Giriş
(11)

Büyüdükçe duygularınız değişti mi? Azaldı mı?

psmstc
30 yaş sonrasında keyif, neşe, mutluluk haz alma gibi hisleriniz azaldı mı? Farklılaştı mı yani?
30 yaş sonrasında keyif, neşe, mutluluk haz alma gibi hisleriniz azaldı mı? Farklılaştı mı yani?
0
psmstc
(21.01.25)
mayısta 34 olacağım. 30 olunca bi tık moralim bozulmuştu. ama hiç bi zaman yaşımın insanı olmadım gibi düşünüyorum. yani hep daha çocuksuydum gibi. hala öyle. hayattan keyif de alıyorum yani mutluyum. yeni bi şey yemek, bi parça kıyafet almak, ailemle oturup kahve içmek filan inanılmaz keyif veriyor. yaşlanmaktan da ölesiye korkuyorum. sanki 40-50 olduğumda duyguların şiddeti ve önemi azalacak, beni heyecanlandıracak bir şey kalmayacak gibi. biraz da kendi ailemde gördüğüm yaşlı profili ile alakalı bu sanırım. eşimin ailesinde gördüğüm profil ise tam tersi mesela... neyse. 30 olmadan önce 30 yaş ile ilgili düşüncelerim korktuğum gibi olmadı. 40-50 için de aynı şey geçerli olur umarım.

yani özet olarak 20lerimde neye kızıp üzülüyor, neyden keyif alıyorsam hala aynı şeyler aynı boyutta geçerli gibi.
0
elorelia
(21.01.25)
Aksine artti. 20’lerinde daha bi dikkafali, daha bi mucadeleci oluyorsun. Surekli bisilerle mucadele ve biseyleri oturtma cabasi, bir yandan genclik.. ama 30larla birlikte farkindalik artiyor, sakinlik geliyor, icindeki savaslar azaliyor. E bi de cevrende hastaliklar, olumler basliyor. Bunjnla yuzlesmek de kolay degil. Hayatin degerini de anlamaya basliyorsun. Bana bir sey olmaz tarzi hic olmeyecekmis gibi bakma isi azaliyor kisaca.

Kendi acimdan boyle.
0
mor oje
(21.01.25)
evet benim biraz farklılaştı ama farklı yönlere de kaydı.
yaşamayı hala çok seviyorum sadece eskisi kadar neşeli değilim.
mesela oyun oynamak benim için tutkuydu ve sırf oyun oynamak için güzel bir oyuncu laptopu aldım o kadar az ve saçma oyunlar oynadım ki.. ama onun yerine kitap okumaya sardırdım mesela ve akşam olsa da kitap okusam diye bütün gün gözüm saatte.
kitap okumadığım her an boşa gidiyor gibi geliyor elimde olsa sabahtan akşama kadar kitap okurum. tutkularım değişiyor hayata karşı. daha tahammülsüzüm ama aynı zamanda daha az duygusalım. ölmekten daha çok korkuyorum. ailemden birilerinin ölmesinden çok korkuyorum.

onun dışında keyif aldığım şeyler aynı, sadece daha az tutkuluyum diyebilirim. eski neşem de her zamanki kadar yok. galiba enerjim de daha azaldı. yine de halimden ve hayatımdan memnunum çok şükür.

not: aralıkta 35 oldum.
0
matilda
(21.01.25)
küçük şeylere büyük değil küçük tepkiler veriyorum artık.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.01.25)
29.

daha makul oldum. önceden cok üzülüyordum, cok heyecanlaniyordum vs.
su an daha dengeli her sey.
hayatin nasil bir seye benzeyecegi, saglik vs problemi olmadigi sürece, beli oluyor bir de. onun verdigi bir huzur var.

20leri cok coskulu yasadim. özellikle 22-23 yasina kadar. cok calistim, cok partiledim, cok gezdim de. her türlü insani gördüm. tokat da yedigim oldu, attigim da.
20lerde yasadiklarimi yasamasaydim, su an mutsuz olabilirdim.

gelecek beni önceden cok korkuturdu. su an cok heyecanlandiriyor.

bunda bence biraz hayatimdaki insanin da etkisi var. birlikte yasanmayi bekleyen bir ömür var önümüzde oha diyorum.

bonus: analitik bir sekilde empati yapmaya basladim bir de. o da büyük farkindalik kazandiriyor. su an sen bana gelsen durduk yere tokat atsan, önceden neden ben neden ben derdim. su an biliyorum ki sana biri tokat attigin icin bana tokat atiyorsun.
0
sonsuz
(21.01.25)
anne olunca x2 arttı ama sevinç, mutluluk gibi şeylerde değil de panik, anksiyete, hüzün, korku gibi duygularda.
0
deartheodosia
(21.01.25)
30 yaş benim için çok acayip bir dönüm noktasıdır. 30'umda evlendim. yönetici oldum. keyif almam azalmadı ama farklılaştı. daha basit şeylerden mutlu olmaya başladım ama eskisi gibi sürekli bir "mutluluk" içinde olman mümkün değil. sorumluluklar var.
0
co2s2
(21.01.25)
azalmadı. değerini daha çok biliyorum ve farkına vararak keyfini çıkartıyorum.
0
gabe h coud
(21.01.25)
hiç değişmedi halen aynı coşkuyla hayatıma devam ediyorum
0
Hallegadola
(21.01.25)
olmadi, bilakis daha buyuk farkindalikla ve derinlikle yasiyorum her seyi. 'playfulness' dedikleri yasami senlikle yasama hali bende hep vardi (varmis bunu fark ettim), artik bunu hic kaybetmemek benim icin bir yasam pratigi haline geldi. canim o an istemese de ya da eskiden olsa usengecligime yenilebilecekken, yaparken keyif alacagimi bildigim seyleri yapmak icin farkli bir caba gosteriyorum, sevdiklerimle zaman gecirmek benim icin hep onemliydi ama hayat bu artik eskisi gibi bir araya gelemiyoruz demiyorum, caba gosteriyorum vs. vs.

Yasam bir oyun, ve bu oyundan kimse sag cikmayacak. tek 'gercek' bu, ki bunun bile gercek olup olmadigi epey tartisilir. Bunu bilerek yasamak, gun batisini ayri bir keyifle izlememi, denize girdigimde suyun bedenimdeki hissini ayri bir deneyimlememi sagliyor.
0
kassiopeia
(21.01.25)
stardart yukselmesi etkiliyo her seyden memnun ve mutlu olamiyosun. sartlari saglayinca cok ok
0
ala09
(21.01.25)
(8)

14-20 ay arası çocuğunuz varsa akşamları kim uyutuyor?

psmstc
Bizimkisi 16 aylık. Son bir kaç aydır özellikle akşamları annesinin uyutmasını istiyor. Ben uyutmak için ne kadar uğraşsam da hep onu istiyor. Sizde de durum benzer mi? Bir de hastalık dönemlerinde gece sık uyanmalar, uyumamalar normal mi?
Bizimkisi 16 aylık. Son bir kaç aydır özellikle akşamları annesinin uyutmasını istiyor. Ben uyutmak için ne kadar uğraşsam da hep onu istiyor. Sizde de durum benzer mi?

Bir de hastalık dönemlerinde gece sık uyanmalar, uyumamalar normal mi?
0
psmstc
(09.01.25)
Hasta olan çocuğun tüm huyu değişir. İyileşince normale döner. Arada tutturdukları birileri olur. Hasta olunca biraz nazını çekin, eski düzeniniz konusunda ısrarcı olmayın. Bir kaç gün sonra yine eski düzene dönersiniz. Nazlı oldukları bu dönemde bazı kurallar ve düzen konusunda ısrarcı olmak bebeği de sizi de yorar. İşe yaramaz. İyice stres olur. Benimki naçizane kendi deneyimim.
0
strawberry first
(09.01.25)
öncelikle hasta iken muhtemelen nefes almakta zorlandığı için uyanıyordur normaldir. odaya soğan kesip koyabilirsiniz ya da coldmix damlalik damlatabilirsiniz. uyku kısmı emerek annesi ile uyurdu sonra uyandığında genelde ben tekrar uyuturdum
0
sweetoffice
(09.01.25)
Bizimkisi de bir noktadan sonra annesine döndü(erkek cocuk). Ancak annesinin olmadığı günler yine ben uyutuyorum eğer evde hiç görmezse problem olmuyor ama görürse annesini istiyor. Uyku konusu ise bizimki 3 yaşına yaklaştı gece sık sık uyanıyor hala uyku danışmanı normal olduğunu söyledi. Hastayken uyanması zaten beklenen bir durum.
0
mirty
(09.01.25)
Cogu zaman hanim uyutuyor, zaten cogu zaman emzirilerek uyutuldugu icin benim yapmam mumkun degil. Bu aralar hasta, gece uyanip, uykusu iyice acilirsa benim kucagima geliyor ve salona gitmek istiyor. Bir sure mutfaktaki urunleri inceleyip, biraz konustuktan sonra tekrar annesine teslim ediyorum. Bu arada emzirme isi yakinda bitecek, siz nasil uyutuyorsunuz?
0
mbond
(09.01.25)
2,5 yaşında kızım babasında asla uyumuyor. hep ben uyutuyorum. babası odaya girip ışığı kapatınca bile krizlere giriyor, gece uyanırsa beni görmeden uyumuyor. bi de bu çocuğa 5 aylık olduğundan beri gündüz babanne-dede bakıyor, gündüz onlar uyutuyor. ama hafta sonu evdeyken gündüz de ben, gece de ben...

çocuğunun huyunun değişmesi normal ama. dönem dönem anneye/memeye düşkünlük olabiliyor.

hastalık dönemi zaten sıkıntılı. burnu tıkalıysa, geniz akıntısı varsa zorlanır çocuk. 8-10 karanfil batırılmış yarım soğan, cold mix +1 bir de hava nemlendirici alabilirsiniz odasına.
0
elorelia
(09.01.25)
hem annesi hem ben sıra ile uyuttuk bizimkini hiç sorun yapmadı
0
basond
(09.01.25)
anne evdeyse anne uyutsun oluyor. sık uyanmalar normal.
0
brakgn
(09.01.25)
Benim sıpalar kocaman oldular tabii, özlüyorum şimdi o dönemleri.
Bizde şöyle olduydu efendim. İlk çocukta ilk 6 ay ben uyutmamıştım bile. Eşim gelene kadar annem/ablam, akşam eşim gelince de eşim uyutuyordu. Ben sadece sağmal inek olarak süt veriyordum. Gaz çıkartma / uyutma işi babadaydı. Sonra eşim uyutunca uyanmaya beni istemeye başladı, o dönem tam kabustu. Aslında uykusu var ama uyuyamıyor, ben ertesi gün işe gideceğim, onu uyuttuktan sonra ertesi günün yemeğini yapacağım. Ben sabırsızlandıkça (bebek anlar böyle şeyleri) durum iyice zıvanadan çıkıyordu. Bir ara "ağlarsa ağlasın" metodunu deneyelim dedi eşim, ben yapamadım. Odaya bir koltuk koyduk. eşim monoton bir sesle ya şarkı söylüyordu ya da masal anlatıyordu. Öyle öyle alıştı uyumaya büyük kızımız. Küçükte daha kolay oldu.
Hastalık dönemleri ilaveten güç geçer, evet. Normal ama bezdirici. Geçiyor illa ki. Geçeceğini bilip sabretmek gerekiyor. İkinci bizde o yüzden daha kolay büyümüştü.
0
SiyamkedisiZorro
(09.01.25)
(5)

meme kanseri için genel cerrah önerisi verir misiniz? (İstanbul)

psmstc
SB Şimdiden çok teşekkürler
SB Şimdiden çok teşekkürler
0
psmstc
(30.12.24)
Amerikan Tıp Merkezi / Hastanesi Prof. Dr. Can Atalay.
0
auroraaurora
(30.12.24)
Çok geçmiş olsun. Haydarpaşa Numune Prof. Meryem Günay Gürleyik. Çok kıymetli bir hocadır.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.12.24)
İstanbul Onkoloji Hastanesi-Prof Taflan Salepçi. Geçmiş olsun.
0
liligum
(31.12.24)
Osman Cem Yılmaz. www.drcemyilmaz.com hem insan hem doktor olarak inanılmaz kaliteli, akademik ünvanı olmaması sizi yanıltmasın uluslararası akademilerle işbirlikleri olan ve eğitimler veren, son teknolojileri yakından bilen bir uzmandır. Geçmiş olsun.
0
engelbert humperdinck
(31.12.24)
youtu.be

Sebeplerle uğraşma, gerçeği gör.
0
anteelope_
(01.01.25)
(8)

30 yaş üstü hayatın anlamını sorguladığınız bir dönem oldu mu?

psmstc
9-5 mesai, trafik, büyük şehir yaşamı, aynı rutinler, bu hayatın ya da hayatımın anlamı nedir diye sorduğunuz bir zaman oldu mu? Bir yandan yaşlandığının farkındalığı, pek çok duygudan ve histen yana tükenmişlik, kendine ayıracak zamanın azlığı çoluk çocuk derken hayat geçiyor ve ne için yaşadım yaş
9-5 mesai, trafik, büyük şehir yaşamı, aynı rutinler, bu hayatın ya da hayatımın anlamı nedir diye sorduğunuz bir zaman oldu mu?

Bir yandan yaşlandığının farkındalığı, pek çok duygudan ve histen yana tükenmişlik, kendine ayıracak zamanın azlığı çoluk çocuk derken hayat geçiyor ve ne için yaşadım yaşıyorum diye soruyorum kendi kendime.

Benzer sorgulamalarınız oldu mu? Bu tarz ortayaş sorgulamalarını nasıl daha iyi anlamlandırabildiniz, bir yere oturtabildiniz?
0
psmstc
(21.12.24)
nickin hakkini vermissin :)

29 yasindayim. kendi yasamimdan sikayet etmek yerine dünyadaki savasa, siddete, yoksulluga kahroluyorum ve hayatimi hak etmedigimi düsünüyorum acikcasi.

sizin hayatinizda eksik olan sey sükretmek. senin o rutin diye sikayet ettigin hayat bir baskasinin hayali. bunu görmek bu kadar mi zor?

ayrica cok siradisi bir hayat da yasayabilirsin ama sen sürekli o siradisiligi yasadigin icin sana siradan gelebilir.
0
sonsuz
(21.12.24)
Diger kolelere bakip gulumsuyorum
0
lapaz
(21.12.24)
Ev lazim, omur boyu kira odeme fikri beni cildirtiyor
0
Zetnikov
(21.12.24)
anlamsız olduğu kanaatine varalı çok oluyor. hayattan beklentimi güvenlik, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçları sağlayabilmek gibi konularla sınırlandırdım. uzun vadeli plan yapmıyorum. kontrolüm dışındaki faktörler yüzünden hayatımın kötüye evrileceğini öngörsem de dayanıklı olduğumu ve başıma gelecek zorluklarla bir şekilde baş edebileceğimi biliyorum.
0
zgrydn
(21.12.24)
Bunu sorgulamayana asam akşam yemeğini yedikten sonra duzlu fıstıkla meyve yiyip ulusal kanalları gezenler. Hayatın bir anlamı yok zaten. Çocuk oluncada o büyüsün diye bekleyip sonrada ölüyorsun.
0
mikahakkinen
(21.12.24)
ben ilk lisede bu sorgulamaya girdim. o zamanlar muslumandim tabi kurani okuyup insanlarla tartisiyordum ateistforum vardi o zamanlar. hatta oss'ye hazirlanamadim bu yuzden az kalsin hayatim kayiyordu. simdi 30 yasin uzerindeyim. ulastigim sonuclar ektedir.

hayatin birey icin bir anlami yok. bireyler doguyor, buyuyor, oluyor. bireyin kendisinin hicbir ehemmiyeti yok. yarin bir anevrizma, veya acik yaradan vucuduna giren bir tur amip sayesinde essek cennetini boylayabiliriz. ancak biz olsek de burada kalan seyler var. dil gibi, kultur gibi, sanat eserleri gibi, idealler ve anlamlar gibi. bireyden ziyade bunlarin onemli oldugunu dusunuyorum. insan bu askin mevzulara yoneldigi surece tatmin olabiliyor. yoksa hayvani gudulerin tatmin edilmesi insani bir yere goturmuyor. biz o sinifi gectik, bizim odev artik baska. hala gectigimiz sinifin sorularini cozmeye calismak enteresan bir hata.

nedir o gectigimiz sinif? bireyin hayvansal arzu ve istekleri var. bunlarin tatmin edilmesiyle mutlu oluyor :), eksikligini cekerse uzuluyor :( yemek, seks, sosyallesme vb gibi. ancak bu durtuler ne kadar tatmin edilirse edilsin geri geliyor. o yuzden bunlari tatmin etmek herhangi bir yere goturmuyor. dan bilzerian'in bir videosu vardi. dunyanin en guzel kadinlariyla sevisiyorum ama bu insani tatmin etmiyor diye agliyordu :) kendisi poker masasinda $1 milyon kaybedip ertesi gun hayatina devam edebilecek kadar da zengin. demek ki hedonizmin doruklarinda yasasan bile bir seyler rahatsiz ediyor. o yuzden bosuna buraya dogru gitmeye gerek yok.

demek ki askin bir mevzu bulup benligimizi orada eritecegiz. yasadigimiz cagin handikapi gecmiste insanlarin ugrunda yasadigi seylerin artik kalmamis olmasi. yani 100 yil once insanlar at sirtinda ac karna savasirken boyle anlam kaygilari yoktu. cunku bir sekilde dogru veya yanlis bir ideal ugrunda yasiyorlardi. veya 70'lerdeki ogrenci olaylarini dusun. daha iyi bir toplum ugruna kendilerini dusunmeden mucadele ediyordu insanlar. ancak simdi kapitalizm bizi tekrar herkesin kendi kicini kurtarmaya calistigi, bireyin on planda oldugu bombok bir kulture goturdu. amerika'da ozellikle cok goruyorum boyle milyon dolarlik ama hayattan keyif alamayan, ne icin yasadigini bilmeyen insanlar. adamin kagit ustunde her seyi var ama asil onemli seyin eksikligini sezebiliyor ve ici huzursuz bu yuzden.

ha sen kendi anlamini bulabildin mi dersen ben de hala gecim derdindeyim. hala hayatimi duzene koymaya calisiyorum. bu nedenle artik bu sorgulamalara cok giremiyorum cunku aksiyon halindeyim. hala sener sen kosusuyla bir yerlere ulasmaya cabaliyorum. bu kosusturma istedigim tatmini ve huzuru saglamasa da en azindan beni oyaliyor.
0
antikadimag
(22.12.24)
ya şimdi söylicem de b-k atacaksınız.

28-30 sürecinde satürn satürn kavuşumu

36 - 60 plüto - plüto karesi. eğer yaşam amacını gerçekleştirmişsen sana dokunmaz bu süreç pek.
gerçekleştirmediysen seni sıkar, boğar, hayatını alt üst eder ki değiştirebil artık.
www.facebook.com

hala yapmadın 42'de patlatır.
www.facebook.com

hala yapmadın, öldürür.
0
mathilda.may
(22.12.24)
oldu.

hayat rutinimi, iş düzenimi, hayata bakış açımı değiştirdim. rahatladım.

önceden daha çok kazanayım, o işi de ben yapayım, daha çok fatura keseyim falan kafasında hırslı bir beyaz yaka insanıydım. bu sorgulamadan sonra günde 5-6 saat çalışan, evden çalışma düzenine geçmiş, her gün sporunu falan yapıp mahalleden çıkmayan bir insana dönüştüm.

çok da güzel oldu.
0
babilfish
(23.12.24)
(15)

Bahşiş bırakılmadığı için surat asan garson gördünüz mü?

psmstc
Orta lükslükte bir yere kahvaltıya gittik. Gözlemlediğim kadarıyla yemek başında restoranda tüm çocuklara "ekstra" iyi davranıyorlar. Sizce bunu sahiden de bahşiş için mi yapıyorlar? Vermeyince de o gülümsemeler nezaketler birden soğuk bir surata dönüyor gibi algıladım.Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Orta lükslükte bir yere kahvaltıya gittik. Gözlemlediğim kadarıyla yemek başında restoranda tüm çocuklara "ekstra" iyi davranıyorlar. Sizce bunu sahiden de bahşiş için mi yapıyorlar?

Vermeyince de o gülümsemeler nezaketler birden soğuk bir surata dönüyor gibi algıladım.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
psmstc
(20.12.24)
evet çıkarken bahşiş bırakmayınca bozuluyorlar.
0
jelly bear
(20.12.24)
Sizce bunu sahiden de bahşiş için mi yapıyorlar?
baska ne icin yapabilirler?

bahsis motivasyon ve kibarliktir. bahsis vermezsen ekstra bir sey görmemen dogal dagil mi?
0
sonsuz
(20.12.24)
evet, çoğunluğu sadece bahşiş için yapıyor.

bu bahşiş olayının "gönülden kopma", "gerektiğinden daha iyi hizmet görme" noktasından çıkarılıp abd kültürü etkisiyle zorundalığa dönüşmesini normal bulmuyor, "servis ücreti", "x hizmet bedeli" gibi saçmalıklar altında toplam hesabın %10-15'i olarak hesaba ekleyen işletmelere de "niye, burası abd mi?" diye aleni eleştiride bulunduğum çok oluyor.

yav zaten restoranda ödenen yemeğin ücreti nedir; her türlü gidere kârın da eklenmesi değil midir? ben neden garsonu geçindirmekle yükümlü olayım?

reservoir dogs'ta geçen bahşiş bırakmanın mantıksızlığına katılır, böyle bahsin sorun olmasına bile şaşırırdım. türkiye de kendi dertleri yetmez gibi böyle bir derdi de ithal etmekte gecikmedi tabii, hayret ediyorum.
0
m e b
(20.12.24)
cocuk demek ekstra servis demek. sicak su getirir misiniz, ay dokuldu, cocuktur yapar, mama sandalyesi vs... tek kisiye gore bahsis verme yukumlulugu daha cok. cocuklarin cok tatli diye yakinlik gostermiyorlar tabi para icin yapiyorlar.
0
buenosdias
(20.12.24)
Amerika' da bahşiş bırakmayan müşterinin üzerine yürümeye kadar giden durumlara şahit olabilirsin:)
0
kumandanim
(20.12.24)
Müşteri çıktıktan sonra müşterinin bahşiş bırakmadığını görünce, o parayı ya da kartı bıraktığın kutu / cüzdan gibi şeyi fırlatıp atanı gördüm.
Muhtemelen müşteriye pek belli etmedi ama göremedim o kısmı.
Empati yapıyorum, benim de bahşiş beklentim varken bir kusurum olmadığı halde bahşiş alamasam ben de bozulurdum, bazen de belli ederdim ciddi bir hayal kırıklığı yaşarsam.

Örneğin gelenlerin yabancı müşterileri veya misafirleri gelmiş, onları şöyle güzel bi yemeğe götüreyim demiş ve getirmiş. İlgi alaka gösteriliyor dört dönüyorlar başında, her şey iyi gidiyor ama günün sonunda 10 lira bile bahşiş almamışsın. Tuhaf karşılar, "ulan kesin bi kusurum oldu" diye düşünürüm açıkçası.
0
norek
(20.12.24)
sor bakalım çok umrumuzda mı :D
0
telliahmet
(20.12.24)
Meb e katılıyorum, kimse bana işimi yaptığım için ekstra ücret ödemiyor
0
mirty
(20.12.24)
Yapan vardır illa ki, insanlar dizilerde gördükleri her şeyi kopyalıyor. ABD'de bahşiş kültürü çok katmanlı bir sosyal ilişki biçimi, sadece bahşiş verdim bittiden ibaret değil. ABD'lilerin parayı sosyal hayatta ele alış biçimi çok farklı. İş kanunları, çalışma biçimleri çok farklı. Bir sitcom'da bir garsonun bahşiş vermeyen müşteriye çılgın atmasını izleyip gaza geliniyor sanırım ama ABD'deki gibi bir sosyal yapı ve bahşiş kültürü bizde yok.

Yine de bu bahşiş vermenin yaygınlaştığı gerçeğini değiştirmiyor. Ben sunumdan özellikle çok memnun kalırsam ve adisyonda servis ücreti kesilmemişse (kuver değil, servis) bahşiş bırakıyorum, ancak garsona kendimi göstermek için yırtınıyorsam ya da gelen yemek olması gerektiği gibi değilse de bahşiş vermiyorum. Örneğin ABD'de bahşiş bırakmamak için ciddi anlamda bir sorun yaşamış olmak gerekiyor genelde.

Ek olarak şu da var, şu anda bence restoranlardaki her türlü yemek ederinin üstüne satılıyor. Kime göre? Bana göre :D isteyen katılır isteyen katılmaz. O yüzden bu sıralar hiçbir şekilde bahşiş bırakmıyorum. Bu dönemde kendime zor bakıyorum valla bir de milletin yüzünü güldüremiyorum diye alınıyorsa buyursun alınsın.
0
akhenaten
(20.12.24)
bir aileye baya iyi servis yapmıştı, bahşiş gelmeyince arkalarından sitem etti
bende hak verdim hatta bahşiş bırakmıştık kardeşimle yemiştik bi şeyler
0
mantık
(20.12.24)
"Amerika' da bahşiş bırakmayan müşterinin üzerine yürümeye kadar giden durumlara şahit olabilirsin:)"

Valla hiç böyle bir şeye şahit olmadım. Tam tersine herkes 1 doların hesabını yapar.

Türkiye'de de kazık fiyatlarla bahşiş veren insana madalya takmak lazım.

Ben kredi kartıyla ödeyip geçiyorum. Nakite girmem. Abü o karttan bana da bas diyen hiç denk gelmedi.
0
wd40
(20.12.24)
Gormedim, zaten her sey olup bittikten sonra surat asmasi da benim icin cok onemli olmaz. En kotu bir daha oraya gitmem olur biter.
0
Mor ve berisi
(20.12.24)
Bu devirde düzgün bir yer bulunmuyor zaten. Uzun süreli gidebileceğim bir restoran-kafe bulamıyorum. Aynı yere bir daha gidiyorsam, etrafımdakilere tavsiye ediyorsam, internetten olumlu yorum yapıyorsam öpüp başlarına koysunlar. Hepsi potansiyel müflis zaten. Vallahi kimseyi düşünecek halde değiliz artık bence. Surat asıyorsa da umrumda olmaz. Bir daha da gitmem.
0
bhhs
(20.12.24)
bahşiş için mi yapıyorlar bilemem ama bahşiş vermeyince dökülen çok oluyor. genellikle bahşiş bırakan biriyim, arada bir bu tavırla karşılaşınca acayip ayar oluyorum. ben bunu iradi olarak vermek istemeyebileceğim gibi o an cebimde buna uygun para olmayabilir de. sana mı soracağım garson biraderim paramla ne yapacağımı. bunun da top seviyesi kasaya gittikten sonra yanına gelip fişi alıp sümenle sana uzatması...
0
her giriste sifresini unutan adam
(21.12.24)
Extra ilgi alaka + memnuniyet = biseyler ateslemek demek

Heleki surekli gidiyorsan mutlu ederler seni sikintisiz bir gun gecirirsin

Eger adamin gorevi olmadigi bisiler istersen gerekirse gider bakkaldan alir gelir

Surekli gitme potansiyelin oldugu yerlere cuzdan acarsan iyi olur
0
Zetnikov
(21.12.24)
(7)

Kışın gündüzleri siz de uyukluyor musunuz?

psmstc
Ve Bu kış yorgunluğu için yaptığınız bir önlem birşey var mı?
Ve Bu kış yorgunluğu için yaptığınız bir önlem birşey var mı?
0
psmstc
(16.12.24)
hayir. ama uyukluyorsaniz pharmaton.
0
buenosdias
(16.12.24)
Sizle ne kadar bağdaşıyor bilemiyorum ama ben bu sorunu mevsime göre yaşayarak çözdüm.

Önceden kışı "atlatılması gereken ölü dönem" olarak görüyordum. Birkaç yıldır kışın kışa uygun şeyler yapıyorum daha iyi hissettiriyor.

Bunlar arasına mutfakta kullandığınız malzemelerden tutun, giysilere kadar her şey giriyor. Kışın ana malzemesi domates olan yemekler yapmıyorum örneğin; bal kabakları, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası, et yemekleri vs. ağırlıklı gidiyorum. Giysileri seçerken "kışın iyi tutar bu" diye alıyordum önceden, yazlık seçerken daha detaycıydım. Şimdi kışlık şeyleri de daha beğenerek alıyorum. Kış temalı şeyler kullanıyorum vs. Örnekler saymayla bitmez. Masaüstü arkaplanım falan bile değişiyor. Kış etkinlikleri, kış içecekleri...

Doğrudan doğruya ne kadar etkisi oluyordur bilmiyorum ama kışın ölü zamanmış gibi gelmiyor artık.
0
akhenaten
(16.12.24)
Uyuklamıyorum ama kışın hep uyumak istiyorum.
İzin günlerimde yataktan asla çıkmak istemem.
Kış uykusu tam benlik bir durum aslında ya kışın komple uyuyup yazı hiç uyumadan geçirebilirim, keşke bu mümkün olsa :):)

(Daha çok başlığı takip etmek için yazdım, akhenaten'in yazdıkları çok ilgimi çekti mesela deneyeceğim)
0
mutekebbir
(16.12.24)
Seker kullanmazsan cogunlukla duzelir

Vitamin spor ve bitkisel beslenme deneyebilirsin

Erken yatip erken kalk pc ve telde okuma modu mavi sari isik modunda kullan
0
Zetnikov
(16.12.24)
ben butun kis cafe bar nere varsa disarda geciriyom. yeterli uyku aldiysam uyku fikrini unutuyorum haftada 1-2 öğlen uykusu olabiliyo bu kisa ozel diil aliskanliktan ve aksama enerji toplama kafasiyla yapiliyor. spor da enerjiyi yerine getiriyo+1
0
ala09
(16.12.24)
akıllı saat varsa gece yatarken kandaki oksijen seviyesine bakın. yüzde 90 altındaysa hastalıkmolabilir.
0
slm ben yalnız komando yasin
(16.12.24)
Bulunduğunuz ortamın yeterli derecede ısındığından emin olun. Birkaç derece bile düşük olunca vücut da düşük enerji moduna geçiyor.
0
bisorumvardı
(16.12.24)
(8)

Vesvese ve korkularınızla (hastalık, ölüm vs) nasıl başa çıkıyorsunuz?

psmstc
Küçüklüğümden beri annem babam yaşlanıp ölecek, ailemiz herkes büyüyüp evden gidince dağılacak vb korkuları olan bir çocuktum. Son iki yılda babam vefat edince bir korkumla hayat zoraki yüzleştirdi. Şimdi ise eşim ve kendimle ilgili ağır hastalık korkum var. Çocuğum arkada yalnız kalırsa vs. diye.Bu
Küçüklüğümden beri annem babam yaşlanıp ölecek, ailemiz herkes büyüyüp evden gidince dağılacak vb korkuları olan bir çocuktum. Son iki yılda babam vefat edince bir korkumla hayat zoraki yüzleştirdi.

Şimdi ise eşim ve kendimle ilgili ağır hastalık korkum var. Çocuğum arkada yalnız kalırsa vs. diye.

Bu tür vesvese-korku ve sonucu olarak üzüntülerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(16.12.24)
Cocugum olsa hayat sigortasi yaptirirdim. Bu bir nebze rahatlatir.

Onun disinda her an her sey olabilir. Etkimizin olabilecegi alanlarda önlem almak, onun disindakiler de kader, basimiza gelenler diyelim yapacak bir sey yok.
0
sonsuz
(16.12.24)
inaniyorsan dua, sukur vs..
inanmiyorsan meditasyon, olumlama vs..
durum kritikse psikolog
0
buenosdias
(16.12.24)
olumsuz olamayacagima gore bunu kafaya takmamaya calisiyorum. tabii ki korkularin olabilir ama mantiginin galip gelmesi lazim bu korkularinin veya duygularinin uzerinde.

ya da zor olan seylere karsi kendimi hazirliyorum, yaslilik, parasizlik, kimsesizlik gibi. tasarrruf yatirim gibi seylere onem verip, vucudum icin duzenli bireysel ve takim sporlariyla ilgileniyorum, duzgun yiyorum, kotu aliskanligim yok, kafa icin de kulturel ve sanatsal aktivitelerle ugrasiyorum. yani hayat bir maraton, bitirirsek yeter.
0
baldur2
(16.12.24)
Yaşlı anne babam ve küçük çocuğum var, aynı anksiyetelere bende sahibim. Aklıma bu düşünceler geldikçe dikkatimi başka şeyler ile dağıtmaya çalışıyorum. Değiştiremeyeceğim şeyleri düşünmeyi bırakmaya çalışıyorum.
0
mirty
(16.12.24)
evet böyle bir durum olabilir bunu kabul ediyorum, olacaksa zaten olur buna engel olamam, fakat sürekli bunu düşünerek hayatımı mahvedemem diye kendimi motive ediyorum ve dikkatimi pozitif şeylere yönlendiriyorum.
0
durbidakka
(16.12.24)
kendimi önemsiz görerek. dünyadan milyarlarca insan göçüp gitmiş. biz de onlardan biri olacağız. önemli olan dünya üzerinde olan süreci en iyi şekilde geçirebilmek. çocuğa bir şeyler bırakabiliyorsanız ne ala. bu dünyada ne trajediler yaşandı hatta ne mutluluklar yaşandı. yaşayanların hepsi de tarihe karışıp gitti.
bu tür şeyleri ben de dert ediyorum ama dert ederek bir şey çözemiyor aksine çözümün parçası olmak yerine sorunun bir parçası oluyorsunuz. elimizden geleni yapacağız. ötesi yok.
0
lazpalle
(16.12.24)
bu bir tür kaygı bozukluğu. en iyi çözümü de uzman bir psikolog veya psikiyatr ile çalışmak. buna imkan yoksa da şu kitabı okumanızı öneririm.

www.dr.com.tr
0
orpheus
(16.12.24)
Ibadete asiliyorum bu aralar iyi geliyor kaygi sikinti yoksa
0
Zetnikov
(16.12.24)
(2)

D vitaminim 25 çıktı; düşük mü?

psmstc
Azsa günlük bir damla=1000 iu ise kaç damla kullanayım?
Azsa günlük bir damla=1000 iu ise kaç damla kullanayım?
0
psmstc
(14.12.24)
düşük.
ikame dozu her 10 kilo için 1000iu 1 damla şeklinde. 50 kilo için 5000iu 5 damla gibi.
ama eksiklikte iki katına kadar çıkılabilir.
0
my fault
(14.12.24)
her 10 kilo için 1000iu 1 damla ise, 50 kilo için 5000iu 1 damla ya da 1000iu 5 damla olması gerekmez mi?
(Edit: tamam ben neyi yanlış anladığını anladım. 5000iu=5 damla diyormuş cevap. Ben 5000iu*5 damla anlayınca matematiği tutturamadım. Bana bakmayın siz.)

D colefor'un dozajı epey yüksek, tahlilde 30,7 çıkan d vitamini değerine takviye olsun diye ayda bir kapsül kullanıyorum ben.
0
kobuzchu kiz
(14.12.24)
(8)

Telefon bağımlılığının yerine ne koyabilirim?

psmstc
Özellikle sözlük, instagram, Twitter reddit bağımlılıklarımdan iyileşmek istiyorum. Boş zamanlarda telefon sürekli yanımda olduğu için dürtüsel şekilde gereksiz bakınıyorum Bunun yerine alternatif ne koyabilirim? Örneğin telefonu gri kullanmaya başladım bu bir nebze yardımcı oldu. Fakat daha fizikse
Özellikle sözlük, instagram, Twitter reddit bağımlılıklarımdan iyileşmek istiyorum. Boş zamanlarda telefon sürekli yanımda olduğu için dürtüsel şekilde gereksiz bakınıyorum Bunun yerine alternatif ne koyabilirim?
Örneğin telefonu gri kullanmaya başladım bu bir nebze yardımcı oldu. Fakat daha fiziksel uğraşı hemen yanımda taşıyabileceğim ne olabilir ve bu bağımlılık hali Nasıl düzelir?

Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(14.12.24)
Youtube dumb phone yaz
0
Zetnikov
(14.12.24)
uygulamaları silerek başlayacaksınız, en önemli adım bu.
amasız fakatsız bugün en çok kullandığınız uygulamaları silin.

ondan sonra hayatta kendinize bir hedef koyun.
mesela iş yerinde en başarılı çalışan olmak, ogrenciyseniz 4 ortalama getirmek gibi.
veya yabancı dil ogrenme olabilir.
0
nuisance2
(14.12.24)
Telefon android ise keep me out diye bir program var. Kaç saat istiyorsan o saat telefon kilitleniyor sadece gelen aramalara cevap veriyorsun yada birisini ararıyorsun.
0
komando kani var bende
(14.12.24)
çok istikrarlı bir çözüm olmayabilir ama kitap okumak. saracak, sevdiğin bir şey bulursan tıpkı "bakim sosyal medyada ne varmış?" dediğin gibi beynin "dur okuyalım bakalım ne olacak" diyor.

çok klasik ve tırt bir öneri gibi gelebilir ama ben bunu OKB tedavisi gören birisi olarak söylüyorum. yani bende bile işe yaramış bir tavsiyedir. tabii ki sorunu kökünden çözmez ama bu zamanda zaten telefonsuz yaşam gerçekçi bir istek değil. şikayetçi olduğunuz şey telefon başında boş boş saatler geçirmek ise dikkatinizi çekecek bir kitap/roman serisi yardımcı olabilir.

zaten sosyal medya öyle bir çukur ki insan yarım saat uzak kalsa özlüyor ama 2-3 gün geçtikten sonra geri dönesi gelmiyor. ben bu şekilde koskoca aylar devirdiğimi hatırlıyorum, yani gece 11-12 gibi oturup 50-60 sayfa kitap okuyup çat diye uyuyordum sonra. sosyal medya filan hiç yoktu. çok güzeldi. sonra tekrar düştük tabii ama olsun, ne kadar uzak kalınırsa o kadar kâr.
0
mark greg sputnik
(14.12.24)
ev işi yap karına yardım et, boşanmaktan da kurtulursun
0
titanyum22
(14.12.24)
Kitap okumayı seviyorsanız e-kitap okuyucu harika bir çözüm olabilir
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.12.24)
E-kitap okuyucu gercekten oldukca faydali. Hem gozu yormuyor hem de boyut itibariyle pek yer kaplamadigi gibi agirlik da yapmiyor. Hele bir de birkac favori kitap listede varsa tadindan yenmez.
0
Mor ve berisi
(14.12.24)
Kitap okumaya zorla kendini, hiçbir halt anlamasan bile 1 saat oku. Beynini alıştır. Ya da ders dinle alanınla ilgili not al falan. Aktive et tekrar o pathwayleri.
0
vedatchilipeppers
(14.12.24)

Kira tespit davası açma aşamaları nasıl işliyor?

psmstc
5 yıl dolmaya bir ay kala ihtar filan mı çekiliyormuş. O aşamaları soruyorum.Şimdiden çok teşekkürler...
5 yıl dolmaya bir ay kala ihtar filan mı çekiliyormuş. O aşamaları soruyorum.

Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(13.12.24)
(14)

Eşim her anne baba evinde uzun kaldığında onları daha çok özlüyor

psmstc
4 yıllık evliyiz. Bu durum normal mi? 2 hafta gibi bir süreden bahsediyorum. Kendi evimize tekrar uyum sağlamada bir süre zorlanıyorum diyor. Acaba nasıl yaklaşmalıyım? Şimdiden çok teşekkürler…
4 yıllık evliyiz. Bu durum normal mi? 2 hafta gibi bir süreden bahsediyorum. Kendi evimize tekrar uyum sağlamada bir süre zorlanıyorum diyor.

Acaba nasıl yaklaşmalıyım?

Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(10.12.24)
normal değil. benim eşim babasının evinden dönünce oh be insanın kendi evi gibisi yok diyor. annesi mükemmel sofralar hazırlamasına el üstünde tutmasına rağmen.

2 evdeki konfor düzeylerini karşılaştır. laf arasında orda nelerden memnun olduğunu falan sor. belki sen sevgini fazla gösteremiyorsundur. onu şu anki evine bağlayacak anılar yaşanmışlıklar oluşturman gerekiyordur belki.
0
xrated
(10.12.24)
ilginc bir psikologa görünsün bence. be uzun da kalsam kısa da kalsam eve döndüğümde herhangi bir adaptasyon sorunu yaşamıyorum. sonuçta orası da benim evim. insanın kendi evi gibisi var mı. eşim de yaşamıyor.

çıkarın üstünüzü bi donla gezin anlarsınız rahatlığı
0
ananiyimioguz
(10.12.24)
normal değil +1 ben kendi anama babama tahammül edemem, eşimde aynen etmez. ne kadar az durursa kar olarak görür kendi.
0
mikahakkinen
(10.12.24)
Senin bir duyurunu hatırladım ve yanlış olmasın belki başka bir duyurucunun sorusudur diye baktım evet doğru hatirlamışım senin sorunmuş.

Ben de olsam eve dönmek istemezdim. Sebebi şu; evde sabahtan akşama kadar çocukla uğraşacağım sonra eşimin yere attığı kıyafeti toplayacağım. Yemeğini yiyecek ve koltuğa yayılacak ve ben onun tabağını, kaşığını kaldıracağım. Kim olsa dönmek istemez.
0
rock n roll
(10.12.24)
Abi psikologa git diyenler gelmiş yine... Ana babası ile anlaşamayan duyurucular da tuhaf bulmuş. İnsan ailesini sevmesin mi? Evlendik diye ailemiz eskide mi kalacak? Zamanla düzelir eşiniz.
0
Shepard
(10.12.24)
sizin sunamadiginiz ikram, yemek, konfordan dolayi da olabilir. sonucta insanoglu. el ustunde tutuldugu yere ait hisseder kendini.
0
buenosdias
(10.12.24)
TV ve telefon yerine ev ve eşle ilgilenin. Ev de, eş de ilgi ister. Yorgun olsanız da farketmez. Güler yüz ve tatlı dil, bir çift güzel kelam.
0
alfired
(10.12.24)
tatilden dönüp işe başlar gibi geliyor çünkü. kaldır bir tarafını yardım et kadına. birkaç yıla tekmeyi yiyince ağlarsın divorce came out of nowhere diye
0
titanyum22
(10.12.24)
Normal değil +1
Mutsuzluğunu böyle mi ifade ediyor acaba?
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.12.24)
çocukluğunun geçtiği bir evden bahsediyoruz o evin bir kokusu olur burnunda.
evden içeri girdiğinde anne şefkati baba sevgisi reseptörleri canlanır beyninde. Aile ilişkileri mesafeli olanların bu hisse uzak olması normal ama 4 yıl da kendi evine hala alışamamış olması da sıkıntı .
0
jamswety
(10.12.24)
ailesinin evinde siz de kalın farkı görün bence en iyi çözüm bu
0
neira
(10.12.24)
beni nereye bağlasanız dururum ama durduğum yere ev diyebilmek çok uzun zamanımı alır. 12 senelik evimizde belki son 3-5 sene ev gibi hissetmişimdir. o yüzden 4 sene bence çok değil, hele de tam oturmamış şeyler varsa. ha bir de baba evi yerine başka başka yerlere gidip geldikçe, dönüşte bu benim evim hissi daha belirgin oluyor. ya zamana bırakın yada daha çeşitli ve uzun seyahatler yapın.
0
engelbert humperdinck
(10.12.24)
El üstünde tutuluyorum,yemeğim önüme hazır,kimse benden bişey beklemediği halde sıkılıyorum ve evime dönmek istiyorum. Bence normal değil eşinin durumu.
0
brnbrs
(10.12.24)
alice abla, konu sahibi erko. eski konularına bak bi
0
titanyum22
(10.12.24)
(6)

Tüm kanser türlerini tarama adına kesin bir check up- test türü var mı?

psmstc
PET CT mesela vücutta herhangi bir kanser var mı yok mu çıkarır mı? Veya hangi test çıkarır? Şimdiden çok teşekkürler...
PET CT mesela vücutta herhangi bir kanser var mı yok mu çıkarır mı? Veya hangi test çıkarır?

Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(04.12.24)
Yok öyle bir şey.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.12.24)
pet ct nin amacı daha çok kanserin yayılım durumunu veya tedaviye ne kadar cevap verdiğini ölçmek için.
ama yinede vücut hakkında en detaylı bilgiyi pet veriyor.
0
my fault
(04.12.24)
Hayir yok çünkü öyle bir sey olsa dahi, baslayan bir kanseri durdurmak tamamen sizin genetiginizle alakali.

Yani yagmurun gelecegini önceden biloyorsun ama sel olmasi halinde onu durduracak bir gücün yok.
0
feastofthedamned
(04.12.24)
öyle testler var ama herhangi bir insana yapilamayacak kadar pahali.
adi ne bilmiyorum ama o tarz testler yapan bir sirkette calisiyordum.

müsteriler genelde bilim insanlari ve cok zengin insanlar.
0
sonsuz
(04.12.24)
@sonsuz bu üzdü...
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(04.12.24)
Ayni soruyu geçmişte Amerikan Hastanesi'ne sormuştum. Malesef yok öyle bir durum. Sizin şikayetleriniz ve rahatsızlıklarınız bulgu olarak değerli ipucu. Rahatsızlığınız yoksa MR filan doğru teşhise götürmesi çok zor. Tümüyle yorumlayan hekimin görüşü önemli (bence tabii).
0
alfired
(04.12.24)
(5)

Ekşi’de kısa entryleri dahi okuyamamak (dikkat sorunu)

psmstc
Kısacık yazıları dahi okuyamaz tv’de birşey izleyemez oldum. Herşeyden 1-2 sn bakıp geçiyorum. Dikkatimi veremiyorum 2 saniyeden fazla. Bu sorunu yaşayan var mı? Neyle ilgili ve nasıl aşılır? Şimdiden çok teşekkürler…
Kısacık yazıları dahi okuyamaz tv’de birşey izleyemez oldum. Herşeyden 1-2 sn bakıp geçiyorum. Dikkatimi veremiyorum 2 saniyeden fazla.

Bu sorunu yaşayan var mı? Neyle ilgili ve nasıl aşılır? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(03.12.24)
Benzer durum vardi

Whatsap haric tum sosyal medyayi sildim ayrica telefonda vakit calan kitleyen herseyi

Pc de fazla vakit gecirmiyorum kendime cocuk gibi sure koydum 1 saat kullanip kalkiyorum

Spora basladim

Sebze agirlikli besleniyorum

Erken engec 10 30 yatip erken kalkiyorum ev isi falan yapiom yada ders hobi falan

Bu sekilde kitap okumaya basladim ama herdey bi anda olmadi

Pc ve telefonu uzaklastir
0
Zetnikov
(03.12.24)
Youtube shorts, tiktok ve benzeri yerlere cok bakmaktan oluyor diye dusunuyorum. Bunlari birakmak disinda bir cozum bilmiyorum.
0
mbond
(03.12.24)
merhaba. az da olsa iyi kitap okurdum, mizah dergisi, kalkmadan film, uzun youtube videoları falan. kahretsin ki 3-4 ay önce gittim reddit yükledim. perişan oldum ya. her seyden sıkılıp bir an önce reddit'i geri açmak istiyorum. diğer tiktok, instagram vs sizin izlediğiniz hap eğlence aplikasyonu neyse onu silin bence. sıkılsanız bile youtube videosu, dizi, film x1.5 hızla dahi olsa bitirmeye başlamayı deneyebilirsiniz. andolsun ki kendi adıma hap bilgi, kısa video'dan uzaklaşacağım.
0
libertine
(03.12.24)
0
titanyum22
(03.12.24)
DEHB konusunu araştırın.
Hayat kalitesini düşürür aşamadaysa bir Psikiyatriste gidin.
O kadar değil ama odaklanma probleminiz yine de sorun yaratıyorsa telefonunuzdan sosyal medyaya ilişkin her şeyi silin. Kısa videoları seyretmekten kaçının.
0
Mirket
(04.12.24)
(7)

Hayatım sizce nasıl?

psmstc
Yaş 30. Doktora yapıyorum. Mezuniyetimle ilgili özel sektörde asgari ücretin iki katına çalışıyorum. İyi bir Eşim ve bir dünya tatlısı çocuğum var maşallah hepsine. Genel olarak iyi gidiyor gibi. Sadece son dönemde bir covid geçirdim etkilerini hala yorgunluk bitkinlik olarak hissediyorum. Onun dışı
Yaş 30. Doktora yapıyorum. Mezuniyetimle ilgili özel sektörde asgari ücretin iki katına çalışıyorum. İyi bir Eşim ve bir dünya tatlısı çocuğum var maşallah hepsine. Genel olarak iyi gidiyor gibi. Sadece son dönemde bir covid geçirdim etkilerini hala yorgunluk bitkinlik olarak hissediyorum. Onun dışında hayatım stabil. Ve sanki 30-40 yaş arası bu “stabilliğin dışına çıkmam gerwk hissi” taşıyorum. Ticaretle bir girişimle vb veya bir kitap yazmak gibi

Bir de çok kiloluyum bir türlü veremedim bir iştah kapatıcı ilaç mı kullansam acaba?

Sizce hayatım nasıl? Bana mentör olsanız çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(01.12.24)
Kilo dışında hayatınızın kötü olduğunu, daha çok şey yapmanız gerektiğini falan söyleyen kişilere çok kulak aşmayın.
Galiba bizim cagimizin vebası da bu; mutlu evlilik, tatlı çocuk, stabil hayat = yetersiz. Hepimiz uçup kaçıp cosmaliyiz, sürekli daha fazlasını istemeliyiz falan. Burada da unutmam stabil hayat yaşayanlara laf atanlar çok olurdu, özellikle avrupa konusunda.

Siz önce daha fazlasını istiyor musunuz yoksa bu sosyal medyanın size verdiği bir baskı mı onu kesinlestirin. Onun dışında hayatinizla mutlu olun yani. Bunun yarısına sahip olamayan milyonlar var.
0
logisticsmanager
(01.12.24)
sağlık var.en önemlisi bu;sağlık ve aile. dünyalar tatlısı bir çocuk ,sevdiğiniz sadık bir eş de varsa diğer kriterlere bakmam bile. böyle bir rutinde hayır vardır.
0
ercu cozer
(01.12.24)
kiloyu 5 yıl içinde verdin verdin, sonrası imkansıza yakın bunu bil. bir dahiliyeciye git danış, belki bir şeylerin eksiktir ondan kilo alıyorsundur. zaten diyetisyene yönlendirir. zayıflatıcı ilaç dedikleri iğneden bahseden olursa kaçarak uzaklaş.

madem annesin, kendin için ve çocuğunun başında uzun yıllar durabilmek için sağlığını bir an önce düzeltmeye bak. o kilo ileride muhakkak başka sorunlara da yol açacak. gençsin, verirsin.
0
titanyum22
(01.12.24)
iyi: mutlu bir ailen, işin var.
kötü: türkiyede yaşıyosun, rutinlikten sıkılmışsın, kilolusun ve long covid ihtimali var.

global ölçekte kötü; ama türkiye özelinde eh işte bir hayatın var.
0
buenosdias
(01.12.24)
Çok kilolu bir 42 yaş teyzesi olarak söylüyorum lütfen ciddiye al:

Hayatına her gün muhakkak yürüyüş, bisiklet, yüzme, fitness gibi hafif sıklette bir sporu dahil et, her gün değişmez olayın olsun.

Sana enerji gelecektir, yaşama sevincin artacaktır, odaklanman iyileşecektir, ruh halin çok daha iyi olacaktır mutluluk hissin artacaktır...

Spora önem vermezsen yaşlılığa ilerledikçe enerjin daha fazla çekilir ve genç denecek yaşta ölü toprağı serpilmiş gibi, hayattan elini eteğini çekmiş gibi hissedebilirsin, lütfen kendine spor alanı aç. Bunu şimdi yapmazsan bir daha yapamama ihtimali var. Lütfen bunu çok ciddiye al.

Bir de mutlaka gece uykusu uyu, doğru zamanda, doğru şartlarda, doğru süreyle uyu. Hayatının en önemli iki unsuru bunlar. Lütfen bunları yap, kilo milo hepsi sıraya kendiliğşnden girecek bak göreceksin.
0
muhayyer divan
(01.12.24)
Ekliyorum:

Vaktinde, doğru şartlarda ve doğru süreyle uyumak ile her gün muhakkak yapılan yeterli miktarda hafif spor senin iştahını çok güzel azaltıp dengeye getirecek, tatlı tuzlu karbonhidrat vs krizi tamamen bitecek, gerginlik kaygı ve depresyona yatkınlık %90 azalacak, çok daha kolay sabreden, çok daha rahat tahammül eden ve kendi sınırlarını çok daha kendinden emin çizebilen biri olacaksın. Lütfen kimyasal işine girme uykuyu düzenleyip sporu hayatının değişmez unsuru yap yeter.
0
muhayyer divan
(01.12.24)
Buna "orta yaş bunalımı" diyebiliriz.

Hayatınız güzel görünüyor nazar değmesin, maaşallah.

Alanınızla ilgili kitap yazabilirsiniz, ticarret başka bir konu. Onu en iyi siz bilirsiniz.

Rutini kırmak için hobiler deneyin. Ya da turlara katılın.

Bir psikolog da size yardım eder.
0
anten
(02.12.24)
(16)

Kızlar koruyucu ‘baba gibi’ sarıp sarmalayıcı erkekleri daha mı çok seviyor

psmstc
Elbette tip anlayış vs önemlidir. Ama ilişkilerimde bu tipte koruyucu kollayıcı ‘babaç davrandığımda’ hep çok aşık oldu karşıdakiler.Bu ilişkiler için sizce sağlıklı birşey mi? Hem sevgili hem arkadaş hem arada bir baba gibi olmak ilişkide
Elbette tip anlayış vs önemlidir. Ama ilişkilerimde bu tipte koruyucu kollayıcı ‘babaç davrandığımda’ hep çok aşık oldu karşıdakiler.

Bu ilişkiler için sizce sağlıklı birşey mi? Hem sevgili hem arkadaş hem arada bir baba gibi olmak ilişkide
0
psmstc
(28.11.24)
Evet. Ama bu sadece erkek onu doyurana kadar. Sonra hop kanatlanıp gidiyorlar asıl serseri tayfanın peşinden.

Her zaman baba figürü olması da gerekmez, sadece dinleyen ve karışmayan bir "korkuluk" erkek bulmaları da yeterli çoğu kez.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
Kadınların bir koruyucuya ihtiyacı yok. Erkekler kendilerini korusunlar yeterli.

Soruna cevap, daha çok sevmiyorlar.
0
rock n roll
(28.11.24)
Şöyle bir mantıksızlık yok mu sözlerinizde;

Tipi iyi olan ve karakter özellikleri de olumlu olan birisi hali hazırda ilişkide olduğu kişilere (yani kendine ilgi duyan kişilere) daha fazla ilgi ve alaka gösterdiğinde, daha az ilgi ve alaka gösterdiği senaryoya göre daha fazla karşılık görüyorsa bu beklenen bir sonuç değil mi zaten? Neden şaşırdınız ki buna, ben anlamadım.

Babaçtan kastınız nedir bilmiyorum ama heralde gerçekten bu kişinin babası gibi davranmak yerine daha samimi ve açık yüreklilikle yaklaşmaktan bahsettiğinizi varsayıyorum.
0
akhenaten
(28.11.24)
insanlar iliski secimlerini mutlu olacaklari sekilde degil, tanidiklari sekle göre yapiyorlar. "gelin, kaynana topragina benzermis" sözü ya da senin bahsettigin durum da biraz öyle.

orada anne baba genelde en yakin oldugu icin öyle. yoksa kimle büyüdüysen o yani.

iliskiler de iki taraf da birbirini koruyup kollamali.

sen iliskinde bu durumun tek tarafli yasandigini düsünüyorsan, belki sen de ailen tarafindan korunmus hissetmedin? bence ben neden bunu aramiyorum diye sor kendine.

yoksa kizlar öyle erkekler böyle diye bir durum yok.
0
robert bosch
(28.11.24)
Böyle bir şey olabilir fakat o insanı hayatındaki bu anne baba figürü ve ilgisi eksikliğinden dolayı manipüle etmek oluyor
0
grimavi
(28.11.24)
Abartılı ve sağlıksız olmadığı sürece ilgi ve fedakarlık kimin hoşuna gitmez ki?

Ama tek kriter bu olamaz. Olmamali. Eğer olduysa o da sağlıksızdir, gerçekliğini ve samimiyetini sorgulamak lazim
0
abuzer
(28.11.24)
ben provider kişilikte bir insanım, kim olursa olsun. bazı kadınlar seviyor bunu ama sevmeyeni ya da beklemeyeni de çok. biraz çekimi, kimyayı azaltıyor olabilir.
0
gabe h coud
(28.11.24)
tamamen patriyarkal travmalardan gelen bir durum. turkiye gibi abi, baba, amca, elalem figurlerinin problem oldugu bir ulkede boyle vakalar fazla olabilir ve bu durum seni egosal, kizi da duygusal olarak tatmin edebilir; ama ozunde istismardan farki yok. iki tarafinda bu travmalari duzeltip normal ve saglikli iliski kurmasi gerek. obur turlu toksik(baskici, kiskanc, korumaci) bir iliskiye donme ihtimali cok yuksek. cunku bunlar primitif arzular.
0
buenosdias
(28.11.24)
"babaç" kelimesine çok güldüm arkadaş sağol. tıkaça benzemiş

soruna cevap: inanmayacaksın ama kadınların kendilerine has fikirleri olabiliyor. farklı tecrübeler yaşadıkları için tercihleri de buna göre şekilleniyor. ben hiç tıkaç pardon babaç bir adamla görüşmedim mesela. ama ilişkilerde kimse kimsenin anası babası olmamalı diye düşünüyorum
0
titanyum22
(28.11.24)
Bir de her ilişkide roller nettir. Sen, sevgilinin babası olamazsın. Sadece sevgilisi olabilirsin. Kimlik karmaşası yaşamayın.
0
rock n roll
(28.11.24)
bazı kadınlar babaç tipleri severken bazıları da sevmez,
aynı erkekler gibi bazıları anaç sever, bazıları sevmez.
0
ravenudon
(28.11.24)
bana asiri itici geliyo ya anac veya babac demek bile ensest hissi veriyo. sevgililerinde baba ana sevgisi arayan insanlara da ariza gozuyle bakarim. annen baban seni sevmediyse sana cocuk gibi bakamam?? just ask yasarim
0
ala09
(28.11.24)
Onu bilmem de günün sonunda kadın babası gibi, erkek de anası gibi bir kadın seçer diyorum.
0
ananiyimioguz
(28.11.24)
akhenaten +1
0
kehende
(28.11.24)
geveze mahkemeye verildin. sen dindarlara nasıl sapık dersin!!! şafak baskınını bekle
0
titanyum22
(28.11.24)
alakası yok bence. bu algının sebebiyle ilgili düşüncem: karşımızda yetişkince davranan, olgun, ayakları üzerinde duran, özgüvenli, karakteri oturmuş, saygılı, saygın, hayatta en ufak zorlukta pes edip kendini salmayan, ciddiyet sahibi birini görmek istiyoruz eğer ergen ilişkisi yaşamıyorsak. uzun lafın kısası yetişkin mantalitesinde biri... bu da sanki babacan bir imaja sebep oluyor olabilir, aile babası olgunluğu gibi. ha bu saydığım özellikleri, erkek olsam da kadında görmeyi isterdim. erkeklerin böyle bir derdi var mı bilmem ama etrafımdaki kadınlarla konuşmalarımızdan da vardığım sonuç bu. onun dışında babacanlıktan kasıt şefkatli biri olmasıysa kim hayatında şefkatli bir eş istemez? zaten sevgi bağının temelinde olan bir şey bu.
0
Mossy
(29.11.24)
(10)

Trendyol'da satıcılık nasıl bir iş? Zengin eder mi?

psmstc
Bu tarzda ticaret işlerini denemek yapmak istiyorum. Risksiz hemen sıcak paraya çevirilebilecek başka online veya mağazacılık üzerine iş öneriniz olur mu? Şimdiden çok teşekkürler.....
Bu tarzda ticaret işlerini denemek yapmak istiyorum. Risksiz hemen sıcak paraya çevirilebilecek başka online veya mağazacılık üzerine iş öneriniz olur mu?

Şimdiden çok teşekkürler.....
0
psmstc
(25.11.24)
Bu konularda ölümcül bilgisiz olmakla birlikte dropshipping mevzusuna bi bakardım böyle bi niyetim olsa.
0
hedep
(25.11.24)
zengin değil de girenler daha çok fakir oluyor diye biliyorum.
0
ayseee
(25.11.24)
Trendyolda satıcıların yüzde beşi ancak para kazanıyor. Tek kazanan Trendyol. Mağazacılıkta bijuteriden daha risksiz ve bol kazancli bir iş yok. 20 senelik mesleğim. Bu sene zirvede beni erken emekli ediyor. Bijuteride iyi lokasyona yüksek kira ödemekten kaçınmayan herkes zengin olur. Dropshipping falan da sadece eğitim satanların para kazandığı bir beyaz yakalı kerizleme yöntemi.
0
alimcgraw
(25.11.24)
eTicarete bu hafta peşin vergi geldi veya geliyor. Ürün satış fiyatına göre hesaplanarak satıcı kişi ise %25, şirket ise %15 tutarında anında kesilecek. Buna ek olarak komisyon ve nakliye de vereceksiniz. İadeler de size ait masraf olacak. Bu konuyu araştırmadan eticaret işini düşünmeyin bile. Tabii ürün başına %80 filan kar marjınız yoksa.
0
alfired
(25.11.24)
negatiflemek için yazmıyorum. ama orada binlerce rakibiniz olacak. sizin inanılmaz birşekilde tutan birşey satmanız lazım yada donem donem bazı urunler ragbet gorur ya ona kıtlenmek lazım bence

cunku mesela kalem satıcan aynı kalemden ıkı bın kısı satıyor mısal anlatabıldım mı onu bı arastırıp kurcalamak lazım. Ornek olarak rakibi az olarak adamın bırı kındle urunlerı satıyordu fıyatta normaldı depolamıs mı ne yapmıs artık herkes ondan alıyordu bende ondan aldım mesela. ne kadar az rakip olursa o kadar iyi bunu dusunmenı ısterım
0
Zetnikov
(25.11.24)
Bence herşeyden önce kendinize şu basit soruyu sorun;

-Trendyol'da satacağınız ürünü sizden başka satanlar da var mı? eğer varsa müşteriler bu ürünü neden onlardan değil de sizden alacak?

Bu soruya çok ikna edici ve duyan herkesi "oo evet kesinlikle bu seni tüm satıcıların büyük oranda önüne geçirebilir" diyebileceği bir cevabınız yoksa zengin olmayı geçiyorum elinizdekinden de edebilir.
0
thracia
(25.11.24)
trendyol vs yerine kendi siteni açıp, sosyal medya üzerinden markanı parlatsan daha iyi para kazanırsın.
0
scudman1
(25.11.24)
Bizim bir arkadaş organik gıda satıyordu nohut, fasulye, mercimek falan gibi.. pek iyi gitmedi ve bıraktı. Rakiplerle baş edemedi. Kolay iş değil yani e ticaret.
0
wd40
(25.11.24)
Risksiz sıcak para maalesef yok. Boş iş bunlar. Zor iş.
0
Shepard
(25.11.24)
bos adam isi biraz. kazanani iyi kazaniyor ama tutturmak da kolay degil. zaman ayirmak gerekli.

bence tam aileden guvencesi olan ama bir baltaya sap olamamis adam isi bunlar. yani eleman bir is tutturamamis hayatta ama zaten tutturmak gibi bir kaygisi yok. bos zamanlarinda oyalansin diye girsin derim.

ama opportunity cost'u karsilayamayacak insanlarin bu islere girmesini tavsiye etmem. yani para kazanmam lazim diyen adama onerilecek is degil.

tutturup milyonlar kazanan da var. gerci trendyol'u degil de amerika'ya amazon ve etsy uzerinden mal satanlari kastediyorum. trendyol isi zor turkiyede milletin alim gucu mu kaldi ki o rekabetin arasindan kendine 3-5 bir sey dusuresin.
0
antikadimag
(26.11.24)
(3)

Grip sonrası aylarca geçmeyen yorgunluğunuz oldu mu??

psmstc
Bu neyle ilgili bir durum acaba ve nasıl geçer?Şimdiden çok teşekkürler.
Bu neyle ilgili bir durum acaba ve nasıl geçer?

Şimdiden çok teşekkürler.
0
psmstc
(23.11.24)
Bazı tahliller şimdiden yaptırın isterseniz. Aylarca sürmesi de tuhaf.
Akla gelen,
belli belirsiz yorgunluk haliniz vardı da griple bu iyice açığa mı çıktı?
0
diyecevaplandı
(23.11.24)
Olmadi. Long covid yaşayanlar var, ona bakabilirsiniz bir.
0
logisticsmanager
(23.11.24)
Gripken uzun süre yüksek ateşiniz olduysa kalbinizi yormuş olabilir.

Böyle bir durum olduysa bir kardiyologa görünebilirsiniz
0
makbur
(23.11.24)
(1)

Kavgalı takım lideri ile üstü yöneticinin altındasınız; nasıl davranmalı?

psmstc
İkisine de hiyerarşik olarak bağlısınız. Rapor verince takım liderinize rapor vermeniz lazım. Ama yöneticiniz de 1.derece yöneticiniz ve idareciniz. Ona da yeri gelince rapor vermeniz gerekiyor. Öyle olunca biri "bana verdiği raporu ona da vermiş" diyebilir. Kıskanabilir.Nasıl davranmalı? Şimdiden ç
İkisine de hiyerarşik olarak bağlısınız. Rapor verince takım liderinize rapor vermeniz lazım.

Ama yöneticiniz de 1.derece yöneticiniz ve idareciniz. Ona da yeri gelince rapor vermeniz gerekiyor.

Öyle olunca biri "bana verdiği raporu ona da vermiş" diyebilir. Kıskanabilir.

Nasıl davranmalı?

Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(22.11.24)
İKisiyle de ayrı ayrı bu ikilemi konuşup, siz ne bekliyorsunuz diye sor.
"Böyle bir rapor hazırlıyorum, size bu haliyle yollayayım mı, ek bir bilgiye ihtiyaç var mı?" diye konuş.

İkisine de hiyerarşik olarak bağlı olduğunuza göre burada zaten garip bir durum var.
0
burfak
(22.11.24)
(6)

Mutluluğunuzu ve iyi oluşunuzu sağlayan şeyler sizce neler?

psmstc
Örneğin; rutinler, sosyalleşmek, multivitamin vb takviyeler almak, düzenli spor yapmak, açık havaya, doğaya çıkmak vs vs vs.
Örneğin; rutinler, sosyalleşmek, multivitamin vb takviyeler almak, düzenli spor yapmak, açık havaya, doğaya çıkmak vs vs vs.
0
psmstc
(22.11.24)
benim için; erken saatte kalkıp şehir kalabalıklaşmadan minimum 20 km olmak üzere uzun mesafe koşular.
0
kumandanim
(22.11.24)
Sağlık (dolayısıyla sipor diyet vs dahil oluyo)
Aşk ;)))))
Güzel aile ilişkileri
Maddi güvence (nispeten)
0
abuzer
(22.11.24)
Doğa yürüyüğü, yüzmek ve scuba diving. Yeni ülke/şehirlere seyahat. Tiyatro, sinema, konser gibi etkinlikler.
Sosyalleşme konusu çetrefilli benim için. Mutluluk kaynağı da olabiliyor, en büyük kabusum da.
0
auroraaurora
(22.11.24)
düzenli seks hayatı, sevildiğini hissetmek, sevmek...

bunlar dışında doğaya karışmak, yürüyüş, çiçekler, bitkiler, böcekler, hayvanlar güneş vs. bana çok şiirsel geliyor samimi gelmiyor. tamam insan doğasında olması gereken şeyler illa ki ruhu ve mutluluğu besliyordur ama en temele indiğinizde iş yine libido ve aşka çıkıyor.
0
ananiyimioguz
(22.11.24)
Doğada yürümek ve koşmak
En az haftada 1 gun insan detoksu
Sağlıklı beslenmek
0
Amaranta ursula
(22.11.24)
akista kalabilmek. oyun oynarken sadece oyuna odaklanabilme, yemek yerken sadece yemege, calisirken sadece ise, spordayken sadece spora vs. kafada surekli baska tilkilerin olmamasi, yatinca uyuyabilmek.
0
taurina
(22.11.24)
(11)

Apartmana yabancıların girişini nasıl tespit ederiz?

psmstc
Apartmana yabancı girişlerini tespit etmek istiyoruz. Kiracıların hepsini yüz olarak da tanımıyoruz. Kalabalık bir apartman.Nasıl bir çözüm olabilir ? Şimdiden çok teşekkürler…
Apartmana yabancı girişlerini tespit etmek istiyoruz.

Kiracıların hepsini yüz olarak da tanımıyoruz. Kalabalık bir apartman.

Nasıl bir çözüm olabilir ?


Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(21.11.24)
Yabancıdan kasıt ne? Dilenci, satıcı vs mi?

Kapıya şifre koyarsınız, şifreyi bilmeyen giremez. Epey basit aslında.
0
sorularimicinfeykhesap
(21.11.24)
Şifre acemi işi. Kartlı sistem yapacaksınız. Kiracı veya evsahibi ve de ev halkından olduğunu tapu sözleşme vs ile kanıtlayanlara kart vereceksiniz. Ucuz ve kolay bir sistem.
0
Shepard
(21.11.24)
shepard +1
şifreyi bir süre sonra kuryelerin hepsi öğreniyor.
0
merhum
(21.11.24)
şu anahtarlığa takılan göstergeçler var, dairelerde kayıtlı yaşayan kişi sayısına göre dağıtılır. +1 de fazla verilir kayıp olursa diye.
0
my fault
(21.11.24)
görevliler fatura kontrol için kapı açtırıyor

kötü niyetli biri bu şekilde tüm daireleri çalarak kapı açtırabilir
0
jülsezar
(21.11.24)
İnternet alışverişi ve yemek paket servisinin bu kadar yaygın olduğu dönemde, kapıda güvenlik görevlisi olması dışında yöntemler sorunu tam olarak çözmez.

Sağlam bir görüntülü diyafon, otomat ve sürekli kilitli tutulan bir dış kapı eğer sakinlerde, kapıyı her gelene açmama bilinci gelişmişse işe yarar yoksa tamamen boşa masraftır.
0
Mirket
(21.11.24)
Kapıya adam koymak +1. anca o. Apartmanda Bizimkiler dizisinin Cemil'i benzeri bir tip varsa kolay aslında. Pencereden gelene-gidene bakar, "Şükrü beylerin hayırsız damadı geldi" falan diye anons yapar.
0
d max
(21.11.24)
Şifresiz, kart ve boncukla açılan sistem yaptrdık da öyle önüne geçtik şifrenin folofoş olmasının.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.11.24)
şifre kart bunlar hikayeden işler neden mi.alt katta avukat bir kız var deli gibi alışveriş yapıyor kapı önü kargo dolu.günün her saati kargocular geliyor. meğer hatun kargocuların hepsine kapı şifresini söylemiş gelen kargocular cart diye şifreyi giriyor içeri giriyorlar.
eski sistem anahtarla açıp gireceksin tanıdığı olmayan zaten anahtar vermez.
0
jamswety
(21.11.24)
jamswety'nin bahsettiği tiplemeler çok var, onlar yüzünden imkansız. sen kendi evine alarm taktır, gerisini boşver
0
titanyum22
(21.11.24)
yüz tanıma ile giriş.

Bizim iş yerinde öyle. hangi saat ve dk da girdiğinizin kaydıda var. o an girenin yüz fotosunu da alıyor anlık.
0
digits
(21.11.24)
(12)

Para toplattığımız kişinin ekstra para isteyip cebe atmaması için neyapmalı

psmstc
Birine farklı tutarlarda diyelim para toplatıyoruz. (Apartman gideri için) komisyon gibi herkesten ek para alıp “cep yapmaması için” nasıl önlem alınabilir? Şimdiden çok teşekkürler…
Birine farklı tutarlarda diyelim para toplatıyoruz. (Apartman gideri için) komisyon gibi herkesten ek para alıp “cep yapmaması için” nasıl önlem alınabilir?

Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(21.11.24)
Apartman için basitçe, önceden kadar para toplanacağıyla ilgili duyuru yaparsınız olur biter. Birçok farklı senaryoda da bu yöntem çalışır. Whatsapp grubu kullanılabilir. Daha tedbirli olmak için apartman panosu ve kapılarda duyuru bir süre asılı kalır.
0
akhenaten
(21.11.24)
Yapacak adam yapar, ruhunuz duymaz ve hiç bir zaman önüne geçemezsiniz. Tek yolu onu tanımayan bir ustayla iş yapmak veya onun ustasından itiraf almak.

@akhenaten 5000lik işe 6000 toplanacağıyla alakalı duyuru yaparlar 1000 gider ve biter.
0
Shepard
(21.11.24)
@shepard ödeyen kişi açısından bakmışsınız sanırım siz, ancak burada parayı toplatacak kişi soruyu soruyor. yani yapılacak iş kadar toplanılıp toplanmadığını bilen kişi bu kişi zaten. haliyle para toplanacak gruba duyuruyu yapıp toplanacak miktarın kaç olduğunun duyulduğuna emin olunca sorun kalmıyor aslında.

Ya da ben yanlış anladım, bilemedim.
0
akhenaten
(21.11.24)
Apartman gideri için para toplanacaksa bu durum karar defterine yazılı olmalıdır.
Kalabalık bir apartmansa yönetimin bir banka hesabı vardır. Bu ek para eft ile gönderilir. Toplanan para karar defterine yazılmalıdır. Harcamalar faturalandırılıp karar defterine işlenmelidir.

Bunlar yasal zorunluluk.
0
Mirket
(21.11.24)
Normalde apartman yöneticisi seçilince karar defteri ile bankaya gidilir ve apartman yonetim hesabı için işlem yetkisi için o isim bankaya bildirilir. Elden ya da kişinin kendi hesabına verilmez. En sağlıklısı bu dur. Hatta bir kez yıllık olarak isim bildirmistik. İkinci yıl yönetici seçimi için gecikme olunca hesaptan ödeme için para çekme konusunda sorun olmuştu. Böyle bir hesap var siz de öyle yapın bence. Daireler aidatlarını buraya EFT yapsınlar. Ekstra gider çıkarsa da WhatsApp tan herkese bildirilir yine daireler parayı hesaba yatırırlar.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(21.11.24)
@mirket dediği gibi dallanıp budaklandırmayın. Bürokrasi girince işin içine işler zorlaşır. Katılım azalır. Toplantıyı usulune göre yapmak işkence. Davetiyeler aynı. Her defasında karar defteri ve toplantı diyerek insanların binaya olan ilgisi azalır. Millet parayı verip işlerin ilerlemesinin peşinde. Bam bam bam ilerlemeyen zorlanır. Fatura bina için zorunluluk değil gider pusulası al geç.

WhatsApp'dan bildirim geçerli bir bildirim, tebliğ türü değil. Yazmış olayım.
0
Shepard
(21.11.24)
Benim şimdi oturduğum apartmanda giderler ile ilgili faturalar apartman girişinde panoya asılıyor böylece herkes ne kadar paranın nereye gittiğini görebiliyor.

Mesela önceden oturduğum apartmanda yönetici tam da bu şekilde hiç fatura vs koymadan kafasına göre para topluyordu. Apartmanda herkes de seziyordu adamın paranın bir kısmını cebine attığını ama kimse de aksiyon almıyordu.
0
peki madem
(21.11.24)
Arkadaşlar faturayı panoya asınca komisyon alınmıyor sanan güzel insanlar var. Komisyonunu da faturaya ekleyip hallederler... Yani bunu düşünemiyor olmanız çok üzücü. Fatura yok 5000 verin diyene oha cebe para indiriyor diyorsunuz.
Fatura var oh be 5000 veriyoruz cebe indirimez artık diyorsanız vay vay diyorum.
0
Shepard
(21.11.24)
@Shephard. Dünyadaki tek akıllı sen değilsin kardeşim. Tabi ki kimsenin cep yapması engellenemez. De insanların uyanması için en azından fatura, fiyat teklifi vs. herkese açık olması bir yoldur.

Eski yöneticimiz o kadar para atıyordu ki cebe ev arkadaşım ben kat maliki olsaydım faturaları isterdim diye komşulara söyleyince kapımıza polis getirip, siz bu eve yabancılar getiriyorsunuz (bekar kadın olmamıza da takıktı) zaten ikametiniz de burada değil sizi attıracağım diye tehdit etmişti bizi ve sonunda evden ayrıldık.
0
peki madem
(21.11.24)
@peki madem önceki yazdığınız mesajda bunun farkında değilmiş havası yaratmıştınız. Siz nasıl diyorsanız öyle yapın. Ben nacizane tecrübemi paylaştım. İstediğiniz kadar açık olsun bu olaylar, yapan yapıyor. Neyin nereye gittiğini işi yaptıranın gösterdiği kadar biliyorsunuz. O yüzden mesajınıza inanıp hee faturaymış yav demesinler diye yazıyoruz.
0
Shepard
(21.11.24)
Mevzu apartman gideri için aidat tahsilatı ise yukarıda belirtildiği gibi banka hesabı en güzeli. Ama, Yönetim kurulunun bunun için karar almış olması lazım. Bu yoksa;
Özelden mesajla vermesi gereken miktarı bildirin, toplayıcıya verirken de teyut mesajı isteyin. Böylece veren '1000 verdim', toplayan '900 verdi' diyemesin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.11.24)
para toplayan kişiye aldığı para kadar makbuz kesmesini söyleyin (otokopili makbuz defteri. iki nüsha, biri apartman sakinine diğeri size). en sonda gelen parayı ve makbuzları karşılaştırın.
0
inheritance
(21.11.24)
(2)

Maktu vekâlet ücreti kime aittir? (Avukata ücretini öncesinde ödemiştik)

psmstc
Hazineden alınarak sanığa verilmesine yazıyor ama emin olamadık. Ve bu parayı nereden nasıl alacağız? şimdiden çok teşekkürler…
Hazineden alınarak sanığa verilmesine yazıyor ama emin olamadık. Ve bu parayı nereden nasıl alacağız? şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(15.11.24)
tamamı avukata aittir. kararda "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" veya "davacıdan alınıp davalıya verilmesine" şeklinde yazar bu sizi yanıltmasın.
0
ground
(15.11.24)
Avukata ödediğiniz sizin akdi vekalet ücretiniz. Bir de dava sonunda haklı çıkan lehine hükmedilen yargılama gideri kapsamındaki yasal vekalet ücreti. O avukata ait size değil.
0
drako
(15.11.24)
(3)

Ahlaki olarak kötü bir davranış yaptığında nasıl tekrar huzur buluyorsun?

psmstc
Ahlaklı erdemli bir insan olarak yapmamanız gereken kötü bir davranışta bulundunuz. Çok büyük bir yalan söylediniz vb gibi gibi… Vicdanen nasıl tekrar huzura kavuşuyorsunuz. Ve neden bu süreçte kaygı duyarız?
Ahlaklı erdemli bir insan olarak yapmamanız gereken kötü bir davranışta bulundunuz. Çok büyük bir yalan söylediniz vb gibi gibi… Vicdanen nasıl tekrar huzura kavuşuyorsunuz. Ve neden bu süreçte kaygı duyarız?
0
psmstc
(12.11.24)
çok zorlanıyorum. yapmamaya çalışıyor eğer yaptıysam da yıllarca aklımda kalıyor o hareket.
0
mikahakkinen
(12.11.24)
Huzur bulma, kendini ikna etme gibi şeyler olmuyor maalesef.
Bende olmuyor en azından.
İnsanız hatalarımızla birlikte kendimizi kabullenmek zorundayız, kimse mükemmel değil hepimizin yaptığı yanlışlar var.
Zaman her konuda olduğu gibi burada ilaç olan. Zaman geçtikçe etkisi azalıyor, utancı ve pişmanlığı devam etse de kendine olan kızgınlığın zamanla azalıyor.
0
mutekebbir
(12.11.24)
Şubat sonu mart başı gibi bana böyle hissettiren bir hareket yaptım, bir iş arkadaşımın kalbini kırdım çok kötü davrandım. Vicdanımı o kadar rahatsız etti ki, psikiyatriye gittim ve sinirlerime hakim olamadığım için ilaç kullanmaya başladım. O dediğiniz vicdan sızısı bende birkaç ay boyunca geçmedi, neyse o kişi olaydan bir süre sonra işten çıkmıştı, onu görmediğim için ve zaman geçtikçe farklı kaygılarım farklı dertlerim olduğu için o olayı unuttum, ilaç da iyi geldi bu arada.
0
turuncu tonlarda
(13.11.24)
(2)

Apartmanda dökülen kısım nasıl onarılmalı?

psmstc
Apartmanda dış cephede 30 cm yükseklik 50-60 cm derinlikte bir çıkıntı kısım var. İçi demir çubuklarla dolu. Bu çıkıntının alt sıvaları ara ara sokağa dökülüyor. Buranın tamiri nasıl yapılmalı. Ona göre ustadan talepte bulunacağız da?
Apartmanda dış cephede 30 cm yükseklik 50-60 cm derinlikte bir çıkıntı kısım var. İçi demir çubuklarla dolu.

Bu çıkıntının alt sıvaları ara ara sokağa dökülüyor.

Buranın tamiri nasıl yapılmalı. Ona göre ustadan talepte bulunacağız da?
0
psmstc
(11.11.24)
Dökülen yerde demirler ortaya çıktıysa, sıva dökülmesi değil o, bildiğin kiriş hayata küsmüş, 'Dua edin de deprem olmasın.' diye bağırmaya başlamış.
Herhangi bir eli mala tutan adam, biraz kum biraz çimentoyla görüntüyü kurtarır. Ama birkaç seneye yine dökülür o.

Fotoğraf görmeden yapılmış bir yorumdu. Yanlış olabilir.
0
Mirket
(11.11.24)
demir çubuk görmüyor olmanız lazım. binayı kontrol ettirmeniz sizin yararınıza olur.
0
co2s2
(12.11.24)
(8)

Laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

psmstc
Yüksek sesle konuşan, sürekli laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz? Bu kişi yakın aile üyesi maalesef bir de.. Şimdiden çok teşekkürler…
Yüksek sesle konuşan, sürekli laf kalabalığı yapan manipülatif kimselerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

Bu kişi yakın aile üyesi maalesef bir de.. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(09.11.24)
Çıkamıyoruz kaybettiğimizi kabul edelim. Dünya çok sesi çıkan bomboş heriflerin elinde kalmış. En aptalca şeyini büyük bir özgüvenle söyle adam haklı diyen bir kitle bulursun.
0
anon1m
(10.11.24)
taştaş geçiyorum. hele akraba roast etmeyi çok severim.
çocukken annemle az uğraşmadılar, kendilerinden öğrendim.
tabii bunun için biraz kaşarlanmış olmak gerek. işiteceğin lafın altında kalmayacaksın
0
titanyum22
(10.11.24)
Genelde sessiz bir yapım var ama bunun kötü yanı ani patlamalar yapmam. Bizim ailede de var bir tane. Tavır ve konuşmaları sıkmaya baslayinca yüzüme bu bıkkınlık yansıyor. Ardından olacakları bir kac kez tecrübe ettiği için ortamda sıkıntı olmasın diye biraz normalleşiyor hemen alttan almaya başlıyor. Yani baş etmek değil de böyle bir şey geliştirdik aramızda
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Bu tiplerle konuşarak anlaşmak mümkan değil en iyisi uzak durmak. Benim etrauımda var böyle biri, onun olduğu ortama girmiyorum. Yakın aile üyesi de olsa uzak durmakten sayka çare yok. Ya da bir gün çok aşırı bir tepki gösterip küsmesini sağlayacaksın. Bu tipler kendisinin maçmalıklarını dinlemeyeceğini anlatığı kişileri bir yerden sonra salıyor.
0
bhhs
(10.11.24)
özel hayatimda sevmedigim insanlari bulundurmayarak.
0
robert bosch
(10.11.24)
robert bosch +1

Hayat bu insanlara bir şey anlatmaya çabalamak ya da onlara üstün gelmeye uğraşmak için çok kısa.
0
salihdt
(10.11.24)
Uzak durup gorusmicen
Yolda gorursen yolunu degis firsat verme senle muhattap olmasi icin
0
Zetnikov
(10.11.24)
Daha geçen iş yerinde böyle biri yüzünden patladım.
Bazı insanlar uzun uzadıya boş konuşup insanların başını ağrıtabiliyor. Dönem dönem birini seçip onun üzerine oynayıp rahatlıyorlar bence. Hiçbir şekilde kendisini ilgilendirmeyen konularda uzun uzadıya asıp kesmeler, boş yorumlar yapmalar vs. ben keyif aldıklarını düşünüyorum. Mesafe koymaktan başka bir çare yok, ki mesafeden de anlamazlar gerçi. Denk gelmemeye, konuşmamaya ya da duymazdan gelmekten başka bir çare olmadığını düşünüyorum.
0
tulumba
(10.11.24)
(2)

5 yılını dolduran iş yeri kiracımıza kira tespit davası nasıl açıyoruz?

psmstc
Bir işyeri kiracımız var. 3-4 senedir Emsallerinin 5'te 1'i kiraya oturuyor ve asla artırım yapmam diyor. Hasbelkader %10 artış diye kendimizi bağladığımız bir sözleşme var elinde. Ona güveniyor.5 yılı gelecek yıl 2025 Mayıs'ta dolacak. Bizim kaç ay önceden nasıl bir başlangıç yapmamız lazım. (Dava
Bir işyeri kiracımız var. 3-4 senedir Emsallerinin 5'te 1'i kiraya oturuyor ve asla artırım yapmam diyor. Hasbelkader %10 artış diye kendimizi bağladığımız bir sözleşme var elinde. Ona güveniyor.

5 yılı gelecek yıl 2025 Mayıs'ta dolacak. Bizim kaç ay önceden nasıl bir başlangıç yapmamız lazım. (Dava süreci için.) Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(05.11.24)
bir avukatla konuşun. bu işler doğru ilerlemezse, daha büyük bela oluyor başınıza.
0
co2s2
(05.11.24)
avukata dilekçe yazdırmanın 16500 tl olması başlığında konuyla ilgili çoook detaylı bilgiye sahip çok sayıda hukukçu olmayan üye var. Onlardan yardım alabilirsiniz, en azından kendileri öyle diyorlar.
0
10551037
(05.11.24)
(8)

Sigortasız çalıştırıldığınız eski iş yerini şikayet eder miydiniz?

psmstc
3 sene önce 8 ay boyunca "sizin mezuniyetinize (eğitim fakültesi mezunuyum) sigorta yapamıyoruz" denilerek sigortasız şekilde haftanın 6 günü asgari ücretin altında bir maaşla bir kişisel gelişim kursunda çalıştım. Sıra, sandalye filan da taşıdık patron sağolsun.Şimdi bu kurslarda sigorta yapılabile
3 sene önce 8 ay boyunca "sizin mezuniyetinize (eğitim fakültesi mezunuyum) sigorta yapamıyoruz" denilerek sigortasız şekilde haftanın 6 günü asgari ücretin altında bir maaşla bir kişisel gelişim kursunda çalıştım. Sıra, sandalye filan da taşıdık patron sağolsun.

Şimdi bu kurslarda sigorta yapılabileceğine dair bir bilgi edindim.

3 sene sonra dava açmalı mıyım can mal aileme zarar gelmesinden de çekiniyorum bir taraftan. Alacağım çünkü canını acıtır patronun. Veya gizli şikayet gibi birşey de olmuyor sanırım.

Nasıl hareket etmeyi önerirsiniz? Şimdiden teşekkürler...
0
psmstc
(05.11.24)
Ederdim. O tarihlerde çalışan başka arkadaşlar varsa onlarla da konuşurdum. İnsanlar sıkıntı içerisinde yaşarken onlar refah içerisinde başkalarının hakkıyla hayat sürüyorlar.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(05.11.24)
Sadece kurumu şikayet edebilirsiniz mesela bir arkadasiniza söyleyin o ihbar etsin. Şikayette basınız ağrımaz.

Ama sigortasız surelerin hizmete sayılmasını istiyorsanız dava açacaksınız, o davanın davalisi işyeri olacak, bu da her duruşmada karşı karşıya geleceksiniz demek.
0
sanguine
(05.11.24)
Normalde sikayet etmezdim diyecektim ama detaylardan sonra sikayet ederdim yonunde oy kullaniyorum.
0
mbond
(05.11.24)
silah zoruyla çalıştırmamışlar ya sonuçta siz bu şartları kabul edip çalışmaya devam etmişsiniz.
ayrıca sormazlar mı 3 yıl sonra mı aklın başına geldi
0
my fault
(05.11.24)
Sorumluluğu çalışana bırakan bakış açılarına çok katılmıyorum. Bu tarz yerlerde çalışacak biri elbette bulunur. Neticede burada mağdur olan sadece çalışan değil, birisi bu şartları kabul edip çalıştığında diğer firmalar bunun olabildiğini görüp aynı usülsüzlükleri yapıyor ve çember genişliyor. Sonuçta herkes mağdur oluyor. Biri kabul etmezse diğeri eder. insanlar işsiz kalmamak adına çoğu şeye mecbur kalıyor. Herkesin iş geri çevirme lüksü yok. Bu şekilde iş yapılabildiğini gören diğer işletmeler de aynı modeli devam ettirdiğinde Hindistan'a dönüşmüş oluyorsunuz zaten. Bu usülsüzlükleri önlemek vatandaşın görevi olamaz.

Sigortasız işçi çalıştırmak yasak, lamı cimi yok bunun. Bu yasağa uyulmadığı takdirde de yukarda da söylendiği gibi şikayet ve dava mekanizmaları var. Ben olsam özellikle şu süreçte şikayette bulunurdum, bu tip olaylara çok dikkat ediliyor şu anda. Devlete para lazım, sigortasız işçi çalıştıran birinin çok bir şansı yok.
0
akhenaten
(05.11.24)
hocam sen laf edenlere bakma boyle dertleri ceken bilir, icine dert olduysa 170'i arayip sikayet edebilirsin isim soyisim vermeden. ancak bu durumda olan tek kisi sensen yine dikkat cekecektir eger ki isverenin hal ve tavrindan cekiniyorsan. dava etmek zaten dogrudan adamlarla muhatap olmak demektir o konuda bir sey diyemem. sgk iki mufettis gonderir inceler en kotu adamin biraz basi agrir sonucu ne olur kimse bilemez sonucta.
0
bay b
(05.11.24)
başınıza hiç bir şey gelmez, neden korkuyorsunuz ki? iki önerim var:

- gidin SGK'da bir memurla konuşun. "böyle böyle bir durum oldu, neler yapabilirim?" diye sorun.
- gidin patronla konuşun, ya sizi şu anda sigortalı göstersin belli bir süre, ya da belli bir para versin. yapmazsa dava açacağınızı söyleyin.

ilkokul mezunu olmayan birisine bile sigorta yapılabilir. zaten kandırıldığınızı siz de öğrenmişsiniz.
0
co2s2
(05.11.24)
Cahilliğinize gelmiş. Bilgili olmak sizin sorumluluğunuz. Bu konuda yukarıdakiler haklı ama hakkınızı arayamayacağınız konusunda haksızlar.

Zamanaşımına uğramadan önce 170'i arayıp şikayet edin. Üşenir, çekinir ya da ertelerseniz 2 sene sonra yapabileceğiniz şeyler kısıtlı.
0
nawar
(05.11.24)

Telefonunuzun video kaydında arka plan uğultusu oluyor mu?

psmstc
Sessize bir yerde video aldığınızda da arka plan uğultusu oluyor mu? Şimdiden çok teşekkürler…
Sessize bir yerde video aldığınızda da arka plan uğultusu oluyor mu? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(28.10.24)
(5)

Toksik-manipülatif insanların bünyemizde öfke, agresiflik yapması normalmi

psmstc
SB Şimdiden çok teşekkürler...
SB Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(23.10.24)
Hocam öyle bir etki yapmıyorsa zaten toksik-manipülatif diyemeyiz bu kişiler için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.10.24)
Mevzu çok derin ama özetle:
Böyle insanların bünyede hayal kırıklığı, kızgınlık vs. kötü etkiler bırakması mümkün ve olağan. Ancak olaylara nasıl tepkibvereceğiniz yahut olaylar sonrasında nasıl hissedeceğiniz sizin elinizde.
Ya bu tarz insanları hayatınızdan çıkaracaksıniz, ya da bunlara sinir olmadan/kafaya takmadan yaşamayı öğreneceksiniz. İkisi de mümkün.
0
yadigar
(23.10.24)
guru yada master bir meditasyon ustasi degilsen gayet normal. cunku hicbirimiz %100 empati yapamiyoruz. bir yerde hep bize donuyor ve orada beklentilerimize uymadigi icin tepki veriyoruz bence.
0
buenosdias
(23.10.24)
Evet çünkü böyle insanlar onu istiyorlar.
Seni sinirlendirip bağırtıp sonra seni suçlamak, sindirmeye çalışmak.

Gülüp geçerek baş edilebilir gibi geliyor ancak böyleleri ile.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.24)
Fazlasıyla, birisiyle baş edebileceğimi zannettim iyi de yürüttüm ama eninde sonunda o öfke agresiflik doğuyor insanda ve bu tip insanları gerçekten ne olursa olsun hayatımızda tutmamamız gerektiğini anladım, hani zaten bilinen bir şeydi ama bu tip narsisizme kayan kişilerle uzun süreli muhattap olmanın sonucu başlıktakilerden fazlası olur, erken farkedip kabullenip ona göre davrandım karşılık verdim ama gerçekten sonuçları kendimize zarar oluyor.
0
atom karincanin torunu
(23.10.24)
(4)

Üst katlarda oturan küçük çocuklu aileler nasıl güvenlik önlemi aldınız?

psmstc
Seçenekler-Demir Korkuluklar: Bu önlemde pencerenin dışında olduğu için çocuk pencereye çıkarsa. Tek koruması demir olacak.-Güvenlik filesi (ağ şeklinde ip) pencerenin iç oda tarafından: Bu önlemde çocuk pencerenin dışına hiç çıkamıyor. Fakat camlar ve perdelere de rahat açılıp ulaşılamayacak. -Sade
Seçenekler

-Demir Korkuluklar: Bu önlemde pencerenin dışında olduğu için çocuk pencereye çıkarsa. Tek koruması demir olacak.

-Güvenlik filesi (ağ şeklinde ip) pencerenin iç oda tarafından: Bu önlemde çocuk pencerenin dışına hiç çıkamıyor. Fakat camlar ve perdelere de rahat açılıp ulaşılamayacak.


-Sadece pencere boşluklarına sık sık demir çubuklar monte etmek: Bu da pencerenin açılan kısımlarına bir önlem. Diğer kısımlara demire gerek kalmayacak.

En güvenilir sizce hangisi olur? Ne tavsiye edersiniz? 6.katta oturuyoruz. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(15.10.24)
0
diyecevaplandı
(15.10.24)
10.kattayım. Balkonlara file yaptırdık. Pencerelere de çocuk kilidi taktık, Allah korusun ben de korkarım, yine de balkona filan tek çıkarmamak lazım.
0
kaptan maydanoz
(16.10.24)
pencere ve balkon kapılarına çocuk kilidi. pencereyi efil efil açamıyorsun ama güvenli işte.
0
brkylmz
(16.10.24)
Pencerenin açılan kısımlarına alüminyum korkuluk. Balkona da yüksek korkuluk.
0
rodeocu
(16.10.24)
(6)

Tez Danışmanım bana görüldü attı ne yapayım?

psmstc
Prof. tez danışmanıma Whatsapp'tan müsait olduğunuz bir zaman sizi arasam uygun olur mu hocam diye yazdım. Geri dönmedi. Tik raporu için de sürem daralıyor. Ne yapsam sizce?Şimdiden çok teşekkürler...
Prof. tez danışmanıma Whatsapp'tan müsait olduğunuz bir zaman sizi arasam uygun olur mu hocam diye yazdım. Geri dönmedi. Tik raporu için de sürem daralıyor. Ne yapsam sizce?

Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(14.10.24)
Makul bir süre sonra telefon edin. Hocam WhatsApp‘tan yazdım ama herhalde görmediniz diye konuya girin.
0
eloharp
(14.10.24)
2 seçeneğin var
wp'tan engelle
telefonla ara, müsaitse açar
0
bir soru sorcam
(14.10.24)
sürekli başıma gelen bir şey başka arkadaşlarımın da başına geliyor. tekrar mesaj atın hiç çekinmeyin. benimki sonra kızıyor zaten niye hatırlatmadın diye demek ki tekrar mesaj atmaktan rahatsız olmuyor. bir de ne olursa olsun öğrencisiniz o yüzden bazı egolarına katlanın korkmayın. normal demiyorum ama yapıyorlar :) hayatta kalmak için alışmalıyız.
0
enteg
(14.10.24)
Ya bu iş yerinde benim de çok başıma geliyor. Bana görüldü attın diyorlar sonrasında. :) Müsait misin çok genel bir soru. Evet desen bi dert hayır desen bi dert. Müsait misin yerine bir zaman dilimine sözleşmek 2 taraf için de daha mantıklı oluyor.

Bence konuşacağınız şeyin detayını verip tekrar yazın. Yazdığınız saate göre biraz zaman sonrası için randevu alın. Konunun kaç dakika süreceğini de tahmin ediyorsanız süper olur.

10 dk. telefonda görüşebilir miyiz?
Müsait olursanız öğleden sonra 1buçuk-2 gibi telefonda konuşabilir miyiz?
Müsait olursanız yarım saate arayım mı?
Yarın sabahtan telefonda konuşabilir miyiz?
Bugün öğleden sonra odanızda olur musunuz?
0
nickini vermek istemeyen uye
(14.10.24)
Sorunuzdan bağımsız olarak şu mecrada gördüğüm akademi ile alakalı sorular beni çok ürkütüyor. Sürekli bir toksik davranış örneği görüyorum. Dahası dünyanın bir çok yerinde “unprofessional” olarak değerlendirilecek iş alışkanlıkları nasıl da normalleşmiş. Danışman ile neden whatsapp’tan iletişim kurulur diye kimse sorgulamıyor mesela. Abd, Almanya ve Hollanda’da akademik çevrelerde bulundum, hiçbirisinde danışmanlarımın numarasını bile bilmiyordum. Sadece doktorada 3 danışmanımdan 1’si acil bir şey olur belki diye numarasını verdi. Şimdi kontrol ettim telefonuma kaydetmemişim bile, çünkü ihtiyaç duymuyorum.
Yok mu bu yönettikleri tezlerin öğrencilerine çektiren hocalara bir yaptırım ya?
0
but that was just a dream
(14.10.24)
Arayacaksınız neticede, hoca cevap vermedi diye rapor süresini kaçıracak değilsiniz değil mi?

Ayrıca hocanız 30-35 yaşın üzerindeyse whatsapp'tan sormayın. O kuşak öyle çalışmıyor. Ahizeli sabit hatlardan sapır sapır birbirlerini arayarak iletişim kuruyordu bu kişiler. Arayın direkt, müsait değilse söyler. O zaman da kapatmadan ne zaman arayayım hocam diye sorarsınız. Ya zaman verir ya ben dönerim der.
0
akhenaten
(14.10.24)
(5)

Takım liderinin bu davranışından nasıl bir anlam çıkarayım?

psmstc
Müdür A, Takım Lideri B olsun. B Size bir toplantıda kendisi düğüne gideceği için olmayacağını söyleyip bir sunum yapmanızı rica ediyor. Daha önceden size mail ile yolladığı sunumu mu yapayım diyorsunuz evet diyor. A (Müdür) de sizden sunumu şirkete uygun tasarlayıp önceden kendine yollamanızı istiy
Müdür A, Takım Lideri B olsun. B Size bir toplantıda kendisi düğüne gideceği için olmayacağını söyleyip bir sunum yapmanızı rica ediyor.
Daha önceden size mail ile yolladığı sunumu mu yapayım diyorsunuz evet diyor. A (Müdür) de sizden sunumu şirkete uygun tasarlayıp önceden kendine yollamanızı istiyor. Siz takım lideri B’yi de CCye ekleyip A’ya maille bahsi geçen daha önce size attığı sunumu forward ederek atıyorsunuz.

Sonra takım lideri “hem müdürü, hem bir üst müdürü CC’ye etiketleyip” bambaşka farklı bir sunumu size atıyor. Örnek olması için sizlere iletmek istedim diye sizin ilettiğiniz mesajdan sonra sizi refüze eder gibi yeni bir mail iletiyor.

Fakat bunu geçtim CCye müdürü ve onun üstü müdürü de eklemesi nedir? Sizce buradan nasıl bir anlam çıkar?

Dip not: Ve siz arayıp hangi sunumu yapayım diye takım liderinize soruyorsunuz? Çünkü diğer kişilerin sunumuyla sadece birisi birleşecek. O da hangisi sizi daha rahat hissettiriyorsa onu yapabilirsiniz diyor.
0
psmstc
(04.10.24)
Size gönderdiği sunumun formatının şirketin kullandığı şablona uygun olmadığını farketmiştir belki. Ondan dolayı araya girme ihtiyacı hissetmiştir. Ama neden müdürünün yöneticisini maile ekleme ihtiyacı hissettiğini bilemedim. Bu tür durumların bazen çok basit ya da alakasız nedenleri olabiliyor, örneğin müdürüyle bir derdi vardır ve onu müdürünün yöneticisine belli etmeye çalışıyordur vb.
Bence, kimi neden eklediğini olmasa da, neden o maili attığını kendisine sorabilirsiniz.
0
salihdt
(04.10.24)
çok başka dinamikler de olabilir tabii ama buradan bakınca, kendi aralarında konuşulmuş ve kendisine gelen geri bildirimler doğrultusunda "o değil de bu kullanılsın" diyor hem, hem de onu kendinin hazırladığını çaktırmıyor gibi okumluyorum buradan.

çok az veri var bence uzaktan akıl yürütmek için, ama şeffaf ve iyi niyetli olmayan bir şeyler var gibi bu anlatıma göre okuyunca.
0
harfitarif
(04.10.24)
Ben okuyunca @salihdt gibi anladım. İlk sunum için şirket formatına uygun hale getirilsin denmiş. İkinci gelen sunum formatla ilgili yol gösterici olabilir mi? Zaten örnek olması için demiş, yine baz alınacak olan ilk sunum gibi anladım ben. Dolayısı ile sizi sabote ediyor gibi anlamadım ben ama tabi elimizdeki verilere göre yorumladım:)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.10.24)
Müdürüyle derdi var. Müdürün bazı düzeltmeler adı altında saçmalayabileceğini düşündüğünden ön almak istemiş.
Size de hafiften bozulmuş, müdürü işe karıştırdınız diye. Müdürün talebini yerine getirmeden önce B'ye danışmalıydınız. Müdür sunumu istedi, göndereceğim, haberiniz olsun diye.

Ya da müdürün, müdürüne 'B işi bana yıkıp gitti.' deme ihtimaline karşılık ön alıyor.

Ya da müdüre, 'sen benim elemanımla muhatap olursan ben de senin müdürünle muhatap olurum' mesajı veriyor.
0
Mirket
(04.10.24)
beyin yakan, yüksek incelikli mail göndermeleri...
tahmin edecek olsaudım Mirket +1 derim.
0
WithWorth
(04.10.24)
(3)

İşyerinde patronu kafalamış “toksik” tiplere karşı nasıl konum alınmalı?

psmstc
Adına X diyelim. X şirket içinde Narsist, toksik fakat patronu birşekilde kafalamış. Patron kendisine güveniyor. Patron X’i Gayri resmi patron yardımcısı gibi kullanıyor. X sürekli sizin de kendi özel iş alanınıza tecavüz ediyor. Müşteri gözünde sizden rol çalıyor. Sizi refüze ediyor. X sizden 5-6 y
Adına X diyelim. X şirket içinde Narsist, toksik fakat patronu birşekilde kafalamış. Patron kendisine güveniyor. Patron X’i Gayri resmi patron yardımcısı gibi kullanıyor.

X sürekli sizin de kendi özel iş alanınıza tecavüz ediyor. Müşteri gözünde sizden rol çalıyor. Sizi refüze ediyor. X sizden 5-6 yıl az kıdemli fakat her fırsatta size iş öğretme gibi hareketleri var.

Patronun bir altındaki takım lideriniz ise X’le problemli. Kendisine asla güvenmiyor.

Siz de işinde gücünde doğru dürüst işe gidip gelen birisiniz.

Soru şu: İş yerinde böyle ahlak etik nezaket yoksunu saygısızlıktan çekinmeyen yeniyetme fakat dominant ve patronu da karşı cinsi olarak baskı altına almış, kafalamış narsist X tarzı tiplere karşı nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler.

Dipnot: Takım lideriniz yıl sonunda şirketten bu X’i göndermek istemiş fakat iki patron da X’e sahip çıkmış. Biri X’e güveniyor. Diğer patronun da piyasadaki bir tanıdığından referanslı gelen birisi.
0
psmstc
(02.10.24)
X'e karsi gunluk hayatta mesafeli olmak lazim, ayrica isle alakali da acik vermemek lazim. Bariz bir haksizlik yapiliyorsa, gerekirse dis gostermek lazim, tabii ne kadar risk alabileceginize bagli bu biraz. Dis gostermek gerekirse terslemek de olabilir, sikayet etmek de olabilir.
0
mbond
(02.10.24)
Ne yazık ki kendinizden ödün vermeden herhangi bir konum alamazsınız. Hayatınızı zehretmiyorsa katlanmak, olmuyorsa da yeni bir iş bakmak en basit çözüm olur.
0
salihdt
(02.10.24)
Nasıl üstesinden gelinir konusunda kısıtlı bilgiyle ve kişiyi tanımadan bir tavsiye vermeye çekinirim.

Olası bir mobbing/haksızlık gibi durumlar için mutlaka ses kaydı, video kaydı gibi kanıtlar almaya hazırlıklı olun. X'ten rahatsız olan diğer iş arkadaşlarınızla ağız birliği yapın ki herkes birbirinin şahidi olsun. Olur da bir gün işten çıkmak durumunda kalırsanız mobbing davalarında kanıt + şahit sayesinde iyi tazminatlar alırsınız ve bu da işten çıkarken yaşayacağınız kaybı amorti etmenizi sağlar.
0
yazamajor
(02.10.24)
(5)

Uzun süreli ilişkilerde yakınlık, şehvet, ilgi neden zamanla azalıyor?

psmstc
Aşk cicim ayları sonrası 5+ yıl süren evlilik veya sevgililiklerds karşılıklı ilgi, güzel sözler genel gözlemim itibariyle yavaş yavaş azalıyor. Flört dönemi ilk aylar canım cicim zamanları içinden aşk duygusuyla yapılırken sonra iki sıradan veya daha samimi iki arkadaş gibi olunuveriyor. Şehvet duy
Aşk cicim ayları sonrası 5+ yıl süren evlilik veya sevgililiklerds karşılıklı ilgi, güzel sözler genel gözlemim itibariyle yavaş yavaş azalıyor. Flört dönemi ilk aylar canım cicim zamanları içinden aşk duygusuyla yapılırken sonra iki sıradan veya daha samimi iki arkadaş gibi olunuveriyor.
Şehvet duygusu belki çok daha azalıyor. İlgisizleşme baş gösteriyor. Karşılıklı kişisel durumlara duyarsızlaşma baş gösterebiliyor.

Bunun bilimsel bir karşılığı var mı?

Tek eşli ve uzun süreli bir hayat istiyorsa çiftler bu monotonlaşma, rutinleşme, karşılıklı ilgisizleşme veya yabancılaşma adına ne derseniz bu durumlar emek verilerek mi aşar? Bu konuda video kitap sözlük başlığı var mı bildiğiniz? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(27.09.24)
anlasildigi takdirde tek esli olmak zorunda degil hickimse. eger sizi rahatsiz eden buysa.

ya evlilik bir kere aski öldüren bir sey. soru isaretlerini ortadan kaldiriyor. artik o yazmayinca merak etmiyorsun, aksam eve gelince heyecanlanmiyorsun falan. 5+ yillik iliskinde bastaki yasadigin duygulari hissedemezsin. ayni his devam ediyor diyen yalan söyler.

emek verilerek asilabiliyor. senin ne hosuna gider, onun ne hosuna gider vs konusup uygulamaya gecmek lazim. sizin durumunuzda cocuk da var. ilgi tabii ki cocugun üstünde artik.

kitabi bilmiyorum ama cift terapisi fayda saglar.
0
robert bosch
(27.09.24)
robert tek eslilik yorumu+1

ben bunun cozumunu ayrilmakta buldum:( ayril baris iliskimde dinamik kaliyordum iki ark gibi sagliklimsi gorunende libido agir dususe geciyor ve kendiliginden duzelmek yerine aliskanliga donusuyor
0
ala09
(27.09.24)
kıyafetlerini yere atan ve sorumluluklarından kaçan bir adama karşı şehvet hissedebilmek imkansız bir şey. yetişkin olman lazım önce.
0
titanyum22
(27.09.24)
Doğal bir sürecin niçin bir çözümü olsun ki?

Öncelikle bu karşılaştırmayı yaparken "ölü" ilişkilerden bahsetmiyorum. İki kişinin birbiriyle hiç alakasının kalmadığı ve taraflar bitirmemiş olsa dahi bitmiş denebilecek bir ilişki zorunlu bir durum değil, her ilişki ölmez.

Benim bahsettiğim ve sizin de sorduğunuzu sandığım şey olgunlaşmış bir ilişki.

İlişki ilerledikçe "ilk heyecan" denen şeyin ortadan kalktığı bir gerçek. Burada sizin ne aradığınız önemli.

Uzun süreli ilişkinizde biriyle yeni tanıştığınızdaki heyecanı ve o yenilenmişlik hissini bulamazsınız evet ancak yeni tanıştığınız birinde de uzun süreli ilişkinizdeki yakınlığı, açıklığı ve çok yakından tanıdığınız o kişiyle kurduğunuz ortaklık hissini bulamazsınız.

Yeni başladığınız ilişkide yanınızda biri olsa da aslında yalnızsınızdır. İşin heyecan kısmını oluşturan şey biraz bu aslında. Olgunlaşmış bir ilişkideyse eğer her şey yolundaysa net olarak yalnız olmadığınızı hissedersiniz. Haliyle "heyecan" da düşük olur, çünkü riskler çok daha az. Hele ki bizimki gibi bireyselliğin düşük olduğu ve özellikle de evliliklerde çiftlerin göbek bağı birlikte kesilmiş gibi davrandığı kültürlerde risk çok daha az, haliyle heyecan da.

İkisi cidden çok farklı şeyler ve bunların biri varken diğeri olamaz. Paradoksal bir şey olur sanırım bu. Bir taraftan da garip olan insanların yeni başladıkları ilişkilerde, olgunlaşmış ilişkilerdeki o rahatlık ve güven hissini araması. Cidden kafa yorulsa işin içinden çıkılmaz.

Ancak bu demek değil ki uzun süreli ilişkide sevgilinizle / eşinizle kardeş gibi olursunuz ya da hiçbir şeyi gerçekten içinizden gelerek yapmazsınız. Bu yanlış bir durum, böyle olmamalı. Bu oluyorsa sorun var demek ki.

İnsanlar sanırım henüz daha yolun başındayken biten ilişkileri yüzünden ilişkinin bu ilk evrelerindeki heyecanı ve duygu fırtınasını arayışının temeline yerleştirip hiç istemeden kaybettiği o şeyi tekrar edinmeye çalışıyor. Ama ilişki bundan ibaret değil. Bunun ötesi var ve bu düzeltilecek bir sorun değil, doğal bir süreç.

Her şeyin bir yaşı var tabi, insanların 21-25 hatta çok daha küçük yaşlarda evlenip hayatlarını birbirine bağladıktan sonra yaşamlarının geri kalan süresine ve evlendikleri kişiye bakıp kan deli akarken "e peki ya şimdi?" diye düşünmesi de bir o kadar doğaldır heralde. Uzun süreli ilişki zihnen hazır olunması ve istenmesi gereken bir şey sanırım. Bunu hazır hissettiğinizde yaşamalı ve ne getireceğini bilmelisiniz. O zaman "daha az heyecanlı" bu hayat tam istediğiniz şey de olabilir.
0
akhenaten
(27.09.24)
Sadece evlilikte değil, uzun süreli ilişkilerin neredeyse hepsinde zamanla çiğnedikçe tadı kaçan sakız havası olur.

O yüzden evli değilseniz bir süre dargın/barışık gezer sonunda ayrılırsınız. Evliyseniz farklı dinamikler işin içine girer, daha fazla sabır, daha fazla uyum gösterme çabası... İlişki bu şekilde ayakta kalabilir.
0
kimlanbu
(27.09.24)
(22)

Eşiyle geçimsizlik yaşamışlar, nasıl çözdünüz?

psmstc
Akşam eve gelince çocuğumla biraz oynayıp sonra duş tv telefon yatıp uzanıyorum. Eşim ise mesai sonrası yatıp uzanmamdan çok rahatsız. Dağınık olmamdan bir şikayeti var. Ve en önemlisi bir süredir keyifsizim. Tükenmişlik, Keyifsizlik durumum da muhtemelen ister istemez kendisini etkiliyor. Sabahtan
Akşam eve gelince çocuğumla biraz oynayıp sonra duş tv telefon yatıp uzanıyorum. Eşim ise mesai sonrası yatıp uzanmamdan çok rahatsız. Dağınık olmamdan bir şikayeti var.

Ve en önemlisi bir süredir keyifsizim. Tükenmişlik, Keyifsizlik durumum da muhtemelen ister istemez kendisini etkiliyor. Sabahtan akşama evde sürekli çocukla ilgileniyor. Onun da birikmişliği oluyor üzerinde doğal olarak.

Sabah evde kıyafetimi yerde unuttum diye kızdı. Ben bu sıralar ekstra dağınığım haklı o da düzensizlikten çıldırıyor.

Bu iletişimsizliğimizi kavgalarımızı onun mutsuzluğunu nasıl çözeriz?
0
psmstc
(25.09.24)
ortada iletişimsizlik yok ki hocam kadın açıkça dağınıklığından şikayetçi

Mesela o da sana bu ara çok keyifsizim o yüzden bugün bebekle ilgilenmedim sabahtan beri aç dese :)

Ekstra dikkat edeceksin, kıyafetini ortada bırakmayacaksın, mutfak tezgahında temizlenecek yerine kaldırılacak şeyler varsa onları bırakmayacaksın, bunları otomatiğe bağlarsan sana da iyi gelir bir şeyler yapmış olmak
0
grimavi
(25.09.24)
Akşam eve gelince çocuğumla biraz oynayıp sonra duş tv telefon yatıp uzanıyorum.

Birlikte ortak kaliteli zaman gecirmiyor musunuz? Yukaridaki cumlenizden aksami kendi basiniza geciriyorsunuz gibi anladim.
0
mor oje
(25.09.24)
babanızın dönemindeki kadın köleliği bitti beyler. artık geriye dönüş de yok, kurdun dişine özgürlük değdi bir kere. işinize gelmiyorsa boşanın veya hiç evlenmeyin, bu kadar basit. bu işin başka çaresi yok.
0
titanyum22
(25.09.24)
Abi yazmayayım diyorum da seni bildik bileli burada ruhsal problemlerle boğuşmaların hakkında duyuru açıyorsun. Kadıncağızın başına gelmeyen de kalmadı, hep kendini suçluyor ve kadına haksızlık ettiğini anlatıyordun o aralar. Ne oldu da senin işlevsizliğin ve sağlıksız tavrın kadının suçu, mutsuzluğu, geçimsizliğine evrildi? Ben kaçırdım orayı. Allah karına sabır versin.
0
duygusalatasi
(25.09.24)
Sanırım siz çalışıyorsunuz, eşiniz de ev ve çocukla ilgileniyor. Bu senaryoda belki pek ev işi yapmamayı bekliyor olabilirsiniz, duruma göre bu normalde olabilir ama önemli bazı noktalar var. Arkanızda ekstra iş bırakmamanız lazım, ayrıca çocukları sevsek de insan biraz çocuksuz da vakit geçirmek istiyor.

Neyse kendimi "modern erkek" vs olarak görmüyorum, günümüzün çağdaş yaklaşımları olarak görülen çoğu şeye karşıyım ancak gene de işten geldiğimde direk çocukla vakit geçirmeye başlıyorum, ve genelde çocuk saat 8'de yatana kadar kendi keyfimle alakalı bir şey yapmıyorum.
0
mbond
(25.09.24)
Bazı erkeklerin hayatı boyunca kaç yaşında olursa olsun hep arkasını toplayan bir kadın oluyor. Çocukken ebeveyn anne, yetişkin olduğunda da eşi aynı zamanda ebeveyni oluyor gibi bir şey. Kıyafetini neden yerde bırakıyorsun? Çıkarınca kirli sepetine koy. Bunu neden eşinden bekliyorsun?

İşte bu yüzden yani erkeklerin yaşı kaç olursa olsun bir türlü gerçek anlamda büyüyememesi yüzünden evlilikler çok kötü gidiyor. Evlilik her anlamda çok tatminsiz oluyor.
0
rock n roll
(25.09.24)
eşiniz çalışsın, siz evde çocuk bakıp ev işlerini halledin.
0
Hallegadola
(26.09.24)
konuya ikinci yazışım olacak adam gerçekten çok ilginç buluyorum bunu.
yetişkin bir insan sana geliyor, şu konudan rahatsızım diyor.
sen işine gelmediği için sana söyleneni tamamen görmezden geliyorsun.
ve hatta karşındaki insanın dediği hiçbir şeyi kale almayıp, huysuzluk yaptığını düşünüyorsun.
sonra da bu huysuzluğu nasıl gideririm diye elaleme soruyorsun.
gavurların infantilizing dediği nane bu oluyor herhalde.

"onun mutsuzluğunu nasıl çözeriz?" vay anasını. bu kadın çocuk mu hayvan mı birader cidden ne olarak görüyorsun bi desene
0
titanyum22
(26.09.24)
erkeklerin bu tarz davranışları çiftler arasındaki "yetişkin" denkliğini bozuyor ve kadın bir bakıyor aslında iki çocuğa bakıyor evde. ne libidosu kalıyor ne karşısındaki yetişkin erkek olarak varsaydığı erkeğe sevgisi. sonra da çocuğa davrandığı gibi davranıyor. eşyanı kaldır oğlum, kalk biraz o tabletin başından oğlum vesaire vesaire. siz takım gibi davranmıyorsunuz, bakmakla yükümlü olduğu bir diğer çocuğu gibi davranıyorsunuz.

ana mesaj; yetişkin gibi davranın ki eşiniz de size çocuğa davrandığı gibi davranmasın.

bir de vicdan çok mühim, içten içe çocuk ve ev bakımının ne kadar yorucu ve yıpratıcı olduğunu bile bile ekstra dağınığım yeaaa, bu aralar tükenmişlik sendromum var yeaaa diyemiyor olmanız gerekir. hakkaniyetli davranın eşinize.
0
Phoebe
(26.09.24)
İkinizde gün içinde çalıştınız, hatta belki eşiniz çocuk ev işleri vs derken sizden daha çok yoruldu. Siz eve gelince bir süre sonra yatıp dinleniyorsunuz, ama eşinizin böyle bir lüksü yok. Bir de üstüne ikinci bir çocukmuşsunuz gibi sizin arkanızı topluyor. Bu adil mi şimdi?

Eve geldiğinizde eşinize iş çıkarmak yerine mesai sonra işleri bölüşeceksiniz adil bir şekilde. Yemek mi, evi toparlamak mı, temizlik mi artık her ne gerekiyorsa o akşam. Eşiniz haklı. İki dakika çocuğu eğlemek yeterli çaba değil.
0
inawen
(26.09.24)
onu mutsuz etmeyecek şekilde davranarak sorunu çözebilirsin mesela. sanki kadına allah tarafından mutsuzluk veriliyor da senle bir alakası yok gibi sormuşsun.
0
elorelia
(26.09.24)
Sorun dağınık olman değil ilgisiz olman. Sıradan olmayı seçtiğin sürece önce sen sonra eşin mutsuz hayata mahkumsunuz. Get your shit together
0
hasmetizm 2046
(26.09.24)
işten gelince uzanmak en büyük hakkın. sabahın köründe kalk yol trafik çek. işin stresini çek. evde gelince bir de eşinin bağırmasını çek. kimse işte çalışmayla evde çalışmanın konforunu karşılaştırmasın. gün içinde her türlü vakit yaratıp yumuşak yatagına uzanabiliyor ev ahalisi. işte böyle bir şey yok. sadece biraz daha düzenli olabilirsin. bence eşinle konuş sana daha saygılı olsun.
0
xrated
(26.09.24)
xrated:ın dediğini yapmalısın ki kadın senden boşanıp rahat etsin. dök içindekileri.
0
titanyum22
(26.09.24)
feminaziler basmış burayı :/
0
xrated
(26.09.24)
sen kendinle gecinemiyorsun bence :)
silkelen kendine gel. esin neden calismiyor bi de? bebek yerine cocuk dedigine göre evde anneye muhtac biri yok sanirim?
0
robert bosch
(26.09.24)
yaw bunun için de gidilir mi, zaten bildiğimiz şeyleri söyleyecek, birine daha düzenli ve dikkatli ol diğerine çok sıkma biraz rahat bırak adamı diyecek zaten vs. vs. demeden çift terapisine gidin.
0
yemrem
(26.09.24)
feminaziler duyuruyu ele geçirmeye çalısıyor galiba. sen bunları dinleme.

problemin asıl kaynağı şu: "Ve en önemlisi bir süredir keyifsizim. Tükenmişlik"

bir erkeğin tükenmiş olmak, keyifsiz olmak gibi lüksü asla yoktur. silkelen ve kendine gel. biraz daha geç kalırsan kalıcı olarak çözülemez sorunlarınız.

edit: eski duyurularını da okudum. psikolojik rahatsızlığın var galiba. eşinden saygı görmen için iç sorunlarını çözmek zorundasın. biraz pısırık oldugun anlaşılıyor yazdıklarından. kadınların böyle erkeklere saygı duymadıklarını ilk defa duyuyor olamazsın
0
abelardo
(26.09.24)
xrated ülkede oy kullanan 25 milyon kadın var ve feminist olmayan bir kadın oy kullanmaz. beğenmeyen yallah Arabistana
0
titanyum22
(26.09.24)
Ise baslasin onun maasini da bakiciya verin. Boyle anlar
0
lapaz
(26.09.24)
Uzun yıllar çalışmış sonra da anne olup bir süre evde çocuk bakmış biri olarak erkeklerin bu dışarıda çalışıyorum yoruluyorum tükendim tribinden nefret ediyorum. Nedense hep erkekler tükeniyor hiç kadınların özellikle annelerin tükenme hakkı yok?
Kadın tükensin bakalım bir hafta da full time sen ilgilen çocukla.
Evde çocukla ilgilenmek kolay zannediyorlar herhalde biz de ofise gidip çalıştık hiç de zor değil sabah git akşam gel mis gibi. Ama annelik öyle mi yani kendine ait bir saniye vaktin yok.

Zavallı kadınlar ya hepimiz adına çok üzülüyorum. Biz bu erkolar gibi niye tükendim deyip çocuğu on dakika oyalamayı ebeveynlik göremiyoruz? tişörtümüzü atıp keyifsizim diyemiyoruz. :(
0
kaptan maydanoz
(26.09.24)
feministleri dinleme
taviz tavizi doğurur
daha sonra da bu adamın sınırları yok diye erkek yerine konmazsın.
0
nuisance2
(26.09.24)
(6)

Sizi küçük düşürmeye çalışan iş arkadaşına nasıl konum alırsınız?

psmstc
İyi niyetli, saf, güleryüzlü davrandınız. Fakat topluluk içinde üzerinize oynamaya devam ediyor. Gayri resmî dalga geçer gibi sizin adınızla üzerinize konuşmalar yapmaya çalışıyor. Gevşek, rahat, lakayt bir tip. Nasıl davranırsınız? Nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler…
İyi niyetli, saf, güleryüzlü davrandınız. Fakat topluluk içinde üzerinize oynamaya devam ediyor. Gayri resmî dalga geçer gibi sizin adınızla üzerinize konuşmalar yapmaya çalışıyor. Gevşek, rahat, lakayt bir tip.

Nasıl davranırsınız? Nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(17.09.24)
Tam olarak ne yaptiklarini daha berrak anlatirsan bir fikrim olabilir.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.09.24)
Ben bu tür durumlarda hep aynı şeyi yapıyorum. Açıktan abartmadan tersleyip konuyu sen de hiç şakadan anlamıyorsun mevzusuna getirip evet şaka sevmem diyerek bağlıyorum.

Zaten bariz olduğu üzere şakanın konuyla alakası yok, bu tip insanlar zorda kalınca şaka yapıyoruz şurda demeye getiriyor lafı hemen.

Baştan el atmazsanız ilerde daha zor olur. Kavgaya, dalaşmaya gerek yok. Usulünce tersleyin sadece, hoşunuza gitmediğini açıkça gösterin.
0
akhenaten
(17.09.24)
Aynen ben de ters cevap veriyorum hoşuma gitmeyen bi şey söylendiğinde. Ya da mesela ben mutfakta dururken o sevmediğim kişi de mutfağa gelirse ben sohbetten kopup ortamı terk ediyorum anında. O geldiği için gittiğimi belli ediyorum. Ayrıca hiç özel bişi anlatmıyorum o kişiye, ofisteki diğer kişilerle sohbet edip onunla hiç konuşmuyorum sabah günaydın bile demiyorum. Çünkü neden art niyetli birine günaydın diyeyim? Beni sevmediğini ve arkamdan dedikodu yaptığını bildiğim birine selam dahi vermem.
0
turuncu tonlarda
(17.09.24)
siz de dalga geçer gibi espriler yapın, çirkef olun. ciddileşirse sen de alınganmışsın deyin. anca öyle empati yaparlar. her insan nazik, saygılı davranılmayı hak etmiyor.
0
piranase
(17.09.24)
Uygun fırsat çıkana kadar gelen topları göğsümde yumuşatıp yan pas çalışırım. Fırsatını bulduğumda ise küçük düşürürüm. Sonra toplanamadan tekrar üstüne giderim.
0
nawar
(17.09.24)
Ona kucuk suprizler hazirla
0
Zetnikov
(18.09.24)
(3)

Üzüntü ve kaygı sizce bulaşıcı mı?

psmstc
Üzgün gözleri dolu kaygılı bir insan ortama girdi iletişime geçtiniz. Sizce bulaşıcı mı? Ve ne kadar oranda bulaşır?
Üzgün gözleri dolu kaygılı bir insan ortama girdi iletişime geçtiniz. Sizce bulaşıcı mı? Ve ne kadar oranda bulaşır?
0
psmstc
(10.09.24)
Olumlu/olumsuz çevresel etkenler sizin de ruh halinizi etkileyebilir ama bunu "bulaşıcılık" olarak değerlendiremeyiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.09.24)
Buna bir oran belirleyemeyiz tabii ki. Karsidaki insanin hassasiyeti ve yasadigi tecrubeleri ile alakali tamamen. Hic evcil hayvani olmamis birinin evcil hayvanini kaybetmis birinin hisleri karsisinda his bulasi yasamasini beklemek zor. Anlamayabilir. Nadir olarak anlayan hassas insanlar cikar.

Her gun baya tereddut etmeden canlilari olduren, gomen, atan, sokenlerin oldugunu okudugumuz bu toplumda oran moran bos.

Cogunlugun kili kimildamaz, gozu dolmusmus, karsisindaki endiselenmismis.
0
a perfect lie
(10.09.24)
Giren kişi ailemdense veya çok sevdiğim biriyse benim de gözlerim doluyor genelde.
0
playing star again
(10.09.24)
(6)

Yalnız yaşayan 65 yaş anneme sağlığı için nasıl destek olabiliriz?

psmstc
Babam bir yıl önce vefat etti. Annem evde yalnız kaldı. Ve ara ara kendini depresif mutsuz hissediyor gibi görüyorum. Hobi uğraşısı olsun diye eve dikiş makinesi aldık; yağlı boya resim takımı vb de var. Fakat onlarla da düzenli olarak ilgilenmiyor. Ara ara sadece resim yapıyor. Gençliğinden beri as
Babam bir yıl önce vefat etti. Annem evde yalnız kaldı. Ve ara ara kendini depresif mutsuz hissediyor gibi görüyorum.

Hobi uğraşısı olsun diye eve dikiş makinesi aldık; yağlı boya resim takımı vb de var. Fakat onlarla da düzenli olarak ilgilenmiyor. Ara ara sadece resim yapıyor.

Gençliğinden beri asosyal bir yapısı var. Sık görüştüğü bir arkadaşı yok sadece ablam ararsa her gün veya gün aşırı onunla telefonda görüşüyorlar. Bir kurs vs. asla gitmek istemiyor.

Haftada bir kendisini ailemle ziyaret etmeye çalışıyorum. Torununu seviyor biraz da olsa onunla mutlu oluyor.


Diğer bir konu da annemde horlama sorunu var. Uyku apnesi olabileceğinden şüpheleniyorum. O da uyku kalitesi iyi değilse depresyon stres vs yapabilir diye bir doktordan duymuştum. Yalnızlık ve uyku sorunları derken bunlar da muhtemelen onu etkiliyor olabilir.

Bu konuda sizce zihinsel ve ruhsal sağlığı için nasıl destek vermeliyiz? Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(09.09.24)
Yalnız kalmak o yaş için en önerilmeyen şey. Yalnızlığın ilersi genetik yatkınlıkta varsa alzheimer. Gezilere katılmalı, gezmeli, dertleşmeli anlatmalı. Yoksa depresyon ilaç vs sağlık bozar.
0
mikahakkinen
(09.09.24)
1. Yanınıza alın
2. Evlendirin
3. Ev arkadaşı bulun
4. Huzurevine yatırın

Bunlardan birini tercih etmeniz gerekiyor bence.

Horlama sorununu da biran önce çözün. İlerde hem daha kötü olacak ve hem de yaşlılık nedeniyle çözüm daha zor.
0
Mirket
(09.09.24)
kilo yoksa bir kbb doktoruna gidip baktırmak gerekiyor. bu yaşta deviasyon ameliyatı zorlayabilir ama daha basit konka küçültme operasyonu ile 15 dakikada nefes yolunu açıyorlar. daha pratik çözüm de gece yatmadan önce nefes açıcı burun bandı kullanmak.
0
orpheus
(09.09.24)
Arada gece annenizde kalin.Daha sik ziyaret.Cocuklarla daha sik gozukmesi daha iyi gelecektir
0
turkuaz
(09.09.24)
3-4 günlük yakın mesafe turlarına gitmez mi? birkaç kere sizinle gitse belki sonrasında tek gitmeye cesaret eder. oralarda bol bol yürür, yeni insanlarla tanışır.

hobi kursu içinden gelmiyorsa ikna olmuyorlar

bir de belki bi stk işi olabilir, çocuklar, kadınlar, hayvanlar. artık hangisi içinden gelirse bi stkda bi işin ucundan tutmak ona iyi gelebilir. ben mesela kafe işletirken stk'nın etkinliklerinde çay/kahve sponsoru oluyordum. etkinliğin olduğu hastanede hem stk üyelerine hem de çocukların anne/babalarına çay/kahve servis ediyordum. bu bile bi şeydi o gün orada yorulanlar için.
anneniz de seviyorsa kermes vs işlerinde görev olabilir
0
ofelia
(09.09.24)
@mirket +1
0
Zetnikov
(09.09.24)
(12)

Ağır sosyal fobi yaşayıp bunu yenen var mı?

psmstc
Öncelikle Havadan sudan konuşurken gözleri dolan biri hakkında ne düşünürsünüz? İş aile veya sosyal bir ortamda gözleri sulu sulu sizinle çevreyle konuşuyor. Ne düşünürsünüz, sizi rahatsız eder mi? Sorum ise: beş aydır böyle bir sorunum var. Sosyal fobiden kaynaklı muhtemelen. Bu sorunu yaşayıp aşa
Öncelikle Havadan sudan konuşurken gözleri dolan biri hakkında ne düşünürsünüz? İş aile veya sosyal bir ortamda gözleri sulu sulu sizinle çevreyle konuşuyor.

Ne düşünürsünüz, sizi rahatsız eder mi?


Sorum ise: beş aydır böyle bir sorunum var. Sosyal fobiden kaynaklı muhtemelen. Bu sorunu yaşayıp aşabilen var mı? Nasıl aştınız?
0
psmstc
(03.09.24)
bunun sosyal fobi olduğuna emin misin?
benim bildiğim sosyal fobi böyle bir şey değil çünkü.
0
rentts
(03.09.24)
Ben varım diyebilirim de, böyle birini bulmaktan ne fayda umuyorsunuz onu tahmin edemedim.

Dediğiniz gibi biriyle karsilasirsam biraz sohbete katmaya çalışırım.
0
encokbenisevinnolur
(03.09.24)
Sorum sosyal fobinizi nasıl aştınız? İlaç, üstüne gitme somut örnekler varsa size iyi gelen paylaşabilirsiniz sevinirim @encokbenisevinnolur
0
🌸psmstc
(03.09.24)
adamın göz rahatsızlığı vardır diye düşünürüm bişey demem. niye ağlıyorsun ki?
0
titanyum22
(03.09.24)
@kullaniciadinin dedigini yaparak başlamıştım, sadece travma vs değil de neden çekiniyorum nasıl çekiniyorum o an ne hissediyorum ne aklıma geldi de gözlerim doldu. Bu zaman içinde kendimi izlemeyi öğrenmemi sağladı (önceden mal gibi bakiyormusum onu farkettim).

Sonra iyice analiz edince de bunun oluştuğu durumlara alternatif yer topluluk vbde maruz bırakmak (mesela çocuklu anne babalardan çekindiğimi farketmistim universitedeyken, belediyenin belirlediği ailelerin evine gidip çocuklarına ders çalışmayı içeren gönüllü faaliyeti vardı, ona katılmıştım, bu tarz seyler).

Bunların da kaydını tutmaya devam.
Bazen hikayelestirdigim de oluyordu motivasyon düşüren durumlar üstüste olunca (sonradan öğrendim bu bir terapi yontemiymis, narrative terapi)
0
encokbenisevinnolur
(03.09.24)
Karşınızdaki kişileri kafanızda çok büyütüyorsunuz. Yakın zamanda ayrılık falan oldu mu?
0
sevilen progressive türkücü
(03.09.24)
Ben. Eğitim aldım. Ne eğitimi olduğundan da defalarca bahsettim. Sosyal medyayı azaltıp kendine özen göstermek isteyen herkes alabilir bu eğitimi. Bir kaç yılınızı alır ama farklı bir insan olursunuz.
0
hasmetizm 2046
(04.09.24)
Yeni başladıysa nasıl tetiklendi sorusu önemli olabilir. Sosyal fobi olduğundan emin misiniz?

Genel olarak durumu analiz etmek: ne zaman, kimlerle oluyor, aklınızdan ne geçiyor da gözler doluyor… aklınızdan geçenin olma ihtimali ne kadar, olsa ne olur?
Durumu anladıkça da adım adım kendinize ödev vermek, gerçek sonucu tahmin ettiğiniz sonuçla karşılaştırmak.
0
master of ceremonies
(04.09.24)
Tetikleri fark etmek güzel bir başlangıçtır. Farkındalık oluşmuş sizde kendi içinize bakmayı da öğrenmişsiniz, ne hissettiğinizi de kontrol etmeniz, duygu listesinden destek alarak ne hissettiğinizi tam olarak bilmeniz de faydalı olacaktır. Tetik dediğimiz şeyler genelde geçmişin yansıması oluyor. Geçmişte yaşanan benzer bir deneyim illa ki olmuştur, biri bir şey söylemiş veya yapmış sizi benzer bir hisse ve bir düşünce kalıbına sokmuştur. Düşünce yapınızda meli malı ekler de kullanıyor musunuz? O öyle olmalı bu böyle davranmalı vb.
0
hasmetizm 2046
(04.09.24)
Bu noktada geçmiş deneyiminizi hatırlatacak ve yas tutmanıza olanak sağlayacak bir empati sohbeti işinize çok yarayacaktır.
0
hasmetizm 2046
(04.09.24)
Bu sosyal fobi degil hemen kendine doktor gibi tani koymayi birak doktora git
0
Zetnikov
(04.09.24)
sosyal fobi bu değil.
insanlardan kaçmak, onların yaptığı her davranışı size kasıtlı yapıldığını düşünmek, sürekli kendini hedef sanmak vs

bu gözyaşı boşalımının bir nedeni var . biliyorsanız kolay ama bilmiyorsanız o duyguya ağlıyorsunuz farkında olmadan. burnunuz da akıyor mu?

bir yas var.
ama o yası tutmamışsınız ki kendisini dışarı atıyor böyle.
0
janderzel zartanyan
(04.09.24)
(2)

Kuru göz hastalığı olanlar? Nasıl geçti?

psmstc
Doktor alerjin de var dedi. 3 damla verdi. Avm araba gibi kapalı mekanlarda gözlerim çok hassaslaşıyor. Işığa güneş ışığına karşı da daha duyarlı hale geldiler. Sulanıyor kızarıyor ve yanıyorlar.Gözlerimi sık sık bilerek kırpınca rahatlıyorum. Öyle de dışarıdan deli gibi gözüküyorum. Bu göz kuruluğu
Doktor alerjin de var dedi. 3 damla verdi. Avm araba gibi kapalı mekanlarda gözlerim çok hassaslaşıyor. Işığa güneş ışığına karşı da daha duyarlı hale geldiler. Sulanıyor kızarıyor ve yanıyorlar.

Gözlerimi sık sık bilerek kırpınca rahatlıyorum. Öyle de dışarıdan deli gibi gözüküyorum.

Bu göz kuruluğunun obeziteyle ilgisi olabilir mi eskiden zayıfken böyle bir problemim yoktu çünkü? Ve nasıl geçer tamamen? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(30.08.24)
Aşırı lens takmaktan gözlerim çok kurumuştu. Lazer ameliyatı yapabilmek için göz pınarlarıma silikon tıpa taktılar. Tekini 1 sene sonra çıkarttırabildim diğerini doktor çıkaramadı. Göz kuruluğunu çözdü bu olay ama ağlayınca gözlerim aşırı şişiyordu o yüzden çıkartmak istedim
0
ashleybon
(30.08.24)
benım mevzu bıraz degısık sizinkiyle alakasız ama yaşadıgımı yazayım

kuruluk bende cok fazla PC telefon tablet ışıgına maruz kalınca oluyordu farkettim ki gozumu kırpmıyorum refleksımı kaybetmısım neyse

hepsine mavi ışık filitresi ayarladım

birde erken yatıp en az 8 saat uyuyunca iyi geliyordu
0
Zetnikov
(30.08.24)
(5)

İnsan insanın kurdu mudur gerçekten?

psmstc
3-4 aydır yaygın kaygımın üstüne bir de sosyal fobi eklendi. Fakat insanların korkulacak birer canlı olmadığını kendime telkin ederek bir noktaya kadar iyi hale geldim diyebilirim.Dün bir mesleki seminere katıldım. Böyle kişisel gelişimci birisi tarafından yapılan Show tarzında 15-20 kişilik bir gru
3-4 aydır yaygın kaygımın üstüne bir de sosyal fobi eklendi. Fakat insanların korkulacak birer canlı olmadığını kendime telkin ederek bir noktaya kadar iyi hale geldim diyebilirim.

Dün bir mesleki seminere katıldım. Böyle kişisel gelişimci birisi tarafından yapılan Show tarzında 15-20 kişilik bir grupla soru cevap sohbet-söyleşi tarzı bişeydi. Çok manipülatif de biriydi. Kıl olduğu kişilere böyle örtülü angarya bazı işler yaptırdı. Bir nevi salonda psikolojik hakimiyetini korumaya çalıştı gibi geldi.

Hatta gösteri sonunda bu angarya iş yaptırdığı tiplerden birisi bize kıl olduğunuz için mi böyle angarya yaptırdınız minvalindeki daha üsluplu bir biçimde biraz laf soktu.

Şimdi bakıyorum da insan insana çok yardımcı olduğu destek olduğu da oluyor. Fakat böyle bir yandan profesyonel işte kimsenin kimseyi aslında neredeyse hiç umursamadığını alttan alta gözlemledim. Psikolojik oyunlar, pasif agresif hareketlerle ezmeye ego tatmin etmeye çalışmalar vs vs.

Sorum özellikle son dönemde insanlar kendi arasında bir kayıtsızlık umursamazlık içinde mi sizce?
0
psmstc
(22.08.24)
Evet. Hayvanlar aleminden hiçbir farkımız yok. Bu olanların esnaf arasında olduğunu düşündüm de, eskiden esnaf birbirine müşteri gönderirmiş, ben siftah ettim ama yandaki arkadaşın hâlâ siftahı yok ondan alın denirmiş, birbirini kollarmış esnaf. Bu anlattığım tabloda sırf gıcık olduğu için insanlar üzerinde psikolojik üstünlük kurma çabasına girebilen biri var ve bu kişiden bir de "eğitim" alınıyor... Tam bir ilüzyon, hayvanlar aleminden beteriz.

Bu değerler eğitimi meselesi, medeniyet meselesi bir yerde. Ahlak meselesi. İş ahlakı kadar sosyal ahlak da çok önemli. İnsanların birbirine hiç değilse zararının dokunmamasını hedeflemeleri (hedeflemek değil alışkanlık edinmiş olmak demeliydim) gerekirken vaziyet ortada.

Belki de hassas bir insan oluşun seni bu kadar etkiliyor, uzaklaşıyorsun. Bilmiyorum neler yaşayıp ne yaralar aldığını ama şu çerçeve hiç de sevimli falan değil. Son derece de haklısın.
0
muhayyer divan
(22.08.24)
İnsan insanın kurdudur ancak bunu böyle kabul ettiğinizde korkacak bir şey de yoktur en doğrusu olur sanırım.

İnsanlar yol yordam, usül ve insani yaşam konusunda çok umursamaz evet, ancak başkalarının hayatları konusunda ise aksine her şeyi gereğinden fazla umursuyorlar. Çok garip bir durum var ortada.

Birine başta güvenim sonradan güven puanınızı kırmamalısınız, başta kimseye güvenmeyip zaman geçtikçe olumlu bakış açınızı geliştirmelisiniz. Böyle yaparsanız daha az zarar görürsünüz. Tabi insanlara güvenmemek demek paranoyakça yaklaşmak ya da kaba davranmak demek değil. Sadece resmiyetinizi korumanız yeterli.
0
akhenaten
(22.08.24)
@geveze yazar

Farkını ortaya koydun sevgili bacım. Budur. Sevgiler <3
0
muhayyer divan
(22.08.24)
İnsan nerede çıkarı varsa orada ve onunladır.

İleride 3 yil ki hedefim hayatimdan herkesi cikarmak olacak.
0
Zetnikov
(22.08.24)
Valla öyle derseniz oyle olur, mefhuma da bağlı. Örnek verdiğiniz yerlerde bulundum ve evet o kontekstte işler böyle yürüyor ama insana dair normu belirleyen de böyle tipler değiller, o laf sokan arkadaşa selam olsun :)
İnsan insanın umididir derim ben.
0
encokbenisevinnolur
(23.08.24)
(1)

Bungalov tatil evlerini aile için tavsiye eder misiniz?

psmstc
Ve Güvenilir bu evlerden bebekli aile olarak kiralayabileceğimiz kurumsal bir site var mı?
Ve Güvenilir bu evlerden bebekli aile olarak kiralayabileceğimiz kurumsal bir site var mı?
0
psmstc
(25.07.24)
Bungalov bir yapı çeşidi. Sadece bungalov kiralayan bir site görmedim. Genelde küçük bir otel gibi, pansiyon gibi işletmeler oluyor. Bebekle gitmek için bir engel yok.
Çoğu pek çok turizm şirketiyle çalışıyor. Mesela etstur.com'da 80'den fazla tesis var.

Bence siz tatil yapmak istediğiniz bölgeyi veya tatil için istediğiniz kriterleri yazıp tavsiye isteyin.
0
michael_knight
(25.07.24)
(10)

Evlilik içi tartışmanın kayınpedere gitmesi

psmstc
Eşimle büyük sayılabilecek bir tartışma yaşadık. O da hoş olmayacak şeyler söyledi bense eşeklik ederek çok daha da kırıcı konuştum. Söylediklerimi annesine paylaştı o da kayınpedere. Kayınpeder astığım astık otoriter bir tip. Koruma refleksiyle sana böyle konuşan adamın yanında ne işin var vs. Sen
Eşimle büyük sayılabilecek bir tartışma yaşadık. O da hoş olmayacak şeyler söyledi bense eşeklik ederek çok daha da kırıcı konuştum. Söylediklerimi annesine paylaştı o da kayınpedere. Kayınpeder astığım astık otoriter bir tip. Koruma refleksiyle sana böyle konuşan adamın yanında ne işin var vs. Seni yanımıza alalım diye eşime epey konuşmuş. Şimdi bana da tavır aldı. Eşim de haklı üzülüyor. Şimdi bu krizden nasıl çıkılır sizce?
0
psmstc
(21.07.24)
Her şeyi koşa koşa anasına anlatan insanlar maalesef bu tarz sorunlara yol açıyor. Ne gerek vardı. Kendi içinizde çözmeden anlatılması yanlış. Nasıl çözülür... Araya soğukluk girer, adam kızım mutlu olsun diye ses etmez, sen de kayinpederin her tavrına acaba... dersin ve adama tutulursun. Bazen bir şey bir kere raydan çıktı mı geri eskisi gibi olmuyor. Kayjnpederle olan ilişkin de böyle olur. Kusura bakmayın dersin yolunuza devam edersiniz ama durum bu. Eşinin anlatması yanlış.
0
dedeminhirkasi
(21.07.24)
Ekstrem bir durum olmadığı sürece böyle şeylerin anlatılması kesinlikle çok yanlış.

Eşinizle aranızı düzeltmişseniz kayınpeder tarafını zamana bırakmaktan başka çareniz yok. Belki bu size ders olur ve bir daha bu şekilde kırıcı konuşmazsınız eşinizle. O da hemen yetiştirmesin tabii, en sevmediğim insan davranışı.
0
pispinti
(21.07.24)
Eşinizle arayı duzelttiyseniz gidip kayınpederle yüzyüze konuşup, bir sinirle ağzımdan çıktı diyip gönlünü almaktan başka çare yok.
0
kimlanbu
(21.07.24)
aileye bir şey anlatılmayacağını öğrenmiş oldu eşiniz işte.
0
Hallegadola
(22.07.24)
Biriyle konuşuma ihtiyacı duymuş eşiniz ki ben sizi hatırlıyorum diğer duyurulardan belli ki bu kırıcı konuşma zoruna gitmiş annesiyle paylaşmış ve anna babada evladı koruma iç güdüsü devreye girmiş bunda anormal bir durum göremedim ben tabii ki tavır alır adam hiçbir şey olmamış gibi mi davransın kızına kim bilir neler dediniz. Neyse.

Çıkış yolu zaman, bırakın bir süre kendi haline, sizi iyi görürlerse unutacaklardır. Bizim ailede de benzer şeyler oldu, neler neler unutuluyor bir bilseniz. Siz saygınızdan ödün vermeyin yeter.
0
Kediyi üzdün
(22.07.24)
Aile kavgaları ana-babaya prensip olarak anlatılmaz, ama...
Bunun aması maalesef var. Büyük kavgalar, hele hele işin içine namus vs. tarzı ithamlar ya da fiziksel zorbalık girerse anlatılması gerekir. Şöyle düşünün sizin kızınız olsa anlatmasını istemez miydiniz?
Kpeder bir babanın yapması gerekeni yapmış. Eğer şu anda eşinizle durumunuzu düzelttiyseniz zamanla kriz çözülür. Herkes kavgada ağzından çıkana dikkat eder, hayat devam eder.
0
SiyamkedisiZorro
(22.07.24)
şimdi eski duyurulara baktım da kavga anında ağzıma geleni söylerim vs demişsiniz. abartılı tepkileriniz olduğunu belirtmişsiniz.

normal şartlarda eşle olan kavga asla anne-babaya yansıtılmaz ama üstte bir arkadaşın dediği gibi kaldırılamayacak derecede ağır konuştuysanız son çare olarak babasına anlatmış olabilir. kaldı ki kendisine böyle bi durumla gelen kızına karşı da söyledikleri gayet normal.

son çare olarak eğer gerçekten pişman olup ve özür dilediniz ise sizlik bi durum yok. babayla orta yolu bulduracak olan kişi eşin.
0
elorelia
(22.07.24)
evlilik böyle bir şey değil ya. ben de boşanıyorum ama eski eşten değil de kayınpederimden boşanıyorum gibi (kadınım). bu tip aileler, ı ı h.
0
deartheodosia
(22.07.24)
türk kadını evliliğin, ailenin ne demek olduğunu hiçbir zaman öğrenemedi. evliliklerin çoğu bunlar ana babalarını her halta dahil ettiği için bitiyor. işin zor başkan.
0
sir william jones
(22.07.24)
iyi olmuş, bir daha ağzından çıkana dikkat edersin. el kızını nikahına alınca sahipsiz sanmaman gerektiğini öğrenmiş oldun.
0
titanyum22
(22.07.24)
(14)

İstanbul’daki eski dairelerin alıcısı yok mu?

psmstc
İstanbul’da eski 30 yaş üstü bir eski dairemiz var. Satmak istiyoruz. Fakat hakettiği fiyatlardan ilana koyduk hiç arayan soranı yok. İstanbul’daki Eski dairelerin alıcısı yok mu?
İstanbul’da eski 30 yaş üstü bir eski dairemiz var. Satmak istiyoruz. Fakat hakettiği fiyatlardan ilana koyduk hiç arayan soranı yok. İstanbul’daki Eski dairelerin alıcısı yok mu?
0
psmstc
(20.07.24)
Ben daire alsam 30+ daire almazdim. Hocam zaten depremden insanlarin psikolojisi asiri bozuldu sen olsan bakar misin?
0
Zetnikov
(20.07.24)
Arazisi değerli bir yerde (maslak, bağdat caddesi civarı vb.) değilse ve kentsel dönüşüm ihtimali yoksa zor.
Bu dönemde kredi faizleri yüksek olduğu için ekstra zor.
0
merhum
(20.07.24)
bina yeni degilse adam ona o kadar para verecegine karacaahmetten mezar yeri alir. beklenen istanbul depremi dusunuldugunde ayni sey cunku. sahsen kelepir bile olsa icinde oturmak icin almam ben o evi.
0
bohr atom modeli
(20.07.24)
Aynı süreçten geçtim. Sarıyer’de eski binayı deprem riskinden dolayı eledim. Halbuki beğenmiştim.

Eski binayı hangi durumda alırım? Kentsel dönüşün ihtimali kesine yakındır, yeri de iyidir. Ve acil eve ihtiyacım da yoktur. Alırım, kentsel dönüşüm sonrasında da temize satarım/otururum.
0
kojonotsuki
(20.07.24)
kentsel dönüşüm olsa bile şuan 1,5-2 milyona yakın maliyet çıkıyor. hem daire parası hem kentsel dönüşüm ücreti çok mantıklı gelmiyor.
oturmak için alacaklarda zaten kendini zorlayıp yeni bina almak istiyor.
0
my fault
(20.07.24)
hiç arayan soran yoksa hak ettiği fiyatı fazla düşünüyor olabilirsiniz maalesef
0
ted
(20.07.24)
Var, Türkiye çoğunlukla kaderci bi ülke. Deprem dolayısıyla eleyen anca bizim çevremiz vardır. Mesela eski evler daha büyük olur, tavanı yüksek olur vs bu sebeple bile başka yerden sallıyorum 60m2 alacağına sizin evi almak isteyen çıkabilir. Fakat fiyat yüksek geliyordur.(son zamanlarda emlak krizi var galiba gerçekten)
0
nhk ni youkosu
(20.07.24)
Fiyat yüksek olmalı :)
0
gabe h coud
(20.07.24)
Hakettiği değer kime göre neye göre.İnanın tam değerinde koysaydınız 1 günde satardınız.Diğer ilanlara bakarak hakettiği değeri belirlemişseniz yanılırsınız
0
ayağiniza gelen overlokçu
(20.07.24)
şu an eski daire satmak için hiç iyi bir ortam yok. piyasa ölmüş, ev alan yok zaten. fiyatlar reel olarak daha da düşecek. illa satmak istiyorsanız fiyatı epey düşürmekten başka çareniz yok.
0
abelardo
(20.07.24)
varsayalım 5 milyon istiyorsunuz. benim de o param olsun. yenice bir binadan aylık 50bine kiralık bir daire tutuyorum. 5 milyonu bankaya atıp aylık 200bin civarı faiz elde ediyorum. 50binini kiraya veriyorum. 150bini anaparanın üstüne atıyorum ve devlet babanın müteahhit evlatlarını kollamak için çıkaracağı uygun faizli konut kredisini kolluyorum.

deprem gerçeği ve alım gücünün yok olması şu an dairenizi ancak arsa payı ederinde satabilmenizi sağlar. bu durum da imarın düşürülmemesi yahut arazinizin rezerv alan ilan edilmesi gibi bir ihtimali varsa dairenizi alacak kişi sadece ciddi bir risk satın almış olacaktır.

herkes parasını faize gömdü. nacizane tavsiyem takas seçeneklerine de açık olmanızdır.

edit: yazım hatası
0
phonex
(20.07.24)
hakettigini düşündügünüz fiyat gerçekte hakettigi fiyat degildir. o yüzden satılmıyor. Fiyatı daha hakettigi seviyelere indirirseniz rahatlıkla satılır.
ayrıca maraş depreminden de sonra eski binalar artık insanlara korku veriyor. beklenen büyük istabul depremi de cabası.
bu gibi durumlarda fiyatı daha da düşürürseniz canı kıymetli olmayan bir alıcı bulabilirsiniz
0
limonlu eksi
(21.07.24)
Genelde eski ev sahipleri fiyatlarını belirlerken kensel dönüşüm SONRASI alacağı fiyattan az düşüğünü istiyor. Halbuki bir sürü risk var. Deprem var, müteahhitle uğraşmak var, 1,5-2 sene kiraya çıkmak zorunda olmak var, 1-2 milyon arası ilaveten müteahhite para ayırmak zorunda olmak var. Bir de eskiden (bundan 10 sene önce) yeni daire stoğu yeterli değildi, artık yeni daire var epey, dolayısıyla maalesef fiyatınız yüksek kalmıştır sizin.
0
SiyamkedisiZorro
(22.07.24)
Link at, bir bakayim.
0
osssy
(22.07.24)
(2)

Kaygı, üzgünlük, depresiflik vb duygular bulaşıcı mıdır?

psmstc
Bir grupta bir kişi bütün gruba bu tarz duyguları hızlıca bulaştırabilir mi? Veya iki kişi arasında bulaşır mı?
Bir grupta bir kişi bütün gruba bu tarz duyguları hızlıca bulaştırabilir mi? Veya iki kişi arasında bulaşır mı?
0
psmstc
(13.07.24)
Kimse kendinde olmayan bir duyguya, düşünceye tetiklenmez. Karşındakini sorunlarında derinlesmeye itersin en fazla, yanlışı yok bence.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Sunu kesin biliyorum bazi ortamlarda bazi insanlar mod dusurebiliyor yada negatifleyebiliyor.

O tarz insanlardan sahsen ben uzak duruyorum zaten 1gr enerjim var onuda harcayamam
0
Zetnikov
(13.07.24)
(6)

Mümemmeliyetçilik,başkalarının düşüncelerini aşırı önemsemek,özşefkatsizlik

psmstc
Mükemmeliyetçilik, başkalarının düşüncelerini aşırı önemsemek, diğerlerini kendinden daha değerli önemli kendini daha az değerli görmek. vs vs vs Bunlar değişebilecek şeyler mi? Kişisel çalışmayla nasıl ne kadar değişip aşılabilir?
Mükemmeliyetçilik, başkalarının düşüncelerini aşırı önemsemek, diğerlerini kendinden daha değerli önemli kendini daha az değerli görmek. vs vs vs

Bunlar değişebilecek şeyler mi? Kişisel çalışmayla nasıl ne kadar değişip aşılabilir?
0
psmstc
(11.07.24)
şema terapisini düşünebilirsiniz. bir psikolog ile görüşün.

öz şefkatsizlik üzerine ben bu şekilde yardım alıyorum. ilerleme kaydettim.
0
art cat chocolate
(11.07.24)
Terapiye git. Inanmazdim boyle profesyonel yardim islerine falan ama hafif hafif ilerliyorum.
0
Kittie
(11.07.24)
Bir kere bence mükemmel olmaya çalışma. Çünkü mükemmel insan olamaz. Örneğin; hasta oluyorsun, yerinden kalkamıyorsun. Aynı anda her işe yetişemiyorsun, çok calışmana rağmen sınavda başarısız olabiliyorsun. Yemek yapıyorsun güzel olmayabiliyor, birden fazla haneden oluşan sayıları kafanda carpamıyorsun. Halbuki mükemmel olsak bu böyle olmazdı. Biz insanız makine değiliz. Bilgisayar bile bazen error veriyor.
0
rock n roll
(11.07.24)
Bunlar kader değil, gerçekten değişiyor. Ayrıntılı olarak da anlatmaya çalışacağım günün ilerleyen saatlerinde.
0
sekizdokuzon
(11.07.24)
Kişisel olarak aşamazsın. Öz şefkat ve sevgiyi kendine veremezken, yaşadığın her farkındalık sende daha fazla utanç yaratır ve olumsuz duygularını daha çok besler.
Kendini sevmeyi öğrenmek zor bir süreç. Elinde bir şema, sistem yoksa farkındalıkların ile öylece kalırsın olduğun yerde.
Demek istediğim tek başına araştırıp okumak sana bilgiyi sağlar ama bu bilgi ile ne yapacağını bilmiyorsan daha da üzer seni. Bu yüzden bir sisteme ihtiyacın var.
Ya parasını verip terapiye başlayacaksın, uzman seni yönlendirecek. Ya da şiddetsiz iletişim vb grup olarak kendini, duygularını, ihtiyaçlarını, utançlarını tanıyacağın bir eğitime katılacaksın. Ondan sonra terapi alacaksın üzerine. Her şekilde desteğe ihtiyacın var. Başka insanlardan yardım istemek sanırım zor geliyordur sana. Önündeki Yolculuğu ben son 3 senede tamamladım. Soruların olursa yardım etmekten keyif duyarım.
0
hasmetizm 2046
(11.07.24)
Terapiye gidecek imkanın olmaz ise iki okuma tavsiyem olur:

1. Rahmetli Doğan Cüceloğlu'na sağken mail yazmıştım, böyle böyle şöyle şöyle demiştim ben napıcam demiştim. Sebeplerinden en önemlileri de bu saydığın şeylerdi tabii. Cevabı şu olmuştu:

Değerli muhayyer divan;

Mektubunuzu okudum.

Size bir önerim var. Lütfen önce benim İçimizdeki Çocuk kitabını en az iki kere okuyun. İlk süratle anlamak için okuyun. Daha sonra uygulamaları yaparak tekrara okuyun.
Onu bitirdikten sonra, Gerçek Özgürlük kitabımı da iki kez okuyun. İkinci okuyuşunuzu notlar alarak yapın.
İki kitabı da okuduktan sonra bana tekrar yazın, kendinizi hatırlatın.
Ne gibi iç görüler elde ettiniz, onları da yazın.
O zaman video konusunu düşünürüz.
Selamlar. Tanıştığımıza memnun oldum.

Doğan Cüceloğlu"

2. David Burns'ün İyi Hissetmek isimli kitabını bütün yönlendirmeleri harfiyen yerine getirerek okumak.

Bu ikisi çok iyi gelecektir.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
(6)

Terapi sürecinde öğrendiğiniz ve bazen uyguladığınız teknikler var mı?

psmstc
İçimdeki çocukla temasa geçme vb. türü sizi iyileştirdiğini hissettiğiniz teknikler var mı? Paylaşabilir misinizŞimdiden çok teşekkürler...
İçimdeki çocukla temasa geçme vb. türü sizi iyileştirdiğini hissettiğiniz teknikler var mı? Paylaşabilir misiniz

Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc
(07.07.24)
m.imdb.com

Bu filmde aradığın şeyler var, aslında film değil de bir pskiyatr ve arkadaşı ile olan biriyle sohbeti
0
grimavi
(07.07.24)
Geçmişe gidip çocukluğunu teselli et şeyleri beni güldürüyor ve odaklanamıyorum. Daha somut şeylere ihtiyaç duyuyorum:

Otomatik düşünme formu. Zor ama öğrendikten sonra faydasını görüyorsunuz.
Mod tespit formları. Bunun için önce modlar hakkında bilgi sahibi olmanız gerek. Mod terapisi - psikonet yayınları size rehber olabilir.
0
ruhen hastayim ben
(07.07.24)
Yok. Tam tersi terapilerin ne kadar şeytani olduğunu anladım. Terapilerin sizin huzurunuz için değil, çevrenizin huzuru için var olan şeyler.

Hiç büyük konuşmam ama bu konuda benle aşık atacak adam yok, o derece tecrübem var. Gitmeyin.
0
numlock
(07.07.24)
Çok güzel bir soru. Uzun süredir terapiye giden bir psikolog olarak; kendimle konuşma tarzımı fark etmek; başarısızlığımda, utandığımda, tembelliğimde ya da iyi şeylerde nasıl konuşuyorum kendimle, kızarak mı alay ederek mi yoksa şefkatle mi, destekleyerek mi..bir şeyin üzerinde çok çabalamışsam ve olmuyorsa yeni yollar aramak, tekrar başlamak yerine bir süre durmak.. bana iyi gelen bazı rutinleri zor gelse de devam ettirmeye çalşmak.. kötü taraflarım (şeytani bir kötü) olduğunu kabul etmek.. bazen bazı yorumları bir süzgeçten geçirmeden aldığımı fark etmek; çok mantıklı görünse bile bana uygun olmayabilir…bir şeye çok değer veriyorsam, çok yüceltiyorsam (yorum, olay, kişi..) tam tersi şeklinde de bir düşünmek ve genelde tam tersine inandiğımı ve kaçtığımı bulmak eğlenceli derecede şaşırtıcı oluyor. Aklıma gelenler bunlar:)
0
entellektuelmankurt
(07.07.24)
Çocukla temasa geçmenin iyileştirici tarafı elbette var. Çocukluk utançlarımızı, travmalarımızı, çok üzücü anıları veya büyük kayıpları empatik bir alanda paylaşmak çok iyileştirici. Peki nasıl?
Öncelikle yaş tutmuş oluyoruz. Korkmuş/üzgün vb duygulardaki Çocuk halimiz ile bağlantı kuruyor ve çocuk halimize empati veriyoruz.
Nasıl bir empati?
Çocukken yaşadığınız üzücü bir olayı düşünün, paylaşacak kimseniz de yoksa bu bir travma kabul edilir zaten. O ana gidip çocukken ne hissetiginize odaklanınca, o konforsuz duygular çok yoğun canlanır, gerçek hissettirir, işte o an yetişkin haliniz çocuk halinize empati verebilir, yalnız olmadığını güvende olduğunu söyleyebilir.
Meditasyon ve empati alıp verebilme deneyimi gerektirir bu işlemler.
Ne işe yarıyor?
Yetişkin halimizden empati almış çocuk halimiz sakinleşir. Bu aslında yetişkin halimizde karar alırken, düşünür ve konuşurken, otomatik eylemlerimizi sözlerimizi belirlerken çocuk halimizden görevi devir alıp yetişkin halimize vermek içindir.
İçimizdeki çocuğa empati verdiğimizde, o zamanlarda yaşadığımız zorlukların tüm hayatımızda etkisi olan söz, düşünce ve eylemlere dönüştüğünü fark ederiz. Tüm amaç farkındalıktır. Farkında olduğumuz zaman değişmek ve güzelleştirmek için kararlar alıp, güçlü adımlar atabiliriz.
Hayatında bir eksiklik hisseden herkes faydasını görecektir bu kişisel özen çalışmasının.

@numlock sohbet etmek istersen eğer, düşüncenin neden hatalı olduğu konusunda ikna edebilirim seni. İlgini çekerse mesaj at kanki.
0
hasmetizm 2046
(08.07.24)
iyi bir terapistle kuracağın ilişki dışında bir çözüm yok. içimdeki çocuk, aile dizimi, meditasyonlar vs bi sürü şey denedim gitmeden evvel. kendinle temas etmemek için güzel kaçış yöntemleri oluyor gibi geliyo şu anda

@numlock, terapi için değil ama antidepresanlar için aynı şeyi düşünüyorum
0
olmaz
(08.07.24)
(1)

Bipolar olanlar depresif dönemlerle nasıl başa çıkıyorsunuz?

psmstc
SB
SB
0
psmstc
(06.07.24)
Bipolar değilim. İlaçla başa çıktıklarını biliyorum ama.
0
sekizdokuzon
(06.07.24)
(9)

Yıllar sonra evlilikte heyecanı, ilgiyi, neşeyi nasıl canlı tutuyorsunuz?

psmstc
Bizim 5-6 sene oldu. Çocuktan ve zor yaşam koşullarından sonra Bir yüz eskimesi karşılıklı heyecanı ilgiyi yitirme kayıtsızlık durumları var.Nasıl aşarız? Aşanlar nasıl yapıyorsunuz?
Bizim 5-6 sene oldu. Çocuktan ve zor yaşam koşullarından sonra Bir yüz eskimesi karşılıklı heyecanı ilgiyi yitirme kayıtsızlık durumları var.

Nasıl aşarız? Aşanlar nasıl yapıyorsunuz?
0
psmstc
(28.06.24)
Aşmak yok, uyum sağlamak var. Kimse kendini kandırmasın, anlık yükselmeler olur da bundan sonrası monoton.

Kim kimi her gün görür de bıkmaz ağa düşününce bile bunaldım.
0
pavlis
(28.06.24)
Hevesi ve merağı canlı tutmak için oldukça emek sarf etmek ve zaman ayırmak gerekiyor. Ben macera ve keşif hislerini canlı tutmanın önemli olduğunu düşünüyorum bu konuda. En basit yolu da doğada yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek, tercihen dağ zirvelerine ulaşmak. Konfor alanından çıkıp fiziksel bir mücadeleye ekip olarak girmek yanında eğlence ve başarı tatmini de getirecektir. Herkes doğayı sever. Yarışmacı olmak da çok keyiflidir. Challenge'ları tiktok yerine gerçek hayatta gerçekleştirmek tamamlanmış hissettirir.
0
hasmetizm 2046
(28.06.24)
Youtube-Dr. Gülcan Özer. Güzel tespit ve uygulanabilir önerileri var.
Beniö tecrübelerim; birbirimizi ihmal etmemek önemli. Çocuk, ezber bozduran bir durum. Güvendiğiniz biriyle işbirliği yapıp, çocuksuz bir hafta sonu iyi gelir diye düşünüyorum. Aranızdaki bağa dikkat çekmek istiyorum bir de. Zayıfladığında ya da koptuğunda, ilişkideki konumunuzu konforsuz duygular eşliğinde görebilirsiniz. O bağı canlı tutmak için tüm şeffaflık ve kırılganlığınızla kalbinizi açmak güven duygunuzu tazeler. Özlem duyduğunuz günler ya da spesifik bir gün seçip; serzenişte bulunmadan sadece o güne dair hislerinizi ve özleminizi dile getirmek, bir başlangıç olabilir.
0
from where i ride
(28.06.24)
beraber aktiviteler +1

mumkunse cocuksuz. cocuk kucukse neneye dedeye teyzeye vs. birakilabilir mesela veya basbaba biseyler yapilir. cocukla da tatil yapilabilir tabii...

gulumsemek, el tutusmak, kucuk surprizler gibi basit seyler de guzel. Turk kulturunde insanlar bu konularda daha "kasinti" oluyor ve muhafazakarlik da var. daha rahat olmak gerekiyor bazen. ya da yapabildiginiz kadar.

not: evli degilim. cocugum yok :)
0
ermanen
(28.06.24)
ilişkide heyecan olması durumunu anlamıyorum. aynı heyecan döngüsünü yaşamaya devam etmek istiyorsa bir insan zaten evliliğe hazır değil demektir (sorunun yanıtı değil gibi ama). tekdüzelik de güzel bir şey.
0
deartheodosia
(28.06.24)
Eger ingilizceniz varsa Esther Perel ve Gottman Institute cok guzel kaynaklar yayinliyor bu konulara iliskin, ozellikle uzun sureli iliskiler ve evliliklerle ilgili.
0
kassiopeia
(28.06.24)
ortak aktivite vs. yalan dolan o işler. kısa vadede işe yarar, sabun köpüğü gibidir.

ilişkilerin doğası bu, bi noktadan sonra monotonluk kaçınılmaz. sevgi geçer, saygı baki kalır lafı var ya, çıkış noktası bu gibi durumlar işte.

ya bunu kabulleneceksin ya da bu diyardan göçeceksin. sanma ki herkes ilk günkü heyecanında, aşkında yaşıyor. hele çocuk olduktan sonra.
0
hops
(28.06.24)
saygı çok önemli.
0
kumandanim
(28.06.24)
bizde çocuk yok, başladı böyle şeyler :D

bazen birlikte aktivite yapıyoruz.
bazen libido tavan yapıyor evden çıkmıyoruz.

ama genellikle ev arkadaşı gibi takılıyoruz herkes kendi kabuğuna çekiliyor.

normalde önceden daha sık birlikte vakit geçirirdik ama tükettik sanırım.

dedikleri gibi sıkılmak kaçınılmaz gibi duruyor. yani ilişkiler de hayat gibi sinüs dalgası gibi inişli çıkışlı. insan bazen kendinden bile sıkılıyor, sürekli gördüğün bir insandan da sıkılmak normal bence.

o yüzden başka arkadaşlar, hobiler falan olmalı.
0
ananiyimioguz
(28.06.24)

İBB cadde bostan plajına giden var mı? Yoğunluk nasıl?

psmstc
ve hangi günler saatler yoğunluk daha az olur?Şimdiden teşekkürler....Edit: Gittik ücretsiz, çok kalabalık ve su çok pis. Bir curcuna var. Gitmek isteyenlere bilgisini vermek istedim..
ve hangi günler saatler yoğunluk daha az olur?

Şimdiden teşekkürler....


Edit: Gittik ücretsiz, çok kalabalık ve su çok pis. Bir curcuna var. Gitmek isteyenlere bilgisini vermek istedim..
0
psmstc
(23.06.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.