnç) olarak imei atması gerçekleştirilir.

modele göre değişir. ben samsung s23 ultra için yaptırmıştım 2.5 yıldır sorunsuz kullanıyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
Herkes kendi bildiğinin kesin doğru olduğunu düşünerek yarım yamak bilgi vermiş. Ben anlatayım işin doğrusunu.

Öncelikle imei atma denilen olan farklı telefonlar ve işlemciler için farklı şekillerde yapılabiliyor.

Nispeten eski telefonlarda, imei bilgisi kolayca değiştirilebiliyordu. Hatta eski mediatek işlemcilerde, kendiniz uygulama indirip yapabiliyordunuz. Zamanla bu işlemi zorlaştırdılar.

3-4 seneden daha eski olan telefonlarda, temel olarak 2 şekilde imei atılıyor. Bunların bir tanesi, telefona root atıp ek bir uygulama kurarak, telefonun gerçek imei’sini değiştirmeden telefonun imei’yi farklı görmesini sağlamak. Burada asında telefon hafızasında kayıtlı olan imei değişmiyor, sadece telefon bu uygulama sayesinde imei’yi farklı görüyor. Bu telefonlarda, root’u kaldırdığınızda veya telefonu güncellediğinizde bu ek uygulama uçtuğu için imei bozuluyor. Dolayısıyla bu gibi uygulamalar kullanılan telefonlarda, root kaldıramayacağınız için banka uygulamalarını kullanamayabilirsiniz. Biraz ileri seviye kullanıcıysanız root gizleyebilirsiniz ancak ben güvenlik açısından böyle bir telefonda banka uygulaması kullanmam. Zira imei’yi farklı gösteren uygulamanın bunun dışında farklı işlevleri (örneğin uzaktan bağlantıya izin veren bir uygulama olabilir) olup olmadığını hiçbir zaman bilemezsiniz. Ayrıca bu imei uygulamasını yükleyen kişi, farklı uzaktan erişim uygulamaları da yüklemiş olabilir. Telefonu sıfırlayamayacağınız ve güncelleyemeyeceğiniz için güvenli riski var bence.

Eski telefonlar için ikinci imei atma yöntemi ise telefonda kayıtlı olan imei’yi gerçekten değiştirmek. Bunu yapmak için root’a gerek kalmıyor genellikle ancak bunu yapan yazılımlar özel yazılımlar. Chimera gibi paralı ve nispeten pahalı uygulamalarla bu işlem yapılıyor. Bu uygulamalar da işlem başına ücret kesiyor, örneğin 10 telefona imei atacaksanız 10 kredi satın almanız lazım. Crack’li versiyonlar vs. de bulunmuyor. Bu uygulama özellikle Samsung cihazlar için “server kaydı” olarak da geçer. Burada imei gerçekten değiştiği için güncelleme, sıfırlama vs. yapılabiliyor. Dolayısıyla telefonu daha güvenli kullanabiliyorsunuz.

Yeni nesil telefonlarda ise imei’nin kayıtlı olduğu hafızaya erişim, donanımsal olarak engellenmekte. Bu engeli aşmak için de “direnç atma” denilen işlem yapılıyor. Burada imei’nin kayıtlı olduğu hafıza bölümüne erişmek için, telefonun içi açılarak özel bir konuma direnç lehimleniyor. Bu dirençte imei falan yok (zaten direnç içinde veri depolamak diye bir şey de yok), sadece imei’ye erişim sağlayan kilidi bu direnç açıyor. Direnç bağlandıktan sonra bir üstteki gibi hafızada kayıtlı olan imei değiştiriliyor. Bu işlem, cihazın içinin açılması ve direnç lehimlenmesi gerektiği için hem pahalı, hem de güvenilir yerde yapmazsanız telefonu bozma riski taşıyor (ayrıca su geçirmezlik varsa her türlü bozuluyor bu özellik).
+3
shadowfollower
(06.04.26)
(8)

Hızlı konuşan arkadaş

Kahvedesu
Ben yavaş konuşuyorum da bir insan x2' hızda konuşamaz ya. Hatta x3. Normal de olamaz bence, olabilir mi?
Ben yavaş konuşuyorum da bir insan x2' hızda konuşamaz ya. Hatta x3. Normal de olamaz bence, olabilir mi?
-2
Kahvedesu
(29.03.26)
ben cok hizli konusuyorum.

sonrada ögrendigim dillerde, hatta cok iyi olmadigim zamanlarinda da böyleydi.
bence 1. genclik 2. adhd gibi bir seylerle alakali.

yavas konusanin hitabeti daha güclüdür.
-1
Purple life
(29.03.26)
Örnek ses atar mısın merak ettim. Hiperaktivite varmış onda da ben bu kadar hızlı konuşan görmedim, aynı dili konuşuyoruz ama kıza yetişemiyorum.
-1
🌸Kahvedesu
(29.03.26)
Cok kitap okuyanlarda da gorulebiliniyor, kitap kurdu bir arkadasim oyleydi.
0
freedonia
(29.03.26)
Kitap okuyamıyormuş hiperaktiviteden.
-1
🌸Kahvedesu
(29.03.26)
Hızlı konuşan insana hasret kaldık. Bazı insanlar konuşurken 1.25 e almak istiyorum ya da konuş artık demek istiyorum.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
Yavaş konuşan insan daha zor.
+1
gabe h coud
(29.03.26)
x2'de konuşan birini nasıl anlıyorsunuz? Acayip baş ağrıtıyor.
-2
🌸Kahvedesu
(29.03.26)
Ben kızımın ne söylediğini anlamıyorum.sürekli rpt istiyorum.purple in dediği gibi yabancı dillerde de aynı hızda konuşuyor.ya da ben yaşlandım.
0
duptıs
(29.03.26)
(4)

Lazer göz ameliyatı

arbre
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.Miyop ve astigmat bu arada.
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.

Miyop ve astigmat bu arada.
-5
arbre
(22.03.26)
Bu mu derecen 0.50?
-1
Kahvedesu
(22.03.26)
Kahvedesu, sol evet. Onu yaptırmadan oluyor mu demek istiyorum. Sağ daha yüksek.
-3
🌸arbre
(22.03.26)
bates metodunu bir araştırın. kanıtlanmış bir yöntem değil ama düşük numaralarda denenebilir.
sağ gözün kaç numara. 0,50 gibi dereceler çok yüksek değil. bu dereceler için lazer gereklimi tartışılır. tek göz yaptıranı hiç duymadım.
0
my fault
(22.03.26)
selamlar bildiğim kadarıyla tek göze lazer yapabiliyorlar ama kornea kalınlığı gibi faktörlere bağlı olarak yapılabilirliğine karar veriyor doktorlar. tabii işinin ehli bir göz doktoruyla görüşmek en garantisi olacaktır. geçmiş olsun.
0
ma ya
(22.03.26)
(12)

Birinin canlı konumunu sürekli takip etme

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Babam whatsapp'tan konum göndermeyi bilmiyor, kendisini sürekli takip etmem gerekecek belli bir süreliğine. Bunu whatsapp canlı konum açık tut ile yaparsam şarj dayanmayacak. Bildiğiniz yol, yöntem, uygulama var mı?Cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
Merhaba arkadaşlar,
Babam whatsapp'tan konum göndermeyi bilmiyor, kendisini sürekli takip etmem gerekecek belli bir süreliğine. Bunu whatsapp canlı konum açık tut ile yaparsam şarj dayanmayacak. Bildiğiniz yol, yöntem, uygulama var mı?

Cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(21.03.26)
Apple airtag.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
Cep telefonunu yanında taşıyorsa Google Maps’ten konumunu paylaşabilir sizinle. Telefon harcı yanında taşımasını istiyorsanız linkteki üründen aldım ben. Hem Android‘de hem de Apple‘la çalışıyor. Bulunduğu yeri nokta atışı gösterdiğini söyleyemem.

amzn.eu
0
boyalı kuş
(21.03.26)
@boyalı kuş,
Bunu nasıl yapabilirim? Yani ben bir kere onun telinden onun konumunu kendimle paylaşım yaptıktan sonra, kendisi benimle paylaşmadan sürekli erişebilir miyim onun konumuna? Whatsapp canlı konum hariciyse diye soruyorum. Elbette telefonu hep yanında olacakken.
0
🌸Amaranta ursula
(21.03.26)
Google maps
konum paylaş
Ben iptal edene kadar

Bu şekilde olur, bir kaç kişi var benim böyle takip ettiğim. İr ihtimal hata vs verirse paylaşım kapalı olabilir açmak gerekir ama. Zaten uyarı verir
0
kisa
(21.03.26)
nasıl takılıyor o
0
Kahvedesu
(21.03.26)
Life360 app
0
Purple life
(21.03.26)
Arkadaşlar çok sağ olun, bunca yıldır google kullanıcısıyım map üzerinden konum paylaşıldığını bilmiyordum. Aydınlandım, var olun.
0
🌸Amaranta ursula
(21.03.26)
Samsungda kişilerden aile oluşturuyorsunuz. Konum görmeye izin verip aile üyelerinin yerlerine istediğiniz zaman bakabiliyorsunuz. Eşim yemeği hazırlamak için bunu kullanıyor beni arayıp nerdesin demek yerine buraya bakıyor. Baktığı zaman da bana bildirim geliyor, şu kişi konumunuza baktı diye.
0
rodeocu
(22.03.26)
o telefonda ekli olan google hesabına erişimin varsa google'ın telefonumu bul'u da konumu gösteriyor. myaccount.google.com ayrıca telefon sessizde kaldıysa veya sesi çok kısıksa duyulamıyorsa buradan sessizdeyken bile çaldırabiliyorsunuz.
0
konetsu
(22.03.26)
en iyisi @kisa
-1
deepex
(22.03.26)
annem ve babam samsung kullanıyor, google maps'in anlatılan özelliğini yıllardır kullanıyoruz, öok memnunuz. bazı sağlık sorunları yaşamışlardı, onun sonrasında gerekli görmüştük. 7/24 bakabiliyorum, her baktığımda da bildirim gitmiyor, şarj da çok yemiyor. sadece telefonun açık ve internete bağlı olması gerekiyor.
0
la lykia
(22.03.26)
@kisa nın dediğini ben yapmak istedim, telefon açılıp kapanınca sanırım o yok oluyor. En iyisi uygulama sanırım. life 360 kullanıyor arkadaşım. gayet memnun.
0
liberal
(23.03.26)
(29)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(8)

İşten çıkartılma riski yaşadığınız bir yerde çalışıyor olsanız?

Kahvedesu
1- Motivasyonunuzu nasıl ayakta tutarsınız ya da kuyruğu?2-İşten izin alamıyorsanız, iş görüşmelerini nasıl yapardınız?
1- Motivasyonunuzu nasıl ayakta tutarsınız ya da kuyruğu?
2-İşten izin alamıyorsanız, iş görüşmelerini nasıl yapardınız?
0
Kahvedesu
(10.03.26)
1- Varsa yapmak istediklerim onları planlayarak motivasyonumu ayakta tutarım tabi ekonomik açıdan sıkıntım yoksa
2- Rapor alırım
0
ebeş
(10.03.26)
1. kendimi kesinlikle yormam, yırtınmam. Alacağım tazminatı düşünürüm. Daha iyi bir yerin beni beklediğini hayal ederim.

2. Annemi/babamı/büyük bir aile bireyini hastaneye check-up'a götüreceğim, ishal oldum, aşağı kata su gitmiş ustayı bekliyorum... gibi bahaneler. imkanın varsa tabii rapor da alabilirsin.
0
elektr10
(10.03.26)
Şu anki aklımla ve halimle istifa ederim.
0
gabe h coud
(10.03.26)
Riskin sebebi nedir? Önceki düşük performans mı, performance improvement process’de misiniz, şirkette küçülme mi var, batıyor mu, çatışma mı var?
0
efx
(10.03.26)
şu an öyle bir yerde çalışıyorum.
1. Motivasyonumu ayakta tutmaya çalışmıyorum. En büyük motivasyonum tazminatımı alabilmek. Kovulurum korkusuyla iş aramaya kalkmadım bu yüzden. Kafam gıcır, bilgime güveniyorum, işimi sorunsuz yapabiliyorum. Kovarlarsa keyifleri bilir kendimi fazladan yormuyorum.
2. Doktor randevusu, çok mecbur kalınırsa devlet dairesinde, bankada işim vardı diyip 1-2 saatlik idari izin girmece vs.
0
rayde
(11.03.26)
İş görüşmem var. Şimdi nasıl izin alacağım?
0
🌸Kahvedesu
(14.03.26)
1- İş sözleşmemi haklı nedenle feshedebileceğim verileri toplardım. Fazla mesai çizelgeleri, whatsapp ve mail yazışmaları gibi. Aynı zamanda işten çıkartıldığımda imzalanması istenen belgelere dikkat ederdim.
2- Çok acil gelişmiş durumlarla ilgili bahane bulurdum ve iznin onaylanmasını beklemeden harekete geçerdim. Yeni daha güzel bir iş bulduğumda da iş akdimi tüm haklarımı alacak şekilde feshederdim.
0
Smithsonian
(14.03.26)
Yarın iş görüşmem var. Öğlen. Sabah gidip öğlen çıkamam iş çok yoğun. O nedenle hiç gitmemeyi düşündüm ve çok yeniyim yıllık iznim de yok. Nasıl yapabilirim?
0
🌸Kahvedesu
(23.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(10)

İngilizce yardıma ihtiyacım var

Kahvedesu
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
-3
Kahvedesu
(07.03.26)
YZ işte bu yüzden var.
-1
rakicandir
(07.03.26)
spelling bee videoları
0
klassno
(07.03.26)
Yz ne? SPELL bee nasıl oynanıyor? Indirdim. Ses falan yok.
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
ne dediğin anlaşılmıyor.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
Yahu biri ingilizce kodlayacak zonguldak'ın zosu gibi ben de yazacağım tek tek. Mail adresi olur, ad soyad olur. Uydurun. Ya da app var mı alıştırma yapmam lazım?
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
Memed Ali beeeey. Zonguldak’ın Zoosu :))

Dediğin şeye fonetik alfabesi deniyor.

NATO fonetik alfabesi var, çok askeri kaçar.

Bak sen şuradan yürü.
tr.wikipedia.org
+1
gabe h coud
(07.03.26)
Ya Nato falan değil, biliyorum havayolunda kullanılıyor o ama bana normal heceleme lazım.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
can you spell it diyeceksin. onlar da b as in bee, c as in ceyhan diye cevap verecekler. bunda bu kadar zor olan şey ne?
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
"can you spell it diyeceksin"

Yapma ya? O kadarını biliyorum. En zıor kısmı cevap kısmı.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
en.wikipedia.org
Bu sayfada, “Telephone spelling alphabets” başlığında kocaman bir tablo var. Zamanında postanelerde kullanılmış 12 versiyon var o tabloda. Oradan seçin kendinize. Mesela ben “a as in apple, p as in paris” falan kullanıyorum. Brother, mother, father gibi kolay sözcükleri seçebilirsiniz, her milletten anlarlar.

İsterseniz, d as in django, k as in knife, t as in tchaikovsky gibi zulmedebilirsiniz de insanlara :)

Pratik yapmak isterseniz, bizim nickleri kodlayıp, ses dosyası olarak yollayın buraya.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
(2)

Sorunlu apartman yönetimi

Kahvedesu
Daha önce çok kez bahsetmişimdir. Bizim evi ortak giderden su basıyor, yöneticiye ve kat maliklerine ihtar çekmemize rağmen yaptırmadılar. Şu an davalığız. Sigortaya da para ödemişler. Muhtemelen bu parayı ellerinden çıkarmak için bana borçlu oldukları parayı çatı yaptırıyoruz diye benden alacaklar
Daha önce çok kez bahsetmişimdir. Bizim evi ortak giderden su basıyor, yöneticiye ve kat maliklerine ihtar çekmemize rağmen yaptırmadılar. Şu an davalığız. Sigortaya da para ödemişler. Muhtemelen bu parayı ellerinden çıkarmak için bana borçlu oldukları parayı çatı yaptırıyoruz diye benden alacaklar. Çatı zaten 2019 yılında yapılmıştı. Şimdi yine yaptıracaklarmış. Onların bana ödemesi gereken parayı ben onlara mı ödeyeceğim şimdi? Benim evimi su basıyor yaptırmıyorlar, ben çatı için tekrar para mı vereceğim? Bu adam zaten resmi yönetici değil. Resmi yönetim olmadığından tüm kat maliklerine dava açtık.
0
Kahvedesu
(07.03.26)
ay nefret ediyorum şu tarz mağduriyetlerden yani herkes güzel güzel anlaşsa insan gibi davransa yani şunun için bile insanı mahkemeyle uğraştırıyorlar ayıp yaa
ben olsam köpek gibi hepsinin kapısına s*çarım temizleyip dursunlar
+1
neira
(07.03.26)
Apartman yönetimiyle ilgili bilgi saibi bir arkadaş vardı, neydi nicki?
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
(4)

Erkekler cevaplasın. Uçana kaçana yazıyor musunuz?

gabe h coud
Kadın arkadaşlar biliyordur. Yağmur gibi yazıyor herkes. Gibi geliyor. Peki sen yazmıyorsan, ben yazmıyorsam, bunlar kim? Linkedin'den arkadaşım gösterdi, günde 20-30 kişiden mesaj alıyor, kalpli çiçekli. Sözlük daha beter.Uçana kaçana yazan erkeklerden burada varsa, mental durumlarını öğrenmek iste
Kadın arkadaşlar biliyordur. Yağmur gibi yazıyor herkes. Gibi geliyor. Peki sen yazmıyorsan, ben yazmıyorsam, bunlar kim? Linkedin'den arkadaşım gösterdi, günde 20-30 kişiden mesaj alıyor, kalpli çiçekli. Sözlük daha beter.

Uçana kaçana yazan erkeklerden burada varsa, mental durumlarını öğrenmek isterim. Aynı anda 20 kişiyle mi mesajlaşıyorlar. Mesai gibi bir durum mu söz konusu.
📊 Uçana ve de kaçana yazıyor musun?
Evet %8.9 (4)
Hayır %80 (36)
Uçana ama kaçana değil. %11.1 (5)
-2
gabe h coud
(03.03.26)
Eskiden yazardım ama tam yürüme şeklinde değil. Yeni birini tanıma heyecanı, enerjisi (endorfin dopamin vs ne dersen artık) güzel gelirdi. Yoruldum, yaşlandım, hep aynı şeylerin dönmesinden sıkıldım.
0
kisa
(03.03.26)
35 yaşındayım, ömrümde hiçbir kadına yürümedim. Kendini gözümün önünde konumlandıran, bir bahaneyle yardımımı isteyen, benimle flört eden kadınlara eşlik ettim,, karşılık verdim, devamında ilişkiye başladığımız çok oldu. Friendzone batağına pek düşmedim, belki ergenlik zamanlarımda 1-2 kez. Gurur duymuyorum, sosyal fobi ile megalomani arasında bir yere tekabül ediyor davranış kalıbım.
+1
loch ness
(03.03.26)
"Afrika'da prensim, 50 milyon dolarımı paylaşacak insan arıyorum"

Bu spam maillere bakıp "Bunu hangi gerizekalı yer" diyoruz ama istatistik olarak işe yarama olasılığı düşük olsa da sıfır değil ve o mesajı göndermenin maliyeti aşırı düşük. İnternetten birine yazmanın da benzer bir dinamiği var; tabi ki çoğu zaman işe yaramıyor ama işe yaradığı da oluyor.
0
salihdt
(03.03.26)
Bu soruyu memurlar.nete sormalısın. Burada pek yoktur. Asker ve polisin işi ne? Nöbetteyken bile ayakta önüne gelene yazıyor.
+2
Kahvedesu
(03.03.26)
(14)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(16)

Saç nasıl uzar?

Kahvedesu
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
0
Kahvedesu
(27.02.26)
Kestirmeyince/kesmeyince kendiliğinden uzuyor, bende öyle oldu en azından, ekstra bir şey yapmadım.
+1
kizil karga
(27.02.26)
Karga -1

2-3 ayda bir kestirmeniz lazım hızlı ve sağlıklı uzaması için.
0
auroraaurora
(27.02.26)
Biberiye suyu falan diyorlar? Yağı var.
+1
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
her gün yıkamak uzatır ama sonra buna alışmasın.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Bu da uzatır.

www.narecza.com

erkek versiyonunu kullanıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.26)
İlaç da kullanmam ya:)) Uzamıyorsa, dışa dönmesine çözüm bulalım.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
biotin 5000 mg
çiğ kabak çekirdeği
çiğ kaju
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Bekleyerek uzar,başka yolu yok.1-2 yıl sabredeceksin.saçı beline kadar erkek tarafıyım.
0
duptıs
(27.02.26)
Belime değil, Kulak memesinin altına gelsin ya.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
Tamam arıyorum şimdi en kısa sürede gelsin diye.

Sakın kuaföre gitme,kırık alıyprum diye kuşa çevirirler yine.sal kendi haline.bırak yanları kabarsın ,taç al bir tane maymun jackson donemini onunla atlat.yaz ortasına bu iş tamam olur.
0
duptıs
(27.02.26)
wax diye bi ürün vardı
-1
iwillsee
(27.02.26)
Saç uzaması için ilaç kullanmak değil aslında. Çinko, demir ve birkaç vitamin zımbırtısından sonra tırnaklarımın kırılması vs durup saçlarım daha hızlı daha güzel uzamaya başlamıştı. Değerlerinize de bu bahaneyle baktırmış olursunuz. Özellikle tırnak için neler neler yapmıştım da işe yaramamıştı. İki vitaminle çözülüyormuş meğerse.
Diğer önerim sık ılık suyla yıkamak. Bence su uzatıyor saçı.
Sonuncu önerim de medikal şeyler yaptırmanız. Bunların fiyatı uçuk ama işe yarıyorlar ya. Kök hücresi de yarıyor prpsi de. Hiçbiri saça boğmuyor insanı okey de, eldekini en iyi yapıyor işte.
0
asue
(27.02.26)
Önerilerim;
Şampuana E,D,B vitaminleri eklemek.
Bioxcin Argan Yağı ve Biberiye sütü kullanmak.

Süt ve yağı aynı anda kullanmıyorum ikisini de nemli saça kullandığım için dönüşümlü gidiyorum, saçımı her gün yıkamıyorum bir iki gün kendi yağıyla durmasına da izin veriyorum.
Saçlarım çok hızlı uzar o kadar hızlı uzuyor ki utanmasam kahküllerimi 10 günde bir kısaltacağım, direnip gözümün altına gelene kadar bekliyorum :/
0
mutekebbir
(27.02.26)
Link verdiğim ilaç değil. Şişkotluk yapma al.
0
gabe h coud
(27.02.26)
haftada 1-2 defa susam yağı sür yarım saat bekle sonra şampuanla yıka
saçı besler gürleşir ve uzar . sonra bana teşekkür edersin .

revigen şampuan öneririm internette eczanelerden daha ucuz ben de hep internetten alıyorum .
0
devilone
(27.02.26)
Kafayı öne eğip gece yatmadan masaj yapmak ve saç derisini uyarmak kesinlikle uzamayi hızlandırıyor. Hem gevşetici de oluyor, deneyiniz.
0
buzbebek
(28.02.26)
(18)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(8)

Çağrı cihazı ya da onun gibi bir şey

deniz kiyisi ve papatyalar
Şimdi şöyle ki annem kısmi felçli. Birinin yardımı olmadan tuvalete gidip gelemiyor. Ben Bazen dışarı çıkmak zorunda kalıyorum ya da işte binada işim oluyor , vs.Özetle şunu soracağım, kısa mesafelerde kullanılabilecek bir cihaz arıyorum. Biri bende, biri annemde olacak. Annem cihazın düğmesine bast
Şimdi şöyle ki annem kısmi felçli. Birinin yardımı olmadan tuvalete gidip gelemiyor. Ben Bazen dışarı çıkmak zorunda kalıyorum ya da işte binada işim oluyor , vs.

Özetle şunu soracağım, kısa mesafelerde kullanılabilecek bir cihaz arıyorum. Biri bende, biri annemde olacak. Annem cihazın düğmesine bastığında bana uyarı gelecek. Böyle tek tuşlu, basit bir cihaz arıyorum. Alzheimer başlangıcı var, dolayısıyla öyle akıllı cihaz falan kullanamaz.

Bu arada, öyle internete bağlanmasına gerek yok, atıyorum işte 100 metre mesafede kendi aralarında basit düzeyde iletişim kuracak iki cihaz, sorduğum şey bu. Telsiz gibi bir şey yani.

Var mı böyle bir şey.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(24.02.26)
Mirket
(24.02.26)
çağrı cihazı eskide kaldı. en uygunu bas konuş telsiz görünüyor. babaannem için ben de almıştım.

sesli güvenlik kamerası da kurabilirsin.
0
yurtsuz john
(24.02.26)
Bulmazsan Esp32 ile (basit bir elektronik kart) düğmeye basılınca sana Telegramdan mesaj atacak bir şey yapabilirim. Elbette evde WiFi a İnternete ihtiyaç duyar. Bir kutuya koyarız üzerine bir düğme ekleriz vs.
Ama şık olmayacağı için son çare olarak aklında olsun.
+4
kisa
(24.02.26)
Teyzem de felçli, akıllı saat takmışlar. Onla olmuyor mu?
0
Kahvedesu
(24.02.26)
Zil.
Kablosuz kapı zilleri var, sizin işinizi görür galiba.
0
michael_knight
(24.02.26)
Hepsini değerlendireceğim. Telsizler benim de aklıma geldi, belki daha basit bir cihaz vardır dedim, ama yokmuş anladığım kadarıyla. İlk olarak telsizlere bakacağım.

Kapı zili fena fikir değil, ama ünitelerden birini fişe takmak gerekiyormuş. O handikapı var. Yine de ona da bakacağım.

Çok teşekkürler dostlar.

@kisa, muhtemelen bunlarla hallederim, olmazsa yazarım, eyvallah çok sağol.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(24.02.26)
nahtoderfahrung
(24.02.26)
kapı zillerinin iki tarafı da pilli olanları var. her yapı markette ya da internet sitesinde bulabilirsiniz
0
co2s2
(24.02.26)
(8)

hakaret davası açmak istiyorum

aguen
merhaba duyuru,twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da v
merhaba duyuru,

twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.

öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da var. yapmam gereken adımlar nelerdir?

adımı bilmesi çok önemli değil. maksat ceza çekmesini istiyorum. kin tutan biriyimdir de uğraşırım yani. twitter ip adreslerini paylaşıyor mu? hayatımda hiç dava açmadım dava yemedim kuralcı biriyimdir.
-1
aguen
(24.02.26)
Ekran görüntüsünü al, savcılığa git.
+1
Kahvedesu
(24.02.26)
ya avukat tutacaksanız yada savcılığa gidip dilekçe verecekseniz. naçizhane tavsiyem. taharet deliği twitter'ı kapatın. parti trollerinin, çomarların, şeriatçıların, ruh hastalarının cirit attığı bir oluşum. böyle takılmaya devam ederseniz sürekli mahkemelerde geçer ömrünüz.
+5
buenosdias
(24.02.26)
ekran görüntüsü dışında direkt web arşivini de aldım doğruluğu reddedilemez kanıt olarak. teşekkürler.

ek olarak niye down yedim ya
0
🌸aguen
(24.02.26)
@buenosdias gerçekten haklısınız. açtığımda ilk günlerde pozitif, yeni bilgiler olan bir yerdi. 1 haftada futbol ve siyasete döndü ki özellikle ilgilenmiyorum dememe rağmen. futbol izlemem bile.
0
🌸aguen
(24.02.26)
mobil imzan varsa veya operatörün destekliyorsa mobil imza oluşturursan uyap üzerinden online olarak da dava açabilirsin.

"ömrün mahkemelerde" geçmez yani oturduğun yerden tertemiz para kazanırsın. mobil imza önemli. :)
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Şikayetçi olun onlar zaten kimliğini tespit ediyor. Sonra da uzlaştırmacıya yalvarmasını izleyin. Bu tipler genelde korkak olup sanalda aslan kesilirler, kimsenin şikayet etmeyeceğini düşünüp saydırıyorlar, sonrası ben değildim çocuğum yazmış vs full inkar.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
Barbaros Şansal, X'teki hakaretlerden adamakıllı tazminat alıyor.
+1
santimantal
(24.02.26)
Kişi paylaşımı, yorumu silebilir.
Bunun önüne geçmek için etespit yapıp noter evrakını alın. Ekran görüntüsü alman bir şey ifade etmez silerse eğer. Fakat E-tespitte kurtuluşu olmaz.
+1
tahirkemalbozoglu
(24.02.26)
(7)

depozitomdan vazgeçeyim mi

turk kizi
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını f
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını full salona taşımak zorunda kaldığımız ve tekrar ağır yağmur riskini alamayacağımız için kabul etmedik. bu süreçte baya bi eşyamız ve belgemiz de zarar gördü.
neyse çıktık ve depozitoyu alamadık, 50bin kaldı içerde. noterden haklı fesih ve icra takibi falan yaptım da bi yere varmadı. avukat diyo ki attığın taş ürküttüğün kuşa değmeyecek muhtemelen ve davayı kazanamama ihtimali de var.
siz olsanız salar mıydınız bu konuyu? parasında da değilim, o adamdan o para çıksın istiyorum sadece, benim cebime girmesine gerek yok. uğraşılır mı?
📊 uğraşır mıydınız?

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
turk kizi
(24.02.26)
sonuna kadar kovalarım. donunaaa kadar (geldim aşkın) alırım. avukata veririm, gelen parayı avukat alsın.
0
gabe h coud
(24.02.26)
adamın evini su basıyor, sizin eşyalarınız zarar görüyor ve çıkıp "depozitonuzu vermem" diyor. gerçekten bazen insanların nasıl bu kadar kolay katil olabildiğini anlıyorum.

ben olsam sonuna kadar kovalardım ama şıklara let it goo falan yazdığına göre "relax" bir insansın sanırım. o zaman boş ver 2 güne unutursun zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
benim kardeşim kendi cebinden onardığı halde ev sahibi evime zarar verdiniz diye depozitoyu vermemişti. biz de dedik ki boş ver istanbulda katili var manyağı var uğraşma şeklinde öğütledik bıraktık parayı.

gerçekten uğraşabilecek direncin vs varsa uğraş da yoksa boş ver haram olsun
-1
Hallegadola
(24.02.26)
İmkanınız varsa vazgeçmeyin .
Sonuçta depozitoyu 15 yerden
patlayan ve su akan bir ev için
vermediniz .
Ev sahibi kurnazlık yapıyor.
Biraz mantıklı biri olsa :
- siz zarar gördünüz , çıkacağınız zamana kadar kiradan da ... miktar düşeyim diyebilirdi.
Depozitoyu geri vermesi için duvarların yarısına kadar su gelmesi , odaların göl olması, TV kumandasının ev içinde yüzmesi mi gerekiyordu ?
Yok sözleşme /kural /hukuk yanlısı birisi ise bu su basması konusunda evinin daha önceden de ne mal olduğunu bilmiyor mu ?
Aslında imkan varsa o evde uzun süre önceki oturan önceki kiracılara ulaşmak sormak lazım bazı şeyleri.

Siz sözleme bitimine bir ay kala çıkıyorsunuz, ev sahibi ise 2 ay daha kalın diyor.
Taze sulanmış evi(!) sanki ikram gibi sunuyor.
Can sıkmak için de olsa biraz uğraşın derim.
Bu arada evde problem başladıktan sonra evde haftalarca kalmaya devam ettiyseniz ( yeni kiralık ev arama işleri hariç ) o kalan bir ay için de çıkmakta acele etmişsiniz .
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
Ev sahibi senin eşyalarına gelen zarardan da sorumlu.

Edit: ortak yerse, tüm yönetim.
0
Kahvedesu
(24.02.26)
bir kiracı olarak ev sahibinin neden bu kadar gömüldüğünü anlamadım cidden. her ne kadar eldeki veriler değerlendirme için yeterli olmasa da ev sahibi haklı gibi görünüyor.

öncelikle evi su basmasının sebebi ne? çatı katındasınız da çok yağmur yüzünden çatıdan mı geldi su? böyle bir durum varsa durumu raporlatacaksınız, çatıdan sorumlu olan apartman olduğu için zararınızı apartman karşılayacak. çatıdan gelen suyun sorumlusu ev sahibi olmaz bu durumda.

evin bir odasını su basması çok büyük bir olasılıkla kira sözleşmesinin haklı feshi için neden olmaz. böyle bir durumda da siz sözleşmeyi haksız feshetmiş oluyorsunuz ki bu durumda da ev sahibi sözleşmenin sonuna kadarki kirayı istemekte haklı.

avukatınız bunları gözeterek uğraşma demiştir. çünkü siz kendinizi haklı görseniz de hukuken ev sahibi haklı gibi. hatta vicdanen de bence ev sahibi haklı görünüyor.
0
shadowfollower
(24.02.26)
Konuştuğun Avukat (eğer kendisine beleşe iş yaptırmaya çalışmıyorsan) “bişey çıkmaz” dediyse bir şey çıkmaz. Normalde “ooo hallederiz anasını bile ağlatırız!” diye yüksekten atarlar. Ama bu avukat muhtemelen “ulan alıp alacağı 50.000 lira, ondan da ben hakkımı istesem uğraşmaktan vazgeçer bana da yamyam der, para verecek olsa kuş kadar bişey verecek. Ne başımı ağrıtıcam” demiş olabilir.

Sen paradan vazgeçmekle sarsılmayacaksın belli ki. Ama o yamyamın yanına kalmasın sinir olsun uğraşsın istiyorsun. Öncelikle avukatlık hizmetlerinin asgari ücret tarifeşeri var ona bir bak senin konu için asgaride ne yazıyor. Sonra Bu ya da başka bir avukatla görüş, “bu paranın alınacak yolu varsa al, bana yarısını ver yarısı senin olsun, üstüne karşıdan alacağın paralar da yanına kar. Benden başka bişey almadan yapar mısın” diye bir sor bakalım.
0
lazor
(28.02.26)
(12)

İlişkide Kişisel Zaman Yaratma Durumu

lapetitemort
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.

Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama da gerek yok. Evde çay koyup oyun oynamak istiyorum en basitinden. Sorun şu ki, onun yanında sıkılsam da, bu kişisel zamanı yaratmanın hemen ardından, 2-3 saat sonra bu kararımdan pişman oluyorum. Keşke yanında olsam diyorum. O da aynı şekilde hissediyor ve yine geceyi birlikte geçiriyoruz. Çünkü aksi durumlarda sanki aramızda bir huzursuzluk, ayrılık varmış gibi hissettiriyor.

Öte yandan sürekli onunla olmak, zamanı dolu geçirme ve sürekli bir etkinlik yapma baskısı oluşturuyor.

Nasıl çözeceğiz bunu?
+1
lapetitemort
(23.02.26)
Benim arkadasimda var bu. Psikoterapi sonucunda anksiyete oldugunu düsünmüsler.

Sebebini anlamak, üzerine gitmek bence sorunu cözmeye yardimci olabilir. Onun disinda sana sunu yap demek yine ayni şekilde hissetmene sebep olabilir.

Bizdeki denge haftasonu 2 günden biri birlikte gecirilen digeri tek gecirilen gün.

Ortak arkadaslarla bir sey yapsak da cift olarak yapsak da birlikte gecirilen gün oluyor. Diger gün serbest zaman. Istiyorsan tüm gün oyun oyna istiyorsan Arkadaslarinla ailenle bulus ya da tüm gün uyu.

Rutine bindirip cmtsi birlikte olan gün pazar bos gün diye ayirman sizi rahatlatabilir. Ayni sekilde haftaici aksamlari da bölebilirsiniz.

Tek olarak zaman gecirmek hem insanin kendi kisisel gelisimi hem de iliskiyi dinamik tutmak acisindan önemli bence. Baskasindan duydugunu, kendi izlediğin bir seyi vs de anlatabiliyor olman lazim karsindakine. Yoksa hiç konuşmadan sadece rutin isleri yapan bir cift olabiliyor insan.

Bu benim görüsüm. Dis fircalama dahil her seyi ayni anda yapip ayni anda yataga giren ciftler var. Bana bayginlik gelir.
+1
Purple life
(23.02.26)
biz bunu özellikle şu gün şu saat kişisel zaman olacak diye bölmedik. ben sıkıldığımda kişisel zamanımdayım diyip iletişimi kesiyorum ghfgf eğer ben kişisel zamanımdayken gelip bir şeyler anlatmaya başlarsa ben şu an kişisel zamanımdayım diyorum o da geri gidiyo sghfhg
+1
Sadece soruyorum
(23.02.26)
Sadece soruyorum +1

me time diyoruz. biraz kisisel zaman diyoruz dagiliyoruz. ortak alanlar disinda calisma odam oldugu icin, esime ait spesifik alan olmadigi icin hissedersem ara sira soruyorum me time'a ihtiyacin var mi diye. evet derse calisma odama cekilip oyun oynuyorum.
+1
aguen
(23.02.26)
7 senelik evliyiz eşimle. çok iç içeyiz zaten biz sürekli dip dibeyiz. ama mesela ben haftada birkaç kez ben oyun oynayayım diyorum oyun oynuyorum tek başıma ya da arkadaşlarımla. sonra bazen o da geliyor (çalışma odası tarzı odamız var) o da kendi halinde takılıyor benle muhatap olmadan (internet kafe gibi oluyor :D)
ben çok kitap okurum hadi ben kitap okuyacağım deyince o da yapacak bir şey buluyor ya video açar ya kulaklığıyla tvye bağlanır tv izler ya da o da kitap okur.

ya da arkadaşlarımızla vakit geçireceksek söyleriz ve geçiririz. ama kendi kendimize vakit geçirirken kimse diğerini bölmeye çalışmıyor bazen çenesi düşüyor nadiren "suscan mı" diyorum, susuyor :D
0
matilda
(23.02.26)
yeni evli misiniz?
bir iki seneye oturur bence. ilk zamanlar hep birlikte bir şeyler yapma hevesi oluyor da sonradan herkes kendi alanını buluyor.
tabi kişisel alanı da abartmamak lazım. bir iki saat yeter. daha fazlasına ihtiyacın varsa evlilik zedelenir kişisel kanaatim.
0
kaptan maydanoz
(23.02.26)
birlikte yaşayıp, bütün gün yatıp keyif yapabilen çiftler var, aktivite baskısı yaşadıklarını da sanmıyorum. çok zor bir şey olmasa gerek. ben evliyken rahat rahat takılır , evin içinde isteyen istediğini yapar, isteyen arkadaşlarıyla sözleşir buluşurdu. ama iyi bir fikir değilmiş bugün net olarak anlıyorum. gezilecekse beraber, pineklenecekse beraber takılmak daha sağlıklı geliyor artık.
0
loch ness
(23.02.26)
Konudan bağımsız. Me time nedir ya haha Türkçesi yok mu bunun?
-1
Kahvedesu
(23.02.26)
Benim hanım akşamları yemekten sonra gidiyor oyun oynuyor, ben de genelde film falan izliyorum.
Aksam yemeğinde beraberiz, bir şeyler izliyoruz. Haftasonu da beraber vakit geçiriyoruz ama oldukça serbestiz kendi zamanimizda. Zaten sürekli aynı evdeyiz yani ve bir dakika bile birbirimizden sıkıldığımız olmuyor çünkü herkes istediğini yapıyor (oyun oynamak, spor yapmak, bir şeyler özlemek vs).

Bence bu konuyu salıp biraz canınızın istediğini yaparsanız ve beraber olsanız da kendi zamanınız olursa daha iyi olur.
0
logisticsmanager
(23.02.26)
7 yıllık evli 3 yaş çocuğumuz var, genelde haftada iki gün ben kaçıyorum arkadaşlarla, iki günde hanım. Özel bir anlaşmamız yok ama kabaca böyle, hatta çok evde kalınca karşı taraf diğerini çıkması için motive eder bu konuda ben baya şanslı olduğumu düşünüyorum. Genelde spor günleri sonrasıni uzatıyoruz.
0
mirty
(23.02.26)
ozel bisey yapmak isteyen onu yapmaya karar verip digerine soyluyor iste ben 2-3 saat bununla ugrasicam diye, digeri de basinin caresine bakiyor o arada. kendi arkadaslariyla gorusmek de bu kategoride.

genelde bu ozel seyler gunde 2-3 saati gecmiyor, onun disinda cogunlukla birlikte takiliyoruz (market alis verisi, yemek hazirlamasi, evi temizlemesi, camasiri, gezmesi vs) bizde gerginlige sebep olan sey birinin "ben 2 saat suna bakicam" diyip 5 saat sonra gelmesi oluyordu :D zaman yonetimi onemli, 5 saatse en bastan 5 saat demek lazim.
0
taurina
(24.02.26)
biz ikimiz de beraber evden calisiyoruz dolayısı ile 7 / 24 beraberiz. haftada bir gun solo day yapiyoruz, ikimiz de ayri ayri bir yerlere gidiyoruz.
0
oscar
(24.02.26)
3,5 yıllık evlilik, 4,5 yıllık birliktelik;

biz tanıştığımız andan beri aynı evde yaşıyoruz. çoğu şeyi birlikte yapıyoruz. bu da aşırı didişmelere sebep oluyordu.

zamanla mesela yemek yeniliyor, çay kahve içiliyor, dizi film izleniyor normalde diyelim,

artık yemek faslından veya çay faslıyla birlikte birisi başka bir işe yöneldiyse diğeri de başka sevdiği bişeyi buluyor. kimse kimseyi sıkıştırmıyor.

ben bilgisayara geçiyorum diyorum mesela akşam 9 gibi, kalan işlerimi yapıyorum, video editliyorum, internette takılıyorum, oyunumu oynuyorum. eşim bişeyler getiriyor. ben ona kahve yapıp götürüyorum vs... sadece napıyosun kaç saat sıkılmıyor musun diye beni darlıyor bilgisayarı kurcalıyor sdfjsg ama azalttı baya neyse ki kaç yıl oldu güven artık be kadın :3

neyse zaten bir iki gün böyle takıl diğer gün hadi kalk yürüş yapalım diyosun, sarılıp bişey izlemek istiyorsun. erkenden yatıp uyumak istiyorsun. özlüyorsun yani. özlemeye de zaman açmak lazım.

ben başka bişey ile uğraşırken eşim dizisini izliyor, kitap okuyor, resim yapıyor falan... kimse kimseyi bişeye zorlamıyor. herkesin kendi alanları var. bunun için ek bir çaba sarf etmedik, kendiliğinden oldu.

aslında ilişkinin başında da böyleydi, birisi kendi sevdiği şeylerle uğraşsa, hop kardeşim nereye gidiyorsun demedi kimse ama... yine de ilk tanışıklıktan mı bilmiyorum hep dip dibeydik. bu da didişmeleri artırıyordu.

şuan baya azaldı eşimin aylık döngülerine denk gelmezsem bir şey olmuyor sdjfsdgj
+1
ananiyimioguz
(24.02.26)
(2)

Youtube bildirimlerinde geriye nasıl giderim?

Kahvedesu
Bir soruma gelen cevabı bulmam lazım. Bildirimler ziline tıklayınca tek tek zor oluyor. Webde büyükçe açmanın yolu yok mu?
Bir soruma gelen cevabı bulmam lazım. Bildirimler ziline tıklayınca tek tek zor oluyor. Webde büyükçe açmanın yolu yok mu?
0
Kahvedesu
(19.02.26)
masaüstü versiyonda sol taraftaki 'geçmiş' bölümüne girin.

izleme geçmişinin olduğu bölümde, sağda bir sütun var. orada 'tüm geçmişi yönet'in altında 'yorumlar' var.

ona tıklayınca tüm yorumlarınızı sıralı alt alta görebilirsin
+1
brkylmz
(19.02.26)
@brkylmz, ne dileğin varsa gerçekleşsin. Buldum bu seferde üyelere özel yapmış :/yorum görünmüyor.
+1
🌸Kahvedesu
(19.02.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(5)

Instagramda birini kisitlayabiliyor muyuz

Kittie
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.
Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir boyle), annesiyle bir sorunum yok sonucta ve ayip olur onu takipten cikarirsam.
Ama eminim her seyime annesinden o bakiyor. Hadi storiden kisitladik. O tamam.
Ama takip listelerimi de gormesin istiyorum bu kisi. Tamamen bir hayalet olayim annesi icin. Amacim bu.

Arkadasla tartismamiz asiri asiri merakli olusu. Her seyi didiklemesi. Hakkimda surekli bilgi istemesi. Beni korkutuyordu. En son yeter beni boguyosun dedim.
Yani bu merakli kisiden tamamen kurtulmak istiyorum. Anne icin napsam?
(Annesi yuz yuze gordugum, tanidigim insan, silemem)
-1
Kittie
(16.02.26)
hesabını dondurabilirsin. instagramsız da yasanabiliyor
+4
koela
(16.02.26)
Silmeseniz de, gönderilerinizi görmemeye başlayınca kısıtladığınızı anlayacak, bence aynı şey.
+2
lil siztah
(16.02.26)
instagram'da birini kısıtlayınca karşı tarafına pek bir yaptırımı olmuyor. siz o kişiyi pek görmüyorsunuz o kişi sizi gayet rahat görüyor. sadece yorum yaparsa diğer kişilerin görebilmesi için onaylamanız gerekiyor ama o kişinin bundan haberi olmuyor. bir de çevrimiçi durumunuzu göremiyor bu kadar. ben birkaç akrabamı kısıtladım bıktım çünkü onların çocuklarından ama onlar benim her şeyimi hala beğeniyor storylerimi falan normal görüyor. ben onların profiline girmediğim sürece storyleri de gönderileri de karşıma çıkmıyor.
0
matilda
(16.02.26)
Profiline girip kısıtlafığında yeni gönderileri göremez, eskisini görür.
0
Kahvedesu
(16.02.26)
annesiyle yüz yüze konuşup durumu anlatın, tavrı beni korkutuyordu daha fazla dikizlenmek istemiyorum sizi çıkaracağım ama üzülmenizi istemiyorum diyin. siz utanacağınıza o utansın.
0
beatbox yapan metalci
(16.02.26)
(10)

Ciddi İlişkisi Olup Yurtdışında İş Bulanlar

lapetitemort
Daha iyi şartlarda bir iş bulmanız halinde, süreci nasıl yönettiniz? Çoğu ülkeye yanınızda götüremiyorsunuz diye biliyorum.O da sizinle geldi mi? Geldiyse nasıl oldu o geçiş? Gelmese de gider miydiniz?
Daha iyi şartlarda bir iş bulmanız halinde, süreci nasıl yönettiniz? Çoğu ülkeye yanınızda götüremiyorsunuz diye biliyorum.

O da sizinle geldi mi? Geldiyse nasıl oldu o geçiş? Gelmese de gider miydiniz?
0
lapetitemort
(16.02.26)
Ülkesine göre değişiyor aslında. Özellikle gelişmiş ülkelerde "Civil Union" ya da "De-facto Relationship" tarzı şeyler üzerinden direkt evli olmasanız da ilişkinize çeşitli deliller göstererek partnerinize de vize alabiliyorsunuz. Ülkeye göre uzmanına danışmak lazım.

Birlikte gitme konusu ise çok boyutlu; partnerin gidilecek ülkede dil probllemi olacak mı, orada çalışabilecek mi, sosyal ilişkileri ve Türkiye'deki bağları ne kadar kuvvetli, genel olarak yurtdışında yaşamaya nasıl bakıyor...

Oraya işle giden kişi direkt olarak bir sosyal çevreye sahip oluyor zaten, bir de yabancı ülkede iş yapmanın getirdiği profesyonel motivasyon olunca süreç iş bulan kişi açısından görece pozitif oluyor. Ancak partnerin Türkiye'de kariyeri varsa ve oraya bunları bırakıp gidiyorsa, hele de orada iş bulamıyorsa, dil problemi varsa vb. ortaya çok ciddi bir dengesizlik çıkıyor ve haliyle ilişkinin üzerine yük binmeye başlıyor.
+2
salihdt
(16.02.26)
Ülkesine göre değişiyor +1 Ayrıca sizin alacağınız çalışma izninin statüsüne göre de değişebiliyor. "Skilled immigrant" olarak gidiyorsanız daha kolay, niteliksiz düz çalışma izniyle giderseniz evli olsanız bile aile birleşimi için bir yıl beklemeniz gerekebiliyor.

Bir arkadaşım sevgilisinin peşinden Hollanda'ya taşındı (en başta beraber taşınmaları da yasal olarak mümkündü) ve bütün evrak işleri vs çok kolay oldu.

Biz şu an taşınma sürecindeyiz, çalışma izninin çıkmasını bekliyoruz. Eşimin işi için gidiyoruz ama benim de çalışma iznim olacak, ikimiz de ülkenin dilini temel seviyede öğrendik, orada hızlı ilerleteceğimize güveniyoruz. Ben çalışamayacak olsam, dil sorun olsa her şey daha zor olurdu eminim.

Biraz da insanların karakterine bağlı, burada bile yurtdışı sorularına gelen cevaplar "hayatta Türkiye'ye dönmem, burası cennet" ve "herkes çok ırkçı, vatanım gibisi yok" arasındaki her şeyi kapsıyor. Beklentileriniz ne, Türkiye'yle bağınız ne kadar kuvvetli, değişimi ne kadar kaldırabiliyorsunuz gibi her şey çok değişir.
+2
kobuzchu kiz
(16.02.26)
Ülkesine göre değişiyor +2
Ayrıca kobuzchu kiz'ın nitelikli bir çalışan olarak gidiyorsanız (örneğin EU Bluecard ile), aile birleşimi daha kolay yorumuna da +1
Öteki türlü ilk gidenin belli bir süre çalışması/yaşaması gerekiyor o ülkede.

Bizim durumumuzda ben ilk giden oldum ama gittikten 1 ay sonra nikah yaptık eşim aile birleşimine başvurabilsin diye. Tüm başvuru evrakları vs. çok basit aslında ama bizim durumda benim üzerimden başvurabilmesi için benim yeni işimde 3 aylık deneme sürecini tamamlamam gerekti (gelir beyanında bulunmak için). Onu bekledikten sonra başvurduk. Toplamda niktahtan 6 ay sonra, başvurudan ise 2 ay sonra oturum izni çıktı. Aslında daha hızlı da çıkabilirdi ama bizim başvuru süreci konsolosluğun yoğun dönemine denk geldiği için biraz daha uzun sürdü.
+1
himmet dayi
(16.02.26)
karşındaki kişi de kafa olarak yurt dışına gitmeye hevesliyse bu iş yürüyor genellikle. sevgili olarak yanına gelmesi çok zor olur. anca orada bir okul bulup yüksek lisansa gelirse o şekilde olur ama genelde evlilikle her şey daha kolay oluyor özellikle yasal dökümanlar için. bu da aile birleşimini gerektirir ve süreç minimum 6 ay ile 1 sene arasında oluyor.

en ufak anlaşmazlıkta "senin yüzünden geldim" dememesi lazım karşı tarafın aman ona dikkat edin. o da çok istiyorsa bu işlere girin derim.
+2
elektr10
(16.02.26)
bu aslinda vize turune gore bile degisiyor. mesela bende "talent visa" denen bir vize turu var. yuksek egitimli, oturup kalkmasini bilen, icinde allah korkusu olan, seksi kisilere veriliyor. bu vize partnerle birlikte goc etmeyi kolaylastiriyor.
+3
Sour
(16.02.26)
@Sour, aynı zamanda o vize türünde işten çıkarıldığında sana ülkene dönmen için 15 gün veriliyor. Çok da havası yok yani.
0
Kahvedesu
(16.02.26)
@Kahvedesu, yanlis bilgi diyecegim ama ozel durumlar (ulkeler, kontratlar vs.) olabilir. talent vizesinde 15 gun icinde ulkeden ayrilmayi hic duymadim. en azindan bizde boyle bir durum yok. bunu dusunen insan zaten talent vizesi alamaz :P
+2
Sour
(16.02.26)
''The HQP visa is not a general work permit; it is tied to the specific company that hired you. If they fire you, the authorization is voided.''

''It happened to me. You now have a month to find a new job without your current situation changing. If you manage to find a new job your work visa won’t expire. ''
-1
Kahvedesu
(16.02.26)
@Kahvedesu hicbir sey anlamadim. talent visa ve highly qualified professional visa ayni sey mi? daha once dedigim gibi ayni seyse bunlar her ulkede ayni mi uygulaniyor? ulkene donmen icin 15 gun veriliyor demistiniz, simdi ise tekrardan is bulmaniz icin bir ay veriliyor demissiniz. ayrica bu yazdiklariniz resmi bir kaynak degil, biri "bana boyle oldu" diyerek bir sey yazmis, siz de alintilamissiniz. dolayisiyla yazdiklarinizin hicbiri anlam ifade etmiyor.
+2
Sour
(17.02.26)
Talent visa ve hqv adları farklı olsa da Avrupa Birliği ülkelerinde şartları aynı olmalı. 15 gün ve 1 ay şirketine göre değişebilir bir. Arkadaşımda bu vizeden var. 2 yılı doldurmadan çıkarıldı. Şirketin kendisine söylediği 15 gün. Aynı şartları sağlayan bir yer bulursa uzatabilir. Fransa'da başka olabilir bilemem. Benim durumum da çalışma iznimde mesela X alanında Y şehrinde yazıyordu. Yeniletene kadar başka şehre de gidemedim, başka alanda da çalışamadım. 2.kartta böyle bir sorun yok.

Normal çalışma vizelerinde böyle bir sorun yok. Uzun sürede çıkar ama şartları talent visa ya da HQV gibi ağır değil. Oturum bitene kadar kalabilir ya da işkura başvurup yeniletirsin. Bana inanmıyorsan bulunduğun yerdeki yabancılar ofisine sorabilirsin. Yeni gittiysen kartının arkasına bak, genel mi kısıtlı mı olduğu belli olur zaten. X alanında diyorsa sınırlıdır. konusma ben konusuyorum daha bitirmedim'in dediği gibi.
0
Kahvedesu
(17.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(13)

Bir AB vatandaşlığınız olacaksa...

sucvecezve
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önem
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önemli değil mi?
Görüşleriniz ve nedenleriniz kıymetli.
0
sucvecezve
(13.02.26)
Yaşadığım yer değişmeyecek sanırım bu durumda en çok vize avantajı olan pasaportu seçmek mantıklı olur isviçre gibi almanya gibi vatandaşlık sosyal hizmetler anlamında ise net bilmiyorum hepsinin artısı eksisi vardır
0
basond
(13.02.26)
Almanya tabii ki.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
paran yoksa 3-4 pasaportun olsa da bir kiymeti yok.
paran varsa pasaportu hangi ulkeden aldiginin cok da bir onemi yok.
+1
cooperr
(13.02.26)
Irlanda iyi.

Pasaport indeksi anlaminda Isvicre ve Almanya ile ayni puana sahip: www.passportindex.org

Ama bu puanlama sistemleri Uganda'ya girisle Ingiltere'ye girisi esit onemde degerlendiriyor, o yuzden yaniltici olabilir.

Ornegin Almanya ve Isvicre pasaportunuz varsa Ingiltere'ye girmek icin ETA almaniz lazim (tam bir vize degil ama gene bir surec). Irlanda pasaportunuz varsa direkt gidebilirsiniz Ingiltere'ye.

Ingiltere onemli bir ulke diye orayi ornek verdim, yoksa mesela Marshall Island, Palau gibi yerlere giderken Isvicre pasaportulular kapida vize almak zorunda kalirken Irlanda gene direkt giriyor. Ters ornek olarak da Almanya pasaportu Samoa'ya vizesiz giderken Irlanda ve Isvicre kapida vize aliyor.

Demek istedigim ulke sayisindan ziyade hangi ulkeler olduguna bakmak daha faydali olacaktir. Bu pasaportlar arasinda Irlanda, Ingiltere'ye giris avantaji ile one cikiyor.

ABD'ye girisi icin hepsi esit gucte (vize yok ama ESTA formu dolduruyorlar).
0
sertac akin
(13.02.26)
Cooperr +1 diyorum. AB pasaportu yerine bol para ve karayiplerde bir adayı seçerim.
0
runaway
(13.02.26)
isviçre isterdim.
+1
jelly bear
(13.02.26)
ab ülkeleri arasinda sadece irlanda'nin uk'ye vizesiz giris ve calisma hakki konusunda büyük bir avantaji var. onun disinda hepsi ayni.
yoksa ekvator ginesine vizesiz girsem ne, kapida vize alsam ne?
isvicre, norvec, izlanda ab ülkeleri degiller ama onlarin pasaportlari da ab ülkeleriyle ayni sirada. yasadiginiz yere etkisi olmayacaksa AB/EFTA ülkesi herhangi bir pasaport günümüz kosullarinda esit derecede isinizi görür.
www.passportindex.org
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
isviçre net. almanca öğreniyorum sırf orası için
+1
batlegolas
(14.02.26)
finlandiya, rusya, ispanya, hırvatistan, sırbistan.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Yaşadığımız yer sorulsaydı belki fark olabilirdi ama AB/EWR/EFTA pasaportları arasında fark yok.
İsviçre'de yaşamak da zannedildiği kadar ayrıcalık değil. Yoksa tüm Almanya, Avusturya, Fransa dil bariyeri de olmadığı için İsviçre'ye akardı, değil mi?
En temelden doğum/çocuk bakımı/eğitim kısmından değerlendireyim size bunu anlamanız için. Doğumdan sonra annelik izni sadece 3 ay. Sonra ya işe döneceksiniz ya istifa edeceksiniz. Asıl problem çocuk bakımı ve okul öncesi eğitim masrafları. İlkokula kadar olan süreç oldukça pahalı. Tek çocuk için ayda 2400 Frank gibi paralardan bahsediyorum. Zürih gibi kantonlarda çok daha pahalı. İki çocuk olması halinde bu masraf elbette ikiye katlanıyor. Uzun süreli bir devlet desteği yok. Yani anne tam zamanlı çalışıyor ve kazandığı tüm para okula gidiyor. Birçok kadın bunu yapmak istemediği için evde kalıp senelerce çocuk büyütüyor. Bu durum Almanya'da ve Avusturya'da asla olmaz.
İsviçre bir kesim için çok ayrıcalık taşıyor: DINK. Çocuk olduğu an durumlar tersine dönüyor.

Alice İsviçre'den bildirdi.

Edito: Ben Avusturya sınırında yaşıyorum, benden 20 dakika mesafede insanlar 2 sene ücretli annelik izni yapıyor. Kreş masrafı olarak ayda sadece 10 euro ödüyorlar kreşe, o da oyuncak parası diye geçiyor :D Benim ödediğimle öküz alınır.
0
alice in potatoland
(14.02.26)
Hepsi ayni.
0
Purple life
(14.02.26)
İsviçre
Norveç
Lüksemburg
Almanya

Lüksemburg öyle miydi hatırlamıyorum sadece

Edit: İsviçre AB ülkesi değil biliyorum, ab lerden önde benim için diye yazmak istemistim
0
baldan kaymak
(14.02.26)
Isvicre AB ülkesi degil.

Avusturya, Lüksemburg, Hollanda, Fransa.
+2
kuehles blondes
(14.02.26)
(10)

Yazın yediğin hurmalar kışın emeklilik süresine eklenmez mi?

gabe h coud
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mu
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mutsuz olacağını bile bile başladın.

Neyse, olay şu bence. Diyelim ki 55 yaşında kendi birikimimle, pasif gelirimle aktif iş hayatından çekilmek istiyorum. Şimdi 1 sene ara versem 55 yaş yerine 56 yaşında aynı yerde olacağım. O bir seneyi 55 yaşımda yaşamak yerine şimdi daha gençken yaşamak doğru olan. O da diyor ki, genç yaşında yapacaktın o bir senelik tatilini. Yarın ne olacağını bilmiyorsun.

Hangisi sizce?
0
gabe h coud
(13.02.26)
Bu mantık ile 18 değil 28 yaşında çalışmaya başlayarak en güzel yıllarında eğlenip çok da harika olmasını beklemediğin yıllarında çalışabilirsin. Sonuçta kim tatilini 23 yaşındaki hali ile yaşamak istemez ki?
0
twelfth
(13.02.26)
başka bir açıdan yaklaşayım
şimdiki bir yıl, 55 yaşındaki 1 yıldan daha uzun. 55 yaşında o yıl çok daha hızlı geçer.

en doğru karar için kendini kasma, ikisni de yapabiliyorsan olay sadece tercihden ibaret, yanlış tercih bu konuda yok gibi (anlattığın 2 satır bilgi ile konuşuyorum)

yıllar önce bir japon çift ağırlamıştık, işe ara verip dünyayı gezmeye karar vermilerdi 1 yıl boyunca ve sonra dönünce işe devam ettiler. ileride zaten emeklilik yaşayacağız, şimdi çocuk yokken, gücümüz yerindeyken dolaşalım istedik demişlerdi. (şimdi iki çocuklu çalışan aile oldular :) )
0
kisa
(13.02.26)
Sabbatical yapiyorsan yani isten ücretsiz izinle 1 sene tatil yapiyorsan keyfine bakabilirsin. Yoksa issizken tatil en fazla 1 ay falan rahat kafayla yapilir.

Ben 55 yasina yasina kadar 1 ay bile bos gecirmek istemem. Parayi kazanabiliyorken kazanmak lazim. Tatil süresi cok kisitlaniyor ama seyahat seviyorsan bir yete gidip gelmek sindirmek icin de süre lazim. Oradan oraya uzun süre savrulmak iyi degil bence.
-1
Purple life
(13.02.26)
Her şeyi geçmişte yaşayıp sorumluluğu ileriye itelerseniz gelecekte geçmişe bakıp ama iyi yaşadım demek yerine mevcut halinizden bıkmış vaziyette ne gerek vardı da diyebilirsiniz.

Gençken de bir şeyler yapmak gerek, yaşlıyken de. Gençken gençlikte yapılacak şeyler yapılır, yaşlıyken yaşlılıkta yapılacak şeyler. Çalışmadan geçebilecek potansiyel yılların hepsini erkenden tüketmek iyi değil bu açıdan bence.

Ayrıca o ötelediğiniz yıllarda "artık işim bitti zaten" kafasına da girebilirsiniz. Çünkü geçmişte, o an yaşayacağınız halinizi bitik hal diye kodlamış oluyorsunuz bir yerde.

Gerçi teorik konuştum ben, yoksa kendi adıma 55-56 arasında buna kafa yormazdım heralde. Ha 55 ha 56.
0
akhenaten
(13.02.26)
yaşlanınca çalışmak daha zor ama 1 yıldan bir şey olmaz herhalde.

benim anlamadığım, keyfe göre kariyere 1 yıl ara verip dünyayı gezecek parayı nereden buluyorsunuz? tek ben mi fakirim burada nedirrrr
0
art cat chocolate
(13.02.26)
Maddi durumun iyi, bence her şeyden uzaklaşmak sana iyi gelecek.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
55 yaşına kadar yaşayacağının garantisi yok, mutsuzsan ayrıl.
+1
diabolus79
(13.02.26)
Burdaki en önemli soru çok da içinize sinmeyen yerde niye başladınız? Temel sebebi bulursak buradan bir yere varılabilir.
0
kumandanim
(13.02.26)
Arkadaşın haklı.

Eyt kıvamından bildiriyorum.50 yaşından sonra yapabileceğin en güzel şey çalışmak.başka bir halta yaramıyorsun zaten.evde çok durdun mu karın bile sen bi turneye çık diyor.çocuklar ya ergen ya gençlikte gram umurlarında değilsin.cinsellik falanda çok aklına gelmiyor zaten,casinoda rulet daha keyifli geliyor.eğlence mekanlarını kafan kaldırmıyor birde eskiden bu mal ne yapıyor burada dediğin adamların yaşındasın,o kadar gencin arasında ne işin var.hayatın boyunca yemiş,içmiş,eğlenmişsin zaten canında istemiyor.birde emekli olunca şunu yaparım demek ertelemekten başka bir şey değil.işinde iyiysen bilgi birikiminin en üst olduğu noktadasın,zoru çözebiliyorsun.en temizi çalışmak.özellikle hiç çalışman gerekmiyorken sorun çözmek,çözüm ortağı olmak insanı dinç tutuyor.
0
duptıs
(13.02.26)
elimdeki parayı kullanarak, değerlendirerek, yatırım yaparak vs şu anki parayla aylık 60-70k para getirebiliyorsam ve yatırımım da azalmıyorsa işi bırakır hayatımın sonuna kadar boş takılırım. çalışmakmış, katma değermiş, gençlikmiş yaşlılıkmış; bunların hepsi hikaye. ölene kadar hayattan keyif al, öl git. arada keyif almadan çalışıp öl git de olur ama, piç olur. :)
0
klassno
(14.02.26)
(11)

Basima iyi ki gelmis dediginiz kötü olaylar

Purple life
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum. 1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan ku
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?

Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum.

1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan kurdan dolayi tr‘de kazanabilecegimden cok daha fazlasini kazanmam.

2. eski sevgilim tarafindan terk edilmem. Malesef partner olarak harbiden çok kötü biriymis diyorum. Arkadas olarak cok iyi biriydi ama sevgililik boyutunda yakin olunca asiri sorunlu, garip biriymis diyorum.

3. sorunlu bir ailede büyümek. Bu olayin da beni erken yasta bagimsiz yaptigini düsünüyorum. Keske olmasaydi her cocuk mutlu bir ailede büyümeyi hak eder ama ben öyle bir yapidan gelsem sorumsuz, doyumduz bomboş biri olurdum gibi geliyor. Ben baska türlü güclenemezdim yani.

Bu olaylar highlight ama bu sekilde bir sürü sey yasiyorum sanki rutinde. Ben mi uyduruyorum yoksa size de oluyor mu?
0
Purple life
(12.02.26)
On yıl boyunca ilk mezun olduğum branştan atanmaya çalistim. Son KPSS'de atanma puanımı almıştım bu defa da pandemiden dolayı atama sayısını kistiklari için yine olmamıştı. Ondan sonra içimde ukde kalan ikinci bir lisans bölümü okudum ve ondan da atandım bu yıl. Hep bu örnek gelir aklıma. İlk bolumumden atansam belki hiç mutlu olamayacaktım. Güzel bir meslek olsa da iş yükü çok fazla eski albeniliği yok. Herkes şikayet ediyor. On yıllık maddi kaybım oldu ama önümde belki kırk yıl severek icra edeceğim bir meslek sahibi olmuş oldum.
+2
egerbiryolcu
(12.02.26)
Eski sevgiliden kurtulmak
-5
arbre
(12.02.26)
X kişisiyle görüşmek için çok uğraştım ama görüşemedim. O zamanlar çok üzülmüştüm. Eğer görüşseydik ya evde basılma olayına konu olacaktım ya da başıma başka şeyler gelecekti.
-7
Kahvedesu
(12.02.26)
İstanbul'da ev alacaktım. o zamanlar salak olduğum için gürültü patırtının içinde düşünüyordum. 30'dan sonra anladım ki öyle yerlerde ev almak başa bela. Ev alsam çakılıp kalırdım istanbul'da.
0
runaway
(13.02.26)
İyi ki başıma geldi demiyorum ama yoksulluk içinde büyümek karakterime olumlu anlamda çok sekil verdi. İş hayatımda da özel hayatımda da güçlüklerden yılmayan, daima çabalayan birisi oldum.
0
kumandanim
(13.02.26)
hayatımın tamamı
-2
Hallegadola
(13.02.26)
liseyi bitirip 5 sene aylak aylak gezdim. alkol kumar karı kız her türlü ortama bulaştım. bir gün birilerini arkadaşıma gıyabında küfretti diye satırla kovaladım. olay karakolda bitti barıştırdılar dağıldık. meğer bunlar olayı sindirememişler. 1 ay sonra falan gece yarısı aşırı alkollü bir şekilde araç kullanırken 2-3 araç beni aralarına aldı. camı aç işareti yaptı birisi. camı açar açmaz beni omuzlarımdan tutup çıkardılar. gerisini hayal meyal hatırlıyorum. 8 kişi evire çevire beni dövmüşler, yerlerde sürüklemişler tekmelemişler. ağzıma silah sokmuşlar. toplamda 8 kişilermiş bazıları hiç vuramamış bile. (sonradan arkadaş olduk onlar anlattı) her neyse bu dayak beni kendime getirdi. benim bu anadolu kasabasında ne işim var dedim. bu insanlarla ne alakam var diye düşündüm ve arabayı motorumu bir kaç yasadışı eşyamı satıp dersaneye kaydoldum. deli gibi çalıştım. dersane ikincisi bile oldum. marmara hukuku kazanıp siktirolup gittim. gelecek ay baro bana 20. yıl plaketi verecek. kızım da avukat oldu. küçük kızım lise sonda, tıp istiyor. 25 yıllık mutlu bir evliliğim var. bu olay çok kötüydü ama sonuçları çok iyi oldu. arada bir bu yavşak arkadaşlar ararlar beni ve bu yazdığım hikayeyi tekrardan anlattırırlar. maalesef bunlardan birisi silahla vurularak öldü. biri memur oldu ankarada ama diğerleri sürekli cezaevine girip çıkıyor bir tanesi hala cezaevindeydi çıkmadıysa. hayatım o gün o gece o asfaltın üstünde değişti, bir kırılma oldu. okuduğum yüzlerce kitap bana bu motivasyonu verememişti. saygılar.
+4
ground
(13.02.26)
1-tıp değil bilgisayar mühendisliği kazandım diye çok üzülmüştüm. Mezun olup işe girdikten sonra tıp kazanmadığım için şükrettim hep. Benim işim daha güzel geldi.
2- istediğim bir iş olmamıştı torpilli diye başkasını aldılar o işe de baya üzüldüm ama sonrasında hep iyi ki olmamış dedim hemen sonrasında daha iyi bir yer oldu.
3- ayrıldığım her sevgilimin arkasından baya üzülüyordum. Hele bir tanesi psikolojim bozulmuştu üzülürken. Şükürler olsun ki ayrılmışız da şimdiki kocamı bulmuşum. Onlarla evlendiğimi düşününce bile fenalık geliyor nasıl bir şeyin içinden çekip çıkarmış beni rabbim diyorum. Her işte bir hayır var kocamı bulmak hayatımın şansıydı.

Umarım hep böyle üzüldüğümüz şeyler sonra sevindiklerimize dönüşür <3
0
kaptan maydanoz
(13.02.26)
kendi olasılık aleminizden quantum alanını açmışsınız ve evren de sizi itmiş. olması gerekenler olmuş. öyle okudum yazdıklarınızdan.
-1
evimin paspasi
(13.02.26)
@ev, ne diyorsunuz?

Sorum size oluyor mu. Örnek olsun diye yazdim onlari.
0
🌸Purple life
(13.02.26)
tahmin edemeyeceğiniz şeyler oluyor hem de... ciddiyim. hayat diyor ki "sen yeter ki yola koyul"
0
evimin paspasi
(14.02.26)
(27)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(3)

speed dating olayları

mirafiori
yapanınız oldu mu hiç? normalde soğuk yaklaşırım çünkü genellikle pazarlanma şekilleri bana hitap etmeyen etkinlikler oluyor, fakat bir etkinlik gördüm organizasyon olarak speed date olmasa bile gideceğim tarzda bir etkinlik olduğu için bonus olarak ilginç olabilir diye düşündüm. etrafımda yapan ark
yapanınız oldu mu hiç? normalde soğuk yaklaşırım çünkü genellikle pazarlanma şekilleri bana hitap etmeyen etkinlikler oluyor, fakat bir etkinlik gördüm organizasyon olarak speed date olmasa bile gideceğim tarzda bir etkinlik olduğu için bonus olarak ilginç olabilir diye düşündüm. etrafımda yapan arkadaşlarım olmadığı için direk bir tecrübe duyamadım, o şekilde tanışan birilerini de tanımadım. merak ettim yani single erkek olarak nasıl bir şey bekleyebilirim diye. burada paylaşmak isteyen olursa tecrübelerini duymak isterim.

Yani kafamda "katılanlar ciddili ilişki aradıkları için mi katılırlar yoksa o akşamı geçirecek biri mi" gibi sorular var. Araştırdığım kadarıyla çeşitli tarzları var fakat bu organizasyonun yapılacağı yer küçük bir bar ve 12 kişi oluyor, böyle bir ortamda fazla mahremiyet olmayacağını düşünüyorum o yüzden diyaloglar falan nasıl ilerler dikkat dağılır mı onu da düşüdüm.
-1
mirafiori
(08.02.26)
Ben gitmedim ama sizin yerinizde olsam giderdim. İlk günden eve götürmeye çalışan olursa, bye dersiniz. Belki düzgün biridir.
0
Kahvedesu
(08.02.26)
arkadasım speed date'den evlendi. 5-6 yıldır evliler çocukları oldu :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.02.26)
Ben biraz geleneksel kalıyorum galiba ama yapanlar var ki bugün bir başka yerde daha gördüm dating app'ten tanışıp evlendiğini söyleyen. Deneyebilirsiniz ama ben olsam oradan sonra birebir buluşma olacaksa nereye gittiğimi kimle buluştuğumu güvendiğim bir kişiye söylerdim ve canlı konumumu paylaşırdım.
0
alice in potatoland
(09.02.26)
(7)

3 duruşma sonunda usulden dava kaybetmek

sezercik yavrum benim
selamlar. kiracımla tahliye davamız vardı. özetle şöyle oldu:2022'de ev aldım. kiracıma ihtar çektim, evden çıkmadı. 2023 mart'ta dava açtım.2024 sonuna kadar 3 duruşma oldu. belgeler sunuldu, tanıklar dinlendi. karar: usulden ret. dava açmadan önce çektiğim ihtar hatalıymış.bu nasıl mümkün olabiliy
selamlar. kiracımla tahliye davamız vardı. özetle şöyle oldu:

2022'de ev aldım. kiracıma ihtar çektim, evden çıkmadı.
2023 mart'ta dava açtım.
2024 sonuna kadar 3 duruşma oldu. belgeler sunuldu, tanıklar dinlendi.
karar: usulden ret. dava açmadan önce çektiğim ihtar hatalıymış.

bu nasıl mümkün olabiliyor? hata varsa daha erken reddedilmesi gerekmez miydi? madem usulden dava kaybedecektim, 3 duruşma görülmesi normal mi? mesela niye benim tanığım dinlendi, ortada dava yokmuş ki? hakkım yenmiş olmuyor mu? kimi nereye şikayet edeceğim?

meraklısına detay: kiracım avukat. zorunlu uets kullanıcısı ama kişisel kullanımına kapalıymış. çektiğim ihtar uets hesabına gitti, o da bu benim kişisel kullanımıma kapalı dedi. noter ekranlarında bu bilgi görünmüyormuş, zorunlu olarak uets'ye yolluyoruz diye cevap verdiler mahkemeye. sadece ptt ekranlarından görülebiliyormuş. noterle ptt arasında bi iletişimsizlikten dolayı mağdur oldum yani ama artık buraya takmıyorum.

buraya kadar okuduysanız ve avukatsanız: şu an avukatım yok, görüşebiliriz.
+4
sezercik yavrum benim
(06.02.26)
abim avukat, "avukata ev kiralanmaz" dedi geçenlerde.
+4
co2s2
(06.02.26)
Davanin 3 duruşma sonrası usulden reddedilmesi hakim için büyük sıkıntılı bir durum aslında. O dosyayı müfettişler teftişte görürler ve yazdıkları rapora eklerler mutlaka. O husus başta görülmeliydi. Evet bu tarz şeyler oluyor ama o hatayı başta yakalaması gerekiyordu.
+2
dedeminhirkasi
(06.02.26)
Kiracili ev yari fiyatina degilse alinmaz.

Avukata ev kiralanmaz.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(07.02.26)
Merak ettim, chatgbt'ye sordum.

Önce şunu söyleyeyim: yaşadığın durum hukuken sinir bozucu ama maalesef mümkün olan bir şey. Bu tür “usulden ret” kararları özellikle kira davalarında oldukça görülür. Sana mantığını, neden erken reddedilmediğini ve gerçekten hakkın yenmiş mi kısmını açık ve gerçekçi şekilde anlatayım.

(Bu bir avukatlık danışmanlığı değil, ama Türk usul mantığını doğru şekilde açıklıyorum.)

⚖️ 1️⃣ “Usulden ret” ne demek?

Mahkeme şunu demiş oluyor:

👉 “Esasa (haklı mı haksız mı) girmiyorum, çünkü dava baştan usul şartlarını taşımıyor.”

Yani:

Haklı olsan bile

Kiracı gerçekten çıkması gerekiyorsa bile

mahkeme diyor ki:

👉 “Usul yanlış → davayı inceleyemem.”

🧠 2️⃣ Peki hata varsa neden en başta reddedilmedi?

Bu en çok sorulan soru.

Cevap: Çünkü bazı usul eksiklikleri ancak süreç ilerledikçe netleşir.

Özellikle:

Tebligatın geçerliliği

İhtarın hukuken doğru kişiye ulaşması

Tebligat şekli

ilk bakışta sistemde “tebliğ edilmiş” görünebilir.

Ama:

👉 karşı taraf itiraz edince
👉 teknik detaylar incelenince

sonradan ortaya çıkabilir.

Önemli nokta:

Hakim dosyayı açtığında:

ihtar gönderilmiş ✔️

tebligat yapılmış gibi görünüyor ✔️

Ama:

👉 “kişisel kullanıma kapalı UETS” detayı
çok spesifik teknik bir mesele.

Bu tür şeyler:

savunmalar

bilirkişi

yazışmalar

sonrasında netleşebilir.

🧾 3️⃣ Peki dava yoksa neden 3 duruşma yapıldı?

Bu seni en çok rahatsız eden nokta, anlıyorum.

Ama usul şöyle işler:

Mahkeme:

👉 önce davayı yürütür
👉 delilleri toplar
👉 sonra usul şartlarını nihai değerlendirir.

Yani:

Tanık dinlenmesi

belge sunulması

otomatik olarak “esas inceleniyor” anlamına gelmez.

Bazen:

👉 süreç ilerler
👉 sonra usul hatası kesinleşir.

❗ 4️⃣ Bu normal mi?

Evet.

Adil mi? Tartışılır.

Ama hukuken mümkündür.

⚠️ 5️⃣ Hakkın yenmiş mi?

Şöyle ayıralım:

❌ Hukuken:

Her zaman “hak kaybı” sayılmaz.

Çünkü:

Usul şartı senin dava açma sorumluluğuna dahil kabul edilir.

😤 Fiilen:

Zaman + masraf + stres → evet mağduriyet hissi çok normal.

📬 6️⃣ Noter – PTT – UETS karmaşası

Bu kısmı özellikle dikkatle okuyorum.

Sen diyorsun:

Noter → UETS’ye gönderdi

Ama kişinin UETS kişisel kullanımına kapalıymış

Bu bilgi noter ekranında görünmüyor

PTT ekranında görünüyormuş

Bu çok kritik.

Burada potansiyel sorun:

👉 Tebligatın geçerliliği teknik olarak hatalı olabilir.

Ama:

mahkeme genelde der ki:

Tebligatın doğru şekilde yapıldığını kontrol etmek dava açanın sorumluluğundadır.

🧾 7️⃣ Kimi nereye şikayet edebilirsin?

Gerçekçi cevap:

✅ Kararı istinaf edebilirsin

(en güçlü yol)

Çünkü:

Usulden ret kararına karşı istinaf hakkı olur genelde.

⚠️ Noteri şikayet etmek?

Zor.

Çünkü:

Noter genelde “sistem ne diyorsa onu yaptık” savunması yapar.

PTT?

Teknik hata varsa teorik olarak mümkün ama pratikte zor.

💬 8️⃣ Sana dürüst tavsiyem

Şu an en önemli soru:

👉 “Karar kesinleşti mi?”

Çünkü:

İstinaf süresi kaçırılmamalı.

⭐ 9️⃣ Sana çok önemli bir içgörü (çoğu kişi bilmiyor)

Usulden ret:

👉 yeni ve doğru ihtarla yeniden dava açılmasına engel olmayabilir.

Yani:

Bu sonsuz kayıp olmayabilir.

İstersen bana şunu söyle:

Kararın tam yazımı ne? (kısa hali)

Tahliye davası mıydı?

Hangi sebebe dayanıyordu? (ihtar, ihtiyaç, kira borcu vs.)

Buna göre:

👉 gerçekten haksızlık mı var
👉 istinaf mantıklı mı
👉 yeniden dava mı açılmalı

çok net söyleyebilirim.
-6
Kahvedesu
(07.02.26)
Usulden ret tam olarak bu değil. İhtarname çekmek davanın esası ile ilgili bir şey. Karar doğru gibi görünüyor.
0
ground
(08.02.26)
ihtarı çekerken avukatım yoktu ama hakim, savcı, avukat çok tanıdığım var, onlarla beraber yürüttüm süreci. davayı avukat tutup açtım.

evi kiracılı aldım, ben aldığımda 2 yıllık kiracıydı, şimdi 5 yıllık oldu ve bir de kira tespit davası açtım.

öneri ve cevaplarınız için teşekkürler.
0
🌸sezercik yavrum benim
(08.02.26)
Avukat yürüttüyse işlemleri, yanlış yapmak ve sizi zarara sokmaktan sorumlu olmuyor mu?
0
Kahvedesu
(08.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.