Giriş
(4)

ölü kokusu fikri nasil gider? (tipcilara bu sorum)

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bugün is icin anatomi ve adli tip fakültelerine gittim. gördüklerim degil ama özellikle anatomi dersleri icin kadavralari kaynattiklari ve kadavralari inceledikleri odalarin kokusu o kadar agirdi ki, o kokunun biraktigi hissi bir türlü atlatamiyorum. tüm üstümü basimi yikadim, banyo yaptim ama sanki
bugün is icin anatomi ve adli tip fakültelerine gittim. gördüklerim degil ama özellikle anatomi dersleri icin kadavralari kaynattiklari ve kadavralari inceledikleri odalarin kokusu o kadar agirdi ki, o kokunun biraktigi hissi bir türlü atlatamiyorum. tüm üstümü basimi yikadim, banyo yaptim ama sanki evim bile öyle kokuyor gibi geliyor.
hayir, formaldehit degil bu arada. anatomi fakültesinde bulunmus olanlar anlar hangi kokudan bahsediyorum. vücut yagi, kan ve kemik kokusu.
bu noktada psikolojik oldugunun farkindayim ama yemek bile yiyemedim aksam. isteyken öglen arkadaslarla kantine gidip gömdüm yemegi, ama zaman ilerledikce ve yalniz kaldikca asabim bozuldu. aksam yemekteki havuclari cigneyemedim, insan eti cigniyormusum gibi geldi. yemekteki yagin kokusu bana yagdan arindirma odasi kokusunu hatirlatti. hala midem bulaniyor. baska seylerle ilgilenmeye calisiyorum ama bu saat oldu hala aklimda o kokular var.
size sorum, bunu nasil atlattiniz?
-2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.04.26)
telkin etmek için söylemiyorum ama o duyduğunuz koku formaldehit denen bir kimyasalın kokusu. yani aslında sizi o kadar rahatsız eden koku basit bir stabilizör kimyasal. aseton koklamış ve rahatsız olmuş gibi düşünebilirsiniz, kendi içinizde dramatize etmezseniz çözülecektir.
+3
suicmeyenadam
(21.04.26)
yazimin icinden: "hayir, formaldehit degil bu arada. anatomi fakültesinde bulunmus olanlar anlar hangi kokudan bahsediyorum. vücut yagi, kan ve kemik kokusu."
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.04.26)
yorgunluktan gözümden kaçmış kusura bakmayın. benim başa çıkma yöntemim meslek hayatımda böyle ekstrem durum ve kokularla sık karşılaşabileceğimi kendime hatırlatmaktı. kendimi bu anlamda eğitmeyi düşünerek ve mümkün olduğu kadar 'acımadı ki, acımadı ki' diye düşünerek aşmıştım. bir de biz bunu yaşıtımız fakülte arkadaşlarıyla aynı anda yaşadığımız için o topluluk içinde olmak da travmayı minimize etti sanıyorum.
+1
suicmeyenadam
(21.04.26)
Tıpla bir ilgim yok ama o kokuyu biliyorum ve burda söyleyince direkt burnuma geldi ve midem bulandı. Koku hafızası bi türlü kaybolmayan bir kayıt sanırım duygusal hafızayı da tetiklediği için.

Bu tür kokuları anlık unutup düşünceleri değiştirmek için kendi ten kokunuzu koklayın diye okumuştum. Bende işe yarıyor ama seni bilmem. Bir de o görseli imajine etmeyi bırakırsan işin kolaylaşır :)
+1
truf
(22.04.26)
(5)

Kaygi ve bekleyis

Purple life
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
Bir haber beklerken kaygiyi azaltmak icin napabiliriz?
-1
Purple life
(20.04.26)
zor donemlerden gecerken (is stresi vs dahil) hep sunu hatirlatirim kendime "hangi zor zaman gecip gitmedi? hangisini atlatmadim? Hepsi gecti gitti. bu da gececek, hayat devam edecek."
+2
sttc
(20.04.26)
Ne gerek var diye düşünüyorum
Eskiden kargo beklemek bile heyecan vericiydi şimdi saldım çayıra birileri kayira
-1
artıküyeolmakistiyorum
(20.04.26)
Nasılsa olay yaşanmış ve sonuç bekleniyor. Yaşanan olay neyse değiştirilemeyeceğine göre kaygı yapmakla da elime bir şey geçmeyecek diye düşünüp uzaklaşmaya çalışıyorum ama anksiyetesi yüksek bi insan olduğum için çok üstüme geldiğinde ya kalkıp bi dolanıyorum ya da kendimi çok mutlu hissetiğim bi zamanı hatırlatcak bi müzik açıyorum.
0
truf
(20.04.26)
odağımı değiştirmeye çalışıyorum genellikle, neşeli bir arkadaşla sohbet, yürüyüş, yemek tarifi denemek vb.

ya da şu moda giriyorum;
youtu.be
+1
Phoebe
(21.04.26)
Odak değiştirmek +1

Bir de ben sonucun olumlu/güzel/hayırlı olacağını düşünmeye çalışıyorum. Bu şekilde düşündükçe konudan daha uzaklaşıyorum.
Olumsuz düşünceler girdap gibi, düşündükçe daha çok insanı çıkmaza sürüklüyor.
0
öylesinebiri
(21.04.26)
(8)

Sürekli sağlık raporu almak hakkında

dediysem dedim
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve do
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve dolayısıyla anlatmadığı derslerin sınavına girmek zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin rahatsızlığının dışında biz diğer akademik personel de bundan rahatsızız. Çünkü sınav haftalarında aldığı rapor sebebiyle bize ekstra gözetmenlik görevi yükleniyor örneğin. Bir şey söylenecek gibi olduğunda yasal hakkım, 40'a kadar yolu var diyor ve senelik olarak 39 gün rapor hakkını kullanıyor. Böyle durumlarda ne yapılabilir?

Düzeltme: Sadece resmi tatil haftalarına denk gelmiyor bu raporlar. Örneğin haftada üç gün dersi varsa o günlerde rapor alınıyor, diğer günler zaten dersi olmadığı için otomatik olarak haftayı bağlıyorlar.
0
dediysem dedim
(20.04.26)
hiç bir şey yapılamaz. bunu kullanan bir sürü devlet memuru var. ücretsiz izinde bir seçenek ama çoğunluk yanaşmıyor. 657 devlet memuru kanunu gerçekten çok abartılı. ben de memurum ve memurların yüzde 90'nı yatıyor. hiç bir şey yapamazsın, idare raporu kabul etmez hakem hastaneye yollar. ama hiç bir sağlık kurumuda rapor veren doktorun raporunu geçersiz kılmaz. kendine 39 gün raporu hak gören insanların ülkesiyiz biz. sorsan herkes vatansever ama bizim kadar devletini yiyen bitiren bir ırk yoktur.
+6
mikahakkinen
(20.04.26)
bu kadar rahat davranmaları, olası bir şikayeti değerlendirecek mercilerle (bölüm başkanlığı, dekanlık, rektörlük vd) veya siyasilerle sıkı bağları olduğunun göstergesi kabul edilebilir. dolayısıyla şikayetten bir şey çıkar mı bilemedim. böyle bir tabloda şikayetçilerin başının yanmayacağının da garantisi de yok ne yazık ki.
dilerim buna alet olan doktor da dahil olmak üzere yedikleri haklar burunlarından gelsin..
fikir veremedim ama kolaylıklar dilerim.
+2
lil siztah
(20.04.26)
istiyorsaniz, eksi sözlük'te baslik alti yazabilirsiniz. bir sey olacaginin garantisi türkiye'de yok, hatta size bir sey olma riski cok daha fazla ama sanirim ben bu riski alirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
raporların hastalık iznine çevrilmesi ile ilgili yönetmelik var. ilgili amirin onaylaması ya da hakem hastaneye sevk etmesi gerekir. Sevk edilmediğine göre amirlerle arası iyidir ya da amirleri korkutan siyasi bir gücü vardır.

Bu arada hakem hastaneye sevk etse de ishal boğaz ağrısı gibi bir şey ise iptali de çok olası olmuyor.
0
renegade
(20.04.26)
Öğrenciler dersini alamadığı dersin sınavına giremez, burda bir tuhaflık var çünkü iptal edilen dersler telafi dersi olarak diğer günlere serpiştirilmek zorunda. Bunu yapmıyorlarsa bu başlı başına bir suçtur ve direkt şikayet edilebilir.
+1
truf
(20.04.26)
Şu adama ulaşın bir sorun meseleyi :
Kendi de bazen akademi kavramı adı altındaki bazı yaramazlıklardan çok dertli.

m.youtube.com

Umarım bu karı kocaya dışarıda :
- ne iş yapıyorsunuz ? diye soru sorulduğunda
- bir üniversiye idaresine arada bir rapor sunuyoruz diyorlardır.
0
diyecevaplandı
(20.04.26)
@truf, yorumunuz için teşekkür ederim, bir açıklama getireyim. Telafi derslerini sabah 08.00 ya da 08.30 olacak şekilde planlayıp dilekçe yazıyorlar. Fakat o saatte öğrenciler zaten derse gelmiyorlar (bundan emin değilim ama ben öğrencilere dersin telafisinin duyurulduğunu da sanmıyorum). Kaldı ki kendileri de gelmiyor. Sadece dilekçede görünen bir telafi dersi anlayışı var.
0
🌸dediysem dedim
(20.04.26)
@dediysem dedim, muhtemelen duyurmuyorlar o zaman. ar-görlüğünü yaptığım bölümde bizde de vardı böyle bir karı-koca ama kocası bölüm başkanı ve rektörle yakın olduğu için kimse dokunamıyordu. onların sabah derslerine çok girmek zorunda kaldım. Hatta çoğu zaman ya gece whatsappdan mesaj atıp yarına ders notu hazırla sen gireceksin diyorlardı ya da sabah mesaj atıp biz biraz geç kalacağız sabah şu konuyu işleyecektik sen gir derse bahset diyorlardı. Görevi kötüye kullanmanın tam örneği bir çiftti. Sabahın körü de olsa derse girecek öğrenci illa ki oluyor. Ondan muhtelemen duyurmuyorlardır. Bu durumda öğrenciler şikayet edebilir ama muhtemelen onlar da dersten kalma, sonra dersi yine onlardan almak zorunda kalma korkusuyla bir şey yapamıyorlardır.

Bilemiyorum.Bu çok etik dışı bir durum ve genelde devlet üniversitelerinde oluyor nedense.
+1
truf
(21.04.26)
(11)

Buram buram bi aşk filmi tavsiyesi rica ediyorum.

luluki
Romantik komedi ya da holywood filmi dandikliğinde olmasın. Festival filmi havasında.Şimdiden teşekkür ederim.
Romantik komedi ya da holywood filmi dandikliğinde olmasın. Festival filmi havasında.
Şimdiden teşekkür ederim.
+1
luluki
(17.04.26)
yani bilemiyorum ne kadar tatmin eder ama;

en.wikipedia.org
0
orient blue
(17.04.26)
Keloğlan ile Cankız .
-2
diyecevaplandı
(17.04.26)
Fallen Leaves
Uzak İhtimal
In the mood for love
0
mutekebbir
(17.04.26)
Bi ara shepard vardı duyuruda. Onun yerini başka biri aldı. İnsan istenmediği yerde niye inatla durur ki? Hor görülmek niye insanın hoşuna gider?
+5
🌸luluki
(17.04.26)
Reconstruction
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
kırık bir aşk hikayesi
los amantes del circulo polar
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
@ luluki samimi olduğuma nasıl inandırayım bilmiyorum . Sil dersen silerim ama kimse bende engelli değil bilmiş ol.
Burada her an öne çıkanlardan çok arkaplandakileri biliyorum ben.
Cevaplar evet bende modern ve elit olmuyor farkındayım . Kusura bakma artık .
0
diyecevaplandı
(17.04.26)
O zaman bi Haneke gelsin, Amour.

www.imdb.com
0
truf
(17.04.26)
Aki kairusmaki filmleri festival filmi tadında
m.imdb.com
0
grimavi
(17.04.26)
Değeri bilinmeyen bir film önereceğim;

Ruby Sparks
0
put it in your appropriate place
(17.04.26)
When Harry met Sally. mubi.com
hollywood filmi ama dandik degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
(3)

Uyuz(?) Sokak Kedisi İçin Ne Yapılabilir

nop
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde.
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.

Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde. Kendisi dururken kaşınmıyor sanırım, pek sabit dururken görmediğim için emin de olamıyorum.

Ama yüksek ihtimalle bir dış parazit sorunu var. Biryerlere yaş mama bırakırsam ben yoksam gelip yiyeceğini düşünüyorum. Bu durumlarda güvenle verilebilecek bir ilaç veya takviye var mı?

Dediğim gibi yakalama şansım pek yok, hele sürülmesi gereken bir ilaç vs uygulamam çok zor beni parçalar muhtemelen.
0
nop
(17.04.26)
mantar da olabilir, uyuz olmak zorunda değil.
+1
gurur
(17.04.26)
bu şekilde bir tahminde bulunmak çok zor. deri hastalıklarına doktorun detaylı bakması gerekiyor. mesela mantara mavi ışıkla bakılıyor. ayrıca her sorun da ağızdan ilaçla çözülemeyebiliyor; egzama gibi durumlarda ilaçlı banyo tedavisi falan verebiliyorlar. yaşadığınız yerdeki belediye'nin hayvan birimine güveniyorsanız, onları arayabilirsiniz (gelip, yakalayıp, tedavi eden ekipleri varsa).
bu koşullar altında sizin yapabileceğiniz en makul şey, sağlıklı ve düzenli beslemek olabilir. bilmeden kullanılacak ilaç, yarardan fazla zarara sebep olur; ona girmeyin.
geçmiş olsun, elinize sağlık.
+1
lil siztah
(17.04.26)
Veteriner inceleyip test yapmadan net bir şey söylenemeyeceği için ilaç alıp vermek biraz riskli. Bana ringworm gibi geldi ama net bir şey söylemek pek mümkün değil.

Yalnız bilinenin aksine ringworm kendini UV ışıkta luminesans yaparak göstermek zorunda değil, hatta bu genelde çok düşük olasılık, doktorun test yapması lazım.

Alerji de olabilir. Benim kedi durduk yere kafasını aşırı kaşımaya başlamıştı bayağı, kelleşme de başlayınca herhalde ringworm dedim. Vet önce parazit testi yaptı, değil. Sonra ringworm için pcr yaptılar neyseki o da çıkmadı. Eleye eleye en sonunda mamadan kaynaklı alerji olduğuna karar verdik. Değiştirince kaşıntısı azaldı ve geçti.

Yani bazı belirtiler birbirine çok benzediği için teşhis karışabiliyor test yapmadan. Bazen belediyelerde yakalama filesi oluyor, onu ödünç veriyorlar. Yakalayıp götürünce hasta kedilerle ilgileniyorlar. Aklında olsun.
+1
truf
(18.04.26)
(10)

Zamanı geçiremiyorum

mete kudur
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.

Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.

Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.

Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.

ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.

çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.

Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur
(16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
+1
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-2
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir.
-Bir müzik aleti çalmayı öğren.
-Seni sosyalleştirecek bir hobi edin.
-Bir yabancı dil öğren, geliştir.
-Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir.
-Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır.
-Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım.
Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki.
Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum.
Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;

Sergileri takip edebilirsiniz.

Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.

Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.

Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.

Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.

Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.

Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.

Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok.
Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D

Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.

Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D

Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.

Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
0
truf
(16.04.26)
(bkz: anhedonia)
0
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
Kendine yakın gördüğün bir siyasi partiye üye olarak çalışmalara katıl. İşe yarar manada sosyalleşirsin. Genç yaşlı her telden insan tanırsın.
0
yurtsuz john
(16.04.26)
(7)

ayakkabi icine ne giyiyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina.
yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.

ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D
www.keenfootwear.com.tr

edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller.
Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum.
Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak).
Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce.
Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum.
Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi?
babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.

Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
siyah külotlu çorap dışında tül çorap kullanmıyorum. aslında külotlu çoraplarımı da 100den’e yakın seçiyorum. babetlerimi çorapsız (ya da kışın külotlu çorapla) giyiyorum. sneakerları bilekte pamuklu çorapla ya da uzun pamuklu çorapla seviyorum. birkenleri de kışın kalın çorapla giyiyorum hatta. hayatımda hiç ten rengi tül çorap giymedim sanırım; gıcır gıcır hoşuma gitmiyor. babet çorabından nefret ederim +1
0
eileengray
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
0
truf
(15.04.26)
(5)

Uykum var uyuyamıyorum

Batuhanolabilir
Yaşlanma belirtisi mi bu ne. Hiç stresli bir hayatım da yok Allaha şükür. Esniyorum esniyorum uykuya dalamıyorum. İlk defa başıma geldi. Çok acayipmiş. Uyku kaçması değil bu. Uykum var içim geçeyazıyor ama uyuyamıyorum
Yaşlanma belirtisi mi bu ne. Hiç stresli bir hayatım da yok Allaha şükür. Esniyorum esniyorum uykuya dalamıyorum. İlk defa başıma geldi. Çok acayipmiş. Uyku kaçması değil bu. Uykum var içim geçeyazıyor ama uyuyamıyorum
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
sürekli bir durumda doktora gitmekte fayda var, ama bir gün veya birkaç gün süren bir şeyse yaşlanmayla falan ilgisi olmayabilir, illa bir sebebi olmak zorunda değil. benim de bir günümün bir günümü tutmadığı şeyler oluyor. o gün fazla çay kahve içtiysenz o bile etkilemiş olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(15.04.26)
malesef bu bir lanet. uykulu ve yorgun olmak ama asla o uykuya dalamamak. o tatlı geçişi yaşayamamak bilen bilir. vagus siniriyle ilgili bir hareket öneriyorlar iyi geliyormuş bu durumlara. göz kapalı iken gözleri sağa sola aşağıya oynatıp sonra şaşı yapmak..araştırılabilir.
0
iwillsee
(15.04.26)
acaba son zamanlarda kafanızı taktığınız bir mevzu mu var? ondan da olabilir sanki...
0
pangea
(15.04.26)
bende de oluyor bu aralar. sözlükte herkesin uyutuyor dediği bir ağrı kesiciyi yazdı doktor alakasız bir bir sağlık sorunum için, o bile fayda etmedi.

ters psikoloji yapıp uyumamaya çalışmak işe yarıyor diyorlar.
0
inheritance
(15.04.26)
Yaşlanma belirtisi olsa koltukta bile uyuklarsın bence :)

Ben fiziksel ya da mental olarak aşırı yorulduğumda uykuya dalamıyorum ama bıraksan ayakta uyuycam. Belki sende de son zamanlarda böyle bir durum gelişmiştir. Uykuya dalmayı kolaylaştırıcı bitkisel bazlı haplar, magnezyum vs alabilirsin.
0
truf
(15.04.26)
(9)

Seyahatte ayakkabıyı nasıl taşıyorsunuz?

runaway
Valizin içine atmak bana pis geliyor. Poşete falan koysam da yine rahat edemiyorum. Valizde taşımak normal mi sizce?
Valizin içine atmak bana pis geliyor. Poşete falan koysam da yine rahat edemiyorum. Valizde taşımak normal mi sizce?
-1
runaway
(12.04.26)
posete koymak bunun oluru.
+8
baldur2
(12.04.26)
Poşete ya da kutuya koyup elimizde tasimayacagimiza göre evet valize koyuyoruz. Hatta ben ıvır zivirla beraber fermuarlı yerine koyarım fermuarsiz yere de çamaşır vs koyarim
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.04.26)
teklere ayrı ayrı buzdolabı poşeti geçirdikten sonra ikisini bir arada poşete koyuyorum. ondan sonra bavula.
+1
inveniam viam
(12.04.26)
buyuk buzdolabi posetleri var, 35*45 olanlar, ben onlara koyuyorum, yanima da 1-2 yedek daha aliyorum sorun yasamadim simdiye kadar. ama daha rahat ederim derseniz ayakkabi tasima cantalari var sunun gibi;
ty.gl
ama bence gereksiz ve temizligi de ayri is
0
in vino veritas
(12.04.26)
@inveniam viam'ın yaptığının aynısını yapıyorum.
hatta abartıyor muyum diyordum, abartmıyor gibiyim anlaşılan:)
0
lil siztah
(12.04.26)
Altını silip her çifti tabanları bi araya gelecek şekilde birleştirip çöp poşetine koyuyorum. Her çift için ayrı poşet oluyor. Zaten max 2 çift koyuyorum. Sonra hepsini daha kalın bi poşete koyuyorum.
0
truf
(13.04.26)
Ayakkabı kılıfları (bez torbaları) var bunun için.
0
gabe h coud
(13.04.26)
ayakkabıların içine çorap kilot doldurup sonra poşetliyorum.
-2
ground
(13.04.26)
Evde zibilyon tane bez çanta var onlara koyuyorum.
-2
peki madem
(13.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
+1
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-5
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-1
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(9)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
O ruh halinde kimseyi aramam. Niye sevdiğim insanların enerjisini de aşağı çekeyim ki? Çok büyük haksızlık olur. Kendi içimde hallederim genelde.
0
truf
(09.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(6)

kullanımı çok kolay bir video düzenleme programı

mezzosprite
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
0
mezzosprite
(06.04.26)
galiba videoları çoğaltıp manuel olarak kırpıp numaralandırıp arka arkaya birleştireceğim, zaman alsa da en kolay yöntem bu gibi geldi şimdi
0
🌸mezzosprite
(06.04.26)
Ben canva kullanıyorum.
0
truf
(06.04.26)
İnshot kullanıyorum. Capcut aynı özellikleri var.
0
ground
(06.04.26)
kdenlive.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
capcut ben kullanamıyorum kesme işinde çoğu videoyu kesmiyor veya uzun video ise kuçuk bir yerini kesmek saniyelik ayar yapmak zor oluyor
0
eja
(07.04.26)
+1 Inshot telefondan
0
gadlemler
(08.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
0
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(11)

Vefat etmiş üst soy sayesinde çifte vatandaşlık alınabilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti. Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış. Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler. Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler. Ananem çifte vatandaş de
Merhaba,

Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti.

Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış.
Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler.

Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler.

Ananem çifte vatandaş değildi. Sadece TC kimliği vardı. Ama e devlet üzerinde soy bilgilerinde doğum yeri vs her şey yazıyor.

Sadece ananem üzerinden Bulgaristan vatandaşlığı alarak çifte vatandaş olabilir miyim?

Yoksa kendisi vefat ettiği için mümkün değil mi?
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
benim de bir tarafımdaki üst soylar yunanistan sınırları içinde dogmus, ama yunanistan’da kabul olmuyor.

bulgaristan için @konusma’nin bir tanidigi soy atlayarak bulgaristan’a basvurmustu yanlis hatirlamiyorsam. o cevaplar birazdan. benim de diger taraftan buyuk buyuk babam bulgaristan tirnova dogumlu (soy belgesinde cikiyor) ama benim durumumda 2 soy atlaniyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Kuzenim basvurdu. Anne ve anneanne vatandaslik almadilar. Anneanne zaten 7-8 sene önce vefat etti. Anneyi de vatandaslik almaya ikna edemedi. Kendisi basvurdu. Sürecin daha uzun olacagini söylediler ama oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Anneannem de dedem de Bulgar göçmeni, orda doğmuşlar. Hayattalarken teyzem vatandaşlık için başvurmuştu bundan bi 10 sene önce falan sanırım ama herhangi bir sonuç çıkmadı. Sanırım birkaç defa arayıp sormuştu değerlendirilliyor gibi bişi söylemişler. Olan nasıl oluyor ve arkaplanda nasıl bir değerlendirme süreci oluyor bilmiyorum ama bizdeki durum da böyle gelişti. Hala bir sonuç yok :)
0
truf
(04.04.26)
Ayni durumdayiz. Bu isleri yillarrr once yapmis biriyle konustum. Ayakustu konustuk ama oluyor. Benim de ananem yasamiyor, sorun degilmis bu. Kisaca soyle: Ananede vatandaslik olmasina gerek yokmus, onemli olan zorunlu goc olayiymis cunku. Tarihler, zorunlu gocu ispatlayabiliyor.
Neyse, once annen alacak mecbur, sonra sen basvurabilirsin. Annene vatandaslik gelmesi 5 yil mi 8 yil mi neymis, o aldiktan sonra da sira sana geliyor ve anneye gore biz daha cok yil bekliyormusuz. Islemler de cok ucmus fiyat olarak. Hele bir de uckagitci bir danismanlik sirketine rastlarsan kimbilir kac para alirlar. Bana surec cok uzun ve fiyat yuksek geldi. Yoksa o tanidiklar ilerleyecektim. Tutari unuttum ama cok. Bir de sira bana gelince daha da ucuk bir rakam olacak islemler vs. Ben vazgectim ama oluyormus yani. Arastirip deneyebilirsin
-1
Kittie
(04.04.26)
Anneannen'in oradan nüfus kaydını sildirdigi tarihten önce doğan çocukları vatandaşlık alır. Eğer annen bu durumdaysa önce o alacak sonra siz alacaksınız.
Alır diyorum ama tabiki uzun bir süreç ve bu işlerde çok iyi bir avukatla ilerlemek kaydıyla.
0
etna
(04.04.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Kuzeniniz aldı mı vatandaşlık? Yani olumlu sonuçlandı mı başvurusu?

İlk başvurduğu tarihten itibaren ne kadar zamanda halloldu?

Kaçıncı kuşaktan akrabası üzerinden başvurdu acaba? Ananesi mi yoksa ananesinin annesi mi?

İnternette başvuru için doğum belgesi falan gerekir yazıyor. Kuzeniniz, kendisi üzerinden başvurduğu akrabasının doğum belgesini falan nasıl buldu? Arşivlerden mi?

Kuzeninizin akrabası kaç doğumluydu? Benim ananem 32 doğumlu. Yani yaklaşık 90-95 yıllık bir doğum belgesi bulmam lazım. Kuzeniniz nasıl buldu?

Avukat falan tuttu mu yoksa sadece kendi mi ilgilendi?

Bulgarca bilmemesi sorun oldu mu? (Bilmediğini varsayıyorum) İngilizce yeterli oldu mu? Yoksa tercüman mı tuttu?

Başvuru süreci tam olarak nasıl ilerledi? Nerelere, hangi kurumlara başvurması gerekti?

Biliyorum çok detay sordum ama müsait olduğunuzda yanıtlayabilirseniz çok çok sevinirim.
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@Kittie o kadar uzun mu sürûyor ya?

Araya aracı koymadan bireysel olarak Bulgaristan'a gidip başvursak daha kısa sürmez mi?

Yani bu süre yasal zorunlu bekleme süresi gibi bir şey mi yoksa kısaltılabilir mi?

Bir de bu başvuru ücretleri aracı olan özel firmalara mı ödeniyor yoksa bulgaristan devlet kurumlarına mı?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@etna Ananemin oradan nüfus kaydını sildirdiğinden emin değilim. Orada doğmuş, ilkokulu falan orada okumuş. 17 yaşındayken zorunlu göç ile türkiye'ye gelmişler.
Belki de halen oranın da vatandaşıdır.

@eileengray Arada 2 soy olsa bile siz başvurmayı denediniz mi?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
kuzenimin anneannesi bana akraba olmadigi icin kac dogumlu, dogum belgesi neredeymis gibi sorularin cevaplarini bilmiyorum. basvurdun mu, dedim; basvurdum dedi. ne kadar da cikacakmis, dedim; annem almadigi icin biraz uzun sürecekmis ama tam zaman vermediler, dedi. ivit ivit detay sormadim acikcasi beni ilgilendirmedigi icin o kisimlar. dedigim gibi, anneannesi orada dogmustu, kuzenim anneannesi üstünden vatandaslik basvurusu yapti. kuzenimin annesi basvuru yapmadi. basvuru gecen seneydi. islem su an sürüyor, henüz almadi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Bildiğim kadarıyla bulgaristan kuşak kuşak başvurulmasını istiyor. Önce orada yaşayan sonra onun evladı sonra torunu. Mesela romanya göçmeninde bu şart aranmıyor. Ülkeden ülkeye şartlar değişiyor
+1
Unde bach canim
(05.04.26)
@anaphylacticshock

Benim de buyukanne ve buyukbabalarim Bulgaristan ve Yunanistan gocmeni. Benim birkac yakinim bu yolla vatandaslik aldi. Yalniz bildigim kadariyla bu tur basvurularda cok net bir sekilde kanit sunman gerek.

Eski fotograflar, anilar, su tarihte surdan suraya gocmus vs aile ici anlatilan hikayelere dikkate almazlar. Buyuklerinin Bulgaristan'da dogmus olmasi ya da ordan goc etmis olmasinin da bir onemi yok. Cunku Bulgaristan'da yasayip Bulgar vatandasi olmayan cok Turk vardi...

Bir sekilde aile buyuklerinin Bulgar vatandasi oldugunu kanitlaman gerekiyor. Anneannen Bulgaristan'da dogmus bir Turk olabilir. Orda okula gitmis olabilir. Bu bile onun Bulgar vatandasligi oldugunu kanitlamaya yetmez.

Anneannenin Bulgar pasaportunu, Bulgar kimligini, ya da Bulgar oldugunu gosteren bir belge varsa elinde o zaman isler degisebilir.

Anneannenin adini, tam ya da tahmini dogum tarihini, anne baba adlarini, tam dogum yerini, koyunu, mahallesini mail atarsan, sana vatandasligi bulunup bulunmadigini, vatandasliktan cikip cikmadigini, kaydi var mi yok mu soylerler ama sana pasaport bilgisini EGN numarasini falan soylemezler. 1978'de anneannen hayattaysa mutlaka bir EGN numarasi olmali. 1978'den once Bulgaristan'dan ayrildilarsa o zaman EGN'leri yoktur. Bu numara varsa kayitlari aninda bulurlar. Yine bu numarayi sana vermezler. Senin bilmen gerekiyor.

Arsivin mail adresi burda: [email protected]

Bulgarca mail atarsan daha iyi olur. Birkac yontem daha var en basiti bu. Kayit ile ilgili anneannenin yasadigi belediyeye ve pasaportu olup olmadigiyla ilgili icisleri bakanligina mail atarsan cevaplarlar.

Adalet bakanligina da bu kisinin vatandasligi var mi yok mu, vatandasligini birakmis mi diye sorabilirsin. [email protected]

Bu anneanne, dede basvurularinin sonuclanmasi, belgeleri toplayip konsolosluga basvuru yaptiktan sonra en az 2 sene suruyor ona gore.

Bu arada umudunu kirmak istemem ama Bulgaristan'dan gocen Turklerin cogu nenesinin dedesinin Bulgar oldugunu saniyorlar. Halbuki cogu Turkiye'ye goctukten sonra Bulgar vatandasligini birakti. Hatta Turkiye de Bulgar vatandasliginin birakilmasini sart kostu. Yani Turkiye'ye girdiginiz anda Bulgar vatandasligini kaybettiniz. Bu yuzden cogu kisi Bugun Bulgar vatandasligi alamiyor. Sinirdan gecerken kaydu kuydu olmayanlar. Bulgar vatandasligini birakma belgesi imzalamamis olanlar kayitlarda bulgar vatandasi olarak kaldilar.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(05.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(4)

Seul'den Hediyelik Ne İstenir?

mor bembombom
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.- Mario peluşları gelecek.- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur. - Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dol
- Nintendo Switch (Lite?) cepte, o kesin gelecek.
- Mario peluşları gelecek.
- "Mochi" diye tatlıları ünlüymüş, o gelecek.
- Kozmetiğe ilgim yok, gelmese de olur.
- Cep telefonu düşündüm ama galiba imei bilmem nesiyle arada en fazla 10 bin oynuyormuş, vazgeçtim.
- Alttaki Japonya sorusundan çalayım, dolma kalem veya saat isteyebilirim. Belki daha ucuzdur, fiyatlara bakayım.

Başka ne istenebilir, ne getirilirse iyi olur? Doğu Asya'ya bir daha kimin yolu düşecek, şunu da denemiş ol dediğiniz her şeye açığım.
0
mor bembombom
(01.04.26)
Kozmetik düşünmüyorsan ben olsam makgeolli, kimchi ve korean red ginseng isterdim :)
0
truf
(01.04.26)
soju (shot olarak iyi gidiyor)
0
eileengray
(01.04.26)
En azından güneş kremi isterim ben olsam. Sonucta kozmetik de olsa işin sağlık boyutunu da kapsıyor.
0
fraise
(01.04.26)
kore'de kışlar sert geçtiği için, kalın montlar ve kışlık botlar çok çeşitli ve uygun fiyata bulunabilir. outdoor ürünleri de revaçta olduğundan, binbir çeşit marka ve ürün seçeneği var. bir de markalarda, bizdekilerden farklı olarak çok tatlı collab ürünleri falan oluyor. north face tr'dekinin yarı fiyatına, columbia 1/4 fiyatına falan satılıyor. bu markaları daha da ucuz almak isterlerse, seul station'daki outlet mağazalarına baksınlar. ancak koreliler bize göre ufak tefek olduklarından, m'den büyük kadın ürünü bulmak zor mesela. yine, erkek ayakkabısı örneğin, 43'ten büyük bakacaklarsa direkt iteawon'a gitsinler (amerikan üssünün çevresindeki mağazalarda 47-48'e kadar bulmak mümkün). giyecek için japon markaları olan uniqlo ve muji'nin mağazaları yaygın; bunlara bakılabilir.

cilt bakımı ürünü aldıracaksanız, buradan bildiğiniz kore markaları (beauty of joseon, isntree vs) değil de, mağazaların önerdiği ve ucuzluk olmayan/orta segmentte mesela anua gibi markalara baksınlar. çok ayak altı olmayan bir olive young'a giderlerse (mesela konkuk university durağının dibindeki devasa mağaza), cilt tipi ve gerekli ürünleri söylerlerse, onlar sepet yapıyor; harika önerilerde bulunuyorlar. makyaj yapmayan biri olarak benim önereceğim, göz altı kapatıcısı olarak shaishaishai banana conceal cream diye bir ürün var; hem nemlendirici, hem kapatıcı; onu kesinlikle aldırın derim. ayrıca siz kullanmasanız bile, yakın tanıdıklara vermek için myeongdong'daki kozmetikçilerde 10 alana 10 bedava gibi yüz maskeleri oluyor. missha'nın pirinçli olanları tr'de viral olmuş sanırım; hediye edince bayılıyor herkes, hem de çok ucuz.

hediyelik olarak, hbaf diye bademin binbir aromaya bandırılmış hali olan bir ürün var. her yerde devasa mağazaları var ama tek bir çeşidi bile güzel değil; bence aldırmayın. yine viral olan buldak carbonara (pembe paket) noodle'lardan isteyebilirsiniz. orada 5'li paketi 200 tl ise burada bin liradan fazlaya satıyorlar (alacak olursanız acısını kullanmadan yapın, yanarsınız). siyah fasülye ezmesi var, tatlı olarak tüketilen; ondan alınabilir. bir de severseniz yaprak yosunlar 10'lu 20'li paketlerde uyguna satılıyor; ondan olabilir. muji'de çok güzel bitki çayları var bu arada.

peluş, oyuncak falan aklınıza ne gelirse, özellikle milyoncu gibi mağazalarda tonla mevcut malum. geçenlerde bir yerde sanal bebek gördüm; bin küsür liraya satıyorlardı, ki orada olsa olsa 100 lira civarıdır; alıp, nostalji yapabilirsiniz:) japon kalemleri buraya göre uygun. versatil kalem olarak, örneğin ohto çeşitleri olabilir, kuru toga'nın binbir çeşit limited editionları olabilir (gangnam'da devasa bir kyobo mağazası var, böyle ürünler oradan alınabilir). dolmakalem vergi iadesiyle daha uyguna geliyor, evet, ama yarı fiyat falan da değil (aldıracak olursanız, içinde kartuş varsa muhakkak çıkarsınlar uçağa binmeden). bunda da tr'de olmayan özel serilere falan bakarsanız anlamlı olabilir. studio ghibli mağazaları çok çok güzel ama fiyatlar da el yakıcı maalesef. bir de güneş gözlüğü ve dereceli gözlük için farklı çerçeveler alınabilir ama denenmesi gereken şeyler olduğundan bilemiyorum. bana kalırsa kore'de en cazip alışveriş; giyim, aksesuar, kırtasiye vd bakımından burada olan ürünlerin, buralara uğramayan modellerini almak olurdu; ancak işin içine kişisel zevkler girince, kırtasiye dışındakileri başkasına seçtirmek iyi sonuç vermeyebilir tabii.

genel geçer elektronik ürünlerde, tr ile benzer fiyatta olanlar olduğu gibi, yarı fiyatına gelen ürünler de var. tek tek bakıp, karşılaştırmak lazım. saç şekillendirici için dyson'a alternatif olarak shark marka öneriliyordu. iyi kulaklıklar çoğunlukla yarı fiyatına; tek bir elektronik ürün alacaksanız, bunu öneririm. ters olmayacaksa song-pa'daki lotte world mall'ın içindeki lotte himart'a baksınlar; her türlü elektronik ürün var. designer çanta gibi ürünler, yine bu avm'nin bitişikteki bir binasında mevcut. kore'de designer merakı tavanda olduğu için, vakit varsa, ikinci el mağazalarda çok uyguna ürünler düşürülebiliyormuş.

şimdilik aklıma gelenler bu kadar. spesifik bişey varsa, sorunuz.
+1
lil siztah
(01.04.26)
(4)

Kelime bilgisi nasıl çalışılmalı?

zen1th
Yabancı dilde;O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,Flashcards kullanarak,Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir
Yabancı dilde;
O kelime ile ilgili cümle kurup yazarak,
Flashcards kullanarak,
Kelimeyi ve anlamını sesli okuyup defalarca tekrar söyleyerek,
Sözlükteki örnek cümleleri okuyarak...
gibi çoğaltılabilecek tüm örnekleri denedim ama hala çalıştığım her kelimeyi kolayca ezberleyemiyorum. Yok mudur pratik bir yöntemi?
+1
zen1th
(30.03.26)
bağlam içinde öğrenip aktif kullanmak. başka bir yöntemi yok. kolay gelsin.
+3
AlsterWasser
(30.03.26)
Ben cümle kuruyorum. Abuk sabuk ve basit cümleler oluyor, içinde anlamını bilmediğim başka kelime olmuyor öyle eksantrik cümleler değil.

Onun dışında dualingo ve flashcardlardan ollllldum olası nefret ediyorum. Eşyaların üzerine kelime yapıştırmayı, en çok kullanılan benzer gelimleri gruplayıp kağıda yazıp en sık geçtiğim yerlere yapıştırmayı da denedim, işe yaramıyor bende.

Ezberi kuvvetli biri hiç olmadığım için anca o kelimeyi geçtiği cümle ile hatırlıyorum. Bir de o kelimlerin geçtiği basit textler okuyarak pekiştiriyorum.
+1
truf
(30.03.26)
(bkz: notebooklm)
0
rakicandir
(30.03.26)
alsterwasser +1

bağlam çok yardımcı oluyor, o yüzden cümle içinde kullanmak ve hatta farklı cümlelerde kullanmak en iyisi. eğer pratik yapma/canlı kullanma şansınız yoksa yazın. yazarak da olsa aynı cümleyi çeşitli ama ana fikirden çok uzaklaşmayacak şekillerde kullanmaya çalışın.

beyin özellikle belli bir yaş/yorgunluk düzeyinden sonra yeni kelimeyi çok soyut algılıyor, sık kullanmıyorsanız "aha öğrendim" deseniz bile aynı hızda unutabiliyorsunuz. bağlam ve aktif kullanım çok önemli. şöyle düşünün türkçede kalem dendiğinde de muhtemelen kafanızda sadece beyaz arka fonda bi kurşunkalem canlanmıyordur, bununla ilişkili bir çırpıda aklınıza bissürü şey gelir. yabancı dildeki kelimeler de öyle. sağından, solundan bi yerden tutturmak lazım ki düşmesin.
+3
der meister
(30.03.26)
(7)

Spotify Playlistlerinizi nasıl düzenleniyorsunuz?

AlsterWasser
sb.her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum. ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin al
sb.

her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?

benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum.

ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin alt-türleri gibi olanları tek bir şemsiye türde birleştiriyorum ama yeni keşifler oldukça playlistin bazen karakteri değişmeye başlıyor can sıkıyor.

gurme playlistçilerden öneriler lazım.
0
AlsterWasser
(30.03.26)
Ayrı ayrı
0
duster
(30.03.26)
genelde mod/tempo ya gore. 1 tane arsiv/copluk playlistim var. digerleri iste spor playlisti, sabah kahvesi playlisti, aksam yemegi playlisti filan, tempo ve tarz ayrisiyor. playlist yapmayi da biraktim son zamanlarda; benimkilere benzer biseyler yapan illa ki o,ustur diyip aratip onume cikani aciyorum. insanlarin yaptigi playlistere tiklamaya ozen gosteriyorum, spotify'in bana onerdikleri fazla kisisel oluyor.
+1
taurina
(30.03.26)
Benim genelde tür-tempo şeklinde oluyor. Aynı parçayı farklı iki listeye eklediğim de olabiliyor.
+1
truf
(30.03.26)
Enstrumanlara gore duzenledigim var. Ayrica annas archive metadasina gore popularity e gore de duzenledim. Popularitysi 49-100 arasinda olan 250k sarki var playlistimde
+1
lapaz
(30.03.26)
Baktim simdi benimkiler, ruh(ikindi vakti muzikleri, geceler), durum (kosu, yol muzikleri), dil( kürtçe, Arapça, vs), tür, sanatçı/grup şeklinde.
+1
Amaranta ursula
(31.03.26)
Ayırmıyorum. Winamp zamanından beri böyle geldi, böyle gidiyor. Iron Maiden'dan sonra Arif Sağ çalar. :) Kötü bir şey değil bence.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Çok karışık düzenlemek için bir günümü ona ayırmam gerek ve çok üşeniyorum.
Yerli ve yabancı olarak iki ana grup var içinde türden bağımsız sevdiğim şarkılar var.
Spor, soundtrack, govend, yerli, yabancı diye kendim oluşturduğum listeler dışında başkalarının listelerini de indirip dinliyorum, sevdiğim sanatçılara özel hazırlanmış “this is ….” listelerini seviyorum zamanla oradan kendi listelerime uygun yere geçiriyorum sevdiğim şarkıları.
Düzenli takip ettiğim podcastleri otomatik indirmeye alıyorum yalnız yemek yerken çok iyi oluyor hemen birini açıyorum.

Düzenlemek istediğimde de yapabildiğim tek şey artık dinlemediklerimi silmek.
Neye göre nasıl düzenleyeceğimi pek bilmiyorum, çok karmaşık.
+1
mutekebbir
(31.03.26)
(9)

Türk versiyonu olamayacak dizi

michael_knight
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar. (Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?

House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar.
(Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
-2
michael_knight
(30.03.26)
sense8 :)
+1
amelie poulain
(30.03.26)
Black mirror olabilir mi
0
egerbiryolcu
(30.03.26)
battlestar galactica
0
redlinetheturk
(30.03.26)
House MDyi çekmişlerdi galiba Hekimoğlu diye mi ne :)

The Lord of the Rings-The Rings of Power ya da Stranger Things gibi diziler olurdu bence. Maaliyetli olduğu için biz çekince yavan kalabilir :)
0
truf
(30.03.26)
shameless tabii ki.

soruyu yarim okumusum ama.

six feet under diyorum o zaman. ay aman allah korusun diyip konu kapanir herhalde.
+1
taurina
(30.03.26)
Shameless cekildi. Hazal kaya oynuyordu hatta.

Utopia. Ceken herkes gözaltina alinir.
+1
Purple life
(30.03.26)
Masters of Sex.
+2
auroraaurora
(30.03.26)
Oz - Hapishane ortamında Erkek erkek ne şiddetler ne aşklar yaşandı. Dizi, ilk bölümü biteremez. 17.dakikasında reklam girer, bir daha dönemez.

The Good Place - En ufak dini şakanın, mizahının yapılamadığı bir ülkede, Good place (cennet) - Bad Place (Cehennem) Felsefesi üzerine komedi yapılacak. Peki oldu tamam.

house of cards - Biat kültürü olduğundan ve algımız kapalı olması nedeniyle imkanı yok.
+3
put it in your appropriate place
(30.03.26)
The walking dead. Bizde bu tür işler komik oluyor.
0
ekimoloji
(30.03.26)
(14)

Yeni veya geç kesfettiğiniz tatlar var mı ve nedir?

egerbiryolcu
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/

Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
tembel kumpir dediğim şey. patatesi haşlayıp püre yapıyorum. varsa içine biraz süt, tereyağı ve kaşar... bu haliyle bile çok lezzetli oluyor zaten. bunu yayıyorum küçük bir kaba. üstüne ne varsa artık ton balığı olur, salam-sosis olur, zeytin olur... haşlamadan dolayı biraz zaman gerektirebiliyor ama hem çok pratik hem çok lezzetli oluyor. özellikle evde ekmek yoksa süper alternatif.
+3
der meister
(29.03.26)
midye iç pilavı yapmayı öğrendim. tadı sokakta satılan midye dolmayla aynı oluyor. midye yoksa ton balığı ekliyorum.

wasa ekmeğini keşfettim. diyet için iyi tok tutuyor.

tablacı salatası yapıyorum. kebapçı salatası. et yemeklerinin yanına yakışıyor.
+1
yurtsuz john
(29.03.26)
Pirinç yufkasından 52668263 çeşit yiyecek yapabiliyorum artık

www.instagram.com

Neredeyse hepsini bu sayfadan öğrendim. Seneleeer önce cafe fernandonun blogunda reyhanlı bulgur pilavı görüp denemiştim o da çok güzel oluyor tavsiye ederim.

www.instagram.com
Milföy hamuruyla mini lahmacunlar yaptım bir de yakın zamanda. Çok güzel oldu
0
kullanicadi
(29.03.26)
Sütlü çay.
Geçen i swear filmini izledikten sonra hadi bir deneyeyim diyerek başladım ve şu an hastasıyım.
Sütlü kahveden nefret ederim ama kahve de bir yerden sonra bayiyor gün içinde, burayı süper doldurdu. Akşam da yemekten sonra falan içiyorum. Bağımlısı oldum.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Nugget la çilek reçeli fena gitmiyor. Tam çilek değil de daha ekşili bir reçel, marmelat gibi bir şeyle tavuk kızartma özellikle şarabın ya da biranın yanında hoş oluyormuş.
0
sekizdokuzon
(29.03.26)
Tortillanın içine dilediğim malzemeleri koyup, rulo yapıp kısık ateşte içindeki malzemeler eriyinceye kadar pişirip yemek.
+1
truf
(29.03.26)
yeni keşfetmedim ama bu aralar çok sık rezene tüketiyorum. tohumu ya da baharatı değil bu arada. sebzenin kökünü dilim dilim doğrayıp rezene salatası yapıyorum. istanbul’da sebze olarak bulabileceğim yer biliyorsanız yeşillendirirseniz çok sevinirim.

www.tazemasa.com
0
eileengray
(29.03.26)
Sade keki hiç sevmem ama tahinli kekin müptelası oldum.
Bir de şu kek muhteşem:
www.damyskitchen.com
Alakasız başka bir örnek ise kuru fasulyede soğanların yüzmesini hiç sevmezdim artık bir soğanı tüm haliyle içine atıyorum hem tadını veriyor hem de görüntüsü daha iyi oluyor.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
munchies için kaynak gibi kaynak.
0
birdirbir
(30.03.26)
hurma.
cocukken ve gencken nefret ederdim, 35den sonra yemeye basladim simdi eksikligini hissediyorum evde olmayinca.
+1
cooperr
(30.03.26)
Yoğurdun kaymağı.
Hurma +1
Bu ikisini önceden sevmezdim.
Yeni keşif ise kamkat. Hem lezzetli, hem pratik.
0
auroraaurora
(30.03.26)
Krema sevmezdim bir makarna bağımlısı olarak, son zamanlarda baya baya yemeye başladım.

Enginar bi' de, 40 yaşıma kadar ağzıma koymadım, şimdi bayıla bayıla yiyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
bulgur pilavina toz nane atmak. yurt disinda bir restoranda yemistim, bayildim. bence bir sans verin, karabiber atmadan.

soru gercekten boyle mi ya, cevaplar biraz garip. "ben cocukken sarimsak yemezdim ama simdi yiyorum." bravo sana! aydinlandik!
+1
Sour
(30.03.26)
YULAF!

ama ogutulmus degil de kesilmis olandan. 10 dkda risotto gibi bir kivam aliyor. bazen tavuk suyunda haslayip icinde yogurt atip yiyorum, bazen haslandiktan sonra uzerine mantar, ispanak fln koyup normal risotto niyetine yiyorum, bazen de normal suyla haslayip icine bal, elma, muz fln koyup tatli niyetine yiyorum.
0
taurina
(31.03.26)
(5)

İntrovertligin en belirgin işareti nedir?

sekizdokuzon
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?Teşekkürler.
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(29.03.26)
dünyada sosyalleşme şekli, toplum yapısı, güvenliği son on senede ve özellikle de pandemi boyunca çok değişti. o yüzden eskiden içe kapanık olduğu düşünülen insanların yapmadığı şeyleri şimdi çoğunluk yapmıyor.
0
malheiros
(29.03.26)
5dk konuştuktan sonra gelen yoğun baş ağrısı ve aşırı yorgun hissetmek.
0
truf
(29.03.26)
Açılın Intovert geldi.

Birbiriyle bağlantı iki durumdan varsayım olarak söz ederim.
- "Sosyalleşmenin bir yerinde sohbet ile muhabbet tamam iyiler ama yordu be ya, bitse de gideyim dinleyim" demem
- Saatler süren sosyalleşme sonrası; umarım ertesi gün kimseyle muhattap olmamayı istemem.

Bunlardan bağımsız; tek başıma geziye/tatile gitmek.

Şahsen; Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim diyorsam karşımdakinin dallama olduğunu düşünürüm.
0
put it in your appropriate place
(29.03.26)
Dalaylama derim bende put in dediği şeye ve uzarım.

Aptala tahammül edemiyorum şahsen. Sıkılma sürem 60 sn altında, biraz da çevremdeki zeka seviyesinin getirdiği bir konfor alanı kaynaklı bu. Son ilişkim de çok iyiydi bu konuda, ister istemez biriyle uğraşma birine bişi anlatmak öğretmek zor geliyor. Nefesim daralıyor. Hani ortamda 1 şey anlatırsın ama birileri 2. Adımı bekler sen ise 3.adımı yakalama hızındasındır. Ben o 3 üm işte. Yavaş kalıp, reaksiyon gösteremeyenler sebebiyle pek muhatap olasım da gelmiyor. Çoğunlukla 3 lere bile anlatasım olmuyor ama en azından onlarla vakit geçirebiliyorum.

Baş ağrısı gibi değil ama böyle zamanı tek iken daha kaliteli geçirip, uzun zaman yalnız kalacağımı düşünürdüm. Ta ki o kızla tanışana kadar. İntrovert 2 ama beni de yanında istiyordu, zamanla da o ahengi bulmuştuk. Demek istediğim introvert lik yalnızlık değil, karıştırılmamalı, asosyallik değil. Pek çoğunuzun cesaret edemeyeceği kadar cesur, sosyal, konuşma yapabilir, bin kişi önünde kağıtsız sunum yapabilecek potansiyelde olan biri. Sadece cidden pek çok şey çok yavaş geliyor. İçine kapanıklık ise hiç değil. Evde bile bir sürü şey üretebiliyorsunuz ama kaynaklar son dönemde çok pahalı hale geldiyse bu sekteye uğruyor, soruna yanıt olması adına bu denli detaylandırıyorum: o tek iken olan etkinlik keyfi oluyor. Her ortamda heh kaçayım modu değil. Çok basit bir dille: 15 kişilik eğitim sınıfında çok sıkılınca tek yaparım diyip ilerlemek. Ancak eğitimi toplu alıyorsa sıkıcı hal alıyor, seçenek olmayınca aranızda gibi görülüyor. Halbuki öyle değil. Bence pandemi sonrası çok daha ortaya çıkmış birşey.

Özetle işlevlilik seviyesi fark edebilir ama bu çizgiler varsa introvertliğin tanımı n kez olabilir bence.
-1
baldan kaymak
(29.03.26)
bir süre sosyalleştikten sonra gelen dinlenme isteği.
+2
nickini degistiren yazar
(30.03.26)
(7)

gökyüzünü görmüyor oluşumuz ve etkileri üzerine

biseysorcaktim
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;https://www.lightpollutionmap.infohttps://www.handprint.com/ASTRO/bortle.htmlözel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz
ışık kirliliği haritasına bakarken aklıma geldi;
www.lightpollutionmap.info
www.handprint.com

özel bir çaba göstermediğimiz sürece bizim neslimiz hiç gökyüzünü tam manasıyla görmedi. gökyüzünün berrak ve etrafın ışıksız olduğu gecelerde bile türkiye'den görebildiğimiz gökyüzü berraklığı bortle-4 seviyesinde muhtemelen.

anne-babalarımız hatta belki de onlardan önceki nesiller gökyüzünü çıplak gözle gördüklerinde gerçekten yola saman dökülmüşçesine, gökyüzünde binlerce ışık yayan cisim görüyorlardı. üstelik farklı renklerde görebiliyorlardı, yani şimdilerde profesyonel makinalarla ve uzun pozlama ile çekilmiş gökyüzü fotoğraflarına benzer görüntüler neredeyse her akşam onlarla beraberdi.

milyonlarca yıldır insanlar kafalarını kaldırdıklarında bir sürü ışık görürken sonraki nesillerin özel bir çaba göstermediği sürece bir tane bile yıldız görmeden büyümelerinin etkileri nedir sizce?

bence bu çok büyük bir kırılım.
binlerce yıldır insanlara bu gökyüzü ilham vermiş, yön vermiş, evrendeki yerinin büyüklüğü-küçüklüğü hakkında ipucu vermiş, ama binlerce yıl sonra bu akış tamamen kesilmiş ve sıradan insanlar günlük hayat akışlarında gökyüzünden tamamen kopmuşlar.
0
biseysorcaktim
(28.03.26)
Gece yıldızları tam anlamıyla görememenin çok büyük etkileri olduğunu sanmıyorum açıkçası. Işık kirliliği gibi olguların etkisi daha büyük olsa gerek psikolojik anlamda. Yani yıldızlı gökyüzünün yokluğu değil de, ışık kirliliğinin varlığı daha büyük bir etki olsa gerek.

Hayal gücünün yıldızlara bağlı şekillenen parçasınım kırıldığı doğrudur, çünkü göremiyoruz dediğiniz gibi. Ancak hayal gücü yıldızlı gökyüzüyle yok olan bir şey değil ki, yıldızlı gökyüzü bir niş, bu niş boşaldığında başka bir şeyle dolar. Hayal gücü insanın bir şeye anlam yüklemesiyle gelişiyor, anlam yüklemek de yine insanın elinde. Bu yıldızlı gökyüzü olmaz şehir silüeti olur, başka şey olur...

Oldukça kırsal bölgeleri düşünün, bortle ölçeğine göre 2-4 seviyesinde birçok yer var. Neticede buralarda herkes şair falan değil öyle değil mi? Hatta çoğu değil. Hatta sanırım çok mutlu oldukları da söylenemez. Ha da ne bileyim, yıldızlı gökyüzü, hoş bir manzara olmasının yanında maksimum ne kazandırıyor olabilir bu insanlara? Aynı şey evrenin büyüklüğü ile alakalı konuda da geçerli. Bu konu üzerine ilham alınabilecek başka kanallar var. Bunlardan birçoğu geçmişte yoktu.

Yıldızlı gökyüzü görsek güzel olurdu ancak eğer sorgulanan şeyin odak noktası bu eksikliğin "insan üzerindeki etkisi" ise bunun çok büyük olduğunu sanmıyorum.
+1
akhenaten
(28.03.26)
Gökyüzünü görüp görememekten öte, oturup izlemeye vakit ayırmak da önemli bir konu bu anlamda bence. Çocukken yaz tatillerinde memlekete gittiğimizde, bahçeye kilim atıp saatlerce gökyüzünü izlediğimizi hatırlıyorum. Şimdi tatil için gittiğim yerde ışık kirliliği oldukça düşük düzeyde ve Samanyolu falan net biçimde seçiliyor, fakat yapacak o kadar çok başka şey var ve dikkat sürem o kadar düşük ki, 10 dakikadan fazla kesintisiz izlediğimi hatırlamıyorum şahsen. O da genelde, meteor yağmuru zamanına denk geldiğimde, kayan yıldız görmek için.

Bir de anne babalarımızın zamanında bile gökyüzü daha gizemliydi sanıyorum. Şimdi basit bir uygulamadan, telefonu doğrulttuğun bir yıldızın şeceresini öğrenebiliyorsun. Annem çocukken anneannem bir gece uyandırıp ona kuyruklu yıldız göstermiş; annemin ödü patlamış :D Bu gibi doğa olayları yeni nesiller için çok sıradan ve önemsiz sanırım. Senede bir kaç kez tutulmalar heyecan yaratıyor; o da çoğunlukla stori atmalık foto için.
+1
lil siztah
(28.03.26)
samanyolunu çıplak göz ile ilk defa 15 yaşımda egenin bir sahil köyünde görmüş ve çok şaşırmıştım. evet şehirliler gerçekten bu keyiften mahrum. sadece keyif de değil belki de insanın ne kadar ufak değersiz, önemsiz olduğunu anlama becerisini de maskeliyor.
0
orpheus
(28.03.26)
Çok bir etkisi olacağını düşünmüyorum çünkü evet bi tık çaba sarfedecekler ama gözlem yapılabilecek hala doğada çok güzel yerler var. Ben çocukken Tübitakın gözlem şenlikleri olurdu, en kötü bu tür aktiviteler düzenlenebilir. En azından hala ışık kirliliğinin olmadığı alanlar var.
0
truf
(28.03.26)
Sırf bu sebepten her yıl en az bir defa, çoluk çocukla gece uzunyayladan geçerken, direksiyonu bir köy yoluna kırıp asfalttan birkaç km uzaklaşıyor, 15 dk’lığına da olsa “hakiki gökyüzü”nü gösteriyorum. Bahsettiğim yer Türkiye’nin en karanlık birkaç bölgesinden biri…

Biz çocukken, şehir merkezinden azıcık (3-5 km) uzaklaşınca binlerce yıldız görünürdü. Hatta şehir merkezindeki evimizin terasından bile samanyolu seçilirdi.

İstanbul’da şanslı bir günde 15-20 yıldız görülebiliyor. Çoğu zaman venüs gibi 3-5 gezegen dışında havada hiçbir şey seçilemiyor… Korkunç bir şey…
0
yadigar
(29.03.26)
Herhangi bir şekilde bilimsel olarak hesaplanabilen etkisi olduğunu düşünmüyorum ama bence çoğumuzun hayatında gün içinde bulutlara, gökyüzüne bakacak bir 20 dakika olmaması başka sebeplerden de olsa etkili.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Kırık dökük bijoloji merakım, bir etkisi olmamasının imkansız olduğunu söylüyor. Yüzbin yıldan fazladır insanoğlu her gece yıldızlara bakıyordu. Artık yıldız görmemenin mutlaka etkileri olacaktır…
0
yadigar
(29.03.26)
(7)

Eski madalyalarınızı ne yapıyorsunuz?

baldan kaymak
Sb2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
Sb

2 tanesini sergiliyoruz kalanı çöpe atcam bugun
0
baldan kaymak
(27.03.26)
aile evinde bırakıp kaçmıştım. sonra bir gün "süpriiz bunlar senin bak hatırlandın mı sevinirsin diye getirdik senin evinde olmalı bunlar" diye onlar da bana geri sattı. :D

valla şu an bazanın altında toplu duruyor.
+2
AlsterWasser
(27.03.26)
Benim tek bir tane oldu (Liselerarası güreş il birinciliği). Babam saklıyor onyıllardır.
+1
yadigar
(27.03.26)
Uzun süre kapıdan girişte dilsiz uşakta takılıydı hepsi,şimdi depoya kalktı.
0
duptıs
(27.03.26)
Kitaplığın altındaki dolabın içinde bir kutudalar. Kutuyu en son ne zaman açtığımı hatırlamıyorum.
0
Mirket
(28.03.26)
Bazanın altındaki kutudalar,
En son ne zaman baktım bilmiyorum

Matematik ve TÜBİTAK proje yarışmasında aldığım madalyalardı.
0
purplee
(28.03.26)
benimkiler baba evinde paslaniyor
ben ise baskalarinin antikalarini topluyorum bir yandan..
0
cooperr
(28.03.26)
Ben bizimkilerin evindeki odamdaki bazanın altına tıkmıştım. Annem olmaz öyle deyip çıkarttı ortalık yere dizdi. Neyseki son görüşmeler sonucu odamda ortalık yere koymaya ikna ettim. En azından salonda falan değil artık :D Gösteriş sevmiyorum, gösteriş yapanlara da ısınamadım bi.
0
truf
(28.03.26)
(4)

Kötü bir boyun tutulması

egerbiryolcu
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün
Nasıl becerdim bilmiyorum ama çok kötü bir boyun-ense tutulması/ağrısı yaşıyorum. Kas gevşetici sürdüm yapabileceğim bir bu var ekstra kas ağrıları için ağrı kesici hap ise yarar mi en azından bu geceyi hafifletecek ne yapılabilir:/

Sebebi tahminimce; dün İstanbul'da bayram ziyaretine gittim ve bugün de eve döndüm. Hem gidiş hem dönüş üç buçuk saat sürdü. Hem gidiş hem dönüşte otobüs arıza yaptı ve özetle ben bu arızalar ve yeni otobusun gelmesini beklemek yüzünden bir bir buçuk saat dışarda soğukta kaldım. Bilenler bilir iki gündür hava da kiştan beter.

Uyurken aksi bir hareket yaptim mi bilmiyorum. Dün ilk yolculuk sonrası akşam hafif başlamıştı. Gece uyudum uyandım evime döndüm bir iki saat önce çok şiddetlenmeye başladı. Hiçbir tarafa çeviremiyorum yastığı yüksek tutup yaslanmak zorunda kaldım. Çünkü normal yatamiyorum. Bunun dışında aşağıya bakarken bile sızlama yapıyor. Ama dogrulmam gerektiğinde çok canım yanıyor. Gittikçe kısıtlanıyor hatta en ufak hareketleri bile yapamaz duruma geldim.
0
egerbiryolcu
(22.03.26)
2x ağrı kesici. Her türlü ise yarar
Sıcak duş
Sıcak su torbası
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
@sivti sinek yine bir olcerim ama zannetmiyorum çünkü sanki bir şey olmuş da kırılmış gibi bir ağrı. Yani halsizlik veya normal kas agrusi gibi değil. Çok can yakici
0
🌸egerbiryolcu
(22.03.26)
Kas burkulması aynısı kayincoda var. Şaka şaka bende de var ve oluyor :(
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Şimdi açık eczane var mıdır yakınında bilemiyorum ama böyle durumlar için, sorun sadece kas ağrısıysa, ben adeleks alıyorum. Bi de o bölgeyi sürekli sıcak tutmanı tavsiye ederim, bana çok faydası oluyordu. Genelde masaj yapmadan o bölgeye ben ağrıdan tamamen kurtulamıyorum.
+1
truf
(23.03.26)
(12)

Yetiştirilme tarzınızda bir şeyi değiştirecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

starbuck
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
Aileniz ya da bakımverenleriniz sizi yetiştirirken nerede eksik kaldı/hata yaptı/daha iyisini yapabilirdi sizce?
0
starbuck
(21.03.26)
Disariya iyi görün, sorunlari kimseye anlatma, aile icinde yasanan aile icinde kalir kafasi.

Kücük, gecici sorunlar icin bu dogru aslinda. Ama küçük yaslardan itibaren annemle babam arasindaki büyük sirlari saklamak zorunda kaldim.

Bu beni gercek duygularini bastiran, sorunlarini anlatmayan ketum diyebilecegimiz biri yapti diye düsünüyorum.

Bunu degistirmek isterdim. Gecenlerde bumbledan biriyle bulusmustum. O da ayni seyi yasamis sonuc fucked up iliskiler ve baglanma sorunlari.
-1
Purple life
(22.03.26)
Annem beni (sözde) motive etmek, hırslandırmak için başkalarıyla kıyaslardı, daha iyisini yapayım diye. Yetişkinlik dönemimde bana çok zarar verdi; benim de kendimi başarı/ başarısızlık konusunda başkalarıyla kıyaslamam. Oysa herkesin yolu farklı; kimse hayata aynı koşullarda başlamıyor.
+1
Amaranta ursula
(22.03.26)
annem ogretmen olup pedagojik formasyon almis olmasina ragmen, babamla olan iliskilerindeki her problemi yansitti, kotu bir evlilikleri olmasina ragmen bosanmayip tum sorunlari ve dramayi ben ve kardesimin gozu onunde yillarca devam ettirdiler, bu durum tum karakterimi, kisiligimi, secimlerimi ne yazik ki etkiledi. Olmayacak bir iliskiyi zorlamayip bosansalardi herkes icin cok daha iyisi olurdu.

Bu nedenle sorunlu evliliklerin cocuk varsa devam ettirilmesinin, guya cocuk hatrina aslinda bosanmadan devam edilmesinin cok cok daha fazla cocuga zarar verdigine inaniyorum.
0
tuborg yesili
(22.03.26)
Zevk ertelemek, para biriktirmek, gelecek planı yapmak konularından haberim olsun isterdim.
+2
michael_knight
(22.03.26)
Koşullu seviliyor gibi hissettirildim. Özellikle babam sınav başarısına çok önem verirdi. 95 aldım diyelim, 95'ten daha yüksek not var mıydı diye sorardı. Var dersem hımmmmlardı. Akademik başarıya gelene kadar biraz özgüvenimi yükseltmeye çalışabilirlerdi, kendime sıfırdan özgüven inşa etmem zaman aldı. Tek çocuktum ve okula gidene kadar evde babaannemle kaldım, annem de babam da çalışıyordu, apartmanda yaşıtım yoktu. Sadece yazları yazlığa gittiğimizde sokakta yaşıtlarımla oynardım, onun dışında kışın evde yalnızdım. Okula başladığımda çok çekingendim, çok gürültülü ve kaotik gelmişti bana. Çooook utangaçtım 9 10 yaşlarına kadar, pek konuşkan da değildim. Sosyal kaslarım geç gelişti.

O yıllarda bu kadar kurs etkinlik falan yoktu sanki. Biraz neye yatkınlığım olduğunu anlamaya çalışabilirlerdi. Hipermobilitem var mesela, cimnastik için çok uygun olabilirdim. Normal insanlara göre daha esnek olduğumu çok geç yaşta öğrendim. Bence ebeveynler çocuklarının potansiyelini keşfetmeli.

Babam ben hastalanınca biraz fazla panik olurdu ve evham yapardı o hali beni çok korkuturdu. Keşke o kadar yansıtmasaydı. Çocukken sürekli ateşlenirdim babam da sen niye bu kadar hastalanıyorsun kızım. beni çok üzüyorsun, benim şekerim var seni kötü görünce yükseliyor vs sürekli böyle konuştuğu için belli bir yaştan sonra hastalıklarımı gizlemeye başladım. Boğazım acırdı ama şikayet etmezdim, kendimi zorlaya zorlaya yemek yerdim. Düşersem falan bir yerim morarırsa saklardım, bu hala böyle bu arada. Hastalık anlatmıyorum babama. Her şey çok güzel, hiçbir sorun yok, çok iyiyiz harici bişi söylemek içimden gelmiyor.
+1
kullanicadi
(22.03.26)
Sevgi gösterme biçimleri daha sağlıklı olabilirdi. Sevgilerini hissetmediğimi söyleyemem ama bende çok geç farkına vardığım belli sorunlara sebep olduğunu anladım.
0
Bruce
(22.03.26)
Utangaçlıktam ötürü insanlarla iletşm kurmakta hep çekindim. 40 yaşına geldim, birisine ilgi duysam bile hala herhangi bir şekilde yaklaşamıyorum. Kafamın içindekileri bir kağıda dökmek beni tek rahatlatan şey olsa da buna gerek duymamayı isterdim..
0
rakicandir
(22.03.26)
Ben de bunu zamanında çok düşünüp çok eleştirmiştim ama artık bi eksik görmüyorum çünkü öyle olmasaydı şu an ben, ben olduğum kişi olmazdım.
0
truf
(22.03.26)
Ne değişseydi iyi olurdu kısmını geçiyorum. Ailem beni iyi ki sevgilim varken ve sevgilimle beraber "çocuk istiyor muyum?" meselesine duyuru açacak kadar kafa yorarken, Bumble'dan tanıştığım adamlarla date e çıkan biri olarak yetiştirmemiş. Kendilerine teşekkür ederim.
0
huladancer
(22.03.26)
1. mutsuzluklarımı çocuğuma yüklemezdim: "ben üniversite okuyamadım, ailem çok fakirdi, babanın ailesi beni hiç sevmedi, baban hiç arkamda durmadı, görmek istediğim ülkeleri göremedim, kitap yazacaktım, yazamadım" vb. vb. daha tonlarca şey. evin içinde sürekli çok mutsuz ve çok öfkeli bir anne. mağdur kimliği. çocuğu sürekli dolaylı yoldan suçlu ve borçlu hissettirme. bunu yapmazdım sanırım çocuğuma, ona bu kadar olumsuz duygu yüklemeye kıyamazdım.

2. çocuğuma mentorlük ve rehberlik yapardım: benim hayatımda sadece çok katı kurallar ve yasaklar vardı. uymamayı aklımdan geçirdiğim anda karşılaştığım şey ise müthiş bir öfke olurdu. mesela bir arkadaşımla görüşmem yasaklanırdı ve görüşmesem, sadece sokakta selam versem bile evde müthiş şiddetli bir kavga çıkardı. ama yasağın nedeni nedir, o nasıl biridir, zararı ne olur, 1 kez bile anlatılmazdı. hayata dair duygusal rehberlik yapmış olmalarını isterdim. bak kızım, şu kişiyle görüşmeni şu nedenlerle doğru bulmuyorum, şu sakıncaları olabilir vb. gibi anlatsaydı keşke. çünkü uslu ve dinleyen bir çocuktum, ergenlikte dahi. dinler ve anlamaya çalışırdım. hayata dair 30-35 yaşımdan sonra farkına vardığım gerçekleri o yaşlarda annemden dinlemiş olmayı çok isterdim.
0
la lykia
(22.03.26)
"aman bir meslegin, altin bilezigin olsun" yerine "aman para kazanmayi ogren, girisimci ol" kafasiyla yetistirilmek isterdim.
0
cooperr
(22.03.26)
Çocukluğum travma üzerine travma ile geçti. Yetimhaneye bırakılsaymışım daha iyi olurmuş. Daha iyi yapsaydılar diye tek bir şey aklıma gelemiyor.

Her yaptığım, her başardığım bunlara rağmen. Orta okulda ayakkabımın altı delik olduğu için içine karton yerleştirirdim. Öyle minik bir şey de değil. Sadece dış yüzeyi var ayakkabının. Altta baş parmak biraz tutuyor, gerisi boş, gerisi karton koli. Bununla yarışa katılıp birinci geldim. Koli yırtıldı, betonda ayaklarım soyuldu. Beden hocası görüp babama haber verince evde üvey anneden oklavayla dayak yedim. Dayak yemediğim gün istisna sayılırdı. Hiç hatam olmasa bile kulaklarımdan kaldırıp kaldırıp duvarda sektirirdi beni. Duvarda kan lekeleri. Allah’a yalvarırdım acısını geçirsin diye.
0
gabe h coud
(23.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(16)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Aklıma ilk gelen flammlachs oldu. Avrupa noel pazarlarında görüp yediğim odun ateşinde pişen isli somon. Hatta birkaç ay önce resmen aşerdim. Tr de yok maalesef

Sonra mangosten ve rambutan aklıma geldi. Bali'de yemiştim bunları ama mangosten'i burda bir kez gördüm makroda. Hep oluyor mu emin değilim bence artık tropik meyveler bulunabiliyor. Senin ejder meyvesi bim e gelmişti mesela:d file'de de hep görüyorum ejder meyvesi
0
kullanicadi
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
chorizo- sucuk gibi baharatlı ama daha hafifi. sandviç içinde varsa hep onu sipariş veririm, pepperoniden daha çok seviyorum.

manchego peyniri- türkiye’de satılıyor mu bilmiyorum, çok severim.

marron glace- bizim kestane şekeri gibi ama glazed olanı. glaze o mushy dokunun dışını kıyır kıyır yapıyor, dokusu çok fark ediyor.

ramen- domuz brothuyla ve chashu ile yapılan ramen mükemmel bir şey. domuzdan ötürü istanbul’dakiler tırt doğal olarak. miso, mirin, ponzu sosları da seviyorum ama türkiye’de satılıyor diye yazmıyorum.

badem ekstratı- burada bazı keklere konuyor ve tadı başka bir seviyeye taşıyor. tada etkisi çok yüksek olsa da badem tadı seçilmiyor o yüzden çok underrated bir ürün.

ginger ale- çok seviyorum ama şekerli diye tüketmemeye çalışıyorum. türkiye’de de üretiliyor galiba artık.

peanut butter dolgulu pretzel nuggets- tr’ye gelmeli. damak tadımıza uygun bir atıştırmalık.

çiğ istiridye ve yanında mignonette- türkiye’de yemeye çekiniyorum ama keşke yaygınlaşsa. çok severim.

deniz kestanesi- kremamsı doku, çok severim.

riesling şarabı- satılıyorsa yeşillendirin. çok severim. tadı için “yeni açılmış tenis topu” gibi yazıyordu eskiden bir yerde, aklıma geldikçe gülüyorum :)

cilantro severim ama dünya genetik açıdan bu konuda ikiye ayrılıyor. o yüzden bilemiyorum.

edit: ramen dışında hep ürün/malzeme yazmaya çalıştım, soruyu doğru anlamamış olabilirim.
edit2: pandan çok güzel, evet! ube'nin rengini seviyorum ama çok bir aroması yok.
0
eileengray
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
Avrupada burda herkesin yazdığı şeylerin haricinde Singapurda pandan keki denemiştim. Tadı çok hafifti, bayağı güzeldi. Bi de yine orda red bean pasteli mochi (Singapura has olmasa da) denemiştim, onun tadı da çok hafiti.
0
truf
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
(4)

kilo almayan kediye nasıl bir mama vermeli?

my fault
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor. rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.biraz kilo a
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor.
rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.
biraz kilo alması için ne yapmalı? nasıl mama tercih etmeli?
yavru kedi ve doğum yapmış anne kedi mamaları var acaba ondan alıp biraz onla mı devam etsek.
0
my fault
(17.03.26)
kedi hızla kilo kaybetmiyorsa onu kilo almaya zorlamaya neden gerek duyuyorsunuz. bazı kedilerin türü incedir 3.8-4 kilo aralığı düşük değil. bahsettiğiniz yüksek kalori mamalardan verseniz hayvanın metabolizması gereği bu defa daha az yemeye başlayacak.
0
orpheus
(17.03.26)
Dişi kediler erkeklere göre daha zayıf oluyor zaten, ailede 3 dişi, 5 erkek kedi beslemiş biri olarak bunu rahat söyleyebilirim :D Cinsine göre değişir tabii ama maine coon gibi iri tipler değilse söylediğin kilo aralığı normal gibi. Hatta daha ufak tefek cinsler, siyam gibi, daha bile düşük kiloda olabiliyor.

Ben de hastalık gibi bi sebeple kilo vermiyorsa çok da endişe etmezdim aldırmak için. Bunun için sıvı-çorba şeklinde mamalar ve püreler var ama bu genelde yemek yiyemediği için kilo kaybeden kediler için uygun.
0
truf
(17.03.26)
tiroid sorunu olabilir, bir tahlil yaptırın. benim kızımda hipotiroidi vardı, tiroid ilacı kullandı ve biraz kilo aldı bu sayede. kedilerde nadir görülen bir durummuş tiroidin az çalışması.
0
batlegolas
(17.03.26)
dişi kediler biraz daha zayıf oluyor +1 veteriner kilo alması lazım demediyse bence de ayarları ile oynamayın. benim kedim erkek 5 kilo hatta 5,15 falandır. komşumun kedisi dişi ve muhtemelen o da sizinki gibi 4 kilo falandır çıta gibi kolları falan. vete sormuşlar normal demiş. bi de kediler erken kısırlaştırıldıysa da küçük kalıyolarmış sanırım, bizimki 11 aylıkken kısırlaştı o zamana kadar baya büyüdü tosun oldu.
0
Sadece soruyorum
(18.03.26)
(11)

Risk alma eşiğiniz ne durumda?

birdirbir
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var? Risk alma eşiğin değişti mi?

Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?

Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
-1
birdirbir
(13.03.26)
bu ne kadar downvote böyle. ben size derdimi anlatıyorum siz beni yargılıyorsunuz :/
-1
🌸birdirbir
(13.03.26)
eksilemek ata sporu burada bak şimdi buna da en az 7 bekliyorum :P

Eskiden birileriyle tanışma konusunda filtresizdim. Şimdi hayatıma almıyorum. Onun dışında ahlak, yasa, etik konusunda fazla bir değişiklik yok.
+3
gabe h coud
(13.03.26)
Eskiden de garanticiydim şimdi de garanticiyim. Daha risk alabilen birisi olsaydım keşke.
+1
peki madem
(13.03.26)
milletin ağzı açık kalıyor, ne yaptığımı öğrendiklerinde hala...
+1
duyurukullanıcısı
(13.03.26)
Alamamak

Sorumluluklarım son 1 yılda tavan
+1
baldan kaymak
(13.03.26)
çok fazla cesaret seven birisi değilim. fazla risk beni aşırı geriyo. daha garanticiyim
+1
chanandler bong
(13.03.26)
Eskiden de risk alırdım hala risk alıyorum ama hiçbi zaman da güvenmediğim sularda yüzmedim :) Bu nasıl risk almak böyle diyeceksin şimdi de mesela görece iyi bir konumda çalışıyorken sana fayda etmeyip, seni ileri taşımayacağını düşündüğün bir kurumdan ayrılıp tamamen ülke değiştirip dilini bilmediğin bir yerde yaşayıp çalışmak gibi şeyler. Gittiğin yerde şans sana ne kadar fayda sağlar bilmiyorsun (şanssız insan kategorisinde top çekebilirim :D), etrafındaki insanlar sana nasıl davranır bilmiyorsun ama beterin beterini sürekli görmekten o kadar yorulmuşsun ki alayım bu riski diyorsun gibi. Hani bir dürtü, yap diyor, git diyor ya da tam gaza gelmişken tamam artık şimdi dur diyor gibi.

Ama artık risk almadığım tek bir yer var sanırım o da trafik. Önceden akan trafiğin içine atlayıp yürüyüp geçebilecek cesaretim vardı ama sonra bazı rahatsızlıklar vs sebebiyle daha dikkatli olmam gerektiğinden ve boooomboş yolda yaya yoluna 90la dalan ehliyeti olmaması gereken ama bir şekilde olan sürücüler sebebiyle artık hiç araba yoksa bile 2-3 defa sağa sola bakıp geçiyorum.

Sağlık konusunda da hayatım boyu hiç risk almadım.
+1
truf
(13.03.26)
daha temkinli daha riskten kacinan birine dönüstüm.
0
Purple life
(13.03.26)
- Hayatta kalma mücadelesinde eski sen ile şimdiki arasında ne kadar fark var?
+ Fazlasıyla. Sanki Pararel evrendeyim. Öyle bir fark var.

- Risk alma eşiğin değişti mi?
+ Epey düştü.

- Eskiden dikkat ettiğin etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma eğilimin ne durumda?
+ Bunlar zaman içerisinde oluştu, evirildi. Belli bir etik, ahlâk, yasalara, kural ve kaidelere uyma içerisindeyim her zaman.

- Ben 20 sene önceki ben değilim. Siz ne durumdasınız?
+ İlk sorunun cevabı. 20 sene önceki halim olsaydı; kendi mahallemden, kendi ilçemden dışarı çıkamazdım. Hayatımda yeni ve farklı deneyimler olmazdı.
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
35 yasina kadar risk almaktan nefret ederdim, sonra baktim risk almadan ilerlemek mumkun degil, almaya basladim.

boomer cetesi - dediklerini kesinlikle dinlemiyorum, gulup geciyorum. ne zaman dinlesem boka battim cunku.

kural - "rule of thumb" denilen seyleri artik iplemiyorum, hatta bilerek tersini yapiyorum.

yasa - mumkun oldugu kadar yasal kalmaya calisiyorum ama surekli yasalarda delik ariyorum, 11-12 sene vergisel olarak tecavuze ugradim ve karsiligini alamadim. artik bir dolar vergi veresim yok. cevremde vergi kaciran adamlarin hicbirine yasal olarak birsey olmadi, tersine cebe attiklari vergiler ile birsuru yatirim yapip yuruduler.

etik/ahlak - eskiden cok dikkat ederdim, artik cok da fifi kafasindayim. namuslu kalmanin ne devlet ne de insanlar gozunde "enayi lan bu" damgasindan baska faydasini pek gormedim.

eger onumuzdeki 10 senede emekliligi garanti altina alamazsam, piyasayi buyuk patlatasim var...
+1
cooperr
(13.03.26)
nasıl bu kadar düzen insanı kalabildiniz dediğim kadar, benimkine paralel değişimler de okudum. her bir cevap çok iyi. teşekkürler
0
🌸birdirbir
(13.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(10)

kedisi astim hastasi olanlar

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz? evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
hangi kumu kullaniyorlar? evin tozu ve kum disinda ne gibi önlemler aldiniz?
evde hali bile kullanmiyoruz ama astim ataklari son dönemde siklasti gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
pelet kum kullanın. kardeşim biokat's pelet kedi kumu kullanıyor astımlı kedisi için ama başka alternatifler de var. kediye yakın yerlerde deodorant, parfüm vs sıkmayın, yoğun temizlik maddesi kullanılacağı günler önlem alın.
+2
awlmi
(23.02.26)
suzininde kedisi astım şuan baya iyi kendi deneyimini şurda yazmış
www.suzionline.com
+1
eja
(23.02.26)
her gün elektrik süpürgesi aciliyor evde, halilari seneler önce kaldirdik, seneler önce buharli temizleyiciye gectik, toz alma ve yer silme isleri kimyasal kullanmadan hallediliyor, camasir yumusaticisini eco-friendly aliyoruz, deodorant hic kullanmiyoruz, oda kokusu keza öyle, parfüm sikacaksak banyoda sikiyoruz ki her gün degil ve sikar sikmaz evden cikiyoruz. anlayamiyorum nasil siklasti bu ataklari. gecen hafta 6 defa atak gecirdi.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
burdaki öneriler üzerine ben proline ekstra aldım toz neredeyse sıfır. çok geçmiş olsun.
+2
Sadece soruyorum
(23.02.26)
stress? yeni kedi veya değişiklik mi yaptınız, stresste tetikliyor, hepa filtreli süpürge kullanın sonuçta yeri süpürüyorsun ama tozu dışarı veriyor süpürgenin filtresi kirliyse veya hepa değilse süpürmekte fena yapar çocuğu
ben evdeki süpürgenin filtresini 6 ayda bir yeniliyorum her süpürmeden sonrada yıkıyorum

proline extra öve öve stok bulamıyorum artık +1
+1
eja
(23.02.26)
eja, dyson animal kullaniyoruz zaten. yok ya, hicbir sey degismedi. sadece yaslaniyor. maalesef :(
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kedi kumu olarak www.amazon.de

Bunun dışında nasıl bir iklimde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama hava nemlendirme cihazları bayağı işe yarıyor.
+1
truf
(23.02.26)
Mutlaka hava temizleyici alın. Çok fark ediyor.
+2
mesuta
(23.02.26)
@mesuta, marka tavsiyeniz olur mu?

@truf, cok nemli bir bölgedeyiz zaten, nem büyük bir sorun. ben acikcasi nemin de tetikledigini düsünüyorum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
hastanede winx kullanılıyor ama sharp çıkmış sanırım yeni filtresi yıkanabilen ve 5 sene giden, winx filtresi değiştirme gerekiyordu
0
eja
(24.02.26)
(3)

Kedim öksürüyor

sacrilegious
Merhaba,Kedim 4 yaşında küçüklüğünden beri hep öksürürdü, götürdüğümüz veterinerler pek ciddiye almadılar ama son bir senedir öksürük atakları yaşıyor. Veteriner hekim ilk zamanlarda astım olabilir tozsuz kum kullanın yerleri deterjanla silmeyin vs gibi önerilerde bulunmuştu. Bunları yapmamıza rağme
Merhaba,

Kedim 4 yaşında küçüklüğünden beri hep öksürürdü, götürdüğümüz veterinerler pek ciddiye almadılar ama son bir senedir öksürük atakları yaşıyor. Veteriner hekim ilk zamanlarda astım olabilir tozsuz kum kullanın yerleri deterjanla silmeyin vs gibi önerilerde bulunmuştu. Bunları yapmamıza rağmen öksürük atakları ara sıra geri geliyordu. Bazı zamanlar 1 hafta hiç öksürmediği oluyor bazense günde 5-6 kez 20-30 saniye boynunu öne uzatarak hırıltılı ve balgamlı öksürüyordu.

Bugün akciğer röntgeni çekildi. Veteriner hekim astım olmadığını kaburga kemiğinde kaynamış eski bir kırık olduğunu bunun akciğerde ödeme sebep olduğunu ve ödemi çözersek öksürüğün düzelebileceğini söyledi. 4 hafta, haftada 2gün içirmemiz için 10mg laxis diye bir hap verdi.

Bana nedense astım ihtimali çok mantıklı gelmişti ve inhaler kullanıp rahatlayabileceğini ummuştum. Şimdi kırık sebepli ödem denmesi biraz tuhaf geldi çünkü öksürük atakları 1 senedir sürüyor ama bu süreçte herhangi bir düşme vs yaşamadı. Kaburgası belki de onu sokaktan sahiplendiğimde kırılmıştı. Sizce bu astım mı yoksa akciğer ödemi mi netleştirmek için ikinci bir görüş almalı mıyım? Ya da aramızda kedi akciğer röntgeninden anlayan birileri var mıdır?(röntgen görüntüsünü şu bağlantıya yükledim: ibb.co)

Teşekkürler
0
sacrilegious
(21.02.26)
Tamamen kendi tecrübeme dayanarak yazıyorum, konuyla ilgili bilgim kedimle sınırlı.

Bizim kedi 1,5 sene kadar önce çok hastalandı. Ciğerlerinde sıvı birikmiş ve nefes alıp verirken ciğerinden ıslık gibi ses geliyordu sürekli. Hiç öksürüğü yoktu. Ama sıvı/ödem kaynağından dolayı değişiyordur belki, bizimki bayağı zatürre olmuştu.

Hastayken gittiğimiz ilk vet sıvı birikimini tam görebilmek için (kalp etrafında da olabilir diye düşünüyordu) röntgenin yetersiz olduğunu, ultrasonla bakabilecek bir uzmana götürmemizi önermişti. Zatürre tamamen iyileştikten sonra gidip gösterdik, neredeyse bir senedir de aynı uzmana kontrole gidiyoruz. Görüntüleme seçenekleri daha fazla olan bir klinik bulup gidebilirsiniz belki. Bir ihtimal İzmir'deyseniz bizim veterineri önereyim.
0
kobuzchu kiz
(21.02.26)
bence acilen başka bir veteriner hekime götürün. istanbul'daysanız: vetamerikan
0
art cat chocolate
(21.02.26)
Arkadaşımın kedisindne biri astımdı. İlk belirti olarak diğer kediye göre oturduğu yerde daha hızlı ve hırıltılı nefes alıp vermeye başlayınca bir tuhaflık var diye fark etmişler öküsürükten ziyade, sanırım o daha ileri seviyesidir. Hapa başlamışlardı, ceviz kabuğundan olan kuma geçmişlerdi, evde parfüm bile sıkamıyor, kokulu mum falan yakamıyorlardı ama 2 sene sonra kendi kendine iyileşmiş. Hapı bıraktılar. 1.5 senedir bir sıkıntı yok.

Teşhis aklınıza yatmadıysa ikinci bir görüş alın tabii. Bazı hastalıkların belirtileri birbirine çok benzediği için yanlış test ve görüntülemelere yönelinebiliyor.
0
truf
(22.02.26)
(6)

Göbek marulu / aysbergi nasıl yıkıyorsunuz?

yaren
SelamVaktiyle içinde alabildiğine 2 mm'lik canlılar gördüğüm için göbek marul almaz olmuştum ama lezzet olarak çok seviyorum, bir yere giderken bundan salata yapıp götürme düşüncem var ama nasıl yıkayayım düşünemedim. Siz ne yapıyorsunuz?
Selam

Vaktiyle içinde alabildiğine 2 mm'lik canlılar gördüğüm için göbek marul almaz olmuştum ama lezzet olarak çok seviyorum, bir yere giderken bundan salata yapıp götürme düşüncem var ama nasıl yıkayayım düşünemedim. Siz ne yapıyorsunuz?
0
yaren
(21.02.26)
Şöyle üstünü yalandan bi suya tutup kesiyorum. Sonra karbonatlı bol suda çalkalama ve de bekletme. Sonra durulama gene bol suda. Sonra da dönen salata kabıyla sularını kurulama.
+3
inawen
(21.02.26)
Normal marul gibi yapraklarına ayırıp sirkeli suya koyuyorum, sonra musluğun altında durulama (böcekli gibiyse yaprakları tek tek elle ovarak duruluyorum), sonra salata fıtfıtıyla kurutma.
+1
kobuzchu kiz
(21.02.26)
bu arada önden bütün marulup doğrayıp yıkadıktan sonra iyice kurutup dolaba koyarsan bütün hafta rahat edersin
+1
nolmus yani
(21.02.26)
Sebzeleri sirkeyle yıkamak kimyasalların daha da içlerine işlemesine sebep oluyormuş, karbonat temizliyormuş
0
🌸yaren
(21.02.26)
Kırmızı lahananın, 'buraya da ulaşamazlar artık' dediğim epeyce iç yaprakları arasında yumurtalar gördüğümden bu yana, bu tip sebzelerin her yaprağını tek tek ovalamadan temizlendi saymıyorum.
Dışarıda bunun rendelenmişini salata niyetine veriyorlar ya, asla yemem.
+2
Mirket
(21.02.26)
Ben dış yapraklarını atıp, 4e bölüp 10dk suda bekletiyorum artık ne çıkarsa :)
0
truf
(22.02.26)
(9)

Dizilerde kadinlarin bagirma durumu hk

dedeminhirkasi
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
+4
dedeminhirkasi
(21.02.26)
annem izleyince ben de fark ediyorum. yani korkunç bir hal aldı bence dizilerdeki ajitasyon abartılı haller. duygularını kontrol edebilen karakterler yok, insanlara da bunu tavsiye ediyorlar herhalde. korkunç direkt.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Annemi bu konuda çok uyarıyorum yan odadan bile duyuluyor bazen.
Ben geceleri kısık seste dizi izleyerek uyuyorum yeni dizim masumlar apartmanı ve bazen uykudan uyanıyorum bağırışlara. Hadi bu dizi zaten belli sıkıntıları olan insanlar üzerine neyse de her dizide bu kadar fazla bağırma yırtınma gerçekten yorucu olmalı.
Oynayana da izleyene de çok yorucu.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Erkekler napiyor fkfkfk dünya barisi icin cicek mi dagitiyorlar.
Türk dizileri genel olarak berbat ve abartıli tepkilerin bol oldugu bi yer.
-1
Purple life
(21.02.26)
senin benim rahatsız olmamız kimin umrunda. seyirci 2,5 saatlik şiddet pornosu istiyor. yapım şirketleri de talebi yerine getiriyor. yalnızca diziler değil ki yemek programlarında, sabah kuşağında, yarışma programlarında da bağırış çağırış var.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Dizi izlemiyorum, yerli yabancı hepsi manipülasyon kumkuması. Birkaç yıldır yerli dizilerde aşırı derecede zenginlik, aşırı keyfî harcama, aşırı makyaj hatta aşırı estetik görüyorum. Bunların doğrultusunda çok bol aldatma, insan kullanma, öldürme var. Ben kafamı bunlarla yoramam. Elbette kadınların bağırması haykırması da bunlardan biri. Hiç uğraşamam. Kimse de bakmamalı bunlara bence.
0
yaren
(21.02.26)
müdavimi olup da izleyenler belli ki rahatsızlık duymuyor.
izlemeyenlerin rahatsızlık duyduğu bir çok konudan biri bu konuda.

evet haklısınız. duygu kontrolü yok, öfkeleri bol, saçma sapan tavırlar.
sadece kadınlarda değil erkeklerde de var denmiş. doğrudur. yine de ender de olsa aklı başında erkek karakter çiziyorlar gördüğüm. kadınları ise iyice saçma yapıyorlar.

dizi takip etmiyorum ama arada bir tv'de denk geldiğimde üç-beş dakika bakıyorum. yıllardır izlenecek bir diziye rastlamadım.
0
biseysorcaktim
(21.02.26)
sürekli bağırıp ağlıyorlar ben de bıktım bundan. tv izlemiyorum artık
+2
runaway
(21.02.26)
Sırf bu sebeple senelerdir Kore ve çoğu Türk dizisini izleyemiyorum :)
0
truf
(22.02.26)
Ben Avrupa Yakası'nda fark etmiştim ilk. Bütün karakterler bağırarak konuşuyordu.
Tahammül edip izleyemedim.
O zamandan beri de sürekli bir üst perdeden konuşma sevdası var.
+1
burfak
(23.02.26)
(4)

Parfüm seçmek için tester seti

egerbiryolcu
Böyle bir ürün var mı? Mesela parfumcuye gidip tüm parfümleri koklayamam. Bir de kokular karışıp rahatsızlık da veriyor bünyeye. Parfüm seçmek için ne yapılabilir?
Böyle bir ürün var mı? Mesela parfumcuye gidip tüm parfümleri koklayamam. Bir de kokular karışıp rahatsızlık da veriyor bünyeye. Parfüm seçmek için ne yapılabilir?
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
parfümcüye git tester kağıtlara sık sonra evine götür, istediğin arayla kokla.
0
nahtoderfahrung
(16.02.26)
O şekilde satılmıyor ama dekant satan güvenilir bir parfümcüden seçtiğiniz 3-5 ml parfümler sipariş edebiliyorsunuz.
-1
ekimoloji
(16.02.26)
Gayet de seçebilirsin ama tüm aradıkların olmayabilir. Oriflameda dupelara bakabilirsin, sonra online olarak testerları sipariş edersin.

Kağıda sıkıp da parfüm seçmek çok mantıksız, herkesin cildi farklı emip yansıtıyor kokuyu.
0
truf
(16.02.26)
ben merak ettigim parfumlerin dekantlarini internetten aliyorum. amerika'da boyle hizmet veren cok sirket var. butun parfumleri alip 2, 5, 10 ml'lik siselere koyup gonderiyorlar. turkiye'ye de gonderirler ama vergisi ve kargosu cok pahaliya gelir.
0
antikadimag
(17.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(3)

Devlet acil sonrasi randevu gerekir mi

lina
Acile gittim dun gece.Bir ilac verildi.Bir haftaya gecmezse gelin sevk edelim dediler bolume. Bu ne demek, randevusuz gorusturecekler mi yani bolumle?Benim durumum da kotulesti bugunYarin ozele mi gitsem yoksa acile giris yaptigim barkodla sevk mi istesem?Illa bir hafta beklemeli miyim yoksa?
Acile gittim dun gece.
Bir ilac verildi.
Bir haftaya gecmezse gelin sevk edelim dediler bolume. Bu ne demek, randevusuz gorusturecekler mi yani bolumle?
Benim durumum da kotulesti bugun
Yarin ozele mi gitsem yoksa acile giris yaptigim barkodla sevk mi istesem?
Illa bir hafta beklemeli miyim yoksa?
0
lina
(15.02.26)
En temizi yarın için özelden poliklinik randevusu al.
-2
arbre
(15.02.26)
1 hafta beklemeni söylemiş doktor. ilaçlarına devam et bence.
0
neira
(15.02.26)
Ne sorunla gittiniz bilmiyorum ama şu anki kötüleşme psikolojik de olabilir, nosebo etkisi. Sizi acile götüren etkiler nefes darlığı, bilinç kaybı gibi şeylerse gidip sevk istemek mantıklı olabilir ama durumunuz ciddi olsa zaten sizi yollamazlardı, ek testler isteyip sonuca göre hareket ederlerdi. Bence panik yapmayıp birkaç gün daha kendinizi takip ederek bekleyin.
0
truf
(15.02.26)
(4)

Kakao tozu

ırene adler
Selamlar, su dr. Oetker vs kakaolar var ya. Onlara benzer sekilde daha kaliteli kakao tozlari var mi? Cok yapay geliyor. Ham kakao tozundan bahsetmiyorum. O kadar aci bir sey aramiyoruz. Nerelere bakayim?
Selamlar, su dr. Oetker vs kakaolar var ya. Onlara benzer sekilde daha kaliteli kakao tozlari var mi? Cok yapay geliyor.

Ham kakao tozundan bahsetmiyorum. O kadar aci bir sey aramiyoruz. Nerelere bakayim?
0
ırene adler
(29.01.26)
www.callebaut.com
Ben bunu kullanıyorum. Callebaut'un başka kakao tozları da var.
0
kobuzchu kiz
(29.01.26)
Ghirardelli de fena değil.
0
truf
(29.01.26)
Kahve Dunyasininkini aliyorum ben, memnunum. Teneke kutuda olan bir gramaji var baya da bereketli oluyor.
0
narod
(29.01.26)
Callebaut iyi, tüm çeşitleri gelse keşke. Ham kakao tercih etmeye çalışıyorum, wefood'un ham organik'i güzel ama pahalı.

Market kakaosu alacaksanız Mehmet Efendi ve Kahve Dünyasnınki iyi baya.
+1
iustitia omnibus
(30.01.26)
(2)

Doktora tezi yazarken analiz için yapay zeka programlarına ihtiyacım var. Hangi programı kullanmalıyım?

santimantal
- Mesela 200 sayfalık bir metni word'de yükleyeceğim. Program o metindeki tüm kelimeleri alfabetik olarak sıralayacak ve hangi sayfanın hangi satırında geçtiğini tek tek yanına yazacak.- Mesela 300 sayfalık bir kitabın sayfalarının resimlerini yükleyeceğim. O bana word'e aktarılmış olarak geri yükle
- Mesela 200 sayfalık bir metni word'de yükleyeceğim. Program o metindeki tüm kelimeleri alfabetik olarak sıralayacak ve hangi sayfanın hangi satırında geçtiğini tek tek yanına yazacak.
- Mesela 300 sayfalık bir kitabın sayfalarının resimlerini yükleyeceğim. O bana word'e aktarılmış olarak geri yükleyecek.
- Mesela 1000 cümlenin yapı formülünü birbiriyle karşılaştırarak benzerlik ve farkları ortaya koyacak.

Bir akrabam üniversite öğrencisi olarak Gemini pro'yu kullanıyor. Bir yıllık ücretsiz deneme süreci varmış ve aile grubu oluşturunca 4 kişi daha Gemini pro'yu kullanabiliyormuş olunla birlikte. Beni de ekledi. Bazı şeyleri Gemini pro'da denedim ama çok basit şeyler yapıyor. Hayal kırıklığınauğradım. Acaba bu şekilde aile grubuna eklenen kişiler üniv. öğrencisinden daha mı kısıtlı kullanma imkanına sahip?

İstediğim işleri hangi programın hangi modeline yaptırabilirim? Ücretli ise ödeyerek kullanabilirim.
0
santimantal
(27.01.26)
2.için bi tavsiyem yok ama 1. ve 3. soruların için pythonda script yazdırıp kendin run edebilirsin. Çok kısa sürede işini halletmiş olursun.
0
truf
(27.01.26)
notebooklm’de deneyin bir isterseniz.
+1
eileengray
(27.01.26)
(2)

2 kedi ve mama rutini

sacrilegious
Selamlar,2 kedim var. Biri 8 yaş biri 4 yaş civarı. 8 yaşında olan norveç orman kedisi 6.5 kilo erkek kısır ve fit bir vücuda sahip. Kilo problemi yok. 4 yaş olan smokin dişi kısır ve 5.5 kilo. Boyu kısa olduğu için kilo problemi var. Yürüdükçe yeni doğum yapan kediler gibi göbeği bıngıldıyor. Çok o
Selamlar,

2 kedim var. Biri 8 yaş biri 4 yaş civarı. 8 yaşında olan norveç orman kedisi 6.5 kilo erkek kısır ve fit bir vücuda sahip. Kilo problemi yok.

4 yaş olan smokin dişi kısır ve 5.5 kilo. Boyu kısa olduğu için kilo problemi var. Yürüdükçe yeni doğum yapan kediler gibi göbeği bıngıldıyor. Çok obur. Saat başı mama yemezse morali bozulur. Uykusundan mızırdanarak uyanır ve bir iki lokma mama yemeye koşar. En az 1 kg zayıflatmamız gerekiyor vet. Hekimin söylediğine göre.

Normalde mamaları hep açıktaydı. Fit olan alışmıştı istediği zaman yiyordu hiç kilo sorunu olmadı. Şişko ise ihtiyacından fazla yiyormuş ve sağlık problemi yaşamasın diye yeni bir düzen kurmam önerildi.

Şu an 5.5 kilo olan şişko arkadaşa günde 4 öğün 10ar gram veriyorum. Mama sesini duyduğu an tabağı bitiriyor. Fit kediye biraz mama koyacak olursam onu da yemeye koşuyor o sebeple fit arkadaşın mamayı başka bir odaya kaldırıp odayı istediği her an günde 5-6 kere açtım ama yemek yemeyi bıraktı sanki. Bugün odayı açtığımda bir anda çok yediği için kustu. Alışmıştı heralde acıktıkça mamayı önünde bulmaya. O da bocalıyor şu an.

Özetle kafayı yememe ramak kaldı ya. İki kedisi olanlar bu besleme sürecini nasıl yürütüyorsunuz? Her türlü öneriye açığım.

Teşekkürler
+2
sacrilegious
(26.01.26)
Eğer başında bekleyemiyorsanız her mama verdiğinizde şöyle mikroçip okuyarak açılan otomatik mama kapları varwww.amazon.de
+1
truf
(26.01.26)
malesef sizin icin mikrocipli mama makineleri disinda bir cozum yok gibi gorunuyor.
ablam petlibro kullaniyor. hem zamanlama yapabiliyorsunuz hem de sadece cipi okuyarak aciyor. size 1 tane de yetebilir gibi. fit kediye alin, aciktikca gider kapagi otomatik acilir, yer ve kapak kapanir.
0
65 derece
(27.01.26)
(7)

Ortama girişken biri girince enerji düşmesi

egerbiryolcu
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadı
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadım. Herkeste ve her zaman değil. Dinlerken mi yoruluyorum veya anlamadım.?
+3
egerbiryolcu
(26.01.26)
bana da oluyor bazen. çok fazla konuşuyorsa, konuştuğu ilgimi çekmiyorsa, çok da ortak bir konu değilse ortamdan kopuyorum. sevdiğim biriyse bile dayanamıyorum bazen.
enerji işlerine inanıyorsanız, enerjisi iyi gelmiyordur.
0
black holes in the sky
(26.01.26)
Ben de bu cok oluyordu eskiden. Acikcasi kendi adima ozguven dusukluguyle alakali diye dusunuyorum. Gecmiste okul/dersane ortaminda yakin bir arkadasim vardi ama biraz problemliydi, baskinlik kurmaya calisiyordu. Ben de pisiyordum muhtemelen. Mesela 2 sene ayni dersanede kaldim, ilk senem sinifim disinda nerdeyse kimseyi tanimiyorken, ikinci senemde eleman gidince cok sosyal biri oluvermistim.
0
mbond
(26.01.26)
insanoğlu böyle değil midir zaten.

çok konuşan birinin yanında sen az konuşursun. düğünde oynak biri vardır sen sönük kalırsın. iştahlı birinin yanında az yersin. alışverişşinas arkadaşınla dükkana girersin o ne görse alırken tezgahtar sana da sorar. 'biz beraberiz arkadaşla' dersin kısık sesle.
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Bana sık olur. Girişken değil de daha çok yuksek egolu gibi insanlar diyelim, girişken insan zaten seni beni mevzuya çeker hemen içli dışlı olunur, muhabbet gelişir falan filan. Ama baskın olmaya çalışan, ego sahibi kişiler geldiğinde temkinli olmak gerek.
+1
covered
(26.01.26)
Emiyor bazisi, ondan.
0
osssy
(26.01.26)
Sosyal anksiyeteyle kesin bir ilgisi vardır. Bana da oluyor.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
Ben de aynı şekilde hissediyorum ama benimki sosyal anksiye değil mesela. Bu tür insanların bencilliğini, empati yoksunluğunu, düşüncesizliğini ne ruhum ne bedenim kaldırıyor artık. Sanırım bu noktada insan kendini kapatınca bu gereksiz enerji alışverişine, karşıda konuşan kişinin sesi fondaki gürültüyle eşitleniyor. Bu da kafa şişiriyor.
+1
truf
(26.01.26)
(9)

yarın ne yapayım ki pazartesi tertemiz kafa ile çok güzel çalışabileyim?

a perfect lie
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok. Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok.

Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak geçti, geçiyor. Yarın artık uyumak istemiyorum. Bir şey yapayım, mümkünse evde olmasın ve böyle kafam pırıl pırıl olsun. Akşam eve geleyim. Uyuyayım. Pazartesi de çok verimli çalışabileyim.

Yarın ne yapayım? İstanbuldayım. Araba da var. Evde yapılacak fikirleri de düşünürüm ama evde olursam mesai yapmakla o şeyi yapmak arasında kalırım huzurum kaçar. O nedenle dışarda bir şey olsa güzel olur.
0
a perfect lie
(24.01.26)
istifa et, ciddiyim
-1
bartholomew87
(24.01.26)
Aslında tam edilecek zaman. Gerçekten çok isterdim de bir kaç ay daha edemem :(
+1
🌸a perfect lie
(24.01.26)
sinemaya gidin. bir kaç saatliğine kafanız dağılır; arkasından da bir kaç saat filmi düşünürsünüz falan, iyi olur.
ama bana kalırsa ek olarak, işteki karışıklıkların sizi ilgilendirmediğiyle; takmanın sadece işleri zorlaştıracağıyla vd ilgili biraz kendinizi telkin edin. kafanıza iyice oturtursanız, pztesi konsantre olmanız daha kolaylaşır.
0
lil siztah
(24.01.26)
İyi bir tiyatro oyununa bilet bulabilirseniz fena olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
Pazartesi yaşayacaklarının kaygısı, endişesi çok fazlaysa o duygulardan kaçmak için yaptığın şeyler seni sakinleştirmek ya da dinlendirmek yerine daha çok yorar. Duygu çok güçlüyse teslim olup yaşamakta fayda var.
0
sekizdokuzon
(24.01.26)
Sana adrenalin lazım. Extreme sporlara yönel. Mesela şurda sana göre bi aktivite vardır belki www.extremeistanbul.com
0
truf
(24.01.26)
Sevgilinle buluş
-6
arbre
(24.01.26)
Ayni durumdayım. Haftaya 28 tane toplantım var. Çoğu aksam. Ve yurtdisiyla.

Yarin oyle bir geçmeli ki motivasyon olsun.

Bu süreçte beslenmeni iyi tut.
0
ırene adler
(24.01.26)
Ben bugün halk oyunları gecesine gittim 2 saat horon tepip tulum oynadılar, can sıklat başlamıştım güne, şu an pırıl pırılım. Öneririm.
0
fildirfildir
(25.01.26)
(8)

birisi duyuruma cevap vermiş, bildirimler kısmında görünüyor ama duyuru içinde göremiyorum.

denef
neden ?
neden ?
0
denef
(22.01.26)
hangi duyuru?
0
kibritsuyu
(22.01.26)
doğum günü planı
0
🌸denef
(22.01.26)
Engellemiş olabilir misin?
0
truf
(22.01.26)
yoo birini engellediğimi hatırlamıyorum
0
🌸denef
(23.01.26)
o seni engellemiştir
0
Başka
(23.01.26)
o zaman benim duyurumu göremez herhâlde mantıken
0
🌸denef
(23.01.26)
cevabını silmiş muhtemelen, cevap silinse de bildirimlerde görünüyordu eskiden
0
atom karincanin torunu
(23.01.26)
Tek tarafın engellemesi duyuruların görünmez olması için yetiyor. Yani engellediği biri değildir.
Kendi duyurumda da bahsettim. Duyuruya cevap veren kişinin hesabı yeniyse bir süre inaktif oluyor. Cevap veriyor, soru açıyor ama duyurucular onları göremiyor.
0
sucvecezve
(23.01.26)
(7)

Cok iyi bir kulak tıkacı

ırene adler
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde. Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi oda
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde.

Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi odamdayim. Kapım kapali ama yine de duyuluyor. Ev çok büyük değil.

Kısacası bu konuşmaya şahit olmak istemiyorum. Her seferinde de kulaklıkla müzik açmak zor geliyor.
0
ırene adler
(17.01.26)
ben ses hassasiyeti yüksek bir insanım. gün içinde değil ama özellikle gece apartmanda yapılan sesler sebebiyle uyanıp, tekrar uykuya dalamama sorunu yaşadığımdan, geceleri sıklıkla tıkaç kullanıyorum.
çok fazla kulak tıkacı denedim; en iyisi, elinizle ezip kulağa yerleştirdikten sonra genişleyen köpük gibi tıkaçlar bence. 3M bu konuda iyi, ancak onun da bir kaç türü var. en başarılısı, elinizle ezdikten sonra hemen genişlemeyenler (sünger gibi değil hamur gibi olacak yani) . bunu boyuna olacak şekilde parmaklarınızın arasında yuvarlayarak ezeceksiniz; olabildiğince ince-uzun bir forma getirdikten sonra, hızlıca kulak kanalınızın dibine iterek yerleştirmeyi başarırsanız, çok iyi yalıtım sağlıyor.
0
lil siztah
(17.01.26)
www.hepsiburada.com

Sanırım yukarıda anlatılan bu, ben de bundan kullanıyorum memnunum
+2
fildirfildir
(17.01.26)
Cevap verebilmek icin parolami sifirladim :) o derece guveniyorum, askerde hayat kurtarmisti. Otiflex markasinin tikaci black-out yapiyor resmen. 3-4 boyu var, aciklamalarindan en uygun olani secersiniz.
0
lynda.com
(17.01.26)
Benim de ses hassasiyetim var ve pek çok kulak tıkacı denedim ama hiçbiri sesi 0a indirgemiyor :) Bazıları aşırı pahalı ama yine de vadettikleri performansı vermiyor. Sanırım makul fiyatta olup ses seviyesini de görece azaltan bir tek silikon olanları tavsiye edebilirim.
0
truf
(17.01.26)
tıkaçlar genelde belirli bir frekans aralığını baskılıyor. histerik kahkahanın baskılanmama ihtimali var. ki siz tıkacı telefon görüşmesi başladığında takacağınız için zaten o histerik kahkahayı uzaklardan, sönük dahi duysanız rahatsız olacaksınız gibi geldi.
yine en garantili çözüm anc özellikli kulaküstü kulaklık ve müzik kombosu.
0
tnz
(18.01.26)
ben de çalışma odamda iken sifon seslerine sinir oluyorum.
daire saçma sapan tasarlanmış.
eve girmeden önce hiç aklıma gelmedi.,
bir de borsa vb. nedenlerden kaynaklanan stresten kulağımda çınlama var. ses rahatsız ediyordu.
3m tıkaç aldım ama pek kullanamadım. onu takmak pratik bir olay değil. kirlenmesi falan ayrı sıkıntı. kulağa sokup çıkarmak da irrite ediyordu.
spigen marka bir kulaklık aldım. Hem de 1400 TL ye falan.
Kulakları öyle bir kapatıyor ki dünyayala alakası kesiliyor insanın.
çınlama kaynaklı ağrıya da iyi geliyor.
sifon sesi gelmiyor kulağıma.
ama bilgisayarda müzik açıyorum ve dinliyorum. yakından geldiği için müziği engellemiyor. ha ha !... süper bir şey...
kulaklığın kendisinden de müzik dinliyorum bazen ama dışardan geleni dinlemek daha az yoruyor... bu aralar stres yaşadığım için stres arttı zira.
şiddetle tavsiye ederim.
Ama tabii kime ne hoş gelir belli olmaz.
Hepsini deneyin.
0
santimantal
(18.01.26)
www.loopearplugs.com
çok memnunum.
-1
acelaacedebela
(21.01.26)
(4)

macbook air'i tahoe'ye güncelleyelim mi?

klassno
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
0
klassno
(14.01.26)
Sonraki sürümler de cam gibi olur muhtemelen. M1’i güncelledim ben cillop gibi çalışıyor. Cam görünümü kapatılamıyor ama etkisi zayıflatılabiliyor.
0
orient blue
(14.01.26)
ben başta bir alışamadım, pişman oldum ama alışınca gayet iyi geldi
0
black holes in the sky
(14.01.26)
Thaoe ilk çıktığında meraktan güncellemiştim. "en fazla ne olabilir ki? sonuçta apple, estetiktir mutlaka" diyerek geçivermiştim. ilk başlarda en az 1 ay boyunca nefret ettirdi kendinden. çok çiğ geldi ilk başlarda. sonra sonra alıştım duruma. etrafımdaki istisnasız herkes "yani şimdi buna ne gerek vardı eyyyy apple. zaten tasarımın zirvesindesin neyin peşindesin" diye diye duruma alıştı. belki bir sonraki patch'de birazcık toparlarlar derken eskiyi unutturdular.

direnmenin bir anlamı yok bence, eninde sonunda mutlaka geçeceksiniz güvenlik güncellemeleri vs. almak için. bence bir an önce geçin. macbook air performansını bilmiyorum, bende macbook pro m4 vardı performansta sorun yaşamadım.
0
unvergesslich
(14.01.26)
Ben de aksine böyle bi güncelleme gelsin diye hazırda bekliyomuş gibi hissettim kendimi 😅 Telefon ve ipaddeki hoşuma gitmişti, bilgisayarda da hoş durdu. Daha yumuşak bi vibeı var sanki böyle. Zaten evet retrospect bi dönüş olmaz artık.
0
truf
(14.01.26)
(14)

Vefat etmiş birini güncel bir fotoğrafa yerleştirmek

m e b
Selamlar. Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor. Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda
Selamlar.

Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor.

Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda zaten evlere şenlik.

Prompt ne yazmalıyım ki asla yüzleri bozmasın? Fotoşop yeteneğim de pek yok. Işık, gölgelendirme vs gibi detaylarla kalitesiz olan fotoğrafı daha da berbat edeceğim. Nasıl yapabilirim veya bu konuda yardımcı olabilecek olan var mıdır?
-5
m e b
(05.01.26)
Mantıklı değil yapma bence
+8
messina123
(05.01.26)
@messina123: 14 senelik dostum kendisi. Kardeşiyle de zaten istişare yaptık hassas bir konu olduğu için.
0
🌸m e b
(05.01.26)
Ben de tavsiye etmem ters de tepebilir çünkü (bkz: uncanny)

Yine de yapacaksanız prompt'u da gptden isteyebilirsiniz. High fidelity vs.
+2
anon1m
(05.01.26)
paraya kıy, profesyonel tut.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
Soruna cevap değil aslında ama ben de fikir paylaşmak istiyorum;

Herhangi bir zaman için olabilir ama doğum günü hediyesi olarak böyle duygu yüklü, kaybına/acısına hitap eden bir hediyeye gerçekten gerek var mı? Bana da iyi bir seçim gibi gelmedi o yüzden.

Doğum gününü kazak gömlek gibi bir şeyle geçiştirip, bir süre sonra böyle bir şey yapsan belki de daha iyi olur.

İlaveten şu da var; muhtemelen yapay zekayla canlandırılan fotoğrafları, videoları, böyle bir şeyin yapılabildiğini kendi de biliyordur. Kendi de yapabilir. İnstagramda dakika başı bu uygulamaların reklamı çıkıyor. Kendisi de düşünmüştür bunu. O yüzden bu orijinal bir şey olmayabilir diyorum bir yandan.
+4
lazor
(05.01.26)
Soruya cevap olmayan görüşüm bence de yapmasaydınız keşke böyle bir şey.

Şimdi soruya cevap olan görüşümü de iliştireyim, redditte (www.reddit.com) bu dediğin konuda yardımcı olanlar çıkıyor ama resmi postlaman gerekiyor.
+2
truf
(05.01.26)
Mesaj attım
0
Rondak
(05.01.26)
mantıklı bir hediye mi değil mi konusunda yorum yapmadan;
gemine'yi denediniz olmadı ama nano banana pro özelliği var bir de. ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. telefondan denediyseniz oluşan resmin yanındaki üç noktaya basıp "pro ile yeniden oluştur" gibi bir seçenek var, onu deneyebilirsiniz.

çok iyi yapıyor aslında ama çoğu kez verilen prompt'u anlamıyor o yüzden ortaya saçma bir şey çıkıyor. başka araçlardan yardım alabilirsiniz prompt konusunda.

eğer olmadıysa başka bir sohbet açıp tekrar deneyin, genelde aynı sohbet üzerinden "bir de şöyle yap, bir de böyle yap" demek fayda sağlamıyor.

bir de, eğer denemediyseniz; kötü de olsanız kendiniz bir photoshop yapın düşük kalite ve nano banana'ya düzeltmesini söyleyin.

son şey; tekrar tekrar denemeye iterasyon deniyor. ai ile makul çözüm oluşturmak için bazen çok iterasyon yapmak gerekebiliyor (farklı promptlar verip olayı yeteri kadar iyi anlatmaya çalışarak)
0
biseysorcaktim
(06.01.26)
ben de yapmayın demeye geldim,
+2
oscar
(06.01.26)
Vefat etmiş birinin Ai ile oluşturulmuş herhangi bir içeriği çok rahatsız edici. Ünlüler için yapılan videolar bile bana hakaretmiş gibi geliyor. Arşivden gerçek bir görüntüsüne ulaşıp bunu bastırmak vs. belki uygun bir hediye olabilir. Ama Ai hem orijinal bir fikir değil hem de irrite edici ve üzücü olabilir yakınları için.
+1
creepy
(06.01.26)
Annesini kaybetmiş biri olarak bir "yapmayın" da benden. Hele doğum gününde hiç yapmayın.
+1
kobuzchu kiz
(06.01.26)
arkadaşlar, hepinize teşekkür ederim.

bu arada arkadaşımın zaten doğum gününü kutladık. ü gün hediye almamıştım ama hediyem bugün zaten yolda. ben ek olarak böyle bir şey yapmak istemiş ve öncesinde kardeşine de danışmıştım. hatta hediye verirken de "böyle böyle bir durum da var, istersen imha edebilirsin rahatsız olursan" demeyi planlıyordum. öyle herkesin içinde çat diye ve de yalnızca fotoğrafı verecek değildim.

yorumlarınızı okuyunca çok saçma veya düşüncesizce davranıyormuşum gibi hissettiğim için açıklama yapmak istedim ama farklı bir pencereden baktırdığınız için gerçekten teşekkür ederim.
+4
🌸m e b
(06.01.26)
babası vefat etmiş biri olarak söylüyorum: yapma. rezil bir hediye. ben olsam alır çöpe atarım, iletişimi keserim, tüm keyfim de kaçar.

mutlu gününde neden üzeceksin veya kızdıracaksın?

edit: şimdi cevabını gördüm, doğru karar.
+1
art cat chocolate
(06.01.26)
Fotoğrafları düzenleyip attım. Buraya da yazmış olayım. bence kötü fikir değil. Herkesin babasıyla fotosu olmayabiliyor. Sonuçta adam arkadaşını ve tepkisini biliyordur. O yüzden destekliyorum.
+1
Rondak
(06.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.