Giriş
(11)

Kedinizin en sevdiği oyuncak nedir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?Teşekkürler
Merhaba,

Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.01.26)
Alüminyum folyodan yapılmış top.
0
orient blue
(05.01.26)
Bizimki de aluminyum folyo topu seviyor ama zehirli oldugu icin vermiyoruz. Diger favori oyuncagi karton sut kutularinin kapaklari. En cok onlarla tut getir oynuyoruz (atinca kopek gibi gidip getiriyor kerata).

Pet shop'larda satilan kedi oyuncaklarina pek prim vermiyor.
0
sertac akin
(05.01.26)
şu sıralar ayakkabı bağı
0
truf
(05.01.26)
Saç lastiği.
Soda kapağı.
Pipet. (Buna genelde kediler hayır diyemiyor.)
Beş on tane topu, oyuncağı da var ama yanından geçip gidiyor, pek bakmıyor.
0
a perfect lie
(06.01.26)
yeni verilen her şey 10 dakika boyunca en sevdiği oyuncak. 10 dakikadan sonra bir daha asla yüzüne bakmaz. oyuncaklarla oynamaktan hoşlanmayan bir benim kedim var herhalde.
+1
robokot
(06.01.26)
Şerit metre, mezura, örgü ipi ve şişi. Bunlar aslında benim oyuncaklarım ama paylaşmak zorunda bırakıyor.
0
beetlejuice
(06.01.26)
kalın çekip fırlatabileceği paket lastiği.
+1
orpheus
(06.01.26)
bebekken çay kaşığı ile oynuyordu şimdi 4.5 yaşında hiçbir şeyle oynamıyor. ara sıra ip ile oynatıyorum ondan da hemen sıkılıyor. lazere falan asla tepki vermiyor.
0
hold the door
(06.01.26)
Örgü şişi +1 bu nasıl bir sevmek!
+1
peki madem
(06.01.26)
pipet.
köpek gibi oyun haline getirir hatta. ben atarım o yakalar getirir.

patates kızartması ve ekmek parçası.
kaşla göz arası kaptı mı bunları bir dahaki temizliğe kadar bulamam. her yere sürükler. ağzında oradan oraya taşır.
0
art cat chocolate
(06.01.26)
Yere düşen baklagil taneleri.

Ayıklarken falan yere kuru fasulye ya da nohut tanesi düşüyor bazen.

Günlerce o minicik taneyle oynuyor.
0
anaphylacticshock
(06.01.26)
(7)

yurt dışına giderken

deranzo1
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
0
deranzo1
(02.01.26)
Avrupa için 9999€ götürebilirsin beyan etmeden. Üzerini beyan etmen lazım (ev araç satışı vs gibi)
0
Take it away honey
(02.01.26)
japonya'ya gideceğim. ama benzerdir sanırım o zaman miktarlar. 10k altına uğraştırmadan beyan istemiyorlarsa güzel
0
🌸deranzo1
(02.01.26)
10k alti problem olmamasi lazim son zamanlarda bir sey degismediyse. Ben hep o rakami baz aliyorum yillardir. Biraz fazla olsa da, hepsini ayni yerde tasimamaya ozen gosteriyorum bir de, cihazlarda gereksiz dikkat cekmesin diye.
0
bosver nicki
(02.01.26)
10.000 euro'dan az euro veya muadili para için beyan gerekmiyor.
0
Mirket
(02.01.26)
Burda yazılan öneriler AB bölgesi için. Japonya yazmışsınız, gümrük bilgilerine göre ~ www.customs.go.jp ~1 million yen nakit götürebiliyorsunuz. Yani 8k USD bu sınırı aşmış oluyor. Yanılıyor muyum? Beyansız geçiş için yani.
0
truf
(02.01.26)
tahminim her ulkenin limiti asagi yukari $10k nakittir.
bunun 2-3bin dolar ustune de kolay kolay laf etmezler, aa limit ben daha yuksekti saniyordum der gecersiniz, basima geldi ordan biliyorum.
ama 50bin cash ile yakalanirsaniz ne olur bilmem :D
-1
cooperr
(02.01.26)
sinir yok bildigim kadariyla ama belli bir miktarin uzerini beyan etmeniz gerekiyor. gittiginiz ulkenin gumruk kanunlarina bakmaniz lazim.
0
antikadimag
(02.01.26)
(5)

Kedime donut yatak alsam mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kedime donut yatak alsam mı sizce gerek var mı? Sever mı?5 aylık erkek kedim var.Yorumlarda kedilerin çok sevdiği yazılmış ama emin olamadım. Salıncak yatak ve donut yatak arasında kararsizim. Siz hangisini tercih ederdiniz? Teşekkürler
Merhaba,

Kedime donut yatak alsam mı sizce gerek var mı? Sever mı?

5 aylık erkek kedim var.

Yorumlarda kedilerin çok sevdiği yazılmış ama emin olamadım. Salıncak yatak ve donut yatak arasında kararsizim. Siz hangisini tercih ederdiniz?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(26.12.25)
Kediye bağlı. Bizimkilerden birine yatak alırsak gelir koklar, sonra gider koridorun ortasında yere yatar. Diğeri hem yatağa hem de yatağın geldiği kutuya girer gerine gerine yatar. Salıncak almam ben olsam.
+1
kobuzchu kiz
(26.12.25)
bizim part time evde takılan bir kedimiz var. en sevdiği şey. hemen yatıveriyor. yumuşak bir pike de alırsanız mutlaka yatar.

salıncak bilemedim o konuda bir bilgim yok.
0
elektr10
(26.12.25)
ben kedilerime 2 koli ıvır zıvır oyuncak her çeşit yatak falan aldım. hiçbirini kullanmıyorlar :d

belli olmazzz

cama yapışan yatağı sevmişti bir kedim ama kırıldı.

ben yine de akıllanmıyorum salıncaktan alacağım müsait bir zamanımda
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Kedimin yumuşacık minderi var hiç kullanmıyor ama peteğe asılı yatağı var o favorisi. Sıcak sıcak yatıyor.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
sevebilir de sevmeyebilir de hatta aynı anda ikisi de mümkün olabiliyor quantum durum gibi :D benimkinin vardı bu donutlardan. ilk 3 hafta hiç yatmadı sonra birden yatası geldi 3 ay severek kullandı sonra yine yatmamaya başladı. şimdi üstünden 2 sene geçti yine yatıyor. merakla bekliyorum ne zaman ilgisini kaybetcek diye yine :D
0
truf
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(6)

Kedi için çeşme tavsiyesi

rvnmakaay
Kedim için otomatik çeşmelerden arıyorum fakat evim çok küçük olduğu için gerçekten hiç ses çıkarmaması önceliğim. Paslanmaz çelik olması da hijyen açısından önemli. Belki otomatik mama kabıyla bundle şeklinde de alabilirim uygunsa. Marka-model tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
Kedim için otomatik çeşmelerden arıyorum fakat evim çok küçük olduğu için gerçekten hiç ses çıkarmaması önceliğim. Paslanmaz çelik olması da hijyen açısından önemli. Belki otomatik mama kabıyla bundle şeklinde de alabilirim uygunsa. Marka-model tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
0
rvnmakaay
(24.12.25)
Sese hassassanız hepsi ses çıkarır.
+2
gobekliraki
(24.12.25)
bizimki hoşlanmadı. alacaksanız çok pahalı da olmasın kenara gidebiliyor. bizim aldığımız da ses konusunda pek iyi değildi.
+2
awlmi
(24.12.25)
Ben d ebir ara çok bakmıştım mesela şunun gibi (www.amazon.de süper sessiz olduğu iddia edilenlerden bi tane alcaktım ama max 1 sene içinde pert olduğu yazıldığı için yorumlarda vazgeçtim. Başka benzer ürünlerde de hep 1 sene max dayanıyor yazmışlar. Denemek istersen diye örnek bırakayım dedim.
+1
truf
(24.12.25)
@truf +1

Sese çok hassas olduğum için bayağı para verip çelik ve ultra sessizlerden aldım o bile az da olsa ses çıkarıyor. Ayrıca her 3-4 haftada bir filtresini değiştirmen lazım o da bayağı masraf. Üstüne üstlük iki kere aldım ikisi de 1 seneyi dolduramadı motoru çöp oldu. Motorunu alayım desen o da sıfır parası neredeyse o yüzden hiç gerek yok bence masraf etme.
+1
koskoca kirpi
(25.12.25)
Ben bir ay önce Aryuper diye bir markanın çelik olanını aldım, sensörü var kedi yanına gelince çalışıyor, sesi rahatsız edici değil, başka odadan duyulmuyor hiç. bizim kedi musluktan su içmek için çıldırıyordu, kireçli su içmesin bari diye aldık. şimdilik alet fena değil ama uzun ömürlü olacağını sanmıyorum, 2 yıl dayansa yeterli bence.
0
creepy
(25.12.25)
Bu tür malzemeleri kullanamayan birçok kişi bana-derneğimize bağışlıyor. Biz de kalpleri kırılmasın diye alıyoruz çoğu zaman. İşe yarayanı yok. Her gün o su zaten değiştirilmeli. Bir de kediniz musluğa bir kez alıştıysa bir daha bu tür malzemeler çözüm olmuyor.
0
one minute
(09.01.26)
(7)

şu an bütün avrupa tatilde değil mi?

dedim dedim de kime dedim
almanya-italya taraflarına bir mail atıp yarın falan dönüş beklemek mantıklı değil değil mi?5'ine kadar eu kapalı dedi alman bir arkadaşım.
almanya-italya taraflarına bir mail atıp yarın falan dönüş beklemek mantıklı değil değil mi?

5'ine kadar eu kapalı dedi alman bir arkadaşım.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.12.25)
Okullar neredeyse her yerde 2 hafta tatildir buyuk ihtimalle. Ancak is tatili belirtildigi gibi ulkeye gore degisir. Hollanda mesela 25-26 Aralik ve 1 Ocak tatil sadece.
0
mbond
(23.12.25)
"Butun Avrupa" diye bir sey yok, hepsi ayri ulkeler. Irlanda resmi olarak sadece 25-26 Aralik ve 1 Ocak tatil. Ancak izinlerini yazin kullanmak yerine bekleyenler bu tarihleri baglayip izne cikiyorlar. Ama iznini baska zamanlarda kullananlar da calisiyor.

Bazi sirketler de zorla tatilleri baglatiyor, herkese zorunlu izin kullandirtiyorlar.
+1
sertac akin
(23.12.25)
Merhaba İtalya'da bir organizasyon için uzaktan çalışıyorum. tatil tarihleri 25-26 aralık ve 1-6 ocak. Ama tabii çoğu kişi ufak ufak izin almaya başladı. dönüş olmaması normal olur, özellikle birden çok kişiyi içeren karar gerektiriyorsa.
0
ansya
(23.12.25)
Resmi olarak gneelde 25-26 ve 1 ocak tatildir ama gayriresmi olarak 15inden filan itibaren önemli ise baslanmaz, 22sinden itibaren maillere cevap beklenmez cünkü cogu kisi izindedir. (Uluslararasi calisiyorum, avusturyadayim, izindeyim)
+1
kuehles blondes
(23.12.25)
evet hepsi tatilde artık. herkes zaten birleştiriyor bu tatilini ve alman arkadaşın doğru demiş.
0
elektr10
(23.12.25)
Kesinlikle değil.
Şu an bizim Avrupa'da bulunan kişilerin yüzde 80i tatilde. Geriye yüzde 20 var yani. Kime email atsam ocak başı dönülüyor.
Bu sebepten cevap bekleme.
0
logisticsmanager
(23.12.25)
5ine kadar kimse dönmez evet :) Resmi olarak 24 yarım gün, 25,26 tatil. Geri kalan günler tam araya denk geldiği için nerdeyse herkes bu günleri de alıp tatili 2 haftaya bağlıyor ya da mecburi yıllık izninden kullanmak zorunda bırakılıyorsun. En azından Almanyada mantık bu.
0
truf
(23.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(2)

dişim şişti çok ağrım var.

Fodera
cuma akşamı dişimde hafif bir sızı hissettim. cumartesi sabahı kalktığımda sol bademciğim şişmiş gibiydi. dişim hiç ağrımadığı için enfeksiyon riski aklıma gelmedi ve bir sıkıntım olmadı. ılık ıhlamur vb içtim. pazar sabahı kalktığımda sol yanağım balon gibi şişmişti. hemen ağız ve diş hastanesine
cuma akşamı dişimde hafif bir sızı hissettim. cumartesi sabahı kalktığımda sol bademciğim şişmiş gibiydi. dişim hiç ağrımadığı için enfeksiyon riski aklıma gelmedi ve bir sıkıntım olmadı. ılık ıhlamur vb içtim. pazar sabahı kalktığımda sol yanağım balon gibi şişmişti. hemen ağız ve diş hastanesine gittim. muayene oldum. augmentin 875-125 gibi bi antibiyotik başladılar 5 günlük. iburufen diye bi ağrı kesici verdiler. ayrıca antiseptik gargara ve multi vitamin aldım. antibiyotik ve ağrı kesiciyi hemen içtim. çok iyi geldi. derken yanağım hayvani şekilde şişmeye devam etti. şu an çok ağrım var. soğuk kompress yapıyorum. şişlik çok geniş ve sert. genzimde bie akıntı hissediyorum. yarın sabah özel diş doktoruna gideceğim.


sizce bu apse drenajı ülkemizde çok uygulanan bir sistem mi? bu kadar büyük bir apsenin antibiyotikle inmesini beklemek ve bu arada genizden enfeksiyonun mideye inmesi benim pek içime sinmedi. çok teşekkür edeirm.

çok uzun süredir enfeksiyon yaşamamıştım ve antibiyotik kullanmamıştım. ama her hangi bir enfeksiyon durumunda inanılmaz derece kötü oluyorum. geçmişte ameliyat sırasında entübe edilirken sanırım enfeksiyon kaptım. üç hafta boyunca çene kemiğimden deli gibi iltahap akmıştı.
+1
Fodera
(21.12.25)
Geçmiş olsun. Neyseki öyle bir şişlik olmamıştı bende ama bir apsemi drenajla indirip hemen kanal tedavisine başlamıştı doktorum. Özele gitmiştim. Devlete ne zaman gitsem antibiyotik verip yolluyorlardı ( 4 tane kanal tedavili dişim var). Özeldeki doktor "önüne gelen antibiyotik yazıyor" diye de söylenmişti ve bence haklıydı :) Devlette hastaları başından savmak için antibiyotiği iyi bir yöntem olarak görüyorlar sanırım :)
0
truf
(22.12.25)
aynisi basima geldi, antibiyotik iltahabi sokmek icin gerekli.
yarin disci bir delik acacak, oradan iltahabi cekecek.
gecmis olsun.
0
cooperr
(22.12.25)
(8)

Kişiliğinizle alakalı fark ettiğiniz son şey

sekizdokuzon
Maaşlı işte çalışamadığımı fark ettim. Bu aydınlanma şu an hayatımı bir tık allak bullak etse de hayatımın bundan sonrasını buna göre şekillendirmek durumunda olduğumun farkındayım. Sigorta primimi kendim ödemekten başka çarem yok, öteki türlüsü olmuyor. Allah yar ve yardımcım olsun artık, ne diyeli
Maaşlı işte çalışamadığımı fark ettim. Bu aydınlanma şu an hayatımı bir tık allak bullak etse de hayatımın bundan sonrasını buna göre şekillendirmek durumunda olduğumun farkındayım. Sigorta primimi kendim ödemekten başka çarem yok, öteki türlüsü olmuyor. Allah yar ve yardımcım olsun artık, ne diyelim.

Sizin böyle kendinizde saptadığınız "Şunu kesinlikle yapamıyorum, keşke yapabilsem ama yapamıyorum" dediğiniz neler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(19.12.25)
Son cümle için ;

Her şey desem yeridir herhalde hiçbir şey yapasım yok. Biriyle konuşasım bile yok keşke herkes birbirine yorum yazsa :)
+2
Rondak
(19.12.25)
bu biraz kendi yalanina inanmak gibi olmus. kim mis gibi havada gezmek varken sabahin 7sinde ise gidip omrunu curutmek ister ki?

benim farkettigim sey; kontrol gudusunun hayatin bircok alaninda olumsuz etki yarattigini farketmekti. o zamandan beridir akisina gore yasamaya basladim.
+3
buenosdias
(19.12.25)
Bir şeyi belli bir yaşa kadar öğrenip, o bilgilerle emekli olana kadar çalışıp, kazandıklarımla da kendi sevdiğim şeyleri yapıp, kendi sevdiğim insanlarla vakit geçirmek isterdim.

Ama sürekli öğrenmenin bana göre olmadığını fark ettim. (iş anlamında)

Pek azımız 20-30 yaşına kadar öğrendiği bir şeyi tamam artık deyip daha fazla o konuda öğrenmeye efor harcamadan uzun yıllar sürdürebiliyor.

Ama şahsen benim sektörüm öyle değil. Belki sevseydim başka olurdu ama iş olarak gördüğüm için ve başkasına hizmet ettiğimiz için bionic robotlar olarak yetiştiriliyoruz hissini kafamdan atamıyorum.

Diyeceksiniz ki ama kendini sürekli geliştir, sürekli birileriyle yarış halinde ol, sonunda para kazanacaksın..... yani karşılığını alacaksın.

Öncelikle ömrün o kadar vaktini vermenin karşılığı o kadar para mı emin değilim. Yani ben 100 zamanımı verdim bir evim bir arabam var. Başkası 300 zamanını verdi (aynı yaştayız) onun 2 evi 2 arabası var. Yani 200 zamanın karşılığı fazladan 1 ev 1 araba ise ben neden daha fazla zamanımı vereyim? Bir de çalıştığımız alanlar da bir nevi kurgu ya özünde. Temel doğa ve yaşam koşulları için değil de birilerinin kurguladığı alanlara ve sorunlara, yine birileri çok daha fazlasını kazansın diye çok önemliymiş gibi emek veriyor ve çalışıyoruz ya. Bu bana çok komik geliyor. Ben de alışamadım.
+4
ananiyimioguz
(19.12.25)
Yöneticilik ve girişimcilik vasıflarım eksik, tam bir işçi kafası var bende. İş hayatı ve para kazanma konularında hiçbir zaman hırslı birisi olmadım, olamadım. Gerekirse daha az kazanayım ama kafa rahatlığım ve özgürlüğüm olsun mantığındaydım. Yine de biraz daha risk alabilen bir yapım olsun isterdim.

Ortak yapılması gereken bir proje, ödev ya da iş mevzubahis olduğunda tüm ihale bana kalırdı. Neden bilmiyorum ama birdenbire tüm yükü sırtlanmış olarak bulurdum kendimi. Kimsenin yaptığı işi beğenmiyordum, kendi yapmadığım şey içime sinmiyordu. 35 yaşından sonra gelen bir güncelleme ile bu huyumu saldım gitti. Nasıl yapılırsa yapılsın umrumda değil artık
+1
kullanicadi
(19.12.25)
Birini işten çıkaramıyorum :/
İki gündür çırpındım resmen hiç bana göre bir şey değil.
Tartışıp problem yaşadığım birini göndermekte çok sorun yaşamıyorum ama böyle “durup dururken” işten çıkarma hiç bana göre bir şey değil biraz daha profesyonel olabilirdim :/
0
mutekebbir
(19.12.25)
İntikam duygusu bende yok. Affetmeye çok meyilliyim.
+2
gobekliraki
(19.12.25)
Sosyal kelebek olmak. Kalabalık ortamlar, yüksek sesle karman çorman anlamsız yapılan muhabbetler enerjimi emiyor.

Bir de birilerine bağlanmak, aynı evi paylaşmak zorunda kalmak.
0
truf
(19.12.25)
Acelecilik. Azaltmaya çalışıyorum.
0
pembediken
(19.12.25)
(3)

Köpek kulübesini neyle ısıtabilirim?

ananiyimioguz
Aklıma ilk gelen elektrikli battaniye tarzi bir şeydi ama bizimkinin sağı solu belli olmuyor oturduğu yeri kazıyor, yataklarınını ısırıyor içini çıkarmaya çalışıyor. Simdi elektrikli battaniyeyi de ısırır dağıtır falan sıkıntı çıkmasın.Sonra onu alta serip ustune incecik bi sunta gibi bisey örtmek g
Aklıma ilk gelen elektrikli battaniye tarzi bir şeydi ama bizimkinin sağı solu belli olmuyor oturduğu yeri kazıyor, yataklarınını ısırıyor içini çıkarmaya çalışıyor. Simdi elektrikli battaniyeyi de ısırır dağıtır falan sıkıntı çıkmasın.

Sonra onu alta serip ustune incecik bi sunta gibi bisey örtmek geldi ama o da ısıtıyı fazla iletmeyebilir, emin olamadım.

-‐----

Şimdi de aklima infrared lamba geldi şu bazi kumeslerde ahirlarda falan kullanilan...
Facebook video linki: www.facebook.com

Ama bu da kış aylarında sürekli yanarsa elektrik çok fark eder mi bilemedim 100W 150W falan varmis gerçi cok etkilemez gibi ama diger cekincem şu,
Bunlar isininca durup tekrar yanmiyordur ufo gibi. Cok sıcak olur da hayvan pişerse de sıkıntı. Veya kışın işe yaramaz da etki etmezse de sıkıntı.

Ne yapsam bilemedim. Ufo falan hem tehlikeli olur uzanabilir hem de çok yakar.

-------

Isıtıcı fan demeyin onlar da çok güç harcıyor. Bana şöyle uzun sureli 1m2 alanı ılıtmaya yarayacak bişey lazım.
0
ananiyimioguz
(16.12.25)
Köpek için kulübede ısıtıcı kullanılmamalı, çünkü doğal kürk adaptasyonu bozulur. Siz kulübenin ısıtılmasına değil, ısı kaybını azaltmaya odaklanın. Tahta palet vs. ile yere temas etmesini engelleyin, yan duvarlarını strafor/köpük vs. ile izole edin, girişine de nalburdan alacağınız en kalın muşamba/brandadan dikey şeritler halinde keseceğiniz bir perde yapın. Bu şekilde kendi vücut ısısı ve soluğu ile içerisi dışarıdan 5-10 derece daha sıcak olur.
+5
zaman ilac degil insanlar unutkan
(16.12.25)
Acikcasi buyuk ırk olsa kulubeye bile gerek yok diyebilirdim dedikleriniz mantikli ama kucuk irk icin de gecerli mi bunlar? Kıyafetini giydirmesem aksam cok cabuk titriyor.
0
🌸ananiyimioguz
(16.12.25)
Ek olarak şu battaniyelerden düşünebilirsin, (git: www.amazon.com
0
truf
(17.12.25)
(4)

sözlüğe erişimde

parka
Problem mi var?
Problem mi var?
0
parka
(16.12.25)
Ben de bağlanamıyorum şuan.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
evet akşamdan beri berbat sözlük, bi arkadaşla mesajlaşıyorum o yüzden sürekli bakıyorum saatlerdir. ara ara kopuyordu, sonuncusu bir saati geçti. cloudflare itinin bk yemesi muhtemelen.
0
der meister
(16.12.25)
mars dc'deki kesintiden ötürü olduğunu okudum ama bilmiyorum.
0
truf
(16.12.25)
yarım saat önce yine girilmiyordu
0
eja
(16.12.25)
(7)

Yayımlanmamış tez?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir tez savunulup, basımı yapılıp ve ilgili enstitüye teslim edildikten sonra yayımlanmış sayılmıyor mu? Google akademikten yüksek lisans tezime atıf verenlerin atıf şekline bakıyorum da biri "[Unpublished master’s thesis]" olarak belirtmiş iki farklı yayınında. Başka biri de: [Yü
Merhaba arkadaşlar,
Bir tez savunulup, basımı yapılıp ve ilgili enstitüye teslim edildikten sonra yayımlanmış sayılmıyor mu?

Google akademikten yüksek lisans tezime atıf verenlerin atıf şekline bakıyorum da biri "[Unpublished master’s thesis]" olarak belirtmiş iki farklı yayınında.

Başka biri de: [Yüksek lisans tezi, X Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi. şeklinde bence doğru bir biçimde göstermiş. Hangisi doğru? Bir de google akademikte görünmüyor ama başka bir çalışma daha var benim teze atıf yapan. Haliyle göremediğim atıf yapan diğer çalışmaları merak ediyorum. Kesin olarak görebileceğim bir yer var mı?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(12.12.25)
Makale çıkmışsa yayınlanmıştır.
0
michael harddd
(12.12.25)
Enstitü tezinde deişiklik istemeyip kabul ettiyse YÖKte 2 hafta - 2 ay arası değişen bi sürede yayınlanıyor. Ondan sonra yayınlanmış kabul ediliyor.

Google scholarda göremiyorsan akademik bir çalışma olayabilir atıf yapan.
0
truf
(12.12.25)
@truf,
Enstitü tezde değişiklik talep etmedi, tezi vereli 3 yılı aştı. Atıf yapıp göremediğim kişi de doktora tezinde atıf yapmış benim teze.
0
🌸Amaranta ursula
(12.12.25)
Bir yayınevi tarafından kitap formatında basılmadıkça "yayımlanmamış" sayılır.
+1
kiminromeosu
(12.12.25)
Yayımlanmamış: makalesi/kitabı çıkmamış.
0
evrim halkasi
(12.12.25)
Çok güzel soru. Eskiden tezler üniversite depolarına koyulur, bir kitap olarak basılmadıkça, yani genel okuyucuya sunulmadıkça "unpublished" olurdu. Şimdi çeşitli elektronik depolarda tezler bulunabiliyor (YÖK, Proquest) ve bazı tanımlara göre bu onları "published" yapmaya yetiyor. İlginçtir, bu tanımları Kanada'dan iki sitede gördüm:

libguides.jibc.ca

library.ulethbridge.ca

(Çok da araştırdığım söylenemez :) )

Makalenin yayımlanması tezi yayımlanmış yapmaz diye düşünüyorum. Resmi olarak bu tezin "tümünü" (sadece bilimsel bilgi değil, tüm içerik) içermediği için teze "published" demeye yetmez sanıyorum.

Edit: Atıf yapan diğer çalışmayı bulmak için belki akademik olmayan, normal(!) Google'da tezinizi ve adınızı aratmayı deneyebilirsiniz.
0
cosmicstring
(12.12.25)
tezin published olmasi icin yayinlanmasi lazim.
senin tez eger bir dergide yayinlanmadi ise - ki zaten komple tez dergide cikmaz - published degildir.
tezin bir kopyasinin universitenin kutuphanesinde durmasi yayinlandigi anlamina gelmiyor.
0
cooperr
(14.12.25)
(6)

Sokak kedilerini eve alma

egerbiryolcu
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakma
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.
Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakmayacağım için geri çıkarıyorum bir süre sonra.
Bugün kardeşi de geldi. İki uç saat uydular. Ben salona geçince disari çikardim onları. Bu defa salon tarafindaki cama gelip bı müddet içeri girmek istedi bı tanesi.

Bu defa üzüldüm. Yanlış mı yaptım fazla mı alişti diye. Bu arada dışarda içine battaniye koyduğum kedi evi var. Üç kedi birden yatiyolar genelde. Onun dışında kocaman bı kömürlük alanı var kapalı. Oda gibi yani orası da tahtalar çuvallar kartonlar falan var. Zaten çok soğuk yağmurlu havalarda orayı kullanıyorlar ama bize göre soğuk ama yağışsız havalarda hep pencerede bizi görebilecekleri yerdeler.

Hani böyle arada içeri almaya devam edeyim mi yoksa alamayacağım günlerden dolayı hiç mi almayayım. Bu arada gelince aşırı mutlu oluyolar mirildamalari bitmiyor. Sıcak battaniye güvende hissetme bı de sarman olmalarından dolayı daha mı sosyallesmeyi seviyorlar nedir anlamadım.

Ne yapayım sizce, duygusal manipülasyonlarina kanmamali miyim, gerçekten çok mu usuyorlardir? (Şimdi yine geldi pencereye beni içeri al diye miyavliyor anneannem var o yüzden salona alamam)


hizliresim.com
+1
egerbiryolcu
(12.12.25)
buna cat distribution system deniyor. panik yapma ve kabullen. artik iki sarman anasisin.
alismislar artik. güvende olduklarini bildikleri icin daha iyi uyuyorlar. günahtir. atma disari. kediler 21 derece civarinda komforlular, havalar 18 derece altina düsünce cok üsüyorlar.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Kancalı kurtlara falan da annelik etmemek için öncelikle aşılarını tamamlasan iyi olur gibi sanki.
+1
Mirket
(12.12.25)
Kedici biri olarak ben de kedilerin üşüdüğünü sanıyordum fakat kuzey ülkesine taşınınca farkettim ki kediler üşümüyor. -25 derecede sokakta yatan kediler var. Hep gördüğüm bi kedi grubu var mesela istese girer bir cafeye sıcacık ısınırlar ama girmiyor sokakta yatıyorlar. Geçen kış dize kadar karda hoplayıp zıplayıp oynuyolardı.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok tatlılar. Anneannen de görse, iki söylenir, üçüncüye ayağında sallar ninni söyler gibime geliyor. Tertemizlermiş.
+3
love and trust
(12.12.25)
Tebrikler, seçilmiş kişisin. Artık seni sahiplenmişler :D Ama sürekli eve alacaksan aşılarını yaptır derim. Böyle bir sarman vardı teyzemin bahçesine sürekli gelen, genç yaşta hamile bırakmışlar, doğumdan sonra teyzem kısırlaştırdı. Fakat bu defa da sürekli dayak yiyerek dönüyordu diye eve almaya başladı aşıları yaptırıp. Gündüz çıkıp dolaşıp gece evde yatıyordu. Hayvanın resmen kendine güveni gelmişti. Gerçi sonra hastalandı ve şu an aramızda değil ama en azından son zamanlarını huzurlu geçirdi :)
+1
truf
(12.12.25)
Onlara dışarıda konforlu bi alan yaratmışsın zaten, eve alıp alıştırmanın mantığı yok.
Canlı tabiatı gereği hep daha konforlu alan zaten arar.
Bu havalarda kedi üşümez, sıcak yerde uyumayı severler.
0
duyuruuser
(12.12.25)
(10)

Oğlum ve kedi maması/suyu

Gradient_tabanlı_mor
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor. Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor. Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kal
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor.
Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor.

Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kaldırsak dolap üstlerine filan hem bittiğini görmek zor olacak hem değiştirmek zor olacak.
Tek tek mama veren makineler var ama onu da oyuncak eder diye düşünüyorum. Başka çözüm aklına gelen var mı? Nasıl bir şey yapabiliriz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Evde bir odayi cocugumun ulasimina kapar, o odanin kapisina da kedi kapisi acardim. Kedim istedigi gibi odaya girer cikar ama oglum giremezdi.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
engel koysanız önüne? çit gibi şeyler var ya bebekler yukarı kata çıkmasın diye merdivene koyulan, kapı versiyonuda var
www.amazon.com.tr

veya şöyle bişey?
www.hepsiburada.com
+1
eja
(11.12.25)
@eja evet bu çitlerden oğlum geçemez ama kedi geçebilir mi emin olamadım. Biraz yaşlı olduğu için o kadar hoplayabilir mi bilmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Biz mamaya/suya yaklaştıkça "hayır, yapma" diyerek, gülmeyerek ve birazcık da sert şekilde söyleyerek alıştırdık. Hala suyla kendini ıslatıyor ama nadiren.
+1
eisberg
(11.12.25)
Otomatik mama/su kabı işinizi görmez mi?
+2
truf
(11.12.25)
Oğlunuzun görebileceği bir yere fake mama ve su kabı koyun. Kedinin mama ve suyunu başka odada verin.
+3
gnosis
(11.12.25)
Ben kedim suyu surekli doktugu icin dusakabinin icine koydum. her dustan sonra yeniliyorum tabi. sizin icin de uygun olabilir gibi geldi. bebek dusakabine/kuvete girmiyodur diye dusundum.
+1
lamartin
(11.12.25)
Bu sorun bizim oğlan küçükken bizde de vardı. Ev iki katlı olduğu için mama ve su kabını merdivene koymuştuk. Kedimiz engelliydi bu arada ama merdiveni tek tek çıkabiliyordu yine de rahat çıkması için yoga matından ona yürüme rampası yapmıştım. Belki merdiven olmasa da böyle yüksek bir yere koyup kolay çıkması için rampa ayarlayabilirsiniz.
+2
suicides underground
(12.12.25)
oğlunuza kızmayı düşündünüz mü? en kısa ve en etkili çözüm.
-1
plastic_angel
(12.12.25)
@plastic_angel

Tabi ki dünyaya geleli henüz 15 ay olmuş konuşmayı bile bilmeyen “bebeğime” kızmayı düşünmedim.
Kafayı yediniz herhalde.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
(8)

Bir insanı hangi şartlarda ciddiye alırsınız?

sekizdokuzon
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim. Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?Teşekkürler.
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim.

Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.12.25)
Hayata bütüncül ve çok boyutlu bakabiliyorsa
+3
grimavi
(09.12.25)
Mantıklı ve ben-merkezcilikten uzak konuşuyorsa sevip ısınamadığım insan bile olsa ciddiye alabiliyorum.
+1
truf
(09.12.25)
Herhangi bir sorun karşısında şikayetle oyalanmak yerine sorunu ortadan kaldırmak için gerçekten aksiyon alanları ciddiye alırım. Bir de kendi yargılarını kenara bırakıp karşısındakini anlamak için dinleyen insanları
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Farkındalık düzeyi yüksek.
0
rock n roll
(09.12.25)
ağız ishali değilse ve gözlerinde o -salak olmayan insan- pırıltısı varsa ciddiye alırım.
0
lüzumsuz adam
(09.12.25)
Maslow'un piramidinde üst seviyede olanları ciddiye alırım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Az önce çiftlerin yarıştığı bir yarışma programı izledim. Finale kalan 2 çift vardı. Ödül: son model sıfır araba

Çiftlerden birinde kadın olan kişi, eşine;
Bu yarışmayı kazanıcaksınnnn!!!!
Alıcaksınnn!!!!
Yapıcaksınnnn!!!


O kadar irrite ediciydi ki. Diğer çift ise aralarında şöyle konuşuyorlardı. Tamam yapamazsak sorun değil, nasipte varsa alırız.. minvalinde daha tevekkül cümleleri kuruyorlardı. Tabi bu tatlış çiftimiz kazandı.

Bir insanı ciddiye almam için, elinden geleni yapsa da bir yapamama payı bulunabileceğini idrak ve hesap edebilen, herşeyin insanın kendi elinde olmadığını bilebilme tevazusunda olması gerekir.
+1
love and trust
(10.12.25)
karsimdaki capini, yani ne yapip ne yapamayacagini biliyorsa ciddiye alirim, ki boyle insan bulmak zor. "her isi yaparim, her seyi ben bilirimci" birisini ciddiye almam.

titriyle sohbete baslayani, kendini oveni ciddiye almam.

bir de artik boomer tayfa iyice sekerlendi, deneyime saygi duysam da onlari ciddiye almakta zorlaniyorum.
+1
cooperr
(10.12.25)
(12)

İstifçilik sendromu (hoarding disorder) sorunu hakkında yardım

10551037
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri aktaracağım. Uzun yazacağım, bu nedenle zaman ayıracak olanlara şimdiden teşekkür ederim. Uzun yazmamın nedeni ise, ben bir istifçilik sendromu olduğunu düşünmeme karşın başka ve benim düşünemediğim bir sorun da olabilir, belki benzeriyle karşılaşmış biri nokta atış teşhisi koyar.

Kendisi 60-70 yaşlarında. Muhtemelen 2-3 sene önce taşındı, daha eski değil. Ev sahibi değil, kiracı. Eşinin vefat ettiğini biliyorum (Bunu biraz sonra açacağım). Yeni taşındığı zaman eve ara sıra gelen bir beyefendi vardı, evime girip çıkarken ancak kendisi uzun zamandır yok, en azından hiç denk gelmedik. Bu beyefendinin de yaşı az değil, oğlu/yeğeni olması pek mümkün görünmüyor (Münasebetleri nedir hiçbir fikrim yok, zaten konu hanımefendinin özel hayatı da değil. Aralarında bir gönül birlikteliği, arkadaşlık ya da akrabalık değil de bir iş yapıyorlarmış izlenimi almıştım ilk başta ancak yanılmış olabilirim. Neyse, bu detayın çok bir önemi yok sanırım. Beyefendiyi şimdi görsem yüzünü hatırlamam, epeydir yok ortada ya da bana denk gelmedi). Bir kızı olabilir, bir kere evden çıkarken karşılaştık ve asansöre birlikte bindik. Kendisini sadece bir kere gördüm. Taşındıktan kısa süre sonra sokakta bir köpek buldu ve sahiplendi, sanırım dairesinde köpek ve kendisinden başka daimi yaşayan canlı yok (Umarım yoktur, kemirgen varsa vay halimize).

Dairesine hiç girmedim, kapısını da çalmadım. O da aynı şekilde. Haftada 1-2 kere karşılaşıyoruz ve selamlaşıyoruz. Hiçbir gerginlik yaşamadık. Saygılı bir insana benziyor, en azından bana karşı doğrudan bir saygısızlığı olmadığını açıkça söyleyebilirim.

Bizim katta 3 daire var. Benim dairem ortada. Bir uçta sorun yaşamadığım komşum, diğer uçta bu komşum komşum ve asansör mevcut. Asansör kapısıyla komşumun dairesinin kapısı yan yana.

Bu hanımefendi taşındığından bu yana bazı gariplikler gözlemliyorum.

1. Dairenin kapısı sık sık açık oluyor. Anadolu'da küçük ya da orta büyüklükte ve komşuluk ilişkilerinin sıkı olduğu bir apartmanda yaşasak bunu çok garipsemem ancak İstanbul Şişli'de 20 dairenin olduğu büyük denilebilecek ve komşuluk ilişkilerinin özellikle kiracılar arasında görece az olduğu bir apartmandayız. Ben iri sayılabilecek bir erkek olarak kapımı açık bırakmaya asla cesaret edemezken bu hanımefendinin kapısını bir alışkanlık olarak açık bırakması bana hiç normal gelmiyor. Hadi cesaret kısmını geçtim, bizim apartmana sıkça kedi girer. Özellikle garaj kapısından bolca kedi girer ve apartmanda dolaşırlar. Bunlar biraz yüzsüz arkadaşlar, eve de dalarlar, başıma geldi birkaç kere. Sadece kedi girmesi riski dahi kapımı kapalı tutmak için yeterli ki garaj denen yerde zaman zaman fare olması da bana garip gelmez.

2. Kapı bazen sonuna kadar açık, bazen de uzaktan bakıldığında kapalı olduğunu düşünülecek kadar örtülü oluyor. Kapı eskiden sonuna kadar açık olurdu, son zamanlarda açık olduğu zamanlarda ise hep örtülü. Kapı sonuna kadar açıkken ben, kardeşim ve annemin farklı zamanlarda gördüğümüz kadarıyla, antrede yığın halinde çeşitli ve bizce garip eşyalar vardı. Bazen kırpıntı denebilecek tekstil artığı kumaş parçaları (bizim sokakta bol miktarda ufak çaplı tekstil atölyeleri mevcut), bazen onlarca çift ayakkabı (buna tanık olduğumda dairenin antresinin ışığı kapalı olduğu için ayakkabıların eski mi yeni mi olduğunu göremedim, bir de dairenin içine dik dik bakmak istemediğim için anlık bakıp şaşırıp kafamı çevirdim.) bazen çok sayıda koli/paket (bunları gördüğüm zaman yukarıda bahsettiğim beyefendiye de denk geldim, bu paketleri birlikte satıyorlar diye düşünmüştüm), bazen kocaman bir çalışma masası ve kanepe (daire taş çatlasa 70 m2, yani küçük bir daire ve antrede kanepe var) gibi dairenin doğal dokusuna uymayan, sanki dışarıdan getirilmiş gibi duran, daireye sığması pek mümkün olmayan garip eşya kümeleriyle karşılaştık.

3. Şunu mutlaka söylemem lazım: Elinde az ya da çok fark etmez, ilk bakışta garip gelen eşyalarla daireye girdiğini görmedim ancak oldukça geç (geceyarısı 2, bazen 3) saatlerde zaman zaman asansörün bizim kata geldiğini ve komşumun kapısının açılıp kapandığını duyuyorum (Eğer gerçekten istifçiyse, 20 daireli büyük bir apartmanda elinde garip eşyalarla içeri girerken mümkün olduğunca dikkat çekmemek için bazı taktikler geliştirmiş olabilir ancak ben kendisinin istifçi olduğundan yeni yeni şüphelenmeye başladığım için giriş çıkış seslerini bu düşünceyle takip etmedim ve değerlendirmedim). Arada elinde bez torbalarla geldiği oluyor ancak bunların içinde ne olduğunu bilmiyorum.

4. Sokağa köpeğini gezdirmeye çıkıyor ancak yanında eski bir bebek arabası oluyor. Biraz korku filmi tadında olduğunun farkındayım ancak meraklı görünmemek ve garip durmamak adına cesaret edip de bebek arabasının içine bakmaya fırsatım olmadı, bu nedenle arabanın içinde bir şey olup olmadığını bilmiyorum.

5. Yakın zaman önce annem bendeydi. Annem evden çıkarken hanımefendiyle çıkarken karşılaşmışlar ve kısa bir sohbet yapmışlar. Hanımefendi anneme "Eşimin vefatından sonra böyle oldum." demiş. "Böyle oldum" lafına dair bir açıklama yapmamış, annem de sormamış.

Bu ilk 5 maddede beni rahatsız eden bir durum yoktu ancak yaklaşık 1,5 senedir beni rahatsız eden ve komşuluk denen kavram dikkate alındığında yaşanmaması gereken olaylar yaşanmaya başlandı.

6. Köpeği evde tek başına bırakıp dışarı çıkmaya başladı ve köpek hanımefendinin evde olmadığı saatler boyunca havladı. Bu durum birkaç gün boyunca devam etti. Sıkça evden çalıştığım için bu duruma ilk elden tanık oldum. Birkaç gün sabrettikten sonra hem köpeğe üzülmem hem de köpeğin gürültüsünün çalışma ortamımı bozması nedeniyle kapısına bir not yazarak köpeğin gün boyu havladığını belirterek köpeği evde tek başına bırakmamasını rica ettim. Bu durum bir daha tekrarlanmadı.

7. Yakın zaman önce zaten dar olan merdiven sahanlığına bir çalışma masası konuldu. Oturduğum katta 3 daire olduğu için bunu hangi komşumun yaptığından emin değilim ancak şüphelerim bu soruma konu olan komşuma yöneldi. Hemen aksiyon almak yerine bir süre beklemeye karar verdim. Aslında hemen aksiyon alsam yanlış bir şey yapmış olmazdım çünkü bu masa hem sahanlığı ciddi anlamda daraltıyordu, hem de benim kapımın dibine itilmiş vaziyetteydi. 3-4 gün bekledim. Masa yerinden kıpırdamadı. Yine doğrudan bir tartışmaya girmemek adına bu sefer apartmanın girişindeki panoya ve asansöre bir not yazarak masanın sahibinin masayı ortak alan olan apartman sahanlığından kaldırmasını rica ettim. Masa ertesi gün kaldırılmıştı.

(Bu noktada iki olay için de neden doğrudan konuşmak yerine not yazdığım sorulabilir. Bunun birkaç temel gerekçesi var: İlki, ben bekar bir erkeğim ve hanımefendi de en azından annem yaşında bir kadın. Akıl sağlığı/dengesi ve muhakemesi ne durumda olduğunu bilmediğim biriyle, hele erkek olarak bir kadına şikayetimi iletmeye cesaret edemedim çünkü nasıl tepki vereceğini bilmiyorum. İkincisi köpek olayında sesin nereden geldiği belliydi ancak masa olayında masayı kimin bıraktığından emin olmadığım için, kimin yaptığını bilmeden doğrudan şüphelendiğim komşuma gitmek doğru olmazdı. Bir gerekçe daha var, bunu 9 numaralı maddede açıklayacağım ve en önemli sorun da o zaten.)

8. Rahatsızlıklarımın arttığı ve artık komşuluk ilişkisi bakımından işin katlanılamaz hale gelmesinden korktuğum olayların başlangıcını anlatayım: 6-7 ay önce komşum kısa aralıklarla tavada birkaç kere balık kızarttı. Bu kızartmalar sırasında daire kapısı açıktı. 10 katlı apartmanın daracık sahanlığını korkunç bir balık kokusu kapladı. Ben balık severim, kızarmış balık kokusu bana pek koymaz ancak bu öylesine korkunç bir kızartmaydı ki asansörden inip dairemin kapısını açana kadar gerçekten perişan oldum. Bu kızartma fasıllarından birinde annem ve babam da bendeydi ve onlar da oldukça rahatsız oldular. Neyse ki kapımın etrafında güzel bir conta var ve bu conta kokuyu çok iyi izole ediyor. Balık kokusu dairemin içine hiç girmedi diyebilirim. Bu nedenle sadece apartman sahanlığında maruz kaldığımız kızarmış balık kokusuyla, yani görece düşük bir hasarla meseleyi atlattık.

9. En sıkıntılı konuyu sona sakladım. Komşum yaklaşık son 6 aydır dairesinin kapısını sonuna kadar örterek açık bırakıyor. Kapı örtülü olduğu için içeride ne var ne yok bilmiyorum ancak sorun şu: Daireden gerçekten kesif ve kötü bir koku geliyor. Komşumun kapısıyla asansör yan yana. Asansörü çağırdığım zaman, eğer kapı açıksa asansörün kapısının önünde beklemek imkansız, öyle kesif bir koku geliyor. Bu durumda birkaç adım geri atıp, asansör ve komşumun kapısından 2-3 metre uzaklaşıp, asansör kata geldiğinde burnumu kapatıp hızlıca asansöre binmek zorunda kalıyorum (Ne yazık ki, ben de kokuya karşı fazla hassasım hoşlanmadığım kokular beni herhangi bir insana göre çok daha büyük bir hızla kusma seviyesine getiriyor). Bu arada, bu koku öyle ölü hayvan kokusu falan değil, ondan neredeyse eminim. Nasıl bir koku derseniz elbette tarif etmesi zor ama muhtemelen çok uzun süre temizlenmeyen bir ev, içindeki çok sayıda gereksiz (hatta belki de çöpten toplanan) eşya ve evde yaşayan köpeğin kendi kokusundan oluşan, bilmediğim başka şeylerin de kokusunun eklendiği ve kronikleşen bir kokudan bahsedilebilir sanki (Bu arada hep aynı kokudan bahsediyorum. 1 hafta önce başka 2 hafta önce daha başka bugün başka bir koku değil). Buraya kadar yazdıklarım doğrudan bir istifçilik sorununu tek başına ispatlamasa da özellikle koku meselesi bana istifçilik ya da benzeri bir sorun olduğunu düşündürüyor. Bu koku meselesi komşumun kapısını çalmamam için en önemli gerekçe çünkü o koku beni en fazla 15 saniye içinde kusma noktasına getirir.

Şimdi gelelim benim derdime, sınırlarıma ve olası (ya da olamayacak) çözüm önerisi taleplerime:

Sorunlar:

1. Komşumun evinde ne yaptığı beni rahatsız etmediği ve komşuluk nezaketinin dışına çıkmadığı sürece umrumda değil. Beni ilgilendirmez. Ancak gerçekten istifçiyse bazı riskler var tüm apartman için. Bunların en önemlisi yangın. Okuduklarıma göre yangın riski denen istifçilik sendromundan muzdarip insanların evlerinde (çöp ev) herhangi bir eve göre çok daha yüksek ve bu durum oldukça riskli.

2. Elektrik ve su tesisatında çıkabilecek olası sorunlar: Buna dair çok yeni bir haber yapılmış, çok tatsız tecrübeler mevcut: www.milliyet.com.tr

3. Koku. Şimdilik komşumun dairesinin kapısı kapalı olduğu sürece neredeyse sorun yok (hafif bir koku geliyor ama katlanılamayacak gibi değil) ancak kapı açıkken gelen koku, menzili şimdilik düşük olsa da etkisi yıkıcı.

Olası çözümler ve sınırlar

1. Dava yolu ile tahliye etmek: Hukuken mümkün ancak son derece zor. Ayrıca sağlayacağı yarar da son derece düşük çünkü dava oldukça uzun süreceği gibi, ben de kiracı olduğum için yarın bir gün bu evden taşınma olasılığım var. Kendim bir avukat olarak, bu sorunun mevcut yargı düzeni içinde çözülmesini pek mümkün görmüyorum. Ha dava kazanılır ama o kadar uzun sürer ki davayı kazandığımıza değmez. Hele şu ekonomik şartlarda koku en azından sadece beni, belki bir de bulunduğumuz kattaki diğer komşumu rahatsız ederken, diğer dairelerin bu durumdan haberi bile yokken böyle bir hukuki mücadeleye girişecek enerji ve para ayıracaklarını hiç düşünmüyorum. Bu seçeneği doğrudan eledim.

2. Konuşmak: Kendisiyle konuşmak yararsız olacaktır. Bu insanlar gerçekten psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyuyorlar ve bu desteği benim sağlamam mümkün değil. Hanımefendinin adını bile bilmiyorum. Zilde yazmıyor. Yeni taşındığında gelen bir beyefendiden bahsetmiştim, aylardır görmedim. Kızı olduğunu düşündüğüm bir kadın vardı, onu da aylardır görmedim. Bu seçenek de çıkmaz sokak.

3. Konuyu apartman yöneticisine götürmek: Yöneticimizi çok az tanıyorum ve kendisi bu topa girecek biri değil. Hoş, yönetici ben olsam ben de tek başıma bu topa girmezdim. Bu konunun apartman içinde konuşulması ve yöneticiye bu konuda kat maliklerinin desteğinin verileceğinin söylenmesi için kat maliklerini toplantıya çağırmak gerekir ancak bu toplantıdan çıkacak sonuç da en iyi ihtimalde yargı yoluna başvurmak olacaktır, bu yol yukarıda anlattığım gerekçelerle çıkmaz sokak. Kaldı ki kat malikleri de yumurta kapıya dayanmadıkça harekete geçmeyecektir.

Bu konuda biraz okuma yaptım, bazı ufak araştırma/belgeselimsi videoları ve psikiyatri uzmanlarının yorumlarını izledim. Biraz da haber okudum. Durum sıkıntılı, böylesine bir sorunu çözebilen bir komşuya rastlamadım. Tüm haberlerde bir lanet etme ve isyan mevcut.

Sorum şu: Böyle bir durum yaşayan kimse var mı? Varsa, ne gibi yöntemler izlediler? Bu yöntemler neler oldu, başarılı ve başarısız yöntemleri benimle paylaşır mısınız?
-9
10551037
(05.12.25)
bi önceki yaşadığımız apartmanın en alt katında böyle bi hoarder vardı şüpheye yer bırakmayacak şekilde. çöpe bişey atardık, eski eşya vs. giderdi alırdı 5 dk içinde. Sokaktan görünüyordu dairenin içi, yürümeye yer kalmayacak şekilde doluydu. Orda yaşadığımız süre boyunca korktum o daireden çünkü yangın tehlikesi de oluşturuyormuş bu hoarding olayı.
apartman grubundan çıkmayı unutmuşuz, geçen bir mesajlaşma oldu o dairenin içinin boşaltıldığıyla ilgili, taşınma gibi değil de çöplerin çıkarılması.
Yangın tehlikesi olmasından hareketle acaba belediye aranabilir mi?
0
turk kizi
(05.12.25)
Neden eksi vermişler onu anlamadım. Çok ilginç bir durum bence. Üstelik yangın ve istifçilik bağlantısı aydınlanma yaşatti. Yeni bir şey öğrendim. Çözüm için o kokudan yola çikilarak apartman sakinleriyle yöneticiye danisilamaz mi acaba. Yazı uzun olduğu için gözden kaçırmış olabilirim üç daire sanırım kalabalık bir apartman değilse sizden başka şikayetçi olan yoksa onu bilemedim. Ama bir kişi bile varsa ortak hareket edilebilir belki.
0
egerbiryolcu
(05.12.25)
belediyeye şikayet et.

uzun uzun ve düzenli tertipli yazmışsın. helal olsun bro.
+1
gabe h coud
(05.12.25)
Ben olsam önce apartman yönetimine sorarım, buradan kokular geliyor, komşunun garip garip huyları var, iti de sürekli havlıyor derdim. Bence yöneticilerde o dairede oturan kişiyle ilgilenen kimsenin telefonu da vardır, şikayeti ona iletirler. Baktım ilgilenen yok, direkt belediye melediye neresi yetkiliyse gider şikayet ederim.
0
lamborcini
(05.12.25)
Komşu istifçi sen obsesif ters denk gelmişsiniz.
+3
mikahakkinen
(05.12.25)
Avukat olduğunu söylediğin için daha iyi bilirsin ama elinde somut bir delil var mı? Bana bunların hepsi şüphelere dayanan tahminler gibi geldi. Mesela hiç bir bahaneyle kapısını çalıp bir şey ikram ettiniz mi eve göz ucuyla bakabilmek için? Yani elinizde bu durumu ispat edebileceğiniz net bir şey var mı?

Onun dışında o pis koku hemen hemen her yaşlının evinden gelen bir şey. Benim alt komşum da 90larında olduğunu tahmin ettiğim bir hanım, yanlız yaşıyor ama her kapıyı açtığında burun yakan bi rutubet kokusu yayılıyor evden. Onun bir altında da 80lerinde olduğunu düşündüğüm bir bey yaşıyor onun evden de benzeri ama daha hafif bir rutubet kokusu geliyor (+ yasal dozda olduğunu düşündüğüm kenevir kokusu ama bu konu dışı :D).

60-70 arası henüz tam anlamıyla yaşlı kategorisi sayılmaz bana göre ama yaş giderek ilerledikçe genel anlamda bir biriktirme hobisi gelişiyor çoğu insanda. Bazen eskiye özlem, bazen vefat eden yakınlarını yanlarında hissetmek için, bazen de çoluğu çocuğu torunu annesinin/anneannesinin evlerini depo gibi kullanmasından ötürü eşya birikimi olabiliyor.

Şüpheleriniz mantıklı ama somut bir şey var mı elinizde şikayet ettiğinizde gösterebileceiniz?

Ben de öncelikle apartman yönetimine durumu bildirip toplantı yoluna gidilip başkaları da bu şekilde şüphe etmiş mi ne yapılabilir diye tartışma ortamının yaratılmasını daha mantıklı buluyorum ilk adım olarak.
0
truf
(05.12.25)
@turk kizi: Bir arkadaşım belediyenin müdahale ettiğine dair daha detaylı bilgi verdi, belediyeyle görüşeceğim.

@egerbiryolcu: Apartman kalabalık, 20 daire var. Eksi verenlerin neden eksi verdiklerini ben de bilmiyorum, gelip delikanlı gibi açıklama yaparlarsa anlarız. "Rezalet puanı" denen eşikleri yüksek olabilir, gelen koku bu kadar uzun soru sormaya değmez diye düşündüler herhalde, en azından aklıma gelen ilk şey bu oldu.

@gabe h coud: Rica ederim. Belediye önerisi yoğunlaşıyor, görüşeceğim.

@lamborcini: Yönetici durumun farkındadır, farkında olmak zorunda çünkü kendisi her ay aidat topluyor. Kapıyı her çaldığında evden gelen kokuyu almaması imkansız. Ancak aidatı havale vs yoluyla komşumun bir yakını ödüyorsa durumdan haberi olmayabilir.

@mikahakkinen: Obsesyon nedeniyle hiçbir şey yapamaz hale gelen birini ve tedavi sürecini yakından gördüm. Herkesin bazı sorunları elbette var ancak obsesyondan bahsedilmesi için bu obsesyonun kişinin günlük hayatına zarar vermesi gerekir. Kendimin ve etrafımdakilerin görebildiği kadarıyla bende günlük hayatıma zarar veren bir obsesyon yok. Kaldı ki davulun sesi uzaktan hoş geliyor, kapısından gelen kokuyu alsan ondan sonra anlarsın ben mi obsesifim yoksa burada sıkıntılı bir durum mu var.

@truf: Yaşım ve hayat tecrübem gereği bu kokunun öyle her yaşlının evinden gelmediğini kolayca bilebilecek konumdayım. Bizim de yaşlı akrabalarımız ve eşimiz dostumuz var ve evden gelen koku, herhangi bir koku değil. Hele öyle herhangi bir rutubet kokusu falan hiç değil. Evine gidip bir şey ikram edebilmem söz konusu değil çünkü o kokuya ben dayanamam. Yakın zaman önce bu kokuya benim tarafımdan tanık olan başka kişiler de oldu ve kokunun dayanılır gibi olmadığı hususunda oybirliği ile hemfikiriz. Elimde kokudan başka somut bir veri yok ancak hanımefendinin taşındığı sürenin başından itibaren gözlemlediğim hususlar bir anomali olduğunu ortaya koyuyor, bunu da sorumda detaylı bir şekilde ifade ettim. Derdim de sadece evin temizlenmesi ya da son kertede komşumun tahliye edilmesi değil çünkü bunlar yapılsa dahi sorun çözülmüyor, sadece öteleniyor ve başkalarının sırtına yükleniyor.
0
🌸10551037
(05.12.25)
Önce yönetimle konusun. Ardindan durumu belediyeye bildirin. Belediyelerin psikososyal destek birimleri vs de var. Yardimci olabileceklerini tahmin ediyorum.
Ayrica yazi diliniz cok akici, hikaye okuyormusum gibi akti okurken. Tebrikler.
0
chihirovekohaku
(05.12.25)
Alakasız anlatımınız çok hoşuma gitti, rodingot vs gibi kelimeler de olsa hiç şüphe etmeden bu metnin bir dostoyevski romanından alıntı olduğuna ikna olabilirdim :) onun için artı oy verdim;

Yalnız millet niye bu kadar eksilemiş anlamadım. Hasta bu insanlar :))
-2
makbur
(05.12.25)
@chihirovekohaku: Teşekkürler. Belediye ile görüştüm biraz önce. Düşündüğüm gibi sorunu tamamen çözemiyorlar (öyle bir beklentim de yoktu elbette) ancak beklentimin aksine, olumlu yönde daha fazla adım atabiliyorlarmış. Ben açıkçası belediyenin de hiçbir şey yapmayacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Başvuru halinde evdeki çöpleri atıyorlarmış ancak temizlik yapmıyorlarmış. Temizlik yapılmaması ne yazık ki son derece anlaşılır, öyle bir temizlik için ciddi emek/saat tahsis edilecek ancak o ev en kısa sürede eski haline geri gelecek. Belediyede bu işi ben yönetsem, ben de temizlik işine girmezdim sanırım.

@makbur: Teşekkürler. Rus edebiyatının vazgeçilmesi olan kavram ve sözcükleri de kullanabilirim ancak sorunu son derece basit ve duygulardan arınmış bir şekilde anlatmama karşın sessiz bir tepki alıyorum. Biraz daha edebi bir tarafa kaysam buradaki Tiktok insanları muhtemelen uzun yazı zehirlenmesi geçirir, tedavi olarak aralıksız 5 gün Tiktok, Reels ve Shorts izlemek zorunda kalırlar ancak yine de kalıcı hasar riski devam eder :)

Eksi verenler azıcık delikanlıysa neden eksi verdiklerini yazsınlar. Ciddi bir şey yazıyorlarsa, ben bu yazıda bir hata yaptıysam açıkça söylesinler ben de üzerinde düşüneyim hatalıysam hatamı kabul edeyim. Yok, buna bile zaman ayırmaya değmeyecek bir durum varsa uğraşmasınlar beni engellesinler. Bu soru nedeniyle beni kimse engellememiş, önceden engelleyen sadece 1 kişi vardı ve engelleyen sayısı artmamış. Eksileyenlerin kim olduklarını bilsem, bu teklifim üzerine makul bir süre içinde (mesela 1 hafta) eleştirilerini bana iletmemeleri halinde hepsini engellerim ama kim olduklarını bilmiyorum.
+1
🌸10551037
(05.12.25)
Belediye durduk yere müdahale edemez. Babamın hâlâ yaşadığı apartmanda cidden çöp eve dönüşmüş bir daire var. Apartman yönetiminin topladığı imzalarla belediyeye şikâyet edildi, belediyeden görevliler gelip "şikâyet var, böyle yapma" dediler ama sadece ortak alandaki eşyalara (apartman eskiden sobalıydı, bodrum katta bir koridor boyunca her dairenin depo olarak kullandığı kömürlükler ve bu koridorda kadının saçma saçma eşyaları vardı) müdahale yetkileri var. Tekrar tekrar şikâyet edildikten sonra (yanılmıyorsam belediye tarafından) dava açıldı, dava biraz sürdü, dava sonuçlandıktan sonra belediye ekipleri daireyi boşaltmaya geldiler. Ama öncesinde "şu tarihte geleceğiz" diye bildirim gönderdikleri için kadın o sırada kendince kıymetli bulduğu şeyleri evden çıkarıp bir yerlere tıktı. Evden kamyonlarca çöp çıkmasına rağmen kısa zamanda yine doldurmuş diyordu diğer komşular.

Hastalığı çeken için de çok zor, böyle biriyle komşu olmak da çok zor. Kolay gelsin. Bence yöneticiyle görüşüp öyle ilerleyin, "o toplara girecek biri değil" diye bir şey yok, yöneticinin ilgilenmesi gereken bir konu nihayetinde.
+2
kobuzchu kiz
(05.12.25)
Halk sagligi sorunu degil mi sonucta.. belediyeye basvur bence ya da kaymakamlik. Hastalik yayilmasindan korktugunu soyle

Muge anlida boyle evleri belediue ekipleri temizliyor :))) mudahale ediliyor
0
üğpoıuy
(19.01.26)
(13)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
(5)

MacOS icin Notepad++ alternatifi

synesthesia
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;Aradigim string'in
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;

Aradigim string'in bulundugu tum satirlari isaretleyeyim. Isaretledikten sonra da, "copy/cut bookmarked lines", "remove bookmarked/non-bookmarked lines" gibi seyler yapabileyim istiyorum. Visual studio indirip bir suru eklenti kurdum ama hicbiri bunlari yapmiyor.

Yardimci olabilecek var mi? Tesekkurker
0
synesthesia
(03.12.25)
Notepad Next?

(git: github.com)
+2
truf
(03.12.25)
@truf

guzel. ama normalde ctrl+M ile acilan menuden Bookmark Line secip oyle isaretleniyordu satir. notepad next'te oyle bir sey goremedim. manuel isaretliyor yine. bunu diger editorlerle de yapabiliyorum.

i.ibb.co
0
🌸synesthesia
(03.12.25)
tahtakafa
(03.12.25)
macos'a notepad++ kuramama sebiniz nedir
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.12.25)
@tahtakafa sublime'da da yok.

@karim iceride
Notepad++ Windows için. Nasıl kuruyoruz Mac'e?
0
🌸synesthesia
(03.12.25)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(3)

Kedilerimin kedi evini artık terk etmesi...

egerbiryolcu
Dişarida açık balkona kedi evi koymuştum içine de eski bir battaniye yerleştirdim. Yaklaşık on gün falan üç tanesi bu evde takıldılar gece gündüz. Koyun koyuna yatiyolardi her gece. Özellikle bı tanesi sürekli mudavimiydi.gunduzleri tek başına tüm gün evdeydi. Bir ara baktım rüzgarda ev biraz sürükl
Dişarida açık balkona kedi evi koymuştum içine de eski bir battaniye yerleştirdim. Yaklaşık on gün falan üç tanesi bu evde takıldılar gece gündüz. Koyun koyuna yatiyolardi her gece. Özellikle bı tanesi sürekli mudavimiydi.gunduzleri tek başına tüm gün evdeydi. Bir ara baktım rüzgarda ev biraz sürüklenmiş içine arka tarafa taş koydum. Ondan da rahatsız olmadı hatta yastık gibi kullanıyordu. Geçenlerde büyük bir fırtına çıktı ev yine suruklenmisti bu defa yine dışına içine taş desteği yaptım sağlam oldu. Fakat o günden beri bı daha hiçbiri kullanmadı evi. Sebebi ne olabilir soğuk havalarda mutlu olmuştum isiniyolardir diye. İçindeki battaniyeyi değiştirmeyi düşünüyorum ama hepsinin ortak bir karar almış gibi birden kullanmayı bırakmaları garip geldi. En çok kullanan şimdi evin üstündeki pencerede oturuyor yine de eve girmiyor.
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
Kedi milleti, daha iyi bir alternatif bulmuştur mutlaka. Belki şunları yapabilirsiniz yine de; hakim rüzgarın yönüne göre kedi evinin yerini değiştirmek, pire ihtimaline karşı battaniyeyi değiştirmek..
+1
xururuca
(30.11.25)
Battaniyeyi değiştirmek iyi olabilir. Daha dominant bi başka kedi içine koku bırakıp mekanı sahiplenmiş olabilir. Sahiplenip bi daha gelmemiş olabilir :)

Bi de genelde korkutulduklarında öyle kısılıp kalabilecekleri yerlere girmezler. Tepesine otururlar mesela ama içine girmezler böyle bi durum yaşandıysa.
+3
truf
(30.11.25)
yukarıdaki görüşlere +1
bende de benzer bir balkon ve müdavimi kediler var. özellikle sokağın alfası arada gelip yattığında, örtüsünü değiştirmeden o eve bir daha girmiyorlar. ekstra koku falan bırakıldıysa, evin içini silmek de gerekebilir. genelde evi temiz tutmak ve haftada bir örtü değişikliği yeterli oluyor ama.
+1
lil siztah
(30.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(7)

10 günlük almanya gezisi için yanımda nakit kaç eur götüreyim?

pelovann
konaklamaya ücret ödenmeyecek. yiyecek içecek, ulaşım (1 şehir değiştirilecek almanya içinde), eğlenme (akşam 1-2 bir şeyler içme) gibi şeyler için kullanılacak. tşk
konaklamaya ücret ödenmeyecek. yiyecek içecek, ulaşım (1 şehir değiştirilecek almanya içinde), eğlenme (akşam 1-2 bir şeyler içme) gibi şeyler için kullanılacak. tşk
0
pelovann
(27.11.25)
200 eu dan fazla goturme.
-1
dedeminhirkasi
(27.11.25)
Kredi kartı varsa 50-100 euro bile yeter. yoksa da günlük 50 en az.
0
jelly bear
(27.11.25)
500 euro götür
0
messina123
(27.11.25)
200
-1
gercekdunya
(27.11.25)
500 iyidir.
Ben olabildiğince kk ile ödememeye çalışıyorum, çünkü kartımın Euro ekstre özelliği yok, sadece usd var; dolayısıyla bankanın fahiş kur çevrimine maruz kalmak istemiyorum.
Bir de, uyarı mahiyetinde şunu ekleyeyim; yurtdışında bazen tek kredi kartı yeterli olmayabiliyor. Bir çok ülkede sorunsuz kullandığım Halkbank kartım, bu yıl iki ülkede otobüs ve tren bileti alma makinalarında error verdi. Yanımda annemin yk kartı vardı, o da çalışmadı. Enpara kk çalıştı sadece makinalarda.
0
lil siztah
(27.11.25)
Nerde yiyip içeceğinize bağlı nakit gerekiyor. Muhtemelen Weihnachtsmarktları da gezeceksiniz, hediyelik bir şeyler alacaksınız vs bunları da düşününce 400 eurdan aşağı olmasa iyi olabilir. Kafanız rahat olur. En kötü ihtimalle WUdan kendinize nakit transfer edersiniz ama kesintilere ne gerek var.
+1
truf
(27.11.25)
Cevapları okuyunca şaşırdıkça şaşırıyorum ne yalan söyleyeyim, hocam ben 10 günlük seyahat için en az 1000 o da en az yani, en fazla da 2000 civarı nakit alırım açıkçası.
0
kumandanim
(27.11.25)
(2)

Sigur Ros tarzı

rakicandir
Çalışırken dinlemelik neler önerebilirsiniz?Teşekkür ederim şimdiden.
Çalışırken dinlemelik neler önerebilirsiniz?


Teşekkür ederim şimdiden.
0
rakicandir
(22.11.25)
Mogwai
Mono
God is an astronaut
Godspeed you black emperor
Yndi Halda (bundan pek emin değilim)
+2
Amaranta ursula
(22.11.25)
Jonsi
0
truf
(23.11.25)
(16)

Durabiliyor musunuz?

sekizdokuzon
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?Teşekkürler.
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(20.11.25)
Hayır tam bir fomocuyum
0
grimavi
(20.11.25)
Duramıyorum. Aşırı bir kaygı hali yaşamıyorum. Ama hiçbir şey yapmadığım zamanlarda dahi yapmam gerekip yapmadığım şeyler zihnimi meşgul eder.
0
dediysem dedim
(20.11.25)
Evet, mükemmel bir kafa boşaltma ve dinlenme oluyor ama süre daha az.
0
kisa
(20.11.25)
Duramıyorum. Acaba yapmam gereken ama yapmadığım bir şey var mı diye de düşünüyorum.
+1
rock n roll
(20.11.25)
Hayır, belki müzik dinleyip yürürken bir tık sakinleşip uzaklaşabiliyorum ama bomboş duramam.
0
mutekebbir
(20.11.25)
evet zaten o kadar fazla yapiyorum ki bunu herhangi is yapmak cok zor geliyor
0
ala09
(20.11.25)
maalesef duramıyorum. yani kaygılanma veya endişe vs yok ama olmuş bitmiş, artık değiştiremeyeceğim şeyler hakkında hep bir düşünme, hep bir pişmanlık ve kendine sinir olma durumu yaşıyorum. hiçbir şey düşünmesem bile beş dakika, geçen hafta, geçen sene, 5 sene, 10 sene önceki utanç verici anlarım aklıma geliyor. keşke susmak istediğimizde çenemizi kapatabildiğimiz gibi düşünmek istemediğimizde de beynimize es verebilsek...
0
m e b
(20.11.25)
Duramıyorum. Hatta ağırlık çalışırken başka şeyler düşünmekten sayamıyorum diye duyurum var. Kafam hep dolu.
0
gnosis
(20.11.25)
hiçbir şey yapmadan ve hiçbir şey düşünmeden durabiliyorum.
0
koela
(20.11.25)
Yapamıyorum. Sesli kitap açıyorum
0
yadigar
(20.11.25)
hayır ne yazık ki. kafamın içi çoğunlukla saat 17:00-19:00 arası zincirlikuyu metrobüs durağı tadında
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
durabildiğim zamanlarda megabaytlarım yükseliyor, daha zeki bir adam oluyorum resmen. keşke durdurma butonum olsa.
0
loch ness
(20.11.25)
öylece duramam ama heyecanlı-hareketli bir iş yapıyorsam unutabilirim. örneğin yelken, motosiklet gibi aktiviteler.
0
orpheus
(20.11.25)
durabiliyorum. genelde bir fon muzigi caliyor kafamda ve ne dusunmek istiyorsam onu dusunuyorum.

senelerce meditasyonun da bir sey hakkinda cok derin dusunme oldugunu dusunmustum. meger benim default state'mis.
0
cilgin fantezilerin adami
(20.11.25)
Birkaç saat full odaklanarak endişelenmeden çalışabiliyorum ama hiçbir şey yapmadan imkanı yok :) Yani endişeler başka bir düşünceye ya da eyleme yönlendirilmezse bu dediğinin imkanı yok bence :)
0
truf
(20.11.25)
Çocukluğumdan beri duramıyorum ama ilacını bu sene buldum.
0
dunyao
(06.12.25)
(14)

Pazar akşamı için film tavsiyesi

Moonpie
İyi pazarlar. Bu akşam için tatlı, bulut gibi hafif ve mod yükselten bir film önerirseniz ne güzel olur. Şimdiden teşekkürler :))
İyi pazarlar. Bu akşam için tatlı, bulut gibi hafif ve mod yükselten bir film önerirseniz ne güzel olur. Şimdiden teşekkürler :))
-1
Moonpie
(16.11.25)
ben dün ilk defa when harry met sally's izledim iyiydi, eğlendirdi, güldürdü.
julie and julia tam tarif ettiğiniz tipten bir film bence.
the intern
0
black holes in the sky
(16.11.25)
little miss sunshine
0
kassiopeia
(16.11.25)
Captain fantastic. (süperkahraman filmi değil bu arada)
www.imdb.com
Mod yükseltme derecesi hayata bakış açısına bağlı olarak değişir, benim için feel good movie'dir.
0
Bruce
(16.11.25)
@black önerdiğiniz filmleri çok severek izlemiştim, teşekkürler :)
-2
🌸Moonpie
(16.11.25)
İzlemediysen kesinlikle
(bkz: 3 idiots)
0
etna
(16.11.25)
Geleceğe Dönüş (1985)

Parliament pazar gecesi sineması...

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(16.11.25)
Big fish var tim burton'un
0
yadigar
(16.11.25)
Bütün öneriler için çok teşekkür ederim. Fantastik filmleri çok severim ama şu anda daha çok "he's just not that into you" tadında daha boş ama akan bir şeyler olsa süper olur :)
-2
🌸Moonpie
(16.11.25)
Karigurashi no Arietti (www.imdb.com

Örneği sonra gördüm :) İzlemişsindir gerçi muhtemelen ama Holiday (www.imdb.com belki?

GFY.
0
truf
(16.11.25)
a time to kill.
0
mikahakkinen
(16.11.25)
when harry met sally (edit:önerilmiş)

annie hall.
0
biravekahve
(16.11.25)
EDEN
0
HellKeePer
(16.11.25)
im juli.
+1
gurur
(16.11.25)
sorunuza tam cevap değil ama şöyle bir kanal keşfettim
www.youtube.com

christmas filmlerini severim, kafa boşaltmak için uygun oluyor, burada da bu tarz filmler var, belki ilginizi çeker
0
exlibris
(16.11.25)
(16)

Makinede çamaşır kurutma olayını sevmedim. Siz?

santimantal
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.Arçelik'ten bir model aldım.Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan ken
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.
Arçelik'ten bir model aldım.
Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.
Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan kendini iyi hisseder.
Fakat ben makinede kuruyan çamaşırları katlarken bile rahatsız oldum. Sanki hiç yıkanmamış gibi atletler, nevresimler, kotlar.
Bıraktım kurutmayı.
Evin içinde tele asıyorum, kışın bile bir günde kuruyor, mis gibi katlayıp kaldırıyorum, giyerken de yenilenmiş gibi.

Bu arada, eskiyen ama hâlen ömrü olan tüm giysilerimin belli yerleri yıprandı ve yırtıldı. Kıyafetlerin ömrünü de kısaltıyor.

Sizde durum nedir? Seviyor musunuz? Sizin kıyafetleriniz de mıncıklanmış gibi oluyor mu?
0
santimantal
(16.11.25)
Kumaş ömrü açısından zararlı olması bir yana, bana da gereksiz geliyor. Çamaşır kurutacak fiziksel yerin olmamasını da çok anlamıyorum mesela, 3 m2 yer olmaması için japonya misali küplerde yaşamak lazım.

Evcil hayvan tüyü konusundaki başarısını deneyimlemedim, belki ondan muzdarip olsam anlamlı gelebilirdi.
0
Bruce
(16.11.25)
Çok özür dileyerek kaynak yapmak istiyorum. Ben hala çamaşır makinesi alamadım. Kurutmasız ve otomatik deterjan ayarsız çamaşır makinesi arayışım sürmektedir. Üzerime marka ve model atın, lütfen.
0
gnosis
(16.11.25)
Kışın evde kurutunca koku oluyor bazı çamaşırlarda. İkinci olarak, havlular sertleşiyor. Sadece bu ikisi için bile kullanışlı bir alet.
Benimki kurutmalı çamaşır makinesi. Tüy konusunda pek yardımcı olmuyor, lastikte kalıyor tüyler. Birkaç kıyafetim de çekti. Bir daha atmadım kurutucuya.
Arçelik tabii ki. Tövbeliyim, bir daha almam; ki evdeki tüm beyaz eşyalar Arçelik.
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Valla ben severek kullanıyorum. Kurutma benim için her zaman bir çileydi. Kurutma makinasıyla yurtta kalırken üniversitede tanıştım. Sabah bakıyorum kıyafetler kirli, öğleden sonra arkadaşlarla buluşacağız. Şak yıkama, şak kurutma, sonra giy çık. Rüya gibi gelmişti. Sonra kendi evime de aldım gerçi ev tipi makinalar daha uzun sürede kurutuyor ama yine de güzel. Özellikle şu kış aylarında nevresimler için çok iyi.

Çamaşırların daha hızlı eskiyor olması doğrudur, bir şey diyemiyorum ancak yıllar boyunca zaten hep kurutmaya uygun kıyafetler aldım. Artık çok da öyle gibi gelmiyor. Bir de ben aksine daha temiz hissediyorum kurutmada kuruyan çamaşırı ama konunun bu yönü tamamen kişisel zevk heralde. İki türlü de dramatik bir fark olmasa gerek.

İhtiyaç hissetmiyorsanız kullanmayın bence.
+2
akhenaten
(16.11.25)
ben çok memnunum. giysilerimin ömrünün de azaldığını düşünmüyorum. lg kullanıyrum ve kırış kırış değil, neredeyse yarı ütülü gibi geliyor tüm giysilerim. o yüzden baya memnunum bi sorunum yok.
0
tchuck
(16.11.25)
kışın nevresim ve çarşaf kurutmak çile. ayrıca evin içinde kurutunca rutubet yapıyor ev kokuyor. bir de neredeyse her gün kıyafet yıkanıyor, sürekli evin ortasında tel mi dursun? (kendi evim stüdyo olduğu için maalesef evin ortası oluyor)

yazın balkona asıyorum. kışın kurutma makinesi kullanıyorum.
0
nolmus yani
(16.11.25)
sana katılıyorum. çarşaf ve havlu dışındaki her şeyi tele asıyoruz. tişörtleri yaydırıyor, bunu fark edince artık iyi kıyafetleri atmıyoruz. bizde de arçelik var.
+1
mikahakkinen
(16.11.25)
Amerikadayken kullanmıştım kaldığım apartmanda vardı. En düşük ısıda tutunca kurutmuyordu doğru düzgün, ısıyı arrıtınca kıyafetlerim çekiyordu ve evet kesinlikle çok yıpratıyor. Yeni modeller nasıl bilemiyorum ama koku için tazelik veren mendiller var, onlar ekstra bi tazelik veriyordu.

Şu an 1+1 de kalıyorum ve balkonum yok. Şu an olsa acayip işime yarardı çünkü etrafta serili çamaşır görmek çok sinirimi bozuyor :D
0
truf
(16.11.25)
kurutma makinesi en sevdiğim ev aletleri listesinde 4. sırada
0
( . )( . )
(16.11.25)
15 yılı aşkındır kullanıyoruz hunharca. Bence direkt yaşam kalitesi arttıran bir cihaz.

Çırpma, serme, bekleme, toplama derdi yok. Çamaşır makinesinin önüne bir sepet koyuyoruz. Makineden çıkardığımızı direkt üstteki kurutmaya koyuyoruz, bitti. Dolaba kaldırmaya hazır.

Bir kıyafete acil ihtiyacımız olunca hemen yıkayıp kurutabilmek çok iyi. İstanbul'un havasında bazen üç günde kurumayıp kokmaya başladığı oluyordu çamaşırların. Büyğk rahatlık bence. Kedileri olan bir eviz. O açıdan da çok faydası oluyor.

Yıpratıyor evet. Ömrünü kısaltıyor çamaşırların. Bazen küçültüyor. Kıyafet ve beden seçimlerimizi ona göre yapıyoruz. Kurutmaya uygun olmayan hassas kıyafetleri atmıyoruz kurutmaya.

Bahsettiğiniz hissin tam tersi, bence yumuşacık ve kırışıklıkları açılmış olarak çıkıyor kıyafetler. Yün toplar ve kurutma mendili kullanmanızı tavsiye ederim.
+1
yadigar
(16.11.25)
Ben çok sevdim, toz ya da kumaş kalıntısı her neyse onları toz haznesinden almak çok tatmin ediyor beni, giysiler ekstra temizlenmiş gibi hissediyorum. Bozulan giysim olmadı hiç. Bebeğimin kıyafetlerini ütülemediğim için kendimi kötü hissetmedim bi de, zaten yüksek sıcaklığa maruz kaldılar diye. Pratiklik için de güzel tabi ama ben çamaşır sermeyi toplamayı da seven biriyim o yüzden son sırada
+1
mezzosprite
(16.11.25)
oo robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalına laf söylemişsin. eleştirilere hazırlan:)
0
nothing in my way
(16.11.25)
Spor kıyafetleri, spor ayakkabıları, iç çamaşırları, çarşaflar ve havlular için çok yerinde bir alet.

Gömlek ve tişört atmıyorum.
0
gabe h coud
(16.11.25)
benim nevresimlerim filan çoğunlukla o eski %100 pamuklardan
şimdiki ranforce'lerden değil
tişörtlerim filan da öyle
kurutmada muhtemelen az da olsa yıpranır kırışır ve çekerler. bir de benim çok kıyafetim ve çok ev tekstilim var. yazık olur bu kadar eşyaya.

ben tekim, evlerin küçük olduğu bir yerdeyim çok yerim de yok ama 2 balkon var
çamaşır meselesi sabit olarak hep balkonun birinde benim, 1 günde kurumazsa 2 günde de kuruyabilir. bu kadar acele gerekecek bir çamaşırım yok. ne biliyim scrubs filan giymiyorum.
her çamaşırı da iyice çırpıp asarım, balkonda toplarken de çırparak alıp katlarım (ütü yapmıyorum), o yüzden bu toz kıl tüy meselesiyle bir sorunum yok, alerjik bir durumum da yok .evde pet yok. dahası evde erkek yok zaten ki öyle aman aman bi kıl tüy sorunu olsun. çamaşırın havını da makine almasın zaten, alırsa yıpratıyor.

bana da kurutmadan çıkan çamaşır bir tür "göpsümüş" (bizde öyle denir) gibi geliyor, o dediğiniz sanki fresh değil gibi, evet. güneş alan bir ülkeyiz, ben yazın öğlen güneşine bile çamaşır sermiyorum ki daha önemlisi kurutma bence gereksiz bir enerji kullanıyor. (bu konularda hassasım)
balkonda 1 fincan kahve içerken çamaşırı da hallediyorum. bu kadar vaktim var yani, bence sorun yok. çok kuzeye gitmedikçe alma herhalde.
0
subcomponent
(16.11.25)
eski konserlerliler ile ısı pompalılarda sıcaklık farkı var. yeni nesil ısı pompalılar daha düşük sıcaklıkta çalıştığı için kurutma süresi uzun (3-4 saat) ama çamaşır çekmiyor. ısı pompalı tavsiye ederim
0
sttc
(16.11.25)
bazen çok işe yarıyor gibi geliyor ama yine de çok bayılmıyorum ya. birçok parçayı atmıyorum kurutmaya, çekiyor ya da çeker diye korkuyorum. onu atma bunu atma derken her seferinde 5-6 parça kıyafeti askıya asıyorum zaten. ne anladım o zaman diyorum
0
dfn4
(17.11.25)
(2)

kalorifer sorusu

Coma
Arkadaslar, akdenizli olarak hicbir fikrim yok. tasindigim evdeki kaloriferlerden biri calismiyordu. yuvarlaklardan digerini cevirince once su sesi geldi sonra baktim isinmis. bu sekilde birakayim mi? evi su falan basar mi? anlamadim.tesekkurler.
Arkadaslar, akdenizli olarak hicbir fikrim yok.
tasindigim evdeki kaloriferlerden biri calismiyordu.
yuvarlaklardan digerini cevirince once su sesi geldi sonra baktim isinmis. bu sekilde birakayim mi? evi su falan basar mi? anlamadim.

tesekkurler.
0
Coma
(15.11.25)
Sorun yok. Radyatör vanası kapalıymış, açmışsınız. Herhangi bir yeri su falan basmaz.

Ama vanaya yuvarlak diyecek kadar konuya yabancısınız. Tarifinize göre cevap verip yanlış bişey yapmış olmayalım. Radyatörün bir fotoğrafını paylaşırsanız, daha iyi olur.
+1
Mirket
(15.11.25)
Ek bir şeye değineyim, o vanayı sonuna kadar köklersen ona göre ısı tüketimi hesaplanır :) Bi de ara sıra radyatörün gazını alman lazım yoksa köklesen de ısınmıyor.
0
truf
(15.11.25)
(4)

İngilizce Speaking skillerimin ortamdan uzaklaşarak kaybolması

iwillsee
hayatımda ilk defa ana dili ingilizce olan bir ülkeye geçici süre ile geldim. (ingiltere) öncesinde ingilizce ile çok uzun yıllardır iç içeyim. zaten reading ve listeningde problem yok. ayrıca uzun yıllardır da uzak doğulular ile çok yakın çalıştığım ive iş görüşmeleri gerçekleştirdiğim için ingiliz
hayatımda ilk defa ana dili ingilizce olan bir ülkeye geçici süre ile geldim. (ingiltere) öncesinde ingilizce ile çok uzun yıllardır iç içeyim. zaten reading ve listeningde problem yok. ayrıca uzun yıllardır da uzak doğulular ile çok yakın çalıştığım ive iş görüşmeleri gerçekleştirdiğim için ingilizce speaking im akıcı zannediyormuşum. buraya gelince britishlerle konuşmaya çalışınca psikolojik mi ya da ne olduğunu anlamadığım şekilde dut yemiş bülbüle dönüyorum. kelimeler aklıma gelmiyor. çok geriliyorum ve strese giriyorum. sanki ingilizce bilmiyor ya da hayatımda ilk defa karşılaşıyor gibiyim. nerede o dil sınavlarından yüksek skorlar alan kişi nerede bu dut yemiş bülbüle dönen kişi. psikolojik sanırım bilemiyorum çünkü ana dili ingilzce olmayan biri söz gelimi bir afrikalı veya koreli ile konuşurken böyle gerilmiyorum ve nispeten daha akıcıyım. ama ana dili ingilizce olan biri olan karşılaşınca çok strese giriyorum ve strese gidince zaten kısıtlı olan speaking im hepten gidiyor. böyle bir şeyle karşılaşan oldu mu nasıl aştınız bu bariyerleri.
0
iwillsee
(08.11.25)
British aksanını anlamaya çalışmaktan geriliyor olabilir misin? Çünkü kelimeleri aşırı yuvarlayarak konuşuyorlar belki onların sarfettiği kelimeleri anlamaya ekstra çaba gösteriyorsundur ve ondan aklın karışıyordur. Çünkü söylediğine göre ana dili İngilizce olmayan kişilerle konuşurken sıkıntın yokmuş. Onlar aksanı yoğun bir şekilde konuşmuyorlarsa, kelimeler anlaşılırsa rahat sohbet ediyorsundur.
+1
mermaidd
(08.11.25)
Psikolojik bence.
Londra’da uçaktan inince ilk işim döviz bürosuna gitmek olmuştu. Adama “I want sterlin.” demiştim sjdjdh. Benim de İngilizcem iyiydi sözüm ona. Amerikalı ve İngiliz hocalarımız vardı halihazırda. İnsan dilin anavatanına gidince geriliyor mu nedir.
+1
auroraaurora
(08.11.25)
Kesinlikle sana has bi durum değil ve psikolojik de değil :) Anadili İngilizce olmayan ve anadili İngilizce olan biriyle iletişim kurmak çok başka bir olay. Telaffuz olayını falan geçtim adamların günlük konuşma dili, seçtikleri phraseler, tonlamalar, kısaltmalar çok başka :) Bu ancak orda 1 ay falan vakit geçirdiğinde özümsemeye başlayacağın bir şey.

Psikolojik etken şu aşamada giriyor oyuna, mesela konuştuğun kişi aşırı aceleci ve senden ultra hızlı bir şekilde konuşmanı olayı hemen aktarmanı bekliyor. Bu noktada elin ayağına dolaşırsa bu psikolojik evet :D Fakat geri kalanı sen ortama adapte olmaya başladıkça kendiliğinden geliyor.
+2
truf
(08.11.25)
ingiltere özelinde normal bence. amerika'da başka, anadili ingilizce olmayan ama iyi ingilizce konuşulan avrupa ülkelerinde başka, ingiltere'de bambaşka. amerika'da konuşulanı anlamak için %60 efor sarfediyorsam ingiltere'de %110 falan gerekiyordu, en azından benim için.
+1
orient blue
(08.11.25)
(11)

Yaş aldıkça ayak numarası büyür mü?

mikahakkinen
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı. adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı.
adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
Bende bir değişiklik yok.
0
Mirket
(07.11.25)
kilo alınca büyüyor da yaşlanınca büyüdüğünü duymadım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.11.25)
ayağınızda taban çökmesi olursa evet, ayağını büyümez ama yayıldığı için büyük numara ayakkabı almak zorunda kalırsınız
0
malheiros
(07.11.25)
kilo alıp verince değişiyor +1
0
Sadece soruyorum
(07.11.25)
20 senedir hiç değişmedi. kilo farkım 75 ila 105 arasında değişti bu 20 senede.
0
Fodera
(07.11.25)
bence nike daha dar. bana adidas daha rahat oluyor. hamilelikte kemiklerde bağdokularda değişiklik olduğu için sonrasında ayak büyümüş ouyor.
0
mavicorap
(07.11.25)
adidasın kalıplarında sorun var. tüm markalarda 44-44,5 giyerim adidasta 45,5 hatta 46 oluyor.
numaradan önce ayağın santimetre olarak ölçüsünü bilmek lazım. cm olarak almak lazım
kilo verince-alınca değişti demekte doğru değil. santim olarak değişmez sadece ödemden şişlik olur o yüzden dar gelir ayakkabılar.
0
my fault
(07.11.25)
burun büyüyebiliyor da ayagı bilmiyorum :)
+1
koela
(07.11.25)
10 kg verdim ayağım 43 tü. @malheiros ayak yayılmış olabilir. 15 senede 3 diz ameliyatı oldum. şu an 44.5 45 arası giyiyorum.
0
🌸mikahakkinen
(07.11.25)
kadınlarda sanki hamilelik sürecinde ayak büyümesi diye bir olay oluyordu vücut dengesi için.

bunun harici bilmiyorum açıkcası.
0
makbur
(07.11.25)
Aşırı yürüyorsan ve yanlış ayakkabı seçimi yapıp burnu dar olanlardan kullandıysan taraklanma yapıyor. O da numarada fark ettiriyor.
+1
truf
(07.11.25)
(2)

Türkiye'den Almanya'ya Para Transferi

Take it away honey
Dostlar selamlar,Almanya'ya geleli 4 ay oldu ve araba almam gerekiyor. Türkiye'de ailemin bana parayı banka transferi olarak göndermesinde problem olur mu? Ailemin birikimi banka dökümü kaydı var. Bana da hediye olarak vereceği için vergiden muaf oluyorum. Daha önce yüklü miktarda para gönderen oldu
Dostlar selamlar,

Almanya'ya geleli 4 ay oldu ve araba almam gerekiyor. Türkiye'de ailemin bana parayı banka transferi olarak göndermesinde problem olur mu? Ailemin birikimi banka dökümü kaydı var. Bana da hediye olarak vereceği için vergiden muaf oluyorum. Daha önce yüklü miktarda para gönderen oldu mu bu şekilde? Tutar 17.500€ bu arada.

Şimdiden çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(06.11.25)
Hibe vergisi limitlerini şurda bulabilirsin (git: www.german-probate-lawyer.com).

Dolayısıyla herhangi bi beyanda bulunman gerekmez.
0
truf
(07.11.25)
onceden bankaya haber verin bence evrak isteyebilirler.
0
65 derece
(07.11.25)
(8)

temu'nun aliexpressten ne farkı var?

messina123
Bu siteden bir şey aldınız mı? çer çöp dolu. saçma sapan ürünler var. insan bunlara neden para verir ki?
Bu siteden bir şey aldınız mı? çer çöp dolu. saçma sapan ürünler var. insan bunlara neden para verir ki?
-2
messina123
(04.11.25)
ne alırsan o geliyor aslında yani çöp alırsan çöp gelmesi normal. çok iyi şeyler aldığım da oldu. oyuncak, çakma lego, takı (evet kanserojen biliyorum, çanta, maket...

kargo ücreti yok bir de. aliexpresste var bildiğim kadarı ile.
0
elorelia
(04.11.25)
Bence hicbir farki yok. Hatta Almanyada bu urunlerden kaynaklanan kaza ve yaralanmalari sigortalar karsilamayi reddediyor. Ama insanlar yine de aliyor. Bilmiyorum :)
0
truf
(04.11.25)
ali'de olmayan şey temu'da olabiliyor. ali'de pahalı olan temu'da ucuz olabiliyor mesela. ayrıca sana göre saçmasapan olan şey bana göre ilginç ve güzel olabilir. kime göre, neye göre saçma?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.11.25)
Son saçma sapan gümrük vergisi oranlarına rağmen bazı şeyler daha ucuza geliyor. Mesela kozmetikler için masaüstü düzenleyici gibi bir şey bakıyordum, Temu'daki ürünün aynısı (fotoğrafları bile aynı) Trendyol'da 2,5 katı fiyata satılıyor. Dikiş makinesi aksesuarı bakıyorum, aynı Çin malı şeyler burada 2-3 katı fiyata satılıyor.

En uç örneği, tela yapmak için bir alet var, dört ayrı boyda. Ben dördüne birden gümrük vergisi dahil 300 liradan az verip Temu'dan alırken burada aynısının bir tanesini 600-700 liraya satan site vardı.

Zaten burada üretilmeyen ve Çin'den getirtilip satılan şeyler için gayet makul olabiliyor. Çok güzel bir kumaş makası, plastik riga cetvel takımı, giysi etiketi, kediye ilaç içirme şırıngası (burada tanesi 130-150 lira, ben aynı fiyata 4 tane aldım), gözlük pabucu, çanta sapı gibi bir sürü şey aldık, ben ara sıra yine bir şeyler alıyorum.
0
kobuzchu kiz
(04.11.25)
farkı yok temuda şu güzellik var gümrükten geçmeyecek ürün alamıyorsun kargo vergi her şey içinde oluyor.

aliexpresste kargoya ayrı para ve bazen vergiyi kapıda ödemek gerekebiliyor.

çok gerekli şeyler de satılıyor aslında. ve trden ucuz çoğu şey. arabanın tüm aksesuarlarını burdan aldım hiçbiri de çöp değildi.
0
jelly bear
(04.11.25)
daha dün akşam birkaç şey sipariş verdim, keşke vermeseydim dedim sonradan.
araç içi multimedyayı kablolu carplay/android auto'yu kablosuza çeviren aparat aldım iki tane. benimki kablosuz ama belki daha da hızlandırır diye düşündüm.

sonra bagaj rafının plastik vida/kopçasından aldım.

bir de anahtarlık kılıfı.


vergiler dahil 2000 tl ödemiş oldum ama yurt içinden alsaydım daha ucuza gelirdi sanki. 150-200 tl kardayım sadece. ha, değer miydi? zerre değmezdi bana kalırsa ama deneyim olsun diye ilk kez alışveriş yaptım oradan.
0
m e b
(04.11.25)
Bir kaç saat önce aras kargo aldığım ekskavatörü getirdi.kedi kumuyla hafriyat yaptım evin içinde.arada ortağımı aradım geldi beraber oynadık sonra onada bir damperli kamyon siparişi verdik.pil bitince buraya geldim duyurunu gördüm.

9000 liraya lavabo bataryası almıştım,aynısı 1200 lira.legonun amcasının oglu setler var bedava.sepette duran kaçakçı çantası var,çadır var,yılbaşı süsleri,ledler.bşr sürü şey alıyorum,sonra onları çevremdekilere dağıtıyorum.adama tornavida seti verdim çocuk gibi sevindi.

Beni çok eğlendiriyor.
+2
duptıs
(04.11.25)
Geçenlerde temu'dan gerçek deri bir fotoğraf makinesi çantası aldım. öyle 100-200 liralık bir şey değil. Ama iddia ediyorum, o fiyata o kalitede bir çantayı başka hiçbir yerden bulamazsın. Temu sadece çer çöp yeri değil. Çer çöp de var, ilgilenirsen. Mesela özel üretim vidalar var lavabo vs. montajı için. Her yerde bir tanesi 300-500 liradan satılıyor, saçma sapan fiyatlar. Temu'da 10-15 lira.
0
himmet dayi
(04.11.25)
(3)

Toki Güzelbahçe mi Urla mi?

basubadelmevt
Tokinin son projesi icin başvuru yapılacak. İzmir icin Urla mi Güzelbahçe mi seçsek tam karar veremedik. Yorum yapabilecek var mi?Teyzem kalacak,60 yaşında.
Tokinin son projesi icin başvuru yapılacak.

İzmir icin Urla mi Güzelbahçe mi seçsek tam karar veremedik. Yorum yapabilecek var mi?

Teyzem kalacak,60 yaşında.
0
basubadelmevt
(03.11.25)
eğer toki projesi varsa ne güzelbahçeye ne urlaya yakındır. güzelbahçe bence daha mantıklı. urla şu an istanbullu istilasında aşırı overrated oldu.
0
mikahakkinen
(03.11.25)
muhtemelen toki urla merkezde olmayacaktır ama illa merkeze inecek teyzeniz ihtiyaçları için. urla göçten kaynaklı korkunç bir durumda. yıllardır orada yaşayan arkadaşlarım aşırı fiyat artışlarından kaynaklı izmir'e gelip halletmeye başladılar işlerini. hafta sonları çekilmez olan trafiği ve kalabalığı da bonus.

güzelbahçede teyzenizin yaş grubunda çok insan var. şimdilik görece daha iyi durumda semt olarak.
0
Phoebe
(03.11.25)
İkisinin de merkezinde olmaz muhtemelen çünkü yer yok bunun için :) İki yer de pahalı, hiçbir fark yok. İki yer de F.Altaya uzak ( Urla bi tık daha uzak tabii ki..) ama Güzelbahçe Narlıdereye yakın olduğu için daha merkezi, dolayısıyla alışveriş vs için daha fazla seçeneği olabilir.

Benim teyzem de 68 yaşında ve Güzelbahçe-Urla sınırında yaşıyor :) Önceleri merkeze daha sık gidip geliyordu şimdi şimdi 3 ayda 1, o da çok acil bi şey çıkarsa. Urla çok kalabalık diye sadece ayda 1 peynircisine gider, döner. Her yanı Urlanın yerlisi olmayan kaba saba sonradan parayı görmüş insanlarla doldu taştı diye bunalıyor.
0
truf
(03.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(3)

intihar edecek olan birine yardım...

msb
X'te dolaşırken bir tweet'e denk geldim. Genç bir çocuk bugün saat 00:00'da intihar edeceğini söylemiş. incel bir tip. Önceki tweet'lerine vb bakınca ilgi için atmış gibi gelmedi bana.Ben elimden geldiğince özelden bir şeyler yazdım vazgeçirmek adına ama içinizden birileri de bir şeyler yazmak ister
X'te dolaşırken bir tweet'e denk geldim. Genç bir çocuk bugün saat 00:00'da intihar edeceğini söylemiş. incel bir tip. Önceki tweet'lerine vb bakınca ilgi için atmış gibi gelmedi bana.

Ben elimden geldiğince özelden bir şeyler yazdım vazgeçirmek adına ama içinizden birileri de bir şeyler yazmak isterse diye link bırakıyorum zira post altında çok densiz yorumlar olmuş.

x.com
0
msb
(31.10.25)
Tanıdığı birine haber vermekten başka bi cevabım yok ama sorum var intihar edecek biri intihar edeceğini ilan eder mi? Dürtüsel bi şekilde karar alır ve yapar gibi.
0
truf
(31.10.25)
hocam birşey yazmak işe yaramaz. emniyet güçlerine bildirin.


ne zaman hatırlamıyorum bir ayı geçiktir. fatih sultan mehmet köprüsünden geçiyorum. trafik sıkışık. motorsikletleyim. yolum da bayağı bir uzundu. bir ara yağmur yağar gibi oldu yağmurluk giydim. yağmur da yağmadı.motorum da sorunlu biraz. hani emniyet şeridinden gideyim falan hem alışık değilim hem de motor sıkıntılı. ulan dedim kaza yapıp öleceğime adım adım trafikte gideyim. tam köprünün girişindeydim çok trafik vardı yine. kanter içinde kalmışım zaten. trafik açılık giibi oldu yapıştırdım hızlandım. ilerde bi baktım kenarda bi tane kurye motoru duruyo. aa bozulmuş mu acaba ne olmuş dedim. ee dedim kurye nerde? bi baktım parmaklıkların dışına çıkmış en aşağı kadar inmiş düştü düşecek. bir de öyle pis bişey ki binlerce araba geçiyor ama kimse görmüyor çünkü yaklaşık bir metrelik kot farkı var. araçla geçen adam görmüyor orada kuryenin olduğunu. hemen hızlandım köprü çıkışındaki polise söyledim. orayı burayı aradı. tamam abi sen git burada araba çarpar sana dedi. yürüdüm gittim. eve geldim ilk baktığım şey kuryenin haberiydi. kurtarmışlar.
+8
Fodera
(31.10.25)
Bir şey çıkacağını düşünmüyorum
Hesabı kapatıp topuklamis korkak oe işleri güçleri şov
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
(8)

ilk 1 saat-son 1 saat telefon kullanmamak

potsdamer
uyandıktan sonraki ilk 1 saat-uyumadan önceki son 1 saat telefon kullanmamaya karar verseniz zorlanır mısınız? bi süredir deniyorum bunu. uyandıktan sonra kolay ama gece uykuya geçme kısmı çok zor oluyor. neden bunu yapıyorsun derseniz son 1-2 yıldır gün içinde bir şeyleri hatırlamakta, dikkatimi
uyandıktan sonraki ilk 1 saat-uyumadan önceki son 1 saat telefon kullanmamaya karar verseniz zorlanır mısınız? bi süredir deniyorum bunu. uyandıktan sonra kolay ama gece uykuya geçme kısmı çok zor oluyor. neden bunu yapıyorsun derseniz son 1-2 yıldır gün içinde bir şeyleri hatırlamakta, dikkatimi toplamada ciddi zorlanıyordum. twitter'da duyunca denemek istedim ve galiba işe yarıyor.
+1
potsdamer
(31.10.25)
ikisine de yapamiyorum.

ama yatmadan once daha kolay yine de, bazen yapabiliyorum. ama o durumda da kitap okuyorum, ya da film dizi izlemis oluyorum. yoksa hicbir sey yapmadan imkansiz gibi.

sabahlari hic olmuyor. yataktan cikmak istemiyorum ama uyanmis oldugum icin sikiliyorum da, telefonu elime aliyorum oyle olunca.

bunun disindaki saatlerde de mumkun oldugunca kullanmamak lazim aslinda. her animiz internette gectiginden, hic dusunmeye, bilgileri islemeye vaktimiz olmuyor.
+1
lemmiwinks
(31.10.25)
sabah telefona bakmak beni ayiltiyor, hizlica kendime geliyorum. bazen mail cevapliyorum, bazen instagramda takiliyourm ama kesinlikle ayilma surem cok daha hizli. 30dk telefona bakmasam 30dk alarmi erteleyecegim cunku. ilk alarmla uyanir uyanmaz kalksam bu sefer aksi huysuz bi insan oluyorum bi sure.

aksam sabahki toplantim kactaymis diye bakiyorum, onun disinda pek bakmiyorum. is sonrasi aksam boyunca telefona epeyce bakiyorum ama, yatmadan once ozellikle 1 saat bakmasam bisey degismez.
+1
taurina
(31.10.25)
Yatmadan bir saat önce kısmını uyguluyorum. Uyuyamama sorunum için önerilmişti. Çok işe yarıyor.
0
Mirket
(31.10.25)
Sabahları telefonda oyalanacak vaktim yok, ama bildirimleri kontrol etmeden duramıyorum. Uyanır uyanmaz strese sokuyorum kendimi. Bir yerde okumuş veya izlemiştim. Uyanır uyanmaz bildirimlere bakınca başkasının hayatına uyanmış oluyorsunuz diyordu. Kesinlikle doğru.
Uyumadan önceki bir saati banyo ve cilt bakımına ayırdığım için telefonla bir işim olmuyor, ama şu bildirim kontrol etme takıntısından kurtulamıyorum. Beklediğim mühim bir şey olduğundan da değil. Sinir bozucu.
0
auroraaurora
(31.10.25)
Uyumadan once kitap okuyun ayrica rahatsiz edilmeme fonksiyonunu aksam 22 ya da 22.30a ayarlayin, istisna kurabiliyorsunuz zaten. Gercekten telefon da tum bildirimler de sacmalik esasinda, insanlik olarak bir delilik hali icinde yasadigimizi dusunuyorum bazen. Instagram'da, twitter'da sizin uyku duzeninizden ya da konsantrasyonunuzdan daha onemli ne olabilir allah askina, ama kafayi yedik iste resmen, sadece siz degil hepimiz yani
+1
kassiopeia
(31.10.25)
Uyanır uyanmaz saate ve WPa mesaj gelmiş mi diye mecbur bakıyorum önemli olabileceği için yoksa umrumda olmaz. Akşam eve geldikten sonra telefon rahatsız etme moduna geçiyor ve bir tek ailden gelen mesaj ve çağrılara açık oluyor. Belki sosyal medya hasaplarım olmadığından bilemiyorum hiç telefona bakma gereği hissetmiyorum.

Bıd bıd mesaj atan insanları da oldum olası sevmediğim için telofona sabaha kadar bakma ihtiyacı hissetmiyorum. Yani bence çok kolay ama... :) Kafam nefes alıyor sanki bu şekilde.
0
truf
(31.10.25)
Chatgbt en azından sabah uyanınca sadece bildirimlere bak diye yanıt vermişti .
0
dunyatuhaf
(31.10.25)
ikisini de yapmıyorum. herkes telefon bağımlısı değil.
0
koela
(01.11.25)
(4)

çekilişlere katılıyor musunuz?

messina123
mesela akbank bir çekiliş yapıyor diyelim. katılıyor musunuz?
mesela akbank bir çekiliş yapıyor diyelim. katılıyor musunuz?
0
messina123
(31.10.25)
katılmıyorum
+1
deartheodosia
(31.10.25)
katılıyorum. genellikle nescafe ve magnum çekilişlerine katılıyorum.
0
nothing in my way
(31.10.25)
banka uygulamasında katıl butonuna basmam 2 sn ise katılıyorum.
kod göndermeleri de yapardım öğrenciyken.
+1
unalub
(31.10.25)
Hayır. Olasılığı çok düşük olan bir şey için zaman harcamak istemiyorum.
0
truf
(31.10.25)
(4)

2009 civarında MTV türkiye'de sık çalan yabancı şarkılar

biseysorcaktim
o yıllarda okuldan geldikten sonra, yemek yerken mtv'yi açar müzik dinler klipleri izlerdim.müzik akışlarında genelde aynı şarkılar olurdu, severdim de.o yayın akışında o yıllarda çıkan şarkıları arıyorum. daha doğrusu bir tanesini hatırlamaya çalışıyorum ama bir türlü bulamadım. şarkının neye benze
o yıllarda okuldan geldikten sonra, yemek yerken mtv'yi açar müzik dinler klipleri izlerdim.
müzik akışlarında genelde aynı şarkılar olurdu, severdim de.

o yayın akışında o yıllarda çıkan şarkıları arıyorum. daha doğrusu bir tanesini hatırlamaya çalışıyorum ama bir türlü bulamadım. şarkının neye benzediğini de bilmiyorum üstelik.

ama elimde bazı doneler var;
* o yayın akışında la roux - bulletproof çalıyordu onu net hatırlıyorum.
* yine aynı günler olsa gerek, chemical brothers - do it again çalıyordu.

sanıyorum ki o yıllarda popülerdi ve mtv'de de o zamanlarda çıkmıştı. do it again 2007 çıkışlı, la roux ise 2009 çıkışlı. youtube'a yüklenme tarihleri daha geç.

bu yıllarda mtv'de gördüğünüz yabancı hangileriydi? mtv hits şeklinde arattığımda çıkan şarkılar arasında göremedim. belki yoktur, belki dikkatimden kaçmıştır. ama hits listelerinde bu iki şarkı da yok zaten. o yüzden hit olmadığını, unutulup giden bir şarkı olduğunu düşünüyorum.
zayıf erkek bir solist vardı. muhtemelen aptalca bir klipti, hoplamalı zıplamalı gençlik şarkısı.
solist aklımda scooby-do çizgi filmindeki shaggy gibi kaldı ama bu bilgi yanıltıcı bile olabilir.

aslında sorum kısaca şu;
bahsi geçen 2009 - 2010 yıllarında mtv'de dinlediğiniz hatırladığın şarkılar hangileri? elimdeki tek anlamlı bilgi la roux ile aynı yayın kuşağında, ondan bir kaç şarkı önce ya da sonra çaldığı.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
youtu.be

Paolo nutini shaggy e benziyor biraz
0
grimavi
(31.10.25)
Day'n nite
Heartless
Paparazzi
Gives you hell
Kings and queens
American boy
0
Bruce
(31.10.25)
Burda (git: chartsaroundtheworld.com) bulursun belki yıl ve haftalara göre listeler var.
0
truf
(31.10.25)
2009 - music.youtube.com
2008 - music.youtube.com
2007 - music.youtube.com

Bir de bunlara bakın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(31.10.25)
(6)

Mantarları kim yiyor?

michael_knight
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?
Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
0
michael_knight
(28.10.25)
Bizim buralarda sezonu gelince topluyorlar. Hatt ev sahibim topluyor, bize de getiriyor.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
İnsanların yediği mantarlar toplam mantarların ufak bir kısmı. Zehirsiz olsa bile çoğu mantar lezzetli de değil. Diğer mantarları böcekler yiyordur ya da bakteriler çürütüyordur. Memeli hayvanlar pek tercih etmiyor bildiğim kadarıyla.

Bi de mantarlar besin değeri açısından da çok fakir. Yemek için pek sebep de yok hayvanlar için
0
nundu
(28.10.25)
Yiyen hayvanlar var, sincap, geyik, tilki, karga ve bazı ismini hatırlamadığım tür kuşlar ve bazı böcekler. Hatta bazıları insanlar için zehirli olanları da yiyebiliyor diye biliyorum.
0
truf
(28.10.25)
hayvanlar da mantar yer.
hatta mantarların yayılımı için önemli. hayvanların dışkıları ile sporlar da yayılabiliyor.
sincap ve benzeri bir çok hayvan mantar yer. türkiye'de insanların güvenle tüketebileceği mantar sayısı çok az. tam sayısını bilmiyorum 20 civarı olsa gerek.
hayvanlar için bu sayı daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(28.10.25)
Memeliler içinde bir örnek olarak domuzlar var. Hatta trüfler gibi toprağa gömülü mantarlar domuzlarla aranabiliyor, bu hayvanların diyetinde mevcut.

Zehirli zehirsiz ayrımı yapmıyorlar elbette, ancak farklı türlerin farklı diyetleri var. Görünüşünden, kokusundan belli gıdalara içgüdüsel olarak yöneliyorlar. Bu da türün gelişimi boyunca yerleşen kompleks bir süreç.

Böcekler açısından daha zengin tabi, örneğin sadece belirli karınca türü tarafından "tarımı yapılan" bir tür mantar da var. Doğada kendi başına bulunmuyor sadece bu karıncalarca yetiştiriliyor. Jeolojik süreçte doğal yaşam alanı yok olmuş, ancak bu karıncaların oluşturduğu ortama adapte olmuş, karşılıklı fayda içinde yaşıyorlar.

Birçok şey var cidden, ama yeniyor yani. Tabi esasen mantarlar bir şeyleri yiyorlar. Mantarlar ölü organizmaları ayrıştıran grupların en önde gelenlerinden.
+2
akhenaten
(29.10.25)
Domuzlar meşelerin dibine yer yer 1 metre çukur açarlar mantar yemek için. Bazen gelir bakarsınız, ağaçlarınızın dibi çapalanmış, bellenmiş. Anlarsınız domuz mantar aramış.
+1
yadigar
(29.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(4)

antidepresan bozulur mu?

der meister
dostlar iyi akşamlar,iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünm
dostlar iyi akşamlar,

iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünmedim güneşsiz, kokusuz, kurusuz ortamdaydı uzun süredir. çanta evde yatıyor.

yalnız son yarım saattir böyle bi ürperti, kamyon çarpmış gibi yorgunluk, deride yanma hissi hasıl oldu... bu sonuncusuna aslında yabancı değilim, kan testinde "sınır" demişti doktor ama sanırım şekerim çıkıyor.

bozuk ilaç en fazla göstermesi gereken etkiyi göstermez diye biliyorum ben. başından benzer durum geçen oldu mu, durduk yere antidepresan şehidi olmayak? bu zaten uzun salınımlı değil mi, kullanmaya başlayınca normalde etki göstermesi 1-2 hafta sürüyordu? uzak kalınca vücut komutları mı unuttu, serotonin kapılarını açmak yerine başka reaksiyonlar mı göstermeye başladı acep?

***

bu arada ben ilacı devam etmem gerekirken terapistime danışmadan mal gibi kendi kendime bırakmıştım, onu ekleyeyim. kullandığım süreçte çok memnundum, gece tuvalete çıkma dışında bir rahatsızlığım yoktu. baktım dayanamıyorum elimde kalanları tekrar kullanmaya başladım, ay başında da online yapıyorsa eğer terapistimle yoksa eğer yaşadığım yerde başka biriyle görüşeceğim. yani normal şartlarda kullandığım, bu tarz tuhaf bir yan etkisini hiç görmediğim bir ilaç. saygılarımla arz ederim.
+1
der meister
(26.10.25)
uzun salınımlı demek bir iki hafta sonra etkisini gösterecek demek değil öncelikle. evet ilaç etkisini 2 haftada gösterir bu doğru ama uzun salınım bu demek değil istiyorum aman neyse.

ilaca ara vermiştin ve tekrar mı almaya başladın. böyleyse dediğin şeyler olabilir.

sktsi geçmediyse, blister üst folyosu yırtılıp nem almadıysa, aşırı sıcakta aylarca kalmadı ise bozulmamıştır. yani yaşadıklarının ilacın bozuk olması ile bağlantısı yoktur. geçmiş olsun.
0
a perfect lie
(26.10.25)
Anti-depresanlarda toksisite hiç duymadım, genelde kan sulandırıcılar, tiroid ilaçları insülin vb ilaçlar buna sebep oluyor.

Benzer etkiyi ben de hissediyordum bi süre ara verip tekrar başladığımda. Alman gereken dozajda aldıysan ara verdiğin içindir diye düşünüyorum ben.

Muhtemelen anksiyeten tetiklendi, ya bozulduysa ve zarar verirse düşüncesinin etkisidir gibi :)
0
truf
(26.10.25)
evet maalesef. zart diye kestim, aylarca kullanmadım. kullanmadığım süreçte fiziksel bir problem yaşamadım ama amiyane tabirle kafam bozuldu. genel olarak kötü bir dönemden geçiyorum, ondandır dedim. çok içiyordum, alkolü bırakayım dedim. üç aydan fazla zaman geçti. yok. kafada yaprak kımıldamıyor resmen. müthiş huzursuz, keyifsiz, mutsuzum. beyin kimyamın felç geçirdiğini hissediyorum adeta. o yüzden "böyle gitmez" deyip geri döndüm, daha önce kullanıp çok verim almış olmama da güvenerek...

tabii ki ilk fırsatta terapiste gideceğim onu tekrar belirteyim kamu spotu olarak. kafanıza göre kullanmayın derlerdi boşuna değilmiş, ben bu kadar yamultacağını düşünmezdim. aylar geçti yav beyin durumu hiç mi dikkate almaz, bu adam artık ilaç kullanmıyor ben ona göre hormon basayım demez... yok. iyi kötü 30 sene taşıdı beni, ilacı bırakınca "ilaç yoksa ben de yokum serotonini anan versin hadi yallah" dedi resmen.
0
🌸der meister
(26.10.25)
Prospektüste belirtilen saklama koşullarına uyduğunuz sürece bozulması için bir sebep yok.

Alkol kullanıp kullanmadığınızı tam anlamadım, ama kullanıyorsanız bu tip ilaçları alkolle kullanmamalısınız.

Tarif ettiğiniz his daha çok ilacın yan etkisine benziyor. Antidepresanlar yeni başlandığı dönemde sıklıkla halsizlik ve tarif ettiğiniz tarzda hislere sebep olabiliyor. Özellikle de ilaca ilk başladığınızda daha düşük dozdan başlayıp sonradan yükselttiyseniz ancak şimdi geri dönerken bu tarz bir aşamalı kullanım yapmadıysanız yan etkiler daha sert ortaya çıkmış olabilir. Ya da belki ilk kullandığınız dönemde direkt bu dozdan başlamışsınızdır ancak öncesinde farklı bir ilaçtan buna geçmişsinizdir vs.

Siz her türlü kendi kendinize ilaç kullanmayın. Zibilyon tane sebebi olabilir bir durumun.
0
akhenaten
(27.10.25)
(3)

Eve misafir gelen 2.kedi

fakyoras
Selam,Elimizde 2 kedi var. 1-benim kedim, 8 aylik disi ve tam bir canavar (zarar vermiyor ama cok hareketli oldugu icin dedim) . Otomatik mama makinesi var, mama dokuldugunde biraz yer, sonra kafasina istediginde gider tekrar yer. 2-eski kedim. 6yaslarinda disi. Tam bir prenses ama kendi otomatik ma
Selam,

Elimizde 2 kedi var.

1-benim kedim, 8 aylik disi ve tam bir canavar (zarar vermiyor ama cok hareketli oldugu icin dedim) . Otomatik mama makinesi var, mama dokuldugunde biraz yer, sonra kafasina istediginde gider tekrar yer.

2-eski kedim. 6yaslarinda disi. Tam bir prenses ama kendi otomatik mama makinesi calistigi anda ne yapiyorsa hemen birakip kosarak mamasini bitirir, sonra saga sola daha yok mu diye bakar.

3 haftaligina 2.kedi bana gelecek. Ikisinin mamasini nasil yapacagimi dusunuyorum. Otomatik mamayi iptal etmek gerekecek sanirim. Yoksa 2.kedi 1.nin mamasini yer, ac kalir yavrucak. Mamalari kendim versem bu sefer 1.kedi tekrar birakacak ve 2.kedi onun mamasini yiyecek.

Aklimda 2 cozum yolu var:

A) 1.nin mamasini yuksek bir yere koysam 2.kedi cikamaz muhtemelen ve 1.kedi rahat rahat mamasini yiyebilir.

B) çip okuyan mama makinesi varmis, 1.kedi icin onu kullanabilirim: amzn.eu boylelikle sadece kendisi yer. Pahaliymis ama gerekliyse ne yapalim.

2kedisi olanlar yavas yiyeni hizli yiyenden nasil koruyor? Bu 2 yontemden hangisini onerirsiniz?
+1
fakyoras
(26.10.25)
tam olarak aynı değilse de benzer bir durumla karşı karşıyayım.
ben gözetmen gibi davranıyorum yemek yerken onlar. bazen ayrı yerlere koyuyorum yemeklerini ayrı yesinler diye. bazen elimle ayırıyorum sen oradan yemeyeceksin çok yedin diyorum, alıp başka yere götürüyorum. otomatik mama makinesi bende de var onu artık kullanmıyorum. eski usül kaba döküyorum.

geçici bir süre ise, ayrı bir makine almaya gerek duymazdım ben olsam.
alışana alıştırana kadar zaten zaman geçer ve kesin çözüm olduğunu düşünmüyorum.

farklı yerlere koysanız bile neden birinin çıktığı yere diğeri çıkamasın ki. 6 yaşında kedi kapıya bile atlar durduğu yerden.
+1
biseysorcaktim
(26.10.25)
Bende tek kedi var ama arkadaşım sık sık tatile gittiği için evdeki 2 kedisini bana emanet ediyor, o gittiğinde ben bakıyorum. Biri erkek diğeri dişi iki kardeş. Erkek olan tüm mamaları yiyiyiyor. Tam bi çöp öğütücüsü. Dişi olan birazcık yiyip geri çekiliyor sonra erkek olan gidip onunkileri de yiyiyor.

Ben şöyle bi çözüm bulmuştum, ikisine de mama koyup erkek olanı ödül çubuğuyla biraz uzakta oyalıyorken diğeri yemeğini yiyiyordu. Ama kesinlikle başında beklemek lazım :)
+1
truf
(26.10.25)
2.nin yüksek yerlere çıkamayacağından eminseniz o taktik işe yarıyor. ben de uygulamıştım. arkadaşım da şu an uyguluyor. 3 hafta için o aleti almaya gerek yok bence.
0
art cat chocolate
(27.10.25)
(14)

duyuru neden bir anda coştu ?

WithWorth
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
+1
WithWorth
(24.10.25)
AI. Daha açayım: Ekşi Duyurunun orjinal kodu php'nin artık prehistorik olmuş bir versiyonu ile, açıkçası oldukça kötü bir şekilde yazılmış bir kod. (evet ben yazdım, bunu bugünkü bilgimle ve deneyimimle söylüyorum, o zamanlar derdim hızlı bir şekilde yeni bir sistemi öğrenmek ve bir siteyi oluşturmaktı. Plansız büyüyen herşeyde olan bu sorun bir noktada artık sitenin koduna bakmak istememe neden oldu).

Sitenin şu hali 5. versiyon, 10 yıldır 4. versiyonunu kullanıyordunuz. ben 5. versiyonunu aslında 8 sene önce yazmaya başlamıştım. Şu anda gördüğünüz arabirimin %80i az çok 7 sene önce bitmişti. Hatta uzun bir süre beta altında sitenin buna çok yakın hali çalıştı, ama eksiklikleri olduğu için orjinal siteyle değiştirilmedi.

Ağustos sonundan beri siteyi her açıdan yenilemeye karar verdim. sitenin arka fonunda çalışan herseyin ya daha iyi çalışan bir başka yazılımla değişti, ya da her ne kadar geriye yönelik uyumluluğu olmasa da o yazılımın en son versiyonuna yükselttim.

Ama diyordum ya kod artık bakabileceğim bir noktadan çıktı diye, işte tüm bunları olası kılan AI'ın artık bunları efektif olarak yapabilecek noktaya gelmiş olması. Muhtemelen toplasan 20-30 saat boyunca AI'ya şunu yap bunu yap diyip yaptığı değişiklileri elle düzenleyip hem uzun süre bakımını yapabileceğim hem de sorun çıkarmayan bir hale çevirdim. Bunu ben elle yapsaydım tek başıma muhtemelen aylar sürerdi ve ben bıkardım, gene yapmazdım. İnsan sıkılıyor bir noktadan sonra sistemlerin nasıl çalıştığını araştırıp en iyi nasıl entegre ederim diye düşünmekten.

Böyle olunca daha çok tasarım ve mimariye odaklanabildim. O yüzden kodla boğuşmaktansa yeni özelliği en efektif nasıl getiririmi düşünüyorum koda bakarken.

Yeni kod üretirken sitenin orası burası bozulabiliyor, muhtemelen bir noktada duracak bu yenilikler ve daha çok stabilite ve düzgün çalışmasına odaklanacağım.

O yüzden kısa cevap AI.
+22
compumaster
(24.10.25)
Ya compü emekli oldu ya da site cortlayınca el atmak zorunda kaldı, yapmışken tam yapayım dedi.
0
Bruce
(24.10.25)
Esas yapılması gereken yapılmıyor. Kullanıcı sayısı çok çok az. 10 yıl önce günde 4/5 sayfa dolardı. Yeni Kullanıcı çekmek lazım buraya. Ekşisözlük te organize olup ekşiduyuru başlığını gündeme taşımak mesela.
+1
luluki
(24.10.25)
evet kullanici cekilmesi gerektigine katiliyorum. onerilere acigim, ama oyle reklam vermek gibi bir butcesi yok bu sitenin elle tutulur bir gelir kaynagi olmadigi icin.
0
compumaster
(24.10.25)
@compu Sözlük kullanıcılarına özel “sadece duyuru kullanıcıları görsün” seçeneği gibi ekşi duyuru kullanıcıları için bir özellik yapılırsa isteyen dış ortama kapalı yazar ve daha çok kullanıcı mecbur çekilmiş olur bence. Soru gözükür ama içeriği tıklayınca “kullanıcı girişi yapınız” yazısı olabilir. Herkes merak edip daha çok kayıt çeker bence.
+1
titanic kemancısı
(24.10.25)
compu breaking bad'deki tortuga gibi "kaplumbağa yavaştır ama en sonunda her zaman o kazanır" dedi zaar. yıllar önce bi kere ben de isyan etmiştim. adam iplemeyeceği veya küfredeceği yerde çok samimi bir şekilde sitem etmişti "abi zamanında yaptık kullanıyonuz işte işim gücüm var orayla uğraşamıyorum" diye. vallahi utanmıştım. şahsen tanımam ama o zamandan beri çok severim compu'yu, nazarımda düzgün ve iyi kalpli bir adamdır. en azından bende bıraktığı izlenim o yöndeydi.

bir nevi villain arc sayılır yani adam senelerdir muhtemelen bir kere "compu sağol böyle bi platform kurmuşsun iyi olmuş" cümlesini duymadı, gelen zorbaladı giden zorbaladı, resmen adamı pişman etti. en sonunda o da (sanırım artan şikayetlerin ve en sonunda sitenin patlamasının etkisiyle) "alın ulan" deyip yaptı şovunu.

allah suriyya başşar şarkısında ben başşar kısmını compu olarak söylüyorum artık, tek fonksiyonu insanların canını sıkmak olan maymun troll'leri engelleme özelliği getirdi ya tek başına bu bile yeter.
+1
der meister
(24.10.25)
Kullanıcı sayısı artarken amca/teyze soruları ile cinsiyetçi soruları soran cahil tayfanın popülasyonunun artma riski de var :) Benim böyle iyi diyesim var ama.. :)
0
truf
(24.10.25)
moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik.
+6
compumaster
(24.10.25)
Eyt compuya da yaradı
+1
sekizdokuzon
(24.10.25)
kullanıcı çekilmesi gerektiğini düşünenlere katılmıyor ve de şiddetle karşı çıkıyorum. nerede çokluk orada b...
0
nolmus yani
(25.10.25)
Yıllaaaar sonra "bir ek$i duyuru vardı" n'oldu acaba diye bakayım dedim. (bkz: anam coştu lan bunlar) olmuş :)
0
optimist vs pesimist
(25.10.25)
@compumaster. moderasyonla alakalı olumsuz yorumumu neden kaldırdın? moderasyon rezalet. kişisel saldırılara ve kişisl bilgilerin yayılmasına engel olmuyorlar. adaletsizce yorum silip kaldırıyorlar.
0
mikahakkinen
(25.10.25)
'moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik. ' dedikten sonra mihakkienin yorumunu silmen hahah
0
Kahvedesu
(25.10.25)
@mikahakkinen

hangi konuda şikayetçi olduğunu ve hangi konuda adaletsizliğe uğradığını yazar mısın, açıklamak isterim. eğer açıklama istemeyip kendi doğru bildiğin yanlışlarını savunmaya devam edersen bunlar da silinir.

eğer ciddi ciddi adaletsizliğe uğradığın konuları paylaşır da cevap almak istersen ben buradayım. ister açıktan yaz, herkesin önünde açıklayayım, istersen özelden yaz özel olarak açıklayayım.

teklifim adaletsizliğe uğradığını düşünen herkese açık.

doğru iletişim her şeyi çözer.
0
kibritsuyu
(25.10.25)
(13)

Chemtrail olayı

messina123
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
-12
messina123
(24.10.25)
duz dunyacilarin dandik palavralarindan biri
+3
cooperr
(24.10.25)
Buna inanan kitleyle "aşıya çip taküyürler" diyen kitle aynı.
Mesela 2 yıl kadar önce chemtrail olayına inanan bir tanıdık dayı "3 ay içinde vampir virüsünü salacaklar gençler dikkatli olun, virüs bulaşan kafayı yiyecek çevresindekilere saldırmaya başlayacak, mesela bir polise bulaştı diyelim çekip tarayacak milleti" falan diyordu. Aradan 2 sene geçti şimdi de "farklı pazarlıklar yaptılar, rafa kaldırdılar ama yapacaklar" diyor.
+3
anatomik
(24.10.25)
Kayınvalidem bu.
Maalesef hanım çok üzülüyor annesinin kafayı yemesine. Gerçekten çok iyi kadın ama tv falan açıksa ya da ağzından buna yorulacak şeyler çıkarsa chemtrail'den covid kısır yapıyora, oradan her şeyi bigpharma yönetiyora, abd'de seçimler çalındıya, Avrupa'da seçimler çalınıyora falan filan peheey kafa açıyor.
Bu tarz şeyleri diyenlerin olayi misal bunu yazıp altına bu olmazsa beni cümle alem öpsün diyemiyorlar, tutmayinca bahaneleri hep var. Bizim kayınvalidenin de tutmadığı ici sürekli bahanesi var.

Kısacası kafayı yemiş ve komplonun ne kadar zor olduğunu anlamamis kitlenin ürünü. Chemtrail ile zehirliyorlar. Peki kendi tanıdıkları? Yok onlara hap verip sağlıklı tutuyorlar. Peki bu uçağı yapan üretici, uçağı uçuran pilot, uçak firması, uçak firması teknisyeni ve bunlarin aileleri hep bu işin içinde mi? O noktada kafa yanıyor.
+3
logisticsmanager
(24.10.25)
Komplo teorilerinin en dandik olanlarından biri. Neyse ki yakın çevremde bu zırvalara inanan kimse yok.

Laf anlatmaya çalışmakla kendinizi yormayın, hem boşa zaman harcarsınız hem de dalaşma riskiniz var.
+2
10551037
(24.10.25)
Önerme o kadar saçma ki (üstüne alınma) soruyu anlamadım ilk okuduğumda 😅
+1
truf
(24.10.25)
düz dünyacılarla kanki bunlar. gerçekten çevremde ne kadar zar zor okul bitiren adam varsa bunlara inanıyor. amk 3 harfli marketlerden her türlü hazır şeyi alıp corona aşıları bizi kısır etti diyen adamların çoğu chemtrailci. her türlü kanserojen gıdayı ye sonra bizi havadan gazlıyolar.
+1
mikahakkinen
(24.10.25)
uçağın arkasından çıkan beyaz dumanı gören fizik bilmez, bilim bilmez, aklında sürekli bir komplo ya uğradığı teorisiyle gezen adamların yakıştırması işte.

biri uydurdu uçaklar bizi spreyliyor diye, biri de chemtrail diye isim taktı. sen istediğin kadar bilimsel açıklamasını yap inandıramazsın kimseyi. "haaa demek öyleymiş" demezler.
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Komplo teorisi doğru orada atılan kimyasal bizzat arkadaşım.

Sadece yağmuru değil beyin gelişiminide engelliyor insanların bunu komplo teorisi olduğuna inandırıyorjfncmmdöf

Palavradan ibaret sadece insanlar nasıl kolayca inanır kanıtı için uydurulmuş bir goygoy bile olabilir
+2
basond
(25.10.25)
böyle bir şey yapmak yerine şehrin su şebekesine 2 gram civa damlatmaları daha az maliyetli olmaz mı?
+1
duster
(25.10.25)
Komplo teorilerini çok severim okurum bazılarına da inanırım da bu chemtrail kadar sikko bir şey yok.
0
Hallegadola
(25.10.25)
merhaba. birds aren't real a kadar giden bir delilik hali bu. keşke ülkemize de gelse. biz büyük oyun yeğen ile cin, evliya, hızır mızır oralara sıkıştık kaldık.
0
libertine
(25.10.25)
@libertine

Öyle deme, son 23 senede Türkiye çok gelişti ve komplo teorisinin her türlüsü ülkemize geldi.

Aşı karşıtlığı pandemiden önce de vardı, sadece bu kadar bilinen ve yaygın bir şey değildi. Ben aşı karşıtlığı denen zırvayı ilk kez 2015 sonu gibi Zeynep Casalini'den duymuştum. O tarihte pek önemsememiştim elbette.

Anti psikiyatri diye bir şey var, bunların kendilerince platformları bir araya geldikleri mecralar YouTube kanalları falan var.

Meşhur ufolog Haktan Akdoğan'ımız var yıllardır.

Düz dünyacı var mıdır bilmiyorum, birini gösteremem ama olmaması imkansız.

Bilimden uzaklaşılan alanı komplo teorileri ve üfürükçülük akıl almaz bir hızla doldurur. Komplo teoriler ve üfürükçülük ayrılmaz bir ikili ve birbirlerini çok iyi tamamlayan bir saçmalıklar bütünüdür. Bu nedenle ben üfürükçülüğü, komplo teorilerinden ayırmıyorum kavramsal olarak. Bu nedenle şehirli beyaz yakanın itibar ettiği bir dünya postmodern cinci hocaların cinci hocacılık (spiritüel tatavalar, enerjiler, kuantumlar, aile dizimleri, her gün yeni adlarla karşımıza çıkan sikko terapileri, bilinç altı temizlikleri vs) faaliyetlerinin tamamı chemtrails gibi komplo teorilerinin mütemmim cüzüdür.
+2
10551037
(25.10.25)
düzdünya, aşı karşıtlığı, topuk kanı karşıtlığı, chemtrails'ler, q-anon, aya inilmedi, 5g'ler zararlı, reptilianlar, kanserin tedavisi var ama saklanıyor....

böyle bir sürü komplo teorisi var.
hepsi için demiyorum ama komplo teorilerinin bazılarında haklılık payı var.
var olan bir gerçeği örtmeye çalışmak yerine içine onlarca saçmalık eklenir, artık onda bir'lik o doğruyu bile görmezden gelirsin. bknz: "bir gerçeği yok etmek istiyorsan iyi saldırma, kötü savun" meselesi.

bazı komplo teorileri eğlence amaçlı ortaya koyulurken (q-anon mesela) bazıları da gerçekleri aptallıkla örtmek için üretilir.

neyin zırvalık olduğunu, neyin az da olsa haklılık payı var olduğunu kaçırdık artık.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(5)

fıtıkla yaşamak

inheritance
hem boyun hem de bel fıtığım varmış. ikisi aynı anda belirti verdi. dün ilaca başladım. ameliyata gerek yok dediler, bugün fizik tedaviye başlıyorum. ikisini birden veya sadece birini yaşayanlara sorum: fizik tedavi, ilaç, egzersiz, vs. ile ameliyat olmadan eski yaşam kalitenizi yakalayabildiniz mi?
hem boyun hem de bel fıtığım varmış. ikisi aynı anda belirti verdi. dün ilaca başladım. ameliyata gerek yok dediler, bugün fizik tedaviye başlıyorum.

ikisini birden veya sadece birini yaşayanlara sorum: fizik tedavi, ilaç, egzersiz, vs. ile ameliyat olmadan eski yaşam kalitenizi yakalayabildiniz mi?
0
inheritance
(23.10.25)
Ters hareket yapmadıkça sorun olacağını sanmıyorum. Önemli olan problemli alanlara odaklanıp fizik tedavi ile güçlendirmek.
Boyun fıtığı başlangıcı teşhisi olan birisi olarak yorumum bu şekilde
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Senede bir falan bir ters hareket yapacaksın. Bir hafta, 10 gün kadar o hareketin acısını çekeceksin. Onun dışında dikkatli ve özenli, normal bir hayatın olacak.
En azından benim belim öyle .
0
Mirket
(23.10.25)
Doğru egzersizleri hayatının kalıcı bir parçası haline getirebilirsen ağrın büyük ölçüde yönetilebilir olur.
0
ezkaza
(23.10.25)
duruş postürünü düzelt.
eğer her gün devamlı bilgisayar başındaysan laptopı monitörle kullan ya da yükseltici ile.
egzersize başla. ilk aşamada ağrın varsa fizik tedavi uzmanı ile. Ondan sonra düzenli spor.
gereksiz yere kendini zorlama ağır bir şey kaldırma. eğer kaldırman gerekiyorsa da dizlerini kırarak eğilip kaldır. belini eğerek değil yani.

fıtık ağrıları hep olan şeyler değil gelip gidiyor. Eğer vücudunu güçlendirip hayat tarzını değiştirirsen bir problem olacağını düşünmüyorum.
0
nuevo
(23.10.25)
Annemde de ayni sekilde hem bel hem boyun fitigi var ve kemik erimesi de var. Boyundaki fitik sinirlere yakin o nedenle cok dikkat etmesi gerekiyor. Ikisi de tuttu mu yerinden oynayamiyor kadin. Ilac kullanmiyor ama her sabah ve aksam egzersizlerini yapiyor ve agir tasimamaya calisiyor (3kg nun ustu). Babam yardimci olmaya calisiyor agirlik konusunda ama iste 3kg cok az bi sinir diye bazen uymuyor. Oyle oldugunda da agrilari tetikleniyor. Simdi yerine zamaninda yardim etseymis bunlar olmazdi da neyse...

Ozetle egzersiz + agir tasimamak.
0
truf
(23.10.25)
(5)

vejetaryen veya vegan olan var mı?

art cat chocolate
aranızda vejetaryen veya vegan olan var mı? ne zamandan beri? nasıl karar verdiniz?vegan veya vejetaryen olmayı düşünen var mı?ben 2.5 yıldır vejetaryenim. antalya yangınlarından sonra ciddi şekilde düşünmeye başlamıştım, oradaki hayvanları öyle görmek beni çok üzdü. zaten instagram'da gördüğüm vide
aranızda vejetaryen veya vegan olan var mı? ne zamandan beri? nasıl karar verdiniz?

vegan veya vejetaryen olmayı düşünen var mı?

ben 2.5 yıldır vejetaryenim. antalya yangınlarından sonra ciddi şekilde düşünmeye başlamıştım, oradaki hayvanları öyle görmek beni çok üzdü. zaten instagram'da gördüğüm videolar da beni çok etkiliyordu. zamanla azalttım ve bir gün önümdeki tavuk etini yarıda bıraktım ve daha fazla yiyemeyeceğimi anladım. gözüme canlı halleri geliyordu.

gayet et seven ve yiyen bir insandım, yıllar önce asla olamam vejetaryen herhalde demiştim ama oldum.

b12 eksikliği de demir eksikliği de yaşamadım; kansızlığım olmadı. kremalı makarnalara abandığım için kolesterolüm ve trigliseridim yükseldi. 3-4 aydır da bu makarnaları yemeyi bıraktım, sebze odaklı besleniyorum. vegan köfteler yiyorum. vejetaryen olmadan önce de her türlü sebze yemeğini ve baklagilleri çok severek yiyordum zaten. hiç zorlanmadım. kilo vermedim.

giyimde ise veganım, asla gerçek deri/kürk bir şey almıyorum. kozmetikte de veganım.
+1
art cat chocolate
(22.10.25)
2015 den beri etik nedenlerden vejetaryanım, mümkünse giyim ve yiyecekte vegan seçeneği tercih ediyorum

Örneğin dışarıda menüde hem vejeteryan hem vegan seçenek varsa vegan olanı tercih ediyorum

Mutfak becerilerin ve repertuarın geliştikçe hem aç kalınmıyor hem de sağlık sorunu yaşamıyorsun. bu coğrafya, market ve pazarlar, tencere yemekleri ve zeytinyağlılar kültürümüz buna çok uygun
0
grimavi
(22.10.25)
Vegan veya vejetaryen degilim olmayi da dusunmuyorum ama sorunuza su anlamda destek niteliginde cevap vermeden gecemedim. Hangi videoydu bilmiyorum ama ben de bir video izledim ve videodaki her konuda kesinlikle hakli olduklarini dusunuyorum. Hayvancilikla ilgili buyuk degisikliklerin olmasi cok iyi olurdu. Eskiden koylunun bir cesit yan gelir kaynagi ve beslenme kaynagi iken simdi ozellikle kucuk bas orta-buyuk sirketlerin ticarethanesine dondu.

Tavuk konusunda ben de yerken olumsuz hissiyatlara giriyorum. Mumkun oldugunca uzak durmaya calisiyorum. Digerleri en azindan gorece normal bir hayat yasamis olabilir diye dusunuyorum. Verimlilik adina hayvanlara eziyet edilmesine karsiyim ama hayvan yemenin de dogamizin bir parcasi oldugunu dusunuyorum. Et fiyatlari 2'ye katlansa da bu isler biraz daha eski usul/insani sekilde yapilsa hic bir sikayetim olmaz.
0
mbond
(22.10.25)
Yemekte vejeteryanim sanırım bir 5 senedir, giyim ve kozmetikte veganim son 2 senedir.

Oldum olası et yemeyi hiç sevmedim, tadı hoşuma gitmiyordu ama ara sıra balık yerdim. Demir oranim dolayısıyla çocukluktan beri hep düşük ya da sınırda. Sonra balıktan da tiksinmeye basladim. Son 5 senedir de hiçbir canlıya yapılan en ufak bir işkenceyi midem kaldırmaz oldu. Özellikle korumasız, savunmasız, masum herkes için. Mecazi anlamda değil gerçekten midem bulanıyor bu tür şeylere tanıklık ettiğimde, biri sanki midemi alıp elinde bukuyor gibi oluyor. Sonra bu konuda birkaç videoya denk geldim. hayvanlara özellikle kozmetik açıdan nasıl eziyet edildiğini 10s görmem yetti vegan olmak için. Veganlik bu açıdan geç geldi çünkü kozmetik hiçbir ürün kullanmıyorum. Doğal şeyler kullandığım için işin bu etik dışı boyutundan bihaberdim.

Yemek düzenimi değiştirecek bir durumum olmadı dolayısıyla.
0
truf
(22.10.25)
Veganlığı seçmek isterim elimden geldiğince giyimde kozmetikte vs dikkat etmeye çalışıyorum, sadece yemek konusunda yapamıyorum.
30’lu yaşların başından itibaren dönem dönem bu konuyu düşünüyorum etik olarak çok doğru bulduğum fakat kendi hayatımda uygulamaya geçmekte zorlandığım bir durum.
Her şeyin birbiriyle bağlantısı olduğunu düşünüyorum “etin cinsel politikası”nı okuduğumdan beri vegan değilsem feministliğimin bile “yarım” olduğuna inanıyorum bu durum beni gerçekten çok üzüyor.
Üç farklı diyetisyenle çalıştım belli bir aşamaya gelince hepsine böyle bir düzene geçme konusunda danıştım hiçbiri bana bunu önermedi bu yüzden olması gereken kiloma ulaştığım zaman kendisi de vegan olan birine gidip destek alarak bu yola adım atabilmeyi çok istiyorum.
Bana lazım olan şey biraz dirayet biraz da cesaret sanırım insanlara bir yaştan sonra ben artık bu düzene geçtim demenin beni nasıl etkileyeceğini bilmiyorum böyle çekincelerim var.
Bu konuda tecrübe sahipleri tecrübelerini paylaşabilirse benimle çok mutlu olurum.
0
mutekebbir
(22.10.25)
hayvanlara karşı zaafım var. ben de et tüketmek istemiyorum ama olmuyor işte ;(
0
Algorix
(22.10.25)
(5)

doğalgaz ve gün boyu açık kalması

baldan kaymak
sabah 5:30 da evden çıkıyorum dönüş 18:00 ve bazan 22:00Ama gece soğuk oluyor akşam açınca. Isınmıyor.Sorum şu:1) Sürekli açık olması ve sabit sıcaklık koruması mı daha az yakar yoksa gerçekten bu kadar uzun saatler faydasız mı olur? Fatura yönünden soruyorum.2) siz nasıl yapıyorsunuz bu işi? Doğalg
sabah 5:30 da evden çıkıyorum dönüş 18:00 ve bazan 22:00

Ama gece soğuk oluyor akşam açınca. Isınmıyor.

Sorum şu:

1) Sürekli açık olması ve sabit sıcaklık koruması mı daha az yakar yoksa gerçekten bu kadar uzun saatler faydasız mı olur? Fatura yönünden soruyorum.

2) siz nasıl yapıyorsunuz bu işi? Doğalgaz üzerinden en sıcak değeri mi seçmek lazım? Petekler uber sıcak değil dokunamayacak gibi değil.
0
baldan kaymak
(22.10.25)
Ben de o kadar erkenci olmasam da erken çıkıp geç dönenlerdenim :) ama benim kaldığım yer stüdyo dolayısıyla geldikten sonra açarsam 1-1.5 saate bayağı ısıtıyor etrafı. Fakat sen akıllı termostat gibi bişi düşünebilirsin belki. Mesela şu ürün gibi shorturl.at pek çok ürün var piyasada app ile kontrol edebileceğin. Belki işini görür.
0
truf
(22.10.25)
ben 2016 yılında sanırım cosa aldım ama eşim bir türlü kullanmayı kabul etmediği için doğru düzgün kullanamadık.

ama senin işini bence cosa gayet iyi çözer, bence ne kadar yüksek sıcaklıkta ısıtırsan bacadan kaçan ısı da o kadar çok olur. mümkün olduğunca uzun petek düşük sıcaklık deniyor yeni kombilerde. cosa ile ilgili videolara bak, şimdi dünya kadar rakibi daha iyisi daha uygun fiyatlısı vardır.
0
denemeyanilma
(22.10.25)
ben olsam sabah giderken kısardım, akşam gelince açardım.
0
ravenudon
(22.10.25)
Derece olarak ayarlama imkani var mi? 19 falan yapardim evden cikarken, gelince acardim. Asiri soguk olmadigi surece belki hic acilmazdi, belki de ara sira acilirdi. Teknik olarak 1. secenek bana mantikli gelmiyor. Cunku izolasyona gore degisir tabii ama surekli acik olursa, disardan gelen soguga karsi surekli gaz harciyor olacak. Asiri soguk bir yer degilse kapatmak daha iyi gibi, oluyorsa kismak da iyi.
0
mbond
(22.10.25)
akıllı termostat var bende salus marka. yatak odasında duruyor. 21.5 dereceye ayarlı. günde 2 saat yanıyordur. sigara içmek için balkon kapısını açmasam daha da az yanar belki. iklim karasal (doğu avrupa) cidden soğuk bir mekandayım.
0
rain when i die
(22.10.25)
(8)

Amsterdam'da bir seyler denemek istiyorum

Sour
Merhaba! Ilk defa Amsterdam'a gidecegim. Gitmisken "bir seyler" denemek istiyorum. Kurallara aykiri mi, soru silinir mi bilmiyorum ama Amsterdam icin tavsiye ariyorum. Ozelden de yazabilirsiniz. Tesekkurler.Formattandir: Amsterdam'da ne yenir, nerede yenir? :)
Merhaba! Ilk defa Amsterdam'a gidecegim. Gitmisken "bir seyler" denemek istiyorum. Kurallara aykiri mi, soru silinir mi bilmiyorum ama Amsterdam icin tavsiye ariyorum. Ozelden de yazabilirsiniz. Tesekkurler.

Formattandir: Amsterdam'da ne yenir, nerede yenir? :)
0
Sour
(20.10.25)
Haritadan coffeeshop yazıp herhangi birine gidebilirsin. Birkaç çeşidi var istediğin moda göre alır dışarıda parkta falan içersin. Spesifik bir lokasyona mekana ihtiyaç yok.
0
beyfendi
(21.10.25)
amsterdam soğuk & yağmurlu sokakta kalma ihtimaline karşı kalın giyin, kalacak yerin neresiyse fazla uzaklaşma. stroopwafels yenir güzeldir
0
nahtoderfahrung
(21.10.25)
öncesinde bazı şeylere alerjin olup olmadığını iyi öğen. orada öğenmen geç olabilir. Arkadaşımın gezisi kız arkadaşının midesi nedeniyle tatili p.ç olmuştu. yediği keklerden dolayıydı sanırım
0
hoot
(21.10.25)
Indoor/Outdoor olayına dikkat et :) Bazılarına indoor olanlar halüsilasyon olarak geri dönebiliyor :)
0
truf
(21.10.25)
The Bulldog The First gidiyorsun. alt kata inip bana hafif bişeyler ver diyorsun. sonra ister içerde istersen yukarı üst kata çıkıp kanal boyunda denemeni yapıyorsun. afiyet şeker.
0
scudman1
(21.10.25)
herkese tesekkurler. fakat citayi biraz yukseltebilir miyiz? mesela spray, damla vs. ozellikle halusinatif etkiyle alakali. bu arada kusura bakmayin, gerizekali gibi yaziyorum cunku konu yasak mi degil mi bilmiyorum.
0
🌸Sour
(21.10.25)
0
vedatchilipeppers
(21.10.25)
Açılın Amsterdam'a üç defa gitmiş, dördüncü gitmiş manyak geldi.

cafe zwark bistro tarzı küçük bir yer. yemek az ama o kadar yürüyüdükten sonra oturup dinlenmek ve bir şeyler içmek için baya güzel bir yer. veya akşam olduğunda gideyim de bir şeyler içeyim tarzında bir mekan. illa içki olarak değil, kahve de iş görür. benim acayip hoşuma gitmişti.

o'reilly's irish pub burası kendimle alakalı. amsterdam'a 2019 senesinde ilk defa gittiğimde görmüştüm ama irish pub'a gitmeyim şimdi, hiçbir şey bulamazsam giderim demiştim. ilk gezimde gidememiştim zira öncelliği diğer yerlere vermiştim. brüksel'e gittiğimde şubesi vardı. gittim oturdum orada. kasım 2022'de gittiğimde dünya kupasına denk gelmişti. iki maçı orada izledim. orayı da sevmiştim ama bu son gittiğimde gidemedim

pasta e basta - rezerve gerekli fine dining restoranı. atmosferi baya güzel. garsonlar, siparişi verdikten sonra bir başlıyorlar şarkı söylemeye. baya iyiydi. ikinci gezimde son güne denk geldiğinden dolayı pek eğlenememiştim ama son gezimi tarihlerini buraya göre yapmıştım.

cannibale royale - son gezimde gittim. etleri baya güzeldi. ilk gün gittim. yetmedi son gün de gittim.

Cafe Winkel 43 - kahvaltı veya sonrasında elmalı turta ve kahve

The Pancake Bakery - pankekler epey büyük.

Dutch Pancake Masters - buranın pankek de güzel.

Iamsterdam Card'i iş görür eğer müze filan gideceksiniz.
Özelden de yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.10.25)
(4)

Kulunç Belası

scudman1
Sırtımda kürek kemiğimde kulunç var ve inanılmaz rahatsız ediyor. Bu beladan kurtulan var mı? Varsa nasıl yaptınız?
Sırtımda kürek kemiğimde kulunç var ve inanılmaz rahatsız ediyor. Bu beladan kurtulan var mı? Varsa nasıl yaptınız?
0
scudman1
(18.10.25)
Geçen hafta yaşadım. 3 gun kas gevşetici içtim. Sıcak su torbası ile sıcak tuttum. Trujel diye bir krem vardi evde onu sürdüm. 4-5 günde anca geçti.
0
ırene adler
(18.10.25)
Sürekli bu belayla mücadele eden biri olarak en iyi ve etkili çözüm orayı ovarak kulunçu açmak. Benim de hep sırtımda olur olursa bu sebeple oraya ulaşması zor oluyor evet. Bunun için masaj topu alabiliyosan al, alamıyorsan tenis topu veya en kötü çorapları sert bi top olana kadar iç içe koy. Sonra tam ağrıyan yeri bul ve orda o topu ileri geri oynat. Topu duvarla sırtın arasına koyabilirsin.

Kırt kırt gelen sesler azalana kadar devam et :) Kulunç bayağı yerleşmişse biraz fazla acı hissedebilirsin ama iyice açılana kadar devam et :) Bence en etikili çözüm bu.
0
truf
(18.10.25)
Fizik tedavi doktoru, 8-10 tane, içinde az miktarda anestezik madde bulunan iğne vuruyor tam kulunç bölgesine. Tertemiz çözüm. Ben yıllardır ne çekiyormuşum dedim.
0
evrim halkasi
(18.10.25)
öncelikle sürekli kulunç neden oluyor buna bakmak lazım. Muhtemelen bölge kaslarında kuvvet dengesizliği var ve kulunç olan kaslar normalden çok daha fazla çalışıyor.
temel bakım için ise masaj veya fizyoterapist eşliğinde kuru iğne etkili olabilir.
tek başımayım diyorsanız decathlon'da satılan küçük masaj topları var onlardan alıp kendi kendinize kulunçların canını okuyabilirsiniz.
Ama dediğim gibi neden kaynaklandığını çözebilirseniz zırt pırt kulunçlarla uğraşmazsınız.
0
ucurulmamak umidiyle
(18.10.25)
(4)

Prag ta ne yapılır

bepicolombo
Arkadaşla vize prag a gitmeye karar vermiştik ona red geldi. Haftaya bilet var tek başıma kaldım ahajsja Toplamda 4 gün iptal mi etsem diye düşünüyorum Tek başıma sıkılır mıyım ? Bütün planları o yapmıştı. Şimdi ona da soramıyorum ayıp olur diye
Arkadaşla vize prag a gitmeye karar vermiştik ona red geldi.
Haftaya bilet var tek başıma kaldım ahajsja
Toplamda 4 gün iptal mi etsem diye düşünüyorum
Tek başıma sıkılır mıyım ?
Bütün planları o yapmıştı. Şimdi ona da soramıyorum ayıp olur diye
0
bepicolombo
(18.10.25)
git bence. prag güzeldir. viyanaya da geçebilirsin trenle. 2-2 gün şeklinde paylaştırabilirsin.

tek başına sıkılabilirsin evet ama yeni bir yer görceksin. ben birkaç kere full tek gezdim gayet güzeldi.
0
jelly bear
(18.10.25)
Bence sikilmazsiniz da bu soruya cevap almak icin chatGPTye bile danisabilirsiniz, günlük hatta saatlik program bile yapar.
Viyana‘ya gecmenize gerek yok, cok az vakit var. Karlovy Vary günübirlik gezi icin ideal.
0
kuehles blondes
(18.10.25)
bir hafta önce döndük prag’dan. tek gezmek için biraz kötü bir seçenek neden derseniz genelde çift veya grup olarak gezenler var. Öğrenciyken tek başıma günübirlik gitmiştim, her yerde kameramı millete verip beni çekmesini rica ediyordum. bu kez arkadaşlarla gidince hem bu yönden rahat oldu, hem de vakit daha güzel geçti. yalnız öğrenciliğimdeki prag’a göre bana pahalı geldi, eski ucuzluğu kalmamış. old town tarafında bira içmek için bulduğumuz yerlerin fiyatı amsterdam ile falan yarışıyor. nehrin kale tarafındaki barlar daha uygun fiyatlı.

viyana yerine günübirlik veya bir gece kalmalı cesky krumlov önerebilirim. otobüsle 2 buçuk saat falan sürüyor, çok huzurlu ve tatlı bir kasaba. tek kişi dört gün sadece prag depresif olabilir.
0
phoarbix
(18.10.25)
Prag 4 gün çok bence. 1.5 gün yeter, kalan günlerde civarını gezsen daha çok eğlenirsin. Dresden ve Krakova geçebilirsin. Plan için klişe olacak ama chatgpt bayağı güzel tavsiyeler veriyor :) Özellikle nelerden hoşlandığını, saat kaçta kalkıp kaçta yemek yemek istediğini vs net şekilde input girersen güzel bir plan oluşturuyor. Ben şahsen Berlin turumu öyle yapmıştım. Saati saatine süper plan yaptı.
0
truf
(18.10.25)
(9)

hangi filtre kahveyi begeniyorsunuz?

buenosdias
premium kahveleri biliyorum. ama cok pahalilar. haftada 2,3 kere icecegim kolay bulunur cekirdek kahve ariyorum. normalde etiyopya, kolumbiya ve kenya severim. tchibo, eduscho, jacops vs... ne tavsiye edersiniz.
premium kahveleri biliyorum. ama cok pahalilar. haftada 2,3 kere icecegim kolay bulunur cekirdek kahve ariyorum.

normalde etiyopya, kolumbiya ve kenya severim.

tchibo, eduscho, jacops vs... ne tavsiye edersiniz.
0
buenosdias
(09.10.25)
Kronotrop no.33

Migros'ta falan vardı en son. Fiyatına göre güzel kahve.
0
himmet dayi
(09.10.25)
İkea Patar organik, ucuz ve lezzetli.
Sanalbaharat.com'un harmanları hem ekonomik hem lezzetli.
0
yadigar
(09.10.25)
dallmayr prodomoyu seviyorum ben. yumuşak içimli.
0
truf
(09.10.25)
Taft’ın çekirdek kahvesini çok seviyorum kullandığım en iyi kahve diyebilirim ama artık çok pahalı gelmeye başladı kilosu 1.200 olunca vedalaşmak zorunda kaldım ayda aşağı yukarı iki kilo kahve alıyorum ve sarsmaya başladı.
Koffieboon alıyorum fiyatları daha makul ve gayet iyi bir kahve memnunum.
0
mutekebbir
(09.10.25)
sanal baharat jirgaşef.
0
gurur
(10.10.25)
www.sanalbaharat.com

üstteki arkadaşın dediği de olur ama kahve gibi kahve seviyorsanız ve fiyat/performans çekirdeği arıyorsanız olay budur. çibo, sıtarbekis falan, çöp...
0
motosiklet burclu adam
(10.10.25)
addis ababa lemmu
0
enteg
(10.10.25)
Pike place.
0
auroraaurora
(10.10.25)
Carrefour markette kolayca bulunan carrefour un kendi markası bonheur un kolombiya kahvesi, fiyatı 190 lira 250 gr
reimg-carrefour.mncdn.com

Aroması tabi ki çok iyi değil bu fiyata fakat kalabalık ofislerde ya da ağzımı çalkalasam yeter diyenler alabilir, kötü de değil bu arada

Kurukahveci mehmet efendi kolombiya 270 lira olmuş onun yerine bunu alın
0
grimavi
(10.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.