Giriş
(20)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %52.2 (24)
bence de iğrenç %47.8 (22)
-3
yenibirgüzelnick
(22 saat)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(21 saat)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+3
üğpoıuy
(21 saat)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(21 saat)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+7
Mirket
(21 saat)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(21 saat)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(21 saat)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(21 saat)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(21 saat)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(21 saat)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(21 saat)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20 saat)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20 saat)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20 saat)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(19 saat)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(18 saat)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(5 saat)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(3 saat)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
0
Sour
(3 saat)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(3 saat)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(2 saat)
(6)

Agoda guvenilir mi

egerbiryolcu
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.

Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
0
egerbiryolcu
(19.05.26)
Guvenilir
0
üğpoıuy
(19.05.26)
Expedia, booking ve agoda. Hangisi ucuzsa rahatlıkla ondan alırım. Hepsi aynı.
0
ezkaza
(19.05.26)
Booking.com'un iştiraki. Güvenilir yani.
0
Mcfly
(19.05.26)
Güvenilir tabi ki ama ödeme yaptıktan sonra mutlaka oteli arayın ve rezervasyonu teyit ettirin. En çok agodada bu sorun var oteller fiyatları çok düşük olduğu için kabul etmiyor rezervasyonu ya seni arıyorlar ya da otele gidince öğreniyorsun. En az 3 kez bunu yaşadım
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.05.26)
Gecen hafta kullandim, bookin ve kendi sitesinden 50€ daha ucuzdu agoda'da. Sorun olmadi.
0
mirafiori
(19.05.26)
Güvenilir. Çok büyük bir firma.

Ucuz olmasının sebebini sormuştum otelciye, çünkü yarı yarıya oda tutmuştum. Bu tarz siteler sezonda otelle anlaşma yapabilmek için, sezon dışında böyle indirimli oda satıyorlar. Aradaki 3bin farkı agoda kendisi ödüyor otele. Hem kendi bilinirliği hem de bahsettiğim gibi sezon zamanı sitesinde oteli listeleyebilmek için bunu yapıyormuş.
0
biseysorcaktim
(20.05.26)
(9)

Aile büyükleri için söz varlığı arşivi yapmak

egerbiryolcu
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)Mesela b: ben o:oB: şaka şakaO: şaka şaka beş dakkaB:tamamO: tombalaya devam B: tak diş
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.

Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)

Mesela b: ben o:o

B: şaka şaka
O: şaka şaka beş dakka

B:tamam
O: tombalaya devam

B: tak dişi
O : tak dişi bitir işi

B: sen hasta ben de hasta
O: sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa

Gibi gibi....


Ben de bir defter tutup tarihiyle baglamiyla bunları not etmeyi derleme yapmayı düşündüm. Hatta yapay zeka ses kaydı alıp qr ekleyebilecegimi de önerdi. Bu fikir de hoşuma gitti. Bir de farklı cümleler durumlar kullanıp belki daha zengin bir dil hafızasını ortaya çıkarmaya da çalışırım.

Sizin böyle aile büyüklerimiz için anı hikaye vs derleme yaptığınız oldu mu, bu fikir nasıl, farklı öneriniz olur mu?
-1
egerbiryolcu
(18.05.26)
bence kötü bir fikir. ilk basta basligi okuyunca cok güzel bir özlü söz vs. söylendi sandim ama bu haliyle gereksiz geldi bana.
+5
edmond honda
(18.05.26)
cocukluk arkadasimla aramizda sakasi olan ikonik cumleler ve kelimeleri yazmistim bir deftere yirmi yil kadar once. hatta bir tane de kupa bastirmistim ona hediye olarak bazilarinin yer aldigi. simdi ne defter kaldi, ne de o arkadas. :))
0
arakaali
(18.05.26)
guzel fikir. ben hayattayken soyle yapiyordum. oturup eskileri anlattiriyordum. o esnada ses kaydi aliyordum.
0
buenosdias
(18.05.26)
köy köy dolaşıp böyle derlemeler yapanlar var. sözlü mirası yazıya döküyorlar çok güzel bir şey. ben de şahsen ninemin okuduğu manileri, söylediği deyimleri, ettiği orijinal küfürleri, kullandığı yöresel eşanlamı sözcükleri ezberliyorum. hatta bazen internette aratıyorum orada bile herhangi bir data bulunmuyor.
0
yurtsuz john
(18.05.26)
Not almaya calisiyorum ben de ama senin ornekler cok tırt xd
+1
üğpoıuy
(18.05.26)
Zzzzt Erenkoyu de ekleyin :)
-2
thetruenorthstrongandfree2
(18.05.26)
Ki sanmiyorum ama oldu ki yaşadık 95 yaşımiza geldiğimizde adımizi söyleyebilecek miyiz acaba? Bazı cevaplar ve kelimeler yersiz şekilde hadsiz geldi.

Değer verdiğim biri ve onemsedigim bir durum hakkinda soru sordum dalga geçilsin diye sormadım.
0
🌸egerbiryolcu
(18.05.26)
Kadinin söylemesinde bi sıkıntı yok zaten. Senin bu standart siradan sohbetleri kitaplastirma istegin ilginc geldi
0
üğpoıuy
(18.05.26)
Önem verilen kişilerden duyulan bazı sözler basitte olsa ona yakın olan kişilerde etkisi daha farklı olabiliyor.
Ne de olsa o kimselerin, bizler için başka alternatifi yok.

Burada bazı cevapların yersiz olması anneanne babaanne kavramlarını ne kadar önemsediğimizle de ilgili .
Büyüklerden duyulan kimi kıssadan hisse yaşantı ve olaylarla hayatın öğrenildiği bir zamandan, yapay zekanın öğretici olduğu bir zamana geldik ne de olsa .

Ara ara ses kaydı alarak bilgisayarda saklayın bir zaman sonra kes ,kopyala. yapıştır gibi işlemlerle düzenler bazı fotoğrafları ile dosyaları slayt video haline getirebilirsiniz.
Bir zaman sonra bize borç takarak alacaklı olduğumuz 3. veya 5.sevgilinin gitmesinin ardından telefonda her an silinmeye hazır, sahte sevgi içerikli videolardan daha değerlidir böyle şeyler .
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
(8)

adam driver’in yakisikliligini puanlayalim

ala09
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
📊 gider mi
-8
ala09
(16.05.26)
Baya kötü.
+2
Purple life
(16.05.26)
Girls’de bence de çekiciydi ama görünüşünden ziyade hali tavrı hannaya kid diyişi falandan sebep. Onları kenara koyunca yakışıklı değil
0
fildirfildir
(16.05.26)
Ben beğeniyorum şahsen. Yüzü de fiziği de iyi maşallah 🧿
Not: sakal-bıyıksız pls.
-1
lil siztah
(16.05.26)
-7/10
0
üğpoıuy
(17.05.26)
upload.wikimedia.org

dayi kulaklari arkaya sabitletmis, o kesin.
son haline baktim, bu adam kesin native kirmasi, kizilderili kani var bunda.
bir numarasi yok gibi. cirkin keanu reeves.
0
cooperr
(17.05.26)
Zamanında Girls dizisini izlerken kendisine bayağı hayran olmuştum ancak şimdi düşününce ıyyyk oluyorum nedense. Hatta aklıma geldi: bir bölümün sonunda lana’nın adamla ilişkisinde bir gelişme yaşanıyordu ve bölüm robyn- dancing on my own adlı şarkıyla bitiyordu. Çok etkilenmiştim, hala unutmam :)
0
eileengray
(17.05.26)
Adam Driver i da yakışıklı bulmayın ya
+6
benaslindayohum
(17.05.26)
MHRS Göz Hastalıkları tavsiye olunur
-5
arbre
(17.05.26)
(5)

Şirket içi düğün hediyesi sorusu

ananiyimioguz
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler he
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.

Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler hep bu adeti sürdürüyor.

Geçenlerde şöyle bir şey oldu, bir whatsapp gurubuna dahil edildim. grupta çüşünüz efendim 100 küsür kişi var bilmem kim evleniyor pamuk eller cebe diye.

Neredeyse tüm teknoloji operasyonlarını eklemişler :D Abi bi gıcık oldum biz evlenirken doğururken kimse bize bu kadar grup kurmadı ekip içinde hallettik. Şimdi bu zamana kadar bizim ekibin veya kendimin bir şeyine dahil olmamış insanlar için ben niye para gönderiyorum.

Tabi gönüllülük esas bu arada göndermezsen göndermezsin de, bir kaç gündür bakıyorum millet gönderiyor da yani.

Ulan dedim acaba bi bana mı tuhaf geldi göndersem mi ne yapsam bilemedim. 300-500 atsam komik mi olur? Veya hiç aksiyon almasam mı bilemedim.
-1
ananiyimioguz
(15.05.26)
uzun uzun düşünüldüğünü zannetmiyorum; grubu açanın işgüzarlığıdır.
normalde dahil olmayacağınız bişeyse göndermeyin.
+3
lil siztah
(15.05.26)
Icinden gelmiyosa gonderme
0
üğpoıuy
(15.05.26)
evlenen kişi ile samimiysen, hediye vermek istiyosan gönder ama yakın değilsen gerek yok bence çünkü anladığım kadarı ile ekip kalabalık, arada kaynarsın vermesen de. 3-5 kişi olsanız ve herkes verirken sen vermesen garip kaçar.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
muhabettin samimiyetin yoksa gönderme
0
Hallegadola
(15.05.26)
sevdigim kisi olursa kesin veririm ama muhabbetim olmayan kisiler icin katilmiyorum
0
girişemeyengirişimci
(15.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(6)

Beyaz yaka veya entellektüellere takılan alaycı lakaplar?

mikahakkinen
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
0
mikahakkinen
(09.05.26)
Amcam bana "kültür mantarı" diyor.
+3
mutekebbir
(09.05.26)
Ilık g.t
+3
üğpoıuy
(09.05.26)
İçimizdeki irlandalı,
beşinci kol ajanı,
monşer,
komprador burjuva,
uşak ..
Söylenen kişiden kişiye ağırlığı değişse de gerçeklik payları vardır.
özellikle Türkiye gibi bir yerde.
0
diyecevaplandı
(09.05.26)
plaza ortamına "yetişkin kreşi"
+1
siyah gece
(09.05.26)
Pembe g.tlü
Pembe panter
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.05.26)
Yurtdışına cok gidenlere gezen tavuk diyolla
0
mirty
(10.05.26)
(8)

Annenize aldiiniz ilk hediye

üğpoıuy
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
-1
üğpoıuy
(09.05.26)
3 kuruşa dandik bi kitap almıştık kardeşimle. Adını bile unuttum. Yaşlanıyorum.
0
halk
(09.05.26)
Hatırladığım ilk üç şey var hangisi ilkti bilmiyorum. Biri kahve fincanı takımı diğer ikisi mahalle pazarina o güne özel getirilen suslerdendi. Çiçekli süsler üstüne canım annem yazan dekoratif ürün diyeyim. Cam bir diktortgenin üstünde yapma gül var mesela. Yirmi beş otuz yıl oldu belki de hala durur evin bı kosesinde.
+1
egerbiryolcu
(09.05.26)
anneme kücükken teyzemle gidip anneler günü icin cerez tabagi almistim.
20+ yildir sapasaglam evde duruyor.
-1
Purple life
(09.05.26)
Tişört almıştım ama beğenmemiş üstüne bir de bu benim tarzım mı diye bi ton söylenmişti. Şimdi ilişkimiz iyi olsa da ergenken çok kalbimi kırmışlığı var, bende kötü anıları çağrıştırıyor.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Kardeşler olarak anneme kahvaltı hazırlamıştık. Hediye olarak da para toplayıp porselen sürahi&bardak seti almıştık. Bir de ilk defa sucuk alıp pizza yapmıştık.
0
Amaranta ursula
(09.05.26)
Ups @amaranta anneye, ilk "kisisel olmayan hediyeyi alan sansli kisi" oldun
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimo, üzüldüm karşim be :(
0
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimoloji, yalnız değilsin. Babam da aldığımız saati iade ettirmişti bize. Deodorant da evde kaldı oda spreyi olarak kullanmıştık:D
Sonradan paramıza kıyamadığını o sebeple iade ettirdiğini demişti ama yine de insan buruluyor.
+1
Amaranta ursula
(10.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(10)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
Seyahat tıraş setinizi yanınızda taşıyor gibi. Çantayı açsak içinden tıraş köpüğü çıkar. Kısaca korkunç. Aman babet çorabınızı da unutmayın.
0
eileengray
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(16)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. Hayatim alt ust olmadi ama plan yaparken cocuk faktoru hep aklimda. Adapte olmak diye bir sey yok zaten. Hastanede eline aliyorsun bir daha hic ayrilmiyorsun. Buyuduklerinde isler cok daha kolaylasiyor.

2. Zamani geldi hissi olusuyor.

3. Benim icin bu sorunun cevabi "su anlik evet." Yalniz ileri de ne olur bilemiyorum. Kimseyi korkutmak istemem ama bir arkadasimin son derece basarili ve normal bir cocukluk geciren oglu 20'lerin baslarinda universitedeki ilk yilinda sizofreni tanisi aldi... Mesela bu soru arkadasima sorulsa cevabi evet olur mu bilemiyorum ya da asiri derecede otizmli konusamayan bir cocuga sahip olan bir baba bu soruya evet der mi bilemiyorum...

4. Kimseye tavsiye verecek bir pozisyonda degilim. Sorumluluk sevmiyorsaniz hem cocuk hem de sizin icin oldukca zor olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(11)

Kerebiç seven var mi?

üğpoıuy
S.b
S.b
0
üğpoıuy
(24.04.26)
Yanında servis edilen köpük gibi şey güzel ama o da yalnızken çok ağır, kerebicin o saçma tadı için güzel bir eşlikçi, birlikte olurları var ama yalnızlarken ikisi de kötü.
-1
mutekebbir
(24.04.26)
Sevmek ne kelime memleket hasreti çektik yine akşam akşam :((
-1
messina123
(24.04.26)
Bir tatlının değeri çıktığı coğrafyanın dışında da başka kültürlerde de tüketilmesidir. 53 yaşında adanalıyım. Kerebiçi duyalı 5-10 sene olmuştur. Mersine gittiğimde en iyi yer diye bilinen yerde yedim. Yedim derken tattım. Bu ne Allahaşkına??
+1
ground
(24.04.26)
bayılırııııımmmmm
0
alibilir
(24.04.26)
@ground, cidden bana kesme seker versen "sonucta sekerdir🤷‍♀️" der kıtlar yerim ama hayatimda bu kadar ikinci çatalı istemedigim bir tat olmamişti. Bunu kim neden ünlü etmis cok merak ediyorum
+1
🌸üğpoıuy
(24.04.26)
Çok severim ama ikiden sonrası bayıyor ayrıca köpüğü acımsı olmayacak. Kerebiççi Oğuz ve Hayri favorimdir.
0
ekimoloji
(24.04.26)
sadece yoklukta yerim, antep fıstığı bu şekilde araya verilmemeli.
0
fatihdr
(24.04.26)
Hediye gelmişti mersinden. Güzeldi.
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Hiç denemediğimi fark ettim.
0
eileengray
(25.04.26)
Valla görürsem yerim ama özellikle para verip yemeye gitmem. Biraz fazla ağır bir yiyecek, zira çok tatlı da diyemiyorum ortada birşey.
+1
vampir akrep
(25.04.26)
Mersin'de yaşıyorum. Sevmedim.
0
strawberry first
(25.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(7)

Ekşi sözlük vs ekşi duyuru

gobekliraki
Bu platformların ikisi apayrı iki evren gibi, neden böyle sizce? Sözlük kezban/kıro/yandaş/muhalif vs vs kaynarken, duyuruda herkes aklı başında bir iki troll dışında (abre hariç o bence daha çok sapık gibi)Çok çok eski sözlük yazarıyım aynı zamanda çok çok eski duyuru kullanıcısıyım. Ama son 1 yıld
Bu platformların ikisi apayrı iki evren gibi, neden böyle sizce? Sözlük kezban/kıro/yandaş/muhalif vs vs kaynarken, duyuruda herkes aklı başında bir iki troll dışında (abre hariç o bence daha çok sapık gibi)
Çok çok eski sözlük yazarıyım aynı zamanda çok çok eski duyuru kullanıcısıyım. Ama son 1 yıldır sözlük aşırı leş bir hal aldı gibi?
+5
gobekliraki
(15.04.26)
Sözlük cok popi oldugu icin metropol gibi, her telden insan var. Hatta kaliteli grup hep bir seylere küsüp ayrildi zaten zaman icinde. Burasi daha butik
+4
üğpoıuy
(15.04.26)
Konusu açılmışken kişisel bir gözlem bırakayım. Burada gayet normal yazarken sözlük entryleri aşırı toksik olan, nefret saçan yazarlar da var. Bence bir çeşit "ortamın havası" etkisi de mevcut.
0
aloha snackbar 3
(15.04.26)
aski memnu'da en sevdigim kisi malmazel.
ama sözlük'te yazarken bihter :)
biraz bunun gibi.
isin raconu o.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
umarım hala ekşide yazmıyorsunuzdur. izah etmekten dilimizde tüy bitti.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(15.04.26)
biz burada sırıtanı böcek zehriyle kovalıyoruz. kardeşim hayatımızın her alanında bu lümpen gruplara tahammül edip maruz kalıyoruz. duyuru bari biraz aklı selimlerin yeri olsun. troll mrol geldi mi kovalarız. burası kadıköy orası bağcılar.
+3
mikahakkinen
(15.04.26)
2003 yılından beri sözlük yazarıydım. son 3-4 yıldır entry girmeyi bırak bir şeyler okumak için bile girmez olmuştum. sözlük hesabını duyuru'yu açmak için kullanıyordum. geçen hafta, en sonunda hesabımı da kapattım. sözlük yazarlarıyla moderasyonuyla iyice laçka bir yere dönüştü.

zaten çok da anlam yüklememek lazım internet sitelerine.
0
matematisyen
(16.04.26)
10 sene kadar once sozlugun cilki cikmaya baslayinca buraya sigindim, burasi benim icin denizdeki firtinadan dandik teknemle kacip sigindigim bir ege kasabasi ya da yunan adasi limani gibi.

bir tane kohne restaurant var, dogru durust yemek falan yok.
limanda surekli 3-5 kisi takiliyor, yerlisi iyi.
arada guzel sohbetler oluyor, aksam bazen abinin teki cumbus falan caliyor egleniyoruz.

arada ufak tekneler ugruyor, bazilarinin icinden duzgun tipler cikiyor, aramiza aliyoruz.
bazilarindan at hirsizlari iniyor, zevkimizin icine etmeye calisiyorlar, onlari da kovaliyoruz. kovalamasi biraz suruyor bazen ama sikinti yok.

limanda birkac tane milleti yok yere isiran olan kuduz kopek vardi, onlari kovaladik sonunda gittiler. limandaki dandik restaurantin sahibi biraz umursamaz bir tip ama bastirinca yardim ediyor gibi. hatta en son restaurantin boyasini yeniledi, tabaklari bardaklari catallari falan degistirdi. bir yerden gomu falan mi buldu nedir.
+5
cooperr
(16.04.26)
(1)

Yillar once, okul baskinlarina dair bi tartisma yapilmisti duyuruda

üğpoıuy
Amerika gibi yerlerde okul basip tarama yayginken ulkemizde boyle bir eylem cesidi olmayisina dair tespitler yapilmisti. Hatirlayan var mi? Bulabilen olur mu? Hangi anahtar kelimeleri kullanmam gerektigini bulamadim
Amerika gibi yerlerde okul basip tarama yayginken ulkemizde boyle bir eylem cesidi olmayisina dair tespitler yapilmisti. Hatirlayan var mi? Bulabilen olur mu? Hangi anahtar kelimeleri kullanmam gerektigini bulamadim
-1
üğpoıuy
(15.04.26)
@sivrisinek, gonderiler altinda tartismalar tehditler dönüyordu. Buna mahal vermemek icin olabilir. Liseliler neye ozenilecegini tam tahlil edemiyo malum
-1
🌸üğpoıuy
(15.04.26)
(11)

İnstagram hesabı almalı mıyım

gobekliraki
Son zamanlarda çok gündem oluyor sosyal hayatımda. Eş dost akraba, uzaktan tanıdıklar, yakından tanıdıklar herkes birbirine ekliymiş instagramda. Ben kullanmıyorum desem de sürekli şu enerjiyi alıyorum= "beni eklememek için yalan söylüyor" Direkt bu enerjiyi alıyorum yani. Açayım mı bi hesap öyle s
Son zamanlarda çok gündem oluyor sosyal hayatımda. Eş dost akraba, uzaktan tanıdıklar, yakından tanıdıklar herkes birbirine ekliymiş instagramda. Ben kullanmıyorum desem de sürekli şu enerjiyi alıyorum= "beni eklememek için yalan söylüyor"
Direkt bu enerjiyi alıyorum yani. Açayım mı bi hesap öyle sırf eklesinler diye, ortamlarda garip kaçmasın diye.
-2
gobekliraki
(15.04.26)
Aynı şeyi yaşıyorum, açma.
+2
antihero
(15.04.26)
Arklar bikac yila kadar ben de instagram kullanmiodum, kimse de garipseyip rol kesiyo falan demiyodu. Nasil insanlar var etrafinizda anlamiyorum. Bi de boyle dusunenleri neden onemseyip hayatima dair bi degisiklik yapayim ki?
0
üğpoıuy
(15.04.26)
şimdiye kadar açmadıysanız hiç açmayın, sosyal medya kullanmıyorum deyin geçin.
+1
black holes in the sky
(15.04.26)
Gerçekten kullanmıyorum, sadece şirketin hesapları var linkedin ve instagramda. Ama bazen bişey oluyor "aa evet gördüm instagramda" diyorum, galiba o zaman patlıyor mesele.
-2
🌸gobekliraki
(15.04.26)
kafanıza takılacak kadar düşünüyorsanız bu konuyu, açın gitsin. ben de kullanmıyorum, yakın çevremden hiç eleştiri almadım mesela.
ancak vatsap konusunda benzer tepkiyi görüyorum; çünkü yurtdışına çıktığımda falan açıyorum gerektiğinde, o sırada denk gelen "hani kullanmıyordun?!" diye laf ediyor. sabırla açıklıyor ve tavrımı koruyorum.
0
lil siztah
(15.04.26)
@lil işim whatsapp konusuna girmiyorum bile. Şirket olmasa onu bile kullanmıyorum.
-2
🌸gobekliraki
(15.04.26)
Açıyorum be o zaman :))
-2
🌸gobekliraki
(15.04.26)
Bu sebepten dolayı açmaya gerek yok bence. İnanıp inanmamak onlara kalmış.
Patlamamak için de özelde kullandığım hesabım yok şirket hesabı açık sadece denebilir kimse kurcalamaz diye düşünüyorum.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
ben var olanı kapatayım mı diye düşünüyorum.
+1
erty_ksk
(15.04.26)
içinden açmak geliyor belli ki
0
deartheodosia
(16.04.26)
Aç.
Hem kendin de bir şeylere bakarsın.
Mesela bir otele, bir restorana gitmeden önce instagramdan bi bakıveriyorum iyi oluyor.

Yalnız instagram hesabı açtığında kim kime nerden ne bilgi veriyor bilmiyorum ama geçen sene klima için gelen tamirci de, hiç tanımadığın alt kat komşusu da, adını zor hatırladığın liseden arkadaşın da bir anda ekleyebilir. Çok şaşırma.
-3
michael_knight
(16.04.26)
(2)

keen sandalet nerede satılıyor?

duyuru
online var ama fiziksel olarak görüp deneyebileceğim dükkan var mı? ben hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
online var ama fiziksel olarak görüp deneyebileceğim dükkan var mı? ben hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
0
duyuru
(13.04.26)
Spx lerde
0
üğpoıuy
(14.04.26)
spx'lerde yokmuş bu arada. belki eskiden vardır ama bugün gittiğim mağazadaki görevli hiçbir spx mağazasında olmadığını söyledi.
0
🌸duyuru
(18.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+3
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(9)

atmden döviz çekme sorunu

kondansator
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
0
kondansator
(12.04.26)
enpara'nın uygulamasında, anlık olarak hangi atm'de hangi döviz türü bulunduğunu gösteriyordu. belki bahsettiğiniz bankaların uygulamalarında da vardır.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Kullandığınız bankanın atm bul şeklinde web sitesinden arama yaptığınızda, döviz çekilebilen diye filtreleme yapabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(12.04.26)
Şu haritada gideceğiniz ATMyi tıklarsanız açılan pencerede o ATM de hangi dövizln bulunduğu yazıyor.

www.cepteteb.com.tr
0
Mirket
(12.04.26)
Ek: benim deneyimimde euro dolar isaretli atmlerin hicbiri doviz vermiyordu. Cok bel baglamaman adina oneri
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Genelde turistik ve sanayi bölgelerinde oluyor bu atmler
0
Unde bach canim
(12.04.26)
TEB'den euro çekiyorum
euro belli ATM'lerde oluyor ve çok nadir durumlar hariç 15 senedir her çektiğimde euro vardı. benim için 3-4 tane ATM var toplamda farklı şehirlerde, hep oraları kullanıyorum.
uygulamadan kontrol edin.
siz muhtemelen euro'yu zaten vermeyen bir ATM deniyorsunuz
0
subcomponent
(12.04.26)
web sitesinde euro verebilen atmleri gösteriyor ancak içerisinde euro olup olmadığını göstermiyor. dolayısı ile atm ye gittiğimde yine çekemiyorum. zaman zaman gidip deneyeceğim mecbur
0
🌸kondansator
(12.04.26)
ben her gittiğim yapıkredi atm'sinden çekebiliyorum eğer döviz veren atm ise. çekim limitlerinizden fazla çekmeye çalıştığınız için olabilir çünkü limiler epey düşük. günlük 400€ olması lazım yapıkredide çekim limiti.
+1
zozjotejmnk
(13.04.26)
@zozjotejmnk 200 euro denedim çok da degil aslında
0
🌸kondansator
(13.04.26)
(5)

1 mayista ipsala yogun mu olur

üğpoıuy
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
0
üğpoıuy
(11.04.26)
geçen hafta pazar günü babamlar dönüşte rezil oldular :) 7-8 saat beklediler. ama genel durumu pek bilmiyorum, tecrübeliler daha iyi yönlendirirler.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.04.26)
Bir instagram hesabı vardı kapılardaki yoğunlukları gösteren. Bulursanız ona bir bakın.
Otobüs firmalarını arasanız belki onlar da söyler.
-1
michael_knight
(12.04.26)
Dünya üzerindeki hiçbir yer yoğun olmasa bile ipsala olur :D
Hele tatillerde aman diyim. Burnunuzdan gelmesin. Biz tatil olmayan bir haftasonu geçerken bile minimum 3 saat bekliyoruz
0
wild honey suckle
(12.04.26)
Sabah saat 6 7 gibi peki?
0
🌸üğpoıuy
(12.04.26)
Sabah 6-7de de yoğun olur.
+1
Mcfly
(12.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(3)

Öğretmenlerin dikkatine: Test hazırlama aracını test edin!

fatihdr
Öğretmenlerim, sizler için Test Studio isimli bir araç geliştirdim. Sınavlar, ders notları, testler ve yazılılar hazırlayabilmeniz için çok pratik bir araç.https://teststud.ioSite şu an emekleme aşamasında, kendi deneyimlerim doğrultusunda hazırladım, Optik Okuyucu vs. gibi özellikler de ilk fırsatt
Öğretmenlerim, sizler için Test Studio isimli bir araç geliştirdim. Sınavlar, ders notları, testler ve yazılılar hazırlayabilmeniz için çok pratik bir araç.

teststud.io

Site şu an emekleme aşamasında, kendi deneyimlerim doğrultusunda hazırladım, Optik Okuyucu vs. gibi özellikler de ilk fırsatta entegre edilecek. Sizler de kullanıp gördüğünüz eksiklikleri, karşılaştığınız sıkıntıları, tavsiyelerinizi benimle paylaşabilir misiniz?
+4
fatihdr
(07.04.26)
Favladim uygun zamanda bakayim eline saglik
+1
üğpoıuy
(07.04.26)
Eline sağlık hocam deneyeceğim
+1
rodeocu
(08.04.26)
hanıma göndereyim hemen.
+1
antihero
(08.04.26)
(9)

Trafik kazasi deger kaybi olaylari

üğpoıuy
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
0
üğpoıuy
(06.04.26)
kendin karşının sigortasına başvurabilirsin. dava gereksiz.
karşının sigortasının değer kaybı birimine ulaşman gerekecek. onlar senden kaza raporu eksper fatura ehliyet dilekçe ıvır zıvır isteyecek. belgeleri gönderince birkaç aya yatar para.
0
jelly bear
(06.04.26)
kendiniz yapabiliyorsunuz. komisyoncu sırtlanlara paranızı kaptırmayın boşuna.
bahsettiğin şey "araç yattı parası" ise onun için dava ve avukat zorunlu evet.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(06.04.26)
Yok arac yatti parasi degil, aracin artik "kazali" olmasi sebebiyle ugradigi deger kaybinin tazminini diyorum
0
🌸üğpoıuy
(06.04.26)
evet tam olarak onu alıyorsun.
0
jelly bear
(06.04.26)
arayıp vekaletname isteyenlere vermeyin. Tanıdığınız avukat varsa onunla yürütebilirsiniz dava sürecine gidilecekse. Önce Değer kaybını sigortadan talep edeceksiniz. Onlar kendi hesaplarına ve limite göre bir miktar yatıracaklar. hasarın durumuna göre yeterli olmaması halinde dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Kalan kısım için sürücü ve araç sahibine dava açabilirsiniz.
0
aquarium
(06.04.26)
ben dilekçeyi ve gerekli belgeleri mail atarak almıştım, direk hesabıma yatırdılar. (1 hafta falan sürmüştü sanırım) mailin teyidini alın ama.

bu %15 komisyoncuları karşı tarafın yatırdığını beğenmeyip süreci uzatarak kendilerine daha fazla koparmanın peşinde. bunu bir de iyi bir şeymiş gibi size anlatırlar.
0
Improbable
(06.04.26)
peki bu neden iyi bi şey değil @improbable? tamamen bilmediğim için soruyorum
0
mezzosprite
(06.04.26)
@mezzosprite yani senin yapabileceğin bir şeyi allayıp pullayıp, alacağın tutarın %15'ine, hatta süreci uzatarak daha da fazlasına çökmelerinin iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. 15 günde alacağını 6 ay - 1 yıl sonra almak, onu da kırpılmış bir şekilde almak bana göre değil.

bir de adınıza işlem yapabilmek için vekaletname isteyecekler ki ayrıca cebinden vekalet ücreti çıkacak peşin peşin, oh miss. bunun için işini gücünü bırakıp notere gideceksin, sıraya gireceksin falan oof düşündükçe ruhum daralıyor :)
0
Improbable
(07.04.26)
O zaman karsi tarafin sigortasina ulasip hallediyoruz.

Bizim kasko yapmiyor di mi bu isi bu arada? Yani ben kaskodan deger kaybi aliyorum, onlar da karsinin sigortasindan alsin gibi bir sey hatirliyorum sanki
0
🌸üğpoıuy
(07.04.26)
(6)

25 yaşına girecek kadın arkadaşa bu kamera alınır mı?

psipsipsi
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim. https://www.teknosa.com/fujifilm-instax-mini-12-yesil-fotograf-makinesi-p-783250308
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim.

www.teknosa.com
+1
psipsipsi
(04.04.26)
Anlık 5000 liralık boşa masraf, bunların filmleri pahalı, yurtdışından alternatif uygun fiyatlı film sipariş etme imkanı da kalmadı, kısa bir heves sonrası içindeki filmler bitince kenara atılır
+2
grimavi
(04.04.26)
Telefondaki fotolari yazdiranlari var. Onlar daha mantikli

Tasarimi cocuksu degil bence, f
0
üğpoıuy
(04.04.26)
15 yaş hediyesi olarak daha tatlı olur bence.
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
Bir kere kullanılıp kenara atılacak ürünler listesinde. Cep telefonları varken çok gereksiz
0
Unde bach canim
(05.04.26)
kullanim olarak dusunmeyin. hediye olarak dusunun. bence guzel bir hediye.

cevremdeki kadinlarin pek cogunda var bu ve kullanmasalar da severek bahsediyorlar. esime de benzer bi cihaz aldim mesela zamaninda, hala ara sira heyecanla gidip bir foto cekip yazdirdigi oluyor.
0
aguen
(05.04.26)
bunun yerine lomo'lara bakın derim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(11)

Emzirmek zor değil mi?

sacrilegious
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğ
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğinde kolum tamamen uyuşmuş oluyor. Böyle giderse 6 ay sonunda omurga/boyun sağlığı bakımından tükeneceğim.

emzirme yastığı da hiç rahat ettirmiyor beni, alçak kalıyor. Siz buna nasıl bir çözüm buldunuz ya? Yeni bir koltuk dahil herşeyi almaya/yapmaya hazırım. Yeter ki bi çözüm bulayım. Lütfen yardım edin.

Teşkkürler.
+3
sacrilegious
(30.03.26)
Hamile kalmadan iyi bir vücut yapmak ve hamilelikte ve sonrasinda bunu korumak önemli.
Yoksa her sey cok zor zaten.

Ben vakit buldukça spor yap derim. Su an bebek baya hafif cünkü gelecege göre.

Bilmis bilmis konustum cocugum falab yok ama arkadaslarimdan gördügüm bu :D herkesin cocugu oldu bi anda etrafimda.
-8
Purple life
(30.03.26)
ben erkeğim, buna ilişkin ahkam kesmek pek doğru olmaz ama sadece "Neden kimse bundan bahsetmiyor?" sorusuna bir yorum yazasım geldi. emzirmenin zorluğundan bahsedilmemesi doğuma ilişkin genel yaklaşımın bir parçası. genel olarak hamilelik, doğum ve bebek büyütmekle ilgili zorluklardan hiç söz edilmiyor. toplumsal bir uzlaşı var sanırım benim de haberdar olmadığım. mantığı şu olabilir, birçok kadın için çocuk yapıp yapmamak bir tercih değil, o nedenle zorluklarından bahsetmenin ona hiçbir faydası yok. zaten "bir gün kesinlikle doğum yapacağım" diye düşünen bir kadına hamileliğin, doğumun ve çocuk büyütmenin zorluklarından bahsetmek gerçekten anlamsız olabilir; ufak tefek zorlukların olduğu ancak bunların herkesin başına geldiği, bir şekilde atlatıldığının söylenmesi bu durumda daha tutarlı.

günümüzde ise çocuk yapıp yapmamak azımsanmayacak sayıda kadın için zorunluluk değil tercih oldu. kadınlar artık çocuk yapmanın artılarını ve eksilerini değerlendirerek bir karara varabiliyor. bu nedenle geçiş aşamasında olduğumuzu ve emzirme de dahil olmak üzere hamileliğin beden üzerinde yaptığı değişiklikleri, doğumun risklerini ve çocuk büyütmenin yükünün artık daha fazla tartışılacağını düşünüyorum. bunu yapanları "bizim nüfusumuzu azaltmak isteyen dış güçler" gibi saçma sapan argümanlarla eleştirenlere de akıl fikir diliyorum.
+3
duguit
(30.03.26)
2 çocuğumu da iki sene emzirdim ama iple çektim bırakacakları günü. Hiç öyle diğer anneler gibi bebeğim emerken gözlerimden kalpler çıkmadı. Kesinlikle haklısınız emzirmek çok zor ama sizinki yenidoğan sanırım. Azıcık sabır, herkesin bebeği farklı şekilde rahat ediyor. Bana sorarsanız en rahatı yanına yatarak emzirmek. Bu konuda çok şikayetçi değildim, daha çok 2 yaşına gelene kadar yenidoğan gibi saat başı uyanıp emmelerinden şikayetçiydim:/ Ömrümün 4 senesi zombi gibi geçti, hala da uykum çok bozuktur sırf bu emerek uyuma huyu yüzünden
+3
kullanicadi
(30.03.26)
emzirme yastiginiz yoksa alim hemen. cocugu destekleyen, kollarinizi serbst birakmanizi saglayan bir sey.

onun disnda duguit +1
0
taurina
(30.03.26)
Size yardımcı olamayacağım maalesef ama yine de yazmak istedim. Spor yapmadım ama hiç zorlanmadım. Kişiden kişiye değişen bir şey demek ki. Benimki sık ama kısa kısa emiyordu büyük ihtimalle ondan zorlanmadım. Emzirme yastığı da almıştım ilk günler kullanmaya çalışıp rahat etmemiştim.
0
ekimoloji
(30.03.26)
Evet emzirmek zor haklısın. Ve rahatsız bi şekilde devam etmek çok yıpratıcı olabilir.
Beni ziyarete gelen bir arkadaşım çocuğu farklı bi pozisyonda tutmayı göstermişti ona da o zaman emzirme danışmanı mı ne göstermiş. Şimdi tarif etmesi zor. Şu aşağıdaki linkte koala pozisyonu diye geçiyor ona yakın bişeydi.
www.atelierbabbi.com

Demek istediğim biri göstermese hiç akla gelmeyecek pozisyonlar var ve bunlardan birinde daha rahat etmeniz mümkün olabilir. Biraz bakın isterseniz linkte başka da var seçenekler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.03.26)
memeyi çocuğa değil çocuğu memeye getirmek çok önemli, kendiniz normal dururken hangi pozisyonda rahatsanız o pozisyonda emzirin.
emzirme yastığını daha yukarı geçirebilirsiniz belinizde durmak zorunda değil.
normal yastık kullanabilirsiniz, emzirme yastığı herkese uymayabiliyor.
cuddle curl yapabilirsiniz, yattığınız alan ve siz buna uygunsanız cuddle curl'de uyuyabilirsiniz de (önemli güvenlik kuralları söz konusu).
anneler grubumuza bekleriz yukardan
0
mezzosprite
(31.03.26)
hahaha ekşici erkeklerin yorum yapmadığı bi bu konu kalmıştı.
+1
plastic_angel
(31.03.26)
Emzirmek cok zor ama o en zor hali bi 4 ay falan sürüyo sanirim. Sonra hem bebegin emme sıklığı azaldigindan, hem de bir seyler yerine oturdugundan yavas yavas kolaylasiyo (bence). O yuzden o zorlu donemi kimse hatirlamak istemiyor olabilir :)
0
üğpoıuy
(31.03.26)
Benim çok yakın arkadaşım da yeni doğurdu. Hem dedikleriniz hem meme reddi yüzünden çok sıkıntı çekti gerçekten. En beklemediğimiz şey oldu yani doğumdan sonra. Kızın psikolojisi bozuldu resmen. Zaten lohusalık acayip bir dönem, biliyorsunuz. Bu yüzden kendi isteğiyle anne sütünü bırakıp tam zamanlı mamaya geçti, rahat etti. Çok zorlanılan noktada mama gayet iyi bir seçenek. Bebek önemli evet ama anne çok zorlanıyorsa kendi psikolojisini ve beden sağlığını önceliklendirmeli diye düşünüyorum bir kadın olarak.
0
inawen
(31.03.26)
benim kız çok kısa süre emiyordu da ben yine de yatarak emziriyordum. yan yatıyordum. öyle rahat ettim. mama destekli de gidiyorduk. o sebeple çok yormadı. yatarak deneyin imkan varsa. ama bebek ağırlaştıkça kucakta zorlaşıyor. oturmaya başlayınca oturarak filan emer, kolaylaşır.
-1
elorelia
(31.03.26)
(5)

ormanda tatil yapılacak yer

tabudeviren
şöyle bir mekan var mı? orman içinde bungalov ev. içinde banyosu falan var. çevrede gürültü unsurları yok.sessizlik var. çıkıp orman içindeki patikada yürüyüş yapabiliyorsun. Türkiye'de veya dünyada böyle bir yer var mı?seçenek yoksa, bungalov ev olmayıp otel olsa da olur.. asıl mesele ormanın içind
şöyle bir mekan var mı?
orman içinde bungalov ev.
içinde banyosu falan var.
çevrede gürültü unsurları yok.
sessizlik var. çıkıp orman içindeki patikada yürüyüş yapabiliyorsun.
Türkiye'de veya dünyada böyle bir yer var mı?

seçenek yoksa, bungalov ev olmayıp otel olsa da olur.. asıl mesele ormanın içinde olması ve yürüyüş yapılabilecek bir yol olması.
0
tabudeviren
(29.03.26)
Dünyayı bilmem de Türkiye'de bu var: hizirkamp.com
0
prole
(29.03.26)
fotrsapka
(29.03.26)
nubaistanbul.com

Gittiğim bir yer değil ama benzer sebeplerden favorilemiştim.
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
Karadenizde dolu
0
üğpoıuy
(29.03.26)
karadeniz çok geniş bir tanım olmuş.
örnek var mı? ilçe, konum?
0
🌸tabudeviren
(30.03.26)
(8)

bu cocugu neden rahat birakmiyorlar?

tuborg yesili
https://x.com/haber/status/2037442910585548947?s=46&t=VLm5l0IhCzhlUr6lCJz7VAYa profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
x.com

Ya profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
0
tuborg yesili
(27.03.26)
Yardım isteyen insana yardım edebilirsiniz, bu çocuk görünen o ki yardıma ihtiyacı varsa bile yardım istemiyor. Umarım bir gün ister ve doğru zamanda doğru kişilerle iyileşme sürecine girer, istediği gibi bir hayatı olur.

Rahat bırakılmamasına ayrıca kızıyorum. İnsanlar işe yarar hissetmek için ya da gündemde tutunabilmek için başkalarının alanlarına münasebetsizce dalmaya ve özel hayatlarının gizliliğini ihlal etmeye bayılıyorlar. İşgüzarlık değil sadece, ben art niyet olduğuna da inanıyorum.
+1
starbuck
(27.03.26)
Ne yapmışlar ki. Yıllarca evden çıkmayan birinin evine gidip doğum günü kutlamanın nesi kötü. Ailemde öyle biri olsa elimden geleni yaparım.
0
gabe h coud
(27.03.26)
bu çocuğun neredeyse aynısı bizim ailede de var. tek farkı bizimki dışarı da çıkıyor arada. geçen bayramda gittim 100 kilo olmuş, saç sakal aynı böyle. tanımasam yolda görsem karşı kaldırıma geçerim korkarım. annesi emekli bi evleri var başka da gelirleri yok. yemek dışardan söyler ev yemeği yemez, gecesi gündüzü belli değil, sabah 5e kadar oyun oynar 5te yatar akşam 5'te geri kalkar devam eder.
biz de çok konuştuk ettik ama olmuyor. düzelmek istemeyene yardım etmek mümkün değil maalesef.
+2
matilda
(27.03.26)
Basit pasta kesimi degil, sonrasinda saz calip sarki soylemisler cocuk o kadar mutsuz duruyor ki, sonrasinda da roportajda sarkiyi eslik ettin eglendin vs gibi bisey soyluyorlar, yooo sarkiyi bile bilmiyorum en basit yerini soyledim diyor.

Ben bunu yardim olarak gormuyorum bu tam gostermelik show bence, kimsenin kamera arkasinda cok da ilgilendigini dusunmuyorum. Genel bakis acisini sormak istedim o nedenle ama burda da bunu "yardim" veya "iyilik" gorenler var, ilginc.
+1
🌸tuborg yesili
(27.03.26)
Losttaki jack sendromu
0
üğpoıuy
(27.03.26)
anksiyete ve depresyon teşhisi koyulup tedaviye başlanmıştı daha önce. bilmiyorum devam ediyor mu, tedavi bırakıldı mı.
kamera ile gelip zorla doğum günü kutlatmak evet iyi değil. yapanların niyeti iyi mi, kötü mü, yardım etmek mi değil mi bilmiyorum ama saf yardım niyeti olsa neden kamera ve hatta basınla gelip ulusal basına haber yapsınlar.

kendi halinde bırakın, öyle mutlu işte, otursun evinde bilgisayarla oynasın, napıçak dışarı çıkıp da gibi söylemleri doğru bulmuyorum. aile ve sosyal politikalar bakanlığı mıdır, belediye midir bilmiyorum profesyonel olarak ilgilenmeli o aile ile.
+1
biseysorcaktim
(27.03.26)
Arkadaşın kesinlikle profesyonel desteğe olduğu açık ve fakat o destek bu videodaki şahısların yaptığı şey değil, her ne yapıyorlarsa.

İyiniyetli olarak bi' şey yapmaya çalışıyor olabilirler ama bu yaptıklarının doğru yol olduğu manasına gelmez.
Bu adamı zorla taşıyarak berbere götürdüler, daha büyük dalyaraklığı çok az gördüm, gerçi dalyaraklığın en büğüy böylesine sosyal fobisi olan bir bireyi kameraya çekip haber olarak servis etmek heralde.
+5
kumandanim
(27.03.26)
ben yapilanda kotu birsey gormedim ama bu sekilde duzelmeyecegi acik.
0
cooperr
(27.03.26)
(12)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
@eileengray ile birebir aynı fikirdeyim

hayatımda ilk defa geçenlerde ghostlandım çok saçma bir duygu iletişimi kesmek istiyorsa bir insan neden olduğunu karşısındakine anlatmalı, bilinmezlik muhteşem berbat bir duygu. yukarıdaki arkadaşların dediği gibi boşta olursam bir ara dönerim vs düşüncesi de bence yersiz. size böyle bir şey yapana kim tekrar iletişim kurmak ister ki? Ghosting özsaygısı olmayanların yapacağı bir davranış.
0
belkider
(29.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(10)

Buyukbaba mi dersiniz dede mi

üğpoıuy
Hangi yoredensiniz?
Hangi yoredensiniz?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(21.03.26)
30 küsur sene önce dede diye seslenirmişim babamın babasına.

işin ilginci 90'lık ninem hiç dede sözcüğünü kullanmaz. hep böyük bubam diye konuşur.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
babam; babasının babasına büyükbaba derdi.
biz babamızın babasına dede derdik ama babamın büyükbabası bizi düzeltirdi "dedeniz benim o sizin(oğlundan bahsediyor) büyükbabanız" derdi.
yine de büyükbaba bize geçmedi nedense. ayırmak için dedemize sakallıdede derdik(kendisi tam bir aksakallı dedeydi rahmetli), büyükbabamızdan da isim+dede şeklinde bahsederdik.

karadeniz.
0
late viper
(21.03.26)
Bizde her zaman dede deniyordu ama biraz daha yaşlılar dededen de baba diye bahsediyordu tabii sadece erkek tarafından dedeler için geçerli bu, ayrım yapmak için genelde "Halil deden" şeklinde bahsediyorlardı.
0
mbond
(21.03.26)
Adamı bize dede diye tanıttılar.

Abim ile kuzenlerim çocuklarına kendi babalarını dede diye tanıttılar.
0
put it in your appropriate place
(21.03.26)
ikisi aynı şey değil ki. dedenin ana babası büyükanne büyükbaba oluyor.
0
neira
(22.03.26)
Buyukx diyen zengin ve elittir
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Benim için dede demek anne ve babamın babası demek. Büyükbaba ise dedelerimin babasıydı. Bundan başka bir şekilde düşünemiyorum.

Haliyle oy bile veremedim, çünkü ikisi aynı şey değil. En azından ben böyle gördüm.
0
akhenaten
(22.03.26)
Büyükbaba bana dublaj Türkçesi gibi geliyor. Aklıma hemen Heidi geldi mesela.
+1
peki madem
(22.03.26)
Dede.
Büyükanne/büyükbaba yaygınlaşamaz çünkü bir ortamda zikrederken ali dedem de şöyle demişti demek kolay iken büyükbabam ali, ali büyükbabam gibi kullanımlar adamın dilini kördüğüm eder. Olmuyor yani.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.26)
Valla ben epey büyüdükten sonra ogrendim insanlarin dede dedigini. Dede bizim icin "etraftaki tüm yasli adamlar" demekti. Büyükbaba ise bize ait olanlar xd

Karadeniz
0
🌸üğpoıuy
(23.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(14)

sizce kapatarak doğru yaptım mı?

baldan kaymak
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin su
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu aramıyorum ki red flag green flag sorayım, nasıl hayatlarınız var.

Peşin: erkek kişisiyim.

Dün, çalışma arkadaşımın da çağırmasıyla iş yerinde bir arkadaşımın sunum gösterisine katıldım.

Gösteri kadınlara yönelikmiş ama ben bunu oturana kadar bilmiyordum, sonradan fark ettik. Çıkamadım da hemen, gösteriyi sunan arkadaşım da herkesin için de ilgi gösterip gelip desteklediğim için teşekkür etti. %99 kadın gelenlerin, biz sohbete daldığımızdan farketmedik bile.

Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım yani partnerim için aldım bende.

Günü konuşurken akşam telefonda: partnerime anlattım ve paketi ona getireceğimi söylediğimde 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı.

Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim. Böyle diyince de 'sen kadınlarla ilgili şeyleri anlatıp, bak bana da ilgi var' dedirtiyorsun ve egonu tatmin ettirip, bana kendi içimde seni kaybetmemeli havası veriyorsun dedi, bende 'umursamıyorum bile ben bu tür şeyleri, başkası yazsa ben dönmem, yapıma aykırı, bana ters' dedim. Sonra o kelimeye takıldığım 'ılık' kelimesine döndüm. Bana 'böyle bir profille yapamam ben' dedi ve iyice çıldırdım 'Neredeyse 1 yıla yakın bir aradayız, bunu şimdi mi söylüyorsun' dedim. Sonrası kıyamet. Kavga ettik. Küfür falan etmedim elbette ama çok yükseldim, o da yükseldi daha da üstüne basa basa, sonunda da o şiddetli konuşmaya direnemedim. O kadar ki sesleniyorum, duymuyor bile sıfır iletişim. Çok rahatsız oldum, kapatabilir miyiz dediğimi hatırlıyorum. Birkaç sefer, lütfen kapatalım dediğimi hatırlıyorum sonunda ciddi olduğumu ve çok rahatsız olduğumu anlayınca durdu. Bende kapadım.

Kapadım ama çok üzüldüm. O öyle demese yükselmezdim. Dışarı çıktım, içim daraldı ama o kadar üzgündüm ki bi anda titremeye başladım, yok toparlayamıyorum ve içim rahat değil. Aradım 15 sn sürmemiştir belki; özür diledim, hoşçakal dedim.

Sonra bir daha konuşmadık. Siz olsaydınız ne yapardınız, vicdanıma rahat olmasını söyleyeyim mi?

bir kadına yada erkeğe öyle denmemeli. Hayır avcılık yapsam daha az gam yerdim. Böyle söylemesi de dokundu gururuma amk, biz onu düşünelim o da gitsin ne desin. Bak yine sinirlendim. Size partneriniz ılık/oynak (kadınlar arasında bunun karşılığı ne bilmiyorum) dese ne tepki verirdiniz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
saygısızlığa tahammül edersen daha büyüğünü görürsün mutlaka. benim başıma gelse partnerime anlattıktan sonra güler eğlenirdik bu duruma.
+6
antihero
(12.03.26)
Ne dediğine çok da takılacağımı sanmıyorum. Sorun dediği bir şeyde değil, bunları demesinin altında yatan agresif, suçlayıcı güvensizlikte. Sıradan bir olaya verdiği anlamsız yoğun tepkide.

Ama ılık demesindense avcı demesi daha sorunlu aslında. Kız arkadaşınız var ve erkekseniz eşcinsel değilsinizdir, bu da bunu sadece sinirle söylenmiş boş bir söz yapar. Avcı peki? Bu neden daha az sorun olsun ki? Gerçekten avcı olduğunuza inanıyor olabilir. Sorun bu değil mi?

Sırf iş yerinden bir arkadaşımın sunumuna katıldım diye bu kadar kurduysa nasıl olur bilmiyorum. Bilmeden katılmış olmam da önemli değil, canım istemiştir katılmışımdır. Güler eğlenirdik +1

Not: Bu cevabı olayın geçmişinde yatan ek sebepler olmadığını varsayarak veriyorum. Bu olayı tetikleyen sebepler olabilir, örneğin siz bilerek veya bilmeyerek kız arkadaşınızı sürekli kıyaslayan veya kıskandıran, kaşıyan biri olabilirsiniz; o da nihayet böyle bir tepkiyle patlamış olabilir. Bu onu tek başına haklı yapmaz, ama verdiği tepkiye bir anlam yükler. Şu an çok manasız duruyor. vs. vs.
0
akhenaten
(12.03.26)
fevri hareket ettiğinde haklı bile olsan kaybediyorsun, bunu öğrenmiş oldun. bir krizi-haksızlığı o an çözmek zorunda değilsin.
0
orpheus
(12.03.26)
Tam anlayamadım kız arkadaşınız sizinleydi ve bu dediklerinizi o mu size söyledi? Yoksa çalışma arkadaşınız ile beraber gittiniz siz kız arkadaşınıza vermek üzere hediyeyi aldınız ve bunun üzerine arkadaşınız mı bu lafları söyledi?

Büdüt :şimdi anladım galiba hediyeyi kız arkadaşınıza vermeniz üzerine olmuş.

Konudan bağımsız bana veya başkasına "sen de biraz ılıksın" gibi şeyler söyleyen insanlar ile zorunlu olmadıkça (iş gibi durumlar yani) konuşmam. Benim için kırmızı çizgi diyebiliriz.
0
peki madem
(12.03.26)
öncelikle o kadar kopuk bi anlatım olmuş ki anladığım şeyi doğru mu anladım emin değilim. kıskanmış ve agresif biçimde saldırmış.
0
deartheodosia
(12.03.26)
saka misin böyle biriyle yuva mi kurulur ömür mü gecer. bittigi iyi olmus.

ama sen de sinirini kontrol etmeyi düsünerek tepki vermeyi ögrenmelisin. ben de. herkes. :)
-1
Purple life
(12.03.26)
ben de tam anlayamadım. şu kısımda olay örgüsü kopuyor:

"Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım için aldım bende. 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı."

anladığım kadarıyla bunu kız arkadaş diyor, ama nerde diyor, ne zaman diyor. neyi kapadınız? telefonda mı diyor? neye ithafen diyor? ona ne anlattın da böyle bir tepki verdi?

ama genel olarark iş yerinde bir sunuma (konusu ne olursa olsun) katılmakla avcılık, ılıklık ilişkisi kurulması çok absürd. sevgilim öyle bir şey dese o kadar şaşırırdım ki tepki veremezdim ilk başta ama sonra ayrılırdım heralde. ayrıca ılıklık filan hiç hoş değil, tam bir argo ve kezban ağzı.

yaptığın şey o kadar normal bir şey ki, yani istersen bile isteyerek katıl sunuma, hiçbir şey sevgilinin o düşünce yapısını haklı çıkarmaya yetmez. ben de erkek ve heteroseksüel olduğum halde, kadınlar günü sunumları olsun, lgbt kulübünün sunumları olsun her şeye katılıyorum. maksat çalışmamak ve networking yapmak.
+1
king lizard
(12.03.26)
vicdanınız rahat olsun bence, yaşadığınız durum nereden bakarsanız saygısızlık. sebebi ve konumu ne olursa olsun sizinle bu şekilde konuşan biriyle zaten anlaşmanız pek mümkün görünmüyor zira karşı tarafın konuşma şekli bel altı vurmak ve direk saldırıya geçmek gibi görünüyor, bu sadece basit bir kıskançlık yada öfkeyle açıklanamaz. kabul ettiğiniz / edeceğiniz her böyle durum da bir başka duruma yol açacaktır. anlatımınızdan anladığım kadarıyla kendinize şunu sormanız yardımcı olabilir; eski kız arkadaşlarım/ yada varsa eski eşiniz veya ailem yada arkadaşlarımın kız arkadaşları yada hatta burada yazan kişiler bu duruma böyle bir tepki verir miydi, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum ? sadece buradaki cevaplar bile hak etmediğinize kanıt niteliğinde görünüyor. sizi olduğunuz haliyle kabul etmeyen ve sizi anlamayan, anlamak istemeyen insana hoşçakal dışında bir kelime söylememek kendinize borcunuz bence..
+1
darthvader
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Siz haklısınız hocam, bence ayrılmanız sizin faydanıza.
+2
kumandanim
(13.03.26)
Seni tanidigim kadariyla (evet burada okuduklarim) olayin anlattigin gibi olmadigini ve kadinin hakli oldugunu tahmin ediyorum :)
+1
üğpoıuy
(13.03.26)
herkes burayı kaçırmış:

"Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim."

ılık değil de ga... mı deseydi acaba bilemedim. sevgilinin, başka erkek seçeneklerini değerlendirmesine açık birisin. kadın bunu bildiği için sinirli ve güvensiz. ona izin verdiğine göre böyle şeyler senin için normal ve demek ki sen de hala arayışta ve değerlendirme sürecindesin.

sen kendin red flagsin, sevgilin ne olsun?
+4
art cat chocolate
(13.03.26)
Orayı kaçırmadık birkaç kişi anlamadık yazınca sonrada eklenen bilgi.
+1
peki madem
(13.03.26)
Abi boyle kavga nedenleri sadece bizim Turk milletinde oluyor nedense.Soyle iki adim geriye cekilip baksaniz o kadar sacma sapan kavga nedenleri ki bunlar.Sebebin sacmaligi yuzunden mantikli bir ogut vermek de zor.
0
turkuaz
(13.03.26)
(3)

Yaş ortalaması anketi

Bruce
Şu cinsiyet ve yaş belirtin sorularında görünce aklıma geldi, 25 yaş altı kimse yok sanki burada; size de öyle geliyor mu?
Şu cinsiyet ve yaş belirtin sorularında görünce aklıma geldi, 25 yaş altı kimse yok sanki burada; size de öyle geliyor mu?
📊 Hangi yaş grubuna dahilsiniz

Bu anket sona erdi. 106 oy kullanıldı.

+1
Bruce
(08.03.26)
Vardır. Niye olmasın? İlişki sorularında kendini büyükmüş gibi gösteren ama ergen gibi davranan kişi sorusu çok fazla mesela.
-2
Mirket
(09.03.26)
Duyuru da bizimle birlikte yaşlanmış :') buradaki çoğu kullanıcı eskidir diye tahmin ediyorum, 20li yaşlarda tanıştık duyuruyla. Böyle giderse bizim kuşağın ölümüyle beraber sitenin selası da okunur.
+7
sadakatsiz
(09.03.26)
@sadakatsiz, bunu yazmaya gelmistim. Onlar basamagi 1 olan yaslar cogunluktaydi :') vay be
+4
üğpoıuy
(09.03.26)
(3)

Yavuz sultan selim koprusu kapali mi

üğpoıuy
Ne zaman acilicak
Ne zaman acilicak
0
üğpoıuy
(08.03.26)
Avrupa’dan Anadolu’ya geçiş yönü kapalı.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
Aslinda tam kapali sayilmaz da, gidis gelis 2ser serit olacak sekilde tek taraftan vermisler traifigi galiba, guncelleme olsun
+1
🌸üğpoıuy
(08.03.26)
Avrupa’dan Anadolu’ya tam kapalı. Kameralardan bak.
+1
gabe h coud
(08.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
0
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
-1
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
0
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(32)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri gördük. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.