Giriş
(4)

En hesaplı film izleme platformu

parka
Torrent gibi tek tek indirmeden.En hesaplı neresi var?* Alt yazı derdi olmazsa iyi olur.
Torrent gibi tek tek indirmeden.
En hesaplı neresi var?
* Alt yazı derdi olmazsa iyi olur.
0
parka
(13.09.24)
Stremio. Ücretsiz.
0
Godless
(13.09.24)
Netflix, Tivibu gibi yerler nasıl?
0
🌸parka
(13.09.24)
mubi
0
mikahakkinen
(13.09.24)
amazon 40 lira
0
anadolu flamingosu
(13.09.24)
(8)

14bin tl gss prim borcum varmış ödemek zorunda mıyım?

ezkaza
şuan aktif çalışanım ve sgk'dan hiçbir şekilde yararlanmıyorum çünkü özel sağlık sigortam var. eczanede dahi özel sigortamdan yararlanıyorum sgk yok zaten. geçmişte çalışmadığım bir dönem oldu part time çalıştığım zaman da. sanırım o dönemden kalan biriken tutar bu ama yine de hepsini ödemek istemem
şuan aktif çalışanım ve sgk'dan hiçbir şekilde yararlanmıyorum çünkü özel sağlık sigortam var. eczanede dahi özel sigortamdan yararlanıyorum sgk yok zaten.
geçmişte çalışmadığım bir dönem oldu part time çalıştığım zaman da. sanırım o dönemden kalan biriken tutar bu ama yine de hepsini ödemek istemem. özellikle part time olarak 3 yıla yakın çalışmışımdır bundan sebep mi çıkıyor bu borç anlayamadım. 2024 yılının başından beri çalışıyorum bu ay dahil sürekli eklenmiş ve devam ediyor prim borcu. ne yapmalı?
şimdi bu parayı derhal ödemek zorunda mıyım?
0
ezkaza
(11.09.24)
Hayir ödeme.

Sözlükte bazi kerizler ödedim vs yazmis ama seçimden seçime silinen, costurulan, hatirlatilan(!) borç bu yillardir. Kime ne saplarsak kafasi iste.
0
Yourcousinmarvinberry
(11.09.24)
siliniyor arada
0
NowWeAreFree
(11.09.24)
Kaybedecek birşeyin, hesapta paran, tapun, araban vs yoksa ödeme
0
apocalipy
(11.09.24)
ödeme hocam. öde diyenlere bakma sen. köle zihniyetli tipler bunlar. buna karşı hepimizin birleşmesi lazım aslında. ama yıllardır kimse sesini çıkarmıyor.
0
nothing in my way
(11.09.24)
Ödeme. Çok borçlu var. Milyonlarca kişiye haciz uygularlarsa ülke kirlenir.
Amaç korkutmak.
0
parka
(11.09.24)
Ülke kitlenir..
0
parka
(11.09.24)
Mehmet Şimşek in Twitter hesabının Altina ysxin mutlaka
GSS zulümdür
0
topkapiaksaray
(11.09.24)
80tl için evime icra kağıdı bile geldi. 15 sene ödemedim, silindi gitti.

Trafik cezası da aynı şekilde, 2016'dan kalma trafik cezam vardı, o da silindi.

Ödeyen hep zararlı çıkıyor.
0
kimlanbu
(12.09.24)
(13)

Marketlerdeki en iyi cikolata nedir?

duyurukullanıcısı
Hepsi bozdu gibi geliyor. Son zamanlarda en iyi cikolata nedir marketten alinabilen?
Hepsi bozdu gibi geliyor. Son zamanlarda en iyi cikolata nedir marketten alinabilen?
0
duyurukullanıcısı
(07.09.24)
eti ahenk gurme güzel.
0
archmeister8
(07.09.24)
laviva
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.09.24)
eti karam gurme
eti karam bitter &70 - tablet çikolata
kahve dünyası - gofrik
0
MtKrt
(07.09.24)
Hicbiri. Avrupada 1 ay omurlu cikolata gordum burda 6 aydan oncesi yok
0
lapaz
(07.09.24)
Gidin meyve alin. Ananas mango bilr alsanaiz kilo fiyati ayni olur
0
lapaz
(07.09.24)
Kahve dünyası'nın çikolatası en iyisi. Supermarketlerde var.
0
prole
(07.09.24)
Kahve Dünyası'nın çikolatası ve gofreti iyi. Eskiden Milka (Beyaz Çikolata tablet), Ülker (Fıstıklı Kare) ve Nestle (Damak) vs. alırdım. Şimdi onlar yağlı kakao gibi. Ferrero'nun da Türkiye Manisa'daki fabrikasında üretip bize sattıkları ile yurttışında üretilenler/yurt dışına ihraç edilenler çok farklı.

Bu arada meyve almayın. 90'larda değiliz, artık sulu şekerden ibaret meyveler.
0
nawar
(07.09.24)
Lindt
0
gabe h coud
(07.09.24)
After eight alıyorum bazen kahve ile tüketmek için.
Kahve dünyası gofrik de seviyorum
0
kullanicadi
(07.09.24)
Eti canga dark'ın çikolatası hoşuma gidiyor.
0
parka
(07.09.24)
Pahalı - Lindt
Ucuz - Tadelle
0
bisorumvardı
(07.09.24)
Bitter eti marka
0
pembediken
(07.09.24)
Tadelle sarelle gercekten iyiydi / benim calistigim holdingin sirketiydi gecen sene satildi. Artik o da eskisi gibi degil,
0
a perfect lie
(07.09.24)
(8)

Ne yaptığını bilsen burada olmazdın.

parka
İbo ile Yıldız Tilbe tartışıyorlar.İbo tartışmanın sonunda, ne yaptığını bilsen burada olmazdın zaten diyor.Burada ne demek istemiş olabilir?Kendi programına yıldız'ı çağıran İbo.Acaba bulunduğun konumda olmazdın mı demek istemiş.Evet derdim bu.Link, son 15 saniye:https://m.youtube.com/watch?v=vHK74
İbo ile Yıldız Tilbe tartışıyorlar.
İbo tartışmanın sonunda, ne yaptığını bilsen burada olmazdın zaten diyor.
Burada ne demek istemiş olabilir?
Kendi programına yıldız'ı çağıran İbo.
Acaba bulunduğun konumda olmazdın mı demek istemiş.
Evet derdim bu.
Link, son 15 saniye:
m.youtube.com
0
parka
(06.09.24)
müzikle ilgili bir sey konusuyorlar yok dodan girdin siye bagladin bilmem ne.
yildiz in müzik bilgisi yok ibo'nun var gibi duruyor.

yanlis yerden girmis sarkiya. ben ne yaptigimi biliyor muyum diyor. ibo da zaten ne yaptigini bilsen o sekilde söylemezdin sarkiyi diyor.
0
robert bosch
(06.09.24)
böyle olmazdin diyor burada degil.
0
robert bosch
(06.09.24)
Yıldız Tilbe bilmeden yanlış yerden girmiyor. Ses aralığı daha yüksek seslere uygun diye ve İbo'yla olan husumetinden dolayı ayar vermek için şarkının ortasında yükseltiyor notayı. İbo da oraya çıkamayınca sinirleniyor.
0
nundu
(06.09.24)
Hatta pardon şimdi tekrar izledim, İbrahim Tatlıses orkestraya reye inin diyor, Yıldız Tilbe de ona karşılık yükseltiyor. Yani kısasa kısas gibi bir durum var. Baya meşhur bi olay yani ikisini de sevmem, aralarındaki magazini de çok bilmem ama bu olayın incelemeleri falan vardı ekşide müzikal anlamda :D
0
nundu
(06.09.24)
Ayrıntılı bir analiz

youtu.be
0
ama ama deme
(06.09.24)
Ses kavgasını sormuyorum.
İbo'nun lafını soruyorum.
0
🌸parka
(06.09.24)
Yıldız tilbenin dolaylı olarak arada sıra dışı çıkış ve tavırlarından dolayı burada olduğunu kastetmiş olabilir.
Yıldız tilbeye tavır, hal olarak tam denk düşmez ama bunu ajdarın bir ara TV kanallarında sıkça görme nedenine benzetebiliriz sanırım
0
diyecevaplandı
(07.09.24)
Bana itaat edip pas pas olmaya devam etseydin bu durumda olmazdın demek istiyor bence. Bunu da yatağından geçirmiştir
0
Hallegadola
(08.09.24)
(8)

Özel Hastana Acilden Girişte Ücret Alma Sorunu

emcekare olmadi einstein olsun bari
Kalp krizi sebebiyle devlet hastanesine giden hasta daha büyük bir ilçeye sevk ediliyor ve devlet hastanelerinde yer olmadığı için özel bir hastaneye götürülüyor ambülans ile.2-3 gün yoğun bakım ve serviste yatan hastanın ailesinden para alınıyor.Bu paranın alınmaması gerekmiyor muydu?Geri alınması
Kalp krizi sebebiyle devlet hastanesine giden hasta daha büyük bir ilçeye sevk ediliyor ve devlet hastanelerinde yer olmadığı için özel bir hastaneye götürülüyor ambülans ile.
2-3 gün yoğun bakım ve serviste yatan hastanın ailesinden para alınıyor.

Bu paranın alınmaması gerekmiyor muydu?
Geri alınması için süreç nasıl olacak? Daha önce bu durumu yaşayan varsa tavsiyelerine açığız.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(06.09.24)
şikayet edin yoğun bakım için ücret alınamaz acil hasta çünkü
0
jelly bear
(06.09.24)
Acil için ücret alınmaz da, Acil denen kısmı ilk müdahaleyi kapsıyor. Devamında bir yoğun bakım safahatı var. Oradan ücret alınır.

Çok eski tarihlerde kalple ilgili rahatsızlıklarda da ücret alınmayacağına dair bir şeyler vardı. Tam olarak neydi ve değişti mi bilmiyorum. O konuyu bir araştırın.
0
Mirket
(06.09.24)
acilden girmek ayrı sevk edilmek ayrı. sizin anlattığınız durumda hasta özel hastaneye acilden girmemiş kamudan yoğun bakım sevkiyle gitmiş. bu durumda yoğun bakım yatışı için bir ücret alınamaz. fakat yb süreci tamamlandıktan sonra servis takibi de özel hastanede yapıldıysa onun ücretini alabilirler. bunun haricinde hastaya girişim yapıldıysa burada kullanılan malzeme için fark ücreti de çıkabilir. devlet hastanesinden sevkli gelen hasta yb ihtiyacı tamamlanınca eğer ücretli servis yatışı kabul edilmezse sevk eden hastaneye geri gönderilebilir.

sizden ücreti hangi kalemde aldıklarını bilmediğimiz için kesin bir şey söyleyemeyiz. hastanenin muhasebe birimiyle iletişime geçip vermedilerse detaylı fatura isteyip ücretin hangi işlemler için alındığını görebilir, hata varsa önce hastaneye kabul etmezlerse de sgk'ya iade için başvurabilirsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(06.09.24)
Özel hastaneye sevk durumu varmı ki bu olayda?
0
Mirket
(06.09.24)
Devlet hastanesi hasta kalp krizi geçirdiği için ambülansa koyup gönderiyor işte hastayı. Devlet hastanesinde yoğun bakımda boş yatak olmadığı için özele götürüyor ambülans da.
@kanatlı kontun dediği gibi detaylı fatura isteyeceğiz.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(06.09.24)
Sonucu yazarsanız bilgilerimizi güncellemiş oluruz.

Geçmiş Olsun.
0
Mirket
(06.09.24)
Genelde kılıfına uydurup alıyorlar bir şekilde.
0
parka
(06.09.24)
Öncelikle geçmiş olsun.

1 ay önce annem devlet hastanesine kalp çarpıntısı sebebi ile başvurdu. Kırmızı alanda tetkikleri yapıldı ve hekim anjiyo gerekebilir sebebi ile özel bir hastaneye ambulans aracılığı ile sevk etti. Özel hastanede 1 gece yoğun bakımda kaldı, sonraki gün anjiyo gerçekleşti (özel hastane) stend, balon vb. müdahale yapılmadı, annem 5 saat dinlendikten sonra taburcu edildi. 1 TL bile ödemedim.
0
oligomer
(06.09.24)
(9)

Seküler görünümlü aktroller

makbur
Sözlükte böyle bir guruh mu var yoksa benim kafa suphecilikten iyice gitti mi?Özellikle alkol kullandığını, ezan sesinden rahatsız olduğunu belirten entry'ler aralara serpistirilmis ama gotum gotum hükümet politikaları ovuluyor aralardan sinsi sinsi.2-3 tane böyle profile denk geldim, görüşlerinizi
Sözlükte böyle bir guruh mu var yoksa benim kafa suphecilikten iyice gitti mi?

Özellikle alkol kullandığını, ezan sesinden rahatsız olduğunu belirten entry'ler aralara serpistirilmis ama gotum gotum hükümet politikaları ovuluyor aralardan sinsi sinsi.

2-3 tane böyle profile denk geldim, görüşlerinizi merak ettim..
0
makbur
(05.09.24)
var tabi. gerçek ekşiciler bu grup yüzünden gitti. yıllar oldu bu grup geldi kaliteyi düşürdü. eski sağlam yazarlar ekşiye veda etti. aktrols ve arkadaşları her yerde.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
alkol kullanıp, ezandan rahatsız olup bir yandan da kendini inançlı olarak nitelendiren olabilir ama hiç bir aklı yerinde olan ya da kötü niyetli olmayan kişinin hükümet politikalarını savunacağını sanmıyorum.

gerçi durmuş saat bile günde iki kez doğru gösterir misali, savunacak olduktan sonra en muhalif insan bile bir iki cılız politika bulabilir sanırım. ama bahsettiğiniz bu değildir.
0
biseysorcaktim
(05.09.24)
akp'nin bütün yaptiklari "kötü" degil. daha nötral bakiyor olabilirler.
mesela sezaryen konusu, sigara, posetleri parali yapmak vs
bunlari ben de destekliyorum. söz konusu akp oldugu icin dandun yapiliyor ama yöntemin yanlis olmasi amaci desteklemem gercegini degistirmiyor.
0
robert bosch
(05.09.24)
AKP'nin yaptığı herhangi bir işin iyi ya da toplum yararına olma ihtimali yok, dibi deşilirse muhakkak ya maddi olarak kendi çıkarlarına ya da dünya görüşü olarak kendi fikirlerine uygun bir dayatma olduğu görülebilir, aksini düşünmek için gerçekten 1,5 yaşındaki bir bebeğin saflığında olmak gerekir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.09.24)
Bırakın Fahrettin işini yapsın kardeşim ahsjsj
0
nawar
(05.09.24)
Tabii ki var, özellikle CHP'li taklidi yaparak aktrollük yapıyorlar zaten. Örgütlü çalışan, bir trollün farklı farklı sıfatlarla (Zafer Partili, trans, Müge Anlı hayranı, akademisyen, Muharrem İnce sevdalısı vs.) onlarca hesabının olduğu, büyük bir bütçe ve mesaiyle yürütülen bir troll sistemi bu. Nick başlıklarında yazılanları incelemeni öneririm, genelde çoktan ifşa edilmiş oluyorlar.

Bu arada tamamen halkı sindirmek ve kendi doğrularını dayatmak üzere özenle uygulanan AKP icraatlarını öven insanların herhangi bir fikrini ciddiye almaya gerek olmadığını düşünüyorum. Bunları beğenebilmek için ya gerçekten aynı tondan kötü niyetli ya da saf olmak gerekiyor. +1
0
moonie
(05.09.24)
Ümit Özdağ destekçisi aktroller çok bariz. Eski entrylerine bakıyorsun, muhalifim ama... kalıbından yazılar dolu.
Kılıçdaroğlu'nu da aday olması için destekleyen aktroller vardı.
0
parka
(05.09.24)
Olmaz mı? Yurtdışında yaşayan bir kitle de var bunların arasında mesela.
Ülkenin eğitim, sağlık, hukuk, ekonomi alanında yaşadığı köklü akp iktidarı değişimini savunan, günlük haberlere göre pozisyon alan adamlar bunlar ve iletişim başkanlığının dev bir bütçesi var.
Yalnız kimsenin kimseyi poşet, sigara meselelerinden ak troll ilan ettiği yok. Sezaryen bambaşka bir konu bu arada. Devlet müdahalesi tartışmalı. Ama o konu bile ayrıntı kalıyor. Bu ülkede açık kapı politikası uygulayan bir iktidar hkk konuşurken ama iyi şeyler de var mesela poşet, sigara falan demek aktrollük değil. Daha başka bişey. Tanımlayamadım.
0
sibertenik
(05.09.24)
çoklar. en uyuz olduğum da gedik ahmet pasa denen omurgasız. foyası ortaya çıkar gibi olduğunda hemen diğer aktroller nickaltina iltifat etmeye üşüşür hiç şaşmaz
0
titanyum22
(05.09.24)
(4)

Elbise askısını dik tutmak

parka
Yük binince şekildeki oklar yönüne yatıyor.Bunu dik tutabilmek için sağlam ve pratik bir çözüm aklına gelen var mı?https://i.hizliresim.com/9lg3lg2.jpg
Yük binince şekildeki oklar yönüne yatıyor.
Bunu dik tutabilmek için sağlam ve pratik bir çözüm aklına gelen var mı?
i.hizliresim.com
0
parka
(26.08.24)
Evinizde bulabileceğiniz sağlam düz bir parçayla resimde çizdigim gibi bir çapraz destek yaparsanız yatma ihtimali çok düşecektir.

i.hizliresim.com

(bkz: uzay çatı)
0
goodz
(26.08.24)
@goodz malzeme ince metal boru, matkap da yok, o destek parçasını oraya sabitleyemem.
diğer ayağa tahta koydum, telle sardım ama esniyor.
0
🌸parka
(26.08.24)
Benim söylediğim parçaları matkap olmadan da tornavidayla, sac vidası veya matkap uçlu vidayla monte edebileceğini tahmin ediyorum.
0
Mirket
(26.08.24)
(14)

Ekşi Duyuru'nun son dönemde niteliksizleştiğini düşünüyor musunuz?

duygusalatasi
Bazen bir sorunun altında gerçek cevaptan fazla troll veya tamamen alakasız cevaplar oluyor. Bazıları sebepsizce duyuru sahibine hakaret etmekten, soruya cevap vermeden dalga geçmekten zevk alıyor. Derdine derman olunan var mı pek görmüyorum. Birine cevap veriyorsun ama duyurusunda saygılı görünüp c
Bazen bir sorunun altında gerçek cevaptan fazla troll veya tamamen alakasız cevaplar oluyor. Bazıları sebepsizce duyuru sahibine hakaret etmekten, soruya cevap vermeden dalga geçmekten zevk alıyor. Derdine derman olunan var mı pek görmüyorum.

Birine cevap veriyorsun ama duyurusunda saygılı görünüp cevabı beğenmediği için arka arkaya birçok küfürlü mesaj atıyor. Bazılarının iki üç hesabı var ve kendi sorularının altını diğer hesaplarla bariz şekilde dolduruyorlar.

Bazıları haftanın beş altı günü aynı soruyu soruyor ve aynı kişilerden aynı cevapları alyor. Soru soruyor gibi şarkıcı öven, takı markası tanıtan, maç bileti bahanesiyle dolandırıcılık yapmaya çalışan vs. de gırla.

Bunlara rağmen sitedeki etkileşim ilginç şekilde (?) çok düşük. Burası da Ekşi Sözlük'e dönüştü sanırım.
0
duygusalatasi
(15.08.24)
Evet, internet artık bana uyduruk şeyler çöplüğü gibi geliyor.
0
pavlis
(15.08.24)
Ekşisözlük yazarlarınında bazı duyuru kullanıcılarınında problemleri var bazısının ruh sağlığı bozuk. Eğer dikkatli okursan bazıları dertlerini paylaşıyor.
Onun için miletle dalga geçiyorlar küfür ediyorlar. şahsi algılamaycaksınız aslında dertleri kendileriyle.
0
komando kani var bende
(15.08.24)
Reelde ezik olanlar ego tatmini yapiyor.

Gecen de telegram kavgasi vardi. Hem herkes gelsin diye link vermis, hem de burasi benim grubum begenmedigimi cikaririm diyor.
0
Kahvedesu
(15.08.24)
Ekşi duyuru ne belli bir seviyenin üzerine çıkıyor, ne de belli bir seviyenin altına düşüyor bence. Uzun zamandır saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde yönetiliyor, yine de sözlükten her türlü iyidir.
0
montreal
(15.08.24)
aha tam da denk geldi. dün duyuruda bir soru sordum. Tanıdığım bir kadın, internet bağımlısı olmuş kızından bahsedip dert yanmıştı. Ben de bir faydası olur belki diye gelip buraya sordum. fakat gelen cevapların yarısı direkt bana hakaret idi. Olumsuz olabilecek her ihtimali gerçek farzedip saydırmışlar. Bazılarını mod silmiş. Cevaplar içinde :
- sana ne ?
- madem olayda etkin yok niye soruyorsun?
- sen kendi işine bak.neden başkalarının ailesine burnunu sokuyorsun?
- sen bu kişileri niye gözetliyorsun ?
- cinsiyetçisin. (konudaki) tabaklar kafanda kırılsın.
0
parka
(15.08.24)
Sokaktaki (ve internetteki) insanların çoğunun ruh sağlığı bozuk. Her yer böyle artık. Yıllardır takip ettiğim birinin son tweetini gördüm bu sabah. Tahammülsüz, sağa sola saldıran bir insan haline gelmiş. Eskiden yaşama enerjisine ve sabrına imrenirdim.
0
gnosis
(15.08.24)
sözlük gibi tamamen ego tatmin yeri oldu.
0
nothing in my way
(15.08.24)
Sözlük olsun duyuru olsun eskiden daha iyiydi. Kullanıcılar daha düzgündü. Artık o kişilerin çoğu yok. Belki farklı nicklerle buradalarsa bilmiyorum. Keşke geri gelseler de duyuru eski günlerine geri dönse.

Düşüncene katılıyorum.
0
rock n roll
(15.08.24)
modlar çalışıyor, şikayet ttiğim bir kaç yanıt silinmişti, şikayet ettiniz mi hiç?
0
eja
(15.08.24)
Her yer böyle. Buradan bir şey ummak sizin için hayal kırıklığı olacaktır sadece.

Normalde görsen selam vermeyeceğin garip gurup fikirlere/kültürlere/adetlere sahip insanlar ile iletişime giriyorsun. Bu gerçeği görmüş insanlar da artık buradaki kimliği ile gerçek kimliğinin bütünüyle örtüşmesi için çaba göstermekten vazgeçiyor ve dan dun o anki keyfine göre canı nasıl isterse yazıyor. Hatta ben bir ara imla ve yazım kurallarını da koyverecektim o dereceye gelmiştim. Çünkü ederi bu kadar.


Siz de he deyin geçin. Hatta eğlenin.
0
ruhen hastayim ben
(15.08.24)
Benden sonra seviye yerlere düştü.
0
numlock
(15.08.24)
her şeye rağmen küfür edilmeyen bir yer.
reddit bile +18 küfürlü.

bir de güncel haber başlıkları olsa başka site aramam sanırım.
olumsuz özelliklerine de sabrederim.
0
WithWorth
(15.08.24)
Başarısız birkaç troll haricinde fena değil bence. Nerede o eski troller!
0
auroraaurora
(15.08.24)
Buradan çok daha kötü yerler var, küfür, hakaret ve agresyonun yüksek olduğu. Burası fena değil her şeye rağmen. Tabi eskiden daha eğlenceli ve aktifti burası, onu inkar edemem.
0
playing star again
(16.08.24)
(8)

çiftlikbank çok mantıklı değil mi?

birmilyonunvarmi
yani illegal değil de legal olarak ve dürüstçe yapılsaydı o sermayeyle belki de türkiye'nin hayvancılık sorunu çözülmez miydi?
yani illegal değil de legal olarak ve dürüstçe yapılsaydı o sermayeyle belki de türkiye'nin hayvancılık sorunu çözülmez miydi?
0
birmilyonunvarmi
(15.08.24)
Hocam türkiyede hayvancılık sorunu yok rant var, konu çözülememesi değil çözmek istememek, halk yararına değil sermaye yararına kararlar alıp düzeni devam ettirmek
0
grimavi
(15.08.24)
salihdt
(15.08.24)
Çözülemezdi, insanlar çiftlikbank'a paralarını verdiler çünkü karşılığında risksiz şekilde çok kazanç elde edeceklerine inanıyorlardı. Eğer siz ponzi olmayan bir sistem kurarsanız bu karşılığı vaadedemezsiniz ve kazanç da risksiz olmaz. Haliyle Türkiye'nin hayvancılık sorununu çözecek bir fon oluşturamazsınız.

Ancak işin hem güzel hem de kötü tatafı olarak hayvancılık sorununu çözmek için sıradışı bir çözüme ihtiyacımız olmaması. Sorun istenirse gayet konvansiyonel yöntemlerle de çözülebilir ancak ülkenin uzun vadeli politikalarında hayvancılık yok demek ki.
0
akhenaten
(15.08.24)
Çözülmez.legal olursa kooperatif oluyor. Ülkemizde konut yapımında denendi olmadı. Kooperatifzedeleri duymuşsunuzdur.
Ayrıca hayvancılık ülkemizde yüksek et fiyatlarına rağmen çok karlı bir sektör değil. Saman bile yurtdışından ithal ediliyor çünkü.
0
parka
(15.08.24)
Hayvancılğkla uğraşacak adam bulamıyoruz, bu yüzden çiftlikler afganlara emanet.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(15.08.24)
Mantıklı değil.
Mesele hayvan veya bir ürünse sanal değil gerçekten "var olması" lazım. Temeli belirsiz birden bire büyüyen ve dijital ortamda ekranda görünen piksellerle yatırım olmaz iş dönmez.
Bir yerde patlıyor.

Kriptonun da hali ortada. Bağlı olduğu medya olmasa, sermaye sahipleri destek vermese belli ki o da bu derece büyümeyecekti.

Çiftlik bankta her şeyi tosuncuk dedikleri bir şahsa yıktılar.
Doğrusu bu olayda sadece bir kişinin adının konuşulması da saçma geliyor.
0
diyecevaplandı
(15.08.24)
asıl mesleği, yaşam standartı çiftçilik olmayan kimse o tür bir işletme işletemez.

hayatının o olması lazım.

diğer türlü satar herşeyi faize basarsın.

youtube'da çok video var bu konu ile ilgili.

yani olmaz.
0
duyurukullanıcısı
(15.08.24)
Samanın ithal edilmesinin veya içerde üretilmesinin cok birseyi değiştireceğini sanmıyorum. Ben cok taraftari olmasam da düşük maliyetler otomasyonla vs geliyor. Bizde standart köylü o tarz atraksiyonlara girmiyor. Bir de herkes çocuğu masa basinda is yapsin, memur olsun vs istiyor. Kimse kiz bile vermek istemiyor hayvancilikla aktif uğraşan birine. Pis is, aklini kullanan iyi kazanır ama bokla pislikle uğraşmak kolay degil.
0
mbond
(16.08.24)
(14)

Sadece internetle ilgilenen ergen

parka
Tatile gittiler.Genç kızı hiçbir şeyle ilgilenmiyor.İnternet ve telefondan başını kaldırmıyor, evden çıkmak istemiyor.Yapması gereken ufak işleri de yapmıyor (bulaşıklar)Ne yapılır.Kendi çocuğum olmadığından hiç anlamıyorum.** EK **Yahu bana niye saydırdınız anlamadım.Ben burada etkisiz elemanım. Sa
Tatile gittiler.
Genç kızı hiçbir şeyle ilgilenmiyor.
İnternet ve telefondan başını kaldırmıyor, evden çıkmak istemiyor.
Yapması gereken ufak işleri de yapmıyor (bulaşıklar)
Ne yapılır.
Kendi çocuğum olmadığından hiç anlamıyorum.

** EK **
Yahu bana niye saydırdınız anlamadım.
Ben burada etkisiz elemanım. Sadece bu anne kızı uzaktan tanıyorum.
Kızın yaşını tam kestiremediğimden başta ergen demiştim, sonra genç kız dedim.
Ayrıca davranış olarak da ergen gibi geldi.
Apart otelde kaldıkları için anne bulaşık yıkıyor.
Kızın da bulaşığa yardım etmesi doğal değil mi.
Amma drama yaptınız.
Ben hallerine üzüldüm, bir öneri olur mu diye sordum sadece.
0
parka
(14.08.24)
Başkasının çocuğunu ergen diyerek etiketlemişsiniz, bulaşık Gibi "ufak" işleri yapması gerektiğini belirtmişsiniz, çocuklardan anlamadığınızı da eklemişsiniz. Köyde mi yaşıyorsunuz merak ediyorum?(Bizim köyde akrabalar da böyledir ondan soruyorum, gezmeye gittiğim yerde ev işleri beklerler benden eşimden) Hali hazırda kaynana mısınız?(Sizden küçük kadınların ev işlerini sizin yerinize yapmalarını doğal mı buluyorsunuz?) Çocuğu beslemek zorunda değilsiniz sizin değilse. Çocuğun ne yaptığı da sizi bu kadar ilgilendirmemeli. Ne yapılır kısmı için de bulaşık Makinesi önereyim.
0
hasmetizm 2046
(14.08.24)
Bulaşık yıkamak 15 yaşında bir çocuğun yapması gereken ufam bir iş midir? Anlattıkların oldukça sağlıklı ve standart bir 15 yaş profili yani neye şaşırdığını ya da neyi yanlış bulduğunu anlamadım. Bir sorun yok, bırak çocuk istediğini yapsın. Yaz tatilinde çocuğa bulaşık yıkatmak nedir ya
0
nundu
(14.08.24)
bence 15 yasindaki birinden aile ortamina katkida bulunmasini beklemek anormal degil diger cevaplarin aksinda. sosyal katki olur, bir isin ucundan tutmak olur vs. ama yapmamasi/istememesi de bir o kadar normal. biraz kisiligiyle, biraz nasil yetistirildigiyle alakali. guzellikle davet ederek dahil etmeye calisabilirsiniz, olmuyorsa zorlamayin salin kendi haline sonra tekrar denersiniz.
0
icim urperiyor
(14.08.24)
birincisi "ergen" bir hakaret değildir, belirli bir yaş grubunu ifade eden bir kelimedir. etiketlenecek bir şey yok. 90 yaşındaki adama yaşlı dendiği gibi, 12-18 yaş arasındaki gençlere de ergen denir, gavurlar teenage falan der. küfür gibi algılanmasın.

ben de bir ergen babasıyım. köyde de yaşamıyorum, doğma büyüme şehirliyim, dedemle dahil hayatımda köy görmedim. kaynana da değilim, babayım.

burada mesele küçük çocuklara ev işi yaptırmak değil, belirli yaştaki gençlere sorumluluk yüklemek. sorumluluğunun bilincine vardırmak. soruda kast edilen de çocuk yüzünden bulaşıkların kirli kalması değil. bunu bu şekilde anlamak için gerçekten kötü niyetli olmak lazım. soruyu soran anne babası değilse bile, çocuğu ve/veya anne babasını seven bir yakını olarak bu konuda dertlenmek, bir şeyler yapmak istemek gayet normal.

ergen bir bireyin deniz kum tatiline gidip başını telefondan kaldırmaması günümüzün en büyük problemlerinden biri. kendi çocuğum olduğu için çok iyi anlıyorum.

kısıtlayacaksınız. sınır koyacaksınız. önce ortalığa yardım et, ödevini yapi, sonra denize gidilecek. dönüşte oynarsın diyeceksiniz. maraz çıkacak, kızacak, sinirlenecek, ama sert davranmadan, kırmadan, yol göstererek yapılması gereken bu.

ha sen ne kadar başarılı oldun dersen, %100 olmasa da sorumluluğuna düşen işleri yapmasını, denize gitmesini, yüzmesini, arkadaş varsa çıkıp oynamasını sağladım. ama arkadaşıyla da çıkıp oturup telefon oynuyorlar, ona bir şey yapamıyorum. bi de işin adı "arkadaşımla oynuyorum" olunca kısıtlayamıyorum da.

adasjkkla deniz tatiline gidip evden çıkmayıp kafasını telefondan kaldırmayan 15 yaşındaki çocuğa sağlıklı ergen profili demişler asdklasjda. sağlıklı profil öyle olmaz gençleri 15 yaşındaki sağlıklı genç yaz tatilinde deniz kenarındaysa denize gider, yüzer, bahçeye çıkar, sokakta oynar, koşar eğlenir. köye gittiyse horoz kovalar, bahçe çapalar, tozda toprakta yuvarlanır, koşturur coşturur vs.

evden çıkmadan kafasını kaldırmaksızın telefona bakmak günümüzde standart olabilir, ama sağlıklı bir davranış da değildir. bir kişinin de anası babası olmasa da bu konuda dertlenmesi, çözüm arayışında olması anormal değildir.
0
kibritsuyu
(14.08.24)
Yahu bana niye saydırdınız anlamadım.
Ben burada etkisiz elemanım. Sadece bu anne kızı uzaktan tanıyorum.
Kızın yaşını tam kestiremediğimden başta ergen demiştim, sonra genç kız dedim.
Ayrıca davranış olarak da ergen gibi geldi.
Apart otelde kaldıkları için anne bulaşık yıkıyor.
Kızın da bulaşığa yardım etmesi doğal değil mi.
Amma drama yaptınız.
Ben hallerine üzüldüm, bir öneri olur mu diye sordum sadece.
0
🌸parka
(14.08.24)
15 yaşındaki bir birey bulaşık yıkabilir bunda sorun yok. Biz 14 yaşındayken babamız hayatı öğrenelim diye tatillerde bizi oto sanayiye veriyordu. Fırsat buldukça da 15 yaşında pazarda su satıyordum.heves ettim 2 tane enstrüman ögrendim. Müzik yaparak kazandıgımın paralarla gittim üniversite okudum. Hayatım komple mücadele de geçti. 15 yaşında 2 tabak yıkayınca eline yapışmaz yani. Bulaşık yıkamak zaten lafın gelişi. Demek istedigim kalkıp bir şeylerle aktif olması önemli. Bir kere 18 yaş altı kendi yaşına göre bir sürü işi yapabilir. Yapmalı da evin içinde asosyal ekran bagımlısı psikolojisi bozuk bir ergen örnegi daha mı iyi sanki??
Öncelikle psikolojik destek alarak ekran bagumlılıgından kurtarmanız lazım. Sonrasında çocugu spora, enstrümana, hobilere yönlendirin. Yani hayata dokunsun çocuk. Hayata karşı farkındalık kazansın. Ondan sorma zaten ona demeden 2 tabağı hallediverir kendiliginden.
0
limonlu eksi
(14.08.24)
Ben de böyleydim de o zaman telefon, internet falan yoktu ben de hep kitap okurdum deniz tatiline gidildiğinde. Sonra ne oldu, deniz tatillerini hiç sevmediğim için son 20 yıldır deniz tatiline gitmedim asla da eksikliğini hissetmedim. Deniz kenarında olan parklarda yürümeyi ya da bankta oturup denizi izlemeyi severim ama o kadar. Tatile gideceksem şehir gezmeyi daha çok seviyorum. Şimdi kendim tek başına yaşıyorum, her işimi kendim hallediyorum. Ailemi ziyarete gidince orada da ne lazımsa yapıyorum. Bence bazı şeyler çok büyütülüyor özellikle ergenlik zamanında.

Büdüt: Amaç iyi psikoloji ise benimki ne kadar iyi tartışılır ama kimseye yük olmadan hayatımı devam ettiriyorum.
0
peki madem
(14.08.24)
sofraya yardim etme, yattigi yeri toplama gibi seyler 7 yastan itibaren yapilir, 15 yasindaki kazik kadar ergene yardim etmiyorsa herhalde laf söylenecek.
kendi cocugumsa telefonu elinden alirim.
bana emanet cocuksa da telefonu elinden alirim.
diger türlü karismam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
Bahsi geçen bir erkek çocuğu olsa onun yapması gereken ufak iş olarak ev işlerini görmeyeceğinizden eminim. Ayrıca dış kapının dış mandalı olarak size ne? Başkalarının aile dinamiklerine neden burnunu sokmaya bayılıyor bu ülkenin halkı?
0
moonie
(14.08.24)
Suçlamıyorum ama çocuk normal diyorum. 15 yaşındayken ben de öyleydim ki 10 seneden fazla zaman geçti. O zaman laptopum yoktu, evdeki masaüstü pc'yi arabayla yazlığa götürürdük ben oyun oynayayım diye. Bulaşık yıkama, evi süpürme gibi işleri yapmamak için de mücadele ederdim baya. Üniversiteyi de aile yanında okudum aynı şekilde. 25 yaşında evden ayrıldım ve kendi hayatımı kurmada bir gram zorlanmadım. Bu evde iş yapmazsa kendi evinde zorlanır olayı büyük yalan yani. Bırakın çocuk yaz tatilini nasıl geçirmek istiyosa öyle geçirsin. O yaşlarda bi çocuğun "sağlıklı" bir ergen olması için illa koşup eğlenmesi, denize gidip yüzmesi gerekmiyor. Hele bi de apart demişsiniz muhtemelen arkadaşı da yoktur etrafta. Ne yapacak yani sıkılıyodur.

O yaşlarda bi kız kardeşim var o da aynı şekilde mesela ve onun da sağlıksız olduğunu düşünmüyorum. Dünyada her şey ekranlar üzerinden ilerliyor, ekranı hele o yaşta kısıtlamak çok mantıksız bir öneri
0
nundu
(14.08.24)
15 yaşındaki çocuğun internete gömülmesi çocuğun bulaşık yıkamasından daha sıkıntılı durum.

bir insanın kendi igtiyaçlarını kendi karşılayabilmesi için bazı şeylerin o yaşta öğrenilmesi gerekiyor. yemek yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır yıkamak vs
0
oekuklu
(14.08.24)
Kız erkek farketmez böyle ufak şeyler küçük yaştan beri yaptırılmalı. geçen bir küçük erkek ergenden kargaburun istedim yüzüme baktı boş boş. bilmiyormuş ailesi hiç iş yaptırmamış.
Çocuklara hayatla mücadele etmeyi öğretmiyorsunuz 20 yaşına gelince çoğunun psikolojisi bozulmuş oluyor.
0
komando kani var bende
(14.08.24)
Şöyle de bir durum var,
Evde bulaşık yıkamak herkesin görevi, yemek hazırlamak, sofra toplamak temizlik yapmak falan herkesin görevi.
Eğer ortada bu işleri tatil sırasında adil olmayan bir şekilde üzerine almış anne varsa bu durumda ergen kız çocuğu neden üzerinde sorumluluk hissetsin ki, babanın hissetmediği sorumluluğu ergen çocuktan hissetmesini neden bekliyoruz. Ailedeki herkes yapıyor olsaydı o da yapmak sorunda hissederdi. Ama babası eğer bu işi paylaşmıyorsa kız neden paylaşsın. Neden kıza babanının yapmadığı sorumluluk yükleniyor.

O yaşlarda kız çocuklarına daha toplumsal cinsiyet rolleri de yüklenmemiş oluyor. Herkesin sorumluluk almadığı, annene yüklenmiş konularda neden evdeki yetişkin diğer bireyden daha fazla sorumluluk almasını beklemek yanlış.
0
zimbirik
(14.08.24)
Kibritsuyunun açıklamasına cevap olsun. Etiketler hakaret olmak zorunda değildir, pozitif şeyler de etiket olabilir. Güzel ve çirkin kavramları birer etikettir örneğin. Ergenlik bir yaş aralığını tarif etmek içindir sadece, söz ve davranışlarını sevmediğimiz çocukları betimlemek için değildir. Çocuk sahibi olmanız sizi otomatik bilinçli yapmıyor maalesef.
0
hasmetizm 2046
(16.08.24)
(6)

Elektronik sigaraya ne oldu?

parka
Artık eskisi gibi popüler değil sanki?
Artık eskisi gibi popüler değil sanki?
0
parka
(03.08.24)
Çoğu sigarayı bırakmak için elektronik kullanıyordu ve bırakmıştır. Etrafımda 3-5 kişi tamamen bıraktı. Yeni başlayanlarda minicik podları kullanıyor. Podlarda nikotin tuzu (min 35mg) kullandığı için puff/çekme ihtiyacı az oluyor ve fazla dikkat çekmiyor.
0
krtkartal
(03.08.24)
Ülkede satışı yasak. Kolay ulasilamayan bir şey eskisi kadar popüler olamaz tabiki
0
logisticsmanager
(03.08.24)
@logistics oldukça popülerken de yasaktı
0
🌸parka
(03.08.24)
Vozol var ben çoğu kişide görüyorum
0
mirty
(03.08.24)
Ben plaja gidiyorum mesela kadın erkek genç yaşlı herkeste bunlardan var bence hala çok popüler, bir de sigara gibi gözükmüyor sanırım öyle bir algı olmadığı için minik minik elemanlar bile rahat rahat kullanıyorlar herkes bağımlısı olmuş bunun müptezel gibiler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.08.24)
Parasi olan aliyor alamayan dal sigara otlaniyor knk
0
Zetnikov
(03.08.24)
(15)

Çocuk sahibi olmak

aykaranlık
Selamlar,Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki. Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememi
Selamlar,

Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki.

Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememiş ama sonrasında keşke olsaydı diyenleriniz var mı? Varsa nedenleriniz neler?
0
aykaranlık
(31.07.24)
Ben hayatım boyunca çocuklara hiç bayılmadım. Ay hamile olsam da bebeğim olsa şöyle yapsak böyle yapsak hiç demedim, hiç içimden gelmedi. Ailem ve çevrenim %70'i öğretmen olduğu için sürekli bir çocuk eğitimi ve sorumluluk vurgusu vardı, kendim de çok benimsediğini hissedememiş bir çocuğum, sürekli ikaz edilmek düzeltilmek eleştirilmek yüzünden.

Yaşım 42, evlilik bile olamadı (çok istediğim halde), bu saatten sonra evlilik dahi olacağını sanmıyorum ama olsa bile çocuk istemiyorum...

Ama bugünlerde tatlı güzel aileler, çocuklarıyla ilgilenen anneler babalar gördükçe gözlerim doluyor, içim acıyor. Elimde değil, yönetemiyorum da.

Bu biraz bünye meselesi, içgüdüsel bir şey sanırım.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Hic cocuk istemedim. Artik cocugum olmasi icin son demlerdeyim. Baba adayi da yok hayatimda. Biri olacak da, cocuk yapacagim da zor artik. Tik tak tik tak...

Muhayyer divan gibi bebekli, kucuk cocuklu yasitlarimi gorunce bi ic geciriyorum ama sonra dusunuyorum bi aile kurmus olmalarini begeniyorum. Evlenmek istiyorum cunku ama cocuk sorumlulugunu almak istemiyorum. Disaridan o ciftler tatli geliyor bana ama cocuk fikri o kadar tatli gelmiyor. Bazen hele sokakta olur olmadik bi seye aglayan, mizmizlanan cocuklar goruyorum ve ohh iyi ki cocugum yok diyorum. Benim gozumde buyur gibime geliyor. Bazilari cok sevdigin biri olunca cocuk istersin diyorlar acaba diyorum ve yasimin gectigini fark ediyorum yavastan bu sefer de uzuluyorum.

Sonra kuzenimi goruyorum. Ard arda iki cocuk dogurdu. Neymis birlikte buyurlermis. Cildiriyor su an. Psikologa gitmeye basladi cok bunaldigi icin.

Bi de sakat dogan cocuklar var. Hem onlara hem ailelerine uzuluyorum. Bende anaclik degil de, cocuga karsi gosterebilecegim bi tolerans yok. Arada kaliyorum yani ama o kadar da arada degilim galiba.
0
Kittie
(31.07.24)
Valla ben varım. Eski hayatımı özlüyorum. Ne para kalıyor ne vakit. Bi yandan da iki saat görmezsem özlüyorum. Heralde imkânım olsa zamanı geri alırdım.
0
mirty
(31.07.24)
Reddit kullanıyorsanız r/regretfulparents var, pişman ebeveyn hikayeleri ilginizi çekebilir. www.reddit.com

Çocuk istemeyen (ve 40 yaşında) biri olarak kendi tercihiyle çocuk yapmamış, benden büyük insanlarla konuştuğumda hiç pişman olan görmedim, biri bile "ben ettim sen etme, geç olmadan çocuk yap" demedi. On sene sonra keşke der miyim bilmiyorum ama evli ve çocuksuz hayattan çok memnunum.

Edit: r/childfree cidden toksik bir yer, aklı başında tartışmalar bulana kadar çabalamak gerekiyor. r/truechildfree daha az kalabalık ama daha makul insanlar bulunan bir subreddit.
0
kobuzchu kiz
(31.07.24)
Yine redditte childfree diye bir sub daha var
0
grimavi
(31.07.24)
cocuk evliligin dinamiklerini bastan asagi degistiriyor.

cocuk ile baglantili olarak ciddi problemler yasamis ve yasamaya devam eden birisi olarak olmasada OK'mis diyemem, bir gulumsemesi bana yetiyor. Butun bu cikacak problemleri bastan bilseydim de yinede cocuk yapmaktan kacinmazdim.

cocuk sahibi olmak benim aklimdaki ideal cocuk sayisini degistirdi. Ben hep aralari max. 2ser sene olan 3 cocuk sahibi olmak isterdim. Ama maddi manevi kulfetini gorunce, tek cocukta jubilemi yaptim. 3+ cocugu olup maddi manevi hakkini vererek buyutene helal derim.
0
cooperr
(01.08.24)
Sonunu düşünen kahraman olamaz.
hayat tercihlerden ibarettir. yaşadığımız her şey yaptığımız tercihlerin bir sonucudur.
bu sebeple keşkelerin, pişmanlıkların hiç bir anlamı olmadığını düşünüyorum.
çocuk sahibi biri olarak pişmanım demeyi bırakın bunu demeyi aklımın ucundan geçirmeyi bile hak görmüyorum kendimde.
zira bu benim ve tabii eşimin tercihiydi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.08.24)
çocuk aslında çoğu insanın bilmediği ve sorumluluğunu alamadığı bir konu. geç yaşta çocuk sahibi olan ebeveynler olarak biz halen zorlanıyoruz. benim yaşım 38 eşim 36 yaşında. çocuğu isteyerek yaptık. avantajları tatlı olması, zorunlu sosyalleştirme yönlendirmesi vb. dezavantajları zamanını ve kararlarını çocuk belirliyor. tamamen kendi adıma olan düşüncelerim şöyle ben çocuk doğana kadar özgür bir bireymişim hayatın ne olduğunu çocuk olunca anladım. ekstra sorumluluk,tedirginlik,zamansızlık vb.ayrıca yeni nesil ebeveynlik çok zor. çocuğun doğduğu anda itibaren onu yemesin, şunu izlemesin, aman şu kursa gitsin vs. ana baba yıpranıyor.
şöylede bir durum var, çocuğu görünce sana sarılınca o kızgınlıklarını ve pişmanlıklarını bir süre unutuyorsun. çocuk olmasın demedim ama çocuk olduktan sonra kendi ebevynlerimiz keşke daha yardımcı olabilselerdi diyorum halen.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Çocuk sahibi olup bundan pişman olanlar, pişmanlığını çocuk üzerinden belirtmezler. Bu, genelde evlilik üzerinden aynalanarak ifade edilir. Pişman olunan olunan şey çocuk sahibi olmak değil, kötü giden evliliktir onlara göre. Çünkü çocuk sahibi olmak son derece kutsal bir yere konulduğu, bazen evliliğin amacı olarak tanımlandığı için pişman olunsa bile bununla yüzleşilmez. Mevcut pişmanlığın getirdiği sorunlar hızla büyüyerek evliliğin birçok yerine metastas yapar ve finalde siz bunu kötü giden evlilik olarak duyarsınız.

Şu sözü pek çok kez duymuşsunuzdur; " ben yirmilerimin başındayken sabaha kadar festivallerde içip eğleniyor ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi okula/işe gidiyordum. Şimdi ne içebiliyorum ne de kafam o müzikleri kaldırıyor."

Çünkü evrimsel olarak o enerji sende çocuk büyütebil diye vardı güzel kardeşim ama sen onu festivalde, seyahatlerde, partilerde harcadın. Bunu eleştirmek için söylemiyorum asla. Sadece evrimsel süreçteki durumu açıklıyorum. Kadının en doğurgan ve sağlıklı olduğu, erkeğin sperm kalitesinin en yüksek olduğu dönem yirmilerinin başı. İnsanlık tarihi boyunca döngü bu şekilde gerçekleşmiş. Dolayısıyla o yaşlarda sahip olunan yüksek enerjinin bir sebebi de çocuk büyütebilmek.

35'lerden sonra çocuk sahibi olmak elbette biyolojik olarak mümkün ancak maalesef çocuk büyütmek için gerekli olan enerji, tolerans seviyesi de o yaşlarda düşmüş oluyor. Bu da bir başka biyolojik gerçek. Sanayi devriminden sonra insan hayatı ve gündelik yaşayışın önceki yüzyıllara göre farklı şekillenmeye başlaması ve insan ömrünün de uzamasıyla birlikte geç yaşta çocuk sahibi olmak da yaygınlaştı. Ancak 300 bin yılda şekillenen biyolojik saatimiz öyle 150-200 sene ile değişmez maalesef. Tüm bunlar da günümüzde var olan ama aslında pek de dillendirilemeyen çocuk sahibi olmaktan pişman olmayı ya da hiç çocuk sahibi olmak istememeyi tetikleyen şeyler.
0
thracia
(01.08.24)
Evlenmedim evlensemde cocuk dusunmem yuzde 99

Cevremde goruyorum muthis bir fedakarlik yapman gerek

Full masraf

Belki inanilmaz bir tatile gideceksin senelik stressin kalmayacak ama cocugun okulu bakimi yemegi kurslari bilgisayari vs para kalmayacak derken memlekete gidip dagda cay icicen sadece bi sure

Cok basit ornek verdim dedigim gibi full fedakarlik yaoman lazim grce uykusuzluk var yok cocugun basina bisi geldi faoan cekilmez cile bence
0
Zetnikov
(01.08.24)
Herkes pişman
0
numlock
(01.08.24)
kesinlikle dünyanın hem en güzel şeyi hem de en zor şeyi çocuk sahibi olmak :)
0
sweetoffice
(01.08.24)
bu çok öznel bir konu. ayrıca cinsiyete göre de değişir.
çocuk sahibi olup da pişman olan kadın nadirdir. malum hormonlar vb.
0
parka
(01.08.24)
bunun uzerine cok sey yazilir da gecen olani yaziyim sadece.
aksam yuruyuse cikmistim elinde scooter parka giden ebeveynler gordum, sonra dedim ki lan cocugum olsa her aksam alip parka falan goturmem lazim hava guzelse, degilse baska bir sey icin yine cikacagim edecegim. su an kendi kafama gore ciktim yuruyorum istemesem yurumezdim evde otururdum ne guzel diye dusundum icimden.

genel olarak da cocuklari sevmiyorum, hele ki erkek cocuklarini.
0
bay b
(01.08.24)
planlı yapılan bi çocuktan insan neden pişman olur anlamıyorum. sonuçta dünyadaki ilk bebek o olmayacak. bebek bakmanın ne denli zor olduğu, insanın hayatını çok değiştirdiği, eski hayatın neredeyse ortadan kalktığı, yeni sorumluluklar yükleyeceği, yeni masraflar çıkaracağı belli.

off ben bu çocuğu yaptım ama çok masraflıymış, bilememişim demez kimse. dememeli de zaten çünkü böyle olacağı belli bir şey. sorumluluk, zorluk, zamansızlık, uykusuzluk vs için de aynı şey geçerli.

ayrıca yeterli imkanlara sahip olur yeterli desteği alanlar da pişman olmaz. içten içe pişman olanlar b.ktan kocalarının b.ktan baba olacağını düşünmeden çocuk yapanlardır. ya da yeterli maddi gücü yoktur, sürekli kendisinden kısıp çocuğa veriyordur. o yüzden pişman olur.

mutlu bi evlilik varsa, baba gerçekten babalık yapıyorsa, eşlerin anne babası yardımcı oluyorsa insan çocuktan neden pişman olsun ki?

kendi adıma konuşuyorum. başlarda çoook zorlandığım zamanlar oldu. keşke yapmasaydık diye düşündüğüm zamanlar da oldu. ama kadınların hormonları şusu busu anca kendine geliyor. tabi ki gerçekte pişman değildim ama yenidoğan döneminde ne kadar destek olursa olsun insan biraz kafayı yiyor bebek anneye tam bağımlı olduğu için. ama o dönem harici asla pişman olmadım.

çoook geç evlenmiş bi kuzenim var. eşi de yaşlıydı. o söylemişti mesela pişmanlığını.

ha anne olup da keşke yapmasaydım diyen kadını toplumda taşlarlar. tabi ki fikrini samimiyetle dile getiremez. ama pişmanım diyebilmek için de insanın önce kendisine bakması lazım. yeterince şartlar uygun muymuş da bu işe kalkışmış.

bu çocuk mevzusu da bu ara duyurunun popüler konusu.
0
elorelia
(01.08.24)
(16)

Ahlaksızlık görüyor musunuz etrafınızda?

michael_knight
Dünyanın her yerinde ahlaksızlık var, ama Türkiye’de ahlaksızlık sanki utanılacak bir şey olmaktan çıkmış gibi. İnsanlar, yaptıkları uyanıklıkları, hırsızlıkları ve yalanları bir marifetmiş gibi anlatıyor ve merakla takip ediliyorlar.- Siz de etrafınızda veya medyada övünçle ahlaksızlıklarını anlata
Dünyanın her yerinde ahlaksızlık var, ama Türkiye’de ahlaksızlık sanki utanılacak bir şey olmaktan çıkmış gibi. İnsanlar, yaptıkları uyanıklıkları, hırsızlıkları ve yalanları bir marifetmiş gibi anlatıyor ve merakla takip ediliyorlar.

- Siz de etrafınızda veya medyada övünçle ahlaksızlıklarını anlatan insanlara rastlıyor musunuz?
- Türkiye’nin bu konuda dünyanın geri kalanından daha kötü durumda olduğunu düşünmekte yanılıyor muyum?

Not: Ahlaksızlık derken seksle ilgili şeylerden bahsetmiyorum; seks konusunu dışarıda tutalım lütfen.
0
michael_knight
(26.07.24)
evet her yerdeler ve normalleştirmiş durumdalar.
şaşırıyorum
Türkiye, dünyanın kalanından kötü durumda değil bence genel olarak bir rezillik var. bence dünya üzerinde her yerde artık ahlaksızlık diz boyu.
0
mantarliborekk
(26.07.24)
geri kalmislikla alakali. ekonomi kotuyse hirsizlik ahlaksizliktan cikar, bunun gibi
0
ala09
(26.07.24)
Çok görüyorum geçende müdürlük sınavı hakkında konuşuyoruz. Konu mülakatlardan açıldı herkes torpil bulmanın peşinde. Dindar görünen namaz kılıp oruç tutanlar bile torpili savunuyor. Torpil kul hakkına girmez mi? diye sordum. Herkes ben torpil bulmasam başkası bulacak benim yerime girecek diyor. Artık herkese torpil mevzusu normal geliyor.
Böyle olunca kendimi enayi gibi hissediyorum. Dünyada bir enayi ben kaldım sanırım diyorum.
0
komando kani var bende
(26.07.24)
Ahlaklı insanlar her zaman azınlıktaydı. Şimdi de farklı değil durum. ahlak kelimesi farklı anlamda kullanılıyor artık, seks hiç bir Zaman ahlakla ilgili değildi zaten.
0
hasmetizm 2046
(26.07.24)
Ahlaksızlık olarak değerlendirdiğim şeyler görmüyorum, ama iş etiğine kendimce aykırı bulduğum çok şey oluyor. Adam otelde masaj yaptırıyor, şirkete fatura ediyor mesela. Bana ters. :)
0
auroraaurora
(26.07.24)
türkiye'de ahlaksizlik, adam kayirma, kücüp hesaplar pesinde kosma, torpil kol geziyor.

yere cöp atmak bile ahlaksizlik, terbiyesizliktir benim gözümde.

gecen sene yazin sahilde otururken önümden bir sürü süt misir, cekirdek falan satan cocuk gecti. bundan daha büyük bir ahlaksizlik olabilir mi? cocuklari koruyamiyoruz. bu zaten basli basina en büyük ahlaksizlik. sonra kirmizi isikta arabaya mendil falan satmak icin gelen cocuklar...

türkiye'de yasayabilmen icin bunlara göz yumman lazim. bu da ahlaksizliktir
0
sonsuz
(26.07.24)
sonsuz +1

Ben de kendimce ahlaksız bulduğum bir dünya şeyle karşılaşıyorum gün içinde. Dün mesela işlek bir sokakta yürürken yolun tam ortasında boş bir cam soda şişesi gördüm. O şişenin üstünden geçip lastiğini parçalayacak bir araç mutlaka olur. Bunu akıl etmek çok zor olmasa gerek. Tamam hadi, yine yere at çöpünü, geri dönüşüm falan hiç düşünme ama yolun ortasına da atma mesela. Bu tip detaylar beni çok rahatsız ediyor. Kolay çünkü o çöpü oraya atmamak.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Ahlaksızlık yapmakla kalmayıp övünmek var. Arkadaş çevremde yok ama günlük hayatta denk geliyorum. En büyük sorun bunun ahlaksızlık olduğunu fark etmeyip/kabul etmeyip bunu pratik zeka, kurnazlık, yolunu bulmak vs. sanmak. Bir trafikte herhangi bir şey için sıra halinde bekleyenlerin yanından geçip ilerde bir yerde kaynak yapmak büyük ahlaksızlıklardan mesela.

İnanılmaz derecede normalleştirilmiş. Kaçak elektrik kullanımı, alınan yiyeceği farklı kategoriden göstererek yapılan KDV kaçakçılığı, vergi kaçırma, iftira, rüşvet, torpil, ayıplı mal satmak, dolandırıcılık hepsi ahlaksızlık ve hepsi iliklerine kadar işlemiş milletin.
0
nawar
(26.07.24)
Hani rusların meşhur bir sözü var ya;

çeçenden canını, azeriden paranı, rusdan karını.. diye

bu üç milletin 2 si türk...dünyada zirve yapmışızdır...
0
digits
(26.07.24)
sokağa, alışverişe, dışarı kısacası topluma çıktığımda her türlü ahlaksızlığı görüyorum. biri bin para. çöp atan, başkasını her türlü rahatsız eden, kendinden başkasını düşünmeyen vs.

ancak kendi çevreme baktığımda (kısıtlı bi iş, arkadaş ve aile çevrem var), böyle buram buram bi ahlaksızlık görmüyorum.

muhakkak yaptığımız yanlışlıklar ya da farkına varmadan verdiğimiz rahatsızlıklar oluyordur ancak o konuda oldukça dikkat ediyorum.

olaya ahlak/ahlaksızlık olarak değil de, başkasına herhangi bi konuda rahatsızlık vermek/kötülük yapmak olarak yaklaştım
0
biseysorcaktim
(26.07.24)
Görüyorum ve çok bunalmış vaziyetteyim.

Torpilden çok kere bahsedilmiş, ancak ne kadar bahsedilse az. Torpil saklanacak bir şey bile değil artık. Çok normal bir şey olmuş. Bu tür insanlara bunun ne kadar olağandışı bir şey olduğunu anlatamıyorum bile, garipseniyorum.

Sosyal medyada yapılan yorumlara bakıyorum, torpil ve din ilişkisi bile kurulmuş. Akrabaları, komşuları kollamak gerekir tarzı hadislerle bağdaştırılmış torpil artık. Adam kayırmak kollamak olarak görülüyor. Bu şahit olması çok yıpratıcı bir şey.

Özellikle alt gelir grubu erkekler arasında ise aldatmak son derece normal. Sadece alt gelir grubu aldatıyor demiyorum, her kesimde yaygın sadakatsizlik; ancak bu kişiler saklanmıyor. Hatta övünüyorlar. Her yerde anlatıyor bu "maceraları." Yazık evde eşleri oturup aile, çocuk düşünüyor. Bayramda falan ne yapmak gerekir bunlara kafa yoruyor. Zaten kocalarının sıkı denetimi altındalar. Kocalarsa her fırsatta "arada olacak tabi hocam" denen "kaçamaklar" peşinde. Sadakat diye bir şey yok. Sadakat olmadığı gibi eşlerin birbirine bakış şekli de çok çirkin. Resmen çirkin yani. Mide bulandırıcı. Bu insanlar aynı zamanda eşlerini her fırsatta aldatıp yine dinden imandan bahsedip cumalara falan gidiyor. Gerçekten insanın karnına kramp giriyor şahit oldukça.

Yine firmalarda kadın çalışanların arkasından yapılan muhabbetler tiksinti verici. Gerçek anlamda tiksinti verici.

Türkiye'de çalışma kanunu da boşuna var. Mavi yaka dışında nerdeyse kimse mesai almıyor. İş güvenlikçileri boşuna var. İş güvenliği önlemleri dalga konusu. İşverenler bunların gereksizliğine çene yorarken işçiler de bunlara uymamakla, iş güvenlikçilere verdikleri ayarlarla övünüyor. İhbar, kıdem tazminatları ödenmiyor, çok az yer ödeme yapıyor. Maaşlar elden veriliyor birçok yerde. Mavi yakanın aldıkları mesailerde de pazar mesaisi düşük veriliyor çoğu zaman. Esnaf vergi falan vermiyor. Kaçak işçi çalıştırılıyor birçok yerde.

Olmayan ne var ki?

İnsanlarda bir boşlamışlık... Herkes kendini nimetten sayıyor. Hakkında açılan suç dosyasıyla övünen tipler ortalıkta kol geziyor. Trafikte maganda dolu, çakarlı araç dolu. Makas atan dolu. Daha dün kamyonun biri kırmızı ışığı beklememek için kamyonla kaldırıma tırmanıp döndü döneceği yere. Kaldırıma çıktı ya kamyonla. 1 dakika fazla beklememek için.

Saya saya bitiremem. Gerçekten iğrenerek yaşıyorum.
0
akhenaten
(26.07.24)
sosyal(!) paylaşım yaptıkları mecralara bakarsanız ahlaksızlıkları anlatmayı geçin bunu övünçle sergiliyorlar bile, ülkenin özeti resmen. gecenin köründe drift atanlar, motor bağırtıp milleti rahatsız edenler ve işin trajikomik kısmı bunların binlerce beğeni alması. bunu beğenenler var ya düşünsenize binlerce.
0
Improbable
(26.07.24)
cahillik, fakirlik, açgözlülük, denetimsizlik, kutuplaşma ve dinin saptırılmasının doğal sonucu bu.
0
parka
(26.07.24)
mesela torpilli bir kadin vardi ben yuksek lisans yaparken. atiyorum Kars'ta ogretim gorevlisi ama Izmir'de doktora yapiyor.
Haliyle Kars'ta falan calismadan maas aliyor.
projeye eklemisler oradan da para aliyor.
yuksek lisansi, tezsiz, okulun yonetmeligine aykiri vs. vs.
doktora yaptigi bolum, onun lisans bolumunu normalde kabul etmiyor, yine usulsuz.

Zaten kendi saklamiyordu, ben de diger detaylari herkese anlattim. Diger arkadaslar da gariban yuksek lisans ogrencisi, atama bekliyor, ales vs ugrasiyor, tuzu kuru tipler degiller ama buna saygili davrandilar, hatta hocam falan diyorlardi ki torpilden bagimsiz kadinin birsey bildigi yok, turist gibi takiliyordu.
Bu bence onun yaptigi ahlaksizliktan cok daha buyuk ahlaksizlik.
buna kopek ceken bir tek ben vardim ve bilin bakalim kim dislandi?
0
spherical
(26.07.24)
Dünyanın başka yerlerinde farklı bir şey olduğuna pek de inanasım yok.

Sorun ahlaksızlık kısmından ziyade utanmama kısmı sanki. Yani ahlaksızlık kol gezse ama daha gizli saklı olsa bir dönüşüm mümkün dersiniz, ama pişkinlik ve utanmazlık var.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
adalet bakanlığına bağlı memurum, kurumun içinde öyle bir torpil dönüyor ki. yalakalar ve arkası sağlam olanları kayıran idare yüzünden kurumdaki düzgün iş yapan insanlar bıktı ve eah ben mi düşünecem devletin işini, ben mi kurtarıcam dünyayı ben de yapmıyom lan modunda herkes. şeflerden birinin yüzüne ben kendim direkt dedim sizin gibi insanlar yüzünden sistem çöküyor ülke çöküyor diye. hepinizin aq dedim iş yerimde odamdan çıkmıyorum midem bulanıyor ikiyüzlülerden.

ülkenin geneli de bu model, her şeyde her yerde ahlaksızlık var. hem hak yeme hem de çarpık ilişkiler anlamında. artık evimden de çıkmıyorum insan içine. ülke dışını bilemiyorum ama ülkenin çivisi çıkmış durumda malesef
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(27.07.24)
(16)

Emanet parayla yatırım yapmak dinen caiz mi?

havadakarada
Biri yurtdışına çıktığı için bende 2 bin dolar nakit para bıraktı yanınafazla para alamadığı için. 4-5 ay sonra iade edeceğim. O parayla borsada yatırım yapsam ve kendime kar elde etsem İslam'a göre uygun mu? Zarar etsem de kendi hisse senetlerimden satar öderim zaten ödeme konusunda sıkıntı yok.
Biri yurtdışına çıktığı için bende 2 bin dolar nakit para bıraktı yanınafazla para alamadığı için. 4-5 ay sonra iade edeceğim. O parayla borsada yatırım yapsam ve kendime kar elde etsem İslam'a göre uygun mu? Zarar etsem de kendi hisse senetlerimden satar öderim zaten ödeme konusunda sıkıntı yok.
0
havadakarada
(23.07.24)
paranın sahibini haberdar edin, kar ederseniz de hakkını verin.
rızası olmadan ben olsam yapmazdım. tabi ki risk sizin ama kâr da ortaksınız.
0
angelofdeath
(23.07.24)
Sana bu amaçla bırakılmadıysa sadece emanetçiysen doğru bir hareket olmayacaktır dinen de caiz değildir diye tahmin ediyorum ama din işleri çok belli olmuyor dini açıdan yorumlamaya kalkarsan biraz zorlandığında her şeye onay verebiliyor, o nedenle önemli olan sana emanet bırakılan ve sana ait olmayan bir para üstünden kazanç sağlamak konusunda senin etik anlayışın ve ahlaki sağduyun ne diyor, önemli olan o bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
İslam’a göre bilmem ama ahlaki olarak bakalım, haberi olmadan başkasının parasından para kazanıyorsunuz. Bu içinize sinecek mi, kendinizi ahlaklı/dürüst olarak adlandırabilecek misiniz? Cevabım silinecek ama 2024 yılında arap kanunlarından yola çıkarak ahlak inşa etmek canımı sıkıyor. Geldiğimiz nokta bu olmamalı.

Edit: Benim paramla haberim olmadan kar yapıp bir de karı benimle “paylaşarak” lütfettiğini sanan insanı yerin dibine sokardım ya. Düşününce bu ne hadsizlik.
0
ruhen hastayim ben
(23.07.24)
Parayı aynen iade edeceksen islami yönden bir sakıncası olacağını sanmıyorum. Sonuçta bir eskime ve yıpranma da söz konusu değil.
0
parka
(23.07.24)
Baskasinin emanetini kafana gore kullanman dinimizce helaldir kardesim.
0
Zetnikov
(23.07.24)
Aslında burada konu habersiz olması değil. Haber de verebilirim paranı kullanıp gelen kazancı bölümümüz zarar edersem de zarara ortak değilsin diye. Bu şekilde bi sorun yoktur heralde.
0
🌸havadakarada
(23.07.24)
habersiz kullanman emaneti koruma açısından sıkıntılı, caiz olmaz.
haber verince de, şunu garanti etmen gerek: velev ki kaybettin, o parayı yerine koyup, adama bir gün bile geciktirmeden vermen gerek. en kötü ihtimalde zararı karşılayamayacak durumdaysan başına bela alırsın. (son cümle dinî açıdan değil, kişisel tavsiyeydi)

haber verince kârını paylaşma mecburiyetin yok. ama karşıdaki talep ederse/teklifine evet derse vermek zorundasın.
0
lovemyself
(23.07.24)
emanetin canı götünde olur.

din insanı değilim ama ahlaken rızasız yapılan hiçbir iş caiz değil.

bilgi vermeni engelleyen ne var?

valla dün bahçemdeki su hortumunun açılmış ve suyun kullanılmış olduğunu gördüm. canım sıkıldı.
nedeni de şu, o hortum sitenin deposuna bağlı. hortumun hepsini açtılarsa belirli saatlerde verilen suyu harcamış birisi.
bana haber verilse ben veririm suyu ama habersiz yapılınca hırsızlık oluyor. hem de tüm sitenin hakkını yemiş kim yediyse...

bak yine içim darlandı.
0
janderzel zartanyan
(23.07.24)
Zarar da etsen o parayı vereceksin

Caiz ne ya devam
0
topkapiaksaray
(23.07.24)
2000 doları borsada batırıp sonra arkadaşına para yok diyeceksin.

devamke =)
0
kveldulv
(23.07.24)
Anapara sana ait olmadığı için uygun değil, haram.
0
muhayyer divan
(23.07.24)
dinen caiz değil, haberi ve rızası olması gerekiyor. o parayı size borç olarak değil, emanet olarak bırakmış. bunun yanında hassasiyetiniz var ise borsanın caiz olup olmadığı hususunda da farklı görüşler var. makbul olanı şüpheli şeyden uzak durmak. ama haber verip rızasını alıp o para ile ticaret yapayım derseniz Allah bereketini artırsın.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
@mustafakesekci borsanın caiz olması konusunda ise caiz değildir denmiyor diyanet ve daha birçok görüşe göre katılım yani yatırım yapılabilir hisse listesi hazırlanmış ve bunlara yapılan yatırımlar caizdir deniyor. Net haram olmamanın yanında daha çok helale yakın görüşe belirtildiği için kendi adıma uygun buldum. Daha cok harama yakın görüş bildirilse uygun olmayabilir derdim. Tabii ki bu kesin doğru olduğunu göstermez ama.bu anlayışla at eti de yetmezdi. Tüm orta Asya at eti yiyor. Yoruma çok açık.
0
🌸havadakarada
(23.07.24)
Şöyle bir fetva var:

kurul.diyanet.gov.tr
0
pispinti
(23.07.24)
Para size emanet olarak verilmiş inancı olan biri değilim ancak bu durum ahlaken uygun değil. Kişi size parayı işletip kâr elde et diye vermiyor. İkincisi ise, borsada yatırım yapabileceğiniz alanlar çok sınırlı. Sonuçta bu paranın İslam’a göre işletilmesinin caiz olup olmadığını öğrenmek isteyen birisiniz. Yatırım yapacağınız şirketin faiz içerikli gelir elde etmemesi gerekir. Bunu yapan kaç tane şirket var, açıkçası merak ediyorum. Faizde işletilen parası olan şirketten kâr elde etmek İslam’a ne kadar uygun olabilir ki? Katılım endeksine göre yatırım yaptığınızı belirtmişsiniz ancak endekste Coca-Cola yer alıyor. Şirkete Anadolu Efes ortak ve temettü dağıtıyor.
0
morqos
(23.07.24)
İzin alınarak ticaret yapılabilir ve paylaşılabilir.

İzinsiz hiçbir tasarruf yapılmaz.

Emanetten kendiliğinden doğan kazanç emanet edene aittir. (Koyundan elde edilen yün gibi)
0
hebanon
(24.07.24)
(5)

Ev alarm sistemi fikri

parka
Basit bir alarm sistemi kurayım diyorum.Sadece kapıda açılma sensörü olsun.Hırsız kapıyı açtığında alarm çalışsın.Aynı kattaki diğer iki daireyi de sisteme dahil edebilirim.Alarm çalışınca sesle mi uyarsın, yoksa telefona mesaj mı gelsin bilmiyorum.Ya da alarm ev sahibi nasıl ayırt edebilir.Böyle bi
Basit bir alarm sistemi kurayım diyorum.
Sadece kapıda açılma sensörü olsun.
Hırsız kapıyı açtığında alarm çalışsın.
Aynı kattaki diğer iki daireyi de sisteme dahil edebilirim.
Alarm çalışınca sesle mi uyarsın, yoksa telefona mesaj mı gelsin bilmiyorum.
Ya da alarm ev sahibi nasıl ayırt edebilir.
Böyle bir sistem en ucuz ve basit nasıl yapılabilir?
0
parka
(18.07.24)
Ucuz derseniz kablolu ikinci el bir Paradox SP4000 panel, kutu, keypad, dahili siren ve pir kullanabilirsiniz. Tüm birimler arasına kablo çekeceksiniz. Aşağı yukarı 3000 civarına malolur diye düşünüyorum. Eski sistem olduğu için iot değil. Analog telefon bağlarsanız oradan sizin telefonu arar.
Ben bu sistemi söküp yerine neutron 8545 kurdum. Tüm sistem kablosuz, network kablosu bağlarsanız mobil telden kontrol edebilirsiniz. Maliyet 7-8 leri bulur.
0
o kadar da degil aga
(18.07.24)
hırsız için istiyorsanız bir kere siren koyacaksınız.
bir alarm paneline üç kapının da kontağını (veya kapıya bakan bir hareket sensörünü) bağlayabilirsiniz, fakat üçü de aynı anda kurulur veya kapatılır. mesela kattaki diğer daireye bir başkası kalmak için geldi, o kapısını açınca alarm çalar. eğer böyle durum yoksa bunu hazır alarm kitleri ile siz de yapabilirsiniz
ama farklı farklı kurulabilsin diyorsanız da o zaman bunu yapan özellikli alarm paneli almanız lazım (paradox vb.)
0
malheiros
(18.07.24)
Peki bu sistemler nasıl pasiflestiriliyor? Yani ev sahibini nasıl tanıyacak?

Bu arada ucuz olsun dedim ama kablosuz olsa daha iyi olur tabi.
0
🌸parka
(18.07.24)
alarm kitinden çıkacak kumanda veya yukarı cevapta yazıldığı gibi mobil uygulama ile açıp kapabileceksiniz.
0
malheiros
(18.07.24)
sensörlü kameralar var ama...
www.mediamarkt.com.tr
0
merhum
(18.07.24)
(13)

Matematik

rock n roll
Bu, matematik çok zor değil mi, siz nasıl yapıyorsunuz?Hayatımda sadece 1 kere çok yüksek not almıştım sınavdan onda da matematik öğretmenimiz çok iyiydi.Kendi kendime öğrenmeye çalışınca olmuyor. Önümüzdeki yıl gireceğim bir sınav var ve matematik belirleyici olacak. Çalışıyorum, test çözüyorum bul
Bu, matematik çok zor değil mi, siz nasıl yapıyorsunuz?

Hayatımda sadece 1 kere çok yüksek not almıştım sınavdan onda da matematik öğretmenimiz çok iyiydi.

Kendi kendime öğrenmeye çalışınca olmuyor. Önümüzdeki yıl gireceğim bir sınav var ve matematik belirleyici olacak.

Çalışıyorum, test çözüyorum bulduğum sonuç şıklarda yok. Beş tane şık var ama o beş şıkta da benim bulduğum cevap yok. Yakın bir sonuç bile yok o derece.

Dalga geçebilirsiniz izin veriyorum :))
0
rock n roll
(17.07.24)
Ben obsesif olduğum için öğrendim. Mesela bir anım var, ilkokul bir ya da ikinci sınıftayım. Gecenin ilerleyen saatleri, tüplü TV açık. Babam daha eve gelmemiş, annem yanımdaki kanepede uyukluyor, babam gelince söyleyeceği sözleri hazırlıyor. Ben yufka açılan alçak, tahta bir masada eldeli toplamayı anlamaya çalışıyordum o ambiyansta. Hatta anneme sordum, tersledi, "Ben neredeyim, sen neredesin" gibi. Şimdi aklıma geldi, belki o gergin atmosferden kaçış şeklimdi matematik çalışmak. Başka hiçbir şeye odaklanmana fırsat vermez çünkü. Bir savunma mekanizması, bir çocuğun kaçışı (gözyaşım pıt) bir meslek kazandırdı bana.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Eldeli toplama değildi, pardon. Komşudan onluk alma seysiydi.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Bu arada sorularını bana atabilirsin.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Ben de nasıl anlaşilamadigini anlamıyorum :( çok qolay abi nasi anlamazsiniz yea
0
abuzer
(17.07.24)
Metamatik çok kolay asıl zor olan türkçe dersi ve sosyal dersler
0
basond
(17.07.24)
@abuzer sana laf sokmak için demiyorum, yanlış anlama beybi. Türkiye'de bulunma hal ekiyle bağlacı ayıranın kendini entelektüel sanması (benim saptamam değil, Emrah Sefa hocadan duydum bugün, intihal yapmayalım) gibi integral çözen kendini Alan Turing sanır, adam ezmeye kalkar. Çoğu matematik hocası böyledir. Hepsini baştan s*ktiret, sana tavsiyem.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Bence basite indirgemede sorun oluyor. Misila ünide matematik dersinde hocanın anlatış tarzı o kadar karmaşık ki kimse anlamıyordu. Halbuki kural belli, çat diye cevabı verince şaşırıyorlardı. Konuyu basitçe anlatınca kankilerim de yapıyordu. O yüzde bir sınava gireceksen sorularını atabilirsin, sevap pointimi arttırırım ben de hahah
Bir de bazıları stres yaptıkça okuduğunu da yapamıyor bence, sakin olup ne anlıyorum bu sorudan diye düşünmek iyi olabilir.
0
tulumba
(17.07.24)
@8910, kanki benim emekliligim geldi sen bana hala meslektaslarimi tanıtmaya çalışıyorsun ;))

goy goy yapıyoruz, bak izin vermiş rock, relaxxx
0
abuzer
(17.07.24)
Kız senin için demedim. Üzerine alınma diye baştan öyle bir not düşeyim dedim, biliyorum yoksa şaka yaptığını.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
İşte yazıyı paragraflarına ayirmayinca böyle oluyor. Aramızda Türkçe hocası var mı? :p
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Temel eksikliği ve matematik görünce yaşanan stres sonucu "Ben bunu yapamam" ön yargısı bence de sorun.

Kimseyi eleştirmek için demiyorum, duyuru sahibi üzerine alınmasın ama hemen altta %40'ı 5700 olan sayının tamamı kaçtır diye bir soru vardı. Şimdi direkt böyle bakınca olayın içinde olmayan birini ürkütüp "Matematikten anlamıyorum, ne yapıcam burda :((" dedirtebilir. Gayet sakin bir kafayla soruya girip kalem oynatırsak, 40/100'ü 5700'müş, demek ki 40x/100=5700. X'i nasıl bulabilirim? İki tarafı 100 ile çarpıp 40'a bölerim, 20 ile de sadeleştirebiliyorum bu sayıları. O zaman 5 ile çarpıp 2'ye bölersem sonucu bulurum diye kafanın içinde cümleleştirerek işlemleri yazarsak şak diye çıkartırız cevabı.

Hadi türev integral trigonometri gibi konuları bir kenara bırakırsak, birinci sınıftan 12. sınıfa kadar tüm matematik müfredatı neredeyse böyle basitleştirerek anlaşılabilecek seviyede. Ki senin gireceğin sınav ne bilmiyorum ama kpss ya da ales gibi bi şeyse temel matematik oluyor onlarda ki alışınca bulmaca çözmek gibi hobi hâlini alan konular hep.
0
nundu
(17.07.24)
Khan acamdemy tarzi yerlerden ogrenmek lazim bizim mufredatta o yok
0
lapaz
(17.07.24)
Benim için matematik her zaman en kolay ders idi.
Abime ablama resim dersinde yardım etmesi için yalvarırdım. İşin garibi zeka oyunlarında da kötüyüm.
0
parka
(18.07.24)
(9)

hangi klima daha iyi?

yetkili birine benzeyen abi
gree klimahttps://www.hepsiburada.com/gree-aphro-a-9-000-btu-duvar-tipi-inverter-klima-montaj-dahil-p-HBCV00000AFWZ0airfelhttps://www.hepsiburada.com/airfel-ltxm35n-a-enerji-12000-btu-r32-gaz-inverter-klima-p-HBCV00002IKCTF?keywords=&ozellik=&sirala=createdAtarçelikhttps://www.hepsiburada.com/arceli
gree klima
www.hepsiburada.com

airfel
www.hepsiburada.com

arçelik
www.hepsiburada.com

LG
www.hepsiburada.com

Bosch
www.hepsiburada.com

Daikin
www.hepsiburada.com

Nem alma özelliği önemli, servisin hemen takması önemli 15-20 gün bekleyemem, havayı temizleme, filtrenin kolay temizlenmesi ya da kendini temizlemesi ve sessiz çalışması da önemli.
Bunlar arasından hangisi iyidir?
0
yetkili birine benzeyen abi
(14.07.24)
bayram öncesi 12000 arçelik aldım. en yoğun zamanda 2 gün sonra bağladılar. diğer söylediğin özelliklerin hepsi arçelikte var.
0
false pretension
(14.07.24)
@false şimdi aradılar arçelik'ten 4 gün sonrasına keşif randevusu veriyorlar. en erken montaj için ise iki hafta sonrayı verdiler. bu iyi olmadı.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(14.07.24)
küçük bir yerde yaşadığım için 2 güne geldiler bana. büyükşehirde yaşıyorsanız 2 hafta yine iyi. arkadaşım LG'den aldı 1 ay sonraya verdiler :)))
0
false pretension
(14.07.24)
Hiçbirini kullanmadım ama klimada en iyisi Daikin ve Mitsubishi'dir. Bende Mitsubishi Electric var. Çok memnunum.
0
pispinti
(14.07.24)
@false LG almayı düşünüyordum aslında. uzaktan kumanda etmeni sağlayan wi-fi özelliği de var.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(14.07.24)
50 derecede gree kullanıyorum. Geceleri 40dereceye düşüyor hava sıcaklığı. Çatır çatır çalışıyor. Toz toprak kum fırtınası..
0
artci sarsinti
(14.07.24)
@artci gree'nin servis desteği nasıl?
kendini temizleme özelliği, antibakteriyel özelliği, wi-fi kontrol gibi avantajları var mı? ve sesi nasıl, iç-dış ünite sessiz çalışıyor mu?
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(14.07.24)
Çok güzel sorular sordun ama inan hiç birini bilmiyorum desem. Sadece soğutma performansı ve dayanıklılık olarak değerlendirmiştim. Arabistandayım bu arada.
0
artci sarsinti
(14.07.24)
Midea diyim de aklın karışsın.
Gree gibi dünyanın en büyük klima üreticilerinden biri.
Baya verimli klimaları var ve testlerini uluslararası bir kuruma yaptırmışlar
Diğerlerinin çoğunda göremedim bunu.
0
parka
(15.07.24)
(15)

Istanbulu vazgecilmez kilan nedir?

isiaha
Merhaba Istanbullular, Trafik, kalabalık, bunaltıcı nem, asayis problemleri, hayat pahalılıgı ... derken bir suru olumsuzluga ragmen insanlar neden Istanbuldan vazgec(e)miyor? Ustelik deprem de kapıda. Maddi durumu kotu olan dahi Istanbul da Istanbul diyor. Buyrun mikrofon sizde nedir bu işin aslı?
Merhaba Istanbullular,
Trafik, kalabalık, bunaltıcı nem, asayis problemleri, hayat pahalılıgı ... derken bir suru olumsuzluga ragmen insanlar neden Istanbuldan vazgec(e)miyor? Ustelik deprem de kapıda. Maddi durumu kotu olan dahi Istanbul da Istanbul diyor. Buyrun mikrofon sizde nedir bu işin aslı?
0
isiaha
(13.07.24)
çalıştığım sektörün sadece istanbul'da olması.
0
yetkili birine benzeyen abi
(13.07.24)
benim için dünyanın en güzel şehri
insanların kaçtığı o kaos ve o kaosun içine karışabilme hissi, anonim kalabilme hissi de denebilir belki, ama pek çok fırsatın da burada olması, bir dünya kenti olması vs vs
0
rentts
(13.07.24)
ben turkiyede baska ile gittigim zaman anliyorum her seferinde farkli bi madde olabilir bu. anadolunun asiri muhafazakar bir anlayista olmasi mesela istanbulu guzel hale getirebiliyor ayni zamanda izmirin asiri tutucu ataturkculugunun yaninda da istanbul kazaniyor. gece disarida kadin nufusunun yuksek oldugu ilçeler diye daha dar bi istatistik cikarsak yine 3-5 yer disinda gerisi istanbuldadir. en ufak endise duymadan modada sabaha kadar otururum mesela. bazen etkinlik anlaminda da cok doyurucu oluyor yurt disindan gelen sanatcilarin cogu istanbul'a gelir bu yuzden sansli hissedebiliyorum. havaalani bile diger illerde sacma sapan bir hale burunebiliyor buraya bir ulasim tiki de ekleyecegim istanbul'da taksi bulamadigim halde(bazen 1 saat) herhangi baska ilden daha cok ulasim imkanina sahip, marmarayi gece calistirmamalari kabusu disinda diger illere kiyasla basarili. baska sehirde ya araba ya otostop ya da 2 saat beklemec. aslinda kabaca turkiyenin geri kalmis bir ulke olmasi munasebetiyle istanbul'un tutulur daha bir "dunya kenti" olmasi sebepleri var. tarihi bolgelerin havasi da baskadir. yasanmislik olmazsa zevki de kalici gelmiyor. yeni yerlesim istemezuk. bir de 7/24 baska kac tane city var bilmiyorum
0
ala09
(13.07.24)
insanların çoğu iş için istanbul'da.
0
sir gawain
(13.07.24)
İş bulma imkanı en yüksek şehir.
Aşırı nüfus yüzünden neredeyse 24 saat yaşam durmuyor.
0
parka
(14.07.24)
Stockholm sendromu, dümdüz.
0
kobuzchu kiz
(14.07.24)
Kazandığım parayı ve statüyü başka bir şehir verebilse durmam, arada ziyarete gelirim.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Kaybolmak kolay. Bir sokak ötede hiç tanımadığın insanlar, yerler var.

Sürekli tanıdığım ve beni tanıyan insanların arasında yaşadığımı düşünmek bile istemiyorum
0
hebanon
(14.07.24)
2 kelime

1 is imkani butun isler burda

2 herseye kolay ulasabilme

(trafik olarak demiyorum mesela degisik bir mal alicaksiniz istanbulda bulabilirsiniz 1 gunde de evinize gelir anlaminda)
0
Zetnikov
(14.07.24)
iş.

ben ayrılmak istiyorum. arabam ayrılamazsın diyor.
0
baldan kaymak
(14.07.24)
Herkes kafasına göre. Bugün bi yanlışın olsa yarın kimse hatırlamaz. Hatanı düzeltir Yoluna bakarsın. Bugün biriyle dalaşsan yarın bi daha görmezsin. (İş anlamında söylüyorum, fiziki dövüşe karşıyız)

Ve.. para burada.
0
adwokat
(14.07.24)
Şimdilik ailem burada olduğu ve buraya alıştığım için buradayım. İçindeyken çok hoşuma gitmiyor, çok gerekmedikçe o kalabalığın içine karışmak istemiyorum ama daha sakin, daha az kaoslu, daha az gürültülü bir yere gidince de tuhaf hissediyorum kendimi. Bu çok olumlu bir şey olmayabilir tabii. Yedi ay Atina'da yaşamıştım mesela, orası bile bir yerden sonra sıkıcı gelmişti. Buradaki dinamizmden çıkıp sükunete uyum sağlamak zaman alır muhtemelen ama gitmek de lazım. Malum, büyük İstanbul depremi kapıda.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
Bir iki seneye yine büyük şehirlerden birine taşınacağım ben. Allah'tan bizim sektörün her yerde ederi var. Ailem Tokat'a geri dönüyor, ben de Ankara ya da İzmir'e geçerim. Büyük ihtimalle Ankara olacak. Bakalım kısmet.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
1- is, aile vs
2- guzel ve duzenli bir buyuk sehirde hic yasamamis olmak.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
Ben İstanbulda yaşamıyorum ancak bekarsan gerçekten rahat bir şehir. Sıkılma şansın yok, her yerde bir hareket var. Ancak aile isen istanbul eziyet olur. Zamanın kendine aitse istanbul yaşanabilir bir şehir.
Anadolu gerçekten çok sıkıcı ve rutin dolu. Tek düze yöresel insanlar dolu. Büyükşehirler hariç geri kalan çoğu şehir kafa olarak çok geride. Ancak istanbul vazgeçilmez bir şehir değil. Yani trafik,deprem riski,tehlike hepsi fazlasıyla mevcut. Hayatı koştur koştur yaşamanında anlamı yok.
0
mikahakkinen
(14.07.24)
(7)

erdoğan'ın esad ile görüşmek istemesinin nedeni

WithWorth
nedir ?şimdi de esad'a "kırgınlığı aşalım, görüşelim" demiş.
nedir ?
şimdi de esad'a "kırgınlığı aşalım, görüşelim" demiş.
0
WithWorth
(13.07.24)
Bu soruyu sorduğuna göre ya TR'de yaşamıyorsun ya da gündemden hayli uzaksın(imkansız olsa da).
0
Yourcousinmarvinberry
(13.07.24)
Şu videoda 19. dakikadan itibaren konuşan gazeteci süreci güzel özetlemiş. Ben ondan öğrenmiştim: www.youtube.com
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Özellikle 20.56'dan sonrası.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Rusya Çin falan iteliyor biraz.
0
Bir ben var benden şurada
(13.07.24)
Eh @sekizdokuzon yaa
Sayende bir şey mi göreceğim diye Nevşin'e maruz kaldım. Konuşamayan bir konuk ve konuşturmayan bir Nevşin. Her zamanki gibi.

Bu geri gönderme konusunda da her kafadan bir ses çıkıyor da, şurada bir harita var. Sizce buradakiler haritanın neresinden gelmiştir ve geri gönderme konusunda muhatap kimdir?

tr.euronews.com
0
Mirket
(13.07.24)
@Mirket: Biçime bakmadım, içerik yeterli geldi bana.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
rte'nin surileri geri göndermek istediğini hiç sanmıyorum.
Bayramda gidenlere geri dönme sözüyle izin veriyorlardı bir ara.
0
parka
(13.07.24)
(7)

Kaçak elektrik için neden trafo gerekiyor?

michael_knight
Trafo olmadan olmaz mı?
Trafo olmadan olmaz mı?
0
michael_knight
(13.07.24)
hangi şebekeden çekildiğine bağlı.
34,5kV'luk orta gerilim şebekesinden çekilmişse, trafo ile 230V'luk alçak gerilime düşürülmesi gerekir.
0
lament
(13.07.24)
Çünkü yakında trafo yoktur ya da var olan trafonun kapasitesi yetmiyordur.
0
parka
(13.07.24)
@parka trafonun ne işe yaradığıyla ilgili hiçbir fikrim yok. Elektrikle ilgili olduğunu biliyorum sadece. Daha doğrusu lament sayesinde bir bilgi edindim, voltajı düşürüyor herhalde.
0
🌸michael_knight
(13.07.24)
Elektrik şehirler arasında taşınırken yüksek gerilimde oluyor. trafoyla evde kullanılacak seviyeye getiriliyor.
Elektrik dağıtıcı şirket kaçak kullanıldığını bildiği için fazla trafo kurmak istemiyor.
Onlar da kendi trafolarını kuruyor.
0
parka
(13.07.24)
Yani aslında elektrik çalmak için trafoya ihtiyaç olmaz normal şartlarda.
0
parka
(13.07.24)
ülkenin doğusunda tarlalarda kaçak trafo bulundu haberlerinden bahsediyorsan, bunlar 34.5KV dağıtım şebekesinden saplama yapıyorlar, 34.5 KV'u-380V gerilim seviyesine düşürmek için kullanılıyor.

Adamlar tarlalarından geçen dağıtım şebekesi hattından kaçak elektrik kullanabilmek için bunu yapıyorlar.

Normal ev şebekesinde gerek yok, trafo çıkışı 3faz 380-400V geliyor zaten.
0
sealth
(13.07.24)
Trafo olmazsa, çevredeki evlere hat çekemezsiniz vs. Bkz, sülalenin bir arada yaşaması.
0
alfired
(13.07.24)
(5)

Özel sağlık sigortası yenileme

parka
Yakında bunu yapan oldu mu? Primler geçen seneye göre yüzde kaç zamlandı?
Yakında bunu yapan oldu mu?
Primler geçen seneye göre yüzde kaç zamlandı?
0
parka
(10.07.24)
Aralık ayında yeniledim, anne ve çocuk için 8500tl civarından 18.000 civarına çıktı. Tahminim bir önceki senenin primini 2.2 ile çarparsanız yakın bir değer bulursunuz.
0
kimlanbu
(10.07.24)
öss değil de tss için cevap verecek olursam 4750den 11000e çıktı, haziran ayında yeniledik. neredeyse üste söylenen oran tutuyor.
0
elorelia
(10.07.24)
Acibadem paketi yuzde 200e yakin artti. Soku atlattiktan sonra mecbur odedim.
0
Kittie
(10.07.24)
@kittie üç katına mı çıktı yani?
0
🌸parka
(10.07.24)
Evet ben de anlamadim nasi oldu
0
Kittie
(10.07.24)
(10)

Ortadoğu ülkeleri demokrasiye geçtiğinde

WithWorth
Abd'nin bu durumdan menfaati ne olacak ?
Abd'nin bu durumdan menfaati ne olacak ?
0
WithWorth
(03.07.24)
Aynı dili konuşuyor olacaklar. Kimse karizmatik bir liderin peşine takılıp sürpriz hareketlerde bulunmayacak.
0
sekizdokuzon
(03.07.24)
abd orta doğunun tümden demokrasiye geçmesini istemiyor ki
0
Hallegadola
(03.07.24)
Türkiye'de de demokrasi var ama.
Papazı göndermem diyorsun, sonra emir geliyor, hediye paketi yapıp yolluyorsun.
0
parka
(03.07.24)
inanacak kadar saf olanlar için görünürdeki doktrin "demokratik barış teorisi". buna inanmayanların karşıt görüşü "liberal ikiyüzlülüğü". david hume okuyabilirsiniz bu konuda. özetle niye kuveyti, bda'yı değil de libyayı ırakı demokratikleştiriyorsunuz diyorlar.
ama sorun şu amerikanın kimseyi demokratikleştirmek gibi bir derdi yok ki zaten. işine gelmeyen liderleri değiştirmek için bunu bir bahane olarak kullanıyor. (liberal ikiyüzlülüğü buna işaret ediyor zaten)
ayrıca demokrasinin şöyle de bir faydası var, demokrasilerde abd'nin istediği adamın seçimi kazanmasını sağlamak daha az maliyetli ve daha kolay. bu devirde bir darbe ya da iç savaş planlamak ve yürürlüğe koymak demokratik süreçlere el altından müdahale etmekten çok çok daha pahalı ve daha bariz olduğu için daha çok kamuoyu tepkisi çekiyor.
0
halanne
(03.07.24)
halanne +1

ülkenize demokrasi getirelim değil, başa bizim adamımızı getirelim.
o bizim valimiz, siz de bizim sömürgemiz, üvey evladımız olun demek bu "demokrasi getirmek" mevzusu.
0
biseysorcaktim
(03.07.24)
Sanırım bu yönden bir menfaati olmayacak.

ABD/İngiltere'nin yaptığı tek şey bir yerde azınlığı başa getirmek ve çoğunlukta olan halk ile baştakilerin sürekli olarak gerilimini sağlamaktır.
Arada taraflara sakin olmaları çağrıları ile bir tür söylem narkozu yaparlar.
Baktılar ki işler başa getirdiği yönetimde istedikleri gibi gitmiyor. Bu kez de orduyu darbe veya muhtıra ile devreye koyarlar.

Dikkat edildiğinde tam anlamıyla bir demokrasi hiç bir yerde zaten yok.
Halkın kendi kendini yönetmesi, aslında gerçek hayatta asla karşılığı olmayan bir ütopya belki.
Demokrasi, uygulamada halkın kendi kendini yönettiği değil de, halkın önüne konan bazı isimleri seçtiği bir yöntem sadece.
Subjektif bir tanıma göre (tersinden bakıldığında) demokrasi, çoğunluğun despotluğu olarak ifade ediliyor

Kişisel söylemler de öyle olsa da gerçekte ise kendi iç dünyamızda her zaman kral biziz. Hayallerimiz de başrol oynayan yine biziz.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
Demokrasi dedigin sey safsatadir. Aslolan güçtür.

Demokrasisi var dedigin ülkeler aslinda güçlü ülkeler. Türkiye demokrasisi az buçuk varken bile zayif, kirilgan bir ülkeydi.
0
Yourcousinmarvinberry
(04.07.24)
@halanne +1
0
nawar
(04.07.24)
abd sömürecek yer arıyor. abd'nin demokrasi ile hiçbir alakası yok. abd'nin kendi yargısı veya genel olarak sistemi zenginlerden yanadır. fakirin ezildiği zenginin yüceltildiği bir sistem var.

işin içinde bir çıkar yoksa abd suya sabuna dokunmaz.
0
ferenc
(04.07.24)
yeni sömürgecilik.
perspektif.eu

sallıyorum zara tişörtlerini avrupa'da ya da silah zoruyla bir ülkede değil niğde'de bir tekstil atölyesinde yeni sömürge kurallarına göre neredeyse bedava fiyatına yaptırıyor mesela.

avrupalı işçilerin 100'de 1'i fiyata ırak'ta araç fabrikası açmak ya da.
sonra 100'de 1'i ölçüsünde aldıkları maaşı da amerikan şirketi yiyecek içecek giyeceklere harcayıp o parayı da amerikaya taşımak.
0
patronaj1
(04.07.24)
(5)

Muhalif kanallar neden Sinan Ateş cinayetiyle bu kadar ilgileniyor ?

Yourcousinmarvinberry
Tele1, Sözcü vs...ne zaman haber bülteni açsam ilk bu adamın haberiyle açılış yapıyorlar hatta tartışma programlarında saatlerce bu cinayet konuşuluyor, öyle ki geçen gün Kayseri olayları bile bunun gölgesinde kaldı.
Tele1, Sözcü vs...ne zaman haber bülteni açsam ilk bu adamın haberiyle açılış yapıyorlar hatta tartışma programlarında saatlerce bu cinayet konuşuluyor, öyle ki geçen gün Kayseri olayları bile bunun gölgesinde kaldı.
0
Yourcousinmarvinberry
(03.07.24)
Sinan ateşi mhpnin direkt kendisi infaz etti diye ciddi söylemler var. Bu yüzdendir.
0
hops
(03.07.24)
kendilerince milliyetçi seçmenden oy devşirmeye çalışıyorlar.
birde şuan cumhur ittifakını vuracakları tek alan burası. amaç tamamen siyasi, ölen sinan olmuş, ahmet olmuş, mehmet olmuş onlar için bir anlamı yok.
cinayet üstünden akpyi sıkıştırarak mhp ile arasını bozmak.
0
my fault
(03.07.24)
kendi adamını bu şekilde öldüren, üzerini kapamaya çalışan karşı tarafına neler yapmaz. bunun da önüne geçmek istiyorlar
0
paintov
(03.07.24)
Bir defa devletin kolluk kuvvetleri, elinde kanunen silah taşıyan, maaşını bizim ödediğimiz insanlar kullanılmış.
Bu bence korkunç bir olay.
İkincisi mhp'nin ciddi bir suç geçmişi var. Bahçeli sayesinde durulmuşlardı. Ciddi ceza verilmezse yeniden başlamayacaklarının garantisi yok. Bugün kendilerinden birini indirdiler, yarın muhalifleri avlamayacaklarının garantisi yok. mhp, suça çok yakın bir parti. İktidara muhalif birçok gazeteciyi akpliler değil mhpliler darp etti.
0
parka
(03.07.24)
"Sağdan" kendilerince işe yarar, dikkat çeken, üstü gizli kalmış argümanları sürekli eleştirileri karşı taraf aleyhine kullanıyorlar.

Geçmiş zamanda s.pekerin videoları hakkında yapılan bazı yorumlara bakmıştım ki, adam parti kursa soldan da oy toplayacak bir etki yapmış.

ciddi manada yurtdışından da büyük ilgi gören hava savunma araçlarımız hakkında, tele1'in yerici ve onları oyuncak sayan ifadelerini bile görmüşken bu cinayet hakkında haberleri veya bunu aydınlatma çabasına girmesi bana tuhaf, anlamsız geliyor.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
(17)

Dün biraz saçmalamışım

hops
Akşam arkadaşla rakıya gittik. Sonra benim bi kız arkadaşım da dahil oldu. Kakara kikiri muhabbet devam ederken konu benim ilişkim olmamasına geldi. Lafı çok uzatmayım, benim kız arkadaşım kendi 2 arkadaşını da çağırdı, biriyle de beni tanıştırmak istedi çünkü.Neyse onlar da geldi muhabbet devam ett
Akşam arkadaşla rakıya gittik. Sonra benim bi kız arkadaşım da dahil oldu. Kakara kikiri muhabbet devam ederken konu benim ilişkim olmamasına geldi. Lafı çok uzatmayım, benim kız arkadaşım kendi 2 arkadaşını da çağırdı, biriyle de beni tanıştırmak istedi çünkü.
Neyse onlar da geldi muhabbet devam etti, oradan kalktık kulübe gittik. Orada da tekila shotlar, şampanyalar falan oluk oluk aktı.
Kız da benle iyice fiziksel teması arttırdı dans ederken falan. Gece evlere dağıldık, kız bende kaldı. Sonra sabah oldu kahve kahvaltı faslı derken ben kızı evine bıraktım. Arabadan inmeden "dün söylediklerini hatırlıyorsun dimi" dedi. Mal gibi kaldım o an, evet tabi ki hatırlıyorum falan dedim akdkkaks kız gitti ben hemen benim kız arkadaşı aradım, laf alsın ağzından diye.

Ben dün uçmuş, kaçmışım. Sana aşığımlar, seni seviyorumlar, artık aile kurmak istiyorum sen karşıma Allahı bir lütfu olarak çıktın, seni asla bırakmam vs vs. Bu ve bunun gibi Bi sürü laf etmişim. Şimdi de kız yazıp, arayıp duruyor.

Direkt ilişkimiz var sanıyor. Ben durumu nasıl izah edeyim? Sarhoştum takıldık alt tarafı demek olmaz sonuçta.
0
hops
(29.06.24)
Orada da tekila shotlar, şampanyalar falan oluk oluk aktı.

Bana böyle cümleler iki tane varım içilince yazılıyor gibi geliyor. Şahsen tek başıma 70lik vodka içip cila diye mekanda da 6 bira içtiğim günde bile böyle cümle kuramam. Tabii aynı şekilde o günde bile ne yaptığımı net şekilde hatırlarım, hatırlıyorum.

Kız içinde uzatmaya gerek yok, ağzımla içmemişim çok şeyi hatırlamıyorum kusura bakma de geç. Senet imzalamış triplerine lüzum yok. Hadi iyi dinlenmeler
0
pavlis
(29.06.24)
Olur ya neden olmasın zaten “hatırlıyorum tabii” diyerek bir halt yemişsiniz uzatıp daha da zor duruma getirmeyin olayı.
Ne kadar erken o kadar iyi.
Hemen sarhoşken uçmuşum ben böyle bir niyetim yok deyip özür dileyip kapatın konuyu.
0
mutekebbir
(29.06.24)
Olur tabi neden olmasın doğrudan düz öyle de

Gece hayatı seven bir kadının içkili ortamda asıl böyle şeyler söyleyen birinin söyledikleriyle eğlenip bunların mantıklı laflar olmayacağını bilmesi gerekir

Bunları ciddi olarak kabul eden kişide asıl sorun
0
grimavi
(29.06.24)
@pavlis Bi masaja git moruk rahatla
0
🌸hops
(29.06.24)
@grimavi hay yaşa, bence de. Sonuçta ortam da niyet de belliydi. Eğlenmek. Resmen tuzağa düşmüş gibi hissediyorum akfllalsl
0
🌸hops
(29.06.24)
@hops, bugünkü senden olsun? Masajda gelen cevap.
0
pavlis
(29.06.24)
Kendi ellerimle yoğrurum aybettin.
0
🌸hops
(29.06.24)
Allah razı olsun, eline ayağına zeval gelmesin
0
pavlis
(29.06.24)
Hiç zaman kaybetmeden dürüstçe açıklamak en iyisi.
0
gabe h coud
(29.06.24)
Hatirliom dedim ama hatirlamadigim şeyler de varmış... Güzel vakit geçirdik, sağol, biz sizi arariz
0
abuzer
(29.06.24)
hahahaha cok güldüm.

ben dün ne sacmaladim ya kafani ütüledim icince oluyor bana böyle falan de bence. konu da unutulur gider.
sen de icme bu kadar :P
0
robert bosch
(29.06.24)
Bu hareket 10/10 romantik komedi başlangıç sahnesi bu arada. Evlenebilirsiniz de, o kadar emin olma. Kız bir de Karadenizli ya da aşiret paketse el mecbur eğleneceksin zaten. Yarın kapına abileriyle dayanırlarsa bir duyuru daha aç lütfen^^
0
sekizdokuzon
(29.06.24)
Bi dene yav ne olacak, birkaç hafta yiyin için sonra zaten olmazsa olmasın yine
0
balporsugu
(29.06.24)
Evlenmen lazım hacı. Sonuçta laf ağızdan Bir kere çıkar, sarhoşken çıkar sarhoş değilken çıkar diye bir ayrım yok…….
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.06.24)
bence bir basla, olmazsa ayrilirsin :D
0
durgunfoton
(30.06.24)
ya bir karikatür vardı, sabah olmuş kadınla adam yataktalar, etrafta gelinlik damatlık falan saçılmış.
adam uyanıp ne içirdiniz lan bana diyordu. :)
las vegasa falan gidip içme hocam :)
0
parka
(30.06.24)
Yok ya istemiyorum bi ilişki şu an.
0
🌸hops
(30.06.24)
(10)

Uçak indirip kaldırmak için pilota ne gerek var?

ananiyimioguz
Günümüzde roket kaldırıp dik bir şekilde indirebiliyoruz. Simülasyonlarda uçak kaldırıp indirebiliyoruz. İnsansız hava araçlarını uzaktan kontrol edebiliyoruz.Henüz insansı düzeyde olmasa bile, havadan daha karışık otoyollarda otonom araçlar çalıştırabiliyoruz.E o halde ne diye pilot yetiştirip uçağ
Günümüzde roket kaldırıp dik bir şekilde indirebiliyoruz. Simülasyonlarda uçak kaldırıp indirebiliyoruz.

İnsansız hava araçlarını uzaktan kontrol edebiliyoruz.

Henüz insansı düzeyde olmasa bile, havadan daha karışık otoyollarda otonom araçlar çalıştırabiliyoruz.

E o halde ne diye pilot yetiştirip uçağın başına koyuyoruz?

Diyebilirsiniz ki bir sürü can taşınıyor, çok riskli. Herhangi bir teknik veya elektronik arızada birinin müdehale etmesi gerekir. Veya etik kararlar alması gerekebilir.

Bu durumda da derim ki, o zaman uçağın sistemlerinden bağımsız çalışabilecek robot benzeri bir cihazı kokpite koysunlar. En azından mekanik olarak uçağın kontrolünü ele alıp yine uçağı indirebilir. Kararlar alma konusunda da insansı bir şekilde eğitilinebilir.

Diyeceksiniz ya ona da bişey olursa? E yanına yedek koyarlar. Zaten pilotlar da öyle çalışmıyor mu? Ona bakarsanız, pilotlara bişey olabilir. Tehdit alabilirler, psikolojilerinden ötürü intihara sürükleyebilirler herkesi vs...
0
ananiyimioguz
(28.06.24)
İnsan faktörü hiçbir zaman aşılamaz diye düşünüyorum.

Yapay zeka dedigimiz şeyin adı üstünde, yapay.
0
pavlis
(28.06.24)
Şuan arabalarda 4. seviyeye kadar geldik. 5. seviye insansı düşünüp gidebilen demek. yani aracı bir tarlaya da koysan patika yola da koysan bir şekilde hedefe gidebilen demek. Bundan çok değil 50 yıl önce seviye 2 ve üstü hayal bile edilemezdi bence, gayet hızlı ilerliyoruz. Bence insan faktörü aşılabilir, hatta üstüne bile çıkılabilir.

Seviyeler:

Seviye 0: Hiçbir Otonomi

Araç tamamen insan kontrolündedir. Sadece uyarı sistemleri veya acil durum frenleme gibi yardımcı sistemler bulunabilir.

Seviye 1: Sürücü Destek Sistemi

Araçta hız sabitleyici (cruise control) veya şerit takip sistemi gibi tek bir otomatik fonksiyon bulunur. Ancak sürücü her zaman kontrolü elinde tutar.

Seviye 2: Kısmi Otomasyon

Araç, aynı anda hem direksiyon hem de hız kontrolü gibi iki temel sürüş fonksiyonunu otonom olarak gerçekleştirebilir. Ancak sürücü yine de dikkatli olmalı ve kontrolü elinde tutmalıdır.

Seviye 3: Koşullu Otomasyon

Araç belirli koşullar altında tüm sürüş fonksiyonlarını otonom olarak gerçekleştirebilir. Ancak, sistem bir müdahale gerektiğinde sürücünün kontrolü devralmasını talep edebilir. Sürücü her an müdahale edebilecek durumda olmalıdır.

Seviye 4: Yüksek Otomasyon

Araç, belirli koşullar ve ortamlarda (örneğin otoyollarda veya belirlenmiş şehir bölgelerinde) tamamen otonom olarak çalışabilir. Sürücü, bu koşullar altında kontrolü devralmak zorunda değildir. Ancak, araç bu koşulların dışına çıktığında insan müdahalesi gerekebilir.

Seviye 5: Tam Otomasyon

Araç, her türlü yol ve koşulda tamamen otonom olarak çalışabilir. Direksiyon, gaz ve fren pedalları gibi geleneksel sürüş kontrol elemanlarına ihtiyaç duyulmaz. İnsan müdahalesi gerekmez.
0
🌸ananiyimioguz
(28.06.24)
cevap soruda aslinda. ucak cok can tasiyor ve riskli. arabadan daha karmasik ve buyuk bir arac. insanlar karsi da cikar zaten. trenlerde yapilmasi daha oncelikli olur.

pilotsuz kargo ucagi ucurulmustu mesela. bu ilerde yayginlasabilir:
edition.cnn.com

ama sonucta ucaklar yerlesim yerlerinin ustunden de geciyor. pilotsuz bir kargo ucagi da riskli simdilik. yapay zeka insan beyni seviyesinde degil. inis ve kalkis da cok onemli. o asamalarda iletisim halinde olmak gerekiyor, etrafi gormek gerekiyor vs.
0
ermanen
(28.06.24)
Cok kisa bir zaman da gerek kalmayacak zaten. Su an da muhtemelen gerek yok yani teknoloji birim olarak o seviyede ancak havacilik sektoru suan pilot olmasi gerekliligi uzerinden calisiyor, yani yatirim bunun uzerinden yapildigindan bundan pilotsuz ucusa gecmek ciddi bir maliyet, butun sistemin her seyin buna gore suan.bu tip gecisler ani olusabilen seyler degil. Zamanla olur.
0
wallcan
(28.06.24)
Havacılıkta risk karayollarına göre çok fazla. Uçağın bir gökdelene çarptığını düşün.
Bu yüzden havacılıkta ilerleme yavaş olur, teknolojilerin iyice test edilip oturması lazım. Mesela uçaklarda veri taşımak için 3.5; inçlik disketler kullanıkıyormuş, artık bu disketleri üreten kalmadığından ufak çaplı bir kriz varmış.
0
parka
(28.06.24)
Emin olun havayolu şirketleri buna sizden daha çok kafa yormakta ve istemektedir.

Pilotaj otomasyona müsait bir yetkinlik zaten (Her türlü teknik iş gibi). Hatta zaten oto-pilot sistemleri çoğu zaman aktif kullanılıyor. Bu sistemlere birçok yatırım yapılıyor ancak pilotlar da sık sık devreye giriyor. Şimdi ben pilot değilim, bir pilot varsa sebebini açıklayacaktır ancak şu görüntüye bakarak bu tip sistemlerin henüz yetersiz olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Yapmama değil de, yapamama durumu olsa gerekir bu halde.

Bahsettiğiniz roket ve insansız hava araçlarının başarısız uçuş yapma olasılıkları da çok yüksek zaten. Roketler daha başarılı ancak onlar da tahmin ettiğiniz kadar kolay yönetiliyor olmasa gerekir. Neticede bir oda dolusu insan fatafından kontrol ediliyorlar değil mi? Her uçak için bunu yapmak iki pilotu kokpite koymaktan daha maliyetli olurdu sanırım. İnsansız hava araçlarıysa sık sık düşüyor zaten, ayrıca insansız hava araçlarının kontrol sistemleri bir yolcu uçağına göre çok daha basit olsa gerek düşününce. Sonuçta yolcu uçakları iha'lara göre devasa bir kütleye sahip ve çok fazla sistemi içinde barındırıyor.

Böyle sistemler özellikle askeri kullanımda gelişiyor, sonra günlük hayata uyarlanıyor. Ne zaman askeri sistemler için insansız hava araçları yeterince stabil bir hale gelirse o zaman daha ciddi denemeler olacaktır sanırım. Neticede eninde sonunda bu olacaktır heralde.
0
akhenaten
(28.06.24)
2023te dünya çapında 35m uçak yolculuğu yapılmış.
2024'te bu sayı 40milyonu aşacakmış.

tüm araçların otonom olduğunu milyonda bir gibi çok düşük bir hata payı ile çalıştığını düşünsek her hafta bir kaza olur.

milyonda bir hata payı mühendislik açısından kabul edilebilir bir şey mi bilmiyorum ancak uçağın en ufak bir kazası bile büyük miktarda can ve mal kaybına sebep oluyor.

bence milyonda bir hata payı çok iyi, ama kabul edilebilir olmanın da ötesinde.
tamamen insansız kalkan, giden ve inen uçaklar duymuştum. sanırım teknik yetersizlikten ziyade, bu riskler sebebi ile henüz hazır değil.
0
biseysorcaktim
(28.06.24)
şu an için çok erken. gerekli teknoloji ve arge'ye ulaştıktan sonra yapay zeka'ya sorumluluk, korku, karar verme yetisi bile verebilirsin. belki 1000 yıl sürer ama herşey mümkün. 3000 yıl önce çin'deki bir bilim adamına gelecekte amerikadaki birini karsimizda olmadan gorebilecegiz dersen o da imkansiz derdi.
0
buenosdias
(28.06.24)
uçakların maliyeti(+ tazminat v.b. maliyetleri) > pilotların maliyetinden çok fazla olduğu için henüz erken.

fakat bir gün mutlaka olacak.
hatta uçak, hava taşıtı, otomobil bütün taşıtlar otonom olacak insanların kullanması yasak olacak çünkü bütün araçlar otonom olunca en büyük risk faktörü insanların kullanması olackatır)
0
nuisance2
(28.06.24)
Dandik, hayati öneme sahip olmayan makine çevirisini bile bir insan kontrol ediyor illaki. Başka da bir şey demiyorum.
0
inawen
(29.06.24)
(8)

Kafamda bitiremiyorum anlayamiyorum..

sifreyi tekrar etmeniz lazim
bir konuyu kafamda bitiremiyorum. 2 hafta once bir ayrilik yaşadım sevdiğim kızın da bana asik olduğuna emindim ayni isyerinde çalışıyorduk tüm işaretler vardi gece gündüz konuşurduk bana yemek yapardi hep yanimda olmak isterdi bahaneler bulurdu beraber olmadigimiz zamanlarda cok kiskanirdi beni isy
bir konuyu kafamda bitiremiyorum. 2 hafta once bir ayrilik yaşadım sevdiğim kızın da bana asik olduğuna emindim ayni isyerinde çalışıyorduk tüm işaretler vardi gece gündüz konuşurduk bana yemek yapardi hep yanimda olmak isterdi bahaneler bulurdu beraber olmadigimiz zamanlarda cok kiskanirdi beni isyerindeki cok alakasiz birinden bile sevisirdik ikimizde cok zevk alarak hele hele bakışları yetiyordu bana. ama benimle eş zamanlı 4-5 kişiyle daha konuştuğunu hatta bazılarını yatağa attığını/atma amaci olduğunu kimi kardesim dedigi insanlarla ortamlarda siki fiki olduğunu isyerinde sarildigini öğrendim.(bazılarını kendi söyledi) yani ısyerindeki bir cok erkeğe yazmis gayet isinde gucunde adamlara bile. tabi dunyam basima yikildi. kurmadigimiz hayal kalmamıştı. dedigim gibi ben gercekten inaniyordim çünkü tüm isaretler vardi zaten bitti ama kafamda hâlâ bir yere oturtamiyorum hem öyle hem böyle nasil olabildi?
0
sifreyi tekrar etmeniz lazim
(27.06.24)
kanka sayıyı almışsın yol ver işini halletmişsin yoluna bak.
fuckboddy'lik yapmış sana bitmiş devam hayata.
0
sizofren06
(27.06.24)
hocam galiba seni evlenmelik yatırım olarak görmüş sanırım .
bazıları böyle hesapçı oluyor, yapacak birşey yok.
0
parka
(27.06.24)
Cevremde senin yasadigin kafayi yasayan basina bu tarz musibetler gelen arkadaslarim oldu. Bu konuda baya tecrubeliyim.

Simdi sen bir kere bu konuyu soruna cevap almak icin acmadin aslinda. Amacin biraz rahatlamak kafa dagitmak.

Burada bir suru insan sana akil verecektir ve sen bu soylenenleri sadece okuyup uygulamayacaksin bile.

Benim gordugum bu insanlara ben ve arkadaslarim cok dil doktuler ve tecrubeyle sabit ki soyleneni dinlemediler.

O yuzden sana akil vermicem. Ama sadece bir tane tavsiye verebilirim.

Oda "zaman herseyin ilaci, zamanla duzelirsin" demek.

Bol şans...
0
Zetnikov
(27.06.24)
Allah kurtarmış yoluna bak. Bir de unutma, bir kez ihanet eden hep eder.
0
pavlis
(27.06.24)
Zararın neresinden dönersen kardır. Anlattığın kadarıyla asıl endişe etmen gereken şey cinsel hastalıklar. Kuluçka dönemini de hesap edip önümüzdeki 3-4 boyunca ayda 1 test yaptırmalısın geçmiş olsun..
0
iwasbornonamountainside
(27.06.24)
Belki o işaretler siz onların olmasını istediğiniz için var gibi geldi.
Üstüne düşünmeye değecek birisi değilmiş belli ki. Boşver arkadaşlarla çık bi bira iç
0
cay koy geliyorum
(27.06.24)
Arkadaşlar Fuckbuddy ve FWB ilişkiler ya da ilişki amacı gütmeyen flörtler gayet yaygınlaştı. İnsanlar ilişkilerin yüklerini sırtlanmak istemiyor. Kendinizi inandırmak istediğiniz için işaret olarak gördüğünüz şeyler karşı tarafın da düşünceleri arasında olmak zorunda değil. 70 yıl önceye gidip "yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?" diyoruz mecburen. Kaldı ki kadın sana başkaları ile görüştüğünü ve flört halinde olduğunu söylediyse zaten ortada aldatılacak bir durum da yok, sen kendini aldatıp inandırmışsın. Tek sağlıklı şey böyle bir ilişki istiyorsan devam edip istemiyorsan bitirmek.

@iwasbornonamountainside ve @cay koy geliyorum +1
0
nawar
(27.06.24)
Herkese teşekkürler. Eklemek isterim bu baskalariyla gorusme muhabbeti her sey bittikten sonra ortaya cikti yani arkadan is yurutme seklindeymis. Kendi kendime gelin guvey olma durumu hicbir zaman olmadi. Davranislarla destekli sozler ilani asklar hepsi ayan beyan ortadaydi. Neye gore davranicaz cidden anlamiyorum.
0
🌸sifreyi tekrar etmeniz lazim
(27.06.24)
(14)

Esnaf yok olacak di mi?

michael_knight
Domestos gerekti. Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. P
Domestos gerekti.
Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)
Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.

Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. Para kazandırmak isterim. Ama aynı fiyata kapıma getirirlerken, kayıtlı kredi kartımdan otomatik para çekerken nasıl alışveriş yapayım esnaftan?

Bu işin sonunda tüm esnaflar yok mu olacak? Dünyanın başka ülkelerinde bu süreci yaşayıp tamamlamış toplum var mı?
0
michael_knight
(27.06.24)
Herkes online alışveriş yapmıyor/yapmayı tercih etmiyor bu nedenle tüm esnaf yok olmaz öyle ayrıca sürekli müşterileri oluyor. Belki o esnaf Trendyol satıcısı olur yada olmuştur bile
0
pembediken
(27.06.24)
elbette ben esnaf olsam böyle olmasını tercih etmem ama geçmişte olup şimdi olmayan bir çok meslek var.
0
jülsezar
(27.06.24)
Yok olmasa bile sayıları ciddi oranda azalacaktır.

Sancılı ama her daim olan bir şey. Kalaycılar, bakırcılar, kunduracılar, seramikçiler, terzilerin günlük giyime yönelik ezici bir çoğunluğu yok oldu.

İnsanlık tarihinin çok ezici bir bölümü, neredeyse tamamında seramik kaplar hayatın vazgeçilmez parçasıydı örneğin. Bugün kırsalda bile seramik kap kullanımı kalmadı. Özellikle bu konu beni çok şaşırtıyor düşününce. Pişmiş toprak kaplar gerçekten 10 bin yıl boyunca insan hayatında çok büyük öneme sahipken bugün bizim için sanki hiç yok, hiç olmamış gibiler ve bu tarihin geneline kıyasla neredeyse aniden gerçekleşti.

Esnaflığın bitmesi daha çok zaman alır büyük ihtimalle ama küçük perakendecilerin sayısında azalma olacaktır evet. Bu düşüş trendinin geriye dönmesi de çok güç görünüyor.
0
akhenaten
(27.06.24)
esnaf full dolandırıcı olmus zaten online alısverıs daha iyi

tek sıkıntı var alacagın urunu kendın tam olarak ınceleyıp secemıyorsun

mesela karpuz soyledın getırcek cocuk dırek bı tanesını alıp ozellıkle iyi mi diye secmıyorsa kelegı yeme ihtimalın yuzde olarak artabılıyor.
0
Zetnikov
(27.06.24)
Herkes gibi esnaf da farklilasmaz ise yok olur. Burada esnafin sucu herkesin ulasabilecegi bir urunu satmaya calismak, yok kardesim o zmn sen organik deterjan satacaksin, bitkisel satacaksin. Yogurdu sutaş degilde kendi ilcendeki mandiradan getirteceksin
0
duyurukullanıcısı
(27.06.24)
Bir çok ülkede Türkiye'de ki gibi esnaf yok daha çok zincir mağazalar var ticaret Türkiye'de ki kadar gelişmiş değil. Burada e-ticaretin getirmiş olduğu konfor ve avantajdan bahsetmişsiniz. Aslında pazarlama taktiği 300 TL'de limit var. Küçük esnaf tabii ki unicorn trendyol ile rekabet edemez. Gelecekte esnaf yok olmayacak fakat pazar oluşmuş bir bölgede sayıları azalacak. Bir bölgede 10 bakkal varsa bu sayı 3'e düşecek.
0
doharkoman
(27.06.24)
şimdi piyasada yer edinebilmek için düşük fiyat çekiyorlar.
yoksa bir elemanın sadece bir kişiye en az yarım saat hizmet etmesinin maliyeti ve yol hiç de ucuz değil.
küçük esnaf yok olabilir ama üç harfli indirim marketler hep yaşayacaktır.
0
parka
(27.06.24)
abi bahsettiğin şey "ticaret", asla yok olmayacaklar. sayılarının azalacağını da düşünmüyorum.
0
tchuck
(27.06.24)
@tchuck ticaretin yok olacağını düşünmüyorum. Küçük esnafın bu ticarette yer bulamayacağını düşünüyorum.
Ticaretten (dayanıklı tüketim malları satışı mesela) 50 bin şirket ekmek yerken bu sayı 500'e düşecek mesela. Sizce öyle olmayacak mı?
0
🌸michael_knight
(27.06.24)
Bence önlem alınmazsa olacak. Zaten zincir marketler üreticileri de önce kendine bağımlı yapıyor sonra batırana kadar sömürüyor.

Büyük sermaye dediğin toplarken yemesin diye kölelerin kafasına demir maske takan tipler. Buldukları her zaafiyeti değerlendirirler.

Ulus devletler kendilerini korumazlarsa tedricen ücretler de ortadan kalkabilir.
0
hebanon
(27.06.24)
sevsek de sevmesek de en kötü esnaf tekel olmuş büyük şirketlerden iyidir. ucuzsa bugün ucuz. rakibi kalmayınca böyle olmayacak. tekel olursa rakibi olmayacak.

ben esnaflığın tamamen biteceğini düşünmüyorum ancak evet sayıları epey azalacak. belki ekonomik avantajı da olmayacak. az şubeli orta ölçekteki zincir marketler bile yenilik yapmadığı sürece zora girecekler bence.

---
bakkal ya da mahalle marketlerini her zaman sevmesem de; ekmek,yoğurt gibi basit şeyleri buralardan almayı seviyorum. büyük marketlere girdiğimde sadece yoğurt alıp çıkmıyorum yanına daha bir sürü şey alıyorum, üstüne bir de dükkan içinde bir sürü dolaşıyorum kasada uzun süre bekliyorum. açıkçası günlük alışverişlerimde büyük marketler hiç yer etmiyor. benim yaşadığım yerde bakkal ve büyük marketler hepsi bana eşit mesafede. işte bu durumda çok fazla fiyat farkı olmadığı ve olumsuz bir tavrı olmadığı sürece küçük esnafı tercih ederim.

ama trendyol market konusunda haklısınız. günlük ihtiyaç için bile minimum tutara ulaşılıor, kısa sürede eve geliyor ve gidip almamla aynı, hatta bakkalda bulabileceğimden daha iyi. neden trendyol market'i kullanmayayım. ister istemez ben de kullanıyorum kolayıma geldiği için ama küçük esnafın yok olmasını da istemiyorum.
0
biseysorcaktim
(27.06.24)
kucuk esnafa kolay kolay bisey olmaz, olsaydi kuzey amerika'da bakkal kalmazdi.
dukkan senin oldugu surece korkacak bisey yok.
0
cooperr
(27.06.24)
mahalle esnafı özellikle ahlaklı ise bence desteklemek lazım. adamı paket servise yönlendirebilirsin, zaten çoğu esnaf elinden geldiğince yapıyor paket servisi. abi/abla evden çıkamıyoruz eve servis yapar mısınız, kapıda posdan öderiz vb. gibi cümlelerle ikna edebilirsiniz o esnafı. 300 lira harcayacaksanız her alışverişte ben esnaf olsam getirirdim :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.06.24)
Online alışverişin en çok eleştirilen yönü bu. Tekelleşme riski.
Türkiye henüz ayırdına varmadı ama dünyada ciddi tartışılıyor.

Aslında bu dediğiniz amerika'daki walmart istilasının online versiyonu gibi.
Amerika'da walmart küçük yerleşim yerlerine gidiyor.
Ama gittiği yerde kasap var, bakkal var, manav var, mobilyacı var...
Walmart müşteri çekmek için ne yapıyor?
Orada zarar etmeyi göze alarak fiyat kırıyor.
Kasaptan daha ucuza et satıyor.
Walmart'ın gücü var, zarar ediyor. Başka dükkanlardan gelen parayla orayı döndürüyor.
Ama kasap tek dükkan fiyat kıramıyor.
İflas ediyor. Başka iş de bilmediği için gidiyor walmart'ta kasap oluyor.
Tüm esnaf yaşıyor bunu.
Bir noktadan sonra dükkanların çoğu kapanıyor.
Dükkan sahipleri o zincir marketin çalışanı oluyor.
Marketin de rakibi kalmıyor istediği ürünü, istediği fiyatı dayatıyor.

Ben bu işin de buraya evrileceğini düşünüyorum ama kişisel fikrim tabii.


Burada şunu tartışmak lazım Türkiye'de bakkallar batarken, her yeri zincir markalar sararken, Almanya'da mesela türk bakkallar nasıl ayakta kalabiliyor?
Mesela hollanda'da bir zincir marketin hemen karşısında dimdik duran bir "bakkal" görebilirsiniz. Çünkü devlet ikisinin de ticari çıkarını koruyor.

Cevap basit, regülasyon ve vergi politikaları.

Şimdi gelelim ilk soruya.

Şöyle bir veri var. Hatırladığım kadarıyla Türkiye'de günlük perakende'nin şu anda sadece %25'i online dönüyor. Buraya kadar sorun yok.

sorun şurada başlıyor. Online perakendenin, yani o %25'in %70 %80'i birkaç büyük markanın elinde.

Gerçek hayatta bu çok mümkün değil fantastik bir oran. Yani düşünün bir avm'de ya da bir çarşıda, bir ilçede dönen ticaretin %80'i sadece 3 mağazada dönüyor ne olur?

Şu anda e-ticaret markalarını seviyoruz. Ucuzlar, eve servis yapıyorlar. Ama bu bir yerde duracaktır. Çünkü şu anda pazarlarını büyütmeye ihtiyaçları var. Rakipleri kalmayınca da ya da güçsüzleşince de bu avantajlar sürecek mi?

Rekabet tüketici lehinedir. Ama biri pazarı domine ettiği zaman tüketici zararlı çıkar.

Burada esnafı "dijitalleşsin o da" diye suçlamak da manasız.

Esnaf tüm bunların farkında. Esnaf da biliyor app yapmayı, e-ticareti vs.
Ama esnafın sermayesi trendyol'la amazon'la rekabet etmeye yetmiyor.

O yüzden o pazaryerlerinde dükkan açıyor.
Orada dükkan açınca da onların kölesi oluyor.

Bu arada mahalle esnafı ahlaklı ve dürüstse desteklensin kısmı da şaibeli.
Yani o büyük zincirler öyle şeyler yapıyor ki bazen en "esnaf" bile yanında masum kalır.

Ama zincir markalar, onlara bayılıyoruz. Esnaf hep kötü gözümüzde.
Bu da algı.
0
anten
(28.06.24)
(4)

Efexor bitti nerden bulacağım?

ya ben lan neyse
pazar günü? acil yazar mı? rapor var.
pazar günü? acil yazar mı? rapor var.
0
ya ben lan neyse
(23.06.24)
Raporunuz varsa deneyin tabi, ben kullandığım dönemde yazmamışlardı acilde. Üstüne baya bağımlı muamelesi yaptılar, kan gazıma falan baktılar. Yan etkilerinden haberi yoktu heralde doktorun. Sonra yazamayız deyip dilaltı verip yollamışlardı.

Ama onunla uğraşmak yerine nöbetçi bir eczaneden kendiniz alın bence, bu seferlik böyle olsun deyin. Aldığınız kutuyu sadece ilacı unuttuğunuz günlerde kullanmak üzere kaldırın, pazartesi gidip raporunuzla alın kullanacağınız ilacı.
0
akhenaten
(23.06.24)
Çok acil ise nöbetçi eczaneden alabilirsiniz +1 Ben o şekilde alıyorum.
0
peki madem
(23.06.24)
Rapor varsa aile hekimi yazar. 150 mg yi geçen 220ye aldım sigortasız. Sulinex bi tık daha ucuz.
0
substituent
(23.06.24)
bu tür ilaçlar bir anda etkisini göstermez, bir anda da etkisi gitmez diye biliyorum.
bir kaç günlük gecikmeden çok büyük sıkıntı çıkmaz kanımca.
0
parka
(23.06.24)
(11)

Diyanet niye erkek hayvan istiyor?

osssy
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum. Bugünkü haberde vardı. https://www.sozcu.com.tr/diyanet-ete-doymuyor-tasarruf-tanimiyor-p56797
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum.

Bugünkü haberde vardı. www.sozcu.com.tr
0
osssy
(12.06.24)
hocam çok emin olmamakla birlikte durum şöyle olabilir. süt veren hayvanın kesilmesi mekruh olarak kabul ediliyor. dişi hayvanın kesim sırasında sütü olup olmadığının belirlenmesi sonradan mümkün olmayacağından bunun riskini almak istemiyorlar sanırım kendilerince. dişi/erkek hayvan eti de renkten anlaşılıyormuş sanırım.
0
shadowfollower
(12.06.24)
Lezzetinden hacı. Lezzetli olsaydı dişi de alırlardı farketmezdi onlar için.
0
rodeocu
(12.06.24)
dişiler, yani düve veya inek zorda kalmadıkça kesilmez. çünkü yavru verme ve süt verme potansiyeli vardır. dana veya tosun kesilir.

bir tane boğa bütün inekleri hamile bırakabilir. o yüzden geri kalan erkeklere ihtiyaç kalmaz. ama tüm dişiler değerlidir.

insan için de aynısı geçerli aslında. en verimli çağında erkekleri savaşa gönder ölsünler. kalan kızlarla çiftlecek az sayıda erkek kalsa bile sorun olmaz.
0
abelardo
(12.06.24)
Bunlar tam anasının gözü.
Şöyle ki, normalde dişiler kesilmez, yavrulatılır, süt alınır. Dişi hayvan kesiliyorsa muhtemelen yaşlıdır (karttır). Yaşlı hayvanın eti sert olur. Bu yüzden dişi tercih etmemişler. Adamlar bunu bile düşünmüş.
0
parka
(12.06.24)
Öte yandan kimse erkek hayvanı uzun süre beslemek istemez. Büyütülüp hemen kesime gönderilir. Bu yüzden erkek hayvann eti genelde daha yumuşak olur.
0
parka
(12.06.24)
yukarıdakilere ek olarak hamile olma ihtimalleri de olabilir.
0
paintov
(13.06.24)
2 tane beş vakit namazında insan hatta biri cemaatçi biri dişi kesiyor biri dişi kesmem diyor. restauranta gittiğinde yediği etin ne olduğunu nerden bilebiliyorlar? kesmedikleri için sorumluluk onlarda değil mi?
sene 2024 kafa aynı. erkek kesme sebepleri mekruh muabbeti ama cemaatten cemate değişiyor bu.
0
mikahakkinen
(13.06.24)
hamile olma ihtimali, yavrularının olması ihtimali vs.

tamamen merhamet ile alakalı bir durum.

yoksa lezzeti tadı tuzu değil.
0
OgutucuRecep
(13.06.24)
@parka +1

Tabii ki dişiler ekseriyetle yaşlı ve kart olduğu için. Bu kadar çoluk çocuğun, fakir fukaranın hakkını çekirdek gibi çitler gibi yiyen bu güruhun merhamet için, yok sütü var vs diye mi erkek tercih ettiğini sanıyorsunuz. Çok naifsiniz.
0
thracia
(13.06.24)
yukarıdaki sebeplerle daha lezzetli olması için
ama denetimi zor

keşke tüm kamu yemekhanelerinde kaliteli yemekler olsa
0
bir soru sorcam
(13.06.24)
@lambırcek ben o örneği hayvanı dişi erkek diye ayıran kafa için dedim. ayrıca mekruh mekrup vs. türkçe anlamadığım bir kelime pek de önemsemedim.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(4)

bahçedeki martı bana kinlendi

tabudeviren
sabah evden çıkarken masada haşlanmış patates olduğunu gördüm. kuşlara atayım dedim, balkondan attım. patatesin düştüğü yerin iki metre ötesinde martı varmış. görmedim. hızla yürüyerek kaçtı oradan.sonra durağa geldim servis bekliyorum. bi martı tepemde çember çiziyor. bana doğru alçalıyor. ben ona
sabah evden çıkarken masada haşlanmış patates olduğunu gördüm. kuşlara atayım dedim, balkondan attım. patatesin düştüğü yerin iki metre ötesinde martı varmış. görmedim. hızla yürüyerek kaçtı oradan.

sonra durağa geldim servis bekliyorum. bi martı tepemde çember çiziyor. bana doğru alçalıyor. ben ona bakıyorum kolumu sallıyorum. yükseliyor. dönüp bir daha alçalıyor. kamikaze dalışı yapar gibi bana geliyor sonra yükseliyor.

bu p***k patatesi onu ya da akrabasını vurmak için attığımı sandı. tepemde bağıra bağıra döndü durdu. sonra bi çatıya konup uzaktan bana baktı. çok pis bilenmiş puşt.

acaba yarın da bana saldırır mı?
yiyecek falan versem affeder mi?
nasıl unuttururum?

kargaların böyle kinci olduğunu biliyordum da martıya hiç denk gelmedim
0
tabudeviren
(10.06.24)
Ya kizma nolur, uzun zamandir gordugum en iyi duyuru. :)) cok guldum valla.

Eger ertesi gun de orda olursa filan diye belki yanina yiyebilecegi bisi alabilirsin veya camdan kes, oralardaysa az uzaga yiyecegi bisiler atabilirsin. Belki ikna olur. :)
0
mor oje
(10.06.24)
Hocam geçmiş olsun. Ben senin yerinde olsam bir süre mahallede görünmezdim.
0
prole
(10.06.24)
Kin değil de tekrar yemek gelme potansiyeli var diye düşünüyor olabilir
0
nop
(10.06.24)
Denizde uçan martıların sahile yaklaşıp insanların üstüne pislediğini görmüştüm.
0
parka
(10.06.24)
(9)

klima alırken neye bakmalı?

yetkili birine benzeyen abi
9000 btua++bütçe 25 bine kadar diyelim.nem alma fonksiyonu.desibel.başka neye bakılır kriter olarak?wifi falan önemli değil. hem ısıtma hem soğutma tabii ki.hangi marka veya model önerirsiniz?
9000 btu
a++
bütçe 25 bine kadar diyelim.
nem alma fonksiyonu.
desibel.


başka neye bakılır kriter olarak?

wifi falan önemli değil. hem ısıtma hem soğutma tabii ki.

hangi marka veya model önerirsiniz?
0
yetkili birine benzeyen abi
(09.06.24)
bu butce ile en iyi secenek sigma ya da biraz zorlayip daikin alinabilir
0
tahtakafa
(09.06.24)
Eger m2 hesabiyla 9000 btu ciktiysa bi ust hacmi almanizi tavsiye ederim. (12bin)
0
brkylmz
(09.06.24)
Son model alman gerekmiyor. Klima klimadır. 3sene önce çıkmış model hala mağazanın stoğunda varsa ucuza bulabilirsin. En güzel tavsiye bu olur sanırım.
0
gabe h coud
(09.06.24)
@tahtakafa

arçelik, beko, altus, lg, samsung bunlar oluyor bu bütçeye.

@brkylmz metrekare hesabı yapmadım. ev 48 m2 salon küçük. yeteceğini düşünüyorum 9000'in.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(09.06.24)
Ben de soru ekleyeyim, Samsung klima nasıldır?
mesela şu en çok satanlarda
www.hepsiburada.com

ya da vestel
www.hepsiburada.com

çok satanlar listesi:
www.hepsiburada.com
0
parka
(09.06.24)
Vestel den uzak durun yeter, ilk bakmanız gereken enerji sınıfı bence.
0
kimlanbu
(09.06.24)
Samsung iyidir. 3-4 sene kullandım.
0
gabe h coud
(09.06.24)
48 metrekare için ideal klima 18binlik olan. ama bütçe 25 demişsiniz iklimsa sigma 12 binlik de idare eder. ama 9 binlik almayın yetersiz kalır ve fazla çalışmasından ötürü erken bozulur.

edit: hatta doğrudan model önereyim www.iklimsa.com
0
bravoteam
(09.06.24)
@bravoteam
48 m2 için hesaplamamak lazım. bu klima salonda olacak ve salon 15 m2 kadar.
btu ve fazla çalıştırıp bozma bağlantını anlayamadım.
herhangi bir elektronik cihaz fazla çalışırsa bozulur herhalde.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(10.06.24)
(5)

Panik Atak mı geçiriyorum ?

skr1292
Yatakta uykuya dalmak üzereyken son bir aydır 3 kere falan aynı şeyi yaşadım ;bir anda nefessiz kalıyorum ağzımı sonuna kadar açıyorum nefes almak için. aha şimdi ölüyorum diyorum yatağımın kenarında su vardır hep. suyu içince düzeliyor.kalp çarpıntısı yok galiba. herşey 3-4 saniye içerisinde gerçek
Yatakta uykuya dalmak üzereyken son bir aydır 3 kere falan aynı şeyi yaşadım ;

bir anda nefessiz kalıyorum ağzımı sonuna kadar açıyorum nefes almak için. aha şimdi ölüyorum diyorum yatağımın kenarında su vardır hep. suyu içince düzeliyor.

kalp çarpıntısı yok galiba. herşey 3-4 saniye içerisinde gerçekleşiyor.

dikkatimi çeken nokta şu ;

2-3 ay kadar önce yemek yerken boğazımda kaldı. yanımda kimse yoktu ölme korkusunu ilk defa o gün net olarak yaşadım. suyu içince düzeldi tabi. bağlantılı olabilir mi?
0
skr1292
(07.06.24)
Apne?
0
Mirket
(07.06.24)
Panik atak olabilir.
Ama birden çıktıysa zamanla geçer. Deprem korkusu gibi.
0
parka
(08.06.24)
karabasan olmasın? yani o halk dilinde de..

tıbbi adı uyku felciydi sanırım.

yorgunluk, stres, yeme bozukluğu, uyku düzensiliklerinden falan olabiliyor.
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
20 yıldan fazla zamandır panik bozukluk var bende. ilk başlarda evden çıkmaktan korkuyordum, sonra bir psikiyatrist ile görüştüğümde panik bozukluğum olduğunu söyledi. sizde de panik bozukluk olabilir belki. panik anında zihni o durumdan uzaklaştırmak gerekiyor. çok zor biliyorum ama derin derin nefes alıp vermek, başka bir şeye konsantre olmaya çalışmak (5 duyuyu çalıştırmak vs gibi) işe yarayabiliyor.
0
dilili
(08.06.24)
Panik atağın psikolojik sebeplerinden biri boğulma travması ve ölüm korkusu diye geçiyordu.

O bahsettiğin olaydan önce de bir boğulma anısı varsa ölmekten korktuğun, onları düşün, ilk kez boğulma korkusu yaşadığın olayı hatırla, o anı yeniden yaşarken bütün hissettiğin duyguları ve bedensel yansımalarını sözlü olarak ifade et. Mesela

"Eriğin çekirdeği boğazıma takıldı, oradan gitmiyor, nefes alamıyorum, çekirdek boğazımı acıtıyor, öksürmeye çalışıyorum ama nefes alamıyorum, nefes veremiyorum da, kendimi çok kötü hissediyorum, boğuluyorum, ölecekmişim gibi geliyor" vs vs.

Sonra bunlar bitince boğulma anının bittiği etkeni ve hissettirdiklerini sözlü olarak söyle:

"Annem geldi sırtıma birkaç kez kuvvetle vurdu ve bir anda çekirdek oturduğu yerden oynadı, nefes alabildim annem bir daha vurdu ve çekirdek ağzımdan dışarı fırladı gitti,tamamen nefes alabilir hale geldiğimi fark edince derin derin nefesler alıp verdim, üst üste tekrar tekrar engelsizce özgürce nefesler aldım ve verdim ve birkaç saniye içinde normal nefes alıp verir hale geldim, tamamen rahatladım, göğsümdeki ağrı geçti, boğazımın acıması tamamen geçti ve yaşadığım için çok mutlu oldum"

Gibi. Bundan sonra:

"Bu olayın boğazımda, göğsümde, sırtımda, kalbimde bıraktığı bütün ağrıları, acı hissini, korkuyla yaşadığım kalp çarpıntılarını, (varsa diğer belirtileri, mesela karın ağrısı, dizlerin titremesi, artık ne yaşadıysan hepsi) boğulmaktan tamamen kurtulduğum için bütün bu ağrıları acıları çarpıntıları tamamen serbest bırakıyorum, sağlığımın yerinde olduğunun farkındayım ve bunun mutluluğunu yaşıyorum"

De. Bunları hep sesli sesli söyle. Uygun ortamın olursa yüksek sesle veya bağırarak söyle. Muhtemelen bir daha sebepsizce panik atak yaşamayacaksın.

Vücudunda bir takım vitamin mineral eksiklikleri ve yüksek stres yükü varsa bunlar için doktor yardımı almayı ihmal etmiyoruz, sorun sadece boğulma travması kaynaklı ise diye yazdım bunları. Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
(12)

Emekliye neden ucuz olsun ki?

michael_knight
Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.Mesela tesisatçılar için de çıkacak m
Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.

Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.
Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.

Mesela tesisatçılar için de çıkacak mı böyle kanun. O zaman emekli arayıp çağırdığı zaman "işim çok, bu hafta gelemem" diyecek tesisatçı. Mecburen genç birine telefon ettirtecek.

Bu durum bir yorum farkı mı yoksa dümdüz saçmalık mı sizce?
0
michael_knight
(07.06.24)
Yani anlayamadigimiz bir mantığı yoksa saçmalık.
Işsiz olanı anlarim, ogrenciyi anlarim. Ama emekliyi anlamıyorum.
0
logisticsmanager
(07.06.24)
evet firmalara yüklenmeyecek dediğiniz gibi , o indirim farkını diğer biletlere yansıtacaklar.

mantığı yok. fakirleştiğimiz için gittikçe, emekliye de zam yapamadıkları için bu tarz şeylerle sus payı vermeye çalışıyorlar
0
jülsezar
(07.06.24)
@tnz ben kararın verilme sebebini anlamıyor değil bu yükün özel firmalara yüklenmesini saçma buluyorum.
Saçma bulmamın dışında bu yükün sonradan daha katmerli olarak hepimize taşıtılacağını düşünüyorum.

Mesela "patronun emekli olduğu şirketlerde çalışanlara %20 az maaş verilsin" mi? Çok saçma di mi? Neden çalışanın cebinden çıksın ki? Aynı şekilde özel şirketin cebinden çıkması da mantıksız.
0
🌸michael_knight
(07.06.24)
devlet dayatıyorsa öğrenci indirimini o da olmasın

edit: özel şirket yapıyorsa yapsın yapmalı da hatta ama devlet eliyle zorla olmuyor, olmasın
0
jülsezar
(07.06.24)
@tnz evet bence özel şirketlerde öğrenci indirimi de olmasın. Yani isterlerse kendileri yapsınlar öğrenci müşterileri kazanmak için.
Devletin verdiği hizmetlerde öğrenci-emekli gibi indirimlerin olmasını çok garipsemiyorum ama özel şirketlerde olmasını aklım almıyor.
Mesela ekmekte neden yok bu indirim? Ekmek otobüsten daha önemli bir ihtiyaç.

Fırının ekmeği farklı insanlara farklı fiyata satması ne kadar saçmaysa otobüs bileti de bu şekilde benim gözümde.
0
🌸michael_knight
(07.06.24)
En uygun.com'a ya da benzeri sitelere örneğin İstanbul-İzmir yazar bir günü seçerseniz, otobüs fiyatları arasında, ya da aynı firmanın seferleri arasında ya da 3 gün önceden alınan biletle beş gün önceden alınan bilet arasında bile bu %20 yi komik duruma düşürecek farklar olduğunu görürsünüz.

Yani bu hareket, maddi bir değeri olmayan ama insanlarda sanki bir değer ifade ediyormuş da Devlet emeklisini düşünüyormuş algısı yaratacak bir hareket.

Yani olay da saçmalık, olay hakkında kafa yormak da saçmalık. Yine birileri algıya oynuyor. Hepsi bu.
0
Mirket
(07.06.24)
Ekonomiyi batıran hükümet, emekli maaşlarını kuş kadar yapan hükümet, indirimin masrafının yedirildiği zamlı otobüs biletlerini almak zorunda kalarak özel şirketleri hayatta tutacak olan çalışan kesim olarak biz, sonuç: devletimiz emekliye indirim sağladı. Türkiye klasiği.
0
peki madem
(07.06.24)
İşin şu kısmı da var. Bu otobüslerde uçak gibi kimlik kontrolü yapılmıyor, biletteki isim ile seyahat eden kişinin aynı olduğu nasıl garanti edilecek. Muavinler veya şoför bu işlerle ilgilenmez ki. Bilet başkasının adınaysa kişi otobüsten mi indirilecek.

Kamu bunu özel sektöre dayattığı zaman özel sektör bunu tüm biletlere zam olarak yansıtır telafi eder.

Kısacası bilet fiyat artışına neden olacak mantıksız bir hareket. Kamu bunu bir şekilde telafi edecekse yine herkesin cebinden çıkmış olacak.
0
Lethe
(07.06.24)
mantık 4-5 sene önce aramızdan ayrıldığı için böyle çözümler sunuluyor. iki ucu borçlu değnek oldu. asgari ücrete zam yapılır, bu sefer her şey pahalanır, her şey pahalanınca asgari ücret yetmez olur. tanıdığım iyi bir "ekonomist" vardı. benim alanım ekonomi demişti en son sonra batırdı her yeri. aklınıza yanlış birileri gelmesin. moğolistan'dan bahsediyorum...
0
exlibris
(07.06.24)
Ya devlet yapsin ya boyle kanun cikarmasin mi? Kac yasindasin, nerede yasiyorsun.. kucuksen veya isvicrede falan yasayip bizi merak ediyorsan bi sey diyemem ama bunlar degilse gercekten bu soruyu mu soruyosun :) Devlet neyi ustlenmis ki bunu ustlensin?! Bizde devlet boyle isliyor ve yillardir boyle uyuttular milleti de zaten. Devlet, gecinemeyen emekliye zam yapmaya deger gormuyor ama onlara deger veriyormus gibi gozukmek icin boyle bi sey yaptim diyor. Sorumlulugu baskasina yukluyor. Her zamanki hikaye. Bizim milletimiz de malum sahsa tapmaya devam ediyor boylece. O yapti oluyor cunku.
0
Kittie
(07.06.24)
Saçmalık değil kimseye yüklenildiği yok. Otobüs firmaları özel teşebbüs olmalarına rağmen kamu hizmeti vermektedir. Hatta bazı durumlarda tamamen ücretsiz hizmet vermeleri zorunludur.
0
doharkoman
(07.06.24)
Tamamen saçmalık. Emeklinin dışarı çok çıkması isteniyorsa maaşlarına zam yapılsın. dışarda çay içmeyecek durumdalar.
0
parka
(07.06.24)
(4)

Yağlı boya at çizeceğim ama referans bulamadım

the sound and the fury
Arkadaşlar yağlı boya at çizeceğim basit zor olmayan orta seviye at referansı atar mısınız örnek. Çizebilirim
Arkadaşlar yağlı boya at çizeceğim basit zor olmayan orta seviye at referansı atar mısınız örnek. Çizebilirim
0
the sound and the fury
(06.06.24)
Kübist ve daha soyut desenlere bak

Google dan cubist horse gibi arat
0
grimavi
(06.06.24)
The sound and the fury diye yazar var bu işlerle ilgilenen. Belki o referans konusunda yardımcı olabilir.
0
numlock
(06.06.24)
@numlock o zaten benim :) ben arıyorum
0
🌸the sound and the fury
(06.06.24)
Kendini mi arıyormuşsun?
Neyse ki bulmuşsun :)
0
parka
(06.06.24)
(21)

Çok ilginç dolandırıldım

ananiyimioguz
Bir ilan gördüm aradim pazarligimi yaptimGazianteyim adam hatayda. Numarasini istedim konustuk falanWhatsapptan mesajlastik bana konum atti.2 saat yol gittim konuma geldim adam beni engelledi.Ariyorum mesgul caliyor.Burada berber var ona arattim suan, acti, Arda bey mi dedi hayir dedi.Klima icin ara
Bir ilan gördüm aradim pazarligimi yaptim

Gazianteyim adam hatayda. Numarasini istedim konustuk falan
Whatsapptan mesajlastik bana konum atti.

2 saat yol gittim konuma geldim adam beni engelledi.

Ariyorum mesgul caliyor.

Burada berber var ona arattim suan, acti, Arda bey mi dedi hayir dedi.

Klima icin aramistim dedi suratina kapatti onu da engelledi.

Benden kapora falan da almadi. Adami gun icinde 2 3 kere aradim ilanla ilgili soru sordum, yanitlari falan.

Konuma gidince de acti, ben geldim bim var burda dedim. Evet dedi kapatti. Kapatis o kapatis.

Ben hic bisey anlamadim. Para atsam dolandirdi diycem veya kapora istese yine ayni sekilde ama kapora falan da atmadim.

Polisi aradim, adam belki vazgecmistir ne icin sikayetci olacaksiniz diyor.

Yanu olur mu dedim mesela araba alicam istanbuldan ciktim geldim adamlara ulaşamıyorum, bu dolandiricilik olmuyor mu dedim, oyleyse karakola bizzat gidin sikayette bulunun dedi.

Ama elimde sadece tel no var: +90 541 287 30 48

Ne yapsam bilemedim. Ilanda numara yazmiyor. Mesak atilmiyor. Soru sordan ulastim.

Numara atti oradan konustuk.

Ilanda Sedat D. Yaziyor. Telefonda ardayim dedi. Suan getcontacttan bakiyoruz onda da Kazım D. Yaziyor.

Ne yapsam bilemedim hic bisey anlamadim bu isten.
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
O kadar kafadan kırık insan var ki. Sırf iptal ettiğini, veya başkasına sattığını vs söyleyemiyor bile olabilir, direkt ghostlamış. En azından para kaptırmadın. Her ihtimal var bu arada, bağımlıdır para bulmuştur falan filan
0
numlock
(05.06.24)
geçmiş olsun.

değmez bence uğraşmaya evet kötü olay ama
0
jülsezar
(05.06.24)
Hocam buradan sanki belanı arıyormuşsun gibi görünüyor :)

etrafta güzel bi pideci ya da meşhur bir yer varsa otur pideni ye dinlen sakinleş, soğuk meşrubatını iç serinle, sonra da dönüş yoluna çıkarsın
0
grimavi
(05.06.24)
Uğraşılacak bir şey değil. Dolandırmadan çok aldatmaya benziyor. Polisi de zamanına yazık
Hatay'dan 2. el klima mı alacaksınız? sürüden ilan var bu konuda face ve WhatsApp gruplarında.
0
diyecevaplandı
(05.06.24)
Olm polis gayet haklı ya. Afedersin ama aptal aptal şeyler ile bizi meşgul etmeyin de diyebilirmiş:)
Dolandırma değil bu bence ya
0
benaslindayohum
(05.06.24)
İyi de ben adamı öğlen aramışım, 2 saat sonra tekrar aramışım ürünle ilgili baska bisey sormusum o da var demiş,

Yine 2 saat sonra yola cikarken haber vermisim, yani gelene kadar haberlesiriyoruz vazgectiyse insan yola cikmadan demez mi vazgectim veya senden once satildi vs.

Isin garibi adam ismim arda diyor, odandaki baska. Baska numaradan ariyoruz arda beyle mi gorusuyoruz diye, hayir diyor.

3 4 yerden arayinca adam en son telefonunu kapatti shdhf

Neyse işin garibi polis dedi ki gelmisken buralarda bakin klimacilara antep e gore uygundur.

Şu urun normalde 15-30bin tl electrolux exp34u338hw

Ben 2.el 7000 e bulmustum işte burada sifir kapali kutu 10.500 buldum adam cok onceden aldim kaldi 1 tane, senin olayi de dinledim kâr koymuycam dedi.

Valla nasip sifir urun almis oldum nerdeyse 2.el fiyatina
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
dolandırma değil ki bu.

satmaktan vazgeçti veya başkasına sattı. sen o kadar yol geldikten sonra sana bunu diyemiyor, onun yerine engelleyip ghostluyor. ikinci el alışverişte dolandırılma ihtimali her zaman oldugu gibi bu yaşadığın ihtimal de var. polislik bir durum yok bence. uğraşılacak bir durum da değil.
0
abelardo
(05.06.24)
suç değil ki, sadece kabalık bu. polis ne yapsın buna? diyelim ki internetten bir kızla tanıştın, randevulaştın gittin hatay’a, kız telefonunu açmıyor. yine mi polise gideceksin?
0
sir gawain
(05.06.24)
Ya ilanı aramamla yola cikmam arasinda günler yok ki 4 saat var. Yola cikarken de haber vermisim. Bu adam 2 saat icinde (yolculuk sürem) birine satmis olabilir mi allah askina ben sattigini dusunmuyorum baska bir is var ama anlamadim.

Mesaj ve arama kayitlari oldugu icin ben hala bir aldatma/dolandirma oldugunu düşünüyorum. Mesafe ve tutar cok olmadigi icin size onemsiz geliyor olabilir.

Ama amerikada oldugunuzu ve marmaristen sahibinden yazlik icin gorustugunuzu dusunun.

O kadar masraf yapiyorsunuz geliyorsunuz ne orada oyle bir ev var ne de muhattap bulabiliyorsunuz.

Bu durumda siz dolandirilmamis mi oluyorsunuz herhangi bir para odemediniz diye.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
Hocam senin bu kadar kafaya takmanın sebebi yine kelepir mal peşine düşüp onu da elinden kaçırmışsın hissi :)

Adamı bulsalar ne olacak zorla mı alacaksın, dolandırılmamışsın ama kıyısına gelmişsin :) yani bu adamın sana sorunsuz bir ürün vereceğinden %100 eminsin, kim bilir sana anlattığı hikayeyi de sıkmıştır, ürün arızalı, çalıntı olabilir vs

10.500lük ürünün arkasından koşacağına 15-16 bine sıfırını alsan daha mantıklıydı
0
grimavi
(05.06.24)
Sıfırı 20bin üstü.

Ben 7bin e buldum niye koşa koşa gitmeyim 1 yıllık garantili cihaz yazmış.

Sonra bir esnafta eski bir stok buldum burada şans eseri de sıfır aldım. Sadece adam fatura kesemem çünkü 4 tane santiyeye almistik 4ü gitti 1 taneyi almadilar elimde kaldi dedi. Daha kutunun koli plastik ipleri duruyor acilmamis bile.

Yine 20+ urun icin kardayim sorun degil tabi bi sekilde dolandirilmadiysam yine dhdjfj ama civardaki esnaflara sordum kazim abi eskidir ya guzel yerden almissin, alis fiyatına verdiyse normal dedi yari fiyatına denk gelmesi.

Antepteki servisi de aramis seri numarasini vermis kurarken sen söyle o zaman baslatirlar garantiyi dedi, eyi dedim.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
"Şu urun normalde 15-30bin tl electrolux exp34u338hw"

Yazmışsın ondan dedim
0
grimavi
(05.06.24)
hocam bu etik değil zaten haklısın isyanda. aadam belki seni dolandıracaktı vazgeçti. adam kötü niyetli , en azından kaba bunda hem fikiriz.

ama bir şeyin etik olup olmaması ile, suç olup olmaması arasında fark var.
0
jülsezar
(05.06.24)
Dolandırıcılık bir durum yok.
0
doharkoman
(05.06.24)
ayak üstü bakmıştım 20 bin üstü normalde hep fiyatlar. Altına gözükenlerde de stok yok yazıyormuş.

benim anlamadığım adamın attığı konum terk edilmiş bir bina idi ve etrafında başka yapı yok, arsa.

ona ne diyeceksiniz?

bir de son duyuruma bakar mısınız ayrıca.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
Adamın telini escort sitelere ver, güzel hatun resmi koy, sadece klimalı yerlerde sevişirim diye not düş intikamını al
0
fistikthecat
(05.06.24)
perde arkasından bakıp gülmüştür- geldi bir tane daha
0
jamswety
(05.06.24)
@ fistikthecat, sfgsdfg birden fazla no ve hesap var ellerinde.

www.sahibinden.com

Bir tanesinde tel no alabilir miyim dedim hemen bir numara attı 2dk içinde.

Teşekkür ederim ben başka dolandırıcılara bakıcam dedim, ona cevap vermedi.
0
🌸ananiyimioguz
(05.06.24)
bi tanidigin da basina geldi. boyle yapanlar cok, bence bi urunu dusuk fiyata koyup insanlarin kapora vermeyi teklif etmesini bekliyorlar. isteseler belli olacak cunku. kimisi oyaliyor, teklif ettiginiz saatte bulusamam mesgulum falan diye. bizim tanidiga oyle oldu, bulusmayi ayarlayamayinca bari o surede baskasina verme kapora atayim diye teklif etti. sonra engel. adamin adi soyadi belli, calistigi yer belli, numarasi belli ama polis bisey yapmiyor. neden dolandirmasin ki bu insanlar? gunde 5-10 mesajla 300-500 kapora gelse ne guzel ek gelir. benim kisisel tahminim bu. kapora istemeden kaporalik ortam yaratip kaporanin ustune yatma dolandiriciligi.
0
icim urperiyor
(06.06.24)
adam satmaktan vazgeçmiş ya da başkasına satmış.
yol parası vb istersin diye uğraşmak istememiş.
öküzlük ama suç değil.
0
parka
(06.06.24)
@ parka, sır perdesi biraz aralandı. olayın aslı öyle değil çete bunlar ya.

Bkz: www.eksiduyuru.com
0
🌸ananiyimioguz
(06.06.24)
(9)

"ekonomi iyiye gidiyor" haberleri

biseysorcaktim
ben vatandaş olarak cebime girene, çıkana, kredi kartı taksitlerini öderken çektiğim zorluklara ya da dışarı çıkarken bir sürü düşünüyor olmama bakıyorum ve "çektiğimiz zorluklar ve kamuda tasarruf meyvesini vermeye başladı", "bakın dış ticaret açığı azalıyor, bakın merkez bankası rezervleri artıya
ben vatandaş olarak cebime girene, çıkana, kredi kartı taksitlerini öderken çektiğim zorluklara ya da dışarı çıkarken bir sürü düşünüyor olmama bakıyorum ve "çektiğimiz zorluklar ve kamuda tasarruf meyvesini vermeye başladı", "bakın dış ticaret açığı azalıyor, bakın merkez bankası rezervleri artıya geçti" laflarına pek itibar etmiyorum.

ancak yine de tarafsız şekilde olayı yorumlamak istiyorum.

mesela enflasyon artış hızı azaldı şeklinde bir açıklama yapıldı bugün (enflasyonun kendisi değil, artışı). bu durum önü alınmayacak bir yangının artık kontrol altına alındığı anlamına mı gelir?

ekonomi konusunda az da olsa bi iyileşme var mı? yoksa artık zaten alıştık bu sürece, kanıksadık, o yüzden mi böyle geliyor bize.
0
biseysorcaktim
(03.06.24)
Şu an dövizi baskılayarak ekonominin doğal gidişatına engel olunuyor ve bu çok çok kötü sonuçlar doğrur. Bir anda olur ne olacaksa.
0
numlock
(03.06.24)
2023 Mayıs ayı itibariyle yıllık enflasyon %40 iken 2024 Mayıs itibariyle %75. Bunlar resmi rakamlar olduğu için 2 ile çarparak gerçek enflasyon değerini tahmin edebiliyoruz. İyiye gitmenin tam tersi yani. Ekonomi bakanı bile iyiye gitmenin başlayacağı tarih olarak 2026 ortasını "vadetmişti" zaten.
0
otonomo
(03.06.24)
1.dünyanın en yüksek faizini veriyoruz.
2.belli ki, birileri borcumuzu ödeyeceğimize ve devaluasyon yapmayacağımızın garantisini almış.
3.hal böyle olunca ülkeye sıcak dolar yağıyor. (carry trade)
4.halk fakirleştiği için ithal azaldı, cari açık kapanıuyor.
5)döviz düşük tutulduğu için ihracatta rekor kırıyoruz gözüküyor.
6)reel ekonomide bir iyileşme yok.
7.tefeci faizini biz (halk) ödeyeceğiz.
0
parka
(03.06.24)
Sonuçları henüz hissedilmedi ancak ekonomik program planlandığı gibi devam ediyor. Olumlu etkileri olacaktır, daha kötüye gitmeyiz diye düşünüyorum.
0
abelardo
(03.06.24)
Bakın diğer her şeyi bir kenara bırakın.
Ekonomide bir tane temel kural vardır.
Piyasada bir şey çoğalırsa değeri düşer.
Pazara gittiniz. Bütün tezgahlar domates doluysa domates ucuzdur.
Bakın şurada da ay ay Merkez Bankasının piyasada bulundurduğu TL nin grafiği var.
Para da bir maldır o da ne kadar bollaşırsa o kadar değersizleşir.

x.com
0
Mirket
(03.06.24)
"...dövizi baskılayarak.." , "Bunları yiyorsanız afiyet olsun."

bu kadar cehaletin, ergence konuşmanın olduğu yere cevap verilmez. youtube'da çeşitli ekonomistleri izleyebilirsiniz. atilla yeşilada vs ile başlayarak
0
avatar is back
(03.06.24)
mirty
(03.06.24)
Şimdi bunu size izah etmesi çok zor. Bu bakış açısını kazanıp konuyu kavramanız için en az 6 ay geçmesi lazım. Kısacası evet makro ekonomik veriler iyiye gidiyor zamana ihtiyaç var. vatandaşın hissettikleri bir kriter değildir. Verilen örneklerin çoğuda safsata. Vatandaş olarak yüzyılın felaketini yaşayan 11 şehri yıkılan 50 binden fazla insanı enkaz altında şehit olan bir ülkenin nasıl bu yükün altından kalktığınıda sorgulamanızı tavsiye ederim.
0
doharkoman
(03.06.24)
"Ekonomi iyiye gidiyor" çok genel bir ifade. Çünkü tüketici/vatandaş olarak bizim bir geçim-birikim-iş-sosyal devlet getirileri-belediye ve hükümetin yaptığı şeylerin pozitif dışsallıklarından yararlanma vs gibi bir çok şeyle ölçebileceğimiz (kimisini ölmenin zor olduğu) bir ekonomik faydalarımız var. Bunların bazılarında iyileşmeler, bazılarında kötüleşmeler olabilir. Ayrıca bunlar da yaşımıza, memur-emekli-özel sektör maaşlı çalışanı-esnaf-kobi sahibi-büyük şirket sahibi vb olmamıza, mevcut servet durumumuza, mevcut gelir grubumuza, yaşadığımız şehre vs göre değişiyor. Bir böylesine kompleks bir yapı olarak "vatandaşın ekonomisi" var.

Bunun yanında devletin/hükümetin bütçesi-geliri-ödemesi var. Ödemeler dengesi var. Yaptığı, yapmadığı, yapamadığı yatırımları var. İktidarını sürdürmesi için para harcayabilmesi, yatırım yapabilmesi gereken alanlar var. Dağıtılması gereken rantlar var. Bu rantların oluşabilmesi için yapılabilmesi gereken "projeler" var. Mutlu etmesi gereken çıkar grupları var. Buna da "devletin ekonomisi diyelim".

Sonra yatırımcılar var. Bunun yerlisi yabancısı var. Yerlisinin küçüğü, büyüğü, çok büyüğü, kurumsalı var. Yabancısının kısa dönemli düşüneni (sıcak para/carry trade etc.), orta vade düşünüp biraz daha "derin" alım yapanı ve uzun vade düşünen, direkt yatırım yapmış veya yapmayı düşünen, ülkede fabrikası olan veya almayı-kurmayı düşüneni var. Yatırımcılar yanında yine çıkarları yatırımcılara benzer olan sermaye kesimi/"iş dünyası" var. Buna da "iş dünyası ekonomisi" diyelim.

Son olarak da bu grupların hepsini ilgilendiren. Ülkenin total ekonomisi ile ilgili makro perspektif var. İstihdam-işsizlik, enflasyon, ithalat-ihracat-dış ticaret açığı, merkez bankası rezervleri, para arzı-krediler vb bir sürü makro parametre ile takip ediliyor. Buna da makro ekonomi+ekonomi politikası düzlemi diyebiliriz.

Şimdi, fark ettiğiniz üzere iyi deyince kim için, o kimlerin içindeki hangi alt-kimler için, o alt-kimler içindekilerin hangi vadeyi düşününleri için iyi diyoruz onu tartışmak gerekir. Ve her alt katmanda daha da kompleks bir yere gidiyoruz ama kabaca bazı tarifler yapıp, onlar üzerinden değişimi de konuşabiliriz. Buna göre de totalde iyiye mi kötüye mi gidiyor diye kabaca bir fikre sahip olabiliriz.

2023 seçimleri öncesinde Türkiye düşük faizle piyasaya TL arz eden, yani kabaca sürekli deli gibi para basan bir merkez bankasına sahipti. Merkez bankası Tayyip'in saçma sapan gerekçelendirmeli fikirlerine hiç itiraz edemeden ne derse yapıyordu. Faizin artırılaması ve deli gibi TL basılması döviz kurlarını artırıyordu (aslında TL'nin değerini düşürüyordu). Siyasi rejim sebepli instability, hukuk-demokrasi yokluğu, istihdamdaki bozulma vs vs gibi bir sürü şeyin de etkisiyle tl'nin değeri düşüyordu. Ara ara büyük kur şokları yaşıyorduk. Kuru tutmak için bu sefer merkez bankası rezervlerini yani dolar-euro-altınları "yaktılar". Rezervler eridikçe hem etkisi azaldı hem de kırılganlık daha da arttı.

Yine 2023 öncesi TCMB, ekonomi ve maliye yönetimi tamamen tutarsız, hiçbir bilinen kurala uymayan, şeffaf olmayan, kişilere bağlı, çok temel bilgileri inkar edip, bu bilgilere savaş açan, adeta dünya düz diyen ve buna göre davranan, yerli yabancı tüm paydaşlara tuzaklar kuran, şark kurnazlıkları yapan bir yönetimdi. Yani itibarları yoktu. Ekonomi beklentidir, itibardır. Merkez bankalarının en büyük gücü beklentileri yönetebilmeleridir. Bunu da tutarlı adımlarla, sinyallerle, bağlayıcı planlarla vs yapılır. Bizde bunlar yoktu.

Vatandaş olarak sürekli kur şoku yaşadığımız için fakirleştik. Devlet sürekli bedava, negatif reel faizli kredi dağıttı. Dolayısıyla alabilen ev kredisi, araba kredisi, ihtiyaç kredisi aldı. Alabilen beyaz eşya elektronik, tüketim ürünleri her şeyi aldı. Bunların hepsi savunma mekanizmalarıydı. Yapabilenler yapamayanlara göre daha az fakirleşti. Tabi hepsinin de komplikasyonları oldu. En büyüğü de enflasyon. İşsizlik düzelmedi, kötüleşti. Maaşlar kuş oldu.

Hem vatandaş hem de iş dünyası bu belirsizlik ortamında dolara yüklendi. bu da TL'yi daha da kırılgan yaptı. Daha kırılgan oldulkça daha fazla rezerv yaktılar. DAha fazla rezerv yakınca daha fazla kur şoku yaşadık. Böyle bi faist daireye girdik. Çünkü negatif faiz vererek ekonominin gerçeklerine uymamayı böyle şeylerle kompanse etmeye çalışıyorduk ama olmuyordu. Bu süreç sonunda rezervler eksiye indi. KKM ilan edildi, dövize fahiş faiz verildi. Döviz bulmak için her şey yapıldı. Katar, Suud ve BAE'den döviz dilenildi. Seçimlerde seçim ekonomisi uygulandığı yani maaş artışı, saçma yatırım harcamaları vs yapıldığı için de devlet bütçesi de gittikçe kötüleşmeye devam etti.

Tabi ki kronik problemlerimiz olan vergi adaletsizliği, gelir adaletsizliği, servet adaletsizliği, hukuk sorunları, istihdam-işsizlik-genç işsizliği, emeklilik ve sağlık sigortası sistemi vb gibi her şey düzelmek bi yana da da kötüye gitti.

Sürecin sonunda dış ticaret açığı ve rezerv düşüklüğü çok büyük bir sorun haline geldi. Artık ödemeleri yapamayacak duruma geldik. Katar-Suud vs paraları da geç geliyor veya çok daha büyük şeyler istiyorlardı karşılık olarak. Ve yetmiyordu birkaç milyar dolarlık enjeksiyonlar.

Ekonomide bir şeyleri değiştirmenin gerekliliğine Tayyip'i ikna eden en önemli şey bu döviz sorunu oldu. CDS puanımız zaten çok kötü haldeydi. Artık yukarıdaki fasit daire ile ekonomiyi çevirmenin sonuna geldiğini anladı.

Bu ve diğer etkenlerin de etkisi ile seçimden sonra direksiyonu kırdı ve yeni bir yöne döndü.

Kabaca Mehmet Şimşek'i getiriyorum, TCMB'ye az çok bu işi kitabına göre yapacak kişiler getiriyorum ve bunlara otonomi veriyorum dedi. Mehmet Şimşek ve TCMB de gelir gelmez saçma düşük faiz ısrarını bitireceklerini, artık işi kitabına göre yapacaklarını söyledi. Bunun yanında maliye tarafında da adımlar atacaklarını, vergileri artıracaklarını, kredileri kısacaklarını, bu gibi şeyler sayesinde de ekonomiyi soğutup enflasyonu azaltacaklarını söylediler. Şeffaf olacaklarını söylediler. Vs vs.

Tüm bunların temel amaçları döviz krizini çözmek, enflasyonu düşürmek, kurları stabilleştirmek, yabancı yatırımcı getirmekti. Yabancı yatırımcının geleceği ve kalacağı kurallara dayalı, birkaç ayda bi ters yüz olup bakanların vs değiştiği, Tayyip'in birilerine savaş açtığı vs tarzı bi ekonomi olmayan bir ortam olacağını vadediyorlardı.

İlk yaptıkları faizleri artırmak ve devam edeceklerini sürekli söylemek oldu. 1 yıldan kısa sürece 8'den 50'ye çıktı. Kredi musluklarını kapattılar. Taksit sınırlamaları, nakit avans sınırlamaları, kredi limit sınırlamaları vs gibi şeylerle tüketimi "dizginlemek" isteyen adımlar attılar. Bir sürü ek vergi getirdiler. Kurumlar vergisini artırdılar. Tayyip'i arkaplana çektiler, ekonomiyi biz yönetiyoruz dediler.

Bu süreçte rezervler arttı, kur stabilleşti, enflasyon düşmedi, istihdam düzelmedi, yabancı yatırımcı bekledikleri seviyede olmasa da az buçuk geldi, CDS primleri düştü. Kabaca yabancı yatırımcı ve kuruluşları az çok bir şeylerin değiştiğine ikna ettiler. Ama onlar da her seferinde kazık yedikleri için ve zaten global konjonktür karışık olduğu için hemen alın size milyarca dolar deyip girmediler. Ama 1 yıl içinde peyderpey para soktular. Bazı kuruluşlar not artırdı. Birçok farklı kanaldan olumlu raporlar geldi.

Tekrar söylemek gerekirse ilk amaçları olan döviz krizini engellemeyi başardılar gibi. Enflasyonu düşüremiyorlar.

Şimdi... Vatandaş olarak enflasyon düşmedi. Memurlar ve bi nebze asgari ücretliler hariç maaşlar kuş olmaya devam etti. Gelir adaletsizliği, işsizlik vsde düzelme olmadı. Kredi muslukları kapandı, bu da bizi daha da zor duruma soktu. Yani her zamanki gibi acı reçete vatandaşa kesildi. Enflasyon bi noktada düşerse, kur stabil kalmaya devam ederse faydasını görmeye başlayacağız bi noktada.

Devletin gelirleri bi nebze düzeldi. Kanal istanbul çeşitli sebeplerle yapılmadı. Deli gibi para yiyen KKM sönümlenmeye başladı. Garantili köprü, havalimanı, hastane vsler karadelik gibi para emmeye devam ediyor. Kabaca devlet/hükümet açısından geçen seneye göre daha iyi durumdalar. Tek sıkıntıları bu yerel seçimlerde seçim ekonomisi yapamadılar ve kötü oldu kendileri için. Ayrıca negatif reel faizli beleş kredilerle besledikleri müteahhit, yiyici takım vs ağlıyor ve bu gidişatı değiştirmek istiyorlar. Bir erken genel seçim senaryosu konuşuluyor 2025-26 için. Öyle bi seçimden önce tekrar faiz düşürüp para basma moduna geçebilmek isterler. Hala gidecekleri yol var.

İş dünyası vs açısından genel olarak iyileşme var olarak görülüyor. İşletme sermayesi az olan ve krediye bağlı olan şirketler, ihracatçı şirketler vs sorunlar yaşıyor ama genel olarak olabildiğince az maliyetle kaos ekonomisinden daha düzgün bi ekonomiye geçiyoruz diye düşünüyorlar ve şimdiden alınan meyvelerden -daha fazlasını beklemiş olsalar bile- memnunlar.

Ben kendi adıma genel bir değerleme yapacak olursam, totalde eski kuralsız, ona buna bedava kredi verilen, sürekli para basılan, bunların maliyetini de vatandaşa yükleyen, birkaç ayda bir ekonomi yönetimi değiştiren, en basit ekonomi kurallarına savaş açan yönetime göre bu yeni yönetimi ve gidişatını tercih ederim. Acı reçetenin her zamanki gibi vatandaşa patlaması, kalan çoğu paydaşın pek ırgalanmadan yoluna devam etmesi benim için olumsuz. Eğer AKP gitmezse eninde sonunda bir şekilde eski usule döneceklerini düşünüyorum, bu yüzden eğer sonunda AKP giderse bu 1 yıl ve önümüzdeki 1-2 yıl iyi sonuçlar üretecektir. Eğer AKP gitmezse bu 1-2 yıl krizleri çözmüş olur AKP açısından ama aynı krizleri doğuran yola yine girerler. Kabaca daha iyi bence ama iyi oldu, süper oldu, kurtulduk değil.
0
perferil
(04.06.24)
(12)

RTE - Ozel gorusmesindeki bos koltuk

speedy
https://www.tr724.com/kritik-zirvede-bos-koltuk-krizi-ozgur-ozel-erdogana-rahatsizligini-iletmis/Ya bu olay RTE icin epic faillerden biri degil mi Allah askina? Adam resmen sadece ben yonetmiyorum, baska bir guc odagi var arka planda anlamina gelecek bir resim vermis:) 100 kisinin 99'unun bu sekild
www.tr724.com

Ya bu olay RTE icin epic faillerden biri degil mi Allah askina? Adam resmen sadece ben yonetmiyorum, baska bir guc odagi var arka planda anlamina gelecek bir resim vermis:) 100 kisinin 99'unun bu sekilde dusunmesi lazim. CHP'ye giren cikan yok. AKsine RTE icin epic fail, rezil olma durumu bu. RTE'nin gucu bolustugunu gosteriyor arka plandaki biriyle, guc odagi ile.

Ama Ozgur Ozel bos koltuktan rahatsiz olmus, CHP niye buna niye izin vermis falan diye muhabbet donmus bizim medyada, kamuoyunda:) Saka gibi resmen.

Ben mi yanlis dusunuyorum?
0
speedy
(28.05.24)
neden 100 kişinin 99'unun bu şekilde düşünmesi lazım.

senin dengin koltuk var ama ben oraya oturmuyorum , en başa oturuyorum onu kast etmiş bence. avusturya arşidükü osmanlı sadrazamına denk sayılacak gibi olmuş.

dediğiniz gibi olması için diğer boş koltuğun rte ile eşit pozisyonda olması gerekmez miydi ?
0
jülsezar
(28.05.24)
jülsezar +1
0
cek
(28.05.24)
Koltukları iyi incelersen özel'in oturduğu koltukla boş koltuk aynı RTE'nin oturduğu koltuk ise farklı ve daha havalı.
0
parka
(28.05.24)
@jülsezar medyanin manipulasyonundan oyle dusunuyorsunuz bence. Muhatabi CHP ile arasina bir masa koymus ama orda goz ardi edemecegimiz birinin de orada olmasi lazim diyor, Bahceli mi kimse artik. Ben evsahibiyim ama X'i varligini gozardi ederek burada muzakere edemeyiz diyor. Muhalif medya cok yetersiz maalesef. Hic olmadi RTE, Bahceli'nin koltugunu hazirlamis, cumhur ittfaki dagiliyor diye bas yaygarayi ama nerde.

@parka: neresi havali hocam, RTE'nin koltugu daha alcak daha dandik, gosterissiz gibi geldi hatta bana
0
🌸speedy
(28.05.24)
jülsezar+1

Epic faillik bir durum söz konusu değil. Bence 100 kişiden 99’u sizin dediğiniz gibi anlıyorsa şayet mutlaka o 99 kişide bir absürtlük olmalı.
Mesaj gayet açık. Üstelik bu ilk kez yapılmıyor. Erdoğan pek çok kez bu tarz fotoğraf verdi yeni bir durum da değil yani.
0
ezkaza
(28.05.24)
hocam neden düşündüğümü öyle yazdım, koltukların pozisyonundan ötürü. bence net. daha önce de farklı şekillerde farklı liderlerin koltuk ile bu tarz güç gösterileri yaptıklarını biliyoruz.
medya manüplasyonu vs demek doğru olmaz.

dediğiniz gibi anlaşılacak olsa zaten (rezillik boyutunda) rte , hadi diyelim çevresindekiler buna izin vermez. çoğunluk maalesef sizin düşündüğünüz gibi düşünmez.
0
jülsezar
(28.05.24)
tam tersi. rte diyor ki ben senden üstünüm. ben ortada oturuyorum. sen ise benim yanımdasın. daha aşağı konumdasın diyor yani.
buna benzer şeyleri yapıyor rte. örneğin ab komisyonu başkanına da böyle bir şey yapmıştı.
0
abelardo
(28.05.24)
Yanlış düşünüyorsun.

@jülsezar +1

diplomasi ve mantık açısından düşünürsek, Erdoğan'ın aksine aslında özgür özel için uygun olmayan bir durum ortaya çıkmış sanırım.
yani özel'in kendisi, protokolde boş koltukla eşit durumda görünür olmuş.

Putin den bir örnek:
www.trthaber.com
0
diyecevaplandı
(28.05.24)
büyük resim kursundan kalanı da ilk defa görüyorum.
chpye giren çıkan ha sen ha şu boş koltuk.
0
Efoody
(28.05.24)
Yanlış düşünüyorsun. Bahçeli ile ya da epic fail, rezil olma vs. gibi bir durum yok. Protokol belirlenmiş onlara göre oturuyor gelenler de. Kişi sayısı sebepli geniş açı çekildiği için oradaki boş koltuk gözükmüş. Yani konum itibarıyla yerleşim gerçekleştirilmiş. Misafirlikteki boş ve yakın koltuğa gidilmemiş.

www.tccb.gov.tr

cdnuploads.aa.com.tr

devlet başkanları oturduğunda ise neredeyse her zaman bayraklar ile birlikte iki koltuklu olarak forsun önünde yer alınmış. 2-3 fotoğrafta yani nadir olarak da yine aynı üç koltukta benzer iki oturma düzeni gerçekleşmiş. Her halde protokolde başkaları da vardı o sırada.

isbh.tmgrup.com.tr

haber.sol.org.tr

img.tv100.com
0
nawar
(28.05.24)
Yine de sen bilirsin de bu malum örgütçü haber kaynaklarından kaçınmakta fayda görüyorum.
0
anon1m
(28.05.24)
Arkadaslarin aksine kismen katiliyorum CHP'lik bir durum yok ortada. Direk Bahceli'ye mesaj var. Muhalefete geciyorsan buyur, yerin hazir diyor. Bilmemkac tur suren Yargitay secimleri, Sinan Ates cinayeti, Ayhan Bora Kaplan olayi, Abdulkadir Selvi'nin Kavala birakilmali cikisi vs birseyler donuyor. Zamaninda AKP-cemaat kavgasina bile aylarca uyanamamisti millet. Bu olayi halka cumhurda kavga diye yansitmak varken, ki dogru bence, sacma sapan kendi karizmalarini cizip, yok Ozgur Ozel rahatsizligini iletmis, yok bir dahaki sefer bos koltuk olmayacakmis gibi sozlerle berbat ettiler, Ozel su ana kadar gercekten cok basarisiz gidiyor.
0
freedonia
(29.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(1)

eczacının yanlış verdiği ilacı nasıl tamamlarım?

kibritsuyu
arkadaşlar yüksek tansiyon problemimden dolayı kardiyoloji uzmanı bana cardofix plus 5mg/160mg/12.5mg olan ilacı verdi. bağkur borcum olduğu için parayla alıyorum, yani raporu yok, eczacı da sistemden göremiyor. e-nabız'dan reçeteyi gösteriyorum, eczacı da veriyor.linki bu: https://www.sanovel.com.t
arkadaşlar yüksek tansiyon problemimden dolayı kardiyoloji uzmanı bana cardofix plus 5mg/160mg/12.5mg olan ilacı verdi. bağkur borcum olduğu için parayla alıyorum, yani raporu yok, eczacı da sistemden göremiyor. e-nabız'dan reçeteyi gösteriyorum, eczacı da veriyor.

linki bu: www.sanovel.com.tr

fakat bu ilacın yetmiş çeşidi varmış, farklı dozlar içeren, bazı etken maddeleri içermeyen vs. sevgili eczacı arkadaşımız da reçeteye dikkatli bakmadığı için bana bunun plus olmayanını vermiş, cardofix 5mg/160mg.

linki bu: www.sanovel.com.tr

ben de dikkatsiz bir deve olarak kutuda yazana, dozajına falan bakmadan kututu açmış, açmakla da yetinmeyip bir tane hapı çıkarmış bulundum. baktım rengi değişik, kutuya bakmak aklıma geldi.

benim ilacımda 5mg amlodipin, 160 mg valsartan ve 12.5mg hidroklorotiyazid olması gerekli.

eczacının verdiğinde 12.5 mg hidroklorotiyazid yok.

velhasıl hapı çıkardığım için iade edilmesi mümkün değil. benim de aklıma bunu içip, yanında ayrıca 12.5 mg hidroklorotiyazid içeren başka bir hap içmek geldi lakin böyle bir hap bulamadım.

aldactazide diye bir ilaç var ama onda da başka etken madde daha var.

yani ben şimdi 12.5mg hidroklorotiyazid olarak ne içeyim, ya da 1 ay boyunca bunu içmesem çok sıkıntı yaşar mıyım?
0
kibritsuyu
(16.05.24)
Doğru ilacı vermek eczacının sorumluluğunda. Götür değiştirsinler.
Ama eksik olan hipo bilmem ne önemli bir madde değilse bilemem.
0
parka
(16.05.24)
(3)

Etki ajanlığı yasası, neden kimsenin gündeminde değil?

summerof69
(bkz: etki ajanlığı yasası)İnternetteki ve hatta toplumdaki Bütün muhalif seslerin kesilmesine yol açacak etki ajanlığı yasası neden kimsenin umrunda değil? Gürcistan bile bu yasanın gecmemesi için yuzbinlerce insanla 1 senedir sokaklarda gosteriler yapti. Bizde ise muhalefetin gundemi bile olmadı.
(bkz: etki ajanlığı yasası)


İnternetteki ve hatta toplumdaki Bütün muhalif seslerin kesilmesine yol açacak etki ajanlığı yasası neden kimsenin umrunda değil? Gürcistan bile bu yasanın gecmemesi için yuzbinlerce insanla 1 senedir sokaklarda gosteriler yapti. Bizde ise muhalefetin gundemi bile olmadı. Marjinal kesimler bile pek umursamiyor.

Ben mi abartmıyorum, toplum mu kaderine razı olup ses çıkarmaktan vazgecti anlayamıyorum. Siz ne diyorsunuz?
0
summerof69
(16.05.24)
tam şu an, şu saniye twitter'a hdp yazarsanız 5-10 önce cılız da olsa protesto kültürü olup meclisten sokaklara bu tür konulara itiraz eden insanlara cezalar okunuyor.
toplumun geri kalanı zaten 20 sene önce de böyle konulara pek ses çıkarmıyordu, bu ceza yiyen insanlar ve bileşenleri türkiye solu tek başlarına bir şeyler yapıyordu.
0
patronaj1
(16.05.24)
Benim gündemimde de siz önce sorduğunuz konuyu enine boyuna araştırın önce bilgi sahibi olun sonra fikir danışın. Öncelikle Türkiye'de 9. Yargı paketi içinde yapılacak olan düzenlemenin Gürcistan'da ki kabul edilen yabancı etkinin şeffaflığını konu alan yasa ile benzerlikleri bulunmasına rağmen içerik ve kapsam bakımından çok farkı bulunuyor. Bu yasa tasarısı MİT'in tavsiyesi ile oluşturuldu ve çok geç kalınmış bir düzenleme ülkemizde her türlü 5. kol faaliyeti ve etki ajanlığı ''muhalif'' kisesi altında yürütülüyor bu düzenleme MUHALEFETİ HEDEF ALAN BİR DÜZENLEME DEĞİL aksine muhalefetin içine gizlenen yabancı istihbarat unsurlarının, Türkiye cumhuriyeti devletini hedef alan bölücü yıkıcı terör gruplarının, lobilerin önüne geçecek muhalefeti yerli ve milli hale getireceği için aslında gerçek muhalifleri koruyan çok geç kalınmış bir düzenleme. Bundan böyle her türlü terör örgütünün, istihbarat örgütlerinin cirit attığı sosyal medya denen çöplükte muhalefet kisvesine bürünüp propaganda yapılmasının önüne geçilecek.
0
doharkoman
(16.05.24)
zaten tepkisiz bir halkız, biraz da işin ucu kaçtı hangi birine tepki vereceğiz?
muhalafet liderleri de yandaş gibi davranıyorlar, halkın sorunlarına duyarsızlar.
0
parka
(16.05.24)
(4)

Airbnb'den günlük ev kiralama işleri ne oldu?

parka
Ev sahiplerine devlet yasak getirmişti.
Ev sahiplerine devlet yasak getirmişti.
0
parka
(14.05.24)
up, cidden son durumda bu iş ne oldu. bireysel olarak arada airbnb yapardık.
0
hsmbnl
(14.05.24)
Yasak yok belge alma zorunluluğu geldi
Biz belgemizi aldık ama kontrol etmeden 10 bin TL yatıran her ev sahibine belge veriyorlar
0
fistikthecat
(14.05.24)
@fistik tam bizim devlete göre çözüm olmuş. Diğer yandan çok büyük miktat değilmiş. Her sene mi ödeniyor?
0
🌸parka
(14.05.24)
@fistik

2 gun once basvuru yaptim. Sizin basvuru sonucunuz ne kadar surede cikti ?
0
kaiserr76
(15.05.24)
(3)

Salata doğrama şeysi

pianeta
Salata yemeyi seviyorum ve ufaktan diyete başlıyorum. Ama mutfağa girip de bir şey yapmaktan nefret ediyorum. Zamanında Doğrudan Satış reklamlarında aletler olurdu, domatesi salatalığı bütün halde koyarlardı, çat diye tek hareketle her şeyi dilimlerdi o alet. Bana da tam olarak bu tarz bir şey lazım
Salata yemeyi seviyorum ve ufaktan diyete başlıyorum. Ama mutfağa girip de bir şey yapmaktan nefret ediyorum.
Zamanında Doğrudan Satış reklamlarında aletler olurdu, domatesi salatalığı bütün halde koyarlardı, çat diye tek hareketle her şeyi dilimlerdi o alet. Bana da tam olarak bu tarz bir şey lazım.
Var mıdır bu konuda iş görecek bir ürün tavsiyeniz?
Domates, salatalık, soğan falan doğransın yeter. Zaten soymakla falan da uğraşmam ben kabuğuyla yerim. Yıkayıp atayım içine, tek hareketle dilimleyeyim her şeyi.
0
pianeta
(13.05.24)
(bkz: nicer dicer)
0
veritaslibertas
(13.05.24)
Ya ben mutfak malzemelerine zaten ilgiliyim ama geçtiğimiz haftalarda Kitchenaid'in 2,1 litrelik mutfak robotundan aldım ve yediklerimin kalitesi 3 katına filan çıktı. Rendesi ve doğrayıcısı vs var. Eve aldığım sebze ne varsa içine atıyorum ve bana geriye sadece limon, sirke vs koymak kalıyor. Dakikalar içinde müthiş salatalar yapıyorum. Temizlemesi de çok kolay, suya tutunca bitti gitti. Eğer mutfak malzemesine yatırım yapmayı seviyosanız tavsiye ederim.
0
silverleaf
(13.05.24)
Ben nicer dicer aldım.
Reklamlarında gösterilen gibi başarılı değil. Ya doğrayamıyor ya da çok bulaşık çıkarıyor.
0
parka
(13.05.24)
(13)

Borsadan hisse senedi alınca nasıl ortak oluyoruz?

ya ben lan neyse
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
0
ya ben lan neyse
(11.05.24)
yani...
0
malheiros
(11.05.24)
kurallar öyle

zaten kar dağıtsa da şirketten para çıkışı olduğu için hissenin fiyatı sistemsel olarak düşürülüyor
0
bir soru sorcam
(11.05.24)
Ortak degil hissedar oluyorsunuz, adi ustunde hisse senedi - hissedar.

Ortak olsaniz sirket yonetiminde karar alma yetkiniz de olurdu.
0
sertac akin
(11.05.24)
Çok bilmiyorum ama şirket hissedarlara kar payı dağıtmıyorsa patrona da dağıtmıyor diye tahmin ediyorum.
Yani kazanılan paranın tamamını şirketi büyütmek için şirket içinde tutuyorlar.

Şirketin yarısının sahibi patron da bir kuruş almıyor bin liralık hisse sahibi de bir şey almıyor.
Öyledir herhalde.
0
michael_knight
(11.05.24)
temettu finansal tablolara bakılıp verilen bir şey. Buna da şirketin yönetim kurulu karar verir. Yani şirketin paraya ihtiyacı varsa sırf temettü vermek için temettü vermek demek geleceği satmak demek. Temettü çok onemliyse sürekli temettü veren sirketlerden hisse alınabilir. Misal benim çalıştığım şirket 100 yıldır her sene temettü vermiş.

Hissedar olmanın kuralları önceden belirli. Sizin mantığıniza göre şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi ama yapmiyor.
Siz ortak degilsiniz yani, share owner. Piyasada 10 milyon hisse varsa ve siz 10 milyonda bir hissenin sahibisiniz.

Neden aliyorsunuz? Ileride temettu oder diye, ileride hisse fiyati degerlenir diye. Başka bir şeyden alınmıyor.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
@logistic: aydınlandım resmen. yani temettü vermeyen şirketin hissesi aslında deniz kabuğu gibi bir şey. sadece kendi aramızda "bu da değerliymiş meğerse" diye ortak karar verdiğimiz bir şey doğru mu?
0
🌸ya ben lan neyse
(11.05.24)
Temettü dağıtmak yönetim kurulunun keyfine kalmış birşey.
Edilen karı şirkette tutup yatırımda kullanmayı tercih ederler genelde. Böylece şirket büyür. Senin hissen de daha çok para eder.
0
parka
(11.05.24)
Yok aslında o kadar basit değil. Şöyle ki sizin dışınızda aslında şirketin elindeki kapitallere vs bakarak da şirketin piyasa değerinin olup olmadığına bakilabilir.
Misal bugün koç şirketinin hissedi düşse 100 milyon lira olsa; bu koc'un değeri bu mu demek? Ya da Yükselse 100 milyar dolar olsa bu mu demek? Birincisinde şirketin karina, cash flowuna, elindeki malzemelere bakarak ucuz olduğu soylenebilir. Ikincisinde de bunlarla alakasız piyasa fiyati denebilir. Misal tesla'nin fiyatinin şirketin elindeki fabrikalar, inventory, cashflow hiçbir şey ile alakası yok. O tamamen sizin dediginiz "beyler Tesla çok iyi hisse" diyip yükselttiği bir fiyat.

Misal sirketler satilirken de bu piyasa fiyatı olmuyor her zaman. Misal bugün nvidia almak isteyecek biri tabiki 3 trilyon dolar ödemeyecek.

Bu arada şirketin hisse değerini etkileyen çok şey var ama evet sizin benim gibi insanlarin psikolojik fiyatlamasi var. Ama tabiki büyük oyuncularin yaptıkları asıl bizi yonlendiriyor.

Bu arada temettu vermeyen hisse kötüdür denemez. Misal teknoloji şirketleri yeni vermeye başladı çünkü hayvan gibi para birikti. Ama vermeyen sirketin finansal tablolarina bakmak lazım. Şirket gelen parayı kendine yatırıyorsa ve bir planı varsa neden olmasin? Ha sirket temettu verememe sebebi hayvan gibi operating expense olduğundan zarar edecek olmasiysa bu noktada şirketin iyi yönetilmedigini anlayabiliriz.

Yani aslında deniz kabuğu değil. Misal bugün temettü vermeyen ama füzyon enerjisini planlayan sirket sizce deniz kabuğu mu? Yoksa belki de gelecekte çok değerli olacak bir hisse mi? Misal kontrolmatik yeni veriyor galiba ama vermiyor diyelim.
2021 yılında 10 bin lira kontrolmatik alsaydıniz (1100€) su an elinizde 163bin lira (4674€) olacakti. Buradaki sebep sizin ne düşündüğünüz değildi, firma hayvan gibi iyi yönetilen, geleceği iyi olan, çok iyi yatırımlar yapan, finansal açıklamalari iyi olan bir firma. Kısacası deniz kabuğu değil yani, siz olmasaniz da bu firma başarılı olurdu ama belki de hisselerini satması ile yarattığı kapital sayesinde iyi yatirimlar yapti ve hisse fiyati daha da artti haliyle win-win oldu.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
borsadaki hisseler adi hisseler. bir de bunların imtiyazlıları oluyor. kurucu hisseler gibi. işte onlar asıl ortaklığa eşit hisseler fakat artık bu hisseleri görmek zor. borsamızda sanırım 3 hisse bunu sağlıyor, gerisi adi hisse.
0
false pretension
(12.05.24)
Hisse alınca gerçekten o şirketin sahipliğinde bir pay sahibi oluyorsunuz. Tabi büyük ortaklarla veya nitelikli hisse sahipleriyle aranızda farklar var ama genel kurulda oy hakkınız vs de oluyor. YK üyesi, %5'ten fazla pay sahibi ortaklar, A imtiyazlı hisse sahipleri ve sizin gibi borsadan hisse alanların hepsi kelime anlamıyla ortak ama hukuki anlamda, hak ve sorumluluklar anlamında farklılıklar nüanslar var. O yüzden kabaca ortaksınız, bunda bi yanlışlık yok.

Asıl sorunuza gelince: Adı üstünde şirket. Kendi tüzel kişiliği var. Diyelim biriyle ortak market açtınız. Yıl sonu geldi, kar etmişsiniz. Karı şirketten çıkarıp kendinize almak yerine, yandaki dükkanı da alalım, ya da biraz fazla mal stoklayalım, şirkete bi araba lazım veya önümüzdeki dönem riskli, şirketin kenarda güvencesi olsun mevduata ve dövize koyalım vs vs diyebilirsiniz. ya da şirket zarar da edebilir, o zaman eğer şirketin ihtiyacı yoksa şirkete ek para koymanıza gerek olmayabilir, içerideki parayla karşılarsınız. Aynı mantıkla, temettü (kar payı) dağıtmak da şirketin duruma göre vereceği bir karar. Şirket 100X kar ettik ama 20X'i dağıtalım, kalan 80X'le yeni fabrika yatırımı yapalım diyebilir, borç ödeyeceğiz diyebilir vs. Bunlar şirketin stratekik ve finansal kararlarıdır. Kar payı dağıtma kararı verilirse tüm diğer pay sahipleri gibi siz de sahipliğiniz oranında alırsınız. Ömer Koç da kar payı dağıtma kararı almayan şirketlerden temettü almıyor, siz de hisse sahibiyseniz siz de almıyorsunuz. Anormal bir durum yok.
0
perferil
(12.05.24)
Hissedar olmanın kuralları>
hissedar olmak ortak olmak zaten, ortaklık dediğimiz şey bu. sözlükteki teknik anlamının dışında bir hissedarlık nasıl oluyor. adamlar bunu soruyor. bir dükkana ortak olup, sermayesine para koyup* nasıl gerçek hissedarlar gibi aylık kazançtan bir meblağa kendi namıma el koyamam. soru bu.
yönetim kurulu için kurallar farklı, bu anlaşılabilir de.

şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi> hissedarın parası zaten eriyor?
hangi şirket zarar edince hissedarlardan zarara mukabil para istiyor, sermaye mi artırıyor. rutin kazancından mı ödüyor. 2si denk şeyler mi
örnek: aylık 50 liralık iş yapıyor ve para kazanıyor. bunun haricinde 100 liralık kredi alıp yatırım yaptı ve o işi batırdı. batmasaydı kendi kendini öderdi*. şimdi 100 lira kredi borcunu gerçek hissedarlar cebinden mi ödeyecek.

ortak degilsiniz yani, share owner> arkadaşlar hadi doğruyu söyleyelim, paydaşlarının gönüllü savunusunu yaptığı bir sanal ve hülyalı ortaklık icad edilmiş. bana para ver, spkda fazla fazla kıymet biçilsin, ben de kolayca kredi bulayım= borsa.
buna da adi hissedarlık ve imtiyazlı hissedarlık gibi bir şekilde kıvam vermişler

ileride hisse fiyati degerlenir diye> gerçek hissedarlar cebine harçlık da koyuyor. hatta borsadan toplaya toplaya bir şirketin 50%+ hissesiyle sahibi olanlar var. sanaldan gerçek ortaklığa geçiş oluyor demek ki.

son bi deney yapalım. birisi A şirketinin 4% ortağı olsun borsa üzerinden. temettü de vermiyor. 10 sene para kazansın şirket. 11. sene batsın. gerçek ortaklar çocuğunu okul ayağına ingilterede tatil yaptırtmışken 4%lük ortağımızın elinde ne var
0
lambırcek
(12.05.24)
şirketin zararına ortak olmuyorsun diye bir durum yok
şirket kapanıyor hiçbir hak iddia edemiyorsun
ya da bedelli sermaye arttımınında cebinden para çıkmak durumunda
0
bir soru sorcam
(12.05.24)
"Doğuş grubu, geçen yıl, yine yasal ve meşru olan ‘vergiden kaçınma’ amacıyla Doğuş GYO’yu @dogusotomotiv’e sattılar.

Elbette bu işlemin bir diğer amacı da borsadaki ortaklarıyla kârı minimum derecede paylaşmaktı."
x.com

:ddd
ortak oluyoruz kardeşim aynen
0
lambırcek
(23.05.24)
(6)

Kiracıyı 55 günde evden çıkaran mahkeme

michael_knight
Normalde bu mahkemeler 2 yıla yakın sürüyor.Bu nasıl 55 gün sürmüş?https://www.medyatava.com/gundem/kiraciya-55-gunde-jet-tahliye-emsal-olacak-karar-ilk-celsede-sonuclandi-mahkeme-ev-sahibini-hakli-buldu-374607
Normalde bu mahkemeler 2 yıla yakın sürüyor.
Bu nasıl 55 gün sürmüş?

www.medyatava.com
0
michael_knight
(10.05.24)
Linkte aldatan kocasını bombalayan bir ablamız var.
0
orangesandsea
(10.05.24)
Ev sahibi yüksek ihtimal: ya bir siyasi, ya bir hakim/savcı veya bunların kıramayacağı bir tanıdığıdır. Başka türlü mümkün değil.

Selam verseniz, ilk davanın günü 1 yıldan başlıyor.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.05.24)
Mahkeme süreçlerinin çok uzun olmasının en önemli sebebi ilk mahkeme bir karar verdikten sonra, kiracının istinaf mahkemesine başvurarak karara itiraz etmesi. dosya istinaf mahkemesine düşünce de sonucun açıklanması aylar, yıllar sürüyor ne yazık ki. Ama istinaf mahkemesine dosyayı taşıyabilmek için dava bedelinin 28.250 tl ve üstü olması lazım. Burada kiracı 1800 tl'ye oturuyormuş. Bu durumlarda yıllık kira bedeli baz alınıyormuş. Yıllık bedel de 28.250 tl altı olduğu için kiracı dosyayı istinafa taşıyamamış. İlk mahkemede ilk duruşmayı 55 gün sonrasına verdiği için, karar kesinleşmiş ve mesele kısa sürede hallolmuş.
Zaten artık bu tür mahkemeler eğer geçerli sebep varsa mümkün olduğunca erken sonuçlandırmaya çalışıyor. Ama iş istinafa gidiyorsa ayrı bir hikaye.
0
fobfilm
(10.05.24)
Ev sahibi evinde oturmak istiyor, 9 Yıllık kiracı, rayiç değerinin çok altında kira ödüyor İtiraz istinaf yok normal bir süre.

Biriside mahkeme kararının siyasi bağlantılı olduğunu iddia etmiş (iddia mı iftira mı belli değil. İspat istesen ispatlayamaz kurumları karalamak bu kadar ucuz olmamalı keşke bazıları bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmasa!)
0
doharkoman
(10.05.24)
Ben mahkeme siyasi bağlantıyla karar vermiştir demedim ama 55 günde ilk duruşmaya çıkmak hiç mümkün değil. Ankara'da, İstanbul'da bir tahliye davası açsanız min. 7-8 ay, ortalama 1 sene sonraya gün veriyorlar. 55 gün çok çok zor.

Bir tanıdığın İstanbul'da 2-3 sene önce açtığı davayı biliyorum, 6 ay sonraya gün vermişlerdi. Hakim gelmedi, ilk duruşmasına 13 ay sonra çıktı. Şu an daha da kilit mahkemeler.

55 gün sonra ilk duruşma için : ya bir torpil var, ya avukatı çok dişli ya da ev sahibi süper ballı bir insan...


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.05.24)
E o zaman bu su manaya gelmiyor mu? Kirayı düşük göster, ben oturcam de, pat diye adamı çıkar?
0
parka
(10.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(4)

Kontrol kalemi, doğru akım, 12v

angina pektoris
Aracımın hoparlörlerinden biri çalışmıyor. Kontrol kalemi ile kontrol edeyim, eğer elektrik geliyorsa hoparlörü kendim değiştireyim diyorum.Kontrol kalemi ile doğru akım 12v ölçülebiir mi, ona göre bir kontol kalemi alayım ya da alternatif bir şey önerebilirseniz iyi olur?
Aracımın hoparlörlerinden biri çalışmıyor. Kontrol kalemi ile kontrol edeyim, eğer elektrik geliyorsa hoparlörü kendim değiştireyim diyorum.

Kontrol kalemi ile doğru akım 12v ölçülebiir mi, ona göre bir kontol kalemi alayım ya da alternatif bir şey önerebilirseniz iyi olur?
0
angina pektoris
(08.05.24)
multimetre lazım olur büyük ihtimalle.
0
inheritance
(08.05.24)
Hoparlörlere öyle düz 12v gelmiyor benim bildiğim.
Anfili hoparlör mü?
0
parka
(08.05.24)
@parka

Hayır, fabrikadan çıktığı gibi tesisatı.
0
🌸angina pektoris
(08.05.24)
Normal hoparlöre sabit bir gerilim gelmez.
Hoparlöre gelen kablolar ve hoparlör bozuk mu diye kontrol edilir. Genelde ohmmetre - multimetre ile ölçülür.
Ben böyle biliyorum.
0
parka
(08.05.24)
(2)

El yazısı geliştirme

büyük engizisyoncu
El yazımı düzeltmeye çalışıyorum son zamanlarda ama yıllardır çivi yazısından hallice yazdığım için bir tekniği falan var mıdır diye Youtube'a bakayım dedim. Bakmaz olaydım. En çok kullanılan el yazısı şekli Spencerian olarak geçiyor. Yazı şekli çok hoşuma gittiği için bunu taklit edeyim, böyle yaza
El yazımı düzeltmeye çalışıyorum son zamanlarda ama yıllardır çivi yazısından hallice yazdığım için bir tekniği falan var mıdır diye Youtube'a bakayım dedim. Bakmaz olaydım.
En çok kullanılan el yazısı şekli Spencerian olarak geçiyor. Yazı şekli çok hoşuma gittiği için bunu taklit edeyim, böyle yazayım dedim. Ama yok arkadaş bu kadar kasmak istemiyorum. İlla kraliyet ailesi mektupları gibi yazmama gerek yok.
Neyse bu konuda tavsiye edebileceğiniz bir yol yöntem var mıdır?
Fark ettim ki kendi kendime düzeltmeye çalışırsam da olmuyor. Taklit etmeye çabalamadığım sürece öyle ya da böyle kendi çivi yazıma dönüyorum. O yüzden yol gösterici bir şey lazım bana.
Var mı bu konuda bir fikriniz ve öneriniz?
0
büyük engizisyoncu
(03.05.24)
Otuz yaşından sonra ben de denedim başaramadım. Zaten günlük hayatta artık gittikçe daha az yazı yazdığımız için fazla pratik de yapılamıyor.
0
parka
(04.05.24)
ben de bir ara takmıştım buna 40'ıma girmeden. Oturup "güzel yazı defteri"ne tekrar tekrar yazmadan olmuyor.
ilginç olan şu yazımı nasıl düzelteyim diye sorduğumda yazımın çok güzel olduğunu söylemişti herkes...

güzel yazı defteri hala satılıyor diye biliyorum. yoksa da kareli defter iş görür harflerin boyutunu sabitlemek için.
bir de kalem tutma yönteminize bakabilirsiniz. ablam 4 parmağı arasına sıkıştırır mesela. bazısı işaret ile orta arasına sıkıştırıyor vs vs vs
0
janderzel zartanyan
(04.05.24)
(4)

Seramik Tencere Tava

muhayyer divan
SelamArkadaşlar en kalitelisinden seramik tencere tava takımı almak istiyorum ama hiç bilgim yok hangi marka daha iyidir nereden almak gerekir vs. Önerileriniz olur mu, tecrübeleriniz var mı?
Selam

Arkadaşlar en kalitelisinden seramik tencere tava takımı almak istiyorum ama hiç bilgim yok hangi marka daha iyidir nereden almak gerekir vs.

Önerileriniz olur mu, tecrübeleriniz var mı?
0
muhayyer divan
(02.05.24)
korkmazın çok çeşidi var. ben bağdat caddesindeki şubeye gidip konuşmuştum hangisi nedir vs çok yardımcı olmuşlardı.
0
neira
(02.05.24)
seramik falan palavra çelik al daha uzun ömürlü.
0
jelly bear
(02.05.24)
"seramik" tencere/tava yok, seramik-granit diye adlandırılanların hepsi kaplama(teflon ve türevleri).

en sağlıklısı çeliktir.
0
late viper
(02.05.24)
Çelik tava daha iyi ama kaplama kadar yapışmaz olmuyor tabi.
Ben orta halli bir kaplama tava alıyorum, çizikler olmaya başlayınca atıp yenisini alıyorum.
0
parka
(03.05.24)
(6)

Klima nereden, nasıl alınır?

parka
Ekonomik olması öncelikli.Hepsiburada'da en çok satılan klimayı alıp geçsem mı?Şehir Antalya.
Ekonomik olması öncelikli.
Hepsiburada'da en çok satılan klimayı alıp geçsem mı?
Şehir Antalya.
0
parka
(17.04.24)
Hocam daha önce de yazdım mitsubishi, siemens gibi pahalı markaların verimliliği daha yüksek

Örneğin 15.000 btu gücüne sahip pahalı bir mitsubishi klima 30m² salonu rahatlıkla soğutuyor ve dengeli çalışıyor

Yine 15.000 btu luk ucuz markalar ise aynı 30m² lik salonu soğutmak için daha fazla çalışıyor haliyle daha fazla güç harcıyor

Klima her sene değiştirdiğimiz birşey değil

Ucuz klimalar ilk 2 sene alım maliyetinden dolayı ekonomik gelse de sonraki senelerde enerji sarfiyatıyla daha pahalıya gelmekte

Karar senin, belki antalyada geçici bir işin vardır üç sene sonra ayrılırım diyorsan başka en az 10 sene daha burada yaşarım diyorsan başka
0
grimavi
(17.04.24)
benzer şeyleri yazıcam. mitsubishi aldık evet daha pahalı ama elektrik faturasına etkisi 20 30 lira oldu :)
0
pide
(17.04.24)
@pide yani fazla fark olmuyor mu ?
0
🌸parka
(17.04.24)
hayır hiç olmuyor hatta artık, geçen sene klima almamızdan önceki fatura tutarı geliyor her ay. bu arada şunu belirteyim. klima araştırırken internetten alacaktım. yakın bir yerdeki yetkili servisi aradım. artık kandırdı mı bilmiyorum internette satılan mitsubishilerin kullandığı gazların regülasyon sebebiyle yakın zamanda yasaklanacağını, klima bozulursa o gazdan tedarik edilemeyeceğini, klimaların da çöp olacağını anlattı. ben de tabii ki buna inanarak gittim ondan satın aldım :) siz yine de araştırın doğruluğunu tabii.
0
pide
(17.04.24)
Fiyatı değil de elektrik sarfiyatına odaklanacaksanız mutlaka inverter klimalara bakın. lg dualcool klimalar bildiğim kadarıyla en az elektrik harcayan klima.
0
durbidakka
(17.04.24)
@grimavi +1 kaliteli markalar mitsubishi daikin fujitsu bunlar gerçekten klima işinin en iyileri daha sessiz ve daha verimli. 4 mevsim kullanıcaksan bunlardan birini al, ancak sadece yazın soğutsun vs. diyorsan btu önemli oda mt karesine göre alabilirsin.
0
mikahakkinen
(17.04.24)
(5)

Hava temizleyiciler gereksiz mi?

chicha_v2
https://www.daikin.com.tr/hava-temizleme-cihazi-nemlendirmeli-mck55w_183187İstanbul'da yaşıyoruz, evde kedi de var. Zaman zaman hava çok kirli oluyor malum. Evimiz de nemli gerçi nemlendirme özelliği olmasa da olur ama kimisi pek işe yaramıyor gereksiz vs. diyor.Japonya'da her otelde, mekanda vardı
www.daikin.com.tr

İstanbul'da yaşıyoruz, evde kedi de var. Zaman zaman hava çok kirli oluyor malum. Evimiz de nemli gerçi nemlendirme özelliği olmasa da olur ama kimisi pek işe yaramıyor gereksiz vs. diyor.

Japonya'da her otelde, mekanda vardı bu cihazlardan. Gereksiz olsa adamlar kullanmazdı bir de size sorayım dedim kullanan var mı memnun mu bu cihazlardan?
0
chicha_v2
(10.04.24)
gereksiz değil de, o linkte paylaştığınız biraz gereksiz büyük. daha kompakt ve evde şık duracak cihazlar var.
0
malheiros
(10.04.24)
Linkteki ev için fazla büyük +1

Hem gereksiz hem değil. Öncelikle açık musluğun altında bardak kurulanmaz. Atasözü olsun bu da :D

Siz toz toplamak için bu cihazı açıp bir taraftan da kapı pencere açık oturursanız hiçbir işe yaramaz.

Ancak havalandırma sistemi oluşturup genel olarak ev içi havalandırmayı bu sistemle sağlayıp arada sırada, hava temizken camları açarsanız maksimum faydayı ancak o zaman görürsünüz. Neden böyle yapasınız? Sağlıklı bir insansanız çok gereksiz masraf ve bakım yükü doğurur. Sadece çok alerjik bir bünyeniz varsa mantıklı olur.

Ya da eviniz zaten havadardır, çok sık cam, pencere açmıyorsunuzdur yine faydalı olur.

Ancak esas derdiniz kedi kıllarıysa zaten aletin çalışma mantığına ters, çok verim alamazsınız. Bu aletler havadaki tozu topluyor, kedinin minimal düzeyde havada süzülecek türden kıllarını toplar, filtreye bakınca toplanmış kıllar görürsünüz ancak yere düşecek gibi normal ağırlıktaki kıllar düşer kalır yerinde. Bu alet tek merkezde duran sihirli bir elektrikli süpürge değil sonuçta. İçinden geçen havayı filtreliyor, yerdeki tozları vakumlamıyor. Bu amaçla kullanmak için robot süpürgeler daha faydalı.

Hani güneş ışığı vurunca havada uçuşan bir toz kümesi görürsünüz ya, işte onu azaltıyor.
0
akhenaten
(10.04.24)
Philips Ac3033/10 kullanıyorum, başka bir evde, otelde uyuyunca ağzım burnum tıkanıyor, gerçekten işe yarıyor.
0
kimlanbu
(10.04.24)
mi air purifier compact aldım geçen, bence iş görüyor
0
fuzuli
(10.04.24)
Böyle cihazlar insanın toleransını azaltmıyor mu?
İnsan kirli havaya çıkınca rahatsız olmaya başlayabilir.
0
parka
(10.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.