Giriş
(2)

ABD'de Dava Kaybeden Şirketler Bireylere Nasıl Tazminat Ödüyor?

halitkin
Son olarak Apple'ın 250 milyon dolarlık anlaşmayla kullanıcılarına 95 dolar ödemesine karar verilmiş. Bu şekilde sıkça haberler okuyorum da ödemesi nasıl yapılıyor? Her iPhone sahibinin banka hesabına para mı yatıyor, 18 yaşından küçükse de bu ödemeyi alıyor mu, eyaletten eyalete değişiyor mu, takib
Son olarak Apple'ın 250 milyon dolarlık anlaşmayla kullanıcılarına 95 dolar ödemesine karar verilmiş. Bu şekilde sıkça haberler okuyorum da ödemesi nasıl yapılıyor? Her iPhone sahibinin banka hesabına para mı yatıyor, 18 yaşından küçükse de bu ödemeyi alıyor mu, eyaletten eyalete değişiyor mu, takibini kim yapıyor? Kafamda deli sorular :)

Kaynak: gazeteoksijen.com
0
halitkin
(07.05.26)
Türk uygulamasında kendine yer bulan bir kurum olmadığı için bilmiyorum ancak bu davalara Anglo-Sakson Hukuku'nda Class Action Lawsuit deniyor. Bu kavram üzerinden kurcalarsanız bilgi edinirsiniz diye düşünüyorum.
0
10551037
(07.05.26)
adamin teki kafayi takiyor, insanlari orgutluyor.
belkide isim yapmak isteyen bir yada birkac avukat da tamam ya bu aklima yatti diyor, class action aciyorlar.
sonra gazetelerde falan haber oluyor.
genelde bir internet sitesi uzerinden gerekli bilgileri vererek kayit oluyorsun, benim de parada hakkim var seklinde.
eger dava kazanililirsa adresine cek yolluyorlar.

birkac davaya boyle katildim, henuz cek falan gelmedi ayri mesele.
bir arkadas dieselgate mevzusundan iyi para aldi ama, $5000 civari. tdi jettasi vardi.
+1
cooperr
(07.05.26)
(10)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
Seyahat tıraş setinizi yanınızda taşıyor gibi. Çantayı açsak içinden tıraş köpüğü çıkar. Kısaca korkunç. Aman babet çorabınızı da unutmayın.
0
eileengray
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
(13)

Dizi tavsiyesi

yadigar
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
Daha önce hiçbir dizi izlemediğini farzettiğiniz bir kişiye en az 5-10 yıl önce çekilmiş olan en çok hangi 7-8 diziyi tavsiye edersiniz? Yerli ve yabancı olabilir. Mini dizi de olabilir.
0
yadigar
(19.04.26)
su an succession izliyorum.

ne zaman cekildi bilemiycem. ama coook iyi.
0
Purple life
(19.04.26)
peaky blinders
sharp objects
the night of
the night manager
22.11.63
when they see us
-3
baldur2
(19.04.26)
Battlestar Galactica
The Expanse
dexter
sons of anarchy
scrubs
Lucky Louie
Louie
+2
late viper
(19.04.26)
sopranos
the wire
band of brothers
+3
orpheus
(19.04.26)
Person of interest
+3
etna
(19.04.26)
The Sopranos, The Wire ve Better Call Saul'u izledim ve kesinlikle öneririm.

Henüz izlemesem de listemde olan ve çevremde zevklerini bildiğim ve güvendiğim herkesin şiddetle tavsiye ettiği Succession da ekleyebilirim buraya.
+3
10551037
(20.04.26)
Spartacus 1. sezon
0
yurtsuz john
(20.04.26)
Klaiskleri sıradan sayarım.

GoT
Lost
Prison Break
OZ
Behzat Ç
HIMYM
...
0
matematisyen
(20.04.26)
bir sonraki bölümü merak etsin, izlemeye devam etsin diyorsanız Lost'la başlasın.

aşk, entrika, aksiyon, gizem her şey olsun derseniz Game of Thrones.

gülsün derseniz how I met your mother ve friends.

genel olarak süper bir dizi derseniz breaking bad ve better call Saul.
0
co2s2
(20.04.26)
Sherlock
Six Feet Under
Dark
Oz
Fringe
Twin Peaks
The X-Files
Vikings
Nip/Tuck
0
auroraaurora
(20.04.26)
Breaking Bad
Narcos
Bron|Broen
The Serpent
0
amelie poulain
(20.04.26)
Sopranos
Oz
Breaking Bad
The Wire
House of Cards
Person of Interest
Prison Break
Fargo
Narcos
Peaky Blinders
+3
iwasbornonamountainside
(20.04.26)
person of interest
fargo
dexter
black sails
lost
the wire
dark

mini diziler
1883
11.22.63
chernobyl
+1
tabii lan manyak mısın
(20.04.26)
(14)

Kaliteli zeytin yagi

b w n s p
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
Kaliteli guvenilir zeytin yagi almak istiyorum. siz nereden aliyorsunuz?
0
b w n s p
(14.04.26)
Aydın'dan getirtiyor annem, markası yok pet şişede geliyor ama yediğim en iyi zeytinyağı diyebilirim.
Getirtme imkanınız varsa detayını sorarım, bildiğim kadarıyla kendileri göndermiyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
yok maalesef internetten siparis verebilirim.
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
ben boztepe alıyorum beğeniyorum ama gıda mühendisi bir tanıdığım fiyatı o kadar abartmana gerek yok markette satılan komili kristal gibi markalar da gayet fiyat performans ve kaliteli dedi onları denemeyi düşünüyorum
0
tabii lan manyak mısın
(14.04.26)
eğer güvenilir köyden getirtemeyecek gibiyseniz market zeytinyağı olarak kriistal ya da tariş markasını öneririm.

www.kristalyaglari.com
www.tariszeytin.com.tr

marketlerde belki daha ucuz olarak satılıyor olabilir
0
exlibris
(14.04.26)
evet ben de o yuzden kuskuda kaldim. markette satilanlarla arada cok fark yoksa cok gerek de yok uzun uzun arayip bulmaya.
simdi gemlik belediyesi satiyormus onu buldum cok mantikli geldi
www.gemtar.com.tr
0
🌸b w n s p
(14.04.26)
Bizim kendi üretimimiz. Kargo satış vs işleriyle uğraşabilsem gönderirdim. Ailem topluyor. Fabrikaya götürüp yağ olarak geri alıyoruz.

Zeytinyağı işinde hile hurda çok fazla. Dikkat edin.
0
jackyr
(14.04.26)
aydında yaşıyorum pazardan pet şişede zeytinyağı aldım ve şüphelendim. il tarımda çalışan kuzenime test ettirdim. zeytinyağında başka yağlarda aldığım yağın içinden çıktı.
dünyada sıralamaya giren markalarımız var. hermus, nova vera, oleamea, palamidas.
ben palamidas soğuk sıkım alıyorum.
+2
mikahakkinen
(14.04.26)
Çooook kaliteliyse novavera, yok ağam abartma dersen özgün alınabilir bence
+2
wild honey suckle
(14.04.26)
Özem, Kocamaar ve Avilo'yu beğeniyorum, web sitelerine bakabilirsiniz.
+1
fotrsapka
(14.04.26)
Zeytinyağı asidik bir üründür. Su için bile sağlıklılığı tartışmalı olan ped şişelere konmuş zeytinyağından uzak durun bence.
Zaten gün ışığından etkilenen bir ürün şeffaf kapta olmaz.
+2
Mirket
(14.04.26)
Yıllardır Özgün'den alırız, gayet memnunuz.
0
10551037
(15.04.26)
Ben Tariş alıyorum. Fiyatı biraz kol gibi ama en azından Tariş. Alsancak mağazasından alıyorum genelde. Güney ege ve Kuzey ege yağları var. Zeytin aroması almayı seviyorsanız yağdan güney sevmiyorsanız kuzey. Yani böyle ekmek banayım yiyeyim domatesin üzerine döküp yiyeyim diyen bir zeytinyağı seviciyseniz Güney ege. Bu ikisi dışında özel serileri var onların fiyatı iyice kol gibi ben Bi kere ilk el diye Bi yağını aldım bambaşka bir şey gerçekten. Sonra almadım zaten. Zengin işi onlar.
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
pet şişede ise dünyanın en iyi yağı da olsa almayın, açık renkli cam şişeler de bile sıkıntı oluyor zeytinyağında; mümkünse koyu renk cam şişe en sağlıklı olanı, kampanyada ne yakalarsam onu alıyorum bu şartlara uyan :)
+1
sweetoffice
(15.04.26)
Tariş alıyorum ben. Bazen süpermarkette indirim oluyor bazen internette. Biraz takip etmek gerekiyor.
0
peki madem
(15.04.26)
(8)

Ekşi Sözlüğün geldiği nokta

CemMetin
https://eksisozluk.com/uganda-generalinin-turkiyeyi-tehdit-etmesi--8091833Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanı
eksisozluk.com

Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.

Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanına dönmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
0
CemMetin
(11.04.26)
burası bir değer değil ki. burası bir internet sitesi. bir bayrak değil, belirli bir zümreye ait değil. hoşunuza giderse kalırsınız, hoşunuza gitmezse çıkarsanız.

çok değer biçmediğiniz zaman eğlenceli oluyor, tavsiye ederim.
-2
galahad reloaded
(11.04.26)
ekşinin artık eski yazarları yok. meydan trollere kaldı. dönem değişiyor ekşide değişiyor.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Başlığı açanı engellemişim. Sanırım 1.000 kişiyi engelledim ve hala her gün en az birkaç kişiyi engelliyorum ancak sorun çözülmüyor.

Sorun sitenin tam zamanlı profesyonel bir işe dönüşmesinden kaynaklanıyor, site sahibi el atmadıkça yapacak bir şey yok.
+3
10551037
(11.04.26)
Sözlük kapanıp açıldığı dönemden beri foseptik çukurundan hallice değil mi? bu hale geldikten sonra xteki troller eksikapansin hastagini saldılar.
0
ekimoloji
(11.04.26)
ekşisözlük'te bir ticarethane sonuçta. para konuşur.
akp trollerine de mecburen destek oluyorlar.
0
parka
(11.04.26)
Bu konu benim de canımı sıkıyor. Sözlüğün para kazanmasıyla ilgili bir derdim yok, Kanzuk ya da başka birinin bu işi babasının hayrına yapmayacağını biliyorum. Hatta sözlüğün potansiyeli itibariyle siyasi açıdan rahat bırakılmayacağını da biliyorum. Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık. Normal bir kullanıcının ürettiği içeriklere bile bağımsız yaklaşmak çok zorken bu tür akçeli işlerde çizgi çekmek imkansız hale geliyor. Bu kafayla mesela A Haber parasını basıp sabahtan akşama kadar CHP temalı başlık açabilir diye anlıyorum.
Sözlüğün bu tür bir sürece girmesi yazık gerçekten.
0
salihdt
(12.04.26)
''Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık.''

buna tam olarak 'ticaret' diyoruz. bakkal dükkanı işletsen akp' li veya dem partili birine ürün mü satmayacaksın? veya okulun olsa okula mı almayacaksın? veya hastanen olsa o hastaya bakmayacak mısın?

sözlüğün bulunduğu bu ortam müthiş bir fikir özgürlüğü durumu. ha gelir chp veya işçi partili biri reklam vermek ister ve sözlük bunu kabul etmez. o zaman hep beraber linçleriz.
-2
galahad reloaded
(13.04.26)
Ona tam olarak "ticaret" diyemiyoruz zira sözlüğün özü kullanıcıların içerik üretmesi. Sözlüğe para verip değer yargılı içerik ürettirmek benim Ülker'e para verip kafama göre çikolata üretmem, Ülker'in de bunu kendi markası altında satmasıyla aynı şey. Ülkerin herkese bu hakkı vermesi demokratik bir durum gibi gözükse de faaliyetin türü itibariyle saçma ve etik değil. Ya da daha yakın bir örnek vereyim: Para verip gazeteye haber yaptırıyorum mesela. Ticaret mi? Ticaret... Eğer gazete "Her para veren haber yaptırabilir" derse kendince demokratik de olur da... Artık gazete diye bir şey kalmamaya başlıyor bir noktada.
+1
salihdt
(13.04.26)
(4)

Polise yakalanmama temalı film arıyorum?

augustine azuka okocha
Bolca polis sorgusu olan, polise yakalanmama temalı film arıyorum, el cuerpo tarzı?
Bolca polis sorgusu olan, polise yakalanmama temalı film arıyorum, el cuerpo tarzı?
0
augustine azuka okocha
(10.04.26)
Dial M for Murder
Gone Girl
Insomnia
Seven
Zodiac
Prisoners
Memories of Murder
0
10551037
(11.04.26)
midnight run
0
phoarbix
(11.04.26)
Sorgu yok ama polise yakalanmama olayının kralı (bkz: sıkıysa yakala)
0
rodeocu
(11.04.26)
Art of Sarah. Netflix'de. Dizi ama film degil.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(13.04.26)
(7)

Göz bozukluğuyla askerlikten muaf olmak

nundu
İnternette bakınca iki gözdeki diyoptri toplamı 14'ün üstündeyse muaf olunur şeklinde bilgi var. Ben en son 4-5 sene önce muayene olduğumda iki gözdeki miyop ve astigmat toplamı 13,5 çıkmıştı. Bu muafiyet için toplam 14 bilgisi kesin doğru mu?Diyelim üniversite hastanesinde muayene oldum 14'ün üstün
İnternette bakınca iki gözdeki diyoptri toplamı 14'ün üstündeyse muaf olunur şeklinde bilgi var. Ben en son 4-5 sene önce muayene olduğumda iki gözdeki miyop ve astigmat toplamı 13,5 çıkmıştı. Bu muafiyet için toplam 14 bilgisi kesin doğru mu?

Diyelim üniversite hastanesinde muayene oldum 14'ün üstünde çıktı, askeri hastanede tekrar bakarlar diye düşünüyorum ama bunun için kendim mi başvurmam lazım yoksa bedelliye başvurup parasını verdikten sonra mı bu süreç ilerliyor? Bilgisi olan var mıdır?
0
nundu
(08.04.26)
Ben bu sekilde muaf oldum. (2009du sanirim, bedelli degil, kisa donem)
Benim zamanimda zaten muayene once basit bir sekilde yapiliyordu. Doktor cagiriyor, saglik sorunun var mi diyor. Orada goz numaram yuksek dedim. Kac dedi soyledim, askeri hastaneye sevk etti.
Oraya gittim, orada tekrar muayene ettiler, iki sefer. Bana 13 ustu olursa muaf demislerdi, bende 17 civariydi.
0
quaker
(08.04.26)
Ben de 2014'te quaker ile benzer bir süreçten geçtim.
Benim zamanımda sağlık muayenesi için aile hekiminden rapor alınıyordu. Orada gözüm bozuk dedim, demesem sormazdı.
İlgili maddeyi buldu, "bilmem ne maddesinden askeri hastaneye sevki tavsiye olunur" d,ye yazı yazdı, askerlik şubesi randevu aldı beni askeri hastanede muayeneye yolladı.
Yönetmelikte ne yazıyorsa o. Bir kaç kriter var. tek göz 11'den fazla olursa, toplam 14 olursa, vs. Hesaplama yöntemi de yazıyordu. Hipermetropun yarısı alınır gibi ek maddeler de var. İlgili yönetmeliği oku.
Ölçüm öncesi baya bir damla damlatıp yalancı miyopu sıfırlıyorlar. O yüzden şimdiye kadar yaptırdığın ölçümlerden biraz daha düşük çıkabiliyor. Aslında gerçek değerini alıyorlar, o da 14'ün üstündeyse askerlikten muaf oluyorsun (dun).
0
burfak
(08.04.26)
senin derecelerine muaf olunur.
0
mikahakkinen
(08.04.26)
Askeri hastane kalmadı artık. Askerlik şubesi hangi hastaneye sevk ederse oranın kararı geçerli. 13 ölçerse gidersin, 14 ölçerse muaf olursun. Karara itiraz da edebilirsin. Ancak, "elimde rapor var, filan hastane şöyme belge verdi" diye ilerlemiyor süreç. Gönderileceğin hastanenin kararı önemli.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.04.26)
Önce aile hekiminize gidiyorsunuz. Göz probleminizi ve varsa diğer rahatsızlıklarınızı söylüyorsunuz, o sizi o bölgede sorumlu olan devlet hastanesine sevk ediyor. Orada sağlık kurulu askerliğe elverişli/değil veya erteleme raporunu düzenliyor.
0
unalub
(08.04.26)
Direkt toplama bakılmıyor, miyop toplamı+astigmatlarin toplamının yarısı 14 üstü olması gerekiyor.
0
diabolus79
(08.04.26)
@diabolus79 doğru söylüyor.

Ben de aynı şekilde 2011'de muaf oldum. Miyop ya da hipermetropun (ikisi birden aynı anda olmuyor, hangisi varsa o alınır ancak askerlik yaşında hipermetrop çok zor, bu nedenle miyop demek yanlış olmaz) tamamı ve astigmatın yarısının 14'ün üzerinde olması gerek. 14,25 ile muaf olursunuz yani.

Bir de görme oranı hesabı var. İki gözün de ideal şartlarda 10/10 üzerinden görme oranı vardır ancak buna da bakılır, dereceden tutturamazsanız buradan da muaf olabilirsiniz.

Detaylı bilgi için TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ'nin Ek C HASTALIK VE ARIZALAR LİSTESİ'nin 7. maddesine bakabilirsiniz.

mevzuat.gov.tr
0
10551037
(08.04.26)
(10)

Powerbank alacağım

mezzosprite
Nasıl seçeceğimi neye dikkat etmem gerektiğini hiç bilmiyorum, bilenler tavsiye edebilir mi? Direkt ürün tavsiyesi de çok iyi olur. Teşekkürler
Nasıl seçeceğimi neye dikkat etmem gerektiğini hiç bilmiyorum, bilenler tavsiye edebilir mi? Direkt ürün tavsiyesi de çok iyi olur. Teşekkürler
+1
mezzosprite
(04.04.26)
şundan bikaç tane aldık memnunuz. özellikle biraz yavaş da olsa kablosuz şarj edebilmesi kullanışlı. tek seferlik telefonu tamamen doldurması yeter diyorsan 5000lik al yok ben sağa-sola, kampa gidiyorum 2-3 defa en az şarj edebileyim diyorsan 10.000lik al.

www.amazon.com.tr
0
orpheus
(04.04.26)
Alınacak markalar;
Anker
Ravpower
Spigen
Belkin
Ugreen (belki)
Baseus (belki)

Kapasite; telefonun pil kapasitesi x kaç kez şarj etmek istiyorsunuz.
+1
orient blue
(04.04.26)
Baseus 100w
0
gabe h coud
(05.04.26)
ne amaçla kullandığınızı bilmeden tavsiye vermek zor oluyor. günlük yanımda bulunsun diye mi kullanacaksınız kampta filan mı kullanacaksınız?
0
belkider
(05.04.26)
5.000 mah çoğu telefonu bir kere bile doldurmaz, çoğu oowerbank’in gerçek kapasitesi yazılı mah değerinin 3/4’ü bile olmuyor teknik gerekçelerle.

Günlük kullanılacak ve her akşam şarj edilecekse en az 10.000’lik almak lazım.

Çantaya atılıp güvenli tarafta kalınmak isteniyorsa, birkaç şarj çıkarması gerekiyorsa 20.000 mah yeterli.

Laptop şarj edilecek ancak uçağa binilecekse 27.000 mah sınır. Uçağa binilmeyecekse 30.000 mah ve üzeri iyidir.

Poşet Delivery hızlı şarj desteği olmasında yarar var çünkü kapasite büyüdükçe şarj süresi çok artıyor. 20.000 mah bir pb için 50-60W olursa şahane olur. 10.000 mah’lar için 20-30W genelde yeterli.

Mümkün olduğunca USB-A portu içeren pb’lerden uzak durmak, değilse 1’den fazla USB-A portu olan pb almamak lazım, USB-A portu gün geçtikçe azalıyor.
0
10551037
(05.04.26)
Çok teşekkürler cevaplar için. Günlük kullanım için lazım yani dışarda şarj bitti hemen takayım eve gelince doldururum yine
0
🌸mezzosprite
(05.04.26)
X-Level var bende. Şahsen memnumum.
0
put it in your appropriate place
(05.04.26)
çok sağolun ama çok seçenek oldu, bi tanesini seçseniz benim için? fiyat performans olsun; kablosuz şarj etmesin, telefonum bunu destekliyor mu bilmiyorum. bi de çok kapasiteli olmasına gerek yok 1 kere doldursa yeter.
0
🌸mezzosprite
(05.04.26)
baseus alma. orjinal şarj aletiyle şarj ederken patlıyor, yangına sebep oluyor. kendim şahit oldum, tamamen güvenilmez.
0
house md
(05.04.26)
www.ensonu.com

şunu alayım diyorum o zaman, site de güvenilirdir herhalde akakçeden çıktı
+1
🌸mezzosprite
(05.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(19)

5g ye geçmişiz.. çok umrumda değil

diyecevaplandı
Burayı az önce izledim dehttps://m.youtube.com/shorts/PVBcyKnVN8Isonra düşündüm.Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor? Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt
Burayı az önce izledim de
m.youtube.com
sonra düşündüm.
Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor?
Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt alırken kendileri depremde de kesinti yapmayacaklarını taahhüt ettiler mi ?
Vodafonda OZET yazarak 7000 e kalan kullanım hakları için mesaj atıyoruz.
Karşılığı bile gelmiyor. Ama Geldiğinde ise belirttiği tarih o anki değil, geçmiş bir tarih üzerinden oluyor.

Tarife fiyatları zaten kazzık.
Hala 3g deyim. Neden mi ?
Çünkü yetiyor.
-13
diyecevaplandı
(03.04.26)
tamam.
+8
yazar yazmaz yazan yazar
(03.04.26)
Soruya mı odaklandınız gerçekten?
Sorun ne ?
-5
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Dediklerin çok doğru. Keşke şöyle bir hükümet olsa da dediklerini yapsa, kural falan koysa, bunları düzeltse. Bir dahaki seçimde bence bu şikayetlerini göz önünde bulundur.
Bir de olay tabiki 5g olmasın değil de Türkiye'nin genel olarak bu konudaki dandikliği. Yoksa 3g oldukça çağın gerisinde olan bir teknoloji.
Edit: bahsettiğim dandiklik kullanıcılara sunulan servistir gerek fiyat gerek performans olarak.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Deprem anında işlevsiz kalan operatörler gibi bir zahmet siz de her soruya mavi ekran hatası veren muhalif tadında karşılık vermeseniz olmaz mı ?
Benim şu an öyle bir kaygım yok derdim de yok.
Zihniyetini bilmeme rağmen doğru yazana hak verdim burada.
Ben bir sorundan bahsediyorum .
Bunun siyasi tercihle de ilgisi yok .
O çok güvendiğiniz aşırı yüksek IQ nuz bu tür sızlamalardan sıyrılmış olmalı.

Nerden nereye geldik?
O beklenen latteli, filtreli kahve tadında, romantik zevk temalı duyurular / sorular bende neredeyse hiç olmaz.

@logisticsmanager
Avrupa'da ekonomik anlamada ziller (veya çanlar) çaldığında Türkiye'ye kalıcı gelmen de olası. Kıvranmaları başladı zaten. Madem sözü açtın da bilgin olsun.
Sanayi devrimi ile çağ atlamışlardı haliyle takla da atacaklar :) yüzyıllardır sürekli sömürüyle nereye kadar?
Siyasi tercih değil, ama ülke tercihi de burada önemli (!)
Geçim dünyasıdır, biliriz.
-4
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
adam hız sınırını 200 km/s yapmış, ama yol 10 km sonra bitiyor. basıp gideyim diyorsun ama yol bitti.
0
kibritsuyu
(03.04.26)
iki sebeple benim de umrumda değil, kısa vadede umursamamaya devam...
bu kotalarla anlamı yok. mobilde 4g'nin yetmeyeceği bir kullanım yok.

5g hızına ihtiyaç duyan kaç kişi var? 0.1%'in bile hayatında bi değişiklik yaratacak mı cebindeki telefonun mobil internet hızının daha da artması? arka planda şirketler için vs. fark yaratacağı konular olabilir ama bireysel olarak cep telefonunda bu hıza ihtiyaç duyan yok sanki...

telefonum da 5g desteklemiyor, alırken 5g olayı gündeme gelmeye başlamış 5g destekli cihazlar satılıyordu ama ben aa 5g gelecek diye daha düşük donanımlı telefona daha fazla para vermeye gerek görmedim. 5g gelince değil 4g desteği kesilmeye başlayınca problem olacak 5g desteği olmaması bu da telefonun kullanım ömrü boyunca yaşanmayacak muhtemelen. bugün 3g cihazların kapsamasında internet hızında vs. ciddi problem yaşanabilir çünkü desteği büyük oranda azaldı tam kapasitede 3g yayını yok çoğu bölgede. 3g'nin tam performansı alınabiliyor olsa hala o bile birçok iş için yeterli olurdu ama artık birçok kişi için 3g kullanılmaz durumda. 4g de böyle olacak, aslında yeterli olabilecekken desteği zayıflayacak ama yıllarca gerçekleşmez bu durum. şimdilik problem yok :) 4g'den devam.
bir ihtimal 4g desteği çooook uzun yıllar bile tam kapasite devam edebilir, 5g'ye göre kapsama alanı daha iyi ve 5g'nin çekmediği yerde failover gerekli olacaktır. hızı da her şeye yeterli olduğundan mantıklı olur 4g'yi tutmaları
+1
konetsu
(03.04.26)
Aslında 5G kişisel faydadan daha çok toplumsal ve kurumsal faydalar sağlıyor. Bize "daha hızlı sosyal medya kaydırmasından" fazla verebilecek çok şey yok. Fakat yeni teknoloji hep iyidir. Bu tip tartışmalarda eski zamanda matbaaya karşı çıkan insanlar gelir hep aklıma. Nasıl ilk çıkan matbaa ile şu anki bambaşka ise 5g de öyle olacak, başka yeniliklerin basamağı olacak.

Ayrıca operatörler arası kalite farkı bölgeye göre çok fark ediyor. Mesela bulunduğum yerde vodafone çöp iken turkcellden çok ama çok memnunum. Çoğu insan ihtiyacı olmadığı için bu araştırmayı yapmayı tercih etmiyor.

Deprem konusunda ise; Bu tip acil olaylarda 2 sıkıntı var. Birincisi donanımın fiziksel zarar görmesi İkincisi ani olaylar olduğu için 4G ve öncesinde frekans bölümleme yok bu sebeple gece ve beklenmeyen anlarda aşırı talebe yetişmesi teknik olarak mümkün değil. 5G ve yapay zeka teknolojileri "eğer istenir ve operatörler uygularsa" ani olaylara refleks gösterme özelliğine sahip.

Fiyat konusunda tekel ve mecbur olmamızda ötürü fazla olduğu gerçek. Mesela siz 3G kullanıyorsunuz ben 5G fakat aynı pakete aynı ücreti ödüyoruz. Ülkemizde 3G 4G 5G için ayrı fiyatlamalar belirlenmeli hız sınırlı fakat kotasız paketler çoğalmalı. Sadece "sosyal medya kaydırması" yapan kişi için 50 mbit çok rahat yeter belki daha hızı. Bu kişi daha az hıza daha az ödemeli.
+2
infernalcadre
(03.04.26)
5g'ye ben de heyecan duymadım, hayatımızda değişen pek bir şey olmayacak. faturamız artacak, kotamız çabuk tükenecek.

üç operatör lisans bedeli için milyarlarca dolar para verdi.
devlet neden ne amaçla bu lisans bedeli için bu kadar fahiş para istiyor anlamıyorum. bu milyarlarca dolar tabii ki bizden çıkacak.

teknik olarak 5g'nin bazı avantajları var. mesela daha az şarj tüketmesi, binlerce kişinin aynı anda baz istasyonuna bağlandığında sorun yaşamadan iletişim halinde olması gibi.

ama bildiğim kadarıyla bir kaç nokta dışında hiç bir yerde gerçek 5g'ye geçilmedi. yalancı 5g diyebileceğimiz nsa 5g var şuan çoğumuzda. yani 4g anten ve altyapısında 5g sinyali. bunun biz son kullanıcıya ne kadar etkisi olacak bilmiyorum ama 5g'ye geçildiğinden beri, belki rastlantı belki değil telefonumda (vodafone) 200mbit civarı hız alıyorum. gerçek 5g'nin 5'te 1'i olsa da bulunduğum kırsal ve küçük ilçe için çok iyi bu. üstelik stabil bir internet.

açıkçası tüm ülkede bu interneti bu şekilde alabilsek bu konuda sorunumuz kalmazdı.

5g baz istasyonları fiber kablolar ile birbirine bağlanmalı ama yine çoğu yerde böyle bir şey yok. o yüzden sinyal tipini değiştirsen de donanım değişmedi, donanımı değiştirsen de altyapı değişmedi. 5-10 yıllık bir süreç var belki de 5g dönüşümü için.

sözün özü, mobile'da minimum 20mbit ve stabil internet önce ülkenin her yerine düzgünce şekilde verilsin, kota sorunu kalksın, sonra 5g konuşuruz. (20mbit => 2mb/saniye demek, yani teorik olarak ay içinde kullanabileceğin maksimum bir limit var demek bu. herkes her an sürekli download yapmayacağı için operatör yükü olarak aylık 100-500 gb arası bir şey olur).
bahsettiğim hız günlük kullanımda çoğumuza yeter.
+1
biseysorcaktim
(03.04.26)
Mantıklı ve anlaşılır cevaplarınız için @konetsu , @infernalcadre, @biseysorcaktim ayrıca teşekkürler .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Benim belli konularda sıkıntım varsa bunu yaptığım siyasi secimlerde gösteriyorum.
Şirketlerin tüketiciyi sömürmesine karşılık verilmemesi devlet ile alakalıdır. Avrupa'da bu ciddi olarak varken, amerika'da genelde o kadar yoktur. Bunlar hep seçimlerle alakalı.

Bahsettiğin şeyler ülkenin yıllardır olayı ve gerek telefon gerek internet olarak yıllardır şirketlerin halkı sömürdüğü yerler. Bunlar seni rahatsız ediyorsa o zaman halkı bu ve benzeri şirketlere karşı koruyacak kişileri desteklersin. Sonuçta türk telekomun şu an yüzde 61i varlik fonunda, yüzde 25 maliye bakanlığı. Yönetim kurulu komple hükümetten;
www.ttyatirimciiliskileri.com.tr

Şuna bakıp siyasi bir şeylerin etkilemediğini düşünüyorsan o zaman bence insanlara "bilgi" vermeden biraz kendine ver.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
depremde hatlarin cekmemesi normal. Olay depremde o kadar yerin yikilmasi. 5g bu konuda daha bile iyi olabilir hatta.

neyse beni de hic heyecanlandirmadi zaten cunku telefonda ha 100mbps kullanmisim ha 2gbps.

Versinler 1tb ya da sinirsiz paket, evde kullanabileyim o zaman heyecanlanirim.


@logistic'in tam su an dedigi gibi, turk telekom devlet, turkcell devlet. mecburen vodafone'dayim ve onlardan da hazzetmiyorum. ihtiyacimi minimal karsilayacak ne paket varsa onu alip geciyorum.
0
aguen
(03.04.26)
Hocam ortada bir hizmet taahhüdü var, yetip yetmemesi bireysel olarak sizin tercihiniz. Ama meselenin yetip yetmemesiyle bir ilgisi yok ki?

En basitinden bilmem kaç k çözünürlüklü telefon, televizyon alıyorsunuz ama internet bant genişliğiniz yetmediği için düşük çözünürlük izliyorsunuz. Sebep? Verilen taahhüte uyulmaması. İnsanlar da bunun için kızgın.

Operatörler cidden sapıtmış halde. Olay sadece internet hızı da değil, bu olay sadece sinir bozucu bir etki yaptı millet de dalgasını geçiyor.
0
akhenaten
(03.04.26)
Ben kahvaltıda sahanada yumurta yedim. İki yumurta kırmışım, aslında üç yumurta kırmayı düşünmüştüm ama iki kırdım.
Neden mi?
Çünkü umrumda değil.
Ben de böyle bir insanım işte.
Ayık olun.
+1
michael_knight
(03.04.26)
5G'nin düz kullanıcı (ki vatandaşın en az %90'ı bu şekilde) için doğrudan neredeyse bir faydası yok. Sağlıklı bir 4G bağlantı ile 50-60 mbps hızla kaliteli bir 4K 60 FPS canlı yayın yapmak dahi mümkün. Hadi 4K olmasın, 1080P yayın yapsın denirse zaten hiçbir sorun yok 4G'de.

5G'nin düz vatandaşa pratikteki en büyük doğrudan artısı 5G'nin yüksek bant genişliği nedeniyle internete anlık olarak aşırı yüklenilen yerlerde (maçlar, konserler vs) sağlıklı bir internet bağlantısı imkanı sunabilecek olması. Bu elbette güzel bir şey ancak şu aşamada bence yüksek 5G tarife fiyatları nedeniyle benim tercih nedenim olmaz. Kısa süre içinde fiyatları ayarlayıp 4G'yi anlamsız hale getirirlerse (bunu bekliyorum) o zaman ister istemez 5G'ye geçerim.

5G ile gelen çok yüksek hızın mobilde bizler için neredeyse hiçbir anlamı yok kota kalkmadıkça. Gerçi kota kalksa ne olur, telefon büyük oranda bir içerik tüketme aracı ve günlük tüketilebilecek içeriğin miktarı iyi kötü belli. İçerik üretme aracı olarak kullananlar için de aynı şey geçerli, telefonla günde üretilecek içeriğin de bir kapasitesi var. Hotspot için yüksek hızlar mantıklı ve keyifli ancak orada da kota sorunu devreye giriyor.

5G'nin en azından şu aşamada profesyonellere büyük katkı sağlayacağı alanlar var. Çok daha düşük gecikme nedeniyle tam otonom sürüş sistemleri, profesyonel mobil canlı yayın araçları, uzaktan yapılabilecek ameliyatlar ve benzeri (benim bilmediğim pek çok) alanlarda büyük katkı sağlayacaktır 5G.

Şu aşamada benim gördüğüm kadarıyla 5G'nin hayatımıza doğrudan olumlu etki yaptığı ve bizzat benim de tecrübe ettiğim tek şey şu oldu: Fiber altyapı genişledi. İstanbul Şişli'de yaşıyorum, daha merkezi bir yer olamaz sanırım. Yıllarca fiber gelmedi oturduğum sokağa. 9 yıl önce ADSL dışında tek seçeneğim Türksat Kablo'ydu. Apartmana birkaç sene önce Türk Telekom fiber, 7-8 ay önce Türknet Gigafiber geldi. 5G olmasa fiber getirmekle uğraşmazdı kimse, sonuçta buraya fiber getirmek son derece maliyetli ve yorucu bir iş. Her yer kazılıyor kazılamayan yerde kablo havadan geçiyor derken 10 sene önce uğraşmıyordu ISS'ler. Şimdi öyle değil, fiber altyapı yayılıyor.
0
10551037
(03.04.26)
@logisticsmanager
Senin sıkıntın sorunun siyasilerle de değil. Daha derinlerde.
1 yıl boyunca sorunsuz hayat bir sürsen sonra bir gün çok sevdiğin kahvecide 500 TL bayıldıktan sonra, caddede göçmenin biri omuzuna hatayla çarpsa "bu hükümet zamanında olmuştur" diyerek oyunu yine başka partiye verirsin.
Sürekli , her an mutlu olman lazım ama üzgünüm o iş mümkün değil . Bir iş yerinde asansörde yukarı çıkarken o an seninle beraber kabinde olan yabancı bir kimsenin bile benimle benzer fikirleri olabilir :)

Neyse.. böyle " cerbeze " içinde boğulmak yerine soruya odaklanmalısın .
Veya soruyu görme engelle . Zor değil .
Doğruya doğru demelisin. Benim bu manada sosyal , siyasi , görüş olarak saplantılı olduğum bir nokta yok. Bağlantılarına bakmaksızın bir zahmet yanlışa yanlış, haklıya haklıya demek lazım .

Macron da Fransa'da senin yüzünü çok güldürmemiştir sanırım.
Türkiyeye her yönden uzak kaldıkça batı senin alnından mı öpüyor ? Sorun ne ?

@aguen
deprem dediğimiz de 6Şubat 2023 sonrasında olan ortalama 5 seviyesinde olan depremlerde bile operatörler işlevsiz kaldı . Araştırabilirsiniz.
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Bence tepkinizi daha sert koymalisiniz. 3g de kullanmayin, telefon kullanmayin.
+3
Sour
(03.04.26)
sorunları böylece hızlıca çözmüş oldun .
doktor olduğunda da soğuk algınlığı olan hastalarına vereceğin bir tavsiye :
- soğuk almayın... demek olur sanırım

biraz daha bilgi birikimin olmalı. boş değil dolu dolu cevaplarla gel buraya .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
@diyecevaplandı sordugunuz sorularin sacmaligina (ki amaciniz zaten soru sorup cevap almak degil) elimden geldigince sacmalayarak cevap vermeye calistim. gorulen o ki yine de tatmin edemedim. verilen hicbir cevabi begenmemis ve -10 almissiniz. verdiginiz her cevap da en az -3 almis. bence bana verdiginiz cevaptaki "doktor" kismi hakkinda durup bir dusunun. belki aradiginiz tum sorularin cevabi oradadir.
+3
Sour
(03.04.26)
elinden geldiği kadar saçmala o halde. kendi kendine görev vermişsin biz ne yapalım? konuyu soru olmaktan çıkarıp adeta siyasi ideolojik boyuta taşıyan da ben değilim. yukarıdan aşağı cevaplara bak ve kırılma anını kendin gör. burada beğenilmemek veya eksilenmek aslen haksız olma göstergesi de değildir. burada bazıları için eksileme ya ideolojik ya da magazinsel eylemden ibaret bir şey.
üste bakarsan konuyla alakasız olarak "oy tercihinden" bahseden zihniyetin benzerlerini mesela bir ilde yaşanan kötü bir olayda bölge insanının son seçimlerde kime oy verdiğine göre yorumlayan zihniyetten çokta farkı yok.

sen istatistiğini tutmaya devam edebilirsin.
zihniyetine göre soru/duyuru bekleme.
-2
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
(10)

Eminonu/Galata/Istiklal esnaf lokantalari

mirafiori
Haci abdullah, Yanyali fehmi, Nato lokantasi (bunlari zaten onerecegim fakat ben de yillardir gitmedim hicbirine) tarzi giriste yemeklerin sergilendigi, hem et hem vejetaryan yemeklerin bol oldugu kaliteli restoran onerileriniz var midir? Eminonu tarzi olmasi tercih edilebilir ama beyoglu da uygun.
Haci abdullah, Yanyali fehmi, Nato lokantasi (bunlari zaten onerecegim fakat ben de yillardir gitmedim hicbirine) tarzi giriste yemeklerin sergilendigi, hem et hem vejetaryan yemeklerin bol oldugu kaliteli restoran onerileriniz var midir? Eminonu tarzi olmasi tercih edilebilir ama beyoglu da uygun.

Esnaf lokantasi dogru terim mi bu arada?
0
mirafiori
(31.03.26)
mayko lokanta, çukurcuma

girişte yemeklerin sergilenmesi hariç istediklerinizi karşılıyor
0
yurtsuz john
(31.03.26)
guzelmis, eskiden cukurcuma koftecisi vardi orda, haftada en az 1 giderdim
0
🌸mirafiori
(31.03.26)
Asmalı'da Helvetia ve Karaköy'de Çorba Evi hoşunuza gidebilir.

maps.app.goo.gl

maps.app.goo.gl
0
fotrsapka
(31.03.26)
helvetia’yi seviyorum ben. tam aradiginiz mi emin degilim.
0
eileengray
(31.03.26)
Her ne kadar tam olarak karşılamasa da Pandelli' ye de bakın derim.
-1
kumandanim
(31.03.26)
Halvetia’nın lezzetine de temizliğine de kefil olurum. İmkanınız olursa yoğurtlu pazısını mutlaka deneyin.

Esnaf lokantası deyince kafamda daha böyle Balkan lokantası, pehlivan türü yerler canlanıyor ama oraları çok beğenemiyorum ben.
0
mutekebbir
(31.03.26)
karakoy'de gittigim tek balikci budur, beyoglu finukuler cikisina yakin:

www.tripadvisor.com

satafatli bir yer degil, manzara falan yok, ama lezzet 10/10
balik corbasi harikadir.
0
cooperr
(31.03.26)
Yanyalı Fehmi Kadıköy’de.

Nato Lokantası lüks bir yer değildir, öğlen yemek yer çıkarsınız. Hacı Abdullah ve Yanyalı Fehmi ise daha saray mutfağı denebilecek türde ve fiyatları Nato’ya göre daha yüksek.

Pandeli pahalıdır. Kadıköy’de Çiya var, o da Pandeli, Yanyalı Fehmi ve Hacı Abdullah ayarında.

Siz nasıl bir şey istiyorsunuz? Öğlen hızlıca lezzetli yemek yiyeceğiniz bir lokanta mı yoksa görece lüks, iyi hizmet alacağınız bir restoran mı?

Taksim’de esnaf lokantası formatında, görece uygun fiyatlı öğlen yemeği için Beyoğlu (eskiden Şahin) Lokantası ile Armada Lokantası’nı öneririm. Sultanahmet/Nuruosmaniye civarında Sefa vardır, severim. Üsküdar’da Mengen Lokantası vardır, az gittim ama hep memnun ayrıldım.

Daha lüks olsun ama yine Türk/Osmanlı saray mutfağı isterseniz Nişantaşı Hünkar’ı düşünebilirsiniz. Üsküdar'da Kanaat var, birkaç kere gittim ve fiyatını hak etmediğini düşünüyorum ancak eski mekandır.
+1
10551037
(31.03.26)
Nuruosmaniye' ye çıkıyorsanız Aslan' ı da listeye ekleyin derim :)
0
kumandanim
(01.04.26)
@10551037 biliyorum Fehmi'yi referans olarak vermistim. Biraz daha oturakli da olur, daha salas da olur. Luks olmayacak ama. Hizmet hurmet beklentisi yok. Demokratik fiyatlara kaliteli yemek yenebilecek, cesidi bol ve herkesin tatmin olacagi yemekler bulabilecegi, yabancilarin degisik Turk yemeklerini tadacaklari bir restoran arayisi.
Dolayisiyla pandeli de, yanyali da, nato lokantasi da gecerli oneriler. Semt olarak da tarihi yarimada ve karakoy/taksim, ama kadikoy'deki onerilere de acigiz tabi

Guzel oneriler geldi yazanlara tesekkurler.
0
🌸mirafiori
(01.04.26)
(4)

uyuşturucu kullanmaktan tutuklananlar ne zaman serbest?

OgutucuRecep
nereden baksan 2 aydır içerideler.yani bayağı aldılar içeri ve salmıyorlar çok ilginç.reynmen, mika raun falan bunların hepsi içeride şu an.önceden 1 gün tutar salardı.ayrıca yine dışarıda kullanan kim varsa polis almış içeri.bunları ne zaman salarlar? devlet bir şeyin peşinde mi yine? normalde hiç
nereden baksan 2 aydır içerideler.

yani bayağı aldılar içeri ve salmıyorlar çok ilginç.
reynmen, mika raun falan bunların hepsi içeride şu an.
önceden 1 gün tutar salardı.
ayrıca yine dışarıda kullanan kim varsa polis almış içeri.

bunları ne zaman salarlar? devlet bir şeyin peşinde mi yine? normalde hiç ellemzdi şu an bayağı tuttu yaw
0
OgutucuRecep
(24.03.26)
Muhtemelen en azından iddianame düzenlenene kadar cezaevindeler.
0
10551037
(24.03.26)
normalde yatarı olan bir suç değil ki bu. satışın, büyük miktarda bulundurmanın yatarı olabiliyor ama kullanmak o kapsamda değil. hukuksuz bir durum olduğu için yorum yapılacak bir şey de değil canları isteyince salacaklar.

devlet bir şeyin peşinde evet bahis suçlamasından içeri alınanların da mesela neden yattığı belli değil. kendi takımına bahis yapmış deniyor birine ama italyan futbolcu tonali de böyle suçlandı italya'da 10 ay falan men almıştı futboldan hapislik bir durumu olmadı. yüklü para girişi veya garip ilişkileri falan mı var mesela içerdekilerin açıklanmadı öyle bir bilgi. ibb soruşturması da aynı kişinin biliyorsunuz. yeni bakanımız önderliğinde başlayan bir operasyon var epeydir ama hayırlısı. baskının dozu arttı.
+1
semaforo de medianoche
(25.03.26)
Tutuksuz yargılanmaları gerekir. Halen de bu şekilde. Ama hükümet (mahkeme demiyorum bak) işi, örgüte, organize suç örgütüne sokup tutukluluk halini devam ettiriyor.
+1
ground
(25.03.26)
reynmen falan hapiste değil ki.
0
patronaj1
(25.03.26)
(3)

benzinlikteki kahveler

dedim ben sana
geçen bayram dönüşü shell'deki kahve makinasından cappuccino aldım. resmen ısıtılıp köpürtülmüş süt içtim. asla kahve tadı gelmedi. kahve dünyasının kahvelerini kullanıyorlarmış güya. rezaletti gerçekten. kahve gurmesi falan da değilim ama kahve tadı gelsin isterim içtiğim kahvede. deneyip memnun ka
geçen bayram dönüşü shell'deki kahve makinasından cappuccino aldım. resmen ısıtılıp köpürtülmüş süt içtim. asla kahve tadı gelmedi. kahve dünyasının kahvelerini kullanıyorlarmış güya. rezaletti gerçekten. kahve gurmesi falan da değilim ama kahve tadı gelsin isterim içtiğim kahvede. deneyip memnun kaldığınız var mı? teşekkürler
-1
dedim ben sana
(24.03.26)
Kahve dünyasının kahveleri de kötü ki...
Makinelerin ayarları yanlıştır, ben shell'den aldım birkaç kez beklediğimden iyiydi. Çekirdekler ne kadar taze, makineler ne kadar sık temizleniyor gibi durumlar var. O yüzden sütsüz seçeneklere yönelmek lazım.

Sbx'ın makinelerini kullanıyor bazı tesisler, oradakiler daha iyi.
+1
Bruce
(24.03.26)
Ben Shell'in kahvelerini beğeniyorum. Özellikle oradan almaya çalışıyorum çoğunlukla
0
umutt
(24.03.26)
Shell Select ve diğer istasyonlardaki benzeri çeşitlilik ve makinelere sahip yerlerden alışveriş yapmakta yarar var. Her makinenin kahvesi aynı olmuyor.
0
10551037
(24.03.26)
(9)

ilamsız icra kağıdı göndermişler itiraz etmeli miyim?

messina123
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler. araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avu
ocak 2024'te bir kiralama şirketinin aracına çarptım. %100 kusurlu bendim. benim trafik sigortam aracın tüm masraflarını ödedi. aradan 2 yıl 2 ay geçmiş bana kazanç kaybı sebebiyle icra gönderdiler.

araştırdığıma göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi 2 yılmış. sizce itiraz etmeli miyim? bana avukat ne koparırsak kardır demiş gibi geliyor. istedikleri para 20 bin lira
0
messina123
(24.03.26)
ya firmalar var.
kaza yaptığın adamın bile haberi yok.
kendileri böyle dava açıp para kazanmanın peşinde.
+2
OgutucuRecep
(24.03.26)
itiraz et tabii ki.
0
gabe h coud
(24.03.26)
Maalesef işsiz avukatların yeni iş kapısı oldu trafik kazaları, firmanın haberi bile olmayabilir yine de itiraz edin derim ben ama konunun uzmanı değilim
+2
mirty
(24.03.26)
mutlaka itiraz edin. bizim başımıza geldiğinde öncelikle ikametimizin olmadığı yerden icra gönderdikleri için yetkisizlik ile ilgili itiraz ettik. sonra gidip ikametimizin olduğu yerden tekrar başvurmuşlar, reddolmuş. bir daha sesleri çıkmadı.
+1
awlmi
(24.03.26)
itiraz etmezsen kabul etmiş sayılırsın itiraz edersen direkt süreç son bulur.
0
jelly bear
(24.03.26)
hemen itiraz etmeniz gerekiyor 7 günü geçirirseniz kabul etmiş gibi oluyorsunuz diye bir şey var hukukçular daha iyi bilir ama. sonra dava vs. uğraşıyorsunuz. itiraz etmenin size ekstra bir yükü yok dilekçe yazıp icra daiersine veriyorsunuz diye biliyorum. hukukçular daha iyi aydınlatır. aslında bu işlamsız icra olayı dolandırma aracına dönüştü. diyelim ki yurtdışındasınız falan bi şekilde o 7 günü kaçırdınız al başına bela. bir de muhtara teslim ediyorlar ve muhtara teslime dilen şey hukuken size tebliğ edilmiş oluyor. devletin buna bir çare bulması lazım.
0
iwillsee
(24.03.26)
kaza tarihinden itibaren 2 yıl evet. itiraz edin. zaten bu rrakamlar biraz şişirme olabiliyor. ancak itirazın iptali davası açıp kazanırlarsa duruma göre değişmekle beraber, davada kabul edilen miktar kadar karşı vekalet ücreti de çıkar. öncesinde arabuluculuk şartı vardı kaldırıldı bu arada.
0
ground
(24.03.26)
şöyle bir bilgi daha vereyim. normalde kazanç kaybını imm ödüyormuş. ancak benim o dönemki kasko şirketim aveon batmış. eğer onlara başvurduysalar 2 yıllık zamanaşımı süresi artıyormuş. benim itirazıma karşı dava açabilme hakları oluyormuş. karşı davayı da kaybedersem 20 binlik icra 50-60 binlere çıkabilirmiş.

ayrıca avukat arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla istanbulun en büyük hukuk bürolarından biriymiş bana dava açan avukat. bunlara toplu şekilde bu kiralama şirketinden dosyalar geliyormuş.
0
🌸messina123
(24.03.26)
Peşin not: Eksi vereceğinize engelleyin.

Bir avukatla görüşün diyeceğim ama buradaki bazı aklıevveller o zaman duyuru diye bir şey olmasın, kimse soru sormasın kimse uzmanı olduğu konu haricinde görüş belirtmesin diye carlıyorlar. Neyse ki bildiğim aklıevvelleri engelledim, bu mesajıma tepki gösterecek olanlar da beni engellerlerse sevinirim, birbirimize tahammül etmek zorunluluğumuz ortadan kalkar.

Cevabım aynı. Bir avukatla görüşün. Arada yapılan bazı işlemlerle zamanaşımı durmuş ya da kesilmiş olabilir. Zamanaşımını durduran ya da kesen bir işlemin varlığına karşın "Zamanaşımı 2 yıl, itiraz et sorun yok." diyen aklıevveller olur da davayı kaybederseniz cebinizden zaten çıkacak anapara haricindeki faiz, dava avukatlık ücreti ve olası bir icra inkar tazminatını ödeyeceklerse, itiraz edin elbette. Yok, itiraz et diyen aklıevveller bu sorumluluğu almıyorlarsa elinizdeki belgeleri toparlayıp icra dosya numarasıyla birlikte bir avukata danışmanızda büyük yarar var.
0
10551037
(24.03.26)
(12)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-2
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(6)

Tarihi kendi ayarlayan saat

chicha_v2
Aylara göre 30/31/28 ayrımını yapabilen saat var mı? Evetse ne olarak aramam bulmam lazım?Hadi şubat ayının 29 çekmesini geçtim 4 yılda bir kendim ayarlarım o kadarını :)
Aylara göre 30/31/28 ayrımını yapabilen saat var mı?

Evetse ne olarak aramam bulmam lazım?

Hadi şubat ayının 29 çekmesini geçtim 4 yılda bir kendim ayarlarım o kadarını :)
-1
chicha_v2
(03.03.26)
evet dijital saatler yapıyoru bunu. casio vb. analoglar yapamaz bunu
0
kablelvuku
(03.03.26)
perpetual (calendar) watch diye geçiyor ismi.
+2
eileengray
(03.03.26)
salihdt
(03.03.26)
Seiko SPC131P1 var. Artik yili(Subat'in 29 cektigi yili yani) bile gosteriyor, muhtemelen o sene Subat'i da ona gore ayarliyordur yanilmiyorsam. Ama bir ara pili bitti galiba durdu bir sebepten, bir daha da ayarlayamadim.
0
mbond
(03.03.26)
Casio f 91, bildiğin asker saati.

Yıl seçeneği olmamasına rağmen gün ay kombinasyonundan artık yıllarda da şaşırmıyor. Sürekli tarih atmam gerektiğinden ben yıllardır kullanıyorum. Artık retro sayıldığından tarz olduğunu düşünenler bile türedi:)
+1
antihero
(03.03.26)
Dijital saatlerin tamamında, tamamında yoksa bile neredeyse tamamında bu özellik var.

Pilli analog saatleri bilmiyorum, olmayabilir ama varsa bile pahalıdır.

Mekanik saatlerde durum biraz karışık. Şubat 28-29 ayrımını yapabilen saatlere perpetual calendar deniyor. Anormal pahalı saatler. Birazcık daha ucuz olsun istenirse annual calendar denen saatler var, onlar yılda bir kere sadece şubat ayında ayarlanıyor ancak onlar da oldukça pahalı.
0
10551037
(03.03.26)
(7)

telefon operatörlerinin tarife fiyat politikasındaki saçmalık

semaforo de medianoche
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşıma
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşımayayım? oradaki taahhütüm de bitince yine değiştiririm böyle böyle hep ucuzdan alırım. çünkü aynı hatta kalınca yarı yarıya fazla ödüyorsun. operatör değiştirmenin başka bir dezavantajı falan mı var da böyle saçma bir fiyatlandırma politikaları var telefon operatörlerinin?

acaba müşteri hizmetleriyle konuşunca bu şekilde farklı teklifler gelir mi diye aradım dedim turkcelle geçersem aynı pakete şu kadar ödeyeceğim neden geçmeyeyim bu durumda. bir şey diyemedi. ilginç geldi.
0
semaforo de medianoche
(13.02.26)
Bu durum uzun süredir böyle. Operatörler kullanıcılara tek tek değil, yığın olarak bakıyorlar. Bir süredir hattını taşıyıp daha benzer paketi daha ucuza alan müşteri sayısı, mevcut operatörde kalıp daha fazla para ödeyen müşteri sayısından az olduğu için eski müşteriye yüksek, mevcut müşteriye yüksek fiyat çekiyorlar.

Üşenmiyorsanız değiştirin, başka çare yok.
+3
10551037
(13.02.26)
Psikoloji bilimi ile pazarlamacılığın kesiştiği alanda marka sadakati denen bir olgu var. İnsanların hatırı sayılır kısmı her alanda belli bir markaya sadakat hissi geliştirirler. Genelde diğer markaların daha iyi ya da daha ucuz olabileceğini düşünmezler, duysalar bile kulak arkası ederler.
Her ticari kuruluş gibi operatörler de insanın bu zaafını dibine kadar sömürüyor.
Google'da marka sadakati diye aratırsan daha da detay bulabilirsin.
+1
Mirket
(13.02.26)
@10551037: eskiden sanırım arıyorlardı uygun bir fiyat veriyolardı sana da tek gereken tamam demek oluyordu. o zaman evet kolaylık sağlıyor kendi operatöründe devam etmek ama bu sefer beni arayan olmadı (ya da müşteri hizmetleri diye engellemişimdir belki bilmiyorum) ve şu an taahhütsüz kaldım istediğimi yapabilirim yani. kendi operatörümde tarife seçip o süreci başlatmakla başka operatörde tarife seçip numara taşıma sürecini başlatmak arasında fark var mı ki? ekstra kağıt kürek işi mi çıkıyor? öyle bir şey yoksa üşenmeyle de ilgisi yok her türlü aynı eforu vermek gerekiyor demektir.
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.26)
Ben yeni taahhüt döneminde internet paketimi yükseltmek için aradım Vodafone'u. Yapamıyorlarmış. Hayatımda ilk defa ben size daha çok ödeyeyim diyen müşterinin geri çevrildiğine şahit oldum. Fatura sorunum da yok, otomatik ödemedeydi zaten hep. Kırk çeşit birimle görüştüm, olmadı da olmadı. İstediğim şey de 60gb. Satılıyor yani bu paket. Öyle bana özel absürt bir paket oluşturun gibi bir talebim yoktu.

Demem o ki resmen operatör değiştir demiş gibi oldular bana. Baya anlaşmalı falanlar heralde kendi aralarında.

Sistem bu. Siz vodafone'dan usanıp turkcell'e, türk telekoma geçiyorsunuz ondan bıkanlar da bunlara geliyor.

Paketlerin fiyatlandırmaları da bir acayip zaten. Ben çıldırmış vaziyetteyim açıkçası. Bir operatörden arandığımda sinir basıyor direkt. Normal kişiliğimden çıkıp bambaşka bir şey oluyorum.
0
akhenaten
(13.02.26)
Gir çık yapıyorum her sene bu mallar yüzünden. Daha daha ucuza dönüyorum haha
0
topkapiaksaray
(13.02.26)
ben her sene farklı bir operatöre taşıyorum.
ama taşımayan, bunla uğraşmak istemeyen kitle çok fazla.
geçen sene annemin hattında da yüksek fiyatlar çıktı twitter üzerinden vodafonedestek e yazdım. geri arayıp aynı tarifesine göre çok az bir zamla yeni bir tarife önerdiler öyle devam etti. yanımda da yoktu o teklif.
0
my fault
(13.02.26)
Böyle yapıyorlar, çünkü kimse bunlarla uğraşmıyor. İşyerindeki, whatsapp gruplarındaki birkaç kişi bunu yaptığını söyleyince biz arkadaki milyonları görmüyoruz. Haliyle adamlar bir avuç müşteri için altın yumurtlayan tavuğu kışkışlamıyor. Bir yıl oraya bir yıl buraya gide gele insan gibi fiyatlardan kullanabilirsin bir dezavantajı yok. Adresine kadar geliyorlar adamlar yeter ki taşın diye.

İlk kullanımda kimi banka uygulamaları bi takılma yaşıyor telefon etmek gerekiyor. Sadece bu.
0
lazor
(15.02.26)
(7)

type c adaptör

duyuru
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörde
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.

şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörden almalıyım? doğrudan link de verebilirseniz güzel olur.
0
duyuru
(11.02.26)
Orijinal Apple dışında; belkin, anker, spigen, ravpower’dan şaşmayın. Ucuz tarafta da baseus ve belki ugreen. Kuntik marka almayın yani.
+1
orient blue
(12.02.26)
anker ya da belkin
+1
co2s2
(12.02.26)
apple, orcinal dışında hepsini -kendi sitesinde sattıklarını daha geç vakitte- yazılımla tespit edip zulüm oluyor.
-1
klassno
(12.02.26)
apple'ın kendi adaptörünü alın. çok fark ediyor gerçekten.
-7
elektr10
(12.02.26)
adaptörü yazılımla tespit etme diye bir şey yok. kendi adaptörünü almanıza gerek yok. anker spigen falan alın geçin.
kablo da orijinal olmak zorunda değil type c kablo alt tarafı. bir sürü kaliteli marka var.
+2
jelly bear
(12.02.26)
Apple'ın telefon adaptörleri çok dandik(ti). iPhone 4 (5,5 sene) ve iPhone 6S Plus (7,5 sene) kullandım. iPhone 4'te bir sürü orijinal adaptör bozuldu. Bozulma serisi iPhone 6S'te de devam etti. Kötü kullanmak diye bir durum da söz konusu değil. Düşürmedim. Telefon dışında bir şey şarj etmedim. Bir noktada bıktım ve yan sanayiye geçtim, ardından rahatladım.

Bu arada kardeşim de aynı telefonlarda aynı sorunları yaşadı. O da eşyalarını gayet iyi kullanır ve alayı bozuldu.

Üzerinde elma logosu var diye telefon adaptörünü Apple almazdım, almadım da. Şu anda 15 PM kullanıyorum ve Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen vs farklı markalardan adaptörler aldım. Sadece Baseus'tan memnun kalmadım, birkaç günde bozuldu ancak diğerlerinden memnunum. Bence Apple falan almanıza gerek yok, bilinen bir markanın (Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen, McDodo, Belkin vs) size uygun modelini alın geçin. Bunlar sürekli indirime giren şeyler, Amazon ve Hepsiburada'da takip ederseniz mutlaka indirimli bir şeyler bulursunuz.

Önemli not: Bu söylediklerim Macbook adaptörleri için geçerli değil, onların adaptörleri gerçekten kaliteli.
0
10551037
(12.02.26)
Apple 30 W USB-C Güç Adaptörü öneririm .
0
devilone
(12.02.26)
(3)

kot sorusu v2

kibritsuyu
aşağıdaki kot sorusundan sonra aklıma geldi.arkadaşlar şişman bir insanım, ama bacaklarım incecik, kadın bacağı gibi sütun. popom da küçük. şişmanlık sadece göbeğimde.belime göre pantolon alıyorum bacaklar şalvar oluyor. bacağıma göre alıyorum, düğmesi kavuşmuyor.beli geniş olsun, bacakları da fit o
aşağıdaki kot sorusundan sonra aklıma geldi.

arkadaşlar şişman bir insanım, ama bacaklarım incecik, kadın bacağı gibi sütun. popom da küçük. şişmanlık sadece göbeğimde.

belime göre pantolon alıyorum bacaklar şalvar oluyor. bacağıma göre alıyorum, düğmesi kavuşmuyor.

beli geniş olsun, bacakları da fit olsun (tayt gibi streç dar paçalı nonoş pantolonu gibi değil, sadece faldır foldur olmasın, fit olsun).

marka model fark etmez. hangi markanın hangi model kotunu alayım?
0
kibritsuyu
(05.02.26)
mavinin marcus kalıbını bir deneyin. normal bel daralan paça
+2
my fault
(05.02.26)
GAP'in slim fit modellerine de bakabilirsiniz.
0
10551037
(06.02.26)
marcus +1

dediğin mevzulardan ben de müzdaribim.
0
antihero
(06.02.26)
(5)

güncel araç kampanyalarını toplu görebileceğim bir yer var mıdır?

rhan
tek tek site mi dolaşalım, instagramda bayiler kampanya yapıyor, onları toplu bulamıyorum mesela.
tek tek site mi dolaşalım, instagramda bayiler kampanya yapıyor, onları toplu bulamıyorum mesela.
0
rhan
(22.01.26)
bayileri aramalisin.
0
designer
(23.01.26)
tek tek
0
🌸rhan
(23.01.26)
evet,
forumlara da üye olabilirsin,
ama bayi ile görüştügünde forumda duydugun rakami alamayabilirsinde,

örnegin Fiat marka araç için
sitesinden bayilerin mail adreslerine

şu şekilde mail atabilirsin;

merhaba,
2026 üretim,Egea sedan 1.6 M.Jet 130 HP GSR metalik renk ,
fiyat bildirmenizi rica ederim.

geri dönenlerle görüsürsün.


" araci metalik renk al " yoksa boyasi daha cabuk deforme oluyor.
+1
designer
(23.01.26)
Donanımhaber forumlarını takip edin, orada pek çok markaya dair güncel fırsat/kampanya bilgileri düşer.
+2
10551037
(23.01.26)
ben araç alırken ilgili markanın neredeyse tüm bayilerine ulaşmıştım. en ucuz fiyatları istanbul vernişti. istanbul'u arasanız yeter gibi ama markadan markaya değişir.
0
jelly bear
(23.01.26)
(3)

İnternet paketi tavsiyesi

Camelar
Merhabalar. Aktif Türk Telekom kullanıcısıyım. 100 Mbps'e kadar (80'i geçtiği yok) intenete 653 lira ödüyorum. Bulunduğum yerde fiber altyapısı yok. Taahhüt süremin sonuna geliyorum. Türk Telekom'da kalmalı mıyım? Bütün servis sağlayıcıları aynı altyapıyı kullanıyor. Diğer servis sağlayıcılarında du
Merhabalar. Aktif Türk Telekom kullanıcısıyım. 100 Mbps'e kadar (80'i geçtiği yok) intenete 653 lira ödüyorum. Bulunduğum yerde fiber altyapısı yok. Taahhüt süremin sonuna geliyorum. Türk Telekom'da kalmalı mıyım? Bütün servis sağlayıcıları aynı altyapıyı kullanıyor. Diğer servis sağlayıcılarında durum nedir? Öneriniz var mıdır? TV, konsol, vs. kullanmıyorum bu arada. Diğer paketleri istemiyorum.

(Referans kodu ile aklımı çelmeyin lütfen)
0
Camelar
(20.01.26)
VDSL olduğunu düşünüyorum o zaman TT el mahkum. Diğerlerinde sorun yaşayınca ara ki birini bulasın.

Fiberse en ucuzunu alın geçin ama TT ile aynı para oluyor genelde o yüzden ben yine müşteri hizletleri için TT kullaniyorum

1000 mb 875 kagat
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
Bulunduğunuz yerde Türksat Kablo varsa düşünmenizi öneririm. Yoksa söyleyebilecek bir şeyim yok.
+1
10551037
(20.01.26)
Memnuniyet sorununuz yoksa ve söylendiği gibi vdsl altyapısı ise, bireysel.turktelekom.com.tr buradan uygun kampanyayı bulup yenileyin derim ben, özellikle önümüzde 2 yıl içinde taşınma gibi bir şey de olmayacaksa tt fiyatları diğerlerindeki zam ihtimali, gerektiğinde alınamayan destekleri de dikkate alınca çok da pahalı değil (tt prime ayrıcalıkları da fena olmuyor bazen). Superonline'dan uzak durun, sansüronline diye anılıyor ve doğru, sadece site engelleme değil, değişik protokol engelleme falan olayları var.
0
atom karincanin torunu
(21.01.26)
(8)

Laptop önerisi

solitude ov the lonliest star
Merhaba,Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk
Merhaba,

Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk aklıma gelen thinkpad modelleri oldu ama buradan da fikir almak istedim.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Macbook ve bağlantı noktası için ayrı aparat
0
hold the door
(18.01.26)
Macbook seçenekler arasında değil maalesef. Windows isteniyor.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Casper Nirvana S100. Gelip iyi değil yazanlar olacak, inanma. Çiçek gibi bilgisayar.
-5
arbre
(18.01.26)
Bütçe sınırınız var. Bence istediğiniz bilgisayarın değiştirilmesi zor ya da imkansız özelliklerine odaklanın, bağlantı noktası meselesini harici bir hub/dock ile kolayca çözersiniz.
0
10551037
(18.01.26)
Hocam senin aradığın laptop msi Cyborg 15 13.Nesil Core i5 bu saydığın özelliklerin hepsi var.
0
komando kani var bende
(18.01.26)
ben thinkpad e serisini pek begenmiyorum, budget olani zaten iclerinde. L olan da eh iste. alinacaksa bence p, t, x alinmali.

business serisi olarak hp elitebook da dusunulebilir 8xx serisi ozellikle.

bu arada notebookcheck veya laptopmedia'da incelemesi olan bir model tercih etmek isteyebilirsiniz.
0
elite crew
(18.01.26)
gaming modellere bakmıyordum, msi cyborg iyi gibi duruyor.

hp omnibooklara bakıyordum elitebookları da göz atayım.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Birkaç ay önce Asus Vivobook S16 aldım ve memnunum şimdilik. Ama ben freedos alıp Linux kurdum Windows'u nasıl kaldırıyor bilmiyorum. Almadan önce okuduğum incelemelerde pil ömrü övülmüştü ve en azından Linux ile çok iyi.
0
peki madem
(18.01.26)
(2)

İphone 17 şarj adaptörünü kaç watt almalıyım?

jedijedi
Bildiğim kadarıyla telefon 40 watt’a kadar hızlı şarjı destekliyor. Ama gün içinde hep hızlı şarja ihtiyaç duymayacacağım, birkaç yerde hızlı şarjın bataryaya zararlı olduğunu okumuştum. Sizce kaç watt şarj adaptörü almalıyım?
Bildiğim kadarıyla telefon 40 watt’a kadar hızlı şarjı destekliyor. Ama gün içinde hep hızlı şarja ihtiyaç duymayacacağım, birkaç yerde hızlı şarjın bataryaya zararlı olduğunu okumuştum. Sizce kaç watt şarj adaptörü almalıyım?
0
jedijedi
(16.01.26)
Telefonun ekonomik ömrü boyunca hızlı şarjın anlamlı bir zararı olmaz ama 20w ya da 30w alın içiniz rahat edecekse. Güçten ziyade kaliteli bir adaptör alın.
+1
orient blue
(17.01.26)
Bataryanın zaten durduğu yerde dahi yıpranan bir şey olması karşısında ben de hızlı şarjın bataryaya fazladan bir zarar vereceğini düşünmüyorum. Kaliteli bir marka alın yeterli.

Ben de uzun yıllardır Apple kullanıyorum ve Apple'ın aksesuar fiyat politikası karşısında mümkün olduğunca, zorunlu kalmadıkça orijinal aksesuar satın almıyorum. Kaliteli bir markadan (Anker, Belkin, Satechi, Ugreen, Baseus, Spigen vs) adaptör ve kablo aldığınız sürece sorun yaşamazsınız.

Bu arada, kutudan çıkan kablo sanırım hala 20W. Kutudan çıkan kabloyu kullanacaksanız hangi adaptörü alırsanız alın, telefonu 20W'tan daha hızlı şarj etmeyecektir.

Bir örnek göstereyim, ben olsam bu tipte bir şey alır geçerim: www.hepsiburada.com

Bu arada şarj aleti ve kablolarda sürekli indirim oluyor. Acil ihtiyacınız yoksa birkaç gün takip edin, mutlaka uygun fiyata kaliteli bir şey denk gelir.
+1
10551037
(17.01.26)
(10)

Şu montun rengi

deniz kiyisi ve papatyalar
Nasıl dostlar?Siyah daha mı iyi?Teşekkürlerhttps://www.hepsiburada.com/carto-mono-triclimate-hooded-erkek-yesil-outdoor-mont-nf0a8d1sbri1-p-HBCV0000AFLEJU
Nasıl dostlar?

Siyah daha mı iyi?

Teşekkürler

www.hepsiburada.com
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
bence yeşil
0
kisa
(15.01.26)
yeşil güzel ama hepsiburadadan almazdım ben
0
neira
(15.01.26)
Neden?
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Zeytin yeşili gayet güzel. Outdoor kıyafetlerde siyahı süper sıkıcı buluyorum.
0
thracia
(15.01.26)
yeşili güzel +1 ancak the north face'in beyaz logosu benim gözüme çok batıyor. bazen montla aynı renk logo basıyorlar, onu tercih ederdim. siyah tnf direkt işporta duruyor.
0
eileengray
(15.01.26)
Siyah tabiki, güzel bi yeşil değil o.
+1
antihero
(15.01.26)
Yeşil +1
Logo rengi konusuna da katılıyorum.

Ek olarak bu sentetik ürünün sadece markasından ötürü decathlon’daki muadillerinin 2-3 katına satılmasını da kınıyorum.
0
orient blue
(15.01.26)
Sağ olun dostlar, yeşilini almıştım zaten, bugün itibariyle geldi, beğendim fena değil, fikir almak için yine de sormak istedim.

Yeşili şundan tercih ettim:
Birincisi, renkli giyinmeyi seviyorum.

İkincisi, renk konusunda çeşitlilik olsun istedim. Şundan almıştım daha önce: encrypted-tbn0.gstatic.com

Üçüncüsü, siyah bir montum zaten var. Tekrara düşmek istemedim. Yoksa bu montun siyahı da gayet güzel, kötü değil.

Fiyat konusunda haklısınız dostlar, ama arada bir tane olsun be, hep bu markadan giyinmiyorum, model hoşuma gitti sadece, yoksa mavi'den, pierre cardin'den de montlarım var, markasında değilim.

Eyvallah dostlarım...
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
Ben de yeşili alırdım, güle güle kullanın.

Ben yıllar önce Adidas'tan buna benzer içinde polar bir ceket olan palto almıştım. Dıştaki kabuk sadece yağmurluk görevi görüyor, içindeki polar ceket ısınmayı sağlıyordu. Pek kullanışlı bulmamıştım açıkçası, bir daha bu tip bir şey almadım. Siz seviyor ve kullanabiliyorsanız, işinizi görüyorsa güzel ancak ilk kez bu tip bir mont aldıysanız kullanışlılık konusunu bir de bu gözle değerlendirmenizde yarar olabilir.
0
10551037
(15.01.26)
Adidas'ınki nasıldır bilmiyorum ama şu an gayet kullanışlı geldi, normal bir monttan temel bir farkını göremedim. İlk kez alıyorum evet, ama dediğim gibi hoşuma gitti, hatta çok daha kullanışlı geldi bana. İki farklı mont fikri fena değil.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(15.01.26)
(4)

Köpeklerime üşümemesi için ne yapayım?

ground
Kangal ve retriver cinsi yetişkin 2 köpeğim var. Köy evinde kulübeleri de var. Ancak hava gerçekten çok soğuk. Kulübelerine battaniye falan koydum parçalamışlar. Köpek ceketi falan alsam onları da parçalarlar muhtemelen. Ya da gerek yok mu? Ben mi evhamlanıyorum. İzmir mendereste yerimiz. https://hi
Kangal ve retriver cinsi yetişkin 2 köpeğim var. Köy evinde kulübeleri de var. Ancak hava gerçekten çok soğuk. Kulübelerine battaniye falan koydum parçalamışlar. Köpek ceketi falan alsam onları da parçalarlar muhtemelen. Ya da gerek yok mu? Ben mi evhamlanıyorum. İzmir mendereste yerimiz.
hizliresim.com
0
ground
(13.01.26)
1x1 metre odaya kapat. tabana palet koy. 7/24 elektrikli fanlı ısıtıcı çalıştır.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
Kangal için gerek yok. Golden için bilmiyorum ama İzmir'de ihtiyaç olacağını sanmıyorum.
0
10551037
(13.01.26)
Asla ısıtıcı koyma. Isınmak isterse size belli eder. Kangal için gerek yok. Karda yatar, sıcak ortam rahatsız eder. Retriver hakkında bilgim yok.
0
hebanon
(14.01.26)
Gerek yok çok zayıf değillerse yağ tabakaları korumayı sağlar
0
mirty
(14.01.26)
(9)

Ünlülere neden sardılar?

Kahvedesu
Neredeyse her gün biri uyuşturucudan tutuklanıyor? Sıradan insanlara niye bir şey olmuyor?
Neredeyse her gün biri uyuşturucudan tutuklanıyor? Sıradan insanlara niye bir şey olmuyor?
0
Kahvedesu
(13.01.26)
onlara da oluyor tabi ama haberimiz olmuyor. ünlüler göz önünde olduğu için caydırıcı olsun diye özellikle seçiliyor, tabi parayı basıp sıyırıyorlardır oraları bilemeyeceğim.
mesela marmariste bizim yan bahçede yaşayan adam okul önünde çocuklara uyuşturucu satmaktan 2 yıl yedi bir kaç ay sonra salındı. bu da böyle bir haber :P
-1
neira
(13.01.26)
toplumun tüm kesimlerine korku salıyorlar. devletin (kendilerinin) gücünü pekiştiriyorlar. milletvekili de olsanız, seçilmiş belediye başkanı da olsanız, milyonların sevgilisi meşhur biri de olsanız, en çok izlenen gazeteci de parti başkanı da olsanız size çökeriz, adliyede cezaevinde süründürürüz demek istiyorlar. çünkü aynı gücü uyuşturucu ile mücadelede, sanal bahis ve dolandırıcılıkta kullanmıyorlar.
+1
ground
(13.01.26)
- gundem degistirme
- ya biz sadece chp, Imamoglu ile ugrasmiyoruz, kimin yanlisi varsa aliriz, kimsenin gozunun yasina bakmayiz, bak Sadettin saran'i aliyoruz gorun (cok tepki gelince gs'dan Lutfu aribogan'i falan aldilar iki gunlugune yalandan, 20 senelik olay guler misin aglar misin? Acizlik! Bir plan program yok, spontane ben yaptim oldu. Sonra cok tepki gelecek sike olayina girmeyelim ama bir Galatasarayli alalim diye Erden timur'u kara paradan aldilar dengelemek icin)
- itibar suikasti, lekelemek. Yarin obur gun, biri cikis, bir elestiri yaptiginda ya sen zaten kokocuydun, hakkinda yuz tane iddia vardi, sen once onu acikla, senin ne oldugun belli diyecekler, simdiden milletin sesini kesmek, otosansur bir nevi.
+1
freedonia
(13.01.26)
Büyük resmi gören bazı teorisyenlere göre bu yaz aylarında büyük bir şeyler olacak.
O olmadan önce ortam hazırlanıyor, iç-dış hesaplaşmalar yapılıyor, ayrık otları ayıklanıyor vs.

Bahsettiğiniz konu da bu amaçla kullanılan araçlardan biri, ünlüler o işin sos kısmı. İş insanları, siyasetçiler ve onların aile bireyleri işin asıl kısmı.

Ben demiyorum, büyük resmi görenler böyle diyor ben sadece aktarıyorum size.
0
michael_knight
(13.01.26)
Esrarı yasallaştırmak için zemin hazırlanıyor
-1
olaylar olaylar
(13.01.26)
Bütün bu olanları bir şekilde Eko başkanıma bağlayacaklar gibi.
0
kizil karga
(13.01.26)
Deniz seki neden yıllarca yattı? Bunların ifadesini alıp bırakıyorlar.
0
🌸Kahvedesu
(13.01.26)
"influencer" kadinin teki adamin tekinin ucagina binip, kibris'a kumar oynamaya gidiyor. ucak imamoglu'nun cikiyor. bu kadin da vallaha haberim olsa binmezdim diye aciklama yapiyor. fikra bu kadar.

amac net olarak ortami bulandirip, adami mumkun oldugunca icerde tutmak.
ergenekon sureci de boyle degil miydi?
0
cooperr
(13.01.26)
Deniz Seki uyuşturucu ticareti suçundan ceza aldığı için yattı.

Ben asıl amacın komple bir gündem değiştirme ya da hesaplaşma olduğunu düşünmüyorum. Habertürk tarafındakilerle, özellikle Mehmet Akif Ersoy'un kendisiyle ya da arkasındaki tiplerle bir hesaplaşma amacı olabilir. Soruşturmayı yönetenleri manipüle edebilecek olanların da bazı kişilerle kişisel hesaplaşmaları olabilir, bunlara itiraz etmiyorum ancak tümüyle maksatlı bir operasyon olması (Ergenekon, Balyoz vs gibi) bana pek olası gelmiyor.

Uyuşturucu kullanımı zaten yaygın. Benim gibi ağzına sigara koymayan ve sosyal (içki) içici birinin bile çevresinde düzenli olarak bazı maddeler kullanan insanlar var ki ben uyuşturucu kullanılan ortama girmem. Belli ki kamuoyunun bildiği tanıdığı kişilerin torbacıları ve bu torbacılarla iletişim halindeki kişiler alınmış ve gerisi geliyor. Ancak bu mücadelenin çok samimi bir mücadele olmaktan ziyade "Kimse yargıdan azade değil." mesajı verilmek için yapıldığı da anlaşılıyor çünkü bu kadar çok torbacı alındıktan sonra, müşterilerin yanı sıra asıl uyuşturucu ticareti şemasının yukarısına çıkılması gerektiği aşikar ancak buna dair pek bir haber göremiyoruz.
0
10551037
(13.01.26)
(2)

6 aylığına iphone kiralamak

dilemma of subscribtionability
İlginç bir senaryo söz konusu. En fazla 4-5 yaşlarında bir iphone’u 6 ay kadar süreyle kullanmam gerekecek. İllegal yahut alengirli işler için değil. Ama 6 ay sonra hiçbir işime yaramayacak. Nasıl bir yol izlemeli?Aklımda sahibinden gibi bir siteden temiz, sorunsuz bir tane ikinci el alıp 6 ay sonra
İlginç bir senaryo söz konusu. En fazla 4-5 yaşlarında bir iphone’u 6 ay kadar süreyle kullanmam gerekecek. İllegal yahut alengirli işler için değil. Ama 6 ay sonra hiçbir işime yaramayacak. Nasıl bir yol izlemeli?

Aklımda sahibinden gibi bir siteden temiz, sorunsuz bir tane ikinci el alıp 6 ay sonra yeniden satılığa koymak var. Daha iyi önerisi olan varsa, dinlemekten mutluluk duyarım.
0
dilemma of subscribtionability
(07.01.26)
dediğin maliyet açısından daha mantıklı. ama almakla satmakla uğraşamam dersen şöyle bi seçenek var.
www.kiralarsin.com
ama daha maliyetli.
0
jelly bear
(07.01.26)
İkinci el telefon satın almanın riskli (hem telefonda orijinal yerine yan sanayi parçaların takılmış olması hem de telefonun suça bulaşmış olması riskleri mevcut) olduğunu düşünüyorum, tanımadığım bilmediğim birinden telefon almayı istemezdim açıkçası. Bu nedenle çevreme sorar, iPhone'unu satmak isteyen birinin cihazına talip olurdum. İşim bitince yine çevremden birine satmaya çalışırdım. Kendi çevreniz olmasa bile çevrenizin çevresinden mutlaka telefonu suç amaçlı kullanmamış ve parça değiştiyse dürüstçe ifade edecek birileri çıkacaktır.
0
10551037
(07.01.26)
(18)

bu kanalı değerlendirebilir misiniz?

messina123
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar
geçenlerde de sormuştum ancak o günden bugüne çok fazla değişiklik yaptım. öncelikle eski içeriklerin tamamını kaldırıp tek bir konuya yöneldim.

1-kanalı açtığınızda kaliteli bir kanal gibi gözüküyor mu? içeriklere ilginiz olmasa dahi açıklama, banner, kanal fotoğrafı, video thumbnail'leri, başlıklar bunları referans alabilirsiniz.
2-ai kullanımı rahatsız ediyor mu yoksa tam aksine hoşunuza mı gitti?
3-video süreleri nasıl sizce?

doğru yolda olup olmadığımı merak ediyorum. değerlendirebilir misiniz?

www.youtube.com
0
messina123
(07.01.26)
1- Kaliteli bir kanal gibi gorunmuyor. Ilk bakista yeni bir kanal gibi gorunuyor. Bannerlar falan ozellikle ilgimi cekmedi. Guzel/kaliteli hissiyati vermiyor.
2- AI kullanimi anlaminda cok detayli bakmadim, ekstra rahatsiz eden bir durum goremedim. AI kullanimi beni genelde rahatsiz ediyor zaten de sizin kullaniminizla alakali degil. Ozellikle shorts izlerken alt yazi veya basit telaffuz hatalari gorunce acayip sinir oluyorum. 20 saniyelik shorts olusturtmus otomatik, kendi bile bir kez olsun bakayim duzelteyim dememis. Biz tuketici salaklar da bakiyoruz gibi hissediyorum. Bu tabii sizin mevcut videolar icin gecerli degil.
3- Cok uzun bence, ilgimi ceken bir konu olsa farkli olurdu belki. Youtube videolarinda (AI ile veya degil farketmez) su hissi yasiyorum, 5 dakikalik video bile olsa, izliyorum dikkatli sekilde bitiyor. Ne anlatildi simdi diye dusunuyorum hic birsey yok. Ayni sey oyle boyle tekrar edilip durmus oluyor.
+1
mbond
(07.01.26)
@mbond hocam geri dönüşlerin için teşekkür ederim. tüm videoların kapak görsellerini değiştirmeyi planlıyorum en kısa zamanda.

video süreleri evet uzun, hatta ileride planım daha da uzatmak. 1 saat hatta daha uzun içerikler oluşturmak istiyorum. bu konuda ayrıştık maalesef :d
+1
🌸messina123
(07.01.26)
@sivri sinek hocam çok teşekkürler geri dönüşün için. tutar tutmaz elbet bilemeyiz inşallah tutar tabi.
0
🌸messina123
(07.01.26)
teknik yanıt veremem ama içerikle ilgili naçizane yorum yapmak isterim çocuklar içinde içerik ürettiğimiz projeler olduğu için. bir video başlığında mesela katil kelimesi gördüm, biz hazırladığımız içerikleri pedagojik olarak kontrolden geçirtiyoruz. özellikle ölüm, savaş gibi konular ya da din, tanrı gibi soyut konular varsa daha çocuklara uygun ifadeler kullanıyoruz.

biliyorum yığınla çocuk içeriği var bu tarz şeylere asla dikkat etmeyen ama yinede aklınızın bir köşesinde olabilir diye düşündüm.
+2
Phoebe
(07.01.26)
yotube (pc) ana sayfasında bir eksik var ama bilemedim. telefon uygulamasında iyi görünüyor. tiktok ve instagram ise daha çarpıcı duruyor. bu belki de youtebe brovserda çok fazla boş alan olması ve renlerinizin soluk ve pastel renklerden oluşması nedeni ile boşluk hissi veriyor. dolu dolu görünmüyor. bari kapak ve şu yuvarlak olan profil fotosu galiba onları mı canlandırsanız? tamamen kişisel görüşüm tabii ki.
0
ground
(07.01.26)
@phoebe çok teşekkür ederim yanıtınız için. aslında benim ana amacım bu kanalı açarken çocuklar değil hikaye, tarih, mitoloji videosu açıp arka planda video çalarken uyuyan insanlardı. ancak çocukların da ilgisini çekecek sanırım bu içerikler. özellikle dikkat edeceğim. şu an kontrol edemiyorum ancak sıkıntılı kelime varsa kesinlikle çıkartacam
0
🌸messina123
(07.01.26)
takibe aldım, seslendirme çok güzel, ama videoların resimleri çok amatörce geldi, videoların içindeki hareketli animasyonlar daha kaliteli duruyor o kapak resimlerinden.
birde # ile keywordler eklemeyi dene tüm kanallar yapıyor bunu açıklamalara koyuyorlar.

amacin olmaya bilir ama ilk açılış cümleni etkili merak uyandırıcı birşey yaparsan video izlenme devamlılığın artabilir, ra videosunda mesela ra çocukken hangi kayığa bindi tarzında..

metinleri çok sevdim ama cümleler biraz fazla mı uzun, overallda çok beğendim emeğinize sağlık
+1
eja
(07.01.26)
@ground teşekkür ederim öncelikle. video adeti düşük sanırım o boşluk hissi bu yüzden yaşanıyor ben de aynı hissi yaşıyorum. video kapak görsellerinin tamamını değiştirecem ve aynı tip yapacağım en kısa zamanda. belki o şekilde daha düzenli gözükür.

@eja çok teşekkür ederim. ra videosu çok amatör geliyor şu an bana :D ilk kelimenin hatta ilk birkaç dakikanın daha heyecan verici ve dikkat çekici kelimelerle başlaması gerek bence de. siz dedikten sonra fark ettim. resimler ve animasyonlar bence de amatör ilk videolarda. son videoda biraz daha güzel oldu aslında görsel ve animasyonlar. kaliteyi arttırmak istiyorum geri dönüşleriniz için teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
1. Mitoloji gibi entelektüel birikim gerektiren bir konuya dair video izleyeceğim zaman videoyu yapan kişinin kim olduğunu bilmek, nasıl bir entelektüel birikime sahip olduğunu az çok öğrenmek isterim. Metinleri yazan kişinin kim olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa videoyu kapatır, ardından "kanalı önerme" seçeneğini işaretlerim.

2. Yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri tüketmem. İçeriğin yapay zeka olduğunu anladığım anda 1 numaralı paragrafta belirttiğim tarifeyi uygularım.

3. Banner ve thumbnail görselleri fena değil, aşırı çekici gelmedi ama daha önemlisi itmedi de. Thumbnail'da video sahibinin gerizekalı bir ifadeyle bakan vesikalığı varsa o videoları da izlemiyorum. Bunlar ise iyi tarafta kalıyor.

4. Süreler bence kısa bile. Ben uzun video seviyorum, imkanım olsa kısa dikey video formatını yeryüzünden silerim.

Sanırım düşüncelerim pek yararlı olmayacak ve genel Youtube kullanıcısı alışkanlıklarından farklı ama ben de böyleyim.
+1
10551037
(07.01.26)
@10551037 estağfurullah hocam geri dönüşün için teşekkürler. kendi adıma söylemem gerekirse çocukluğumdan beri ilgi duyduğum bir alan olduğu için mitoloji konusunda içerikler üretmeye karar verdim ancak ai desteğini alıyorum.

2 günde 1 uzun video hedefim olduğu için süreleri şimdilik daha da uzatamıyorum ancak planım abone sayım arttıkça haftalık video sayımı azaltıp kaliteyi arttırmak olacak. henüz yolun başındayız :)
0
🌸messina123
(07.01.26)
Kanalınız güzel, bu tarz videolar dinleyen birisi olarak ben beğendim. Özellikle ses kendini dinlettiriyor, ses tonu güzel baya, notebooklm ile video üretenlerde hep aynı kadın ve erkek sesi dinlemekten gına gelmişti artık. Ayrıca müzikleri beğendim, sesi çok boğmamış, sadece mesela ateş başında derken ateş çıtırtısı vs eklemek nasıl olurdu diye düşündüm, çok uğraştırıcı olabilir.
Her akşam 22'de video demişsiniz ama her gün video atmamışsınız. Bu tarz tutarlılıklar ilk başta gelecek olan kitle için önemli olacaktır. Bir de logonuzdaki font ile her akşam 22'de video yazan font aynı olursa daha bütünsel görürdüm sanırım.
Açıklamalarda hashtag SEO zaten dikkat etmişsiniz, bol izlenmelerdilerim.
0
hayalhayal
(07.01.26)
@hayal hayal yorumun için çok teşekkür ederim. Her gün 22’de derken 1 gün uzun video, 1 gün shorts olarak paylaştım. Yani boş geçmedim aslında :) Sanırım yanlış anlamaya müsait bir ifade olmuş. Düzelteyim onu.

Ateş çıtırtısı sesi gibi sesler hiç uğraştırmaz aslında. Tavsiyen için teşekkür ederim. Bundan sonraki videolarda bu tarz yardımcı sesler de kullanayım ben.
0
🌸messina123
(07.01.26)
merhaba. abi ben inan tüm gün ama tüm gün mitoloji, tarih antropoloji dinleyen biriyim. pandemide başladı öyle devam etti. çok özür dileyerek söylüyorum artık bu bollukta kafası çalışan biri açıklamalara girip bu içeriğine zaman ayıracağım kişi kim diye bakıyordur. ben orada karşımdaki kişinin eğitimini bu konulara ne kadar vakıf olduğunu görmek istiyorum.

sabah pelin batu'nun bireysel youtube safyasına denk geldim. tuz'un hikayesini anlatmış. 76. kişi falandım. şimdi youtube öyle bir mecra ki siz şu anda pelin batu dan daha çok takipçiye sahip olabilirsiniz ama bir noktada aynı konuyu siz ve pelin batu anlatıyosa ben onu takip ederim. sizin egitiminizi bilmiyorum ki? başkalarının videolarından toparladıklarınızı bir süzgeçten gecirip para kazanmak için önüme koyduğunuzu düsünüyorum ilk aklıma gelen bu oluyor.

örneğin yıllar önce tarih tekerrürden mi ibaret isimli bir kanala denk geldim adam çok hakim ama ne yapsa ne etse oturtturamadı, bana neyse üzülüyorum.

Nomisma arkeoloji ve gezi isimli bir kanal var, çok donanımlı bir arkadaş sonra kendi ismiyle devam etmek istedi zaten az olan izleyicisini toptan kaybetti, yıllardır verdiği emeğe değmiyor.

Emelkalender diye bi kadın vardı tüm azra erhat mitoloji sözluğundej baslayarak ilyada odissei zincire vurulmus promethe thegonya falan okumaya açtı defalarca ban yedi sürünüyo takipçi sayısı.

Ama mesela mitolojikinciler sıyrıldı yırttı ses tonuyla, çok hakimdi konuya, filmlerle muzikle ele aldığı konuyu açtı. Doğru dönemde doğru bir amatördü.

Ben şimdi noname, eğitimini bilmediğim bir adamı neden izleyeyim?

Ya inan ben senin elini yüzünü görsem amatör ruhuna inansam kitap kitap konulara hazırlanışını o ışığı görsem izlerim. diamond tema boyle yırttı. sadece oturup eşşek gibi calıştı doğru kitapları alıp okuduğunu kastıra kastıra gösterdi arkasında kütüphaneyle, bi mısır anlattı bi roma anlattı bi nutuk didikledi, osmanlı, cahiliye devri arapları falan. yahu bu adam benim bildiğim lise mezunu, yani bir tarihobasını sunan gerizekalı kocası olan başarılı akademisyen kadın değil, yine de izletti kendini boşlukta. ben seni şu anda izlemezdim özür dilerim. inan o kadar turistik rehberler kanalları, arkeolog/antropolog kanalları var ki, sizin gözümde degeriniz talha uğurluel'in tarihçiliğinin bir tık üstünde.

savaş tarihlerini başarılı basit animasyonla haritalar uzerinden anlatan adamları ayrı tutuyorum.

umarım başarılı olursunuz.
+1
libertine
(07.01.26)
ya tekrar yazıyorum. hevesini kırmıs olabileceğim için pişmanlık hissettim. abi bak 5 yıl önce şu adama denk geldim mesela

youtube.com


en az 40 videosunu izledim çünkü muhtemelen arkadaş öğrenciydi çok hevesliydi taze aldığı bilgiyi geri anlatıyordu tutmadı. ona da yazdım bence bu donanımla giyinişinle kendi topuğuna sıkıyosun abi atletle bana artık presokratik filozofların fragmanlarını satmaya devam etme bir noktada kimse izlemeyecek senin şevkin kırılacak yeni video çekmeyeceksin diye yazdım hatta 6 yıl olmuş. o da bırakmıs. senden samimi olarak arkadaşın ele aldığı konuların derinliğiyle kendini karşılaştırmanı öneririm. yeni düzende ai çok kolay ama ben eski kafalıyım, bollukta gercekten konuya hakim bana da saygı gösteren birini görmek istiyorum.
0
libertine
(07.01.26)
Bence gayet iyi, hedef kitlesi de var. Bir de benim gibi böyle şeyler dinlemeden uyuyamayanlar (ciddiyim). O yüzden allaaaaşkına biraz daha uzun olsun :))
0
gobekliraki
(07.01.26)
Spesifik olarak masal tadında uyku videosu yapma niyetiniz varsa belki okey (bunun alıcısı değilim) ama uyanıkken dinlenecek bir içerik değil gibi geldi. Seslendirmen (yapay zeka?) çok yavaş konuşuyor, beyaz geyik videosunun ilk iki dakikası ve son attığın kanal tanıtımının bir dakikasını dinledim ve devamını dinleyesim gelmedi. Beyaz geyik videosunda da masal gibi girmişsiniz, betimlemeler falan çok çocuklara yönelik gibi geliyor kulağa. Çocukluktan beri mitoloji severim, şu an bi içerik izleyecek olsam ingilizce izlerim ve beni türkçe izlemeye ikna edecek kanal bu olmaz muhtemelen. Bi de genel olarak yapay zekaya çok düşman olmasam da eğlence için tüketeceğim şeyi yapay zekanın hazırlaması çok makul gelmiyor bana. Burda metni siz yazıyorsunuzdur ama görseller çok basit duruyor, seslendirme de awkward ve dediğim gibi çooookkk yavaş.
0
nundu
(07.01.26)
@libertine geri dönüşlerin için çok teşekkür ederim hocam. Şöyle bir açıklama yapayım. Ben mitolojik konularda mükemmel bir kanal olacam, verdiğim bilgiler kesin doğru olacak diye bir durum söz konusu değil. Hedef kitlem arkada ses yapsın, uyurken izleyeyim, kafam dağılsın gibi düşünen insanlara olayları hikayeleştirerek hatta bazen uydurarak, çarpıtarak tüketebileceği bir hikaye sunmak. Kesinlikle mitoloji konusunda aşmış bir kanal olmayacam ancak hikaye anlatımı konusunda aşmış bir kanal olma hedefim var.

@göbekliraki sonraki birkaç video hazır hocam ancak onlardan sonraki videoların süresini ben de arttırmak istiyorum. Çok teşekkürler
0
🌸messina123
(07.01.26)
@nundu hedeflediğim kitle tam olarak dediğiniz gibi uyurken video açanlar, arkada ses olsun diye video oynatan kişiler. Hatta iş biraz masala da kaydığı için çocuklar da sevebilir. Aslında çocukları başlangıçta düşünmemiştim. Yukarıda bir kişi daha yazdı. Pür dikkat izlenecek/dinlenecek içerikler değiller zaten. Kesinlikle o konuda hemfikiriz. Ben şahsen video dinleyerek uyuyorum. Yola çıkış noktam ben bunu seviyorsam kesin benim gibi binlerce insan vardır oldu.
0
🌸messina123
(07.01.26)
(3)

Tereyağı ölçmek

egerbiryolcu
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.Tartım yok.Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.Mesela 200 gr lik su bardaklari
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.
Tartım yok.
Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.

200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.
Mesela 200 gr lik su bardaklarina göre mi olceyim. Kaşık silme tepeleme değişir gibi.
0
egerbiryolcu
(01.01.26)
tartı hayat kurtarır. bambum marka kullanıyorum yıllardır hiç bozulmadı ve ucuz.
bu şekilde asla doğrusunu bulamazsın herkesin kaşığı bardağı başka.
+2
neira
(01.01.26)
bazı tereyağ paketlerinin üstünde çizgiler çekilmiş oluyor her 25 g için. göz alışkanlığı oldu artık o çizgiler olmasa bile o kadar ayırıp ekliyorum.

100 gramlık br tereyağının nasıl gözüktüğünü bilirseniz aşağı yukarı ne kadar olduğunu hesap edip ayarlayabilirsiniz.

www.amazon.com.tr

şöyle bir şeyim de var ama ben onu kedilerimin mamasını ayarlamak için almıştım. iş görür tabii sizin için de.
+2
art cat chocolate
(01.01.26)
Benzer sorunlardan ben de muzdaribim ve aldığım hassas terazi mutfak kalitemi çok arttırdı. Hiç uğraşmayın, bir hassas terazi alın.
0
10551037
(01.01.26)
(10)

4 Günlük Tatilde Kombiyi Kapatmalı mı?

bluedad
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
0
bluedad
(31.12.25)
Bir haftadır evde değilim, çıkarken kombiyi 40 derecede açık bıraktım. Bu havada buz gibi eve girip saatlerce yorganın altında ısınmaya çalışacağıma 300 TL fazla fatura öderim.
0
sekizdokuzon
(31.12.25)
Ben olsam kapatırdım. Pazar günü hava sıcaklığı artıyor. Ayrıca varsın 5-6 saat üşüyeyim, 4 gün boyunca kombiyi boşuna çalıştırmaya acır ve üzülürüm.
+5
10551037
(01.01.26)
Kapatirim. Ama gelince klimayj sicakta acip hizli isiniyorum
0
die fetten jahre sind vorbei
(01.01.26)
abi memleket neresi? erzurumda yarın gece -30 olacak dedi arkadaşlar. burada kapatsan, evin soğukluğunu es geçtim borular donar.
0
blue eyes white dragon
(01.01.26)
geç gelip yatıp uyuyacaksanız kapatın gitsin.
geldikten sonra en az bir kaç saat evde duracaksanız minimum'da tutun.

aylık 1500 geliyorsa ortalama 200liralık bir maliyeti olur. bir kahve parası.
maksimum ayarda evi normal sıcaklığa getirmeye çalışmak da zaten oluşturduğunuz tasarrufun yarısını geri alacak.
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
Kombiyi kapatmak daha mantikli, kisisel konfor disinda, toplum ekonomisi ve dunyanin kaynaklarini daha verimli kullanmak acisindan soyluyorum. Yoksa, ben olsam her turlu acik birakirim kisisel konforum icin.
0
bosver nicki
(01.01.26)
ben 4-5 gün evde değilsem
gelir gelmez bavul boşalt, yerleştir, ya alışveriş yapmışımdır ya da annemden filan geliyorsam o bişeyler koymuştur onları yerleştir
hızlıca bi yemek koy (yolda yemek yiyemem)
tatil dönüşü ise kirlileri filan makineye at as
giderken bulaşık mak. çalıştırmışımdır kesin onu diz
gibi gibi 2-3 saat oturmuyorum genelde

dolayısıyla gelir kombiyi açar, sonuna kadar da çalıştırmam bile
ev küçük ısınır
-1
subcomponent
(01.01.26)
4 gün evde olmayacaksam doğalgaz vanalarını kapatırdım zaten. kombinin açık olabilme imkanı kalmazdı doğal olarak.
0
lazpalle
(01.01.26)
en düşük derecede açık dursun bence.
0
jelly bear
(01.01.26)
konu ile alakalı değil ama görmüşken bir dipnot ekleyim:
doğalgazı ya da vanasını kapatsanız bile, kombiyi kapatmayın.
evde değilken kombiyi yakmak istemiyorsanız yaz moduna (sadece sıcak su) moduna alın. çünkü kış vakti, özellikle balkonda duran kombilerde, boruların ve kombinin içindeki su donabilir büyük arıza çıkarabilir. kombilerde donma engelleyici var ama çalışması için açık olması gerekiyor (yanması zorunlu değil, yaz modu yeterli)
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(9)

Dolma kalem önerisi

tiredofwaiting
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
0
tiredofwaiting
(28.12.25)
Efenim kendisi 30'lu yaşlarının başında, klasik tarza sahip bir diplomat olup dolma kalemlerden anlamaktadır. Bir tek ben anlamıyorum.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Merhaba,
annem emekli diplomat. Is hayati boyunca Caran d’Ache Léman kullandi. Hala bile her seyi onunla yazar. Fiyat dkalasini telefondan bakamadim, eger cok ucuk bir seyse simdiden özür dilerim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
@konuşma... Aslında düşündüğümün biraz üstünde ama çok teşekkür ederim tavsiye için. Bildiğim çok iyi oldu bu markayı.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Yıllar önce kendime Lamy Safari almıştım, mor renkti. Scrickss 'in siyah oturaklı bir modeline sahip olmama rağmen Lamy hem hafif olması hem de rengi dikkat çektiği için uzuuun yıllar kullandım. Şu an kurşun/uçlu kalem kullanabildiğim bir ortamda olduğum için kullanmıyorum ama Lamy bence güzel bir alternatif olabilir. Kolay kolay kötülenen bir marka değil genç işi olarak görülebiliyor. İlgili arkadaşa "tarzına dinamizm kazandırmak istedim" diyebilirsiniz bence :D
0
Nerdian
(28.12.25)
cosmic string +1.

aynı saat olayı gibi. bazen saat almak istiyorlar hediye olarak. saat işi derya deniz işi. her saati takmam, takmayacağım saate verilen paraya da acıyorum ve üzülüyorum.

bu durumlarda her zaman en iyi hediye güzel bir viski. kalitelisinden. eğer alkol içiyorsa düşünebilirsiniz.

lamy ve Scrickss, kişinin kalem sevgisi ve ilgisine göre, basit kalabilir. lamy kötü değil tabi, sadece uygun gitmeyebilir. uçuk öneri olabilir, güncel fiyatları bilmiyorum, mont blanch'ın kalemlerine bakabilirsiniz.
+1
kojonotsuki
(28.12.25)
Lamy ve Kaweco iyidir, tatlıdır ama spor kaçar. Daha klasik bir şey lazım. Scrikss de diplomat için basit kalabilir. Bütçeniz azsa Diplomat, Delta, Dupont veya Cross'tan başlayabilirsiniz. Daha yukarı çıkarım diyorsanız Caran d'Ache yahut Montblanc olabilir.

Bu arada, olay gerçekten kişisel. Mesela çin malı wing sung pompalı dolmakalem (250 tl falan) acayip hoşuma gidiyor benim. Nostaljik değeri var çünkü, Atlas due-matic versatil kalemler gibi... Başkasına hediye alsam ya güler ya hakaret sayar.

Bu arada, bu konunun ordinaryüsü, eski duyuru müdavimlerinden @kahvegibi isimli sözlük yazarı. Kendisine ulaşırsanız nokta atışı tavsiye verebilir zannımca. Instagram kullanıcı adı: writetomeoften
0
yadigar
(28.12.25)
Orta halli dolmakalem olarak düşündüğünüz şey sizin kafanızdaki bütçenin üzerinde olacaktır. Bütçe belirtmediğiniz için nokta atış öneri gelmesi de imkansız.

Yerinizde olsam Pelikan bakardım. Aynı tasarımda çok fazla renk ve fiyat çeşitliliği mevcut. Bütçenize uyan M200/400/600/800/1000 modellerinden birini seçebilirsiniz. Tasarım itibarıyla takım elbiseye çok uygunlardır.
0
10551037
(28.12.25)
sozlukte detayli bir entry girmistim zamaninda eksisozluk.com

butcenizi soylerseniz ona gore bir sey soyleyebilirim. benim kendi kullandigim kalem sailor pro gear. $200 civarinda bulunuyor. tr'de yaygin olmadigi icin guzel bir hediye olur. kesinlikle tavsiye ederim.
+2
antikadimag
(28.12.25)
Çok kişisel olduguna katılıyorum. Bütçeye göre yukarıdaki örneklere çıkılabilir.
Parker 51 olabilir tam klasik.

Deneysel takılıp, yazı yazmayı ve çizim yapmayı seviyorsa kaweco kaligrafi seti ve sailor fuse pen (sailor bu kalemdeki hissiyatı çok kalitesiz ama farklı kalemler de var) gibiler de alternatif olabilir.

En güzeli fiziki bir mağazadan alıp değiştirme fişi de eklemek.
0
jazzabel
(29.12.25)
(13)

Sizce Iphone 17 Alayım mı ?

ebeş
Selamlar, Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim. 12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum. 1- Bataryayı yenileyip yola devam mı e
Selamlar,

Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim.

12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum.

1- Bataryayı yenileyip yola devam mı edeyim ?
2- Değiş tokuş ile bunu verip üstüne 50 bin tl verip 17 mi alayım ?

Ne dersiniz ?
0
ebeş
(26.12.25)
50 bin liranın sizin için ne kadar önemli olduğuna göre değişir. Aynı senaryoda ben değiştirirdim.
0
orient blue
(26.12.25)
bataryayı değiştir. 2 sene daha kullan. 19-20 neyse onu alırsın
0
jelly bear
(26.12.25)
bataryaların türleri var. kaliteli bir batarya ile değiştir. Bir kaç gün sonra cebinde kalan 50bin için kendine kahve ısmarlayacaksın.
0
diyecevaplandı
(26.12.25)
değiştir. 17 hakkında herkes cok olumlu konusuyor. 5 yıl rahat gider sana.
0
koela
(26.12.25)
@diyecevapladı değiştirirsem Apple'dan değiştiricem, daha sağlıklı olsun istiyorum dediğin gibi.
0
🌸ebeş
(26.12.25)
yetkili serviste pil değiştir geç.
0
hold the door
(26.12.25)
Güvendiğim yerde pil değiştirir, geçerim.
0
kumandanim
(26.12.25)
6S Plus'ta hem yetkili serviste hem de herhangi telefon tamircisinde batarya değiştirdim. Yetkili serviste takılan bataryanın ömrü 2 seneyi bulmadı. Yan sanayi batarya ise 1 sene dayandı. Aradaki fiyat farkı önemli ama bence özellikle eski telefonlarda orijinal batarya da çok verimli olmuyor çünkü anladığım kadarıyla orijinal bataryalar yeni üretim değil, genelde eski ve bayat batarya oluyor. Böyle olunca ömrü uzun olmuyor.

Sizin durumunuzda eğer telefonumdan memnunsam kesinlikle batarya değiştirir yoluma devam ederdim. Alacağınız yeni telefon verdiğiniz paraya değmeyecek, bari mevcudun ömrünü biraz daha uzatın, ileride değiştirirken değiştirdiğinize değsin.
+1
10551037
(26.12.25)
Alakasız olacak ama alacaksan 16e al. 2 gün gidiyor rahat şarj.
0
gobekliraki
(26.12.25)
@10551037 çok teşekkür ederim, daha önce bu deneyimi yaşayan birinin görüşü çok önemli. 2 sene idare etmesi benim için çok yerinde. 2 Sene götürsün sonra zaten çöp olcak :)
0
🌸ebeş
(26.12.25)
telefondan memnunsam apple'dan batarya değişimi yaptırıp memnun olmayana kadar yola devam ederdim.
0
kornisch
(26.12.25)
en büyük hatam iphone ve iwatch almak oldu. hiçbir işe yaramıyorlar.
-3
plastic_angel
(26.12.25)
Rica ederim. Yerinizde olsam yan sanayi batarya taktırırım çünkü telefonun bozulmadan ne kadar dayanacağı meçhul, ayrıca yan sanayi batarya orijinalin yarısından daha ucuza gelecektir.

Deji yan sanayiler içinde görece iyi bir marka. Fiyatı orijinal batarya servis ücretinin dörtte biri. Bu bataryayı piyasada 1.500 TL’ye telefona taktırırsınız gibi geliyor bana. Telefon yeni ve garantisi devam ediyor olsaydı düşünmeden orijinal takın derdim ama bence şu aşamada orijinal için fazladan para vermek çok anlamlı değil.

woyax.com.tr

Ben olsam iyi bir yan sanayi batarya taktırır, bataryanın ömrü 1 sene sonra bitince tekrar düşünür, telefonu değiştirmek ya da yeni yan sanayi batarya taktımak arasında yine seçim yapardım.
0
10551037
(26.12.25)
(7)

Kol saatinde bu kadar gecikme normal mi?

koskoca kirpi
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman öl
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman ölçümüyle güvenilir performans sunar." yazıyor. Bu çok fazla değil mi, fiyatı 18k olan bir saatin günde yarım dakika geri kalması normal mi? Yoksa bu kanunen başımız ağrımasın zaruri açıklaması mı anlamadım.

hizliresim.com
0
koskoca kirpi
(23.12.25)
yuh fazlaymış gerçekten. isviçre mekanik saatler cosc sertifikalı satılır ve onlarda +6/-4 saniye normal kabul edilir. anladığım bir model değil bu ama gerçekten çok fark var.
0
awlmi
(23.12.25)
18 bin lira mekanik otomatik saatler icin yuksek bir fiyat degil. Ilave olarak Casio da mekanik saatleriyle unlu bir marka degil hatta ilk mekanik saatleri. Quartz/pilli saatler accuracy acisindan cok cok cok daha iyi ve ucuzlar.

Ornegin seiko presage’nin benzer fiyattaki bir modeli de ayni accuracy’i sunuyor. Garip bir sey yok.
-1
ghilleinthemist
(23.12.25)
Saatlerin sistemine göre normal midir değil midir, bu konuda bilgim yok. Sadece şunu hayal ediyorum;

Pazartesi sabah 8’de işine gidip saatini ayarlıyorsun… bir sonraki Salı sabahı işe yine 8’de gidiyorsun ve diyorlar ki sana “5 dakika geç kaldın. Bir daha olmasın!”

Bir gün 35 geri diğer gün 45 ileri yapıyorsa belki uzun zaman idare ediyordur ama bu kadar kısa sürede saatini tekrar ayarlamak zorunda kalacaksan bu kabul edilebilir bir şey gibi gelmiyor bana.

Acaba taklit mi satıyorlar?

Edit: bir derdimiz yok, zamanı gösteren ürünün taahhüdünü yorumluyoruz. Senin derdini bilmiyorum. Umarım dermanını bulursun.
+1
lazor
(23.12.25)
Taklitle falan alakasi yok. Casio’nun verdigi accuracy degeri bu. Icinde pil olmayan tamamen mekanik bir cihazin en giris seviyesi versiyonlari icin beklentiniz cok yuksek. Mekanik saatler daha iyi zaman tutmak icin alinan seyler degil. Dert oysa cok daha ucuz quartz saatlerle bu derdi cozebilirsiniz.
-2
ghilleinthemist
(23.12.25)
Sapması çok fazla. Bu saati almazdım. İlla Casio alınacaksa solar yani güneş enerjili saatler en iyisi.
+1
michael harddd
(23.12.25)
tolerans degerlerini yazmislar. muhtemelen o kadar oynamaz. ama 35 sn mekanik saat icin cok.

genelde 3-5 sn oynar. benim omega 2sn sapiyor gunde. ama rolex alip 15 sn gorenler de var. mekanik saat alinacaksa daha duzgun bir sey alinmali.
-1
antikadimag
(23.12.25)
Giriş seviyesi bir mekanik saat için gayet normal. Hatta genel olarak mekanik saat için normal zira mekanik saat sapar.

COSC ve benzeri diğer sertifikaların ölçüm süreçleri laboratuvarda yapılır, hiçbir sertifikasyon günlük kullanım senaryosu dahilinde yapılmaz. Giriş seviye bir ETA/Sellita makine alsanız da buna benzer sapmalarla karşılaşmanız olası. Pek çok Rolex COSC limitleri içinde çalışır, hatta bizzat kullandığım ve çevremde gözlemlediğim Rolex'ler genelde +2 ve -2 saniye aralığında çalışıyor ama arada günde +-15 saniye sapan da olur ve bu durum saatin ayıplı olduğu anlamına gelmiyor İsviçre saatçiliği dikkate alındığında. Kaldı ki saatin dakikliği saatin ömrü boyunca sunabildiği bir şey de değil. Zamanla sapma artıyor genelde. Rolex'de çok daha uzun zaman sonra artar ama yıllar önce kullandığım Tissot daha kısa zaman sonra daha fazla sapmaya başlamıştı.

Özetle dakiklik ve sapmama takıntısı varsa pilli alın geçin, hiç uğraşmayın. Bunu 20 senedir aralıksız mekanik saat kullanan birinin tavsiyesi olarak değerlendirebilirsiniz.
0
10551037
(24.12.25)
(6)

oled tv tavsiyesi

dont judge me mom
merhaba. salon için 3 metre izleme mesafesinde 55" bir oled tv almayı düşünüyorum. maalesef kasım indirimlerini kaçırdım. lg c5 ve lg b5 arasında kaldım. tavsiyelerinizi bekliyorum.65-75 inç alan arkadaşların tv leri gerçekten çok büyük göüründü gözüme. pişman olursun 65 al diyorlar ama bu konuda ne
merhaba. salon için 3 metre izleme mesafesinde 55" bir oled tv almayı düşünüyorum. maalesef kasım indirimlerini kaçırdım. lg c5 ve lg b5 arasında kaldım. tavsiyelerinizi bekliyorum.

65-75 inç alan arkadaşların tv leri gerçekten çok büyük göüründü gözüme. pişman olursun 65 al diyorlar ama bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
dont judge me mom
(22.12.25)
Çok keyifli ve güzel bir sorunla karşı karşıyasınız.

B5 ve C5 fiyatlarını ben de takip ettim. Ben 65 inç istediğim için 55 inç fiyatlarına hiç bakmadım. Kasım'da 71.000 TL civarına kadar inmişti C5, o ara çok iyi fırsattı ancak şu anda fiyatı çok uçtu. Ben olsam şu fiyatlarla B5 alırdım ancak acelem yoksa bekler, indirimli C5 ve yeni çıkacak B6 arasında tercih yapmayı düşünürdüm.

Arkadaşlarınız 65 inç konusunda bence haklı. Bütçenizin yettiği ve duvara/üniteye/odaya sığan en büyük paneli almak lazım çünkü kısa sürede alışacaksınız ve TV gözünüze o kadar da büyük gelmemeye başlayacak.
+2
10551037
(22.12.25)
65 al pişman olmazsın. bi süre sonra o kadar da büyük gelmemeye başlıyor. 3 metreden izliyorum ve gayet normal geliyor gözüme.

arkadaşların 75 inçi var o da çok iyi.
o yüzden paranın yettiği en büyüğü almak en güzeli. 65 iyidir.
+2
jelly bear
(22.12.25)
C4 almıştım 77" ama aklım hala daha büyüğünde. Ben de 3 metreden falan izliyorumdur. Gram pişman değilim. Alabildiğinin en büyüğünü al sonrasında gözün alışınca ufak kalıyor.
+1
Take it away honey
(22.12.25)
evet fiyatlar çok uçtu şu an. bir sene sonu kampanyası olur mu diye günlük takip ediyorum. şu c5'i 71 değil 80'e bulsam hemen alırım :) büyük ekran uzun süreli izleme sonrası gözlerinizi yoruyor mu? genelde loş ışıkta akşam izliyorum. sonuçta baya büyük bir ışık kaynağı.
0
🌸dont judge me mom
(22.12.25)
Televizyon penis gibidir, it's never too big.
65'den devam.
0
Bruce
(23.12.25)
son ileti üzerine 65'de karar kıldım :)
0
🌸dont judge me mom
(23.12.25)
(11)

İyi bir projeksiyon mu yoksa iyi bir televizyon mu

fildirfildir
Sb.
Sb.
0
fildirfildir
(22.12.25)
Ortama ve bütçeye göre değişir ama genel olarak bence iyi bir TV. Aydınlık ortamda daha parlak, fiyatı görece makul, bağlantı seçenekleri muhtemelen daha çok, estetik açıdan daha iyi (kabloları gizlemek vesaire), sessiz, daha düşük enerji tüketir.
0
orient blue
(22.12.25)
Eger ayni boyda olacaklarsa iyi bir tv.

Eger tv kucuk (mesela 65 inch) ama projeksiyon ekrani buyukse (mesela 100 inch) o zaman iyi bir projeksiyon.
0
sertac akin
(22.12.25)
Tv düşünme bile
0
avatar is back
(22.12.25)
Tv, düşünme bile yani projeksiyon falan boş iş. Karanlık 480p izlemek istiyorsan al ama
0
avatar is back
(22.12.25)
projeksiyon bana hiç bir zaman cazip gelmedi. evinde odanda bir şey seyredeceksen tabi ki tv almalısın. projeksiyon sinema salonu gibi büyük görüntü sağlamak için var. evde projeksiyon ne alaka yani
0
abelardo
(22.12.25)
Projeksiyon tâbi ki, ama ultra kısa mesafe olan. Bende Xiaomi var, 6 yıldır çok memnunum üstelik ampul ömrü yok laser.
0
mirty
(22.12.25)
büyük ekran, iyi bir televizyon
0
black holes in the sky
(22.12.25)
TV
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.12.25)
Soru bu haliyle eksik ve cevaplanamaz. Bu soruyu böyle soran birinin projeksiyon hakkında en ufak bilgiye sahip olabileceğini düşünmüyorum, bu nedenle hiç uğraşmayın gidin TV alın.

Ben bir ipucu vereyim: ALR perde denen şeyi bir araştırın. Aydınlık odada parlak bir TV'yi aratmayacak bir projeksiyon deneyiminin mümkün olduğunu görün. Bu sırada bütçenizi de yoklayın. Ona göre karar verirsiniz.
+2
10551037
(22.12.25)
Ben bir hevesle projeksiyon aldım bir sıkıntım yok memnunum hatta tahminimden fazla kullandığım için sinevizyon kağıdını söküp iyi bir de perde aldım ama bence televizyon daha mantıklı ya, uğraştırıyor. Şimdiki aklım olsa hiç bulaşmazdım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
OLED'ler cikana kadar projeksiyon diyordum ama mutlaka perde ile.
OLED sonrasi TV diyorum..
+1
cooperr
(22.12.25)
(7)

Araba Problemi-Otomatik Vites Fren Vuruntu

benaslindayohum
Araba 200bin km de otomatik vites.Son altı yedi ayda 3-4 kez şöyle bir şey oldu: trafikte iken ayağım frende veya frenden çekiyorsam, gaz vermiyorum araba önden sallanıyor vuruntu gibi. Hatta böyle motor istop edecek gibi sesler. Bugün yine yaptı. Kontakt kapatıp açtım düzeldi hiçbir şey olmamış gib
Araba 200bin km de otomatik vites.
Son altı yedi ayda 3-4 kez şöyle bir şey oldu: trafikte iken ayağım frende veya frenden çekiyorsam, gaz vermiyorum araba önden sallanıyor vuruntu gibi. Hatta böyle motor istop edecek gibi sesler. Bugün yine yaptı. Kontakt kapatıp açtım düzeldi hiçbir şey olmamış gibi. İlk yaptığında da ustaya götürmüştüm; diskler kontrol edildi. Sonra şanzımancıya götürdüm. Yağına falan baktı. Adamla yarım saat trafiğe girdik test için hiç olmadı. Bir şey tespit edemedi. Ama bir şey olduğu kesin de neye baktırayım başka? Neden olabilir? Şanzıman kulağı diyorlar ama sürekli olmuyor ki? Ayda bir falan. Hani hiçbir ustaya da denk gelmedi o an. Araba gidemeyecekmiş gibi sallanıyor o an. Kontakt
kapatınca veya çok hızlı gidince düzeliyor.
0
benaslindayohum
(21.12.25)
Araç marka model?
0
rodeocu
(21.12.25)
Focus 2009
0
🌸benaslindayohum
(21.12.25)
Babamın aracında da böyle bir problem vardı. Onda ivmelenirken Gazı bırakınca vuruntu oluyordu.

Sorun: şanzıman kulağında imiş. Ama onunki manuel idi at de var mı şanzıman kulağı bilmem.
+1
substituent
(21.12.25)
2009 Focus'ların benzinlisinde klasik otomatik, dizelinde ise CVT var diye kalmış aklımda. Dizel CVT ikilisi sanırım büyük bela. Öyleyse kolay gelsin.

Diskler kontrol edildi derken, fren diskleri mi kontrol edildi? Disklerden neyi anlatmaya çalıştığınız anlaşılmıyor ama sorunun fren disklerinden kaynaklanmadığını tahmin ediyorum.

Sorun şanzımandan ziyade ateşlemede olabilir mi? Buji ve ateşlemenin diğer elemanları kontrol edildi mi?
+1
10551037
(21.12.25)
Buji ve buji kabloları. Kesine yakın.

Şanzıman kulaklarından olsa ustayla bindiğinizde de olurdu. Ateşlemede sıkıntı var.
+1
antihero
(21.12.25)
@substitutent
Sürekli yapmıyor. O yüzden bana da düşük ihtimal gelmişti şanzıman kulağı.

@10551037
İlk sorduğum usta dedi ki fren disklerinden olabilir kontrol ettir falan. Bence anlamadı problemi. Hatta boşa rot balans a sokmuştum.
0
🌸benaslindayohum
(22.12.25)
"Arada bir yapıyor" dediğiniz ve yukarıdaki cevapları elediğiniz için "TCC (Torque Converter Clutch - Tork Konvertörü Kavraması) devresi takılı (lock-in) kalıyor olabilir" diyorum. Solenoid valf arızasıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.12.25)
(11)

İnternet sağlayıcı sorusu

aguen
Romalılar,Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gib
Romalılar,

Nihayet evime fiber gelmiş. Türk telekom (pahalı), türk.net, vodafone, superonline var. Hangisini önerirsiniz? Tt altyapısını kullanan başka isp var mıdır?

5 senedir kablonet kullanıyorum genel olarak da memnundum ama 100mbps asla yetmiyor.

Not olarak uzaktan çalışıyorum kesinti kablonet gibi hiç olmamalı.
0
aguen
(15.12.25)
7 yıldır ttnet fiber kullanıyorum. bir kere kesinti oldu sadece.

altyapı ttnet ise diğer sağlayıcılar 100 mbpsden fazla veremeyebilir.
0
inheritance
(15.12.25)
Hepsini aradım sordum 1000 diyorlar
0
🌸aguen
(15.12.25)
taahhutsuz olanlardan ilerle.

turk.net, millenicom ve netspeed var. turk telekom altyapisini kullanan.

ben millenicom kullaniyorum memnunum.
0
nuevo
(15.12.25)
turk.net hiç önermem. kesinlikle muhatap bulamıyorsun. annemlerin interneti 4 gün boyunca yoktu asla telefonla kimseye ulaşamıyorsun. canlı destek var oraya yazıyorum 1'de yazdıysam 5'te cevap veriyolar tekrar yazıyorum 3 saat sonra cevap geliyor. ben bir şey yazıyorum onlar bambaşka bir şey söylüyor. YALAN SÖYLÜYORLAR. yok türk telekom kaynaklı zart zurt. sonra anlaşıldı ki modem kaynaklıymış 4. gün gelip modemi değiştirdiler.
biz de turk.net kullanıyorduk kopmalar çoktu. şu an oturduğumuz apartman çoğunluk superonline kullanıyor ama kopmalar olduğundan şikayet ediyorlar. ben ttnet kullanıyorum (pahalı) ama sadece 1 kere deprem olduğunda 2 saat koptu onun dışında 3 aydır hiç kopma yok.
0
matilda
(15.12.25)
çok uçuk fiyat farkı yoksa tt öneririm, diğerlerinin müşteri hizmetleri sıkıntılı.
0
duyuruuser
(15.12.25)
türk telekom
0
bravoteam
(15.12.25)
hocam kablonet'in kalitesinden memnunsanız (kaliteden kastım kopma, altyapısal sorunlar olmaması vs.) hız sınırımı 200'e çıkardılar (infinity 401 modem lazım ama, önceki modellere vermiyor). fiyat/performans olarak en iyisi kablonet bence ki ben tv de falan da kullandığım için daha iyi oluyor bana.
0
shadowfollower
(15.12.25)
tt altyapısını kullanan 50 tane iss vardır heralde.

ama popüler olarak türknet, netspeed, netgsm vs önerebilirim.
0
jelly bear
(15.12.25)
superonline, ttnet ve türknet kullanıyorum.

türkneti yeni iptal ettim çünkü 1000 mbit vermiyorlardı. ttnete geçtim.

türknet tech savvy olan kullanıcılar için sorun yaratmaz. ama en basit modem ayarını yapamayan kişiler için sıkıntılı bir müşteri temsilci sistemi var. not bırakınca birkaç saat sonra döndükleri de oluyor 15 dk sonra da. yoğunluğa bağlı. çok sorun yaşamadım ama istediğim hızı veremeyince çıktım. iptal olayı da oldukça basit eğer taahahüt imzalamadıysanız.

ttnet, 1000 mbit hızına geçtim. tam 1000 mbit veremiyor zaten veremeyeceğinde farkındayım. genelde %8-10 kayıp oluyor ethernette. yani 910-920 mbit alıyorum. bu kayıplar gayet normal. yaşadığım yerde birkaç kere akşam saatlerinde hızdan öte sayfaların açılışında bariz yavaşlama gördüm, sorunu dile getirdim, sonra bir daha olmadı. kendi routerınızı kullanmanıza izin veriyorlar. bu güzel birşey. verdikleri routerlar iyi değil. arıza olursa 1 gün sonra hemen geliyorlar (benim bölgemde en azından). 1000 mbite 50 mbit upload gibi komik bir hız veriyorlar.

superonline hem hizmet hem hız konusunda iyi. müşteri hizmetleri ve saha ekibi hızlı diyebilirim. 3-6 ayda bir hizmetten memnumusunuz diye kapımıza geliyorlardı en son.
+1
false pretension
(15.12.25)
8,5 sene boyunca Kablonet kullandım, 1 ay önce Türknet Gigafiber'e geçtim.

Kablonet'te neredeyse kesinti olmadı gibi bir şey, hizmet gerçekten iyiydi. Türknet'te bu seviyede bir kalite beklemiyordum ancak 1 ay boyunca hiç sorun yaşamadım. Farkındayım, 1 ay oldukça kısa bir süre ama deneyimim bu kadar ve gerçekten memnun kaldım.

Türknet dışında simetrik internet veren yok. Türknet simetrik gigabit veriyor ve bu fiyata günümüz şartlarında rüya gibi bir şey. Türknet Wifi 6 router veriyor. Evet detaylı ayar yapmak mümkün değil ama hızı ve sinyal gücü iyi. Gerçi ben Netmaster 401'den geçtiğim için bana her şey iyi gelir ama siz de aynı durumdasınız.

Türknet dışındaki fiber bağlantılarda 1000/50 gibi komik upload hızları veriliyor. Ancak Kablonet'in GPON altyapısındaysanız 1000/125 gibi hızlar alabiliyorsunuz.

@shadowfollower'ın dediğini ben de yaşadım, birkaç ay önce hızım 100 mbps'den 200 mbps'ye çıkarıldı. Docsis 3.0 altyapısında olanlara böyle bir güzellik yaptılar. TV ile birlikte Kablonet çok uyguna geliyor. Eğer bulunduğunuz yerde 200 Mbps varsa isterseniz bir de onu düşünün çünkü TT'ye geçerseniz aylık 1.000 TL civarında bir para ödeyeceksiniz. Kablonet'te kalırsanız gigabit hızınız olmayacak ama cebinizden yarı parası çıkacak ve bildiğiniz görece sorunsuz bir altyapıda kalmaya devam edeceksiniz.
0
10551037
(15.12.25)
Guncelleme olsun diye:

- Vodafone'u aradim. Hattim da vodafone oldugu icin bi tik uygun gibiydi. Telefonda guzel guzel konusurken magazada o kadar sark kurnazligi etmeye calistilar ki, hattimi da vodafone'dan cikariyorum. akpli degil diye duruyordum, dolandirmayan akpliyi dolandirici diger firmaya tercih ederim.

- Turkcell en uygunu duruyordu, kendi altyapilari olmadigi icin 700tl yerine 1200 tl oluyormus onlari da pas gectim.

- turk.net okay gibiydi ama kurulum ucreti vs daha pahaliya geliyordu.

- turk telekom'a 24 ay sozlesme yaptim. (12den sonrasini enforce edemiyorlar zaten yasal olarak), 800 liraya 1000/50, 24 saat icinde de gelip kurdular.
0
🌸aguen
(17.12.25)
(5)

Lvbel

yedigimiztavuk
Böyle bi kelime görüp duruyorum. Nasıl okuyacağımı şaşıyorum. Sanırım bir tür rapçi adı. Nasıl okunuyor? Dübel gibi lübel mi deniyor? Luvbel gibi mi? Ya da levebel mi? Siz nasıl okuyorsunuz?
Böyle bi kelime görüp duruyorum. Nasıl okuyacağımı şaşıyorum. Sanırım bir tür rapçi adı. Nasıl okunuyor? Dübel gibi lübel mi deniyor? Luvbel gibi mi? Ya da levebel mi? Siz nasıl okuyorsunuz?
0
yedigimiztavuk
(14.12.25)
Kelime aslinda label'dan geliyor, v ters a olarak dusunulmus, dolayisiyla leybil diye okunuyor
0
bosver nicki
(14.12.25)
Yazıldığı gibi okuyorum ancak araya -ı mutlaka giriyor: Lıvbel
0
10551037
(14.12.25)
Ben "levbel" diye okuyorum. Zaten "level"i de "level" diye okurum bin yıldır: "kaçıncı leveldesin?"
0
prole
(14.12.25)
Lebıl ce beş
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(14.12.25)
bende de aynısı olduğu için şaşırdım. u-v teamülünü bilseydi belki de kendine böyle bir nick seçmezdi - ancak kendisini ne düşünerek böyle bir nickname seçtiğini merak edecek kadar tanımak ve irdelemek istediğimi düşünmüyorum :)
-1
🌸yedigimiztavuk
(15.12.25)
(2)

YouTube uyku modu zamanlayıcısı

yurtsuz john
Mobilde video izlerken bu özellik vardı. İki üç aydır göremiyorum. Premium kullanıyorum. Telefonum android.Sorun nerede ben anlamadım?
Mobilde video izlerken bu özellik vardı. İki üç aydır göremiyorum. Premium kullanıyorum. Telefonum android.

Sorun nerede ben anlamadım?
0
yurtsuz john
(13.12.25)
Bahsettiğin özelliği bilmiyorum, android telefonları da bilmiyorum.
Ama aynıdır herhalde iphone’dakiyle.

Telefonun zamanlayıcısını kuruyorum, 15 dakika 20 saniye sonra alarm çalacakmış gibi. Alarm sesi seçilen yerde “Stop Playing” diye bir seçenek var. Böyleyece YouTube veya her ne çalıyorsa duruyor.
0
michael_knight
(14.12.25)
iPhone'da Premium kullanıyorum ve uyku modu zamanlayıcısı faal. Belki güncelleme gelmiştir ya da en basit çözüm, uygulamayı silip yeniden yüklemek gerekiyordur.
0
10551037
(14.12.25)
(2)

İnstagram sayfası güvenilirliliği?

mikahakkinen
Osman Müftüoğlu her gün bir çinli dayı paylaşıyor.https://www.instagram.com/reel/DSMhFymiCeY/?igsh=MTJmNG1yaGwzZDdqcA==Daha sonra sayfayı buldum, kaynak maynak yok kafasına göre yapmış. Yapay zeka kullanılmış.https://www.instagram.com/asyasifasi?igsh=NzVnbDh0ZGd1NzV1Koskosca profesör osman müftüoğlu
Osman Müftüoğlu her gün bir çinli dayı paylaşıyor.
www.instagram.com
Daha sonra sayfayı buldum, kaynak maynak yok kafasına göre yapmış. Yapay zeka kullanılmış.
www.instagram.com

Koskosca profesör osman müftüoğlu, süleyman demirelin doktoruyum falan diyor. Araştırmadan paylaşım yapıyor.
Doğruysa kaynak nedir?
0
mikahakkinen
(13.12.25)
emin olmamakla birlikte buyuk ihtimalle soylenenleri kendi bilgisiyle karsilastiriyor ve bunun sonucunda dogru veya yanlis yorumunda bulunuyor. ornegin sizin uzmanlik alaninizda bir sey soylense, siz de asagi yukari dogru mu yanlis mi oldugunu anlayabilirsiniz, hatta tecrubenize gore nokta atisi saptama yapabilirsiniz, ayrica arastirma yapmaniza gerek yok.

kaynak verme durumu ise bambaska bir konu. her ne kadar sosyal medya iceriklerinde de kaynak paylasilmasi taraftari olsam da cogu zaman gereksiz ve zaman kaybi oluyor cunku kaynaklari kimse okumuyor, dogrulamiyor, zaten fazlasiyla teknik konular, alandan olmayanlarin anlayabilecegi seyler degil. ayrica sosyal medyada insanlar kaynaktan ziyade kimin soyledigini daha cok dikkate aliyorlar.

bir de asya tibbi, bati tibbi gibi degil, bilginin kulturel ve sozlu yolla aktarildigi bir tip modeli. amaci tedavi etmek degil, onlemek, mumkunse semptomlari azaltmak. yani bati tibbi hastalik sonrasiyla ilgileniyorken asya tibbi oncesiyle ilgileniyor. bati tibbi sentetik ve teknolojik iken asya tibbi naturel. dolayisiyla olasi hatanin etkileri daha dusuk.
0
Sour
(13.12.25)
An itibarıyla, 50 yaş ve üzerinde olan, yani internetle görece geç tanışmış olan neslin büyük kısmının sosyal medyayla ilişkisi çok sıkıntılı, hatta tehlikeli. Hiçbir süzgeçten geçirmeden doğrudan paylaşıyor olması bence gayet olası.
-1
10551037
(14.12.25)
(6)

Nasıl daha fazla hazır cevap olurum ?

kestane gürgen palamut
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
0
kestane gürgen palamut
(11.12.25)
Kötü arkadaş edin biraz.
-1
arbre
(11.12.25)
hazır cevaplık hızlı düşünme ve geniş kelime haznesi gerektirir. daha fazla okumak faydalı olabilir ama bir yere kadar. herkesin kafasında kırk tilki dolaşamaz.
+1
merhum
(11.12.25)
iyi arkadas edinin biraz.

surekli bir seylere cevap vermek, laf sokmak zorunda oldugunuz bir ortamdaysaniz hazir cevap olmak size fayda getirmez, psikolojik acidan insani yipratan bir ortamin parcasi olmus olursunuz. zaman kaybi, kalitesiz ve guven vadetmeyen iliskiler, arkadasliklar kurmak da cabasi.
+5
Sour
(11.12.25)
Benim de merak ettiğim bir konu. Öyle insanlara maruz kalıyoruz ki Nahif kalmanın hiçbir anlamı kalmıyor. Kendi adıma sonradan aklıma gelen cevaplara yanıyorum veya zamanında lafımı soyleyemedigim için o kişiye karşı içimdeki öfke bitmiyor. Durduk yere aklıma takılıyor.
Belki böyle bir dizi karakteri, YouTube da bir fenomen yani direkt örneklerle takip edileilecek içeriklere göz atılabilir. Hazir cevapliligi ile ünlü ünlülerin programları izlenebilir. Ben de denemeyi düşünüyorum.

Kitap olarak öneri de gelse ne güzel olurdu.
0
egerbiryolcu
(11.12.25)
Belli bir birikime sahip olmak gerekir. Bu birikim de ancak edebiyat, sinema, felsefe, tarih vs ile ilgilenmekle mümkün.

Mizah ve hiciv okumak yararlı olabilir. Muzaffer İzgü’yü tavsiye edebilirim.

Ekleme: Entelektüel birikim kadar önemli diğer unsuru eklemeyi unutmuşum. Hayatın içinde olun. Çalışın. Sosyoekonomik ve kültürel grupların mümkün olduğunca tümüyle iletişim halinde olun.
0
10551037
(12.12.25)
Bence sorun hazırcevap olmamanızda değil. Sonrasında olayları kafaya takmaya devam etmenizde. Zeka dolu cevaplar vermeye kasmayın. Kızın, küfredin, "uysa da k.dum, uymasa da k.dum" deyin yani... Sonrasını da umursamayın. Mesela benim bu yazdıklarıma zekice bir cevap aramayın. "S.tir git, fikrini kendine sakla!" deyin.

Olayları sonradan ölçüp, biçip, tartıp "tüh, keşke şöyle deseydim/yapsaydım" diyen insanlar pek huzurlu yaşayamıyorlar. Geçmişten sadece ders çıkarmak; geçmişe hayıflanmamak lazım...
0
yadigar
(12.12.25)
(10)

Araba gurmeleri toplanın , yardımınıza ihtiyacım var.

drako
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir. Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
Hiç anlamadığım konu arabalar. Sürekli bakıyorum ancak sağa- sola sorduğumda her bulduğum araba eleştiriliyor veyahut olmaz deniliyor.

Bütçem 1.2- 1.3 max. Ne önerirsiniz bana? Tercihim suv ama sedan da olabilir.

Nissan micra vs. istemiyorum. Daha önce egea kullanmıştım.
0
drako
(09.12.25)
Evli misiniz, çocuk var mı? Şehirde mi yaşıyorsunuz, taşrada mı? Yılda ortalama kaç km. yol yapıyorsunuz? Düz vites biliyor musunuz, yoksa sadece otomatik mi? Kullanım amacınız günlük şehir içi mi, daha çok uzun yol mu? Bütçe ve araç tipini yazmışsınız ama bu tip soruların yanıtları aslında daha belirleyici olur.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
@zaman ilac degil insanlar unutkan çok haklı. Bütçe söyleyip ardından sadece "Nissan micra vs. istemiyorum" diyen birine arabadan anlayan kimse yardımcı olamaz.

"Nissan micra vs. istemiyorum" bile hiçbir şey anlatmıyor. HB mi istenmiyor yoksa B segmenti mi istenmiyor o bile belli değil.
+2
10551037
(09.12.25)
daha fazla bilgiye ihtiyaç var +1.

önerim: megane sedan.
0
awlmi
(09.12.25)
Sukse istiyosan c200 eski model al.
0
die fetten jahre sind vorbei
(09.12.25)
arabalar hakkinda bisey bilmeyen insanlar japon almali.
honda./toyota, paran neye yetiyorsa artik..
0
cooperr
(09.12.25)
Kusura bakmayın haklısınız diğer detayları da belirteyim.

Araç şehir içinde kullanılacak günlük yapacağı yol 20 km civari. Düz vites istemiyoruz otomatik olacak araç da.

Evliyim , çocuk şuanlık yok ama ilerisi için düşünüyoruz.

Daha önceki aracımız 105 binde aldık 120 binde araç trafik kazası nedeniyle pert oldu. Kullandığımız araç egea 1.6 dizel multijet comforttu. 4 senede ortalama 15 bin km yol yapmisiz. Simdi biraz daha fazla olur ama herhalde 10 bini geçmez yıllık.
0
🌸drako
(09.12.25)
(bkz: Kia Stonic)
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.12.25)
Tercihin su ise naçizane tavsiyem temiz bir Duster veya Suzuki Vitara bulman dört çeker olursa tabi daha iyi olur tadından yenmez.
0
krank milli
(09.12.25)
Asfalt yolda kullanmak için Duster ve Vitara bence mantıklı seçenekler değil. Sizin ihtiyacınız binek araba. İster bir HB, SW ya da sedan, ister bunların yükseltilmiş versiyonları olan bir crossover.

Model yılı belirtmediğiniz için mümkün olduğunca yeni ikinci el araba almak istediğinizi varsayıyorum. Bu bütçeyle alabileceğiniz yeni ikinci el arabalar yine Egea ve B segmenti HB'ler olacaktır. 1 milyon civarına Mazda 3 bulmanız mümkün, ancak nereden baksanız 7-8 yıllık arabalar ve Mazda Türkiye'den çekildiği için ileride ne yaparım diye düşünebilirsiniz ancak bu paraya iyi arabalardır.
0
10551037
(10.12.25)
Baktıklarımdan opel crosland, kia stonic vs. alabiliyorum.

Yine zorlarsam c3 aircross - c4 de olabiliyor.

Bunlar arasından neyi seçerdiniz?
0
🌸drako
(10.12.25)
(1)

düşük kalite tv sorunsalı

inannas jofn
24 inc boyutlarında bir tv alacağım. daha önce bu boyutlarda 2 kere philips ve büyük boyutlarda 2 kere samsung aldım.philips'lerin ikisininde paneli gitti 12k olan tv'ye 5k panel parası istiyorlar.samsung'larında kenarlarında beyaz bulutlanmalar oluştu.sizce yine görece iyi marka mı (lg vs.) denemel
24 inc boyutlarında bir tv alacağım. daha önce bu boyutlarda 2 kere philips ve büyük boyutlarda 2 kere samsung aldım.

philips'lerin ikisininde paneli gitti 12k olan tv'ye 5k panel parası istiyorlar.

samsung'larında kenarlarında beyaz bulutlanmalar oluştu.

sizce yine görece iyi marka mı (lg vs.) denemeliyim yoksa onvo axen çak gitsin mi? smart falan değil dümdüz bir tv alacağım. hdmi ile pc bağlayacağım. arada tv izlerim falan.
0
inannas jofn
(08.12.25)
LG, Samsung, Philips vs 24 inç televizyon üretiyorlar mı? Uzun yıllardır denk gelmedim ben. Bu ve benzeri büyük markalar genelde 32 inç'ten başlıyordu bundan 5-10 sene önce. Günümüzde 32 inç üretmiyor olabilirler dahi. Bu nedenle 24 inç'te ısrarcıysanız zaten geniş bir marka yelpazesi içinde karar veremeyeceksiniz.

24 inç almak istemenizin gerekçesi yer darlığı ya da izleme mesafenizin kısalığı mı? Böyle sorunlarınız yoksa Samsung'un 43 inç bir monitörü var, ona bakmanızı tavsiye ederim. Monitör olduğu için TRT bandrolü vs yok, bu nedenle fiyatı görece uygun. Siz akıllı istemiyorsunuz ama akıllı özellikleri de var. Basit bir soundbar/hoparlör ile canavar gibi iş görür. PC'de kullanacaksanız bence monitör almakta yarar var, yazılar vs monitörde daha iyi görünüyor ve film izlerken de bir sorun yaşamazsınız.
0
10551037
(09.12.25)
(12)

İstifçilik sendromu (hoarding disorder) sorunu hakkında yardım

10551037
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri aktaracağım. Uzun yazacağım, bu nedenle zaman ayıracak olanlara şimdiden teşekkür ederim. Uzun yazmamın nedeni ise, ben bir istifçilik sendromu olduğunu düşünmeme karşın başka ve benim düşünemediğim bir sorun da olabilir, belki benzeriyle karşılaşmış biri nokta atış teşhisi koyar.

Kendisi 60-70 yaşlarında. Muhtemelen 2-3 sene önce taşındı, daha eski değil. Ev sahibi değil, kiracı. Eşinin vefat ettiğini biliyorum (Bunu biraz sonra açacağım). Yeni taşındığı zaman eve ara sıra gelen bir beyefendi vardı, evime girip çıkarken ancak kendisi uzun zamandır yok, en azından hiç denk gelmedik. Bu beyefendinin de yaşı az değil, oğlu/yeğeni olması pek mümkün görünmüyor (Münasebetleri nedir hiçbir fikrim yok, zaten konu hanımefendinin özel hayatı da değil. Aralarında bir gönül birlikteliği, arkadaşlık ya da akrabalık değil de bir iş yapıyorlarmış izlenimi almıştım ilk başta ancak yanılmış olabilirim. Neyse, bu detayın çok bir önemi yok sanırım. Beyefendiyi şimdi görsem yüzünü hatırlamam, epeydir yok ortada ya da bana denk gelmedi). Bir kızı olabilir, bir kere evden çıkarken karşılaştık ve asansöre birlikte bindik. Kendisini sadece bir kere gördüm. Taşındıktan kısa süre sonra sokakta bir köpek buldu ve sahiplendi, sanırım dairesinde köpek ve kendisinden başka daimi yaşayan canlı yok (Umarım yoktur, kemirgen varsa vay halimize).

Dairesine hiç girmedim, kapısını da çalmadım. O da aynı şekilde. Haftada 1-2 kere karşılaşıyoruz ve selamlaşıyoruz. Hiçbir gerginlik yaşamadık. Saygılı bir insana benziyor, en azından bana karşı doğrudan bir saygısızlığı olmadığını açıkça söyleyebilirim.

Bizim katta 3 daire var. Benim dairem ortada. Bir uçta sorun yaşamadığım komşum, diğer uçta bu komşum komşum ve asansör mevcut. Asansör kapısıyla komşumun dairesinin kapısı yan yana.

Bu hanımefendi taşındığından bu yana bazı gariplikler gözlemliyorum.

1. Dairenin kapısı sık sık açık oluyor. Anadolu'da küçük ya da orta büyüklükte ve komşuluk ilişkilerinin sıkı olduğu bir apartmanda yaşasak bunu çok garipsemem ancak İstanbul Şişli'de 20 dairenin olduğu büyük denilebilecek ve komşuluk ilişkilerinin özellikle kiracılar arasında görece az olduğu bir apartmandayız. Ben iri sayılabilecek bir erkek olarak kapımı açık bırakmaya asla cesaret edemezken bu hanımefendinin kapısını bir alışkanlık olarak açık bırakması bana hiç normal gelmiyor. Hadi cesaret kısmını geçtim, bizim apartmana sıkça kedi girer. Özellikle garaj kapısından bolca kedi girer ve apartmanda dolaşırlar. Bunlar biraz yüzsüz arkadaşlar, eve de dalarlar, başıma geldi birkaç kere. Sadece kedi girmesi riski dahi kapımı kapalı tutmak için yeterli ki garaj denen yerde zaman zaman fare olması da bana garip gelmez.

2. Kapı bazen sonuna kadar açık, bazen de uzaktan bakıldığında kapalı olduğunu düşünülecek kadar örtülü oluyor. Kapı eskiden sonuna kadar açık olurdu, son zamanlarda açık olduğu zamanlarda ise hep örtülü. Kapı sonuna kadar açıkken ben, kardeşim ve annemin farklı zamanlarda gördüğümüz kadarıyla, antrede yığın halinde çeşitli ve bizce garip eşyalar vardı. Bazen kırpıntı denebilecek tekstil artığı kumaş parçaları (bizim sokakta bol miktarda ufak çaplı tekstil atölyeleri mevcut), bazen onlarca çift ayakkabı (buna tanık olduğumda dairenin antresinin ışığı kapalı olduğu için ayakkabıların eski mi yeni mi olduğunu göremedim, bir de dairenin içine dik dik bakmak istemediğim için anlık bakıp şaşırıp kafamı çevirdim.) bazen çok sayıda koli/paket (bunları gördüğüm zaman yukarıda bahsettiğim beyefendiye de denk geldim, bu paketleri birlikte satıyorlar diye düşünmüştüm), bazen kocaman bir çalışma masası ve kanepe (daire taş çatlasa 70 m2, yani küçük bir daire ve antrede kanepe var) gibi dairenin doğal dokusuna uymayan, sanki dışarıdan getirilmiş gibi duran, daireye sığması pek mümkün olmayan garip eşya kümeleriyle karşılaştık.

3. Şunu mutlaka söylemem lazım: Elinde az ya da çok fark etmez, ilk bakışta garip gelen eşyalarla daireye girdiğini görmedim ancak oldukça geç (geceyarısı 2, bazen 3) saatlerde zaman zaman asansörün bizim kata geldiğini ve komşumun kapısının açılıp kapandığını duyuyorum (Eğer gerçekten istifçiyse, 20 daireli büyük bir apartmanda elinde garip eşyalarla içeri girerken mümkün olduğunca dikkat çekmemek için bazı taktikler geliştirmiş olabilir ancak ben kendisinin istifçi olduğundan yeni yeni şüphelenmeye başladığım için giriş çıkış seslerini bu düşünceyle takip etmedim ve değerlendirmedim). Arada elinde bez torbalarla geldiği oluyor ancak bunların içinde ne olduğunu bilmiyorum.

4. Sokağa köpeğini gezdirmeye çıkıyor ancak yanında eski bir bebek arabası oluyor. Biraz korku filmi tadında olduğunun farkındayım ancak meraklı görünmemek ve garip durmamak adına cesaret edip de bebek arabasının içine bakmaya fırsatım olmadı, bu nedenle arabanın içinde bir şey olup olmadığını bilmiyorum.

5. Yakın zaman önce annem bendeydi. Annem evden çıkarken hanımefendiyle çıkarken karşılaşmışlar ve kısa bir sohbet yapmışlar. Hanımefendi anneme "Eşimin vefatından sonra böyle oldum." demiş. "Böyle oldum" lafına dair bir açıklama yapmamış, annem de sormamış.

Bu ilk 5 maddede beni rahatsız eden bir durum yoktu ancak yaklaşık 1,5 senedir beni rahatsız eden ve komşuluk denen kavram dikkate alındığında yaşanmaması gereken olaylar yaşanmaya başlandı.

6. Köpeği evde tek başına bırakıp dışarı çıkmaya başladı ve köpek hanımefendinin evde olmadığı saatler boyunca havladı. Bu durum birkaç gün boyunca devam etti. Sıkça evden çalıştığım için bu duruma ilk elden tanık oldum. Birkaç gün sabrettikten sonra hem köpeğe üzülmem hem de köpeğin gürültüsünün çalışma ortamımı bozması nedeniyle kapısına bir not yazarak köpeğin gün boyu havladığını belirterek köpeği evde tek başına bırakmamasını rica ettim. Bu durum bir daha tekrarlanmadı.

7. Yakın zaman önce zaten dar olan merdiven sahanlığına bir çalışma masası konuldu. Oturduğum katta 3 daire olduğu için bunu hangi komşumun yaptığından emin değilim ancak şüphelerim bu soruma konu olan komşuma yöneldi. Hemen aksiyon almak yerine bir süre beklemeye karar verdim. Aslında hemen aksiyon alsam yanlış bir şey yapmış olmazdım çünkü bu masa hem sahanlığı ciddi anlamda daraltıyordu, hem de benim kapımın dibine itilmiş vaziyetteydi. 3-4 gün bekledim. Masa yerinden kıpırdamadı. Yine doğrudan bir tartışmaya girmemek adına bu sefer apartmanın girişindeki panoya ve asansöre bir not yazarak masanın sahibinin masayı ortak alan olan apartman sahanlığından kaldırmasını rica ettim. Masa ertesi gün kaldırılmıştı.

(Bu noktada iki olay için de neden doğrudan konuşmak yerine not yazdığım sorulabilir. Bunun birkaç temel gerekçesi var: İlki, ben bekar bir erkeğim ve hanımefendi de en azından annem yaşında bir kadın. Akıl sağlığı/dengesi ve muhakemesi ne durumda olduğunu bilmediğim biriyle, hele erkek olarak bir kadına şikayetimi iletmeye cesaret edemedim çünkü nasıl tepki vereceğini bilmiyorum. İkincisi köpek olayında sesin nereden geldiği belliydi ancak masa olayında masayı kimin bıraktığından emin olmadığım için, kimin yaptığını bilmeden doğrudan şüphelendiğim komşuma gitmek doğru olmazdı. Bir gerekçe daha var, bunu 9 numaralı maddede açıklayacağım ve en önemli sorun da o zaten.)

8. Rahatsızlıklarımın arttığı ve artık komşuluk ilişkisi bakımından işin katlanılamaz hale gelmesinden korktuğum olayların başlangıcını anlatayım: 6-7 ay önce komşum kısa aralıklarla tavada birkaç kere balık kızarttı. Bu kızartmalar sırasında daire kapısı açıktı. 10 katlı apartmanın daracık sahanlığını korkunç bir balık kokusu kapladı. Ben balık severim, kızarmış balık kokusu bana pek koymaz ancak bu öylesine korkunç bir kızartmaydı ki asansörden inip dairemin kapısını açana kadar gerçekten perişan oldum. Bu kızartma fasıllarından birinde annem ve babam da bendeydi ve onlar da oldukça rahatsız oldular. Neyse ki kapımın etrafında güzel bir conta var ve bu conta kokuyu çok iyi izole ediyor. Balık kokusu dairemin içine hiç girmedi diyebilirim. Bu nedenle sadece apartman sahanlığında maruz kaldığımız kızarmış balık kokusuyla, yani görece düşük bir hasarla meseleyi atlattık.

9. En sıkıntılı konuyu sona sakladım. Komşum yaklaşık son 6 aydır dairesinin kapısını sonuna kadar örterek açık bırakıyor. Kapı örtülü olduğu için içeride ne var ne yok bilmiyorum ancak sorun şu: Daireden gerçekten kesif ve kötü bir koku geliyor. Komşumun kapısıyla asansör yan yana. Asansörü çağırdığım zaman, eğer kapı açıksa asansörün kapısının önünde beklemek imkansız, öyle kesif bir koku geliyor. Bu durumda birkaç adım geri atıp, asansör ve komşumun kapısından 2-3 metre uzaklaşıp, asansör kata geldiğinde burnumu kapatıp hızlıca asansöre binmek zorunda kalıyorum (Ne yazık ki, ben de kokuya karşı fazla hassasım hoşlanmadığım kokular beni herhangi bir insana göre çok daha büyük bir hızla kusma seviyesine getiriyor). Bu arada, bu koku öyle ölü hayvan kokusu falan değil, ondan neredeyse eminim. Nasıl bir koku derseniz elbette tarif etmesi zor ama muhtemelen çok uzun süre temizlenmeyen bir ev, içindeki çok sayıda gereksiz (hatta belki de çöpten toplanan) eşya ve evde yaşayan köpeğin kendi kokusundan oluşan, bilmediğim başka şeylerin de kokusunun eklendiği ve kronikleşen bir kokudan bahsedilebilir sanki (Bu arada hep aynı kokudan bahsediyorum. 1 hafta önce başka 2 hafta önce daha başka bugün başka bir koku değil). Buraya kadar yazdıklarım doğrudan bir istifçilik sorununu tek başına ispatlamasa da özellikle koku meselesi bana istifçilik ya da benzeri bir sorun olduğunu düşündürüyor. Bu koku meselesi komşumun kapısını çalmamam için en önemli gerekçe çünkü o koku beni en fazla 15 saniye içinde kusma noktasına getirir.

Şimdi gelelim benim derdime, sınırlarıma ve olası (ya da olamayacak) çözüm önerisi taleplerime:

Sorunlar:

1. Komşumun evinde ne yaptığı beni rahatsız etmediği ve komşuluk nezaketinin dışına çıkmadığı sürece umrumda değil. Beni ilgilendirmez. Ancak gerçekten istifçiyse bazı riskler var tüm apartman için. Bunların en önemlisi yangın. Okuduklarıma göre yangın riski denen istifçilik sendromundan muzdarip insanların evlerinde (çöp ev) herhangi bir eve göre çok daha yüksek ve bu durum oldukça riskli.

2. Elektrik ve su tesisatında çıkabilecek olası sorunlar: Buna dair çok yeni bir haber yapılmış, çok tatsız tecrübeler mevcut: www.milliyet.com.tr

3. Koku. Şimdilik komşumun dairesinin kapısı kapalı olduğu sürece neredeyse sorun yok (hafif bir koku geliyor ama katlanılamayacak gibi değil) ancak kapı açıkken gelen koku, menzili şimdilik düşük olsa da etkisi yıkıcı.

Olası çözümler ve sınırlar

1. Dava yolu ile tahliye etmek: Hukuken mümkün ancak son derece zor. Ayrıca sağlayacağı yarar da son derece düşük çünkü dava oldukça uzun süreceği gibi, ben de kiracı olduğum için yarın bir gün bu evden taşınma olasılığım var. Kendim bir avukat olarak, bu sorunun mevcut yargı düzeni içinde çözülmesini pek mümkün görmüyorum. Ha dava kazanılır ama o kadar uzun sürer ki davayı kazandığımıza değmez. Hele şu ekonomik şartlarda koku en azından sadece beni, belki bir de bulunduğumuz kattaki diğer komşumu rahatsız ederken, diğer dairelerin bu durumdan haberi bile yokken böyle bir hukuki mücadeleye girişecek enerji ve para ayıracaklarını hiç düşünmüyorum. Bu seçeneği doğrudan eledim.

2. Konuşmak: Kendisiyle konuşmak yararsız olacaktır. Bu insanlar gerçekten psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyuyorlar ve bu desteği benim sağlamam mümkün değil. Hanımefendinin adını bile bilmiyorum. Zilde yazmıyor. Yeni taşındığında gelen bir beyefendiden bahsetmiştim, aylardır görmedim. Kızı olduğunu düşündüğüm bir kadın vardı, onu da aylardır görmedim. Bu seçenek de çıkmaz sokak.

3. Konuyu apartman yöneticisine götürmek: Yöneticimizi çok az tanıyorum ve kendisi bu topa girecek biri değil. Hoş, yönetici ben olsam ben de tek başıma bu topa girmezdim. Bu konunun apartman içinde konuşulması ve yöneticiye bu konuda kat maliklerinin desteğinin verileceğinin söylenmesi için kat maliklerini toplantıya çağırmak gerekir ancak bu toplantıdan çıkacak sonuç da en iyi ihtimalde yargı yoluna başvurmak olacaktır, bu yol yukarıda anlattığım gerekçelerle çıkmaz sokak. Kaldı ki kat malikleri de yumurta kapıya dayanmadıkça harekete geçmeyecektir.

Bu konuda biraz okuma yaptım, bazı ufak araştırma/belgeselimsi videoları ve psikiyatri uzmanlarının yorumlarını izledim. Biraz da haber okudum. Durum sıkıntılı, böylesine bir sorunu çözebilen bir komşuya rastlamadım. Tüm haberlerde bir lanet etme ve isyan mevcut.

Sorum şu: Böyle bir durum yaşayan kimse var mı? Varsa, ne gibi yöntemler izlediler? Bu yöntemler neler oldu, başarılı ve başarısız yöntemleri benimle paylaşır mısınız?
-9
10551037
(05.12.25)
bi önceki yaşadığımız apartmanın en alt katında böyle bi hoarder vardı şüpheye yer bırakmayacak şekilde. çöpe bişey atardık, eski eşya vs. giderdi alırdı 5 dk içinde. Sokaktan görünüyordu dairenin içi, yürümeye yer kalmayacak şekilde doluydu. Orda yaşadığımız süre boyunca korktum o daireden çünkü yangın tehlikesi de oluşturuyormuş bu hoarding olayı.
apartman grubundan çıkmayı unutmuşuz, geçen bir mesajlaşma oldu o dairenin içinin boşaltıldığıyla ilgili, taşınma gibi değil de çöplerin çıkarılması.
Yangın tehlikesi olmasından hareketle acaba belediye aranabilir mi?
0
turk kizi
(05.12.25)
Neden eksi vermişler onu anlamadım. Çok ilginç bir durum bence. Üstelik yangın ve istifçilik bağlantısı aydınlanma yaşatti. Yeni bir şey öğrendim. Çözüm için o kokudan yola çikilarak apartman sakinleriyle yöneticiye danisilamaz mi acaba. Yazı uzun olduğu için gözden kaçırmış olabilirim üç daire sanırım kalabalık bir apartman değilse sizden başka şikayetçi olan yoksa onu bilemedim. Ama bir kişi bile varsa ortak hareket edilebilir belki.
0
egerbiryolcu
(05.12.25)
belediyeye şikayet et.

uzun uzun ve düzenli tertipli yazmışsın. helal olsun bro.
+1
gabe h coud
(05.12.25)
Ben olsam önce apartman yönetimine sorarım, buradan kokular geliyor, komşunun garip garip huyları var, iti de sürekli havlıyor derdim. Bence yöneticilerde o dairede oturan kişiyle ilgilenen kimsenin telefonu da vardır, şikayeti ona iletirler. Baktım ilgilenen yok, direkt belediye melediye neresi yetkiliyse gider şikayet ederim.
0
lamborcini
(05.12.25)
Komşu istifçi sen obsesif ters denk gelmişsiniz.
+3
mikahakkinen
(05.12.25)
Avukat olduğunu söylediğin için daha iyi bilirsin ama elinde somut bir delil var mı? Bana bunların hepsi şüphelere dayanan tahminler gibi geldi. Mesela hiç bir bahaneyle kapısını çalıp bir şey ikram ettiniz mi eve göz ucuyla bakabilmek için? Yani elinizde bu durumu ispat edebileceğiniz net bir şey var mı?

Onun dışında o pis koku hemen hemen her yaşlının evinden gelen bir şey. Benim alt komşum da 90larında olduğunu tahmin ettiğim bir hanım, yanlız yaşıyor ama her kapıyı açtığında burun yakan bi rutubet kokusu yayılıyor evden. Onun bir altında da 80lerinde olduğunu düşündüğüm bir bey yaşıyor onun evden de benzeri ama daha hafif bir rutubet kokusu geliyor (+ yasal dozda olduğunu düşündüğüm kenevir kokusu ama bu konu dışı :D).

60-70 arası henüz tam anlamıyla yaşlı kategorisi sayılmaz bana göre ama yaş giderek ilerledikçe genel anlamda bir biriktirme hobisi gelişiyor çoğu insanda. Bazen eskiye özlem, bazen vefat eden yakınlarını yanlarında hissetmek için, bazen de çoluğu çocuğu torunu annesinin/anneannesinin evlerini depo gibi kullanmasından ötürü eşya birikimi olabiliyor.

Şüpheleriniz mantıklı ama somut bir şey var mı elinizde şikayet ettiğinizde gösterebileceiniz?

Ben de öncelikle apartman yönetimine durumu bildirip toplantı yoluna gidilip başkaları da bu şekilde şüphe etmiş mi ne yapılabilir diye tartışma ortamının yaratılmasını daha mantıklı buluyorum ilk adım olarak.
0
truf
(05.12.25)
@turk kizi: Bir arkadaşım belediyenin müdahale ettiğine dair daha detaylı bilgi verdi, belediyeyle görüşeceğim.

@egerbiryolcu: Apartman kalabalık, 20 daire var. Eksi verenlerin neden eksi verdiklerini ben de bilmiyorum, gelip delikanlı gibi açıklama yaparlarsa anlarız. "Rezalet puanı" denen eşikleri yüksek olabilir, gelen koku bu kadar uzun soru sormaya değmez diye düşündüler herhalde, en azından aklıma gelen ilk şey bu oldu.

@gabe h coud: Rica ederim. Belediye önerisi yoğunlaşıyor, görüşeceğim.

@lamborcini: Yönetici durumun farkındadır, farkında olmak zorunda çünkü kendisi her ay aidat topluyor. Kapıyı her çaldığında evden gelen kokuyu almaması imkansız. Ancak aidatı havale vs yoluyla komşumun bir yakını ödüyorsa durumdan haberi olmayabilir.

@mikahakkinen: Obsesyon nedeniyle hiçbir şey yapamaz hale gelen birini ve tedavi sürecini yakından gördüm. Herkesin bazı sorunları elbette var ancak obsesyondan bahsedilmesi için bu obsesyonun kişinin günlük hayatına zarar vermesi gerekir. Kendimin ve etrafımdakilerin görebildiği kadarıyla bende günlük hayatıma zarar veren bir obsesyon yok. Kaldı ki davulun sesi uzaktan hoş geliyor, kapısından gelen kokuyu alsan ondan sonra anlarsın ben mi obsesifim yoksa burada sıkıntılı bir durum mu var.

@truf: Yaşım ve hayat tecrübem gereği bu kokunun öyle her yaşlının evinden gelmediğini kolayca bilebilecek konumdayım. Bizim de yaşlı akrabalarımız ve eşimiz dostumuz var ve evden gelen koku, herhangi bir koku değil. Hele öyle herhangi bir rutubet kokusu falan hiç değil. Evine gidip bir şey ikram edebilmem söz konusu değil çünkü o kokuya ben dayanamam. Yakın zaman önce bu kokuya benim tarafımdan tanık olan başka kişiler de oldu ve kokunun dayanılır gibi olmadığı hususunda oybirliği ile hemfikiriz. Elimde kokudan başka somut bir veri yok ancak hanımefendinin taşındığı sürenin başından itibaren gözlemlediğim hususlar bir anomali olduğunu ortaya koyuyor, bunu da sorumda detaylı bir şekilde ifade ettim. Derdim de sadece evin temizlenmesi ya da son kertede komşumun tahliye edilmesi değil çünkü bunlar yapılsa dahi sorun çözülmüyor, sadece öteleniyor ve başkalarının sırtına yükleniyor.
0
🌸10551037
(05.12.25)
Önce yönetimle konusun. Ardindan durumu belediyeye bildirin. Belediyelerin psikososyal destek birimleri vs de var. Yardimci olabileceklerini tahmin ediyorum.
Ayrica yazi diliniz cok akici, hikaye okuyormusum gibi akti okurken. Tebrikler.
0
chihirovekohaku
(05.12.25)
Alakasız anlatımınız çok hoşuma gitti, rodingot vs gibi kelimeler de olsa hiç şüphe etmeden bu metnin bir dostoyevski romanından alıntı olduğuna ikna olabilirdim :) onun için artı oy verdim;

Yalnız millet niye bu kadar eksilemiş anlamadım. Hasta bu insanlar :))
-2
makbur
(05.12.25)
@chihirovekohaku: Teşekkürler. Belediye ile görüştüm biraz önce. Düşündüğüm gibi sorunu tamamen çözemiyorlar (öyle bir beklentim de yoktu elbette) ancak beklentimin aksine, olumlu yönde daha fazla adım atabiliyorlarmış. Ben açıkçası belediyenin de hiçbir şey yapmayacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Başvuru halinde evdeki çöpleri atıyorlarmış ancak temizlik yapmıyorlarmış. Temizlik yapılmaması ne yazık ki son derece anlaşılır, öyle bir temizlik için ciddi emek/saat tahsis edilecek ancak o ev en kısa sürede eski haline geri gelecek. Belediyede bu işi ben yönetsem, ben de temizlik işine girmezdim sanırım.

@makbur: Teşekkürler. Rus edebiyatının vazgeçilmesi olan kavram ve sözcükleri de kullanabilirim ancak sorunu son derece basit ve duygulardan arınmış bir şekilde anlatmama karşın sessiz bir tepki alıyorum. Biraz daha edebi bir tarafa kaysam buradaki Tiktok insanları muhtemelen uzun yazı zehirlenmesi geçirir, tedavi olarak aralıksız 5 gün Tiktok, Reels ve Shorts izlemek zorunda kalırlar ancak yine de kalıcı hasar riski devam eder :)

Eksi verenler azıcık delikanlıysa neden eksi verdiklerini yazsınlar. Ciddi bir şey yazıyorlarsa, ben bu yazıda bir hata yaptıysam açıkça söylesinler ben de üzerinde düşüneyim hatalıysam hatamı kabul edeyim. Yok, buna bile zaman ayırmaya değmeyecek bir durum varsa uğraşmasınlar beni engellesinler. Bu soru nedeniyle beni kimse engellememiş, önceden engelleyen sadece 1 kişi vardı ve engelleyen sayısı artmamış. Eksileyenlerin kim olduklarını bilsem, bu teklifim üzerine makul bir süre içinde (mesela 1 hafta) eleştirilerini bana iletmemeleri halinde hepsini engellerim ama kim olduklarını bilmiyorum.
+1
🌸10551037
(05.12.25)
Belediye durduk yere müdahale edemez. Babamın hâlâ yaşadığı apartmanda cidden çöp eve dönüşmüş bir daire var. Apartman yönetiminin topladığı imzalarla belediyeye şikâyet edildi, belediyeden görevliler gelip "şikâyet var, böyle yapma" dediler ama sadece ortak alandaki eşyalara (apartman eskiden sobalıydı, bodrum katta bir koridor boyunca her dairenin depo olarak kullandığı kömürlükler ve bu koridorda kadının saçma saçma eşyaları vardı) müdahale yetkileri var. Tekrar tekrar şikâyet edildikten sonra (yanılmıyorsam belediye tarafından) dava açıldı, dava biraz sürdü, dava sonuçlandıktan sonra belediye ekipleri daireyi boşaltmaya geldiler. Ama öncesinde "şu tarihte geleceğiz" diye bildirim gönderdikleri için kadın o sırada kendince kıymetli bulduğu şeyleri evden çıkarıp bir yerlere tıktı. Evden kamyonlarca çöp çıkmasına rağmen kısa zamanda yine doldurmuş diyordu diğer komşular.

Hastalığı çeken için de çok zor, böyle biriyle komşu olmak da çok zor. Kolay gelsin. Bence yöneticiyle görüşüp öyle ilerleyin, "o toplara girecek biri değil" diye bir şey yok, yöneticinin ilgilenmesi gereken bir konu nihayetinde.
+2
kobuzchu kiz
(05.12.25)
Halk sagligi sorunu degil mi sonucta.. belediyeye basvur bence ya da kaymakamlik. Hastalik yayilmasindan korktugunu soyle

Muge anlida boyle evleri belediue ekipleri temizliyor :))) mudahale ediliyor
0
üğpoıuy
(19.01.26)
(2)

Eşime tenis raketi seçmek?

mirty
Selamlar,Tenise çok yabancıyım ancak eşim seviyor. Ona güzel bir raket hediye etmek istiyorum ama neye göre seçmem gerekli tecrübeli kişiler cevaplarsa sevinirim.
Selamlar,

Tenise çok yabancıyım ancak eşim seviyor. Ona güzel bir raket hediye etmek istiyorum ama neye göre seçmem gerekli tecrübeli kişiler cevaplarsa sevinirim.
0
mirty
(05.12.25)
Çok uzun süre boyunca olmasa da tenis oynadım. Raket çok kişisel bir şey ve tenisle ilgisi olmayan birinin hediye raket alması bence iyi bir fikir değil. Raket, kullanacak kişice ele alınarak ve denenerek satın alınmalı. Yerinizde olsam beğendiği raketi bir şekilde öğrenir (bunun için tenis partnerleriyle işbirliği yapmanız zorunlu) ve onu alırdım. Bunu yapamıyorsam daha az kişisel olan aksesuarlara (raket çantası, top, şort, tişört, titreşim önleyici, overgrip vs) yönelirdim.
+2
10551037
(05.12.25)
10551037 +1
Benim raketim çok iyi bir raketti mesela iyi bir paraya almıştım kaliteliydi çok memnundum ama arkadaşım kendi bir tık daha düşük kaliteli raketiyle daha iyi oynuyordu, benimkinde rahat edemiyordu.
Raket çok kişisel sürpriz olarak alınacak bir hediye değil bence.
Aksesuar olabilir belki tenis ayakkabısı giysisi şapkası vs güzel olabilir çantaya da +1 güzel hediye olabilir.
Bana kaliteli güzel tenis topu hediye edilse çok sevinirdim.
0
mutekebbir
(05.12.25)
(5)

süper lig maçlarını izlemek

kibritsuyu
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taa
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.

bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taahhütsüz kontratsız. akıllı cihaza uygulamayı yükleyip internetten izliyorsun. ama öyle paketler var ki, bütün süper lig maçları, formula 1, premier lig, basketbol süper lig, bilmemne. ya istemem onları. o zaman tuttuğun takımın maçları olan var ama onda f1 yok. f1 paketi var, maç yok. sadece tuttuğum takım + f1 diye bir paket yok.

digiturk var, onda da benzer paketler. hatta istediğim şey bunda var, kendi takımımın maçları + f1. ama buna anten , kurulum, cihaz falan gerekiyor galiba, hem de taahhütlü maahhütlü. o yüzden fiyatı da yüksek.

bir de yine digiturk kutusuz seçeneği var, fiyatı daha uygun, yine taahütlü. ama kutusuzu anlamadım. nereye girip nasıl izleyeceğiz?

çatıda 90 cm çanak var, türksat'a bakıyor ve standart uydu kanallarını çekiyor. çanaktan televizyona gelen uydu kablosu ve televizyonda dahili uydu alıcısı var. kanal listesinde yanında kilit işareti olan beinsports kanalları var, şifreli ve açılmıyor. tahminim odur ki kutusuz seçeneğine abone olursam seçersem bir şey verecekler ve o kanalı açabileceğim.

nasıl oluyor? ve sizce ne seçmeliyim? ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(29.11.25)
Conax modül diye bir zimbirti var digiturk kartını tv'ye veya uydu alicisina takiyorsunuz ve üye oldugunuz digiturk kanalları çalışıyor.

Bende de mesela kablo tv için olanı var. Kablo tv kutusu ayrı kumanda vs olacağına, tv'ye takiyorunuz bu kartları conax modül ile ve TV'nin kendi kumandası ile tv içinden izliyorsunuz.
+1
makbur
(29.11.25)
Conax modülüm var, teledünya ile kullanıyordum, abonelik sona erince kartı iade ettim, modül duruyor.

Kart verecekleri hiç aklıma gelmemişti.
0
🌸kibritsuyu
(29.11.25)
Karanlık tarafa (IPTV) geçmeyi düşünebilirsiniz.

Geçen aldım, 1 yıllık abonelik için 35 Euro verdim. Çatır çatır çalışıyor. Müşteri hizmetleri dahi var Telegram üzerinden servis veren.

Tabi kurumsal bir şey beklemeyin ama her şeye ayrı para vermekten bıkanlar için iyi çözüm.

Kimse “korsana para veriyorsun para hırsıza gidiyor” falan demesin zira dev sermaye öylesine açgözlü ki her şeye ayrı para istemekle kalmıyor, sürekli daha fazlasını istiyor. Beden, el ve fikir emeğime saygım sonsuz ama korsana gitmeyince asıl emekçiler değil, sermaye kazanıyor.

Bence düşünmeye değer.
0
10551037
(29.11.25)
fenerbahçe paketi aldın mı sporun yıldızı paketide hediye ilk başvuruda 500 700 arası fiyat çıkarıyorlar. beinconnectte hediyesi. boş ver modül cart curt. yasal yapın şu işleri.

kutusuz da beinconnect veya todd üyeliği var. uygulamayı smart tvye indirip izliyorsun.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
Modül zaten yasal bir şey. Digiturk'e üye olunca kutu ve kutuya takılan bir şifre çözücü kart veriyorlar. Kutu istemezsen kartı doğrudan televizyona takabileceğin bir modül var, onunla doğrudan televizyona takıyorsun. Yasal yani, sadece kutuyu aradan çıkarıyor, onun yerine televizyonun dahili uydu alıcısını kullanıyor.

Tod tv taraftar paketi aldım, f1 zaten haftaya son, mart'a kadar tatil. Şimdi almamın bir anlamı yok.

uygulama çökmesi, internet çekmemesi, kesilmesi, yayının gecikmesi (aşağıdaki cafe'den goaaaoaaool diye bağırtı geliyor, benim ekranda daha orta sahada top oynanıyor, internetten izlerken spoiler'ı yiyorsun) gibi sıkıntılar yaşamamak için akıllı cihaza uygulama kurarak kullanmak yerine uydudan sinyal alıp şifresini çözdürmeyi tercih ederim. bunu yaparken de ayrı bir kutuyla kumandayla değil, televizyonun dahili imkanlarıyla yapmayı isterim. o yüzden eğer böyle bir yol varsa aldığım üyeliğin bitiminde onu değerlendirmek isterim.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.25)
(14)

Gerçekçi bi dizi arıyorum. Hayatta olan biteni anlatan.

luluki
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.
Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.
Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
0
luluki
(29.11.25)
İlk aklıma gelen ‘this is us’ oldu.
+2
pop art
(29.11.25)
this is us +1
virgin river küçük bir kasabada herkesin birbirini tanıdığı bir yerde geçiyor ama ufaktan pembe dizi gibi de.
shrinking olabilir belki ama o da psikologlara realist gelmiyordur :D
ted lasso'nun eh yok artık dedirten tarafları var ama insan ilişkilerini gerçekçi yansıttığını düşünüyorum dizinin.
0
black holes in the sky
(29.11.25)
When They See Us
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Line of duty
0
mikahakkinen
(29.11.25)
the bear
0
eileengray
(29.11.25)
mymister
0
Rondak
(29.11.25)
Üvey Baba
+4
yurtsuz john
(29.11.25)
eskilerden baba evi süper baba

bazı yerleri kurmaca ama gerçek hayata çok da uzak değil ekmek teknesi

ikinci bahar'ı söylemişsiniz zaten
0
exlibris
(29.11.25)
Sopranos
The Wire
Better Call Saul

Üçünü de izledim. Hepsi birbirinden gerçekçi diziler. Bu dizilerde olan olayların son derece benzerlerini kimi zaman bizzat yaşadım, kimi zaman sözüne itibar ettiğim insanlardan dinledim. Üç dizideki karakterlere son derece benzeyen insanlarla tanıştım, iş yaptım.
0
10551037
(29.11.25)
çernobil
+1
hold the door
(29.11.25)
Northern exposure.
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Narcos. Evet narcos serileri. Gayet de gerçek yaşamla aynı şeyler. Dizinin tadı da buradan geliyor.
0
ground
(30.11.25)
Six feet under
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1) borgen - danimarkali politikacilarin hayatlari, mutevazi bir yasam.
2) downton abbey - ingiliz soylularinin hayatlari, gundelik yasamlari, sorunlari.
3) ricky gervais'in after life'i - karisini kaybeden bir adamin gundelik hayati.
4) skam - norvecli ergenlerin hayatlari, cok az aksiyon var ama partiledikleri icin, aykiri bir sey yok.
0
Sour
(02.12.25)
(6)

Dr Martens kullananlara bir soru

Amaranta ursula
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz. Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünya
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,

Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz.

Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünyanın en rahat ayakkabısı olma iddiasını vaadediyor. Sahiden de öyle mi? Evladiyelik mi cidden? Kullanan arkadaşlar ne düşünüyor acaba?

Cevaplar için çok teşekkürler şimdiden, tatlı rüyalar.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
iyi ayakkabi almak istiyorsan iyi degil onu soyleyeyim. ama tasarimi hosuna gitmisse alabilirsin.

bot bekleme ama. sneaker gibi uretilen bir ayakkabi. sadece goruntusu bot, performansi degil.
+1
antikadimag
(29.11.25)
Sorduğunuz ayakkabı özelinde fikrim yok ama bence bu tür bir üründe iki güzelliğin bir arada olması zor. Hush puppies bir botum vardı, en ufak şekil değişimine uğramaksızın aralıklarla 20 yıl kadar giydim. Ama bu dayanım ve form bütünlüğünü sağladığı için sanırım, külçe gibi ağır ve rahatsızdı.
0
lil siztah
(29.11.25)
Youtube'da takip ettiğim birisi var, ikinci el deri ürünler alıp temizliyor. Tam almayı düşündüğünüz ayakkabıyı nasıl rahat hale getirdiğine dair bir video paylaştı. İngilizce olması sorun olmayacaksa:

www.youtube.com

Belki ilginizi çeker/fikir verir?
0
peki madem
(29.11.25)
Fazla yürüyenlere uygun ayakkabı değil. Evden işe arabayla gidip geliyorsan alınabilir. Sert ve ağır bir ayakkabı
0
michael harddd
(29.11.25)
Yapısı ve tasarımı gereği rahat olması mümkün değil. Rahatlık aranıyorsa Camper ve Ecco ile benzerlerine bakmak lazım.

Ben de 1460 modelini beğeniyorum ancak hem rahatsız hem de gerçek anlamda kışlık modeli yok gibi bir şey.
0
10551037
(29.11.25)
yazın Amerika da 100 dolar civarındaydı.
0
jamswety
(30.11.25)
(4)

Et Beni soruları

makbur
Kafamda ve koltuk altında beyaz zararsız 2 adet cikinti şeklinde ben var.1- kafamdakini aldırmak için saçları kazıtayim mi? (Saçlarım Kıvırcık ve cok gür "ben" gözükmüyor, saçları aralasan bile zor ulaşılıyor)2- allianz yatarak sigortam var. Bankodaki kız "küçük müdahale teminati" ile ücretsiz olur
Kafamda ve koltuk altında beyaz zararsız 2 adet cikinti şeklinde ben var.

1- kafamdakini aldırmak için saçları kazıtayim mi? (Saçlarım Kıvırcık ve cok gür "ben" gözükmüyor, saçları aralasan bile zor ulaşılıyor)

2- allianz yatarak sigortam var. Bankodaki kız "küçük müdahale teminati" ile ücretsiz olur dedi. Sigortacımı aradım sordum o da şunu dedi "estetik kaygı ile değil de doktor herhangi bir sağlık sorunu belirtirse bu kapsama girer"

Ancak Bu iki ben Estetik kaygı disinda beni Rahatsız ediyor, kafadaki yüzünden saç traşı düzgün olamıyorum koltukalti yüzünden bir şey giyip çıkarırken ekstra dikkat ediyorum. Doktora böyle bu şekilde sorsam "etik" olarak yanlış bir şey mi yaparım? (Yani sanki estetik kaygı olan bir şeyi sırf sigortaya odetmek için doktoru da zorlamak gibi)

Teşekkürler.
0
makbur
(28.11.25)
Siz hastasınız derdinizi anlatmak sizin işiniz. Bunun sağlık mı estetik mi olduğu ile ilgili ayrımı yapacak olan doktor. Manipüle ediyomuş gibi görünmek istemiyosanız doktora açıkça söyleyin sigorta durumu böyle böyle diye. Zorlamış olmazsınız. Yine kararı verecek o. Ayrıca doktorlar sağlık sisteminin içinde yaşıyorlar bunları senden benden iyi bilirler ve kendisinin bu durumlarda izlediği bir yol vardır zaten.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
zaten çoğu doktor durumu sigortanın kabul edeceği şekilde ayarlıyor, sigorta şirketleri anasının gözü olduğu için. doktora açık olun doktorlar buna oldukça alışık ona göre tanı yazsınki sigorta karşılasın, mesela sallıyorum kaşıntı yapıyor kaşımaktan yara yapıyor bu tanı için kapayıcı bişey olabilir doktor bilir ne yazacağını sigortanın karşılaması için.
hiç kafanıza takmayın...
+1
eja
(28.11.25)
Çok büyük olasılıkla kötü huylu benler değillerdir ama ben de yakın zaman önce hem kafamdan lipoma çenemden et beni aldırdım ve ikisi de biyopsiye gitti. Alınan parçalar biyopsiye gideceği için, gitmeden önce doğrudan bunların zararsız ve estetik amaçlı olduğunu düşünmek doğru değil. Bu nedenle bence sigorta bakımından kaygınız yersiz, mümkünse geciktirmeden ikisini de aldırın.

Bu günler bu tip işlemler için uygun, ben yazın en sıcak günlerinde yaptırmıştım ve doktor 3 gün duş yapmayacaksın demişti. İlk gün koktuktan sonra ikinci gün duş yapmak zorunda kalmıştım.
+1
10551037
(28.11.25)
İkisini de allianz (yatarak) karşıladı.

Koltukaltinda olan derinin uzantısı gibiydi, onu lehim makinası gibi bir şeyle bildiğin yakarak kopardı :)

Kafamda kulak arkasında olana lokal anestezi iğne vurdu keserek aldı, dikiş de attı. (Aslında minik bir şeydi ve saçlardan hiç gozukmuyordu)

Toplam 12 bin lira ödemiş allianz bugün mesaj geldi.
0
🌸makbur
(10.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.