Giriş
(3)

Konut kredisi faiz düşürmek için yapılandırılırken banka yine gelir durumuna vs. bakıyor mu?

robokot
Banka aynı banka. Faizler düştüğü için yapılandırmak istiyorum diyelim. Krediyi ilk çekerken gelir durumu için belge vs. istemişlerdi banka dökümleri, giren çıkan vs. serbest çalışan olduğu için. şimdi krediyi yapılandırırken bu uygunluk testini baştan mı yapmak isterler?
Banka aynı banka. Faizler düştüğü için yapılandırmak istiyorum diyelim. Krediyi ilk çekerken gelir durumu için belge vs. istemişlerdi banka dökümleri, giren çıkan vs. serbest çalışan olduğu için. şimdi krediyi yapılandırırken bu uygunluk testini baştan mı yapmak isterler?
0
robokot
(12.01.26)
Evet tüm işlemler baştan yapılıyor, sanki ilk defa konut kredisi alıyormuş gibi süreç. YKB için konuşuyorum ama başka bankalarda da aynıymış.
0
creepy
(12.01.26)
yapılandırma dedıklerı aslında dusuk faızden tekrar kredi çektirip eskını o parayla kapatmak. yani hersey yeniden.
0
paudi
(12.01.26)
Ama burada banka değişmiyorken de mi her şey yeniden? Banka değiştirdiğinde sıfırdan ekspertiz yapılıyor mesela. Başka bankanın ekspertizi kabul edilmiyor. Ama banka aynı olunca bu işlemler daha önce yapılmış oluyor - banka aynı olunca da mı her şey baştan?
0
🌸robokot
(13.01.26)
(4)

kırılmayan şemşiye henüz icad oldu mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dayanıksıza para vermek istemiyorum. evladiyelik bir taneyi nereden bulurum?
dayanıksıza para vermek istemiyorum. evladiyelik bir taneyi nereden bulurum?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
oldu. ben yaklaşık 7-8 sene önce tchibo'dan şemsiye almıştım (tchibo'nun da şemsiyecilikle bir alakası yok ama güzel, kaliteli görünüyor diye almıştım) ve o gün bugündür herhangi bir sıkıntı olmadan kullanıyorum. ben de bu kadar olacağını tahmin etmemiştim, birkaç senede bir yenisini alırım diye düşünüyordum.

şuna çok benziyor: www.tchibo.com.tr

tabii umarım içindeki donanımı daha kalitesiz yapmaya başlamamışlardır.
+1
ahm1
(12.01.26)
fare marka şemsiye al.
+1
tabudeviren
(12.01.26)
Şemsiyeler kendi içinde ikiye ayrılıyorlar

Az telli (8 tel), ucuz, hafif, dayanıksız.
Çok telli (yanılmıyorsam 34'e kadar çıkıyor tel sayısı), ağır, taşıması zor, dayanıklı.

buna göre tercihini yaparsan sorun çözülür.
+1
Mirket
(12.01.26)
tchibo'dan aldigim semsiyeyi 10 yildan fazla suredir kullaniyorum.
+1
kassiopeia
(12.01.26)
(2)

sürücüsüz otomobiller neden hala türkiye'ye uğramadı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
minibüs, dolmuş, taksi ve tır şoförleri ne zaman emekli olacaklar. toplu taşıma için geç kalınmadı mı?
minibüs, dolmuş, taksi ve tır şoförleri ne zaman emekli olacaklar. toplu taşıma için geç kalınmadı mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Daha sürücülü otomobil olayını çözemedik.

şaka bir yana, tamamen otonom araçlar henüz serbest trafikte takılabilecek seviyede değil. bu yüzden sadece pilot bölgelerde (yani üreticinin desteklediği bölgelerde) belirli ve normalden sık güncellenen harita bilgilerine sadık olarak, arka planda sürekli çalışan operatörler kontrolünde deneniyorlar. yani atıyorum şirket san francisco merkezli, orada sadece bir bölgede çalışıyor, ve operatörler var araç trafikte bir yerde kalırsa kafası karışırsa arıyorsun onlar gelip çıkarıyor veya daha yeni teknolojide arabaya uzaktan bağlanıp problemi çözüyorlar. bunlar hem teknolojiyi deneme, hem reklam, hem de yol verisi toplamak için yapılan operasyonlar. henüz kar etmiyorlar ve şu anda kar etme amaçları yok. ve bölgeye özel, haritada gidebilecekleri gidemeyecekleri belli limitleri var. bu aracı rastgele bir yere koy problemsiz sürsün gibi bir durum yok. Burada olması için ya burada da bu teknolojiyi üreten girişimlerin olması lazım ya da oralarda bu işi yapanların tam otonom sürüşü çözmesi, giderek yaygınlaştırması deneye deneye ve en sonunda buraya kadar yayılması lazım. yani özetle henüz dünyanın her yerinde limitsiz çalışacak kadar genel bir otonom araç teknolojisi geliştirilemedi.
+2
robokot
(12.01.26)
adam arabadan indi, elinde levye gitti, kapıyı açtı, sürücü yok kiminle kavga edecek. bizdeki kuralsızlık ve zekasızlık yüzünden ne yazık ki bizim gibi 3. dünya ülkelerine o teknoloji gelmesi en az 20 sene.

bir çok ülkede araba kullandım. tr sınırlarına girdiğim anda sinir harbi başlıyor resmen.
+2
gercekdunya
(12.01.26)
(1)

Tematik sözlük yapmak istiyorum

muhayyer divan
Bana yardım eder misiniz? Konu benim kendi meslek alanım ve ilgili disiplinler olacak.Bu işlerle hiç alakam olmadı, hiçbir bilgim yok, neler yapmam lazım, harcamam gereken para ne, nerelere harcamam lazım, nedir ne değildir yardımcı olabilecek var mı?
Bana yardım eder misiniz? Konu benim kendi meslek alanım ve ilgili disiplinler olacak.

Bu işlerle hiç alakam olmadı, hiçbir bilgim yok, neler yapmam lazım, harcamam gereken para ne, nerelere harcamam lazım, nedir ne değildir yardımcı olabilecek var mı?
-1
muhayyer divan
(12.01.26)
5 papele yaptırırsın. kendin yaparsan 2-3 papel. masrafın 2-3 bini 12 aylığına domain + hosting'e gidiyor. kendin yazma, milletin özel bilgilerini sızdırırsın.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
(2)

bir film arıyorum

violetsky
bu bir film ya da animasyon. hatta bir marvel filmi bile olabilir. hatırladığım, dişi karakter su altında yaşayan bir erkek karaktere aşık oluyordu. erkek ona suyun altında yaşamayı vs öğretiyordu. hatta evlenmek istiyordu. ama asıl amacı dişi karakterin vatanını almak ya da ırkını öldürmek gibi bir
bu bir film ya da animasyon. hatta bir marvel filmi bile olabilir. hatırladığım, dişi karakter su altında yaşayan bir erkek karaktere aşık oluyordu. erkek ona suyun altında yaşamayı vs öğretiyordu. hatta evlenmek istiyordu. ama asıl amacı dişi karakterin vatanını almak ya da ırkını öldürmek gibi bir şeydi.

çok eski bir film değil. son zamanlarda o kadar çok şey izledim ki hepsi birbirine girdi :(
0
violetsky
(12.01.26)
The Shape of Water
0
nothing in my way
(12.01.26)
oh buldum.

Black Panther: Wakanda Forever
0
🌸violetsky
(12.01.26)
(1)

Konut Kredisinde Kısıtlama Var Mı?

cilekli pasta
BDDK'nın 2023 yılında çıkarttığı tebliği uygulanıyor mu yoksa en fazla konut kredisi 2 milyondur vs. gibi ayrıca bir kısıt da uyguluyor mu bankalar.https://pbs.twimg.com/media/GwjxxPEXcAEYqsR?format=jpg&name=largeÜzerine konut olmayan, başka kredisi olmayan bir insanım. 5- 10 milyonluk sıfır eve ene
BDDK'nın 2023 yılında çıkarttığı tebliği uygulanıyor mu yoksa en fazla konut kredisi 2 milyondur vs. gibi ayrıca bir kısıt da uyguluyor mu bankalar.
pbs.twimg.com


Üzerine konut olmayan, başka kredisi olmayan bir insanım. 5- 10 milyonluk sıfır eve enerji sınıfı diğer için %70 kredi yazıyor.
Evin ekspertiz değeri 7 milyon olsun, 3 milyon peşinatım var olsun.
4 milyon 120 ay vade için taksit hesaplama siteleri 115k taksit göstermiş benim aylık gelir de 2 katı diyelim. Veriyorlar mı bu krediyi?

Bonus soru: Birisi topraktan bir firmadan ev aldı ev de bitti tapusunu aldı hiç yerleşmeden başkasına satarsa bu ev sıfır mı oluyor 2. el mi? İlla müteahhit / inşaat firmasından mı almak gerekiyor sıfır ev statüsünde olması için?

Teşekkürler
-1
cilekli pasta
(12.01.26)
Verirler. O dönemki gibi üst düzey kısıtlamalar yok. Bi ara maks. 500bin veriyorlardı.

vbassets.vakifbank.com.tr

2-3 ay önce bu linkteki durum geçerliydi. Size büyük ihtimalle çıkar.

2. El oluyor. (Sıfır ev kampanyaları zaten inşaat firmaları için çıkıyor. Bu ara sıfır eve iyi bir kampanya da yok gibi am biraz da bankacının insiyatifinde.) Biz müteahhitin bankacısından, müteahhittin sattığı adamdan almıştık. Faiz oranı değişmişti ama tam ikinci el de saymamıştı.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(12.01.26)

Miçoya yuva arıyoruz (izmir)

izmirduyuru
Adı Miço, iki aylıktır oldukça sevecen, oyuncu ve temiz bir kedidir. Sokaktan kurtarıldı, iç kulak enfeksiyonu geçirdi, iyileştirildi. Arada kafayı sallıyo ama düzeldi, Şu an bulunduğu evde evin yaşlı kedisi ile anlaşamıyorlar, iki kedi de huzursuz bu nedenle sahiplendirilecektir, izmir ve çevresi k
Adı Miço, iki aylıktır oldukça sevecen, oyuncu ve temiz bir kedidir. Sokaktan kurtarıldı, iç kulak enfeksiyonu geçirdi, iyileştirildi. Arada kafayı sallıyo ama düzeldi, Şu an bulunduğu evde evin yaşlı kedisi ile anlaşamıyorlar, iki kedi de huzursuz bu nedenle sahiplendirilecektir, izmir ve çevresi kedi sahiplenmek isteyenlere duyurulur

i.hizliresim.com

i.hizliresim.com
+2
izmirduyuru
(11.01.26)
(1)

ups kargo iadesi dhl kargoya yapılır mı ?

house md
amazon.com.tr aldığım ürünün iadesi için UPS kargo iade kodu oluşturmuş ama DHL kargo şubesine teslim etmem gerektiğini yazmış. Bu iki firma arasında anlaşma var mı? Yoksa yazım yanlışı mı? Ekran görüntüsü ektedir. https://ibb.co/bjgQhDFC
amazon.com.tr aldığım ürünün iadesi için UPS kargo iade kodu oluşturmuş ama DHL kargo şubesine teslim etmem gerektiğini yazmış. Bu iki firma arasında anlaşma var mı? Yoksa yazım yanlışı mı? Ekran görüntüsü ektedir.

ibb.co
0
house md
(11.01.26)
Bu benim başıma geldi, dediği gibi yaptım ama dhl bu bizim kodumuz değil diyip kabul etmedi, sizde gitmeden bi telefon ile sorgulatın önceden dhl'e, ben ups ye verdim kabul etti
0
eja
(12.01.26)
(8)

Buz için arabada kolonya

michael_knight
Donmuş araba camındaki buzun hızlı erimesi için kolonya kullanmanın zararı var mı?
Donmuş araba camındaki buzun hızlı erimesi için kolonya kullanmanın zararı var mı?
0
michael_knight
(11.01.26)
1 defa fısfıslı kolonya kullandık çözdük buzu bir durum yaşamadık sonra hiç ihtiyaç olmadı.
+1
basond
(11.01.26)
birkac kere kullanmanin bir zarari olmaz da surekli buzlanma problemi varsa kazima aleti almak lazim. kolonya ile nereye kadar?
0
cooperr
(11.01.26)
Ben her defasında kullanıyorum fısfıslı kolonyalardan. Senede birkaç kere gerekiyor. Herhangi bir zararının olması bana olası gelmiyor.

Cam suyuna katmaktan söz etmiyorum. Cama sıkıyorum.
0
lazor
(11.01.26)
kolonya kaportaya zararlı. fısfıslar var onlardan alın
0
jelly bear
(11.01.26)
Antifrizi boş fısfısa doldurup sıkıyorum. Tabii kabasini kazima aletinin ucuna bez koyup aliyorum tabii. Yoksa antifriz sikmayla bitecek gibi olmuyor genelde.
0
mbond
(11.01.26)
Kolonyada markasına göre değişen ölçülerde alkol var. Alkol plastik aksamda, varsa cilada falan buğulanma yapabilir. Başka bir zararı olmaz.
0
lil siztah
(12.01.26)
büyük zararı olacağını çok sanmam ama kolonya yerine saf izopropil alkol alıp saf veya suyla filan karıştırıp onu kullanabilirsin maliyeti daha düşük olur. ben mesela gerekince izopropil alkol sıktım. elektronik şeylerin temizliğinde vs. de kullandığımdan bulunuyor yurt dışında rubbing alcohol diye geçen ürün işte normal günlük temizlikte her yüzeyde kullanıyorlar oralarda... plastik de cam da metal de ahşap da siliyorlar izopropil alkolle.

alkol zarar verir mi verirse ne kadar zarar verir bilmem de bu amaçla kullanılan ürün her yerde alkol. türü değişiyor sadece, bilen varsa türüne göre yorumlasın burada. mesela antifrizli cam suyunda metanol var türkiyede gördüğüm tüm markalarda, yurt dışında bazı yerlerde insan sağlığına zararlı olduğundan cam suyunda metanol kullanılmıyor. buralarda ya etil ya izopropil alkol veya bi ihtimal propilen glikol bazlıdır diye düşünüyorum.

piyasadaki buz çözücüler de yine alkol bazlı örnek etil alkol eshop.wurth.com.tr

@mbond antifrizi koyuyorum diyorsun da etilen glikol zehirli ve çevreye zararlı bir şey. daha uygun alternatifler varken önermem. yurt dışında mesela antifriz değişiminde yerlere boşaltmak vs. yasaktır toplayıp geri dönüşüme veriyorlar. bizim burada yine umursanmayan konulardan...
0
konetsu
(12.01.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.
Yılda 8-10 gün gerekiyor ve aşırılar aşırısı değil buz o yüzden buz kazıma aleti hem arabada gereksiz yer kaplayacak hem de kullanırken ellerim üşüyecek diye tercih etmedim.

Kolonya işini güzel ve hızlıca yapıyor ama internette birileri ön camdaki özel tabakaya zarar verir, camda böyle renklenme gibi güneş lekesi/yanığı gibi şeyler oluşur diye yazmış. Çok aklıma yatmadı ama sizlere de sorayım dedim.

Keyifli günler dilerimi hepinize.
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
(10)

Cem Yılmaz mı Kaan Sekban mı?

michael_knight
Hangisi haklı?
Hangisi haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
Ikisi de haksiz bence, cem yilmaz kibirli, anlamsiz bir aciklama yapiyor, bunca zaman sonra ne gerek var dillendirmeye, icinde kalmis demek ki.

Kaan ise bos yapiyor, yoo acilisa cagirmadim, sadece acilista beraber skec yapalim dedim, ayrica o benim kadar topluma duyarli biri degil vs. geyigi yapiyor.

Kaan'in daveti ne kadar hadsizce ise, cem'in sonradan cikisi da o kadar hadsiz.

Bombos bi olay, ben niye bu kadar biliyorum o da ayri konu.
+5
bosver nicki
(11.01.26)
Kaan Sekban kimdir bu olayla duydum, gördüm. Açıklaması da Cem Yılmaz'ı doğrular nitelikte. "Ahahah! Öyle değil" deyip neredeyse aynı cümleleri kurmuş.
+1
onepointzero
(11.01.26)
Madem toplumsal konularda senin kadar duyarlı ve cesur olmadığını düşünüyorsun, neden stand-up’ına çıkmasını teklif ediyorsun? o da ayrı bir sıvama olmuş. Sanki ileride olur da aramız bozulursa koz olarak bu cümleyi kullanayım der gibi. Nereden baksan saçma bir savunma
-1
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.26)
Cem yılmaz haksız. Kaan sekban’ı kendince küçümsemeye çalışıp ifşa etmek istemiş.
+2
pek iyi degilim bugunlerde
(11.01.26)
Kaan sekban kim bilmiyorum ama iyi pr oldu onun için.
+2
duptıs
(12.01.26)
tam bir ikiyüzlülük örneği ve aymazlık. reklamın olsun diye cemi çağırıyorsun gelmiyor, ki gelmek zorunda da değil. bu sefer de çirkeflik yapıp (bence reklamın iyisi kötüsü olmaz diye) olayı gündeme taşıyor.
0
ground
(12.01.26)
benim üzüldüğüm nokta, biz toplumda aklı selim ünlüler komedyenler var diye seviniyoruz. cem yılmaz desen salak salak youtube programına katılıp biriyle ilgili saklanabilecek bir bilgiyi söylemesi. kaan sekbanın da ben daha duyarlı bir insanım diye söylemesi. ya twitterdan duyarlı olsan ne olmasan ne? cem yılmaz demişti ya: biz bitirimdik şimdi elit olduk. her alanda kalitesizleşmeye devam ediyoruz.
+1
mikahakkinen
(12.01.26)
bi de artık cem yılmaz a duyarsız demek azıcık ayıp. adam gayet güzel geçiriyor. "son helal porsche benim" gibi bi laf ediyor kendisiyle dalga da geçerek mesela. illa kör gözün parmağına mı söylemek lazım bazı şeyleri. gayet de duyarlı bi adam bence. kaan sekman ben oldum diye düşünmüş sanırım ama daha çoook uğraşması lazım bence
+1
euteamo
(12.01.26)
bu ülkeye cem yılmaz gibi bir adam bir daha gelir mi? eşi benzeri var mı? yok. bitti.
+1
Hallegadola
(12.01.26)
Böyle bir şey yaşanmış ve adam bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş mağduriyet yaratmamış bu yüzden yaratılan bu algıyı doğru bulmuyorum. (Eğer gerçekten böyle bir teklifte bulunsa ve bunu anlatıp prim kasmaya çalışsa Kaan Sekban haksız derdim)

Ne zamanki Cem Yılmaz kalkıp olayı farklı şekilde lanse etti o zaman bahsetti adam bu mevzudan.
Seversin sevmezsin, stand up tarzı çok benlik olmasa da yaptığı programı keyif alarak izliyorum ama kendisini sevip takip etme sebebim toplumsal konularda duyarlı olması, sessiz kalmaması, elini taşın altına koyması, bunlar benim için yeterli.

Cem Yılmaz deyince aklıma gelen son düzgün iş Gora, sonrasında yaptığı hiçbir dizi/film/stand up iyi değildi hatta aşırı derecede kötüydü (hadi Arog da fena değildi diyelim).
Ne politik oldu, ne güncel mizahı yakalayabildi bunları yapamadığı gibi de güncel mizahı yakalamış sevilen insanları küçükseyip kendince değersizleştirmeye çalıştı (Örnek; Feyyaz Yiğit).
Kadın düşmanlığından, fail arkadaşlarından bahsetmiyorum bile.
Yıl olmuş 2026 hala kalkıp Cem Yılmaz övmek de biraz neyse....
0
mutekebbir
(12.01.26)
(5)

Schengen randevu danismanlik aldim

Kittie
Dolandirildin mi acaba?Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.Hala ses soluk yok.Yarin arayip parami geri isteyecegim?Sizce de adam isi sallamiyor mu?Ben mi fevri davraniyorum?*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de so
Dolandirildin mi acaba?
Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.
Hala ses soluk yok.
Yarin arayip parami geri isteyecegim?
Sizce de adam isi sallamiyor mu?
Ben mi fevri davraniyorum?
*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de sorun yasamamis. Zengin de bi kadin bu tanidik. Hatirlidir her yerde. Onun adiyla gorustum ve ona guvenip para yolladim.
-1
Kittie
(11.01.26)
E referansla gitmissiniz, ustelik ocak ayinin ortasina bile gelmedik, dolandirildiginizi dusunmek icin fazla aceleci geldi sizin durumunuz.
0
bosver nicki
(11.01.26)
Bosver nicki: ben tam 15 kasimda odeme yaptim ocak veya subat en gec dedim. Daha erken olursa da tamamim dedim. Bi bilgi veriyor ne bi sey. Garip geliyor o yuzden
0
🌸Kittie
(11.01.26)
en cok dolanndiricilik donen sektorlerden biri bu. zengin, hatirli falan gibi sifatlar komik. ayarlayan kisi isterse cumhurbaskanin oglu olsun, bildigin haksiz, hukuksuz, alavere isi bu randevu ayarlama mevzulari. chatbot, rusvet disinda kimse yasal yoldan size randevu ayarlayamaz.
+1
buenosdias
(12.01.26)
2 yıl önce yunanistan vize aracısı kozmos çalışanlarının büyük bölümünü randevu sattıkları vs dolayısıyla işten çıkardı. Bu konuya ekstra hassasiyet gösteriyorlar.

Sizin para verdiğiniz aracılar, randevular açıldığı zaman ama chatbot ama fiziksel bilgisayar başında bekleyerek aslında sizinle aynı şekilde randevu almaya çalışıyor. Bu arada chatbot'lar sadece randevu açıldığında haber verebilir, çünkü pek çok sms aşamalı giriş sistemi var.

Özetle verdiğiniz para, sizin yerinize bilgisayar başında bekleyip randevu açıldığında almaya çalışsınlar diye. Ne kadar verdiniz bilmiyorum ama bunun için 100-200 euro para vermek gerçekten saçmalık. son 2 randevumu kendim aldım. Eğer sıkı şekilde randevuları takip ederseniz gayet kendiniz de alabilirsiniz çünkü şansınız neredeyse danışmanlık aldığınız şirketle aynı.
0
thracia
(12.01.26)
bende bir çok kez bu şirketlerden randevu aldım. ama hep randevu oluştuktan sonra para ödedim. önceden para isteyen şirketler bana hiç güven vermedi.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(3)

Beckham’ların oğluyla ilgili problem ne?

michael_knight
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?Kim haklı?
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?
Kim haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
gelin kaynana olayı. iki tarafta aşırı zengin. onların derdinin ............mk
+8
mikahakkinen
(11.01.26)
Oğlan evlenince gidip kızın soyadını falan aldı. Değişik, biraz da sanırım ezik bi tip. Sonra anasıyla karısının arası bozulunca karısından yana oldu vs. Herkes kendine göre haklı yani :p
+2
lil siztah
(12.01.26)
black pill story
-2
Hallegadola
(12.01.26)
(4)

PS5 Oyunu

thetruenorthstrongandfree1
Hava eksi yirmilerde, disari cikmak mumkun degil. "Bu iyidir." diyeceginiz bir PS5 oyunu onerir misiniz?Oyun pek oynamam ama bugün ilk kez Astro Bot denedim, inanilmaz yapmislar. Mario’dan sonra oynadigim ilk ciddi oyun oldu.
Hava eksi yirmilerde, disari cikmak mumkun degil. "Bu iyidir." diyeceginiz bir PS5 oyunu onerir misiniz?

Oyun pek oynamam ama bugün ilk kez Astro Bot denedim, inanilmaz yapmislar. Mario’dan sonra oynadigim ilk ciddi oyun oldu.
0
thetruenorthstrongandfree1
(11.01.26)
Last of us oynayin kesinlikle

Uncharted serisi de olabilir. ilk oyunun grafikleri cok kotu. ama yine de oynaniyor. hikayesi keyifli.

Ama last of us bir saheser. mutlaka oneririm.
+2
nuevo
(11.01.26)
Astro Bot size -aslında çocuklara ama- kumandayı alıştırmak için yaptıkları bi oyun. Baya güzel ben de ara ara oynuyorum. Oynamadıysanız Red Dead Redemption 2 diyeceğim.
+1
klassno
(12.01.26)
Spesifik olarak playstation oyunu değil hemen her platformda var ama 2025'in en iyi oyunu ve tam bir sanat eseri olduğu için Clair Obscure: Expedition 33 diyeceğim. Hikayesi, felsefesi, sanat tasarımları, müzikleri vs muazzam. Sıra tabanlı sistem sevmeyen biri bile bu oyundaki oynanışı sever. Bence şans verin
0
nundu
(12.01.26)
uncharted 4 tavsiye ederim
turkce dublajli okan yalabik, ege aydan ve ceyda duvenci seslendiriyor
+1
tahtakafa
(12.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(4)

Apartman aidatı için yasal hesap nasıl açılır?

santimantal
Oturduğum apartmanda yönetici esnaf. Aidatları elden topluyor. Hesaba gönderelim deyince, "Ticaret yaptığımız için hesaba gönderilmesi ........................" gibi bir cevap verdi. Şimdi bu adamın hesabına aidat yolladığımız zaman alışveriş için mi gönderildi diye suçlanmaması için ne yapmalıyız?B
Oturduğum apartmanda yönetici esnaf. Aidatları elden topluyor. Hesaba gönderelim deyince, "Ticaret yaptığımız için hesaba gönderilmesi ........................" gibi bir cevap verdi. Şimdi bu adamın hesabına aidat yolladığımız zaman alışveriş için mi gönderildi diye suçlanmaması için ne yapmalıyız?

Belli türde yeni bir hesap mı açmalı? Ya da biz para yollarken açıklamaya bir şeyler mi yazmalıyız?

Apartman adına bir hesap açılabilir mi?
0
santimantal
(11.01.26)
Bizim apartmanın var. Yönetim karar defteriyle gidilip açılıyor sanırım. Biz aidatları apartman hesabına gönderiyoruz.
+1
rodeocu
(11.01.26)
Apartman adına hesap açılabiliyor. Hatta bazı internet bankacılığı uygulamalarında transfer tipini seçerken "apartman aidatı" diye bir seçenek olduğunu da keşfettim geçenlerde.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
Genel kurul yöneticiyi seçecek, yönetici seçim sonuçlarını notere tasdik ettirilmiş karar defterine yazacak.
Sonra vergi dairesine müracaatla vergi kimlik numarası alınacak.
Sonra karar defteri ile bankaya gidilip yönetim olarak hesap açılacak.
+4
Mirket
(11.01.26)
Kat malikleri kurulu (daire sahipleri) toplantıda 'filanca bankada, apt adına hesap açmaya, aidat toplamaya, ödemeleri yapmaya, havale yapmaya ...(muhtemel bütün banka işlemlerini yazmak gerekiyor) yönetiçiye yetki vermiştir' gibi bir karar alıp bununla ilgili bankaya gidilecek ve apt yöneticiliği hesabı açılacak. Hesabın adı 'falanca apt yöneticiliği' gibi kurumsal bir isim olacak. Bu isimle defterdarlıktan vergi numarası gibi bi şey alınacak.
Yöneticinin şahsi nesabına göndereceğiniz paralar herkes için sıkıntı oluşturabilir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.01.26)
(3)

annenin çocuguna hisseli tapu devri

abelardo
annemin üzerinde 1/3 hisseli daire var. kendi hissesini benim üzerime geçirecek. bunu nasıl yapıyoruz? hiç bilmiyorum
annemin üzerinde 1/3 hisseli daire var. kendi hissesini benim üzerime geçirecek. bunu nasıl yapıyoruz? hiç bilmiyorum
0
abelardo
(11.01.26)
Tapu’dan randevu alınarak yapılıyor. Belediyesinden rayiç bedel belgesi alınıyor. Varsa emlak vergisi borcu vs ödeniyor belediyeye. Konutsa dask yapılıyor.

Ne için yapacağına göre devir tipi değişir. Bağış ya da satış olarak geçirilebilir. Ne sebepten çocuğa geçiyor? Ya buradan ya özelden açıkça yaz, dikkat etmek gereken şeyler oluyor.
0
lazor
(11.01.26)
satış gösterin daha az vergi çıkar. webtapudan randevu alman gerekir.
0
jelly bear
(11.01.26)
annenin hissesi paylı mülkiyet hissesiyse tapudan randevu alıp işlemi yapabilirsiniz bağışlama veya satış şeklinde.

ama annenin hissesi mirastan geçen hisseyse yani elbirliği mülkiyeti ise sadece diğer hissedarlara satış yapabilir sen hissedar değilsen sana satış yapamaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
(18)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
destekledigin parti ulkenin icinden gecti, olan o.
0
banach
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
1000 dolar ile ev geçindirme tsblonuzu mersk ettim.
0
baldan kaymak
(12.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-3
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(3)

Oyuncu klavyesi

agreas
Merhaba, birine hediye oyuncu klavyesi almak istiyorum da fiyat performans önerilerinizi alabilir miyim? Saçma sapan bir şey almaktan çekindim de
Merhaba, birine hediye oyuncu klavyesi almak istiyorum da fiyat performans önerilerinizi alabilir miyim? Saçma sapan bir şey almaktan çekindim de
0
agreas
(11.01.26)
bütçenizi bilmiyorum. ben bunu aldım memnunum bayağı. hem macbook'ta hem deskop'ta kullanıyorum.

www.akakce.com
0
hold the door
(11.01.26)
Sevgilim tam bir oyun bağımlısı ve ona 2 sene evvel steelseries Apex 3 almıştım çok memnundu hala da çok memnun. Kesinlikle tavsiye ederim.
0
mermaidd
(11.01.26)
yadigar
(11.01.26)
(9)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(4)

Şah damarı daralması için hangi bölüme gidilmeli?

my fault
Babamın geçen sene rutin kardiyoloji kontrolünde şah damarı usgsi de istemiştik. Orada %30-40 daralma ve plaklar görülmüştü. Kan sulandırıcı ve kolestrol ilacı yazmışlardı.Geçenlerde küçük bir operasyon için kan sulandırıcısını soran doktora şah damarı için kullanıyor deyince nöroloji doktorunuzla g
Babamın geçen sene rutin kardiyoloji kontrolünde şah damarı usgsi de istemiştik. Orada %30-40 daralma ve plaklar görülmüştü. Kan sulandırıcı ve kolestrol ilacı yazmışlardı.
Geçenlerde küçük bir operasyon için kan sulandırıcısını soran doktora şah damarı için kullanıyor deyince nöroloji doktorunuzla görüşün demişler.
Şah damarına nöroloji mi bakıyor yoksa kardiyoloji yada kalp damar cerrahisi mi ?

Tekrar kontroller için hangi bölüme gitmek gerek.
0
my fault
(11.01.26)
Nöroloji daha mantıklı geliyor, gerek görürse kalp damar cerrahına gönderir de kardiyolojinin konuyla ilgisi yok bence.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(11.01.26)
Plak kısmıyla kardiyoloji ve kalp damar ilgilenir.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.01.26)
normalde kalp ve damar hastalıklarıyla kardiyoloji ilgilenir ama babanıza hangi bağlamda "nöroloji doktorunuzla görüşün" dedikleri önemli. belki aldığı ilaç norolojik başak bir rahatsızlığını olumsuz etkiliyor olabilir. o nedenle söylemiş olabilirler. veya nörolojik bir olabilecek denge kaybı vb. teşhis konulmamış bir rahatsızlığını söylemiştir babanız. ona istinaden söylemiş de olabilirler.
0
merhum
(12.01.26)
kalp damar soktoruna sevketmişlerdi beni.
0
ground
(12.01.26)
(8)

eksik aidat ödeyen kiracıya ihtar

sezercik yavrum benim
selamlar. kiracım geçen yıl 250, bu yıl 400 lira olan aidatı arada sırada 100 tl olarak ödüyormuş. birikmiş bi 3000 tl borcu varmış.yöneticiye ihtar çekmesini söyledim. toplantı yapamadığı için yasal olarak yönetici olamamış, çekemiyormuş. ülkenin %80'i böyle gönüllü gibi yapıyo bu işi dedi.ben ev s
selamlar. kiracım geçen yıl 250, bu yıl 400 lira olan aidatı arada sırada 100 tl olarak ödüyormuş. birikmiş bi 3000 tl borcu varmış.

yöneticiye ihtar çekmesini söyledim. toplantı yapamadığı için yasal olarak yönetici olamamış, çekemiyormuş. ülkenin %80'i böyle gönüllü gibi yapıyo bu işi dedi.

ben ev sahibi olarak ihtar çekebilir miyim? bazı ev sahipleri kendi ödüyormuş aidatı. zaten hem tahliye hem de kira tespit davamız var, bir de aidatını ödemek istemiyorum.

cevaplar için şimdiden teşekkürler.
+1
sezercik yavrum benim
(11.01.26)
Apartman kaç daireli? Kira kontratında aidatın ödenmesine ilişkin bir madde var mı?
0
Mirket
(11.01.26)
Resmi yönetici kimse o ihtar çeker, çektirir. Ayrıca borçlardan müteselsilen sorumlu olduğunuz için sizden de tahsil edebilir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.01.26)
Bizim apartman da böyle. Kapıcı dairesini kiraya vermişler duyduğuma göre. Aidat benim dışımda kimseden alınmamış. Ben de vermiyorum artık. Resmi yönetim de yok, biri kendini yönetici ilan ediyor.
0
Kahvedesu
(11.01.26)
Bildiğim kadarıyla (ki çok da iyi bilmiyorum) yönetici kiracıya değil ev sahibine ihtar çekebilir.
Kendi kendinize ihtar çektirmeye çalışıyor olabilirsiniz, dikkat edin.
0
michael_knight
(11.01.26)
yönetim doğrudan kiracıya ihtar çekebiliyor. ama ortada yasal olarak bir yönetim olması lazım.
0
co2s2
(11.01.26)
kira sözleşmesinde, avans ve giderlerin kiracı tarafından karşılanacağı açık olarak belirtilememişse; kat mülkiyeti kanunu (634) 20. maddenin a ve b fıkrasına göre avans ve giderler mal sahibine aittir.eğer kiracı avans ve giderleri kendi ödüyor ise 22. maddeye göre yaptığı ödemeleri kiradan düşebilir.

kira sözleşmesinde avans ve giderlerin kiracı tarafından ödeneceği açıkca belirtilmiş ise; yönetici varsa yönetici, yönetici yoksa diğer kat maliklerinden biri veya tümü, aynı kanunun 20. maddesinin c fıkrasına göre kat malikine(ev sahibi) dava açabilir, icra takibi yapabilir.

kira sözleşmesinde, avans ve giderlerin kiracı tarafından karşılanacağı açıkça belirtilmiş ve kat maliki olarak ödeme yaptığınıza dair belgeler elinizdeyse dava veya icra yolu ile alacağınızı tahsil edebilirsiniz.
0
krtkartal
(12.01.26)
aidatın kiracı tarafından ödeneceği sözleşmede yazıyor. zaten 5 yıldır ödüyor ama eksik.

ben aslında tüm borcu kapatıp bunu kiracıdan tahsil etmek istiyorum.
0
🌸sezercik yavrum benim
(12.01.26)
ödeme bankadan mı elden mi? Ben ödedim makbuzları da kaybettim.
0
Kahvedesu
(12.01.26)
(12)

Macbook Air pişman eder mi?

lafıolmaz
Windows kullanıcısıyım.Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sür
Windows kullanıcısıyım.

Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.
Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.
Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sürer mi alışmam?
0
lafıolmaz
(11.01.26)
Denemeden bilemezsiniz herhalde, o yüzden ikinci el alıp uymazsa zarar etmeden satabilirsiniz. Kişisel uygunluk dışında harika bir cihaz. Dertsiz, tasasız.
+1
orient blue
(11.01.26)
Selamlar, yaklaşık bir yıldır Macbook Air kullanıyorum. Daha önce iPhone bile kullanmadım ve kullandığım laptop beş senelik, buna rağmen alışması ve günlük işlere entegre etmesi sandığım kadar zor olmadı.
0
sekizdokuzon
(11.01.26)
Pişman etmez. En kötü bir aya alışırsınız. Dediğiniz açılardan rahatlık sağlıyor.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
Ben alışamadım, alet yatıyor. Onun yüzünden 5 kg laptopu taşıyorum oraya buraya.
0
lil siztah
(11.01.26)
Alışana kadar saçınızı başınızı yolup alışınca iyi ki almışım diyeceksiniz.
0
Mirket
(11.01.26)
bir geçtim ve bir daha da windows’a dönmedim. alışma periyodu gerekiyor.
0
eileengray
(11.01.26)
Uzun yıllar direndikten sonra 4-5 sene önce macbook aldım ben. Hayatımda harcadığım en iyi para olabilir.
Bataryası bozuldu, orası aktı burası koktu diye bir dert yok. Hala birebir ilk aldığım günkü gibi çalışıyor. Oldu da yenilemek istedin, satmak istesen hemen satarsın. Windows bir laptopta bu çok daha problemli. Antin kuntin her gün o driver güncellemesi, bu bilmemnesi falan yok. Asla üzeceğini düşünmüyorum. Al gitsin
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
işletim sistemine 1 haftada alıştım ben ama ileri seviye windows kullanıcısı ve bilgisayar müh öğrencisi olarak macos'u pek sevmedim. windows bilgisayarım olmasa her işimi bunla halledemezdim ama siz temel seviye şeyler için kullanacağınız için pek sorun olmaz muhtemelen işinizi görür.
0
hold the door
(11.01.26)
Yaklaşık 8 ay önce ben de burda sormuştum:
www.eksiduyuru.com

5,5 ay önce yani Ağustos ayında m4 air aldım. Windows'ta yapıp burada yapamadığım hiçbir şey yok, iyi ki aldım diyorum. Bir tek dosya kutusunda herhangi bir öğeyii ctrl+x yani kes olayını bulamadım. Belki burda bilen vardır beni de aydınlatır.

@cay koy geliyorum, sağ olsun aydınlattı. Klasörde bir öğeyi kes yapıştır için şöyle yapıyormuşuz: Dosyayı kopyaladıktan sonra, hangi dosyaya yapıştıracaksak oraya sağ tıkladığımızda "öğeyi yapıştır" diye bir seçenek çıkıyor malum. O da haliyle kopyalayıp yapıştırmak. Ama sağ tıkladıktan sonra option tuşuna basarsak "öğeyi buraya taşı" çıkıyor. Kesip yapıştırmış oluyoruz yani.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
macbook'a 10 sene evvel korkarak gectim.
alistiktan sonra ulan bundan once at diye essege biniyormusuz dedim.
ilk macbook 8 sene sikintisiz dayandi, ustune bir de sattim. orjinal pil 2500 devir yapmisti hala 3 saat sarj tutuyordu.
air candir, yapistir gitsin. dusunecek bisey yok.
0
cooperr
(11.01.26)
evet neden daha once almadim diye bir pismanlik yaratir.
0
antikadimag
(11.01.26)
Yeni Macbook Air'lerde Apple Intelligence ve siri var. Yapmak istedigin seyi ya da aklindaki soruyu sordugunda nasil yapildigini gosteriyor hatta cogu zaman senin icin yapiyor. Alismana yardimci olur.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(12.01.26)
(2)

youtube iceriklerini gorememe

ala09
sayfada 50 tane video var bana sadece 3-5 shorts gözüküyor videoyu isimle aradığımda bulamıyorum ama geçmişten girdiğimde bir saatlik video mesela normal oynatabiliyorum bazen oynatma listeleri olarak çıkıyor karşıma bazen hiç çıkmıyor ben bu arama butonunda bir şey eksik mi yapıyorum niye bazen bul
sayfada 50 tane video var bana sadece 3-5 shorts gözüküyor videoyu isimle aradığımda bulamıyorum ama geçmişten girdiğimde bir saatlik video mesela normal oynatabiliyorum bazen oynatma listeleri olarak çıkıyor karşıma bazen hiç çıkmıyor ben bu arama butonunda bir şey eksik mi yapıyorum niye bazen bulabiliyorum bazen bulamıyorum?
0
ala09
(11.01.26)
Youtube arama kısmı tamamen öne çıkarılan videolardan oluşuyor. Eski Youtube yok.
-2
arbre
(11.01.26)
@konusma ben evet hepsini deniyorum aradigim videoya ulaşamıyorum sayfada da her tuşa basıyorum olan videoyu goremiyoruz
0
🌸ala09
(11.01.26)
(5)

Ev alana oturum izni veren ülkeler

michael harddd
Bu ülkelerden en mantıklı seçim hangisi olur sizce ve neden?
Bu ülkelerden en mantıklı seçim hangisi olur sizce ve neden?
0
michael harddd
(11.01.26)
Hangi ulkeler ev alana oturum veriyor bilmiyorum ama en mantikli secim icin evin deger sarti gibi maddi konular disinda 3 seye bakardim:

1) Oturum sonrasi vatandaslik alma sansi var mi? Yoksa Dubai gibi oturum veriyoruz ama oturum suresi bitince yeni bir ev almazsan yallah ulkene mi diyor

2) Oturumla beraber o ulkede calisma veya is kurma izni de veriyor mu

3) Verdigi oturum izni kimleri kapsiyor? Sadece evi alan kisiyi mi yoksa esini, cocuklarini da kapsiyor mu
+1
sertac akin
(11.01.26)
Ev alıp oturum veren ülkenin bizim mevcut yapimizdan pek bir farkı olmayan benzer ülkeler olacaktır.

Naçizane tavsiyem ev alarak değilde yatırım yaparak oturum veren ülkeleri araştırmanız.

Çok daha fazla seçeneğiniz olur.
-2
kaiserr76
(11.01.26)
portekiz
0
f02561
(11.01.26)
biz bu konuyu bayağı araştırdık, hatta başladık ama şimdi başka bir ülke olmak üzere olduğu icin rolantide bıraktık.

- vatandaşlık istediğiniz icin Yunanistan’ı önermiyorum. 250 bin limiti arttırıldı evet ancak ticari dönüşümden geçen konutlar icin hala 250bine gv veriliyor. Bu dönüşüm işini yapan bir sürü emlakçı var İstanbul’da. Yalnız, Yunanistan asla çalışma vizesi vermiyor. Vatandaşlığa da geçirmiyor. Schengen almadan Avrupa’yı gezmek için iyi bir tek.
- en temizi portekizin 500bin euro fon yatırımı olan programı. her yıl 1 hafta gitmeniz yetiyor ve 5 yıl sonunda oturum izni, çalışma izni ve sonunda vatandaşlık alıyorsunuz (vatandaşlık 10 yıla çıkmak üzere ancak hala yaşama zorunluluğunuz yok ve çalışma izni /oturum izni veriliyor). Bu programda yığılma var, durumu çözmeye çalışıyorlar ancak gecikme yaşansa da vatandaşlık icin geri sayim başlamış oluyor. Fon yönetimi icin iyi bir danışman şart bu arada.
- Portekiz’in d7 gibi vizesi var. Çok daha ucuz ancak orada yaşamanız gerekiyor. Pasif gelir vizesi gibi vizeleri de var. Orada yaşamaya okeyseniz en mantıklısı bu çünkü çok ucuz.
- İspanya’nin 500bin euro’ya konut alınca verdiği gv var. vatandaşlık isterseniz orada yaşamanız bekleniyor. Bu program kapanmak üzere.

Üstte saydığım tüm vizeler eşinizi, çocuğunuzu kapsıyor hatta Portekiz gv’ye aileniz de dahil olabilir. Evlilik de şart değil; domestic partner göstermek de kabul ediliyor.
+1
eileengray
(11.01.26)
portekize coluk cocuk tasinan bir tanidigim var. ingilizce disinda yabanci dil yok.
kari koca zenginler, para problemleri yok pasif gelirleri yuksek.
napiyorsunuz dedim, hicccc oturuyoruz, cocuklarla ilgileniyoruz dediler.

bu kalibrede iseniz zaten sinirdaki ulke ismi tabelasinin pek onemi yok.
ciddi pasif gelir yoksa bence bunlar utopik hayaller.
0
cooperr
(11.01.26)
(2)

Yatırım Soruları

namandigurai
Birikimimin tamamını şu anda AFT fonunda tutuyorum ve muhtemelen benzer bir şekilde devam edeceğim. Ancak fonun yıllık yönetim ücretinin oldukça yüksek olması beni düşündürüyor ve bu yüzden alternatifleri araştırıyorum. Bu noktada QQQ almak mantıklı bir seçenek olur mu? Bildiğim kadarıyla QQQ için p
Birikimimin tamamını şu anda AFT fonunda tutuyorum ve muhtemelen benzer bir şekilde devam edeceğim. Ancak fonun yıllık yönetim ücretinin oldukça yüksek olması beni düşündürüyor ve bu yüzden alternatifleri araştırıyorum. Bu noktada QQQ almak mantıklı bir seçenek olur mu? Bildiğim kadarıyla QQQ için parayı dolara çevirmek gerekiyor; bu durumda hem TL → USD hem de ileride USD → TL dönüşlerinde kur farkı maliyeti oluşacak. Sizce bu maliyetlere rağmen QQQ daha mantıklı olur mu, yoksa önerebileceğiniz başka benzer fon veya yatırım araçları var mı?
İkinci olarak, Midas sizce ne kadar güvenilir bir platform? Teorik olarak bir gün faaliyetlerini sonlandırma veya lisans iptali gibi bir risk söz konusu olabilir mi? Son dönemde bazı finansal kurumların lisanslarının iptal edildiğini görüyoruz. Bu tür riskleri göz önüne aldığımızda, daha yüksek komisyon ödemeyi göze alıp bankalar üzerinden devam etmek mi daha güvenli olur?
0
namandigurai
(11.01.26)
Ben sadece iki konuya dikkat çekmek isterim.
Birincisi, yatırımda asla tüm yumurtalar aynı sepete konmamalı. Yatırım araçları çeşitlendirilmeli. Sadece Amerikan teknoloji hisse yatırımı düşünüyorsunuz ve bu işi bilen neredeyse herkes orada bir balon olduğunu söylüyor. Vardır ya da yoktur, bilemem de tüm gücünüzle oraya abanmayın bence.
İkincisi direkt amerikan borsasına yatırım yapacaksanız vergi otomatik ödenmiyor kendiniz ödemelisiniz. O konuya vakıf olun.
+1
Mirket
(11.01.26)
Abicim, getirisi yuksek olan fonun riski de yuksek oluyor. QQQ Nasdaq'in en iyi 100 sirketi'nin hisseleri. Bunlarin %60 teknoloji sirketi. Yuksek risk, yuksek getiri...

Ayni indexi takip eden, ayni performansi saglayan daha ucuz fonlar var. Mesela QQQ yerine QQQM. QQQ'nun ucreti 0.20%, QQQM'in 0.15%.

Getirileri arasindaki fark da mikroskobik.
1. yil
QQQ : 19.45%
QQQM : 19.53%
3. yil
QQQ : 33.16%
QQQM : 33.28%
5. yil
QQQ 15.87%
QQQM 15.96%

QQQM'in kesintisi daha az.

QQQ 2000-2002 arasi %80 deger kaybetmis bu arada...

Daha stabil birseyler istiyorsan VTI. Getirisi az, riski daha dusuk. VTI butun US marketi takip ediyor. buyuk/kucuk binlerce sirket var icinde.

En mantikli kombinasyonlardan biri VTI+VXUS. VXUS'un icinde bir suru iyi sirket var. Toyota'dan Nestleye, Sony'den Tayvandaki yari iletken cip ureten sirkete kadar US disinda sirket var. Getirilerine google'dan bakabilirsin.

Sadece uzun sure ve duzenli yatirimla para kazaniliyor. Altin kural bu. Diger turlu kisa surede cabuk zengin olmak falan ortalama yatirimci icin hep husranla sonuclaniyor.
0
thetruenorthstrongandfree1
(11.01.26)
(8)

Çok sonradan edinilen arkadaşlar

sorucu
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
0
sorucu
(11.01.26)
Ben en yakın ve tek arkadaşımı 39 yaşımdayken edindim.
0
rock n roll
(11.01.26)
İleri yaşlarda insan bir çok arkadaş ediniyor ama geçmişlerini bilemediğiniz veya onların saf çocuk hallerini hiç görmediğiniz için hep bir şeyler eksik kalıyor. Hobi arkadaşlıkları ön planda oluyor yaş ilerlediğinde.
0
creepy
(11.01.26)
35li yaşında iyi bir arkadaş edindim. ama tamamen denk gelmeyle alakalı. denk gelirsen oluyor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
hala en yakın dostlarım 18-20 yaşında üniversitede tanıştığım insanlar. ama daha sonra 2 farklı iş yerimden birkaç yakın arkadaş edindim. tabii ki tanışılan insan sayısı düşünülünce çok daha azı böyle oluyor, ama bazı insanlarla direkt klik olunup eğer hayatlar da müsaitse yakınlaşılıyor.
0
gitdaddy
(11.01.26)
Bir arkadaşlığı derinleştiren şey büyük oranda birlikte büyümek gibi geliyor bana. Benim de yakın arkadaşlarımın tümü 18-20 yaşlarında öğrencilik dönemimde edindiğim arkadaşlarım.
30lu yaşlarda da haliyle yeni insanlarla tanışıp, iyi anlaşılabiliyor. Arkadaş da olunabiliyor tabii ki ama onlar asla o eski arkadaşlıkların olduğu "iç halka"ya dahil olmuyor, olamıyor. Bu zaten eşyanın tabiatına aykırı.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
her yaşta yakın arkadaşlar edinilebilir. hayat lineer bir çizgiden oluşmuyor. bu tarz yaklaşımlar bana son derece basmakalıp ve klişe geliyor, insanın kendisine şerhler koymasından, sımsıkı sınırları olan bir konfor alanı oluşturmasından başka bir işe de yaramıyor. çok uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlıklarım/dostluklarım olduğu gibi daha 2-3 yıl önce tanıştığım yakın arkadaşlarım da var. arkadaşlık sizin ne kadar karşılıklı alan açtığınız, emek ve zaman verdiğiniz, empati ve iyiniyetle yaklaştığınız vb. parametrelere göre gelişir ve bence yaş unsuru bu parametreler arasında çok çok altlarda. kaldı ki insan belli bir yaştan sonra kendisini daha iyi tanıdığı için daha nokta atışı bağlar kurabiliyor. o olmaz, bu şöyledir, şu şöyle olmazsa olmaz gibi katı düşünce kalıplarına gerek yok hayatta. her şey insana dair, bunu hep hatırlamakda fayda var.
0
Phoebe
(11.01.26)
arkadaş edinmekte hiçbi iey uok da benim için ne kadar eski ise hayatımdan çıkma ihtimali o kadar az yeniyse gelip geçebilir
0
ala09
(11.01.26)
teyzem 50 yaşından sonra da arkadaş edinmeye devam etti. şu an 60 yaşında.
0
art cat chocolate
(12.01.26)
(3)

amazonda satılan markalı ürünler orijinal mi

istenmeyen evlat
merhaba, iyi hafta sonları..amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi? https://www.amazon.com.tr/NORTH-Evolve-Triclimate-NF0A8E02-Siyah/dp/B0FGQFMJP2/ref=sr_1_15?__mk_tr_TR=ÅMÅŽÕÑ&crid=184UVNJUIV5AF&dib=eyJ2I
merhaba, iyi hafta sonları..

amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi?

www.amazon.com.tr
-1
istenmeyen evlat
(11.01.26)
satıcı lvs brands. satıcı bilinir değilse, orjinal değildir.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Amazon, platformu üzerinde satışı yapılacak markalı ürünlerin orjinalliğinin teyit edilmesini istiyor satıcılarından. O yüzden kuvvetle muhtemel amazondan alacağınız ürünler orjinaldir.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
Satıcının yorumları aşırı kötü. Daha kötüsünü görmemiştim.
İstediği kadar ucuza koysun, ürün orijinal olsun ben olsam sipariş vermem.
0
burfak
(12.01.26)
(5)

Mekanlar biraya su katıyor mu?

yurtsuz john
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor. Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor.

Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
Abi o fıçılar mekanizmasından dolayı dışarıdan bir şey katılmasına olanak vermiyormuş diyorlar.
0
kizil karga
(11.01.26)
fıçı dolumlar genelde öyle hissettiriyor. ama nedeni ne bilmiyorum. su katma ihtimali zor çünkü tüp gibi bir mekanizmaya takılıyor, basınçlı bir sistem. ona su eklemek zor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Teknik olarak zor olsa da isteseler koyabilirler ama buna tenezzül edeceklerini sanmıyorum, ayrıca biranın içine buz atınca bile tadı bozuluyor, anlaşılmaması mümkün değil. Dışarıda hareket halindeyken alkolün etkisi daha az oluyor, ayrıca psikolojik etkisi de var, şişe bira içince bile mekanlarda alkol az hissi oluyor bende.
0
creepy
(11.01.26)
İşin içinde birisi olarak kesin bilgi ile geldim.

Arkadaşlar o gördüğünüz metal fıçıların ağzı öyle kapak gibi açılabilecek, müdahale edilebilecek bir şey değil. Biradan biraya değişmekle beraber şu görselde çeşitli fıçı ağızlarını ve birayı alabilmek için onlara takılması gereken, sektörde genelde "tabanca" denilen aparatları görebilirsiniz.
www.kegoutlet.com

Fıçının ağzına görselde de gördüğünüz aparatlar bağlanır. Şu şekilde
m.media-amazon.com
Bunun dışında 2 aygıt daha var işin içinde.
Bunlardan biri yine sektör içerisinde"hava tüpü" denilen, co2 tüpü. Biraya gaz vermek, karbonizasyon sağlamak için.
Son adım da biranın musluğa ulaşması. Bu noktada da bira 3. aygıtımız olan "serpantin" denen bir düzeneğin içinden geçer. Bu da soğutucudur. Birayı taşıyan boru, bu düzeneğin içinden geçer ve borunun içerisinde ilerleyen bira serpantinin içinden geçerken soğur.
Neticede de sizin gördüğünüz musluktan akar, bardağa doldurulur.

Yani özetle, siz fıçı biraya o musluktan dışarıya akana kadar hiçbir şekilde erişemez ve haliyle müdahale edemezsiniz. Su vs. herhangi bir şey karıştıramazsınız. Bu mümkün değil. Bir yerde içtiğiniz fıçı biraya su veya başka herhangi bir şey katılması sadece tek bir şekilde mümkün. O da katılacak şey her neyse, onu bardağa koymaktır. Fıçı bira da herkesin gözünün önünde doldurulan bir şey olduğu için hiçkimse kalkıp içinde su olan bir bardağa bira basmaz.

Yılların efsanesidir bu "biraya su katıyorlar" geyiği. Bu düşünce yapısının genellikle sebebi, şişe biraya nazaran fıçı biraların daha hafif bir içimi olmasıdır. Böyle olunca bizim milletimiz "buna sut katmışlar yeaa" diyor.
Ben bar vb. işletmelerin yaptığı bir çok manyakça şeyi gördüm ve duydum ama açıkça söyleyeyim, ömrü hayatımda biraya su vs. katan hiçbir yer görmedim. Bu bir halk efsanesinden başka bir şey değil.
+6
cay koy geliyorum
(11.01.26)
fıçı birada gazlanma dışardan yapıldığı için bazı mekanlar regülatörü tam ayarlamıyor. bu yüzden düşük gazlı olduğu zaman sanki daha az alkollüymüş gibi geliyor. yoksa su katması mümkün değil. gerek de yok. fıçı birada bardağı nerdeyse 50 liraya gelirken 200 liradan aşağı satmıyorlar zaten.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(2)

İstanbul’da hava nasıl şuan

biseysorcaktim
Bugünlerde yağmur ve fırtına olduğunu biliyorum. İstanbul’a kendi aracımla geleceğim iki saatlik bir yoldan. Trafik güvenliğini etkileyen bir yağmur mu bu? Pazartesi Salı daha kötü olacak gibi görünüyor.
Bugünlerde yağmur ve fırtına olduğunu biliyorum. İstanbul’a kendi aracımla geleceğim iki saatlik bir yoldan. Trafik güvenliğini etkileyen bir yağmur mu bu? Pazartesi Salı daha kötü olacak gibi görünüyor.
0
biseysorcaktim
(11.01.26)
Pazartesi salıyı bilemem ama şu an için araçla yolculuğu engelleyecek bişey yok rahat ol. Hatta trafik bile yok.
0
gobekliraki
(11.01.26)
hava bulutlu ara sıra yağmur atıştırıyor. pencereden boğaz köprüsüne bakıyorum şu an trafik akıcı. köprü akıcıysa trafik rahat demektir.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
(4)

vpn onerisi

lemmiwinks
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?not: ucretli vpn.
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.

hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?

not: ucretli vpn.
0
lemmiwinks
(11.01.26)
İşi işin kralı protonvpn dediler.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
ben bağlanıyorum nordvpn ile? ama bazen iss'ler izin vermiyor. mesela eduroam ile hernagi bir vpn kullanamıyorum.
0
substituent
(11.01.26)
(bkz: mullvad)
0
wop
(11.01.26)
yurtdışından Türkiye'deymiş gibi bağlanmak için Kaspersky VPN alıyorum ben. Yıllık 200-300 lira gibi çok düşük bi ücrete 5 cihaz kullanabiliyor.

Fakat Türkiye onu yasaklamış mıdır, Türkiyede kullansam ne olur bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(11.01.26)

En beğenilenlere giren…

maq
… bir entry vardı, aralığın son haftaları. İstihbaratla/casuslukla ilgili bilgiler veren başka bir yazara referans veriyordu. Bilen, bulabilen var mıdır?
… bir entry vardı, aralığın son haftaları. İstihbaratla/casuslukla ilgili bilgiler veren başka bir yazara referans veriyordu. Bilen, bulabilen var mıdır?
0
maq
(11.01.26)
(15)

Zafer Algöz hikayelerinin ne kadarı sıkış?

michael_knight
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
0
michael_knight
(11.01.26)
9'u yalan
1' i süpheli
+2
designer
(11.01.26)
@designer, kaç lafının?
+2
🌸michael_knight
(11.01.26)
niye sıkış olsun ki? sıkış değil ama anlatırken süslüyor, abartıyor, eklemeler yapıyor, gerçekliğini bozuyor biraz.

mesela öztürk serengil'in turizm bakanlığı'ndan bir kredi almak için ankara'da bakanın yanına gidip, bakanın keline şap şap vurduğu, kredisi onaylanınca kolunu bacak arasından geçirip antinikukasss prrr falan dediğini anlattığı bir hikayesi var. ilk dinlediğimde hadi lan ordan koca öztürk serengil bakana öyle yapar mı demiştim, aynı hikayeyi müjdat gezen de aynı şekilde anlattı. üstelik olayın şahidi de cenk koray.

ya da bir tarık ünlüoğlu hikayesi anlatıyor. tarık ünlüoğlu kurtlar vadisi'nde testere necmi karakterini canlandırırken zafer algöz'e "önümüzdeki sezon hikaye bana dönüyor, herkes öldü, o öldü bu öldü bir ben kaldım" demiş. sezon finalinde ise testere necmi rus baronla teknede konuşurlarken tekne açılmış açılmış, ondan sonra da güüümmm diye patlamış. tarık ünlüoğlu da bunu televizyondan izlemiş.

e öyle olmadı ki, polat alemdar tekneye çıkıp testere necmi'yi vurdu, denize attı, aslan akbey de dalıp çıkardı, sorguya aldı. tekne mekne patlamadı. yani bunu tarık ünlüoğlu bilmiyor olamaz, çekimi yapılmış iş. binlerde kurtlar vadisi izleyicisi teknenin açılıp patlamadığını gördü, orasını sıkmış.

muhtemelen son bölüm senaryosu daha gelmeden 2-3 bölüm önce böyle bir şey söyledi. zafer algöz de onu süsledi müsledi komik hale getirdi.
+2
kibritsuyu
(11.01.26)
%99 sallamasyon. Biraz daha sağdan soldan çalma.

youtube.com

Bu video mesela. Bu şarkıyı ilk yapan eleman şu an Adnan Menderes üniversitesinde akademisyen olan bir eleman ile babası. Elemanın adı olcay Yılmaz. İlk videoda yanlış hatırlamıyorsam sadece keman var. Nereden biliyorsun de adamı tanıyorum. Facebook’ta ekli. Şarkıyla kısa bir dönem gündem oldu baba-oğul arkadaşlar. Ama sosyal medya bu kadar yoğun olmadığı için kendilerini gösteremediler. Sadece Facebook’ta izleniyordu.

Sonra da Zafer Algöz ve tayfası çöktü biz yaptık diye gündem oldular. Çekinmeden de hikayesini anlatıyorlar hala :D

Zafer algöz

youtu.be

Orijinali

youtu.be
-1
jackyr
(11.01.26)
bu adamların mesleği bu. herhangi bir olayı abartıp, süsleyip ilgi çekici hale getirmek.

ben anlatsam mesela bim'den peynir almışım gibi anlatırım. bu adam mordor'a gidip gelmiş gibi anlatıyor.
-1
duyurukullanıcısı
(11.01.26)
Dikkat ederseniz anlattığı olayların hiç canlı şahidi yok hepsi ölmüş insanlar, o nedenle kimse de çıkıp "at yalanı sikeyim inananı" diyemiyor.
0
kizil karga
(11.01.26)
Santana konserindeki boyacı cocuk olayı gerçek gibi,videosu var
0
essoist
(11.01.26)
E tamam işte bunun neresi sallamasyon? Kendi de diyor bi müzik öğretmeni ve oğlu yapmıştı kendi kanallarında ama duyulmadı diye. Muhtemelen senin arkadaşını kast ediyor işte. Biz de hakan altun falan çaldık, söyledik, çektik, 16 milyon izlendi diyor. Biz yaptık, şarkıyı demba ba'ya biz uydurduk dese neyse. Kaynak bile göstermiş adam.

Sallamasyonluk bunun neresinde oluyor?

Zafer algöz babamın oğlu değil de, çamur atmanın da bir adabı var. Tribünde kucaklaştığı adamla 15 metre düşmemiştir ha orası sallamasyon. Ön sıraya düşmüştür en fazla.

Sadri alışık - ajda pekkan hikayesini ajda hanım pekala yalanlayabilir. Kendisi hala hayatta.
0
kibritsuyu
(11.01.26)
nezarethanede bir gece ve sünnet edilen turist çocuk hikayesi doğru en azından. onu biliyorum.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
%99’unun kolpa olduğundan adım gibi eminim. Anahtar kelimeler, örneğin “Kemal Sunal, Orhan dede, köfte, hesap” gerçektir, gerisi kendisinin yapmacık enerjisi ve abartılı hareketleri, gereksiz taklit ve efektleri, yersiz küfürleriyle uydurmadır işte. Bilgi almak için izlenecek şeyler değil neticede, eğer tahammül eden varsa eğlenmek için vakit öldürmek için izlenecek şeyler.

Andığı isimler hayatta olsalar bile konuyu ciddiye alıp da “öyle bişey yaşanmadı” diyecek değil. Benzer tarzda kimseler zaten her ortamda böyle şeyler sallar. Algöz’ün farkı bunu kameralar önünde yapması. Cem Yılmaz’ın ekibinde olması nedeniyle de yere göğe sığdıramayıp ayıla bayıla izleyen ergenler oldukça, kendisi de sıkmaya devam ediyor/edecek.
+1
lazor
(11.01.26)
@jakyr, biz yaptik demiyor ki. sosyal medya'da bir muzik ogretmeni ve oglu yayinladi diyor tam burada (sizin de verdiginiz linkin bu kisminda): www.youtube.com yani sizin ilk gonderdiginiz ve orijinal dediginiz linkteki kisilere atfediyor. fakat oncesinde sokaktaki bir roman calgicidan da duymustum diyor. yani soylediginizle alakasi yok. sadece aynisini bizde yaptik ve youtube'a koyduk diyor, sonra meshur oldu diyor ki dogru, yani elbette hakan altun falan soylerse daha meshur olacak.
+5
Sour
(11.01.26)
Ali Dayı hikayesi %100 yalan. Yok neymiş, atatürk yunanı denize dökerken yorulmuş, ali dayıyı çağırmış. Atatürkün elinden kılıcı alıp falan filan. Bu hikaye yalan arkadaşlar. Ahhahah
0
ground
(11.01.26)
@Sour ve @kibritsuyu: ama shorts'ta biz yaptık demiş. uzun videoda ise yine sallamış olabilir "bak bu şarkının sahibi baba-oğul değil, ben daha önce duydum" demek için.
-2
ahm1
(11.01.26)
Tam videoyu bulamamış olabilirim. Bir videosunda Hakan Altun’la aklımıza geldi yapalım dedik diyor.
-2
jackyr
(12.01.26)
@ahm1 ve @jacky kesilmis bicilmis bir shorts'tan elbette bu anlami cikarirsiniz. programin tamamini veya en azindan o bolumunu izlerseniz gercegi gorursunuz. burada diyor ki bizden once muslum baba soyledi, onunki bizimki kadar tutmadi. hatta diyor sarkinin bestecisi ve soz yazari hakan altun'a tesekkur edip sizin sayenizde bestemiz tanindi falan demis. yani o orijinal videodaki facebook arkadasinizdan bahsediyor. adam her soyleminde o kisilerden bahsetmis ki bahsetmese ne olur? orada muhabbet sirasinda unutursun yani. ama aklimiza geldi, yaptim demek sarkiyi biz urettik, biz bulduk demek degil, sadece tekrardan soylemek. bu arada uyduruyor veya yalan soyluyor da olabilir ama en azindan verdiginiz referanslar oyle degil.

o bolum: youtu.be

bu durum aslinda medya okuryazarligi derslerinde falan ornek okutulmali. zira goruldugu uzere bizde bu durum "hala" cok dusuk.
+2
Sour
(12.01.26)
(6)

Yabancı ehliyetim varken Türk ehliyetinin süresi geçtiği için ceza yedim

ferishtah
Merhabalar,Ne zaman başım dara düşse buraya yazıyorum :)AB üyesi bir ülkenin geçerli ehliyetine sahip olmama rağmen Türkiye’de Türk ehliyetimin süresi geçtiği gerekçesiyle trafik cezası aldım. Türkiye’ye tatil için geçen hafta geldim ve bu gece rutin bir trafik kontrolü sırasında Türk ehliyetimi yen
Merhabalar,
Ne zaman başım dara düşse buraya yazıyorum :)

AB üyesi bir ülkenin geçerli ehliyetine sahip olmama rağmen Türkiye’de Türk ehliyetimin süresi geçtiği gerekçesiyle trafik cezası aldım. Türkiye’ye tatil için geçen hafta geldim ve bu gece rutin bir trafik kontrolü sırasında Türk ehliyetimi yenilemediğim için polis direkt ceza yazdı. Yabancı ehliyetime hiç bakmadı bile.

Türk ehliyetimi yıllar önce kaybettiğim için yenilemeyle hiç uğraşmadım. 12 yıldır ara ara git gel yapıyorum ve ilk kez böyle bir durumla karşılaştım.

Bu gerçekten yasal bir uygulama mı?
Bu işin içinden en kolay ve en hızlı şekilde nasıl çıkabilirim (Türk ehliyeti kayıp)?

Sevgiler.
0
ferishtah
(11.01.26)
Twitter’da birinin başına aynısı gelmişti. Bi arama yapın, nasıl ilerlediğini öğrenin.

Ehliyeti yenilemediği içinmiş ceza. Ama zaten o ehliyet artık yok, o yüzden yenilememiş.

Emniyetin ve dış işlerinin web sitelerindeki bilgi birbiriyle çelişiyormuş, birileri biraz uğraşacak. Bir süre sonra düzelir herhalde bu saçmalık.

Ekleme: Twitter değil tiktokmuş. Kullanıcı adı: busbasa
5 gün önce atmış videoyu. Diğer platformlarda da vardır belki aynı kişi.
+1
michael_knight
(11.01.26)
Ben de merak ettigim icin biraz bakindim.
Kaynak: Karayollari Trafik Kanunu Madde 39 ve 118

Turk Ehliyeti Olan Birinin Yabanci Ehliyet Kullanmamasi

* Bir kisinin Turk ehliyeti varsa, Turkiye’de arac kullanirken o ehliyet gecerlidir.
* Turk ehliyeti suresi dolmussa, kisi ehliyetsiz arac kullanmis sayilir.
* Suresi dolmus ehliyet, hukuken gecersiz kabul edilir.

Bu yuzden polis yabanci ehliyete bakmaz, cunku sistemde Turk ehliyeti gorunuyorsa yabanci ehliyet devre disi kalir.

Yalniz sistemde bir problem var. Mesela Kanada'da ehliyet alirken Turk ehliyetini teslim etmen gerekiyor. Cift ehliyet bulunduramiyorsun bildigim kadariyla.

Kaynak: A driver may not apply for, secure or retain in his or her possession more than one driver's licence," Section 35.1e of Ontario's Highway Traffic Act.

Yalniz burda farkli ulkelerden alinan ehliyet mi kastediliyor yoksa farkli province'lerden ayni anda iki ehliyet alamazsina mi getiriyor tam bilmiyorum.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(11.01.26)
gavuristanda polis cevirse, ehliyet olarak oranin ehliyetinin suresi gectigi icin turk ehliyetini versen, ceza yer misin?

diyelim ki bu kafana yatti yasal olarak ceza dogru, cezadan nasil kurtuluyoruz? odeyerek..
-6
cooperr
(11.01.26)
yurt dışındaki sürücü belgenizi türkiyedeki belgenizi dönüştürerek mi yoksa sıfırdan başvurarak mı almıştınız?
eğer sıfırdan almışsanız iki ülkenin sürücü belgeleri eşlenmediği için sorun yaşadınız. cezayı ödeyin. sonra yurt dışında yaşadığınızı gösterir resmi makamdan alınmış ikamet kaydıyla (yaptırmamışsanız da cezasını ödeyerek bulunduğunuz ülkedeki konsolosluktan geriye dönük ikamet kaydı yaptırabilirsiniz) ve yabancı sürücü belgenizle cezaya itirazda bulunun.

eğer mevcut sürücü belgenizi dönüştürmüşseniz sistemsel hatayı işaret ederek cezayı iptal ettirebilirsiniz.
+1
tnz
(11.01.26)
@michael_knigh, cok tesekkurler. cok yardimci oldu.
@thetruenorthstrongandfree1, tesekkurler. haklisiniz. olay tam olarak bu:
"* Bir kisinin Turk ehliyeti varsa, Turkiye’de arac kullanirken o ehliyet gecerlidir.
* Turk ehliyeti suresi dolmussa, kisi ehliyetsiz arac kullanmis sayilir."

@cooperr, asiri alakasiz olmus. sence yardimci olabilecek bir cevap mi yazdin?
yabanci ulkede orada yasigim icin sorun yasardim (turk ehliyetini ilk 2 yil hicbir sey yapmadan zaten kullanabildim).
turkiye'ye senede iki kez tatil icin geliyorum. nufus kaydim da yabanci ulkede.
yabanci ehliyetle turkiye'de zaten arac kullanilabiliyor (dis isleri bakanligi).
benim sorum da zaten "nasil odemem?" degil, en kisa yoldan bunu cozup nasil yeniden arac kullanabilirimdi.

@tnz, tesekkurler. sifirdan yurtdisinda ehliyet aldim. donusturme olmuyordu.
nufus kaydim da yabanci ulkede senelerdir.
0
🌸ferishtah
(11.01.26)
@feristah

yabanci ehliyetle turkiye'de arac kullaniliyor ama sen "yabanci" degilsin.
cift vatandaslik, ya da baska ulkede oturum sahibi olman, ya da baska ulkede ikamet etmen, seni anavatanda bazi kanun kurallardan muaf yapmiyor. verdigim cevap gayet net ve alakali. en kisa yoldan cozmen icin de cezayi odeyeceksin iste :)
-2
cooperr
(11.01.26)
(2)

Ölen arkadaşın acısını hafifletmek

darkwizard
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
0
darkwizard
(10.01.26)
Başın sağ olsun, ne diyeceğimi bilemiyorum, bir cevabım yok ama acını hissettim... Bu acı sanıyorum ki ancak zaman geçtikçe, hayatın akışına mecburen karıştıkça, mecburen hafifleyecek... Allah rahmet eylesin, kusurlarını hatalarını affetsin, mekanını cennet etsin dilerim...
+1
muhayyer divan
(11.01.26)
henüz çok az zaman geçtiğini düşünüyorum. çok yakın birinin ölümünü kabullenmek 1 yılı buluyor, sonrasında ise hesaplaşma, yüzleşme, kendini bağışlama gibi safhalar var.
yas sürecini araştırın, hangi safhada olduğunuzu öğrenin. hatırladığım kadarıyla beş safhadan oluşuyordu. ve safhalar geçene dek sabırlı olun. hayat belki bir daha eskisi gibi olamaz ama başka bir şeye dönerek devam eder. yaşamınızda yeniden anlamlar yeşerir. insanın doğası böyle.
ben de duygusal bir sarsıntı geçirip tükenmişlik sendromuna tutulmuştum bir ara. anlamlar silinmişti. bir daha gelmeyecek gibiydiler. geçmiş hevesleri anımsayınca tuhaf bir sızı oluyordu beynimde. sonra o sızı yok oldu. fizik bedenimdeki hasarlar tam olarak yok olmadı henüz, bedeni iyileştirmek daha zor sanırım.
sıkılsanız da, zevk almasanız da bir şeylerle uğraşın, kendinizi oyalayın. O an zevk vermese bile sizi yavaş yavaş iyileştirecektir bu, boş durmayın.
her insanın sınırlı bir yaşamı olduğunu hatırlayarak da rahatlayabilirsiniz. zaten sınırlı olan bu yaşamda çok da üzülmeye değmez.
+1
santimantal
(11.01.26)
(9)

Uno ile Polo'nun ne farkı var da arada 5-6 kat fiyat farkı var?

ya ben lan neyse
başlık biraz anlaşılmaz oldu. şimdi sorumu şöyle sorayım:ben konfor, sensörler, hız sabitleyici, hava yastığı vs. hiçbir şey aramayan, sadece şehir içinde a noktasından b noktasına gitmek isteyen biriysem. 2000 model hidrolik direksiyon bir uno 200 bin lirayken 2020 model polo'ya 1 milyon vermem anl
başlık biraz anlaşılmaz oldu. şimdi sorumu şöyle sorayım:

ben konfor, sensörler, hız sabitleyici, hava yastığı vs. hiçbir şey aramayan, sadece şehir içinde a noktasından b noktasına gitmek isteyen biriysem. 2000 model hidrolik direksiyon bir uno 200 bin lirayken 2020 model polo'ya 1 milyon vermem anlamsız mıdır?

sürüş kolaylığı açısından bu ikisinin farkı var mı? (ikisinin de şanzımanı, rot-balansı, direksiyonu... sürüşle alakalı parçaları sorunsuz farz edelim.)

ben acemi şoförüm. kursta hep polo sürdürdüler. fazla fazla sürdüm. uno'yu sürerken çok mu zorlanırım? uno'yu polo gibi rahat kullanır mıyım?

çünkü arabalar çok pahalı. 1 milyon veremem ben bir arabaya.
0
ya ben lan neyse
(10.01.26)
20 yaş fark var aralarında metal yorgunluğu diye birşey var. ikisinin aynı yıl yapılan üretimlerini kıyaslasan daha mantıklı olur ki on da bile aynı kondisyondaki iki aracın karaktristiğinden dolayı farkı olur.
2020 model polo'daki hidrolik direksiyon ile 2000 model uno'nun hidrolik direksiyonu arasında milyon fersah fark var. Teknoloji gelisiyor aradaki fiyat farkı ile de o konforu satın alıyorsun.
0
kuzey li
(10.01.26)
eski ,yeni farkı

m.youtube.com
0
designer
(10.01.26)
2000 uno ile 2020 polo kıyaslayan bir soruyla geldiğinize göre bu durumda bence sizin 2000 uno almanız lazım. müstehak.

şaka bir yana fark var aralarında tabii ki. ama ikisi de a noktasından b noktasında götürür. ama biri götürebilmesi için artık daha fazla bakım ilgi ister ve bir yerden sonra belki de götürmez. o da eski olan.
+2
AlsterWasser
(10.01.26)
2000 uno'nun sizi a noktasindan b noktasina goturebilmesi bir soru isareti. goturemeyebilir yani :) elinizde can verebilir o araba.
0
antikadimag
(10.01.26)
sizin dermanınız 1.3 multijet palio;
www.sahibinden.com

ilan ile ilgim yok örnek koydum.

bir tık üste çıkabilirim derseniz de 1.3 multijet punto.
0
late viper
(10.01.26)
2000 model polo da 200bin lira:
www.sahibinden.com
0
yadigar
(11.01.26)
eski araba, hele ki acemi şoförseniz, her sürüşte bambaşka problemlere gebe. arabadan soğursunuz, sadec o arabadan değil. sürmekten imtina edersiniz. imkan varsa bulaşmamak gerek
0
kel aynak kusu
(11.01.26)
2000 model uno ile sanayiden çıkamayabilirsiniz.
0
co2s2
(11.01.26)
Konforu önemsemiyor olsanız bile
Güvenilirlik
Tekrar satış değeri
Düzenli masraflar vb.

Gibi sizin de önemseyeceğiniz kriterlerin tamamında Polo önde.
0
but that was just a dream
(11.01.26)
(1)

Cumartesi kasveti nasıl atlatılır?

kuzey li
o kadar sessiz ve kavfetli ki kendimi pazar gecesinde gibi hissediyorum. Bir yandan hava soğuk, dışarıda yağmur var. Hoş hava güzel de olsa küçük bir yerdeyim ve neredeyse hiç arkadaşım yok. Ne yapsam bu sıkıntı geçer?
o kadar sessiz ve kavfetli ki kendimi pazar gecesinde gibi hissediyorum. Bir yandan hava soğuk, dışarıda yağmur var. Hoş hava güzel de olsa küçük bir yerdeyim ve neredeyse hiç arkadaşım yok. Ne yapsam bu sıkıntı geçer?
0
kuzey li
(10.01.26)
Kendimi bu kasvete bıraktım bazı şeyleri dibine kadar yaşayıp bu moddan çıkmak daha kolay oluyor
0
grimavi
(10.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-16
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(1)

Hangi diziye önce başlamalıyım?

mikahakkinen
listemdekilertask, mare of eastown, bosch, the night of, borgen, the empress, the beast in meen son izlediklerim(son 6 ay)netslow horses, dept q, trapped, forbrydelsenönerilerinize açığım. teşekkür ederim.
listemdekiler
task, mare of eastown, bosch, the night of, borgen, the empress, the beast in me

en son izlediklerim(son 6 ay)net
slow horses, dept q, trapped, forbrydelsen

önerilerinize açığım. teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
Bosch çok güzel dizi ama baya uzun, bosch legacy falan derken.
Normal boschu iki kere izledim hanim da başlamak istedi diye sonradan.
+1
logisticsmanager
(10.01.26)
(2)

simülasyon oyunu önerisi

semaforo de medianoche
tropcio 7'yi bekliyorum ama daha var galiba. serilerin eski oyunlarına değil de son oyunlarına bakma niyetindeyim bazılarının eskilerini oynadım zaten. civilization 7, eu 5, victoria 3, anno 117: pax romano, planet zoo (çocukken tycoon oyunlarını da çok severdim school tycoon ve rollercoaster tycoon
tropcio 7'yi bekliyorum ama daha var galiba. serilerin eski oyunlarına değil de son oyunlarına bakma niyetindeyim bazılarının eskilerini oynadım zaten. civilization 7, eu 5, victoria 3, anno 117: pax romano, planet zoo (çocukken tycoon oyunlarını da çok severdim school tycoon ve rollercoaster tycoon), cities skylines 2. bunlardan tavsiye ettiğiniz var mı veya burada yazmadığım başka bir oyun da olabilir.

bir de bu tarz oyunlar biraz öğrenme sabrı biraz emek ister bi yere kadar ok ama bunu abartmaması önemli bir kriter benim için. civ 5, tropico 4 epey oynamıştım misal güzeldi, ck3 de oynadım biraz.
0
semaforo de medianoche
(10.01.26)
tropico ortalik mali oldu her oyunu farkli studyo cikariyor.

paradox'un oyunlari en guzeli bence. hangi donem ilgini cekiyorsa o donemin oyununu oynayabilirsin. strateji olarak en guzel isleri onlar yapiyorlar.
0
antikadimag
(10.01.26)
Eşim anno 117 oynuyor deli gibi o güzel herhalde
0
Hallegadola
(11.01.26)
(6)

bu ilan nasıl?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
https://eksisozluk.com/entry/181045408 maaş düşük olduğu için eleştirilebilir mi? gece çalışılması açısından düşük bulunabilir mi? kalacak yer olmaması açısından eleştirilebilir mi?
eksisozluk.com
maaş düşük olduğu için eleştirilebilir mi? gece çalışılması açısından düşük bulunabilir mi? kalacak yer olmaması açısından eleştirilebilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
düşük ama çoğu insanın asgari ücret aldığı yerde de bilemedim.
+1
jelly bear
(10.01.26)
Oncelikle gece calismayi zorunluluk disinda kimseye tavsiye etmiyorum. Yemek, tuvalet, uyku aliskanliklariniz kokten degisiyor, calismadiginiz gunlerde bile zombi gibi oluyorsunuz, vucut surekli adapte olmaya calisiyor. Biz insanlar gunduz yasayip, gece uyumak uzere programlanmisiz.

Onun disinda kebap is bence. Fabrikalarda sesin, tozun, is kazasinin oldugu yerlerde kotu sartlarda calismaktan iyidir. Sehrin gobegi yani, kalacak yer saglamamasi normal. Sultanahmet oteli olmasi da iyi, musteri profili gunduz yaldir yaldir gezip gece uyuyan sorunsuz yerli, yabanci turistlerdir diye tahmin ediyorum. Uyuklayip, telefon, kitapla gecirilir tum gece. En azindan benim gordugum gece resepsiyonistleri bu sekilde. Ha bazi ahlaksizlar yalniz seyahat eden kadin turistlere asilip, gece kapilarini tiklatip iceri alir mi diye sansini da deniyormus:)
+1
freedonia
(10.01.26)
Asgariden 7k fazla veriyor. Gayet iyi o işe göre. Marketlerde 10 saat ayakta durup asgari alıyor millet
+1
runaway
(10.01.26)
çalişmak iyidir,
az yada çok,
vaktini boş geçirme,
daha güzel iş,
çalisirken daha rahat bulunur.
+1
designer
(10.01.26)
pardon da cevap verenler bu işi ne sanıyor da kebap olduğunu düşünüyor acaba? hayatlarında hiç resepsiyonist olarak çalışmışlar mı? istanbul gibi yerde bin türlü insanla uğraşmak, gece ipsiz sapsız tiplerle uğraşmak ne demek haberleri var mı acaba?

soruya gelecek olursak da maalesef bu sektörde maaşlar böyle. hatta normalin üzerinde bile diyebilirim. butik otel + gece nispeten diğer vardiyalara göre rahat olması sebebiyle bir de bekarsan iyi bence.
+1
lionel andres
(11.01.26)
Butik otelse odasi azdir. Check-in islemi de yapmaz pek o saatten sonra. Sabaha kadar netflix izleyip 35 bin tl alacak. Hele bir de back office varsa üçlü koltukta uyur bile. Tek isi a vardiyasi elemanı gelmeden raporlari basmak.
+1
duster
(11.01.26)
(3)

Sabah 9da arveles aldıktan sonra akşam 6'da ibuprofen alınabilir mi?

Bartebly
Birlikte içmeyin diyorlar ama 9 saat geçmiş, olur mu?Teşekkürler.
Birlikte içmeyin diyorlar ama 9 saat geçmiş, olur mu?

Teşekkürler.
-2
Bartebly
(10.01.26)
İçersin, birlikte almak demek aynı anda veya yakın dakikalarda içmek demek. En az 2 saat geçmesi lazım diye biliyorum, 9 saat olmuş haydi haydi içersin. Ama ilaç etkileşimi olmayacağından emin olman lazım.
-2
muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan, sence ilaç etkileşimi olmayacağından emin olsam bu soruyu sorar mıydım?
0
🌸Bartebly
(10.01.26)
Sorardın. Yeniden bakmamak için soruyorsun çünkü.
-1
muhayyer divan
(10.01.26)
(3)

Rengi solmayan siyah erkek kot pantolon

The colors of my sea perfect color me
Merhaba, Mavi, lives vs ne alsam soluyor. Var mı marka hatta model öneriniz?Teşekkürler
Merhaba,
Mavi, lives vs ne alsam soluyor. Var mı marka hatta model öneriniz?

Teşekkürler
0
The colors of my sea perfect color me
(10.01.26)
Levi's kotun solmasına şaşırdım. Bende de var aynısı senelerdir renk solması olmadı.

Diesel veya Dsquared diyorum o zaman. Çok paran varsa da Dolce Gabbana.
0
yurtsuz john
(10.01.26)
Solması, yıkama şeklinizle alakalı olabilir mi?
0
love and trust
(10.01.26)
Bence kesinlikle yıkama ile alakalı değil. Geçen hm (Türkiye’den) den aldığım siyah kot pantolon, 1 ayda rezil oldu. Sanki 6-7 yıllık pantolonmuş gibi soldu gitti.

Yaklaşık 1 yıl önce uniqlodan almıştım o tarz pantolon. Hala sapa sağlam. Biraz soldu ama öyle çok dert değil. Çok güzel diye hunharca giyiyorum ve yıkandı da.
0
substituent
(10.01.26)
(9)

Araba almalı mıyım?

hadi ya la
Merhaba. Bazı şeyler için çok geç karar veren ben şimdi de araba için düşüncelerdeyim. Ailemden uzak bir şehre taşındım. Çalıştığım yer evime 10 dakika, spor salonum ise 15 dakika yürüme mesafesinde. Hayatım küçük bir yerde geçiyor, her yer birbirine çok yakın.Ama yürüyerek yine de olmuyor. Burası ç
Merhaba. Bazı şeyler için çok geç karar veren ben şimdi de araba için düşüncelerdeyim. Ailemden uzak bir şehre taşındım. Çalıştığım yer evime 10 dakika, spor salonum ise 15 dakika yürüme mesafesinde. Hayatım küçük bir yerde geçiyor, her yer birbirine çok yakın.

Ama yürüyerek yine de olmuyor. Burası çok yokuşlu bir yer, ayrıca iş - spor - ev - sosyallik arası kesinlikle bir taşıt gerekiyor. Küçük bir scooter sahibiyim, ama geldiğimden beri mahvoldum. Burada inanılmaz yağmur yağıyor, geçen hafta ilk kez motordan düştüm, neyse ki bir şey olmadı ama çok rezillik yaşıyorum. Defalarca ıslandım, kuru kalmak için ekipmanım yok, onunla uğraşmak hiç istemiyorum.

İlk başta bu kadar küçük mesafe için arabaya gerek yok dedim ama sanırım A sınıfı da olsa bir araca ihtiyacım var. Sanayiye götürmeyecek, en küçüğünden düz vites benzinli bir araç mantıklı geliyor. Ne alsam, ne yapsam?
+1
hadi ya la
(10.01.26)
ikinci el Citroen ami ya da Fiat topolino olmaz mı? mesafeler çok kısaymış çünkü. yalnız bunlar kışın soğuk, yazın sıcak olur. yine de ıslanarak gitmekten iyidir.
+1
orient blue
(10.01.26)
Şarj imkanın varsa ami gibi bir şey düşünülebilir.
dağ tepe gezerim dersen de eski bir suzuki 4 çeker olabilir gibi geldi
noy: arabalardan anlamam. Sığ görüş benimki
+1
kisa
(10.01.26)
Ami kesinlikle alma. Tutulan bir araba değil. İnternet ilan dolu. Satmak isteyen bir sürü insan var. O kadar para vermene gerek yok.

Bütçen ne kadar? Bence al.
0
arbre
(10.01.26)
gelirin iyise al,
degilse lazim oldukca
taksi yada kiralamayi sec,

yeni araç aldin
hiç kullanma
aylik masrafi 4bin TL,

araç deger kaybi,kaza,ariza hariç.
+1
designer
(10.01.26)
Hyundai accent blue alirdim senin yerinde olsam.
+1
duster
(10.01.26)
Belki elektrikli bisiklet?
Böyle kısa mesafeler için çok keyifli olur.
+1
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.01.26)
uff 10 dakika çokmuş. 5 dakika olsa neyse de 10 dakika yürü yürü bitmez.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
bence araba alma.
ıslanmamak için çok iyi bir şemsiye al ve sürekli yanında taşı, en azından hava durumuna bakarak. bot, mont, yağmurluk... ne giyeceğine dikkat et...
On on beş dakikalık mesafeler nedir ki? O mesafeyi bile yürümeyeceksen ne zaman yürüyeceksin. Ayrıca yokuş olması daha iyi. İnerken belli kasların çalışacak, çıkarken başka kasların çalışacak. Ben de 20 dakikalık bir mesafede oturuyorum işime, sabahları da zor uyanıyorum. ama her gün o mesafeyi yürüyorum. alışınca hiçbir zorluğu kalmıyor. hatta bazen iş çıkışı daha farklı yollarda çarşıya falan gidip dönüyorum. 10 bin adım atmaya çalışıyorum. bedenime de ruhuma da iyi geliyor.

arabayı yalnız çocuk veya yaşlı anne-babayı rahat ettirmek için düşünüyorum. arabasız olmak bana özgürlük geliyor.

ama tabii, gezmek için araba iyi oluyor. gezmek için de alınabilir.
+1
santimantal
(11.01.26)
Hocam bütçen el veriyorsa al. Ama zorlanacaksan, borçlanacaksan ve gerçekten ihtiyacın yoksa boşver.

Alacaksan da belli ki çok araba arayan biri değilsin, beni götürsün getirsin uğraştırmasın diyorsun. O zaman bütçene göre 2. el temiz bir toyota corolla, toyota auris, hatta toyota yaris işini görür.

Bunların yanında renault clio (çok iyi ekspertizle), bütçe yeterse megane.

honda jazz, honda civic, honda jazz cross

bozulsa bile ucuz ve ustası bol olduğu için fiat egea, araç yolda kalsa yoldan geçen taksici bile bakıp arızasını tahmin eder o kadar yaygın bir araba. satması kolay.

Bunlar işini görür.

Ama araç bir masraf. hiç kullanmasan bile küçük bir aracın sadece yıllık trafik sigortası, kaskosu, yıllık bakımı, mtvsi derken 50binleri bulabilir yıllık masrafı.

yakıtı, otoparkı, beklenmedik arızaları da var üstüne eklenecek.

Yani almakla bitmiyor elinde durduğu her gün bir masraf aslında.

O yüzden gerçekten ihtiyacı olmayan insanlar iyi düşünsün derim araç alırken.

ha gezmesi keyifli mi keyifli. O ayrı.

Siz hesabınızı yapın ona göre kararınızı verin.
0
anten
(11.01.26)
(5)

Yapacağımdan değil de Cem Yılmaz'a senaryomu çektirsem çok kazanır mıyım?

ya ben lan neyse
senaryom falan yok. sadece merak ettim. kendisine komedi senaryosu yollasam, o da çekmeyi kabul etse 500 bin dolar falan kazanır mıyım?soru varsayımsaldır. cem yılmaz olmaz da başkası olur...
senaryom falan yok. sadece merak ettim. kendisine komedi senaryosu yollasam, o da çekmeyi kabul etse 500 bin dolar falan kazanır mıyım?

soru varsayımsaldır. cem yılmaz olmaz da başkası olur...
0
ya ben lan neyse
(10.01.26)
Tabure barın bel kemiğidir.

Cem Yılmaz da komedi filminin bel kemiğidir ama filmin ne kadar para kazanacağına dair daha pek çok şey var. Genel olarak Cem Yılmaz’ın oynadığı bir film herhalde en az 3-5 milyon dolar kazandırıyordur en kötü haliyle.
Setteki yemekler önemli. Cem Yılmaz setinde yemekler iyi olur.
0
michael_knight
(10.01.26)
bu işler ahbaplık işi. yaptığın işin kalitesinden ziyade sen kimsin veya kimin dostusun. sanat ve medyada işler böyle yürür
+1
michael harddd
(10.01.26)
daha fazlasını bile kazanman mümkün fakat ilk seferde çok zor.

senariste parası peşin verilir ama telif haklarından yararlanmasına fırsat verilmez. dizi film piyasasında senarist kolay harcanıyor. tıpkı şarkı sözü yazarlarının ötelenmesi gibi.

bu kadar yüksek bir meblağ için senaryonun çok acayip olması lazım. kuzuların sessizliği, fight club, matrix gibi.
0
yurtsuz john
(10.01.26)
Hayır, hatırladığım kadarıyla Hollywood'da bile senaryodan çok büyük paralar kazanılmıyor hele de ilk işinizse. Sebebi de basit; senaryo tek başına pek bir anlam ifade etmiyor. Elinizde o filme koyacak para ya da filmi bir araya getirecek bağlantılar yoksa: Yani finansör ya da yapımcı vb. olamayacaksanız bütün risk başkalarında ve senaryo tek başına gişe başarısı garantisi değil.

Senaryonuzu çekmeye karar verseler bile TR şartlarında 500 bin dolar çok para ve bunu size ödemeleri için hiçbir sebep yok. Belki bir ihtimal "Eğer film tutar ve çok iş yaparsa" gibi bir madde üzerinden performansa bağlı bir ödeme alabilirsiniz ama Cem Yılmaz'ın adının senaryodan bağımsız belli bir gişe yapacağı düşünülürse yine o tür bir maddeyi sözleşmeye eklemezler kolay kolay. Aklıma gelen tek istisna senaryonun inanılmaz özel ve mesela Cem Yılmaz'ın kişisel olarak kesinlikle çekmek isteyeceği bir şey falan olması; ancak o zaman işler değişir.
0
salihdt
(11.01.26)
hocam türkiye'de sinema televizyon endüstrisi kurumsallıktan en uzak endüstrilerden biridir.

Tamamen kişisel network ve maddi güç üzerinden döner.

ben size süreci anlatayım siz sorunuzun yanıtını oradan alın.

Türkiye'de bir film projesine başlanırken ilk sorulan soru şudur:
"yapımcı kim?"

bak yönetmen, senaryo yazarı, oyuncular falan değil. Yapımcı kim.

Çünkü yapımcı dediğin insan filmin sermayesini bulur. Maddi sermayeyi bulur (sponsorlar vs) ya da cebinden koyar çok inandıysa projeye.

Fikri sermayeyi bulur ve organize eder. yönetmeni, senaryo yazarını, kurgucuyu, müzisyeni, efektleri yapacak stüdyoları... Bir projede bu saydıklarımın hepsi kötü çıkabilir. Mesela yönetmen projeyi batıracak gibi olur. İyi yapımcı o yönetmeni alır yerine hemen başkasını bulur gibi.

Oyuncuları bulur. Çünkü oyuncular ilk başta ne yönetmene bakar, ne senaryoya (çok sanatsal bir proje değilse, ya da haluk bilginer gibi üst düzey isimler değilse). Oyuncu "ben paramı alabilecek miyim?" diye düşünür. Bu proje yayınlanabilecek mi diye düşünür.

En önemlisi, yapımcı projeyi satar. Sinemalara satar, kanallara satar, dijital platformlara satar. Sanatsal değeri olan bir projeyse festivallere satar.

Şimdi türkiye'de senaryo yazarlığı bu işin en ortadaki kalemlerinden biridir. Çok kolay değiştirilebilir. Herkesin senaryo hakkında bir fikri vardır. Herkes senaryoyla oynar. Kanalın yöneticisinden tut, yapımcının kız arkadaşına kadar... O yüzden senaryo yazarları genelde geri plandadır.

Ha sizin çevreniz çok geniştir, mesela çok sosyetik bir aileniz vardır. Bir sürü oyuncu kankanız vardır. Magazin gazetecilerinin çoğu arkadaşınızdır. Yani yapımcı sizinle iyi geçinmek zorundadır. Çünkü sizin yazdığınız diziyi arkadaşlarınız magazinde parlatır. O zaman iş değişir. Bu tarz senaryo yazarlarından türkiye'de birkaç tane var ama sadece.

Gelelim Cem Yılmaz gibi isimlere. Cem yılmaz zaten bu sektörde bağımsız hareket edebilen nadir isimlerden. Filmlerin çoğunun yapımcılığını da üstleniyor çünkü parasal gücü var. Ee bir gişesi olduğu için destek istediğinde de birçok prodüksiyon firması "gişesi yüksek, kazançlı proje olabilir" gözüyle bakarak anında dahil oluyor onun projelerine. Senaryoları da kendi yazıyor çoğu zaman. Yani aslında senaryo yazarına ihtiyacı yok, belki ekibinde destek için senarist olarak çalışır biriyle. Ama ona da 500bin dolar falan vermez.

Bazen şu olur, Cem Yılmaz gibi komedyenler "dramada da iyiyim" diyebilmek için başka projelere ihtiyaç duyar. Mesela iftarlık gazoz filminde oynadı. Ya da Yavuz Turgul'un filminde oynadı. ama işte o yavuz turgul:) Onu bir prestij olarak gördü ve oynadı.
0
anten
(11.01.26)
(21)

Ah bu ben kendimi hangi boy ıslak odunla dövsem

muhayyer divan
MerhabaBirini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum. Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, ger
Merhaba

Birini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum.

Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, gerçekten kötü biri olduğuna inanmam lazım ama maalesef bunu yapamıyorum, sorun bu. Tam da bu sebeple saplantılı sevgi (hastalıklı mıyım acaba) denen şey oluyor benimki.

Bana bişey söyleyin ki kötü olduğuna inanabileyim, kalbime insin ve sinsin o inanç. Resmen can çekişiyorum çünkü. Lütfen bana yardım eder misiniz?
-5
muhayyer divan
(10.01.26)
Başka birini bul.
-8
arbre
(10.01.26)
O başka birine yazık değil mi, belki adam sevecek, kimsenin vaktiyle ve kalbiyle oynayamam çok sayın
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Neden "hayatından çıkarman" gerek? Bence bu neden üzerinden yürümemiz gerekiyor duyuru ekibi olarak :) bize yardımcı olmalısın.
+3
loch ness
(10.01.26)
Sen hayir kurumu musun ki, iyi birinden uzaklasamion... ikili iliskiler boyle seyler diil

Iyilik kriterini "sana iyi gelmesi" olarak belirleyelim. Iyi gelmiyo sanirim. O zaman kotu biri, ayril ;)

Aliskanlik +3
+3
üğpoıuy
(10.01.26)
Başka birini bul derken senin de fiziksel olarak beğendiğin, duygun olan biri. Sen bilirsin tabii ki.
-2
arbre
(10.01.26)
@loch ness Hayatımdan çıkması gerek çünkü, olmuyor yahu, yürümüyor ilişki, hem yürütmüyor hem bırakmıyor, güzelliklerinin olması ilişkiyi sadece benim taşımama, onun da bana alabildiğine yüklenmesine sebep oluyor, tam bu yüzden kötü biri olduğuna inanmam gerekiyor, mantıken bakınca zaten kötü biri, kötü + toksik. Ama kalbim bırakmıyor, ya da kalbim sandığım bişey bilemedim şimdi.

@üğpoıuy bana iyi gelmiyor diye kötüdür diyemem kimseye, babam da bana iyi gelmiyor ama gayet iyi biridir mesela. Saygı sevgi ve sorumluluk konusunda alabildiğine pintilik yapan ve bilinçli olarak yapan biri iyi biri olamaz. Yani kelimelerle ifade edemiyorum artık.
-1
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Evet bir yandan da o baskı var üstümde. Bir yandan onda gördüğüm birçok şeyi başkasında görmedim, göremem. Başkalarının arasından öyle sivriliyor ki bir türlü koparamadım atamadım. Meditasyon da yapıyorum bağ kesme falan fıstık en dandik bile olsa ne varsa yapıyorum, bitmesi lazım bunun.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sevgili @grimavi ben İngilizce bilmiyorum, çeviri kullanmak zorunda olmak ise beni çok üzüyor. Bilmiyorum İngilizce konuşmanın amacı nedir.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@grimavi ,muhtemel ya kitaptan yada film repligini yazmiştir,

@muhayyer

sana saygi duymayana
sende saygi duyma
devam edersen kendine saygini kaybedersin,
mental olarak hasta olursun,
bencil olmak kötü bir huydur,
ama
hayatta kalmak
içinde biraz bencil olmalisin.
+1
designer
(10.01.26)
Senden çocuğum olsun diyen 60+ bey değil bu di mi?
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
Tam da bu dediğini yapmaya çalışıyorum ondan kopmaya çalışmakla. Kendime saygım azalıyor, kendime güvenim azalıyor... Tam bir narsist-bağımlı ilişkisi oldu. Ve kendimi korumak için gittikçe daha sert tavırlar takınır oldum, gittikçe daha sert düşünmeye çalışır oldum, kibre batıcam diye korkuyorum, en büyük korkularımdan biri bu. Onun için ya bu herif ölmeli ya ben ölmeliyim ya da tamamen s olmalı bu kişi.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sus kız sus ayıp :p

10 yıl önce tanışıyor olsaymışız yaparmış, öyle demişti. Herhalde çocuğu da kendini de benim kazancımla bana baktıracaktı.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Soğuman için bir neden verdim diyelim jdkd
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
@muhayyer divan , burada "vicdan" çatısı altında bir insanın psikolojini yavaş yavaş çökertmesine ve seni içten içe çürütmesine müsaade ediyormuşsun gibi bir hisse kapılıyorum. hayatındaki insan "kötü biri" olmayabilir. ama ilişki yaşamayı da bilmeyen, dengeli davranmaya müsait kişisel olgunluğa erişememiş bir kişi de olabilir.

çok küçük bir mesleki gözlemimi paylaşacağım; portföyümde eşinden, partnerinden ayrılabilmek için sürekli daha yüksek dozlu bir istismar yaşaması gerektiğine, ilişkinin yada evliliğin "şimdilik" idare edilebilir bir noktada olduğuna kendini ikna eden bir sürü insan var.

- her şey küçük bir hakaretle, maddi-manevi saygı sınırlarının tahrip edilmesiyle başlıyor, sadakatsizlikler , dış partnerlerden taşınan (std) hastalıklar, hakaretler, dayaklar... kemikleri kırılan , ama "çok şükür canıma kast etmiyor , dışarıda ne sakat adamlar var" diye kendini yatıştıran gencecik kadınlar tanıyorum.

sizde durum bu seviyededir diye bir iddiam yok, ama bence "bunun sürdürülemediği" fikri uzun süredir kafada yer ediyorsa, insan içi soğumadan da sahneyi terk etmeyi göze alabilmeli. çünkü verdiğim örneklerdeki insanlar hep biraz daha ağır bir problem, biraz daha ağır bir istismarı bekliyorlardı sahneyi terk edebilmek için, ama daha ağırı geldiğinde de hayatlarında bir şey değişmedi.
+4
loch ness
(10.01.26)
@loch ness benim problemim soğuyayım da ayrılayım değil, ayrılmakta sorun yok, rahatlıkla bitti deyip her yerden engelliyorum. Sonra bir şekilde karşıma çıkınca geçmişi unutmuş oluyorum, kindar mı olmam lazım anlamıyorum ki. Kendime koyduğum teşhis bu, yeterince değersizleştirirsem gördüğüm yerde çocuk gibi davranmam, mesafemin hatta ayrılığın sebebini hatırlayarak doğru davranırım diyorum. Yoksa görsen hassasiyet abidesiyim, ben de az değilim ama onun narsisizmi akla getirilecek gibi değil. Öyle böyle değil. Buz dolabındaki suyu bardakla sayarak veren insan bu, öyle düşün.

@Bir sıcak el uzanır içkim yok diyor saçma sapan şeyler çıkıyor, kumar hiç işitmedim ağzından ama bilmem ne kadar maddeler içilmiş bişeyler yapılmış, bir yanı karanlık geliyor bana. Bugüne kadar devam etme sebebim dediğin gibiydi işte, sabredeyim, herkeste var narsisizm, her erkek egoisttir yönetmeye çalışır şu bu, ama değil, olmuyor kesinlikle, varlığıma saygısı yok.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Kendine değer vermiyor musun? Bende de bu sorun vardı. Gördüğüm şeyler yetti. Bir duyurucu vardı ya, kız evini yakmış, uzaklaştırma almış ama ondan ayrılamıyordu. Onunki gibi senin ilişki.
+2
Kahvedesu
(10.01.26)
Benzer bişey oldu evet, ondan sonra oldu ve çok benzedi, doğru. Kendime değer veriyorum da, derinlerde neler oluyor belli değil.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan , problem kararı taşıyabilmekle ilgili görünüyor. karşına çıkabilme cesaretini bulamayacağı kadar net ve keskin olmak gerek.

ben en uzun süreli bağımlı ilişkimi bitirdiğimde şu mesajı açıkça vermiştim; "artık aşk yok, arkadaşlık yok , bir şey danışacaktım'lar -düşman değiliz'ler , eşyalarım şurada kalmıştı'lar yok,hasta düştüm gelmedin'ler, falanlar filanlar... herhangi bir sebeple karşıma çıkarsan sana bunun bedelini ödeteceğim, artık seninle sadece iki yabancıyız." bu netlikte yaklaştığım için , sadece "her şey için çok özür dilerim" demeye gelebilmişti. sıcak bir çay ikram edip uğurladım. bir daha da hiç görmedim.
+1
loch ness
(10.01.26)
Evet haklısın, her seferinde ayrılan ben, arkadaş kalalım kopmayalım diye uğraşan o. Onu hayatımda yerleştirdim yeri boşaltma fikrini kabul etmeliyim. Ona atadığım anlamları iptal etmeliyim, onun oluşturacağı boşluğu olduğu gibi kabul etmeliyim. İçine noodle doldurmalıyım. Ondan daha az zararlı. Evet.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. Seninki de o hesap. 60+ adamla toksik ilişki mi yaşanır Allah'ını seversen.
+4
sekizdokuzon
(10.01.26)
Seviyorum kız seni :)
Eril prensip ararken habire narsiste toslamak da ne bileyim...
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
(4)

Askerlik için heyete girdim yardım lazım

darkwizard
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
0
darkwizard
(10.01.26)
gata mı? askeri hastane olsa muaf olurdun.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
Kuvvetle muhtemel olursun. Benim bir müvekkilim de atibik psikozdu muafiyet aldı.

Cezai ehliyeti dahi yok dedi hatta 1-2 dosyamda heyet. Dolayısıyla hayli hayli muafiyet alabilmen lazım.
0
drako
(10.01.26)
@mikahakkinen hayır şehir hastanesine verdi.
0
🌸darkwizard
(10.01.26)
askeriyenin itiraz durumunu kastetmiş olabilir. sağlıklıya sağlıksız, sağlıksıza sağlıklı diye itiraz edilebilitesi var.
ytd.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
(4)

eski diziler gibi diziler yeniden çekilir mi

biseysorcaktim
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı. apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçer
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.
onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.

sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı.
apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçerdi.
insanlar çalışır, ev geçindirir, senin benim gibi dertleri olurdu.
işten atılır, yeni iş arar, ay başını düşünür, bazen şans güler hayatları tıkırında olur, aile içinde çatışmalar olur vs.

senim-benim hayatlarımızın resmedildiği diziler işte.

şimdiki diziler hep konaklarda, lüks evlerde geçiyor, herkesin holdingi var, evde bile full makyaj topuklu ayakkabı.

bir kaç komedi dizisi dışında hiç aile evi dizileri yok.

bizim evin halleri, bizimkiler, baba evi. aklıma gelmeyen daha başka bir sürü dizi var.
çoğunu da izlemedim çocukken, ilgimi çekmezdi. şimdi ilgimi çekiyor arada bir bakıyorum.

şimdiki diziler yurtdışına ihraç ediliyor, hep aynı marka yüzleri koyup bölüm başına milyonlar döküyorlar, çekimi kolay olsun diye konakta çekiyorlar falan gibi sebepler günümüz dizilerinin bu halde olduğunu biliyorum da, yine de çekilmez mi bizimkiler, ekmek teknesi, mahallenin muhtarları gibi bol oyunculu ve bizden mahalle dizileri?

ana akımda zaten olmaz bunun sebeplerini anlayabiliyorum. çünkü ihracata uygun değil. yerel hikaye.

ama dijitalde de yok mu? dijitalde neden olmuyor? ya da varsa da ben bilmiyorum
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
artık dizi bile çekilmiyor ki.

2.5 saatlik, maksimum kar getirecek, abartılı hikayeye sahip, rtüğe takılmayacak videolar çekiliyor.

şevket altuğ ağabeyin şu açıklamasını da iliştireyim.

www.istiklal.com.tr
+2
yurtsuz john
(10.01.26)
İlla Türk dizisi aramıyorsanız aradığınız dizi: this is us
+1
kobuzchu kiz
(10.01.26)
(bkz: gönül dağı) var mesela. (bkz: seksenler) vardı. İyi bir tv izleyicisi değilim uzun yıllardır. Kurcalasak çıkar bence. Mesela (bkz: kalk gidelim) vardı yine.
0
yadigar
(10.01.26)
insanların hikâye izleme alışkanlıkları değişti. artık hikâye enflasyonu var. hayat çok hızlı. sosyal medyada aşırı bir içeriğe maruziyet var.
düşün: şarkıların introlarını kısa yapıyor müzisyenler: yoksa insanlar dayanamayıp şarkıyı dinlemiyor.
Bu nedenlerden dolayı öyle sabırla izlenecek diziler yapılamaz, çoğunluk izlemez bence.
zaten bazı diziler tekrar tekrar izleniyor. bu konuda biryazı çıkmıştı: neden diziler tekrar izleniyor diye. sebebi şuymuş: insanlar beğendiği bir diziyi izleyerek riskten kaçınıyormuş.
harbiden ben de bazı diziler dönüp dönüp izliyorum.
özellikle de estetik olanları: aşk-ı memnu, hanımın çifliği, yaprak dökümü gibi...
dünya gibi sektör de sürekli değişiyor. ara ara değişik tarzlar çıkıyor. mesela bir ara Gülseren Budayıcıoğlu eserlerinden yapılan diziler çok yayımlandı. yeni bir soluk getirdi... kırmızı oda'yı beğenerek izlemiştim mesela...
0
santimantal
(11.01.26)
(2)

Mall of İstanbul - erkek kanvas pantolon (acil)

sutekanop
45 yaşında erkeğim. Az sonra mall of istanbul’a gidip kendime ortalama kanvas pantolon alıcam 2 tane. Ekonomik ortalama bir şey olsun. Nereye gideyim sizce? Teşekkürler. Mağaza listesi:https://www.mallofistanbul.com.tr/magazalar
45 yaşında erkeğim. Az sonra mall of istanbul’a gidip kendime ortalama kanvas pantolon alıcam 2 tane. Ekonomik ortalama bir şey olsun. Nereye gideyim sizce? Teşekkürler.

Mağaza listesi:

www.mallofistanbul.com.tr
0
sutekanop
(10.01.26)
Mall of'ta defacto da waikiki de var. Özdilek'in kocaman bir departman mağazası var içinde çok fazla marka ve model var, tavsiye ederim. Aynı şekilde boyner ve mavi de var ilk aklıma gelen. Özdilek'ten (Martı ile Lale girişleri arası en alt kat) başlayın derim.
0
yadigar
(10.01.26)
lcw. kotları güzel ve uygun
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
(5)

2025 te sıfır araç satış rekoru nasıl kırıldı?

luluki
Kredi muslukları kapandı. Dolar euro tam gaz devam etti. Enflasyon zaten ....Noldu da rekor kırılıp 1 milyon üstü araç satıldı?
Kredi muslukları kapandı. Dolar euro tam gaz devam etti. Enflasyon zaten ....
Noldu da rekor kırılıp 1 milyon üstü araç satıldı?
0
luluki
(10.01.26)
Avrupa'da bilinen bi araba markasının genel müdürlüğünde çalıştım, araç sayılarıyla ilgili açıklanan hiç bir istatistiğe güvenilmez. bizim devletin pinpon topunun fiyatını enflasyon hesabına dahil etmişligi gibi.
-2
nahtoderfahrung
(10.01.26)
Enflasyonist ortam halkı fakirleştirdiği nispette mutlu azınlığı zenginleştirir. O mutlu azınlığın zaten taşıt kredisinin musluğuyla falan işi olmaz.
+1
Mirket
(10.01.26)
Arabası olanlar araba değiştirdi.

Millet petrol arabasını satıp daha az vergili elektrikli araca geçti. Mesela bi ara Mini Cooper'ların elektriklisi 1.8m iken benzinlisi 3 küsur milyondu galiba öyle bişey hatırlıyorum.

dolar euro tam gaz devam etmedi. Konuştuğum çoğu kişi 2020'lere göre daha yüksek dolar maaşı alıyor. (ben bunun sebebinin 'doların yeterince artmaması' olduğunu düşünüyorum)
-1
nhk ni youkosu
(10.01.26)
her sene ortalama 500bin çift evleniyor,
emekli olani,
tazminati alani,
engelli indiriminden faylananlar,
şirketler,
mülteciler,

ortalama memur maasi 70bin,
kari koca 140 bin aliyor,

1.3 milyon adet,
satilir,
normal.
+3
designer
(10.01.26)
Altın ve gümüşün artması alım gücünü arttırdı. Bunun yanında maaşlar da uzun zamandır dolara göre değer kazanıyor, bu yaşanan normaldi.
+1
montreal
(10.01.26)
(3)

basketbolseverlere TBL sorusu - iki maçı kazanan seriye 1-0 önde başlar

der meister
iyi akşamlar dostlar,bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal s
iyi akşamlar dostlar,

bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.

ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal sezonda rakibini her iki maçta da yenen takım play-off serisinde (eğer eşleşirlerse) 1-0 önde başlar. şimdi mesela 2002/03 sezonu play-off'larına baktım, fenerbahçe-galatasaray serisinde dört maç oynanmasına rağmen (2-2) galatasaray tur atlamış görünüyor.

böyle bir kural var mıydı? varsa eğer ne zaman kaldırıldı, bilen var mı? çünkü ben hayal meyal öyle bir kural hatırlıyorum ama doğru dürüst bilgi de bulamadım.
0
der meister
(10.01.26)
evet böyle bir kural vardı, 2010'lu yıllarda kalktı sanıyorum ama net yılı ben de hatırlayamadım.
0
meiyisi
(10.01.26)
öyle bir kural vardı. sezonda 2 maçı alan 1-0 başlardı. 2005'te kalkmış.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
durduk yere damir mrsic'li senelere gittik iyi mi? fenerimin genelde önüne gelene kaybettiği, ülkerle birleştikten sonra yavaş yavaş hegemonyanın başladığı yıllar. hey gidi...
0
lionel andres
(11.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.