[]

olmazsa olmaz dediğiniz koku veya kokular

uzun süredir kullandığınız, satın alırken" zaten sürekli kullanacağım" deyip pahalıysa bile paraya kıydığınız, belki ikisini üçünü birden gözünüzü kırpmadan aldığınız koku nedir? herhangi bir kolonya , aftershave, parfüm , vb. olabilir.
Geçenlerde deneyip memnun kaldığınız yeni bir şeyi sormuyorum,uzun yıllardır tüketim listenizde adeta demirbaş olan,kemikleşmiş, odanızda belki de hiç açılmamış 2-3 şişesi/paketi bulunan şeyleri soruyorum.
örneğin old space ın aftershave i.
caps:
n1.sdlcdn.com

 
Dior Homme Intense.

Ölene kadar kullanırım gibime geliyor.
  • angelus  (29.11.14 19:53:16) 
[]

wireless üzerinden telefondan görüntü ve ses almak için

AirDroid 'de kameradan görüntü alabiliyoruz ancak kamerada ses yok.
Airdroid ile aynı prensibe dayanan,sadece ses veya ses ile görüntüyü birlikte alabileceğimiz beleş bir uygulama var mı?



 
Droidcam


  • cetoxim  (29.11.14 01:07:46) 
[]

Wireless olan bir yerde telefonumdaki belgeler bilgisayarıma aktarılsın

Eve geldiğimde ya da işteyken wireless üzerinden böyle bir şey olsun istiyorum.Hem de kendi kendine.Yani belirli aralıklarla bilgisayarıma aktarılan veriler update edilsin.
telefon işletim sistemi android.
pc windows.
ücretsiz bir program var mı bunu yapacak?
güvenilirliği de ayrı bi konu tabi.

 
Dropbox


  • mrvengeance  (28.11.14 21:27:07) 
Airdroid hızlı ve bedava.


  • cetoxim  (28.11.14 21:34:45) 
kaynak yapıyorum soruya ama merak ettim ben de.

airdroid otomatik yedekleme yapıyor mu acaba? yapıyorsa nasıl ayarlanır?
  • akks  (29.11.14 06:34:47) 
[]

Aklım fikrim almıyor.O audi mercedesin altına nasıl girdi?

www.youtube.com

Ben bir araba manyağıyım.Hele mercedes ile ilgili bir haber doğrudan beni ilgilendirir.Bugüne kadar gerçeğiyle videosuyla zibilyon tane kaza gördüm,dikkatlice inceledim.
Konu Bahçeli'nin konvoyunda meydana gelen kaza.Videodaki mercedes s350 nin plakası 06 mhp 01. Bahçeli nin ablası Tandoğan'da oturuyor ve ben okula gidip geldiğim zamanlarda bu arabayı bir çok kez arka koltukta bahçeli otururken görmüşlüğüm vardır. Bütün bu saçma salak gereksiz anlamsız detayları anlatmamdan da araba manyağı olduğum anlaşılıyor olsa gerek.
Neyse, sabahtan beri düşünüyorum,bir türlü anlayamıyorum, bu audi bu merso nun altına nasıl girer? ya da merso audinin üstüne nasıl çıkar?
Hadi bir araba tıra çarpar,tır çok ağır ve arkası yüksek olduğu için araba tırın altına girer ama tır havaya kalkmaz anlarım da, burada merso audi den daha ağır ancak neden audi vurup mersonun altına girince merso havaya kalkmış?
tır ile mersoyu karşılaştırınca audi ile merso arasındaki kütle farkı daha küçük.yani audi mersoya arkadan bam diye koyunca audinin önünün ve mersonun arkasının haşat olması ve çarpışma sonrası aralarının açılması lazım.
bu satırları yazarken aklıma geldi, şöyle olabilir, bunlar çok hızlı gidiyorlarmış ve aralarındaki takip mesafesi tehlikeli boyutlarda olacak kadar azmış. audi de merso da fren kabiliyeti çok iyi olan arabalar.Merso aniden frene abanınca doğal olarak önü yere yaklaşıp arkası havaya kalkmış. audi de onunla hemen hemen aynı anda frene basmış ve aynı şekilde onun da önü yere yaklaşmış (pısmış). merso ile aralarındaki mesafe çok az olduğundan ve ikisi neredeyse aynı anda frene bastığı için merso audiyi haşırt diye altına almış.
yani f=m.a diyoruz. mersoda m ve a çok büyük. audi de a büyük ama m mersoya göre küçük. Öyle olunca çarpışma esnasında birbirine zıt iki kuvvet karşı karşıya geliyor ve mersonun yarattığı kuvvet audinin yarattığı kuvvetten büyük.
öyle olunca zıt kuvvetleri birbirinden çıkarınca net veya bileşke kuvvet, mersoyu audinin üzerine iten bir kuvvet oluyor.yani mersodan audi yönüne doğru.ve bu kuvvet mersoyu audinin üzerine çıkarmaya yetiyor.

 
öndeki vito başka bir araca arkadan çarpıyor. arkadan gelen merso da vitoya çarpıyor. çarpmanın etkisiyle mersonun götü bi on santim havaya kalkıyor. o sırada takip mesafesine uymayan audi de o kalkan göte giriyor.


  • m murphy  (28.11.14 21:07:51) 
[]

trance vb. sevenlere

şu ikisi çok sardı,tekrar tekrar dinliyorum:

www.youtube.com

www.youtube.com

aynı frekansta olduğumuz kişilerden benzer parça önerileri alayım. Tişikkirlir.

 
www.youtube.com

al sana. efsane.
  • devorgilla the gunslinger  (23.11.14 22:13:52) 
  • bira sisesi kapagi  (23.11.14 22:16:33) 
www.youtube.com

şununla kapanışı yapayım kendi adıma, beyaz gömleğine kurban ^.^
  • devorgilla the gunslinger  (23.11.14 22:21:07) 
vocal cheesy dandirik trance diye aratırsan çok örneğini bulabilirsin


  • turk kelekom  (05.12.14 16:41:05) 
[]

Ne denir?

Vekil kelimesinin anlamını biliyorsunuz diyelim.Ben birinin vekili isem o vekili olduğum kişi benim neyimdir? Nedir o kelime?




 
Müvekkil.


  • arnold schwarzeneger  (16.07.14 14:36:00) 
müvekkilindir.


  • labanon  (16.07.14 14:40:48) 
[]

telefon uygulaması

hani google earth de bazı yerlerde resmin içine girebiliyoruz ya, küre gibi oluyor resim.360 derece dönebiliyoruz resmin içinde.(panorama değil)
Öyle resimler çekip telefonumuzda görüntülemek için ne yapmamız lazım? telefonda mı o özelliğin olması lazım yoksa bi uygulama indirip öyle resimler çekip görüntüleyebiliyor muyuz? uygulama varsa adı nedir?



 
(bkz: photo sphere) android telefonlarin ozelligi. iphone icin ayrica uygulama var mi bilmiyorum


  • crucio  (14.07.14 18:36:26) 
[]

wireless şifresi kırılıyor mu gerçekten?

ya işte suç muç diye kimse bana maval okumasın.Sadece gerçekten yapılabiliyormu merak ediyorum.İçten içe de yapılabildiğine inanmıyorum.Ha beceren bi babayiğit varsa nasıl yapıldığı konusunda özelden mesaj atabilir mi?




 
elinde türkçe bir passlist varsa neden olmasın.

dazzlepod.com

bununla amerikadaki arkadaşımın kırmadığı wireless yoktu mesela.
  • ozzpwnz  (29.06.14 00:37:15) 
Kıramazsınız.


  • angelus  (29.06.14 00:37:48) 
bal gibi kırılır.

sniffing
aircrack -ng

araştırın biraz google'ı.
  • ozzpwnz  (29.06.14 00:41:42) 
yapılıyor bilidiğim. ama linux işletim sisteminde yapılıyormuş sanırım.


  • anil  (29.06.14 00:41:56) 
linux'a gerek yok. backtrack'i windowsta da çalıştırabiliyorsunuz. linux şart değil.


  • ozzpwnz  (29.06.14 00:42:37) 
wep olunca kırılıyor bizzat denedim diğerlerini bilmiyorum.


  • klakie  (29.06.14 00:57:42 ~ 00:58:11) 
Kali Linux. Gayet kirilir. Hele ki su tek tusla baglanti ozelligi varsa modemde, hic uzun surmuyor.


  • fever  (29.06.14 01:59:00) 
Üç komşusundan internet kullanan arkadaşım var. Hepsinin şifrelerini kırmış. Biri tatile falan gidip modemi kapatınca öbüründen giriyor. Yapılabiliyor yani.


  • green knight  (29.06.14 02:14:25) 
WPS'i açık modemler, ki hemen hemen hepsinin açık, çok kolay bir şekilde hackleniyor. WPA2 şifrenizi 30 haneli de koysanız WPS'iniz açık olduğu sürece 1-2 saate olmadı maksimum 10 saate modeminiz kırılır. WPS'i açık bırakmak iki kapılı binanın girişlerinden birini çelik kapı, zincir, demir parmaklıkla kapatırken diğer kapıyı tamamen açık bırakmak gibi.


  • darkredanger  (29.06.14 02:47:02 ~ 02:47:23) 
şifreyi elde etmek sadece program vasıtası ile yapılan bir şey değil. akıl kullanmak da önemli. mesela halkımızın şifreleri bellidir. 12345678, 888888888 gibi. deneyerek bulduğum çok wifi şifresi oldu. backtrack ile de makinemin zayıflığı ve yeterli vaktimin olmaması nedeniyle sadece netmaster modemleri kırabildim. yine böyle bir duyuruda birisi sallamayın lan, öyle şey mi olur demişti. 8snde kırılan netmaster modem penceresini koymuştum ben de. o yüzden uydunet kullananlar varsa o modemi çöpe atsınlar önce


  • patr  (29.06.14 03:03:52) 
bende kırılıbildiğini biliyorum ama kendi sisteminizin güçlü olması gerektiğini biliyorum.


  • mayday  (29.06.14 13:32:16) 
kırılabiliyor sanırım çünkü bi ara ttnet'ten uyarı gelmişti. aşağı yukarı şöyle birşey yazıyordu: maksimum kullanıcı sayısına ulaştınız (12)

yanılıyo olabilirim ama wireless şifremi bulduklarını düşünmüştüm. ve internet baya bi yavaştı o zamanlar.
  • lionel andres  (29.06.14 13:37:07) 
[]

doğa sesleri- mümkünse virtual kayıt olsun

beleş sesler arıyorum mesela deniz kenarı vb. yerde virtual dediğimiz çift mikrofonla kaydedilmiş seslerden. meşhur virtual barbershop gibi yani. kulağıma takıcam da deniz kenarındaymışmış gibi yapıcam gözlerimi kapatıp.




 
echoes of nature'ı araştırınız. 7-8 tane albümleri vardı galiba komple doğadan değişik sesler dalgalar, yağmur vb.


  • theseachange  (18.06.14 00:17:23) 
aradığınız şeyin adı "binarual" kayıt, virtual barber shop bir binarual kayıttır


  • anil  (18.06.14 02:35:15) 
[]

Bugün ne sınavı vardı?

elinizde kalemlikler vardı hayırdır?




 
ales


  • nax  (12.05.14 00:42:51) 
[]

Bu hissettiğim nedir?

Genellikle ekran başındayken oluyor.Şöyle ki, mesela kafamla ekran arasındaki mesafeyi 600 metre gibi hissediyorum.Ya da klavyeye, parmaklarıma bakınca sanki uçurum gibi bir mesafe görüyorum.

Daha açıklayıcı olsun; sanki kendim, kendi göz çukurumda durmakta olan miniminnacık,karınca kadar bir insanım da etrafımı o miniminnacı kişinin gözünden görüyorum.

Mesela elimi fareye uzatıcam ya, sanki elim 850 kilometre yol alıyor o esnada.Elimin çapı da 5 kilometre sanki.

Bazen çorba içerken, çorba kaşığı oluyor sana futbol sahası büyüklüğünde bir havuz.Bi içişte 2 milyon ton çorba çekiyorum.

Bazen dünyanın döndüğünü hissediyorum.Yok yok, baş dönmesi falan değil.Çok daha garip bir duygu bu, hissediyorum bizzat.

neleloluyol ?

 
Doktora görünmeniz yararlı olabilir. Doktorların her bölümünü ilk kez izliyormuş gibi izlerdim, orada da buna benzer bir konu işlenmişti, sorun beyindeydi galiba.


  • pavlis  (08.05.14 23:33:03) 
gözlerin bozuk bence. bir doktora git derim.


  • anil  (08.05.14 23:33:09) 
depresyon ya da anksiyete bozukluklarında böyle şeyler oluyordu yanlış hatırlamıyorsam.bazen uyumaya çalışırken kafan sanki uçuyomuş gibi oluyor mu?


  • sorumatik  (08.05.14 23:35:02) 
süper uyurum.Uykuya dalarken de anormal bir şey hissetmem. Enn geç 15 dakika içerisinde uykuya dalarım.Astral seyahat, lucid dream konularıyla da uğraştım.


  • AWD  (08.05.14 23:36:42) 
Oha bunu tek yasayan benim saniyordum. Bazen de sanki ot icmisim gibi zaman yavasliyor. Ama acaip yavasliyor. Dinledigim muzik yavasliyor, dusuncelerim yavasliyor. Garip bir his ama seviyorum.


  • p girl  (08.05.14 23:42:44) 
çok fazla odaklandığımda dikkatimi bişeye çok verdiğimde olur bana


  • thujone  (08.05.14 23:43:57) 
Benim de oluyor ama farklı
Sanki kafam kocaman oluyor
Ellerim balım gibi şişiyor gibi hissediyorum
Hava ya uçuyorum ama çok ağırım gibi oluyo
  • bugun cok asabiyim sozluk  (08.05.14 23:51:07) 
seninki kadar vahim olmasa da benzer bi şey bende de var. yaygın olduğuna göre bence psikolojik. nadiren oluyor ama düşünüyorum da hep kendimi dünya üstüme çökmüş gibi hissettiğimde oluyor. ya da böyle olduğunda dünya üstüme çökmüş gibi hissediyorum, emin olamadım şimdi.


  • cilgin korsan ces  (08.05.14 23:57:30) 
ekrana çok uzun baktıktan sonra göz odaklanmakta zorlanıyor.
odaklanmanı sağlayan şey kas. sen sürekli aynı uzaklığa bakınca o kas sürekli aynı şekilde kasılı kalıyor. dolayısıyla yoruluyor ve gevşiyor.

biraz dışarıya, uzak mesafeye bakmak iyi gelir. hatta bunu yarım saat bir saat aralıklarla yapmak daha da iyidir.
  • goldentitan  (09.05.14 00:06:07) 
halüsinasyon. hatta psikolojide özel bir adı vardı bu durumun da aklıma gelmedi


  • feykalade  (09.05.14 00:09:44) 
ayni seyi ben de gecmiste cok yasadim. inanilmaz bi durum. delircek gibi hissediyordum ve icimi bi korku kapliyordu. boyle bisi olunca hemen dikkatimi baska seye cekip bozuyordum onu. gotum yemedi devam etmesine acikcasi.

ne oldugunu ben de merak ettim simdi. deliysek doktora gidelim. :)
  • she was my baby  (09.05.14 00:56:36) 
[]

Ayrı eve çıkmak istememin asıl sebebi

sabah ereksiyonudur. İlla odamın kapısını mı kilitleyeyim? Her sabah aynı sorun.Kahvaltıya çağırıyorlar,ben de hemen gidemiyorum önümde kızılay çadırıyla. Çadırın inmesini bekliyorum, ne diyeyim yani, " bi dakka anne, la bi durun baba,çadır insin geliyom" mu diyeyim? en az 6-7 dk. lazım.O halde tuvalette ihtiyaç gidermek de neredeyse imkansız.İşemek için yerçekimsiz bir tuvalet ve tavanda bir delik lazım.

Hele yüzümü yıkamaya giderken koridorda biri var mı diye sağa sola bakmak yok mu, biri denk gelirse mecbur moonwalk yapıcan da aradan tüyecen çadırı göstermeden.

Kahvaltı öncesine saat kurup kalkıp çadırı erkenden indirsem mi ne yapsam? Ama uykuyu da seviyorum, kahvaltıdan sonra 10-15 dk. kestirip öyle kalkan adamım ben.Öğrencilik zamanlarımdan kalan bi alışkanlık.İşte annem babam da zannediyor ki ben paso uyuyorum, sürekli hadi hadi diye kahvaltıya çağırıyorlar, bilhassa aney. Aney ayrı bir çeşit.Kavga edecez,her sabah direkten dönüyoz. Kahvaltısız da evden çıkmaya alışık değilim, otobüse falan biniyorum , aç karnına yol çekilmiyor.Aç karnına sakız çiğnemeyi, naneli şekeri de sevmiyorum insanlara ağzım kokmasın diye.

Yahu özellikle hanımlara sesleniyorum, erkeklerin bu sabah ereksiyonu konusunda bari siz biraz anlayışlı olun.Özellikle de delikanlı çoluğunuz çömbeleğiniz varsa.

Sabahları onu tanıyamıyorum, normalde hiç bu denli dellenip, hiddetlenip "sertleşmez".
Ne yapayım yani,elimde değil,benden önce uyanıyo işte, nöbet mi tutayım?

oh be, rahatladım biraz.

 
ben o halde işiyorum walla. öne doğru yeterince eğiliyorum, sorun olmuyor. üstüme işemedim hiç bu zamana kadar. sarhoşken bacağıma işiyorum bazen ama o sayılmaz. bol bi tişört giymen yeterli ayrıca boner'ı gizlemek için.


  • hasmetizm  (26.04.14 00:10:08) 
istisnasız her sabah oluyor mu bu olay ? her gün aynı saatlerde mi ötüyor kuş ? o kuşa bülbül öte.

hızlı hızlı nefes alıp vermek ereksiyonun daha hızlı kaybolmasını sağlıyor. ayrıca kaç dakika sürüyor ki ereksiyon ? şu an pipinize gereksiz bir merak saldım.
  • empati kuramayan psikolog  (26.04.14 00:10:53) 
kes at.


  • lorenzen  (26.04.14 00:10:58) 
yürürken ellerini cebine koymak ve cebinde açmak suretiyle engelleyebilirsin çişini yapmaya giderken.

ayrıca koyu renk pijama giy ki daha az belli olsun.

öte yandan dar boxer giyersen daha çabuk geçer ereksiyon hali.

söylemeden edemeyeceğim 6-7 senedir yalnız yaşıyorum sabah ereksiyonu konusunda o kadar rahatım ki bazen unutup bakkala gittiğim bile oluyor.

bu arada soğuk da yardımcı olur. artık soğuk su mu tutarsın odanda, yoksa pencereden dışarı mı sallarsın bilemedim.

son çare olarak da orta parmağını baş parmağında gerdirip, iki kez tık tık diye kafasına vurman. bunun da etkisi olabilir. ama ilk başta canın yanabilir söylemedi deme.
  • emfuzi  (26.04.14 00:15:52) 
annenize değil de babanıza söylesenize, genç adamım ilk uyandığımda uygun olmuyorum yanınıza gelmeye, anneme biraz izin ver çocuğa ayılsın gelir falan desenize diye?


  • alice practice  (26.04.14 00:20:04) 
güldürdün akşam akşam. ne diyeyim, belki çoğu erkek evlatta vardır bu tip durumlar. böyle bir durumda kahvaltıya çağırdıklarında pijamayla göbeğin arasına sıkıştır, üstten bol bir tişörtle kamufle et, tuvalete git ihtiyacını gider. sonra o kendiliğinden uyku moduna geri döner.

yine sen dua et sadce kahvaltıya çağırıyorlar. benimkiler bazen "çok yatıyorsun" deyip üzerimden yorganı çekmeye çalışıyorlar.
  • lesmiserables  (26.04.14 00:26:35 ~ 04:19:34) 
geceden işe yat. sabah ereksiyon mereksiyon kalmaz.


  • principia  (26.04.14 00:30:03) 
bu işin kesin çözümü erekte olmuş penisin başını boxer ve eşofmanın lastik kısmına denk getirmek ve üzerini tişörtle kamufle. sefil arkadaş doğru diyor.


  • john lee hooker  (26.04.14 00:36:38) 
john lee hooker +1 en guzel yol bu.


  • tadutadu  (26.04.14 00:59:38) 
çıkar vur masaya, zeytinler zıplasın!


  • compadrito  (26.04.14 05:00:16) 
yanılıyorsun dostum. asıl sebebi o ereksiyonu ödüllendirecek birinin olabilmesi yanında.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (26.04.14 05:03:16) 
[]

Şunun radyoda çalan remixi hangi remix?

www.youtube.com
bilene fahri profiterol ünvanı veriyorum.



 
www.youtube.com aklıma bu geldi ama yüksek ihtimalle değil?


  • zebragibi  (27.03.14 22:55:12) 
değil.ancak üzülmeyin size fahri çaycılık diploması veriyoruz.


  • AWD  (27.03.14 23:49:39) 
[]

askerlik şeyisi-kısa veya uzun dönem

çiçeği burnunda lisans mezunu kişisi en yakın ne zaman askere gidebilir?
bu işlemleri cartı curtu nasıl yapıyoruz?

uzun dönem gitmek nasıl oluyor, sadece bizim tercihimize mi bağlı?
bunlardan hiç haberdar değilim, salağa anlatır gibi anlatın pls.

 
mayıs celbi için son gün 15 şubattı..o yüzden ağustos celbine gidebilirsin en yakın. ağustos içinde son gün 15 mayıs.

başvuru için geçici diploma ve 3 fotokopisi, 3-4 tane resim ve nüfus cüzdanın yeterli..transkriptini de isteyebilirler.. başvuru sırasında sana verdiği belgeyle aile hekimine gidip muayine oluyosun sonra o belgeleri şubeye teslim ediyosun bu kadar.

uzun veya kısa tsknin isteğine göre..birazda bitirdiğin bölüm vs göre..ama kısa ya da uzun isteğini belirtiyosun..ne kadar dikkate alınıyo muamma.

bilal'e anlatır gibi anlattım umarım.
  • gibicibicis  (25.02.14 20:55:36) 
15 şubat mevzusu tecil iptal ettirip gitmek isteyenler için. tecili bitenler veya mezun olup hemen gitmek isteyenler mayıs celbi için 1-31 mart tarihleri arasında başvurabiliyor.

transkripti de isterler ; götürdüğün herşeyin 2'şer tane de fotokopisini götür. oralarda fotokopiyle uğraşma. bir de üds,kpds,yds gibi bir dil sınavına girdiysen onun da sonuç belgesini götürebilirsin.
  • montauq  (25.02.14 23:24:00) 
@montauq
yeni mezun asker adayıda tecilidir belli bir tarihe kadar.(mezuniyet tarihi)
o yüzden başvuru yaptığında tecilini bozdurur resmiyette..

belki eskiden daha farklıydı ama değişen celp dönemiyle örneğin haziranda mezun olanlar anca kasım ayına gidebildiler..

arkadaşın eğer mezuniyet tarihi 15 şubattan önce ise mayıs celbi için 1-31 mart arası erken sevk için başvurabilir diye düşünüyorum..
şubeye uğraması lazım yinede.
  • gibicibicis  (25.02.14 23:40:56) 
[]

microsoft çekirdek dalga ses karıştırıcısı sorunu

format sonrası sürücüleri yükledim ama aygıt yöneticisinden bakınca bu hıyarda sorun görünüyor.nette baktım bişi bulamadım pek. bilgisayarın sesi çıkmıyor. winamp da filan bi parça açınca BadDirec sound driver vıdı vıdı diyo. işletim sis: xp . ne yapmalk lazım dostlar?




 
Xp işletim sistemi kurduğunuz aynı zamanda codec, audio bus gibi extra ufak bir yazılımı da mevcut onu da yüklemeniz gerekli. Pc'nin Anakart modelini tam olarak öğrenin. Everest Aidata64 adlı program ile bakabilirsiniz ve modeli google'ye yazın audio driver bölümünden tam olarak yazılımı indirin. Yine yapamazsanız, Driver Pack 13 adlı yazılım ile sürücüyü de kurabilirsiniz. Yine olmadı; tanımadığı ses aygıtının özelliklerinden donanım kimliğini kopyalayın devid.info <- bu siteye girin ve sürücüyü orası da verir. Yine olmadı; sürücü modelini görebilirseniz buraya yazın ben size link vereyim. Kolay gelsin :)


  • vuvuzela seven adam  (31.01.14 16:42:40 ~ 16:43:17) 
[]

-Acil- format sonrası ilginç bir durum

işletim sis. win xp. normal c ye formatımızı attık. önceden yedeğimizi almıştık ama format sonrası çok sıkıntı oldu D de.(format öncesi yoktu).bilgisayar resmen donup kalıyodu d deki bazı klasörleri açınca filan.explorer cevap vermiyordu.

1 tane silinemeyen klasör vardı D de. silemedim ama nasıl olduysa D yi hızlı biçimlendir dedim, oldu.
Şimdi d boş.Ama 80 mb dolu görünüyor.Hadi tamamen boş olmaz da 80 mb da olmaz ki kardeşim.Şimdi ben bundan kıllandım, içim rahat etmiyor.Tam biçimlenmemiş gibi geliyor, yine sıkıntı yaratacak gibi hissediyorum. o 80 mb hep orada duruyor gibi .Ne yapmalıyım? iki üç kez biçimlendirdim, durum aynı. D nin kapasitesi 110 GB, tamamen boşken 80 mb dolu görünüyor.

 
80 mb-100 mb falan hep dolu görünür normaldir.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (31.01.14 02:37:07) 
o kadar doluluk normaldir çünkü biçimlendirme yapılırken sürücü içerisindeki tüm dosyaları silinir ve sürücüye tekrar kafa-kayıtı verilir. yani sürücüye açılma, veri işleme, kopyalama-yapıştırma vs.. gibi temel işlemlerin öğretilmesi için gerekli alandır o kapladığı kısım. nasıl ki bir harici disk veya flash bellek alıp bilgisayara taktığında alet üstünde yazandan daha az gösteriyorsa normal bilgisayarın içerisindeki sürücülerde de aynı durum söz konusudur.
biçimlendirme sırasında dosya sistemine göre ve diskin büyüklüğüne göre de değişiklik gösterir. yani ntfs olarak biçimlendirirsen farklı bir doluluk olur, fat16 veya fat32 olarak biçimlendirirsen farklı bir doluluk oranı olur.
o yüzden şuanda olan olay gayet normal.
ayrıca format sonrası D sürücündeki silemediğin klasör de daha önceki sistemin kalıntısı olabilir. yani sürücü o sisteme göre entegre olmuş durumda olduğundan yeni sistem ile çakışmalar yaşamış olabilir ve bu durum biçimlendirme sonucu artık yeni sisteme göre çalışır.
şunu da unutmamak lazım, sisteme yerleşen çalışır haldeki virüsler kendilerini harici ve depolama amaçlı kullanılan sürücülerin içine değil sistemin kurulu olduğu sürücüye yerleştirirler.
  • entropee  (31.01.14 02:48:12) 
[]

Marş türündeki ünlü klasik eserler

nelerdir?




 
ravel'in bolero'su gibi mi? www.youtube.com


  • uepuey  (18.01.14 20:49:30 ~ 20:50:49) 
  • bohr atom modeli  (18.01.14 20:56:00) 
kalinka www.youtube.com

bu versiyonu cok guzel www.youtube.com
  • exlibris  (18.01.14 21:12:04 ~ 21:13:14) 
  • fasyhbyz  (18.01.14 22:31:10) 
  • me  (21.01.14 11:56:39) 
[]

Ekonomi bilen biri bize anlatsın-Taksit sınırlamasının mantığı nedir?

Hani hemen hemen her şeye bir taksit sınırlaması kapıda ya, bunun mantığı nedir? Uzun taksitler devlete nasıl zarar veriyor? Devlet bu uygulamayla vatandaşların bankalara borçlanmasını ya da parayı elinde tutup biriktirmesini mi hedefliyor , nedir yani esprisi?




 
uzun taksitler değil ithal ürün satışı devlete zarar veriyor. cari açığı artırıyor. türkiye'nin yıllık telefon ithalatı resmi rakamlarla (kaçak girenler hariç) 3 milyonu bulunca önlem almak istediler.

mobilya ve beyaz eşya'da 9 taksitle sınırlaması ve sıfır araçta (ve diğer tüm ürünlerde) vergiyi artırması falan da iç talebi düşürmeye yönelik diye düşünüyorum. yani alın verin ekonomiye can verin devri bitti. resesyon başlıyor. winter is coming senin anlayacağın.
  • cari kacik  (18.01.14 20:46:59 ~ 20:50:14) 
Uzun taksit şu: sen diyelim ki patates üreten bir adamsın. Patates ihraç ederek ayda 200 tl kazanıyorsun. Gidip 200 lira taksitle iphone 5s alıyorsun, o da 2000 lira. Yani 10 taksit.

Bu ne demek biliyo musun, ülke 0 gün vadeli 2000 lira borçlanıyor senin için, cari açık tek seferde artarken, sen 10 ayda ancak onun getirdiği o eksiyi kapatabiliyorsun. Kısa vadede borç almak gibi bir şey.
  • roket adam  (18.01.14 23:29:32) 
[]

şekilsel soru-acil

diyelim ki tez yazıyoruz.2. başlığın altında 2.4. başlığına geldik.yazdık da yazdık. bi tablo koyucaz ama daha önceki bölümlerde hiç tablo yer almıyor.şekiller var ama hepsinin numarası var 2.1 2.2. diye.
şimdi bu ilk koyacağımız tablonun numarası Tablo 2.1 mi olur? sonraki tablo 2.2 mi olur beynim sulandı amk 7 saattir paso yazıyorum.



 
Tablo bölümlerden bağımsız ilerler bence.

Tablo 1 - Tablo 2 - Tablo 3 gibi..
  • cakabo  (13.01.14 13:40:56) 
Hangi bölüme aitse o bölümün numarasını alır. Yeni tez yazdım. Atıyorum 2. bölüme ait bir tablo 2.1den başlar 2.2 2.3 diye gider.


  • su ustunde yasayan balik  (13.01.14 14:30:39) 
su ustunde yasayan balik +1


  • aychovsky  (13.01.14 20:52:56) 
[]

bir kalp hastalığının adı

Metroda yanımdaki kızın elinde notları vardı çalışıyodu. Bi göz attım da, bi hastalık vardı kalbin etrafındaki kaslar mı zarlar mı kalınlaşıyo muydu neydi kalbi sıkıyodu.Kalp boşalabiliyodu ama tam dolamıyodu.Zaten azıcık kan çekebildiği için bu kan da hiç bişeye yetmiyodu.Hatta bişey ..perikard.. geçiyodu galiba yani kalbin dışında bi sıkıntı olduğu anlaşılıyodu adından. :)
Çok gereksiz ama eve gelince birden aklıma geldi neydi ki bu hastalığın adı?



 
Konstruktif perikardit olabilir.


  • otebostan  (09.01.14 11:14:48) 
hipertrofik kardiyomyopati?


  • william axl rose  (09.01.14 16:17:42) 
[]

ev yapımı roll on un şu içeriği sakıncalı mıdır?

Ne idüğü belirsiz onca şey içeren roll on lar gözenekleri tıkıyo, koltuk altına yakın çok önemli lenflere sızıyo, zararlı filan diye söylentiler vardı.Ben de denemek için bir tane yaptım.

-Normalde himalaya tuzu ve şap tuzu kullanılıyor ben direkt salamura için olan iri tuz koydum yani bildiğin deniz tuzu, sodyum klorür.
-Su
-Lavanta yağı.

Doygun bi tuz çözeltisi elde ediyoruz.içine kafamıza göre biraz lavanta yağı koyuyoruz.Sonuçta işlem görmemiş kristal tuz lan,yemiyoz ya, sürüyoz, ne zararı olacak ki diyor insan.

Kuruyunca koltuk altımı kontrol ettim, miniminnacık da olsa tuz kalıntısı filan yok hiç.

Bu tuz nereye gidiyor?koltuk altımızdaki gözeneklerden filan sızıp vücudumuza nüfuz etmesin?Evet ben de oha çok saçma imkansız diyorum da, lavanta yağının içinde linalool ve eucalyptol var diyo ne haltsa.Olur ya, bunlarla reaksiyona girer filan bi şekilde vücuda girer.Bir de aşırı tuzdan tansiyonumuz yükselmesin.

 
Cilde nüfuz eden bir maddeyi kafaniza gore uretip surmek pek mantikli gelmedi bana.


  • bilan  (09.01.14 11:13:36) 
lavanta yağını fazla koyduysan alerji yapabilir, yanma yapabilir. coumarin de var lavanta yağında alerjen olarak.


  • patricia kitten  (09.01.14 12:00:26) 
bildiğin karbonatı al, bir çay kaşığı karbonata ıslatacak kadar su damlatıp kullan. en basit ve etkili deodorant budur.


  • queen of the damned  (09.01.14 16:10:10) 
[]

"babası belirsiz" ifadesi hakaret sayılır mı?

bu babası belirsiz yaratıklar... veya
bu babası belirsiz kişiler ... diye başlayan cümleler hukuki olarak hakaret sayılır mı?



 
Evet.

Kısaca:

"İsnat edilen fiil, nesnel olarak, incitici, kalp kırıcı bir nitelikte olmalıdır. 765 s. Kanun, bu durumu, “ halkın hakaret ve husumetine maruz kılacak yahut namus ve haysiyetine dokunacak “ biçiminde ifade etmiştir"
  • g man  (05.01.14 16:14:05) 
Yaratik demen de suc. İma ederek hakaret etmek de suc.


  • comptrol  (05.01.14 16:34:10) 
Senin aklina suc olabilecegi gelen her sey suctur.


  • bilan  (05.01.14 16:48:21) 
birine hitap edilmesini istemediği isimle hitap etmek bile suçtur.

edit: hukuken suçtur.
  • insomni4c  (05.01.14 16:52:35 ~ 18:59:32) 
[]

şurada pilot niye böyle yapmış? Vi ar törkiş eirlayns

www.youtube.com
vay arkadaş 5 parmak mı kalmış uçağın kıçıyla asfalt arasında



 
uçağın tekerleklerini koyduktan sonra sebepsiz esnemesi ve kıçını vurmasından dolayıydı sanırım. hürriyet video da bununla ilgili birşey izlemiştim.


  • sensor1um  (16.12.13 12:30:04) 
Yanlis yuklemeden dolayi diyolla


  • brkylmz  (16.12.13 12:32:23) 
pistten sekmiş. koşma mesafesi yeterli gelmeyebilir ve pistten hızla çıkıp uçak ağır hasar alabilir. ayrıca kıç bölümünde de sanırım temas var.
inişi tekrar etmek adına pilot böyle bir karar almış.
tabi içeridekiler için ürkütücü ve bayağı korkulacak kadar sarsılmışlardır tekrar yükselirken de.
  • vaktiyle iyi biriydi  (16.12.13 12:40:54 ~ 12:41:52) 
tamamen güvenlık için.o zıplamayı yaşaması usta pılot için bir sey ıfade etmez yine de iner.ama önlem önlemdir.dogrusunu yapmıs.


  • tadutadu  (16.12.13 13:15:03) 
[]

Youtube a yüklediğimiz videodaki müziğin sorun çıkarmaması için

ne yapmalıyız? Adam full albümü yüklemiş youtube bir şey demiyo, benim 2 dakikalık videomdaki müziğe yassah hemşerim diyo.Videoyu oluştururken mi başlıyo iş, nedir yani "trick"i bunun?




 
30sn den fazla yer almayacak her 20sn de müziği değiştir.


  • azizakin  (14.12.13 23:38:52) 
[]

burun üzerindeki gözenek-siyah noktalar için ne yapmalı ?

erkek kişisiyim,galiba ihmal etmişim, aynaya dikkatli bakınca burnumun üzerinde gözenekler olduğunu farkettim.Gözeneklerin dibinde de siyah nokta var.

bu siyah noktaları yoketmek ve gözenekleri küçültmek için ne yapmalı?


 
çok az tuz,çok az şeker ve biraz suyu karıştırıp sür.15-20 dk sonra yıka.bu peeling siyah noktalar için çok iyi.cildin yağlı ciltse suyla,kuruysa su yerine zeytinyağı kullanacaksın.bir de tuz ve şekerin pütürlüğünü hissetmen lazım.suyu ya da yağı ona göre ayarla.


  • rock n roll  (08.12.13 20:31:05) 
karbonatlı su.


  • jimjim  (08.12.13 20:32:20) 
yüz saunası + gül suyu
grpstat.com

  • slm  (08.12.13 20:34:20) 
erkekler için peelingler var niveanın vs işe yarar sabah akşam yıka lifle ov.


  • pembegurba  (08.12.13 21:03:41) 
bir de şu var: türk kahvesiyle zeytin yağını karıştırıp çamur yapıyorlarmış.bununla ovarak peeling yapıyorlarmış.Zannediyorum cildi yağlı olanlar zeytinyağı yerine su kullanarak yapabilirler bunu.

önce yüzü güzelce sabunlayıp temizliyorsunuz tabi.
  • AWD  (08.12.13 22:11:43) 
[]

insana bir şeyler katan,vakit öldürmenin ötesinde site,blog,forum

var mı bildiğiniz,takıldığınız? kişisel gelişim diye bir taraflarından bir şey uydurdular, sinir oluyorum.Kişisel değişim diyelim, insana ufuklar açan yerler var mı bildiğiniz?




 
stumbleupon

bi de "coursera" gibi üniversitelerin kurs verdiği siteler var
"duolingo" gibi dil öğreten siteler var

ama her türlü siteyi stumbleupon ile bulabiliyorsun
  • ermanen  (06.12.13 20:41:47 ~ 20:42:40) 
ingilizce biliyorsaniz reddit'te, "askreddit", "todayilearned", "ama", "science", "LifeProTips", "DIY" gibi subreddit'leri takip edin. pisman olmazsiniz.


  • fader  (06.12.13 21:07:32 ~ 21:07:43) 
[]

Tenorun seslendirdiği parçanın türü nedir?

yani bu tür eserlere hangi türde müzik denir?
Parçada hem tenor olacak hem ritim olacak.Coşkulu ateşli canlı bir müzik ,asil bir müzik arıyorum.Sanatçı/parça tavsiyeleriniz? link pls



 
kısmen.hah işte tenoru al, klasik müziği kaldır,bu tenoru bi ritme oturt yani modern bir müziğe oturt.Ambient,new age gibi bir iskelete oturt.Enigma yı bilen bilir,onun tarzı gibi yani.


  • AWD  (06.12.13 00:37:17) 
operalarda yer alan "şarkılara" arya deniyor. mesela yukardıdaki linkte verilen rigoletto operasından la donna e mobile isimli arya.


  • tepedeki psychedelic adam  (06.12.13 00:38:23) 
Coşkulu ateşli canlı bir müzik, asil bir müzik diyorsanız, epik de denilebilir.


  • nereye bu gidis  (06.12.13 09:02:52) 
[]

Kuryenin kapıma bıraktığı 2 tane kredi kartı

Ne bana ait ne de adres tutuyor.Babamın ekstresi diye birini boş bulunup açtım.Enee bi baktım kart.İsim misim de alakasız.Diğerini de elledim, sert. kart var içinde.
Galiba salak kurye düşürdü bunları.Ben bu kartları şimdi ne yapayım?Hiç bir şey yapmayı düşünmüyorum.parçalayıp filan imha edicem galiba.



 
bankayı arayıp bildirin, kapatılsın kartlar, sonra da imha edin.


  • truths territory  (05.12.13 23:08:56) 
[]

Ne sıklıkta saç tıraşı oluyorsunuz,her tıraş için kaç para ödüyorsunuz?

beyler, soru başlıkta.




 
3 haftada bir 20 lira.


  • tescillimarka  (03.12.13 19:39:58) 
2-3 haftada bir,

40 lira

edit: 3'e vurdurmuyorum artık. 3 numara kestiğim zamanda kendim makinayla kesiyordum

saygılar

edit 2: para benim saç benim, en azından sik gibi bi kafayla dolaşmıyorum hahaha :D
  • GibsonRules  (03.12.13 19:40:07 ~ 21:23:21) 
olması gerekn 20 günde bir ama ben 30-40 günde bir oluyorum.
13 tl saç + 7 tl sakal = 20ye parlıyorum.

  • japon askeri  (03.12.13 19:40:13) 
ayda bir, 25


  • chavezding  (03.12.13 19:42:36) 
3 ayı buluyor. bazı bazı 6 ayı geçiyor.

15 tl.

yaptığım tasarruf ile yat almayı düşünüyorum:p
  • perferil  (03.12.13 19:42:38) 
6 ay, 15 lira.


  • ron dennis  (03.12.13 19:43:53) 
15 gunde bir 30 tel sac bır de her hafta 5 lıra sakal aylık 50 tl


  • jackies  (03.12.13 19:45:11) 
sektirmeden 3 haftada bir 15 lira


  • prezarlatif  (03.12.13 19:46:27) 
3 haftada 1 10 tl


  • basond  (03.12.13 19:49:56) 
ayda bir 20.


  • xenophobe  (03.12.13 19:51:15) 
2-3 haftada bir 20 lira.


  • hope ender  (03.12.13 19:54:00) 
7 yıldır hiç gitmedim, paha biçilmez, biçilemez.


  • mcmanus  (03.12.13 19:54:27) 
8-9 aydır olmadım. bundan sonra da uzunca bir süre olmayı düşünmüyorum. o yüzden eğer olursam acımam 200 liraya kadar veririm.


  • zazazaraeta  (03.12.13 20:01:45) 
5 hafta/50 lira


  • slm  (03.12.13 20:05:23) 
Yaklaşık olarak 1,5 ayda 1 traş oluyorum diyebilirim. Ankara'da 12 TL, İstanbul'da 20 TL.


  • Lethe  (03.12.13 20:11:52) 
45 gün 13 tl


  • efendimiz  (03.12.13 20:15:45) 
ayda 1-10 tl


  • helenart  (03.12.13 20:33:08) 
traşa 40 lira veren enayilerde varmış ahahhah.

ben kendim keserim saçımı,makaslan.
  • ganyotçu  (03.12.13 20:58:09) 
öğrencilik zamanımda 2-3 ayda bir,şimdi ayda 1
10 Lira

  • hystarie  (03.12.13 20:59:36) 
ayda bir/ kendim kesiyorum.


  • rhollor  (03.12.13 21:12:11) 
yıllardır saçımı adam gibi kesecek adam bulamadım. en sonunda aldım makinayı elime, kendi kafama göre istediğim gibi kesiyorum. gören de bu ne lan demiyor. hatta kuaförümü soranlar bile var.

20 ila 100 tl arasında değişen rakamlarda bir çok berber / kuaför denedim. hiç birinden ilk kesiminden sonra memnun kalmadım. Saçlarda hızlı uzuyor. bir kestiğini ikinciye aynı keseni görmedim. hele bazıları kesiyor. çok güzel ilk duşu alıyorsun saçları bir daha eski haline getiremiyorsun. ifrit oluyordum... beceriksizliğe para ödemek çok irrite ediyor beni.

ez cümle, hele ki kısa kullanıyorsan, hiç uğraşma güzel bir makina ile çöz işi. hem gereksiz geyiklerden, hem gereksiz zaman harcamadan, hem de para verip memnuniyetsiz kalkmaktan kurtuluyorsun.
  • kulagin arkasi  (03.12.13 21:24:56) 
3 haftada bir 10 tl


  • silver apple  (03.12.13 21:26:36) 
en sık 2 ayda bir, en nadir senede 1

15 tl.
  • ceycey e  (03.12.13 21:38:22) 
9 ayda bir 3 numara


  • omer gibi  (03.12.13 21:47:32 ~ 21:47:55) 
40 lira verdiğimden 1-1.5 ayda birkıla 40 lira vermek koyuyor lan


  • Sskywalkeremre  (03.12.13 23:55:14) 
40 lira ne lan? Böyle enayileri görünce insanın berber olası geliyor harbiden.

15 günde bir. tanıdık arkadaş oldugu üçün belirrli bi para yok, bazen iki tıraş üst üste hic vermem üçüncüde 20 lira atarım.
  • eyyor  (04.12.13 03:54:55) 
2 haftada bir. 10 kağıt.


  • arnold schwarzeneger  (04.12.13 08:00:49) 
2 haftada bir giden arkadaslar, verdiginiz parayi geçtim, ihiyaciniz var mi?
onu da gectim zamaniniz var mi? coh ilginc

  • ceycey e  (04.12.13 12:15:44) 
ulan ben 40 lira veriyorum millete neden bu kadar koydu? arkadaşlar anlamıyorsunuz sanırım ama para benim saç benim, kan benim damar benim. istersem 400 lira veririm size noluyor?

ve evet ihtiyacım var. 2 haftayı geçince saç çirkinleşiyor o yüzden 2 haftada bir kestiriyorum. vay anasını sayın seyirciler ya kaynanadan beter çıktı bazı yazarlar :)
  • GibsonRules  (04.12.13 14:52:53) 
2 haftada yarım santim bile uzamaz. berber o duyarlılıkta kesebiliyor mu bari?


  • ceycey e  (04.12.13 14:53:57) 
saçlarım çok hızlı uzuyor ve berber gayette güzel kesiyor :) ayrıca kestirdiğim saç çok basit olmasına rağmen kafa yapımdan dolayı 3. haftayı geçince boka sarıyor(yanlar kısa üst önler uzun). yanlar uzuyor hemen sonra bonusa dönüyor bu yüzden de 2-3 haftada bir aynı moda giriyorum


  • GibsonRules  (04.12.13 14:58:26) 
@cey

bu arkadaşın hayalinde yarattığı karakter ciddiye almayınız.
  • ganyotçu  (04.12.13 15:48:18) 
[]

Photoshop vb. programlarda çizim yapmak

malum ,fareyle istediğimiz bi çizim,tasarım yapmak neredeyse imkansız.Bunun için bilgisayara bağlamamız gereken aygıtın adı nedir?

Hani var ya tablet gibi, kalemi de var galiba.

bu zamazingo yaklaşık kaç paradır?

 
  • goldentitan  (20.11.13 23:51:56) 
ipadin varsa, procreate adli app'i oneririm (ucretli)


  • little miss rejectee  (20.11.13 23:54:09) 
isim olarak grafik tablet diyolar bunlara. dandiğinden kalitelisine doğru değişken bir fiyat skalası var. aratırsan bulursun artık isme bağlı.


  • advice duck  (21.11.13 01:09:18) 
[]

Bana öyle bir belgesel tavsiye edin ki..

izleyince özellikle şekerden, abur cuburdan tiksineyim.
linkini de verene tobleron çiköletası hediye! Hemide tabut gadar!



 
(bkz: supersize me) vardı


  • partizan  (19.11.13 23:17:09) 
  • bugunku antremanda goz dolduran futbolcu  (19.11.13 23:23:15) 
supersize me'yi izleyip bir seyden igrenmek, tiksinmek mumkun degil. tam tersine hamburger cektirir adamin canini.


  • entrapmen  (19.11.13 23:24:12) 
fat sick and nearly dead
www.youtube.com

  • rentts  (19.11.13 23:27:23) 
Food Inc.


  • utkucbkc  (19.11.13 23:50:29) 
youtube ara: honey boo boo


  • vizdilva  (20.11.13 01:01:40) 
[]

Türkiyenin-belki de dünyanın- gelmiş geçmiş en mal dizisi

hangisidir?

(hala yayında olması gerekmiyor)


 
Deniz Yildizi


  • stunky  (19.11.13 20:36:47) 
huzur sokağı


  • speranza  (19.11.13 20:37:31) 
iyi aile robotu


  • feykalade  (19.11.13 20:39:14) 
akasya durağı, papatyam başta olmak üzere türk dizilerinin %90'ı.


  • roy keane ve giggs reyiz  (19.11.13 20:46:49) 
Turk dizilerinin genelinde boyle bir sorun var ama Kahireli Palas bu konuda acik ara farkla ondeydi.insanda hipnoz etkisi yaratip bir kere denk geldiginizde yarim saat bos bos ekrana bakmaniza neden oluyordu,evlerden irak.


  • fraise  (19.11.13 21:00:05) 
turkler akasya sokaklarda desem komboyla cvp vermis olurum


  • dokunmakalbime  (19.11.13 21:07:31) 
çarli.


  • redcat  (19.11.13 21:25:41) 
bücür cadı'yı tek geçerim. küçük ibo ve cennet mahallesi de az değil.


  • Lethe  (19.11.13 21:41:14) 
akasya durağı +1.

fakat aklımı kurcalayan bişi var. 90'larda kaygısızlar dizisine bok atılırdı, sonra yıllar geçince absürt komedi şaheseri ilan edildi. ileride akasya durağının başına da benzer bir durum gelir mi bilemem :)
  • kül  (19.11.13 21:55:09) 
[]

terim soruyorum- grafik

mesela bir kadın fotoğrafında kadının dış hatlarının çizilip içinin siyaha boyandığını düşünün.Yani resim siyah beyaz, sadece siyah içi dolu kadın resmi var. bakınca kadın olduğunu anlıyorsunuz.Böyle çalışmalara ya da resimlere ne deniyor?




 
silüet de olabilir.insan shape de.


  • ataturkist  (17.11.13 23:16:00 ~ 23:17:33) 
silüet ama zorlarsan stencil de dersin


  • d e j i n  (17.11.13 23:46:26) 
[]

Sözcü "gazete" sinin başbakandan "tayyip" diye bahsetmesi

ne kadar etiktir?

Emin Çölaşan isimli, gazeteci olduğunu iddia eden zatın biri böyle bir gazete çıkarıyor.genç menç de değil hani,60 yaşında yaşlı başlı adam.Gazete diye çıkardığı zırvalıkta herkesten soyadıyla bahsederken başbakandan özellikle "tayyip" diye bahsediyor.Biz genelde abdullah öcalan dan apo diye bahsederiz, bu da bu şekil bir hitapla buna atıfta bulunuyor.

Başbakan demiyor,Erdoğan demiyor,Tayyip Erdoğan demiyor,tayyip diyor.

Galiba bu kişi görgüden görenekten, edepten bir haber.Uluslararası formatlardan da bir haber.Gazetenin başına da Atatürkü ve Türk bayrağını da koymuş ki bunun üzerinden nemalanıyor.Gazetenin sitesindeki yorumlardan tut da gazeteyi okuyanların konuşmalarına kadar hepsi birbirini tatmin ediyor "oo yes oyess" diye.Kendi aralarında kıs kıs gülüyorlar.

Emin çölaşan denilen kişi de "allahın takdiri" diye zaytung da haber olan bir belgeyi gerçek zannedip haber yapan bir kişi.Gazete diye çıkardığı zırvalığı da sen düşün artık.

Gezi parkı eylemlerinde çok umutlandı, üzerine düşeni fazlasıyla yaptı garibim de, bir sonuç çıkmayınca köşesine çekildi.

Türkiye'nin en çok tazminat ödeyen(çalıştığı gazeteye ödettiren) "gazeteci" si kendisi.Zamanında Aydın Doğan baktı baş edemiyor,kendisini kapı dışarı etti.Sırf Melih Gökçek hakkında asılsız haberleri yüzünden ödediği tazminat sayısı 40 dan fazladır.

Şimdi mesela ben böyle dedim ya, direk Erdoğancı oldum, akp li oldum onların gözünde.Yaşadığın ülkenin başbakanını sevmeyebilirsin ancak hiç olmazsa onun makamına duyduğun saygıdan ötürü ona saygıyla hitap etmen lazım.

Aldım okudum.Gazetede fikir yok, düşünce yok,etik değerler hiç yok, en ufak bir zeka kırıntısı yok.Her nasılsa, bunların hiç biri olmamasına rağmen eleştiri var :))))
E ne yapacak, bayrakla, Atatürk'le bir yerlerden birilerini yakalayacak tabi.Son derece seviyesiz bir insanın çıkardığı seviyesiz bir zırvalık.

Keşke "Emin" de bu satırları okusa.

Recep Tayyip Erdoğan
Recep Tayyip ERDOĞAN
R.Tayyip Erdoğan
R.Tayyip ERDOĞAN
Tayyip Erdoğan
Tayyip ERDOĞAN
Erdoğan
ERDOĞAN
Başbakan
BAŞBAKAN

 
Bu ulkede (adi boyle konmasa da) vatana ihanet ettigi icin asilan basbakan oldu, ayrica benim secip beni temsil etsin diye gonderdigim adami neden kendimden daha yukarida bir yere koyayim ki? Siz hala bir padisah ozluyor olabilir misiniz, kulluk edeceginiz.?


  • nooneatall  (17.11.13 13:32:37) 
basın etiği olarak bu tür pozisyonlarda olan insanlara babalarının oğlu gibi hitap etmek yanlış tabi, konum itibariyle asgari bir saygıyı göstermek gerekir ama işte erdoğan ile emin çölaşan en azından benim için "al birini, vur ötekine" kalibresinde insanlar oldukları için, fazlaca bir şey diyemiyorum.


  • fengari  (17.11.13 13:33:54) 
bizde boşbakan diyoruz gayet etik geliyor bize


  • facebook  (17.11.13 13:34:37) 
şimdi saygı karşılıklıdır.sen,vatandaşa ananı al da git dersen,insanlar da sana tayyip der.makama saygı sözkonusuysa eğer sen kendin önce makamına saygı duyacaksın.bu kadar basit.


  • rock n roll  (17.11.13 13:36:30) 
Emin Çölaşanı sevmem,
Ama onun Hürriyet'ten ayrılma sebebini yanlış hatırlıyorsunuz. Aydın Doğan kendisiyle başedemedi değil, erdoğan bir konuşması sırasında aba altında sopa göstererek "Gazete sahipleri köşe yazarlarına dikkat etsin" diyerek kendisini kovdurtmuştu.
Hatta bir anda 5 milyar liralık bir vergi borcu çıkmıştı aydın doğan'a.

Kısaca, kendisini sevmem ama başbakanın emin çölaşanın kariyerin yaptığı etkinin etikliği tartışmaya daha açık bir konu. Bu nedenle kendisi başbakana saygı duymuyor olabilir.
  • dampire  (17.11.13 13:42:03 ~ 13:43:19) 
@rock n roll dediğin gibi,kesinlikle saygı karşılıklıdır.Sen başbakana anayasayı öğretmeye kalkarsan saygısızlık edersin.Başbakanın yaptığı da saygısızlık ama sen saygı karşılıklı dedin, öyleyse sorun yok.


  • AWD  (17.11.13 13:42:31) 
insanligin onundeki en buyuk tehlikelerinden biri isme, makama ve statute saygidir. sirf statusunden dolayi cigeri bes para etmeyen adamlarin her turlu pisligi, aptalligi ve saygisizligi mazur goruluyor. bkz, fatih terim, fatih tekke, basbakan, bulent ersoy vb..kisiler aptal, cigeri bes para etmez falan degil ama her turlu kabahatleri makamlarindan dolayi mazur goruluyor. hani o tripleri bir copcu, asgari ucretli bir isci falan atsa siktir cekip adam yerine koymayiz ama biraz san sohret statu olunca tepemize cikariyoruz. gonul ister ki kagit toplayicisina da, basbakana da ayni muamele olsun ama maalesef oyle degil.


  • dokunmakalbime  (17.11.13 13:42:44 ~ 13:48:18) 
@ nooneatall sen babandan ismiyle, ahmet mehmet diye mi bahsediyorsun? toplum önünde konuşma yapacağın zaman cumhurbaşkanından "abdullah" diye mi söz edersin?


  • AWD  (17.11.13 13:44:27) 
@facebook evet işte bahsettiğim gruba giriyorsunuz ya, çok doğal böyle şeyler.


  • AWD  (17.11.13 13:45:03) 
@dampire eğer başbakan emin in kariyerine balta vurduysa bu, ülkemizdeki gazeteciliğin onuruna hizmet etmekten başka nedir?


  • AWD  (17.11.13 13:47:36) 
@awd elestirecegim biri hakkinda konusuyorsam iki ihtimal var, ya basina sayin koyarak ama arada gulumseyerek unvanini soylerim "sayin 'hehe' baskan" seklinde, ya da "bu arkadas" derim. Yazilarimda ise biraz daha alayli olabiliyorum, ve ben de direk isim yaziyorum.

"Ye kurkum ye" mantigi da nasreddin hocadan beri dalga gecilen bir durum, hatirlatmak isterim ;)
  • nooneatall  (17.11.13 13:50:14) 
Bulunduğu makama saygı açısından böyle hitap etmeleri beni de rahatsız ediyor.


  • dalessandro  (17.11.13 14:01:59) 
"@dampire eğer başbakan emin in kariyerine balta vurduysa bu, ülkemizdeki gazeteciliğin onuruna hizmet etmekten başka nedir?"

@AWD
Ciddi bir cevap bekleyerek ben de şu soruları sormak istiyorum;

1) Ülkemizdeki gazeteciliğin onuru kimler tarafından nasıl belirlenmektedir?
2) Bu onuru korumakla görevli olan kişiler kimlerdir? Bu kişiler hangi şekilde belirlenmiştir?
3) Bir köşe yazarını sansürlemeye, susturmaya çalışmak hangi açıdan "Basın özgürlüğü"dür, hangi açıdan "gazetecilik onurunu korumak"tır?
4) Hangi ülkelerin başbakanlık görev tanımında "ülkesindeki gazetecilik onurunu korur" şeklinde bir ibare vardır?
5) Eğer Türkiye'de yoksa, hangi sıfatla başbakan bu göreve soyunmuştur?
  • dampire  (17.11.13 14:05:38) 
her şey karşılıklı. Tayyip iki ayyaş diyor, taraftarları "ke mal" diyor. kimse kendinin yaptığı şeyi görmüyor da başkasına bok atıyor.

ayrıca emin çölaşanı hitap etme şeklinden dolayı eleştireceksen gezi parkında çok umutlandı, çok tazminat ödedi vs ne alaka?

senin "neci" olduğunu bilmiyorum ama ne olmadığın belli.
  • sansli pipi  (17.11.13 14:07:02) 
Ne yazdı da dokundu bu kadar? Eleştiriden bile yasakmış gibi bahsediyorsun.


  • ontheroad  (17.11.13 14:30:36) 
@dampire
1) öncelikle gazetecilerin bizzat kendileri tarafından, sonra medya patronları tarafından.

2)Bizzat gazetecilerin kendileri ve onları gazelerinde çalıştıran patronları.Bu kişiler "belirlenmemişlerdir". Bu işi yapacaklarını iddia ederken bu onuru koruyacaklarını da beyan etmişlerdir.

3)Konumuzla ilgisi yok.Kendisi istediği gibi ahkam kesebildiği bir gazete çıkarıyor, at koşturuyor.Hani nerede sansür? hangi sansürden bahsediyorsunuz?

Yok ,genel olarak soruyorsanız ben de yanlış buluyorum.Asılsız ve şuursuz olmadığı sürece iş yapan,belge olmadan ithamda bulunmayan bir gazeteci mimlenmemeli. Zaten böyle bir gazeteciyi de kimse sansürleyemez, var mı örneği?

4)"Ülkede iftiracı insanlar gazetecilik yapıyorsa bundan başbakana ne?" mi diyorsunuz? Bu nasıl bir zihniyettir? Tamamen sormuş olmak için soruyorsunuz.Siz başbakan olsanız ve yaptıklarınız halka yanlış ve çarpıtılmış olarak aksettirilse çayınızı yudumlayıp olan biteni izleyecek misiniz? Kaldı ki başbakan da bu ülkenin bir vatandaşıdır.Başbakan nüfuzunu kullanmak bir yana,bir vatandaş olarak olup bitene ses çıkarmak en doğal hakkıdır.

5)Bu soruda "kendisinde onur mu var ki bunu savunuyor" imasında bulunuyorsunuz.Farkettiyseniz bu tamamen onun şahsına yönelik.Bense bunula ilgilenmiyorum.Sorunuzun cevabına gelince,

"Gazeteci kisvesine bürünmüş iftiracı,provokatör kişilerin mağduru olmuş ve ülkesindeki gelişmelerin halkın bir kesimine kasıtlı olarak yanlış,çarpıtılmış olarak aksettirilmesinden rahatsız olan bir" sıfatı ile. Başbakan isim ya,sıfatın sonuna da başbakan ekleyiniz.
  • AWD  (17.11.13 14:37:10 ~ 14:38:43) 
@ontheroad

dokunan bir şey yok.Ortada eleştiri zaten yok, hangi eleştiriden bahsediyorsunuz? Bir konuda seviyeli bir eleştiri yapabilmek için o konuda bilgi sahibi olmak gerekir.Gazete ve Emin ise bunlardan son derece yoksun.

Ben sadece seviyesiz bir adamın benim ülkemin başbakanına oturduğu yerden sürekli ve kasıtlı olarak seviyesizce hitap etmesinden rahatsızım.Bu Erdoğan da olabilir, Kılıçdaroğlu da olabilir,Bahçeli de olabilir, random x kişisi de.
  • AWD  (17.11.13 14:42:18) 
etik kelimesi bu ülkede sence ne kadar geçerli? tıp etiği, polis etiği gibi meslek etiklerinden tut da kişilerin sahip oldukları etiğe kadar...

bir başbakan halkı yumruklar, ananı da al git gibi kelimeler kullanırsa artık saygı kalmaz. çünkü saygı senin davranışa yüklediğin bir sıfattır, sıfata yüklenen bir sıfat değil!
  • lavazza  (26.01.15 23:06:07) 
adam tr'nin en büyük hırsızı hala neyi tartışıyorsunuz


  • qazwsx  (26.01.15 23:10:26) 
başbakan neden desin diyordum ki ölü post hortlamış.


okumadım çoğunu, eğer devletteki görevi dışında değerlendirirsek saygı duymamasına kimse karışamaz. devletteki görevi ile de bağdaştırıp yakıştıramıyorsa belki ondan kullanmıştır.
  • bir ileti paylastim  (26.01.15 23:13:36) 
[]

araç muayene istasyonlarını mahkemeye verebilir miyiz?

Ulan bu kadar açık egzozlu şahin doğan var.Kafa kulak koymuyolar,bu arabalar muayeneden nasıl geçiyor? Muayene istasyonlarını mahkemeye verebilir miyiz kurum olarak ? Versek bir şey çıkar mı acaba?




 
muayeneye giderken söküyolar sonra tekrar takıyolar,görünce polise ihbar etsen?


  • ganyotçu  (16.11.13 19:23:13) 
onlardan tüvtürk sorumlu değil. bu araçlar muayeneye gitmeden önce bütün fazlalıkları söküyorlar. en güzeli ganyotçunun dediği gibi polisi aramak...


  • inanmazsan inanma  (16.11.13 19:27:47) 
arayıp plakayı versek bir işe yarıyor mu?


  • AWD  (16.11.13 19:47:49) 
[]

hasta oldum şimdi bir şeyleri karıştırıp içeceğim

bir kaç gündür halsizlik filan derken bu sabah burun akıntısı, göz yaşarması derken an itibariyle sesim tra.westi gibi çıkıyor.Doktora filan gitmem, hastalığı kolay atlatan bir insanım.Antibiyotik filan kullanmıyorum.Mutfağa gidip yararlı ne varsa karıştırıp içmeyi düşünüyorum.Az önce kabuğuyla limon yedim mesela.Önerileriniz nelerdir?




 
limonlu ve şekerli ıhlamur.


  • kakao  (14.11.13 21:54:41) 
Doktora git yoksa geçmiyor :) sesim iki gün önce hiç çıkmıyordu.


  • sanal cicek  (14.11.13 21:55:31) 
kuşburnu ıhlamur yap


  • verbanadüşlerimi  (14.11.13 21:56:32) 
nane , limon, ada çayı , tarçın , bal. bu çayı demledikten sonra mı balı eklesen diye düşünüyorum, emin olamadım.

ya da şu : sıcak suya ada çayı , elma , portakal ya da evde ne meyve varsa.

ben bunları kendim uyduruyorum açıkçası ama bende işe yarıyolar. özetle; kendine bitki çayı yap.
  • sistem enkazı  (14.11.13 22:01:23) 
bu kadar olur 2 hafta kadar önce tam aynılarını yaşadım.
bal+toz zencefil sabah uyanınca gece yatarken.en önemlisi.
zencefilli çay da olabilir.
adaçayı iyidir,gargarasını da önerirler.
karbonatlı suyla yine gargara.
bol bol su.
  • cause id rather be alone  (14.11.13 22:08:41) 
[]

cilt bakımı

geçmekte olan sivilce izleri için ve yüzdeki gözenekleri küçültmek için neler yapılabilir,neler kullanılabilir? hayat tarzında ne gibi değişikler yapılmalıdır?




 
aloe vera bitkisini kes yapraklarının özünü yüzüne sür. dünyada bundan daha iyi gelen hiçbirşey yok cilde. ben sana diyim.


  • bazardaki artis  (13.11.13 22:47:04) 
geçmekte olan sivilce izleri için bi maske önereyim :

3 aspirini bir damla suyla eritin, 1 tatlı kaşığı balla karıştırıp yüzünüzde bekletin.. 15 dakika sonra ılık suyla masaj yaparak yıkayın.. ben haftada 1, arada ara vererek 15 günde bir yapıyorum..

bunu yaptıktan sonra güneş olsun olmasın, koruma faktörlü krem kullanın..



gözenekler için de pek çok krem,serum kullandım ama pek sonuç verenini görmedim.. ama türk kahvesi ve zeytinyağı karışımı kan dolaşımını arttıracaktır.. bunu da haftada 1 yapabilirsiniz..
  • chatrefhill  (13.11.13 23:24:23) 
Doğal bir yöntem olmasa da, her sabah ve akşam Clinique'in pore serum'u.
Uzun vadede daha gözeneksiz bir görüntüye kavuşuyorsunuz. Ayrıca tabi ki cilt temizliğine dikkat etme, sigara alkolü kullanmama.
Aloe Vera da mükemmel olur. Bunun yanı sıra contractubex diye bir şeffaf renk merhem var,eczaneden alınabilir, yara izinin üzerine azıcık sürüyorsun. İyileşmeyi hızlandırıyor. İçinde soğan özü var, allantoin var.
İkisini de kullanıyorum, öneririm.
  • afush  (14.11.13 18:02:36) 
[]

şekeri hayatından çıkaranlar veya şekerden uzak duranlar, şekerle ilgili

mesela çayı şekersiz içmek, tatlılardan uzak durmak başlangıç için iyidir. Ancak şekersiz hayat çok radikal bir karar yani ekmek bile yememesi lazım insanın.Ya da bir gün iki gün uzak durdunuz, üçüncü gün önünüze pasta gelir, kurabiye gelir..

Yani ben işlenmiş şekerden olabildiğince uzak durmak istiyorum, adeta bir detox gibi.

Tatlıları seviyorum.Şöyleki hemen hemen her gün hiç olmazsa bir-iki gofretim var.Çikolata bisküvi filan da o biçim.Ancak bunun ileriki yaşlarda sorun olmasından korkuyorum.diyabet, insülin direnci vs.. Galiba vicdanım ya da bilinçaltım beni bu konuda uyarıyor.Diş çürükleri korkusu da cabası.

Şekeri hayatınızdan çıkardıysanız eskiye oranla nasıl hissediyorsunuz?

Şekerden uzak durma konusundaki kararlılığımızı arttırmak için ne yapmalıyız?

Pankreas sağlığımız için neler yapabiliriz,neler hazırlayabiliriz?

 
eskiye oranla harika hissediyorum. 1 yıldır falan neredeyse hiç şeker koymadım ağzıma meyveler dışında. geçen ay yanlışlıkla bir yudum kola içtim mesela, az kalsın kusuyordum. o kadar iğrenç geldi ki. bağımlılığı atlattıktan sonra insanın canı gerçekten o kadar çekmiyor. zaten bir süre sonra tatlı falan yiyen insanlara acıyarak bakmaya başlıyorsun. biraz sabrettikten sonra kolaylaşıyor ya. yeter ki 1-2 ay dayan.


  • bugunku antremanda goz dolduran futbolcu  (02.11.13 14:30:04) 
çayda / kahvede şekeri bırakınca gerisi gelir, canın eskisi gibi tatlı istemez. sevip te baklavadan uzak durmak iyi değil. haftada 1 gün izin verebilirsin kendine. cmtesi akşamları kazandibi yemek gibi mesela. planlı olması lazım.


  • hasmetizm  (02.11.13 14:33:21) 
"nasılsa sonrasında tatlı yok" diye yemek yemekten vazgeçen, günde ortalama 1 litre meşrubat tüketen, çayı şekersiz (evet) içen birisi olarak önerim: eğer imkanın varsa, yaşadığın çevreden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaş.

"memleket"e git, arkadaşlarınla böyle tatil falan düşünebilirsin ne bileyim. kafanı kendi hayatından uzaklaştırdığın zaman otomatik olarak, çok daha rahat bir şekilde değiştirebiliyorsun alışkanlığını. sonrasında biraz kararlılıkla "başlamayacağım" diyebilirsin.

ben dönem dönem uzak durabiliyorum. sonrasında bagdf'nin de dediği gibi, kola çok şekerli ve iğrenç geliyor. ha devamında alışıyosun tekrar, yuvarlamaya başlıyosun.

velhasıl, "ARTIK ŞEKERİ BIRAKICAM!!" demek yerine ufak da olsa değişiklikler yapmaya çalış hayatında.

saçma gelebilir ama farklı türde bir kitap okumak, yeni bir hobi edinmek, yeni bir oyun oynamak, alıştığının dışında müzik yapan bir sanatçının tüm şarkılarını dinlemek gibi şeyler bile alışkanlıklarını değiştirmede etkili olabilir.

tabii saydıklarımı yaparken "şeker" aklının bir köşesinde bulunsun.
  • der meister  (02.11.13 14:34:54) 
yaklaşık 1 yıl önce Karatay'ın kitabını okumamla aklıma girmişti şekerin zararları. üzerine biraz internette araştırma yapmıştım, sonrasında da Taş Devri Diyeti'nde de benzer şeylerle karşılaşınca ben de şekeri tamamen çıkarmaya başladım 8 ay önce hayatımdan. çok nadir kendimi kandırdığım oldu.
ilk 5 günden sonra falan şekerli birşeyi istemiyorsun doğrudan en azından benim için öyle oldu. günde 1-2 meyve ile yeterli şeker aldığımı biliyordum. ekmek vs. de aynı şekilde bıraktım. ilk ay 2-3 kilo arasında verdim, daha sonra giderek azaldı kilo verme olayım, vücut kendine geldi sanırım:) bünyeye göre değişir bence. günde 2500-3000 kalorinin altına düşmedim bu kiloları verirken, protein ağırlıklı beslendim ve kilo almadım. bunlar bilinen şeyler zaten.
şeker ihtiyacı-krizi olursa dolaylı yollardan karşılamaya bakacaksın. mesela arasıra kahveme tarçın dövüp koyuyorum, öğün önceleri vey sonrasında kuru meyve alıyorum vs. kendimi çok daha dinç, zinde hissediyorum, eskisi gibi ağır bir hamur tatlısı yedkten sonra gelen ağırlaşma, uyku gelmesi vb. olmuyor artık. aklıma çok şey geliyor gündelik yaşamla ilgili ama mesela gün aşırı kefir içmeye çalışırım özellikle geceye yakın acıktığım zamanlarda, hem doyurucu hem de şekerli-unlu gbi şeylere saldırmamı engelliyor. bu doğrultuda tavsiyelerin genelini ayrıntılı olarak Karaty Diyeti-Taş Devri Diyeti'nde bulabilirsiniz.
  • candanag  (02.11.13 14:39:07 ~ 14:40:44) 
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu +1.

Şekeri lise son sınıfın haziranında hayatımdan çıkarmaya karar verdim,tabi ki tuzu da. Başta kilo vermek amacıyla yaptım bunları,106 kiloydum.ilk haftalar sigara tiryakisi gibi hissediyorsunuz kendinizi,bağımlısı olmuşsunuz tuzun şekerin ve tat alamıyorsunuz yediklerinizden.Sonraki 2-3 ay alışıyorsunuz ama gözünüz tuzun-şekerin üzerinde, elinizi uzanıyor ama almıyorsunuz.Sanırım 3 yıl oldu bırakalı.iyi ki de bırakmışım.Şekersiz çayın tadı harikaymış ya, yine tuzsuz yemeklerde öyle.Yediğiniz yemeklerin-yiyeceklerin gerçek tatlarını alıyorsunuz-hissediyorsunuz ağzınızda.Kola ve o tarz şeylerinde ne kadar iğrenç olduğunu.Şuan da kar olarak bakarsam,abartmıyorum, 1 çeyiz sandığını dolduracak kadar şeker ve tuz tüketmiş olurdum eğer bırakmasaydım. Ara da sırada caymalar oluyor ama pişman oluyorum sonunda.Sağlıklı olabilmek için sadece şeker-tuz değil de genel olarak yediklerimize dikkat etmek-kontrol altına almak sağlık açısından çok çok faydalı olur bence.
  • MtKrt  (02.11.13 14:41:38) 
canın durduk yere tatlı ya da gofret istemesi, durduk yere çikolataları pastaları düşünmesi hatalı beslenme sonucu oluyor. ben çayı şekersiz içmeye başlayana kadar sevmezdim. çayı ne zaman ki şekersiz içmeye başladım işte o zamandan beri hayatımda en sevdiğim içecek diyebilirim.

pasta börek çörek kısmı benim için zor değildi zaten sevmezdim. yaş pastadan nefret ederim. doğumgünümde bile yemezdim alınmasını da istemezdim küçükken bile. meyve de hiç sevmem. arada yerim ama işte anca arada. ama 2-3 ay hiç meyve yememişliğim oluyor farketmiyorum bile.

ekmek başta bırakılmaz gibi gelmişti alışkanlıktan dolayı. sucuklu yumurtanın ekmeksiz de yenebilecek bir şey olduğunu beynime anlatmam zor oldu ama oldu. ekmek aramıyorum hiç artık.

kararlılığımı arttıracak yaptığım şey fast food'u çok tüketen, şekeri çok yiyen insanları gözlemek. bellerinin etrafındaki simitin her geçen gün daha da büyüdüğünü görmek ve bunun nasıl sağlıksız bir şey olduğunun farkında olmak. eğer bunların farkında olursan zaten arada canın istese, gofret yesen bile kıçı başı dağıtıp her gün 3-5 gofret yiyen birine yeniden dönüşmüyorsun. gofret yiynce artık vizdanın sızlıyorsa, ya yemeyeydim iyidi bak diye düşünüyorsan sorun yok. sorun " ya bu hayata bir kere geldim kendimi bu kadar kısıtlamayayım ye gitsin ne olacak" düşüncesinde.

bir de beslenme ile ilgili kitpları okuyabilirsin. her dediği yüzde yüz doğrudur demiyorum ama karatay'ın kitpları ikna edicilik açısından iyidir.
  • godsparticle  (02.11.13 14:42:25) 
sigarayı bırakmak gibi, eğer buna aşinaysan. ilk başlarda çok zor, ama sonra mesela birisi yanlışlıkla şeker koysun çayına miden bulanır içerken. aslında "şeker"den uzak durmaktan çok "rafine şeker"den kaçmak lazım, glikoz şurubu dedikleri nane. hayır demeyi ve durumu anlatmayı beceremiyor ya da her ikramda bulunana hayır derken "neden neden" sorularıyla boğuşmak ve insanların saçma geyikleriyle uğraşmak istemiyorsan da şeker hastalığı riskin olduğunu falan söyle nebileyim, doğrudan yüzleşmek daha iyi ama bir süre sonra da her sorana anlatmak sıkıyor biraz, o açıdan.
bir de yüzün güzelleşiyor resmen bir süre sonra. öyle bişey.

  • dafaiss  (02.11.13 14:50:44) 
Söylenenlerin çoğuna katılıyorum. Azaltınca ya da bırakınca zaten eskisi gibi istememeye başlıyorsun. Erkek arkadaşım bana göre daha çok sever tatlıyı, onu alıştırmak için kendimize haftada bir gün tatlı günü yapmıştık. Resmen otomatik olarak sadece o gün canımız çekmeye başlamıştı. Bazen o günü unuttuğumuz bile oluyordu.
Bu tür şeylerde benim yöntemim, biraz kendini kandırmak ve ufak ufak başlamak. Tamam 1 hafta sonra tatlı yiyeceksin dersin kendine, 1 hafta gelince bak bakalım 2 gün daha sabredebiliyor musun filan derken 1 ay geçer ve alışmak daha kolaylaşır. Hem herkes söylemiş arada yemek sürekli yemeye göre iyidir. Günde birkaç çikolata-gofret fazla bence.
Bir de bedeni dinlemek önemli. Ben buna başlayalı beri, sağlıksız alışkanlıklarımı, bedenimin nasıl zamanla daha ilgi gerektirdiğini vesaire anlar oldum, bu da doğru şeyler yapmak için motive ediyor.
  • kompos  (02.11.13 14:55:30) 
Ayıptır söylemesi geçen Cemil Baba'dan iki kilo karışık tatlı aldım. Padişah, kuru baklava, saray burma. Hakikaten birinci sınıf baklava. İnsanın damağında eriyor. Benim pakedin hazırlanmasını beklerken adam tepsiden bir tane ikram etti. İki kardeş işletiyo bu dükkanı, küçük olan uzun saçlı çok iyidir o hep ikram eder ama büyük kardeş tam bir denyo esnaflıktan anlamayan bi tip. Neyse abi baklavayı uzattı, pankreasıma dedim hazır mısın lan. Abi sen neler diyosun gönder gelsin hemen dedi. Baktım enzimler menzimler hep coşmuş çıldırıyoruz organizma olarak. Aldım tatlıyı tam atıyordum ağzıma, gözüm camdan dışarıya takıldı baktım adamın biri bana acı acı bakıyo. Elimle gel gel dedim, geldi. Buyrun kardeşim beraber yiyelim dedim. Nemli gözleriyle elimdeki baklavaya bakıp yutkundu ve titrek bi sesle sana acıyorum dedi. Çarptı kapıyı koşarak çıktı. Allah Allah.

www.etkihaber.com
  • Troll  (02.11.13 15:20:19 ~ 15:28:33) 
Yazılannar çoğzel! Goosüm gabardı hepiniznen!

Ammaaa waa laaqıyn:

Bi Allaan gulu da çıhıp hareket dimemiş!!!

Ayda iki dilim baklavadan bi bok olmaz. Arada bi nefis köreltmek lâzım. Ama glikoz şuruplu olmasın lütfen.

Eve çay şekeri almıyon, oluyo.
Gola, gazoz, aysti, taze sıkılmışı da dahil olmak üzere, meyve suyunu zaten ezberlediniz. Markette bunnarnan yığılı koridorlar bile mide bulandırıcı. Kahrolsun bağzı şeyler!

Kefir, ayran, su, yeşil çay içiyon bol bol.

Gelelim zurnanın "zırt" dediği yere:
Yani harekete, yani yürüyüşe...

Diyabeti önlemenin ya da başlamış insülin direnci, azalmış glukoz toleransından geri dönüşün ennnnn önemli silahları, hem şekerden uzak durmak hem de yürüyüş yapmak. Ne kadar uzun mesafe, o kadar iyi! Kasmadan ama. Önemli olan attığın adım sayısı.

En büyük kaslar götte.
Bacaklar da çok zengin. Vücut kas kitlesinin %80'i "belden aşşaa"! Haa, o kas da olur, onu da çalıştır.

Dolayısınnan yürüyüş, en akıllıca yapılacak hareket.

Günümüz insanının yüzyüze kaldığı tehlike 1 adet değil. Zehirli gıda ve içecekler + hareketsizlik + güneşsizlik yani iç mekânlara mahkûm bi hayat.

Güneşsizlik = D vitamini eksikliği; O da = insülin direncine yaldızlı ve 5 yıldızlı davetiye...

Hareketsizlik + güneşsizlik + zehirle beslenme = azalan glukoz toleransı ve metabolik sendrom ve diyabet ve sikilip atılmış koronerler, göz dibi, böbrek tübülleri, beyin damarları ve hayatın hastalıklarla ve çok düşük kalitede geçmesi, işkenceye dönmesi. Hele bunnarın yanında, tuz, stres ve sigara da varsa, ooooohh dadından yinmez olur. Hoşgeldin bebek, yaşama sırası sende; Senin yolunu gözlüyor, Hipertansiyon, KOAH, psikosomatik hastalıklar ve diyabet!
  • compadrito  (02.11.13 18:03:57) 
Tlf dan edit edemiyom.

(bkz: insülin direnci/@compadrito)

daha o yazıyı edit edemedim ama buraya ekleyeyim:

Geçen bi telekonferans metni geldi. İtalyan pediatrik hepatolog dehşete düşmüş: "günde 20 - 25 çocuğa karaciğer biyopsisi yapar hâle geldim, bu bi salgın!" diye feryâd ediyo! Niye biliyonuz mu? Bu zehirli yiyecek ve içecekler NAFLD'ye sebep oluyo çocuklarda. Non-alcoholic fatty liver disease, yani karaciğerin alkole bağlı olmayan yağlanması. YouTube'daki "Sugar: The bitter truth" dersi neyi annatıyodu? Şeker karaciğeri, aynen alköl gibi sikip atar. 21 yaş altına alköl satmıyonuz da 3 yaşındakine niye gola ve junk food dayıyonuz? Bu mu lan sizin insannığınız???

Eyyy genç anneler ve babalar çocuklarınızı NAFLD'den koruyun. Beni dinneyin, sesime kulak verin! Tsunami gibi geliyo üstümüze!!!
  • compadrito  (02.11.13 18:26:55) 
compadrito +1


  • hasmetizm  (02.11.13 19:16:33) 
[]

Askerlik sorusu- Çok önemli

Lisans öğrencisiyim.Üniversiteye kayıt yaptırdığım zamanlarda yani 5 sene önce bana bir kağıt gelmişti şu şu belgeleri alıp gelin ilk muayenenizi yapın diye.(Galiba ilk muayene diyordu).Sonra üni.ye kaydolmuştum, birbirine çok yankın yani.Ben de o belgeleri alıp,akciğer filmi de çektirip gitmiştim askerlik şubesine.(öğrenci belgesi de götürmüştüm) Ancak hatırladığım kadarıyla orada görevli kadın yahu sen niye geldin, zaten sen okuyosun okul senin yerine tecil ettiriyor zaten demişti.

Bu 5 yıl içerisinde bana başka hiç bir belge gelmedi.

(Detaylı bir muayene filan olmamıştım diye hatırlıyorum.)

Şu sıralar ilk muayene veya yoklama kaçaklarına ilişkin yüklü bir miktarda ceza çıkmış.Ben ilk muayene, ilk yoklama filan zırvalıklarını hiç bilmiyorum.Bana da 4 bin lira kitlerlerse diye çok tırsıyorum.Durumum niçedir, bilenler izah ederse çok sevinirim.Teşekkürler

 
rahatla, bir şey olmaz. okuyorsun sen daha, tecilin var.

ayrıca ayrıntılı muayene ne yahu, façan var mı diye soracaklar o kadar.
  • tormentorius  (02.11.13 10:10:19) 
tecil işlemlerini okul yapıyor. her ihtimale karşı öğrenci işlerine sorabilirsin yapılıp yapılmadığını. hatta istersen tescil belgesini bile verebilirler.


  • udgu  (02.11.13 10:24:23) 
şimdi eğer yoklama kağıdı gelmemişse okul yapar ama okula kaydolmadan yoklama kağıdı gelmişse öğrenci hizmetlerinden "EK G" formu mu neydi, onu doldurman gerekiyor(teoride).

Bana kayıttan önce yazı gelmişti, o yüzden kaydolduktan sonra bahsettiğim "EK G" formu için 1 ay kadar uğraştım. uğraştım diyorum zira o formu doldurmak nasip olmadı öğrenci işleri sürekli salladı beni. en sonunda böyle aşkın ızdırabını diyerek bıraktım peşini. ne arayan ne soran oldu, okulu bitirdim askerlik şubesine gittim(2 yıl tecil için), sıkıntı olmadı kimse de sana yazı gelmiş, muayene olmamışsın demedi.
  • late viper  (02.11.13 11:13:06 ~ 11:13:36) 
[]

sıcak silikon tabancasıyla yapılabilecek şeyler

Bim den 9.90 a Einhell mum tabancası aldım.Elimde bi sürü silikon çubuu da var.Çok eğlenceli lan bunla çalışmak.Sürekli bir yerleri yapıştırmak, bir yerlere sıcak dolgu yapmak geliyor içimden.Ne yapılabilir bununla?




 
boncuk isleri
maket yapimi/yapistirmasi
evde kucuk tamiratlar
  • exlibris  (27.10.13 22:33:46) 
taşları kopan küpeleri yapıştırıyorum ben.


  • kakao  (27.10.13 22:36:23) 
kabartma isi vardı, tam adını hatırlayamadım. bi levhanın uzerine sekil cizip kabartıyorsun, sonra icini silikonla dolduruyorsun falan


  • megafon  (27.10.13 22:50:27) 
Fayans ya da cam uzerine istedigjn sekilde cizim ya da uc boyutlu heykel calismalari yapip sonra ordan ayirip istedigin sekilde kullanabilirsin.


  • cassidy fairylady  (28.10.13 00:24:13) 
[]

başkasının hayatını yaşadığını düşünen biri

bu hayattan kurtulup kendi istediği hayatı inşa etmek için ne yapmalıdır?

Gerek yaşadığım semt, okuduğum okul, bölüm, ailemle birlikte yaşadığım apartman dairesi, arkadaşlarım.. ne varsa sanki hiç biri bana ait değil.Daha doğrusu, ben onlara ait değilim.


 
Bunları yaptığında mutlu olacaksan, pişman olmayacaksan eğer şimdiden planlarını yap. Kendini 1-2 sene sonra nerede ve nasıl görmek istiyorsan oraya odaklan. Öyle başımı alır giderimle olmuyor, kendini nasıl finanse edeceksin, nerde ve kiminle kalacaksın, gelecek kaygın nelerdir, bunu gerçekten yapabilecek misin otur kurgula. Somut hedefler koy kendine. Birden olmasa da zamanını bekle, sabret ve zemini de kendinide hazırla.


  • n3tw0rk3r  (27.10.13 22:47:13) 
[]

"Başlayamamak" hakkında konuşalım mı?

veya başaracağına inanamamak mı desem bilemedim.
bir şeye( hazırlık, çalışma, ödev, görev, vb.) neden başlayamıyoruz? procrastination diye bir kavram girmişti hayatımıza yıllar önce.Bu veya farklı bir vaka, neden bir şeyi erteliyoruz?

bu olmaz olasıca durum o kadar kötü ki insanın enerjisini de çekiyor,vaktini de yakıyor.

bu tamamen zihinsel bir süreç,bir sorun.Öyle taşaklı, sağlam, tuğla gibi şeyler koymalıyız ki zihnimize, zihnimizde öyle detaylı bir temizlik yapmalıyız ki bundan kurtulalım.Peki nedir bu "tuğla gibi şeyler"?

Bununla ilgili tonla kaynak var.Bu konude fikri olan, bundan muzdarip olan, en önemlisi bunu aşanların, bunu yok edenlerin ağzından bir şeyler duymak istiyorum.

"Başlamadığımız bir işi bitiremeyiz ki."

 
bu sorun bende var ve çoğu zaman çözemiyorum. sanırım iradesizim ve artık ideallerim yok. çünkü kafasına koyduğunu ve istediğini ne olursa olsun yapan insanlar tanıyorum. hepsi de kendine söz dinletebilen kişiler ve hayata dair istedikleri net ve amaçları, idealleri var. bendeki gibi oluruna bırakma, aman hayat bakalım nereye götürecek zırvaları yok bu insanlarda. bunu aşmak için uyguladığım ilk yol yumurtanın dayanma evresi ki bu çok stresli tavsiye edilmez. diğer yol ise başlamam gereken işi yaptığımda olacakları ve yapmadığımda/ertelediğimde olacakları, bana kazandıracağı ve kaybettireceği şeyleri bir yere yazmak ve devamlı okumak. kesin bir çözüm olmasa da kısa süreliğine gaza getiriyor ve en azından işin yarısı olan başlama sürecine girmiş oluyorum.


  • blueprints and cigarettes  (24.10.13 22:40:33) 
benim kendime guvenim yok. Cabuk yoruluyorum, miz mizim, gecen gun 30 days squat challenge'a basladim, ilk gunden oturup agladim yapamiyorum diye, 50 tanenin 9.sunda tikandim cunku. ve motivasyonumu dusurdu bu durum, bugun yine baslayacagim, bakalim ne olacak.
Bu arada, bu soruyu da ben sormustum bir arkadasima: ask.fm

cevap faydali olabilir
  • lonelily  (24.10.13 22:48:30) 
devami da bu: ask.fm


  • lonelily  (24.10.13 22:51:14) 
procrastination denen şey bende de var ya da kısmen vardı diyeyim çünkü kısmen çözmeyi başardım. Ha hayatım mükemmel disiplinli japon mühendis havasında değil. Fakat son güne bırakma oranım oldukça azaldı.

Bunun için şöyle yap böyle yap diye tavsiye veremem çünkü bu genel geçer bir durum mu bilmiyorum. ama ben kendi durumumu anlatayım. Yapılması gereken dandik bir işi son güne bırakmamın en önemli sebebi genelde yapmam gereken işi yapabilir miyim bilmememdi.

Örnek: biri (üstüm,amirim vs.) bir iş veriyor. İşin teslimi 14 gün sonra. Şimdi adam konunun uzmanı değil. Sorunu çözmesi gereken kişi benim. O sonuçla ilgileniyor. Sorabileceğim kimse yok. Zaten asosyalim. Olsa da sormam muhtemelen. O yüzden yapamam lan ben bunu off ne yapacam nasıl yapsam diyerek 13. güne geliyorum. 13 gün boyunca kalp sıkışmaları, gece zor uyumalar hatta bazı ciddi görevlerde mide yanması falan. Ciddi bir kendinden tiksinme duygusu. 13. gün sabahtan akşama uğraşıyorum hatta sabahlıyorum da ve sonunda istenen görevi yapıyorum. Teslim ediyorum. Bir daha böyle bir görev gelene kadar kısır döngü. Her yeni görevde aynı şey. 13 gün boyunca bazen ne yapacam ben ya diye geziyorum bazen de alakasız saçma şeyler çok önemliymiş gibi alakasız şeyleri önce yapıyorum.

Neyse bu tabii yaklaşık 5 yıldır böyleydi. 5 yıl boyunca her görev aldığımda (ayda en az 25-26 günüm) uykusuz gecelerim oluyordu. Artık bunun böyle olmayacağını farkettim. Bir defa, sadece bir defa bütün dikkatimi topladım ve görev verildiği anda oturdum çalışmaya başladım. 13 gün boyunca her gün toplasan %5'lik kısmını falan yapıyordum ama son güne sadece %35 kalıyordu. artık işin tamamını son güne bırakmaz olmuştum. Ama bu da yetmedi. Çünkü artık hayatım da hoşuma gitmeye başlamıştı.

Bir müddet sonra bunu bir adım daha ileriye taşımaya başladım. Şöyle ki teslim 14 gün sonraysa erken bitirdiğim her gün için kendime bir ödül koydum. Eğer 14 değil de 13. günde bitirir teslim edersem sinemaya gidecem (sinemaya gitmeyi çok severim işi 13. günde bitirirsem sinemaya gidecem bitirmezsem gidemeyecem düşüncesi beni kamçıladı) eğer 12. günde bitirirsem gidip kendime yeni bir kitap alacam vs. Ama tabii ben dediğim gibi çok disiplinli biri değilim. Misal işi son güne bırakıp yine sinemaya da gidebilirim. Yani hem başarısız olup hem ödülü kendime verebilirim. Böyle iradesiz biriyim bu konuda. Ama şöyle bir çözüm buldum düşünüp. Eşime dedim ki " eğer bu işi 13. günde bitirirsem beraber sinemaya gidecez eğer bitiremezsem yok gitmeyecez". Bunu yapmamın iki sebebi var. Birincisi: eşime hiç yalan söylemedim. Söylersem de zaten muhtemelen tipimden kaşımdan gözümden anlar. Dolayısıyla işi bitirmediğim halde bitirdim demem zor. İkinci Sebep: Hadi diyelim ki muhteşem yalan söyledim stresle birlikte. O zaman da 14. gün sinemaya gideceğimiz için (gidiş-sinema-sinema sonrası yemek-dönüş) 5-6 saatim kaybolacak ve çalışamayacağım. O zaman işi son günde yetiştirme şansım da ortadan kalkacak. İşi bitiremeyeceğim. Bunun için de mutlaka sinemaya gitmem için tek çıkış yolum işi 13. günde bitirmek.

Bu şekilde sürekli kendi kendime ödüller koyarak başlarda motivasyonumu sürekli yükselttim. Arada 14. günde zar zor bitirdiğim yine oldu. O zaman sorumluluğum arttı. Eşime " ya ben yine yetiştiremedim" dediğimde tabii ki " ne hayvan adamsın tembel sen anca göt büyüt " demedi. " o zaman sen çalış" dedi sadece. Ben çalışırken sinemaya gitti kardeşiyle falan. Motivasyonum daha da arttı.

Uzun süre sonra artık ödüle de ihtiyaç duymuyorum. İşimin son güne kalınca hayatımın boktan gittiğinin farkındayım iyice. Ha iş 14 günlük bir işse artık 6. 7. günde bitiriyorum ama 14. güne kadar teslim etmiyorum. Erken işi bitirdim diye boş durmayayım diye yeni işi dayıyorlar anında çünkü :)
  • godsparticle  (24.10.13 23:08:41) 
(bkz: procrastination) caresi: celiklesmis irade!


  • compadrito  (25.10.13 06:02:01) 
[]

bunun neresi görgüsüzlük ?

nerede okumuştum, nereden duymuştum hatırlamıyorum.Efenim bir mekana gidip bir masaya oturunca telefonumuzu, araba anahtarı vs. yi masanın üzerine koymak görgüsüzlükmüş.Lan elim kadar, eşşek kadar telefon, 2 kilo metal anahtar, 750 tane kartın cartın curtun içinde bulunduğu öküz gibi cüzdan kot pantolonumun ceplerindeyken ben nasıl oturucam? bir erkek kişisi olarak,ne yapıcam ben bu kadar şeyi, g.tüme mi sokacam?

ufak el çantaları var da sinir olurum.O ne lan öyle..Kesin çantacının biri uydurmuştur bu söylemi..

g.tünüzden görgü kuralı uydurmayın lan! Gittiğiniz yerde mütevazi olun,edepli adaplı olun, hanımefendi beyefendi olun, biraz da sessiz olun daha ne amk.

 
Gittiğiniz yerde mütevazi olun,edepli adaplı olun, hanımefendi beyefendi olun, biraz da sessiz olun daha ne

+1
  • odiyus  (18.10.13 00:30:08) 
zaten porş anahtarlığı değil de dev esnaf anahtarlığı varsa sıkıntı yok hocam.


  • LalaKazim  (18.10.13 00:31:03) 
Ya lavuğun biri kalkıp da BMW logolu anahtarlığı masaya koymuş. Başka bir lavuk da buna uyuz olup kıçından görgü kuralı uydurmuş. Çok takılmayın.

Arabam yok, cüzdan taşımıyorum. Telefon, sigara ve çakmak var bende. Onları da daha oturmadan koyuyorum masanın üstüne.

Görgüsüzlük dedikleri şey sahip olduğu şeyi bir başkasının gözüne sokmak ise, ben rahatım dostum. çakmağım, sigaram var diye övünmediğim kesin.
  • pardonan  (18.10.13 00:35:38) 
bi hoca şöyle demişti;

olaylar üniversitenin kantininde geçer. erkek kişisi iphone'u, arabanın anahtarını, cüzdanı masaya koyar. kızlara verilen mesaj şudur; arabam var, iphone'um var, bunları alacak şişkin bir cüzdanım var. sonra da ekledi; kızlar kanmayın bunlara. bütün bunlara nasıl sahip olduğunu biliyor musunuz? tabii biraz daha hikayeleştirerek anlattı. :)
  • kakao  (18.10.13 00:38:13) 
ben anahtarla telefonu koyuyorum. görgüsüzlük olduğunu düşünmüyorum. Zaten o arabayı ve telefonu alacak paran varsa bunu saklamanın lüzumu yok, sadece edepli adaplı olmak lazım çiğ apaçiler gibi milletin yüzüne vurmak değil.


  • efrasiyab87  (18.10.13 00:40:40) 
bunun şurası görgüsüzlük:

eğer ki karşındakinin gözüne soka soka, göstere göstere bunu yaparsan ayı olursun. bak benim arabam bu, telefon modelim bu demiş gibi algılanıyorsun. daha doğrusu bu mesajı vermek için böyle yapıyor insanlar.

ha sen bu amaçla yapmazsın, bende yapmıyorum. ama çevrede o kadar fazla öyle adam var ki. resmen masanın ortasına koyuyor herkes görsün diye. buna şimdi yuh ayı demez misin?
  • sansli pipi  (18.10.13 00:54:59) 
bu değil de cüzdan, sigara, telefon falan elinde gezen tipler var ben onlara tavım. bunun karikatürü de var hatta. adam cebe koymayıp sheqill yapıyor, hıamınna


  • sensible soccer  (18.10.13 01:02:14) 
Ya görgüsüzlük diye düşülür mü bilmiyorum ama ben koymamaya çalışıyorum araba anahtarını. Gerçi şu deri anahtarlıklardan aldığımdan dolayı arabanın markası falan gözükmüyor diye bazen koyuyorum ama. Hee iPhone herkeste olduğu için onu da koyarım cüzdanın üstüne. Ama araba anahtarı konusunda dikkat ediyorum bazen.


  • aguilas negras  (18.10.13 03:14:40) 
[]

geçeceğime inanamadığım ders

okulunu uzatan bir üniversite öğrencisi geçeceğine inanamadığı bir dersi başarmak için ne yapmalıdır? evet çok çalışmalıdır da, işi önce kafada halletmek için ne yapmak lazım sizce?




 
Yaz okulu uygulaması varsa ve yazın açılmazsa o ders başka bir üniversiteden alabilirsin tabi sorun ders değil hocanla ilgiliyse.


  • Celestial  (09.10.13 12:52:34) 
o dersten arkadaşlar edin, beraber çalışın.


  • blossom  (09.10.13 12:56:27) 
Geçeceğine inanmak lazım. Bitirmek istiyorsan ya seve seve ya da...


  • eksi sozlukte eksiyen adam  (09.10.13 13:02:06) 
kopya çekebilme becerisi varsa bunu sonuna kadar kullanmalıdır.


  • nax  (09.10.13 13:06:59) 
Geçeceğine inanmıyorsan geçemezsin.
Benim vardı öyle bir dersim. Kitabını açmak istemezdim. Her dersinde prof'la ders hakkında tartışırdım. iki seferde veremedim. Yaz okulunda da veremedim ve tek ders sınavına kaldı. Tek ders sınavında da göçemedim. Sonra hocanın odasına gidip "artık yeter, ayak bağı oluyor bu bana, 10 puan verde uzayım" dedim. Verdi, uzadım...

  • cliquot  (09.10.13 13:31:27) 
inanmak...

bir üçüncü sınıf dersimi verememiştim,4. sınıfta da veremedim ve o ders yüzünden okulu uzattım. uzatma yılımda o dersi AA'yla verdim. ama şöyle diyim, rüyamda bile o dersi görmeye başlamıştım..
  • hope ender  (09.10.13 13:40:15) 
[]

telaffuzu zor veya çok zor olan ingilizce kelimeler

desem aklınıza hangi kelimeler gelir?




 
law

doğru söyleyen insan azdır
  • la noix  (02.10.13 16:39:25) 
congratulations açık ara önde. insanlıktan çıkıyorum söylüycem diye. Ha oluyo ama lezzetli olmuyo.


  • sforza  (02.10.13 16:40:04) 
@sforza +1

bu arada ne topçuydu sforza ya. eskiden çok severdim.
  • godsparticle  (02.10.13 16:41:42) 
cucumber ve sforza+1 vi de advertisement var.


  • purusha  (02.10.13 16:41:48) 
"doğru telaffuzu zor olan" derseniz there derim. hiçbir zaman amerikalılar gibi telaffuz edemiyorum. diyer gibi bir şey söylüyorlar.


  • nereye bu gidis  (02.10.13 16:41:53) 
Supercalifragilisticexpialidocious

ayrıca en.wikipedia.org
  • cakabo  (02.10.13 16:42:46) 
masaşusets (yazımı da zor yahu)


  • vejeteryanvampir  (02.10.13 16:46:51) 
thought.. herkes taught gibi okur. aslinda o kadar zor degil dili disler arasinda sikistirip soylemek gerekiyor


  • babamasoliimbananickaldirsin  (02.10.13 16:47:47) 
zorluğundan değil de bi amerigalılar gibi carolina diyemedim.


  • lazpalle  (02.10.13 16:49:06) 
congratulations +1 ingilizce kursunda herkese tek tek doğru telaffuz edene kadar söyletiyorlar. :)


  • kakao  (02.10.13 16:53:42) 
sew


  • ermanen  (02.10.13 16:54:42) 
susceptibility


  • baldur  (02.10.13 16:55:00) 
thorught


  • cilekli krep  (02.10.13 17:07:31) 
refrigerator
handkerchief/s

  • strawberry first  (02.10.13 17:09:54) 
entrepreneurship varken gerisi hikaye.


  • tescillimarka  (02.10.13 17:34:47) 
Miscellaneous der susarım.


  • kibritsuyu  (02.10.13 19:07:19) 
Library

ak göt kara göt bu kelimeyi söylerken ortaya çıkar
  • compadrito  (02.10.13 19:13:04) 
Haa, bi de Türkler için, V ile başlayan bütün kelimeler ve advanced gibi içinde V geçen kelimeler...


  • compadrito  (02.10.13 19:14:31) 
zor değil ama bilinmez pek, colonel körnıl okunur. bi de amk yıllardır soo diye okudugumuz "saw"u at bilmemneleri sor diye okuyo ya. ay sor it diyo piç.


  • innocentbystander  (03.10.13 22:43:10) 
congratulations+1500

adeta bir şemsipasapajaşı
  • su olsam ates olsam  (03.10.13 22:54:46) 
Water


  • congratulationsyouwon  (07.10.13 08:08:58) 
[]

herhangi bir hesap için şifre oluşturma tekniğim

uzun zaman önce,çok sevdiğim 2 bilgisayar oyunu vardı. bunları bir kaç kez silip kurmuştum bilgisayara.başka bilgisayarlara da kurmuştum.Niyeyse bunların cd key leri hala aklımda kalmış.Bu oyunların cd key lerini belli sırayla karıştırıp password yapıyorum.Hem hep aklımda hem de kırılması zor gibi,karışık saçma sapan harf rakam bir arada.

atıyorum ,6UBE-4KMR 6E55-HHUM-WN7U-6UBE-4KMR un bir kısmı ile
KXZ9-R2L4-K4S9-CQDM-K9A9 un bir kısmın karıştırıp 6UBE4KMRKXZ9R2L4. diye bir şifre kullanıyorum login olurkene.

soru şu: psikopat mıyım?

 
hayır. işlevsel bi yöntem geliştirmişsin. her seferinde ayrı ayrı 24 haneli şifre oluştursan evet diyebilirdim belki.


  • icim urperiyor  (12.09.13 01:49:10) 
ben de teknik serviste çalıştığım yıllardan xp cd key aklımda hala 7 yıl oldu.

bcx44 g46y6 xbwtv 8qkhb 2vxjp
  • Wilhelm  (12.09.13 02:31:34) 
eger bir tane de alfanumerik olmayan karakterlerden eklersen canavar olur.

!@#$% gibi
  • osuruklu  (12.09.13 07:42:14) 
10 hanli (bkz: ascii code) ile sifre yapan arkadaşım var. sanırım 40 civarında bir tuş kombinasyonu oluyor. göreceli olarak gayet normalsiniz bence :)


  • mat couthon  (12.09.13 08:42:08) 
[]

Araba yarışındaki şehre aşık olmak

Hiç böyle bir şey hisseden var mı?

1998 de çıkan eski bi oyun: Need for speed 3: hot pursuit.

Atlantica diye bi yer var.10 küsür sene falan oluyo oynayalı ama bugün bile yollarında dolaşınca kendimi bir garip hissettim.Oldum olası severim burayı.Bu tarif etmesi çok zor bi duygu.Arabayı deniz kıyısına çekip martı seslerini dinlemişliğim bile vardır ahahahah.

Oyunu tost makinasıyla yapmışlar, o zamanın grafikleriyle o kadar oluyo.Ama sesler mükemmel.Dolby Surround dan bahsediyoz.

oyunun introsu: www.youtube.com

 
NFS Undergroundtakileri ezberlemiştim ben de. Çok severek oynadım. Zaten herkesin sevdiği bir NFS serisi var mutlaka.


  • kırmızıkalem  (10.09.13 23:19:00) 
nfs porshe daki industrial haritasının olduğu şehir. hastasıydım. oyunu bırakır şehride dolaşırdım o derece.. gece yolculuğu sessiz sakin, tenha.. mükemmel. ayrıca arka planda çalan elektronik müziği de unutmam


  • sahipsiz  (10.09.13 23:25:58) 
sahipsiz +1 unutamadım o oyunu. niye mükemmeldi. zamanına göre grafikler de çok iyiydi. bulsam oynarım gene de. ahh ah.


  • wiillii  (10.09.13 23:57:36) 
ben de unutamadım. geri kafalılık belki yaşlılık ama zaman zaman açar tekrar oynarım. bana göre dinamikleri gerçeğe en yakın oyundu.


  • sahipsiz  (11.09.13 00:07:00) 
abimle en sevdiğimiz şeylerden biridir.

araba oyununda yavaş yavaş gidip manzarayı izlemek.
  • marido  (11.09.13 10:01:30) 
[]

Cenaze merasimine/namazına katılan ateist arkadaşlar

O esnada neler düşünüyorsunuz? Yani mesela ölen kişi nereye gitti,sonsuza dek yok mu oldu, ben de mi yok olacağım,ya da ne bileyim, madem herkes yok olacak bu insanlar neden ağlıyor? vb. şeyler, kısaca neler düşünüyorsunuz? O yaklaşık yarım saatlik namaz ve toprağa verme süreci sizin çerçevenizden bakınca nasıl geçiyor sadece onu merak ediyorum. Samimi olarak merak ediyorum,sorduğum soruda art niyet aramayın n'olur.




 
ben bitse de gitsek havasında oluyorum yaşamış ölmüş kişi onun tasasını da ben mi düşüneyim üstat


  • RaZeus  (11.08.13 20:16:26) 
Tanıyıp sevdiğim biriyse bir daha göremeyecek olmanın üzüntüsünü yaşamaktan bu tür şeyleri düşünemiyorum ama ayıp olmasın diye gittiğim, çok iyi tanımadığım cenazelerde daha soğukkanlıyım, ilk olarak yer kaplama mevzusuna takılıyorum, "krematoryum olsa memlekette ne güzel olur", "ölen insanları böyle istiflemek saçma" tarzında..
Geldi yaşadı ve sonsuza dek gitti ben de gideceğim o zaman bu kadar dert sıkıntı niye, huzuruma bakayım, güzel yaşayayım diyorum ama olmuyor tabii ki..

En zoru durum herkes dua okurken okur gibi yapmak..

Açıklayıcı oldu mu bilmiyorum ama çok derin düşünmüyorum bu konularda..
  • mutekebbir  (11.08.13 20:22:02) 
ölen kişinin sonsuza dek yok olduğuna ve hepimizin sonsuza dek yok olacağına inanırım ama cenaze sırasında aklımdan bunlar geçmiyor üzüntüden. en son anneannemin erkek kardeşini toprağa verdik, evden camiye oradan mezarlığa kadar her yerde böğüre böğüre ağladım. çok yakınım olmayan birinin cenazesi bile olsa her seferinde ağlıyorum. yani pek bir cevap olamadım sorunuza ama demek istediğim, üzüntüden bunları düşünecek hal olmuyor pek bende.


  • kül  (11.08.13 20:41:16) 
hüzünlü geçiyor.


  • eksi sozluk e bir daha geldim  (11.08.13 20:42:13) 
dindar insanlara göre çok daha üzgün olunur bence. dindar insan ahirette kaybettiği kişiyle buluşacağına inanır ve bu onu bir nebze iç rahatlığı verir.

ama ateistlere göre ölen kişi tamamen, sonsuza kadar yok olmuştur. daha büyük bir acı bence.
  • inawen  (11.08.13 21:23:19) 
seneler once (bkz: duskhunter)'in cenaze namazina katilmistim. fanfir'in arkadaslari arasinda pek de inancli insan yoktu sanirim. aklimdan sadece Dilek Teyze'nin ne hissettigi geciyordu.

oralar icin normal miydi bilmem ama cogunluk sortlu t-shirtlu insanlardik.

baska da cenaze namazina katilmadim zaten.
  • bahceliyedi  (11.08.13 21:26:45 ~ 21:27:27) 
Ben olunce islami usullerle gomulecegimi dusunup hoslanmiyorum bu durumdan bi yandan da olmus olucam zaten ne farkeder ki diyorum. Yine de yakilmak daha iyi olabilirdi veya musluman mezarliklari gibi karisik degil de daha huzurlu derli toplu mezarliklar.


  • passive aggressive  (11.08.13 22:08:29) 
[]

Dizi

internetten hiç yabancı dizi izlemedim.Sezon sezon dizi bitirenler,siz nasıl izliyorsunuz, yani mesela torrentle indirip altyazı mı buluyosunuz,başka bir şekilde mi, yoksa online mı izliyorsunuz? Hangisi daha pratik ve online izliyorsanız eğer hangi site(ler)i tavsiye edersiniz?




 
  • bass solo take one  (04.08.13 05:33:37 ~ 05:34:28) 
dzimag bu konuda çok iyi eğer üye olursanız izlediğiniz bölümleri izlendi olarak tikliyor. ben gibi 10-15 tane diziyi takip edenler için çok iyi oluyor.


  • westblack  (04.08.13 06:24:15) 
dizimag bu alanda en iyisidr. bütün dizilerin türkçe alt yazılarını ekler. hemen hemen izlenen tüm dizilerin yani. ayrıca aüye olursan, izlediğin dizilerin listesini yapabilirsin. Ve bu listelerden hangi bölümü izleyip hangisini izlemediğini çok rahat bulabilirsin. para mara da almıyolar zaten.

www.dizi-mag.com
  • dark colours  (04.08.13 06:39:57) 
bana kalırsa torrent daha pratik. altyazı bulmak zor bir şey değil zaten.


  • herhangibiryazariste  (04.08.13 07:43:57) 
Yeni diziyse, haftada bir çıkıyorsa yani dizimag. Eski diziyse toptan indirmek için torrent.


  • whoosie  (04.08.13 09:22:06) 
görsellik önemli ise eğer dizide (game of thrones misal) torrent'ten kaliteli 720p'sini falan indirip izliyorum ama görsellik çok önemli değilse ya da üşeniyorsam dizimag'den falan izliyorum. sitelerde yazan 720p sanki gerçek 720p değil gibi daha çok 480p gibi ama 480p ile de fena izlenmiyor değil.


  • barix  (04.08.13 10:36:24) 
kesinlikle torrent daha pratik değil. 1 sezon 720p dizi en az 20gb olur onu indirmek saatler sürer. dizimagden girip 360p ye misler gibi izlerim. Yeni diziyse 720p de oluyor.


  • neil manke  (04.08.13 14:04:40) 
[]

Borcam direkt ateşte çatlar mı?

diyelim iki tane düz taşı yan yana koyduk ve arasına odunlar filan koyduk,bir ocak yaptık kendimize.Üzerine de borcamı koyduk.Planımız borcamı n içindekilerin borcam çaaat diye çatlamadan pişmesi.Ocakta filan bir şey olmuyormuş da, odun ateşinde bir şey olur mu? fırın en sıcak,ocak daha az sıcak, odun ateşi de mantıken daha az sıcak olsa gerek.Sonuçta bu borcamlar fırına giriyor bir şey olmuyor.Ama işte alev homojen dağılmadığında, lokal ısınmalar olduğunda sıkıntı olabilir diyorum da bilemedim.




 
kararir, catlamaz diye tahmin ediyorum ama sallamasyon.


  • lorenzen  (30.07.13 18:42:29) 
kararması önemli değil.


  • AWD  (30.07.13 18:43:59) 
Çatlar.


  • lola35  (30.07.13 18:45:39) 
ben borcamda kazan dibi yapmıştım. mutfaktaki ocağın üzerinde altını pişirdim yani. çatlamadı.


  • kırmızıkaşekaban  (30.07.13 18:51:42) 
abi borcamin olayi zaten atese dayanikli olmasi ya. sallamayin lutfen. bi sey olmaz sen kullan. (eger malzemesi borcam'sa. yani bor kullanilan cam hani. herhangi bir seye borcam demiyorsundur diye umuyorum)


  • bohr atom modeli  (30.07.13 18:53:01) 
kullanma kitapçığında direkt ateşe vermeyin yazıyor.


  • april12th  (30.07.13 18:55:16) 
borcam setlerin yanında, ocağa koymak için özel bir aparat veriyorlar. direkt ateşe konunca çatlamasın diye.
yani çatlayabilir.

  • sutlu nescafe  (30.07.13 18:58:09) 
sıcaktan alır soğuğa direk koyarsanız çatlar.


  • gurur  (30.07.13 19:14:00) 
olmaz bişey, yaparsınız.

odun ateşi değil kömür ateşinde bile bişey olmaz. (direk közün içine gömmüyorsunuz tabii belli bir mesafe olsun köz ile cam arasında) önerim ilk yaktığınız alevler doğrudan taş ile cama temas etmesin. biraz taşlar ısınsın ve alev çoğalsın sonra oturtun taşların üstüne.

ısıl genleşme direnci düşük olması lazım ki çatlamasın. üretilirken borcam'ın içine zaten bor tozu (bor oksit) katılıyor. amaç çok hızlı genleşmesin, termal şok gerilimine maruz kaldığında tık diye çatlamasın diye. yani boşuna adı borcam değildir o ısıl camların.
  • lejant  (30.07.13 20:03:18) 
sonra bilgilendirir misiniz acaba, catladi mi catlamadi mi diye?


  • dnznc  (30.07.13 21:37:45 ~ 21:38:02) 
12345   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.