Giriş
(19)

Ölü deniz i hangi duyguyla izlediniz?

Lh12
Ben çok yorulduğumu hissettim. Sonunu zor getirdim. Çok yürümüş ama bi yere varamamışım gibi. Ülke gercekleri karsısında çaresizlik falan...Size bu gösteri ne hissettirdi? Bıkkınlık mı, cesaret mi, umut mu , zafer mi?
Ben çok yorulduğumu hissettim. Sonunu zor getirdim. Çok yürümüş ama bi yere varamamışım gibi. Ülke gercekleri karsısında çaresizlik falan...
Size bu gösteri ne hissettirdi? Bıkkınlık mı, cesaret mi, umut mu , zafer mi?
-1
Lh12
(03.07.26)
güzeldi bence. siyasi geçirmeli gösterileri severim. yapan çok da herkes böyle yayınlayamıyordu güzel oldu.
-1
jelly bear
(03.07.26)
Bu organizasyonlarin tamamı akp eliyle yürütülüyor.

Hem seçmende safları sıkılaştırma hem de, bakın biz iktidardan gidersek din düşmanlarına kalacak propagandası.

Koca belediye başkanlarını vekilleri partisine çeken, Kılıçdaroğlunu kukla gibi oynatan akp bunu yapamaz diyen varsa götumle gulerim.
-20
topkapiaksaray
(03.07.26)
3 yildir anlattigi hikayenin,
youtube uzerinde,
bir haftada
10 milyon izlenmesi,
siyasilerin iştahını kabartiyor,
herkes kendine yontarak bir cikar elde etme pesinde,
iktidar, magduruz durumu cikarabilirmiyizde,
ozgur ozel bizi de elestirdi demis,
bunu duyan butlan ,
destege yanina gitmis,
falan filan.
0
designer
(03.07.26)
Ben sevdim, Deniz Göktaş’ı daha önce birçok kez izledim, önceki şovunu da beğenmiştim bunu da çok sevdim.
Bu çocuğun tarzını çok seviyorum tam benim sevdiğim, ilgimi çeken mizah bu.
Son yıllarda Pınar Fidan’la birlikte en sevdiğim komedyenlerden biri.

Hatta muhafazakar annemle izledik biz son şovu o da çok sevdi çok güldü hiçbir yerini “fazla” bulmadı.
Annemin bile alınganlık yapmadığı şova bu kadar yükselinmesi çok garip geliyor bana hala.
+2
mutekebbir
(03.07.26)
sorunuza cevap değil ama ben normalde deniz göktaş'ı severim. siyasi konulardaki cesaretine de saygım büyük. ancak bu gösteri için, bir stand-up olarak çok beğendim/güldüm/iyi vakit geçirdim desem yalan olur.
+1
lil siztah
(03.07.26)
Beğenmedim. Siyasi şakaları çıkarsan bu kadar sükse yapmazdı. Tuzbiber seviyesini sevmiyorum
-2
benaslindayohum
(03.07.26)
Güzel saplamış, tanımıyordum, zeki biriymiş
-6
arbre
(03.07.26)
Sevmeyeceğim, izleyemeyeceğim konusunda müthiş bir önyargım vardı.
O kadar çok karşıma çıktı ki izlemek zorunda kaldım ve ilginçtir, sevdim de.

Bildiğim bütün Youtuberların canhıraş bir şekilde bunu parlatmaları, Youtube'un hiç tarzım olmamasına rağmen bu videoyu bana önereceğim diye kendini paralaması, her yerde bu videonun bir şekilde karşıma çıkması, izlediğimde doz fazla kaçmış hissim, şu anki sonucun en baştan belli olması, bana olayın planlı programlı bir safları sıklaştırma, bir konsolidasyon çalışması olduğu izlenimi verdi.

Şahıs takarım ters kelepçemi, yatarım çıkarım, zaten aktivistim demiş olabilir de gösteri dediğin tek kişiyle olan bir şey değil ki, arkada bol miktarda baş ağrısı çekecek koca bir ekip var. Hepsi mi 6 okkalı?
0
Mirket
(03.07.26)
Feyyaz Yiğit Deniz Göktaş’ı önerince ilk gösterisini izlemiş ve hiç beğenmemiştim. Son yayınlanan da ilk yüklendiği saatlerde sözlükte gündem olunca, açıp baştan sona (çift hızda) izledim. Yine komik değildi. Toplam bir defa güldüm. O espiriyi de hatırlamıyorum.

Her kesimden insana laf sokmuş, soksun, iyidir.

Bu halkın sinir uçlarına dokunan din, kitap, bayrak, ülkenin kurucuları gibi milli ve manevi değerlerin hakaretamiz şekilde mizah malzemesi yapılmasından hoşlanmıyor, onaylamıyor ve karşı çıkıyorum. Bu gösteride de bir iki yer çok gereksiz olmuş. Ama gösterinin kalanı da bana hitap etmiyor. Yeni nesil (18-40 yaş) çok komedyen var ama çoğunun mizahı bana hitap etmiyor. Baturay’ı zevkle izleyebiliyorum bir tek.

“Cesaret, umut, zafer” sözcüklerini okurken daha fazla güldüm.
0
yadigar
(03.07.26)
Çimento ihtiyaci hissettirdi

Bu cesaret karsisinda ezildim

Yalnizlik hissimi biraz giderdi

Epey de komikti
+4
üğpoıuy
(03.07.26)
Bi de şu kutsallar, kutsalliginin hakkini vererek en ufak şakada espride hemen zarar görmese mi artik
0
üğpoıuy
(03.07.26)
bence cok guzeldi. begenmeyenlerin anlamadigini dusunuyorum.
+3
banach
(03.07.26)
15-20 dk izleyip kapattim.

stand upi erkekler cok izliyor ben tahammül edemiyorum.
-3
Purple life
(03.07.26)
bu gösteri bana şunu hissettirdi; "beş kol"dan ülkenin içine etmeye ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bu topraklardan böyle zeki-entelektüel çocuklar hep çıktı, çıkacak da..

gösterisi tek kelime ile dahiyane bir iş. yaptığı aslında salt bir stand-up gösterisi değil. nasıl ki dostoyevski romanı okurken yazar bizi rahatsız eder, kendimizle baş başayken bile zihnimize getirmeye cesaret edemeyeceğimiz düşünceleri tüm çıplaklığı ile önümüze serer.. deniz'in gösterisi de tam böyleydi aslında.

olay esasen "ekrem'e de vurayim tayyip'e de vurayim dengeli olsun"dan ziyade, hepimizin tutarsızlığının farkında olup da sümen altı ettiğimiz -ki böyle düşünceler, tavırlar insan hayatında çokçadır; çünkü bazı şeyleri görmezden gelmezsek ya da sümen altı etmezsek hayatımızı sürdüremeyiz. (biraz albert camus okuyanlar demek istediğimi daha iyi anlayabilirler..)- zihnin o karanlık bölümlerini patır patır ortaya dökmek.

özünde mizahın köklerini de hayattaki bu tutarsızlıklar oluşturur; cem yılmaz'ın da ata demirer'in de hatta şahan'ın da yaptığı çok farklı bir şey değil. ancak deniz göktaş bunu çok daha sanatsal/psikolojik/felsefi bir tavırla ele alıyor. bu üslup da anlatısını çok daha vurucu ve etkili hale getiriyor. evet gösteri boyunca öyle anırta anırta güldürmüyor. ama gösteride anlattığı aşağı yukarı bir çok şeyi hatırlıyorsunuz di mi? cem yılmaz'da mesela -eski cem yılmaz tabii- bütün gösteriye kahkahalarla gülersiniz ama aklınızda çok az şey kalır. tam olarak anlatmak istediğim de buydu zaten.

çocuk baya özgün, alt yapısı sağlam, konular arası geçişleri muazzam olan bir gösteri hazırlamış. ekşide vs "mimik oynamadı" vs yazanların profillerine baktım meraktan, son 50 entry'si futbol, magazin, sik-sok olan adamlar. yani toplumun bir kısmının anlamaması gayet olağan. belirli bir entelektüel birikimi ve yakın tarih bilgisi olmayanların sıkılması, mimik oynatmaması vs çok çok doğal. emniyette "gösterin için bir feto projesi demişsin, bunu anlatır mısın" diye sormuşlar mesela :))

tabii o üstte bahsettiğim "zihnin karanlık bölümleri" yobazlarda vs tam bir tabu olduğundan, toplumun sinir uçları diyecekler, dine hakaret diyecekler, cımhırbaşkanımızı en çok ben seviyorum diyecekler.. utangaç olanları da mimik oynatmadı, güldürmedi, berbattı vs diyecek.. diyecekler de diyecekler yani..

özetle bu ülkenin bir ferdi olarak deniz kardeşimle "gurur" duydum. tam olarak ifade edebilecğim duygu budur hrealde..
0
makbur
(04.07.26)
komik degildi, parca parca izleyebildim. toplumun basincinin cikis noktalarindan biri oldugu icin degerli. hatta komedi olarak degil de tepki olarak gormek gerekiyor. cem yilmaz saf komedi yapiyor mesela veya en fazla insan dogasina egiliyor (hokkabaz, karakomik vs). ama toplumsal konularda hic yok. deniz goktas'ta ise komedi yok ama soylenemeyenleri soyleme gorevini ustlendigi icin degerli.
+1
antikadimag
(04.07.26)
Balon.

Bu çocuğa tek güldüğüm an gibinin vita brevis bölümünde ismine yanni demesiydi
-6
Hallegadola
(04.07.26)
cok eglendim, yukseltti epeyi, saniyesinde herkese attim izleyin diye. yanlis tespit yok, cesaret var, mizahi yonu cok guclu, sahne performansi cok iyi. turkiyede stand upcilari bolca deneyimlemis biri olarak deniz in yeri ilk ciktigindan beri 1. siraydi. hukuki meselelerin kendisinin umrunda bile olmamasi, ilk ifadesindeki cogu detay bile cok komik yuksek gelirliyim demesi gibi sjsjsjs ifadesi bile keyiflendiriyor. seni doguran ana aslan dogurdum desin yigidim

inceden de bi gezilendik gibi. sçs deniz, sogutlucesmede canta aramali gunlerine kavusman dilegiyle
+2
ala09
(04.07.26)
2 sene kadar önce canlı izlemiştim İstanbul ses tiyatrosunda. Bu gösteri de ona çok benzerdi, bir çok hikaye ve espiri aynıydı. O zaman da gülmüştüm ama her espiri zekice değil üstelik bazıları çok lüzumsuz.

Neden bu kadar sevildi ya da ses getirdi anlamıyorum. Onun söylediklerini söyleyen başkaları yok mu? Özgür turhan canlı gösterisinde daha fazla siyasi hiciv yapıyor.

Deist-agnostik çizgide bir insanım ama deniz Göktaş’ta dini şakalar bazen can sıkıyor, gerek yok. Siyasi olarak hicvi ise çok abartılacak değildi. İnanmayanların inananlara aptal demesi ve her şey sizin yüzünüzden oldu demesi bir şey değiştirmeyecek, işleri daha kötü yapmaktan başka. Fakirlik, yolsuzluk, işsizlik, özgür olmamak gibi temel sıkıntıların sebebi arada bir cumaya camiye giden giden ya da senede bir iki oruç tutan insanlar değil. Öfkeyi yanlış yere kanalize etmemek lazım.

Ülkecek geldiğimiz noktada o kadar sansür ve otosansüre maruz kalıyoruz ki, birazcık sesini yükseltebileni kahraman ilan ediyoruz. Deniz Göktaş da sesini yükseltti, ama dediğim gibi bu kadar sesi sadece o değil başkaları da çıkarıyor.

Solcu ya da inanmayan kesim şu temel şeyi bir türlü anlamıyor: her akp’li Müslüman, her Müslüman ise akpli değildir. Kendilerini, muhtemelen bunu bile bile, böyle boktan duruma düşürüp yine hükümete gol atması için orta açıyorlar.

Gösterisi 10 milyona yakın izlendi, 185 çimer şikayeti almış. Kına yaksınlar şikayette bulunanlar. 100binde 2 bile değil. “İnsanlar bu gösteriden rahatsız oldu, kırılgın inancım zarar gördü, bizi aşağıladılar yine mağdur olduk” gibi bir durum yok ortada.

Kimi sever, kimi sevmez. Olay bu kadar basitken “ben keyif almadım, bazı espirileri gereksizdi” diyebilenleri de “oh içeri alındığı iyi oldu” diyormuş gibi bir tarafa itmemek lazım. Sosyal medyaya bakınca bunu görüyorum bu çok tehlikeli.
+4
biseysorcaktim
(04.07.26)
İki kere canlı izledim, herkes elbette beğenmek zorunda değil ama tam da bana hitap eden espri anlayışı bu. Aynı espriler olmasına rağmen ikisinde de çok güldüm. Şu hayatta herkes muhafazakar değil
-1
euteamo
(04.07.26)
(16)

Akrabalarini seven var mi

üğpoıuy
Sadece ben olamam di mi?
Sadece ben olamam di mi?
0
üğpoıuy
(01.07.26)
Tamamını mı?
Tamamını sevmiyorum tabii.

Akraba olmasak ve başka ortamlarda tanışmış olsak da seveceğimi düşündüğüm insanlar sevdiğim akrabalarım hep.
Sayıları çok değil ama var yine bir miktar.
0
mutekebbir
(01.07.26)
sevme sevmeme değil de; iletişimim yok eskisi gibi. kopuldu zamanla. onların (kuzenler, eşleri vs. ) da benim de bunu değiştirmek için aman aman bir gayreti yok. öncelik arkadaşlarımda.
0
lüzumsuz adam
(01.07.26)
Baba tarafımı seviyorum. Anne tarafımdan iki üç kişi hariç çok seviyorum.
0
mor oje
(01.07.26)
çoğunu tanımıyorum :)
0
devilone
(01.07.26)
Ya o kadar çok akraba var ki tabii ki çok sevdiklerim de var gıcık olduklarım da var. Bu durum anne baba tarafı olarak da fark etmiyor.
Teyze hala dayı amca bunları genelde neredeyse hepsini seviyorum. Çok fazla kuzen var. Çocukluğumun birlikte geçtiği çok sevdiğim yakın kuzenlerim de var tanımadığım kuzenlerim de var resmi olduğum kuzenlerim de var.

Diyarbakır/İstanbul olunca...
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
Cok bayilmiyorum ama gecmiste sorun yasadiysak falan sahsi algilamamaya calisiyorum. Kimse mukemmel degil, birlikte vakit gecirmeyi seviyorum. Kotu akraba muhabbetleri burada cok meshurdur, cogu da haklidir eminim ama her akraba kotuyse birileri de bizden kotu diye bahsediyor olmali.
+1
mbond
(01.07.26)
annem 11 kardeş babam 11 kardeş, mebzul miktarda kuzen var
herkesi değil ama epey bir sevdiğim vardır, bazılarıyla birlikte büyüdük. bazı büyüklerime çok saygım vardır
ama hiç görmediklerim de var
0
subcomponent
(01.07.26)
Hepsini severim, hepsi kendi halinde
0
mikahakkinen
(01.07.26)
herkes herkesin akrabası; bu hesaba göre zaten sizde başkasının gözünde akraba sevilmez seviyesindesiniz. Peki kendinize bunu yakıştırır mıydınız?

Ebeveynler zamanında onlardan kötülük görmüş, o zamanında bana şöyle yaptı diye söylenip duruyor. Ama eminim onlarda başkasına yapmıştır, sadece söylemiyorlardır. o akrabalarınıza sorsanız, sizinkiler hakkında kim bilir ne diyecekler ve sizinkiler kim bilir nasıl savunacak.

Sırf ailem sevmiyor diye halamı sevmeyecek değilim. Halam beni evine çağırır, konuşur ederiz. Ebeveynlerle birbirini yesinler, beni çok ilgilendirmiyor yani. Ben akrabalarım ile kişisel olarak bir problem yaşamadım, gerisi de beni ilgilendirmiyor valla.

edit: kişisel değil genel olarak söyledim ya :)
0
substituent
(01.07.26)
Hemen hepsini baya seviyorum. İyi ki varlar
+1
kisa
(01.07.26)
@sub, bana diosan ben cok seviyorum
0
🌸üğpoıuy
(01.07.26)
Ne yazık ki insan zaman ilerledikçe herkesin bir falsosunu göre göre bazı duygularının köreldiğini fark ediyor.

Yine de bayram günlerinde, artık tek tük kalmış ihtiyarların evinde nadiren gördüğüm akrabalarla bir araya gelmek mutlu ediyor.

Çok daha nadir olarak çok geniş katılımlı akraba toplantı/yemeklerimiz oluyor. Orada kimisini tanımasam da hepsi benden olan o koca kalabalığın içinde olmak iyi geliyor. Kan çekmesi diye bir şey gerçekten var galiba.

Ama dediğim gibi çok istisnai durumlar bunlar. Yoksa normalde kuzenlerimle bile öyle çok da görüşmüyorum artık.

Yine de akraba akrabadır. Kavga dövüş, şerefsizlik, hırsızlık, kan vs olmadıkça bir parça olsun bağ kalması iyidir.
0
lazor
(01.07.26)
Belki 30-40 akrabam var, sevdiğimin sayısı 5i geçmez
0
gadlemler
(02.07.26)
Yüzde doksanını 10 yılda bir görüyorum. Sadece cenaze ve bayramlarda gördüğüm insanları sevsem ne sevmesem ne. Eskiden hepsine karşı nötrdüm ama yaş ilerledikçe sevmemeye başladım bazılarını. Sık görüştüklerime bir lafım yok ama 10 yılda bir gördüklerim hiç umrumda değil artık. Çok merak ediyorlarsa onlar gelip beni görebilir. Çoğunun nerede oturduğunu bile bilmem. Mesela aynı semtte oturduğum amcamın evinin yerini bile hatırlamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.07.26)
Akpli olumca akraba da olsa sevilmiyor.
-1
rhan
(02.07.26)
%95'ini günahım kadar sevmem %5'ini senede bir görsem özlem duymam.
0
solo
(03.07.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(6)

Hediye fotoğraf makinesi alacağım, bu işlerden anlayanlardan

neden beni sevmedin
yardım rica etmeye geldim.fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az. internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum. mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan d
yardım rica etmeye geldim.
fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.
hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az.
internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum.

mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan da görüyorum. fujifilm markası ürünü galiba?
www.instax.com.tr

çok uyduruk birşey de almak istemiyorum. 20 bin TL ye kadar bütçe ayırabilirim.
ne önerirsiniz? her türlü öneriye bilgiye ihtiyacım var.
0
neden beni sevmedin
(26.06.26)
instax mini 12 sanırım son çıkan. bende 9 u var. tatlı bir şey. bana da hediye gelmişti. dr da falan 7-8 bine setlerini satıyolar diye hatırlıyorum bu aynı seti. alınır. sağlam cihaz yani senelerdir benimkine bir şey olmadı.

sadece yorumum şu olacak ek olarak: filmleri çok pahalı :')
0
chanandler bong
(26.06.26)
Canon zoe mini s.. hem sipsak cikariyo hem telefondaki fotpgrafi basiyo. Sipsak kalitesi cokii diil, yazdirma kalitesi iyi

Instax 5 evo.. yine hem sipsak hem foto yazdrma. Sipsak kalitesi daha iyi canondan. Yazdrma kalitrsi de guzel
0
üğpoıuy
(26.06.26)
en iyisi Instax Mini Evo bence.

yanına 2-3 tanede film ekleyin.
0
galahad reloaded
(26.06.26)
Gerçekten istediği bir şey değilse bence almayın. İşletme maliyeti yüksek, bir süre sonra çekmecede tozlanmaya mahkum gibi bir şey.
+2
orient blue
(26.06.26)
Kendisinin karakterine göre model bakmak daha uygun, ben mesela bu makinelerden çok istiyordum ama şu renkli olan modelleri hiç beğenmiyordum tesadüfen instax mini 90 neo classic hediye geldi dünyanın en mutlu insanı oldum, bu renkli ya da büyük olanlardan biri gelse hiç hoşuma gitmezdi.

Bu yüzden model bakarken son çıkandan ziyade karşı tarafın karakterini düşünmek lazım.
Bir de yanında en azından 20'li kağıtla birlikte hediye edilmeli bu tür bir makine.
0
mutekebbir
(26.06.26)
www.beymen.com

iki yıldır kullanıyoruz. çekilen fotoğrafı basmadan önce görüntülemek en büyük nimet bence
+1
kablelvuku
(26.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(13)

Kaan Urgancioglu yakisikli mi

Purple life
sizce nasil?10 üzerinden puanlar ve yas+cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
sizce nasil?

10 üzerinden puanlar ve yas+cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
0
Purple life
(23.06.26)
3
+2
üğpoıuy
(23.06.26)
Yaşım 38, kadınım.

Oynadığı karaktere göre yakışıklılık algısı değişiyor bende.

Kara Sevda dizisinde çok yakışıklı ve çekici bulurdum.

Yargı dizisinde tipini de, olmayan cazibesini de, kişiliğini de beğenmedim.

Yargı'da favorim Pars savcıydı. Hem yakışıklılık, hem karizma hem de kişilik açısından.
-1
anaphylacticshock
(23.06.26)
anaphylacticshock +1


Çocukluğumdan beri izlerim, bazen çok beğenirim bazen sıradan bulurum.
Kampüsistan'da çok beğenirdim şimdi o haline bakınca beğenmiyorum demek o döneme göre iyiymiş.
Aşk 101'de hoştu ama Yargıda ben de beğenmiyordum mesela.

8 verilir ya yüzü güzel bir bey.

38 Kadın
+1
mutekebbir
(23.06.26)
yok ya ortalama altı bence maks 4 veririm.
benim için türkiye'de yakışıklı diyebileceğim oyuncuların başında seçkin özdemir geliyor ama son yıllarda o da bozdu. bir aşk hikayesi zamanı falan uf ne biçimdi. hele hülya avşar'a katıldığı programda hülya avşar bile aşık olmuştu dkfdfkgfdkfg
0
matilda
(23.06.26)
Kötü yaşlandı ama hala 8/10.
0
sekizdokuzon
(23.06.26)
Erkeğim.
8.
0
kumandanim
(23.06.26)
7-8 net alır
0
mor oje
(23.06.26)
8/10. Yakisikli bence, boyle degisik bir aurasi var bence tekinsiz bir tip gibi duruyor. ayrica ses tonu da cok iyi.
0
acelaacedebela
(23.06.26)
3 özellikle suratı için.37k
0
pembediken
(23.06.26)
sokakta 8, tv'de 6,5. erkek.
+1
ya ben lan neyse
(23.06.26)
Orta yaşlarda hatunum, birçok adamdan daha yakışıklı ama yerini hakeden çok daha yakışıklılar var. Orta halli diyelim.
0
gadlemler
(23.06.26)
beğenmeyen bayanlar böyle bir adam gelip tanışabilir miyiz? dese çoğunuzun g.tü gider.
+1
mikahakkinen
(24.06.26)
gayet yakışıklı. türkiyede sokağa çıktığımızda 3/10 üstünde adam görmüyoruz açıkcası. o açıdan 8/10'luk kaan urgancıoğlu benim gözümde üst düzeydir.
0
yenibirgüzelnick
(24.06.26)
(16)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
full beyaz olan pastacı kremasıyla kat çıkılmış düğün pastası gibi. Diğer ikisinden birini seçerdim.
+2
eileengray
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(3)

bir sıcak el uzanır nickli işsiz delinin yeni hesapları

huladancer
Compumaster yeni alımları baz fiyat koyarak bağış usulüne döndürmedikçe bu deli burada çok at koşturur. Yeni hesabı: yokbisiihttps://ibb.co/Kp3HvZnm
Compumaster yeni alımları baz fiyat koyarak bağış usulüne döndürmedikçe bu deli burada çok at koşturur.

Yeni hesabı: yokbisii
ibb.co
+12
huladancer
(17.06.26)
Kokusmus olanı kendine almış kokmuş olanı da satmaya çalışıyor
+8
kisa
(17.06.26)
Merak etme sonrasinda hemen dua etmistir 🤲
+9
üğpoıuy
(17.06.26)
ilk defa görüyorum.
0
gabe h coud
(17.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+4
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
0
sweetoffice
(17.06.26)
(6)

Jeep compass kullanan var mi

üğpoıuy
2026 hibrit aslinda special olarak Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
2026 hibrit aslinda special olarak

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
0
üğpoıuy
(13.06.26)
Standart stellantis ortak platform aracı. Gereksiz pahalı. Tasarruf açısından tam elektrikliler varken bence anlamsız.
-1
orient blue
(13.06.26)
Tam elektrik bi secenek diil
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
Arkadasımda vardı. Piyasının altında verip sattı kurtuldu.
Pahalı, parçası pahalı, ustalar bulaşmak istemiyor.
Araba denen zıkkım zaten % 90 şehir içi kullanılıyor. Parkı kullanımı kolay, tüketimi düşük pratik bir B sınıf hatchback aradı buldu. Ne aldığını hatırlamıyorum. Hiç eski arabasını özlemiyor.
0
Lh12
(13.06.26)
@lh, b sınıfı mi aldı xd encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
jeep olarak bir tek wrangler/rubicon alinir.
gerisi buyuk oranda cop, basina bela olur. ben olsam bulasmam.
+1
cooperr
(13.06.26)
Türkiye’de Jeep giydirilmiş Fiat

Limited bi versiyonu var, kamyonet.

Clio’yu kopyalamak çok zor sanki kısmını geçtim; stellantis pişmanlıktır.
0
baldan kaymak
(14.06.26)
(9)

Gruplar yalan mı oldu?

gabe h coud
Ne bekledik ne oldu? Neden başarısız oldu?Ne olsa daha iyi olurdu?Compu sormadı ben sorayım.Ben cevap vereyim: Reddit bekledik, akrepnalan.com oldu.Kapalı gruplar yüzünden başarısız oldu. Reddit örneğinde gruplar sadece feedinize düşmesi için birer tag işlevinde. İkinci konu da, aynı zamanda hem gru
Ne bekledik ne oldu?
Neden başarısız oldu?
Ne olsa daha iyi olurdu?
Compu sormadı ben sorayım.

Ben cevap vereyim:
Reddit bekledik, akrepnalan.com oldu.
Kapalı gruplar yüzünden başarısız oldu. Reddit örneğinde gruplar sadece feedinize düşmesi için birer tag işlevinde. İkinci konu da, aynı zamanda hem grupta hem de ana ekranda paylaşılırsa grup işlevsiz olur tabii ki.
📊 Gruplar geliştirilmeye devam edilsin mi?
Evet %10.4 (5)
Hayır, zaten gereksizdi. %79.2 (38)
bilemiyorum altan bilemiyorum %10.4 (5)
0
gabe h coud
(09.06.26)
neden basarisiz oldu sorusunun cevabi bence duyuru'nin hit sayisinin sanildigindan daha dusuk olmasi. yani elimde veri falan elbette yok ama oyle hissediyorum. mesela yurt disi grubu var, duyuru'yu yurt disindan aktif olarak kullanan sayisi kactir ki veya yatirim grubu var, kac kisi yatirimcidir ki?
+3
Sour
(09.06.26)
gruplara ihtiyac olacak kadar soru/duyuru olmuyor zaten. gruplar bir nevi filtreleme yontemi bence, ama burada gerek yok. compumaster ai'la denemeler yapmak icin yapti bence :)
+4
lemmiwinks
(09.06.26)
“Gizli kapaklı işler” diye kapalı bir grup kurdum mesela. Amacı, tıpkı duyurudaki sözlük yazarlarının duyuru açarken “sadece sözlük yazarları görebilsin” seçeneği gibi, internetin geneline kapalı, duyuru ahalisine açık duyuru/soru sorma imkanı sağlamasıydı. İş göreceğini düşünmüştüm. Kimse dönüp bakmadı :)

(Bu arada @compu böyle bir seçenek getirse duyuruya, fena olmaz bence. Yani sadece duyuru üyelerinin görmesini istediğimiz duyurular için bir seçenek…)

En kalabalık olan kitaplar, müzik, yatırım ve +40 gibi gruplarda da in cin top oynuyor…

Rağbet görmediği bariz yani.
+2
yadigar
(09.06.26)
Bu soruyu gördüğümde hatırladım böyle bir özellik olduğunu.
+5
peki madem
(09.06.26)
üyelerinin akışına düşseydi ivme kazanır ve devam ederdi. dışarıya kapalı gruplar yapma fikri bence iyiydi ama açılan sorular ilgili akışa düşmediğinden sorular hit almadı, cevap gelmedi. kimse ekstra açıp bakmadı, öyle öyle bitti.
+5
eileengray
(09.06.26)
insanlar duyuru diye bir platform olduğunu bile bilmiyor.
0
xu
(09.06.26)
Aslında akışa düşse iş yapardı +1

Örneğin ben bilim grubu açmıştım. Normal duyuru akışında "aa yeni makale ne diyor biliyor musunuz?" konulu soru/tartışmalar yapmıyoruz genelde. Herkesin ilgileneceği bir şey de değil zaten. O yüzden gruplarda böyle şeylerin tartışılması daha mantıklı. Ama mevcut haliyle, ben de kendi açtığım gruba düzenli açıp bakmıyorum. Geçenlerde bir soru sorulmuştu, benim aklıma gelip bakana kadar tartışma eskimiş.
+4
evrim halkasi
(09.06.26)
Yetkin oldugum bir konuda gizli paylasim yapma gibi bir istegim yok. Aksine yaptigim paylasim acik olsun herkes faydalansin isterim.
0
osssy
(09.06.26)
Akış +3
+2
üğpoıuy
(09.06.26)
(15)

Anket- yazci misiniz, kisci mi

üğpoıuy
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktımBaharlar konuya dahil degil
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktım

Baharlar konuya dahil degil
📊 Yaz mi kis mi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(05.06.26)
İlkbahar.

Kış mevsimini hiç sevmem. Kar severim ama kayıp düşme fobim var. Yağmur sevmem. Yaz ayını da aşırı sıcak oluyor diye sevmiyorum. İlla yaz mı kış mı dersen ona da yaz derim.
0
rock n roll
(05.06.26)
Sonbahar.

Eskiden yazcıydım.
Artık yazlar bana fazla coşkulu, fazla taşkın geliyor. Tatilcilerin akını hiç çekilmiyor.

Kışın da kardan buzdan hiç hoşlanmıyorum.

Sanırım artık sonbaharları seviyorum. İstersen evinde otur, çayını iç ve camdan dışarıyı izle, istersen yazı yaz, istersen çık yağmurda dolaş.
Kat kat lahana gibi giyinmene de gerek yok. İnce bir ceket yeter. Üşümezsin de pişmezsin de.

İlkbahar da güzel mevsim ama son yıllarda favorim sonbahar.
-1
anaphylacticshock
(05.06.26)
her mevsimin kendine has güzelliği var ama küçükken kışçıydım, büyüdükçe baharcı oldum.

yaz benim için cıvık cıvık, fakir olduğum için özel bir anlam da taşımayan, boğucu ve fazla sıcak bir mevsim.

kışın artık kar yağmıyor, pek tadı kalmadı.

baharın hem ilki hem sonu güzeldir. dünya gözüme daha sakin ama aynı ölçüde canlı geliyor bana. hele ilkbaharda işte çiçekler böcekler renklerin yeşile dönmesi ama havanın da boğmaması vs. tatlı zamanlar. yazın sonuna doğru ligler başlar, bebeler okula döner, onun da bir hoşluğu var.
-1
der meister
(05.06.26)
Sayfiye yerinde yaşasam yaz derdim, ama İstanbul'un yazı hiç çekilmiyor. O nedenle oyumu bahardan yana kullanıyorum. Hem son hem ilk. Kışı ise hiç sevmiyorum. Sabah 05:45'te uyanıyorum. Havanın aydınlanması 8'i buluyor. Emeği geçenleri Allah davul etsin.
-2
auroraaurora
(05.06.26)
Bahar cevaplarini ekleyen fetöcüdür btw
+2
🌸üğpoıuy
(05.06.26)
Yapış yapış yazdan nefret ediyorum. Bahar, sonbahar neşesinin ve ardından kış melankolisinin köpeğiyim
+1
mor oje
(05.06.26)
baharları bir kenara bırakıyorsak kesinlikle kışçıyım. çünkü hareketli biriyim, hep sıcağım. yaz gerçekten çekilmez oluyor. manisa’da doğdum büyüdüm, oldukça sıcak geçer yazları. bu ayarda bir sıcak benim için yeryüzündeki çile :D kışın bazen hakikaten sinir bozucu soğuklar oluyor ama kesinlikle bunu saçma bir sıcağa yeğlerim.
+1
lüzumsuz adam
(05.06.26)
İlk yaz ile son kış
İkisi de olur
+1
kisa
(05.06.26)
Güz
-2
Batuhanolabilir
(05.06.26)
ölümüne kışçıyık :'(
+4
lil siztah
(05.06.26)
5 gün önce Arjantin’de kışa girmiştik; bere taktım, kaban giydim. şimdi yaza döndüm ve kışı özledim bile.
+1
eileengray
(05.06.26)
sonbahar.

don't you love new york in fall? it makes me wanna buy school supplies
-2
Purple life
(05.06.26)
Ben yazcıyım ama hayatımda ilk kez geçen yaz artık ben bile isyanlardaydım.
Şimdiden belli ki bu yaz da çok sert geçecek ama ben yazı sevmekten vazgeçemiyorum şikayetlerime rağmen.
+1
mutekebbir
(06.06.26)
bahar seçtim ama artık kalmadı.
yaz - kış yaşıyoruz ve aylar da kaydı. bu durumda eylül ideal oluyor.
-2
late viper
(06.06.26)
ne sıcağı severim ne de yağmur, çamur, kar severim.
14-20 derece arası yağmursuz hava en güzeli.
-2
my fault
(07.06.26)
(7)

Ayakkabı hakkında desteğiniz gerekiyor

baldan kaymak
Ayakkabıyı 1 kez giydimMakinada yıkadım kurumaya bıraktımDün de az güneşte kaldıBugün görüntü şuhttps://imgur.com/a/TKSYqhnNe yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
Ayakkabıyı 1 kez giydim

Makinada yıkadım kurumaya bıraktım

Dün de az güneşte kaldı

Bugün görüntü şu

imgur.com

Ne yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
0
baldan kaymak
(03.06.26)
Öncelikle şunu ekleyim. Spor ayakkabısı çamaşır makinesine atılıp yıkanmaz. Kendi özel temizlik malzemeleriyle silinecek temizlenir.
Yıkandığı zaman dikişler hızlıca ayrılıp yapıştırma kısımlar hızlıca sökülmeye başlıyor. Renk solması da ekstrası.
Bu şekilde giyeceksiniz
+1
limonlu eksi
(03.06.26)
o sararan nubuk yerleri sıfır zımparayla zımparalamayı deneyin, büyük ihtimalle düzelecektir.
0
lil siztah
(03.06.26)
diş fırçası ve macunuyla temizlemeyi dene
0
jelly bear
(03.06.26)
Nubukta bu oluyo evet :( yazilan cozumleri ben de deniyim, cozulurse guncelleyelim
0
üğpoıuy
(03.06.26)
turkishcare markasının leke çıkarıcısı bayağı işe yarıyor denemenizi öneririm, nubukta zor olabilir ama denemeye değer.
0
darthvader
(03.06.26)
(git: www.a101.com.tr ) sitil ayakkabı temizleme solüsyonu zaman zaman a101, bim, şoka geliyor. temizlik için öneririm
0
my fault
(03.06.26)
@limonlu ben onca yıldır hep çamaşır makinesine atıp yıkıyorum bir problem yaşamadım... adidas supernova sequence, adidas supernova glide, adidas revenge boost, adidas energy boost, adidas ultraboost vs. defalarca kez yıkandı. şuan aktif kullandığım ultraboostlar beyaz olduğundan daha sık da kirleniyor en az 10-12 kez filan yıkamışımdır. oakley battalion botlarımı filan da yıkadım.

renk solması da olmadı hiçbirinde. antrasit, turuncu, sarı/beyaz, lacivert/turuncu, turuncu/beyaz, siyah/yeşil vs.
0
konetsu
(03.06.26)
(8)

Öğretmenevi veya polisevinde nikahsız konaklama sorun olur mu?

runaway
Odaya bayan arkadaş çağırsak sıkıntı çıkarırlar mı?
Odaya bayan arkadaş çağırsak sıkıntı çıkarırlar mı?
-6
runaway
(31.05.26)
bir öğretmenevinin websitesinde direkt kabul etmiyoruz diyordu. Hepsi öyle olabilir tahminen.
0
nhk ni youkosu
(31.05.26)
Sıkıntı
0
üğpoıuy
(31.05.26)
Randevu evi mi la orası
+1
kullaniciadimvar
(31.05.26)
Ogretmenevinde nikah cuzdaniniz yoksa karsi cinsinizle ayni odada kalamazsiniz.
0
narod
(31.05.26)
erzincan orduevi ve öğretmen evinde izin vermediler. erzurum ve vanda da.
0
mikahakkinen
(31.05.26)
İki ayrı oda tutmadığınız sürece nikahsız aynı odada kalmanız pek mümkün değil
+1
apocalipy
(31.05.26)
Iki ayri oda tutun, gerisine karismazlar
+1
mezzosprite
(01.06.26)
tam tersi. polisevindeki resepsiyona "bana bu gecelik bayan arkadaş lazım" dersen onlar ayarlıyorlar.
+3
matematisyen
(01.06.26)
(20)

Kör ölür badem gözlü olur

artıküyeolmakistiyorum
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim. Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü y
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim.
Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü yani neyin ajitesini yapıyorsun. 5 gün oldu 10 gün oldu 2 ay oldu hala aynı paylaşımlar devam ediyor. Artık babasına kufur edecek duruma getirdi ve bende ediyorum.

Aslında duyuru da bu siz böyle olmayın. Baban öldü de sanki sen ölümsüz müsün. Biraz kafanızı çalıştırın böyle boş işlere vakti ayırmayın.

Sizin böyle badem gözlü olanlar üzerine anınız var mı?
-46
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
S*carkende edit yapıp paylaşın. Yas bile tutamazsiniz zaten ortalığa saçmadan.

+++++ bu arkadaş şirket hattından paylaşması yetmiyor kisisel whatsapptan da paylaşımı ihmal etmiyor. Utanıyorum bunu yaparken kendimi düşününce. Bunu savunanlar kufur yiyorsunuz haberiniz olsun yani.
-22
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
bir kadın için babasının kaybı diğer ölümlere göre daha zordur. sen de kafana takma, herkes acısını farklı yaşar.
+7
mikahakkinen
(31.05.26)
Kimsenin acısına lafım yok da ağa abartmayın yani. Sanki bir tek kendisinin babası vardı ve o yok oldu. Bir de utanmadan edit yapmalar, iki telefondan ayrı ayrı paylaşmalar. İgrenc
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Gelip burada ahkam keseceğine yiyorsa kızın suratına söylesene? Ama doğru sen korkudan komşusuna bile kapı açmayan tiptin :)
+18
ekimoloji
(31.05.26)
Hahahahaha komikoloji ve baymayan esprisi geldi. Ben kendi gerçeklerimle barışığım her duyuruda bunu zırlamana gerek yok duyuru da duruyor okuyup yeniden orgazm olabilirsin
Eminin buna rastlayan herkes baymadı mı artık diye o hikayeleri geçiyordur da burada herkes hümanizmin doruklarında takılıyor
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
En azından dedikoducu teyze gibi gelip buralarda zırlamayıp sevmediğimiz şeyleri sessize alıp geçiyoruzdur artık üye.
+9
ekimoloji
(31.05.26)
Babası olen bayana yeter artık babana da gerisine de diye sövemeyeceğime göre burada gören duyan olur da bir farkindalik oluşur diye duyuru açtım. Hala anlamadıysan senlik bir şey yok senin ölülelerinle ilgili paylaşımlarına sövenlerden birisi benim demek ki
-15
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
O kadar ahrazsın ki aynı şeyi yaptığım için karşı çıktığımı sanıyorsun, senin gibi bir tipe bir şey anlatmaya çalışmak boş.
+4
ekimoloji
(31.05.26)
Seninkilerin vefatına bile gerek yok bu arada. Hadi başla başka kapiya
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Bu duyuruyu okuyanlar gecmisine sövüyor, haberin olsun diye söylüyorum sadece bi daha yapma diye
+8
üğpoıuy
(31.05.26)
Yas süreci çok öznel bir süreç, doğrusu yanlışı olmayan bir süreç. İnsanların verdiği duygu tepkileri değişir, zamanlaması değişir ve hiçbirine laf edemeyiz. Tıpkı ötekinin kıyafetine, aksanına, nereli olduğuna laf edemeyeceğimiz gibi.

Beni esas düşündüren ve sizin adınıza üzen şey, duygularınızı o kadar bastırmayı öğrenmişsiniz ki ebeveyn ölümü gibi ağır bir şeyi "ne var yani" kıvamına indirgeyebiliyorsunuz. Belli ki duygular ve ifadeleri konusunda aşamadığınız şeyler var, kendi babanızın ölümüne dair ifade edemediğiniz duyguları ancak ötekine öfke olarak ifade edebiliyorsunuz. Bazı insanların babalarıyla iyi ilişkileri var ve yas sürecinde bunu yansıtmaktan çekinmiyorlar. Gerek ağlayarak, gerek ortalığı yıkarak, gerek içine kapanarak bunu yaşayabilirler. Şahsen ben de acısını içinde yaşamayı tercih eden biriyim, sevmediğim bir arkadaşımın babası öldüğünde ve bunu sosyal medyadan sürekli paylaştığında baş sağlığı dileyip sonra hikayelerini sessize aldım çünkü kendi zihin sınırımı korumak istedim ama kendi sınırını korumakla "ne var yani" diye ötekinin sınırına girmek arasında ciddi bir fark var.

Eminim bu çıkarımımı da çok iddialı ve laf soktuğunuzu zannettiğiniz bir şekilde yanıtlayacaksınız çünkü belli ki iletişim konusunda bir kısıtlılığınız var. Zaten bu yazıyı da sizden çok sizin gibi düşünüp de değişmek isteyen birilerine daha çok hitap eder diye yazdım.
+7
mor bembombom
(31.05.26)
Dogum gibi olumu de normalleştirdim. Bunu problem olarak görene de ilk kez rastladım. Kim bilir daha neler göreceğiz
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Doğum gibi ölüm de zaten normal, zaten olağan şeyler. Doğal olarak bir şeyi kazandığımızda nasıl mutluluk tepkisi veriyorsak herhangi bir şeyi kaybettiğimizdende üzüntü tepkisi veriyoruz. Normalleştirdiğinizi iddia ettiğiniz baba ölümünün kolunuzu kırıp "acımadı kii" demekten bir farkı yok. Biyoloji, beyin yapısı, vücut tepkileri beyanlarla işlemez. Ölümün normal olduğu gerçeği, ölen kişi ardından acı çekilmeyeceği anlamına gelmez.

(Toplulukçu) Kültür olarak biz ölümü çok yoğun yaşıyoruz (veya sizin örneğinizde olduğu gibi tam ters açıdan hiç yaşamıyoruz) çünkü duygu düzenleme becerimiz düzensiz ve az. Kültür olarak başımıza gelen iyi veya kötü olaylarla nasıl başa çıkacağımızı bilmediğimiz için, ailelerimiz bize bunu öğretmediği için iki uçtan da yoğun yaşıyoruz. Dediğim gibi, (herhangi bir konuda) sürekli paylaşım yapmak bana da hitap etmez ama ötekinin alanına girmekle ölümü normalleştirmek arsında fark var.

Size yukarıda gelen tepkiler ötekinin acısını küçümsemenize gelen tepkiler aslında. İletişim becerisi de burada önemli. Mesela deseniz ki "of çok paylaşım yapıyor, tamam kötü ama beni baydı", eminim bir derece daha makul tepkiler gelirdi. Öteki açıdan babasını kaybeden o kadın gelip "biri var, babasını kaybetmiş ama hiç umursamaz davranıyor, nasıl küfrediyorum" dese yine tepki görürdü eminim. Belki sizin kadar tepki görmezdi çünkü trol mü, değil mi olduğu (hangisi daha vahim bilmiyorum) etkeni de var. O apayrı konu.

Lütfen profesyonel yardım almayı düşünün, o kadının paylaşımları nedir ne değildir bilemem ama sizin yaklaşımınızda bir sorun olduğu kesin. Bunu da yas çalışan bir psikolog olarak söylüyorum.
+4
mor bembombom
(31.05.26)
Ayağınız kayıp yere düşseniz destek almanız gerekiyor ben sizden değilim. Her şey sizin kafanızdaki gibi değil bunu da bir düşünün derim

Ayrıca babam öldü acısını çeken şarkısını beğenmeyip başka şarkıyla edit yapıp aynı fotoğrafı yeniden paylaşmaz. Olaya bak bunu yapan normal oldu biz anormal olduk. Yukarı bakma filmi gerçek oluyor
-8
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Şahsi whatsapp hesabından story falan atıyorsa,kime ne ?
Ha hem öyle story atıp hem de vur patlasın.... şeklinde takılsa bir de aynı sırada,baya tezat bir durum olurdu ama gene de böyle tepki verilmezdi.
Babası ölen bir erkek iş arkadaşım cenaze izninden geldikten sonra bir süre babasından,ölümden vs konu açıp konuşuyordu sürekli. Tek kalınca tiktok instagram reels takılıyordu son ses ve açıkçası ben rahatsız oluyordum.ama idare ettik yani bir süre, yas sürecidir,herkeste farklı olabilir,takılmayın
0
denizciman
(31.05.26)
İşte bunlar hep sevgisizlikten üstadım babası şahsı sevmediği için ölümünde çok da üzülecek yas tutulacak bi sebep görmüyor bi cevabında kız arkadaş bulamadığından yakınmıştı. Yalnızlık sevgisizlik adama neler yaptırıyor ah ulan
0
kullaniciadimvar
(31.05.26)
dj ercik'in hayatını okursan o da babası öldükten sonra bunalıma girdi ve bir daha toparlanamadı. normal yani böyle şeyler. başka av bak kendine.
0
plastic_angel
(31.05.26)
Hikayeyi gizle, sona al. Boşver takılma.
0
Caletti
(01.06.26)
insanlar ayrılık, ölüm veya başka hüzünlü zamanlarında acıklı şarkılar dinlerler değil mi? bazen farkında olunmasa da, bu şarkılar anlaşılmış hissettirir, yalnız hissetmeyi azaltır ve rahatlatır çünkü.

böyle paylaşım yapan insanlar da içindeki duyguları bu şekilde boşaltıyorlar. herkes bir ressam, müzisyen değil ki çok güzel sanatsal eserlerle duygularını ifade etsin. insanlar öyle editler yaparak hislerini yansıtıyorlar. hem kendi yaşadıklarını paylaşıyorlar, hem diğerlerininkini izliyorlar ve bu sayede "yalnız değilim, bu zorluğu yaşayan tek ben değilim" diyebiliyorlar. böyle rahatlıyorlar.

bazı insanlar ölümle kolay başa çıkamayabilir ve bu çok normaldir. sürekli olarak story paylaşması çok zorlandığını gösteriyor. depresyona girip, yemeden içmeden kesilip hiçbir şey yapmıyor da olabilirdi. en azından duygularını dökebiliyor, bu iyi bir şey.
+1
art cat chocolate
(01.06.26)
Ne kadar kotu biriymissin.. nikini hep goruyordum da hic fark etmemistim boyle biri oldugunu
+3
mezzosprite
(01.06.26)
(4)

Rize-Artvin yeme içme önerileri

asteriks
Rize ve Artvin'de nerede ne yenir?
Rize ve Artvin'de nerede ne yenir?
0
asteriks
(22.05.26)
Rize çayeli - lale lokantasi.. her seyi guzel ama kavurma ozellikle tavsiye.. kuru fasulye sevdiginiz bi tatsa denenebilir.. sutlacini da tadabilirsiniz

Artvin cok genis bir ifade oldu.. ic ilcelere de gitcek misiniz
+2
üğpoıuy
(22.05.26)
Rize liman lokantası
Hopa kristal pide
Artvin merkezde her hangi bir dönerci, hepsi aynı sayılır ama oranın döneri cağ kebap gibidir.
+2
kisa
(22.05.26)
@üğpoıuy, haklısınız. Ayrıntıları planlamadık. Vaktimiz ne kadar yeterse
0
🌸asteriks
(22.05.26)
fındıklı'da aydın boysan sosyal tesisleri çok iyi
0
mezzosprite
(23.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(6)

Agoda guvenilir mi

egerbiryolcu
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.

Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
0
egerbiryolcu
(19.05.26)
Guvenilir
0
üğpoıuy
(19.05.26)
Expedia, booking ve agoda. Hangisi ucuzsa rahatlıkla ondan alırım. Hepsi aynı.
0
ezkaza
(19.05.26)
Booking.com'un iştiraki. Güvenilir yani.
0
Mcfly
(19.05.26)
Güvenilir tabi ki ama ödeme yaptıktan sonra mutlaka oteli arayın ve rezervasyonu teyit ettirin. En çok agodada bu sorun var oteller fiyatları çok düşük olduğu için kabul etmiyor rezervasyonu ya seni arıyorlar ya da otele gidince öğreniyorsun. En az 3 kez bunu yaşadım
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.05.26)
Gecen hafta kullandim, bookin ve kendi sitesinden 50€ daha ucuzdu agoda'da. Sorun olmadi.
0
mirafiori
(19.05.26)
Güvenilir. Çok büyük bir firma.

Ucuz olmasının sebebini sormuştum otelciye, çünkü yarı yarıya oda tutmuştum. Bu tarz siteler sezonda otelle anlaşma yapabilmek için, sezon dışında böyle indirimli oda satıyorlar. Aradaki 3bin farkı agoda kendisi ödüyor otele. Hem kendi bilinirliği hem de bahsettiğim gibi sezon zamanı sitesinde oteli listeleyebilmek için bunu yapıyormuş.
0
biseysorcaktim
(20.05.26)
(7)

Aile büyükleri için söz varlığı arşivi yapmak

egerbiryolcu
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)Mesela b: ben o:oB: şaka şakaO: şaka şaka beş dakkaB:tamamO: tombalaya devam B: tak diş
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.

Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)

Mesela b: ben o:o

B: şaka şaka
O: şaka şaka beş dakka

B:tamam
O: tombalaya devam

B: tak dişi
O : tak dişi bitir işi

B: sen hasta ben de hasta
O: sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa

Gibi gibi....


Ben de bir defter tutup tarihiyle baglamiyla bunları not etmeyi derleme yapmayı düşündüm. Hatta yapay zeka ses kaydı alıp qr ekleyebilecegimi de önerdi. Bu fikir de hoşuma gitti. Bir de farklı cümleler durumlar kullanıp belki daha zengin bir dil hafızasını ortaya çıkarmaya da çalışırım.

Sizin böyle aile büyüklerimiz için anı hikaye vs derleme yaptığınız oldu mu, bu fikir nasıl, farklı öneriniz olur mu?
-1
egerbiryolcu
(18.05.26)
cocukluk arkadasimla aramizda sakasi olan ikonik cumleler ve kelimeleri yazmistim bir deftere yirmi yil kadar once. hatta bir tane de kupa bastirmistim ona hediye olarak bazilarinin yer aldigi. simdi ne defter kaldi, ne de o arkadas. :))
0
arakaali
(18.05.26)
guzel fikir. ben hayattayken soyle yapiyordum. oturup eskileri anlattiriyordum. o esnada ses kaydi aliyordum.
0
buenosdias
(18.05.26)
köy köy dolaşıp böyle derlemeler yapanlar var. sözlü mirası yazıya döküyorlar çok güzel bir şey. ben de şahsen ninemin okuduğu manileri, söylediği deyimleri, ettiği orijinal küfürleri, kullandığı yöresel eşanlamı sözcükleri ezberliyorum. hatta bazen internette aratıyorum orada bile herhangi bir data bulunmuyor.
0
yurtsuz john
(18.05.26)
Not almaya calisiyorum ben de ama senin ornekler cok tırt xd
+1
üğpoıuy
(18.05.26)
Ki sanmiyorum ama oldu ki yaşadık 95 yaşımiza geldiğimizde adımizi söyleyebilecek miyiz acaba? Bazı cevaplar ve kelimeler yersiz şekilde hadsiz geldi.

Değer verdiğim biri ve onemsedigim bir durum hakkinda soru sordum dalga geçilsin diye sormadım.
0
🌸egerbiryolcu
(18.05.26)
Kadinin söylemesinde bi sıkıntı yok zaten. Senin bu standart siradan sohbetleri kitaplastirma istegin ilginc geldi
0
üğpoıuy
(18.05.26)
Önem verilen kişilerden duyulan bazı sözler basitte olsa ona yakın olan kişilerde etkisi daha farklı olabiliyor.
Ne de olsa o kimselerin, bizler için başka alternatifi yok.

Burada bazı cevapların yersiz olması anneanne babaanne kavramlarını ne kadar önemsediğimizle de ilgili .
Büyüklerden duyulan kimi kıssadan hisse yaşantı ve olaylarla hayatın öğrenildiği bir zamandan, yapay zekanın öğretici olduğu bir zamana geldik ne de olsa .

Ara ara ses kaydı alarak bilgisayarda saklayın bir zaman sonra kes ,kopyala. yapıştır gibi işlemlerle düzenler bazı fotoğrafları ile dosyaları slayt video haline getirebilirsiniz.
Bir zaman sonra bize borç takarak alacaklı olduğumuz 3. veya 5.sevgilinin gitmesinin ardından telefonda her an silinmeye hazır, sahte sevgi içerikli videolardan daha değerlidir böyle şeyler .
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
(8)

adam driver’in yakisikliligini puanlayalim

ala09
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
📊 gider mi

Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.

-8
ala09
(16.05.26)
Baya kötü.
+2
Purple life
(16.05.26)
Girls’de bence de çekiciydi ama görünüşünden ziyade hali tavrı hannaya kid diyişi falandan sebep. Onları kenara koyunca yakışıklı değil
0
fildirfildir
(16.05.26)
Ben beğeniyorum şahsen. Yüzü de fiziği de iyi maşallah 🧿
Not: sakal-bıyıksız pls.
-1
lil siztah
(16.05.26)
-7/10
0
üğpoıuy
(17.05.26)
upload.wikimedia.org

dayi kulaklari arkaya sabitletmis, o kesin.
son haline baktim, bu adam kesin native kirmasi, kizilderili kani var bunda.
bir numarasi yok gibi. cirkin keanu reeves.
0
cooperr
(17.05.26)
Zamanında Girls dizisini izlerken kendisine bayağı hayran olmuştum ancak şimdi düşününce ıyyyk oluyorum nedense. Hatta aklıma geldi: bir bölümün sonunda lana’nın adamla ilişkisinde bir gelişme yaşanıyordu ve bölüm robyn- dancing on my own adlı şarkıyla bitiyordu. Çok etkilenmiştim, hala unutmam :)
0
eileengray
(17.05.26)
Adam Driver i da yakışıklı bulmayın ya
+6
benaslindayohum
(17.05.26)
MHRS Göz Hastalıkları tavsiye olunur
-5
arbre
(17.05.26)
(5)

Şirket içi düğün hediyesi sorusu

ananiyimioguz
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler he
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.

Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler hep bu adeti sürdürüyor.

Geçenlerde şöyle bir şey oldu, bir whatsapp gurubuna dahil edildim. grupta çüşünüz efendim 100 küsür kişi var bilmem kim evleniyor pamuk eller cebe diye.

Neredeyse tüm teknoloji operasyonlarını eklemişler :D Abi bi gıcık oldum biz evlenirken doğururken kimse bize bu kadar grup kurmadı ekip içinde hallettik. Şimdi bu zamana kadar bizim ekibin veya kendimin bir şeyine dahil olmamış insanlar için ben niye para gönderiyorum.

Tabi gönüllülük esas bu arada göndermezsen göndermezsin de, bir kaç gündür bakıyorum millet gönderiyor da yani.

Ulan dedim acaba bi bana mı tuhaf geldi göndersem mi ne yapsam bilemedim. 300-500 atsam komik mi olur? Veya hiç aksiyon almasam mı bilemedim.
-1
ananiyimioguz
(15.05.26)
uzun uzun düşünüldüğünü zannetmiyorum; grubu açanın işgüzarlığıdır.
normalde dahil olmayacağınız bişeyse göndermeyin.
+3
lil siztah
(15.05.26)
Icinden gelmiyosa gonderme
0
üğpoıuy
(15.05.26)
evlenen kişi ile samimiysen, hediye vermek istiyosan gönder ama yakın değilsen gerek yok bence çünkü anladığım kadarı ile ekip kalabalık, arada kaynarsın vermesen de. 3-5 kişi olsanız ve herkes verirken sen vermesen garip kaçar.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
muhabettin samimiyetin yoksa gönderme
0
Hallegadola
(15.05.26)
sevdigim kisi olursa kesin veririm ama muhabbetim olmayan kisiler icin katilmiyorum
0
girişemeyengirişimci
(15.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(6)

Beyaz yaka veya entellektüellere takılan alaycı lakaplar?

mikahakkinen
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
0
mikahakkinen
(09.05.26)
Amcam bana "kültür mantarı" diyor.
+3
mutekebbir
(09.05.26)
Ilık g.t
+3
üğpoıuy
(09.05.26)
İçimizdeki irlandalı,
beşinci kol ajanı,
monşer,
komprador burjuva,
uşak ..
Söylenen kişiden kişiye ağırlığı değişse de gerçeklik payları vardır.
özellikle Türkiye gibi bir yerde.
0
diyecevaplandı
(09.05.26)
plaza ortamına "yetişkin kreşi"
+1
siyah gece
(09.05.26)
Pembe g.tlü
Pembe panter
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.05.26)
Yurtdışına cok gidenlere gezen tavuk diyolla
0
mirty
(10.05.26)
(8)

Annenize aldiiniz ilk hediye

üğpoıuy
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
-1
üğpoıuy
(09.05.26)
3 kuruşa dandik bi kitap almıştık kardeşimle. Adını bile unuttum. Yaşlanıyorum.
0
halk
(09.05.26)
Hatırladığım ilk üç şey var hangisi ilkti bilmiyorum. Biri kahve fincanı takımı diğer ikisi mahalle pazarina o güne özel getirilen suslerdendi. Çiçekli süsler üstüne canım annem yazan dekoratif ürün diyeyim. Cam bir diktortgenin üstünde yapma gül var mesela. Yirmi beş otuz yıl oldu belki de hala durur evin bı kosesinde.
+1
egerbiryolcu
(09.05.26)
anneme kücükken teyzemle gidip anneler günü icin cerez tabagi almistim.
20+ yildir sapasaglam evde duruyor.
-1
Purple life
(09.05.26)
Tişört almıştım ama beğenmemiş üstüne bir de bu benim tarzım mı diye bi ton söylenmişti. Şimdi ilişkimiz iyi olsa da ergenken çok kalbimi kırmışlığı var, bende kötü anıları çağrıştırıyor.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Kardeşler olarak anneme kahvaltı hazırlamıştık. Hediye olarak da para toplayıp porselen sürahi&bardak seti almıştık. Bir de ilk defa sucuk alıp pizza yapmıştık.
0
Amaranta ursula
(09.05.26)
Ups @amaranta anneye, ilk "kisisel olmayan hediyeyi alan sansli kisi" oldun
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimo, üzüldüm karşim be :(
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimoloji, yalnız değilsin. Babam da aldığımız saati iade ettirmişti bize. Deodorant da evde kaldı oda spreyi olarak kullanmıştık:D
Sonradan paramıza kıyamadığını o sebeple iade ettirdiğini demişti ama yine de insan buruluyor.
+1
Amaranta ursula
(10.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(10)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
Seyahat tıraş setinizi yanınızda taşıyor gibi. Çantayı açsak içinden tıraş köpüğü çıkar. Kısaca korkunç. Aman babet çorabınızı da unutmayın.
0
eileengray
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(11)

Kerebiç seven var mi?

üğpoıuy
S.b
S.b
0
üğpoıuy
(24.04.26)
Yanında servis edilen köpük gibi şey güzel ama o da yalnızken çok ağır, kerebicin o saçma tadı için güzel bir eşlikçi, birlikte olurları var ama yalnızlarken ikisi de kötü.
-1
mutekebbir
(24.04.26)
Sevmek ne kelime memleket hasreti çektik yine akşam akşam :((
-1
messina123
(24.04.26)
Bir tatlının değeri çıktığı coğrafyanın dışında da başka kültürlerde de tüketilmesidir. 53 yaşında adanalıyım. Kerebiçi duyalı 5-10 sene olmuştur. Mersine gittiğimde en iyi yer diye bilinen yerde yedim. Yedim derken tattım. Bu ne Allahaşkına??
+1
ground
(24.04.26)
bayılırııııımmmmm
0
alibilir
(24.04.26)
@ground, cidden bana kesme seker versen "sonucta sekerdir🤷‍♀️" der kıtlar yerim ama hayatimda bu kadar ikinci çatalı istemedigim bir tat olmamişti. Bunu kim neden ünlü etmis cok merak ediyorum
+1
🌸üğpoıuy
(24.04.26)
Çok severim ama ikiden sonrası bayıyor ayrıca köpüğü acımsı olmayacak. Kerebiççi Oğuz ve Hayri favorimdir.
0
ekimoloji
(24.04.26)
sadece yoklukta yerim, antep fıstığı bu şekilde araya verilmemeli.
0
fatihdr
(24.04.26)
Hediye gelmişti mersinden. Güzeldi.
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Hiç denemediğimi fark ettim.
0
eileengray
(25.04.26)
Valla görürsem yerim ama özellikle para verip yemeye gitmem. Biraz fazla ağır bir yiyecek, zira çok tatlı da diyemiyorum ortada birşey.
+1
vampir akrep
(25.04.26)
Mersin'de yaşıyorum. Sevmedim.
0
strawberry first
(25.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(1)

Yillar once, okul baskinlarina dair bi tartisma yapilmisti duyuruda

üğpoıuy
Amerika gibi yerlerde okul basip tarama yayginken ulkemizde boyle bir eylem cesidi olmayisina dair tespitler yapilmisti. Hatirlayan var mi? Bulabilen olur mu? Hangi anahtar kelimeleri kullanmam gerektigini bulamadim
Amerika gibi yerlerde okul basip tarama yayginken ulkemizde boyle bir eylem cesidi olmayisina dair tespitler yapilmisti. Hatirlayan var mi? Bulabilen olur mu? Hangi anahtar kelimeleri kullanmam gerektigini bulamadim
-1
üğpoıuy
(15.04.26)
@sivrisinek, gonderiler altinda tartismalar tehditler dönüyordu. Buna mahal vermemek icin olabilir. Liseliler neye ozenilecegini tam tahlil edemiyo malum
-1
🌸üğpoıuy
(15.04.26)
(2)

keen sandalet nerede satılıyor?

duyuru
online var ama fiziksel olarak görüp deneyebileceğim dükkan var mı? ben hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
online var ama fiziksel olarak görüp deneyebileceğim dükkan var mı? ben hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
0
duyuru
(13.04.26)
Spx lerde
0
üğpoıuy
(14.04.26)
spx'lerde yokmuş bu arada. belki eskiden vardır ama bugün gittiğim mağazadaki görevli hiçbir spx mağazasında olmadığını söyledi.
0
🌸duyuru
(18.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+1
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(9)

atmden döviz çekme sorunu

kondansator
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
0
kondansator
(12.04.26)
enpara'nın uygulamasında, anlık olarak hangi atm'de hangi döviz türü bulunduğunu gösteriyordu. belki bahsettiğiniz bankaların uygulamalarında da vardır.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Kullandığınız bankanın atm bul şeklinde web sitesinden arama yaptığınızda, döviz çekilebilen diye filtreleme yapabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(12.04.26)
Şu haritada gideceğiniz ATMyi tıklarsanız açılan pencerede o ATM de hangi dövizln bulunduğu yazıyor.

www.cepteteb.com.tr
0
Mirket
(12.04.26)
Ek: benim deneyimimde euro dolar isaretli atmlerin hicbiri doviz vermiyordu. Cok bel baglamaman adina oneri
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Genelde turistik ve sanayi bölgelerinde oluyor bu atmler
0
Unde bach canim
(12.04.26)
TEB'den euro çekiyorum
euro belli ATM'lerde oluyor ve çok nadir durumlar hariç 15 senedir her çektiğimde euro vardı. benim için 3-4 tane ATM var toplamda farklı şehirlerde, hep oraları kullanıyorum.
uygulamadan kontrol edin.
siz muhtemelen euro'yu zaten vermeyen bir ATM deniyorsunuz
0
subcomponent
(12.04.26)
web sitesinde euro verebilen atmleri gösteriyor ancak içerisinde euro olup olmadığını göstermiyor. dolayısı ile atm ye gittiğimde yine çekemiyorum. zaman zaman gidip deneyeceğim mecbur
0
🌸kondansator
(12.04.26)
ben her gittiğim yapıkredi atm'sinden çekebiliyorum eğer döviz veren atm ise. çekim limitlerinizden fazla çekmeye çalıştığınız için olabilir çünkü limiler epey düşük. günlük 400€ olması lazım yapıkredide çekim limiti.
+1
zozjotejmnk
(13.04.26)
@zozjotejmnk 200 euro denedim çok da degil aslında
0
🌸kondansator
(13.04.26)
(5)

1 mayista ipsala yogun mu olur

üğpoıuy
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
0
üğpoıuy
(11.04.26)
geçen hafta pazar günü babamlar dönüşte rezil oldular :) 7-8 saat beklediler. ama genel durumu pek bilmiyorum, tecrübeliler daha iyi yönlendirirler.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.04.26)
Bir instagram hesabı vardı kapılardaki yoğunlukları gösteren. Bulursanız ona bir bakın.
Otobüs firmalarını arasanız belki onlar da söyler.
-1
michael_knight
(12.04.26)
Dünya üzerindeki hiçbir yer yoğun olmasa bile ipsala olur :D
Hele tatillerde aman diyim. Burnunuzdan gelmesin. Biz tatil olmayan bir haftasonu geçerken bile minimum 3 saat bekliyoruz
+1
wild honey suckle
(12.04.26)
Sabah saat 6 7 gibi peki?
0
🌸üğpoıuy
(12.04.26)
Sabah 6-7de de yoğun olur.
+1
Mcfly
(12.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(3)

Öğretmenlerin dikkatine: Test hazırlama aracını test edin!

fatihdr
Öğretmenlerim, sizler için Test Studio isimli bir araç geliştirdim. Sınavlar, ders notları, testler ve yazılılar hazırlayabilmeniz için çok pratik bir araç.https://teststud.ioSite şu an emekleme aşamasında, kendi deneyimlerim doğrultusunda hazırladım, Optik Okuyucu vs. gibi özellikler de ilk fırsatt
Öğretmenlerim, sizler için Test Studio isimli bir araç geliştirdim. Sınavlar, ders notları, testler ve yazılılar hazırlayabilmeniz için çok pratik bir araç.

teststud.io

Site şu an emekleme aşamasında, kendi deneyimlerim doğrultusunda hazırladım, Optik Okuyucu vs. gibi özellikler de ilk fırsatta entegre edilecek. Sizler de kullanıp gördüğünüz eksiklikleri, karşılaştığınız sıkıntıları, tavsiyelerinizi benimle paylaşabilir misiniz?
+4
fatihdr
(07.04.26)
Favladim uygun zamanda bakayim eline saglik
+1
üğpoıuy
(07.04.26)
Eline sağlık hocam deneyeceğim
+1
rodeocu
(08.04.26)
hanıma göndereyim hemen.
+1
antihero
(08.04.26)
(9)

Trafik kazasi deger kaybi olaylari

üğpoıuy
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
0
üğpoıuy
(06.04.26)
kendin karşının sigortasına başvurabilirsin. dava gereksiz.
karşının sigortasının değer kaybı birimine ulaşman gerekecek. onlar senden kaza raporu eksper fatura ehliyet dilekçe ıvır zıvır isteyecek. belgeleri gönderince birkaç aya yatar para.
0
jelly bear
(06.04.26)
kendiniz yapabiliyorsunuz. komisyoncu sırtlanlara paranızı kaptırmayın boşuna.
bahsettiğin şey "araç yattı parası" ise onun için dava ve avukat zorunlu evet.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(06.04.26)
Yok arac yatti parasi degil, aracin artik "kazali" olmasi sebebiyle ugradigi deger kaybinin tazminini diyorum
0
🌸üğpoıuy
(06.04.26)
evet tam olarak onu alıyorsun.
0
jelly bear
(06.04.26)
arayıp vekaletname isteyenlere vermeyin. Tanıdığınız avukat varsa onunla yürütebilirsiniz dava sürecine gidilecekse. Önce Değer kaybını sigortadan talep edeceksiniz. Onlar kendi hesaplarına ve limite göre bir miktar yatıracaklar. hasarın durumuna göre yeterli olmaması halinde dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Kalan kısım için sürücü ve araç sahibine dava açabilirsiniz.
0
aquarium
(06.04.26)
ben dilekçeyi ve gerekli belgeleri mail atarak almıştım, direk hesabıma yatırdılar. (1 hafta falan sürmüştü sanırım) mailin teyidini alın ama.

bu %15 komisyoncuları karşı tarafın yatırdığını beğenmeyip süreci uzatarak kendilerine daha fazla koparmanın peşinde. bunu bir de iyi bir şeymiş gibi size anlatırlar.
0
Improbable
(06.04.26)
peki bu neden iyi bi şey değil @improbable? tamamen bilmediğim için soruyorum
0
mezzosprite
(06.04.26)
@mezzosprite yani senin yapabileceğin bir şeyi allayıp pullayıp, alacağın tutarın %15'ine, hatta süreci uzatarak daha da fazlasına çökmelerinin iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. 15 günde alacağını 6 ay - 1 yıl sonra almak, onu da kırpılmış bir şekilde almak bana göre değil.

bir de adınıza işlem yapabilmek için vekaletname isteyecekler ki ayrıca cebinden vekalet ücreti çıkacak peşin peşin, oh miss. bunun için işini gücünü bırakıp notere gideceksin, sıraya gireceksin falan oof düşündükçe ruhum daralıyor :)
0
Improbable
(07.04.26)
O zaman karsi tarafin sigortasina ulasip hallediyoruz.

Bizim kasko yapmiyor di mi bu isi bu arada? Yani ben kaskodan deger kaybi aliyorum, onlar da karsinin sigortasindan alsin gibi bir sey hatirliyorum sanki
0
🌸üğpoıuy
(07.04.26)
(6)

25 yaşına girecek kadın arkadaşa bu kamera alınır mı?

psipsipsi
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim. https://www.teknosa.com/fujifilm-instax-mini-12-yesil-fotograf-makinesi-p-783250308
bütçeyi düşük tuttum, aksi halde rahatsız olabilir gibi geldi. kameranın tasarımı çok mu çocuksu yoksa? yorum yapacak olanlar cinsiyet belirterek yazarsa çokk sevinirim.

www.teknosa.com
+1
psipsipsi
(04.04.26)
Anlık 5000 liralık boşa masraf, bunların filmleri pahalı, yurtdışından alternatif uygun fiyatlı film sipariş etme imkanı da kalmadı, kısa bir heves sonrası içindeki filmler bitince kenara atılır
+2
grimavi
(04.04.26)
Telefondaki fotolari yazdiranlari var. Onlar daha mantikli

Tasarimi cocuksu degil bence, f
0
üğpoıuy
(04.04.26)
15 yaş hediyesi olarak daha tatlı olur bence.
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
Bir kere kullanılıp kenara atılacak ürünler listesinde. Cep telefonları varken çok gereksiz
0
Unde bach canim
(05.04.26)
kullanim olarak dusunmeyin. hediye olarak dusunun. bence guzel bir hediye.

cevremdeki kadinlarin pek cogunda var bu ve kullanmasalar da severek bahsediyorlar. esime de benzer bi cihaz aldim mesela zamaninda, hala ara sira heyecanla gidip bir foto cekip yazdirdigi oluyor.
0
aguen
(05.04.26)
bunun yerine lomo'lara bakın derim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(11)

Emzirmek zor değil mi?

sacrilegious
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğ
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğinde kolum tamamen uyuşmuş oluyor. Böyle giderse 6 ay sonunda omurga/boyun sağlığı bakımından tükeneceğim.

emzirme yastığı da hiç rahat ettirmiyor beni, alçak kalıyor. Siz buna nasıl bir çözüm buldunuz ya? Yeni bir koltuk dahil herşeyi almaya/yapmaya hazırım. Yeter ki bi çözüm bulayım. Lütfen yardım edin.

Teşkkürler.
+3
sacrilegious
(30.03.26)
Hamile kalmadan iyi bir vücut yapmak ve hamilelikte ve sonrasinda bunu korumak önemli.
Yoksa her sey cok zor zaten.

Ben vakit buldukça spor yap derim. Su an bebek baya hafif cünkü gelecege göre.

Bilmis bilmis konustum cocugum falab yok ama arkadaslarimdan gördügüm bu :D herkesin cocugu oldu bi anda etrafimda.
-8
Purple life
(30.03.26)
ben erkeğim, buna ilişkin ahkam kesmek pek doğru olmaz ama sadece "Neden kimse bundan bahsetmiyor?" sorusuna bir yorum yazasım geldi. emzirmenin zorluğundan bahsedilmemesi doğuma ilişkin genel yaklaşımın bir parçası. genel olarak hamilelik, doğum ve bebek büyütmekle ilgili zorluklardan hiç söz edilmiyor. toplumsal bir uzlaşı var sanırım benim de haberdar olmadığım. mantığı şu olabilir, birçok kadın için çocuk yapıp yapmamak bir tercih değil, o nedenle zorluklarından bahsetmenin ona hiçbir faydası yok. zaten "bir gün kesinlikle doğum yapacağım" diye düşünen bir kadına hamileliğin, doğumun ve çocuk büyütmenin zorluklarından bahsetmek gerçekten anlamsız olabilir; ufak tefek zorlukların olduğu ancak bunların herkesin başına geldiği, bir şekilde atlatıldığının söylenmesi bu durumda daha tutarlı.

günümüzde ise çocuk yapıp yapmamak azımsanmayacak sayıda kadın için zorunluluk değil tercih oldu. kadınlar artık çocuk yapmanın artılarını ve eksilerini değerlendirerek bir karara varabiliyor. bu nedenle geçiş aşamasında olduğumuzu ve emzirme de dahil olmak üzere hamileliğin beden üzerinde yaptığı değişiklikleri, doğumun risklerini ve çocuk büyütmenin yükünün artık daha fazla tartışılacağını düşünüyorum. bunu yapanları "bizim nüfusumuzu azaltmak isteyen dış güçler" gibi saçma sapan argümanlarla eleştirenlere de akıl fikir diliyorum.
+3
duguit
(30.03.26)
2 çocuğumu da iki sene emzirdim ama iple çektim bırakacakları günü. Hiç öyle diğer anneler gibi bebeğim emerken gözlerimden kalpler çıkmadı. Kesinlikle haklısınız emzirmek çok zor ama sizinki yenidoğan sanırım. Azıcık sabır, herkesin bebeği farklı şekilde rahat ediyor. Bana sorarsanız en rahatı yanına yatarak emzirmek. Bu konuda çok şikayetçi değildim, daha çok 2 yaşına gelene kadar yenidoğan gibi saat başı uyanıp emmelerinden şikayetçiydim:/ Ömrümün 4 senesi zombi gibi geçti, hala da uykum çok bozuktur sırf bu emerek uyuma huyu yüzünden
+3
kullanicadi
(30.03.26)
emzirme yastiginiz yoksa alim hemen. cocugu destekleyen, kollarinizi serbst birakmanizi saglayan bir sey.

onun disnda duguit +1
0
taurina
(30.03.26)
Size yardımcı olamayacağım maalesef ama yine de yazmak istedim. Spor yapmadım ama hiç zorlanmadım. Kişiden kişiye değişen bir şey demek ki. Benimki sık ama kısa kısa emiyordu büyük ihtimalle ondan zorlanmadım. Emzirme yastığı da almıştım ilk günler kullanmaya çalışıp rahat etmemiştim.
0
ekimoloji
(30.03.26)
Evet emzirmek zor haklısın. Ve rahatsız bi şekilde devam etmek çok yıpratıcı olabilir.
Beni ziyarete gelen bir arkadaşım çocuğu farklı bi pozisyonda tutmayı göstermişti ona da o zaman emzirme danışmanı mı ne göstermiş. Şimdi tarif etmesi zor. Şu aşağıdaki linkte koala pozisyonu diye geçiyor ona yakın bişeydi.
www.atelierbabbi.com

Demek istediğim biri göstermese hiç akla gelmeyecek pozisyonlar var ve bunlardan birinde daha rahat etmeniz mümkün olabilir. Biraz bakın isterseniz linkte başka da var seçenekler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.03.26)
memeyi çocuğa değil çocuğu memeye getirmek çok önemli, kendiniz normal dururken hangi pozisyonda rahatsanız o pozisyonda emzirin.
emzirme yastığını daha yukarı geçirebilirsiniz belinizde durmak zorunda değil.
normal yastık kullanabilirsiniz, emzirme yastığı herkese uymayabiliyor.
cuddle curl yapabilirsiniz, yattığınız alan ve siz buna uygunsanız cuddle curl'de uyuyabilirsiniz de (önemli güvenlik kuralları söz konusu).
anneler grubumuza bekleriz yukardan
0
mezzosprite
(31.03.26)
hahaha ekşici erkeklerin yorum yapmadığı bi bu konu kalmıştı.
+1
plastic_angel
(31.03.26)
Emzirmek cok zor ama o en zor hali bi 4 ay falan sürüyo sanirim. Sonra hem bebegin emme sıklığı azaldigindan, hem de bir seyler yerine oturdugundan yavas yavas kolaylasiyo (bence). O yuzden o zorlu donemi kimse hatirlamak istemiyor olabilir :)
0
üğpoıuy
(31.03.26)
Benim çok yakın arkadaşım da yeni doğurdu. Hem dedikleriniz hem meme reddi yüzünden çok sıkıntı çekti gerçekten. En beklemediğimiz şey oldu yani doğumdan sonra. Kızın psikolojisi bozuldu resmen. Zaten lohusalık acayip bir dönem, biliyorsunuz. Bu yüzden kendi isteğiyle anne sütünü bırakıp tam zamanlı mamaya geçti, rahat etti. Çok zorlanılan noktada mama gayet iyi bir seçenek. Bebek önemli evet ama anne çok zorlanıyorsa kendi psikolojisini ve beden sağlığını önceliklendirmeli diye düşünüyorum bir kadın olarak.
0
inawen
(31.03.26)
benim kız çok kısa süre emiyordu da ben yine de yatarak emziriyordum. yan yatıyordum. öyle rahat ettim. mama destekli de gidiyorduk. o sebeple çok yormadı. yatarak deneyin imkan varsa. ama bebek ağırlaştıkça kucakta zorlaşıyor. oturmaya başlayınca oturarak filan emer, kolaylaşır.
-1
elorelia
(31.03.26)
(5)

ormanda tatil yapılacak yer

tabudeviren
şöyle bir mekan var mı? orman içinde bungalov ev. içinde banyosu falan var. çevrede gürültü unsurları yok.sessizlik var. çıkıp orman içindeki patikada yürüyüş yapabiliyorsun. Türkiye'de veya dünyada böyle bir yer var mı?seçenek yoksa, bungalov ev olmayıp otel olsa da olur.. asıl mesele ormanın içind
şöyle bir mekan var mı?
orman içinde bungalov ev.
içinde banyosu falan var.
çevrede gürültü unsurları yok.
sessizlik var. çıkıp orman içindeki patikada yürüyüş yapabiliyorsun.
Türkiye'de veya dünyada böyle bir yer var mı?

seçenek yoksa, bungalov ev olmayıp otel olsa da olur.. asıl mesele ormanın içinde olması ve yürüyüş yapılabilecek bir yol olması.
0
tabudeviren
(29.03.26)
Dünyayı bilmem de Türkiye'de bu var: hizirkamp.com
0
prole
(29.03.26)
fotrsapka
(29.03.26)
nubaistanbul.com

Gittiğim bir yer değil ama benzer sebeplerden favorilemiştim.
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
Karadenizde dolu
0
üğpoıuy
(29.03.26)
karadeniz çok geniş bir tanım olmuş.
örnek var mı? ilçe, konum?
0
🌸tabudeviren
(30.03.26)
(8)

bu cocugu neden rahat birakmiyorlar?

tuborg yesili
https://x.com/haber/status/2037442910585548947?s=46&t=VLm5l0IhCzhlUr6lCJz7VAYa profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
x.com

Ya profesyonel bir destel almasi ya da rahat birakilmasi gerekmez mi? Bu yapilan neden sizce ?
0
tuborg yesili
(27.03.26)
Yardım isteyen insana yardım edebilirsiniz, bu çocuk görünen o ki yardıma ihtiyacı varsa bile yardım istemiyor. Umarım bir gün ister ve doğru zamanda doğru kişilerle iyileşme sürecine girer, istediği gibi bir hayatı olur.

Rahat bırakılmamasına ayrıca kızıyorum. İnsanlar işe yarar hissetmek için ya da gündemde tutunabilmek için başkalarının alanlarına münasebetsizce dalmaya ve özel hayatlarının gizliliğini ihlal etmeye bayılıyorlar. İşgüzarlık değil sadece, ben art niyet olduğuna da inanıyorum.
+1
starbuck
(27.03.26)
Ne yapmışlar ki. Yıllarca evden çıkmayan birinin evine gidip doğum günü kutlamanın nesi kötü. Ailemde öyle biri olsa elimden geleni yaparım.
0
gabe h coud
(27.03.26)
bu çocuğun neredeyse aynısı bizim ailede de var. tek farkı bizimki dışarı da çıkıyor arada. geçen bayramda gittim 100 kilo olmuş, saç sakal aynı böyle. tanımasam yolda görsem karşı kaldırıma geçerim korkarım. annesi emekli bi evleri var başka da gelirleri yok. yemek dışardan söyler ev yemeği yemez, gecesi gündüzü belli değil, sabah 5e kadar oyun oynar 5te yatar akşam 5'te geri kalkar devam eder.
biz de çok konuştuk ettik ama olmuyor. düzelmek istemeyene yardım etmek mümkün değil maalesef.
+2
matilda
(27.03.26)
Basit pasta kesimi degil, sonrasinda saz calip sarki soylemisler cocuk o kadar mutsuz duruyor ki, sonrasinda da roportajda sarkiyi eslik ettin eglendin vs gibi bisey soyluyorlar, yooo sarkiyi bile bilmiyorum en basit yerini soyledim diyor.

Ben bunu yardim olarak gormuyorum bu tam gostermelik show bence, kimsenin kamera arkasinda cok da ilgilendigini dusunmuyorum. Genel bakis acisini sormak istedim o nedenle ama burda da bunu "yardim" veya "iyilik" gorenler var, ilginc.
+1
🌸tuborg yesili
(27.03.26)
Losttaki jack sendromu
0
üğpoıuy
(27.03.26)
anksiyete ve depresyon teşhisi koyulup tedaviye başlanmıştı daha önce. bilmiyorum devam ediyor mu, tedavi bırakıldı mı.
kamera ile gelip zorla doğum günü kutlatmak evet iyi değil. yapanların niyeti iyi mi, kötü mü, yardım etmek mi değil mi bilmiyorum ama saf yardım niyeti olsa neden kamera ve hatta basınla gelip ulusal basına haber yapsınlar.

kendi halinde bırakın, öyle mutlu işte, otursun evinde bilgisayarla oynasın, napıçak dışarı çıkıp da gibi söylemleri doğru bulmuyorum. aile ve sosyal politikalar bakanlığı mıdır, belediye midir bilmiyorum profesyonel olarak ilgilenmeli o aile ile.
+1
biseysorcaktim
(27.03.26)
Arkadaşın kesinlikle profesyonel desteğe olduğu açık ve fakat o destek bu videodaki şahısların yaptığı şey değil, her ne yapıyorlarsa.

İyiniyetli olarak bi' şey yapmaya çalışıyor olabilirler ama bu yaptıklarının doğru yol olduğu manasına gelmez.
Bu adamı zorla taşıyarak berbere götürdüler, daha büyük dalyaraklığı çok az gördüm, gerçi dalyaraklığın en büğüy böylesine sosyal fobisi olan bir bireyi kameraya çekip haber olarak servis etmek heralde.
+5
kumandanim
(27.03.26)
ben yapilanda kotu birsey gormedim ama bu sekilde duzelmeyecegi acik.
0
cooperr
(27.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.