Giriş
(8)

Hayatta kalma temalı filmler

egerbiryolcu
Düşüş 127 saat gibiGerilimli ve atmosfer olarak sakin, kalabalik kadrosu olmayan, hayatta kalma temali film öneriniz var mı?
Düşüş
127 saat gibi

Gerilimli ve atmosfer olarak sakin, kalabalik kadrosu olmayan, hayatta kalma temali film öneriniz var mı?
0
egerbiryolcu
(10.06.26)
Mirket
(10.06.26)
nothing in my way
(10.06.26)
hakmut
(10.06.26)
aklıma direk all is lost geldi. denizciliğe merak varsa biraz daha sarar.

www.imdb.com
0
awlmi
(10.06.26)
Society of the snow

www.imdb.com
0
truf
(10.06.26)
Cast Away

The Road
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
Last Breath, 2019
Pressure 2015
0
unabomber
(11.06.26)
The Platform
0
auroraaurora
(11.06.26)
(7)

Ev tüp kokusu?

mikahakkinen
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?
tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
0
mikahakkinen
(10.06.26)
Direkt bu işleri bilen, bu işi yapan uzman birini çağır o kişi baksın. Bu konuda riske girme.
+3
rock n roll
(10.06.26)
Bulaşık deterjanını iyice köpürtüp, köpüğü tüp kafasında her yere sıva. Baloncuk yapıyor mu bak. Yapıyorsa tüpçüyü çağır.eğiştirsin tabi.

Çağırmışken hortumu da değiştirsin tabi. 11 yıl çok uzun süre.
+2
Mirket
(10.06.26)
Ocak eski ise tam yakamama gibi bir sorun olabilir.
+1
ground
(10.06.26)
@rock n roll uzman tüpü takam adam mı? başka kimi çağırıcam bu işe bakan meslek hangisi?
0
🌸mikahakkinen
(10.06.26)
Açıkçası bilmiyorum ama korkutucu bir şey bu yani risk almamak lazım.

Benim başıma gelse başkent gazı arardım. Onların acil durumlar için ekipleri oluyor. Çünkü gaz kokusu oluyor aşırı diyorsun. Yaşadığın yerdeki bu kurumu arayabilirsin. Dediğim gibi aslında bilmiyorum ama ben bunu yapardım. Gaz kokusu arttıysa bilen birilerinin müdahalesi gerekli olur.

Doğalgaz acil hattını aramak lazım doğru. Arkadaşın yazdığı gibi. Bu seni aşan bir durum.
0
rock n roll
(10.06.26)
doğalgaz acil 187
0
nahtoderfahrung
(10.06.26)
Köpüklü sabun yoluyla kaçak tespit etme konusuna katılıyorum. Orda bir sızıntı varsa açığa çıkar. Bir de şu ocak flexini tüpün başından ocağa bağlarken kelepçeler kullanılıyor, şundan: www.trendyol.com Belki onlar gevşemiştir.

Tüpü takan kişiler bu konuda yardımcı oluyor.
+1
truf
(10.06.26)
(3)

Ayakta durarak harcanan kalori

truf
Ortalama benzer sonuçlar çıkarıyor diğer sitelerde de, mesela şuradaki gibi https://captaincalculator.com/health/calorie/calories-burned-standing-calculator/.Ben genede min 6 saat labda ayakta çalışıyorum, sonrası aşırı yorgun hissediyorum ama sadece ayakta durduğum ve kısıtlı alanda git gel yaptığı
Ortalama benzer sonuçlar çıkarıyor diğer sitelerde de, mesela şuradaki gibi captaincalculator.com

Ben genede min 6 saat labda ayakta çalışıyorum, sonrası aşırı yorgun hissediyorum ama sadece ayakta durduğum ve kısıtlı alanda git gel yaptığım için düşünüyordum. Bu tablolara göre harcadığım kalori bayağı fazla çıkıyor. Bunlar ne kadar güvenilir?
0
truf
(08.06.26)
Kalori hesaplayan akıllı saat alırsan takip edebilirsin. Sadece oturunca en az 100 harcıyorsun 8 saatte.
-5
arbre
(08.06.26)
Akıllı saat almayı düşünmüyorum :)
0
🌸truf
(08.06.26)
Buradaki olay şu; çoğu site bunları hesaplarken aslında vücudun metabolizmasinin yaktığı kaloriyi de hesaba alıyor.
Sizin yapmaniz gereken bunu çıkartmak. Çünkü siz evde sadece nefes alıp hareket etmeseniz gene kalori yakacaksiniz zaten.
0
logisticsmanager
(08.06.26)
(7)

Şiddetli baş ağrısı kaç gün geçmezse tehlikeli olabilir

egerbiryolcu
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
-1
egerbiryolcu
(08.06.26)
5 gün ciddi bir süre. Doktora gözük bence.
+1
gobekliraki
(08.06.26)
Tansiyonunu ölçtünmübu süre içinde? Bende de oluyor stres, uykusuzluk sebebiyle ve az su içtiysem. Genelde başımın üst kısmı ve şakaklar ve bazen ensede oluyor ama tansiyonum normal çıkıyor. Birkaç gün dinlenmeme dikkat edince düzene giriyor.
0
truf
(08.06.26)
bence doktora gözükme zamanınız gelmiş
0
art cat chocolate
(08.06.26)
Daha önce yaşamadığınız tipte ve şiddette olduğunu sanıyorum.
Doktora başvurun, en kısa sürede.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Tansiyon aklıma gelmedi eve gidince hemen ölçeyim.
0
🌸egerbiryolcu
(08.06.26)
Tansiyona bakın tabi ancak tek taraflı ağrı tansiyona uymaz. Ama tansiyonun ciddi bir sonucu olabilir.
Bu yüzden doktora gidin.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Merhaba, çok geçmiş olsun. Çok uzun yıllar önce farklı tarihlerde iki kere başıma geldi çok şükür daha sonrasında yaşamadım. Benim ağrılarım kesintisiz bir ay ve daha fazla sürmüştü. Mr'lar, tahliller vs. sonuçsuz kaldı.

Bir şekilde migrenin bir turu olan küme tipi baş ağrısı teşhisi konuldu. Bir kaç ilaç kullandım o dönemler iyi gelmişti.

Sizin bahsettiğiniz ağrı gibiydi benimkide başımın tek tarafı ağrıyordu ve agri gözüme vurduğu için gözümde ağrıyor ve sürekli yaş akıyordu, yaşarmaktan küçülüp şişmişti tek gözüm.

Umarım bu tarz bir rahatsizlik değil daha basit ve cabuk gececek bir şeydir. O zamanlar bu tani zor koyulmuştu, şimdi tıp daha ilerledi tabii. Sadece aklınızda böyle bir rahatsızlığın olduğu bilgiside kalsın.

Acil şifalar.
+2
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.06.26)
(5)

Ferritin düşüklüğü

jonas
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gere
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.

İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gerektiği belirtiliyor. Bir diğer seçenek olarak da ilacın emilim başarısını görmek için ilacı kesmeden de test yapılabildiği belirtiliyor.

Bugün bu konuyu laboratuvarlara telefon açarak sordum, doktorunuza danışın dediler. Doktorun sekreterine ulaştım, o da biz sizi ararız dedi ama aramadı. Bu yüzden kafam karışık şu an.

Aramızda ferritin düşüklüğü sebebiyle demir ilacı tedavisi görmüş olanlar var mıdır acaba? Varsa siz test öncesi ilaç kullanımı işini nasıl yapmıştınız?
0
jonas
(01.06.26)
Ben görüyorum uzun senelerdir. Hiç ilacı kesip gitmedim. Kendi doktoruna görünmesen bile kullandığın ilaçları soruyorlar, değerlendirme de ona göre yapılıyor.
0
truf
(01.06.26)
Sadece ferritin ölçülecekse ilacı kesmeye gerek yok.
Serum demiri de bakılacaksa 24 saat önce kesilmesi öneriliyor.
0
pro9it9is9
(01.06.26)
ferritin düşükse demir almak bazen arttırmıyor.
doktorların neredeyse hepsi bunu reddeder ama demir eksikliği için çinko almak demirin işlenmesi prosesine etki ediyor ve demir yükseliyor.

denedim... ilaçla yükselmedi, takviyeyle yükselmedi.
2 şey yaptım
1. çinko bakır takviyesi (demir takviyesi ile birlikte alamazsınız, arasında 2 saat olması lazım) 60 kapsülü tamamladıktan sonra 15 gün ara verip sadece çinko devam ettim, onu da 60 gün kullandıktan sonra 15 gün ara verip tekrar çinko bakır'a döndüm ve bu döngüyü her 60 günde bir tekrarladım.
süreç çinko+bakır- 15 gün ara - çinko - 15 gün ara - çinko bakır

2. 60 gün çinko bakırdan sonra demir takviyeleriyle boş vakit harcamadım. demir balık aldım. sipariş üzerine saf demirle hazırlanır ve yemek pişirirken içine atarsınız. ilaçlar hem gereksiz kimyasal yük, hem ekonomik değil hem işlevselliği zayıf.
www.dokumcubaba.com
reklam vs... değildir. google'da demir balık yazarsanız ilk bu çıkıyor zaten.
bunu yemek pişirirken kullandığınız zaman demir eksikliğiniz sona erer. ben çorbalarda kullandım ve içerken bol limonlu kullandım. demir takviyesini kesinlikle c vitamini ile birlikte alın. c vitamini ile birlikte alırsanız demirin emilimi hızlanır, c vitamini olmazsa demirin bir çoğunu dışkılar ve atarsınız...

geçmiş olsun.
-1
hiphopotam
(01.06.26)
ferritin düşüklüğü bazen vücudun "demir bağlama kapasitesi" ile de alakalı olabiliyor. doktorunuza muhakkak sorun.
0
makbur
(02.06.26)
@makbur Demir bağlama kapasitesi ve demir seruma da bakılmıştı zaten, onlar normal değerlerde çıkmıştı. Bir tek ferritin düşüktü.
0
🌸jonas
(02.06.26)
(1)

almanya - kalacak yer

edgenabby
1 eylül - 1 kasım arası (2 ay) bonn veya köln'de kalacak oda arıyorum. nerelere bakmalıyım?2 ay için total bütçe minimum olmalı sizce?
1 eylül - 1 kasım arası (2 ay) bonn veya köln'de kalacak oda arıyorum.

nerelere bakmalıyım?

2 ay için total bütçe minimum olmalı sizce?
0
edgenabby
(01.06.26)
www.wg-gesucht.de

kiralar o şehirlerde biraz yüksek ama geçici oda aradığın için ve sezon dışı bi aralıkta olduğu için yine de şanslı olabilirsin :) yeme/içme çok tutmuyor.
0
truf
(01.06.26)
(13)

Kedim saksıdaki solucanı duyuyor olabilir mi?

a perfect lie
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizi
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.

Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizim seradan getirmiştim, toprağı iyice doğal. Diğer tüm çiçeklerde marketlerden paket olarak alınmış topraklar var. İçinde solucan filan yoktu. Tüm çiçeklerin topraklarını ben değiştirdim.

Kedim bu saksı içindeki solucanı filan mı duyuyor? Düşünüyorum başka ne olabilir ki?
Diğer saksılara ya da çiçeklere bunu yapmıyor.
0
a perfect lie
(30.05.26)
Duyuyordur, bizden çok daha gelişkin işitme yetenekleri var. Saksı içinde böcek falan geziyorsa onu da duyuyordur.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Solucanı duymak biraz spesifik olmuş, duyulacak şiddette bir sese yol açmıyor olsa gerekler. Hele de uzaktan dikkat çekip kediyi yanına çekecek kadar. En azından diğer ihtimallerin yanında...

Saksıda böcek, sinek vs varsa onların hareketini, toprağa girip çıkmalarını görmüş olabilir örneğin. Bu solucan için de geçerli. Veya toprağın içinde böcekler de dahil çeşitli katkılar daha farklı bir koku yaratıyor olabilir.

Belki de başka bir şeydir
0
akhenaten
(30.05.26)
Bir keresinde bahçedeki kedilerden birini odama almıştım. Ben uzanır vaziyette dizlerimde uyumuştu. Bir ara ayak serçe parmağımi o kadar milimlik kipirdattim ki kedi kafasını o yöne bir dogrulttu ki yuh demiştim bunu nasıl duydu fark etti diye. Bunun dışında gözleri de çok keskin oluyor ufacık bir böcek kimildamissa onu fark edip kafayı takmış olabilir .
0
egerbiryolcu
(30.05.26)
Hani toprağın içinde hareket ettikçe bir ses çıkarıyorsa diye belki. Kokan bir şeye gitmiyor bence. Çünkü böyle uyukluyorken birden kalkıp koşup saksının önüne gidip odaklanıyor.

Bir de şunu dememişim hep saksının altına doğru dikkat kesiliyor. Üstü ile ya da toprakla hiç uğraşmıyor, eşelemiyor.
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Bence saksıyı boşaltıp bir bakın, buraya da güncelleme yazın :D ben de merak ettim. Kediler acayip yaratıklar. Kim bilir ne çekti dikkatini.
+1
akhenaten
(30.05.26)
Saksı epey büyük ve ağır. O yüzden şuanlık boşaltamıyorum. Bahçeye gideceğim zaman götürebilirim yaptığımda yazarım tabii ki. Solucansa da öyle bi saksıda uzun süre yaşar mı? Limon kuruyunca sulamayı da bıraktım. Ama saksı derin diye alttaki toprak hala ıslak mıdır. 2 3 ay oldu sulamıyorum. Bilemedim.
+1
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Solucanı duyması için çıkarttığı frekansın daha yüksek olması lazım. Solucan olduğunu gördün mü yoksa tahmin mi ediyorsun?

Bazen bi defa sinek/böcek görmeleri o gördükleri bölgeyi mimlemelerine de sebep oluyor :) Bazen benimki yerde gezen küçük bi böcek görüp başında dikiliyor, peçeteyle alıp camdan atıyorum, benimki bunu görüyor ama yine o bölgenin başından ayrılmıyor bir süre sanki böcek bi yerlere saklanmış gibi onu arıyor :D Öyle saksıda tek seferlik bir şey gördü ve kaybolduysa rüzgar falan esip de yaprak kıprdayınca aklına gelip koşuyodur belki :D
0
truf
(30.05.26)
Sadece tahmin benimki. Bu bir süredir oluyor başta anlamıyordum ne oluyor da sonradan fark ettim. Aklıma da başka bir şey gelmedi. Belki dediğiniz gibi aklına bi an gelip tekrarlıyor :)
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Kediler limon gibi keskin kokulu şeyleri sevmez. Yok etmeye çalışıyordur.
katpole.com
-1
lil siztah
(30.05.26)
Teşekkür ederim cevap vermişsiniz ama duyuruyu okumamışsınız. Ortada limon yok, kurudu. Toprak dolu saksısı var.
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
O saksıya kedilerin sevdiği bir ot vardı,evde yoksa ondan ekim/dikin bence. Kedi için de iyi olur bence.
Belki hoşuna gitmeyen bir koku vardır kedinin,hem onu bastırmış olur
0
denizciman
(31.05.26)
Arkadaşımın kedisine bakıyordum geçen Martta. İki hafta boyunca kedi evde gayet normal takıldı. Bizim ev bir dağın yamacında ve eve ulaşmak için arabayı yılan gibi yollardan sürerek dağa çıkıyorsun. Arkadaşımın arabası bizim evden yaklaşık 1 km uzaktayken kediye birden bir haller oldu. Ayağa kalktı, kapıya gitti, bağırmaya başladı, delirdi. Arkadaşım eve yaklaştıkça hayvanın delilik katsayısı da arttı. O ana kadar hayvanda iki haftadır tık yoktu. Anladım ki hayvan 1 km öteden hissediyor. O gün saygım arttı. Bence duyuyordur.
0
alice in potatoland
(31.05.26)
Muhtemelen ağaç kurdu var. Eğer ortam yeterince sessizse siz bile duyabilirsiniz kemirme seslerini.
0
ground
(31.05.26)
(9)

Bu dişi nasıl 10 günlüğüne idare etmeli?

yadigar
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün a
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.

3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün akşama doğru yemek yemediğim zaman da ağrımaya başladı. Gece arttı. Parol içtim, azaldı biraz.

Şimdi kahvaltıda oraya ne değse korkunç ağrımaya başladı. Diğer tarafla çiğnerken minimal ölçüde gıdalar sol tarafa kaçınca (domates çekirdeği, bulgur büyüklüğünde soğan veya maydanoz) beynimde şimşekler çakıyordu... Hafif apse de başlıyor sanki.

Gittim diklofenak (dolorex muadili) aldım. Antibiyotik getirmiştim yanımda (azitromisin), ona başladım. (Penisiline allerjim var, makrolid grubu iş görür mü dişte, bilemiyorum ama başladım çaresizlikten)

Şimdi fırçaladıktan sonra baktım, 0.4 mm gibi bir kavitasyon var dış taraf ortasında. Çürük yeri dikine kesen ve diş etinden dişin tavanına uzanan kılcal da bir çatlak var. İç (dil) tarafı nasıl, bilmiyorum.

Dişe kanal tedavisi yapılmış, içi dolgulu.

Ayın 25-28'i arası çook önemli bir etkinlikte bulunmam gwrekiyor. Ömürde bir kerelik bir şans (kelimenin tam anlamıyla) 1'ine de memlekete dönüyorum.

Bu dişi hayatı bana zindan etmeden nasıl ayın 1'ine kadar idare etmeli? Kendimi Türk diş hekimlerine emanet etmek istiyorum...

Yahut bugün bir şekilde dişçi bulup (bulabilirsem) direkt çektireyim mi? Ayın 25'ine sağlam çıkmış olur muyum? Dişe yazık olur mu?
0
yadigar
(23.05.26)
Kılcal çatlak dediğiniz, diş yarılmış belli ki. Kanal tedavili dişin hazin sonu..
Yine de bir kökü kurtarıp kaplama yapabilirler döndüğünüzde; bu sebeple çektirmeyi son ihtimal düşünün derim. Ben benzer bir sorunla yurtdışına çıkmam gerektiğinde (ağrıdan ağzımı kapatamıyordum), doktor basit tedaviyi yapıp, kalçadan ağrı kesici yapmıştı; iki tam gün idare etti (bende sallanan kısmı kökten çekip aldı; kalan yarıyı da traşlayıp bıraktı. diş alçaldığı ve çevreyle teması azaldığı için etin iyileşmesi kolaylaştı. dönünce de kaplamayı yaptı).

Bence öncelikle bulabildiğiniz bir diş hekimiyle tedavi şansınızı deneyin; belki işiniz rast gider. En kısa zamanda kökten çözüm diyorsanız, çektirmekten başka çare yok gibi duruyor. Ancak bahsettiğiniz koşullarda, çekimden sonra bu kadar ajite olmuş diş etinin hijyenini sağlayamamak, iyileşmesini zora sokabilir.
Şahsi tecrübelerim bunlar. Diş hekimleri için up niyetine olsun; acil şifalar dilerim.
0
lil siztah
(23.05.26)
apse yaptıysa zaten çekilecekse bile apseli apseli çekemez. illa ki önce antibiyotik tedavisi uygulayıp apseyi kurutması lazım. o da en az 1 hafta sürer. 1 hafya boyunca antibiyotik + ağrı kesici ile apseyi kuruttuktan sonrası türkiye'ye yetişir bence.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Ağzında bir sürü kanal tedavili diş olan biri olarak bence antibiyotik yanlış karar olmuş :)

Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D? Apse yapan dişin apsesi orda boşaltılıp çekim ya da işlem neyse yapılıyor akabinde.

Bende de benzer bir durum olmuştu. Crownlar çok pahalı olduğu için yaptıramamıştım, sora benzer ağrılarla doktora koştum. Kanal tam temizlenmediği için apse yaptı sandım ama meğer kanallı diş boyuna çatlamış. Boyuna bi de yani enine olsa yine daha iyi :D Hekim çok da umudum yok ama çekmek yerine sağlam bi dolguyla gittiği yere kadar götürelim demişti.

Tavsiyem ağrı kesici ve antibiyotik (bence hala çok yanlış bi seçim :D) yerine bulunduğun yerde bi klinik bulup durumun acil olduğunu ısrarla belirtip dişin gereği neyse orda halledip kurtulman. Almanyadaysan "akut" deyince çoğu kapı açılıyor :D
0
truf
(23.05.26)
Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D?

@truf karışmadı geçen ay aynen böyle tedavi oldum.
+2
peki madem
(23.05.26)
@peki madem işini bilmeyen doktorlarlar hep aynı metodu kullanıyor sanırım. geçmiş olsun.
0
truf
(23.05.26)
Benzer bir durumda Endonezya'da bir hastaneye gitmisdim. Catlak yoktu ama apse vardi ve baya sismisti yuzum. Igne ile apseyi bosaltti biraz, o epey rahatlatmisti. Sonra Tr ye dondugumde ilgili tedaviyi yaptirmistim.
0
The_Lollok
(23.05.26)
diş hekimliği fakültesinde endodonti profesörü olan mükellefime bu apse boşaltma işini soracağım, hangi koşullarda yapılıyor, niye yapılmıyor vs diye. yakın zamanda bilgilendirme yaparım. kendisi hep antibiyotikle apseyi kurutup sonra tedaviye başlar.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Diş hekimine gittim. "Yaptıklarını yapmaya devam et" dedi...

Enfeksiyon bitince ağrın geçer, sık tekrarlanıyorsa dişe veda edecekmişiz...
+1
🌸yadigar
(24.05.26)
o catlak taraftan iceri mikroorganizmalar sizip enfeksiyona sebep oluyordur. catlak dis kokune kadar gittiyse tek cozum cektirmek.

kanal tedavili dise genelde kaplama yapiliyor. kanal tedavili dis oldugu icin kaplama yapilmazsa dis peyderpey catlayip kiriliyor ve cekime gidiyor boyle.
0
antikadimag
(25.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(7)

sizce bu durum insanın zeka durumuna dair büyük ölçüde fikir verir mi?

m e b
selam.muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor mu
selam.

muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor musunuz?

a: battaniyeyi getirdiniz mi? bir de su alınacaktı, aldınız mı?
b: aldık, arabada.
a: battaniyeyi getirmediniz mi?
b: getirdik/getirmedik.

a: ürgüp'e mi gittiniz, alanya'ya mı?
b: evet/hayır.

illa ikinci kez tekrar edeceksin, soruyu tekrar ama ayrı soracaksın filan.

prnt.sc
0
m e b
(18.05.26)
Ben cevap vermeyen tarafım. İki soruyu aynı anda sormak yanlış bence.
-12
arbre
(18.05.26)
Zeka degil de odakla ilgili gibi gorunuyor ve/veya ozensizlik/umursamazlik da olabilir. Son yillarda benim de basima cok geliyor, kendim de yapiyorum bazen. Sirketlerle yapilan maillesmelerde bile oluyor. Ilk goze carpan soruya cevap veriliyor, digerleri kaliyor oyle.

Herseyi youtube shorts ve benzeri seylere baglamaya basladim ama bu tur ortamlardan dolayi odagimiz falan gitti, beynimiz hosafa dondu. Sizin ornek daha cok gorece yasli dikkatsizligi gibi duruyor, tabii artik onlar da shorts vs hatta AI falan takiliyorlar.
0
mbond
(18.05.26)
bu şekilde 2-3 soru sorunca dediğin gibi hep tek cevap geliyor. bana göre bu bir salaklık bende o yüzden tek tek soruyorum cevap gelince yeni soruya geçiyorum.
0
gercekdunya
(18.05.26)
Birbiriyle alakasız birden fazla soru varsa bu soranın hatası, sırayla sor cevabını al. Bazen soru sorarsın, daha ilk soruyu cevaplamadan üçüncü bir soru gelip muhabbeti dallandırır, ikinci soru arada kaynar

Örneklerin anlam kazanması ve bunları karşıdaki kişinin zeka seviyesine bağlamak için bir sürü parametre gerekli. Karşıdaki insanın özel hayatında, iş hayatında sıkıntı var mı, dikkatini size verebiliyor mu ? Gecenin bir körü mü, sabahın körü mü ? Sizin onun gözünüzdeki değeri nedir ?

Ben herkese aynı özenle cevap vermem mesela.
0
kimlanbu
(18.05.26)
Dikkati dağınık veya umursamıyor.

Ben bir soru sorduğumda cevap alamıyorsam soruyu değiştiriyorum. Genellikle açık uçlu sorular sorun ki istediğiniz cevap versin. Evet hayırlı veya seçenekli soru sorunca hatlar karışıyor.

Ürgüp'e mi gittiniz Alanya'ya mı? Evet.
Nereye gittiniz? Alanya'ya.
Pegasus'la mı gittiniz Türk Hava Yolları'yla mı? Evet.
Gittiğiniz uçağın kodu ne? TK4567
0
tiredofwaiting
(18.05.26)
birden fazla sorunun ikisine de cevap veriyorsa zeki, akıllı gibi konumlandırırım.

verdiğiniz örnekteki gibi olunca doğrudan aptal konumuna koymam ama dikkatsiz ya da yeteri kadar zeki değil diye düşünürüm.

sıradan, vasat gelir o kişi.

yani normali iki sorunun sadece sonuncusuna cevap vermek de, ikisine de cevap verince normalin üstü bir zeka/dikkat gibi yorumluyorum.
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Ennnnsinir olduğum insan tiplerinden bu gruptakiler. Zeka seviyesiyle ilgili olduğunu pek düşünmüyorum ama, çünkü bunlardan akademik ortamlarda da çok.

Bence temel sebebi kafasının çok dağınık olması bu tür insanların. Hatta çoğu cevap verdim sanıyor ama içinden yanıtlamış oluyor :D

Yani üst üste gelen 4-5 tane soruyu takip edememeyi anlarım ama 2 taneyi de et kardeşim bi zahmet :D

Gerçi böyle konuşması kolay da herkesin kendine göre sorunları var, yaşamak kolay değil.
0
truf
(18.05.26)
(3)

Travis Fimmel’in taktığı şu gözlük çerçevesinin stili ne olarak geçiyor?

northern eagle
bu gözlük çerçevesinin benzer modellerini arıyorum sadece üst hattı belirgin, çok kalın çerçeveli olmayan, alt kısmı silik, dikdörtgene yakın hatlıhttps://www.sunglassesid.com/sites/default/files/styles/node_2_col_-_308_wide/public/upload/sighting/David-Beckham-DB-1059-F-Travis-Fimmel-Black-Snow.jpg
bu gözlük çerçevesinin benzer modellerini arıyorum sadece üst hattı belirgin, çok kalın çerçeveli olmayan, alt kısmı silik, dikdörtgene yakın hatlı
www.sunglassesid.com
sanırım pek yaygın bir gözlük çerçeve tipi değil. Yardımcı olabilecek biri çıkarsa çok mutlu olurum.
0
northern eagle
(17.05.26)
İngilizcesi half-rim sanırım.
0
peki madem
(17.05.26)
Browline gibi geldi bana.
0
truf
(17.05.26)
browline daha yakın.
0
mikahakkinen
(18.05.26)
(5)

Yatalak hastanın yaraları (Hassas foto uyarısı)

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an. Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Ya
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an.

Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Yaraların kapanıp iyileşmesi için kısa sürede ve kolay şekilde ne yapılabilir ameliyat dışında?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(14.05.26)
ivedilikle şişme yatak alın ardından evde sağlık hizmetinden yararlanın. doktor eve gelip görsün ve pansuman yapsın.

siz ise hemen bu akşam nöbetçi bir eczaneden söyleyeceğim merhemleri alıp ilk pansumanı yapın. (dmden yazıyorum) yara ilerlemiş çünkü. sakın batikon sürmeyin yarayı kurutur.

hastanın yatış pozisyonunu 2 saatte bir muhakkak değiştirin.
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Anneannem aynı durumdaydı. Doktor Fito ve Kamfolin yazmıştı. İkisini eşit miktarda karıştırıp yaranın üzerine sürüyorsun ve iyice emilene kadar yaranın üzerine yatmaması lazım.
0
truf
(14.05.26)
bakım evinde bu tarz yaralara bakıcılar kantoran yağı sürüyor.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun.

bu sizin başa çıkabileceğiniz bir durum değil, bu tip bası yaraları kemiğe kadar ilerler. Bununla ilgili gecikmeden tıbbi destek almak durumundasınız.

444 38 33 numaralı evde sağlık hizmeti hattını arayınız, biraz yoğun bir hattır ama düşecektir. buradan kayıt oluşturuyorsunuz ve sizi kısa bir sürede arıyorlar. eve doktor gelecek ve yaraları görecek, ona göre ilaç düzenleyecek. bir hemşire de pansumanları sizin nasıl yapacağınızı gösterecek. sonra da periyodik olarak geliyorlar zaten kontrole.
+1
galahad reloaded
(15.05.26)
galahad reloaded'in söylediklerini yazacaktım. +1
+1
wilhelmwasmuss
(15.05.26)
(13)

çiğ yumurtayı porsiyonlamak

lil siztah
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). h
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum.
bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım.
yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). harcı ikiye bölüp ertesi güne sakladığımda, yulaf çok şişiyor vs..
var mıdır bir yöntemi?
0
lil siztah
(14.05.26)
Yumurtayı çırptıktan sonra yarısını yiyeceğiniz kaba/tavaya dökmek?
+4
Amaranta ursula
(14.05.26)
@Amaranta ursula, çırpılmış halinde de olsa, bir yumurta zaten az miktar bişey olduğundan ve vıcır vıcır kaydığından, tam olarak ikiye bölmeyi başaramıyorum.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Sıkılabilir ketçap mayonez kabına doldurup oradan elin sıkma ayarına göre miktar ayarlanabilir?
İki pırç üç pırçks
Gibi
+2
kisa
(14.05.26)
İki tane pişirip diğerini ertesi gün ısıtsanız? Yine mı kıvamında sorun oluyor?
+3
peki madem
(14.05.26)
1 tane değil de 4-5 tane yumurtayı kırıp, iyice çırpıp buz kalıbına döküp dondurup o şekilde porsiyonlayabilirsiniz. ama tadı nasıl olur emin değilim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.05.26)
@kısa, daha net bir porsiyonlama önerisi gelmezse bunu deneyeceğim.

@peki madem, yumurtayı tam ikiye bölebilsem, kalanını ertesi gün pişireceğim zaten.
tek yumurtayla pişirdiğimi ikiye bölüp, kalanını ertesi güne saklayınca da yumurta kokusu artıyor ne yazık ki.

@ruhlardan esinlenen karga, yumurta kaydığından, buz kalıbına eşit dökememe sorunu olabilir.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
bir öneri de benden;
yumurtayı kırıp çırpıp buz kalıbına (tek yumurtanın sığabileceği ölçüde olursa daha iyi) dökün ya da kilitli poşete döküp ince bir tabaka (pestil gibi) halinde dondurun. donduktan sonra istediğiniz boyutta kesip buzdolabında çözdürüp pişirin. biraz dokusu bozulabilir belki ama hassas porsiyonlarsınız böylece.
+2
orient blue
(14.05.26)
yumurtayı su veya süt ile karıştırıp hacmini artırın, ikiye bölmesi daha kolay olur. pişerken sıvı uçuyor zaten, ayrıca daha yumuşak bir hale geliyor pişince. ama iyi karıştırmanız lazım en başta.
+2
shadowfollower
(14.05.26)
küçük boyutlu yumurtalardan alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(14.05.26)
@shadowfollower, sanırım sorunumun temeli, yumurtayı yeterince iyi çırpmadığım için, iyi parçalanmayan beyazı sebebiyle çok kaygan olması. herkes şöyle böl, böyle böl dediğine göre, bir noktada iyi bölünebiliyor demek ki. bu sebeple daha iyi çırpacağım öncelikle.
bahsettiğim karışıma iki kaşık da yoğurt ekliyorum normalde; yoğurtla karıştırdığım halini bölmek daha kolay olabilir.

@jelly, m boy organik yumurta alıyorum; zaten normalden küçük oluyorlar. s varsa da hiç rastlamadım açıkçası.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Bıldırcın yumurtası kullansan?
+1
etna
(14.05.26)
mesleki deformasyon 😄... ama işine yarayabilir sanırım; www.amazon.de
+1
truf
(14.05.26)
Geçen hafta 2 kolisi 150 liradan yumurta aldım. Çok küçükler, üretici satıcılardan bulabilirsin. Bunlar genelde yeni yeni yumurtlamaya başlayan celfin boyutundaki genç tavuklardan çıkıyor.
+1
ground
(15.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(14)

İş/okul hariç ne sıklıkla dışarı çıkıyorsunuz?

nundu
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelin
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.

Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelince ya da hafta sonları dışarı çıkmak için kendime bir sebep bulamıyorum. Bu cuma tatildi işte, perşembe akşam eve girdim yarın işe giderken çıkacağım ve çok normal benim için bu hiç garipsemiyorum. Diğer insanlarda nasıl durumlar onu merak ettim.

Not: evliyim ama iş gereği şu an tek yaşıyorum. Eşimle bir arada olduğumuzda daha sık dışarı çıkıyoruz ama tek kaldığım dönemde dediğim gibi ayda bir iki falan
0
nundu
(03.05.26)
Temel ihtiyaçlarımı bozuk parayla karşılayabildiğim bir ülkede yaşasam eve uyumak, çalışmak dışında girmezdim.
0
sekizdokuzon
(03.05.26)
Ben sanırım evcimen bi insan değilim. Bir etkinlik vs olmasa da illa dışarıya en kötü yürüyüşe çıkıyorum. Bir adet köpeğimin olması da buna neden olabilir :-)
0
euteamo
(03.05.26)
Ayda ortalama 15 gün diyebilirim. İş çıkışı ya da işten önce spor. Dinlenme gününde yemek yemek için ya da alışveriş (giyim) için çıkarım. İlişkim yok 1,5 yıldır. İlişkim olsa daha çok çıkarım.
-5
arbre
(03.05.26)
ufak tefek bir şeyler alınacaksa markete gidip alıyorum. evin karşısında park var bazen çıkıp yarım saat bir saat çay içiyorum, bir şeyler okuyorum. arkadaşlarım bir yere çağırırsa çıkıyorum ama bu ara oldukça az, ben bu ara pek kimseyi bir yere davet etmiyorum. birkaç aydır nadiren. geçen sene evde durduğum az olurdu.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Hafta sonu çıkıyorum ama hafta içi işte hem zihinsel hem fiziksel olarak o kadar çok yoruluyorum ki bi an önce eve kendimi atmak istiyorum. Çok çok nadir işten arkadaşlar çıkışta bir şeyler içelim derse ve hava güzelse anca o zaman ortama uymak için kendimi zorlayıp katılıyorum.
0
truf
(03.05.26)
Haftada 2.

Spora gittigimi saymadim cünkü sosyallesme olmuyor o benim icin. Görev gibi yapip geri geliyorum genelde. Cok nadir arkadasimla gidiyorum.
-1
Purple life
(03.05.26)
hafta içi mesai ile geçtiğinde, hafta sonu evden çıkmayı hiç anlamıyorum. mecbur değilsem çıkmam. bu sebeple hafta içi etkinlikler daha işime gelir. ben de ayda iki falan diyebilirim.
0
lil siztah
(03.05.26)
çocuğu kütüphaneye parka falan götürmek için çıkıyorum haftada 4-5 kere
0
mezzosprite
(03.05.26)
geçici ve ekstra bi durum ama şu ara market dışında hiç çıkmıyorum. yemin ederim kombiyi tamire gelecekler diye heyecanlanıyorum o kadar yalnız ve aksiyonsuz kaldım bu ara. bi daha toplu taşımada şurada burada laf atıp sohbet etmeye çalışan ehtiyarlara kızmayacağım aramızda 30-35 yaş olmasına rağmen şimdiden çok iyi anlıyorum onları.
+1
der meister
(03.05.26)
Hafta içi akşamları 2-3 gün eve yakın stüdyoda yogaya gidiyorum. Onun dışında çok istediğim bir etkinlik olmadığı müddetçe evden işe, işten eve düzenini bozmuyorum. Gece hayatım hemen hiç yok. Canım çok isterse öğle yemeğinde alkol alıyorum. 22:00'den önce evimde olup uyku moduna geçmek istiyorum.
Hafta sonu ise hiking veya gündüz olmak kaydıyla sinema/tiyatroya gidiyorum.
Sonrasında 'iyileşmem' 3 gün sürdüğü için çok nadir kalabalık insan gruplarıyla bir şeylere dahil oluyorum.
0
auroraaurora
(04.05.26)
Ayda birden azdır ortalamaya vurunca.
0
peki madem
(04.05.26)
haftada en az 3 gün dışarıdayım.

çalıştığım günlerde de en az 3 gün dışarıda oluyordum.
0
rain when i die
(04.05.26)
Güneşli bir günse dışarıdayım. İstanbul yılın 220-240 günü güneşli. Yılın 10-11 ayı İstanbul'dayım. Kalan 1-2 ayda full dışarıdayım. İş dışında + tatil zamanı bütün gün eve girmem.

Gece çıkmasından bahsediliyorsa haftada en az 3-4. Güneşli bir günün akşamında 4-5.
0
gabe h coud
(04.05.26)
tamamen havaya bağlı yağmurlu ve soğuksa zorunlu işlerimi bile erteliyorum veya iptal ediyorum ama hava güzelse bağlasan bile durmam
0
alester
(04.05.26)
(2)

Metrodaki acil durum interkomunu bu durum için kullanabilir miyiz

klardtt
Linkteki yolcuyu şikayet etmek için, acil durum interkomunu kullanabilir miyiz? Yoksa bu acil durum sayılmadığı için 112/153’e mi haber vermek gerekir? Hangisine şikayet etmek doğru olur?https://www.instagram.com/reel/DWEkgrpiOce/?l=1&ig_mid=B1DA4646-30F6-4E33-AFA5-0846B71FEB13&utm_source=igweb
Linkteki yolcuyu şikayet etmek için, acil durum interkomunu kullanabilir miyiz? Yoksa bu acil durum sayılmadığı için 112/153’e mi haber vermek gerekir? Hangisine şikayet etmek doğru olur?

www.instagram.com
0
klardtt
(02.05.26)
Bu acil bir durum değil. Ne insan hayatını tehdit eden bir şey var ne bir saldırı. Bu sadece terbiyesizlik. Ama ben hala gözaltına alınacak bir davranış görmüyorum. Anca toplum tarafından kınanır, olacağı anca bu kadar olur.
+4
truf
(03.05.26)
interkomu klimayı açtırtmak, bilgi ekranlarının çalışmadığı durumda haber için kullanan gördüm. Makinistin sesi o arada vagona geliyordu. Hemen yardımcı olmuştu bu durumda.

Yasal olarak böyle hakkımız var mı onu öğrenmek istemiştim. Ya da 112 mi 153 mü doğru olur diye.

Bu arada yolculuk kurallarında bu tarz hareketleri yasaklayan kurallar olduğunu hatırlıyorum. Yolculara rahatsızlık vermenin yasak olduğu, koltuklara ayakkabıyla basmanın ya da yatmanın yasak olduğu... Ayrıca çekim yapıyorlar, izinsiz çekim yapmak da yasak.

www.metro.istanbul

Görevlilere ve diğer yolculara karşı sorumlu ve saygılı şekilde davranılması… zorunludur.”

“Koltuklara ayak uzatmak ve üzerine basmak yasaktır.”

“Size ayrılmış koltuktan daha fazla alanı işgal ederek diğer yolcuların oturmasına engel olmayınız.”

"Amatör fotoğraf ve video çekimleri için izin zorunluluğu bulunmamakla birlikte; ticari amaçlar, eğitim çalışmaları ve tanıtım çalışmaları için bir koreografi ya da senaryo içeren, süreklilik arz eden çekimler yapılması, girişine izin verilmeyen alanların fotoğraflanması ya da videoya çekilmesi yasaktır. Bu durumlarda görevlilerin uyarı ve talimatlarına uyulması zorunludur."
0
🌸klardtt
(03.05.26)
(7)

Bu nasıl görsel?

strawberry first
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!https://app.hb.biz/FCJHCZd5aCQsUcuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
Oğluma terlik bakıyordum hepsiburada uygulamasında. O sırada karşıma çıktı, ben gördüm siz de mahrum kalmayın lütfen!

app.hb.biz

Ucuz da değil... İnsanlar nasıl para kazanıyor? Ben fazla özenli ve kurallı davrandığım için atak değilim sanırım...
+2
strawberry first
(26.04.26)
Antep malı
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.04.26)
Hiç prens videosu izlemedin mi?
2:39'a bak.

www.youtube.com
0
Mirket
(26.04.26)
uygulama yok göremiyorum
+2
herzan
(27.04.26)
Sorun terlik değil, nasıl sunulduğu...ribanalı bir pijama altı, sanki evde oturan abi giymiş de fotoğrafları çekmişler :/
Kirli topuklar, bakımsız tırnaklar...?

Bu arada hiç prens videosu izlemedim.
0
🌸strawberry first
(27.04.26)
Aslinda bence bu resim degisen paradigmayi gosteriyor. Eskiden satilan her sey en iyi sekilde, en suslu bicimde gosterilirdi. Satilan seyden ziyade nasil satildigina, kimin sattigina gore alici sayisi degisirdi. Bir urunu pazarlayanlar belirli kisilerdi ve strateji sadece onlara bagliydi.

Ama şimdi olay farkli. Bir urunun sadece tek pazarlayani yok, herkes pazarlamaci ve herkes de tuketicilere kendilerince hitap edip en cok satma derdinde. Mesela burda strateji, "samimiyet, "dogallik" ya da "kolaylik". Cok fazla efor sarf edilmemis cunku cok buyuk getirisi yok.
0
Ancientforest
(27.04.26)
Hedef kitlesinin pek önemsemeyeceği detaylara takılmışsın.
+1
Mirket
(27.04.26)
Kirli topuk olmayabilir sanki adamın ten rengi koyu ve ondan öyle gözüküyor gibi ama tırnakları savunacak bir yan bulamıyorum hatta bi tırnağında mantar var galiba :D Evet pek ayak modeli olmaması gereken birini seçmişler de ödeme yapmadılar herhalde modellik için :D
+1
truf
(27.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(5)

ölü kokusu fikri nasil gider? (tipcilara bu sorum)

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bugün is icin anatomi ve adli tip fakültelerine gittim. gördüklerim degil ama özellikle anatomi dersleri icin kadavralari kaynattiklari ve kadavralari inceledikleri odalarin kokusu o kadar agirdi ki, o kokunun biraktigi hissi bir türlü atlatamiyorum. tüm üstümü basimi yikadim, banyo yaptim ama sanki
bugün is icin anatomi ve adli tip fakültelerine gittim. gördüklerim degil ama özellikle anatomi dersleri icin kadavralari kaynattiklari ve kadavralari inceledikleri odalarin kokusu o kadar agirdi ki, o kokunun biraktigi hissi bir türlü atlatamiyorum. tüm üstümü basimi yikadim, banyo yaptim ama sanki evim bile öyle kokuyor gibi geliyor.
hayir, formaldehit degil bu arada. anatomi fakültesinde bulunmus olanlar anlar hangi kokudan bahsediyorum. vücut yagi, kan ve kemik kokusu.
bu noktada psikolojik oldugunun farkindayim ama yemek bile yiyemedim aksam. isteyken öglen arkadaslarla kantine gidip gömdüm yemegi, ama zaman ilerledikce ve yalniz kaldikca asabim bozuldu. aksam yemekteki havuclari cigneyemedim, insan eti cigniyormusum gibi geldi. yemekteki yagin kokusu bana yagdan arindirma odasi kokusunu hatirlatti. hala midem bulaniyor. baska seylerle ilgilenmeye calisiyorum ama bu saat oldu hala aklimda o kokular var.
size sorum, bunu nasil atlattiniz?
-3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.04.26)
telkin etmek için söylemiyorum ama o duyduğunuz koku formaldehit denen bir kimyasalın kokusu. yani aslında sizi o kadar rahatsız eden koku basit bir stabilizör kimyasal. aseton koklamış ve rahatsız olmuş gibi düşünebilirsiniz, kendi içinizde dramatize etmezseniz çözülecektir.
+3
suicmeyenadam
(21.04.26)
yazimin icinden: "hayir, formaldehit degil bu arada. anatomi fakültesinde bulunmus olanlar anlar hangi kokudan bahsediyorum. vücut yagi, kan ve kemik kokusu."
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.04.26)
yorgunluktan gözümden kaçmış kusura bakmayın. benim başa çıkma yöntemim meslek hayatımda böyle ekstrem durum ve kokularla sık karşılaşabileceğimi kendime hatırlatmaktı. kendimi bu anlamda eğitmeyi düşünerek ve mümkün olduğu kadar 'acımadı ki, acımadı ki' diye düşünerek aşmıştım. bir de biz bunu yaşıtımız fakülte arkadaşlarıyla aynı anda yaşadığımız için o topluluk içinde olmak da travmayı minimize etti sanıyorum.
+1
suicmeyenadam
(21.04.26)
Tıpla bir ilgim yok ama o kokuyu biliyorum ve burda söyleyince direkt burnuma geldi ve midem bulandı. Koku hafızası bi türlü kaybolmayan bir kayıt sanırım duygusal hafızayı da tetiklediği için.

Bu tür kokuları anlık unutup düşünceleri değiştirmek için kendi ten kokunuzu koklayın diye okumuştum. Bende işe yarıyor ama seni bilmem. Bir de o görseli imajine etmeyi bırakırsan işin kolaylaşır :)
+1
truf
(22.04.26)
Bir süreliğine burun deliklerinize vicks ya da sevdiğiniz bir koku yağını sürseniz(parfümünü bile olur) belki biraz daha rahatlarsınız? Uzman değilim, fikir olsun diye söyledim.
0
strawberry first
(24.04.26)
(5)

Kaygi ve bekleyis

Purple life
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
-1
Purple life
(20.04.26)
zor donemlerden gecerken (is stresi vs dahil) hep sunu hatirlatirim kendime "hangi zor zaman gecip gitmedi? hangisini atlatmadim? Hepsi gecti gitti. bu da gececek, hayat devam edecek."
+2
sttc
(20.04.26)
Ne gerek var diye düşünüyorum
Eskiden kargo beklemek bile heyecan vericiydi şimdi saldım çayıra birileri kayira
-1
artıküyeolmakistiyorum
(20.04.26)
Nasılsa olay yaşanmış ve sonuç bekleniyor. Yaşanan olay neyse değiştirilemeyeceğine göre kaygı yapmakla da elime bir şey geçmeyecek diye düşünüp uzaklaşmaya çalışıyorum ama anksiyetesi yüksek bi insan olduğum için çok üstüme geldiğinde ya kalkıp bi dolanıyorum ya da kendimi çok mutlu hissetiğim bi zamanı hatırlatcak bi müzik açıyorum.
0
truf
(20.04.26)
odağımı değiştirmeye çalışıyorum genellikle, neşeli bir arkadaşla sohbet, yürüyüş, yemek tarifi denemek vb.

ya da şu moda giriyorum;
youtu.be
+1
Phoebe
(21.04.26)
Odak değiştirmek +1

Bir de ben sonucun olumlu/güzel/hayırlı olacağını düşünmeye çalışıyorum. Bu şekilde düşündükçe konudan daha uzaklaşıyorum.
Olumsuz düşünceler girdap gibi, düşündükçe daha çok insanı çıkmaza sürüklüyor.
0
öylesinebiri
(21.04.26)
(8)

Sürekli sağlık raporu almak hakkında

dediysem dedim
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve do
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve dolayısıyla anlatmadığı derslerin sınavına girmek zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin rahatsızlığının dışında biz diğer akademik personel de bundan rahatsızız. Çünkü sınav haftalarında aldığı rapor sebebiyle bize ekstra gözetmenlik görevi yükleniyor örneğin. Bir şey söylenecek gibi olduğunda yasal hakkım, 40'a kadar yolu var diyor ve senelik olarak 39 gün rapor hakkını kullanıyor. Böyle durumlarda ne yapılabilir?

Düzeltme: Sadece resmi tatil haftalarına denk gelmiyor bu raporlar. Örneğin haftada üç gün dersi varsa o günlerde rapor alınıyor, diğer günler zaten dersi olmadığı için otomatik olarak haftayı bağlıyorlar.
0
dediysem dedim
(20.04.26)
hiç bir şey yapılamaz. bunu kullanan bir sürü devlet memuru var. ücretsiz izinde bir seçenek ama çoğunluk yanaşmıyor. 657 devlet memuru kanunu gerçekten çok abartılı. ben de memurum ve memurların yüzde 90'nı yatıyor. hiç bir şey yapamazsın, idare raporu kabul etmez hakem hastaneye yollar. ama hiç bir sağlık kurumuda rapor veren doktorun raporunu geçersiz kılmaz. kendine 39 gün raporu hak gören insanların ülkesiyiz biz. sorsan herkes vatansever ama bizim kadar devletini yiyen bitiren bir ırk yoktur.
+6
mikahakkinen
(20.04.26)
bu kadar rahat davranmaları, olası bir şikayeti değerlendirecek mercilerle (bölüm başkanlığı, dekanlık, rektörlük vd) veya siyasilerle sıkı bağları olduğunun göstergesi kabul edilebilir. dolayısıyla şikayetten bir şey çıkar mı bilemedim. böyle bir tabloda şikayetçilerin başının yanmayacağının da garantisi de yok ne yazık ki.
dilerim buna alet olan doktor da dahil olmak üzere yedikleri haklar burunlarından gelsin..
fikir veremedim ama kolaylıklar dilerim.
+1
lil siztah
(20.04.26)
istiyorsaniz, eksi sözlük'te baslik alti yazabilirsiniz. bir sey olacaginin garantisi türkiye'de yok, hatta size bir sey olma riski cok daha fazla ama sanirim ben bu riski alirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
raporların hastalık iznine çevrilmesi ile ilgili yönetmelik var. ilgili amirin onaylaması ya da hakem hastaneye sevk etmesi gerekir. Sevk edilmediğine göre amirlerle arası iyidir ya da amirleri korkutan siyasi bir gücü vardır.

Bu arada hakem hastaneye sevk etse de ishal boğaz ağrısı gibi bir şey ise iptali de çok olası olmuyor.
0
renegade
(20.04.26)
Öğrenciler dersini alamadığı dersin sınavına giremez, burda bir tuhaflık var çünkü iptal edilen dersler telafi dersi olarak diğer günlere serpiştirilmek zorunda. Bunu yapmıyorlarsa bu başlı başına bir suçtur ve direkt şikayet edilebilir.
+1
truf
(20.04.26)
Şu adama ulaşın bir sorun meseleyi :
Kendi de bazen akademi kavramı adı altındaki bazı yaramazlıklardan çok dertli.

m.youtube.com

Umarım bu karı kocaya dışarıda :
- ne iş yapıyorsunuz ? diye soru sorulduğunda
- bir üniversiye idaresine arada bir rapor sunuyoruz diyorlardır.
0
diyecevaplandı
(20.04.26)
@truf, yorumunuz için teşekkür ederim, bir açıklama getireyim. Telafi derslerini sabah 08.00 ya da 08.30 olacak şekilde planlayıp dilekçe yazıyorlar. Fakat o saatte öğrenciler zaten derse gelmiyorlar (bundan emin değilim ama ben öğrencilere dersin telafisinin duyurulduğunu da sanmıyorum). Kaldı ki kendileri de gelmiyor. Sadece dilekçede görünen bir telafi dersi anlayışı var.
0
🌸dediysem dedim
(20.04.26)
@dediysem dedim, muhtemelen duyurmuyorlar o zaman. ar-görlüğünü yaptığım bölümde bizde de vardı böyle bir karı-koca ama kocası bölüm başkanı ve rektörle yakın olduğu için kimse dokunamıyordu. onların sabah derslerine çok girmek zorunda kaldım. Hatta çoğu zaman ya gece whatsappdan mesaj atıp yarına ders notu hazırla sen gireceksin diyorlardı ya da sabah mesaj atıp biz biraz geç kalacağız sabah şu konuyu işleyecektik sen gir derse bahset diyorlardı. Görevi kötüye kullanmanın tam örneği bir çiftti. Sabahın körü de olsa derse girecek öğrenci illa ki oluyor. Ondan muhtelemen duyurmuyorlardır. Bu durumda öğrenciler şikayet edebilir ama muhtemelen onlar da dersten kalma, sonra dersi yine onlardan almak zorunda kalma korkusuyla bir şey yapamıyorlardır.

Bilemiyorum.Bu çok etik dışı bir durum ve genelde devlet üniversitelerinde oluyor nedense.
+1
truf
(21.04.26)
(3)

Uyuz(?) Sokak Kedisi İçin Ne Yapılabilir

nop
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde.
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.

Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde. Kendisi dururken kaşınmıyor sanırım, pek sabit dururken görmediğim için emin de olamıyorum.

Ama yüksek ihtimalle bir dış parazit sorunu var. Biryerlere yaş mama bırakırsam ben yoksam gelip yiyeceğini düşünüyorum. Bu durumlarda güvenle verilebilecek bir ilaç veya takviye var mı?

Dediğim gibi yakalama şansım pek yok, hele sürülmesi gereken bir ilaç vs uygulamam çok zor beni parçalar muhtemelen.
0
nop
(17.04.26)
mantar da olabilir, uyuz olmak zorunda değil.
+1
gurur
(17.04.26)
bu şekilde bir tahminde bulunmak çok zor. deri hastalıklarına doktorun detaylı bakması gerekiyor. mesela mantara mavi ışıkla bakılıyor. ayrıca her sorun da ağızdan ilaçla çözülemeyebiliyor; egzama gibi durumlarda ilaçlı banyo tedavisi falan verebiliyorlar. yaşadığınız yerdeki belediye'nin hayvan birimine güveniyorsanız, onları arayabilirsiniz (gelip, yakalayıp, tedavi eden ekipleri varsa).
bu koşullar altında sizin yapabileceğiniz en makul şey, sağlıklı ve düzenli beslemek olabilir. bilmeden kullanılacak ilaç, yarardan fazla zarara sebep olur; ona girmeyin.
geçmiş olsun, elinize sağlık.
+1
lil siztah
(17.04.26)
Veteriner inceleyip test yapmadan net bir şey söylenemeyeceği için ilaç alıp vermek biraz riskli. Bana ringworm gibi geldi ama net bir şey söylemek pek mümkün değil.

Yalnız bilinenin aksine ringworm kendini UV ışıkta luminesans yaparak göstermek zorunda değil, hatta bu genelde çok düşük olasılık, doktorun test yapması lazım.

Alerji de olabilir. Benim kedi durduk yere kafasını aşırı kaşımaya başlamıştı bayağı, kelleşme de başlayınca herhalde ringworm dedim. Vet önce parazit testi yaptı, değil. Sonra ringworm için pcr yaptılar neyseki o da çıkmadı. Eleye eleye en sonunda mamadan kaynaklı alerji olduğuna karar verdik. Değiştirince kaşıntısı azaldı ve geçti.

Yani bazı belirtiler birbirine çok benzediği için teşhis karışabiliyor test yapmadan. Bazen belediyelerde yakalama filesi oluyor, onu ödünç veriyorlar. Yakalayıp götürünce hasta kedilerle ilgileniyorlar. Aklında olsun.
+1
truf
(18.04.26)
(10)

Zamanı geçiremiyorum

mete kudur
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.

Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.

Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.

Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.

ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.

çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.

Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur
(16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
0
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-1
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir.
-Bir müzik aleti çalmayı öğren.
-Seni sosyalleştirecek bir hobi edin.
-Bir yabancı dil öğren, geliştir.
-Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir.
-Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır.
-Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım.
Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki.
Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum.
Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;

Sergileri takip edebilirsiniz.

Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.

Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.

Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.

Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.

Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.

Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.

Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok.
Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D

Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.

Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D

Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.

Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
0
truf
(16.04.26)
(bkz: anhedonia)
0
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
Kendine yakın gördüğün bir siyasi partiye üye olarak çalışmalara katıl. İşe yarar manada sosyalleşirsin. Genç yaşlı her telden insan tanırsın.
0
yurtsuz john
(16.04.26)
(7)

ayakkabi icine ne giyiyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina.
yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.

ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D
www.keenfootwear.com.tr

edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller.
Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum.
Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak).
Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce.
Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum.
Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi?
babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.

Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
siyah külotlu çorap dışında tül çorap kullanmıyorum. aslında külotlu çoraplarımı da 100den’e yakın seçiyorum. babetlerimi çorapsız (ya da kışın külotlu çorapla) giyiyorum. sneakerları bilekte pamuklu çorapla ya da uzun pamuklu çorapla seviyorum. birkenleri de kışın kalın çorapla giyiyorum hatta. hayatımda hiç ten rengi tül çorap giymedim sanırım; gıcır gıcır hoşuma gitmiyor. babet çorabından nefret ederim +1
0
eileengray
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
0
truf
(15.04.26)
(5)

Uykum var uyuyamıyorum

Batuhanolabilir
Yaşlanma belirtisi mi bu ne. Hiç stresli bir hayatım da yok Allaha şükür. Esniyorum esniyorum uykuya dalamıyorum. İlk defa başıma geldi. Çok acayipmiş. Uyku kaçması değil bu. Uykum var içim geçeyazıyor ama uyuyamıyorum
Yaşlanma belirtisi mi bu ne. Hiç stresli bir hayatım da yok Allaha şükür. Esniyorum esniyorum uykuya dalamıyorum. İlk defa başıma geldi. Çok acayipmiş. Uyku kaçması değil bu. Uykum var içim geçeyazıyor ama uyuyamıyorum
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
sürekli bir durumda doktora gitmekte fayda var, ama bir gün veya birkaç gün süren bir şeyse yaşlanmayla falan ilgisi olmayabilir, illa bir sebebi olmak zorunda değil. benim de bir günümün bir günümü tutmadığı şeyler oluyor. o gün fazla çay kahve içtiysenz o bile etkilemiş olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(15.04.26)
malesef bu bir lanet. uykulu ve yorgun olmak ama asla o uykuya dalamamak. o tatlı geçişi yaşayamamak bilen bilir. vagus siniriyle ilgili bir hareket öneriyorlar iyi geliyormuş bu durumlara. göz kapalı iken gözleri sağa sola aşağıya oynatıp sonra şaşı yapmak..araştırılabilir.
0
iwillsee
(15.04.26)
acaba son zamanlarda kafanızı taktığınız bir mevzu mu var? ondan da olabilir sanki...
0
pangea
(15.04.26)
bende de oluyor bu aralar. sözlükte herkesin uyutuyor dediği bir ağrı kesiciyi yazdı doktor alakasız bir bir sağlık sorunum için, o bile fayda etmedi.

ters psikoloji yapıp uyumamaya çalışmak işe yarıyor diyorlar.
0
inheritance
(15.04.26)
Yaşlanma belirtisi olsa koltukta bile uyuklarsın bence :)

Ben fiziksel ya da mental olarak aşırı yorulduğumda uykuya dalamıyorum ama bıraksan ayakta uyuycam. Belki sende de son zamanlarda böyle bir durum gelişmiştir. Uykuya dalmayı kolaylaştırıcı bitkisel bazlı haplar, magnezyum vs alabilirsin.
0
truf
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-2
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(6)

kullanımı çok kolay bir video düzenleme programı

mezzosprite
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
0
mezzosprite
(06.04.26)
galiba videoları çoğaltıp manuel olarak kırpıp numaralandırıp arka arkaya birleştireceğim, zaman alsa da en kolay yöntem bu gibi geldi şimdi
0
🌸mezzosprite
(06.04.26)
Ben canva kullanıyorum.
0
truf
(06.04.26)
İnshot kullanıyorum. Capcut aynı özellikleri var.
0
ground
(06.04.26)
kdenlive.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
capcut ben kullanamıyorum kesme işinde çoğu videoyu kesmiyor veya uzun video ise kuçuk bir yerini kesmek saniyelik ayar yapmak zor oluyor
0
eja
(07.04.26)
+1 Inshot telefondan
0
gadlemler
(08.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
-2
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(11)

Vefat etmiş üst soy sayesinde çifte vatandaşlık alınabilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti. Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış. Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler. Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler. Ananem çifte vatandaş de
Merhaba,

Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti.

Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış.
Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler.

Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler.

Ananem çifte vatandaş değildi. Sadece TC kimliği vardı. Ama e devlet üzerinde soy bilgilerinde doğum yeri vs her şey yazıyor.

Sadece ananem üzerinden Bulgaristan vatandaşlığı alarak çifte vatandaş olabilir miyim?

Yoksa kendisi vefat ettiği için mümkün değil mi?
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
benim de bir tarafımdaki üst soylar yunanistan sınırları içinde dogmus, ama yunanistan’da kabul olmuyor.

bulgaristan için @konusma’nin bir tanidigi soy atlayarak bulgaristan’a basvurmustu yanlis hatirlamiyorsam. o cevaplar birazdan. benim de diger taraftan buyuk buyuk babam bulgaristan tirnova dogumlu (soy belgesinde cikiyor) ama benim durumumda 2 soy atlaniyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Kuzenim basvurdu. Anne ve anneanne vatandaslik almadilar. Anneanne zaten 7-8 sene önce vefat etti. Anneyi de vatandaslik almaya ikna edemedi. Kendisi basvurdu. Sürecin daha uzun olacagini söylediler ama oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Anneannem de dedem de Bulgar göçmeni, orda doğmuşlar. Hayattalarken teyzem vatandaşlık için başvurmuştu bundan bi 10 sene önce falan sanırım ama herhangi bir sonuç çıkmadı. Sanırım birkaç defa arayıp sormuştu değerlendirilliyor gibi bişi söylemişler. Olan nasıl oluyor ve arkaplanda nasıl bir değerlendirme süreci oluyor bilmiyorum ama bizdeki durum da böyle gelişti. Hala bir sonuç yok :)
0
truf
(04.04.26)
Ayni durumdayiz. Bu isleri yillarrr once yapmis biriyle konustum. Ayakustu konustuk ama oluyor. Benim de ananem yasamiyor, sorun degilmis bu. Kisaca soyle: Ananede vatandaslik olmasina gerek yokmus, onemli olan zorunlu goc olayiymis cunku. Tarihler, zorunlu gocu ispatlayabiliyor.
Neyse, once annen alacak mecbur, sonra sen basvurabilirsin. Annene vatandaslik gelmesi 5 yil mi 8 yil mi neymis, o aldiktan sonra da sira sana geliyor ve anneye gore biz daha cok yil bekliyormusuz. Islemler de cok ucmus fiyat olarak. Hele bir de uckagitci bir danismanlik sirketine rastlarsan kimbilir kac para alirlar. Bana surec cok uzun ve fiyat yuksek geldi. Yoksa o tanidiklar ilerleyecektim. Tutari unuttum ama cok. Bir de sira bana gelince daha da ucuk bir rakam olacak islemler vs. Ben vazgectim ama oluyormus yani. Arastirip deneyebilirsin
-1
Kittie
(04.04.26)
Anneannen'in oradan nüfus kaydını sildirdigi tarihten önce doğan çocukları vatandaşlık alır. Eğer annen bu durumdaysa önce o alacak sonra siz alacaksınız.
Alır diyorum ama tabiki uzun bir süreç ve bu işlerde çok iyi bir avukatla ilerlemek kaydıyla.
0
etna
(04.04.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Kuzeniniz aldı mı vatandaşlık? Yani olumlu sonuçlandı mı başvurusu?

İlk başvurduğu tarihten itibaren ne kadar zamanda halloldu?

Kaçıncı kuşaktan akrabası üzerinden başvurdu acaba? Ananesi mi yoksa ananesinin annesi mi?

İnternette başvuru için doğum belgesi falan gerekir yazıyor. Kuzeniniz, kendisi üzerinden başvurduğu akrabasının doğum belgesini falan nasıl buldu? Arşivlerden mi?

Kuzeninizin akrabası kaç doğumluydu? Benim ananem 32 doğumlu. Yani yaklaşık 90-95 yıllık bir doğum belgesi bulmam lazım. Kuzeniniz nasıl buldu?

Avukat falan tuttu mu yoksa sadece kendi mi ilgilendi?

Bulgarca bilmemesi sorun oldu mu? (Bilmediğini varsayıyorum) İngilizce yeterli oldu mu? Yoksa tercüman mı tuttu?

Başvuru süreci tam olarak nasıl ilerledi? Nerelere, hangi kurumlara başvurması gerekti?

Biliyorum çok detay sordum ama müsait olduğunuzda yanıtlayabilirseniz çok çok sevinirim.
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@Kittie o kadar uzun mu sürûyor ya?

Araya aracı koymadan bireysel olarak Bulgaristan'a gidip başvursak daha kısa sürmez mi?

Yani bu süre yasal zorunlu bekleme süresi gibi bir şey mi yoksa kısaltılabilir mi?

Bir de bu başvuru ücretleri aracı olan özel firmalara mı ödeniyor yoksa bulgaristan devlet kurumlarına mı?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@etna Ananemin oradan nüfus kaydını sildirdiğinden emin değilim. Orada doğmuş, ilkokulu falan orada okumuş. 17 yaşındayken zorunlu göç ile türkiye'ye gelmişler.
Belki de halen oranın da vatandaşıdır.

@eileengray Arada 2 soy olsa bile siz başvurmayı denediniz mi?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
kuzenimin anneannesi bana akraba olmadigi icin kac dogumlu, dogum belgesi neredeymis gibi sorularin cevaplarini bilmiyorum. basvurdun mu, dedim; basvurdum dedi. ne kadar da cikacakmis, dedim; annem almadigi icin biraz uzun sürecekmis ama tam zaman vermediler, dedi. ivit ivit detay sormadim acikcasi beni ilgilendirmedigi icin o kisimlar. dedigim gibi, anneannesi orada dogmustu, kuzenim anneannesi üstünden vatandaslik basvurusu yapti. kuzenimin annesi basvuru yapmadi. basvuru gecen seneydi. islem su an sürüyor, henüz almadi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Bildiğim kadarıyla bulgaristan kuşak kuşak başvurulmasını istiyor. Önce orada yaşayan sonra onun evladı sonra torunu. Mesela romanya göçmeninde bu şart aranmıyor. Ülkeden ülkeye şartlar değişiyor
+1
Unde bach canim
(05.04.26)
@anaphylacticshock

Benim de buyukanne ve buyukbabalarim Bulgaristan ve Yunanistan gocmeni. Benim birkac yakinim bu yolla vatandaslik aldi. Yalniz bildigim kadariyla bu tur basvurularda cok net bir sekilde kanit sunman gerek.

Eski fotograflar, anilar, su tarihte surdan suraya gocmus vs aile ici anlatilan hikayelere dikkate almazlar. Buyuklerinin Bulgaristan'da dogmus olmasi ya da ordan goc etmis olmasinin da bir onemi yok. Cunku Bulgaristan'da yasayip Bulgar vatandasi olmayan cok Turk vardi...

Bir sekilde aile buyuklerinin Bulgar vatandasi oldugunu kanitlaman gerekiyor. Anneannen Bulgaristan'da dogmus bir Turk olabilir. Orda okula gitmis olabilir. Bu bile onun Bulgar vatandasligi oldugunu kanitlamaya yetmez.

Anneannenin Bulgar pasaportunu, Bulgar kimligini, ya da Bulgar oldugunu gosteren bir belge varsa elinde o zaman isler degisebilir.

Anneannenin adini, tam ya da tahmini dogum tarihini, anne baba adlarini, tam dogum yerini, koyunu, mahallesini mail atarsan, sana vatandasligi bulunup bulunmadigini, vatandasliktan cikip cikmadigini, kaydi var mi yok mu soylerler ama sana pasaport bilgisini EGN numarasini falan soylemezler. 1978'de anneannen hayattaysa mutlaka bir EGN numarasi olmali. 1978'den once Bulgaristan'dan ayrildilarsa o zaman EGN'leri yoktur. Bu numara varsa kayitlari aninda bulurlar. Yine bu numarayi sana vermezler. Senin bilmen gerekiyor.

Arsivin mail adresi burda: [email protected]

Bulgarca mail atarsan daha iyi olur. Birkac yontem daha var en basiti bu. Kayit ile ilgili anneannenin yasadigi belediyeye ve pasaportu olup olmadigiyla ilgili icisleri bakanligina mail atarsan cevaplarlar.

Adalet bakanligina da bu kisinin vatandasligi var mi yok mu, vatandasligini birakmis mi diye sorabilirsin. [email protected]

Bu anneanne, dede basvurularinin sonuclanmasi, belgeleri toplayip konsolosluga basvuru yaptiktan sonra en az 2 sene suruyor ona gore.

Bu arada umudunu kirmak istemem ama Bulgaristan'dan gocen Turklerin cogu nenesinin dedesinin Bulgar oldugunu saniyorlar. Halbuki cogu Turkiye'ye goctukten sonra Bulgar vatandasligini birakti. Hatta Turkiye de Bulgar vatandasliginin birakilmasini sart kostu. Yani Turkiye'ye girdiginiz anda Bulgar vatandasligini kaybettiniz. Bu yuzden cogu kisi Bugun Bulgar vatandasligi alamiyor. Sinirdan gecerken kaydu kuydu olmayanlar. Bulgar vatandasligini birakma belgesi imzalamamis olanlar kayitlarda bulgar vatandasi olarak kaldilar.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(05.04.26)
(4)

Seul'den Hediyelik Ne İstenir?

mor bembombom
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.- Mario peluşları gelecek.- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur. - Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dol
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.
- Mario peluşları gelecek.
- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.
- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur.
- Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.
- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dolma kalem veya saat isteyebilirim. Belki daha ucuzdur, fiyatlara bakayım.

Başka ne istenebilir, ne getirilirse iyi olur? Doğu Asya'ya bir daha kimin yolu düşecek, şunu da denemiş ol dediğiniz her şeye açığım.
0
mor bembombom
(01.04.26)
Kozmetik düşünmüyorsan ben olsam makgeolli, kimchi ve korean red ginseng isterdim :)
0
truf
(01.04.26)
soju (shot olarak iyi gidiyor)
0
eileengray
(01.04.26)
En azından güneş kremi isterim ben olsam. Sonucta kozmetik de olsa işin sağlık boyutunu da kapsıyor.
0
fraise
(01.04.26)
kore'de kışlar sert geçtiği için, kalın montlar ve kışlık botlar çok çeşitli ve uygun fiyata bulunabilir. outdoor ürünleri de revaçta olduğundan, binbir çeşit marka ve ürün seçeneği var. bir de markalarda, bizdekilerden farklı olarak çok tatlı collab ürünleri falan oluyor. north face tr'dekinin yarı fiyatına, columbia 1/4 fiyatına falan satılıyor. bu markaları daha da ucuz almak isterlerse, seul station'daki outlet mağazalarına baksınlar. ancak koreliler bize göre ufak tefek olduklarından, m'den büyük kadın ürünü bulmak zor mesela. yine, erkek ayakkabısı örneğin, 43'ten büyük bakacaklarsa direkt iteawon'a gitsinler (amerikan üssünün çevresindeki mağazalarda 47-48'e kadar bulmak mümkün). giyecek için japon markaları olan uniqlo ve muji'nin mağazaları yaygın; bunlara bakılabilir.

cilt bakımı ürünü aldıracaksanız, buradan bildiğiniz kore markaları (beauty of joseon, isntree vs) değil de, mağazaların önerdiği ve ucuzluk olmayan/orta segmentte mesela anua gibi markalara baksınlar. çok ayak altı olmayan bir olive young'a giderlerse (mesela konkuk university durağının dibindeki devasa mağaza), cilt tipi ve gerekli ürünleri söylerlerse, onlar sepet yapıyor; harika önerilerde bulunuyorlar. makyaj yapmayan biri olarak benim önereceğim, göz altı kapatıcısı olarak shaishaishai banana conceal cream diye bir ürün var; hem nemlendirici, hem kapatıcı; onu kesinlikle aldırın derim. ayrıca siz kullanmasanız bile, yakın tanıdıklara vermek için myeongdong'daki kozmetikçilerde 10 alana 10 bedava gibi yüz maskeleri oluyor. missha'nın pirinçli olanları tr'de viral olmuş sanırım; hediye edince bayılıyor herkes, hem de çok ucuz.

hediyelik olarak, hbaf diye bademin binbir aromaya bandırılmış hali olan bir ürün var. her yerde devasa mağazaları var ama tek bir çeşidi bile güzel değil; bence aldırmayın. yine viral olan buldak carbonara (pembe paket) noodle'lardan isteyebilirsiniz. orada 5'li paketi 200 tl ise burada bin liradan fazlaya satıyorlar (alacak olursanız acısını kullanmadan yapın, yanarsınız). siyah fasülye ezmesi var, tatlı olarak tüketilen; ondan alınabilir. bir de severseniz yaprak yosunlar 10'lu 20'li paketlerde uyguna satılıyor; ondan olabilir. muji'de çok güzel bitki çayları var bu arada.

peluş, oyuncak falan aklınıza ne gelirse, özellikle milyoncu gibi mağazalarda tonla mevcut malum. geçenlerde bir yerde sanal bebek gördüm; bin küsür liraya satıyorlardı, ki orada olsa olsa 100 lira civarıdır; alıp, nostalji yapabilirsiniz:) japon kalemleri buraya göre uygun. versatil kalem olarak, örneğin ohto çeşitleri olabilir, kuru toga'nın binbir çeşit limited editionları olabilir (gangnam'da devasa bir kyobo mağazası var, böyle ürünler oradan alınabilir). dolmakalem vergi iadesiyle daha uyguna geliyor, evet, ama yarı fiyat falan da değil (aldıracak olursanız, içinde kartuş varsa muhakkak çıkarsınlar uçağa binmeden). bunda da tr'de olmayan özel serilere falan bakarsanız anlamlı olabilir. studio ghibli mağazaları çok çok güzel ama fiyatlar da el yakıcı maalesef. bir de güneş gözlüğü ve dereceli gözlük için farklı çerçeveler alınabilir ama denenmesi gereken şeyler olduğundan bilemiyorum. bana kalırsa kore'de en cazip alışveriş; giyim, aksesuar, kırtasiye vd bakımından burada olan ürünlerin, buralara uğramayan modellerini almak olurdu; ancak işin içine kişisel zevkler girince, kırtasiye dışındakileri başkasına seçtirmek iyi sonuç vermeyebilir tabii.

genel geçer elektronik ürünlerde, tr ile benzer fiyatta olanlar olduğu gibi, yarı fiyatına gelen ürünler de var. tek tek bakıp, karşılaştırmak lazım. saç şekillendirici için dyson'a alternatif olarak shark marka öneriliyordu. iyi kulaklıklar çoğunlukla yarı fiyatına; tek bir elektronik ürün alacaksanız, bunu öneririm. ters olmayacaksa song-pa'daki lotte world mall'ın içindeki lotte himart'a baksınlar; her türlü elektronik ürün var. designer çanta gibi ürünler, yine bu avm'nin bitişikteki bir binasında mevcut. kore'de designer merakı tavanda olduğu için, vakit varsa, ikinci el mağazalarda çok uyguna ürünler düşürülebiliyormuş.

şimdilik aklıma gelenler bu kadar. spesifik bişey varsa, sorunuz.
+1
lil siztah
(01.04.26)
(4)

Kelime bilgisi nasıl çalışılmalı?

zen1th
Yabancı dilde;O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,Flashcards kullanarak,Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir
Yabancı dilde;
O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,
Flashcards kullanarak,
Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,
Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...
gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir yöntemi?
+1
zen1th
(30.03.26)
bağlam içinde öğrenip aktif kullanmak. başka bir yöntemi yok. kolay gelsin.
+3
AlsterWasser
(30.03.26)
Ben cümle kuruyorum. Abuk sabuk ve basit cümleler oluyor, içinde anlamını bilmediğim başka kelime olmuyor öyle eksantrik cümleler değil.

Onun dışında dualingo ve flashcardlardan ollllldum olası nefret ediyorum. Eşyaların üzerine kelime yapıştırmayı, en çok kullanılan benzer gelimleri gruplayıp kağıda yazıp en sık geçtiğim yerlere yapıştırmayı da denedim, işe yaramıyor bende.

Ezberi kuvvetli biri hiç olmadığım için anca o kelimeyi geçtiği cümle ile hatırlıyorum. Bir de o kelimlerin geçtiği basit textler okuyarak pekiştiriyorum.
+1
truf
(30.03.26)
(bkz: notebooklm)
0
rakicandir
(30.03.26)
alsterwasser +1

bağlam çok yardımcı oluyor, o yüzden cümle içinde kullanmak ve hatta farklı cümlelerde kullanmak en iyisi. eğer pratik yapma/canlı kullanma şansınız yoksa yazın. yazarak da olsa aynı cümleyi çeşitli ama ana fikirden çok uzaklaşmayacak şekillerde kullanmaya çalışın.

beyin özellikle belli bir yaş/yorgunluk düzeyinden sonra yeni kelimeyi çok soyut algılıyor, sık kullanmıyorsanız "aha öğrendim" deseniz bile aynı hızda unutabiliyorsunuz. bağlam ve aktif kullanım çok önemli. şöyle düşünün türkçede kalem dendiğinde de muhtemelen kafanızda sadece beyaz arka fonda bi kurşunkalem canlanmıyordur, bununla ilişkili bir çırpıda aklınıza bissürü şey gelir. yabancı dildeki kelimeler de öyle. sağından, solundan bi yerden tutturmak lazım ki düşmesin.
+3
der meister
(30.03.26)
(7)

Spotify Playlistlerinizi nasıl düzenleniyorsunuz?

AlsterWasser
sb.her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum. ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin al
sb.

her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?

benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum.

ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin alt-türleri gibi olanları tek bir şemsiye türde birleştiriyorum ama yeni keşifler oldukça playlistin bazen karakteri değişmeye başlıyor can sıkıyor.

gurme playlistçilerden öneriler lazım.
0
AlsterWasser
(30.03.26)
Ayrı ayrı
0
duster
(30.03.26)
genelde mod/tempo ya gore. 1 tane arsiv/copluk playlistim var. digerleri iste spor playlisti, sabah kahvesi playlisti, aksam yemegi playlisti filan, tempo ve tarz ayrisiyor. playlist yapmayi da biraktim son zamanlarda; benimkilere benzer biseyler yapan illa ki o,ustur diyip aratip onume cikani aciyorum. insanlarin yaptigi playlistere tiklamaya ozen gosteriyorum, spotify'in bana onerdikleri fazla kisisel oluyor.
+1
taurina
(30.03.26)
Benim genelde tür-tempo şeklinde oluyor. Aynı parçayı farklı iki listeye eklediğim de olabiliyor.
+1
truf
(30.03.26)
Enstrumanlara gore duzenledigim var. Ayrica annas archive metadasina gore popularity e gore de duzenledim. Popularitysi 49-100 arasinda olan 250k sarki var playlistimde
+1
lapaz
(30.03.26)
Baktim simdi benimkiler, ruh(ikindi vakti muzikleri, geceler), durum (kosu, yol muzikleri), dil( kürtçe, Arapça, vs), tür, sanatçı/grup şeklinde.
+1
Amaranta ursula
(31.03.26)
Ayırmıyorum. Winamp zamanından beri böyle geldi, böyle gidiyor. Iron Maiden'dan sonra Arif Sağ çalar. :) Kötü bir şey değil bence.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Çok karışık düzenlemek için bir günümü ona ayırmam gerek ve çok üşeniyorum.
Yerli ve yabancı olarak iki ana grup var içinde türden bağımsız sevdiğim şarkılar var.
Spor, soundtrack, govend, yerli, yabancı diye kendim oluşturduğum listeler dışında başkalarının listelerini de indirip dinliyorum, sevdiğim sanatçılara özel hazırlanmış “this is ….” listelerini seviyorum zamanla oradan kendi listelerime uygun yere geçiriyorum sevdiğim şarkıları.
Düzenli takip ettiğim podcastleri otomatik indirmeye alıyorum yalnız yemek yerken çok iyi oluyor hemen birini açıyorum.

Düzenlemek istediğimde de yapabildiğim tek şey artık dinlemediklerimi silmek.
Neye göre nasıl düzenleyeceğimi pek bilmiyorum, çok karmaşık.
+1
mutekebbir
(31.03.26)
(9)

Türk versiyonu olamayacak dizi

michael_knight
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar. (Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?

House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar.
(Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
-2
michael_knight
(30.03.26)
sense8 :)
+1
amelie poulain
(30.03.26)
Black mirror olabilir mi
0
egerbiryolcu
(30.03.26)
battlestar galactica
0
redlinetheturk
(30.03.26)
House MDyi çekmişlerdi galiba Hekimoğlu diye mi ne :)

The Lord of the Rings-The Rings of Power ya da Stranger Things gibi diziler olurdu bence. Maaliyetli olduğu için biz çekince yavan kalabilir :)
0
truf
(30.03.26)
shameless tabii ki.

soruyu yarim okumusum ama.

six feet under diyorum o zaman. ay aman allah korusun diyip konu kapanir herhalde.
+1
taurina
(30.03.26)
Shameless cekildi. Hazal kaya oynuyordu hatta.

Utopia. Ceken herkes gözaltina alinir.
0
Purple life
(30.03.26)
Masters of Sex.
+2
auroraaurora
(30.03.26)
Oz - Hapishane ortamında Erkek erkek ne şiddetler ne aşklar yaşandı. Dizi, ilk bölümü biteremez. 17.dakikasında reklam girer, bir daha dönemez.

The Good Place - En ufak dini şakanın, mizahının yapılamadığı bir ülkede, Good place (cennet) - Bad Place (Cehennem) Felsefesi üzerine komedi yapılacak. Peki oldu tamam.

house of cards - Biat kültürü olduğundan ve algımız kapalı olması nedeniyle imkanı yok.
+3
put it in your appropriate place
(30.03.26)
The walking dead. Bizde bu tür işler komik oluyor.
0
ekimoloji
(30.03.26)
(14)

Yeni veya geç kesfettiğiniz tatlar var mı ve nedir?

egerbiryolcu
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/

Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
tembel kumpir dediğim şey. patatesi haşlayıp püre yapıyorum. varsa içine biraz süt, tereyağı ve kaşar... bu haliyle bile çok lezzetli oluyor zaten. bunu yayıyorum küçük bir kaba. üstüne ne varsa artık ton balığı olur, salam-sosis olur, zeytin olur... haşlamadan dolayı biraz zaman gerektirebiliyor ama hem çok pratik hem çok lezzetli oluyor. özellikle evde ekmek yoksa süper alternatif.
+3
der meister
(29.03.26)
midye iç pilavı yapmayı öğrendim. tadı sokakta satılan midye dolmayla aynı oluyor. midye yoksa ton balığı ekliyorum.

wasa ekmeğini keşfettim. diyet için iyi tok tutuyor.

tablacı salatası yapıyorum. kebapçı salatası. et yemeklerinin yanına yakışıyor.
+1
yurtsuz john
(29.03.26)
Pirinç yufkasından 52668263 çeşit yiyecek yapabiliyorum artık

www.instagram.com

Neredeyse hepsini bu sayfadan öğrendim. Seneleeer önce cafe fernandonun blogunda reyhanlı bulgur pilavı görüp denemiştim o da çok güzel oluyor tavsiye ederim.

www.instagram.com
Milföy hamuruyla mini lahmacunlar yaptım bir de yakın zamanda. Çok güzel oldu
0
kullanicadi
(29.03.26)
Sütlü çay.
Geçen i swear filmini izledikten sonra hadi bir deneyeyim diyerek başladım ve şu an hastasıyım.
Sütlü kahveden nefret ederim ama kahve de bir yerden sonra bayiyor gün içinde, burayı süper doldurdu. Akşam da yemekten sonra falan içiyorum. Bağımlısı oldum.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Nugget la çilek reçeli fena gitmiyor. Tam çilek değil de daha ekşili bir reçel, marmelat gibi bir şeyle tavuk kızartma özellikle şarabın ya da biranın yanında hoş oluyormuş.
0
sekizdokuzon
(29.03.26)
Tortillanın içine dilediğim malzemeleri koyup, rulo yapıp kısık ateşte içindeki malzemeler eriyinceye kadar pişirip yemek.
+1
truf
(29.03.26)
yeni keşfetmedim ama bu aralar çok sık rezene tüketiyorum. tohumu ya da baharatı değil bu arada. sebzenin kökünü dilim dilim doğrayıp rezene salatası yapıyorum. istanbul’da sebze olarak bulabileceğim yer biliyorsanız yeşillendirirseniz çok sevinirim.

www.tazemasa.com
0
eileengray
(29.03.26)
Sade keki hiç sevmem ama tahinli kekin müptelası oldum.
Bir de şu kek muhteşem:
www.damyskitchen.com
Alakasız başka bir örnek ise kuru fasulyede soğanların yüzmesini hiç sevmezdim artık bir soğanı tüm haliyle içine atıyorum hem tadını veriyor hem de görüntüsü daha iyi oluyor.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
munchies için kaynak gibi kaynak.
0
birdirbir
(30.03.26)
hurma.
cocukken ve gencken nefret ederdim, 35den sonra yemeye basladim simdi eksikligini hissediyorum evde olmayinca.
+1
cooperr
(30.03.26)
Yoğurdun kaymağı.
Hurma +1
Bu ikisini önceden sevmezdim.
Yeni keşif ise kamkat. Hem lezzetli, hem pratik.
0
auroraaurora
(30.03.26)
Krema sevmezdim bir makarna bağımlısı olarak, son zamanlarda baya baya yemeye başladım.

Enginar bi' de, 40 yaşıma kadar ağzıma koymadım, şimdi bayıla bayıla yiyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
bulgur pilavina toz nane atmak. yurt disinda bir restoranda yemistim, bayildim. bence bir sans verin, karabiber atmadan.

soru gercekten boyle mi ya, cevaplar biraz garip. "ben cocukken sarimsak yemezdim ama simdi yiyorum." bravo sana! aydinlandik!
+1
Sour
(30.03.26)
YULAF!

ama ogutulmus degil de kesilmis olandan. 10 dkda risotto gibi bir kivam aliyor. bazen tavuk suyunda haslayip icinde yogurt atip yiyorum, bazen haslandiktan sonra uzerine mantar, ispanak fln koyup normal risotto niyetine yiyorum, bazen de normal suyla haslayip icine bal, elma, muz fln koyup tatli niyetine yiyorum.
0
taurina
(31.03.26)
(5)

İntrovertligin en belirgin işareti nedir?

sekizdokuzon
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?Teşekkürler.
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(29.03.26)
dünyada sosyalleşme şekli, toplum yapısı, güvenliği son on senede ve özellikle de pandemi boyunca çok değişti. o yüzden eskiden içe kapanık olduğu düşünülen insanların yapmadığı şeyleri şimdi çoğunluk yapmıyor.
0
malheiros
(29.03.26)
5dk konuştuktan sonra gelen yoğun baş ağrısı ve aşırı yorgun hissetmek.
0
truf
(29.03.26)
Açılın Intovert geldi.

Birbiriyle bağlantı iki durumdan varsayım olarak söz ederim.
- "Sosyalleşmenin bir yerinde sohbet ile muhabbet tamam iyiler ama yordu be ya, bitse de gideyim dinleyim" demem
- Saatler süren sosyalleşme sonrası; umarım ertesi gün kimseyle muhattap olmamayı istemem.

Bunlardan bağımsız; tek başıma geziye/tatile gitmek.

Şahsen; Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim diyorsam karşımdakinin dallama olduğunu düşünürüm.
0
put it in your appropriate place
(29.03.26)
Dalaylama derim bende put in dediği şeye ve uzarım.

Aptala tahammül edemiyorum şahsen. Sıkılma sürem 60 sn altında, biraz da çevremdeki zeka seviyesinin getirdiği bir konfor alanı kaynaklı bu. Son ilişkim de çok iyiydi bu konuda, ister istemez biriyle uğraşma birine bişi anlatmak öğretmek zor geliyor. Nefesim daralıyor. Hani ortamda 1 şey anlatırsın ama birileri 2. Adımı bekler sen ise 3.adımı yakalama hızındasındır. Ben o 3 üm işte. Yavaş kalıp, reaksiyon gösteremeyenler sebebiyle pek muhatap olasım da gelmiyor. Çoğunlukla 3 lere bile anlatasım olmuyor ama en azından onlarla vakit geçirebiliyorum.

Baş ağrısı gibi değil ama böyle zamanı tek iken daha kaliteli geçirip, uzun zaman yalnız kalacağımı düşünürdüm. Ta ki o kızla tanışana kadar. İntrovert 2 ama beni de yanında istiyordu, zamanla da o ahengi bulmuştuk. Demek istediğim introvert lik yalnızlık değil, karıştırılmamalı, asosyallik değil. Pek çoğunuzun cesaret edemeyeceği kadar cesur, sosyal, konuşma yapabilir, bin kişi önünde kağıtsız sunum yapabilecek potansiyelde olan biri. Sadece cidden pek çok şey çok yavaş geliyor. İçine kapanıklık ise hiç değil. Evde bile bir sürü şey üretebiliyorsunuz ama kaynaklar son dönemde çok pahalı hale geldiyse bu sekteye uğruyor, soruna yanıt olması adına bu denli detaylandırıyorum: o tek iken olan etkinlik keyfi oluyor. Her ortamda heh kaçayım modu değil. Çok basit bir dille: 15 kişilik eğitim sınıfında çok sıkılınca tek yaparım diyip ilerlemek. Ancak eğitimi toplu alıyorsa sıkıcı hal alıyor, seçenek olmayınca aranızda gibi görülüyor. Halbuki öyle değil. Bence pandemi sonrası çok daha ortaya çıkmış birşey.

Özetle işlevlilik seviyesi fark edebilir ama bu çizgiler varsa introvertliğin tanımı n kez olabilir bence.
-1
baldan kaymak
(29.03.26)
bir süre sosyalleştikten sonra gelen dinlenme isteği.
+2
nickini degistiren yazar
(30.03.26)
(7)

gökyüzünü görmüyor oluşumuz ve etkileri üzerine

biseysorcaktim
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;https://www.lightpollutionmap.infohttps://www.handprint.com/ASTRO/bortle.htmlözel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;
www.lightpollutionmap.info
www.handprint.com

özel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz gökyüzü berraklığı bortle-4 seviyesinde muhtemelen.

anne-babalarımız hatta belki de onlardan önceki nesiller gökyüzünü çıplak gözle gördüklerinde gerçekten yola saman dökülmüşçesine, gökyüzünde binlerce ışık yayan cisim görüyorlardı. üstelik farklı renklerde görebiliyorlardı, yani şimdilerde profesyonel makinalarla ve uzun pozlama ile çekilmiş gökyüzü fotoğraflarına benzer görüntüler neredeyse her akşam onlarla beraberdi.

milyonlarca yıldır insanlar kafalarını kaldırdıklarında bir sürü ışık görürken sonraki nesillerin özel bir çaba göstermediği sürece bir tane bile yıldız görmeden büyümelerinin etkileri nedir sizce?

bence bu çok büyük bir kırılım.
binlerce yıldır insanlara bu gökyüzü ilham vermiş, yön vermiş, evrendeki yerinin büyüklüğü-küçüklüğü hakkında ipucu vermiş, ama binlerce yıl sonra bu akış tamamen kesilmiş ve sıradan insanlar günlük hayat akışlarında gökyüzünden tamamen kopmuşlar.
0
biseysorcaktim
(28.03.26)
Gece yıldızları tam anlamıyla görememenin çok büyük etkileri olduğunu sanmıyorum açıkçası. Işık kirliliği gibi olguların etkisi daha büyük olsa gerek psikolojik anlamda. Yani yıldızlı gökyüzünün yokluğu değil de, ışık kirliliğinin varlığı daha büyük bir etki olsa gerek.

Hayal gücünün yıldızlara bağlı şekillenen parçasınım kırıldığı doğrudur, çünkü göremiyoruz dediğiniz gibi. Ancak hayal gücü yıldızlı gökyüzüyle yok olan bir şey değil ki, yıldızlı gökyüzü bir niş, bu niş boşaldığında başka bir şeyle dolar. Hayal gücü insanın bir şeye anlam yüklemesiyle gelişiyor, anlam yüklemek de yine insanın elinde. Bu yıldızlı gökyüzü olmaz şehir silüeti olur, başka şey olur...

Oldukça kırsal bölgeleri düşünün, bortle ölçeğine göre 2-4 seviyesinde birçok yer var. Neticede buralarda herkes şair falan değil öyle değil mi? Hatta çoğu değil. Hatta sanırım çok mutlu oldukları da söylenemez. Ha da ne bileyim, yıldızlı gökyüzü, hoş bir manzara olmasının yanında maksimum ne kazandırıyor olabilir bu insanlara? Aynı şey evrenin büyüklüğü ile alakalı konuda da geçerli. Bu konu üzerine ilham alınabilecek başka kanallar var. Bunlardan birçoğu geçmişte yoktu.

Yıldızlı gökyüzü görsek güzel olurdu ancak eğer sorgulanan şeyin odak noktası bu eksikliğin "insan üzerindeki etkisi" ise bunun çok büyük olduğunu sanmıyorum.
+1
akhenaten
(28.03.26)
Gökyüzünü görüp görememekten öte, oturup izlemeye vakit ayırmak da önemli bir konu bu anlamda bence. Çocukken yaz tatillerinde memlekete gittiğimizde, bahçeye kilim atıp saatlerce gökyüzünü izlediğimizi hatırlıyorum. Şimdi tatil için gittiğim yerde ışık kirliliği oldukça düşük düzeyde ve Samanyolu falan net biçimde seçiliyor, fakat yapacak o kadar çok başka şey var ve dikkat sürem o kadar düşük ki, 10 dakikadan fazla kesintisiz izlediğimi hatırlamıyorum şahsen. O da genelde, meteor yağmuru zamanına denk geldiğimde, kayan yıldız görmek için.

Bir de anne babalarımızın zamanında bile gökyüzü daha gizemliydi sanıyorum. Şimdi basit bir uygulamadan, telefonu doğrulttuğun bir yıldızın şeceresini öğrenebiliyorsun. Annem çocukken anneannem bir gece uyandırıp ona kuyruklu yıldız göstermiş; annemin ödü patlamış :D Bu gibi doğa olayları yeni nesiller için çok sıradan ve önemsiz sanırım. Senede bir kaç kez tutulmalar heyecan yaratıyor; o da çoğunlukla stori atmalık foto için.
+1
lil siztah
(28.03.26)
samanyolunu çıplak göz ile ilk defa 15 yaşımda egenin bir sahil köyünde görmüş ve çok şaşırmıştım. evet şehirliler gerçekten bu keyiften mahrum. sadece keyif de değil belki de insanın ne kadar ufak değersiz, önemsiz olduğunu anlama becerisini de maskeliyor.
0
orpheus
(28.03.26)
Çok bir etkisi olacağını düşünmüyorum çünkü evet bi tık çaba sarfedecekler ama gözlem yapılabilecek hala doğada çok güzel yerler var. Ben çocukken Tübitakın gözlem şenlikleri olurdu, en kötü bu tür aktiviteler düzenlenebilir. En azından hala ışık kirliliğinin olmadığı alanlar var.
0
truf
(28.03.26)
Sırf bu sebepten her yıl en az bir defa, çoluk çocukla gece uzunyayladan geçerken, direksiyonu bir köy yoluna kırıp asfalttan birkaç km uzaklaşıyor, 15 dk’lığına da olsa “hakiki gökyüzü”nü gösteriyorum. Bahsettiğim yer Türkiye’nin en karanlık birkaç bölgesinden biri…

Biz çocukken, şehir merkezinden azıcık (3-5 km) uzaklaşınca binlerce yıldız görünürdü. Hatta şehir merkezindeki evimizin terasından bile samanyolu seçilirdi.

İstanbul’da şanslı bir günde 15-20 yıldız görülebiliyor. Çoğu zaman venüs gibi 3-5 gezegen dışında havada hiçbir şey seçilemiyor… Korkunç bir şey…
0
yadigar
(29.03.26)
Herhangi bir şekilde bilimsel olarak hesaplanabilen etkisi olduğunu düşünmüyorum ama bence çoğumuzun hayatında gün içinde bulutlara, gökyüzüne bakacak bir 20 dakika olmaması başka sebeplerden de olsa etkili.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Kırık dökük bijoloji merakım, bir etkisi olmamasının imkansız olduğunu söylüyor. Yüzbin yıldan fazladır insanoğlu her gece yıldızlara bakıyordu. Artık yıldız görmemenin mutlaka etkileri olacaktır…
0
yadigar
(29.03.26)
(7)

Eski madalyalarınızı ne yapıyorsunuz?

baldan kaymak
Sb2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
Sb

2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
0
baldan kaymak
(27.03.26)
aile evinde bırakıp kaçmıştım. sonra bir gün "süpriiz bunlar senin bak hatırlandın mı sevinirsin diye getirdik senin evinde olmalı bunlar" diye onlar da bana geri sattı. :D

valla şu an bazanın altında toplu duruyor.
+2
AlsterWasser
(27.03.26)
Benim tek bir tane oldu (Liselerarası güreş il birinciliği). Babam saklıyor onyıllardır.
+1
yadigar
(27.03.26)
Uzun süre kapıdan girişte dilsiz uşakta takılıydı hepsi,şimdi depoya kalktı.
0
duptıs
(27.03.26)
Kitaplığın altındaki dolabın içinde bir kutudalar. Kutuyu en son ne zaman açtığımı hatırlamıyorum.
0
Mirket
(28.03.26)
Bazanın altındaki kutudalar,
En son ne zaman baktım bilmiyorum

Matematik ve TÜBİTAK proje yarışmasında aldığım madalyalardı.
0
purplee
(28.03.26)
benimkiler baba evinde paslaniyor
ben ise baskalarinin antikalarini topluyorum bir yandan..
0
cooperr
(28.03.26)
Ben bizimkilerin evindeki odamdaki bazanın altına tıkmıştım. Annem olmaz öyle deyip çıkarttı ortalık yere dizdi. Neyseki son görüşmeler sonucu odamda ortalık yere koymaya ikna ettim. En azından salonda falan değil artık :D Gösteriş sevmiyorum, gösteriş yapanlara da ısınamadım bi.
0
truf
(28.03.26)
(4)

Kötü bir boyun tutulması

egerbiryolcu
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/

Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün de eve döndüm. Hem gidiş hem dönüş üç buçuk saat sürdü. Hem gidiş hem dönüşte otobüs arıza yaptı ve özetle ben bu arızalar ve yeni otobusun gelmesini beklemek yüzünden bir bir buçuk saat dışarda soğukta kaldım. Bilenler bilir iki gündür hava da kiştan beter.

Uyurken aksi bir hareket yaptim mi bilmiyorum. Dün ilk yolculuk sonrası akşam hafif başlamıştı. Gece uyudum uyandım evime döndüm bir iki saat önce çok şiddetlenmeye başladı. Hiçbir tarafa çeviremiyorum yastığı yüksek tutup yaslanmak zorunda kaldım. Çünkü normal yatamiyorum. Bunun dışında aşağıya bakarken bile sızlama yapıyor. Ama dogrulmam gerektiğinde çok canım yanıyor. Gittikçe kısıtlanıyor hatta en ufak hareketleri bile yapamaz duruma geldim.
0
egerbiryolcu
(22.03.26)
2x ağrı kesici. Her türlü ise yarar
Sıcak duş
Sıcak su torbası
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
@sivti sinek yine bir olcerim ama zannetmiyorum çünkü sanki bir şey olmuş da kırılmış gibi bir ağrı. Yani halsizlik veya normal kas agrusi gibi değil. Çok can yakici
0
🌸egerbiryolcu
(22.03.26)
Kas burkulması aynısı kayincoda var. Şaka şaka bende de var ve oluyor :(
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Şimdi açık eczane var mıdır yakınında bilemiyorum ama böyle durumlar için, sorun sadece kas ağrısıysa, ben adeleks alıyorum. Bi de o bölgeyi sürekli sıcak tutmanı tavsiye ederim, bana çok faydası oluyordu. Genelde masaj yapmadan o bölgeye ben ağrıdan tamamen kurtulamıyorum.
+1
truf
(23.03.26)
(12)

Yetiştirilme tarzınızda bir şeyi değiştirecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

starbuck
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
0
starbuck
(21.03.26)
Disariya iyi görün, sorunlari kimseye anlatma, aile icinde yasanan aile icinde kalir kafasi.

Kücük, gecici sorunlar icin bu dogru aslinda. Ama küçük yaslardan itibaren annemle babam arasindaki büyük sirlari saklamak zorunda kaldim.

Bu beni gercek duygularini bastiran, sorunlarini anlatmayan ketum diyebilecegimiz biri yapti diye düsünüyorum.

Bunu degistirmek isterdim. Gecenlerde bumbledan biriyle bulusmustum. O da ayni seyi yasamis sonuc fucked up iliskiler ve baglanma sorunlari.
-1
Purple life
(22.03.26)
Annem beni (sözde) motive etmek, hırslandırmak için başkalarıyla kıyaslardı, daha iyisini yapayım diye. Yetişkinlik dönemimde bana çok zarar verdi; benim de kendimi başarı/ başarısızlık konusunda başkalarıyla kıyaslamam. Oysa herkesin yolu farklı; kimse hayata aynı koşullarda başlamıyor.
+1
Amaranta ursula
(22.03.26)
annem ogretmen olup pedagojik formasyon almis olmasina ragmen, babamla olan iliskilerindeki her problemi yansitti, kotu bir evlilikleri olmasina ragmen bosanmayip tum sorunlari ve dramayi ben ve kardesimin gozu onunde yillarca devam ettirdiler, bu durum tum karakterimi, kisiligimi, secimlerimi ne yazik ki etkiledi. Olmayacak bir iliskiyi zorlamayip bosansalardi herkes icin cok daha iyisi olurdu.

Bu nedenle sorunlu evliliklerin cocuk varsa devam ettirilmesinin, guya cocuk hatrina aslinda bosanmadan devam edilmesinin cok cok daha fazla cocuga zarar verdigine inaniyorum.
0
tuborg yesili
(22.03.26)
Zevk ertelemek, para biriktirmek, gelecek planı yapmak konularından haberim olsun isterdim.
+2
michael_knight
(22.03.26)
Koşullu seviliyor gibi hissettirildim. Özellikle babam sınav başarısına çok önem verirdi. 95 aldım diyelim, 95'ten daha yüksek not var mıydı diye sorardı. Var dersem hımmmmlardı. Akademik başarıya gelene kadar biraz özgüvenimi yükseltmeye çalışabilirlerdi, kendime sıfırdan özgüven inşa etmem zaman aldı. Tek çocuktum ve okula gidene kadar evde babaannemle kaldım, annem de babam da çalışıyordu, apartmanda yaşıtım yoktu. Sadece yazları yazlığa gittiğimizde sokakta yaşıtlarımla oynardım, onun dışında kışın evde yalnızdım. Okula başladığımda çok çekingendim, çok gürültülü ve kaotik gelmişti bana. Çooook utangaçtım 9 10 yaşlarına kadar, pek konuşkan da değildim. Sosyal kaslarım geç gelişti.

O yıllarda bu kadar kurs etkinlik falan yoktu sanki. Biraz neye yatkınlığım olduğunu anlamaya çalışabilirlerdi. Hipermobilitem var mesela, cimnastik için çok uygun olabilirdim. Normal insanlara göre daha esnek olduğumu çok geç yaşta öğrendim. Bence ebeveynler çocuklarının potansiyelini keşfetmeli.

Babam ben hastalanınca biraz fazla panik olurdu ve evham yapardı o hali beni çok korkuturdu. Keşke o kadar yansıtmasaydı. Çocukken sürekli ateşlenirdim babam da sen niye bu kadar hastalanıyorsun kızım. beni çok üzüyorsun, benim şekerim var seni kötü görünce yükseliyor vs sürekli böyle konuştuğu için belli bir yaştan sonra hastalıklarımı gizlemeye başladım. Boğazım acırdı ama şikayet etmezdim, kendimi zorlaya zorlaya yemek yerdim. Düşersem falan bir yerim morarırsa saklardım, bu hala böyle bu arada. Hastalık anlatmıyorum babama. Her şey çok güzel, hiçbir sorun yok, çok iyiyiz harici bişi söylemek içimden gelmiyor.
+1
kullanicadi
(22.03.26)
Sevgi gösterme biçimleri daha sağlıklı olabilirdi. Sevgilerini hissetmediğimi söyleyemem ama bende çok geç farkına vardığım belli sorunlara sebep olduğunu anladım.
0
Bruce
(22.03.26)
Utangaçlıktam ötürü insanlarla iletşm kurmakta hep çekindim. 40 yaşına geldim, birisine ilgi duysam bile hala herhangi bir şekilde yaklaşamıyorum. Kafamın içindekileri bir kağıda dökmek beni tek rahatlatan şey olsa da buna gerek duymamayı isterdim..
0
rakicandir
(22.03.26)
Ben de bunu zamanında çok düşünüp çok eleştirmiştim ama artık bi eksik görmüyorum çünkü öyle olmasaydı şu an ben, ben olduğum kişi olmazdım.
0
truf
(22.03.26)
Ne değişseydi iyi olurdu kısmını geçiyorum. Ailem beni iyi ki sevgilim varken ve sevgilimle beraber "çocuk istiyor muyum?" meselesine duyuru açacak kadar kafa yorarken, Bumble'dan tanıştığım adamlarla date e çıkan biri olarak yetiştirmemiş. Kendilerine teşekkür ederim.
0
huladancer
(22.03.26)
1. mutsuzluklarımı çocuğuma yüklemezdim: "ben üniversite okuyamadım, ailem çok fakirdi, babanın ailesi beni hiç sevmedi, baban hiç arkamda durmadı, görmek istediğim ülkeleri göremedim, kitap yazacaktım, yazamadım" vb. vb. daha tonlarca şey. evin içinde sürekli çok mutsuz ve çok öfkeli bir anne. mağdur kimliği. çocuğu sürekli dolaylı yoldan suçlu ve borçlu hissettirme. bunu yapmazdım sanırım çocuğuma, ona bu kadar olumsuz duygu yüklemeye kıyamazdım.

2. çocuğuma mentorlük ve rehberlik yapardım: benim hayatımda sadece çok katı kurallar ve yasaklar vardı. uymamayı aklımdan geçirdiğim anda karşılaştığım şey ise müthiş bir öfke olurdu. mesela bir arkadaşımla görüşmem yasaklanırdı ve görüşmesem, sadece sokakta selam versem bile evde müthiş şiddetli bir kavga çıkardı. ama yasağın nedeni nedir, o nasıl biridir, zararı ne olur, 1 kez bile anlatılmazdı. hayata dair duygusal rehberlik yapmış olmalarını isterdim. bak kızım, şu kişiyle görüşmeni şu nedenlerle doğru bulmuyorum, şu sakıncaları olabilir vb. gibi anlatsaydı keşke. çünkü uslu ve dinleyen bir çocuktum, ergenlikte dahi. dinler ve anlamaya çalışırdım. hayata dair 30-35 yaşımdan sonra farkına vardığım gerçekleri o yaşlarda annemden dinlemiş olmayı çok isterdim.
0
la lykia
(22.03.26)
"aman bir meslegin, altin bilezigin olsun" yerine "aman para kazanmayi ogren, girisimci ol" kafasiyla yetistirilmek isterdim.
0
cooperr
(22.03.26)
Çocukluğum travma üzerine travma ile geçti. Yetimhaneye bırakılsaymışım daha iyi olurmuş. Daha iyi yapsaydılar diye tek bir şey aklıma gelemiyor.

Her yaptığım, her başardığım bunlara rağmen. Orta okulda ayakkabımın altı delik olduğu için içine karton yerleştirirdim. Öyle minik bir şey de değil. Sadece dış yüzeyi var ayakkabının. Altta baş parmak biraz tutuyor, gerisi boş, gerisi karton koli. Bununla yarışa katılıp birinci geldim. Koli yırtıldı, betonda ayaklarım soyuldu. Beden hocası görüp babama haber verince evde üvey anneden oklavayla dayak yedim. Dayak yemediğim gün istisna sayılırdı. Hiç hatam olmasa bile kulaklarımdan kaldırıp kaldırıp duvarda sektirirdi beni. Duvarda kan lekeleri. Allah’a yalvarırdım acısını geçirsin diye.
0
gabe h coud
(23.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(16)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Aklıma ilk gelen flammlachs oldu. Avrupa noel pazarlarında görüp yediğim odun ateşinde pişen isli somon. Hatta birkaç ay önce resmen aşerdim. Tr de yok maalesef

Sonra mangosten ve rambutan aklıma geldi. Bali'de yemiştim bunları ama mangosten'i burda bir kez gördüm makroda. Hep oluyor mu emin değilim bence artık tropik meyveler bulunabiliyor. Senin ejder meyvesi bim e gelmişti mesela:d file'de de hep görüyorum ejder meyvesi
0
kullanicadi
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
chorizo- sucuk gibi baharatlı ama daha hafifi. sandviç içinde varsa hep onu sipariş veririm, pepperoniden daha çok seviyorum.

manchego peyniri- türkiye’de satılıyor mu bilmiyorum, çok severim.

marron glace- bizim kestane şekeri gibi ama glazed olanı. glaze o mushy dokunun dışını kıyır kıyır yapıyor, dokusu çok fark ediyor.

ramen- domuz brothuyla ve chashu ile yapılan ramen mükemmel bir şey. domuzdan ötürü istanbul’dakiler tırt doğal olarak. miso, mirin, ponzu sosları da seviyorum ama türkiye’de satılıyor diye yazmıyorum.

badem ekstratı- burada bazı keklere konuyor ve tadı başka bir seviyeye taşıyor. tada etkisi çok yüksek olsa da badem tadı seçilmiyor o yüzden çok underrated bir ürün.

ginger ale- çok seviyorum ama şekerli diye tüketmemeye çalışıyorum. türkiye’de de üretiliyor galiba artık.

peanut butter dolgulu pretzel nuggets- tr’ye gelmeli. damak tadımıza uygun bir atıştırmalık.

çiğ istiridye ve yanında mignonette- türkiye’de yemeye çekiniyorum ama keşke yaygınlaşsa. çok severim.

deniz kestanesi- kremamsı doku, çok severim.

riesling şarabı- satılıyorsa yeşillendirin. çok severim. tadı için “yeni açılmış tenis topu” gibi yazıyordu eskiden bir yerde, aklıma geldikçe gülüyorum :)

cilantro severim ama dünya genetik açıdan bu konuda ikiye ayrılıyor. o yüzden bilemiyorum.

edit: ramen dışında hep ürün/malzeme yazmaya çalıştım, soruyu doğru anlamamış olabilirim.
edit2: pandan çok güzel, evet! ube'nin rengini seviyorum ama çok bir aroması yok.
0
eileengray
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
Avrupada burda herkesin yazdığı şeylerin haricinde Singapurda pandan keki denemiştim. Tadı çok hafifti, bayağı güzeldi. Bi de yine orda red bean pasteli mochi (Singapura has olmasa da) denemiştim, onun tadı da çok hafiti.
0
truf
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
(4)

kilo almayan kediye nasıl bir mama vermeli?

my fault
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor. rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.biraz kilo a
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor.
rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.
biraz kilo alması için ne yapmalı? nasıl mama tercih etmeli?
yavru kedi ve doğum yapmış anne kedi mamaları var acaba ondan alıp biraz onla mı devam etsek.
0
my fault
(17.03.26)
kedi hızla kilo kaybetmiyorsa onu kilo almaya zorlamaya neden gerek duyuyorsunuz. bazı kedilerin türü incedir 3.8-4 kilo aralığı düşük değil. bahsettiğiniz yüksek kalori mamalardan verseniz hayvanın metabolizması gereği bu defa daha az yemeye başlayacak.
0
orpheus
(17.03.26)
Dişi kediler erkeklere göre daha zayıf oluyor zaten, ailede 3 dişi, 5 erkek kedi beslemiş biri olarak bunu rahat söyleyebilirim :D Cinsine göre değişir tabii ama maine coon gibi iri tipler değilse söylediğin kilo aralığı normal gibi. Hatta daha ufak tefek cinsler, siyam gibi, daha bile düşük kiloda olabiliyor.

Ben de hastalık gibi bi sebeple kilo vermiyorsa çok da endişe etmezdim aldırmak için. Bunun için sıvı-çorba şeklinde mamalar ve püreler var ama bu genelde yemek yiyemediği için kilo kaybeden kediler için uygun.
0
truf
(17.03.26)
tiroid sorunu olabilir, bir tahlil yaptırın. benim kızımda hipotiroidi vardı, tiroid ilacı kullandı ve biraz kilo aldı bu sayede. kedilerde nadir görülen bir durummuş tiroidin az çalışması.
0
batlegolas
(17.03.26)
dişi kediler biraz daha zayıf oluyor +1 veteriner kilo alması lazım demediyse bence de ayarları ile oynamayın. benim kedim erkek 5 kilo hatta 5,15 falandır. komşumun kedisi dişi ve muhtemelen o da sizinki gibi 4 kilo falandır çıta gibi kolları falan. vete sormuşlar normal demiş. bi de kediler erken kısırlaştırıldıysa da küçük kalıyolarmış sanırım, bizimki 11 aylıkken kısırlaştı o zamana kadar baya büyüdü tosun oldu.
0
Sadece soruyorum
(18.03.26)
(11)

Risk alma eşiğiniz ne durumda?

birdirbir
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?

Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?

Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir
(13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P

Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak

Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.

Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.

Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
0
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var?
+ Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.

- Risk alma eşiğin değişti mi?
+ Epey düştü.

- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
+ Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.

- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
+ İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.

boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.

kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.

yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.

etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.

eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
0
🌸birdirbir
(13.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(10)

kedisi astim hastasi olanlar

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz? evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz?
evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
pelet kum kullanın. kardeşim biokat's pelet kedi kumu kullanıyor astımlı kedisi için ama başka alternatifler de var. kediye yakın yerlerde deodorant, parfüm vs sıkmayın, yoğun temizlik maddesi kullanılacağı günler önlem alın.
+2
awlmi
(23.02.26)
suzininde kedisi astım şuan baya iyi kendi deneyimini şurda yazmış
www.suzionline.com
+1
eja
(23.02.26)
her gün elektrik süpürgesi aciliyor evde, halilari seneler önce kaldirdik, seneler önce buharli temizleyiciye gectik, toz alma ve yer silme isleri kimyasal kullanmadan hallediliyor, camasir yumusaticisini eco-friendly aliyoruz, deodorant hic kullanmiyoruz, oda kokusu keza öyle, parfüm sikacaksak banyoda sikiyoruz ki her gün degil ve sikar sikmaz evden cikiyoruz. anlayamiyorum nasil siklasti bu ataklari. gecen hafta 6 defa atak gecirdi.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
burdaki öneriler üzerine ben proline ekstra aldım toz neredeyse sıfır. çok geçmiş olsun.
+2
Sadece soruyorum
(23.02.26)
stress? yeni kedi veya değişiklik mi yaptınız, stresste tetikliyor, hepa filtreli süpürge kullanın sonuçta yeri süpürüyorsun ama tozu dışarı veriyor süpürgenin filtresi kirliyse veya hepa değilse süpürmekte fena yapar çocuğu
ben evdeki süpürgenin filtresini 6 ayda bir yeniliyorum her süpürmeden sonrada yıkıyorum

proline extra öve öve stok bulamıyorum artık +1
+1
eja
(23.02.26)
eja, dyson animal kullaniyoruz zaten. yok ya, hicbir sey degismedi. sadece yaslaniyor. maalesef :(
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kedi kumu olarak www.amazon.de

Bunun dışında nasıl bir iklimde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama hava nemlendirme cihazları bayağı işe yarıyor.
+1
truf
(23.02.26)
Mutlaka hava temizleyici alın. Çok fark ediyor.
+2
mesuta
(23.02.26)
@mesuta, marka tavsiyeniz olur mu?

@truf, cok nemli bir bölgedeyiz zaten, nem büyük bir sorun. ben acikcasi nemin de tetikledigini düsünüyorum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
hastanede winx kullanılıyor ama sharp çıkmış sanırım yeni filtresi yıkanabilen ve 5 sene giden, winx filtresi değiştirme gerekiyordu
0
eja
(24.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.