[]

TYT Matematik sorusu

görsel




 
yalniz 2.

t arti t = c
c arti c = c
t arti c = t
  • camussar  (09.04.21 10:18:14) 
çift sayıda hatıra ormanı varken toplam ağaç sayısı tekmiş.
1- Yanlış:tek sayıda fidan dikilen orman çift olursa toplam fidan sayısı tek çıkmaz. (çift orman×tek fidan)+(çift orman×çift fidan)=çift fidan
2- Doğru: (çift fidan×tek orman)+(tek orman×tek fidan)=tek ağaç
3- Kesinlik içermiyor. Toplam orman 10 dersek 15 fidan(tek) ile doğru, toplam orman 20 dersek 30 fidan(çift) yanlış oluyor.
Cevap yalnız 2
  • Battalgazininintikaml  (09.04.21 10:22:39) 
[]

Araştırma görevlisi atamasında en yetkili isim rektör mü?

Değilse kim? Araştırma görevlisi alımında nasıl bir süreç işliyor?




 
şöyle işliyor;

anabilim dalı araş gör için başvuruda bulunuyor dekanlığa. dekanlık rektörlüğe, rektörlük de x üniversitesi a fakültesi b anabilim dalına araş gör lazım diye yök'e yazıyor.

yök değerlendiriyor. 2005 yılındaki yeni açılacak araş gör kadrolarından 10 tanes x üniversitesinin diyor. rektörlük de bu kadrolardan birisi a fakültesi b anabilimdalına verilecektir diyor. anabilim dalı açılacak kadro için gerekli kriterleri belirleyip yök'e bildiriyor ve yök kadroyu ilana açıyor.

ilana başvurabilme özelliğindeki adayla başvurularını yapıyor. değerlendirme ve sınav sonunda kazanan kişi o kadroya açıktan atanıyor.
  • unique hint kumasi  (06.04.21 19:26:05 ~ 19:26:53) 
[]

Araştırma görevlisi tam olarak ne yapar? Asistanı olduğu hoca ona ne gibi..

..görevler verir? Derse girer mi, hocanın ne gibi işlerini halleder? Genel olarak araları nasıldır? Mail'leşirler mi yoksa telefonlaşırlar mı? Ekstra vereceğiniz tüm bilgiler altın değerinde.




 
Üniversitede okurken bir laboratuvar dersi almıştım. Dersi veren hoca sadece dönemin ilk dersine girdi ve bir daha derse girmedi. Kalan tüm derslere araştırma görevlisi girdi.

Araştırma görevlisi laboratuvar derslerine girebilir, deney yaptırabilir. Kısa sınav yapabilir. Sınavları, ödevleri, deney raporlarını değerlendirebilir. Sınavdan önce tekrar amaçlı ders anlatabilir, soru çözebilir. Hoca neye izin veriyorsa onu yapar.

Ders dışında hocası istedi diye ATM'ye giden araştırma görevlisi de gördüm.

Doktora öğrencisiyse araları daha iyi olabilir. Danışman hocası olduğu için okul dışında da görüşebilirler.

Not: mühendislik
  • dissendium  (05.04.21 21:17:20 ~ 21:20:41) 
Normalde derslere girmemesi lazım, ama bazı yerlerde gayrı resmi derse giriyorlar. Bazen de hoca derse giremezse rica eder kendisinden, notları verir, derse sokar. Aslında hocanın özel işlerini halletme yükümlülüğü yok. Daha çok bölümle ilgili resmi işleri takip eder. Tabii bir yandan tezini yazmaya çalışır garibim. Ama uç örnekler de var. Mesela hoca "şuradaki kütüphaneden kaynak lazım oldu, ona ulaş bana gönder" falan diyebilir. Hocayla ters düşmemek için kabul edebilir araş gör'ümüz. Kabul etmez de hocayla çatışırsa tezi sıkıntıya girebilir. Takıştığı kişi danışmanı olmasa bile bölümde yere sağlam basmak için hiçbir hocayla ters düşmek istemez. Yarın öbür gün bölümde kadro açılacağı zaman işleri ters gitsin istemez. O yüzden araştırma görevlileri genelde uyumlu olmak zorunda hisseder. Fakat bazıları da artık sinirden kafayı yemiş, koy neticesine rahvan şey etsin modundadır. Özetle, araş gör'le hoca arasındaki ilişkiyi genelde hoca tarzı belirler. Samimi ve baskıcı da olabilir, mesafeli ve özgür de.


  • osuran imam  (05.04.21 21:23:41) 
2547 sayılı yükseköğretim kanunu'na göre tanım aşağıdaki gibidir.

Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili
diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır.

Tanımdan da anlaşılacağı üzere (...yetkili organlarca verilen ilgili
diğer görevleri yapan...) araştırma görevlisinin net bir görev tanımı yoktur.

Şartlara bağlı olarak araştırma görevlisi-danışman ilişkisi çok farklı seviyelerde yürütülebilmektedir.

Sorduğun sorular genelleme yapılamayacak tarzda sorular olduğu için cevap veremiyorum.
Ben kendi danışmanımla karşılıklı çıkar ilişkisini güzel bir şekilde yürütüyorum mesela. Seviyeli bir abi-kardeş durumu diyebiliriz.
  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (05.04.21 21:26:13) 
2547 sayılı YÖK kanununa göre araştırma görevlisinin görevi, idarece kendisine verilen işleri yapmaktır. yani idare kendisine ne görev verirse onu yapar.
belli bir hocayı asiste edecek bir düzeni varsa, hocanın yerine derse girebilir. ama normalde bu yasaktır, yani dönem boyu dersi asistanın üstüne yıkamaz hoca. ama asistanın üzerinde çalıştığı konudur anlatsın tecrübe kazansın der ya da doktora son aşamadadır, acemiliğini anlatsın diyebilir, ya da kırk yılda bir hocanın işi çıkar, hasta olur onun yerine girer. genelde soru çözümü ya da uygulaması olan dersleri asistanların üzerine yıkar hocalar.
gene hocanın tiynetine göre asistana şu şu konuda bir makale yaz getir der, üstüne ilk isim olarak kendi adını da yazar yayınlatır, ya da hakkaten hoca gibi hocadır birlikte çalışırlar, asistanına hakkaten bir şeyler öğretir birlikte yazarlar birlikte yayınlatırlar.
mailleşir de telefonlaşılır da, hocanın tarzına bağlı, asistanıyla kanka olup birlikte tatile giden, çoluk çocuk görüşen de var, ayda yılda bir iş olduğunda telefonda görüşen de mailleşen de. sabah arabasıyla hocayı evinden alıp özel şoför gibi dolaştırıp faturalarını yatıranı da var.
yani skalanın iki ucunda her türlü örnek mevcuttur.
bunlar tamamen okulun ve hocanın yapısına göre değişir. öğrenciyle hoca arasında köprüdür, öğrenci danışmanlığı yapar, sınav gözetmenliği yapar, tüm angarya işleri yapar, bunlar da bankodur. bunlarla eş zamanlı olarak da yls veya doktorasını yürütür. bitirince belki kadro alırım diye hiç bir şeye sesini de çıkaramaz garibim.
  • halanne  (05.04.21 21:36:07) 
Kesinlikle hocasina bagli, yukarida dendigi gibi ATM'ye de gonderebilir, is taniminda olmayan seyleri yaptirabilir, bu mobbing'dir. Ben de ABD'de bu gorevi yapiyorum, ne yazik ki bir ustum yine Turk. Son dakikada da ders kilitliyor, internet sorunlu sular kesik falan bahanesiyle, ben de cok rahatsiz oluyorum. Tabi konusmak da elinizde ama hepsi bunu kabul etmez iste.


  • howfaristhesky  (05.04.21 21:57:36) 
Tek hocayla işin olacak gibi bir algın oluşmasın bölümdeki tüm hocalarla işin var. Sekreterin işinden bölüm başkanının yapması gereken işlere kadar yapmışlığım var. Bu işin gecesi gündüzü olmadı benim için. Yukarda bahsedilmiş zaten. Ama bizim bir alt kattaki bölümde araştırma görevlileri için işler çok daha rahattı. Yani bölümüne göre çok şey değişir.


  • intihar etsem de kendime gelsem  (05.04.21 22:41:38) 
Açılın araş gör geldi;

Araştırma görevlisi = angarya işler müdürlüğü

nerede bir angarya var araş gör'e yüklenir. bu kürsünün işleri de olabilir, okulun işleri de olabilir kişisel işler de olabilir.

tüm kürsü covid davasına esnek okula giderken ben her günümü okulda geçiriyorum. gitmezsem aaa neden gitmedin oluyor. dolayısıyla nöbet bende. sadece kürsü değil tüm okul bu şekilde.

kürsünün sağlık alanı olduğu için bir de laboratuvarı var. onun sorumluluğu yine bende. doktora öğrencilerinin takibi, doktora çalışmalarındaki sorunların çözümü danışmandan önce bende. hatta bir hocadan hiç bilmediğim doktoradaki spesifik bir konuda yardımcı olamadığım için fırça yemiştim.

covid öncesi her öğlen herkesden siparişleri toplar, öğle yemeği siparişini verirdim. şimdi az kişi olunca yapılmıyor. rahatladım azcık

proje varsa onun hazırlıklarının tamamı bende. projede olmamın ya da olmamamın bir önemi yok. tüm ön hazırlıklar bende. %90 laboratuvar çalışması da bende. nadiren sorumlular da yapabiliyor. yayında adım var mı? tabi ki yok :)

proje bitti yayın yazılacak yine bende. daha bugün biten bir çalışmanın dergiye yollanması işlemi var. Kürsüdeki doçent kişi ömründe hiç dergiye makale yollamadığını benim yapmam gerektiğini iletti. orijinal dosyanın yanında yollanması gereken şeyler var tablolar falan. hiçbirini ayarlamamış. hepsini ben yapmak zorundayım.

az önce uzaktan eğitim dersi için uygulama ders videosunu çektim. kürsüdeki tüm uygulama derslerinin sorumluluğu bende. ismen bir başka kişide olsa da o başka kişi derse şunlar hazırlanacak hazırla diyor. hazırlamazsam suçlu yine ben.

yetmemiş gibi teknik servis olarak da çalışıyorum. cihazların bakımı vs benim sorumluluğumda. arıza çıkarsa hocalara bildirmekle yükümlüyüm. bildirince tamam sen gerekeni yap diyor. neden bildirdiğimi hala çözemedim.

tabi bazı hocaların çocuklarının ödevlerini de yaptım. Arabasını yıkatmaya bırakmış aldım. ATM den para çekme haftalık zaten. İlaç yazdırma, sigorta işlemleri, fatura yatırma vs...

gece gündüz ayrımı yoktur. yaklaşık 1 ay önce 23:30'da zoom toplantısı yapmaya karar veren bir hoca mevcut. 2 doktora öğrencisi ile beraber haftasonumuzu kendi yazamadığı ve yeniden yazılma revizyonu gelen yayını yazmamızı istedi.

geçen gün bir tanesi ben hangi mailimi kullanıyorum bilmiyorum dedi...

25 yıldır aynı slaytları ppt dosyasından okuyarak para alan asalaklarla çevrili etrafım ve ben okuldaki bu durum bazında en iyi kürsüdeyim...

daha da yazardım da neyse... çok doluyum bu konuda. doktoram daha bitmedi. bitince 33/a kadrosundan istifa etmeyi düşünüyorum. (33/a kadrosu kalıcı kadro. ölene kadar üniversite bünyesindeyim anlamı taşıyor)
  • unique hint kumasi  (06.04.21 00:13:18) 
[]

Ailenizin sizi "gerçekten" sevdiğine inanıyor musunuz?

sb.




 
evet


  • jelly bear  (05.04.21 19:48:15) 
Evet


  • kisa  (05.04.21 19:48:32) 
Evet ama sevmekle iyi anlaşabilmek arasında doğru bir orantı yok maalesef.


  • kedimedi  (05.04.21 19:53:17) 
Evet


  • gabe h coud  (05.04.21 20:21:56) 
evet. hiç şüphem yok. çünkü tek çocuğum :)


  • dafuq  (05.04.21 20:25:37) 
Hayır. Beni değil, çocuklarını seviyorlar. Daha doğrusu, beni çocukları olduğum için seviyorlar.


  • amateur  (05.04.21 20:30:27) 
Hayır. Babam saçma bir şekilde dokuz yaşımdayken birden "Sen büyüyünce bana bakar mısın?" Diye sormuştu. Ben de ilk defa öyle soru duyunca anlam veremedim sonrasında zaten aile içineki huzursuzluğu ve şiddeti de bırakmadı. Suçlarını biliyor. Eline koz geçtiğini düşündü, yollarımızı ayırdık. Keza anne karakteri de öyle. İkisi de birbirine benzedi.


  • evimin paspasi  (05.04.21 20:36:00) 
Babam bazen sevdi, annem hic sevmedi


  • cossecant  (05.04.21 20:37:33) 
Evet.


  • invictae  (05.04.21 21:16:20) 
anne ve baba'nın çoçuğunu sevme zorunluluğu olduğu için sevmesi durumu var.


  • duyurukullanıcısı  (05.04.21 21:18:59) 
Annem hep gerçekten sevdi babam hiç gerçekten sevmedi.


  • 1bir1bir1  (05.04.21 21:26:51) 
Evet.


  • Hallegadola  (05.04.21 21:58:41) 
Hayır. Baba hiç sevmedi , annem çok seviyor beni sanırdım yıllarca o konuda da patates olduk.


  • synax  (05.04.21 22:59:13) 
hayir


  • ghostinthemech  (05.04.21 23:24:56) 
[]

En son ne için ağladınız?

sb.




 
Bazen içince durduk yere ağlarım. En son çok kötü agladigimda bir haksızlığa ugramistim. Hayatımı iki yıl alt üst etti. O zaman yere düşüp ağladım normalde böyle şeyler inanılmaz gelirdi. Duygulu biri değilim aslında.


  • howfaristhesky  (05.04.21 17:46:07) 
Doğan Cüceloğlu'nun bir videosunu izlerken hem anlattığı şeylerden etkilendim hem de ne kadar samimi ve ne kadar sevgi dolu biri olduğunu gördükçe ağladım.


  • 1bir1bir1  (05.04.21 17:54:02) 
işsizliğimden ötürü.


  • rose parks  (05.04.21 17:54:44) 
dün sabah, feridun düzağaç'ın beni bırakma şarkısına ağladım. beni bıraktı çünkü :(


  • istanbul kanatlarimin altinda  (05.04.21 18:02:09) 
Bugün 15.00 gibi. Ekibimle haftalık toplantımızı yapıyoruz. Görüntülü görüşüyoruz. Ekipten çok sevdiğim bir kadın ve eşi covid olmuştu, eşi yoğun bakımdaymış, durumu çok kötü. Biz onsuz toplantı yaparken şans eseri o sırada beni aradı, tüm ekip de bize katıldı, konuştuk. Ağlamaya başladım, ekrandan çıkmaya çalıştım, herkes ağlamaya başladı, görüntüyü sesi kapattık. Sessiz sessiz ağladık :((


  • gabe h coud  (05.04.21 19:41:27) 
Annemin, geçmişimdeki bazı yaşantıları hata olarak değerlendirmesi ve temcit pilavı gibi tekrar etmesi ve bir hafta önceki son tekrarından sonra bardağın taşması.
Daha önce ya sabır diyordum. Bu defa diyemedim.

  • pro9it9is9  (05.04.21 19:42:13) 
Hastayken mide bulantısından bıktığım için "kusmak istiyorum" diye ağlamıştım.


  • sevilen progressive türkücü  (05.04.21 20:06:25) 
Bugün zorla göreve gönderilip şehit olan amcamın doğum günüydü. Faillerine takipsizlik verildi. Buna ağladım.


  • suicides underground  (05.04.21 20:10:46) 
Nomadland'in sonundaki yazıyı gördüğümde, 1 saat kadar önce...


  •   (05.04.21 21:34:43) 
4 sene önce dayım vefat edince çok ağladım. 3 yıl önce baba ölünce gasilhanede çok üzülmüşüm ağlıyor gibi yaptım. Birde 26 sene önce dedem vefat edince ağlamıştım. Ben ağlama özürlü bir öküz olduğumu anladım , diğer arkadaşların yazdıklarını okuyunca.


  • synax  (05.04.21 23:01:58) 
dinlediğim senfonik bir parçada yaylıların girişinde ağlamıştım. çok güzeldi anasını satayım. overexcitement durumunda ağlama tepkisi veriyor benim bünye, neden bilmiyorum.


  • zust  (05.04.21 23:28:01 ~ 23:28:23) 
Kuş, civciv, hamster gibi küçük canlıları avucuma alınca ve kalplerini hissedince ağlıyorum ben ya. Ama böyle normal duruyorum, gözlerimden yaşlar bosanıyor. Içim gidiyor olm ya, okadar savunmasızlık, güçsüzlük, vallahi deli çıkacağım, çok hüzünleniyorum. Kaldıramıyor ruhum güçsüzlüklerini. Geçen Karla diye bi kedi doğum yapmış. Böyle ziyarete gittik, olm aldım elime ben yine dedim bu kalbin küçüklüğü ne ya, bu nasıl başa çıkacak, yaşlar başladı akmaya. Vallahi dayanmaz kalbim fazla. Daha kendi yok ama kalbi var, atmaya çalışıyor (._.)


  • velvetmorning  (06.04.21 00:02:23 ~ 00:03:15) 
7 yıl önceydi. Kızım çok hastaydı.


  • tcyx  (06.04.21 15:21:07) 
Annem memeyi kestiğinde


  • eksimeksi  (07.04.21 04:56:24) 
[]

Gözlerim mi bozuldu?

2-3 saat kesintisiz kitap okudum. Gözlerim 2-3 gündür yanıyor. Uzağa odaklandığımda yaşarıyor. Bulanık görüyorum yakından okuduğum yazıları.

Bu geçici bir şey mi yoksa böyle 2-3 saatlik bir şeyle göz bozulur mu hemen?


 
Bozulmaz.


  • prole  (05.04.21 11:22:28) 
bozulmaz, göz bozulunca da yanmaz zaten. Kurumuştur muhtemelen, çok dert olursa suni gözyaşı alabilir ya da göz doktoruna başvurabilirsiniz.


  • whoosie  (05.04.21 14:39:24) 
[]

Aileyle izlenebilecek kaliteli,sürükleyici yabancı dizi?

sb.




 
Sherlock
Sitcom;
Good place
Modern family
  • rewlack  (03.04.21 18:32:24) 
anneyle anne with an e


  • eja  (03.04.21 18:41:10) 
komedi olarak modern family, brooklyn nine nine


  • defansif orta saha  (06.04.21 22:32:01) 
house of cards


  • rakicandir  (06.04.21 22:34:24) 
[]

günlük 6 saatlik uykuyla verimli olabilir misiniz?

her gün 22:00-04:00 saatleri arasında uyusanız yeterince dinlenmiş hisseder misiniz? verimli olabilir misiniz?




 
günlük 6 saat uykuyla verimli olabilirim ama 4'te uyanırsam verimli olamam.


  • elorelia  (02.04.21 16:18:35) 
22’de uyumayi basarabilirsen olabilir. 4 gercekten erken ama ozel bi sebebi yoksa havanin biraz daha aydinlanmasina yakin yapsaniz daha iyi olur belki.


  • eksi sozlukte eksiyen adam  (02.04.21 16:24:16) 
Saat 4'ü görünce irkildim. Saat 4'ün olayı ya tatil gününde uyanmış olup 5-10 dakika dışarıdaki ıssızlığın huzurunu hissedip geri yatmak ya da iş gününde "oh daha üç saat varmış" deyip geri yatmak benim için. 4 ne ya, 4 NE? Tamam, tutmayın, sakinim tamam.

Verimli olur muyum? 2-3 gün litrelerce kahveyle ve hatta opioidle falan evet, sonra eve geldiğim gibi sızıp ertesi günü atlayacak şekilde uyurum. Devamı kurtarmaz.
Ha insan vücudu her şeye alışır, mutlaka alışırsınız ama benim hayatımın en gıcık dönemi orta okulda sabahçı olduğum ve 05:45'te kalktığım günlerdi, üzerinden on beş sene geçmesine rağmen hâlâ kötü anarım.
00.00-06.00 bir nebze daha iyi ama sadece bir nebze.
Umarım bunı planlıyorsanız benim kadar güçsüz kalmazsınız.
  • mor bembombom  (02.04.21 16:32:31) 
6 saatle verimli olunur ancak güneşi görerek, güneş ışığıyla uyanmak biyolojik saatimize yardımcı oluyor. Bunun bilimsel açıklaması vardı tam ifade edemedim ancak güneş ışığıyla uyandığımızda daha enerjik vs oluyoruz. O yüzden 4'te uyanarak zor.


  • turkce konusan uzayli  (02.04.21 16:35:28) 
güneşten önce uyandığımda vücut olarak değil ama kafa olarak bütün günüm rezil oluyor. çok zor benim için.


  • roket adam  (02.04.21 17:05:05) 
uzaylının dediği sirkadyen ritim.

yazın belki yeter 6 saat ki az uyuyorum hep, imkanım olsa 8'den az uyumam.
  • passion rules the game  (02.04.21 17:11:50) 
İş akademik mi, fiziksel mi? Ayrıca kaça kadar çalışacaksınız 4 te kalkıp?


  • ykyt  (02.04.21 17:16:04) 
Youtube'da videosu olan bir nörolog en az 7 saat, uygunu 8 saat diyordu. Gerekliyse videoyu da bulabilirim.


  • Mirket  (02.04.21 17:31:55) 
asla. ucuncu gun dusup bayilirim muhtemelen.


  • der meister  (02.04.21 17:45:10) 
Evet sirkadyen saat önemli. Bir süre saat 11 gibi yatıp 05:30da kalkıyordum. 6 saat uyuyor gibiydim ama hafta sonunu zor getiriyordum. Bir de hakikaten bedensel iş mi, masa başı işi mi? Ya da evden çalışma mı, yoksa arabayla işe git gel gerekiyor mu hepsi etkili.


  • SiyamkedisiZorro  (02.04.21 18:44:37) 
Asla. 9 saat standartim, azi sorun benim icin.


  • buf-e kür  (02.04.21 19:13:47) 
Olunur. Cunku tam uyunmasi gereken saatleri secmissin. Bunu net soyluyorum cunku bi sure boyle devam ettim. Ilk 1.5 hafta sabah 4te gunesi gormeden zor oldu ama sonra alistim. Yasina gore 6 saat yeterli bir sure. Yasin 50+ ysa tabii en az 8 saat uyumakta fayda var ama orta yaslardaysan ideal uyuma zamanini secmissin.


  • e mice  (02.04.21 19:45:12) 
10da yatıp 4de kalkmakla gece 2de yatıp 8de kalkmak arasında büyük fark var
ilki biyolojik saatimize daha uygun
ayrıca uzun bi süre bu şekilde götürmüştüm 10 olmasa da 11 olmadan uykuya dalar 5 te kalkardım
  • megacracker  (02.04.21 22:14:40 ~ 22:15:08) 
Asla olamam. 8-9 saat uyumazsam uykumu alamıyorum


  • sta  (03.04.21 00:36:40) 
[]

stopaj nedir? çok basit şekilde açıklayabilir misiniz?

google'da basit ve somut bir tanım bulamadım.




 
www.parasut.com

Burası güzel açıklamış.
  • kisa  (21.03.21 20:48:10) 
sen kesin vergi kaçırıyorsundur dur şu kesin ücreti senden bir alayım

vergisi
  • duyurukullanıcısı  (21.03.21 20:48:20) 
abi bir yerden alışveriş yaparken peşinen kesilen ve faturada gördüğümüz kdv'ler gibi bir şey mi?


  • asaf  (21.03.21 20:55:39) 
Verilen link guzel, orayi oku.


  • dunal  (22.03.21 00:02:13) 
[]

Bu adam bu kadar parayı neye ödemiş? (yazılımcılar)

Jack Dorsey'in ilk tweet'ini satın almışmış da meta verilerini elde edecekmiş de bla bla bla....

Tweet'i satın almak nedir Allah aşkına ya? Ne yapıcan o meta verileri bilmem neyi? Kimin ne işine yarayacak? Neye hizmet ediyor? Mantıklı bir açıklaması var mı?



www.ntv.com.tr

 
Twitin metadatasına değil (bkz: non-fungible token)ına ödemiş o parayı. Kimin ne işine yarayacak kısmı bitcoin gibi biraz.

Edit: Yazılımcı değilim.
  • whoosie  (08.03.21 12:56:55 ~ 12:57:38) 
Kara para aklama gibi geldi bana nedense.

İşin içinde Türk ve bu kadar saçma bir şeye bu kadar para olunca herhalde.
  • chicha_v2  (08.03.21 12:59:48) 
Mona Lisa'yı almak gibi düşünün. Onun da bir esprisi yok aslında, tarihi değeri var. Bu tweet'i de şimdi alıyorsun, 10 yıl sonra 5 katına satıyorsun mesela, aradaki fark kâr.

Teknik olarak nasıl yürüyor? Bi tane blockchain yaratmışlar işte, oraya şu tweet'in sahibi bu diye işliyorlar. Kullanılan program/servis yaygınlaşırsa "dijital içeriğin sahibi" konsepti oturur, zaten bu paraları biraz da bu konsept yaygınlaşsın diye veriyorlar. Tweet almak değil ama işte ileride "bu capsi/görseli/müziği ben yaptım" falan diye dijital olarak imzalayabiliriz her şeyi. Telif vs. olaylarında insanların işine yarar herhalde, çünkü şu an kullanılan sistem cidden epey antik.
  • plutongezegendegilmi  (08.03.21 14:11:30) 
Hayret kimsenin aklına gelmemiş. O kadar parayı reklama Ödemiş. 2.5 milyon doları bir tweet için veren adam ondan en az 3 katını kazanacağını biliyordur yoksa o yatırımı yapmaz.


  • zoghurt  (08.03.21 14:13:05) 
millet ne güzel kazanç kapısı buluyor kendine. NFT denen zımbırtı ile durduk yere para kazanıyor millet.


  • co2s2  (08.03.21 15:57:56) 
[]

Kurumsal markalar binlerce mağazanın cirosunu nasıl topluyor?

LCW, Boyner, BİM, ŞOK, A101 vb. şirketler özellikle dönemsel olarak yüksek ciroların yapıldığı zamanlarda nasıl o meblağı mağaza müdürüne zimmetleyebiliyorlar?




 
satış gerçekleştikten sonra problem yok. zaten çoğu kartla ödeniyor, nakitte kaybolursa bütün sorumluluk mağaza müdüründe olunca gözü gibi bakar. napacak 100k nakitle yunan adalarına mı kaçacak?

asıl soru stok takibini nasıl yapıyorlar olmalı bence.
  • Anjelik  (03.03.21 20:42:28) 
buyuk zincirlerde hatta artik gunumuzde artik nakit kullanimi iyice azaldi, kartli odeme ile kontrol son derece kolay, ayrica tum islemler kayit altinda, gun sonunda kestigin fatura = kasandaki para olmasi gerekiyor. bu durumda kimse 1 lira asiriyim diye dusunemez, cunku sonucta ilgili magaza sorumlu olur.

nakit tutari da buyuk magazalarda gun sonunda sirketin yonlendirdigi ekipler ya topluyorlar ya da sirketin hesabina parayi yatiriyorlar
  • exlibris  (03.03.21 20:57:13) 
Kuruma göre değişiyor tabi ama günün sonunda ya da ertesi sabah erken saatte yatırıyorsun günlük ciroyu firmanın hesabına.

Stok takibini de SAP ya da muadil programlarla yapıyorsun. Sayımlarda kayıplar ortaya çıkıyor tabi.
  • krang  (03.03.21 20:58:41) 
Stok takibini manuel yapmıyorlar heralde krangın dediği gibi SAP ya da farklı Plm yazılımları var.


  • suicides underground  (04.03.21 08:28:10) 
Yahu dedigim o mu. Tirtiklamadan bahsediyorum.


  • Anjelik  (04.03.21 16:54:02) 
Yazarkasa fatura fiş kesiyor ve bunu kaydediyor. Nasıl tırtıklayacaklar? Ciro ve kasadaki birbirini tutmazsa mağaza müdürüne ödetiyorlar.


  • suicides underground  (05.03.21 11:28:13) 
Cirodan tırtıklama olmaz. Çalışılan mağazanın işleyişine göre değişebiliyor tabi bu işler ama sevkiyatla fazla gelen ürünleri cukkalama yapılabiliyor mesela. İade alım işlemi göstererek çakallık yapılabiliyor. Kampanyalar üzerinden de yapılan çakallıklar olabiliyor. Müşteriyi kampanya hakkında bilgilendirmeyip bu işin yolunu yaparak. Karakteri bozuk birinin kullanabileceği açıklar mevcut maalesef genel akış içerisinde, çalıştığım yerleri göz önüne aldığımda.


  • krang  (05.03.21 12:44:41 ~ 12:52:46) 
[]

Doktorada yeterlilik dışında ders dönemi sınav var mı?

Her kafadan bir ses çıkıyor. Lütfen net bir şey söyleyin. Doktorada uygulama dersi var mı dediğimde "yaa ne alakası var, hiç duymadım" dendi burda. Olabiliyormuş.




 
var evet yazılı sınav yapan. dersler için yani.


  • jelly bear  (28.02.21 19:51:34) 
Hocaya gore degisir, bolum baskani bize kizip sinav yapmisti, yillik izin alip sinava calismistim. Kadini cok severim, doktora seviyesinde materyalin yeterince okunmamasi, ogrencilerden kaliteli yorum gelmemesi konusunda cok hakliydi.

Istatistik hocamiz da sinav yapmisti, bir vize bir final. Yani isteyen yapar.
  • howfaristhesky  (28.02.21 19:51:54) 
Doktora da uygulama dersi hiç duymadım. Yok.

Her derste de sınav olduk.
  • ceketimi alip cikcam  (28.02.21 19:56:00) 
okula bölüme göre değişir.
sınav yapan da biliyorum.
dönem sonu yazı isteyen de.
yurt dışında sadece projeye hizmet etmesini bekleyen de.


sınav neden olmasın ayrıca?
7-8 tane ders alıyorsunuz tr.de "ders" alınıyorsa "sınav" da olur zira bir ölçüm gerekli. çoğu hoca sadece final ister ve finalde de güzel bi makale bekler. ama dediğim mühendislikte ileri matematiksel yöntemler alan insanın sınava girmesi daha mantıklı.
  • rewlack  (28.02.21 20:03:53) 
Yuzlerce farkli doktora programi var dunyada. Her kafadan bir ses cikmasi cok dogal. Avrupa'da bazi universitelerde yeterlilik sinavi bile yok. Bazi okullarda ise hem "qualifying exam" hem de "comprehensive exam" var. Demem o ki kendi programinizdan birilerine ulasip danisin bence.


  • nesterov  (01.03.21 08:59:19) 
benim bildigim:
once 8 ders bitirirsin, o derslerin vizeleri, finalleri olur. Bu iki sene surer.
Sonra comprehensive'e girersin. Zaten hocan kolay kolay onu gecmeden arastirmana yogunlasmana izin vermez.
Onu da hallettikten sonra arastirmaya yogunlasirsin, lab isi varsa onu halledersin, tezi yazarsin, sonra da savunmayi verirsin. Bu surec de iki-uc sene surer.
  • cooperr  (01.03.21 09:12:31) 
[]

Tanıdığınız en yaşlı insan kaç yaşında öldü?

Geçen bir sohbette adamın biri 147 yaşında bir yakının öldüğünü anlatıyordu. Öyle bir şey mümkün değil, yaşayan en yaşlı insan en fazla 120 civarıdır desem de inandıramadım.

Gerçeklik payı nedir?


 
Yoktur. Doguda olen cocuklarin nufus kagitlarini yeni dogan cocuklara devrederlermis eskiden. Buyuk kardes hatta genc amcalardan biri olduyse nufus kagidi ustune kalmistir. Ben bu yuzden Turkiye'deki 110 yasinda 120 yasinda olaylarina pek inanmiyorum acikcasi.


  • 2oda1salon  (26.02.21 23:00:12) 
85-90 civarı duyuyorum ama daha üzerine denk gelmedim.


  • orpheus  (26.02.21 23:00:43) 
90-95 vefat yasi standart oldu artik. Omur iyice uzadi.


  • msb  (26.02.21 23:05:09) 
Böyle bir şeye denk geldim az önce. Bilemedim şimdi.

www.ensonhaber.com
  • asaf  (26.02.21 23:05:56) 
Babamın babası 1913 doğumluydu, 2010'da öldü. Babamın kuzeni 92 yaşında şu anda. 100lerde kimseyi görmedim hiç.


  • Jux  (26.02.21 23:08:48) 
annemin anneannesi 1899 da doğup 2001 de öldü.


  • rodeocu  (26.02.21 23:38:04) 
anneannemin anneannesi resmiyette 115 yaşında öldü ama gerçek yaşı değildir belki kesin olan bir şey yok @2oda1salon'un dediği gibi. anneannem 68 yaşındaydı anneannesi öldüğünde.


  • dr doofenshmirtz  (26.02.21 23:45:04) 
babaannemin annesi 2004 yılında yaklaşık 108 yaşında iken vefat etti.


  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (27.02.21 00:03:20) 
Babaannem 90 yaşında vefat etti. Çok eskiden 130 yaşında bir komşumuz vardı. Öldüğünü görmeden taşındık.


  • gabe h coud  (27.02.21 01:22:31) 
Dedem 103 yaşındaydı, son yılına kadar günde 5 gazete okurdu. Dinçti yani bayaa


  • mirty  (27.02.21 08:33:46) 
o 100 küsur yaşında olduğunu iddia eden kişilerde 2 sorun oluyor.

1- Abisi Ablası ölüyor, bu da 3 4 sene sonra doğunca onun kimliğini kullanıyor.
2- Bazı doğum tarihleri 100 sene önce hicri takvime göre yazılmış, Rumi takvime geçince o da karışıyor.

120+ mümkün değil yani.
ama elini vicdanına koy :) 80 den sonra sana herkes çok yaşlı geliyor.
bana 90 yaşında biri 110 yaşındayım dese peki derim.
kendini 147 diye ilan eden dedeye de kimse yok dememiştir :)
  • summatinyourteeth  (27.02.21 09:15:14) 
Dedem (babamın babası olan) ve anneannem 90 - 93 yaş aralığında vefat ettiler.


  • put it in your appropriate place  (27.02.21 12:02:52) 
96 yaşında var tanıdğım. halihazırdaki britanya kraliçesi de 94 yaşında zaten, uzaklara gitmeye gerek yok.


  • kaerin  (27.02.21 12:11:53) 
[]

Bu nasıl iş?

Hangi özelliğiymiş uzun süre yararlanılan? Hepsi parça parça, kopuk tarihsel bağlamda ve ayrı ayrı yerlerde?

hizliresim.com


 
Aborjinler tarafından tütsülünerek kullanılmasından başlayan günümüze kadar gelen tıbbi iyileştirici etkisi.


  • avatar is back  (13.02.21 17:06:56) 
aborjinler ve cezayirliler yararlanmış.


  • uykulu_fb  (13.02.21 17:10:09) 
[]

İnternet sitesi nasıl açılır?

Wix dışında daha kolay, ucuz ve reklamsız alternatifler var mı? Domain, server vs. paket halinde halledip site açabileceğimiz?




 
tr.godaddy.com

www.natro.com

Şu bağlantılar belki işinize yarar
  • avarel dalton  (12.02.21 20:53:12) 
Statik site yapacaksanız github pages kullanabilirsiniz.


  • plutongezegendegilmi  (12.02.21 21:53:32) 
[]

YÖK'ün Üniversiteler uzaktan eğitim anketi nerde?

sb




 
yayınlanmadı


  • jelly bear  (08.02.21 17:58:57) 
bana (Öğretim üyesi) mail olarak geldi .


  • piotr  (09.02.21 08:51:45) 
[]

Arabayla viraj yaparken...

Virajların yarıçapının küçük olması büyük olmasından nasıl daha tehlikeli oluyor? ÖSYM 2019'da sormuş?




 
merkezcil ivme a_c = v^2/r ve F_c = m*a_c. İvme yarıçap ile ters oratılı olduğu için yarıçap azaltıkça araca etkiyen kuvvet artıyor. Eğer F_c lastiklerin sürtünme kuvvetini aşarsa, araç kaymaya başlıyor.


  • reactionic  (30.01.21 15:41:22 ~ 15:41:57) 
yanı mantıken de öyle değil mi zaten? büyük yarıçaplı virajlar çok daha kolay dönülürken, küçük yarıçaplılarda zor baya yavaşlamak gerekiyor.


  • jelly bear  (30.01.21 15:45:54) 
direksiyonu bırakmadan viraja girerken gaz kesip virajın sonu göründüğü an gazı köklicen.


  • mikahakkinen  (30.01.21 18:47:32) 
dairesel harekette (çizgisel hız aynı iken) çap küçüldükçe merkezkaç kuvveti artar. yani araç daha kolay dışa savrulur. bu nedenle küçük çaplı virajlar (dhaa keskin virajlar) tehlikelidir.

@mikahakkinen

abi ne alakası var cevabın bu soruyla?
  • himmet dayi  (30.01.21 19:56:36) 
araçlardaki yanal sürüklenmeden dolayı.

viraja girerken yolun dışından virajın içini hedeflemek ve virajı yarıladıktan sonra tekrar yolun dışını hedeflemek gerekir ki çizilen yay(apex çizgisi) daha geniş olsun.
dar virajlarda dar apex'ler çizilmek zorunda kalındığı için hız da daha düşük tutulmak zorundadır.

upload.wikimedia.org
  • sinek kral  (30.01.21 21:44:08) 
[]

ÖSYM sorularını yazdıramıyorum???

Yazdır dememe, CTRL+P yapmama rağmen herhangi bir yönerge çıkmıyor.

dokuman.osym.gov.tr


 
Bilgisayara indirin, Google drive a yükleyin. Orada açın ve yazdırın.


  • ykyt  (26.01.21 20:01:36) 
Online pdf unlocker siteleri var. Onları kullanabilirsiniz.


  • ekşi duyuru sever  (26.01.21 20:13:14 ~ 20:18:26) 
[]

blog sayfamdaki yazım denetimi hatalarını kapatamıyorum?

blogu yazıp paylaşıyorum. yazım denetimini kapatmama rağmen google'layıp sayfaya girdiğimde hatalı kelimelerin altını çizdiğini görüyorum. bunun olmaması için ne yapmalı? acil yardım




 
Bu acaba tarayıcının ayarlarıyla ilgili olabilir mi?


  • 1bir1bir1  (13.01.21 05:52:25) 
Tarayıcı ayarları +1


  • kobuzchu kiz  (13.01.21 08:35:40) 
bana çok ilginç geldi. bir websayfasına girdiğinizde tarayıcı orada hazır yazılı şeyin yazım denetimini yapmaz ki? sayfayı ve sizin bilgisayardan screenshot göndermeniz mümkün mü?


  • co2s2  (13.01.21 10:16:30) 
[]

Üniversiteler bahar döneminde açılır mı?

sb.




 
Açılmaz


  • fezagezgini_4  (03.01.21 19:04:33) 
Açılmaz +1


  • westblack  (03.01.21 19:11:11) 
Aşı maşı olana kadar bence de açılmaz.


  • tolgan  (03.01.21 19:24:32) 
Yeterli aşı yok. Ayrıca mutant virüs de gidişi değiştirecek.
Bu yüzden açılamayacağını düşünüyorum.

  • pro9it9is9  (03.01.21 19:27:57) 
%90 açılmayacak. haziranda yüz yüze sınavlara hazırlıklı olun ama


  • avatar is back  (03.01.21 19:49:23) 
bende bu ay kim soracak diye bekliyordum.

cevap; hayır açılmayacak. 2020-2021 güz ve bahar dönemi olarak bu şekilde devam edecek.

2021-2022 dönemi aşının da etkisiyle açılabilir (kesin değil)

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
  • infernalcadre  (03.01.21 20:05:03 ~ 20:05:47) 
[]

Nereden ücretsiz fidan temin edebilirim?

sb.




 
Orman Genel Md.ğü bazı kampanya dönemlerinde ücretsiz dağıtıyor.
belki belediye fidanlıkları olabilir.

  • ankarakecisi  (30.12.20 20:11:41) 
istanbul sarıyer bahçeköy'de orman fidanlığından çok sayıda olmamak koşulu ile fidan almanız mümkün olabilir. ama hangi ağaç fidanı, hangi boyda vs. önemli detaylar.


  • alex_pearson  (31.12.20 00:18:45) 
Ne fidanı? Hangi ağaç türleri? Leylandi çam ise bu sene çelikleme yapınca tutanlardan verebilirim.


  • John Bloor  (31.12.20 11:17:20) 
[]

Bu hangi çiçek?

Sb.




 
aslan ağzı +1

Aslan ağzı denmesinin sebebi, çiçeğin yanlarından bastırdığınızda aslanın ağzı açılıyormuş gibi
  • silah taciri  (21.12.20 17:49:10) 
[]

Sinema filmleri nasıl "malum ortamlara" düşüyor?

Tenet mesela. Her yere düşmüş. Madem bu iş bu kadar kolay. Sinemada yayınlandığı zamanlarda neden düşemiyor? Buna ne engel oluyor? Şu an neyi yanlış yaptılar da her yerde yayında?




 
Bunun için Stephen Witt isimli yazarın Bedava Müzik kitabını okumanızı tavsiye ederim.


  • mahsus mahal  (01.12.20 16:36:32) 
dvdsi çıktığı zaman ortamlara düşüyor. dvdsinin çıkması lazım.


  • jelly bear  (01.12.20 16:58:50) 
çok beklenen bir filmse sinema çekimi düşüyor önce torrentlere. eskiden de zaten vcd'sini alırdın öyle çıkardı bazen, berbat görüntü ve ses...


  • bohr atom modeli  (01.12.20 18:43:17) 
malum ortamlara düşmesi için bir dvd/bluray bir şey lazım. sinemada yayınlanırken böyle bir şey olmayabiliyor. eskiden "screener" vardı, eleştirmenlere , ödül verecek kurumlara falan dvd olarak gönderiyorlardı. birisi de bunlardan birisini ele geçirip oradan devam ediyordu. ama şimdi anladığım kadarıyla dvd göndermek yerine internette bir siteye koyuyorlar, şifreli ve süreli. oradan (sözde) kopyalanamıyor.


  • co2s2  (01.12.20 19:14:15) 
DSP master ve klonlama, şifre koruması olduğu için çok zor, fakat 4K blu-ray, dvd kopyaları çıkmışsa bir şekilde (o filmin dağıtımında çoğaltılmasında yer alan) çalışanlar tarafından sızdırılıyor (torrent firmalarına pazarlanıyor).
ayrıca büyük yapım şirketleri bazı dağıtımcı firmalara ya da sinema salonlarına ortaktır. diğer firmanın para kazanmasını istemeyebilir ve bir şekilde dağıtımdaki filmi sızdırabilirler.

  • ankarakecisi  (01.12.20 19:31:05) 
niye hic bir cevabı beğenmediniz ki????


  • ankarakecisi  (06.12.20 22:21:33) 
[]

Kurşun kalem ile uçlu kalem kullanmanın maliyet farkı

var m uzun vadede? Sanki aynı hesaba geliyorlar gibi.




 
vakit maliyeti en önemli farkı. isterse 5 kat daha maliyetli olsun uçlu kalem her türlü daha avantajlı.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (20.11.20 20:13:38) 
uçlu kalem her türlü daha ucuzdur bence. 100 liralık kalem de alsanız.


  • jelly bear  (20.11.20 20:20:18) 
Uçlu kalem varken kurşun kalem nedir yahu


  • Unde bach canim  (21.11.20 02:21:25) 
Maliyet açısından mekanik kalemler kurşunlara nazaran daha iyi olabilir. Gerçi kullandığınızla ilgili bir şey bu.

Ancak uçlu kalemlerin konforu kurşunlara göre çok daha iyi. Bu durumda fiyat performans için uclu diyebiliriz
  • biseysorcaktim  (21.11.20 03:04:53) 
[]

Pandemi psikolojinizi nasıl etkiledi?

Sb.




 
Olumsuz.


  • himmet dayi  (11.11.20 16:50:25) 
kotu etkilemedi. hatta evimde geçirdiğim en güzel günlerdi. ama dısarısı içni aynı şeyleri soylemiyoruz tabi.


  • koela  (11.11.20 16:58:39) 
çok kötü etkiledi.

pandemi başladığında 25 yaşında ikinci sınıfın ikinci dönemini okuyan bir üniversiteliydim, haliyle zaten gelecek kaygısı ve parasızlık çok ciddi sorun haline gelmişti.

pandemide tamamen eve tıkılmak, en azından hayatta olduğumu hissettiren ufak şeylerin (futbol maçı izleme, okula gitme, hayatın normal aktığını bilme vb.) kaybolması derken kayış ciddi anlamda koptu. kız arkadaşım olmasa kontrolden çıkardım diye tahmin ediyorum.

bir de "başka şansım olmayacak" diye gaza gelerek erasmus'a kalkıştım. muhtemelen bu durum koca bir sene kaybına sebep olacak. buraya geldiğim zaman vaka bile yoktu neredeyse. şu an olağanüstü haldeyiz vakaların kontrolden çıkması nedeniyle. okulla falan işim kalmadı diyebilirim, birkaç hocam sağolsun ödev falan veriyor "bunları yap bari de geç gerizekalı" diye, onlar da olmasa ne olurdu bilmiyorum.

her halükarda beni çok yıprattı. şimdilik babam da hasta üstelik. uzaktayım. ben hasta olsam tedavi olacak param bile yok (sigorta demeyin, sigorta kaç ay sonra veriyor parayı geri). risk grubundayım, kaparsam muhtemelen hastanelik olurum. orada sevdiklerim hastalansa bi şey yapamıyorum. akademik açıdan zaten dağılmış durumdayım, normal şartlarda bile riskli bir bölümdü okuduğum, şimdi yarısını uzaktan-çöp olarak okumuş olacağım.

beni fena yamulttu kısacası. etkilerinin bu kadarla da sınırlı kalacağını zannetmiyorum. ekonomik ve toplumsal sonuçları önümüzdeki yıllarda dünyayı şekillendirecektir. bizim neslimiz ölene kadar bu pandeminin getirdiği şeylerle uğraşmak zorunda kalacak muhtemelen.
  • der meister  (11.11.20 17:03:06) 
Başta çok kötü ama uyum sağladım sanırım şimdi iyiyim.


  • jazzabel  (11.11.20 17:04:53) 
psikolojimi iyi ya da kötü etkilemedi. sadece bazı alışkanlıklarım değişti tabi. evin dekoratif sorunlarıyla daha çok ilgilenmek, daha fazla yemek yemek, daha çok kitap okumak ve film izlemek vs.


  • makarnavodka  (11.11.20 17:06:11) 
Sevgilimle ayri kaldik haliyle zor bi donemdi ayri sehirlerdeydik. Online sinavlar korkunc zorlayiciydi bizim okul iicn. E is desen evden calismada israr ettigim icin muhtemelen yerimi koruyamiycam ofiste.


  • hindistan cevizi  (11.11.20 17:39:24) 
Evde vakit geçirmeyi seven biri olmama rağmen beni kötü etkiledi. İlk etapta kilo aldım haraketsizlikten şimdi çok iyi bir diyetisyenle çoğunu verdim gerçi. Aynı zamanda daha üşengeç hissediyorum haraketsizliğe alıştıkça içimden bir şey yapmak da gelmiyor istesem bile. Yalnız yaşadığımdan dolayı kendimi çok yalnız hissettiğim zamanlar oldu lockdownda Avrupa’da yaşıyorum biraz daha farklıydı çıkma yasakları vs. Sıkıntıdan sigaraya başladım tekrar. Sosyal olarak kendimi birşeyler yapmak zorunda ama yapmıyormuşum gibi hissedip aslında imkansızlıktan dolayı olmasına rağmen kendimi suçladığım çok oldu. Derslerin online olması da etkiledi kendimi bir türlü ders çalışmaya veremiyorum ve tüm bunlar birleşince psikolojik olarak beni kötü etkiledi diyebilirim.


  • carmenta  (11.11.20 17:49:07) 
[]

İnternetten alınan kombinin fiyatına montaj ücreti dahil mi?

Bir de kombi montaj ücreti ne kadar ortalama?




 
Hayır montaj dahil değil özel bir kampanya yoksa, bazen eski kombiyi almak şartıyla montaj yapabiliyorlar.

Ama montaj sonrası servisin gelip devreye alması ücretsiz, tabi gaz firmasından aldığınız onay belgesinden sonra. Belgeyi görmezse servis kombiyi devreye almaz.

Aynı marka kombi aldıysanız ve garantiye ihtiyacım yok derseniz gaz firmasına bildirmeden de bağlatabilirsiniz.

Montaj + montaj ekipmanlar + başvuru 400-500 lira olur sanırım şu sıralar.
  • John Bloor  (06.11.20 16:02:01) 
[]

Bu çiçeğin adı ne?

Sb




 
zambak sanırım


  • xiii  (28.10.20 20:44:27) 
Lilyum- zambak


  • curukturpkokusu  (28.10.20 21:02:01) 
Pembeler iris - süsen


  • curukturpkokusu  (28.10.20 21:02:22) 
Beyazlar zambak pembeler glayöl.


  • buff  (28.10.20 22:37:20) 
[]

Tek kişilik çadırda kamp yapanlar korkmuyorlar mı?

Hırlısı var, hırsızı var. Art niyetlisi, yaban hayvanı, gecenin köründe doğanın ortasında nasıl kendini koyuverip uykuya dalabiliyor?




 
İki kişi olunca ne değişecek ki bu dediklerinize karşı? Kendine güvenen biri için yalnız da olsa problem olmaz.


  • havadakarada  (28.10.20 17:08:36) 
Ben de hep bunu düşündüm ama kimseye de bir şey olmadı. Belki jandarma yakınlarında bir yer seçiyorlardır.


  • excespeace  (28.10.20 17:10:20) 
Tabanca ve biber gazı oluyor yanımda.


  • antihero  (28.10.20 17:11:42) 
bu bir risk olsa da şehirler de gece pek güvenli değil ki. Dış ülkelerde kendi halinde yerde veya kaldırımda yatan evsizlere yapılan saldırı ve şiddet ihtimali, doğadakinden çok daha az bir ihtimal olarak görünüyor.


  • Erva  (28.10.20 18:08:35) 
tek başına kamp yapan birisi olarak güvenilir bir yerde olduğuma inanmıyorsam civarda başka kamp atanda yoksa genelde orada atmıyorum. ama güvenilir olduğuna inandığım bir yerse.

genel olarak insandan değilde yabani hayvanlardan korkuyorum bu arada. hırsız gelse tatava yapmam yanımdaki tüm değerli eşyaları veririm. zaten kamp yapacağım zaman yanımda fazla değerli eşya taşımıyorum.
  • belkider  (28.10.20 18:11:58) 
10 seneden fazladir bazen tek basima bazen grupla kamp yaparim hem normal gezinti vs icin hem av icin. Daha basimiza birsey gelmedi.
Cadirin etrafina mutlaka tuzak kurarim, yaklasan olursa zil calar. Uyanmis olursun ama birsey olmaz. Guvenilir yer bulmak zamanla gittigin yerleri taniyarak edinecegin bir tecrube, hic yalniz cikmadiysan ilk birkac sefer tecrubeli birileriyle gitmekte fayda var.

  • battal gemalmaz  (28.10.20 22:42:37) 
rahatına ve güvenliğine düşkün bireyler için uygun bir şey değil kamp. benim kamp yapacaklara tavsiyem genelde "yapmayın" oluyor.


  • 9kuyruklukedi  (29.10.20 00:02:36) 
[]

Sözlükte özel mesajla hakareti moderasyona nasıl bildiriyoruz?

Sb




 
özel mesaj derken nerede özel mesaj, sözlükte mi, duyuruda mı, başka bir yerde mi, nerede?

duyuruyu bilmiyorum, sözlükte mesaj arabiminde gelen mesajda üç nokta var. "bildir" diye (tarayıcı ile girersen). ona basabilirsin.

ama bir işe yaradığını görmedim :D
  • tabudeviren  (26.10.20 18:58:16) 
beni lanetli çaylak yaptılar bir hafta. yani işe yarıyor :)


  • stewie  (27.10.20 00:17:17) 
Ben iki kez lanetlendim bundan sebep ki ikincisi zaten kurmacaydı (moderasyon yalandan sizi cezalandırabiliyor bunu bahane edip).

Yani evet iş görüyor.
  • Avoiding The Puddle  (29.10.20 10:15:46) 
[]

Volvo hani en güvenli araçtı?

S60 darmadağın oluyor.

youtu.be


 
Arabanın dağılması iyidir.
Fizik 101

  • yarey  (24.10.20 21:57:55) 
Hoff.

Kaç kez anlattık bi daha anlatalım. Aracın kaputu o çarpma ile akordeon gibi içeri katlanmazsa çarpışma enerjisi tamamen aracın içindeki sürücüye ve yolcuya biner ve öldürücü olur. Güvenli demek düz duvara çarpınca dökme demir gibi şeklini bozmayacak demek değil. Dikkat edersen aracın içindeki hava yastıklarından manken sürücü görünmüyor bile. Önemli olan bu hızda bir kazadan sağ, mümkün ise yara almadan kurtulabilmek. Şu kazayı bir de Ford Fiesta ile izle bakalım neler oluyor. Geçenlerde Instagram'a düşmüştü böyle bir video. O da Passat testiydi. Passat'ın içi dışına çıkıyordu resmen.
  • himmet dayi  (24.10.20 21:58:47 ~ 21:59:03) 
linç geliyor.
olaya yanlış açı ile bakıyorsun açıklama yapmış enerjisi olan arkadaşlar

  • basond  (24.10.20 22:00:08) 
en güvenli olmak hasar görmeyeceği anlamına gelmiyor. güvenlisi böyleyse diğerleri kim bilir ne hale gelir sen düşün işte. şahin falan olsa mankenin parçalarını sağdan soldan toplarlardı.


  • hadsafhada  (24.10.20 22:01:56) 
abi ben komple hardox çelikten araba yapayım, 180 ile betona çarpsa betonu dümdüz eder, hiçbir yeri de çizilmez. ama içindekiler pizzaya döner.

arabanın güvenliliğindeki amaç, tramer'de hasar kaydı çıkmasın değil, içindekileri korumaktır. formula 1 arabası da 200 km/s hızla lastik bariyere çarpıp darmaduman oluyor, ama içindeki adam yürüyerek iniyor. dandik miymiş yani milyon dolarlık araba?

eğer içindekiler sağlamsa arabanın dağılması iyidir. çarpma enerjisini içinde oturana değil, arabanın karoserine dağıtıp içindekini korur. bu arada karoser dağılır ama içindeki sapasağlam çıkar.
  • kibritsuyu  (24.10.20 22:02:43 ~ 22:04:25) 
lastigin firlamasi, tamponun dusmesi, camin kirilmasi vs bu tarz buyuk kazalarda saglamlik acisindan bir veri degil, onemli olan yolcu bolumunun butunlugunun korunmsi, ve mumkun olan en az darbenin yolcu kabinine iletilmesi. videoda dikkat ederseniz yolcu kabini iceri dogru cok fazla egilip bukulmuyor. bu da hayat kurtaran bir detay. bu arada bu tarz carpisma testleri bildigim kadariyla 60 km/h olarak yapiliyor, yani siz 130 km ile giderken bu kadar saglam bir durum hayal etmeyin


  • exlibris  (24.10.20 22:03:54) 
Yeni nesil guvenlik anlayisinda arabanin dagilmasi var zaten. Araba dagilacak ki darbeyi sonumleyecek, yolcu kabini saglam kalacak, iceridekiler canli cikabilecek. Olay bu yani. "Saglamlik"tan ziyade "guvenlik".

Volvo her sekilde guvenlige en onem veren markalardan biri. Ben de Volvo kullanicisiyim. Aracin icine bindiginizde o duyguyu aliyorsunuz zaten.
  • msb  (24.10.20 22:04:04) 
ama benim anlamadığım, koltuk kafalığını niye çıkarmışlar? darbenin sonunda dummy'nin kafası hızla geriye gidiyor. normalde kafalığın kafayı tutması lazım. herhalde crashtest yapılırken dikkate alıyorlardır onu. yani "dummy'nin boynu kırıldı" diye geçmiyordur kayıtlara di mi?


  • kibritsuyu  (24.10.20 22:06:31) 
@kibritsuyu

IIHS'nin bir testi bu. Muhtemelen olumsuz senaryoları denedikleri için bu testte de kafalık yok. Yerinden çıkabilen bir aksam sonuçta. Ona göre bir senaryo hazırlanmıştır.

Zaten IIHS devlet kurumu değil kâr amacı gütmeyen bir ogranizasyon. Bir bağlayıcılığı yok bildiğim kadarıyla.
  • himmet dayi  (24.10.20 22:16:56 ~ 22:17:12) 
Sürekli sözlükte anlatılan bu konuyu tekrar görünce aklıma Fifth Gear'ın Smart test ettiği aşağıdaki bölümü geldi.

Arabayı alıp 112'yle (70 mil/saat) beton duvara vuruyorlar. Arabanın boyutları ve geometrisi gereği ön bölümde darbeyi soğurabilecek kadar mesafe ve aksam olmadığından sizin söylediğiniz gibi sağlam kalsın diye taş gibi bir güvenlik kafesi koymuşlar kabinin etrafına. Gerçekten kabinde gözle görülür nerdeyse hiç hasar yok, kapılar rahatlıkla açılıp kapanabiliyor ama yolcuların maruz kaldığı g kuvvetleri o kadar yüksek ki hayatta kalmak mümkün değil.

video linki: www.youtube.com

Edit: Kafalığı kameranın görüş açısını engellemesin diye çıkarmış olabilirler.
  • kalifiye balta sapi  (25.10.20 09:02:15 ~ 09:03:43) 
2012 oncesinde duz duvara dikine vurulurdu arabalar ama sonra baktilar ki olumlu kazalarin cogunda kafa kafaya carpisma ya da duz duvara vurma olayi yok.

Bu small overlap olayi zaten 2012'de cikti, araclar daha buna hazir degildi ama ona ragmen araca iyi not vermisler. Endustri daha yeni yeni bu teste alismaya calisiyor.
  • cooperr  (25.10.20 09:29:47) 
[]

Işıklar yanıyor’daki darbe iması

Nerden geliyor? Paylaşımdaki bina genelkurmay değilse hangi yakın siyasi tarihteki referans bu söylemin darbe iması olduğu yorumunu ortaya çıkarıyor?




 
mehmet ali birand 32. günde darbeden bahsederken "o gün x'te ışıklar hiç sönmemişti" tarzı ifadeleeir kullanırdı.


  • rose parks  (14.10.20 14:52:32) 
  • hadsafhada  (14.10.20 14:53:34) 
  • John Bloor  (14.10.20 14:54:38) 
  • exlibris  (14.10.20 15:23:36) 
Denklem şu şekilde : Işıklar gece açılır ve darbeler hep gece yapılır.


  • Erva  (14.10.20 16:21:10 ~ 16:21:57) 
[]

Netflix’e aklınızda hiçbir şey yokken girdiğinizde seyredecek bir

film/dizi bulmanız ne kadar sürüyor?




 
bulamiyorum bile cogu zaman :) onerilere acigim


  • sweetoffice  (26.09.20 15:46:41) 
ben fim/dizi izlemeye inanılmaz üşenen biriyim. İzlemediğim onlarca film var kült klasiklerden olsun yeni çıkanlardan olsun ama asla izleyecek motivasyon bulamıyorum. Genelde de film olarak animasyon, dizi olarak 20 dakikalık eğlencelik dizilerde karar kılıyorum zaten.

Bu bi şey izleyememe problemimle ilgili duyuru açmıştım hatta. 2 saatlik bi filmi izlemem 3 saatten uzun sürüyor dikkatim dağıldığı için hep
  • nundu  (26.09.20 16:01:30) 
Genelde bulamayıp çıkıyorum. Dizilerin hemen hepsi, sadece çekilmek ve platformu ayakta tutmak için çekiliyor gibi geliyor. Kaliteli ve bilinen diziler varsa onları izlemek için kullanıyorum (Shameless mesela)


  • kaset  (27.09.20 05:39:12) 
[]

İspanyol gribi salgını nasıl bitti?

İnternette doğru dürüst hiçbir bilgi yok. Diğer salgınların nasıl bittiğine de dair.




 
yanılmıyorsam ispanyol gribinin farklı senelerde farklı versiyonları (mutasyonları) etkili olmuş. ilk başta mesela çok ölümcül olmadığı için fazla ciddiye alınmamış, ikinci dalgada çok ağır kayıplar yaşanmış. bitişi için de sürü bağışıklığı ve virüsün daha az ölümcül hale gelecek biçimde mutasyon geçirmesi söz konusu sanırım. yani süreç içerisinde zaten neredeyse herkese bulaşıyor hem de yıllar içinde daha az ölümcül bir virüs türüne evriliyor. ben böyle anladım.

hatta yanlış bilmiyorsam ispanyol virüsünün %100 aynısı olmasa bile aynı yapıdaki çok benzer virüsler hala var. şu anki fark daha az öldürücü ve aşısı var.
  • der meister  (16.09.20 19:35:00 ~ 19:36:00) 
[]

Salgın hiç bitmeyecek mi?

Aşı ya da mutasyon seçenekleri gerçekleşmezse yıllarca okullara gitmeyip, maske takıp, yarım, tatsız, bereketsiz bir hayat mı yaşayacağız?




 
aşı bulunmazsa ve mutasyon (kötüye) vs. gibi şeyler olmazsa, yeterince insan öldükten sonra bağışıklık kazanacak insanlık ve yeni normaller ile hayat devam edecek.


  • AlsterWasser  (05.09.20 21:30:17 ~ 21:30:35) 
evet :-(


  • ankarakecisi  (05.09.20 21:30:23) 
Uzun vadede sürü bağışıklığı, mutasyon falan derken mevsimsel gripten hallice bir hastalığa dönüşür bence ya. Ama bunlar gerçekleşene kadar 1-2 milyon kişiyi daha yanında götürebilir. Dünya 20 milyon kişinin öldüğü salgınlar atlattı nihayetinde, bunu da atlatıp normale döner eninde sonunda. Bizler o piyangoyu çeker miyiz onu bilemem ama


  • panzerkampfwagen iv  (05.09.20 21:33:21) 
Bu salgından önceki Sars salgını 1,5 yılda bitmiş. Bu salgın 2019 yılının sonunda çıktı. Daha bir yıl olmadı. Eğer önceki Sars salgını gibi olursa önümüzdeki bir yıl içinde bitebilir. Herkes yazın gelmesine iyi gözle bakıyordu ama bence kış etkileşimi azaltabileceği için (tatil ve gezme anlamında) vaka sayısının azalmasında faydalı olabilir. İşin kötü kısmı Sars salgınları belirli aralıklarla tekrar ortaya çıkıyor. Şimdi geçse bile 10, 15 yıl sonra tekrar gelmeyeceğini kimse bilemez.


  • dissendium  (05.09.20 21:38:50) 
bu lanet virus en erken 2025'e kadar bizimle birlikte. 2025 sonrasi normal grip virusu gibi her sene asi olup korunabilinir bir sey haline gelecektir.

2025 dememin sebebi: asi calismalarinin tamamiyle bitirip, milyarlarca insan icin asiyi hazirlamak, ulastirmak ve uygulamak en az 4-5 yil surecek. zaten 2020 bitti sayilir.
  • rm  (05.09.20 21:46:43) 
Aşı bulundu. Büyük oranda hafif geçirilmesine fayda sağlayacak. Sürü bağışuklığı yok. Her yıl o aşı güncellenerek yapılacak. Aşıdan sonra en az 5 yıl tedbire devam edeceğiz


  • photo85  (05.09.20 22:41:48) 
Aşının 20 yıl sonra bulunduğu bir sürü hastalık var. Bir ikincisi bir kez hasta olmakla bağışıklık kazanılmayabiliyor. Bir doktor bir kez atlatmış, ikincisinde hayatını kaybetmiş. Sürü bağışıklığı deneyen ülkeler de fena çuvalladı. İsviçre ve İngiltere.


  • asaf  (05.09.20 22:46:17) 
[]

İlacın üzerindeki bu çizgiler ne anlama geliyor?

Kullanma sıklığı ve dozu anlamında?




 
Günde 3 defa 1 er damla


  • 112 hayat kurtarır  (28.08.20 04:32:36) 
Teşekkürler. Cevap-nick-uyumu müthiş :)


  • asaf  (28.08.20 04:45:07) 
[]

Bu sene Avrupa’da Erasmus yapacaklar?

Almanya ve diğerleri hâlâ giriş çıkışlara kapalı. Son durum ne? Ne yapmayı planlıyorsunuz? İptal mi oldu? Hâlâ devam ediyor mu?




 
guya letonya'ya gidiyorduk. giriste iki hafta self-izolasyon dediler. turk hava yollari olacak adi ve ahlaksiz firma biletleri surekli iptal ettigi icin ne ne zaman gidebilecegimizi biliyoruz ne de dolayisiyla self-izolasyon icin yer ayarlayabiliyoruz (yurt kabul etmiyor).

karsi okul bizim cok gec baslayacagimizi zaten kabullenmis durumda ama bu is biraz daha uzarsa iptal etmeyi dusunuyorum ben, okula gec gidip ustune 14 gun karantinada kalacagim, bu surecte ekstra 500-600 euro masraf cikacak vs. altindan kalkabilecegim bir sey degil.
  • der meister  (20.08.20 21:56:41) 
[]

Rize ve Artvin önerileri

2’şer gün ve gece için:

Nereye gitmek, ne yapmak, nereleri mutlaka görmek lazım?


 
Rize kalesine yemek değilse bile çay içmek için gidin. Deniz manzarasına karşı güzel oluyor.

Ayder yaylası bozuldu diyorlardı, haberim yok ama yine de uğrayın.

Çayelinden içeri girince Ağaran şelalesi var. Küçük bir yer ama güzel.

Artvin merkezde Kafkasör yaylası var en tepede. Oraya giderseniz Koliva otel var, güzel ve uygun fiyatlı bir yer tavsiye ederim ama merkezden çok uzak, giderseniz market ihtiyacınızı halledip gidin.

Borçka yolu üzerinde Gölbaşı restoran var. Başlarda iyiydi ama sonradan bozmuştu, yine de Artvin’de bulabileceğiniz en iyi yerlerden birisidir. Orası olmazsa yine Kafkasöre doğru giderken Tepe restoran var, alkol de alıyorsanız manzarasıyla birlikte güzel bir yer ama araba sürecek kişi alkol almasın kendine ne kadar güvense de çünkü yollar çok virajlı.

Ardanuç’ta Dede kebap var. Oltu kebabı yapıyor ama çok meşhur birisi, içeride çok fazla ünlünün fotoğrafını görebilirsiniz. Genellikle saat 1 den sonra yemek kalmıyor ama, ona göre gidin.
  • ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates  (11.08.20 09:18:44) 
Artvin Arhavi’yi bildiğim için sadece kıyı şeridine hakimim. Mutlaka Hopa’daki Kazım Koyuncu’nun anıt mezarına gitmeyi unutmayın. Hopa’nın Kopmuş plajı da fena değil. Tavsiye ederim.


  • Hallegadola  (11.08.20 11:58:40) 
Pokut
Tar deresi bulut şelalesi
mençuna şelalesi
  • lcha  (11.08.20 13:02:07) 
[]

iphone fotoğraf galerisindeki fotoğraflar kendi kendine çoğaldı?

otelin wifi’ına bağlıyken galerideki 6000 foto birden 10000 oldu. Veri hırsızlığı yapılmış olabilir mi? Değilse bu iş nasıl olabiliyor? Ve nasıl geri alınabilir? Tek tek silmem saatler sürebilir kopyaları!




 
Duplicate mi oldu yoksa bilmediğiniz resimler mi


  • duptıs  (10.08.20 00:32:19) 
@duptis Çiftleme oldu. Kendi kendine ama. Bilmediğim resimler değil. Galeridekilerim büyük kısmı kendi kendine kopyalanmış m


  • asaf  (10.08.20 00:35:21) 
senkronizasyon hatası bu. daha önce başıma geldi. veri hırsızlığı vs değildir. şifreniz kuvvetli ise ve kimliklendirme kullanıyorsanız veri hırsızlığından korkmanıza gerek yok.

İlerleyen zamanda otomatik olarak düzelecektir ancak üç beş gün sinir edebilir.
  • foolrules  (10.08.20 00:39:33) 
Albüm sync yapmış o zaman.bu daha çok birdenfazla storage kullanıca oluyor.hem google photos hem icloud gibi.


  • duptıs  (10.08.20 00:43:57) 
Ayarlardan fotoğraflara git,en üstte icloud bağlantısı olacak onu kapa,sonra kontrol et.


  • duptıs  (10.08.20 00:47:44) 
[]

Koronavirüs testi hangi ara bulundu?

Biyokimya ve tıp cahili olarak soruyorum. Virüs ortaya çıkar çıkmaz nasıl testleri icat edildi? Bu kadar basit mi?




 
Test icin virusten elinde ornek olmasi ve o ornekten virusun genetik dizilimini cikarman gerekiyor. Son 20 senede gen dizilimi cikarma isi cok hizlandi yeni teknolojilerle.

Netten baktim. Cinliler virusun genetik bilgisini ocakta paylasmislar dunyayla. Subat civari herkes test uretmeye baslamis.
  • cleric  (30.07.20 15:35:27) 
Evet, basit. Kullanılan yöntem zaten her moleküler biyoloji laboratuvarında kullanılmakta olan yöntem. O yüzden kolayca hazırlanılacak bir test. Zaman içinde yeni tanı yöntemleri de geliştirildi ama onlar da hep önceki bilgilerin üzerine kurulu elbette.

Bugün Urartu Şeker'in ekibi kolay bir tanı yöntemi geliştirdiklerini duyurdu mesela: www.medrxiv.org
  • evrim halkasi  (30.07.20 15:40:42) 
[]

Araştırma görevlileri Erasmus yapabiliyor mu?

Sb




 
okulu izin verirse evet.


  • halanne  (22.07.20 22:02:09) 
erasmus öğrencilik bağlantılı bir şey olduğundan teknik olarak öğrenci değilseniz erasmus yapamazsınız sanki. öğretim görevlisi değilseniz onun hareketliliğine de katılamayabilirsiniz.

araştırma görevliliğiyle aynı zamanda yüksek lisans ya da doktora öğrencisiyseniz (ki genelde öyle olunuyor zaten) o zaman öğrencilik statünüzle gidebilirsiniz.

ama tabii sizi ücretsiz izne falan çıkarmaları gerekebilir, oraları karışık biraz. okulun izin vermesi önemli halanne'nin dediği gibi.
  • nimberjack  (23.07.20 00:43:14) 
Maaş alarak max 89 gün görevlendirme olabilir, yapabilirsiniz.


  • piotr  (23.07.20 08:35:03) 
öğretim elemanlarının da katıldığı değişim programları var yine erasmus kapsamında. kontenjanlar, anlaşmalar üniversiteden üniversiteye değişebiliyor. uluslararası ilişkiler bürosu varsa orayla görüşün bi.


  • akatreil  (23.07.20 08:58:30) 
nimberjack'in uyardığı iyi olmuş. ben direkt sizin yls veya phd öğrencisi olduğunuz varsayımıyla evet dedim.
öğrenci değilseniz de farklı alternatifler var ama sizin okulunuzun uygulamasını bilemk lazım, benim bir okulum her sene birimin erasmus işleriyle ilgilenen akademik ve idari personelden birer kişiyi başlarında yönetim kadrosundan biriyle birlikte erasmus eğitimine gönderiyordu (erasmus programının kendisi hakkında eğitim).
şimdiki okulum öğretim üyesi hareketliliği kapsamında sınav puanı en yüksek olan başvurulardan 2-3 kişiyi gönderiyor ve araştırma görevlileri de başvuru yapabiliyor. ama max 3 günlüğüne+2 gün yol izni, haftasonuyla 9 güne denk geliyor işte.
  • halanne  (23.07.20 13:00:01) 
[]

Bilimsel araştırma ve seminer dersi pandemi sürecinde nasıl yapıldı?

sb




 
uzaaktaaaan çoooook uzaaktaaan


  • fezagezgini_4  (12.07.20 18:07:45) 
[]

Araştırma görevlileri norm kadrodan mı atanır?

Ve neden doktora bittikten sonra aynı okulda devam etmez genelde?




 
arastirma görevlileri birkac farkli kadroda görevlendirilir. daha önceleri 33. madde ile norm kadro üzerinden sabit kadro ile istihdam ediliyordu. yani doktora yüksek lisans bitse de maaşını almaya devam ediyordun.

simdilerde neredeyse sadece 50d maddesinden işe aliniyorlar, bu da yüksek lisans doktora bitince kadronun sona ermesi demek.

yl doktora bitirdigin yerde kadroya girememen aslında bütün dünyada yaygin bir durum ve bircok sebebi var. türkiyede lisansa girdigi bölümden profesör olarak emekli olan bircok insan var, bunun da bircok mahzurlari var.
  • proteus  (12.07.20 17:43:00) 
Artık sadece 50d ile atanıyor. Bildiğiniz üzere o da geçici. Doktora bitince ilişiğiniz kesiliyor.


  • fezagezgini_4  (12.07.20 17:58:19) 
[]

Doktora yapanlar(ACİL)

1) Pandemi sürecinde uygulamalı dersleri nasıl verdi enstitünüz?

2) Pandemi sürecinde ne gibi bir yol izledi okul? Online eğitimler nasıl oldu?

3) Online eğitim vermeyip araştırma ödeviyle seneyi bitiren oldu mu?

4) Doktorada lisanstan farklı olarak hangi dersler veriliyor?

5) Devam zorunluluğu nasıl?

6) Hoca özel bir araştırma yapmanızı istiyor mu? Derse hazırlık gibi konularda?

7) Derse girdiğiniz oluyor mu?

8) Sınıflar genelde kaç kişi oluyor?
lütfen tüm soruları cevaplamaya çalışın

 
hocam neyin aciliyeti çok merak ettim. istediğimiz sorudan başlayabiliriz inşallah.

1-lisansüstünde uygulamalı ders ilk defa duyuyorum (müh. alanında yok)
2-uzaktan. zoom/skype/microsoft team yapıyorlar
3- o da olmuştur muhakkak
4- ders programı mı karşılaştıralım ?, aynı dersler olmuyor zaten.
5- değişken
6- değişken
7- derse girdirmez, araştırma konunu anlattırır
8- 1 kişi de olur 30 kişi de
  • fezagezgini_4  (12.07.20 18:42:42) 
Madde 0. Hepsi universiteye bagli, "parayi ver doktorani kap" okuluna gidersen profesor bile olursun.

1. Uygulamali dersim yok.
2. Ayni anda herkes online olarak baglandi.
3. Benim okul bunu kabul etmez.
4. Yuksek lisanstan bile farkli oluyor dersleri, 101 dersleri almiyorsunuz elbette. Bu soru garip olmus.
5. Zaten sinifta en fazla 10 - 15 kisi oluyor, bir kisi olmazsa hemen dikkat cekiyor. elbette bir sorunun varsa bir iki derse gelmezsin, yoksa dondur derler. Madde 0'a bak.
6. Evet her hoca ya sinav ya da makale istiyor.
7. Hepsine Madde 0 okulu olmadigimizdan dolayi
8. Kimi hocalarin dersi acilir acilmaz 15 kisi dolar, kimilerininki 5 - 10 arasinda degisir.
  • howfaristhesky  (12.07.20 18:47:15) 
[]

Avrupa’da ve Batı’da neden görgüsüz zengin yok ya da çok az?

Sb




 
toplumların gelişimi ile akalı bu.

ayrıca tespitine ek olarak;

arabesk kültür de yok mesela ya da çok az.
başka kültürlere özentilik de yok ya da çok az.
  • foolrules  (01.07.20 14:04:17) 
Gelir eşitliği konusunda maaşlar arasında dağlar kadar fark olmaması da bir sebep bence.


  • denizmaniaherif  (01.07.20 14:05:29) 
Avrupa'da malı olupda göstermemek bir asillik simgesi.

alt metinde veriyorlar çoşkuyu.
  • duyurukullanıcısı  (01.07.20 14:08:07) 
harcama alışkanlıklarıda farklı,

Biz mesela öküz gibi arabaya yatırıyoruz parayı ortamlarda şekil şukur hesabı
Aga gelio taksiyle ama kolunda ki saat araba fabrikası değerinde
  • paramolacak  (01.07.20 14:48:41) 
Onlarda bireyselllik hakim. Biz kabileler halinde yasiyoruz. Bizde insanlar elalem ne der hapishanesi icinde yasiyor. Bir suru gereksiz akraba, faydasiz tipler var hayatimizda. Sacinin modelini degistirmeye dahi cesaret edemeyen sayisiz insan var. Elalem ne der hakkimda ne dusunur diye. Senin sacin Avrupalinin is oncesi 2 dklik small talk malzemesidir sadece, bir daha senin sacini takan dahi olmaz, istersen kirmiziya boyamis ol. Flancanin oglu nereyi kazandi, o askerligini yapti, o is buldu mu, onlar niye hala cocuk yapmadi bu tarz bir toplumda yetisen kisi zengin olunca tabii etrafina gosterecek.


  • neverletyougodown  (01.07.20 15:43:54) 
ben ilk geldigimde "marka" kiyafetler falan gormedigime sasirmistim. bence maddi olarak ulasabildiklari icin onemsiz olmasi da bir etken.


  • durgunfoton  (01.07.20 16:19:03) 
[]

Erasmus 2020-2021’de yapılacak mı?

Korona yüzünden Erasmus’u askıya alan üniversiteler ve diğer ertelemeyenlerde son durum ne?




 
ankara üniversitesi'ndeyim. erasmus'a hak kazanmıştım. karşı okul "geliyosan gel" diye mail attı, kendi okulumla görüşüp başvuru işlemlerini hallettim, kabul mektubunu bekliyorum şu an. benim gideceğim okul öğrenci kabul ediyor ve normal şartlarda gideceğim gibi görünüyor ama aynı zamanda "yök öğrenci değişim faaliyetlerini askıya aldı" yazıyordu en son okulun sitesinde, güncellenmiş bir bilgi de göremiyorum.

nasıl olacak anlamadım, galiba kimsenin de fikri yok.
  • der meister  (09.06.20 20:11:53) 
[]

Beyoğlu Karaköy’e ne kadar uzak?

Yürüyerek ne kadar sürer? Karaköy’de işim var. Ama Karaköy’de uygun fiyatlı apart otel bulmak zor. Toplu taşıma işine hiç bulaşmadan işimi halletmek istiyorum.




 
beyoglu'nun neresi, karakoy'un neresi? mesela sishane metrosu'ndan karakoy iskelenin oralara yokus inerek yuruyebilirsiniz keyifli bi yoldur hatta.


  • hjarteblod  (02.06.20 22:28:59 ~ 22:29:08) 
10 dakikada yokuşu çıkarsın.
Haritadan da bakabilirsin fikir edinmek için.

İskele- istikal caddesi tünele yürümense 15 dakika gibi.

Uygun fiyatlı otel yerine; beyoğlu öğretmenevine bakabilirsin.
İskele -beyoğlu öğretmenevi yürüyerek 20 dakikadır yaklaşık.
  • jimjim  (02.06.20 22:29:02) 
en yakın iki nokta arası yürüyerek 10 dakika, en uzak iki nokta arası 30 dakika.


  • orpheus  (03.06.20 01:24:52) 
Beyoğlu ilçedir. Karaköy o ilçenin içindeki bir semt.


  • Sellim  (03.06.20 01:29:24) 
google mapsten noktaların adresini girip mesafe alıp yürüme ile ne kadar süreceğini hesaplatabilirsin


  • delidiyorum  (03.06.20 08:00:45) 
[]

araştırma görevlisi erasmus ya da ücretli yurt dışı görevi yapabiliyor mu?

sb.




 
evet.


  • ekaterina  (28.05.20 19:39:28) 
yapabilir ama izin kesin verirler diyemiyoum. Fakultene ve universitene bagli


  • zaxurani  (28.05.20 21:18:39) 
[]

Neden böyle bir şey oluyor?

Pamukkale Üniversitesi'nde yüzyüze eğitim anketi yapılıyor. Öğrencilerin 5000'i isterken 21.000'e yakını online eğitim istiyor.

Bir üniversite öğrencisi için aile evinde bu kadar uzun süre kalmak, hele de bu korona psikolojisiyle ne kadar mantıklı? Öğrenciler neden bu yönde bir temayül gösteriyorlar? Bir kısmı maddi sebeplerle olsa da genç bir üniversite öğrencisi online eğitimi neden ister ki?


 
Hastalanmaktan korkuyor insanlar.


  • evrim halkasi  (12.05.20 18:56:38) 
(bkz: toplum sağlığı)
(bkz: fedakarlık)
(bkz: sağduyu)
  • archmage mahmut  (12.05.20 18:56:45) 
iyi de şehirdışından gelip aile evinde kalmayanlar gene öğrenci evlerinde kalmaya devam edebilir.

c-tembellik.
  • unabomber  (12.05.20 19:23:44) 
Hemen söyleyeyim

Pamukkale değil ama başka bir üniversite için (Daha büyük)

1- İnsanlar korkuyor. Kronik hastalıkları var, ailelerinde hassas birileri var vs.

2- Ulaşım yok gibi bişey. Otobüs uçak yok. Olan otobüsler çok çok pahalı (normalde 60 TL olan bilet 150 TL)

3- Kalacak yer sıkıntı. Yurtlarda karantina tayfa var. Evini kapatanlar var, özel yurttan çıkanlar var. Haftaya gel desen kalacak yer yok. Ayrıca aile evinde kalmak ekonomik açıdan daha uygun.

4- Bazı bölümlerde 200 kişilik salonlarda ders yapılıyor. Öyle bir ortamda bulunmak istemiyor insanlar.

5- Şu an cafeler vs. açık değil. Üniversite öğrencileri ne yapacak gelip ? Sosyallik neredeyse sıfır

6- Bazı bölümlerde dersleri geçmek online daha kolay. Yüz yüze sınavla geçemeyecek bazıları ödev yapıp dersi geçiyorlar.

Şu an en mantıklısı ve en güvenlisi bu. Sağlık en önemlisi. Ayrıca o 5000 kişinin bir kısmı denizlide ikamet edenler filandır. Şu an kimse artvinde, vandan, tekirdağdan gelmeyi göze almaz. Velilerde göndermez.
  • infernalcadre  (12.05.20 19:36:03) 
tam tersini sormak gerekiyor, o 5000 ögrenci nicin yüzyüze egitim istiyor. sehir disinda ogrencilerin bir kismi, gelmek istese otobus yok. gelse cogu evi bosaltmis, yurtlar kapali, kalacak yer yok. gelse oturacak yer yok. sinav olsa o kalabalikta nasil sinav olacak, onun icin hocalar asistanlar da okula gelmek zorunda olacak.

bu kosullarda dönem böyle kapanacak. online egitim sinav yalan dolan zaten. bir sekilde herkes gececek bu dönem böyle bitecek.
  • proteus  (12.05.20 20:04:20) 
ne kadar garip bir düşünceniz var.
nedenini bilmiyorum ama

''Bir üniversite öğrencisi için aile evinde bu kadar uzun süre kalmak, hele de bu korona psikolojisiyle ne kadar mantıklı? ''

lafınız cok ürküttü beni, virüsü aile evine tercih etmişssiniz resmen

ben de aile evinde üni okudum
tabii ki öğrenci evi serbestliği yok ama o kadar da değil,
online eğitim tabii ki olmalı
mantıklı, sağlıklı ve olması gereken bu cünkü?
  • blackgirl00  (12.05.20 20:11:38) 
böyle bir durumda ne isteyecekti insanlar? asıl siz neden okula gitme heveslisisiniz onu çok merak ediyorum ben. neden yani?


  • nothing in my way  (12.05.20 20:51:19) 
Mantıklı olan online eğitim çünkü. Yüz yüze eğitim isteyenlerin 5000 kişi olması çok bile bence. Şu koşulda yüz yüze eğitimi online eğitime tercih etmek için mantıklı bir tane sebep göremiyorum.

Ben Ege Tıp'ta intörnüm, bizim eğitimi inatla yerinde yapacaklardı bazı okullar online eğitim yaparken. Sonra dün çıkan yök kararıyla bu planı iptal ettiler ve bugün online eğitime geçtiklerini duyurdular. Çoğunluk bu karardan oldukça memnun olması gerektiği gibi ama arada bazı çıkıntılar hastaneye gidip gönüllü çalışmak istediklerini söylediler. Bunun da mantığını anlamıyorum mesela. Otur evinde dersini gör çalış işte, sınavlara da internet üzerinden rahat rahat girersin. Tuhaf yüz yüze eğitim isteyenler.

Ayrıca aile evi öcü mü? Bu dönemde öğrenci evine gitse ne yapacak? Sanki sosyalleşecek imkan var da öğrenci evini tercih etmesi daha iyi..
  • nundu  (12.05.20 21:33:46) 
1. hastalık korkusu
2. sadece sınav için 2 haftalığına git gel yapmak ulaşım maliyeti demek
3. seyahat kısıtlaması olan şehirlerde oturanlar için ya da seyahat kısıtlaması olan yerlerde okulu olanlar için izin almak ekstra uğraşı
4. dördüncü sınıfların pek çoğu bu dönem uzaktan eğitim şeklinde tamamlanacak diye evi yurdu kapattı, ayrıldı. okula dönseler kalacak yerleri yok. ufak sınıflasr için kyk'lar kapalı. üniversite okulu açsa bile bakalım kyk yurtları açacak mı? kyk dışındaki özel yurtlar da kepenk indirdi.
5. online eğitim çok rahat, devam zorunluluğu yok, varsa bile gir bağlantıya aç hoca kendi kendine anlatsın sen git öbür tarafta uyu, gta oyna, kim bilecek.
6. online sınav da ödev de çok rahat, watsap gruplarında, face gruplarında aynı ödev dolanıp duruyor. şu an muhtemelen aynı dersi veren tüm türkiye hocaları aynı kaynaktan çıkıp revize edilmiş bir ödevi okuyoruz.
7. aile evinde olduklarını nerden biliyorsun? sayıca az da olsa bir kısmı zaten okulun olduğu yerde kaldı, eve hiç gitmedi bile. daha az bir kısmı, sevgilisinin yanında kalıyor.
  • halanne  (12.05.20 22:25:04) 
[]

Almanya nasıl dünyanın en büyük 4. ekonomisi olabildi?

1945'te 2. dünya savaşı biterken darmadağın olmuş bir ülke nasıl yarım asırda dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline geldi?




 
  • nahtoderfahrung  (05.05.20 17:46:56 ~ 17:48:31) 
savaşta darmadağın oldu ama aydını, mühendisi, anlayışı vs. hasar görse de değişmedi ki. zaten savaştan önce hatta 1. dünya savaşından önce de dünyanın en büyük devletlerinden biriydi.


  • ya ben lan neyse  (05.05.20 18:11:02 ~ 18:13:46) 
yarım asırda olmadı abicim ülke gelenekleri diye bir şey var. ikinci dünya savaşında yenildi diye bu gelenek yok olmadı ki. bir mühendisin yaptığı köprüyü yıktın diye o mühendis bir köprü daha yapamayacak mı?

amerika'nın falan yardımı dokundu tabii. orası ayrı bir boyutu.
  • bohr atom modeli  (05.05.20 18:14:38) 
Modernleşme (bknz modernizm, aydınlanma vs) tamamlanmış bir ülkeydi zaten.
Bu bir kültür, gelenek meselesi. Çalışmak, üretmek, okumak vs zaten olmuş bitmiş bir şeydi.
Biz okuma yazma sorununu çözmeye çalışırken, orada dünyaya yön veren akımlar 1800ler1900lerde çıkmıştı.
  • jimjim  (05.05.20 18:54:33) 
2. dünya savaşı öncesinde de zaten ABD den sonra dünyanın en büyük sanayisine sahipti. Eğer Hitler yerine daha aklı başında tipler olsaydı bugün 100 milyon nüfuslu çok daha büyük ve güçlü bir Almanya olurdu esasında.


  • maxim gorki  (05.05.20 19:32:23) 
almanyanın japonyanın her yerinde amerikan üsleri var. sen de savaşıp kaybedip kayıtsız şartsız anlaşma imzalarsan sen de olursun. ingiliz manda ve himayesini kabul etsek biz de olurduk.


  • kelepir  (05.05.20 20:00:23) 
Amerikan himayesinde. üretim bir kültürdür. Savaştan önce de öylelerdi. Sonra da.


  • elitoangelito  (05.05.20 20:27:31) 
[]

Sağlık bakanının açıkladığı rakamlara güveniyor musunuz?

Sb.




 
Evet güveniyorum. İnanmayanlar herhangi bir yoğun bakımın yatak yoğunluğunu araştırabilir, yabancı medyanın bu konudaki haberlere de bakabilir. Ben bir tane hekimin, bir tane yoğun bakım uzmanının "durum açıklandığı gibi değil, yataklarımız dolu" dediğini duymadım.


  • sys coyg  (01.05.20 13:35:25) 
covid19'a yakalanmış kişiler, bağışıklık sisteminin gücünü kaybediyorlar. sonra zature geçiriyorlar.. duyduklarımız bu yönde. elbette detayları var. ama covid diye bir "hastalık" olmadığı için, ne yazık ki kaybettiğimiz insanlar başka isimleri olan rahatsızlıklardan vefat ediyorlar. bazısı çoklu organ yetmezliği, bazısı ileri zatürre bazısı akciğer, solunum yetmezliği... dolayısıyla ben covid enfekte olmuş ve vefat etmiş herkesin, ölüm raporunda covid yazıldığını sanmıyorum. bunun için de doktor olmaya gerek yok. bunca yıldır gördüğüm liderlik, tutum, şeffaflık bu durumda ne yapabileceklerinin sinyalini veriyor zaten. tek başına yurt içinde kampanya başlatıp sonra amerika dahil büyük dünya devlerine "yardım" ediyor olmamız zaten müthiş bir zeka ürünüyken neyi tartışıyoruz?


  • jeanluc  (01.05.20 13:49:10) 
@jeanluc "ama covid diye bir "hastalık" olmadığı için, ne yazık ki kaybettiğimiz insanlar başka isimleri olan rahatsızlıklardan vefat ediyorlar"
Çok talihsiz bir açıklama olmuş. Covid bir hastalıktır, çoklu organ yetmezliği ise bir klinik sendromdur. Aynı şekilde zatürre veya solunum yetmezliği de birer hastalık değildir, birer sonuçtur. Bu kadar bilgisiz olduğunuz bir konuda bu derece özgüvenli olmanız da çok ilginç doğrusu.

  • sys coyg  (01.05.20 13:54:23) 
uzun zamandır @jeanluc gibi boş bir insan görmemiştim. covid diye bir hastalık yok diyor ama avam bilmiyor ki açılımı coronavirus disease. bu kadar da olmamalı bir insan yazık.


  • diffarentiationation  (01.05.20 14:30:54) 
Boyle delicesine saklanan bir tablo olmadigini hastanelerin yogunlugunun korkutucu boyuta gelmedigini gormekle birlikte evet sayilarin yeterince seffaf olmadigina inanmak degil net olarak seffaf olmadigini biliyoruz. Zira testi pozitif olmadigi halde covid tedavisi goren kisilerin sayisi aciklanmiyor. Test sayilari kac vakadan alindi aciklanmiyor. Bunlar seffafligin onundeki engeller.


  • red g  (01.05.20 14:34:05) 
Hayır, sağlık bakanlığının açıkladığı rakamlara ve kriz yönetimine kesinlikle güvenmiyorum. Aklıma çok şey geldi, yazıp yazıp sildim ama sadece aşağıdaki bile bence yeterli bir sebep.

İBB Vefat Sorgulama Sistemi Skandalı ve hemen ardından sistemin erişime engellenmesi. Çok basit bir karşılaştırma ile vefat eden insanların ölüm sebeplerini görebiliyordunuz ve rakamlar sağlık bakanının açıkladığı rakamlar ile örtüşmüyordu.

eksisozluk.com
  • burka  (01.05.20 14:38:07) 
*Bakanlık covid tedavisi gördüğü halde test sonucu çıkmayanların istatistiklere katılmadığını zaten söyledi. Bu dünyanın birçok ülkesinde bu şekilde uygulanıyor. Öncesinde tüm covid şüphelilerini istatistiğe katan ülkeler bile sonrasında sadece pozitif sonuçlara yöneldiler. Türkiye'ye özel bir uygulama değil.

*Gerçek vaka ve ölüm sayıları gizleniyor inancı da okumuşundan okumamışına herkesin etrafında birleştiği saçma sapan bir düşünce benim açımdan. 7 milyarlık nüfusa sahip bir gezegende 3.5 milyon vaka ne kadar inandırıcı ise Türkiye'deki vaka sayısı da o kadar inandırıcı. Burada gerçek sayının gizlenmesi değil, tespit edilememesi sorunu var. Çünkü her önüne gelene test yapabilecek bir imkan dünyanın herhangi bir ülkesinde mevcut değil.

*Ölüm raporlarını hazırlayan doktorların beyanları esas alındığı için bakanlığın tek tek bütün hastaneleri gezip rapora yazılan doğru mu diye dolaşma şansı da yok. Bu durumda doktor beyanlarının doğruluğunu tartışmak gerekir. Buna bakanlığın müdahalesi var mıdır yok mudur konusuna girmiyorum ama varsa da toplam istatistiği etkileyecek bir şey olacağını da düşünmüyorum.

Bu şartlar altında eldeki verilerin doğru ama gerçek verilerin tespit edilememesi sebebiyle de olması gereken verilerden uzak olduğunu söyleyebiliriz. Yalan söylediklerini düşünmek çok komik geliyor bana. Dünya genelinden farklı bir seyir olmadığı gibi bizi dünyanın geri kalanından farklı kılan bir sistemimiz de yok.

Şu yaşıma kadar hükümetlerin herhangi bir beyanına %100 güvenmedim fakat bu iş sağlık işi. Ülkeyi değil, dünyayı bağlıyor. Kimsenin kimseye yalan söyleme lüksünün olmadığı bir dönem. Dolayısıyla resmi verilere güvenmekten başka bir şansı yok dünyanın.

Kaldı ki dedikleri gibi şimdiye kadar tüm tersliklerde işin içinden birileri mutlaka çıkıp sesini duyururdu. Şu durumdaki tek çağrı iyileşme oranı ne kadar yüksek olursa olsun vakaların hastanedeki yoğunluklarında büyük bir düşüş olmadığı ve tedbirlerin devam ettirilmesi gerektiği yönünde.

Sadece Türkiye çerçevesine bakarsanız devlet açıklamalarını refleks olarak reddeden birçok insan var. Dünyaya bakarsanız da herkesin seyri aynı gidiyor. Ülkeler üzeri bir durum ve organizasyon var.

Sonuç olarak ne %100 güvenilir ne de tamamen safsata. Biraz okuma, biraz araştırma ve çokça yorumlama ile dümdüz yandaş veya dümdüz muhalif düşüncelerden uzaklaşmak gayet mümkün.

Eyyorlamam bu kadar.
  • desdenova34  (01.05.20 15:04:58) 
Ölüm rakamlarına inanmıyorum.


  • baal  (01.05.20 15:52:32) 
Büyük bir hastanede enfeksiyon kontrol komitesinde görevliyim. İlk dönemlerde yataklarımız tamamen dolu oluyordu. Acil serviste kimi zaman yatış için bekleyen 100'e yakın insan olurdu, bir kısmı servislerde boşalan yatak olursa oraya alınır, bir kısmı şehir içindeki hastanelere sevk edilirdi. Artık acilde bekleyen hastamız olmuyor, yatış ihtiyacı olan hemen servislere alınabiliyor. Yoğun bakım da full çekmiyor önceki ay gibi, rahatladı. Bence gözle görülür bir gerileme var, tedbirler bir anda gevşetilmez umarım.


  • aseton  (01.05.20 15:57:53) 
ölüm rakamlarının daha fazla oldugunu dusunuyorum.


  • sizofren06  (01.05.20 16:57:38) 
1234  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.