Giriş
(3)

aile vize başvurusu

kondansator
selamlar, normalde 1,5 yaş bebiş ile birlikte yunanistana 3 lü aile başvurusu yapmayı planlıyorduk. şimdi bir ara plan çıktı, şubatta atinaya gideceğim eşimle birlikte. şurada takıldım, randevu bulmuşken bebiş de geliyormuş gibi bile gösterip vizeye mi başvursam, yoksa şimdi 2 miz girip yaza doğru d
selamlar, normalde 1,5 yaş bebiş ile birlikte yunanistana 3 lü aile başvurusu yapmayı planlıyorduk. şimdi bir ara plan çıktı, şubatta atinaya gideceğim eşimle birlikte. şurada takıldım, randevu bulmuşken bebiş de geliyormuş gibi bile gösterip vizeye mi başvursam, yoksa şimdi 2 miz girip yaza doğru da bebiş için ayrı randevu mu alsam?
0
kondansator
(14.10.26)
her şeyi kitabına uygun yapmak istiyorsanız üçünüz için randevu alın, bebeğin vize başlangıç tarihini sonraki seyahat olarak gösterin. sonraki seyahatinizi de kendi başvuru evraklarınıza ekleyerek daha uzun süreli vize talebinde bulunun. zira çocuk için ayrı vize almaya kalksanız yine birlikte olmanız gerekecek.

ama bence sonraki seyahatte de çocuğunuzun ilk girişi yunanistan olacağı için problem olmaz. en fazla neden çocuk yanınızda değil/değildi diye işgüzarca soru sorulur, bulaşıcı hastalığı vardı dersiniz geçer gider.
+1
tnz
(14.10.26)
kuzenim önce vize aldı sonra mail attı 2 çocuğu (5 ve 8 yaş) vize istedi, randevu verdiler.

bir başka arkadaşım ise kendi randevularını aldılar bebekleri için de tüm evrakları hazır bulundurdular gittiklerinde bebişin evrakları da verdiler.

3 kişi almaya çalışınca neredeyse imkansız oluyor randevu
+1
croswell
(14.10.26)
çocuğa da alın vize. gümrükte kimse sormaz bebek nerde diye :)
0
brkylmz
(14.10.26)
(1)

30 yaş üstü öğrenci akbili

egerbiryolcu
Yüksek lisans yapıp bir işte çalışmıyor olanlara sanırım 30 yaş altındaki standart öğrenci tarifesi uygulanıyormuş. Bu bilgi güncel mi, yaptıran olduysa gerekli belgeler nedir ve hem çözüm hem başvuru merkezlerinde kart cikartilabiliyor mu?Teşekkürler
Yüksek lisans yapıp bir işte çalışmıyor olanlara sanırım 30 yaş altındaki standart öğrenci tarifesi uygulanıyormuş. Bu bilgi güncel mi, yaptıran olduysa gerekli belgeler nedir ve hem çözüm hem başvuru merkezlerinde kart cikartilabiliyor mu?

Teşekkürler
0
egerbiryolcu
(03.10.26)
bkz: istanbulkart.istanbul >> İndirimli İstanbul Kart >> Öğrenci

koşullar ve başvuru şekilleri yazıyor.
0
tnz
(03.10.26)
(20)

Aldatılmayı Aşamıyorum

depresif çocuk
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.

Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.

Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli.
Yol vermek.

Ama en çok şu koyuyor bana.
Ben bu kız için neler yapmadım ki.
Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok.
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum.
10 gündür görüşmüyorum.
Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı.
Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum.
Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk
(13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok

tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen
-zararın neresinden dönersen kardır

bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise
-zaman her şeyin ilacıdır
+19
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.

Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.

Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım.
ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz?
yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?

"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın.
keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın.
hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.

evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.

bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+2
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+2
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış

Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.

20 ay uzun bir zaman degil.
-1
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.

Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?

Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin.
ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı?
beterin beteri var di mi?
harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
+1
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"

ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
0
bay b
(15.09.26)
(6)

Nazilli Tire toplu taşımayla nasıl gidelim?

mikahakkinen
Nazilli Selçuk tren sonra Selçuk Tire dolmuşu mu? Nazilli Aydın tren sonra Aydın Tire dolmuşu mu mantıklı?Bilenler yazarsa sevinirim.
Nazilli Selçuk tren sonra Selçuk Tire dolmuşu mu? Nazilli Aydın tren sonra Aydın Tire dolmuşu mu mantıklı?
Bilenler yazarsa sevinirim.
0
mikahakkinen
(12.09.26)
aydın daha mantıklı gibi, aydın-selçuk trenle uzun sürüyor. o sürede aydın'dan tire'ye varırsınız sanki.

not: başlık duyuru olarak açılmıştı, cevap yazılamıyordu. ona istinaden olabilir.
+1
tnz
(12.09.26)
aydından tireye dolmuş mu varmış???
0
halanne
(13.09.26)
@halanne instagramda haber var orda gördüm.
0
🌸mikahakkinen
(13.09.26)
Trenle çok uzun ve zahmetli oluyor. Hele bu sıcaklarda hiç çekilmez.
Dolmuş vs varsa onu tercih edin
0
hayalhayal
(13.09.26)
45 yıllık aydınlıyım, şimdiye kadar aydın-tire dolmuşu ne duydum ne gördüm. köşkten otoban bağlantısıyla tire-ödemiş yolunu genişletiyorlardı. belki o yoldan sefer yapılıyordur. siz gene de telefon falan bulup arayın gün ve saatinden emin olun ona göre plan yapın.
0
halanne
(13.09.26)
sordum soruşturdum, varmış gerçekten, hem de nerdeyse 2 yıldır. o zaman cevabımı revize ediyorum, dolmuşla (sarı değil, birliklerle) nazilli-aydın, aydın otogarından direkt tire dolmuşu. hatta köşk üzeri giden tire dolmuşu varsa aydına kadar gitmek yerine köşkte inip tire dolmuşuna da geçilebilir.
0
halanne
(13.09.26)
(7)

Kör Nokta?

norules
Merhaba.1. Sürüş esnasındaki her şerit değişiminde, ayna kontrolü haricinde mutlaka kör nokta kontrolü de yapmak gerekli mi?2. Kafamı çevirerek kör nokta kontrolü yaptığımda o an direksiyonu bir miktar kaydırıyorum istemeden. E tabii bu da tehlikeli bir durum. O an direksiyonu sabit tutabilmenin kol
Merhaba.

1. Sürüş esnasındaki her şerit değişiminde, ayna kontrolü haricinde mutlaka kör nokta kontrolü de yapmak gerekli mi?

2. Kafamı çevirerek kör nokta kontrolü yaptığımda o an direksiyonu bir miktar kaydırıyorum istemeden. E tabii bu da tehlikeli bir durum. O an direksiyonu sabit tutabilmenin kolay bir yolu var mı?
-1
norules
(12.09.26)
1. Evet
2. Iki elle direksiyonu daha sabit tutabilirsiniz, araba hareket halinde degilken pratik yapabilirsiniz. Ancak zaten bu bakis 1 saniyeden fazla surmemeli, bakip hemen donulmeli, emin olamadiysaniz da serit degistirmeyi geciktirmeli ve tekrar kontrol etmelisiniz.
0
lumpen proletarian
(12.09.26)
1) elbette
2) başınızı direksiyonu hareket ettirmeyeceğiniz bir pozisyonda çevirmeyi öğrenin. öne eğilerek, doğrularak, olduğunuz yerde vs. farklı varyasyonlar deneyin.
alternatif olarak koltuk pozisyonunuzla da alakalı olabilir. sürücü ve yolcu koltuklarını kendinize uygun şekilde ayarlayın.
0
tnz
(12.09.26)
sadece şerit değiştirirken değil sürüş esnasında aynalara ufak bakışlar atarsan zaten kör noktanda biri olma ihtimali var mı yok mu bunu bilirsin
0
bobinhoo
(12.09.26)
Kör nokta kontrolü, sağlıklı beslenme gibi "birikimsel bir iyi alışkanlık" değil. Gelen aracı tek bir sefer görmemiş olmanız her şeyi bitirebiliyor haliyle. Bu açıdan, evet gerekli.

Kör nokta kontrolü gerekli olduğu ölçüde, bunu güvenli şekilde yapabilmek için hızınıza uygun takip mesafesinde olmanız da gerekli.

Kayma konusu henüz bu hareketi bilinçli yaptığınız için oluyor olabilir. Refleks haline geldikçe sorun azalacaktır. Kör nokta kontrolü yaparken gözünüzle ciddi ciddi baktığınız alanı incelemeyin, bu vakit kaybettirir; sadece "orada ne olduğu önemsiz bir kütle var mı yok mu" konusuna odaklanın, gözünüz orayı görsün geçsin.
+1
akhenaten
(12.09.26)
anlık bakış atmakta fayda var. onun haricinde yapılması gerekenler. ilki son anda sinyal vermemek. ikincisi aynada gördüğünüz araç yanınızdan geçtikten sonra şerit değiştirmek. tabi arkasındaki araçla yeterli mesafenin olduğundan emin olarak. son olarak şerit değiştirmeyi yavaş yaparak. olur da her şeye rağmen kör noktada bir araç varsa ikiniz adına da durumu toparlama fırsatı olur.
0
lazpalle
(12.09.26)
1- ben hep bakarım ama Türkiye'de çoğu kişi bakmıyor özellikle birini sollarken falan bunun bilincinde olmak lazım. Ben motorlardan korktuğum için şerit değiştirmeden ve sola-sağa dönerken bi bakış atarım. Tabii araba çok dibindeyse aynada onu göremediğin durum da olabilir, bakmak lazım.

2 deneyimle halloluyor. Şeritten kayıyorsanız bu otobanda falan sıkıntı, önce hakimiyeti elde etmek sonra bakmak daha iyi olabilir. (yeni arabalarda şerit takibi ve kör nokta uyarısı var onlar bu açıdan çok kolay tabii)
0
nhk ni youkosu
(12.09.26)
Bence her serit degisiminde kor nokta kontrolune gerek yok. Trafigin akisini okudugunda gerek olup olmayan durumlari kestirebiliyorsun ama o zamana kadar yap tabii.

Eger direksiyon kayiyorsa fazla bakiyorsun demektir. Saniyenin belki 4te 1i falan bakma suren oluyor kafani cevirdin orada bir sey var mi yok mu algilaman 0.25 saniye yani kafa cevirme surenle yarim saniye hadi max 1 saniye olsun.

Alisana kadar zaten cok serit degistirme, ani serit degistirme, sinyali ver yavas yavas yanas ki gorunur ol.
0
floydian
(12.09.26)
(5)

Schengen vize var ancak EES'de not ok gözüküyor

croswell
1 yıllık vizem var seyahatten yeni döndüm kontrol etmek istedim ancak not ok diyor
1 yıllık vizem var seyahatten yeni döndüm kontrol etmek istedim ancak not ok diyor
0
croswell
(27.08.26)
giriş çıkış tarihine ne girdiniz? gideceğiniz ülkeyi ne seçtiniz
0
jelly bear
(27.08.26)
birkaç şey denedim
ilki vizenin başladığı tarihi girdim çıkışı da bitişi yaptım çıkmadı
gideceğim bir tarihi seçtim yine olmadı
yunanistan seçiyorum vizeyi oradan aldım

geçen ay zaten 10 gün yunanistandaydım
0
🌸croswell
(27.08.26)
tarihlerden pasaport nodan eminseniz sorun olmamalı. şu an denedim bende ok gözüküyor
0
jelly bear
(27.08.26)
evet her şey uygun ama not ok
0
🌸croswell
(27.08.26)
10 nisan 2026 öncesinde alınan çok girişli vizelerin "ok" yanıtı gerçekçi olmayabilir denmiş, aynısı "not ok" için de geçerli olabilir: travel-europe.europa.eu

ayrıca hesaplayıcının altında sonuçların bağlayıcı olmadığına dair de bir uyarı var. son 180 gününüzün 90'ından fazlasını schengen bölgesinde geçirmediyseniz içiniz rahat olsun büyük ihtimalle sorun yok.
0
tnz
(27.08.26)
(2)

yeni türksat uydu kanalları

kibritsuyu
şimdi eskiden bütün kanalları silip önerilen frekansta tarama yaptığımda 2 tane "trt 1 hd" çıkıyordu. ikisi de aynı, ama bir tanesi uluslararası maçlarda şifreye giriyor, diğeri girmiyor.şimdi kanal listesini silip yeniden tarama yaptırdım. 1 tane "trt 1 hd" var. bu şifre giren mi, girmeyen mi?şifre
şimdi eskiden bütün kanalları silip önerilen frekansta tarama yaptığımda 2 tane "trt 1 hd" çıkıyordu. ikisi de aynı, ama bir tanesi uluslararası maçlarda şifreye giriyor, diğeri girmiyor.

şimdi kanal listesini silip yeniden tarama yaptırdım. 1 tane "trt 1 hd" var. bu şifre giren mi, girmeyen mi?

şifre giren ise girmeyen için ayrı bir frekans girip onu da mı eklemem gerekiyor?
-1
kibritsuyu
(24.08.26)
hangi kanalı taradınız, eklediniz bilmiyorum. turksat'ın sitesinde kapsama alanını "tr" seçtiğinizde çıkan sonuçlar maç sırasında şifre girmeyen kanallar oluyor: turksat.com.tr
0
tnz
(24.08.26)
12380 / 27500 / V olanı taradım şebeke arama açık olacak şekilde.
-1
🌸kibritsuyu
(24.08.26)
(7)

Ehliyetin süresi dolmuş, 15 gün sonra da soyadı değişikliği olacak, ne yapmalı?

duguit
Nişanlımın ehliyeti yeni tip ama 10 yıl geçmiş süresi dolmuş. Eylül başında da evleneceğiz ve soyadı değişecek. A- Evlenene kadar süresi dolmuş ehliyetle idare edip evlendikten yeni ehliyet almakB- Hemen yeni ehliyet alıp evlenince tekrar yenilemek Çok arada kaldık. Vakit de pek yok ama risk almak d
Nişanlımın ehliyeti yeni tip ama 10 yıl geçmiş süresi dolmuş. Eylül başında da evleneceğiz ve soyadı değişecek.

A- Evlenene kadar süresi dolmuş ehliyetle idare edip evlendikten yeni ehliyet almak
B- Hemen yeni ehliyet alıp evlenince tekrar yenilemek

Çok arada kaldık. Vakit de pek yok ama risk almak da istemiyoruz. Ciddi cezası var mı net bilgi bulunamıyor. Hep eski tip ehliyetlerin süresinin dolmasıyla ilgili bilgi var internette.
0
duguit
(23.08.26)
yakalanmadigin surece problem olmaz.
yada araba kullanma.
0
designer
(24.08.26)
ehliyet yenileme baya masraflı. 50-100 tl olsa neyse. o yüzden kesinlikle bekleyin. polise denk gelme olasılığı çoook düşük.
0
jelly bear
(24.08.26)
evlendikten sonra ehliyetin önceki soyisimle olması bir sorun teşkil etmiyor pratikte.
15 gün içinde polis denk gelir mi, gelirse sıkıntı olur mu, şans.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.08.26)
4712tl
bkz: 39/3 "geçerlilik süresi dolan sürücü belgesi ile motorlu araç kullanmak"
kaynak: trafik.gov.tr

işlem sonrasında ehliyete el konulacağı ve sürücü de trafikten men edileceği için sonraki araç kullanımları muhtemelen geçerli sürücü belgesi olmadan araç kullanmak olarak değerlendirilecektir.

şimdiden sağlık raporu alıp mümkünse nikah tarihine kadar araç kullanmayıp nikah sonrası kimlik, pasaport, sürücü belgesini tek randevu ile yenilemek en ideali.
0
tnz
(24.08.26)
A
0
cccbehzatccc
(24.08.26)
Bence de A. Ehliyetsiz polis çevirse bile rica edilebilir, 15 güne nikahım var bu yüzden değiştirmedim diye..
0
gadlemler
(24.08.26)
C hemen yelineyip evlenince değiştirmemek.

polisler ehliyetleri kontrol etmek için tablet kullanıyor, eğer ehliyetinizi sorgularsa hatta ehliyetinizi istemeden tc kimlik numaranızla bile sorgılasa. tablette kırmızı yazlılarla yazılmış ehliyetin süresi dolmuş uyarısını görecek ve size cezai işlem uygulayacaktır.

öyle rica edeyim falan polis abilerde işe yarasa bile tablette işe yaramayacaktır.
0
omer460
(25.08.26)
(3)

Garanti bankası Güney Kıbrıs'tan para transferi alırken sorun çıkarıyor mu?

demetrius
1.5 senedir G. Kıbrıs menşeli şirketten ödeme alırken Enpara bir anda geçen ayki paramı reddetti ve göndericiye iade etti. Şimdi Garanti üzerinden almaya çalışacağım. Aynı problemi yaşar mıyım? Yurt dışında olduğum için müşteri hizmetlerine ulaşamıyorum.
1.5 senedir G. Kıbrıs menşeli şirketten ödeme alırken Enpara bir anda geçen ayki paramı reddetti ve göndericiye iade etti. Şimdi Garanti üzerinden almaya çalışacağım. Aynı problemi yaşar mıyım? Yurt dışında olduğum için müşteri hizmetlerine ulaşamıyorum.
0
demetrius
(18.08.26)
bir wise vb hesabı açsanıza
0
kveldulv
(18.08.26)
enpara ile eposta yoluyla iletişim kurmayı deneyin. detay öğrenin, durumu düzeltmek için neye ihtiyaç duyduklarını sorun.
garanti bankası müşteri hizmetleri ile de whatsapp üzerinden iletişim kurabiliyorsunuz diye biliyorum. onlara da enparanın parayı gönderene iade ettiğini söyleyip banka nezdinde herhangi bir kısıtınızın bulunup bulunmadığını öğrenebilir ya da neye ihtiyaç duyduklarını sorabilirsiniz sanki.
0
tnz
(18.08.26)
Türkiye Güney Kıbrıs'ı tanımadığı içinmiş. Bu ay aynı şirkete iş yapan başka bir arkadaşım da aynı şeyi yaşadı.
0
🌸demetrius
(20.08.26)
(2)

TTNet abonelik devri

egerbiryolcu
Sözleşme babamın adinaydı rahmetli oldu artık devir yapmam gerekiyor.Ölüm belgesiKendi kimlik belgemVeraset ilamı bunlar gerekli belgeler bildiğim.Tek sıkıntı mirasçılarin onayı yani evdeki diğer iki birey bir şey yapması lazım mi. Çok daha önce müdürlüğe gidip telefon hattı değişikliği yapmıştım ke
Sözleşme babamın adinaydı rahmetli oldu artık devir yapmam gerekiyor.
Ölüm belgesi
Kendi kimlik belgem
Veraset ilamı bunlar gerekli belgeler bildiğim.

Tek sıkıntı mirasçılarin onayı yani evdeki diğer iki birey bir şey yapması lazım mi. Çok daha önce müdürlüğe gidip telefon hattı değişikliği yapmıştım kendi adıma almıştım. Bu konuyu da sorduğumda imzalari yeter gibi bir şey demişti ama net hatırlamıyorum. Hani sanki notere gitmeye gerek yok gibi bir kolaylıktan bahsetmişti.

Tecrübesi olan varsa sormak istedim.
En kötü kendi adıma alırım iptal edip ama bunun için de yine mirasçı onayı gerekir mi iptal için bilmiyorum. Bir de biz çok eski musteriyiz ödemeler konusunda devir ve iptal edip kendi adıma açtırma arasında bir fark olur mu?
-1
egerbiryolcu
(17.08.26)
başınız sağolsun.

yanılmıyorsam iptal etmek için veraset ilamının bir kopyası ile bir varis yeterli. devir içinse (en azından mobil için o şekildeydi) her varisin vekaleti veya bizzat bulunması gerekiyor. teoride bu şekilde. ancak uygulamada kolaylık gösterilebiliyor. o da çalışanın yardımseverliğiyle alakalı.
(kaynak: bireysel evde internet\devir İşlemi, www.turktelekom.com.tr)

sanırım sözleşme devir de olsa otomatik olarak size yeni tesisat numarası tanımlanıyor. yani eski müşteri de olsanız sistem sebepli yeni müşteri sayılıyor olabilirsiniz. yeni müşteri sayılmanızsa kimi servis sağlayıcılarda avantaj olabiliyor ve farklı/uygun kampanyalar tarafınıza sunulabiliyor.
+1
tnz
(17.08.26)
basin sagolsun hocam.

bizde de ayni durum oldu. peder bey vefat edince biraderim kendi uzerine aldi. bizden yani mirascilardan imza vs alinmadi ama. bizdeki kablonet, hala biraderin uzerinde. detaylari gercekten tam olarak bilmiyorum kotu bir donemdi.
+1
arakaali
(17.08.26)
(6)

sim ya da e-sim gerek (almanya)

klassno
vodafone bizi patlattı, iki telefonda da çalışmıyor roaming. bankacılık uygulamalarına erişemiyorum, yarın bi sim ya da e-sim alsam bu sorunu çözerim dimi? çift sim kartın (aynı telefonda) birinden internet diğerinden numara kullanmak mümkün mü?
vodafone bizi patlattı, iki telefonda da çalışmıyor roaming. bankacılık uygulamalarına erişemiyorum, yarın bi sim ya da e-sim alsam bu sorunu çözerim dimi? çift sim kartın (aynı telefonda) birinden internet diğerinden numara kullanmak mümkün mü?
0
klassno
(16.08.26)
iPhone’da bu oluyor. MobiMatter’dan almıştım ben, Türkiye’de de çalışıyor, kalan paketimi burada kullanıyorum şu an.
0
orient blue
(16.08.26)
e-sim ve mobimatter +1
android'i bilmiyorum ama iphone'da oluyor. internete e-sim'den bağlanıp, banka sms'lerini de tr hattınızdan alabiliyorsunuz. uygulamanın yönlendirmeleriyle bunu çok basit bir şekilde ayarlayabiliyorsunuz.
0
lil siztah
(16.08.26)
işte benim eşekliğim. android (her ikisi de samsung) kullanıyorum. sim veya e-sim olurda a32 telefona takılacak
0
🌸klassno
(16.08.26)
o modellerde esim yok. Almanya'da marketlerde turist simi gibi simler satılıyor mu bir bak, varsa direkt alıp takarsın işini görür. İngiltere'de onlar boş oluyor yine internetten paket satın almak gerekiyor, ama sanırım bazı yerlerde taktığın gibi 10gb 20gb olan şeyler de vardı.

androidde "şu simden internet kullan" seçeneği var, ama telefonu neden istiyorsun sms gelsin diye mi, eğer öyleyse o da oluyor evet Türk hattın hala çalışabilir. (eğer telefon çift simse. Sanırım o modellerde sd kartı çıkarıp oraya sim takılıyordu öyle çift oluyordu)
0
nhk ni youkosu
(16.08.26)
@nhk ni youkosu +1
marketlerde 5gb, 10gb, 20gb sınırsız data vs. gibi hazır tek kullanımlık paketli hatlar var. ya da sadece bir sim kart ve kontör alıp internet sitesinden bulduğunuz bir ön ödemeli tarifeyi de kullanabilirsiniz. ancak yanılmıyorsam ilgili hatları kimlik bilgilerinizle operatörün internet sitesinden aktifleştirmeniz gerekiyordu.

ayarlar menüsünden bağlantılar menüsünü ve sim yönetimini açın. burada arama/mesaj ve data tercihlerinizi yönetebilirsiniz. 2.sim'i taktıktan sonra seçenekler aktif olur. kimi zaman yeni sim ayarlarını telefon göremiyor, o yüzden yeni sim taktıktan sonra telefonu yeniden başlatırsanız iyi olur.
0
tnz
(17.08.26)
bugün paşaport kayıtlı ön ödemeli fiziksel sim aldım. yüce rabbim vodafone'un her yetkilisinin gani gani ...

Gerçi 1 aylık aldığım paket 1 hafta roaminge ödediğimden ucuza geldi tabi. iner inmez yapmayan aklıma da ayrı sövdüm. hepinize teşekkürler ederim.

a32'de ikinci simi takınca arama, sms ve interneti ayrı ayrı seçtiriyor hangi simden olsun diye. seçtim ve düzeldi her şey.
0
🌸klassno
(17.08.26)
(10)

egzoz muayenesi

denizzz
bunu sanayide mi yaptırayım yoksa muayene yerinde mi?
bunu sanayide mi yaptırayım yoksa muayene yerinde mi?
0
denizzz
(29.07.26)
Muayenede yaptır geç çakal çukalla uğraşma
0
Rondak
(29.07.26)
muayenede yaptır 5 dklık iş
0
jelly bear
(29.07.26)
aracın geçememe riski varsa, emisyon sisteminde problem varsa, arıza ışığı yanıyorsa vs. dışarıdaki emisyon ölçüm istasyonlarında bi şekilde geçirenler oluyor. araçta sorun yoksa farketmez muayene istasyonunda yapmak daha pratik olabilir. ama emisyondan kalırsa muayeneden de direkt kalacağından dışarıda önden yaptırmak sıkıntı çıkarsa onu çözüp muayeneye öyle gitmek de daha mantıklı olabiliyor

ilk muayenede çok önemli değil denebilir. ilk muayene öncesi emisyondan kalırsan tekrara girmeden önce gerekli işlemleri yaptıktan sonra ölçümü de dışarıda yaptırırsan tekrarda kalıp tekrar muayene ücreti ödeme durumu olmaz.
0
konetsu
(29.07.26)
Dünyanın en basit işi, gideceksin emisyon ölçümü yapan bir yere, 5 dakika sürecek işlem. Ödeyip çıkacaksın. Sanayi ile falan da işiniz yok, internetten bakın emisyon ölçümü yapan yerlerin adresleri var gidin birinde yaptırın. 5 dk bile sürmüyor yahu 2 dk ancak sürüyor hatta.

Boşuna gözünü korkutanlara da inanma muayene merkezlerinde bir ton iş var, en ufak sorun çıkarsa ölçümde en azından öncesinde düzeltme şansın olur son dkya kalmamış olur.
0
sahadaki adam
(29.07.26)
ben şahsen tüv bu işlemden de para kazanmasın diye dışarıda yaptırmayı tercih ediyorum. sıra beklemiyor, zaman kaybetmiyorsunuz.

bu arada illa sanayiye gitmek zorunda değilsiniz. yakınınızda da yetkili bir yer olabilir. güncel muayene istasyonu listesi: egzoz.csb.gov.tr
+1
tnz
(29.07.26)
Ben disarida yaptiriyorum tuvturk bazen kalabalik oluyor. cakal cukallik bir durum yok sistem komple elektronik, cakallik yapabilecekleri bir durum yok.
+1
nuevo
(29.07.26)
ben şahsen tüv bu işlemden de para kazanmasın diye +1
+1
Mirket
(29.07.26)
nuevo çakallık yapılabiliyor da arkadaş çakal çukalla uğraşma derken o emisyon ölçümcüleri kurumsal değil çakal esnaf anlamında demiş gibi geldi bana.

ölçümde çakallık nasıl? tamamen elektronik sistem ok ama aracın yük durumuna göre anlık emisyonu değişebiliyor. devri sabit tutarken yerinde dururken bile klima açıp kapatarak vs. yükü etkileyip anlık testi geçecek değerler tutturulabiliyor.
0
konetsu
(29.07.26)
eskiden gitmeden dışarıda yaptırıyordum, ama son 2-3 sefer tüvtürk'e biraz erken gidip orada yaptırıyorum, kalabalık olmasına rağmen birkaç dk'dan fazla beklemedim hiç
0
sweetoffice
(29.07.26)
Problem çıkmaması için dışarda. Hatta teste girmeden önceden konışuyorum. Tuvtürk ten gecebilmek garanti değil.
0
Lh12
(30.07.26)
(5)

Kablolu elektrikli süpürge almak istiyorum

grimavi
2007 den beri kullanılan philips süpürge bozuldu, markadan memnundum fakat muadil yeni süpürgelerin hem motor gücü hem de malzeme kalitesi düşmüş. Philips ya da başka marka önerebileceğiniz kablolu elektrikli süpürge modeli var mı?
2007 den beri kullanılan philips süpürge bozuldu, markadan memnundum fakat muadil yeni süpürgelerin hem motor gücü hem de malzeme kalitesi düşmüş. Philips ya da başka marka önerebileceğiniz kablolu elektrikli süpürge modeli var mı?
-1
grimavi
(09.07.26)
avrupa birliği elektrik süpürgelerinin enerji etiketi gerekliliklerini değiştirdiği için artık üreticiler neredeyse bilgi yazma gereği hissetmiyorlar. eskiye nazaran süpürgelerin motor güçleri düşük ama emiş güçleri benzer. toz torbalı mı torbasız mı olacağını, evcil hayvan sahibi olup olmadığınızı ve en önemlisi kimin kullanacağını belirtmemişsiniz.
0
tnz
(09.07.26)
Evet hocam araştırdım regülasyonlar nedeniyle düşürülmüş. 750 watt olsun ama bazı yorumlardaki gibi çekiş gücü iki ay sonra yarı yarıya düşmesin. Motoruyla malzemesiyle stabil bir ürün olsun diye duyuruya sorayım dedim.

Kabloluların da çoğu toz torbasız sisteme dönmüş diye toz torbasız diye belirtmedim. Süpürgeyi ben kullanacam
+1
🌸grimavi
(09.07.26)
geçen sene dedeye bosch aldık, köydeki eve tozu toprağı çok çekişinde düşüş olmadı, filtrelerini 2 ayda bir yıkattırıyorum içindeki (motor filtresi), yedekte aldım.
www.bosch-home.com.tr
0
eja
(09.07.26)
Grundig aldım iki senedir sorunsuz
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.07.26)
Arkadaşımda arnica tesla var, gecenin köründe sinek topluyorlar, gayet sessiz. Vay anasını derim her gördüğümde.
0
yaren
(10.07.26)
(3)

Araç içi yıkama (araç koltugu vs)

tchuck
evin garajında aracın dışını yıkıyorum, içini de süpürgeyle temizliyorum. ama hem bu paspaslar, hem zemini hem de özellikle koltukları da ıslak bir şekilde yıkayabilmek istiyorum (köpeğimin salyası vs. damlıyor koltuklara ve çıkaramıyorum)araç tesla, suni deri yani.https://www.amazon.com.tr/shark/dp
evin garajında aracın dışını yıkıyorum, içini de süpürgeyle temizliyorum. ama hem bu paspaslar, hem zemini hem de özellikle koltukları da ıslak bir şekilde yıkayabilmek istiyorum (köpeğimin salyası vs. damlıyor koltuklara ve çıkaramıyorum)

araç tesla, suni deri yani.

www.amazon.com.tr

bu alet vs. işe yarar mı?
veya önereceğiniz başka alet olur mu? daha ekonomik olsa cok daha iyi olur tabi ki.
0
tchuck
(07.07.26)
Paspasları çıkarıp araç şampuanı ya da daha hijyenik olsun derseniz bulaşık deterjanı ve sünger/fırça marifetiyle yıkayabilirsiniz. Koltuklar için de özel üretilmiş leke çıkarıcılar, genel temizleyiciler var. Bezle uygulanıyor. Onlar olmaz mı? Yıkama makinesi tabii iyi olur da gereksiz maliyet gibi geliyor bana. Sonrasında kurutmak falan daha zor gibi.

Bir de köpeği araca bindirmeden önce su geçirmez örtü falan serseniz, leke olmasını baştan engelleseniz daha iyi sanki ama pratik olur mu bilemem.
0
orient blue
(07.07.26)
En güzeli ve en temizi linkte paylaştıgınız tarzda bir makine almanız. . onu alın kafanız rahat etsin.
bende bu makinenin kiwi markalı olanı var. baştan sona tertemiz yapıyor. işlemden sonra koltuklar biraz nemli gibi olabiliyor. ama pencereleri azıcık aralık bırakın 12 saat sonra tamamen kuruyor.bezle temizlikte kirin önemli kısmını koltugun kumaşının derinlerine işliyorsun ama bu makineyle çekip alıyorsun. bu makineler için özel şampuanlar var. onu kullanmanızı öneririm
0
limonlu eksi
(07.07.26)
bu ürünle deri döşemenin yapısı gereği, kumaş döşemedeki gibi verim alamazsınız.
deri döşemeyi uygun bir temizleyiciyi fırça ile koltuğa yedirip sonrasında nemli bir bezle üzerinden geçerek kolayca temizleyebilirsiniz.
sonrası içinse orient blue +1
mesela şöyle bir ürün olabilir: shop.tesla.com
0
tnz
(07.07.26)
(2)

istanbul'dan edirneye ücretli yoldan gitsem kaç para ödüyorum?

xu
e84 yolu ücretliymiş ama ne kadar öderim bunu bulamadım. istanbul sariyer çıkış - edirne keşan varış
e84 yolu ücretliymiş ama ne kadar öderim bunu bulamadım. istanbul sariyer çıkış - edirne keşan varış
0
xu
(02.07.26)
Silivri gişesinden Avrupa Otoyolu'na giriş yapıp Edirne gişesinden çıkış yapacaksınız. Otomobil için ₺134 ödeyeceksiniz. Bu iki gişenin arasındaki mesafe 156,9 km'dir. Dilersen bu seyahatinde dinleyeceğin harika bir şarkı listesi de hazırlayabilirim? Dilersin mi? (ChatGPT gibi bitirmek istedim. Nasıl? :)
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.07.26)
e84 dediğiniz d110 ücretsiz.
avrupa otoyolu da kınalı-fatih/tayakadın gişeleri arası 260TL imiş. www.avrupaotoyolisletmesi.com
+1
tnz
(02.07.26)
(11)

kredi çeken / kontrolsüz kredi kartı kullanan 70+ anne

la lykia
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şey
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.
annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şeyler.
ben evden ve ondan uzaklaşıp kendi hayatıma baktıkça çıldırıyor, uzaktan bile hissedebiliyorum.
son 6 aydır da kontrolsüz para harcama, kredi kartı kullanımı meseleleri vardı. en son bu hafta bankadan 350k ihtiyaç kredisi çekmiş. babamdan da gizlemiş. mail hesabı benim telefonda tanımlı, bana sözleşmeleri geldi. babama sordum, onun da haberi yok. annem de anında inkar etmiş, sözleşmeleri gösterince "evet, çok ucuzdu, aldım, ne var" falan demiş. öyle mantıklı bir nedeni de yok.
kredinin 12 aylık geri ödemesi 52k ve emekli maaşları 20+20=toplam 40k. öyle bir gelir yok yani.
pandemi döneminde de benzer şeyler yaptı, ilk değil, o zaman da evde büyük krizler çıktı, sonra ben ödedim hepsini.
bu sefer çok net bir şekilde ben yokum dedim, şu an aynı evde de değiliz zaten.
annemle ne yapacağımı bilmiyorum. kontrolsüz harcama dediğim de; mesela evde yemek yapmıyor, sürekli pahalı yemekler sipariş ediyor. kullanması gereken ilaçları elindeki güncel ilaç raporuyla almaya üşenip parayla alıyor, her seferinde eczaneye deli paralar ödüyor vb. gibi şeyler.
ilk akla gelecek şey; akıl sağlığı raporu almak ve vasi atamak ama tabii o işler o kadar kolay değil. annem akıl sağlığı yerinde değildir raporu alacak bir durumda da değil. vereceklerini sanmıyorum.
benzer süreçlerden geçen veya önerisi olan olur mu?
0
la lykia
(01.07.26)
bol bol esra erol ve müge anlı izlemenin faydalarından birini burada göreceğim hiç aklıma gelmezdi.

tam hatırlamamakla beraber eski programların birinde benzer bir durum işlenmişti. medeni kanunda savurganlık nedeniyle kısıtlama diye bir şey var. bunun için anneninize doktor raporu almanıza gerek yok.

ancak bu durumu doktoru ile görüşün derim. Teşhisi koyan psikiyatrist ile (mümkünse babanın) iletişime geçsin. Hastanın rızası yoksa bile doktoru bilgilendirin, durumun finansal boyutlara ulaştığı ve hayati risk (gelirin üstünde borçlanma) yarattığını anlatsın. Belki de yasal süreçle birleştirilerek zorunlu yatış/tedavi alternatifi masaya gelecek.
+4
galahad reloaded
(01.07.26)
Kumar olmasın sakın?
+3
Sattva
(01.07.26)
@sattva; yok değil.
evden çıkmıyor zaten. eve gelen de yok. kredi kartı ekstrelerinde de hiç öyle bir şey yok. akıllı telefon kullanmayı da bilmiyor. yüksek standartlarda yaşamayı seviyor diyelim, emekli olmayı kendine yediremiyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Ah bu çok iyi. Ama yine de güvenli tarafta kalmak için bu parayı ne yaptığıni öğrenin. Dışarda yemekle harcanacak para değil gibi geldi bu miktarlar. Lüks çanta ayakkabı alıyor mu?
0
Sattva
(01.07.26)
Anlaşılan tehlikeli alarm zillerini ya duymuyor ya da daha eksiye girecek ki o zaman duyacak.
Güvendiği dağlara artık her neyse yapay / sanal kârlar buzlarla kapatın .
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
@sattva
evde hiç yemek pişirmiyor artık. hatta bazen kahvaltı bile hazırlamıyor kendisine. sürekli telefonla eve sipariş veriyor.
mesela sabah x yerden 500 tl'ye sandviç. akşam y yerden 1500 tl'ye pizza ve patates.
izmir'in merkezi bir bölgesi. günde 2000 tl'yi buluyordur. ayda en az 50.000 yapıyor.
bu da başka bir konu zaten.
sorduğunuz zaman yemek yapacak hali yok, midesi bulanıyor, yorgun, canı istemiyor vs.
birini tutalım da diyemiyorum çünkü kimseyle anlaşamıyor. ki bakıcı işi beni de maddi olarak çok zorlar, asgari ücret üzerinde aylıklarla çalışıyorlar.
şu an haftada 1 gelen gündelikçi eskiden haftada 3 geliyordu, yemek yapıyordu, onun yemeklerini de yemiyordu, babamla ben yiyorduk, o yine dışarıdan söylüyordu.
bir de işte eczane harcaması çok. sürekli ilaç alıyor. ilaçlar da pahalı. raporunu kullanmıyor. eczane de ayda 10.000 tl tutuyor.
böyle bakınca sırf yemek ve eczane için 60.000 tl civarında bir harcama yapıyor.
makul ve mantıklı davranışlar değil yani, diyaloğa da açık değil, hemen bağırıp çağırmaya başlıyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Borç ödemesine yardım etmeyin, en az 1 ay gecikmeye düşsün, kredi puanı düşünce zaten bir daha banka kredi vermez, hatta kredi kartı da kapatılabilir.
0
mikro patlama
(01.07.26)
Siz böyle finansal olarak hep destek olursanız bu hiç bitmeyecek hatta daha da büyüyecek. ve bir noktadan sonra sizi de içine çeken finansal çöküşünüze sebep olacak.
Öncelikle eline kendi kredi kartınızı asla vermeyin. babanızın veya sizin kredi kartı kendisinde asla olmamalı. eger aldıysa ve vermiyorsa bankayı arayın kartımı kaybettim diyin o kartı iptal etsinler
Eger harcamaları kendi kartları üzerinden yapıyorsa bırakın ödemeyin.Çünkü Siz böyle ödedikçe durumda daha da kötüleşecek. ödenmeyince banka önce kartını kredi kartından nakit avans çekmeye kapatır. Ondan sonra da kredi kartını komple harcamalara kapatır. Sonra banka kendisini arayıp borcunuzu ödeyin diye darlamaya başlar. Belki o noktada durumun ciddiyetini anlar. bu süreçte kredi notu da dip yapacak. istese de kredi çekemeyecek red yiyecek.Korkmayın hapse girme durumu da yok. Bu şekilde durumun ciddiyetini anlayana kadar ilerleyin. kartı da kullanıma kapatılmış olur .Siz de her şeyin normalleştigini düşündügünüz bir anda borcu kapatıp yeni hayatınıza merhaba dersiniz
0
limonlu eksi
(02.07.26)
bence bir avukattan özellikle finansal konularda sizi ve babanızı koruyucu tedbirler konusunda fikir alın.
- zamanında bir şekilde yükselmiş kredi kart limitini online bankacılık üzerinden düşürebilir ve annenizin komple nakde dönmesini teşvik edebilirsiniz.
- banka müşteri temsilcisiyle, aile hekimiyle, eczacıyla konuşabilirsiniz. nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. mesela kimi tanıdık eczaneler ilacı "borç" verip, aile hekiminden sonradan alınan reçeteye sayabiliyor.
- mahalle esnafıyla/sık alışveriş yapılan yerlerle konuşup "deftere" yazmamalarını, maddi durumlarda size/babanıza güvenmemelerini hatırlatabilirsiniz.

bu arada siz de bu şekilde annenize "karışıyor" olmuyor musunuz? ailenize bağımlı değilseniz, evinizi hayatınızı ayırdıysanız, maddi beklentiniz yoksa siz neden karışıyorsunuz? hem ailenizden ayrılmaya çalışıp hem de dışarıdan müdahil oluyorsunuz. sonra da ailem bana çok bağlandı diye şikayet ediyorsunuz.
0
tnz
(02.07.26)
size birşey olmaz da babanıza yazık. asıl bu süreci yönetmesi gereken kişi o.

mümkünse parayı elinde alıp kredinin ödenmediği bir dönem ile annenizin bir daha kredi-kredi kartı almamasını sağlamak olur. tabi bu süreçte bir sürü faiz masraflar hatta icralık süreçler olabilir babanız da üzülebilir.

gerçi destek olmayınca bu kredi zaten patlayacak gibi duruyor. muhtemelen ilerleyen aylarda hesaptaki paradan kendi kendini ödeyecek ve oradan da harcama ile ayda 80-90 bin eksilerek 3-4 ayda hesaptaki para bitecektir.

ev kira değilse, araba, arsa gibi varlıklar varsa bu süreçte icraya konu olabilir çok daha büyük maddi zararlar yaşamak ya da istemeseniz bile borcu kapatmak zorunda kalabilirsiniz.
0
orpheus
(02.07.26)
çözüm çok basit: kredi kartı vermeyin. nakit verin. ona göre kendini ayarlasın. bu yaşta bunu öğretmek zor. ödemelerini yaptıkça siz bu davranışlara devam edecek, arkası toplanıyor çünkü.
0
deartheodosia
(02.07.26)
(9)

Emlakçı Komisyonu

biseysorucam
Merhaba,İstanbul'da ev kiralayacağım bu hafta aylık olarak fakat emlakçı yıllık kiranın yüzde 15ini komisyon alacağını iletti. yasal olarak böyle bir şey mümkün mü? ben değil diye biliyorum. direttim bu konuda.
Merhaba,

İstanbul'da ev kiralayacağım bu hafta aylık olarak fakat emlakçı yıllık kiranın yüzde 15ini komisyon alacağını iletti. yasal olarak böyle bir şey mümkün mü? ben değil diye biliyorum. direttim bu konuda.
0
biseysorucam
(24.06.26)
Tapuya ortak da olacak mı?
Bunlar iyice abarttı ama müstahak sizde çalışmaya devam edin emlakçılarla. Adam sizden de alıyor kiralayanlardan da.
0
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
hocam ev sahibi değilim ben kiracı olacağım sakin:)
+1
🌸biseysorucam
(24.06.26)
Tutma o zaman aga %15 ne ev satışından cukkaladıkları oran %15
0
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
yasal üst sınır belirli.
(bkz: Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik), Md. 20: www.mevzuat.gov.tr

evi beğendiyseniz, kira sözleşmesini dikkatli okuyun, ödemeyi xxx adres kodlu daire için komisyon bedeli gibi bir açıklamayla gönderin, ödediğiniz miktar için fatura isteyin. sonra da yönetmeliğin kopyası, emlakçıdan alacağınız fatura ve kira bedelini gösterir kira sözleşmenizle tüketici mahkemesine başvurun.
+2
tnz
(24.06.26)
1 kira + %20 KDV
0
robokot
(25.06.26)
1 kira komisyon alır emlakçılar. Bu da ortalama yüzde 8 gibi olması lazım. 2 kat fazla istemiş
+1
etna
(25.06.26)
Piyasa öyle hale geldi ki kim kimi yolabilirse.

1 kiradır alabileceği nereden çıkmış yıllık kiranın %15'i.

Ben olsam tutmazdım ev mi yok başka sanki kan emicilere para mı kazandırıcam derdim.
0
drako
(25.06.26)
45lik eve 54 istedi benim emlakçı. güya ilan verdiği için kdv almak zorundaymış. at kafası lavuk.
0
patronaj1
(25.06.26)
hep eski bilgiler. 2026 senesinde 1 kira + %20 kdvdir yasal komisyon. 45lik eve 54 istenmesi doğru, 1 kira 45 + %20 kdv = 54.
0
robokot
(26.06.26)
(7)

Acemi sürücüye güvenli araç bakıyoruz.

mahmuttt
Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz) Chatgpt şunları önerdi: sizce onun bu liste nasıl? Siz içlerinden hangisini hangilerini il
Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz)

Chatgpt şunları önerdi: sizce onun bu liste nasıl? Siz içlerinden hangisini hangilerini ilk sırada önerirsiniz? veya bu liste dışından?


En doğru ikinci el stratejisi

Ben sizin yerinizde olsam şu sırayla bakardım:

2024–2025 Toyota Corolla Cross Hybrid Passion X-Pack
2020–2024 Mazda CX-30
2020–2023 Volvo XC40 T3/T4
2022–2025 VW T-Roc Style/R-Line
2024–2025 Toyota C-HR Hybrid üst paket
2023–2025 Renault Austral Esprit Alpine
2021–2025 Toyota Yaris Cross Hybrid üst paket

En doğru sıfır stratejisi

Sıfırda benim sıralamam:

Toyota Corolla Cross Hybrid Passion X-Pack
Yeni VW T-Roc Style/R-Line
Toyota C-HR Hybrid üst paket
Renault Austral Esprit Alpine / Full Hybrid
Toyota Yaris Cross Hybrid üst paket
Lexus LBX Elegant / Emotion
Kia Sportage Prestige / GT-Line
Nissan Qashqai e-Power Skypack
Mercedes A200 AMG
Hyundai Tucson Elite Plus
+1
mahmuttt
(23.06.26)
kriterleriniz birbiriyle çelişiyor.
güvenli ile kastettiğinizin olası bir kazayı araç içindekilere zarar gelmeden atlatmak olduğunu farzediyorum. mesela siz sarı ışıkta yavaşlarken, arkadan gelen kamyonun durmak istemediği için hızlanması ve size çarpması. bu senaryoya uygun araç genişçe, belirli bir boyutun üzerinde oluyor.
"mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde" bir araç ile de küçük, manevra kabiliyeti yüksek, içinde oturanın etrafını rahatça görebildiği bir aracı kastettiğinizi düşünüyorum.
bence bu iki istek birbiriyle çelişiyor. önceliklerinizi kullanım alanınıza göre yeniden belirleyin.
0
tnz
(23.06.26)
kriterleriniz çelişiyor + 1. listenizdeki araçların çoğu suv veya sedan. bunlarla dar sokak, kolay park yapamazsınız. bunun için a ya da b sınıfı araç bakmanız lazım.

bir de acemi sürücüye sıfır mercedes, lexus vs. alınmaz bence (param çok diyorsanız o ayrı)
+1
inheritance
(23.06.26)
"Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz)"

bunun için acemi sürücüye araba kullanmayı öğretin ilk önce.

çoğunlukla nerelerde ve hangi amaçla araba kullanılacak sorusundan başlayın.

zamanında kaza test laboratuarında staj yaptım. belli hızdan sonra euroncap vesaire anlamı kalmıyor :)

---

bence tam öğrenene kadar vurup, kırıp parçalayacağı, kaporta / far / tampon gibi parçaları her yerde bulunup da montelenebilen araba almakta fayda var.

----

not: 2010'da sıfır km 2009 astra h ile araba kullanmayı öğrenip de acemiliğimi attım.

üstüne 230 bin km koydum arabaya.

not 2: arabayı ilk kullandığım an geri geri giderken annemin arabaya dokundum adşnasöfmbnasönf
+1
rain when i die
(23.06.26)
acemi sürücü suv kullanmasın bence. hatchback küçük araç bakın.
0
jelly bear
(23.06.26)
yaris,
i20,
punto,
manuel viteslisinden.
0
designer
(23.06.26)
Corolla cross passion xpack bence de doğru seçim.
1. Zırt pırt arıza vermez. Yolda bırakmaz.
2. Suv değil crossover. Öyle aşırı büyük boyutları yok.
3. Toyotalarda güvenlik donanımları hep standart ve ncap testleri hep 5 yıldız.
4. Passion x-pack'lerde fren desteği, acil fren, kör nokta uyarısı, akıllı park asistanı gibi ek önlemler var.
0
yadigar
(23.06.26)
hepsi çok büyük acemi sürücüye B sınıfı araç lazım.
0
orpheus
(24.06.26)
(4)

İlişki sorularım

arbre
Bir süredir sorduğum eski platonikle en son durum şu. Bu kız beni çok tiksindirdi. Düşman gibi olduk. Ben ona tavır yaptım, o bana tavır yaptı. Bu şekilde ofiste ikimiz de göze battık. Bu durum hoşuma gitmedi. Sonra küçük konuşma adımları atınca karşılık verdim. Şu an bana yaptıklarını iş nedeniyle
Bir süredir sorduğum eski platonikle en son durum şu. Bu kız beni çok tiksindirdi. Düşman gibi olduk. Ben ona tavır yaptım, o bana tavır yaptı. Bu şekilde ofiste ikimiz de göze battık. Bu durum hoşuma gitmedi. Sonra küçük konuşma adımları atınca karşılık verdim. Şu an bana yaptıklarını iş nedeniyle yok sayıp konuşmak zorunda kaldığım için kendimi kötü hissediyorum. Yani bir maske takmam gerekiyor. Bu şekilde iki farklı yüz göstermem ofis için mantıklı mı, yoksa ne olacaksa olsun deyip gerekmedikçe konuşmamaya devam mı?

İkinci sorum da şu. Bir süredir spor salonunda tanışıklığımızın olduğu eğitmen bir kız var. En son kafa selamıyla selamlaşma seviyesindeyim. Bu aşamada Instagram mı istenir, tanışma soruları mı sorulur?

Thanks.
-26
arbre
(22.06.26)
1) platonikle politik devam et. İşler ilişkiler zamanla yoluna girer. Eski kötü günler unutulur. Ama hiçbir zaman aşk olmaz. Onu unut. Olsa da hayır gelmez.

2) spor salonunda çalışan kızdan da adamdan da bi nane olmaz. Emlakçı, taksici, fotografçı, salon çalışanı...
Hep boş beleş tipler.

3) acı bi klişeyle bitirelim. Kadın peşinde koşulmaz. Kadınlar para peşinde koşturulur.
-1
Lh12
(22.06.26)
"şu an bana yaptıklarını iş nedeniyle yok sayıp konuşmak zorunda kaldığım için kendimi kötü hissediyorum"
aynı iş yerinden ya da birbiriyle ilişkili departmanlardan insanlarla gönül ilişkisi kurmanın olumsuz yanını yaşıyorsunuz. sizin önceliğiniz işiniz. işinizin gerektirdiği şekilde kişisel husumetlere takılmadan iletişiminizi devam ettirmek zorundasınız.

işi gereği güleryüz gösteren sizinle ilgilenen insanlara işyerlerinde -yani müşteriye sert davranamayacakları, kesin dil kullanamayacakları ortamda- olmalarından istifade ederek sarkılmasını şahsen ayıplıyorum. bence hiçbir şey yapılmamalı.
0
tnz
(22.06.26)
tnz, sarkma yok tabii ki o nereden çıktı, müşteri ve arkadaşlık farkını anlayabiliyorum
-5
🌸arbre
(23.06.26)
bir süredir gittiğiniz spor salonundaki eğitmenlerle (düzenli gidiyorsanız) en fazla ikinci-üçüncü ayda kafa selamı verme aşamasına gelinir zaten. tanışma sorusu sormak, sosyal medyadan ekleşmek istediğinize ve konu başlığı "ilişki soruları" olduğuna göre bir şekilde iş yerinde işini yapan insana karşı farklı bir niyetiniz olduğu sonucunu çıkardım.
kelimeye takıldıysanız sarkma yerine, yürüme, yavşama vs. başka kelime de düşünebilirsiniz. ama dediğim gibi müşteri memnuniyetini fırsat bilip çalışana yürümek bana etik gelmiyor.
+4
tnz
(23.06.26)
(14)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
anneyle evlat arasına giren yılandır. diyeceklerim bu kadar. şimdi konuşan yeni yetme kadınları anne olunca görürüm, tabi babaları belli olursa.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(2)

Kiralık evden ayrılmak

baldan kaymak
Nasıl bir dil kullanmalıyım Dün bir tartıştık ev sahibiyle yazılı 2 mesaj, tartışmayı uzatmak da istemiyorum açıkçasıyaşanan bu süreçten karşılıklı huzursuzluklarımız olduğunu görüyorum, evden ayrılma kararı aldım. Depozitom vardı 1 kira, onu sayalım mı?Tam yenileme dönemi gelmişti bu arada
Nasıl bir dil kullanmalıyım Dün bir tartıştık ev sahibiyle yazılı 2 mesaj, tartışmayı uzatmak da istemiyorum açıkçası

yaşanan bu süreçten karşılıklı huzursuzluklarımız olduğunu görüyorum, evden ayrılma kararı aldım. Depozitom vardı 1 kira, onu sayalım mı?

Tam yenileme dönemi gelmişti bu arada
0
baldan kaymak
(13.06.26)
kendi kendinize karar almayın. karşılıklı konuşun. çünkü takmak isteyen, uğraşmak isteyen kişi takar, uğraşır...
eğer kontrat yenileme zamanında çıkacaksanız en az 15 gün önceden bildirmeniz gerekiyor diye hatırlıyorum.
ev sahibi evi inceler, evden çıkış şartlarında da anlaşılır ise (yazılı olarak) sonraki kira yerine sayarız der ve çıkarsınız.
diğer türlü ev sahibiniz evi uygun bırakmamıştı, zarar vermişti diyip depozitonuzu alabilir, üstüne de eksik ödenen kira için dava açabilir.
0
tnz
(13.06.26)
Depozito kiraya sayılamaz, gider dava eder bir kira yüzünden 10 kira bedel ödersiniz. Depozitoya yatmaya kalkabilir çıkmadan gelsin baksın eve, alın ondan sonra çıkın
0
kimlanbu
(13.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(1)

Instagram üzerinden yaptığım satışı nasıl tahsil ederim?

sekizdokuzon
Şu an bir şahıs şirketi açmadım. Yaptığım satışlar için ödemeyi nasıl alayım? Direkt IBAN atmak olmaz sanırım. Bu süreci daha güvenli ve profesyonel göstermenin yolu nedir?Teşekkürler.
Şu an bir şahıs şirketi açmadım. Yaptığım satışlar için ödemeyi nasıl alayım? Direkt IBAN atmak olmaz sanırım. Bu süreci daha güvenli ve profesyonel göstermenin yolu nedir?

Teşekkürler.
-4
sekizdokuzon
(22.05.26)
bankanızın online bankacılık sistemi üzerinden "ödeme iste" hizmetini deneyebilirsiniz. ileride de rahat takip edebilmeniz açısından farklı bir hesap açmayı unutmayın.
+1
tnz
(23.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracınızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(2)

Babamı dolandırmışlar destek !

UriahHeep
Değerli arkadaşlar babam yaşlı bir adam mutfağa bir robot almak istemiş anneme yardımcı olsun diye instagramdan görüyor, beğeniyor e ucuz tabi…Parayı söyledikleri iban’a gönderiyor arayıp diyorlar ki: açıklama yanlış tekrar gönderin ben size sabah iade ederim. Babamda maalesef tekrar gönderiyor sonr
Değerli arkadaşlar babam yaşlı bir adam mutfağa bir robot almak istemiş anneme yardımcı olsun diye instagramdan görüyor, beğeniyor e ucuz tabi…

Parayı söyledikleri iban’a gönderiyor arayıp diyorlar ki: açıklama yanlış tekrar gönderin ben size sabah iade ederim. Babamda maalesef tekrar gönderiyor sonra tekrar arıyorlar açıklama yine hatalı deyince babam artık anlıyor dolandırıldığını.

Ya sorun para değil gerçekten değil yaşlı adama bir de küfür ediyorlar siz bizi dolandırıyor musunuz dedi diye. Çok içime oturdu.

Savcılığa gönderdik ama sonuç çıkmayacağı %99,99
Karı-koca dolandırıcılar. Kadının insragram hesabı var, arkadaşları açık, adamın instagram hesabı var, telefon numaraları var, kadının linkedn hesabı var (güncel mi bilmiyorum). Başınıza gelmiş gibi düşünün ne yapılabilir?
+7
UriahHeep
(06.04.26)
yani inan sosyal medyada ifşa etmek dışında yapacak bir şey yok. en fazla toplanıp dövsek ne olur :/ çok geçmiş olsun, siz yine verin savcılığa tabi. tadınız kaçmasın ama ailecek, amcamıza da yüklenmeyin olan olmuş :)
+3
gobekliraki
(06.04.26)
para transferi açıklamaları ve ne şekilde gönderdiği önemli. örneğin e-ticaret ödemesi denmiş ve açıklama uygun yazılmışsa ticaret bakanlığına da şikayet edilebilir.
savcılığa gitmeden evvel elinizdekilerle bir avukata danışın. savcılık şikayetinizi daha kapsamlı, daha doğru yapmanıza yardımcı olabilir.

gobekliraki +1 ancak dikkat edin paylaşımlarınızda küfür olmasın, hakaret olmasın. üzerine bir de hakaret davasıyla karşı karşıya kalmayın.
+2
tnz
(06.04.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(8)

Fransa vizesi

Dormicumm
Merhaba arkadaşlar.Mayıs ayı için ilk yurtdışı seyahatim olacak şekilde Fransa vizesine firma ile başvurmak istiyorum. Tecrübeli arkadaşlara sorum ; 10 yıllık devlet memuruyum .Üzerime araba mevcut ancak bekarım,cinsiyet erkek. Çıkma potansiyeli nedir ? Farklı ülkeye yönelmek mi mantıklı olur? Diğer
Merhaba arkadaşlar.Mayıs ayı için ilk yurtdışı seyahatim olacak şekilde Fransa vizesine firma ile başvurmak istiyorum.
Tecrübeli arkadaşlara sorum ; 10 yıllık devlet memuruyum .Üzerime araba mevcut ancak bekarım,cinsiyet erkek. Çıkma potansiyeli nedir ? Farklı ülkeye yönelmek mi mantıklı olur?
Diğer sorum seyahati 10 günlük planlıyorum ama aracı firma seyahat planınızı biz 5-6 günlük gösteriyoruz onlar zaten en az 30 günlük veriyorlar şeklinde ifade etti. Gerçekten 5-6 günlük çıkar mı maduriyet yaşamak istemiyorum.
0
Dormicumm
(16.02.26)
fransa nispeten kolay vize veren yerlerden biri. evraklar tam olduğu, şüphelenecek ciddi bir şey olmadığı sürece genellikle vize verir. ytd.
+1
matilda
(16.02.26)
başı ve sonu belli (konaklama ve ulaşım rezervasyonları ile kanıtlanabilir) seyahatiniz için yeterli uzunlukta vize alınamadığı takdirde zararınızı tazmin edeceklerine dair aracı firmayla yazılı bir anlaşmanız olsun. bunu garanti edemiyorlarsa başka aracı kullanın.

edit: siz 10 gün planladığınız seyahat için vize istiyorsunuz ama biz 5 günlük başvuruyoruz, zaten nasılsa 30 gün çıkıyor söylemi için anlaşma tavsiye etmiştim.
0
tnz
(16.02.26)
fransa verir. aracı firmaya gerek yok.
-1
jelly bear
(16.02.26)
Bu anlaşamaya aracı firmalar yanaşıyor mu acaba
0
🌸Dormicumm
(16.02.26)
eğer dikkatli biriyseniz (form doldurma işlerinden anlıyorsanız; rezervasyon tarihleri, izin yazısındaki tarihler ve formdaki tarihlerin uyumu vs.) ve evrak hazırlama işlerinde iyiyseniz kendiniz de başvurabilirsiniz.

ilk başvurunuzsa fransa, italya iyidir.

tnz'nin bahsettiği formu ancak konsolosluk imzalar sanırım :D
zira aracı kurum böyle bir garanti verebilse aracı kurum değil bizzat konsolosluk olur zaten.
-1
brkylmz
(16.02.26)
Cevaplar için teşekkür ederim
Peki 10 günlük bir seyahat planı için 5-6 günlük bir plan mı sunmak gerekiyor? Aracı firma o kadar süre gösteremeyiz nasılsa uzun süre verirler diye iletti.
0
🌸Dormicumm
(16.02.26)
Aracı firma bizden daha iyi biliyordur bu işleri ama genelde bu vize işlerinde sorun yaşayanların ufak uyanıklıklar ve minik yalanlar söyleyenler olduğunu sanıyorum ben. Bir de tabi kaçak çalışma riski olduğuna inandıklarına vermiyorlar ama 10 yıllık memurluğu yakacağınızı kimse düşünmez.

Mecbur değilseniz aracı firma kullanmayın. 10 yıldır memur olduğunuza göre basit birkaç formu doldurmak, doğru belgeleri toplayıp göndermek sizin için pek zor olmayacaktır.
0
michael_knight
(16.02.26)
geçen sene başvurduk aynı dönemde. arkadaşlara 1,5 ay, bize 6 ay çıktı. biz de danışman firma ile çalışmıştık. eğer evraklarınız tam ve yeterli paranız varsa fransa'nın red vermediğini söylemişlerdi. ama tem seyahat süresi kadar vize verilenleri de duydum. fransa özelinde mi bilmiyorum. direkt 30 gün veriyor diye bir şey yok bence. başka bir firmaya daha danışabilirsiniz.
0
elorelia
(17.02.26)
(8)

Bu anı unutmam lazım

don’t panic
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler…
0
don’t panic
(22.01.26)
Birkaç gün yorgun gibi olacaksınız. Hep o an aklınızda olacak ve canınız hiçbir şey yapmak istemeyecek. Sonra çok sinirli birkaç gün geçireceksiniz. Birbirinizi incitmemeye gayret edin. Sonra yavaş yavaş dağılacak sisli puslu hava. Unututulup gidecek.
+2
Mirket
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun, zor bir durum atlatmışsınız ve şu an hepiniz iyi durumdasınız önce buna odaklanın. Bir şey olmadı, iyisiniz, bence önce bunu bir idrak etmek gerekiyor. Beynimiz sürekli "ya olsaydı" diye binbir çeşit senaryo üretir, bu senaryoları üretmeyi reddedin kendi içinizde.
Yakın zamanda benzer bir durum yaşamış birisi olarak ben böyle bir durumda konu hakkında tekrar tekrar konuşmayı istemiyorum kesinlikle. Kardeşimle motosiklet kazası atlattık, ilk gün olay şokuyla bir konuştuk ama ertesi günlerde kesinlikle bir daha konuyu açmadık. Çünkü deştikçe deşiyoruz ve bu durum sadece kaygımızın artmasına neden oluyor, başka hiçbir faydası yok. Kendi içimde düşünsem dahi ona bakıp "acaba o anı mı düşünüyor" demedim, desem dahi sormadım, o da aynı şekilde. Eşinizle konuyu bir daha açmamak üzere kapatın. Bir de konuyu ailelere eş dosta filan anlatmamak gerekiyor çünkü her anlatışta tekrardan yaşıyorsunuz o korkuyu.
Olay olmamış gibi davranmak değil yaptığımız, kötü bir şey yaşadık, dersimizi aldık ve yolumuza bakıyoruz.
0
hayalhayal
(22.01.26)
çok geçmiş olsun. hiç bir şey olmamış, en önemlisi bu, düşüncelerinizi hep buna odaklamaya çalışın konuya dair olumsuz hisler geldikçe.

bir an önce geçsin gitsin diye panikleyip olayı daha da içselleştirmeyin, kendinize zaman verin, sürece yayılsın. çocuğun yaşını hiç bilmiyorum ama onu da gözlemleyin, uykusu bölünüyor mu, kabus görmeye başladı mı, davranışları sertleşti mi gibi gibi. gerekli görürseniz uzmandan da destek alırsınız.

mirket'in dediği gibi, doğal akış içinde o sisler dağılıp gidecek.
0
Phoebe
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(22.01.26)
gecmis olsun,
bir sans daha verilmis,
hayatın tadini cikarmaya bakin.
0
designer
(22.01.26)
çok geçmiş olsun, gerçekten çok korkutucu. yanınızda eşiniz ve çocuğunuz da olduğu için ekstra korkmuşsunuzdur. gerçekten sarsıcı bir şey yaşamışsınız. şükür ki hiçbir şey olmamış.

travma olduğu için sakinleşmeniz zor olur, bu normal. bu his zamanla azalarak biter. bu histen kurtulmak için acele etmeyin ve kendinizi zorlamayın. eşiniz ve çocuğunuzla (konuşabilir yaştaysa) bu konuyu ve hislerinizi konuşmak veya başka yakınlarınızla konuşmak, belki de hatta ağlamak sizi rahatlatabilir. küçük bir tatil veya en azından işlerden izin alıp evde dinlenme iyi gelebilir. çok zorlanıyorsanız da bir uzmandan destek almak iyi olabilir. umarım çocuğunuz da çok etkilenmemiştir. resim yapma etkinliği gibi şeylerle duygularını atmasını sağlayabilirsiniz belki. hafiften rahatlamak için de sıcak içecekler iyi gelebilir belki. üçünüz yorganın altına girin birbirinize sarılın, bir şeyler izleyin belki o da iyi gelir. aklıma gelen tavsiyeler bunlar.

tekrar geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(22.01.26)
gelmiş geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış diye düşünün. önemli olan hatadan/deneyimden ders çıkarmak ve aynı şeyleri yinelememek. şayet araç sürücüsü neyi farklı yapabilirdim sorusuna cevap bulamıyorsa, konum paylaşarak duyuruda sorabilirsiniz.

tavsiye olarak: sürücü bence vakit kaybetmeden araç kullanmaya devam etmeli. hatta mümküse aynı güzergahı yeniden kullansın. araya zaman girdikçe korkular, endişeler büyüyüp insana engel olur hale gelebiliyor. o duyguyu aşmak gerek.

buraya kadar söylediklerim sürücü içindi. sürücü dışındakileri ise bilemiyorum. zira bir şekilde onların da sürücüye yeniden güven duymaları gerekiyor. bu ise hemen olacak bir şey değil. sürücünün sabırlı ve anlayışlı olması lazım.
+1
tnz
(23.01.26)
geçmiş olsun. tek çözüm düşünmemeye çalışmak. aklınızı bir şeylerle oyalayın o ana asla dönmemeye çalışın.
0
Başka
(23.01.26)
(6)

Ev sahiplerine soruyorum

baldan kaymak
çatı katı dairede oturuyorum.Eve çıkarken ev sahibinin şartlarından biriydi: çatıdaki depo alanına arada uğramak. Bu sebeple kapı kilidini değiştirmemi istedi.ancak evde değilkende girmek istiyor arada. Takılmadım. Erkek bireyim, kadın bekar birey.son zamanlarda misafir gelince ansızın arayıp birşey
çatı katı dairede oturuyorum.

Eve çıkarken ev sahibinin şartlarından biriydi: çatıdaki depo alanına arada uğramak. Bu sebeple kapı kilidini değiştirmemi istedi.

ancak evde değilkende girmek istiyor arada. Takılmadım. Erkek bireyim, kadın bekar birey.

son zamanlarda misafir gelince ansızın arayıp birşey istiyor. haliyle hem misafirlerim rahatsız hemde kadının bu tavrı yanlış anlaşılıyor. En son kız arkadaşım da dile getirdi. Kamera bile olabilir dedi.

Ev sahibine ne desem, durumu bozmadan kapı kilidini değiştirebilirim ve kiracı ilişkim bozulmaz. Evi taşımak istemiyorum.
0
baldan kaymak
(17.01.26)
Şu anda müsait değilim, müsait olunca haber veririm diyebilirsiniz.
0
tahirkemalbozoglu
(17.01.26)
müsait değilim geçin. ben de benzer bir durumdaydım bazen öteliyordum bilerek. kapı kilidini habersiz değiştirmiştim fakat bana değiştirme dememişti.
0
black holes in the sky
(18.01.26)
Sozlu ya da aliskanlikla haftada belirli bir gun-saat belirleyin o zaman gelecekse gelsin. Ornegin pzt is donusu yarim saat icinde uygunsun, sonra arkadasinla yemege basliyorsun, ertesi gun is cikisi spora gidiyorsun...
0
osssy
(18.01.26)
ev sahibinin sizden habersiz eve girdiği oluyor mu? kapı çevresindeki bir alana casus filmlerindeki bir işaretleme yaparak kolayca gözlemleyebilirsiniz.
zaten giriyorsa "müsait değilim" demeniz bir işe yaramaz. başka bir yolla haberli ziyarete mecbur bırakmanız lazım. çevreden yanlış anlaşılıyorum, kız arkadaşımla aramız bozuluyor gibi sebep söylenebilir ama ev sahibinin karakterine göre ters de tepebilir.
0
tnz
(18.01.26)
Bir düzene sokturun, 'uygun olmuyor zırt pırt' deyin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.01.26)
"X Hanım, baştan anlaşmıştık arada bir depoya uğrayabilmeniz için. Ben açıkçası bunu kabul ettiğimde evde misafirim varken veya ben evde yokken gelmenizi beklemiyordum. Ben evde yokken birkaç kere gelmenizi sorun etmedim, ancak bu giriş çıkışları bir düzene oturtursak sanırım ikimiz için de iyi olur. Malum, ev hali. Yeri geliyor giyimim de uygun olmuyor. Dinlenme, uyuma ihtiyacım oluyor, aniden gelince hazırlanmak gerekiyor. Bu geliş gidişleri bir düzene orurtursak ikimizin de rutini aksamaz. Haftada 2 gün A ve B günleri şu saatler aralığı diyelim mi?"

Örneğin üstüne olması açısından bu konuşmayı yapmadan önce size geldiğinde kapıyı hemen açmayın, 2-3dk bekletin. Kusura bakmayın uygun değildim diye açın kapıyı, sonra bunları söyleyin.
+1
akhenaten
(18.01.26)
(7)

Cok iyi bir kulak tıkacı

ırene adler
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde. Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi oda
Evde sevgilisiyle telefonda konuşan biri var. Günde 2-3 kez oluyor bu konuşma. Ve bu konuşmada histerik bir gülüşü var bu kisinin. Ve bundan rahatsız olmaya başladım fazlaca. Daha önce hiç gülmediği bir şekilde.

Nasil bir kulak tikaci almalıyım? Konusma başladığında takayım ve sesi kessin. Kendi odamdayim. Kapım kapali ama yine de duyuluyor. Ev çok büyük değil.

Kısacası bu konuşmaya şahit olmak istemiyorum. Her seferinde de kulaklıkla müzik açmak zor geliyor.
0
ırene adler
(17.01.26)
ben ses hassasiyeti yüksek bir insanım. gün içinde değil ama özellikle gece apartmanda yapılan sesler sebebiyle uyanıp, tekrar uykuya dalamama sorunu yaşadığımdan, geceleri sıklıkla tıkaç kullanıyorum.
çok fazla kulak tıkacı denedim; en iyisi, elinizle ezip kulağa yerleştirdikten sonra genişleyen köpük gibi tıkaçlar bence. 3M bu konuda iyi, ancak onun da bir kaç türü var. en başarılısı, elinizle ezdikten sonra hemen genişlemeyenler (sünger gibi değil hamur gibi olacak yani) . bunu boyuna olacak şekilde parmaklarınızın arasında yuvarlayarak ezeceksiniz; olabildiğince ince-uzun bir forma getirdikten sonra, hızlıca kulak kanalınızın dibine iterek yerleştirmeyi başarırsanız, çok iyi yalıtım sağlıyor.
0
lil siztah
(17.01.26)
www.hepsiburada.com

Sanırım yukarıda anlatılan bu, ben de bundan kullanıyorum memnunum
+2
fildirfildir
(17.01.26)
Cevap verebilmek icin parolami sifirladim :) o derece guveniyorum, askerde hayat kurtarmisti. Otiflex markasinin tikaci black-out yapiyor resmen. 3-4 boyu var, aciklamalarindan en uygun olani secersiniz.
0
lynda.com
(17.01.26)
Benim de ses hassasiyetim var ve pek çok kulak tıkacı denedim ama hiçbiri sesi 0a indirgemiyor :) Bazıları aşırı pahalı ama yine de vadettikleri performansı vermiyor. Sanırım makul fiyatta olup ses seviyesini de görece azaltan bir tek silikon olanları tavsiye edebilirim.
0
truf
(17.01.26)
tıkaçlar genelde belirli bir frekans aralığını baskılıyor. histerik kahkahanın baskılanmama ihtimali var. ki siz tıkacı telefon görüşmesi başladığında takacağınız için zaten o histerik kahkahayı uzaklardan, sönük dahi duysanız rahatsız olacaksınız gibi geldi.
yine en garantili çözüm anc özellikli kulaküstü kulaklık ve müzik kombosu.
0
tnz
(18.01.26)
ben de çalışma odamda iken sifon seslerine sinir oluyorum.
daire saçma sapan tasarlanmış.
eve girmeden önce hiç aklıma gelmedi.,
bir de borsa vb. nedenlerden kaynaklanan stresten kulağımda çınlama var. ses rahatsız ediyordu.
3m tıkaç aldım ama pek kullanamadım. onu takmak pratik bir olay değil. kirlenmesi falan ayrı sıkıntı. kulağa sokup çıkarmak da irrite ediyordu.
spigen marka bir kulaklık aldım. Hem de 1400 TL ye falan.
Kulakları öyle bir kapatıyor ki dünyayala alakası kesiliyor insanın.
çınlama kaynaklı ağrıya da iyi geliyor.
sifon sesi gelmiyor kulağıma.
ama bilgisayarda müzik açıyorum ve dinliyorum. yakından geldiği için müziği engellemiyor. ha ha !... süper bir şey...
kulaklığın kendisinden de müzik dinliyorum bazen ama dışardan geleni dinlemek daha az yoruyor... bu aralar stres yaşadığım için stres arttı zira.
şiddetle tavsiye ederim.
Ama tabii kime ne hoş gelir belli olmaz.
Hepsini deneyin.
0
santimantal
(18.01.26)
www.loopearplugs.com
çok memnunum.
-1
acelaacedebela
(21.01.26)
(4)

Yaklaşık bir yıl önce, birine bilmemesi gereken bir şey söyledim.

kiminromeosu
Çok pişman oldum. Oldukça özel bir bilgiydi, çok zayıf hissediyordum, ağzımdan çıkmaması gerekti ama çıktı. Kendimi suçluyorum, bu bilginin yayılıp muhatabı olan kişinin kulağına gitme ihtimali beni çıldırtıyor.Nasıl geçer bu his :(
Çok pişman oldum. Oldukça özel bir bilgiydi, çok zayıf hissediyordum, ağzımdan çıkmaması gerekti ama çıktı. Kendimi suçluyorum, bu bilginin yayılıp muhatabı olan kişinin kulağına gitme ihtimali beni çıldırtıyor.

Nasıl geçer bu his :(
0
kiminromeosu
(15.01.26)
Olan olmuş artık yapabileceğin bir şey yok. Hataysa hata de geç. Çok üzerinde durup düşünmemeye çalış. Sakınan göze çöp batar. Olmamış bisey için bugünü zehir etme. Olursa napacagini o zaman düşünürsün. Ölümden başka herseye çare var
+1
rabitelli
(15.01.26)
benim de bu hissi yaşadığım çok oldu. şimdi ise hiçbirini hatırlamıyorum bile. sen de unutursun zamanla. sallaa... kim bilir kimler bize hangi söylediğinden pişman oldu. biz onları da unuttuk.
+1
art cat chocolate
(15.01.26)
"özel bilgi" öyle geniş bir kavram ki... özel bilgiyi sizinle paylaşanla olan ilişkiniz, sizin özel bilgiyi paylaştığınızla ilişkiniz gibi birçok parametre var bunun değerlendirilmesinde.

ancak özel bilgi diyince açıkçası benim aklıma bir üçüncü kişinin hayatını etkileyecek bilgi geliyor. bir çocuğun evlat edinildiği bilgisinin ailesinden önce üçüncü bir kişi tarafından çocuğa rencide edici bir şekilde söylenmesi gibi. "özel bilgi"yi bu şekilde yorumlayınca ben de muhatabı haberdar edilmelidir diye düşünüyorum. hatta yuh, insan bunu yaptığını bir sene boyunca nasıl söylemez diye düşünürüm.
+1
tnz
(16.01.26)
benim de böyle yaptığım olmuştu. bunu hatırladıkça kendine şunu söyle "evet bu korkuların bana gelmesi normal, bu korkuları itmiyorum kabulleniyorum, ama bunlar kötü duygular değil normal duygular, ama ben kendimi bu konu ile yormayacağım, buna üzülmeyeceğim ve geçecek"

ayrıca ortaya çıkacak olsa 1 yılda ortaya çıkardı baya zaman geçmiş
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(8)

Yabancı ehliyetim varken Türk ehliyetinin süresi geçtiği için ceza yedim

ferishtah
Merhabalar,Ne zaman başım dara düşse buraya yazıyorum :)AB üyesi bir ülkenin geçerli ehliyetine sahip olmama rağmen Türkiye’de Türk ehliyetimin süresi geçtiği gerekçesiyle trafik cezası aldım. Türkiye’ye tatil için geçen hafta geldim ve bu gece rutin bir trafik kontrolü sırasında Türk ehliyetimi yen
Merhabalar,
Ne zaman başım dara düşse buraya yazıyorum :)

AB üyesi bir ülkenin geçerli ehliyetine sahip olmama rağmen Türkiye’de Türk ehliyetimin süresi geçtiği gerekçesiyle trafik cezası aldım. Türkiye’ye tatil için geçen hafta geldim ve bu gece rutin bir trafik kontrolü sırasında Türk ehliyetimi yenilemediğim için polis direkt ceza yazdı. Yabancı ehliyetime hiç bakmadı bile.

Türk ehliyetimi yıllar önce kaybettiğim için yenilemeyle hiç uğraşmadım. 12 yıldır ara ara git gel yapıyorum ve ilk kez böyle bir durumla karşılaştım.

Bu gerçekten yasal bir uygulama mı?
Bu işin içinden en kolay ve en hızlı şekilde nasıl çıkabilirim (Türk ehliyeti kayıp)?

Sevgiler.
0
ferishtah
(11.01.26)
Twitter’da birinin başına aynısı gelmişti. Bi arama yapın, nasıl ilerlediğini öğrenin.

Ehliyeti yenilemediği içinmiş ceza. Ama zaten o ehliyet artık yok, o yüzden yenilememiş.

Emniyetin ve dış işlerinin web sitelerindeki bilgi birbiriyle çelişiyormuş, birileri biraz uğraşacak. Bir süre sonra düzelir herhalde bu saçmalık.

Ekleme: Twitter değil tiktokmuş. Kullanıcı adı: busbasa
5 gün önce atmış videoyu. Diğer platformlarda da vardır belki aynı kişi.
+1
michael_knight
(11.01.26)
gavuristanda polis cevirse, ehliyet olarak oranin ehliyetinin suresi gectigi icin turk ehliyetini versen, ceza yer misin?

diyelim ki bu kafana yatti yasal olarak ceza dogru, cezadan nasil kurtuluyoruz? odeyerek..
-7
cooperr
(11.01.26)
yurt dışındaki sürücü belgenizi türkiyedeki belgenizi dönüştürerek mi yoksa sıfırdan başvurarak mı almıştınız?
eğer sıfırdan almışsanız iki ülkenin sürücü belgeleri eşlenmediği için sorun yaşadınız. cezayı ödeyin. sonra yurt dışında yaşadığınızı gösterir resmi makamdan alınmış ikamet kaydıyla (yaptırmamışsanız da cezasını ödeyerek bulunduğunuz ülkedeki konsolosluktan geriye dönük ikamet kaydı yaptırabilirsiniz) ve yabancı sürücü belgenizle cezaya itirazda bulunun.

eğer mevcut sürücü belgenizi dönüştürmüşseniz sistemsel hatayı işaret ederek cezayı iptal ettirebilirsiniz.
+1
tnz
(11.01.26)
@michael_knigh, cok tesekkurler. cok yardimci oldu.
@thetruenorthstrongandfree1, tesekkurler. haklisiniz. olay tam olarak bu:
"* Bir kisinin Turk ehliyeti varsa, Turkiye’de arac kullanirken o ehliyet gecerlidir.
* Turk ehliyeti suresi dolmussa, kisi ehliyetsiz arac kullanmis sayilir."

@cooperr, asiri alakasiz olmus. sence yardimci olabilecek bir cevap mi yazdin?
yabanci ulkede orada yasigim icin sorun yasardim (turk ehliyetini ilk 2 yil hicbir sey yapmadan zaten kullanabildim).
turkiye'ye senede iki kez tatil icin geliyorum. nufus kaydim da yabanci ulkede.
yabanci ehliyetle turkiye'de zaten arac kullanilabiliyor (dis isleri bakanligi).
benim sorum da zaten "nasil odemem?" degil, en kisa yoldan bunu cozup nasil yeniden arac kullanabilirimdi.

@tnz, tesekkurler. sifirdan yurtdisinda ehliyet aldim. donusturme olmuyordu.
nufus kaydim da yabanci ulkede senelerdir.
0
🌸ferishtah
(11.01.26)
@feristah

yabanci ehliyetle turkiye'de arac kullaniliyor ama sen "yabanci" degilsin.
cift vatandaslik, ya da baska ulkede oturum sahibi olman, ya da baska ulkede ikamet etmen, seni anavatanda bazi kanun kurallardan muaf yapmiyor. verdigim cevap gayet net ve alakali. en kisa yoldan cozmen icin de cezayi odeyeceksin iste :)
-2
cooperr
(11.01.26)
AKP Genel Baskan Yardimcisi bu konuya asagidaki sekilde aciklama getirmis. Ozetle eski tip ehliyetinizi ve yabanci ehliyetinizi ayni anda tasiyorsaniz bir sorun yok (kaynak: www.instagram.com):

🪪 Geçerli bir yabancı sürücü belgesine sahip olunması (yurtdışından) ve Türkiye Cumhuriyeti sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmamış / iptal edilmemiş olması halinde;

🗓️ 01.01.2016 öncesi düzenlenen eski tip Türk sürücü belgeleri, yeni tip ile değiştirilmemiş olsa dahi Türkiye’de araç kullanımına engel değildir.

⭕️ Bu durum idari yaptırım gerektirmemektedir.

✅ Mağduriyet yaşanmaması adına trafik denetimlerinde Türk sürücü belgenizle birlikte yabancı sürücü belgenizi de ibraz etmeniz önem arz etmektedir.
0
sertac akin
(19.04.26)
Maalesef yabancı ehliyete bakmıyorlar bile.
Yabancı ehliyetim olmasına rağmen cezayı yazdılar.
Mahkeme vs uğraşmadım. Hemen araç kullanmak için cezayı ve gerekli harçları ödeyip (toplamda 10 bin tl üzeri tuttu - Şubat 2026), yeni ehliyeti aldım. Küçük bir yerde yaşayanlar için sağlık raporu ve fotoğraf dahil her şey 2 saat içinde hallediliyor ve sonrasında geçici sürücü belgesi alıyorsunuz. Sürücü belgesi kartının elime geçmesi 2 gün sürdü sanırım - oldukça hızlıydı.
+1
🌸ferishtah
(19.04.26)
yeni ehliyetin hayirli olsun, dedigimiz noktaya gelmissin :D

tiklamaman, verilen cevaplari begenmeyip tribal enfeksiyon gecirmen gercekleri degistirmiyor coco.
0
cooperr
(19.04.26)
(12)

Taciz :(

beyaztenlikiz
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne y
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne yapacağımı bilemedim. Neden tepki vermedim diye kendime kızdım. Kendimi kötü hissediyorum:( Böyle durumlarda nasıl tepki verilir? Ne söylenir? Bir daha görüşmeme kararı aldım
+3
beyaztenlikiz
(12.12.25)
Elini bacağınıza koyduğunda elini tutup kenara koyup, hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz herşey olması gerektiği yola girerdi.
Bir hareketinizi yanlış olarak davet gibi algılamış olabilir. ilişiği kesmektense mesafeli olun bir süre. Anlayacaktır.

Ayrıca, kendinizi de suçlamayın. Böyle ani bir ayılık karşısında, insan ne yapacağını şaşırıp tepkisiz kalabiliyor. Normaldir yani.
-10
Mirket
(12.12.25)
"hayirdir??" deyip kaşları çatmak, uyarmak lazim.

"hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz". >> katılmıyorum. hicbisey olmamıs gibi yapmayı boyle insanlar "rıza" olarak anlıyor.
+6
sttc
(12.12.25)
kendinizden iğreneceğiniz bir durum yok. kendinizde "suç" aradığınız bir soru girdabına kapılmayın. karşı tarafı olumlamaya, davranışlarını anlamlandırmaya çalışmayın.

mesela tepki vermediğinizi zannediyorsunuz, ancak kalakalmış olmanız da bir tepkidir. karşınızdaki "insan"sa, olumlu cevap vermediğinizi anlayıp bir daha size dokunmaya yeltenmez. ek olarak akşamki samimi hareketlerin hoşuma gitmedi bir daha olmasın diye mesaj da gönderebilirsiniz.

ama karşınızdaki "insan" değilse malesef adamına göre, anlayacağı dilden tepki vermek gerekiyor. bunun doğrusu yok. fitratınıza ne uyuyorsa.
+5
tnz
(12.12.25)
çek ön patilerini de, anlayacaktır.
0
galahad reloaded
(12.12.25)
Donup kalma çok yaygın bir tepki. Bu konuda kendinizi hiç üzmeyin ve suçlamayın.
+3
auroraaurora
(12.12.25)
erkekler ne yazık ki karşı tarafın samimiyetini hep yanlış anlıyorlar. sanıyorlar ki gel gel yapıyor. gerçi bizim toplumla da bunun alakası olabilir. kadınlar da hiç bir zaman gerçekten istediğini söylemiyor. nazlanıyor ki hafif yada kolay kadın diye anlaşılmasın. bu yüzden erkekler hep adım atmak zorunda kalıyor. karşı taraf isterse güzel istemezse taciz oluyor.

sizin durumda yapmanız gereken arkadaşlık seviyesine göre o anda uyarmak yada bu noktadan sonra uyarmanızdır. sadece arkadaş olduğunuzu betimlerseniz muhtemelen anlayacaktır. yoksa zaten ilişkiyi kesin.
-3
gercekdunya
(12.12.25)
Sorsan sen gel der gibiydin falan deyip kendini haklı görecektir.

Daha görüşmemeyi istemekte haklısın
+1
basond
(12.12.25)
üzme kendini. sende ne hata var ki üzülüyorsun.

yapabileceklerin:
1. olayları çok büyütmeden kapatmak için; bir sonraki görüşmede oto pilottan çık ve hareketlerini izle. benzer bir davranışını yapmadan önce durdur ve daha önce bir şey söylemedim ama bu tavrın çok yakışıksız diyerek cevap vermesini bekle. yanlış anladın, kusura bakma gibi bir ifade gelirse, peki ben yanlış anlamışım de. özeti, utanması lazım böyle bir tepkide ve ya senden uzaklaşır ya da artık bu davranışını keser.

2. olayları bir tık büyüterek, risk de alarak (karşı tarafın yükselmesi, başkalarının müdahil olma ihtimali) çözmek için; bir toplantı odasında kısa bir 1-1 görüşme iste ve direkt şu gün yaşananları benim gözümden anlatmak istiyorum sonra da seni dinlemek isterim diyerek yaşananları ve hissettiklerini fazla duygusal olmadan anlat. görüşme başında ne konuşmak istediğini ve ne beklediğini güzelce anlatırsan sakin kalınabilir.

3. olayları kabul etmeyerek, sıfır tolerans ile çözmek; ik'yı ve yöneticini, farklı kişiyse arkadaşın yöneticisini konuya dahil etmek ve çözüm için onları beklemek. ne çözüm beklediğini de açıkça belirterek.

bana sorarsan, bu resmen bir taciz ve sıfır tolerans olmalı.
+5
gabe h coud
(12.12.25)
erkek tarafı haklı. adam kendi kız arkadaşının poposunu ellemeyecekse kiminkini elleyecek. şikayet edilecek bir durum yok. belli ki konu sekse getirilmek istenmiş.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Kendini suçlama, çoğu kadın benzer durumu yaşayıp konduramadığı için ya da acaba yanlış mı anladım diye düşünerek tepki veremiyor.
+3
ekimoloji
(12.12.25)
ben temastan çok hoşlanmıyorum diyip elini itebilirdin. sonrasında da mesafe koyardın. ama donup kalman da normal beklemediğin bir şey çünkü. kendini suçlama. suç karşı tarafın.
0
archmeister8
(12.12.25)
o an tepki verememeniz, nasıl tepki vereceğinizi bilememeniz son derece insani, normal. bu konuda kendinize yüklenmeyin.

çok sevdiğim bir arkadaşım dediğinize göre birbirinizle bir hukukunuz, görece yakın bir arkadaşlığınız var gibi anlıyorum. şayet böyleyse ve karşıdaki kişi 25 yaş üstüyse yaptığı şeyin sınırı aşmak, sizin sınırlarınızı ihlal etmek olduğunu bilir. yani bu durumda da işgalci ve rahatsız edici bir tavır.

hiç bir şey olmamış gibi davrandığınızda hani böyle küçük bir söküğe müdahale etmeyince genişledikçe genişler ya, öyle davranacağına ya da bu konuda ben rahatsız oldum diye ona belirttiğinizde üste çıkmak için her şeyi yapacağına adım gibi eminim. belli bir yaşın üstündeki bütün kadınlar bilir bunu ve artık bu davranışın geleceği ortamın havada kokusunu dahi alabilmeye başlar.

Edit: görüşmemek doğru tercih, moralinizi de bozmamaya çalışın zira bu gibi konularda maalesef bu ülkede deriniz kalınlaşmak zorunda...
0
Phoebe
(12.12.25)
(3)

Gözlük camı?

Cherea
Çocukta astigmat ilerlemesini durdurmak için gözlükçüler miyosmart diye bir cam öneriyorlar. Artışı yuzde 67 oranında yavaslattigini söylüyorlar. Normal camlar 2 bin tl civarıyken bu miyosmart camlar 12 bin tl. Bu camlar gerçekten etkili mi? Kullanan, bilen var mı?
Çocukta astigmat ilerlemesini durdurmak için gözlükçüler miyosmart diye bir cam öneriyorlar. Artışı yuzde 67 oranında yavaslattigini söylüyorlar. Normal camlar 2 bin tl civarıyken bu miyosmart camlar 12 bin tl. Bu camlar gerçekten etkili mi? Kullanan, bilen var mı?
0
Cherea
(24.11.25)
yıllarca gözlük kullandım(20 sene) ilk defa bu camları duyuyorum belki yeni çıkmıştır, doktorlar bu durumda ne diyorlar gerçekten bilimsel bir mantıklı yanı var mı deneme yanılma vs gibi durumları var mı? yoksa pazarlama taktiği insan yolmamı bir fikirleri vardır illa.
hemen sonuç görme mevzusu olmayan bir durum bu, dolayısı ile net kullanıcı cevapları sizi yanıltadabilir.

Bende belirli yaşlarımda çok hızlı ilerledi sonra 10 küsür sene aynı kaldı. (camla alakası yok) biraz da bünye ile alakalı demek istiyorum.
+2
basond
(24.11.25)
neredeyse her üreticide benzer cam teknolojisi mevcut. fakat belirttiğiniz yüzdeler genelde belirli bir yaş aralığına (6-12 gibi) yönelik sarfediliyor.
bu arada bildiğim kadarıyla bahsettiğiniz cam astigmatı değil miyopu yavaşlatmak için tavsiye ediliyor.
yine de göz doktorunuza bir danışın.
+1
tnz
(24.11.25)
Optisyenim.astigmatı değil miyopu yavaşlatır. Eğer 15 yaşından büyükseniz bu camları almanıza gerek yok.işe yaramaz.Bu miyosmart hoya markasının ürünü, bir çok firmada bunun gibi ürünler var. İllaki alacağım derseniz tavsiyem essilor firmasının ürünüdür. Onun fiyatı da 9500 tl şu an
+2
ayağiniza gelen overlokçu
(24.11.25)
(8)

Yurtdışı gelir vergilendirilmesi hakkında

allahinadiylaoku
merhaba arkadaşlar, tanıdığım bir firma Türkiye için satış müdürlüğü pozisyonu açtı, bu uluslararası firma türkiye bölgesini dubai üzerinden yönetiyor. Bana gerekli izinlerin alınarak maaş ödemesini dirhem ile BAE'deki bankaya yapacaklarını bildirdiler. Ben Türkiye'de müşterileri gezip ekipman-makin
merhaba arkadaşlar, tanıdığım bir firma Türkiye için satış müdürlüğü pozisyonu açtı, bu uluslararası firma türkiye bölgesini dubai üzerinden yönetiyor. Bana gerekli izinlerin alınarak maaş ödemesini dirhem ile BAE'deki bankaya yapacaklarını bildirdiler. Ben Türkiye'de müşterileri gezip ekipman-makinelerin satışını yapacağım. İkametim Dubai olmayacak. Bu durumda benim BAE'deki bankadan Türkiye'deki hesabıma transfer edeceğim mebla için gelir vergisi vermem gerekiyor mu ? Konu ile ilgili bilgisi olan var ise çok sevinirim.
0
allahinadiylaoku
(13.11.25)
gelir vergisi beyan etmen gerekiyor.

çünkü türkiye ile ilgili hiçbir operasyonu olmayan, türkiyede geliri olmayan şirketlerde vergiden muaf oluyorsun.

sen direkt türkiyedeki bayilere satış yapan pozisyonundasın, yani işin direkt türkiye içinde. o yüzden burada bir şekilde sigortalanman gerekiyor.

detayları çok iyi bir mali müşavir ve avukatla görüş mutlaka.
0
tchuck
(13.11.25)
Senin yaptıgını yaptıranlar genelde sana türkiye'de ltd şti kurdurtuyor oradan sen masraflarını, türkiye'de araba kiralayacaksın, maaşın vb gibi masraflar artı % belirli bir tutar ekleyip fatura kesiyor.
0
liberal
(13.11.25)
Bu firma beni dubai ofis çalışanı olarak gösterecek, maaşımı ordan alacağım. Burada bir firma kurup fatura kesme durumu vb. yok, ben Türkiye'deki son kullanıcılarla irtibat kurup satışı takip edeceğim. Dubaideki firmanın türkiye'deki son kullanıcıya fatura kesme durumu var. Resmi olarak bu durumun Türkiye'de operasyon olarak mı geçiyor bilemiyorum. Ödenecek vergide neredeyse %40 lara geliyor, çok büyük bir mebla.
0
🌸allahinadiylaoku
(13.11.25)
Türkiye'den çalışıp dubai'deki firmanın ürünlerini Almanya'da satışı ve pazarlamasını yapsan hiç sorun yok ama sen dubai firmasının ürünlerini türkiye'de satışını yapacaksan bu vergi kaydı açmadan nasıl olacak ben de öğrenmiş olurum cevap yazanlardan.
0
liberal
(13.11.25)
türkiye'de olup yapacağın için bir şirket kurman gerekiyor, onlara fatura keseceksin ve oradan paranı tr'ye bu şekilde getireceksin; para direkt tr'ye gelse farklı olabilirdi durum
0
sweetoffice
(13.11.25)
para direkt türkiye'ye gelse bile yapılan hizmet türkiye sınırları içerisinde, firma kurma zorunlulugu var, irtibat ofisi de olabilir, (irtibat ofisi olacaksa türkiye'de sattıklarınız dubai'den ithal etmek zorunda kalacak), fakat buna karar vermelisiniz.

Bu arada paranızı dubai'den kendi hesabınıza parça parça getirirseniz ne sorun olur bilmiyorum, olur mu onu araştırın bence. Yoksa direkt firma kursun firma.
0
liberal
(13.11.25)
bu arada yurt dışından tr hesabınoza para aktaracağınız zaman bankaların çoğu faturasını soruyor
+1
sweetoffice
(13.11.25)
Bir yıl içinde 183 günden fazla ikamet ettiğiniz ülke neresiyse gelirinizi o ülkede beyan edip ona göre vergisini ödemelisiniz.
0
tnz
(13.11.25)
(18)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(12)

Ikea tava önerisi

Amaranta ursula
Arkadaşlar selamlar,Bugün artık birkaç saat içinde tava almam gerek. Burdaki önerilerden sonra çelik almaya karar verdim. Bu tavanın iç yüzeyi teflon kaplama mı? Açıklamalara baktım, sol-jel yani yapışmaz kaplama diyor. Seramik kaplama olarak da biliniyormuş. https://www.ikea.com.tr/urun/middagsmat-
Arkadaşlar selamlar,

Bugün artık birkaç saat içinde tava almam gerek. Burdaki önerilerden sonra çelik almaya karar verdim. Bu tavanın iç yüzeyi teflon kaplama mı? Açıklamalara baktım, sol-jel yani yapışmaz kaplama diyor. Seramik kaplama olarak da biliniyormuş.
www.ikea.com.tr

Birde aşağıdaki üründen ne farkı var? 4cm daha küçük olması dışında.
www.ikea.com.tr

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(10.11.25)
kaplama yazıyor, bende bunun benzeri var(ikeadan ) aynısı mı emin olmadım ama çatalla nasıl sürtmüşsem kaplaması kalkmış ince i yerde, aşırı sağlam hissiyatı vermedi bana.
çelik ömür boyu kullanımlık alacaksan 1 tane al ver parayı en iyisini al derim. senelerce teflon kaplama seramikten sonra 2 çelik tavamla uzun yılladır beraberim
0
eja
(10.11.25)
Attıklarından ilki sol jel kaplama ikincisi seramik kaplama farkı bu

Son gittiğimde bu tavayı beğendim hala aklımın köşesinde almak istiyorum, fotoğraftan anlaşılmıyor fakat oraya gittiğinde eline alıp bakınca kalite farkını hissediyorsun, 24 ve 28 cm iki boyutu var, yakından görünce buna karar verirsin
www.ikea.com.tr
0
grimavi
(10.11.25)
@eja ben de çelik sağlıklıdır çelik alayım ikea'dan diye düşündüm ama burada da önerilen yukarıda belirttiğim iki tava da kaplama imiş. Bu has çelik kadar sağlıklı değil anlamına mı geliyor? Almayayım mı yani?

@grimavi, ikisi de sol jel kaplama ama.
biraz da pahalı geldi açıkçası
0
🌸Amaranta ursula
(10.11.25)
tasarımdan ziyade fonksiyonellik ve dayanıklılığın ön planda tutulduğu 365+ serisine de bir bakın bence.
0
tnz
(10.11.25)
ilk linktekini kullanıyorum gayet başarılı

her iki ürün de sol-jel kaplama
1. ürün çelik üzeri kaplama biraz ağır
2. ürün alüminyum üzerine kaplama o daha hafiftir.

zaten bayağı fiyat farkı var.

teflon almaktansa ilk linktekini almak daha mantıklı, teflonları dayadılar hepimize yıllarca kullandık. bu kaplama da eminim çok masum değildir ama teflondan daha güvenli duruyor.

ama en iyisi düz çelik, yapışmaması için iyice kızdırmak falan gerekiyor ama kolay değil illa ki yapışıyor.
0
exlibris
(10.11.25)
kaplama çelik olmuyor
ikeanın çelik olan her şeyinden memnunum, mutfak gereci olarak mutfağımın çoğu ikea bir tek 10+ senelik kocaman bir bıçağı var o çok az bi yerinden pas attı.

şunlar paslanmaz çelik ;
www.ikea.com.tr
www.ikea.com.tr
karbon çelik denemedim;
www.ikea.com.tr
0
eja
(10.11.25)
@tnz,
tararıma bakmıyorum aslında 365 serisindeki bu tava da sol-gel seramic kaplama imiş. Benim ilk yazdığım MIDDAGSMAT'tan farkı sapının da çelik olması galiba: www.ikea.com
0
🌸Amaranta ursula
(10.11.25)
@amaranta

MIDDAGSMAD ve IKEA 365 olarak attığın ürünler birebir aynı sadece sapları farklı, biri çelik sap diğeri plastik

onun dışında malzemeler aynı.

ucuz olan direkt alü üzerine kaplama olduğu için o hafif bir üründür. bazen bim a101 falan gelen promosyon tavaları oluyor ince ve hafif, muhtemelen TAGGHAJ onlara benziyordur.
0
exlibris
(10.11.25)
ister sol jel kaplama ister tamamı çelik al 700-800 lük ürünlerle 1500 lük ürünleri eline alınca ucuz olanlar teneke gibi geliyor, gidip bakınca bunu farkedeceksin

Edit: özellikle ikinci linkteki tagghaj kötü, hatta ikili olarak da promosyon olarak satılıyordu
0
grimavi
(10.11.25)
Ben de tava ikileminde kalıp karbon çelik aldım (VARDAGEN) çok mutluyum.

Döküm kadar ağır değil ama diğer çeliklerden ağır. Bir de biraz nazlı, bakım istiyor. Deterjansız sıcak su ile yıkıyor ve yağlayıp kaldırıyorum.

Şu ana kadar yumurta, balık, et, tavuk her şeyi yaptım ve çok güzel pişiriyor hepsini de. İlk seasoning düzgün yaparsan (korkulacak bir şey değil bir sürü video/tarif var) hiç yapışmıyor mis gibi ömürlük tava.

Fiyatı diğerlerine göre yüksekti ama bir kere alıyorum diye önemsemedim o farkı.
0
chicha_v2
(10.11.25)
365+ serisinin coating olmayan versiyonu: www.ikea.com
0
tnz
(10.11.25)
Sensuell olanlardan kullanıyorum. memnunum. eksileri - biraz ağır gelebilir teflona göre, yemeklerin yapışması da biraz dert. ama linktekilerden daha iyidir.
0
mungojerry
(10.11.25)
(52)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
@matilda

Ne yaptınız peki? Ne oldu sonuç? Merak ettim de… ☺️😅
+3
yadigar
(05.10.26)
tahminim bunlar yegeni kovdu, dede de bunlari. :D
0
cooperr
(06.10.26)
(8)

Kafa Karışıklığı

sezai karesort
Selamlar,Direkt konuya girizgah yapıyorum.Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.Beraber çalışmamız gereken süreler
Selamlar,

Direkt konuya girizgah yapıyorum.

Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.

Beraber çalışmamız gereken sürelerde iletişimimiz esprili, enerjik özetle samimi bir iletişim şeklinde gerçekleşti. Hatta bu durum benim dikkatimi çekti sanki bir frekans yakalamışız gibi bir durum oldu, diğer çalıştığım ekip arkadaşlarımla yaşadığım gibi bir iletişim değildi. Fakat iş dışında herhangi bir şekilde iletişimimiz olmuyordu açıkçası. Bazen 1 ay iş sebebiyle bile olsa iletişime geçmediğimiz oluyordu.

Ve bu Hanımefendi benimle iletişim kurması gerektiği zamanlarda mail veya teamste yazması kafi olacakken genellikle direkt cepten arayarak iletişim kuruyordu. Bu durumdan da bir kıllandım açıkçası.

Bir konuşmamızda sanırım ben samimiyet boyutunu biraz ileri götürünce sanki ona karşı bir ilgim varmış gibi algıladı sanırım bana "biz seninle bu kadar çok iş yapmazdık ne oldu sürekli yazıyorsun :) " gibi sanki üstü kapalı şekilde bana amacın ne kardeşim mesajı çaktı. Bu soru karşısında afallayan ben "ne diyeceğim lan ben" moduna girip gayet ciddileşip çünkü bu işin bu kısmı senin sorumluluğunda öteki kısmı da benim haliyle sana yazıyorum dedim.

Neyse sonra bir şey daha fark ettim ki -biraz avelim, laglı çalışıyor algılarım- son konuşmalarımızda beni telefonla aradıktan sonra konu daha kişisel özel hayata kapsayacak kısımlara kayıyordu, yani sohbet etmeye çalışıyordu. İşte kurumsal hayat bana uygun değil, şöyle planlarım var vs. gibi sen ne planlıyorsun kendin için vs. gibi. Yani işi konuştuk hallettik fakat telefon kapanmadı farklı bir konu açıldı ama ben her zamanki gibi hımm anladım geri dönüşleriyle neyse o zaman görüşürüz deyip telefonu kapattım genellikle.

Neyse son bölüme geçiyorum.

Geçen Cuma günü pat diye "Bugün benim son iş günüm" diye yazdı.
Şaka yapıyor sandım "ciddi misin ?" diye dönüş yaptım.
"Evet, sizleri tanımak güzeldi :) instagramdan ekle :)" diye geri döndü bana.
Ben de; "Seni tanımak da güzeldi fakat instafram kullanmıyorum, söz açtığım gibi ilk seni ekleyeceğim :) dedim.
"hahaha mantıklı, tamamdır. Kendinize iyi bakın" diye dönüş yaptı.

Lan kafamda deli sorular oluştu sonra dedim "lan kafayı mı yedi bu sanki daha şimdi tanışmışız gibi sizli bizli konuşuyor" tak diye gideceğini söylüyor ve şimdi bana instagramdan ekle vs. diyor. Telefon numaram da var halbuki instagram ne alaka mk diyorum.

Sonra vakit geçtikçe acaba kendisine yalan söylediğimi mi düşündü instagramım yok diye vs. kuruntu yaptım. Sonra dedim bir arayayım sonra dedim bu iş farklı yerlere de gidebilir amacı ne çözemedim şehirler de farklı falan fistan kafam karışık yani anlayacağınız.

Belki söylemedi bana ama benim bulunduğum şehire de geliyor olabilir. İletişimimin kesilmesini de pek istemiyorum ama durum da ciddileşirse diye de korkuyorum. Sanki benim hissettiğim o ikimizin arasındaki freakansı o da hissetti ve "lan belki ?" oldu veya ben kuruntu yapıyorum.

Yardım edin ya :( napayım ben :(
0
sezai karesort
(08.11.25)
ne kaybedersin ki? ara konuş. aniden çıktın gitti ne oldu nereye geçeceksin bir yer buldun mu merak ettim de. cesur ol konuş. gönlü varsa uzar gider muhabbet. gerçekten instagram'ın olmadığını açıkla ama yaş 50 değilse bence aç o instagram'ı. instagram kullanmamak havalı değil. kullanmak da değil. ama günümüzde gerekli bir sosyal medya ve iletişim aracı bence.
+2
art cat chocolate
(08.11.25)
@art cat chocolate +1 bence de instagramı açmalısın. Hatta bunu yaparsan bi taşla iki kuş vurmuş olursun. Onun için instagram hesabı açtığını anlayıp eğer gerçekten aranızda bahsettiğiniz gibi bir frekans varsa ve bunu o da hissettiyse sana kendini daha da açıkça ifade etmesine vesile olacaktır bu hareketin.
Ama yok hala arkadaş gibi davranıyor o zaman da "ya acaba iletişim kursa mıydım?" ikileminden çıkmış olursun ve "en azından denedim." dersin.
+1
mermaidd
(08.11.25)
kimin lafı hatırlamıyorum.

erkekler, kadınların tüm nazik hareketlerini flört çabası zanneder. kadınlar, erkeklerin tüm flört çabalarını nazik hareket zannederler.
+2
co2s2
(09.11.25)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.

İlk olarak ilk defa iş arkadaşlarımla özel konulara girmedim açıkçası özellikle karşı cinsle. Oturup mekana gidip, içip dertleştiğimiz çok oldu fakat herkesin mesafesi gayet netti yani anlayabiliyorsun onu.

Nazik davranış konusunda da katılmıyorum açıkçası. Nazik davranış veda niyetinde olur iyi temennide bulunma olur kalkıp instagramdan ekle diyorsan bu artık nazik davranışın dışına çıkmış oluyor. Bilmiyorum ben mi yanlış yorumluyorum.

Burada asıl sorun asılında benim gibi duruyor.

İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam ama adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir işte ben bunu istiyor muyum ondan tam emin değilim ki şu açık belli gibi duruyor bence; eğer iletişimi devam ettirir hatta hafif meyilli konuşmalar yaparsam yüksek ihtimal karşılık alacağım gibi hissediyorum bu sefer olay ciddiye binip farklı bir boyuta geçecek.

İşte ben bunu istiyor muyum ? bilemiyorum. İletişimim kopmasın da istiyorum ama bir sonraki evreye (Sevgililik) de hemen geçmek de istemiyorum.
+1
🌸sezai karesort
(09.11.25)
Tabii ki instagram açmak zorunda değilsiniz. Kullanmıyorsanız kullanmamaya devam edin bence.

Bir buçuk yıldır iletişim halinde olduğunuz birisi için hâlâ "acaba" diyorsanız, hiç zorlamayın derim. Aksi bir durum olsa ve "keşke sevgili olsak" tarzı bir temenniniz olsaydı, farklı konuşurdum.

İkinizin de yolu açık olsun.
0
yadigar
(09.11.25)
Sen erkeksin. Yani hem başlatıcı hem de ilişkiye yön verici sensin. Kadın tarafı aklına yatarsa, uygun bulursa devam eden taraf, beğenen kişiyi beğenirse uyan taraf. Sen bağı kuracaksın ve yöneteceksin. Dolayısıyla hemen sevgili olmak istemiyorsan olmazsın, hiçbir kadın seni istemediğin şekle sokamaz ki, yani senin kadınlar karşısında bu tarz bir iradenin olması lazım. Kendine güvenmeyen bir erkek kaçar evet ama kadınlar da özgüvensiz erkeği ya istemezler ya da elde edip yönetirler, bence kendini iyi bir incele.
-2
muhayyer divan
(09.11.25)
iş için, iş sırasında yapılan muhabbete bence fazla anlam yüklemişsiniz. size özel hissettiğiniz, kıllandığınız davranışların tamamı pekala karşı tarafın doğal hali olabilir.

"İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam..." demişsiniz de kadın zaten "instagramdan ekle :)" diyerek iletişimin kopmaması adına bir girişimde bulunmuş. siz ise reddetmişsiniz.

"adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir" kısmındaki "farklı noktalar" ile kastettiğiniz nedir? yani bu noktada kendinize fazla güveniyorsunuz gibi geldi. iş arkadaşlığı dışında muhabbetinizin olmadığı bir kişiyle ilk defa karşılıksız sohbet edeceksiniz ve konuşunca hemen sevgili olacağınızı zannediyorsunuz. karşı taraf da sizi bir arkadaşı gibi görüyor olamaz mı, illa sizden hoşlanmış mı olmalı? hadi hoşlanmış diyelim, belki sohbet sarmayacak ve sürdürmek istemeyecek(siniz). fazla anlam yüklüyorsunuz. biraz rahat olun.

son olarak instagram tanımadığınız bir kişiyi tanıyabilmek için de kullanılan bir araç. yeni açacağınız -yani hiç geçmişi olmayan- hesap saklayacak bir şeyleriniz olduğu şüphesini uyandırabilir. sizin yerinizde olsam instagram hesabı açmamaya devam eder, ama bir şekilde sohbeti farklı kanaldan devam ettirip buluşmaya çalışırdım.
0
tnz
(09.11.25)
instadan eklersin mevzusu özel bir anlam ifade etmiyor bana göre. Ara, de ki merak ettim yaa nereye gidiyorsun nasıl oldu vs. sonra son mesajlarında siz'li biz'li konuştun şirketle beraber bizi de mi geçmişte bıraktın cart curt derken verdiği cevaplar ve tonlardan olay bir yere gidiyor mu gitmiyor mu anlarsın. arkadaşça aramış olursun yani bir şey yok bunda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.11.25)
(3)

Almanya'da trafik cezası yedim

HellKeePer
Türkiye'de yaşıyorum. Dusseldorf'ta fuar için kiraladığım rent a car aracının camına park cezası yapıştırmışlar 30 euro. Bu nereye nasıl ödenecek?teşekkürler
Türkiye'de yaşıyorum. Dusseldorf'ta fuar için kiraladığım rent a car aracının camına park cezası yapıştırmışlar 30 euro. Bu nereye nasıl ödenecek?

teşekkürler
0
HellKeePer
(02.11.25)
aracı teslim ederken kiraladığınız yere sorun.

ama eskiden şöyleydi: ilgili kurum araç sahibine bir ara tebligat gönderiyordu. araç kiralama şirketi de sizin başvuru sırasında verdiğiniz kimlik ve adres bilgilerini ilgili makama iletiyordu. araç kiralama şirketi bu "araştırma" işlemi için sizden ayrı bir ücret tahsil ediyordu. sonra tebligatın türkiye'ye gönderilmesini bekliyordunuz. tebligat 2-3 ay içerisinde gelmezse araç kiralama şirketine "tebligat gelmedi kestiğiniz araştırma ücretini iade edin" diyordunuz ve ücret iade ediliyordu.
tebligat gönderim masrafı, cezadan daha yüksek olduğunda, yani buna değmediği durumlarda, yurtdışına tebligat göndermiyorlardı. yani ceza iptal ediliyordu.
0
tnz
(02.11.25)
Eger elinizdeki belgede banka hesabi vs. yazmiyor ise ödemi teblikati posta ile arabanin bagli bulundugu adrese gelir bu da rent a car oluyor. bence rent a car firmalarinin hakim oldugu bir konudur bu. onlar yardim eder.
0
bonaparte
(02.11.25)
Park cezası muhtemelen.
IBAN vs yazar, swiftle ödeyin gitsin. Olay rent a car şirketine giderse onlar üstüne “işlem ücreti” diye ekstra ücret koyabilirler büyük ihtimalle.

Googletranslate kullanın, direkt fotoğraftan çeviriyor, orada nereye ödeyeceğiniz vs yazar.
0
kuehles blondes
(03.11.25)
(1)

Numara gizleme

mermaidd
Alacağınız yada halihazırda olan numaralarınızın 11880 gibi yerlerde sorgulanmasını nasıl engelleyebiliriz? var mı böyle bir şey?
Alacağınız yada halihazırda olan numaralarınızın 11880 gibi yerlerde sorgulanmasını nasıl engelleyebiliriz? var mı böyle bir şey?
0
mermaidd
(28.10.25)
yeni hat alırken ya da numara taşırken doldurulan sözleşmelerde "numaram rehbere geçsin" gibi bir alan bulunur. işaretlemezseniz, numaranız listelenmez.
numaranız rehbere geçmişse, silmek için operatörünüzün internet sitesindeki "bilinmeyen numaralar" hizmetini inceleyin. detay kısımlarında bu bilgi yer alıyor.
+1
tnz
(28.10.25)
(10)

Görseldeki sandalyelere ne deniyor, internette bulamıyorum...

stanhiver
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de? https://imgur.com/a/aS5fITp
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.
Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de?

imgur.com
+1
stanhiver
(26.10.25)
bar taburesi?
0
my fault
(26.10.25)
Değil ya. Dizlerini kırarak oturuyorsun ve araya bir parça giriyor. Öne doğru bacaklarından destek alınarak oturulan garip bişey.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
cross legged chair ya da criss cross chair
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Bu da değil maalesef. Bağdaş kurmuyorsun otururken. Görseldeki gibi duruyor bacaklar. Dizler kırık aşağı doğru ama dizin arkasında destek var.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
www.youtube.com

Amazonda tükenmiş.

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(26.10.25)
Bu da değildi ya, giyilen bişey yoktu benim dediğimde.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
bu da olabilir

www.trendyol.com
0
yurtsuz john
(26.10.25)
Değil ama ne oturaklar varmış dedim :)
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
kneeling stool/chair?
+4
tnz
(26.10.25)
Teşekkürkler aynen buymuş.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
(13)

Aşırı Değer Verme

cemallamec
Sevgili Güzin Ablalarım,Hayatımdaki yakın insanlara aşırı değer veriyorum ve bir müddet sonra fark ediyorum ki “ben onlar için hiçbir şeyim”. Hayatlarında en ufak şeyde kolayca silinecek biriymişim. El üstünde tuttuğum her insandan bunu gördüm. İnsanlara pek fazla değer vermemek lazım denecek ama bu
Sevgili Güzin Ablalarım,

Hayatımdaki yakın insanlara aşırı değer veriyorum ve bir müddet sonra fark ediyorum ki “ben onlar için hiçbir şeyim”. Hayatlarında en ufak şeyde kolayca silinecek biriymişim. El üstünde tuttuğum her insandan bunu gördüm. İnsanlara pek fazla değer vermemek lazım denecek ama bunu törpüleyemiyorum. Onlar benim için kıymetli ve onları seviyor iken ben onlar için anlamsızmışım ki bunu sonra fark ediyorum. Fark edince de uzaklaşıyorum ve karşı tarafın da hiç umurunda olmuyor. Ben ise her daim o kişileri özlüyorum ya da anıyorum ya da neden böyle davrandılar diye üzülüyorum ya da bana verdikleri değeri anlayıp kahroluyorum.

Herkesin en zor gününde de en güzel gününde de yanında olurken bir kere zor günümde yanımda olmadılar. Muhabbet etmediğim mesafe koyduğum insanın yaşadığı kötü bir olayda hemen ona ulaşırım ya da mutlu bir şey yaşamışsa tebrik ederim.

Kendimi durdurmaya çalışsam da benim onlara verdiğim değeri azaltamıyorum. Herkese değer verirken ben herkes için bir kullan-at aparatı gibiyim.

Arayıp sormasam aramayacaklar. Sizce ben mal mıyım allah aşkına dürüst olun? Beni siklemeyen insanları neden hala anıyorum, kendi zihnimden çıkaramıyorum?
0
cemallamec
(22.10.25)
Kendinden fazla feragat ettiğin her ilişkide ilk gözden çıkarılan sen olursun. Fazla fedakarlık fazla vefasızlık getirir demişler. Her şeyi dozunda ayarlaman gerekir. Başına gelenlerden ders çıkartmadıkça maalesef ki üzülen taraf olmaya devam edeceksin. Arkadaşlarının seni kullandığını düşünüyorsan iletişimi kes yeni çevre edin en basit yöntem bu.
+1
mermaidd
(22.10.25)
Iletişimi tamamen keserdim ben. Ilişkiler karşılıklı. Kendine dönmek kendine dışardan bakmak ve kendini geliştirmek en iyisi bu durumda
0
pembediken
(22.10.25)
Ben ne zaman bunu yazdım diye düşündüm okurken. Kendimi gördüm. Bende şöyle oldu alttan alan, fedakarlık yapan, jestlerde bulunan ilgi gösteren biriydim ortamlarda. Ama zamanla değer verilmediğini, insanların ortada hiçbir sebep yokken veya en ufak bir konuda çok kaba şekilde silebildiklerini, zor zamanimda yanımda olmamaktan cekinmediklerini üstüne bir de bunun sitemini edince suçlandığımi görünce artık patlama noktasına geldim nihayetinde biz de insanız. Maalesef belki de bu tecrübeler bize doğru hayat tecrübesi edindiriyor.

Şimdi ise yine hayatımdaki insanlara çok değer veriyorum. Kullanıldığımi hissettiğimde mesafe koyabiliyor veya arkadasligimi kesiyorum. Eskiden olsaydı belki yıllarca alttan alır görmezden gelir yok ya ben yanlış anladım diye diye toksik ilişkileri barindirirdim köşede.

Bence biraz mesafe koymak, her mutlu veya dertli zamanlarimizi paylaşmamak, gizemli olmak, sürekli plan yapan taraf olmamak, sürekli sürpriz yapan taraf olmamak, belirli bir arkadaş veya arkadaş çevresine takılı kalmamak gerekebiliyo sanırım. En iyi insan dediğimiz kişiler bile değişen koşullarda size karşı da degisebiliyorlar. Bu yüzden hayal kırıklığı yaşamamak adına belki de böyle olunmalı.
+1
egerbiryolcu
(22.10.25)
demek ki yanlış insanlara değer veriyorsunuz. bu bir yana.

"arayıp sormasam aramayacaklar." dediğiniz kişileri seviyor, onlarla konuşmak istiyor ya da birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorsanız niye onlardan girişim gelmesini bekliyorsunuz ki? siz arayın, siz mesaj atın bu kadar basit. sonuçta kendi mutluluğunuz için yaptığınız bir hareket. niye "hep ben arıyorum" diye hayıflanıyorsunuz ki?
0
tnz
(23.10.25)
@tnz, iyi misin arkadaşım sen? Yazılanları bu kadar yanlış yorumlamak nedir böyle
+1
🌸cemallamec
(23.10.25)
Gecen bir sey dinlemistim o kadar mantikli ve hosuma gitti ki. Mesela bi elma alacaksin gidiyorsun elmaciya diyosun ki bana bi elma ver, parayi veriyorsun ama sana elmayi vermiyor. Sen bekliyorsun ama vermiyor sonra ertesi gun diyorsun ki daha cok para vereyim belki dunku para az geldi yine gidip daha cok para veriyorsun ama yine elma yok. O elmaciya normalde olsa tekrar gider misin? Hatta ilk gittiginden sonra gitmezsin muhtemelen cunku para verdin elma alamadin, parani geri de vermedi. Sevgi de boyle iste alma verme dengesi olmadan surekli vermemek lazim. Ben de boyleydim birine cok deger veriyordum yani kendi ustume psikiyatri ilaci bile yazdirdim onun parasi yok diye, alip ona vermistim icsin iyi hissetsin kendini diye. Parami da, yemegimi de paylastim. Hep maddi, manevi sıkıntıları vardı 5 dk güldürmek icin 2 metro degistiriyordum is arasinda yaninda olmak icin. Sonra bi gun benim bi derdim oldu bana amaan benim de derdim basimdan askin dedi o gun vazgectim hala gorustugum bi insan ama artik caba sarfetmiyorum denk gelirse gorusup sohbet ediyorum. Etrafimda bana faydasi olmayan kimseyi birakmadim bu fayda maddi bir fayda degil kesinlikle annem babamdan baska kimseden cok sıkışsam da maddi destek istemem. Bir insani ben seviyorsam ve deger verip iyi ve kötü gününde yaninda oluyorsam ama o hic olmuyorsa aninda cikartiyorum hayatimdan. Ben kimsenin fanı değilim. Deger verir karsiligini alirsam iliskim devam eder yoksa kimseyi cekemem ve kimse icin güzel canimi üzemem. Ben bir taneyim, bi daha bu dunyaya gelmicem olabilecek en yuksek seviyede kendi mutlulugumu dusunmeliyim. Beni seven ve onemseyen insanlarla etrafimi doldurmaliyim.
0
matilda
(23.10.25)
Benim gibi kazık yersen öğrenirsin
-2
Kahvedesu
(23.10.25)
sevgi eksikliği hissediyorsun, seni sevsinler istiyorsun. ama bu kendi kendine olacak şey değil. bu eksikliği insanları daha çok sevmeye çalışarak kapatma. akışına bırak.
+1
koela
(23.10.25)
sevgi, ilgi, onay ve anlaşılabilme ihtiyacımız var hepimizin. bazen bunlara ulaşabilmek için insanları farkında olarak veya olmadan duygusal olarak borçlandırmaya çalışıyoruz aşırı vericilikle. yaparken de böyle yaptığımızın, verciliğimizin sınırları aştığının farkında oluyoruz ama durmuyoruz çünkü muhtemelen bir şekilde bu iletişim şekline maruz kalmışız ve bizde içselleştirmiş olabiliyoruz.

alma-verme dengesini gözetemediğimiz yerlerde en kolay yol olan ve kontrol alanımızda olmayan karşı tarafı suçlamak yerine kontrol alanımızda olan kendimizde aksayan noktayı bulmak ilerleyen dönemlerde aynı deneyimleri yaşamamanın en temel anahtarı bence. özdeğer, kusurluluk/değersizlik şeması, people pleaser vb. konuları araştırmak gelecekte bu örüntüden çıkabilmeniz için faydalı olabilir.
+2
Phoebe
(23.10.25)
ben de arkadaşlık konusunda böyleyim. bütün duygularımı arkadaşıma yoğunlaştırıyorum, ona karşı çok açığım ve arka planda başka bir ajandam olmaz, şeffafım. ama yine en son bir arkadaşımda daha hayal kırıklığına uğradım. kendimi biraz daha geri çekeceğim ona karşı.

esasında evli olduğum için eşim en yakın arkadaşım, sosyalleşme ihtiyacımı hep onunla gideriyorum ama kız kıza arkadaşlığı da özlüyorum yalan değil
0
Hallegadola
(23.10.25)
Self-serving bias
+1
mikahakkinen
(23.10.25)
insanlara sandiginiz kadar karsiliksiz asiri deger verdiginizi sanmiyorum, muhtemelen cok icten ve temelden gelen sevgisizlik ve degersizlik ihtiyacinizi tamamen disariya delege etmis ve disardan karsilamaya calisiyorsunuz ve bu inanciniz o kadar derin ve yerlesmis ki bilincdisi bu inancinizi onaylayan (yani sizi degersiz ve sevilmeye layik hissettirmeyen) iliskiler kuruyor bu insanlari hayatinizda tutuyorsunuz. o zaman iste dipsiz kuyu gibi oluyoruz. bir turlu yetmiyor. insanlar bunu kendileri bile fark etmeden hissediyorlar ve uzaklasiyorlar, ya da kendi kendini gerceklestiren kehanet dedigimiz, surekli degersiz oldugumuzu onaylayan insanlarla bir araya gelip iliski kurmaya calisiyoruz ve tum yasamimiz temel inancimizi dogrulamakla geciyor. ingilizce biliyorsaniz confirmation bias, shadow work vs. olarak bakabilirsiniz.
+1
kassiopeia
(23.10.25)
Arkadaşlar, beni ne tanırsınız ne bir şey. Maşallah psikolojik teşhisleri koymuşsunuz. Kesinmiş gibi konuşmuş, üstüne çocukluğuma bile inmişsiniz.

Ben insanlarla çok çabuk kaynaşan biriyim. 1.200 km öteye hiçbilmediğim bir yere tek başıma taşındım ve burada insanlarla kolayca arkadaş oldum, dost oldum. İnsanlar aile ailem geldiğinde bile ailemi yemeğe davet ederler. Ama siz maşallah nerelere çekmişsiniz. Kendimden şüphe etmeye başladım. Olay çok farklı yöne evrilmiş. İnsanlara değer veren kişi psikolojik sorunluymuş ya da travamaları varmış gibi algılıyorum artık :) İnsanlara değer vermek, bence o insanı cepte görmek oluyor ve sonra o insan değersizleşiyor. Arkadaşımın babası vefat ettiğinde iki uçak değiştirip taziyeye gittim ama bunun çocukluğumdan kalan travmalardan ya da bilmem ne eksikliğinden ötürü olduğunu söylüyorsunuz şimdi. Ablam vefat ettiğinde ise aramayı bırakın mesaj bile yazmadı. Şimdi bende bir şeyler eksik olduğu için ona değer vermişmişim de bilmem ne…
+1
🌸cemallamec
(23.10.25)
(20)

Ev - iş arası 2.5 km, sizce nasıl?

hadi ya la
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem lazım. Diğer evlerin de hep bir sorunu oldu, kiminin eşyaları sıkıntılı, buzdolabı küflenmiş, manzarası hiç yok ve boğucu, gibi gibi... Burası rezidans gibi geçiyor, içinde spor salonu, sauna, havuz ve başka birçok şey var. Çok küçük bir 1+1 olmasına rağmen manzarası da iç açıcı, gayet güzel. Fiyat aidat dahil 27.000 TL.

Kafam çok karışık ve artık beynim çalışmayı durdurdu. 4 gündür valizlerimle hostelde kalıyorum, yeni işime adapte ol, onlarca ev arasından gezdiklerime karar ver derken birazcık ağlama noktasına geldim. Hiç fikriniz yoksa bile öylesine yazabilirsiniz, okurken rahatlarım. Teşekkür ederim, sevgiler
+1
hadi ya la
(14.10.25)
bence baya yakın nere olursa olsun. yokuş yoksa bisikletle gider gelirsinin en kötü.
yokuş varsa da elektrikli scooter al 10 dkya gidersin max.
0
jelly bear
(14.10.25)
2.5 km bir şey değil ya zorlasanız yürüyerek de gidersiniz yokuş yoksa. hele bisiklet şahane olur. otobüs uzakta bırakıyorsa 15-20 dk hiçbir şey değil ya, eski evimi düşünüyorum sırf metrobüse binebilmek için 25 dakika yürüyordum.
scooter, elektrikli bisiklet tarzı bir şeyle harika çözülür bu sorun. ev de güzelmiş bence dert etmeyin. ben her gün beylikdüzü son durak - mecidiyeköy gidiş dönüş yapıyorum :)
0
matilda
(14.10.25)
+ Alanya diyorsun kış mevsimi neredeyse yok.
Yağmur varsa sıkıntı olur onu da otobüs + taksi vs planini yaparsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
yarim saat yuruyerek bile gidilir. bence cok iyi.
0
lemmiwinks
(14.10.25)
2.5 km yürünür yav.

bisiklet de olur.

terlerim derseniz scooter mis.
0
gurur
(14.10.25)
uzak değil. yürüyerek çok iyi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
Yazın Alanya sıcağında 20 dk yürümek zor olabilir. Ama scooter bu sorunu çözer. Gayet uygun gibi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
ev içinize sinmiş. ılık havalarda yürünür onun dışında scooter veya bisiklet mükemmel çözüm. motor da gelecekmiş. ben olsam düşünmezdim. direkt tutun. istanbul'da böyle şeyler ömüre ömür katar. şanslısınız, kıymetini bilin
0
cisimcik golgi
(15.10.25)
Günde 15-20 dk yürümek çok iyi bir şeydir, hiç düşünme tut evi. İş yerimle aramız 35 km, arabasız gidersem günde 4.5 saatim yolda geçecek. Sağlığın yerindeyse lütfen yürümeyi tercih et, emin ol yaşlılığına muazzam iyi bir yatırım yapmış olursun.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Direkt tutun hocam, akşamları iş çıkışı eve yürünür, düzgün yol varsa.
0
kumandanim
(15.10.25)
iş yerime trafikten bıkıp araçla gitmediğim zamanlarda, ilk evden bir km + 2 metro aktarma + son iki km yürüme mesafesinin son kısmına yakın sizin mesafe. Ben olsam tutardım.
0
va
(15.10.25)
Soru bu değil ama kışın da motorla gidip gelecekseniz sağlam bir yağmurluk seti + kışlık motor botu alın mutlaka.

Yokuş değilse güzel havalarda rahat rahat yürünecek mesafe +1
0
kobuzchu kiz
(15.10.25)
2.5 km çok iyi mesafe, scooter da işini rahat görür, havanın güzel olduğu günlerde yürürsün de. Üniversiteye atanmıştın sanıyorum, servis imkanını sordun mu, kesin vardır diye düşünüyorum.
0
hrskrs
(15.10.25)
Cok guzel, tutasim geldi evi
0
narod
(15.10.25)
km olarak değil de süre olarak değerendirin bence. yol 30 dakikadan kısa sürüyorsa gayet makuldur.
scooter için "buna güvenmeli miyim bilemedim" demişsiniz. scooterla günlük 5km yolculuk için mi sordunuz, yoksa yol şartları/güvenliği açısından mı sordunuz?
0
tnz
(15.10.25)
istanbul da yaşayanlar için hakaret kabul edilebilir bu entry.
2.5 km iş ev komik
-1
jamswety
(15.10.25)
zaten scooter varmış ev de çok yakın . hemen tut ve taşın
0
gercekdunya
(15.10.25)
@tnz, yürüyerek 36 dakika sürüyor ve son 5 dakikası yokuş.
Scooter için yol şartları/güvenliği için sordum. Mayıs'tan beri kullanıyorum, 1000 km tecrübem var, biraz çekindim. yüzden.

Ama sanırım ilk bahsettiğim evi eleyeceğim. Çünkü eve 600 metre bir ev buldum ve 1+1 olmasına rağmen üç kat geniş. Eşyaları tam ve güzel, sadece ana caddenin arkasında, birazcık eski evlerle çevrili bir yer. İki katlı evin ikinci katı. Yüksekten manzarası yok ama çevresi yeşillik/ağaç kaplı, iki balkonu var. Yıllardır evden çalışan biri olarak hiç alışık değilim her gün bir saat erken çıkıp mesai yapmaya. En azından bu şekilde daha kolay olur diye düşünüyorum.
0
🌸hadi ya la
(15.10.25)
2.5 km yol değil bence. küçük şehir standartlarında da yol değil.
0
co2s2
(15.10.25)
kurallara uyuyor ve gerekli teçhizatınız varsa tecrübeniz yeterli, ancak yol güvenliği konusu önemli. siz ne kadar tecrübeli olursanız olun, çevresel faktörlerin de uygun olması gerekir. ben olsam ilgili güzergahta boş ve dolu saatlerde birkaç kere yürüyerek yerel sürücülerin davranışlarını izler ona göre scooter için güvenli olup olmadığının kararını verirdim.
0
tnz
(16.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(11)

gozluk kullandikca goz daha da kotu oluyor mu?

mr.goodcat
40 yaslara yaklastim. Kontrolde 0,5 miyop 1 astigmat cikti. Gozluk yazildi. Gunluk hayatta bir sikinti cekmiyorum. Sadece arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum. Cunku bir baglantisi olmuyor. Masabasi is yapip bilgisardayim hep. Gozluk takarsam sanki gozum ilerde daha
40 yaslara yaklastim. Kontrolde 0,5 miyop 1 astigmat cikti. Gozluk yazildi. Gunluk hayatta bir sikinti cekmiyorum. Sadece arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum. Cunku bir baglantisi olmuyor.

Masabasi is yapip bilgisardayim hep.

Gozluk takarsam sanki gozum ilerde daha da kotu olacak vs gibi dusunuyorum.

Ne yapmali? Tavsiye eder misiniz?
0
mr.goodcat
(04.09.25)
40 yaşlara kadar anca miyop 0.5, astigmat 1 derece çıkmış. "ilerde daha da kötü" olarak düşündüğünüz felaket senaryosu nedir?

"arada basim agriyor ama bunun gozle ilgili olup olmadigini bilmiyorum" sırf şu kuşkunuzu gidermek için bile denenir bence.
0
tnz
(04.09.25)
Başkasını bilmem ama benim gözlük takınca ilerledi. 0.75, 0.50 ile başladım şuan 2.00-2.25.

Numaralar 1 veya daha düşükse gözlüksüz idare etmeyi dene. Zaten 1.5 ten sonra mecbur gözlük kullancaksın
0
michael harddd
(04.09.25)
Göz derecesini artırıyor+1
0.75 ile başladığım yola 4.50 ile devam ediyorum. Yine artardı numaram ama bu kadar kısa sürede değil, yaklaşık 8 yıl gibi bir sürede bu kadar ilerledi.
Fark eder mi bilmiyorum ama ilk 4 yıl sadece lens kullandım evde bile, sanırım ondan bu kadar ilerledi. En azından evdeyken veya çalışmıyorken çıkarsam iyi olurmuş.
0
hayalhayal
(04.09.25)
Gözlük kullanmak kesinlikle olumsuz bir etki yapmaz. Göz zaten gittikçe bozulacak kullansanız da kullanmasanız da. hatta kullanmamanız bunu hızlandırabilir. Defalarca araştırdım sonuç bu
0
ground
(04.09.25)
9 yıldır kullanıyorum, bende hiç ilerleme olmadı. Tek olumsuz yani şu; kullanılmadığı dönemlerde baş ağrısı ve odaklanma güçlüğü.
0
nyist_
(04.09.25)
bu konuda egitim almis bir hekim yerine buradaki rastgele insanlarin fikirlerini merak ediyorsunuz yani.

o zaman ben gozunuze guclu bir lazer tutmayi oneriyorum. bu tip ufak bozukluklari gozluksuz ve kalici olarak duzeltmek mumkun, gozluge gerek yok.
0
ghilleinthemist
(04.09.25)
@ghilleinthemist çok naif bir düşünce.

ilk kez uzağı göremeyip göz doktoruna gittiğimde, gözlük yazdı işte 0.50 miyop. ve dedi ki, sadece araba sürerkenki gibi kullanman gerektiğinde tak yoksa artar göz numaran. tamam hocam dedim.

3-5 yıl sonra gözlüğümü yenilemek için gittim, gözlük yazması lazımmış yine doktorun bi fiyat indirimi için falan. neyse 0.75 miyop olmuşum. yazdı. hocam dedim ben bunu ara sıra takayım değil mi? olur mu yaww hep takacaksın, bi tak bi takma olur mu daha çok artar öyle numaran dedi.

ikisi de uzman göz doktoruydu.
0
gitdaddy
(05.09.25)
goz gozluge alisinca sanki daha hizli ilerliyormus etkisi veriyor.
ayni soruyu benim doktora sordugumda gozluk kullan ya da kullanma, ilerleme hizina bir etkisi olmaz demisti.

40li yaslara yaklastiysan ve cok okuma yapiyorsan ya da cok bilgisyaar onunde isen artik yavas yavas gozluk takmaya baslaman gerekecektir, yaslaniyorsun coco.
0
cooperr
(05.09.25)
@tnz +1
15 yaşımdan beri gözlük kullanıyorum, 40'ı geçtim, miyop numaram hiç ilerlemedi. Bundan sonra yakını görme yavaş yavaş bozulacak, onun da gözlükle ilgisi yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.09.25)
gözlük takılmazsa gözünüz büyür. yani taktıkça küçüleceği veya düzeleceği falan nerden çıktı ya. 10 seneden fazladır gözlük kullanıyorum. 1.75 miyoptum son 2 sene de miyop 1.50'ye düştü. yaştan dolayı 0.5 astigmat var. yaş 40. yaşlandıkça görme bozulması artar. neden babalarınız analarınız yakın gözlüğü vs netlik gözlüğü kullanıyor.
zaten 40 yaşlardan sonra her sağlıklı insanın gözleri bozulmaya başlıyor. ister tak ister takma.

@ghilleinthemist +1 yani göz doktoruna gittiğinizde bu soruları sorsanız size yalan mı söyleyecek? buradaki arkadaşlar takmasan düzelir dese doktordan daha mı geçerli?
0
mikahakkinen
(05.09.25)
Bence tamamen şans ve genetik. Eğer genetiğiniz yatkınsa gözlük takmak çevremdeki örneklerden gördüğüm kadarıyla daha çok ilerletiyor evet.

Yerinizde bu numaralarda olsam kesinkes takmazdım.

Bana da bu civarda numaralarda miyop gözlüğü yazdılar. Gözümü daha da ilerlettiğini hissedip bıraktım. Bir nevi tembelleştiriyor gözlük gözleri bence. Bilgisayar için şuan 0 numara numarasız sadece mavi ışık filtresi olan gözlük kullanıyorum. Tavsiye ederim. Bir de telefon bilgisayarı sarı turuncu modda kullanın. O da gözünüzü çok rahatlatır.
0
psmstc
(05.09.25)
(11)

Az görüsüyoruz diye biten iliskiler

karanlik yanim
Son 3 senede 3. kez basima geliyor. Yeni baslayan iliskilerde kadin kisisi bu iliski bana yeterli gelmiyor deyip 2. aydan ayrilik konusmasi yapiyor, 3. aya kalmadan benden bu kadar diyorlar. Haftada 2 gün görüsmek yetiyor bana, zaten 8-19 rutininde calisan, 1 saatten fazla yolda geciren bi insan ola
Son 3 senede 3. kez basima geliyor. Yeni baslayan iliskilerde kadin kisisi bu iliski bana yeterli gelmiyor deyip 2. aydan ayrilik konusmasi yapiyor, 3. aya kalmadan benden bu kadar diyorlar.

Haftada 2 gün görüsmek yetiyor bana, zaten 8-19 rutininde calisan, 1 saatten fazla yolda geciren bi insan olarak ancak yetisebiliyorum. Cuma ya da Cumartesi aksami illa ki birimizin evinde kaliniyor, haftasonu 24 saat beraber geciriyoruz. Görüsülmeyen günlerde mesajlasilmadan gecen tek bir gün bile olmuyor. Ilgisiz veya sevgisiz asla degilsin, gayet sicakkanlisin diyorlar, fiziksel cekim kimya vs. de gayet üst seviyedeydi 3 iliskide de. Ama haftada 1-2 görüsme yetmiyor diyolar. Bu yasa (39) gelmis bir insanin daha önce hic bir kiz arkadasiyla ayni evde yasamamis olmasi normal degil dedi bir tanesi. Garip olan su ki ayrildiktan sonra kopamiyorlar da, bir tanesi 2 yil aradan sonra bile hala instadan bakiyor (takiplesmiyoruz ve hic iletisimde degiliz), digeri 9 ay sonra aradi tekrar deneyelim dedi, o aralar aklimda baskasi vardi istemedim vs.

Bu 3 kadindan ikisi daha önce evlilik yasamis kisilerdi, digerinin de 7+ yillik beraber yasadigi iliskisi olmus. Dediklerini anliyorum, belli ki evlilikte neye alistilarsa en bastan o sekilde bir yogunlukta yasansin istiyorlar ama yine de biraz sasirtiyor beni bu durum. Beraber yasamaya karsi degilim ama 1 yildan önce bunu kesinlikle gündeme getirmem gibi hissediyorum. Sakin sakin yasansin, zamanla gelisen büyüyen bir iliski olsun istiyorum ama yetmiyor demek ki.

Benim yaslarimda olup da (35+) evlilik ya da ayni evde yasamali iliskisi olmamis kadin da pek yok zaten. Dolayisiyla üctür duvara tosluyorum. Nedir yorumunuz?
0
karanlik yanim
(25.08.25)
Beraber olduğun kişiler dulmuş, muhtemelen ilişkileri bu yüzden bitmiştir. Bu yüzden derken seninle bittiği gibi değil, bahse girerim önceki ilişkilerindeki kişiler her şeye tamam tamam demişlerdir. Yine bahse girerim sorunsuzluktan içimde bir sıkıntı boşluk vardan falan bitmiştir.

Beklentilerinin hiçbiri gerçekçi değil çünkü. Senin söylediklerin gayet makul. Napicaktin sadece 6 aydır tanıdığın kişiyle aynı evde mi yaşamaya başlayacaktın.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.25)
instagramdan bakmak mi kopamamk? saka misin?
erkekler bakmiyordur belki ama kadinlar dedikodu olsun falan diye meraktan bakar. o tarz yaklasimlari(?) kaale alma derim.

onun disinda kadinlar hakli. birlik vakit gecirmene gerek yok ki... evinde kalir sabah islere gidilir ya da sen onda kalirsin. ergen gibi datelesip duracak haliniz yok bu yastan sonra...

ama senin düzenin bozulmasin dikkat et. bu yasa kadar düzenli iliskinin olmayisi da red flagin alasi evet.
0
sonsuz
(25.08.25)
aynı evde yaşamadın diye çok tuhaf olarak karşılanman garip geldi bana. evet, herkes bir ara beraber yaşıyor ama haftanın birkaç günü birbirinizde kaldığınız ilişkiler de bir miktar buna girer zaten.

2. aydan aynı evde yaşamak istiyorlarsa o sıkıntı geldi bana. ayrıca 7 sene birlikte yaşamak da garip.

yine de her şeye rağmen haftada 2 gün buluşmak bana da çok az geldi. er kişiyim. haftada 3-4 olmalı bence, hatta 5.
0
ahm1
(25.08.25)
Simdi iki taraf da hakli. 39 olup da liseli gibi datelesmek, mesajlasmak falan bence de biraz seyy ya....
ama 39 yasina kadar yalniz yasamayi kendi konfor alanin olarak gormussun. İsten yorgun gelince dinlenmek, kendi basina vakit gecirmek fln filan bunlara alismis olmak 40 tan sonra beraber yasamayi zorlastirmis senin icin. Bence evlen rahatla.
0
sey mi dostum
(25.08.25)
insan belirli bir yaştan sonra kendini çözmüş, hayattan beklentilerini belirlemiş oluyor. geçmiş tecrübeleri sayesinde de bir sonraki ilişkisinde daha hızlı hareket ediyor. örneğin flört, tarafların birbirini tanıma süresi 14 yaşında 5 yıl sürebilirken, 30lu yaşlardan itibaren 6 ayın altına düşüyor. kısacası zannettiğiniz gibi bunun kişilerin evlilik yaşamış olmalarıyla pek alakası yok. tamamen kişilerin olgunlaşmalarıyla ilgili.

partnerleriniz sorunu gayet de açıkça söylemişler aslında, ilişkiden bekledikleri fiziki birlikteliği onlara sunamadığınızdan rahatsız olmuşlar. akşamları boş yatağa girmekten sıkılmışlar. hatta belki ev yaşamınızda da partnerinize bir hayatı/evi paylaşan insanlar gibi davranmıyor olmanızdan rahatsızdırlar.

şu bir gerçek ki birlikte yaşadığınızda paylaşımlarınız artacağı için ilişki de daha hızlı ilerleyecek. ve sanırım siz beraber yaşamayı hemen taraflardan biri mevcut evini kapatsın ve diğerinin evine taşınsın olarak gördüğünüzden bu fikre tavırlısınız. ama öyle olması gerekmiyor. temelli taşınmadan da birlikte yaşanabiliyor. bunu bir düşünün.
0
tnz
(25.08.25)
Kadınlar haklı. 39 yaşında adam liseli gibi haftada 2 gün görüşüyorsa kadınlar sıkılıyordur.
0
kaptan maydanoz
(25.08.25)
Abi sen haklısın. Sen nasıl rahat ediyorsan doğru da odur. Benim de bir ex böyle haftada 2 gün yetmez derdi. 48 saat az gelirdi. Ayrıldık, 2-3 aya evlendi. Herkesin beklentisi farklı ama sevgili ile de 7/24 çok. Yeter kendi hayatına git de diyemiyorsun. Kendi başına sıkılan, sürekli ilgi bekleyen yıkıklarla bu iş zor. Dullarmış zaten, sebebi kendilerinde aramalılar.
0
Shepard
(25.08.25)
hala ailesiyle yasayan tipler de bir zahmet iliski tavsiyesi vermesin :)
büyükler konusuyor , odaniza gidin
0
sonsuz
(25.08.25)
haftada 2 gün ailelerinin izin vermediği ergenler buluşup görüşüyor. yaş 39 demişsin bir de.

ayrıca duyuruda bazılarının kadınlar tarafından reddedile reddedile nasıl incel profiline dönüştüğüne birebir şahit oluyoruz. iyi yapıyo kadınlar size, aferin.
0
deartheodosia
(25.08.25)
Belli bir yaştan sonra uzun uzun flört dönemi yaşamak da mantıksız çünkü iki tarafın da her anlamda ne isteyip ne istemediği zaten netleşmiş oluyor. Bu yüzden süreç daha olgun ve daha hızlı ilerliyor. Ayrıca aynı evde yaşamak illa tek bir eve tıkılmak demek değil. Sizin en azından arada birbirinizde kalmalı ve ortak bir hayat inşa etmeli hiç ilişkiniz olmadığı için anlam verememeniz normal ama 40 yaşına gelmişken hala liseli gibi ilişki yaşamak da çoğu insana cazip gelmez. Kadınları bir kenara bırakalım erkeklerin bile büyük bir kısmı böyle bir ilişki istemez. Haftada iki gün görüşüp ergen sevgililer gibi devam etmeyi garipsemeyecek birini bulmanız bence epey zor ama yine de aramaya devam edin.
0
64654942
(25.08.25)
bunun cinsiyetle, evlenip boşanmış olmakla, alışkanlıkla falan ilgisi yok. sizin bağlanma şemanızla ilgisi var. kaçıngan bağlanma şemasını, daha doğrusu bütün bağlanma şemalarını araştırmanızı öneririm naçizane, tabi ki daha önce bu konuyu duymadıysanız.

bir başka nokta da, sürekli bir ayağı kapının eşiğinde olan birine ne kadın ne erkek hiç kimse güvenmez. ara ara o kapıdan birlikte girilip, kafada belirlenmiş/sınırları çizilmiş bir süre olmadan, akışta kalarak, kendi olağan akışı içinde birlikte birkaç gün geçirilip, birlikte çıkılması da gerekir. adı üstünde, ilişki, işteş. bir kişinin sınırları, talepleri, tatminleri ve kurallarına, ona yeten haline göre ortak bir ritm yakalanamaz. siz ortak bir noktaya açık değilsiniz. ben buyum, bana yetiyor, e daha ne onlara neden yetmiyor ki noktasındasınız. bir dakika ya, ben acaba kişisel alanımı belirlerken/belirtirken fazla mı köşeli/keskinim, kastını aşan söz ve davranışlarım oluyor mu, bu söz ve davranışlarla karşı tarafa özne olmadığını, her daim o çemberin dışında kalacağını mı hissettiriyorum vb. sorgulamalarınız yok gibi görünüyor yazdıklarınızdan.

bir diğer nokta da, evren söylemlere değil, eylemlere bakar. sadece sözlerde, mesajlarda, aramalarda kalan bir sevgi, şefkat ve alaka karşı tarafa temas etmez. temas olmazsa bağ kurulmaz, bağ kurulmazsa ilişki inşa edilemez.

son olarak, bu kadar konfor alanına sıkı sıkıya bağlı kalmak ilerleyen yaşlarda çok zorlar sizi. 50 yaştan sesleniyorum, sizin yaşlarınızda böyle olan tanıdığım kadın ve erkekler şu an arkadaş çevrelerinden de kopmuş, komşularla kavgalı, işyerlerinde selam verilmeyen kişilere dönüştüler çünkü kesişen kümeler kurmadılar insanlarla. çoğunlukla kapsayan küme olmaya çalıştılar. kesişen kümeye odaklanın, kimse kimsenin alt kümesi olmaz uzun vadede. oyun kurucu her zaman siz olamazsınız, oluyorsanız ona ilişki/paylaşım değil, bir yöneticinin yönetimindeki şirket, iş vb. denilir.
0
Phoebe
(25.08.25)
(17)

Bu kisi ne yapmaya calisiyor?

Kittie
Biri var. Cok da hosuma giden biri kendisi. Goruntusu, konusmasi, muhabbeti her seyi cekiyor beni.Yaptiklari:Bi ortamda cicek vardi. Cicekler cok guzel kokuyo dedim. Yok benim parfumumdur dedi birden. O da olabilir dedim. (Hic flortoz davranmadim, dogru olabilir dedim direkt sekilde) bu da boynunu b
Biri var. Cok da hosuma giden biri kendisi. Goruntusu, konusmasi, muhabbeti her seyi cekiyor beni.
Yaptiklari:
Bi ortamda cicek vardi. Cicekler cok guzel kokuyo dedim. Yok benim parfumumdur dedi birden. O da olabilir dedim. (Hic flortoz davranmadim, dogru olabilir dedim direkt sekilde) bu da boynunu burnuma dayadi bir anda. Ne oldugunu sasirdim. Kal geldi derler ya. Oyle. Flortoz flortoz bakislar atiyor. Nasil, benimmis di mi dedi. (Gercekten onunmus) hii evet dedim tepkisizce o kadar.

Sonra baktim "hayatim"li falan konusmalar. Normal muhabbet ediyoruz ama. Havadan sudan. -ya yok hayatim oyle degil o is gibisinden cumleler yani. Kiz arkadasimin soyleyebilecegi tarzda.

Beni her gorusunde isini gucunu birakip halimi hatrimi sormasi.
Ve o flortoz hali hep var.

Dertlerimi dinlemesi. Ben pek kimseye bi sey anlatmam da ufak capli, onemsiz konularimi dinliyor. Oneri de bulunuyor.

Beni kahve icmeye davet etti bir gun. Isim var gelemem bugun dedim. Bir ara gideriz ama olur dedim. Bir daha olmadi boyle bir teklif. Ama ilgisi devam etti/ediyor. Ben de artik yakin davraniyorum ama hep bir sinir koyuyor onu fark ettim.

Evli ve mutlu sanirim :) Sizce? Telefonumu hic istemedi ayrica. Ayni ortamda oluyoruz genelde o sekilde gorusuyorum. Klasik evli, duzeni bozulmasin ama disarida da flort duygusunu tatmin edecegi biri olsun dusuncesinde gibi hissediyorum. Sizce?
0
Kittie
(22.08.25)
Bu sefer evli diyorum! Kesin evli. Flört ihtiyaçtır diyen bir abimiz olabilir.
0
Shepard
(22.08.25)
Bence bosanip seninle evlenmek istiyor olabilir ama kararsizdir, dengesizlikleri ondan. Zaman gösterir ama.
0
encokbenisevinnolur
(22.08.25)
Düz flörtöz
0
sekizdokuzon
(22.08.25)
Bir ortamda çiçek verdi demişsin, nasıl bir ortam, nasıl bir çiçek sorularına vereceğin cevap adamın medeni durumunu belli eder gibi.

Ben flörtözden çok manipülatör gördüm kendisini. Senden istediği sıcaklığı alamayınca kendine gelmek zorunda kalmış şimdi haysiyeti korumaya çalışıyor sadece.

Evli olma ihtimali var bence.
0
muhayyer divan
(22.08.25)
Muhayyer: cicek vermedi. Cicek vArdi odada o sirada.

Manipulator evet. Evli bence, ego tatmini yapiyor gibi. Cunku hep bi sinir ciziyor. Sanki seninle anca bu kadar olur der gibi. Ilerleyemem cunku evliyim gibi gibi
0
🌸Kittie
(22.08.25)
Muhayyer: aslinda karsilik veriyorum artik ama sinir cizdigini fark ettim. Ilerlemesine izin vermiyor isin, ufak flortlesme hosuna gidiyor sadece. Oyle hissediyorum. Bir de buraya sorayim dedim.
0
🌸Kittie
(22.08.25)
Senin ilgini elde etmeye çalışmış, elde edince başkalarına yönelecek. Senin ilginden emin olsun gör bak ışık hızını. Evli olmayabilir, evli erkeğin daha çok bedenen de elde etme merakı olur, bu bence ilgi arsızı narsist.
0
muhayyer divan
(22.08.25)
Bu kadar düşük flört eden erkekten hiçbir şey olmaz bacım. Kokla deyip boynunu uzatmak falan
0
sekizdokuzon
(22.08.25)
e hani gönül işi soranlara kahve içmeye davet et, onu bekleme git sen teklif et falan diye cevap veriyordunuz? İş başa düşünce kezbanlığınız mı tutuyor? :) Haksızlık etmeyeyim gerçi literatürdeki karşılığıyla kezban içi içini yese de ne münasebet der reddeder, seninkisi ofis kezbanlığı; istemem yan cebime koy :)

Ne olduğu belli. Adam senle flört etmiş, sen de karşılığında tüy dikmişsin. Takıldığı biri vardır boşa düşünce döner sana.
0
beyfendi
(23.08.25)
Davet etmiş reddetmişsin. Çok hoşuna gittiğini belli ettiğin için kaşıyor. Flört aşaması breadcrumbing'i.
0
Bruce
(23.08.25)
Bruce: yahu isim vardi napiim. Bu da yeni cikti. Kimsenin teklifini reddedemicez demek dksk ret de degil isim var baska zaman dedim gayet medeni sekilde. Basimdan savmadim. Ama o belli ki oyun ariyor kendisine zaten
0
🌸Kittie
(23.08.25)
"Bir ara gideriz ama olur dedim"
Bunu böyle dediysen demagoji yapmış oluyorsun az önceki cevabında, sorinatsori.
0
Bruce
(23.08.25)
Hahah ozet gecmistim oysa ki djfjr
0
🌸Kittie
(23.08.25)
Hatta daveti de tam olarak soyle yapmisti: seni bi kahveye kaciriim mi? Djdk

O yuzden de bi gene kal gelmisti bana.

P.c bi sey zaten :(
Ama begeniyorum...
0
🌸Kittie
(23.08.25)
Kahve teklifi reddedilmiş senden hamle bekliyor kahveyi ne zaman içelim diye sorman lazım yüzüğü yoksa :)

Bende tatlı teklifi yapmıştım ama hallettiğim bir iş karşılığı o ısmarlaması şartıyla evden sütlaç getiririm dedi, baktım buluşma isteği yok geri adım attım
0
kararsızataletfilozofu
(23.08.25)
Sen tutuk davranmissin. Adamin hareketleri de egosunu besleyici tarzda sovlara benziyor. İlgi arayisinda, net bi durusu yok, mesafeli davranip duruma gore adim atabilirsin ama bana gore su haliyle kestirip atmalik.
0
sey mi dostum
(23.08.25)
hoşunuza giden kişi iş dışı buluşma teklif sırasını savmış, sıra sizde. niyetini de buluştuğunuzda anlarsınız, boşverin kurmayın bu kadar kafanızda.
0
tnz
(23.08.25)
(8)

Arkadasimi arasam mi

Kittie
Gecen hafta ogrendim ki aldatilmis.Benim mesajlarima cevap vermiyordu da tam yazacaktim ben de o ara noldu falan diye. Neyse o yazdi, ben cevap veremiyorum sana ne zamandir, ben bosaniyorum dedi.Aa maa derken bir iki mesajlastik.Ama ben cok desmek istemedim.Seni bogmak istemiyorum ama istedigin zama
Gecen hafta ogrendim ki aldatilmis.
Benim mesajlarima cevap vermiyordu da tam yazacaktim ben de o ara noldu falan diye. Neyse o yazdi, ben cevap veremiyorum sana ne zamandir, ben bosaniyorum dedi.
Aa maa derken bir iki mesajlastik.
Ama ben cok desmek istemedim.
Seni bogmak istemiyorum ama istedigin zaman ara beni burdayim yazdim.
Bir hafta gecti bi arasam mi?
Detay sormadan napiyosun falan diyeyim diyorum.
0
Kittie
(22.08.25)
Gerek yok milletin derdini yüklenip dertlenmeye.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
Olan şeyi bilmiyomuş gibi yapmazdım. Daha doğrudan olurdum. Zor bir dönemden geçtiğini biliyorum seni merak ediyorum seninle konuşmak isterim yüreğin biraz hafiflediğinde haberleşelim gibi bir şey yazardım
0
grimavi
(22.08.25)
bazı insan olumsuz durumları kimseyle paylaşmak dertleşmek istemez. ben böyle biriyim mesela. ne hastalığımı ne başka dertlerimi anlatırım. konuşmayı da sevmem. normalde konuşmak gerekir ya neyse.

bazı insan da konuşmak istemiyorum modundadır ama bir yandan birileri omuz versin ister.

arkadaşını sen daha iyi tanırsın. duruma göre biraz zorla. en azından bu konuları ortaya koymadan bir buluşma ayarla. konuşası varsa o ortamda dökülür.
0
lazpalle
(22.08.25)
Lazpalle ben de senin gibiyim. Ondan arayamiyorum. Bir de sanki bilgi almak ister gibi ariyorum gibi hissediyorum. En iyisi grimavinin dedigini yapayim bir mesaj gondereyim.
0
🌸Kittie
(22.08.25)
ara, seni özledim, bi kahve içelim mi de.
0
kisa
(22.08.25)
Ben mesaj atardım, bir çay/bira içmek ister misin diye. Hayır derse bir hafta on gün sonra tekrar yoklardım. Buluşmak isterse de hiç konuyu açmaz,ne anlatıyorsa o konudan devam ederdim.
0
asteriks
(22.08.25)
Yazanlara bakma herkes onemsenmek ister tas degiliz

Arkadasina gel oturup konusalim biseyler icelim de istemezse kendi tercihidir sen gorevini yap. Birgun sende dusersin
0
Zetnikov
(22.08.25)
partneri bir anda hayatından çıkan insan yalnızlığını en çok akşamları hissediyor oluyor. o yüzden şahsen gündüz saati yerine, akşam/gece saatlerinde dışarı çıkmaya teşvik edecek bir program yapmayı tercih ederdim. yemek olur, konser olur, bibirinizi duyamadığınız bar ortamı olur vs. yeter ki iyi daha doğrusu farklı vakit geçirilsin.

edit: uzun lafın kısası arayın.
0
tnz
(23.08.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.