Giriş
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(1)

Yillar once, okul baskinlarina dair bi tartisma yapilmisti duyuruda

üğpoıuy
Amerika gibi yerlerde okul basip tarama yayginken ulkemizde boyle bir eylem cesidi olmayisina dair tespitler yapilmisti. Hatirlayan var mi? Bulabilen olur mu? Hangi anahtar kelimeleri kullanmam gerektigini bulamadim
Amerika gibi yerlerde okul basip tarama yayginken ulkemizde boyle bir eylem cesidi olmayisina dair tespitler yapilmisti. Hatirlayan var mi? Bulabilen olur mu? Hangi anahtar kelimeleri kullanmam gerektigini bulamadim
-1
üğpoıuy
(15.04.26)
@sivrisinek, gonderiler altinda tartismalar tehditler dönüyordu. Buna mahal vermemek icin olabilir. Liseliler neye ozenilecegini tam tahlil edemiyo malum
-1
🌸üğpoıuy
(15.04.26)
(2)

keen sandalet nerede satılıyor?

duyuru
online var ama fiziksel olarak görüp deneyebileceğim dükkan var mı? ben hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
online var ama fiziksel olarak görüp deneyebileceğim dükkan var mı? ben hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
0
duyuru
(13.04.26)
Spx lerde
0
üğpoıuy
(14.04.26)
spx'lerde yokmuş bu arada. belki eskiden vardır ama bugün gittiğim mağazadaki görevli hiçbir spx mağazasında olmadığını söyledi.
0
🌸duyuru
(18.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+1
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(9)

atmden döviz çekme sorunu

kondansator
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
0
kondansator
(12.04.26)
enpara'nın uygulamasında, anlık olarak hangi atm'de hangi döviz türü bulunduğunu gösteriyordu. belki bahsettiğiniz bankaların uygulamalarında da vardır.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Kullandığınız bankanın atm bul şeklinde web sitesinden arama yaptığınızda, döviz çekilebilen diye filtreleme yapabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(12.04.26)
Şu haritada gideceğiniz ATMyi tıklarsanız açılan pencerede o ATM de hangi dövizln bulunduğu yazıyor.

www.cepteteb.com.tr
0
Mirket
(12.04.26)
Ek: benim deneyimimde euro dolar isaretli atmlerin hicbiri doviz vermiyordu. Cok bel baglamaman adina oneri
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Genelde turistik ve sanayi bölgelerinde oluyor bu atmler
0
Unde bach canim
(12.04.26)
TEB'den euro çekiyorum
euro belli ATM'lerde oluyor ve çok nadir durumlar hariç 15 senedir her çektiğimde euro vardı. benim için 3-4 tane ATM var toplamda farklı şehirlerde, hep oraları kullanıyorum.
uygulamadan kontrol edin.
siz muhtemelen euro'yu zaten vermeyen bir ATM deniyorsunuz
0
subcomponent
(12.04.26)
web sitesinde euro verebilen atmleri gösteriyor ancak içerisinde euro olup olmadığını göstermiyor. dolayısı ile atm ye gittiğimde yine çekemiyorum. zaman zaman gidip deneyeceğim mecbur
0
🌸kondansator
(12.04.26)
ben her gittiğim yapıkredi atm'sinden çekebiliyorum eğer döviz veren atm ise. çekim limitlerinizden fazla çekmeye çalıştığınız için olabilir çünkü limiler epey düşük. günlük 400€ olması lazım yapıkredide çekim limiti.
+1
zozjotejmnk
(13.04.26)
@zozjotejmnk 200 euro denedim çok da degil aslında
0
🌸kondansator
(13.04.26)
(5)

1 mayista ipsala yogun mu olur

üğpoıuy
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
0
üğpoıuy
(11.04.26)
geçen hafta pazar günü babamlar dönüşte rezil oldular :) 7-8 saat beklediler. ama genel durumu pek bilmiyorum, tecrübeliler daha iyi yönlendirirler.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.04.26)
Bir instagram hesabı vardı kapılardaki yoğunlukları gösteren. Bulursanız ona bir bakın.
Otobüs firmalarını arasanız belki onlar da söyler.
-1
michael_knight
(12.04.26)
Dünya üzerindeki hiçbir yer yoğun olmasa bile ipsala olur :D
Hele tatillerde aman diyim. Burnunuzdan gelmesin. Biz tatil olmayan bir haftasonu geçerken bile minimum 3 saat bekliyoruz
+1
wild honey suckle
(12.04.26)
Sabah saat 6 7 gibi peki?
0
🌸üğpoıuy
(12.04.26)
Sabah 6-7de de yoğun olur.
+1
Mcfly
(12.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(8)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(3)

Öğretmenlerin dikkatine: Test hazırlama aracını test edin!

fatihdr
Öğretmenlerim, sizler için Test Studio isimli bir araç geliştirdim. Sınavlar, ders notları, testler ve yazılılar hazırlayabilmeniz için çok pratik bir araç.https://teststud.ioSite şu an emekleme aşamasında, kendi deneyimlerim doğrultusunda hazırladım, Optik Okuyucu vs. gibi özellikler de ilk fırsatt
Öğretmenlerim, sizler için Test Studio isimli bir araç geliştirdim. Sınavlar, ders notları, testler ve yazılılar hazırlayabilmeniz için çok pratik bir araç.

teststud.io

Site şu an emekleme aşamasında, kendi deneyimlerim doğrultusunda hazırladım, Optik Okuyucu vs. gibi özellikler de ilk fırsatta entegre edilecek. Sizler de kullanıp gördüğünüz eksiklikleri, karşılaştığınız sıkıntıları, tavsiyelerinizi benimle paylaşabilir misiniz?
+4
fatihdr
(07.04.26)
Favladim uygun zamanda bakayim eline saglik
+1
üğpoıuy
(07.04.26)
Eline sağlık hocam deneyeceğim
+1
rodeocu
(08.04.26)
hanıma göndereyim hemen.
+1
antihero
(08.04.26)
(9)

Trafik kazasi deger kaybi olaylari

üğpoıuy
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
0
üğpoıuy
(06.04.26)
kendin karşının sigortasına başvurabilirsin. dava gereksiz.
karşının sigortasının değer kaybı birimine ulaşman gerekecek. onlar senden kaza raporu eksper fatura ehliyet dilekçe ıvır zıvır isteyecek. belgeleri gönderince birkaç aya yatar para.
0
jelly bear
(06.04.26)
kendiniz yapabiliyorsunuz. komisyoncu sırtlanlara paranızı kaptırmayın boşuna.
bahsettiğin şey "araç yattı parası" ise onun için dava ve avukat zorunlu evet.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(06.04.26)
Yok arac yatti parasi degil, aracin artik "kazali" olmasi sebebiyle ugradigi deger kaybinin tazminini diyorum
0
🌸üğpoıuy
(06.04.26)
evet tam olarak onu alıyorsun.
0
jelly bear
(06.04.26)
arayıp vekaletname isteyenlere vermeyin. Tanıdığınız avukat varsa onunla yürütebilirsiniz dava sürecine gidilecekse. Önce Değer kaybını sigortadan talep edeceksiniz. Onlar kendi hesaplarına ve limite göre bir miktar yatıracaklar. hasarın durumuna göre yeterli olmaması halinde dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Kalan kısım için sürücü ve araç sahibine dava açabilirsiniz.
0
aquarium
(06.04.26)
ben dilekçeyi ve gerekli belgeleri mail atarak almıştım, direk hesabıma yatırdılar. (1 hafta falan sürmüştü sanırım) mailin teyidini alın ama.

bu %15 komisyoncuları karşı tarafın yatırdığını beğenmeyip süreci uzatarak kendilerine daha fazla koparmanın peşinde. bunu bir de iyi bir şeymiş gibi size anlatırlar.
0
Improbable
(06.04.26)
peki bu neden iyi bi şey değil @improbable? tamamen bilmediğim için soruyorum
0
mezzosprite
(06.04.26)
@mezzosprite yani senin yapabileceğin bir şeyi allayıp pullayıp, alacağın tutarın %15'ine, hatta süreci uzatarak daha da fazlasına çökmelerinin iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. 15 günde alacağını 6 ay - 1 yıl sonra almak, onu da kırpılmış bir şekilde almak bana göre değil.

bir de adınıza işlem yapabilmek için vekaletname isteyecekler ki ayrıca cebinden vekalet ücreti çıkacak peşin peşin, oh miss. bunun için işini gücünü bırakıp notere gideceksin, sıraya gireceksin falan oof düşündükçe ruhum daralıyor :)
0
Improbable
(07.04.26)
O zaman karsi tarafin sigortasina ulasip hallediyoruz.

Bizim kasko yapmiyor di mi bu isi bu arada? Yani ben kaskodan deger kaybi aliyorum, onlar da karsinin sigortasindan alsin gibi bir sey hatirliyorum sanki
0
🌸üğpoıuy
(07.04.26)
(6)

25 yaşına girecek kadın arkadaşa bu kamera alınır mı?

psipsipsi
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim. https://www.teknosa.com/fujifilm-instax-mini-12-yesil-fotograf-makinesi-p-783250308
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim.

www.teknosa.com
+1
psipsipsi
(04.04.26)
Anlık 5000 liralık boşa masraf, bunların filmleri pahalı, yurtdışından alternatif uygun fiyatlı film sipariş etme imkanı da kalmadı, kısa bir heves sonrası içindeki filmler bitince kenara atılır
+2
grimavi
(04.04.26)
Telefondaki fotolari yazdiranlari var. Onlar daha mantikli

Tasarimi cocuksu degil bence, f
0
üğpoıuy
(04.04.26)
15 yaş hediyesi olarak daha tatlı olur bence.
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
Bir kere kullanılıp kenara atılacak ürünler listesinde. Cep telefonları varken çok gereksiz
0
Unde bach canim
(05.04.26)
kullanim olarak dusunmeyin. hediye olarak dusunun. bence guzel bir hediye.

cevremdeki kadinlarin pek cogunda var bu ve kullanmasalar da severek bahsediyorlar. esime de benzer bi cihaz aldim mesela zamaninda, hala ara sira heyecanla gidip bir foto cekip yazdirdigi oluyor.
0
aguen
(05.04.26)
bunun yerine lomo'lara bakın derim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(11)

Emzirmek zor değil mi?

sacrilegious
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğ
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğinde kolum tamamen uyuşmuş oluyor. Böyle giderse 6 ay sonunda omurga/boyun sağlığı bakımından tükeneceğim.

emzirme yastığı da hiç rahat ettirmiyor beni, alçak kalıyor. Siz buna nasıl bir çözüm buldunuz ya? Yeni bir koltuk dahil herşeyi almaya/yapmaya hazırım. Yeter ki bi çözüm bulayım. Lütfen yardım edin.

Teşkkürler.
+3
sacrilegious
(30.03.26)
Hamile kalmadan iyi bir vücut yapmak ve hamilelikte ve sonrasinda bunu korumak önemli.
Yoksa her sey cok zor zaten.

Ben vakit buldukça spor yap derim. Su an bebek baya hafif cünkü gelecege göre.

Bilmis bilmis konustum cocugum falab yok ama arkadaslarimdan gördügüm bu :D herkesin cocugu oldu bi anda etrafimda.
-8
Purple life
(30.03.26)
ben erkeğim, buna ilişkin ahkam kesmek pek doğru olmaz ama sadece "Neden kimse bundan bahsetmiyor?" sorusuna bir yorum yazasım geldi. emzirmenin zorluğundan bahsedilmemesi doğuma ilişkin genel yaklaşımın bir parçası. genel olarak hamilelik, doğum ve bebek büyütmekle ilgili zorluklardan hiç söz edilmiyor. toplumsal bir uzlaşı var sanırım benim de haberdar olmadığım. mantığı şu olabilir, birçok kadın için çocuk yapıp yapmamak bir tercih değil, o nedenle zorluklarından bahsetmenin ona hiçbir faydası yok. zaten "bir gün kesinlikle doğum yapacağım" diye düşünen bir kadına hamileliğin, doğumun ve çocuk büyütmenin zorluklarından bahsetmek gerçekten anlamsız olabilir; ufak tefek zorlukların olduğu ancak bunların herkesin başına geldiği, bir şekilde atlatıldığının söylenmesi bu durumda daha tutarlı.

günümüzde ise çocuk yapıp yapmamak azımsanmayacak sayıda kadın için zorunluluk değil tercih oldu. kadınlar artık çocuk yapmanın artılarını ve eksilerini değerlendirerek bir karara varabiliyor. bu nedenle geçiş aşamasında olduğumuzu ve emzirme de dahil olmak üzere hamileliğin beden üzerinde yaptığı değişiklikleri, doğumun risklerini ve çocuk büyütmenin yükünün artık daha fazla tartışılacağını düşünüyorum. bunu yapanları "bizim nüfusumuzu azaltmak isteyen dış güçler" gibi saçma sapan argümanlarla eleştirenlere de akıl fikir diliyorum.
+3
duguit
(30.03.26)
2 çocuğumu da iki sene emzirdim ama iple çektim bırakacakları günü. Hiç öyle diğer anneler gibi bebeğim emerken gözlerimden kalpler çıkmadı. Kesinlikle haklısınız emzirmek çok zor ama sizinki yenidoğan sanırım. Azıcık sabır, herkesin bebeği farklı şekilde rahat ediyor. Bana sorarsanız en rahatı yanına yatarak emzirmek. Bu konuda çok şikayetçi değildim, daha çok 2 yaşına gelene kadar yenidoğan gibi saat başı uyanıp emmelerinden şikayetçiydim:/ Ömrümün 4 senesi zombi gibi geçti, hala da uykum çok bozuktur sırf bu emerek uyuma huyu yüzünden
+3
kullanicadi
(30.03.26)
emzirme yastiginiz yoksa alim hemen. cocugu destekleyen, kollarinizi serbst birakmanizi saglayan bir sey.

onun disnda duguit +1
0
taurina
(30.03.26)
Size yardımcı olamayacağım maalesef ama yine de yazmak istedim. Spor yapmadım ama hiç zorlanmadım. Kişiden kişiye değişen bir şey demek ki. Benimki sık ama kısa kısa emiyordu büyük ihtimalle ondan zorlanmadım. Emzirme yastığı da almıştım ilk günler kullanmaya çalışıp rahat etmemiştim.
0
ekimoloji
(30.03.26)
Evet emzirmek zor haklısın. Ve rahatsız bi şekilde devam etmek çok yıpratıcı olabilir.
Beni ziyarete gelen bir arkadaşım çocuğu farklı bi pozisyonda tutmayı göstermişti ona da o zaman emzirme danışmanı mı ne göstermiş. Şimdi tarif etmesi zor. Şu aşağıdaki linkte koala pozisyonu diye geçiyor ona yakın bişeydi.
www.atelierbabbi.com

Demek istediğim biri göstermese hiç akla gelmeyecek pozisyonlar var ve bunlardan birinde daha rahat etmeniz mümkün olabilir. Biraz bakın isterseniz linkte başka da var seçenekler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.03.26)
memeyi çocuğa değil çocuğu memeye getirmek çok önemli, kendiniz normal dururken hangi pozisyonda rahatsanız o pozisyonda emzirin.
emzirme yastığını daha yukarı geçirebilirsiniz belinizde durmak zorunda değil.
normal yastık kullanabilirsiniz, emzirme yastığı herkese uymayabiliyor.
cuddle curl yapabilirsiniz, yattığınız alan ve siz buna uygunsanız cuddle curl'de uyuyabilirsiniz de (önemli güvenlik kuralları söz konusu).
anneler grubumuza bekleriz yukardan
0
mezzosprite
(31.03.26)
hahaha ekşici erkeklerin yorum yapmadığı bi bu konu kalmıştı.
+1
plastic_angel
(31.03.26)
Emzirmek cok zor ama o en zor hali bi 4 ay falan sürüyo sanirim. Sonra hem bebegin emme sıklığı azaldigindan, hem de bir seyler yerine oturdugundan yavas yavas kolaylasiyo (bence). O yuzden o zorlu donemi kimse hatirlamak istemiyor olabilir :)
0
üğpoıuy
(31.03.26)
Benim çok yakın arkadaşım da yeni doğurdu. Hem dedikleriniz hem meme reddi yüzünden çok sıkıntı çekti gerçekten. En beklemediğimiz şey oldu yani doğumdan sonra. Kızın psikolojisi bozuldu resmen. Zaten lohusalık acayip bir dönem, biliyorsunuz. Bu yüzden kendi isteğiyle anne sütünü bırakıp tam zamanlı mamaya geçti, rahat etti. Çok zorlanılan noktada mama gayet iyi bir seçenek. Bebek önemli evet ama anne çok zorlanıyorsa kendi psikolojisini ve beden sağlığını önceliklendirmeli diye düşünüyorum bir kadın olarak.
0
inawen
(31.03.26)
benim kız çok kısa süre emiyordu da ben yine de yatarak emziriyordum. yan yatıyordum. öyle rahat ettim. mama destekli de gidiyorduk. o sebeple çok yormadı. yatarak deneyin imkan varsa. ama bebek ağırlaştıkça kucakta zorlaşıyor. oturmaya başlayınca oturarak filan emer, kolaylaşır.
-1
elorelia
(31.03.26)
(5)

ormanda tatil yapılacak yer

tabudeviren
şöyle bir mekan var mı? orman içinde bungalov ev. içinde banyosu falan var. çevrede gürültü unsurları yok.sessizlik var. çıkıp orman içindeki patikada yürüyüş yapabiliyorsun. Türkiye'de veya dünyada böyle bir yer var mı?seçenek yoksa, bungalov ev olmayıp otel olsa da olur.. asıl mesele ormanın içind
şöyle bir mekan var mı?
orman içinde bungalov ev.
içinde banyosu falan var.
çevrede gürültü unsurları yok.
sessizlik var. çıkıp orman içindeki patikada yürüyüş yapabiliyorsun.
Türkiye'de veya dünyada böyle bir yer var mı?

seçenek yoksa, bungalov ev olmayıp otel olsa da olur.. asıl mesele ormanın içinde olması ve yürüyüş yapılabilecek bir yol olması.
0
tabudeviren
(29.03.26)
Dünyayı bilmem de Türkiye'de bu var: hizirkamp.com
0
prole
(29.03.26)
fotrsapka
(29.03.26)
nubaistanbul.com

Gittiğim bir yer değil ama benzer sebeplerden favorilemiştim.
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
Karadenizde dolu
0
üğpoıuy
(29.03.26)
karadeniz çok geniş bir tanım olmuş.
örnek var mı? ilçe, konum?
0
🌸tabudeviren
(30.03.26)
(8)

bu cocugu neden rahat birakmiyorlar?

tuborg yesili
https://x.com/haber/status/2037442910585548947?s=46&t=VLm5l0IhCzhlUr6lCJz7VAYa profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
x.com

Ya profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
0
tuborg yesili
(27.03.26)
Yardım isteyen insana yardım edebilirsiniz, bu çocuk görünen o ki yardıma ihtiyacı varsa bile yardım istemiyor. Umarım bir gün ister ve doğru zamanda doğru kişilerle iyileşme sürecine girer, istediği gibi bir hayatı olur.

Rahat bırakılmamasına ayrıca kızıyorum. İnsanlar işe yarar hissetmek için ya da gündemde tutunabilmek için başkalarının alanlarına münasebetsizce dalmaya ve özel hayatlarının gizliliğini ihlal etmeye bayılıyorlar. İşgüzarlık değil sadece, ben art niyet olduğuna da inanıyorum.
+1
starbuck
(27.03.26)
Ne yapmışlar ki. Yıllarca evden çıkmayan birinin evine gidip doğum günü kutlamanın nesi kötü. Ailemde öyle biri olsa elimden geleni yaparım.
0
gabe h coud
(27.03.26)
bu çocuğun neredeyse aynısı bizim ailede de var. tek farkı bizimki dışarı da çıkıyor arada. geçen bayramda gittim 100 kilo olmuş, saç sakal aynı böyle. tanımasam yolda görsem karşı kaldırıma geçerim korkarım. annesi emekli bi evleri var başka da gelirleri yok. yemek dışardan söyler ev yemeği yemez, gecesi gündüzü belli değil, sabah 5e kadar oyun oynar 5te yatar akşam 5'te geri kalkar devam eder.
biz de çok konuştuk ettik ama olmuyor. düzelmek istemeyene yardım etmek mümkün değil maalesef.
+2
matilda
(27.03.26)
Basit pasta kesimi degil, sonrasinda saz calip sarki soylemisler cocuk o kadar mutsuz duruyor ki, sonrasinda da roportajda sarkiyi eslik ettin eglendin vs gibi bisey soyluyorlar, yooo sarkiyi bile bilmiyorum en basit yerini soyledim diyor.

Ben bunu yardim olarak gormuyorum bu tam gostermelik show bence, kimsenin kamera arkasinda cok da ilgilendigini dusunmuyorum. Genel bakis acisini sormak istedim o nedenle ama burda da bunu "yardim" veya "iyilik" gorenler var, ilginc.
+1
🌸tuborg yesili
(27.03.26)
Losttaki jack sendromu
0
üğpoıuy
(27.03.26)
anksiyete ve depresyon teşhisi koyulup tedaviye başlanmıştı daha önce. bilmiyorum devam ediyor mu, tedavi bırakıldı mı.
kamera ile gelip zorla doğum günü kutlatmak evet iyi değil. yapanların niyeti iyi mi, kötü mü, yardım etmek mi değil mi bilmiyorum ama saf yardım niyeti olsa neden kamera ve hatta basınla gelip ulusal basına haber yapsınlar.

kendi halinde bırakın, öyle mutlu işte, otursun evinde bilgisayarla oynasın, napıçak dışarı çıkıp da gibi söylemleri doğru bulmuyorum. aile ve sosyal politikalar bakanlığı mıdır, belediye midir bilmiyorum profesyonel olarak ilgilenmeli o aile ile.
+1
biseysorcaktim
(27.03.26)
Arkadaşın kesinlikle profesyonel desteğe olduğu açık ve fakat o destek bu videodaki şahısların yaptığı şey değil, her ne yapıyorlarsa.

İyiniyetli olarak bi' şey yapmaya çalışıyor olabilirler ama bu yaptıklarının doğru yol olduğu manasına gelmez.
Bu adamı zorla taşıyarak berbere götürdüler, daha büyük dalyaraklığı çok az gördüm, gerçi dalyaraklığın en büğüy böylesine sosyal fobisi olan bir bireyi kameraya çekip haber olarak servis etmek heralde.
+5
kumandanim
(27.03.26)
ben yapilanda kotu birsey gormedim ama bu sekilde duzelmeyecegi acik.
0
cooperr
(27.03.26)
(11)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(10)

Buyukbaba mi dersiniz dede mi

üğpoıuy
Hangi yoredensiniz?
Hangi yoredensiniz?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(21.03.26)
30 küsur sene önce dede diye seslenirmişim babamın babasına.

işin ilginci 90'lık ninem hiç dede sözcüğünü kullanmaz. hep böyük bubam diye konuşur.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
babam; babasının babasına büyükbaba derdi.
biz babamızın babasına dede derdik ama babamın büyükbabası bizi düzeltirdi "dedeniz benim o sizin(oğlundan bahsediyor) büyükbabanız" derdi.
yine de büyükbaba bize geçmedi nedense. ayırmak için dedemize sakallıdede derdik(kendisi tam bir aksakallı dedeydi rahmetli), büyükbabamızdan da isim+dede şeklinde bahsederdik.

karadeniz.
0
late viper
(21.03.26)
Bizde her zaman dede deniyordu ama biraz daha yaşlılar dededen de baba diye bahsediyordu tabii sadece erkek tarafından dedeler için geçerli bu, ayrım yapmak için genelde "Halil deden" şeklinde bahsediyorlardı.
0
mbond
(21.03.26)
Adamı bize dede diye tanıttılar.

Abim ile kuzenlerim çocuklarına kendi babalarını dede diye tanıttılar.
0
put it in your appropriate place
(21.03.26)
ikisi aynı şey değil ki. dedenin ana babası büyükanne büyükbaba oluyor.
0
neira
(22.03.26)
Buyukx diyen zengin ve elittir
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Benim için dede demek anne ve babamın babası demek. Büyükbaba ise dedelerimin babasıydı. Bundan başka bir şekilde düşünemiyorum.

Haliyle oy bile veremedim, çünkü ikisi aynı şey değil. En azından ben böyle gördüm.
0
akhenaten
(22.03.26)
Büyükbaba bana dublaj Türkçesi gibi geliyor. Aklıma hemen Heidi geldi mesela.
+1
peki madem
(22.03.26)
Dede.
Büyükanne/büyükbaba yaygınlaşamaz çünkü bir ortamda zikrederken ali dedem de şöyle demişti demek kolay iken büyükbabam ali, ali büyükbabam gibi kullanımlar adamın dilini kördüğüm eder. Olmuyor yani.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.26)
Valla ben epey büyüdükten sonra ogrendim insanlarin dede dedigini. Dede bizim icin "etraftaki tüm yasli adamlar" demekti. Büyükbaba ise bize ait olanlar xd

Karadeniz
0
🌸üğpoıuy
(23.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(14)

sizce kapatarak doğru yaptım mı?

baldan kaymak
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin su
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu aramıyorum ki red flag green flag sorayım, nasıl hayatlarınız var.

Peşin: erkek kişisiyim.

Dün, çalışma arkadaşımın da çağırmasıyla iş yerinde bir arkadaşımın sunum gösterisine katıldım.

Gösteri kadınlara yönelikmiş ama ben bunu oturana kadar bilmiyordum, sonradan fark ettik. Çıkamadım da hemen, gösteriyi sunan arkadaşım da herkesin için de ilgi gösterip gelip desteklediğim için teşekkür etti. %99 kadın gelenlerin, biz sohbete daldığımızdan farketmedik bile.

Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım yani partnerim için aldım bende.

Günü konuşurken akşam telefonda: partnerime anlattım ve paketi ona getireceğimi söylediğimde 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı.

Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim. Böyle diyince de 'sen kadınlarla ilgili şeyleri anlatıp, bak bana da ilgi var' dedirtiyorsun ve egonu tatmin ettirip, bana kendi içimde seni kaybetmemeli havası veriyorsun dedi, bende 'umursamıyorum bile ben bu tür şeyleri, başkası yazsa ben dönmem, yapıma aykırı, bana ters' dedim. Sonra o kelimeye takıldığım 'ılık' kelimesine döndüm. Bana 'böyle bir profille yapamam ben' dedi ve iyice çıldırdım 'Neredeyse 1 yıla yakın bir aradayız, bunu şimdi mi söylüyorsun' dedim. Sonrası kıyamet. Kavga ettik. Küfür falan etmedim elbette ama çok yükseldim, o da yükseldi daha da üstüne basa basa, sonunda da o şiddetli konuşmaya direnemedim. O kadar ki sesleniyorum, duymuyor bile sıfır iletişim. Çok rahatsız oldum, kapatabilir miyiz dediğimi hatırlıyorum. Birkaç sefer, lütfen kapatalım dediğimi hatırlıyorum sonunda ciddi olduğumu ve çok rahatsız olduğumu anlayınca durdu. Bende kapadım.

Kapadım ama çok üzüldüm. O öyle demese yükselmezdim. Dışarı çıktım, içim daraldı ama o kadar üzgündüm ki bi anda titremeye başladım, yok toparlayamıyorum ve içim rahat değil. Aradım 15 sn sürmemiştir belki; özür diledim, hoşçakal dedim.

Sonra bir daha konuşmadık. Siz olsaydınız ne yapardınız, vicdanıma rahat olmasını söyleyeyim mi?

bir kadına yada erkeğe öyle denmemeli. Hayır avcılık yapsam daha az gam yerdim. Böyle söylemesi de dokundu gururuma amk, biz onu düşünelim o da gitsin ne desin. Bak yine sinirlendim. Size partneriniz ılık/oynak (kadınlar arasında bunun karşılığı ne bilmiyorum) dese ne tepki verirdiniz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
saygısızlığa tahammül edersen daha büyüğünü görürsün mutlaka. benim başıma gelse partnerime anlattıktan sonra güler eğlenirdik bu duruma.
+6
antihero
(12.03.26)
Ne dediğine çok da takılacağımı sanmıyorum. Sorun dediği bir şeyde değil, bunları demesinin altında yatan agresif, suçlayıcı güvensizlikte. Sıradan bir olaya verdiği anlamsız yoğun tepkide.

Ama ılık demesindense avcı demesi daha sorunlu aslında. Kız arkadaşınız var ve erkekseniz eşcinsel değilsinizdir, bu da bunu sadece sinirle söylenmiş boş bir söz yapar. Avcı peki? Bu neden daha az sorun olsun ki? Gerçekten avcı olduğunuza inanıyor olabilir. Sorun bu değil mi?

Sırf iş yerinden bir arkadaşımın sunumuna katıldım diye bu kadar kurduysa nasıl olur bilmiyorum. Bilmeden katılmış olmam da önemli değil, canım istemiştir katılmışımdır. Güler eğlenirdik +1

Not: Bu cevabı olayın geçmişinde yatan ek sebepler olmadığını varsayarak veriyorum. Bu olayı tetikleyen sebepler olabilir, örneğin siz bilerek veya bilmeyerek kız arkadaşınızı sürekli kıyaslayan veya kıskandıran, kaşıyan biri olabilirsiniz; o da nihayet böyle bir tepkiyle patlamış olabilir. Bu onu tek başına haklı yapmaz, ama verdiği tepkiye bir anlam yükler. Şu an çok manasız duruyor. vs. vs.
0
akhenaten
(12.03.26)
fevri hareket ettiğinde haklı bile olsan kaybediyorsun, bunu öğrenmiş oldun. bir krizi-haksızlığı o an çözmek zorunda değilsin.
0
orpheus
(12.03.26)
Tam anlayamadım kız arkadaşınız sizinleydi ve bu dediklerinizi o mu size söyledi? Yoksa çalışma arkadaşınız ile beraber gittiniz siz kız arkadaşınıza vermek üzere hediyeyi aldınız ve bunun üzerine arkadaşınız mı bu lafları söyledi?

Büdüt :şimdi anladım galiba hediyeyi kız arkadaşınıza vermeniz üzerine olmuş.

Konudan bağımsız bana veya başkasına "sen de biraz ılıksın" gibi şeyler söyleyen insanlar ile zorunlu olmadıkça (iş gibi durumlar yani) konuşmam. Benim için kırmızı çizgi diyebiliriz.
0
peki madem
(12.03.26)
öncelikle o kadar kopuk bi anlatım olmuş ki anladığım şeyi doğru mu anladım emin değilim. kıskanmış ve agresif biçimde saldırmış.
0
deartheodosia
(12.03.26)
saka misin böyle biriyle yuva mi kurulur ömür mü gecer. bittigi iyi olmus.

ama sen de sinirini kontrol etmeyi düsünerek tepki vermeyi ögrenmelisin. ben de. herkes. :)
-1
Purple life
(12.03.26)
ben de tam anlayamadım. şu kısımda olay örgüsü kopuyor:

"Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım için aldım bende. 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı."

anladığım kadarıyla bunu kız arkadaş diyor, ama nerde diyor, ne zaman diyor. neyi kapadınız? telefonda mı diyor? neye ithafen diyor? ona ne anlattın da böyle bir tepki verdi?

ama genel olarark iş yerinde bir sunuma (konusu ne olursa olsun) katılmakla avcılık, ılıklık ilişkisi kurulması çok absürd. sevgilim öyle bir şey dese o kadar şaşırırdım ki tepki veremezdim ilk başta ama sonra ayrılırdım heralde. ayrıca ılıklık filan hiç hoş değil, tam bir argo ve kezban ağzı.

yaptığın şey o kadar normal bir şey ki, yani istersen bile isteyerek katıl sunuma, hiçbir şey sevgilinin o düşünce yapısını haklı çıkarmaya yetmez. ben de erkek ve heteroseksüel olduğum halde, kadınlar günü sunumları olsun, lgbt kulübünün sunumları olsun her şeye katılıyorum. maksat çalışmamak ve networking yapmak.
+1
king lizard
(12.03.26)
vicdanınız rahat olsun bence, yaşadığınız durum nereden bakarsanız saygısızlık. sebebi ve konumu ne olursa olsun sizinle bu şekilde konuşan biriyle zaten anlaşmanız pek mümkün görünmüyor zira karşı tarafın konuşma şekli bel altı vurmak ve direk saldırıya geçmek gibi görünüyor, bu sadece basit bir kıskançlık yada öfkeyle açıklanamaz. kabul ettiğiniz / edeceğiniz her böyle durum da bir başka duruma yol açacaktır. anlatımınızdan anladığım kadarıyla kendinize şunu sormanız yardımcı olabilir; eski kız arkadaşlarım/ yada varsa eski eşiniz veya ailem yada arkadaşlarımın kız arkadaşları yada hatta burada yazan kişiler bu duruma böyle bir tepki verir miydi, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum ? sadece buradaki cevaplar bile hak etmediğinize kanıt niteliğinde görünüyor. sizi olduğunuz haliyle kabul etmeyen ve sizi anlamayan, anlamak istemeyen insana hoşçakal dışında bir kelime söylememek kendinize borcunuz bence..
+1
darthvader
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Siz haklısınız hocam, bence ayrılmanız sizin faydanıza.
+2
kumandanim
(13.03.26)
Seni tanidigim kadariyla (evet burada okuduklarim) olayin anlattigin gibi olmadigini ve kadinin hakli oldugunu tahmin ediyorum :)
+1
üğpoıuy
(13.03.26)
herkes burayı kaçırmış:

"Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim."

ılık değil de ga... mı deseydi acaba bilemedim. sevgilinin, başka erkek seçeneklerini değerlendirmesine açık birisin. kadın bunu bildiği için sinirli ve güvensiz. ona izin verdiğine göre böyle şeyler senin için normal ve demek ki sen de hala arayışta ve değerlendirme sürecindesin.

sen kendin red flagsin, sevgilin ne olsun?
+4
art cat chocolate
(13.03.26)
Orayı kaçırmadık birkaç kişi anlamadık yazınca sonrada eklenen bilgi.
+1
peki madem
(13.03.26)
Abi boyle kavga nedenleri sadece bizim Turk milletinde oluyor nedense.Soyle iki adim geriye cekilip baksaniz o kadar sacma sapan kavga nedenleri ki bunlar.Sebebin sacmaligi yuzunden mantikli bir ogut vermek de zor.
0
turkuaz
(13.03.26)
(3)

Yaş ortalaması anketi

Bruce
Şu cinsiyet ve yaş belirtin sorularında görünce aklıma geldi, 25 yaş altı kimse yok sanki burada; size de öyle geliyor mu?
Şu cinsiyet ve yaş belirtin sorularında görünce aklıma geldi, 25 yaş altı kimse yok sanki burada; size de öyle geliyor mu?
📊 Hangi yaş grubuna dahilsiniz

Bu anket sona erdi. 106 oy kullanıldı.

+1
Bruce
(08.03.26)
Vardır. Niye olmasın? İlişki sorularında kendini büyükmüş gibi gösteren ama ergen gibi davranan kişi sorusu çok fazla mesela.
-2
Mirket
(09.03.26)
Duyuru da bizimle birlikte yaşlanmış :') buradaki çoğu kullanıcı eskidir diye tahmin ediyorum, 20li yaşlarda tanıştık duyuruyla. Böyle giderse bizim kuşağın ölümüyle beraber sitenin selası da okunur.
+7
sadakatsiz
(09.03.26)
@sadakatsiz, bunu yazmaya gelmistim. Onlar basamagi 1 olan yaslar cogunluktaydi :') vay be
+4
üğpoıuy
(09.03.26)
(3)

Yavuz sultan selim koprusu kapali mi

üğpoıuy
Ne zaman acilicak
Ne zaman acilicak
0
üğpoıuy
(08.03.26)
Avrupa’dan Anadolu’ya geçiş yönü kapalı.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
Aslinda tam kapali sayilmaz da, gidis gelis 2ser serit olacak sekilde tek taraftan vermisler traifigi galiba, guncelleme olsun
+1
🌸üğpoıuy
(08.03.26)
Avrupa’dan Anadolu’ya tam kapalı. Kameralardan bak.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
0
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
-1
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
0
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(14)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(30)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(11)

63 günlük bebek

camlicagazoz
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy nor
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy normal mi?
0
camlicagazoz
(12.02.26)
oglumuzda da maalesef benzer bir sorun yasamistik. 3450 gr dogup 2900a kadar dustu. Sut yetmiyor diye kisisellestirmemek lazim. bir cok doktor gezdik en son bir profesor kalori hesabi yapip anne sutune ek mama ihtiyacini hesapladi. o gunden sonra da oglan toplarmisti. mama konusunda cok on yargiliydim ve o gune kadar istememistim ancak farki gorunce kendimi cok kotu hissetmistim.
kilo kaybi yuzunden sarilik tehlikesi de atlatmisti ve surekli uyuyordu. uyandirmak bile cok zordu.
+2
zseak
(12.02.26)
Kilo ve boy ideal gorunuyor bence. Zaten doyup doymadigini gunluk cisli bez sayisindan (min 3tu diye hatirliyorum), kaka sayisindan ve genel huzursuzluk halinden anliyorduk sanirim.

Edit: mutlu uzun omru olsun :) gozunuz aydin. Bence turp gibi hic uzulmesin esiniz butun kadinlar bu tedirginligi yasiyor
+1
üğpoıuy
(12.02.26)
Günde 4-5 kere bez degistiriyoruz.
0
🌸camlicagazoz
(12.02.26)
İlk haftalarda tüm yeni doğanlarda benzer durum yaşanır. Benim kızımda da oldu.

Nedeni ile ilgili zamanında şöyle bir bilgi okumuştum. Anne karnında su içerisinde bulunduğundan bedeni ve derisi çok fazla su tutması ve doğum sonrasında suyun kaybı ile hızlı kilo verme olarak gözüküyor.

Bu durum tüm yeni doğanlarda görülen bir durum.
0
kaiserr76
(12.02.26)
Hayırlı olsun.
Verdiğiniz bilgilere göre gelişiminde bir eksik görünmüyor.
Beslenmeye mama eklendiğinde genelde yavaş yavaş annenin sütü azalmaya başlıyor diye biliyorum. Bu konuda çok bilgili veya tecrübeli de değilim ama ben öyle sanıyorum.

Çocuk doktorunuza net şekilde bu endişeyi sorup net cevap alana kadar sormaya devam edin. Annenin de sizin de aklınızda şüphe kalmasın.

Anne, endişesinin önemsiz görüldüğünü aman asla hissetmesin.
0
michael_knight
(12.02.26)
Tombul bebek merakı ileride morbid obez evlat elde etmekle sonlanır, eşin aklını başına devşirsin bak. Ben babaanne ve muhallebi kurbanıyım, daha ilk bebeklikte un nişasta ve şekerle mahvettiği bağırsak floramı asla normale döndüremedim (annemin de payı var, bütün suç babaannemde değil rahmetli). Eşin sakın ola ki ek gıdaymış hazır mamaymış bilmem ne lafına girmesin. Ayrıca bebeğe meyve püresi de vermeyin, pür şeker. Sakın. Emsin emebildiği kadar. Sanki benim çocuğum, çok hassaslaşıyorum bu konuda. Çok çile çektim arkadaş evladınızın beslenmesine dikkat edin.
+1
muhayyer divan
(13.02.26)
sikinti yok gibi. kilo aliyor ve uzamis.
ac kalan bebek uyumaz, aglar surekli.
0
cooperr
(13.02.26)
Allah analı babalı, sağlıkla büyütsün inşallah.
Her şey normal hatta iyi görünüyor. Annelerin var böyle evhamlari. Bizim oğlan 3 yaşına girecek İlk zamanlar Bizim hanım da böyleydi.
Yazdıklarına bakılırsa sarılık bile olmamış demek ki anne sütü işe yarıyor.
0
etna
(13.02.26)
benim eşim de benzer durumu yaşamıştı acaba sütüm yetmiyor mu diye. aman aç kalmasın diye ağladıkça emzirdi. şimdi 13 aylık ve gece her uyandığında meme isteyen bir bağımlı oldu. emzik de asla tutmadı. umarım sizinki emzik alır. hayattaki en büyük şansınız olur bebeğin emzik sevmesi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
Hiç telaş etmeyin. Genel durumunda bir problem yoksa hiç meraklanmayın.

Bizimki de düşük doğum ağırlığı ile doğdu. Sonradan 3-4 ayda tosuncuk oldu çıktı :)

İlk bir iki ay biraz telaşlı olmanız da çok normal. Doktora rutin kontrollerinizde danışın o sizi rahatlatır. İyi sizi sakinleten insan iletişimi yüksek bir doktor olması da çok iyi olur.

Allah analı babalı büyütsün İnşallah güzelliklerini görün hep :)
0
mahmuttt
(13.02.26)
3100g / 50cm normal dogum kilosu ve boyu icinde. düsük ya da yüksek degil.
bebekler dogumdan sonraki ilk hafta dogum agirliklarinin %10'u hatta bazi durumlarda %15'i kadarini zaten kaybediyorlar. bu da normal bir sey. yani kiziniz bir haftalikken muhtemelen 2800g falandi. bunun üstüne kilo almaya ve uzamaya baslamis.
bebegin sivi tüketiminin yeterli olup olmadigi islak bez sayisina, bebegin kilosunun ve boyunun yeterli olup olmadigi ise persentile göre belirlenir. eger persentil icinde altlara dogru kaymiyorsa sorun yok. sayet her ay ölcümde persentili azaliyorsa ilk önce emzirme teknigi degerlendirilir, emme süresi ve emme miktari degerlendirilir, bundan sonra mama destegi baslar. yani mama destegi aslinda düsünülenin aksine son care olarak düsünülür. mamada da PRE ibaresi önemlidir, üstünde PRE yazmayan mamayi kullanmayin.
eger böyle bir sikintisi varsa esinizin, sertifikali bir IBCLC'den danisma almakta fayda var (doula gibi hippie büyücülerinden degil). isini bilen bir IBCLC, tongue tie, cheek tie gibi degerlendirmeler de yapar ek olarak ve sübyana ve anneye cok ciddi konfor saglayabilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(20)

Özgür Özel de gazımızı alıyor olabilir mi?

ananiyimioguz
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi ge
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi genel profilim dışında davrandığımı gördünüz mü? Nickim mi farklı geliyordur nedir bu yeni gelenler bi ön yargılı davranıyor, hayır olsun bakalım. 3 kuşak chp li aile, dedemin ecevitle fotoğrafı var mk. sülale solcu zaten. gelmiş bana yok işte troll, kimin uşağısın, seçim kampanyanız hayırlı olsun falan... Hasta mısınız nesiniz eleştiremeyecek miyiz? Diğer tarafta allah ile kuran ile aldatan var da, bu tarafta atatürk ile aldatan yok mu yani? Diğer taraf satılmış da, bu tarafta olamaz mı yani? Özgür Özel'in performansını ben de çok beğeniyorum özellikle Kılıçtardan sonra fakat içimde ister istemez hep bi şüphe, hep bi acaba var. Onu anlatmaya çalıştım. Demediğinizi bırakmadınız. Sanki gelin akp ye oy verelim dedim. Sanki gelin oy kullanmayalım dedim. Sadece ne düşünüyorsunuz, böyle bir şey olursa şaşırır mısınız veya farkında mısınız ülke siyasetinin ne kadar pis olduğunu... demek için sordum.

Paranoyaklığımı mazur görün ama sanki abd + akp, yoluna çıkabilecek her şeyi aşağı çektiği veya pist dışına ittiği için, ya da yıllardır her dediğini yapan kılıçtar gibi bir casusu oynattığı için...

Artık benim mantığım şöyle diyor: Aday Ekrem İmamaoğlu idi, içeri aldılar.
Aday Mansur Yavaş deseler onu da bir şekilde içeri alırlar.
E Özgür Özel arkasına rüzgarı aldı gidiyor ne zamandır. Bu adamı durdurmuyorlarsa...

Demek ki sanki yine amaç kitleyi onun arkasına takıp, muhalif tarafı oyalayıp, yine son anda yanlış bir hareket yaparak herkesi yine uçuruma sürüklemeyi amaçlıyorlar gibi geliyor.

Yoksa bu adama bu kadar miting yaptırmaz, bu kadar konuşturmazlardı gibi geliyor.

Ne diyorsunuz?

Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim, Muharrem İnce zamanında dillendirmeye çalışıyordu ama çok da net söyleyemiyordu. Ama sanki gücünün yetmeyeceğini veya suikaste gideceğini falan da biliyordu. Yine de bu oyunu oynamaya devam ediyordu.

Sanki tüm siyasiler (yakın gördüklerimiz, iyi bildiklerimiz bile) onlara biçilen görevi oynuyor, biz de oyalanıyoruz, bir yandan soyuluyoruz, sömürülüyoruz... Gibi geliyor.

Aksini ispatlayabilecek veya düşünen var mı?
-8
ananiyimioguz
(10.02.26)
Tabi ki gazımızı alıyor, Eko içeri alınınca hemen Amerika'ya baktılar sarı kafa ne diyecek diye, sarı kafa, sayın cumhurbaşkanımız ile ortadoğu konusunda anlaşınca, 'sen dışarda benimle ol, içerde ne yaparsan yap karışmayacağım' deyince iş bitti zaten.

Ayrıca özgür özel sosyalist bilmemneler birliğinden de çok öyle bi destek falan göremeyince anladı bişey olamayacağını.

İşim gereği her partiden epey siyasi tanırım, ilçe başkanından ta en yukarılara kadar, temiz insanın siyasetle işi olmaz, siyasetin de temiz insanla işi olmaz :)

Mitingler vs sizi yanıltmasın, burası ortadoğu burada senelerdir yazılmış tezler, analizler vs hepsi bi gecede çöp olur, seçim, seçim zamanı sandıkta kazanılır.
-7
ebeş
(10.02.26)
öyle zaten. muhalifler nihayet biraz olsun gerçeği görmeye başladılar galiba.
özel gaz alıyor ve parti başkanı olmaktan memnun. iktidar chpye bir takım tavizler veriyor, karşılığında chp muhalif rolu yapıyor ve halkın gazını alıp aşırıya kaçılmamasını sağlıyor. bu danısıklı dövüş yıllardır devam ediyor. kılışdar gitti özel geldi, aynı rolü devam ettiriyor. ekrem baktı ki oy oranı yüksek, biraz risk aldı, hapsi boyladı. sittin sene çıkamaz. durum chp üst yönetiminin de işine geliyor. bir süre eylem falan yaptılar gaz alındı, artık umursamıyorlar.
-6
abelardo
(10.02.26)
Oo seçim çalışmanız hayırlı olsun kanziler
+8
kullaniciadimvar
(10.02.26)
Gunaydin, ustune ekleme yaparsam ekrem iceride degil
-8
lapaz
(10.02.26)
Soda bizim gazımızı alıyor.
0
mikahakkinen
(10.02.26)
Ya ne trollü ne secim calismasi aw sizin kafalar da iyice gitmis.

Kac kusaktir chp ye oy veriyoruz. Yillardir muhalefet halinden memnun dediler, hadi ordan pirom kazanacak dedik.

Yetti savunup durdugum veya pesinden kostugum. Artik baya baya orta doguya ve ulkeye cizilen kader dogrultusunda her parti kendi tarafini pohpohluyor belli ki gün gibi ortada.

Bir yanim inancini kaybetme bu sefer olacak diyor. Diger yanim, ulke ustunden, 80 milyonun ustunden oyle paralar donuyor ki bu duzen degisecek olsa bozacak kim varsa indirirler asagi gibi gelmeye basladi. Ha indirmiyorlarsa da demek ki oyle istiyorlar gibi geliyor.

Hani bir soz var ya secimler bir seyi degistirecek olsa yasaklanirdi... diye. O hesap.

Paranin dondugu hic bir seye inancim kalmadi.

@ lapaz, i.makeagif.com
-10
🌸ananiyimioguz
(10.02.26)
Hapiste değilse AKP'ye çalışıyordur.
0
parka
(10.02.26)
Sizin kahvehanedeki dayılardan ne farkınız var? Bir de madem öyle kime oy verelim? durun tahmin edeyim kimseye. Oy verecek parti yok aslında dimi? Ben de sizlerin dolaylı yoldan akpye hizmet ettiğinizi düşünüyorum, alın size teori.
0
ekimoloji
(10.02.26)
@ ekimoloji, ya havle... dostum secim olsa yine chp ye vericem tabi neye vericem.

Bölmeye veya uzaklastirmaya calismiyorum. Sozlukteki chp li gibi gozukup akp li troller gibi ters psikoloji falan yapmaya da calismiyorum.

Beni tanimadigimiz icin ön yargilarinizi anlayabiliyorum.

Fakat sizin de anlamadiginiz, nasil ki akp tarafina koyun diyoruz,

Her ne kadar kendimize yediremesek de bizde de var ve biz de saglam yonlendiriliyoruz ve bu iyi niyetli degil, sanki bu da bizim tarafi kontrol ve oyalama icin diyorum. Duzen yine bir sekilde devam ediyor diyorum.

Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.

Hani bazi seyleri üstten üstten yok canim olur mu oyle sey, varos muhabbetleri bunlar diye savusturuyorsunuz da... olabiliyor yani.

Akp nin proje olduguna inaniyorsunuz da, chp nin neden ele gecirilip projelestirilmis olabilecegine inanmiyorsunuz?

Ekmeleddini aday cikardilar, aa bak guzel oldu muhafazakar kesime de hitap eder dedik savunduk. Ziki tuttuk.
Muharrem ince aday oldu, iste bilim, iste cesaret dedik az kalsin olacakti adama parti sahip cikmadi yine ziki tuttuk.
Kilictar aday oldu demokrat dede dedik, temiz adam dedik, seccadeye basti fotograf cektirdi, yanlis olmustur dedik... ulan adam akp ye calisiyormus.
6 li masa dedik birlestirici guc dedik... ulan chp nin olmadigi dogudaki koy ve kasabaslarda bu 6li masadaki diger partiler komple akp ye muhurlu pusula karistirdilar. Chp nin dogrulama datasina girmedi oralardan gonderen olmadigi icin.
Yani her sey planli, her sey kilifina uyduruluyor.
Onan parayi aldi gorevini yapti oy böldü siyasetten cekildi.
Aksener parayi aldi gorevini yapti masayi böldü siyasetten cekildi.
Bahceli desen fildir fildir...

Ulan bu ortamda chp mi temiz kaldi buna inaniyorsaniz elimde satilik kopru var.

Istanbulu alan turkiyeyi alir dedik, ulan apar topar 18 milyonluk sehrin belediye baskanini iceri aldilar, diplomasini iptal ettiler. Kimse bisey yapamadi, hala da yapamiyor saka gibi mk.

Ozgur özel de simdilik aldi kalabaligi gidiyor bakalim. O da adayligini koysun izle bak senligi neler oluyor.

Simdi sorarım size akpliler mi mal yoksa biz mi daha malız?

Bir de gelmis agzinizi yaya yaya eeeee napicaz oy mu kullanmayalim yeeeaaani bolucu it diyosunuz bana saldırıyorsunuz.

Ulan derdim o degil suan oy kullanmasam da akp ye yarar, chp disinda birine oy atsam da akpye yarar....

Fakat Chp ye atinca da ona yaramiyor degil bu sekilde kendimizi avutmasak mi diyorum sanki o türlü de ona yarıyor bir sekilde diyorum.

Biraz farkindaligi mi artirsak diyorum... öf ne zormus yabanciya laf anlatmak ya.

Ulan en cok da troll diyene bozuldum benim burada ne trollugumu gordunuz yeni misiniz nesiniz buralarda?

Ne geliyorsa basimiza sizin gibi fanatiklerden geliyor. Az bi elstirel bakin inandiginiz sey bile olsa.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
“Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.”
Ya ahahagagag hadi abicim yaa, git eşine vakit ayır yine hemcinsim haklı çıktı.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, sen bu son zamanlarda duyurunun yıldığı, çoklu hesabı ve grupları olan tayfadan biri çıkıcan ya du bakalım...

ya da chp nin yıllarca Atatürk diye sömürdüğü bir kesime dahilsin. chp ye en çok zararı siz veriyorsunuz. peygamberine laf etmişim gibi savunduğunuza göre, bel altı vuracak kadar düştüğüne göre... aklıma başka bir şey gelmiyor.

o kadar şey yazmışım ona mı takıldın. kahvedeki dayıları savunacak kadar düşmek istemezdim ama bakış açınızı değiştirmiyorsunuz diyorum. yani onlar haksız ve mantıksız da, bu yaşadıklarımız çok mı mantıklı? Onları nasıl açıklıyor çok övündüğünüz beyniniz?
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Olabilir neden olmasin... ama bence lakin ki oyle degildir. Gazimizi almasa napicaz sanki? Napicaktin mesela? Benim max yapabildigim hala Ekrem imamogluna dair hikaye paylasmak... Tamamen elimiz kolumuz bağli. Gercek bir aksiyon alacak olanlar da zaten Özgür Özel'i dikkate alarak hareket etmiyordur
0
üğpoıuy
(11.02.26)
Bu da diğer teorilerin gibi çürük be Oğuz, tek hesabım var duyuruda yeniyim nerden engellenir açılır onu bile yeni çözdüm. Senin aksine tek işim buralarda goygoy yapıp teori sıkmak değil. Okudum ama saçma bulup cevap verme gereği duymadım o yüzden en komiğine alıntı yaptım.
Senin gibi sığ birine daha fazla cevap vermeyeceğim zira zaten eşinle ilgili olan duyuruda satır aralarında ne olduğunu belli ediyordun.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, tam olarak nerelerde goygoy yapıp teori sıkmışım geçmiş duyularımdan bir tane örnek gösterir misin? diğer teorilerim neymiş? yılda 1 kere bu tarz yoruma açık soru ya soruyorum ya sormuyorum. ayrıca şundan birkaç sene önce kılıçtar hakkında benzer bir şey sorsam, ananızı babanızı savurunur gibi savurunurdunuz. Ki benim de çok içime sinmese de ben de savunurdum büyük ihtimalle.

Ama şimdi ne oldu? Çürük müymüş?

Ahahah ne oldugummuş.... Çok tanımışsın belli. Sen de ilişki kur da seni de görelim, seçtiğin insanı da görelim. kolaydı sanki iki farklı insanın ilişki yürütmesi.

Asıl sen burada yazılan çizilenden analiz yapacak kadar sığsın. Belli ki eşime bir yorumumdan veya ilişki içerisindeki bir şeyden nem kapmışsın gelmiş burada nefretini kusuyorsun. Tanımadan insanları yargılamaya devam et sen.

Duyuruyu da bok ettik ikili tartışmalardan... kusura bakmayın romalılar. Bunların derdi başka belli ki.
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
özgür özel hangi rüzgarı arkasına aldı? bence bayağı düşük bir profil sergiliyor. muhtemelen yine hezimetle sonuçlanacak seçimler
0
Hallegadola
(11.02.26)
@ Hallegadola, sdfksgh dur şimdi sen de zaten ortalık karışık bir de oradan yürürsen seni de linçlerler.

Bence Kılıçtaroğlu vasıfsızlığından sonra gayet iyi ya. Arada kürt falan deyip batıyı triggerlasa da güzel konuşuyor, enerjisi yüksek...

Ama onu da eleştiren çok. Herkes kendine göre haklıdır orasına bişey diyemem ama ben daha büyük resmi :3 görmek adına adam iyi de olsa kötü de olsa günün sounda fareli köyün kavalcısı rolünü üstlenip yine bir şekilde oyalanmış olursak... kısmını kafamdan atamıyorum.

O yüzden fikirleri merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
oğuz hocam goyim tayfaya iyi dayanıyorsun. uzun uzun açıklama filan yaparak. elemanların düşünme ve akıl yürütme yeteneği olsa goyim olmazlar zaten. iyi sabırmış sendeki. özgür müko arkadaşlar, bu sefer kesin kazanıyooooruuuuzzzz diyeceksin.

ha zaten sonucu baştan belli yarışı kazamazsa vay hain, demek bizi aldatmış, halbuki çok zekiydik biz, nasıl aldandık dersin. her duruma cevabın cepte.
-3
lifeisopeth
(11.02.26)
@ lifeisopeth, :( maalesef şöyle bir durumları var.

www.youtube.com

Otomatik açılmazsa dk. 5.03
-2
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Sobee bana diyene bak lifeof bilmem ne engellediğim zıkkım hesap meğer senin başka bir hesabınmış be Oğuz gerçekten kişi kendinden biliyormuş işi :) yazmayayım dedim ama en çok sinir olduğum şey akıllı geçinip başkalarını salak yerine koyan tipler olduğu için dayanamadım. Kendi kendine başka hesaplarla hak verip + vermeye utanmayan senin adına ben utandım. Kim bilir kaç tane hesap açmışsındır. Umarım aynı siyasi görüşte değilizdir gerçekten.
0
ekimoloji
(13.02.26)
@ ekimoloji, ne anlatıyosun kardesim sen, ne diye kendi kendine tribe giriyorsun akıllı geçiniyormuşuz da milleti salak yerine koyuyormuşuz falan...

benim sosyal medyalarda bile fake hesabım yok bir de gelmiş burda fake hesapla milletle mi uğraşıcam bi git allasen. duyuru ne biçim bi hal aldı 70ler 80ler türkiyesi gibi herkes birbirinden şüphe ediyor. rahat rahat takılamıyoruz şurada.

yetiş ya @compumaster ya @kibrisuyu, çok zor olmasa gerek aynı lokasyondan girilen birden fazla tekrarlı hesapların uçurulması... biriyle tartışırken bir yorum yazıyorum 2dk sonra -5 oylanıyor. duyuruda hasımlarımız oluştu. birine laf atınca kuruluyorlar resmen. artık çoklu hesapları mı var, grupları mı var bilemiyorum...

gerçi @ekimoloji, sen kendini nasıl iyi hissediyorsan ona inan, belli ki böyle kimse kimseyi tanımadan, anonim hesaplarla yazışarak falan kimse kimseye bir şeyi inandıramıyor. O yüzden hiç birbirimizi yormaya gerek yok.

Benim bir sürü fake hesabım var, ben akp için çalışıyorum, evlilikten de ilişkilerden de anlamayan rezil herifin tekiyim... tamam mı sen sıkma güzel canını. Herkes kendi yakınları ile güzel geçinsin yeter, burada özellikle yeni gelenler ortamı baya bi bozmuş belli ki. Kim takar artık yabancı nickleri...
0
🌸ananiyimioguz
(13.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(6)

6 şubat depremleri yıkımlarla ilgili

üğpoıuy
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu? Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yi
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu?

Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yil istatistigini de okumak istiyorum. Var mi okuyup begendiginiz kaynaklar?
0
üğpoıuy
(09.02.26)
Gölbaşı baya göktaşı düşmüş gibiydi. Daha satış ofisi yeni kurulmuş bina tuz buz olmuştu.

Ama tren yolunun arkasındaki eski lojmanlara hiçbir şey olmamıştı.

Kayalık tepelerdi bu bölgeler
+1
topkapiaksaray
(09.02.26)
Bahsettiğiniz alanlar alüvyal toprak alanlarıdır. Eski dere yatakları. Zamanla gelişen nüfusun etkisiyle şehirleşmeye başlamıştır.

Alüvyal Topraklar: Akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl gibi maddelerin birikmesiyle oluşan topraklardır. Mineral ve organik madde yönünden zengin olan bu topraklar verimli oldukları için üzerinde tarım faaliyetleri yoğun olarak yapılır.

Bu alanlar düz veya düze yakın oldukları için bina yapımında az emek düşük maliyet demek oluyoır. Dolayısıyla zemin fazla oynak, sebep bu. Cevap, maalesef doğrudur.
+1
pccopath
(09.02.26)
tuğçe tezer yıllardır bu konu ve daha önce de zaten antakya üzerine çalışan bir şehir plancısı. sosyal medyada onu takip ediyorum, öneririm. konuya gereken ciddiyet ve ihtimamla yaklaşıyor; tutumu ve sahadaki çabası çok hoşuma gidiyor.

dergi.bilgi.edu.tr
+1
eileengray
(09.02.26)
nehrin doldurdugu sediment topraklar hic saglam degildir. depremde kum gibi olup butun titresimi ustteki yapiya iletiyorlar. antakya'da nehrin sagi ve solu oldugu gibi yerle bir oldu. ancak nehrin dogu tarafinda bir sure sonra kayaliklar baslar. o kayaliklar saglamdi. orada bir cadde var mesela onun dogusu sapasaglam, batisi yikilmis. hatirladiginiz budur muhtemelen.

yikimlarin bolgesel yogunlugunu bugun hala google maps'ten bakarak gorebilirsiniz.
+1
antikadimag
(09.02.26)
Alüvyon topraktan ötürü oldugunu biliyorum arkadaslar. Şunu tam anlamak istedim, gercekten 2 sokakta bile bu kadar derin fark olustu mu
0
🌸üğpoıuy
(10.02.26)
2 sokakla bile fark olusuyor.
su anda bir bina ustunde calisiyorum, 2 katli bir yapi kaziklar uzerine oturtulmus, cunku bir sokak ilerden nehir geciyor. belediye bir cizgi cekmis, bu cizgi ile nehir arasinda bina yapacaksan kazik sistemi kullanman lazim demis. 2-3 blok falan.
ve kaziklara ragmen bina oynuyor, onu tamir etmeye calisiyoruz su anda.

bizim ulkede binalar neden yikiliyor:
1 - bilime inanmiyoruz, "rule of thumb" kullanarak is yapiyoruz. yani 3 kat ise kolonlari su boyutlarda yap, 5 kat ise su buyuklukte gibi. kalfa isi tasarim. hesap kitap yok.
2- zemin etudu yok ya da var ama kimse sallamiyor
3- santiye calisani kalitesi dusuk, uygulama kotu
4- kurallar kanunlar rant icin var, insan sagligi icin degil. sagdan solda cikma yaptirmak hatali.
5- binalar hantal ve agir.
+1
cooperr
(10.02.26)
(6)

Üniversiteler kapanabilir mi

biseysorcaktim
pratik olarak bu mümkün mü?Ülkedeki üniversite enflasyonu malum. Benim okuduğum bölüm on-onbeş sene önce bile iflas etmişti, bölüm hocaları işsiz kalmasın diye açık tutulduğu belli olan bir bölümdü. Hiç bir şeye dermanı olmayan yalandan bir yer. Öyle onlarca yer var. Bölümü kapatmak bir yana (çünk
pratik olarak bu mümkün mü?
Ülkedeki üniversite enflasyonu malum. Benim okuduğum bölüm on-onbeş sene önce bile iflas etmişti, bölüm hocaları işsiz kalmasın diye açık tutulduğu belli olan bir bölümdü. Hiç bir şeye dermanı olmayan yalandan bir yer. Öyle onlarca yer var.

Bölümü kapatmak bir yana (çünkü mezun olan herkes işsizdi) üstüne bir de ikinci öğretim açılmıştı.

Sanırım bunun kararını yök veriyor ve üniversite okumayan genç kalmasın (ve işsizlik rakamlarını öteleyelim) sanki ile yapılıyorlar.

Velhasıl, hala ufak da olsa umudum var. 3-5 sene sonra bir şeyler değişir de rasyonel ve iyi adımlar atılacak bir ortam çıkarsa ilk işlerden biri eğitim reformu yapmak olur.

Bu eğitim reformunun bir kısmı da gereksiz üniversite ve bölümleri kapatmak olmalıdır.

Ama bu mümkün mü, nasıl olur, oradaki dinozor öğretim görevlileri, gücü nüfuzu olan bürokratları naparız? “Size maaş vericez zorla emekli yapıyoruz, maaşınız da yüksek olacak yeter ki sktrn gidin” dense mesela sorun çözülür mü.

Tek tük bölüm kapatmaktan bahsetmiyorum. 200 okulun 150sini kapatmaktan bahsediyorum. Hadi her okulu tüm bölümlerle kapatmasak bile akademide yüzde 70-80 gibi bir küçülmeye denk gelir bu.

Bu iş mümkün değil gibi düşünme sebebim bir çok şehrin/ilçenin öğrencilerle dönmesi, yurtlar ve öğrenciye endeksli işlerle uğraşanların sayısının milyonlara ulaşması.

Ufak bir ütopik fikir alışverişi sadece.
0
biseysorcaktim
(08.02.26)
bu konuda bir rant oluşacaksa evet kapanabilir. sen bile kapanabilirsin eğer adamların elde edeceği bir rant varsa.

dünyada herşey rant üzerine kurulu son 40 yıldır.
0
plastic_angel
(08.02.26)
bir tek zenginler okuyabilsinler diye mi. lafa gelince sosyal devlet, fırsat eşitliği, uygulamaya gelince sivaslılar üniversite okumasa da olur.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
Kapatma değil de ücretli olsa nitelik artar. Türkiye gibi üniversite eğitiminin ücretsiz olduğu ülkelerde sorunlar aynı, Arjantin mesela aynı şekilde enflasyon ve işsizlik sarmalından kurtulamıyor.

Fırsat eşitliği başarılı olana ücret muafiyeti bursu vererek çok güzel sağlanabilir.
-2
michael harddd
(08.02.26)
Dersaneleri bile kapattilar, üni kapatmak zor degil
0
üğpoıuy
(08.02.26)
2020’de şehir üniversitesi kapatıldığında öğrenciler ve akademik personel garantör okul olan marmara üniversitesi’ne geçirildi diye hatırlıyorum. her özel üniversitenin garantörü var mı bilmiyorum ama kapatılan bölümler başka üniversitelere aktarılır muhtemelen. bu da birçok sorunu beraberinde getirir elbette.
0
eileengray
(08.02.26)
öyle birşey olursa şahsen ben çok sevinirim
0
ashleybon
(08.02.26)
(14)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
Şu sıralar hep içinde handpan olan müzikler dinliyorum

music.youtube.com

Ya da böyle şeyler:

music.youtube.com
0
kullanicadi
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(20)

kızlara bir soru

art cat chocolate
kızlar selam.makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?gözlük kullanıyor musunuz numaralı?saçınızı hep yapıyor musunuz?ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan bulu
kızlar selam.

makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?
gözlük kullanıyor musunuz numaralı?
saçınızı hep yapıyor musunuz?

ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan buluşmalarda da makyaj yapmam. ayrıca gözlük takıyorum hep, lens de takmayı sevmiyorum. sadece kırk yılda bir süslenesim gelirse öyle makyaj yaparım ve lens takarım. saçımı neredeyse hiç yapmam, çok yorucu.
0
art cat chocolate
(06.02.26)
Hiç yapmıyorum. Pandemi öncesi yapıyordum genel olarak ama pandemide rahatlığa çok alıştım. Geçenlerde bu böyle olmayacak deyip malzeme aldım ama halen daha kutularını bile açmadım. Halbuki yeni yıl planlarımdan birisi işe her gün makyajlı gelmekti:(
0
umutt
(06.02.26)
ise giderken pek yapmiyorum da genelde ufak da olsa yapmaya calisiyorum disari cikarken. sacimi da fonlerim lens de takarim. bu islere bu kadar usenmeyecek kadar enerji tasarrufu yapmakta fayda var
0
ala09
(06.02.26)
Selam.

Makyaj neredeyse hiç yapmam günlük kullandığım bir iki rutin var o kadar. Özel bir etkinlik varsa ancak, onda bile çok hafiftir belli bile olmaz, sevmiyorum.

Gözlük kullanmıyorum ama gözlük takmayı çok istediğim için her yıl gözüme baktırırım ihtiyaç halinde lens değil gözlük kullanırım.

Saçımı hep yaparım ama hep yapmaktan kastım büyük şeyler değil, derli toplu olsun isterim, ya düzleştiririm ya tepede toplar kahkülleri düzeltirim, ya örerim.
0
mutekebbir
(06.02.26)
işinde yukselmek istiyorsan, böyle bir kapı açıksa prezentabl olmak lazım, makyajına kıyafetine saçına dikkat etmek lazım, kurumsal firmada bu must gibi birşey

düz bi şirkettesindir abi abla söylemleri ile çalışırsın yapmayabilirsin ortam kaldırır.
-5
eja
(06.02.26)
abi-abla yok. zaten abi abla diyecek kimse yok, tüm ekip genç. hanım-bey de yok, patrona dahi. kurumsal denemez bir şirketteyim ama küçük bir yer gibi de değil. yükselmek için görünüşe değil işe bakılıyor.

benim rahatlığımın kaynağı yıllarca reklam ajanslarında çalışmış olmak. :d bazen ajansta uyduğumuz için pijama panduf takıldığımız bile oluyordu. ajanslarda da yükselmek için görünüşe bakmıyorlar.
0
🌸art cat chocolate
(06.02.26)
işe giderken günlük makyaj yapıyorum. elim alıştığı için hızlı yaparım. ama cilt makyajı yapmam sadece güneş kremi sürerim. fondoten kullanmam.

hafta sonu daha renkli makyajlar yaparım. saç konusuna gelince burada kurum kuaförümüz var çok ucuza yapıyor fönü. haftada bir fön çektiriyorum. iki gün kullanıyorum. onun haricinde saçlarımı yıkadıktan sonra örerim. sabahleyin açarım. saç diplerini düzleştiririm sadece.
0
Hallegadola
(06.02.26)
işe gittiğimde mutlaka saç makyaj yaparım. seviyorum hazırlanmayı. normal zamanda her dışarı çıkıp markete yakın bi yere giderken ısrarla makyaj saç yapma alışkanlığım yok. ama bi rimel sürerim. yüzümde kızarıklık vs varsa kapatırım.
evde gözlük, dışarıda lens kullanıyorum. dışarıda gözlük takmaktan hoşlanmıyorum.
0
chanandler bong
(06.02.26)
tabi iyi görünmek bir artı ama ben aşırı üşeniyorum. eskiden beri hiçbir zaman makyajı takıyı falan seven biri olmadım. günlük makyaj yapmıyorum, sadece nemlendirici krem+tonik. saçımı ayda 1-2 kere düzleştiriyorum işe giderken. onun dışında hep yarım toplarım.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
Makyaj yapmiyorum. Gözlük takiyorum.

Yükselmek icin asil cok fazla güzel olmaman, cok seksi olmaman lazim.Bu konuda arastirmalar var. Yüksek pozisyonlu insanlar genelde erkek ve güzel kadinlarla yakin calismaktan adim cikar diye cekiniyorlar. Is cikisi bas basa yemege gitmiyorlar, alinan isi hadi kutlayalim bisiler icelim demiyorlar ve haliyle yakinlik da cok kuramayip calismayi tercih etmiyorlar. Bu tabii abd‘de ama ben hakli buldum.

Ben makyaj yapmiyorum cünkü makyaj yapmamak icin cildime cok iyi bakiyorum. Bir de makyaj yapmak bana cok artificial geliyor.
-3
Purple life
(06.02.26)
Yapıyorum. Makyaj yapmayı süslenmeyi severim, saçımla çok uğraşmıyorum dalgalı zaten köpük sürüyorum genelde ve açık bırakıyorum. Aynada kendimi güzel görmek hoşuma gidiyor. Hiçbir şey yapmasam bi ruj sürerim, renk geliyor insanın yüzüne.
0
ekimoloji
(06.02.26)
patronu süslü giyinip ayartıp yüksel demiyorum, prezentabl olmaktan bahsediyorum ki yazmışımda, iş ilanlarında bahsedilir ya hani? iş yerinde banyodan çıktığım gibi gitmek bana yanlış geliyor benim öğrendiğim kurum kültüründe bu yok. kurumsal/yarı kurumsal yer görüp deneyimlerseniz insanlar bakımlı hafif makyajını yapar temiz kıyafetlerle gelir, mesela eskiden spor ayakkabı giyilmezdi artık bir şekilde yakıştırır olduk buda prezentabl olmanın içine girer oldu..
+1
eja
(06.02.26)
Ağır makyaj değil ama günlük ve hafif makyajım vardır her gün; 5 dakikamı alır. İşe giderken de yapıyorum.

Saçlarım dalgalı/ kıvırcık arası; köpükle 5 dakikada şekilleniyor. Ayda birkaç kez fönlediğim, maşa yaptığım da olur. Toplarsam da şekilli bir şekilde toplarım.

Gözlüğüm de var ama genelde lens kullanıyorum. Gözlüğü evde kullanıyorum.

Her gün 15 dakikamı ayırıp saçımı başımı düzeltmek, hafif makyaj yapmak bana iyi hissettiriyor. O yüzden atlamam. Aynı şekilde cilt bakım rutinimi de hiç es geçmem.
0
fraise
(06.02.26)
her gün yapmıyorum makyaj. bazen yüzüm çok kızarık oluyor o zamanlarda yapıyorum. ya da o gün işten sonra bi yerlere gitme, bi arkadaşımla buluşma planım varsa o da far falan yok. fondöten/bb krem, allık, rimel, ruj.
lens kullanıyorum yüzüm küçük ve yuvarlak olduğu için hiçbir gözlüğü kendime yakıştıramıyorum. sadece evde tv izlerken taktığım bi gözlük var. 13 senedir lens kullanıyorum dışarda gözlük toplasan 10 kere takmamışımdır.
saçımı kışın düzleştiriyorum. yazın topluyorum. saç yapmayı hiç bilmiyorum sadece topluyorum örebilmeyi falan çok isterdim ama o konularda yeteneğim yok hiç.
0
matilda
(06.02.26)
Canım o gün süslü hissetmek istiyorsa yapıyorum. Evden çalışa çalışa doğal halime çok alıştım ve güzel bulmaya başladım kendimi, o yüzden gerek duymuyorum. Eskiden kendimi çirkin bulurdum ve makyaj yapmak zorunda hissederdim. (Biliyorum, yanlış bir düşünceydi, atlattım.) Gözlük de kullanıyorum. Saçımı falan da aynı şekilde o gün süslenmek istiyorsam yapıyorum.

Ama bunlar dışında cildimin ve saçımın "süssüz" hallerinin düzgün görünmesi için çok bakım yapıyorum. Aksatmam, cildime sabah akşam bakım yaparım ama abartı bir rutinle değil. Saçlarımla da her gün ilgilenirim.
0
nolmus yani
(06.02.26)
Gözlüğüm var. Göz makyajını çok seviyorum ama hiçbir şey sürmesem bilr şıp şıp yaşlar süzülüyor.

Üğpoyı ya da abuzer, insanları zorbalamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Neden eksi verelim kıza? Ondan sonra gelip küfrediyorlar diye ağlıyorsun.
-1
Kahvedesu
(06.02.26)
Makyaj yapmıyorum. Hiç yapmadığım için alışık değilim. Kardeşim evlendi o zaman yapmam gerekti palyaço gibi hissetim kendimi.

Gözlük takıyorum zira gözüm bozuk ve lens rahatsız ediyor.

Saçım kısa ve düz o konuda şanslıyım çok uğraştırmıyor.
0
peki madem
(06.02.26)
Hoaydaaa zorba kelimesini yeni ogrendik galiba, cumle icinde kullanmaya calisiyoruz :)

Sen de kadinsin ya, senin lehine bisi soyluyorum aslinda ama israr etmiyim neyse. Bazi insanlar hak ediyor iste
+8
üğpoıuy
(06.02.26)
@üğpo, sana sesli harf yüklemesi gelmeden önce ben "zorba" kelimesini cümle içinde kullanıyordum. Endişelenme!
-9
Kahvedesu
(06.02.26)
Kısa cevap yapmıyorum. Özel günlerde ya da gerçekten bir şeye ya da kendim için özenirsem yapıyorum.
Ne kadar temiz içerikli olarak pazarlansalar da yüzüme tüm gözeneklerimi kapatacak/tıkayacak kimyasalları sürmek sonra onları çıkarmak için uğraşmak zaman harcamak bana pek uymuyor. Bir de makyaj yapmayıncaki görüntüne sen de çevren de yabancılaşıyorsun bir noktada. O da uzun vadede iyi sonuçlanmıyor sanki. Saçımın özenli olmasına dikkat ediyor, yüzümü yıkıyor, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu yetiyor bana şimdilik.

Ha ruju günde 3-5 defa sürüyorum:/
+2
Amaranta ursula
(06.02.26)
Ten makyaji yapmiyorum. Usendigimden degil, sevmiyorum. Gereksiz buluyorum aslinda. Kaslarimin rengi cok silik oldugundan kas maskarasi kullaniyorum. Kahverengi rimel ve ruj. Sadece bu uclu var bende. Bu da 5 dakikami bile almiyor. Biraz makyaj yapayim bugun dersem de ekstra allik surerim sadece. Sacla ugrasamiyorum o yuzden hep at kuyrugu veya topuzdur. Ama topuzla is yeri hic olmuyor ben direkt banka mudiresine donuyorum topuzla jdjd
0
Kittie
(06.02.26)
(4)

2026 için doğum paketleri Ankara içi

Hallegadola
merhaba arkadaşlar, soru başlıkta aslında. bu yıl için doğum paketi fiyatı bileniniz duyanınız var mı ankara'da? şimdiden teşekkürler
merhaba arkadaşlar, soru başlıkta aslında. bu yıl için doğum paketi fiyatı bileniniz duyanınız var mı ankara'da? şimdiden teşekkürler
0
Hallegadola
(04.02.26)
Ortalama 100
0
üğpoıuy
(04.02.26)
İstanbul a+ hastane en düşük 155 basit paketi 9-10 muayene haftalık kontroller için hamilelik öğrenildiğinde alınan paket
0
eja
(04.02.26)
medicalpark batıkent
uzman 85bin
prof 95bin
0
elorelia
(04.02.26)
ankara ortalama 100 diye duydum
0
Sadece soruyorum
(04.02.26)
(6)

Nokta atisi oto koltugu onerisi

üğpoıuy
9 kg bebek icin _360⁰ donen_ adac'li_yatar pozisyona sahip_bi tik yukseken super oto koltugu hangisi
9 kg bebek icin

_360⁰ donen
_ adac'li
_yatar pozisyona sahip
_bi tik yuksek

en super oto koltugu hangisi
+2
üğpoıuy
(03.02.26)
besafe, cybex, britax römer, maxi cosi markaları arasından seçin. besafe çok terletiyor ama en güvenli marka.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ben 10 sene önce araştıra araştıra britax Römer almıştım.
0
co2s2
(03.02.26)
Britax römer cybex ile çok benzer puanlara sahipken adacta 3/1 fiyata bulunuyor. Biz 15 kgye kadar 360 dönen britax kullandık bir araçta, diğerinde-ikinci araç- dönemeyen besafe(acayip yükseliyor bu yetişkin hizasına geliyor, çocuk seviyordu ama dönememesi çile)
Model veremiyorum artık yok aynı isimle ama marka karşılaştırması için yazdım.
15 kg 3,5 yaşta da artık sıkıştığı ve uzun boylu olduğu için çocuk maxi cosi’ye geçtik çünkü yatay pozisyonu puan büyük çocuk koltuğu çok az var, fiyat performans olarak ona bakılabilir o aşamada da, birtax o kilo için konforu düşük. Yastıklama konusunda maxi cosi britaxtan önde, besafe ise bence daha tangır tungur sert geldi. Şimdi sıfırdan alacak olsam her şeyi maxi cosi alırım, cybex ise fiyattan eleniyor, bir tanıdık almış baktık britaxtan kasa olarak farksız diyebilirim. Sadece britax romerin çoğu koltuğunun kılıfı tamamen çıkarken(yıkamak ya da yedek ile değiştirmek için) diğer markalarda kullandığımız bu yok, bence önemli bir detay ama yine de maxi cosiler daha yumuş, uzun yolda önemli gibi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.02.26)
ben herşey den önce güvenliği düşünerek aldığım için çarpışma videolarında da en iyi performansı "besafe" den gördüğümden onu aldım. 1 yıldır kullanıyoruz oldukça memnun.
0
administ
(04.02.26)
Britax Römer 360, dualfix vs. modelleri var.
Bir tane aldım, memnun kaldığımdan bir tane daha aldım.
Çocuklar da çok rahat etti.
0
burfak
(04.02.26)
Ileride benzer arastirmaya girecekler icin guncelleme: britax römer dualfix pro
0
🌸üğpoıuy
(04.02.26)
(9)

Böyle bir kaygınız var mı?

don’t panic
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam. Babalar ve anneler; bu k
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam.

Babalar ve anneler; bu kaygınız ne durumda? Nasıl aşıyorsunuz bunu?

Teşekkürler…
+1
don’t panic
(02.02.26)
Hem de her zaman yaşıyorum. Gün gelecek evden gidecek, ya başına bişey gelirse, ya trafik kazası olursa vs vs. Babamı da yeni kaybetmiş olmamın etkisi büyük. Alışılacak bir duygu da değil, aşabileceğimi sanmıyorum, kader kısmete bağlıyorum yoksa döngüye girerim.
+3
mirty
(02.02.26)
Bende de durum aynı. Elden bir şey gelmiyor. Aşamıyorum. Abartmadan mümkün olduğunca birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum.

Hayatı olumsuz etkilemeyecek kadar tedbirli olmaya çalışıyorum. Bunu abartmak da ev halkının huzurunu bozabilir. Küçük minik takıntılarım var, mesela kapıyı kitliyorum çıkarken, ama iç kısma da hanımın anahtarını düz şekilde takıyorum. Ev düz ayak olduğu halde ve bütün odalardan dışarı çıkıldığı halde, dış kapıdan çıkılmak zorunda kalınırsa anahtar orada hazır olsun diye.
0
mbond
(02.02.26)
Ebeveynligin şanındandır :)
Türkiyede yaşarken aşılabilecek bir sey degil bence. Cok zor en azindan. Bu dusunceler aklima gelince "bunlari dusunmek bi ise yaramiyo, tadini cikar" deyip uzaklastiriyorum kendimi
0
üğpoıuy
(02.02.26)
düşünmemeye çalışıyorum. düşündükçe daha da kötüsü zihnime geliyor. ebeveynliğin belki de en yorucu kısmı, endişelenmek.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Bu kaygıyı ben de yaşadım. Geceleri uyanıp kızımın geleceği hakkında kaygılanırdım. Bize bir şey olsa ne yaşar diye çok canım sıkılırdı. Çözümü ona bir kardeş yapmakta buldum açıkçası. Şimdi ikisi için de kaygılanıyorum ama artık biliyorum ki bir kapıya ihtiyaç duyduklarında en azından hayatta kızımın kardeşi, oğlumun da ablası var. Ve açıkçası şimdi ailemde bir tamamlanmışlık hissi yaşıyorum. Oğlan daha 18 aylık, küçük. Ama işte genimize kodlanmış ve kızla yaşadığım kaygıyı oğlan sildi süpürdü. Nasıl desem, ben düşsem de evde bir erkek olacağının ferahlığı rahat hissettiyor. Ha keza ikinci çocuğum kız olsa da farklı bir rahatlama hissederdim. Abla kardeş dayanışmasının daha sağlam olacağağı düşüncesi ve kız evladı açıkçası daha fazla tercih ediyor olmamla birlikte oğlanın getirisini öngöremedim. Şimdi tüm gücümü ikisinin birbirine olan bağını güçlendirmek için harcıyorum.
+1
onepointzero
(02.02.26)
Bende de bu kaygı var, bazen çok ileri gidiyor kendimi frenliyorum.
0
duyuruuser
(02.02.26)
Çocuklarım büyümeden ben ölürsem ne olur korkusu daha sık oluyor. Ebeveynliğin şanındandır +1
0
sucvecezve
(02.02.26)
kesinlikle oluyor, bunu yaşamayan ebeveyn yoktur diye düşünüyorum. özellikle de hastalandıklarında yada büyüdüklerini hissettiren bazı anlarda daha fazla yokluyor. hayatınızı olumsuz anlamda etkileyen yada yönetemediğiniz bir kaygıysa mutlaka destek alın elbette ama bu kaygı mevzusu ve hep onlara daha fazlasını verebilirim hissi bence ebeveyn olmanın otonom getirisi ...
0
darthvader
(02.02.26)
Bu kaygım yüzünden her hafta terapiste gidiyorum. Anne olduktan sonra tamamen kafayı yedim. Gece on defa uyanıp oğlum nefes alıyor mu ve üstü açık mı diye bakıyorum. Mesela yarın iş seyahatine gideceğim ya bir daha dönemezsem oğlumu bir daha göremezsem diye günlerdir uyuyamıyorum.

Uzun lafın kısası; yalnız değilsin.
0
suicides underground
(02.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+15
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(3)

Tiflis icin tavsiye istegi

honfleur
2 gunlugune Tiflis'e gidiyoruz. Canli muzik dinleyebilecegimiz bir yer ariyorum. Rezervasyon gerektirmeyen fazla şık olmayan bir yer uyar bize, cocuk da olacak yanimizda. Muzik tarzi onemli degil, jazz olur, rock olur, hatta yerel muzik de olur. Bir de marketten yanimiza donus icin sarap alacagiz. H
2 gunlugune Tiflis'e gidiyoruz. Canli muzik dinleyebilecegimiz bir yer ariyorum. Rezervasyon gerektirmeyen fazla şık olmayan bir yer uyar bize, cocuk da olacak yanimizda. Muzik tarzi onemli degil, jazz olur, rock olur, hatta yerel muzik de olur. Bir de marketten yanimiza donus icin sarap alacagiz. Hangi marka iyidir? Sarap tqvsiyesi de alabilirim:)
0
honfleur
(28.01.26)
Kindzmarauli şarap <3

Fabrikaya gitcek misiniz
0
üğpoıuy
(28.01.26)
yok sadece merkezde gezebilecegiz.
0
🌸honfleur
(28.01.26)
In The Shadow Of Metekhi - Nehir manzaralı güzel bi restoran, genelde yöresel yemek yapıyorlar. Shereton otel'in karşı sırasında kalıyor. Akşamları yerel müzik yada halk oyunu etkinlikleri oluyordu. Fiyat çok tuzlu değil, neredeyse her şeyin tadına baktık ve iki kişi 3.000 civarı ödemiştik (4-5 ay öncesi). Rezervasyonsuz almama ihtimalleri yüksek yalnız.

edit: fabrika önerisi +1 bu arada, hostelin arka bölümü yanyana pek çok bardan oluşuyor, akşamları oralarda da canlı müzik oluyor. bolt'a atlayın gidin, zaten taksi bedavadan biraz pahalı.
0
yap desem yapmazsin he
(29.01.26)
(8)

ütü alacağım philips son modelini mi alayım sondan bir öncekini mi?

Sadece soruyorum
azur 8000 serisi var: https://www.amazon.com.tr/Philips-DST8050-20-Buharl%C4%B1-OptimalTEMP/dp/B0BJQP23Y8/ref=sr_1_3?__mk_tr_TR=%C3%85M%C3%85%C5%BD%C3%95%C3%91&crid=GG8XRE4ABC7J&dib=eyJ2IjoiMSJ9.4RVp6-UcTVmsmhNtM5Lgitsyrj4IgUtcYRrcRUtkq4NgHMeb1D59Or2lCn46SbA20wDxfrFovvoZg3pboBf5fHvVztOYgqnYrwEpenZ85
azur 8000 serisi var: www.amazon.com.tr
bi de azur 7500 serisi var: www.amazon.com.tr

son modeli dakikada 85 gr buhar veriyormuş, sondan bir önceki dakikada 55 gram buhar veriyormuş. arada baya fark var ama bilemedim. baya fiyat farkı da var ama. hangisini alayım sizce?
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
ütü tefaldir. 11 senedir tık demedi. philips alanlar serviste.
0
mikahakkinen
(27.01.26)
@mikahakkinen

hocam sen bot yazılım mı kullanıyosun ütü ile ilgili duyuruların hepsinde senin tefal diye cevabın var :)

tefale baktım ama millet altından su kaçırıyor diye yorum yazmış??? benim şu an kullandğım ütüm de yere düştü ve içinden su kaçırmaya başladı o yüzden yenisini alacağım, su kaçırmasını istemiyorum.

www.amazon.com.tr
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
2013 yılında aldığım philips azur, defalarca pakdır küldür yere düşmesine, sapı mapı bütün plastik akşamı kırılmasına rağmen 2024 yılına kadar çalıştı, 2024 yılında buhar çıkarmamaya başladı (muhtemelen kireç mireç olmuştur 11 senede). buhar çıkarmadan hala çalışıyordu da rahmetli babamın yeni aldığını düşündüğüm ütüsünü buldum evini boşaltırken, o da philips, eskisini attım çöpe. bu da şimdilik taş gibi çalışıyor. babam ne zaman almıştı, kaç yıl kaç kere kullanmıştı bilmiyorum. yani ben 2013 yılından beri philips'ten memnunum.

köpeğin mabadından çıkarılmış gibi kırışıkları açmaya çalışmıyorsanız +2500 lira daha vermenize gerek yok.
+1
kibritsuyu
(27.01.26)
@thetruenorthstrongandfree1

genelde ben de öyle düşünürüm ama bi defa almışken iyisini alıp 10+ yıl kullanayım dedim. son modelle bi önceki model arasındaki anlayabildiğim tek fark da son model olann daha fazla buhar vermesi anladığım kadarıyla, o yüzden sordum, son modeli belki kırışıkları daha hızlı ve kolay açıyordur. bizim evde ütü biraz önemli, sürekli ütülenecek kıyafetler giyiyoruz.
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
Sürekli ütü ihtiyacınız oluyorsa, evde ütü masasını hiç kapatmadan sabit bi yerde tutabilecekseniz buhar kazanlı ütü tavsiye ederim. Artık yeni modeller 30 saniye içinde ütülemeye hazır hale geliyor. Karım üzerimden yük kalktı resmen demişti ilk aldığımızda.
+1
antihero
(27.01.26)
Tefal sari su akitiyor
0
üğpoıuy
(27.01.26)
@antihero

Kedim çoook yaramaz ortalıkta ütü falan bırakamıyorum, zaten. Önceki ütümü de o dana koca poposuyla yere düşürdü. Bana daha portatif bir şey lazım, kazanlı ütü işine şu anda girebileceğimi sanmıyorum, açıkçası çok da bütçe ayırmak istemiyorum.
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
daha yeni azur serisi aldım, alırken sizin gibi kararsız kalmıştım; yorumlarda zaten tuhaf sitelerdeki. sondan 1 öncekini aldım bende, fena değil iş görüyor gayet
0
sweetoffice
(27.01.26)
(2)

Maaş farkları

muhayyer divan
SelamAnnem öğretmen emeklisi, maaşını her ay alıyor. Ben çalışıyorum memurum. Maaş farkları yatırılmış ve bana yatırılan meblağ anneme yatırılandan az. Neden böyle? Evli değilim çocuğum yok evim arabam yok... neyin kesintisi olabilir bu?
Selam

Annem öğretmen emeklisi, maaşını her ay alıyor. Ben çalışıyorum memurum. Maaş farkları yatırılmış ve bana yatırılan meblağ anneme yatırılandan az. Neden böyle? Evli değilim çocuğum yok evim arabam yok... neyin kesintisi olabilir bu?
-1
muhayyer divan
(24.01.26)
Geçmiş olsun. Aynı durumda olan bir arkadaşımla tıpa tıp aynı konuşma geçti bugün, biz de işin içinden çıkamadık.
0
gobekliraki
(24.01.26)
Emekliler 1 aylik, calisanlar 15 gunluk maas farki aliyor
+1
üğpoıuy
(24.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.