Giriş
(6)

kullanımı çok kolay bir video düzenleme programı

mezzosprite
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
0
mezzosprite
(06.04.26)
galiba videoları çoğaltıp manuel olarak kırpıp numaralandırıp arka arkaya birleştireceğim, zaman alsa da en kolay yöntem bu gibi geldi şimdi
0
🌸mezzosprite
(06.04.26)
Ben canva kullanıyorum.
0
truf
(06.04.26)
İnshot kullanıyorum. Capcut aynı özellikleri var.
0
ground
(06.04.26)
kdenlive.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
capcut ben kullanamıyorum kesme işinde çoğu videoyu kesmiyor veya uzun video ise kuçuk bir yerini kesmek saniyelik ayar yapmak zor oluyor
0
eja
(07.04.26)
+1 Inshot telefondan
0
gadlemler
(08.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
-2
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(10)

Vefat etmiş üst soy sayesinde çifte vatandaşlık alınabilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti. Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış. Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler. Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler. Ananem çifte vatandaş de
Merhaba,

Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti.

Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış.
Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler.

Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler.

Ananem çifte vatandaş değildi. Sadece TC kimliği vardı. Ama e devlet üzerinde soy bilgilerinde doğum yeri vs her şey yazıyor.

Sadece ananem üzerinden Bulgaristan vatandaşlığı alarak çifte vatandaş olabilir miyim?

Yoksa kendisi vefat ettiği için mümkün değil mi?
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
benim de bir tarafımdaki üst soylar yunanistan sınırları içinde dogmus, ama yunanistan’da kabul olmuyor.

bulgaristan için @konusma’nin bir tanidigi soy atlayarak bulgaristan’a basvurmustu yanlis hatirlamiyorsam. o cevaplar birazdan. benim de diger taraftan buyuk buyuk babam bulgaristan tirnova dogumlu (soy belgesinde cikiyor) ama benim durumumda 2 soy atlaniyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Kuzenim basvurdu. Anne ve anneanne vatandaslik almadilar. Anneanne zaten 7-8 sene önce vefat etti. Anneyi de vatandaslik almaya ikna edemedi. Kendisi basvurdu. Sürecin daha uzun olacagini söylediler ama oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Anneannem de dedem de Bulgar göçmeni, orda doğmuşlar. Hayattalarken teyzem vatandaşlık için başvurmuştu bundan bi 10 sene önce falan sanırım ama herhangi bir sonuç çıkmadı. Sanırım birkaç defa arayıp sormuştu değerlendirilliyor gibi bişi söylemişler. Olan nasıl oluyor ve arkaplanda nasıl bir değerlendirme süreci oluyor bilmiyorum ama bizdeki durum da böyle gelişti. Hala bir sonuç yok :)
0
truf
(04.04.26)
Ayni durumdayiz. Bu isleri yillarrr once yapmis biriyle konustum. Ayakustu konustuk ama oluyor. Benim de ananem yasamiyor, sorun degilmis bu. Kisaca soyle: Ananede vatandaslik olmasina gerek yokmus, onemli olan zorunlu goc olayiymis cunku. Tarihler, zorunlu gocu ispatlayabiliyor.
Neyse, once annen alacak mecbur, sonra sen basvurabilirsin. Annene vatandaslik gelmesi 5 yil mi 8 yil mi neymis, o aldiktan sonra da sira sana geliyor ve anneye gore biz daha cok yil bekliyormusuz. Islemler de cok ucmus fiyat olarak. Hele bir de uckagitci bir danismanlik sirketine rastlarsan kimbilir kac para alirlar. Bana surec cok uzun ve fiyat yuksek geldi. Yoksa o tanidiklar ilerleyecektim. Tutari unuttum ama cok. Bir de sira bana gelince daha da ucuk bir rakam olacak islemler vs. Ben vazgectim ama oluyormus yani. Arastirip deneyebilirsin
-1
Kittie
(04.04.26)
Anneannen'in oradan nüfus kaydını sildirdigi tarihten önce doğan çocukları vatandaşlık alır. Eğer annen bu durumdaysa önce o alacak sonra siz alacaksınız.
Alır diyorum ama tabiki uzun bir süreç ve bu işlerde çok iyi bir avukatla ilerlemek kaydıyla.
0
etna
(04.04.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Kuzeniniz aldı mı vatandaşlık? Yani olumlu sonuçlandı mı başvurusu?

İlk başvurduğu tarihten itibaren ne kadar zamanda halloldu?

Kaçıncı kuşaktan akrabası üzerinden başvurdu acaba? Ananesi mi yoksa ananesinin annesi mi?

İnternette başvuru için doğum belgesi falan gerekir yazıyor. Kuzeniniz, kendisi üzerinden başvurduğu akrabasının doğum belgesini falan nasıl buldu? Arşivlerden mi?

Kuzeninizin akrabası kaç doğumluydu? Benim ananem 32 doğumlu. Yani yaklaşık 90-95 yıllık bir doğum belgesi bulmam lazım. Kuzeniniz nasıl buldu?

Avukat falan tuttu mu yoksa sadece kendi mi ilgilendi?

Bulgarca bilmemesi sorun oldu mu? (Bilmediğini varsayıyorum) İngilizce yeterli oldu mu? Yoksa tercüman mı tuttu?

Başvuru süreci tam olarak nasıl ilerledi? Nerelere, hangi kurumlara başvurması gerekti?

Biliyorum çok detay sordum ama müsait olduğunuzda yanıtlayabilirseniz çok çok sevinirim.
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@Kittie o kadar uzun mu sürûyor ya?

Araya aracı koymadan bireysel olarak Bulgaristan'a gidip başvursak daha kısa sürmez mi?

Yani bu süre yasal zorunlu bekleme süresi gibi bir şey mi yoksa kısaltılabilir mi?

Bir de bu başvuru ücretleri aracı olan özel firmalara mı ödeniyor yoksa bulgaristan devlet kurumlarına mı?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@etna Ananemin oradan nüfus kaydını sildirdiğinden emin değilim. Orada doğmuş, ilkokulu falan orada okumuş. 17 yaşındayken zorunlu göç ile türkiye'ye gelmişler.
Belki de halen oranın da vatandaşıdır.

@eileengray Arada 2 soy olsa bile siz başvurmayı denediniz mi?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
kuzenimin anneannesi bana akraba olmadigi icin kac dogumlu, dogum belgesi neredeymis gibi sorularin cevaplarini bilmiyorum. basvurdun mu, dedim; basvurdum dedi. ne kadar da cikacakmis, dedim; annem almadigi icin biraz uzun sürecekmis ama tam zaman vermediler, dedi. ivit ivit detay sormadim acikcasi beni ilgilendirmedigi icin o kisimlar. dedigim gibi, anneannesi orada dogmustu, kuzenim anneannesi üstünden vatandaslik basvurusu yapti. kuzenimin annesi basvuru yapmadi. basvuru gecen seneydi. islem su an sürüyor, henüz almadi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Bildiğim kadarıyla bulgaristan kuşak kuşak başvurulmasını istiyor. Önce orada yaşayan sonra onun evladı sonra torunu. Mesela romanya göçmeninde bu şart aranmıyor. Ülkeden ülkeye şartlar değişiyor
+1
Unde bach canim
(05.04.26)
(4)

Seul'den Hediyelik Ne İstenir?

mor bembombom
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.- Mario peluşları gelecek.- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur. - Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dol
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.
- Mario peluşları gelecek.
- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.
- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur.
- Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.
- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dolma kalem veya saat isteyebilirim. Belki daha ucuzdur, fiyatlara bakayım.

Başka ne istenebilir, ne getirilirse iyi olur? Doğu Asya'ya bir daha kimin yolu düşecek, şunu da denemiş ol dediğiniz her şeye açığım.
0
mor bembombom
(01.04.26)
Kozmetik düşünmüyorsan ben olsam makgeolli, kimchi ve korean red ginseng isterdim :)
0
truf
(01.04.26)
soju (shot olarak iyi gidiyor)
0
eileengray
(01.04.26)
En azından güneş kremi isterim ben olsam. Sonucta kozmetik de olsa işin sağlık boyutunu da kapsıyor.
0
fraise
(01.04.26)
kore'de kışlar sert geçtiği için, kalın montlar ve kışlık botlar çok çeşitli ve uygun fiyata bulunabilir. outdoor ürünleri de revaçta olduğundan, binbir çeşit marka ve ürün seçeneği var. bir de markalarda, bizdekilerden farklı olarak çok tatlı collab ürünleri falan oluyor. north face tr'dekinin yarı fiyatına, columbia 1/4 fiyatına falan satılıyor. bu markaları daha da ucuz almak isterlerse, seul station'daki outlet mağazalarına baksınlar. ancak koreliler bize göre ufak tefek olduklarından, m'den büyük kadın ürünü bulmak zor mesela. yine, erkek ayakkabısı örneğin, 43'ten büyük bakacaklarsa direkt iteawon'a gitsinler (amerikan üssünün çevresindeki mağazalarda 47-48'e kadar bulmak mümkün). giyecek için japon markaları olan uniqlo ve muji'nin mağazaları yaygın; bunlara bakılabilir.

cilt bakımı ürünü aldıracaksanız, buradan bildiğiniz kore markaları (beauty of joseon, isntree vs) değil de, mağazaların önerdiği ve ucuzluk olmayan/orta segmentte mesela anua gibi markalara baksınlar. çok ayak altı olmayan bir olive young'a giderlerse (mesela konkuk university durağının dibindeki devasa mağaza), cilt tipi ve gerekli ürünleri söylerlerse, onlar sepet yapıyor; harika önerilerde bulunuyorlar. makyaj yapmayan biri olarak benim önereceğim, göz altı kapatıcısı olarak shaishaishai banana conceal cream diye bir ürün var; hem nemlendirici, hem kapatıcı; onu kesinlikle aldırın derim. ayrıca siz kullanmasanız bile, yakın tanıdıklara vermek için myeongdong'daki kozmetikçilerde 10 alana 10 bedava gibi yüz maskeleri oluyor. missha'nın pirinçli olanları tr'de viral olmuş sanırım; hediye edince bayılıyor herkes, hem de çok ucuz.

hediyelik olarak, hbaf diye bademin binbir aromaya bandırılmış hali olan bir ürün var. her yerde devasa mağazaları var ama tek bir çeşidi bile güzel değil; bence aldırmayın. yine viral olan buldak carbonara (pembe paket) noodle'lardan isteyebilirsiniz. orada 5'li paketi 200 tl ise burada bin liradan fazlaya satıyorlar (alacak olursanız acısını kullanmadan yapın, yanarsınız). siyah fasülye ezmesi var, tatlı olarak tüketilen; ondan alınabilir. bir de severseniz yaprak yosunlar 10'lu 20'li paketlerde uyguna satılıyor; ondan olabilir. muji'de çok güzel bitki çayları var bu arada.

peluş, oyuncak falan aklınıza ne gelirse, özellikle milyoncu gibi mağazalarda tonla mevcut malum. geçenlerde bir yerde sanal bebek gördüm; bin küsür liraya satıyorlardı, ki orada olsa olsa 100 lira civarıdır; alıp, nostalji yapabilirsiniz:) japon kalemleri buraya göre uygun. versatil kalem olarak, örneğin ohto çeşitleri olabilir, kuru toga'nın binbir çeşit limited editionları olabilir (gangnam'da devasa bir kyobo mağazası var, böyle ürünler oradan alınabilir). dolmakalem vergi iadesiyle daha uyguna geliyor, evet, ama yarı fiyat falan da değil (aldıracak olursanız, içinde kartuş varsa muhakkak çıkarsınlar uçağa binmeden). bunda da tr'de olmayan özel serilere falan bakarsanız anlamlı olabilir. studio ghibli mağazaları çok çok güzel ama fiyatlar da el yakıcı maalesef. bir de güneş gözlüğü ve dereceli gözlük için farklı çerçeveler alınabilir ama denenmesi gereken şeyler olduğundan bilemiyorum. bana kalırsa kore'de en cazip alışveriş; giyim, aksesuar, kırtasiye vd bakımından burada olan ürünlerin, buralara uğramayan modellerini almak olurdu; ancak işin içine kişisel zevkler girince, kırtasiye dışındakileri başkasına seçtirmek iyi sonuç vermeyebilir tabii.

genel geçer elektronik ürünlerde, tr ile benzer fiyatta olanlar olduğu gibi, yarı fiyatına gelen ürünler de var. tek tek bakıp, karşılaştırmak lazım. saç şekillendirici için dyson'a alternatif olarak shark marka öneriliyordu. iyi kulaklıklar çoğunlukla yarı fiyatına; tek bir elektronik ürün alacaksanız, bunu öneririm. ters olmayacaksa song-pa'daki lotte world mall'ın içindeki lotte himart'a baksınlar; her türlü elektronik ürün var. designer çanta gibi ürünler, yine bu avm'nin bitişikteki bir binasında mevcut. kore'de designer merakı tavanda olduğu için, vakit varsa, ikinci el mağazalarda çok uyguna ürünler düşürülebiliyormuş.

şimdilik aklıma gelenler bu kadar. spesifik bişey varsa, sorunuz.
+1
lil siztah
(01.04.26)
(4)

Kelime bilgisi nasıl çalışılmalı?

zen1th
Yabancı dilde;O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,Flashcards kullanarak,Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir
Yabancı dilde;
O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,
Flashcards kullanarak,
Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,
Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...
gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir yöntemi?
+1
zen1th
(30.03.26)
bağlam içinde öğrenip aktif kullanmak. başka bir yöntemi yok. kolay gelsin.
+3
AlsterWasser
(30.03.26)
Ben cümle kuruyorum. Abuk sabuk ve basit cümleler oluyor, içinde anlamını bilmediğim başka kelime olmuyor öyle eksantrik cümleler değil.

Onun dışında dualingo ve flashcardlardan ollllldum olası nefret ediyorum. Eşyaların üzerine kelime yapıştırmayı, en çok kullanılan benzer gelimleri gruplayıp kağıda yazıp en sık geçtiğim yerlere yapıştırmayı da denedim, işe yaramıyor bende.

Ezberi kuvvetli biri hiç olmadığım için anca o kelimeyi geçtiği cümle ile hatırlıyorum. Bir de o kelimlerin geçtiği basit textler okuyarak pekiştiriyorum.
+1
truf
(30.03.26)
(bkz: notebooklm)
0
rakicandir
(30.03.26)
alsterwasser +1

bağlam çok yardımcı oluyor, o yüzden cümle içinde kullanmak ve hatta farklı cümlelerde kullanmak en iyisi. eğer pratik yapma/canlı kullanma şansınız yoksa yazın. yazarak da olsa aynı cümleyi çeşitli ama ana fikirden çok uzaklaşmayacak şekillerde kullanmaya çalışın.

beyin özellikle belli bir yaş/yorgunluk düzeyinden sonra yeni kelimeyi çok soyut algılıyor, sık kullanmıyorsanız "aha öğrendim" deseniz bile aynı hızda unutabiliyorsunuz. bağlam ve aktif kullanım çok önemli. şöyle düşünün türkçede kalem dendiğinde de muhtemelen kafanızda sadece beyaz arka fonda bi kurşunkalem canlanmıyordur, bununla ilişkili bir çırpıda aklınıza bissürü şey gelir. yabancı dildeki kelimeler de öyle. sağından, solundan bi yerden tutturmak lazım ki düşmesin.
+3
der meister
(30.03.26)
(7)

Spotify Playlistlerinizi nasıl düzenleniyorsunuz?

AlsterWasser
sb.her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum. ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin al
sb.

her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?

benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum.

ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin alt-türleri gibi olanları tek bir şemsiye türde birleştiriyorum ama yeni keşifler oldukça playlistin bazen karakteri değişmeye başlıyor can sıkıyor.

gurme playlistçilerden öneriler lazım.
0
AlsterWasser
(30.03.26)
Ayrı ayrı
0
duster
(30.03.26)
genelde mod/tempo ya gore. 1 tane arsiv/copluk playlistim var. digerleri iste spor playlisti, sabah kahvesi playlisti, aksam yemegi playlisti filan, tempo ve tarz ayrisiyor. playlist yapmayi da biraktim son zamanlarda; benimkilere benzer biseyler yapan illa ki o,ustur diyip aratip onume cikani aciyorum. insanlarin yaptigi playlistere tiklamaya ozen gosteriyorum, spotify'in bana onerdikleri fazla kisisel oluyor.
+1
taurina
(30.03.26)
Benim genelde tür-tempo şeklinde oluyor. Aynı parçayı farklı iki listeye eklediğim de olabiliyor.
+1
truf
(30.03.26)
Enstrumanlara gore duzenledigim var. Ayrica annas archive metadasina gore popularity e gore de duzenledim. Popularitysi 49-100 arasinda olan 250k sarki var playlistimde
+1
lapaz
(30.03.26)
Baktim simdi benimkiler, ruh(ikindi vakti muzikleri, geceler), durum (kosu, yol muzikleri), dil( kürtçe, Arapça, vs), tür, sanatçı/grup şeklinde.
+1
Amaranta ursula
(31.03.26)
Ayırmıyorum. Winamp zamanından beri böyle geldi, böyle gidiyor. Iron Maiden'dan sonra Arif Sağ çalar. :) Kötü bir şey değil bence.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Çok karışık düzenlemek için bir günümü ona ayırmam gerek ve çok üşeniyorum.
Yerli ve yabancı olarak iki ana grup var içinde türden bağımsız sevdiğim şarkılar var.
Spor, soundtrack, govend, yerli, yabancı diye kendim oluşturduğum listeler dışında başkalarının listelerini de indirip dinliyorum, sevdiğim sanatçılara özel hazırlanmış “this is ….” listelerini seviyorum zamanla oradan kendi listelerime uygun yere geçiriyorum sevdiğim şarkıları.
Düzenli takip ettiğim podcastleri otomatik indirmeye alıyorum yalnız yemek yerken çok iyi oluyor hemen birini açıyorum.

Düzenlemek istediğimde de yapabildiğim tek şey artık dinlemediklerimi silmek.
Neye göre nasıl düzenleyeceğimi pek bilmiyorum, çok karmaşık.
+1
mutekebbir
(31.03.26)
(9)

Türk versiyonu olamayacak dizi

michael_knight
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar. (Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?

House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar.
(Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
-2
michael_knight
(30.03.26)
sense8 :)
+1
amelie poulain
(30.03.26)
Black mirror olabilir mi
0
egerbiryolcu
(30.03.26)
battlestar galactica
0
redlinetheturk
(30.03.26)
House MDyi çekmişlerdi galiba Hekimoğlu diye mi ne :)

The Lord of the Rings-The Rings of Power ya da Stranger Things gibi diziler olurdu bence. Maaliyetli olduğu için biz çekince yavan kalabilir :)
0
truf
(30.03.26)
shameless tabii ki.

soruyu yarim okumusum ama.

six feet under diyorum o zaman. ay aman allah korusun diyip konu kapanir herhalde.
+1
taurina
(30.03.26)
Shameless cekildi. Hazal kaya oynuyordu hatta.

Utopia. Ceken herkes gözaltina alinir.
0
Purple life
(30.03.26)
Masters of Sex.
+2
auroraaurora
(30.03.26)
Oz - Hapishane ortamında Erkek erkek ne şiddetler ne aşklar yaşandı. Dizi, ilk bölümü biteremez. 17.dakikasında reklam girer, bir daha dönemez.

The Good Place - En ufak dini şakanın, mizahının yapılamadığı bir ülkede, Good place (cennet) - Bad Place (Cehennem) Felsefesi üzerine komedi yapılacak. Peki oldu tamam.

house of cards - Biat kültürü olduğundan ve algımız kapalı olması nedeniyle imkanı yok.
+3
put it in your appropriate place
(30.03.26)
The walking dead. Bizde bu tür işler komik oluyor.
0
ekimoloji
(30.03.26)
(13)

Yeni veya geç kesfettiğiniz tatlar var mı ve nedir?

egerbiryolcu
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/

Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
tembel kumpir dediğim şey. patatesi haşlayıp püre yapıyorum. varsa içine biraz süt, tereyağı ve kaşar... bu haliyle bile çok lezzetli oluyor zaten. bunu yayıyorum küçük bir kaba. üstüne ne varsa artık ton balığı olur, salam-sosis olur, zeytin olur... haşlamadan dolayı biraz zaman gerektirebiliyor ama hem çok pratik hem çok lezzetli oluyor. özellikle evde ekmek yoksa süper alternatif.
+3
der meister
(29.03.26)
midye iç pilavı yapmayı öğrendim. tadı sokakta satılan midye dolmayla aynı oluyor. midye yoksa ton balığı ekliyorum.

wasa ekmeğini keşfettim. diyet için iyi tok tutuyor.

tablacı salatası yapıyorum. kebapçı salatası. et yemeklerinin yanına yakışıyor.
+1
yurtsuz john
(29.03.26)
Sütlü çay.
Geçen i swear filmini izledikten sonra hadi bir deneyeyim diyerek başladım ve şu an hastasıyım.
Sütlü kahveden nefret ederim ama kahve de bir yerden sonra bayiyor gün içinde, burayı süper doldurdu. Akşam da yemekten sonra falan içiyorum. Bağımlısı oldum.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Nugget la çilek reçeli fena gitmiyor. Tam çilek değil de daha ekşili bir reçel, marmelat gibi bir şeyle tavuk kızartma özellikle şarabın ya da biranın yanında hoş oluyormuş.
0
sekizdokuzon
(29.03.26)
Tortillanın içine dilediğim malzemeleri koyup, rulo yapıp kısık ateşte içindeki malzemeler eriyinceye kadar pişirip yemek.
+1
truf
(29.03.26)
yeni keşfetmedim ama bu aralar çok sık rezene tüketiyorum. tohumu ya da baharatı değil bu arada. sebzenin kökünü dilim dilim doğrayıp rezene salatası yapıyorum. istanbul’da sebze olarak bulabileceğim yer biliyorsanız yeşillendirirseniz çok sevinirim.

www.tazemasa.com
0
eileengray
(29.03.26)
Sade keki hiç sevmem ama tahinli kekin müptelası oldum.
Bir de şu kek muhteşem:
www.damyskitchen.com
Alakasız başka bir örnek ise kuru fasulyede soğanların yüzmesini hiç sevmezdim artık bir soğanı tüm haliyle içine atıyorum hem tadını veriyor hem de görüntüsü daha iyi oluyor.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
munchies için kaynak gibi kaynak.
0
birdirbir
(30.03.26)
hurma.
cocukken ve gencken nefret ederdim, 35den sonra yemeye basladim simdi eksikligini hissediyorum evde olmayinca.
+1
cooperr
(30.03.26)
Yoğurdun kaymağı.
Hurma +1
Bu ikisini önceden sevmezdim.
Yeni keşif ise kamkat. Hem lezzetli, hem pratik.
0
auroraaurora
(30.03.26)
Krema sevmezdim bir makarna bağımlısı olarak, son zamanlarda baya baya yemeye başladım.

Enginar bi' de, 40 yaşıma kadar ağzıma koymadım, şimdi bayıla bayıla yiyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
bulgur pilavina toz nane atmak. yurt disinda bir restoranda yemistim, bayildim. bence bir sans verin, karabiber atmadan.

soru gercekten boyle mi ya, cevaplar biraz garip. "ben cocukken sarimsak yemezdim ama simdi yiyorum." bravo sana! aydinlandik!
+1
Sour
(30.03.26)
YULAF!

ama ogutulmus degil de kesilmis olandan. 10 dkda risotto gibi bir kivam aliyor. bazen tavuk suyunda haslayip icinde yogurt atip yiyorum, bazen haslandiktan sonra uzerine mantar, ispanak fln koyup normal risotto niyetine yiyorum, bazen de normal suyla haslayip icine bal, elma, muz fln koyup tatli niyetine yiyorum.
0
taurina
(31.03.26)
(5)

İntrovertligin en belirgin işareti nedir?

sekizdokuzon
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?Teşekkürler.
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(29.03.26)
dünyada sosyalleşme şekli, toplum yapısı, güvenliği son on senede ve özellikle de pandemi boyunca çok değişti. o yüzden eskiden içe kapanık olduğu düşünülen insanların yapmadığı şeyleri şimdi çoğunluk yapmıyor.
0
malheiros
(29.03.26)
5dk konuştuktan sonra gelen yoğun baş ağrısı ve aşırı yorgun hissetmek.
0
truf
(29.03.26)
Açılın Intovert geldi.

Birbiriyle bağlantı iki durumdan varsayım olarak söz ederim.
- "Sosyalleşmenin bir yerinde sohbet ile muhabbet tamam iyiler ama yordu be ya, bitse de gideyim dinleyim" demem
- Saatler süren sosyalleşme sonrası; umarım ertesi gün kimseyle muhattap olmamayı istemem.

Bunlardan bağımsız; tek başıma geziye/tatile gitmek.

Şahsen; Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim diyorsam karşımdakinin dallama olduğunu düşünürüm.
0
put it in your appropriate place
(29.03.26)
Dalaylama derim bende put in dediği şeye ve uzarım.

Aptala tahammül edemiyorum şahsen. Sıkılma sürem 60 sn altında, biraz da çevremdeki zeka seviyesinin getirdiği bir konfor alanı kaynaklı bu. Son ilişkim de çok iyiydi bu konuda, ister istemez biriyle uğraşma birine bişi anlatmak öğretmek zor geliyor. Nefesim daralıyor. Hani ortamda 1 şey anlatırsın ama birileri 2. Adımı bekler sen ise 3.adımı yakalama hızındasındır. Ben o 3 üm işte. Yavaş kalıp, reaksiyon gösteremeyenler sebebiyle pek muhatap olasım da gelmiyor. Çoğunlukla 3 lere bile anlatasım olmuyor ama en azından onlarla vakit geçirebiliyorum.

Baş ağrısı gibi değil ama böyle zamanı tek iken daha kaliteli geçirip, uzun zaman yalnız kalacağımı düşünürdüm. Ta ki o kızla tanışana kadar. İntrovert 2 ama beni de yanında istiyordu, zamanla da o ahengi bulmuştuk. Demek istediğim introvert lik yalnızlık değil, karıştırılmamalı, asosyallik değil. Pek çoğunuzun cesaret edemeyeceği kadar cesur, sosyal, konuşma yapabilir, bin kişi önünde kağıtsız sunum yapabilecek potansiyelde olan biri. Sadece cidden pek çok şey çok yavaş geliyor. İçine kapanıklık ise hiç değil. Evde bile bir sürü şey üretebiliyorsunuz ama kaynaklar son dönemde çok pahalı hale geldiyse bu sekteye uğruyor, soruna yanıt olması adına bu denli detaylandırıyorum: o tek iken olan etkinlik keyfi oluyor. Her ortamda heh kaçayım modu değil. Çok basit bir dille: 15 kişilik eğitim sınıfında çok sıkılınca tek yaparım diyip ilerlemek. Ancak eğitimi toplu alıyorsa sıkıcı hal alıyor, seçenek olmayınca aranızda gibi görülüyor. Halbuki öyle değil. Bence pandemi sonrası çok daha ortaya çıkmış birşey.

Özetle işlevlilik seviyesi fark edebilir ama bu çizgiler varsa introvertliğin tanımı n kez olabilir bence.
-1
baldan kaymak
(29.03.26)
bir süre sosyalleştikten sonra gelen dinlenme isteği.
+2
nickini degistiren yazar
(30.03.26)
(7)

gökyüzünü görmüyor oluşumuz ve etkileri üzerine

biseysorcaktim
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;https://www.lightpollutionmap.infohttps://www.handprint.com/ASTRO/bortle.htmlözel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;
www.lightpollutionmap.info
www.handprint.com

özel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz gökyüzü berraklığı bortle-4 seviyesinde muhtemelen.

anne-babalarımız hatta belki de onlardan önceki nesiller gökyüzünü çıplak gözle gördüklerinde gerçekten yola saman dökülmüşçesine, gökyüzünde binlerce ışık yayan cisim görüyorlardı. üstelik farklı renklerde görebiliyorlardı, yani şimdilerde profesyonel makinalarla ve uzun pozlama ile çekilmiş gökyüzü fotoğraflarına benzer görüntüler neredeyse her akşam onlarla beraberdi.

milyonlarca yıldır insanlar kafalarını kaldırdıklarında bir sürü ışık görürken sonraki nesillerin özel bir çaba göstermediği sürece bir tane bile yıldız görmeden büyümelerinin etkileri nedir sizce?

bence bu çok büyük bir kırılım.
binlerce yıldır insanlara bu gökyüzü ilham vermiş, yön vermiş, evrendeki yerinin büyüklüğü-küçüklüğü hakkında ipucu vermiş, ama binlerce yıl sonra bu akış tamamen kesilmiş ve sıradan insanlar günlük hayat akışlarında gökyüzünden tamamen kopmuşlar.
0
biseysorcaktim
(28.03.26)
Gece yıldızları tam anlamıyla görememenin çok büyük etkileri olduğunu sanmıyorum açıkçası. Işık kirliliği gibi olguların etkisi daha büyük olsa gerek psikolojik anlamda. Yani yıldızlı gökyüzünün yokluğu değil de, ışık kirliliğinin varlığı daha büyük bir etki olsa gerek.

Hayal gücünün yıldızlara bağlı şekillenen parçasınım kırıldığı doğrudur, çünkü göremiyoruz dediğiniz gibi. Ancak hayal gücü yıldızlı gökyüzüyle yok olan bir şey değil ki, yıldızlı gökyüzü bir niş, bu niş boşaldığında başka bir şeyle dolar. Hayal gücü insanın bir şeye anlam yüklemesiyle gelişiyor, anlam yüklemek de yine insanın elinde. Bu yıldızlı gökyüzü olmaz şehir silüeti olur, başka şey olur...

Oldukça kırsal bölgeleri düşünün, bortle ölçeğine göre 2-4 seviyesinde birçok yer var. Neticede buralarda herkes şair falan değil öyle değil mi? Hatta çoğu değil. Hatta sanırım çok mutlu oldukları da söylenemez. Ha da ne bileyim, yıldızlı gökyüzü, hoş bir manzara olmasının yanında maksimum ne kazandırıyor olabilir bu insanlara? Aynı şey evrenin büyüklüğü ile alakalı konuda da geçerli. Bu konu üzerine ilham alınabilecek başka kanallar var. Bunlardan birçoğu geçmişte yoktu.

Yıldızlı gökyüzü görsek güzel olurdu ancak eğer sorgulanan şeyin odak noktası bu eksikliğin "insan üzerindeki etkisi" ise bunun çok büyük olduğunu sanmıyorum.
+1
akhenaten
(28.03.26)
Gökyüzünü görüp görememekten öte, oturup izlemeye vakit ayırmak da önemli bir konu bu anlamda bence. Çocukken yaz tatillerinde memlekete gittiğimizde, bahçeye kilim atıp saatlerce gökyüzünü izlediğimizi hatırlıyorum. Şimdi tatil için gittiğim yerde ışık kirliliği oldukça düşük düzeyde ve Samanyolu falan net biçimde seçiliyor, fakat yapacak o kadar çok başka şey var ve dikkat sürem o kadar düşük ki, 10 dakikadan fazla kesintisiz izlediğimi hatırlamıyorum şahsen. O da genelde, meteor yağmuru zamanına denk geldiğimde, kayan yıldız görmek için.

Bir de anne babalarımızın zamanında bile gökyüzü daha gizemliydi sanıyorum. Şimdi basit bir uygulamadan, telefonu doğrulttuğun bir yıldızın şeceresini öğrenebiliyorsun. Annem çocukken anneannem bir gece uyandırıp ona kuyruklu yıldız göstermiş; annemin ödü patlamış :D Bu gibi doğa olayları yeni nesiller için çok sıradan ve önemsiz sanırım. Senede bir kaç kez tutulmalar heyecan yaratıyor; o da çoğunlukla stori atmalık foto için.
+1
lil siztah
(28.03.26)
samanyolunu çıplak göz ile ilk defa 15 yaşımda egenin bir sahil köyünde görmüş ve çok şaşırmıştım. evet şehirliler gerçekten bu keyiften mahrum. sadece keyif de değil belki de insanın ne kadar ufak değersiz, önemsiz olduğunu anlama becerisini de maskeliyor.
0
orpheus
(28.03.26)
Çok bir etkisi olacağını düşünmüyorum çünkü evet bi tık çaba sarfedecekler ama gözlem yapılabilecek hala doğada çok güzel yerler var. Ben çocukken Tübitakın gözlem şenlikleri olurdu, en kötü bu tür aktiviteler düzenlenebilir. En azından hala ışık kirliliğinin olmadığı alanlar var.
0
truf
(28.03.26)
Sırf bu sebepten her yıl en az bir defa, çoluk çocukla gece uzunyayladan geçerken, direksiyonu bir köy yoluna kırıp asfalttan birkaç km uzaklaşıyor, 15 dk’lığına da olsa “hakiki gökyüzü”nü gösteriyorum. Bahsettiğim yer Türkiye’nin en karanlık birkaç bölgesinden biri…

Biz çocukken, şehir merkezinden azıcık (3-5 km) uzaklaşınca binlerce yıldız görünürdü. Hatta şehir merkezindeki evimizin terasından bile samanyolu seçilirdi.

İstanbul’da şanslı bir günde 15-20 yıldız görülebiliyor. Çoğu zaman venüs gibi 3-5 gezegen dışında havada hiçbir şey seçilemiyor… Korkunç bir şey…
0
yadigar
(29.03.26)
Herhangi bir şekilde bilimsel olarak hesaplanabilen etkisi olduğunu düşünmüyorum ama bence çoğumuzun hayatında gün içinde bulutlara, gökyüzüne bakacak bir 20 dakika olmaması başka sebeplerden de olsa etkili.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Kırık dökük bijoloji merakım, bir etkisi olmamasının imkansız olduğunu söylüyor. Yüzbin yıldan fazladır insanoğlu her gece yıldızlara bakıyordu. Artık yıldız görmemenin mutlaka etkileri olacaktır…
0
yadigar
(29.03.26)
(7)

Eski madalyalarınızı ne yapıyorsunuz?

baldan kaymak
Sb2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
Sb

2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
0
baldan kaymak
(27.03.26)
aile evinde bırakıp kaçmıştım. sonra bir gün "süpriiz bunlar senin bak hatırlandın mı sevinirsin diye getirdik senin evinde olmalı bunlar" diye onlar da bana geri sattı. :D

valla şu an bazanın altında toplu duruyor.
+2
AlsterWasser
(27.03.26)
Benim tek bir tane oldu (Liselerarası güreş il birinciliği). Babam saklıyor onyıllardır.
+1
yadigar
(27.03.26)
Uzun süre kapıdan girişte dilsiz uşakta takılıydı hepsi,şimdi depoya kalktı.
0
duptıs
(27.03.26)
Kitaplığın altındaki dolabın içinde bir kutudalar. Kutuyu en son ne zaman açtığımı hatırlamıyorum.
0
Mirket
(28.03.26)
Bazanın altındaki kutudalar,
En son ne zaman baktım bilmiyorum

Matematik ve TÜBİTAK proje yarışmasında aldığım madalyalardı.
0
purplee
(28.03.26)
benimkiler baba evinde paslaniyor
ben ise baskalarinin antikalarini topluyorum bir yandan..
0
cooperr
(28.03.26)
Ben bizimkilerin evindeki odamdaki bazanın altına tıkmıştım. Annem olmaz öyle deyip çıkarttı ortalık yere dizdi. Neyseki son görüşmeler sonucu odamda ortalık yere koymaya ikna ettim. En azından salonda falan değil artık :D Gösteriş sevmiyorum, gösteriş yapanlara da ısınamadım bi.
0
truf
(28.03.26)
(4)

Kötü bir boyun tutulması

egerbiryolcu
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/

Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün de eve döndüm. Hem gidiş hem dönüş üç buçuk saat sürdü. Hem gidiş hem dönüşte otobüs arıza yaptı ve özetle ben bu arızalar ve yeni otobusun gelmesini beklemek yüzünden bir bir buçuk saat dışarda soğukta kaldım. Bilenler bilir iki gündür hava da kiştan beter.

Uyurken aksi bir hareket yaptim mi bilmiyorum. Dün ilk yolculuk sonrası akşam hafif başlamıştı. Gece uyudum uyandım evime döndüm bir iki saat önce çok şiddetlenmeye başladı. Hiçbir tarafa çeviremiyorum yastığı yüksek tutup yaslanmak zorunda kaldım. Çünkü normal yatamiyorum. Bunun dışında aşağıya bakarken bile sızlama yapıyor. Ama dogrulmam gerektiğinde çok canım yanıyor. Gittikçe kısıtlanıyor hatta en ufak hareketleri bile yapamaz duruma geldim.
0
egerbiryolcu
(22.03.26)
2x ağrı kesici. Her türlü ise yarar
Sıcak duş
Sıcak su torbası
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
@sivti sinek yine bir olcerim ama zannetmiyorum çünkü sanki bir şey olmuş da kırılmış gibi bir ağrı. Yani halsizlik veya normal kas agrusi gibi değil. Çok can yakici
0
🌸egerbiryolcu
(22.03.26)
Kas burkulması aynısı kayincoda var. Şaka şaka bende de var ve oluyor :(
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Şimdi açık eczane var mıdır yakınında bilemiyorum ama böyle durumlar için, sorun sadece kas ağrısıysa, ben adeleks alıyorum. Bi de o bölgeyi sürekli sıcak tutmanı tavsiye ederim, bana çok faydası oluyordu. Genelde masaj yapmadan o bölgeye ben ağrıdan tamamen kurtulamıyorum.
+1
truf
(23.03.26)
(11)

Yetiştirilme tarzınızda bir şeyi değiştirecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

starbuck
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
0
starbuck
(21.03.26)
Disariya iyi görün, sorunlari kimseye anlatma, aile icinde yasanan aile icinde kalir kafasi.

Kücük, gecici sorunlar icin bu dogru aslinda. Ama küçük yaslardan itibaren annemle babam arasindaki büyük sirlari saklamak zorunda kaldim.

Bu beni gercek duygularini bastiran, sorunlarini anlatmayan ketum diyebilecegimiz biri yapti diye düsünüyorum.

Bunu degistirmek isterdim. Gecenlerde bumbledan biriyle bulusmustum. O da ayni seyi yasamis sonuc fucked up iliskiler ve baglanma sorunlari.
-1
Purple life
(22.03.26)
Annem beni (sözde) motive etmek, hırslandırmak için başkalarıyla kıyaslardı, daha iyisini yapayım diye. Yetişkinlik dönemimde bana çok zarar verdi; benim de kendimi başarı/ başarısızlık konusunda başkalarıyla kıyaslamam. Oysa herkesin yolu farklı; kimse hayata aynı koşullarda başlamıyor.
+1
Amaranta ursula
(22.03.26)
annem ogretmen olup pedagojik formasyon almis olmasina ragmen, babamla olan iliskilerindeki her problemi yansitti, kotu bir evlilikleri olmasina ragmen bosanmayip tum sorunlari ve dramayi ben ve kardesimin gozu onunde yillarca devam ettirdiler, bu durum tum karakterimi, kisiligimi, secimlerimi ne yazik ki etkiledi. Olmayacak bir iliskiyi zorlamayip bosansalardi herkes icin cok daha iyisi olurdu.

Bu nedenle sorunlu evliliklerin cocuk varsa devam ettirilmesinin, guya cocuk hatrina aslinda bosanmadan devam edilmesinin cok cok daha fazla cocuga zarar verdigine inaniyorum.
0
tuborg yesili
(22.03.26)
Zevk ertelemek, para biriktirmek, gelecek planı yapmak konularından haberim olsun isterdim.
+2
michael_knight
(22.03.26)
Sevgi gösterme biçimleri daha sağlıklı olabilirdi. Sevgilerini hissetmediğimi söyleyemem ama bende çok geç farkına vardığım belli sorunlara sebep olduğunu anladım.
0
Bruce
(22.03.26)
Utangaçlıktam ötürü insanlarla iletşm kurmakta hep çekindim. 40 yaşına geldim, birisine ilgi duysam bile hala herhangi bir şekilde yaklaşamıyorum. Kafamın içindekileri bir kağıda dökmek beni tek rahatlatan şey olsa da buna gerek duymamayı isterdim..
0
rakicandir
(22.03.26)
Ben de bunu zamanında çok düşünüp çok eleştirmiştim ama artık bi eksik görmüyorum çünkü öyle olmasaydı şu an ben, ben olduğum kişi olmazdım.
0
truf
(22.03.26)
Ne değişseydi iyi olurdu kısmını geçiyorum. Ailem beni iyi ki sevgilim varken ve sevgilimle beraber "çocuk istiyor muyum?" meselesine duyuru açacak kadar kafa yorarken, Bumble'dan tanıştığım adamlarla date e çıkan biri olarak yetiştirmemiş. Kendilerine teşekkür ederim.
0
huladancer
(22.03.26)
1. mutsuzluklarımı çocuğuma yüklemezdim: "ben üniversite okuyamadım, ailem çok fakirdi, babanın ailesi beni hiç sevmedi, baban hiç arkamda durmadı, görmek istediğim ülkeleri göremedim, kitap yazacaktım, yazamadım" vb. vb. daha tonlarca şey. evin içinde sürekli çok mutsuz ve çok öfkeli bir anne. mağdur kimliği. çocuğu sürekli dolaylı yoldan suçlu ve borçlu hissettirme. bunu yapmazdım sanırım çocuğuma, ona bu kadar olumsuz duygu yüklemeye kıyamazdım.

2. çocuğuma mentorlük ve rehberlik yapardım: benim hayatımda sadece çok katı kurallar ve yasaklar vardı. uymamayı aklımdan geçirdiğim anda karşılaştığım şey ise müthiş bir öfke olurdu. mesela bir arkadaşımla görüşmem yasaklanırdı ve görüşmesem, sadece sokakta selam versem bile evde müthiş şiddetli bir kavga çıkardı. ama yasağın nedeni nedir, o nasıl biridir, zararı ne olur, 1 kez bile anlatılmazdı. hayata dair duygusal rehberlik yapmış olmalarını isterdim. bak kızım, şu kişiyle görüşmeni şu nedenlerle doğru bulmuyorum, şu sakıncaları olabilir vb. gibi anlatsaydı keşke. çünkü uslu ve dinleyen bir çocuktum, ergenlikte dahi. dinler ve anlamaya çalışırdım. hayata dair 30-35 yaşımdan sonra farkına vardığım gerçekleri o yaşlarda annemden dinlemiş olmayı çok isterdim.
0
la lykia
(22.03.26)
"aman bir meslegin, altin bilezigin olsun" yerine "aman para kazanmayi ogren, girisimci ol" kafasiyla yetistirilmek isterdim.
0
cooperr
(22.03.26)
Çocukluğum travma üzerine travma ile geçti. Yetimhaneye bırakılsaymışım daha iyi olurmuş. Daha iyi yapsaydılar diye tek bir şey aklıma gelemiyor.

Her yaptığım, her başardığım bunlara rağmen. Orta okulda ayakkabımın altı delik olduğu için içine karton yerleştirirdim. Öyle minik bir şey de değil. Sadece dış yüzeyi var ayakkabının. Altta baş parmak biraz tutuyor, gerisi boş, gerisi karton koli. Bununla yarışa katılıp birinci geldim. Koli yırtıldı, betonda ayaklarım soyuldu. Beden hocası görüp babama haber verince evde üvey anneden oklavayla dayak yedim. Dayak yemediğim gün istisna sayılırdı. Hiç hatam olmasa bile kulaklarımdan kaldırıp kaldırıp duvarda sektirirdi beni. Duvarda kan lekeleri. Allah’a yalvarırdım acısını geçirsin diye.
0
gabe h coud
(23.03.26)
(22)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(29)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(4)

kilo almayan kediye nasıl bir mama vermeli?

my fault
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor. rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.biraz kilo a
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor.
rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.
biraz kilo alması için ne yapmalı? nasıl mama tercih etmeli?
yavru kedi ve doğum yapmış anne kedi mamaları var acaba ondan alıp biraz onla mı devam etsek.
0
my fault
(17.03.26)
kedi hızla kilo kaybetmiyorsa onu kilo almaya zorlamaya neden gerek duyuyorsunuz. bazı kedilerin türü incedir 3.8-4 kilo aralığı düşük değil. bahsettiğiniz yüksek kalori mamalardan verseniz hayvanın metabolizması gereği bu defa daha az yemeye başlayacak.
0
orpheus
(17.03.26)
Dişi kediler erkeklere göre daha zayıf oluyor zaten, ailede 3 dişi, 5 erkek kedi beslemiş biri olarak bunu rahat söyleyebilirim :D Cinsine göre değişir tabii ama maine coon gibi iri tipler değilse söylediğin kilo aralığı normal gibi. Hatta daha ufak tefek cinsler, siyam gibi, daha bile düşük kiloda olabiliyor.

Ben de hastalık gibi bi sebeple kilo vermiyorsa çok da endişe etmezdim aldırmak için. Bunun için sıvı-çorba şeklinde mamalar ve püreler var ama bu genelde yemek yiyemediği için kilo kaybeden kediler için uygun.
0
truf
(17.03.26)
tiroid sorunu olabilir, bir tahlil yaptırın. benim kızımda hipotiroidi vardı, tiroid ilacı kullandı ve biraz kilo aldı bu sayede. kedilerde nadir görülen bir durummuş tiroidin az çalışması.
0
batlegolas
(17.03.26)
dişi kediler biraz daha zayıf oluyor +1 veteriner kilo alması lazım demediyse bence de ayarları ile oynamayın. benim kedim erkek 5 kilo hatta 5,15 falandır. komşumun kedisi dişi ve muhtemelen o da sizinki gibi 4 kilo falandır çıta gibi kolları falan. vete sormuşlar normal demiş. bi de kediler erken kısırlaştırıldıysa da küçük kalıyolarmış sanırım, bizimki 11 aylıkken kısırlaştı o zamana kadar baya büyüdü tosun oldu.
0
Sadece soruyorum
(18.03.26)
(11)

Risk alma eşiğiniz ne durumda?

birdirbir
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?

Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?

Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir
(13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P

Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak

Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.

Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.

Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
0
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var?
+ Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.

- Risk alma eşiğin değişti mi?
+ Epey düştü.

- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
+ Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.

- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
+ İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.

boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.

kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.

yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.

etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.

eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
0
🌸birdirbir
(13.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(3)

Kedim öksürüyor

sacrilegious
Merhaba,Kedim 4 yaşında küçüklüğünden beri hep öksürürdü, götürdüğümüz veterinerler pek ciddiye almadılar ama son bir senedir öksürük atakları yaşıyor. Veteriner hekim ilk zamanlarda astım olabilir tozsuz kum kullanın yerleri deterjanla silmeyin vs gibi önerilerde bulunmuştu. Bunları yapmamıza rağme
Merhaba,

Kedim 4 yaşında küçüklüğünden beri hep öksürürdü, götürdüğümüz veterinerler pek ciddiye almadılar ama son bir senedir öksürük atakları yaşıyor. Veteriner hekim ilk zamanlarda astım olabilir tozsuz kum kullanın yerleri deterjanla silmeyin vs gibi önerilerde bulunmuştu. Bunları yapmamıza rağmen öksürük atakları ara sıra geri geliyordu. Bazı zamanlar 1 hafta hiç öksürmediği oluyor bazense günde 5-6 kez 20-30 saniye boynunu öne uzatarak hırıltılı ve balgamlı öksürüyordu.

Bugün akciğer röntgeni çekildi. Veteriner hekim astım olmadığını kaburga kemiğinde kaynamış eski bir kırık olduğunu bunun akciğerde ödeme sebep olduğunu ve ödemi çözersek öksürüğün düzelebileceğini söyledi. 4 hafta, haftada 2gün içirmemiz için 10mg laxis diye bir hap verdi.

Bana nedense astım ihtimali çok mantıklı gelmişti ve inhaler kullanıp rahatlayabileceğini ummuştum. Şimdi kırık sebepli ödem denmesi biraz tuhaf geldi çünkü öksürük atakları 1 senedir sürüyor ama bu süreçte herhangi bir düşme vs yaşamadı. Kaburgası belki de onu sokaktan sahiplendiğimde kırılmıştı. Sizce bu astım mı yoksa akciğer ödemi mi netleştirmek için ikinci bir görüş almalı mıyım? Ya da aramızda kedi akciğer röntgeninden anlayan birileri var mıdır?(röntgen görüntüsünü şu bağlantıya yükledim: ibb.co)

Teşekkürler
0
sacrilegious
(21.02.26)
Tamamen kendi tecrübeme dayanarak yazıyorum, konuyla ilgili bilgim kedimle sınırlı.

Bizim kedi 1,5 sene kadar önce çok hastalandı. Ciğerlerinde sıvı birikmiş ve nefes alıp verirken ciğerinden ıslık gibi ses geliyordu sürekli. Hiç öksürüğü yoktu. Ama sıvı/ödem kaynağından dolayı değişiyordur belki, bizimki bayağı zatürre olmuştu.

Hastayken gittiğimiz ilk vet sıvı birikimini tam görebilmek için (kalp etrafında da olabilir diye düşünüyordu) röntgenin yetersiz olduğunu, ultrasonla bakabilecek bir uzmana götürmemizi önermişti. Zatürre tamamen iyileştikten sonra gidip gösterdik, neredeyse bir senedir de aynı uzmana kontrole gidiyoruz. Görüntüleme seçenekleri daha fazla olan bir klinik bulup gidebilirsiniz belki. Bir ihtimal İzmir'deyseniz bizim veterineri önereyim.
0
kobuzchu kiz
(21.02.26)
bence acilen başka bir veteriner hekime götürün. istanbul'daysanız: vetamerikan
0
art cat chocolate
(21.02.26)
Arkadaşımın kedisindne biri astımdı. İlk belirti olarak diğer kediye göre oturduğu yerde daha hızlı ve hırıltılı nefes alıp vermeye başlayınca bir tuhaflık var diye fark etmişler öküsürükten ziyade, sanırım o daha ileri seviyesidir. Hapa başlamışlardı, ceviz kabuğundan olan kuma geçmişlerdi, evde parfüm bile sıkamıyor, kokulu mum falan yakamıyorlardı ama 2 sene sonra kendi kendine iyileşmiş. Hapı bıraktılar. 1.5 senedir bir sıkıntı yok.

Teşhis aklınıza yatmadıysa ikinci bir görüş alın tabii. Bazı hastalıkların belirtileri birbirine çok benzediği için yanlış test ve görüntülemelere yönelinebiliyor.
0
truf
(22.02.26)
(6)

Göbek marulu / aysbergi nasıl yıkıyorsunuz?

yaren
SelamVaktiyle içinde alabildiğine 2 mm'lik canlılar gördüğüm için göbek marul almaz olmuştum ama lezzet olarak çok seviyorum, bir yere giderken bundan salata yapıp götürme düşüncem var ama nasıl yıkayayım düşünemedim. Siz ne yapıyorsunuz?
Selam

Vaktiyle içinde alabildiğine 2 mm'lik canlılar gördüğüm için göbek marul almaz olmuştum ama lezzet olarak çok seviyorum, bir yere giderken bundan salata yapıp götürme düşüncem var ama nasıl yıkayayım düşünemedim. Siz ne yapıyorsunuz?
0
yaren
(21.02.26)
Şöyle üstünü yalandan bi suya tutup kesiyorum. Sonra karbonatlı bol suda çalkalama ve de bekletme. Sonra durulama gene bol suda. Sonra da dönen salata kabıyla sularını kurulama.
+3
inawen
(21.02.26)
Normal marul gibi yapraklarına ayırıp sirkeli suya koyuyorum, sonra musluğun altında durulama (böcekli gibiyse yaprakları tek tek elle ovarak duruluyorum), sonra salata fıtfıtıyla kurutma.
+1
kobuzchu kiz
(21.02.26)
bu arada önden bütün marulup doğrayıp yıkadıktan sonra iyice kurutup dolaba koyarsan bütün hafta rahat edersin
+1
nolmus yani
(21.02.26)
Sebzeleri sirkeyle yıkamak kimyasalların daha da içlerine işlemesine sebep oluyormuş, karbonat temizliyormuş
0
🌸yaren
(21.02.26)
Kırmızı lahananın, 'buraya da ulaşamazlar artık' dediğim epeyce iç yaprakları arasında yumurtalar gördüğümden bu yana, bu tip sebzelerin her yaprağını tek tek ovalamadan temizlendi saymıyorum.
Dışarıda bunun rendelenmişini salata niyetine veriyorlar ya, asla yemem.
+2
Mirket
(21.02.26)
Ben dış yapraklarını atıp, 4e bölüp 10dk suda bekletiyorum artık ne çıkarsa :)
0
truf
(22.02.26)
(4)

Parfüm seçmek için tester seti

egerbiryolcu
Böyle bir ürün var mı? Mesela parfumcuye gidip tüm parfümleri koklayamam. Bir de kokular karışıp rahatsızlık da veriyor bünyeye. Parfüm seçmek için ne yapılabilir?
Böyle bir ürün var mı? Mesela parfumcuye gidip tüm parfümleri koklayamam. Bir de kokular karışıp rahatsızlık da veriyor bünyeye. Parfüm seçmek için ne yapılabilir?
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
parfümcüye git tester kağıtlara sık sonra evine götür, istediğin arayla kokla.
0
nahtoderfahrung
(16.02.26)
O şekilde satılmıyor ama dekant satan güvenilir bir parfümcüden seçtiğiniz 3-5 ml parfümler sipariş edebiliyorsunuz.
-1
ekimoloji
(16.02.26)
Gayet de seçebilirsin ama tüm aradıkların olmayabilir. Oriflameda dupelara bakabilirsin, sonra online olarak testerları sipariş edersin.

Kağıda sıkıp da parfüm seçmek çok mantıksız, herkesin cildi farklı emip yansıtıyor kokuyu.
0
truf
(16.02.26)
ben merak ettigim parfumlerin dekantlarini internetten aliyorum. amerika'da boyle hizmet veren cok sirket var. butun parfumleri alip 2, 5, 10 ml'lik siselere koyup gonderiyorlar. turkiye'ye de gonderirler ama vergisi ve kargosu cok pahaliya gelir.
0
antikadimag
(17.02.26)
(3)

Devlet acil sonrasi randevu gerekir mi

lina
Acile gittim dun gece.Bir ilac verildi.Bir haftaya gecmezse gelin sevk edelim dediler bolume. Bu ne demek, randevusuz gorusturecekler mi yani bolumle?Benim durumum da kotulesti bugunYarin ozele mi gitsem yoksa acile giris yaptigim barkodla sevk mi istesem?Illa bir hafta beklemeli miyim yoksa?
Acile gittim dun gece.
Bir ilac verildi.
Bir haftaya gecmezse gelin sevk edelim dediler bolume. Bu ne demek, randevusuz gorusturecekler mi yani bolumle?
Benim durumum da kotulesti bugun
Yarin ozele mi gitsem yoksa acile giris yaptigim barkodla sevk mi istesem?
Illa bir hafta beklemeli miyim yoksa?
0
lina
(15.02.26)
En temizi yarın için özelden poliklinik randevusu al.
-2
arbre
(15.02.26)
1 hafta beklemeni söylemiş doktor. ilaçlarına devam et bence.
0
neira
(15.02.26)
Ne sorunla gittiniz bilmiyorum ama şu anki kötüleşme psikolojik de olabilir, nosebo etkisi. Sizi acile götüren etkiler nefes darlığı, bilinç kaybı gibi şeylerse gidip sevk istemek mantıklı olabilir ama durumunuz ciddi olsa zaten sizi yollamazlardı, ek testler isteyip sonuca göre hareket ederlerdi. Bence panik yapmayıp birkaç gün daha kendinizi takip ederek bekleyin.
0
truf
(15.02.26)
(4)

Kakao tozu

ırene adler
Selamlar, su dr. Oetker vs kakaolar var ya. Onlara benzer sekilde daha kaliteli kakao tozlari var mi? Cok yapay geliyor. Ham kakao tozundan bahsetmiyorum. O kadar aci bir sey aramiyoruz. Nerelere bakayim?
Selamlar, su dr. Oetker vs kakaolar var ya. Onlara benzer sekilde daha kaliteli kakao tozlari var mi? Cok yapay geliyor.

Ham kakao tozundan bahsetmiyorum. O kadar aci bir sey aramiyoruz. Nerelere bakayim?
0
ırene adler
(29.01.26)
www.callebaut.com
Ben bunu kullanıyorum. Callebaut'un başka kakao tozları da var.
0
kobuzchu kiz
(29.01.26)
Ghirardelli de fena değil.
0
truf
(29.01.26)
Kahve Dunyasininkini aliyorum ben, memnunum. Teneke kutuda olan bir gramaji var baya da bereketli oluyor.
0
narod
(29.01.26)
Callebaut iyi, tüm çeşitleri gelse keşke. Ham kakao tercih etmeye çalışıyorum, wefood'un ham organik'i güzel ama pahalı.

Market kakaosu alacaksanız Mehmet Efendi ve Kahve Dünyasnınki iyi baya.
+1
iustitia omnibus
(30.01.26)
(1)

Doktora tezi yazarken analiz için yapay zeka programlarına ihtiyacım var. Hangi programı kullanmalıyım?

santimantal
- Mesela 200 sayfalık bir metni word'de yükleyeceğim. Program o metindeki tüm kelimeleri alfabetik olarak sıralayacak ve hangi sayfanın hangi satırında geçtiğini tek tek yanına yazacak.- Mesela 300 sayfalık bir kitabın sayfalarının resimlerini yükleyeceğim. O bana word'e aktarılmış olarak geri yükle
- Mesela 200 sayfalık bir metni word'de yükleyeceğim. Program o metindeki tüm kelimeleri alfabetik olarak sıralayacak ve hangi sayfanın hangi satırında geçtiğini tek tek yanına yazacak.
- Mesela 300 sayfalık bir kitabın sayfalarının resimlerini yükleyeceğim. O bana word'e aktarılmış olarak geri yükleyecek.
- Mesela 1000 cümlenin yapı formülünü birbiriyle karşılaştırarak benzerlik ve farkları ortaya koyacak.

Bir akrabam üniversite öğrencisi olarak Gemini pro'yu kullanıyor. Bir yıllık ücretsiz deneme süreci varmış ve aile grubu oluşturunca 4 kişi daha Gemini pro'yu kullanabiliyormuş olunla birlikte. Beni de ekledi. Bazı şeyleri Gemini pro'da denedim ama çok basit şeyler yapıyor. Hayal kırıklığınauğradım. Acaba bu şekilde aile grubuna eklenen kişiler üniv. öğrencisinden daha mı kısıtlı kullanma imkanına sahip?

İstediğim işleri hangi programın hangi modeline yaptırabilirim? Ücretli ise ödeyerek kullanabilirim.
0
santimantal
(27.01.26)
2.için bi tavsiyem yok ama 1. ve 3. soruların için pythonda script yazdırıp kendin run edebilirsin. Çok kısa sürede işini halletmiş olursun.
0
truf
(27.01.26)
(2)

2 kedi ve mama rutini

sacrilegious
Selamlar,2 kedim var. Biri 8 yaş biri 4 yaş civarı. 8 yaşında olan norveç orman kedisi 6.5 kilo erkek kısır ve fit bir vücuda sahip. Kilo problemi yok. 4 yaş olan smokin dişi kısır ve 5.5 kilo. Boyu kısa olduğu için kilo problemi var. Yürüdükçe yeni doğum yapan kediler gibi göbeği bıngıldıyor. Çok o
Selamlar,

2 kedim var. Biri 8 yaş biri 4 yaş civarı. 8 yaşında olan norveç orman kedisi 6.5 kilo erkek kısır ve fit bir vücuda sahip. Kilo problemi yok.

4 yaş olan smokin dişi kısır ve 5.5 kilo. Boyu kısa olduğu için kilo problemi var. Yürüdükçe yeni doğum yapan kediler gibi göbeği bıngıldıyor. Çok obur. Saat başı mama yemezse morali bozulur. Uykusundan mızırdanarak uyanır ve bir iki lokma mama yemeye koşar. En az 1 kg zayıflatmamız gerekiyor vet. Hekimin söylediğine göre.

Normalde mamaları hep açıktaydı. Fit olan alışmıştı istediği zaman yiyordu hiç kilo sorunu olmadı. Şişko ise ihtiyacından fazla yiyormuş ve sağlık problemi yaşamasın diye yeni bir düzen kurmam önerildi.

Şu an 5.5 kilo olan şişko arkadaşa günde 4 öğün 10ar gram veriyorum. Mama sesini duyduğu an tabağı bitiriyor. Fit kediye biraz mama koyacak olursam onu da yemeye koşuyor o sebeple fit arkadaşın mamayı başka bir odaya kaldırıp odayı istediği her an günde 5-6 kere açtım ama yemek yemeyi bıraktı sanki. Bugün odayı açtığımda bir anda çok yediği için kustu. Alışmıştı heralde acıktıkça mamayı önünde bulmaya. O da bocalıyor şu an.

Özetle kafayı yememe ramak kaldı ya. İki kedisi olanlar bu besleme sürecini nasıl yürütüyorsunuz? Her türlü öneriye açığım.

Teşekkürler
+2
sacrilegious
(26.01.26)
Eğer başında bekleyemiyorsanız her mama verdiğinizde şöyle mikroçip okuyarak açılan otomatik mama kapları varwww.amazon.de
+1
truf
(26.01.26)
malesef sizin icin mikrocipli mama makineleri disinda bir cozum yok gibi gorunuyor.
ablam petlibro kullaniyor. hem zamanlama yapabiliyorsunuz hem de sadece cipi okuyarak aciyor. size 1 tane de yetebilir gibi. fit kediye alin, aciktikca gider kapagi otomatik acilir, yer ve kapak kapanir.
0
65 derece
(27.01.26)
(7)

Ortama girişken biri girince enerji düşmesi

egerbiryolcu
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadı
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadım. Herkeste ve her zaman değil. Dinlerken mi yoruluyorum veya anlamadım.?
+3
egerbiryolcu
(26.01.26)
bana da oluyor bazen. çok fazla konuşuyorsa, konuştuğu ilgimi çekmiyorsa, çok da ortak bir konu değilse ortamdan kopuyorum. sevdiğim biriyse bile dayanamıyorum bazen.
enerji işlerine inanıyorsanız, enerjisi iyi gelmiyordur.
0
black holes in the sky
(26.01.26)
Ben de bu cok oluyordu eskiden. Acikcasi kendi adima ozguven dusukluguyle alakali diye dusunuyorum. Gecmiste okul/dersane ortaminda yakin bir arkadasim vardi ama biraz problemliydi, baskinlik kurmaya calisiyordu. Ben de pisiyordum muhtemelen. Mesela 2 sene ayni dersanede kaldim, ilk senem sinifim disinda nerdeyse kimseyi tanimiyorken, ikinci senemde eleman gidince cok sosyal biri oluvermistim.
0
mbond
(26.01.26)
insanoğlu böyle değil midir zaten.

çok konuşan birinin yanında sen az konuşursun. düğünde oynak biri vardır sen sönük kalırsın. iştahlı birinin yanında az yersin. alışverişşinas arkadaşınla dükkana girersin o ne görse alırken tezgahtar sana da sorar. 'biz beraberiz arkadaşla' dersin kısık sesle.
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Bana sık olur. Girişken değil de daha çok yuksek egolu gibi insanlar diyelim, girişken insan zaten seni beni mevzuya çeker hemen içli dışlı olunur, muhabbet gelişir falan filan. Ama baskın olmaya çalışan, ego sahibi kişiler geldiğinde temkinli olmak gerek.
+1
covered
(26.01.26)
Emiyor bazisi, ondan.
0
osssy
(26.01.26)
Sosyal anksiyeteyle kesin bir ilgisi vardır. Bana da oluyor.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
Ben de aynı şekilde hissediyorum ama benimki sosyal anksiye değil mesela. Bu tür insanların bencilliğini, empati yoksunluğunu, düşüncesizliğini ne ruhum ne bedenim kaldırıyor artık. Sanırım bu noktada insan kendini kapatınca bu gereksiz enerji alışverişine, karşıda konuşan kişinin sesi fondaki gürültüyle eşitleniyor. Bu da kafa şişiriyor.
+1
truf
(26.01.26)
(9)

yarın ne yapayım ki pazartesi tertemiz kafa ile çok güzel çalışabileyim?

a perfect lie
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok. Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok.

Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak geçti, geçiyor. Yarın artık uyumak istemiyorum. Bir şey yapayım, mümkünse evde olmasın ve böyle kafam pırıl pırıl olsun. Akşam eve geleyim. Uyuyayım. Pazartesi de çok verimli çalışabileyim.

Yarın ne yapayım? İstanbuldayım. Araba da var. Evde yapılacak fikirleri de düşünürüm ama evde olursam mesai yapmakla o şeyi yapmak arasında kalırım huzurum kaçar. O nedenle dışarda bir şey olsa güzel olur.
0
a perfect lie
(24.01.26)
istifa et, ciddiyim
-1
bartholomew87
(24.01.26)
Aslında tam edilecek zaman. Gerçekten çok isterdim de bir kaç ay daha edemem :(
+1
🌸a perfect lie
(24.01.26)
sinemaya gidin. bir kaç saatliğine kafanız dağılır; arkasından da bir kaç saat filmi düşünürsünüz falan, iyi olur.
ama bana kalırsa ek olarak, işteki karışıklıkların sizi ilgilendirmediğiyle; takmanın sadece işleri zorlaştıracağıyla vd ilgili biraz kendinizi telkin edin. kafanıza iyice oturtursanız, pztesi konsantre olmanız daha kolaylaşır.
0
lil siztah
(24.01.26)
İyi bir tiyatro oyununa bilet bulabilirseniz fena olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
Pazartesi yaşayacaklarının kaygısı, endişesi çok fazlaysa o duygulardan kaçmak için yaptığın şeyler seni sakinleştirmek ya da dinlendirmek yerine daha çok yorar. Duygu çok güçlüyse teslim olup yaşamakta fayda var.
0
sekizdokuzon
(24.01.26)
Sana adrenalin lazım. Extreme sporlara yönel. Mesela şurda sana göre bi aktivite vardır belki www.extremeistanbul.com
0
truf
(24.01.26)
Sevgilinle buluş
-6
arbre
(24.01.26)
Ayni durumdayım. Haftaya 28 tane toplantım var. Çoğu aksam. Ve yurtdisiyla.

Yarin oyle bir geçmeli ki motivasyon olsun.

Bu süreçte beslenmeni iyi tut.
0
ırene adler
(24.01.26)
Ben bugün halk oyunları gecesine gittim 2 saat horon tepip tulum oynadılar, can sıklat başlamıştım güne, şu an pırıl pırılım. Öneririm.
0
fildirfildir
(25.01.26)
(8)

birisi duyuruma cevap vermiş, bildirimler kısmında görünüyor ama duyuru içinde göremiyorum.

denef
neden ?
neden ?
0
denef
(22.01.26)
hangi duyuru?
0
kibritsuyu
(22.01.26)
doğum günü planı
0
🌸denef
(22.01.26)
Engellemiş olabilir misin?
0
truf
(22.01.26)
yoo birini engellediğimi hatırlamıyorum
0
🌸denef
(23.01.26)
o seni engellemiştir
0
Başka
(23.01.26)
o zaman benim duyurumu göremez herhâlde mantıken
0
🌸denef
(23.01.26)
cevabını silmiş muhtemelen, cevap silinse de bildirimlerde görünüyordu eskiden
0
atom karincanin torunu
(23.01.26)
Tek tarafın engellemesi duyuruların görünmez olması için yetiyor. Yani engellediği biri değildir.
Kendi duyurumda da bahsettim. Duyuruya cevap veren kişinin hesabı yeniyse bir süre inaktif oluyor. Cevap veriyor, soru açıyor ama duyurucular onları göremiyor.
0
sucvecezve
(23.01.26)
(7)

Cok iyi bir kulak tıkacı

ırene adler
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde. Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi oda
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde.

Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi odamdayim. Kapım kapali ama yine de duyuluyor. Ev çok büyük değil.

Kısacası bu konuşmaya şahit olmak istemiyorum. Her seferinde de kulaklıkla müzik açmak zor geliyor.
0
ırene adler
(17.01.26)
ben ses hassasiyeti yüksek bir insanım. gün içinde değil ama özellikle gece apartmanda yapılan sesler sebebiyle uyanıp, tekrar uykuya dalamama sorunu yaşadığımdan, geceleri sıklıkla tıkaç kullanıyorum.
çok fazla kulak tıkacı denedim; en iyisi, elinizle ezip kulağa yerleştirdikten sonra genişleyen köpük gibi tıkaçlar bence. 3M bu konuda iyi, ancak onun da bir kaç türü var. en başarılısı, elinizle ezdikten sonra hemen genişlemeyenler (sünger gibi değil hamur gibi olacak yani) . bunu boyuna olacak şekilde parmaklarınızın arasında yuvarlayarak ezeceksiniz; olabildiğince ince-uzun bir forma getirdikten sonra, hızlıca kulak kanalınızın dibine iterek yerleştirmeyi başarırsanız, çok iyi yalıtım sağlıyor.
0
lil siztah
(17.01.26)
www.hepsiburada.com

Sanırım yukarıda anlatılan bu, ben de bundan kullanıyorum memnunum
+2
fildirfildir
(17.01.26)
Cevap verebilmek icin parolami sifirladim :) o derece guveniyorum, askerde hayat kurtarmisti. Otiflex markasinin tikaci black-out yapiyor resmen. 3-4 boyu var, aciklamalarindan en uygun olani secersiniz.
0
lynda.com
(17.01.26)
Benim de ses hassasiyetim var ve pek çok kulak tıkacı denedim ama hiçbiri sesi 0a indirgemiyor :) Bazıları aşırı pahalı ama yine de vadettikleri performansı vermiyor. Sanırım makul fiyatta olup ses seviyesini de görece azaltan bir tek silikon olanları tavsiye edebilirim.
0
truf
(17.01.26)
tıkaçlar genelde belirli bir frekans aralığını baskılıyor. histerik kahkahanın baskılanmama ihtimali var. ki siz tıkacı telefon görüşmesi başladığında takacağınız için zaten o histerik kahkahayı uzaklardan, sönük dahi duysanız rahatsız olacaksınız gibi geldi.
yine en garantili çözüm anc özellikli kulaküstü kulaklık ve müzik kombosu.
0
tnz
(18.01.26)
ben de çalışma odamda iken sifon seslerine sinir oluyorum.
daire saçma sapan tasarlanmış.
eve girmeden önce hiç aklıma gelmedi.,
bir de borsa vb. nedenlerden kaynaklanan stresten kulağımda çınlama var. ses rahatsız ediyordu.
3m tıkaç aldım ama pek kullanamadım. onu takmak pratik bir olay değil. kirlenmesi falan ayrı sıkıntı. kulağa sokup çıkarmak da irrite ediyordu.
spigen marka bir kulaklık aldım. Hem de 1400 TL ye falan.
Kulakları öyle bir kapatıyor ki dünyayala alakası kesiliyor insanın.
çınlama kaynaklı ağrıya da iyi geliyor.
sifon sesi gelmiyor kulağıma.
ama bilgisayarda müzik açıyorum ve dinliyorum. yakından geldiği için müziği engellemiyor. ha ha !... süper bir şey...
kulaklığın kendisinden de müzik dinliyorum bazen ama dışardan geleni dinlemek daha az yoruyor... bu aralar stres yaşadığım için stres arttı zira.
şiddetle tavsiye ederim.
Ama tabii kime ne hoş gelir belli olmaz.
Hepsini deneyin.
0
santimantal
(18.01.26)
www.loopearplugs.com
çok memnunum.
-1
acelaacedebela
(21.01.26)
(4)

macbook air'i tahoe'ye güncelleyelim mi?

klassno
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
0
klassno
(14.01.26)
Sonraki sürümler de cam gibi olur muhtemelen. M1’i güncelledim ben cillop gibi çalışıyor. Cam görünümü kapatılamıyor ama etkisi zayıflatılabiliyor.
0
orient blue
(14.01.26)
ben başta bir alışamadım, pişman oldum ama alışınca gayet iyi geldi
0
black holes in the sky
(14.01.26)
Thaoe ilk çıktığında meraktan güncellemiştim. "en fazla ne olabilir ki? sonuçta apple, estetiktir mutlaka" diyerek geçivermiştim. ilk başlarda en az 1 ay boyunca nefret ettirdi kendinden. çok çiğ geldi ilk başlarda. sonra sonra alıştım duruma. etrafımdaki istisnasız herkes "yani şimdi buna ne gerek vardı eyyyy apple. zaten tasarımın zirvesindesin neyin peşindesin" diye diye duruma alıştı. belki bir sonraki patch'de birazcık toparlarlar derken eskiyi unutturdular.

direnmenin bir anlamı yok bence, eninde sonunda mutlaka geçeceksiniz güvenlik güncellemeleri vs. almak için. bence bir an önce geçin. macbook air performansını bilmiyorum, bende macbook pro m4 vardı performansta sorun yaşamadım.
0
unvergesslich
(14.01.26)
Ben de aksine böyle bi güncelleme gelsin diye hazırda bekliyomuş gibi hissettim kendimi 😅 Telefon ve ipaddeki hoşuma gitmişti, bilgisayarda da hoş durdu. Daha yumuşak bi vibeı var sanki böyle. Zaten evet retrospect bi dönüş olmaz artık.
0
truf
(14.01.26)
(14)

Vefat etmiş birini güncel bir fotoğrafa yerleştirmek

m e b
Selamlar. Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor. Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda
Selamlar.

Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor.

Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda zaten evlere şenlik.

Prompt ne yazmalıyım ki asla yüzleri bozmasın? Fotoşop yeteneğim de pek yok. Işık, gölgelendirme vs gibi detaylarla kalitesiz olan fotoğrafı daha da berbat edeceğim. Nasıl yapabilirim veya bu konuda yardımcı olabilecek olan var mıdır?
-5
m e b
(05.01.26)
Mantıklı değil yapma bence
+8
messina123
(05.01.26)
@messina123: 14 senelik dostum kendisi. Kardeşiyle de zaten istişare yaptık hassas bir konu olduğu için.
0
🌸m e b
(05.01.26)
Ben de tavsiye etmem ters de tepebilir çünkü (bkz: uncanny)

Yine de yapacaksanız prompt'u da gptden isteyebilirsiniz. High fidelity vs.
+2
anon1m
(05.01.26)
paraya kıy, profesyonel tut.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
Soruna cevap değil aslında ama ben de fikir paylaşmak istiyorum;

Herhangi bir zaman için olabilir ama doğum günü hediyesi olarak böyle duygu yüklü, kaybına/acısına hitap eden bir hediyeye gerçekten gerek var mı? Bana da iyi bir seçim gibi gelmedi o yüzden.

Doğum gününü kazak gömlek gibi bir şeyle geçiştirip, bir süre sonra böyle bir şey yapsan belki de daha iyi olur.

İlaveten şu da var; muhtemelen yapay zekayla canlandırılan fotoğrafları, videoları, böyle bir şeyin yapılabildiğini kendi de biliyordur. Kendi de yapabilir. İnstagramda dakika başı bu uygulamaların reklamı çıkıyor. Kendisi de düşünmüştür bunu. O yüzden bu orijinal bir şey olmayabilir diyorum bir yandan.
+4
lazor
(05.01.26)
Soruya cevap olmayan görüşüm bence de yapmasaydınız keşke böyle bir şey.

Şimdi soruya cevap olan görüşümü de iliştireyim, redditte (www.reddit.com) bu dediğin konuda yardımcı olanlar çıkıyor ama resmi postlaman gerekiyor.
+2
truf
(05.01.26)
Mesaj attım
0
Rondak
(05.01.26)
mantıklı bir hediye mi değil mi konusunda yorum yapmadan;
gemine'yi denediniz olmadı ama nano banana pro özelliği var bir de. ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. telefondan denediyseniz oluşan resmin yanındaki üç noktaya basıp "pro ile yeniden oluştur" gibi bir seçenek var, onu deneyebilirsiniz.

çok iyi yapıyor aslında ama çoğu kez verilen prompt'u anlamıyor o yüzden ortaya saçma bir şey çıkıyor. başka araçlardan yardım alabilirsiniz prompt konusunda.

eğer olmadıysa başka bir sohbet açıp tekrar deneyin, genelde aynı sohbet üzerinden "bir de şöyle yap, bir de böyle yap" demek fayda sağlamıyor.

bir de, eğer denemediyseniz; kötü de olsanız kendiniz bir photoshop yapın düşük kalite ve nano banana'ya düzeltmesini söyleyin.

son şey; tekrar tekrar denemeye iterasyon deniyor. ai ile makul çözüm oluşturmak için bazen çok iterasyon yapmak gerekebiliyor (farklı promptlar verip olayı yeteri kadar iyi anlatmaya çalışarak)
0
biseysorcaktim
(06.01.26)
ben de yapmayın demeye geldim,
+2
oscar
(06.01.26)
Vefat etmiş birinin Ai ile oluşturulmuş herhangi bir içeriği çok rahatsız edici. Ünlüler için yapılan videolar bile bana hakaretmiş gibi geliyor. Arşivden gerçek bir görüntüsüne ulaşıp bunu bastırmak vs. belki uygun bir hediye olabilir. Ama Ai hem orijinal bir fikir değil hem de irrite edici ve üzücü olabilir yakınları için.
+1
creepy
(06.01.26)
Annesini kaybetmiş biri olarak bir "yapmayın" da benden. Hele doğum gününde hiç yapmayın.
+1
kobuzchu kiz
(06.01.26)
arkadaşlar, hepinize teşekkür ederim.

bu arada arkadaşımın zaten doğum gününü kutladık. ü gün hediye almamıştım ama hediyem bugün zaten yolda. ben ek olarak böyle bir şey yapmak istemiş ve öncesinde kardeşine de danışmıştım. hatta hediye verirken de "böyle böyle bir durum da var, istersen imha edebilirsin rahatsız olursan" demeyi planlıyordum. öyle herkesin içinde çat diye ve de yalnızca fotoğrafı verecek değildim.

yorumlarınızı okuyunca çok saçma veya düşüncesizce davranıyormuşum gibi hissettiğim için açıklama yapmak istedim ama farklı bir pencereden baktırdığınız için gerçekten teşekkür ederim.
+4
🌸m e b
(06.01.26)
babası vefat etmiş biri olarak söylüyorum: yapma. rezil bir hediye. ben olsam alır çöpe atarım, iletişimi keserim, tüm keyfim de kaçar.

mutlu gününde neden üzeceksin veya kızdıracaksın?

edit: şimdi cevabını gördüm, doğru karar.
+1
art cat chocolate
(06.01.26)
Fotoğrafları düzenleyip attım. Buraya da yazmış olayım. bence kötü fikir değil. Herkesin babasıyla fotosu olmayabiliyor. Sonuçta adam arkadaşını ve tepkisini biliyordur. O yüzden destekliyorum.
+1
Rondak
(06.01.26)
(7)

yurt dışına giderken

deranzo1
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
ne kadar cash dolar götürebiliriz yanımızda? 8k var yanıma almak istiyorum çıkışta veya diğer ülkeye girişte sorun yaratacak miktar mı?
0
deranzo1
(02.01.26)
Avrupa için 9999€ götürebilirsin beyan etmeden. Üzerini beyan etmen lazım (ev araç satışı vs gibi)
0
Take it away honey
(02.01.26)
japonya'ya gideceğim. ama benzerdir sanırım o zaman miktarlar. 10k altına uğraştırmadan beyan istemiyorlarsa güzel
0
🌸deranzo1
(02.01.26)
10k alti problem olmamasi lazim son zamanlarda bir sey degismediyse. Ben hep o rakami baz aliyorum yillardir. Biraz fazla olsa da, hepsini ayni yerde tasimamaya ozen gosteriyorum bir de, cihazlarda gereksiz dikkat cekmesin diye.
0
bosver nicki
(02.01.26)
10.000 euro'dan az euro veya muadili para için beyan gerekmiyor.
0
Mirket
(02.01.26)
Burda yazılan öneriler AB bölgesi için. Japonya yazmışsınız, gümrük bilgilerine göre ~ www.customs.go.jp ~1 million yen nakit götürebiliyorsunuz. Yani 8k USD bu sınırı aşmış oluyor. Yanılıyor muyum? Beyansız geçiş için yani.
0
truf
(02.01.26)
tahminim her ulkenin limiti asagi yukari $10k nakittir.
bunun 2-3bin dolar ustune de kolay kolay laf etmezler, aa limit ben daha yuksekti saniyordum der gecersiniz, basima geldi ordan biliyorum.
ama 50bin cash ile yakalanirsaniz ne olur bilmem :D
-1
cooperr
(02.01.26)
sinir yok bildigim kadariyla ama belli bir miktarin uzerini beyan etmeniz gerekiyor. gittiginiz ulkenin gumruk kanunlarina bakmaniz lazim.
0
antikadimag
(02.01.26)
(15)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(6)

Kedi için çeşme tavsiyesi

rvnmakaay
Kedim için otomatik çeşmelerden arıyorum fakat evim çok küçük olduğu için gerçekten hiç ses çıkarmaması önceliğim. Paslanmaz çelik olması da hijyen açısından önemli. Belki otomatik mama kabıyla bundle şeklinde de alabilirim uygunsa. Marka-model tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
Kedim için otomatik çeşmelerden arıyorum fakat evim çok küçük olduğu için gerçekten hiç ses çıkarmaması önceliğim. Paslanmaz çelik olması da hijyen açısından önemli. Belki otomatik mama kabıyla bundle şeklinde de alabilirim uygunsa. Marka-model tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
0
rvnmakaay
(24.12.25)
Sese hassassanız hepsi ses çıkarır.
+2
gobekliraki
(24.12.25)
bizimki hoşlanmadı. alacaksanız çok pahalı da olmasın kenara gidebiliyor. bizim aldığımız da ses konusunda pek iyi değildi.
+2
awlmi
(24.12.25)
Ben d ebir ara çok bakmıştım mesela şunun gibi (www.amazon.de süper sessiz olduğu iddia edilenlerden bi tane alcaktım ama max 1 sene içinde pert olduğu yazıldığı için yorumlarda vazgeçtim. Başka benzer ürünlerde de hep 1 sene max dayanıyor yazmışlar. Denemek istersen diye örnek bırakayım dedim.
+1
truf
(24.12.25)
@truf +1

Sese çok hassas olduğum için bayağı para verip çelik ve ultra sessizlerden aldım o bile az da olsa ses çıkarıyor. Ayrıca her 3-4 haftada bir filtresini değiştirmen lazım o da bayağı masraf. Üstüne üstlük iki kere aldım ikisi de 1 seneyi dolduramadı motoru çöp oldu. Motorunu alayım desen o da sıfır parası neredeyse o yüzden hiç gerek yok bence masraf etme.
+1
koskoca kirpi
(25.12.25)
Ben bir ay önce Aryuper diye bir markanın çelik olanını aldım, sensörü var kedi yanına gelince çalışıyor, sesi rahatsız edici değil, başka odadan duyulmuyor hiç. bizim kedi musluktan su içmek için çıldırıyordu, kireçli su içmesin bari diye aldık. şimdilik alet fena değil ama uzun ömürlü olacağını sanmıyorum, 2 yıl dayansa yeterli bence.
0
creepy
(25.12.25)
Bu tür malzemeleri kullanamayan birçok kişi bana-derneğimize bağışlıyor. Biz de kalpleri kırılmasın diye alıyoruz çoğu zaman. İşe yarayanı yok. Her gün o su zaten değiştirilmeli. Bir de kediniz musluğa bir kez alıştıysa bir daha bu tür malzemeler çözüm olmuyor.
0
one minute
(09.01.26)
(7)

şu an bütün avrupa tatilde değil mi?

dedim dedim de kime dedim
almanya-italya taraflarına bir mail atıp yarın falan dönüş beklemek mantıklı değil değil mi?5'ine kadar eu kapalı dedi alman bir arkadaşım.
almanya-italya taraflarına bir mail atıp yarın falan dönüş beklemek mantıklı değil değil mi?

5'ine kadar eu kapalı dedi alman bir arkadaşım.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.12.25)
Okullar neredeyse her yerde 2 hafta tatildir buyuk ihtimalle. Ancak is tatili belirtildigi gibi ulkeye gore degisir. Hollanda mesela 25-26 Aralik ve 1 Ocak tatil sadece.
0
mbond
(23.12.25)
"Butun Avrupa" diye bir sey yok, hepsi ayri ulkeler. Irlanda resmi olarak sadece 25-26 Aralik ve 1 Ocak tatil. Ancak izinlerini yazin kullanmak yerine bekleyenler bu tarihleri baglayip izne cikiyorlar. Ama iznini baska zamanlarda kullananlar da calisiyor.

Bazi sirketler de zorla tatilleri baglatiyor, herkese zorunlu izin kullandirtiyorlar.
+1
sertac akin
(23.12.25)
Merhaba İtalya'da bir organizasyon için uzaktan çalışıyorum. tatil tarihleri 25-26 aralık ve 1-6 ocak. Ama tabii çoğu kişi ufak ufak izin almaya başladı. dönüş olmaması normal olur, özellikle birden çok kişiyi içeren karar gerektiriyorsa.
0
ansya
(23.12.25)
Resmi olarak gneelde 25-26 ve 1 ocak tatildir ama gayriresmi olarak 15inden filan itibaren önemli ise baslanmaz, 22sinden itibaren maillere cevap beklenmez cünkü cogu kisi izindedir. (Uluslararasi calisiyorum, avusturyadayim, izindeyim)
+1
kuehles blondes
(23.12.25)
evet hepsi tatilde artık. herkes zaten birleştiriyor bu tatilini ve alman arkadaşın doğru demiş.
0
elektr10
(23.12.25)
Kesinlikle değil.
Şu an bizim Avrupa'da bulunan kişilerin yüzde 80i tatilde. Geriye yüzde 20 var yani. Kime email atsam ocak başı dönülüyor.
Bu sebepten cevap bekleme.
0
logisticsmanager
(23.12.25)
5ine kadar kimse dönmez evet :) Resmi olarak 24 yarım gün, 25,26 tatil. Geri kalan günler tam araya denk geldiği için nerdeyse herkes bu günleri de alıp tatili 2 haftaya bağlıyor ya da mecburi yıllık izninden kullanmak zorunda bırakılıyorsun. En azından Almanyada mantık bu.
0
truf
(23.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(2)

dişim şişti çok ağrım var.

Fodera
cuma akşamı dişimde hafif bir sızı hissettim. cumartesi sabahı kalktığımda sol bademciğim şişmiş gibiydi. dişim hiç ağrımadığı için enfeksiyon riski aklıma gelmedi ve bir sıkıntım olmadı. ılık ıhlamur vb içtim. pazar sabahı kalktığımda sol yanağım balon gibi şişmişti. hemen ağız ve diş hastanesine
cuma akşamı dişimde hafif bir sızı hissettim. cumartesi sabahı kalktığımda sol bademciğim şişmiş gibiydi. dişim hiç ağrımadığı için enfeksiyon riski aklıma gelmedi ve bir sıkıntım olmadı. ılık ıhlamur vb içtim. pazar sabahı kalktığımda sol yanağım balon gibi şişmişti. hemen ağız ve diş hastanesine gittim. muayene oldum. augmentin 875-125 gibi bi antibiyotik başladılar 5 günlük. iburufen diye bi ağrı kesici verdiler. ayrıca antiseptik gargara ve multi vitamin aldım. antibiyotik ve ağrı kesiciyi hemen içtim. çok iyi geldi. derken yanağım hayvani şekilde şişmeye devam etti. şu an çok ağrım var. soğuk kompress yapıyorum. şişlik çok geniş ve sert. genzimde bie akıntı hissediyorum. yarın sabah özel diş doktoruna gideceğim.


sizce bu apse drenajı ülkemizde çok uygulanan bir sistem mi? bu kadar büyük bir apsenin antibiyotikle inmesini beklemek ve bu arada genizden enfeksiyonun mideye inmesi benim pek içime sinmedi. çok teşekkür edeirm.

çok uzun süredir enfeksiyon yaşamamıştım ve antibiyotik kullanmamıştım. ama her hangi bir enfeksiyon durumunda inanılmaz derece kötü oluyorum. geçmişte ameliyat sırasında entübe edilirken sanırım enfeksiyon kaptım. üç hafta boyunca çene kemiğimden deli gibi iltahap akmıştı.
+1
Fodera
(21.12.25)
Geçmiş olsun. Neyseki öyle bir şişlik olmamıştı bende ama bir apsemi drenajla indirip hemen kanal tedavisine başlamıştı doktorum. Özele gitmiştim. Devlete ne zaman gitsem antibiyotik verip yolluyorlardı ( 4 tane kanal tedavili dişim var). Özeldeki doktor "önüne gelen antibiyotik yazıyor" diye de söylenmişti ve bence haklıydı :) Devlette hastaları başından savmak için antibiyotiği iyi bir yöntem olarak görüyorlar sanırım :)
0
truf
(22.12.25)
aynisi basima geldi, antibiyotik iltahabi sokmek icin gerekli.
yarin disci bir delik acacak, oradan iltahabi cekecek.
gecmis olsun.
0
cooperr
(22.12.25)
(7)

Kişiliğinizle alakalı fark ettiğiniz son şey

sekizdokuzon
Maaşlı işte çalışamadığımı fark ettim. Bu aydınlanma şu an hayatımı bir tık allak bullak etse de hayatımın bundan sonrasını buna göre şekillendirmek durumunda olduğumun farkındayım. Sigorta primimi kendim ödemekten başka çarem yok, öteki türlüsü olmuyor. Allah yar ve yardımcım olsun artık, ne diyeli
Maaşlı işte çalışamadığımı fark ettim. Bu aydınlanma şu an hayatımı bir tık allak bullak etse de hayatımın bundan sonrasını buna göre şekillendirmek durumunda olduğumun farkındayım. Sigorta primimi kendim ödemekten başka çarem yok, öteki türlüsü olmuyor. Allah yar ve yardımcım olsun artık, ne diyelim.

Sizin böyle kendinizde saptadığınız "Şunu kesinlikle yapamıyorum, keşke yapabilsem ama yapamıyorum" dediğiniz neler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(19.12.25)
Son cümle için ;

Her şey desem yeridir herhalde hiçbir şey yapasım yok. Biriyle konuşasım bile yok keşke herkes birbirine yorum yazsa :)
+2
Rondak
(19.12.25)
bu biraz kendi yalanina inanmak gibi olmus. kim mis gibi havada gezmek varken sabahin 7sinde ise gidip omrunu curutmek ister ki?

benim farkettigim sey; kontrol gudusunun hayatin bircok alaninda olumsuz etki yarattigini farketmekti. o zamandan beridir akisina gore yasamaya basladim.
+3
buenosdias
(19.12.25)
Bir şeyi belli bir yaşa kadar öğrenip, o bilgilerle emekli olana kadar çalışıp, kazandıklarımla da kendi sevdiğim şeyleri yapıp, kendi sevdiğim insanlarla vakit geçirmek isterdim.

Ama sürekli öğrenmenin bana göre olmadığını fark ettim. (iş anlamında)

Pek azımız 20-30 yaşına kadar öğrendiği bir şeyi tamam artık deyip daha fazla o konuda öğrenmeye efor harcamadan uzun yıllar sürdürebiliyor.

Ama şahsen benim sektörüm öyle değil. Belki sevseydim başka olurdu ama iş olarak gördüğüm için ve başkasına hizmet ettiğimiz için bionic robotlar olarak yetiştiriliyoruz hissini kafamdan atamıyorum.

Diyeceksiniz ki ama kendini sürekli geliştir, sürekli birileriyle yarış halinde ol, sonunda para kazanacaksın..... yani karşılığını alacaksın.

Öncelikle ömrün o kadar vaktini vermenin karşılığı o kadar para mı emin değilim. Yani ben 100 zamanımı verdim bir evim bir arabam var. Başkası 300 zamanını verdi (aynı yaştayız) onun 2 evi 2 arabası var. Yani 200 zamanın karşılığı fazladan 1 ev 1 araba ise ben neden daha fazla zamanımı vereyim? Bir de çalıştığımız alanlar da bir nevi kurgu ya özünde. Temel doğa ve yaşam koşulları için değil de birilerinin kurguladığı alanlara ve sorunlara, yine birileri çok daha fazlasını kazansın diye çok önemliymiş gibi emek veriyor ve çalışıyoruz ya. Bu bana çok komik geliyor. Ben de alışamadım.
+4
ananiyimioguz
(19.12.25)
Birini işten çıkaramıyorum :/
İki gündür çırpındım resmen hiç bana göre bir şey değil.
Tartışıp problem yaşadığım birini göndermekte çok sorun yaşamıyorum ama böyle “durup dururken” işten çıkarma hiç bana göre bir şey değil biraz daha profesyonel olabilirdim :/
0
mutekebbir
(19.12.25)
İntikam duygusu bende yok. Affetmeye çok meyilliyim.
+2
gobekliraki
(19.12.25)
Sosyal kelebek olmak. Kalabalık ortamlar, yüksek sesle karman çorman anlamsız yapılan muhabbetler enerjimi emiyor.

Bir de birilerine bağlanmak, aynı evi paylaşmak zorunda kalmak.
0
truf
(19.12.25)
Acelecilik. Azaltmaya çalışıyorum.
0
pembediken
(19.12.25)
(3)

Köpek kulübesini neyle ısıtabilirim?

ananiyimioguz
Aklıma ilk gelen elektrikli battaniye tarzi bir şeydi ama bizimkinin sağı solu belli olmuyor oturduğu yeri kazıyor, yataklarınını ısırıyor içini çıkarmaya çalışıyor. Simdi elektrikli battaniyeyi de ısırır dağıtır falan sıkıntı çıkmasın.Sonra onu alta serip ustune incecik bi sunta gibi bisey örtmek g
Aklıma ilk gelen elektrikli battaniye tarzi bir şeydi ama bizimkinin sağı solu belli olmuyor oturduğu yeri kazıyor, yataklarınını ısırıyor içini çıkarmaya çalışıyor. Simdi elektrikli battaniyeyi de ısırır dağıtır falan sıkıntı çıkmasın.

Sonra onu alta serip ustune incecik bi sunta gibi bisey örtmek geldi ama o da ısıtıyı fazla iletmeyebilir, emin olamadım.

-‐----

Şimdi de aklima infrared lamba geldi şu bazi kumeslerde ahirlarda falan kullanilan...
Facebook video linki: www.facebook.com

Ama bu da kış aylarında sürekli yanarsa elektrik çok fark eder mi bilemedim 100W 150W falan varmis gerçi cok etkilemez gibi ama diger cekincem şu,
Bunlar isininca durup tekrar yanmiyordur ufo gibi. Cok sıcak olur da hayvan pişerse de sıkıntı. Veya kışın işe yaramaz da etki etmezse de sıkıntı.

Ne yapsam bilemedim. Ufo falan hem tehlikeli olur uzanabilir hem de çok yakar.

-------

Isıtıcı fan demeyin onlar da çok güç harcıyor. Bana şöyle uzun sureli 1m2 alanı ılıtmaya yarayacak bişey lazım.
0
ananiyimioguz
(16.12.25)
Köpek için kulübede ısıtıcı kullanılmamalı, çünkü doğal kürk adaptasyonu bozulur. Siz kulübenin ısıtılmasına değil, ısı kaybını azaltmaya odaklanın. Tahta palet vs. ile yere temas etmesini engelleyin, yan duvarlarını strafor/köpük vs. ile izole edin, girişine de nalburdan alacağınız en kalın muşamba/brandadan dikey şeritler halinde keseceğiniz bir perde yapın. Bu şekilde kendi vücut ısısı ve soluğu ile içerisi dışarıdan 5-10 derece daha sıcak olur.
+5
zaman ilac degil insanlar unutkan
(16.12.25)
Acikcasi buyuk ırk olsa kulubeye bile gerek yok diyebilirdim dedikleriniz mantikli ama kucuk irk icin de gecerli mi bunlar? Kıyafetini giydirmesem aksam cok cabuk titriyor.
0
🌸ananiyimioguz
(16.12.25)
Ek olarak şu battaniyelerden düşünebilirsin, (git: www.amazon.com
0
truf
(17.12.25)
(4)

sözlüğe erişimde

parka
Problem mi var?
Problem mi var?
0
parka
(16.12.25)
Ben de bağlanamıyorum şuan.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
evet akşamdan beri berbat sözlük, bi arkadaşla mesajlaşıyorum o yüzden sürekli bakıyorum saatlerdir. ara ara kopuyordu, sonuncusu bir saati geçti. cloudflare itinin bk yemesi muhtemelen.
0
der meister
(16.12.25)
mars dc'deki kesintiden ötürü olduğunu okudum ama bilmiyorum.
0
truf
(16.12.25)
yarım saat önce yine girilmiyordu
0
eja
(16.12.25)
(6)

Yayımlanmamış tez?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir tez savunulup, basımı yapılıp ve ilgili enstitüye teslim edildikten sonra yayımlanmış sayılmıyor mu? Google akademikten yüksek lisans tezime atıf verenlerin atıf şekline bakıyorum da biri "[Unpublished master’s thesis]" olarak belirtmiş iki farklı yayınında. Başka biri de: [Yü
Merhaba arkadaşlar,
Bir tez savunulup, basımı yapılıp ve ilgili enstitüye teslim edildikten sonra yayımlanmış sayılmıyor mu?

Google akademikten yüksek lisans tezime atıf verenlerin atıf şekline bakıyorum da biri "[Unpublished master’s thesis]" olarak belirtmiş iki farklı yayınında.

Başka biri de: [Yüksek lisans tezi, X Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi. şeklinde bence doğru bir biçimde göstermiş. Hangisi doğru? Bir de google akademikte görünmüyor ama başka bir çalışma daha var benim teze atıf yapan. Haliyle göremediğim atıf yapan diğer çalışmaları merak ediyorum. Kesin olarak görebileceğim bir yer var mı?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(12.12.25)
Makale çıkmışsa yayınlanmıştır.
0
michael harddd
(12.12.25)
Enstitü tezinde deişiklik istemeyip kabul ettiyse YÖKte 2 hafta - 2 ay arası değişen bi sürede yayınlanıyor. Ondan sonra yayınlanmış kabul ediliyor.

Google scholarda göremiyorsan akademik bir çalışma olayabilir atıf yapan.
0
truf
(12.12.25)
@truf,
Enstitü tezde değişiklik talep etmedi, tezi vereli 3 yılı aştı. Atıf yapıp göremediğim kişi de doktora tezinde atıf yapmış benim teze.
0
🌸Amaranta ursula
(12.12.25)
Bir yayınevi tarafından kitap formatında basılmadıkça "yayımlanmamış" sayılır.
+1
kiminromeosu
(12.12.25)
Yayımlanmamış: makalesi/kitabı çıkmamış.
0
evrim halkasi
(12.12.25)
tezin published olmasi icin yayinlanmasi lazim.
senin tez eger bir dergide yayinlanmadi ise - ki zaten komple tez dergide cikmaz - published degildir.
tezin bir kopyasinin universitenin kutuphanesinde durmasi yayinlandigi anlamina gelmiyor.
0
cooperr
(14.12.25)
(6)

Sokak kedilerini eve alma

egerbiryolcu
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakma
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.
Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakmayacağım için geri çıkarıyorum bir süre sonra.
Bugün kardeşi de geldi. İki uç saat uydular. Ben salona geçince disari çikardim onları. Bu defa salon tarafindaki cama gelip bı müddet içeri girmek istedi bı tanesi.

Bu defa üzüldüm. Yanlış mı yaptım fazla mı alişti diye. Bu arada dışarda içine battaniye koyduğum kedi evi var. Üç kedi birden yatiyolar genelde. Onun dışında kocaman bı kömürlük alanı var kapalı. Oda gibi yani orası da tahtalar çuvallar kartonlar falan var. Zaten çok soğuk yağmurlu havalarda orayı kullanıyorlar ama bize göre soğuk ama yağışsız havalarda hep pencerede bizi görebilecekleri yerdeler.

Hani böyle arada içeri almaya devam edeyim mi yoksa alamayacağım günlerden dolayı hiç mi almayayım. Bu arada gelince aşırı mutlu oluyolar mirildamalari bitmiyor. Sıcak battaniye güvende hissetme bı de sarman olmalarından dolayı daha mı sosyallesmeyi seviyorlar nedir anlamadım.

Ne yapayım sizce, duygusal manipülasyonlarina kanmamali miyim, gerçekten çok mu usuyorlardir? (Şimdi yine geldi pencereye beni içeri al diye miyavliyor anneannem var o yüzden salona alamam)


hizliresim.com
+1
egerbiryolcu
(12.12.25)
buna cat distribution system deniyor. panik yapma ve kabullen. artik iki sarman anasisin.
alismislar artik. güvende olduklarini bildikleri icin daha iyi uyuyorlar. günahtir. atma disari. kediler 21 derece civarinda komforlular, havalar 18 derece altina düsünce cok üsüyorlar.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Kancalı kurtlara falan da annelik etmemek için öncelikle aşılarını tamamlasan iyi olur gibi sanki.
+1
Mirket
(12.12.25)
Kedici biri olarak ben de kedilerin üşüdüğünü sanıyordum fakat kuzey ülkesine taşınınca farkettim ki kediler üşümüyor. -25 derecede sokakta yatan kediler var. Hep gördüğüm bi kedi grubu var mesela istese girer bir cafeye sıcacık ısınırlar ama girmiyor sokakta yatıyorlar. Geçen kış dize kadar karda hoplayıp zıplayıp oynuyolardı.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok tatlılar. Anneannen de görse, iki söylenir, üçüncüye ayağında sallar ninni söyler gibime geliyor. Tertemizlermiş.
+3
love and trust
(12.12.25)
Tebrikler, seçilmiş kişisin. Artık seni sahiplenmişler :D Ama sürekli eve alacaksan aşılarını yaptır derim. Böyle bir sarman vardı teyzemin bahçesine sürekli gelen, genç yaşta hamile bırakmışlar, doğumdan sonra teyzem kısırlaştırdı. Fakat bu defa da sürekli dayak yiyerek dönüyordu diye eve almaya başladı aşıları yaptırıp. Gündüz çıkıp dolaşıp gece evde yatıyordu. Hayvanın resmen kendine güveni gelmişti. Gerçi sonra hastalandı ve şu an aramızda değil ama en azından son zamanlarını huzurlu geçirdi :)
+1
truf
(12.12.25)
Onlara dışarıda konforlu bi alan yaratmışsın zaten, eve alıp alıştırmanın mantığı yok.
Canlı tabiatı gereği hep daha konforlu alan zaten arar.
Bu havalarda kedi üşümez, sıcak yerde uyumayı severler.
0
duyuruuser
(12.12.25)
(10)

Oğlum ve kedi maması/suyu

Gradient_tabanlı_mor
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor. Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor. Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kal
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor.
Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor.

Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kaldırsak dolap üstlerine filan hem bittiğini görmek zor olacak hem değiştirmek zor olacak.
Tek tek mama veren makineler var ama onu da oyuncak eder diye düşünüyorum. Başka çözüm aklına gelen var mı? Nasıl bir şey yapabiliriz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Evde bir odayi cocugumun ulasimina kapar, o odanin kapisina da kedi kapisi acardim. Kedim istedigi gibi odaya girer cikar ama oglum giremezdi.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
engel koysanız önüne? çit gibi şeyler var ya bebekler yukarı kata çıkmasın diye merdivene koyulan, kapı versiyonuda var
www.amazon.com.tr

veya şöyle bişey?
www.hepsiburada.com
+1
eja
(11.12.25)
@eja evet bu çitlerden oğlum geçemez ama kedi geçebilir mi emin olamadım. Biraz yaşlı olduğu için o kadar hoplayabilir mi bilmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Biz mamaya/suya yaklaştıkça "hayır, yapma" diyerek, gülmeyerek ve birazcık da sert şekilde söyleyerek alıştırdık. Hala suyla kendini ıslatıyor ama nadiren.
+1
eisberg
(11.12.25)
Otomatik mama/su kabı işinizi görmez mi?
+2
truf
(11.12.25)
Oğlunuzun görebileceği bir yere fake mama ve su kabı koyun. Kedinin mama ve suyunu başka odada verin.
+3
gnosis
(11.12.25)
Ben kedim suyu surekli doktugu icin dusakabinin icine koydum. her dustan sonra yeniliyorum tabi. sizin icin de uygun olabilir gibi geldi. bebek dusakabine/kuvete girmiyodur diye dusundum.
+1
lamartin
(11.12.25)
Bu sorun bizim oğlan küçükken bizde de vardı. Ev iki katlı olduğu için mama ve su kabını merdivene koymuştuk. Kedimiz engelliydi bu arada ama merdiveni tek tek çıkabiliyordu yine de rahat çıkması için yoga matından ona yürüme rampası yapmıştım. Belki merdiven olmasa da böyle yüksek bir yere koyup kolay çıkması için rampa ayarlayabilirsiniz.
+2
suicides underground
(12.12.25)
oğlunuza kızmayı düşündünüz mü? en kısa ve en etkili çözüm.
-1
plastic_angel
(12.12.25)
@plastic_angel

Tabi ki dünyaya geleli henüz 15 ay olmuş konuşmayı bile bilmeyen “bebeğime” kızmayı düşünmedim.
Kafayı yediniz herhalde.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
(7)

Bir insanı hangi şartlarda ciddiye alırsınız?

sekizdokuzon
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim. Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?Teşekkürler.
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim.

Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.12.25)
Hayata bütüncül ve çok boyutlu bakabiliyorsa
+3
grimavi
(09.12.25)
Mantıklı ve ben-merkezcilikten uzak konuşuyorsa sevip ısınamadığım insan bile olsa ciddiye alabiliyorum.
+1
truf
(09.12.25)
Farkındalık düzeyi yüksek.
0
rock n roll
(09.12.25)
ağız ishali değilse ve gözlerinde o -salak olmayan insan- pırıltısı varsa ciddiye alırım.
0
lüzumsuz adam
(09.12.25)
Maslow'un piramidinde üst seviyede olanları ciddiye alırım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Az önce çiftlerin yarıştığı bir yarışma programı izledim. Finale kalan 2 çift vardı. Ödül: son model sıfır araba

Çiftlerden birinde kadın olan kişi, eşine;
Bu yarışmayı kazanıcaksınnnn!!!!
Alıcaksınnn!!!!
Yapıcaksınnnn!!!


O kadar irrite ediciydi ki. Diğer çift ise aralarında şöyle konuşuyorlardı. Tamam yapamazsak sorun değil, nasipte varsa alırız.. minvalinde daha tevekkül cümleleri kuruyorlardı. Tabi bu tatlış çiftimiz kazandı.

Bir insanı ciddiye almam için, elinden geleni yapsa da bir yapamama payı bulunabileceğini idrak ve hesap edebilen, herşeyin insanın kendi elinde olmadığını bilebilme tevazusunda olması gerekir.
+1
love and trust
(10.12.25)
karsimdaki capini, yani ne yapip ne yapamayacagini biliyorsa ciddiye alirim, ki boyle insan bulmak zor. "her isi yaparim, her seyi ben bilirimci" birisini ciddiye almam.

titriyle sohbete baslayani, kendini oveni ciddiye almam.

bir de artik boomer tayfa iyice sekerlendi, deneyime saygi duysam da onlari ciddiye almakta zorlaniyorum.
+1
cooperr
(10.12.25)
(12)

İstifçilik sendromu (hoarding disorder) sorunu hakkında yardım

10551037
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri
Yan komşumda istifçilik sendromu olduğuna dair şüphelerim var. Şüphe diyorum çünkü elimdeki verilerin hiçbirisi tek başına istifçilik sendromunu ispatlamıyor ancak bir arada değerlendirildiğinde istifçilik sendromu ya da benzer bir sorun olduğunu gösteriyor. Biraz uzun olacak, önce elimdeki verileri aktaracağım. Uzun yazacağım, bu nedenle zaman ayıracak olanlara şimdiden teşekkür ederim. Uzun yazmamın nedeni ise, ben bir istifçilik sendromu olduğunu düşünmeme karşın başka ve benim düşünemediğim bir sorun da olabilir, belki benzeriyle karşılaşmış biri nokta atış teşhisi koyar.

Kendisi 60-70 yaşlarında. Muhtemelen 2-3 sene önce taşındı, daha eski değil. Ev sahibi değil, kiracı. Eşinin vefat ettiğini biliyorum (Bunu biraz sonra açacağım). Yeni taşındığı zaman eve ara sıra gelen bir beyefendi vardı, evime girip çıkarken ancak kendisi uzun zamandır yok, en azından hiç denk gelmedik. Bu beyefendinin de yaşı az değil, oğlu/yeğeni olması pek mümkün görünmüyor (Münasebetleri nedir hiçbir fikrim yok, zaten konu hanımefendinin özel hayatı da değil. Aralarında bir gönül birlikteliği, arkadaşlık ya da akrabalık değil de bir iş yapıyorlarmış izlenimi almıştım ilk başta ancak yanılmış olabilirim. Neyse, bu detayın çok bir önemi yok sanırım. Beyefendiyi şimdi görsem yüzünü hatırlamam, epeydir yok ortada ya da bana denk gelmedi). Bir kızı olabilir, bir kere evden çıkarken karşılaştık ve asansöre birlikte bindik. Kendisini sadece bir kere gördüm. Taşındıktan kısa süre sonra sokakta bir köpek buldu ve sahiplendi, sanırım dairesinde köpek ve kendisinden başka daimi yaşayan canlı yok (Umarım yoktur, kemirgen varsa vay halimize).

Dairesine hiç girmedim, kapısını da çalmadım. O da aynı şekilde. Haftada 1-2 kere karşılaşıyoruz ve selamlaşıyoruz. Hiçbir gerginlik yaşamadık. Saygılı bir insana benziyor, en azından bana karşı doğrudan bir saygısızlığı olmadığını açıkça söyleyebilirim.

Bizim katta 3 daire var. Benim dairem ortada. Bir uçta sorun yaşamadığım komşum, diğer uçta bu komşum komşum ve asansör mevcut. Asansör kapısıyla komşumun dairesinin kapısı yan yana.

Bu hanımefendi taşındığından bu yana bazı gariplikler gözlemliyorum.

1. Dairenin kapısı sık sık açık oluyor. Anadolu'da küçük ya da orta büyüklükte ve komşuluk ilişkilerinin sıkı olduğu bir apartmanda yaşasak bunu çok garipsemem ancak İstanbul Şişli'de 20 dairenin olduğu büyük denilebilecek ve komşuluk ilişkilerinin özellikle kiracılar arasında görece az olduğu bir apartmandayız. Ben iri sayılabilecek bir erkek olarak kapımı açık bırakmaya asla cesaret edemezken bu hanımefendinin kapısını bir alışkanlık olarak açık bırakması bana hiç normal gelmiyor. Hadi cesaret kısmını geçtim, bizim apartmana sıkça kedi girer. Özellikle garaj kapısından bolca kedi girer ve apartmanda dolaşırlar. Bunlar biraz yüzsüz arkadaşlar, eve de dalarlar, başıma geldi birkaç kere. Sadece kedi girmesi riski dahi kapımı kapalı tutmak için yeterli ki garaj denen yerde zaman zaman fare olması da bana garip gelmez.

2. Kapı bazen sonuna kadar açık, bazen de uzaktan bakıldığında kapalı olduğunu düşünülecek kadar örtülü oluyor. Kapı eskiden sonuna kadar açık olurdu, son zamanlarda açık olduğu zamanlarda ise hep örtülü. Kapı sonuna kadar açıkken ben, kardeşim ve annemin farklı zamanlarda gördüğümüz kadarıyla, antrede yığın halinde çeşitli ve bizce garip eşyalar vardı. Bazen kırpıntı denebilecek tekstil artığı kumaş parçaları (bizim sokakta bol miktarda ufak çaplı tekstil atölyeleri mevcut), bazen onlarca çift ayakkabı (buna tanık olduğumda dairenin antresinin ışığı kapalı olduğu için ayakkabıların eski mi yeni mi olduğunu göremedim, bir de dairenin içine dik dik bakmak istemediğim için anlık bakıp şaşırıp kafamı çevirdim.) bazen çok sayıda koli/paket (bunları gördüğüm zaman yukarıda bahsettiğim beyefendiye de denk geldim, bu paketleri birlikte satıyorlar diye düşünmüştüm), bazen kocaman bir çalışma masası ve kanepe (daire taş çatlasa 70 m2, yani küçük bir daire ve antrede kanepe var) gibi dairenin doğal dokusuna uymayan, sanki dışarıdan getirilmiş gibi duran, daireye sığması pek mümkün olmayan garip eşya kümeleriyle karşılaştık.

3. Şunu mutlaka söylemem lazım: Elinde az ya da çok fark etmez, ilk bakışta garip gelen eşyalarla daireye girdiğini görmedim ancak oldukça geç (geceyarısı 2, bazen 3) saatlerde zaman zaman asansörün bizim kata geldiğini ve komşumun kapısının açılıp kapandığını duyuyorum (Eğer gerçekten istifçiyse, 20 daireli büyük bir apartmanda elinde garip eşyalarla içeri girerken mümkün olduğunca dikkat çekmemek için bazı taktikler geliştirmiş olabilir ancak ben kendisinin istifçi olduğundan yeni yeni şüphelenmeye başladığım için giriş çıkış seslerini bu düşünceyle takip etmedim ve değerlendirmedim). Arada elinde bez torbalarla geldiği oluyor ancak bunların içinde ne olduğunu bilmiyorum.

4. Sokağa köpeğini gezdirmeye çıkıyor ancak yanında eski bir bebek arabası oluyor. Biraz korku filmi tadında olduğunun farkındayım ancak meraklı görünmemek ve garip durmamak adına cesaret edip de bebek arabasının içine bakmaya fırsatım olmadı, bu nedenle arabanın içinde bir şey olup olmadığını bilmiyorum.

5. Yakın zaman önce annem bendeydi. Annem evden çıkarken hanımefendiyle çıkarken karşılaşmışlar ve kısa bir sohbet yapmışlar. Hanımefendi anneme "Eşimin vefatından sonra böyle oldum." demiş. "Böyle oldum" lafına dair bir açıklama yapmamış, annem de sormamış.

Bu ilk 5 maddede beni rahatsız eden bir durum yoktu ancak yaklaşık 1,5 senedir beni rahatsız eden ve komşuluk denen kavram dikkate alındığında yaşanmaması gereken olaylar yaşanmaya başlandı.

6. Köpeği evde tek başına bırakıp dışarı çıkmaya başladı ve köpek hanımefendinin evde olmadığı saatler boyunca havladı. Bu durum birkaç gün boyunca devam etti. Sıkça evden çalıştığım için bu duruma ilk elden tanık oldum. Birkaç gün sabrettikten sonra hem köpeğe üzülmem hem de köpeğin gürültüsünün çalışma ortamımı bozması nedeniyle kapısına bir not yazarak köpeğin gün boyu havladığını belirterek köpeği evde tek başına bırakmamasını rica ettim. Bu durum bir daha tekrarlanmadı.

7. Yakın zaman önce zaten dar olan merdiven sahanlığına bir çalışma masası konuldu. Oturduğum katta 3 daire olduğu için bunu hangi komşumun yaptığından emin değilim ancak şüphelerim bu soruma konu olan komşuma yöneldi. Hemen aksiyon almak yerine bir süre beklemeye karar verdim. Aslında hemen aksiyon alsam yanlış bir şey yapmış olmazdım çünkü bu masa hem sahanlığı ciddi anlamda daraltıyordu, hem de benim kapımın dibine itilmiş vaziyetteydi. 3-4 gün bekledim. Masa yerinden kıpırdamadı. Yine doğrudan bir tartışmaya girmemek adına bu sefer apartmanın girişindeki panoya ve asansöre bir not yazarak masanın sahibinin masayı ortak alan olan apartman sahanlığından kaldırmasını rica ettim. Masa ertesi gün kaldırılmıştı.

(Bu noktada iki olay için de neden doğrudan konuşmak yerine not yazdığım sorulabilir. Bunun birkaç temel gerekçesi var: İlki, ben bekar bir erkeğim ve hanımefendi de en azından annem yaşında bir kadın. Akıl sağlığı/dengesi ve muhakemesi ne durumda olduğunu bilmediğim biriyle, hele erkek olarak bir kadına şikayetimi iletmeye cesaret edemedim çünkü nasıl tepki vereceğini bilmiyorum. İkincisi köpek olayında sesin nereden geldiği belliydi ancak masa olayında masayı kimin bıraktığından emin olmadığım için, kimin yaptığını bilmeden doğrudan şüphelendiğim komşuma gitmek doğru olmazdı. Bir gerekçe daha var, bunu 9 numaralı maddede açıklayacağım ve en önemli sorun da o zaten.)

8. Rahatsızlıklarımın arttığı ve artık komşuluk ilişkisi bakımından işin katlanılamaz hale gelmesinden korktuğum olayların başlangıcını anlatayım: 6-7 ay önce komşum kısa aralıklarla tavada birkaç kere balık kızarttı. Bu kızartmalar sırasında daire kapısı açıktı. 10 katlı apartmanın daracık sahanlığını korkunç bir balık kokusu kapladı. Ben balık severim, kızarmış balık kokusu bana pek koymaz ancak bu öylesine korkunç bir kızartmaydı ki asansörden inip dairemin kapısını açana kadar gerçekten perişan oldum. Bu kızartma fasıllarından birinde annem ve babam da bendeydi ve onlar da oldukça rahatsız oldular. Neyse ki kapımın etrafında güzel bir conta var ve bu conta kokuyu çok iyi izole ediyor. Balık kokusu dairemin içine hiç girmedi diyebilirim. Bu nedenle sadece apartman sahanlığında maruz kaldığımız kızarmış balık kokusuyla, yani görece düşük bir hasarla meseleyi atlattık.

9. En sıkıntılı konuyu sona sakladım. Komşum yaklaşık son 6 aydır dairesinin kapısını sonuna kadar örterek açık bırakıyor. Kapı örtülü olduğu için içeride ne var ne yok bilmiyorum ancak sorun şu: Daireden gerçekten kesif ve kötü bir koku geliyor. Komşumun kapısıyla asansör yan yana. Asansörü çağırdığım zaman, eğer kapı açıksa asansörün kapısının önünde beklemek imkansız, öyle kesif bir koku geliyor. Bu durumda birkaç adım geri atıp, asansör ve komşumun kapısından 2-3 metre uzaklaşıp, asansör kata geldiğinde burnumu kapatıp hızlıca asansöre binmek zorunda kalıyorum (Ne yazık ki, ben de kokuya karşı fazla hassasım hoşlanmadığım kokular beni herhangi bir insana göre çok daha büyük bir hızla kusma seviyesine getiriyor). Bu arada, bu koku öyle ölü hayvan kokusu falan değil, ondan neredeyse eminim. Nasıl bir koku derseniz elbette tarif etmesi zor ama muhtemelen çok uzun süre temizlenmeyen bir ev, içindeki çok sayıda gereksiz (hatta belki de çöpten toplanan) eşya ve evde yaşayan köpeğin kendi kokusundan oluşan, bilmediğim başka şeylerin de kokusunun eklendiği ve kronikleşen bir kokudan bahsedilebilir sanki (Bu arada hep aynı kokudan bahsediyorum. 1 hafta önce başka 2 hafta önce daha başka bugün başka bir koku değil). Buraya kadar yazdıklarım doğrudan bir istifçilik sorununu tek başına ispatlamasa da özellikle koku meselesi bana istifçilik ya da benzeri bir sorun olduğunu düşündürüyor. Bu koku meselesi komşumun kapısını çalmamam için en önemli gerekçe çünkü o koku beni en fazla 15 saniye içinde kusma noktasına getirir.

Şimdi gelelim benim derdime, sınırlarıma ve olası (ya da olamayacak) çözüm önerisi taleplerime:

Sorunlar:

1. Komşumun evinde ne yaptığı beni rahatsız etmediği ve komşuluk nezaketinin dışına çıkmadığı sürece umrumda değil. Beni ilgilendirmez. Ancak gerçekten istifçiyse bazı riskler var tüm apartman için. Bunların en önemlisi yangın. Okuduklarıma göre yangın riski denen istifçilik sendromundan muzdarip insanların evlerinde (çöp ev) herhangi bir eve göre çok daha yüksek ve bu durum oldukça riskli.

2. Elektrik ve su tesisatında çıkabilecek olası sorunlar: Buna dair çok yeni bir haber yapılmış, çok tatsız tecrübeler mevcut: www.milliyet.com.tr

3. Koku. Şimdilik komşumun dairesinin kapısı kapalı olduğu sürece neredeyse sorun yok (hafif bir koku geliyor ama katlanılamayacak gibi değil) ancak kapı açıkken gelen koku, menzili şimdilik düşük olsa da etkisi yıkıcı.

Olası çözümler ve sınırlar

1. Dava yolu ile tahliye etmek: Hukuken mümkün ancak son derece zor. Ayrıca sağlayacağı yarar da son derece düşük çünkü dava oldukça uzun süreceği gibi, ben de kiracı olduğum için yarın bir gün bu evden taşınma olasılığım var. Kendim bir avukat olarak, bu sorunun mevcut yargı düzeni içinde çözülmesini pek mümkün görmüyorum. Ha dava kazanılır ama o kadar uzun sürer ki davayı kazandığımıza değmez. Hele şu ekonomik şartlarda koku en azından sadece beni, belki bir de bulunduğumuz kattaki diğer komşumu rahatsız ederken, diğer dairelerin bu durumdan haberi bile yokken böyle bir hukuki mücadeleye girişecek enerji ve para ayıracaklarını hiç düşünmüyorum. Bu seçeneği doğrudan eledim.

2. Konuşmak: Kendisiyle konuşmak yararsız olacaktır. Bu insanlar gerçekten psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyuyorlar ve bu desteği benim sağlamam mümkün değil. Hanımefendinin adını bile bilmiyorum. Zilde yazmıyor. Yeni taşındığında gelen bir beyefendiden bahsetmiştim, aylardır görmedim. Kızı olduğunu düşündüğüm bir kadın vardı, onu da aylardır görmedim. Bu seçenek de çıkmaz sokak.

3. Konuyu apartman yöneticisine götürmek: Yöneticimizi çok az tanıyorum ve kendisi bu topa girecek biri değil. Hoş, yönetici ben olsam ben de tek başıma bu topa girmezdim. Bu konunun apartman içinde konuşulması ve yöneticiye bu konuda kat maliklerinin desteğinin verileceğinin söylenmesi için kat maliklerini toplantıya çağırmak gerekir ancak bu toplantıdan çıkacak sonuç da en iyi ihtimalde yargı yoluna başvurmak olacaktır, bu yol yukarıda anlattığım gerekçelerle çıkmaz sokak. Kaldı ki kat malikleri de yumurta kapıya dayanmadıkça harekete geçmeyecektir.

Bu konuda biraz okuma yaptım, bazı ufak araştırma/belgeselimsi videoları ve psikiyatri uzmanlarının yorumlarını izledim. Biraz da haber okudum. Durum sıkıntılı, böylesine bir sorunu çözebilen bir komşuya rastlamadım. Tüm haberlerde bir lanet etme ve isyan mevcut.

Sorum şu: Böyle bir durum yaşayan kimse var mı? Varsa, ne gibi yöntemler izlediler? Bu yöntemler neler oldu, başarılı ve başarısız yöntemleri benimle paylaşır mısınız?
-9
10551037
(05.12.25)
bi önceki yaşadığımız apartmanın en alt katında böyle bi hoarder vardı şüpheye yer bırakmayacak şekilde. çöpe bişey atardık, eski eşya vs. giderdi alırdı 5 dk içinde. Sokaktan görünüyordu dairenin içi, yürümeye yer kalmayacak şekilde doluydu. Orda yaşadığımız süre boyunca korktum o daireden çünkü yangın tehlikesi de oluşturuyormuş bu hoarding olayı.
apartman grubundan çıkmayı unutmuşuz, geçen bir mesajlaşma oldu o dairenin içinin boşaltıldığıyla ilgili, taşınma gibi değil de çöplerin çıkarılması.
Yangın tehlikesi olmasından hareketle acaba belediye aranabilir mi?
0
turk kizi
(05.12.25)
Neden eksi vermişler onu anlamadım. Çok ilginç bir durum bence. Üstelik yangın ve istifçilik bağlantısı aydınlanma yaşatti. Yeni bir şey öğrendim. Çözüm için o kokudan yola çikilarak apartman sakinleriyle yöneticiye danisilamaz mi acaba. Yazı uzun olduğu için gözden kaçırmış olabilirim üç daire sanırım kalabalık bir apartman değilse sizden başka şikayetçi olan yoksa onu bilemedim. Ama bir kişi bile varsa ortak hareket edilebilir belki.
0
egerbiryolcu
(05.12.25)
belediyeye şikayet et.

uzun uzun ve düzenli tertipli yazmışsın. helal olsun bro.
+1
gabe h coud
(05.12.25)
Ben olsam önce apartman yönetimine sorarım, buradan kokular geliyor, komşunun garip garip huyları var, iti de sürekli havlıyor derdim. Bence yöneticilerde o dairede oturan kişiyle ilgilenen kimsenin telefonu da vardır, şikayeti ona iletirler. Baktım ilgilenen yok, direkt belediye melediye neresi yetkiliyse gider şikayet ederim.
0
lamborcini
(05.12.25)
Komşu istifçi sen obsesif ters denk gelmişsiniz.
+3
mikahakkinen
(05.12.25)
Avukat olduğunu söylediğin için daha iyi bilirsin ama elinde somut bir delil var mı? Bana bunların hepsi şüphelere dayanan tahminler gibi geldi. Mesela hiç bir bahaneyle kapısını çalıp bir şey ikram ettiniz mi eve göz ucuyla bakabilmek için? Yani elinizde bu durumu ispat edebileceğiniz net bir şey var mı?

Onun dışında o pis koku hemen hemen her yaşlının evinden gelen bir şey. Benim alt komşum da 90larında olduğunu tahmin ettiğim bir hanım, yanlız yaşıyor ama her kapıyı açtığında burun yakan bi rutubet kokusu yayılıyor evden. Onun bir altında da 80lerinde olduğunu düşündüğüm bir bey yaşıyor onun evden de benzeri ama daha hafif bir rutubet kokusu geliyor (+ yasal dozda olduğunu düşündüğüm kenevir kokusu ama bu konu dışı :D).

60-70 arası henüz tam anlamıyla yaşlı kategorisi sayılmaz bana göre ama yaş giderek ilerledikçe genel anlamda bir biriktirme hobisi gelişiyor çoğu insanda. Bazen eskiye özlem, bazen vefat eden yakınlarını yanlarında hissetmek için, bazen de çoluğu çocuğu torunu annesinin/anneannesinin evlerini depo gibi kullanmasından ötürü eşya birikimi olabiliyor.

Şüpheleriniz mantıklı ama somut bir şey var mı elinizde şikayet ettiğinizde gösterebileceiniz?

Ben de öncelikle apartman yönetimine durumu bildirip toplantı yoluna gidilip başkaları da bu şekilde şüphe etmiş mi ne yapılabilir diye tartışma ortamının yaratılmasını daha mantıklı buluyorum ilk adım olarak.
0
truf
(05.12.25)
@turk kizi: Bir arkadaşım belediyenin müdahale ettiğine dair daha detaylı bilgi verdi, belediyeyle görüşeceğim.

@egerbiryolcu: Apartman kalabalık, 20 daire var. Eksi verenlerin neden eksi verdiklerini ben de bilmiyorum, gelip delikanlı gibi açıklama yaparlarsa anlarız. "Rezalet puanı" denen eşikleri yüksek olabilir, gelen koku bu kadar uzun soru sormaya değmez diye düşündüler herhalde, en azından aklıma gelen ilk şey bu oldu.

@gabe h coud: Rica ederim. Belediye önerisi yoğunlaşıyor, görüşeceğim.

@lamborcini: Yönetici durumun farkındadır, farkında olmak zorunda çünkü kendisi her ay aidat topluyor. Kapıyı her çaldığında evden gelen kokuyu almaması imkansız. Ancak aidatı havale vs yoluyla komşumun bir yakını ödüyorsa durumdan haberi olmayabilir.

@mikahakkinen: Obsesyon nedeniyle hiçbir şey yapamaz hale gelen birini ve tedavi sürecini yakından gördüm. Herkesin bazı sorunları elbette var ancak obsesyondan bahsedilmesi için bu obsesyonun kişinin günlük hayatına zarar vermesi gerekir. Kendimin ve etrafımdakilerin görebildiği kadarıyla bende günlük hayatıma zarar veren bir obsesyon yok. Kaldı ki davulun sesi uzaktan hoş geliyor, kapısından gelen kokuyu alsan ondan sonra anlarsın ben mi obsesifim yoksa burada sıkıntılı bir durum mu var.

@truf: Yaşım ve hayat tecrübem gereği bu kokunun öyle her yaşlının evinden gelmediğini kolayca bilebilecek konumdayım. Bizim de yaşlı akrabalarımız ve eşimiz dostumuz var ve evden gelen koku, herhangi bir koku değil. Hele öyle herhangi bir rutubet kokusu falan hiç değil. Evine gidip bir şey ikram edebilmem söz konusu değil çünkü o kokuya ben dayanamam. Yakın zaman önce bu kokuya benim tarafımdan tanık olan başka kişiler de oldu ve kokunun dayanılır gibi olmadığı hususunda oybirliği ile hemfikiriz. Elimde kokudan başka somut bir veri yok ancak hanımefendinin taşındığı sürenin başından itibaren gözlemlediğim hususlar bir anomali olduğunu ortaya koyuyor, bunu da sorumda detaylı bir şekilde ifade ettim. Derdim de sadece evin temizlenmesi ya da son kertede komşumun tahliye edilmesi değil çünkü bunlar yapılsa dahi sorun çözülmüyor, sadece öteleniyor ve başkalarının sırtına yükleniyor.
0
🌸10551037
(05.12.25)
Önce yönetimle konusun. Ardindan durumu belediyeye bildirin. Belediyelerin psikososyal destek birimleri vs de var. Yardimci olabileceklerini tahmin ediyorum.
Ayrica yazi diliniz cok akici, hikaye okuyormusum gibi akti okurken. Tebrikler.
0
chihirovekohaku
(05.12.25)
Alakasız anlatımınız çok hoşuma gitti, rodingot vs gibi kelimeler de olsa hiç şüphe etmeden bu metnin bir dostoyevski romanından alıntı olduğuna ikna olabilirdim :) onun için artı oy verdim;

Yalnız millet niye bu kadar eksilemiş anlamadım. Hasta bu insanlar :))
-2
makbur
(05.12.25)
@chihirovekohaku: Teşekkürler. Belediye ile görüştüm biraz önce. Düşündüğüm gibi sorunu tamamen çözemiyorlar (öyle bir beklentim de yoktu elbette) ancak beklentimin aksine, olumlu yönde daha fazla adım atabiliyorlarmış. Ben açıkçası belediyenin de hiçbir şey yapmayacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Başvuru halinde evdeki çöpleri atıyorlarmış ancak temizlik yapmıyorlarmış. Temizlik yapılmaması ne yazık ki son derece anlaşılır, öyle bir temizlik için ciddi emek/saat tahsis edilecek ancak o ev en kısa sürede eski haline geri gelecek. Belediyede bu işi ben yönetsem, ben de temizlik işine girmezdim sanırım.

@makbur: Teşekkürler. Rus edebiyatının vazgeçilmesi olan kavram ve sözcükleri de kullanabilirim ancak sorunu son derece basit ve duygulardan arınmış bir şekilde anlatmama karşın sessiz bir tepki alıyorum. Biraz daha edebi bir tarafa kaysam buradaki Tiktok insanları muhtemelen uzun yazı zehirlenmesi geçirir, tedavi olarak aralıksız 5 gün Tiktok, Reels ve Shorts izlemek zorunda kalırlar ancak yine de kalıcı hasar riski devam eder :)

Eksi verenler azıcık delikanlıysa neden eksi verdiklerini yazsınlar. Ciddi bir şey yazıyorlarsa, ben bu yazıda bir hata yaptıysam açıkça söylesinler ben de üzerinde düşüneyim hatalıysam hatamı kabul edeyim. Yok, buna bile zaman ayırmaya değmeyecek bir durum varsa uğraşmasınlar beni engellesinler. Bu soru nedeniyle beni kimse engellememiş, önceden engelleyen sadece 1 kişi vardı ve engelleyen sayısı artmamış. Eksileyenlerin kim olduklarını bilsem, bu teklifim üzerine makul bir süre içinde (mesela 1 hafta) eleştirilerini bana iletmemeleri halinde hepsini engellerim ama kim olduklarını bilmiyorum.
+1
🌸10551037
(05.12.25)
Belediye durduk yere müdahale edemez. Babamın hâlâ yaşadığı apartmanda cidden çöp eve dönüşmüş bir daire var. Apartman yönetiminin topladığı imzalarla belediyeye şikâyet edildi, belediyeden görevliler gelip "şikâyet var, böyle yapma" dediler ama sadece ortak alandaki eşyalara (apartman eskiden sobalıydı, bodrum katta bir koridor boyunca her dairenin depo olarak kullandığı kömürlükler ve bu koridorda kadının saçma saçma eşyaları vardı) müdahale yetkileri var. Tekrar tekrar şikâyet edildikten sonra (yanılmıyorsam belediye tarafından) dava açıldı, dava biraz sürdü, dava sonuçlandıktan sonra belediye ekipleri daireyi boşaltmaya geldiler. Ama öncesinde "şu tarihte geleceğiz" diye bildirim gönderdikleri için kadın o sırada kendince kıymetli bulduğu şeyleri evden çıkarıp bir yerlere tıktı. Evden kamyonlarca çöp çıkmasına rağmen kısa zamanda yine doldurmuş diyordu diğer komşular.

Hastalığı çeken için de çok zor, böyle biriyle komşu olmak da çok zor. Kolay gelsin. Bence yöneticiyle görüşüp öyle ilerleyin, "o toplara girecek biri değil" diye bir şey yok, yöneticinin ilgilenmesi gereken bir konu nihayetinde.
+2
kobuzchu kiz
(05.12.25)
Halk sagligi sorunu degil mi sonucta.. belediyeye basvur bence ya da kaymakamlik. Hastalik yayilmasindan korktugunu soyle

Muge anlida boyle evleri belediue ekipleri temizliyor :))) mudahale ediliyor
0
üğpoıuy
(19.01.26)
(13)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
(5)

MacOS icin Notepad++ alternatifi

synesthesia
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;Aradigim string'in
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;

Aradigim string'in bulundugu tum satirlari isaretleyeyim. Isaretledikten sonra da, "copy/cut bookmarked lines", "remove bookmarked/non-bookmarked lines" gibi seyler yapabileyim istiyorum. Visual studio indirip bir suru eklenti kurdum ama hicbiri bunlari yapmiyor.

Yardimci olabilecek var mi? Tesekkurker
0
synesthesia
(03.12.25)
Notepad Next?

(git: github.com)
+2
truf
(03.12.25)
@truf

guzel. ama normalde ctrl+M ile acilan menuden Bookmark Line secip oyle isaretleniyordu satir. notepad next'te oyle bir sey goremedim. manuel isaretliyor yine. bunu diger editorlerle de yapabiliyorum.

i.ibb.co
0
🌸synesthesia
(03.12.25)
tahtakafa
(03.12.25)
macos'a notepad++ kuramama sebiniz nedir
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.12.25)
@tahtakafa sublime'da da yok.

@karim iceride
Notepad++ Windows için. Nasıl kuruyoruz Mac'e?
0
🌸synesthesia
(03.12.25)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(3)

Kedilerimin kedi evini artık terk etmesi...

egerbiryolcu
Dişarida açık balkona kedi evi koymuştum içine de eski bir battaniye yerleştirdim. Yaklaşık on gün falan üç tanesi bu evde takıldılar gece gündüz. Koyun koyuna yatiyolardi her gece. Özellikle bı tanesi sürekli mudavimiydi.gunduzleri tek başına tüm gün evdeydi. Bir ara baktım rüzgarda ev biraz sürükl
Dişarida açık balkona kedi evi koymuştum içine de eski bir battaniye yerleştirdim. Yaklaşık on gün falan üç tanesi bu evde takıldılar gece gündüz. Koyun koyuna yatiyolardi her gece. Özellikle bı tanesi sürekli mudavimiydi.gunduzleri tek başına tüm gün evdeydi. Bir ara baktım rüzgarda ev biraz sürüklenmiş içine arka tarafa taş koydum. Ondan da rahatsız olmadı hatta yastık gibi kullanıyordu. Geçenlerde büyük bir fırtına çıktı ev yine suruklenmisti bu defa yine dışına içine taş desteği yaptım sağlam oldu. Fakat o günden beri bı daha hiçbiri kullanmadı evi. Sebebi ne olabilir soğuk havalarda mutlu olmuştum isiniyolardir diye. İçindeki battaniyeyi değiştirmeyi düşünüyorum ama hepsinin ortak bir karar almış gibi birden kullanmayı bırakmaları garip geldi. En çok kullanan şimdi evin üstündeki pencerede oturuyor yine de eve girmiyor.
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
Kedi milleti, daha iyi bir alternatif bulmuştur mutlaka. Belki şunları yapabilirsiniz yine de; hakim rüzgarın yönüne göre kedi evinin yerini değiştirmek, pire ihtimaline karşı battaniyeyi değiştirmek..
+1
xururuca
(30.11.25)
Battaniyeyi değiştirmek iyi olabilir. Daha dominant bi başka kedi içine koku bırakıp mekanı sahiplenmiş olabilir. Sahiplenip bi daha gelmemiş olabilir :)

Bi de genelde korkutulduklarında öyle kısılıp kalabilecekleri yerlere girmezler. Tepesine otururlar mesela ama içine girmezler böyle bi durum yaşandıysa.
+3
truf
(30.11.25)
yukarıdaki görüşlere +1
bende de benzer bir balkon ve müdavimi kediler var. özellikle sokağın alfası arada gelip yattığında, örtüsünü değiştirmeden o eve bir daha girmiyorlar. ekstra koku falan bırakıldıysa, evin içini silmek de gerekebilir. genelde evi temiz tutmak ve haftada bir örtü değişikliği yeterli oluyor ama.
+1
lil siztah
(30.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.