Giriş
(4)

güncel araç kampanyalarını toplu görebileceğim bir yer var mıdır?

rhan
tek tek site mi dolaşalım, instagramda bayiler kampanya yapıyor, onları toplu bulamıyorum mesela.
tek tek site mi dolaşalım, instagramda bayiler kampanya yapıyor, onları toplu bulamıyorum mesela.
0
rhan
(6 saat)
bayileri aramalisin.
0
designer
(5 saat)
tek tek
0
🌸rhan
(5 saat)
evet,
forumlara da üye olabilirsin,
ama bayi ile görüştügünde forumda duydugun rakami alamayabilirsinde,

örnegin Fiat marka araç için
sitesinden bayilerin mail adreslerine

şu şekilde mail atabilirsin;

merhaba,
2026 üretim,Egea sedan 1.6 M.Jet 130 HP GSR metalik renk ,
fiyat bildirmenizi rica ederim.

geri dönenlerle görüsürsün.


" araci metalik renk al " yoksa boyasi daha cabuk deforme oluyor.
+1
designer
(5 saat)
Donanımhaber forumlarını takip edin, orada pek çok markaya dair güncel fırsat/kampanya bilgileri düşer.
0
10551037
(3 saat)
(3)

İnternet paketi tavsiyesi

Camelar
Merhabalar. Aktif Türk Telekom kullanıcısıyım. 100 Mbps'e kadar (80'i geçtiği yok) intenete 653 lira ödüyorum. Bulunduğum yerde fiber altyapısı yok. Taahhüt süremin sonuna geliyorum. Türk Telekom'da kalmalı mıyım? Bütün servis sağlayıcıları aynı altyapıyı kullanıyor. Diğer servis sağlayıcılarında du
Merhabalar. Aktif Türk Telekom kullanıcısıyım. 100 Mbps'e kadar (80'i geçtiği yok) intenete 653 lira ödüyorum. Bulunduğum yerde fiber altyapısı yok. Taahhüt süremin sonuna geliyorum. Türk Telekom'da kalmalı mıyım? Bütün servis sağlayıcıları aynı altyapıyı kullanıyor. Diğer servis sağlayıcılarında durum nedir? Öneriniz var mıdır? TV, konsol, vs. kullanmıyorum bu arada. Diğer paketleri istemiyorum.

(Referans kodu ile aklımı çelmeyin lütfen)
0
Camelar
(20.01.26)
VDSL olduğunu düşünüyorum o zaman TT el mahkum. Diğerlerinde sorun yaşayınca ara ki birini bulasın.

Fiberse en ucuzunu alın geçin ama TT ile aynı para oluyor genelde o yüzden ben yine müşteri hizletleri için TT kullaniyorum

1000 mb 875 kagat
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
Bulunduğunuz yerde Türksat Kablo varsa düşünmenizi öneririm. Yoksa söyleyebilecek bir şeyim yok.
+1
10551037
(20.01.26)
Memnuniyet sorununuz yoksa ve söylendiği gibi vdsl altyapısı ise, bireysel.turktelekom.com.tr buradan uygun kampanyayı bulup yenileyin derim ben, özellikle önümüzde 2 yıl içinde taşınma gibi bir şey de olmayacaksa tt fiyatları diğerlerindeki zam ihtimali, gerektiğinde alınamayan destekleri de dikkate alınca çok da pahalı değil (tt prime ayrıcalıkları da fena olmuyor bazen). Superonline'dan uzak durun, sansüronline diye anılıyor ve doğru, sadece site engelleme değil, değişik protokol engelleme falan olayları var.
0
atom karincanin torunu
(21.01.26)
(8)

Laptop önerisi

solitude ov the lonliest star
Merhaba,Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk
Merhaba,

Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk aklıma gelen thinkpad modelleri oldu ama buradan da fikir almak istedim.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Macbook ve bağlantı noktası için ayrı aparat
0
hold the door
(18.01.26)
Macbook seçenekler arasında değil maalesef. Windows isteniyor.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Casper Nirvana S100. Gelip iyi değil yazanlar olacak, inanma. Çiçek gibi bilgisayar.
-5
arbre
(18.01.26)
Bütçe sınırınız var. Bence istediğiniz bilgisayarın değiştirilmesi zor ya da imkansız özelliklerine odaklanın, bağlantı noktası meselesini harici bir hub/dock ile kolayca çözersiniz.
0
10551037
(18.01.26)
Hocam senin aradığın laptop msi Cyborg 15 13.Nesil Core i5 bu saydığın özelliklerin hepsi var.
0
komando kani var bende
(18.01.26)
ben thinkpad e serisini pek begenmiyorum, budget olani zaten iclerinde. L olan da eh iste. alinacaksa bence p, t, x alinmali.

business serisi olarak hp elitebook da dusunulebilir 8xx serisi ozellikle.

bu arada notebookcheck veya laptopmedia'da incelemesi olan bir model tercih etmek isteyebilirsiniz.
0
elite crew
(18.01.26)
gaming modellere bakmıyordum, msi cyborg iyi gibi duruyor.

hp omnibooklara bakıyordum elitebookları da göz atayım.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Birkaç ay önce Asus Vivobook S16 aldım ve memnunum şimdilik. Ama ben freedos alıp Linux kurdum Windows'u nasıl kaldırıyor bilmiyorum. Almadan önce okuduğum incelemelerde pil ömrü övülmüştü ve en azından Linux ile çok iyi.
0
peki madem
(18.01.26)
(2)

İphone 17 şarj adaptörünü kaç watt almalıyım?

jedijedi
Bildiğim kadarıyla telefon 40 watt’a kadar hızlı şarjı destekliyor. Ama gün içinde hep hızlı şarja ihtiyaç duymayacacağım, birkaç yerde hızlı şarjın bataryaya zararlı olduğunu okumuştum. Sizce kaç watt şarj adaptörü almalıyım?
Bildiğim kadarıyla telefon 40 watt’a kadar hızlı şarjı destekliyor. Ama gün içinde hep hızlı şarja ihtiyaç duymayacacağım, birkaç yerde hızlı şarjın bataryaya zararlı olduğunu okumuştum. Sizce kaç watt şarj adaptörü almalıyım?
0
jedijedi
(16.01.26)
Telefonun ekonomik ömrü boyunca hızlı şarjın anlamlı bir zararı olmaz ama 20w ya da 30w alın içiniz rahat edecekse. Güçten ziyade kaliteli bir adaptör alın.
0
orient blue
(17.01.26)
Bataryanın zaten durduğu yerde dahi yıpranan bir şey olması karşısında ben de hızlı şarjın bataryaya fazladan bir zarar vereceğini düşünmüyorum. Kaliteli bir marka alın yeterli.

Ben de uzun yıllardır Apple kullanıyorum ve Apple'ın aksesuar fiyat politikası karşısında mümkün olduğunca, zorunlu kalmadıkça orijinal aksesuar satın almıyorum. Kaliteli bir markadan (Anker, Belkin, Satechi, Ugreen, Baseus, Spigen vs) adaptör ve kablo aldığınız sürece sorun yaşamazsınız.

Bu arada, kutudan çıkan kablo sanırım hala 20W. Kutudan çıkan kabloyu kullanacaksanız hangi adaptörü alırsanız alın, telefonu 20W'tan daha hızlı şarj etmeyecektir.

Bir örnek göstereyim, ben olsam bu tipte bir şey alır geçerim: www.hepsiburada.com

Bu arada şarj aleti ve kablolarda sürekli indirim oluyor. Acil ihtiyacınız yoksa birkaç gün takip edin, mutlaka uygun fiyata kaliteli bir şey denk gelir.
0
10551037
(17.01.26)
(10)

Şu montun rengi

deniz kiyisi ve papatyalar
Nasıl dostlar?Siyah daha mı iyi?Teşekkürlerhttps://www.hepsiburada.com/carto-mono-triclimate-hooded-erkek-yesil-outdoor-mont-nf0a8d1sbri1-p-HBCV0000AFLEJU
Nasıl dostlar?

Siyah daha mı iyi?

Teşekkürler

www.hepsiburada.com
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
bence yeşil
0
kisa
(15.01.26)
yeşil güzel ama hepsiburadadan almazdım ben
0
neira
(15.01.26)
Neden?
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Zeytin yeşili gayet güzel. Outdoor kıyafetlerde siyahı süper sıkıcı buluyorum.
0
thracia
(15.01.26)
yeşili güzel +1 ancak the north face'in beyaz logosu benim gözüme çok batıyor. bazen montla aynı renk logo basıyorlar, onu tercih ederdim. siyah tnf direkt işporta duruyor.
0
eileengray
(15.01.26)
Siyah tabiki, güzel bi yeşil değil o.
+1
antihero
(15.01.26)
Yeşil +1
Logo rengi konusuna da katılıyorum.

Ek olarak bu sentetik ürünün sadece markasından ötürü decathlon’daki muadillerinin 2-3 katına satılmasını da kınıyorum.
0
orient blue
(15.01.26)
Sağ olun dostlar, yeşilini almıştım zaten, bugün itibariyle geldi, beğendim fena değil, fikir almak için yine de sormak istedim.

Yeşili şundan tercih ettim:
Birincisi, renkli giyinmeyi seviyorum.

İkincisi, renk konusunda çeşitlilik olsun istedim. Şundan almıştım daha önce: encrypted-tbn0.gstatic.com

Üçüncüsü, siyah bir montum zaten var. Tekrara düşmek istemedim. Yoksa bu montun siyahı da gayet güzel, kötü değil.

Fiyat konusunda haklısınız dostlar, ama arada bir tane olsun be, hep bu markadan giyinmiyorum, model hoşuma gitti sadece, yoksa mavi'den, pierre cardin'den de montlarım var, markasında değilim.

Eyvallah dostlarım...
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Ben de yeşili alırdım, güle güle kullanın.

Ben yıllar önce Adidas'tan buna benzer içinde polar bir ceket olan palto almıştım. Dıştaki kabuk sadece yağmurluk görevi görüyor, içindeki polar ceket ısınmayı sağlıyordu. Pek kullanışlı bulmamıştım açıkçası, bir daha bu tip bir şey almadım. Siz seviyor ve kullanabiliyorsanız, işinizi görüyorsa güzel ancak ilk kez bu tip bir mont aldıysanız kullanışlılık konusunu bir de bu gözle değerlendirmenizde yarar olabilir.
0
10551037
(15.01.26)
Adidas'ınki nasıldır bilmiyorum ama şu an gayet kullanışlı geldi, normal bir monttan temel bir farkını göremedim. İlk kez alıyorum evet, ama dediğim gibi hoşuma gitti, hatta çok daha kullanışlı geldi bana. İki farklı mont fikri fena değil.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
(4)

Köpeklerime üşümemesi için ne yapayım?

ground
Kangal ve retriver cinsi yetişkin 2 köpeğim var. Köy evinde kulübeleri de var. Ancak hava gerçekten çok soğuk. Kulübelerine battaniye falan koydum parçalamışlar. Köpek ceketi falan alsam onları da parçalarlar muhtemelen. Ya da gerek yok mu? Ben mi evhamlanıyorum. İzmir mendereste yerimiz. https://hi
Kangal ve retriver cinsi yetişkin 2 köpeğim var. Köy evinde kulübeleri de var. Ancak hava gerçekten çok soğuk. Kulübelerine battaniye falan koydum parçalamışlar. Köpek ceketi falan alsam onları da parçalarlar muhtemelen. Ya da gerek yok mu? Ben mi evhamlanıyorum. İzmir mendereste yerimiz.
hizliresim.com
0
ground
(13.01.26)
1x1 metre odaya kapat. tabana palet koy. 7/24 elektrikli fanlı ısıtıcı çalıştır.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
Kangal için gerek yok. Golden için bilmiyorum ama İzmir'de ihtiyaç olacağını sanmıyorum.
0
10551037
(13.01.26)
Asla ısıtıcı koyma. Isınmak isterse size belli eder. Kangal için gerek yok. Karda yatar, sıcak ortam rahatsız eder. Retriver hakkında bilgim yok.
0
hebanon
(14.01.26)
Gerek yok çok zayıf değillerse yağ tabakaları korumayı sağlar
0
mirty
(14.01.26)
(9)

Ünlülere neden sardılar?

Kahvedesu
Neredeyse her gün biri uyuşturucudan tutuklanıyor? Sıradan insanlara niye bir şey olmuyor?
Neredeyse her gün biri uyuşturucudan tutuklanıyor? Sıradan insanlara niye bir şey olmuyor?
0
Kahvedesu
(13.01.26)
onlara da oluyor tabi ama haberimiz olmuyor. ünlüler göz önünde olduğu için caydırıcı olsun diye özellikle seçiliyor, tabi parayı basıp sıyırıyorlardır oraları bilemeyeceğim.
mesela marmariste bizim yan bahçede yaşayan adam okul önünde çocuklara uyuşturucu satmaktan 2 yıl yedi bir kaç ay sonra salındı. bu da böyle bir haber :P
-1
neira
(13.01.26)
toplumun tüm kesimlerine korku salıyorlar. devletin (kendilerinin) gücünü pekiştiriyorlar. milletvekili de olsanız, seçilmiş belediye başkanı da olsanız, milyonların sevgilisi meşhur biri de olsanız, en çok izlenen gazeteci de parti başkanı da olsanız size çökeriz, adliyede cezaevinde süründürürüz demek istiyorlar. çünkü aynı gücü uyuşturucu ile mücadelede, sanal bahis ve dolandırıcılıkta kullanmıyorlar.
+1
ground
(13.01.26)
- gundem degistirme
- ya biz sadece chp, Imamoglu ile ugrasmiyoruz, kimin yanlisi varsa aliriz, kimsenin gozunun yasina bakmayiz, bak Sadettin saran'i aliyoruz gorun (cok tepki gelince gs'dan Lutfu aribogan'i falan aldilar iki gunlugune yalandan, 20 senelik olay guler misin aglar misin? Acizlik! Bir plan program yok, spontane ben yaptim oldu. Sonra cok tepki gelecek sike olayina girmeyelim ama bir Galatasarayli alalim diye Erden timur'u kara paradan aldilar dengelemek icin)
- itibar suikasti, lekelemek. Yarin obur gun, biri cikis, bir elestiri yaptiginda ya sen zaten kokocuydun, hakkinda yuz tane iddia vardi, sen once onu acikla, senin ne oldugun belli diyecekler, simdiden milletin sesini kesmek, otosansur bir nevi.
+1
freedonia
(13.01.26)
Büyük resmi gören bazı teorisyenlere göre bu yaz aylarında büyük bir şeyler olacak.
O olmadan önce ortam hazırlanıyor, iç-dış hesaplaşmalar yapılıyor, ayrık otları ayıklanıyor vs.

Bahsettiğiniz konu da bu amaçla kullanılan araçlardan biri, ünlüler o işin sos kısmı. İş insanları, siyasetçiler ve onların aile bireyleri işin asıl kısmı.

Ben demiyorum, büyük resmi görenler böyle diyor ben sadece aktarıyorum size.
0
michael_knight
(13.01.26)
Esrarı yasallaştırmak için zemin hazırlanıyor
-1
olaylar olaylar
(13.01.26)
Bütün bu olanları bir şekilde Eko başkanıma bağlayacaklar gibi.
0
kizil karga
(13.01.26)
Deniz seki neden yıllarca yattı? Bunların ifadesini alıp bırakıyorlar.
0
🌸Kahvedesu
(13.01.26)
"influencer" kadinin teki adamin tekinin ucagina binip, kibris'a kumar oynamaya gidiyor. ucak imamoglu'nun cikiyor. bu kadin da vallaha haberim olsa binmezdim diye aciklama yapiyor. fikra bu kadar.

amac net olarak ortami bulandirip, adami mumkun oldugunca icerde tutmak.
ergenekon sureci de boyle degil miydi?
0
cooperr
(13.01.26)
Deniz Seki uyuşturucu ticareti suçundan ceza aldığı için yattı.

Ben asıl amacın komple bir gündem değiştirme ya da hesaplaşma olduğunu düşünmüyorum. Habertürk tarafındakilerle, özellikle Mehmet Akif Ersoy'un kendisiyle ya da arkasındaki tiplerle bir hesaplaşma amacı olabilir. Soruşturmayı yönetenleri manipüle edebilecek olanların da bazı kişilerle kişisel hesaplaşmaları olabilir, bunlara itiraz etmiyorum ancak tümüyle maksatlı bir operasyon olması (Ergenekon, Balyoz vs gibi) bana pek olası gelmiyor.

Uyuşturucu kullanımı zaten yaygın. Benim gibi ağzına sigara koymayan ve sosyal (içki) içici birinin bile çevresinde düzenli olarak bazı maddeler kullanan insanlar var ki ben uyuşturucu kullanılan ortama girmem. Belli ki kamuoyunun bildiği tanıdığı kişilerin torbacıları ve bu torbacılarla iletişim halindeki kişiler alınmış ve gerisi geliyor. Ancak bu mücadelenin çok samimi bir mücadele olmaktan ziyade "Kimse yargıdan azade değil." mesajı verilmek için yapıldığı da anlaşılıyor çünkü bu kadar çok torbacı alındıktan sonra, müşterilerin yanı sıra asıl uyuşturucu ticareti şemasının yukarısına çıkılması gerektiği aşikar ancak buna dair pek bir haber göremiyoruz.
0
10551037
(13.01.26)
(2)

6 aylığına iphone kiralamak

dilemma of subscribtionability
İlginç bir senaryo söz konusu. En fazla 4-5 yaşlarında bir iphone’u 6 ay kadar süreyle kullanmam gerekecek. İllegal yahut alengirli işler için değil. Ama 6 ay sonra hiçbir işime yaramayacak. Nasıl bir yol izlemeli?Aklımda sahibinden gibi bir siteden temiz, sorunsuz bir tane ikinci el alıp 6 ay sonra
İlginç bir senaryo söz konusu. En fazla 4-5 yaşlarında bir iphone’u 6 ay kadar süreyle kullanmam gerekecek. İllegal yahut alengirli işler için değil. Ama 6 ay sonra hiçbir işime yaramayacak. Nasıl bir yol izlemeli?

Aklımda sahibinden gibi bir siteden temiz, sorunsuz bir tane ikinci el alıp 6 ay sonra yeniden satılığa koymak var. Daha iyi önerisi olan varsa, dinlemekten mutluluk duyarım.
0
dilemma of subscribtionability
(07.01.26)
dediğin maliyet açısından daha mantıklı. ama almakla satmakla uğraşamam dersen şöyle bi seçenek var.
www.kiralarsin.com
ama daha maliyetli.
0
jelly bear
(07.01.26)
İkinci el telefon satın almanın riskli (hem telefonda orijinal yerine yan sanayi parçaların takılmış olması hem de telefonun suça bulaşmış olması riskleri mevcut) olduğunu düşünüyorum, tanımadığım bilmediğim birinden telefon almayı istemezdim açıkçası. Bu nedenle çevreme sorar, iPhone'unu satmak isteyen birinin cihazına talip olurdum. İşim bitince yine çevremden birine satmaya çalışırdım. Kendi çevreniz olmasa bile çevrenizin çevresinden mutlaka telefonu suç amaçlı kullanmamış ve parça değiştiyse dürüstçe ifade edecek birileri çıkacaktır.
0
10551037
(07.01.26)
(18)

bu kanalı değerlendirebilir misiniz?

messina123
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.

1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar bunları referans alabilirsiniz.
2-ai kullanımı rahatsız ediyor mu yoksa tam aksine hoşunuza mı gitti?
3-video süreleri nasıl sizce?

doğru yolda olup olmadığımı merak ediyorum. değerlendirebilir misiniz?

www.youtube.com
0
messina123
(07.01.26)
1- Kaliteli bir kanal gibi gorunmuyor. Ilk bakista yeni bir kanal gibi gorunuyor. Bannerlar falan ozellikle ilgimi cekmedi. Guzel/kaliteli hissiyati vermiyor.
2- AI kullanimi anlaminda cok detayli bakmadim, ekstra rahatsiz eden bir durum goremedim. AI kullanimi beni genelde rahatsiz ediyor zaten de sizin kullaniminizla alakali degil. Ozellikle shorts izlerken alt yazi veya basit telaffuz hatalari gorunce acayip sinir oluyorum. 20 saniyelik shorts olusturtmus otomatik, kendi bile bir kez olsun bakayim duzelteyim dememis. Biz tuketici salaklar da bakiyoruz gibi hissediyorum. Bu tabii sizin mevcut videolar icin gecerli degil.
3- Cok uzun bence, ilgimi ceken bir konu olsa farkli olurdu belki. Youtube videolarinda (AI ile veya degil farketmez) su hissi yasiyorum, 5 dakikalik video bile olsa, izliyorum dikkatli sekilde bitiyor. Ne anlatildi simdi diye dusunuyorum hic birsey yok. Ayni sey oyle boyle tekrar edilip durmus oluyor.
+1
mbond
(07.01.26)
@mbond hocam geri dönüşlerin için teşekkür ederim. tüm videoların kapak görsellerini değiştirmeyi planlıyorum en kısa zamanda.

video süreleri evet uzun, hatta ileride planım daha da uzatmak. 1 saat hatta daha uzun içerikler oluşturmak istiyorum. bu konuda ayrıştık maalesef :d
+1
🌸messina123
(07.01.26)
@sivri sinek hocam çok teşekkürler geri dönüşün için. tutar tutmaz elbet bilemeyiz inşallah tutar tabi.
0
🌸messina123
(07.01.26)
teknik yanıt veremem ama içerikle ilgili naçizane yorum yapmak isterim çocuklar içinde içerik ürettiğimiz projeler olduğu için. bir video başlığında mesela katil kelimesi gördüm, biz hazırladığımız içerikleri pedagojik olarak kontrolden geçirtiyoruz. özellikle ölüm, savaş gibi konular ya da din, tanrı gibi soyut konular varsa daha çocuklara uygun ifadeler kullanıyoruz.

biliyorum yığınla çocuk içeriği var bu tarz şeylere asla dikkat etmeyen ama yinede aklınızın bir köşesinde olabilir diye düşündüm.
+2
Phoebe
(07.01.26)
yotube (pc) ana sayfasında bir eksik var ama bilemedim. telefon uygulamasında iyi görünüyor. tiktok ve instagram ise daha çarpıcı duruyor. bu belki de youtebe brovserda çok fazla boş alan olması ve renlerinizin soluk ve pastel renklerden oluşması nedeni ile boşluk hissi veriyor. dolu dolu görünmüyor. bari kapak ve şu yuvarlak olan profil fotosu galiba onları mı canlandırsanız? tamamen kişisel görüşüm tabii ki.
0
ground
(07.01.26)
@phoebe çok teşekkür ederim yanıtınız için. aslında benim ana amacım bu kanalı açarken çocuklar değil hikaye, tarih, mitoloji videosu açıp arka planda video çalarken uyuyan insanlardı. ancak çocukların da ilgisini çekecek sanırım bu içerikler. özellikle dikkat edeceğim. şu an kontrol edemiyorum ancak sıkıntılı kelime varsa kesinlikle çıkartacam
0
🌸messina123
(07.01.26)
takibe aldım, seslendirme çok güzel, ama videoların resimleri çok amatörce geldi, videoların içindeki hareketli animasyonlar daha kaliteli duruyor o kapak resimlerinden.
birde # ile keywordler eklemeyi dene tüm kanallar yapıyor bunu açıklamalara koyuyorlar.

amacin olmaya bilir ama ilk açılış cümleni etkili merak uyandırıcı birşey yaparsan video izlenme devamlılığın artabilir, ra videosunda mesela ra çocukken hangi kayığa bindi tarzında..

metinleri çok sevdim ama cümleler biraz fazla mı uzun, overallda çok beğendim emeğinize sağlık
+1
eja
(07.01.26)
@ground teşekkür ederim öncelikle. video adeti düşük sanırım o boşluk hissi bu yüzden yaşanıyor ben de aynı hissi yaşıyorum. video kapak görsellerinin tamamını değiştirecem ve aynı tip yapacağım en kısa zamanda. belki o şekilde daha düzenli gözükür.

@eja çok teşekkür ederim. ra videosu çok amatör geliyor şu an bana :D ilk kelimenin hatta ilk birkaç dakikanın daha heyecan verici ve dikkat çekici kelimelerle başlaması gerek bence de. siz dedikten sonra fark ettim. resimler ve animasyonlar bence de amatör ilk videolarda. son videoda biraz daha güzel oldu aslında görsel ve animasyonlar. kaliteyi arttırmak istiyorum geri dönüşleriniz için teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
1. Mitoloji gibi entelektüel birikim gerektiren bir konuya dair video izleyeceğim zaman videoyu yapan kişinin kim olduğunu bilmek, nasıl bir entelektüel birikime sahip olduğunu az çok öğrenmek isterim. Metinleri yazan kişinin kim olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa videoyu kapatır, ardından "kanalı önerme" seçeneğini işaretlerim.

2. Yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tüketmem. İçeriğin yapay zeka olduğunu anladığım anda 1 numaralı paragrafta belirttiğim tarifeyi uygularım.

3. Banner ve thumbnail görselleri fena değil, aşırı çekici gelmedi ama daha önemlisi itmedi de. Thumbnail'da video sahibinin gerizekalı bir ifadeyle bakan vesikalığı varsa o videoları da izlemiyorum. Bunlar ise iyi tarafta kalıyor.

4. Süreler bence kısa bile. Ben uzun video seviyorum, imkanım olsa kısa dikey video formatını yeryüzünden silerim.

Sanırım düşüncelerim pek yararlı olmayacak ve genel Youtube kullanıcısı alışkanlıklarından farklı ama ben de böyleyim.
+1
10551037
(07.01.26)
@10551037 estağfurullah hocam geri dönüşün için teşekkürler. kendi adıma söylemem gerekirse çocukluğumdan beri ilgi duyduğum bir alan olduğu için mitoloji konusunda içerikler üretmeye karar verdim ancak ai desteğini alıyorum.

2 günde 1 uzun video hedefim olduğu için süreleri şimdilik daha da uzatamıyorum ancak planım abone sayım arttıkça haftalık video sayımı azaltıp kaliteyi arttırmak olacak. henüz yolun başındayız :)
0
🌸messina123
(07.01.26)
Kanalınız güzel, bu tarz videolar dinleyen birisi olarak ben beğendim. Özellikle ses kendini dinlettiriyor, ses tonu güzel baya, notebooklm ile video üretenlerde hep aynı kadın ve erkek sesi dinlemekten gına gelmişti artık. Ayrıca müzikleri beğendim, sesi çok boğmamış, sadece mesela ateş başında derken ateş çıtırtısı vs eklemek nasıl olurdu diye düşündüm, çok uğraştırıcı olabilir.
Her akşam 22'de video demişsiniz ama her gün video atmamışsınız. Bu tarz tutarlılıklar ilk başta gelecek olan kitle için önemli olacaktır. Bir de logonuzdaki font ile her akşam 22'de video yazan font aynı olursa daha bütünsel görürdüm sanırım.
Açıklamalarda hashtag SEO zaten dikkat etmişsiniz, bol izlenmelerdilerim.
0
hayalhayal
(07.01.26)
@hayal hayal yorumun için çok teşekkür ederim. Her gün 22’de derken 1 gün uzun video, 1 gün shorts olarak paylaştım. Yani boş geçmedim aslında :) Sanırım yanlış anlamaya müsait bir ifade olmuş. Düzelteyim onu.

Ateş çıtırtısı sesi gibi sesler hiç uğraştırmaz aslında. Tavsiyen için teşekkür ederim. Bundan sonraki videolarda bu tarz yardımcı sesler de kullanayım ben.
0
🌸messina123
(07.01.26)
merhaba. abi ben inan tüm gün ama tüm gün mitoloji, tarih antropoloji dinleyen biriyim. pandemide başladı öyle devam etti. çok özür dileyerek söylüyorum artık bu bollukta kafası çalışan biri açıklamalara girip bu içeriğine zaman ayıracağım kişi kim diye bakıyordur. ben orada karşımdaki kişinin eğitimini bu konulara ne kadar vakıf olduğunu görmek istiyorum.

sabah pelin batu'nun bireysel youtube safyasına denk geldim. tuz'un hikayesini anlatmış. 76. kişi falandım. şimdi youtube öyle bir mecra ki siz şu anda pelin batu dan daha çok takipçiye sahip olabilirsiniz ama bir noktada aynı konuyu siz ve pelin batu anlatıyosa ben onu takip ederim. sizin egitiminizi bilmiyorum ki? başkalarının videolarından toparladıklarınızı bir süzgeçten gecirip para kazanmak için önüme koyduğunuzu düsünüyorum ilk aklıma gelen bu oluyor.

örneğin yıllar önce tarih tekerrürden mi ibaret isimli bir kanala denk geldim adam çok hakim ama ne yapsa ne etse oturtturamadı, bana neyse üzülüyorum.

Nomisma arkeoloji ve gezi isimli bir kanal var, çok donanımlı bir arkadaş sonra kendi ismiyle devam etmek istedi zaten az olan izleyicisini toptan kaybetti, yıllardır verdiği emeğe değmiyor.

Emelkalender diye bi kadın vardı tüm azra erhat mitoloji sözluğundej baslayarak ilyada odissei zincire vurulmus promethe thegonya falan okumaya açtı defalarca ban yedi sürünüyo takipçi sayısı.

Ama mesela mitolojikinciler sıyrıldı yırttı ses tonuyla, çok hakimdi konuya, filmlerle muzikle ele aldığı konuyu açtı. Doğru dönemde doğru bir amatördü.

Ben şimdi noname, eğitimini bilmediğim bir adamı neden izleyeyim?

Ya inan ben senin elini yüzünü görsem amatör ruhuna inansam kitap kitap konulara hazırlanışını o ışığı görsem izlerim. diamond tema boyle yırttı. sadece oturup eşşek gibi calıştı doğru kitapları alıp okuduğunu kastıra kastıra gösterdi arkasında kütüphaneyle, bi mısır anlattı bi roma anlattı bi nutuk didikledi, osmanlı, cahiliye devri arapları falan. yahu bu adam benim bildiğim lise mezunu, yani bir tarihobasını sunan gerizekalı kocası olan başarılı akademisyen kadın değil, yine de izletti kendini boşlukta. ben seni şu anda izlemezdim özür dilerim. inan o kadar turistik rehberler kanalları, arkeolog/antropolog kanalları var ki, sizin gözümde degeriniz talha uğurluel'in tarihçiliğinin bir tık üstünde.

savaş tarihlerini başarılı basit animasyonla haritalar uzerinden anlatan adamları ayrı tutuyorum.

umarım başarılı olursunuz.
+1
libertine
(07.01.26)
ya tekrar yazıyorum. hevesini kırmıs olabileceğim için pişmanlık hissettim. abi bak 5 yıl önce şu adama denk geldim mesela

youtube.com


en az 40 videosunu izledim çünkü muhtemelen arkadaş öğrenciydi çok hevesliydi taze aldığı bilgiyi geri anlatıyordu tutmadı. ona da yazdım bence bu donanımla giyinişinle kendi topuğuna sıkıyosun abi atletle bana artık presokratik filozofların fragmanlarını satmaya devam etme bir noktada kimse izlemeyecek senin şevkin kırılacak yeni video çekmeyeceksin diye yazdım hatta 6 yıl olmuş. o da bırakmıs. senden samimi olarak arkadaşın ele aldığı konuların derinliğiyle kendini karşılaştırmanı öneririm. yeni düzende ai çok kolay ama ben eski kafalıyım, bollukta gercekten konuya hakim bana da saygı gösteren birini görmek istiyorum.
0
libertine
(07.01.26)
Bence gayet iyi, hedef kitlesi de var. Bir de benim gibi böyle şeyler dinlemeden uyuyamayanlar (ciddiyim). O yüzden allaaaaşkına biraz daha uzun olsun :))
0
gobekliraki
(07.01.26)
Spesifik olarak masal tadında uyku videosu yapma niyetiniz varsa belki okey (bunun alıcısı değilim) ama uyanıkken dinlenecek bir içerik değil gibi geldi. Seslendirmen (yapay zeka?) çok yavaş konuşuyor, beyaz geyik videosunun ilk iki dakikası ve son attığın kanal tanıtımının bir dakikasını dinledim ve devamını dinleyesim gelmedi. Beyaz geyik videosunda da masal gibi girmişsiniz, betimlemeler falan çok çocuklara yönelik gibi geliyor kulağa. Çocukluktan beri mitoloji severim, şu an bi içerik izleyecek olsam ingilizce izlerim ve beni türkçe izlemeye ikna edecek kanal bu olmaz muhtemelen. Bi de genel olarak yapay zekaya çok düşman olmasam da eğlence için tüketeceğim şeyi yapay zekanın hazırlaması çok makul gelmiyor bana. Burda metni siz yazıyorsunuzdur ama görseller çok basit duruyor, seslendirme de awkward ve dediğim gibi çooookkk yavaş.
0
nundu
(07.01.26)
@libertine geri dönüşlerin için çok teşekkür ederim hocam. Şöyle bir açıklama yapayım. Ben mitolojik konularda mükemmel bir kanal olacam, verdiğim bilgiler kesin doğru olacak diye bir durum söz konusu değil. Hedef kitlem arkada ses yapsın, uyurken izleyeyim, kafam dağılsın gibi düşünen insanlara olayları hikayeleştirerek hatta bazen uydurarak, çarpıtarak tüketebileceği bir hikaye sunmak. Kesinlikle mitoloji konusunda aşmış bir kanal olmayacam ancak hikaye anlatımı konusunda aşmış bir kanal olma hedefim var.

@göbekliraki sonraki birkaç video hazır hocam ancak onlardan sonraki videoların süresini ben de arttırmak istiyorum. Çok teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
@nundu hedeflediğim kitle tam olarak dediğiniz gibi uyurken video açanlar, arkada ses olsun diye video oynatan kişiler. Hatta iş biraz masala da kaydığı için çocuklar da sevebilir. Aslında çocukları başlangıçta düşünmemiştim. Yukarıda bir kişi daha yazdı. Pür dikkat izlenecek/dinlenecek içerikler değiller zaten. Kesinlikle o konuda hemfikiriz. Ben şahsen video dinleyerek uyuyorum. Yola çıkış noktam ben bunu seviyorsam kesin benim gibi binlerce insan vardır oldu.
0
🌸messina123
(07.01.26)
(3)

Tereyağı ölçmek

egerbiryolcu
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.Tartım yok.Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.Mesela 200 gr lik su bardaklari
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.
Tartım yok.
Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.

200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.
Mesela 200 gr lik su bardaklarina göre mi olceyim. Kaşık silme tepeleme değişir gibi.
0
egerbiryolcu
(01.01.26)
tartı hayat kurtarır. bambum marka kullanıyorum yıllardır hiç bozulmadı ve ucuz.
bu şekilde asla doğrusunu bulamazsın herkesin kaşığı bardağı başka.
+2
neira
(01.01.26)
bazı tereyağ paketlerinin üstünde çizgiler çekilmiş oluyor her 25 g için. göz alışkanlığı oldu artık o çizgiler olmasa bile o kadar ayırıp ekliyorum.

100 gramlık br tereyağının nasıl gözüktüğünü bilirseniz aşağı yukarı ne kadar olduğunu hesap edip ayarlayabilirsiniz.

www.amazon.com.tr

şöyle bir şeyim de var ama ben onu kedilerimin mamasını ayarlamak için almıştım. iş görür tabii sizin için de.
+2
art cat chocolate
(01.01.26)
Benzer sorunlardan ben de muzdaribim ve aldığım hassas terazi mutfak kalitemi çok arttırdı. Hiç uğraşmayın, bir hassas terazi alın.
0
10551037
(01.01.26)
(10)

4 Günlük Tatilde Kombiyi Kapatmalı mı?

bluedad
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
0
bluedad
(31.12.25)
Bir haftadır evde değilim, çıkarken kombiyi 40 derecede açık bıraktım. Bu havada buz gibi eve girip saatlerce yorganın altında ısınmaya çalışacağıma 300 TL fazla fatura öderim.
0
sekizdokuzon
(31.12.25)
Ben olsam kapatırdım. Pazar günü hava sıcaklığı artıyor. Ayrıca varsın 5-6 saat üşüyeyim, 4 gün boyunca kombiyi boşuna çalıştırmaya acır ve üzülürüm.
+5
10551037
(01.01.26)
Kapatirim. Ama gelince klimayj sicakta acip hizli isiniyorum
0
die fetten jahre sind vorbei
(01.01.26)
abi memleket neresi? erzurumda yarın gece -30 olacak dedi arkadaşlar. burada kapatsan, evin soğukluğunu es geçtim borular donar.
0
blue eyes white dragon
(01.01.26)
geç gelip yatıp uyuyacaksanız kapatın gitsin.
geldikten sonra en az bir kaç saat evde duracaksanız minimum'da tutun.

aylık 1500 geliyorsa ortalama 200liralık bir maliyeti olur. bir kahve parası.
maksimum ayarda evi normal sıcaklığa getirmeye çalışmak da zaten oluşturduğunuz tasarrufun yarısını geri alacak.
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
Kombiyi kapatmak daha mantikli, kisisel konfor disinda, toplum ekonomisi ve dunyanin kaynaklarini daha verimli kullanmak acisindan soyluyorum. Yoksa, ben olsam her turlu acik birakirim kisisel konforum icin.
0
bosver nicki
(01.01.26)
ben 4-5 gün evde değilsem
gelir gelmez bavul boşalt, yerleştir, ya alışveriş yapmışımdır ya da annemden filan geliyorsam o bişeyler koymuştur onları yerleştir
hızlıca bi yemek koy (yolda yemek yiyemem)
tatil dönüşü ise kirlileri filan makineye at as
giderken bulaşık mak. çalıştırmışımdır kesin onu diz
gibi gibi 2-3 saat oturmuyorum genelde

dolayısıyla gelir kombiyi açar, sonuna kadar da çalıştırmam bile
ev küçük ısınır
-1
subcomponent
(01.01.26)
4 gün evde olmayacaksam doğalgaz vanalarını kapatırdım zaten. kombinin açık olabilme imkanı kalmazdı doğal olarak.
0
lazpalle
(01.01.26)
en düşük derecede açık dursun bence.
0
jelly bear
(01.01.26)
konu ile alakalı değil ama görmüşken bir dipnot ekleyim:
doğalgazı ya da vanasını kapatsanız bile, kombiyi kapatmayın.
evde değilken kombiyi yakmak istemiyorsanız yaz moduna (sadece sıcak su) moduna alın. çünkü kış vakti, özellikle balkonda duran kombilerde, boruların ve kombinin içindeki su donabilir büyük arıza çıkarabilir. kombilerde donma engelleyici var ama çalışması için açık olması gerekiyor (yanması zorunlu değil, yaz modu yeterli)
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(9)

Dolma kalem önerisi

tiredofwaiting
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
0
tiredofwaiting
(28.12.25)
Efenim kendisi 30'lu yaşlarının başında, klasik tarza sahip bir diplomat olup dolma kalemlerden anlamaktadır. Bir tek ben anlamıyorum.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Merhaba,
annem emekli diplomat. Is hayati boyunca Caran d’Ache Léman kullandi. Hala bile her seyi onunla yazar. Fiyat dkalasini telefondan bakamadim, eger cok ucuk bir seyse simdiden özür dilerim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
@konuşma... Aslında düşündüğümün biraz üstünde ama çok teşekkür ederim tavsiye için. Bildiğim çok iyi oldu bu markayı.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Yıllar önce kendime Lamy Safari almıştım, mor renkti. Scrickss 'in siyah oturaklı bir modeline sahip olmama rağmen Lamy hem hafif olması hem de rengi dikkat çektiği için uzuuun yıllar kullandım. Şu an kurşun/uçlu kalem kullanabildiğim bir ortamda olduğum için kullanmıyorum ama Lamy bence güzel bir alternatif olabilir. Kolay kolay kötülenen bir marka değil genç işi olarak görülebiliyor. İlgili arkadaşa "tarzına dinamizm kazandırmak istedim" diyebilirsiniz bence :D
0
Nerdian
(28.12.25)
cosmic string +1.

aynı saat olayı gibi. bazen saat almak istiyorlar hediye olarak. saat işi derya deniz işi. her saati takmam, takmayacağım saate verilen paraya da acıyorum ve üzülüyorum.

bu durumlarda her zaman en iyi hediye güzel bir viski. kalitelisinden. eğer alkol içiyorsa düşünebilirsiniz.

lamy ve Scrickss, kişinin kalem sevgisi ve ilgisine göre, basit kalabilir. lamy kötü değil tabi, sadece uygun gitmeyebilir. uçuk öneri olabilir, güncel fiyatları bilmiyorum, mont blanch'ın kalemlerine bakabilirsiniz.
+1
kojonotsuki
(28.12.25)
Lamy ve Kaweco iyidir, tatlıdır ama spor kaçar. Daha klasik bir şey lazım. Scrikss de diplomat için basit kalabilir. Bütçeniz azsa Diplomat, Delta, Dupont veya Cross'tan başlayabilirsiniz. Daha yukarı çıkarım diyorsanız Caran d'Ache yahut Montblanc olabilir.

Bu arada, olay gerçekten kişisel. Mesela çin malı wing sung pompalı dolmakalem (250 tl falan) acayip hoşuma gidiyor benim. Nostaljik değeri var çünkü, Atlas due-matic versatil kalemler gibi... Başkasına hediye alsam ya güler ya hakaret sayar.

Bu arada, bu konunun ordinaryüsü, eski duyuru müdavimlerinden @kahvegibi isimli sözlük yazarı. Kendisine ulaşırsanız nokta atışı tavsiye verebilir zannımca. Instagram kullanıcı adı: writetomeoften
0
yadigar
(28.12.25)
Orta halli dolmakalem olarak düşündüğünüz şey sizin kafanızdaki bütçenin üzerinde olacaktır. Bütçe belirtmediğiniz için nokta atış öneri gelmesi de imkansız.

Yerinizde olsam Pelikan bakardım. Aynı tasarımda çok fazla renk ve fiyat çeşitliliği mevcut. Bütçenize uyan M200/400/600/800/1000 modellerinden birini seçebilirsiniz. Tasarım itibarıyla takım elbiseye çok uygunlardır.
0
10551037
(28.12.25)
sozlukte detayli bir entry girmistim zamaninda eksisozluk.com

butcenizi soylerseniz ona gore bir sey soyleyebilirim. benim kendi kullandigim kalem sailor pro gear. $200 civarinda bulunuyor. tr'de yaygin olmadigi icin guzel bir hediye olur. kesinlikle tavsiye ederim.
+2
antikadimag
(28.12.25)
Çok kişisel olduguna katılıyorum. Bütçeye göre yukarıdaki örneklere çıkılabilir.
Parker 51 olabilir tam klasik.

Deneysel takılıp, yazı yazmayı ve çizim yapmayı seviyorsa kaweco kaligrafi seti ve sailor fuse pen (sailor bu kalemdeki hissiyatı çok kalitesiz ama farklı kalemler de var) gibiler de alternatif olabilir.

En güzeli fiziki bir mağazadan alıp değiştirme fişi de eklemek.
0
jazzabel
(29.12.25)
(13)

Sizce Iphone 17 Alayım mı ?

ebeş
Selamlar, Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim. 12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum. 1- Bataryayı yenileyip yola devam mı e
Selamlar,

Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim.

12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum.

1- Bataryayı yenileyip yola devam mı edeyim ?
2- Değiş tokuş ile bunu verip üstüne 50 bin tl verip 17 mi alayım ?

Ne dersiniz ?
0
ebeş
(26.12.25)
50 bin liranın sizin için ne kadar önemli olduğuna göre değişir. Aynı senaryoda ben değiştirirdim.
0
orient blue
(26.12.25)
bataryayı değiştir. 2 sene daha kullan. 19-20 neyse onu alırsın
0
jelly bear
(26.12.25)
bataryaların türleri var. kaliteli bir batarya ile değiştir. Bir kaç gün sonra cebinde kalan 50bin için kendine kahve ısmarlayacaksın.
0
diyecevaplandı
(26.12.25)
değiştir. 17 hakkında herkes cok olumlu konusuyor. 5 yıl rahat gider sana.
0
koela
(26.12.25)
@diyecevapladı değiştirirsem Apple'dan değiştiricem, daha sağlıklı olsun istiyorum dediğin gibi.
0
🌸ebeş
(26.12.25)
yetkili serviste pil değiştir geç.
0
hold the door
(26.12.25)
Güvendiğim yerde pil değiştirir, geçerim.
0
kumandanim
(26.12.25)
6S Plus'ta hem yetkili serviste hem de herhangi telefon tamircisinde batarya değiştirdim. Yetkili serviste takılan bataryanın ömrü 2 seneyi bulmadı. Yan sanayi batarya ise 1 sene dayandı. Aradaki fiyat farkı önemli ama bence özellikle eski telefonlarda orijinal batarya da çok verimli olmuyor çünkü anladığım kadarıyla orijinal bataryalar yeni üretim değil, genelde eski ve bayat batarya oluyor. Böyle olunca ömrü uzun olmuyor.

Sizin durumunuzda eğer telefonumdan memnunsam kesinlikle batarya değiştirir yoluma devam ederdim. Alacağınız yeni telefon verdiğiniz paraya değmeyecek, bari mevcudun ömrünü biraz daha uzatın, ileride değiştirirken değiştirdiğinize değsin.
+1
10551037
(26.12.25)
Alakasız olacak ama alacaksan 16e al. 2 gün gidiyor rahat şarj.
0
gobekliraki
(26.12.25)
@10551037 çok teşekkür ederim, daha önce bu deneyimi yaşayan birinin görüşü çok önemli. 2 sene idare etmesi benim için çok yerinde. 2 Sene götürsün sonra zaten çöp olcak :)
0
🌸ebeş
(26.12.25)
telefondan memnunsam apple'dan batarya değişimi yaptırıp memnun olmayana kadar yola devam ederdim.
0
kornisch
(26.12.25)
en büyük hatam iphone ve iwatch almak oldu. hiçbir işe yaramıyorlar.
-3
plastic_angel
(26.12.25)
Rica ederim. Yerinizde olsam yan sanayi batarya taktırırım çünkü telefonun bozulmadan ne kadar dayanacağı meçhul, ayrıca yan sanayi batarya orijinalin yarısından daha ucuza gelecektir.

Deji yan sanayiler içinde görece iyi bir marka. Fiyatı orijinal batarya servis ücretinin dörtte biri. Bu bataryayı piyasada 1.500 TL’ye telefona taktırırsınız gibi geliyor bana. Telefon yeni ve garantisi devam ediyor olsaydı düşünmeden orijinal takın derdim ama bence şu aşamada orijinal için fazladan para vermek çok anlamlı değil.

woyax.com.tr

Ben olsam iyi bir yan sanayi batarya taktırır, bataryanın ömrü 1 sene sonra bitince tekrar düşünür, telefonu değiştirmek ya da yeni yan sanayi batarya taktımak arasında yine seçim yapardım.
0
10551037
(26.12.25)
(8)

Kol saatinde bu kadar gecikme normal mi?

koskoca kirpi
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman öl
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman ölçümüyle güvenilir performans sunar." yazıyor. Bu çok fazla değil mi, fiyatı 18k olan bir saatin günde yarım dakika geri kalması normal mi? Yoksa bu kanunen başımız ağrımasın zaruri açıklaması mı anlamadım.

hizliresim.com
0
koskoca kirpi
(23.12.25)
yuh fazlaymış gerçekten. isviçre mekanik saatler cosc sertifikalı satılır ve onlarda +6/-4 saniye normal kabul edilir. anladığım bir model değil bu ama gerçekten çok fark var.
0
awlmi
(23.12.25)
18 bin lira mekanik otomatik saatler icin yuksek bir fiyat degil. Ilave olarak Casio da mekanik saatleriyle unlu bir marka degil hatta ilk mekanik saatleri. Quartz/pilli saatler accuracy acisindan cok cok cok daha iyi ve ucuzlar.

Ornegin seiko presage’nin benzer fiyattaki bir modeli de ayni accuracy’i sunuyor. Garip bir sey yok.
-1
ghilleinthemist
(23.12.25)
Saatlerin sistemine göre normal midir değil midir, bu konuda bilgim yok. Sadece şunu hayal ediyorum;

Pazartesi sabah 8’de işine gidip saatini ayarlıyorsun… bir sonraki Salı sabahı işe yine 8’de gidiyorsun ve diyorlar ki sana “5 dakika geç kaldın. Bir daha olmasın!”

Bir gün 35 geri diğer gün 45 ileri yapıyorsa belki uzun zaman idare ediyordur ama bu kadar kısa sürede saatini tekrar ayarlamak zorunda kalacaksan bu kabul edilebilir bir şey gibi gelmiyor bana.

Acaba taklit mi satıyorlar?

Edit: bir derdimiz yok, zamanı gösteren ürünün taahhüdünü yorumluyoruz. Senin derdini bilmiyorum. Umarım dermanını bulursun.
+1
lazor
(23.12.25)
Taklitle falan alakasi yok. Casio’nun verdigi accuracy degeri bu. Icinde pil olmayan tamamen mekanik bir cihazin en giris seviyesi versiyonlari icin beklentiniz cok yuksek. Mekanik saatler daha iyi zaman tutmak icin alinan seyler degil. Dert oysa cok daha ucuz quartz saatlerle bu derdi cozebilirsiniz.
-2
ghilleinthemist
(23.12.25)
Sapması çok fazla. Bu saati almazdım. İlla Casio alınacaksa solar yani güneş enerjili saatler en iyisi.
+1
michael harddd
(23.12.25)
hem solar hem bluetooth hem de radyo dalgasi ile zaman kalibrasyonu. yeni çok iyi bir saat çıktı:

www.casio.com

sizin istediğiniz gibi olmasa da arkadaşlarıma bu vesileyle öneriyorum.
0
eileengray
(23.12.25)
tolerans degerlerini yazmislar. muhtemelen o kadar oynamaz. ama 35 sn mekanik saat icin cok.

genelde 3-5 sn oynar. benim omega 2sn sapiyor gunde. ama rolex alip 15 sn gorenler de var. mekanik saat alinacaksa daha duzgun bir sey alinmali.
-1
antikadimag
(23.12.25)
Giriş seviyesi bir mekanik saat için gayet normal. Hatta genel olarak mekanik saat için normal zira mekanik saat sapar.

COSC ve benzeri diğer sertifikaların ölçüm süreçleri laboratuvarda yapılır, hiçbir sertifikasyon günlük kullanım senaryosu dahilinde yapılmaz. Giriş seviye bir ETA/Sellita makine alsanız da buna benzer sapmalarla karşılaşmanız olası. Pek çok Rolex COSC limitleri içinde çalışır, hatta bizzat kullandığım ve çevremde gözlemlediğim Rolex'ler genelde +2 ve -2 saniye aralığında çalışıyor ama arada günde +-15 saniye sapan da olur ve bu durum saatin ayıplı olduğu anlamına gelmiyor İsviçre saatçiliği dikkate alındığında. Kaldı ki saatin dakikliği saatin ömrü boyunca sunabildiği bir şey de değil. Zamanla sapma artıyor genelde. Rolex'de çok daha uzun zaman sonra artar ama yıllar önce kullandığım Tissot daha kısa zaman sonra daha fazla sapmaya başlamıştı.

Özetle dakiklik ve sapmama takıntısı varsa pilli alın geçin, hiç uğraşmayın. Bunu 20 senedir aralıksız mekanik saat kullanan birinin tavsiyesi olarak değerlendirebilirsiniz.
0
10551037
(24.12.25)
(6)

oled tv tavsiyesi

dont judge me mom
merhaba. salon için 3 metre izleme mesafesinde 55" bir oled tv almayı düşünüyorum. maalesef kasım indirimlerini kaçırdım. lg c5 ve lg b5 arasında kaldım. tavsiyelerinizi bekliyorum.65-75 inç alan arkadaşların tv leri gerçekten çok büyük göüründü gözüme. pişman olursun 65 al diyorlar ama bu konuda ne
merhaba. salon için 3 metre izleme mesafesinde 55" bir oled tv almayı düşünüyorum. maalesef kasım indirimlerini kaçırdım. lg c5 ve lg b5 arasında kaldım. tavsiyelerinizi bekliyorum.

65-75 inç alan arkadaşların tv leri gerçekten çok büyük göüründü gözüme. pişman olursun 65 al diyorlar ama bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
dont judge me mom
(22.12.25)
Çok keyifli ve güzel bir sorunla karşı karşıyasınız.

B5 ve C5 fiyatlarını ben de takip ettim. Ben 65 inç istediğim için 55 inç fiyatlarına hiç bakmadım. Kasım'da 71.000 TL civarına kadar inmişti C5, o ara çok iyi fırsattı ancak şu anda fiyatı çok uçtu. Ben olsam şu fiyatlarla B5 alırdım ancak acelem yoksa bekler, indirimli C5 ve yeni çıkacak B6 arasında tercih yapmayı düşünürdüm.

Arkadaşlarınız 65 inç konusunda bence haklı. Bütçenizin yettiği ve duvara/üniteye/odaya sığan en büyük paneli almak lazım çünkü kısa sürede alışacaksınız ve TV gözünüze o kadar da büyük gelmemeye başlayacak.
+2
10551037
(22.12.25)
65 al pişman olmazsın. bi süre sonra o kadar da büyük gelmemeye başlıyor. 3 metreden izliyorum ve gayet normal geliyor gözüme.

arkadaşların 75 inçi var o da çok iyi.
o yüzden paranın yettiği en büyüğü almak en güzeli. 65 iyidir.
+2
jelly bear
(22.12.25)
C4 almıştım 77" ama aklım hala daha büyüğünde. Ben de 3 metreden falan izliyorumdur. Gram pişman değilim. Alabildiğinin en büyüğünü al sonrasında gözün alışınca ufak kalıyor.
+1
Take it away honey
(22.12.25)
evet fiyatlar çok uçtu şu an. bir sene sonu kampanyası olur mu diye günlük takip ediyorum. şu c5'i 71 değil 80'e bulsam hemen alırım :) büyük ekran uzun süreli izleme sonrası gözlerinizi yoruyor mu? genelde loş ışıkta akşam izliyorum. sonuçta baya büyük bir ışık kaynağı.
0
🌸dont judge me mom
(22.12.25)
Televizyon penis gibidir, it's never too big.
65'den devam.
0
Bruce
(23.12.25)
son ileti üzerine 65'de karar kıldım :)
0
🌸dont judge me mom
(23.12.25)
(11)

İyi bir projeksiyon mu yoksa iyi bir televizyon mu

fildirfildir
Sb.
Sb.
0
fildirfildir
(22.12.25)
Ortama ve bütçeye göre değişir ama genel olarak bence iyi bir TV. Aydınlık ortamda daha parlak, fiyatı görece makul, bağlantı seçenekleri muhtemelen daha çok, estetik açıdan daha iyi (kabloları gizlemek vesaire), sessiz, daha düşük enerji tüketir.
0
orient blue
(22.12.25)
Eger ayni boyda olacaklarsa iyi bir tv.

Eger tv kucuk (mesela 65 inch) ama projeksiyon ekrani buyukse (mesela 100 inch) o zaman iyi bir projeksiyon.
0
sertac akin
(22.12.25)
Tv düşünme bile
0
avatar is back
(22.12.25)
Tv, düşünme bile yani projeksiyon falan boş iş. Karanlık 480p izlemek istiyorsan al ama
0
avatar is back
(22.12.25)
projeksiyon bana hiç bir zaman cazip gelmedi. evinde odanda bir şey seyredeceksen tabi ki tv almalısın. projeksiyon sinema salonu gibi büyük görüntü sağlamak için var. evde projeksiyon ne alaka yani
0
abelardo
(22.12.25)
Projeksiyon tâbi ki, ama ultra kısa mesafe olan. Bende Xiaomi var, 6 yıldır çok memnunum üstelik ampul ömrü yok laser.
0
mirty
(22.12.25)
büyük ekran, iyi bir televizyon
0
black holes in the sky
(22.12.25)
TV
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.12.25)
Soru bu haliyle eksik ve cevaplanamaz. Bu soruyu böyle soran birinin projeksiyon hakkında en ufak bilgiye sahip olabileceğini düşünmüyorum, bu nedenle hiç uğraşmayın gidin TV alın.

Ben bir ipucu vereyim: ALR perde denen şeyi bir araştırın. Aydınlık odada parlak bir TV'yi aratmayacak bir projeksiyon deneyiminin mümkün olduğunu görün. Bu sırada bütçenizi de yoklayın. Ona göre karar verirsiniz.
+2
10551037
(22.12.25)
Ben bir hevesle projeksiyon aldım bir sıkıntım yok memnunum hatta tahminimden fazla kullandığım için sinevizyon kağıdını söküp iyi bir de perde aldım ama bence televizyon daha mantıklı ya, uğraştırıyor. Şimdiki aklım olsa hiç bulaşmazdım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
OLED'ler cikana kadar projeksiyon diyordum ama mutlaka perde ile.
OLED sonrasi TV diyorum..
+1
cooperr
(22.12.25)
(7)

Araba Problemi-Otomatik Vites Fren Vuruntu

benaslindayohum
Araba 200bin km de otomatik vites.Son altı yedi ayda 3-4 kez şöyle bir şey oldu: trafikte iken ayağım frende veya frenden çekiyorsam, gaz vermiyorum araba önden sallanıyor vuruntu gibi. Hatta böyle motor istop edecek gibi sesler. Bugün yine yaptı. Kontakt kapatıp açtım düzeldi hiçbir şey olmamış gib
Araba 200bin km de otomatik vites.
Son altı yedi ayda 3-4 kez şöyle bir şey oldu: trafikte iken ayağım frende veya frenden çekiyorsam, gaz vermiyorum araba önden sallanıyor vuruntu gibi. Hatta böyle motor istop edecek gibi sesler. Bugün yine yaptı. Kontakt kapatıp açtım düzeldi hiçbir şey olmamış gibi. İlk yaptığında da ustaya götürmüştüm; diskler kontrol edildi. Sonra şanzımancıya götürdüm. Yağına falan baktı. Adamla yarım saat trafiğe girdik test için hiç olmadı. Bir şey tespit edemedi. Ama bir şey olduğu kesin de neye baktırayım başka? Neden olabilir? Şanzıman kulağı diyorlar ama sürekli olmuyor ki? Ayda bir falan. Hani hiçbir ustaya da denk gelmedi o an. Araba gidemeyecekmiş gibi sallanıyor o an. Kontakt
kapatınca veya çok hızlı gidince düzeliyor.
0
benaslindayohum
(21.12.25)
Araç marka model?
0
rodeocu
(21.12.25)
Focus 2009
0
🌸benaslindayohum
(21.12.25)
Babamın aracında da böyle bir problem vardı. Onda ivmelenirken Gazı bırakınca vuruntu oluyordu.

Sorun: şanzıman kulağında imiş. Ama onunki manuel idi at de var mı şanzıman kulağı bilmem.
+1
substituent
(21.12.25)
2009 Focus'ların benzinlisinde klasik otomatik, dizelinde ise CVT var diye kalmış aklımda. Dizel CVT ikilisi sanırım büyük bela. Öyleyse kolay gelsin.

Diskler kontrol edildi derken, fren diskleri mi kontrol edildi? Disklerden neyi anlatmaya çalıştığınız anlaşılmıyor ama sorunun fren disklerinden kaynaklanmadığını tahmin ediyorum.

Sorun şanzımandan ziyade ateşlemede olabilir mi? Buji ve ateşlemenin diğer elemanları kontrol edildi mi?
+1
10551037
(21.12.25)
Buji ve buji kabloları. Kesine yakın.

Şanzıman kulaklarından olsa ustayla bindiğinizde de olurdu. Ateşlemede sıkıntı var.
+1
antihero
(21.12.25)
@substitutent
Sürekli yapmıyor. O yüzden bana da düşük ihtimal gelmişti şanzıman kulağı.

@10551037
İlk sorduğum usta dedi ki fren disklerinden olabilir kontrol ettir falan. Bence anlamadı problemi. Hatta boşa rot balans a sokmuştum.
0
🌸benaslindayohum
(22.12.25)
"Arada bir yapıyor" dediğiniz ve yukarıdaki cevapları elediğiniz için "TCC (Torque Converter Clutch - Tork Konvertörü Kavraması) devresi takılı (lock-in) kalıyor olabilir" diyorum. Solenoid valf arızasıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.12.25)
(11)

İnternet sağlayıcı sorusu

aguen
Romalılar,Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gib
Romalılar,

Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?

5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.

Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gibi hiç olmamalı.
0
aguen
(15.12.25)
7 yıldır ttnet fiber kullanıyorum. bir kere kesinti oldu sadece.

altyapı ttnet ise diğer sağlayıcılar 100 mbpsden fazla veremeyebilir.
0
inheritance
(15.12.25)
Hepsini aradım sordum 1000 diyorlar
0
🌸aguen
(15.12.25)
taahhutsuz olanlardan ilerle.

turk.net, millenicom ve netspeed var. turk telekom altyapisini kullanan.

ben millenicom kullaniyorum memnunum.
0
nuevo
(15.12.25)
turk.net hiç önermem. kesinlikle muhatap bulamıyorsun. annemlerin interneti 4 gün boyunca yoktu asla telefonla kimseye ulaşamıyorsun. canlı destek var oraya yazıyorum 1'de yazdıysam 5'te cevap veriyolar tekrar yazıyorum 3 saat sonra cevap geliyor. ben bir şey yazıyorum onlar bambaşka bir şey söylüyor. YALAN SÖYLÜYORLAR. yok türk telekom kaynaklı zart zurt. sonra anlaşıldı ki modem kaynaklıymış 4. gün gelip modemi değiştirdiler.
biz de turk.net kullanıyorduk kopmalar çoktu. şu an oturduğumuz apartman çoğunluk superonline kullanıyor ama kopmalar olduğundan şikayet ediyorlar. ben ttnet kullanıyorum (pahalı) ama sadece 1 kere deprem olduğunda 2 saat koptu onun dışında 3 aydır hiç kopma yok.
0
matilda
(15.12.25)
çok uçuk fiyat farkı yoksa tt öneririm, diğerlerinin müşteri hizmetleri sıkıntılı.
0
duyuruuser
(15.12.25)
türk telekom
0
bravoteam
(15.12.25)
hocam kablonet'in kalitesinden memnunsanız (kaliteden kastım kopma, altyapısal sorunlar olmaması vs.) hız sınırımı 200'e çıkardılar (infinity 401 modem lazım ama, önceki modellere vermiyor). fiyat/performans olarak en iyisi kablonet bence ki ben tv de falan da kullandığım için daha iyi oluyor bana.
0
shadowfollower
(15.12.25)
tt altyapısını kullanan 50 tane iss vardır heralde.

ama popüler olarak türknet, netspeed, netgsm vs önerebilirim.
0
jelly bear
(15.12.25)
superonline, ttnet ve türknet kullanıyorum.

türkneti yeni iptal ettim çünkü 1000 mbit vermiyorlardı. ttnete geçtim.

türknet tech savvy olan kullanıcılar için sorun yaratmaz. ama en basit modem ayarını yapamayan kişiler için sıkıntılı bir müşteri temsilci sistemi var. not bırakınca birkaç saat sonra döndükleri de oluyor 15 dk sonra da. yoğunluğa bağlı. çok sorun yaşamadım ama istediğim hızı veremeyince çıktım. iptal olayı da oldukça basit eğer taahahüt imzalamadıysanız.

ttnet, 1000 mbit hızına geçtim. tam 1000 mbit veremiyor zaten veremeyeceğinde farkındayım. genelde %8-10 kayıp oluyor ethernette. yani 910-920 mbit alıyorum. bu kayıplar gayet normal. yaşadığım yerde birkaç kere akşam saatlerinde hızdan öte sayfaların açılışında bariz yavaşlama gördüm, sorunu dile getirdim, sonra bir daha olmadı. kendi routerınızı kullanmanıza izin veriyorlar. bu güzel birşey. verdikleri routerlar iyi değil. arıza olursa 1 gün sonra hemen geliyorlar (benim bölgemde en azından). 1000 mbite 50 mbit upload gibi komik bir hız veriyorlar.

superonline hem hizmet hem hız konusunda iyi. müşteri hizmetleri ve saha ekibi hızlı diyebilirim. 3-6 ayda bir hizmetten memnumusunuz diye kapımıza geliyorlardı en son.
+1
false pretension
(15.12.25)
8,5 sene boyunca Kablonet kullandım, 1 ay önce Türknet Gigafiber'e geçtim.

Kablonet'te neredeyse kesinti olmadı gibi bir şey, hizmet gerçekten iyiydi. Türknet'te bu seviyede bir kalite beklemiyordum ancak 1 ay boyunca hiç sorun yaşamadım. Farkındayım, 1 ay oldukça kısa bir süre ama deneyimim bu kadar ve gerçekten memnun kaldım.

Türknet dışında simetrik internet veren yok. Türknet simetrik gigabit veriyor ve bu fiyata günümüz şartlarında rüya gibi bir şey. Türknet Wifi 6 router veriyor. Evet detaylı ayar yapmak mümkün değil ama hızı ve sinyal gücü iyi. Gerçi ben Netmaster 401'den geçtiğim için bana her şey iyi gelir ama siz de aynı durumdasınız.

Türknet dışındaki fiber bağlantılarda 1000/50 gibi komik upload hızları veriliyor. Ancak Kablonet'in GPON altyapısındaysanız 1000/125 gibi hızlar alabiliyorsunuz.

@shadowfollower'ın dediğini ben de yaşadım, birkaç ay önce hızım 100 mbps'den 200 mbps'ye çıkarıldı. Docsis 3.0 altyapısında olanlara böyle bir güzellik yaptılar. TV ile birlikte Kablonet çok uyguna geliyor. Eğer bulunduğunuz yerde 200 Mbps varsa isterseniz bir de onu düşünün çünkü TT'ye geçerseniz aylık 1.000 TL civarında bir para ödeyeceksiniz. Kablonet'te kalırsanız gigabit hızınız olmayacak ama cebinizden yarı parası çıkacak ve bildiğiniz görece sorunsuz bir altyapıda kalmaya devam edeceksiniz.
0
10551037
(15.12.25)
Guncelleme olsun diye:

- Vodafone'u aradim. Hattim da vodafone oldugu icin bi tik uygun gibiydi. Telefonda guzel guzel konusurken magazada o kadar sark kurnazligi etmeye calistilar ki, hattimi da vodafone'dan cikariyorum. akpli degil diye duruyordum, dolandirmayan akpliyi dolandirici diger firmaya tercih ederim.

- Turkcell en uygunu duruyordu, kendi altyapilari olmadigi icin 700tl yerine 1200 tl oluyormus onlari da pas gectim.

- turk.net okay gibiydi ama kurulum ucreti vs daha pahaliya geliyordu.

- turk telekom'a 24 ay sozlesme yaptim. (12den sonrasini enforce edemiyorlar zaten yasal olarak), 800 liraya 1000/50, 24 saat icinde de gelip kurdular.
0
🌸aguen
(17.12.25)
(5)

Lvbel

yedigimiztavuk
Böyle bi kelime görüp duruyorum. Nasıl okuyacağımı şaşıyorum. Sanırım bir tür rapçi adı. Nasıl okunuyor? Dübel gibi lübel mi deniyor? Luvbel gibi mi? Ya da levebel mi? Siz nasıl okuyorsunuz?
Böyle bi kelime görüp duruyorum. Nasıl okuyacağımı şaşıyorum. Sanırım bir tür rapçi adı. Nasıl okunuyor? Dübel gibi lübel mi deniyor? Luvbel gibi mi? Ya da levebel mi? Siz nasıl okuyorsunuz?
0
yedigimiztavuk
(14.12.25)
Kelime aslinda label'dan geliyor, v ters a olarak dusunulmus, dolayisiyla leybil diye okunuyor
0
bosver nicki
(14.12.25)
Yazıldığı gibi okuyorum ancak araya -ı mutlaka giriyor: Lıvbel
0
10551037
(14.12.25)
Ben "levbel" diye okuyorum. Zaten "level"i de "level" diye okurum bin yıldır: "kaçıncı leveldesin?"
0
prole
(14.12.25)
Lebıl ce beş
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(14.12.25)
bende de aynısı olduğu için şaşırdım. u-v teamülünü bilseydi belki de kendine böyle bir nick seçmezdi - ancak kendisini ne düşünerek böyle bir nickname seçtiğini merak edecek kadar tanımak ve irdelemek istediğimi düşünmüyorum :)
-1
🌸yedigimiztavuk
(15.12.25)
(2)

YouTube uyku modu zamanlayıcısı

yurtsuz john
Mobilde video izlerken bu özellik vardı. İki üç aydır göremiyorum. Premium kullanıyorum. Telefonum android.Sorun nerede ben anlamadım?
Mobilde video izlerken bu özellik vardı. İki üç aydır göremiyorum. Premium kullanıyorum. Telefonum android.

Sorun nerede ben anlamadım?
0
yurtsuz john
(13.12.25)
Bahsettiğin özelliği bilmiyorum, android telefonları da bilmiyorum.
Ama aynıdır herhalde iphone’dakiyle.

Telefonun zamanlayıcısını kuruyorum, 15 dakika 20 saniye sonra alarm çalacakmış gibi. Alarm sesi seçilen yerde “Stop Playing” diye bir seçenek var. Böyleyece YouTube veya her ne çalıyorsa duruyor.
0
michael_knight
(14.12.25)
iPhone'da Premium kullanıyorum ve uyku modu zamanlayıcısı faal. Belki güncelleme gelmiştir ya da en basit çözüm, uygulamayı silip yeniden yüklemek gerekiyordur.
0
10551037
(14.12.25)
(3)

İnstagram sayfası güvenilirliliği?

mikahakkinen
Osman Müftüoğlu her gün bir çinli dayı paylaşıyor.https://www.instagram.com/reel/DSMhFymiCeY/?igsh=MTJmNG1yaGwzZDdqcA==Daha sonra sayfayı buldum, kaynak maynak yok kafasına göre yapmış. Yapay zeka kullanılmış.https://www.instagram.com/asyasifasi?igsh=NzVnbDh0ZGd1NzV1Koskosca profesör osman müftüoğlu
Osman Müftüoğlu her gün bir çinli dayı paylaşıyor.
www.instagram.com
Daha sonra sayfayı buldum, kaynak maynak yok kafasına göre yapmış. Yapay zeka kullanılmış.
www.instagram.com

Koskosca profesör osman müftüoğlu, süleyman demirelin doktoruyum falan diyor. Araştırmadan paylaşım yapıyor.
Doğruysa kaynak nedir?
0
mikahakkinen
(13.12.25)
emin olmamakla birlikte buyuk ihtimalle soylenenleri kendi bilgisiyle karsilastiriyor ve bunun sonucunda dogru veya yanlis yorumunda bulunuyor. ornegin sizin uzmanlik alaninizda bir sey soylense, siz de asagi yukari dogru mu yanlis mi oldugunu anlayabilirsiniz, hatta tecrubenize gore nokta atisi saptama yapabilirsiniz, ayrica arastirma yapmaniza gerek yok.

kaynak verme durumu ise bambaska bir konu. her ne kadar sosyal medya iceriklerinde de kaynak paylasilmasi taraftari olsam da cogu zaman gereksiz ve zaman kaybi oluyor cunku kaynaklari kimse okumuyor, dogrulamiyor, zaten fazlasiyla teknik konular, alandan olmayanlarin anlayabilecegi seyler degil. ayrica sosyal medyada insanlar kaynaktan ziyade kimin soyledigini daha cok dikkate aliyorlar.

bir de asya tibbi, bati tibbi gibi degil, bilginin kulturel ve sozlu yolla aktarildigi bir tip modeli. amaci tedavi etmek degil, onlemek, mumkunse semptomlari azaltmak. yani bati tibbi hastalik sonrasiyla ilgileniyorken asya tibbi oncesiyle ilgileniyor. bati tibbi sentetik ve teknolojik iken asya tibbi naturel. dolayisiyla olasi hatanin etkileri daha dusuk.
0
Sour
(13.12.25)
bildiğim kadarıyla osman müftüoğlu hekimler tarafından çok da ciddiye alınan bir figür değil zaten.
0
eileengray
(14.12.25)
An itibarıyla, 50 yaş ve üzerinde olan, yani internetle görece geç tanışmış olan neslin büyük kısmının sosyal medyayla ilişkisi çok sıkıntılı, hatta tehlikeli. Hiçbir süzgeçten geçirmeden doğrudan paylaşıyor olması bence gayet olası.
-1
10551037
(14.12.25)
(6)

Nasıl daha fazla hazır cevap olurum ?

kestane gürgen palamut
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
0
kestane gürgen palamut
(11.12.25)
Kötü arkadaş edin biraz.
-1
arbre
(11.12.25)
hazır cevaplık hızlı düşünme ve geniş kelime haznesi gerektirir. daha fazla okumak faydalı olabilir ama bir yere kadar. herkesin kafasında kırk tilki dolaşamaz.
+1
merhum
(11.12.25)
iyi arkadas edinin biraz.

surekli bir seylere cevap vermek, laf sokmak zorunda oldugunuz bir ortamdaysaniz hazir cevap olmak size fayda getirmez, psikolojik acidan insani yipratan bir ortamin parcasi olmus olursunuz. zaman kaybi, kalitesiz ve guven vadetmeyen iliskiler, arkadasliklar kurmak da cabasi.
+5
Sour
(11.12.25)
Benim de merak ettiğim bir konu. Öyle insanlara maruz kalıyoruz ki Nahif kalmanın hiçbir anlamı kalmıyor. Kendi adıma sonradan aklıma gelen cevaplara yanıyorum veya zamanında lafımı soyleyemedigim için o kişiye karşı içimdeki öfke bitmiyor. Durduk yere aklıma takılıyor.
Belki böyle bir dizi karakteri, YouTube da bir fenomen yani direkt örneklerle takip edileilecek içeriklere göz atılabilir. Hazir cevapliligi ile ünlü ünlülerin programları izlenebilir. Ben de denemeyi düşünüyorum.

Kitap olarak öneri de gelse ne güzel olurdu.
0
egerbiryolcu
(11.12.25)
Belli bir birikime sahip olmak gerekir. Bu birikim de ancak edebiyat, sinema, felsefe, tarih vs ile ilgilenmekle mümkün.

Mizah ve hiciv okumak yararlı olabilir. Muzaffer İzgü’yü tavsiye edebilirim.

Ekleme: Entelektüel birikim kadar önemli diğer unsuru eklemeyi unutmuşum. Hayatın içinde olun. Çalışın. Sosyoekonomik ve kültürel grupların mümkün olduğunca tümüyle iletişim halinde olun.
0
10551037
(12.12.25)
Bence sorun hazırcevap olmamanızda değil. Sonrasında olayları kafaya takmaya devam etmenizde. Zeka dolu cevaplar vermeye kasmayın. Kızın, küfredin, "uysa da k.dum, uymasa da k.dum" deyin yani... Sonrasını da umursamayın. Mesela benim bu yazdıklarıma zekice bir cevap aramayın. "S.tir git, fikrini kendine sakla!" deyin.

Olayları sonradan ölçüp, biçip, tartıp "tüh, keşke şöyle deseydim/yapsaydım" diyen insanlar pek huzurlu yaşayamıyorlar. Geçmişten sadece ders çıkarmak; geçmişe hayıflanmamak lazım...
0
yadigar
(12.12.25)
(10)

Araba gurmeleri toplanın , yardımınıza ihtiyacım var.

drako
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir. Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.

Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir.

Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
0
drako
(09.12.25)
Evli misiniz, çocuk var mı? Şehirde mi yaşıyorsunuz, taşrada mı? Yılda ortalama kaç km. yol yapıyorsunuz? Düz vites biliyor musunuz, yoksa sadece otomatik mi? Kullanım amacınız günlük şehir içi mi, daha çok uzun yol mu? Bütçe ve araç tipini yazmışsınız ama bu tip soruların yanıtları aslında daha belirleyici olur.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
@zaman ilac degil insanlar unutkan çok haklı. Bütçe söyleyip ardından sadece "Nissan micra vs. istemiyorum" diyen birine arabadan anlayan kimse yardımcı olamaz.

"Nissan micra vs. istemiyorum" bile hiçbir şey anlatmıyor. HB mi istenmiyor yoksa B segmenti mi istenmiyor o bile belli değil.
+2
10551037
(09.12.25)
daha fazla bilgiye ihtiyaç var +1.

önerim: megane sedan.
0
awlmi
(09.12.25)
Sukse istiyosan c200 eski model al.
0
die fetten jahre sind vorbei
(09.12.25)
arabalar hakkinda bisey bilmeyen insanlar japon almali.
honda./toyota, paran neye yetiyorsa artik..
0
cooperr
(09.12.25)
Kusura bakmayın haklısınız diğer detayları da belirteyim.

Araç şehir içinde kullanılacak günlük yapacağı yol 20 km civari. Düz vites istemiyoruz otomatik olacak araç da.

Evliyim , çocuk şuanlık yok ama ilerisi için düşünüyoruz.

Daha önceki aracımız 105 binde aldık 120 binde araç trafik kazası nedeniyle pert oldu. Kullandığımız araç egea 1.6 dizel multijet comforttu. 4 senede ortalama 15 bin km yol yapmisiz. Simdi biraz daha fazla olur ama herhalde 10 bini geçmez yıllık.
0
🌸drako
(09.12.25)
(bkz: Kia Stonic)
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
Tercihin su ise naçizane tavsiyem temiz bir Duster veya Suzuki Vitara bulman dört çeker olursa tabi daha iyi olur tadından yenmez.
0
krank milli
(09.12.25)
Asfalt yolda kullanmak için Duster ve Vitara bence mantıklı seçenekler değil. Sizin ihtiyacınız binek araba. İster bir HB, SW ya da sedan, ister bunların yükseltilmiş versiyonları olan bir crossover.

Model yılı belirtmediğiniz için mümkün olduğunca yeni ikinci el araba almak istediğinizi varsayıyorum. Bu bütçeyle alabileceğiniz yeni ikinci el arabalar yine Egea ve B segmenti HB'ler olacaktır. 1 milyon civarına Mazda 3 bulmanız mümkün, ancak nereden baksanız 7-8 yıllık arabalar ve Mazda Türkiye'den çekildiği için ileride ne yaparım diye düşünebilirsiniz ancak bu paraya iyi arabalardır.
0
10551037
(10.12.25)
Baktıklarımdan opel crosland, kia stonic vs. alabiliyorum.

Yine zorlarsam c3 aircross - c4 de olabiliyor.

Bunlar arasından neyi seçerdiniz?
0
🌸drako
(10.12.25)
(1)

düşük kalite tv sorunsalı

inannas jofn
24 inc boyutlarında bir tv alacağım. daha önce bu boyutlarda 2 kere philips ve büyük boyutlarda 2 kere samsung aldım.philips'lerin ikisininde paneli gitti 12k olan tv'ye 5k panel parası istiyorlar.samsung'larında kenarlarında beyaz bulutlanmalar oluştu.sizce yine görece iyi marka mı (lg vs.) denemel
24 inc boyutlarında bir tv alacağım. daha önce bu boyutlarda 2 kere philips ve büyük boyutlarda 2 kere samsung aldım.

philips'lerin ikisininde paneli gitti 12k olan tv'ye 5k panel parası istiyorlar.

samsung'larında kenarlarında beyaz bulutlanmalar oluştu.

sizce yine görece iyi marka mı (lg vs.) denemeliyim yoksa onvo axen çak gitsin mi? smart falan değil dümdüz bir tv alacağım. hdmi ile pc bağlayacağım. arada tv izlerim falan.
0
inannas jofn
(08.12.25)
LG, Samsung, Philips vs 24 inç televizyon üretiyorlar mı? Uzun yıllardır denk gelmedim ben. Bu ve benzeri büyük markalar genelde 32 inç'ten başlıyordu bundan 5-10 sene önce. Günümüzde 32 inç üretmiyor olabilirler dahi. Bu nedenle 24 inç'te ısrarcıysanız zaten geniş bir marka yelpazesi içinde karar veremeyeceksiniz.

24 inç almak istemenizin gerekçesi yer darlığı ya da izleme mesafenizin kısalığı mı? Böyle sorunlarınız yoksa Samsung'un 43 inç bir monitörü var, ona bakmanızı tavsiye ederim. Monitör olduğu için TRT bandrolü vs yok, bu nedenle fiyatı görece uygun. Siz akıllı istemiyorsunuz ama akıllı özellikleri de var. Basit bir soundbar/hoparlör ile canavar gibi iş görür. PC'de kullanacaksanız bence monitör almakta yarar var, yazılar vs monitörde daha iyi görünüyor ve film izlerken de bir sorun yaşamazsınız.
0
10551037
(09.12.25)
(12)

İstifçilik sendromu (hoarding disorder) sorunu hakkında yardım

10551037
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri aktaracağım. Uzun yazacağım, bu nedenle zaman ayıracak olanlara şimdiden teşekkür ederim. Uzun yazmamın nedeni ise, ben bir istifçilik sendromu olduğunu düşünmeme karşın başka ve benim düşünemediğim bir sorun da olabilir, belki benzeriyle karşılaşmış biri nokta atış teşhisi koyar.

Kendisi 60-70 yaşlarında. Muhtemelen 2-3 sene önce taşındı, daha eski değil. Ev sahibi değil, kiracı. Eşinin vefat ettiğini biliyorum (Bunu biraz sonra açacağım). Yeni taşındığı zaman eve ara sıra gelen bir beyefendi vardı, evime girip çıkarken ancak kendisi uzun zamandır yok, en azından hiç denk gelmedik. Bu beyefendinin de yaşı az değil, oğlu/yeğeni olması pek mümkün görünmüyor (Münasebetleri nedir hiçbir fikrim yok, zaten konu hanımefendinin özel hayatı da değil. Aralarında bir gönül birlikteliği, arkadaşlık ya da akrabalık değil de bir iş yapıyorlarmış izlenimi almıştım ilk başta ancak yanılmış olabilirim. Neyse, bu detayın çok bir önemi yok sanırım. Beyefendiyi şimdi görsem yüzünü hatırlamam, epeydir yok ortada ya da bana denk gelmedi). Bir kızı olabilir, bir kere evden çıkarken karşılaştık ve asansöre birlikte bindik. Kendisini sadece bir kere gördüm. Taşındıktan kısa süre sonra sokakta bir köpek buldu ve sahiplendi, sanırım dairesinde köpek ve kendisinden başka daimi yaşayan canlı yok (Umarım yoktur, kemirgen varsa vay halimize).

Dairesine hiç girmedim, kapısını da çalmadım. O da aynı şekilde. Haftada 1-2 kere karşılaşıyoruz ve selamlaşıyoruz. Hiçbir gerginlik yaşamadık. Saygılı bir insana benziyor, en azından bana karşı doğrudan bir saygısızlığı olmadığını açıkça söyleyebilirim.

Bizim katta 3 daire var. Benim dairem ortada. Bir uçta sorun yaşamadığım komşum, diğer uçta bu komşum komşum ve asansör mevcut. Asansör kapısıyla komşumun dairesinin kapısı yan yana.

Bu hanımefendi taşındığından bu yana bazı gariplikler gözlemliyorum.

1. Dairenin kapısı sık sık açık oluyor. Anadolu'da küçük ya da orta büyüklükte ve komşuluk ilişkilerinin sıkı olduğu bir apartmanda yaşasak bunu çok garipsemem ancak İstanbul Şişli'de 20 dairenin olduğu büyük denilebilecek ve komşuluk ilişkilerinin özellikle kiracılar arasında görece az olduğu bir apartmandayız. Ben iri sayılabilecek bir erkek olarak kapımı açık bırakmaya asla cesaret edemezken bu hanımefendinin kapısını bir alışkanlık olarak açık bırakması bana hiç normal gelmiyor. Hadi cesaret kısmını geçtim, bizim apartmana sıkça kedi girer. Özellikle garaj kapısından bolca kedi girer ve apartmanda dolaşırlar. Bunlar biraz yüzsüz arkadaşlar, eve de dalarlar, başıma geldi birkaç kere. Sadece kedi girmesi riski dahi kapımı kapalı tutmak için yeterli ki garaj denen yerde zaman zaman fare olması da bana garip gelmez.

2. Kapı bazen sonuna kadar açık, bazen de uzaktan bakıldığında kapalı olduğunu düşünülecek kadar örtülü oluyor. Kapı eskiden sonuna kadar açık olurdu, son zamanlarda açık olduğu zamanlarda ise hep örtülü. Kapı sonuna kadar açıkken ben, kardeşim ve annemin farklı zamanlarda gördüğümüz kadarıyla, antrede yığın halinde çeşitli ve bizce garip eşyalar vardı. Bazen kırpıntı denebilecek tekstil artığı kumaş parçaları (bizim sokakta bol miktarda ufak çaplı tekstil atölyeleri mevcut), bazen onlarca çift ayakkabı (buna tanık olduğumda dairenin antresinin ışığı kapalı olduğu için ayakkabıların eski mi yeni mi olduğunu göremedim, bir de dairenin içine dik dik bakmak istemediğim için anlık bakıp şaşırıp kafamı çevirdim.) bazen çok sayıda koli/paket (bunları gördüğüm zaman yukarıda bahsettiğim beyefendiye de denk geldim, bu paketleri birlikte satıyorlar diye düşünmüştüm), bazen kocaman bir çalışma masası ve kanepe (daire taş çatlasa 70 m2, yani küçük bir daire ve antrede kanepe var) gibi dairenin doğal dokusuna uymayan, sanki dışarıdan getirilmiş gibi duran, daireye sığması pek mümkün olmayan garip eşya kümeleriyle karşılaştık.

3. Şunu mutlaka söylemem lazım: Elinde az ya da çok fark etmez, ilk bakışta garip gelen eşyalarla daireye girdiğini görmedim ancak oldukça geç (geceyarısı 2, bazen 3) saatlerde zaman zaman asansörün bizim kata geldiğini ve komşumun kapısının açılıp kapandığını duyuyorum (Eğer gerçekten istifçiyse, 20 daireli büyük bir apartmanda elinde garip eşyalarla içeri girerken mümkün olduğunca dikkat çekmemek için bazı taktikler geliştirmiş olabilir ancak ben kendisinin istifçi olduğundan yeni yeni şüphelenmeye başladığım için giriş çıkış seslerini bu düşünceyle takip etmedim ve değerlendirmedim). Arada elinde bez torbalarla geldiği oluyor ancak bunların içinde ne olduğunu bilmiyorum.

4. Sokağa köpeğini gezdirmeye çıkıyor ancak yanında eski bir bebek arabası oluyor. Biraz korku filmi tadında olduğunun farkındayım ancak meraklı görünmemek ve garip durmamak adına cesaret edip de bebek arabasının içine bakmaya fırsatım olmadı, bu nedenle arabanın içinde bir şey olup olmadığını bilmiyorum.

5. Yakın zaman önce annem bendeydi. Annem evden çıkarken hanımefendiyle çıkarken karşılaşmışlar ve kısa bir sohbet yapmışlar. Hanımefendi anneme "Eşimin vefatından sonra böyle oldum." demiş. "Böyle oldum" lafına dair bir açıklama yapmamış, annem de sormamış.

Bu ilk 5 maddede beni rahatsız eden bir durum yoktu ancak yaklaşık 1,5 senedir beni rahatsız eden ve komşuluk denen kavram dikkate alındığında yaşanmaması gereken olaylar yaşanmaya başlandı.

6. Köpeği evde tek başına bırakıp dışarı çıkmaya başladı ve köpek hanımefendinin evde olmadığı saatler boyunca havladı. Bu durum birkaç gün boyunca devam etti. Sıkça evden çalıştığım için bu duruma ilk elden tanık oldum. Birkaç gün sabrettikten sonra hem köpeğe üzülmem hem de köpeğin gürültüsünün çalışma ortamımı bozması nedeniyle kapısına bir not yazarak köpeğin gün boyu havladığını belirterek köpeği evde tek başına bırakmamasını rica ettim. Bu durum bir daha tekrarlanmadı.

7. Yakın zaman önce zaten dar olan merdiven sahanlığına bir çalışma masası konuldu. Oturduğum katta 3 daire olduğu için bunu hangi komşumun yaptığından emin değilim ancak şüphelerim bu soruma konu olan komşuma yöneldi. Hemen aksiyon almak yerine bir süre beklemeye karar verdim. Aslında hemen aksiyon alsam yanlış bir şey yapmış olmazdım çünkü bu masa hem sahanlığı ciddi anlamda daraltıyordu, hem de benim kapımın dibine itilmiş vaziyetteydi. 3-4 gün bekledim. Masa yerinden kıpırdamadı. Yine doğrudan bir tartışmaya girmemek adına bu sefer apartmanın girişindeki panoya ve asansöre bir not yazarak masanın sahibinin masayı ortak alan olan apartman sahanlığından kaldırmasını rica ettim. Masa ertesi gün kaldırılmıştı.

(Bu noktada iki olay için de neden doğrudan konuşmak yerine not yazdığım sorulabilir. Bunun birkaç temel gerekçesi var: İlki, ben bekar bir erkeğim ve hanımefendi de en azından annem yaşında bir kadın. Akıl sağlığı/dengesi ve muhakemesi ne durumda olduğunu bilmediğim biriyle, hele erkek olarak bir kadına şikayetimi iletmeye cesaret edemedim çünkü nasıl tepki vereceğini bilmiyorum. İkincisi köpek olayında sesin nereden geldiği belliydi ancak masa olayında masayı kimin bıraktığından emin olmadığım için, kimin yaptığını bilmeden doğrudan şüphelendiğim komşuma gitmek doğru olmazdı. Bir gerekçe daha var, bunu 9 numaralı maddede açıklayacağım ve en önemli sorun da o zaten.)

8. Rahatsızlıklarımın arttığı ve artık komşuluk ilişkisi bakımından işin katlanılamaz hale gelmesinden korktuğum olayların başlangıcını anlatayım: 6-7 ay önce komşum kısa aralıklarla tavada birkaç kere balık kızarttı. Bu kızartmalar sırasında daire kapısı açıktı. 10 katlı apartmanın daracık sahanlığını korkunç bir balık kokusu kapladı. Ben balık severim, kızarmış balık kokusu bana pek koymaz ancak bu öylesine korkunç bir kızartmaydı ki asansörden inip dairemin kapısını açana kadar gerçekten perişan oldum. Bu kızartma fasıllarından birinde annem ve babam da bendeydi ve onlar da oldukça rahatsız oldular. Neyse ki kapımın etrafında güzel bir conta var ve bu conta kokuyu çok iyi izole ediyor. Balık kokusu dairemin içine hiç girmedi diyebilirim. Bu nedenle sadece apartman sahanlığında maruz kaldığımız kızarmış balık kokusuyla, yani görece düşük bir hasarla meseleyi atlattık.

9. En sıkıntılı konuyu sona sakladım. Komşum yaklaşık son 6 aydır dairesinin kapısını sonuna kadar örterek açık bırakıyor. Kapı örtülü olduğu için içeride ne var ne yok bilmiyorum ancak sorun şu: Daireden gerçekten kesif ve kötü bir koku geliyor. Komşumun kapısıyla asansör yan yana. Asansörü çağırdığım zaman, eğer kapı açıksa asansörün kapısının önünde beklemek imkansız, öyle kesif bir koku geliyor. Bu durumda birkaç adım geri atıp, asansör ve komşumun kapısından 2-3 metre uzaklaşıp, asansör kata geldiğinde burnumu kapatıp hızlıca asansöre binmek zorunda kalıyorum (Ne yazık ki, ben de kokuya karşı fazla hassasım hoşlanmadığım kokular beni herhangi bir insana göre çok daha büyük bir hızla kusma seviyesine getiriyor). Bu arada, bu koku öyle ölü hayvan kokusu falan değil, ondan neredeyse eminim. Nasıl bir koku derseniz elbette tarif etmesi zor ama muhtemelen çok uzun süre temizlenmeyen bir ev, içindeki çok sayıda gereksiz (hatta belki de çöpten toplanan) eşya ve evde yaşayan köpeğin kendi kokusundan oluşan, bilmediğim başka şeylerin de kokusunun eklendiği ve kronikleşen bir kokudan bahsedilebilir sanki (Bu arada hep aynı kokudan bahsediyorum. 1 hafta önce başka 2 hafta önce daha başka bugün başka bir koku değil). Buraya kadar yazdıklarım doğrudan bir istifçilik sorununu tek başına ispatlamasa da özellikle koku meselesi bana istifçilik ya da benzeri bir sorun olduğunu düşündürüyor. Bu koku meselesi komşumun kapısını çalmamam için en önemli gerekçe çünkü o koku beni en fazla 15 saniye içinde kusma noktasına getirir.

Şimdi gelelim benim derdime, sınırlarıma ve olası (ya da olamayacak) çözüm önerisi taleplerime:

Sorunlar:

1. Komşumun evinde ne yaptığı beni rahatsız etmediği ve komşuluk nezaketinin dışına çıkmadığı sürece umrumda değil. Beni ilgilendirmez. Ancak gerçekten istifçiyse bazı riskler var tüm apartman için. Bunların en önemlisi yangın. Okuduklarıma göre yangın riski denen istifçilik sendromundan muzdarip insanların evlerinde (çöp ev) herhangi bir eve göre çok daha yüksek ve bu durum oldukça riskli.

2. Elektrik ve su tesisatında çıkabilecek olası sorunlar: Buna dair çok yeni bir haber yapılmış, çok tatsız tecrübeler mevcut: www.milliyet.com.tr

3. Koku. Şimdilik komşumun dairesinin kapısı kapalı olduğu sürece neredeyse sorun yok (hafif bir koku geliyor ama katlanılamayacak gibi değil) ancak kapı açıkken gelen koku, menzili şimdilik düşük olsa da etkisi yıkıcı.

Olası çözümler ve sınırlar

1. Dava yolu ile tahliye etmek: Hukuken mümkün ancak son derece zor. Ayrıca sağlayacağı yarar da son derece düşük çünkü dava oldukça uzun süreceği gibi, ben de kiracı olduğum için yarın bir gün bu evden taşınma olasılığım var. Kendim bir avukat olarak, bu sorunun mevcut yargı düzeni içinde çözülmesini pek mümkün görmüyorum. Ha dava kazanılır ama o kadar uzun sürer ki davayı kazandığımıza değmez. Hele şu ekonomik şartlarda koku en azından sadece beni, belki bir de bulunduğumuz kattaki diğer komşumu rahatsız ederken, diğer dairelerin bu durumdan haberi bile yokken böyle bir hukuki mücadeleye girişecek enerji ve para ayıracaklarını hiç düşünmüyorum. Bu seçeneği doğrudan eledim.

2. Konuşmak: Kendisiyle konuşmak yararsız olacaktır. Bu insanlar gerçekten psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyuyorlar ve bu desteği benim sağlamam mümkün değil. Hanımefendinin adını bile bilmiyorum. Zilde yazmıyor. Yeni taşındığında gelen bir beyefendiden bahsetmiştim, aylardır görmedim. Kızı olduğunu düşündüğüm bir kadın vardı, onu da aylardır görmedim. Bu seçenek de çıkmaz sokak.

3. Konuyu apartman yöneticisine götürmek: Yöneticimizi çok az tanıyorum ve kendisi bu topa girecek biri değil. Hoş, yönetici ben olsam ben de tek başıma bu topa girmezdim. Bu konunun apartman içinde konuşulması ve yöneticiye bu konuda kat maliklerinin desteğinin verileceğinin söylenmesi için kat maliklerini toplantıya çağırmak gerekir ancak bu toplantıdan çıkacak sonuç da en iyi ihtimalde yargı yoluna başvurmak olacaktır, bu yol yukarıda anlattığım gerekçelerle çıkmaz sokak. Kaldı ki kat malikleri de yumurta kapıya dayanmadıkça harekete geçmeyecektir.

Bu konuda biraz okuma yaptım, bazı ufak araştırma/belgeselimsi videoları ve psikiyatri uzmanlarının yorumlarını izledim. Biraz da haber okudum. Durum sıkıntılı, böylesine bir sorunu çözebilen bir komşuya rastlamadım. Tüm haberlerde bir lanet etme ve isyan mevcut.

Sorum şu: Böyle bir durum yaşayan kimse var mı? Varsa, ne gibi yöntemler izlediler? Bu yöntemler neler oldu, başarılı ve başarısız yöntemleri benimle paylaşır mısınız?
-9
10551037
(05.12.25)
bi önceki yaşadığımız apartmanın en alt katında böyle bi hoarder vardı şüpheye yer bırakmayacak şekilde. çöpe bişey atardık, eski eşya vs. giderdi alırdı 5 dk içinde. Sokaktan görünüyordu dairenin içi, yürümeye yer kalmayacak şekilde doluydu. Orda yaşadığımız süre boyunca korktum o daireden çünkü yangın tehlikesi de oluşturuyormuş bu hoarding olayı.
apartman grubundan çıkmayı unutmuşuz, geçen bir mesajlaşma oldu o dairenin içinin boşaltıldığıyla ilgili, taşınma gibi değil de çöplerin çıkarılması.
Yangın tehlikesi olmasından hareketle acaba belediye aranabilir mi?
0
turk kizi
(05.12.25)
Neden eksi vermişler onu anlamadım. Çok ilginç bir durum bence. Üstelik yangın ve istifçilik bağlantısı aydınlanma yaşatti. Yeni bir şey öğrendim. Çözüm için o kokudan yola çikilarak apartman sakinleriyle yöneticiye danisilamaz mi acaba. Yazı uzun olduğu için gözden kaçırmış olabilirim üç daire sanırım kalabalık bir apartman değilse sizden başka şikayetçi olan yoksa onu bilemedim. Ama bir kişi bile varsa ortak hareket edilebilir belki.
0
egerbiryolcu
(05.12.25)
belediyeye şikayet et.

uzun uzun ve düzenli tertipli yazmışsın. helal olsun bro.
+1
gabe h coud
(05.12.25)
Ben olsam önce apartman yönetimine sorarım, buradan kokular geliyor, komşunun garip garip huyları var, iti de sürekli havlıyor derdim. Bence yöneticilerde o dairede oturan kişiyle ilgilenen kimsenin telefonu da vardır, şikayeti ona iletirler. Baktım ilgilenen yok, direkt belediye melediye neresi yetkiliyse gider şikayet ederim.
0
lamborcini
(05.12.25)
Komşu istifçi sen obsesif ters denk gelmişsiniz.
+3
mikahakkinen
(05.12.25)
Avukat olduğunu söylediğin için daha iyi bilirsin ama elinde somut bir delil var mı? Bana bunların hepsi şüphelere dayanan tahminler gibi geldi. Mesela hiç bir bahaneyle kapısını çalıp bir şey ikram ettiniz mi eve göz ucuyla bakabilmek için? Yani elinizde bu durumu ispat edebileceğiniz net bir şey var mı?

Onun dışında o pis koku hemen hemen her yaşlının evinden gelen bir şey. Benim alt komşum da 90larında olduğunu tahmin ettiğim bir hanım, yanlız yaşıyor ama her kapıyı açtığında burun yakan bi rutubet kokusu yayılıyor evden. Onun bir altında da 80lerinde olduğunu düşündüğüm bir bey yaşıyor onun evden de benzeri ama daha hafif bir rutubet kokusu geliyor (+ yasal dozda olduğunu düşündüğüm kenevir kokusu ama bu konu dışı :D).

60-70 arası henüz tam anlamıyla yaşlı kategorisi sayılmaz bana göre ama yaş giderek ilerledikçe genel anlamda bir biriktirme hobisi gelişiyor çoğu insanda. Bazen eskiye özlem, bazen vefat eden yakınlarını yanlarında hissetmek için, bazen de çoluğu çocuğu torunu annesinin/anneannesinin evlerini depo gibi kullanmasından ötürü eşya birikimi olabiliyor.

Şüpheleriniz mantıklı ama somut bir şey var mı elinizde şikayet ettiğinizde gösterebileceiniz?

Ben de öncelikle apartman yönetimine durumu bildirip toplantı yoluna gidilip başkaları da bu şekilde şüphe etmiş mi ne yapılabilir diye tartışma ortamının yaratılmasını daha mantıklı buluyorum ilk adım olarak.
0
truf
(05.12.25)
@turk kizi: Bir arkadaşım belediyenin müdahale ettiğine dair daha detaylı bilgi verdi, belediyeyle görüşeceğim.

@egerbiryolcu: Apartman kalabalık, 20 daire var. Eksi verenlerin neden eksi verdiklerini ben de bilmiyorum, gelip delikanlı gibi açıklama yaparlarsa anlarız. "Rezalet puanı" denen eşikleri yüksek olabilir, gelen koku bu kadar uzun soru sormaya değmez diye düşündüler herhalde, en azından aklıma gelen ilk şey bu oldu.

@gabe h coud: Rica ederim. Belediye önerisi yoğunlaşıyor, görüşeceğim.

@lamborcini: Yönetici durumun farkındadır, farkında olmak zorunda çünkü kendisi her ay aidat topluyor. Kapıyı her çaldığında evden gelen kokuyu almaması imkansız. Ancak aidatı havale vs yoluyla komşumun bir yakını ödüyorsa durumdan haberi olmayabilir.

@mikahakkinen: Obsesyon nedeniyle hiçbir şey yapamaz hale gelen birini ve tedavi sürecini yakından gördüm. Herkesin bazı sorunları elbette var ancak obsesyondan bahsedilmesi için bu obsesyonun kişinin günlük hayatına zarar vermesi gerekir. Kendimin ve etrafımdakilerin görebildiği kadarıyla bende günlük hayatıma zarar veren bir obsesyon yok. Kaldı ki davulun sesi uzaktan hoş geliyor, kapısından gelen kokuyu alsan ondan sonra anlarsın ben mi obsesifim yoksa burada sıkıntılı bir durum mu var.

@truf: Yaşım ve hayat tecrübem gereği bu kokunun öyle her yaşlının evinden gelmediğini kolayca bilebilecek konumdayım. Bizim de yaşlı akrabalarımız ve eşimiz dostumuz var ve evden gelen koku, herhangi bir koku değil. Hele öyle herhangi bir rutubet kokusu falan hiç değil. Evine gidip bir şey ikram edebilmem söz konusu değil çünkü o kokuya ben dayanamam. Yakın zaman önce bu kokuya benim tarafımdan tanık olan başka kişiler de oldu ve kokunun dayanılır gibi olmadığı hususunda oybirliği ile hemfikiriz. Elimde kokudan başka somut bir veri yok ancak hanımefendinin taşındığı sürenin başından itibaren gözlemlediğim hususlar bir anomali olduğunu ortaya koyuyor, bunu da sorumda detaylı bir şekilde ifade ettim. Derdim de sadece evin temizlenmesi ya da son kertede komşumun tahliye edilmesi değil çünkü bunlar yapılsa dahi sorun çözülmüyor, sadece öteleniyor ve başkalarının sırtına yükleniyor.
0
🌸10551037
(05.12.25)
Önce yönetimle konusun. Ardindan durumu belediyeye bildirin. Belediyelerin psikososyal destek birimleri vs de var. Yardimci olabileceklerini tahmin ediyorum.
Ayrica yazi diliniz cok akici, hikaye okuyormusum gibi akti okurken. Tebrikler.
0
chihirovekohaku
(05.12.25)
Alakasız anlatımınız çok hoşuma gitti, rodingot vs gibi kelimeler de olsa hiç şüphe etmeden bu metnin bir dostoyevski romanından alıntı olduğuna ikna olabilirdim :) onun için artı oy verdim;

Yalnız millet niye bu kadar eksilemiş anlamadım. Hasta bu insanlar :))
-2
makbur
(05.12.25)
@chihirovekohaku: Teşekkürler. Belediye ile görüştüm biraz önce. Düşündüğüm gibi sorunu tamamen çözemiyorlar (öyle bir beklentim de yoktu elbette) ancak beklentimin aksine, olumlu yönde daha fazla adım atabiliyorlarmış. Ben açıkçası belediyenin de hiçbir şey yapmayacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Başvuru halinde evdeki çöpleri atıyorlarmış ancak temizlik yapmıyorlarmış. Temizlik yapılmaması ne yazık ki son derece anlaşılır, öyle bir temizlik için ciddi emek/saat tahsis edilecek ancak o ev en kısa sürede eski haline geri gelecek. Belediyede bu işi ben yönetsem, ben de temizlik işine girmezdim sanırım.

@makbur: Teşekkürler. Rus edebiyatının vazgeçilmesi olan kavram ve sözcükleri de kullanabilirim ancak sorunu son derece basit ve duygulardan arınmış bir şekilde anlatmama karşın sessiz bir tepki alıyorum. Biraz daha edebi bir tarafa kaysam buradaki Tiktok insanları muhtemelen uzun yazı zehirlenmesi geçirir, tedavi olarak aralıksız 5 gün Tiktok, Reels ve Shorts izlemek zorunda kalırlar ancak yine de kalıcı hasar riski devam eder :)

Eksi verenler azıcık delikanlıysa neden eksi verdiklerini yazsınlar. Ciddi bir şey yazıyorlarsa, ben bu yazıda bir hata yaptıysam açıkça söylesinler ben de üzerinde düşüneyim hatalıysam hatamı kabul edeyim. Yok, buna bile zaman ayırmaya değmeyecek bir durum varsa uğraşmasınlar beni engellesinler. Bu soru nedeniyle beni kimse engellememiş, önceden engelleyen sadece 1 kişi vardı ve engelleyen sayısı artmamış. Eksileyenlerin kim olduklarını bilsem, bu teklifim üzerine makul bir süre içinde (mesela 1 hafta) eleştirilerini bana iletmemeleri halinde hepsini engellerim ama kim olduklarını bilmiyorum.
+1
🌸10551037
(05.12.25)
Belediye durduk yere müdahale edemez. Babamın hâlâ yaşadığı apartmanda cidden çöp eve dönüşmüş bir daire var. Apartman yönetiminin topladığı imzalarla belediyeye şikâyet edildi, belediyeden görevliler gelip "şikâyet var, böyle yapma" dediler ama sadece ortak alandaki eşyalara (apartman eskiden sobalıydı, bodrum katta bir koridor boyunca her dairenin depo olarak kullandığı kömürlükler ve bu koridorda kadının saçma saçma eşyaları vardı) müdahale yetkileri var. Tekrar tekrar şikâyet edildikten sonra (yanılmıyorsam belediye tarafından) dava açıldı, dava biraz sürdü, dava sonuçlandıktan sonra belediye ekipleri daireyi boşaltmaya geldiler. Ama öncesinde "şu tarihte geleceğiz" diye bildirim gönderdikleri için kadın o sırada kendince kıymetli bulduğu şeyleri evden çıkarıp bir yerlere tıktı. Evden kamyonlarca çöp çıkmasına rağmen kısa zamanda yine doldurmuş diyordu diğer komşular.

Hastalığı çeken için de çok zor, böyle biriyle komşu olmak da çok zor. Kolay gelsin. Bence yöneticiyle görüşüp öyle ilerleyin, "o toplara girecek biri değil" diye bir şey yok, yöneticinin ilgilenmesi gereken bir konu nihayetinde.
+2
kobuzchu kiz
(05.12.25)
Halk sagligi sorunu degil mi sonucta.. belediyeye basvur bence ya da kaymakamlik. Hastalik yayilmasindan korktugunu soyle

Muge anlida boyle evleri belediue ekipleri temizliyor :))) mudahale ediliyor
0
üğpoıuy
(19.01.26)
(2)

Eşime tenis raketi seçmek?

mirty
Selamlar,Tenise çok yabancıyım ancak eşim seviyor. Ona güzel bir raket hediye etmek istiyorum ama neye göre seçmem gerekli tecrübeli kişiler cevaplarsa sevinirim.
Selamlar,

Tenise çok yabancıyım ancak eşim seviyor. Ona güzel bir raket hediye etmek istiyorum ama neye göre seçmem gerekli tecrübeli kişiler cevaplarsa sevinirim.
0
mirty
(05.12.25)
Çok uzun süre boyunca olmasa da tenis oynadım. Raket çok kişisel bir şey ve tenisle ilgisi olmayan birinin hediye raket alması bence iyi bir fikir değil. Raket, kullanacak kişice ele alınarak ve denenerek satın alınmalı. Yerinizde olsam beğendiği raketi bir şekilde öğrenir (bunun için tenis partnerleriyle işbirliği yapmanız zorunlu) ve onu alırdım. Bunu yapamıyorsam daha az kişisel olan aksesuarlara (raket çantası, top, şort, tişört, titreşim önleyici, overgrip vs) yönelirdim.
+2
10551037
(05.12.25)
10551037 +1
Benim raketim çok iyi bir raketti mesela iyi bir paraya almıştım kaliteliydi çok memnundum ama arkadaşım kendi bir tık daha düşük kaliteli raketiyle daha iyi oynuyordu, benimkinde rahat edemiyordu.
Raket çok kişisel sürpriz olarak alınacak bir hediye değil bence.
Aksesuar olabilir belki tenis ayakkabısı giysisi şapkası vs güzel olabilir çantaya da +1 güzel hediye olabilir.
Bana kaliteli güzel tenis topu hediye edilse çok sevinirdim.
0
mutekebbir
(05.12.25)
(5)

süper lig maçlarını izlemek

kibritsuyu
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taa
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.

bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taahhütsüz kontratsız. akıllı cihaza uygulamayı yükleyip internetten izliyorsun. ama öyle paketler var ki, bütün süper lig maçları, formula 1, premier lig, basketbol süper lig, bilmemne. ya istemem onları. o zaman tuttuğun takımın maçları olan var ama onda f1 yok. f1 paketi var, maç yok. sadece tuttuğum takım + f1 diye bir paket yok.

digiturk var, onda da benzer paketler. hatta istediğim şey bunda var, kendi takımımın maçları + f1. ama buna anten , kurulum, cihaz falan gerekiyor galiba, hem de taahhütlü maahhütlü. o yüzden fiyatı da yüksek.

bir de yine digiturk kutusuz seçeneği var, fiyatı daha uygun, yine taahütlü. ama kutusuzu anlamadım. nereye girip nasıl izleyeceğiz?

çatıda 90 cm çanak var, türksat'a bakıyor ve standart uydu kanallarını çekiyor. çanaktan televizyona gelen uydu kablosu ve televizyonda dahili uydu alıcısı var. kanal listesinde yanında kilit işareti olan beinsports kanalları var, şifreli ve açılmıyor. tahminim odur ki kutusuz seçeneğine abone olursam seçersem bir şey verecekler ve o kanalı açabileceğim.

nasıl oluyor? ve sizce ne seçmeliyim? ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(29.11.25)
Conax modül diye bir zimbirti var digiturk kartını tv'ye veya uydu alicisina takiyorsunuz ve üye oldugunuz digiturk kanalları çalışıyor.

Bende de mesela kablo tv için olanı var. Kablo tv kutusu ayrı kumanda vs olacağına, tv'ye takiyorunuz bu kartları conax modül ile ve TV'nin kendi kumandası ile tv içinden izliyorsunuz.
+1
makbur
(29.11.25)
Conax modülüm var, teledünya ile kullanıyordum, abonelik sona erince kartı iade ettim, modül duruyor.

Kart verecekleri hiç aklıma gelmemişti.
0
🌸kibritsuyu
(29.11.25)
Karanlık tarafa (IPTV) geçmeyi düşünebilirsiniz.

Geçen aldım, 1 yıllık abonelik için 35 Euro verdim. Çatır çatır çalışıyor. Müşteri hizmetleri dahi var Telegram üzerinden servis veren.

Tabi kurumsal bir şey beklemeyin ama her şeye ayrı para vermekten bıkanlar için iyi çözüm.

Kimse “korsana para veriyorsun para hırsıza gidiyor” falan demesin zira dev sermaye öylesine açgözlü ki her şeye ayrı para istemekle kalmıyor, sürekli daha fazlasını istiyor. Beden, el ve fikir emeğime saygım sonsuz ama korsana gitmeyince asıl emekçiler değil, sermaye kazanıyor.

Bence düşünmeye değer.
0
10551037
(29.11.25)
fenerbahçe paketi aldın mı sporun yıldızı paketide hediye ilk başvuruda 500 700 arası fiyat çıkarıyorlar. beinconnectte hediyesi. boş ver modül cart curt. yasal yapın şu işleri.

kutusuz da beinconnect veya todd üyeliği var. uygulamayı smart tvye indirip izliyorsun.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
Modül zaten yasal bir şey. Digiturk'e üye olunca kutu ve kutuya takılan bir şifre çözücü kart veriyorlar. Kutu istemezsen kartı doğrudan televizyona takabileceğin bir modül var, onunla doğrudan televizyona takıyorsun. Yasal yani, sadece kutuyu aradan çıkarıyor, onun yerine televizyonun dahili uydu alıcısını kullanıyor.

Tod tv taraftar paketi aldım, f1 zaten haftaya son, mart'a kadar tatil. Şimdi almamın bir anlamı yok.

uygulama çökmesi, internet çekmemesi, kesilmesi, yayının gecikmesi (aşağıdaki cafe'den goaaaoaaool diye bağırtı geliyor, benim ekranda daha orta sahada top oynanıyor, internetten izlerken spoiler'ı yiyorsun) gibi sıkıntılar yaşamamak için akıllı cihaza uygulama kurarak kullanmak yerine uydudan sinyal alıp şifresini çözdürmeyi tercih ederim. bunu yaparken de ayrı bir kutuyla kumandayla değil, televizyonun dahili imkanlarıyla yapmayı isterim. o yüzden eğer böyle bir yol varsa aldığım üyeliğin bitiminde onu değerlendirmek isterim.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.25)
(14)

Gerçekçi bi dizi arıyorum. Hayatta olan biteni anlatan.

luluki
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.
Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.
Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
0
luluki
(29.11.25)
İlk aklıma gelen ‘this is us’ oldu.
+2
pop art
(29.11.25)
this is us +1
virgin river küçük bir kasabada herkesin birbirini tanıdığı bir yerde geçiyor ama ufaktan pembe dizi gibi de.
shrinking olabilir belki ama o da psikologlara realist gelmiyordur :D
ted lasso'nun eh yok artık dedirten tarafları var ama insan ilişkilerini gerçekçi yansıttığını düşünüyorum dizinin.
0
black holes in the sky
(29.11.25)
When They See Us
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Line of duty
0
mikahakkinen
(29.11.25)
the bear
0
eileengray
(29.11.25)
mymister
0
Rondak
(29.11.25)
Üvey Baba
+4
yurtsuz john
(29.11.25)
eskilerden baba evi süper baba

bazı yerleri kurmaca ama gerçek hayata çok da uzak değil ekmek teknesi

ikinci bahar'ı söylemişsiniz zaten
0
exlibris
(29.11.25)
Sopranos
The Wire
Better Call Saul

Üçünü de izledim. Hepsi birbirinden gerçekçi diziler. Bu dizilerde olan olayların son derece benzerlerini kimi zaman bizzat yaşadım, kimi zaman sözüne itibar ettiğim insanlardan dinledim. Üç dizideki karakterlere son derece benzeyen insanlarla tanıştım, iş yaptım.
0
10551037
(29.11.25)
çernobil
+1
hold the door
(29.11.25)
Northern exposure.
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Narcos. Evet narcos serileri. Gayet de gerçek yaşamla aynı şeyler. Dizinin tadı da buradan geliyor.
0
ground
(30.11.25)
Six feet under
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1) borgen - danimarkali politikacilarin hayatlari, mutevazi bir yasam.
2) downton abbey - ingiliz soylularinin hayatlari, gundelik yasamlari, sorunlari.
3) ricky gervais'in after life'i - karisini kaybeden bir adamin gundelik hayati.
4) skam - norvecli ergenlerin hayatlari, cok az aksiyon var ama partiledikleri icin, aykiri bir sey yok.
0
Sour
(02.12.25)
(6)

Dr Martens kullananlara bir soru

Amaranta ursula
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz. Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünya
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,

Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz.

Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünyanın en rahat ayakkabısı olma iddiasını vaadediyor. Sahiden de öyle mi? Evladiyelik mi cidden? Kullanan arkadaşlar ne düşünüyor acaba?

Cevaplar için çok teşekkürler şimdiden, tatlı rüyalar.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
iyi ayakkabi almak istiyorsan iyi degil onu soyleyeyim. ama tasarimi hosuna gitmisse alabilirsin.

bot bekleme ama. sneaker gibi uretilen bir ayakkabi. sadece goruntusu bot, performansi degil.
+1
antikadimag
(29.11.25)
Sorduğunuz ayakkabı özelinde fikrim yok ama bence bu tür bir üründe iki güzelliğin bir arada olması zor. Hush puppies bir botum vardı, en ufak şekil değişimine uğramaksızın aralıklarla 20 yıl kadar giydim. Ama bu dayanım ve form bütünlüğünü sağladığı için sanırım, külçe gibi ağır ve rahatsızdı.
0
lil siztah
(29.11.25)
Youtube'da takip ettiğim birisi var, ikinci el deri ürünler alıp temizliyor. Tam almayı düşündüğünüz ayakkabıyı nasıl rahat hale getirdiğine dair bir video paylaştı. İngilizce olması sorun olmayacaksa:

www.youtube.com

Belki ilginizi çeker/fikir verir?
0
peki madem
(29.11.25)
Fazla yürüyenlere uygun ayakkabı değil. Evden işe arabayla gidip geliyorsan alınabilir. Sert ve ağır bir ayakkabı
0
michael harddd
(29.11.25)
Yapısı ve tasarımı gereği rahat olması mümkün değil. Rahatlık aranıyorsa Camper ve Ecco ile benzerlerine bakmak lazım.

Ben de 1460 modelini beğeniyorum ancak hem rahatsız hem de gerçek anlamda kışlık modeli yok gibi bir şey.
0
10551037
(29.11.25)
yazın Amerika da 100 dolar civarındaydı.
0
jamswety
(30.11.25)
(4)

Et Beni soruları

makbur
Kafamda ve koltuk altında beyaz zararsız 2 adet cikinti şeklinde ben var.1- kafamdakini aldırmak için saçları kazıtayim mi? (Saçlarım Kıvırcık ve cok gür "ben" gözükmüyor, saçları aralasan bile zor ulaşılıyor)2- allianz yatarak sigortam var. Bankodaki kız "küçük müdahale teminati" ile ücretsiz olur
Kafamda ve koltuk altında beyaz zararsız 2 adet cikinti şeklinde ben var.

1- kafamdakini aldırmak için saçları kazıtayim mi? (Saçlarım Kıvırcık ve cok gür "ben" gözükmüyor, saçları aralasan bile zor ulaşılıyor)

2- allianz yatarak sigortam var. Bankodaki kız "küçük müdahale teminati" ile ücretsiz olur dedi. Sigortacımı aradım sordum o da şunu dedi "estetik kaygı ile değil de doktor herhangi bir sağlık sorunu belirtirse bu kapsama girer"

Ancak Bu iki ben Estetik kaygı disinda beni Rahatsız ediyor, kafadaki yüzünden saç traşı düzgün olamıyorum koltukalti yüzünden bir şey giyip çıkarırken ekstra dikkat ediyorum. Doktora böyle bu şekilde sorsam "etik" olarak yanlış bir şey mi yaparım? (Yani sanki estetik kaygı olan bir şeyi sırf sigortaya odetmek için doktoru da zorlamak gibi)

Teşekkürler.
0
makbur
(28.11.25)
Siz hastasınız derdinizi anlatmak sizin işiniz. Bunun sağlık mı estetik mi olduğu ile ilgili ayrımı yapacak olan doktor. Manipüle ediyomuş gibi görünmek istemiyosanız doktora açıkça söyleyin sigorta durumu böyle böyle diye. Zorlamış olmazsınız. Yine kararı verecek o. Ayrıca doktorlar sağlık sisteminin içinde yaşıyorlar bunları senden benden iyi bilirler ve kendisinin bu durumlarda izlediği bir yol vardır zaten.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
zaten çoğu doktor durumu sigortanın kabul edeceği şekilde ayarlıyor, sigorta şirketleri anasının gözü olduğu için. doktora açık olun doktorlar buna oldukça alışık ona göre tanı yazsınki sigorta karşılasın, mesela sallıyorum kaşıntı yapıyor kaşımaktan yara yapıyor bu tanı için kapayıcı bişey olabilir doktor bilir ne yazacağını sigortanın karşılaması için.
hiç kafanıza takmayın...
+1
eja
(28.11.25)
Çok büyük olasılıkla kötü huylu benler değillerdir ama ben de yakın zaman önce hem kafamdan lipoma çenemden et beni aldırdım ve ikisi de biyopsiye gitti. Alınan parçalar biyopsiye gideceği için, gitmeden önce doğrudan bunların zararsız ve estetik amaçlı olduğunu düşünmek doğru değil. Bu nedenle bence sigorta bakımından kaygınız yersiz, mümkünse geciktirmeden ikisini de aldırın.

Bu günler bu tip işlemler için uygun, ben yazın en sıcak günlerinde yaptırmıştım ve doktor 3 gün duş yapmayacaksın demişti. İlk gün koktuktan sonra ikinci gün duş yapmak zorunda kalmıştım.
+1
10551037
(28.11.25)
İkisini de allianz (yatarak) karşıladı.

Koltukaltinda olan derinin uzantısı gibiydi, onu lehim makinası gibi bir şeyle bildiğin yakarak kopardı :)

Kafamda kulak arkasında olana lokal anestezi iğne vurdu keserek aldı, dikiş de attı. (Aslında minik bir şeydi ve saçlardan hiç gozukmuyordu)

Toplam 12 bin lira ödemiş allianz bugün mesaj geldi.
0
🌸makbur
(10.12.25)
(2)

epson l3210 yazıcı alınır mı?

istististist
5 bin liralık bir fiyat etiketi var. yazıcılar konusunda bilgisi olan arkadaşlar önerir mi? ya da başka bir tavsiyeniz olur mu?
5 bin liralık bir fiyat etiketi var.

yazıcılar konusunda bilgisi olan arkadaşlar önerir mi?

ya da başka bir tavsiyeniz olur mu?
0
istististist
(27.11.25)
@wayfarer;

teşekkür ederim yanıt için.

wifi'li versiyonuna bir bakayım ben o zaman.

epson l serisi dışında tavsiye edeceğiniz başka bir yazıcı var mı acaba?
0
🌸istististist
(27.11.25)
Bende Xerox 3025 lazer yazıcı var, baktığınız Epson'dan sanırım daha üst bir model.

1. Modemle arasında 3 metre olmasına ve iki cihaz birbirini doğrudan görmesine karşın wifi'ı sağlıklı çalıştırmayı asla beceremedim. Bilmiyorum, belki benim cihazıma özgü bir sorundur belki de bu seviye cihazların wifi özellikleri yeterli değildir. Bu nedenle yerinizde olsam wifi'a güvenmem, bir şekilde yazıcıyı modem/router'a doğrudan ethernet kablosuyla bağlayabileceğim bir senaryoyu asla gözardı etmezdim.

2. @wayfarer'ın tıkanma konusundaki endişesi haklı ve doğru. Mürekkepli yazıcılarda bir süre baskı alınmazsa baskı kafaları kuruyor ve tam da işiniz düştüğünde elinizde işlevsiz bir yazıcı oluyor.

3. Benim yazıcı konusundaki genel tavsiyelerim şöyledir:
- Renkli zorunlu mu yoksa iyi olur mantığıyla mı alınıyor? Zorunlu değilse renkliden uzak durmak çok daha ekonomik bir çözüm.
- Lazerden vazgeçmemek lazım. Gerek uzun aralıkla çıktı alınması durumunda sorunsuzluğu gerekse doldurma/muadil toner maliyetlerinin uygunluğu nedeniyle lazer yazıcı kartuşlu ve tanklı alternatiflerin bence önünde. Tek sorunu, başta daha yüksek bir yatırım maliyeti gerektirmesi ancak ilerleyen zamanda bu maliyetini çıkarması nedeniyle yine de tercih edilebileceğini düşünüyorum.
- Lazer yazıcıda muadil/doldurma toner imkanınızın olması zorunlu, yoksa anormal pahalı bir cihaz. Bunu da internette dolaşarak incelemelere bakarak (zaten yazıcı incelemesi yok gibi bir şey) öğrenmeniz imkansız. Yerinizde olsam yaşadığım yerde toner dolum işi yapan bir esnafa gider, ihtiyaçlarımı anlatır, toner/kartuş/tank artık neyse tüm dolum malzemesini kendisinden satın alacağımı belirtir ve ihtiyaçlara uygun bir cihaz önermesini rica ederim. Düzgün bir esnafa denk gelirseniz hem tek seferde doğru cihazı alır hem de cihazı yıllarca sorunsuz idame edersiniz.
0
10551037
(27.11.25)
(5)

200 kişiyi abone etmek ne kadar zor?

messina123
bu işlere uzak olduğum için soruyorum. para karşılığı (ör aylık 12 dolar) 200 kişiyi kendi uygulamana, youtube kanalına, instagram hseabına veya herhangi bir şeye abone etmek ne kadar zor?
bu işlere uzak olduğum için soruyorum. para karşılığı (ör aylık 12 dolar) 200 kişiyi kendi uygulamana, youtube kanalına, instagram hseabına veya herhangi bir şeye abone etmek ne kadar zor?
+1
messina123
(24.11.25)
ne vadettiğin ve ne kadar güvenilir olduğuna bağlı. en kolay yolu onlyfans türü cinsel içerik olur herhalde. onun dışında borsa/ekonomi tavsiyeleri, iddia kuponları vs için baya abone oluyor millet ama dediğim gibi bir güvenilirlik, bilinirlik sağlamak lazım öncesinde. çok spesifik bir konuda tek sayfa olunca insanlar rağbet gösterebilir ama konu ne kadar nişse talibi de o oranda az olacağı için yine beklenen abone sayısını karşılamayabilir.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.11.25)
aslında zor olan 12 doalr verdirtmek değil, 1 peni verdirtmek.

bence epey zor.

(bkz: chris anderson)
+1
liberal
(24.11.25)
12 Dolar ortalama bir platform aboneliği neredeyse... Yani Prime, Spotify, Netflix vb. platformların sağladığı içeriğe bakarsan oldukça zor. Özellikle de insanların genel olarak aboneliklerden sıkılmaya başladıkları bir dönemde olduğumuzu düşünürsek.
+1
salihdt
(24.11.25)
ingilizce bir içerik/aplikasyon üretsek hedef kitlemiz 1 milyar. bunun yüz binde 1'i bizim hedef kitlemiz olsa 10 bin kişi. bu 10 binin %2'si aslında fazlasıyla işimizi görür. böyle düşününce olmayacak şey değil gibi geliyor.
0
🌸messina123
(24.11.25)
Aylık 3 Euro’ya IPTV üyeliği aldım. Ömrüm boyunca TV izlesem yine tüm kanalları izleyemem, o kadar çok kanal var. Siz aylık 12 dolar karşılığında hem nicelik hem de nitelik bakımından nasıl bir hizmet/içerik vaat ediyorsunuz? IPTV korsan tamam ama adamlar Telegram üzerinden büyük müşteri hizmetleri kurmuş sorun çözüyorlar.

Sosyal platformların paralı abonelik sistemleri bence özü itibarıyla kelek zira abone olunan, hiçbir şey taahhüt etmiyor. Etse de hesabı sorulamıyor. Bu durumda ben havadaki kuşa bakmaktansa somut içeriklere para vermeyi tercih ederim.

Sosyal medyada paralı üyelik için tek istisnam var: Sürekli takip ettiğim bir kanaldır ve kendimce destek olmak istiyorumdur. Bu tip kemik kitlesi olan çok fazla YouTube kanalı var (Teknoseyir, Evrim Ağacı, Medyascope vs). Ancak bunun için uzun zaman geçirip kenik kitle oluşturmak zorunlu.
0
10551037
(25.11.25)
(9)

Apple macbook kullanabilir miyim?

sonhakan
20 yillik windows kullanicisi olarak macbook air duşünuyorum. Zorlanir miyim?
20 yillik windows kullanicisi olarak macbook air duşünuyorum. Zorlanir miyim?
0
sonhakan
(22.11.25)
spesifik ihtiyaclariniz yoksa zorlanmazsiniz bence. bazi seyleri (kisa yollar vs) yapmak icin basta bir iki google aramasi falan gerekebiliyor. ama sonra alisiyor insan. zor degil.
0
lemmiwinks
(22.11.25)
Saç baş yoldurduğu oluyor. Ama kullanılır yani. Sorun yok.
0
Mirket
(22.11.25)
başlangıçta zorlanırsınız ama alıştıktan sonra problem kalmıyor.
0
black holes in the sky
(22.11.25)
1-2 hafta içinde alışırsınız. Çok güzel videolar var, birkaç tanesini izleyip temel şeyleri öğrenirsiniz, gerisi zaten gelir.
0
10551037
(22.11.25)
ben aldim zorlaniyorum. cunku is bilgisayarim windows. haftada 20-30 saat is bilgisayarini kullaniyorum. sonra evde haftada 2-3 saat macbooku acinca (bazen o bile olmuyor) bu nasildi su soyle miydi falan diye karistiriyorum hep. O yuzden windowsa geri donuyorum.
0
icim urperiyor
(23.11.25)
En büyük pişmanlığım apple'a geçmek oldu. O kadar saçma bir işletim sistemi ki.
Windows herşey ile uyumlu, çok kolay kullanması. Kısayolları vs çok zor apple'da
0
plastic_angel
(23.11.25)
İş yerinde macbook kullanıp eve döndüğümde windows makineme sarılıyorum.
0
rakicandir
(23.11.25)
Bir heves aldım ama doğru dürüst hiç kullanamadım. Pişman değilim ama almasam daha iyi olurmuş kesinlikle
+1
umutt
(23.11.25)
Çevremde Windows'a alışık olup Mac'e geçenlerin yarısı ya bir yıl içinde sattı ya da işlerini yine Win yüklü makinede halledip, Macbook'u nadir kullandılar.

℅50 ihtimal yani.

(Ben ikisini de kullanmıyorum. 20 yıllık Linuxçuyum)
+1
yadigar
(23.11.25)
(3)

Dik park sorunsalı

recoverytime
bir duvar önüne arabanın başını sokup çapraz dik nasıl park ediyorsunuz? Sorununuz arabayı olabildiğince sıfırlamam gerekiyor çünkü otoparkda alan dar. Sıfırlarken de hafif çizdim. Duvar da alçak maalesef referans alamıyorum. Siz nasıl park ediyorsunuz bu pozisyonda ?https://hizliresim.com/9m110b8
bir duvar önüne arabanın başını sokup çapraz dik nasıl park ediyorsunuz? Sorununuz arabayı olabildiğince sıfırlamam gerekiyor çünkü otoparkda alan dar. Sıfırlarken de hafif çizdim. Duvar da alçak maalesef referans alamıyorum. Siz nasıl park ediyorsunuz bu pozisyonda ?

hizliresim.com
0
recoverytime
(22.11.25)
deneme yanılma yoluyla sürücü tarafındaki dikiz aynasının altı aşağı yukarı nereye denk geliyor bakarak ayarlayın.

edit: imkan varsa her zaman geri geri parketmek en iyisi bu arada.
+1
lazpalle
(22.11.25)
Dick pick diye okudum 😂

İlk seferde bir arkadaştan yardım alın. Sonra arabanın içindeki konumunuzu arabayla birlikte konumunuzu ezberleyin. Hamlelerinizi ezberleyin.
0
gabe h coud
(22.11.25)
Yanınızdaki arabaların dikiz aynalarını kerteriz alın, kendi arabanızın dikiz aynasıyla yaklaşık aynı hizaya gelince işlem tamam.

Burada sorun, sizin ya da yanınızdaki arabanın burnunun binek bir arabadan kısa olmasıdır (VW Transporter, Ford Transit ve benzeri minibüs/van tipi araçlardan bahsediyorum) ancak diğer yanınızdaki araba muhtemelen binek araba olacaktır, böylece hizanızı ayarlarsınız. Eğer yanınızda fazla kısa burunlu bir araba varsa, sizin de ufak bir araba kullandığınızı varsayarak yanınızdaki arabanın dikiz aynasından 20-30 cm önce durursunuz, olur.
0
10551037
(22.11.25)
(7)

internet faturanız ne kadar?

asap raki
benim 100mb fiber internet+tv plus 800 lira oldu. biraz şov gibi geldi. internete ne kadar veriyorsunuz?
benim 100mb fiber internet+tv plus 800 lira oldu. biraz şov gibi geldi. internete ne kadar veriyorsunuz?
0
asap raki
(19.11.25)
100mb fiber 600 tl vodafone
0
belkider
(19.11.25)
Türknet Gigafiber (Simetrik 1.000 Mbps) / 600 TL
0
10551037
(19.11.25)
Ev internetim 200 Mbps / 590 TL (670 TL'ye 400 Mbps hızında alabileceğim söylendi, kabul etmedim)
0
loch ness
(20.11.25)
Superonline 500 mbit 352 tl - 392 tl arası
Turk Telekom 1000 mbit 560 tl
+1
false pretension
(20.11.25)
fiyat karsilastirmasi yaparken reklam edilen degil sizin kablolu/kablosuz kac mbit cekebildiginizin karsilastirmasini yapmak lazim.

benim de guyya 1500 ama kablosuz 500'u zor goruyorum.
0
cooperr
(20.11.25)
1000mb 850 lira.
0
inheritance
(20.11.25)
Turknet 1000 mpbs, 700 tl
0
black holes in the sky
(20.11.25)
(5)

Toprak Razgatlıoğlu çok iyi mi?

michael_knight
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?

Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?

Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?
(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
0
michael_knight
(19.11.25)
ilk sene başarı zor. hedefi sonraki sene zaten.

baya iyi motorcu. trnin en iyisi.
+2
jelly bear
(19.11.25)
Çok büyük motor sporcusu denilen Turhan Sofuoğlu'nun tokatlanıp gönderildiği Superbike kategorisini domine etti 50-60 şampiyonluğu var, orası için efsane; şimdi MotoGp'ye geçti orası bu işin en üst kademesi zamanında Rossi'lerin falan yarıştığı kategori, burada da başarı olursa evet çok iyi diyebiliriz, yine çok iyi deriz ama bi alt kategori için çok iyi diyebiliriz en üst lig için ne yapar bilemeyiz ama ilk 3 zor fakat sonuç ne olursa olsun burada yarışması mühim bir olay.
0
kizil karga
(19.11.25)
Toprak tartışmasız çok büyük bir sporcu. Şampiyon olamaması gereken bir motorla 2 sene şampiyon oldu. En büyük rakibi Bulega sezon içinde bir noktada "Toprak'ı durdurmak için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum." demek zorunda kaldı.

Bu sene Toprak'tan çok büyük şeyler beklememek lazım çünkü şu anda gridin en zayıf motorlarından birine sahip ve buna benzer bir seride hiç yarışmadı. Motora çok çabuk adapte olacağına hiçbir şüphem yok ancak kendisi hedefini "En iyi Yamaha sürücüsü olmak." olarak belirledi ve bu hedefini açıkladı. Yarış kazanması mucize olur ama şartlar elverişli olduğunca Toprak bu mucizeyi yaratabilecek çok az sayıdaki sporcudan biri. Sürekli podyum yapacağı beklentisiyle izlemek hayal kırıklığı yaratacaktır ancak fırsat geldiğinde dünyanın en iyilerini nasıl perişan edeceğini merak ediyorsanız ve bundan çılgın bir zevk alıyorsanız (ben böyleyim mesela) izleyin. Yok WSBK'ta yaptığı gibi sürekli galibiyet peşinde koşacak birini izlemek istiyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.
+3
10551037
(19.11.25)
@10551037 peki seneye veya bir sonraki sene şampiyonluğa oynama ihtimali var mı sizce yoksa bunun için başka bir takıma geçmesi mecburi mi?
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
Anladığım kadarıyla Yamaha motosikleti yeniden yapmış ve bu sene yeni motosikletin ilk senesi. Motosiklet nasıl evrileceği ve Toprak’ın nasıl bir performans göstereceğini henüz kimse bilmiyor.

Motosiklet hızlı gelişirse ve Toprak da hızlı alışırsa beklenmedik büyük başarılar gelebilir. Şampiyonluğa oynar demek çok zor, zaten bence bunu şu anda düşünmek de anlamsız. Toprak pist motosikletinin zirve sahnesine geldi. Bence sabırla takip etmek ve koşulsuz desteklemekten başka hiçbir şey yapılmamalı. Toprak öyle bir yetenek ki, MotoGP’ye hızlıca alışır ve motor iyi bir hızla gelişirse dünyayı şok eden hareketler yapacaktır.
+1
10551037
(19.11.25)
(4)

İdam mahkumunun son isteği

yurtsuz john
Ne isterse yerine getiriliyor mu? Levent Kırca'nın şu skecini izleyince aklıma geldi. https://youtu.be/wo1G8uXGRWU?si=Ilp1vQZU0VPASV86&t=20Oklahoma bombacısı Timothy McVeigh ölmeden önce 1 kilo naneli dondurma istemiş ve yerine getirilmişti. Tek bunu hatırlıyorum.Ben mesela asılmadan önce Blue Label
Ne isterse yerine getiriliyor mu? Levent Kırca'nın şu skecini izleyince aklıma geldi.

youtu.be

Oklahoma bombacısı Timothy McVeigh ölmeden önce 1 kilo naneli dondurma istemiş ve yerine getirilmişti. Tek bunu hatırlıyorum.

Ben mesela asılmadan önce Blue Label viski ve oryantal istesem kabul edilir mi?

Sorum idamın olduğu tüm ülkeler için geçerli.
0
yurtsuz john
(17.11.25)
kulaktan dolma bilgi: abdde bir eyalette yerine getiriliyormuş ama bir mahkum istediği yemeği yemedikten sonra kaldırılmış. o gün yemekhanede ne varsa o veriliyormuş.
0
inheritance
(17.11.25)
abi siz ai kullanmiyormusunuz?

İdam Mahkumunun Son İsteği
Son isteklerin yerine getirilip getirilmemesi ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke içinde eyaletten eyalete değişiyor.
Genel Durum
ABD'de: Çoğu eyalette son yemek geleneği vardır, ancak genellikle sınırlamalar vardır:

Bütçe limiti var (genellikle 20-40 dolar arası)
Alkol kesinlikle yasak - güvenlik nedeniyle
Makul ve elde edilebilir olmalı
Bazı eyaletler (örneğin Texas) 2011'den beri özel son yemek talebini tamamen kaldırdı

Timothy McVeigh'in dondurma isteği yerine getirilmişti çünkü basit, ucuz ve zararsızdı.
Sizin Örneğiniz
Blue Label viski ve "oryantal" isteğiniz büyük ihtimalle reddedilir:

Alkol: Hiçbir yerde kabul edilmez - güvenlik riski
Cinsel içerikli talepler: Etik ve güvenlik nedeniyle reddedilir
Bütçe: Blue Label çok pahalı

Diğer Ülkelerde

Çin, İran, Suudi Arabistan: Genellikle böyle gelenekler yok
Japonya: Çok sınırlı, genellikle standart bir yemek
Endonezya: Değişken uygulamalar

Özet: Son istekler genellikle sadece makul, zararsız ve bütçe dahilinde yiyecek-içecek ile sınırlıdır. Alkol, uyuşturucu, silah veya cinsel içerikli hiçbir talep kabul edilmez.
-9
nuevo
(17.11.25)
@nuevo’nun verdiği bilgiler doğru.

Son istek çoğu ülkede son yemek olarak değerlendirilip belli bütçe ve imkan kısıtlamaları dahilinde yerine getiriliyor.

ABD’de hatırlamadığım bir eyalette idam mahkumu pahalı bir yemek sipariş edip yemediği için son yemek uygulamasının kaldırıldığını okumuştum. Bu tip istisnalar mevcut. Bu bilgilere ABD dışındaki ülkeler bakımından ulaşmak pek kolay değil. ABD için ise Wikipedia güzel bir kaynak.

Alkole dünyanın hiçbir yerinde izin verileceğini sanmıyorum. Yine oryantal vs cezaevinin düzen ve işleyişine aykırı hiçbir şeye dünyanın hiçbir yerinde izin verilmez.
0
10551037
(17.11.25)
@nuevo

AI kullanmak istemedigimiz icin burdayiz coco.
+3
cooperr
(17.11.25)
(4)

Haksız mıyım?

loch ness
Avukatım. Yakın bir akrabamın şirket işini yapıyorum. 2018'de başlanan bir inşaat projesi var, sözleşmeye gecikme halinde her ay için ödenecek gecikme cezaları koydum. 1 yıllık süre doldu. gecikme başladı.gecikme 8 ay oldu, dava açmadık, belki anlaşırız , inşaatı tamamlatırız dedi bizimkiler. inşaat
Avukatım. Yakın bir akrabamın şirket işini yapıyorum. 2018'de başlanan bir inşaat projesi var, sözleşmeye gecikme halinde her ay için ödenecek gecikme cezaları koydum.

1 yıllık süre doldu. gecikme başladı.gecikme 8 ay oldu, dava açmadık, belki anlaşırız , inşaatı tamamlatırız dedi bizimkiler. inşaatın yarım bırakıldığını resmi olarak tespit ettirdik mahkeme heyetiyle gelerek. Bu işlemden ücret almadım. İnşaat cüzi bir miktar ilerledi, yine yarım bırakıldı.

Aylar aylar sonra bir tespit daha yaptırdım mahkemeye , inşaat biraz daha ilerledi yarım bırakıldı, dava açmadık. Bu şekilde 4 defa tespite geldik. 5 yıllık bir gecikme ve bir yere varamama süresinin sonuna gelirken, artık davayı açmam söylendi. Sonunda para kazanabileceğim bir yola adım atmıştık.

Dava sürerken, adamlar yana yakıla bizim şirketle anlaşmaya geldiler. Takribi 1,5 milyon TL bir avukatlık ücreti çıkıyordu. Akrabam , bana 150 bin TL'ye anlaşmamı önerdi, tepki gösterdim. Rakamları gösterdim. "Bu adamlar bu parayı ödemeyezler, kötü durumdalar" diyip durdu. 1 milyon TL'ye kadar inebileceğimi söyledim. Adamlar ağlanmaya devam ediyordu. Akrabam "600 bin TL sana çek versinler , 150 bin TL de ben ödeyeceğim sana" dedi. Kabul etmedim, ama oldu bittiye getirildim. 600 bin TL bana , 6 milyon TL de akrabamın şirketine çek düzenleyip verdiler.

Ben çekimi süresinde bankaya vererek tahsil ettim. ama şirkete verilen 6 milyonluk çekin tarihi geldiğinde adamlar şirkete gelip kendilerini yerlere atıp, vah yanarız vah biteriz , ödeyemeyiz diye zırlaya zırlaya çekin bankaya verilmesini engellediler. adamlarda ipoteğimiz varmış, er yada geç alacağımızı alırmışız, bu yüzden çekin süresini geçirip çöp olmasına izin vermişler.

7 ay geçti. Bir yatırım fırsatı çıktı karşıma. bu 150 bin TL'lik bakiyemi istedim şirketten. akrabam çok bozuldu, tahsil edilmemiş paranın komisyonunu istiyorsun vs. vs. gibi sözler söyledi. ama paramı da ödediler. sonra yılbaşından itibaren bakalım bir yol çizelim diyerek "işlerimizi senden alırız" minvalli bir göz dağı verildi bana. bu şirketten güzel para kazanıyorum, ama yeteri kadar idare ettiğimi ve uyumlu davrandığımı da düşünüyorum.

siz ne dersiniz? Bir çok konuda bu şekilde esnafvari çözümler yaratılıp ikilemde bıraklıyorum. bu olay ilk değil yani. Haksız mıyım?
0
loch ness
(15.11.25)
dost ile ye, iç, alışveriş etme demişler. muhtemelen bu gibi durumlardan dolayı denmiştir. haklı olan taraf %100 sensin. bence elinden gelenin fazlasını da yapmışsın. ben karşılaştığım benzer durumların hepsinde hiç idare etmeden rest çekip çıkmışımdır. neredeyse tamamında da alacağımı vermemişler, arkamdan laf etmişler ve beni kötülemişlerdir. olsun en azından kafam rahat.

sonuçlarına gelecek olursak: artık bir sahil kasabasında görece daha küçük çapta niş işler yapıyorum. belki eskisi kadar çok kazanmıyorum ama hepsinde de kurtuldum.
+5
bravoteam
(15.11.25)
Haklısın.

Akraban parasının gücünü kullanıp seni her seferinde hakkından ya da anlaştığınızdan çok daha azına razı etmeye çalışıyor.

Ekonomik olarak seni zorlamayacaksa restine rest çekebilirsin, çünkü bu kafayla başkasıyla da anlaşamaz ve yine sana dönmek isteyebilir.
+3
10551037
(15.11.25)
Yani siz planinizi buna gore yapmayin elbette ama su anlattiginiz kafada biri zaten sizin gibi avukat bulamaz. Bunu da kisa surede anlar; tanidik olmayan ve isini duzgun yapan avukat hem parasini zamaninda ister hem de boyle indirimle filan ugrasmaz. Dolayisiyla isleri sizden alip yeni biriyle anlasirsa zaten pasa pasa islerin ucretini odemeye baslayacak demektir, bu da sizin sorununuz degil zaten.

Ben de su anlattiklarinizdan 100% hakli oldugunuzu ve dogrusunu yaptiginizi dusunuyorum, dilediginiz gibi rest cekme hakkiniz var. Insallah geri adim da atmazsiniz.
+2
kassiopeia
(15.11.25)
Bu senin gucune gore karar vericegin bi olay.
İsin gucun cok iyiyse taviz verme, ama buraya ihtiyacin varsa makul sekilde esnaf usulu orta yol bul.
Avukatlar burolarda asgari maasa calisiyorlar, piyasa zor biliyosun.
O asgari maas alandan seni ayiran muvekkil cevren oluyor.
Cok dik gitmemek lazim, olaya soyle bak. Senin yaptigin bu isi daha ucuza yapacak birini rahatca bulabilirler mi, onu da bi degerlendir
+2
die fetten jahre sind vorbei
(15.11.25)
(14)

İş meselesi

kozm
Merhaba galyalılar, bugün kurumsal bir firmadan teklif aldım. Maaş/alacak olarak bana şöyle bir opsiyon sundular. Anlaşırsak net üzerinden 110 bin maaş verebileceklerini söylediler. Fakat contract olarak, yani bana fatura kesip çalışırsam 160 bin vereceklerini söylediler fakat bu aşamada sigorta,öze
Merhaba galyalılar,

bugün kurumsal bir firmadan teklif aldım. Maaş/alacak olarak bana şöyle bir opsiyon sundular. Anlaşırsak net üzerinden 110 bin maaş verebileceklerini söylediler.

Fakat contract olarak, yani bana fatura kesip çalışırsam 160 bin vereceklerini söylediler fakat bu aşamada sigorta,özel sağlık, gelir vergisi vb. giderlerini kendim karşılayacağımı söylediler.

Sizce ben ne yapmalıyım? Contract olarak çalışma şeklinde detaylı bir hesap (aşağı-yukarı) yapabilecek biri var mıdır? Elime ne kadar kalacağı..

Bu arada meslek bilgisayar mühendisliği, çalışma şapkası iş analisti olacak.
0
kozm
(12.11.25)
teklifi yapan sirket tr den mi yurt disinda mi?
0
yuz kiloluk bir zenci
(12.11.25)
7500 bağkur
2000-2500 civarı muhasebeci.
bilmiyorum ama 5-6 da vergi ödersen ( ki fazla attım)
aylık maksimum 15 bin giderin olur
şahıs şirketi kurulumu da en fazla 7-8 bin.
0
ayağiniza gelen overlokçu
(12.11.25)
110net ise maaş iste.
çalışan olarak bir dünya hakkın var

fatura kesersen hakların sıfıra yakın. çalışan olarak 7ay sonra kovamazlar ama firma olursan geçmiş olsun. ilk anda hemen dışardasın.
+2
duyurukullanıcısı
(12.11.25)
Şirket yurt içinde.
0
🌸kozm
(12.11.25)
Kesinlikle 110.000 TL net maaşı kabul etmelisin. Diğer seçenekteki vergilendirmeler ve SGK - bağkur ödemeleri belini büker.
0
megalomaniac
(12.11.25)
KDV ne olacak?
yaşınız kaç? 29'un altındaysanız ve ilk kez fatura kesecekseniz, genç girişimci istisnası var. belli bir süre gelir vergisi ve Bağkur ödemiyorsunuz. ciddi para.
0
co2s2
(12.11.25)
net 110bine gir.
0
chetinn
(12.11.25)
şahıs şirketi bile kursan net 110k çok daha avantajlı, şahıs şirketin olunca yan haklar vb. de kaybolacak; en kötüsü 2-3 sene çalışıp tazminat bile alsan şirkette o kadar kar bile kalmayabilir sana, yıllık izin vb de olmayacak. sigortalı ol
+1
sweetoffice
(12.11.25)
aradaki fark çok az o yüzden oyum net 110bin den yana
0
gercekdunya
(12.11.25)
Haricen çalışıp iş yapabileceğin ve para kazanabileceğin müşteriler olacaksa elbette dışarıdan fatura kes ancak bu imkanın yoksa ya da müşteri portföyün geniş değilse maaşlı çalış. Kıdem ihbar izin sigorta hakların olacak, hatta istihdam edilen işçi sayısı 30'dan fazlaysa iş güvencesi hükümlerinden yararlanacaksın.
0
10551037
(12.11.25)
14 senedir kendi nâm-hesâbına çalışan statüsünde biri olarak, nâçizâne tavsiyemdir: tereddüd etmeden maaşlı (kadrolu) olunuz.
+1
berhudar ol evladim
(12.11.25)
160 bin brutun yuzde 62 si 99 bin yapar gider gosterirsenen yukselir ama zaten 110 civarinda olur. degmez . contractor icin daha cok vermeleri lazim
0
aloneinthedark
(12.11.25)
110bin net. Şahıs şirketi bile olsan çok zor. Bağkur, vergi, muhasebeci vb.. hala devam ediyor mu bilmiyorum ama eskiden bağkurlu olunca sigortalıya dönemiyordun. Bağkurda da daha uzun süre prim ödeyip getirisi daha düşük oluyordu.. maaşlı çalışırsan yan hakların da oluyorsa süper.
0
yankee jumping
(13.11.25)
Normalde bu modele sıcak bakarım ama eğer dışarı iş yapma ihtimalin yoksa iki teklif birbirine denk degil. Tek oraya çalışacağın durumda 160 yerine 200 civarı dikkate değer bir teklif olurdu.
0
osssy
(13.11.25)
(22)

Dükkan sahibi ihtarname göndermiş, iplemeli miyiz?

ananiyimioguz
Biz 3 sene önce dükkanı kiralarken, normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.Aynı gün yapınca mal sahibi pek haklı sayılmıyormuş ama böyle sonradan yapınca sanırım çıkartabiliyormuş.Yine de aklımda sanki her türlü hukukun kiracı
Biz 3 sene önce dükkanı kiralarken, normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.

Aynı gün yapınca mal sahibi pek haklı sayılmıyormuş ama böyle sonradan yapınca sanırım çıkartabiliyormuş.

Yine de aklımda sanki her türlü hukukun kiracıdan yana olduğu bilgisi var, o yüzden sorayım dedim.

Dün işte 3 yılınız doldu, tahliye edebiliyoruz, çıkın gibisinden ihtarname göndermişler.

Biz zaten tefe/tüfeye göre zammı kabul etmiştik her yıl %40-70 arası zam yapıyorlardı.

Ama yetmemiş olacak ki 2.5 kat kira artışı istiyorlar. Gerçi civar dükkanlara da baksak yine bir 1.5 - 2 kat artış yapmak gerekebilir ama dediğim gibi zaten tefe tüfe diye anlaşmıştık önceden.

Biz şimdi buna cevaben çıkamayız tşk yazıp gönderelim ve kira artışını yine tefe tüfeye göre yapıp atmaya devam mı edelim yoksa gerçekten çıkarabilirler de kirada anlaşma yoluna mı gidelim?

Ek olarak, diyelim ki anlaştık, bunlar bu sefer 3 yıllık anlaşma yapmaz, 1 yıllık yaparlar, 1 yılın sonunda yine 2 kat kira artıyorum derlerse ne yapacağız bu nereye kadar böyle gidecek?
0
ananiyimioguz
(12.11.25)
Tahliye taahhütnamesini paylaşırsan daha doyurucu cevap alırsın. Ne yazıyor?
Bir tahliye tarihi yazmış olmalısın ki noter onaylasın?
0
Mirket
(12.11.25)
anlaş. ev olsa hukuktan git derim ama ticaret hane de hakkaniyet kira oranı verilmeli.
0
jamswety
(12.11.25)
Piyasa fiyati neyse onu vermezsen cikmayi bastan kabul etmissin. Vermezsen cikartirlar.
0
die fetten jahre sind vorbei
(12.11.25)
tuttuğunuz yer ev değil ticarethane bu yüzden o duyduğunuz kurallar sizin için geçerli değil. ayrıca tahliye taahhütnamesi noterden imzalanmış hiç bir şekilde kaçma şansınız yok. şimdilik anlaşma yoluna gidin. sonra da başka dükkan bulun çıkın
+1
gercekdunya
(12.11.25)
tahliye taahhütnamesinde "... tarihinde çıkacağız" diye söz verdiyseniz sizi çıkarma hakkı var. yani tahliye davası açarsa dava sonuçlanıp üst mahkemeden de onaylanıp kesinleşene kadar süreci uzatmış olup oturmaya devam edersiniz ama günün sonunda haklı çıkma ihtimaliniz pek yok.

diyelim ki tahliye taahhütnamesinde 01.12.2025 tarihinde çıkacağız dediniz ama şimdi kira miktarında anlaşmaya vardınız. kiraya veren bu tahliye taahhütnamesini işleme koymaz. siz de 3 yıl önce yaptığınız kira sözleşmesi üzerinden oturmaya devam edersiniz, seneye de tüfe oranında yine zammınızı yaparsınız. bu durumda o tahliye taahhütnamesi artık geçerisz hale gelmiş olur.

5.yıl dolduktan sonra da kiraya veren size kira tespit davası açabilir eğer o yerdeki kira rayiçlerinden daha düşük miktarda kira ödüyorsanız. ama tahliye davası açamaz kiranızı aksatmadığınız sürece.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Evet işte 3 yıl sonunda çıkacağız diye imzalamıştık.
Aslında imzalamayın öyle şeyler derler ama kimse başka türlü kiraya vermiyordu ki.

Hatta hepsi 1 yıllık anlaşıyordu da burasını 3e zor ikna etmiştik.

O zaman anlaşalım çünkü daha uyguna bile kiralık yer bulsak, taşınma masrafları yüzünden pahalıya mal olacak.
+1
🌸ananiyimioguz
(12.11.25)
Yine hiçbir belge görmeden ahkam kesen duyuru uzmanları toplanıp ahkam kesmeye başlamışlar.

Bahsettiğiniz yer dükkan, yani ekmek teknesi. Şakası yok. Yerinizde olsam belgelerimi (yani kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi) toparlar bir avukatın kapısını çalardım.

Sözleşmede ya da taahhütte bir sorun varsa avukat bunu saptayıp mal sahibinin açma olasılığı olan davayı sonuçsuz bırakabilir. Sorun yoksa bunu teyit etmiş olursunuz. Özetle risklerinizi belirlersiniz.
+1
10551037
(12.11.25)
@ananiyimioguz "Evet işte 3 yıl sonunda çıkacağız diye imzalamıştık." demişsiniz, ama noter bunu onaylamaz hiç bir şekilde.
"normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.
0
sweetoffice
(12.11.25)
@105
ben avukatım bilmeden değil bilerek yazdım, noterden tahliye taahhütnamesi vermişler bunun üstüne söylenecek pek bir şey olmadığı için bu şekilde yorum yazdım
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Dövüşmen durun atayim kağıdı bu kadar kritikse bakmak: hizliresim.com

Şimdi biz bunu zamaninda imzaladik ama dis klinigi oldugu icin malum tedavi surecleri uzun suren hastalar var oyle cik demek kolay olmamasi lazim itiraz edip uzatma hakkimiz var mi acaba?

Yoksa da zaten dertleri bizi çıkartmaktan ziyada daha yüksek kirada anlaşmak. Mecbur anlaşıcaz o zaman bir yerde.

Cunku dedigim gibi kiralari eksiksiz odedik ve tefe tufeye gore arttirdilar zaten oyle sabit %30 falan degildi.
0
🌸ananiyimioguz
(13.11.25)
Sağlam bir avukatın bu kağıdın değerini, tuvalet kağıdı ile eşitleyebileceğine dair bir inanç pekişti bende.

Edit: Sen yine de tahliye taahhütnamesini paylaşsana bi. Tarihler tuhaf duruyor bu ihtarnamede.
Ben mi yanlış görüyorum.
10.12 Kontrat
24.11 Taahhüt

Taahhüt daha önce yani. ???
0
Mirket
(13.11.25)
hocam şöyle bir saçmalık var bu ihtarnamede.
kira sözleşmesinin tarihi 10.12.2022
tahliye taahhütnamesinin verildiği tarih 24.11.2022 olarak belirtilmiş.

yani siz daha kiralamadan tahliye taahhütnamesi vermişsiniz bir mantıksızlık var bu hikayede. hem tahliye taahhütnamesinin hem de kira sözleşmesinin görüntülerine bakmak lazım tarihler burada yazıldığı gibi ise bu evrakların hiçbir anlamı yok oturmaya devam edin. (normalde kira sözleşmesinin tarihi 10.12.2022 ise tahliye taahhütnamesinin bundan daha sonraki bir tarihte verilmesi gerekirdi örneğin 20.12.2022 gibi)

her halükarda şu anda oturmaya devam edebilirsiniz bu arada. tahliye taahhütnamesi usule uygun olsa bile yani tarihlerinde falan sorun yoksa sizin aleyhinize bir icra takibi başlatırlar tahliye talepli olarak, itiraz falan edersiniz, arabulucu aşaması olur, siz tahliye edemeyeceğinizi söylersiniz, sonra da tahliye davası açarlar davanın sonuçlanması, üst mahkemeye gidip gelmesi falan zaten 1 yılı geçer muhtemelen. bu arada siz yine tüfe ortalamasına göre kira zammınızı yapın oturmaya devam edin. ama sizin olayınızda tarihler ihtarnamede belirtildiği gibiyse davayı kazanma şansları yok.

ama kirayı günü gününe ödeyin bu arada, geciktirilirse ihtar çekerler vs yine tahliye mevzusu gündeme gelebilir.
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Ben de avukatım ve belgeleri görmeden yapmanın sakıncalarını bildiğim için ezbere konuşmak yerine belgeleri bir avukatın görmesi gerektiğini söyledim ve belgeleri görmeden yorum yapan bir meslektaşım varsa kendisini eleştirdim.

(Burada bir de avukat olmadan her hukuki konuya sulanan ve bunda hatalı bir şey olmadığını iddia eden aklıevveller var, onlar konumuz dışında şu aşamada.)

İhtarnamede yazan tarihler doğruysa, ihtarnamede bir maddi hata yapılmadıysa ilk mesajınızın tamamen boşa çıktığı izahtan vareste. Bence bu konular daha özenli davranılmayı hak ediyor.

Sayın duyuru sahibi, zaman kaybetmeden bir meslektaşımla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu işler kulaktan kulağa oynayarak yapılmaz. İhtarnamede yazan tarihler doğruysa mal sahibini "kucağa oturtursunuz".
-1
10551037
(14.11.25)
Yani her soruya sadece o meslek erbabı cevap verip soru soranı profesyonel meslek erbabına yönlendirmeli.
Soru soran sadece hangi meslek erbabına gideceğini sormalı.
Meslek erbabı dışında hiç kimse sulanmamalı.
Duyuru öyle bir yer olmalı.
0
Mirket
(14.11.25)
anlıyorum değerli duyuru avukatları para kazanmak istiyorsunuz ama arkadaş basit bir sorununu paylaşmak istemiş. olay büyürse zaten avukata gitmek zorunda. kendisi de biliyor. ayrıca anlaşma yoluna giderek de işini de kolayca çözebilir.

gelen evrakda tarihler tutarsız. muhtemelen sehven 11 diye yazılmış. siz bir kaç gün sonra imzaladığınızı beyan ettiğiniz için ona göre yorum yaptık. dava açarsa iyi bir avukat ile uzatabilirsiniz ama eninde sonunda icra yoluyla çıkmak zorunda kalırsınız. piyasa değerinde kirayı verin ve en az 5 yıllık artış oranları belli şekilde noterden yeni kontrat yapın.
-1
gercekdunya
(14.11.25)
“Para kazanmak istiyorsunuz” insanları damlamış derhal.

Bu insanlar bilmiyor ki asıl para, kafasına ve etrafındaki cahillerin sözüne itibar ederek tüm işi sıçıp batıran müvekkilden kazanılır. “Hasta yatağında sevilir.” diye bir laf vardır, hastayı yatağında sevmeye bayılırız biz avukatlar.

Herhangi bir hak kaybı olmaması ve üç kuruşa çözülecek mesele, 100 lira verilse dahi çözülemeyecek hale gelmesin diye verdiğimiz tavsiye dahi para kazanma hırsı olarak nitelendiriliyor. Gerçekten komik.

Bir de anlaşma yoluna giderek işini çözebilirmiş. O anlaşmayı kim yapacak? Sorun yaşayan kişi kendi haklarını gözeten bir anlaşma için avukata başvurmalı. Başvurmazsa kendi bilir, sonuçlarına katlanır.
0
10551037
(14.11.25)
Her meslek grubundan bir birey buraya gelip, branşıyla ilgili cevap veren ve ehil olmadığı düşündüğü kişilere hakaretamiz sözler söylese buranın hali ne olurdu acaba?

Doğrusunu biliyorsan cevap ver. Yanlış cevap görürsen eksile. Soru soran, hangi cevaba itibar edeceğine kendisi karar versin. Huzur devam etsin.

Ayrıca her yaş grubundan insanın katılabildiği, okuyabildiği, küçük katılımcıların da bulunduğu muhtemel bir platformda, 'sulanmak, kucağa oturtmak, yatağında sevmek, sıçmak' benzeri argo kullanımların uygunsuzluğu, sözkonusu edilen mesleğin erbabına ne derece yakışıyor. Onu da takdirlerinize sunayım ki tam olsun.
0
Mirket
(14.11.25)
@Mirket +111111111

hocam çok haklısın aynen düşündüklerimi yazmışsın
+1
Sadece soruyorum
(14.11.25)
@mirket +1

birde bu adam ben avukatım diye geziyor. yazık bunu okutan hukuk fakültesine.
0
gercekdunya
(14.11.25)
Üslubumu beğenmiyorsanız beni engelleyebilirsiniz, engelleme özelliğinin gelmesini isteyenlerden biri bendim. Yazdıklarımın hakaret içerdiğini düşünüyorsanız haklarınızı evelallah bizzat kullanabilecek yetkinliktesiniz, o konuda hiçbir yardıma ihtiyacınız yok. Özetle, ne istiyorsanız onu yapabilecek durumda olduğunuzu hatırlatmama gerek yok, haddime de değil zaten.

"Doğrusunu biliyorsan cevap ver. Yanlış cevap görürsen eksile. Soru soran, hangi cevaba itibar edeceğine kendisi karar versin. Huzur devam etsin."

Gerçekten mi? Hiç düşünememiştim bunu. Gerçekten ufkumu açtınız.

Sorulan bir soru var. Soru son derece afaki. Soru geçen sefer "Haciz kağıdı geldi ne yapayım?" idi, şimdi ise "Kira sözleşmesi ve noterden tahliye taahhüdü var ne yapayım?". Ortada belge var mı? Yok. Neye göre cevap verelim? Ben yukarıdaki meslektaş gibi belgeyi görmeden cevap vermem. Diğer taraftan avukatlık tüm meslekler gibi profesyonel bir meslek, halini vaktini durumunu bilmediğim tanımadığım insanların hukuki sorunlarını ücretsiz çözecek değilim. Ben kendi etrafımdaki eşimin dostumun arkadaşımın akrabamın ve onların yakın çevrelerinin sorunlarını gücüm yettiğince elimden geldiğince beş kuruş para almadan hallediyorum zaten. Tüm avukatlar da bunu yapıyor, yapar. Bunun aksini avukatı avukatlığı bilmemesi bir yana yaşadığı ülkenin sosyolojisinden bihaber tipler iddia eder. Geçen duyuruda başka bir aklıevvel beni "Yapay zeka geldi işiniz bitti o nedenle böyle yapıyorsun." diye aklınca eleştirmeye kalkmıştı. Madem öyle, bilimum YZ motoru elinin altındayken neden yanlış cevap veriyorsun diye sorduğumda ise cevap verememişti.

Soru soran hangi cevaba itibar edeceğine kendisi mi karar versin? Nasıl karar verecek, soruyu soran zaten meseleyi bilmediği için soru soruyor. Hangi cevaba itibar edebileceğini bilse soruyu sormaz zaten. Konuyu bilmeyen biri hangi cevaba itibar etmesi gerektiğini nereden bilecek? Bunun cevabını verirseniz çok sevinirim.

Daha önce yazdım, yine yazmak zorundayım çünkü anlaşılamadığını görüyorum: Burada işi bilen ya da bilmeyen birinin verdiği cevaba dayanarak telafisi güç hatta imkansız zarara uğrayan biri hesabını kimden soracak? Bazı meslekler vardır, bir tekel olarak yürütülür ve hesap verme mekanizması barındırır kendi içinde (Bu mekanizmalar iyi çalışır çalışmaz orası ayrı konu). Duyuru sahibinin sorusuna bilen bilmeyen herkes ahkam kesmiş. Ben ise ahkam kesmek yerine sözleşme ve taahhütnamenin incelenmesi gerektiğini, bunu da bir avukatın yapmasının doğru olacağını söyledim. Duyuru sahibi de sağolsun ihtarnameyi eklemiş. İhtarnamede yazan tarihler doğru mu, onu bile bilmiyoruz. Bu soruya cevap vermek için hem sözleşme hem de taahhütname incelenmek zorunda ama maşallah herkes her şeyi biliyor. Yahu yanlış yapıyorsunuz, duyuru sahibi belki dükkanından yani ekmek teknesinden tahliye olmayacak ama belge isteyen kimse olmadığı için içi bir karamsarlıkla doluyor. İhtarname geliyor, bu sefer herkes tamam sorun yok tarih silsilesi hatalı mal sahibi dava açsa da kaybeder diyor bu sefer duyuru sahibi rahatlıyor ama asıl incelenmesi gereken belgeler incelenmediği için mevcut durum da çok güvenilir değil.

Sayın duyuru sahibi, sizden rica ediyorum. Çevrenizde tanıdığınız bir avukat mutlaka vardır. Sizin tanıdığınız yoksa yakın çevrenizden biri vardır mutlaka. Gaziantep büyük şehir, çok sayıda yetkin meslektaş vardır orada. Kimseye ulaşamıyorsanız dükkanınızın muhasebesini tutan muhasebecinizi arayın, onun mutlaka avukat bir mükellefi vardır. Belgelerinizi eksiksiz alıp meslektaşın yanına gidin ve durumu anlatın. İhtarnamede yazan tarihler doğruysa bu çözülemeyecek bir iş değil.

Şöyle bir kamu spotuyla mesajımı tamamlayayım: Sosyal medyada kendisini hakim, savcı, avukat, doktor, polis, bürokrat, milletvekili vs her ne şekilde tanıtırsa tanıtsın bu söylemlere itibar etmeyin. Ben avukatım diyorum, benim de avukat olduğuma itibar etmeyin. Yüzünü görmediğiniz bizzat tanımadığınız kişilere itibar etmek doğru değil, bakın ne hocalar avukatlar hakimler savcılar milyonlarca lira dolandırıldı. Hesabını da kimseden soramadılar. Hesap soramayacağınız insanlara soru sormayın. Bundan kastım elbette yol tarifi, film - kitap tavsiyesi, lokanta önerisi vs son derece basit şeyler değil. Masadaki risk ekmek teknenizden tahliye olmanız ise, bu riskin gereklerine uygun davranmakta yarar var.
-4
10551037
(14.11.25)
adam birde üşenmemiş 55 satır 573 kelime yazı yazmış kendini haklı sanarak. benim bir tanıdık vardı özel üniversitede baba parası ile hukuk okuyup sürekli boş konuşuyor ve sallıyordu. nedense o aklıma geldi sözüm meclisten dışarı.

duyuru sabihi arkadaş hukuki bir terim sormamış sadece tavsiye istemiş. adam salak mı bir dava durumunda burda okudukları ile yetinip avukat tutmayacak. bunun için kafa açmaya gerek varmı. varsa tavsiyen ver yoksa sus...
0
gercekdunya
(15.11.25)
Haklılığın kriteri buradaki birkaç kişi herhalde, onlar haklısın derse haklı oluyorsun. Haksızsın derse haksızsın.

Dünyadan da yaşadığı ülkeden de bihaber tiplerin düşüncesi bu kadar oluyor. Adam yerine koyup cevap verince üşenmemiş yazmış, boş konuşuyor diye nitelemekten de geri kalmıyorlar maşallah. Bunlar nerede çalışır, nasıl para kazanır, nasıl yaşar meçhul ama her haltı da bilirler. Tahliye taahhüdünün geçerliliğine kadar fikirleri vardır. Biri de çıkıp "Sen bunları hangi sıfatla söylüyorsun, bunları nereden biliyorsun, soruyu soran sana güvenip iş yapsa ve patlasa hesabını sen mi vereceksin?" diye sorunca gelen cevap hazır: "Tavsiyen varsa ver yoksa sus."

Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Adresi biliyorsan tarif et, bilmiyorsan bilmiyorum de. Cem Yılmaz (bkz: Faruk Eczanesi) skecini yapmıştı, otur izle kendini gör.

Ev değil ticarethane, bu kurallar senin için geçerli değil diyor ya :D
-2
10551037
(15.11.25)
(5)

sosyal medya yorumlarindaki tuhaflik

buenosdias
son zamanlarda dikkatimi çeken bişi var. siyadi, toplumsal olaylarla ilgili paylaşılan video, fotograf, vs..lerin altinda en ilk sirada insanın sinir uclariyla oynayan yorumlar oluyor. son 1,2 senedir bu durum var. sizin de dikkatinizi cekti mi? sırf bu yüzden sosyal medyayi hayatımdan çıkartmayı dü
son zamanlarda dikkatimi çeken bişi var. siyadi, toplumsal olaylarla ilgili paylaşılan video, fotograf, vs..lerin altinda en ilk sirada insanın sinir uclariyla oynayan yorumlar oluyor. son 1,2 senedir bu durum var. sizin de dikkatinizi cekti mi? sırf bu yüzden sosyal medyayi hayatımdan çıkartmayı düşünüyorum. hadi platformlar ruhsuz da sırf etkilesim için bu tarz takilan bir suru oe var. siz de farkettiniz mi?

ornek:
x.com
0
buenosdias
(10.11.25)
Linkte öyle bir yorum göremedim ama bu Twitter'da standart oldu artık. Özellikle mavi tık alanların yorumlari en üstte olduğu için o şekilde yorum yapıp gelen cevaplara dava açarak geciniyor diyenler vardı ilgili olabilir. Onun dışında etkileşim için o yanıtlar tabi.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
ben de bugün aynı şeyi düşünüyordum tam. mesela facebookta bir haber var güvenlik görevlisi uyardığı gençler tarafından bıçaklanıp öldürülmüş, yorumlar "sen ne karışıyorsun" , "kendine de yazık ettin gençlere de", ya da instagramda trafik kamerası görüntüsü paylaşılmış, alenen kaynak yapanlar, ters yönden gelip üstüne kavga çıkaranlar vs. bunlara da "sen de yavaş gitme kaynak yapar tabii" vs gibi yorumlar oluyor hem de sürekli oluyor neredeyse her videoda oluyor.
0
n62
(10.11.25)
Ben de boyle hissediyorum ve gercekten birakmak gerekiyor diye dusunuyorum. Sebebini bilmiyorum ama tahminim su; biz cevap vermiyor bile olsak o tarz yorumlar dikkatimizi cekiyor ve bir sekilde siteyle etkilesimi artiyor ve bunu o yorumda uzun sure kalmamizdan vs tespit ediyorlar. Bunlar da etkilesimin onemli oldugu platformlar oldugundan bu tur yorumlar on plana cikiyor. Tabii baska birinin hesabindan falan kontrol etmekte fayda var, belki de o kadar komplo teorisi havasi kokan seyler degildir.
0
mbond
(10.11.25)
ben sosyal medyaya girince köpek kovalamış gibi strese giriyorum, kötü hissediyorum. bazen kalp ritmim değişiyor. abartmıyorum, tam olarak bu. kaldıki 20 yıldan fazladır internetle iç içeyim.

birden fazla sebebi var bahsettiğiniz durumun;
* insanlar etkileşim almak istiyor. linçlense bile bundan memnun kalıyor, takipçi oluşturuyor,
* kendilerine küfür ettirip dava açanlar varmış, sayıları az değilmiş.
* fazla etkileşim alanlar üste çıkıyor, üste çıkınca daha çok görünür oluyor. klasik sosyal medya algoritması.

iyi şeylere yer yok sosyal medyada, onların pahası değeri yok çünkü.

ekleme: ağustos-ekim arasında 2-3 aylık bir dönemde eksisozluk ve duyuru dahil tüm sosyal medyadan elimi çektim. hatta gündemi bile pek nadir takip ettim. valla çok rahattım. anne-babanın sürekli kavga ettiği evdeki küçük çocuğun gerginliğini yaşıyordum sürekli. bunlar geçti gitti. özel araçlar kullanmaksızın sosyal medyayı kullanmak akıl karı değil.
(özel araçlar kısmını açayım; twitter, instragram, reddit hatta bir çok sosyal medya platformunun app'lerini kullanmıyorum. kulllanacağım zaman bilgisayardan tarayıcıdan bakıyorum. reels'leri, önerileri şunları bunları silen eklentiler var. bu eklentiler ile dikkatimi çekecek ve daha fazla içeride tutacak içerikleri engelliyorum. girip 3-5 dakika ne olmuş diye merakımı giderip çıkıyorum. app'leri kullanırsam kancaya takılıyorum ve saatlerce o girdapta farkına varmadan duruyorum. bu herkes için böyle.)
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bu durum son 1-2 seneyle sınırlı değil ne yazık ki. Yıllardır var. Sözlükte de var, diğer sosyal mecralarda da.

Ancak durumun en vahim olduğu yer sanırım X. Bunun anlaşılır bir tarafı var: “Etkileşim” denen saçmalığı öne çıkaran “algoritma” denen zırva.

Doğru düzgün güzel şeyler yazdığınız zaman buna katılan insanlar bu yazılanlara haliyle tepki vermiyor zira zaten katılıyor. Ayrıştırıcı provokatif yazılar ise tepki aldığı ve sosyal medya mecraları bu mesajları öne çıkardığı için sosyal medyada görünür olmak isteyenler provokatif söylemlere yöneliyorlar.

Ben akıl sağlığımı korumak için X kullanmıyorum, yani hesabım var ancak hiçbir şey yazmıyorum. Yazmaya kalkarsam neredeyse herkesi engellemem gerekir.

Sözlüğü daha aktif kullanıyorum ve sürekli birilerini engelliyorum. Birini engellemem için bana hakaret etmesine gerek yol, kendimce en ufak falsosunu görmem engellemem için yeterli. Tabi bu listenin başında milletin sinir uçlarıyla oynayıp kendine küfredilmesinden mazoşistçe keyif alan troller var. Gördüğüm tüm trolleri engelliyorum. Tabi bu mahlukatların üreme hızı benim engelleme hızımdan daima çok daha fazla ama yapacak bir şey yok, kararlılıkla engellemeye devam ediyorum.

Bu mahlukatlarla yapılacak mücadelede iki önemli şey var:

1. Asla cevap vermemek. Trole küfretmek küfredene değil, trole yarar. “Don’t feed the troll” söylemi her durumda geçerlidir. Trole küfretmek trolün talep sahasını genişleteceği gibi, görünürlüğünü de arttırır.

2. Engellemek. Trol hedeflediği etkileşimi alamazsa, soğuk suya temas eden taşak gibi büzüşür ve süner. Bu hayasızlara aradıkları üreme ortamını vermemek, düşünmeden engellemek gerekir.
0
10551037
(10.11.25)
(7)

NBA kupası

etna
Bu NBA kupası maçları sezondaki 82 maça dahil mi? Yoksa 82 maç haricinde mi oynanıyor?
Bu NBA kupası maçları sezondaki 82 maça dahil mi? Yoksa 82 maç haricinde mi oynanıyor?
0
etna
(08.11.25)
dahil.
+1
co2s2
(08.11.25)
dahil +1

ama bildiğim kadarıyla final maçı ayrı bir naç
0
put it in your appropriate place
(08.11.25)
Hem dahil, hem değil.

Birinci ya da sonuncu olarak play off’a girmek yeterli. Öyle ya da böyle play off’a girdikten sonra normal sezondaki sonuçların önemi yok, normal sezonun tek önemi play off’u belirlemesi.
0
10551037
(08.11.25)
@put it in your appropriate place : doğru..

@10551037 : nba cup ile playoff'lar alakasız şeyler. doğru şeyden bahsettiğinize emin misiniz?
0
co2s2
(09.11.25)
NBA Cup'tan anladığım, 82 maç sonrası play off ve sonrasında kazanan takım.

Başka bir şey mi çıkardılar NBA Cup adı altında?
0
10551037
(10.11.25)
@10551037 Evet Nba Cup diye bir şey çıkartılar. İlki 2023'te oynandı. Üçüncü sezonda bu seneki Nba Cup. 5li takımdan üç grup var her iki koferansta. Grup liderleri ve en iyi ikinci takım çeyrek finale çıkıyor. Yarı final ve final.

Final ayrı maç. Normal sezona etkisi yok. Kazanan Nba Cup'i kazanıyor haliyle. Grup maçlarıyla Çeyek final ve yarı finalde galibiyetler ve mağlubiyetleri normal sezona sayıyolar.

Türkiye kupasını gibi düşünebiliriz. Final maçına kadar ayrı bir turnuva değil ki, ama final maçı ayrı maç.
0
put it in your appropriate place
(10.11.25)
Anladım, haberim yoktu. NBA'i de zorlama rekabetlerle bozmaya çalışıyorlar demek ki.

F1'de sprint, NBA'da kupa. Garip garip işler.
0
10551037
(10.11.25)
(3)

70+ annelere uygun telefon

akiskan
merhaba,uzun süredir telefon piyasasını takip etmeyen bir kullanici olarak 70 küsur yasindaki annemin telefonunu yenilemeye karar verdim. redmi 8 kullanmaya alışık kişilere uygun, android işletim sistemli 256 gb kapasiteli, sürekli reklam çıkartmayan, ekranı büyük, fiyatı 25 bin altı hangi marka mod
merhaba,
uzun süredir telefon piyasasını takip etmeyen bir kullanici olarak 70 küsur yasindaki annemin telefonunu yenilemeye karar verdim. redmi 8 kullanmaya alışık kişilere uygun, android işletim sistemli 256 gb kapasiteli, sürekli reklam çıkartmayan, ekranı büyük, fiyatı 25 bin altı hangi marka modeli önerirsiniz ?
0
akiskan
(08.11.25)
Bütçenize uyan Samsung’u alın geçin.

Çinli markalara bulaşmayın, onların f/p oranı daha iyi olsa da yaşlı insana uyan tipte değiller.
0
10551037
(08.11.25)
Samsung a36 güvenilir anne baba telefonu
0
grimavi
(08.11.25)
Redmi ye alıştıysa aynısından devam edin. Yaşlı insanlarda minik bir fark bile büyük zorluk olabiliyor.
dns i de adguard yapın bir çok reklamdan kurtulursunuz
0
kisa
(08.11.25)
(9)

tv tavsiyesi istiyorum

kisa
Merhaba,Tv nin kendi işletim sistemi çok önemli değil, android box kullanıyorum, öyle devam etme niyetindeyim.Oyun oynamam, tv izlemek için 55 ya da 65" inçlik bir tv bakıyorum. hali hazırda yüz yıllık bir plazma var hala. Bunu çok seviyorum ama her an ölecek gibi geliyor, hazır indirim de varken al
Merhaba,
Tv nin kendi işletim sistemi çok önemli değil, android box kullanıyorum, öyle devam etme niyetindeyim.
Oyun oynamam, tv izlemek için 55 ya da 65" inçlik bir tv bakıyorum. hali hazırda yüz yıllık bir plazma var hala. Bunu çok seviyorum ama her an ölecek gibi geliyor, hazır indirim de varken alayım dedim.
yeni tvler ile ilgili en büyük sorunum, nasıl anlatılır bilmiyorum ama, çok yapay görünüyorlar. bu sadece çözünürlükle ilgili değil, tazeleme hızı ile de ilgili sanırım. bu sorunun ne olduğunu bilen, bununla ilgili dikkat etmem gereken şeyi söyleyebilen biri çok yardımcı olmuş olur.
Bunun dışında baktığımda onvo nun 65" leri çok ucuz geldi, qled tv 24bin civarı, aynı ölçüde TCL 34bin civarı. andorid box kullanacağımı göz önünde bulundurarak tavsiyeniz ne olur.
bütçe için 40 ın üzerine çıkmak istemiyorum.
0
kisa
(07.11.25)
Geniş bir mediamarkt mağazasında kör bakış yapin hocam. Beğendiğiniz tvyi öyle seçin burada kim ne söylese boş
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
Şu anda kullandığınız TV nedir?

İyi bir plazma kullanıyorsanız mevcut TV'lerin size yapay gelmesi normal. Sizin ilacınız, renk ayarları iyi yapılmış bir OLED ancak onun için 65 inç'te bütçenizi yaklaşık 2 katına çıkarmanız gerekli.
0
10551037
(07.11.25)
Şu anda kullandığım iyi bir plazma değil, eski ve zamanının da idare eder bir tvsiydi.
Bir mediamarkt gezmesi mantıklı geliyor.
Teşekkürler.
0
🌸kisa
(07.11.25)
Rica ederim.

Şu anda kullandığınız TV iyi bir plazma olmasa da çoğu plazma, LED TV'lerden görüntü üretme bakımından çok daha iyiydi, bu nedenle yeni TV'ler size çok yapay geliyor.

Teknoloji market ziyareti amaca uygun olmayabilir çünkü teknoloji marketlerin ışıklandırması ve TV'leri teşhirde tuttukları ayarlar o kadar kötü ki TV'nin gerçek performansını anlamak zorlaşıyor.
0
10551037
(07.11.25)
senin yazılımla işin olmadığı için panele odaklanman lazım, belli bir rakama kadar bir çok marka ve modelde lg nin led paneli kullanılıyor, o bütçeler için 4k 65" onvo işini fazlasıyla görecektir.
0
duyuruuser
(07.11.25)
OLED LG kullaniyorum 3-4 senedir, sikinti yok.
guncel fiyat konusunda fikrim yok.
0
cooperr
(07.11.25)
tlc arkadaşım ve babamlar aldı. gayet idare eder.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
vestel 65inç android tv alın pişman olmazsınız
0
asap raki
(07.11.25)
Herkese teşekkürler
Bir anlık gazla xiaomi a65 aldım. (dolandırıcı değilse site) :)

Ek not, başta söylemeyi unuttum, vestel E tek katkım Zorlu psm den bilet olabilir ancak, kendilerine para kazandırmayi çok Özel bir durum olmadıkça düşünmüyorum ama cevap için teşekkürler.
0
🌸kisa
(07.11.25)
(4)

Magsafe Powerbank Tavsiyesi

vaveylababa
iPhone 14'te kullanacağım telefondan büyük olmayan, mıknatısı düzgün bir magsafe powerbank almayı düşünüyorum ancak fiyat skalası çok geniş. Bir anlam veremediğim için bilen birileri deneyim ve tavsiye ürün paylaşırsa memnun olurum.
iPhone 14'te kullanacağım telefondan büyük olmayan, mıknatısı düzgün bir magsafe powerbank almayı düşünüyorum ancak fiyat skalası çok geniş. Bir anlam veremediğim için bilen birileri deneyim ve tavsiye ürün paylaşırsa memnun olurum.
0
vaveylababa
(06.11.25)
anker almistim ben ve cok memnunum. cok hafif, incecik ve miknatisi cok iyi. amazon.com.tr'den baktim link vermek icin ama bulamadim. anker ve belkin bakabilirsiniz
+1
65 derece
(06.11.25)
Anker ve Belkin kesinlikle kaliteli markalar ancak bence fiyatları gerçekten uçuk. En son 2021'de Anker powerbank almıştım, ondan sonra aldığım 3 powerbank de Anker olmadı zira gerçekten yüksekti fiyatları.

Powerbank denen şey bir sarf malzemesi. Alayım uzun kullanayım diye bir şey söz konusu değil, pahalısının da ucuzunun da ömrü aşağı yukarı aynı. Ha ben gidip de en ucuzunu en markasız olanını alın demiyorum ancak bence piyasada iyi kötü bilinen markaların f/p modellerine yönelmek daha mantıklı.

Geçenlerde ben de bir magsafe powerbank almak istedim, fiyatları 600 liradan 3.000 liralara kadar gidiyordu, sizle aynı sorunu yaşadığım için hazır piyasa araştırması ve tecrübeye sahibim. :)

Bir kere, 5.000 mah olanlardan uzak durmak lazım. Powerbank kullanıldıkça kapasitesi düşeceği için, bir süre kullandıktan sonra telefonu sıfırdan bir kere bile şarj edemeyecektir. Bir de powerbank boyutları küçüldü, bu nedenle düşünmeden 10.000 mah alternatiflere yönelmek lazım. Zaten powerbank denen şeyin kullanılabilir kapasitesi ortalama olanlarında 2/3, çok iyi olanlarında 3/4 oluyor. 5.000 mah'lık bir powerbank büyük boy bir iPhone'u tamamen şarj edemiyor.

Ben şunu 800 liraya aldım ve gayet memnunum. Mıknatısı kuvvetli. Kulaklık gibi çok düşük güç isteyen aletleri şarj ediyor (Bunu bazıları yapmıyor). Kablolu kullanımda 20W hızla şarj ediyor, yeterli. Kendisi de 20W ile şarj oluyor. Kutusundan iki ucu Type C kısa kablo çıkıyor, bu da son derece kullanışlı. Yaz boyu sahilde kullandım, hava sıcak olmasına karşın fena performans göstermedi. Ancak Magsafe powerbanklerin şarj sırasında ısınıp hızı düşürdüğü ve zaman zaman akımı kestiği bir gerçek, bunu aklınızdan çıkarmayın. Neyse, ben bundan memnun kaldım. Bataryası şişmedi patlamadı: www.akakce.com

Yine Havit'in çok benzer yapıda olan şu modeli var, bu da düşünülebilir. Bunu kullanmadım, bu nedenle tavsiye edemem ama kötü olacağını sanmıyorum: www.akakce.com

Ben birazcık daha iyi olma olasılığı var diye 10.000 mah Anker'e asla 3.000 TL para vermem. 5.000 mah Belkin'ler de 1.000 ile 1.500 TL arasında satılıyor, onlar da aşırı pahalı.
0
10551037
(06.11.25)
Apple sertifikalı olmayan magsafe'lerde 7.5w hıza kadar destekliyormuş. Atıyorum 20w'lık bir magsafe powerbank aldın, 7.5w hızında şarj edecek. onun için qi2 sertifikasına dikkat etmek gerek.
0
PoscheN
(07.11.25)
Ben böyle bir bilgiye denk gelmedim, kaynak gösterebilir misiniz?
0
10551037
(07.11.25)
(9)

1 ayda başımıza gelenler - Tepetaklak olan düzenimiz.

drako
1 aydır kafam yerinde değil. 2 ay öncesine kadar gayet huzurlu ve mutluyduk. Şuan ise tamamen tüm ailem tepetaklak vaziyette. evlilik sürecinde daha önce hedeflediklerimizi başarmıştık. ve en son hayalimiz kalmıştı.2 ay öncesine kadar da eşimle ortak hayalimiz olan müstakil bir ev almış , daha sonra
1 aydır kafam yerinde değil. 2 ay öncesine kadar gayet huzurlu ve mutluyduk. Şuan ise tamamen tüm ailem tepetaklak vaziyette. evlilik sürecinde daha önce hedeflediklerimizi başarmıştık. ve en son hayalimiz kalmıştı.

2 ay öncesine kadar da eşimle ortak hayalimiz olan müstakil bir ev almış , daha sonrasında ise bahçesine ufak bir yavru köpeğimizi de alarak en büyük hayalimizi gerçekleştirmiştik. Ancak evi aldıktan sonra ise sürekli aksilikler başladı.( Tabi ki borç harç- kredi vs ile)

Sesimizi çıkarmadık , düzelir dedik. ( İş-güç vs.) Neyse 1 ay öncesinde de bir insan diyemeyeceğim şahıs kırmızı ışıkta hızla geçerek arabamıza çarptı. Eşim yaralandı ciddi şekilde neyse ki halen bakımı devam etse de iyi olacak. 1 aydır ailesi bizimleydi ama onlar da tabi ki işleri güçleri olduğundan eşimi alıp gitmek istediler 1 ay. Ben de el mahkum tamam dedim. Zaten bu süreçte de araç da olmadığından evimiz de merkezden uzak bir yerde olduğundan gelip gidiyordum.

Bu arada o telaşeden çok sevdiğimiz kuşumuz ilgilenemediğimizden ( eşimin rahatsızlığı nedeniyle gel gitler nedeniyle) vefat etti, yine bu durum nedeniyle yeterince ilgilenemediğimizden yavru köpeğimiz de hastalandı. ( halen daha köpeğimiz ile uğraşıyoruz).

kısaca hayalimiz olan bir şeyi yaşayamadan ciddi tehlikeler atlattık. düşündüğümde nerede hata yaptığımızı ise bulamıyorum. kimseye zararı olmayan çiftlerdeniz.

ha iyi yanından bakarsak allaha şükür en büyük tesellim ve şükür sebebim eşim sağ.

bu arada tabi kaza nedeniyle araç da perte çıktı. bir yandan da pert işlemleri için uğraşıyorum.

bu başlığı neden açtım onu da bilmiyorum. sanırım çok bunaldığımdan ve çoğu kişiye anlatamadığımdan belki bir nevi rahatlamak amacıyla ( eşim de dahil- üzülmemesi için.).
+4
drako
(06.11.25)
gecmis olsun.
bazen bazen bir sey kotu gidince gerisi corap sokugu gibi geliyor hissedersiniz.

benzer bi tepetaklak surecinden gectim, halen toparlanmaya calisiyoruz. belki biraz uzun surebilir her seyin eskisi olmasi ama sabirli olun duzelecek her sey. esiniz sizinle, sagligi da yerine gelecek.
sabirlar diyorum simdiden.
0
65 derece
(06.11.25)
Hocam geçmiş olsun bunlar hayatta olan şeyler eşiniz kısa zamanda toparlar umarım hayvanları da ihmal etmeyin, hem köpeği hem kuşu geçici bir süre misafir edecek gönüllüler bulunabilir, siz temel masrafları yemi karşılayın
0
grimavi
(06.11.25)
Çok geçmiş olsun. Bu tarz olayların bir sebebini aramak doğru değil. Yani başınıza gelen kötü şeylerin illa ki ilahi bir sebebi, "ettik, bulduk." gibi bir durumu yok. Her an herkesin başına gelebilecek şeyler. Asla küçümsemiyorum, yaşadığınız şeyler çok zor. Umarım kimsenin başına gelmez diyebileceğimiz şeyler. Ancak sizin de bir nebze başardığınız iyi taraflarına daha çok odaklanmaya çalışın ve bu günlerin de geçeceğini bilerek ayakta durun.
0
himmet dayi
(06.11.25)
burada tepetaklak olan nedir tam olarak? evliliğinizin devam etmesiyle ilgili bir terslik yok sanırım. onun dışında kazadır, olur. kişisel algılanacak bir şey yok.

bunu da söylemek istemezdim ama o köpeğin geleceği için söylüyorum; yetişkin insanlar olarak kriz anlarında bakmakla yükümlü olduğunuz canlılara karşı daha sorumlu davranmanız gerekiyor. eşinizin ailesi olayın içinde, kendi aileniz var mı bilmiyorum ama varsa onlar da görece içinde olur. onun dışında eş, dost durumu da varsa ya da hiçbir şey değilse komşular varsa; bir kuşa 10-15 günlüğüne bakmalarını rica etmek zor olmamalı.

kuşla ilgilenemedik diye vefat etti demek dümdüz hayvanı birkaç gün aç ve susuz bırakmışsınız demek. bilmediğimiz şeyler varsa ayrı ama, o kuşu da hesaba katıp hiç değilse her gün eve 1 kere uğrayıp beslemek ve suyunu vermek gerekirdi. aynı sorumsuzluğu köpeğinize karşı yapmayın. bu sorumluluğu taşıyamayacaksanız da sahiplendirmeye çalışın bari hayvanı. elinizde açlıktan ve susuzluktan ölmesinden iyidir.
0
kiyiya vuran dildolar
(06.11.25)
İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. İyi olmaya çalışıyoruz her şeye rağmen.

Maalesef olaylar nedeniyle tek kaybımız 2 senedir bizimle olan muhabbet kuşumuz oldu. Ona zaman ayıramadık ve veterinerin söylediğine göre bizi göremediği ve yeni bir yerde de olduğundan stres nedeniyle kalp krizi geçirmesinin yüksek olduğunu söyledi. Bu sebeple kaybettik maalesef fıstığımızı.

Köpeğe de ilk başlarda ofiste bakmaya çalışsam da stresinin artması nedeniyle eşimin ailesinin yanına göndermek zorunda kaldım bugün veteriner tavsiyesi ile birlikte. Umarım o da iyileşecek. Eşimle birlikte sağlıklı olarak dönecekler.

Tamamen hasarsız atlatamayacağız ama iyi olacağız umarım sonucunda.
0
🌸drako
(06.11.25)
@kiyiya vuran dildolar;

Kuş tabi ki aç ve susuz kalmadı. Yemi ve suyunu kontrol ettik ama yeni bir evde olduğundan ve bizim de sesimizi duyamadığından veterinerimiz kalp krizi geçirmiş olma olasılığı yüksek dedi. Köpek de yalnız değil. Başlangıçta benim ile birlikte ofisteydi gündüzleri ben ilgileniyordum. Ama bahçeye alışmış bir köpeği tek bir yerde tutmak zor ve hayvan strese girdi. Eşimin ailesi de geldiğinde kendileri köpek ile ilgilendi tabi ki. Karma aşıları bitmemiş bir köpeği de dışarıda gezdiremiyorsunuz. Bunu da biliyorsunuzdur diye düşünüyorum.

Tüm süreçte veterinerin tavsiyeleri ile yürüdük. Kafamıza göre hareket etmedik ve yine hiçbir evcil dostumuzu aç ve susuz bırakmadık yani. Biraz daha fevri cümleler kurmadan önce tam olayı bilmeniz daha iyi olur diye düşünüyorum.
+1
🌸drako
(06.11.25)
Geçmiş olsun.

Ben bu gibi durumlarda şöyle bakıyorum: Beterin beteri var.

Eşinizin iyileşiyor ve tamamen iyileşecek olması çok güzel. Araba denen şey sonuçta mal, yerine koyulur. Candan kıymetli değil.

Kuşa üzüldüm ancak eşinizin sağlığıyla ilgilenirken bazı şeylerin kaçması anormal değil. Sağlık olsun diyelim. Kuşlar gerçekten çok hassas hayvanlar, böyle bir aksilik olmasa bile hastalanıp sizi üzebilirdi. Elbette keşke ölmeseydi ama olan olmuş, yapacak bir şey yok.

Köpeği eşinizin ailesinin yanına göndermeniz çok iyi olmuş, o da orada çok daha hızlı toparlanacaktır. Geçmiş olsun, bu zor süreci telafisi imkansız bir zarara neredeyse uğramadan atlatacaksınız gibi görünüyor.
0
10551037
(06.11.25)
geçmiş olsun. bundan sonra her şeyin düzeleceğinden ve her şeyin sizin adınıza çok muhteşem gideceğinden eminim
0
co2s2
(06.11.25)
Çok teşekkür ederim mesajlar için. Gerçekten mutlu ve huzurlu oldum okurken.

Her şey gönlünüzce olsun .
0
🌸drako
(07.11.25)
(2)

Xiaomi tv box hangisini alayım ?

ebeş
Bu iki ürün arasında nasıl bir fark var, evde stick kullanıyorum bir tane daha ihtiyaç oldu stick mi alayım box mu ne dersiniz ?Box: https://www.hepsiburada.com/xiaomi-mi-box-s-4k-android-tv-box-3-nesil-2-gb-ram-hdmi-ve-wi-fi-destegi-siyah-pm-HBC00008W3U3HStick: https://www.hepsiburada.com/xiaomi-mi
Bu iki ürün arasında nasıl bir fark var, evde stick kullanıyorum bir tane daha ihtiyaç oldu stick mi alayım box mu ne dersiniz ?

Box: www.hepsiburada.com

Stick: www.hepsiburada.com
0
ebeş
(03.11.25)
Linkteki stick eski ve 1080p olan versiyon. Aynısını ben de uzun süre kullandım ancak artık son derece yavaş kalıyor.

Linkteki box ise yeni çıktı ve güncel. Ben olsam box alırdım.
0
10551037
(03.11.25)
bulabiliyorsan 3. nesil box ve cin icin uretilen versiyonunu al. rami daha yuksek
0
kiyiya vuran dildolar
(04.11.25)
(5)

Goyard vs Loewe

Bruce
Marka algısı olarak hangisi daha premium?Kalite olarak hangisi daha kaliteli?Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
Marka algısı olarak hangisi daha premium?
Kalite olarak hangisi daha kaliteli?
Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
-1
Bruce
(02.11.25)
İkisi de premium çünkü ikisini de ilk kez görüyorum.
Şehirde yaşayan bir köylüyüm, üzerimde tapulu tarla vs var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
Goyard hayatımda duymadim. Loewe duydum.
Goyard okuduğum öyle çok marketing vs yapmayan, az öz is yapan firma gibi.
0
logisticsmanager
(02.11.25)
tabii ki loewe daha kaliteli. goyard çantalarıyla meşhur oldu ama overhyped aslında. bir kere ürünlerin ana malzemesi canvas. goyard’dan daha eski ve aynı tarz üreten moynat var mesela. moynat daha quiet luxury.

edit: aklıma gelmişken loewe de zamanla kalitesini biraz bozdu. puzzle bag’in ilk çıktığı zamanki haliyle update gelmiş şekli arasında bayağı bir işçilik farkı var.
+1
eileengray
(03.11.25)
Erkek gözüyle bakınca ikisi de birbirinden kötü bence.

Goyard anormal pahalı bir marka ve satın almak bile dert. Herkese ürün satmıyorlar. Alabilen insanlar kendilerini "şanslı" sayıyorlar. Büyük konuşmak zorundayım, bence ürünleri beş para etmez zira gerçek deri ürünler üretmiyorlar. Yaptıkları şey, tıpkı LV'nin monogram ürünlerinde olduğu gibi kanvas üzerine PVC kaplamak, yani benim tarzımla ifade etmek gerekirse, Dockers pantolon üzerine sıvılaştırılmış tuvalet terliği püskürtmek.

Loewe ise son 5-10 yıldır çantalarını insanların kollarında gördüğüm bir marka. Ben 38 yaşındayım ve Loewe benim jenerasyonumdaki erkekler için en pahalı 2 TV markasından biridir (diğeri Bang Olufsen). Hatta ilk başta çantaların üzerinde Loewe yazısını görünce şaşırmıştım, TV'yi bırakıp çantaya mı girdiler diye merak etmiştim.

Loewe'nin sitesine girip erkek çanta ve cüzdanlarına baktım. Çizgilerini sevmedim. Cüzdanlar idare eder ama çantalarını beğenmedim.

Benim gözümde ikisinin de marka algısı düşük Loewe'de çoğu modelde marka yazısı çok büyük. Goyard ise neredeyse sadece monogram desen yapıyor. Çantaya baktıkça "Goyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyard" görüyorum ve şaşı bak şaşır bir durum meydana geliyor benim adıma (Monogram sevmiyorum).

Bu tip ürünlerin kalitelerini konuşmak bence çok anlamlı değil zira kaliteyi tanımlamak lazım. Kaliteden ne anlayacağız? Uzun ömür ve dayanım ise, Goyard'ın iyi iş çıkaracağını düşünmüyorum. Komple deri olan Loewe'ler fena olmayabilir. Kaliteyle kusursuza yakın işçilik anlatılmak isteniyorsa, hiç fikrim yok açıkçası. İkisini de canlı görmek lazım. Bu tip lüks ürünleri kesip biçerek inceleyen bir Türk var, tavsiye ederim: www.youtube.com

Bu uzun mesajımı şöyle bitireyim: Deri ürünlerin ben de hastasıyım. Özellikle bifold cüzdan ve postacı çanta delisiyim. Alamayacağım kadar pahalı olup da bildiğim pek çok markanın internet sitesini (LV, Bottega, Hermes vs) 1-2 yılda bir gezerim ve çoğunlukla "ulan param olsa bunu kesin alırdım" diyeceğim bir şey bile bulamam çoğu zaman. Instagram'da dolanırken tesadüfen şu butik üreticiyi buldum, sonra buna benzer başka butik üreticiler de buldum ve şunu anladım: Çok param olursa asla büyük markalardan değil, daima ufak butik üreticilerden alışveriş yapacağım. Bu üreticinin tarzı çok klasik, farklı şeyler arayanlara çok hitap etmeyebilir ancak her şeyin kişiselleştirilebilir olması beni benden alıyor: chestermox.com Biraz zengin olursam olunca bu vatandaştan dikişinden malzemesine kadar istediğim gibi olan bir horween deri cüzdan alacağım. Hatta biraz daha fazla zengin olursam bir de postacı tipte evrak çantası yaptırırım. Şu anda sitesinde böyle bir çanta yok ama eskiden vardı.

Ülkemizden de çok beğendiğim bir üretici göstermek isterim. Evet fiyatlar ucuz değil ancak LV monogram cüzdan yerine bu adamlardan el boyaması bir cüzdanı düşünmeden tercih ederim: www.atolyede.com
+1
10551037
(03.11.25)
ikisi arasında loewe.
goyard çantalarıyla ünlü ama türkiye’de pek bilinmiyor, kaliteli bulmuyorum. goyard yerine lv alırım.
0
deartheodosia
(03.11.25)
(1)

Yarın öğlen eminönü'nde arabayı nereye parkedebilirim?

cccbehzatccc
Vapura binip birkaç saat sonra geri döneceğim öğlen. Eminönü iskelelerin orda en güvenli nereye bırakabilirim aracı?
Vapura binip birkaç saat sonra geri döneceğim öğlen. Eminönü iskelelerin orda en güvenli nereye bırakabilirim aracı?
0
cccbehzatccc
(01.11.25)
Tren garının yanında otopark var. Anahtar istemiyorlar. Bence haritadan bir bakın.
0
10551037
(01.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.