Giriş
(17)

Kedim konuşmayı öğrendi??

silverleaf
Kedimle beraber yalnız yaşıyoruz ve kedimin artık ciddi ciddi konuşmayı öğrendiğini düşünüyorum. Çünkü miyavlamıyor, bildiğiniz konuşuyor. Normal mi bu? İşin ilginci şu: Evde başka birisi olduğunda ya da biz diyelim ki annemlerin evine gittiğimizde sessizleşiyor. Sonra kendi evimize geldiğimizde önc
Kedimle beraber yalnız yaşıyoruz ve kedimin artık ciddi ciddi konuşmayı öğrendiğini düşünüyorum. Çünkü miyavlamıyor, bildiğiniz konuşuyor. Normal mi bu?

İşin ilginci şu: Evde başka birisi olduğunda ya da biz diyelim ki annemlerin evine gittiğimizde sessizleşiyor. Sonra kendi evimize geldiğimizde önce tekrar az az konuşmaya başlıyor. Diyelim ki 2-3 ay eve kimse gelmedi ya da biz gitmedik aile evine. Beraber yalnız kaldığımız süre arttıkça konuşması daha da artıyor. Ben delirdim mi yoksa gerçekten böyle bir şey var mı? Miyavlama diyemeyeceğim kadar tonlaması olan, kendisini ifade eden vs bir iletişim dili var.

Ne konuşuyor diyecek olursanız, gerçekten her şey. :/ Yatağımı toplamadığımda kızıyor, gardrop kapakları kapalı olduğunda açtırıyor, akşamları evde sürekli iş yapmamı istiyor gibi gibi...
0
silverleaf
(31.01.25)
Hangi şehir olduğunu da yazarsan psikiyatrist önerisi için iyi olurdu.
0
Mirket
(31.01.25)
Annenlere gidince de konussaydi başka türlü olurdu.. şimdi, malsf :(
0
abuzer
(31.01.25)
Kediler insanlarla iletişime geçtiklerinde normalde basit bir şekilde miyavlarlar böyle ağız içindem miv muv gibi ama kendi aralarında konuşurken böyle daha genizden daha "konuşmaya" benzeyen bir konuşma şekliyle iletişime geçerler, kedin muhtemelen seninle bu tonda bir konuşma yoluyla iletişime geçmiş, bir kediyle yeterince vakit geçirmiş hekes bilir bunu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet Yani tam olarak bu tarz bir şey. Bazen oyun oynamak istediği için çok konuşuyor mesela (miyavlama değil yani bu, dediğiniz gibi genizden kızıyor gibi??). Ben de cevap veriyorum diyelim ki "ya bi dur şimdi", "sonra oynarız" vs vs. Daha da konuşuyor? Galiba ben onun konuşmalarına tepki verdikçe öğrendi ve nabza göre şerbet vermeye başladı??
0
🌸silverleaf
(31.01.25)
Eğer kedi evdeki tek kediyse bu tonu duymak pek mümkün olmuyor, zorda kalmadıkça pek bu sesi çıkarmıyorlar, sonra mecbur hissettiklerinde bir zaman sonra kendi sahibiyle bu şekilde iletişim kurmaya başlıyorlar ama evde birden fazla kedi varsa yine kendi aralarında böyle konuşuyorlar ama diğer kişilere miv muv demeye devam ediyorlar, bunun en belirgin örneği sokaktaki kedilerin birbirleriyle olan iletişimleri gözlemlemek aslında kendi aralarında hep bu şekilde iletişim kurarlar ama sen kafasını falan okşarsan hep miv muv derler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
bizim kediler de derdini farklı tonlarda ifade ediyor.

kumum temiz değil, karnım aç, suyu tazele, pencereyi aç, gardroba girmek istiyorum, kalk git orada ben yatıcam, yatağa çıkıcam ve beni seveceksin yoksa senin ananı bacını gibi farklı tonları var.

hiç biri miyavlamaya benzemiyor.
genç yaşta sokaktan koparınca miyavlamayı öğrenememişler demek ki diye düşündük, bu kadar oluyor.

"kumumu temizle" ifadesi o kadar dilenci gibi kedilerden birinin, o yalvarış hiç yakışmıyor ona.
0
biseysorcaktim
(31.01.25)
0
theseachange
(31.01.25)
Bende bir siyam vardı, öyle böyle değil, bildiğin konuşurdu. Sadece benimle değil, bütün aile üyeleriyle (deli değilim yani). Örnek: atlayacağı sandalyenin üstü dolu "kaldırsana şunu şurdan" miyavı, "suyum bayatlamış, iki gün aynı suyu mu içeceğim, değiştir şunu" miyavı, "eve geldin bir oturmadın. otur da bir beni sev" miyavı. Bir de bilenler bilir siyam kedisi miyav demez mauvvv gibi bir derinden sesi vardı Zorro'mun. Tanıdık olmayınca tabii sessizleşiyorlar. Normal yani.
0
SiyamkedisiZorro
(31.01.25)
konusacak tabii. napacak? yalniz kala kala bir noktada kedilerle konusacan yavrum

www.youtube.com
0
sonsuz
(31.01.25)
@SiyamkedisiZorro Tam olarak dediğiniz gibi, o kadar güzel anlatıyor ki derdini artık çok net iletişim kurabiliyoruz. Neyse ki deli değilmişim :)
0
🌸silverleaf
(31.01.25)
Normal, benim hatun da herhangi birisi hapşurduğunda (kendisi dahil) çok yaşa miyavlaması yapıyor mesela.
0
charbiel
(31.01.25)
Şarkıları bile var ne diyorsunuz

www.youtube.com

www.youtube.com

Şaka bir yana benimki de 4 yılın sonunda ufaktan konuşmaya başladı. Ki ilk geldiğinde çok sessiz bir kediydi. Siz kedinizle konuşuyor musunuz? Ben konuşuyorum mesela tahminim zaman içerisinde kedi dedi ki bu anca böyle seslerden anlıyor bunları çıkarmam lazım.
0
peki madem
(31.01.25)
Ingilizce ogret cv sine koyar rahat olur ilerde kafasi hocam
0
Zetnikov
(31.01.25)
“Eğer kediler konuşabilseydi, konuşmazlardı.” demiş biri , adı aklıma gelmedi.
benim evdeki kediler de çok iyi iletişim kuruyorlar , mırlamalarının tonları ile istedikleri ya da istemedikleri her şeyi anlıyoruz .
0
devilone
(31.01.25)
Belki de sen miyavlamayı öğrendin
0
fistikthecat
(31.01.25)
normal.
0
mathilda.may
(31.01.25)
kac dil biliyor?
0
cooperr
(31.01.25)
(5)

Bir milyonluk yatırım, siz olsanız ne yapardınız?

Teran
Bir milyonluk birikimim var ve dolar olarak duruyor ne yapılır bununla? Hiç anlamıyorum finansal olaylardan? Mala anlatır gibi olursa lütfen. Teşekkürler.Edit: 1 milyon tl
Bir milyonluk birikimim var ve dolar olarak duruyor ne yapılır bununla? Hiç anlamıyorum finansal olaylardan? Mala anlatır gibi olursa lütfen. Teşekkürler.

Edit: 1 milyon tl
0
Teran
(31.01.25)
cash olarak mi? saka heralde.
para yanlis insanlarin elinde derlerdi de inanmazdim.

cok gec kaldin ama ben olsam fiks bir miktar belirler. 35-40 aya yayarak etf falan alirdim. bist degil de daha global bir seyler.
emlak da geriledi diyorlar. belki cash ile ev almak icin uygun bir zamandir. incelemek lazim.
sahibindende m2 basina kira ve satis fiyatlarinin degisimini evin bulundugu mahalleye kadar inceleyebiliyorsun ona bak. eur ya da usdye cevirerek ilerle. ben bizim mahallede emlak fiyatlarinin geriledigini hesaplamistim.
0
sonsuz
(31.01.25)
bence sonsuz yanlış anladı ve senin 28 bin doların var, yani 1 milyon tl. Onu bir netleştirirsen ona göre tavsiye gelir.
0
nhk ni youkosu
(31.01.25)
Hicbirsey bilmeyenler genelde altina aliyor abaniyor
0
Zetnikov
(31.01.25)
düz dolar duruyorsa eurobond falan düşün?
boş duran para çabuk değer kaybediyor araba falan yenile, faizler %45 seviyesinde aylık bence reel enflasyonun altında.
0
eja
(31.01.25)
yüksek tl faizi dönemini kaçırmak üzeresin. artık tlye geçmek yavaş yavaş riskli olmaya başlıyor.
eviniz yoksa peşinat yapıp ev almaya çalışın.
0
nuisance2
(31.01.25)
(7)

Omletin icine sut katiyo musunuz

lapaz
Fluffy olmasi icin?
Fluffy olmasi icin?
0
lapaz
(30.01.25)
Süt omletin fluffy olmasına çok etki etmez, ağır yumurta tadı olmasın isteyenler için bu tadı kırar

Fluffy olması için çok az kabartma tozu ve kapağı kapalı pişirmek birinci teknik

İkinci olarak da beyaz ve sarıların ayrılıp çırpıldığı şu tarz bir omlet var
www.nefisyemektarifleri.com
0
grimavi
(30.01.25)
evet süt ekleiyip cirpiyoruz..
0
sonsuz
(30.01.25)
Sut + tavada altinin pismesine yakin isitilmis firina atma
0
sertac akin
(30.01.25)
Hayir. Bi faydasi yok cunku. Yumurta overcook etmesi cok kolay bir sey. Ona da dikkat etmek lazim
0
floydian
(30.01.25)
çok sıcak yağda yapıyorum flufy oluyor ama zararlı.
0
ya ben lan neyse
(30.01.25)
dolapta süt varsa kesin ekliyorum. dokusundan ziyade tadını yumuşatması için.
0
sir gawain
(31.01.25)
Omlet için fırın yakmak mı? Hayatı ne çok seviyorsunuz ben şok
0
kaptan maydanoz
(31.01.25)
(2)

Yurtici turlarin fiyati artar mi?

mr.goodcat
Erken rezervasyon indirimleri gercek midir? Yurtici bir tur almak istiyoruz nisan sonuna. Suanda 28bin falan. Bir sonraki ay veya martta almaya kalksam normalde artar mi fiyatlar? (Enflasyondan bagimsiz soruyorum) Erken rezervasyon indirimi gercekten var mi yani yoksa kolpa mi?Tur icin soruyorum. Ot
Erken rezervasyon indirimleri gercek midir? Yurtici bir tur almak istiyoruz nisan sonuna. Suanda 28bin falan. Bir sonraki ay veya martta almaya kalksam normalde artar mi fiyatlar? (Enflasyondan bagimsiz soruyorum)

Erken rezervasyon indirimi gercekten var mi yani yoksa kolpa mi?

Tur icin soruyorum. Otel vs degil
0
mr.goodcat
(29.01.25)
artiyor. bir karadeniz turu yazin 2500TL artmisti tarih yaklastikca sonra bir 1000 daha artti.
ama ucakliydi. belki onun da etkisi vardir.
kolpa degil bence. organizatör icin riski azaltiyorsan da o da sana indirim yapiyor. tam bir ticaret aslinda. kapitalizm asil böyle bir aslinda :D
0
sonsuz
(29.01.25)
oteller için olanı biliyorum.
oda satıldıkça dolululuk artıkça fiyatı artar gerçekten.
fakat bazen tersi durumlar olur satışlar istediği gibi bitmez bu sefer son dakika fırsatları adı altında 6 ay önce rez yapıp para ödemiş kişilerden daha ucuza alabilirsiniz.
0
nuisance2
(29.01.25)
(19)

1 aydir ise alim sureci devam eder mi hic

Kittie
Bir sirket var. Oyle bir ilan cikmislardi ki direkt beni ariyorlar diyeyim :))Gercekten oyle ama. Cok kisinin uzman oldugu, yetenekli oldugu bir alan da degil, ustelik bilinen bir pozisyon da degil oyle aman aman. Ilani gorunce hemen basvurdum. On yazi yazdim ve 15 adet soru cevaplamami istediler. B
Bir sirket var. Oyle bir ilan cikmislardi ki direkt beni ariyorlar diyeyim :))
Gercekten oyle ama. Cok kisinin uzman oldugu, yetenekli oldugu bir alan da degil, ustelik bilinen bir pozisyon da degil oyle aman aman. Ilani gorunce hemen basvurdum. On yazi yazdim ve 15 adet soru cevaplamami istediler. Bu sorulari basvurudan 3 gun sonra ilettiler. Cok duzgun cevapladim. Duzgununu gectim, sorulara uzun cevaplar verin demislerdi. Baya mesai harcamis oldum.
Aradan bir hafta gecti. Ee dedim noldu. Surec devam ediyor diye donus yaptilar. E simdi oldu 1 ay. Dayanamadim linkedinden ik.ya mesaj attim. 1 ay oldu, o kadar da emek verdim basvuruya en azindan olumsuzsa da duymak hakkimiz degil mi dedim. Cok sinir oluyorum emek harcadigim is basvurularina.
Surec devam ediyor dedi o da.
Neden bu yalani surduruyorlar? 1 aydir belli ki devam falan etmiyor surec.

15 soru ya. Bir de gercekten ciddi sorulardi sektorle ilgili vs. Uyduruk oyle internette cevabini bulacagin sablon sorular da degildi bunlar.

Hakkima girilmesi beni depresyona surukluyor.
Gercekten de surec devam ediyorsa bunu da riske atip bunlara e ne diye 15 soru cevapladim size dalga mi geciyorsunuz falan yazsam mi duzgun bir uslup ile.
Cok sinirliyim ya. Ben niye senin icin bu kadar zahmete girdim? Ne haklari var buna. Bir de cocuk oyalar gibi surec devam ediyor.. bakmayin oyle sik karsilasilan bir pozisyon degil ama oyle nis bir alan da degil sonucta.
0
Kittie
(28.01.25)
Sakin ol. Bazilari elinin altinda tutmak icin ghosting yapiyor.
0
Kahvedesu
(28.01.25)
galiba islere beklentisiz bir sekilde basvurmak gerekiyor.
0
sonsuz
(28.01.25)
Abi sorularının cevabını almışlar işte seni bedava çalıştırmışlar. :)
0
rodeocu
(28.01.25)
geçen ay girdiğim işe -benzer şekilde niş bir iş ama öyle aman aman bi şey değil- 4 aylık bir sürecin sonunda girdim. daha önce de gittiğim bir holdingin ik ve birim direktörleri (c-level) yaa biz tatile çıktık da bir aydır yokuz o yüzden üç ay sonra görüşebiliyoruz sizle baştan alalım demişti. uzatmak isteyen uzatıyor.
0
ahmet oturum cerezi
(28.01.25)
Şubat’ta başvurdum. Ekim’de işe girdim. 3 ay normal. 1 ay kısa bile.
0
gabe h coud
(28.01.25)
Genelde bunu deyince bana özelden falan küfür ediyorlar ama yine de diyeceğim;

O ilanlar gerçek ilan değil. Sorun sende değil. Bunu anladığın an psikolojini koruyacaksın.
0
wd40
(28.01.25)
Bana 6 ay sonra olumlu dönen şirket oldu, e maaşta revize istiyorum dedim, sene sonuna denk getirdikleri için yıllık zam da yapmayacaklarını söylediler. Sizinle iş yapılmaz diyip kapadım telefonu bazı işlerin olmaması daha iyi oluyor.
0
mirty
(28.01.25)
1 ay mı? 1 yılda girdiğim iş var. Sürec devam ediyor demek yalan değil her zaman. Şimdi çalıştığım şirkete de kabul almam 2 ay, ise girmem 6 ay sürdü.
0
himmet dayi
(28.01.25)
Seni seçmemeleri doğru olacaktır diyebiliriz burada yazdıklarına göre. Ne hakkı, ne depresyonu. Devam edebilir, şirkete göre değişir. Başvurdun, unut gitsin. Dönerlerse bakarsın dönmezlerse can sağlığı demelisin derim.
0
Shepard
(28.01.25)
1 ay gayet normal bir süre. yalnız bu tarz ik'yı darlama falan ters tepebilir.
0
biergarten
(28.01.25)
Kittie 1 ay coooook normal süre. Ben Fransa'da 1 ayda kimseyi almadım misal hayatımda. Yani sirkete göre değişir de yok onun onayi bunun onayi x'in tatili derken 1 ay uçup gidiyor genelde.
0
logisticsmanager
(29.01.25)
1 ay gayetle surer. hic de uzun bir sure degil.
a,a yani su uslubunuz da cok komik. darlamalar falan bi de cok fena. belki de sizi almamak icin baska birini bulmaya calisiyorlardir son ana kadar. ben 'bekle' dendiginde beklemeden darlayan birini mecbur kalmadikca ise almazdim.

daha once eleman alimi yaptigim bir isim de oldu sahsen.
0
fevzi123
(29.01.25)
Fevzi123: bir suru fake ilanin dolastigi bir ortamda, saatlrrce emek verdigim bir basvurunun da fake olmasi ihtimaliyle sordum ne var bunda? Ne darlamasi ya?! Bi asin sunlari. O kadar korkmayin insanlardan, ezilip buzulmeyin sirf is ariyorsunuz diye. Asil su yazdigin komik. Tamam sen en saygili (!), en sessizi alirsin ise
0
🌸Kittie
(29.01.25)
yıllardır bu işlerin içinde biri olarak size şunu söyleyeyim. İK ilan girdiginde sanmayın ki her zaman içeride o pozisyona ihtiyaç var da o yüzden ilan girdiler diye.

İçeride o işi yapan illaki birileri vardır. fakat şirket kendini güvene almak için ilan çıkıyor . sizinle görüsüyor her şey okeyse bile biz sizi ararız diyip cv'nizi kenara atıyorlar. Ne zaman ki o pozisyonda hali hazırda çalışan kişi performansı dip yaptı veya işten istifa etti. işte o zaman sizi arayacaklar gelin çalışın diye. bu 1 ay da olabilir . 1 sene de olabilir 5 sene de olabilir. o yüzden bu gibi konuları öyle kafanızda büyütüp kendinizi yıpratmayın. iş dünyası böyle bir yer
0
limonlu eksi
(29.01.25)
o son maili atarak kendi kendini elemiş oldun.
0
ground
(29.01.25)
Ground: farkindayim
ve elendiysem de pek umrumda degil. 15 soru cevapladim. O zaman easy apply yapsinlar. Hak aramak deniyor buna. Icim sogudu biraz en azindan.
0
🌸Kittie
(29.01.25)
Büyük tehlike atlatmış firma. İşveren olarak gördüğüm bu.
0
Shepard
(29.01.25)
ikinci cevap olacak ama sizin bu yaptığınız hak aramak değil. adamlar da yanlış bir şey yapmamışlar. süreç devam ediyor diye bilgi vermişler zaten. daha ne demelerini bekliyorsunuz bilemedim.

1 ay gerçekten çok uzun bir süre değil. biraz sakin yaklaşın derim.
0
biergarten
(29.01.25)
özellikle yıl sonu ve yıl başlarında bütçe ve planlama dönei olduğundan bu tarz süreçler daha uzun sürebiliyor.
0
awlmi
(29.01.25)
(10)

Domuz Gribi oldum tavsiyeleriniz neler?

slm ben yalnız komando yasin
Test pozitif çıktı. enfluvir verdi doktor. Daha başka neler yapılır? ne yenir ne içilir?
Test pozitif çıktı. enfluvir verdi doktor. Daha başka neler yapılır? ne yenir ne içilir?
0
slm ben yalnız komando yasin
(28.01.25)
taze zencefil tüketmelisin. ve zencefilden maksimum verimi alabilmen icin de sicaklik, zeytinyagi ve karabiber üclüsünün de bulunmasi lazim.

en kolay limon, karabiber taze zencefil üzerine sicak su cay yapman.
ya da bol sarimsakli ve zencefilli mercimek corbasi.
0
sonsuz
(28.01.25)
T hücrelerine direkt etki eden iki şey var biri protein diğeri dinlenme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
Bol dinlen.
Bol ılık sıvı al (çay, çorba)
Terledikçe üşümeden çamaşır değiştir, terin üstünde kurumasın.
Üşümeden becerebiliyorsan arada ılık duşlar al.
Bol dinlen.

Geçmiş olsun.

Kimseye de bulaştırmamaya gayret et.
0
Mirket
(28.01.25)
ben de geçirdim sanırım 4 hafta önce. ama ben test olmadım.

doktor c vitamini ve çinko verdi. c vitaminini günde 2 kere içiyordum. bir de nurofen vermişti günde 2 kere. bol bol su içtim.

1 haftada atlattım. 2. haftada öksürük azaldı. 3. haftada tamamiyle öksürük gitti.
0
false pretension
(28.01.25)
beyran çorbası
0
orpheus
(28.01.25)
Bol sıvı, yeşil biber, yogurt, kuzu eti
0
primetime
(28.01.25)
C vitaimini hakkında küçük bir bilgi vermek isterim. C vitamini güzel bir antioksidandır ama hastalığın iyileşme sürecinde hiçbir işe yaramaz c vitamini hastalık öncesinde kullanıldığında çalışan bir vitamindir ama aynı zamanda suda çözünen bir vitamin olduğu için vücutta depolanmaz günlük olarak alınması gerekir ve maksimum faydalı dozu 1 gramdır, 1 gramı aştığınızda fazlası idrarla dışarı atılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
İstirahat, iyi beslenme, zaman
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.01.25)
İstirahat.

İnfluenza A oldum. 10-15 gün baya halsizdim. 16. Gün kendimi iyi hissedince çok hafif spor yaptim. Baktım iyiyim, 2 gün sonra bir tık ağır girdim; gecesinde uyuyamadim ve vücudum toparlanamadi.

3 gün sanki ateşim varmış hissi, ama ateşim yok. Hastanede kan testi ve bingo: crp 49,5 olmuş.

İstirahat çok önemli. Bence en az 1 ay ağır ve yorucu işlerden kaçının.
0
makbur
(29.01.25)
gecmis olsun
bu linki atmasam olmaz :)

youtu.be
0
cooperr
(29.01.25)
(17)

kız arkadaşa pırlanta kolye alınır mı?

messina123
1.10 gram 14 ayar altın varmış. ederi 1800 lira falan. kalanı çöp ama kızlar seviyor galiba böyle şeyleri. ne dersiniz alınır mı?https://www.bluediamond.com.tr/pirlantali-fantezi-sans-kolyesi-2000175964.html
1.10 gram 14 ayar altın varmış. ederi 1800 lira falan. kalanı çöp ama kızlar seviyor galiba böyle şeyleri. ne dersiniz alınır mı?

www.bluediamond.com.tr
0
messina123
(28.01.25)
alınabilir ama kolye çok alaturka. 50 yaşında filan değilse daha sade bir şey bakın.
bi de ayrılırken parasını isteyecek gibisin.
0
elorelia
(28.01.25)
24 yaşında ayrılmayı düşünmüyorum
0
🌸messina123
(28.01.25)
"kızlar seviyor" diyerek alma bence :( en derin yaramdir bu... Çiçek ve takı.. hediye edildiğinde aglayasim geliyo. Hiç sevmiyor ve takmiyorum

Biraz daha analiz et neleri sevecegini
0
abuzer
(28.01.25)
pırlanta değil de altın kolye alınır, populer kuyumclulara bakın, reis kuyucumluk, degerli kuyumculuk gibi, çok da güzel hediye olur. ama yaşına göre, sizin önerdiğiniz çok alaturka +1
0
benaslinda
(28.01.25)
arkadaşlar bunun pırlantası da ufacık dediğiniz gibi :d

ben bu kıza 6-7 bin civarı ne alayım peki?
0
🌸messina123
(28.01.25)
ne icin aldigina gore degisir. eger sosyal cevre geregi boyle hediyeler alip, veriyorsaniz yada cok seviyorsaniz alin. ama arkasinda kizi elimde tutayim, kendimi kanitlayayim gibi cro-magnon bir durum varsa alma o parayi psikologa bas:)
0
buenosdias
(28.01.25)
o bana parfüm almıştı baktım 5 bin lira. iş açtı başıma altında ezilmemem lazım o yüzden 6-7 bin liralık bir bütçem var.
0
🌸messina123
(28.01.25)
Blue Diamond bakıyorsan, ucuzuna kaçacak gibisin fkfk. Madem ucuzcuyuz, Emel Pırlanta'ya da bak. Ucuzcuların kralıdır. Senin için en ucuzundan pahalısına sıralama da yaptım :D

www.emelpirlanta.com
0
gabe h coud
(28.01.25)
bence kolye alma fikrin güzel. kız arkadaşın takıyor mu gözlemledin mi? takıyorsa ne tür şeyler takıyor. sarı renk takı mı seviyor gümüş renk mi? taşlı şeyler mi seviyor, taşlı olmayan daha sade mi? buna göre daha net konuşulabilir. so chic diye bi marka da var bana ordan hediye kolye alınmıştı baya takmıştım uzun süre. ama yine de illa onun altında kalmamam lazım diye kendini yiyip bitirme, seveceği bir şey almaya odaklan, mesela 4 bine bi şey beğenirsen sırf 5 binden az diye almayayım deme :)

dediğim gözlemi yapıp ürünü mağazaya gidip görerek almak işini daha kolaylaştırabilir, böyle fotodan tam belli olmuyor.
0
turuncu tonlarda
(28.01.25)
Abi parfüm aldı altında ezilmeyeyim ben de pırlanta kolye alayım kafası sağlıklı bir hareket değil ilişkilerde işler bu şekilde yürümez.
0
Bir ben var benden şurada
(28.01.25)
pirlanta alma derim. harbiden cöp. bu kadar kücük taslar hic para etmiyor satarken.
24 yasinda benim pirlantam yoktu. her seyin zamani var.

beyaz altin kolye ya da normal sari altin falan al bence kuyumcudan. gözünle bak. kuyumcuya da sor degistirme olur mu diye.

pirlanta da uzaktan güzel duruyor olabilir ama cildi soguk alttonu degilse soluk gösterir kizi. bende pirlanta var ama hic takasim gelmiyor bu yüzden. ayrica pirlantayi muhafaza etmek zahmetli is. o kadar kücük taslar kararir gider zamanla.
0
sonsuz
(28.01.25)
Ben olsam o pirlantayi anneme alirdim
0
Zetnikov
(28.01.25)
swarowski al geç
0
kveldulv
(28.01.25)
Sizin aradığınız pırlanta kolye değil.

Çanta, swaroski ya da pandora.
0
kojonotsuki
(28.01.25)
SubReddit gifts e bi bak once. Emin ol 500 lira altina kapatcagin cok daha guzel hediyeler var orda. Ya da git deneyim satin al. Hedonik treadmill kavramina dikkatt
0
lapaz
(28.01.25)
Pandora'ya bir bak yıllar önce kız arkadaşıma oradan bir kolye almıştım şık ve sade şeyler mevcut.

Ayrılalı çok oldu ama olsun hatıra olarak güzel bir tercih yapmıştım o zaman.
0
oggiethebrewbuddy
(29.01.25)
Bu bütçede illa mücevher alacaksanız pırlanta bakmayın, sadece altın kolye alın, gözükmeyecek derece küçük pırlanta alıp para heba olmasın.
0
kumandanim
(29.01.25)
(10)

Alanya'dan Antalya'ya tek bir kurutma makinesini kim taşır ?

denizmaniaherif
Arkadaşlar valla 5 kişiyi aradım kimse getirmiyor. Akıl alayım farklı bir yöntem varsa öğreneyim diye size yazıyorum.. Var mıdır bir başka yöntemi ? Kargolar bu işi yapıyor mu ?
Arkadaşlar valla 5 kişiyi aradım kimse getirmiyor. Akıl alayım farklı bir yöntem varsa öğreneyim diye size yazıyorum.. Var mıdır bir başka yöntemi ? Kargolar bu işi yapıyor mu ?
0
denizmaniaherif
(28.01.25)
baktım da 130 km lik yol
tanıdıkdan doblo
kiralık doblo
uber XL
ile kendin taşıyabilirsin

ya da bir özel servisle anlaşabilirsin.
0
kisa
(28.01.25)
armut'a yaz.
0
funl
(28.01.25)
Aynı km yola(tekirdağ istanbul) tek bir buzdolabı için tanıdık küçük nakliye aracı ile iş yapan biri ile anlaştık 2000 tl aldı 2024 ocak şubat gibiydi.
0
eja
(28.01.25)
özel olarak gitmeyen hali hazirda giden biri. nasil bulursun bilmiyorum valla.
0
sonsuz
(28.01.25)
Feysbukda çekici ve tirci grupları var gidip gelirken araçları boşsa ilan açıyorlar oradan bulursunuz
0
mirty
(28.01.25)
araç kiralama, tanıdık bulma yöntemleri çalışmıyorsa nakliye firmaları, ambarlar vb ile irtibata geçip hali hazırda o rotada taşıma yapacak ve makineyi bir kenara sıkıştırabilecek birini denk getirmeye çalışın. antalya'dan alanya'ya gidip boş dönecek biri olsa en iyisi olur mesela.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(28.01.25)
alanya-antalya(tam tersi de olur) arası iş yapan oto çekici bulacaksın. onlar taşıdıkları araçların önünde falan getirirler uygun bir ücrete. istersen google reklamlarından bir iki kurtarıcıya ulaşıp sorabilirsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.25)
armut işe yaradı. yazan arayan oldu. teşekkür ederim cevap yazanlara.. :)
0
🌸denizmaniaherif
(28.01.25)
blabla yı dene.
0
ground
(29.01.25)
@ground
bla bla'da üşenmedim herkesin arabası ne marka diye baktım ama millet cliosuna benim kurutma makinesini sokmaz yani :) bir başka taşımacılık tarafı var mı blabla'da aratılacak onu da merak ettim açıkcası. sadece insan diye biliyordum :)
0
🌸denizmaniaherif
(29.01.25)
(4)

Misafirler için menüleriniz (düz yemek günleri- maç/film geceleri)

fildirfildir
Misafir menülerinizi söyleyebilir misiniz? Yemek.com vs sitelerin menüleri çok tekdüze gibi. Önerilerinizi alayım.
Misafir menülerinizi söyleyebilir misiniz? Yemek.com vs sitelerin menüleri çok tekdüze gibi. Önerilerinizi alayım.
0
fildirfildir
(27.01.25)
en klasik, en sıkıcı ama en favorim; çorba+kırmızı et (rosto mesela)+servis ederken patates vs ve mutlaka pilav.
fırında tavuklu makarna…

aşırı detaylı şeyler yapmıyorum, boğuyor. tatlı da hazır alıyorum, yanında dondurma. çay ve kuruyemiş. duruma göre meyve.
0
deartheodosia
(27.01.25)
cesit cesit meze + köfte + raki
0
sonsuz
(27.01.25)
Kişisine göre değişiyor ama bunlar pratik genelde

Fırında soslu somon patates + salata

Havuçlu pirinç pilavı üzerine et sote

Pirinç pilavı üzerine et sote kavrulmuş badem

Yoğurtlu meze çeşitleri yazsa müjver

Tatlı çoğu zaman kolay ve herkesin beğendiği magnolia

Fırında tavuk

Havuçlu kerevizli mercimek çorba

Kıymanının içinde rondo kırmızı biber sarımsak soğan konulup yapılan karışımın çöp şişte fırında pişmesi
0
iwillsee
(27.01.25)
1-) mercimek çorbası + et kavurma + pirinç pilavı + makarna salatası + normal salata + dışardan alınan tatlı + çay+ kuruyemiş.

2-) tavuklu yalancı işkembe çorbası + fırında kıyma yemeği (arap tava) + pirinç pilavı + makarna salatası + normal mevsim salatası + dışardan alınan tatlı + çay+ kuruyemiş.

eğer kalabalık olacaksa kuru dolmalıklar yapılan dolma eklerim doyuruculuk artsın diye.
Fırında kıyma yemeği; misafirlerin kalabalık durumuna göre 1 kg kıyma+2 soğan+ 1yeşil ve 1 kırmızı biber (sadece birini koyabilirsin) + 2-3 diş sarımsak + 2 tane küçük doğranmış patatesi baharatlarla karıştırıp yoğur, yağlı kağıt serdiğin fırın tepsisine yaydır, üstüne domates ve biberle süs yapıp fırına at pişir. çok kolay bi yemek ve lezzetli oluyor.

pilavı da ister garnitürlü ister tavuklu ister nohutlu yapabilirsin biraz göze gelmesi için.

makarna salatası; haşlanan boncuk makarna+garnitür+mısır+minik doğranan kornişon turşu+mayonez + tuz+ nane + isteğe bağlı olarak ezilmiş sarımsak = çok güzel oluyor.
0
turuncu tonlarda
(28.01.25)
(12)

ilk akla gelen

a perfect lie
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor? Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor? Hangisi geli
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor?

Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor?

Hangisi geliyor, sizce niye o geliyor yazarsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
0
a perfect lie
(27.01.25)
Filtre kahve, daha uzun içimli olduğundan yanında bir şeyler tüketmeye daha uygun geliyor

Pasta kek kurabiye bisküvi vs bir lokma alıp üzerine bir yudum kahve böyle böyle 15-20 dakika eşlikçilik
0
grimavi
(27.01.25)
1. espresso bazli kahveler
2. turk kahvesi.

yanlarinda birsey ikram edilmeye en uygun bu ikisi oldugu icin. en cok tukettigim filtre kahve. filtre kahve biraz uyanma, kendine gelme kahvesidir bence. dunyada yaygin kullanim da bu sekilde bence.
0
buenosdias
(27.01.25)
türk kahvesi tabii ki.
sebebi özenti olmamam.
0
sonsuz
(27.01.25)
hicbir kahveyi icmiyorum ve hayatimin yarisindan cogunu yurtdisinda gecirdim ama aklima hala türk kahvesi geliyor.
ama yabanci biri sorar ya da yabanci dilde okursam filtre kahve türevi gelir.
kimin dedigine ve hangi dilde duyduguma bagli olarak degisiyor yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Filtre kahve/americano/latte ve hatta düz nescafe gelir ama türk kahvesi gelmez ya. Türk kahvesi ya da espresso gibi tek atımlık kahvelerle bi şey yemek zor olduğu için ikram dendiği anda aklım büyük fincanda yudum yudum içilen kahvelere kayıyor.

Edit: no context bir şekilde kahve lafı geçse ya da biri kahve ister misin derse de aklıma büyük fincanda kahve gelir. Türk kahvesi diye spesifik belirtilmedikçe aklıma Türk kahvesi gelmez. Özenti de değilim, hemen her gün hem normal kahve hem türk kahvesi içiyorum. Türk kahvesi sadece spesifik ve ayrı bir kahve türü yani kahve denince akla gelen ilk olması ilginç geldi bana
0
nundu
(27.01.25)
@konusma, soru türkce sorulmus ablacim.
0
sonsuz
(27.01.25)
X kahvenin yanında iyi gidiyor diye duyarsam kafamda canlanan kahve x'e göre değişiyor. Örneğin çikolata veya elmalı turtadan bahsediliyorsa aklıma filte kahve ya da espresso türevleri gelir. Acıbadem kurabiyesi gibi bir şeyse türk kahvesi gelir.

Birisi kahvenin yanında ne iyi gider diye sorarsa da ya ne tür bir kahve olduğunu sorar ya da farklı kahvelere göre farklı şeyler söylerdim.

Ben en çok türk kahvesi içiyorum, genelde de yanında bir şey yemem. Yanında yemeyi sevdiğim şeyler yok değil ama genelde yemem, çünkü hangi bir sefer yiyeyim günde kaç fincan içiyorum ben bunu :D
0
akhenaten
(27.01.25)
Filtre kahve geliyor.
Yanında bir şey yenecekse keyif için içecek olarak hep filtre kahve ve çay gelir.
Sebebi de Türk kahvesi yanında bir şey yememem.
0
kisa
(27.01.25)
bir özenti olarak her gün en az iki adet espresso türevi kahve (latte vs.) içmeme rağmen benim aklıma Türk kahvesi geliyor. zira benim kullanımıma göre, diğer kahve türleri sade veya bir şeyin yancısı (örneğin kekin yayına kahve gibi) olurken Türk kahvesi kendisi yancı olmayıp yanına bir şey eklenen (başrol diyebiliriz) konumunda. yalnız bunun sebebi Türk kahvesini çok sevmem değil, yukarıda yazdığım gibi espresso türevlerini daha çok tercih ediyorum. sadece algım bu yönde.
0
shadowfollower
(27.01.25)
Biri kahve içer misin dediğinde türk kahvesi geliyor. Evde aile arasında konuşulunca türk kahvesi geliyor. İlk onu öğrendim onu içtim. Ben kahve içmeye başladığımda sanırım 3ü1 arada garabeti yoktu.

Kantinde vs kahve denildiğinde 3ü1 arada geliyor. Avmde/kahvecide filtre, espresso

Kahve yanında kısmı ise türk kahvesini hiç bişeyle içmek istemiyorum kahvenin tadını almak için. Belki bi yudum su.

Türk kahvesi, filtre kahve, espresso. Bu üçünden başka da içmiyorum. Filtre ve espressonun yanında ona eşlik edebilecek hamur/kek/cookie artık duruma göre kahvenin aromasını bastırmayacak bişey lazım.
0
help im alive
(27.01.25)
içinde süt veya benzeri şeyler barındırmayan kahve çeşitleri geliyor.
0
sir spankalot
(27.01.25)
kahve kültürüm veya merakım yoktur, önce onu söyleyeyim. benim aklıma filtre kahve geliyor. birkaç sebebi var,

* 23 yaşındayken kız arkadaşımla bir mekana gitmiş, sırf o sipariş etti diye kendime de filtre kahve sipariş etmiştim... french press ile geldi. ben o zaman bu konularda (sokağa çıkma dahil) çok ama çok cahilim. yanımda o olmasa kahveyi içemezdim öyle söyleyeyim, kıza sormuştum "bu ne lan bunu napcaz şimdi" diye. böyle kendimce komik bulduğum bir anım var, o yüzden bende yeri ayrıdır ahaha.

* annem heves edince filtre kahve makinesi almıştım eve. bütün yaz batılı gibi sabahları kahve içmiştim. hafta sonları kahvaltıdan birkaç saat sonra annemle karşılıklı oturup sigara eşliğinde gömerdik.

şimdi ev arkadaşımın french press'i var, bazen onu kullanıp içiyorum, alete küçümser bakışlar atıyorum, göz kırpıyorum "kafamı karıştıracağımı mı sandın??" diyorum filan.

kısacası evet en çok tükettiğim kahve türü filtre kahve. benim için manevi/mental açıdan yeri olan tek tür de o diyebilirim. o yüzden benim için kahve = filtre kahve.

"çok sıradan ve iğrençsin eşşoleşşek filtre kahve geçerli bir cevap değil" dersen de frappe derim onu da çok sevmiştim, yine sevgilim götürmüştü. her neredeysen yıldızın parlasın ex aşqım olmasaydın olmazmışız resmen
0
mark greg sputnik
(27.01.25)
(6)

steam deck vs alanlar memnun mu?

logisticsmanager
Oyun seviyorum ama yogun is sonrası oyun bilgisayari acmak, oturmak falan acayip zor geliyor. Tatiller dışında harbiden böyle oturup oyun zor oynuyorum ama izlemeyi, okumayi seviyorum.Dedim handheld bir ürün mü alsam steamdeck ya da rog ally x falan. Benim gibi olup bu aletler ile bu sorunu çözen va
Oyun seviyorum ama yogun is sonrası oyun bilgisayari acmak, oturmak falan acayip zor geliyor. Tatiller dışında harbiden böyle oturup oyun zor oynuyorum ama izlemeyi, okumayi seviyorum.

Dedim handheld bir ürün mü alsam steamdeck ya da rog ally x falan. Benim gibi olup bu aletler ile bu sorunu çözen var mı?
0
logisticsmanager
(27.01.25)
sorun ne anlamadim?

bizde var. beachte, ucakta güzel oluyor.
steam deck OLED. ekrani cok güzel.
0
sonsuz
(27.01.25)
Sorun bilgisayarda oyun oynayacak mental enerjimin kalmaması ve is sonrasi koltukta uzanmak dışında öyle kalkıp bilgisayar başına oturacak enerji bulamamak, bu sebepten steamdeck mi alsam demek.
0
🌸logisticsmanager
(27.01.25)
Handheld bi konsol alsam switch alırım (ki switch 2'yi alma planım var bi iki seneye). Ekstra bir konsola para harcıyorsam kendi pc'mde (ya da ps5'te) oynayamayacağım oyunları olsun isterim. Ha ama Pokemon, mario, zelda vs ilginizi çekmiyorsa ve hâlihazırda iyi bir steam kütüphaneniz varsa steamdeck mantıklı bence.

Benim de Steam kütüphanem dolu baya ama en son ne zaman pcde oyun oynadım hatırlamıyorum. Çok nadir eu4, fm gibi ps5te oynayamadığım oyunlar için kullanıyorum PC'yi. Laptopu işten gelince çıkarıp oyun oynamak zor geliyor ki oyun laptopu olsun diye dana gibi laptop almıştım biraz hata yapmışım :d ileride hedefim güzel bir masaüstü oyun pc'si toplayıp laptop olarak daha taşınabilir bir şeye geçmek. Şu an kaldığım evde masaüstü pc kuracak yerim yok pek
0
nundu
(27.01.25)
@nundu; switch var ama oyunlar tam benlik değil. Zelda baya oynadim ayrı konu.

Bizde su an ps4 var, zamaninda çok oynadim artik toz topluyor.
Switch hanimin sabah ve aksam yatmadan animal crossingciligi.
Oyun laptopu; hanimin is laptopu ama oyun oynuyoruz. Daha doğrusu ben zaman ve enerji bulursam.

Masaustu konustuk ama onda da aynısı olacak, böyle oturup öyle ekrana bakmak yorucu geliyor galiba :/ ondan steam deck falan dedim.
0
🌸logisticsmanager
(27.01.25)
Bu arada belki geforce now gibi bi abonelik de işinizi görebilir. Telefon, tablet gibi bir cihazdan giriş yapıp gamepad ile oynayabilirsiniz. Steamdeck almadan birkaç ay denemek için kullanabilirsiniz en azından
0
nundu
(27.01.25)
Asus rog ally extreme aldim benzer beklentilerle ve cok memnunum. Prize takili oynamak sart gibi yalniz, kendi basina yuksek performansta 1 saat zar zor gidiyor. Rog ally tercih sebebim bir tik daha yuksek donanimi olmasi ve steam kutuphanemde cok bisey olmamasi idi.

Yeni cikan ve yuksek performans isteyen oyunlarda yuksek grafik ayarlarinda oynayabilmek cogu oyun icin cok mumkun degil, yine de bir sekilde oynaniyor. En son black ops 6yi orta ayarlarda oynamistim, su ara indiana jones oynuyorum ortanin bir tik alti ayarlarda arada fps dususleri ile birlikte fena gitmiyor. ancak birkac sene ve daha eskiler gayet guzel oynanir.
0
gibicibicis
(28.01.25)
(15)

Bir yanım hep eksik...

madurumdamadurum
MerhabalarYakın zamanda Allah nasip ederse evleniyorum sevdiğim biri çok şükür ki iyi biri en azından hayat bu yönden yüzüme güldü diye düşünüyorum.Annem sizlere ömür yaklaşık 8 sene oldu 27 yaşıma gireceğim. Baba diye hitap ettiğimiz adamla da 8 senedir görüşmüyor konuşmuyorum.Akrabalar kısmında ba
Merhabalar
Yakın zamanda Allah nasip ederse evleniyorum sevdiğim biri çok şükür ki iyi biri en azından hayat bu yönden yüzüme güldü diye düşünüyorum.
Annem sizlere ömür yaklaşık 8 sene oldu 27 yaşıma gireceğim. Baba diye hitap ettiğimiz adamla da 8 senedir görüşmüyor konuşmuyorum.
Akrabalar kısmında baba kısmı hiç yok. Anne tarafında da öküz öldü ortaklık bitti durumu söz konusu yani kısacası tek başımayım ve kadınım.
Sevdiğim adamın ailesi tüm bunları biliyor buna rağmen kabul ettiler ve devam ediyor her şey.
Ancak bugün bir alışverişimiz oldu mobilya kısmıyla ilgili, ben tektim ve çoğu kişi ailesi ile gelmişti bu biraz maalesef ki koydu. Yolda yürürken düşündüm yani bir kişi bile mi olmaz arka çıkmaz... Çıkmazlarmış :)
Sanırım bu durum hayatım boyunca devam edecek ve bende hayatım boyunca bu durumlarda kaybolup kendimi tekrar arayacağım. Çok şükür ki erkek arkadaşımın ailesi çok naif insanlar eksikliklerini hissettirmemeye çalışıyorlar...
Neresinden tutsam bilmiyorum bu durumun, sürekli güzel bir iş bile yaparken bu durumlar modumu düşürüyor nasıl affedebilirim bilmiyorum baba kişisini(yaşıyor gayri resmi karısıyla bu arada). Buraya öylesine içimi dökmek için yazdım belki rahatlarım diye. Tavsiyeniz olursa teşekkürler.
0
madurumdamadurum
(26.01.25)
Bu kadar vanilya olma.

Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır, ikisi arasındaki farkı bilmek için akıl ver.

Evlenmek için mobilya alışverişine çıkmış da yanında kimse yokmuş.

Ayrıca; soru ve nick uyumu.
0
gabe h coud
(26.01.25)
Böyle şeyleri kendine dert edip yıpratma kendini. güzel bir eş ve aile bulmuşsun onları sıkı sıkı sarıl ve mutlu olmaya bak.

Tek derdin buysa çağır bizi kız tarafı olarak topluca gelelim :)
0
respect
(26.01.25)
O aileyi siz kuracaksınız, kuruyorsunuz öyle düşünün.
0
encokbenisevinnolur
(26.01.25)
Gabe ile respect in söylediği arasında pek bir fark yok. Bence tiki hak ediyor.

Elindekinin kıymetini bil ki zaten biliyorsun gibi.
İleriye bak
0
kisa
(26.01.25)
@respekt :) teşekkür ederim güzel düşüncen için
@arbre Farklı bakış açıları aslında Gabenin yaklaşımı benim kendime karşı yaklaşımım olduğu için çok kötü karşılamıyorum :) , haklısın belki de yanımda olsa her şey daha kötü hissettirebilirdi bu açıdan düşünmemiştim.
0
🌸madurumdamadurum
(26.01.25)
Birini aramışsın yanına sanırım.

Ama diğer insanlar yaptı diye mi yoksa zaten aradığın için mi?

Zaten arıyorsan malesef akıl veremem.

Diğer insanlar aileleri ile gezmiş ve farketmişsen salla. Onlar kendi seçememiş. Sen oturacaksın sen rahat edeceksin.
Koltuk metafor. Hep sen olacaksın. Başkasına ihityacın yok.
0
help im alive
(26.01.25)
böyle durumlar dügün, nisan vs ailenin hep ne kadar ihtiyac oldugunun hissedildigi durumlar. haklisin.

senin hikayen de böyle olacakmis. yapacak bir sey yok.
tavsiye sadece durumu kabullen ve önüne bak.
0
sonsuz
(26.01.25)
kendini uzmene degmez..
34 yasindayim ama akrabalarim "annesi-babasinin bakmadigi, duskun oldugum" icin onlardan para isterim, musallat olurum diye benim telefonumu bile acmiyor. Yani soyle diyim cerrahpasa'da okumam bile istanbul'daki kuzenlerimin evlerine davet etmeye yetmedi.
bu arada hepsi varlikli, bisey istesem korkacaklari bir durum yok ve iclerinde en kariyerli olan benim, o notu da duseyim, yanlis anlasilmasin.

bu tarz seyler oldu, oluyor, modum da dustu, bunalima da girdim ama artik hicbir sekilde eksiklik hissetmiyorum. hatta umrumda bile degil. sadece dusmedigim icin sukrediyorum cunku bunu bekleyen cok insan oldu.
yaslanacaklarini hesap etmiyorlar, onlar asil o eksikligi hissedecekler. Kendini uzmene, yipratmana degmez, hayatina odaklan. mutlu ol, her yerde paylas. kudursunlar.
0
Ley
(27.01.25)
evlenecek bir kadinin kocasiyla mobilya bakmaya gitmesi normal, ailesiyle gitmesi ise bence normal degil. senin kendine evine alacagin mobilyaya kimsenin ailesi karismamali zaten.

isine bak diyorum, moral bozacak bisey yok. sen artik kendi kucuk aileni olusturup onune bakacaksin. hayirli olsun.
0
cooperr
(27.01.25)
en başta şunu söylemeliyim eşya alışverişinde aile olmamalı milletin dediğini sen beğenmezsin sadece ve eşin beğenip almalı her şeyi.

ama asıl sıkıntını anlıyorum. bence de annesizlik bu konularda çok zor. rabbim yardımcın olsun

şöyle düşün senin aileni sen kuracaksın. her şey senin elinde
0
Hallegadola
(27.01.25)
hiç takılma. benzer bir durumdayım. annem hayatta değil. annemden önce evimizden çıkmayan akrabaların hiç biri ortada yok. evlilik vs dönemleri sancılı oluyor evet ama takma, modunu düşürme ve yaşamaya devam et.
0
scudman1
(27.01.25)
buna "rağmen" kabul ettiler ve devam ediyor her şey.

bu ifadenizdeki "rağmen" kelimesini onarmanız, dönüştürmeniz, iyileştirmeniz lazım. yoksa hayatınız boyunca size eksik/yanlış/az verilen her şeyi, sizin durumunuza "rağmen" verildiği için kabullenir, asla kendinize gereken değeri ve önemi veremezsiniz, karşı taraftan da bu beklentiye girmezsiniz. çıkın bu moddan çok geç olmadan.

rağmen diyecek bir şey yok hayatınızda. üzücü olaylar olmuş, olmaya da devam edebilir ama bunlar sizin insan olarak "rağmen" kabul edildiğinizi/edileceğinizi düşündürecek şeyler değil. bu sizin hayatınızın bir gerçeği, this is the fact yani. bunu ne kadar çabuk içselleştirirseniz o kadar hızlı güçlenmeye başlarsınız.

acınası bir durum yok ortada, kendinize acımayın, konuyu dramatize etmeyin. üzüntünüzü, hüznünüzü, kırgınlığınızı ajite bir yerden değil daha gerçekçi bir yerden yaşamayı öğrenin. gerekiyorsa uzman desteği alın. daha bu yaşta hayatım boyunca bu konuda kaybolup kendimi tekrar arayacağım diye geleceğinize şerh düşmeyin, kendinizi manipüle etmeyin.

bu tür ailelerden sıyrılmayı başarıp çok mutlu, huzurlu, keyifli bir hayat inşa etmiş, sevgi dolu anne-baba olabilmiş pek çok kişi var. kendinize illa telkinde bulunacaksanız bu yönde telkinde bulunun.

ayrıca aile hikayeleri karmaşıktır, hiç bir zaman dışarıdan göründüğü gibi değildir. emin olun eşinizin ailesiyle ve akrabalarıyla daha içli dışlı olduğunuzda orada da çeşitli aksaklıklar, çok benzer hikayeler olduğunu göreceksiniz.

babayı da salın gitsin, affetmek zorunda değilsiniz. bu ebeveyn ne yaparsa yapsın aman ana babadır yutulmalıdır klişesinden kurtarın kendinizi. adım atarsa onun adım attığı ölçüde temkinli adımlar atarsınız, atmazsa da uzay boşluğunda kaybolabilir.
0
Phoebe
(27.01.25)
Hay @fibi, ağzın bal yesin. "Rağmen" kelimesi içimi acıttı. Seni herhangi bir şeye "rağmen" lutfedip "kabul etmiş" değiller. Bu fikri cikarmalisin aklindan. Kendi değerine odaklanmalisin. Kimseye güzel bir aile borcun yok.

Bir de konu yalnızca bu olay değil farkindayim ama yine de söylemek istedim, alışverişe aile ile gitmek çok banal xd

Çok çok değerli bir şey var hayatında, sevdiğin ve sevildigin biriyle denk gelmişsin. Tadını çıkar <3
0
abuzer
(27.01.25)
Güzel ve yapıcı yaklaşımlarınız en önemlisi de örnek üzerinden verdiğim durumun derinliğini gördüğünüz ve buna karşılık iyileştirmelerde bulunduğunuz katkılarınız için çok teşekkür ederim, iyi insanlarsınız :3
0
🌸madurumdamadurum
(27.01.25)
"rağmen" demeyin lütfen, etrafınızdaki herkesten bağımsız olarak değerlisiniz. her şeyden önce başınız sağ olsun. affettiğinizde hafifleyebilirsiniz bu ağırlıktan, affetmek zor ama terapi bana o konuda çok yardımcı olmuştu.

her anın da tadını çıkarmaya çalışın böylece belki kötü hissetmeleriniz biraz geri plana düşebilir. mobilya seçmek, kıyafet seçmek vs aslında çok eğlenceli süreçler bence.
0
ofelia
(31.01.25)
(16)

Şu an bir ruh doktoruna görünseniz hangi tanıyı alırsınız?

sekizdokuzon
Bana manik depresif derlermiş gibime geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Size ne derler?"Alanda profesyonel olmayan insanlar olarak teşhis koymamız doğru değil." falan bunları geçelim, geyik yapıyoruz.Teşekkürler.
Bana manik depresif derlermiş gibime geliyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Size ne derler?

"Alanda profesyonel olmayan insanlar olarak teşhis koymamız doğru değil." falan bunları geçelim, geyik yapıyoruz.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(26.01.25)
Rahat batığına bağlı tembellik
0
kisa
(26.01.25)
Where is my mind
0
encokbenisevinnolur
(26.01.25)
aşk acısı tanısıyla geri yollanırım, 2 haftalık tatile çık der, çıkamam :d
0
baldan kaymak
(26.01.25)
Depresyon. Okb.
0
yosta
(26.01.25)
"büyük ihtimalle uzun süre masabaşı çalışmaltandır ama sen yine bir ortopediye görün"
0
beyfendi
(26.01.25)
sinav dönemine bagli klinik depresyon.
0
sonsuz
(26.01.25)
derdini .eyim herhalde.
0
gabe h coud
(26.01.25)
Okb ve sevgilisi depresyon:)
0
parka
(26.01.25)
Minör depresyon
0
kullanicadi
(26.01.25)
coğrafi dislokasyon, şu an icat ettim bence literatüre girmeli.

Edit: şimdi baktım böyle bir şey varmış, ama benim demek istediğimin tam tersi. Benim demek istediğim ilk aklınıza gelen.
0
akhenaten
(26.01.25)
Gülümseyen depresyon. Alıştık çünkü epey anlaşılmaz hale geldi.
0
muhayyer divan
(26.01.25)
Şizoid veya sosyal fobi
0
inheritance
(26.01.25)
Normal ve düz çıkardım gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.01.25)
asperger, adhd, high functioning depression, sosyal fobi. hepsi olabilir, ama olmayabilir de.
0
lemmiwinks
(27.01.25)
işkolik
0
dedim dedim de kime dedim
(27.01.25)
Gittiğim psikiyatristin tanısı depresyon.
0
peki madem
(27.01.25)
(14)

dizi oyuncularının torpille seçildiği iddiası çok saçma değil mi?

sanemkk
Oynadıkları dizileri tuttuğuna göre yeteneklerine ve fiziklerine göre belirlenmiş demek. Yani doğru bir karar verilmiş torpil olsa bile. Eğer bunlar olmasaydı çok daha iyi oyuncular mı tanıyacaktık. Birde yeşilçam oyuncularında da böyle söylentiler olmuş mudur acaba?
Oynadıkları dizileri tuttuğuna göre yeteneklerine ve fiziklerine göre belirlenmiş demek. Yani doğru bir karar verilmiş torpil olsa bile. Eğer bunlar olmasaydı çok daha iyi oyuncular mı tanıyacaktık. Birde yeşilçam oyuncularında da böyle söylentiler olmuş mudur acaba?
0
sanemkk
(26.01.25)
TV de Türk dizisi izlemiyorum ama mesela serenay Sarıkaya yi biliyorum. Onun yetenekli olduğuna kimse inandıramaz beni.
Bir de söyle bak, izlediğin kişileri aa çok yetenekli ne güzel rol yapıyor diyor musun?
0
kisa
(26.01.25)
degil. büyük ihtimalle de iddialar dogru.
kanit bulamadiklari icin geziden tutuklanmasi sacma.

serenay'in mert demirle iliskinin yalan oldugu da basindan beri belliydi. konusuluyordu.
0
sonsuz
(26.01.25)
Torpilden ne anladığınıza göre değişir ama bence değil. Hollywood'un da yarısı "Nepo Baby" denilen anası, babası ya direkt ünlü insanlar ya da bir şekilde o sektörün içindeki insanlar. Herkes birbirine iş paslıyor, herkes tanıdıklarıyla çalışmak istiyor... Ki onlarda bu sektör devasa ve "Audition" sistemi falan var.

Zaten başka nasıl olur onu da bilmiyorum; KPSS benzeri bir sınavla oyuncu seçecek halleri yok herhalde. Yani "Doğrusu budur" demiyorum ama bu tür bir sektörde çok adil bir sistem nasıl olur onu da bilmiyorum.
0
salihdt
(26.01.25)
Ilk aklıma geleni söylüyorum Erdal Özyağcılar
0
kisa
(26.01.25)
Saçma mi? Bir topluluk var; senarist ve yapımcısından oyuncusuna ses teknikerine kadar dışarıdan kimseyi sokmuyorlar.

Netflixdeki yapimlar bunlar yüzünden çöp
0
topkapiaksaray
(26.01.25)
Oynadıkları dizilerin tutmasının sebebinin kalite ile alakasının olduğunu sanmıyorum. Çıkan yapımların da oyunculukların da çok büyük bir kısmı rezil. Eli yüzü düzgün olan yarın gelip oyuncu olarak başlamış. İnsanlar yokluktan ve vasata alıştıkları için izliyorlar birbirinin kopyası dizileri. X kanalda aşkını toksik olarak gösterenler ile yalancıları izlemek yerine Y kanalda yalancılar ile aşkını toksik olarak gösterenleri izliyor. Arada da birileri dayak yiyor ve sürekli entrika var işte.

Bunlar olmasaydı belki yetenekli oyuncular görecektik. Belki de bunların yerine başka yeteneksiz kişileri görecektik. Oyuncular da torpille seçiliyor derken yönetmenin çalışmak istediği isimler oluyor ama onun dışında kitlenen "şunu istiyorsan, bunu da oynatacaksın" kişiler oluyor. Sektörde yapım ve yönetmenlik kısmında çalışan 2 arkadaşım var. Öyle orta seviye yetkilerdeler ve büyük firmalar ile zaman zaman çalışsalar da genelde orta ve orta üst yapımlar. Orada da dönüyor.

Sektör çok açık değil. Herkes birbirinin tanıdığı ile bir şeyler yapıyor zaten.
0
nawar
(26.01.25)
dönecem size şu yazıyı bi okuyum.
cosmicstring yolladığını
0
🌸sanemkk
(26.01.25)
Sektörle alakası olmayan benim bile yıllardır duyduğum iddialara bu kadar şaşırılmasına da ben şaşırdım. Zengin erkek, fakir kız senaryosunda kim oynasa ertesi hafta milyon takipçisi olur. İnsanlara ne sunulursa o kabul ediliyor. Basit, kafa yormayan konu, güzel kadınlar, kaslı erkekler, şık mekanlar, oldu bitti. Bu dizilerin tutması oyuncularla ilgili değil. Kaldı ki tutmayan dizi için bile ödüller veriliyor. Yani her türlü sistemi döndürüyorlar. Bunlar olmasaydı daha iyi ve çeşitli oyuncular ve senaryolar olacaktı. Evet, yeşilçam için de benzer şeyler var.
0
asteriks
(26.01.25)
Brendan Fraser olayında da gördüğümüz üzere dünyanın her yerinde olan bir durum. inanılmaz bir kast sistemi var. kimin yükselip kimin düşeceğine küçük bir grup karar verebiliyor. bu durum sinema filmlerinde görece daha azdır. çünkü film kötü ise gişede batar. ama tv dizileri ile ilgili aynı şey söylenemez. zaten standart genel bir izleyicisi var. iyi kötü ayrımını çok fazla yapamayan büyük bir seyirci kitlesine hitap ediyorlar. çekim teknikleri çok gelişti artık tiyatro eğitiminini de eskisi gibi anlamı kalmadı.
0
ground
(27.01.25)
torpilin olmadigi sektor ve ulke yok.

turkiye'yi gectik, tom hanks'in oglu eger babasi olmasaydi oyuncu olabilir miydi? ya da kate hudson'in babasi kurt russell, anasi goldie hawn olmasaydi acaba bir sansi olur muydu?

ornekler cogaltilabilir.
0
cooperr
(27.01.25)
arkadaşlar, film izlerken oyuncunun iyi rol yapabildiğini nasıl anlarım. bu konuda kendimi geliştirmek istesem bana ne önerirsiniz? ünideyken topluluklarda tiyatro ya yazılmıştım ama orda bana hiç böyle şeyler öğretilmedi.

sanem'den yukardakilere...
0
🌸sanemkk
(27.01.25)
çeşitlilik artacaktı, bugün ekranda gördüğünüz çoğu oyuncu çocuk tiyatrosunda bile oynayamayacak yeteneksizler.

ana castlarda özellikle yapım şirketleri ve menejerler arasında bir ticaret dönüyor. dizilerin 150dk'ya kadar çıkması da menejer-yapımcı-kanalların markaları söğüşleme operasyonuydu, işe yaradı. markalardaki kifayetsiz arkadaşlar da iki reklam çekiminde ünlü görmek için fiyatlamalarıyla ürün piyasasını pahalılaştırıyor. aslında konu çok uzun ve derin ama bizim milletin aşağılık kısmı "serenay kimle yatıyormuş" seviyesinden öte gidemedi.
0
ahmet oturum cerezi
(27.01.25)
Bence burada olay starla ilgili. Bir star seçilince alt kadroyu starla beraber paket olarak veriyor. Bu da star olmayan oyuncu için büyük dezavantaj.
Sadece Yeşilçam'da değil bence bütün dünyadaki sinema/dizi sektörü benzer şekilde. Markete gidiyorsun diyor ki Unilever markası deterjan alırsan calve sos (aynı üreticinin) indirimli. Tabii biri mal öbürü insan ama kapitalist sistemde hepsi ürün.
0
SiyamkedisiZorro
(27.01.25)
birinde mehmetali birand'a sormuşlardı neden bırakmıyorsunuz artık diye o da bu işler bırakılmaz elden alınır, çok daha iyi iş çıkaran varsa buyursun benden alsın demişti. o gündür bu çark böyle döner zannediyordum ben de. beceri olmasa bile demek kayırdığın birine diğer yeteneklere kapıyı kapatarak rol verebiliyorsun. kim olduğu hiç önemli değil

ama yeşilçam'a inanmam. ya düşünsene kim türkan şoray'dan daha efsane olabilirdi ki?
0
🌸sanemkk
(27.01.25)
(6)

Kentsel dönüşüme girecek evi satmak mı tutmak mı mantıklı?

naksidil
çok merkezi yerdeki 40+ yıllık kentsel dönüşüme girecek evi satıp parasıyla şehre uzak yerde yeni ev almak mı kentsel dönüşümü beklemek mi avantajlı olur. Deneyimli olanlar deneyimlerini paylaşabilirse çok mutlu olurum. tşk
çok merkezi yerdeki 40+ yıllık kentsel dönüşüme girecek evi satıp parasıyla şehre uzak yerde yeni ev almak mı kentsel dönüşümü beklemek mi avantajlı olur. Deneyimli olanlar deneyimlerini paylaşabilirse çok mutlu olurum. tşk
0
naksidil
(25.01.25)
evde lokasyon cok önemlidir. o ev satilmaz bence o yüzden.
kensel dönüsüme ne zaman girecek ama? belki bina saglam?
0
sonsuz
(25.01.25)
kentsel dönüşüme girince üzerine para isteme durumu olursa verebilecek durumdaysanız bence tutun.
0
biravekahve
(25.01.25)
Kesinlikle tutulmalı
0
primetime
(26.01.25)
Kentsel dönüşüme gireceği için ancak yatırımlık ev düşünenler alıcı olur, onlar da genelde düşük değere almaya çalışıyor, her şey yolunda giderse tutmak daha mantıklı gibi, satılacaksa dönüşüm sonrası satılabilir. Bu işin maddi yönü,bir de rant için değil de gerçekten deprem tehlikesi sebebiyle kentsel dönüşüme girdiyse satmak mantıklı olur (sürecin başlamamış olduğunu, uzayacağını varsayarak söylüyorum)
0
(26.01.25)
Sat yenisini al, zaman maliyeti var bir de bu işin. Ömür gidiyor zaman geçiyor.

Eski oturdupum evi ev sahibi kentsel dönüşüme girecek diye almış. Yıllarca girmedi. Sonra bana ucuza satmak istediler çok uğraştılar. Ciddi ciddi düşündüm. Ama hala girmedi. Bir türlü anlaşma sağlanmıyor, bir de bazı yerlerde kat yasağı var. 4 katlı bina yıkılıp yerine maksimum 3 katlı bina yapılabilir durumdaysa giremez bir türlü.

Sizin bu bina hangi aşamada? Müteahhit var, projeye başlanıyor mı yoksa eski bina, komşu binalar yenilendi bu da yenilebilir mi
0
biseysorcaktim
(26.01.25)
beklenir. ev bariz değerlenecek demektir bu.
0
jelly bear
(08.02.25)
(5)

hiç aseksüel birini tanıdınız mı?

green eyed penguin
cinsel yönetilimlerine dair herhangi bir açıklamada bulunmuşlar mıydı?
cinsel yönetilimlerine dair herhangi bir açıklamada bulunmuşlar mıydı?
0
green eyed penguin
(25.01.25)
aseksüelim diye kolpa atip kiz düsürmeye calisanlari tanidim.
0
sonsuz
(25.01.25)
Evet ve evet.
0
peki madem
(25.01.25)
Aseksuelim demese de aseksuel gibi takilan birkaç kiz tanidim.
0
feastofthedamned
(27.01.25)
evet ve hayir.
0
cooperr
(27.01.25)
seks kendisine iğrenç gelen birini tanıdım
0
Mossy
(13.02.25)
(2)

1 ayda telc almanca a2 verilir mi?

click here to see her naked
merhaba. bir yere başvuru için almanca a2 belgesi almam gerekiyor. bir an önce olsun diye 1 ay sonrasına telc sınavına kaydoldum. daha önce hiç sınava girmedim ama şu an a1'e girsem (tam puanla değil tabi) geçebilecek seviyedeyim diyebilirim. a2 için deneme sınavına baktım, özellikle yazma ve konuşm
merhaba. bir yere başvuru için almanca a2 belgesi almam gerekiyor. bir an önce olsun diye 1 ay sonrasına telc sınavına kaydoldum.

daha önce hiç sınava girmedim ama şu an a1'e girsem (tam puanla değil tabi) geçebilecek seviyedeyim diyebilirim. a2 için deneme sınavına baktım, özellikle yazma ve konuşma kısmında zorlanacağım gibi geliyor. kelime haznem pek geniş değil.

sadece sınav odaklı çalışırsam 1 ayda en azından yazma ve konuşma toparlanır mı? yoksa boş yere hayal kurmayayım mı?
0
click here to see her naked
(25.01.25)
baska isin yoksa ve full motivasyonla sinav icin calisarak evet bence.
0
sonsuz
(25.01.25)
çok çok rahat. sınava yönelik taktik kasarsanız. kalıplara yönelin. telegramda buna yönelik gruplar var youtube'da da sınava yönelik taktik videoları vs var. hacı ahmet altıner kanalına da bir göz atın.
0
biravekahve
(25.01.25)
(10)

Saatleri puanlayacak olsak

a perfect lie
1 ile 10 arasında puan verecek olsak, birbirine yakın bu iki saate kaçar puan verirdiniz? 1: https://www.momentus.com.tr/kadin-saat/cw293s-09ss-kadin-kol-saati.html2: https://www.momentus.com.tr/kadin-saat/cw294s-09ss-kadin-kol-saati.html Fikirler için çok teşekkürler,
1 ile 10 arasında puan verecek olsak, birbirine yakın bu iki saate kaçar puan verirdiniz?

1: www.momentus.com.tr

2: www.momentus.com.tr

Fikirler için çok teşekkürler,
0
a perfect lie
(24.01.25)
1. saat 1
2. saat 2
0
limonlu eksi
(24.01.25)
saat kullanmayan bi erkek olarak ne kadar fikrime önem verilir bilmiyorum ama bence ikisi de güzel ikisine de 8 veririm. biraz kordon bölümü tırtıklı gibi geldi ama herhalde fotoğraftandır.
0
high hopes of the sozluk
(24.01.25)
Bugun bir saatcinin onunden gecerken gordum. Çelik kordon olmasina rağmen cok incecik ve narin gibi gorunuyordu girip inceleyemedim. Aklimda kaldi ama. Tesekkurler fikriniz icin @high hopes of the sozluk
0
🌸a perfect lie
(24.01.25)
1.0
2. 1
0
sonsuz
(24.01.25)
1.saat 4
2.saat 3
0
essoist
(24.01.25)
1. 2
2. 3
0
etna
(24.01.25)
İkisini de beğenmedim :)

Quartz özellikle mi bilemedim.
0
baldan kaymak
(24.01.25)
Zarif saatler ama bu paralara mineral camli quartz saat almak parayı çöpe atmak gibi hissettiriyor. En azından casio sheen serisi safir camlı veya seiko quartz safir bir şeyler bakabilirsiniz.
0
karacigerim vur kadehlere
(24.01.25)
öneriler için çok teşekkür ediyorum @karacigerim vur kadehlere

casiolar hoşmuş, ama seiko bana hiç hitap etmiyor :(
0
🌸a perfect lie
(24.01.25)
Rica ederim.
8-10k bandına tissot olabilir.
www.konyalisaat.com.tr
Kurumsal bir mağazada tissot'larda %20ye kadar indirim yaparlar.
0
karacigerim vur kadehlere
(24.01.25)
(13)

Hayatınızı eşit oranda olumlu ve olumsuz etkileyen özellikleriniz?

sekizdokuzon
Değişkenlik ve zeka, benim için. Sizin bu şekilde adlandırabileceğiniz bir tarafınız var mı? Hayatımı aynı oranda kolaylaştırıp zorlaştırıyor, diyebileceğiniz.Teşekkürler.
Değişkenlik ve zeka, benim için.

Sizin bu şekilde adlandırabileceğiniz bir tarafınız var mı? Hayatımı aynı oranda kolaylaştırıp zorlaştırıyor, diyebileceğiniz.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.01.25)
Detaycilik. Net bir sekilde hem olumlu, hem de olumsuz etkiliyor. Detaycilik hem iyi bir sey, guzel seyler yakaliyorsun, hem de kotu bazen detayda bogulup geneli goremiyorsun
0
mor oje
(24.01.25)
bencillik

+ cidden kendini düsününce senin yararina olan bir sürü sey oluyor.
- disaridan igrenc görünüyor. fedakarlik yapamayan biri olmayi da beraberinde getiriyor. fedakarlik yapamadigin seyi de cok sevemiyorsun. insan neden mesela cocugunu cok sever? cok fedakarlik yaptigi icin.

gelecegi düsünerek planli hareket etme

+ planlarin gerceklesirse bomba
- planlarin obsesyona dönüsmesi zehirli. cok plan yaparken su ani kacirmak.
0
sonsuz
(24.01.25)
Çok düşünmek.

Çok değişik açılardan bakmamı sağlıyor konulara. Şöyle olursa böyle olur ya şöyle olursa ya da olmazsa gibi. Aynı zamanda daha tedbirli olmamı sağlıyor.

Çok düşünmek aynı zamanda çok da yorucu. Beynim çok yoruluyor. Karamsar bir ruh haline giriyorum ve yoğun bir stres yaşıyorum.
0
rock n roll
(24.01.25)
@mor oje +1
0
Mirket
(24.01.25)
mesleki deformasyondan dolayi surekli "bu is nasil boka sarabilir" diye dusunmek.
- avantaj: gereksiz riske girmemek
- dezavantaj: moral bozuklugu ve tereddut.
0
cooperr
(24.01.25)
Umut

“Let me tell you something my friend. Hope is a dangerous thing. Hope can drive a man insane.“
0
gabe h coud
(24.01.25)
Her ozelligimiz bu kategoride aslinda, dozunda olmadiginda her ozellik olumsuz etkiler. Cok dusunmek ornek verilmis mesela, dozunda olunca iyi sonuc verir, her seyi surekli cok dusurseniz hareket edemezsiniz, detaycilik, dozunda olurda guzel isler cikarirsiniz, asiri olursa ya da hic detaylara dikkat etmezseniz yine felc eder ya da kotu isler cikarirsiniz gibi. Boyle olmayan bir ozelligi dusunemedim acikcasi.
0
kassiopeia
(24.01.25)
önyargılı biri olmak
0
alaimisema
(24.01.25)
Mukemmeliyetcilik; bazen acil iste bile zaman kaybedebilirim bir de calisanlardan rapor istedigimde veri olarak sorun olmasa da misal excel formati umursamama falan gozume batar ya da hucrelerin yarisi cizgili yarisi cizgisiz falan.

Hizli dusunmek/konusmak; tedarik zincirinde ise yarasa da bazen acil olmayan seylerde de etkiliyor.

Olaylarin sikinti cikaracak yonlerini ilk dusunmek; misal bir proje gelirse ilk baktigim nerede patlayabilir. Cogu zaman iyi olsa da ozel hayatimda da Boyle bakiyorum.
0
logisticsmanager
(24.01.25)
Çok düşünmek, maaşımın hiçbirşeye yetmemesi swh, mükemmelliyetçi olmak.
0
baldan kaymak
(24.01.25)
Yüksek farkındalık
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.02.25)
Gerçekçilik, gerçeklerden kopmamamı sağlıyor ama siyah kuğuyu kaçırabiliyorum bazen, sürprizler olmuyor hayatımda.
0
(24.02.25)
mesafeli olmak, gereğinden fazla önem vermemek
0
yemrem
(24.02.25)
(6)

kızıl saçla hangi göz rengi

Mossy
kızıl saçla kahve tonlarındaki göz rengi mi daha güzel yoksa yeşil mi?
kızıl saçla kahve tonlarındaki göz rengi mi daha güzel yoksa yeşil mi?
0
Mossy
(24.01.25)
mavi>kahverengi>>>yesil
0
sonsuz
(24.01.25)
beyaz tenli ise yeşil. başlığı bile var: (bkz: kızıl saçlı beyaz tenli yeşil gözlü)
0
inheritance
(24.01.25)
Kızıl saç herkese yakışmıyor, yakışana ise her göz rengi yakışıyor. Hepsini canlı görene kadar kızıl saç yeşil göz diyordum ama mavi başka bir şey. Mavi diğerlerinden iyi ama kahverengi veya yeşil kötü demek değil tabii ki.
0
nawar
(24.01.25)
Yeşil mavi
0
abuzer
(24.01.25)
saçım kızıl, gözüm kahverengi, tipimden memnunum sdfjks
0
amelie poulain
(24.01.25)
Kızıl saç yeşil göz beyaz ten teslisi diye bişi varken başka renkten bahsetmek anlamsız.
0
Bruce
(24.01.25)
(10)

Alınganlık/hassasiyet çok mu yaygın?

pantepember
Alınganlık, diken üstünde olmak bu aralar çok mu yaygın, yoksa sadece bana mı öyle geliyor, ben mi paranoya yapıyorum? (Bazen paranoya yaptığımı sonradan anlıyorum.)Şakacı biriyimdir. Bazen, ben de farkında olmadan, alaycı da olabiliyorum. Ama neredeyse her şeyle ilgili, öncesini-sonrasını düşünmede
Alınganlık, diken üstünde olmak bu aralar çok mu yaygın, yoksa sadece bana mı öyle geliyor, ben mi paranoya yapıyorum? (Bazen paranoya yaptığımı sonradan anlıyorum.)

Şakacı biriyimdir. Bazen, ben de farkında olmadan, alaycı da olabiliyorum. Ama neredeyse her şeyle ilgili, öncesini-sonrasını düşünmeden şaka yapabilen biriyim (belki de hayatın acı yanına karşı savunma mekanizmam bu).

Şunu fark ediyorum ya da sanıyorum: insanlar çok alıngan. Her şeyden (kendi varoluşlarına karşı) başka bir şey çıkarma potansiyelleri var gibi. =)

Detay veya örnek vermeyeceğim. Sadece bu tür bir gözleme sahip başkaları da var mı diye merak ediyorum. Kendimi haklı çıkarma gayretim de olmayacak. Anlamaya çalışıyorum sadece.
0
pantepember
(24.01.25)
Kişisel alma ama benim de gördüğüm " benim de hayata karşı savunma mekanizmam bu " diyenler bunu densizlikle karıştırıyor
0
grimavi
(24.01.25)
@grimavi Yorum yazmak istemiyordum ama yazdığını anlayamadım. Densizliği ise hiç anlayamadım.
0
🌸pantepember
(24.01.25)
saka baska bullylemek baska.

cok yakinlarinla degilsen sakayi sadece kendi üzerinden yapabilirsin.
0
sonsuz
(24.01.25)
Genelde kendini bu şekilde açıklayan, şakacı veya alaycı olduğunu iddia edenlerin büyük bir kısmı açık söylemek gerekirse zorba. Kimse şaka adı altında rahatsız olduğu veya hadsizlik olduğuna inandığı şeylere katlanmak zorunda değil. Benzer şekilde geçenlerde biri de çok dobra olduğunu anlatıp insanların neden dediklerimi bu kadar önemseyip bana tepki gösterdiğini anlamıyorum diye bir soru sormuştu.

İnsanlar günlük hayatta ve özellikle böyle bir ülkede zaten sayısız istenmeyen duruma maruz kalıyor. Bir tanesine daha katlanmak istemediğinde de alaycı, kırılgan veya hassas olarak etiket yiyor. Bunu varoluşa falan bağlamak gereksiz bence.

Mümkünse alaycı yanınıza sadece en yakınınıza, sizi iyi tanıyan ve kırılmayacağına inandıklarınıza gösterin. Kişisel algılamayın çünkü sizin üzerinizden genel konuşuyorum ama sizin komik ve zeka parıltılı saydığınız/sandığınız, kimsenin umurunda olmayan savunma mekanizmanızın ürünlerine kimsenin tahammül edip anlayış gösterme zorunluluğu yok. Bir de öncesini sonrasını düşünmemek ve bunu bir gerekçe olarak sunmak bana açıkçası ergen kafası gibi geliyor. Yetişkin olduğunuzu varsayarak konuşuyorum. Artık söylediklerinizin sorumluluk ve bilincinde olmanız, gerektiğinde sonuçlarına katlanmanız gerekmez mi?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(24.01.25)
hayat pahalılığı, geçim derdi toplumsal mutluluğu düşürüyor. senin böyle bir derdin olmasa bile gün içinde temas ettiğin herkeste var ve onların gerginliği yansıyor.

gergin insan alıngan-sinirli fevri olur.
0
orpheus
(24.01.25)
Bence alınganlık değil öküzlük yaygın. Bu kadar öküz olunca kimse kimseye tahammül etmiyor çünkü niye etsin.
0
peki madem
(24.01.25)
@pantepember bana sorduğun şeyi @seni tanıdığım güne lanet olsun uzun uzun açıklamış
0
grimavi
(24.01.25)
Pot kırmak ya da çizgiyi aşmak konularını potun tuzla buz olana kadar anasını ağlatıp çizgiyi delik deşik etmek şeklinde yapanları ayrı bir yere koyuyorum. Kara mizahı, şaka yaparken sınır tanımamayı severim ama amacı hakaret olup da bunu az önce yazdığım gibi işledikten sonra mizah kalkanına sığınmaya çalışanları sevmem. Yani biri kişilik özelliklerinden söz ederken "dobra" olduğunu söylüyorsa onunla zaman kaybetmeye gerek yok. Dürüst değil, patavatsız o kesin.

Bunları elediysek kalan kısımda, evet. Son 5 sene tamamen hassas kar taneleri yetiştirmek ya da insanları ona çevirmekle uğraşan bir akım bela oldu başımıza. Bu alınganlıklar ya da altında anlam aramalar sadece mizah konusunda değil, her alanda yayıldı ve çok saçma hal aldı. Çok basit ve yakın örnek için otel yangınında kaplama ile vakit kaybetmeden soğuk kasa tırını morg vazifesi görmesi için gönderene Beypiliç'i "yanarak ölenlerin cesetleri için kızarmış tavuk resimli kamyon gönderiyorsunz" diye linç etme çabası tamamen aptallık seviyesinde alınganlık. "Sizin ayarlayamadığınızı yapıp kamyon getirdiler bir şekilde üstünü örtemediniz mi?" diye otele serzenişte bulunsalar anlarım ama... Orada aile üyeleri yanan ya da yangından son anda kurtulan kişilerin aklına o anda o tavuk yakıştırmasının gelmediğine %99 eminim. Bak mizah konusu da değil hatta bu örnek. Boş alınganlık ve işgüzarlık.
0
nawar
(24.01.25)
Özgüvenli ya da samimi görünmek için nezaket sınırlarını aşan hareketlerde bulunmamak lazım. Herkesin hayatı zor, her zaman şaka kaldıracak durumda olamayabiliyoruz. Her düşündüğünü söylememek, haddini hududunu bilmek lazım.
0
sekizdokuzon
(24.01.25)
Yazdiklarindan dolayi bana sıkıntili bir tipmissin izlenimi verdin karsindaki insanlardan ziyade
0
Zetnikov
(25.01.25)
(11)

Almanya'da marketlerden ne alalım?

silverleaf
Duyurunun gurbetçilerine sormak istedim.Almanya'daki market ve drug store'lardan "mutlaka her gidince alırım, kaçırmam!" dediğiniz neler var? Çikolata vs değil sadece. Niş şeyler arıyorum: Mesela dm'de kedi otlu bir kedi oyuncağı var, efsane bir şey. Ya da yine dm'den aldığım magnezyum var aşırı mem
Duyurunun gurbetçilerine sormak istedim.

Almanya'daki market ve drug store'lardan "mutlaka her gidince alırım, kaçırmam!" dediğiniz neler var?

Çikolata vs değil sadece. Niş şeyler arıyorum: Mesela dm'de kedi otlu bir kedi oyuncağı var, efsane bir şey. Ya da yine dm'den aldığım magnezyum var aşırı memnun kaldığım... Bu tarz böyle detay kalan, gerçekten keşif olabilecek neler önerebilirsiniz?

Sevgiler herkese...
0
silverleaf
(24.01.25)
Ben yoğurtla yulaf gibi şeyler yemeyi çok severim, ne zaman gitsem DM'den şunları alıyorum:

www.dm.de (kavuzlu buğday veya spelt bizde sadece un formatında satılıyor diye biliyorum)
www.dm.de (amarnt bizde varsa da görmedim)
0
fotrsapka
(24.01.25)
Ben de DM demeye gelmistim ama siz zaten durumun farkindaymissiniz. DM'ye gidince her yeri detayli inceliyorum, ozellikle gida ve bebek giyimi bolumlerini.

Kolasi var guzel gidiyor, normalde coca cola falan icmiyorum.
www.dm.de

Bu baldan da aliyorum.
www.dm.de

Biraz tadi garip geliyor basta ama cok dolu dolu bir biskuvi
www.dm.de

Bebek ve cocuk varsa guzel kiyafetler oluyor. Belirtmissiniz zaten magnezyum gibi seylerin de fiyatlari cok iyi olabiliyor. Ben un, zeytinyagi, makarna falan da aliyorum ama siz turistik geliyorsunuz sanirim. O yuzden cok mantikli olmaz diye dusunuyorum.

Bunlarin disinda marketlere de cok ugradim ama oyle cok kiskirtici fiyatlar goremedim. Macademia 125 gram 2 euro denk geldi bir kere, o tarz egzotik kuruyemislerde belki iyi firsatlar olabiliyor, Lidl'da falan.
0
mbond
(24.01.25)
@fotrsapka ve @mbond Çok teşekkür ederim tam olarak bu tarz öneriler bekliyorum. Mesela Lidl'daki mor paketli adını hatırlayamadığım filtre kahve gibi, Eduscho vs tarzı olması lazım. Böyle şeyleri toplayıp getirmek istiyorum :)
0
🌸silverleaf
(24.01.25)
Dextro Energy şekerlerine ben bayılıyorum, ona benzeyen başka hiçbir şey bulamadım. Ama herkesin hoşuna gitmiyor.
0
michael_knight
(24.01.25)
karniyarik otu www.dm.de
kabizliga iyi geliyor. sindirim problemi olan kedi icin guzel bir urun, kendiniz de kullanabilirsiniz. ayrica glutensiz ekmek falan yaparken kullaniliyor
- pantene sac kopugu.
- dis ipleri (tekli olanlardan)
- guve kagitlari. en en sevdigim urunleri bu. www.dm.de www.dm.de
- sandvic kagidi/kesesi www.dm.de
- cay poseti www.dm.de
- paket lastigi www.dm.de
0
65 derece
(24.01.25)
dm'den vitamin alacaksan al ama diger hap urunlerinden alma.
kil maskesi yapiyorsan toz satiliyor, ben ondan aliyorum.
weledanin biberiyeli sac urunleri
balea ureli ayak kremi


buyuk muller varsa;
renkli, dudak nemlendiricisi kneipp, dm de renksiz olanlari var.
korres yunan markasi bunlarin vucut kremleri falan cok guzel.
0
Ley
(24.01.25)
-dm'den bio şekersiz fıstık ezmesi.
-lidl'dan italiamo pesto.
-aldi'den nussknacker / nussbeisser (olmazsa olmaz)
-oatly barista yulaf sütü. bazen marketlerde 1,5 euro’ya kadar düşüyor. bu yulaf sütüyse bizim içtiklerimiz ne diyebilirsin.
-alkol için kaufland. kışın jagermeister ve kleiner feigling iyi gidiyor.
-rossmann'dan bir şey alacaksınız uygulamasını indirin ve %10 indirim kuponunu aktive edin.

rossmann ve dm'den vitamin, takviye vs. almayı önermem. tr'den daha pahalıya geliyor ve kaliteleri iyi değil. eczanelerde daha kalitelileri var ama onlar daha da pahalı. biz tu tarz ürünleri tr'den alıyoruz.
0
sir gawain
(24.01.25)
dm- balea q10 night cream
0
sonsuz
(24.01.25)
Severseniz Nutella. Ben bizdekileri yiyememeye başlamıştım, bozmuş gerçekten. Yiyince anladım.

Bir de grasshof diye bi markanın sürme çikolatasını almıştık. Hala aklımda. Gidersem arayacağım yine.
0
master of ceremonies
(24.01.25)
Karton içinde gelen deostickleri güzel kokuyor. www.dm.de
0
kaset
(25.01.25)
sac koruyucu sprey, aslinda moru vardi onu bulamadim.

www.dm.de

maske
www.dm.de

krem
www.dm.de

hap
www.dm.de

kristalli deodorant aliyorum link eklemedim.

fiyat peformans
www.dm.de

www.dm.de

www.dm.de


ben Turkiye'ye gunes kremi (baleanin ucuz olanlari vucut icin gayet yeterli), dudak nemlendiricisi, ayak kremi ve deodorant goturuyorum, pahali oldugu icin. Bir de ordinary serum.
0
durgunfoton
(26.01.25)
(12)

cift maas geliri olan bir hanede araba alacak olsaniz

lemmiwinks
tek maasin kac katini verirsiniz?
tek maasin kac katini verirsiniz?
0
lemmiwinks
(23.01.25)
maaşlar eşitse miktar da önemli.

2 tane 250 bin ile 2 tane 50 bin baya farklı maaşlar.
0
jelly bear
(23.01.25)
Tek maaşın iki katını
0
kisa
(23.01.25)
max max max 12 kati.
0
sonsuz
(23.01.25)
İki maaş toplamından barınma gideri düştükten sonra kalan miktarın yarısının 12-18 aylık kredi/krediler toplamı taksidine denk gelen kısmı kadar kredi çeker varsa birikimime ekler alırdım. Aldım.
0
yercekimini kendine ceken adam
(23.01.25)
Kredi taksidi bir maaş olacak kadar.
0
gabe h coud
(23.01.25)
aslinda durum giderlere bagli. herkes ayni hayati yasamiyor. Maastan bagimsiz olarak, tum giderleri odeyip aylik arttirdigim paranin yarisini verirdim diyelim.
0
nuevo
(24.01.25)
@jelly bear: kendi maasiniza gore dusunebilirsiniz, bir maas daha var eve giren.

@yercekimini kendine ceken adam: burdan bir sonuc cikmiyor. belki 10milyonunuza var. birikim var ya da yok onemli degil. kac maas verirdiniz arabaya?

@gabe h coud: kac yillik kredi? toplam kac maas?

@nuevo: kendi giderlerinize gore dusununce toplam kac maas yani? aylik kc maas artiriyorsunuz da kac ay o kadar verirsiniz?

ben araba almayacagim bu arada. arada bakiyorum alsam istedigim arabalar ne kadar diye, verir miyim o kadar diye dusunuyorum. vermek istemedigim kadar yuksek istedigim arabalar, baskalari veriyor mu onu anlamaya calisiyorum.
0
🌸lemmiwinks
(24.01.25)
@kisa: zenginsiniz sanirim :) ya da araba gotursun yeter diyor da olabilirsiniz.
0
🌸lemmiwinks
(24.01.25)
@lemmiwinks
Vicdanim sızladı, hiç bir bilgi verilmedigi için sarkastik bir cevap vermiştim.
Diğer kişiler ifade etmiş zaten.
Sadece maaş değil, masaların miktarı, ne kadarı zaruri harcamaya gidiyor vs onlar olmadan soru çok Eksik diye.
0
kisa
(24.01.25)
ilk arabaya 12,4 maaş ikincisine 9,4 maaş vermişiz.
0
unalub
(24.01.25)
15 kati
0
nuevo
(24.01.25)
Evliyim, eşim çalışıyor. Maaşlarımız birbirine çok yakın. Kullandığım aracı 2.el aldım. Maaşımın 13.6 katıydı. Yine alacak olsam maksimum 18 katına kadar bütçe belirlerdim.
0
yercekimini kendine ceken adam
(24.01.25)
(4)

Evliyken miras kaldı ve sonra boşanıyoruz diyelim ki...

encokbenisevinnolur
Kalan miras boşanırken eş ile hukuken bölüşülür mü yoksa miras kalan kişiye mi ait olarak kalıyor?
Kalan miras boşanırken eş ile hukuken bölüşülür mü yoksa miras kalan kişiye mi ait olarak kalıyor?
0
encokbenisevinnolur
(23.01.25)
Miras sadece kişiye ait. Bu mirası satıp birşeyler alırsan o zaman %50 olur.
0
wd40
(23.01.25)
bölünmez.
0
jelly bear
(23.01.25)
miras, hediye, bahis vs sans oyunlari gelirleri vs hicbiri "kazanilmis" olmadigi icin mal paylasimina girmez.

dügünde takilan altinlarin kadinin olmasinin sebebi de o. ona takiliyor, ona hediye cünkü.

pokerden kazanilan para yetenek gerektiriyor diye mal paylasimina sokulmali vs diye tartismalar vardi ama noldu acaba.
0
sonsuz
(23.01.25)
yukarıdaki bir cevabaı düzelteyim. mirası satıp bir başka mal alınırsa o da paylaşıma dahil değildir. ancak miras malı bir evi örneğin ortak para ile tadilat yaptırıp değerini yükseltirseniz veya imarsız miras arazisini emek ve para harcayıp imarlı hale getirirseniz aradaki farklar ortaktır.
temel mantık şu; eşlerden birisi çalışır didinir diğeri ona destek olur o yüzden ortaktır. çıkış mantığı kadınların ortak olması üzerinedir. istatiksel olarak evli erkeklerin çok daha başarılı olduğu çıkarımından kaynaklanır. adam ceo olmuştur ama sıcak bir yuvası, ilgili bir eş, kendisinin cinsel ihtiyaçlarını karşılayan bir dişi, ve çocuklarını doğurup büyüten ve bakan bir kadının erkeğin başarısında ve malvarlığında payı olduğu düşünülür.
0
ground
(24.01.25)
(16)

en son ne zaman ve ne sebeple çok mutlu oldunuz?

tabudeviren
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
tabudeviren
(23.01.25)
Uzun zamandır peşinden koştuğum ve aklını çelmek için her şeyi yaptığım ama bir türlü yüz vermeyip kendini sevdirmeyen sarman kediyi nihayet ıslak mama karşılığında ikna edip sevebildim, umarım bu birlikteliğimiz devam eder.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.01.25)
Bir arkadaşım bir işime yardımcı olmuştu.
0
Kahvedesu
(23.01.25)
Taşıt kredim bitti ona bir tur sevindim.

Neredeyse 1 haftadır evde değilim kargolar güvenlikte yığılmış 10 15 kargoyu çekirdek içlerini biriktirip bir kerede ağzıma atarmışcasına açıcam o anı bekliyorum. Çok mutlu oluyorum paket vs açarken:)
0
kullanicadi
(23.01.25)
linkedinden biri lead pozisyon icin bana yazmis. oha dedim ben de lead olabilirim demek ki. hayali bile sevindirdi.
iste zor zamanlar gecirirken, baska umutlar daha iyi imkanlar olabilecegini bilmek güzel.

ama cok mutlu olmak ne demek ki? dogum günündür, evlendigin gün vs o zaman cok mutlu olabilirsin. coook mutlu olmaya da gerek yok.

üzecek durumlar en az yasansin yeter.
0
sonsuz
(23.01.25)
2002 lisans mezunuyum. Geçen sene önlisansa başladım. Bu yıl aynı anda tezli yüksek lisansa başladım. Yüksek lisans notlarım 90 üzerinde. Dün akşam önlisans öğrenci bilgi sistemine bakarken keşfettim ki 3 dönemdir yüksek onur öğrencisi olmuşum. Bunu görmek mutlu etti beni.
0
strawberry first
(23.01.25)
bu sabah annemin sucuklu yumurta yaptığını görünce oldum çünkü canım 1 2 gündür sucuk istiyordu
0
Mossy
(23.01.25)
mutlu olmak istiyorum uzun zamandir olmadim
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(24.01.25)
Beş buçuk sene süren boşanma davam bittiğinde kuş gibi hafifleyip hüngür hüngür ağlamıştım mutluluktan. Son beş senedir daha mutlu olduğum an olmadı açıkcası.
0
cilekli pasta
(24.01.25)
Yazın tatile gittiğim otel de ki muamele ve ödeme yapmamış olmam karşısında mutlu kalmış olabilirim
0
kondansator
(24.01.25)
Kasım 2024 İstanbul maratonuna bugüne kadar hiç bi' maratona başlamadığım kadar demotive başlamıştım, " bakalım nerde bırakıcam?" diye evden çıktım, kaç kere eve dönmeye yeltendim bilmiyorum, ne olduysa köprünün üstüne çıkınca oldu.
En iyi derecemle bitirdim, verdiği huzur, mutluluk çok keyifliydi.
0
kumandanim
(24.01.25)
ufak şeylerden mutlu olabildiğim için örnek çok ama ilk aklıma gelen böyle etkili, coşkulu olanı için geçtiğimiz temmuzdaki judas priest konseri diyebilirim. pogoya dahil olmalı, şapır şupur ter atmalı müthiş bir konserdi benim için. ha bir de 2008 de geldiklerinde onlar yerine metallica ya gitmem ve fena derecede içimde kalması bu mutluluğu pekiştirmiş oldu :v
0
lüzumsuz adam
(24.01.25)
40. yaş günümde verdiğim partide. ne çok sevenim varmış.
0
gabe h coud
(24.01.25)
Kardeşim nişanlandı :)
0
peki madem
(24.01.25)
Sokaktan bi' hayvan sahiplendik 5 ay kadar önce, sakattı maalesef. Ameliyat ettirdik, şu anda hiç sorunu yokmuş gibi koşuyor, oynuyor, eğleniyor. Çok mutlu ediyor.
0
kumandanim
(24.01.25)
çok mutlu değil ama mutlu ve rahatlamış hissettim. ev taşıma konusunu sorunsuz bir şekilde halledince. yaklaşık 1 ay önce.
0
biravekahve
(24.01.25)
kocamla tatilde plajdaki color party'de dans ederken çok mutluydum. ama aşırı mutluluk eğlenceli ve huzurluydum
0
Hallegadola
(24.01.25)
(10)

Boşandığınız eşe ne kadar cömert olurdunuz?

loch ness
Selamlar,Eşinizden çok daha fazla kazandığınız, evinizin geçimini sağlayıp, birçok kalemi de ekstradan karşıladığınız ve kalan tutarlarla yatırımlar birikimler yaptığınızı düşünün. Olası bir boşanma halinde bu birikimlerin ve yatırımların yarısını boşanacağınız kişiye vermeye razı olur muydunuz?
Selamlar,

Eşinizden çok daha fazla kazandığınız, evinizin geçimini sağlayıp, birçok kalemi de ekstradan karşıladığınız ve kalan tutarlarla yatırımlar birikimler yaptığınızı düşünün.

Olası bir boşanma halinde bu birikimlerin ve yatırımların yarısını boşanacağınız kişiye vermeye razı olur muydunuz?
0
loch ness
(23.01.25)
evet. bu konuyu bastan karsidakini secerken düsüneceksin, bosanirken degil.
özellikle cocuk varsa cogu kadinin kariyeri ve kazandigi para bebek anneye muhtac oldugu icin büyük bir darbe yiyor.

senin cok masrafli, para kazanamayan ama cok söyle böyle iyi biriyle evlenmenle kariyerli birinin kariyerli birini secmesi, birbirlerine uyum saglamalarinin zorlugu, daha az zaman gecirmek zorunda kalmalarinin sonucu ayni olabilir mi?

bu cömertlik degil hak ayni zamanda. evlilik süresince kazanilan her sey ortaktir. top burda az kazancli olan kisinin yarisini alacagina mi yoksa daha aza ok diyip dememesine bakiyor. cömert oliyim mi olmiyim miden ziyaden karsi tarafi ikna etmeye ihtiyacim var.

bonus bilgi: almanya'da bosanirken evlilik sirasinda yatirilan emeklilik primleri bile ikiye bölünüyor sigortada.
0
sonsuz
(23.01.25)
Sonsuz +1 senin cömertliğinle alakası yok medeni kanunda şartlar zaten yazıyor.
0
Mossy
(23.01.25)
Bu sonradan düşünülecek bir konu değil. Eşin geliri ve mal paylaşımı sözleşmesi sonucu belirler.

Yukarıda Almanya örneğin verilmiş. Denilen doğrudur ama Avrupa ve Abd'de evliliklerin %50 sinde prenuptial agreement (evlilik sözleşmesi) imzalanır.

Ortada anlaşma yoksa %50'dir. Türkiye'de gayrımenkul ve yatırımın varsa sözleşmesiz evlenmek büyük risktir.

Konuyu kadın-erkek hakkı bağlamında tartışmak yerine hukuğa bağlamak son sözü söyler. Evlenirken finansal konuları konuşmamak en büyük hata.
0
wd40
(23.01.25)
@wd40, evlenmeden önce aldigin seyler mal paylasimina dahil degil ki. evlilik süresince kazanilanlar ortak.
0
sonsuz
(23.01.25)
@sonsuz

Evet de yatırımını geliştirmek istemeyeceğin kesin değil. Malı satıp başka aldın mı ortağa girer. Sözleşme mal rejimini belirler.

Evliliği iyiye gitmeyen arkadaşlar araba değiştiremiyor bu yüzden. Tanıdıklarım var böyle
0
wd40
(23.01.25)
Çalışan bir insan bilmem ki kazandığı paradan daha fazlasını almak istemesin? Maalesef günümüz şartlarında ülkemizde pek çok çalışan hakettiği maaştan daha azı ile yetinmek zorunda kalıyor.
Eşinizden çok daha fazla kazanıyorsanız bunun iki sebebi olabilir: kendinize ait işiniz vardır. Eğer aileden gelen destekle kuruldıysa iş, demek ki eşiniz aile desteği/geliri açısından sizin kadar şanslı değil. Bunu koyalım cebimize.
Kefndi becerinizle iş kurmuş ve çok kazanıyor olabilirsiniz. Sizdeki yetenek elinizde yok demek ki... Bunu da koyduk cebe.

Şimdi; sizin kadar şanslı ya da becerikli olmadığı için sizden az kazandığı bir işe sahip bir insanı siz eşiniz olarak seçtiniz. Bu şartlar altında daha iyisini yapamıyorsa evin harcamalarına "ortak" katılım beklemek haksızlık değil mi? Daha fazla kazanıyorsanız haliyle harcamaları sizin üstlenmeniz olması gereken bir davranış.

İşiniz özel sektörde maaşlı bir iş olabilir. Özel sektörde yüksek maaşlar almak donanımlı olmayı gerektirir. Eşiniz sizden az kazandığı bir işe sahipse yine başa dönüyorum; o eşi siz seçtiniz.

Her şeyden önce içinde bulunulan durum bu kadar ortadayken kazandığınız para ile sizin yatırım yapmanız normal olan. Bir gün boşanorsam yarısı eşime gider düşüncesi ile parayı saklamak çok çirkin değil mi? Siz bu çirkinliği yapmamış, kazancınızı yatırımla değerlendirmişsiniz.
Ama evlenirken evlilik birliği içinde edilen mallar ve yapılan yatırımların ortak olduğunu biliyorsunuz? Bunu kabul ederek evlendiniz... Zaman şimdi bu soru neden? (cevap beklediğim için sormadım. Amaç kendinizi sorgulaman)

Maalesef ülkemizde evlilikler kadınlar tarafından "beni ALIYORSA bakacak tabii" anlayışı ve erkekler tarafından "bu kadın beni YİYİYOR" anlayışı ile temellendiğinden @wd40 arkadaşın dediği gibi işin sonu araba değiştirmeyen insanlara çıkıyor. (genelleme yapıyorum elbette, illa ki istisnalar var)

Uzun lafı kısası; siz cömert olmayacak, kanunlar ne diyorsa onu yapacaksınız. Eğer eşiniz gözünüzde - anlaşamadınız da-kıymetli biriyse zaten bu soruyu sormazdınız. Aksi şekildeyse de sonuçta onu eş olarak seçen, evlenirken kanunları bilen sizdiniz. Bu da bana ders olsun diyecek, aldığınız dersin diyetini ödeyeceksiniz.
Bu da son seçenek; kendinize yakıştırıyorsanız mal kaçıracaksınız.
0
strawberry first
(24.01.25)
Mobil edit: telefondan yazıyorum. Otomatik düzeltme vb derken arada kaçan kelimeler olmuş ancak genel olarak yazdıklarımın anlaşıldığını düşünüyorum.
0
strawberry first
(24.01.25)
Gorustugum birisi ( maddi olarak benzer konumdayiz ).laf arasinda yatirimlarinin bir kismini kardesinin uzerine yaptigini soylemisti ve surekli benimle evlenmek istiyordu.acikcasi midem bulanmisti bu kisiden.
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(24.01.25)
uzun lafın kısası davul dengi dengine :). gidip de fakir kadınla evlenip sonra tatava yapmamak lazım. herkesin maaşı ve neyi olup olmadığı az çok belli. 1 koy 10 al hiçbir kumarda yok.

kadın özel sektördeyse evlilik sonrasında çok çok yüksek ihtimalle işi bırakacak. bir gerçek mesela :D
0
wd40
(24.01.25)
ne kazanıldıysa yarısını vermek zorundasınız
0
kondansator
(24.01.25)
(8)

Hangi kaçak çay markası? Vol2

Unde bach canim
Geçen günlerde iyi dem veren iri yapraklı, türkiyeye gelen ithal seylan çaylarının hangisi güzel diye sormuştum. Bir markette şu markaları buldum:- Ahmad Tea Ceylon- Mevlana Tea- Tanay Tea- Do Ghazal TeaHangisi gerçekten kaçak çay tiryakisine hitap ediyor
Geçen günlerde iyi dem veren iri yapraklı, türkiyeye gelen ithal seylan çaylarının hangisi güzel diye sormuştum. Bir markette şu markaları buldum:

- Ahmad Tea Ceylon
- Mevlana Tea
- Tanay Tea
- Do Ghazal Tea

Hangisi gerçekten kaçak çay tiryakisine hitap ediyor
0
Unde bach canim
(23.01.25)
sen cayi bile bu kadar sik dokuyup eliyorsan evlenemezsin :)

mevlana kücük paket al bi tane dene. bence begeneceksin ama begenmediysen de digerlerinden devam et derim.
ahmad tea'yi overrated buluyorum.
0
sonsuz
(23.01.25)
En kötüsü burdakelerden iyi olsa gerek.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(23.01.25)
Ben Do Ghazal'cıyım. Twinnings'in artık çoook pahalı olduğu dönemde tesadüfi karşıma çıktı (Van'dan aldım) bence gayet gideri var. Ahmad bana biraz daha acı geliyor. Diğerlerini denemediğim için görüş bildiremiyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(23.01.25)
Mevlana tea. Ama çok pahalı oldu. Bir de bulması da zor.
0
panamera
(23.01.25)
Sonradan fark ettim. Hangi market? Türkiyede mi?
0
panamera
(23.01.25)
@panamera
Avrupada. Ama burada da en pahalısı mevlana 7.50 euro 500 gramı. Ahmad tea 6.50 euro mesela
0
🌸Unde bach canim
(23.01.25)
mevlana'ciyim.
0
sir gawain
(23.01.25)
ahmad tea
0
deckard
(23.01.25)
(16)

kizartma tabagi, sosis tabagi hakkindaki dusunceleriniz?

buenosdias
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
0
buenosdias
(23.01.25)
Bazen çok aç oluyorsun ve alkole "altlık" yapmak gerekiyor, barda yiyecek başka bir şey de olmayınca el mahkum.
0
kimlanbu
(23.01.25)
Tadını sevmem nedeniyle rahatlıkla yiyorum.
0
peki madem
(23.01.25)
Cok dandik olmadigini dusundugum bir yerde yarim metre sosis aliyorduk bazen. Tabii sosis piyasa mali sosis ayarindaysa igrenc bir durum ama oyle degilse bir sikinti goremiyorum. Tabii pisirilme sekli vs sagliksiz muhtemelen. Bira iceceksem bunu takmam acikcasi.
0
mbond
(23.01.25)
bu mantıkla tüm fast food dükkanlarının kapanması lazım
0
sizofren06
(23.01.25)
her gün yemedigin sürece okay bence.
0
sonsuz
(23.01.25)
sağlıksız yemek yemeyelim mi hiç ya öyle dünya mı geçer. Çok sık gitmiyorum öyle mekanlara artık ama gidince bi bira tabağı söylerim yani sosisini de patatesini de gömerim. hiç öyle takıntılarım yok yağını sosisini ne yapmışlardır diye.
0
nundu
(23.01.25)
Biranın yanında yağlı yağlı üf çok güzel gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(23.01.25)
yani biranın yanında şunu yeneyi sorgulayan da ne bileyim gitsin şekersiz gazoz içsin sorry
0
KidLazer
(23.01.25)
sosis yemem hayatta. ama diğerlerine okeyim. tavuk patates kroket falan.
0
jelly bear
(23.01.25)
Gittiğin yer bar. Sınırlı yiyecek var ve genelde en makul menu Kızartma tabağı vs gibi şeyler oluyor. Sosis de bu tabağın içinde oluyor çoğunlukla.

Bira iciyorsan bira aciktirir. Mecburen alıp yiyorsun olay bu yani.

Yoksa normal zamanda bırak sosisi Kızartma bile yemem ben.
0
makbur
(23.01.25)
"merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim."

aynısını bira için de değiştirerek yazabiliriz. siz nasıl bira içmede herhangi bir sıkıntı görmüyorsanız veya önemsemiyorsanız başkaları da bu ürünler konusunda sıkıntı görmüyor veya önemsemiyorlardır. yoksa içmezdiniz, yoksa yemezlerdi.
0
yemrem
(23.01.25)
ayda yılda bir yenebilir. her akşam yeniyorsa orada bir sorun var. ayrıca bazı barlarda çok kaliteli sosislerden düzgünce pişirilerek hazırlanan tabaklar var.
0
orpheus
(23.01.25)
hayatta yemem. biranın yanında fıstık ve patates yerim. sosismiş kroketmiş hayatta ağzıma sürmem. leş.
0
abelardo
(23.01.25)
Menülerde "Bira Tabağı" olarak adlandırılan ve benim "Zehir Tabağı" olarak nitelendirdiğim, gerçekten de zararlı olan gıdalardan müteşekkil olmasına karşın ayda yılda bir yemekte büyük sakınca görmüyorum.

Benim asıl derdim, kaliteli bir zehir tabağı bulabilmek. Gittiğim pubların çoğunda zehir tabağındaki ürünlerin hepsi en kalitesiz ürünlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanıyor. Sık gittiğim bir pub, zehir tabağında en dandik market sosisini kullanıyor ancak porsiyon sosis ve hotdog'ta Kozmaoğlu'ndan aldıkları sosisi kullanıyorlar. Kroket, soğan halkası vs en dandiğinden dondurulmuş ürünler.

Kaliteli ürünlerden hazırlanmış zehir tabağı satan bir yer bilen varsa önerilere açığım.
0
10551037
(23.01.25)
Patates dışında tabakta olan her şey genelde aşırı kötü. Ya çok açken ya da 3. şişe biradan sonra söyleniyor genelde o yüzden. Yıllardır söylememişimdir hatta bizim masada söylenmemiştir. Patlamış mısır veya patates kızartması devam ediyor ama tabii ki. Yani anlayacağın üzere tercih sebebi sağlık değil lezzet. Zaten bir yandan içki içip bir yandan sağlık konusu açmak biraz... :)
0
nawar
(23.01.25)
Eve sosis, kroket vb almam. Patates kızartmaya bile oğlum 4 yaşına geldikten sonra başladım. Ama o tabağı çok seviyorum. Biranın yanında güzel gidiyor. Eskiden 3-5 ayda bir dışarı çıkıyor, haliyle ancak o zaman tüketiyordum. Yıllardır hiç çıkmadım, son zamanların tabaklarına ait artık fikrim yok.
0
strawberry first
(23.01.25)
(4)

Sezen aksu gidiyorum

strawberry first
Düzenlemesi çok güzel değil mi? İnce ince işlemiş resmen atilla özdemir oğlu şarkıyı.Siz ne düşünüyorsunuz?
Düzenlemesi çok güzel değil mi? İnce ince işlemiş resmen atilla özdemir oğlu şarkıyı.
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
strawberry first
(23.01.25)
güzel tabi. ama cok cok iyi degil.
0
sonsuz
(23.01.25)
Ben altyapısına bayılıyorum... Özellikle de şarkının başında sezen aksu söylerken arka plandaki düzenlemeler.
0
🌸strawberry first
(23.01.25)
git daha güzel bence
0
Hallegadola
(23.01.25)
sezen aksu şarkılarını genel olarak çok severim ama düzenleme olarak hasret, yalnızlık senfonisi ve eskidendi çok eskiden en güçlülerinden diye düşünüyorum. bu düzenlemelerin üzerine yemek tarifi okusaydı yine çok etkileyici olurdu herhalde.
0
m e b
(23.01.25)
(6)

Kadınlara soru: Hemcinslerinizden evlenme baskısı görüyor musunuz?

sekizdokuzon
Bugün şahit olduğum bir olay üzerine soruyorum. Taraflardan biri ben değilim. İş yerinde gün boyu evli bir kadın arkadaş bekar fakat ilişkisi olan, yaşıtı sayılabilecek başka bir kadın arkadaşa zamanını boşa harcadığı, yıllardır erkek arkadaşıyla gezip tozdugu ve adamla bir türlü evlenemedigine dair
Bugün şahit olduğum bir olay üzerine soruyorum. Taraflardan biri ben değilim. İş yerinde gün boyu evli bir kadın arkadaş bekar fakat ilişkisi olan, yaşıtı sayılabilecek başka bir kadın arkadaşa zamanını boşa harcadığı, yıllardır erkek arkadaşıyla gezip tozdugu ve adamla bir türlü evlenemedigine dair serzenişte bulundu. Serzeniş de denmez, bildiğin açık açık zorbaladi kızcağızı.

Siz evli kadınlar tarafından evlilik konusunda zorbalanıyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.01.25)
Hayır.

Tam tersine, evlenmediğim için benim çok zeki olduğumu düşünen bir arkadaşım var. Kiminle tanışsam " evli misin" diye soruyorlar. Bu arkadaşım da " rock bizim gibi aptal mı, niye evlensin?" diyor. Hatta hepsi bana evli olmadığım için çok şanslı olduğumu söylüyorlar.
0
rock n roll
(22.01.25)
bence o kiz gözünü acsin diye söylemis. bir insan uzun bir iliskisi varsa niye evlenmesin?

oglan bir isler ceviriyor. benim de öyle tanidigim bir cift var. 14 senedir birlikteler. kiz ailesiyle, oglan ailesiyle yasiyor. bana fenaliklar geliyor bunlar hala bulusup date yapiyorlar. kiz cok güzel ve oglan o kadar tipsiz ki... kizi oyaliyor resmen.
bir sey diyemiyorum ama sorarsa direkt ayril diycem. kiz coook güzel. ömrünü bir salakla heba ediyor.

bkz: sunk cost fallacy
0
sonsuz
(22.01.25)
İşin garibi; bahsettiğim kadınlar otuzlarinin başında. Ben otuzlarinin sonuna sıfır evlenme teklifi, sıfır isteme, nişan, nikah gelmeme ve hali hazırda sevgilimin olmamasına rağmen yukarıda bahsettiğim kadın bana hiç ilişmiyor, kırıcı tek bir laf etmiyor. Ama yaşıtı olan kızaysa hiç acıması yok. Ben belki on yaş küçük olsam bana da aynı tavrı gösterir miydi? Zaten geçkin bir kadın, bir de ben canını sıkmayayım mı diyor kendince? Ya da yaşıtı, taş gibi, erkek arkadaşıyla gönlünce gezip tozan kıza istediği hayatı yaşadığı için ayrı bir garezi mi var? Kızı acımadan eleştirdi bütün gün, son zamanlarda şahit olduğum en brutal şeydi, kanım dondu.
0
🌸sekizdokuzon
(22.01.25)
hayır. arkadaş grubumda evlenmeye niyeti olan kimse yok. akraba ve tanıdıklar arasında da benim evlenmeye pek de istekli olmadığımı gördüklerinde hak veriyorlar. bir tanesine evlilikle ilgili fikirlerimi söylediğimde "bu kadar genç yaşında bunları nasıl fark edebildin?" deyip takdir etmişti o zamanlar 23 24 yaşlarımdaydım.

o zorbalayan kadın kıskanmış kendisi özgürce istediği erkekle gezemediği için diye yorumladım.
0
Mossy
(22.01.25)
hayir.
bu olayda da cok sebep olabilir belki tehlike olarak goruyordur belki kendi ailesi baskiciydi kizi ozgur diye kiskaniyordur.
0
Ley
(22.01.25)
evet ve hayır.

gençken evli iken bile evli olduğuma inanmamışlardı. "evli görünmüyorsun" dedi bana kadının biri. benim yanımda kocasını itin götüne sokuyordu. tanımlamasını istedim evli görünmenin fiziksel şartlarını. yüzük de var elimde üstelik cevap yüzük ise. a doğru dedi ama kocası bana aylarca ofisinde teknik eğitim verdi. duysa gebertir ama ne benim ne de adamın öyle bir niyeti olmadığı için korktuğu şey asla olmadı.

şimdi soruyorlar evlendin mi, neden boşandın, ne kadar sürdü??! ama baş başa kalınca veya kenara çekip evlenme erkeğin kahrı çekilmez diyorlar. çünkü sevişmeyi sevmiyorlar, büyük ihtimalle erkek onları hiç tatmin edememiş. bir kadın "ay bitse de şu şey artık" diye iğreniyordu. seksten bahsediyor.

evlenmemiş kadınlar tarafından zorbalanıyorum ama bir fesatlık geliyor dalga dalga.

bu bir yarış. evlenen de evlenmeyen de pişman.
kimse kimseyi sevmiyor. her şey gösteriş için.
0
mathilda.may
(23.01.25)
(2)

Burda bahsedilenler doğru mu?

japon balığı
https://www.instagram.com/reel/DEH-7ODNnX4/
0
japon balığı
(22.01.25)
kizin dedigi seylerin etkisi oldugu söyleniyor.
ama o kiz vs modeli degil. vs modellerine de böyle bir sey uygulandigini bilmiyoruz.
uyduruyor.
0
sonsuz
(22.01.25)
aynı postu otuz farklı kişide gördüm sanırım. herkes kopyalıyor bence. ayrıca bilmemne içerek 5 haftada göğğüslerinin iki beden büyüdüğünü söyleyen biri net sallıyordur.
0
elorelia
(23.01.25)
(21)

Güncel borç durumunuz nedir?

messina123
Benim hazirana kadar 300k. Muhtemelen ot gibi bir hayatım olacak bir süre.
Benim hazirana kadar 300k. Muhtemelen ot gibi bir hayatım olacak bir süre.
0
messina123
(22.01.25)
80k. Yaza kadar bitirmeyi umut ediyorum.
0
sekizdokuzon
(22.01.25)
1.3 m TL
1m kredi 300k kredi kartı
0
gabe h coud
(22.01.25)
60-70k arası
0
matilda
(22.01.25)
borcum yok. ama evim arabam da yok.
iyi borc ise sevinmelisin borcun olduguna.
0
sonsuz
(22.01.25)
200k civarı
0
inheritance
(22.01.25)
80k
0
fevz-i
(22.01.25)
Kabaca yuvarlarsam 400k kredi borcum var
0
kullanicadi
(22.01.25)
80 bin civarında temmuz da bitecek diyorum ama her ay hesapta olmayan bir masraf çıkıyor.
0
mirty
(22.01.25)
Borçtan korkanları hiç anlamıyorum. Ödeyecekseniz borcunuz olmasının zararı olmaz, yararı olur. Normalde almak için bekleyeceğin şeyleri şak diye alır yavaş yavaş ödersin.

Bankalara 0, oraya buraya 1m borçspor.
0
Shepard
(22.01.25)
Konut kredisi var 1,2 milyon lira kalmış. 5,5 senesi var bitmesine.

Onun dışında kyk kredisi var da aylık ufak miktarlar olduğu için çok saymıyorum onu.

Kredi kartında kalan borç yok şu an. Ekstre kesilince bakarız
0
nundu
(22.01.25)
Kredi kartını sayarsak 25bin.
0
put it in your appropriate place
(22.01.25)
0.
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
310k gibi,

ama alacaklarıma kıyasla ufak bir miktar ve kredi limitimin %10'u bile değil. yani aslında borç miktarı önemsiz. kişiye ve duruma göre yorumlamak lazım.
0
orpheus
(22.01.25)
70-80 bin civarı.

Araba değiştiresim var şu ara o zaman da biraz kredi çekerim herhalde.
0
chicha_v2
(22.01.25)
Kredi kartı 70 e geldi
Borçlar ise 330k

Varlık 100k (cep telefonu + scooter minik)

Tüm sürecin tek iyi yanı dişçiye 7k borcum kalmış olması
0
baldan kaymak
(22.01.25)
Sifir. Cunku hic sevmem.
0
Zetnikov
(22.01.25)
taksitli 50bin tl kredi kartı borcu var. kasko, trafik, konut sigortası gibi harcamalar hep. uzun zamandır gereksiz harcama yapmıyorum. 3-4 aya da bunlar biter.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.01.25)
300k.
0
mikahakkinen
(23.01.25)
1.2 Milyon ev kredisi.
100K TL akraba için akrabalardan altın borcu.
Kredi kartı falan da var ama daha düşük tutarda :)
0
bigcaptain
(23.01.25)
Kredi borcunu yazanlar borçlarını faizli toplam borç olarak mı alınan anapara olarak mı yazdı acaba?
0
osssy
(23.01.25)
150k kredi kartı.

yatırım yapmasam kapatabilirim aslında.
0
false pretension
(23.01.25)
(10)

Full imkani oldugu halde yurtdisina vs gitmeye hic hevesi olmayan var mi

Zetnikov
Soruyu sorma sebebim son 1 sene icinde icimden hic gelmiyor bi ulke gezeyim goreyim herkes gibi hayalim falan vardi yastan dolayimidir nedir salla a....k falan diyorum 1 sene once binyere gidicektim icraata geciyordum o yerde vize sorunu oldu bir baska yerde cok uzakti ve masrafliydiResmen sifirland
Soruyu sorma sebebim son 1 sene icinde icimden hic gelmiyor bi ulke gezeyim goreyim herkes gibi hayalim falan vardi yastan dolayimidir nedir salla a....k falan diyorum 1 sene once binyere gidicektim icraata geciyordum o yerde vize sorunu oldu bir baska yerde cok uzakti ve masrafliydi
Resmen sifirlandi hevesim hic biryere gidesim yok
Kendime kucuk bi yasam alani kurdum orda takiliyorum

Benim gibi olanlar var mi merak ediyorum
0
Zetnikov
(22.01.25)
Ben gitmek istemem. Soğuk hiç sevmiyorum. Kanada, Kuzey Avrupa gitti. Kalan ülkeler mi Türkiye mi dediğimde Türkiye. İmkanlarım var, yerim yurdum var. Yurt dışına tatile gitmek yetiyor.
0
gabe h coud
(22.01.25)
teoman sen misin?

para ve zaman varsa gezmek icin gitmek lazim. vize isteyen yerler avrupa ve abd falan. abd'ye bir sey diyemem gitmedim ama avrupayi cok gezmeye gerek yok diye düsünüyorum.
para biriktirip afrika, güney amerika, asya buralari görmek istiyorum. 5 avrupa sehrindense 1 güney amerika ülkesi daha iyi.
0
sonsuz
(22.01.25)
senin gibiydim. imkanım vardı, üşeniyordum, çekiniyordum, yalnız gitmek istemiyordum vs kafamda bir sürü bahane vardı. sonra bu saçma döngüyü kırdım. ömrüm boyunca tek bir ülkeyi mi göreceğim dedim. farklı kültürlere yerleri görmek lazım. vizesiz de olsa.

son 7 ayda 3 farklı schengen aldım toplamda 4 kere yurtdışına çıktım, 9 farklı ülkeye ayak bastım. kendimce baya da para harcamışımdır bu tatillere. ama hiçbirinden pişman değilim.

şimdi ki derdim gezilecek görülecek bir sürü yer var ben bu kadar yeri nasıl göreceğim ölmeden? hem izin hem para vs.

yani hiç çıkmadıysan bir şekilde kendini zorla ve çık. yeni yerler görmek iyidir.
0
jelly bear
(22.01.25)
Bekarken son gezilerimi hep yalniz yapmistim. Yalniz olmasini da istiyordum. Bir noktadan sonra bende de boyle hisler basladi, sokaklarda yururken falan, simdi ben napiyorum gibi dusuncelere kapiliyordum ve hevesimi kaybetmistim. Simdi acikcasi, ailecek, pek gelismemis balkan ulkelerini mumkunse transporter california veya benzeri bir aracla gezmek istiyorum. Geze geze Turkiye'ye varma konseptli.
0
mbond
(22.01.25)
yurt dışına gidene kadar hiç yurt dışı hevesim yoktu. Türkiye'yi tam olarak gezip görmedim ne yapayım yurt dışını diyordum. ancak gidip görünce tüm fikrim değişti. art arda iki sene yurt dışına çıktım sonraki senelerde işten ayrıl- tekrar iş bul- euro-dolar karşısında eriyen maaş vb maddi nedenlerden imkan bulamadım. imkanım olsa ilk fırsatta gitmek isterim.
en çok görmek istediğim ülke Japonya.
0
late viper
(22.01.25)
Hic gezmek icin sehir disina cikmadim bugune kadar. Ogrenciyken (dolarin 1-1,5 TL oldugu zamanlar) yesil pasaport alabilecegimden de haberim yoktu. O kadar ilgisizdim. Hala da ilgisizim.
0
chickentown
(23.01.25)
yeterince gezip gördüysen ve son bir sene canın istemiyorsa gayet normal. olur öyle. her sene gezeceksin diye bir şey yok.

ama hayatında hiç yurt dışına çıkmadıysan ve canın çıkmak istemiyorsa orada sıkıntı var. bir insanın kendi ülkesi dışında hiçbir ülke görmemiş olması büyük vizyonsuzluk ve dev bir eksiklik. hayatın boyunca hiç kitap okumamış olmakla neredeyse aynı şey benim gözümde.
0
sir gawain
(23.01.25)
Yurtdışı gezmeleri yurdum beyaz yakasının para saçma aktivitesi. Alım gücü çok yüksek ülkelerde bulunduğu şehirden çıkmayan insanlar dolu.

Türk insanının yapması gereken geleceği için yatırım ve birikimdir. Sonra burada falan millet şu pahalı bu pahalı, ev sahibi vb gibi ağlayıp duruyor.
0
wd40
(23.01.25)
ben gencken seyahat etmeyi sevdigimi dusunurdum. imkan sifirdi, aile evinde gorece konforlu bir hayat suruyordum ve degil dunyadan kendimden bile haberim yoktu. su an farkettim ki benim icin onemli olan konfor, avrupayi trenle gezmeyi istiyorum ama konforlu trenlerle, gittigim yerde kaliteli otel kaliteli hizmet istiyorum, sirf gormek icin gideyim rezillik ceksem de olur demiyorum, iyi bir otelde kalamayacaksam evde otururum. yani herkese atfedilen hayaller bana uygun degil benim hayallerim baskaymis onu anladim. belki sizin hayalleriniz de baskadir.
0
warrior princess
(23.01.25)
dil sikintisi olan insanlar genelde pek cikmak istemez.

ha ben akici almanca bilip de hayati boyunca almanya dahil yurtdisina cikmamis insan da taniyorum, ucak fobisi vs.
0
cooperr
(29.01.25)
(19)

Neden protesto yapamıyoruz? Neden sokağa düşmüyoruz?

damba
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim. Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz? Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor m
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim.

Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz?

Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor muyum? Ne lazım, valilik izni mi?
0
damba
(22.01.25)
cünkü gezi parkinda ülkecek sokaga ciktik ve hicbir sey olmadi.
0
sonsuz
(22.01.25)
@sonsuz ama çıktık, biz elimizden geleni yaptık, hiçbir şey olmasa bile kendimiz için çıktık. insanın varoluşsal anlamda manalı geleni yaşaması lazım, bana anlamlı geleni neden yapamıyorum? Cevap sonuçsuz kalacak diye olmamalı bence :(
0
🌸damba
(22.01.25)
Barışçıl gösteri anayasal hak, önceden izin alınmasına gerek yok.

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."

İnsanlar neden sokağa dökülmüyorların ardında bir sürü şey var; bir yandan fazlasıyla sindirildi, sokağa çıkmak demek 100% polisle yüzleşmek demek.
Diğer yandan da modern zamanların ve sosyal medyanın bence birkaç etkisi var

1 - Gündem çok hızlı bulanıp değişiyor; Neyin peşinden koşulacağı ve kimin sorumlu olduğu belli değil, herkesin tepkisinin odağı bir diğerinden biraz daha farklı, gündem sürekli farklı şeylerin bombardımanı altında. Haliyle sokağa çıkacak kritik kitleya ulaşılamıyor.

2 - İnsanlar sosyal medyadan tepki gösterip bir şey yapmış gibi hissediyor ve bunun üstüne ayrıca sokağa çıkmaya gerek duymuyorlar.

3 - Çok fazla kamp var; aynı şeyi protesto etmek için bile olsa farklı görüşlerden insanlar yan yana gelmek istemiyor.
0
salihdt
(22.01.25)
Sonuçsuzluk değil konu sadece, gezi parkı eylemleri bir patlama noktasıydı ama halkın da bir kısmının döverek insan öldürebileceğini de gösterdi, yani protesto karşıtı birilerinin direkt protestoculara kinlenip aksiyon aldığı bir yer burası, o günlerde benimle yaşıt olan ali ismail o yaşında kaldı bense 30 yaşındayım.
Muhalif takılıp o protestoları dahi eleştiren insanlar gördükten sonra eylem falan yapılacak şey değil olarak kodladım ben artık.

Ek olarak 2015 yılı seçimlerinde de siyasetin iğrençliğini devlet bahçeli ile gördük ve halk dahi bir şeyler değiştirmek istese anladımki siyasetçilerin karakter sorunu buna müsaade etmiyor bu yüzden benim toplum için yapabileceğim şeyler siyasi açıdan bitti.
0
atom karincanin torunu
(22.01.25)
2 sebebi var;

1- gezi parkında feto ile birlikte insanlara yapmadıklari pislik kalmadı. Cinayet, ucu bucağı gelmeyen bir şiddet, iftira; aklına gelebilecek her türlü kötülük.

2- bu insanlar için değmez kafası. 2023 depreminden sonraki seçim sonuçları artık bu duyguyu arşa çıkardı sanirim.

Bu 2 düşünce-duygu birleşimi insanların eylemsizligine hatta tepkisizligine sebep oluyor.
0
makbur
(22.01.25)
milletçe yapamadıgımız 3 onemli sey

sıraya girmek
kaldırımda yurumek
protesto yapmak
0
Zetnikov
(22.01.25)
Bu genetğikle alakalı bir durum, biz Türkler tarihimiz boyunca sürekli bir demir yumruk tarafından yönetilmeye alışmışız ve çok az isyan etmişiz, yani tarihimize baksan en büyük ayaklanmamızın ilki Patrona Halil İsyanı ikincisi de Gezi'dir, arasında 1 milyon sene falan bi zaman aralığı var fakat Avrupa'ya bakıyorsun Fransızlar 50 defa imparatorluk yıkıp 70 defa cumhuriyet kurmuşlar İngilizler "ya ben senin yapacağın işi" deyip krala başkaldırmış 1000 sene önce falan kralın yetkilerini sınırlandıran Magna Carta'yı imzalatmışlar ve hepsinin tarihi böyle isyanlarla dolu, ha onlar da yeri gelmiş idam edilmiş yeri gelmiş yakılmış cezanın kralını yemişler ama vazgeçmemizler, biz zaten yönetim yanlısı bir ülke olmakla birlikte isyan potansiyeli az bir topluluk olduğumuz için bu görüşteki insanlar da haliyle sinmiş. Normal yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Bunun birçok sebebi var.

Birincisi önceden haber alınmaksızın barışcıl gösteri 12 Eylül darbesini yapan darbeciler tarafından Anayasal Hak olarak görülmüş. Ancak mevzuat gereği bunu yapabilmek için Valilikten ve önceden izin alman gerekir. Aksi taktirde gözaltına alınırsın.

İkinci sebep, bu toplum biat kültürüyle yetişmiştir. Şu an muktedirin kontrolünde olan kanaat önderleri öncülük etmediği sürece kitle hiçbir şeye karşı çıkmaz ve başkaldırmaz.

Üçüncüsü. toplumlar 3 bölümden oluşur. Birincisi zengin kesimdir. Onların, barışta ve savaşta ve de afette her durumda gözetecekleri ve durumdan istifade edebilecekleri yeşil renkli değerleri vardır. Ötesi onları ilgilendirmez.
İkinci olara fakir kesimi alalım. Onlar ekmeğinin peşindedir. Başka bir değer onlar için bir şey ifade etmez. Tek tük anlamlı gelmeler olsa da çoğunluk olmaktan doğan güçlerini ortaya koyma örgütlenebilme becerileri yoktur. Küçük şeylerle mutlu olurlar büyük olayları görme becerileri yoktur.
Orta kesim, orta gelir grubuna dahildir ve aydın kesimdir. Olayları görme ve değerlendirme becerileri vardır. Nispeten alt grubu örgütleme yetileri de vardır.Ancak bu kitlenin bu yetenekleri, gerek eğitimleri kalitesizleştirilerek gerek suni bir krizle fakirleştirilerek ellerinden alınmıştır, alınmaya devam edilmektedir.

Uzar gider bu liste.
0
Mirket
(22.01.25)
tkp çıktı ve çıkıyor. destek verilebilir
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
Çünkü biz yetkililere kızmıyoruz akp ye kızıyoruz. Öyle olunca da kitlesel eylem olmuyor. Beşiktaş ta yangında ölenlerin sayısı da 29 du.
0
Cezcez
(22.01.25)
bugun istiklalde 10 kisilik bir tkp grubu yürüdü, göz altına alındılar.
0
deckard
(22.01.25)
@deckard

tkplilere herhangi bir gözaltı yok. ayrıca 10 kişilik bir grup söz konusu değil. kalabalık bir grup tkpli turizm bakanlığı önünde ve taksimde eylem yaptılar

x.com

ankara'da olanlar varsa bana yazabilir bilgi için
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
@cezcez bu çok anlamlı geldi, kitle hareketi gerekiyor ama birleşmemiz için bile belirtili bir kucaklama kapasitemiz yok gibi geliyor bana, herkes nasıl birbirine bu denli dışlayıcı olabilir. @bahsedelisandal gördüm, kaçırdığıma çok üzüldüm, takibe aldım teşekkür ederim @amaranta müthiş bir sahne
0
🌸damba
(22.01.25)
kendi adıma konuşacak olursam evde zor duruyorum toplumsal ölçekte olabileceğine inandığım ilk kıpırdanmada kendimi meydanda bulacağım. korkum da yok.

insanlardaki "bu millet için değmez" algısı bana acayip derecede empoze edilmiş bir algı gibi geliyor. unutmayalım ki seçimler 20-30 puan farklarla kazanılmıyor bu ülkede. yüzde 1-2 fark bu ülkenin yarısı demek. kimse azınlık psikolojisine düşmemeli şu durumda. ben benim gibi düşünüp hisseden bir sürü insanla karşılaşıyorum. başta yolsuzlukları, haksızlıkları araştırıp peşine düşen kamuyla paylaşan gazeteciler olmak üzere emek veren peşini bırakmayan, üniversitelerde hala burada bir şeyler yapmak için uğraşan insanlar, hayatında hiç bunlarla aynı safta durmamış onca insanı görmezden gelmek bence büyük haksızlık. ama bu malum kişinin hissetmemizi istediği şey: çaresizlik ve yalnızlık. gerçekten insanların duygularını nasıl kontrol edeceklerini iyi biliyorlar ve çok güzel yılgınlık yaratıyorlar.

insanların dışarı çıkma konusundaki çekimserliğini anlamak zor değil. yine yalnız kalma korkusu var bence, dışarı çıkıyorsun fişleniyorsun ve şiddet görüyorsun. belki tutuklanıyorsun. o yüzden buna partilerin önderlik etmesi gerekiyor çok çok miting yapmalılar halk da onların önderliğinde toplanmalı bence.
0
Mossy
(23.01.25)
@mossy söylediğinizde haklısınız, ben de kendimi zor tutuyorum. Ama burada bir arkadaşın söylediği, bunun bir kitle hareketi olmasının önünü açmak olurdu. Herhangi bir parti ya da partiler tabii ki miting yapabilirler ama asıl partisiz, millet nedir fark etmeden, din, dil, ırk, siyasi görüş fark etmeden bir araya gelmek daha elzem değil mi? O zaman bir araya gelirsek bizi yıkamazlar. Ama bir parti altında olduğumuzda, evet, fişleniyoruz. Bilemiyorum. Bu çözüm üretmek şart ama.
0
🌸damba
(23.01.25)
bunu kendine sorabilirsin. neden sokaga cikmiyorsun? kendi adima turkiye'de olsam cikmazdim. sebepleri;

1) devlet cok sert. dayak yer, joplanir, goz altina alinirsin. bir organizasyon lazim.
2) organizasyon yok. bu organizasyonu en iyi saglayacak olan siyasi partiler. onlar bile halki kin ve dusmanliga tahrik etmekten yargilaniyor. demirtas'in yargilanmasina alkis tutanlar ama o da terorist diyenler devletin istedigi herkesi terorist olarak damgalayabilecegini fark ettiler. demirtas yine ayni bu sekilde halki sokaga cagirdigi icin iceride su anda.
3) kaybedeceklerim var. kariyerim var, gorece rahatim yerinde.

devlet o kadar sert ki 82 anayasasi ile beraber, en ufak bir elestiri kaldiramiyor yonetim. erdogan olene kadar gun yuzu gormeyi unutsun turkiye. olene kadar iktidarda. anayasayi da degistirirse ulkenin toparlandigini biz goremeyiz.
0
antikadimag
(23.01.25)
Anayasayı, evrensel hukuk ilkelerinin hiçbirini zerre sallamayan bir tek parti iktidarını öyle yürüyüş yaparak falan protesto edemezsiniz. Zaten bunu yapamayın diye her köşe başını tutup kafasını göstereni daha orada ezen bir teşkilat var karşınızda.

Temel sorun örgütsüzlük. Sahip olunan gücü, tıpkı güneş ışığını tek bir noktaya toplayarak yakıcı bir güce dönüştüren merceğe yani örgütlü hareket etmeye ihtiyaç var. Bu yapılamasın diye 12 eylülden bu yana ülkede ne bir sendikanın ne de sivil toplum örgütünün etkin olmasına izin verildi.

Bu sistemin, bu çarkların bizim sayemizde döndüğünü fark ettiğimiz zaman, eğer istersek bu çarkları komple durdurabileceğimizi de fark edeceğiz. Örneğin pazartesi günü 500 bin kişi bankasına gidip hesabındaki tüm parayı nakit olarak çekmek istediğini söylese seyreyle gümbürtüyü. Örgütlü bir şekilde mercek buraya doğrultulduğunda sistemin ne kadar hızlı kitlendiğini ve para kaybetmeye başlayan tosuncukların nasıl totolarının tutuştuğunu keyifle izleyebiliriz aslında. ama mesele, bunu yapabilecek örgütlenme düzeyine erişebilmek. Çünkü bize karşı uygulanan bu zulmün yakıtı aslında bizim paramızdan geliyor. Gezi döneminde hükümete destek veren bir bankayı protesto etmek için insanların hesaplarını kapatmaya başlaması ile birlikte bankanın nasıl anında tornistan ederek yanlış anladıklarını anlatmak için neredeyse taksim meydanına protestocuların yanına inecek duruma gelmelerini hatırlayın.
0
thracia
(23.01.25)
Bu işi organize edebilecek, elinde insan gücü ve maddi gücü olan 3-4 tane yapı var, hepsi hükümet ile işbirlikçi. chp, mhp vs.

Türkiye'de şu an birileri yeni dizayn yapıyor. Bu çok önceden anlaşılmış bir yapı bence. Bunda da akp, mhp, dem, chp ve akp artıkları (deva vs.) anlaşmış durumda. Bunun içinde her şeyi yapıyorlar.

- Satın alabildiklerini alıyorlar.
- Etkisi olan sosyal medya kullanıcılarını göz altına alıp, korkutuyorlar.
- Sesi çıkan Ümit Özdağ, Tancu Özcan gibi siyasetçileri pasifize etmeye çalışıyorlar.
- Bölücü parti mhp'nin gençlik kolları : alenen herkesi tehdit ediyor vs. vs.

Kısaca tüm tuşlara basıyorlar. Normal vatandaşın bu ortamda çıkıp, protesto yapması çok zor. Adamlar alenen hukuğu rafa kaldırdılar.

Burada chp'nin yeri göğü inletmesi, ortalığı ayağa kaldırması lazım. Ama adamların derdi de gelecek yeni anayasa ve federatif yapı. Arada sırf gaz almak için, ilkokul müsameresi tadında işler yapıyorlar.

Türkiye'nin önümüzdeki yılları karanlık.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.01.25)
(4)

Hangi kaçak çay?

Unde bach canim
Kaçak çaydan kastım ceylon tea tabii ki ama böyle iri kurutulmuş, hayvan gibi demini ve aromasını veren, güneydoğuda içtiklerim kadar kaliteli bir marka var mı? Ahmad tea ceylon olanı bu tadı yakalayabilir mi? Hangi markanın almalı?Konum: avrupa
Kaçak çaydan kastım ceylon tea tabii ki ama böyle iri kurutulmuş, hayvan gibi demini ve aromasını veren, güneydoğuda içtiklerim kadar kaliteli bir marka var mı? Ahmad tea ceylon olanı bu tadı yakalayabilir mi? Hangi markanın almalı?

Konum: avrupa
0
Unde bach canim
(22.01.25)
arada sırada çay içen biri olarak "el-ruha çay" tavsiye edebilirim. oldukça memnunum içine bazen kakule de koyuyorum enfes.
0
ruhlardan esinlenen karga
(22.01.25)
mevlanacay.de

aradigin bu olabilir. toz seklinde degil iri iri yapraklari. premium bisi yani.

ben sevmiyorum ama seveni cok.
0
sonsuz
(22.01.25)
Istıkan
Kaçak çayı sevmeyen ben bile müptelası olmuştum.
0
etna
(22.01.25)
mevlana çay kesinlikle +1
0
biravekahve
(22.01.25)
(2)

Masa Altı Eliptik Bisiklet

messor
Eve eliptik bisiklet alayım diyorum ama bir süre sonra hevesim kesilip askılık olmasından korkuyorum. Ev de büyük değil yer kaplayacak neticede. O yüzden araştırırken masa altı eliptik bisiklet diye bişey gördüm. Sadece ayak basma yeri var. Yer kaplamaz. Amazon'da da farklı modelleri mevcut. Acaba i
Eve eliptik bisiklet alayım diyorum ama bir süre sonra hevesim kesilip askılık olmasından korkuyorum. Ev de büyük değil yer kaplayacak neticede. O yüzden araştırırken masa altı eliptik bisiklet diye bişey gördüm. Sadece ayak basma yeri var. Yer kaplamaz. Amazon'da da farklı modelleri mevcut. Acaba işe yarar mı yoksa tamamen ıvır zıvır bişey midir ?


www.trendyol.com
0
messor
(22.01.25)
Bunun az değişiğini bir kıza almıştım ben.
Çok heves etmişti.
Sahip olsa dünyalar onun olacakmış gibi bir hali vardı.
Alınca çok sevindi.
Sonra tam iki defa kullandı.
Sanırım duruyordur hala evinde.
Bir dolabın dibinde.
0
Mirket
(22.01.25)
ivir zivir :( atilacak unutulacak
0
sonsuz
(22.01.25)
(20)

Karavanda yaşamak

beyfendi
Her sene belli dönem karavan alıp birkaç sene geze geze yaşayayım diye hayal kuruyorum. Bu sene bu fikir iyice oturdu aklıma baya karavan bakıp nasıl olur nasıl yaparım diye düşünmeye başladım.Çevrenizde var mı bunu yapan, pişman olan ya da tam tersi uzun vadeli böyle yaşamaya başlayan? Ya da siz dü
Her sene belli dönem karavan alıp birkaç sene geze geze yaşayayım diye hayal kuruyorum. Bu sene bu fikir iyice oturdu aklıma baya karavan bakıp nasıl olur nasıl yaparım diye düşünmeye başladım.

Çevrenizde var mı bunu yapan, pişman olan ya da tam tersi uzun vadeli böyle yaşamaya başlayan? Ya da siz düşündünüz mü hiç bunu denemeyi? Artıları eksileri neler olur sizce, ne geliyor aklınıza?
0
beyfendi
(22.01.25)
Ben evimin tuvaletinden uzaklaşmaya başladığımda anksiyetem artıyor o nedenle böyle karavandır kamptır doğadır böyle şeylere çok uzağım ama bunun müptezeli arkadaşlarım var onlar çok mutlu ama bana göre sefil gibi takılıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Ben de doğa aşığı sayılmam ama şehirden midem bulandı artık. 2 sene sonra istanbul'a geldim, ilk bir hafta özlemişim dedim şimdi kaçacak delik arıyorum. bi delilik yapayım sonra yine illa ki koyun gibi sürtüne sürtüne yaşamaya dönerim diyorum.
0
🌸beyfendi
(22.01.25)
Bir ara bu sitede birisi benzer bir soruya
'Karavan insanı iki gün mutlu eder. Birincisi aldığı gün, ikincisi satabildiği gün.' demişti.
Bir ara, o zaman beraber yaşadığım kız arkadaşın da katkısıyla karavan işine merak sardım. Birkaç kez alma arefesinden döndüm ve şu an iyi ki dönmüşüm diyorum.
Pandemi zamanı ve ekonomik kriz insanları karavan tatilciliğine yönlendirdi. Her yer karavan doldu. Çok ciddi park yeri sıkıntısı ortaya çıktı. Tatil yöreleri karavancı istilasına uğradı ve belediyeler yavaş yavaş kısıtlamalar getirmeye başladılar.

Tatil yörelerinde karavan tatili neredeyse otel tatili fiyatına yükselir oldu.

Bu işe gönül vermiş göçebe ruhlu insanlar tanıyorum. İnanılmaz zevk alıyorlar ve gezmedikleri yer kalmadı. Bunların toprağa basmakla özel bir bağı oluyor. Mangal başını 5 yıldızlı otel tatiline yeğleyen insan bunlar. Ama ezici çoğunluk da aşırı pişmanlar.
0
Mirket
(22.01.25)
Hocam dediğim gibi benim bu konuda bi deneyimim yok ama bahsettiğim şekilde yaşayan çok insan tanıyorum hepsi de sanki doğuştan böyle gibiler içgüdüsel olarak böyle arayışları vardı hepsi de kendine uygun olanı buldu vakitlerini öyle geçiriyorlar, sen bence direkt karavan alma da bi kirala bi bak senlik bir olay mı yoksa bi gelip geçici bir heves mi, baktın hoşuna gidiyor ondan sonra devam edersin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Youtubeda bir sürü video var

En büyük sorun karavanı park edeceğin yer oluyor, teoride istediğim yere çekerim diyorsun fakat pratikte istediğin yerde konaklayamıyorsun

Karavanlara hizmet veren işletmeler de sayıca çok az, her yerde yok
0
grimavi
(22.01.25)
Dönemsel olarak olabilir bence. Temizlik, ısıtma ve yemek sorun
0
wd40
(22.01.25)
park sorun, her yere park edilmiyor diye biliyorum. elektriği suyu olan bir kampa park ettin diyelim. kiralar yükselmiş olabilir.

ısınma/soğutma, elektrik, tuvalet, su, banyo hepsi sorun.

2 hafta amcamın karavanında kalmıştık tatil mi yaptık eziyet mi çektik belli değil yani.

bu işleri seviyorsan çekilebilir, yoksa çekilir dert değil.

Edit: bu sorunlar aşırı lüks karavanlarda çözülebilir ama çok zengin olmak lazım bence. o kadar sistemi kendine yetecek kadar veya bir süre idare edecek kadar kurdun diyelim. onun bakımı da pahalı olacak.

En güzeli kiralayın, hevesinizi alın. Çok düşük bir ihtimal, baktınız çok sevdiniz.. -ki bence kısa sürede karar vermek çok doğru olmayabilir- satın alırsınız.
0
ananiyimioguz
(22.01.25)
bir kirala dene kolay bir şey değil. elektrik, su, internet, depolama alanı herşey sınırlı. minimalist bir yaşamın ve düzenli bir gelirin olmalı.

karavanın en güzel alternatifi 36-40 feet arası bir yelkenlidir ama o da başlangıçta ucuz birşey değil. fakat artıları ve keyfi çok daha fazla.
0
orpheus
(22.01.25)
tek basina mi cift olarak mi?

cift olanlar ayrilabiliyor. cünkü arabanin sorunlari var, kücücük alan, yemek pisirme, sosyal cevrenden cok izolesin derken birbirlerine giriyorlar.
0
sonsuz
(22.01.25)
Yılın bazı zamanları benimde hayalim,karavan hayatı. Çocukluğumdan beri hep istiyorum bakalım ne zaman kısmet olacak.

Etrafımda kimse yok ama Bursa da bir çift çoğu zamanlarını karavanda geçiriyor,kadın Dr bu arada, işini aksatmadan çalışıyor.
Kelingiller diye bakabilirsiniz Instagram dan.
0
brnbrs
(22.01.25)
bu sorunun yanıtı aslında tamamen öznel.
ben hayatta yapmam mesela.
o yüzden nacizane tavsiyem bir tatilinizde kiralayın bir karavan ve deneyimleyin.
en tatmin edici yanıtı size deneyiminiz verecektir.

onun dışında karavanda yaşayan bir arkadaşım var, hatta türkiyede bu işi ilk yapanlardan.
ama pandemi zamanı millet abanınca karavana istanbul sahilde özellikle isparklar karavanlarla doldu. daha sonra belediye ceza kesip kaldırdı çoğunu bulunduğu yerden.
büyük sıkıntılar çıktı.

dünyanın en büyük karavanı da olsa bir evin konforunu asla vermeyeceği için ben hayatta tercih etmem.
0
rentts
(22.01.25)
evini kapatmayacaksın ya, yap gitsin en kötü 2 hafta sonra bu ne bok gibi bi hayatmış der evine dönersin.
minimal hayat ve ihtiyaçların belirlenmesi için çok kıymetli bir deneyim olacağını düşünüyorum.
0
erty_ksk
(22.01.25)
3 senedir İstanbul'da karavanda yaşayan bir iş arkadaşımız var. İstersen vereyim numarasını ara sor sorularını.
0
kaptan memo
(22.01.25)
gordugum kadariyla turkiye'de karavan'da iki tip insan kaliyor.

1. kriterleri cok dusuk olan evsiz, muptezel, sezonluk amele, hippie tarzi insanlar.
2. karavani ve karavan disi imkanlari her turlu senaryoya uygun olan zenginler.

anladigim kadariyla sen iki kategoriye de girmiyorsun. turkiye altyapi anlaminda oyle hem gezeyim, hem yasayayim tarzi 3. kategoriye uygun bir yer degil bence. max. 2 hafta yapabilirsin.
0
buenosdias
(22.01.25)
İlk karavanım çekme karavandı Üstelik şase üzerine erkek arkadaşımla beraber tamamen kendimiz imal ettik. Tuvalet ve duş yoktu, 1.60*2.30 mt ebatlarındaydı.mutfak vardı. O zaman oğlum 3 yaşındaydı.
O zamana kadar pikniğe bile bir kaç kere gitmiştim. Konfor alan mdan çıkmak, hele tuvaleti olmayan bir yere gideceğim fikri asla kabul edilemedi benim için. Ama kendi el emeğimle sağa sola gitmek çok keyifliydi. Off-road karavan yaptık, lada cip arkasına takıp yaylaya, dağa taşa gidiyor en fazla 2 gün kalıyorduk. Ama kar tatili bile yaptık yanımıza çocukla.
Sonra moto karavan yapmak için sprinter aldık. Koltukları söktük, bir süre 2 yıl kadar imalata geçemeyip derme çatma kullandık. Onunla uzun yol yaptık ve kaldık. Bir gece istediğimiz yerde konakladıysak bir gece de karavan kampında kalıp duş alıyorduk.zaten yaz mevsimi olup denize de girince pek duş aradığımız da söylenmez. Bu arada moto karavanın bizim isteğimiz olmadığına karar verip sattık ve yerine 750kg altı çekme karavan aldık. Bu sefer duş wc içinde vardı. Aldıktan sonra yaz tatilinde 3 Ay kamp alanında yaşadık. Komik olan evim karavan parkına 10 km mesafede. Ama eve sadece 10-15 günde bir çamaşır yıkamaya gittim bir kaç saatliğine. Kamp alanındaki duşu ve tuvaleti kullandım. Karavandakini hiç kullanmadım. Hatta erkek arkadaşım gaza geldi, tam 1 yıl karavanda yaşadı.biz de oğlumla genellikle perşembeden yanına gidip hafta sonu orada kalıyorduk. Ya da Sonra kalma ücretlerine fahiş bir zam geldi. Karavan eve döndü. Ama erkek arkadaşım dönmedi. Kendi evini kiraya verdi bu 3.yılı apartmanın altında karavanda yaşamaya devam ediyor.
Biz ayrılsak da arkadaşlığımız sürüyor bazen hafta sonraları bizi de alır karavanla sağa sola gideriz. Çamaşırlarını bazen bana bazen abisine götürür. Halinden memnun. Evi boş kaldığı zaman bile yukarıya çıkıp evinde kalmadı, karavanda devam etti.

Ben 3-4 Ay karavanda yaşasam da kışı evde geçirmeyi tercih ettiğim için uzun soluklu karavanda yaşamam.
İhtiyacınıza uygun karavanı seçmek önemli. (moto mu çekme mi olacak)
Karavan hayatı bence çok eğlenceli. Üstelik küçük çocuğum olmasına rağmen ben hem çok sevdim hem de çok eğlendim. İmkanınız varsa kiralayıp kendinizi bir deneyin. Bazı yerlerde ücretsiz karavan parkları olsa da genel olarak fiyatlar çok yükseldi.
0
strawberry first
(22.01.25)
Mobil edit: @ buenos
Karavan ve çadır tatili yapanlar düşündüğünüz gibi ne hippi ne de çok zenginler...
Genellikle işi müsait olan (öğretmen, home ofdice çalışan vb) ya da emekli olanlar tercih ediyor. Bildiğiniz normal yurdum teyze ve amcaları karavanda tatil yaparken en sık karşılaşabileceğiniz kitle.

Ben de zengin değilim, hatta işsizim. Biz karavan için gerekli olan parayı 3 yıl çilek ekip çiftçilik yaparak kazandık. Birini satıp diğerini alınca da üste vermememiz gereken miktar azaldı. Bizim kaldığımız dönemde karavan kampında kalmak çok uyguna geliyordu. Aylık 3500-4000 liraya elektrik ve su 7/24 ücretsiz. Yani kışın kalıyorsak 24saat UFO yazın 24 saat klima kullanabiliyor, hatta aşırı sıcaklarda karavanın dışında yanımızda vantilatörle oturuyorduk. her türlü elektrikli aleti kullanabiliyorduk. (karavanda kalınca elektrikli tencere kesinlikle şart, enfes ve kısa sürede pişiriyor, koku olmuyor) kahve makinası, çay makinası... Bu şartlarla evde elektrik tükerip kira versem 9-10 binden az ödemem. Çünkü yazlık bir yerde yaşıyoruz kışın ısınmak, yazın da soğumak için klima kullanıyoruz.
0
strawberry first
(22.01.25)
Mobil edit 2 karavan parkı ya da kamp alanlarında bulaşık yıkamak için de Bulaşıkhaneler olur. Minicik karavanda bulaşık yıkamaya uğraşmazsınız.karavandaki mutfak, tuvalet duş; bunların bulunmadığı yol üzerindeki konaklamalar vb yerlerde işe yarar.
0
strawberry first
(22.01.25)
önce bir kaç günlüğüne karavan kiralayıp, artı ve eksilerine bakıp karar vermek gerekiyor. biz 3 gün kiraladık ve bize uygun olmadığına karar verdik.
0
scudman1
(22.01.25)
tatil için karavan almak pişmanlık, ama yaşamak için alanlardan pişman olan görmedim.
0
entropik
(22.01.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Birkaç detay daha vereyim, önceki sorulara cevap olarak. Evi kapatacağım bir kere bu kesin. Karavan konusunun her sene aklıma gelmesinin sebebi de zaten her sene ev kapatıp yeni ev bakmam, her sene kiraların saçma sapan uçup gitmesi. Yalnız yaşayacağım. Park sorunu vs. gibi konularda haklısınız ama niyetim zaten türkiye'de değil avrupa'da olurum çoğu zaman.
0
🌸beyfendi
(22.01.25)
(13)

Gram altın sahte mi?

uşak tezgahlarının halı dokuyanları
Merhaba arkadaşlar iki tane aynı gramda altin aldım birisi farklı diğeri farklı damgası var sahte olabilir mi?https://i.ibb.co/bWKxCkc/IMG-20250121-215823.jpg
Merhaba arkadaşlar iki tane aynı gramda altin aldım birisi farklı diğeri farklı damgası var sahte olabilir mi?

i.ibb.co
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
Hangi damga? İki farklı firmanın altını işte
0
Mirket
(21.01.25)
hocam marka logosu o :D
0
avatar is back
(21.01.25)
Hocam ikisi de iar yanı İstanbul altin rafinerisi markalı. Birinde damga var birinde yok.

i.ibb.co
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
sagdakinde iar yazisi göremedim. ayrica baska bir sirketin ismi yaziyor.
0
sonsuz
(21.01.25)
İar sitesinden yönlendirince damgasız hali çıkıyor ama bilemedim. Yarın firmayı arayacağım.

www.iar.com.tr

www.gramaltin.com.tr
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
farkli sirket, farkli logolari var. buna bakarak sahte diyemeyiz. farkli olmalari gayet dogal.

migrosta aldigin migros mercime ile x marka mercimek üreticisi büyük ihtimalle aynidir. bir ürünün üreteni cok fazla olmuyor ama satici firma cok oluyor. farkli ambalajlaniyor ama ayni mercimek satiliyor.
0
sonsuz
(21.01.25)
Hocam her iki ürün de iar üretimi
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
GramAltın, IAR'ın alt şirketi yahu ne panik yaptınız.

nerden aldınız? bu devirde sahte altın almak da zor iş. merak etmeyin bişey yok der kaparlar, GramAltın damgasız satıyor zaten.

yarın arayacam demişsiniz de ikisini de arayın bu arada :D aynı kişi açacak telefonu ahahha çünkü aynı şirketi aramış olacaksınız. güldürdünüz gece gece. sıkıntı panik endişeye gerek yok
0
avatar is back
(21.01.25)
Tüm birikimimi verdim hocam birinin referansıyla kuyumcuya gittim o yüzden panik oldum. Yarın kuyumcu arkadaşı arayıp sorayım o zaman daha iyi olur
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
gramaltin.com

harbiden senin altin burada yok gibi.

kuyumcuya ne soruyorsun. gram altin sirketine ulas sizin böyle bir ürününüz var mi diye.
0
sonsuz
(21.01.25)
@sonsuz, asagida marka logoları var orada gram altina tıklarsan .com değil .com.tr sitesine yönlendiriyor orada var
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
evet gördüm. e ayni ambalaj iste sitedekiyle. basa döndük :)
altin sahte degil. :P
0
sonsuz
(21.01.25)
Sahte değilmiş sitede zaten stok durumuna göre farklılık yazıyormuş

ibb.co
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(21.01.25)
(5)

Eltiye hediye?

mamu
Selamlar,yurtdisinda yasiyoruz ve bir haftaligina esiminin ailesinin yaninda, daha dogrusu abisi ve ailesiyle, kalacagiz. Elim bos gitmek istemiyorum ama eltime ne getirebilirim bilemiyorum. aramiz iyi ama pek derin bir iliskimiz yok, yazdan yaza görüsüp onun disinda konusmuyoruz. Parfüm/kozmetik gö
Selamlar,

yurtdisinda yasiyoruz ve bir haftaligina esiminin ailesinin yaninda, daha dogrusu abisi ve ailesiyle, kalacagiz. Elim bos gitmek istemiyorum ama eltime ne getirebilirim bilemiyorum. aramiz iyi ama pek derin bir iliskimiz yok, yazdan yaza görüsüp onun disinda konusmuyoruz.

Parfüm/kozmetik götürmek sacma geliyor, sevdigi ve kullandigi malzemeleri bilmiyorum. Kitap almayi isterdim ama burda türkce kitap bulmak sikinti.

Cikolata vb seyler disinda ne olabilir?
0
mamu
(21.01.25)
mutfak esyasi. servis tabagi ya da bir süs.
ritualsdan ev kokusu.
jo malone mum.
0
sonsuz
(21.01.25)
Basit ama niş bir mutfak malzemesi olabilir. Buralarda orijinali pek görülmeyen, bilinmeyen bir ürünün orijinali.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.01.25)
Tr'de olmayan, görünce "aa ne değişikmiş" diyebileceği bir obje, bluz vb.
0
neira
(21.01.25)
Bizim yurtdışında yaşayan akrabalar bi paket yapıp içine çay, kahve, şarap, krem, isviçre bıçağı (victorinux) gibi şeyler koyup getiriyolar.

Ben olsam türkiyede olmayan bir şeyler alırdım yukarıda yazılanlar gibi. Ben türkiyede bayramlarda eltilerime giderlen madame cocodan bi şeyler alıyorum, havlu kolonya mutfak bezi vs

Havalı bi hediye almak istesem sanırım içki ve güzel bi markadan (atelier rebul gibi) oda kokusu kolonya filan alırdım.
0
turuncu tonlarda
(22.01.25)
Küpe al. Ya da kolye, sevdiği tarzı hatırlıyorsan.

Güzel bir şamdan veya o tarz bir lamba olabilir dekoratif, seviyorsa... Filan.
0
muhayyer divan
(22.01.25)
(21)

kitaplarınızı yarım bıraktığınız oluyor mu?

m e b
selam.okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum. kitabın dili, yazım
selam.

okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum.

kitabın dili, yazım tekniği, konusunun tırtlığı, yazarın taraflı bakışı vs beni zorlasa da o kitabı bitirmeye çalışıyorum. zaten şu yaşıma kadar da üç kitabı yarım bırakmış veya "şu an vakti değil, ileride okurum belki" demişimdir (o kitapların bir daha suratına bakmadım gerçi).

hoşuma gitmeyen bir kitabı bitirdiğimde de aşırı sinirleniyorum bu arada. halbuki ya yarım bırak ya da hayıflanma, değil mi?

neyse, sizin de bu gerekçelerle bıraktığınız kitaplar oluyor mu? en son yarım bıraktığınız kitap neydi?
0
m e b
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii
0
kondansator
(21.01.25)
Ben önceden illaki bitiriyordum sonra birgün mina urgan'ın kitaplarından birini okuyordum hangisi hatırlamıyorum

Orada Urgan'ın kendisi de başladığı kitabı beğenmese de illaki bitirdiğini anlatıyordu

Sonra bunun üstüne Fethi Naci'nin kendisine "Karpuzu kestin baktın ki kabak, gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?" dediğini söylüyordu.

Mantıklı geldi, artık sarmazsa devam etmiyorum.

En son Görmek'i yarım bırakmıştım.
0
akhenaten
(21.01.25)
Eğer %10, %15 civarına kadar olmuyorsa bırakıyorum.
0
salihdt
(21.01.25)
Oluyor olmaz mı, bazen mevsim sebebiyle bile okuyamadığım kitap oluyor. bakıyorum tam yazlık ya da tam kışlık bir kitap o mevsime erteliyorum ya da bakıyorum hiç sarmadı, beklediğim gibi gelmediyse erteliyor ya da tamamen bırakıyorum.
Sonsuz hazine gibi kitap var yeryüzünde hangisini okuduğunun ne önemi var sen okuduktan sonra, yediğimiz içtiğimiz gibi beğendiğimizi sevdiğimizi okumakta özgürüz. istersen aynı kitapları bile dön dön oku, kim karışır. ben çok okudum eskiden okuduğum kitapları, hala da özledikçe, okuduklarım vardır.
0
erty_ksk
(21.01.25)
Evet bırakıyorum en son bir polisiye hayranı olarak Ahmet Ümit'in Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni yarısında bıraktım. Normalde bir kitabın ilk çeyreğine gelmeden içine çekip çeymeyeceği anlaşılıyor, eğer beni çekmemişse bırakıyorum. Hayat zevk alınmayan bir kitabı zorla, sırf bitirmiş olmak için okumaya devam edecek kadar uzun değil okunacak birçok kitap var onların zamanını böyle bir durum için harcamak bence gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Hiç sevmediğim takıntılarımdan biridir.
Başladığım kitabı ya da filmi bitirmek zorundayım.
@ cosmicstring'in dediği gibi hayat kısa, kitap çok ama bunu kendime anlatamıyorum.
0
Mirket
(21.01.25)
Eskiden zorla ve inatla bitiriyordum. Artık sarmazsa bırakıyorum. En son China Mieville'in romanlarından birini bırakmıştım galiba.
Hayat kısa, kitap çok. +1
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
non-fictionlarda pek olmuyor. cünkü konusunu bilerek seciyorum. yazarin dilini begenip begenemdigimi 10 sayfada anlarim zaten ona göre alirim ya da almam.

fictionlarda cok oluyor. karakterlere cok uyuz olursam, konu sacma ya da fazla karmasik gelirse birakiyorum. sürükleyici degilse birakirim.
0
sonsuz
(21.01.25)
hic zorlamam, sikildigim kitabi ilerlemeyecegini hissedince birakirim.

yaratma cesareti'ni biraktim daha baslarinda. cevirmen ceviriden cok kendi anladigini anlatmis kitaptan uzun dipnot ve hayvani bir onsoz yazarak. cok sikti biraktim. hatta unutup ikinciye basladim, onda da biraktim. ingilizcesinden okurum belki daha sonra.

guzel oldugu halde kosmasaydim yazamazdim da yarim kaldi ama devam ederim diye umuyorum. bu bilincli bir yarim birakma degildi :)
0
lemmiwinks
(21.01.25)
"dikkatim dağılıyor, fırsat bulamıyorum" bahaneleri dışında nadir de olsa bıraktığım oluyor.

muazzez ilmiye çığ'ın bir kitabını okuyordum yıllar önce. kendi alanıyla ilgili yazdıklarına bir şey demeyeceğim, ama benim iyi bildiğim konularda hatalı argümanlarına denk gelmiştim hem de yoğun şekilde. devam etmek istemedim.

bundan sonra yüz tane kitap daha yarım bıraktım ama sebepleri en başta belirttiğiniz okuma alışkanlığı eksikliği.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
mumkun oldugunca zorluyorum ancak evet biraktigim oluyor. bazen bazi kitaplarin zamani degil diye dusunuyorum. mesela Ursula Le Guin'in 2-3 kitabini arka arkaya bayilarak okudum, sonra Mulksuzler'e basladim, mumkun degil gitmedi kitap, ne okudugumu anladim, ne geri donunce hatirladim, kitabin icine giremedim filan olmadi bi sekilde, biraktim. Tekrar donerim bir sure sonra.
0
kassiopeia
(21.01.25)
düzenli olarak kitap okuduğum zamanlarda en net hatırladığım yarım bırakma olayı mülksüzlere ait.
0
elorelia
(21.01.25)
Evet zamanının gelmediğini düşünüp bıraktığım kitaplar oldu, bir şekilde geri dönüp bitirdiklerim de oldu, az da olsa bir daha dönmediklerim de olmuştur.
0
amelie poulain
(21.01.25)
ben beğenmezsem direkt bırakırım hatta yazarına söylenirim küfür bile edebilirim bu ne biçim kitap diye :D

en son kinyas ve kayrayı bıraktım, birkaç sayfa okudum baktım feci kötü. aşırı depresif bir şeydi. hayatta okumam öyle bi kitap.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
Her kitabın zamanı var. Şu an okuduğum kitap beni aşırı düşürüyor mesela, içimi sıkıyor. Baksan Türk klasiği, okumayanı dövüyorlar ama şu an bana iyi gelmiyor. Böyle olunca biraz zorlayıp olmazsa bırakıyorum. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(21.01.25)
bol kitap okuyan biriyim 1 ocaktan bu yana 5 kitap bitirip toplamda 1276 sayfa okumuşum. bu istatistiği de vereyim ki anlaşılsın. Bu kitaplardan yarım bıraktığım olmadı. Çok zorluyorsa, aynı cümleleri tekrar tekrar okuyorsam bırakıyorum.

son yarım (yarım bile değil 10-15.sayfada) bıraktığım kitaplar: Virginia Wolf- Deniz Feneri, Adam Fawer-Oz, Oğuz Atay-Tutunamayanlar
0
matilda
(21.01.25)
Çocukluktan yetişme iyi okuyucular artık ne tarz seveceklerini bildikleri için bir kitabin isminden, cisminden etkilenmezler ve okudukları bütün kitapları çok severler sevmeyecekleri kitaplari da hiç sevmezler.

Ama diğer arkadaşlar için bir yazar dostumun bir kitabinda da verdiği tavsiyeyi vereyim. Bir kitabın herhangi bir sayfasını açtığınızda ve okuduğunuzda bir sonraki sayfayı açma isteği güçlüyse o kitabın tamamını seversiniz.

Onun dışında sevmeyeceğim bir kitabı okumaya devam ederken kendimi hayal bile edemiyorum.
0
alimcgraw
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii +1

Bazı kitaplar cidden kötü. Lanet olsun der bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
en son sefiller'i yarım bıraktım. kitabın %22'sindeyken bıraktım. (1600 sayfa galiba)

kitabın gidişatı vs çok belirgin olduğu için daha fazla okumak istemedim.
0
makbur
(21.01.25)
yarim birakma olmuyor ama giremedigim kitaplar oluyor. bazi kitaplardan sekiyorum birkac kere denememe ragmen.
0
antikadimag
(22.01.25)
Eskiden zorlardım kendimi, artık akmıyorsa veya beğenmemişsem bırakıyorum. Bir de tabii bildiğim bir yazarın kitabıysa daha fazla şans veriyorum. Orhan Pamuk mesela; illa ki o ilk 50 sayfasında sıkılacağımı biliyorum, yazarın dünyasının içine girene kadar o sabrı göstermem gerekiyor. Sonrasında akıyor benim için kitap.
0
SiyamkedisiZorro
(22.01.25)
(18)

Yaşanacak Şehir Seçimi (Türkiye)

infernalcadre
Kriterler;1-Mümkün olduğunca düz olmalı, saçma yokuşlar olmamalı2-İnsanların mümkün olduğunca modern ve çağdaş olması, en azından kimsenin kimseye karışmadığı makul insanlar olması gerekmektedir.3-İklim olarak kışlar mümkün olduğunca ılıman(dışarıda yürüyüş yapabilecek sıcaklıkta), yazlar mümkün old
Kriterler;

1-Mümkün olduğunca düz olmalı, saçma yokuşlar olmamalı

2-İnsanların mümkün olduğunca modern ve çağdaş olması, en azından kimsenin kimseye karışmadığı makul insanlar olması gerekmektedir.

3-İklim olarak kışlar mümkün olduğunca ılıman(dışarıda yürüyüş yapabilecek sıcaklıkta), yazlar mümkün olduğunca aşırı sıcak olmayacak.

4-Çarşı pazarı olacak ayrıca en az 1 gelişmiş AVM si olacak.

Opsiyonel Talepler;

1-Havalimanı, Hızlı Tren gibi ulaşım araçlarını bulundurmalı yada yakın olmalı

2-Denizi veya gölü olması tercih sebebidir.

3-Trafik kalabalık olabilir ama nispeten düzenli olmalı.

4-Şehir içi ulaşım rahat olmalı, otobüs dışında tramvay, metro vs gibi alternatifler olabilir.

5-Yaşam mümkün olduğu kadar uygun olmalı veya örneğin kiralar için pahalı yerlerin olduğu gibi bazı konularda fedakarlık edilerek ucuz yerlerde de kalınabilmeli.
0
infernalcadre
(21.01.25)
Hepsine uymasa da en yakını herhalde İzmir.
0
orient blue
(21.01.25)
Antalya. sicak ama deger.
0
sonsuz
(21.01.25)
bu kriterlere göre ege tarafı ön plana çıkıyor. ben İstanbul'a yakın olduğu için Balıkesir derdim.
0
vampir akrep
(21.01.25)
demirtaş bölgesi, bursa
0
g7mor
(21.01.25)
Sadece iklim şartına uyan (kışları ılık, yazları sıcak olmayan) bile bir şehrimiz yok maalesef.
0
oxit
(21.01.25)
erzurum ılıca

sivas'a kadar dümdüz ova
havalimanına 10 km
erzurum merkeze 15 km. 3 tane büyük avm var
ilçe olduğu için trafik sorunu yok
ilerde hızlı tren de gelecek
göl yok, doğal kaplıca var. tortum şelalesine 1 saat
yaşam uygun bütün zincir mağazalar var
evleri büyük hep 150 m2
iklim soğuk ama hep kar var manzara süper. kar yağınca hava yumuşuyor
sütün etin en iyisi var

cCc yeşil Ilıca'mız cCc
0
ya ben lan neyse
(21.01.25)
Şehir işi ulaşım hariç bahsettiğin diğer özellikler için Canakkale diyorum.
0
basubadelmevt
(21.01.25)
samsun geldi aklıma. atakum tarafı özellikle.
0
efreet sultan
(21.01.25)
Kesinlikle Samsun - Atakum. 12 sene yaşadım, sanırım buradaki maddelere uymayan hiçbir tarafı yok...
0
silverleaf
(21.01.25)
Eskişehir çoğuna uyuyor.

Yokuşlu yerleri var ama şehrin çoğu düz. Denk geldiğim yokuşlar da hafif eğimliydi.
İnsanları zaten genelde rahat diye bilinen bir yer.
Kışları soğuk ama son iki kıştır buradayım, öyle aman aman bir soğuk da değil yani akşam üzeri yürüyüş yapılabilir sıcaklıkta oluyor genelde işten eve yarım saat yürüyorum haftada iki gün.

Pazarı, çarşısı var, Avm de var. Hızlı tren var, havalimanı yok maalesef. Yakınlarda bi baraj var sanırım göl olarak ama hiç gitmedim çok da emin değilim. Tramvay çok işlevsel. Hayat çok pahalı değil.

Hepsine uyuyor mu tartışılır ama çoğuna uyuyor.
0
nundu
(21.01.25)
Yokuş hariç: İzmir
Kış hariç: Eskişehir
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
tabii ki Çanakkale

1- neredeyse dümdüzdür.
2- insanları genel olarak moderndir, kimse kimseye karışmaz. 24 saat boyunca sokaklarında güvenli bir şekilde dolaşmak mümkündür. elinizde içkiyle ortalık yerde gezebilirsiniz, kimse bir şey demez.
3- yılda 1-2 gün kar yağar. çok soğuk olmaz. devamlı sayılabilecek bir rüzgar vardır. kışların soğuk geçmesini, yazların sıcak geçmesini önler.
4- tüm dükkanların yan yana olduğu bir çarşısı vardır. yürüyerek başından sonuna 10 dakika sürer. 1 tane de içinde Boyner, lcw, koton, h&M, sinema vs dükkanların olduğu büyükçe bir avm vardır.

opsiyonlar:

1- havalimanı var ama sadece Ankara'ya uçak var. ama izmir ve istanbul arabayla 4 saat sürer. otobüsle 6 saat sürer. uçağa çok gerek yok gibi. tren de yok.
2- denizin kralı var. hem boğaz var, hem Bozcaada var, hem Assos var, saros var, marmara denizi bile var.
3- trafik yok. zaten evinizi işinizi doğru yerlerde seçerseniz yürüyerek gidip gelirsiniz. (babam yıllarca işe yürüyerek gitti geldi, ben okuluma yıllarca yürüyerek gittim geldim)
4- ben Çanakkale'de otobüs uzun zamandır kullanmıyorum. ama küçük ve derli toplu bir yer olduğu için problem olacağını sanmıyorum.
0
co2s2
(21.01.25)
Düzlük: Adana, Eskişehir ve Mersin,
Ilıman iklim: Antalya, İzmir ve Adana,
Modernlik ve çağdaşlık: İzmir, Eskişehir ve Antalya
Maliyet: Adana ve Eskişehir

Kazanan: 1. Eskişehir 2. Antalya 3. İzmir
0
gabe h coud
(21.01.25)
çanakkale veya kocaeli bence. istanbul'a ve uluslararası havalimanı'na yakın olmanın avantajını da düşünürsek. depremi de düşünmek lazım. dayanıklı zemin ve binada yaşamak önemli, kuzey anadolu fay hattı'na yakın yerlerde özellikle.

eskişehir de aklıma geldi ama onun iklimi uç noktalarda olabilir. ankara gibi yani.
izmir de akla gelebilir ama yokuşlu çok yeri var. denize yakın yerde yaşamak düşünülebilir.

deniz açısından akdeniz şehirleri tabii: antalya, adana, mersin. ama yazın aşırı sıcak oluyor.
0
ermanen
(21.01.25)
Eskişehir. Kış kriteri pek uymuyor ama kaç yıldır o kadar kış ta yok dogrusu
0
primetime
(21.01.25)
bu kadar kriteri olan birinin denizsiz bi yerde yasayacagini sanmiyorum. bence deniz ilk kriterlerinden biri olmali. tum sehirleri aramaya gerek yok. aramayi bolge olarak kisitlandir. marmara, ege, akdeniz, karadeniz. gerisi yasanmaz
0
buenosdias
(21.01.25)
Eskişehir. Ankara izmir bunların dışındaki yerler bozkırın tezenesi.
0
mikahakkinen
(22.01.25)
Metro, tramvay hariç Tekirdağ.
0
kumandanim
(22.01.25)
(11)

Büyüdükçe duygularınız değişti mi? Azaldı mı?

psmstc
30 yaş sonrasında keyif, neşe, mutluluk haz alma gibi hisleriniz azaldı mı? Farklılaştı mı yani?
30 yaş sonrasında keyif, neşe, mutluluk haz alma gibi hisleriniz azaldı mı? Farklılaştı mı yani?
0
psmstc
(21.01.25)
mayısta 34 olacağım. 30 olunca bi tık moralim bozulmuştu. ama hiç bi zaman yaşımın insanı olmadım gibi düşünüyorum. yani hep daha çocuksuydum gibi. hala öyle. hayattan keyif de alıyorum yani mutluyum. yeni bi şey yemek, bi parça kıyafet almak, ailemle oturup kahve içmek filan inanılmaz keyif veriyor. yaşlanmaktan da ölesiye korkuyorum. sanki 40-50 olduğumda duyguların şiddeti ve önemi azalacak, beni heyecanlandıracak bir şey kalmayacak gibi. biraz da kendi ailemde gördüğüm yaşlı profili ile alakalı bu sanırım. eşimin ailesinde gördüğüm profil ise tam tersi mesela... neyse. 30 olmadan önce 30 yaş ile ilgili düşüncelerim korktuğum gibi olmadı. 40-50 için de aynı şey geçerli olur umarım.

yani özet olarak 20lerimde neye kızıp üzülüyor, neyden keyif alıyorsam hala aynı şeyler aynı boyutta geçerli gibi.
0
elorelia
(21.01.25)
Aksine artti. 20’lerinde daha bi dikkafali, daha bi mucadeleci oluyorsun. Surekli bisilerle mucadele ve biseyleri oturtma cabasi, bir yandan genclik.. ama 30larla birlikte farkindalik artiyor, sakinlik geliyor, icindeki savaslar azaliyor. E bi de cevrende hastaliklar, olumler basliyor. Bunjnla yuzlesmek de kolay degil. Hayatin degerini de anlamaya basliyorsun. Bana bir sey olmaz tarzi hic olmeyecekmis gibi bakma isi azaliyor kisaca.

Kendi acimdan boyle.
0
mor oje
(21.01.25)
evet benim biraz farklılaştı ama farklı yönlere de kaydı.
yaşamayı hala çok seviyorum sadece eskisi kadar neşeli değilim.
mesela oyun oynamak benim için tutkuydu ve sırf oyun oynamak için güzel bir oyuncu laptopu aldım o kadar az ve saçma oyunlar oynadım ki.. ama onun yerine kitap okumaya sardırdım mesela ve akşam olsa da kitap okusam diye bütün gün gözüm saatte.
kitap okumadığım her an boşa gidiyor gibi geliyor elimde olsa sabahtan akşama kadar kitap okurum. tutkularım değişiyor hayata karşı. daha tahammülsüzüm ama aynı zamanda daha az duygusalım. ölmekten daha çok korkuyorum. ailemden birilerinin ölmesinden çok korkuyorum.

onun dışında keyif aldığım şeyler aynı, sadece daha az tutkuluyum diyebilirim. eski neşem de her zamanki kadar yok. galiba enerjim de daha azaldı. yine de halimden ve hayatımdan memnunum çok şükür.

not: aralıkta 35 oldum.
0
matilda
(21.01.25)
küçük şeylere büyük değil küçük tepkiler veriyorum artık.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.01.25)
29.

daha makul oldum. önceden cok üzülüyordum, cok heyecanlaniyordum vs.
su an daha dengeli her sey.
hayatin nasil bir seye benzeyecegi, saglik vs problemi olmadigi sürece, beli oluyor bir de. onun verdigi bir huzur var.

20leri cok coskulu yasadim. özellikle 22-23 yasina kadar. cok calistim, cok partiledim, cok gezdim de. her türlü insani gördüm. tokat da yedigim oldu, attigim da.
20lerde yasadiklarimi yasamasaydim, su an mutsuz olabilirdim.

gelecek beni önceden cok korkuturdu. su an cok heyecanlandiriyor.

bunda bence biraz hayatimdaki insanin da etkisi var. birlikte yasanmayi bekleyen bir ömür var önümüzde oha diyorum.

bonus: analitik bir sekilde empati yapmaya basladim bir de. o da büyük farkindalik kazandiriyor. su an sen bana gelsen durduk yere tokat atsan, önceden neden ben neden ben derdim. su an biliyorum ki sana biri tokat attigin icin bana tokat atiyorsun.
0
sonsuz
(21.01.25)
anne olunca x2 arttı ama sevinç, mutluluk gibi şeylerde değil de panik, anksiyete, hüzün, korku gibi duygularda.
0
deartheodosia
(21.01.25)
30 yaş benim için çok acayip bir dönüm noktasıdır. 30'umda evlendim. yönetici oldum. keyif almam azalmadı ama farklılaştı. daha basit şeylerden mutlu olmaya başladım ama eskisi gibi sürekli bir "mutluluk" içinde olman mümkün değil. sorumluluklar var.
0
co2s2
(21.01.25)
azalmadı. değerini daha çok biliyorum ve farkına vararak keyfini çıkartıyorum.
0
gabe h coud
(21.01.25)
hiç değişmedi halen aynı coşkuyla hayatıma devam ediyorum
0
Hallegadola
(21.01.25)
olmadi, bilakis daha buyuk farkindalikla ve derinlikle yasiyorum her seyi. 'playfulness' dedikleri yasami senlikle yasama hali bende hep vardi (varmis bunu fark ettim), artik bunu hic kaybetmemek benim icin bir yasam pratigi haline geldi. canim o an istemese de ya da eskiden olsa usengecligime yenilebilecekken, yaparken keyif alacagimi bildigim seyleri yapmak icin farkli bir caba gosteriyorum, sevdiklerimle zaman gecirmek benim icin hep onemliydi ama hayat bu artik eskisi gibi bir araya gelemiyoruz demiyorum, caba gosteriyorum vs. vs.

Yasam bir oyun, ve bu oyundan kimse sag cikmayacak. tek 'gercek' bu, ki bunun bile gercek olup olmadigi epey tartisilir. Bunu bilerek yasamak, gun batisini ayri bir keyifle izlememi, denize girdigimde suyun bedenimdeki hissini ayri bir deneyimlememi sagliyor.
0
kassiopeia
(21.01.25)
stardart yukselmesi etkiliyo her seyden memnun ve mutlu olamiyosun. sartlari saglayinca cok ok
0
ala09
(21.01.25)
(24)

Sizce en iyi bisküvi nedir?

silverleaf
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
0
silverleaf
(20.01.25)
www.godiva.com.tr


Budur. Çünkü inanılmaz lezzetli
0
ırene adler
(20.01.25)
sizde neler çıktı merak ettim

Seçenek çok açıkçası. Çok standardı bu işin hoşbeş.

Şu içi çikolata dolgulu biskolatalar da çok güzel. Haylayf gibi boş düz bisküvü soruyorsak da petibör
0
baldan kaymak
(20.01.25)
Çikolatalı, kaymaklı vesaireli olanlar hariç, sade bisküvi soruyorsanız, Ülker Pötibör derim ben.
0
Mirket
(20.01.25)
Mulina bianco.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
Herkesin ağız tadı farklı ben mesela içi dolgulu bisküvi sevmem

Sevenler için hanımellerin tarçın ve zencefillisini önerebilirim
encrypted-tbn0.gstatic.com

Hem çayla hem sıcak şarapla iyi gidiyor :)
0
grimavi
(20.01.25)
eti kakaolu bisküvi. inanılmaz iyi bence. ülker'inki mesela keyif vermiyor ama eti'ninki harika.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Walker’s
St. Michel
Asolo Dolce
Lotus
Leibniz Minis
0
gabe h coud
(20.01.25)
Klasik Çizi
Nero
Klasik Burçak

"En iyi" gibi bir iddiada bulunamam ama bu üçü karşıma çıkınca çok mutlu olurum.

Pötibörde de çifte kavrulmuş favorimdir.
0
mutekebbir
(20.01.25)
gofredo
0
neira
(20.01.25)
Eti kakaolu, tadı değişmediyse eti finger, nero.
0
asteriks
(20.01.25)
eti ne(g)ro
0
sonsuz
(20.01.25)
tabii ki cicibebe
0
co2s2
(20.01.25)
nussknacker kırmızı almancı çikolatası. işte vizyon işte feraset.
0
biravekahve
(20.01.25)
@baldan kaymak Ya bizim kişisel tercihler çok farklı, kardeşim ısrarla kırmızı İkram diyor, o mu bu mu yaptığımız bütün bisküvilerde İkram'a tutundu. Ben Le Petit Ecolier gibi bir bisküvi vardı Fransa'da, onun kakaolu kapmalı olanı diyorum. :)
0
🌸silverleaf
(20.01.25)
Bu aralar kakaolu eti kurabi benim için.
0
peki madem
(20.01.25)
Çizinin dolgulu olanları bence.
0
yenibirgüzelnick
(20.01.25)
bakın abartmıyorum. bazen marketten çaya bandırmalık bisküvi alırım ama bunu yeni keşfettim. galaksimizdeki en lezzetli en iyi bisküvi olabilir.
eti sultani sütlü çikolata kaplı bisküvi.
www.etietieti.com
0
exlibris
(21.01.25)
@co2o2

Eti cicibebelerin artık çok şekerli bir tadı var insanın ağzını yakıyor şekerden
0
grimavi
(21.01.25)
On sene kadar önce ikram çok iyi bisküviydi. Hele kırmızı paketteki açık ara fark atardı diğerlerine. Her gün severek yerdim. Artık öyle değil. On değil, yirmi yıldır belki çok kötü.

İyisi hangisi bilmiyorum. Takipteyim. Ama kesinlikle ikram değil, Ülker değil.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
Tam çaya banmalık fındıklı hanımeller diyorum
0
respect
(21.01.25)
wasa'nın tüm krakerleri güzel. tercihim wasa mild cheese.
0
orpheus
(21.01.25)
2 saattir konuşuyoruz bi' Biskrem demedik.
0
kumandanim
(21.01.25)
Turkiye'de Eti Yulafli bence. Ama o da bozdu tabii. Arada bir yiyesim geliyor. 3'lu pakette her paketin tadi ayni olmayabiliyor bi de. Yillar once biskuviler daha iyiydi.

Yurtdisinda da yine daha iyiler var tabii. Proteinli sekersiz glutensiz vs. Guzel seyler yiyorum bazen. Markalarini unuttum.
0
ermanen
(21.01.25)
şekerli -> eti sultani (kuru üzümlü olan)
tuzlu -> taç kraker
0
inheritance
(21.01.25)
(19)

Mutluluk veren basit şeyleri listeliyoruz

kullanicadi
Belki sizden kopya çekerim:))Örnek verirken şu şartlarımız var:1) Sağlığa zararlı olmayacak ve tehlike içermeyecek2) Mümkünse az maddiyat ile gerçekleştirilebilir olacak. Seyahat, alışveriş, fine dining, konser, etkinlik vs bunlar zaten mutlu ediyor insanı ama biz basitteki mutluluğu arıyoruz. Köle
Belki sizden kopya çekerim:))

Örnek verirken şu şartlarımız var:
1) Sağlığa zararlı olmayacak ve tehlike içermeyecek
2) Mümkünse az maddiyat ile gerçekleştirilebilir olacak. Seyahat, alışveriş, fine dining, konser, etkinlik vs bunlar zaten mutlu ediyor insanı ama biz basitteki mutluluğu arıyoruz.

Köle isaura modum açık kalmış sanırım ilk aklıma gelen evi güzelce temizlemek, nevresimleri de değiştirmek, en son duşa girip çıkmak ve tertemiz bir evde yeni nevresimlerin içinde misler gibi uyumak oldu.

Bunun dışında da ormanda yürüyüş, deniz kenarında yürüyüş vs geldi aklıma
0
kullanicadi
(20.01.25)
Hayvan sevmek. Sokakta yaşayan hayvanları beslemek, onlarla iletişim kurmak. Onlara destek olmak. En yakın arkadaş ile bütün bir günü geçirmek. Hobilerinle uğraşmak. Kitap okumak.

Temizlik yapmak deme lütfen. Evi dip köşe temizledim bugün canım çıktı. Bu mutluluk veren bir şey değil :(
0
rock n roll
(20.01.25)
Valla neredeyse alakalı her duyuruya aynı şeyi yazıyorum ama benim için 1 senedir güzel bir gün batımında (mümkünse doğada) koşmak.
Temiz nevresim, sen, gecelik üçlüsü beni de aşırı mutlu ediyor.
0
Amaranta ursula
(20.01.25)
Gün batımı, gün doğumu izlemek, yunus görmek, dans etmek, yağmur sonrası toprak kokusu, gök kuşağına rastlamak,öpücükle uyandırılmak ilk aklıma gelenler oldu
0
(20.01.25)
hayvan sevmek
Hayvan beslemek
Çocuk mutlu etmek
Muhtaç birinin yardımına koşmak

(kısaca güçsüze muhtaca dilsiz canlara yardım etmek dışında beni çok da mutlu eden bir şey yok bu ülkede)
0
rentts
(20.01.25)
Çayın yanında bisküvi yemek
Patlamış mısır
0
grimavi
(20.01.25)
sükretmek. aldigi nefes icin bile sükür diyen insan mutlu oluyor.
0
sonsuz
(20.01.25)
-Yanimda mama tasiyip sokakta kediyi kopegi beslemek, yolda gordugumde sevmek, selam vermek, onlarla konusmak
-kedimin gelip yanima sokulup uyumasi
-kisin yorgana sarinip uyumak
-kisin gunesli havada deniz kenarinda yurumek
-ormana gitmek
-arabaya atlayip sokaklarda dolasmak
-en sevdigim yabanci cikolatayi bulunca stoklamak
0
mor oje
(20.01.25)
Eti Karam yemek.
0
sekizdokuzon
(20.01.25)
Bu temiz nevresimle ilk uykunun çok iyi olması olayı bende hiç yok. Bi fark hissetmiyorum yani. Tabii leş gibi kokan nevresim değil kastettiğim de, standart bir nevresim de benim için ilk günkü keyfini veriyor :d

Beni mutlu eden şey, yapmam gereken hiçbir şey olmamasının verdiği huzurla miskinlik yapmak, yatakta uzanıp telefondan dizi falan izlemek, tembelce yatmak. Yani atalet, üşengeçlik seviyorum.
0
nundu
(20.01.25)
Antrenman sonrası yorgunluğu, zorlanmış kaslarda hissedilen hafif sızı,
Moka pot'un fokurdama anı,
Site otoparkında sevdiğim yerin kapılmamış olması,
Ekmek yapma makinemin pişmeye beş kala eve yaydığı koku,
Saksıdaki biber çiçeğinin bibere döndüğü an,
Okuduğum kitabın son cümlesi,
Şarabımın mayalanırken yaydığı koku,
Temiz nevresim kokusu,
Bostanlı sahilinde yağmur sonrası, ya da günbatımı joggingi,
Boş otobanda hız,
Yağmur gecesi balkonumda ışıklandırılmış havuz manzaralı sıcak şarap,
Bir önceki madde eşliğinde David Gilmour,
Zorlu bir parkurda trekking sonrası yalınayak betona basılan ilk anın hazzı,
Islak bir trekking sonrası alınan ılık duş,
Puzzleın son parçasının yerine konuşu,
Karda yaktığın mangalda yaptığın sucuk ekmek,
Sevdicekle oynanan kartopu,
Terhis olduğun gün lumbarağzından çıkıp dışardan dönüp baktığın an,
Dışarda geçirdiğin soğuk gecenin sabahı günün ışıma anı,
Güzel geçmiş bir gecenin ardından sevdiceği kahvaltı hazırlarken seyretmek,


Bu uzar gider. Liste uzun bende.
0
Mirket
(20.01.25)
hersey yazilmis zaten
ben elizabeth ve sonrasi sicak dus diorum.
fiyat/performas orani oldukca yuksektir.
0
cooperr
(20.01.25)
Birini mutlu etmek. Mutlu etmek için minik de olsa bir hediye vermek.
0
naksidil
(20.01.25)
sıcak bir ev. sıcak bir eş. sıcak bir yemek. deniz kenarı yürüyüş. yatmadan güzel bir dizi izlemek. denizden sonra ılık duş almak.
0
biravekahve
(20.01.25)
telefona bakmamak.
0
nuisance2
(20.01.25)
yaa ben yemek yaptığımda ve eşim yemeği beğenip doyduğunda çok mutlu oluyorum :) benim de bazen kocamköylü modum açık kalıyor sanırım hghghfhdfg
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
- Sabah çok erken saatte sahil boşken uzun koşu. Ne kadar uzarsa o kadar mutlu ediyor beni.
- Bi' şişe rose ya da beyaz şarap açıp yemek yapmak, hanıma yeni reçeteler tattırmak, beğenmesi mutlu ediyor.
- Evde kedi köpekle vakit geçirmek.
- Fesleğenleri budamak, yaprakları ayırdıktan sonra kalan sapları köklendirmek için suya koymak.
- Avokado çekirdeklerini köklendirmek. 5 sene önce köklenen avokado çekirdeklerim şu anda 1 metre boyunda kabaca.
- Soğuk bira eski kaşar, çekirdeksin yeşil zeytin ve kornison turşuyla Fenerbahçe Beko maçı.
0
kumandanim
(21.01.25)
ana kimse yazmamış hala:

müzik dinlemek tabii ki. iyi bir kulaklıkla daha iyi.
0
ermanen
(21.01.25)
Denize bakmak
0
naksidil
(23.01.25)
1. Bisiklete binmek: Şehri keşfetmenin belki de en güzel yolu. Ne park derdi var ne trafik. Yorulduğunda dilediğin yerde mola verebilirsin, çok rahatlatıcı bir yorgunluk veriyor ama bisikletin biraz eli yüzü düzgün olmalı. Pahalı bir bisiklet ile sür demiyorum ama en azından freni, vitesi iyi çalışan ortalama bir tanesine bin.

2. Birşeyler ekmek: Zaten burada da yazılmış, ben kendi adıma geçenlerde sarımsak diktim. Bir file sarımsak almıştım herhalde 6-7 hafta önce. Çok sık tüketmeme rağmen ihtiyacımdan çok fazla vardı içinde. Ben de içlerinden filiz verenleri gidip toprağa diktim, başka hiçbir şey de yapmadım. Baktım ki gerçekten de büyüyüp serpiliyorlar, keyfim yerine geldi. Tavsiyem budur, süpürge tohumu olsa dahi bir şeylerin gözlerinin önünde büyüyüp geliştiğini görmek güzel bir şey galiba :)
0
burka
(23.01.25)
(7)

Konuşmayı pek sevmemek

fildirfildir
İnsanlar sabah uyandıkları andan gece uyuyana kadar yaptıkları her şeyi, bu bahsetmeye değer mi değmez mi demeden büyük bir iştahla anlatıyorlar. Ben konsere mi gittim; diyeceğim/demek istediğim tek şey, güzeldi/değildi. Bir yeri mi gezdim; şöyleydi böyleydi diye maksimum 5 dakikada anlatırım. Dinle
İnsanlar sabah uyandıkları andan gece uyuyana kadar yaptıkları her şeyi, bu bahsetmeye değer mi değmez mi demeden büyük bir iştahla anlatıyorlar. Ben konsere mi gittim; diyeceğim/demek istediğim tek şey, güzeldi/değildi. Bir yeri mi gezdim; şöyleydi böyleydi diye maksimum 5 dakikada anlatırım. Dinlerim, dinlemeyi severim ama dinlediğim vakitte de anlattıkları şeye maksimum önem verip övgü dolu yorumlar bekliyorlarmış gibime geliyor. Ama “meh” bir şey oluyor çoğunlukla, yani ben ne diyeyim?

Durumum bu. Canım bu konuda çok sıklat. İnsanlara değer vermiyorum, yaşadıklarını, konuşasıları oldukları meseleleri önemsemiyorum, kendi olaylarımı da ketumluktan anlatmıyorum gibi anlaşılsın istemiyorum. Sadece ben kendi yaşadıklarımı dakikalarca anlatmaya değer görmüyorum ve bu beni iletişim kuramayan bir hödükmüşüm gibi gösteriyor. N’apim?
0
fildirfildir
(20.01.25)
Doğru gosteriyor?
0
abuzer
(20.01.25)
Normal bir muhabbet aşağı-yukarı yapılanlar, yapılacaklar, yaşananlardan oluşuyor zaten.

Konsere gittim deliler gibi eğlendik diyen adamla muhabbet etmek istiyorsan konu çok.
-Lan kim söyledi, aaaa o mu lan çok kötü o, nasıl eğlendin sığır, başka kim var yakın zamanda konserine gidelim.
İstemiyorsan iyiymiş, eğlendiğine sevindim dersin kapatır, genelde kapatmazlar konuyu bizim insanımız pek anlamaz dinleyicinin konuya olan ilgisini. Ama karşındakiyle olan samimiyet de önemli. Samimiyse sus lan konuyu değiş, boğdun beni. Değilsen abooo kaçmalıyım, kaçamıyorsan konuyu değiştirmelisin.

Sen anlatmaya değer görmüyorsun kısmında ise, ne diyeyim bilemedim. Bu işler genelde karşılıklı. Sen anlatırsın, sonra o anlatır. Anlatmazsa eee anlat sıra sende olm sen neler yaptın dersin. Tam tersinde ise bir dur anladık eğlendin şimdi bende sıra dersin.

Kısaca konuşmak istemiyor gibi gibisin.

Öyle bir soru ki seninki 500 değişken var...
0
Shepard
(20.01.25)
Hayatı isteğin şekilde yaşa. Kendini nasıl rahat hissediyorsan o şekilde yaşamına devam et. "Konuşma hastalığı" olan insanlar sessiz kalamazlar, konuşarak motive olurlar. Kendileri için boş veya dolu konuşmaları önemli değil.
0
HellKeePer
(20.01.25)
etrafındaki insanların kalitesi sana düşük geliyor olabilir. bu yüzden de konuşmaya değer bulmuyor olabilirsin.

sabah yediği salçalı tostu 10 dakika, kırmızı ışığı kaçırmasını 8 dakika anlatan adamı/kadını ilginç bulmayıp konuşmamak hödük gösteriyorsa göstersin.
0
nop
(20.01.25)
yalnız değilsin toplu taşımada birini kapatıp birini arayıp sürekli aynı bomboş şeyleri anlatanları dinliyorum hep. kulağımın dibinde aynı poğaçayı anlattıkları için çok maruz kalıyorum. yani ne yaptın ne ettin değil bom boş zaman geçirmek için muhabbet.

yeni tanıştığım biri değilse veya anlatılacak bir olay yoksa gün içinde kimseyi düzenli aramıyorum. ha bir olay olmuştur arkadaşımın ilgileneceği vaktı varsa dinlemek isterse arar anlatırım. yoksa şu tiyatraoya gittim şu konsere gittim diyede aranmaz insan ya? hani bir yerde buluşur otururken anlatırsın ok.

boşver hödük olarak kalmayı yeğlerim.
0
eja
(20.01.25)
tanimadigim, sevmedigim insanlarla konusmayi ben de sevmiyorum ama konustukca da her isim halloluyor. cok salakca.
bir de introvert oldugum icin herkesin söyledigi aklimda kaliyor. hemen unutmaya calisiyorum konusulanlari.

sevdiklerimle cok konusurum, cok sacmalarim. hatta insanlar beni sarhos zanneder ama degilim.

o ben 5 dkda anlatiyorum dedigin seyi baya bir eksik anlatiyorsun büyük ihtimalle. kitap oku. yasadigin seyleri daha iyi fark edersin. o zaman anlaticak seyin de cok olur.
0
sonsuz
(20.01.25)
Kendini cok yukseklerde saniyorsun heralde?
0
Zetnikov
(20.01.25)
(22)

Okuduğunuz Kitapları Ne Kadar Hatırlıyorsunuz?

akhenaten
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı. Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmu
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı.

Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmuşum. Okumadığımı sandığım hatta ilk kez duyduğumu düşündüğüm bir kitabı aslında okumuş olduğumu fark ettim. Okuduğumu bildiğim ve sevdiğimi hatırladığım kitaplardan bir kısmının içeriğiyle ilgili iki cümle edecek kadar bile şey hatırlamadığımı gördüm.

Normalde bunu garipsemem belki ama bu kişi sanki okuduğu her şeyi hatırlıyor gibiydi. Acaba benim durumum mu garip dedim :D
0
akhenaten
(19.01.25)
O kitabı okuduğumu hatta ana temayi olaylari hatırlıyorum daha doğrusu hatırladığımı sanıyordum. Iki gün önce nickimin ilham aldigi yüz yıllık yalnızlık'ın dizisini izlerken hiçbir şeyi hatırlamadığım fark ettim. Sadece karakter isimlerini anımsıyorum başka daha bir şey yokmuş belleğimde. Bu farkındalık biraz üzdü açıkçası
0
Amaranta ursula
(19.01.25)
Severek okuduğum kitapları çok net hatırlarım da mesela lisede sanırım Acımak okutmuşlardı Reşat Nuri'den. Aşırı sıkılarak okuduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum kitaptan. Baba kız ilişkisi mi vardı neydi yani o kadar. Ama mesela aynı sene okuduğum Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u hatırlıyorum. Karakter isimleri pek kalmamış aklımda ama olay örgüsü falan duruyor.

Benim hafızam bu tarz şeylerde iyi ama baya. Kitap, film, yaşadığım olay, öğrendiğim bilgiler vs kolay kolay unutmam. Ama mesela yüz hafızam rezalet. Bugün konuştuğum kişiyi yarın görsem hatırlamam.
0
nundu
(19.01.25)
Yazmaya utanıyorum aslında ama 100 temel eser olsun, Rus klasikler falan bunları çok az hatırlıyorum, genel hatlarıyla sadece. Devlet Ana'yı anlat desen iki cümle zor kurarım. İçlerinden bazıları daha çok aklımda kalmış mesela Çalıkuşu.

Ama zevkle okuduklarım yani Stephen King, Dean Koontz, Jean Christophe Grange, H. P. Lovecraft, Edgar Allan Poe, Tess Gerritsen vs bu yazarların kitapları epey aklımda. Cthulhu üzerine yarım saat konuşurum mesela :))

Harry Potter, LOTR, Twilight falan da baya aklımda ama filmlerin etkisi de olabilir bir miktar. "Patrick süskind - Koku" full hatırlıyorum. V. C Andrews çatı serisini komple hatırlıyorum. My sweet Audrina var yine VC Andrews yazarı ve herhangi bir seriye ait olmayan tek bir kitaptı. İngilizceden okumuştum ne isimle çevrildi bilmiyorum ama deli bir kurguydu. Dev plot twist yüzünden unutmam imkansız
0
kullanicadi
(19.01.25)
ne filmi ne kitabı hatırlamıyorum. olasılıksızı okumuştum adam zamanda mı yolculuk yapıyordu, telekinezi gücü mü vardı hatırlamıyorum. olağanüstü bir şeyi vardı.
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
Ben bu soruyu bir adım öteye taşımak istiyorum:

Hani kitap okuma kültürü artırır ortamlarda satılacak bilgiler sağlar ve konuşma yetini geliştirir derler ya,

Çoğumuz kitabın yüzde 98 unutırken bunlar nasıl gelişiyor
0
fistikthecat
(19.01.25)
Bence zoraki okuduğumuz kitapları unutma eğilimimiz var. Kendi zevkimize uygun metinleri hatırlamaya meyilliyiz. Bir de zaman faktörü var, kitabı okudun bir hafta içinde kritiğini yapmakla 1 sene sonra hakkında konuşmak arasında fark var. İlla ki yan karakterlerin ismini falan unutabilirsin. Ben mesela betimleme seven biri değilim, bana kurgu ver bana olay örgüsü ver. Çok değişik bir kurgu asla aklımdan çıkmaz. Curious case of the dog in the night time diye bir kitap okumuştum yazarı Mark Haddon. Süper iyi günler olarak tercüme edildi sonradan. Asperger sendromlu Christopher adında bir çocuğun ağzından onun bakış açısıyla yazılmış bir kitaptı ve unique bulmuştum o açıdan. Komşusunun köpeğini öldürülmüş olarak buluyorlar ve dedektif gibi bu olayın izini sürmeye başlıyordu. Çok tatlı bir anlatımı vardı.
0
kullanicadi
(19.01.25)
hatırlama oranım kitaptan kitaba değişiyor. bir romansa bana ne kadar hitap ettiği, okumamın üzerinden ne kadar zaman geçtiği, ne kadar zihnimde canlandırabildiğim vb değişkenler var. kahramanların isimlerini pek hatırlamam kült bir eser değilse. araştırma kitaplarında da not çıkardıysam, ana fikir-yan fikirler gibi şemalara döktüysem, edindiğim bilgiyi kullanabildiysem yine hatırlama oranım epey artıyor. onun dışında genel kültür düzeyinde kalıyor.
0
Mossy
(19.01.25)
Genel olarak beklediğimden az hatırlıyorum diyebilirim. Ama bunu çok normal karşılıyorum. Çünkü baya kitap okuyorum. O kadar ayrıntıyı olayı büyük oranda hatırlamam çok zor.

Şöyle diyorum 20 30 yaş arası kaç bin gün yaşadım bir sürü güzel şey yaptım, kendi yaptığım ve yaşadığım şeylerin ne kadarını hatırlıyorum ki? yaşadığım ve hatırlamadığım yüzlerce gün var. Kendi yaptıklarımı hatırlayamıyorken okuduklarımı hatırlayamamam çok normal.

Ama bazı sevmediğim kitapları niye sevmediğimi, gıcık olduğum karakterin nasıl olduğunu hatırlıyorum. Ya da çok etkilendiğim kitapların bazı kısımlarını ayrıntılı hatırlıyorum.

okuduklarını unutmak bu okumadan hiç bir şey kalmadığı, bir katkısı olmadığı anlamına da gelmiyor. nasıl ki 20 30 yaş arasını yaşamamış sayılmıyorsam, diğ mi?
0
a perfect lie
(19.01.25)
izlediğim filmleri dizileri hatırlamıyorum ama okuduğum her kitabı hatırlıyorum, ilkokulda okudumlarım dahil.
0
deartheodosia
(20.01.25)
ilgi duymadığım kitabı hatırlamam ilgi duyduğum kitabın %95 detayını seneler sonra hatırlarım.
0
orpheus
(20.01.25)
%3
0
abuzer
(20.01.25)
Kitaba aşık da olsam %3
0
abuzer
(20.01.25)
t24.com.tr

Keyif için okuduğum kitapları şahane unutuyorum, çok güzel unutuyorum. Ama iş için okuduğum kitaplarda, mesela bir serinin dördüncü kitabına gelmişken 4 sene önce okuduğum ilk kitabın detaylarını hatırlayıp arada mantıksızlık var mı diye dönüp bakabiliyorum.
0
kobuzchu kiz
(20.01.25)
Pek çok şeyi unutuyorum, en çok hatırladığım okurken hissettiklerim oluyor, tortusu kalıyor diyebilirim, bazen de tüm hikayeyi unutmuş, çok küçük bir bölümü net hatırlıyor oluyorum, bir kaç kitap var ki okuduğumu bile unutmuşum. Bazı sevdiğim kitapları unutmamak için üstünde düşünüyorum aklıma geldikçe.
0
(20.01.25)
ben de hatırlamıyorum. bunun için not alıp deftere not alanlar var ama bu benim için zor bir şey. unutmak doğal bir durum ama okuyupta hiç okumamış gibi olması gerçekten üzücü.
0
mikahakkinen
(20.01.25)
o kitabı ne zaman okuduğuma bağlı olmakla beraber galiba zihnimin/belleğimin işleyişi şu yönde oluyor:

-çocukluk/lise zamanında okuduğum ilk eserlerdeki kahramanları ve genel olayları hatırlıyorum. o kitabı çok sevip sevmediğimi de hatırlıyorum. okuduğum ilk klasiklerden olması sebebiyle suç ve ceza ile birlikte sefiller'deki kahramanları hatırlıyorum, olayın genel gidişatını ve kilit olaylarını da hatırlıyorum. ama biri bana biri "tam olarak ne olmuş?" diye sorsa cevap veremem.

-üniversite zamanında okuduğum eserlerde hafızam eskiye kıyasla daha taze ve olay örgüsüne, temel ve yan kahramanları da hatırlıyorum.

-yakın zamanda okuduğum eserlerin içeriğine daha hakimim ama yine de ezber mahiyetinde "şu şuydu, bu buydu" diyemem yine de.

ben bu duruma ilişkin üzülüyordum epey, neden tam anlamıyla eserleri hatırlayamıyorum diye. ama bir gün, hatırlamıyorum, bir yerde bir yazı okumuştum; kitaplar da yemekler gibidir, bittiğinde onu sevip sevmediğinizi bilirsiniz, size faydasını da bilirsiniz ama nasıl ki yemek aracılığıyla vücudunuza aldığınız vitaminleri vs göremiyor ve fark edemiyorsanız ama arka planda vücudunuza katkı sağlıyorsa kitaplar da öyledir, minvalinde bir şeydi. yani, ruhen/manen o kitaptan alacağımızı zaten almışız, unuttuk diye dert edilecek bir durum yok(muş) ortada.
0
m e b
(20.01.25)
Yalnız olmadığıma sevindim, kendimi kötü hissediyordum bu durum yüzünden.

Kitap/film/dizi birkaç sene sonra uçuyor gidiyor aklımdan :D
0
chicha_v2
(20.01.25)
Bine yakın okumuşumdur çok azını hatırlarım. Filmlerde olay daha beter, çok izleyip okumak mı bilemedim sebep
0
topkapiaksaray
(20.01.25)
Çok fazla kitap okumuş, dizi, film izlemişimdir.
Büyük bir kısmını hatırladığım 10-15 tane vardır, kalanları genel hatları ile aklımda; şunlar olmuştu, konusu buydu şeklinde.
Yüzde verecek olsam %5'i geçmez.
0
sealth
(20.01.25)
Bitirdiğim ya da üzerine detaylı bir şeyler incelediğim/konuştuğum zamanın üzerinden 3-10 yıl geçtiyse en fazla yarısı, 10+ ise en fazla çeyreğini hatırlıyorum. Bazı isimler ve olaylar kayboluyor. Saçma detaylar kalabiliyor. Ana fikirde/hikayede sorun yok. Üzerine konuşmaya başlayınca o eksik olan yarı sanki bir kıza hava atmak için kitaptan söz etmişim de buluşma gününe kadar okuyamadığım için YouTube'da özetini izlemişim gibi hissettirebiliyor.
0
nawar
(20.01.25)
liste yapiyordur o. arada ben de bakarim önceden okuduklarima.
böyle bir kitap vardi ya dogru diye sasiriyorum.

goodreads o acidan güzel. tavsiye ederim. bir grup amazon tarafindan satin alininca goodreadsini kapatti ama güzel bir olusum yine de.
0
sonsuz
(20.01.25)
kitaplari hatirlamak icin okumuyoruz, bir an icin kendimizi bulmak ve sonra kaybetmek ve sonra tekrar bulmak icin bir yola cikiyoruz. ara ara kitaplardan bölümleri hatirlayip aaa so it goes diyoruz.

“The most important thing I learned on Tralfamadore was that when a person dies he
only appears to die. He is still very much alive in the past, so it is very silly for people to
cry at his funeral. All moments, past, present and future, always have existed, always will
exist. The Tralfamadorians can look at all the different moments just that way we can
look at a stretch of the Rocky Mountains, for instance. They can see how permanent all
the moments are, and they can look at any moment that interests them. It is just an
illusion we have here on Earth that one moment follows another one, like beads on a
string, and that once a moment is gone it is gone forever.
'When a Tralfamadorian sees a corpse, all he thinks is that the dead person is in a bad
condition in that particular moment, but that the same person is just fine in plenty of other
moments. Now, when I myself hear that somebody is dead, I simply shrug and say what
the Tralfamadorians say about dead people, which is "so it goes.”
0
deckard
(20.01.25)
(12)

ilişkide/evlilikte birlikte zaman geçirmek?

islergucler
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiv
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?

taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?

bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiviteler söz konusuyken taraflar tutkunlarını nasıl koruyor?
0
islergucler
(19.01.25)
İnsanlar evliyiz diye yapışık yaşamak gerektiğini düşünüyorlar. Kendine ait bir alanları yok. Beraber de zaman geçirilir ama kişilerin birbirlerinden ayrı geçirdikleri zaman dilimleri de olmalı. Yorulur insan ya.
0
rock n roll
(19.01.25)
Karaktere bağlı. Ben yapışık olmaya bayılıyorum. Tukenmiyo
0
abuzer
(19.01.25)
kimi yapisik sever kimi mesafeli.

tutku falan korudugun pek yok ozellikle 10 seneyi devirdiysen. hatun tescilli dunya guzeli de olsa yine de koruyamazsin. olay dostluga donuyor.
0
cooperr
(19.01.25)
her sey birlikte olmaz. tek basina kitap okuman, dizi izlemen, arkadaslarla bulusman da lazim. böylece kendini gelistirmeye devam edebilir ve karsi tarafi entelektüel acidan doyurabilirsin. anlatcak bisilerin olur. öbür türlü aksam yemek yerken ne konusabilirsin?

uzun iliskilerde dead bedroom olayi kacinilmaz gibi bir sey bence. libidosu düsük insanlar bunu sorun olarak görmüyorlar. libidosu yüksek insanlar icin de cözüm acik iliski bence.
0
sonsuz
(19.01.25)
birimiz remote birimiz part çalışıyorduk. o sanatsal etkinlikleri sever ben kültürel etkinlikleri. o evde olmayı sever ben dışarıda olmayı. kendimizce bir dengemiz vardı, ben bir iki günümü mutlaka tek başıma dışarda geçirirdim. ya bir sergiye tiyatroya falan giderdim ya bir kafeye oturup akşama kadar elimdeki kitabı bitirirdim. elimdeki şeyi evde de okuyabilirim ama beni boğuyor, değişiklik istiyorum, o da buna saygı duyuyor. o evde gitar çalar kayıt yapardı ya da güzel bir konser varsa ona giderdi. bazen bunları beraber yapardık. beraber yüzmeye gitmeyi severdik mesela çift aktivitemizdi o. akşamları beraber geçirirdik, çay demleyip o dönem neye sardıysak o diziyi izlerdik. karakterle, ilişkinin karakteriyle alakalı. illa yapışık gezmek gerekmiyor öyle bir zorunluluk yok. bana çok boğucu geliyor o. ayrıca anlatırken özlediğimi fark ettim :(
0
Mossy
(19.01.25)
Sıkılmak demişsin, demek ki soru sahibi yahut bahsedilen ilişkideki taraflardan biri fazla sıkılgan. Çok çabuk sıkılan biri ise onu eğlemek zordur, toku ağırlamanın zor olması gibi. Kimse kimseyi eğlemek zorunda değil elbette ama birlikte vakit geçirmek demek birbirini özlemek demektir, özleyen insanlar bir arada olmayı seçerler. Ortada özlem yoksa zoraki birlikte vakit geçirmeyi anlayamam. Hadi evli olursun aynı evde salonda beraber oturursun falan ama o bile herkesin kendi dünyasında olması demek olabilir. Biri film izler diğeri oyun oynar mesela.

Bilmiyorum, kişilerden biri fazla sıkılgansa onu mutlu etmek çok mümkün olmayabilir. Ama o mutlu olacak diye diğerini yormak da anlamsız yani. Orta yol bulmak gerekir. İlşkiyi tek kişi taşımamalı.
0
muhayyer divan
(20.01.25)
Vallaha hanımla tanışalı 11 yil oldu, evlilik 7 yil bitti. Şu an çok daha keyifli yani. Misal bazen ikimiz de aynı şeye bakıp aynı şeyi düşünüyoruz falan.
Onun dışında hayatımın en güzel anları hanımın uyanıp kahveye aşağı inmesi ya da ben tv karşısında uyurken üstümü örtmesi falan. Ikimiz de evden çalışıyoruz daha bir gün sıkılmadım. Ama tabiki kendi hayatlarimiz var; misal ben günde 30 dakika dışarıda yürürüm 1 saat de spora giderim. O çıkar oyun falan oynar ya da kitap okur.

Bence doğru kişiyleysen böyle sıkılma falan olmuyor. Ben hanımdan ayrı kalmayi sevmiyorum misal, etrafımda olması beni iyi yapıyor.

Rutin demissiniz, bence dünyanın en güzel şeylerinden biri sevgili ile rutin.
Sürekli bungee jumping falan yapıp ne bileyim köpekbalığı ile yüzen bir insan değilseniz zaten yüzde 99umuz bu hayata karı koca cocuk olmak için geldik.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
İçlerinden gelmeyerek doğrusu budur diyerek birlikte zaman geçirmeye çalışmak yorucu olsa gerek, iki tarafın isteği bu yönde değilse yine yorucu ve sıkıcı ama ilişkinin ilk zamanlarında sürekli birlikte olmak istemek işin normali sanki, sonsuza kadar böyle sürmez.

Geniş zamanda birbirlerini neden tüketsinler ki, zaten baştaki tutku/aşk nasıl ifade ederseniz bir noktada  sevgiye, saygıya evriliyor.  Tükeneceği varsa tükenir yoksa başka formda devam eder.

Eşimle evden çalışmaya başladığımızdan beri neredeyse 24 saatimiz beraber, kimseyi tanımadığımız küçük bir yere yerleştik, daha da iç içeyiz ama ikimizin de kendi dünyası, alanı var, mıç mıç her şeyi bir arada yapmıyoruz, hepten kopuk değiliz tabii, birlikte vakit de geçiriyoruz.  Geçenlerde eşten ayrı tatile gitmekle ilgili soru vardı burada, zaman ve para kısıtı yoksa ayrı tatile de gidilir, aksi yöndeki cevaplar şaşırtmıştı beni. 

Uzun ilişkide rutine dönmemek imkansız gibi, sıkılmaksa kendinden sıkılmak, hayattan sıkılmak gibi duygularımız oluyor elbette ama bu birbirimizden sıkılmak değil.  

Bu arada diğer cevaplarda da söylenmiş karakter meselesi, kimi yapışık kimi mesafeli sever diye, uyum ve denge önemli burada, başkası olsa beni ilgisiz olmakla yaftalayabilirdi mesela ya da ne güzel birlikteliğiniz var diye özenenler oluyor bazen, 3 günde huniyi takabilirlerdi benim yerimde olsalar.
0
(20.01.25)
tam sıkılmaya başlayacağın zaman çocuk yapıyorsun, geçiyor :D

şaka bi yana evlilik ateşi sürekli harlı tutulmaya çalışılacak bi ateş değildir ki? ne için çabalansın bu kadar anlamıyorum. insan eşinden sıkılmaz yani normal şartlarda. oturur aktivite de yaparsın, bişeyler izlersin, salonda boş boş oturup birbirini reelse de boğarsın... hani aman sıkılmayalım biraz da ayrı takılalım filan gibi özel çabalara gerek yok bence.
0
elorelia
(20.01.25)
herkesin ayrı evi olsun. arada buluşulsun :p

evde osur osur ipe diz birini seksi bulamayabilir insan.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Toplamda 7 yıldır birlikteyiz, bunun 6 yılı aynı evde geçti. 4 yıldır da evden çalışıyoruz.

Birbirimizden sıkılıyor muyuz? Elbette, zaman zaman. Ne yapıyoruz? Herkes biraz kendi kabuğuna çekiliyor, bağımsız bir şeyler yapıyor, ailesini bi ziyaret ediyor falan sonra geçiyor :)

Bunun dışında evde de aynı salonda oturuyorsak ben konsolda oyun oynuyorum o tablette dizi izliyor veya bazen aynı filmi/diziyi de izliyoruz. Ben spora gidiyorum o evde vakit geçiriyor. Zaman zaman ofise gidiliyor değişiklik olsun diye. Yani bunların bazılarını eşimden sıkıldığım için değil sürekli evde olmaktan rahatsız olduğum için de yapıyorum.
0
chicha_v2
(20.01.25)
Evliyim, beni boğar. Her şeyi her dakika birlikte yapmak zorunda değiliz, devamlı iletişim halinde olmak zorunda değiliz, kendimize de vakit ayırmamız gerekiyor. Bu elinde telefonla takılmak da olabilir, arkadaşlarınla dışarı çıkmak da olabilir.
0
kimlanbu
(20.01.25)
(21)

Whatsapp’inizdaki en eski mesajlasma

hain kostokk
Hangi yildan kalma?
Hangi yildan kalma?
0
hain kostokk
(19.01.25)
2020
0
rock n roll
(19.01.25)
2016
0
himmet dayi
(19.01.25)
2015
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
2018
0
mor oje
(19.01.25)
2022.
0
Amaranta ursula
(19.01.25)
2024
0
kesmekes laleler
(19.01.25)
2021
0
Dudarmon
(19.01.25)
29.01.2015
0
gabe h coud
(19.01.25)
1 ay öncesine falan aittir en fazla
0
Mossy
(19.01.25)
2016
0
sir gawain
(20.01.25)
2015
0
bay b
(20.01.25)
arada bir temizliyorum ama delil oalrak kalsın diye 2018'dekini silmemişim.
0
ground
(20.01.25)
2017
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(20.01.25)
2015
0
matilda
(20.01.25)
nerden bakabilirim?
0
sonsuz
(20.01.25)
Konuşmalarınızın sağındaki tarih
0
🌸hain kostokk
(20.01.25)
Evet de ben en yeni mesaji görüyorum. En eskisini nerden görebilirim?
0
sonsuz
(20.01.25)
En eskiye nereden bakıyoruz bilmiyorum ama son güncellenmesi en eski olan konuşma 2015. Öncesi bir tur silindi yedeklenemeden..
0
nawar
(20.01.25)
Geçen sene tüm eski mesajları temizlemiştim. O zamana kadar 2014 falan vardı. Şu anda en eski 2017 olması lazım.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(20.01.25)
2022

Daha öncesinden gelen gruplarım var ama dönem dönem grup içi temizlikler yapıyorum.
0
mutekebbir
(20.01.25)
2014te oluşturulan gruplar var ama mesajlar silinmiş.
0
nuisance2
(20.01.25)
(10)

Bu yaştan sonra yüksek lisans?

pembediken
Kendi bölümüm yeni açmış. Lisans biteli 10 yılı geçti.Işyerime okul yakın sayılır. Yaş 36 daha önceden devam etmediğim yüksek lisans var. Kendim için bir başarı elde etmiş olmak için yapmayı düşünüyorum. Biterse sonrasında doktora vb. olur olmaz bilmiyorum. Bir yandan da uğraşabilir miyim emin değil
Kendi bölümüm yeni açmış. Lisans biteli 10 yılı geçti.Işyerime okul yakın sayılır. Yaş 36 daha önceden devam etmediğim yüksek lisans var. Kendim için bir başarı elde etmiş olmak için yapmayı düşünüyorum. Biterse sonrasında doktora vb. olur olmaz bilmiyorum. Bir yandan da uğraşabilir miyim emin değilim.
0
pembediken
(19.01.25)
Lisans bölümümle aynı ve Türkiye'de 2 yerde var. Nadir bölümlerden benimki. Sosyal bilimler olduğundan 1 yıllık bölüm de bulamadım
0
🌸pembediken
(19.01.25)
ben 18 yıllık duyurucuyum. buradan uyguladığım cevaplar yüzünden pişman olduğum çok oldu. aksi de çok oldu.

bu yüzden iyi karar verin.

ama ben olsam sırf manevi hevesim için yapmam.

yapmadım da. 13 sene önce kazanıp gitmediğim programa af geldi dönmedim.
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
Hahah bu yaştan sonra deyince ben de bir şey sandım. Vakit ayırabilme ihtimaliniz varsa düşünmeden başlayın. 50'li yaşlardan sonra yüksek lisans ve doktora çok işe yarıyor. Emekli oluyorsunuz, ama hala bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Y.Lisans hele hele doktora olunca seçenekleriniz artıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.25)
Bir lisansüstü programında yarı zamanlı olarak çalışıyorum. Sınıfımızda 35 yaş üstü yaklaşık 7 kişi var. Hepsi iş, eş, çocuk ve bolca sorumluluk sahibi. Zaman konusunda yer yer zorlansalar da son derece gayretliler, gençlerle hoşgörü ve iş birliği içerisinde projelerini tamamlıyorlar.

Yaş odaklı bakıp moralinizi bozmayın diye bunları söylüyorum. Sandığınızın aksine belli bir yaştan sonra eğitime devam etmek artık oldukça yaygın. Üstelik kazanılan o başarmışlık ve akademik olarak üretimde bulunabilme hissi son derece motive edici.
0
moonie
(19.01.25)
okul dedigin sey kisisel masturbasyon.

yapmak istiyorsan yap, ama beklentilerini dusuk tut derim. Mesela MBA yapinca seni X firmasina C level yonetici yapmayacaklar. Titrlerin pek kiymeti kalmadi artik.
0
cooperr
(19.01.25)
"Kendim için bir başarı elde etmiş olmak için yapmayı düşünüyorum."

bence mesela haftada 2-3 katilim gosterecegin bir spora falan baslasan ve 3 sene duzenli gitsen daha iyi olur senin icin. bahsettigin masterin herhangi bir faydasi veya kariyer artisi olmayacak ama sirf ise yakin ve lisans bolumunle ayni diye tercih ediyorsun gibi gozukuyor yukaridaki yazdiklarini okuyunca.

tabii kotu bir tercih demiyorum, sadece "bir başarı elde etmiş olmak için" yapabilecegin daha manali seyler olabilir, onlari da dusun bir diyorum.
0
hot potato
(19.01.25)
ben su an yüksek lisans yapiyorum. 2 yillik is deneyimi sonrasi basladim.
is görüsmelerinde bana masterin yok falan diyorlardi. bir yerde de haklilardi ama 10-15 yillik kariyeri olan birinin masteri olup olmamasi önemli mi acaba? önüne geliyor mu yani?

bir de isine yönelik sertifika programlari vs daha iyi olabilir. okul cok teori.
0
sonsuz
(19.01.25)
Amaca bağlı. Amaç akademiyse direkt doktora. Değilse de masterdan bir beklentin olmalı. Master finansal getirisi olmayan bir eğitim. Ya göçmenlik için kullanılır ya da cv şişirmek için.

Mastera ayıracağın zamanla kendine, sağlığına veya kariyer bağlamında bir beceri edinme yatrımı yapabilirsin
0
wd40
(19.01.25)
43 yaşında 1.5 saat uzaklıkta bir ilçeye gidip gelmeyi göze alarak yüksek lisansa başladım. Amacım 8 yaşındaki oğluma örnek olmak, ders çalışırken ödev yaptıran kişi değil de "haydi venim de yapmam gereken ödevler var, beraber oturup çalışalım" düsturunu kazandırmak. İşsizim, yüksek lisansa başlamasam evde TV izleyecektim. Ama bulunduğum yerdeki yüksekokulda öğretim görevlisi kadrosunu bu yüksek lisans eğitiminden sonra bir daha zorlayacağım. Umut hep baki...
Pişman değilim, iyi ki başlamışım.
0
strawberry first
(20.01.25)
1 yaş büyüğüm sizden. Mezun olduğum bölümün yükseğini yapıyorum şu an. (Olması gerektiği gibi liseden sonra gitmiştim fakülteye onda gecikme yoktu)
0
hedep
(20.01.25)
(17)

Siz olsanız ne yapardınız (yurtdışına gitmek ve diğer şeyler)

whatdreamsnevercome
burada yazdığım konuştuğumuz şeylerin kararıma çok fazla etkisi olmayacağını biliyorum aslında. belki perspektifime yardımcı olur, hiç olmadı muhabbet etmiş oluruz.konu: ispanya'ya (barselonaya) digital nomad vizesi ile gitmek. mevcut durumda tüm şartları karşıladığınız için, vizeyi alma ihtimaliniz
burada yazdığım konuştuğumuz şeylerin kararıma çok fazla etkisi olmayacağını biliyorum aslında. belki perspektifime yardımcı olur, hiç olmadı muhabbet etmiş oluruz.

konu: ispanya'ya (barselonaya) digital nomad vizesi ile gitmek. mevcut durumda tüm şartları karşıladığınız için, vizeyi alma ihtimaliniz aşırı yüksek.

35 yaşındasınız.
türkiye'de yaşıyorsunuz.
iyi bir geliriniz var, hatta çok iyi bir geliriniz var diyebiliriz. hem kendi şirket gelirleriniz var, hem yurtdışına maaşlı olarak yaptığınız işlerin gelirleri var.
üstünüze bir eviniz yok.
yeni boşandınız.
köpeğiniz var ve sizde kalıyor, ama gidekren eski eşinize bırakabilirsiniz.
mevcutta türkiye'de de iyi bir şehirde, müstakil bir evde yaşıyorsunuz, bahçeniz, eviniz falan güzel yani.
arkadaşlarınız da var, sosyal çevreniz.

ama özellikle yukarıdaki boşanma mevzusu yüzünden biraz yeni bir şeylere sıfırdan başlama kafasındasınız.

1-2 defa da barselonaya gittiniz ve diğer yurtdışı deneyimlerinize nazaran çok çok keyif aldınız.

ve bu digital nomad vizsesiyle de, burdaki evinizi kapayıp, eşyaları satıp taşınma düşüncesine girdiniz.

maaşınız orda yaşamaya da aşırı rahat yetiyor. hatta belki türkiye'de yaşamaktan bile daha rahat olacak.

ne yapardınız?
0
whatdreamsnevercome
(19.01.25)
Soru "Türkiye'de yasamaktan sıkıldım, bu ülke adami daraltiyor" olsaydı git diyebilirdim.

Ama bana kuzenimi hatirlattiniz. Sizin gibi boşanma sonrası gitti. 1 sene kalmadi döndü, şimdi gittiği şirkete buradan çalışıyor. Döneceğini biliyordum çünkü böyle psikolojik olaylardan yurtdışına gidip kaçmak genelde ise yaramiyor.

Ben olsam olayim sadece "sifirdan başlayayım" ise ben olsam gitmem gibi. Hele burada bir derdim yoksa.

Bir de barcelona sarmadı pek beni, İzmirli olarak çok acayip bir hayat farkı görmedim özellikle paran varsa =d
0
logisticsmanager
(19.01.25)
bas git durma hic. ev bulmada biraz sorun yasayabilirsin, orada maasli bir isin olmadigi icin.
ama onu da asinca valla güzel bir hayat yasarsin. barcelona'da evler de cok pahali degildi. alabilirsin de belki birkac seneye.

sikilirsan da geri dönersin ama ben sen oraya gidiceksin, orada birine asik olucaksin gibi hissettim.
0
sonsuz
(19.01.25)
Ben olsam giderdim. Yeni bir ülke, yeni bir kültür ama köpeğimi de götürürdüm. Onu bırakıp gitmezdim.
0
rock n roll
(19.01.25)
Gitmemek için hiçbir sebep görünmüyor. İş değiştirme ve bulma derdi de yok, en konforlu deneme yanılma şansı.
0
Bruce
(19.01.25)
Aslında sizde köpek olmasa dene diyebilirdim ama benim kuzen çocuğunu anneye bıraktı. Olmayacağı belliydi. Köpek aynı şey değil ama şu an yanımda yatan dana gibi köpeği birine bırakıp gitmem ben yani. Ama eski eşin köpekle çok iyi olduğundan ve sizle bir farkı olmadigindan eminseniz denenebilir. Ama köpeği de bir çocuk gibi görmek lazım, bir sorumluluk alındıysa sonuna kadar devam edilmeli normalde.
0
logisticsmanager
(19.01.25)
notlara eklemedim, köpeği çok seviyor eski eşim de. normalde benim bahçeli vs. bir durumum olmasaydı çok almak da isterdi.
0
🌸whatdreamsnevercome
(19.01.25)
köpek sorun degil ki. köpekle barcelonada da yasayabilirsin. getirtene kadar este kalir.
0
sonsuz
(19.01.25)
Bir hedef yoksa gitme. Yurtdışı için para konusunu ön plana almak en büyük yanlıştır.

Kariyet hedefi varsa gidilir. Evlilik motivasyonu varsa gidilir. Ben parayı vurup alemlere akacağım kafasıyla gidenler genelde pişman oluyor.

Barcelona özelinde konuşacak olursak iklimi güzel bir yer. Sosyal açıdan keyif alabileceğin bir şehir. İklim çok çok önemli. Yurtdışı diye Kanada'ya gidenler eziyetin kralını yaşıyor örneğin
0
wd40
(19.01.25)
Türkiye'deki ev seninse ve kapatmak zorunda değilsen, git dene kaybedecek çok bir şeyin yok. Ama kaybedecek şeylerin varsa oturup düzgün düşünmen lazım. Ama o halde bile iş aramayacak olmak, halihazırda gelirinin olması falan güzel şeyler.
0
nhk ni youkosu
(19.01.25)
bence öncelikle gidip 1-2 ay kalın, sonra karar verin. 1-2 kez turistik gitmeyle ev kapatıp gitmek arasında çok fark var. Barselona tabiiki güzel bir yer, ucuz, international bir ortam sağlar, gece hayatı canlı, dil problemi çekmezsiniz İngilizce de genelde yeter. hatta artı bir dil olarak ispanyolca öğrenmek de çok iyi olur. ama yine de yerleşik hayat biraz farklı bir durum, tam beklentilerinizi karşılar mı emin değilim. sidik kokan sokaklar, bağrışan tipler, hırsızlık vs downsideları da var.
0
awlmi
(19.01.25)
Evini kapatmadan git bence. Ispanya'da duzenli is ve okul gibi mesgaleler olmadan tatmin edici bir sosyal hayat kurmakta ve lokal topluma entegre olmakta zorlanirsin gibi geliyor. Anladigim kadariyla dillerini de bilmiyorsun. Yerli sevgili yaparsan belki bir parca daha iyi bir sosyal hayatin olur...
O yuzden maksimum 3-6 aylik bir proje gibi bak, donem sonunda durumu degerlendirmek uzere. Balayi donemi gecince ah keske evi kapatmasaydim olmasin.
0
hot potato
(19.01.25)
senin durumunda artilari, eksileri sabaha kadar sayabiliriz; ama verilecek hic bir tavsiye, yapilan hic bir gezi.. gidip oraya duzen kurmak kadar bir tecrube saglayamaz. anladigim kadariyla maddi ve manevi olarak etkileyecek bir risk yok. ben olsam evi kapatmadan, esyalari satmadan 6 ayligina giderim. 1 ay demisler ama bence 1 ay yetersiz. hasta olmalisin, eve tikilmalisin, devlete isin dusmeli, komsunla tanismalisin, esyani caldirmalisin, cok sevdigin bir turk urununu aramalisin, gyme gitmelisin, banka hesabi acmalisin vs... ki gunluk hayati tecrube edesin. baktin yapamadin geri donersin. cok hosuna gitti 6 ay sonra donup burdaki herseyi elden cikarirsin.
0
buenosdias
(20.01.25)
İmkanınız varsa yurt dışına gidin, bir 6 ay - 1 sene yaşayın. En kötü: baktınız olmuyor, geri dönersiniz. Evinizi sakın kiraya vermeyin!

Türkiye, uçurumdan uçmuş durumda. Ekonomik ve siyasi olarak önümüzdeki seneler, karanlık.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.01.25)
Bu sekilde giderseniz max 3 sene icinde geri donersiniz cunku gidis sebebi net degil.Sifirdan baslamak gibi bir gidis sebebi duymadim hic.Yasadiginiz sikintilar/sorunlar kafanizda sizinle birlikte gelecekler.
0
turkuaz
(20.01.25)
yazilmis yine yazalim; insan kendinden kacamadigindan kacmak icin gitmek genelde ise yaramiyor.

Ancak verdiginiz donelerle , es yok , cocuk yok; isimiz de etkilenmiyor zaten para da var. O zaman deneyin, yasam dedigin deneyim degilse nedir?
0
wallcan
(20.01.25)
1 yil cok cabuk geciyor, evi kapatmadan denemenizi tavsiye ederim kesinlikle ancak mutlaka dil kursuna ve coworking space olayina girin. yoksa sosyallesmekte zorlanirsiniz, gider gitmez bir duzeniniz olsun. agac degilsiniz hocam, belki yanlis bir nedenle yola cikarsiniz ama bambaska bir sebeple kalirsiniz ya da oradan baska yere gecersiniz vs. yasam boyle bir sey iste, milyon tane ihtimal var ve cok guzel seyler olabilir. 1 yil turkiye'de kalmakla ne uzar ne kisalirsiniz. ama orada bambaska bir yasam deneyimi kazanirsiniz. turkiye kacmiyor, arkadasliklara da bir sey olmaz 1 senede. haftasonu barcelonata'da surf yapip pazartesi ise gitmek ihtimali bile beni heyecanlandirirdi.

barcelona'nin izmir ile karsilastirilmasini kabul etmiyorum acikcasi. turkiye'de hicbir yer artik herhangi bir avrupa sehri ile kiyaslanamaz zaten, kaldi ki yasam ve insan kalitesi bambaska.
0
kassiopeia
(20.01.25)
nomad vizesi için randevumu aldım. önce nie numarasını alıyorum.
her türlü vizeyi alıcam, kararımı sonra vericem. ama şuan mayısta gidip ekimde dönme gibi bir senaryo düşünüyorum.

evi de her türlü kapatmayı düşünüyorum. çünkü mevcut evden kesin çıkmayı düşnüüyordum, istanbul'a geri dönmeyi de düşünüyordum.

eşyaları depoya kaldırıp gidicem. ord bir düzen kruarsam da eşyaları satıcam.
0
🌸whatdreamsnevercome
(20.01.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.