SelamUzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
Selam
Uzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
0
rock n roll (08.09.26)
son 1-2 senedir görüşmediğim/yazışmadığım, görüşme ihtimalimin de olmadığı insanları silerim.
+4
jelly bear
(08.09.26)
kimseyi silmedigim icin telefonum altin rehber gibi oldu. silmek en iyisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
Silmiyorum
0
anon1m
(08.09.26)
silmiyorum, özel bir sebebi yok.
0
kisa
(08.09.26)
Uzun zaman sonra birini aradığımda telefonumu silmemişse mutlu oluyorum. Kendim de silmiyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
Eskiden silmezdim ama son 2-3 yıldan beridir siliyorum. Bir daha konuşma/görüşme ihtimalim yoksa ne gerek var kalmasına diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(08.09.26)
silmem. rehberde durması niye sorun olsun ki. böyle tipleri hiç anlamıyorum hemen instagramdan bile siliyorlar. kavga etmemişsin bir şey olmamış. sadece uzaklaşmışsınız birbirinizden. çok ergence hareketler geliyor bana.
+1
my fault
(08.09.26)
Silmem.
Aklimda durmuyor ki rehberda duruyor. Silmek ya da silmemek bir sey degistirmez. Yarin bir gün bir sey sorucak olsam tel numarası bulunmasi benim avantajim olur.
0
Purple life
(08.09.26)
neden sileyim ki? telefon rehberleri artık sınırsız sayıda kişi içerebiliyor.
0
co2s2
(08.09.26)
Telefonum altın rehber gibi +1
0
kobuzchu kiz
(08.09.26)
Telefon rehberlerinin sınırsız sayıda kişi içermesi mevzusu değil aslında. O kişiyle olan bağını koparma isteği, sembolik bir şey.
co2s2
0
🌸rock n roll
(08.09.26)
Ben de silmiyorum. Bu sebeple 15 senelik numaralar var, hala o kisilere ait oldugunu bile dusunmuyorum. Ama benimki sirf usengeclikten :)
Onun disinda rahmetli anneannem ve dedemin numaralari da var. 4 sene gecti ama onlari silmeye elim gitmiyor henuz.
0
truf
(08.09.26)
kalabalık sevmiyorum. kaydırdıkça sonu gelmeyen rehber benim sinirimi bozar. :d
silmezsem, sırf rehberimde kayıtlılar diye exlerim, eski iş arkadaşlarım veya yöneticilerim whatsapp profil fotoğrafımı falan görürlerrrr. :d bunu şimdi düşündüm ahahha
yani sonuç olarak konuşmadığım veya konuşmayacağım insanın numarası neden dursun ki? rehberin amacı iletişim kurmak.
0
art cat chocolate
(08.09.26)
numara silmem için bi 10 yıl geçmesi lazım ve sıfır bağ. Görüşmediğim insanların mesajlarını tutmam genelde
0
kestane gürgen palamut
(09.09.26)
silmiyorum. ama üşengeçliğimden. silmek lazım
edit: aklıma geldi de benim yılllllaaaarrrrdır wp konuşmalarım bile duruyo. baktım da 2017 den yazışma kayıtları var fiyuvv
0
chanandler bong
(09.09.26)
isimlerini değiştiriyorum. artık başka bir kişi oluyorlar. eski sevgilim, eski arkadaşım vs olmuyorlar.
0
co2s2
(09.09.26)
uzun zamandır görüşmediysem ve görüşme ihtimalim yoksa siliyorum. akraba vs ise silmemeye çalışıyorum. vefat eden kişileri silemiyorum. rehberimde onlarca vefat eden kişi mevcut (rahmetli babam dahil)
Az tozlu ve iyi topaklanan kedi kumu markasi (güncel)
chihirovekohaku
Merhaba arkadaslar, Güncel olarak hangi kedi kumlarini kullaniyorsunuz? Annemin kedilere proline aktif karbonlu siparis ediyorduk ama tozdan sikayetci olmaya basladi. Iki gündür kedi kumu arastiriyorum. Tozlanmasi cok olmasin, iyi topaklansin ama 10 litresine 1000 lira da vermeyelim istiyoruz. Hemen
Merhaba arkadaslar,
Güncel olarak hangi kedi kumlarini kullaniyorsunuz?
Annemin kedilere proline aktif karbonlu siparis ediyorduk ama tozdan sikayetci olmaya basladi.
Iki gündür kedi kumu arastiriyorum. Tozlanmasi cok olmasin, iyi topaklansin ama 10 litresine 1000 lira da vermeyelim istiyoruz. Hemen her markayla ilgili kullanici yorumlari cok uclarda. Marka tozsuz kedi kumu üretiyorum diye reklam yapiyor, kullanici yorumlari tam tersini söylüyor. Kimi kum da topaklanmak yerine camur oluyormus.
Var mi önereceginiz bir marka?
Tesekkürler simdiden <3
0
chihirovekohaku (05.09.26)
6 yıldır ever clean kullanıyorum. evet ne yazık ki çok pahalı. çok memnunum.
1 ay proline denemişliğim var. kokuyu asla emmiyor ve tozutuyor. astımı olan biri olarak memnun kalmadım.
@art cat chocolate, ayda kac litre kum kullaniyor iki kedi?
Öneri icin tesekkürler. Tozsuzlarin icine topaklanmayi saglamak amacli biraz ever clean mi atsak diye düsündüm ben de.
0
🌸chihirovekohaku
(05.09.26)
rica ederimm <3
2 tane tuvalet var. bir tanesi normal, birisi otomatik. oğlan çocuğum korktu otomatikten de :D beni delirtti, diğerini atamadım mecburen. kullanmıyor korkuyor. alışır diye bekledim evde her yere işedi. sonra diğer tuvaleti geri koydum.
ayda 3-4 paket gidiyor 10 litreliklerden. çok da dikkat etmedim aslında. bazen uyguna denk getirip 5 kutu birden alıyorum evde hep bulunuyor. kumsuz kalma riskini göze alamıyorum :D
ayrıca belki bir de içine aktif karbon da atabilirsiniz kokuyu emsin diye. internette görüyorum insanlar atıyor kumun içine.
0
art cat chocolate
(05.09.26)
Bu işin en iyisi ever clean. Özellikle minicik taneleri olan versiyonu çok iyi ama fiyatlar 1500 civarı. Biz ayda 2 kutu kullanıyorduk 2 kedi için. Maddi çöküşümle beraber reflex mavi olanına geçtim. Gönlüm ever cleande ama. Umarım yakın bir zamanda görüşürüz yine. Muadili bence reflex.
0
asue
(05.09.26)
Sandy aktif karbon.
0
auroraaurora
(05.09.26)
F/p olsun derseniz toi moi. Proline’dan nefret ettim, berbat bir kum
0
mor oje
(05.09.26)
instagramda kedim_mrwalle diye bir kedi sahibi üç markayı kullanarak karşılaştırmıştı videoları kurcalayınca bulabilirsin biraz altta
0
grimavi
(05.09.26)
Signor Gatto markasından çok memnundum ben. Ankara City Gross'tan alıyordum. Uzun zamandır bulamıyorum. Bulursanız kaçırmayın derim.
0
anaphylacticshock
(05.09.26)
Cat's Best kullanıyorum ben. Bitki bazlı ve kesinlikle toz yapmıyor. Talaş gibi biraz o nedenle bi hışımla kum kabından çıkınca etrafa daha kolay dağılıyor düzenli süpürmek lazım :) Suda çözünüyor, o nedenle tuvalete de atabiliyorum direkt. Bayağı memnunum. (git: www.amazon.com.tr
+1
truf
(05.09.26)
proline senelerce "extra" olanını kullandım ne koku nede tozu vardı artık bulamıyorum bulduklarımda tozlu oluyor. proline diğerleride baya bozdu hem koku hemde toz yapıyor eski ürünlerine göre. bende bulamıyorum artız tozsuz kum her aldığımda başka marka alıyorum en pahalılarını alıyorum yinede full toz, reflex kutulular çöp, şimdi lindo aldım henuz kullanmadım ama umutluyum parasına göre tozsuz çıkacak hissediyorum
kullanıp 1 daha almam dediklerim Reflex Aktif Karbonlu Süper Hızlı Topaklanan Kedi Kumu 10lt Reflex Granül Aktif Karbonlu Süper Hızlı Topaklanan Kedi Kumu 10lt Proline Süper Topaklanan İnce Taneli Parfümsüz Bentonit Kedi Kumu 10lt Vancat Aktif Karbonlu İnce Taneli Topaklanan Kedi Kumu 10 Dr.Sacchi Aktif Karbonlu Bentonit Kedi Kumu 10 Lt
Şu duyurudaki adam işimi elimden aldı.https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1625481/neden-is-yerlerinde-kendini-one-atanlar-kazaniyorAdam yalan yanlış bilgilerle yalakalıkla kendini pazarladı. Tüm gönderileri gümrükte takıldı ama bunu bile başarı gibi anlattı, benim sözleşmeyi de yenilemediler.
Adam yalan yanlış bilgilerle yalakalıkla kendini pazarladı. Tüm gönderileri gümrükte takıldı ama bunu bile başarı gibi anlattı, benim sözleşmeyi de yenilemediler.
0
Kahvedesu (05.09.26)
Ne kadar saçma bir yermiş orası! Geçmiş olsun. Umarım yakın zamanda mutlu olabileceğiniz bir iş bulursunuz.
0
cosmicstring
(05.09.26)
Yalakalık her zaman kazanır, bütün patronlar yalaka çalışan sever.
Ben yalakalık yapamayan yaptığı işi pazarlamayı da beceremeyen biriyim, eski patronum uyarırdı hep beni biz senin neleri nasıl yaptığını görüyoruz ama her patron görmez bunları göze sokmayı öğrenmen lazım diye, ama maalesef hala yapamıyorum.
+2
mutekebbir
(05.09.26)
üzücü,senin bu iş için ne kadar çok çabaladığını ilk başladığın zamandan biliyorum.eklediğin duyuruyuda şimdi okudum.bu olaylar ilk olduğunda aksiyon alman gerekirdi.işyeri hiyerarşisinde yaptıklarını yöneticilerin görmediklerindebunlar yaşanabiliyor,adam bildiğin perde çekmiş araya.
0
duptıs
(05.09.26)
Belki de böyle bir ortamda çalışmamak sizin için daha iyi olur
0
mirty
(05.09.26)
bu hikayede yanan sen olmussun valla.
burdan alinacak dersi alican ve önüne bakican. ins bir sonraki is yerinde düzgün insanlarla calisirsin.
0
Purple life
(05.09.26)
@duptıs, çok yalaka gördüm ama en azından işi biliyor ve artı yalakalardı. İlk defa bilmeyen birinin işini kötü yapmasına rağmen alkışlandığını gördüm. Üstelik lojistikte cezalar, malın durdurulması çok önemli bir şeyken, adam tr ihracat müdürü oldu:)
Ben bu olayi calisma hayatimin ilk yillarinda cozdum. Bende olumlu gelismeleri gormezden gelirken, surekli hatalari bulmaya donuk bir acayip bir zihinsel aliskanlik vardi. Surekli projelerdeki kusurlari falan bulmaya calisiyordum. Buldum da. 18 sene kadar once aramin cok iyi oldugu Amerikali, psikoloji PhD'si olan patronum Daniel bana bu durumun grup moralini bozabilecegini, pesimistik olmanin is dunyasinda pek ise yaramadigini anlatirken soyle bir sey demisti: bardagin yarisi bos olabilir, sen buna odaklanirken bardagin bos kisminin kolayca doldurulabilecegini unutuyorsun... minvalinde bir seydi... Daniel su anda Ivy league okullarinin birinda profesor.
Her isyerinde hatalar olur, kocaman sirketlerde bile cok komik ve pahali hatalar yapilabiliyor... Cogu is yeri kolayca birlikte calisabilecegi dogru tavirdaki insani herseyi bilen, dogru yapan insana tercih ediyor... Hak, hukuk, adalet falan cok uzerinde durulmasi gereken konular degil bu islerde...
+6
KafayıYedimAbi
(05.09.26)
Hata yapmakla bilmemek farklı. Adam taşımada kimin atr vermesi gerektiğini bilmiyor. Süreci işi bilmiyor ama ben biliyorum şöyle yapmamız lazım diyor. Benim dışımda bilen olmadığından herkes ona inanıyor. 2 aydır batarya göndermek dünyanın en zor işiymiş gibi toplantı düzenliyor. Halbuki ben adr batarya gönderdim ama kimse benim yaptığımı görmüyor.
+2
🌸Kahvedesu
(05.09.26)
Bütün patronlar değil, zeka yoksunu ve ego sevdalısı patronlar yalakalıktan hoşlanır. Bence potansiyelini daha iyi kullanabileceğin bi yerde çalışman için vesile olmuş. Muhtemelen daha sonra iyi ki de böyle bir şey yaşamışım diyeceksin.
0
truf
(05.09.26)
Bizim oralarda bir söz vardır, küpteki tarhanayı, pekmezi kimse görmez diye. Sizin küp belli ki dolu doluymuş ama maalesef gösterememişsiniz...
0
apocalipy
(05.09.26)
Umarım işe yarar bir iş çevresi edinmişsinizdir orada çalışırken.rakip şirkete falan geçip daha da ileri gidebilsen keşke
0
denizciman
(05.09.26)
icini sogutacaksa glassdoor, kununu vs gibi siteler var, türkiye'de de bir karsiligi vardir bunlarin. oralarda sirket ile ilgili yorum yap. hangi firma oldugunu cok merak ettim. bundan sonra hicbir fikrini kimseye söyleme, söyleyeceksen de yazili olarak söyle. dokumentation olmadan is yapma asla. gecmis olsun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.09.26)
@apocalipy, gösteremedim değil, kadın işin doğrusunu belgelerle göstermeme rağmen beni dinlemedi. Cimerden bakanlığa işle ilgili yazdım yani onun işine yarayacak bir cevaptı. Sırf yalaka olmadığımdan beni dinlemedi, yine o salağın dediğini yaptı:) O adam her dk kadının etrafındaydı, ben de tam tersi.
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarin
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarina da cantalarini oturtuyorlar. siz bir sey söyleyene kadar da asla ama asla o cantalari kaldirmiyorlar. yani vagon resmen balik istifi, ayakta yasli insanlar, cocuklular falan var ama beyefendi, hanimefendi o cantasini cekmiyor asla. illa ve illa sizin oturabilir miyim demeniz gerekiyor. dalginlik halinden bahsetmiyorum.
nedir bunun mantigi? mallik mi desem, toplum icinde yasamayi bilmemek mi desem, bireycilikten kafayi siyirma mi desem? bireycilik de diyemiyorum cünkü avrupa'da her yerde böyle degil. bu sebeple bazi insanlarin baska insanlardan uyari almayi sevdigini düsünmeye basladim. mesela paris'te böyle degildi. metroda, millet vagon dolunca giristeki koltuklardan kalkip koltuklari kapatiyordu ki daha cok insan binebilsin ama avusturya'da resmen "malsin galiba canim" bakislari altinda elalemden uyari yemeye bayiliyorlar. her gün mü olur? evet, her gün oluyor. ben, kimseden "cantani cek" bile olsa laf isitmek istemem mesela. baktim tren biraz dolu, cantami kucagima alirim. türkiye'de de hatirladigim kadariyla bu konuda insanlar oldukca titizdi. hatta ayakta dururken sirt cantasini bile cikarttiriyorlardi. hatirladigim gibi degil miydi yoksa? türkiye'de nasildi bu konular?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim (02.09.26)
dogru tespit, dogru cevabi da kendin vermissin zaten.
0
baldur2
(02.09.26)
haklısın ama en azından oturabilir miyim deyince kibara kalkıp yer veriyorlar.
0
iwillsee
(02.09.26)
Benim de dikkatimi cekti. Burada en azindan kalabalik oldugunda canta koyma isi epey azaliyor. Bazen musait de olsa ayaktakiler kimsenin yanina oturmuyor. Tamamen bos ikili veya dortlu oturma yerleri varsa asla dolu olana gitmiyorlar vs. Bahsettiginiz gibi bir cesit bireyselcilik olsa gerek.
0
mbond
(02.09.26)
biri oturursa diye rahatımdan ödün vermektense oturmak istendiğinde çekmek daha mantıklı geliyor. new brunswick - new york arası 2-3 ay sürekli tren kullandım, orada da benzer durum vardı.
0
yap desem yapmazsin he
(02.09.26)
Bence bu kişisel konfor olayını aşıyor bir tık. daha ilerisi biri sorsa da çantayı kaldırmamak bu mantıkla. Binerken bir kişilik para verip binen 1 kişilik alan kaplayabilmeli bence.fazlası lüks.
+1
denizciman
(02.09.26)
Aynen ben de ilk taşındığımda çok tuhaf bulmuştum ve aşırı sinir ediyordu. Redditte falan da benzer sorular vardı, orda çoğu kişi de amma büyüttünüz çantanı çek desen çekerler falan yazmıştı. Ondan beri adet böyle demek ki diye çek diyorum ben de :D Ama bunu hep z kuşağında gördüm burda Avrupada ve hala mallık olduğunu düşünüyorum.
+1
truf
(02.09.26)
20 yılı aşkın süredir İstanbul'da toplu taşıma kullanıcısıyım, oldukça tecrübeli olduğum söylenebilir.
Bu dediğiniz şeye aşırı dikkat ederim, İstanbul'da dikkat etmeyen de görmedim diyebilirim. Araç boşsa ben de yan/karşı koltuğa çantamı koyabilirim ancak özellikle otobüs için konuşuyorum, görebildiğim kadarıyla ikili koltukların tümünde bir koltuk doluysa, yani otobüse binecek ilk kişi herhangi birinin yanına oturmak zorundaysa, çantamı anında kucağıma alırım.
Sizin tanık olduğunuz durum bence bir terbiye ve empati eksikliğine işaret ediyor. İstanbul'da hala hasta/yaşlı/hamile/ihtiyaç sahibi yolculara, bu yolcular henüz bir şey söylemeden oturan yolculardan birkaçı anında yerini teklif ediyor. Sadece metrobüste bir kere terbiyesizin tekine denk geldim, yaşlı biri rica etmesine karşın yer vermemişti ve pişkin pişkin "Yer vermek zorunda değilim." diye sırıtarak zırvalamıştı, ardından çevresindeki yolcuların büyük kısmı tarafından sözel olarak çok sağlam linç edilmişti.
+1
10551037
(02.09.26)
Ingiltere'de Thameslink trenleri gibi bazi hatlarda var bu durum. Genelde beyaz yaka bencil tipler yapiyor, cantasini, posetini, montunu koyuyor. Oturmak istediginde sozlu olarak dile getirmese de "ciddi misin ya, o kadar dustun mu? kac durak gidicen ki zaten, koca trende beni mi buldun" tarzi bakislar, hareketler yapiyor, zoraki yer aciyor sana. Cok kisi de tenezzul etmiyor zaten oturmaya. Karsilikli koltuklarda bos yer varsa oturulur, tek kisi dolu koltuklar bos kalir genelde ikinci kisi gelmez, asiri kalabalik durumlari yoksa.
Ha oturmazsa ölecek hastalığı bir bizim insanımızda var. Avrupa'da insanlar oturmaya bu kadar hevesli değil ya da çaktırmıyorlar.
+1
freedonia
(02.09.26)
Şöyle bir şey mi acaba mesela Türkiye'de bunlar yaşanmaz. Çünkü hem empati var hem de sen yanındaki koltuğu da çantana ayırsan ya ayiplanirsin ya yadirganirsin ya da kavga çıkmış olur. Ama belki yurtdışındakiler için bu bizim düşündüğümüz gibi bir şey değil alelade bir konudur. Hani o kadar dert etmiyolar ki biri onları uyarsa o an aksiyon alıp hayatlarına devam ediyor üzerine düşünmüyorlardir. Yani onlarda bence şimdi başkasının yerini mi işgal ettim biri bir şey der mi gibi cekinceler yok. Açık iletişim o kadar. Biz ise o kadar çok hem kendimiz hem başkaları için her şeyi düşünüyoruz ki. Zaten kültürümüze de yansıyor.
0
egerbiryolcu
(02.09.26)
ben de cok yasiyorum. hic bisey soylemeden cantayi kenara itip cat diye oturuyorum. bisiler eveleyip gevelediklerinde ofkeli bir bakis atiyorum. bireysellikse al sana bireyselligin allahi.
0
buenosdias
(03.09.26)
İstanbul’da metroda iki koltuğu ortalayıp oturan gevşekler oluyor. Nazik bir dille mabadını tek koltuğa sığdırmalarını söylemek gerekiyor bu tiplere.
+1
auroraaurora
(03.09.26)
benim burada trenden trene adap değişiyor; metroda yer veren daha çok oluyor, kalabalık oluştukça kalkıp yer açanlar/teklif edenler oluyor ama suburbler arası çalışan trenlerde insanlar doğal olarak başta yayılıyorlar, ancak birisi gelirse çantasını çekiyor. bu da gidilecek mesafeye göre şekilleniyor bence. mesela @yap desem yapmazsin'ın bahsettiği treni 3 yıl sık kullandım ve o hat genelde çift katlı büyük trenlerle yapılıyor ve genelde boş gidiyor. insanlar yayıldıkça yayılıyor ama kimse de --eğitim seviyesi çok düşük değilse-- gerektiğinde "yok kardeş çantamı çekemem" demiyor. burada her tren tipinde eğer kalabalıksa sırt çantanı sırtında taşıyamazsın kuralı var. daha çok insan binebilsin diye.
+1
eileengray
(03.09.26)
istanbul'da insanlar kendinden anlayıp genellikle koltuğu boşaltır. ama bazen "affedersiniz, buraya oturabilir miyim?" demek zorunda kalabiliyoruz. birkaç kez psikolojisi bozuk insana denk geldim. neredeyse saldıracaklardı. böyle durumlar da olabiliyor.
Biliyorum, bu bir kişilik özelliği ama iyi kötü bir adaptasyon da olabilir belki.Şartlar, yaş, zaman vs. insanı (en azından beni) adam akıllı yalnızlaştırdı. Tek başıma hiçbir şey yapmak istemiyorum normalde. Ancak diğer taraftan yalnız oturmayı, gezmeyi, seyahat etmeyi vs. öğrenmem gerekiyor. Yalnı
Biliyorum, bu bir kişilik özelliği ama iyi kötü bir adaptasyon da olabilir belki.
Şartlar, yaş, zaman vs. insanı (en azından beni) adam akıllı yalnızlaştırdı. Tek başıma hiçbir şey yapmak istemiyorum normalde. Ancak diğer taraftan yalnız oturmayı, gezmeyi, seyahat etmeyi vs. öğrenmem gerekiyor. Yalnızken tek yapabildiğim bir şeyler izlemek, okumak yahut dinlemek gibi edilgen davranışlar. Hatta bir kısmı bildiğiniz iptila. Art arda toplu halde dizi bölümleri izlemek gibi...
Bir ören yerini, müzeyi, tarihi binayı, parkı, sahili, hatta kafeyi, avm'yi, konseri, etkinliği, seyahati, tatili tek başına da yaşamak, gezmek, deneyimlemek, oraların keyfini çıkatmak mümkün olmalı. Bunu nasıl başarabildiğinizi hiç düşündünüz mü?
Ben mesela bir başıma kaldım mı hemen düşünmeye başlıyorum. Ya eski sıkıntıları gözden geçiriyor, ya hayali tartışmalara giriyorum, ya da kendi kendimi yiyorum.
Bazı kurgularda çok yalnız olan karakter ruhunun bir parçasını farklı bir kişiliğe büründürüyor. Bu tarz şizofrenik bir çözüm bile albenili geliyor, inanır mısınız?...
Yalnız başınıza camdan bakıp keyifle kahvenizi içerken nasıl huzurlu kalabiliyorsunuz?
+3
thunder thunder thunder thundercats (28.08.26)
Otur bi tane puzzle yap. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Finansal okuryazarlığın ilmine varacağım de mesela. Mesela tarihte, 'Celali İsyanları' deyip geçiştirdiğimiz, yüzyıllar sürmüş olay ne ki de, kafaya tak, öğle bir araştır ki, bir gün konusu geçerse kitap gibi dökül. Tak bişeyleri kafaya. Bir şeyin en iyisi olmaya odaklan. Becerebilirsen bir zaman sonra boş muhabbet, goygoy sıkmaya başlar zaten.
+4
Mirket
(28.08.26)
sessizlik.
kendi düsüncelerini dinlemek. fikir yürütmek. kendine yogunlasmak.
+2
Purple life
(28.08.26)
Mirket her zamanki gibi konuyu anlamamakta diretiyor :)
Bu bahsedilenler gibi şeyleri zaten insan yalnız yapabiliyor. İster inanın, ister inanmayın, bazen insan gezmek, görmek, eğlenmek, dinlenmek de isteyebiliyor.
Ben mesela mavi balinaların penisinin 4 metreyi bulabildiğini, tek boşalmada bir damacana sperm ifraz edebildiğini yalnızken öğrenebiliyorum zaten. Ama tatile, gezmeye, eğlenmeye, bir şeyler içmeye tek başıma gidemiyorum. Gitsem bile sıkılıyorum. Buna dair idi sorum.
Ayrıca evin duvarları puzzle dolu. Puzzle demeyin bana, dünyanın en acıklı öyküsüdür belki binlerce parça puzzlelardan defalarca bitiren insanların yaşadıkları...
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Biraz mecburiyetle mi başlıyor bu işten zevk almak bilmiyorum ama bendeki hissiyat bu yönde. Belki işin içine biraz kendini sevmeyi de katabiliriz. Kendiyle barışık insan sanki tek başına vakit geçirmekten daha kolay zevk alabiliyor diye düşünüyorum. Benimki biraz mecburiyetle başladı, çok yakın arkadaşlarımla kavga edip ipleri kopardıktan sonra kendi başıma içmeye, yürümeye başladım ki bundan yıllar öncesine denk geliyor bu. Şimdi bile ara ara tek başıma bi' şeyler yapmaya fırsat kolladığımı fark ediyorum arada:)
+1
kumandanim
(28.08.26)
Kendi başıma yapmazsam hiç yapamayacaktım o nedenle alıştım. Şimdi de başka insana tahammülüm yok tam tersi duruma düştüm yani.
0
peki madem
(28.08.26)
'Elimden biri tutmadan, gezemiyorum, göremiyorum, dinlenemiyorum.' deseydin, ona göre cevap verirdik Abi.
Bu arada, İnsanlar ne kadar farklı, değil mi? İlgi çekici konu deyince benim aklıma Celali isyanları geliyor, senin aklına ejekülasyon miktarları.
Seçtiğin konu bile gidip goygoy yapmalık.
-5
Mirket
(28.08.26)
@Mirket Evet, aynen öyle.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Ben içedönük (introvert) bir insanım. Bu asosyal olmak, yalnızlığı sevmek değil. Biz de sosyalleşmeyi, insanlarla beraber olmayı seviyoruz. Aramızdaki farkı sosyalleştiğimizde daha çabuk yoruluyoruz. Ben kendi adıma dünyada en sevdiğim insanlarla vakit geçirsem dahi bir noktadan sonra enerjisi biten pil gibi tükeniyorum, yapım böyle işte.
Belki bununla ilişkili belki de bağımsız ama kendi başıma oldukça iyi vakit geçirebiliyorum. Genel olarak da insanlardan sıkılıyorum. Birileriyle sosyalleştiğimde kaliteli vakit geçirmeyi tercih ediyorum, haliyle bu da sürekli mümkün olmuyor. Hatta bazen sessizce oturmak dahi çok keyifli olabiliyor ama bunları da öyle herkesle yapamıyorsun işte. Bu da beni kendi başıma olmaya çeken bir diğer sebep.
Konser, ören yeri, seyahat gibi etkinliklerde kendi başına olmak her zaman keyifli değil açıkcası. Öte yandan buralara ya çok iyi anlaşacağım birileriyle gitmeyi tercih ediyorum ya yaptığım etkinlikle onun deneyimine odaklanıyorum (rehber eşliğinde gezmek, müzeyi detaylıca incelemek vb.) ya da bir şekilde seveceğim hale getiriyorum. Bu biraz kendini tanımayla alakalı aslında. Ayrıca insanların yaşamları da türlü türlü şeylerle dolu hep. Sürekli birileriyle ortak etkinlik yapmak, buluşmak mümkün olmayabiliyor.
Son soruna gelirsek, kendi başıma bir bardak çay içip sessizce rahatlamak (şu anda, bu yanıtı yazarken dahi) kulağa çok hoş geliyor. Yalnız başına bir şeyler yapmak, yapmak zorunda kalmak çok güzel bir şey değil her zaman. Öte yandan işin içinde başka insanların olması da yalnızlığa telafi değil. İnsanlar seni aşağı çekip canını da sıkabilirler. Bence kendinize birileriyle ya da tek başınıza olmak gibi bir zorunluluk yüklemeyin. Hangisi sizi daha iyi hissettiriyorsa ona yönelin.
+4
burka
(28.08.26)
@peki madem+1 Bir de her zaman bir etkinliğe birilerini bulmak çok zor oluyor. Ya ilgileri olmuyor ya da zamanları uymuyor vs. Öyle de hayatı kaçırmamak adına önce yürüyüş, tiyatro, sinema ile başladı, sonra konser ve tatille devam etti benim kendimle vakit geçirme sürecim.
0
Amaranta ursula
(28.08.26)
Bir sırrım yok ama yalnız tatile gitmeyi bile çok severim ben, o kadar alışmışım ki bunu bir "başarı" olarak bile görmüyorum çok normal geliyor.
Belki alışık olmadığınız için yalnız kaldığınız ilk an aklınıza hemen başka sıkıntılar geliyor o andan kopuyorsunuzdur. Başta biraz zorlayın, ben yeni bir alışkanlık kazanmak istediğimde böyle yaparım, önce kendimi biraz zorlarım sonra ya alışkanlık oluyor ya da bana göre değilmiş diyerek vazgeçiyorum.
Mesela ilk etapta üzerine düşünülmesi gereken programlar yapabilirsiniz, kafanızın başka yere kaymasına engel olabilir. Tiyatro, sergi vs...
+1
mutekebbir
(28.08.26)
yalnız bir şey yaparken şunu düşünüyorum. yalnız yapmak hiç yapmamaktan katbekat daha iyidir. ufak şeylerle başla. yürüyüş, kahve içmek film izlemek mesela. sonra tatil konser vs devam edersin.
0
jelly bear
(28.08.26)
En keyif aldığım şey tek başıma aktivite yapmak. Ben de eskiden tek başıma dışarı çıkmayı sevmezdim şimdiyse yanımda kimseyi istemiyorum.
Şimdi evdeysen hemen üzerini değiştir, ayakkabılarını giy ve kendini dışarı at ve en yakın kahveciye gir. Kahveni iç ve bunaldığın ana kadar otur. Başta zorlanabilirsin ama bunu yaptığın anda çok mutlu olacaksın. Hadi yap şimdi, bir saat sonra da buraya nasıl hissettiğini yaz.
Gerçekten bazen biz kendi kendimizi sabote ediyoruz. Zor değil inan, bol bol düşün, kendinle kavga et hiç sorun değil.
+1
rock n roll
(28.08.26)
İçe dönük biri olduğumu söyleyemem ama insanların aşırı düşüncesiz, saygısız ve mantıksız davranması, haksızlık yaparken vicdanlarının çok rahat olması, karşıdaki insanı dinlemeden sürekli konuşmaları, hep bir beklenti içinde olmaları gibi gibi şeyleri artık ne mantığım ne ruhum taşıyabiliyor. Onun için zamanla kendi kendime ne kadar kaliteli ve bağımsız, özgürce huzur içinde vakit geçirebildiğimi fark ettim. Zaten genel anlamda düşünüp bir şeyleri analiz etmekten hoşlanan bi insanım. Bu da en iyi kendi başınayken oluyor. Ama bazıları kendinden ve kendi düşüncelerinden sürekli kaçtığı için onlarla başbaşa kalmaktan korkuyorlar. Belki o sebeple bazılarına yalnız kalmak daha zor geliyor.
0
truf
(28.08.26)
@kumandanim +1 mecburiyetten alıştım.
tek yapmasam hiç yapamayacaktım. demek ki senin etrafında insanlar var ki birlikte yapabileceğin beraber yapıyorsun, keyfini çıkar.
Macbookda artık bazı tuşlara ("a", space bar ve shift) sert basınca ancak yazmaya başladı diye kartla hafifçe tuşu oynatıp çıkarttım. Evde sprey ya da IPA olmadığı için şöyle üstünü ve yanlarını kulak pamauğuyla hafifçe temizleyip kapattım tam oturdu ama bu defa daha duyarsız hale geldi. Ya tuşa bas
Macbookda artık bazı tuşlara ("a", space bar ve shift) sert basınca ancak yazmaya başladı diye kartla hafifçe tuşu oynatıp çıkarttım. Evde sprey ya da IPA olmadığı için şöyle üstünü ve yanlarını kulak pamauğuyla hafifçe temizleyip kapattım tam oturdu ama bu defa daha duyarsız hale geldi. Ya tuşa basınca daha sert basmam gerekiyor ya da tek basmama rağmen 2-3 tane basmışım gibi harf çıkıyor. Hayır, yarın yokmuş gibi bastırarak temizleyip tuşun içinden geçmiş olsam o basıncı algıladığı yere zarar verdim diycem ama değil. O alttaki tuşun kitlenmesini sağlayan şefafımsı beyaz makasın uçları da kırılmadı. Tuşlar da oturdu yerine. Bu sorun nedir o zaman? Daha beter oldu.
2020 model olduğu için garanti kapsamında değil artık. Bu hava üfleyen sprey + IPA durumu çözer mi?
+1
truf (27.08.26)
Tam oturduğuna emin misin hocam? Beyaz makasın uçları dediğin yerler tam oturmamış ama birisi sıkışıp diğeri kaldığı için tam oturmuş gibi görünüyor herhalde. Ya da aralarına kulak pamuğu tüyleri kaldı. Işıkta 2 tarafa da iyice bak. Çıkar çıkar tekrar tak. Hava üfleyen spreye gerek yok bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(27.08.26)
Tam oturdu eminim. Zaten tık diye ses geliyor oturunca. Tuş da tam olarak düz şekilde duruyor yandan eğip baktığımda. Işık altında baktım iyice tüy vs yok gözüküyor.
nickini vermek istemeyen uye
SelamSizce yetişkin bir kadin1 büyük 1 orta1 küçük boy valiz1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi? Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor
Selam Sizce yetişkin bir kadin 1 büyük 1 orta 1 küçük boy valiz 1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi?
Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor. Bir sonraki tren istasyonunda inip peron değiştirilerek başka trene binilecek. Burada guvenlik bazen turnikeden cikip geri gelmesini soyleyebiliyor. Sonrasinda bu tren havalimanina gidecek. Havalimanina varistaki istasyon sonrasi Asansör/yürüyen merdiven var. Turnikeden geçip check in masasına gidecek.
📊 Sizce bu yolculuk tek başına yapılabilir mi?
Bu anket sona erdi. 57 oy kullanıldı.
0
japon balığı (04.08.26)
mümkün ama zor. 1 büyük sola ortayla küçük sağ ele alınır sırt sırta verilir
0
jelly bear
(04.08.26)
yapabilirse, kavimler göçünü tek basina gerçeklestiren japon baligi olur heral.
0
designer
(04.08.26)
küçük ve orta boy mutlaka dört teker olmalılar, böylece sırt sırta verilip tek bir valiz gibi itilebilsinler. yine de çok zor.
0
eileengray
(05.08.26)
Merdiven in/çık olmasa mümkün gözüküyordu ben bi benzerini yapmak zorunda kalmıştım. Bi daha olsa yapmam ama ömrümden ömür gitti çünkü. Yolun bi kısmı için taksi tutma ihtimalin yok mu?
+1
truf
(05.08.26)
Yardım edelim ?
-6
gobekliraki
(05.08.26)
iki valiz olsa olabilirdi, ama 3 valiz cok zor. orta ve kucuk boy valizi bir adet buyuk boyla birlestirme sansi yok mu? havalimanina ya da daha iyi bir tren istasyonuna kadar taksi tutardim ben olsam.
diger soru: diger yone giden tren demissiniz. size kolay olan yonden binip bir sonraki durakta inip peronda yon degistirme sansiniz var mi? merdiveni aradan cikarabilirsiniz belki.
+1
taurina
(05.08.26)
valizlerin 4 tekerli olduğunu varsayıyorum. Düz yolda her türlü yavaş yavaş sürersin, hatta sırt çantasını da büyük valizin üstüne koy boşuna sırtında taşıma. orta ve küçüğü de sırt sırta verip diğer eline alacaksın.
Ben merdivende zorlanan kadın veya yaşlı görürsem, direkt elinden alıyorum. Sen de gördüğün birilerinden yardım istersin merdiven çıkarken.
Havalimanında zaten taşımak için büyük arabalar olur, onları kullanabilir isterse.
0
bobinhoo
(05.08.26)
Sırt çantası sırta takılıp, küçük boy valiz büyük boyun üstüne konarak, bir elde büyük, bir elde orta boy valiz sürüklenerek taşınabilir ama gerçekten çok zor olur.
0
Gı
(05.08.26)
Olur da gereksiz olur. Büyük valiz tek elde, ufak ve orta boy çekme kulpları açılır, tek elle ikisi birden sürüklenir. Merdiven, yoldan karşıdan karşıya geçmek ise ızdırap olur.
0
kimlanbu
(05.08.26)
Valizlerin üçü de dört teker.
0
🌸japon balığı
(05.08.26)
ben yaptım 2 büyük bir orta valiz + sırt çantası ile hem de. yürüyerek en fazla 7 dakika sürecek çok düşük eğime sahip bir yokuşu çıkmam yarım saat aldı. bir de o valizlerle yanlış tren durağında inince sinirden ağlamıştım... yolda çıkacak en ufak bir aksilik inanılmaz bir manevi çöküş yaratabilir, ayağınız takılsa veya burkulsa örneğin gerçekten rezalet olur. çünkü düz yolda bile o kadar ağırlıkla yürümek kolay değil, valizler ayağınıza resmen dolanıyor. kesinlikle mecbur değilseniz tek başınıza yapmayın, kendinize yazık.
+2
reversal of fortune
(05.08.26)
Dört tekerlekli valizleri düz yolda sürmek çok kolay gibi görünse de bozuk yol/kaldırım söz konusu olunca epey yorucu ve zor oluyor. Eğer evden trene kadar olan yol gerçekten çukursuz/tümseksiz yani pürüzsüz ve yokuşsuzsa, bavulları merdivenden iki sefer yaparak çıkarabilir eğer çok ağır değillerse. Engelli rampası iki bavula kadar iş görebilirdi ama üç bavulda işe yaramaz. Ben iri bir erkek olarak dahi ağır bir dört teker orta boy valizi oldukça dik bir yokuştan inerken kontrol etmekte oldukça zorlandım. Çıkmak da kolay olmayacaktır.
Eğer yolculuk gün içinde yapılacaksa, merdivenin başında elinde üç bavulla bir kadını gören erkeklerden biri mutlaka yardım edecektir, birinden yardım rica edilse bu rica da cevapsız kalmaz diye düşünüyorum. Sırt çantasının sırt kısmında bavulun sapına takılmasını sağlayacak bir şerit varsa, sırt çantası küçük ve orta boy valizin saplarına takılır, böylece iki valiz olabildiğince stabil bir hale getirilir, diğer elde de büyük boy valiz sürüklenir.
Kolay değil ama yapılamayacak bir şey değil bence. Bence parçaların büyüklüklerinden ziyade ağırlıkları önemli, parçalar ağırsa, özellikle orta ve büyük boyun ağırlığı yüksekse hiç uğraşmaya gerek yok taksiye binilsin ya da biri yardıma gitsin.
0
10551037
(05.08.26)
1 büyük 1 orta 1 küçük boy valiz 1 sirt çantası
büyük valizin üzerine ortaboy valizi bağlayabilirseniz olur. hani büyük boy valiz çekçekliyse ve çekme kolu uzuyorsa yeteri kadar sağlamsa. valizlerden bir tanesini buraya koyup bağlarsanız sırtınızda sırt çantası, bir valiz bir elde diğeri ikisi tek parça öteki elde belki bir ihtimal olur. tabi kaldırmayacağınızı varsayıyorum sadece sürükleme.
ikinci plan ise. büyük boy valize sırt çantasını bağlamak. ortaboy valizin üzerine de küçük boy valizi bağlamak
0
omer460
(05.08.26)
bu sıcakta mümkün değil; erkek olarak ben yapamam (185 boy :) )
+1
sweetoffice
(05.08.26)
Büyük valizi yan yatırın üstüne küçük olanı koyun. Küçük olanı tekerleri yere değmeyecek kadar kaldırın. Ardından iki valizi birbirine koli bandı ile bantlayin. Baş orta ve alt kısımdan üç kuşak bantlayin. Böylelikle tekerleri yere değen valiz sayınız ikiye inmiş olur.
Duruma göre orta boy valize de bantlayabilirsiniz küçük olanı.
Ya da taksiye 200 lira verip bahsettiğiniz durağa kadar gidebilirsiniz
0
topkapiaksaray
(05.08.26)
ben bir büyük, iki kabin boy, bir de sırt çantasıyla bunu yaptım. ancak bineceğim havalimanının kapısına bıraktılar, ineceğim havalimanının kapısından taksiye bindim. havalimanı içindeki süper pürüzsüz zemin dışında kendinize bu eziyeti yapmayın. geçen tek kabin bavuluyla napoli'ye gittim; şehrin meydanları saçma sapan dokulu bir taş ile kaplıydı. toplamda 4'er kere bu meydanları geçmek zorunda kaldım; tam bir ölümdü. kolay gelsin.
0
lil siztah
(05.08.26)
eskiden bi büyük bi orta boy bi de sırt çantamla ( içinde laptop ) sürekli sabihadan metrobüs otobüs aktarmaları yaparak avrupa yakasına geliyodum. er kişi olarak beni çok yoruyodu ama bütçe işte napcaksın. senin bi kabin boy fazlan var. kabin boyu da büyük bavulun çekme kolunu sonuna kadar açıp oraya yan koyarak bi şekilde sabitlersen her iki elinde bi yük kalır. bi kan ter ve gözyaşı tabii.
0
spirit crusher
(05.08.26)
Bir kadın olarak yapmisligim oldu. Buyuk ve kucuk kabin valizi, önümde tek elde 4 teker ustunde surerken orta boy diger elde 2 tekerlek uzerinde cekerek. Sirt cantasi sirta :)
0
funl
(05.08.26)
tek başına bir kadın olarak benzer bir rotada yaptım ben bunu, şimdi olsa yapmam. en azından merdivenli kısmı atlatacak bir çözüm bulmaya çalışırdım ben olsam taksi, uber, vs.
yine de yapılacaksa anahtar kelime erken yola çıkmak. havaalanında olmanız gerekenden birkaç saat önce yola çıkmanız önemli. o kadar valizle koşturmak ya da geç kalma stresi yaşamak istemezsiniz emin olun :) ayrıca insanlar sağolsun çoğunlukla valizler için yardımcı oluyorlar tabii yine de buna güvenip yola çıkmamanızı tavsiye ederim.
0
in vino veritas
(05.08.26)
Yapılabilir. Ben bazen 2 büyük 1 küçük valiz 1 de sırt çantası taşıyorum. Küçük ortanın üzerine koyulabilir ya da orta ile büyük beraber sürüklenebilir. Yavaş yavaş gidersiniz böyle. Hava alanlarında zaten market arabalarına benzer arabalar var onlarla da taşırsınız
0
yüzyıllık yalnızlık
(05.08.26)
Ben yaptım ama havalanında, havalanından transfer aracına kadar. Havalanındaki bagaj arabaları ile kolay oluyor. Bagaj arabası olmasa bile düz zeminde nispeten kolay ama kaldırım , merdiven in çık falan varsa zorlayabilir.
Merhabalar. Bugün yeni MacBook m5 Air aldım. Kurulum yaparken ve sonrasında şarja takılı haldeyken, bilgisayarın kasa kısmında(touchpadin sağ ve solunda belirgin), Apple logosunda belirgin. Parmağı dokundurarak gezdirirken elektrik hissi mevcut. Parmağı sabit tutarken yok. Cihazı şarjdan çıkarınca d
Merhabalar. Bugün yeni MacBook m5 Air aldım. Kurulum yaparken ve sonrasında şarja takılı haldeyken, bilgisayarın kasa kısmında(touchpadin sağ ve solunda belirgin), Apple logosunda belirgin. Parmağı dokundurarak gezdirirken elektrik hissi mevcut. Parmağı sabit tutarken yok. Cihazı şarjdan çıkarınca da yok. Farklı prizlerle denedim evde ama sonuç alamadım.
0
italiano (04.08.26)
macbook pro 2015 kullandım çok uzun süre halen ara ara kullanıyorum.
aynen dediğiniz gibi şarjdayken ki sürekli şarjdaydı. elinizi dokundurursanız bişey yok ama bilek hizzasının üst ve iç kısmı değerse çarptığını net olarak hissediyorsunuz. prizinizde toprak var mı onu öğrenmek lazım. bir de ups gibi bir güç kaynağı ile denemek lazım.
elektronik bilgisi iyi olan birisi multimetreyle ölçse en net teşhisi böyle koyardık.
0
omer460
(04.08.26)
Evde topraklama eksik.
0
substituent
(04.08.26)
şarj aletinin ucuna toprak uçlu kablo takılabiliyorsa (eskiden macbook'ların kutusundan çıkıyordu), onu takıp şarj ederseniz o gıdıklama hissi olmaz. şu an hissettiğiniz şey normal.
0
malheiros
(04.08.26)
hem is hem kisisel mac'im var. bircok yerde sarja taktim, ikisinde de ayni sey var. sarjdayken kasada parmagimi gezdirirsem elektrigi hissediyorum.
topraklamayla ilgili olmadigini dusunuyorum zira istisnasiz butun prizlerde yasadim bunu. bence normali bu.
+1
gitdaddy
(05.08.26)
Bende de 2020 M1 var, aynı sorunu yaşıyorum. Hatta iPhone 14te de şarjdayken elimi telefonun üst tepe kısmında gezdirdiğimde de aynı hissi yaşıyorum.
0
truf
(05.08.26)
bkz topraklama. boyle bir problem yasamadim hic. m1, m4, m5 kullandim.
0
antikadimag
(05.08.26)
bana da oluyor, parmaklarimda hafif uyusma gibi bir his. usb-c ile sarj edersem olmuyor. nedenini bilmiyorum, humanitiesspor.
Merhaba, capitol avm'nin karşısında bir kedi buldum çok zayıftı, hasta gibiydi, pek bir şey yemiyordu, yemek koyunca öbüne koklayıp yemiyordu, belediye veterinerine götürdüm, enfeksiyon var dedi, iğne yapıp, barınağa koydular, 3 gün orada kaldı.Gelip alın dediler, vitamin falan verin toparlar dedile
Merhaba, capitol avm'nin karşısında bir kedi buldum çok zayıftı, hasta gibiydi, pek bir şey yemiyordu, yemek koyunca öbüne koklayıp yemiyordu, belediye veterinerine götürdüm, enfeksiyon var dedi, iğne yapıp, barınağa koydular, 3 gün orada kaldı.
Gelip alın dediler, vitamin falan verin toparlar dediler, aldığım gün kurt gibi yedi, aradan 3-4 gün geçince yine iştah sıfır, 3 hafta oldu, sokakta gidip bakıyorum, daha çok zayıfladı.
Fotoğraflarını koyuyorum, kütfen fikir verin, lokasyon, üsküdar altunizade, veteriner olup yardım etmeknisteyen olutsa sırtlar getiririm.
Çok teşekkürler.
NOT: Moderatör lütfen bu mesaj bir kaç günlüğüne sabitleyebilir miyiz ?
Ölse kurtulurdu siz süreci uzatmaya çalışıyorsunuz
-6
artıküyeolmakistiyorum
(01.08.26)
Belediyenin veterinerinde kapsamlı kan testi yapıldığını hatta kan testi yapıldığını düşünmüyorum ama maddi anlamda zorlamayacaksa bi veteriner kliniğine götürsen? Pek çok şeyden kaynaklanıyor olabilir, parazit olabilir, diş sorunu olabilir, böbrek, karaciğer ya da lenfoma ya da nadir hastalıklar...
Bikaç gün iştah açılmasının sebebi kortizonlu iğne yapmış olabilirler, ondandır. Veteriner bulana kadar çorba şeklinde yaş mamalar var denemek istersen. Hiç bir şey kabul etmiyorsa şırıngayla besleyebilirsin püre şeklinde mama verip.
Kronik hastalığı olan ve iştahsız olan kedilere Mirataz diye kulağın iç kısmına sürülen iştah arttırıcı merhem de veriliyor ama önce hastalığının sebebini net bir şekilde öğrensen daha iyi olur.
sol altta sanırım birinci azı dişi oluyor, en soldan içe doğru üçüncü ve bu çok köklü ayu dişlerden biri. salı günü onu çektirdim. daha önce üç dişim gitti, hiçbiri bu kadar zorlamadı. doktor sanırım 20 dakika uğraştı, kırıldı, yattığım yerde kafam gitti geldi, gerçekten fenaydı. pıhtı yerinde, ilaç
sol altta sanırım birinci azı dişi oluyor, en soldan içe doğru üçüncü ve bu çok köklü ayu dişlerden biri. salı günü onu çektirdim. daha önce üç dişim gitti, hiçbiri bu kadar zorlamadı. doktor sanırım 20 dakika uğraştı, kırıldı, yattığım yerde kafam gitti geldi, gerçekten fenaydı. pıhtı yerinde, ilaçları kullanıyorum, ilk üç gün ateşlenip hasta yattığım için yemek bile yemedim zaten.
genel olarak çok kötü değil ama hala ufak bir şişme var ve hassas. hafif hafif vuruyor bazen. ilaçlar 3-4 güne bitecek. damak yarma, dikiş atma gibi cerrahi müdahale yoktu ama çekerken gerçekten fena dağıldı orası. alt damağın neredeyse tümü renk değiştirdi mesela beyazımsı oldu kan çekilmiş gibi.
şu anki durum normal mi, benzer tecrübesi olan veya diş hekimi var mı acaba? ben öncekiler rahat geçtiği için mi şımardım da iki günde düzelsin istiyorum? daha ne kadar devam ederse tekrar bi diş hekimine görünmemi önerirsiniz?
***
bi de şu bana ilginç geldi: şu ana kadarki tüm çekimlerde ben o soketin "boşaldığını" net şekilde hissedebildim. bunda öyle olmadı. "ulan galiba çıkmayacak" derken ben, doktor "tamam aldım" dedi ama ben ağzımdan bi şey çıktığını hissetmedim bile. anestezide ağrıyı hissetmese bile baskıyı hissediyor insan. kökü, bi şeysi kalmış olabilir mi? diş hekimine işini öğretecek değilim tabii de o kadar kanın pisliğin içinde belki göremedi. çünkü diğer çekimlerin aksine bu sefer tek kişi çalıştı. eskiden biri bi cihazla bi şeyleri çekerdi vs. bunda başka kimse yoktu.
valla acayip mızmızlandım bi süredir aslında canım o kadar tatlı değildir de diş ağrısını çeken bilir, bi de kronik olunca travmaya dönüştü bende en ufak ağrı sızıda şahan'ın beynini aldıran adam skecindeki gibi "HOCAM SÖK GİTSİN YA" diyorum artık, valla hiç istemiyorum bunu bıktım yav.
+1
der meister (01.08.26)
Sıkıntı etmeyin,tekte çıkması zor olduysa bile tek parça çıkmasaydı doktor illa farkederdi. 2 ay kadar önce ben de sağ alt ilk büyük acıyı çektirdim.o sıra biraz problemli olsa bile şimdi hiç hatırlamıyorum bile.yeri de kapandı et olarak.içiniz rahat olması için bi kontrol gibi gidin olmadı doktora yine.geçmiş olsun
+1
denizciman
(01.08.26)
teşekkürler hocam. bu arada tekte çıkmadı zaten. kırıldı, sanırım önce bir parçasını aldı. sonra diğerlerini. benim diğer dişlerim de aynen söylediğiniz şekilde kısa sürede kapanmıştı, yerinde yeller esti sonrasında. bu böyle uzayınca biraz işkillendim.
+1
🌸der meister
(01.08.26)
Yine de 2 haftaya geçmezse kontrole git derim. Annemin üstteki azı dişini çekerken kırdı hekim, parçaları tek tek çekip temizlediğini söyledi ama 1 ay boyunca yemek yedikçe ağrı yaptı. Tekrar başka doktora gittik, röntgen çektiler ve küçük bi parça kalmış dediler. Onu çekince rahatladı. Ağrı uzarsa diye aklında olsun :)
0
truf
(01.08.26)
Ben diş çekiminde dişin yerinden çıktığı anı hiç hissetmedim, hissedilmiyor, normal. Bazı diş çekimleri çok kolay bazısı ağrılı olabiliyor.
gerçekten beklediğimin üzerinde çıktı, üğpoıuy'nin dediği gibi gerçek insana yakın bir masaj hissi veriyor. boyun ve kürek kemiğimdeki ağrıları hafifletiyordu baya.
0
oldtimer
(30.07.26)
temu bunu bedava yolladi, (turkiyede yasamiyorum)12-13 dolar bise zaten satis fiyati, gayet tirt bir urun. paraniza yazik.
0
cairo
(30.07.26)
oldtimer'ın aldığını ben 5 sene önce anneme hediye etmiştim, boyun fıtığı var diye. hiç masaj yapıyor hissi vermedi, işe yaramıyor hiç demişti. sonuç olarak kutuda duruyormuş şimdi :)
ben de çok baktım, hala bakıyorum sırtımda sürekli kronik bir şekilde kulunç olduğu için ama tüm yorumlarda okuduğum kadarıyla şiddeti hafif kalıyormuş bu tür cihzların. hani belki masaj yapmak için değil de hafif gevşemek için bakıyorsan işe yarayabilir bu tür şeyler.
0
truf
(30.07.26)
babama aldım. memnun. bacağına falan da kouyuyor.
0
renegade
(01.08.26)
Bunlar genelde ultra tırt oluyor. biraz baskıda çalışmayı durduruyor. Fiyat performans canavarı bir masaj aleti önereyim size;
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant (28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum
1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten
beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz. haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(28.07.26)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(28.07.26)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(29.07.26)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm. Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
Evde kendim manikür yapmak istiyorum. (acemiyim) Tırnak kenarındaki etleri kesmek için almam gereken ürünün adı nedir? Varsa link paylaşır mısınız? Diğer önerilerinize de talibim. Teşekkürler...
Evde kendim manikür yapmak istiyorum. (acemiyim) Tırnak kenarındaki etleri kesmek için almam gereken ürünün adı nedir? Varsa link paylaşır mısınız? Diğer önerilerinize de talibim. Teşekkürler...
Bana göre hepsi aynı işlevi gördüğünden tavsiyede bulunamıycam ama :)
0
truf
(22.07.26)
Ablam Almanya'da yaşıyor, 20 yıldır manikür pedikür işleri yapar, Türkiye'ye geldiği zaman solingen diye bir markanın pensini alır, bunları Almanya'da bulamıyormuş, ama en kalitesi budur der, bana da bırakmıştı bir tane. Hakkaten kalitelidir.
@deniz kiyisi ve papatyalar ablanız Almanya'da yaşayıp Solingen adlı yılların Alman markasını Almanya'da bulamayıp Türkiye'de bulabilmesi garip geliyor kulağa. Ablanız Almanya'da değil de başka bir ülkede yaşıyor olabilir mi? Çünkü anlattığınız durum Türkiye'de Eti ya da Ülker bulamayıp Amerika'dan gidip almak gibi bir şey..
0
ulukayin
(23.07.26)
yillardir manikurumu kendim yaparim. webden alacaginiz herhangi bir pens isininizi gormez cunku bileylenmesi gerekir. ben pensimi hep kuafor malzemeleri satan yerlerden aldim. bileysizse bileylediler ya da bileyli olani aldim. daha pahalidir ama daha uzun sure kullanirsiniz.
bir de eger acemiyseniz pens kullanmak zor gelebilir. makas mi yoksa pensle mi daha rahat ediyorsunuz diye deneme yapmaniz gerekir.
malzemeci bilmiyorsaniz gittiginiz yere sorun. onlar da siparis verebilir sizin adiniza.
0
65 derece
(23.07.26)
Ben de ilk duyduğumda garipsemiştim ama şöyle geldi aklıma: muhtemelen sadece ihracat yapan bir firma bu. İhraç ürünlerini de haliyle ülke içine satmıyorlar. Bizde hani meyve sebzenin iyisi yurt dışına gidiyor ya, onun gibi. Arasan Afyon kirazının iyisini bulamazsın, ama Almanya'ya gidersen en has Afyon kirazı yersin misal.
Kesinlikle yenmez. Hatta 3 gun buzdolabinda kalan pilav da yenmez.
+3
compumaster
(20.07.26)
Kesinlikle tavsiye değildir ama 30-32C de 7-8 saat arası beklemiş olanı birkaç defa yemiştim, neyseki bir sıkıntı olmadı :)
-4
truf
(20.07.26)
@mirket ben de şüphelendim şimdi, restoranlarda bile sabah yapılanı bütün gün satan yerler vardır herhalde. İdeal koşullarda bekletmiyorlarsa risk oluşturuyor düz mantıkla.
@truf ben ünideyken günlerce bekleyeni de yiyordum ama şans işi biraz anladığım kadarıyla, bugün olmazsa yarın olabilir bakteri durumuna göre. Risk almayıp atacağım
0
🌸havadakarada
(20.07.26)
Yenir. Varsa üstten kuruyan kısmını alın Her tarafı yağlı olacağından azda olsa koruyucu etki yapar.
-5
diyecevaplandı
(20.07.26)
AI ya zamanında yaptirdigim arastirmanin özeti:
Risk: Bacillus cereus, Toksinler ve Soğuk Zinciri Konu: Pişmiş pirinçte Bacillus cereus bakterisinin çoğalma mekanizması, emetik toksin (cereulide) oluşumu ve buzdolabı sıcaklığının bakteriyel süreçlere etkisi. Görsel bozulmaları ve küf oluşumunu tamamen göz ardı edip yalnızca bakteriyolojik açıdan incelediğimizde, konu tamamen Bacillus cereus bakterisinin termal toleransına ve soğuk ortamdaki davranışına dayanmaktadır. 1. Bacillus cereus ve Toksin Üretim Mekanizması Pirinçte temel bakteriyel risk, toprak kaynaklı Bacillus cereus sporlarıdır. Bu bakterinin davranışı iki aşamalıdır: * Çimlenme ve Çoğalma: Pirinç pişirildiğinde canlı bakteri hücreleri ölür, ancak ısıya dayanıklı sporlar hayatta kalır. Pirinç soğumaya başladığında bu sporlar çimlenir ve canlı bakterilere dönüşerek çoğalmaya başlar. * Toksin Oluşumu (Cereulide): Bakterinin kendisinden ziyade asıl tehlike, çoğalırken salgıladığı emetik toksindir (cereulide). Bu toksin 121C sıcaklığa kadar dayanıklıdır; yani bir kez oluştuktan sonra pilavı tavada veya mikrodalgada ne kadar ısıtırsanız ısıtın toksin yok edilemez. 2. Klinik ve Mikrobiyolojik Gerçeklik: Sıcaklık Eşiği Mikrobiyolojik açıdan bakterinin çoğalması doğrudan sıcaklığa bağlıdır: * Minimal Çoğalma Sıcaklığı: Standart (mesofilik) Bacillus cereus suşlarının çimlenip toksin üretebilmesi için ortam sıcaklığının en az 11.8C olması gerekir. * Sıcaklık Altındaki Durum: Pirinç pişirildikten hemen sonra hızla soğutulup, sıcaklığı stabil olarak -4C tutulan bir buzdolabına konulursa, bu bakterinin metabolik faaliyeti tamamen durur. Sıcaklık bu eşiğin altında kaldığı sürece bakteri çoğalamaz ve cereulide toksini üretemez. Klinik/patolojik bakış açısının dayandığı temel nokta budur: Termal ortam sağlanmazsa bakteriyel toksin oluşamaz. 3. Kamu Sağlığı Kurumlarının Tedbir Gerekçeleri Eğer 4C altında bakteri çoğalamıyorsa, gıda güvenliği kurumları (USDA, FDA, BfR vb.) neden 1-4 gün gibi sınırlar koymaktadır? * Yavaş Soğuma ve Çekirdek Sıcaklığı: Büyük veya yoğun bir kap pilav buzdolabına konduğunda, kabın iç/orta kısmının 11.8C eşiğinin altına düşmesi saatler alabilir. Bu süre boyunca bakteri tam da ihtiyaç duyduğu ideal üreme ortamında kalır. * Ev Bitişik Şartları ve Evaporasyon: Ev tipi buzdolapları kapak açıldıkça veya yoğun kullanımlarda sık sık 6C - 8C seviyelerine çıkar. * Psikrotrophic (Soğuğa Dayanıklı) Suşlar: Literatürde nadir de olsa 4C - 6C gibi düşük sıcaklıklarda da çok yavaş bir şekilde çoğalabilen soğuğa adapte olmuş B. cereus suşları tanımlanmıştır. Özet Bakteriyel açıdan bakıldığında: * Eğer soğuk zincir mükemmelse (hızlı soğutma yapılmış ve dolap ısısı kesin olarak -4C tutuluyorsa), bakterinin toksin üretme şansı yoktur. * Ancak ev ortamında yavaş soğuma ve dolap içi sıcaklık dalgalanmaları nedeniyle bakterinin 11.8C üstünde zaman geçirme riski oluştuğundan, gıda güvenliği otoriteleri riski sıfırlamak adına tüketim süresini birkaç günle sınırlar.
+1
compumaster
(20.07.26)
1921 Japon Pirinç Yasası; Japonya, 1921 yılında kalp hastalığı (beriberi) salgınıyla mücadele etmek için pişirilmiş pirincin taze tüketilmesini zorunlu kılan bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu. www.hawaiiansouthshore.com
0
ground
(21.07.26)
catir cutur yenir. ama internette fda'nin basini cektigi teror orgutu 2 saat disarida kalmis seyleri cope attiriyor. engelleyemiyoruz.
-3
antikadimag
(21.07.26)
at gitsin. yenmez.
+2
mikahakkinen
(21.07.26)
pilav yeni yapıldıysa ve 10 saat beklediyse mis gibi yenir. daha önce buzdolabındaysa ve ayrıca 10 saat dışarıda kaldıysa kesinlikle yenmez.
-2
duyuruuser
(21.07.26)
tek bir hayatın var bunu riske atmak istiyorsan ye istemiyorsan yeme
+2
alester
(21.07.26)
yenir tabii ki neden yenmesin? ne çok pembe popolu varmış ya.
Şiddetli karın şişliğine bildiğiniz çözüm yolu var mı?
egerbiryolcu
Geceden beri yaşıyorum. Hastane yakın olsa acile giderdim o derece zindan etti günümü. Su içme egzersiz yatış pozisyonu nefes yöntemi vs denemedigim şey kalmadı ama çok küçük etki yapıyor. Bazen artıyor bazen mide bulantısı gibi hissettiriyor. Taş gibi karnım şu an. Çok küçük küçük guruldamalar oluy
Geceden beri yaşıyorum. Hastane yakın olsa acile giderdim o derece zindan etti günümü. Su içme egzersiz yatış pozisyonu nefes yöntemi vs denemedigim şey kalmadı ama çok küçük etki yapıyor. Bazen artıyor bazen mide bulantısı gibi hissettiriyor. Taş gibi karnım şu an. Çok küçük küçük guruldamalar oluyo sadece.
Ne yapabilirim? Evde toz zencefil var mesela işe yarar mı?
0
egerbiryolcu (19.07.26)
Asıl sorun karın değil de bağırsak olabilir mi? Kabızlık veya aşırı lif tüketiminden ötürü olan birikmiş gaz da aynı sıkıntıyı verebiliyor.
0
truf
(19.07.26)
@truf Evet muhtemelen yediğim şeylerden oldu ama hiç bu kadar olmamıştı. Domates süt yeşil fasulye gibi şeyler tükettim.
0
🌸egerbiryolcu
(19.07.26)
Eğer taze fasulye biraz çiğ kaldıysa o da sebep olabiliyor. Süt zaten.. :) Bir şeylere stres yaptıysan bu ara o da sindirimi direkt etkiliyor. Hatta fazla sakız çiğneyince de. Panik yapma, ılık duş al, kendini sıcak tut, özellikle ayakları :) Yudum yudum su iç. Bugün mümkünse lifli şeylerden uzak durmanı tavsiye ederim. Yarın daha iyi hissedersin.
+2
truf
(19.07.26)
yukaridada ifade edildigi gibi bagirsak sagligindan ileri geliyor muhtrmel, sabah ac karnina ceyrek cay bardagi gercek saf zeytin yağini iç, sekerden, kapali ambalaj ürünlerden uzaklas, ekmegi azalt. birde tabi yesillikleri iyice pisirince gaz yapma orani azalir.
+1
designer
(19.07.26)
Mide üşütme de olabilir, yaşandı zira. Rezene veya papatya çayları iyi gelebilir.
+1
ekimoloji
(19.07.26)
Gaz sıkışması olabilir, benzerini üç kere yaşadım. Ufak yudumlarla su için, evde yürüyün ve karnınızı ılık tutup saat yönünde ovuşturun. Bana Paracetemol iyi geldi. 5-6 saat içinde rahatlıyor. Bende neden susuzluk ve stres olarak belirlendi.
0
kaset
(19.07.26)
Ateş, titreme ya da karnın sağ üst tarafına vuran bir ağrı var mı?
0
ulukayin
(20.07.26)
@ulukayin Ateş titreme ağrı yok ama ikinci güne geldim hâlâ geçmis değil. Dün hiçbir şey yemedim sadece su içtim bol egzersiz ve yürüyüş yaptım ufak ufak karın guruldamasi oluyor o kadar. Bir turlu bitmiyor.
0
🌸egerbiryolcu
(20.07.26)
@egerbiryolcu aile hekimine başvurmalısın. O gerekli gördüğü takdirde zaten iç hastalıklarına sevk eder.
Merhaba,Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor. Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.Teşekkürler
Merhaba,
Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor. Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi (14.07.26)
galerisinden göndermiştir whatsappa girmeden belki
+1
jelly bear
(14.07.26)
Galeriden whatsappa giriş yapmadan nasıl gönderebilir ki?
Fotografi seçip paylaş dediğimizde whatsapp'a girip kişi secmemiz gerekiyor. Her türlü giriş yapılmış oluyor. Ben mı bir şey kaçırıyorum?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
Modlu whatsapp bunu bir araştır
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.07.26)
Hani giriş yaptığı saat 15:09 olup fotoğrafı 15:00de göndermiş olsa tuhaf gelecek de bunda ben bi tuhaflık göremedim :D
Whatsapp web sekmede açıktır, fotoğrafı da telefondan yollamıştır mesela.
0
truf
(14.07.26)
galeriden fotoyu seçip paylaş dediğinde üstte sık mesajlaşılanlar çıkıyor, onlardan birine tıkladıysa app'i açmadan paylaşmış olabilir.
0
co2s2
(14.07.26)
uçak modoundayken mesaj atıp whatsappı kapatın. sonraki zamanlarda uçak modunu kapatın. gönderim, kapattığınız zamanda yapılacaktır. muhtelen bu şekildedir.
Cok koku yapar mi ya da nasil bir zarar verebilir?Stepneyi kaldirmayi denedim ama cok agir beceremedimMama kapagi acilinca arka bagaja dokulmus mamalar, ben de temizlerken bazilari aradan stepne bosluguna gitti ve ordan da yedek lastigin altina kacti.
Cok koku yapar mi ya da nasil bir zarar verebilir? Stepneyi kaldirmayi denedim ama cok agir beceremedim
Mama kapagi acilinca arka bagaja dokulmus mamalar, ben de temizlerken bazilari aradan stepne bosluguna gitti ve ordan da yedek lastigin altina kacti.
0
narod (10.07.26)
Kalıcı koku yapacağını sanmam. Fakat lastiğin göbeğinde yerine sabitlemek için bir vida olmalı, kolayca elle açılır, lastik de çok ağır değildir eğer 30 kilo falan değilseniz.
0
orient blue
(10.07.26)
Kuru mama değil mi? Koku yapmamalı.
0
alice in potatoland
(10.07.26)
Evet, kuru kedi mamasi. 4-5 yuvarlak tane
0
🌸narod
(10.07.26)
Kuru mama koku yapmıyor, hatta bi süre açıkta kalınca kokusu gittiği için zibidiler burun çevirip yemiyor :)
0
truf
(10.07.26)
Bizim arabayı satarken en az 20-30 tane kuru mama tanesi çıktı stepnenin altından. Muhtemelen yıllardır oradalardı.
3-5 tane kuru mama öyle kalıcı bir koku yapmaz.
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
okyanus ötesineki kelebeğin kanat çırpması kadar yapar :P @truf +1 mamanın kapağını kısa süreli bile açık bıraksan, aroması kaçtığı için burun kıvırıyor kediler.
0
lil siztah
(11.07.26)
Kuru mama koku yaptı evet, ama uzun sürmedi, stepne hafif sayılmaz ama yerinde kalkmayacak gibi de degil, galiba sabitleme aparatıni açmadinız, açın temizleyin, birinden yardim alın stepte için, nemlenir çamurlaşır yapışır falan temizenmesi gerek
Evde esas mamamız bitmiş. Daha önce kedilerin fast food'u olduğunu duymuştum ama boş bulunup marketten aldık 1,5-2 kiloluk idareten...Abi kedi çıldırdı. Kabı dolduruyorum, anında bitirip yine istemeye başlıyor. Heroin bağımlısı gibi oldu hayvan. Vermesek s.kecek gibi bakıyor afedersiniz. Bu bizim ke
Evde esas mamamız bitmiş. Daha önce kedilerin fast food'u olduğunu duymuştum ama boş bulunup marketten aldık 1,5-2 kiloluk idareten...
Abi kedi çıldırdı. Kabı dolduruyorum, anında bitirip yine istemeye başlıyor. Heroin bağımlısı gibi oldu hayvan. Vermesek s.kecek gibi bakıyor afedersiniz.
Bu bizim kediye özel bi durum mu oldu bilemedim.
+2
msb (08.07.26)
Whiskas kedilerde bağımlılık yapıyor evet. Sırf bu yüzden bile tehlikeli. İçeriği çok kötü ve kedilerin böbreklerine çok zararlı. Alışırsa başka bir şey yememe riski var bu mamada.
+2
mor oje
(08.07.26)
Şeker var içinde, ne kadar olduğu yazmıyor ama uzun süreli tüketimde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İdareten alınmış mamada çok sıkıntı yok ama bazı kedi sahipleri temel öğün maması olarak bunu kullanıyor, o zaman sıkıntı yaratıyor.
Aslında kedilerde şekeri algılayan gen eksik ama bu ondan aldıkları hazzı durdurmuyor, sadece şekeri bizim gibi algılayamıyorlar ama yine de hoşlarına gidiyor. Ondan bi daha bi daha istiyor muhtemelen :)
+1
truf
(08.07.26)
bizimkiler yemiyor.
0
gurur
(08.07.26)
Birçok kişiden aynısını duydum Bizim fast food'u yedikçe yememiz gibi bir şey Ve evet içindeki şeker oranı fazlaymış
Anlamış değilim.O kadar kendimi geliştirdim, yaptım ama basit fakat önemli şeyler. Mesela 07.07.2026'yı, 2206 yazmak. Yazmak problem değilde, bunu ana firmanın yetkili kişilere atıyorum. Mesela dosyanın kopyası masaüstümde, ortaktaki dosyayı güncelleyip değiştiriyorum. Mail atarken gidip masaüstümde
Anlamış değilim.
O kadar kendimi geliştirdim, yaptım ama basit fakat önemli şeyler. Mesela 07.07.2026'yı, 2206 yazmak.
Yazmak problem değilde, bunu ana firmanın yetkili kişilere atıyorum. Mesela dosyanın kopyası masaüstümde, ortaktaki dosyayı güncelleyip değiştiriyorum. Mail atarken gidip masaüstümdekini atıyorum.
Bu tür şeyler, baktığımızda küçük şeyler gözümden kaçıyor. Bugün bir arkadaşım dedi ki; Yanlış yerde yanlış zamanda yanlış şekilde rahat davranasın geliyor. Çok ilginç ya. Oysa ben kendimi gergin görüyorum.
İşten bağımsız; işte sporda filan veya başka sosyal ortamda; insan iletişimim normal, iyi ama arkadaşlık kuramıyorum. Sıfırdan bir iki sohbet muhabbet ediyorum, arkadaşa yazıyorum görüşelim diye, sallamıyor. Öyle kalıyor.
Bir şekilde güzel güzel yaşıyorum ama acayip bir istikrar sağlıyorum ama bir noktada böyle küçük şeylerden tatsızlık yaşıyorum.
Böyleyken böyle işte.
+1
put it in your appropriate place (07.07.26)
Neden 2206 yazdın dediklerinde "Ben gelecekten geliyorum" diye cevaplayacak genişliğe ulaşmadan huzuru bulamayacağız gibi duruyor
+1
sekizdokuzon
(07.07.26)
Deliyi sevmezler, takma hiç.
-5
gobekliraki
(07.07.26)
çok sık oluyorsa adhd olabilir mi? arkadaşlık kısmı da uyuyor çünkü
+2
mezzosprite
(07.07.26)
@mezzosprite birkaç ayda bir benzer şeyler oluyor.
@sekizdokuzon bir arkadaşıma öyle umursamaz seviyesindeyim ama bence değilim. o gamsızlığa gelemedim.
+1
🌸put it in your appropriate place
(07.07.26)
Sana çok basit geldiği için önemsemiyor olabilir misin? Bende öyle oluyor en azından :D O nedenle çok emin olsam da yaptığım işi 3-4 defa kontrol ediyorum belli aralıklarla.
+2
truf
(08.07.26)
B vitamini seviyeleri kontrol edilsin
0
denizciman
(08.07.26)
b vitaminini kontrol et, kullanınca bana faydası oldu.
böyle şeyleri yapmamaya çalıştıkça daha çok stres olup daha fazla yapılıyor. hata yapmak normaldir, çok da kafaya takma.
Küçük bir diş çürüğüne ağrı falan yapmıyorsa dolgu yapılmalı mı?
Küçük bir diş çürüğüne ağrı falan yapmıyorsa dolgu yapılmalı mı?
-1
runaway (06.07.26)
Evet. Çürük ilerler.
+1
mor oje
(06.07.26)
ağız kokusu yapar
+1
jamswety
(06.07.26)
Ağrı yapıyor olsaydı zaten dolgu yapma zamanı kaçmış olurdu. Yani şimdi tam vakti.
-1
Mirket
(06.07.26)
Hafif siyahlık vardı, doktor "bir şey yapmaya gerek yok bunun için" dedi bana. Bilemiyorum.
0
prole
(06.07.26)
kalp için zararlı diye biliyorum diş tedavisi olmamak
0
mezzosprite
(06.07.26)
Bende de ufak bir çürük vardı, doktor sıkıntı olmaz şu an bir işleme gerek yok demişti. Ne kadar küçük olduğuna doktor karar versin ama :) Dıştan küçük gibi gözükenlerin altı boşalmış olabiliyor.
0
truf
(07.07.26)
Evet çünkü çürükler yayılmaya devam ediyor olduğu gibi kalmıyor
0
liynet62
(07.07.26)
valla benim minik bir curuk 15 yil fln oyle kaldi. on disiminin yan tarafindaydi. bir iki disci bunu duzeltiriz bi ara dedi, pesine dusmedim, kaldi. en son e 15 yil oldu hadi duzeltsinler madem diye gittim, kapattilar. herhangi bir fark hissetmiyorum.
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor. Ben başlayayım:Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor.
Ben başlayayım: Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü
“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
+1
substituent (04.07.26)
Gemi güzel.
0
kizil karga
(04.07.26)
Spotify’da tek beğendiğim Gemi’ymiş.
0
gabe h coud
(04.07.26)
Ben de spotifydan baktım hangilerini beğenmişim diye, ebruli ve düşler sokağıymış.
0
truf
(04.07.26)
* Eksik bir şey * Gemi * İnsan sever bir kere * 1980 * aykız * dutağacı * zerdaliler
+1
pislick0
(04.07.26)
Gemi İnsan sever bir kere
Hatırlayamadığım bir iki şarkı daha.
0
yaren
(04.07.26)
Mutlu aşk yoktur.
+1
Caletti
(04.07.26)
Gelen Benim Yastıklı Şarkı Mutlu Olmak Varken Aldatan Şarkı Unut Gitsin
0
auroraaurora
(04.07.26)
Aşk Bitti
+1
pro9it9is9
(04.07.26)
ben ilk kadrosuyla, ilk ekiplerinin genelde şiirlerinden uyarlamalarını ve türkü seslendirmelerini seviyorum. favorim aykız, odam kireç tutmuyor, ayrılış. orijinal eserlerinde ise 1980, gemi, zerdaliler.
Nazende sevgilim İnsan sever bir kere +1 Gelen benim +1
0
a perfect lie
(04.07.26)
Aşk bitti
+1
gadlemler
(05.07.26)
Ayrilik sarkisi, Gelmiyorsun, Camdan sakiz akiyor, Gelen benim.
0
chihirovekohaku
(05.07.26)
bahsettigin sarkilar grubun ilk doneminden (1990 oncesi). ikinci donemi (1993-2010) bana daha cok hitap ediyor. sevdiklerimden bazilari:
martı (1995, söz: nadir göktürk – müzik: hüsnü arkan) düşler sokağı (1995, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk) ebruli (1996, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk) fayton (1996, söz–müzik: nadir göktürk) aşk bitti (1996, söz–müzik: nadir göktürk) yastıklı şarkı (1996, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk) leyla (1998, söz: hüsnü arkan - müzik: nadir göktürk) sarhoş balık ile topal martı (1998, söz–müzik: nadir göktürk) hişt (2002, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk) zerdaliler (2003, söz-müzik: hüsnü arkan)
0
banach
(05.07.26)
Gemi en güzeli ya
0
liynet62
(06.07.26)
Eskiye göre cevap vereceğim, çünkü artık Ezginin Günlüğü ve genel anlamda melankoli içeren hiçbir şeyi dinlemiyorum. Ama bu soruya cevap verebilecek kadar uzun süre takıktım Ezginin Günlüğüne.
Çok yaygın dinlenenler de dahil olmak üzere en sevdiğim; -Zerdaliler, bilmeyen birine Ezginin Günlüğü dinleteceksem bunu açardım mesela.
Klasikleşmiş şarkılarını bir kenara koyup yine de çok da derine inmezsek; -Gemiler Gibi (Gemi değil), çok niş ezginin günlüğü fan şarkısı değil, genel bilindik havasını koruyor
Çerçeveyi daha daraltırsak ezginin günlüğünü tanıyan biri en sevdiğim şarkısını sorsa; -Selluka veya Mutlu Olmak Varken (1988 versiyonu)
Ama benim için Ezginin Günlüğü zannedersem; -Ağladığın Geceler, bunu hiç başka biriyle dinlemişliğim yoktur.
Gün içinde telefon kullanmaya engel olacak meşguliyetler
egerbiryolcu
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Öneril
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.
Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Önerilen şey telefondan yapabileceğim şeyler de olabilir yani.
0
egerbiryolcu (04.07.26)
havuza denize git. yürüyüş yap uzun uzun telefonu yanına alma. spor yap genel olarak.
0
jelly bear
(04.07.26)
E book al bir tane. Kitap okuma alışkanlığı edin. Direkt kitap oku demiyorum. Her an her yerde cebinden çıkarıp okuma şansı vermez kitap.
0
Mirket
(04.07.26)
Bilardo oyna.
0
galahad reloaded
(04.07.26)
en kolay ulaşılabilecek şey karakalem çiziktirmek gibi geliyor bana bir köşede.
0
pide
(04.07.26)
adam bıçakla, cezaevine gir. uzun bir dijital detoks imkanın olur :)
+3
faberkastelli
(04.07.26)
El işi gibi bir hobi edinin, sürükleyici kalın bir roman okuyun.
+1
ekimoloji
(04.07.26)
@faberkastelli cevabınızagüldüm gerçekten çünkü ciddi ciddi hapis cezası alma ihtimalim var:d Ama tabii ki adam bicaklamadim o.0
-1
🌸egerbiryolcu
(04.07.26)
@egerbiryolcu canınızı sıkmayın. dünyanın sonu gibi görünüyor ama sayılı gün de çabuk geçiyor. konuyla ilgili konuşmak isterseniz özelden yazabilirsiniz. verdiğim cevabı faraza değil, tecrübeden yola çıkarak verdim :)
0
faberkastelli
(04.07.26)
Dip köşe temizlik :) Bi yerden başlayınca bende çorap söküğü gibi geliyor, kendimi durduramıyorum. Yaparken başka şey aklıma gelmiyor :)
+1
truf
(04.07.26)
yürüyüş yapın. süper aktivite. kendinizle başbaşa kalırsınız. hobi edinin. ağaç oyma, boya vs. el işi gerektiren tadilata girişin. evi boyayın vs. veri analizi yapın. birebir bol bol veri kopyalamalı vs.
0
gurur
(04.07.26)
Size göre akıcı kitaplar bulun, Playstationa sarmak, Telefonsuz denize havuza gitmece, Bilmediğiniz otobüs hattına binip etrafa bakınma, Boğazda 2 saatlik vapur turu
0
gadlemler
(05.07.26)
Telefon android ise program var. Telefonu kitliyor sadece aramalara bakabiliyorsun.
kullanan var mı? varsa memnun musunuz, önerdiğiniz bir marka model var mı? aşağıdakini gözüme kestirdim mesela nasıldır?https://www.trendyol.com/philips/5000-serisi-cx5535-11-siyah-kule-tipi-fanli-vantilator-p-808188774
kullanan var mı? varsa memnun musunuz, önerdiğiniz bir marka model var mı? aşağıdakini gözüme kestirdim mesela nasıldır?
Ben kullanıyorum ama benimkinde ek olarak su haznesi de var en altta (Şu, www.amazon.de Soğuk su ve buz atıp bi tık daha etkisini arttırabiliyorsun. 40+ derecelerde ancak karşısına geçip oturunca etki ediyor. İş görüyor ama hiçbiri klima ferahlı vermiyor tabii :)
0
truf
(30.06.26)
www.hepsiburada.com bende şundan var. Oda küçükse gayet işe yarıyor. En f/p ürünü olan bu.
0
nothing in my way
(30.06.26)
sizin linkte olandan aldım geçen sene. yer kaplamıyo, çok sesi yok. bize gayet yetiyo. altına buz koyulanlara bakmıştım ama onlarda da tahliye borusu falan gerekiyo.
0
chanandler bong
(30.06.26)
prime indiriminden levoit aldım (fiyatı yükselmiş tekrar) daha gelmedi. dreo için de iyi diyorlardı.
0
inheritance
(30.06.26)
Aynı model kumtel almıştık. İdare ediyor. Vantilatörün makyajlısı işte. Ama onun kadar vurmuyor. Brnce tavan vantilatörü bakın imkan varsa. Klimadan sonra en mantıklısı o
0
elorelia
(30.06.26)
Alma derim. Vantilatörle aynı işi yapmaya çalışıyor ama yapamıyor ,imkanları kısıtlı.
Tavan vantilatörü ya da normal vantilatör al kalitelisinden. Metal pervaneli olanlar daha iyidir.
0
hebanon
(01.07.26)
izmir 36 derece sıcaktan bildiriyorum; memnunum. salonda klima da var ama bunu oda oda taşıyorum salonda olmadığım zamanlar. gece de baya rahatlatıyor uyurken daha doğal bir serinlik veriyor. philips marka almıştım amazon'dan. sesi de pek yok düşük ayarda.
Dijital tansiyon aletlerine kalibrasyon yapılır mı, yaptırdınız mı?
Cesario
Omron marka tansiyon aleti kullanıyorum. Ama bana yanlış gösteriyor gibi geldi.Olduğundan düşük gibi. Bunun doğru ölçüp ölçmediğini nasıl anlarım ve kalibrasyon yapılıyor mu, siz hiç yaptırdınız mı ya da duydunuz mu böyle bir şey?Manuel ölçen aletlere yapılıyor dedi bir hemşire hastanede kullanılanl
Omron marka tansiyon aleti kullanıyorum. Ama bana yanlış gösteriyor gibi geldi.
Olduğundan düşük gibi. Bunun doğru ölçüp ölçmediğini nasıl anlarım ve kalibrasyon yapılıyor mu, siz hiç yaptırdınız mı ya da duydunuz mu böyle bir şey?
Manuel ölçen aletlere yapılıyor dedi bir hemşire hastanede kullanılanlardan...
0
Cesario (24.06.26)
Omron servisle bu konuda mailleştim ben bir zamanlar.
Benim alet 15 yaşındaydı.
'Cihazınız üretim yılından itibaren 15 yıllık eski bir modeldir. Eski ürünlerimizi aktif satış ve yedek parça üretimi yapılmadığından, maalesef teknik destek verilememektedir. Sağlıklı ölçüm alabilmeniz adına güncel bir ürün satın almanızı öneririz.'
dediler.
Elindeki aleti alıp bir eczaneye git. Bir onunla ve bir de eczacınınkiyle ölç. Fark var mı bak.
Ya da sen de mailleş.
0
Mirket
(24.06.26)
@Mirket
Alet birkaç yıllık. Eczaneden dediğiniz gibi bir gün ölçtürmeye gitmem lazım.
0
🌸Cesario
(24.06.26)
Bende sanitas sbc15 var, kendiliğinden kalibre edilmiştir yazıyordu manuelinde. Yorumlara baktığımda bazı insanlar düşük ölçüyor demiş ama bende aile hekimliğinde ölçtürdüğüm değerle aynı çıktı bu sabah. Bilmiyorum belki cihazı tam kalp seviyesinde tutmuyorlar ya da dinlenir pozisyona girmeden ölçüm yapıyorlar.
0
truf
(24.06.26)
Benim emektar omron doğru ölçmemeye başlamıştı. Başka cihazın manşonunu takınca doğru ölçtü. Biz de yeni manşon sipariş ettik. Şu an doğru ölçüyor.
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
Mirket'in önerisi çok güzel, ancak 1-2 ölçümle karar vermeyin. Aynı kişinin, aynı kolundan, dinlenmeye devam ettirerek, 2-3 dakika arayla ölçün ve bunu en az 6-7 kişide veya zamanda uygulayın
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru
Duyduğuma göre almanyada klima taktırmak için belediyeden duvar delme izni, komşulardan da gürültüye dair izin alınması gerekiyormuş. Trenlerde, otobüslerde bile klima açılmıyormuş. Yazın pek çok kişi tren yolculuğunda baygınlık geçiriyormuş. Almancı birileri teyit edebilir mi bunlar kolpa mı doğru mu?
0
messina123 (22.06.26)
Kolpa.
0
enteg
(22.06.26)
gecen yaz 1 hafta berlin'deydim. hava baya sicakti. klima sikintisi yoktu. otosubler falan gayet serindi. atmasyon.
Hava uzun süre sicak kalmiyor. 2-3 hafta senede belki klima kullanacak kadar sicak oluyordur.
Klima cogu yerde yok. Bizim sirkette yok mesela. Yeni bina 2020 yapimi falan. Trenlerin yarisinda var yarisinda yok.
Sikayet edilecek bir durum bence yok.
Perdeyi cami acmadigin sürece evin icin iyi mesela su an. Cünkü izolasyon iyi. Gündüz erkenden hava soguk bile yani ceket giysen olur. Kaldi ki su an heatwave var. Ben gecen hafta kazak giyiyordum.
-4
Purple life
(23.06.26)
Evet yok. Çok yeni yapılmış binalarda olabiliyor. Bizim enstitüde de yok, bir tek enstitü direktörlerinin ofislerinde var. Otobüs ve tramlarda eski tip değilse var ama çoğu dışarısı 37c bile olsa camları açıyor.
Daha önce sıcak hava dalgası vurup 2-3 gün tavan yapıp duruluyordu ama şu an 2 haftadır bitmek bilmeyen bi 35C+ sorunsalı var. Benim ev çatı katında ve gece dışarısı 23Clere de düşse evin içi hala 30C gösteriyor. Ben şahsen kendi adıma baygınlık geçirmek üzereyim ve bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum :D
+2
truf
(23.06.26)
truf +1 ben de eski bina+cati kati kombosundayim. evin ici sogumadigindan dolayi hep sicak. ve evet nadir yeni binalar disinda pek klima yok. olsa da bizdeki gibi usutecek kadar calistirilmiyor (en azindan benim deneyimim bu sekilde) tramvay ve trenlerin bazilarinda klima var, ama cogu hafiften ufuruyor ya da bir tarafi calisiyorsa diger tarafi calismiyor. oyle trene bindim ohh serinledim olayi yok. dun tramvayda nefes alinmiyordu sicaktan ve kalabaliktan mesela.
bulundugunuz yere gore de degisiyor sicaklik. hessen bu hafta 38 derece, berlin icin ortalama 35 diyor, hamburg 30-32 arasi. yani hamburgdaki birinin iyi ya abartilacak bir sey yok demesi benim icin bir mana ifade etmiyor :)
+1
65 derece
(23.06.26)
Almanyada evimde de isyerimde de klima yok ancak bence sadece cati alti daireler sorun yaratiyor.En sicak gunlerde bile alt katlar yeterince serin olduyor bence. ALmanyada cati alti daire kesinlikle tavsiye edilmez.Yazin sogumaz, kisin isinmaz
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.Sizinki nedir?Teşekkürler.
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.
Sizinki nedir?
Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon (22.06.26)
Şu an kız arkadaşımı çok özledim
Normalde mutsuzluk sebebim Toyota fiyatları
+1
baldan kaymak
(22.06.26)
butun tuslara basmama ragmen bazi seylerin bir turlu istedigim gibi gitmemesi, normalde kolaylikla olmasi gereken seylerin bir turlu olmamasi.
etrafimda kimse mukemmel degil, hatta vasat. ama herkes benden mukemmel ve hatasiz olmami bekliyor. cok garip.
+1
cooperr
(22.06.26)
Akp.
Ekonomik durum, güvensizlik, korkularım, fırsatsızlık, belirsizlik, gelecek kaygısı…
Temele inince aynı noktaya varıyorum.
+8
mutekebbir
(22.06.26)
kiminin ekmegi yok, kiminin pastası küçük, ama sabah erkenden disari cikip , aydinligin serinliginde havayi tenefüs etmek mutlu ediyor.
+2
designer
(22.06.26)
Uzun ve anlamsız gelen çalışma saatlerim
0
kendimefotograflarim
(22.06.26)
işsizlik geleceğimin belli olmaması bir de flört bile yok be
ilkini çözsem, gerisi gelir bence.
0
rain when i die
(22.06.26)
Beni belirsizlikler mutsuz ediyor.
Gecmisten gelen kötü olaylar travmalar da mutsuz ediyor. Ama su sira düsünmüyorum. Az biraz zaman önce her gece uyumadan agliyordum. O yönümü hiç sevmiyorum.
-1
Purple life
(23.06.26)
kendim
0
Rondak
(23.06.26)
Belirsizlik, mesleğimi yapamamak.
0
ekimoloji
(23.06.26)
Haksızlık. En büyük sebebi bu benim için.
0
truf
(23.06.26)
çalışacağım yer ve bölüm belli olmasına rağmen göreve çağırılmamak.
0
suicmeyenadam
(23.06.26)
Mutluluğu kovalayan bir insan değilim. Fakat benim adıma sevinemeyen, mutlu olduğum anları (tatlılıkla süsleyerek de olsa) sitem etme fırsatı olarak gören insanlarla görüşmeye devam etmek mutsuzluk kabulu olur.
0
sadegazoz
(23.06.26)
Kendim, kendimi demoralize etmekte üstüme yok. Ve nezaket yoksunu, bencil, kötü niyetli insanlar, maalesef özellikle iş hayatında sürekli maruz kalıyoruz kabalığa.
0
umutt
(23.06.26)
olaysız geçmeyen ömrüm ve maddi zorluklar.
0
art cat chocolate
(23.06.26)
eşim ocak ayında işten çıkartıldı ve çok iyi cvsi olmasına rağmen iş bulamadı. aylardır bu bizi çok üzüyor. onun dışında fena değiliz.
-1
matilda
(23.06.26)
yazılanları tekrar etmiş olacağım ama belirsizlik, adaletsizlik duygusu, gelecek kaygısı
+2
deartheodosia
(23.06.26)
Son zamanlarda insanlardan midem bulanmaya başladı. Bir anda etiğe önem vermeyen hatta direkt ahlaksız insanlara çok maruz kaldım. Yakın çevremden hem de. Hayat bu, böyle insanlar var diyip kabullenemeyip hala buna şaşırdığım için de kendime yükleniyorum. Diğerleri mutsuz ediyor beni. Ya da diğerlerinin etkisine bu kadar açık olduğum için kendi kendimi mutsuz ediyorum
Kurumuş salça, yağ lekesi gibi yemek lekelerini çıkarabilecek bir ürün önerir misiniz? domol'un leke çıkarıcı spreyini kullanıyordum ama çok elimde çitilemek zorunda kalıyorum. Stop forte denedim o da aynı. çocuk yemek yerken üzerini menüye çeviriyor adeta kıyafet çöpe atmak istemiyorum artık...
Kurumuş salça, yağ lekesi gibi yemek lekelerini çıkarabilecek bir ürün önerir misiniz? domol'un leke çıkarıcı spreyini kullanıyordum ama çok elimde çitilemek zorunda kalıyorum. Stop forte denedim o da aynı. çocuk yemek yerken üzerini menüye çeviriyor adeta kıyafet çöpe atmak istemiyorum artık...
0
rayde (20.06.26)
Vanish oxi action bence bayağı iyi çıkarıyor. Bu yaşta üzerinde kahve ve salçalı şeyler dökmeyi bir şekilde başaran ve sonra yıkamaya üşenip 4-5 gün çamaşır sepetinde tuttuktan sonra üzerine bundan sürüp makinaya attığımda 30Cde bile çıkarabildiğine göre iyi bir ürün olduğunu düşünüyorum :D
+1
truf
(20.06.26)
Yemek lekeleri için bulaşık deterjanı işe yarayabilir. Bunu dışında Rossmann'da satılan lekeye özel Dr. Beckmann'lar var. Özel olarak yağ lekeleri için olanını kullanmadım ama diğer kullandıklarım oldukça başarılıydı.
0
peki madem
(20.06.26)
Domol’un sprey bi leke çıkarıcısı var, yani alnınızdaki kara leke hariç her şeyi çıkarıyor maşallah. Koltuktan kıyafete her şeyi çıkardı şimdiye kadar. Bir denemeye değer
0
mor oje
(20.06.26)
www.hepsiburada.com böyle bir sey kiyafetleri kimyasalla eskitmekten, fazla kimyesal kullanmaktan, temizligiyle ugrasmaktan ve kimyasala para harcamaktan daha iyi olmaz mi?
pink stuff diye bir sey var, ayakkabilarda olusan siyah lekeleri bile cikariyor, belki onu deneyebilirsiniz ama ilk önerim uzun kollu mama önlügü tabii.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
Ya bu önlükten var ama çığlıklar eşliğinde önlüğü fırlatıp atan çocukla pek olmuyor :/
0
🌸rayde
(20.06.26)
Domestos renkli çamaşır suyu, sanırım çıkaramadığı bir leke olmadı
0
kestane gürgen palamut
(20.06.26)
going zeero markasının doğal oksijenli bi leke çıkarıcısı var bununla sıcak suda biraz bekletip yıkayınca çıkmayan leke görmedim.
ingilizcesi dry socket. türkceye böyle mi cevriliyor emin degilim. disim cekildikten sonra dry socket olmadigini nasil anlayabilirim? 20lik dis oldugu icin cok arkalarda göremiyorum. cekileli 2 gün + 6 saat falan olmustur.
ingilizcesi dry socket. türkceye böyle mi cevriliyor emin degilim.
disim cekildikten sonra dry socket olmadigini nasil anlayabilirim? 20lik dis oldugu icin cok arkalarda göremiyorum. cekileli 2 gün + 6 saat falan olmustur.
-3
Purple life (18.06.26)
Hekim değilim ama 2 tane 20lik çektirdim, birinde o bölgeye gargarayla fazla abanarak çalkaladığım için oldu sanırım ya da alt çenede yan gelmişti biraz sıkıntılı bi çekimdi ondan da olmuş olabilir :) Ağrı oluyor ve dikkatli bakınca kemik gözüküyor.
0
truf
(18.06.26)
Gecmis olsun. Agri şiddetli bir agri miydi yoksa sizi gibi miydi? Ve agri hic dinmedi mi yoksa inip tekrardan mi basladi? @truf
0
🌸Purple life
(18.06.26)
Teşekkürler, sanada geçmiş olsun yazmayı unutmuşum 🙈
Ağrı giderek şiddetlenen kemiğe vuran bi zonklama gibiydi. Sızı şeklinde ağrı 1 hafta normal demişti doktor bana hatta 4 gün boyunca hafif kanama da olabilir demişti. Üstteki 20likte hiçbirini hissetmedim, alttaki zorluk çıkartmıştı. O kısmı sanırım tekrar kabuk tutsun diye biraz kanatmıştı, üzerine jel gibi birşey koymuştu bir de ağrı kesici yazmıştı. Sanırım 5-6 güne düzelmişti. Eğer ağrı böyle zonklama şeklinde değil ve giderek şiddetlenmiyorsa endişe edecek bir durum yoktur.
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim? tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
0
mikahakkinen (10.06.26)
Direkt bu işleri bilen, bu işi yapan uzman birini çağır o kişi baksın. Bu konuda riske girme.
+2
rock n roll
(10.06.26)
Bulaşık deterjanını iyice köpürtüp, köpüğü tüp kafasında her yere sıva. Baloncuk yapıyor mu bak. Yapıyorsa tüpçüyü çağır.eğiştirsin tabi.
Çağırmışken hortumu da değiştirsin tabi. 11 yıl çok uzun süre.
+2
Mirket
(10.06.26)
Ocak eski ise tam yakamama gibi bir sorun olabilir.
+1
ground
(10.06.26)
@rock n roll uzman tüpü takam adam mı? başka kimi çağırıcam bu işe bakan meslek hangisi?
0
🌸mikahakkinen
(10.06.26)
Açıkçası bilmiyorum ama korkutucu bir şey bu yani risk almamak lazım.
Benim başıma gelse başkent gazı arardım. Onların acil durumlar için ekipleri oluyor. Çünkü gaz kokusu oluyor aşırı diyorsun. Yaşadığın yerdeki bu kurumu arayabilirsin. Dediğim gibi aslında bilmiyorum ama ben bunu yapardım. Gaz kokusu arttıysa bilen birilerinin müdahalesi gerekli olur.
Doğalgaz acil hattını aramak lazım doğru. Arkadaşın yazdığı gibi. Bu seni aşan bir durum.
0
rock n roll
(10.06.26)
doğalgaz acil 187
0
nahtoderfahrung
(10.06.26)
Köpüklü sabun yoluyla kaçak tespit etme konusuna katılıyorum. Orda bir sızıntı varsa açığa çıkar. Bir de şu ocak flexini tüpün başından ocağa bağlarken kelepçeler kullanılıyor, şundan: www.trendyol.com Belki onlar gevşemiştir.
Şiddetli baş ağrısı kaç gün geçmezse tehlikeli olabilir
egerbiryolcu
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
-1
egerbiryolcu (08.06.26)
5 gün ciddi bir süre. Doktora gözük bence.
-1
gobekliraki
(08.06.26)
Tansiyonunu ölçtünmübu süre içinde? Bende de oluyor stres, uykusuzluk sebebiyle ve az su içtiysem. Genelde başımın üst kısmı ve şakaklar ve bazen ensede oluyor ama tansiyonum normal çıkıyor. Birkaç gün dinlenmeme dikkat edince düzene giriyor.
0
truf
(08.06.26)
bence doktora gözükme zamanınız gelmiş
0
art cat chocolate
(08.06.26)
Daha önce yaşamadığınız tipte ve şiddette olduğunu sanıyorum. Doktora başvurun, en kısa sürede.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Tansiyon aklıma gelmedi eve gidince hemen ölçeyim.
0
🌸egerbiryolcu
(08.06.26)
Tansiyona bakın tabi ancak tek taraflı ağrı tansiyona uymaz. Ama tansiyonun ciddi bir sonucu olabilir. Bu yüzden doktora gidin.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Merhaba, çok geçmiş olsun. Çok uzun yıllar önce farklı tarihlerde iki kere başıma geldi çok şükür daha sonrasında yaşamadım. Benim ağrılarım kesintisiz bir ay ve daha fazla sürmüştü. Mr'lar, tahliller vs. sonuçsuz kaldı.
Bir şekilde migrenin bir turu olan küme tipi baş ağrısı teşhisi konuldu. Bir kaç ilaç kullandım o dönemler iyi gelmişti.
Sizin bahsettiğiniz ağrı gibiydi benimkide başımın tek tarafı ağrıyordu ve agri gözüme vurduğu için gözümde ağrıyor ve sürekli yaş akıyordu, yaşarmaktan küçülüp şişmişti tek gözüm.
Umarım bu tarz bir rahatsizlik değil daha basit ve cabuk gececek bir şeydir. O zamanlar bu tani zor koyulmuştu, şimdi tıp daha ilerledi tabii. Sadece aklınızda böyle bir rahatsızlığın olduğu bilgiside kalsın.
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gere
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.
İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gerektiği belirtiliyor. Bir diğer seçenek olarak da ilacın emilim başarısını görmek için ilacı kesmeden de test yapılabildiği belirtiliyor.
Bugün bu konuyu laboratuvarlara telefon açarak sordum, doktorunuza danışın dediler. Doktorun sekreterine ulaştım, o da biz sizi ararız dedi ama aramadı. Bu yüzden kafam karışık şu an.
Aramızda ferritin düşüklüğü sebebiyle demir ilacı tedavisi görmüş olanlar var mıdır acaba? Varsa siz test öncesi ilaç kullanımı işini nasıl yapmıştınız?
0
jonas (01.06.26)
Ben görüyorum uzun senelerdir. Hiç ilacı kesip gitmedim. Kendi doktoruna görünmesen bile kullandığın ilaçları soruyorlar, değerlendirme de ona göre yapılıyor.
0
truf
(01.06.26)
Sadece ferritin ölçülecekse ilacı kesmeye gerek yok. Serum demiri de bakılacaksa 24 saat önce kesilmesi öneriliyor.
0
pro9it9is9
(01.06.26)
ferritin düşükse demir almak bazen arttırmıyor. doktorların neredeyse hepsi bunu reddeder ama demir eksikliği için çinko almak demirin işlenmesi prosesine etki ediyor ve demir yükseliyor.
denedim... ilaçla yükselmedi, takviyeyle yükselmedi. 2 şey yaptım 1. çinko bakır takviyesi (demir takviyesi ile birlikte alamazsınız, arasında 2 saat olması lazım) 60 kapsülü tamamladıktan sonra 15 gün ara verip sadece çinko devam ettim, onu da 60 gün kullandıktan sonra 15 gün ara verip tekrar çinko bakır'a döndüm ve bu döngüyü her 60 günde bir tekrarladım. süreç çinko+bakır- 15 gün ara - çinko - 15 gün ara - çinko bakır
2. 60 gün çinko bakırdan sonra demir takviyeleriyle boş vakit harcamadım. demir balık aldım. sipariş üzerine saf demirle hazırlanır ve yemek pişirirken içine atarsınız. ilaçlar hem gereksiz kimyasal yük, hem ekonomik değil hem işlevselliği zayıf. www.dokumcubaba.com reklam vs... değildir. google'da demir balık yazarsanız ilk bu çıkıyor zaten. bunu yemek pişirirken kullandığınız zaman demir eksikliğiniz sona erer. ben çorbalarda kullandım ve içerken bol limonlu kullandım. demir takviyesini kesinlikle c vitamini ile birlikte alın. c vitamini ile birlikte alırsanız demirin emilimi hızlanır, c vitamini olmazsa demirin bir çoğunu dışkılar ve atarsınız...
geçmiş olsun.
-1
hiphopotam
(01.06.26)
ferritin düşüklüğü bazen vücudun "demir bağlama kapasitesi" ile de alakalı olabiliyor. doktorunuza muhakkak sorun.
0
makbur
(02.06.26)
@makbur Demir bağlama kapasitesi ve demir seruma da bakılmıştı zaten, onlar normal değerlerde çıkmıştı. Bir tek ferritin düşüktü.
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizi
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.
Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizim seradan getirmiştim, toprağı iyice doğal. Diğer tüm çiçeklerde marketlerden paket olarak alınmış topraklar var. İçinde solucan filan yoktu. Tüm çiçeklerin topraklarını ben değiştirdim.
Kedim bu saksı içindeki solucanı filan mı duyuyor? Düşünüyorum başka ne olabilir ki? Diğer saksılara ya da çiçeklere bunu yapmıyor.
0
a perfect lie (30.05.26)
Duyuyordur, bizden çok daha gelişkin işitme yetenekleri var. Saksı içinde böcek falan geziyorsa onu da duyuyordur.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Solucanı duymak biraz spesifik olmuş, duyulacak şiddette bir sese yol açmıyor olsa gerekler. Hele de uzaktan dikkat çekip kediyi yanına çekecek kadar. En azından diğer ihtimallerin yanında...
Saksıda böcek, sinek vs varsa onların hareketini, toprağa girip çıkmalarını görmüş olabilir örneğin. Bu solucan için de geçerli. Veya toprağın içinde böcekler de dahil çeşitli katkılar daha farklı bir koku yaratıyor olabilir.
Belki de başka bir şeydir
0
akhenaten
(30.05.26)
Bir keresinde bahçedeki kedilerden birini odama almıştım. Ben uzanır vaziyette dizlerimde uyumuştu. Bir ara ayak serçe parmağımi o kadar milimlik kipirdattim ki kedi kafasını o yöne bir dogrulttu ki yuh demiştim bunu nasıl duydu fark etti diye. Bunun dışında gözleri de çok keskin oluyor ufacık bir böcek kimildamissa onu fark edip kafayı takmış olabilir .
0
egerbiryolcu
(30.05.26)
Hani toprağın içinde hareket ettikçe bir ses çıkarıyorsa diye belki. Kokan bir şeye gitmiyor bence. Çünkü böyle uyukluyorken birden kalkıp koşup saksının önüne gidip odaklanıyor.
Bir de şunu dememişim hep saksının altına doğru dikkat kesiliyor. Üstü ile ya da toprakla hiç uğraşmıyor, eşelemiyor.
akhenaten
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Bence saksıyı boşaltıp bir bakın, buraya da güncelleme yazın :D ben de merak ettim. Kediler acayip yaratıklar. Kim bilir ne çekti dikkatini.
+1
akhenaten
(30.05.26)
Saksı epey büyük ve ağır. O yüzden şuanlık boşaltamıyorum. Bahçeye gideceğim zaman götürebilirim yaptığımda yazarım tabii ki. Solucansa da öyle bi saksıda uzun süre yaşar mı? Limon kuruyunca sulamayı da bıraktım. Ama saksı derin diye alttaki toprak hala ıslak mıdır. 2 3 ay oldu sulamıyorum. Bilemedim.
+1
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Solucanı duyması için çıkarttığı frekansın daha yüksek olması lazım. Solucan olduğunu gördün mü yoksa tahmin mi ediyorsun?
Bazen bi defa sinek/böcek görmeleri o gördükleri bölgeyi mimlemelerine de sebep oluyor :) Bazen benimki yerde gezen küçük bi böcek görüp başında dikiliyor, peçeteyle alıp camdan atıyorum, benimki bunu görüyor ama yine o bölgenin başından ayrılmıyor bir süre sanki böcek bi yerlere saklanmış gibi onu arıyor :D Öyle saksıda tek seferlik bir şey gördü ve kaybolduysa rüzgar falan esip de yaprak kıprdayınca aklına gelip koşuyodur belki :D
0
truf
(30.05.26)
Sadece tahmin benimki. Bu bir süredir oluyor başta anlamıyordum ne oluyor da sonradan fark ettim. Aklıma da başka bir şey gelmedi. Belki dediğiniz gibi aklına bi an gelip tekrarlıyor :)
truf
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Kediler limon gibi keskin kokulu şeyleri sevmez. Yok etmeye çalışıyordur. katpole.com
-1
lil siztah
(30.05.26)
Teşekkür ederim cevap vermişsiniz ama duyuruyu okumamışsınız. Ortada limon yok, kurudu. Toprak dolu saksısı var.
lil siztah
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
O saksıya kedilerin sevdiği bir ot vardı,evde yoksa ondan ekim/dikin bence. Kedi için de iyi olur bence. Belki hoşuna gitmeyen bir koku vardır kedinin,hem onu bastırmış olur
0
denizciman
(31.05.26)
Arkadaşımın kedisine bakıyordum geçen Martta. İki hafta boyunca kedi evde gayet normal takıldı. Bizim ev bir dağın yamacında ve eve ulaşmak için arabayı yılan gibi yollardan sürerek dağa çıkıyorsun. Arkadaşımın arabası bizim evden yaklaşık 1 km uzaktayken kediye birden bir haller oldu. Ayağa kalktı, kapıya gitti, bağırmaya başladı, delirdi. Arkadaşım eve yaklaştıkça hayvanın delilik katsayısı da arttı. O ana kadar hayvanda iki haftadır tık yoktu. Anladım ki hayvan 1 km öteden hissediyor. O gün saygım arttı. Bence duyuyordur.
0
alice in potatoland
(31.05.26)
Muhtemelen ağaç kurdu var. Eğer ortam yeterince sessizse siz bile duyabilirsiniz kemirme seslerini.
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün a
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.
3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün akşama doğru yemek yemediğim zaman da ağrımaya başladı. Gece arttı. Parol içtim, azaldı biraz.
Şimdi kahvaltıda oraya ne değse korkunç ağrımaya başladı. Diğer tarafla çiğnerken minimal ölçüde gıdalar sol tarafa kaçınca (domates çekirdeği, bulgur büyüklüğünde soğan veya maydanoz) beynimde şimşekler çakıyordu... Hafif apse de başlıyor sanki.
Gittim diklofenak (dolorex muadili) aldım. Antibiyotik getirmiştim yanımda (azitromisin), ona başladım. (Penisiline allerjim var, makrolid grubu iş görür mü dişte, bilemiyorum ama başladım çaresizlikten)
Şimdi fırçaladıktan sonra baktım, 0.4 mm gibi bir kavitasyon var dış taraf ortasında. Çürük yeri dikine kesen ve diş etinden dişin tavanına uzanan kılcal da bir çatlak var. İç (dil) tarafı nasıl, bilmiyorum.
Dişe kanal tedavisi yapılmış, içi dolgulu.
Ayın 25-28'i arası çook önemli bir etkinlikte bulunmam gwrekiyor. Ömürde bir kerelik bir şans (kelimenin tam anlamıyla) 1'ine de memlekete dönüyorum.
Bu dişi hayatı bana zindan etmeden nasıl ayın 1'ine kadar idare etmeli? Kendimi Türk diş hekimlerine emanet etmek istiyorum...
Yahut bugün bir şekilde dişçi bulup (bulabilirsem) direkt çektireyim mi? Ayın 25'ine sağlam çıkmış olur muyum? Dişe yazık olur mu?
0
yadigar (23.05.26)
Kılcal çatlak dediğiniz, diş yarılmış belli ki. Kanal tedavili dişin hazin sonu.. Yine de bir kökü kurtarıp kaplama yapabilirler döndüğünüzde; bu sebeple çektirmeyi son ihtimal düşünün derim. Ben benzer bir sorunla yurtdışına çıkmam gerektiğinde (ağrıdan ağzımı kapatamıyordum), doktor basit tedaviyi yapıp, kalçadan ağrı kesici yapmıştı; iki tam gün idare etti (bende sallanan kısmı kökten çekip aldı; kalan yarıyı da traşlayıp bıraktı. diş alçaldığı ve çevreyle teması azaldığı için etin iyileşmesi kolaylaştı. dönünce de kaplamayı yaptı).
Bence öncelikle bulabildiğiniz bir diş hekimiyle tedavi şansınızı deneyin; belki işiniz rast gider. En kısa zamanda kökten çözüm diyorsanız, çektirmekten başka çare yok gibi duruyor. Ancak bahsettiğiniz koşullarda, çekimden sonra bu kadar ajite olmuş diş etinin hijyenini sağlayamamak, iyileşmesini zora sokabilir. Şahsi tecrübelerim bunlar. Diş hekimleri için up niyetine olsun; acil şifalar dilerim.
0
lil siztah
(23.05.26)
apse yaptıysa zaten çekilecekse bile apseli apseli çekemez. illa ki önce antibiyotik tedavisi uygulayıp apseyi kurutması lazım. o da en az 1 hafta sürer. 1 hafya boyunca antibiyotik + ağrı kesici ile apseyi kuruttuktan sonrası türkiye'ye yetişir bence.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Ağzında bir sürü kanal tedavili diş olan biri olarak bence antibiyotik yanlış karar olmuş :)
Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D? Apse yapan dişin apsesi orda boşaltılıp çekim ya da işlem neyse yapılıyor akabinde.
Bende de benzer bir durum olmuştu. Crownlar çok pahalı olduğu için yaptıramamıştım, sora benzer ağrılarla doktora koştum. Kanal tam temizlenmediği için apse yaptı sandım ama meğer kanallı diş boyuna çatlamış. Boyuna bi de yani enine olsa yine daha iyi :D Hekim çok da umudum yok ama çekmek yerine sağlam bi dolguyla gittiği yere kadar götürelim demişti.
Tavsiyem ağrı kesici ve antibiyotik (bence hala çok yanlış bi seçim :D) yerine bulunduğun yerde bi klinik bulup durumun acil olduğunu ısrarla belirtip dişin gereği neyse orda halledip kurtulman. Almanyadaysan "akut" deyince çoğu kapı açılıyor :D
-1
truf
(23.05.26)
Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D?
@truf karışmadı geçen ay aynen böyle tedavi oldum.
+2
peki madem
(23.05.26)
@peki madem işini bilmeyen doktorlarlar hep aynı metodu kullanıyor sanırım. geçmiş olsun.
peki madem
0
truf
(23.05.26)
Benzer bir durumda Endonezya'da bir hastaneye gitmisdim. Catlak yoktu ama apse vardi ve baya sismisti yuzum. Igne ile apseyi bosaltti biraz, o epey rahatlatmisti. Sonra Tr ye dondugumde ilgili tedaviyi yaptirmistim.
0
The_Lollok
(23.05.26)
diş hekimliği fakültesinde endodonti profesörü olan mükellefime bu apse boşaltma işini soracağım, hangi koşullarda yapılıyor, niye yapılmıyor vs diye. yakın zamanda bilgilendirme yaparım. kendisi hep antibiyotikle apseyi kurutup sonra tedaviye başlar.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Diş hekimine gittim. "Yaptıklarını yapmaya devam et" dedi...
Enfeksiyon bitince ağrın geçer, sık tekrarlanıyorsa dişe veda edecekmişiz...
+1
🌸yadigar
(24.05.26)
o catlak taraftan iceri mikroorganizmalar sizip enfeksiyona sebep oluyordur. catlak dis kokune kadar gittiyse tek cozum cektirmek.
kanal tedavili dise genelde kaplama yapiliyor. kanal tedavili dis oldugu icin kaplama yapilmazsa dis peyderpey catlayip kiriliyor ve cekime gidiyor boyle.
lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?
yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?
oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick (20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.
Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım. Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız. eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..
söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2 Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.
lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.
lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.
lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..
uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem. eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
sizce bu durum insanın zeka durumuna dair büyük ölçüde fikir verir mi?
m e b
selam.muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor mu
selam.
muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor musunuz?
a: battaniyeyi getirdiniz mi? bir de su alınacaktı, aldınız mı? b: aldık, arabada. a: battaniyeyi getirmediniz mi? b: getirdik/getirmedik.
a: ürgüp'e mi gittiniz, alanya'ya mı? b: evet/hayır.
illa ikinci kez tekrar edeceksin, soruyu tekrar ama ayrı soracaksın filan.
Ben cevap vermeyen tarafım. İki soruyu aynı anda sormak yanlış bence.
-12
arbre
(18.05.26)
Zeka degil de odakla ilgili gibi gorunuyor ve/veya ozensizlik/umursamazlik da olabilir. Son yillarda benim de basima cok geliyor, kendim de yapiyorum bazen. Sirketlerle yapilan maillesmelerde bile oluyor. Ilk goze carpan soruya cevap veriliyor, digerleri kaliyor oyle.
Herseyi youtube shorts ve benzeri seylere baglamaya basladim ama bu tur ortamlardan dolayi odagimiz falan gitti, beynimiz hosafa dondu. Sizin ornek daha cok gorece yasli dikkatsizligi gibi duruyor, tabii artik onlar da shorts vs hatta AI falan takiliyorlar.
0
mbond
(18.05.26)
bu şekilde 2-3 soru sorunca dediğin gibi hep tek cevap geliyor. bana göre bu bir salaklık bende o yüzden tek tek soruyorum cevap gelince yeni soruya geçiyorum.
0
gercekdunya
(18.05.26)
Birbiriyle alakasız birden fazla soru varsa bu soranın hatası, sırayla sor cevabını al. Bazen soru sorarsın, daha ilk soruyu cevaplamadan üçüncü bir soru gelip muhabbeti dallandırır, ikinci soru arada kaynar
Örneklerin anlam kazanması ve bunları karşıdaki kişinin zeka seviyesine bağlamak için bir sürü parametre gerekli. Karşıdaki insanın özel hayatında, iş hayatında sıkıntı var mı, dikkatini size verebiliyor mu ? Gecenin bir körü mü, sabahın körü mü ? Sizin onun gözünüzdeki değeri nedir ?
Ben herkese aynı özenle cevap vermem mesela.
0
kimlanbu
(18.05.26)
Dikkati dağınık veya umursamıyor.
Ben bir soru sorduğumda cevap alamıyorsam soruyu değiştiriyorum. Genellikle açık uçlu sorular sorun ki istediğiniz cevap versin. Evet hayırlı veya seçenekli soru sorunca hatlar karışıyor.
Ürgüp'e mi gittiniz Alanya'ya mı? Evet. Nereye gittiniz? Alanya'ya. Pegasus'la mı gittiniz Türk Hava Yolları'yla mı? Evet. Gittiğiniz uçağın kodu ne? TK4567
0
tiredofwaiting
(18.05.26)
birden fazla sorunun ikisine de cevap veriyorsa zeki, akıllı gibi konumlandırırım.
verdiğiniz örnekteki gibi olunca doğrudan aptal konumuna koymam ama dikkatsiz ya da yeteri kadar zeki değil diye düşünürüm.
sıradan, vasat gelir o kişi.
yani normali iki sorunun sadece sonuncusuna cevap vermek de, ikisine de cevap verince normalin üstü bir zeka/dikkat gibi yorumluyorum.
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Ennnnsinir olduğum insan tiplerinden bu gruptakiler. Zeka seviyesiyle ilgili olduğunu pek düşünmüyorum ama, çünkü bunlardan akademik ortamlarda da çok.
Bence temel sebebi kafasının çok dağınık olması bu tür insanların. Hatta çoğu cevap verdim sanıyor ama içinden yanıtlamış oluyor :D
Yani üst üste gelen 4-5 tane soruyu takip edememeyi anlarım ama 2 taneyi de et kardeşim bi zahmet :D
Gerçi böyle konuşması kolay da herkesin kendine göre sorunları var, yaşamak kolay değil.
Travis Fimmel’in taktığı şu gözlük çerçevesinin stili ne olarak geçiyor?
northern eagle
bu gözlük çerçevesinin benzer modellerini arıyorum sadece üst hattı belirgin, çok kalın çerçeveli olmayan, alt kısmı silik, dikdörtgene yakın hatlıhttps://www.sunglassesid.com/sites/default/files/styles/node_2_col_-_308_wide/public/upload/sighting/David-Beckham-DB-1059-F-Travis-Fimmel-Black-Snow.jpg
bu gözlük çerçevesinin benzer modellerini arıyorum sadece üst hattı belirgin, çok kalın çerçeveli olmayan, alt kısmı silik, dikdörtgene yakın hatlı www.sunglassesid.com sanırım pek yaygın bir gözlük çerçeve tipi değil. Yardımcı olabilecek biri çıkarsa çok mutlu olurum.
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an. Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Ya
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an.
Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Yaraların kapanıp iyileşmesi için kısa sürede ve kolay şekilde ne yapılabilir ameliyat dışında?
ivedilikle şişme yatak alın ardından evde sağlık hizmetinden yararlanın. doktor eve gelip görsün ve pansuman yapsın.
siz ise hemen bu akşam nöbetçi bir eczaneden söyleyeceğim merhemleri alıp ilk pansumanı yapın. (dmden yazıyorum) yara ilerlemiş çünkü. sakın batikon sürmeyin yarayı kurutur.
hastanın yatış pozisyonunu 2 saatte bir muhakkak değiştirin.
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Anneannem aynı durumdaydı. Doktor Fito ve Kamfolin yazmıştı. İkisini eşit miktarda karıştırıp yaranın üzerine sürüyorsun ve iyice emilene kadar yaranın üzerine yatmaması lazım.
0
truf
(14.05.26)
bakım evinde bu tarz yaralara bakıcılar kantoran yağı sürüyor.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun.
bu sizin başa çıkabileceğiniz bir durum değil, bu tip bası yaraları kemiğe kadar ilerler. Bununla ilgili gecikmeden tıbbi destek almak durumundasınız.
444 38 33 numaralı evde sağlık hizmeti hattını arayınız, biraz yoğun bir hattır ama düşecektir. buradan kayıt oluşturuyorsunuz ve sizi kısa bir sürede arıyorlar. eve doktor gelecek ve yaraları görecek, ona göre ilaç düzenleyecek. bir hemşire de pansumanları sizin nasıl yapacağınızı gösterecek. sonra da periyodik olarak geliyorlar zaten kontrole.
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). h
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). harcı ikiye bölüp ertesi güne sakladığımda, yulaf çok şişiyor vs.. var mıdır bir yöntemi?
0
lil siztah (14.05.26)
Yumurtayı çırptıktan sonra yarısını yiyeceğiniz kaba/tavaya dökmek?
+4
Amaranta ursula
(14.05.26)
@Amaranta ursula, çırpılmış halinde de olsa, bir yumurta zaten az miktar bişey olduğundan ve vıcır vıcır kaydığından, tam olarak ikiye bölmeyi başaramıyorum.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Sıkılabilir ketçap mayonez kabına doldurup oradan elin sıkma ayarına göre miktar ayarlanabilir? İki pırç üç pırçks Gibi
+2
kisa
(14.05.26)
İki tane pişirip diğerini ertesi gün ısıtsanız? Yine mı kıvamında sorun oluyor?
+3
peki madem
(14.05.26)
1 tane değil de 4-5 tane yumurtayı kırıp, iyice çırpıp buz kalıbına döküp dondurup o şekilde porsiyonlayabilirsiniz. ama tadı nasıl olur emin değilim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.05.26)
@kısa, daha net bir porsiyonlama önerisi gelmezse bunu deneyeceğim.
@peki madem, yumurtayı tam ikiye bölebilsem, kalanını ertesi gün pişireceğim zaten. tek yumurtayla pişirdiğimi ikiye bölüp, kalanını ertesi güne saklayınca da yumurta kokusu artıyor ne yazık ki.
@ruhlardan esinlenen karga, yumurta kaydığından, buz kalıbına eşit dökememe sorunu olabilir.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
bir öneri de benden; yumurtayı kırıp çırpıp buz kalıbına (tek yumurtanın sığabileceği ölçüde olursa daha iyi) dökün ya da kilitli poşete döküp ince bir tabaka (pestil gibi) halinde dondurun. donduktan sonra istediğiniz boyutta kesip buzdolabında çözdürüp pişirin. biraz dokusu bozulabilir belki ama hassas porsiyonlarsınız böylece.
+2
orient blue
(14.05.26)
yumurtayı su veya süt ile karıştırıp hacmini artırın, ikiye bölmesi daha kolay olur. pişerken sıvı uçuyor zaten, ayrıca daha yumuşak bir hale geliyor pişince. ama iyi karıştırmanız lazım en başta.
+2
shadowfollower
(14.05.26)
küçük boyutlu yumurtalardan alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(14.05.26)
@shadowfollower, sanırım sorunumun temeli, yumurtayı yeterince iyi çırpmadığım için, iyi parçalanmayan beyazı sebebiyle çok kaygan olması. herkes şöyle böl, böyle böl dediğine göre, bir noktada iyi bölünebiliyor demek ki. bu sebeple daha iyi çırpacağım öncelikle. bahsettiğim karışıma iki kaşık da yoğurt ekliyorum normalde; yoğurtla karıştırdığım halini bölmek daha kolay olabilir.
@jelly, m boy organik yumurta alıyorum; zaten normalden küçük oluyorlar. s varsa da hiç rastlamadım açıkçası.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Bıldırcın yumurtası kullansan?
+1
etna
(14.05.26)
mesleki deformasyon 😄... ama işine yarayabilir sanırım; www.amazon.de
+1
truf
(14.05.26)
Geçen hafta 2 kolisi 150 liradan yumurta aldım. Çok küçükler, üretici satıcılardan bulabilirsin. Bunlar genelde yeni yeni yumurtlamaya başlayan celfin boyutundaki genç tavuklardan çıkıyor.
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?
Teşekkürler
0
eisberg (13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum. hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.
geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan. rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.
yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.
her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor. bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.
teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.
LG bayisine göre %6 indirim verdiler.
edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım. telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.
genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var. birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır. amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik. kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelin
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.
Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelince ya da hafta sonları dışarı çıkmak için kendime bir sebep bulamıyorum. Bu cuma tatildi işte, perşembe akşam eve girdim yarın işe giderken çıkacağım ve çok normal benim için bu hiç garipsemiyorum. Diğer insanlarda nasıl durumlar onu merak ettim.
Not: evliyim ama iş gereği şu an tek yaşıyorum. Eşimle bir arada olduğumuzda daha sık dışarı çıkıyoruz ama tek kaldığım dönemde dediğim gibi ayda bir iki falan
0
nundu (03.05.26)
Temel ihtiyaçlarımı bozuk parayla karşılayabildiğim bir ülkede yaşasam eve uyumak, çalışmak dışında girmezdim.
0
sekizdokuzon
(03.05.26)
Ben sanırım evcimen bi insan değilim. Bir etkinlik vs olmasa da illa dışarıya en kötü yürüyüşe çıkıyorum. Bir adet köpeğimin olması da buna neden olabilir :-)
0
euteamo
(03.05.26)
Ayda ortalama 15 gün diyebilirim. İş çıkışı ya da işten önce spor. Dinlenme gününde yemek yemek için ya da alışveriş (giyim) için çıkarım. İlişkim yok 1,5 yıldır. İlişkim olsa daha çok çıkarım.
-5
arbre
(03.05.26)
ufak tefek bir şeyler alınacaksa markete gidip alıyorum. evin karşısında park var bazen çıkıp yarım saat bir saat çay içiyorum, bir şeyler okuyorum. arkadaşlarım bir yere çağırırsa çıkıyorum ama bu ara oldukça az, ben bu ara pek kimseyi bir yere davet etmiyorum. birkaç aydır nadiren. geçen sene evde durduğum az olurdu.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Hafta sonu çıkıyorum ama hafta içi işte hem zihinsel hem fiziksel olarak o kadar çok yoruluyorum ki bi an önce eve kendimi atmak istiyorum. Çok çok nadir işten arkadaşlar çıkışta bir şeyler içelim derse ve hava güzelse anca o zaman ortama uymak için kendimi zorlayıp katılıyorum.
0
truf
(03.05.26)
Haftada 2.
Spora gittigimi saymadim cünkü sosyallesme olmuyor o benim icin. Görev gibi yapip geri geliyorum genelde. Cok nadir arkadasimla gidiyorum.
-1
Purple life
(03.05.26)
hafta içi mesai ile geçtiğinde, hafta sonu evden çıkmayı hiç anlamıyorum. mecbur değilsem çıkmam. bu sebeple hafta içi etkinlikler daha işime gelir. ben de ayda iki falan diyebilirim.
0
lil siztah
(03.05.26)
çocuğu kütüphaneye parka falan götürmek için çıkıyorum haftada 4-5 kere
0
mezzosprite
(03.05.26)
geçici ve ekstra bi durum ama şu ara market dışında hiç çıkmıyorum. yemin ederim kombiyi tamire gelecekler diye heyecanlanıyorum o kadar yalnız ve aksiyonsuz kaldım bu ara. bi daha toplu taşımada şurada burada laf atıp sohbet etmeye çalışan ehtiyarlara kızmayacağım aramızda 30-35 yaş olmasına rağmen şimdiden çok iyi anlıyorum onları.
+1
der meister
(03.05.26)
Hafta içi akşamları 2-3 gün eve yakın stüdyoda yogaya gidiyorum. Onun dışında çok istediğim bir etkinlik olmadığı müddetçe evden işe, işten eve düzenini bozmuyorum. Gece hayatım hemen hiç yok. Canım çok isterse öğle yemeğinde alkol alıyorum. 22:00'den önce evimde olup uyku moduna geçmek istiyorum. Hafta sonu ise hiking veya gündüz olmak kaydıyla sinema/tiyatroya gidiyorum. Sonrasında 'iyileşmem' 3 gün sürdüğü için çok nadir kalabalık insan gruplarıyla bir şeylere dahil oluyorum.
0
auroraaurora
(04.05.26)
Ayda birden azdır ortalamaya vurunca.
0
peki madem
(04.05.26)
haftada en az 3 gün dışarıdayım.
çalıştığım günlerde de en az 3 gün dışarıda oluyordum.
0
rain when i die
(04.05.26)
Güneşli bir günse dışarıdayım. İstanbul yılın 220-240 günü güneşli. Yılın 10-11 ayı İstanbul'dayım. Kalan 1-2 ayda full dışarıdayım. İş dışında + tatil zamanı bütün gün eve girmem.
Gece çıkmasından bahsediliyorsa haftada en az 3-4. Güneşli bir günün akşamında 4-5.
0
gabe h coud
(04.05.26)
tamamen havaya bağlı yağmurlu ve soğuksa zorunlu işlerimi bile erteliyorum veya iptal ediyorum ama hava güzelse bağlasan bile durmam
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!https://app.hb.biz/FCJHCZd5aCQsUcuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!
Sorun terlik değil, nasıl sunulduğu...ribanalı bir pijama altı, sanki evde oturan abi giymiş de fotoğrafları çekmişler :/ Kirli topuklar, bakımsız tırnaklar...?
Bu arada hiç prens videosu izlemedim.
artıküyeolmakistiyorum
Mirket
0
🌸strawberry first
(27.04.26)
Aslinda bence bu resim degisen paradigmayi gosteriyor. Eskiden satilan her sey en iyi sekilde, en suslu bicimde gosterilirdi. Satilan seyden ziyade nasil satildigina, kimin sattigina gore alici sayisi degisirdi. Bir urunu pazarlayanlar belirli kisilerdi ve strateji sadece onlara bagliydi.
Ama şimdi olay farkli. Bir urunun sadece tek pazarlayani yok, herkes pazarlamaci ve herkes de tuketicilere kendilerince hitap edip en cok satma derdinde. Mesela burda strateji, "samimiyet, "dogallik" ya da "kolaylik". Cok fazla efor sarf edilmemis cunku cok buyuk getirisi yok.
0
Ancientforest
(27.04.26)
Hedef kitlesinin pek önemsemeyeceği detaylara takılmışsın.
+1
Mirket
(27.04.26)
Kirli topuk olmayabilir sanki adamın ten rengi koyu ve ondan öyle gözüküyor gibi ama tırnakları savunacak bir yan bulamıyorum hatta bi tırnağında mantar var galiba :D Evet pek ayak modeli olmaması gereken birini seçmişler de ödeme yapmadılar herhalde modellik için :D
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken (25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.
Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
arbre
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık. Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way. Sacma sapan isler.
Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap. Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi. hizliresim.com
Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum. Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.
Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.
Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.
Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
Purple life
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.
Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.
Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
pembediken
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
-1
Purple life (20.04.26)
zor donemlerden gecerken (is stresi vs dahil) hep sunu hatirlatirim kendime "hangi zor zaman gecip gitmedi? hangisini atlatmadim? Hepsi gecti gitti. bu da gececek, hayat devam edecek."
+2
sttc
(20.04.26)
Ne gerek var diye düşünüyorum Eskiden kargo beklemek bile heyecan vericiydi şimdi saldım çayıra birileri kayira
-1
artıküyeolmakistiyorum
(20.04.26)
Nasılsa olay yaşanmış ve sonuç bekleniyor. Yaşanan olay neyse değiştirilemeyeceğine göre kaygı yapmakla da elime bir şey geçmeyecek diye düşünüp uzaklaşmaya çalışıyorum ama anksiyetesi yüksek bi insan olduğum için çok üstüme geldiğinde ya kalkıp bi dolanıyorum ya da kendimi çok mutlu hissetiğim bi zamanı hatırlatcak bi müzik açıyorum.
0
truf
(20.04.26)
odağımı değiştirmeye çalışıyorum genellikle, neşeli bir arkadaşla sohbet, yürüyüş, yemek tarifi denemek vb.
Bir de ben sonucun olumlu/güzel/hayırlı olacağını düşünmeye çalışıyorum. Bu şekilde düşündükçe konudan daha uzaklaşıyorum. Olumsuz düşünceler girdap gibi, düşündükçe daha çok insanı çıkmaza sürüklüyor.
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve do
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve dolayısıyla anlatmadığı derslerin sınavına girmek zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin rahatsızlığının dışında biz diğer akademik personel de bundan rahatsızız. Çünkü sınav haftalarında aldığı rapor sebebiyle bize ekstra gözetmenlik görevi yükleniyor örneğin. Bir şey söylenecek gibi olduğunda yasal hakkım, 40'a kadar yolu var diyor ve senelik olarak 39 gün rapor hakkını kullanıyor. Böyle durumlarda ne yapılabilir?
Düzeltme: Sadece resmi tatil haftalarına denk gelmiyor bu raporlar. Örneğin haftada üç gün dersi varsa o günlerde rapor alınıyor, diğer günler zaten dersi olmadığı için otomatik olarak haftayı bağlıyorlar.
0
dediysem dedim (20.04.26)
hiç bir şey yapılamaz. bunu kullanan bir sürü devlet memuru var. ücretsiz izinde bir seçenek ama çoğunluk yanaşmıyor. 657 devlet memuru kanunu gerçekten çok abartılı. ben de memurum ve memurların yüzde 90'nı yatıyor. hiç bir şey yapamazsın, idare raporu kabul etmez hakem hastaneye yollar. ama hiç bir sağlık kurumuda rapor veren doktorun raporunu geçersiz kılmaz. kendine 39 gün raporu hak gören insanların ülkesiyiz biz. sorsan herkes vatansever ama bizim kadar devletini yiyen bitiren bir ırk yoktur.
+6
mikahakkinen
(20.04.26)
bu kadar rahat davranmaları, olası bir şikayeti değerlendirecek mercilerle (bölüm başkanlığı, dekanlık, rektörlük vd) veya siyasilerle sıkı bağları olduğunun göstergesi kabul edilebilir. dolayısıyla şikayetten bir şey çıkar mı bilemedim. böyle bir tabloda şikayetçilerin başının yanmayacağının da garantisi de yok ne yazık ki. dilerim buna alet olan doktor da dahil olmak üzere yedikleri haklar burunlarından gelsin.. fikir veremedim ama kolaylıklar dilerim.
+1
lil siztah
(20.04.26)
istiyorsaniz, eksi sözlük'te baslik alti yazabilirsiniz. bir sey olacaginin garantisi türkiye'de yok, hatta size bir sey olma riski cok daha fazla ama sanirim ben bu riski alirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
raporların hastalık iznine çevrilmesi ile ilgili yönetmelik var. ilgili amirin onaylaması ya da hakem hastaneye sevk etmesi gerekir. Sevk edilmediğine göre amirlerle arası iyidir ya da amirleri korkutan siyasi bir gücü vardır.
Bu arada hakem hastaneye sevk etse de ishal boğaz ağrısı gibi bir şey ise iptali de çok olası olmuyor.
0
renegade
(20.04.26)
Öğrenciler dersini alamadığı dersin sınavına giremez, burda bir tuhaflık var çünkü iptal edilen dersler telafi dersi olarak diğer günlere serpiştirilmek zorunda. Bunu yapmıyorlarsa bu başlı başına bir suçtur ve direkt şikayet edilebilir.
+1
truf
(20.04.26)
Şu adama ulaşın bir sorun meseleyi : Kendi de bazen akademi kavramı adı altındaki bazı yaramazlıklardan çok dertli.
Umarım bu karı kocaya dışarıda : - ne iş yapıyorsunuz ? diye soru sorulduğunda - bir üniversiye idaresine arada bir rapor sunuyoruz diyorlardır.
0
diyecevaplandı
(20.04.26)
@truf, yorumunuz için teşekkür ederim, bir açıklama getireyim. Telafi derslerini sabah 08.00 ya da 08.30 olacak şekilde planlayıp dilekçe yazıyorlar. Fakat o saatte öğrenciler zaten derse gelmiyorlar (bundan emin değilim ama ben öğrencilere dersin telafisinin duyurulduğunu da sanmıyorum). Kaldı ki kendileri de gelmiyor. Sadece dilekçede görünen bir telafi dersi anlayışı var.
0
🌸dediysem dedim
(20.04.26)
@dediysem dedim, muhtemelen duyurmuyorlar o zaman. ar-görlüğünü yaptığım bölümde bizde de vardı böyle bir karı-koca ama kocası bölüm başkanı ve rektörle yakın olduğu için kimse dokunamıyordu. onların sabah derslerine çok girmek zorunda kaldım. Hatta çoğu zaman ya gece whatsappdan mesaj atıp yarına ders notu hazırla sen gireceksin diyorlardı ya da sabah mesaj atıp biz biraz geç kalacağız sabah şu konuyu işleyecektik sen gir derse bahset diyorlardı. Görevi kötüye kullanmanın tam örneği bir çiftti. Sabahın körü de olsa derse girecek öğrenci illa ki oluyor. Ondan muhtelemen duyurmuyorlardır. Bu durumda öğrenciler şikayet edebilir ama muhtemelen onlar da dersten kalma, sonra dersi yine onlardan almak zorunda kalma korkusuyla bir şey yapamıyorlardır.
Bilemiyorum.Bu çok etik dışı bir durum ve genelde devlet üniversitelerinde oluyor nedense.
dediysem dedim
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde.
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.
Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde. Kendisi dururken kaşınmıyor sanırım, pek sabit dururken görmediğim için emin de olamıyorum.
Ama yüksek ihtimalle bir dış parazit sorunu var. Biryerlere yaş mama bırakırsam ben yoksam gelip yiyeceğini düşünüyorum. Bu durumlarda güvenle verilebilecek bir ilaç veya takviye var mı?
Dediğim gibi yakalama şansım pek yok, hele sürülmesi gereken bir ilaç vs uygulamam çok zor beni parçalar muhtemelen.
0
nop (17.04.26)
mantar da olabilir, uyuz olmak zorunda değil.
+1
gurur
(17.04.26)
bu şekilde bir tahminde bulunmak çok zor. deri hastalıklarına doktorun detaylı bakması gerekiyor. mesela mantara mavi ışıkla bakılıyor. ayrıca her sorun da ağızdan ilaçla çözülemeyebiliyor; egzama gibi durumlarda ilaçlı banyo tedavisi falan verebiliyorlar. yaşadığınız yerdeki belediye'nin hayvan birimine güveniyorsanız, onları arayabilirsiniz (gelip, yakalayıp, tedavi eden ekipleri varsa). bu koşullar altında sizin yapabileceğiniz en makul şey, sağlıklı ve düzenli beslemek olabilir. bilmeden kullanılacak ilaç, yarardan fazla zarara sebep olur; ona girmeyin. geçmiş olsun, elinize sağlık.
+1
lil siztah
(17.04.26)
Veteriner inceleyip test yapmadan net bir şey söylenemeyeceği için ilaç alıp vermek biraz riskli. Bana ringworm gibi geldi ama net bir şey söylemek pek mümkün değil.
Yalnız bilinenin aksine ringworm kendini UV ışıkta luminesans yaparak göstermek zorunda değil, hatta bu genelde çok düşük olasılık, doktorun test yapması lazım.
Alerji de olabilir. Benim kedi durduk yere kafasını aşırı kaşımaya başlamıştı bayağı, kelleşme de başlayınca herhalde ringworm dedim. Vet önce parazit testi yaptı, değil. Sonra ringworm için pcr yaptılar neyseki o da çıkmadı. Eleye eleye en sonunda mamadan kaynaklı alerji olduğuna karar verdik. Değiştirince kaşıntısı azaldı ve geçti.
Yani bazı belirtiler birbirine çok benzediği için teşhis karışabiliyor test yapmadan. Bazen belediyelerde yakalama filesi oluyor, onu ödünç veriyorlar. Yakalayıp götürünce hasta kedilerle ilgileniyorlar. Aklında olsun.
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.
Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.
Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.
Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.
ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.
çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.
Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur (16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
0
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-1
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir. -Bir müzik aleti çalmayı öğren. -Seni sosyalleştirecek bir hobi edin. -Bir yabancı dil öğren, geliştir. -Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir. -Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır. -Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım. Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki. Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum. Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;
Sergileri takip edebilirsiniz.
Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.
Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.
Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.
Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.
Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.
Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.
Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok. Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D
Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.
Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D
Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.
Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim (15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.
ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D www.keenfootwear.com.tr
edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller. Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum. Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak). Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce. Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum. Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi? babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
Amaranta ursula
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.
Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji (12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık. Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep. Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim. Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.
Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.
Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.
Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.
Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.
rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.
Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:) oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler. hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil. yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.
Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon (09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum
sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.
Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.
Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)
ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.
ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?
jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.
fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.
bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem. Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.
çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.
whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.
her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.
beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-2
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır. Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.
Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti. Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş. Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.