Giriş
(6)

ultra zengin insan var mı hayatta ?

sorunvar
Çok merak ediyorum .Herşeyi satın alma gücünüz var. O zaman bu hayatta neyden zevk aliyorsunuz ? Çünkü bir müddet sonra hayatta bi hedefiniz ve sizi mutlu kılacak bir nokta olmuyor ..Şimdi düşündüm de sizi o zaman ne mutlu ediyor ?Aylık kazancı 500 bin dolar üstü insanlar mesela ?
Çok merak ediyorum .Herşeyi satın alma gücünüz var. O zaman bu hayatta neyden zevk aliyorsunuz ? Çünkü bir müddet sonra hayatta bi hedefiniz ve sizi mutlu kılacak bir nokta olmuyor ..Şimdi düşündüm de sizi o zaman ne mutlu ediyor ?
Aylık kazancı 500 bin dolar üstü insanlar mesela ?
0
sorunvar
(26.10.16)
Var tabi, bir suru.

Motivasyonlari sadece para degil guc, yeni bir seyler uretmek ve insanliga faydali olmak oluyor gozlemledigim kadariyla.
0
crown
(26.10.16)
tabi var. ucagi, yat'i olan her insani bu kategoriye koyabiliriz. cunku belli seviye jet ve yat demek, sadece zevk icin ekstradan 3,5 kisi calistirip hayvani park, kira vs..bilmem ne ucretleri odemek demek.

velhasiz kelam. 500 bin dolar geliri olan cok insan var; ama onu harcayacak yada keyfini cikaracak bir durum olmuyor. senin benim taksiden aldigimiz zevkin aynisi oluyor onlar icin.
0
mayeskuel
(27.10.16)
çok parası olan insanlar bu parayı güce çevirmeye çalışırlar. hani hep düşünürüz ya, ulan 10 milyon dolarım olsa bi daha hayatta çalışmam yer içer keyfime bakarım. öyle olmuyor demek ki. kazandıkça kazanmak istiyor insan. o parayı insanları yönetme gücü olarak kullanmak istiyor. en top noktaya ulaşsa bile, orada en uzun süre kalma hedefi olacağından yine hedefsizlik olmuyor.

ayrıca böyle bir şey olmasa bile, hayattan nasıl zevk alıyorsun lafına katılmıyorum. hayattan zevk alma olayı az ya da çok para kazanmayla alakalı bir şey değil. ayda 1 milyon dolar kazanırsın ama birden canın ispanyolca öğrenmek ister. ya da kendi adıma söyleyeyim, asla edineceğim bilgiyle mutlu olmayacağım. çünkü dünyada edinilecek olağanüstü sayıda bilgi var ve biz ancak okyanusta damla kadarını öğrenebileceğiz.

o yüzden eğer o kadar param olsaydı ve de güç elde etme hırsım olmasaydı boş zaman satın alırdım. en önemli şey o çünkü. bir gün boş vakte övgü isimli bir şey yazıcam cidden.
0
pilavmaker
(27.10.16)
goodz
(27.10.16)
marjinal fayda oranı diye bir şey var.
aldığı zevk sürekli düşüyor.

örneğin senin gidip bi iskender yemenden aldığın zevki adam ne yerse yesin almıyor olabilir diyeceğim de çok saçma olacak amk.
0
lonelyman
(27.10.16)
çingeneye sormuşlar, çok zengin olsan ne yapardın diye, soğanın sadece cücüğünü yerim demiş. Fakirlik ruhuna işlemiş, hayallerin bari sınırsız olsun. Aylık kazancın 500bin $'sa ve bu soruyu sorduysan saygılar.
0
kimlanbu
(27.10.16)
(1)

İstanbul Anadolu Yakasindan - Kocaeli Universitesi'ne Ulasim?

wagner love
merhabalar,yarin saat 10'da Kocaeli Universitesi, Endustri Muhendisligi bolumunde olmam lazim.istanbul umraniye'de oturuyorum. anadolu yakasindan nasil giderim? asagi yukari ne kadar surer? kac gibi evden cikmam lazim?tesekkurler
merhabalar,

yarin saat 10'da Kocaeli Universitesi, Endustri Muhendisligi bolumunde olmam lazim.

istanbul umraniye'de oturuyorum. anadolu yakasindan nasil giderim? asagi yukari ne kadar surer? kac gibi evden cikmam lazim?

tesekkurler
0
wagner love
(24.10.16)
istersen harem'den otobüslerle direkt izmit'e gelebilirsin.

yok istemem dersen kadıköy-kartal metrosu ile kartal'da inip direkt belediye otobüslerinin olduğu garaja çıkıp, 200 nolu kocaeli belediyesi otobüsüne binebilirsin. saatlerini internetten kontrol edebilirsin. net saat vermiyim ama herhalde 2 saate yakın sürer bu.

izmit merkezde de inip, 33 nolu otobüslere bineceksin. istersen izmit otogarına kadar gidip oradan 23 nolu otobüse binebilirsin ama gereksiz uzatmış olursun. gerçi haremden binersen zaten firmaların umuttepe'ye servisleri oluyor. haremden otobüsle gelirsen daha kısa sürecektir. otobüse binip, servisle de umuttepeye çıkman 2 saati bulur tahminimce. metro ve 200 nolu otobüs olayı daha ucuza gelir ama aradaki fark 10 lira falan olur değmez bence.

bölüme gidince de benim yerime şöyle okkalı bir küfür edersen sevinirim. bunları istanbul'da hiç yaşamamış, sadece koü'de okurken bir kaç kez istanbul'a gidip gelmiş biri olarak yazıyorum, benden daha çok haşır neşir olan biri yazarsa onu doğru kabul edersin.
0
pilavmaker
(24.10.16)
(6)

yeni nesil daha mı muhafazakar?

pilavmaker
sizce akp sonunda gençliği değiştirebildi mi? akp 2002'den beri iktidarda ve ben de 2000'den beri örgün eğitimin içindeydim ama ben liseden mezun olana kadar akp'nin eğitimde bir ağırlığını görememiştim. evet kendini hissettiriyordu ama açık bir ağırlığı yoktu. sınıf arkadaşlarım da aileleri muhafaz
sizce akp sonunda gençliği değiştirebildi mi? akp 2002'den beri iktidarda ve ben de 2000'den beri örgün eğitimin içindeydim ama ben liseden mezun olana kadar akp'nin eğitimde bir ağırlığını görememiştim. evet kendini hissettiriyordu ama açık bir ağırlığı yoktu. sınıf arkadaşlarım da aileleri muhafazakar olsa bile o kadar dindar olmayan, hatta neredeyse hiç dindar olmayan insanlardı. yani bizim nesil pek etkilenmedi diye düşünüyorum. ama şu an uzaktan da olsa gördüğüme göre akp'nin okullarda çok ağır bir etkisi var. mutlaka akp'nin hayat görüşünün empoze edildiğini düşünüyorum. var mıdır net bildikleri olan bu konuda?
0
pilavmaker
(24.10.16)
Podrostok kesinlikle haklı.

En dinli geçinen kesmin bile altı dolu değil.
0
pomknos
(24.10.16)
okullar iktidarın zihin klonlama merkezleri. daha evvelden de farklı olmuyodu, sen ben düzeneği kılıfı farklı bir klonlama fabrikasından çıktığımız için bize öyle geliyor. sadece akpden ibaret olarak düşünme; ki bunda tv, internet ve tv ünlüleri, şarkıcılar, dizi karakterleri de etkili, nihayetinde ne kadar kaçınsak da zihnimizdeki rol model figürlerinde etkileri oluyo.
0
dafaisss
(24.10.16)
ben tamamen justmentalamele'ye katılıyorum. herkesin yaşını bilmiyorum ama en azından burada cevap veren kimsenin akp'nin ağır egemen olduğu eğitim tedrisatından geçtiğini düşünmüyorum. biz okulda siyasi ve dini olarak ağır yönlendirmenin etkisi altında değildik o yüzden araştırdık öğrendik kendimizce. beynimiz yıkanmamıştı.

ama özellikle 2010'dan sonra ilk ve orta okulda olanlar için işin öyle olduğunu düşünmüyorum. bu çocukların beyni sağlam yıkanıyor. ama aynı zamanda globalizme de karşı gelemiyorlar ellerinin altında her an internet var. bir yandan muhafazakarlık ağır bir şekilde empoze ediliyor diğer yandan idol olarak gördükleri insanlar kendilerine öğretilen ahlaksız davranışları sergiliyor. o yüzden jma'nin kaportası muhafazakar motoru abaza olayı tamamen doğru. hem küçüklükten beri beyinlerine sokulan ve hala sokulmaya devam eden şeylere karşı zincirlerini kıramıyorlar hem de globallikten kopamıyorlar.

benim demek istediğim muhafazakarların "altın nesil" dediği, her konuda bilinçli, ahlaklı ve muhafazakar gençler değil zaten. bizim nesil mesela genel olarak daha dolu, daha ahlaklı ama çok daha az dindar yeni nesile göre. internette bile dini konularda savunmaya geçen kesimin henüz daha lise ve ortaokulda olan çocuklar olduğunu görüyorum.
0
🌸pilavmaker
(24.10.16)
dindarlık vs. dincilik

millet tiyatrocu.
eğitim yerlerde.

teknolojinin ulaşılabilirliği ayrı bir konu, internet eskiden araştırmak-bilgi edinmek için kullanılırken şimdi şunu yiyorum-şuradayım ifşaları için kullanılıyor (gençler için söylüyorum). kaba bir yorum oldu ama eğitim ile beyni yıkanan kesim internetle kendini kurtarır bir şekilde umutları feci saçma geliyor.

adamlar eğitimi domine etmek için seri üretim üniversite açıyor. bu durumda ne kadar kaliteli eğitim verilebilir düşündürücü.
adamlar muhafazakarlıktan ziyade daha organize ve daha dışa kapalı bence
0
qxgviper
(24.10.16)
kabuk muhafazar görünümlü, içini ne sen söyle, ne ben.
0
oligomer
(24.10.16)
muhafazakarlaştığı düşünülen kesim aslında kendini gösterdiği için ön planda, ben muhafazakarlığın artışta olduğunu düşünmüyorum "batı" kültürü ülkeye uzun süredir bu kadar sirayet etmişken. önceden muhafazakar olan insanların sesi çıkmıyordu, daha doğrusu kendi muhafazakarlıklarını kendi içlerinde yaşıyorlardı ki muhafazakar olmanın alamet-i farikalarından biri de budur; mesela normal türk muhafazakarı sokağa çıkıp elinde palayla insan kovalamaz-dı.

akp muhafazakarların içindeki ateşi körükleyerek onların ülke içinde cihatçı olmalarını sağladı, bunu popülerleştirdi.
0
baba jo
(24.10.16)
(7)

Türkiye'deki dinsizlik

kanzuk seni yiyeceğim arslanım
Sizce % kaç? Geçnler arasında çok yaygın değil mi sizce de?İstanbul'da lise zamanı 3 yakın arkadaşım da dinsizdi. Okulda da bolca vardı birlikte sohbetler vs düzenliyorduk. Dinsizi geçtim akpli ya da ağır dindar arkadaşlarım bile bu durumu normal karşılayıp bize karşı olumsuz bi tavır almıyolardı. İ
Sizce % kaç? Geçnler arasında çok yaygın değil mi sizce de?İstanbul'da lise zamanı 3 yakın arkadaşım da dinsizdi. Okulda da bolca vardı birlikte sohbetler vs düzenliyorduk. Dinsizi geçtim akpli ya da ağır dindar arkadaşlarım bile bu durumu normal karşılayıp bize karşı olumsuz bi tavır almıyolardı. İzmir'de üniversiteye gittiğimde hazırlık sınıfındaki 10 kişilik arkadaş grubundan en dindarı ise deistti. Bildiğin ben müslümanım diyen yoktu. Kafa yapısına göre seçilmiş arkadaş grubu da değildi bu. Rastgele bir topluluk. Sizce her doğana dini islam ibaresi koyulması üzerine oluşturulmuş veriler dışında Türkiye'deki dinsizlik oranı nedir? Özellikle eski topraklar öldüğünde ve en yaşlı kuşak 90lardakiler olduğunda çok farklı bir Türkiye olacağımızı düşünüyorum.
0
kanzuk seni yiyeceğim arslanım
(20.10.16)
%10 civarıdır bence. daha fazla olduğunu düşünmüyorum. ülkenin tamamı istanbullu kafa yapısına sahip değil sonuçta. bu ekşi sözlük'e bakıp türkiye'de çok medeni, açık fikirli, cinsiyetçilik ve homofobi karşıtı insan vardır demek gibi olur. yani kendi çevremizden yola çıkıp genellememeliyiz bana kalırsa.
0
nathanieltroy
(20.10.16)
suradan tahmin et:


alkislarlayasiyorum.com
0
scars dont fade
(20.10.16)
Bence fikrini söyleyen dinsizler %10 dur. Bir de etrafımızda bunu söylemekten korkan ve onlar gibi davrananlarla toplarsak minimum %20 dir
0
Erensq06
(20.10.16)
en dinsiz gibi davrananlar bile biraz sıkıştırıldığında aslında inandığından bahsediyor. yani benim karşılaştığım durum hep böyle oldu. üstelik ülkenin batısı bu. ama şöyle bi ortalama yapabiliriz bence; ülkenin batısında %15, doğusunda %5 olmak üzere ortalama %10 dinsizdir gerçekten. bir de dinsiz gibi yaşayan ama kendisine itiraf edemeyen bir güruh var. yani bu konuda net bir ayrım yapılabilecek bir ülke değiliz. büyük çoğunluk ne olursa olsun rahat rahat ben ateistim diyemiyor.
0
pilavmaker
(20.10.16)
Ben inanmıyorum ama ailem ve akrabalarımdan kimse bilmiyor. Bilmelerine de gerek yok bence. 2 arkadaşım inanmıyor onların da aileleri bilmiyor.
0
tahin pekmez yoğurt
(20.10.16)
Bence de %5 civarındadır KONDA anketinden yola çıkarak mobil.hurriyet.com.tr gerçek düşüncesini saklayanların % 2 civarında olduğunu düşünüyorum.
0
candanag
(20.10.16)
5.5 milyon ateist olduğu söyleniyordu. bence 90'lılarda ateist daha fazla bencede.
0
komando kani var bende
(20.10.16)
(17)

Bir amme hizmeti olarak dök içini rahatla! ¯\_(ツ)_/¯

gilbeys
Herkes eteğindeki taşları döksün bakalım.
Herkes eteğindeki taşları döksün bakalım.
0
gilbeys
(16.10.16)
1 ay önce yanlız olduğuma ve artık yanlız olmak istemediğime karar verdim. yani sevgili eş evlilik olaylarının kapısını araladım

son 7 senedir sadece kendimle ilgilenmiştim. gönül işlerini komple hayatımdan çıkarmıştım.
0
killerbee
(16.10.16)
Sevgilim yok. :/ Kızlardan biraz uzaklaşmış gibiyim.
0
dissendium
(16.10.16)
özel üniversitede burslu okuyorum. Geçen gün yanımda oturan çocuk geldi ve çok mutluyum dedi bana. Mercedes almış...
0
empty blank
(16.10.16)
Para yönetmeyi beceremiyorum satın alma hastalığı mevcut bakalım zamanla aşarım diye düşünüyorum.
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.10.16)
abi para istiyom ya. benim hayattaki tek derdim hep buydu zaten galiba, niye böyle şerefsiz oldum hiç bilmiyorum. şükür iyi kötü işim var, öğrenci halimle kendimi çekip çevirebiliyorum ama ne bileyim istiyorum ki babam her ay 1000 lira yatırsın hesabıma kafam rahat olsun, iş-ödev-kurs-okul diye uğraşıp naçiz bedenimi yormak zorunda kalmayayım, akşam biramı açıp maçımı izleyebileyim. şimdi izleyemiyoz, e mezun olup iş hayatına atılınca yine izleyemicez. ne skime yaşıyom o zaman anlamadım. hayır mesele yoksulluk da değil benim karakter olarak göt olmam, o sıkıntı.

genel olarak hayatım gayet iyi aslında. yıllardır yapmayı istediğim şeyi yapmaya başladım, tekrar insan içine karıştım, nispeten düzgün yaşıyorum, ocak'ta yurtdışında koca bi ay geçiricem kara buza doyucam falan ama hep bi gelecek kaygısı, hep bi sıkıntı, hep bi "okulu bitirebilecek miyim" korkusu, "lan ya işten atarlarsa" endişesi... bunun çözümü yok sanırım, bunu herkes yaşıyordur. ben hala ergenlikten çıkamadığımdan herhalde, bir türlü alışamadım. önümüzdeki dört yıl için toplamda 50 bin lira bulsam mesela bütün dertlerim biter benim. en azından iplemem. sağlık sorunlarım da var ama onlarla yaşamaya alıştım, hatta kavga falan ediyorum artık ayağımla, geçen sanırım beni kıskandığı için bozuldu, ağrıdı. şerefsiz. o değil de yattığım yerden ay görünüyo, o çok güzel bi şey. her an batman çıkacakmış gibi. o napıyo acaba.
0
der meister
(16.10.16)
2. sınıf bir üniversitenin(uludağ, kocaeli, sakarya, çukurova gibi) çok iyi bir bölümünden mezun oldum ve bölümümden nefret ediyorum. 4 yıl boyunca alttan ders bile almadan mezun oldum ama bi bok bilmiyorum. iş görüşmelerine bile gitmedim işe bile başvurmadım daha doğrusu. ne yapacağımı bilmiyorum amele gibi oturuyorum evde.
0
pilavmaker
(16.10.16)
Evlenmek istiyorum. Erkekler benim 2-3 katım oburlar ve tembeller ama beni beğenmiyolar. Yani bi tek kilom mudur sorun anlamıyorum, hep çok iyi bi insanım nedense. Kadınlarla işim olmaz. Az önce annesiz doğmuş bebeğin haberini okudum canım acıdı. Hastayım. Borçlardan kurtulup yeni 2 araba alsak çok sevincem. Kilo versem çok iyi olur ama olmuyorsa da napim yani, ben buyum. Öf.
0
yaren
(16.10.16)
Yarın; Pazartesi </3
0
neferkitty
(16.10.16)
Ünlü kadinlardan en cok benim tipime benzeyen kadınları begeniyorum,itiraf gibi itiraf.
0
cabiday
(16.10.16)
işimden nefret ediyorum. bu öyle ergenvari abuk sabuk bir yakarış değil. ayık kafayla sakince düşündüğüm zaman kendimi bu mesleğe bir türlü konduramıyorum. olmuyor yani, yakışmıyor bana. o binada geçirdiğim her saniye eziyet. çocuklar çok gürültücü, kıpır kıpır, terbiyesiz ve iğrenç kokuyorlar. sevemiyorum bir türlü. ben çok sakin bir insanım, konuşmayı da sevmem. ne işim var benim bu uğultulu kalabalığın ortasında diye avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. bir de bende rosacea diye bir rahatsızlık var. bazen cildim çok güzel, bembeyaz oluyor ama bazen kızarıp kabarmasını engelleyemiyorum. ara ara ataklar vuruyor beni. işte öyle zamanlarda hiç insan içine karışmak istemiyorum. şehirden uzak serin bir evde kendi başıma takılmak, doğa ile iç içe olmak, uzun uzun yürüyüş yapmak istiyorum.
0
köstebek kurabiye
(16.10.16)
Evde sıcak suyumuz akmiyor, bir banyodaki küvet su akitiyor. Biraz da nezle olmuşum, ne rahat uyuyabiliyorum ne de oturabiliyorum. Burundan nefes almak ne büyük nimetmis.

Su an için dertlerim bunlar.
0
fraise
(16.10.16)
5-6 senedir tanıdığım yakın arkadaşım (bir dönem kendisinden hoşlanmıştım itiraf edeyim) geçenlerde buluştuğumuzda dudaklarımdan öpüverdi. şu an herkesin kafası karışık. oturduk evrenin anlamını falan sorguluyoruz.. peki hayat? peqi evren?? not: alkollü değildik bilakis 10 bardak kahve falan içtik.
0
shotgunwoman
(16.10.16)
Seks konusunda olmamam gereken kadar ve anlam veremediğim bri şekilde istekliyim. Sporla bayağı bir ilgisinin olduğunu düşünmeye başladım ama sporu bırakmam mümkün değil. Yemeğin de zevkle ilgisi kesildiği için, sağlıklı kilo alabilmem için katı bir diyet var, galiba hayattaki tüm zevki sekste topladım. Bazen hiçbir şey yapmayıp sonsuza kadar sevişmek istiyorum. Eteğimdeki taş bütün savunduğum ve inandığım şeylere zıt, lanet bir hedonizm.
0
shadowcat
(16.10.16)
haftasonunu zor bitirdim. yarın olsa da borsa açılsa, sıkıntıdan öldüm...
0
hayirsiz
(16.10.16)
Kodumun frenleri sürtüyorsa ya akort bozuktur ya yaylardan biri deformedir ya ayar vidası kırıktır, kodumun halatını gevşetmekle sorun çözülmez, kodumun cahilleri. Bitin artık.
0
kargn
(17.10.16)
yorgun hissediyorum. fiziksel değil ruhen. kimse anlamak istemiyor beni, en yakınlarım bile. maddi olarak da hiç olmadığım kadar zorlandığım bir ay geçirdim. bitkin hissediyorum. dikkatimi toparlayamıyorum. düşünmeden konuşuyorum ve çevremdekileri kırıyorum. neyse depresyondayım sanırım
0
dog day afternoon
(17.10.16)
kendimi cok seviyorum. baska birini bu kadar sevebilecegimi dusunmedigim icin iliski yasamaya korkar oldum.
0
in vino veritas
(17.10.16)
(30)

Hangi bölümü okudunuz / okuyorsunuz ?

limoncello
Sb. Bugünkü aklınızla bakınca verdiğiniz karardan memnun musunuz ?
Sb. Bugünkü aklınızla bakınca verdiğiniz karardan memnun musunuz ?
0
limoncello
(12.10.16)
anketçilik okudum.
hiç memnun değilim, bi noktadan sonra ciddi bayıyor :/
0
manuel mandalina
(12.10.16)
sinema ve televizyon mezunuyum. başka bölüm okusam psikoloji, felsefe gibi şeyler okurdum muhtemelen ama onlar için de sayısal lazım, bende olmayan.

okuduğum bölümden çok memnunum, puanım edebiyat öğretmenliği gibi bölümlere de yetiyordu, özellikle sinemayı seçtim. çok sıkılgan biriyim, onları okusam okulu ilk senede bırakırdım ya da şu an 8. senemdeydim.
0
nice tnetennba
(12.10.16)
uluslararası ilişkiler okudum. çok pişmanım. genel kültür dışında artısı sıfır.
0
nathanieltroy
(12.10.16)
Makine mühendisliği okuyorum. Matematik bölümünü bırakıp bu bölümü okumaya karar verdim. O yüzden 20 yaşındaki bir insana göre oldukça olgun bir karardı. Memnunum kararımdan. Doktor olma isteğim çocukluğumdan beri var.
0
dissendium
(12.10.16)
hukuk okudum.Memnun muyum ? Kestiremedim :D İnş memnun olurum :)
0
sorunvar
(12.10.16)
makina
memnun değilim matematiğe geçmeyi düşünüyorum. (ciddi)
0
ghilleinthemist
(12.10.16)
iibf'den bir bölümde okuyorum. pişmanım çünkü neredeyse her şey formalite için yapılıyor. herhangi bir öğreticiliği yok. ezberler geç.
belirli okullar hariç iibf okunmaz. (belirli okullar derken boun,odtü,tobb vs...)
0
steve rogers
(12.10.16)
mimarlık. akademik anlamda memnunum, sektör anlamında değilim. bu yüzden yüksek lisans tezimi bir gün verebilirsem doktora da yapacağım.

özel sektörde de iş çok, kendini kanıtlarsan maaşlar iyi olabiliyor ama inşaat sektörü leş.
0
gmzo
(12.10.16)
Bilgisayar mühendisliği. Memnundum aslında. Mezun olunca memnun olmamaya başladım.
0
sanguine mcqaer
(12.10.16)
Hukuk. Bazen iyi ki diyorum bazen lanet olsun. Genel olarak seviyorum memnunum ama.
0
aquarium
(12.10.16)
tip. şu an için memnun değilim. memnun olmak gibi bir umudum ve isteğim var. umarım gerçek olur.

mesleğimi sevecekmişim gibi geliyor. sevmek istiyorum. zaten mantalite olarak değer veriyorum ve seviyorum. umudum pratiğe geçince de böyle düşünmem.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.10.16)
endüstri mühendisliği okudum.
bugüne kadar birike birike gelmiş pişmanlıklarımın en büyüğü olduğunu düşünüyorum.
0
pilavmaker
(12.10.16)
işletme okuyorum. ne memnunum ne de pişmanım. dümdüz okuyorum. ileride ne yapacağımı tam bilmiyorum.
0
nothing in my way
(12.10.16)
bilgisayar mühendisliği okuyorum. son sınıftayım. ilk 3 sene bize bir şey öğretmediler ve her şeyimi stajda/part time çalıştığım yerde okudum. ilk 3 sene kendim de boş boş takıldım ders anlamında herhangi bir çalışmam olmadı. bu konudan dolayı pişmanım sadece. bölümümden çok memnunum. tek pişman olduğum konu daha iyi bir üniversiteye gidebilirdim ama ben kolay olanı seçtim.
0
golgi aygıtı
(12.10.16)
kötü bölümde okuyan yok hıaamına...

marmara elektronik haberleşme bıraktım.
besyoya hazırlanıcam.
0
Caaannn
(12.10.16)
makina müh okudum.
makina müh yüksek lisansı yapıyorum, o da askerden sonra anlık iş bulamadım diye zaman geçirmek için.
lise 1'e dönüp tm seçseydim hayatım nasıl olurdu diye merak ediyorum (şak hukuk yazardım).
inşaat mühendisliği ve mimarlık da düşünmüştüm lise 2 civarında o da 2005 izmir deprem fırtınası yüzündendi.
0
rain when i die
(12.10.16)
imalat mühendisliği, %50-%50
0
sanquis
(12.10.16)
daha önce de yazmıştım buna benzer bir şeyi:

mühendislik okudum, pişman değilim, beni istediğim yere getirdi ama temel bir bilim okuyarak ve bu kadar zorlanmayarak da bu yere gelebilirdim. fazladan çaba oldu benimki.
0
devilred
(13.10.16)
tıp okuyorum

4 yaşından beri hayalim bilim adamı olmak, tıp seçerken de bu hayali göz önüne alarak seçtim yani klasik bir hekim olmaktansa araştırmacı olmak istiyorum o yüzden şu ana kadar bölümle ilgili yaşadığım sorunlar yüzünden hiç yanlış tercih yaptım diye küfretmedim ama olur da hayalime ulaşamaz da klasik bir hekim olursam üzülürüm
0
nundu
(13.10.16)
Ingiliz Edebiyati okudum. 100 kere dunyaya gelsem yine okurum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(13.10.16)
uluslararası ilişkiler bitirdim.

hiç memnun değilim. keşke bana rehberlik edecek birisi olsaymış.
0
m e b
(13.10.16)
Kimya mühendisliği okudum,hakkında fazla bilgi sahibi olmadan geldiğim bölümümü severek ve dereceyle bitirdim,şu anda başka bir dalda yüksek lisans yapıyorum.
0
archery
(13.10.16)
siyaset bilimi ve kamu yönetimi okudum. okurken bazen bıktırdığı kısımlar oldu ama başka bir okulda veya başka bir iibf bölümünde okusaydım şu anda olduğum kişi olmazdım.
0
sporty
(13.10.16)
odtü fizik. başka ne okurdum bilmiyorum. mezun olalı 10 yıla yaklaşıyor. çok memnunum.
0
babilbaligi
(13.10.16)
Kimya mühendisliği. Bir disiplin kazandırdı tabi ama işimi yapmadığım için işletme de okunabilirmiş diyorum.
0
lunedi
(13.10.16)
siyasal ui okudum. iyi okuldu ama tekrar sansim olsa tum dunyada yapabilecegim bir meslek edindiren bir bolum secerdim. yazilim gibi. ya da end. tasarim.
0
jimicik
(13.10.16)
Çeviribilim. Severek okudum ama iş anlamında çok bir getirisi olmadı bana freelance çeviri yapmam dışında. Önemli olan ne okuduğundan ziyade kendini ne kadar geliştirdiğinmiş.
0
EyLüL Kizi
(13.10.16)
ingilizce mütercim tercümanlık okudum. ben öğretmenlik istemiştim, hocalarım bu bölüme yönlendirmişti. şimdi iyi ki öğretmenlik okumamışım diyorum, mesleğimden memnunum.
0
normalisoverrated
(13.10.16)
işletme mühendisliği okudum. memnunum.
0
çakıstes
(13.10.16)
İşletme okudum. Pişmanım.

İşim iyi, bunun sebebi iyi bir lise ve üniversitede okuduğum ve iki yabancı dil bildiğim ve deli gibi çalıştığım için. Yoksa işletmecinin yaptığı neredeyse her şey (muhasebe hariç) diğer bölüm mezunları tarafından da yapılıyor.

Genel olarak diplomanıza - imzanıza- ihtiyacı oldukları meslek/bölümü seçin derim. Pek çok mühendislik dalı, tıp, eczacılık, hukuk gibi...
0
SiyamkedisiZorro
(13.10.16)
(41)

Neden intihar etmiyorsunuz?

fragile lady
Sizi yaşamaya bağlayan nedir ya da hayatı sizin için değerli kılan?
Sizi yaşamaya bağlayan nedir ya da hayatı sizin için değerli kılan?
0
fragile lady
(12.10.16)
İman.

İslam.
0
pomknos
(12.10.16)
değer verdiğim birkaç kişi var. onlar sayesinde. elimde avucumda hiçbi şey kalmayıp bunalıma girsem bile hep yanımda oldular, onlara sırt çeviremem.
0
nice tnetennba
(12.10.16)
ailem var.
ve intihar haram.
0
alt4y
(12.10.16)
Yaşayarak intihar ediyorum zaten.
0
xu
(12.10.16)
Neden edeyim ki? Hayat süprizlerle dolu, dibe de batsam o süprizleri yakalayabilirim. Iphone 30 filan görmek isterim bide, teknoloji manyagıym.
0
basubadelmevt
(12.10.16)
çünkü yaşamak güzel, hayattan keyif alıyorum.
0
killerbee
(12.10.16)
Canım çok tatlı. Madem bu hayatta birini öldürüp katil olacağım, o zaman neden öldürdüğüm kişi ben olayım? Hem de hiçbir suçum yokken. Cinayete karşıyım. Dinler açısından zaten burada türlü türlü pisliklerle karşılaşacağımız belirtiliyor. Sınav mantığı var yani. Boş kağıt vermek de bana göre değil.
0
dissendium
(12.10.16)
hayata bağlanma ihtiyacı duymuyorum ki. kontinental hokey ligi'nin veya dünya haritasının bundan 60 sene sonra nasıl görüneceğini görmek için bile yaşayabilirim. rammstein'ın dalai lama şarkısında geçen "wir müssen leben bis wir sterben" (ölene kadar yaşamalıyız, sanırım böyle) cümlesini ilk duyduğumda çok saçma bulmuştum ama zamanla çok sevdim. ölene kadar yaşayacağım ben de o yüzden muhtemelen, sebebim olmasa bile. benim için bi anlam ifade etmesine gerek yok. dünya haritasından veya ligde hangi takımlar olduğundan bana ne ama işte merak ediyom ben. ben evde otursam bile dünya dönüyor sonuçta. kendimi bi yere veya birine eklemlemeden, oturduğum yerden onun parçası olabilmeyi seviyorum. niye öleyim, o ölsün. intihar isteğim bile yaşamaktan ileri gelen bi duygu. yaşamayı övüyo ya da yüceltiyo da değilim. yaşıyorum sadece. ölene kadar da yaşayacağım. o kadar.
0
der meister
(12.10.16)
Ölmek kesin ve çok sıkıcı, oysa ki yaşamak olasılıklar ile dolu.
0
nawar
(12.10.16)
Belki doner umudu. Belki.
0
isott
(12.10.16)
annem ve ablam üzülmesin diye. ablamın çocuğu olacak, onun büyüdüğünü görmek istiyorum. güzel müzikler falan dinletmek istiyorum ona. bir de zaten hayata bir kez geliyorum, herkes ölüp gidecek bi gün. "her şey geçer, hayat kalır" diyor ya bülent ortaçgil, öyle. var olan ömür ne kadar kötü olursa olsun yarın öbür gün ne olacağı belli olmaz. dün cemaatin torpiliyle bir yerlerde olan insanlar bugün hapislerde çürütecek ömrünün kalanını mesela.
0
nathanieltroy
(12.10.16)
dünyada daha görülecek ve deneyimleyecek çok şey var
0
kassiopeia
(12.10.16)
İnançsızım. Annem ve bana değer veren bir avuç insan mahvolur. Bi' de, hayat hala süprizlerle dolu...
0
metal revolution
(12.10.16)
@nawar +

gelecekte ne olacağını merak ediyorum. kimle tanışacağım, nerde nasıl yaşacağım, hayatta neler olacak. teknoloji, internet, dizler filmler, seks, güzel yiyecek ve içecekler arkadaşlarla sohbet...

hayat çok güzel lan bi an düşündüm de. biz türkiye'de yaşıyoruz diye bok gibi bir hayatımız var.
0
mahone
(12.10.16)
Düşünmedim değil. Ama madem en kötüsü bu daha kötüsü olamaz neden öleyim? Belki her şey çok daha güzel olacaktır. Yani kısacası beni hayatta tutan ihtimaller. Ayrıca klasik annem ve kardeşlerimin üzülmesini geçtim psikolojilerinin bozulmasını istemiyorum. Sevgilimi cok seviyorum bir de. Ay ne cok yazdim iste boyle.
0
sanguine mcqaer
(12.10.16)
intihar etmek mi? elimde olsa sonsuza kadar yaşarım. asıl siz nasıl ölüm gerçeğini kabul ediyorsunuz?

inananlara bir lafım yok. elbette inanıyor olsaydım ölümle hiçbir problemim olmazdı. mesela o yüzden toplumun çoğunun inanıyor olmasına rağmen her türlü ölümde, cenazelerde kendinden geçen insanları garipserim. e adam/kadın yok olmadı ki, inancına göre öbür tarafta illa ki görüşürsün bu neyin yırtınışı diye düşünürüm hep.

kendime gelirsek yaşama isteğimi tıpkı hayvanlarınkine benzetiyorum. yaşamak istiyorum ama neden bilmiyorum. bunun için son ana kadar elimden gelen her şeyi yaparım. yaşamak dünyanın en güzel duygusu. öldükten sonra tüm yaşadıklarının ne anlamı var ki? özellikle benim gibiler için ölüm hiç uyanmadığınız ve rüya da görmediğiniz bir uyku ise. o andan sonra yoksun, hiç olmadın, yaşadıkların aslında hiç yaşanmadı. benim gibi düşünmeyenlerin anlaması zor biliyorum.

işte bunun için sonsuza kadar yaşamak istiyorum. insanlığın geçirdiği tüm aşamalara tanık olmak istiyorum. benliğimin, bilincimin kaybolmasını istemiyorum. ölmekten nefret ediyorum.
0
pilavmaker
(12.10.16)
çünkü bazen yaşamak çok güzel.

bazı zamanlar icimin acısı beni öldürüyor. ama bazen de balkonda oturuyor olmak bile, ki benim için asla ' bile' lik bir şey değil, muthis mutlu ediyor. sonra anneme sarılmak, eşek gibi yatmak..... ne bileyim bir sürü güzel şeyin var olması. olacak oluşu, daha hayatın gidimini bile yasamamis oluşum. beni bir suru ' güzel sey' bekliyor olabilir.

bazen bunlarin bilincinde daha olmuyorum.
acaba bipolarliga eğilimim mi söz konusu.....
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.10.16)
dahi yazacaktim. mobilim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.10.16)
Çünkü hayat tatlı.
0
bigbadabum
(12.10.16)
çünkü fazla kolay bi seçenek. o kadar iyi bişey olsa herkes bu ayrıcalığa sahip olmazdı. bence bi bit yeniği var.
0
sttc
(12.10.16)
Bir daha çilek yiyemeyecek olmak kötü bir şey mesela bunu düşünürüm ben.Anne baba ve küçük yeğenim için bi de.
0
camene87
(12.10.16)
Bir de acısız yöntemini bulamadım.
0
camene87
(12.10.16)
hayat güzel. zaten çok kısa yaa, niye intihar edeyim?
0
manuel mandalina
(12.10.16)
neden edeyim? sağlıklı olmak büyük nimet, sağlığım elverse de hep yaşasam diyorum hatta. seviyorum yaşamayı.
0
devilred
(12.10.16)
onun da vaktinin geleceğini düşünüyorum. sebebine gelirsek de, ben hiç ama hiç mutluluğu yakalayamayacağımı, hep heveslerimin kursağımda kalacağını düşünüyorum. ailem haricinde hep yalnızdım, sonra dostlar edindiğimi sandım ama kimsenin beni onları sevdiğim kadar sevmediğini fark ettim. şimdi sırayla evleniyorlar zaten. en sonuncusu da evlendiğinde artık tamamen yalnız kalacağım. bu da intihar sürecini hızlandıracak.
0
m e b
(12.10.16)
Biraz daha aşk acısı çekmem lazım.
Bu kesmedi.
0
bigbadabum
(13.10.16)
Islam.

Allah.
0
damba
(13.10.16)
dostoyevski demis ya insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak, yoksa hangi balık boğmuş kendini, hangi serçe atlamış damdan diye bosuna degıl

bır hayat hakkın var zaten kıcını kırsan kendını zıncırlesen 2100 yılını goremeyeceksın mesela. butun dunya bırlessek butun teknolojıyı bırlestırsek sana bunu yasatamayız
sayılı günüm var sayılı hakkım var yasıyorum onu da
cok mu boktan kendımı mı oldurcem herseyı oldugu gıbı bırakır sacma sapan bı ulkenın tatıl beldesıne yerlesır sıfırdan denerım
0
speranza
(13.10.16)
o yola doğru gidiyorum. belki bir gün sever sevilirim ne bileyim :)
0
yüzyıllık yalnızlık
(13.10.16)
Oglum cok kucuk. Kimseye emanet edemem. Annem cok uzulur geri kalan omru perisanlik icinde vecer. Dayanamam.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(13.10.16)
ailem, hayallerim ve yaşamak istediklerim var çünkü.
0
şubatsonrası
(13.10.16)
üşengeçlik doğru yöntemi bulamama..
0
euteamo
(13.10.16)
tadini yeterince cikarmadigim seyler var daha, onlari bi tamamliyim yenilerini bulucam. sonra onlari da onlari da derken coooook zaman sonra bigun bi gece uyuycam uyanamayivericem. acisiz dertsiz tasasiz. evet.
0
in vino veritas
(13.10.16)
Seviyorum hhayatı
0
basond
(13.10.16)
belki düzelir umudu belki ben birşeyi yanlış yapıyorumdur daha farklı bir hayat mümkündür düşüncesi. şimdilik tutuyor bilmiyorum nereye kadar.
0
klakie
(13.10.16)
İnsan öleceğini bile bile nasıl yaşar?

www.youtube.com (Beş Kardeş dizisinden bir sahne)
0
Aman Sen de
(13.10.16)
merak.
0
nickini degistiren yazar
(13.10.16)
İnançlarım.
0
dessy
(13.10.16)
*İnsanların hikayelerini dinlemeyi seviyorum.

*Ailemi, sevgilimi, arkadaşlarımı, kedilerimi çok ama çok seviyorum.

*Gezmeye bayılıyorum ve daha gezilecek çok yer var.

*Okunacak bir sürü kitap, günde 30 defa dinleyecek kadar çok seveceğim, henüz keşfetmediğim, henüz bestelenmemiş şarkılar var.Aynı şey film ve tanışmadığım insanlar için de geçerli.

*Evlat edinmek istiyorum.

*Yaparsam böyle bir şey annem babam çok üzülür.

*Doğayı çok seviyorum, bir gün doğayla daha iç içe yaşayacağımı düşünüyorum.

*Henüz kendimi gerçekleştirmedim. (amaçlarımı)

*Bazen birilerine veya hayvanlara yardımım dokunuyor. Onları bensiz, kendimi onlarsız bırakmak istemiyorum.
0
anumegha
(13.10.16)
daha yapmak istediğim çok şey, görmek istediğim çok yer, tecrübe etmek istediğim pek çok şey var.
0
EyLüL Kizi
(13.10.16)
Yasamdan koparan bir sey olmadigi icin intihar etmiyorum. Niye intihar edeyim durup dururken? Mesele kelle paca guzel bir sey, fotograf cekmek, hic gitmedigim bir yere gidip gezmek, merak ettigim bir seyi arastirip ogrenmek, saglam bir konser falan bir suru guzel sey var.
Heosini gectim, mal miyim sebepsizce intihar edeyim?
0
stavro
(13.10.16)
(5)

dil öğrenmek için neler yapıyorsunuz?

turkce konusan uzayli
halihazırda dil kursuna gitmekteyim buna ek olarak günde bir iki saat ne gibi alıştırmalar yapabilirim? siz dil öğrenirken neler yapıyordunuz?
halihazırda dil kursuna gitmekteyim buna ek olarak günde bir iki saat ne gibi alıştırmalar yapabilirim?

siz dil öğrenirken neler yapıyordunuz?
0
turkce konusan uzayli
(12.10.16)
az çok okuyabilecek seviye geldiysem ilgi alanlarımla alakalı metinler okuyordum.
0
axl
(12.10.16)
dizi izliyorum, türkçe altyazılı ama mümkün oldukça altyazıya bakmamaya çalışıyorum. aşina olmadığım bir kelime çıkınca durdurup "ingilizce-ingilizce" çevirisine bakıyorum. o çeviride de bilmediğim bir kelime varsa bu sefer ona bakıyorum.

ingilizce kitap okuyorum ama normal bir romanın orijinal dilinde yazılmış hali değil. şu seviyelendirilmiş olan kitaplardan alıyorum.

gerek youtube'dan gerek çeşitli sitelerden podcastler dinliyorum.

sadece konuşma için herhangi bir şey yapmıyorum ki en önemlisi o aslında.
0
pilavmaker
(12.10.16)
ingilizce ve almancayı çok iyi bilen, ders alan, ders veren, ikisini de anında simültane çevirebilen biri olarak cevaplıyorum bunu belirteyim öncelikle.

bir dili bilmeden saçma alıştırmalar yapmak, internetten şurdan burdan garip oyunlar, sınavlar, kurslar yapmanın kimseye faydası yok. anca kendinizi öğreniyorum diye tatmin edersiniz, orada burada yazarsınız.

dil öğrenmenin en efektif yolu, tüm grameri bitirip ondan sonra okuma yapmak. elbette gramerde ilerlerken seviyeye uygun okumalarla desteklenmeli ve kelimeler öğrenilmeli.

bu iş makine gibi öğrenme işi değil, anlama daha önemlisi ise öğrenme işi. ben çok fazla yeni almanca öğrenen görüyorum. adam gelmiş her gün 50 kelime ezberliyorum diyor. kendi çapında ezberlemişte adam. ama ne oluyor o kelimeler hop 1 ay sonra yok. bu öğrenme değil, boşa kürek çekmek.

grameri bitirme süreniz yetenek, kulak, zeka, çalışma, azim ve isteğe bağlı. ben 4 ayda sıfırdan sprachdiplom/toefl alabilen insanı da, 2 senede doğru dürüst öğrenemeyen elemanı da gördüm.

kısaca hali hazırda dil kursuna gitmen öğrenmediğin sürece bir işe yaramaz. muhtemelen daha yeni başladın ya da ilk kurlardasın, al eline okuyabileceğin seviyede kitapları(çocuk kitapları ağırlıklı) oku. yazılı sözlük olsun yanında. online sözlükler değil. otur o kitabı oku. hatta resimli çocuk kitapları al olmadı. öğrenmek için istek ve azim gerek. o azmi göstermen lazım.

oku, oku, oku bu kadar diyorum.

beni burada bu yazış tarzımdan dolayı tefe koyan, linç eden insanlar var, genelde bunları yapanlar dile yeni başlamış, ya da yarım yamalak bir dili bilip başkasına başlamaya kalkanlar. emeğe saygı isteyenler, emeğe saygı olmaz, başarıya olur. belki yazım sert olabilir, snob olabilir ama yazdıklarımın gerçeklik payını değiştirmiyor bunlar.
0
kurnaz
(12.10.16)
cool olmak icin kimsenin konusmadigi yrrak kurek dilleri ogrenmiyorum, ilgi alanlarima hitap eden ve materyal bulabilecegim ve gercekten sevip uzun vadede kendimi adayabilecegim dil(ler)i seciyorum. oyle olunca da makalesiydi insanlarla konusmasiydi "bu ne ki" deyip anlamadigin seyleri arastirmasiydi derken yuruyorsun bir sekilde. grameri bilmek duzgun konusmak icin hayati oneme sahip ama ote yandan konusmadan da ogrenemezsin.
0
der meister
(12.10.16)
Dilin konuşulduğu ülkeye gitmeyi bekliyorum.
0
etki
(12.10.16)
(23)

70bin tl nakitiniz var napardiniz

seljax
sb ??
sb ??
0
seljax
(26.09.16)
üstüne bankadan kredi çekerim, ev alırım.
0
nickini degistiren yazar
(26.09.16)
ekşiduyuru'da "ne yapayım?" diye sorardım.
0
mahone
(26.09.16)
40 bin tl nakitim var öylece duruyo bankada 250 lira getirisi var.
0
cool pich
(26.09.16)
benim tüm param bankada öylece faizde durup duruyor. hiçbişi yapmıyorum
0
sta
(26.09.16)
kisa orta vade icin doviz alirdim, uzun vade icin bist30 hisselerinden bir kac tanesine paylastirirdim ki oyle yapiyorum.
0
carabelli
(26.09.16)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim neden ki? benimki hep tl'de duruyor. döviz de bazen iniyor ama faiz hep sabit. döviz riskli değil mi? :/
0
sta
(26.09.16)
@sta 40k tl'niz oldugunu varsayalim, cuma gunu 2,94'den alip bugun 2,98'den satsaydiniz 544 lira yapmis olacaktiniz 2 gunde
0
bollocks44
(26.09.16)
@sta

uzun vadede düşününce rahat bir şekilde TL karşısında paran katlanıyor.
0
la rana
(26.09.16)
yurtdışına gider bir okul okurdum.
0
hypervaskulerdondurucu
(26.09.16)
60ı üçe bölerdim. Altın, döviz ve vadeli olarak bankada tutardım. 10k ile güzel bir yurtdışı tatili planlardım uzak destinasyonlardan birine.
0
eloharp
(26.09.16)
1-2 ay bist100'ü takip eder daha sonra hisse senedi alırdım. kısa, orta, uzun vade fark etmeksizin bence en karlı yatırım.
0
pilavmaker
(26.09.16)
evet ama bugün 2.98'den alsam sonra 2.90lara düşse de baya bir zarar yapıyor oluyorum. uzun vadede evet genelde döviz artıyor ama kısa vadede de faiz geliyor. ne biliyim riske atamıyorum
0
sta
(26.09.16)
enparaya koyar faizin bi kısmını yerdim. günlük 13,85 getirisi var. pek bişey yapmıyomuş ama misal 3 gün bekle sonra 30 liraya git kazak al. bedavaya almış olmanın huzurunu yaşa.

sıtarbakstan kahve al ertesi gün parayı hesabına koysunlar.

küçük bi çocuğa ya da öğrenciye yemek ısmarla. maksimum 10 tl tutar. birinin karnını doyurmuş olmanın hazzını yaşa. ertesi gün para hop tekrar hesabında.

kısaca küçük şeyler yapardım
0
error522
(26.09.16)
gerçekçi olmam gerekirse hiçbir şey yapmazdım sanırım. bankaya atardım faiz getirirdi (ayda 400 tl civarı faiz gelir diye düşünüyorum). kredi çekip ev alayım desem o paraya evi kim kaybetmiş ben bulayım. benim yaşadığım şehirde eli yüzü düzgün 1+1 stüdyo tarzı daireler bile 110.000-120.000 tl'den başlıyor. 1+1 ev sahibi olacağım diye onca borç altına girmezdim bu yaşta.

fakat risk alabilen, yarını düşünmeyen, maceraperest bir tip olsam kesin dünya turu yapar bütün parayı yerdim ama şu an kamuda çalışıyorum, işten ayrılıp bu hayalimi gerçekleştirmeyi bi tarafım yemiyor açıkçası. kamuda çalışmıyor olsam bir saniye durmazdım çatır çatır yerdim o parayı, dil kursuna falan giderdim yurtdışına. belki master falan kasardım (gerçi master için de yetmez o para ya neyse). para bitince de işe girerdim tekrardan.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
@ error522

Reel faiz olmadığı için bedava kazak falan alamazsın. Faizde duran para, faizine dokunmasan dahi değerini bile korumuyor. (Enflasyon-faiz= reel faiz)

He enflasyon %5, faiz %12 olsa, o zaman %7 reel faiz olurdu.
0
soft
(26.09.16)
2012 de 70 bin tlden 45 bin dolar alabilirken
bugün 23 bin dolar alabiliyorsun.

o zaman 45 bin dolar alsaydın bugün 135 bin liran olacaktı.

döviz iyidir.
0
bohr atom modeli
(26.09.16)
cevap olarak: bu toplam 70binin 15k dolar gerisi tl olarak duruyor suan
0
🌸seljax
(26.09.16)
herkes ne kadar da seviyor bankaları!

işe kuramayacaksam hisse senedi alır, iyi kötü bi yere ortak olurdum. gidişat kötüyse altın alır yastık altı yapardım.

ama o paraya hayalimdeki işletmeyi açabileceğimi düşünüyorum. banal bi hayal, kafe.
0
dahinnotha
(26.09.16)
Borçları kapatırım yeni araba için kredi çekerim.
0
yaren
(26.09.16)
Su anki nakdimle yaptigim gibi; bahis oynamaya devam eder ve sermayemi katlardim..
0
mirandaiam
(26.09.16)
motor alırım, üstünede dolaşırım baya bi.
0
selam
(26.09.16)
Sekiz koltuklu lüks berber açar, sekiz tane işyeri olmayan berberi yüzde kırk yaptıkları traştan kar verip çalıştırır kalan yüzde altmıştan yüzde yirmi masraf yapar kasada makas tutmayı bilmeyen bir adam olarak benim için saç kesip para kazanan sekiz adamı hayranlıkla izlerdim. Ayda da 15 binliraya para demezdim. Çok canım sıkılırsa içlerindeki babacan bir berbere yetki verir ekstra masş verir kendim götümü gezdirirdim.
0
a r a m i s
(26.09.16)
duruma göre değişir. evim yoksa ev alırdım. evim varsa araba. evim arabam varsa şehrin dışına doğru bi kaç dönüm yer kapatırdım sonra da orayı 10 15 yıl unuturdum.
0
ergenpezeveng
(27.09.16)
(2)

imam hatip okulları

pilavmaker
bu okulların tüm okullara oranı nedir? örneğin türkiye'deki imam hatip ortaokullarının tüm orta okullara oranı nedir? liselerin nedir? bunlara cevap bulabileceğim bir kaynak var mı?
bu okulların tüm okullara oranı nedir? örneğin türkiye'deki imam hatip ortaokullarının tüm orta okullara oranı nedir? liselerin nedir? bunlara cevap bulabileceğim bir kaynak var mı?
0
pilavmaker
(21.09.16)
2015-2016 eğitim öğretim yılı MEB istatistikleri

sgb.meb.gov.tr

Sanırım okul türü olarak değil ama okul türüne devam eden öğrenci sayısı bazında kıyaslayabilirsiniz.
0
olabilir ya da olmayabilir
(21.09.16)
ileride belki bakan olur ben cevaplamış olayım, imam hatip ortaokullarının oranı %10, imam hatip liselerinin oranı %12.
0
🌸pilavmaker
(21.09.16)
(7)

ingilizce'de son noktaya ulaşamıyorum

pilavmaker
senelerdir ingilizce eğitimi alıyorum türkiye'deki herkes gibi. görece kaliteli bir altyapım var. ortaokul'da özel okulda okudum, lisede anadolu öğretmen lisesi. her iki okulda da çok iyi eğitim aldım, genele göre tabi.üniversite telaşıdır, daha sonra üniversitenin ilk yıllarındaki boşvermişlik derk
senelerdir ingilizce eğitimi alıyorum türkiye'deki herkes gibi. görece kaliteli bir altyapım var. ortaokul'da özel okulda okudum, lisede anadolu öğretmen lisesi. her iki okulda da çok iyi eğitim aldım, genele göre tabi.

üniversite telaşıdır, daha sonra üniversitenin ilk yıllarındaki boşvermişlik derken unutur gibi olmuştum ama üniversitenin son iki senesinde kursa gittim. kursa göre sözde c1 seviyesini bitirmiş oldum. aslında kendimi ingilizcede kötü hissetmiyorum ama o zirve noktaya asla ulaşamıyorum. bunun yurtdışına çıkıp mutlaka orada bir kaç ay geçirmekle mi alakası var yoksa benle mi? genel olarak dil öğrenmeye, özelde de ingilizceye karşı aşırı derecede ilgiliyim ama o son nokta bir türlü olmuyor.

son noktadan kastım: akıcı bir şekilde konuşup, ingilizce gazeteleri-forumları hiç takılmadan okuyup, dizi-filmleri altyazısız izleyip %100 anlamak. mesela ben kesinlikle akıcı konuşamıyorum, hadi bu pratik eksikliğinden olsun. ve ne kadar iyi bildiğimi düşünsem de hem bir şeyler okurken, hem de dizi-film izlerken mutlaka bir yerlerde takılıyorum.

biliyorum uzun bir yazı oldu ama sizce eksiğim ne? sadece kelime eksikliği mi yoksa başka bir şey mi, benle aynı durumda olan var mı?
0
pilavmaker
(16.09.16)
Başlangıç hikayesi bana çok benziyor. Anadolu lisesi, ingilizce kursu C1 seviye falan aynı ben. Peki bende ne oldu?

Kurs bittikten sonra baktım hala doğru dürüst konuşamıyorum. Yabancı müşterilerle toplantı olduğunda tek başıma girmeye korkuyordum falan. Sonra yaklaşık 6 ay iş gereği ABD'ye gittim. İlk gittiğimde çok tırsıyordum "ya konuşamazsam, ya anlamazlarsa" gibisinden. İlk 1-2 hafta da zorluk çektim açıkçası. Özellikle karşı taraf dilinizin iyi olmadığını bilmiyorsa ne dediğini pek anlamıyorsunuz. Sırf bu tedirginlik yüzünden başlarda bildiğim yerlerden yemek yiyeyim, zorlanmayayım dedim ve ilk olarak macdonald's'a gittim. Kasadaki çalışanla olan diyalogu yazıyorum:

- Hello, can i have a big mac meal please.
- For here, to go? (oldukça hızlı bir şekilde söyledi.)
- Sorry?
- For here, to go? (yavaş bir şekilde.)
- Sorry again. I couldn't understand.
- Will you eat here? (eliyle masaları gösterdi)
- Yes. :D

Bunu neden anlattım? 1) Öylesine 2) Kurslarda vs. öğrettikleri ingilizce ile gerçek hayattaki ingilizce arasında dağlar kadar fark var. Konuşma dilini öğretmiyorlar maalesef. O yüzden hem anlamakta hem de akıcı konuşmakta zorluk çekiyor insan.

Şunu da söyleyeyim. Şimdi de akıcı ingilizce konuşamıyorum çok fazla. Ama artık toplantılara tek başıma rahatlıkla girebiliyorum. İngilizce yazışmalarda hiç sorun yaşamıyorum. İngilizce yazı vs. okurken zorlanmıyorum. Dizileri hala altyazılı izliyorum ama. Suits'i altyazıyla izlerken bile anlamıyorum bazen çünkü. Hem çok hızlı hem de çok kurumsal bir dil konuşuluyor o dizide. Ama mesela how i met your mother'ı altyazısız izlediğimde her şeyi anlayabiliyorum.

Amma uzattım haa. Böyle işte.
0
himmet dayi
(16.09.16)
Takılma nasıl gerçekleşiyor bunu anlamak gerek. Kelimeyi bilmediğiniz için mi cümleyi anlamıyorsunuz yoksa cümle yapısını mı anlamıyorsunuz? Eğer kelime bilginiz eksikse bir sözlük edinerek eksiklerinizi kapatabilirsiniz. Cümle yapılarını anlamıyorsanız bilindik bir romanı Türkçe ve İngilizce karşılaştırmalı olarak okuyabilirsiniz. Olay biraz Türkçe düşünmekle de ilgili. İş hayatında ya da başka bir şey için zorunlu olarak kullanmadığınız sürece bunu aşmak zor.
0
dissendium
(16.09.16)
Altyapı itibariyle benziyoruz sanırım; üniversitede İngiliz Edebiyatı okudum ben sadece.

Söylemek istediğim şey şu ki, temel olarak öğrenmeniz gereken şeyleri zaten lisede ya da daha öncesinde öğreniyorsunuz ki C1 seviyesi hiç fena değildir.

6 senedir ingilizce öğretiyorum insanlara, ve sürekli "illa yurtdışına gitmem gerekli mi?" sorusuyla karşılaşıyorum.

96 yds puanım var, Amerikalı arkadaşlarım da son derece akıcı konuştuğumu söyler, iyi yazarım, senelerdir de Listening/Speaking dersi veriyorum ve hiç yurtdışına çıkmadım. Hep iyiydi İngilizcem.

Off-topic ola ola anlatmaya çalıştığım şey, ikinci dil gelişiminde önemli olan şey exposure. Dizi mi izlersiniz, okur musunuz ne yapmak istersiniz bilemem ama illa Amerika'ya gitmeniz gerekmiyor. Burada da gayet öğreniliyor bu zıkkım. Arsız olun lütfen. Bu gözler "fairy boat" yazan native speaker gördü; sizi mi anlayamacaklar cümle sırasını karıştırdınız diye?

Elbette ne konuda eksiğiniz var buradan bilme şansım yok; ancak ilk bakışta bana özgüven eksikliği gibi geldi.

Okuyacağınız şeyin İngilizce olanını almaktan imtina etmeyin. Hatta ebook okuyorsanız şahane sözlük uygulamaları built-in geliyor ki son derece faydalıdır. Müzik dinlerken, film izlerken altyazı kullanmamak için de kasmayın. Doğal bir gelişim süreci var ve illa anlamak, her kelimeyi anlamak için kastıkça tatsız bir hal alıyor. Keyifle yapıyorsanız, sıkıntı vermiyor insana.

Konuşma özelindeyse, yardırın. Kendi kendinize konuşun. Fırsat bulunca da konuşun gitsin. Bilmediğiniz o kelimeyi illa o kelimeyle anlatmak zorunda değilsiniz.
0
offred
(16.09.16)
hocam seninle aynı durumdayım ve biraz da yabancı dil mezunu olduğum için bunu çok kafama takıyorum. aslında kötü hissetmek için hiçbir sebebim yok çünkü benimle aynı eğitimi alan kişilerin %90'ından daha iyi konuştuğumdan eminim. yaşıtlarım alfabeyi öğrenirken ben internette sürtüp tanıştığım yabancılara "i know a guy who knows a guy cümlesinde who ne demek" diye sora sora relative clause'u öğrenmiştim tehey. sadece, tıpkı senin gibi, o "zirve"ye bir türlü ulaşamıyorum. ingilizce espri yaparım, lisede şiir bile yazmıştım (tabii ki efsane bi şey değildi ama devrik cümleli falan hem gramer kurallarına uyan hem de çok tırt olmayan bi şeydi yani, yapabiliyodum öyle itlikler), herhangi bi konuda sana sayfalarca ne istediğimi açıkça ifade ettiğim yazı yazayım ama yok anasını satayım o "tamam ben bu işin ustasıyım" dediğim nokta gelmiyor.

benim 10-12 sene kanada'da yaşayan bir tanıdığım, "ben bile ingilizceyi bilmiyorum ki sana noluyo" diyodu. o zamanlar, "dil öğrenmek bir süreçtir, hiçbir dili asla tamamen öğrenemeyiz" düşüncesini de dikkate alarak, kendime pek yüklenmiyodum ama daha sonra bu tanıdığımın ciddiye alınmaması gereken biri olduğunu fark ederek yine zirve arayışlarına başladım. gün içinde internette çok takılırım. sayfaya vuracak olursak, hiç abartmıyorum günde en az 6-7 a4 sayfası uzunluğunda yazı yazıyor, 20-25 sayfa da okuyorumdur. zika virüsünden tut kış savaşına kadar, canım sıkıldıkça açıp okuyorum. şu an normal şartlar altında üniversitede dördüncü sınıfta olmam lazım. ilkokul 4'ten beri ingilizce eğitimi alıyorum.

YOK. hala yetersiz geliyor. "mükemmel olduğun için öyledir bi tanem :))" deyip kendimi salmak istemiyorum çünkü dil iki gün konuşmayınca unuttuğun bi şey ama ben bunun ötesine geçebileceğime olan inancımı da kaybetmeye başladım açıkçası. sanırım senin ne demek istediğini çok iyi anlıyorum ama olduğum yerde kendimi yumruklayıp kendi seviyemi anlatmaktan başka hiçbir şey gelmiyor elimden maalesef. gerçekten benim beklentim mi yüksek yoksa salak mıyım emin olamıyorum. en kötü kısmı da bu. bir ingiliz benimle iki saat sohbet etse, yazdıklarımı okusa, dese ki "sen bu işi bitirmişsin cheeky cunt" ben "are you cola" seviyesinde olsam bile rahatlıcam ama şu an bi kelimeyi bilemesem "hmm demek ki gerizekalıyım" tribine giriyorum.

ingilizce için işler mi bilmiyorum çünkü pek ingilizce kitap okumadım ama benzer durumları türkçede de yaşadığım zaman kitap okumanın çok faydasını gördüm. şöyle söyleyeyim, bir süredir kitap okumuyorum ve gün içinde çok fazla kelimeyi unuttuğumu fark ettim. habire "şey" diyorum. şey yok mu, şeyi versene... sürekli. iki gün kitap okusam biliyorum ki mamafihler, bilhassalar, zigonlar, tıknazlar havada uçuşacak. bu anlamda eğer okumuyorsan bol bol ingilizce roman okumanı önerebilirim ama bu noktada şöyle bir sorun oluşuyor: biz o romandaki kelimeleri türkçedekiler kadar "alabilmiş" değiliz. sanırım 8-10 sene ingilizce konuşulan bir ülkede yaşamadığımız sürece, olamayacağız da. yani bir milyon kez de okusak, bir milyon kez de söylesek o "fuckin cunt" bizim zihnimize "anasını avradını sktimin" olarak yerleşemeyecek.

benim bu kadar kafa patlatırken tek umudum şu: diyorum ki, dil konusunda bu kadar hassas olmaya ve kafamı buna patlatmaya devam edersem, belki bir gün hem türkçede hem ingilizcede muhteşem işler çıkarabilirim. hani 30 sene bununla uğraşırım ama sonunda bi roman yazarım mesela, 100 sene sonra "vay amk ne biçim yazmış şerefsiz" derler. bana şu an ak sakallı dede gelip dese "oğlum gafan çalışmıyo işte anca bu kadar oluyo, 15-20 sene sonra da 'anderlecht banko 1 hocam' diyen vasat, belki dandik çevrelerde belki birazcık vasat üstü sayılacak bir adam olacaksın" üzerimden yük kalkar, beyni de komple ameliyatla aldırır işime bakarım oh mis.

kusura bakma işine yarayabilecek bir cevap vermektense "ayh ingilizcem süper ama ben daha süper olduğum için yetmiyor :S :S" tribi yaptım ama böyle bir duyuru görünce kendimi tutamadım. gidip başka yerde anlatılabilecek bi mevzu değil çünkü bu. zaten fırsat kolluyo anam, gidip "anne ingilizce seviyem benim canımı sıkıyor. istediğim her şeyi yapabiliyorum ama sanki ötesi de varmış, kendimi sınırlandırıyomuşum da kandırıyomuşum gibi geliyo" desem ertesi gün tımarhanede uyanırım.

"queen kendini bi şekilde kurtarır yavrum allah sizi kurtarsın"

annem
0
der meister
(16.09.16)
@dissendium bazen kelimeyi bilmediğim oluyor evet ama bazen öyle cümleler görüyorum ki gramer yapısını da, kelime kelime anlamlarını da bilsem cümleyi anlayamıyorum. ama kelime eksiğim de var evet. yalnız burada sorun şu, bu kelime eksiğini disiplinli bir şekilde çalışarak da kapatamıyorum. kendime uygun öğrenme metodunu bulamıyorum.

konuşmaya gelirsek, bir anımı anlatayım. "dıdısının dıdısı" bir amerikalı tanıdığımız bize gelmişti ve tv'de balık fiyatlarıyla ilgili bir haber vardı. amerikalı, haber neyle alakalı diye sorunca, pahalı anlamına gelen expensive kelimesi bir türlü aklıma gelmedi. şimdi bu durumda ne dersin, başka bir yolla anlat. ama orada bir insanın karşısında, o senin suratına melül melül bakarken ona konsantre olamıyorsun. orada o kelimeyi de, o kelimeyi başka türlü nasıl anlatacağını da düşünemiyorsun. yani benim açımdan böyle gelişiyor işler.
0
🌸pilavmaker
(16.09.16)
@himmet dayi ve offred, anılar ve öneriler için teşekkürler. gece gece bu kadar uzun cevaplar beklemiyordum, sağolun :)
@offred, e-book okuyorum aslında hatta en son harry potter'ın son çıkan tiyatro metnini okudum ve neredeyse hiçbir zorluk çekmedim. anlamadığım kelimeler olunca tümevarım yaptım mesela. ama normalde çabuk bıkan bir insanım. üst üste iki cümle anlamayınca ilgim dağılıyor ve bırakıyorum. harry potter serisi biraz da hayranı olduğum bir seri olduğundan onu okuyabildim mesela.

@himmet dayi, ben suits'i amerikanların da anlayabildiğini düşünmüyorum. onlar da ayrıntılara takılmadan takip ediyordur. tek fark, onlar kelime anlamlarını biliyor. ama onlar da senin gibi neyden bahsettiğini anlamıyor. fringe'de de öyle bu. orada senin bi eksiğin yok bence.
0
🌸pilavmaker
(16.09.16)
@der meister, kardeşim seninle bırak bu konuyu genel olarak bayağı benziyoruz. ayrıca başkalarının hikayelerini dinlemek bana her zaman zevk vermiştir, kötü düşünmedim yani. ayrıca kendim gibilerini görmek zaten içimi ferahlattı. sen beni anlıyorsun, ben de seni gayet iyi anlıyorum. zaten ulu'dan da hatırlıyorum seni :D
internette çok vakit geçirme ve konudan konuya atlayarak okuma konusunda da birebir aynıyız.
ingilizceye gelirsek. biz şu an şöyle bir yerdeyiz. 0-10 arası bir skalada 0'dan 9'a çıktık iyi kötü. yalnız 9'dan 10'a çıkmak için harcayacağımız enerjiyi, 0'dan 9'a çıkarken harcadığımızdan az görüyoruz. yani diyoruz ki, ben 9 basamak ilerlerken böyle böyle uğraştım, şimdi şu kadar uğraşsam olması lazım. ama olmayınca da küsüyoruz ve zorlamıyoruz. belki de 9'dan 10'a çıkmak bizim bugüne kadar hayal edemediğimiz bir enerji gerektiriyordur. tabi bu benim için geçerli olup senin için bir safsata da olabilir.
0
🌸pilavmaker
(16.09.16)
(3)

Askerlik yoklaması ve 35C ÖĞRENCİ EYT

bibbolo zippo
Merhabalar, arama fasilitesini kullanarak önceki duyurulara baktım fakat sorumun cevabını tam olarak göremedim.Geçtiğimiz yaz (Temmuz 2015) üniversiteden mezun oldum ve henüz yoklamaya gitmedim. Bana yoklama konusunda bir belge de gelmedi. Askerlik şubelerini bir çok kez aradım fakat ya telefona çık
Merhabalar, arama fasilitesini kullanarak önceki duyurulara baktım fakat sorumun cevabını tam olarak göremedim.

Geçtiğimiz yaz (Temmuz 2015) üniversiteden mezun oldum ve henüz yoklamaya gitmedim. Bana yoklama konusunda bir belge de gelmedi. Askerlik şubelerini bir çok kez aradım fakat ya telefona çıkan olmadı ya da cevap alamadım.

e-devlet'ten belge sorgulama yaptığımda aşağıdaki bilgileri veriyor:

AŞAĞIDA KİMLİĞİ YAZILI YÜKÜMLÜNÜN 31/12/2018 TARİHİNE KADAR ASKERLİK İŞLEMLERİ
YÖNÜNDEN BİR SAKINCASI YOKTUR.

ERTELEME NEDENİ : 35C ÖĞRENCİ EYT

5 aydır yoklama işlemi için askerlik şubesine gitmedim. Şu anda ne durumdayım ve ne yapmam gerekiyor bilgisi olanların yardımını bekliyorum. 1111 numaralı askerlik kanununda 100 lira para cezası diyor yoklama kaçağı olma durumu için ama bazı yerlerde 4 ay gitmedikten sonra 500 küsur lira ceza olacağını söylüyor. Yoklama döneminin de 1 Ocak 2016 - 1 Şubat 2016 olacağı belirtilmiş. 1 Şubat 2016 tarihinden sonra mı yoklama kaçağı olmaya başlıyorum yoksa an itibariyle yoklama kaçağı mıyım ve ne zaman yoklamaya gitmeliyim?

Şimdiden teşekkürler.
0
bibbolo zippo
(27.12.15)
askerlik şubesine gidip erteleme yaptıracaksınız.
0
alibaba06
(27.12.15)
35c öğrenci eyt hakkında detaylı bilgi (bkz: http://www.burokrasi.com.tr/35c-ogrenci-eyt-nedir.html)
0
cennetteki bira fabrikalari
(19.02.17)
mezun olduktan sonra şubeye gidip tecil ettirmeniz gerekiyordu. bunun bir süresi var mı bilmiyorum. yukarıda 31/12/2018'e kadar görünen tecil, öğrencilikten kaynaklanan tecil. öğrencilik bittikten sonra 2 yıl tecil veriliyor. o da temmuz 2017'ye denk geliyor yani.
bu arada ben haziran 2016'da mezun olup aralık 2016'da tecil ettirdim problem olmadı ama senin çok geçmiş.
0
pilavmaker
(19.02.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.