[]

Kedimiz poşet ve sepetlere işiyor

1.5 yaşında erkek bir kedimiz var. Kendisi her gördüğü poşetle önce oyun oynuyor, kafasını sokup koridorda kayıyor falan en sonunda da işiyor. Aynı şekilde sepet, leğenlere de aynı şeyleri yapıyor.

Kapalı kedi tuvaleti kullanıyoruz, kumu da silika kullanıyoruz.

Neden böyle yapıyor olabilir? Kızgınlık olsa her yere yapmaz mı?

 
tuvaletindeki plastik kokusu ile özdeşleştirmiş bile olabilir. veya bi nedenle onları özellikle işaretlemeyi seviyodur. işaretleme mi çiş mi mesela? kokulu mu?


  • kediebesi  (06.02.13 00:20:59 ~ 00:42:25) 
Sürekli poşetlere, sepetlere işemesi, istemsiz şekilde yanlış yönlendirildiğine delalettir.

Bir an önce önünü almaya bakın.

büdüt: Benim köpeğim var, kedim yok ama ikisininde tuvalet eğitimi aynıdır diye düşündüm.

Tuvaletini kedi kumuna yapması gerekirken sepetlere yapıyorsa, bunu farkında olmadan siz öğretmiş olmalısınız. Kovanın içinde çiş bulmuştur falan
  • grimer  (06.02.13 00:31:25 ~ 00:37:18) 
grimer, nasıl yani?


  • april12th  (06.02.13 00:33:12) 
aynı sorun bizim oğlanda da var. Tuvaleti çok pislenmişse yapıyor ya da işte gece çıkamadığında. Bu sebeplerden değilse iz bırakıyordur.


  • oldboy  (06.02.13 00:44:06) 
Benim kedim de kısırlaştırılmadan önce kızgınlık döneminde poşetlere işiyordu. Daha doğrusu her şey ama poşetler özellikle. Yerde bırakmaya korkuyordum herhangi bir şeyi. Kısırlaştırılınca kesildi bu huy. Sizinki ondan mı bilemedim ama.


  • hope  (06.02.13 06:23:20) 
silika kumlar, kullanıldığında sararsa da kokusu kalıyordur. o sarı kısımlarda tek tek temizlenmeyeceği için, kedi yapmak istemeyebilir o kuma, doğal yani. benimkide yatağıma sıçmıştı silika kullanırken. ak kum ince kedi kumu kullanıyoruz şimdi. 10kg 15tl, 1 kediye ortalama 1 ay yetiyor. 6 kediye 4 paket kullanıyoruz 1 ayda. daha hesaplı ve daha temiz bence.


  • hasmetizm  (06.02.13 11:39:08) 
[]

Macbook'u garantiye yollasam bana idareten bir laptop verirler mi?

Macbookun altındaki şu siyah şeylerden biri parçalandı ve döküldü kendiliğinden. Bunun yanında bir iki sorunu daha var, aşırı ısınma ve pil problemi gibi. Garantisi de devam ediyor da bu garanti kapsamına girer mi bunlar, garantiye yollasam bana servis süresi boyunca idare edeceğim bir bilgisayar verirler mi? Sorsam yok diyecekler ama bunun muhtemelen bir yolu vardır. Bilginiz var mı?

www.xbitlabs.com


 
Araba mı olm bu? Hayır tabii ki.


  • exla  (28.01.13 13:50:09) 
%99.9 vermezler


  • metehan01  (28.01.13 13:52:57) 
o alttaki siyah seylerden ikisi dustugu icin alt tarafi komple degistirmemiz gerekir diyen bir tip cikmisti karsima :) vermezler bu arada makina zaten ertesi gunu yada ayni gun alirsin makinayi, ben aksam goturdugum icin ertesi gun alamamistim, bir sonraki gune vermislerdi. erken goturursen bikac saate alirsin. Isinma problemi butum maclerde var, pil problemi'de flash uygulamalarla alakali oluyor genelde, flash gorunce sapitiyor makina. Benim klavye degisimi icin gitmisti, genel bir kontrol yapip bir hata varmi diye kontrol ettiklerini de soylemisti teknik servis elemani.
yani isin kisasi alt kasayi komple degistirmemiz lazim diye birsey duymak istemiyorsan teknik servis ile gorus, ben memnunkaldim teknik servisten gayet kaliteli calisiyorlar, klavye'ye okadar para bayilinca alt parcalara para almadilar :)

  • lutah  (28.01.13 14:23:41) 
[]

Şişli'de hırdavatçı var mı?

eğe takımı vs alacağım, bildiğiniz bir yer var mı?




 
cevahir koçtaş işini görebilir


  • cruseo  (19.01.13 13:39:11) 
ne yazık ki yok orda.


  • april12th  (19.01.13 16:26:40) 
[]

Macbook pro şarj süresi sorunu

Geçen yaz almıştım, sanırım late 2011.

Model Identifier: MacBookPro6,2
Processor Name: Intel Core i5
Processor Speed: 2.53 GHz
diyor.

Sorun şu, daha önceleri 5-6 saat dayanan alet, şu an 1 saat zor dayanıyor. şarj kablosunu çıkardığımda 5 saat görünüyorsa bile kalan süre, 1 saat içinde tükeniyor.

wireless açık.

Neden olmuştur bu? Ne yapsam da eski performansı hadi olmadı ona yakın bi performans elde edebilsem?

 
pilin ömrü bitmiş olabilir. pili değiştirirsen düzelir.


  • himmet dayi  (05.01.13 16:13:24) 
Bekletmeden koş servise.


  • reyals  (05.01.13 16:29:21) 
dostum şarjı sağlıklı kullanmadığından olabilir. yani bilgisayarı şarj dolduğunda çıkartman, bittiğinde fişe takman gerekiyor. tabi yine de bi ömrü var ama o kadar kısa sürede bu kadar azalmaz.


  • sayin arkadasim osman  (05.01.13 18:26:26) 
www.coconut-flavour.com adresinden ufak bir program olan coconut battery uygulamasını indirerek bataryanın olması gereken ve şu anki kapasitesini görebilirsin aha bunun gibi;
www.coconut-flavour.com

  • ned flanders  (05.01.13 22:35:32) 
[]

Ucuz sprey boya

Bir sürü renk renk sprey boya almam gerekli, en uygun fiyata nerden temin edebilirim?

Koçtaş gibi yerlerde 9-20 arası fiyatları.

İstanbul, Avrupa Yakası.

 
Ben bildiğin boya dükkanına gittim mahalledeki küçük olanlardan. dayı tanesini 3 liraya vermişti.


  • taqster  (04.12.12 21:20:55) 
  • vizdilva  (04.12.12 22:04:31) 
[]

Türk kahvesi fincanının ağız kısmı geniş mi olmalı dar mı?

Selaaam,

Yine ben ve seramik içerikli sorularım.

1. Türk kahvesi fincanı sizce geniş formda mı olmalı dar mı? Üstünde kapağı olması hoşunuza gider mi, böyle lokumluğu, bardağı tepsisiyle olan setleri beğeniyor musunuz?

2. Şu an piyasada porselenden yapılmış, olsa kesin alırdım dediğiniz bir şey var mı?

Teşekkürler şimdiden cevaplayan arkadaşlara:)

not :bakır falan karışık olmayacak, sadece porselen her şey. belki bardak cam olabilir.

kapak özellikle dış mekan kullanımı için uygun olmaz mı? soğumayı engelliyor illa ki.

set derken tek kişilik : fincan, altı, kapağı, minik lokumluğu, su bardağı ve 1 kişilik tepsisiyle.

 
yapan olmadıktan sonra koyim bardağına la. yapan olsun da çay bardağıyla dahi içilir.


  • islergucler  (03.12.12 21:11:33) 
bence geniş formda olmalı.dar olanlar telve meraklısının burnuna yapışıyor.kesinlikle kenarları ince olmalı.üstünde kapak fuzuli olur.

set olarak ikram edilse bile sadece fincanı alıp iade ediyorum servislerde.
  • duptıs  (03.12.12 21:29:50) 
www.radyoevitam.com

Linkteki gibi setleri beğenmiyorum, hem içimi zor hem de bi kargaşa varmış gibi duruyor. Örnek resim bulamadım ama aşağıdan yukarı doğru genişleyen, ters üçgen biçimli zarif, klasik fincanları seviyorum.
  • jacque  (03.12.12 21:39:38) 
kapatıldığında fal bakılacak şekilde olmalı bir de, o yüzden tabanından geniş ya da dar olmamalı bence fincanın ağız kısmı. :)
lokumluklu tepsili takımlar güzel bence. hatta görmedim ama su bardakları da takımın parçası olursa süper olur.

  • nıç  (03.12.12 21:48:19) 
bakır falan karışık olmayacak, sadece porselen her şey. belki bardak cam olabilir.

kapak özellikle dış mekan kullanımı için uygun olmaz mı? soğumayı engelliyor illa ki.

set derken tek kişilik : fincan, altı, kapağı, minik lokumluğu, su bardağı ve 1 kişilik tepsisiyle.
  • april12th  (03.12.12 21:52:00) 
en az iki kişilik olmalı bence. yoksa tepsiye ve takıma çok gerek yok gibi. hem kahve karşılıklı içilince güzel bizde. :)
kapak da denemek istiyorsan olabilir tabi, görsem hoşuma gider incelerim ama o da çok kullanışlı olmasa gerek. bitki çayı için kapak iyi, hem sıcak tutuyor hem güzel demleniyor ama kahve fincanı ufacık sonuçta, içimi de çok uzun sürmüyor bence gereksiz.

  • nıç  (03.12.12 22:16:30) 
evet bitki çayları için iyi oluyor gerçekten.

bu arada teşekkürler herkese tekrar :)
  • april12th  (03.12.12 22:37:49) 
[]

Wacom grafik tablet kalemi ayrı olarak satılır mı?

Evdekinin kalemi kayıp, bulamıyorum da bi türlü. Satılır mı bunlar tek başına? Evetse nerde?




 
ebay'de vardır.


  • kayranin kedisi  (03.12.12 21:46:55) 
[]

Zeytinyağlık-Sirkelik tercihiniz Cam mı olur Porselen mi?

İki malzeme de en sağlıklı tercihler fakat tercihiniz hangisi olurdu?

(porselen olursa hangisinin ne olduğunu belirten bir ibare olacak tabi ki.)

not: proje konum için soruyorum.

 
içindekinin berraklığını görebilmek için camı tercih ederdim.


  • zgrydn  (02.12.12 19:17:27) 
Camı tercih ederim, içini görmek, azalıp azalmadığını anlamak, vs.


  • saatgeceninonikisi  (02.12.12 19:19:52) 
kesinlikle cam, çünkü 'cam şişenin içindeki bir takım renkli sıvılar' görüntüsü güzel bir görüntü bence :)


  • wineglass  (02.12.12 19:25:04) 
cam olursa zeytin yağına ot yaprak bir şey atılır, görünür o, estetik olur.

sirke için de geçerli aynısı. bulanık olabiliyor bazen. berraklığını gösterir cam.
  • seriouslysleepy  (02.12.12 19:27:11) 
zeytinyağı için cam tercih edecekseniz kullanmadığınız zaman güneş almayan bir yere koymak iyi olur.


  • efx  (02.12.12 19:39:43) 
cam


  • hiçbirşeyyok  (02.12.12 19:51:46) 
Cam. Zeytinyağı olan camın içine, kurutulmuş kekikte koyarsan şık da oluyor.


  • ayazkan  (02.12.12 20:02:34) 
cam


  • nunishuris  (02.12.12 20:32:02) 
cam - içi görünmeyen gıda kaplarından acayip kıllanıyorum. içindekinin ne olduğunu görmem gerek.. (tuzluk, yağlık, sirkelik, baharatlık, vs), (kupalarda da öncelik cam olanlarda)


  • holy diver  (03.12.12 14:50:59) 
[]

Çizim Tabletlerinin Kalemleri ayrı satılıyor mu?

wacom bamboo çizim tableti vardı evde ama kalemi kaybolmuş, satılıyor mudur ayrı olarak? Satılıyorsa nerde vardır?




 
hacı satılıyo da 200 300 lira onlar. evdekini bulmayı tercih ederdim.


  • njtbcrn  (30.11.12 01:16:32) 
benim tabletin kalemi de geçen sene çalınan çantanın içinde gitmişti... harbiden bayaa sıkıntılı bi durum, türkiye'de bulamamıştım.

www.coolgraphicstuff.com

bu sitede vardır aradığın muhtemelen. türkiye'ye shipping yapıyorlar mı bilmiyorum, ben amerika'daki bir arkadaşıma yollatıp sonra kendisinden teslim almıştım.
  • rotario  (30.11.12 02:06:08) 
ebay'de bulursun muhtemelen.


  • fortisvita  (30.11.12 09:16:19) 
[]

Mac vs Windows (masaüstü)

Elimde halihazırda bir macbook pro i5 var, 2011 nesil. photoshopla bile render süreci çok uzun oluyor, nefret ediyorum.

Masaüstü edineyim diyorum bir tane de ama normal pc mi alsam yoksa yine imac mi kararsızım.

Performanslı bir şey lazım aslında, autocad, 3dmax, rhino vs gibi programları çok rahat çalıştırabileceğim bir şey istiyorum.

Hangisini önerirsiniz? imac alıp, windows yüklesem performansı nasıl olur?

Bu bahsettiğim render olayını en aza indirmem için ne tür özelliklerine dikkat etmem gerekiyor?

Bütçe: 5000 tl

 
mac'in pazarlama büyüsüne kapılma, yapay zeka pc kasası toplarsın o paraya.


  • robin crusoe  (21.11.12 20:42:35) 
render için:

quadro ekran kartı ve xeon işlemci mümkünse 2 tane.
  • saiko  (21.11.12 20:46:41) 
mac mini de alabilirsin yeter sanırım


  • c1b2k3  (21.11.12 20:47:49) 
Ssd


  • esenboga  (21.11.12 20:52:43) 
PC al daha sonra parça parça da olsa upgrade edebilirsin.


  • lpgli tosbaga  (21.11.12 21:00:29) 
profesyonel anlamda genellikle imac kullanılır toplama bilgisayara göre daha az bakım gerektirdiğinden, lakin pc yükseltme konusunda daha kolay olur. mac parçaları genellikle pahalıdır, yalnızca ram bile eklemek isteseniz fazlasını ödemeniz gerekir. 5000 liraya iyi bir pc alınır. burada dikkat etmeniz gereken, eğer profesyonel bakı alacaksanız ekranın buna göre seçilmesi gereğidir. eizo genellikle tercih sebebidir, fiyatları oldukça yüksektir. cmyk çıktıya ihtiyacınız yoksa normal bir led de işinizi görecektir.


  • ohtararan  (21.11.12 21:34:31) 
[]

650D için lens önerisi

Arkadaşlar merhaba,

Daha önce de sizlerden fotoğraf makinesi konusunda epey fikir edindim. 60d, 650d ve d7000 arasında kararsız kalmıştım. 60d alacaktım, ama 650d'ye karar verdim kesin olarak.

Sorularım şunlar:

18 55'teki 50 mm ile ayrıca 50 mm lensin çektikleri farklı mı? bunun için eksradan 50 mm lense gerek var mı ki?

Alan derinliği olan fotoğrafları ve doğa fotoğrafları çekmeyi çok seviyorum, bunun için ne tür lensler almayım?

bir de makro lens önerisi alabilirim :)

 
farkli tabi. en.wikipedia.org diye bir sey var.


  • she was my baby  (20.11.12 23:27:05) 
f değerinden bağımsız olarak, prime lensler zoom lenslere oranla daha keskin sonuç verirler.


  • periphery  (21.11.12 00:06:26) 
evet kit lensinde 50mm olsa bile bir adet 50mm lens almalısın.

hatta full frame uyumlu bir 50mm almalısın böylece gövdende 75mm'ye yakınsar bir değerde kullanacaksın. ayrıca alacağın o lens f/1.8 olacağı için alan derinliğiyle daha çok oynama imkanı bulduğun gibi daha loş ortamlarda da çekimler yapabileceksin.

doğa fotoğrafları çekmeyi seviyorsan;

35mm crop uyumlu
24mm full frame uyumlu

lenslere bakmanı tavsiye ederim. hatta bence prime lensler şöyle alınmalı;

50mm > 35mm > 85mm

sonra da 11-16mm ya da 12-24mm gibi geniş açı zoom lensler alabilirsin ilgi alanına göre ya da tele lenslere yönelirsin. işte o keskin ilgi alanını

35, 50 ve 85mm lensleri alıp hangisini daha sık kullandığına bakarak çözümleyebilirsin. yani ben böyle yapardım :)

ben şunu şiddetle önerebilirim;
www.fotografium.com

keskin midir bilmiyorum karakteristiği nedir nasıldır bilmiyorum. ancak kağıt üzerinde çok iyi bir lens.

full frame olduğu için 1.5x çarpanla kullanacaksın yani 42-112mm ki bu senin eğer kit lensinden başka lensin olmadıysa hiç kullanmadığın bir aralık ve hoşuna gidecektir eminim :)

şu da güzel;
www.fotografium.com

bu da;
www.fotografium.com

ancak ben senin yerinde olsam şunu alırdım;
www.fotografium.com

hem makro var; lakin çok çok dibine girmen gerekir makro için doğada böcek çekemezsin :) hem de geniş açı olduğu için güzel manzaralar çekersin.
  • meksikali kokain taciri  (21.11.12 00:22:53) 
makineyi kullanmadan lens almaya karar verme. tavsiyem önce makineyi biraz kullan, öğren. sonra neye ihtiyacın olduğuna daha iyi karar verirsin. 50 1.8 mesela klasik ilk söylenen lenstir ama 600d ile benim en az kullandığım lens oldu mesela. şimdi karar verecek olsaydım muhtemelen almazdım.


  • sijwocaq  (21.11.12 20:22:21) 
[]

Hangi LENS ne için?

Selam,

Hangi makinayı alacağıma karar verdim sıra lense geldi.

sadece body alacağım için yanına da 2 lens alayım diyorum. ne alayım, 18-135 lik kit lensler nasıl mesela?

sadece 50mm lik bir lensle neler çekebilirim?

gerizekalıya anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.

gövde: canon 60d

 
2.8 diyaframdan yüksek lensler hep bu işten soğutur. ona göre bakının. bir de gövde ne belirtin ki lens önermek kolay olsun ;)


  • yapacakbirseyyok  (19.11.12 22:05:54) 
hangi makineyi almaya karar verdin?

5cm'lik lensler için hep insan gözünün görüş açısına en yakın diye bir palavra atılır. bu nedenle çekilen fotoğrafların göze daha hoş geldiği söylenir.

genellikle portre çekimlerinde tercih ediliyor. bunun haricinde 50mm'yi de tak&gez kafasıyla da kullanabilirsin bence sadece objene yakınlaşıp uzaklaşarak ayarlama yapmak gerekir.

50mm genellikle ilk alınan prime lenstir.
çünkü ucuzdur, hızlıdır ve yukarıda bahsettiğim hedeler.

muhtemelen apsc boyuta sahip bir gövde alacağın için çarpan 75mm gibi kullanırsın ki bence gayet ideal olur bu.

kanımca portre lens 85mm prime lenstir. mis gibi insanları rahatsız etmeden çekim yaparsın.

18-135 bence bokum gibidir :)

eğer tak&gez lens gibi bir şey arıyorsan uygun.
yani zoom aralığı fazla olan lensler. takayım her açıdan fotoğraf çekeyim kafasını yaşamak istiyorsan uygundur. ancak o parayı bence hak etmeyecektir.
  • meksikali kokain taciri  (19.11.12 22:07:00) 
tamron 17-50mm non vc harikadır öyle bir gövde için. gerisini boş verin başlangıç aşamasında..
canon 24-70 f2.8 için çok erken :)

  • yapacakbirseyyok  (19.11.12 22:12:41 ~ 22:14:46) 
doğru soru bu değil.

- ben doğa fotoğrafları çekmeyi severim ama manzara değil kuş böcek gibi bana lens önerin.

- portre çekmeye bayılırım hangi lensleri kullanmalıyım.

vs. vs. bu şekilde sorman lazım. sen ne istediğini söylemezsen buradaki önerilerin hepsi boş. her durumda mükemmel sonuç veren mucize lens henüz üretilmedi. bu yüzden ilgi alanını seçmen lazım.

ilgi alanım yok diyorsan 18-55 kit lens + 50mm 1.8 ile devam edebilirsin.
  • orpheus  (20.11.12 01:54:45 ~ 01:55:28) 
kötü lens adamı fotorğaftan soğutur, gövdeyi de ezer. 18-135 gibi geniş aralıklı lenslerin performansı optik kanunlardan dolayı düşüktür. üstelik değişken ve yeterince açık olmayan diyafram gibi bir dezavantajı da var.

60d ye ucuz yollu gidecek tek lens tamron 17-50 dir. bir süre bununla takıl. sonra zaten gereksinimlerini daha iyi anlayacaksın.
  • holydreamer  (20.11.12 02:09:29 ~ 02:09:48) 
[]

Masaüstü Gereçlerinden şu şöyle olsa daha iyi olurdu dediğiniz?

Masaüstü gereçleri (tableware) denen, kase, tabak, tepsi, çaydanlık, gibi eşyaların memnun olmadığınız detayları var mı genel olarak?

Hangisi nasıl olsa daha çok hoşunuza giderdi? Arayıp da bulamadığınız şeyler var mı? Şu olsaydı kesin alırım dediğiniz? (mesela kasiga gerek olmadan karistirilabilen bir kupa olsa alir miydiniz?)

Saklama, görüntü, kullanım her alandan önerilerinize ihtiyacım var.

Mesela fincanları kendi bünyesinde saklanabilen bir çay takımı hoşunuza gider miydi? Böyle şeyler işte :(

Proje konum için ön araştırma yapmam gerekiyor da :/

 
o kupanın kenarında bi çubuk olsa, basınca aşağıdan çok yavaşça karıştırsa kesin alırdım. eski moda kül tablaları var ya basınca külü aşağı götüren, heh onun daha güçsüzü.


  • zazazaraeta  (30.10.12 20:17:05) 
kendinş karıştıran kupalar var zaten o pek yeni bi buluş olmaz bi de fincan nasıl açıklar mısın ben anlamadım :s var mı yok mu bilmiyorum ama elbise ceket falan astığımız askıların boylarıyla sorun yaşıyoruz askılar sıkıntı hep. böyle açılır kapanır askılar fena olmazdı. 10lu 20li falan satılır omuz kızmı ve asılan o yer uzar kısalır mesela nası? :)


  • nunishuris  (30.10.12 21:23:16) 
masaüstü grubu lazım şu an :)


  • april12th  (30.10.12 21:29:57) 
o zaman...

çift taraflı çatal kaşık ya da bıçak olabilir belki. kullanılacak tarafı açar kullanılmayacak tarafı iç kısmına geçmeli kapatılır büyük olur biraz ya da şişko olur ama güzel olur bence. ya da sabit gövdesi olur uçları yanında satılır istenen uç takılıp çıkarılır çanta içinde pratik olur.
  • nunishuris  (30.10.12 21:44:21) 
[]

İkea kanepeleri (köşe) nasıl bilirsiniz?

Alsam mı napsam? Yoksa mobilyacılara mı yöneleyim direkt? Görüntü olarak İkea'dakiler istediğim gibi, sade ve fantazi ve evli çift mobilyası gibi değil. Fiyatlar da fena değil gibi, bilemedim. Kullanan varsa bi ses etsin.




 
ikea'dan mobilya alma. kitaplık al masa sandalye al ama koltuk alma. bir dost.


  • joelskellington  (28.10.12 23:45:55) 
joel'e katılıyorum içinde kumaş barındıran bir şey alma.


  • vexations  (28.10.12 23:53:05) 
mobilyaları genelde kalitesiz. daha doğrusu fiyat performans oranı düşük. aksesuar dersen amenna ama o paraya alacağın başka markaların mobilyaları yüksek ihtimal daha kullanışlı ve dayanıklı olacaktır.


  • armatür  (29.10.12 00:04:07) 
tamam 3 cevapla vaz geçtim zaten, babam da karşıydı ama belki iyi bir şey söyleyen çıkar dedim. teşekkürler :)


  • april12th  (29.10.12 00:06:03) 
ama gidip bellona dan mondi den istikbal den de alma.


  • silver apple  (29.10.12 00:26:35) 
yataş'ınkiler çok güzel. biz de ikea'dan aldık. pişmanız.


  • merena  (29.10.12 00:57:38) 
e nerden alalım? ikea kötü hakikaten evet ona katılıyorum. bilindik mobilya markaları tavsiye edilmemiş...

o zaman?
  • Rawkon  (29.10.12 01:07:12) 
tepehome ve doğtaş'tan beğendiğim şeyler var fiyatlar 3000 civarı yalnız. bu fiyata ikeadan berjerle beraber falan alabiliyorum hatta daha fazlasını da alabiliyorum diye düşünmüştüm en başta.

mondi, istikbal falan düşünmüyorum zaten. genel olarak bana hiç uymayan tarzdalar. bellona da bir iki tane var ama o parayla yine tepehome ve doğtaştakileri alabilirim gayet.
  • april12th  (29.10.12 01:25:52) 
[]

Masaüstü Gereçlerinden şu şöyle olsa daha iyi olurdu dediğiniz?

Masaüstü gereçleri (tableware) denen bardak,kase, tabak, tepsi, çaydanlık gibi eşyaların memnun olmadığınız detayları var mı genel olarak?

Hangisi nasıl olsa daha çok hoşunuza giderdi? Arayıp da bulamadığınız şeyler var mı? Şu olsaydı kesin alırım dediğiniz? (mesela kasiga gerek olmadan karistirilabilen bir kupa olsa alir miydiniz?)

Saklama, görüntü, kullanım her alandan önerilerinize ihtiyacım var.

Mesela fincanları kendi bünyesinde saklanabilen bir çay takımı hoşunuza gider miydi? Böyle şeyler işte :(

Proje konum için ön araştırma yapmam gerekiyor da :/

 
silah kabzası gibi elle kavranabilicek bi kahve kupası hayali kuruyodum ben bi zamanlar, varmış...


  • hope ender  (28.10.12 01:23:39) 
Kupa ısıtma naneleri var ama hepsi at sikine kelebek konmuş gibi, harbi kaliteli bi tane olsa alırdım takım olarak. En büyük sorunum cayımın, kahvemin buz gibi olması :/


  • lpgli tosbaga  (28.10.12 01:25:28) 
çay kaşığı ve çay bardak altlığında bir uyumsuzluk var. şöyle ki çayı karıştırdın, kaşığı ya tabağın içine koyacaksın, ya dış kısmına dayayacaksın. içine koyduğunda bardağı tabağa koyarken zorlanıyorsun, dış kısma dayadığında yer değiştirirken vs. sıkıntı oluyor.

tepside de şöyle bir şey var. örneği küçük bir çaydanlık ve iki bardak çayı tepsiye koyup oturma odasına götürücem. tepsiye bir de nihale koymak gerekiyor. bunların bir takım olduğunu düşünelim. tepsinin içinde demliği de koyabildiğimiz bir alan olabilir.
  • mlky lvn  (28.10.12 01:32:24) 
poşet çayı fincanda bekletince çayın tadı çok acılaşıyor. dolayısıyla çıkartmak durumunda kalıyoruz, bu sefer de her yere damlıyor ve ortalık berbat oluyor.

bu fincanda ıslanmış olan poşet çayı, hem içinde çay kalmayacak şekilde sıkabileceğimiz hem de etrafa damlatmadan çöpe atabileceğimiz bir gereç olsaydı çok güzel olurdu.

hani böyle fındık kıracağı gibi içinde sıkıştırıp çöpe götürebileceğimiz bir şey olabilir mesela bu. ya da fincan kenarlarına eklenebilecek bayrak gönderi gibi bir aparat olabilir.
  • sister blister  (28.10.12 01:32:37 ~ 01:35:25) 
bir de sallama çay içildiğinde poşetin nereye konulacağı şaşırılıyor. gerçi görmüştüm bunla ilgili bir şey yapmışlar ama..


  • mlky lvn  (28.10.12 01:33:25) 
bir de mesela geniş bir servis tabağı hayal ediyorum ben, bunun kenarında çay bardağını koymak için bir çukur olsun, çayı koyacak sehpa arayıp durmayalım. ayrıca çatalı koymak için de bir oluk olabilir. tabldottaki sistemle aynı mantık olarak ama daha kibar ve daha şık olmalı.


  • sister blister  (28.10.12 01:34:46) 
aa aklıma fikir geldi. hani rakı bardaklarında sek çizgisi falan oluyor ya çay bardaklarında da olabilir böyle bir şey. çok ihtiyaç yok ama tasarım olarak güzel olabilir. açık çay çizgisi, koyu çay çizgisi gibi.


  • mlky lvn  (28.10.12 01:36:02) 
arkadaslar cevaplar icin tesekkur ederim. cay poseti konusuna 2 sekilde cozum sunulmus hali hazirda ama ben ikisini de tercih etmezdim sanirim.

1) bence cok cirkin goruntu, icesim gelmez boyle bi mugla: www.beautifullife.info

2) digerine gore daha hos. alt kisim kuruyken mantikli ama o poset fincandan cikinca, ustune siz yine fincani koyunca fincanin altina bulasma ve haliyle ustunuze damlatma gibi ihtimalleri var: geniusbeauty.com
  • april12th  (28.10.12 02:04:13) 
[]

Mac'e windows yüklemek

Okulda kullanacağım programlar için( autocad, rhino vs) macbooka windows yüklemem gerekmiş, öyle dedi hocalar. Bu programlar mac os la uyumsuz mu ille de windows mu gerek?

Gerekse nasıl, macbook'a yüklenebilir mi windows?


 
evet ama kendi başına girişme o işlere, servise vs götür..bizim arkadaş grasshopper için girişti o işlere mac i çöktü sonra..


  • bathoryy  (15.10.12 22:12:34) 
illaki hepsinin ya mac versiyonu ya da muadili bir program vardir ama biraz arastirman gerekecek, eger mecbur kalirsan vm ware kurarak windows da kullanabilirsin


  • b w n s p  (15.10.12 22:13:28) 
autocad in mac versiyonu var bir suredir. gayet iyi calisiyor. rhino da su an gelistiriliyor galiba.


  • chavezding  (15.10.12 22:20:59) 
bir windows kopyasi alip boot camp ile windows yukleyebilirsin.
bilgisayar baslarken soruyor mac os mi windows mu acalim diye.
(bkz: boot camp)
  • raist  (15.10.12 22:23:57) 
Bunun iki yöntemi var: Birincisi bootcamp kullanarak yükleyebilirsin. Böyle yüklediğinde iki işletim sistemi arasında geçiş yapmak için bilgisayarı kapatıp açman gerekir. Diğer bir yöntem ise Parallels kullanmak.Bu oldukça verimli bir yöntem. İki işletim sistemi arasında çok hızlı bir şekilde geçiş yapabiliyorsun. Şuradan bakabilirsin: www.parallels.com


  • sanity  (15.10.12 22:37:02) 
Ayrıca bazı uygulamaların Mac versiyonları Windows versiyonlarından daha iyidir. O yüzden Windows yüklemeye karar vermeden önce kullanacağın programların Mac versiyonları üzerine kısa bir araştırma yapabilirsin.


  • sanity  (15.10.12 22:38:09) 
bootcamp ile ben yüklediysem sen neden yapamayasın: mac almadan hiç mac osx kullanmamış biriydim, hiç windows'a format atabilen biri değilimdir, pek "geek" sayılmam ama çok basit. internette ayrıntılı anlatan videolar var kendin gayet rahat kurabilirsin...ihtiyacın varsa düşünme kur windows uyumlu programları rahatlıkla kullanıyorsun, performans kaybı felan olmuyor...kolay gelsin.


  • cinematography  (15.10.12 22:43:22) 
[]

Masaüstü Gereçlerinden şu şöyle olsa daha iyi olurdu dediğiniz?

Masaüstü gereçleri (tableware) denen kaşık, bardak,kase, tabak, tepsi, çaydanlık gibi eşyaların memnun olmadığınız detayları var mı genel olarak?

Hangisi nasıl olsa daha çok hoşunuza giderdi? Arayıp da bulamadığınız şeyler var mı? Şu olsaydı kesin alırım dediğiniz?

Saklama, görüntü, kullanım her alandan önerilerinize ihtiyacım var.

Mesela fincanları kendi bünyesinde saklanabilen bir çay takımı hoşunuza gider miydi? Böyle şeyler işte :(

Proje konum için ön araştırma yapmam gerekiyor da :/

 
dezeen. com diye bir web sayfası var, orada bazen yemek kepçesi tsarımları görürdüm, işte tezgaha koyunca tezgaha akıtmayacak şekilde tasarımlanmış şeyler.

hah linkini de buldum, samanlıkta iğne aradım: www.dezeen.com
  • firez  (12.10.12 23:33:21) 
catalin kenari kesici olsa guzel olurdu. hem catal hem bicak kullanmak cok sacma. gerci ben yine kullanmiyorum, catalla yine kesebiliyorum ama biraz daha keskin olsa daha rahat olurdu


  • crucio  (12.10.12 23:54:31) 
çatalın kenarı kesici olursa ağzı da kesebilir, ne derece güvenli olur bilmiyorum. böyle bir sorun olmasa güzel olabilirdi tabi.


  • april12th  (12.10.12 23:59:30) 
doner bicagi olsun demiyorum zaten. meyve bicagi keskinliginde olsa olur. hani misafirlikte hep gelir ya. bir seyi kestigini de gormedim simdiye kadar. bicakla faca cekiyorum kizariklik bile olmuyor elimde :))

keskinlikten kastim azicik incelse yeterli. zaten kestigin sey de yemek olacak, yumusak bir sey.
  • crucio  (13.10.12 00:34:09) 
crucio'nun dediğini ben fiilen yapıyorum, çalıştığım işyerinin yemekhanesinde tavuk dışında bıçak vermeyip, nohut yemeğine bile kaşık koyan bir kültür seviyesi var. Mecburen çatalın/kaşığın yan tarafını bıçak olarak kullanıyorum.
Yine de tasarım yapsanız kabul görür mü orasını bilemedim.

  • firez  (13.10.12 23:16:17) 
[]

İnce Porselen mi kalın mı?

selam,

çay kahve gibi sıcak içecekleri tüketirken seramik mi tercihiniz olur porselen mi? ince veya kalın olması tercih sebebiniz olur mu?

aynı şekilde, tabak, kase gibi servis elemanlarında da seramik mi porselen mi tercih edersiniz, ince yapıda mı kalın yapıda mı olmalı?

Bu ürünlerin renkli olmaları sizi rahatsız eder mi yemek yerken?

not: cam yok, diyelim ki porselen ve seramik arasında tercih yapmak durumunda kaldınız.

 
Cam tercih ederim. Cam sağlıktır.


  • ahmetcan44  (12.10.12 14:11:31) 
ince-seramik her türlü.

kalın bardakta ve porselende verilen çayları oldum olası sevemedim arkadaş.
  • nezaretten taharet  (12.10.12 14:12:09) 
porselen tercih sebebidir her zaman. bardakta da tabakta da. ince olursa kırılma ihtimali artar.
renkli olmasının benim açımdan sakıncası yok hatta bayılırım =)

  • esek sipasi  (12.10.12 14:12:19) 
ince porselen


  • overdose  (12.10.12 14:12:57) 
kupada bardakta porselen tercih ederim. ama porselen kupam yok sanırım. seramik çatlak çatlak damar damar oluyor zamanla.
ne kadar inceyse o kadar iyi. kalın olursa bardakta dışa damla şeklinde akma oluyor içilen yerden.
renk ayırt etmem ama porselen dediğin beyaz olur.
  • 9kuyruklukedi  (12.10.12 14:13:10 ~ 14:14:07) 
selam
çay özellikle kahve fincanları ince porselen olmalı. kalın olanlar hiç hoş değil bence.
tabak, kase vs bunları ince tercih edersen çok dayanıklı olmaz sanırım.
renkli olmalarını istemem beyaz olmalı sadece fincanlarda desen olabilir.
  • crimsonlady  (12.10.12 14:14:45) 
cahilliğim yüzüme vurulmuş oldu. ben seramik-porselen farkından bile bihabermişim :/


  • dento  (12.10.12 14:14:47) 
cam varsa cam yoksa porselen kalın ince gibi ayrıma girmem içerikle ilgilenirim. rengi de pe dert etmem. çaya bakarım çay mı diye sonra çaycıya bakarım çaycımı diye


  • kumdan kale  (12.10.12 14:19:19) 
Seramik ya da porselen farketmez ama ince olmalı. Kalın bir bardağa konulan çok sıcak içecek o bardağı çatlatabilir ama ince olanı en azından sıcaktan çatlamaz.

Kalın bardakta çok sıcak sıvı, bardağın iç yüzeyinde genleşmeye sebep olurken, kalınlığından dolayı bardağın dış yüzeyi ısınmaz ve genleşmez. Dolayısıyla kalın bardağın sıcaktan çatlama ihtimali ince bardağa göre her zaman fazladır.

Çay hariç. Çay, seramik ya da porselen bardakta içilmez, ince ya da kalın. Bardak cam olacak, demlik porselen.
  • andrey bolkonski  (12.10.12 15:29:05) 
[]

Masaüstü gereçlerinin şöyle olsa daha iyi olurdu dediğiniz yönleri

Masaüstü gereçleri (tableware) denen kaşık, bardak,kase, tabak, tepsi, çaydanlık gibi eşyaların memnun olmadığınız detayları var mı genel olarak?

hangisi nasıl olsa daha çok hoşunuza giderdi?

saklama, görüntü, kullanım her alandan önerilerinize ihtiyacım var.

mesela fincanları kendi bünyesinde saklanabilen bir çay takımı hoşunuza gider miydi? böyle şeyler işte :(

proje konum için soruyorum :/

 
Hani aperatif getirilen zeytinyag ve baharat konan tabak olur ya, hah iste o V seklinde olabilirdi mesela. Ekmegi batirdiktan sonra V harfinin kenarlarina bastirarak damlamasini onleyebilirdik belki..


  • yilmazyildirim  (11.10.12 16:59:08) 
masada yer kaplamasın diye ekmek sepetleri askılı olabilir misal. hani masa kenarına takılan çanta askıları var ya, ona yakın bir şey gibi.


  • marikaki  (11.10.12 17:26:26) 
[]

Klasik müzik sevenlere bir kaç sorum var

Ödevim için araştırma yapıyorum, yardımcı olursanız çok makbule geçer.

1. Mozart'ın en sevdiğiniz eseri?
2.Beethoven'ın en sevdiğiniz eseri?
3. En sevdiğiniz klasik eser
4. Klasik müzik konser/dinletilerine gider misiniz, ne sıklıkta?
5. Opera'ya gider misiniz, ne sıklıkta? En beğendiğiniz Opera?
6.Klasik müzik dinler misiniz, ne sıklıkta? Ne yaparken/ nasıl ortamlarda dinlemekten zevk alırsınız?

 
1-Eine kleine Nachtmusik
2-9. Senfoni 4. Muvman
3-9. Senfoni 4. Muvman
4-Gitmedim.
5-Gitmedim. En beğendiğim opera Bizet Carmen
6- Dinlerim. Bazen arasıra, bazen sık sık. Her yerde, her ortamda.
  • Kafkaslı  (10.10.12 23:38:13) 
1. Requiem'in Lacrimosa bölümü
2. 5. senfoni olabilir, emin değilim. Ama kesinlikle moonlight sonata değil.
3. Liszt - Macar Rapsodisi 2. bölüm ve Chopin Nocturne Op. 9 No. 1 in B-flat Minor
4. Ayda 1'den bile az.
5. Yaşadığım şehre gelen bütün operalara gidiyorum. Yılda 2'ye denk geliyor bu da. Favorim Pagliacci.
6. Arabada dinliyorum her gün. (Trt rad 3- reklamını da yapalım:) ) Bir de evde yalnızken dinlerim. Başkası yanımdayken kesinlikle dinleyemiyorum klasik müzik, tek olmalıyım.
  • black sabahat  (10.10.12 23:42:36) 
4. İş gereği gidiyorum, 1,5 ayda 1 gibi bir sıklığı var yılın ortalamsını aldığımda.
5. Gitmem. Purcell'in Dido and Aenas'ı en beğendiğim opera olabilir. Gerçi modern yapıtlardan da çok sevdiğim şeyler var, Glass'ın Einstein on the beach'ı mesela.
6. Sık dinlemem, dinlersem dinlemek için zaman ayırırım oturup konser dinler gibi dinlerim. Dönem dönem değişiyor gerçi, bir aralar her sabah rock/pop birşeyi dinler gibi Beethoven'in Waldstein sonatını dinlerdim.
  • skatheist  (11.10.12 05:03:35) 
[]

Kendi kendine yabancı dil öğrenen var mı?

kursa falan gitmeden ders almadan kendi kendine yabancı dil öğrenen var mı? varsa neler yaptınız?

ingilizcem çok iyi, bunun bir faydası olur mu fransızca, italyanca veya ispanyolca için?


 
guzel programlar mevcut bu iş için. ben rosetta stone'u incelemeştim. belli bir seviyeye kadar güzel ve hızlı öğrenebilirsiniz.

ingilizce'ye ek olarak italyanca bilyorum. öğrenirken ingilizce'nin çok bir faydası dokunmuş gibi değildi.
  • murat mc  (08.10.12 17:45:27) 
ben baya bir norveççe öğrenmiştim internette tanıştığım pek yardımsever bi abla sayesinde. ingilizcem iyiydi, bana neyin benzediğini, neyin nasıl olduğunu anlattı. gramer kitabı gibi mesela bi gün o konuyu word'e yazıp gönderdi, bi gün bi konuyu.

öylelikle gazete okuyacak seviyeye gelmiştim. ama telaffuz konusunda sıfırdım tabii. sonra unuttum.
  • der meister  (08.10.12 17:47:00) 
(bkz: livemocha )harika bi şey. rusça öğreniyorum ben. çok zevkli hem de.


  • oyokbuyoknevar  (08.10.12 17:58:22) 
valla ben kendi kendime ingilizce öğrenip özyeğin gibi hazırlığı zor denilen bir üniversitede hazırlık atladım.

lisede yabancı dillerim almanca ve fransızcaydı.
  • esenbogan  (08.10.12 19:13:40) 
ben arapça öğrendim kendi kendime, ama ne zorluklarla bi bilsen...

www.youtube.com
  • eyyorlamam bu gadar  (11.10.12 14:53:40) 
[]

Klasik müzik severler bir kaç sorum var

Ödevim için araştırma yapıyorum, yardımcı olursanız çok makbule geçer.

1. Mozart'ın en sevdiğiniz eseri?
2.Beethoven'ın en sevdiğiniz eseri?
3. En sevdiğiniz klasik eser
4. Klasik müzik konser/dinletilerine gider misiniz, ne sıklıkta?
5. Opera'ya gider misiniz, ne sıklıkta? En beğendiğiniz Opera?
6.Klasik müzik dinler misiniz, ne sıklıkta? Ne yaparken/ nasıl ortamlarda dinlemekten zevk alırsınız?

 
6. klasik müzik dinlemem, orkestra ile oluşturulan film müzikleri dinlerim. hemen hemen aynı enstrumanlar ama ismi değişik, eskiden klasikti şimdi soundtrack oldu.


  • yons  (07.10.12 22:25:56) 
3-Tchaikovsky - Overture 1812


  • all girls dream  (07.10.12 22:30:13) 
1. requiem
2. moonlight sonata
3. handel-sarabande ve strauss-blue danube
4. hiç gitmedim
5. hiç gitmedim
6. nadiren
  • zawisza  (07.10.12 22:34:08) 
1.die zauberflöte, eger daha sipesifik bi kisim istenirse overtüre
www.youtube.com

2.beethoven 7th , 2nd movement
www.youtube.com

3. handel-un pensiero nemico di pace
www.youtube.com

4.ayda 1-2 kere opera- ya da klasik müzik konseri

5.cevap bi üst soruda genelde ayda 1-2 kere- die zauberflöte

6.her gün. ruh halime göre degisen sekilde, bazen calisirken bazen uyurken bazen ders calisirken.
  • serabetan  (07.10.12 22:37:51) 
neoklasik diye geçiyor benimki ama olsun, hatta vals falan da giriyor işin içine ama bilmeyen birisine klasik olarak yutturursun sorun değil. :))

1- random dinlerim.

2- random dinlerim.

3- evgeny grinko - vals

4- gidecek birisi olsa her hafta... ama şu anda yılda 1 kez anca. :/

5- gidecek birisi olsa her hafta.. ama şu anda yılda 1 kez anca. :/

6- her ortamda, ama özellikle ders çalışırken ve moralim bozukken ya da çok mutluyken. otobüste, siktiğimin düzeninde her şeyden sıyrılıp yalıtımlı bir kulaklıkla başını cama yaslayıp (neo)klasik dinlemek kadar harika bir şey yok.
  • zazazaraeta  (07.10.12 22:45:23) 
1. symphony #25 in g minor.
2. 5th symphony
3. bach, toccata and fugue in d minor. ya da paganini, violin concerto #4 in d minor
4. hic gitmedim.
5. hic gitmedim.
6. her gun. makale/tez yazarken. tek basimayken yuksek sesle dinlerim.

dinlemek isteyenlere de kamu hizmeti yapalim.
1- www.youtube.com
2- www.youtube.com
3.1- www.youtube.com
3.2- www.youtube.com
  • osuruklu  (07.10.12 22:45:48) 
1. Requiem
2. Moonlight Sonata
3. Chopin - Ballade,Nocturne Mozart Requiem (çok var aslında)
4. Nadir
5. Gitmedim
6. Sık sık dinlerim,gürültüsüz her türlü ortamda dinleyebilirim(Kafam güzelken Requiem dinlerim :) )
  • Godless  (07.10.12 22:49:09) 
1- Requiem (Lacrimosa)
2- Senfoni No:9 (an die freude)
3- Allegri (Miserere Mei Deus)
4- 2-3 haftada bir
5- ayda yılda bir
6- Her gün. Ders çalışırken, yürürken, otobüste, uyurken, dinlenirken.
  • barkopasa  (07.10.12 22:50:48) 
1.Mozart Symphony 41 K 551 - Molto Allegro
2.Beethoven Symphony 9 in D minor Op. 125
3.Delibes Flower Duet.
4.Açıkcası en son öğrenciyken gittim. Pek gitmiyorum.
5.Operayı severim.Evde en son geçen yıl gittim. En sevdiğim :Carmen
6.Yemek yaparken dinlemeyi seviyorum.
  • old possum  (07.10.12 22:59:40) 
3.

bunun baş ve son kısmı:

www.youtube.com

vivaldi süper adam ya.

---

www.youtube.com

www.youtube.com



6. dinlerim. haftada 7 saat dinlerim. vivaldi bach civarındayım. bazen dalarken gözümden yaş geliyor. bu vivaldi'nin 4 mevsim eseri ölümünden çok sonra bach tarafından kilisenin deposunda bulunmuş. kim bilir bulunamayan neler vardır.

ASLA başka bir şey yaparken dinlemiyorum. yürürken vs vs yaparken dinlemiyorum. asla karışık dinlemiyorum bir eseri on yüz bin kez dinlerim.

bir insan bir eser yapar ve 500 sene her türlü ırk dil kültür vs vs tarafından nasıl sevilir, aklım almıyor, bunları düşünüyorum.
  • ayemverihat  (07.10.12 23:00:00 ~ 23:00:37) 
3. www.youtube.com
6. Öykü yazarken, yemek yaparken, temizlik yaparken, fotoğraf çekerken.

  • timburton  (07.10.12 23:05:29) 
1. requiem
2. 9th symphony
3. çok var, karar veremiyorum.
4. 1 yıldır hiç gidemedim. onun dışında çok sık.
5. 1 yıldır hiç gidemedim. onun dışında çok sık.
6. çok sık dinlerim. başka bir işle uğraşmıyorken dinlerim. konsantre olurum. bazen yorucu geçen günlerin bitiminde, uykuya dalarken dinlemek hoşuma gider.
  • blatta hiberna  (07.10.12 23:06:35) 
[]

markafoni, limango gibi sitelerden fotoğraf makinesi alınır mı?

alıp da sorun yaşayan veya memnun kalan oldu mu? napsam alsam mı beklediğim bi makina indirimde.




 
ne kendim satın aldım, ne alıpta sorun yaşayan gördüm, ne de memnunum diyen gördüm. kısacası buralardan fotoğraf makinası alan birisini görmedim duymadım.

ancak pek tabii bu firmalar güvenilir ve türkiye'nin en büyük online alışveriş/fırsat siteleridir. bu firmalarla ilgili güven tereddütü yaşamamanız gerekir.

fotoğraf makinası dışında bir çok şey alan tanıdıklarım var ve bir sorunu olan görmedim bugüne kadar. gönül rahatlığıyla herşeyi alabilirsiniz.
  • guest  (26.09.12 22:39:57) 
ben aldım, sony ama 2 sene oldu bir sorun yaşamadım hala kullanıyorum. memnunumda zaten öncedende istediğim bir makinaydı


  • secilmis uye  (26.09.12 23:48:40) 
paralel ithalat olmadığı sürece güvenle alabilirsin.


  • halitkin  (27.09.12 00:23:12) 
[]

uçan ve pat diye konan minik böcek

selam,

eski evimde son zamanlarda değişik bi böcek ortaya çıkmıştı. böyle hamamböceği renginde ama kendisi hamam böceği değil, kanatlı kavrulmuş susama benzer bir şey. şekil olarak uğur böceğinin miniciği, ama düz kahverengi işte. geliyor böyle pat diye konuyor bi yere, bunlardan nefret ettim ve ne yaptıysam ölmediler, bitmediler. hantal bi uçuşları var ayrıca.

kolileri açıyorum yavaş yavaş, heralde onların birinin içinden gelmiş olsa gerek az önce geldi yine omzuma kondu pıt diye. öldürdüm bi güzel de bunlardan nası kurtulabilirim? normal böcek ilaçları işe yarar mı acaba?

 
ya aynı dert bizde de var. sinek ilacı denedik ölmediler bilgin olsun. nereden geldiklerini de bulamadık tüm uğraşlarımız sonuçsuz kaldı, azaldılar gibi ama hala tek tük var evin içinde.


  • gkcbsk  (26.09.12 20:44:32) 
şimdi bu yumurtlarsa oraya yine çoğalacaklar, ne böceği olduğunu bilsem onu da bulamadım yahu bi türlü. aynen anlattıklarınız gibi, itelesen de gitmiyor salaklar.


  • april12th  (26.09.12 20:46:30) 
baharatları kontrol et, kaynağı orada yok etmiştik.


  • oskopoz  (26.09.12 20:52:38) 
[]

youtube video yüklenmiyor, neden olabilir?

8 mbit ttnet internet bağlı eve, ama bi video izleyemiyorum youtube'dan 3'te biri ancak doluyor sonra kalıyor öyle. neden olabilir?




 
speedtest.net
suraya gir bi bak ne kadarmis hizin?
ayrica youtube turkiye'de nedense bir sekilde yavas calisiyor. baska video sitelerinin daha hizli oldugunu goreceksin.
  • lorenzen  (26.09.12 02:17:42) 
Server kaynaklı bir sorun olsa gerek çünkü benimde internetim hızlı olmasına rağmen youtube da sıçıyo.


  • disfircasiyimben  (26.09.12 02:25:40) 
ya youtube'un, ya da ttnet'in ara ara hızı limitlediğini düşünüyorum, zira aynen dediğin gibi olunca, bir ssl vpn bağlantısıyla italyan ip'si ile youtube'a girince hiç bir sorun kalmıyor. sorun senden kaynaklanmıyordur muhtemelen.


  • roket adam  (26.09.12 02:25:56) 
youtube'un yeni politikası bu. sen seyretmedikçe video dolmuyor. duraklattığın zaman videonun yüklenmesi de duruyor.


  • trakyali gulyabani  (26.09.12 06:39:53 ~ 14:55:37) 
trakyali gulyabani +1

Youtube, habire videolara tıklayıp izlemeyen liselilere önlem olsun, sunucular hızlansın diye yapıyor bunu. İzlemeyince video yüklenmiyor artık.
  • samterk  (26.09.12 10:14:27) 
[]

siz olsanız hangisini seçerdiniz?

1 www.dogtas.com.tr
2 www.dogtas.com.tr
3 www.dogtas.com.tr
4 www.dogtas.com.tr
5 www.dogtas.com.tr
6 www.dogtas.com.tr
7 www.dogtas.com.tr

hatta mümkünse duvar ve halı rengi fikirleri de alabilirm.

 
2 numara çok şıkmış. duvar için duvar kağıdı düşünüyorsanız eğer aralarında yaldızlar bulunanlar çok güzel olur. halıyı da halıcı tanıdığınız varsa arayın gelip bakıp size tavsiye de bulunurlar ya da evinizin resmini çekip götürün hallederler.


  • kya  (25.09.12 00:21:08) 
odanın büyüklüğüne göre 1. ya da 2. seçenekler arasında tercih yapın derim. çok güzeller.
ben ev ferah olsun isterim. o nedenle şampanya rengi gibi açık tonları tercih ederdim. belki bir duvar diğerlerinden farklı ya da koyu bir renkte olabilir.

  • beynim infilak edicek  (25.09.12 00:35:13) 
6


  • kayranin kedisi  (25.09.12 00:47:57) 
doğtaştan 5 nolu takımın farklı kahverengi renkte kanvas gibi olan kumaşlısından aldı arkadaşım. rahat ve kullanışlı geldi bana.

kahve açık kahve, bej, fildişi, kremle beraber mor ve turkuaz tonlarıyla kombinlenebilir böyle bir takım.
  • 9kuyruklukedi  (25.09.12 01:22:37 ~ 01:23:24) 
1-3-6 arasında duruma göre seçim yapardım. yaş grubu, evin geri kalanının tasarımı, konulacak odanın büyüklüğü vs.


  • r_u_h  (25.09.12 02:35:15) 
Vallahi nasıl olduysa ben de 3 numarayı beğendim. Yalnız rengi biraz riskli, gidip yerinde görmeli çok cart mı değil mi. Bu renk bir koltuğu bembeyaz duvarlar ve renkli büyük ama çerçevesiz tuvallerle çok güzel kombine edebilisiniz. Diğer mobilyalar da elbet (sehpa falan) koltuğun yan tarafındaki aparatın renginde olmalı.
Ya da daha klasik bir görünüm isterseniz yine beyaz duvarlara şu tarz tabaklar asabilirsiniz. Bir dergide görmüş idim, zengin bir arkadaşımızın evi böyle döşenmişti, çok güzeldi.
www.minehediyelik.com
Bununla birlikte krem rengi ya da koltuğun yanındaki aparat gibi toprak rengi düz bir halı çok güzel olur.
  • buff  (25.09.12 02:36:08) 
1 veya 6 ama 6 daha bir şık


  • low-life  (25.09.12 04:08:54) 
[]

köşe takımı, mobilya alınacak yer önerisi lazım

günaydın,

tek başıma yaşıyorum, güzelinden bir köşe takımı alayım diyorum. kendisi hem rahat olsun, hem de modern görünümlü ve kullanışlı. hal böyle olunca bellona, istikbal tarzı yerler eleniyor. ikea'dan daha önceki mobilya alışverişlerimden dolayı vazgeçtim, genel olarak kalitesiz ve taşınmaya dayanıksız.

tepe home var, onla da ilgili herkes bir sürü sorun yazmış. doğtaş mobilya ve origami mobilya nasıllar? fiyatları ne durumda? tepehome'dan alacağım koltuk 2700 civarındaydı, yine bu fiyata doğtaştan ve origamiden bulabilir miyim acaba?

siz olsanız nereden alırdınız ya da?

 
yataş uygun görünüyor bana. hem sağlam hem de gayet estetik.

www.yatas.com.tr
  • oinone pe  (24.09.12 08:33:11 ~ 08:34:02) 
şehir yazmamışsın ama istanbul anadolu yakasında (bkz: modoko) var. Mobilya için oldukça uygun fiyatlı yerler var içerisinde. Tepehome flnda var.


  • thewishcaster  (24.09.12 08:33:56) 
doğtaşı rahatlıkla öneririm.malzemesi dayanıklı ve kaliteli.ayrıca köşe diyince kocaman köşe takımlarından almak zorunda da kalmıyorsunuz ayrı serileri var.tek kişilik evler için küçük köşe takımları da var. bütün mobilyalarım doğtaş ve memnunum


  • tiktak  (24.09.12 10:22:36) 
[]

köşe takımı

selam,

oturma odam için köşe koltuklardan almak istiyorum ama ikea ve bellona, istikbal gibi markalar hariç nerelere bakabilirim istanbul içinde?

tepehome'a baktım, indirimde güzel şeyler var ama renkleri istediğim gibi değil.

koçtaşınkiler gibi de olsun istemiyorum, biraz daha kaliteli mümkünse.

 
mobilyacilar carsisina gidebilirsiniz.


  • entrapmen  (22.09.12 04:43:42) 
  • yapacakbirseyyok  (22.09.12 07:27:54) 
anadolu ykasında modoko avrupa yakasında masko uygunların yanında uçuk fiyatlarlada karşılaşacaksınız.


  • basond  (22.09.12 07:56:37) 
Kilim den aldım ben...2 ay önce 1700 e kampanyalıydı.Odesa köşe takımı adı.Çok memnunum bu fiyata süper bişey.Bi bak istersen


  • ozer37  (23.09.12 00:14:40) 
[]

yeşilçay

bunu nasıl tüketmek en makbulü? demleme mi yoksa salla ma da içsem aynı etkiyi verir mi ficuda?

bir de hangi markayı kullanıyorsunuz?


 
silindirik kutuda demlemelik olandan alın. siyah çay gibi.
suyu kaynatıp altını kapatın. içiine yeşil çay kurusu yaprakları atın. 10 dakika sonra hazırdır.
ölçüm şu: bir nescafe bardapına iki tatlı kaşığı silme.
  • yapacakbirseyyok  (19.09.12 23:46:30) 
ben hep sallama içiyorum.


  • secilmis uye  (19.09.12 23:54:47) 
  • efendilik dizboyu  (20.09.12 00:17:12) 
[]

makarna süzgeci

1 milyonculardaki kadar dandik olmayan bir makarna süzgeci alayım diyorum, nerelerden baksam buna? esse'ye baktım 50-60 lira resmen bi plastik süzgeç. migros'ta da yoktu. şöyle 5-20 tl arasına nerden bakayım be bu süzgece ey ahali?




 
süzgeci boş ver.
tencereye entegre süzgeçler var. makarna tenceresi bak.
beni hatırla, mutlu ol.

a8.sphotos.ak.fbcdn.net
  • apc  (17.09.12 17:35:37 ~ 17:36:15) 
ikea'da hem tencere içi süzgeçi hem de lavaboya oturtulan süzgeçlerden var. Lavabo için olanı uygun fiyatlı.


  • whoosie  (17.09.12 17:38:01) 
annelerin seçimi: Züccaciye


  • 9kuyruklukedi  (17.09.12 17:38:25) 
ikea'da soyle bi urun de var, cok ucuza.

www.ikea.com.tr
  • Labyrinthe  (17.09.12 17:42:08) 
ikea +1


  • purpurum  (17.09.12 17:44:01) 
bu stabil tencere süzgecini ben de kullanıyorum, tencere azıcık küçükse uğraştırıyor biraz.


  • dampire  (17.09.12 17:59:38) 
[]

odada kombi olur mu?

şimdi bi ev bulduk, tuttuk falan ama kombiyi bunlar yatak odasına koymuşlar. neymiş de bacasının dışarı çıkması gerekmiş. mutfakta sadece aydınlık penceresi olduğundan oraya kurulmamış.

bu kombinin bi zararı olur mu?


 
Gürültü yapar en akla gelen, bir de nedenini bilmesem de sağlıklı değil denilegelir; bacası dışarı çıkan şeys nasıl sağlıksız olur, onu aklım almıyor tabiy.


  • uyku inadim inat  (06.09.12 02:35:17) 
Kaçak olmadığı sürece zararı olmaz ama gürültüsü geceleri ağzınıza sıçar.


  • buff  (06.09.12 02:35:22) 
Ilk evimizi degistirme nedenimiz.Arkadasimin vampirellaya donusmesi an meselesiydi bu yatak odasindaki kombi yuzunden.Evi degistirdik rahat ettik.Siz de uzak durun derim.


  • fraise  (06.09.12 02:48:21) 
kontrat da yaptık ya:( orayı oturma odası mı yapsam, 1+1 zaten :/


  • april12th  (06.09.12 02:54:24) 
@april bence yapabiliyorsan öyle yap. Nolur noolmaz ya zehirlenirsen?


  • buff  (06.09.12 02:55:53) 
valla 1+1 bi ev, balkonu falan yok. e banyo ve mutfağa takamayınca sanırım odalar kalmış sadece. yarın bi gidip tekrar bakıcam bakalım, çok moralim bozuldu ya. kontrat yaptık bi de kira verdik ilk ayı. iptal ederler mi nolur onu da bilmiyorum hiç :/


  • april12th  (06.09.12 03:03:10) 
İçeriden kombi etrafına pimapen kutu yapılıp sesi azaltılabilir.


  • skatheist  (06.09.12 03:44:40) 
ölmeyi bayılmak sanıyosunuz heralde. sesin, uykunun filan amk; bi sızıntı olsa -ki olabilir- ölürsün. kombiyi yatak odasına takacak kadar sığır bi insan onun montajını yaparken de hata yapar..


  • mosakale  (06.09.12 03:51:10) 
evde şöyle bi olay var, 1+1 ve 2. odaya birinci odadan geçiliyo. yani dış kapıdan salona giriyosun, salondan da diğer odaya kapı var. o yüzden içerdeki odayı yatak odası yaparım demiştim, diğeri çok saçma olur çünkü diye.

yarın gidip sözleşmeyi iptal etmeye çalışıcam, babamla da konuştum her türlü alırız verdiğimiz parayı dedi. ev sahibi de yaşlı, huysuz bi amca. amca seni yorduk dedik, evet hmmfff falan yaptı direkt. ben de ev buldum diye sevinmiştim ne güzel :( çok teşekkürler bu arada fikirleriniz için arkadaşlar.
  • april12th  (06.09.12 03:55:34) 
hocu uyku aninda bir sizinti oldugu anda fark edemeden olme ihtimalin var. banyoda falan olsa bir nebze idare edilir de yatak odasi sakat is.


  • bohr atom modeli  (06.09.12 05:32:18) 
ben 3 4 aydır o şekilde kalıyorum bi sorun olmadı


  • francesca  (06.09.12 08:51:55) 
pencere'de havalandırma ızgarası olması lazım. kombinin yada gaz borularının geçtiği yerde en az 1 tane havalandırma gerekli.


  • trakyali gulyabani  (06.09.12 09:23:06) 
dogalgaz ariza hattini arayin, 187. buyuk ihtimalle bunun yasak olmasi lazimdir. o halde kontratinizi da iptal etmeleri gerekir.
annemin evinde kombi mutfakta. nolur nolmaz diye bir karbonmonoksit alarmi almistim. birgun ona gittigimde salonda oturuken alarm calmaya basladi. cok ihtimal vermesek de 187yi aradik, hemen geldiler ve evde karbonnomoksit kacagi oldugu anlasildi. kokusu yok, bi seyi yok. adamlar evde alarm olmasa ve kacak gece olmus olsa olebilirdiniz demislerdi.
karari sen ver.
  • lamartin  (06.09.12 14:09:37) 
hem gürültü yapar hem de odadaki oksijeni tüketir. mantıklı bişey değil.


  • orpheus  (06.09.12 17:47:44) 
[]

uygun fiyatlı kanepe, köşe takımı falan

nerden alabilirim ya, yeni eve çıktım.

bellona fln uçmuş bi kanepeye 1200 istiyolar.

nerelere bakılır?

 
spotçulara bak, masko var istanbul avrupa yakası'nda bana orayı tavsiye ettilerdi.


  • sekilci zihniyet  (06.09.12 01:20:46) 
ikea, tekzen, koçtaş tarzı yerlerde var. ben çok tatlı kırmızı bir kanepe aldım 400 liraya koçtaştan.


  • strangerinhere  (06.09.12 01:33:45) 
İkinci ellere bak. Sıfır ayarında, birkaç aylık setler yok fiyatına gidiyor.


  • ahmetcan44  (06.09.12 02:23:47) 
[]

kurtuluş'u nasıl bilirsiniz?

arkadaşlar kurtuluş'u nasıl bilirsiniz? türkbeyi sokak'ta bir ev buldum, acilen de taşınmam lazım, nasıl bir mevkiidir. kız başıma kalsam?
ramadanın 3 sokak arkası sanırım.

ilanda metroya 2-3 dk demiş, emlakçı hızı sonuçta bu. biz 7-8 dk desek tahmini nasıl bir yerdir burası?

 
çok aşşalarına inmezsen (özellikle geceleri) tatavla iyidir. hele ki metroya yakınsa sorun yok zaten. imho.


  • tahret muslugu  (14.08.12 15:40:46) 
hangi adada? metroya 2-3 dk demişse ilk iki adad vs olsa gerek zaten sonrasına hiç bakmayın.
kurtuluş hem ulaşım hem herşeyin elinin altında olması bakımından iyidir. son son yabancı nüfusu artmış deniliyor ama halen ermenisi rumu boldur. pasta borek mezeye doyarsınız
ev iyi ise kirasını hakediyorsa fln kurtuluş iyidir. kız başına dikkat ediceksen her yerde dikkat edicen sonuçta.
  • nwnd  (14.08.12 15:43:47) 
insanı yobaz değildir.


  • isildur  (14.08.12 15:46:37) 
@taharet musluğu +1,
Sokakta travesti görmeye alışık olun(ergenekon caddesinde)(iş atmıyorlar, evleri orada oluyor genelde), bunu da etrafta çok rahatsız edecek kişi olmaması olarak yorumlayabilirsiniz. Metroya yakın, taksime-mecidiyeköye-nişantaşına, hadi hava güzeldir ağır ağır beşiktaşa yürünür. Feriköye doğru çok gitmeyin, onun dışında her şey güzel olur sizin için. 2 sene oralarda okudum, güzel yerlerdir, ben severim gerçekten.

  • dampire  (14.08.12 16:03:01) 
Yauv insan İstanbul Kurtuluş yazar.. Ankara'daki kurtuluş hakkında konuşacaktım ki, diğer cevapları okuyunca farkına vardım. :)


  • Cimo  (14.08.12 16:19:26) 
Feriköy'de uzun süre kaldım gece çok geç saatlerde taksim'den dönüş çok yaptım. Herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Kız başına Kurtuluş'ta gayet rahat yaşarsın. Metroya olan mesafeyi yürümeden emlakçıya güvenme yalnız. Yöre emlakçıları birer Usain Bolt çünkü. Benim 15 dk.da yürüdüğüm yola 3 dk diyen görmüştüm.


  • hottamale  (14.08.12 16:41:10) 
bi de çok zenci vardı bir ara. ama zararları olmuyor pek.


  • Zehra  (14.08.12 16:46:42) 
[]

yaralı kuşa ne yapılır

kardeşimle sevgilisi büyük bir kedinin pençelerinden kuş kurtarmışlar. hayvanda kanama vs yok ama tüyleri gitmiş biraz, uçamıyor oturuyor öyle. ne yapacaklarını bilmeyip alıp kutuya koymuşlar, yem ve suyla beraber. kuş şimdi kutudan kendi çabasıyla çıkmış ama kımıldamıyor. muhtemelen başkası varken kımaldamıyor öyle duruyor bi ara ölü sandım.

bana kalsa ben karışmazdım kediye, sonuçta bi denge var ama üzülüyor insan şu halde görmeye de. veteriner yok şu an olduğumuz yerde. ne yapsak bu kuşa? bıraksak mı öyle kendi uçabilir mi sonra? ekte fotoğrafı var.

modlardan rica ediyorum biraz üstte kalırsa pek güzel olur.

 
Kırığı döküğü var mı kontrol etmeye çalışın, kanadında kaburgalarında filan kırık varsa elle nazikçe kontrol ederseniz belli olur. Kedi genelde kuşlara kemik kıracak kadar hasar verirse kan da çıkartır o yüzden pek ihtimal vermiyorum yine de. Nefes alması rahatsa durgunluğu korkmasından kaynaklanıyor olabilir, yemini suyunu verin, fazla elleşmeyin, sakinleşirse toparlar. Yalnız kanat tüylerinden fazla eksik varsa uçamayabilir, bir kaç gün bakın ölmemişse ama uçamıyorsa bir şeyi yok sadece fazla tüy kaybetmiş demektir, bir süre bakmanız gerekir o zaman tüyler çıkana dek. Tüyler ne zamana çıkar bilemem, cinsine göre çok değişiyor. Bir iki gün bir şey yediğini görmemeniz sizi korkutmasın bu arada, korkudan yemeyebiliyorlar bir süre.


  • khuzdul of krsanthi  (11.08.12 11:14:28) 
Muhtemelen şoka girmiştir kanaması vs. yoksa sorun yok. Eğer şoktan sağsalim çıkarsa salabilirsiniz. Bir de kuş kırlangıç yem değil de kıyma vermeyi deneyin kırlangıçlar etçil hayvanlar.


  • purusha  (11.08.12 11:15:42) 
kuyruğu kırlangıç gibi değil sanki. biz de önce öyle sandık. gövdesinin iç tarafı aynı renk üstüyle, gagası genişçe biraz. ejderhaya benziyor sanki, night furye gibi bildiğin.


  • april12th  (11.08.12 11:23:02) 
Etcil bir kus sanki. Cig kiyma filan koyun. Gece de balkona koyun kutuyu. Ucar eger yarali degilse.


  • demirlisomya  (11.08.12 11:47:31) 
Sol kanatta kırık var gibi.Bulunduğunz yere yakın barınak varsa orada bulunan hekimlere ücretsiz tedavi ettirebilirsiniz.


  • omerce  (11.08.12 13:20:55) 
[]

işletme mühendisleri

ekşideki entryleri okuduk ancak kafamızda net bir şey oluşmadı ve soracak tanıdığımız yok arkadaşlar işletme mühendisi ne iş yapıyor? avantajları dezavantajları neler endüstri mühendisliğinden farkı nedir?




 
işletme müh de endüstri müh de yazmayın. derslerin çoğu ortak zaten aynı haltın laciverti yazık o kadar puanınıza.


  • monkey  (02.08.12 09:52:41) 
adı mühendislik olan ama kendisinin uzaktan yakından mühendislikle alakası olmayan bölümdür. onu yazacağına işletme yaz daha iyi en azından yata yata mezun olursun.


  • hosein  (02.08.12 10:41:17) 
işletme müh ile endüstri müh derslerinin aynı diyenler de çok biliyormuş.

arkadaşım sen bakma bu arkadaşlara. düz işletme bölümü yazcağına buayı yaz en azından 30 yıllık geçmişi var ve piyasada bilinen farkı olan bi bölüm.

mezunları için de twitterdan @itü1773 hesabına ulaş. ordan sana dönerler istediğini bulurlar.

ayrıca teknikforum.com a girip hem mezunlar kısmından hem de bölümler kısmından işletme mühendisliği başlığına göz gezdir.
  • 219 taksim 3  (02.08.12 11:12:37) 
evet biliyorum. @219taksim3 , düz işletme bölümü yazcağına buayı yaz en azından 30 yıllık geçmişi var ve piyasada bilinen farkı olan bi bölüm.

Sanki işletme mi iktisat mı yazsam diyor arkadaş. aralarında dağlar kadar puan farkı var bu bölümlerin.orayı yazcağına burayı yaz diye bir durum yok. ne işletme ne endüstri mühendisliği ikisinden de uzak dur, kendine yazık edersin.

işletme ve endüstri mühendisleri kendilerini kendi bölümlerini övmeyi çok severler. çünkü farkındalardır aslında bölümün kalitesizliğinin ama seslerini çıkarmazlar. ben de endüstri mühendisiyim, sayılı üniversitelerden birini bitirdim.söyleyeceğim şu ki; uzak dur arkadaşım bu bölümlerden.
  • monkey  (02.08.12 12:46:19 ~ 12:48:08) 
[]

hukuk eczacılık mühendislik

arkadaşlar sözkonusu genç ilgi alanı bulunmayan ve eczacılık* hukuk* odtü inşaat arasında kalmış bir hanım kız. gönlünden odtü inşaat geçiyor ama mezun olursa iş hayatı pek de parlak olmayacak gibi.
eczacılık malum yeni yasalar..
hukuktan da sayısal çıkışlı olduğundan çekiniyor ve yurt dışı gibi bir seçeneği yok. hoş inşaat okursa da yurtdışı diye kazakistanda çalışmak var.

sizin önerilerinizi almak istedik şimdiden teşekkürler.

 
ilerde hangisini yapmaktan mutlu olacaksa onu yapsın.
bi laf vardı ya tam hatırlayamadım. bi insan bi yıl mutlu olmak istiyosa şunu yapsın, ömür boyu mutlu olmak istiyosa seveceği işi yapsın.

  • zombie0  (02.08.12 06:17:08) 
odtü inşaat okursa farklı alanlarda da çalışabilir.Odtu etiketi her zaman avantajdır.Ayrıca bölümde çok iyi.İşsiz inşaat mühendisliği mezunu ben görmedim.

eczacılık okursa oturduğu yerden iyi para kazanır.İş bulma derdi olmaz.

Ben olsam hiç düşünmem eczacılık yazardım.

Edit : Eczacılığın kontenjanları diğer bölümlere göre çok daha az.Bu da az mezun demek.
  • zola  (02.08.12 06:19:32 ~ 06:32:52) 
Ben muhendisim ama su anki aklim olsa hic dusunmeden eczacilik yazardim maddi getirisi guzel mesai vs diye kavramlar yok sonucta kendine ve kisilse gelisimine vakot ayirabilir. Su an ecxaci birini bulsam evlenirim muhendisligi birakirim bunda ciddiyim.


  • seyyar satıcı  (02.08.12 07:52:02) 
eczaci olsun, digerlerine gore daha rahat ve kolay para kazanabilir.


  • nekodunlangafana  (02.08.12 08:30:30) 
bence hukuk biraz tutku isi gercekten basarili olmak istiyorsan, cok ama cok okuyorsun, insanla ugrasmak zor, bence kisilik cok onemli. eczacilarin meslek orgutleri basarili olduklari icin simdilik iyi durumdalar, ama turkiye'de insanlar saglik alanindakilere dusmandir, bunun kokeni egtimliye olan nefretten gelir, saglik alaninin da boyle bir zorlugu var. devamli degisiklikler olur. bence her zaman en ortalama is muhendislik, kokmaz bulasmaz bir meslek, su ana kadar bir hobisi ilgi alani olmamis insan icin ideal meslek dali, cunku sosyallesmene erek yok, hergun insanla ugrasmiyorsun, bu konudaki yetenegine ihtiyac duyulmuyor. ben bu kiz icin muhendislgin daha dogru oldugunu dusunuyorum, hukukta ezilebilir. saglik alanlari da turkiye'ye ozgu durumlardan dolayi kaypak zeminde duruyor, gelecekleri guvenilir degil.


  • mavicorap  (02.08.12 09:10:47) 
eczacılık yazsın diyen arkaaşların yeni yasadan haberi yok belli. artık büyükşehirlerde özellikle istanbul,ankara,izmirde eczane açmak imkansız. bu demek oluyor ki doğuya gidip eczane açması lazım. o da tercih edilesi birşey değil. odtü inşaat ise iyi ama bir kız için kötü. işçiler hep erkek olduğu için şantiyede çalışabileceğini zannetmiyorum. bence hukuk en iyisi. sayısal çıkışlı olması hukuk okuyamaz anlamına gelmemeli. odtü elektrik-elektronik kazanmış birinin hukuk okuduğunu biliyorum. en kötü ihtimal avukat olur. iyi de para kazanır. hakim,savcı olursa ne ala..


  • gkhnynk  (02.08.12 09:18:19) 
eczacı olmasın sakın.


  • merena  (02.08.12 09:47:22) 
eczacılık veya diş hekimliği yazsın. eczane açılmasa da devir falan alır bir yolu olur. bence eczacılık düşünmeye bile gerek yok. inşaat ya da mühendislik yazarsa hayatının hatasını yapar.


  • monkey  (02.08.12 09:55:03) 
bu tercihler arasında kesinlikle odtü inşaat derim ben. Odtü mezunu olması gelecekteki hayatında istediği işi yapması için yeterli, ister inşaat okusun, ister işletme okusun, ister odtünün başka alakasız bir bölümünü okusun. Diğer iki seçenekte "okuduğu mesleği yapmaya mecbur kalacak" %90 ihtimalle, sevse de sevmese de, piyasanın durumu uygun olsa da olmasa da... Geçmişler olsun olacak...


  • sui  (02.08.12 10:22:05) 
şantiyede elektrik mühendisiyim kesinlikle odtü inşaat diyorum. proje çiziminde görev alır, bide yapı denetime diplomasını kiralar oh mis.. ha devlete atanmaları da çok kolay. bizim şantiyeye geliyor bi hatun inşaat mühendisi. geliyor yemeğini yiyor, kahvesini içiyor, altına arabayı da şirket verdi bu arada. benzin de bedava. yani hatun yaşıyor resmen..

o yüzden kesinlikle inşaat öneririm.
  • hosein  (02.08.12 11:09:10) 
inşaat mühendisliği kadınlar için dezavantaj değil. tüm inşaat mühleri şantiyelerde çalışmıyor. onlarca farklı çalışma alanı var.


  • 219 taksim 3  (02.08.12 11:14:41) 
[]

risk nasıl oynanır?

gittik risk aldık, kutu oyunu olandan. ama bir türlü çözemiyoruz nasıl oynandığını, bilen var mı? askerler fln yok oklar var.




 
birkaç tarzı var, ben bizim oynadığımızı yazayım.

o okların birlikleriniz olduğunu düşünün. oynayan kişi sayısına göre herkese dağıtılır onlar, kaç adet olacağı kılavuzda yazar. daha sonra bütün ülke kartları sırayla herkese dağıtılır, herkesin bölgesi belli olur ve tekrar sırayla herkes birliklerini istediği şekilde bu bölgelere yerleştirir. böylece harita belli olur. daha sonra görevleri yapmaya başlarsın. nasıl saldırı yapılacağını filan biliyorsunuzdur diye düşünüyorum, onlar açıkça yazıyor zaten kılavuzda...
  • ruhibirbanyo  (28.07.12 00:35:42) 
Cok farkli bi yaklasimda bulunucam siki durun: kutunun icinden dokumantasyon cikmadi mi?


  • esenboga  (28.07.12 00:36:05) 
elbette çıktı klavuz ama klavuzdan bir şey anlamadık. yeni riskmiş bu, eskisi gibi askerler atlar falan yok. klavuz çok kopuk anlatmış.


  • april12th  (28.07.12 00:49:13) 
alin teri degil copy paste...
ozet gecemiycem.

Risk Oyunu Fransız film yönetmeni Albert Lamorisse tarafından icat edilmiş ve özgün olarak 1957 yılında “Dünyanın Fethi” olarak Fransa’da ortaya çıkmıştır. Risk oyunu sıra tabanlı bir askeri strateji oyunudur. Standart versiyon 2 ile 6 kişi arasında oynanmaktadır. Oyun 42 bölgeye ayrılmış bir dünya haritası üzerinde oynanmaktadır. Bölgeler 6 kıta şeklinde gruplandırılmıştır. Oyundaki amaç diğer tüm oyuncuları eleyerek dünyanın tek hakimi olmaktır. Oyuncular diğer oyuncuların arazilerini işgal etmek için ordularıyla diğer oyuncuya ait olan bölgeye saldırırlar. Bu saldırma işlemi zarlar atılarak gerçekleştirilmektedir.

Masaüstünde oynanan standart bir risk oyunu askerleri simgeleyen farklı renklerde küçük plastik parçalar bulunmaktadır bu plastik parçalar asker sayısına göre 3 türdedir piyadeler tek bir askeri birliği simgeler, süvari 5 askeri birliği simgeler ve topçular da 10 askeri birliği simgelemektedir. Standart versiyonda savunma yapan oyuncu için 2 beyaz zar ve hücum yapan oyuncu için 3 kırmızı zar olmak üzere toplamda 5 zar bulunmaktadır.

Standart bir Risk Oyunu toplamda 72 kart içermektedir. Bunlardan 42 tanesi her bir bölgeyi piyade, süvari veya topçu sembolüyle temsil etmektedir.Eğer oyuncu bir sıra(turn) sonunda en az bir bölgeyi işgal etmeyi başarırsa o oyuncu kart ile ödüllendirilir. Her bir sıra sonunda en fazla 1 kart elde edilebilir. Eğer oyuncu bu kartlardan aynı sembolde olan 3 tanesini veya farklı sembolde olan 3 tanesini biriktirmeyi başarabilirse bu oyuncu sıra ona geldiğinde ticaret yaparak kartları ordu ile değiş tokuş edebilir. Bu kartlar ayrıca ilk başta bölgeler dağıtılırken de kullanılabilmektedir.Oyunda ayrıca 2 tane wild kart bulunmaktadır. Bu kartlar her 3 sembolü bir arada bulundurmaktadırlar ve her üç sembolün yerine de kullanılabilirler. Geri kalan 28 kart ise gizli misyonlarla oynanan versiyon için kullanılmaktadır.

Oyunun Başlangıcı

Oyunun başlangıcında oyunculara verilen ilk asker sayıları oyuncu sayısına göre değişmektedir. Oyuna 2 oyuncuyla başlanıyorsa oyuncuların her birine ilk başta 40 piyade verilir. Eğer oyun 3 oyuncuyla oynanıyorsa her bir oyuncuya 35, 4 oyuncuyla oynanıyorsa 30, 5 oyuncuyla 25, 6 oyuncuyla oynanıyorsa her oyuncuya 20 ordu verilir. Daha sonra oyuncular her bir bölgenin bir sahibi olana kadar sıra onlara geldiğinde bir bölgeyi seçer ve oraya asker yerleştirir. Tüm bölgeler sahibini bulduktan sonra oyuncular istediklere bölgelere kalan ordularını da yerleştirir ve oyun başlar. Alternatif bir yol olarak wild kartlar dışındaki bölge kartları oyunculara dağıtılır ve oyuncular dağıtılan kartlardaki bölgelere sahip olmuş olur. Oyuncuların hangi sırayla oynayacağını belirlemek için de zarlar atılır ve oyun o sırayla oynanır.

Oyuncuya her sıra geldiğinde oyuncu öncelikle ona verilecek olan orduları kendi bölgelerine dağıtmalıdır. Oyuncuya her sıra da verilen asker sayısı oyuncunun sahip olduğu bölge sayısına bağlıdır. Oyuncunun sahip olduğu toplam bölge sayısı 3 e bölünür ve sonuç en yakın tam sayıya yuvarlanır ve oyuncuya o sayıda ordu verilir. Eğer bu sayı 3 ten daha küçük çıkarsa oyuncuya 3 ordu verilir (Her sırada oyuncuya verilecek minimum asker sayısı 3’tür). Ayrıca oyuncular belli bir kıtadaki tüm bölgelere sahip oldukları takdirde ekstra asker kazanırlar. Bu ekstra asker sayısı elde edilen kıtaya göre değişmektedir. Bu sayı Asya için 7, Kuzey Amerika için 5, Avrupa için 5, Afrika için 3, Avustralya ve Güney Amerika için ise 2’dir. Bunun dışında oyuncu kartlarını kullanarak ticaret yapabilmekte ve ekstra ordular kazanabilmektedir. Oyuncunun elinde 5 kart bulunduğunda oyuncu ticaret yapmak zorundadır. İlk alışveriş 4 takviye, ikinci alışveriş 6 takviye, üçüncü alışveriş 8 takviye, dördüncü alışveriş 10 takviye, beşinci alışveriş 12 takviye ve altıncı alışveriş 15 takviye asker getirmektedir. Bundan sonraki her alışveriş bir önceki alışverişte kazanılan takviye asker sayısının 5 fazlası kadar takviye asker kazandırmaktadır.

Saldırma

Oyuncu sıra kendisine geldiğinde sahip olduğu bölgelerden komşu veya deniz yolu ile bağlantılı olan bölgelere saldırı yapabilir. Savaşın sonucu atılan zarlar sonucunda belirlenmektedir. Saldırı yapan oyuncu 1, 2 veya 3 orduyla saldırı yapabilir. Buna bağlı olarak aynı sayıda zar atmalıdır. En az bir ordu savaşa katılmayacak şekilde yapılmalıdır saldırılar çünkü bir bölgede en az bir asker kalmak zorundadır. Hücum yapan oyuncu zarlarını atmadan önce savunma yapacak oyuncu 1 veya 2 zarla direneceğine karar vermelidir. Savunma oyuncusunun o bölgede sadece bir ordusu varsa bu durumda 1 zarla direnç gösterebilir. Oyuncuların attıkları zarlar karşılaştırılır ve daha büyük zar atan oyuncu kazanır eğer her iki oyuncu 2 den fazla zar atmışsa zarlar büyükten küçüğe sıralanarak önce en büyükler sonra daha küçük olanlar karşılaştırılır. Beraberlik durumunda savunma yapan oyuncu oyunun galibi olur. Oyuncu zarları karşılaştırdıklarında her yenilgi sonrası 1 bölgedeki 1 ordusunu oyundan siler.Atılan ekstra zarlar göz ardı edilir ve sonucu etkilemez. Eğer saldırı yapan oyuncu başarılı bir şekilde savunma yapan oyuncunun son ordusunu da bölgeden silerse oyucu işgal ettiği bölgeye en az son zar atışında saldırı yaptığı asker sayısı kadar ordu taşımalıdır. Oyuncu sıra diğer oyuncuya geçmediği sürece bir turn’de istediği kadar saldırı yapma hakkına sahiptir. Saldırı yapmak isteğe bağlı bir olaydır oyuncu sırasını hiç saldırı yapmadan da geçme hakkına sahiptir. Eğer saldırı yapan oyuncu savunma yapan oyuncunun elindeki son araziye saldırır ve oyuncuyu oyundan silerse oyundan çıkan oyuncu elindeki tüm kartları saldırı yapan oyuncuya devretmek zorundadır. Kartları devralan oyuncu 5’ten fazla karta sahipse o anda elinde 5 ten daha az kart kalana kadar ticaret yapmak zorundadır. Eğer savunma yapan oyuncunun en az bir bölgesi hala duruyorsa saldırı yapan oyuncu risk kartlarının destesinden bir kart çekme hakkına sahip olur.
Oyunda Uygulanabilecek Basit Stratejiler

Resmi kurallar kitapçığında 3 temel ipucu verilmiştir oyundaki stratejilerle ilgili.

1. Oyuncular öncelikle belli bir kıtayı işgal etmeyi amaç edinerek ekstra ordular elde edebilirler.

2. Oyuncular ordularını diğer oyuncuların topraklarıyla sınırı olan bölgelere koyarak hücum hazırlığı yapabilirler.

3. Oyuncular kendi sınır bölgelerini güçlendirerek gelecek hücumlara karşı daha etkili savunma yapabilirler.

Kıtaları elde etmek asker takviyesi açısından en önemli stratejidir. Oyunun başlangıcında Avustralya birçok oyuncu tarafından işgal edilmek istenmektedir. Bunun nedeni Avustralya’nın sadece bir bölgede (Siyam veya Endonezya’da) asker biriktirilerek savunulabilmesidir. Diğer savunulması kolay olan bölgelerden birisi de Güney Amerika kıtasıdır. Güney Amerika kıtası da sadece 2 bölgeden savunma yapılarak savunulabilir. Diğer bölgelerden Kuzey Amerika ve Afrika 3 bölgeyi, Avrupa 4 bölgeyi ve Asya 5 bölgeyi savunarak elde tutulabilir.

Oyunda kullanılabilecek diğer önemli strateji zayıf ancak elinde fazla kart bulunduran oyuncuyu eleyerek onun kartlarına sahip olmak dolayısıyla ekstra ordu kazanmak olabilir. Oyunda kullanılabilecek meşhur stratejilerden birisi de “Kaplumbağa Stratejisi” olarak adlandırılan bir savunma stratejisidir. Bu stratejide oyuncu ilk başta saldırı yapmadan büyümeyi amaçlar daha sonra belli bir büyüklüğe ulaştığında uygun fırsatı bekler ve diğer oyuncuları art arda eleyerek dünyaya hakim olur.

Dostluk

Oyunda resmi olarak dost olma gibi bir seçenek bulunmamaktadır ancak oyuncular çıkarları doğrultusunda diğer oyuncularla anlaşmalar yaparak birbirine yardım edebilirler. Bu tarz anlaşmalarda anlaşmanın bozulmayacağına dair hiçbir güvence bulunmaz ve oyuncu içgüdülerine dayanarak anlaşma yapmak, diğer oyuncuya güvenmek zorunda kalır. Bu tarz anlaşmalar zayıf oyuncular arasında daha güçlü olan oyuncuya karşı birleşerek hayatta kalmayı amaçlar ya da belli bir yerde savaşa gireceğimiz zaman diğer kişiyle sınırda bulunan ordularımızı o bölgeden diğer bölgeye taşıyarak savunmasız bıraktığımız bölgede diğer oyuncunun bize saldırmaması için anlaşma yapılabilir.
Başkentli Risk

Başkentli Risk, Risk Oyununun bir türüdür. Burada her oyuncunun bir başkenti bulunur ve bütün başkentleri işgal etmeyi başaran oyuncu oyunu kazanır. Risk Oyununun başkentli versiyonu genel olarak klasik risk oyununa nazaran daha kısa sürmektedir.

Gizli Görevli Risk

Risk Oyununun gizli görevler bulunan versiyonunda her oyuncuya farklı görevler verilir ve görevini ilk tamamlayan oyuncu oyunu kazanır. Oyunculara verilen görevler oyun sonuna kadar gizli tutulmak zorundadır. Görev örnekleri aşağıda sıralanmıştır.

· Avrupa, Avustralya ve başka bir kıtayı işgal et

· Avrupa, Güney Amerika ve başka bir kıtayı işgal et

· Kuzey Amerika ve Afrika’yı işgal et

· Kuzey Amerika ve Avustralya’yı işgal et

· Asya ve Güney Amerika’yı işgal et

· 24 Bölge işgal et

· 18 Bölge işgal et ve her birinde 2 ordu tut
  • ocaan  (28.07.12 01:00:20) 
[]

şişli- bozkurt mahallesi nasıldır?

iki kız kalınır mı? nasıl bir muhittir, güvenli midir?




 
sokak ismi verin.


  • barkopasa  (16.07.12 23:28:42) 
kurtuluş-feriköy civarları oluyor orası. tam olarak neresi?


  • bilmemkacincinick  (16.07.12 23:58:16) 
kurtuluş-feriköy civarları tehlikelidir. benden uyarması.


  • devilred  (17.07.12 00:34:59) 
devilred +1

feriköy hakkında pek olumlu şeyler duymamıştım.
  • molla leon zelig macmanus el ayyar kutal  (17.07.12 04:16:34) 
arkadaşlar biraz abartmış. feriköyün arka tarafları ve kurtuluşun son durağının ötesi biraz tehlikelidir. ama oralar da zaten pek öğrencilik bir muhit değil. mahallenin hangi kısmından bahsediyosunuz ona bakmak lazım. mesela bozkurt caddesi ve civarı gayet güzeldir, nezihtir ve düzenlidir.


  • barkopasa  (17.07.12 11:24:47) 
kurtulus hic de kotu falan degildir ya, nereden cikti? gerci sokagina bakar ama 2 yil yasadim, hem de pek guzel olmayan bir tarafindan, oyle tehlikeli denecek hic bir seyini gormedim.

barkopasa'ya katiliyorum, son duragin arkasi, son durak ile dereye inis kisimlari sokaklari falan cok iyi degildir evet ama kurtulus caddesi ve paralel sokaklari cok nefistir bence yasamak icin.

ha su var, taksimden eve yuruyeyim derseniz gece sacmasapan tiplerle karsilasabilirsiniz, ama o da kurtulus ile ilgili bir sey degil zaten. hem taksi 5 lira yaziyordu bizim zamanimizda (peeh)
  • dekila olmeka  (17.07.12 14:26:00 ~ 14:28:13) 
[]

macbook pro fazla ısınıyor ve ses çıkarıyor

2.53 ghz core i5
4 gb ram 1067 mhz ddr3

böyle bir alet,alalı 1 sene olacak yakında. sürekli ısınıyor ve fan sesi çıkıyor. bir şey izlerken, sadece safar, açıkken bile ısınıyor. durduğu yerde bile ısınıyor ve afallıyor haliyle. photoshop falan zaten iyice yavaşlatıyor kanser ediyor beni.

neden olabilir bu? bir çözümü var mı?

 
Activity Monitor'den islemci kullanimina, hangi uygulamanin islemciyi somurdugune bir bakin. Normal degil cunku isinmasi, belki arkada calisan bir program vardir.


  • crown  (14.06.12 17:35:32) 
tam almayı düşünüyorken tekrar düşüncelere gark ettin beni.aldığın zamandakine oranla fan sesi daha mı fazla ? ısınmasına gelince belli bir süre açık kalınca haliyle çok ısınıyor.bizim kursta da var aletler arkası yanıyor ama o kadar ses çıkarması düzgün değil.
overclock yapmayı denedin mi hiç ?

  • seindfeld  (14.06.12 17:36:41) 
birşey izlerken derken, dizi sitelerinde falan flash'lı oynatıcılar zaten macleri baya bi ısıtıyor..
Photoshop'a bişey diyemem, ben normal core2duo macbook'umla 18mp fotolar işliyorum, hatta finalcut'ta fullhd video kurgusu yapıyorum. Öyle kanser edecek bi durum yok.

Belki fan'a bişey olmuştur.
  • rodriguez2  (14.06.12 17:36:43) 
Aynı sorun bende de var ve yakın zamanda alınmış makinalar. Büyük ihtimal aynı seriden kullanıyoruz. O yüzden bu duyuruyu takipteyim fakat işin çözümü servise gitmekte. Büyük ihtimal donanımsal sorun bulunmazsa fan temizliği yapıp geri verecekler. İşimi gücümü bu bilgisayardan yaptığım için o servis süresini bir türlü göze alamıyorum. Tavsiyem götür yetkili servise.


  • reyals  (14.06.12 17:36:47) 
ben de başka bilgisayar olmadığı için o bekleme süresini göze alamıyorum. bu aletin şarjında da sorun çıkmıştı değiştirmeleri 2 hafta aldı.

activity monitorden de cpu kullanımı fln normal görünüyor gayet. ama flash ısıtıyor olabilir cidden, o flash yüüznden sürekli kitleniyor zaten öylece donup kalıyor sadece fare oynuyor ama ne tıklıyor ne de başka bir şey.

bi yerden başka bi pc edinebilirsem en mantıklısı servis sanırım yine de.
  • april12th  (14.06.12 17:46:50) 
valla bende core 2 duo 2.0 ghz olanı var, leopard ile gelmişti, 1 yıl boyunca fan sesi duymadım aletten. ki çok ağır ugulamalar kullanıyorum genelde. makine üzerinde aynı anda 2 vm çalışıyor biri oracle server, birisi de test platformum. normal mac os tarafında ise development ortamı falan netbeans çalışıyor. hiç sıkıntı yoktu, snow leopard'a geçince aynen dediğin gibi oldu. 1 hafta falan sürdü sonra bir güncelleme çıktı eski moduna geri döndü. o haftaya kadar alette fan olduğundan şüphe etmeye başlamıştım neredeyse.

şu aralar pek sorun yok diyebilirim. zaman zaman acayip bir ısınma ve fan sesi oluşuyor hemde uzun süre ama bu makineleri bu hale getiren şey adobe flash player'dan başkası değil. bunu bilir bunu söylerim.

activity monitörde flash container, shokwave plugin falan olunca abanıyor. sikimsonik dizi siteleri her yeri flash reklamıyla dolduruyor ve o da yetmezmiş gibi boktan flash tabanlı media playerları ile sistemi ağlatıyor.

ben browser olarak chrome kullanıyorum. bu duruma çözüm için de flash disabler diye bi plug-in vardı sanırım onu kurdum sadece onay verdiğim yerdeki flash içerik yükleniyor.
  • coder6006  (14.06.12 17:53:21) 
coder6006, dediğin programı deneyebilirm ben de. şu an snowleopard benim de lion a geçsem mi diye de düşünüyorum acaba bi değişiklik olur mu diye.

chrome sürekli donduğundan ben bu aralar mozilla veya safari kullanmaya çalışıyorum.

i5 mi core2duo kadar iyi değil acaba 15inch i5 ile 13 inch i7 arasında kalmıştım alırken keşke de 13 inchi alsaymışım.
  • april12th  (14.06.12 18:01:24) 
yani öncelikle lion'a geçmediğimi tekrar söyleyeyim. ben uzun bir süre snow leopard da devam edebilirim. şu an 10.6.8 sürümünü kullanıyorum. eğer güncelleme varsa yapmanı tavsiye ederim. ayrıca bugün flash player güncellemesi de çıkmış onu da bir güncelle istersen. bu arada mountain lion'ı da bir görmek lazım. ben onu bekliyorum.

benim makine 13inch unibody 2008 late olanı. core i5 kullanan bir arkadaşım var ama hiç şikayetçi değil. hatta ben de geçmeyi düşünmüştüm ama ram ve disk upgrade'i yaptım. şuan 8gb ddr3 1066 ram ve 500 gb seagate hybrid disk var. performansı gayet iyi.
  • coder6006  (14.06.12 21:34:24) 
1234   « Önceki Sonraki
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.