Giriş
(6)

1 aydır ilanda olan evin ne gibi bir sorunu olabilir?

sckxyss
Ev 5 yıllık, ev sahibi oturuyor, kat mülkiyetli, ara kat, odaları geniş, otoparklı falan, kağıt üzerinde hiçbir falsosu yok gibi. Fiyat olarak da çevreye gore %10 ucuz yazilmis gibi. 4 haftadır ilanda bu ev, neden hala satılmamış olabilir? İlk kez ev alacağım için benim aklıma gelmeyen bir sıkıntısı
Ev 5 yıllık, ev sahibi oturuyor, kat mülkiyetli, ara kat, odaları geniş, otoparklı falan, kağıt üzerinde hiçbir falsosu yok gibi. Fiyat olarak da çevreye gore %10 ucuz yazilmis gibi. 4 haftadır ilanda bu ev, neden hala satılmamış olabilir?

İlk kez ev alacağım için benim aklıma gelmeyen bir sıkıntısı mı olabilir diye düşünüyorum. Ne olabilir?
0
sckxyss
(14.07.25)
4 hafta uzun degil. bos kiralik evlerin bile 2-3 ay bekledigi oluyor.
faizler yüksek. borcla ev almak cok mantikli degil o kadar da.
0
sonsuz
(14.07.25)
@sonsuz, Takibe attığım evler 1-2 haftada gidiyor genelde. O nedenle uzun geldi bana.
0
🌸sckxyss
(14.07.25)
1.5 sene önce takibe aldığım bazı evler daha yeni satıldı, evde oturan varsa satılması daha uzun sürüyor ben direk eliyorum içinde oturan varsa. gezmek sorun çıkmasını beklemek sorun.
0
eja
(14.07.25)
hemen satmak istiyordur, paraya ihtiyacı vardır. piyasa gerçekten bitik durumda. yaklaşık 3 aydır ev bakıyorduk bizimkiler için. evlerini satıp başka şehirden ev alacaktık. çok şükür hem sattık hem aldık. aldığımız ev de @sivri sinek'in dediği gibi %15 altına teklife tamam dedikleri için oldu. ev normalde de piyasadan ucuz duruyordu. araştırdık ettik bir yamuğu yok. gidin evi bir görün, diğer evlerle kıyaslayın. pazarlıkta güçlü durun kimse kolay kolay ev satamıyor şu an.

not: yakınlarda faizlerin de düşmesiyle konut kredisinde bazı değişiklikler olacak ve ev fiyatları bir şekilde kabaracak gibi.

ne olabilir kısmına gelince yapısal olarak kat mülkiyetli de olsa belki imar barışından yararlanmıştır ve gelecekte bir sürpriz bekliyor olabilir ama çok düşük bir ihtimal bu. komşular arasında sıkıntılı bir tip olabilir. ev ipotekli olabilir ki bu bence sorun değil, ama bazı insanlar yanaşmıyor ipotekli olunca. başka da bir şey gelmedi aklıma.
0
Improbable
(14.07.25)
1 ay satılık ev için çok uzun bir süre değil.

Ev sahibi belki de “evi alın, ben 3-5 ay sonra taşınacağım” gibi bir şey diyor ve alıcıları korkutuyordur.
Bir arkadaşım bu sene içinde ev sahibinin oturduğu bir evi satın aldı.
3 ay sonra çıkacağını söyledi evi satan aile.

Gerçekten de dediği tarihten bir hafta önce çıktı evden, sorun olmadı.

Ama ev boşalana kadar ciddi bir stres yaşadı.
Satan kişi kötü niyetli olsaydı süreç çok uzardı herhalde.
0
michael_knight
(14.07.25)
İlanlanlarda ortalama bekleme süresi 70 küsur gündü, yani 2,5 ay. Belki süre, daha da artmış olabilir.

Bence baktığınız evin fiyatı normaldir, diğerleri yüksektir. Ben de bazı evleri takip ediyorum. Atıyorum 8 milyondan açılıyor. 7,5 - 7 - 6.5 olduğu anda gidiyor. Evin değeri: 6,5 çünkü.

Evi almak istiyorsanız, gidip görün. Kapıcı ve komşularla konuşun. Hepsi tamamsa, çatır çatır pazarlığınızı yapıp, alın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.07.25)
(3)

key olmak diye bir tabir var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"...ruhu ve amacı ile uygun olması, yani key olmaması..." diye bir cümle ne anlatmak istemektedir?
"...ruhu ve amacı ile uygun olması, yani key olmaması..." diye bir cümle ne anlatmak istemektedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.07.25)
Yok öyle bir anlam.
Dil esnek bir sey. Istesen kullanirsin elbette. Ama standart ingilizcede direkt öyle bir anlam yok.
Sacma sapan bir cümle.
0
sonsuz
(14.07.25)
Key olmak diye bir şey yok. Anahtar-kilit ilişkisi diye bir deyim var. O da bu bağlama uygun mu bilmiyorum.
0
Lim5
(14.07.25)
cok key oldum bu soruya...
0
antikadimag
(14.07.25)
(7)

Ekönömist arkadaşlar bir fikir verin

grimavi
2006 yılında babam 22.000 lira parayı batırdı, o zamanlar bu paraya baz seviye opel corsa ve peugeot 206 alınabiliyorduBu miktarı günümüzde neyle kıyaslayabiliriz, yine bugünün baz seviye opel corsa parası diyebilir miyiz. Corsa şimdi 1.3 milyon tl den başlıyor.
2006 yılında babam 22.000 lira parayı batırdı, o zamanlar bu paraya baz seviye opel corsa ve peugeot 206 alınabiliyordu

Bu miktarı günümüzde neyle kıyaslayabiliriz, yine bugünün baz seviye opel corsa parası diyebilir miyiz.

Corsa şimdi 1.3 milyon tl den başlıyor.
0
grimavi
(13.07.25)
Diyebilirsin bence. 500 lira asgari ücret desen 44 ay yapar. 44 ay çarpı 2025 asgarisi 970 bin yapar.
0
Shepard
(13.07.25)
Asgarî ücret üstünden hesaplarsan o dönem 57.89 asgari yapar, bugünün asgarisiyle 1.273m lira.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
2006 yilindan beri her yil enflasyonu bul.

2007'de enflasyon 10% olsun diyelim. 2008de 20%

2007 degeri 22kx1,1
2008 degeri 22kx1,1x1,2

böyle böyle 2025'e gel.
0
sonsuz
(13.07.25)
TL enflasyonu;
Sonuç: 2006 yılının Temmuz ayında 22.000,00 YTL olan mal sepeti 2025 yılının Haziran ayında 531.203,67 TL olmaktadır.
2006 Yılı Temmuz Ayındaki TÜFE: 129,72
2025 Yılı Haziran Ayındaki TÜFE: 3.132,17
Enflasyon Oranı: %2.314,56 artış
NOT: 2025 yılının Temmuz ayı TÜFE verisi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından henüz açıklanmadığından, hesaplamada 2025 yılının Haziran ayı TÜFE verisi kullanılmıştır.

Altın artışı;
Altın Fiyatları Tarihi: 30.06.2006 (Altın fiyatları arşivimizde seçtiğiniz 01.07.2006 tarihine ait herhangi bir veri bulunmadığından, arşivimizde bulunan ve seçtiğiniz tarihe en yakın tarihe ait verilerle hesaplama yapılmıştır.)
Alış Birim Fiyatı: 1 gram 24 Ayar Altın için alış fiyatı 31,1374 TL'dir.
Alış Miktarı: 706,5450 gram 24 Ayar Altın
Alış Tutarı: 22.000 TL'dir.
Satış Birim Fiyatı: 1 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı 31,2193 TL'dir.
Satış Miktarı: 704,6921 gram 24 Ayar Altın
Satış Tutarı: 22.000 TL'dir.
Bilgi: Bu hesaplama 30.06.2006 23:59:59 tarihindeki piyasa verileri kullanılarak yapılmıştır.
Değişim Oranı: 11.07.2025 23:00:00 tarihindeki son piyasa verilerine göre; 1 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı 30.06.2006 tarihindeki kapanış fiyatına oranla %13.804,71 artarak 4.340,96 TL olmuştur. Aynı doğrultuda 704,6921 gram 24 Ayar Altın için satış fiyatı ise 3.059.036,64 TL olarak gerçekleşmiştir.

diğer emtialarla da karşılaştırma yapabilirsin.

www.hesaplama.net
0
spirit crusher
(13.07.25)
2006 yilinda bir arkadas
24bin TL ye sifir corolla sedan almisti,
çok iyi fiyat diyordu,
26bin lira da olabilir.
0
designer
(14.07.25)
tüik verileri güvenilir olmadığından tr enflasyon değerleri ile hesaplama yaparsanız tutmaz. bunun yerine usd üzerinden hesap yapmak daha mantıklı. 2006 yılında usd yaklaşık 1,3 ytl imiş, bu durumda 22 bin tl yaklaşık 16.923 usd yapıyor. usd enflasyonuna göre bu değerin günümüz karşılığı da 26,984 usd (www.usinflationcalculator.com). bugün 1 usd 40 tl desek bu da toplam 1.079.360 tl yapar.

çıkan değerin şimdiki corsa fiyatından düşük olması normal, zira araçların fiyat artışında vergi artmasının etkileri de var. o yüzden salt araç bazında hesap çok doğru değil. altın bazlı hesaplama da çok güvenilir gelmiyor bana, zira yıllar içinde çok dengesiz artış/azalış durumları oldu onun. en garantisi usd üzerinden hesaplama.
0
shadowfollower
(14.07.25)
herkesicin.tcmb.gov.tr

burdan hesapladim 500k TL yapiyor.
0
sonsuz
(15.07.25)
(9)

Bir tarz sorusu da benden

sekizdokuzon
Şu abinin tarzını yorumlayalım: https://www.instagram.com/reel/DMDZYv9t0i8/Benden muhtemelen 15 yaş küçük ama ben inanılmaz yükseldim. Mükemmel bir mizah ve aşırı güzel eller <3
Şu abinin tarzını yorumlayalım: www.instagram.com

Benden muhtemelen 15 yaş küçük ama ben inanılmaz yükseldim. Mükemmel bir mizah ve aşırı güzel eller <3
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Abla git bi Tinder falan indir, bu yasta bu abazanlik hayirli degil ;)

Mizah dedigin de adamin iki armut maketini yanyana koyup "haya" yapmasi, darbukayi kasiklarinin arasinda diklestirmesi...
0
feastofthedamned
(13.07.25)
Abazanligimla barışığım, bana iyi geliyor
0
🌸sekizdokuzon
(13.07.25)
Bir minik ıslanmış olabilirim <3
0
gabe h coud
(13.07.25)
midem kalkti.
0
sonsuz
(13.07.25)
Beni değil elemanı yorumlayacaksınız
0
🌸sekizdokuzon
(13.07.25)
sisman, göbekli, gidili, gidisini saklamak icin sakal birakmis, deli deli küpeli tarzinda bir adamin tarzini sormussun :D
0
sonsuz
(13.07.25)
Ay özür dilerim yalnızca erkeğin kareköküyle muhatap olan bacim
0
🌸sekizdokuzon
(13.07.25)
Bilinçaltına çalışıyor, arka odada erotik shop ve seks oyuncağı imalathanesi ya da mal kabul kismi olduğuna bahse girerim ama ispatlayamam.
0
encokbenisevinnolur
(13.07.25)
Abi mizah göremedim. Tırnaklarını yemiş, psikolojik deli alameti. Tarzı göremedim. Küpesi var. Sıradan düz. Bir de ucuz seks mizahı yapıyor gibi, sen böyle şeylere gelemiyordun ama bayılmışsın ahahahha. Buna mükemmel mizah diyen köydeki dayılardan farksız.
0
Shepard
(13.07.25)
(12)

İttifak sonrası akp stratejisi

Rao
Malum akp, mhp, dem partı ittifak yapacak. Pkk silah bırakma olayıda seçimde sakız olarak, ağızlarda çiğnenecek orası belli oldu.Size göre ak parti, bundan sonraki süreçte seçim için veya anayasa değişikliği için nasıl strateji izleyecek ? Neler yapabilir, neler yapamaz ? Seçim tarihi hakkındak
Malum akp, mhp, dem partı ittifak yapacak.

Pkk silah bırakma olayıda seçimde sakız olarak, ağızlarda çiğnenecek orası belli oldu.

Size göre ak parti, bundan sonraki süreçte seçim için veya anayasa değişikliği için nasıl strateji izleyecek ?

Neler yapabilir, neler yapamaz ?

Seçim tarihi hakkındaki öngörüleriniz nedir.



Teşekkürler.
0
Rao
(12.07.25)
DEM ile 360 koltuga ulasiyor sonrasiysa referandum ve anayasa degisikligi. Mevcut sartlarda bunu yapamazdi ama 60 DEM mv.'si ile bu çok kolay.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Amaçları özgür özeli masaya oturtmak. Yapmak istemeselerde Chpyi kapatma kozu ellerinde duracak. Daha da sertleşicekler. Reis kazanmyacağı seçime girmez. Ekonomik büyük bir yıkım olmadığı sürece herkesi masaya çağırıp anasayı yapacaklar. Reis ömür boyı başkan olur.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
> Reis kazanmyacağı seçime girmez.

Belediye secimlerine sanki adeta tayyip girmemiscesine boyle cumleler kurmak..
Bu arada referanduma girmeye calisirlarsa da tokat yerler.

Planladiklari, plan da demeyelim hatta son cirpinis hareketleri, referandumsuz anayasa degisikligini denemek 400 mv ile.
0
aguen
(12.07.25)
adam kazandi.
0
sonsuz
(12.07.25)
dem akp ile ittifak kurarsa kendi seçmeninin %90'ını kaybeder
0
HellKeePer
(12.07.25)
aşırı samimiyetsiz bir süreç başladı.bu topraklara kalıcı barışı getirecek tek parti chp bence
0
ditu
(12.07.25)
@hellkeeper, neye dayanarak böyle bir sey söylüyorsunuz?

daha önceki cözüm sürecinde akp'nin oylari eriyip hdp ve mhp'nin oylari artmisti. cözüm süreci bu yüzden durdu. su an hepsi birlikte.
0
sonsuz
(12.07.25)
@sonsuz

bugün 5 hdp'li arkadaş ile konuştum. akp ye oy vereceğime sandığa gitmem diyorlar.
0
HellKeePer
(12.07.25)
@hellkeeper, akp'ye oy vermeyecekler zaten. hdp'ye verecekler yine. ya da dem midir yesil yol mudur neyse ona. mhp'ye de verseler ayni küme.
0
sonsuz
(12.07.25)
Acikcasi kafa yormaya değer mi.emin değilim. 6 ay sonra aşırı milliyetçi söyleme gecseler de kimse bir şey demiyor zaten. Bence bu bir strateji bile değil hatta, nasıl olsa geliyorlar peşimizden işimize geleni yapalım devam edelim mantığı sadece.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Akparti mhp ve dem bir seçim ittifakında değil.
Yani cumhur ittifakı denilen gruba dem dahil değil.
özellikle pkk’nın silah bırakması ve terörsüz türkiye başlığı konusunda bu üç siyasi partinin bir görüş ortaklığı söz konusu. Şuan için 3 diyorum. Bu kuvvetle muhtemeldir ki daha da genişleyecek önümüzdeki günlerde. Hatta chp de buna dahil olmak isteyecek ve/veya terörsüz türkiye konusunda destek verecek.
Bu durumun iyi okunması gerekiyor bence.

önümüzdeki süreçte dem partisinin bir değişim/yenilenme geçireceğini düşünüyorum. Hatta bunu sanırım biraz da içerden biliyorum :) tıpkı sırrı süreyya gibi toplumun geneli ile arası iyi olan isimler parti aristokrasisi içerisinde üst ve karar verici makamlara getirilecek.
Bu yenilenme doğrultusunda dem partinin yıllardır eleştirilen bir türkiye partisi olamadığı tezi de çökebilir. Çünkü terör örgütünün denklemde olmadığı bir atmosferde bunun önündeki tek engel değişmemiş bir siyasal iklim olur. İşte o vakit seçim sathına girildiğinde tarafların asıl pozisyonu belli olacak.
Şuan için bir seçim ittifakı yok. Bir Uzlaşı var. İkisi farklı iki durum. Bunun iyi okunması gerekiyor.
0
ezkaza
(12.07.25)
0
HellKeePer
(13.07.25)
(10)

Nasıl insanların ilgisini çekiyorsunuz?

sekizdokuzon
Romantik ya da sosyal anlamda nasıl insanlardan ilgi görüyorsunuz?Benim havuzda, hirssiz ama zeki, zeki değil ama hırslı, çocuksu, romantik, *msalak, mainsplaining erbabı gibi bir sürü çeşit var. Bir de çok konuşan, hafif pick me&drama queen kadınlar arkadaşlığımdan hoşlanıyor gibi. Aklı başında kim
Romantik ya da sosyal anlamda nasıl insanlardan ilgi görüyorsunuz?

Benim havuzda, hirssiz ama zeki, zeki değil ama hırslı, çocuksu, romantik, *msalak, mainsplaining erbabı gibi bir sürü çeşit var.

Bir de çok konuşan, hafif pick me&drama queen kadınlar arkadaşlığımdan hoşlanıyor gibi. Aklı başında kimsenin ilgisini çekmiyormusum.

Siz kimlere hoş geliyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
ünili ve daha küçükler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
kimseden özel bir ilgi görmüyorum :(
0
sonsuz
(12.07.25)
Kimseye, zira "bunlar aradığınız droidler değil" alanım oldukça güçlü.
0
peki madem
(12.07.25)
Ha bir de "You can fix me" erkekleri.
0
🌸sekizdokuzon
(12.07.25)
Tertipli, düzenli, “grammar nazi”, eğitimli kadınlar ve şövalye arayan prensesler. Travmatik ilişkilerden çıkanlar.
0
gabe h coud
(12.07.25)
Genelde sapık ve evde kaldım evlenmeliyim tribindeki kadınlar, yüz vermeyince takıyorlar da ondan sapık diyorum. Sosyal olarak da rekabetçi ve onay bagimlisi tipler, tabii bunları da nazikçe bozup reddediyorum, asil niyet baska çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Ben mesela sürekli depresyona giren ve evde sürekli yiyip için feminoasitlerin ilgisini hiç çekmem(çok sükür).
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Daddy issue
Needy
Kaygılı bağlanan
Anksiyetik
0
Bruce
(13.07.25)
"Ben bunu adam ederim" düşüncesine giren aslinda kendisi ariza olan kadınların.
0
duster
(13.07.25)
asosyallerle cok guzel sosyallesirim
0
ala09
(13.07.25)
(12)

rte'nin sizi şu ana kadar en mutlu eden açıklaması/eylemi nedir?

estranged
veya akp hükümetinin?
veya akp hükümetinin?
0
estranged
(12.07.25)
E-Devlet sistemi. Kapalı alanda sigara yasağı. Kamuda ve üniversitede giyim serbestisi. Hastanelerde ilaç kuyruğunun bitmesi.

Yani en son mutlu eden bir sey duymayalı 15 sene oldu. Mutsuz edenleri saysam 20-30 dk yazmam gerekir.
0
havadakarada
(12.07.25)
Mevcut hükmet ve taifesinde hazzetmem.kendim de sigara kullanıyor olmama rağmen yaptıkları kapalı alanda sigara yasağına katılıyorum. Ben sigara içiyorum diye içmeyen herkes bundan zehirlenmek, kötü kokmak zorunda değil. Bence iyi yaptıkları tek şey.
Yukarıda arkadaşın dediği gibi Devlet politikaları, maliye politikaları, tarım politikaları, adalet... vb kısmına girersem üzüntüden çatlarım.
0
strawberry first
(12.07.25)
En mutlu eden degil tek mutlu eden

-sigara yasagi ( sokaga da gelmesi lazim hatta, reise güveniyorun.)
- posetleri parali yapmak
0
sonsuz
(12.07.25)
Kapalı alanda sigara yasağı ile ilgili bir şey söyleyeyim. Eşzamanlı olarak bütün dünyada devreye sokulmuş bir aktiviyedir. Yani o an Türkiye'de A,B,C den tut Z 'ye kadar hangi parti iktidarda olursa olsun farketmeyecekti ki, icraatdaki zayıflama mevcut iradeye maledilebilir.

Gelişmiş devletler e devlet'e geçmiyorlarsa bir bildikleri mi var?
www.youtube.com

Bir de akıllı telefon ve interneti icat ettiler yazmayacaksak şu kuyruklar bitti konusuna girmeyelim bence. (Kuyruktan kasıt, emekli maaş kuyruğu, hastane kuyruğu, eczane kuyruğu vs olabilir)
0
Mirket
(12.07.25)
Bu konuda sadece burada değil, soylenegelen neredeyse her şey zaten üstlendikleri makamların getirisi olarak yapmaları şart olan şeyler. Sürü değil toplumsak, "mutlu" ifadesini zaten görevi gereği yaptıkları şeyler için değil ayrıca yaptıkları şeyler için kullanmamız lazım diye düşünüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bana göre hiç , verdikleri tüm zararlar olası doğrularının hepsini fazlasıyla götürüyor çünkü.
0
Rao
(12.07.25)
Çevremdeki Atatürkçü insanlarda şunu gözlemledim: Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle, Atatürk'le barışık olmayan kişi ya da kurumlar ağızlarıyla kuş tutsalar umurlarında değil; kendi çıkarlarına olsa bile umurlarında değil.
0
santimantal
(12.07.25)
Kardeşim Atatürkçü falan değilim. Ama siyasal islamcılardan gelen hiç bir şeyi istemem kalsın. Ancak sağlık sistemi ve ekonomik yeniliklerde iyiydiler. Ama bu kadar nepotizme iyi bir şey kalmadı.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
@santimanta

Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle barışık olmayan kişi ağzıyla nasıl bir kuş tutabilir mesela anlatır misin bir?

Valla niyeti bu kadar net anlatan bir sitem daha önce görmemiştim :)
0
makbur
(12.07.25)
2018 senesinde çıkan Bedelli Askerlik;

Hayatımda önemli bir kırılma anı (yol ayrımını) oluşturuyor.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
Sadece sigara konusundaki yaptırımlar.
0
ekimoloji
(13.07.25)
sigara. okul kitaplarini ucretsiz yapmasi. sokak kopeklerini de bitirirse komple cok iyi olur.

su sigara yasaklari aslinda esnetildi bayagi aslinda. yani ilk ciktigi gibi uygulamaya geri donse, hatta duraklarda, istasyonlarda, garlar, bina onlerinde de yasaklansa super olur.
0
baldur2
(13.07.25)
(6)

delinin biri size yumruk atsa

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ona kızabilir misiniz?
ona kızabilir misiniz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
Deli olduğunu anlayana kadar muhtemelen ağzını burnunu kırmış olurum.
0
kimlanbu
(12.07.25)
Hayir
0
sonsuz
(12.07.25)
Kavga ettiğimiz açık olmayan bir durumdan bahsediyorsak atamaz, savusturmus olurum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bir gün yolda yürürken biri bana yapmıştı.
önce öfkeleniyor insan, bu refleksif bir şey sanırım.
hemen karşılık vermek istiyor insan.
ama karşılık vermek de sorunu daha da büyütebiliyor.
sakinleşip defetmek lazım başından.

Asabiyim Ben filmi geldi aklıma. yolda setrederken birbirini taciz eden adamların sonunda yaşadıkları korkunç son...
0
santimantal
(12.07.25)
Çocuğa deliye kızmak akıllı işi değildir der eskiler.

Ben daha çok o kadar ihtimal varken bir delinin yumruğuna denk gelmeyi, önceden yaptığımız kasıtlı bir yanlışımız ile bağlantılı olduğunu düşünürdüm .
Öyle ya deliye/çocuğa/hayvana dava da açılmaz . Dosya anında kapanır.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
kızarım.

adamın deli olması kendisi ile ilgili, benim yediğim yumruk sonrası sinirlenmem benimle alakalı.

aksiyon alır mısın ise soru hayır ne yapacaksın deli işte dersin.
0
gurur
(12.07.25)
(3)

ateist zannediliyor musunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dininiz olduğu öğrenildiğinde şaşırılıyor mu?
dininiz olduğu öğrenildiğinde şaşırılıyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.07.25)
evet.
"senden hic beklemezdim" falan diyen de oluyor.
0
sonsuz
(12.07.25)
Bir keresinde sen atesit değil miydin ya, ben seni atesit sanıyordum diyen olmuştu.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
Birçok şey zannediliyorum ama daha ne olduğumu isabetli tahmin eden olmadı. Ateist de bunlardan biri.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
(12)

dolar kuru bastırılıyor mu?

biseysorcaktim
doların uzun süredir çok az bir eğri ile yükselmesi herkeste "dolar aslında 40 değil 45" düşüncesini oluşturdu.euro ise 47 lira seviyesine ulaştı.euro - usd dengesi 1.17 gibi bir şey. hep öyleydi sanırım. 1 - o zaman dolar baskılanıyorsa euro da baskılanıyor demektir bu.2 - bu mümkün mü?3 - bir müda
doların uzun süredir çok az bir eğri ile yükselmesi herkeste "dolar aslında 40 değil 45" düşüncesini oluşturdu.

euro ise 47 lira seviyesine ulaştı.

euro - usd dengesi 1.17 gibi bir şey. hep öyleydi sanırım.

1 - o zaman dolar baskılanıyorsa euro da baskılanıyor demektir bu.
2 - bu mümkün mü?
3 - bir müdahale varsa bile dolar baskılanıyor ifadesi aslında hatalı bir ifade bu durumda. tl düştü yükseldi yerine dolar düştü yükseldi ifadesi ile aynı düzlemde.
4 - eğer bir müdahale varsa dolara değil tl'ye mi bu durumda? yani dolar baskılanıyor değil, tl olduğundan yüksek mi fiyatlandırılıyor.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
dolar euroya karsi deger kaybetti.
haliyle euronun daha cok yükselmesi normal.
0
sonsuz
(11.07.25)
dolar 3000 lira'da olsun insanlar "doların hakettiği değer 3050" der o işin sonu yok.

müdahale dünyanın her ülkesinde her saniye var. merkez bankasının işi o zaten. faizden bile daha öndedir o.
0
avatar is back
(11.07.25)
Türkiye'de euro fiyatı dolar üzerinden belirlenir. Evet dolayısıyla euro ve altında baskılanıyor. Aslında dolar bazlı her şeyin fiyatı baskılanıyor.

Bunu şuradan anlayabilirsiniz. Trump, başa geçtiği zaman dolar çok büyük değer kazandı. 1 dolar, neredeyse 1 euro'ya eşitti. Biz de bir değişiklik olmadı. Sonra yavaş yavaş değer kaybetti. 1.17 seviyelerine geldi. Biz de yine sabit kaldı.

Merkez bazen alarak, bazen de düzenlemeler getirerek, bazen de satarak müdahale ediyor.

TL'nin ne kadar değerli olduğunu Türkiye'de göremezsiniz. Yurt dışına çıkmanız lazım.

Bazıları nedense buna inanmakta büyük zorluk çekiyorlar. Siz de inanmıyorsanız, kendi bileceğiniz iş. Paranızı istediğiniz gibi değerlendirebilirsiniz. İstediğinize inanabilirsiniz.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
dolar ucuz olsa onu ilk önce türkler satın alır, yurt dışında satar, gelen parayla daha çok dolar alır, daha çok dolar satar, bedavadan zengin olurlar. bütün bu satışlar sonrasında da dolara talep artacağı için doların fiyatı yurt içiyle yurt dışında aynı olur. dolar baskılanıyor abimciler ile 2023 seçimlerinde kemal kılıçtaroğlu'na oy veren zekiler aynı kişilerdir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.07.25)
Bence bu konu cok net.Mali piyasalarda tum delikleri ayni anda kapatamazsin.Buyume yonunde oynadiginda enflasyon artar veya faizi arttirdiginda ekonomi biraz sogur gibi.

Dolari cildirtmamak icin yuksek faiz vermeyi goze aliyoruz.Buna dolar kuru bastiriliyor yada bastirilmiyor denemez.Dolarin artisi demek yurt disindan gelen sicak paranin kar edemeden cikmasi demek.EKonomi yonetimi gelen sicak paraya muhtac oldugu icin mecburen sicak parayi dolar bazinda kar ettirmekle mukellefler.Yoksa tum ekonomi baslarina cokecek.
0
turkuaz
(11.07.25)
"Dolar alıp, yurt dışına satmak" ne demek bilmiyorum ama Türkler zaten dövize geçip, yurt dışından alım yapıyor. Ne oluyor :

- İnsanlar Türkiye'de tatil yapmak yerine, yurt dışında tatil yapıyor.
- Buradaki evlerini satıp, yurt dışından ev alıyor.
- Alış verişini yurt dışından yapmaya çalışıyor.

vs. vs.

Çünkü TL değerli olsa da, içeride döviz bazlı çok pahalı olduğumuz için, bunu hissedemiyoruz. Biraz kafası çalışan döviz bazlı varlık topluyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
dolar euro paritesi tüm dünyada ne ise türkiyede de aynısı olur. aksi halde anında arbitraj başlar ve bu kuru gene dünya dengesi eşitler.
0
orpheus
(11.07.25)
"Dolar baskılanıyor" ifadesi aslında TL'nin değeri artırılıyor gibi demek. Dolar/Euro paritesi TCMB'nin dolar alıp satmasıyla oynayacak bir şey değil. Dolar TL karşısında değer kaybediyorsa bunun dolarla değil TL'yle ilgisi var. Yani sorudaki 4. madde doğru.
0
himmet dayi
(11.07.25)
1 evet. 2 evet. 4 evet.
0
osssy
(12.07.25)
1 milyon dolar getirdin.
türk lirasına çeivrdin, 40 milyon tl paran oldu.

faize attın, 6 ayda 40 milyon tl paran 50 milyon tl oldu.

dolar anca 40'dan 41-42'ye geldi.

50 milyon tl'yi geri dolara çevirdin. 1.2 milyon doların oldu.
parayı aldın defolup gittin.

dünyadaki herhangi bir ülkede bu parayı dolar faizine atsan, 1 milyon doların 1 yılda ta çatlasın 1.05 milyon dolar olurdu. sen 6 ayda, yıllık faizi n4 katını kazandın.

-----

şimdi sana soru: sence baskılanmıyor mu?
şuan ülkedeki dolar rezervinin tamamı bu "carry trade" için var. herkes 1.5 yıldır bu şekilde dolar bazlı para kazanıyor. hem de çılgınlar gibi kazanıyor. yarın faiz düştüğü gün, parasını alıp çıkacaklar. o zaman sence dolar ne olacak?


-----

normalde piyasa dengesi gereği, dolar aşağı yukarı bizim faiz oranımız kadar artmalı.
1 senede dolar %20 arttı, türk lirasına ise %50 faiz verdik. arada bu makas varken, herkes bedavadan zenginleşiyor.

"dolar baskılanmıyor" demek için, faiz %50 ise, doların da en azından %40 civarında artmış olması gerekir ki, bu yukarıda söylediğim carry trade yapılamıyor olsun.
0
tchuck
(12.07.25)
buna benzer bir konuyu açmıştım. ama buraya kendi görüşlerimi yazayım. Ama ondan önce bazı sorulara cevap vermek gerekiyor bana göre.

1- Her konuda güvenirliğini yitirmiş bir partinin , açıkladığı merkez bankasının rakamlarına inancınız tammı ?
2- rezerv satmadan , tabela fiyatı sabitleyemezler mi ?

Kaldığı Açıklanan rezervler günlük değil aylık, dolayısı ile günlük krizlerde ne olup bittiğini vatandaş olarak biz biliyor muyuz ?

Açıklanan rakamlar aylık olduğu için psikolojik üstünlük merkez bankasında, yani istenirse günlük krizleri yönetmek için günlük istediği kadar satar , piyasa sakınleyince tekrar yerine koyar.

Böylece fiyatın artmadığını gören vatandaşa , tekrar satışa geçebilir veya talebi durdurabilir.

Sonuç olarak ben , açıklanan hiç bir rakama inanmıyor, ve yapılan işlemlerin şeffaf ve doğru olduğunu düşünmüyorum.

Ayrıca Kaldıkı dolar fiyatının bu fiyatta kalması , sadece yüksek faiz ile açıklanamaz bana göre. Yüksek faiz ile yapıldığını kabul etmem için, ekonomiye tam bir güven olması gerekir. Sizce bu koşul geçerli mi ?

Örneğin ben yüksek faiz bile olsa 1 tl bile olsa mevduatta tutmuyorum .
0
Rao
(12.07.25)
Sonuç olarak, bana güvenirliklerini kaybettikleri için.

özellikle önemli siyasi kırılım günleri ağırlıkta olmak üzere bal gibide baskılanıyor.
0
Rao
(12.07.25)
(26)

Avrupa'da yaşamak mı yoksa Türkiye'de yaşayıp Avrupa'yı ziyaret etmek mi?

ermanen
Hangisi sizce?Kriterlere de bağlı olabilir tabii. Avrupa'ya istediğiniz zaman gidebilirsiniz.- Türkiye'de ortalama kazanıp kira ödemiyorsunuz diyelim.- Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz.- Avrupa'ya gidince, oraya yerleşme/kira stresi vs. olacak.- Çocuk yokAvrupa'da yaşanacak ülke daha çok Almanya
Hangisi sizce?

Kriterlere de bağlı olabilir tabii. Avrupa'ya istediğiniz zaman gidebilirsiniz.

- Türkiye'de ortalama kazanıp kira ödemiyorsunuz diyelim.
- Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz.
- Avrupa'ya gidince, oraya yerleşme/kira stresi vs. olacak.
- Çocuk yok

Avrupa'da yaşanacak ülke daha çok Almanya veya Hollanda gibi ama başka ülkelere göre de düşünebilirsiniz.

edit: Cevaplar için teşekkür ederim. Bu arada en başta 'sizce' diye sordum, yani elbette kişiye ve kriterlere göre değişir. Benim durumum ve hayatım aslında daha karmaşık (ya da öyle oldu); herkesin cevabını merak ettiğim için soruyu sadeleştirerek sordum. Özelden konuşmak isteyen olursa, özellikle Avrupa tecrübesi olanlar, yazabilir.
0
ermanen
(11.07.25)
cocuk yoksa avrupa'da yasamak cok da matah bir sey olmayabilir. cocuk yoksa egitim iyi, demokrasi vs derken cok anlamli hale geliyor.

cocuk yapacaksaniz avrupa yoksa tr.
avrupa'da yasamak vatandaslik almak icin mantikli olabilir. alip dönersiniz ve yurt disi deneyimi kazanmis olursunuz.

bir yere tasinmak stresli ve bol bilinmezli bir sürec. ama cok iyi de cikabilir sonu.
0
sonsuz
(11.07.25)
Bu tip soran cok oluyor da, bu cok subjective bir sey. Cunku avrupanin kendi icinde de inanilmaz farketmekle birlikte biraz askerlik gibi bir sey bu, herkes kendi senaryosunu yasiyor kimi cok mutlu kimi cok mutsuz. Kimi mutsuz ama kalmayi seciyor. Kimi mutlu ama hasret cok etkiliyor vs.

Avrupa da daha cok kazaninca daha cok da harcamiyor musunuz? yani bu cok ne kadar cok?

Ailenize arkadaslariniza ne kadar baglisiniz? Annenizi babanizi vs. senede 10 gun gorseniz yetiyor mu? Yalnizlikla iliskiniz nasil? Introvert misiniz extrovert mi?
TR de bir seyleri cozmek denen meseleye ne kadar yatkinsiniz? AVM de alan olmasa tepsinizi gidip cope dokuyor musunuz yada alan bireyin yanina getiriyor musunuz? Park yeri yoksa ikinci siraya gecip 4 luyu yakip isinize bakiyor musunuz? AVM de park yeri o tarafta diye ters yonde gidiyor musunuz? Yaya ya yol veriyor musunuz? Yada bunlari yapabilecek misiniz? Gunessizlikle araniz nasil?
0
wallcan
(11.07.25)
Yurtdışında yaşamak kolay değil, pek çok sıkıntı çekiyor insan.

Eğer ciddi bir sebebiniz yoksa ve rahatınız yerindeyse yurtdışına yerleşmeyi düşünmeyin. Mutlaka pişman olduğunuz, zorlandığınız anlar olacak öyle bir zamanda vazgeçersiniz ve boşa gider her şey.

Tek başınıza yani bekarken taşınmanın da ekstra bir zorluğu olduğunu sanıyorum ama tecrübe etmedim.
0
michael_knight
(11.07.25)
Bence Avrupa'da yaşamak, tabii Polonya da Avrupa, Amsterdam da Avrupa. Ve gerçekten çok subjektif bir şey.

Biz çocuksuz çift olarak taşınmaya niyetliyiz, burada yaşayıp orayı ziyaret etmektense orada yaşayıp burayı ziyaret etmek istiyoruz.
0
kobuzchu kiz
(11.07.25)
biraz yaşa göre değişiyor sanırım.

yaşam standartım yüksek değilse de, geçen sene avrupada güzel bir şehrinde keyifle yaşayabilecek gelire sahiptim ve gitmeyi düşündüm. sonra aileye uzaklık, gittiğin yerde yabancı hissetme, karşılaştığın az-çok zorluklar, dil bariyeri gibi şeyler beni geri itti, ki yabancı dilim ve avrupa'da yaşamışlığım var.

şimdilerde ise iki kişi olarak gitmeye çalışıyoruz. çünkü kazancımız makul da olsa yetmiyor. kaliteli yaşamak istediğimizde eksiye iniyor ve çıkamıyoruz. iki gezelim tozalım fiyatına bakmadan alalım dediğimizde batıyoruz. akşam yarım saat bir saat yürüyelim yorulursak bir kafe'de çay/kahve içelim kısmı bile çok komplike. yollar kalabalık, insanlar kaba, kaldırımlar kötü, her yer trafik, sürekli korna, bir kafeye oturunca yüksek müzik, tanımadığım masadaki adam bana karşımdakinden daha yakın o kadar her şey içiçe. (istanbul'da) bunlardan kaçmak için sahip olman gelirle de abd'de de avrupa'nın lüks yerinde de yaşarsın.

İstanbul’da bir kafeye girince, servis ücretiyle birlikte korna gürültüsü de ikram ediliyor.

ikinci paragrafta bahsettiklerimden münezzehseniz, türkiye'de yaşamaya devam etmek yeni bir macera atılmaktan daha güzel olabilir. çünkü insan memleketinde (ya da memleketim diyebildiği) yerde kök salar, başka yerde geçici hisseder.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Avrupa'da kira ödeyeceksen birikim yapamazsın. Bu sorunun cevabı Türkiye'deki ortamına bağlı. Leş bir ortamdaysan kaçmak için düşünülebilir. Türkiye'de insani gelişmişlik düşük olsa da her yerde düşük değil.
0
runaway
(11.07.25)
şöyle söyleyeyim. yılda bir kez bir haftalığına türkiye’ye gidiyorum ve üçüncü gün geri dönmek istiyorum. ilke bana resmen negatif enerji yüklüyor.

tüm zorluklarına rağmen avrupa’da gayet mutlu ve huzurluyum. varsın daha az kazanayım, varsın konfor alanımdan çıkmış olayım.

sırf daha az insan, daha temiz ve yeşil sokaklar, dışarıda daha az kavga gürültü, daha az trafik, gece tek başına güvenli bir şekilde evine yürümek için bile avrupa derim.

kimisi işi sadece ekonomik yönünden değerlendiriyor, kimisi kültürüne daha bağlı yetişip ondan kopmak istemiyor. yani bu kişiye göre değişir. ben oldum olası 'boğazda rakı içmek abi, türklük abii' kafasında bir insan olmadım. zengin olmak gibi bir derdim de yok. orta sınıf (ama gerçekten orta sınıf, türkiye'de kendini orta sınıf sanan fakir beyaz yaka hayatı değil) bir hayat yaşayayım benim için yeterli. sevdiklerim dışında türkiye'ye dair özlediğim hiçbir şey yok. o yüzden bu saatten sonra türkiye’nin deliliğine, kaosuna ve yozluğuna tekrar girmemek için elimden geleni yaparım.
0
sir gawain
(11.07.25)
avrupa'da ozellikle hollanda'da yasamak turkiye'den cok daha huzurlu. bazi zorluklara (yuksek kira veya mortgage, dil zorlugu, herkes ingilizce konussa da, kapali hava vs) ragmen boyle. o yuzden avrupa'da yasayip turkiye'ye gezmeye, aile ve arkadaslari gormeye, yemek yemeye gitmek bana daha mantikli geliyor. oyle de yapiyoruz, senede 3-4 kez, 3-4 haftalik gidiyoruz turkiye'ye, boylece cok ozlem de olmuyor. hatta 4 hafta cogunlukla fazla geliyor turkiye'de.

avrupa'dayken turkiye'de yapamadigimiz, ya da yaparken oldukca zorlandigimiz seyleri yapabiliyoruz. spor yapmak daha erisilebilir, doga her yerde. goruntu ve gurultu kirliligi cok cok daha az. insanlar daha durust, daha guleryuzlu, daha saygili.

kisaca imkan varsa avrupa'da yasayip turkiye'yi ziyaret daha guzel.

bir gun belki turkiye'ye donerim ama bu buyuk bir sehir olmaz muhtemelen.

not: amsterdam, cocuk yok, mortgage var, kazanc turkiye ile benzer.
0
lemmiwinks
(11.07.25)
Uzun yıllardır buralarda bu soru olur. Ve her zaman bu olaya ekonomik bakmanın sonucu Türkiye cikaracagini söyledim (eger iyi seviye biriyseniz). Çünkü Türkiye gelir adaletsizligi ülkesi ve bu sebepten iyi kazanirsan iyi hayatın var ama normal kazanirsan hayat kötü. Genelde bati Avrupa'da insanları yüzde 60-70 ayni hayatlarda yasatma çabası var diyelim. Misal dün müdürle konusuyorduk, Türkiye'de ilk müdürüm benim 5 katı maaşım aliyordu dedim. Fransa'da bu imkansiz çünkü bu ciddi gelir adaletsizligi yaratır.

Neyse kendim için konuşursak biraz sir gawain gibi; birak Avrupa'da daha fazla parayi Türkiye'ye beni birinin dönüşmesi için 2-3 katı Avrupa maaşı vermesi lazım (imkansiz haliyle) ve o da birkaç yıl için, aynı nasıl millet dubai falan gidiyorsa öyle. Yoksa Max 2 hafta kalirim, o da tatil sebebiyle. Yoksa acayip kötü yani ülke eğer fanusta yaşamıyorsan (misal hayatin İzmir'de Alaçatı/cesme beach clubsa, bostanli'da bayrakli'da deniz manzaralı evse tabiki senin hayatin fanus).

Bu sebepten bu sorularda benim kendim için cevabım her zaman batı Avrupa çünkü hayatta aradığım tek şey en çok para veren ülkede yaşamak değil.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Denize kıyısı olan bütün avrupa ülkelerine gittim neredeyse, yemeğinden kültürüne, yasalarına, yazılı olmayan kurallarına kadar bizden çok farklılar.

Çocuk yoksa ve 30 yaş altı olsam gitmek isterdim, benim durumumda kaza, bela, savaş olmazsa gitmek istemem
0
kimlanbu
(11.07.25)
Verilen cevaplari okumadim ama neredeyse hepsinin "parasi olan için Türkiye cennet" zirvaligini yazdigina eminim (:

Üstelik bunu yazanlar bu ülkede yasamayanlar hep.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Turkiye'de yasarken gelirim ortalama ustuydu, ev masrafim yoktu.
Ama cocugun gelecegini goremiyordum. Covidin ortasinda pili pirti toplayip geldik yerlestik.
Ne gelir, ne yerlesme stresi su bu, hic biri bu yaptigimiz degisikliklerin artilarini sifirlayamiyor.
Keske gencken, cocuk yokken gelseymisiz diyoruz surekli ustelik. Burada cok daha erken hayat kurmus olmak muhtesem olurdu.
Ulke degistirmek, kafanizda "Turkiye mi daha iyi, yurt disi mi?" sorusu varken pek mantikli degil, gitseniz akliniz kalacak bariz.
Karsilastirma, "Amsterdam mi? Berlin mi?" seviyesindeyse zaten mentalite olarak siz gitmeye hazirsiniz demektir.
0
quaker
(11.07.25)
Avrupa'da daha çok kazanabilirsiniz - bunu neye dayandirdigina gore degisir, eger orda aldigin avroyu tlye cevirip daha cok kazanacam diyorsan komik oluyor.

olay paraya bakar, gelismis ulkelerin sana vaad ettigi hayati yasamak icin iyi para kazanman lazim, o da 3-4bin avro ile olacak sey degil.

"parasi olan için Turkiye cennet" lafina da giydirenler genelde culsuzlar oluyor. abicim sen paraya ulasamamissan, cehennem hayati yasiyorsan bunda bizim sucumuz ne? eger guzel bir hayat olmasaydi zenginlerin alayi satip kacardi, neden hala orda takilmaya devam ediyorlar? Benim tanidigim bir turkiye yahudisi ki herif karun gibi zengindi, bana neden zamaninda "olm yurtdisinda gez toz ama sonunda mutlaka ulkene don, burdaki hayati hicbir yerde yasayamazsin" derken bunu salakligindan mi soyledi sence? elestirirken biraz mantikli olun yahu.
0
cooperr
(11.07.25)
Iyi yetismis bir muhendisi dusunelim. Olaya sadece para kazanmak olarak bakiyorsan bu kisinin Hollanda/ALmanya'da ay sonunda biriktirdigi rakam Turkiye'de biriktirecegi rakamdan kat ve kat yuksek olmayacak.Evet ortalamada daha yuksek olacak ama finansal acidan bakiyorsan bence anlamli bir fark olmaz.Motivasyon para ise Dubai/Isvicre/Amerika gibi yerlere bakmaniz lazim.

Bunu soyledikten sonra asil konuya geleyim.Ailenizden/arkadaslarinizdan uzakta yasamanin sizin icin ne anlama geldigini sorgulamaniz lazim ki dogru sonuca ulasasiniz.Turkiyeyi yilda birkac defa her biri 1-2 hafta olsa da ziyaret etmek ve ailenizi bu siklikla gormek ok midir? bu sorunun cevabini arayin.
0
turkuaz
(11.07.25)
4 bin euro para değil Avrupa'da, sokaktaki dilenciye bahşiş diye atıyoruz biz, gitsin kendine çeki düzen versin diye.
En az 250 bin euro lazım batı Avrupa'da yaşamak için. O da minimum.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
‘avrupa’da 4 bin euro para değil’ diyenler (bir üstte ironi yapan arkadaşı kastetmiyorum) neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum. çift olarak gittiğininizi düşünürsek, sen 4 eşin 4 kazansa krallar gibi gerçek bir orta sınıf hayatı yaşarsınız avrupa’da. birkaç aya arabanızı da alırsınız, krediyle ev sahibi de olursunuz, yılda iki üç kez tatilinize de çıkarsınız, dışarıda istediğiniz gibi yiyip içersiniz de. hele kuzey avrupa’da eğitimin sağlığın ücretsiz olduğu bir sosyal devlete yerleştiyseniz daha da kolay. ha ama orta doğu kafasıyla ‘ben 50 bin euro’luk arabadan başkasına binmem, devlet hastanesine gitmem, prenses kızımı sadece özel s*ksok sistemiyle eğitim veren özel koleje gönderirim’ diyorsanız o para türkiye’de de avrupa’da da yetmez tabi.

bunu diyenler muhtemelen a haber’in sokak röportajını izleyip avrupa’da ekmeğin 5 euro olduğuna inanan tayfa sanırım. nasıl bir yanılsama içindesiniz oğlum siz? ya da türkiye’de nasıl bir hayat yaşıyorsunuz ki avrupa’daki bu hayat size yetmiyor?
0
sir gawain
(11.07.25)
ben kendi adıma söylüyorum, türkiye'de yaşayıp avrupa'yı ziyaret etmek.

hayatımı türkiye'den kaçmak hayaliyle yaşadım ama artık yaşlandım. babamı kaybettim. annem yaşlanıyor. şu dünyada beni arayıp soracak 2-3 tane insan var, hepsi burada. ellerinden öper, 1.5 yaşında dünya tatlısı yeğenim var, senede 8-10 gün görmek bile çok az geliyor, 3-4 yılda bir görme fikrini çirkin buluyorum.

hele ki avrupa'ya "daha sonra" gitme imkanım varsa ben şu noktada türkiye'de kalırdım. en azından bildiğim çöplük.

tabii dediğim gibi bunlar çok kişisel şeyler. ben eutard olarak büyüdüm, 25 yaşımdan sonra siyasi sebeplerle avrupa'dan öyle bir nefret etmeye başladım ki bin ladin ya da saddam gelse "olm çok abartıyosun sakin ol" der herhalde. o yüzden yazdıklarımı asteriskle almakta fayda var.
0
der meister
(11.07.25)
abicim sana gore guzel 3-4bin, bana gore degil. sana yeter bana yetmez.
sen titr pesindesin, ben para pesindeyim. ici bos titrler beni tatmin etmiyor.
sen 50bin avroluk araca binmeye gerek yok diyorsun, ben dandik 15 yasinda reno/fiat ile gezinmek istemiyorum.
sen orta direk alti dandik bir gocmen banliyosunde yasamaya OK diyorsun bana gelmez.
dunya sadece siz ve cevrenizden ibaret degil, bunu artik anlasaniz mi yaw?
herkes memur hayati yasamak istemiyor. dolayisiyla bu tarz sorularin cevabi kisiye gore degisir.
0
cooperr
(11.07.25)
Kimse zaten kişiden kişiye değişmez yazmaz da hiçbirimiz de başkasının hayatları hakkında senin kadar fazla konuşmuyoruz. Hepimizin yaşadığı hayati, geliriyle ne yaptığını bizden iyi biliyorsun. Şurada Avrupa'da yasayanlara memur diyorsun böcek diyorsun ama cevap verince "kişiden kişiye değişir". Hayır zaten Avrupa'da 4 bin alan kişi Türkiye'de nasıl villalarda yaşıyor 50 bin euroluk araba alacak gelire sahip oluyor anlamadım nasıl bir fantastik durumsa. Bugün 50 bin euroluk arabayı kredi ile alamiyorsun ülkede çünkü max kredi 400 bin lira.

Sunları yaz ki bilginin olmadığı ortaya çıksın istedim. Zaten batı Avrupa'da yaşam konusunds bilgin olmadığını biliyorum çünkü Avrupa'da yaşamıyorsun ama hepimizden çok fikrin var Avrupa'da kime ne kadar çok para gerekir diye. 4 bin euro para değil falan, 4 bin euro net gelir ile banliyöde yasandigini sanan, sadece 15 bin euroluk araba alabilecegini sanan biri enteresan.

Böyle birinin sürekli avrupa'da ne kadar paranın neyi yaptığı hakkında konuşması komik yani. Kabul etmelisin bence. Yaşamadığı hayat hakkında bu kadar fikir sahibi olan pek fazla kişi yok duyuruda.

Kanada anlat, kuzey amerika anlat. Bizden çok bilgin var yani biz bilecek degiliz.

Not; 50 bin euroluk arabanın Türkiye'de 100 bin Euro olması...
0
logisticsmanager
(11.07.25)
lol, 50 bin euro’luk arabanın bir altı 3 bin euro değerindeki 15 yıllık renault mu? ya da ciddi ciddi avrupa’da 4 bin euro kazanan insanların göçmen banliyölerinde mi yaşadığını düşünüyorsun?

yaşadığım ülkede 50 bin euro’luk arabalara sadece nargileci kıro gurbetçi türkler ve araplar biniyor. hepsinin tek derdi sıfır siyah benz ya da bmw almak. muhtemelen aynı kafa yapısında birisin. olur öyle, bu da senin hayatın.
0
sir gawain
(11.07.25)
Kriteri karşıladığım için Türkiye'de yaşayıp Avrupa'yı ziyaret etmek. Tek derdim vize alabilmek. Şimdilik Şubat 2026'a kadar vizem var.

Hatta kriterin bir üstüne avantajım daha var uçak bileti açısından.
0
put it in your appropriate place
(11.07.25)
@ermanen; yok abi sana neden yazayım :) kendisi kanada'da yaşıyor. Motor yandi senin bir anda :)

@sir gawain; abi merak edip istatistik kastım=d
Ayda 4 bin net, 48 bin Euro yıllık yapar.
Medyan net gelire göre bunun medyan altında kaldığı ülkeler;
Luxembourg

Medyana orani;
Hollanda 1.48 kati
Almanya 1.73 kati
Fransa 1.87 kati
Euro alani 2.01 katı

Ülke ortalama gelirinin iki katını kazanip banliyöde yaşamak icin 3 bin Euro maaş hacizi lazım=d
Işte salla gitsin sonuçta fact check yok.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
@logisticsmanager

adam avrupa’da 4 bin kazananların ciddi ciddi fakir olduklarını düşünüyor. ses etmeyelim, öyle sanmaya devam etsin :) aynen kanka açlıktan kırılıyoruz, domatesin kilosu olmuş 10 euro.
0
sir gawain
(11.07.25)
cooperr amca yasliliktan euro ile cad i karistirdi. yasli basli adam olabilir, üzerine gitmeyin.
0
sonsuz
(11.07.25)
haa, cooper abd’de mi yaşıyor? tamam taşlar şimdi yerine oturdu. muhtemelen 4 bin euro’yu 4 bin usd gibi düşünüyor -ki 4 bin usd ile abd’de cidden fakir hayatı yaşarsın.

sen yine de euro’nun alım gücü, avrupa’da ortalama gelir ne kadar, araba ev fiyatları nasıl, sosyal devlet nedir, avrupa’da insanların mutluluk kriterleri neler, bu tür şeyleri bir araştır hocam. abd kafasında birinin avrupa’daki hayatı anlaması zor, yirmi yıldır orada yaşayan kuzenimden biliyorum. ben onu anlamıyorum, o da beni anlamıyor. bizimkisi biraz öyle oldu. benim de şu dünyada asla yaşamam dediğim yerlerden biri abd ona bakarsan.
0
sir gawain
(11.07.25)
olm teker teker gelin :)

Avrupa'da yasayanlara memur diyorsun böcek diyorsun - yok herkese demiyorum yahu, sana diyorum ama (bocek demiyorum estagfurullah memur diyorum) .. cunku sen 4bin avro ile luks icinde yasadigini iddia eden birisin. bunu da benim gibi eski kasarlar yemez kardes..

50bin avroluk arabaya kirolar biniyor - Bu da bizim insanimizin sanrilarindan biri, Steve Jobs'da son kasa spor mercedesle geziyordu, hatta taninmasin diye 6 ayda bir yeniliyordu, kiromuydu? Geciniz.. Yurtdisinda kimsenin sizin bindiginiz araca baktigi falan yok, adamlarin zaten dedeleri babalari coktan o araclara binmis inmis, biz geriden geliyoruz o kadar.

almanya deneyimin yok - evet surekli yasamiyorum ama almanya ile engaje biriyim, aileden oturu. Arada gidip geliyorum, en son gecen sene 1 hafta berlinde idim. Maaslar ne durumda, giderler nasil, mesela buyuk sehirlerde bir daire kac para, bunlarin farkindayim. 3-4 bin avro net paranin orda ne ise yaradigini bizzat yakin akrabalarimdan biliyorum. Pek oyle abarttiginiz gibi bir durum yok ama herhalde onlar baska bir almanya'da yasiyorlar..ya da yoksa siz yogurdum eksi demekten mi cekiniyorsunuz?

medyan gelir muhabbeti: yaw medyan gelir dedigi zaten aclik siniri, bak "fakirlik" demiyorum "aclik". Al burdan ornek vereyim, burda 2024 verileri medyan gelir $45000 burut, net ayda $3000 yapar. Su anda yasadigim sehirde 1+1 daire kirasi dandik bir muhitte $1500 civari ki nispeten ucuz bir yerdeyim. Bir tane kulustur arac alsan, benzin, sigorta, tamir, mutfak masraflari derken zaten eksiye dusuyorsun. Sizin medyan dediginiz bu, uranuse plutona gitsen de bu boyle.

tanimadigin kisiler hakkinda atip tutuyorsun - yaw siz buraya yasadigini sehre, aldiginiz maasa, yaptiginiz ise hatta pozisyona kadar yaziyorsunuz, bende fal bakiyorum. Anlattiklarinizla benim falda gorduklerim birbirini pek tutumuyor, ne yapayim? :)

arkadaslar, ezcumle sizin bu "avrupa cohh eyyi" kafasinin a haberci tayfanin "avrupa bizi kiskaniyor" kafasindan bir farki yok yaw, sorry.

biraz oranin kalbur ustu insanlariyla takilin (kalbur ustu derken sizin white trash sizden 500 avro fazla maas alan mudurunuzden bahsetmiyorum), bir bakin bakalim kac para aliyorlar, kac paralik evlerde oturuyorlar, altlarindaki araclar nasil..

sonra gelin konusalim... bir de cift dalmaniza gerek yok, sakin sakin pls..
merci tout le monde!
0
cooperr
(12.07.25)
(4)

mutsuzluk ve şarkı dinlemek

biseysorcaktim
hayatımın ve duygularımın yolunda gittiği, yaşam motivasyonumun yüksek olduğu zamanlarda bir sürü şarkı dinlemişim.ancak iyi hissetmediğim zamanlarda hiç dinlememişim.dinlediğim şarkıları last.fm'e otomatik kaydediyorum 10 yıldır (lastfm'e kaydedilmeyen mecralardan dinlediklerim istastiği bozmayacak
hayatımın ve duygularımın yolunda gittiği, yaşam motivasyonumun yüksek olduğu zamanlarda bir sürü şarkı dinlemişim.

ancak iyi hissetmediğim zamanlarda hiç dinlememişim.

dinlediğim şarkıları last.fm'e otomatik kaydediyorum 10 yıldır (lastfm'e kaydedilmeyen mecralardan dinlediklerim istastiği bozmayacak kadar. bir de çalışırken arkaplanda olsun diye asansör müziği, japanese-city pop).

şarkı dinleme sıklığım ile hayatımın enerjisinin yüksekliği arasında doğrudan bir alaka var. 2025'te dinlediklerimin çoğu da yolculukta araba ile bir yerlere giderken. üstelik çoğu benim tarzım bile değil.

sizde durumlar nasıl?
böyle bir şey var mı gerçekten yoksa bendeki bir rastlantı gibi bir şey mi ya da yaşın ilerlemesinin getirdiği bir durum mu.

ya da "e çok normal değil mi, insan keyifsizken müzik dinlemez. thank you captain obvious" gibi bir durum mu
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Mutsuzken depresif şarkılar dinliyorum, eğlenceli ve hareketli şeyler yoruyor.
0
sekizdokuzon
(11.07.25)
Moralim iyi iken farklı ruh hallerine daha kolay girip çıkabiliyorum, sevgilisinden ayrılmış birini anlatan şarkıyla daha kolay empati kurabiliyorum hüznüne ortak olabiliyorum ama sevgilimden ayrılınca ben zaten o durumun içindeyken o şarkıyı açıp dinlemiyorum.
0
grimavi
(11.07.25)
her an her yerde müzik var benim hayatimda.

careless whisper mesela. aglarken de dinlerim sporda da.
cöp müzik de dinlerim her seyi de.
0
sonsuz
(11.07.25)
her daim müzik var hayatımda. iyi hissetmediğim zamanlarda asla, asla, aslaaaa türkçe sözlü müzik dinlemem. sözsüz, klasik, enstrümental, alfa-beta dalgaları vb. açarım. keyfim yerindeyken her türlü müziğe okeyim ama genel hatlarıyla arabesk, rijit, keko şeyler dinlemem. eskiden playlist vb. yapardım ancak sonra fark ettim ki yeni keşiflerin önüne geçiyor o listeler, aynı şeyler seni de o loopa alıyor. analog radyoya aşığım, cızır cızır. aşırı temiz, high end teknolojilerle dinlenen müzikleri hiç sevmem, aşırı yapay gelir. ezcümle, müziksiz bir hayat düşünemiyorum :).
0
Phoebe
(11.07.25)
(30)

doğalgazcıların niye bu kadar pireli olması

kibritsuyu
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.ev tadilatı yaptırdım. dört duvar
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.

ev tadilatı yaptırdım. dört duvar kalana kadar yıkıldı, bütün sıva altı, sıva üstü, tesisatlar dahil sıfırdan evin içi yıkılıp baştan yapıldı.

sıra geldi doğalgaz hattını çekmeye. neymiş efendim boru açıktan gidecekmiş. boyanmayacakmış siyah olacakmış. ocağa giden boru tezgahın üstünde olacakmış, ocağın vanası da tezgahın üstünde olacakmış.

şimdi bembeyaz duvar yaptım, yukarıda asma tavan, kartonpiyer ışık bandı var, yahu içinden götür diyorum, yok olmaz diyor usta. açıktan olacak, kabul etmezler. e bembeyaz mutfak yaptık, şu kara boru aşağıda dolabın içinden gitsin? cık olmaz. lan bari vanasını dolabın içinde bırak? yooh olmaz, acil bişey olursa hemen uzanıp kapatabilmelisin. şimdi bembeyaz mutfağın ortasında kapkara boru var, üstünde kalde yazan iğrenç sarı bir vana.

niye diyorsun peki, ya boruda kaçak olursa? diyor. ocakta kaçak olursa hemen uzanıp vanayı kapat diyor.

bir de diyorlar ki kontrol edip onayladıktan sonra üstünü boyayabilirsin. e abicim boyacı işini bitirip gitti, boya da bitti, boya işi de bitti. tekrar nereden bulayım ben boyacıyı şu saatten sonra? ocak montajı yapılmadan gelip açmıyor da. e ulan eşya dediğin en son geliyor. hani boya işi bitmemişken gelip tesisata bakıp okey de demiyor. illa ocağı görecek, ondan sonra. ocak takılmış eşya girmiş evde o saate boyacı mı kalır artık?

abilerim, güzel kardeşlerim. bu evin bütün duvarlarının, her odanın her duvarının içinde, tavanı dahil örümcek ağı gibi elektrik kabloları da dolaşıyor. daha az tehlikeli değil. herhangi bir kontakta sadece benim evim değil, bütün bina komple yanar allah göstermesin. yani bir risk varsa elektrikte de var. kimse bana ya kaçak olursa?? diyip elektrik borularını sıva üstünden döşetmedi. elektrik idaresi gelip kontrol etmedi. her prizin yanına ayrı ayrı sigorta falan koydurmadı, kaçak olursa hemen uzanıp kapatırsın diye.

ama doğalgazcı diyor ki ya kaçak olursa? bütün borular açıkta olacak, vana elinin uzanacağı yerde olacak.

yahu ben ocaktaki kaçağı fark edip vanasını kapatacaksam, dolabı açıp içine elimi sokup kapatmam maksimum 5 saniye geciktirir. kaldı ki dışarıda sayaçta da kocaman vana var, kaçak fark ettiğim anda sayacın vanasını kapatırım, bütün ev kesilir gider. illa tamir edilecek bir kaçak çıkarsa çağırırım ustayı, asma tavanı kırıp boruyu tamir eder.

niye ben pırıl pırıl evimde g.tü pireli doğalgazcıların keyfine göre dekorasyonumu bozuyorum ya? duvarımda kara boru, tezgahımda kara boru, sarı vana.

biri çıkıp desin ki haksızsın, şu nedenden dolayı açıktan gitmek zorunda. asma tavandan gidemez. biri desin ki duvarın içindeki elektrik kablolarından daha tehlikeli, şu yüzden açıktan gitmeli.

yani ben ölmeden önce evimdeki doğalgaz kaçağını kendi başıma fark edebiliyorsam, çıkar sayaçtaki vanayı kapatırım olur biter. sonra çağırırım başkent gaz'ı, cihazla bakarlar derler ki asma tavanın içinden kaçak sinyali geliyor. mühürler gider. ben de ustayı çağırırım, tavanı kırdırıp kaçağı tamir ettiririm.

kendi başıma fark edemiyorsam zaten ha açıktan gitmiş, ha kapalıdan gitmiş, allah rahmet eylesin. ne faydası oldu açıktan gitmesinin, ocaktaki vananın falan?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Kibritsuyu şaşırttın beni .
Acizane yorum yapıyım .

Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmaz .

(Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği , )
Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar.

Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
"Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmazç"

niye?

"Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği"

nedir?

"Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar"

niye yahu niye?

"Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün."

ihmal bunun neresinde? yetkili ustaya standart süper kalite malzemeyle iş yaptırıyorum. nerede ihmal? asma tavanın içinden gitmesinin neresi ihmal? boktan yapıp gizleyeyim demiyorum, boru gözükmesin yahu. elektrik tesisatı gibi aynı. elektrik tesisatı duvarın içinden gidiyor diye ihmal mi?

zaten sorum bu. niye açmıyor? yönetmelikteki gerekçe şu yazdıklarımdan gayrı nedir? ve ihmal bunun neresinde?
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Abi çeyreğinde bıraktım. Ne kadar elit çizsenizde imajınızı görüldüğü gibi 5 dakika ötesini göremeyen cahillikler yapabiliyor ve düşünüyorsunuz. Adamların önceki kanlı tecrübelerinden bildikleri var sen ise artislik peşindesin. Ya ne yangını olm, nolcak kapı önünde ayakkabılarım varsa diyen sığırlar gibisin.

He kafan biraz çalışıyor olsaydı önce gazcılara sorardın sonra o güzel dekorasyonunu yapardın.
0
Shepard
(10.07.25)
Ben işin uzmanı değilim fakat elektrik tesisatlarında kablolar yalitimli, kaçak akım rolesi var, sigorta var, var oğlu var, evdeki cihazlar kabaca belli vesaire. Yani istatistiksel ve fiziksel olarak bakarsan elektrik sebebiyle sorun çıkma olasılığı çok daha dusuk. Çıksa bile müdahale daha kolay ve müdahale edildiği anda kaynağı kesilebiliyor.

Gazda ise farkında olmadan birikme, basınç, yanma ve patlama olasılığı var. İkisi çok farklı yani. Gaz hattının açıktan gitmesinin bir sebebi var.

Elektrikte sorun olduğunda daha siz farketmeden tesisat kendisi enerjiyi keser zaten. Gazda böyle bir lüksümüz yok.
0
orient blue
(10.07.25)
Yerden yere göre değişiyor sanırım. Benim evde doğalgaz borusu beyaz boyalı, bir kısmı dolabın içinden geçiyor.

Kardeşim Balıkesir'de, doğalgaz boruları plastik kanal ile kaplı.

Her ikisinde gelip baktılar, kontrol edip onay verdiler. Sonradan tadilat yapılmadı.
0
inheritance
(10.07.25)
@shepard, çeyreğinde bırakmayıp okusan anlardın.

yahu çok basit, verecek mantıklı cevabınız varsa duymak isterim diyorum cahillik diyorsun. yahu kaçak göçek boktan iş yapıp gizlemeye çalışmıyorum. cahillik bunun neresinde yahu, neresinde?

doğalgazcılara soruyorum, robot gibi "kaçak olursa, elini hemen uzatır kapatırsın" falan diye düz düz cevaplar veriyorlar. üşenmedim yazdım oraya çeyreğinde bırakma da oku. elektrikte de aynısını yaptım, her şey duvara gömülü, bu cahillik değil de gaz borusu asma tavandan gitsin diyince niye cahillik? cahil olacak ne var bunda? anlat da öğrenelim işte onu soruyorum zaten.

adamların tecrübesi varsa neymiş o tecrübe, onu biliyorsan anlat. kapalı yerden giderken şöyle oldu adam öldü, açıktan gitse olmayacaktı de, bunu göreyim bileyim yahu sorduğum o zaten.

@orient gazda da doğalgaz dedektörü ve kaçak tespit ettiği anda gazı sayaçtan kesen selenoid valf var. ama adam ondan tatmin olmuyor. yine de açıktan gidecek diyor.

elektrikçinin başında durup kablo çapına, boru özelliğine, kullandığı klemense kadar tek tek kontrol ettim. ama sallama usta olsa ince kablo döşeyip dandik klemens kullanıp gitse bunu kimse bilmeyecekti. ona rağmen elektrik idaresi kontrol falan etmiyor, açıktan döşe de görelim demiyor. doğalgazın açıktan gitmesi beni nasıl koruyor?

kaldı ki elektrik kontağından çıkan yangın haberleri, doğalgaz kaçağı/patlaması haberlerinden daha fazla. doğalgazdan zehirlenenlerin çoğu da doğalgazdan değil, atık gazdan yani karbonmonoksitten zehirleniyor. yine açıktaki boruyla ilgisi yok.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Orient blue,? güzel açıklamış , renk konusunda da sanırım boyanın alev alması veya hızlı paslanması ihtimalimden dolayı imiş .
Ayrıca müdahaleye imkan sağlaması açısından da önemli .
Geçen bir arkadaş söylemişti asansör için 400 kriter değerlendiriliyor diye .
Veya araç muayene istasyonlarında yapılan bir çok şey aslında kişiyi bağlayıcı ( Kemer çalışmıyorsa benim kemerim diyemiyorsun ) devlette vatandaşını korumak zorun keşke denetimler daha da artsa.
Bence sıkma canını yapılır gider. Yeni evinin keyfini çıkar , bir ay sonra bu kadar gözüne batmayacak bile.
Güle güle otur, kibritsuyu .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
Vanaların kolay ulaşılabilir olmasından ayrı yerinin de standart olması gerekir ki acil durumda o evde yaşamayan biri bile saniyesinde müdahale edebilsin. Panik halinde onu düşünmek zorunda kalmamalı kimse.

Evet onay sonrası boyanabiliyor ama aslında onu da yapmamamız gerekiyor. (Sebebini bilmiyorum)

Sıva altı yapılmamasının sebebi de borularda sıkıntı olduğunda hızlı tespit ve müdahale. Evet vanayı kapattığınızda eve girişteki gazı durduruyorsunuz ama mevcut gaz kaçak olan yerde sıkışıp kalıyor. Sıkışmış gaz olan bölgeye Fiziki darbe uygulandığında sıkıntı çıkacak.

Ne güzel meşakkatli bir tadilat sürecini sonlandırmışsınız, görmeyin, keyfini çıkarın evinizin. Bir zaman sonra inanın gözünüze batmayacak.
0
nwnd
(10.07.25)
@kibritsuyu oooo uçakta niye bu kadar önlem var? Kanla tecrübe edilmiş olamaaazzz.
Yani neyini anlatalım ki? Çok basit, doğalgaz binanın içinden geçer, patlama olduğu zaman. En ufak kaçakta binanın gazını kesiyorlar. Niye önemsemiyorsun? İlla seni tatmin edecek cevap mı arayalım? Her şeyi bilemezsin, bilene güvenmelisin. Uçağı sürüyor musun? Sürebilen birine emanet uçakta yolculuk yapıyorsun. Gaz her zaman müdahale edilebilir olmalı. Elektrik o kadar tehlikeli değil 500 tane kesicisi var.
0
Shepard
(10.07.25)
Maalesef bu yasakların hikmetine dair doyurucu bir bilgi sahibi değilim, aydınlatamıyorum. Ancak, bu konuda regülasyonların ve denetimlerin çok katı olduğunu biliyorum.

Bizim komşular da hep 4-5 milyon liralık tadilatlar yaptılar. Hepsinde de doğalgaz borusu, vanası vs. aynen dediğiniz gibi ortalık yerde kaldı.

Mutlaka düşünmüşsünüzdür ama yine de hatırlatayım:
Eğer ısınmanız ve sıcak su merkezi sistemse (ısı istasyonu vs.) ve doğalgazı sadece ocak için kullanacaksanız, tesisatı komple iptal etmeyi de düşünebilirsiniz. Yani LPG/propan tüp olur, elektrikli ocak olur...
0
yadigar
(10.07.25)
Abi selenoid valf var da onu tetikleyen mekanizma ne kadar sağlıklı ona bakmak lazım. O sensörlerin kalibrasyonu birkaç yılda bozuluyor. Portakal soysanız gazı kesiyor falan. Gazı kesse bile tesisatta hala gaz kalıyor, elektrikte böyle bir şey yok. Sensörlerin tepki süresi zaten çok fazla. Sensörün eşiği altında kalan bir kaçakta lambayı yaksanız kıvılcımdan alev alabilir vesaire. Kaçak akım ışık hızına yakın sürede enerjiyi kesiyor. On off gibi çalışıyor, eşik yok gibi yani.

Yani siz bilirsiniz ama bence regülasyona uyun, bir bildikleri vardır.
0
orient blue
(10.07.25)
dogalgaz hizmetinden yararlanmak icin gerekli sartların saglanmasi gerekiyor,

bu disiplin keske elektrik saglayan kurumlarda da olsaydi,

izmir de iki genc insan elektrik akimindan ölmezdi,

Manisa buyuksehir belediye baskani da yasiyor olurdu.

belkide daha az orman yanardi,

kurallari esnetmek iyi degil,
muhtar olamayacak birey seni yönetir sonra.
0
designer
(10.07.25)
Beyler sakin. Çözüm son madde

1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor
0
topkapiaksaray
(10.07.25)
1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

şöyle görsün mesela. bu evde yapılan ilk iş su tesiatının döşenmesi oldu. aynı aşamada doğalgaz borularını da döşerdik. doğalgaz şirketinden kontrole gelip güzelce kontrol edip, tamam bu sağlamdır, kaçak yoktur diye onay verirlerdi, ben de üstünü asma tavanla kapatırdım. o da nasıl bir tesisat döşediğimi görmüş, kontrolünü de yapmış olurdu.

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

açıktan giderse nasıl fark edilecek? bunlar gözle görülüp hmm şurada kaçak var diye bakıp fark edilebilir şeyler mi? illa ya koku gelecek, ya birinin başı dönüp fenalaşacak. borudaki bir kaçağı ben kokusundan anlamadan önce görerek anlayabiliyor muyum?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

aklıma yatan tek mantıklı açıklama bu oldu. ama olur desinler, pencereye menfes koyduğum gibi içeriye de açık havaya açılan bir havalandırma icat edeyim. çözebilecekken ilkel yöntemlerle açıktan götürmek niye? daha bile güvenli olmaz mıydı, ufak bir kaçağın evdekileri öldürmeden açık havayla buluşması?

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor

böyle bir şeyden hiç bahsetmediler. hiçbir dükkanda da görmedim. flex sadece boru ile ocak arasında, boru ile şofben arasında var iki karış. böyle bi şeyi ankara'dakiler kabul etmiyor bile olabilir bilemedim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
hepsi hikaye hocam. bana güvenlik müvenlik diye masal anlatmayın.

bu tadilat 3 ay sürdü. daha ilk gün doğalgaz sayacından eve giren eski boruyu söktüler, sayacın tek tarafında boru yok, ucu açık duruyor. bu güvenli mi acaba diyip vanasını açmayı denedim, sayacın öteki ucundan fassss diye gaz püskürdü anasını satayım. kendi taktığınız sayaç ulan, yok bu bunun bi sibobu falan, boru takılı değilken gaz çıkmasın? piç bi kurye geçerken vanayı açıp gitse komple havaya uçmaz mıyız? sen koymuş musun kendi getirip taktığın sayacına güvenlik önlemi?

ve bu ucunda boru olmayan sayaca iki kez sıfır tutarlı fatura geldi. yani doğalgazcı eleman geldi, sayacın o halini gördü, ama sayacı okuyup fatura kesip gitti. ulan bunun borusu yok demedi. mühürlesene vanayı, kapatsana tesisatı. ben yeni projeyi çizdirince zaten başvurup açtıracağım. sen alsana önlemini. vanayı açıp gitsen bütün bina havaya uçacak, sen sadece sayacı okuyup fatura mı kestin?

bunun elektrik kablolarının ucunu açıkta bırakmaktan hiçbir farkı yok, hatta daha tehlikeli. ama "borun açıktan gitmezse kabul etmem " diyen doğalgazcı 3 ayda 2 sefer gördüğü halde umurunda olmamış, bana neyin güvenliğinden bahsediyorsunuz?

boru döşendikten sonra gelip kontrol etmek, ocak ve pencereler takıldıktan sonra tekrar gelip ocağı ve menfezi kontrol etmek zor geldi, iki sefer iş olmasın diye güvenlik ayağına benim dekorasyonumu bozduruyorsun. ben sana bin çeşit güvenlik sunsam da senin amacın güvenlik müvenlik değil, kendi kıçının rahatı. ben buradan bunu anlıyorum. otomatik sensör koyayım, ucu açık havaya çıkan havalandırma koyayım, nanoteknolojik güvenlik yapayım da desen, yoooh kara boru açıktan gidecek, tezgahta elinin altında vana olacak.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu ya senin gibi zeki insanların bu küçümsediği, önemsemediği olaylar başına anında gelse aslında dünya daha güzel bir hal alacak. Senin bin çeşit güvenliğine afedersin yani. Sen kimsin senin güvenlik şeylerini şey edip izin versin adamlar? Bir standart var, özelleştirmeyi takip etmek imkansız. Uyacaksın işte. Lan seni elit bilirdik ne cahil bir şey çıktın. Patlasın geber diyeceğim ama başkalarına da zarar verecek.
0
Shepard
(11.07.25)
herkes uzun uzun yazmış hepsini okumadım belki benzeri yazılmıştır ama yazayım yine de.

boruları sıva altı yaptığınızda kaçak olursa gaz orada birikir, koku size geldiğinde (tabi gelirse) zaten iş işten geçmiş olur. aynı kaçak sıva üstünde olursa gaz odaya yayılacağından tespit edilmesi kolay olur.

Koku gelirse diye paranteze aldım, başımıza gelen bir şeyi anlatayım; ocak (eski tip gaz emniyeti olmayan) bozulmuştu. ocağa gelen gaz borusu kaçırıyor diye düşünüp boruyu sıkılaştırdık. oradan çıkan gaz ocağın boş kısımlarına birikmiş 15-20 dk ocakla uğraştık bize hiç koku gelmedi. sonra denemek için ocağı yaktık ve puff. küçük bi patlama oldu mutfaktaki basınç karşı odanın camlarını içe doğru patlattı. kimseye bişey olmadı allahtan.

bir de sayın @kibritsuyu elektrik tesisatıyla kıyaslamışsın ama onun önlemi bir sürü sigorta var. kaçak olursa sigorta atar. yanıcı gazın önlemi de fark etmek.
0
duyuruuser
(11.07.25)
özetle;
boruların açıktan gitmesi >> kaçak ve arıza tespiti kolaylığı
boyanmaması >> Korozyon ve çatlaklar hemen görülsün diye
vananın dolap içinde olmaması >> acil durumda hızlı erişim, kaçak durumunda dolap içinde gaz birikmesi ve alev alma riski.
0
mustafakesekci
(11.07.25)
gaz borusu asma tavandan gider tamam ama. gaz kaçağı olduğunda öncelikle gaz kapalı alana birikir. büyükl bir patlama yaşayabilirsin. dedikleri doğru ocağın hemen üstünde vana olması mantıklı. acil bir şekilde kapatmak çok önemli. diğer tesisatlardaki sorunlar genelde sadece senin evine zarar verir. ama gaz kaçağı, ygaz yangını ve en önemlisi patlama durumunda diğer evler hatta apartman zarar görebilir. bu risk belki de 1 milyonda birdir ama tedbiri almak gerekir. duvar içinde olması da gaz kaçağının erken farkedilmesi için bir risktir. ilk zamanlarda gaz borularının en az dirsekle yönlenmesi gerekiyor diye kolonları kirişleri delip içinden geçirmişlerdi. sonradan farkedildi ki binanın statik yapısını tamamen bozuyormuş. bunu öngörememiş ve çok büyük bir hata yapmışlardı. hala da gündem olmadı bu konu. sadece boya konusu bana çok anlamlı gelmedi. boranın yanma riski için olsa zaten evin her yeri de boyalı. boyayabilirsiniz bence.
0
ground
(11.07.25)
daha haksız olunan durum azdır. baya haksızsın.

kurallar boşuna yok. denetimler sıkı doğalgazda. ölüm riski var. adamlar estetik değil canı düşünüyor. bi de çok haklıymış gibi savunmuşsun kendini ısrarla. yazık cidden.
0
jelly bear
(11.07.25)
bütün millet senin gibi kendince tasarımı dekoru özelleştirmeye çalışsa, bu işin standardını denetlemek imkansız hale gelir. çok uğraşmışsın tadilatla, canın sıkılmış belli ki. madem öyle bir niyetin vardı, tadilatı yaptırırken tesisatı çektirip doğalgazı açtırsaydın, ustaların bu kuralları bal gibi biliyordu yapmadan önce ama doğru yönlendirmemiş, kabahat onlarda. yanlış yere yükseliyorsun.
0
gkhncnzdgn
(11.07.25)
merak ettim yönetmelik ve standartlara baktım bu iş hakkında. kitap gibi bir sürü şey yazmışlar. onlarca değil, yüzlerce madde oluşturmuşlar. yönetmelik ve standartlar oluşturulurken avrupa'dan örnek alınmış.

buradan bakınca bana gereksiz bir pirelilik gibi geliyor bahsettiğiniz şeyler.
ben de doğalgaz aboneliği yaparken iyi kötü benzer pireliliklerle karşılaştım.

sanırım olayın sebebi, sizin konutunuzda bu kadar kurala gerek olmasa bile başka konutlarda/binalarda bunlara ihtiyaç olabilir ve kurulumu yapan kişinin insiyatifine bırakılmaması en iyisi.

verdiğiniz örnek, bir kuryenin vanayı açabilme ihtimali bambaşka bir konu ve bence ciddi bir eksiklik.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
yazi dilin korkunc bir kere. yolda tam birinin önünü kesecek maganda tipin var.

isini düzgün yapan insanlara hakaret etmissin. comarlik diz boyu. bi de milleti arayip zamanlarindan calmissin.

kurala uyacaksin. bitti. sen dogalgaz uzmani degilsin. konuyu daha fazla sorgulayacak background un yok. bir de buraya gelip destek beklemen de cahilliginin disavurumu.
0
sonsuz
(11.07.25)
sorduğum soruyu doğru anlamayıp, doğru anlamayı bırak, iki satır yazıyı bile okumaya üşenip cahil, maganda, sen kimsin ki, o zaman patla geber diyenlere tik de atmadım, cevaplarını dikkate de almıyorum. uzun uzun, açık açık kafamın neye takıldığını yazdım. azıcık beyni olan okur, anlar ki birçok seviyeli ve yararlı cevap da aldım.

diğerlerine de verecek cevabım var ama nasıl olsa okumuyorsunuz, okusanız da ne demek istediğimi anlamıyorsunuz. karşı argüman sunup tartışmak yerine "o zaman öl geber, kurala uyacan, sen kimsin de sorguluyon, cahil maganda" falan diyip koyun gibi önünüze konanı yiyorsunuz. "bu neden böyle" diye soranı da "çünkü öyle" diye cahil ilan ediyorsunuz.

sizin için kendimi daha fazla yormayacağım. ben okuduğunu anlayıp güzelce cevap veren arkadaşlardan öğreneceğimi öğrendim, kendilerine teşekkür ediyorum.

@shepard, bu arada erkeğim. sana buradan ekmek çıkmaz kardeşim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu abi erkek vücudunda kadin karakterle yasamak zor olmuyor mu? Çok şaşırdım lan.
0
Shepard
(11.07.25)
doğal gaz havadan ağır bir gaz türü, bu nedenle kullanılacak bölgeye kadar yukarıdan, kullanılacak bölgeye de yukarıdan aşağıya doğru hatlar ile dağıtım yapılıyor.

yine doğal gaz hatları yakınında elektrik hatları geçirilmiyor. (kıvılcım çıkar falan)

yine doğal gaz kokusuz bir gaz, koku daha sonra dağıtım aşamasında ekleniyor.

eğer boruyu bir şekilde kapatırsan oluşacak kaçak durumunda gaz yere doğru hareket etmez ve boruyu gizlediğin panelde (duvarda, başka bir şeyin içerisinde vs) kalır, kokuyu duymazsın biriken gaz bir şekilde parladığında sadece wof diye parlayıp bitmez, patlamaya neden olur. saçının başının yanması haricinde birde kafana gözüne giren şarapneller ile uğraşırsın yaşama şansın azalır.

siyah olmasının nedeni ise borunun fabrikadan paslanma önleyici boya ile boyanmış olduğundan emin olmak. eğer farklı renge boyarsan o rengin altında ne tür bir boya vardı denetleyici bilemez, kullandığın boya türü paslandırıcı özelliğe sahip olabilir vb.

duvarın içerisindeki elektirik telleri öyle tel olarak gitmiyor, bir plastik kılavuzun içerisinde gidiyor, her bir tel kendi başına izalasyonu mevcut ve kablonun hasar alması durumunda duvar vb. yüzeyler ile direk teması önlenmiş biçimde. dolayısı ile duvarın içerisindeki kanallardan çıplak kabloda geçirsen çarpılmazsın.

doğal gaz için ise öyle bir durum söz konusu değil, duvar içerisine yapılacak montaj sonrası:

1 ) duvarda yapılacak tadilat (delme, kırma) boru hattına zarar verebilir. borunun nereden geçtiğini göremiyorsun sonuçta.

2 ) hafif depremlerde boru hatları yeterince esneyemediği için zarar görebilir ve fark edilmesi zaman alabilir.


ben denetim sonrası, dolapların üstündeki boruyu mesh ile kapattım, delikleri var sayesinde gaz sızıntısı olursa kokuyu duyabileceğim,

yukarıdan aşağıya inen boruyu yine bir mesh ile kapatabilirsin, dekoratif olsun diye ancak ahşap ve plastik olmamalı, ocağın ısısından erimemeli/yanmamalı, yine vana açıkta duracak o her türlü pratiklik için gerekli.

gaz kaçağı sırasında kapıdaki vanadan kapatırım demişsin de,
vanaları sadece gaz kaçağı olduğunda kullanmıyoruz,
ocak tamiri gerekti kapat,
ocağı değiştirmek istedin, kapat,
uzun süreli tatildesin kapat.
elektrik ile ilgili sıkıntı oldu kapat.

ocakta tadilat yapacaksın, kapıdaki vanadan kapattın diyelim, ocağın oradaki vanaya da erişemiyorsun, yada görünür değil, dolayısı ile aklına gelmedi o vana. ocağı söktün, evine döşeli 30 metre borudaki tüm gaz ocağın takılı olduğu yerden sızmaya başladı, usta dedi ki ben bi sigara yakayım :D

vanalar illa ki kaçak durumunda kullanılmıyor :)
0
selam
(11.07.25)
Abi bembeyaz duvar yaptıysan işler değişir ayıp etmişler, bence bu tür işlemlerde renk seçenekleri olmalı ve dekorasyona göre kullanıcı istediği rengi seçebilmeli, duvarını bembeyaz yapan birine sen nasıl "hayır kardeşim bu boru siyah kalacak !!1!!1" diyebilirsin ya hadsize bak.
0
kizil karga
(11.07.25)
biz de evi yeni yaptırdık, mutfakta asma tavanın alltından gidiyor. altında da mutfak dolapları. Taç dedikleri bir şey var. dolabın üstü ile asma tavan arasında, orada kaldıgı için boruyu görüyorlar sonra taç ekleniyor sorun gidiyor.
0
liberal
(11.07.25)
daha önce cevap yazanların da hakkını yemeyeyim ama; soru nasıl okunur, söylenmek istenen nasıl anlaşılır, bu adam kafaya neyi ve niye takıyor kafa yorulur ve üşenmeden nasıl cevap yazılır, herkes dönüp @selam'ın verdiği cevabı okusun. tam olarak beklediğim şeyi yaptı.

yani şunu yapmak zor olmamalı. yapamıyorsan "kural bu, uyacaksın, sen kim cahilsin de kuralı sorguluyon, o zaman patla da geber" demek iş değil. verecek bir cevabın yoksa akıllı uslu susmak da zor olmamalı.

saygılarımla.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
Duyuruyu okuduktan sonra nicki görünce ağzımın açık kaldığını önden belirtmek istiyorum. Yılların ekşicisi bu nick yahu.

İnsanlık olarak şu mühendislik konularını, yahut teknik bilgi gerektiren konuları kurcalamayı acilen bırakmalıyız artık. 3 saniyede vanayı kapatırım, 5 saniyede hastayı koltuğa oturturum, 10 saniyede arabayı durdururum demekle olmuyor. Herifler bu işlerin okulunu okuyor. Böyle olmalı denip de bir standart getiriliyorsa, eldeki bilgilere göre şu an öyle olması gerekiyordur. “Sorgulamak, şüphecilik” vs diye diye kimse duracağı yeri bilmez oldu bu gibi mevzularda.

Doğalgaz yerine elektrikli ocağa geçmeye ne dersin? 8 haneli paralara daireler satılan projelerde sırf bu siyah borulardan sebep elektrikli ocaklara, kimilerinde indüksiyonlu ocaklara geçiliyor.

Kendi başına veya bunu toplumsal bir ayaklanmaya dönüştürerek doğalgaz borusu standartlarını değiştiremeyeceğin için, kendini sıkıntıya sokmak yerine ocağı değiştirsen daha rahat etmez misin?
0
lazor
(13.07.25)
(21)

Bu yeşil pasaportun hikmeti nedir?

ya ben lan neyse
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederle
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederler diye aldım.

bazen sözlükte yeşil pasaport ayrımcılıktır diye başlıklar açılıyor. bir bakıyorum 2 yüz küsür entry girilmiş.

ben yeşil pasaportu alana kadar hangi ülkelere vizesiz gidebileceğimi bilmiyordum. onu da öğrendim. abd, ingiltere yok.

geçen televizyonda ünlü bir gazeteci "biz bastırıyoruz. gazetecilere de vermelerini istiyoruz. umarım verecekler." diyordu.

eczacılar, avukatlar, daha bilmediğim bir sürü meslek grubu...

bu zamana kadar hep bir yerlere 3 ay vizesiz gidilebilen bir araç olarak biliyordum ama bence bilmediğim bir şeyler var.

insanlar gidip oralarda çalışıyor mu, yeşil pasaportla benim bilmediğim bir şey mi yapılıyor? aklıma başka bir şey gelmiyor.

yılda 10 gün tatil için bu kadar kıyamet koparılması bana böyle düşündürüyor. bu kadar insanımız yurt dışına vizesiz gitmeye bu kadar muhtaç mı?

iş için isteyenler var. iş için bu kadar insanımız mı var yurt dışına gitmesi zaruri olan?
0
ya ben lan neyse
(10.07.25)
Yüzlerce beyaz yakalı vize sırasında beklerken alelade devlet memurunun istediği ülkeye keyfince girip çıkması insanların gururuna dokunuyor. Olay ego davası. Biz devlet memurundan daha büyük artı değer üretiyoruz da bu semelerin Instagram'da bizden daha çok yurtdışı postu var diyor onlar da. Abuk sabuk işler. Sen de biliyorsun bunun böyle olduğunu bence, bir de benden dinledin.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekiz: yok bilmiyorum. yeşil pasaporta gelene kadar... bu mu dokunuyor insanların egosuna? ben 50 bin maaş alıyorum. maaşımın yarısı ev harcamasına gidiyor. ev babamdan kalmasa diğeri de kiraya gidecek. arabam falan yok. ben istesem de gidemem tatile. benden çok katma değer yaratan insan 100 bin falan alıyordur. böyle düşünürse egosu torpülenir.
0
🌸ya ben lan neyse
(10.07.25)
rahatça, vize vs dert etmeden, vize ücreti ödemeden, bir sürü ülkeye eğer istersen yarın çat diye gidebiliyorsun. birçok insan için bu gayet yeterli bir lütuf, bilmediğin gizli bir şeyler yok.
0
king lizard
(10.07.25)
yesil pasaportun ne oldugunu daha yeni ögrenmen senin problemin. interneti olan herhangi bir insanin bilebilecegi alalede bir bilgi.

sorun su an avrupa'nin türklere vize randevusu veremiyor olusu. yesil pasaportu olan biri ucuz bilet kovalayip aniden haftasonu bile gidebilir. üniversitedeyken bir arkadas o sekilde 18 tl'ye mi ne bilet alarak paris'e gidip gelmisti. parasizliktan metroya bile binemeden geri döndü ama gitti mi gitti.

onun disinda baska biri önceden uzun planlar yapmasi, vizeye basvurmasi, parasinin yanmamasi icin dua etmesi gerek.

bu ikisi arasindaki fark birinin devlette memur olarak calismis olmasi. tr'deki cogu memur da vasifsiz ve özelde tek kisinin yaptigi isi 3-5 kisi yapiyorlar. hem devletin kasasina yüksünüz hem de dibimizdeki ülkelere elinizi kolunuza sallaya sallaya gidiyorsunuz.

böyle düsünülüyor sanirim.
0
sonsuz
(10.07.25)
Yeşil pasaportu isteyen genelde parası ve vakti olan insanlar. Ayrımcılık falan diyenlere de gülesim geliyor. Ailede çok doktor ve öğretmen var aldıkları maaşlar yurtdışında tatil yapıp, yiyip içip gezmeye yetmiyor. Benim canım anam benim zorumla yeşil pasaportunu çıkarttırdı. Pasaportunun süresi dolduğunda, üzerinde bir tane damga yoktu. Yenisini çıkarttırmaya zor ikna ettik, emekli maaşı yetmiyor çünkü tatil yapmaya.

Vize süreci gerçekten can sıkıcı olabiliyor ama bu “haksızlık” güruhunun saracağı yer yeşil pasaportlular değil, vize için gördüğümüz muamelenin sebebi olan kişiler.
0
irene
(10.07.25)
Yurt dışına iş ya da gezme amaçlı çok giden biri olsan değerini anlardın. Vize başvuru süreci, reddedilme durumları, yapılan masraf vs. vs. bunların hepsinden kurtuluyorsun.

şu an mesela çok ileri tarihli aşırı ucuz uçak bileti denk getirsen avrupa'da bir yerde, hiç düşünmene gerek yok acaba vizem çıkar mı vs. diye. türkiye'de şehirlerarası otobüse verdiğin paralarla avrupa'ya gidip gelebilirsin. e tabii ben hayatta gitmem vizyonsuzluğunda biriysen o başka.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Yakın bölgelerde bir tatil yapabilirsin her yıl. Yurdum memuru aşırı vizyonsuz olduğu için böyle şeylerden anlamaz. Memur dediğin kırsal kafalı bir canlıdır.
0
runaway
(10.07.25)
@ya lan: böyle bir mevzuat var, Türkiye'nin memuru olan tatil sonunda ülkesinde geri döner diye düşünüyor Avrupa hala. Değişebilir bu usul yakında, hevesin varsa birkaç yere git gel.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Bir de bunların egosu törpülenmez. Çatlasınlar.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
İlk yorum harici diğerlerini okumadım da la beyaz yakalıların kendini böyle görmesi çok komik. Memurlara neden yeşil pasaport veriliyor? Önce bunun mantığını kavra :) Yeşil pasaportu kullanan meslek yelpazesini genişletilerek hata yapılıyor. Beyaz yakalı burada ağlıyor, kendini üstün görüyor ahsjs O zaman asgari ücretli de alsın. Zaten bu gidişle yeşil pasaportu kabul etmeyecek diğer ülkeler. Adam yurt dışı tatili yapabilmek için y pasaport istiyor resmen :) devlet de senin sikik yurt dışı tatilinin derdindeydi. Memur denince adamın aklına sadece devlet dairesinde evrak onaylayan tip geliyor :)

Düz memurun yeşil pasaportu olsa ne? Adam yurt dışına çıkamıyor zaten shsjsk parası yok. Benim arkadaşımın kaç yıllık yeşil pasaportu var, daha bir kere kullanmamış. Neyle çıksın? Gidin birçok devlet dairesine hepsinin y pasaport hakkı olmasına rağmen çoğu başvurmamıştır bile. Zaten bu adamlar kullanmıyor ama ağlayan bizim buradakiler. Yani kaymakam da memur ve bırakın da işi gereği pasaport alabilip yurt dışına rahat çıksın.

İmam eşlerinin çıkıp bize de maaş verilsin, denmesi gibi :)
0
cemallamec
(10.07.25)
Başlık kıskanç beyaz yakalılarla dolmuş.
Hiç öğrenemeyeceksiniz hakkınızı savunmayı. Karşı adamda olan hak bende niye yok diyeceklerine hala onda niye var diyen fesat gorus.

İçlerini rahatlatmak için de özel sektörde bir kişinin işini bunlar dört kişi olarak yapıyor diyor. Ulan sen kole gibi çalışıyorsun işte patronun zengin olsun diye sabahtan akşama pazartesiden pazara. Bunun kalifelikle ne alakası var? Sen patronun yağcılığını seçmişsin adam da devlete hizmet etmeyi tercih etmiş. Sen bu adamdan arta kalir ne katıyorsun ki ondaki hakkı cok goruyorsun kıskanç patron yagcisi.


Sen tezgahtarlık yapan ya da gerçek bir eğitim gerektirmeyen hizmet sektöründe çalışan bir insansın bunu kabul et fazlası değil.
Soruya cevap
Yeşil pasaport Avrupa ülkelerine bu vize kuyruklarında kendini çok üstün gören ve kapi dışarı edilen beyaz yakalıların bana da vize bana da vize demeni gerektirmeyecek bir pasaport türüdür kardeşim.

Güle güle kullan
0
dedeminhirkasi
(10.07.25)
vizyonla alakalı. kullanırsan altın, kenarda durursa pul değerinde.
hiç mi ilgini çekmiyor farklı yerler, kültürler?
çok paraya ihtiyacın da yok, türkiyeden daha ucuza git, gör, gez, öğren.
0
adivar
(10.07.25)
yorumlara bak ashfsaf.
yesil pasaport, türk devleti'nin, %90'i torpilli olan memuruna yaptigi bir baska torpildir.
olay, beyaz yakalinin ayricalik beklemesi degil, bir kismin elde ettigi haksiz ayricalik. devletin kendi vatandasini kendi eliyle ayristirmasi.
vize anlasmalari devletler arasinda yapilan ikili anlasmalara dayanir, devlet oturmus, ülkelerle "benim memura vize ayricaligi tani ama diger vatandaslara tanima" diye pazarlik yapmis. beyaz yakali hakkini savunacakmis. beyaz yakali ne yapacak? almanya ile masaya mi oturacak? aptal saptal konusuluyor.

türk vatandasi degilim. ailemde de kimsenin yesil pasaport ihtiyaci yok. kiskanmak falan akillara zarar ithamlar.

"ek olarak turkiyeye vize zorunlulugunu getiren avrupali ulkeler degil, turkiye. bunu da arastirabilirsiniz."
türkiye bunu zamaninda siyasi olarak sakincali gördükleri yurtdisina kacmasin diye avrupa'ya teklif etmis, avrupa kabul etmis, türkiye bir süre sonra avrupa ile defalarca vizeyi kaldirmasi icin masaya oturmaya calismis ve her seferinde avrupa'dan ret yemis bir ülke.
yani artik o vizeyi sana koyan avrupa, türkiye degil. 45 senelik mevzuyu temcit pilavi gibi öne sürmek kurtarmiyor.
türkiye kac defa avrupa'ya artik vize kalksin diye gitti peki biliyor musunuz? yok.
bu kadar ret üstüne türkiye ne yapiyor? ben memura kefil olurum cünkü memur dedigin adam mayis elden gitmesin diye hicbir seye karismayan, kafasina vur ekmegini al, sümsük, agzini hicbir siyasi olaya acmayan adam, memuru o sebeple sakincali görmem, sakincali gördügüm zaten memur olamaz, ondan ki memuruma verin vize kolayligi diye avrupa ile masaya oturmus.
evet, devlet eliyle ayrimcilik budur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.07.25)
tamamen ekonomik sebeplerle yurt dışına gidemiyorsan bir şey diyemem ama bir insanın yaşadığı gezegende doğduğu küçücük ülkeden kafasını çıkartıp başka bir coğrafya, kültür, yaşayış vs. görmek istememesinin ve bu şekilde ölüp gitmeye razı olmasının anormal, hatta mental olarak sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyorum.

başka yerler görmek senin için bir anlam ifade etmeyebilir ama birçok insan için şu hayatı çekilir kılan üç beş şeyden biri. insanlar aylarca yapacakları yurt dışı gezisinin hayalini kuruyor, bunu planlamaktan ve gerçekleştirmekten zevk alıyor.

insanlara vizeyi geçtim artık vize randevusu bile verilmiyorken vizesiz birçok ülkeye gidebilmek büyük bir ayrıcalık. bu ayrıcalığa sahip olamayanların öfkesi de gayet normal.
0
sir gawain
(10.07.25)
yurt dışı seyahati yapmak istemeyişiniz veya ekonomik sebeplerle yapamayışınız kişisel bir durum lakin insanların farklı ülkeler, şehirler görmek istemesi çok doğal ve insani bir refleks. yeşil pasaport da bu noktada ülke sınırlarını açan adeta sihirli bir değnek. yani oldukça kıymetli bir şey.

memurlara veriliyor bize verilmiyor, ayrımcılıktır vs. durumu da uluslararası alanda itibarsız ikinci sınıf bir ülke olmamızın sonucu. avrupa ülkeleri son yıllarda, vatandaşlarımıza amiyane tabirle ''sen gelme ulan ayı'' diyor. durum böyle iken memurların yeşil pasaport ile ''buyur sen geç''denilerek ülkelere kabulüne, kalan kitle çıldırıyor. bana kalırsa ülkeler arası seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. muhatap olunan ülke için sakıncalı bir profil olmayan herkes turistik amaçlı seyahat edebilmelidir.

burada bana ve benim gibi yeşil pasaport sahibi insanlara irite edici gelen şey; yeşil pasaport'a sahip olmayan mesleğe sahip kişilerin, ulan seyahat evrensel bir haktır. alt tarafı üç beş günlüğüne turistik amaçlarla gideceğiz, hükumet, devlet olarak bizi dış ülkeler nezdinde niye cüzzamlı durumuna düşüyorsunuz, cebime euro'mu koyup yurt dışına niye gidemiyorum diye durumun asıl sorumluluarın tepkisini göstermek yerine, ya memurlar devletin kamburu, bir halta yaramıyor aşağılık pislikler, oysa biz katma değer üretiyoruz, ülkeyi biz kalkındırıyoruz, biz öyle büyük insanlarınız ki, bizim değerimiz tarif edilemez biz niye gidemiyoruz diye tüm ezilmişliğinin, iş yerinde yediği mobbingin, aşırı çalışma saatlerinin, olmayan özlük haklarının öfkesini memura yöneltmesi. herkesin derdi insan olarak şu ölümlü dünyada, berbat koşullarda, her günü birbirinden kasvetli gündemi olan ülkeden dışarı bir haftasonunda, bir bayram, seyran tatilinde yurt dışına kaçıp nefes almak. bunca hikayeye, biz şöyleyiz de memurlar böyle, onlar da gitmesiin, bize de yeşil pasaport verin sonunda hiçbirimiz gidemeyelim halleri gülünç. kimsenin katma değer ürettiği, süper kahraman olduğu bir ülke değil istisnai örnekler dışında. kapitalist bir ekonomik sistem var ve ülkemizin vatandaşları da bu devasa sistemin içinde tek başına nokta kadar özel anlam ifade etmeyen bir şeyler yapıp sistemi yürütüyor işte. sanırsın memur sabahtan akşama kadar yatıyor da diğer beyaz yakalılar kansere çare buluyor. ayrıca memuriyete başlama yaşının yükselmesi ve yeşil pasaporta ulaşmak için belli bir derece/kademeye ulaşması gerçeğini düşünürsek, o pasaportla diyar diyar gezme aşamasına kadar ömrünü yarılamış oluyor zaten memur, yaşlılıkta gezecek sağlık durumu ve motivasyonunun da pek olmayacağını düşünürsek zaten aktif olarak bunun nimetinden faydalanma süresi de öyle çok da değil.

yabancı ülkelerin bu vize işini türklere bu kadar ulaşılamaz hale getirmediği dönemlerde bu kadar yaygara yoktu. ne zaman ki durum değişti yeşil pasaport sahipliği göze batar oldu.
0
wilhelmwasmuss
(11.07.25)
büyük kolaylık, annemden dolayı 25 yaşıma kadar bende vardı Interrail yapmıştık 23 gün kafamıza göre Avrupa'yı turlamıştık. Hayatımdaki en özel deneyimlerimden biridir. Mesela çocuğunuz varsa onun da belli bi yaşa kadar yeşil pasaportu olacak. (birkaç şart daha var çalışmıyor olmak vs.)

Bu arada göze batmasının tek sebebi vize işlerinin zorlaşması değil bence. Eskiden özel sektördeki kişiler iyi kazanırdı, memurların işi garanti ama az kazanıyor derlerdi. Şimdi memur da ortalama güzelce bir maaş alıyor, özel sektördeki çoğu kişi o maaşları alamıyor bile. Bu sebeple "hem maaşı yüksek hem yeşil pasaport var ooh" diyor insanlar. Bu arada 50-60 bin maaşın iyi gibi görülmesi de ayrıca kötü tabii.
0
nhk ni youkosu
(11.07.25)
Eskiden memurlar özel sektör göre az para alırdı. Hem de ciddi az.
Şu an Türkiye o kadar kötü durumda ki herkes devlet memuru olmak istiyor çünkü;
Düzenli zam aldığın
Sendikanın olduğu
Tatil hakkının olduğu
Saatlerine dikkat edilen
Is garantisi olan
Tek kurum gibi. Türkiye'de özel sektör rezalet halde.
Buna bir de yeşil pasaport ekleyince iyice insanların gözüne batıyor.
Türkiye'de özel sektör iğrenç durumda olmasa, insanlar üç kuruş paralara 2 hafta tatile 50 saat çalışmaya zorunlu kalmasa gene kimsenin pek umrunda olmazdı.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
yeşil pasaport alabilmek için 15 senedir devle kurumunda(boğucu) çalışıyorum.maaşım piyasanın yarısı, beş para etmez insanlara müdürcülük oynatıyoruz. ben bunlara katlanıyorsam, benim 4 5 katım maaş alıp ah vah diyenlerde nasıl vize alırsa alsın bana ne derim. bu seçim meselesi benim devlet memurluğunu seçme nedenim yeşil pasaporttu. yılda 10 kere de olsa bir yurt dışına gitmek beni rahatlatıyor. altımda mercedes olmasın evimde dyson olmasın vb.

herkes kendi seçimini yaşar.

yurt dışı sana zevk vermiyorsa gap gezisine katıl kardeşim. yurt dışına gidince g.tümüz göğe ermiyor ama farklı kültürlerin olduğunu falan görüyoruz.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Biraz şöyle bir hava var.

Yukarıda yeşil pasaport ile istediği yere giden, aşağıda vize ofisleri tarafından köpek çekilen halkı görmeyen bir memur eliti gözüküyor. Adam vize randevusüne bile 1,000-2,000 euro verip, bulmaya çalışırken, 6 ay - 1 sene vize için uğraşırken, bunu çözmesi gereken bürokratlar, yeşil pasaport ile instagram postu paylaşıyor.

Ancak görmedikleri şu. Bugün bordo pasaporta köpek çeken o ülkeleri durdurmazsan, yarın yeşil pasaporta da köpek çekecekler. Bu işler böyledir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Yeşil pasaportun hikmeti; devletin “bu adam gelip sizin ülkenize sığınmaz. Senelerdir bana görev yapıyor sıkıntı çıkmaz. Efendi efendi gider geri döner” dediği kişiler hakkında KARŞI DEVLETİN DE “sen öyle diyorsan öyledir bana uyar. Gelsinler madem abartmadan. Ama sınırda yine de memuruma kontrol ettirir öyle izin veririm” demesi. (örneğin dediğin gibi and veya ingiltere “bana ne yeşilinden yahu git al vizeni gel geleceksen” diyor)

İnsanların son yıllarda yeşil pasaporta nefret duymaları vize süreçleriyle ilgili. İnsanlar vize almak için tonla belge toplayıp, geceler boyu randevu kovalayıp, üstüne para ödeyip, yine de randevu bulamayıp oturabiliyorlar yahut randevu bulsalar başvurularına red yiyebiliyorlar. Son senelerde bu şikayetler çok arttığı için yeşil pasaport göze batar oldu. İnsanlar neye tepki göstereceklerini idrak edemediklerinden, problemi yeşil pasaportta görüyorlar. “Ben de gidebilmeliyim” demek yerine “o da gitmesin lan sıçarım!” diyorlar.

Pasaportumuzla istediğimiz yere vizesiz veya kapıda vizeyle gidebilsek, yahut vize başvuru işlemleri rahat, adil, şeffaf olsa, yeşille pek kimsenin derdi olmayacaktı.

Bir de tabii arkadaşın dediği gibi ego mevzusu da var. Kendini alelade memurdan üstün zannettiği kadar üstün olan kişinin zaten vize derdi de olmaz. Mümkün olan en uzun sürelerde vizesi olur. Birkaç yılda bir rutin işlem gibi yeniler devam eder. Devlet memurlarını dağdan toplanan yabani kabile üyeleri zanneden tipler, üniversite mezunu olup özel şirkette çalışmanın kendilerini daha beyaz, bembeyaz yakalı yaptığını düşündükleri için, böylelerinin kanına dokunuyor mevzu.

(Yeşilim yok, olmayacak.)
0
lazor
(13.07.25)
son yıllardaki vize krizi yüzünden durum "yeşili olmayan şengen'e gidemez" seviyesinde.

bir çok ülkede vize görüşmesi için randevu almak bile zor.
hadi aldın, bir sürü evrak istiyorlar. sorun değil yapılır.
vize başvuru ücreti 80 euro civarında. büyük para değil ödenir.
vize çıkacak mı çıkmayacak mı belli değil. vizeye başvururken uçak bileti, hotel rezervasyonu, yapacağın seyahatin türü şusu buşu bir sürü şey istiyorlar. gelirin, maaş dökümün vs.
vize çıkmadı, hotel iptali uçak iptali uğraşman lazım.
iptalli uçak bileti normalin daha üstü fiyata satılıyor.

yeşili olan bunların hiç birine maruz kalmıyor.
ucuz uçak bileti sitelerine giriyor ve uygun tarihli uçakları buluyor.
sonra günü gelince vınn uçuyor.

amacı gezmek tozmak değil de iş-güçse yine giriyor uçak bileti sitesine istediği tarihe bilet alıyor. yine ucuz.

olay sadece maliyet de değil.
vize başvuru işleri çok can sıkıcı. her şey düzgün de olsa reddedebiliyorlar.
vize redleri arşa çıktı.
insanın kanına da dokunuyor kapıda kul olup ve reddedilmek.

sen öğrenciysen anan baban yeşili olan bir memursa istediğin zaman gidip gezebiliyorsun yurtdışında. 19-20 yaşında sen gidiyor ama başka gençler akp ülkesinde sinemaya bile gidemiyor. işin bir de böyle sosyal bir problemi var.

gitmek isteyene tek engel vize mi kardeşim. gitmek isteyen aşar onu denilecek durumda değil vize muhabbeti. her şey doğru olsa da, işin gücün paran pulun olsa da reddebiliyorlar.

yeşil pasaport orada çalışma hakkı sağlamıyor.
yeşille gidip kaçak kalanlar var ama onların sayısı yüksek değildir.

yani yeşilin olayı çoğunlukla normal seyahat için.

EVS gibi programlarla yeşil pasaportlular daha kolay gidiyorlar ayrıca.

--
yeşil pasaportluları kıskandığımız yok, diğer insanların vize süreci kolaylaştırılsa ve böyle onura aykırı engellenmese devlet memurlarının yeşille gitmesine bu kadar ayrımcılık olarak bakmazdık. yeşil giderse gitsin, ama diğer pasaportlarda vize kalkamıyorsa (yüce devletiminizin gücü yetmiyorsa) ya da vize süreçleri kolaylaşmıyorsa, ortada ciddi bir kayırma var.

imza: eskiden yeşilim vardı. potansiyel yeşil pasaportluyum.
0
biseysorcaktim
(13.07.25)
(4)

Ted Bundy ve zekası

cemallamec
Selamlar,Seri katil Ted Bundy’ye gördüğüm kadarıyla herkes sürekli çok zeki, çok yakışıklı filan diyor. Yakışıklı değil de konu o değil. Neden herkes zeki diyor anlamıyorum? Hukuk ve psikoloji eğitimi almış biri insanları çok kolay manipüle edebilir zaten. İnsanları kibarlığı, görünüşüyle ve kolu/ba
Selamlar,

Seri katil Ted Bundy’ye gördüğüm kadarıyla herkes sürekli çok zeki, çok yakışıklı filan diyor. Yakışıklı değil de konu o değil. Neden herkes zeki diyor anlamıyorum? Hukuk ve psikoloji eğitimi almış biri insanları çok kolay manipüle edebilir zaten. İnsanları kibarlığı, görünüşüyle ve kolu/bacağı kırıkmış gibi davranıp kandırarak bir yere götürüp öldüren adam neden zeki anılıyor? Manipüle etmek sonuçta eğitimini aldığı bir alanda öğrendiği bir şey. Cinayetlerinde zeka içeren bir şey yok, kendi savunmasını kendi yapmış ama sonuçta polisteki robot resmine rağmen stilini değiştirmemiş, hep aynı araçla devam etmiş filan. Çok basit yöntemlerle hapisten kaçmış, bu da hapishanenin önceden uyarılmasına rağmen önlem alınmamasından kaymaklanmış. Ben kendisini kurbanlara kibar, iyi giyimli ve eğitimi biri olarak yaklaştığını görsem de böyle insanları şaşırtacak bir zekası olduğunu düşünmüyorum ama sürekli zekası da övülüyor.
0
cemallamec
(10.07.25)
seri katilleri genelde insanlar zeki, cok titiz ve cok planli saniyor ama böyle bir sey yok.

cogunun yakalanamama sebebi senin söyledigin gibi polisin isgüzarligi, beceriksizligi oluyor. bu da tr'de neden seri katil yok sorusunun cevabi olabilir.

ted bundy les gibi bir aileden geliyor. aile ici siddet, istismar, yani sira kücük bir yerde yasayan aile. bunun üzerine herhangi bir üniversite okumus olmasi bile mucizeyken hukuk gibi rekabetci bir bölümde okumasi en azindan akademik bir zekasi oldugunu gösteriyor bence.

en yakisikli seri katil felix vail'dir. encrypted-tbn0.gstatic.com
0
sonsuz
(10.07.25)
Ben hikayesini tam bilmiyorum da, seri katil demek yakalanmadan bir süre cinayet işlemeyi "başarmış" kişi demek, mantıken bu değil mi, yoksa seri katil olarak isimlendiremezdik?

Bu bizim IQ dediğimiz şeyle ilişkili değildir belki ama kendine has bir zeka gerektirdiği kesin, bu öncelikle kamuflaj stratejisi (ve genel olarak strateji ve planlama) becerilerinin yüksek olduğunu gösteriyor.

İşte kimisi o zekayla dedektif, kimisi polisiye roman ya da senaryo yazarı kimisi de katil oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(10.07.25)
seri katillerin tek zeki olduğu taraf asla şüpheli bir hareket yapmamaları. toplum içinde silik akılda kalıcı olmayan tipler. veya seri katil olduğunu düşünemeyeceğiniz tipler. o yüzde baby face suçlulara da çok rastlanır. metropollerin çok kalabalık olması veya kırsal ve banliyölede evlerin içiçe olmayıp birbirinden çok uzakta olması. ıssız çok fazla yol olması, otostop kültürünün yaygın olması, komşuluk ilişkilerinini birbirine gidip gelmelerinin çok zayıf olması dağda sakin yerlerde göl kenarlarında konaklama vakit geçirme gibi aktivitelerin yaygın olması ve en önemlisi bir zamanlar hiç güvenlik kamerası cep telefonu falan olmaması daha da önemlisi adli kriminal yöntemlerinin neredeyse hiç olmaması ve gelişmemiş olması içgüdüsel olarak katilleri için elverişli bir ortam yaratmıştır. geçenlerde bir yazı oumuştum seri katil döneminin sona erdiğine dair. zeki değiller yani. sadece ortamdan yararlanıyorlar ve izleri sürülemiyordu. insanların zaaafını güven duygusunu kullanıyorlardı.
0
ground
(11.07.25)
Kesinlikle haklısın, yazmıştım hatta: eksisozluk.com
0
halitkin
(17.07.25)
(8)

Yapay zekâ kullanma kültürü

muhayyer divan
SelamYapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum. Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl
Selam

Yapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum.

Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl ediniliyor neye göre neyi seçiyoruz vs hiçbir şey bilmiyorum ve bunlar nasıl öğrenilir onu da bilmiyorum.

Çok büyük zararda miyim?
Evet ise bu işe nerden başlamalıyım, nereden öğrenilir bunlar?
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Öncelikle yapay zekayı doğru kullanmak önemli.

Her dediğini doğru kabul etmemek lazım çünkü yanlış bilgi verdiği oluyor.

Doğru talimatlarla (promt) doğru sonuçlar elde edebilirsin.

Yapay zekayı sadece bilgi edinmek için değil bir topluluğa atılacak bir mesaj için de kullanıyorum ben. Görsel oluşturuyorum. Yazdığım bir yazıyı xxx kriterlerlerine göre olumlu ya da olumsuz açıdan eleştir, diyorum. Önce bir konuda açıklama içeren bir pdf yüklüyorum, bunu oku diyorum. Sonra o pdf’teki bilgiyi içerek bir şeyler soruyorum ya da onunla ilgili çalışmalar yaptırıyorum. Dediğim gibi doğru kullanmak çok önemli. Sınırsız bir kullanım alanı var, yaratıcılık sizin elinizde. Gidip x bilgisi sorarsanız yanlış bilgi de verir.
0
cemallamec
(10.07.25)
Bisiklet kullanmak, yüzmeyi öğrenmek gibi düşünmelisiniz. Bir noktadan sonra bir çok şey refleks haline geliyor, modelin neyi salladığını neyi gözünden kaçırdığını hissetmeye başlıyorsunuz.

Bir kaç yıl önceki arama motorları olsaydı, çok büyük zararda değilsiniz derdim fakat artık bilgiye ulaşmak arama motorları vesaire üzerinden o kadar zor ki, çok ama çok şey kaçırdığınızı söyleyebilirim.

Buraya sorduğunuz soruları direk kendilerine sorarsanız çoğunu açıklayıcı bir şekilde cevaplar. Anlamadığınızda ya da aklınıza yatmadığında anlamadım, beğenmedim vs. derseniz siz anlayana ya da ikna olana kadar anlatır zaten.
0
redlinetheturk
(10.07.25)
Bu soruyu ChatGPT'ye sorarsanız sizi yönlendirir. :)
0
auroraaurora
(10.07.25)
yapay zekalar ilk çıktığında prompt mühendisliği diye bir kavram ortaya çıktı.
yine yapay zeka trendi bu kadar yüksekken bir de "ileride tek bir yazılım dili olacak, o da ingilizce olacak" şeklinde söylemler de çıktı.

bu iki kavram da prompt'un ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor.

düzgün sorarsan düzgün cevap alırsın kısaca.
ama her zaman öyle değil tabi.

yapay zekaların şuan karşılaştığı en büyük sorun halüsinasyon.
yani olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek. çok da yaratıcı bu konuda.
bu var mı derseniz "evet var çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor. hayır ben biliyorum yanlış söyledin yok dediğinizde "evet özür dilerim yokmuş çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor.

günlük ve basit işler için kullanımında bir mahsur yok.
dertleşmek, bana film öner demek, 1923'te ne oldu diye sormak, yemek tarifi sormak gibi konularda hiç bir sorunu yok.

teknik konularda da eğer ucu açık değilse ve her şey netse yine iyi.
ama bilmediği konularda palavra sıkıyor, ona dikkat etmek lazım.

claude.ai, chatgpt.com, grok.com, groq.com gibi yerlere girin ve kullanın. zamanla az çok anlarsınız. hatta onlara "seni en efektif nasıl kullanırım, halüsinatif yanıtlarından nasıl kaçınırım" şeklinde de sorabilirsiniz.

işiniz ne bilmiyorum ama işinizle entegre çalışırsanız yanınıza bir eleman almış gibi davranabilirsiniz. ona yaptırın, siz kontrol edin.

bazı ai chat-bot'larının masaüstü uygulaması da var ve sizin için kağıt kürek işlerini de halledebiliyor.

--
kısa cevap:
chatgpt'ye (claude, grok, groq, deepseek, vs..) girin ve buraya sorduğunuzu ve benim eklediklerimi oraya yazın. güzel güzel anlatır.

edit:
bak sorunu chatgpt'ye sordum. başlangıç için tatminkar yanıtlar verdi
chatgpt.com
(daha iyisini yazmıştı ama sorun oldu ve yazdıklarını sildi. bu ikinci yanıtı. uzun yanıtlarda bazen sohbet yarım kalıyor -ya da ağzından bir şey kaçırıyor- ve sonra sohbeti geri alıyor)
0
biseysorcaktim
(10.07.25)
annem 66 yasinda chatgpty'ye gezi programi, yemek tarifi, hastalik analizi falan yaptiriyor.
gecen kaloriferi yapay zekaya sorarak tamir etmis.

sevmiyorum :SSS kadar gerici ve sacma bir sebep olamaz. ögrenmemissin. simdi dogru yoldasin :D
aklina gelen sorulari yaz iste bu kadar. google in daha iyisi.
verdigin tasklar da cok karmasik degilse onu da yapiyor.
cok güzel özet cikartiyor.
tez yazmak icin ideal.
isle ilgili cok detay senaryolari yapamiyor. assumptionlari yanlis yapiyor.

insan faktörü elimine edilemez -rahmi koc
0
sonsuz
(10.07.25)
yapay zekayı arama motoru gibi kullanabilirsin.
0
duyuruuser
(10.07.25)
@sonsuz

Sebebim gerici veya saçma değil, hoşlanmadım, bu kadar. Bunu eleştirmen için sormadım soruyu. Beni eleştirin dediğim zaman yerden yere vur tamam, bu yaklaşımların çok itici.

@sivri sinek

Kullanmadım, kullanmak istemedim, hoşlanmadım. Bilmiyorum açıklayamadığım bir mantıksızlık, bir yanlışlık var bana göre. Belki rahatsız da oluyorum, anlatamıyorum. Birileri gerici demiş, gericilik kendi zihninde onun.

@auroraaurora

İşte beni huzursuz eden rahatsız eden yaklaşımlardan biri bu. Her şeyi bırakıp dümdüz yapay zekâ ile çalışmak. Her şeyi ona sormak, başka kimse yokmuş gibi, tecrübe yokmuş gibi, hepimiz robotmuşuz da hiçbir farkımız yokmuş gibi. İyi ki böyle yazdın, bu huzursuzluğumu bulmama yardım ettin.
0
🌸muhayyer divan
(10.07.25)
endişelerinize hak veriyorum.
çok tembelleştiriyor.

aichatbot'lar yaygınlaştığından beri ingilizcem de türkçe ifade biçimim de geriledi.
yarım yamalak cümle yazıp "al bunu düzelt" diyorum, düzgün cümle yazmaya çalışmaktansa.

yine de bunun çözümü ai tool'lardan kaçmak değil.
onu bir çırak gibi görüp (hatta çırak gibi yetiştirmek mümkün) işte yardımcı olarak kullanmak en iyisi.

bazı konularda fikir veren bir danışman, ama çoğu zaman da angarya işlerini yaptıracağın bir alt çalışan olarak konumlandırmak sağlıksız olmaz.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
(23)

Çerez izlemeklik hangi Türk dizisi?

buff
Ya evde mutfaktayken, temizlik yaparken, işte spor yaparken falan arkada dönsün, kulağıma sesi gelsin, yemek yerken oturup bakayımlık bir Türk dizisi neye başlamalı? Aşkı memnu'ya 18.kez başlarsam ciddi akıl sağlığımı yitiricem çünkü. Çok bölümlü olsun, bitti diyip yeni birşey aramak zorunda kalmaya
Ya evde mutfaktayken, temizlik yaparken, işte spor yaparken falan arkada dönsün, kulağıma sesi gelsin, yemek yerken oturup bakayımlık bir Türk dizisi neye başlamalı? Aşkı memnu'ya 18.kez başlarsam ciddi akıl sağlığımı yitiricem çünkü. Çok bölümlü olsun, bitti diyip yeni birşey aramak zorunda kalmayayım hemen. Tabi çöp de olmasın. Eskilerden de olur. Sararsa oturur düzgün düzgün izlerim de.

Öneriler?
0
buff
(09.07.25)
kizilcik serbo tabii ki.
yaprak dökümü de efsane bir dizi.
0
sonsuz
(09.07.25)
Kral Kaybederse
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
kurtlar vadisi ilk 97 bölüm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Şerbo ile yaprak dökümünü izledim.

@karim iceride, bunu ciddi düşünüyorum.
0
🌸buff
(09.07.25)
ru da olabilir
0
sonsuz
(09.07.25)
işler güçler, kardeş payı.
0
orient blue
(09.07.25)
gülbeyaz
0
nolmus yani
(09.07.25)
Ufak tefek cinayetler
Avrupa yakası
Yalan dünya
Ezel
Yabancı damat
İstanbullu gelin
0
mor oje
(09.07.25)
Ekmek Teknesi
Hayat Bilgisi
0
michael_knight
(09.07.25)
Asmalı konak
0
duster
(09.07.25)
Hatırla Sevgili diyeceğim ama çerezlik dizi kategorisine giriyor mu, bilemedim.
0
fraise
(09.07.25)
Leyla ile Mecnun
0
kimlanbu
(09.07.25)
Yasak elma
0
kuehles blondes
(09.07.25)
hekimoğlu
0
beatbox yapan metalci
(10.07.25)
Düzgün izlemek için:
(bkz: Galip Derviş)

Monk dizisinin çok iyi uyarlamasıydı bence.
0
nhk ni youkosu
(10.07.25)
Çok eskilere giderim derseniz Bizimkiler, Süper Baba ve Kara Melek. YouTube'da var sanırım.
0
auroraaurora
(10.07.25)
ikinci bahar. ben zamanında full izlememiştim bunu, geçenlerde başladım. ama tüm bölümler yok youtube'da, yavaş yavaş yüklüyorlar son birkaç gündür.
0
shadowfollower
(10.07.25)
Kesinlikle tatlı hayat
0
etna
(10.07.25)
Ruhsar tabii ki. Sırayla izleme derdi yok. Bi önceki bölümde ne oluyodu ya derdi yok.
10/10 dizi. Türkiye'de çekilmiş en en en iyi iştir bence. Esprileri, 90'lar ruhunu hala dibine kadar yansıtması, zaman zaman politik şakaları.. Ne diyebilirim bilmiyorum bayılıyorum o diziye.
0
matilda
(10.07.25)
7 numara
0
since1907
(10.07.25)
evdeki yabancı
yarım elma (janset'in dizi)
0
deranzo1
(10.07.25)
ekmek teknesi www.youtube.com
bir dilim aşk www.youtube.com
ikinci bahar www.youtube.com çerezlik değil gerçi ama takip etmek gerekebilir
0
exlibris
(10.07.25)
kızılcık şerbo son zamanların hiti diyebilirim.
0
Suursuz
(10.07.25)
(14)

Sözlükteki evlenme konusundaki başlık ve benim durumum

bonaparte
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımd
Sol Frame de yine 3x evlenmeyin başlığı hortlamış ben de 39 yaşında bir erkek olarak ne nişan ne söz ve de evlilik yapmamış ayrıca 15 senedir de hiç ciddi ilişkisi olmamış birisi olarak değişik duygularla okuyorum başlığı kendi durumu yazmak istiyorum ama özel konu olduğu için yazamıyorum. 20 yaşımdan beri psikolojik tedavi alıyorum (konum yurt dışı) hatta o kadar izole yaşıyorum ki bu işler nasıl olur, insanların kendi aralarındaki ilişkileri bile unutmuş haldeyim bayağı paslanmış haldeyim.

Ama arkadaş biri ile bir ilişkiye başlamak yürütmek için en önemli şey sağlık o da ben de yok. Ben de evlenmek isterdim yaşadığım yer küçük Almanlar ile kültür farkı kendini belli ediyor Türk kızları ise yok gibi burada ayrıca boyumda uzun değil bir de ondan kaybediyorum sanki. Bir de bizim evliliğe ayrı bir anlam yükleyen köhnemiş kültür. Ne olacak bu hal.
0
bonaparte
(09.07.25)
"Boyum uzun değil" ile "boyum çok kısa" arasında çok fark var. Kime göre neye göre'den tut, senin boyuna göre insanlar da var bu hayatta'ya kadar uzar.

Umutsuzluk güzel ve yapıcı bir şey değil, onu bir kenara bırak. İçinde evliliğe ya da sevgi almaya karşı direnç var mı onu öğrenmeye çalış. Direnç varsa evlenemezsin, sevgi alamazsın, veremezsin. O direnci kırabildiğinde işler değişecek.

Kültürümüz köhnemiş falan da değil bu arada, evliliğe önem vermek köhnemek değildir. Bugün o on yıllardır taklit ettiğimiz Amerika'da bekaret bile yeniden gündemde, yeniden değer görüyor. Konuyu anlamaya çalışmak yerine kötülemek sana eksi getirir.

Kadınlar evliliğe önem verirken senin evliliğin önemsenmesini kötülemen kadınları senden elbette uzaklaştırır. Yapma bence.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
Evlenmeyin diyenlerin cogunlugu les gibi evlilik hayatina sahip olanlar. iyi bi kafa ve ten uyumu yakaladigin bi insan ile evlilik gayet keyifli bi seydir bence. Tabii bizim toplumumuzda evlilik de cok zor o yuzden kafa yapina, enerjine uyan birisiyle anlasirsan sahane bi seydir diye dusunuyorum.
Boy mevzusuna da eger cok kisa degilse takilma derim.

Birazdan damlar yurtdisinda yasayip turk kizi mi ariyorsun diyen cakma redpillciler, iste tam onlar evlenmöyüünn diyenler asdsfafs
0
sey mi dostum
(09.07.25)
evlenenler de bosaniyor zaten takma kafaya. :)
önemli olan kafa dengi birini bulmak. yoksa evlenmissin, nisanlanmissin, damda yasamissin ne fark eder.

ne tarz bir psikolojik tedavi görüyorsun bilmiyorum ama kendin gibi o rahatsizliga sahip birini de bulabilirsin. her türlü grubun özel dating appleri de olabiliyor. bunlar bahane degil.
0
sonsuz
(09.07.25)
almanya’da küçük şehirlerdeki türk profilini bilirim. aralarından sevgili olunacak birini bulmak çok zor. ama illa ki yakınında büyük bir alman şehri vardır. uygulamalardan birileriyle eşleşebilirsin. artık insanlar çoğunlukla internetten tanışıyor, yaşadığın yerin çok da bir önemi yok. boyum uzun değil vs.’yi dikkate almıyorum. botun uzun değilse sen de kendin gibi boyu uzun olmayan biriyle sevgili olursun.
0
sir gawain
(09.07.25)
Almanya'da evlilik yapamıyorsan Türkiye'de hiç yapamazsın. Konu evlilik olunca Türk kültüründe damat cash cow olarak görülür.
0
runaway
(09.07.25)
kime göre neye göre diyen kim varsa şaşmaz, cahil çıkıyor. Arkadaşlar boyum uzun değil diyor ya burada, açıklamış kendisine göre uzun değil ve oradaki insan ortalamasına göre demiş. Direnç falan yok ulan. Ufak bir yerde suriyeli gibi gezen birinden bahsediyoruz. İşin zor. Çevre vilayetlerde dene şansını, dating appsleri dene.
0
Shepard
(09.07.25)
medeni kanunu okuyan herkes evliliğin sadece kadınlara yarayan bir sözleşme olduğunu bilir. yargıtay evlilik kurumunun ipini çekmiştir. 4320 bile kalkmış yerine 6284 gelmiştir. bu ahval ve şerait altında evlilik akdi imzalamak yalnızca evlenmeden sex yapamayan beta bir loserın yapacağı iştir. üstelik o akit, aldatılmasından kendisini korumayacağı gibi eski karısının yeni sevgilisine sponsor olmasından başka bir işe yaramayacaktır.

40 yaşında bir erkek için türk kadınının yapacağı 2 tane yorum var:
1) 40 yaşına gelmiş ama ilişkisi olmamış, acaba gey mi?
2) bu yaşa gelmişş hala "birikim" yapmamış, sizce evlenilir mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Evliliğin kendisinde sorun yok.
Asıl sorun, evliliğin ne uğruna ne için yapıldığı ve evliliğe hangi mana verilerek bu yola çıkıldığıdır.

Anlık heves uğruna tüm manasıyla yatak odasına sıkıştırlan ve karşı tarafın maddi varlığı için yapılan evlilikler hiç az değil. Boşanma sebeplerine bakıldığında da bu görülüyor. Aşdarmalwr cabası.

Diğer yandan ise maddi imkanları çok olan karşı tarafın , kendisini aldattığını bilerek evliliğine devam eden ses çıkarmayanlar da var. Boşanmaması ise yuvayı kurtarmak istediğinden değil, maddi açıdan bulunduğu level'in altına inme korkusu.

Sen sözlüğe bakma.
Türkiye'ye gel evlen. Bireysel takılan Avrupa beslediği bir kedisitle yalnız ölmeye mahkum şu sıralar.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Sözlükteki başlık ile senin durumun ayrı ayrı şeyler bence anlattıklarına bakınca.

O başlıkta yazanların bazıları bizzat ve/veya cevremde gördüğüm örneklerden, bazıları zaten kültürel/genel şeyler olmasından, bazıları daha spesifik kişisel deneyimlerden bahsediyor. Dikkate alınacak şeyler de var alınmayacak şeyler de var vs.

Senin öncelikli sorun iliskisizlik ve nerede nereden kiminle tanisacaksin bulunduğun yerde sanki. Once buna bir bak evliliğe sonra gel. Yoksa kendi durumun daha cozumsuzlesir, oturup evliliğe aşırı anlam yükleyen köhnemiş kültürü kisisel olarak düşünmeye daha zamanın var :)
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
bu kadar evlilik nefreti dolu insanlari ozetleyeyim, les insanlar kendilerine benzer les insanlari buluyor, sonra hem kendilerine hem karsilarina hayati zehir ediyorlar.

erkeklerin bazilari net bir sekilde, iliskilerinde karsi tarafa "eskort" muamelesi yapip, sonrasinda karsiliginda ask bekliyor trajikomik bir sey.


asil mesajinizin cevabina gelirsek, evlilige o kadar anlam yukleyen bir kultur yok aslinda. bence bitmek uzere. birlikte yasayan cok cift var cevremde.
0
aguen
(09.07.25)
hocam evlenmek istemiyorsan evlenme. ben 32 yaşındayım, yaşıtlarım kaçıncı çocuğunu yapıyor. benim umrumda bile değil valla. evlenmek istesem çoktan evlenirdim. çocukları severim ama çocuk bakma işi kesinlikle bana göre değil. yeğenler iki haftadır bizde, valla daraldım. bir de aynı kişiyle ömür geçmez. insan yeri geliyor kendi anasından babasından sıkılıyor, karısından mı sıkılmayacak. bekarlık gibisi yok kim ne derse desin. yalnızlık kötüyse beraber yaşarsın olur biter. imzaya gerek yok bence.
0
nothing in my way
(09.07.25)
Evlilik akıl sağlığı yerinde birisinin bile ayarlarını bozabilecek kadar yoğun bir sorumluluk. Çok hevesliyseniz evlenmeden önce birlikte yaşamayı deneyerek başlayın.

Mental gücü kendinizde bulamıyorsanız durumunuzu daha da kötü hale sokmanız olası, yatırım tavsiyesi değildir.
0
kimlanbu
(09.07.25)
39 yasinda hic evlenmediysen ve cocuk yoksa, ekonomik olarak hayvan gibi rahat hatta bagimsiz olmalisin. En az 15 belki de 20 senelik bir is hayatindan bahsediyoruz sonucta. Mesela sen simdi 27 yasinda guzel bir hatuna, evde oturup rahatca cocuk buyutmesini vaad etmelisinki 39 yasindaki biriyle evlensin.

Yani bu yasina kadar hic evlenmediysen bunun ikamesi zengin olmak olmali. Ben 35 yasindayim ve o yoldayim. Bu yasimda bende bakacaklari en onemli kriter finansal durumum olacaktir, tip, agzin laf yapmasi, serserilik degil.
0
baldur2
(10.07.25)
evlilik gayet güzel bir kurum. tabi iyi insanlar ve iyi ailelerle karşılaşınca
0
Hallegadola
(11.07.25)
(3)

google translate'in otu çoku çevirmesi

ahmet oturum cerezi
durduramıyorum. bu dili asla çevirme dediğim ne varsa çeviriyor, çoğu sitede orijinal sayfayı değil de örneğin xtz-wiki-translate.google.com filan gibi saçma sapan linkler görüyorum. çıldırmadan önce bunu nasıl çözeriz?
durduramıyorum. bu dili asla çevirme dediğim ne varsa çeviriyor, çoğu sitede orijinal sayfayı değil de örneğin xtz-wiki-translate.google.com filan gibi saçma sapan linkler görüyorum. çıldırmadan önce bunu nasıl çözeriz?
0
ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
browser ne?

chrome'sa chrome u sil tekrardan kur. ya da firefox'e falan gec tamamen.

bir bug var belli ki.
0
sonsuz
(09.07.25)
Firefox'ta aynı şeyi yaşıyorum. Linke tıklamadan önce dikkat ediyorum artık çünkü otomatik olarak çevrilmiş sayfa olarak hazırlıyor linki. Altındaki orjinal sayfayı göstere basıp gidiyorum bağlantıya. Ayarları kurcalamadım hiç ama :/
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(09.07.25)
tüm browserlarda bu sorunu yaşıyorum. iki farklı bilgisayar (win10 ve macos) ve her birinde hem chrome hem firefox.

ilk iş çeviri yapıyor zaten, tarayıcıların ayarlarından kapatıyorum. sonra arama çubuğundaki translate şeysinden asla çevirme yazan ne kadar varsa seçiyorum. sil kur sil kur yalama oldum.
0
🌸ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
(4)

2024-2025 en iyi filmler

isminivermekistemeyensuser
Son zamanlarda izlediginiz kesinlikle izlenmesi gereken filmler neler? 2024 sonrasi yapimlar ariyorum. 2024 den sonra dizi oyun derken pek film izlemedim gibi :)var mi soyle kesin izle cok iyi dediginiz aklinizda kalan filmler
Son zamanlarda izlediginiz kesinlikle izlenmesi gereken filmler neler? 2024 sonrasi yapimlar ariyorum. 2024 den sonra dizi oyun derken pek film izlemedim gibi :)

var mi soyle kesin izle cok iyi dediginiz aklinizda kalan filmler
0
isminivermekistemeyensuser
(09.07.25)
challengers
nosferatu
sinners
anora
the substance
warfare
companion

hiçbiri şaheser değil, eh iştelik filmler. bu sene ve geçen sene bayıldığım bir film çıkmadı.
0
sir gawain
(09.07.25)
Kinds of Kindness
Bring Them Down
Şişli Kız
0
auroraaurora
(10.07.25)
Beter böcek 2

Eğlencelik, yaz akşamı sıkmayacak bir film. izlemediysen ilkini izle önce
0
grimavi
(10.07.25)
Mickey 17
0
sonsuz
(10.07.25)
(24)

Hayatınızı devam ettirme motivasyonunuz ne?

ceann deas
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsis
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsist bir anne ve kendi annesinden bosanamamis sorumsuz surekli dolandirilan bir babanin ürünüyüm. Hayatım hep maddi manevi kisitlanmak ile gecti. Hicbir zaman yeni seylere cesaretim olmadi cunku basim belaya girse kosabilecegim arkamda duracak kimsem yoktu. Hic sorun cikarmadan buyumek icin kendimi her seyden kistim en ufak sorunda annem kendini yataklara gomup senin yuzunden boyle oldu senin yuzunden olecegim diye manüple ediyordu. Her isimi kendim gordum. “Kiz kismi orospuluk haric her seyi bilip yapacak orospulugu da bilecek ama yapmayacak” denilerek buyutuldum. Yurumeye basladigimdan beri tarla ekme bicme kazma ormandan odun tasima cati tamiri kum cimento tasima siva boya her ise kosturuldugum icin boyun duzlesmem ve ciddi sirt bel agrilarim var.

28 yaşıma geldim. Son 3 yildir calistigim icin maddi olarak kismen bagimsizligim var. Yine de aile evinde yasiyorum istanbulda kira karsilayacak sifirdan ev kuracak getirim yok. Annem kendi aldigi evlerden birinde yasiyor sadece kis aylarinda geliyor. Babam eve 2-3 gunde bir alsamlari geliyor. Evden remote calisiyorum. Hikaye buydu.

Simdi sorum su hayata o kadar gec kalmis ve tecrubesiz basladim ki arkadas edinemiyorum. Maddi bagimsizligimi kazanana kadar arkadasim olmasi yasakti. Annemin kafasinda disari bi cay icmeye bile ciksam butun masanin hesabini odedigim gibi bi senaryo vardi ve bu dusunceye tapiyordu resmen. Arkadas masraf disari cikmak masraf yurumek bile masraf ya yururken susayip su alirsam? Hayatimin buyuk bir kismi evde oturarak gecti. Arkadas edinmeye calistigimda masada herkes cocukluklarini gezdikleri gordukleri yerleri anlatirken benim anlatacak bir seyim olmadigi icin susup oturuyorum. Her seyi kendim hallettigim icin esnafla resmi kurumlarla konusmayi bilirim ama sosyal sohbet bilmem anlamam. Sacmaliyorum anlatacak bir seyler bulamiyorum insanlar garip davranislarimi gorup uzaklasiyor. Gozumun onunde is yerindeki bütün ekibim birbiri ile bulusuyor gorusuyor asla bir yere cagirilmayan tek kisi benim. En kotusu de ekipten birinden 3 yildir cok hoslaniyorum. Benim karekterimin tam tersi oldugu icin muhtemelen asiri disa donuk ve cok rahat bi hayat gecirdigi icin ona olan merakim yuzunden olan bir sey bu. Tahmin edersiniz ki ona bunu beli de edemiyorum. Gorudugum anda put gibi duruyorum. Naz cilve bunlarin hicbiri yok tabiki dduz duvar gibi beton gibi biriyim.

Acikcasi bu saatten sonra da toparlayacagimi sanmiyorum son bir yildir aklimda surekli intihar dusunceleri var. Psikoloğa da psikiyatriste de gittim klasik şemani cizelim ya da sosyallesmeye calis tavsiyeleri daha cok sinirim bozuyor şemamın zaten farkindayim sosyallesebilsem sana neden geleyim? Ya da antidepresan kullanmak istemiyorum. Direk yok olmak istiyorum aslinda. Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum. Son bi iki aydir calisamiyorum da bilgisayar basina oturdugumda kusasum geliyor. Hayatimi devam ettirmekte cok zorlaniyorum. En kotusu ve belki yargilayacaginiz kisim da annemin babamin yaslanacak olmasi ve onlara bakacak tek kisi ben olacagim icin basima kalmalari. Benim hicbir ihtiyacimi karsilamayan ben hastalandigimda bile bakmak yerine okula gonderip aman evde tek basina olmesin okulda hic degilse ogretmeni ilgilenir diyen insanlara bakmak istemiyorum. Onlar elden ayakta. Dusmeden yok olmak istiyorum. Soru soru baglamindan cikti iyice karisik anlattim ama durum bu. Ne yapacagimi bilmiyorum.
0
ceann deas
(09.07.25)
Başka bir şehre ya da ülkeye taşınma ihtimalin var mı?
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
öncelikle her yeni gün umut ve aydınlık demek. bir sonraki gün bugünkü fikirde ve bakış açısıında olmayacağım ve bugün kötü hissediyorsam yarın iyi hissedebilirim. yaratıcı beni kimse için göndermedi ona da bir ahde vefa borcum var. yaşamnın kendisi umut ve motivasyon,nefes alıyor olmak.bu ilahi gücü düşünüp la ilahe diyip tekrar ve tekrar güne başlıyorum. yolun sonu selamet en azından emaneti rabbime teslim ettikten sonrası iyi olsun. ömür zaten çok kısa öyle böyle geçecek sıkıntılar diyorum.
0
Suursuz
(09.07.25)
Malesef ne cesaretim ne de gucum var. Kendime bi araba aldim onu satip maddi gucu saglayabilirim belki ama orada da ayni sey olacak evimi tutup dosedigimde yine kimse ile konusup tanisamayacagim. Sorun cevremde degil benim temel iletisim yeteneklerimin olmamasinda. Sadece okulda insan goren 24 yasina kadar kimse ile muhabbeti olmayan biriyim. Haftasonlari yaz tatilleri okul onceleri sonralari evde tek basima oturuyordum televizyon izliyordum sadece. Bi ara bilgisayar oyunlarina bagimliligim oldu onu yendim onu yendigimden beri hayatimin rezilliğinin daha cok farkina varip bir seyleri degistirmeye calistim ama basaramadim.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
Güzelim sen anne babandan uzaklaş, gerisi gelecek.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
@edmond 4 bile olmus olabilir. 3 haftada bi ofise gidersek goruyorum sadece bir de duruma bu vahimlikten bak. Bu arada dedigim gibi esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum. Son bi yildir oyun bagimliligimi yendigimden beri bazen ara ara cikip tek basima bir seyler bile yiyip icmeye basladim. Ama insanlarla yakin/sosyal iletisim kuramiyorum. Temastan kaciniyorum. Muhabbetim yok.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
1. ailene bakmak zorunda degilsin. bakima muhtac bir insan zaten bakim evine gitmeli. evde yeterli destegi göremez. kendi kendine yetecek ama yine de yardimciya ihtiyac duyuyorsa bakiciyla yasiyor. nerden cikiyor böyle bir düsünce? ayrica da allah korusun.

2. 28 yasinda gencecik, eli ekmek tutan bir kadinsin. bunun kiymetini bil. sosyallesmek icinse ne yapabilecegini düsünelim. Spor mu denemek istersin, sanat mi gezi mi? mesela kahve icmeyi seviyorsan bir is arkadasina ögle yemeginden sonra kahve alalim mi demek icin seni tutan ne? ya da pek istemiyorsa da gel yhaa ben ismarliyorum dersin gelirler zaten. masterchef izliyorsun sanirim. yemek kursuna gitmek istemez misin? birlikte yemek yaptigin sonra birlikte yenilen kurslar var.
dünya mutfaklari gibi bir seye katilabilirsin.

pazartesi ofise gelince de ee naptin, haftasonun nasildi dersin kendi yaptiklarini anlatirsin, karsi tarafi dinlersin. eger biri bu hafta persembe tiyatro bileti aldim dediginde cuma günü ee niyatro nasildi yhaa dersen mesela karsi tarafi önemsedigini belli edersin.

3. 3 yil platonik olarak birinden hoslanamazsin. saglikli bir iliskide her sey karsilikli olur. tek tarafli olmaz. bunu asla unutmaman lazim. ben senin yerinde olsam dating app acar datelere cikardim.
0
sonsuz
(09.07.25)
Hocam sosyal olmak illa fırlama olacaksın, dışa dönüş olacaksın diye bi' durum sözkonusu değil öncelikle. Bence sana ilgi duyan, hoşlanan biri olursa sohbetin çok güzel olmasa bile seninle vakit geçirmekten hoşlanır, ilişki dediğini şey daima birbirinize bi' şeyler anlatıp güldüreceksiniz demek değil, bazen beraber konuşmadan da çok güzel vakit geçer.
Onun dışında çok klişe gelecek ama karakterinizi bilmesem de spor tavsiye edeceğim ben. İnsanda her türlü olumlu gelişmeyi sağlıyor, spor deyince buna günlük yürümeyi bile dahil ediyorum, body mody yapmam lazım gibi düşünmeyin. Belli bir seviyenini üzerinde yaparsanız özgüveninize de acaip etkisi oluyor. Kitap okumak mesela yine dolaylı yoldan özgüven artışı sağlayan bi' şey,
Mesela boş boş yürümek bile olsa kendinizi dışarı atmanız lazım, eve kapanmak burda sorun olabiliecek bi' şey.

adım atmak iyidir hocam.
0
kumandanim
(09.07.25)
ben de uzuuuun uzun yazardım ama "esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum" bunun üzerinden kendine bir kariyer yolu açabilirsin. kendi ayakları üzerinde, kimseye ihtiyaç duymayan, tek taşını kendi alan tek başına kendi takan kadın olabilirsin.
0
onheil
(09.07.25)
düşmanlarımı öldürmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Öncelikle uzun vadeli düşünme, bunları aklından sil artık annen baban ayaktan düşene kadar yine 10 sene 15 sene en az var. Bu o zamanın derdi olsun. Senin derdin kısa vadeli başarılar, kazanımlar deyim yerindeyse zaferler. Öncelikle arkadaş çevresi ve sosyalleşme, bunun için adım atmadan olmuyor. Ofiste senin gibi biri var bakıp bakıp duruyor ben geçerken, yanına geldiğimde donup kalıyor. Ben adım attım ve tanıştım. Aramızdaki o gerginlik geçti. Cesaret edeceksin her an değil bir tane minik hedef. Üstüne koya koya bir bakmışsın davetlere yetişemiyorsun, kendini hiçbir şey için üzmeye değmez, emin ol senin yaşadığının çok daha fazlasını yaşadım, çocukluk ve ergenlik döneminde. Başkası yapıyorsa ben de yaparım, bunu oturtmuştum zihnimde uzun zaman önce. Üstesinden gelemeyecek, intihari gerektirecek hiçbir şey olamaz. Şimdi dramatik değişiklikler zamanı değil, bunu hedefleyerek hayatı kendini zehir etme.
0
gabe h coud
(09.07.25)
Aboooo aileye bakma kısmını çok iyi anlıyorum. Çok basit bir şey diyeceğim. Buradaki psikolojik delilere bakma. Aileni bırak, uzaklaş diyorlar. Buna vicdanın el veriyorsa veya sensiz maddi olarak yapabiliyorlarsa yap. Yoksa bu durumu kabullen ve maddi gücünün verdiği özgüven, güç, rahatlık ile kafana göre takıl ama ailenin de ne olduğunu bilerek. Sallıyorum baba kumarbaz. Senden borç istedi. Verirsen paran gelmeyecek. Anan kızımı şey edecekler diye ortamlara girmeni istemiyor, ama gireceksin ve söyleyeceksin de. Yani yüzleşeceksin, biraz savaşacaksın anneyle bu konularda ama sonunda kazanacaksın. Çünkü alışacak. Alışmazsa da umursamayacaksın, neden? Çünkü denedin.

Kısaca kimseyi değiştiremezsin ama duruma adapte olmalısın. Sosyalleşme kısmında ise, benim anlatacak bir hikayem bile yok diyorsan harbiden öyledir. İnsanlarla takılmaya başla, sallıyorum yürüyüşe çık gruplarla. Ofise daha sık git, ben de geleyim olm ben hiç miyim eki eki gibi hareketlerle katıl. Bir yerden sonra hikayelerin olacak.

İntihar boş iş. PSİKolog, psikiyatri boş iş. İlaç boş iş. Sakın bu tuzaklara düşme. Güç içinde. Ciddi diyorum bunu. Bu sorunların daha hızlı bitmesi için bolca para işi kolaylaştırır da diyelim.
0
Shepard
(09.07.25)
Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum.; böyle demişsiniz ya, bu annenizin isteği anlattiklarinizdan anladığım, sizin değil.

Sosyallesmemeniz de annenizin isteği.

Böyle devam ederseniz yok etmiş olacaksınız zaten kendinizi.

Hedefi yüksek koyarsanız her şey yapamadım olmuyor gibi gelir. Ee nereye gidiyorsunuz ben de geleyim mi falan davet ettirin kendinizi gerekirse.

Sözlük vs.den hemcinsiniz online birileri denk gelirse de çaya kahveye çağırın baktınız muhabbet uyuyor. Deneye deneye değişir. Bazı şeyleri de biraz abartmayı ya da uydurmayı öğrenin.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
yazdığın hiç bir şey senin suçun değil. dimdik kalmışsın, nefes almışsın, kimseye yük olmadan tek başına ayakta durmayı öğrenişsin. bu bile mucize, çoğu insanın yapamayacağı bir şey. kendine kızacağın bir şey yok.

şu kişiye hissettiklerin de gayet insanca ama onun hayatının rahat, tasasız olduğunu düşünmen belki de sadece dışarıdan öyle göründüğü içindir. onun da içinde ne kırgınlıklar vardır. bilemezsin. senin ona ilgin, yaşayamadığın gençliği görmenle ilgili bence. bir yandan ona yakın olmak istiyorsun, bir yandan da onun dünyasına ait olmadığını düşünüyorsun. put gibi kalmak, dilinin tutulması, naz cilve yapamamak.. bunlar senin suçun değil ki? hayat sana böyle roller öğretmemiş. sen hayatta kalmayı öğrenmişsin. ama şunu bil, kimse birini sadece cilvesi için sevmez. gerçek sevgi, dürüst bakışlarla ya da samimi gülüşlerle kurulur. biri seni sadece eğlenceli, neşeli olduğun için sevecekse o kişi sana göre biri değildir zaten. sen derin bir insansın. yaraların var, hikayen var.. ve bu seni "az" yapmaz. tam tersine çok daha özel biri yapar. kendini hırpalamana gerek yok. sen duygularını yavaş yavaş, kendin gibi, sakince yaşa. gerekirse hiç açılma ama kendini de aşağı çekme, üzülme. hayat sana beklenmedik yerlerden küçük küçük kapılar açar. sen yeter ki kendini "ben beton gibiyim, kimse beni sevemez" diye mühürleme.

sana sosyalleş diye klişe bir şey söylemeyeceğim. ama gerek burada, gerek başka yerlerde bir dolu insanın seni ilgiyle dinleyeceğini tahmin ediyorum. insanın bazen tek ihtiyacı anlaşılmak oluyor. konuş. anlat. tanımadığın insanlar da olsa anlat. birisi seni anlamasa bile, sen kendini daha iyi anlarsın.
0
co2s2
(09.07.25)
bir bumble açıyorsun, bilip yapmadığını yapıyor ve biraz rahatlıyorsun. yok olmak, ölmek istemek bunlar olağan düşünceler -hele hele bu memlekette, hayatta kalmak ise içgüdüsel. biraz primitif yanınla ilgilenmek iyi gelir.
0
ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
çözülmeyecek bir derdin yok da yılların verdiği bunalmışlık ile nasıl hareket edeceğini kestiremiyorsun doğal olarak. önce kafayı bir toplayıp toksik insanlardan uzaklaşman lazım. tek başına çıkamıyorsan bir ev arkadaşı bulursun.
0
orpheus
(09.07.25)
borçlarım :D
0
baldan kaymak
(09.07.25)
Yaşamak mükemmel bir şey bunun için ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyorum yaşamanın bizzat kendisi motive ediyor beni, senin de eminim süper dertlerin vardır ama tadım kaçmasın diye okumadım hakkını helal et.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
Eğitimin nedir bilmiyorum, yapabilir misin bilmiyorum ama devletin memuriyet sınavlarına girip Anadolu'ya atanırsan bu derdin epeyce hafifler diye düşünüyorum.

25 yaşımdayken Elazığ'a atandım, tanıdığım kişi sayısı tam olarak SIFIRdı. Anneannemin belki 60 yıllık arkadaşının da asker arkadaşının yardımıyla bir misafirhane bulup 1 yıl kaldım. Toplam 8 yıl kaldım orada, benim arkamı arayan, beni koruyup kollayan kimse olmadan 8 yıl, kadın başıma, tek başıma yaşadım, memur olarak.

Zor muydu, zordu. Ama başardım mı başardım. Sen de yaparsın ve vakti gelince tayinini daha sevimli daha iyi bir yere de aldırırsın. Ailenden uzaklaşmış da olursun, çevre de yaparsın, maddî olarak kendini daha bir sağlama almış da olursun.

Bi dene derim. Konuşmak istersen sık sık uğruyorum buraya, konuşmaktan memnuniyet duyarım.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
yakın cevremde cok tanidigim var,
benzer konular üzerine sıkıntı icerisinde,tek değilsin.

problemlerini kendine saklama ,
böyle ifade etmen çok guzel,

Herseye bir çözüm bulunur,
bak 20 kisi senin degerli oldugunu anlatmaya calisiyor,

Kiz kardesimle birlikte ara sokaktan carsiya dogru ilerliyoruz,

Motorsiklet gecti yanimizdan,
Üzerinde bir oglan arkasinda da bir kiz vardi,

gecerken motorsikletin arkasinda oturan KIZ bagirdi,
Coooookkk güzelsinnnn...

Gülüstuk,hosumuza gitmisti..
Tanimadigin birisi olumlu bir eylemde bulununca yada karsindaki kisi tebessüm ediyorsa,
ilk basta gülmesen bile,
zihninin ici gülüyor,bu nu bebeklerde daha net görebilirsin,
anne bebek iliskisi,
annenin mimiklerine göre bebek tepki veriyor,
Bizi o bebekten ayiran sey,önyargimiz
önyargilarindan kurtul,
Sevgi paylasildikca cogalir.
Sen değerlisin...
0
designer
(09.07.25)
Çözüm kolay ya kafanda büyütme.
hemen bulunduğun şehirde bir tane aktive topluluğu buluyorsun.
örnek olarak aşağıdakiler olabilir;

İngilizce konuşma topluluğu
Seramik/toprak yapma
Dans kursu
Eğer bulabilirsen senin ilacın budur: drama/tiyatro topluluğu/kursu.
satranç kursu bile olur.

ilk aklıma gelenler bunlar. ilk önce böyle bir topluluğa girip arkadaş edineceksin, sonra devamı gelecek zaten.

Bu saatten sonra da ailenin ne dediğine takılıp kafanı yorma.
0
duyuruuser
(10.07.25)
Asla pes etmemek gerektiğine inanıyorum. Insanın kendisi de, çevresi de, içinde bulunduğu koşullar da değişebilir. Naçizane tavsiyem spora ağırlık vermeniz. Fitness + grup sporu. Gelişimi ve değişimi görünce ozguven artışı da olur. Müzik aleti kursu veya ilginizi çeken farklı bir şeyin kursu gibi grup aktiviteleri ise siz çaba gösterip kendinizi kabul ettirmeden sosyalleşmek olanak sağlayabilir. Kısa grup otobüs turları da hem gezip eglenmenizi hem de sosyallesmenizi saglayabilir.

Hayat motivasyonum ise mümkün mertebe güçlü olmak ve önce kendime sonra çevreme yardim edebilecek kapasitede olmak, doğru bildiğim yolda kendime göre eğilip bükülmeden yaşamak.
0
havadakarada
(10.07.25)
Anlattığın çevreye göre durumunu çok iyi gördüm. Demek ki çalışkan, irade sahibi ve güçlü durabilen bir mizacın var. Sorunlarını çözebileceğini düşünüyorum. Biraz daha kabullenici ve affedici olmak sana nasıl gelecek denemek isteyebilirsin.
0
osssy
(10.07.25)
bu kısım önemli: ilaç almak zorundasın.

burda onlarca yazılan yorumu görüyorsun: "şuna odaklan, spor yap, yavaşça sosyalleş, her gün yeni bir umut"... kimse sana bunlardan farklı bir şey söylemeyecek. "heh tamam ya" dedirtecek sihirli bir cümle yok. hiç olmadı.

inanılmaz ajite olmuşsun. ülkeyi geçtim benim çevremde senin durumundan 3-4x kötü durumda olan bir sürü insan var ama herkes bir şekilde bir motivasyonla, ilerliyor, yer yer mutlu günler geçiriyor vs. bu konuyla ilgili de yapabileceğin bir şey yok, yoğun ajitasyon var. ilaçsız geçmesinin bence imkanı yok.

en yakın zamanda bir psikiyatriste gidip antidepresan başlaman lazım. intihar diyorsun keşke varolmasam diyorsun ama antidepresan kullanmak istemiyorum diyorsun, inanılmaz bi çatışmanın içindesin. kendini ve aklından geçenleri boşver, sadece git ve ilaç al. 2 ay sonra etkisini göreceksin, doktor bırak diyene kadar da bırakma ve bırakma talebiyle gitme.

ilaç işini çok kolaylaştıracak. nerdeyse ortada cevap verecek karmaşık bir soru yok. hemen herkes gibi kötü bi aile geçmişi, üstüne onlardan farklı olarak kendi ayakları üstünde durabilen, genç, araba falan alabilmiş biri var. sorun şartlarında değil, geçmişinde de değil, karakterinde de değil. hastalanmışsın, ilacını almalı ve bunları 2 ay sonra düşümen lazım.
0
gitdaddy
(10.07.25)
ya öncelikle çok üzüldüm, benzer duyguları sizinle yakın yaşlarda yaşamıştım. bütün arkadaşlarımın öküz gibi güzel kariyerleri varken ben aile şirketinde kısılmıştım ve işin kötüsü başka bi şey de becerememiştim zaten.

ama değişebilir, değişiyor. ben hayatımın en kötü dönemini de 23-24 yaşlarımda yaşadım. o dönem delirmemek için yaptığım şey kitap okumaktı. gece, gündüz, insan içinde bile bulduğum her fırsatta kitaplar okudum. bir süre sonra da psikoloji kitapları okumaya başladım. öyle dandik kişisel gelişimler değil, harbi psikoloji kitapları
bunlar bana çok iyi geldi.

bir de olmak istediğin bir versiyonun kesin vardır onu düşün. ben mesela hayallerimi koymuştum karşıma. nasıl bir insan olmak istiyorum? entelektüel birikimi yüksek, small talkta başarılı, yurtdışına seyahat edebilen, ne bileyim mesela ingilizcesi güzel, sosyal sorumluluk duygusu yüksek biri olmayı hayal ediyorum. kendimi o insan olarak gördüğümde, hayal ettiğimde mutlu oluyorum ya, bu fikirlere tutunuyorum. sonra hangisini yapabileceksem kolaydan başlayıp yapmaya çalışıyorum. ingilizceyi bedava geliştirebiliriz, sosyal yeteneklerimizi geliştirebiliriz. paramız varsa ikisini bir arada yapmak için kursa gidebiliriz.

böyle böyle hayal ettiğim insan olmaya yaklaşıyorum. paramı fuzuli harcamayıp tatilimi yurtdışında yapmaya kasıyorum mesela.

ama bence en önemlisi aileyi salmak, aileyi geride bırakmak. fiziksel olarak yapmak zorunda değilsin, affetmek mi kabul etmek mi ignore etmek mi hangisi işinize yararsa fark etmez. ben bunu başardığımda en büyük kazancı bunda yaşadım. ben de annesinin sevgisini hiç hissetmeden büyümüş bir kız çocuğuydum şu an kendisini herkesten çok seven bir kadınım.

bir yerden tutunursan inan ki arkası gelecek
0
ofelia
(10.07.25)
(9)

sigarayı bıraktım - bir hafta oldu

biseysorcaktim
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim. genelde ayda 1-2 tane içerdim. sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu. ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim.
genelde ayda 1-2 tane içerdim.
sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.
geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu.

ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya başlamıştı.
30 yıldır günde bir paket içen insanlar gibi hırıltı olmaya başladı ve spor yaparken, hızlı yürürken nefes nefese kalmaya başladım.

1- ben çok yoğun sigara içmediğim halde neden bu sorunları yaşadım. benden çok daha fazla içenler böyle şeyler yaşamıyor.
2- ne kadar süre sonra bıraktım diyebileceğim? şimdi ufaktan canım istese de, hiç dayanılmayacak gibi değil. ne zaman nefesim vs düzelecek, ne kadar süre sonra ömrümde hiç sigara içmemiş gibi olacağım.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
2.

ben bu konuyu arastirmistim. bir seye bagimli oldugun zaman iyilesme sansin yok. sen artik bir bagimlisin. sigara icin özellikle cok fazla sigarayla bagdastirilan.

mesela amsterdam'da bir cafede cappucinoyla sigara ictin diyelim. 30 yil sonra tekrar amsterdam'a gidip cappucino ictiginde tekrardan sigara icme isteme potansiyelin var.
0
sonsuz
(09.07.25)
Önemli olan sigara içmenin verdiği zararı fark edip eyleme geçmiş olman. Öncelikle bu iradeyi gösterdiğin için tebrik ederim. Üç hafta içinde sigaranın sebep olduğu olumsuzlukların ortadan kalktığını fark edeceksin. Tekrar başlar mıyım diye korkma, başlasan da tekrar bitirme gücün içinde bir yerde hep var olacak.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
benim birinin sigarayı bıraktım demesini ciddiye alma eşiğim 6 ay içmemiş olması en az. sigarayı içmemek kolay, beraberinde sürekli sigara içtiğin alışkanlıkları değiştirmesi zor.
0
nahtoderfahrung
(09.07.25)
2-sigara içmek anlamsız geldiğinde. bir şeye bağımlı olduğunda iyileşme şansın kesinlikle var. fizyolojik bağımlılık illa ki bitiyor. önemli olan sigaraya yüklediğin anlamları birer birer çürütmen. hiç sigara içmemiş insanlara bile sigaranın keyifli/kederli zamanlarda bir dayanak olduğu fikri aşılanmış.
0
lazpalle
(09.07.25)
@ sonsuz'un söylediğinde doğruluk payı var. Yaşamış biri olarak anlatayım.

Okulda her tenefüs sigara içerdik. Okul bitti. Sigarayı hayatımdan defettim. Aradan 15 sene geçti. Benim için tamamen tarih oldu derken bir kursa gitmem gerekti. Yine dersler var ve yine teneffüs var. O an işte bir boşluk bir eksiklik hissediyorsun. Ama bu eksiklik hiç kimseyi tekrar sigaraya başlatmamıştır. Nefret ettiğin bir eski sevgilinin zamanında hoşuna gitmiş bir mimiğinin hatırlanması gibi bir his.

İlk bir haftayı devirdiysen işin zor kısmını halletmişsin. Bundan sonra her sabah biraz daha unutmuş olarak uyanacaksın ve sağlığın her geçen gün daha iyi olacak.
0
Mirket
(09.07.25)
2 sene civari senin dedigin gibi dusuk yogunluklu ictim. en az ictigim donemde 2 ayda bir paket, en cok ictigim donemde haftada 1 paket bitirmisimdir.

sigara benim icin stres seviyeme bagli bir olay. stres kaynagim cozuldukten beri 4 aydir agzima surmuyorum. zerre canim cekmiyor, aklima bile gelmiyor. asiri stres olacagim bir konu olmazsa icme ihtimalim yok.
0
antikadimag
(09.07.25)
1. Çünkü daha az sigara içmekle günde bir paket içmek arasında sağlık açısından çok büyük bir fark yok.

2. Ben yaklaşık bir seneden sonra "kullanmıyorum" demeye başlamıştım, on sene oldu. İlk aylarda ara sıra sigara isteği artıyor, öyle ataklar oldukça kendinize "yarım saat beklersem geçecek" diye hatırlatın :)
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Vuducun kendini koruma refleksi var,
aralikli ictiginde ,vucud bagimli degil ve tepki gösteriyor,öksüruyorsun.
nikotine bagimlilik gelistikce özellikle 30 lu yaslardan sonra elin ayagin titremeye basliyor,

sigara uzun sureli bir intihar bicimi,
ölmüyorsun, ama hayattan zevkte alamaz hale geliyorsun.

nefes,koku,tad alma duyun kayboluyor,
sinirsel bozukluklara zemin hazirliyor..
0
designer
(09.07.25)
Bir süre bir kereden bir şey olmaz veya başkaları içiyor, ben içemiyorumlarla sınanabilirsiniz. Bu sürenin ne kadar olacağı ve nelerin tetikleyeceği kişiden kişiye değişiyor. Sigarayı bırakmasının birinci ayını sigara içerek kutlayan var. :)
Sağlığınız hızla iyileşecek. O hırıltılı solunum, eforla veya eforsuz nefes darlıkları birkaç haftada azalıp 1 ayda tamamen bitiyor. Birkaç hafta özellikle geceleri ciğerlerinizde temizlik olacağı için öksürük olabilir. Giderek tüm fiziksel, kimyasal ve psikolojik yoksunluk semptomları azalacak ve bitecek.
0
auroraaurora
(10.07.25)
(4)

Babama pantolon ve sapka

narod
Alicam, klasik aile babasi. Gobekli, renk sevmez. Duz adam Sami gibi dusunun. Cok fiyatli olsun istemiyorum, dikkatli kullanmaz pek. Onerebileceginiz marka, magaza, avm var midir? Erkek giyim hiz uzmanlik alanim degil.Cesidi bol, fiyati uygun
Alicam, klasik aile babasi. Gobekli, renk sevmez. Duz adam Sami gibi dusunun. Cok fiyatli olsun istemiyorum, dikkatli kullanmaz pek. Onerebileceginiz marka, magaza, avm var midir? Erkek giyim hiz uzmanlik alanim degil.

Cesidi bol, fiyati uygun
0
narod
(09.07.25)
lcw, de facto
0
sonsuz
(09.07.25)
Büyük Bi lcwye gidin. Direkt baba reyonları var.
0
glamdr1ng
(09.07.25)
lcw +1
0
eja
(09.07.25)
lcw'de çok güzel parçalar oluyor, polo t-shirtler, kanvas pantolonlar, kısa kollu gömlekler vs. bence oraya bakın. şapkaolarak da kasket tarzı bir şey olabilir, babanız çok genç değilse beyzbolcu şapkası fakan çok yakışmaz. kasket tarzı daha güzel olur.
0
exlibris
(09.07.25)
(8)

Cilt bakımında olmazsa olmazınız ürünler var mı?

ekimoloji
Varsa hangileri? Ben ordinary’nin aha/bha, miseca’nın niacinamide serumunu seviyorum onun dışında bir içeriği sürekli kullanmıyorum sanki sürekli kullanınca etkisini göremiyor gibi hissediyorum.
Varsa hangileri? Ben ordinary’nin aha/bha, miseca’nın niacinamide serumunu seviyorum onun dışında bir içeriği sürekli kullanmıyorum sanki sürekli kullanınca etkisini göremiyor gibi hissediyorum.
0
ekimoloji
(09.07.25)
Güneş kremi Retinol (Retinoik Asit) C vitamini serumu Aha-Bha serum Niacinamide sürekli kullandıklarım, ara ara da Arbutin ekliyorum duruma göre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
q10 icerikli kremler. bana cok iyi geliyor.
0
sonsuz
(09.07.25)
Güneş kremi yazma gereği duymamışım nemlendirici gibi sıradan geldiği için.
0
🌸ekimoloji
(09.07.25)
kiehl's brew rejuvenating facial essence ve night repair serumu, dr ceuracle yıkama jeli, alphascience regen kremi
0
ala09
(09.07.25)
Gunes kremi, nemlendirici, goz kremi. Baska bi sey yok. Anlamsiz ve uzun vadede zararli olacagini da dusunuyorum daha fazlasinin.
Gunes kremi shseido, nemlendirici clinique (kiehls aldim gecen bu da guzel, galiba artik onu alirim), goz kremi (estee lauder advanced night repair).
Bir de aklima gelirse advanced night repair serumunu sadece alnima suruyorum geceleri. Yanakta botoks etkisi gosteriyo krem bence duzenli kullanimda. Cogu kisi icin iyi olabilir ama ben sevmedim.
0
Kittie
(09.07.25)
Bir de la roche yuz yikama jeliyle biodermayi donusumlu kullaniyorum. Bence cok bile sey suruyorum yuzume :(
0
Kittie
(09.07.25)
Nemlendirici ve güneş kremi sadece. Marka takıntım yok herhangi birini kullanırım. Ama şu an Nemlendirici icin cerave, güneş kremi icin de la roche kullanıyorum. A bir de cerave'nin yuz temizleyici köpüklü jeli var.
0
Amaranta ursula
(09.07.25)
sadece gunes kremi.
0
antikadimag
(09.07.25)
(15)

Bu durum normal mi?

deepest
Merhaba. Kız arkadaşım 36 yaşında. Daha önce bir evlilik yapmış ayrılmış çocuk yok. Kendi evinde tek yaşıyor, ailesi farklı şehirde. 2 yıldır beraberiz. Fakat hala daha örneğin tatile gidiyoruz, tatile gittiğini ailesine söyleyemiyor. Veya mesela benim evimde beraberiz, veya dışardayız. Benimle oldu
Merhaba. Kız arkadaşım 36 yaşında. Daha önce bir evlilik yapmış ayrılmış çocuk yok. Kendi evinde tek yaşıyor, ailesi farklı şehirde. 2 yıldır beraberiz. Fakat hala daha örneğin tatile gidiyoruz, tatile gittiğini ailesine söyleyemiyor. Veya mesela benim evimde beraberiz, veya dışardayız. Benimle olduğunu ailesiyle görüştüğünde söylemiyor. Anladığım kadarı ile ailesi biraz muhafazakar. Ama bu yaşta hala bişeyleri gizliyor olabilmek bana sağlıklı gelmiyor. Ben erkek tarafıyım, ama kendi ayakları üzerinde duran ve 36 yaşına gelmiş bir bireyin de artık bişeyleri gizli saklı yaşaması bana çok abes geliyor. Fikirleriniz nedir?

Teşekkürler.
0
deepest
(09.07.25)
bu senin hayatını etkiliyor mu? bu şekilde belli bir konfor içinde hissediyordur kendini. istersen böyle olmaz diye zorla ve ilişikini açıklamakla ayrılmak arasında bir tercih yapmak zorunda kalsın.
hayatını etkilemiyorsa ailesiyle oluşabilecek bazı sorunları bertaraf etme yolunu seçmiştir. çok da sıkıntılı gelmedi bana.
0
kisa
(09.07.25)
Turkiye gibi bir ulkede, bir kadinin ailesinden gizli sakli birseyler yapmak zorunda hissetmesi, kadinin degil, ailesinin sucudur.
Kadinda bir sorun aranacagina, ailesine bakmak daha yerli olur kanaatindeyim.
Kiz arkadasim diyorsunuz, daha once evlenip bosanmis diyorsunuz, aileden gizli yapiyoruz herseyi diyorsunuz.
Size de biraz psikopat ucuncu sayfa "muhafazar" aile gibi gelmiyor mu koku?
Birakin sizinle nasil rahat ediyorsa oyle yasasin, belli ki bazi seyler netlesmeden insanlarin kulagina giderse kendisi icin skinti olusturacak bir cevresi var. Siz de kendinize dikkat edin bu arada.
0
quaker
(09.07.25)
bana da bir insanin ailesiyle olan iletisimine sevgilin dahi olsa salca olmak sacma geliyor.

belli ki karsilar. ergen gibi kavga cikarip aralari bozulacagina idare ediyor. bu gayet olgun bir davranis. ailenin malligi. acik görüslü olmak yerine kapali olur caga ayak uyduramazsan yeri gelir cocugun evlenir onu bile sonradan ögrenirsin.

daha önce evlilik yapmis detayin icin de sagol. e evlenmis bosanmis dul kadin salin bir zahmet diyorsun heralde. ya da hic evlenmemis olsa ailenin bu yobaz bakis acisini "hakli" bulurdun.
0
sonsuz
(09.07.25)
yukardakilerin tamami ve kizini boyle bir duruma soktugu icin ailenin yanlisi +1
ne yapsin kadin, 70-80 yasindaki insanlara cag degisti artik boyle yasiyoruz deyip meydan okuyup onlari degistirmeye mi calissin?
siz ileride cocuk sahibi oldugunuzda boyle ebeveynler olmayin ki, kiziniz da oglunuz da nasil tercihler yaparsa yapsin ailesiyle paylasayabilecegini, ebeveynlerinin onu sevip saygi gosterecegini ve birey olarak saygi duyacaklarini bilerek buyusun, yedi el yabanci gibi cocugunuzun hayatinda olan biteni bilmeden yasamayin.
0
kassiopeia
(09.07.25)
Türkiye'de yaşıyoruz. Evet ideal koşullarda tuhaf olabilir ama standart muhafazakâr Türk ailesinde kadın 36 yaşında da olsa, evlenip ayrılmış da olsa böyle şeyler sorun olabiliyor.
İlişkinin ciddileşip evliliğe doğru gittiği yerde uygun gördüğü şekilde paylaşır ailesiyle, şu an abes bir durum yok.
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Bana da gizli saklı olması rahatsız edici geliyor. Aynı aileden çıkan erkek olsaydı ailesi ile paylaşmakta sıkıntı olmayacaktı ama. Neden? Çünkü erkek. Erkek adamın kız arkadaşı tabi olur. Ama bir kızın 36 yaşında bile olsa erkek arkadaşı aslaaa olamaz.
0
🌸deepest
(09.07.25)
Normal. Erkeklerin bu durumu anlamaması empati yapamaması da ayrı tuhaf.
0
ekimoloji
(09.07.25)
yukardakiler zaten+1 ailesi öğrenmek istemiyor da olabilir bizimkiler öyle mesela bazı detayları bilmek istemiyor nasıl oversharinglediysek. bunu sadece erkek arkadaş için söylemiyorum mesela sigara içme muhabbeti gibi "içiyorsan iç ama bana çaktırma" kafası. Diğer aklıma gelen şey de şu; ilişkinizden memnunsunuz ve evlilik düşüncesi yoksa aileye sevgilisi olduğunu söylediği anda tamam o zaman evlenin baskısı başlar. aksi halde birbirinize değer vermediğinizi falan düşünüp dertlenirler. Özetle aile yapısı bu tarz bir şey seni rahatsız ediyorsa uzak durabilirsin ama durduk yere ailesiyle niye paylaşmıyor bilemiyorum buna sevin yani evli olunca zaten yeterince muhatap oluyorsun karşı tarafın ailesine durduk yere başına iş mi çıkarıyorsun tanışacaksın falan...
0
ala09
(09.07.25)
Normal.
Kendi ailemden biliyorum. Tutucu ve aşırı kontrolcü bir aileye ne anlatacak ki. İte bulaşacağına çalıyı dolaş demişler.
Erkeklerin bu durumu anlayamaması da hiç şaşmaz. Anlayamama yanında, eziklik olarak görüp kadını aşağılayanlar da oluyor.
0
pro9it9is9
(09.07.25)
Maalesef ülke gerçekleri.
Asıl boşandığı için daha çok sorun ederler diye saklıyordur. Eğer ciddileşirseniz söyler zaten.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
Seni sıkan ailesi ve onun ailesiyle ilişkisi mi, yoksa 2 yıldır ailesine neden bahsetmedigi ve onun gözünde nasıl olduğun mu?

Eğer ikincisiyse açıkça konuş bence usturupluca o tarafını, senlik bir şey yoksa ailesi ile ilgili durumu da isterse paylaşır, ya da sen sorabilirsin anlatmak ister misin vs yeri gelirse.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
ülkemizde normal. kadını boğmayın.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.07.25)
söylese de söylemese de size tam bir etkisi yok. takmayın bence.
0
enteg
(11.07.25)
ben normal karşıladım. aynı durumda olsam aynı şeyleri yapardım. erkeklerin anlayamayacağı türk kadını problemleri...
0
elorelia
(11.07.25)
evet ülkemizin geneli böyle canım
0
Hallegadola
(11.07.25)
(11)

Birinin Size Söylediği En Kırıcı Söz Neydi?

rock n roll
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
rock n roll
(07.07.25)
Duyduğum en kırıcı sözleri özel hayatımda değil iş hayatında duydum. İş hayatındaki insanlar %100 faşist.

Sen pedagojik formasyon almadın mi demişti bir hoca.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
"sen kimseye, hicbir seye commit edemezsin. o kadar ki senin hobin bile yok. bir seye baslayip sikilip birakiyorsun hemen."
0
sonsuz
(07.07.25)
Kırmadı ama içimde yumru oldu oturdu.
Üniversite yıllarında flörtleştiğim biri vardı. Kafayı tek eşlilikle bozmuştu, benden güvenilmezlik sinyalleri almış, öyle demişti. Sen de herkes gibisin falan bir şeyler saçmaladı.

Ben de, bu konuda büyük de konuşurum, hiçbir zaman birini aldatacak (veya sırf formaliteden, aldatmış olmamak için şak diye ilişki bitirecek vb.) birisi olmadım. Bir şey de diyemedim, öyle içime oturmuştu. Birinin sizi tanımadan bir sonuca varıp hiç söz hakkı bırakmadan işine bakıp gitmesi zor bir şeymiş, insanın boğazında kalıyor bir şeyler. Olmadığına üzülecek kadar bile tanımıyordum, dedikleri çaresiz hissettirmişti sadece. Baya hadsizlik yaptı.

Neyse gözünü sevdiğimin karması, boş durmadı sonrasında :D onun o kafayla zor zaten. Tahlil yeteneği sıfırdı arkadaşta. Bak yine sinir oldum. Öyle olmasaydı nişanlımla tanışamazdım ama belki.
0
akhenaten
(07.07.25)
"Sen beni ne adam gibi sevebildin, ne adam gibi sikebildin"
Gayet iyiydi halbuki.
0
norek
(07.07.25)
Yazdim, sildim. Ifsa olma olasiligim var. Bunu bircok kisiye soyledim. Icimde hep tekrar ediyor o sahne zaten. Olene kadar unutmam herhalde. Abim soyledi. Oz abim. Espri niyetine soyledigi cok agir bir cumleydi. Onu hayatimdan cikardim bu cumleyle.
0
Kittie
(07.07.25)
ne demediler ki..
en güzeli kafaya şapka takin,
Fötr, saksı, fiyonk..
0
designer
(08.07.25)
One night stand yasadigim bir kadinin evinden sabah çıkarken gayri ihtiyari görüşürüz demiştim o da "bakarız" demişti. 15 sene gecti, atlatamadim bunu.
0
duster
(08.07.25)
Birinin söylediği bir şeye kırıldığıma dair bir örnek hatırlayamadım.

Ama şey çok var, bir olay ya da durum oluyor "lan bu böyle biri miymis" diye çok kırıldığım oldu. O kişinin öncesinde görmediğim, ama sonrasında bir şekilde ayyuka çıkan olduğu kişi kırdı beni.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu sorunu görünce düşündüm düşündüm düşündüm... fark ettim ki, en çok kelimelere cümlelere kırılıp yaralanan ben, en kırıldığım sözleri hafızama kaydetmemişim.

Şimdi bir şey geldi aklıma, bana hitaben söylenmemiş bir söz ama. Yakından tanıdığım bir adam boşanma aşamasındayken (işsizdi) çocuklara nafaka verme konusu açıldığında "maaşımın 4'te birini çocuklara yediremem!!!" demişti.

Bunu unutamıyorum evet. Sanki onun çocuğu benmişim ve gözümün önünde söylüyormuş gibi çok ama çok kırıldım.

Bu hatırayı niye bu kadar zor hatırladım bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
en kırıcı olan herhangi bir söz söylenmemesiydi.

sevdiğiniz insanın bir anda çekip gitmesi gerçekten çok acı.
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
öl diye emzirmedik de ama ölmedin.
0
Phoebe
(08.07.25)
(9)

avokado muhafaza

bay b
valla bıktım artık ya, o yemek paylaşımı yapan yerlerin foto videolarındaki gibi yemyeşil ve yumuşacık full bir avokado en son ne zaman yedim hatırlamıyorum.özellikle de yazın oluyor sanırım, haliyle yumuşasın diye dışarda tutuyorum, yumuşayana kadar tepe kısmından kararıp çürümeye başlıyor. yine de
valla bıktım artık ya, o yemek paylaşımı yapan yerlerin foto videolarındaki gibi yemyeşil ve yumuşacık full bir avokado en son ne zaman yedim hatırlamıyorum.

özellikle de yazın oluyor sanırım, haliyle yumuşasın diye dışarda tutuyorum, yumuşayana kadar tepe kısmından kararıp çürümeye başlıyor. yine demin birisinin yarısı çöpe gitti simsiyah olmuş. bunu yumuş ve yeşil bir şekilde nasıl yiyeceğiz biz ya valla yıldım bırakacağım almayı cidden yazık ziyan oluyor sürekli.
0
bay b
(07.07.25)
dondurulmuş avakado alın.
0
elorelia
(07.07.25)
hafif yumusamaya basladiginda buzdolabina koyuyorum ben.
0
sonsuz
(07.07.25)
Avokadonun cinsleri var. Hass avokado genelde bahsettiğiniz hale gelmeden cillop şekilde yenebiliyor (Tazedirekt ve Macrocenter'da vardı). Ya da Metro Market gibi yerlerden donuk alabilirsiniz.

Ek: Şurada "pütürlü avokado" demişler Hass cinsi için, öyle de arayabilirsiniz: www.portakalbahcem.com
0
fotrsapka
(07.07.25)
Çok sayıda aldığımda streçle sarıp buzdolabına koyuyorum. Yemeden bir gün önce çıkarıyorum. İnternette okumuştum bu yöntemi, işe yaradı.
0
asteriks
(07.07.25)
ben buzdolabında bekletiyorum. böylece daha yavaş olgunlaşıyor ve sertliğini koruyor. marketten taş gibi aldığım avokado 2 haftada ancak oluyor.
ayrıca metro markette dondurulmuş ve iri taneli olarak kiloluk şeklinde satılıyor üstelik çok da ucuz. denemedim ama tadının bozulacağını zannetmiyorum.
0
neira
(07.07.25)
valla dolaba da koysam çoğu zaman olgunlaşırken çürüyor benimkiler cidden anlamadım...
0
🌸bay b
(07.07.25)
iyisini bulmak zor oluyor evet.
agzi bagli torba icinde elmayla birlikte olgunlastirmak bir yontem. muz da koyulabilir. suresine dikkat etmek gerekiyor. olgunlasmadan kesmemek gerekiyor ya da cabuk curuyebiliyor.
bazen ne kadar olgunlastirmaya calissan da olgunlasmayan var ya da curuyen var. bunlar kotu hasat veya erken toplanmis hasatlar.

marketlere gelen avokado kalitesinde de farkliliklar olabilir. hatta ayni markete farkli zamanlarda gelenlerde. avokado en oynak meyvelerden cidden.

marketlerde, son zamanlarda, yemeye hazir ve tek tek paketlenmis sekilde satilan avokadolar var. onlar guzel. ama daha pahali tabii.

not: internet marketlerde de iyi olanlar olabiliyor. kilosu da ucuza gelebiliyor. ama onlar da son zamanlarda bozdu. avokado hasat zamani genelde eylul-haziran arasi. haziran'dan sonra iyisini bulmak zor olabilir.
0
ermanen
(07.07.25)
@konusma sikinti da orda zaten, sapiyla aliyorum ordan curuyor olgunlasirken. yani burdaki sorun olgunlasmanin curumeye donusmesi.

ermaenin de dedigi gibi avokado'nun tipi ya da kalitesiyle da alakali sanirim...
0
🌸bay b
(07.07.25)
instagramda antalyadaniste diye bir sayfa var, tam bahsettiğiniz gibi yemyeşil, yumuşacık ve tadı o kadar güzel ki ne limon ne karabiber hiçbir şey istemiyor + saklama yöntemlerine dair de videoları var, bir bakın derim.
0
penceredengorunenmorbina
(07.07.25)
(9)

Avrupa'da yasayanlar aylık ne kadar yeme-içme masrafınız oluyor ?

Chips
Restoran/cafe ve marketlerde ortalama ne kadar harcamanız oluyor ? Marketlerin promosyon ürünlerini ya da kataloglarını takip ediyor musunuz ?Şehir belirtmek istemeseniz de ülke ve kişi sayısı belirtirseniz sevinirim.
Restoran/cafe ve marketlerde ortalama ne kadar harcamanız oluyor ?

Marketlerin promosyon ürünlerini ya da kataloglarını takip ediyor musunuz ?

Şehir belirtmek istemeseniz de ülke ve kişi sayısı belirtirseniz sevinirim.
0
Chips
(07.07.25)
almanya

2 kisi aylik ortalama 460€ market alisverisi. cok az restorana gidiliyor. kaliteli besleniyoruz.
takip ederim. mesela bulasik deterjani indirimdeyse birkac tane alirim.
yeme icmede de indirimde olan seylerden aliyorum. mesela kiraz indirimdeydi. bol bol kiraz aldim.

aylik da 200-250€ cafe, restoran bütcem oluyor. bunu gecmem .
0
sonsuz
(07.07.25)
Geçen sene işim gereği 3 ay Almanya'da kaldım (ondan önce 7 sene avrupa'da yaşamıştım pandemide geri döndüm). 3 tane marketten alışveriş yapıyorduk EDEKA, Lidl ve Netto. Bu üçünde de hem çeşitlilik hem uygun olan ürünler farklı olduğu için buralardan alışverişimizi yapıyorduk.

Haftalık ortalama 60 euro harcıyorduk ve hiçbir kısıtlamamız yoktu bunlarda. İçkisidir, etidir, organik sebze-meyvesidir vs. Ayda 250-300 euroya tekabül ediyordu maksimum.

Bunun yanında marketlerin app'leri varsa mutlaka indirin. Hem aktion'ları kolayca takip edebiliyorsunuz hem de puan biriktirip sonraki alışverişlerinizde düşebiliyorsunuz.

Restoran/cafe için ise haftada 1 gidiyorduk muhakkak ve ortalama aylık 200-250 arası da buna veriyorduk.

not: 2 kişi almanya
0
elektr10
(07.07.25)
€500-1000 arasi degismis banka uygulamasinda gosterdigine gore. ortalama €800 civari. promosyon takip etmiyorum ama surekli aldigim urunleri indirimli gordugumde birkac tane aliyorum.

2 kisi amsterdam
0
lemmiwinks
(07.07.25)
Hollanda, 3 kisi, iyi takip etmiyorum ama tahminim 1000 euro civaridir. Cok harcatacak tarzda restoran neredeyse hic yok, ufak seyler var dondurma, icecek-tatli gibi. Takintililik yok ama bazi urunleri organik aliyoruz.

Indirim asiri takip etmiyorum ama sik sik indirime giren urunlerde iyi fiyattan almaya calisiyorum.
0
mbond
(07.07.25)
Abi söyle basliklar açmayin resmen soyulmus yaramiza tuz dökülüyor sizden sebep.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
iki kişiyiz. haftada bir ya da on günde bir dışarıda akşam yemeği. çok az kahve (evde espresso makinesi var). dışarıda tatlı yemiyoruz, evde kendimiz işlenmiş şeker kullanmadan yapıyoruz. elimizden geldiğince de kaliteli ve bio besleniyoruz. aylık ortalama 1000€ gidiyordur.

indirimleri takip etmek için uygulama var. çok tükettiğimiz bazı ürünler için fiyat alarmı kurdum. indirime girdikçe gidip onar onar alıyoruz.

not: ülke almanya
0
sir gawain
(07.07.25)
2 kişi, İngiltere.
Market harcaması aylık 400 pound gibi sanırım. Restoran her gittiğimiz yer iki kişi 45-50 pound diyebilirim. Haftada bir gidiyoruz genelde. Yani 200 de onu yaz. Fakat mesela İstanbulda arkadaşlarla bara giderdik (artık onlar da gitmiyor sanırım), ben İngiltere'de pub'a gitmez oldum çünkü bira pahalı. Barda içeceğime eve çoklu alıp evde içiyorum pinti oldum ahah.
0
nhk ni youkosu
(07.07.25)
Dışarısı için en az 200 Euro diyelim. Sarap ictigim icin o da. Ayda en az bir kez şık bir yerlere gidiyorum, bir kez gitsem zaten 100 Euro gidiyor. Bir iki kez şarap bara gitsem, 200 Euro oluyor zaten.

Köln.

Yok takip etmiyorum, sezonda ne varsa onu alıyorum zaten, et vs. yemiyorum.

Marktschwärmer ve Bio-Marketlerden alisveris yapiyorum sadece. Aylik 400 civarında. Aylık kahve sadece 50 Euro civarında cünkü.

1 kişi.
0
buf-e kür
(07.07.25)
2022 temmuz-ağustos Barcelona da yaşamıştım 2 ay.

Haftalık 50-60 euro arası market alışverişi( kahvaltılık + abur cubur + alkol)
tatildeydim o sebepten tüm gün plaj-cafe-bar/klup takılmaca. haftada minimum 5 gün dışarda yemek. bu şekilde 2 ayda tüm yeme içme eğlenme harcamaları toplam 1.600 Euro tuttu. Dediğim gibi tatildeydim o yüzden çok kasmadım ama dışarda yemek yerine evde yemek yapsam 2 ayda 1.000 Euro ile de çok rahat yaşardım.
0
zikardo
(08.07.25)
(4)

Açık aseksüel var mı?

michael_knight
Aseksüel olduğunu bildiğiniz bir tanıdık veya hepimizin tanıdığı ünlü var mı?Nasıl biri? Kariyeri nasıl?
Aseksüel olduğunu bildiğiniz bir tanıdık veya hepimizin tanıdığı ünlü var mı?

Nasıl biri? Kariyeri nasıl?
0
michael_knight
(07.07.25)
Aseksüelim diyenlerin çogu kolpaci, hatta tamamina yakini.

Mesela obez bir kadin sana aseksüel oldugunu söyleyecektir, ta ki kilo verip, erkekleri pesine takincaya kadar.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
Çevremde yok açıkçası ama aseksüelliğin de farklı türleri var. Dümdüz akseksüeller var cinsellik namına hiçbir ilgisi alakası olmayan.

Gri aseksüellik (demiseksüellik) var mesela duygusal bağ kurmadan herhangi bir cinsel ilişki yaşayamazlar.

Kolpacı değillerdir. Hatta bi haber görmüştüm zamanında o geldi aklıma. Aşık oldukları için evlenen bir çift vardı kadın akseksüeldi o yüzden kocasının cinsel ihtiyaçlarını başkasıyla karşışamasını anlayışla karşılıyordu (tanımasam da aseksüel biri böyle biri olabilir mesela cevap olarak)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(07.07.25)
ben ömer koc ve rahmi koc'un öyle oldugunu düsünüyorum.
0
sonsuz
(07.07.25)
tanıdığım biri var (ünlü değil) ve hayatı bok gibi. yapayalnız, öfkeli ve mutsuz.
kariyerinde de iyi olduğunu, herkesin ona bağlı olduğunu söylüyor ama bence düpedüz yalan. kafasının çalıştığını asla düşünmüyorum. bazen öyle şeyler söylüyor ki...
0
neira
(07.07.25)
(12)

Vefat ve yönetici davranışı

meraklitursucu
Dedeniz vefat etti, 2 gün izin aldınız yönetici işi düşünme git dedi. Sonra baktınız siz cenazedeyken size mail atmış "şunu hatalı yapmışsın belki ben anlatamamışımdır ama bundan sonra gönderirken önce kontrol et dikkat et" diye. Ben mi hassasım yoksa bu sonra yapılır mı? Ek bilgi 2 kişi çalışıyoruz
Dedeniz vefat etti, 2 gün izin aldınız yönetici işi düşünme git dedi. Sonra baktınız siz cenazedeyken size mail atmış "şunu hatalı yapmışsın belki ben anlatamamışımdır ama bundan sonra gönderirken önce kontrol et dikkat et" diye. Ben mi hassasım yoksa bu sonra yapılır mı? Ek bilgi 2 kişi çalışıyoruz.
0
meraklitursucu
(07.07.25)
Merhaba, iş mailinize attı ise bence "döndüğünde görür, unutmadan mail atayım" düşüncesi olabilir. Sonra söylerim deyip unutmamak içindir. Sonuçta izinli olduğunuzda iş mailinize bakmak gibi bir zorunluluğunuz olmamalı.
0
nwnd
(07.07.25)
Siz hassas bir donemde olabilirsiniz. Izin vermis, isi de dusunme demis, maillerinize bakmanizi beklemiyor belli ki, gelince okur diye dusunmus. Bana normal geldi, x izinli diyip atacagi tum mailleri donusunuze biriktirmek gereksiz ve zor bir sey zaten. Bizim arkadaslar izinde maillerine bakmaz, kimse mail atmamazlik etmez, herkes donunce bakiyor zaten, tatilde baktigini bildigim kisilere de "tatil donusu cevap vermek uzere' gibi bir sey yazilir.
0
kassiopeia
(07.07.25)
Vefat eden dedeniz olduğu için çok etkileneceğinizi düşünmemiş olabilir. "Zamanı geldi rahmetine kavuştu". Artık çalışma vakti gibi. Aranızdaki sevgi bağını kimse bilemez tabi.
0
HellKeePer
(07.07.25)
nwnd +1
0
duyuruuser
(07.07.25)
arbre +1
cenazede olduğunu unutmuş olamaz. sonra okur nasıl olsa diye bir mantık yok. kağıda not alsın; geldiğinde söylesin. kötü bir yönetici. kaba saba biri.
0
neira
(07.07.25)
Şık değil ama büyük bir günah da değil. Buna takılmamaya çalış.
0
michael_knight
(07.07.25)
ben bi sorun göremedim. sonuçta sana mesaj atıp ya da arayıp söylememiş. 2 gün sonra bakacağın mail ile söylemiş.
0
spirit crusher
(07.07.25)
zaten izindesin. dönüste bakacagini düsündügü icin atilan bir email.

ne yapsin to do listine mi yazsin? dönünce dikkat et sana göndermis ve kendi kafasinda bitirmis iste :)
0
sonsuz
(07.07.25)
son derece normal bir davranış. işi düşünme demiş, dönünce okuyabileceğiniz maile göndermiş. düşüncesiz olduğunu düşünmüyorum, o an işin doğal akışı içinde yapmış.
0
Phoebe
(07.07.25)
Bunlar mail atilmaz diye bir sey yok. Arbre’nin dedigi direkt yanlis. Mail atip o maile gore aksiyon almanizi beklemiyorsa problem yok.
0
ghilleinthemist
(07.07.25)
izinden döndüğünüzde o maile neden cevap vermediğinizi sormadığı sürece bir sorun yok. mail atmak zaten müsait olduğunda bakarsın düşüncesiyle yapılan bir şey. bu kadar kırılgan olmamak lazım. aksi halde yöneticinin daha ciddi çıkışlarını "bana mobbing yapıyor" olarak algılarsınız. bunlar olağan şeyler.
0
himmet dayi
(07.07.25)
bilerek yapmış, aldığın 2 günlük izinden bile rahatsızlık duymuş. insan olmayan biri tarafından kasten atılmış bir mail. maksat canına bir ot daha tıkamak. hem bu mailde iyimserlik tanımıyorum. etrafımda o kadar bu tip insan var ki Ancak böyle ucuz şeyleri onlar düşünür ve yapar.
0
koela
(07.07.25)
(12)

Sanki evlenmeden birey olamıyoruz bu ülkede. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

pembediken
Bizim toplumda insanlar evli olmayı daha çok ciddiye alıyorlar. Ya da ciddiye almaları için iyi bir kariyere sahip olmak gerekiyor. Illa evlenmek yönetici pozisyonunda çalışmak mı gerek? Siz ne düşünüyorsunuz?
Bizim toplumda insanlar evli olmayı daha çok ciddiye alıyorlar. Ya da ciddiye almaları için iyi bir kariyere sahip olmak gerekiyor. Illa evlenmek yönetici pozisyonunda çalışmak mı gerek? Siz ne düşünüyorsunuz?
0
pembediken
(06.07.25)
Katılıyorum
0
Rondak
(06.07.25)
İnsanların ağzını payını vermek gerekiyor. Adam evli ama gözü dışarıda.
0
Kahvedesu
(06.07.25)
Bu insanlar böyle görmüsler ve hayatlarini buna göre şekillendirip istediklerini yapmamislar.
Haliyle senin sürüden ayrilman hatta bir de üstüne üstlük mutlu olman onlar icin yaptiklari yanlisin kanli canli Ortalikta dolaşması demek.

Haliyle seni ortadan kaldirmak isteyecekler.

Kizilcik serbeti pembe karakteri baska bir settingle ama ayni mantikla calisiyor. Diziyi izlediysen kizi nursema ile yasadigi catismayi düsünebilirsin.
0
sonsuz
(07.07.25)
tr'de evlilik yapmadan iyi bir pozisyona getirileceğinizi sanmıyorum. türk insanının değişeceğini de sanmıyorum. türklerden fazla şey beklediğinizi düşünüyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.07.25)
sosyal kimlik diye bir sey var. tek sorun evlilik degil sahip olman gereken seyler olduguna inaniliyor es, para, kariyer, cocuk vs bunlara sahip degilsen ikinci sinifsin. evlenince konunun kapanacagini zannetme diye
0
ala09
(07.07.25)
Ben sosyal alanla da ilgili olduğunu düşünüyorum, daha doğrusu sosyal alana bakışla. Sayısı az olmayan, üstelik mürekkep yalamış da görünen birçok insan için bekar erkek demek bilinçaltında "karimiza kızımıza sulanır şimdi", bekar kadın demek "kocamizi ayartmasin şimdi" anlamına gelebiliyor ve ortada buna dair hiçbir işaret yokken bile gerçeklik buymuş gibi davranıyor birçok insan.

Diğer tarafı, mesela sozkonusu işleriyse, eşli organize edilen etkinlikler vb.

Başka bir tarafi, evli insanın evli dertleri, evli çocuklu insanın evli çocuklu dertleri oluyor. Bekar kişi otomatik hem bunun dışında kalmış oluyor hem de yine çoğu insanın "senin çocuğun yok bilmezsin" ukalalıgina maruz kalması işten bile değil.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
O kafa bitti artık. Millet günü kurtarmaya bakıyor.
0
runaway
(07.07.25)
kadinlarin istihdam orani yuzde 25. dogal olarak evlenip hayatlarini kurtarmanin pesindeler.
0
baldur2
(07.07.25)
Birey olmak için insanların ciddiye alınmasına ihtiyaç yok bence. Hatta tam tersi. 36 yaşında kadınım yönetici değilim evlenmeye de niyetim yok ve ben bir bireyim, diğer insanların bu konuda ne düşündüğü ile ilgilenmiyorum.

Tabii ki bir toplumda yaşıyoruz toplum baskısını hafife almıyorum, aksine benim için ekonomik özgürlüğe sahip olmak bu nedenle çok önemliydi. Demek istediğim birey olmanın içten gelen bir şey olması. Evlilik, çocuk, yönetici pozisyonu gibi gerekli görünen adımları atıp yine de birey olmamak da mümkün.
0
peki madem
(07.07.25)
Peki madem hakli oncelikle. Ben de oyle dusunuyorum ama soru sahibi toplum acisindan sormus. Ona gore de cevap vereyim.
Toplumda bekarsan bir hicsin. Bu cok net. Alt segment semtlerde falan bulunmuyorum ama yasadigim, bulundugum yerlerde ustu kapali bu tavri goruyorum. Sorsan refah, egitim seviyesi yuksek yerler derler.

Benim kendi universite cevremden bile bekarlara aciyarak bakanlar var.

Evlilik bizim toplumumuzda statudur. Evli kisi, akilli, ahlakli vsdir. Cunku yuvasini kurmustur falan. Boyle bakiliyor. Arkasi var (esi var, bundan dolayi da bi saygi geliyor).

35 yas ustu bekarlar da ahlaksiz, kimsenin evlenmeye layik gormedigi bi suclu gibi goruluyor adeta.

Sirketlerde de mesela kadinlarda bekar olunmasi tercih sebebi olur (hani ev sorumlulugu olmaz, daha cok calisir diye) ama erkeklerde cogunlukla evli olanlar terfi alir. Evli erkek cunku sorumluluk sahibidir zaten.

Bunlara katilmiyorum ben tabii ki. Sorumlulugu birakin, 40 yasinda hala kafasi ergen olan bir suru erkek var evli olan. Abuk sabuk bir suru kadin var evli olan.
Ama toplumda durum bu.
0
Kittie
(07.07.25)
Birey olmak demek zaten toplumun onayına ihtiyaç duymadan, toplumdaki o kendi içinde sıkışıp kalmış gerici düşünce yapısıyla ve yönlendirmeleriyle hareket etmeyen demek.

Dolayısıyla toplumun taleplerini yerine getirerek birey falan olamazsınız.

Kaldı ki son 50-60 yıldır milliyetçi, muhafazakar, siyasete bulanmış bir din ile şekillendirilmiş bu toplumla aynı fikirde olmak zaten bugünün gençleri için olsa olsa bir utanç kaynağı olurdu.

Kendinizi ve çevrenizi, toplumun sizden beklentilerine göre değil kendi beklentilerinize göre şekillendirmenizi etmenizi tavsiye ederim.
0
thracia
(07.07.25)
Yakın bir zamanda evleneceğim fakat 5-6 senedir kendi evimde kendi düzenimde yaşıyorum. en azından erkek olarak söyleyebilirim ki şu anki ekonomik düzende kendi evinde yaşayabiliyorsan, oturmuş düzenin üstüne de evin araban varsa borçsuz harçsız gezip tatile falan çıkabiliyorsan gayet de el üstünde tutuluyorsun.
gayet de muhafazakar denebilecek bir iş yerinde çalışıyorum. en azından kendi açımdan bakarsam, hayatımda çoğu şeyi oturtup uzun seneler evlenmemekte diretmeme daha çok gıcık oluyorlar diyebilirim.
0
denizgonen
(08.07.25)
(4)

Kaş'tan kalkan Kekova ve/veya Kaleüçağız tekne turları var mı?

winston insani
MerhabalarGoogle'ladım ama pek bulamadım, Kaş'tan kalkıp buralara giden tekne turları var mıdır? Varsa da gün içi ortalama kaçta çıkıyorlardır?
Merhabalar

Google'ladım ama pek bulamadım, Kaş'tan kalkıp buralara giden tekne turları var mıdır? Varsa da gün içi ortalama kaçta çıkıyorlardır?
0
winston insani
(06.07.25)
Bir sürü var nasıl arattınız ki ? Kekova tekne turu kaş diye aratın çıkacaktır.Bi gün öncesinden kaş limana gidip tek tek de sorabilirsiniz genelde sabah 10-11'de kalkarlar.
0
Mcfly
(06.07.25)
bermuda boat engin kaptan
0
ala09
(06.07.25)
Var ama onlar cok iyi olmuyor. Teknenin amaci koy koy gezip yüzmek.
Cok uzun bir yeri gecmek icin zaman kaybediyorsunuz kas‘tan kalkan turlara binince ve daha az koy görmüs oluyorsunuz.
0
sonsuz
(06.07.25)
direkt kekovaya otobüsle gidenler turu orada başlatanlar ve kaştan kalkanlar şeklinde var.
0
denizmaniaherif
(07.07.25)
(2)

tektaş yüzük türkiyede mi yurtdışında mı ucuz?

chanawar
teklif için tektaş yüzük alınacak. arada yurtdışına çıkılıyor. oralarda mı ucuzdur buralarda mı? bu sanırım piyasası olmayan bir şey. dolayısıyla sonradan satıp paraya çevrilmiyor. o yüzden minimum maliyet önemli oluyor. pırlanta olmayıp pırlantaya benzer başka taşlar falan da vardır belki yurtdışın
teklif için tektaş yüzük alınacak. arada yurtdışına çıkılıyor. oralarda mı ucuzdur buralarda mı? bu sanırım piyasası olmayan bir şey. dolayısıyla sonradan satıp paraya çevrilmiyor. o yüzden minimum maliyet önemli oluyor.

pırlanta olmayıp pırlantaya benzer başka taşlar falan da vardır belki yurtdışında diye düşünüyorum. var mıdır yönlendirecek?
0
chanawar
(06.07.25)
Tr‘de
0
sonsuz
(06.07.25)
dubai
0
brkylmz
(07.07.25)
(6)

almanya dm ve douglastan alınası ürünler

ala09
olaplex daha uygun diye aliyordum. ordinarylere gerek kalmadi sephorada gayet uygun ve ikisini de pek begenmedim zate. sizin favoriler siparisler neler vardir?
olaplex daha uygun diye aliyordum. ordinarylere gerek kalmadi sephorada gayet uygun ve ikisini de pek begenmedim zate. sizin favoriler siparisler neler vardir?
0
ala09
(05.07.25)
Dm‘den balea ürünleri alabilirsin cok iyi.
Douglas‘tan bisi alma pahali satiyorlar. Onun yerine flaconi‘den online siparis ver derim. Otele siparis verebilirsin heralde gitmeden.
0
sonsuz
(05.07.25)
omg flaconi bayagi iyiymis kiehls icin ozellikle ama ben almanyada konaklamayacagim:') so sad
0
🌸ala09
(05.07.25)
İlginç bir şekilde Türkiye'deki sephora şu an daha ucuz. Geçen gün bir arkadaşım ordinary aldı fiyatları kontrol edince şaşırdım. Douglas'a önce internetten bakıp gitmeni tavsiye ederim. sadece o an özel indirim yapılan ürünler uyguna geliyor bunun dışında çok uygun ürün göremedim gittiğimde.
0
yüzyıllık yalnızlık
(05.07.25)
eger dogal makyaj ve vucut urunlerine merakliysaniz, DM'nin kendi markasi alverde ve turevleri (hepsi bir koridorda duruyor zaten) harikadir, sac urunlerinden koltukalti urunlerine kadar tavsiye ederim
Ayrica Muller varsa orada da cok uygun fiyatli urunler bulursunuz
bir de benim gibi antin kuntin besleniyorsaniz, badem unu, hindistancevizi unu filan, her iki yerde de super fiyatlar bulabilirsiniz.
0
kassiopeia
(06.07.25)
Nivea sun edt parfüm alırdım ben olsam :(
0
ekimoloji
(06.07.25)
spesifik bir ürün bakacaksan, idealo.de'de ürünü aratıp, yakınlardaki mağazalarda göster diye fiyat karşılaştırması yaparak görebilirsin mağazaları.

flacconi teslim al noktasına da bırakıyor ürünleri gitmeden sipariş verip gidince teslim alabilirsin.
0
nahtoderfahrung
(06.07.25)
(3)

Cikolatali napsam

Kittie
Tatli krizi geciriyorum.Evde kakao, sut, krema, seker, un, nisasta, vanilya, kabartma tozu var.Yogun cikolatali bi sey cikar mi bu malzemelerden.Yoksa puding yapicam o da beni kesmicek.En azindan pudingi daha yogunlastiracak bi tariginiz var mi
Tatli krizi geciriyorum.
Evde kakao, sut, krema, seker, un, nisasta, vanilya, kabartma tozu var.
Yogun cikolatali bi sey cikar mi bu malzemelerden.
Yoksa puding yapicam o da beni kesmicek.
En azindan pudingi daha yogunlastiracak bi tariginiz var mi
0
Kittie
(05.07.25)
İçine çikolata ve buz ekleyip supangle haline getirmek daha lezzetli oluyor.
0
ekimoloji
(05.07.25)
Biraz kahve eklerseniz çikolatanın tadını biraz daha yoğun yapıyor. Nescafe vs varsa çok az sıcak suda çözüp ekleyebilirsiniz mesela. Keklerde işe yaradığını gördüm en azından.
0
peki madem
(05.07.25)
hicbir sey yapma.

normalde pms halinde cok sinirli ve mutsuz hissediyorum. agrim da oluyordu. 2 hafta öncesinde paketli gida, meyve disinda sekeri cok aza indirdim. ve regl oldugumu anlamadim bile. hicbir belirti yoktu neredeyse.

vücuduna zehir sokma. cok zordaysan bitter cikolata at agzina ve eme eme uzun uzun eriterek ye.
0
sonsuz
(05.07.25)
(13)

Evde misafir varken sıçabiliyor musunuz?

messina123
Birkaç günlüğüne kalıcı misafir. Bizim ev 1+1. Sıçamıyorum içimde patlayacak.
Birkaç günlüğüne kalıcı misafir. Bizim ev 1+1. Sıçamıyorum içimde patlayacak.
0
messina123
(04.07.25)
evet.

chatgpt'ye diskilamayi geciktirmenin zararlari yaz. idrar da ayni sekilde.
0
sonsuz
(04.07.25)
Az ye.

Yaşlı biri değilse, bu zor anlarda 100 metre uzaktaki markete bazı şeyleri alması için gönder.
siz tuvalete gidin, o da spor olarak yürüyüşe çıkmış olur.

Oda spreyini de ihmal etmeyin.
0
diyecevaplandı
(04.07.25)
avm’ye git
0
avatar is back
(04.07.25)
sicin gitsin yahu. misafirin yatagina sicmiyorsunuz neticede, tuvalete siciyorsunuz. hepi topu 10dk fln kokup gecer.
0
taurina
(04.07.25)
kapısı olan her yerde tertemiz işimi görürüm açıkçası, beni ilgilendirmez. insani bir ihtiyaç sonuçta. tuvalete giren birini güller karşılamaz. yaz bunu güzel laf.
0
der meister
(04.07.25)
En yakın camiye gidiyorum
0
Shepard
(04.07.25)
yerken doğal da sıçarken niye değil? kasmayın hocam patır patır salın gitsin.
0
lazpalle
(04.07.25)
Sıcarim ama daha bok yere düşmeden sifonu çekerim. Iki kere sifon çekilmiş olur. Hiç sikinti yaşamadım.
0
ırene adler
(04.07.25)
Evet.

Ama hak veriyorum, 1+1 evlerin ekseriyeti göt kadar olduğu için ses duyulma ihtimali yüksek oluyor malesef. Bu da bazı insanları konfordan uzak hissetirdiği için sıçamıyorlar.

Ben eğitim hayatım boyunca okulda hiç sıçmamıştım.
Bir çeşit fobi gibiydi. Kamusal wclerde büyük tuvaletimi yapmıyordum. O yüzden ben seni anlarım. Ama bu hiç doğru bir aksiyon değil. Derhal bunun üzerine gidilmeli. Tuvaletin geldiğinde o seni götürmeli. Yerin bir önemi yok. Bu biyolojik saatin en önemli kuralı. Bu sayede geç de olsa yendim bunu. Elbette bana kaybettirdikleri de olmadı değil.

Askerde millet kaç gündür sıçamazken ben ilk gün bu işi çözmüştüm.

Sıçın. Tutmayın. Ertelemeyin. Tv’den yüksek sesli bir şey açın gerekirse ve Rahatça sıçın. Vallahi çok pişman olursunuz.
0
ezkaza
(04.07.25)
evde misafir varken, misafirliğe gittiğimde, askerde ilk günde, kamu binalarında...yani her türlü koşulda tuvalet ihtiyacım varsa yaparım, hiç strese girmem.
0
wilhelmwasmuss
(05.07.25)
Misafirin evine bile sıçarım anlamam dinlemem umurumda olmaz.
0
sessizce aglayan sanat
(05.07.25)
hemen sifonu cekeceksin, varsa havalandirmayi acarsin, bir de spray sikarsin oldu bitti.
0
baldur2
(05.07.25)
hasta bezi bağla
0
yurtsuz john
(05.07.25)
(8)

Silip sonra tekrar hayatıma girmeye çalışan insanlar.

alice in potatoland
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cada
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cadaloz, biz en son 10 sene önce çocukken gördük birbirimizi. Onda da ben sana hiçbir şey yapmamış olmama rağmen bana aşırı gıcık oluyordun.
Şimdi ne konuşalım?

Hadi bunu geçelim... Ikinci derece bir kuzenim var. Aileler samimi, çok görüşürdük. Durduk yere beni Facebook ve Instagram'dan silmişti. Sebebini hiç bilmiyorum. Kardeşimi silmemişti, ama beni silmişti. Cinsiyetlerimiz aynı. Ben de kardeşim kadar sosyal medya kullanırım, yani dört aydan dört aya girerim en fazla. Herhalde yanlışlık olmuştur diye düşündüm, tekrar ekledim, kabul etmedi. Ben de bıraktım.
Bu yaklaşık 4-5 yıl önceydi.
Şimdi soyadım evlenince değişti; hop, beni tekrar eklemiş. Bir sürü fotoğrafımı beğenmiş (nikah fotoğraflarım falan değil, zaten onları koymam).

Bu şekilde, bana sadece ben olduğum için gıcık olan insanlar çıkıyor. Ben bu durumla ok'im, herkes beni sevmek zorunda değil.
Ama sonra, hayatımda bir şeyler değişince bazıları tekrar hayatıma girmeye çalışıyor.
Manyak mı abi bu insanlar? Niye sildiniz, niye tekrar ekliyorsunuz, niye tekrar konuşmak istiyorsunuz?
Bu durum sadece bana mı garip geliyor?
0
alice in potatoland
(04.07.25)
Düsününce garip, önemsiz bir aciklamasi mutlaka vardir :)

Ben de birkac sene öncesine kadar insanlari cok önemsiyor, onlari da kendim gibi rasyonel saniyordum.
Su an diger insanlar benim umrumda bile degil. Hayatim „benimle“ o kadar dolu ki su an ilgilenmiyorum hic.
Bir de kendi yaptigim malliklari da fark ediyorum ve ne malmisim yhaa diyorum.

Önemsememek, affetmek, üzerinde durmamak lazim.
Üzerine düşünmek, anlamaya calismak ve hatta kin tutmak cok ama coook gereksiz.
0
sonsuz
(04.07.25)
Yalnız kalıp kendilerine eğlence aradıklarını ya da hala kıskançlıklarının sürdüğünü, özel yaşamımıza burun sokmak istediklerini düşünüyorum.
Kapı kapanmıştır artık. Asla iletişim kurmam.
İşim dolayısıyla yıllar sonra karşılaştıklarım oluyor. Ben istemediğim halde telefonlarını veriyorlar. Eklemiyorum.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Çocuklukta hepimiz bir sürü hata yapmışızdır. Adı üstünde çocuktuk çünkü. Ama çocuklukta yaptığı hatadan hala sorumlu tutulan insanlar olduğunu görmek ilginç geldi bana. Biraz abartmıyor musun?

Ekle insanı. Böyle böyleydi, şimdi, hayırdır? de. Belki bir şey söyler. Belki özür diler. Hak verirsin falan. Güzel olur. Bahar gelir, çiçekler açar.

Tuttuğumuz kinle mi ölüp gidelim. Mezara kadar mı diyelim. Sünger çekmeyelim mi hiç, affetmeyelim mi?
0
Mirket
(04.07.25)
Çocukluk denmiş de, iş yaşamında da böyle tipler oluyor. Nöbette gürültü yapıp son ses radyo açmış bir personeli yöneticisi olarak uyardığım için sabaha kadar beni rahatsız eden kişi yıllar sonra Instagram'dan istek gönderiyor. Böyle basit intikamlar peşinde olan bir kişiyle ne arkadaşlığı yapacağım ki.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Kendine yeni av ariyordur. Predator stalker tipler gibi geldi bana verdiğin örnekler.
Ama onların dışında öyle aklına gelmiş, önerilerde görmüş vs de olabilir pekala sorunun cevabı.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
@Mirket, kin tutmuyorum ki. Yani benim için 6. sınıfta beraber okuduğum, beni de sevmeyen, bullylemeye çalışan birisiydi. Ben de onu sevmezdim ve birbirimizle hiçbir iletişim kurmazdık. Yani 6. sınıfta toplasan 10 kere anca konuşmuşuzdur. Bu sebeple ısrarla eklemek istemesi garip geliyor. Ben kin tuttuğum için değil bu durumu yadırgamam. Yani biz canciğer değildik o zaman. E birbirimizi tanımıyoruz da, hem yetişkin olduk tanımıyoruz hem de çocukken de tanımıyorduk çünkü arkadaş değildik, niye ekleşiyoruz? sorgulaması daha çok yaşadıgım.

Mesela kuzene daha çok takıldım, çünkü silip sonra eklemeyince üzülmüştüm. Ne yaptım ki ya ben? dedim. Aileler hâlâ görüşüyor gelip gidiyor, ben başka bir ülkedeysem bile... Ne bileyim, çocukluğumuz beraber geçmiş, öyle feed de spamlemiyorum, bunlara mesaj atıp darlamıyorum, arada foto paylaşırlarsa beğeniyorumdum o kadar. Hani bin kişi içinden tutup sadece beni silmesi kırmıştı ama sonra üçüncü günün şafağında onu da aştım elbette. Beş yıl geçmiş, şimdi beni ekliyor. Ahsjdk
0
🌸alice in potatoland
(04.07.25)
hayatları o kadar sıkıcı ki eski şeylere dönüyorlar, başka açıklaması yok.
0
deartheodosia
(04.07.25)
salt merak bence. sen ne durumdasin onu tartmak istiyorlar.
boyle tipler herkesin hayatinda var.
0
cooperr
(04.07.25)
(6)

baby shower’a çağırmayıp hastaneye çağıran arkadaş

illiyet dağı
selamlar! minik bir şeyi biraz dertlendim. sizin görüşünüze başvurmak istedim. liseden bir arkadaşım bir ay önce baby shower yaptı. liseden başka arkadaşları çağırdı. beni ve benim sık görüştüğüm bir arkadaşımı çağırmadı. şimdi doğum yapacağı hastaneyi ve tarihi söyleyerek doğuma çağırıyor. bu durum
selamlar! minik bir şeyi biraz dertlendim. sizin görüşünüze başvurmak istedim. liseden bir arkadaşım bir ay önce baby shower yaptı. liseden başka arkadaşları çağırdı. beni ve benim sık görüştüğüm bir arkadaşımı çağırmadı. şimdi doğum yapacağı hastaneyi ve tarihi söyleyerek doğuma çağırıyor. bu durumu yorumlayıp gidip gitmeme yönünde fikir verir misiniz?
0
illiyet dağı
(04.07.25)
Hastaneye gelip tebrik edin, eve gelmenize gerek yok demis iste.
0
brkylmz
(04.07.25)
Babyshower sürpriz olur aslinda. Belki sürpriz partiyi hazirlayanlar sizi davet etmemistir?
0
sonsuz
(04.07.25)
Kasıtlı bir tavır olduğundan emin değilsen git bence. Zaman içinde belli eder kendini kasitliysa. Kasıtlı değilse de bir kaybın olmamış olur.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
Cikarci biri ise arkadasin altin takman icin cagirmis olabilir hastaneye var bole tipler
0
eja
(04.07.25)
Aranızdaki samimiyete iletişime bağlı. Bir daha görüşmesem de olur diyorsanız gitmeyin ama arayı bozup tamamen ipleri koparmak istemiyorsanız 10 dk uğrayıp hediyesini verirsiniz. Öyle altın almaya falan gerek yok bebek tulumu vs alınır geçilir. Belki babyshowerı arkadaşları ayarlamıştır.
0
ekimoloji
(04.07.25)
bana da altin istiyor gibi geldi.
valla ben ya hep ya hic kafasinda oldugum icin salla derim.
0
cooperr
(04.07.25)
(8)

Çocuğumla ilgili ciddi bir sorun

bugisme
Başta söyleyeyim. Kendim eğitimciyim. Uzun yıllar her kademede öğrencim oldu. Ancak kendi çocuğumdaki bu durumun üstesinden gelemiyorum. 4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olmasına rağmen asla kendi oyun oynamıyor. Bu durum o kadar ileri seviye sinir bozucu ki, doğum gününde alınan birbirind
Başta söyleyeyim. Kendim eğitimciyim. Uzun yıllar her kademede öğrencim oldu. Ancak kendi çocuğumdaki bu durumun üstesinden gelemiyorum.

4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olmasına rağmen asla kendi oyun oynamıyor. Bu durum o kadar ileri seviye sinir bozucu ki, doğum gününde alınan birbirinden güzel oyuncakları bile bir sonraki sabah biz söylemesek ilgilenmiyor, elini sürmüyor. Biz yokken kendi odasına asla girmez, lakin Birlikte oynarsak gayet güzel oynar(bıraktığımız an oynamayı o da bırakır).biriyle oynarken aktiftir Role bürünür, oyuncakları seslendirir. Ancak ne zaman bir işimiz olsa o an her şeyi bırakır. Oynarken Odasındaki oyuncak sepetlerini bizim açmamızı, kule yapılacaksa bizim yapmamızı dikte eder. Sanki ben çocuk o babammış gibi sürekli "sen yap" der. Bu durum yaklaşık 1 yıldır iyice belirginleşmekte ve sabrımızı sınamakta. Bir yıldır okula gitti buna benzer bir şikayet duymadık. Arkadaşları ile buluştuğumuzda gayet saatlerce onlarla oynar. Bu açıdan bir problem yok. Oyun arkadaşı olarak bizi içselleştirmiş durumda. Kardeşi yok. Ama şu noktada mütevazı olamam, günde bazen 3 kez dışarı çıkarız, her türlü etkinliği yaparız. Yani asla mahrum kalmadı insandan. Oldukça sosyal yetiştirdik. İnsanlarla sohbet eder, konuşur, neşeli bir çocuktur. Ekran bağımlılığı yoktur vs. Ama bizi inanılmaz darlıyor. Sürekli bir görev versem "baba....baba....babaaaa... bak....bak.... bana bak..... nasıl oluyor?..... gel.... şunu al... yap... konuşmalarından evde ne kendi işimizi yapabiliyoruz, ne boş zaman yaratabiliyoruz kendimize. Annesi ile resmen vardiyalı bakıyoruz çocuğa. 2 saat o oynuyor, sonra o dinlenirken ben alıyorum.

Hatta şimdi yanıma geldi ve " baba şimdi ne yapscağım? Dedi. Ben de " bak tüm oyuncaklar burada ister lego yap ister resim çiz" dedim. Hiç bir şey demeden annesinin yanına gitti. Biz görev vermediğimiz zaman asla kendi yaratıcı bir uğraş yapmıyor. Sıkılınca ağlıyor.Bu ve benzeri durumlar canımızı sıkıyor. Anne babayız çocuğumuzu çok seviyoruz acaba diyorum bu durumun temel sebebi nedir? Hatamız nedir? En önemlisi de kesin çözümü nasıl sağlanabilir?
Görüş ve önerilerinizi dinlemek isterim.
0
bugisme
(03.07.25)
Maalesef klasik yeni türk aile yetiştiriciliğine bürünmüşsünüz olarak yorumladım.

Aşırı birlikte etkinlik yapılmış, her şeye eşlik edilmiş. Çocuk sürekli başkası bana yapılacak şeyleri bulur demiş. Bu sebepten de siz bişey yaptırmadığınızda vs sıkkınlık başlıyor. Çünkü kendisi hiç bişey yapmıyor. Sürekli başında duran ne yapması gerektiğini söyleyen bir ailesi var. Yapmayın bunu.

Salın kendi başına oyun oynasın, sıkılmasına izin verin, rolünüzü azaltın. “Buna canım sıkılıyor” dediğinde “valla kral istersen oyuncakla oyna” de geç. Onun yaptığı şeyleri ise bozmayın, eleştirmeyin düzeltmeyin. Salın gitsin yahu.

Sıkıntılı bir durum yok. Herkes çocuğunu son dönemlerde böyle yetiştiriyor. Ama böyle devam ederse yarın öbürgün kendi başına karar almayı, yalnız kaldığında kendine çözümler üretmeyi başaramadığında ne üniversite okuyabilir ne iş hayatına atılabilir
0
avatar is back
(03.07.25)
herkes cocugu icin en iyisini düsünür ama...

"4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olması" cocugunuz bence her seye doymus ve simdiden sikilmis. yani hangimizin her cesit oyuncagi vardi. bana da biraz fazla üstüne düsmüssünüz ve her istedigini yapmissiniz gibi geldi.

bir de dezavantaj olarak sizinle oynamak eglenceli geliyor olabilir cocuga. ben de annemle falan oynamak cok baydigi icin tek basima oynardim kücükken.
0
sonsuz
(03.07.25)
hocam şimdi burdan herkes her şeyi yazar. çok da takılmayın. ilgili ebeveynseniz çocuğunuzu en iyi siz tahlil eder ve çözümlersiniz. çok oyuncağı varsa dönem dönem bazı oyuncakları kaldırın. bi süre o oyuncakla oynamasın. sonra tekrar çıkarın. adeta yeni alınmış gibi seviniyorlar.

bu yaşlarda genel olarak dediğiniz var. çocuk rehberlik bekliyor. sorunu hep siz çözün istiyor. yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye çalışın. her çocuk farklı karakterle doğar sizde bilirsiniz ki. belki sizin oğlan desteklenmesi gereken bir birey olacak bilemeyiz. kendi kendine oyun zamanı yapın mesela. şimdi biz kendi işlerimizi yapıcaz seninde kendi kendine oynama zamanın gibi gibi. gözünüzün önünde olsun kademe kademe uzaklaşın. zamanla alışacaktır.
0
dedim ben sana
(03.07.25)
- 1 kere birlikte oynayalım 1 kere de kendi başına oynamayı dene, (diyelim lego oynayacaksa) legolarla yapacağın şeyi bitirdiğin zaman da ben gelip bakayım.

sonra bunu 1 kere birlikte 2 kere kendi başına... şeklinde devam ettirin.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Akraba ve özellikle de büyük ebeveynler tarafından kucaktan indirilmemiş, ilgi manyağı yapılmış sevimli yenidoğan, dana kadar olunca, kucaklar da yorulunca her ailede bir sorun başlar. Anne baba yorgundur ama çocuk da kucak istiyordur.

Eskiler çocuğu pek kucağa almadan severmiş. Çocuklu eve misafirliğe gidenler daha baştan çocuğa yüz vermezlermiş ki çocuk arsızlaşıp tepelerine çıkmasın.

Günümüzün çekirdek aile yapısında mümkün olduğunca da az çocuk yapınca o çocuk kıymetli oluyor. Daha ilk günden hayatın merkezinde tutuluyor. Çocuk sanıyor ki dünya onun etrafında dönüyor, herkes onun hizmetinde onu mutlu etmek için var. Küçük modeli sizinki gibi oluyor. Büyüdükçe de prens ve prenses oluyorlar.

Çocuk parkına falan gidildiğinde akranlara karışmayı becerebiliyorsa bence sorun yok.

Ben olsam, yavaş yavaş mesafelenir, ağlamalarına falan bir plan dahilinde gittikçe daha geç angaje olurdum. Abartmadan da ve yavaş yavaş mesafe koymak, geç tepki vermek olayı çözer gibi.
0
Mirket
(03.07.25)
Biz yeni nesil ebeveynleriz, sürekli iyi anne baba olma baskısıyla ebeveynlik yapıyoruz. Doğru mu yaptık büyüdüklerinde anlayacağız. Çocuğu doğduğundan beri oyalıyor, oyun kuruyoruz. Çocuklar sıkılmayı bilmiyor. Her şeyi onların adına düşündük, biraz salmamız lazım. Bu işin eğitimcilikle alakası yok. Ben de psikoloğum ama çözüm bulamadığım çok zaman oluyor. Bu alanın uzmanı çocuk gelişimciler. Ayrıca burada çocuğu olmayıp size öneri verenleri ciddiye almayan. Zaten bizi bu bunalıma sokan durum daha iyi ebeveyn görünme çabası. Bence en iyisi salmak. Biraz gevşetmek. Sıkılmasına izin vermek önemli.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
Yukarida yazilanlara katilmakla birlikte, her cocuk kendi karakteriyle geliyor, onu da egitimci olarak biliyorsunuzdur. Dereceli olarak yukaridaki tavsiyeleri takip edebilirsiniz ama ayni zamanda uzmeyin caninizi da demek istedim, cocugunuzun karakteri de bu olabilir.
0
kassiopeia
(04.07.25)
Oğlumun ciddi bir oyuncak bütçesi var, youtube vs'deki pazarlamalara kurban gidebiliyoruz bazen. Sizdeki durumu sezdiğimde oyuncak almayı kesiyorum.

Ayrıca toyz shop vs'ye girdiğimizde gözlerindeki ifade çok önemli, almış olmak için mi alıyor, gerçekten çok mu beğendi bunu kontrol ediyoruz. 1 senedir de istediği oyuncağı hemen almıyoruz, para yok, bir dahaki sefere diye erteliyoruz. Dilinden düşürmüyorsa gerçekten istediğini biliyoruz.

Toyzshop'taki lisanslı Jurassic World dinozor'larının serisi var, hatta bazı mağazalardakinden çok çeşit bizde vardır, artık oynamıyor. İlk alındığında aylarca elinden düşürmüyordu, hatta bazılarını evde unuttuğumuzda geri dönüp almak zorunda kalıyordu.

Son olarak oyuncaklarını arkadaşlarına hediye edecek gibi yapın, nasıl kıymete biniyor gözleyin :)
0
kimlanbu
(04.07.25)
(22)

kız arkadaşla ev almak

parcaliham
yurtdışında ev alma durumum var. uzun süredir birlikte olduğum (evli değiliz ama önemli değil) kız arkadaşım da maddi olarak katkı yapmak, mortgage'ı da beraber ödemek istiyor. ancak 70 birim olan eve 10 birim katkı yapabiliyor.benim evi kendi gücümle alabilecek ve sonra mortgage'ı kendi gücümle öde
yurtdışında ev alma durumum var. uzun süredir birlikte olduğum (evli değiliz ama önemli değil) kız arkadaşım da maddi olarak katkı yapmak, mortgage'ı da beraber ödemek istiyor. ancak 70 birim olan eve 10 birim katkı yapabiliyor.

benim evi kendi gücümle alabilecek ve sonra mortgage'ı kendi gücümle ödeyebilecek durumum var.

ancak partnerimin önerisi ise katkısını hesaplayıp, katkı yapabildiği oranda tapuda pay sahibi olması ve sonrasında mortgage ödemeye devam etmesi. (böylelikle mortgage ödeyerek para biriktirebileceğini de düşünüyor)

ben ise evi kendim almayı ve sonrasında onunla aynı evde yaşarken ondan herhangi bir maddi bir şey talep etmemeyi düşünüyordum.

siz olsanız ne yapardınız?
0
parcaliham
(03.07.25)
Abi senin bu romantik konularda kafan biraz karışık

Düşüncen doğru, evi sen al, sevgilinle birlikte yaşarsınız. Evlilik dışında böyle bir ortaklığa girmeniz gereksiz
0
grimavi
(03.07.25)
Kendi gücümle alırdım onun da yatırımını başka bir şeye yönlendirirdim
0
olaylar olaylar
(03.07.25)
sakın böyle bir delilik yapma
0
kaptan maydanoz
(03.07.25)
ben olsam evlenirdim coktan. böyle konularda kafa rahatligi sagliyor.
yoksa senin payin benim pastam vs adil olan kosulu bulmak zorlasiyor.

sevgili olarak devam edecekseniz de ben olsam bu evi kendim alirdim. sana da yatirimlik ev alalim kiraya ver derdim.

edit: olayi türk kizina getirmek nasil bir kafa cözemiyorum cidden. hem türk kizlarinin pesinde kirk takla atiyorlar hem de türk kiziysa olmaz falan diyorlar :D
0
sonsuz
(03.07.25)
aklın yolu bir. evi kendin al. bu tip knular daha evlenmeden kendi aranızda saçma sapan düşüncelere ve ufaktan güven/güvensizlik konularına yol açabilir. ölüm var kalım var. hiç gerek yok.
0
ground
(03.07.25)
kendin al. 1/7 ne alaka bi oran bu bir ikincisi partnerle böyle işlere girilmez. tek yatırım bu değil ya, başka şeye yatırsın
0
ala09
(03.07.25)
kendin al. illa para biriktirmek istiyorsa bes vb. çözümlere bakın.
0
merhum
(03.07.25)
İlişkiye zarar vermeyecekse, hiç bulaştırma. Kendin al.


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.07.25)
evlen kızla bra. bazı şeyleri uzatmamak lazım. sonra evi alırsınız
0
messina123
(03.07.25)
sen araba al de. evi de evlenmeden önce al.

boşanınca hak iddaa edemesin =)

kadınlara güvenme.
0
kveldulv
(03.07.25)
Evliyken "ha onun ha benim, ne fark eder ki" derdim ve ona göre hareket ederdim. Şimdi boşanma aşamasındayım, insanların nasıl 180 derece dönüştüğünü gördüğüm için bundan sonra öpseler de öyle bir şey yapmam diyorum.
0
anatomik
(03.07.25)
kendin alabiliyorsan kendin al. %10'luk katkısı için niye ortak oluyor ki o kadar pay da olsa? bana acayip saçma geldi.

kendisi bu kadar meraklıysa kira ödeyebilir sana veya faturalara katkı verebilir.
kız arkadaşınız nereli bilmiyorum ama avrupalı ise zaten bunu söylediğinde anlayışla karşılar.
0
elektr10
(03.07.25)
Parayı sana elden versin şeklinde bir teklif yap, bakalım rengini belli eder?

Sen bana güvenmiyor musun? Derse sen de asıl sen bana güvenmiyor musun dersin?

Cark ederse anlaşılır zaten.

Ya da madem imkan var direkt kendi elindekiyle girmek makul olan.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
@encokbenisevinnolur ne alaka? bu teklif kötü niyetli. kaydi olmayan para alisverisini kanitlayamazsin.
kiz arkadas eve ortak olayim derken 8'de 1ini istiyor, yarisini istemiyor ki.
0
sonsuz
(03.07.25)
hocam evlenmek istemiyorsaniz evlenmeyin, hic ayrilmayabilirsiniz de, ancak 1/7 katki yapacagi ev icin tapuda pay sahibi olacak, bir sey olsa, ayrilik bile degil, vefat etse mesela, ya da siz vefat etseniz, kucuk bir miktar icin sacma sapan ugrasacaksiniz. bence gereksiz.

mortgage odeyerek para biriktirmek mantigini anlamadim? bi noktada evi satmayacaksaniz mortgage'a odedigi paranin ona ne katkisi olacak? eve gomulen bir para oluyor, yani hisse senedi almak gibi bir sey degil ki bu ihtiyacim oldugunda bozdurayim, ihtiyaci oldugunda ne yapacaksiniz mesela (para biriktirmek dedigi icin diyorum) evi mi satacaksiniz? ya da biriktirdigi parayi siz mi ona vereceksiniz faiziyle? ya da baska bir eve tasinip o evi kiraya verseniz kiranin 1/7'sini mi alacak? para biriktirmekle baskasinin mortgage'ina girmenin pek bir alakasi yok bence.
0
kassiopeia
(03.07.25)
@sonsuz: kötü niyetli olma ihtimaline karşı bir deneme bu. Değilse ortaya çıkar.


Şu yüzden. Benim dediğimi çıkaralım. @parcaliham teklife hayir derse zaten direkt bir şeyler olacak. O da belli eder.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
@encokbenisevinnolur
dediğinizi anlıyorum ama bu şekilde istersem, zaten soru bile sormaz, elden nakit verir kendisi. ama teknik olarak böyle bir karmaşaya 8'de 1'ine dahil etmeye gerek var mı, bilemediğim için sormuştum soruyu. ama teşekkürler geri dönüş için.
0
🌸parcaliham
(03.07.25)
Evlenip alma da ne yaparsan yap
0
lapaz
(03.07.25)
ortak etmezdim.

o 10 birim, sonra %50 gibi kafaya dırdır olur, tahammül etmesi zor olur.

siz ödeyin, ona da hiç lafını etmeyin tabii.
0
gurur
(03.07.25)
Evi kendiniz alın, kız arkadaşınızın parasını farklı bir yatırıma çevirin +1
Gerekirse; ödemeyecek olursam o yatırımından, senden yardım alırım, hepsini tek kaynağa bağlamayalım diyebilirsiniz.

Türk/yabancı, kadın/erkek Farketmez. Canı kötülük yapmak isteyen, sinsi olan her zaman her koşulda olabilir.
0
strawberry first
(04.07.25)
Kadına güvenme, zaten parası da yokmuş. Sorun yaşarsın.
0
Shepard
(04.07.25)
Türkü yabancısı fark etmez.

Rule number 1: Never trust a woman.
0
baldan kaymak
(04.07.25)
(14)

Sezen Aksu'nun en sevdiğiniz şarkısı

sekizdokuzon
Benimki şu: https://open.spotify.com/track/1HzbDXVhbv72rJJQaVJFwD?si=jn7zauIeQLODAj8ZtEzceg
Benimki şu: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Son sardunyalar
youtu.be
0
grimavi
(02.07.25)
A onu da severiz
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
open.spotify.com

Dönem dönem değişir tabi ama, şimdi; yarası saklım.
0
fildirfildir
(02.07.25)
90'lar halini seviyorum; en sevdiğim ruhuma asla. Çocukken klibini de çok severdim bunun.
0
akhenaten
(02.07.25)
Her zaman doğru yerde duramamış bir insan ama seksenler sonundaki o politik tavrını çok seviyorum ben de. Oradan devam etse belki şu an AI yle klip çekemez ama türk pop müziğine çok daha esaslı bir damga vururdu gibi geliyor. Çok derin bir ruh ama ahlak olmadan uzun vadede bir şey ifade etmiyor elbette.
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sarı odalar
0
nothing in my way
(02.07.25)
İzmirli bir kere +1500 point
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
çok var aslında ama

en sevdiklerimden biri unut www.youtube.com

sezen aksu 88, sezen aksu söylüyor ve gülümse albümleri en sevdiklerim. bu üç albümdeki tüm şarkılar mükemmel.
0
exlibris
(03.07.25)
Sevmem. Dinleyicilerini aklı yok yerine koyup siyasi yönlendirmede bulunduğu günden itibaren bitti benim için. Hele ki yönlendirmesi benim için kabul edilemeyecek belli bir yöne doğru olunca. Kendisinin aklı olduğunu düşünüyorum, yapmaması gerekeni yaptı. Üzgünüm, kendisiyle keyif güdemem.
0
muhayyer divan
(03.07.25)
sezen aksu hiç sevmem. ama

www.youtube.com

bu şarkıyı çok seviyorum. ne zaman dinlesem ağlarım. çok dokunuyor bana.
hatta şimdi buraya link atmak için açmıştım. ağlamadan kapatmaya gidiyorum.
0
matilda
(03.07.25)
ru dizisinde calan sarkisi.

ne zaman ki icim tasar sevincten, sensiz icime sinmiyor
0
sonsuz
(03.07.25)
Firuze
0
blonde redhead
(03.07.25)
aslında muhayyer divan +1 diyebilirim. ama bilerek açmasam da bir noktada yakalıyor ve hakkını veresim geliyor. yine ve malesef ama ki; aşk meşk duygularını yalanlarcasına siyasi bildirimler yapması kendisine sürdüğü en büyük lekesi oldu.
0
love and trust
(03.07.25)
Kendisi yedi cihanda lekeli olsa da bir çok eski şarkısını severim. Yeni albümünü dinlemedim dinlemeyi düşünmüyorum çünkü şarkılarını ergenken siyasi görüşünü bilmeden sevmiştim.
0
ekimoloji
(03.07.25)
(22)

Maaş almadan yaptığınız işler

sekizdokuzon
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?Teşekkürler.
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.

Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Maaş almadan gönüllü olarak da yapabileceğim işi söyleyebilirim tabii ki mesleğim. Aşığım mesleğime, yorulmadan gece gündüz aşkla yapabilirim.
0
rock n roll
(02.07.25)
barinakta "sarilici" olarak calisiyorum. kedilere sariliyorum, haftada bir gidiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.07.25)
@konusma: <3
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
Veteriner arkadaşın ameliyatlarına(var ulan diplomam) yardım amaçlı giriyorum, ultrasonlarına yardım ediyorum. Karga, güvercin(yaralı, yavru) denk gelirse büyütüp uçuruyorum. Sana psikolojik destek veriyorum xd.
0
Shepard
(02.07.25)
Ben de sana nasıl socially awkward olunmaz dersleri veriyorum
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sofor ve psikolog. soforluk neyse de psikologculuk hic bana gore degilmis parayla da yapmam
0
ala09
(02.07.25)
@sekizdokuzon başarılı değilsin anlaşılan xd
0
Shepard
(02.07.25)
Şoförlük, organizatörlük, hamallık, marangozluk, ara buluculuk, kariyer danışmanlığı, head hunterlık ve finansal danışmanlık.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Baştan aşağı bir ev içerisindeki hemen her türlü tadilat onarım
Excel, ufak tefek programlar yazmak.
0
kisa
(02.07.25)
bi vakıfta gönüllü hizmet
en yakın iki arkadaşa ilişki koçluğu
kardeşime terzilik
0
juliette
(02.07.25)
@shepard: enkaz devraldık, zaman istiyor diyelim
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
@sekizdokuzon ahahaahahhaah
0
Shepard
(02.07.25)
arkadaşlarımın sosyal medyada piyasa yapacak fotoğraflarını çekiyorum, problem çözüyorum, perde takıyorum, insanları güldürüyorum.
0
fyodor fyodorovic
(02.07.25)
her zaman değil ama izinliyken yeğenlere şöförlük yapıyorum. evden al, kursa götür, vs.
0
inheritance
(03.07.25)
arkadaşlarıma mekan ayarlıyorum, mesela sohbette bir arkadaşlarıyla yada date muhabbeti geçerken sizin için şu mekan çok iyi olur diyorum, mekanı anlatıyorum, mekanı arıyorum rezervasyonlarını yaptırıyorum, tamam yeriniz hazır diyorum ve onlar eğlenirken ben denize karşı tek başıma biramı içiyorum, mekanda kazanıyor, arkadaşlarımında gecesi güzel geçiyor, ben ne alaka.
0
IcedFlames
(03.07.25)
seyahat acentaligi.

seyahati belirleme, biletleri alma, plani yapma vs vs
0
sonsuz
(03.07.25)
internet sitesi editörlüğü

özel ingilizce ve matematik dersi hocalığı
0
yemrem
(03.07.25)
Duyuruculuk :)
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Duyuruda milletin derdine derman olmaya çalışıyoruz.
0
duyuruuser
(03.07.25)
düğün fotoğrafçılığı, aile içi IT hizmetleri
0
ananiyimioguz
(03.07.25)
Babalık
Bekar anneyim, oğlum babasını bilmiyor haliyle babalık görevleri de bende.
İşsizim.
Öğrenciyim.
Mobilya montajından derz dolgu çekmeye, zeytin hasadından passiflora terbiyesine onlarca şey yaptım ücretsiz.
Bungalov ev inşaatında bile çalıştım. Hatta beraber çalıştığım ustamla geçen gün yemek yedik, sana da yevmiye vermedim dedi. İstemedim ki, dedim. Gerçekten de öyle.
0
strawberry first
(04.07.25)
diğerleri ha'mallık o ayrı da
bir tanesi için helali hoş olsun

Galatasaray için sosyal medya paylaşımları, reels ler, Galatasaray halı saha organizasyonları, bu akşam da Galatasaray lılar yemeği var ilk olanı.

Yine olsa yine yaparım ve yine helali hoş olsun derdim. İyi ki Galatasaray
0
baldan kaymak
(04.07.25)
(12)

Bazı insanlar neden erken yaşlanıyor.

the sound and the fury
Estetik falan değil mesela 85 yaşında aile dostu teyze var saçları siyah halen boyamıyor. Ama diğer yandan şemsettin sami 54 yaşında ölmüş 80 gibi duruyor fotoğrafta şeyh said keza öyle. Bazılarının da saçları erken dökülüyor 30 yaşında 45 gibi duruyorlar
Estetik falan değil mesela 85 yaşında aile dostu teyze var saçları siyah halen boyamıyor. Ama diğer yandan şemsettin sami 54 yaşında ölmüş 80 gibi duruyor fotoğrafta şeyh said keza öyle. Bazılarının da saçları erken dökülüyor 30 yaşında 45 gibi duruyorlar
0
the sound and the fury
(01.07.25)
Şemsettin Sami'ye baktım normal yaşını gösteriyor, Şeyh Said de güneş kremi kullanmadığı için erken çökmüş olabilir genç görünmek istiyorsan böyle şeyleri ihmal etmeyeceksin asılacaksın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet

Hayır son zamanlari 50li yaşlarda uzun beyaz sakal ve kırışık yüzü var.
0
🌸the sound and the fury
(01.07.25)
Genler
çevresel koşullar
yaşam şekli
Beslenme şekli

Ha sorduğun sayın siyah kalmasını sağlayan genin çalışma şekliyse hiç bir fikrim yok.
0
kisa
(01.07.25)
yüksek tansiyon organlari cok calistiriyor ve erkenden yipranmasina neden oluyor.
tansiyonu düsürmek uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
0
sonsuz
(01.07.25)
Gördüm şimdi evet, hocam sakalını kesse tertemiz çıkar bence, uzun beyaz sakal illa ki yaşlı gösterir, bir de eski insanların konumu vakur tavrı giyimi kuşamı kendilerini yaşlı gösteriyor, Twitter meme'lerinde de var 80'lerdeki 30 yaşındaki adam 50 yaşında gibi duruyor, nesiller ilerledikçe daha geç yaşlanılıyor ya da yaşlılık kabul edilmediği için bize öyle geliyor olabilir, eskiden sanırım yaşlılık iyi bir şey gibi görülüp özellikle de öyle gözükmek isteniyor olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
stres ve kötü beslenme.
0
runaway
(01.07.25)
genetik. gorunusume hic dikkat etmem. yuzumu yikamak disinda bir bakim yapmam ama 15 yas genc gosterdigimi soyleyenler oluyor. anne tarafi orta asyali.
0
summerof69
(01.07.25)
Kilo alip-verme

Genetik

Sagliksizlik...bunlar insani erken çöktürür.
0
feastofthedamned
(01.07.25)
Öncelikle genetik çok etkili;
Sigara ve sürekli güneşe maruz kalma, çok kötü koşullarda stresli çalışma ortamı, kötü beslenme bunlar hemen vücudu çökertiyor. Bunların çökerttiği kesin ama ne hızla nereden patlayacağını genetik belirliyor. Sigara içip de hızlı yaşlanmayan yok ama en kötüsü sigara.
0
titanic kemancısı
(01.07.25)
Genetik onemli en basta. 40 yil gunde bir paket sigara icip akciger k yakalanmayanlar da mesela genetiginin ekmegini yiyor.

Onun disinda sigara, alkol, fast food, hareketsizlik, az su icme, sekeri cok tuketme, kadinlarda surekli makyaj yapma, simdilerde populer olan elli tane urun kullanma (yok kremdi, yok temizlik urunuydu vs) (bu makyajcilar, cift fazli vs temizlikciler feci yaslanacak bir on yila, su an genc olduklari icin etkilerini gormuyorlar) iste boyle seyler tabii ki hizli yaslandiriyor. Ama genetik iyiyse bi yerden kurtariyo tum bunlar bence az cok.
0
Kittie
(01.07.25)
yüzde 95 genetik
çevre etkisi ne olabilir? 28 yıl boyunca her gün saatlerce güneş ışığına maruz kalan bir kamyoncunun yüzünün bir tarafı diğerine göre daha yaşlı görünüyordu: www.facebook.com

o bile birkaç sene güneşten korunsun, diğer yarısının haline döner yüzü.

ağır zehirlenmedir, travmadır... bunları saymıyorum.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
Insanın giyim tarzı duruşu bile etkiliyor. Belki onlar da kendilerini yaşlı görmek istiyordur
0
pembediken
(03.07.25)
(15)

ilk 6 ayda kaç kitap okudunuz ve en sevdiğiniz hangisi oldu?

m e b
selamlar.2025 yılı için kendime okuma listesi yapmıştım ve onu bitirdim.yeni listeme fikir olması açısından sizlerden gelecek cevaplardan da faydalanmak için bu soruyu soruyorum.1. bu sene içinde şu ana kadar kaç kitap okudunuz?2. içlerinden en sevdiğiniz bir ya da iki tanesini yazabilir misiniz?ben
selamlar.

2025 yılı için kendime okuma listesi yapmıştım ve onu bitirdim.
yeni listeme fikir olması açısından sizlerden gelecek cevaplardan da faydalanmak için bu soruyu soruyorum.

1. bu sene içinde şu ana kadar kaç kitap okudunuz?
2. içlerinden en sevdiğiniz bir ya da iki tanesini yazabilir misiniz?

ben 2025 yılı içinde şu ana kadar 123 kitap okudum. en beğendiklerim uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir ve pir-i lezzet olabilir (aslında daha fazla ama bu ikisini seçiyorum.)

not: akademik, kişisel gelişim, belli bir alana yönelik eserler okuyanlar ikinci soruyu es geçebilirler.
0
m e b
(01.07.25)
6 tane okumuşum

viran dağlar-necati cumalı çok beğenmiştim.
0
biravekahve
(01.07.25)
6 tane okudum. hepsi birbirinden güzeldi seçemiyorum hangisi olacağını.

herhalde oyumu gene de nar ağacından kullanacağım ya. torpil geçeyim ırkdaşıma.

nazan bekiroğlu - nar ağacı diyorum.
0
drako
(01.07.25)
6 ayda 123 kitap nasıl okudun ya??? :O

Haftada 2 kitap okusan ayda 8 kitap ve 6 ayda da 48 kitap eder.

Ben 6 ayda taş çatlasın 50 kitap falan okuyabilirim ancak.

Bir kitabı tam sindirmeden yenisine nasıl geçtin?
0
anaphylacticshock
(01.07.25)
@anaphylacticshock:

hedefimi koyduğum an sosyal medya hesaplarımı dondurdum, sadece ama sadece kitaplara odaklandım. aslında matematiksel istatistiği aşağıda eklediğim bağlantıdan görebilirsin.

ben de anlamadan okuma taraftarı değilim :)

prnt.sc
0
🌸m e b
(01.07.25)
1. yaprak dökümü / resat nuri güntekin

:( okumaya geri dönüyorum. cok saldim 2-3 yildir falan.
0
sonsuz
(01.07.25)
26.
asiye nasıl kurtulur?
0
black holes in the sky
(01.07.25)
25 kitap okumuşum
Şükran Yiğit - Burası Radyo Şarampol en sevdiğim oldu şimdilik
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(01.07.25)
9 tane okudum. En beğendiğim Isaac Asimov - işte tanrılar
0
FreSh
(01.07.25)
1. en az 14 tane okudum, hatırlamaya çalıştıkça artıyor.

2. aziz nesinin zübük kitabı beklentilerimin ötesinde çıktı, ayrıca mihail bulgakov'un genç bir doktorun notlarını çok beğendim.
0
yemrem
(01.07.25)
0.5 kitap okudum, bir tane kitaba basladim yarisina geldim biraktim, herzamanki gibi baydi.

ogrencilik zamanlarimda cok okurdum, bir faydasini gormedim pek.

overrated bir aktivite.
0
cooperr
(01.07.25)
1. 4 ya 4. burada neler yaşanıyor? Benden fazla okuyan herkese yazıklar olsun diyorum. 123 sayısını zaten görmezden geliyorum :(

2. Raymond Chandler - Büyük Uyku
0
don baba donelim
(01.07.25)
3 kitap okudum, harari'nin nexus eserini beğendim.
0
adivar
(01.07.25)
kitap okumuyorum, eksikliğini hissetmiyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.07.25)
Saymadım ama 30 civarı olması lazım.

Paul Auster'in tüm külliyatını okudum. Bu adam niye her kitabında aynı hikayeyi anlatıyor düşüncesiyle ne kadar büyük bir yazar olduğunu keşfetme duygusu arasında gidip gelmek güzel bir deneyimdi.

Kayıp Zamanın İzinde'yi 22 yıl sonunda bitirdim.

Roza Hakmen'in Don Quixote çevirisinin tadı damağımda kaldı.

Barış Bıçakçı'ya ısınamadım.

İlyada ve Odysseia'yı nihayet okudum. Ne çok referans yapılıyormuş, yeni yeni fark ediyorum.

İlk aklıma gelenler bunlar oldu.
0
auroraaurora
(02.07.25)
(34)

Leman dergisi

kizil karga
Provakasyon mu yapıyor sizce şu karikatürle yoksa sıradan bir yayın mı?Provakasyon mu sorusu şu nedenle soruyorum biliyorsunuz peygamberin yüzünü resmetmek heykelini vs yapmak caiz kabul edilmiyor, tabii biz her şeyi uçlarda yaşadığımız için bu konuya gereğinden fazla hassasiyet gösteriyoruz, böyle
Provakasyon mu yapıyor sizce şu karikatürle yoksa sıradan bir yayın mı?

Provakasyon mu sorusu şu nedenle soruyorum biliyorsunuz peygamberin yüzünü resmetmek heykelini vs yapmak caiz kabul edilmiyor, tabii biz her şeyi uçlarda yaşadığımız için bu konuya gereğinden fazla hassasiyet gösteriyoruz, böyle bir ortamda yüzünün gösterildiği bir karikatürü yayınlamak bilinçli bir eylem mi sizce Charlie Hebdo gibi sonuçları olur mu?

x.com
0
kizil karga
(30.06.25)
Kasti yapılmış bence. Leman bu ülkenin en köklü mizah dergilerinden ve çizerleri bu gibi konularda nasıl davranılması gerektiğini bilen kişiler.

Bunu böyle açık açık yaptılarsa vardır bir amaç.
0
runaway
(30.06.25)
Dogru söylemis leman.
0
sonsuz
(30.06.25)
yav karikatürde bişey yokmuş sansürlü haberi görünce bi halt var sanmıştım. Eğer peygamber resmedildiyse bir grubun eleştirmesi rahatsız olması da hadi normal karşılanabilir (dergi açıklama yapmış değil diyor, halktan ölen olan bu isimdeki kişiler vs. ama karşındakinin anladığı kadarsın)

Ben daha çok bakanların attığı twitlere takıldım.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
Muhtemelen ülkeyi karıştırmak isteyen birileri tarafından fonlanan bir dergi. Dergiyi linçleyen dinciler de dergi de masum değil.
0
messina123
(01.07.25)
messina+1

iki taraf da kapatilsin.
0
gule gule
(01.07.25)
şu dönemde bunu çizmek aptallıktan başka bir şey değil diyeceğim ama provoke etme amaçlı olduğu belli. aklı başında adam provoke olmaz tabii de, şuna bakıp provoke olacak en az 20 milyon insanın olduğunu biliyorsun şu ülkede. bana ne provoke olsunlar, ortalık karışsın, ben de ünlü olayımdan başka hiçbir anlamı yok. aferin iyi bok yediniz madalyası takılması lazım. onu çizince bir anda tüm sorunları çözdük ülkede, muhteşem bir noktaya dikkati çektiler.
0
lifeisopeth
(01.07.25)
O kadar kirli bir siyaset var ki ben de kasti yapıldığını düşünüyorum. Türkiye’de yaşayan kime sorsan Muhammed isminden tetikleneceklerini bilir. Zaten akp oyları ne zaman düşmeye başlasa din kartı devreye sokuluyor.
0
ekimoloji
(01.07.25)
Provakasyon var. Net. Tartışmaya dahi kapalı bir durum. Çizme emrini veren de ibda c piçlerin örgütleyen de aynı ajans
0
topkapiaksaray
(01.07.25)
Dergi zaten para yapamıyor artık. Uzun zamandır batık bir dergi. Ne yapsak falan diye bir yerlerden para almış olabilirler. Çizen kişi Leman'daki en uysal ve apolitik çizerdir
0
runaway
(01.07.25)
Kesinlikle kasıtlı yapılan bir şey.
Geçmişte de buna benzer şekilde bazı örnekler oldu.
sanat/mizah adı altında topluma yedirilmeye çalışılıyor.
Toplum da öyle her zaman yemiyor.
Sayelerinde olaylar çıktı.

YouTube da bazen denk geldiğim ve bu tür toplum değerlerini içeren kırmızı çizgilere yaklaşan ve başına neler geleceğini bildiğinden duracağı yeri bilen stand up cıları da görüyoruz.
0
diyecevaplandı
(01.07.25)
bilerek yaptılarsa vahim değilse daha da vahim. ülkenin en ufak bir şeye bile tahammülünün olmadığını göremiyor olamazlar herhalde. bu haftanın gündemi de böylece belirlenmiş oldu.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(01.07.25)
siyasal islamci götler buraya da dadanmis.
0
feastofthedamned
(01.07.25)
karikatürde hakaret yok
böyle bir karikatüre, tasvire gerek yok
zaten 26 haziran çıkıp 4 gün sonra organize şekilde gündeme geliyor
böyle şeylerin yayılmadan engellenmesi lazım
0
mantık
(01.07.25)
Karikatüre hak vermemek elde değil. Iki taraf aslında birbirinin kardeşi ve iki taraf da ölüyor demiş. Savaşa ve vahşete karşı bir duyar içeriyor yani. Anlatılanı çoğu kişi anlamıyor sanırım.
0
osssy
(01.07.25)
Bir tarafta ölen Muhammed, diğer tarafta Musa. Selam veriş, alış şekilleri bile aynı ama aynı savaşta farklı saflarda can veriyorlar, denmek istenmis.
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
Bir de bu bir din savaşı değil artık diyorlar tabii.
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
biz vatandaşları çizdik diye yan çizmişler ama peygamberleri ifade etmişler. din diyanetle işim yok ama kalkıp böyle sıkıntılı bir ülkede sonunu düşünmeden böyle paylaşım yapıp şeriatçıların sokaklarda hak arıyoruz ayağına kudurmasına vesile oldukları için çok umurumda değil.
0
buenosdias
(01.07.25)
İnsanımız zaten siyasal islamcıların ablukasındayken böyle bir çıkışta bulunmaları aptallık, eğer dedikleri gibi "sadece isim benzerliği" olsa bile bu "isim benzerliğinin" böyle sonuçlarının olacağını tahmin edemeyecek olmaları daha büyük aptallık, eğer aptallık yapmadıklarını düşünüyorlarsa o zaman insanlar kasıtlı olarak yaptıklarını düşünmek zorunda kalıyor. Umarım Özgür Özel bir de bu işi savunmak zorunda kalmaz o zaman konu bambaşka noktalara taşınabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
Siyasal islamcıların hassasiyetinin ve mağduriyetinin sonu gelmez. Bugün karikatürden alınırlar, yarın ramazanda yemek yedin diye, öbür gün sınıfta erkek var diye, diğer gün şu bu. Bunun bir sonu yok. Bu ülke laik bir ülke. Hiçbir siyasal islamcı havlaması, anayasal olarak garanti altına alınmış bu gerçeği değiştiremez. Yapılmak istenen hassasiyet pornosuyla sürekli cephe genişletmekten başka bir şey değil.

Bugün istiklal caddesi ortasında polis korumasında cam çerçeve indirilmesine, kemalist insanlara ölüm sloganları atılmasına izin veren, sonra da aynı anda tüm bakanların sıraya dizilerek twitler atmasına gündemi buraya taşımasını normal görüp bu karikatürü linçleyen herkes de bu değirmene su taşır. Bugün polis korumasıyla şeriat sloganı atanların yarın polis korumasıyla senin kapına dayanmayacağının ne garantisi var? Milletin tapulu malına çökülüyor, polis jandarma kuvvetinin arkasından şeriatçı köpekler havlıyor, ama biz gidip yau şu lemancılar da ağzımızın tadını niye bozdu ki şimdi falan diyorsunuz. Gözünüzü açmanız için daha ne olması gerekiyor acaba.
0
thracia
(01.07.25)
@thracia, bizden farkli olarak ne yapiyosun mesela konuyla ilgili? yada tam olarak neyi savunuyorsun herkes bu tarz ortaligi gerecek seyler paylasmasini mi savunuyorsun?
0
buenosdias
(01.07.25)
provokasyon olarak görmüyorum ben bunu; gayet de eleştirel tespit kisvesi altında bilinçli bilinçli aptal cesaretiyle yapılmış bir şey ama hamama giren terler, yapacak bir şey yok.

dergiden gelen açıklamaya bakarsak "sav" ifadesini bile unutmayacak hassasiyetteler ama ne hikmetse karikatürde muhammed isminin (hele musa ismiyle birlikte) başka yönlere çekilebileceğini hiç ama hiç öngörememişler. r yaptıkları ikinci nokta da şu; muhammed dünyada en çok kullanılan müslüman ismi diye seçilmiş, peki aynı istatistik/klişe neden yahudi için kullanılmadı?

bu noktadan bile bakılırsa kastettikleriyle açıklamaları örtüşmüyor bana göre.


ayrıca, inanmayanların veya müslüman olmayanların "yine mağdur olmuşlar" demelerinden de gına geldi artık. senin hassasiyetin yok diye ne yapalım, benim hassas noktalarıma dokunmalarına ses mi çıkarmayayım? oldu olacak bir liste yayınlayın da ne konuda hassasiyet göstermemiz gerekli ya da gereksiz, hem öğrenelim hem de sizden icazet alalım.
0
m e b
(01.07.25)
Bu şiddeti gösteren kişiler karikaturu okuyup da "tamam, içerik aslında iyiymiş, kusura bakmayın" diyecek değil.
Resmedilmiş olması yeterli.

Charlie hebdo olayini bir karikaturist duymamışsa başka bir mesleğe yönelmeli.

Derginin de bir sürü editörü vs var, bir kişi çıkıp bu olay başımıza iş açar diyememiş mi, mümkün değil.
Bana komplo gibi geliyor.
0
WithWorth
(01.07.25)
"Iki taraf aslında birbirinin kardeşi ve iki taraf da ölüyor demiş"

böyle bir durum yok
ortada her şeyden önce orantısız bir güç savaşı var
18bin çocuk öldürmeyi, insanları aç susuz bırakmayı, evlerini yıkmayı yahudilik dini ve 2 taraf da Allah'a inanıyor şeklinde değerlendiremeyiz
günah işleyen cezasını görecek ister inanan olsun ister inanmayan ve böyle bir din kardeşliği yok
0
mantık
(01.07.25)
@buenosdias sizden farklı olarak leman'ı, karikatürü çizenleri suçlamıyorum mesela. Siyasal islamcılar her hassasiyet diye ağladığında onların arkasına sıralanmak ve hak vermek yerine insanların fikirlerini söylemesini savunuyorum. Daha hakim önüne bile çıkmamış, bir suçu olup olmadığı belli olmayan insanların iç işleri bakanı tarafından "alçak" diye nitelendirilerek karga tulumba göz altına alınmasından rahatsız oluyorum ve bunu dile getiriyorum. Kalkıp da tüm fikirlerini ve düşüncelerini siyasal islam hassasiyetini gözetecek şekilde otosansür uygulamıyor diye insanları suçlamıyorum mesela sizden farklı olarak.

Bu ülkede hukuk zaten ayaklar altında. Ama bunu her yaptıklarında bu durumu normalleştirmek, bu değirmene su taşımak demektir. Bir suç varsa buna mahkemeler karar verir -her ne olursa olsun- Bir bakan, suçu kesinleşmemiş hiç kimseye alçak diyememeli. Bunu normalleştirmenin nelere yol açtığını göremiyor musunuz? Sizden farklı olarak bunu her ne şart altında yaşıyor olursak olalım normal kabul etmiyorum ve bunu da söylüyorum.
0
thracia
(01.07.25)
thracia +1

Birkaç sene önce bir AVM'deki cinsiyetsiz tuvaletleri baskıyla kaldırttıklarında birebir bunlar geçmişti aklımdan. Yarın kutsal aylarında yemek yendiği, ertesi gün içki içildiği için gelecekler. Bu bir kısım sözümona seküler kesimin aman ağzımızın tadı kaçmasın, mütedeyyin kesimin hassas duyguları incinmesin kaypaklığından tiksiniyorum.

Her cephede savaşmak gerekiyor bu 'Senin hiçbir şeyine saygım yok. Sen benim her şeyime saygı duyacaksın.' zihniyetiyle.

Konuyla alakasız, dün bir Ürdün filmi izledim. Medeni kanunun ve laiklik ilkesinin benimsendiği bir ülkede yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu bir kez daha fark ettim.
0
auroraaurora
(01.07.25)
@thracia, burdaki fark su. durduk yere kudurmadilar. leman gidip comak soktu ve seriatcilari sokaga doktu. huzurumu bozmasinlar diye bir derdim yok; ama leman'in futursuz davranisini da, sirf duzene, baskilara karsi durus olarak savunmak bana aptalca geliyor. leman'in pratikte yaptigi sey, sakalli birinin ataturk heykeline nanik yapmasindan farki yok.
0
buenosdias
(01.07.25)
@buenosdias Durduk yere kudurmadılar mı? siz de bunu yediniz öyle mi? 4 gün önce yayınlanmış bir karikatür tam da saraçhane mitinginden bir gün önce organize bir şekilde toplanmış bir grup tarafından, normalde sesini çıkaranın üstünden toma ile geçildiği istiklal caddesinde cam çerçeve indirelerek protesto edilecek, bu protesto edenler ibda-c sloganları atacak, ve herkese şahin polis bu vatandaşlara çıtını çıkarmayacak. Hemen aynı gece tüm akp bakanı yöneticisi sözbirliği etmiş gibi gece yarısı twitler atacaklar.

Ve siz de tüm bunların lemandaki karikatüristlerin öngörüsüzlüğü, fütursuzluğu yüzünden olduğuna inanmamızı bekleyecekseniz öyle mi?

Velev ki öyle olsun, burası anaysada laik bir hukuk devleti olarak tanımlı. Her canı isteyen hoşuna gitmeyeni böyle devleti de arkalayarak linçleyecekse o zaman o ülkeye hukuk devleti falan denemez. Bunu normalleştirmeyin, bundan taviz vermeyin diyorum kısaca. Varsa derdin, şikayet edersin, dava edersin, mahkemeye çıkılır, karar verilir. Diğer tüm seçenekler kabile devleti olduğunun kabülüdür.
0
thracia
(01.07.25)
soylediklerin gercek de olabilir raslanti da. o yuzden ben kesin yargida bulunamam. sarachane, maltepe, yenikapi mitingleri daha once de oldu. ayrica kimse leman'a git boyle bir karikatur yap da demedi. neyse ozunde ayni seyi savunuyoruz aslinda. sonrasinda olanlar adalete, demokrasiye, medeniyete uymayan seyler. sen etkilere odaklanirken ben sebebe odaklaniyorum.
0
buenosdias
(01.07.25)
Dünya'da tüm yayıncılar bilir ki Peygamberimizin karikatürü çizilmez. Çizersen müslüman ülkede de olsan dinsiz ülkede de olsan sonuçlarına katlanırsın.

Türkiye'deki dinsiz militanların habire müslümanları hedef almaktan başka vizyonları yok.

Bütün bildikleri ,öğrendikleri İslam fıkhını eleştirmek müslümanlara akıl dağıtmaya çalışmak.
0
hebanon
(01.07.25)
gereksiz ve saçma bir karikatür.
şuanki sonuçları da aynı derecede saçma ve gereksiz.

bir taraf durduk yere çomak sokuyor.
öte taraf osuruktan nem kapıyor.

senin dinin sana, benim dinim bana diyemiyor iki taraf da.

sen ateistsen sanane benim dinimden. inanmıyorsun zaten laf sokup, bana aptal ve kandırılmış deyip durma. aptalsam benim derdim o. ben inanıyorum diye akp başa gelmedi. sapla sapanı karıştırıp durmayın.
sen inanırsan, senin dinin sana. bırak cehennemde mi yanacağım, şeytanla bir mi olacağım. sanane. bu beni ilgilendirir.

inanç konusunda ayrım yapmayı, birbirimizin hassasiyetini kabullenmeyi bir türlü anlamadık. anlasak her şeye provokasyon da demezdik. bu belki provoke amaçlı yapılmıştır ama o zaman böyle bir şüphemiz de olmazdı, provoke yapan insanlar da olmazdı.

konu dışı biraz ama içimde kalmasın, son zamanlarda seküler kesimde "islamcılara taviz vermemek gerek yoksa onların tavırlarını hoş gördükçe sürekli daha fazla müdahale ediyorlar" düşüncesi ile eşeğin bir yerine su kaçıran hareketler sergileniyor. iki tarafta da aşırıya kaçanlar var ve hepsi haksızlar.

not: karşı tarafta halil konakçı, cübbeli ahmet falan gibi figürler var ama onları inananların temsilcisi olarak görmek bu kavgayı daha da büyütür. adamların dinle minle işleri yok.
0
biseysorcaktim
(01.07.25)
col kanunlariyla yasayan birinin vizyondan bahsetmesi...hic gulecegim yoktu. milletin kiyafetine, orucuna, yedigine, ictigine karisan siz saldiran dinsizler oyle mi?
0
buenosdias
(01.07.25)
Kemalist bir dergi değil ama laf söz yiyen laik devlet ve kemalizm. LeMan'ı takip etmiyorum. Mizahı da ilgimi çekmiyor, siyasi duruşları da benimle yakın değil. Herhalde HDP/DEM-TİP seçmenidir dergi çizerleri. Asıl sorun şu ki karikatür çizildi, yayınlandı, insanlar konuştu geçti, Ekşi Sözlük'teki aktrolller tuşa basılmış şekilde 3-4 gün sonra ortalığı karıştırdı. Asıl provokatörler sözlükte.

Muhammed'in resminin yapılmasında hiçbir sorun yok. Karikatür dili de biraz keskin olur. Bunda da sorun yok. Ortada hakaret ya da başka bir şey de yok. Müslümanlar resmedilmesini istemiyorsa, resmetmezler. Başkaları hakaret etmediği ya da onun üzerinden saldırmadığı sürece söz hakları yok. İslam'ın şartları ve kısıtlamaları müslümanları bağlar.
0
nawar
(01.07.25)
dün yazıp silmiştim sinirle, yeniden yazayım.

islam'da peygamberi çizmek caiz değildir diye bir şey yok. bunu ancak muaviye ve yezid'in dininden olan şeyhler söyler. aynı şeyhler zaten kuranı okumayın da diyor, okursan da mealden okuyacaksın tercümesinden değil. allah'ın gönderdiği, peygamberin ilettiği dine anlam kattıkları iddiasındalar. mürtedlerdir, mürtedin ise akıbeti için nisa 89 ve 90 ayetleri okuyabilirsiniz.

peygamber de insan, hatta yüzünün ve vücudunun çok detaylı tarifleri var. biri çıkıp bunlara bakarak keşke çizse hatta, insanlar peygamberin de insan olduğunu hatırlamalı. muhammed allah'ın kulu ve elçisidir. ne daha fazla, ne daha eksik. kendi yaşadığı dönemde insani özelliklerinden ötürü, peygamberliğinden önce de sevilen sayılan biridir, bu da normaldir. iyi insan her dönem de sevilir, sayılır.

karikatürü karikatüre yaklaştıran tek şey zaten muhammed ve musa isimleri, yoksa dişe dokunmaz bir çizim yapmışlar. bomboş, ecnebilerin cheesy dedikleri cinsten kalitesiz bir karikatür.

muaviye ve yezidin dininden olanların bu hale gelmelerinin sebebi ise buraya da "keşke şu dönemde yapmasalardı" veya "kaşınmışlar" diyen tipler. bunlar yüzünden bu haldeyiz. ne dini biliyorlar, ne toplumu ne de dincileri. sadece okuma yazma biliyorlar, utanç verici.

dergipark.org.tr
sorularlaislamiyet.com
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
@ahmet, dinden kafani kaldirip analitik zekani da gelistirseydin konunun bilgi, veri yada kuranda yazanlarla alakali olmadigini idrak ederdin. bir elimizde: biri satassin da katledelim, kemalizmi yikalim diye intikam naralari atan seriatcilar var. bi de bunlari sokaga doken bir karikatur. utanc verici olan senin gibilerinin iki fikih kitabi, sorularlaislamiyet gibi forumlarda takilarak toplumu taniyamadan, olaylari okuyamadan kendini alim ilan edip millete akil vermesi.
0
buenosdias
(02.07.25)
(11)

En iyi korku filmi?

ermanen
korku fanları, korku severler veya korku filmi izlemiş herkes.en iyi korku filmi hangisi? size göre. en son biri 2009'da sormuş. güncelleyelim.soruya göre bir tane korku filmi yazmanızı istiyorum ama kategorilere ayırmak isterseniz de makbule geçer. en iyi psikolojik korku, en iyi doğaüstü korku, en
korku fanları, korku severler veya korku filmi izlemiş herkes.

en iyi korku filmi hangisi? size göre. en son biri 2009'da sormuş. güncelleyelim.

soruya göre bir tane korku filmi yazmanızı istiyorum ama kategorilere ayırmak isterseniz de makbule geçer. en iyi psikolojik korku, en iyi doğaüstü korku, en iyi gore, en iyi slasher, en iyi found footage, en iyi yaratıklı korku, eskilerden, yenilerden vs... hepsi olmasa da istediğinizi yazabilirsiniz.
0
ermanen
(30.06.25)
Rosemary's Baby
0
sekizdokuzon
(30.06.25)
Midsommar ile hereditary arasında kaldım:/ birinden birini seçemeyecek gibiyim ikisi de benim bebeğim <3
0
kullanicadi
(30.06.25)
Bir de Carrie (1976 versiyonu)
0
sekizdokuzon
(30.06.25)
the shining.
ben hala korkuyorum ara ara.
0
sonsuz
(30.06.25)
jacob's ladder (1990)
0
nothing in my way
(30.06.25)
Rosemary+1 ve halka (japon)
0
herzan
(30.06.25)
kullanicadi+100, aklima gelen ilk film ikisi oldu.
Hereditary bi tik daha onde.
0
sey mi dostum
(30.06.25)
Japon halka
Orijinal suspiria
Orijinal ich sech ich sech
Martyrs
Orijinal let the right one in

Edit: orijinal rec +1 the witch +1
0
Bruce
(30.06.25)
rec (2007)
0
beatbox yapan metalci
(01.07.25)
herhalde hayatım boyunca binin üzerinde korku filmi izlemişimdir.

maliyet/performans, özgünlük, pr alanındaki inovasyonu ve finalinin etkisi ile tüm paket olarak en beğendiğim iş blair witch project.

sinemada izlediğim ve yaşım da küçük olduğu en çok etkilendiklerim ring ve saw.

en iyi bilimkurgu-korku: açık ara alien

en iyi doğaüstü-korku: the exorcist (1973)

güncellerden en başarılı bulduklarım:

get out
it follows
the vvitch
0
sir gawain
(01.07.25)
tek film dersem:
The Descent
(ama aklim The Others da diyor)

yuzlerce korku filmi izlemis bir korku fani olarak ben de kendi soruma cevap yazayim dedim. korku fani olan birinin cevap vermesi daha zor aslinda.

found footage filmlerinin atalari en cok etkileyenlerden denebilir:
- Blair Witch Project +1
- Paranormal Activity
- Lake Mungo

yaratikli favorilerimden:
- A Quiet Place (hem alien, hem monster horror gibi), devam filmleri de fena degildi
- Gremlins'in korku/komedi olarak ayri yeri var ama :D
- Alien +1 (ve oynu da dahil) en iyi korku yapimlarindan tabii, onun da ayri yeri var

gore ve ortaya karisik:
- Martyrs

eskilerden:
- Jacob's Ladder +1
- Event Horizon da etkilemisti baya

yenilerden:
- Get out +1 (ve ayni yonetmenin Us ve Nope filmleri)
- Barbarian

slasher:
begenmem zor oluyor genelde ama son zamanlardan X ve Pearl iyiydi.
A Nightmare on Elm Street kult film serisinin yeri ayri tabii.

az bilindik, basarili:
under the shadow
0
🌸ermanen
(01.07.25)
(5)

Uçak biletinin fiyatı düşmüş

deepest
Merhaba,pegasus üzerinden 2 kişi uçak bileti almıştık, iptal edileblir seçenekli. ama hali hazırda check in yaptık. şimdi fiyatı kontrol ettiğimde bilet fiyatı yarı yarıya düşmüş görünüyor.acaba bu satın aldığım bileti iptal edip yeniden bilet alsam ne olur? check in yaptıktan sonra bile bilet iptal
Merhaba,
pegasus üzerinden 2 kişi uçak bileti almıştık, iptal edileblir seçenekli. ama hali hazırda check in yaptık. şimdi fiyatı kontrol ettiğimde bilet fiyatı yarı yarıya düşmüş görünüyor.

acaba bu satın aldığım bileti iptal edip yeniden bilet alsam ne olur? check in yaptıktan sonra bile bilet iptal edilebilir mi?

teşekkürler.
0
deepest
(30.06.25)
check-in yapıldıktan sonra bilet iptal edilemez hocam. sizin adınıza bilet kesilmiş oluyor maalesef...
0
elektr10
(30.06.25)
@elektr10 iptal ettim hocam sıkıntı olmadı. yeni bileti de aldım. ilginç bir deneyim oldu. firma pegasus bu arada.
0
🌸deepest
(30.06.25)
@deepest herhangi bir kesinti olmadı mı? çok ilginç valla. geçmiş olsun :)
0
elektr10
(30.06.25)
cok iyiymis. iptal edilebilir bilet almak lazim demek ki hep.
0
sonsuz
(30.06.25)
bileti alırken iptal edilebilir seçenekli almıştım, ekstra bilet başı 250 tl gibi bir rakam ödemiştim. onlar haricinde kesinti olmadı :)
0
🌸deepest
(30.06.25)
(10)

Yemeden duramıyorum

ananiyimioguz
Ara ara vuruyor bana böyle normalde 2 öğün beslenirim ama evden masa başı çalıştığım için bazı dönemler canım sıkıldıkça gidip yiyecek bişeyler alıyorum yanıma.Kuruyemiş, çikolata, kahve, smoothie, meyve, dolapta kalmış yemekler, dondurma vs...Liste uzar gider. Evde ne varsa saat başı koyuyorum önüm
Ara ara vuruyor bana böyle normalde 2 öğün beslenirim ama evden masa başı çalıştığım için bazı dönemler canım sıkıldıkça gidip yiyecek bişeyler alıyorum yanıma.

Kuruyemiş, çikolata, kahve, smoothie, meyve, dolapta kalmış yemekler, dondurma vs...

Liste uzar gider. Evde ne varsa saat başı koyuyorum önüme. Hiç bişey bulamazsam su, maden suyu falan. Ağzım boş durmuyor.

Benimkisi biraz ağız tiryakiliği gibi oldu. Bu illetten nasıl kurtulunur? Hemen de geçmiyor aylar sürebiliyor.

Frenlemeye çalışıyorum ama bağımlı gibi vücut artık otomatik kalkıp bir şeyler getiriyor.

Yani ot çöp bile olsa bişey ağzıma atmam veya kemirmem falan lazım gibi hissediyorum.

Az önce yine bişey bulamadım köpeğim için ayırdığım havuçlardan soydum geldim. Hayvanın rızkına da çöktüm.

Başlık biraz xhub video başlığı gibi oldu kusura bakmayın.
0
ananiyimioguz
(30.06.25)
cok kötüüü... bende vardi bu, gerci hala var :D. bildigin yeme bozuklugu.

mutsuz ve stresliyken oluyor. su an iyiyim mesela va ögle yemegimin yarisini bile yiyemedim.

bir bagimliligi direkt kesmen degil azaltarak birakman lazim diyorlar. beyni korkutmadan. mesela saat 3'te yiyecegim de ve saat 3'e kadar hic abur cubur bir sey yeme.
0
sonsuz
(30.06.25)
Reis; protein alımını arttır.
0
IxNesquikxI
(30.06.25)
@ sonsuz, pek bişey yapasım yok evet canım sıkkın biraz. saati hedef olarak belirlemeyi deneyeyim bi.

@ IxNesquikxI, kardeşim yazma canım çekiyor daha dün bitirdim top top nesquikleri.

şaka bir yana et tavuk balık 1-2 haftadır pek yemiyorum bi deneyim bakalım.
0
🌸ananiyimioguz
(30.06.25)
sekerin beyine oyun oynamasi biraz bu, celik gibi iradeniz olsa bile elbet sizi zayif yakalar. o yuzden protein alimi+1, ustune pek matah bulkasam da glisemik indekse gore beslenme ise yarayabilir.

rahmetli yavuz yorukoglu'nun 30 gunde 10 yil kitabini tavsiye ederim.
0
gule gule
(30.06.25)
Bu atak geldiginde yiyebileceginiz zararsiz kuruyemislere yonelin.Leblebi ilk aklima gelen.Cikolata,smoothie,dondurma falan aman diyeyim.O girdaba yakalanirsaniz cikis zor
0
turkuaz
(30.06.25)
kelin ilacı olsa...
0
neira
(30.06.25)
Şeker +1

Bir de vücut susuz kaldığı zaman da açlıkmış gibi algılayabiliyormuş, su eksikliği olabilir.
0
muhayyer divan
(30.06.25)
www.instagram.com

Burada daha ilk maddede demiş ki "sürekli açlık hissi, insülin direncinin ilk işaretlerinden biridir"
0
muhayyer divan
(30.06.25)
önce bir kan tahlili, doktor kontrolü.

sonrasında sezgisel beslenmeyle ilgili paylaşımlarda bulunan psikolog ve diyetisyenleri takip etmek. bu yaşıma kadar diyet, kaçamak yaptım telafi, ikame tatlar (yok işte yulaftan tiramisu, yalancı supangle filan), yasaklı olan yiyecekler vb. diye diye işkence etmişim psikolojime. yaşadığım özgürleşme duygumun tarifi yok bu sezgisel beslenme konusunu araştırdıkça.

bir de fiziksel açlık-duygusal açlık, yeme davranışı bozukluğu, duygusal yeme, tıkınırcasına yeme, saklayarak yeme, tırtıklayarak yeme, sağlıklı beslenme obsesyonu vb. kavramları araştırabilirsiniz. maalesef türkçe kaynaklar pek yeterli değil ama bu konuda türkçe çok bilgilendirici paylaşımlar yapan psikolog ve diyetisyenler var dediğim gibi.
0
Phoebe
(01.07.25)
"pek bişey yapasım yok evet canım sıkkın biraz"
yemenizin sebebi bu, sezgisel beslenmeyi araştırın+1
Belirli bir döngüye girdiyseniz evde, çalışma ortamında bu da tetikliyor. Belki bir şeyleri değiştirmeniz işe yarar, belirli bir süre dışarıda çalışmak, yürüyüşe çıkmak gibi.
0
hayalhayal
(01.07.25)
(21)

Yatak ölçüleriniz neler

tuborg yesili
140*200 çok mu küçük? 1.82 ve 1.60 boyundaki bir çift için?Yerden tasarruf mu konfordan mı?Tüm yoru görüş ve önerilerinze açığız.İyi haftalar herkese
140*200 çok mu küçük? 1.82 ve 1.60 boyundaki bir çift için?

Yerden tasarruf mu konfordan mı?

Tüm yoru görüş ve önerilerinze açığız.

İyi haftalar herkese
0
tuborg yesili
(30.06.25)
bence cok kucuk, ben rahat yatmayi seviyorum, minimum 160 olmali, 180 daha da rahat. kendi yatak odanizsa 160la oda kuculse de idare edebiliyorsaniz 160 alin derim.
0
kassiopeia
(30.06.25)
1.40 çok küçük. 1.60 bile konforlu değil ama idare eder. 1.40 olmaz asla.
0
himmet dayi
(30.06.25)
çok küçük değil ama geniş de diyemeyiz. mesela kişiler çok iri yarı değilse, kaşık pozisyonunda uyumayı seviyorlarsa, bir kişi bir kenarda yatmaya alışıksa falan yeter. ama ikisi de bağımsız yatıyorsa, çok dönüyorsa, elleri kolları açıyorsa, cenin pozisyonunda değilde çarmıha gerilmiş isa gibi yatıyorsa yetmez.
oda boyutları nedi? 160X200 çok daha garanti olur etrafı çok daraltmıyorsa
edit: yatağıma baktım 160x200.. raht yetiyor iki kişi yattığımda da
0
kisa
(30.06.25)
kucuk bence.
ama tabii yerden nasil bir tasarruftan bahsediyoruz vs. bence minimum 160x200 olmali. Biz simdi yeni eve cikicagiz, yeni karyola bakiyorum 180x200 direkt, cunku imkan da var yer anlaminda, ama bazen 20cm cok onemli de olabiliyor.
0
wallcan
(30.06.25)
Oda boyutu 2.65 en,2.55 boy
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
140 kücük.

160*200 bizim ve yine de dar geliyor.
0
sonsuz
(30.06.25)
6.75m2 oda mı olur yav. 140 çift kişi için küçük kalıyor gerçekten ama oda boyutları buysa ve koyacağınız diğer eşyalara göre mecbur alınabilir. 180x200 kullanıyoruz biz gayet rahat, 200x200e gerek yokmuş diyorum.
0
bobinhoo
(30.06.25)
oda küçük gibi geldi bana. oraya büyük bir yatak gerçekten "yatak odası" haline getirir. yatak almaya mağazaya gidip üzerine yatarak bir denemek lazım. ben o oda için 140 yeter mi diye denerdim.
dediğim gibi, 160 lık yatak bana iki kişi yatarken bile rahat rahat yetiyor. 140la da yaşayabilirim gibi geldi.
0
kisa
(30.06.25)
hizliresim.com

Benim mallığım tam açıklamadım eşsiz yeteneğimle görselleştirdim oda biraz değilik büyük L şeklinde gibi yatağı konacak yerin alanın ölçüsü bu, odanın devamı daralık L oluyor kıyafet dolabı vs öbğr alana gelecek yani.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
Buradan özellikle ülkemizin aşırı sevgili mimar müteahhitlerini sevgiyle anıyorum :) bu vesile ile.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
160 lik yatakin eni maks 170 tir. komodin koyacaz diyorsan da komodini 85cm e sigacak sekilde al. Yatagi yine buyuk al yani.

Hic bir sey koymayacaksan zaten 180 inde karyolayla 189 olacagindan sigdigi net sanirim.
0
wallcan
(30.06.25)
uyuma alanı ile genel kullanım alanı ayrılmış. 2.55 lik yere 160 lık yatak koyarsan 95 cm fazlalık kalıyor. 30-35cm lik iki etejer (ve koysan 20 cm, bir tarafta 10 cm boşluk kalır. biraz sıkışık kaldı yine de ama kaldırabilir.
tavsiyem şu, ölçüye uygun şekilde kağıda çiz, 1.60 lık ve 1.40 lık iki ayrı yatağı da ayrıca kağıda çizip kes ve oda içine yerleştir. bu çok işe yarıyor.
0
kisa
(30.06.25)
çift olarak boylarımız neredeyse birebir aynı. 160*200'den aşağısı kesinlikle olmaz diyorum. konfordan tasarruf edilmez.
0
lazpalle
(30.06.25)
160*200 minimum bence.
0
logisticsmanager
(30.06.25)
140lık yatağı tek başıma kullanıyorum bence siz en az 160tan şaşmayın.
0
peki madem
(30.06.25)
Teşekkürler herkese, 160'a odaklanıp milim milim hesaplayacağız.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
Korsan soru: peki en 180 mi 200 mü olmalı?
0
osssy
(30.06.25)
küçük, alma. Biz İngiltere'de double diye aldık geçtik 135cm çıktı ahah her şeye bakarım bi buna bakmadan double diye atlamıştım kafa karışıklığıyla. Bir yere taşınırsak ilk yapacağım şey 160+ cm bi yatak almak olacak. Türkiye'de standardı 160'tı zaten galiba.

@ozzy, boy mu demek istedin? herkes eni tartışıyor zaten. 190 yerine 200 almak en iyisi işte.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
baktim queen genisligi 150 imis, o bile bize kucuk geliyordu king e gectik
140 cok kucuk +1
0
cooperr
(30.06.25)
140 rahat olmaz ama yer yoksa 150 idare eder bence.
Nhk, en diyorum, ideali 180 mi 200 mi size göre?
0
osssy
(30.06.25)
king 193cm imis ki biz baya rahat ettik ona gecince.
zaten yatak enleri standart degil mi yaw..
0
cooperr
(30.06.25)
(4)

Duyurunun kadınlarına dikey süpürge sorusu

baldan kaymak
tek yaşıyorum erkek kişisi.dyson mı philips mi bosch mu alsam?dyson diyorsanız ya da diğerlerini gözünüzü seveyim model söyleyin.Kafayı yiyeceğim. Her birinde zibilyon detay var.Not: xiaomi robot süpürge var. Ayrıca alıcam bunu.edit: şöyle @1'deki gibi arıza tiplerin yorumlarına ihtiyaç duyuyorum. B
tek yaşıyorum erkek kişisi.

dyson mı philips mi bosch mu alsam?

dyson diyorsanız ya da diğerlerini gözünüzü seveyim model söyleyin.
Kafayı yiyeceğim. Her birinde zibilyon detay var.

Not: xiaomi robot süpürge var. Ayrıca alıcam bunu.

edit: şöyle @1'deki gibi arıza tiplerin yorumlarına ihtiyaç duyuyorum. Böyle düşüncesiz, düz, yapıştırır gibi, aynen öyle. Ahırı biliyor, başka birşey görmemiş, devam.

@1 yorum için teşekkür ediyorum.
0
baldan kaymak
(28.06.25)
bu nasil bir cinsiyetcilik ya. hangi ahirda yetistin sen?

dyson v10 absolute. en yeni serilere gerek yok. absolute olmasi önemli.
0
sonsuz
(28.06.25)
@sonsuz çölde bulunan bir otelde, psikolojisi bozuk. Dyson alıp geçeceksin. Bunlar feminist olduğu için erkekler de bilir diyorlar ama gerçeklerden yine uzaklar. Temizlik denince kadın, madenci denince akla errrrkek gelir. Pis acemiler.
0
Shepard
(28.06.25)
Bosch pas direkt. Profesyonel ve yarı profesyonel makineler için daha iyi çalışıyor ev konusunu çözemediler.

Maddi durum yeterliyse o işte pahalı satılan dyson da olur. Yok az pahalıysa v10. Hayırdır senin neresi için ihtiyacın var da modeli soruyorsun? O da belli değil? Random konuşuyoruz.

Maddi durum Yeterli değilse philips şu meşhur ıslak kuru.
0
sanal hayvan
(28.06.25)
Fakir.

Yillardir kullanirim.
0
feastofthedamned
(29.06.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.